ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 467861
Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisi, İsrail'in iki yılı aşkın süredir devam eden saldırılarına ilişkin güncel raporunu açıkladı. Verilere göre, bu süre zarfında 77 bin Filistinli hayatını kaybetti veya kayboldu. Saldırılarda 20 binden fazla çocuk ve 12 binden fazla kadın öldü. Raporda, Gazze altyapısının yüzde 90'ının yıkıldığı, 200 bin tondan fazla bomba kullanıldığı ve 300 bine yakın konutun tamamen yıkıldığı belirtildi. Bin 670 sağlık personeli ve 254 gazetecinin hayatını kaybettiği bildirildi...
![]()
Gazze Şeridi'ndeki Hükümetin Medya Ofisi, İsrail ordusunun 735 gün boyunca (Ekim 2023'te başlayıp ateşkes ilan edilinceye kadar) sürdürdüğü saldırılara ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamada, işgalci İsrail'in Gazze'deki 2,4 milyon Filistinliye karşı en korkunç soykırım suçlarını işlediği ve bölgede canlı-cansız her şeyi bombaladığı belirtildi.
![]()
CAN KAYIPLARI: 77 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ VEYA KAYBOLDU...
Raporun can kayıplarına ilişkin sunduğu veriler, saldırıların boyutunu gözler önüne seriyor:
-
Gazze Şeridi'nde ölen ve kaybolanların toplam sayısı 77 bini buldu.
-
Hastanelere ulaşan cenaze sayısı 67 bini aştı.
-
Hayatını kaybedenlerin yüzde 55'inden fazlası kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyor.
-
Ölenlerin 20 binden fazlası çocuk, 12 binden fazlası kadın.
-
Saldırılarda yaralananların sayısı 170 bine yaklaştı.
-
39 bin Filistinli aileye karşı katliam yapıldı ve binlerce aile tümüyle yok oldu.
-
İsrail'in su, gıda ve ilaçları silah olarak kullanması ve sınır kapılarını 600 günü aşkın süreyle kapatması sonucu dayatılan açlık sebebiyle 460 insan yetersiz beslenmeden dolayı vefat etti.
-
6 bin 700 Filistinli, İsrail tarafından alıkonulmuş durumda olup hapishanelerde işkenceye maruz kalabiliyor.

ALTYAPI VE KONUTLARDA KORKUNÇ YIKIM TABLOSU...
Açıklamada, saldırıların neden olduğu altyapısal ve yapısal hasarın derecesi detaylı olarak aktarıldı:
-
Gazze Şeridi'ndeki altyapının yüzde 90 oranında yıkılmasına yol açtı.
-
İsrail, saldırılar boyunca 200 bin tondan fazla bomba kullandı.
-
365 kilometrekarelik Gazze Şeridi'nin yüzde 80'inden fazlası İsrail’in kara saldırıları ve ateş gücüyle işgalle kontrol altına alındı.
-
Sözde "güvenli bölge" olarak iddia edilen güneydeki el-Mavasi bölgesi bile 150'yi aşkın bombardımana maruz kaldı.
-
Yaklaşık 300 bin konut tamamen, 200 bine yakın konut ise kısmen yıkıldı.
-
148 bin konut ciddi şekilde hasar alarak yaşanmaz hale geldi.
-
288 bin Filistinli aile evsiz kaldı ve 2 milyon insan sürekli olarak göçe zorlandı.
Yıkılan diğer kamu ve hizmet altyapıları şunlar:
-
725 merkezi su kuyusu ve 5 bin 80 kilometre elektrik şebekesi tahrip edildi.
-
247 hükümet binası, 292 tesis, oyun alanı ve spor salonu yıkıldı.
-
208 arkeolojik ve kültürel miras alanı hedef alındı.
HEDEF ALINAN SEKTÖRLERDEKİ KAYIPLAR...
Can kayıplarının yanı sıra, hayati sektörlerdeki personel ve tesislere yönelik saldırı verileri de paylaşıldı:
-
SAĞLIK VE SİVİL SAVUNMA: 1670 sağlık personeli ve 140 sivil savunma personeli ile 1000'den fazla sivil savunma görevlisi hayatını kaybetti. Hastane ve sağlık merkezlerine 788 saldırı düzenlendi, 38 hastane ve 96 sağlık merkezi bombalandı veya hizmet dışı bırakıldı.
-
EĞİTİM: Okulların yüzde 95'i bombalama sonucu hasar gördü. 670 okul doğrudan vuruldu, 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu tamamen, 392’si ise kısmen yıkıldı. Saldırılarda 13 bin 500'ü aşkın öğrenci, 830 eğitimci ve 193 akademisyen öldü.
-
BASIN: 254 gazeteci hayatını kaybetti.
-
İBADET YERLERİ: 835 cami tamamen, onlarcası kısmen yıkıldı ve 3 kilise birden fazla kez hedef alındı. 60 mezarlıktan 40'ı yıkıldı, mezarlıklardan 2 bin 450 cenaze çalındı ve hastanelerin içinde 7 toplu mezar açıldı.
Son olarak, İsrail'in 735 gündür sürdürdüğü bu soykırımın 70 milyar dolar maddi hasara neden olduğu kaydedildi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 461293
Meclis'te ilk defa 'Apo' sloganı atıldı!
DEM Parti Meclis Grup Toplantısı'nda, "Biji Serok Apo" sloganları atıldı...

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı, "Umudu kuşanan, özgürlüğe yürüyen Diyarbakır'dan kadim şehirden Kürdistan'ın dört bir yanından özgürlük için eşitlik için demokrasi için Öcalan'ın özgürlüğü için yürüyen kadınlar hoş geldiniz" açıklamasının ardından, "Biji Serok Apo" sloganları atıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"KOMİSYON ZAMAN KAYBETMEKSİZİN ÖCALAN'I DİNLEMELİDİR"
Bu yıl Meclis tarihî sorumluluğunu yerine getirmeli; 86 milyonun bu beş hayati ihtiyacı için çalışmalıdır. Toplumsal refah yerine çatışmayı, özgürlükler yerine otoriter kontrolü önceleyen her siyasi akıl; yaşanan siyasal, toplumsal ve ekonomik çöküşün öncüsü olur.
Demokratik toplum ve barış arayışında bir yılı geride bıraktık. Geçen bir yıl içinde Kürt meselesinin çözümüne ilişkin Öcalan’ın çağrısı, PKK’nin fesih kararı ve silah yakma töreni, Meclis bünyesinde kurulan komisyon tarihi gelişmelerdir. Bu süreçte “karşılıklı çatışmaların yok denecek seviyeye gelmesi, partilerin daha sık diyalog kurması ve barışın aciliyetine olan inanç” önemli bir kazanımdır. TBMM bünyesinde kurulan Barış Komisyonu çok kıymetli bir adımdır; barışa olan inancı ve umudu yükseltmiştir. Fakat toplum artık somut adım bekliyor; durgun suyu daha çok bulandırmak isteyenlere fırsat vermeyelim.
Barış Komisyonu 14. oturumunu yapıyor. Dinlenenlerin çoğu, “Kürt meselesi amasız, fakatsız çözülmelidir; demokratik haklar ve eşit yurttaşlık konusunda hukuki adımlar mutlaka atılmalıdır” dedi. O halde barış için ne zaman eyleme geçilecek? Geldiğimiz eşik budur. Unutmamak gerekir ki Öcalan ve hareketi attıkları adımlarla büyük bir eşiğin aşılmasına katkı sundu; komisyonun kurulmasıyla kurumsal eşiğin de önemli bir kısmı geçildi. Artık siyasi ve hukuki eşiği atlama zamanı gelmiş, hatta geçmektedir; demokratik entegrasyon için demokratik yasaları yapmak gerekir. Komisyon, zaman kaybetmeksizin Öcalan’ı dinlemelidir.
"ÖCALAN'A UMUT HAKKI TANINMALIDIR"...
Nitekim kendisi, “Komisyon gelirse demokratik müzakere sürecini başlatacağım” demektedir. Barışın anahtarı muhatapta, baş aktördedir; dünyadaki örneklerde görüldüğü gibi İmralı’ya uzanacak doğrudan diyalog, silahları susturup hukuki zemini kuracak en bağlayıcı adım olabilir. Bu, kişisel bir tercih değil; barışın ciddiyetinin ve devlet aklının kurumsallığının gereğidir. Komisyonun, Öcalan ile görüşerek önemli bir eşiğin daha aşılmasına katkı sunmasını bekliyoruz.
Öcalan 27 yıldır, halkları karşı karşıya getirmeye çalışanlara karşı çözümü ve barışı ısrarla savunmuştur. Evet; Öcalan’ın umut hakkı tanınmalıdır. “Umut hakkı” sıradan bir hukuk maddesi değil, evrensel hukukun merkezindeki ilkelerdendir. 17 Eylül’de Avrupa Bakanlar Komitesi umut hakkıyla ilgili kararını açıkladı ve komisyondan, Meclis’ten bu konudaki beklentilerini ifade etti. Bu çok önemli bir karardır. Ömür boyu kapıyı kilitleyip anahtarı denize atamazsınız; toplumsal barış süreçleri, yeniden düşünme ve yeniden düzenleme perspektifi ile cesur adımlar atıldıkça ilerler. Öcalan için umut hakkı düzenlemesi bir an evvel acilen hayata geçirilmelidir.
DEMİRTAŞ İÇİN 8 EKİM ÇAĞRISI...
6–8 Ekim gerekçe gösterilerek açılan Kobani davasında, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarına yüzlerce yıl hapis cezaları verildi; bazı sanıklar sürgünde. Bu dava, toplum vicdanında derin bir yara bıraktı. AİHM, 8 Temmuz’da üçüncü kez “Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı” kararı verdi. Bu kararın 8 Ekim’de kesinleşmesi bekleniyor. Bu, barış ve demokrasi için bir fırsattır. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani davası tutukluları derhal serbest bırakılmalıdır."
NE OLMUŞTU?
DEM Parti'nin Grup Toplantısı'na 1 Ekim'de Diyarbakır'dan Ankara'ya, "Umutla Özgürlüğe Yürüyoruz" yürüyüşünü düzenleyen kadınlar katıldı. Ardından toplantıya katılan grup, "Biji Serok Apo" sloganları attı.
Yürüyüşte teröristbaşı Abdullah Öcalan için umut hakkının derhal uygulanması ve Meclis'te kurulan komisyonun derhal İmralı'ya gitmesi ve Öcalan'la görüşmesi talep edilmişti.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 242946
Alanya Güneşi Medya imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni; Gazeteci- Yazar- TV Programcısı ve Şair İbrahim Akdağ, kaleme aldığı ‘Siz Hiç Kadınların Gözyaşını Okudunuz mu’ adlı ilk şiir kitabını Düzenlediği imza günüyle kitapseverler ile buluşturdu...

Alanya Ticaret ve Sanayi odası (ALTSO)’ da düzenlenen imza gününe;

--Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz,

--Oda Başkanları,
--Siyasi Parti İlçe Başkan ve yöneticileri,

--Sivil Toplum Kuruluşları ve davetliler katıldı.

Basına açıklama yapan Akdağ, Özellikle kadınların bu kitabı çok seveceğini belirtti.

‘KADINLARIN ÇOK SEVECEĞİ BİR KİTAP’...
Alanya Güneşi Medya İmtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni İbrahim Akdağ, "Kitabımın yayınlanmasından bu ana kadar yanımda olduğunuz için, Öncelikle Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Başkanı Mehmet Ali Dim ve DİM Medya’ya; ALGC-Alanya Aktif Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ferit Kesen kardeşime teşekkür ederim. 1. şiir kitabım ‘Siz Hiç Kadınların Gözyaşını Okudunuz mu’ adlı şiir kitabımı uzun yılların birikimi sonucunda kaleme aldım. Türkiye’nin farklı bölgelerinde gördüklerimi yazdım. Yolda ağlayan kadın gördüğüm de onun duygularını hissederek ve sorarak kaleme aldım. Avrupa'nın değişik ülkelerinde bulundum ve oralarda yazdım. Her yazar ve şair eserine kendinden de bir şeyler katar. Bizim de hislerimiz ve duygularımız var. Özellikle kadınların çok seveceği bir kitap. Herkesin beğeneceğini umuyorum. Ayrıca bu eserim Alanya’da ki kırtasiyelerde de olacak” ifadelerini kullandı.



ALANYA GÜNEŞİ HABER MERKEZİ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 489565





- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 110936











