Beş siyasi parti lideri Ankara’da yaklaşık iki saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından kısa bir açıklama yapan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Faydalı bir istişare oldu” dedi...
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz ve Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu Ankara’da bir restoranda bir araya geldi.
Yaklaşık iki saat süren toplantıda, Türkiye’nin siyasi gündemi ve gelecek döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Liderler, toplantının yapılacağı restorana girişleri sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, 'çerçeve yasa’ya ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
“Çerçeve yasa ne Kürtlerin ne Türklerin bir projesi değil, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'de iktidara ve Cumhur İttifakı'na ortak olan Devlet Bey’e üflenmesi sonucu yürürlüğe konmuş bir proje. Bu projenin geleceği de yok. Bu proje sahici değil, gerçekçi değil. Bu coğrafyaya uygun değil. Terörist başını ve teröristleri affa yönelik bir yol. Türk milletine gitsinler danışsınlar. Türk milleti böyle bir şeyi tasvip ediyor mu, etmiyor mu? Referandumdan bahseder Cumhurbaşkanı değil mi? Hadi buyur millete soralım bakalım. Millet bu konuda ne diyor diye. Ambalajın rengi ve ambalajın şekli güzel ama içi zehir.
Kürtlerin Türklerle hiç savaşı olmamış. Kürtlerin Türklerle ilgili hiç nizahı olmamış, dolayısıyla Kürtlerle Türklerin problemi yok. Terör problemi varsa bunu gelirler, pişmanlıklarını ifade ederler. Böyle silahın iyi bir şey olmadığı, insan öldürmenin aslında kötü bir şey olduğunu ifadeyle böyle bir çaba gösterirler. Bu başka bir şey.
Şu anda Meclis zemininde yürütülen, gerçekten bize ait olmayan bir projenin hala ısrarla devam ettirilmesi bir oyun. Bak göreceksiniz, ileri bir safhada birbirlerini suçlayacaklar. Çünkü gerçekçi değil, bize ait değil. Onun için milletimiz bu tür dayatmaları kabul etmez. Teröristlerin bu planını da Türk milleti bozacaktır. Buna inanıyorum.”
Çayır, “Toplantının ana maddesi 'çerçeve yasa' mı olacak” sorusuna, “Gelecekle ilgili Türk milliyetçilerinin birlikte nasıl hareket edeceğini konuşacağız” yanıtını verdi. “Yeni bir ittifaktan bahsediyor musunuz” sorusu üzerine Çayır, “Evet, öyle bir şey var” dedi.
BAŞ: GEREKLİ DETAYLI AÇIKLAMALARI GELECEK VADEDE YİNE YAPARIZ...
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da 'çerçeve yasa'ya ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:
“Gerekli açıklamaları yaptık sosyal medya üzerinden. 468 milletvekilimizin katılımıyla geçmiş bir yasa. Bundan sonra söyleyebileceğimiz de çok bir şey yok. Kanunlaştı ama yasanın toplumsal barışla ilgili bir yasa olduğu söylendiği halde aslında içerisine baktığımızda bir infaz düzenlemesi mahiyetinde kaldığını gözlemliyoruz. Gerekli detaylı açıklamaları gelecek vadede yine yaparız.”
Baş, toplantının ana gündeminin "çerçeve yasa" olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Biz bir istişare toplantısı davetiyle buraya geldik. Toplantıya da son günlerde herkesin farklı anlamlar yüklediğini gözlemledik. Benim açımdan şöyle bir şey var; bir genç siyasetçi olarak Türkiye'de yıllardır siyasetin, Türkiye siyasetinin içinde olmuş dört farklı genel başkanla bir istişare ve sohbet etme imkanı bulduğumuz bir akşam olacak. Benim için güzel bir akşam olacağına eminim.
İstişare yapacağız. Türkiye gündemini değerlendireceğiz. Sadece çerçeve yasa demek doğru olmaz. Türkiye'de ekonomik problemler had safhada yaşanmaktadır. Ekonomiye ilişkin, şimdi okul dönemi başlıyor, eğitime ilişkin birçok şeyi konuşacağımız, istişare edeceğimiz bir toplantı olacağını bekliyorum.”
Baş, toplantının sonunda bir ittifak açıklaması yapılıp yapılmayacağı sorusuna da şöyle yanıt verdi:
“Şu anda Türkiye'nin gündemi bence ittifak değil. Seçimlere ne kadar zaman olduğunu bile tam olarak kestiremiyoruz. Erken mi olacak, zamanında mı olacak? Dolayısıyla dediğim gibi son zamanlarda bu toplantıya ilişkin farklı anlamlar yüklense de bir ittifak başlığıyla burada bir toplantıya katılmadık.”
Toplantıdan çıkarken gazetecilerin soruları üzerine kısa bir değerlendirme yapan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Faydalı bir istişare oldu. Başka bir açıklama yapmıyoruz bu akşam” dedi.
Emekli bir polis memuru, havalimanında çalışan sevgilisini silahla vurarak öldürdü...
Olayın ardından saldırgan polis ekiplerince gözaltına alındı.
Emekli polis memuru H.D., Antalya Havalimanı 2’nci Terminal otoparkında, görev yaptığı dönemden tanıdığı Gürcistan uyruklu Elina Ş.’yi beylik tabancasıyla vurarak öldürdü.
Olaydan önce kadının evine gittiği belirlenen H.D., havalimanında görevli polisler tarafından silahıyla birlikte gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Bektaş, Endonezya’da 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından “uzaktan deprem tetiklenmesi” olasılığına dikkat çekti...
Büyük depremlerin oluşturduğu sismik dalgaların binlerce kilometre uzaktaki, zaten kırılma eşiğine yaklaşmış faylarda geçici stres değişimine yol açabileceğini belirten Bektaş, Marmara için de bu mekanizmanın bilimsel olarak göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Osman Bektaş, 14 Ağustos’ta Endonezya’nın Flores bölgesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından Marmara’daki deprem tehlikesine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Endonezya depreminin yalnızca meydana geldiği bölge açısından değil, büyük depremlerin uzaktaki faylar üzerindeki olası etkilerinin anlaşılması bakımından da önemli olduğunu belirtti.
Bektaş, “Marmara 7,4’lük İstanbul depremini üretebilecek gerilme eşiğindeyse, 1999 ve 2025 depremleri tetiklenmeyi niçin oluşturmadı?” sorusunu gündeme getirdi.
Bektaş, Flores bölgesinin Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunduğunu ve bölgedeki levha hareket hızının yılda yaklaşık 64 milimetre olduğunu belirtti.
Bu yüksek hareket hızının bölgede daha hızlı enerji birikimine ve daha kısa sismik döngülere yol açabileceğini kaydeden Bektaş, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın büyük depremlerin oluşturduğu sismik dalgalar olduğunu söyledi.
Bektaş, “M7+ depremler yalnızca kendi faylarında kalmayabilir. Sismik dalgaların oluşturduğu geçici dinamik stres, uzaktaki kritik durumdaki fayları da tetikleyebilir” değerlendirmesinde bulundu.
MARMARA İÇİN KRİTİK SORUYU GÜNDEME GETİRDİ...
Bektaş, Endonezya’daki depremin ardından tartışmayı doğrudan Marmara’ya taşıdı.
Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara segmentlerinin uzun süredir enerji biriktirdiğine işaret eden Bektaş, şu soruyu yöneltti:
“Marmara M7,4 İstanbul depremini üretebilecek gerilme eşiğindeyse, 1999 ve 2025 depremleri tetiklenmeyi niçin oluşturmadı?”
Bektaş’ın burada 1999’daki 7,2 büyüklüğündeki Gölcük depremi ile 23 Nisan 2025’te İstanbul’un Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremi kastettiği belirtiliyor.
1999 GÖLCÜK VE 2025 SİLİVRİ DEPREMLERİ...
17 Ağustos 1999’daki Gölcük depremi, Kuzey Anadolu Fayı üzerinde meydana gelmiş ve Marmara Bölgesi’ni ağır biçimde etkilemişti.
23 Nisan 2025’te ise Marmara Denizi’nde, Silivri açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti.
Bektaş’ın gündeme getirdiği soru, bu iki önemli depremin oluşturduğu stres değişimlerine rağmen İstanbul açıklarındaki beklenen büyük kırılmanın neden gerçekleşmediği üzerine kurulu.
Buna göre bir fayın büyük deprem üretmeye “yakın” olduğunun söylenmesi ile dışarıdan gelen her stres değişiminin o fayı hemen kırmasının beklenmesi aynı şey değil.
“MARMARA’DA BU MEKANİZMA GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”...
Bektaş, paylaştığı grafikte Marmara’daki Kuzey Anadolu Fayı segmentleri için levha hareket hızının yaklaşık 20-25 milimetre/yıl düzeyinde olduğunu, Endonezya’daki Flores bölgesinde ise bunun yaklaşık 64 milimetre/yıla ulaştığını belirtti.
Bu nedenle iki bölgenin sismik döngülerinin doğrudan aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.
Bununla birlikte Bektaş, Marmara’daki fayların uzun süredir enerji biriktirdiği düşünüldüğünde uzaktaki büyük depremlerden kaynaklanan dinamik stres mekanizmasının da bilimsel çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bektaş değerlendirmesinde, “Marmara’da da bu mekanizma tamamen göz ardı edilmemeli; sürekli izleme ve bilimsel değerlendirme şart.” ifadesine yer verdi.
Bektaş paylaşımını, “Depremleri tam olarak öngöremeyiz, ama olasılıkları bilimle değerlendirerek riski azaltabiliriz.” mesajıyla tamamladı.
Şanlıurfa'da jandarma üniforması giyerek sahte kontrol noktası kuran şüpheliler, altın sevkiyatı yapan aracı durdurup yaklaşık 13 kilogram altın ile 2 milyon lirayı gaspetti...
Olayda 3 kişi bıçakla yaralanırken, jandarmanın düzenlediği operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde jandarma kıyafeti giyerek sahte kontrol noktası oluşturan şüpheliler, altın taşıyan aracı durdurarak yaklaşık 13 kilogram altın ile 2 milyon lirayı gasbetti. Olayın ardından başlatılan soruşturmada 7 şüpheli yakalandı.
Olay, gece saatlerinde D400 kara yolu Kösecik Mahallesi mevkisinde meydana geldi.
İddiaya göre, jandarma üniforması giyen kimliği belirsiz kişiler yol üzerinde sözde kontrol noktası oluşturdu.
Şüpheliler, Bahattin D., Ali B., Mehmet A. ve Ali M.'nin bulunduğu aracı durdurdu.
HAVAYA ATEŞ AÇIP ÜÇ KİŞİYİ BIÇAKLADILAR...
Araçtakileri etkisiz hale getirmek için havaya ateş açan şüpheliler, yaklaşık 13 kilogram altın ile 2 milyon lirayı gaspetti.
Olay sırasında Bahattin D., Mehmet A. ve Ali M. bıçakla yaralandı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, Harran Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olayın ardından bölgede güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri, araçta olay yeri incelemesi yaptı.
Delil çalışmasının ardından araç, kriminal incelemelerin sürdürülmesi amacıyla çekiciyle otoparka götürüldü.
Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin teknik ve fiziki takibi sonucu şüphelilerin kimlikleri yaklaşık 4 saat içinde belirlendi.
7 KİŞİ GÖZALTINDA...
Belirlenen adreslere Mardin ile Kızıltepe ilçesinde eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 7 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüpheliler, işlemleri için Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı'na götürülürken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde kontrolden çıkarak uçuruma yuvarlanan otomobilde 5 kişi yaşamını yitirirken, 2 kişi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı...
Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaralılardan birinin hamile olduğunu belirtti.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde uçuruma yuvarlanan otomobildeki 5 kişi yaşamını yitirdi.
Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde kontrolden çıkan otomobil, uçuruma yuvarlandı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.
5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ...
Uçuruma inen ekipler, otomobildeki 5 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.
Kazada yaralanan 2 kişi, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.
ANTALYA VALİSİ'NDEN AÇIKLAMA...
Antalya Valisi Hulusi Şahin kazaya ilişkin yaptığı açıklamada, otomobilde 7 kişinin bulunduğunu ve 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Şahin, yaralı 2 kişiden birisinin hamile olduğunu, ekiplerin kaza yerinde çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Adana’nın Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Çukurova ilçelerinde son 24 saat içinde meydana gelen dört ayrı silahlı saldırıda üçü kadın olmak üzere altı kişi yaşamını yitirdi, bir kişi yaralandı...
İki şüpheli yakalanırken diğer saldırganların bulunması için çalışmalar sürüyor.
Adana, son 24 saat içinde art arda yaşanan cinayetlerle sarsıldı.
Kentin dört farklı ilçesinde meydana gelen silahlı saldırılarda altı kişi hayatını kaybetti.
Cinayetlerden ikisinin şüphelisi polis ekiplerince kısa sürede yakalanırken Seyhan ve Ceyhan’daki saldırıların faillerini arama çalışmaları devam ediyor.
İlk olay, Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi’nde meydana geldi.
Reyhan Acar, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Ağır yaralanan 24 yaşındaki kadın, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Polis, olay yerinden kaçan saldırganın kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışma başlattı.
BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ...
İkinci cinayet, Yüreğir ilçesinin Kışla Mahallesi’nde yaşandı. Pozantı Belediyesi çalışanı Hatice Mine K., boşanma aşamasında olduğu çarşı ve mahalle bekçisi eşi H.E.K. tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Olayın, 40 yaşındaki kadının gece saatlerinde 7 yaşındaki kızının yanında bulunduğu sırada meydana geldiği belirtildi.
Saldırının ardından kaçan şüpheli, Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve güvenlik kamerası kayıtlarını incelemesi sonucu yaklaşık 30 dakika içinde yakalanarak gözaltına alındı.
DONDURMACIYA SİLAHLI SALDIRI...
Üçüncü olay, Ceyhan ilçesindeki bir dondurmacıda meydana geldi. İş yerinde çalışan Yusuf Erdem, düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan 29 yaşındaki Erdem, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Saldırıda bir kişi de yaralanırken olay anı güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Polis ekiplerinin saldırganı yakalamaya yönelik çalışmaları sürüyor.
ÇUKUROVA’DA ÜÇ KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ...
Son cinayet ise gece saatlerinde Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesi’ndeki Rüzgârlı Tepe mevkisinde yaşandı.
O.A. isimli şüphelinin, Ali Can Demir, Sinan İlbey ve Semra Yılmaz’a tabancayla ateş ettiği belirtildi.
Saldırıda 25 yaşındaki Demir, 28 yaşındaki İlbey ve 44 yaşındaki Yılmaz hayatını kaybetti.
Olayın ardından kaçan şüpheli, polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
İKİ SALDIRGAN ARANIYOR...
Dört ayrı cinayete ilişkin soruşturmalar devam ederken yakalanan iki şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Polis ekipleri, Reyhan Acar’ı öldüren kişi ile Ceyhan’daki dondurmacıya saldıran şüphelinin yakalanması için güvenlik kameralarını ve olay yerlerinden elde edilen delilleri inceliyor.
İstanbul-Kuşadası seferini yapan yolcu otobüsünün Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunda bariyerlere çarparak devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 31 kişi yaralandı...
Kaza nedeniyle yolun Afyonkarahisar istikameti ulaşıma kapandı.
İstanbul’dan Kuşadası’na gitmek üzere yola çıkan M.E.G. yönetimindeki 50 DK 949 plakalı yolcu otobüsü, Kütahya-Afyonkarahisar kara yolunun 36. kilometresinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarparak devrildi.
EKİPLER SEFERBER EDİLDİ...
Kazanın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi.
Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri kaza yerinde yapılan 31 yaralı, ambulanslarla Kütahya ve çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, suç örgütlerine adli ve idari bilgi aktardıkları öne sürülen kamu görevlilerine yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi...
Aralarında polis, gümrük personeli, adliye çalışanları ve avukatların da bulunduğu 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, soruşturma dosyasına milyarlarca liralık para hareketi ile gümrük geçişlerine ilişkin deliller de girdi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada bazı kamu görevlilerinin suç örgütü üyelerine suç ve arama kayıtları, araç sorgularıyla gümrük geçiş bilgilerine ilişkin bilgi aktardıkları belirlendi. 12 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, gümrük çalışanları, polis memurları, adliye personellerinin aralarında bulunduğu 27'si kamu görevlisi toplam 50 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmada, gümrük geçişlerine ilişkin kamera kayıtları, HTS incelemeleri ve şüpheliler arasındaki yazışmalar ortaya çıktı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, örgüt üyelerinin kamu görevlileriyle irtibat halinde olduğu tespit edildi. Soruşturmada, örgüt yöneticileri ve üyelerinin, kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç sorguları ve gümrük geçişlerine ilişkin bilgi aldıkları belirlendi.
Bu kapsamda suç örgütleriyle menfaat ilişkisi içerisinde hareket ettikleri değerlendirilen kamu görevlileri hakkında adli işlem başlatıldı.
Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli olmak üzere Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında 2 denetimli serbestlik memuru, 1 zabıt katibi, 1 gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15 gümrük muhafaza memuru, 10 polis memuru ve 2 avukatın da bulunduğu toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
HESAPLAR ARASINDA MİLYARLIK PARA TRAFİĞİ...
Dosyada MASAK ve banka kayıtları üzerinden yapılan incelemeler de yer aldı. Rapora göre, şüpheli Serkan Cemal G.'nin farklı bankalardaki kendi hesapları arasında yaklaşık 5 milyar 408 milyon 676 bin lira işlem hacmi bulunduğu, Serkan Cemal G. ile İbrahim T. arasında yaklaşık 79 milyon 629 bin liralık para transferi gerçekleştiğinin tespit edildiği, İbrahim T.'nin ise kendi hesapları arasında yaklaşık 193 milyon lira işlem hacmi bulunduğu belirtildi.
Öte yandan çete üyeleriyle - kamu personelleri arasında geçen yazışmalarda 'Biz yol arkadaşıyız' ifadesi de dikkat çekti.
UYUŞTURUCU SEVKIYATINA KAMERADA...
Soruşturma dosyasında yer alan kamera kayıtları, yazışmalar ve HTS incelemelerinde, uyuşturucu madde yüklü olduğu iddia edilen TIR'ın İpsala Sınır Kapısı'nda X-Ray taramasına alınmadan 3 numaralı perondan geçirildiği öne sürüldü. Serkan Cemal G.'nin ifadesinde, "20 Aralık 2025 günü sayım ile yapmış olduğumuz yazışmalar uyuşturucu madde yüklü TIR'ın İpsala Sınır Kapısı geçişi ile alakalıdır" sözlerine de yer verildi.
Ayrıca şüphelilerin TIR'ın sınır kapısından geçmesine yönelik aralarındaki mesajlaşmalar ve gümrük sahasında çekilen fotoğrafların paylaşımına ilişkin yazışmaların da delil olarak dosyada yer aldığı kaydedildi.
Antalya'nın Gazipaşa ilçesi açıklarında deniz yüzeyine saçılmış çok sayıda kaçak IQOS sigarası ele geçirildi.
Balıkçıların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, denizde sürüklenen kaçak ürünleri tek tek toplayarak muhafaza altına aldı.
Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Olay, bugün Gazipaşa açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede avlanan bir balıkçı deniz yüzeyinde çok sayıda şüpheli paket fark etti.
Paketlerin tütün ürünü olduğunu değerlendiren balıkçı, durumu vakit kaybetmeden Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerine bildirdi.
İhbarın ardından koordinatları belirlenen bölgeye kısa sürede ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri, deniz yüzeyinde kapsamlı arama ve toplama çalışması gerçekleştirdi.
Yapılan incelemelerde, denizde sürüklenen paketlerin piyasa değeri yüksek olan kaçak IQOS sigaraları olduğu tespit edildi.
Ekipler tarafından denizden tek tek çıkarılan kaçak sigaralar, delil niteliği taşıması nedeniyle muhafaza altına alınarak gerekli adli ve idari işlemlerin başlatılması için ilgili birimlere teslim edildi.
Yetkililer, kaçak sigaraların denize nasıl ulaştığının belirlenmesi amacıyla geniş çaplı soruşturma başlattı.
İlk değerlendirmelerde, ürünlerin kolluk kuvvetlerinin denetiminden kaçmak amacıyla bir gemiden denize atılmış olabileceği ya da deniz yoluyla gerçekleştirilen nakliye sırasında meydana gelen bir kaza sonucu denize saçılmış olabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.
Yeşilçam'ın efsane isimlerinden Kadir İnanır tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti.
14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır'dan acı haber geldi.
77 yaşındaki usta sanatçı zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
HASTANEDEN AÇIKLAMA...
Hastane Başhekimi Prof. Dr. Hüsnü Görgen, Kadir İnanır’ın vefatıyla ilgili açıklama yaptı. Görgen, şunları söyledi:
- "İleri evre akciğer kanseri ile mücadele eden Kadir İnanır, 13 Mayıs 2026 tarihinden itibaren kanserin oluşturduğu solunum sıkıntısı ve pnömoni nedeniyle hastanemizde tedavi görüyordu. Solunum yetmezliğinin derinleşmesi üzerine 14 Mayıs 2026 tarihinde yoğun bakıma alındı.
- Akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle durumu ağır seyreden Kadir İnanır bugün (26 Haziran 2026) çoklu organ yetmezliği nedeniyle saat 18.05’te hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyoruz."
CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU...
Kadir İnanır, 28 Haziran Pazar günü son yolculuğuna uğurlanacak. Saat 13.00'te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenecek törenin ardından İnanır için Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde cenaze namazı kılınacak, daha sonra Ulus Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
BAKAN ERSOY: SENİ UNUTMAYACAĞIZ...
Sosyal medya hesabından, Kadir İnanır ile ilgili başsağlığı mesajı paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şunları belirtti:
- "Selvi Boylum Al Yazmalım, Tatar Ramazan, Yılanların Öcü, Kara Gözlüm, Bitirim Kardeşler, Dila Hanım...
- Saymakla bitmeyecek, canlandırdığı karakterle unutulmayacak bir efsaneyi, Kadir İnanır'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
- Türk sinemasının usta ismi hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaya devam edecek.
- Seni unutmayacağız... Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun."
"TANIDIĞI TANIMADIĞI HERKES DUA ETTİ"...
Vefatının ardından Kadir İnanır'ın oyuncu olan yeğeni Levent İnanır, hastanenin önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu.
Levent İnanır, dayısının çok sevildiğini ve herkesin baş sağlığı için kendilerini aradığını belirterek, "Ona, tanıdığı tanımadığı herkes dua etti. Bu süreçte film çekmek için Diyarbakır'da, Bingöl'de bulundum. İnanın sokakta yürüyemedim. Onun bu kadar sevildiğini bilmiyordum" dedi.
Dayısının hastalığına karşı çok direndiğini aktaran Levent İnanır, "Canlı şahidiyim. Doktorlar da sağ olsun. Üst üste 8 yılda çok sıkıntılar yaşadı. Bu kadar dayanabildi. En son entübe sürecinden önce görüştük. Çok iyiydi ama direniyordu. Hatta espri yaptı ama çok yorulmuş, çok yıpranmıştı. Mekanı cennet olsun" diye konuştu.
YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYORDU...
Kadir İnanır, mayıs ayında rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmış, yapılan tetkiklerin ardından zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Daha sonra sanatçının entübe edildiği açıklanmış, tedavi sürecinin kontrollü şekilde sürdürüldüğü bildirilmişti.
YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ İSİMLERİNDEN...
Türk sinemasının en önemli oyuncuları arasında gösterilen Kadir İnanır, kariyeri boyunca çok sayıda unutulmaz filmde rol aldı. “Selvi Boylum Al Yazmalım”, “Tatar Ramazan”, “Ah Güzel İstanbul”, “Yılanların Öcü” ve “Derman” gibi yapımlarla geniş kitlelerin hafızasında yer edinen İnanır, Yeşilçam’ın simge isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
KADİR İNANIR KİMDİR?
15 Nisan 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğdu. Sinema oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik de yaptı.
Yeşilçam’ın unutulmaz jönlerinden biri olarak tanınan İnanır, kariyerine foto-romanlarla başladı; ardından 1968 yapımı “Yedi Adım Sonra” ile sinemaya geçti.
Geniş kitlelerce özellikle “Selvi Boylum Al Yazmalım”, “Yılanların Öcü”, “Tatar Ramazan”, “Bodrum Hakimi”, “Bir Yudum Sevgi” ve “Med Cezir Manzaraları” gibi yapımlarla tanındı. Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit ve Müjde Ar gibi Türk sinemasının önemli isimleriyle aynı filmlerde rol aldı.
Oyunculuğundaki sert, karizmatik ve duygusal erkek karakterleriyle hafızalara kazınan Kadir İnanır, Yeşilçam’dan günümüze uzanan kariyeriyle Türk sinemasının sembol isimleri arasında yer alıyor.
AKP Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, 30 maddelik 12. Yargı Paketi'nin Meclis'e sunulduğunu açıkladı...
Paket kapsamında yargı sistemin radikal değişikliklere gidiliyor.
AKP, kamuoyunda 12'nci Yargı Paketi olarak da bilinen, duruşma sürelerinin 3 ayla sınırlandırılmasını öngören kanun teklifini, TBMM Başkanlığı'na sundu.
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, yargının verimli, hızlı ve etkin bir şekilde çalışması için düzenleme yaptıklarını iddia etti.
"YARGITAY" AYRINTISI DİKKAT ÇEKTİ...
Bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay bozma kararı veremeyecek.
Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.
İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek, gereksiz bilirkişi kullanan hâkime disiplin cezası gelecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işlediği ve "kötü muamele" kabul edilebilecek suçlar bakımından uygulanmayacak.
"YARGIYA OLAN GÜVENİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR..."
Akbaşoğlu, 'Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sunduktan sonra açıklama yaptı.
Akbaşoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi ile 'Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı' hedefimizi tüm dünyaya ilan etmiştik. O gün ortaya koyduğumuz hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonunu bugün AK Parti grubu olarak bu somut adımla daha da ileriye taşıyacağız. AK Parti grubu olarak titizlikle yürüttüğümüz ve her bir maddesini yargı, akademi ve vatandaşlarımızdan gelen taleplerle olgunlaştırdığımız ve milletvekili arkadaşlarımızın samimiyetle çalışarak ortaya koyduğu bu kanun teklifi; yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, adaletin hızlanmasını, yargıya olan güveni artırmayı hedefliyor" dedi.
"İCRA TAKİBİ" DÜZENLEMESİ...
Yargının verimli, hızlı ve etkin bir şekilde çalışması için düzenleme yaptıklarını öne süren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:
"Duruşma sürelerinin 3 ay sınırlandırılması, tek hakimle idari yargıda kararların daha geniş bir spektrum içerisinde ele alınarak yargının hızlandırılması, e-duruşma imkanıyla SEGBİS sistemi üzerinden avukatların ön incelemelerde ses ve görüntü nakliyle duruşmalara katılabilmesi gibi hususlar teklifimizde yer alıyor. Kanun teklifimizle getirdiğimiz en önemli yeniliklerden bir tanesi ise kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve icra dairelerinin gereksiz yere meşgul edilmesinin önlenmesidir.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk derece mahkemelerince idare aleyhine hükmedilen para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi yapılması dönemini sona erdiriyoruz. Vatandaşımızın alacağına zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuruda bulunulması ve hesap numarasının bildirilmesini zorunlu hale getiriyoruz. Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılıyor, vatandaşımızın alacağını çok daha hızlı tahsil edebilme imkanını getiriyoruz. Elbette idareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi söz konusu olmaya devam edecek."
MİRAS DAVALARINDA DÜZENLEME...
Akbaşoğlu, ortaklığın giderilmesi ve mirasçılar arası öncelikli satış başlığı altında önemli düzenlemeler yaptıklarını söyleyerek, "Yine mülkiyet hakkını ve ailevi bağları korumak adına ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında yaşanan suiistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satışında, birinci açık artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. Böylece aile yadigarı malların, malın bedelinin yüzde yüzü üzerinden öncelikle mirasçılar arasında kalmasına imkan sağlıyoruz. Noterlik evrak ve defterlerinin asıllarının mahkeme veya başsavcılıklarca istenmesi halinde noterlerin aslına uygun örneğini yerinde saklayarak ilgili merciye aslını göndermesi, onaylı örnek istendiğinde ise evrakı elektronik ortamda tarayarak ve güvenli elektronik imzayla saniyeler içerisinde ulaştırması imkanını getiriyoruz. Bu işlemlerden de hiçbir vergi, harç, değerli kağıt ücreti alınmayarak tarafları mali yükten kurtarıyor, yargı işlemlerini hızlandırıyoruz" diye konuştu.
'GEREKÇE HATASINDAN KARAR KALDIRILMAYACAK'...
Akbaşoğlu, aynı zamanda idari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli bir adım attıklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
"İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenebilecek davaların kapsamını genişletiyoruz. 2026 yılı için konusu 486 bin lirayı geçmeyen iptal ve tam yargı davaları ile öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacaktır. Bir başka düzenlememiz; hak arama hürriyetini tahkim etmek adına idari yargıda önemli bir adım atıyoruz. İdari yargıda dosyaların usul-i nedenlerle mahkemeler arasında gidip-gelerek davaların uzaması sorununu çözmek adına yeni bir düzenleme getiriyoruz.
Bölge idare mahkemelerine; ilk derece mahkemelerinin kararlarının sonucu hukuka uygunsa sadece gerekçe hatasından dolayı kararı kaldırmak yerine gerekçeyi düzelterek uyuşmazlığı hızla bitirme imkanını tanıyoruz. Ayrıca bölge idare mahkemelerinin ilk kez esastan verdiği kararlara karşı da Danıştay'da temyiz yolunu açık ve yeniden düzenleyerek vatandaşların hak arama güvencesini korumaya devam ediyoruz."
ADLİ TIP KURUMU DÜZENLEMESİ...
Akbaşoğlu, Adli Tıp Kurumu'na ilişkin düzenleme ile kurumun bilimsel ve idari kapasitesini belirlilik ilkesi ışığında güçlendirdiklerini kaydederek, "İhtisas Kurulu Başkan ve üyeliklerine atanmak için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da alanında doktora derecesi şartını kanunla açıklığa kavuşturuyoruz ve bu görevler için grup başkanlıkları, ihtisas dairesi başkanlıkları için görev sürelerinin 4 yılla sınırlandırıldığı hüküm altına alınıyor. Ayrıca hakim ve savcıların hukuk bilgisi ile neticelendirebileceği davaları bilirkişiye gönderme işlemini sona erdiriyoruz. Vesayet altındaki kısıtlı vatandaşların taşınır ya da taşınmaz satışı rekabet ortamında gerçekleşebilmesi için UYAP Entegre Elektronik Satış Portalı üzerinden yapılabilecek" dedi.
'YARGITAY'IN BOZMA YETKİSİNİ DÜZENLİYORUZ'...
Akbaşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bir başka maddeyle; Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararı doğrultusunda yaptığımız değişiklikle istinaf mahkemelerince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında bir hüküm kurulması halinde, bu kararın parasal sınırın üzerinde olması kaydıyla temyiz yolunu açık hale getiriyoruz. Böylelikle vatandaşlarımızın üst mahkemece ilk kez tesis edilen hükmün denetlenmesini talep etme hakkını güvence altına alıyor, yargısal denetim mekanizmasını çok daha hakkaniyetli ve öngörülebilir bir seviyeye taşıyoruz.
Ayrıca yargılama süreçlerinin gereğinden fazla uzamasını engellemek ve usul ekonomisini en üst düzeyde gözetmek amacıyla Yargıtay'ın bozma yetkisini düzenliyoruz. Nedir? Artık ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlar sadece görevsiz ya da yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğini hüküm altına alıyoruz. İstinaf aşamasında zaten titizlikle denetlenen bu usul-i hususların temyiz aşamasında davanın esasına girilmesini gecikmesinin ve dosyaların mahkemeler arasında gidip gelerek sürüncemede kalmasının önüne geçiyoruz."
Akbaşoğlu, teklif ile uygulamada büyük tartışmalara neden olan belirsiz alacak davasını yürürlükten kaldıracaklarını söyleyerek, "Bunun yerine kısmi dava açan vatandaşlarımıza ıslah hakkını kullanmaksızın ve iddianın genişletme yasağına tabii olmaksızın tahkikatın sonuna kadar alacağın kalan kısmını talep etme hakkı getiriyoruz. Zaman aşımının artırılan bu kısım yönünden de davanın açıldığı ilk günden itibaren kesilmiş sayılacağını takdire sunuyoruz" diye konuştu.
Hatay’da nişanlılık sürecinde yaşanan anlaşmazlık sonrası depremzede ailenin yaşadığı konteyneri basan kişi, tabancayla nişanlısını ve babasını öldürdü...
Eşi ve kızını kaybeden Temem Azazi "Aralık ayında nişanlanmıştı ve dün ayrılma kararı almışlardı" dedi. Gözaltına alınan saldırgan tutuklandı.
Hatay'ın Defne ilçesi Koçören Mahallesi’nde bulunan konteyner kentte silahlı saldırı düzenlendi.
Yaklaşık 6 ay önce nişanlanan Lamiya Azazi (30) ve Üstün isimli şahıs arasında anlaşmazlık yaşandı. Yaşanan anlaşmazlık sonrası Lamiya Azazi, nişanlısından ayrılma kararı aldı.
Geçtiğimiz gün gece saatlerinde şahıs, depremzede ailenin yaşadığı konteyneri bastı. Şahıs, yanında bulunan tabancayla nişanlısı Lamiya Azazi ve 65 yaşındaki babası Yusuf Azazi’yi vurdu.
Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, baba ve kızın hayatını kaybettiği belirledi. Baba ve kızının cenazeleri olay yerindeki incelemelerin ardından morga kaldırıldı.
Kuaför olan Lamiya Azazi’nin nişanı bozma nedeninin damadın kendisinin çalışmasını istememesi sonrası yaşandığı öğrenildi.
TUTUKLANDI...
Jandarma ekiplerinin olayın faalini yakalamak için başlattıkları çalışmalarla olayın faili olan kişi kullandığı tabancayla birlikte yakalandı.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen şahıs mahkemece tutuklanarak Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.
"CANIM YANIYOR"
Eşi ve kızını kaybeden Temem Azazi, yaşananları şöyle anlattı:
- "Kızımın nişanlısı dün geldi, 1 gün önce de ayrılmışlardı. Önce babasını sonra kızımı vurdu. Aralarında sorun, sıkıntı yoktu. Tartışma da yoktu.
- Kız ayrılma kararı almıştı. Aralık ayında nişanlanmıştı ve dün ayrılma kararı almışlardı. Allah’a havale ediyorum. Dışarıda eşim çay, kahve içiyordu.
Damat gelince eşimi çağırdım. Konteynere yetişmeden kocamı vurdu. Hem kızım hem de kocam öldüğü için canım yanıyor."
Uyuşturucu Madde Ticareti Yapan 2 Şahıs Antalya'da Yakalandı...
Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Antalya genelinde uyuşturucu maddelerin kaynağının kurutulması, ticaretinin ve kullanımının engellenmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda; M.G. ve M.G. isimli şahısların, diğer illerden temin ettikleri uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri, Antalya'da ki irtibatlı oldukları kişilerle beraber getirerek satışını yapacakları yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine; Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda araç durdurularak, 2 şahıs yakalandı.
Araçta ve depo olarak kullandıkları iş yerinde yapılan aramada;
- 34 kilo 200 gram skunk esrar maddesi ele geçirildi.
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak ve Sağlamak suçundan adli makamlara sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı.
Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada; "Uyuşturucu madde ticareti yapan şahıs ve organizasyonlara yönelik yürütülen çalışmalarımız aynı kararlılıkla hız kesmeden devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." denildi.
Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ‘Seni sevmiyorum, sevgim bitti' diyen kadını kusurlu buldu...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında ‘Seni sevmiyorum, sevgim bitti' diyen kadını kusurlu buldu.
Şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, boşanmak için Aile Mahkemesi'nin yolunu tuttu.
Hem kadın hem de erkek taraf davacı oldu. Mahkeme, eşine şiddet uygulayan erkeği kusurlu bulup, davacı karşı davalı kadının davasını kabul edip çifti boşadı.
OY BİRLİĞİ İLE EMSAL KARAR...
Kararı davalı-karşı davacı erkek temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, oy birliği ile aldığı emsal kararla kadını da kusurlu buldu.
Yargıtay'ın kararında, "Mahkemece evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda, davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu kabul edilerek erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının başkalarının yanında eşini kastederek ‘Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz demek suretiyle eşini aşağıladığı ve ben eşimi sevmiyorum sevgim bitti' dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir" ifadelerine yer verildi.
Yargıtay'ın kararının bundan sonraki kararlarda emsal teşkil edeceği hatırlatıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, beyaz et piyasasında "haksız fiyat artışlarına" yol açıldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu.
8 ilde düzenlenen operasyonlarda 32 kişi gözaltına alınırken beyaz et piyasası devlerinin de aralarında bulunduğu 13 şirkete kayyım atandı.
Yapılan açıklamada bazı şirket yetkililerinin beyaz et sektöründeki fiyat oluşum süreçlerine etki edebilecek nitelikte birlikte hareket ettikleri, arz, satış ve fiyatlama politikalarının tüketici aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde yönlendirildiği; bu suretle serbest piyasa düzeniyle adil rekabet ortamının bozulmasına neden olunduğu yönünde kuvvetli şüpheye ulaşıldığı ifade edildi.
Adalet Bakanı Gürlek beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açıldığı iddiasıyla 8 ilde operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.
"Haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir"...
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürlek, şunları kaydetti:
"Vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerine adil, güvenli ve makul koşullarda ulaşabilmesi ile tüketici haklarının korunması, en hassas olduğumuz konuların başında gelmektedir. Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız bu hedef doğrultusunda koordinasyon ve eşgüdüm içinde hareket etmektedir. Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde 8 ilde eş zamanlı adli operasyon gerçekleştirilmiştir.
Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında; serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır.
Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde; vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve bu süreçteki değerli katkılarından ötürü Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile MASAK yetkililerine teşekkür ediyorum."
Başsavcılıktan açıklama...
Operasyona ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından son dönemde beyaz et sektöründe yaşanan fiyat artışlarına ilişkin olarak kamuoyuna yansıyan şikâyetler, vatandaşlarımız tarafından yapılan ihbar ve başvurular ile piyasa işleyişine yönelik iddialar dikkate alınarak soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.
Soruşturma kapsamında; beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketler ile bu şirketlerin yetkilileri hakkında, haksız fiyat artışı iddiaları, sektör içerisindeki fiyatlama süreçleri ve piyasa düzenine etki eden uygulamalar birlikte ele alınarak kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştır.
Yapılan değerlendirmelerde; bazı şirket yetkililerinin beyaz et sektöründeki fiyat oluşum süreçlerine etki edebilecek nitelikte birlikte hareket ettikleri, arz, satış ve fiyatlama politikalarının tüketici aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde yönlendirildiği ve bu suretle serbest piyasa düzeni ile adil rekabet ortamının bozulmasına neden olunduğu yönünde kuvvetli şüpheye ulaşılmıştır.
Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma suçu ile Türk Ceza Kanunu’nun 237. maddesinde düzenlenen fiyatları etkileme suçu ve ilgili mevzuat kapsamında satıştan kaçınma suçları yönünden yürütülen soruşturma çerçevesinde; 12/06/2026 tarihinde İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Operasyon kapsamında, soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan şirket yöneticileri ve yetkilileri hakkında yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır. Ayrıca, soruşturma konusu eylemlerin niteliği, sektörün temel gıda tedariki bakımından taşıdığı önem ve şirket faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde denetlenebilir olarak sürdürülmesi amacıyla, soruşturma kapsamındaki 13 şirket hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca denetim kayyımlığı tedbiri uygulanmıştır.
Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma; serbest piyasa düzeninin, adil rekabet ortamının, tüketici haklarının ve temel gıda ürünlerine erişimde kamu yararının korunması amacıyla, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Türkiye’nin güçlü bir iktidara ihtiyacı olduğu kadar, güçlü ve kurumsal bir muhalefete de ihtiyacı vardır. Cumhuriyet Halk Partisi, sadece bir siyasi parti değil, Cumhuriyetimizin kurucu mirasının önemli bir parçasıdır. Yaşanan süreçlerin kişisel hesaplara, ayrışmalara ve kalıcı kırgınlıklara dönüşmesi hiç kimsenin yararına değildir. Bu nedenle çağrım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Özgür Özel’e ve CHP’nin tüm kadrolarınadır: Birlikte çözüm üretin, birlikte güçlenin. Aynı çağrım iktidar partilerine de yöneliktir. Demokrasi, güçlü iktidar kadar güçlü muhalefetle anlam kazanır. Türkiye’nin geleceği için tüm siyasi aktörler, kurumları güçlendiren, kutuplaşmayı azaltan bir sorumluluk anlayışıyla hareket etmelidir. Çünkü mesele partilerden önce Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğidir.
Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti...
Antalya 12. Aile Mahkemesi, baktığı bir boşanma davasında uygulama konusu olan Türk Medeni Kanunu’nun süresiz nafaka verilmesini düzenleyen maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına vararak, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
İtiraz başvurusunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Yoksulluk Nafakası" başlığını taşıyan 175. maddesinin, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir” şeklindeki birinci fıkrasındaki "...süresiz olarak..." ibaresinin iptali istendi.
9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK...
Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin itirazını, Genel Kurul toplantısında esastan görüşerek karara bağladı.
Boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenleme oy çokluğuyla iptal edildi.
Yüksek Mahkeme, ilgili düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.
Türk Medeni Kanunu'nun "yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesi, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." hükmünü içeriyor.
AKIN GÜRLEK: KARAR KIYMETLİ...
Öte yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek, AYM'nin kararını değerlendirdi. Yeni düzenlemenin Meclis'e sunulacağını bildiren Gürlek, kararı kıymetli bulduğunu ifade etti:
- Boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir modelin inşası öncelikli gündem maddelerimizden biriydi.
- Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalar doğrultusunda, bu konu zaten hazırlıklarına titizlikle katkı sunduğumuz Yargı Paketi’nin en temel konu başlıklarından birini oluşturmaktaydı.
- Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki "süresiz nafaka" düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak adına reform adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bayram tatili için İstanbul’dan memleketi Sivas’a giden evli ve iki çocuk annesi Havva Dursun, bir süre sonra rahatsızlanarak sağlık kuruluşuna başvurdu.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi altına alınan Dursun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Genç kadının cenazesi, işlemlerin ardından ailesine teslim edildi.
Böylece Sivas’ta KKKA nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 4’e yükseldi.
Tarımda istihdam eriyor: Çalışan sayısı 2002’den bu yana yaklaşık 3 milyon azaldı...
Türkiye’de tarımdan geçinenlerin sayısı ve tarımın istihdamdaki payı gerilemeye devam ediyor. TÜİK’in 2026’da açıkladığı verilere göre, 2025’te tarımda çalışanların sayısı 4 milyon 560 bine düştü. 2002’de 7,5 milyon olan tarım istihdamı, böylece yaklaşık 3 milyon kişi azalmış oldu.
Tarımda yaşanan dönüşümün en çarpıcı göstergelerinden biri, sektörde çalışanların sayısındaki düşüş oldu.
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında yaklaşık 7,5 milyon kişi tarımda istihdam edilirken, TÜİK’in 2026’da açıkladığı 2025 yılı işgücü verilerine göre bu sayı 4 milyon 560 bine geriledi.
Buna göre tarımda çalışanların sayısı 2002’den 2025’e kadar yaklaşık 2 milyon 940 bin kişi azaldı. Oransal düşüş yaklaşık yüzde 39’a ulaştı.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında tarım sektöründe istihdam edilenlerin sayısı bir önceki yıla göre de 267 bin kişi azaldı. Aynı yıl toplam istihdam içinde tarımın payı yüzde 14,0 olarak kayıtlara geçti.
TARIMIN İSTİHDAMDAKİ PAYI YÜZDE 14’E DÜŞTÜ...
1980 öncesinde çalışan nüfusun yaklaşık yarısı tarımdan geçinirken, bu oran yıllar içinde sert biçimde geriledi.
2002’de tarımın toplam istihdam içindeki payı yüzde 34,9 seviyesindeydi. 2025’te bu oran yüzde 14,0’a düştü.
2026’nın ilk çeyrek verileri de düşüşün sürdüğünü gösterdi. TÜİK’in 2026 yılı birinci çeyrek işgücü istatistiklerine göre tarımın istihdamdaki payı yüzde 13,8’e geriledi. Aynı dönemde tarım sektöründe istihdam bir önceki çeyreğe göre 44 bin kişi azaldı.
ÇİFTÇİNİN BORCU 1,3 TRİLYON LİRAYI AŞTI...
Tarımda istihdam azalırken üreticinin borç yükü de büyüdü.
2002’de çiftçilerin bankalara olan kredi borcu yaklaşık 2,5 milyar lira düzeyindeydi. BDDK verilerine dayanan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası açıklamasına göre, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara olan toplam nakdi kredi borcu 1 trilyon 355 milyar 462 milyon TL’ye ulaştı.
Tarım, avcılık ve ormancılık birlikte değerlendirildiğinde toplam kredi borcu 1 trilyon 371 milyar 425 milyon TL’ye çıktı. Aynı dönemde tarım sektöründe 21 milyar 203 milyon TL tutarında kredi takibe düştü.
Bu tabloya göre çiftçinin bankalara olan kredi borcu, 2002’ye kıyasla yaklaşık 542 kat artmış oldu.
TARIM ALANI KAYBI 2,6 MİLYON HEKTARA ULAŞTI...
Tarım alanlarında da uzun vadeli gerileme dikkat çekiyor.
TÜİK verilerine göre 2002’de toplam işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitkilerin alanı 26 milyon 579 bin hektardı. 2024’te bu alan 24 milyon 2 bin hektara geriledi. Böylece 2002-2024 döneminde yaklaşık 2 milyon 577 bin hektarlık alan kaybedildi.
Ziraat Mühendisleri Odası’nın 2026’da yayımladığı değerlendirmede ise Türkiye’nin toplam tarım arazisi varlığı 239 milyon 780 bin dekar, yani yaklaşık 23 milyon 978 bin hektar olarak belirtildi. Bu veri esas alındığında 2002’ye kıyasla kayıp yaklaşık 2 milyon 601 bin hektara ulaşıyor.
Bu kayıp, İstanbul, Bursa, Edirne ve Kocaeli’nin toplam yüzölçümüne yakın bir büyüklüğe karşılık geliyor.
Tarım işletmelerinin sayısına ilişkin en güncel resmi tablo için 2025 Genel Tarım Sayımı’nın sonuçları bekleniyor.
TÜİK’in duyurusuna göre 2025 Genel Tarım Sayımı’nın ilk sonuçlarının 2026 yılının ikinci yarısında kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
Sayım kapsamında tarımsal faaliyet yürüten hanehalkı, şirket, kooperatif ve benzeri tüm tarımsal işletmelerden bilgi derleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da sayım çalışmalarının 1 Temmuz 2025 itibarıyla başladığını ve Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı genel tarım sayımı olduğunu duyurdu.
Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, sayım sürecinde 2 milyon 750 bin tarımsal işletme ve çiftçi ile 18 milyon 840 bin tarımsal parsele ilişkin veri sisteme işlendi. Ancak bu sayı, nihai resmi tarımsal işletme sayısı olarak değerlendirilmemeli; kesin tablo, TÜİK’in açıklayacağı sonuçlarla ortaya çıkacak.
KIRSALDAN KOPUŞ DERİNLEŞİYOR...
Veriler, Türkiye’de tarımın istihdamdaki ağırlığının hızla azaldığını, tarımsal üretimde bulunanların borç yükünün büyüdüğünü ve tarım alanlarının daraldığını gösteriyor.
Tarımda çalışan sayısı 2002’den bu yana yaklaşık 3 milyon kişi azalırken, sektörün toplam istihdamdaki payı yüzde 34,9’dan 2025’te yüzde 14,0’a, 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 13,8’e kadar geriledi.
Aynı dönemde çiftçinin bankalara olan borcu trilyon lira seviyesini aşarken, tarım alanlarındaki kayıp 2,6 milyon hektar düzeyine çıktı. Bu tablo, kırsaldan kopuşun ve üreticinin finansal baskısının derinleştiğini ortaya koyuyor.
Antalya Serik'te yol verme nedeniyle çıkan tartışma, kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Gece saatlerinde meydana gelen olayda 3 kişi hayatını kaybetti...
Silahı kullandığı belirtilen Ahmet Bayar, olayın ardından Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu.
Turizm kenti Antalya’da yaşanan olay, özellikle Serik ve çevresinde büyük üzüntü yarattı.
İlk belirlemelere göre taraflar arasında başlayan sözlü tartışma, tabancayla ateş açılması sonucu ölümle sonuçlandı.
KAVGAYA YOL VERME TARTIŞMASI NEDEN OLDU...
Olay, 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 01.30 sıralarında Serik ilçesi Kökez Mahallesi Üründü Yolu üzerinde meydana geldi.
Emre Savran (35), Bilgin Korkut (34), Oğuz Avcı (49) ve Ali Tunç ile yoldan geçen Ahmet Bayar (25) arasında yol verme nedeniyle tartışma çıktı.
İddiaya göre, Gündoğmuş ilçesinde orman muhafaza memuru olarak görev yaptığı öğrenilen Ahmet Bayar, yanında bulunan tabancayla ateş açtı.
İKİ KİŞİ OLAY YERİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ...
Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bilgin Korkut ve Oğuz Avcı’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Ağır yaralanan Emre Savran ise arkadaşı Ali Tunç tarafından Serik Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
Savran, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
ŞÜPHELİ SİLAHIYLA TESLİM OLDU...
Olayın ardından Ahmet Bayar, kullandığı tabancayla birlikte Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
CENAZELER ANTALYA ADLİ TIP KURUMU’NA GÖNDERİLDİ...
Hayatını kaybeden üç kişinin cenazesi, Serik Devlet Hastanesi’nde Cumhuriyet savcısının yaptığı ilk incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
İstanbul’da kayıp olarak aranan İran uyruklu kadının öldürülmesine ilişkin 1'i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi...
İstanbul’da hakkında kayıp başvurusu yapılan İran uyruklu kadının öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında, 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Cinayetin detayları ise ifadelerin alınmasının ardından ortaya çıktı.
İran uyruklu kadının, tartıştığı Erkan B., tarafından kendi köpeğinin tasmasıyla boğularak öldürüldüğü ve cesedinin arabada parçalanıp Kırşehir Mucur’da bir araziye gömüldüğü öğrenildi. İranlı kadının cenazesi pazartesi günü ailesine teslim edilecek.
İstanbul Maltepe’de, Darıush Tahbaz Küçükyalı Polis Merkezi Amirliği’ne giderek dayısının kızı olan İran uyruklu Farkhundeh Ghaem Maghami’ den (68) 11 Nisan’dan bu yana haber alamadığı gerekçesiyle kayıp ihbarında bulundu.
Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kayıp ihbarı üzerine harekete geçti. İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığı, Maltepe’nin Küçükyalı Mahallesi’nde ikamet ettiği öğrenildi. İranlı kadını evinde yapılan çevreye yapılan sorgulamada kadının kendi halinde bir yaşamının olduğu kira, fatura ve aidatlarının düzenli ödediği öğrenildi. Araştırmalar kapsamında İranlı kadının evinde arama yapıldı. Yapılan yemeklerin öylece bırakıldığı ve bozulduğunun anlaşılması üzerine polis ekipleri çalışmalarını genişletti.
‘’TATİLDEYİM’’ MESAJI CİNAYETİ AYDINLATTI
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda, İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığını Türkçe’yi gayet güzel konuşabildiğini ancak Türkçe yazamadığını öğrendi. Bunun üzerine İranlı Farkhundeh’nin 18 Nisan’da apartmanın whsatsapp grubuna Türkçe harflerle ‘’Tatildeyim’’ yazması ekiplerin dikkatini çekti. İranlı kadının çağrı geçmişini inceleyen ekipler, yaptığı HTS araştırmalarında son görüştüğü kişinin Esenyurt’ta yaşayan Erkan B. (49) olduğunu belirledi. Erkan B.’yi de incelemeye başlayan ekipler izlediği güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin 14 Nisan’da kadını evinden aldığı ve Büyükçekmece’de bir restoranda birlikte yemek yediklerini tespit etti.
Cinayetin detayları kan dondurdu: Araçta köpek tasmasıyla boğmuş ardından parçalara ayırmış Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri gözaltına aldığı Erkan B.’yi ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirdi. Burada sorgulaması yapılan Erkan B., ilk etapta yapılan sorgulamada suçlamaları reddetti. Yapılan incelemelerin ardından elde edilen deliller ışığında şüpheli Erkan B.’nin ifade alındığı sırada, suçunu itiraf ettiği öğrenildi. Şüphelinin polise verdiği ifadesinde, İranlı Farkhundeh ile gönül ilişkisinin olduğunu söylediği, bu nedenle arada buluşup yemek yediklerini, 14 Nisan’daki son görüşmelerinde ise ikili arasında araçta çıkan tartışma sonrası kadını, kadına ait olan köpeğinin tasmasıyla boğarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Şüphelinin ayrıca cesedi aracın arka koltuğuna koyduğu daha sonra yine araç içinde parçalara ayırıp poşete koyduğunu, ardından 2 gün boyunca araçta beraber kaldıkları öğrenildi.
TOPRAK ALTINDAN ÇIKTI
17 Nisan’da Kırşehir’in Mucur ilçesinde bir yerleşim yerinde bulunan sokak köpekleri, topraktaki cesedin kokusunu alıp oraya gidince topraktan insan uzuvlarının çıktığı tespit edildi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri ile Kırşehir Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sokak köpeklerinin bulduğu insana ait uzuvların İranlı kadına ait olduğu anlaşıldı. İranlı kadının cesedi Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü ve pazartesi günü ailesine teslim edilecek.
ŞÜPHELİLER ADLİYE'YE SEVK EDİLDİ
68 yaşındaki İranlı kadının öldürülmesi olayına ilişkin Şüpheli Erkan B.’nin önceki işlediği suçlardan denetimli serbestliğinin bulunduğun, İranlı kadınlar gönül ilişkisinin olduğu aynı zamanda kendisinin bir de nikahlı eşinin olduğu öğrenildi. Şüpheliye eşliğinde yapılan yer gösterimi ile cinayetin sır perdesi aralanırken olayla bağlantısı olduğu öğrenilen Mesut A., ve Sedef G.’ de gözaltına alındı. Gözaltına alınan 1’i kadın 3 şüpheli buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda Konyaaltı ilçesinde kaçak alkol ve sahte ürün ticaretinin önlenmesine yönelik icra edilen operasyonda; (İ.K.) isimli şüpheli şahsın ikametinde ve eklentilerinde yapılan aramada;
(160) litre etil alkol,
(10) litre viski kiti,
Ambalaj ve paketlemede kullanılan çok sayıda malzeme, ele geçirildi.
Samsun’da etkili olan kuvvetli sağanak sonrası caddeler suyla doldu...
Havza ilçesinde taşan dere nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı, araçlar selde sürüklendi.
Samsun’da etkili olan kuvvetli sağanak yağış, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi.
Özellikle Atakum ve Havza ilçelerinde etkisini gösteren yağış nedeniyle cadde ve sokaklar suyla kaplanırken, taşan dere nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, araçlar sürüklendi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu uyarısının ardından akşam saatlerinde başlayan sağanak, Atakum ilçesinde kısa sürede etkisini artırdı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar zor anlar yaşarken, bazı cadde ve sokaklar adeta dereye döndü.
Oluşan su birikintileri nedeniyle trafikte aksamalar yaşandı. Yağışın etkisini azaltmasının ardından biriken suların çekilmeye başladığı öğrenildi.
Sağanağın en fazla etkilediği noktalardan biri ise Havza ilçesi oldu.
Akşam saatlerinde şiddetini artıran yağış sonrası Hacı Osman Deresi taştı. Taşkın nedeniyle Cumhuriyet Meydanı çevresi ile Çay ve Bahçelievler mahallelerinde su baskınları meydana geldi.
Çok sayıda ev ve iş yerini su basarken, bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla su tahliyesi yapmaya çalıştı.
2025 Emine Işınsu Roman Ödülü sahibi "Bilinmeze Doğru", edebi başarısını akademik dünyaya taşıyor. Kırım Tatar Sürgünü'nü odağına alan eser, Söylem 5. Uluslararası Filoloji Sempozyumu'nda bilimsel bir tebliğle ele alınacak...
Milli Bilinç ve Tarihi Gerçeklik Akademik Mercek Altında
Türk edebiyatının son dönemdeki en dikkat çeken eserlerinden biri olan, Hülya Başarangil Demir imzalı "Bilinmeze Doğru", uluslararası akademik bir platformda değerlendirilmeye hazırlanıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi ev sahipliğinde ve Prof. Dr. Oktay Yivli’nin baş editörlüğünü yürüttüğü Söylem Filoloji Dergisi iş birliğiyle düzenlenen Söylem 5. Uluslararası Filoloji Sempozyumu, 07-09 Mayıs 2026 tarihinde kapılarını açıyor.
Sempozyum kapsamında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Burhan Sezer Öztürk, eserin edebi, psikolojik ve sosyolojik derinliğini irdeleyen "Hülya Başarangil Demir’in Bilinmeze Doğru Romanında Millî Bilincin İşlenişi" başlıklı bildirisini 08 Mayıs 2026 tarihinde sunacak. Bu sunumla birlikte, romanda işlenen tarihi hafıza ve kimlik inşası uluslararası düzeyde bilimsel bir zemine taşınmış olacak.
269 Eser Arasından Zirveye Uzanan Bir Yolculuk
Kırım’dan İstanbul’a uzanan hüzünlü bir göç hikayesini ve 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün bıraktığı derin izleri konu alan "Bilinmeze Doğru", yayınlandığı günden bu yana büyük ilgi topladı. Eser, 269 başvuru arasından sıyrılarak Türkiye’nin en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü’ne layık görülmüştü. Ödülün, merhum yazar Emine Işınsu’nun doğum günü olan 17 Mayıs 2025 tarihinde ilan edilmesi ise edebiyat dünyasında anlamlı bir vefa örneği olarak kaydedilmişti.
Hülya Başarangil Demir, eserin yayınlanmasından bu yana Anadolu Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi gibi önemli akademik kurumlarda düzenlenen panel ve etkinliklerde okurlarıyla buluşarak sürgünün ve vatan hasretinin edebi yansımalarını paylaşmıştı.
Edebiyatta Bayrak Değişimi ve Akademik Onay
Türk edebiyatının usta kalemi Emine Işınsu’nun adını taşıyan bir ödülle taçlandırılan bu eserin, uluslararası bir sempozyumda konu edilmesi büyük bir önem taşıyor. Bu durum, yalnızca bir romanın başarısı değil, aynı zamanda tarihi hafızanın korunması, millî bilincin pekiştirilmesi, edebi sürekliliğin ve akademik geçerliliğin vurgulanması açısından kritik bir eşik kabul ediliyor.
"Bilinmeze Doğru", Kırım Tatarlarının vatanlarından parça parça koparılışını anlatan sarsıcı kurgusuyla hem okur nezdinde hem de akademi dünyasında kalıcı bir yer edineceğinin sinyallerini vermeye devam ediyor.
Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde 1 Mayıs’ta yapılan 21. Olağan Genel Kurulun ardından mazbatasını alan Başkan Adlıhan Dere, yeni dönem için ilk yönetim, denetim ve disiplin kurulu toplantısını gerçekleştirdi.
Yeni yapıda Alanya’dan 3 oda başkanı asil listelerde yer aldı...
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde (AESOB) 1 Mayıs 2026 tarihinde yapılan 21. Olağan Genel Kurulun ardından mevcut başkan Adlıhan Dere yeniden göreve seçildi.
Seçimde 633 delegenin oy kullandığı genel kurulda Dere 358 oy alırken, rakibi Mehmet Ali Alkan 272 oyda kaldı. Mazbatasını alarak yeni döneme başlayan Dere, yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyeleriyle ilk olağan toplantısını yaptı.
Dere, paylaşımında alınan kararların esnaf ve sanatkarlara hayırlı olmasını diledi. Genel kurulda Alanya’dan da dikkat çeken isimler yönetime girdi.
Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Velittin Yenialp yönetim kurulu asil listesinde, Alanya Şoförler Odası Başkanı Ali Akkaya denetim kurulu asil listesinde, Alanya Mobilyacılar Odası Başkanı Hüseyin Alataş ise disiplin kurulu asil listesinde yer aldı.
Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali İhsan Özdemir ile Alanya Pansiyoncular Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci’nin de yedek listelerde bulunduğu belirtildi.
AESOB’daki yeni dönemde Alanya’dan üç ismin asil kurullarda yer alması, kent esnafı adına önemli bir temsil gücü olarak değerlendirildi.
Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde yolcu otobüsünün şarampole devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 15 kişi yaralandı...
Alınan bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 34 FB 5349 plakalı Muş Yolu Turizm'e ait yolcu otobüsü, Malatya-Adıyaman kara yolu Polatdere Mahallesi mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine bölgeye polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Kazada, ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçe belediyesine yönelik düzenlenen şafak operasyonunda aralarında eski AKP'li belediye başkanı Şeref Albayrak'ın da olduğu 47 kişi gözaltına alındı...
Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Birecik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Halfeti Belediyesine yönelik Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla şafak operasyonu düzenlendi.
"İHALELERDE YOLSUZLUK" İDDİASI...
Operasyonda kayyım dönemi ile 2019 yılındaki yerel seçimlerden 2024'e kadar devam eden yönetim döneminde ihalelerde yolsuzluklar yapıldığı iddiasıyla 47 kişi gözaltına alındı.
AKP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI ŞEREF ALBAYRAK DA ARALARINDA...
Gözaltına alınanlar arasında o dönemin AKP'li belediye başkanı Şeref Albayrak, belediye başkan vekilleri, başkan yardımcısı, encümenler, birim müdürleri, mühendisler ve teknik personelin de olduğu öğrenildi.
Alanya’nın yöresel zenginlikleri ve coğrafi işaretli ürünleri, bu yıl 17’ncisi düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda yoğun ilgi gördü...
Antalya’da gerçekleştirilen fuarda açılan Alanya standı, hem protokol üyeleri hem de ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı.
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası,
Alanya Kaymakamlığı,
Alanya Belediyesi,
İlçe tarım Müdürlüğü,
Alanya Muz Üreticileri Birliği,
Alanya Avakado Üreticileri Birliği,
Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği,
Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği iş birliğinde kurulan stantta; ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya Belediye Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak, ALTSO Meclis Başkanı Mehmet Kural, ALTSO yönetim kurulu üyeleri, Tarım İlçe Müdürü İhsan İnal, Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği Başkanı Duran Yılmaz ve ALSİAD Başkanı Emin Cezirioğlu yer aldı.
Heyet, fuar boyunca Alanya standını ziyaret eden protokol üyeleri ve vatandaşları ağırladı.
Fuarın resmi açılışı, Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.
Açılışta yöresel ürünlerin korunması, tanıtılması ve ekonomik değere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekildi. Alanya standı, gün boyunca önemli isimleri ağırlamaya devam etti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir standı ziyaret ederek coğrafi işaretli ürünler hakkında bilgi aldı ve ikram edilen yöresel lezzetleri tattı.
Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz ile Bursa Karacabey Ticaret Borsası Başkanı Murad Bertan da standı ziyaret eden isimler arasında yer aldı.
Ziyaretlerde Alanya’nın tescilli ürünleri tanıtılarak misafirlere ikramlarda bulunuldu.
Fuar kapsamında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi, Of Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdal Saral ve Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, aynı zamanda Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ergün de Alanya standını ziyaret etti.
Heyete, Alanya’nın coğrafi işaretli ürünleri hakkında detaylı bilgiler verildi.
Kırklareli Ticaret Borsası Başkanı Turhan Altıntaş da standın konukları arasında yer aldı.
Ayrıca, daha önce Alanya’da görev yapan ve halen Düzce Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevini sürdüren Yasin Emre ile Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdoğan Bıyık da Alanya standında ağırlandı.
Öte yandan, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı Salih Koca ve Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe de standı ziyaret ederek Alanya’nın coğrafi işaretli ürünleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Alanya heyeti, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtımlarla kentin gastronomi ve kültürel değerlerini ön plana çıkarırken, coğrafi işaretli ürünlerin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla bilinirlik kazanması için önemli temaslarda bulundu.
Fuarla ilgili konuşan ALTSO Başkanı Eray Erdem, fuarın pazar gününe kadar devam edeceğini belirterek, “Alanya birlik beraberliği ile Alanya’mızı en güzel şekilde tanıyoruz. Fuarın birinci günü çok sayıda misafirimizi ağırlayıp, coğrafi işaretli ürünlerimizi tanıttık. Pazar gününe kadar devam edecek fuarımıza herkesi bekliyoruz” dedi.
Bursa’da sosyal medyada okullara saldırı planladığı iddia edilen 10 şüpheliden 5’i tutuklanırken, 3’üne ev hapsi verildi, 2’si serbest bırakıldı...
Bursa'da, okullara saldırı planladığına dair sosyal medya platformlarından paylaşım yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan 10 şüpheliden 5'i tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, ihbar üzerine sosyal medyada, kentteki çeşitli okullarda saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarda bulunan 18 yaşından küçük 10 şüpheliyi yakaladı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye çıkarılan şüphelilerden 5'i sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı, 3'ü hakkında ev hapsi kararı verildi, 2'si ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Gülistan Doku dosyasında “delil karartma” iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da gözaltına alındı...
Gülistan Doku soruşturmasında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “delil karartma” iddialarıyla soruşturma başlatılırken, Sonel Elazığ'da gözaltına alındı. Sonel hakkında inceleme için de müfettiş görevlendirildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI...
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialarla ilgili soruşturma başlatıldı. İddialara ilişkin müfettiş görevlendirmesi yapıldı.
Öte yandan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere gereğinin takdir ve ifası için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazdı.
Yazıda, Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma dosyasında 'Kasten insan öldürme', 'Cinsel saldırı', 'Suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi', 'Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Suçluyu kayırma' suçlarından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de aralarında bulunduğu 13 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi.
Yazıda, "Ekte sunulan bilgi ve belgelerden mevcut delil durumu itibari ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in TCK'nın 281/1-2 maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı, ancak Tuncay Sonel'e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK'nın161/6'ncı maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebi ile Cumhuriyet Başsavcılığınızca Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere; gereğinin takdir ve ifası rica olunur" denildi.
Valiler hakkında kişisel suçları sebebiyle soruşturma yapılmasının, suç tarihinde görev yaptığı ilin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütüldüğü, görev sebebiyle soruşturma yapılmasının ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yetkisiyle yürütüldüğü bildirildi.
GÖZALTINA ALINDI...
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmekte olduğu Gülistan Doku soruşturması kapsamında, Erzurum Başsavcılığı'nın gözaltı kararı çıkardığı dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ’da gözaltına alındı
AÇIĞA ALINDI...
Sonel, soruşturma kapsamında açığa alındı.
ETKİN PİŞMANLIK TALEBİ...
Soruşturma kapsamında tutuklanan eski polis Gökhan Ertok'un etkin pişmanlıktan yararlanmak istediği bildirildi.
NE OLMUŞTU?
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı.
Doku’nun kayıp olmasına ilişkin soruşturmada 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 13 kişiden o dönemde İl Özel İdare Memuru olan Erdoğan Elaldı, savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği hâkimlikte "kasten öldürme" iddiasıyla tutuklandı.
Adliyeye sevk edilen diğer üç kişi arasındaki, Doku’nun SİM kartını kendi telefonuna takarak kimi bilgileri sildiği öğrenilen eski polis memuru Gökhan Ertok da tutuklanmıştı.
Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun eski erkek arkadaşı ve baş şüpheli Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel’in arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok ve Munzur Üniversitesi’nde görev yapan bazı personel vardı.
Antalya-Isparta karayolunda beton mikseri ile tarım işçilerini taşıyan minibüsün çarpıştığı kazada ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı...
Burdur il sınırı; Antalya-Isparta karayolu Kargı mevkiinde saat 17.00 sıralarında tarım işçilerini taşıyan minibüs ile bir lojistik firmasına ait beton mikseri kafa kafaya çarpıştı. Kazada 7 kişi hayatını kaybederken, 3 kişi yaralandı.
İhbar üzerine olay yerin e çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağanağın etkili olduğu bölgede ekipler, yaralıları sıkıştıkları araçlardan çıkarıldı.
Yaralılar sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Minibüste sıkışan cenazeler de ekipler tarafından uzun uğraşlar sonucu çıkarıldı.
Ekipler tarafından incelemeler sürerken minibüste bulunanların Antalya'nın Aksu ilçesinde tarım işinde çalıştıkları ve Bucak ilçesine bağlı Kocaaliler beldesine seyir halinde oldukları öğrenildi.
Öte yandan, olayla ilgili Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafında 3 savcı görevlendirildi.
HAYATINI KAYBEDENLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU...
Sağlık ekipleri minibüs sürücüsü Adil Özkan ile minibüste bulunan eşi Gülsüm Özkan (61), Zeynep Minaz (23), Hayrınsa Karaca (53), Elmas Yüce (40), Cemile Çakır (60) ve Yeter Gümüş'ün (61) hayatını kaybettiğini belirledi.
Kazada yaralanan tırın sürücüsü Gürkan Gür ile minibüsteki Esin Keskin (33) ve Zülgariye Öztürk (45) Antalya'daki hastanelere sevk edildi.
Olay yerindeki çalışmaların ardından kazaya karışan araçlar çekici yardımıyla bölgeden götürüldü, yol yeniden ulaşıma açıldı.
BURDUR VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA...
Burdur Valiliği'nden trafik kazasına ilişkin yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
- "Bugün saat 17.00 sıralarında ilimiz Bucak ilçesi Kargı Tüneli çıkışı Karaöz mevkiinde minibüs ile tırın karıştığı çarpışmalı trafik kazası sonucu ilk belirlemelere göre yedi vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiş, üç vatandaşımız ise yaralanmıştır.
- Kaza sonrası olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma, itfaiye ve kurtarma ekibi sevk edilmiş olup, bölgede gerekli güvenlik önlemleri alınmıştır.
- Yaralı vatandaşlarımız çevredeki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alınmış, ekiplerimizin olay yerindeki çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir.
Yol, kontrollü şekilde trafiğe açılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki bir fabrikada yüksekten düşerek yaralanan 4 işçiden 3'ü hastanede hayatını kaybetti...
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde çelik ve sac üretimi yapan bir fabrikada 4 işçi, çalıştıkları sırada dengelerini kaybederek yaklaşık 10 metre yükseklikten düştü.
İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Yaralılardan Tamer A, Resul K. ve İsmail M. yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün üst geçidin ayağına çarptığı kazada 5 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı...
Ankara’da sabah saatlerinde meydana gelen kazada halk otobüsü üst geçide çarptı.
OTOBÜS ŞOFÖRÜ UYUDU MU SORUSU GÜNDEM DE...
Kaza, sabah saatlerinde Ankara-İstanbul Yolu Saray mevkiinde meydana geldi.
Ankara-Kızılcahamam seferini gerçekleştiren özel halk otobüsü, sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu yoldan çıkıp, yaya üst geçidinin ayağına çarptı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi.
İlk belirlemelere göre kazada 5 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.
Yaralılar, hurda yığını haline gelen otobüsten çıkarılıp, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Hayatını kaybeden 5 kişinin cesedi de ekiplerin incelemesinden sonra Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Van’ın Tuşba ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi...
Deprem, Van’ın yanı sıra çevre illerde de hissedildi.
AFAD, "Deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir" açıklamasında bulundu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise "Şuana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarların değerlendirilmesi sonucunda herhangi bir can kaybı ve olumsuzluk bulunmamaktadır" dedi.
Ev almak isteyen vatandaşları sazan sarmalı diye tabir edilen yöntemle tuzağa düşürüp milyonlarca lira dolandıran şebeke, 6 aylık çalışmanın ardından çökertildi. Çorum merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 21 şüpheli tutuklanırken, 43 milyon TL'lik dolandırıcılık olayı da engellendi...
Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, ev almak isteyen vatandaşları sosyal medyadan sahte ilanlar paylaşarak dolandıran şebekeyi 6 aylık çalışmayla çökertti.
Ekipler tarafından yapılan incelemelerde, dolandırıcıların internet sitelerindeki ev ilanlarını kopyalayıp ilan veren ev sahipleriyle iletişime geçerek evlerini almak için anlaştıktan sonra ilanı kaldırttığı ve kopyaladıkları ilanları farklı sosyal medya platformlarından tekrar ilan verdikleri belirlendi.
Dolandırıcıların buldukları alıcıyı, gerçek satıcıyla tapu müdürlüklerinde buluşturduğu ve hileli yöntemle ödemeyi kendilerinin hesaplarına yaptırdıkları tespit edildi.
140 MİLYONLUK İŞLEM HACMİ...
Yürütülen çalışmada şüphelilerin 23 kişiyi bu yöntemle dolandırdığı tespit edilirken, çalışma süresince şüphelilerin banka hesaplarında 140 milyon 511 bin 814 TL işlem hacmi olduğu belirlendi.
6 aylık çalışma süresinde 43 milyon 250 TL’lik dolandırıcılık olayı da polis ekipleri tarafından engellendi. Şüphelilerin farklı illerde, farklı tarihlerde 4 farklı "ateşli silahla kasten öldürmeye teşebbüs", "ateşli silahla mala zarar verme" olayını gerçekleştiği belirlendi.
23 ŞÜPHELİ YAKALANDI...
Yapılan çalışmaların ardından düğmeye basan Çorum İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından tespit edilen 23 şüpheliyi yakalamak için Çorum merkezli Mersin, Diyarbakır, Gaziantep ve Bursa'da eş zamanlı yapılan operasyon düzenlendi.
Operasyonda, kesinleşmiş 52 yıl hapis cezası bulunan H.İ.Ö., kesinleşmiş 12 yıl hapis cezası bulunan M.K., kesinleşmiş 9 yıl hapis cezası bulunan M.D.O. ile farklı suçlardan aranması bulunan S.Ş. ve İ.A.'nın da aralarında bulunduğu 23 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Çalışma süresince ve operasyonda yapılan aramalarda, 1 adet makineli tabanca, 4 adet tabanca, 308 adet mermi, 240adet adet uyuşturucu hap, 38 adet cep telefonu ve GSM kart, 1 adet e-sim kart, 2 adet bilgisayar, 1 adet hafıza kartı, 25 bin 900 TL para, 5 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın, 2 adet çeyrek takılı bileklik, 1 adet yarım altın takılı zincir, ele geçirdi.
Şüphelere ait banka hesaplarına bloke, piyasa değeri 9 milyon 600 TL olan 4 araca da satılamaz ve devredilemez şerhi konuldu.
Şüpheliler, Çorum İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından Çorum Adliyesi'ne sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şüphelilerden 21'i tutuklanırken, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu kapsamında yapılan hazırlıklar, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında düzenlenen toplantıda değerlendirildi...
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle bu yıl 61’incisi gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu kapsamında yapılan hazırlıkların değerlendirilmesi amacıyla koordinasyon toplantısı yapıldı.
Toplantıda, düzenlenecek olan organizasyonun etap güzergâhları, yarış parkurlarında alınacak trafik düzenlemeleri, sağlık ve güvenlik hizmetleri, yol bakım ve temizlik çalışmaları, teknik detaylar ile kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Yarış Direktörü Mutlu Erçevik ve ilgili kurum temsilcileri katıldı.
Yarışlar Çeşme’den Başlayacak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Sona Erecek Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları “ProSeries” takviminde yer alan yarışa, 26 Nisan – 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında dünyaca ünlü profesyonel takımlardan toplam 23 ekip ve 161 sporcu katılacak.
Organizasyon, 26 Nisan’da İzmir’in Çeşme ilçesinden başlayacak ve 3 Mayıs’ta Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde sona erecek.
Tur kapsamında;
--Patara – Kemer (197 km),
--Antalya – Feslikan (130 km)
--Antalya – Antalya (150 km) etaplarıyla Antalya’da 3 etap koşulacak.
Bu etaplarla birlikte tur, Antalya’nın tarihi ve doğal güzelliklerinin uluslararası yayınlarla milyonlarca izleyiciye tanıtılmasına önemli katkı sağlayacak.
AFAD duyurdu. Balıkesir Sındırgı'da bu akşam saatlerinde 4,2 büyüklüğünde korkutan bir deprem meydana geldi...
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sındırgı olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin, 10,55 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Batman’da 17 yaşındaki şüpheli, anne ve ağabeyini silahla vurarak öldürdü...7
Batman merkez Pınarbaşı Mahallesi 2209 Sokak’ta 17 yaşındaki şahıs, annesi Aynur Karadaş (58) ile ağabeyi Dücane Karadaş’a (28) silahla ateş etti.
Saldırı sonucu ağır yaralanan Dücane Karadaş olay yerinde hayatını kaybederken, anne Aynur Karadaş kaldırıldığı İluh Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından şüpheli, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA...
Batman Valiliği'nden konu hakkında yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bugün saat 18.00 sıralarında ilimiz Pınarbaşı Mahallesi’nde meydana gelen silahlı saldırı olayıyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur: Söz konusu olayda A.K. (55) ve D.K. (28) isimli iki vatandaşımız, kimliği belirlenen bir şahıs tarafından silahlı saldırıya uğramıştır. Saldırı sonucunda D.K. olay yerinde hayatını kaybetmiş, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan A.K. ise İluh Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Yapılan ilk değerlendirmelere göre olayın husumet/kan davasına dayandığı değerlendirilmektedir. Olayın faili olduğu belirlenen M.A.K. (17), Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımız tarafından yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde Diyarbakır ili Bismil ilçesi Sinan Jandarma uygulama noktasında, içinde bulunduğu ticari araç içerisinde suç aleti olan ruhsatsız tabanca ile birlikte yakalanmıştır."
Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve beraberindeki 9 kişi "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamasıyla tutuklanırken; 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi...
"Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü kurma" suçlamalarıyla İstanbul'da bir otel odasında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonun ardından Yalım ile birlikte gözaltına alınan 9 kişinin tutuklanmasına karar verildi.
AĞIR SUÇLAMALAR YÖNELTİLDİ...
Soruşturma çerçevesinde Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarının yanı sıra “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlaması da yer aldı.
Diğer şüpheliler ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
9 KİŞİ TUTUKLANDI...
Savcılık, Özkan Yalım’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, diğer şüphelilerin ise “örgüt üyeliği” suçlarından tutuklanmasını talep etti.
Mahkeme, yapılan değerlendirme sonucunda 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verirken, aralarında Özkan Yalım’ın da bulunduğu 9 şüphelinin tutuklanmasına hükmetti.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda; Kepez ilçesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında (2) şüpheli şahsın aracında ve ikametinde yapılan aramada;
(1 kilo 260 gram) metamfetamin,
(120 adet) sentetik uyuşturucu hap,
(35 gram) skunk uyuşturucu maddesi,
(1 adet) hassas terazi,
(1 adet) 9 mm ruhsatsız tabanca ve şarjörü,
(12 adet) 9 mm tabanca fişeği,
Uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen bir miktar nakit para ele geçirildi.
Manavgat'ta tartıştığı müşterisi Hasan Şimşek'i (19) tabancayla öldüren market sahibinin oğlu Hakan Kılıç ile babası Resul Kılıç tutuklandı. Cinayet anı marketin güvenlik kamerasına yansıdı...
İş yeri sahibinin oğlu Hakan Kılıç ile aynı zamanda arkadaşı olan müşterisi Hasan Şimşek arasında bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kılıç, Şimşek'i tabanca ile vurdu.
İhbar üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibi tarafından yapılan kontrolde, Hasan Şimşek'in hayatını kaybettiği belirlendi.
Şüpheli Hakan Kılıç olayda kullandığı tabancayla birlikte polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan kontrolde, Kılıç'ın 3.87 promil alkollü olduğu tespit edildi.
Hakan Kılıç işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede savcılıktaki ifadesinde, kendisine olan borcunu istediğinde Şimşek'in "Alabilirsen al" dediğini, bunun üzerine aralarında çıkan tartışma sırasında tabancanın ateş aldığını öne sürdü. Kılıç işlemlerinin ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hakan Kılıç'ın babası, market sahibi Resul Kılıç da savcılık talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde oğlunun evdeki tabancayı markete götürdüğünden haberdar olmadığını söyleyen Resul Kılıç, işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Öte yandan, cinayet anı marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntüde, Hakan Kılıç'ın Hasan Şimşek'in boynuna sarılıp tabancayı ateşlediği anlar yer aldı.
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında savcılık işlemleri tamamlanan Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, İzzet Yıldızhan’ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi...
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda Döşemealtı ilçesinde kaçak alkol ve sahte ürün ticaretinin önlenmesine yönelik olarak (Ö.C.) isimli şüpheli şahsın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramada;
Türkiye Bisiklet Federasyonu ile Uluslararası Bisiklet Birliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Tour of Antalya’ yarışları tamamlandı...
Yarışmalarda dereceye giren sporculara ödülleri Antalya Valisi Hulusi Şahin tarafından takdim edildi.
Dünyanın farklı ülkelerinden 29 profesyonel takım ve 174 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Tour of Antalya’, Antalya’nın farklı parkurlarında bisiklet tutkunlarına heyecan dolu anlar yaşattı.
Türkiye’nin en prestijli bisiklet organizasyonlarından biri olarak gösterilen yarışlarda farklı etaplarda dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi.
Muratpaşa ilçesinde gerçekleştirilen törene Vali Hulusi Şahin’in yanı sıra Kültür ve Turizm Eski Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Türkiye’nin ve Antalya’nın Önemli Markalarından Biri Törende konuşan Vali Hulusi Şahin, Tour of Antalya’nın her geçen yıl daha da kurumsallaşıp güçlendiğini belirterek organizasyonun Türkiye’nin ve Antalya’nın önemli markalarından biri olmaya devam ettiğini ifade etti.
Bisiklet turnuvalarının bu sporu sevdirmede önemli bir rol oynadığını vurgulayan Vali Şahin, “Bisiklet, hareketli ve sağlıklı bir yaşamın önemli unsurlarından biridir. Bu vesileyle Antalyalılara da sesleniyorum: Bisikleti yaşamınızın merkezine alın.” dedi. Konuşmaların ardından genel klasman yarışlarında dereceye giren sporculara ödülleri Vali Hulusi Şahin ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
İşte Benim Stilim yarışmasıyla tanınan sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan'ın evinde ölü bulunduğu olayın intihar değil cinayet olabileceği iddia edildi...
"İşte Benim Stilim" yarışmasıyla tanınan sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’dan geçtiğimiz günlerde haber alınamadı. Genç fenomen, evinde ölü bulundu.
Eraslan’ın ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabının hikaye bölümünde kanlı bir veda notu paylaştıktan sonra evinde ölü bulundu. İlk belirlemeler Eraslan'ın intihar ettiğini işaret etse de videolu bir açıklama paylaşan arkadaşı Semih Palancı, genç kadının öldürüldüğünü iddia etti.
"İNTİHAR ETMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ"...
Eraslan’ın arkadaşı Semih Palancı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken iddialarda bulundu.
Palancı, genç kadının ölümünün intihar değil cinayet olduğunu öne sürdü. Palancı, Eraslan’ın paylaştığı nottaki el yazısının kendisine ait olmadığını iddia ederek bu durumun şüphe uyandırdığını söyledi ve bu nedenle polise bilgi verdiklerini belirtti.
"BİLEKLERİ KESİLEREK BOĞAZI SIKILMIŞ"...
Semih Palancı paylaştığı videoda, ön otopsi raporunda yer aldığını iddia ettiği detayları şu sözlerle aktardı: "Ayşegül Eraslan evinde ölü bulundu. Gece yaptığı paylaşımdaki kendisine ait olmayan el yazısını şüpheli bulduk. Bu doğrultuda polise bilgi verdik ve otopsi raporunu bekledik. Otopsi raporunda şu çıktı: Bilekleri kesilerek boğazı sıkılarak asılmış. Böyle gösterilip cinayete kurban gitti arkadaşımız. Kadın cinayetlerine dur deyin artık"
Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Ortaylı'nın, durumunun ağırlaşması üzerine entübe edildiği öğrenildi...
Ortaylı'nın ailesi tarafından sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "İlber Ortaylı'nın beş gündür yoğun bakımda tedavisi devam etmektedir. Durumu stabildir. Alanında çok iyi bir ekip tarafından büyük bir özenle takip edilmektedir. İyi dileklerinizin ve dualarınızın yardımcı olacağını umuyoruz." ifadelerine yer verilmişti.
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki Gül Dağ, kolundaki altın bilezikler için vahşice öldürüldü. Evinde boğazı kesilmiş halde bulunan kadının cinayete kurban gittiği belirlenirken, olayla ilgili gözaltına alınan komşusu S.Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı...
Korkunç olay, 27 Şubat günü Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’taki bir apartman dairesinde meydana geldi.
Yatalak annesiyle birlikte yaşayan Gül Dağ, mutfakta yemek hazırladığı sırada saldırıya uğradı. Evden gelen yardım çığlıkları üzerine komşuların ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, Dağ’ı mutfakta kanlar içinde yerde buldu. Boğazından bıçaklanan kadının olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.
KOLUNDAKİ BİLEZİKLERİ ÇALINDI...
Olayın ardından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı. Yapılan ilk incelemede Gül Dağ’ın kolundaki altın bileziklerin çalındığı belirlendi. Bunun üzerine ekipler, çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Polis, apartman çevresindeki 78 farklı kameraya ait toplam 1640 saatlik görüntüyü analiz etti. Ayrıca olayla ilgili 138 kişiyle görüşme yapıldı.
KATİL KOMŞUSU ÇIKTI...
Yapılan çalışmalar sonucunda cinayet zanlısının, maktulün komşusu olduğu belirlenen S.Ç. olduğu tespit edildi.
İncelemede şüphelinin, Gül Dağ’a ait yaklaşık 150 gram ağırlığındaki 3 altın bileziği aldıktan sonra aynı gün İzmit’te bir kuyumcuya giderek bozdurmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu anların güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdığı belirlendi.
TUTUKLANDI...
Polis ekipleri tarafından 9 Mart’ta düzenlenen operasyonla yakalanan S.Ç.’nin evinde yapılan aramada gizli bir bölme bulundu.
Bu bölümde 2 tabanca, 30 fişek, 3 yivsiz tüfek, farklı marka ve kalibrelerde toplam 811 av tüfeği fişeği ile 6136 sayılı kanuna muhalefet kapsamında değerlendirilen bir bıçak ele geçirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.Ç., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda Konyaaltı ilçesinde kaçak alkol ve sahte ürün ticaretinin önlenmesine yönelik olarak (R.M.S.M.) isimli Mısır uyruklu şüpheli şahsın aracında yapılan aramada;
(500) Litre Kaçak/Sahte Etil Alkol, ele geçirildi.
CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın da Genel Kurul’da bulunduğu oturumda Manavgat ilçesinde yaşanan trafik sorununu gündeme taşıdı...
Kaya, özellikle Gültepe, Ilıca, Evrenseki ve Çolaklı kavşaklarında yaşanan yoğunluğun vatandaşları ciddi mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Manavgat’ta özellikle Gültepe ve Ilıca kavşaklarında trafiğin adeta kilitlendiğini ifade eden Kaya, bu yoğunluk nedeniyle işe giden çalışanların, okula giden öğrencilerin, öğretmenlerin ve esnafın büyük zaman kaybı yaşadığını söyledi.
Vatandaşların evlerinden daha erken çıkmak zorunda kaldığını ancak buna rağmen çoğu zaman işine ve okuluna geç kaldığını dile getiren Kaya, “Bu tablo Manavgat’a yakışmıyor” dedi.
Kış aylarında dahi bu seviyede trafik yaşandığına dikkat çeken Kaya, yaz sezonunda yoğunluğun daha da artacağını vurguladı.
Antalya’ya gelen turistlerin üçte birini ağırlayan, ekonomisi elli ilden büyük olan Manavgat’ın turizm ve ekonomi açısından stratejik bir konumda bulunduğunu ifade etti.
2025 yılında yalnızca turizmden 7 milyar doların üzerinde katkı sağlayan Manavgat’ın hak ettiği yatırımları alamadığını belirten Kaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na çağrıda bulundu.
Kaya, Manavgatlı vatandaşlar adına Gültepe, Ilıca, Evrenseki ve Çolaklı kavşaklarına bir an önce köprülü kavşak yapılmasını talep etti. Kaya, “Ekonomiye bu kadar katkı sağlayan Manavgat’ımız, verdiğinin karşılığını yatırım olarak görmek istiyor” ifadelerini kullandı.
Bolu Belediyesine yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile birlikte 13 kişi mahkemeye sevk edildi...
Dışişleri Bakanlığı, İran merkezli gelişmelerin Türk vatandaşlarının güvenliği açısından dikkatle takip edildiğini açıkladı. Bakanlık, yurt dışındaki temsilciliklerin ve konsolosluk çağrı merkezinin kesintisiz hizmet verdiğini bildirerek vatandaşlara resmi duyuruları izleme çağrısında bulundu...
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bölgedeki son gelişmelerin yakından izlendiğini belirterek, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının güvenliğinin öncelikli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin ilgili ülkelerdeki büyükelçilik ve başkonsolosluklarının çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade eden Keçeli, temsilciliklerin acil durum hatlarının haftanın her günü ve günün her saati açık olduğunu hatırlattı.
Keçeli, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, güvenlik durumuna ilişkin bilgilendirmelerin yerel makamlarla koordinasyon içinde düzenli olarak güncellendiğini aktardı. Vatandaşların, bulundukları ülkelerdeki büyükelçilik ve başkonsolosluklar tarafından yapılan duyuruları dikkatle takip etmelerinin önem taşıdığını belirtti.
Bakanlık Sözcüsü ayrıca, temsilciliklerin iletişim bilgilerinin resmi internet sitelerinde yer aldığını, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin (+90 312 292 29 29) ise kesintisiz hizmet verdiğini kaydetti.
ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI...
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlattı.
İran ise İsrail’in yanı sıra, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.,
ABD ve İsrail’in saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İran Kızılayı, ülke genelindeki bombardımanlarda 201 kişinin yaşamını yitirdiğini, 747 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yol kenarında cansız bedeni bulunan 45 yaşındaki Saliha Turan’ın eşi Mehmet Turan tutuklandı...
Olay, 24 Şubat Salı günü saat 08.30 sıralarında Gazipaşa merkeze yaklaşık 25 kilometre uzaktaki Zeytinada Mahallesi D-400 kara yolu Sazak mevkisinde meydana geldi.
Bahçesini sulamak için bölgeye giden çiftçiler, 2 metrelik şarampolde hareketsiz yatan kadını fark edip ihbarda bulundu. Jandarma ve sağlık ekipleri olay yerinde , kadının hayatını kaybettiğini tespit etti.
Üzerinde kimlik bulunmayan cansız beden, otopsi için morga götürüldü.
İncelemede, cesette boğulma izlerine de rastlandığı belirtildi.
Cansız bedenin Adana nüfusuna kayıtlı Saliha Turan'a ait olduğu belirlendi.
Jandarma ekipleri, soruşturma kapsamında Saliha Turan'ın eşi Mehmet Turan ile açık cezaevinden izinli çıkan oğlu Y.T.'yi (24) gözaltına aldı.
İlk ifadesinde, cinayet suçlamasını reddeden Mehmet Turan, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, Y.T. ise savcılık talebiyle kapalı cezaevine teslim edildi.
Turan'ın diğer 2 çocuğu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
Öte yandan olayda kullanıldığı değerlendirilen aracın sahibi de gözaltına alındı.
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 2’si çocuk 5 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı...
Yaralılar hastaneye kaldırılırken, yaşamını yitirenlerin cenazeleri otopsi için morga götürüldü.
Diyarbakır'ın Çınar ilçesi Çınarköy Mahallesi'nde iki otomobil, sürücülerinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kafa kafaya çarpıştı.
Kazada, 2'si çocuk 5 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edilirken, hayatını kaybedenler otopsi işlemleri için morga götürüldü.
Gazipaşa’nın Zeytinada Mahallesi’nde sabah saatlerinde D-400 karayolu kenarında bir kadın cesedi bulundu...
Bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, Cumhuriyet Savcısı ve olay yeri inceleme ekipleri alanda detaylı çalışma başlattı.
Kadının ölüm nedeninin yapılacak otopsi işlemlerinin ardından netlik kazanacağı bildirildi.
Yapılan incelemeler sonucunda cesedin, Adana nüfusuna kayıtlı 45 yaşındaki Saliha Turan’a ait olduğu belirlendi. Olayla ilgili adli soruşturma sürdürülüyor.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda; Korkuteli ilçesinde ruhsatsız silah bulundurduğu tespit edilen (5) şüpheli şahsa ait araç, ikamet ve eklentilerinde eş zamanlı yapılan aramalarda;
(5) adet ruhsatsız tabanca ve şarjörleri,
(10) adet ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi.
Olayla ilgili şüpheli şahıslar hakkında adli ve idari işlemler başlatıldı.
Ankara’nın Keçiören ilçesinde cezaevinden izinli çıkan bir şahıs, annesi ve 8 yaşındaki kızını katlettikten sonra boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti...
Ankara’nın Keçiören ilçesine bağlı Kuşcağız Mahallesi’nde akşam saatlerinde kan donduran bir aile katliamı meydana geldi. Cezaevinden izinli olarak çıkan 35 yaşındaki Recep Cengiz, önce annesini ve küçük kızını silahla vurarak öldürdü, ardından boşanma aşamasındaki eşinin evine giderek cinayetlerini sürdürdü. Olayın ardından fail, aynı silahla yaşamına son verdi.
Olay, Recep Cengiz’in annesi Azize Cengiz’in (57) evine gitmesiyle başladı. Burada henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma sonucunda Cengiz; annesini ve yanında kalan, ilk eşinden olan 8 yaşındaki kızı Azra Cengiz’i tabancayla vurarak katletti. Şahıs, cinayetlerin ardından annesi ve kızının cansız bedenlerini 35 ASA 769 plakalı hafif ticari araca yükleyerek, aynı mahallede ikamet eden ve boşanma aşamasında olduğu eşi Beyzanur Uçan Cengiz’in (28) evine yöneldi
KURYELİ KASKI İLE KAPIYI AÇTIRDI
Eşinin kapıyı açmayacağı endişesiyle bir plan yapan Recep Cengiz, kendisini kurye gibi göstererek başına bir kask taktı ve eşinin zilini çaldı. Kapının açılmasıyla birlikte Beyzanur Uçan Cengiz’i tabancayla vuran şahıs, saniyeler sonra aynı silahı kendisine doğrultarak intihar etti. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede her iki adresteki toplam dört kişinin de hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından cenazeler, otopsi işlemleri için Ankara Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Yetkililer, katliamla ilgili geniş çaplı bir inceleme ve soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Çorum’da okul çıkışında 4 ortaokul öğrencisi tarafından darp edilen 13 yaşındaki kız öğrenci, diğer çocukların gözü önünde diz çöktürülerek özür dilemeye zorlandı; cep telefonuyla kaydedilip sosyal medyada paylaşılan zorbalık görüntüleri tepki çekerken, polis 4 şüpheli hakkında soruşturma başlatıp 2 telefona el koydu...
Çorum’da akran zorbalığına maruz kalan 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi E.Y., okul çıkışında yaşıtları tarafından darp edildi.
Bir grup öğrenci tarafından çevresi sarılan çocuk, diğer öğrencilerin gözü önünde diz çöktürülerek özür dilemeye zorlandı.
O anlar cep telefonuyla kaydedilerek sosyal medyada paylaşıldı. Görüntülerin yayılması üzerine aile durumu emniyete bildirirken, Çorum Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube ekipleri çalışma başlattı.
Hastaneden alınan sağlık raporunda öğrencinin vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri tespit edildi.
Yapılan incelemede olaya karıştığı belirlenen 13 ve 14 yaşlarındaki 4 öğrenci hakkında soruşturma başlatılırken, olayda kullanılan 2 cep telefonuna el konuldu.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde 53 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Felaketin hafızalara kazınan görüntülerinden birine konu olan Mesut Hançer, depremin üçüncü yılında da kızı Irmak Leyla Hançer’in mezarı başındaydı. Hançer, yaşadığı acının yıllar geçse de dinmediğini söyledi...
Türkiye, 6 Şubat 2023’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. 11 ili etkileyen felakette 53 bini aşkın kişi hayatını kaybetti, çok sayıda bina yıkıldı. Depremin üçüncü yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler mezarlıkları ziyaret ederek anma gerçekleştirdi.
TÜRKİYE’NİN HAFIZASINA KAZINAN KARE...
Kahramanmaraş’taki Ebrar Sitesi enkazında çekilen bir fotoğraf, yaşanan büyük yıkımın sembollerinden biri haline geldi. 16 yaşındaki Irmak Leyla Hançer’in enkaz altındaki elini bırakmayan babası Mesut Hançer’in görüntüsü, felaketin acısını yansıtan simge karelerden biri olarak hafızalarda yer etti.
MEZAR BAŞINDA SÜREN ÖZLEM...
Depremin üçüncü yılında Mesut Hançer ve eşi Gülseren Hançer, kızlarının mezarını ziyaret etti. Depremin ardından Ankara’ya yerleştiklerini belirten Hançer, geçen sürenin yaşadıkları kaybı hafifletmediğini dile getirdi.
“BU ACI HİÇ DİNMİYOR”...
Kızının cansız bedenine ulaştığı anları anlatan Mesut Hançer, acının tarif edilemez olduğunu vurguladı. Hançer, “Senesi geldi, bu acı hiçbir zaman unutulmuyor. Tarif edilecek gibi değil. Kızımı kaybettim, ailemi kaybettim. Depremden sonra Ankara’ya yerleştik. 6 Şubat’ın yıl dönümünde kızımızı ziyaret etmek için buradayız” ifadelerini kullandı.
Hatay'ın Arsuz ilçesinde eski Çekmeze Belde Belediye Başkanı Dr. Cafer Özenir, para meselesi yüzünden tartıştığı oğlu S.Ö. tarafından baltayla öldürüldü...
Büyükşehir Belediyesi yasası ile mahalleye dönüşen Çekmece Belde Belediyesi'nin eski başkanı Cafer Özenir, Arsuz ilçesindeki evinde iddiaya göre oğlu S.Ö. ile para yüzünden tartıştı. Tartışma sırasında S.Ö., eline geçirdiği baltayla babasına saldırdı.
SIRTINA VE BAŞINA BALTA DARBELERİ ALDI...
Sırtına ve başına balta darbeleri alan Cafer Özenir ağır yaralandı. İhbar üzerine eve gelen sağlık ekipleri tarafından yaralı halde hastaneye götürülen Cafer Özenir yapılan müdahaleye karşın kurtarılamadı.
KATİL EVLAT TUTUKLANDI...
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Başkanın baba katili oğlu S. Ö., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.
2025–2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin başlaması dolayısıyla Aksu Fen Lisesi’ni ziyaret eden Vali Hulusi Şahin, “İlk Dersimiz: Bayrak Sevgisi” temalı programa katıldı...
2025–2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin başlaması dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, “İlk Dersimiz: Bayrak Sevgisi” temalı program düzenlendi.
Aksu Fen Lisesi'nde düzenlenen programa Vali Hulusi Şahin, Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Merakınızın Körelmesine Asla Müsaade Etmeyin Öğrencilere yaptığı konuşmada merak ve sorgulayıcı düşüncenin önemine dikkat çeken Vali Hulusi Şahin, “Meraklı olun ve merakınızın körelmesine asla müsaade etmeyin, merakınızı mutlaka besleyin. Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolaylaştı. İçinizdeki bilimsel ve anlamlı merakı canlı tutarsanız, bu sizi çok farklı yerlere taşır. İkinci olarak, sorgulayıcı düşünce ve bilimsel şüphecilik çok önemli. Mutlaka çapraz okuma yapın; sorgulayın, değerlendirin, inceleyin, verileri toplayın, analiz edin ve en sonunda kendi kararınızı verin. Asıl mevzu bu.” ifadelerine yer verdi. Önyargıları Aklımızı Kullanarak Sorgulamalıyız Aklın sadece ezberleyen bir araç olmadığını belirten Vali Şahin, “Akıl; analiz eden, değerlendiren ve sonunda kendi fikrine ulaşan bir mekanizmadır. Meraklı ve şüpheci olmamız gerekiyor. ‘Doğru mu?’ ya da ‘Ne kadar doğru?’ diye soracağız. Üniversitede birinci sınıfta okuduğumuz bir sosyoloji kitabının girişinde, ‘Bu kitap, eğer okuyucusundaki önyargılardan birazını dahi ortadan kaldırmayı başardıysa hedefine ulaşmış demektir.’ cümlesi yer alıyordu. Önyargılara ve ön kabullere yer yok. Her şeyi sorgulayın. Hepinize eğitim ve öğretim hayatınızda başarılar diliyorum.” sözlerini kullandı.
Konuşmasının ardından Vali Hulusi Şahin, Aksu Fen Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan resim sergisini ziyaret etti. Düzenlenen şiir dinletisine de katılan Vali Şahin, öğrenciler tarafından seslendirilen Bayrak şiirini dinledi.
Burdur'da iki otomobilin çarpışması sonucu 7 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı...
Cuma Ali Süzer (21) idaresindeki 07 BNE 490 plakalı otomobil, Ağlasun-Antalya-Isparta kara yolunun Isparta istikameti Aşağı Yumrutaş mevkisinde, Sedat Akgün (42) yönetimindeki 34 FF 2118 plakalı otomobille çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye, jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, otomobil sürücüleri ile araçlarda yolcu olarak bulunan Melek Akgün (45), Kuzey Akgün (10), İfaket Aydın (70), Nevin Süzer (53) kaza yerinde, Hasan Akdağ (20) ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Burdur Valiliğinden yapılan açıklamada, Ağlasun-Antalya-Isparta kara yolunun Isparta istikameti Aşağı Yumrutaş mevkisinde iki otomobilin karıştığı sıkışmalı trafik kazası sonucu 7 kişinin hayatının kaybettiği bildirildi.
Açıklamada, "Yaralı 5 vatandaşımız ise çevredeki hastanelere sevk edilmiştir. Kaza sonrası bölgede gerekli güvenlik önlemleri alınmış, arama-kurtarma, sağlık ve trafik ekiplerimiz çalışmalarını sürdürmüştür. Yaralı vatandaşlarımızın hastanelerdeki tedavileri devam etmektedir. Yol kontrollü bir şekilde trafiğe açılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz." ifadelerine yer verildi.
2 cumhuriyet savcısı görevlendirildi...
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Burdur'da iki otomobilin çarpışması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin soruşturma başlatıldığını ve 2 cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini bildirdi.
Bakan Tunç, Sosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:
"Burdur'da meydana gelen ve 7 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış olup, 2 cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya ve Burdur'da meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı yayımladı.
Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Antalya'da ve Burdur'da meydana gelen trafik kazalarında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.
Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında aranan Veysel Şahin'in 460 milyon euro değerindeki kripto para hesaplarına el konuldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adı yasa dışı bahisle anılan Veysel Şahin ile ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı raporu doğrultusunda harekete geçen başsavcılık, Veysel Şahin'in 460 milyon euro değerindeki kripto para varlığına el konulması kararı verdi.
Karar, sulh ceza hakimliği tarafından onandı.
İADESİ İÇİN İŞLEMLER SÜRÜYOR...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, mal varlığının Türkiye'ye iadesi için işlemlerin sürdüğü kaydedildi.
Başsavcılık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Kaçakçılık Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Veysel Şahin’in yasadışı bahis platformları üzerinden yasadışı bahis oynatma ve bu platformlara altyapı desteği sunma şeklinde tezahür eden eylemi ile ilgili olarak hakkında 7258 Sayılı Yasaya Muhalefet ve Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama suçları yönünden yürütülen soruşturma işlemleri kapsamında;
MASAK analizlerinde ortaya çıkan bulgular doğrultusunda şüphelinin üzerine atılı eylemler ile haksız kazanç sağladığı tespit edilmiş olup, soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarının aklanmasını önlemek amacıyla şüpheye ait taşınır ve taşınmaz mallarına, şirket ve ortaklık paylarına, banka ve finans kuruluşlarında bulunan mevduat ve yatırım hesaplarına, kripto para piyasası ve borsasında bulunan varlıklarına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen el koyulmuş, Sulh Ceza Hakimliğince el koyma kararı onaylanmıştır.
Bu kapsamda yapılan çalışmalarımız neticesinde şüpheli Veysel Şahin’e ait global şirketlerde bulunan 460 Milyon Euro değerindeki kripto varlıkları hesabın bulunduğu global şirket tarafından dondurulmuş olup ülkemize iade işlemleri devam etmektedir.
Soruşturma işlemleri tüm yönüyle, titizlilik ve kararlılıkla sürdürülmektedir."
İstanbul Eyüpsultan’da Volkan G., birlikte yaşadığı 93 yaşındaki anneannesi Fatma Demircan’ı gezmeye diye çıkarıp Arnavutköy’de öldürdü. Volkan G., korkunç cinayeti itiraf etti. Öldürülüp cansız bedeni göl kenarına bırakılan Fatma Demircan’ın cansız bedenine ulaşma çalışmaları sürerken Volkan G. ile birlikte 5 kişi gözaltına alındı.
Olay, 21 Ocak’ta Eyüpsultan’da meydana geldi. Akşam saatlerinde Gülay G., bir süredir haber alamadığı annesi Fatma Demircan hakkında Eyüpsultan Akşemsettin polis merkezine giderek "Markete gittim, eve döndüğümde annem yoktu" diyerek kayıp müracaatında bulundu.
İddiaya göre, 93 yaşındaki Fatma Demircan, torunlarından biri olan Volkan G. (47) ile bir süredir birlikte yaşıyordu. Olay üzerine polis ekipleri jandarmayla iletişime geçerek bir süredir haber alınamayan Fatma Demircan’ın izine ulaşmak için ortaklaşa çalışma başlattı. Gülay G., haber alamadığı annesi Fatma Demircan’ı oğlu Volkan G., ile birlikte kendi imkanlarıyla aramaya başladılar ardından Arnavutköy Balaban köyüne gittiler. Köydeki vatandaşlarla da iletişime geçip kaybolan Fatma Demircan’ı aradıklarını söylediler. Anne ve oğlunun bu sürede köy muhtarıyla konuştukları da öğrenildi. Gülay G. ve oğlu Volkan G.,nin Arnavutköy’e gidip kayıp Fatma Demircan’ı aramaları üzerine ekipler çalışmalarına bu alanı da ekledi.
Fatma Demircan’ın ikamet ettiği Eyüpsultan’daki evine inceleme için giden ekipler, Demircan’la birlikte yaşayan torun Volkan G.,’yi evde baygın ve bilekleri kesili halde buldu.
Baygın halde bulunan Volkan G.’nin ardında bir de intihar notu bıraktığı öğrenildi. Tedavi için Volkan G., Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Buradaki tedavisi tamamlanan Volkan G., ifadesi alınmak üzere emniyete getirildi.
ANNEANNESİNİ ÖLDÜRÜP CESEDİNİ ARNAVUTKÖY’DE BOŞ ALANA BIRAKMIŞ...
Burada ekiplere verdiği çelişkili ifadenin ardından kardeşi Birkan G., annesi Gülay G. ve Babası Veli G. de gözaltına alındı ve işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi.
Şüphelilerden Volkan G.’nin burada polise verdiği ifadesinde, anneannesini hava alması için gezemeye çıkardığını, ardından araçla ilerlediği sırada arka koltukta oturan anneannesinin bastonla kendisine vurduğunu, kendisinin de bastonu alıp onun kafasına vurduğunu, hareketsiz kaldığını, ölmüş olacağını düşünerek korktuğunu ve cesedi Arnavutköy ilçesi Balaban köyüne götürdüğünü, boş bir alana bıraktığını sonrasında ise oradan ayrıldığını ve cesede ne olduğunu hatırlamadığını söyledi.
Volkan G.’nin ifadesinin devamında ertesi gün boş alana bıraktığı cesedi mezara gömmek için bir markete gidip kazma kürek ve mezar çiçeği aldığını söylediği de öğrenildi.
MİRAS İÇİN ÖLDÜRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ...
Şüpheli Volkan G.'nin uzun süredir işsiz olduğunu tespit eden polis ekipleri Alibeyköy'de bir evi bulunan anneannesi Fatma Demircan'ı mirası için öldürmüş olabileceğini değerlendiriyor.
Şüphelinin ayrıldığı eşi Melten Y.'ye bu yönde mesajlar atarak "Yakında çok param olacak. Merak etme" dediği belirtildi.
FATMA DEMİRCAN’A AİT EŞYALAR GÖL KENARINDA BULUNDU...
Savcı eşliğinde yapılan keşif çalışmaları kapsamında Volkan G., polis ekipleriyle birlikte Arnavutköy ilçesi Balaban köyünde bulunan Terkos Gölü çevresine gidildi ve yer gösterimiyle Volkan G., cinayeti nasıl işlediğini o gün neler yaşandığını anlattı.
Volkan G.’nin anlattıklarından hareketle ekipleri iş makinesi ve kadavra köpekleri ile birlikte göl çevresine yoğunlaştı. Köpekler eşliğinde yapılan çalışmalarda köpeklerin tepki verdiği yerde torunu tarafından öldürüldüğü iddia edilen Fatma Demircan’a ait kıyafetler ve saç örnekleri bulundu. Bulunan örnekler olay yeri inceleme ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak eşleştirme amaçlı incelenmek üzere Adli Tıpa gönderildi.
5 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Fatma Demircan’ın öldürülmesine ilişkin torunları Volkan ve Birkan G., kızı Gülay G. ve Damadı Veli G.’ ve Volkan G’nin eski eşi Meltem Y. Gözaltına alınmıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 5 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde bir kişi aracında ölü bulundu...
Cumhuriyet Mahallesi Eski Sanayi Sitesi'nde yol kenarındaki otomobilin uzun süredir çalıştığını ve içerisinde bir kişinin hareketsiz durduğunu fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde, otomobildeki kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.
Polis tarafından yapılan incelemede, otomobildeki kişinin Habip T. (50) olduğu, yedek parça almak için geldiği sanayide arabasına bindikten sonra yaşamını yitirdiği tespit edildi.
Kars’ın Digor ilçesine bağlı Bostankale köyünde gece saatlerinde bir ağıla giren kurt sürüsü, Ali Canpolat’a ait yaklaşık 130 koyunu telef ederken, sabah ağıla gelen Canpolat gördüğü manzara karşısında şoke oldu...
Kars’ın Digor ilçesine bağlı Bostankale köyüne inen kurt sürüsü Ali Canpolat’a ait içerisinde koyunların bulunduğu ağıla girdi. Koyunlara saldıran kurtlar, yaklaşık 130 koyunu parçaladı.
Sabah erken saatlerde koyunlara yiyecek vermek için ağıla gelen Ali Canpolat, gördüğü manzara karşısında şoka uğradı.
Ağılda bulunan koyunların tamamına yakını kurtlar telef ederken, yaşanan olay geçimini hayvancılıkla sağlayan Canpolat ailesini çaresiz bıraktı.
Bir anda ne yapacağını şaşıran Polat, durumu yetkililere bildirdi.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi üroloji kliniğinde asistan hekimlerin mobbing ve psikolojik baskı iddiaları sonrası Sağlık Bakanlığı soruşturma başlattı...
Üroloji kliniğinde görev yapan asistan hekimlerin şikâyeti üzerine Sağlık Bakanlığı müfettiş görevlendirdi. İddialar çalışma ortamını ve eğitim sürecini işaret ediyor.
MOBBİNG VE PSİKOLOJİK BASKI İDDİASI...
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde üroloji kliniğinde görev yapan asistan hekimler, aynı klinikte görevli bir öğretim üyesi hakkında mobbing, psikolojik şiddet ve görevi kötüye kullanma iddiasıyla resmi başvuruda bulundu. Yapılan şikâyetlerin ardından Sağlık Bakanlığı harekete geçti ve idari soruşturma başlattı.
DİLEKÇELER RESMİ KURUMLARA İLETİLDİ...
Asistan hekimler tarafından hazırlanan dilekçelerin başhekimliğe ve Üniversiteler Arası Kurul’a iletildiği öğrenildi. Dilekçelerde, klinikte uzun süredir devam ettiği öne sürülen bazı uygulamaların çalışma barışını bozduğu ve uzmanlık eğitimini olumsuz etkilediği vurgulandı.
AZARLAMA VE KÜÇÜK DÜŞÜRME İDDİALARI
Şikâyet dosyasında yer alan beyanlara göre; servis vizitleri, ameliyathane ortamı ve klinik toplantılarında asistan hekimlerin yüksek sesle azarlanması, küçük düşürücü sözlere maruz kalması ve tehditkâr ifadeler kullanılması iddiaları dikkat çekti. Bazı olayların, hasta ve diğer sağlık çalışanlarının bulunduğu alanlarda yaşandığı öne sürüldü.
EĞİTİM HAKKI ENGELLENİYOR MU?
Asistan hekimler, uzmanlık eğitimlerinin baskı unsuru olarak kullanıldığını savundu. Dilekçelerde; rotasyonların keyfi biçimde ertelendiği, eğitim süreçlerinin sekteye uğratıldığı ve mesleki gelişimin bilinçli şekilde engellendiği iddialarına yer verildi. Bu durumun, hem eğitim kalitesini hem de motivasyonu ciddi biçimde etkilediği ifade edildi.
FİZİKSEL TEMAS VE GÖREV DIŞI İŞLER...
Bazı asistan hekimler, istekleri dışında fiziksel temasa maruz kaldıklarını, mesleki onuru zedeleyen ifadelerle karşılaştıklarını dile getirdi. Ayrıca mesai saatlerinde görev yerinde bulunmama, kişisel işlerin asistanlara yaptırılması ve görev tanımı dışında iş yükü verilmesi gibi iddialar da şikâyet dosyasında yer aldı. Boş bir an. Kimse yüksek sesle konuşmuyor ama ortamda bir ağırlık var.
SORUŞTURMA SÜRECİ BAŞLADI...
Yapılan başvuruların ardından Sağlık Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildi ve idari soruşturma başlatıldı.
İzmir'in Menemen ilçesinde Lokman Etken (33), eski kız arkadaşı olduğu öne sürülen Gözde Akbaba'yı (26) sokak ortasında tabancayla vurarak öldürdü...
Menemen ilçesi İnönü Mahallesi'nde 19 Ocak saat 20.30 sıralarında Lokman Etken, eski sevgilisi olduğu ileri sürülen Gözde Akbaba'nın oturduğu siteye geldi.
Sitenin dışına çıkan Akbaba'nın ardından elinde tabancayla giden Etken, iddiaya eski kız arkadaşına ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.
İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Akbaba, ambulansla ile Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
Tedaviye alınan ağır yaralı genç kadın, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Cinayet şüphelisi Etken, bir akaryakıt istasyonunda suç aleti tabancayla birlikte aynı gün gözaltına alındı.
Jandarma karakolundaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Etken, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
"POLİS ÇAĞIRIN" DİYE BAĞIRMIŞ
Akbaba’nın hayatını kaybettiği olay, sitenin güvenlik kamerasına yansıdı. Kamera kaydında Lokman Etken’in sitenin çevresine geldiği, Akbaba’nın site dışına çıkmasının ardından elindeki tabancayla peşinden koştuğu görüldü.
Görüntülerde, Akbaba’nın kaçarken "Polis çağırın" diye bağırdığı, Etken’in buna rağmen peşinden koşmayı sürdürdüğü anlar yer aldı.
Daha sonra Etken’in tabancayla ateş ettiği, Akbaba’nın ise yere yığıldıktan sonra yardım istediği duyuldu.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazetecilerin uluslararası görevlerini zamanında ve etkin biçimde yerine getirebilmesi için yeşil pasaport verilmesini sağlayacak yasal düzenleme çağrısı yaptı. Cemiyet, bu talebin bir ayrıcalık değil, basın özgürlüğü ile kamuoyunun haber alma hakkını güçlendirmeye yönelik bir adım olduğunu vurguladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), basın kartı sahibi gazetecilere hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlayacak bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu. TGC, bu adımın bir ayrıcalık değil, basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkının güçlendirilmesi açısından gerekli olduğunu vurguladı.
Cemiyet tarafından yapılan açıklamada, gazetecilerin uluslararası toplantıları, krizleri, savaşları, göç hareketlerini ve diplomatik gelişmeleri yerinde izlemek zorunda olduğuna dikkat çekilerek, vize süreçlerinde yaşanan gecikme ve belirsizliklerin haberin zamanında yapılmasını engellediği ifade edildi. TGC, birçok demokratik ülkede basın mensuplarına kamu yararına yürüttükleri görevler nedeniyle seyahat kolaylığı sağlandığını hatırlatarak, Türkiye’de de aktif gazetecilik yapan ve belirli bir mesleki kıdeme sahip basın kartı sahiplerinin yeşil pasaport kapsamına alınmasını istedi.
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR”
TGC’nin konuya ilişkin açıklaması ise şöyle:
"Gazetecilik, yalnızca bir meslek değil; doğru, tarafsız ve zamanında bilgiye ulaşmasını sağlayan kamusal bir görevdir. Günümüzde gazeteciler; uluslararası toplantıları, krizleri, savaşları, göç hareketlerini, iklim felaketlerini ve diplomatik gelişmeleri yerinde izlemek zorundadır. Ancak vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler ve belirsizlikler, haberin zamanında yapılmasını engellemekte, kamuoyunun bilgiye erişim hakkını zedelemektedir. Birçok demokratik ülkede basın mensuplarına, kamu yararına yönelik görevleri dikkate alınarak seyahat kolaylığı sağlanmaktadır. Türkiye’de de aktif olarak gazetecilik yapan, belirli mesleki kıdeme sahip basın kartı sahiplerinin yeşil pasaport kapsamına alınması; kişisel bir ayrıcalık değil, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının güçlendirilmesi anlamına gelecektir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, ilgili pasaport mevzuatında değişiklik yapılarak gazetecilere yeşil pasaport verilmesini öngören bir yasa teklifinin hazırlanmasını talep ediyoruz. Daha önce defalarca TBMM’deki partilere, İletişim Başkanlığı’na ilettiğimiz bu talebimizin olumlu sonuçlanmasının Türkiye’de gazeteciliğin uluslararası alandaki etkinliğini artıracağına ve ülkemizin dünyaya açılan yüzüne katkı sunacağına inanıyoruz. Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin temel taşlarından biridir. Bu yönde atılacak her adım, toplumun tamamının yararınadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde araç içinde yanmış halde bulunan Hacı Ali Tuncer’in, kaza süsü verilerek öldürüldüğü belirlendi...
Tutuklanan zanlının, cesedi şoför koltuğuna alıp emniyet kemeri taktığı ortaya çıktı.
Gazipaşa’da geçtiğimiz Perşembe gecesi yaşanan araç yangınının ardındaki gerçek, jandarma soruşturmasıyla netleşti. Korubaşı Mahallesi Sarıağaç mevkiinde bulunan yanmış araçtaki kişinin Hacı Ali Tuncer olduğu belirlenirken, olayın kaza değil planlı bir cinayet olduğu anlaşıldı.
ARAÇ YANGINI İHBARIYLA ORTAYA ÇIKTI...
Olay, Perşembe günü saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Araç yangını ihbarı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 07 HZV 34 plakalı araçta yapılan incelemede, yanmış bir erkek cesedi bulundu. Sağlık ekipleri, hayatını kaybeden kişinin Hacı Ali Tuncer olduğunu tespit etti.
JANDARMA DETAYLI SORUŞTURMA BAŞLATTI...
Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, olayın ardından araç ve çevresinde geniş çaplı inceleme yaptı. İlk bulguların ardından olayın kaza olamayacağı ihtimali üzerinde duruldu. Tuncer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
ŞÜPHELİLER ALANYA’DA YAKALANDI...
Soruşturma kapsamında şüphelilerden A.K. jandarmaya teslim oldu. K.D., A.Ö. ve B.Ö. ise Alanya’nın Kestel Mahallesi’nde JASAT ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi.
CİNAYETİ İTİRAF ETTİ...
Jandarmadaki sorgusunda A.Ö., Hacı Ali Tuncer’i araç içinde öldürdüğünü itiraf etti. İfadesinde, delilleri yok etmek amacıyla aracı ateşe verdiğini söyledi. Mahkeme, A.Ö.’yü tutuklad. Diğer şüpheliler A.K., K.D. ve B.Ö.adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
LEVYE İLE SALDIRI, KAZA SÜSÜ VE BENZİNLE YAKMA...
Soruşturma ilerledikçe olayın detayları da ortaya çıktı. A.Ö.’nün daha önce kasten yaralama ve tehdit suçlarından kaydı bulunduğu belirlendi. Şüphelinin, “namus meselesi” iddiasıyla Tuncer ile tartıştığı, birlikte geldikleri araçta Tuncer yolcu koltuğundayken levye ile saldırdığı tespit edildi.
Cinayetin ardından, cesede kaza süsü vermek amacıyla Tuncer’in şoför koltuğuna alındığı, emniyet kemerinin takıldığı ve aracın benzin dökülerek ateşe verildiği öğrenildi.
Olayda kullanılan levyenin de jandarma olay yeri inceleme ekiplerince bulunarak muhafaza altına alındığı bildirildi.
Ağabeyini öldürüp yengesini vuran zanlı ile 6 yakını adliyeye sevk edildi. Dehşet anları bölgeyi sarstı.
Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşanan ve detayları kan donduran aile içi cinayet.
"Namus" gerekçesiyle işlendiği öne sürülen cinayette, bir kardeşin ağabeyini öldürmesi ve yengesini ağır yaralaması sonrası soruşturma genişletildi. Olayla ilgili aynı aileden 7 kişinin adliyeye sevk edilmesi, facianın boyutunu gözler önüne serdi.
PUSU KURUP KURŞUN YAĞDIRDI...
Olay, Hüsnü Karakaş Mahallesi’ndeki bir site bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 25 yaşındaki Mehmet Emin Uluğtekin, otomobille siteye gelen ağabeyi Vedat Uluğtekin (30) ve diğer ağabeyinin eşi olan yengesi Zöhre Uluğtekin’i (35) beklemeye başladı. İkilinin araçtan inmesiyle birlikte harekete geçen saldırgan, belinden çıkardığı tabancayla peş peşe ateşledi.
ÖLÜMCÜL YARALAR ALDILAR...
Saldırıda baş, boyun ve karın bölgesine isabet alan ağabey Vedat Uluğtekin, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Boyun ve çenesinden vurulan yenge Zöhre Uluğtekin’in ise hastanedeki tedavisi sürüyor. Olay yerinden kaçtıktan sonra suç aletini bir su kanalına atan saldırgan, daha sonra polis merkezine giderek teslim oldu.
"KENDİME YEDİREMEYİP KARAR VERDİM"...
Emniyetteki sorgusunda cinayeti soğukkanlılıkla anlatan katil zanlısının ifadeleri dikkat çekti. Yasak aşk iddiasında bulunan Mehmet Emin Uluğtekin, "Ağabeyim ve diğer ağabeyimin eşi arasında ilişki olduğunu öğrendim. Bunu kendime yediremedim ve olayı gerçekleştirmeye karar verdim" diyerek cinayetin planlı olduğunu itiraf etti.
GENİŞ ÇAPLI GÖZALTI: TÜM AİLE ADLİYEDE...
Cinayet büro ekipleri, tetikçinin ifadesi ve soruşturmanın derinleştirilmesi üzerine operasyon düğmesine bastı. Katil zanlısı Mehmet Emin Uluğtekin ile birlikte; babası Mehmet U., annesi Hatice U., kardeşleri Burhan U., Şahin U., Sultan Y. ve Gurbet K. de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın seyri mahkeme kararıyla netleşecek.
Adana'nın Sarıçam ilçesinde, eşiyle yaşadığı tartışmanın ardından evde kalan Sergen Altunbaş'ın iki çocuğunu öldürdükten sonra yaşamına son verdiği bildirildi...
İhbar üzerine gelen ekipler üç kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay sonrası bazı yakınların Altunbaş'a ait aracı ateşe verdiği öğrenilirken, soruşturma sürüyor.
Adana'da Sergen Altunbaş (34) tartıştığı eşinin evi terk etmesinin ardından tabancayla çocukları Ada (8) ve Mert Altunbaş’ı (6) öldürüp, intihar etti.
Olay, akşam saatlerinde Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’nde meydana geldi.
G.A., eşi Sergen Altunbaş ile yaşadığı tartışmanın ardından evi terk etti. Eşinin evden ayrılmasından bir süre sonra Sergen Altunbaş, çocukları Ada ve Mert Altunbaş’a tabancayla ateş açtı. Altunbaş, çocuklarını vurduktan sonra silahı başına dayayarak ateşledi.
Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Eve giren ekipler baba ile 2 çocuğunu kanlar içerisinde buldu.
Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Altunbaş ile çocuklarının hayatını kaybettiği belirlendi.
Altunbaş ve çocuklarının cansız bedenleri, olay yerindeki incelemenin ardından Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.
Olayın ardından bölgeye gelen akrabaların, Sergen Altunbaş’a ait aracı ateşe verdiği öğrenildi.
Bu arada Sergen Altunbaş’ın aylar önce sosyal medya hesabından, “Bir kadın vezir de eder, rezil de” yazılı bir paylaşım yaptığı görüldü. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde hakim Aslı Kahraman'ın vuran savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan tutuklandı...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli kadın hakimi silahla yaralayan savcı, kasten öldürmeye teşebbüs suçlaması ile tutuklandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 23. Ceza Dairesi'nde görevli üye kadın hakim Aslı Kahraman'ı (45), istinaftaki odasında silahla vuran savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan (33) emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Şüpheli savcı, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Şüphelinin ifadesi, Özel Suçlar Soruşturma Bürosu Başsavcıvekili tarafından alındı.
Şüpheli, ifadesinin ardından "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcı, daha sonra tutuklandı. Hakim Aslı Kahraman'ın ise taburcu olduğu öğrenildi.
Öte yandan, şüphelinin olay yerinde iki kez ateş açtığı, bir kurşunun duvara isabet ederek yan odadaki mahkeme başkanının koltuğuna geldiği, bu sırada o hakimin odada olmadığı öğrenildi.
Odasında hakime ateş eden şüphelinin bir kez daha ateş etmek istediği sırada odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü çaycı Y.K. tarafından engellendiği belirtilmişti.
HAKİM-SAVCI ARASINDA EVLİLİK TARTIŞMASI...
Diğer taraftan savcılığın tutuklama talebine ilişkin sevk yazısında ise şüphelinin suç tarihinde ve halen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı, mağdurun da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi hakimi olduğu ve yaralanması nedeniyle bu aşamada ifadesinin alınamadığı belirtildi.
Yazıda şüphelinin, ifadesine göre, mağdur ile 2023'ün Eylül-Ekim aylarından itibaren duygusal birliktelik yaşamaya başladıkları, aralarındaki yaş farkı, sosyal durumları, mağdurun daha önceki evliliğinden çocuğunun bulunması, şüphelinin bu duygusal birlikteliğin evliliğe dönüşmesini istememesi, mağdurun ise aksi düşüncede olması nedeniyle aralarında tartışmalar yaşandığı aktarıldı.
HAKİM, ÇAYCIDAN YARDIM İSTEDİ...
Şüphelinin mesleki kariyerinin olumsuz etkileneceğini düşünerek bu birlikteliği sonlandırmak istediği, ancak mağdurun buna yanaşmaması nedeniyle olay tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasına gittiği ve mağdurun çalışma odasına girdiği, burada aralarında tekrar tartışma yaşandığı, yine şüphelinin ifadesine göre mağdurun şüpheliye vurmaya başladığı, o esnada odaya çay ocağında çalışan ve tanık olarak ifadesi alınmış olan Y.K'nin girdiği, mağdurun şüphelinin kendisine zarar vereceğini söyleyerek Y.K'den yardım istediği kaydedildi.
SİLAHI ELİNDEN ALDI...
Yazıda, bu aşamadan sonra tanık beyanına göre, Y.K. içeri girdiğinde şüphelinin iki-üç adım geri gittiği, mağdurun yardım isteği üzerine şüphelinin de aynı anda mağdurun üzerine gitmesi karşısında tanık Y.K'nin araya girdiği, şüphelinin savcı olduğunu söyleyerek akabinde elini beline attığı ve tabancasını çıkartıp koşmaya başlayınca kendisinin de hamle yaptığı, silah birden fazla ateş aldıktan sonra tanığın şüphelinin elini zor kullanarak havaya kaldırdığı ve bu şekilde onu duvara yaslayıp silahı elinden aldığı bilgisine yer verildi.
TEHDİT MESAJLARI ATTI...
Daha sonra polislerin gelerek savcı M.Ç.K'ye müdahale ettikleri belirtilen yazıda, şu ifadelere yer verildi:
- Soruşturma evrakında mevcut olan ve şüphelinin mağdura olaydan daha önceki günlerde gönderdiği değerlendirilen mesaj ve görsellerin tehdit içerikli oldukları görülmüştür. Bu itibarla, soruşturmanın bulunduğu aşamada mağdurun ifadesinin henüz tespit edilememiş olması, şüphelinin cep telefonunun şifresini vermek istemediğini beyan etmesi, delillerin tümüyle toplanmamış olması, şüphelinin eylemini araya engel hal girmesi nedeniyle tamamlayamaması, soruşturma evrakına yansıyan ve mağdurun tehdit edildiğine ilişkin mesaj ve görseller birlikte dikkate alındığında, şüphelinin mağdura öldürme kastıyla ateş ettiği ve fakat eylemini engel hali nedeniyle tamamlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Savcılığın sevk yazısında, şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi, suçun katalog suçlardan olması hususları dikkate alınarak "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.
Türkiye akaryakıt dağıtım sektörünün önde gelen oyuncularından Aytemiz Akaryakıt'ta sürpriz bir hisse devri gerçekleşti...
Rus enerji devi Tatneft, şirketi Tataristan merkezli yatırım grubu TNCI Holding'e sattı. Satışın, ABD'nin Rus şirketlerine yönelik yaptırımları nedeniyle gerçekleştiği belirtiliyor.
Türkiye genelinde 800'ü aşkın bayisiyle sektörün en yaygın ağlarından birine sahip olan Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş., bir kez daha el değiştirdi. 2023 yılında Doğan Holding'den Rus petrol şirketi Tatneft'e geçen şirket, bu kez Tataristan Özerk Cumhuriyeti'ne bağlı yatırım gruplarından TNCI Holding'in kontrolüne geçti. Taraflar, satış bedeline dair herhangi bir açıklama yapmadı.
"ABD YAPTIRIMLARININ İLK SOMUT ÖRNEĞİ"
Sektörde yankı uyandıran gelişmeyi Gazeteci Olcay Aydilek, sosyal medya hesabı X üzerinden duyurdu. Aydilek, Rus Tatneft'in şirketi elden çıkarmasını, ABD'nin Rus enerji firmalarına uyguladığı uluslararası yaptırımlarla ilişkilendirdi.
Aydilek paylaşımında, bu işlemin "ABD yaptırımları sonrasında Türkiye piyasalarına yansıyan ilk somut satış örneği" olduğuna dikkat çekti.
2023'TE DOĞAN GRUBU'NDAN ALINMIŞTI
Aytemiz Akaryakıt, 2023 yılında Doğan Holding'in hisselerini devretmesiyle yaklaşık 336 milyon dolar bedelle Rusya'nın en büyük petrol şirketlerinden Tatneft'in bünyesine katılmıştı. Bugünkü satışla birlikte hisseler, Tatneft'ten yine Tataristan bağlantılı bir yapı olan TNCI Holding'e geçmiş oldu.
GÜÇLÜ LOJİSTİK VE GENİŞ BAYİ AĞI
Türkiye akaryakıt pazarında önemli bir pazar payına sahip olan Aytemiz, ülke genelinde yaklaşık 840 istasyonla hizmet veriyor. Şirket, Mersin, İzmit, Kırıkkale, Trabzon ve Alanya gibi stratejik noktalarda bulunan ve toplam 250 bin metreküp kapasiteye ulaşan depolama terminalleriyle de güçlü bir ikmal altyapısına sahip.
Kartal Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, İstinaf Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında silahla yaraladı. Olası bir faciayı, o sırada odada bulunan hükümlü hizmetli Yakup Karadağ’ın savcının üzerine atlayarak yaptığı müdahale önledi...
İstanbul’da yargı camiasını sarsan silahlı saldırının ayrıntıları ortaya çıktı.
Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın, Bölge Adliye Mahkemesi Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında vurduğu olayda olası bir cinayeti, o sırada odada bulunan hükümlü çaycı Yakup Karadağ’ın cesur müdahalesi önledi.
İstanbul'da bugün öğle saatlerinde meydana gelen olayda, İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görevli Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, bir üst mahkeme olan İstinaf'ta görevli kadın hakim Aslı Kahraman'ı silahla yaralaması gündeme bomba gibi düştü.
Olayın ardından ortaya çıkan detaylar ise faciadan dönüldüğünü gösterdi.
OLAY HAKİMİN ODASINDA YAŞANDI...
Edinilen bilgiye göre olay, bugün saat 13.00 sıralarında gerçekleşti. İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 23. Ceza Dairesi Üye Hakimi Aslı Kahraman’ın odasına gitti.
İkili odada oturduğu sırada, henüz bilinmeyen bir nedenle Savcı Kılıçarslan beylik tabancasını çekerek meslektaşına ateş etti. Silahtan çıkan kurşun, Hakim Aslı Kahraman’ın kasık bölgesine isabet etti.
HÜKÜMLÜ ÇAYCI SİLAHIN ÖNÜNE ATLADI...
Saldırının seyrini değiştiren ve belki de bir cinayeti engelleyen isim ise o sırada odada bulunan çaycı Yakup Karadağ oldu. Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu hükümlüsü olduğu ve adliyede çaycı olarak görev yaptığı öğrenilen Karadağ, Savcı Kılıçarslan’ın ikinci kez ateş etmeye hazırlandığını fark etti.
Kılıçarslan namluyu tekrar doğrultup tetiğe basmak istediği sırada hükümlü personel Karadağ, kendi canını hiçe sayarak savcının üzerine atıldı ve müdahale etti.
Yakup Karadağ’ın bu fiziksel müdahalesi sayesinde savcı ikinci atışı yapamadan engellendi.
SAVCI GÖZALTINDA, HAKİMİN DURUMU İYİ...
Olayın hemen ardından etkisiz hale getirilen Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
Yaralanan Hakim Aslı Kahraman’a ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı.
Hastaneye kaldırılan Kahraman’ın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
Adliye koridorlarında büyük paniğe neden olan olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma sürüyor.
Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli merkezli olmak üzere Alanya, Adana, Mersin ve Samsun'da eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı...
Sahte ev ve otomobil ilanı ile tuzağa düşürdükleri vatandaştan kapora toplayarak 3.5 milyar liralık vurgun yapan çete 'sazan sarmalı' operasyonuyla çökertildi. Çete üyelerinin lüks villada günlerini gün ettiği ortaya çıktı.
Aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından milyarlarca liralık dolandırıcılık ağı deşifre edildi. Örgütün yabancı uyruklu şahıslar adına patates hatlar açtığı, toplanan paraların izinin sürülmemesi için kripto varlıkların kullanıldığı, para trafiğinin tekstil, inşaat ve kuyumculuk firmaları adı altında kurulan paravan şirketler aracılığıyla gizlendiği tespit edildi.
Örgüt liderinin ise lüks villada hayatını sürdürdüğü öğrenildi.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı, bir örgüt üyesinden gelen ihbarı en ince detayına kadar değerlendirerek harekete geçti.
Savcılığın talimatı ile Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri saha çalışmalarına başlayarak 'sazan sarmalı' operasyonuna start verildi.
Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli merkezli olmak üzere Alanya, Adana, Mersin ve Samsun'da eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
YÜZLERCE PATATES HAT...
Şüphelilerin sahte ev ve otomobil ilanı ile tuzağa düşürdükleri kişilerden kapora talep ettiği belirlendi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin, yabancı uyruklu kişiler adına açılmış telefon hatları üzerinden vatandaşları dolandırdığı tespit edildi.
Sadece bir kişi adına kayıtlı 86 adet telefon hattı bulunduğu, bu hatların tamamının 'patates hat' olarak kullanıldığı ifade edildi.
Yabancı uyruklu şahıslar üzerinden açılan bu hatların, dolandırıcılık faaliyetlerinde aktif olarak kullanıldığı öğrenildi.
3.5 MİLYAR LİRALIK HESAP HAREKETİ...
Mali incelemelerde çarpıcı detaylara ulaşıldı. Şüphelilerden yalnızca bir kişinin hesaplarında 250 ila 300 milyon lira arasında giriş ve çıkış olduğu, toplamda ise kripto varlıklar dahil yaklaşık 3,5 milyar liralık hesap hareketi bulunduğu ortaya çıktı.
Aynı şüpheliye ait tek bir hesapta 7,5 milyon adet kripto varlık olduğu tespit edildi.
Şüphelilerin, tekstil firması adı altında kurulan paravan şirketler aracılığıyla suçtan elde edilen parayı akladığı, bazı hesaplarda 700 ila 800 milyon liralık hareketlilik bulunduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında yaklaşık 300 milyon liralık tutara bloke konulduğu kaydedildi.
100 BİN DOLAR DEĞERİNDE ÖZEL NİTELİKLİ SİLAH...
Dosya kapsamında B.K. isimli şahsın örgüt yöneticisi olduğu, uzun süre villada lüks yaşam sürdüğü belirlendi. B.K'nin daha önce dolandırıcılıkla bağlantılı bir olayda silahlı çatışmaya girdiği ve yaralandığı, şu anda ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
Devam eden operasyonda, B.K'ye ait ikamette yapılan aramalarda, Türkiye'de bulunması yasak olan ve piyasa değerinin yaklaşık 100 bin dolar olduğu değerlendirilen özel nitelikli silahlar ele geçirildi.
PARAVAN ŞİRKETLER ÜZERİNDEN AKLANDI...
Yetkililer, örgüt üyeleri arasında doğrudan para transferi yapılmadığını, iz kaybettirmek amacıyla para trafiğinin kripto varlıklarla işlem yapan üçüncü kişiler üzerinden yürütüldüğünü tespit etti. Para hareketlerinin bilinçli şekilde parçalandığı, bu yöntemle takibin zorlaştırıldığı ifade edildi.
Suçtan elde edilen gelirlerin "sazan sarmalı" yöntemiyle kurulan paravan şirketler üzerinden aklandığı, bu kapsamda tekstil, inşaat ve kuyumculuk firmaları adı altında şirketler kurulduğu belirtildi. Kripto varlıklar aracılığıyla yönlendirilen paraların, bu şirketler üzerinden sisteme sokulduğu kaydedildi.
Operasyon kapsamında yapılan aramalarda çok sayıda özel nitelikli silahın yanı sıra dijital materyaller ve suç unsuru olabilecek belgelere de el konuldu.
Şüphelilerin evlerinde yakalandığı operasyonla ilgili soruşturmanın 5 ilde çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
UYUŞTURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ...
Bazı adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu madde de ele geçirildi. Şahısların ev ve eklentilerinde ele geçirilen suç unsurlarına el konuldu.
Yetkililer, Türkiye'de son yıllarda klasik hırsızlık suçlarında azalma yaşanırken, uyuşturucu ve bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarında ciddi artış görüldüğüne dikkat çekti.
Ülke genelinde halen milyonları bulan patates hatların aktif olarak kullanıldığını vurgulayan yetkililer, kişilerin istedikleri bankalarda kolaylıkla ve sınırsız sayıda hesap açabilmesinin dolandırıcılık suçlarını kolaylaştırdığını ifade etti.
Hiçbir düzenli geliri olmayan kişilerin hesaplarında milyonlarca liralık para hareketlerinin tespit edildiği, bu durumun son yıllarda büyük bir patlamaya yol açtığı kaydedildi.
Yetkililer ayrıca, bilhassa online alışverişlerde vatandaşların son derece dikkatli olması gerektiğini belirterek, ev ve araç alım satımlarında tarafların mutlaka bizzat bir araya gelmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Fransa'da 18-59 yaş aralığındaki yaklaşık 28 milyon yetişkinin verileriyle yapılan araştırma, Covid-19 aşılarının uzun vadeli güvenliğini mercek altına aldı. Araştırma sonuçlarına göre, aşılanan bireylerde sadece virüse bağlı ölümler değil, diğer nedenlere bağlı ölüm riski de aşılanmayanlara kıyasla belirgin şekilde düşük çıktı. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Veysi Çeri, verilerin aşı karşıtı iddiaları kesin bir dille çürüttüğünü belirterek, "Aşı olmayanlara geçmiş olsun" dedi...
Dünya genelinde milyonlarca hayatı kurtaran COVİD-19 aşılarının uzun vadeli etkilerine dair en kapsamlı çalışmalardan biri Fransa'da gerçekleştirildi. JAMA Network Open dergisinde 4 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan çalışma, aşıların uzun vadeli güvenliğine dair endişelere bilimsel verilerle yanıt verdi. Fransa Ulusal Sağlık Veri Sistemi verilerine dayanan araştırma, 18 ila 59 yaş arasındaki yetişkinlerde mRNA aşılarının (Pfizer-BioNTech ve Moderna) tüm nedenlere bağlı ölüm riskini artırmadığını, aksine azalttığını ortaya koydu.
Çalışmanın bulgularını yorumlayan Prof. Dr. Veysi Çeri, ortaya çıkan tablonun aşıların genel sağkalımı anlamlı derecede iyileştirdiğini gösterdiğini vurguladı.
4 YILLIK TAKİP VE DEV ÖRNEKLEM...
Araştırma, 1 Mayıs - 31 Ekim 2021 tarihleri arasında ilk doz mRNA aşısını yaptıran 22 milyon 767 bin 546 kişi ile 1 Kasım 2021 itibarıyla hala aşılanmamış olan 5 milyon 932 bin 443 kişiyi kapsadı. Katılımcılar ortalama 45 ay (yaklaşık 4 yıl) boyunca takip edildi.
ÖLÜM RİSKİNDE BELİRGİN DÜŞÜŞ...
Elde edilen veriler, aşılanan grubun aşılanmayanlara göre daha avantajlı bir sağkalım oranına sahip olduğunu gösterdi:
Genel Ölüm Riski: Aşılanan bireylerde, tüm nedenlere bağlı ölüm riski aşılanmayanlara göre yüzde 25 daha düşük bulundu.
COVİD-19 Kaynaklı Ölümler: Aşılananlarda, şiddetli COVİD-19 enfeksiyonuna bağlı ölüm riski yüzde 74 oranında azaldı.
COVID Dışı Ölümler: Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, COVİD-19 kaynaklı ölümler hariç tutulduğunda dahi aşılanan grupta ölüm riskinin yaklaşık yüzde 24 oranında (ağırlıklı tehlike oranı 0.76) daha düşük olmasıydı.
KALP VE KANSER ÖLÜMLERİNDE ARTIŞ YOK...
Aşı karşıtı söylemlerde sıkça dile getirilen "uzun vadeli gizli tehlikeler" iddiasının aksine, çalışma aşılanan grupta dolaşım sistemi hastalıkları veya kanser gibi nedenlere bağlı ölümlerde bir artış saptamadı. Aksine, aşılanan grupta kanser ve dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranları, aşılanmayan gruba göre daha düşük seyretti.
Araştırmacılar, COVID dışı ölümlerdeki bu düşüşün bir kısmının "sağlıklı aşılanan etkisi" (aşı olanların genellikle sağlıklarına daha fazla dikkat etmesi) veya aşıların "Uzun COVID" (Long COVID) semptomlarını ve buna bağlı komplikasyonları azaltmasıyla açıklanabileceğini belirtti.
GENÇ YETİŞKİNLERDE GÜVENLİK KANITLANDI...
Çalışma, özellikle hastalığı daha hafif geçirme eğiliminde olan ve aşı gerekliliği tartışılan 18-59 yaş grubuna odaklanmasıyla önem taşıyor. Araştırmacılar, 4 yıllık takibin sonunda mRNA aşılarının güvenliğinin desteklendiğini ve dünya çapında yaygın olarak kullanılan bu aşıların herhangi bir ek ölüm riski yaratmadığını vurguladı.
"AŞI OLMAYANLARA GEÇMİŞ OLSUN"...
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Veysi Çeri, bulguların aşılamaya ilişkin yaygın komplo iddialarını "kesin bir biçimde çürüttüğüne" dikkat çekti.
Prof. Dr. Çeri, araştırmaya ilişkin şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: "Yeni yayınlanan dört yıllık titiz ve kapsamlı bir araştırmanın bulguları, COVID-19 aşılamasına ilişkin yaygın komplo iddialarını kesin bir biçimde çürütmüş görünüyor. Aşılanan bireylerin aşılanmamışlara kıyasla COVID-19'a bağlı ölüm riskinde yüzde 74, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde ise yüzde 25 oranında daha düşük risk taşıdığı saptanmış. Velhasıl aşı olmayanlara geçmiş olsun."
"KOMPLO TEORİLERİ SÜRDÜRÜLEMEZ HALDE"...
Prof. Dr. Çeri, çalışmanın sadece pandemiye özgü ölümleri değil, genel sağkalımı da kapsadığına işaret etti. Aşıların zararlı olduğu yönündeki tezlerin ampirik veriler karşısında çöktüğünü belirten Çeri, sözlerine şöyle devam etti:
"Aşı sadece Covid değil tüm nedenlere bağlı ölümleri bile azaltıyor görünmekte. Bu sonuçlar, aşıların yalnızca pandemiye özgü mortaliteyi dramatik ölçüde azaltmakla kalmayıp, genel sağkalımı da anlamlı derecede iyileştirdiğini güçlü bir bilimsel kanıtla belgelemektedir. Böylece, aşıların zararlı olduğu yönündeki asılsız komplo teorileri, ampirik veriler karşısında sürdürülemez hale gelmektedir."
AKP’nin yeni kanun teklifiyle belediyelere yeni kısıtlama geliyor. Düzenlemeye göre, belediyelerin yeni şirket, kooperatif kurması, her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olması Cumhurbaşkanının iznine tabi olacak...
AKP, fahiş site aidatlarına ilişkin düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı'na sundu.
Teklifle, Kat Mülkiyeti Kanununda yöneticinin görevlerini düzenleyen hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak.
YETKİ KAT MALİKLERİ KURULUNDA...
Düzenlemeyle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilerek yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önüne geçiliyor.
Aidat arttırma yetkisi kat malikleri kuruluna veriliyor.
Buna göre, işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak.
Kanunun, "yönetim planı ve değiştirilmesi" başlıklı maddesinde yapılan değişiklikle, yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının 3'te 2'sinin oyu şart olacak.
Geçici yönetimle ilgili yönetim planı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin 3'te 2'sinin oylarıyla değiştirilebilecek. Yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmayacak.
YEREL YÖNETİMLERE NEŞTER...
Teklifte bir diğer dikkati çekici düzenleme ise 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunda yapılıyor.
Buna göre mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla gerçekleşenler de dahil her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabi olacak.
Böylece belediyeler, kooperatif kurmak, şirket veya kooperatiflere ortak olmak istediğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izni olmadan hareket edemeyecek.
AKP, düzenlemeyle belediyelerin dolaylı veya bedelsiz edinimler yoluyla denetim dışı alanlarda şirketleşmesinin ve kamu kaynaklarının mali durumu yetersiz veya riskli alanlara yönlendirilmesinin önüne geçilmesini amaçlıyor. Bu durumun birçok belediyenin hizmetlerini etkilemesi bekleniyor.
Elazığ'ın Baskil ilçesinde bu akşam 4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi...
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) son dakika deprem bildirimine göre, Elazığ'ın Baskil ilçesinde bu akşam saatlerinde 4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği 9.85 km olarak belirtildi.
BDDK, temassız kredi kartlarında şifresiz işlem limitinin 15 Ocak'tan itibaren 2 bin 500 lira olacağını duyurdu...
Kartlar ve mobil cihazlar üzerinden hiçbir temas gerektirmeden ödeme yapmaya imkan sağlayan temassız ödemelerde şifresiz işlem limiti 15 Ocak'tan itibaren 1500 liradan 2 bin 500 liraya çıkarıldı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından bankalara gönderilen yazıda, 1 Temmuz 2024'te 1500 liraya çıkarılan temassız ödemelerde şifresiz işlem limitinin, 1,5 yıl sonra güncellendiği ifade edildi.
Şifresiz işlem limitinin, 15 Ocak'tan itibaren 2 bin 500 lira olarak uygulanacağı bildirildi.
AVRUPA'DA LİMİT 50 EURO...
Temassız ödemelerde şifresiz işlem limiti dünyanın birçok yerinde uygulanıyor. Dünya örneklerine bakıldığında, bu limitin İngiltere'de 100 sterlin, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan ve Almanya'da 50 Euro olduğu görülüyor.
ABD'de ise söz konusu limit için bir standart bulunmuyor ve bankalar limiti kendileri belirliyor.
Captain Black grubundaki sigaraların fiyatlarına 5 TL zam yapıldı...
En ucuz sigara fiyatı 90 TL olurken, en yükseği ise 95 TL oldu.
Zamlar 5 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olacak.
YILIN İLK ZAMMI...
Türkiye Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Captain Sigara Grubu’na bağlı ürünlerde fiyat artışı gerçekleştiğini duyurdu.
Yeni düzenleme ile birlikte grubun en ucuz sigarasının fiyatı 90 TL, en pahalı sigara fiyatı ise 95 TL oldu. Zamlar 5 Ocak’tan itibaren geçerli olacak.
İstanbul Esenyurt'ta sürücüsünün kontrolünden çıkan bir servis minibüsü şarampole yuvarlandı. Meydana gelen kazada hayatını kaybedenlerin sayılı 5'e yükselirken, 2’si ağır, 6 yaralının tedavilerinin devam ettiği aktarıldı...
İstanbul Esenyurt'a bağlı Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı'nda seyir halindeki servis midibüsü, kontrolden çıkarak yol kenarındaki alana devrildi. Kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 5’e yükselirken ikisi ağır, 6 yaralının hastanelerde tedavilerinin devam ettiği aktarıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2019 yılında hayata geçirilen uygulama kapsamında 25 kuruştan satılmaya başlanan plastik poşetlerin taban fiyatı, 1 Ocak 2026’dan itibaren 1 lira olarak belirlendi...
Bakanlık tarafından plastik kaynaklı atık kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla plastik poşetler, 1 Ocak 2019 itibarıyla ücretli hale getirildi.
Tek kullanımlık plastik poşetler yerine çok kullanımlık taşıma ekipmanına geçişin teşvik edilmesiyle, kaynakların verimli kullanılmasına ve sıfır atık hedeflerine katkı sağlandı.
Yeni yılda uygulanacak plastik poşet bedelini belirlemek amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sektörde faaliyet gösteren dernek ve federasyon temsilcilerinin katılımıyla 12 Kasım'da "Ambalaj Komisyonu-Plastik Poşet Alt Komisyonu Toplantısı" düzenlendi.
Toplantı sonucunda, katılımcıların görüş ve önerileri de dikkate alınarak, 2026'da plastik poşetlere uygulanacak taban ücretin adet başına vergiler dahil 1 lira olmasına karar verildi.
Karar, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak.
Bugüne kadar 2,8 milyon ton plastik atığın oluşumu engellendi
Uygulamanın başladığı 2019 ile 2025'in ilk 9 aylık verilerine göre, plastik poşet kaynaklı toplam 2 milyon 844 bin 596 ton plastik atığın oluşumu engellendi.
Bu azalmayla plastik poşet üretimi için gerekli plastik ham madde ithali de önlendi ve yaklaşık 28 milyar lira tasarruf edilerek 167 bin 984 ton sera gazı emisyon salımının önüne geçildi.
Diyarbakır'nın Yenişehir ilçesinde, bir binanın 8’inci katındaki dairede bir kadın, çöp poşeti içerisinde ölü bulundu...
Olay, akşam saatlerinde Yenişehir ilçesi Fabrika Mahallesi’nde bulunan bir site içerisindeki binada meydana geldi. İsmi henüz öğrenilemeyen kadından haber alamayan yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
ÇÖP POŞETİ İÇİNDE BULUNDU...
İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Dairenin kapısını açan ekipler, kadını çöp poşeti içerisinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde kadının hayatını kaybettiği belirlendi.
Olay yerinde yapılan incelemenin ardından kadının cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
EŞİ KAYIP İHBARINDA BULUNMUŞ...
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde çöp poşeti içerisinde cansız bedeni bulunan kadının, eşi tarafından bir gün önce kayıp ihbarında bulunulan Sümeyye D. (18) olduğu belirlendi.
Sümeyye D.’nin cansız bedeninin, sitedeki boş bir dairede mülk sahibinin yaptığı kontrolde fark etmesiyle bulunduğu ortaya çıktı.
Eşinin kayıp ihbarında bulunduğu Sümeyye D.’nin ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor.
Libya'da kalıcı ateşkesin ve siyasi diyalog sürecinin sonuçlandırılması amacıyla hazırlanan Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi...
Libya'da görevli TSK unsurlarının görev süresinin 2 yıl süreyle uzatılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu’nda TSK unsurlarının iki yıl daha Libya’da görev yapmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi görüşmeleri yapıldı. Görüşmelerin ardından tezkere kabul edildi.
Yeni yılda şans getirdiğine inanılan kokina çiçeği, süslediği tezgahlarda göz kamaştırırken,fiyatı ile cep yakıyor...
Yılbaşının vazgeçilmezi kokina, yalnızca kırmızı dallarıyla değil, getirdiği şans ve bereketle de dikkat çekiyor.
Peki kokina nedir?
Ne anlama gelir ve vazoda nasıl uzun süre canlı kalır?
Yılbaşı yaklaşırken çiçek tezgâhlarında sıkça görülen kokina, aslında tek bir bitki değil, iki farklı bitkinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan geleneksel bir süs bitkisidir.
Kokinanın kırmızı taneli kısmı halk arasında silcan, yeşil dallı bölümü ise botanikte Smilax excelsa olarak bilinen ve “tavşanmemesi” adıyla anılan çok yıllık bir çalı bitkisidir.
Kokinalar genellikle kış aylarında, özellikle Aralık ayında hazırlanarak satışa sunulur. Doğada kendiliğinden bu şekilde bulunmaz; özenli bir işçilikle birleştirilir.
KOKİNA ÇİÇEĞİ NE ANLAMA GELİR?
Kokinanın kökeni Yunan ve Anadolu kültürlerine dayanır. Rivayete göre, yılbaşında eve alınan kokina dalı bir yıl boyunca solmadan kalırsa, o eve şans, mutluluk, bereket ve hatta ev sahibi olma müjdesi getirir. Sahibine uzun ömür vadettiğine inanıldığı için, kokina yılbaşından önce alınır ve tüm yıl boyunca saklanır.
Kokina aynı zamanda sabır ve emeğin sembolü olarak görülür. Eski İstanbul’da özellikle Rum toplumunda kokina dallarını toplamak, kırmızı meyveleri tek tek yeşil dallara bağlamak zahmetli ve sabır gerektiren bir iş olarak kabul edilirdi. Bu nedenle kokina, yalnızca bir süs bitkisi değil, emekle yapılan bir el sanatı olarak da değer görür.
İSTANBUL’UN NOSTALJİK YILBAŞI GELENEĞİ...
Özellikle İstanbul’daki çiçek pazarlarında satılan kokinalar, geçmişten günümüze uzanan nostaljik bir yılbaşı geleneği olarak öne çıkar. Yeni yıl süslemelerinin vazgeçilmezlerinden biri olan kokina, kırmızı rengiyle umut ve yenilenmeyi simgeler.
KOKİNA VAZODA NASIL SAKLANIR?
Kokinanın uzun süre taze kalması için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir:
* Dal halinde alınan kokina bekletilmeden vazoya konulmalıdır * Vazoda başka bitki bulundurulmamalıdır * İç mekânda, doğrudan güneş ışığı ve hava akımından uzak bir yere yerleştirilmelidir * Suyu düzenli olarak değiştirilmelidir * Kırmızı meyvelerde büzüşme görülüyorsa, bitki yeterince su alamıyor demektir * Saplar çapraz şekilde kesilerek içme suyuyla desteklenmelidir.
Uyuşturucu testi pozitif çıkan Ela Rumeysa Cebeci, İstanbul Adliyesine gelerek ifade verdi. Cebeci, test sonuçlarının yanlış olduğunu savundu. Cebeci'nin 'Uyuşturucuyu hayatımda görmedim' dediği belirtildi. Ela Rümeysa Cebeci çıkarıldığı mahkemece tutuklandı...
Uyuşturucu testi pozitif çıkan Ela Rumeysa Cebeci, İstanbul Adliyesine gelerek savcıya ifade verdi.
İfade vermek üzere İstanbul Adliyesine gelen Ela Rumeysa Cebeci, güvenlik görevlilerinden basın mensuplarının kendisini çekmemesini istedi. Cebeci soruşturma savcılarının bulunduğu kata çıkarken, soruları yanıtsız bıraktı.
Daha sonra konuşan Cebeci, test sonuçlarının yanlış olduğunu ifade etti. Cebeci, 'Test sonucu yanlış, hayatımda uyuşturucu görmedim' dedi.
Uyuşturucu soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan ve ardından serbest bırakılan spiker Ela Rümeysa Cebeci ifade için adliyeye geldi. Cebeci’nin saçından alınan örnekte Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede uyuşturucu madde tespit edilmişti.
CEBECİ TUTUKLANDI...
Savcılıktaki ifadesinin ardından Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen spiker Ela Rümeysa Cebeci, çıkarıldığı mahkemece 'Uyuşturucu madde kullanımı kolaylaştırmak' suçundan tutuklandı.
Şişli'de ters yöne giren otomobil kaldırımdaki yayalara çarptı. Kazada 2 kişi hayatını kaybederken 6 kişi de yaralandı...
İstanbul’un Şişli ilçesinde otomobilin yaya geçidindekilere çarpması sonucu 5 kişi yaralandı.
Kaza, Halide Edip Adıvar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki bir otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle yaya geçidinden geçmeye çalışan vatandaşlara çarptı.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.
2 KİŞİ ÖLDÜ...
Halide Edip Adıvar Mahallesi Darülaceze Caddesi'nde bir otomobil ters yöne girerek ilerledi. Otomobil önce motosiklete ardından kaldırımdaki yayalara çarptı. Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi ise yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla hastaneye götürüldü. Kaza ile ilgili inceleme sürüyor.
Yaptığı hareketle sosyal medya 85 yaşındaki İbrahim dedeyi konuşmuştu. 85 yaşındaki İbrahim Çakmakçı'dan bugün acı haber geldi...
Isparta'nın Sav beldesinde "Hayır Bahçesi" ile tanınan ve yetiştirdiği ürünleri ücretsiz dağıtan 85 yaşındaki hayırsever İbrahim Çakmakçı, evinin bahçe girişine beton döktüğü sırada aniden fenalaşarak hayatını kaybetti.
Olay, akşam saatlerinde Isparta'nın Sav beldesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, "Hayır Bahçesi" olarak bilinen alanda yetiştirdiği ürünleri vatandaşlara ücretsiz olarak ikram eden 85 yaşındaki İbrahim Çakmakçı, ziyaretçiler rahat girip çıksın diye bahçesinin girişine beton döktüğü sırada aniden fenalaşarak yere yığıldı.
Olayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Çakmakçı'nın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Çakmakçı'nın cansız bedeni hastaneye kaldırıldı.
İlk belirlemelere göre ölümün doğal nedenlerden kaynaklandığı değerlendirilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak.
30 YIL BOYUNCA YOLDAN GEÇEN HERKES ONUN BAHÇESİNDE PAYINI ALDI
Öte yandan Çakmakçı, 15 yıl önce trafik kazasında hayatını kaybeden eşiyle birlikte kurduğu ‘Hayır Bahçesi'nde, yaklaşık 30 yıldır yetiştirdiği meyve ve sebzeleri yoldan geçenler ile ziyaretçilerle ücretsiz olarak paylaşıyordu.
Kısa sürede sosyal medyada büyük ilgi gören İbrahim dedenin bu yılki tek hedefi ise bahçesinin yıllık 5 bin ziyaretçiye ulaşmasıydı. Acı haberi alan İbrahim Çakmakçı'nın sevenleri ise bölgede büyük üzüntü oluşturdu.
Konya’da yaşanan cinsel istismar olayı kamuoyunda infial yarattı. Bir diş kliniğinde çalışan kadın asistanın, diş hekimi karı koca tarafından uyutularak cinsel istismara maruz bırakıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı...
Konya’nın Kulu ilçesinde bir özel diş kliniğini yöneten karı-koca hakkında cinsel saldırı iddiasıyla hazırlanan iddianame kabul edildi.
Sabah'tan Tolga Yanık'ın haberine göre, Konya’nın Kulu ilçesinde özel bir diş kliniğinin yöneticileri olan Hakan A. (48) ve eşi Sebahat A. (45) hakkında, mesai arkadaşları Z.M.’ye (29) yönelik cinsel saldırı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
Tutuklu bulunan çift hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Z.M., "Eve gittiğimde enerji içeceği içtim. İlk başta fark etmedim ama sonra içinde alkol olduğunu anladım. Sarhoş olup kendimi kaybetmişim. Kendime geldiğimde yatak odasında çıplak haldeydim ve Hakan bana cinsel saldırıda bulunuyordu. Korktuğum için sesimi çıkartamadım. 40 dakika filan bu şekilde devam etti. 'Ağabey yapma, babam yaşındasın' dedim ama dinlemedi. Sebahat da dudaklarımdan öpüyordu. Bağırmamam için ağzımı kapattılar. Hakan gözüme yumruk attı. 'Seni öldürürüz, çıplakken videonu aldık, başkalarına yayarız' diye tehdit ettiler. Sebahat beni banyoda yıkadı. Evden çıkmama izin vermediler. Hakan, 'Biz Sebahat ile ilişkiye gireceğiz sen de izleyeceksin, izlemezsen öldürürüz' dedi. Hakan banyoya gittiğinde telefonumu alıp evden ayrıldım. Arkadaşlarımı arayıp durumu anlattım" ifadelerini kullandı.
İddianamede yer alan Adli Tıp raporunda, mağdurun vücudunda Hakan A.’ya ait sperm ve DNA örneklerinin, iç çamaşırlarında ise Sebahat A.’ya ait DNA profillerinin tespit edildiği belirtildi.
Savcılık, şüpheliler hakkında 49’ar yıla kadar hapis cezası talep etti.
İzmir Torbalı'da üç kişinin ölümüyle ilgili ilk başta 'cinayet ve intihar' şüphesi üzerinde durulan olayda, polisin dikkati korkunç gerçeği ortaya çıkardı.
İzmir'in Torbalı ilçesindeki evlerinde 24 Ekim'de ölü bulunan anne, baba ve oğlunu çiftin diğer çocuğunun silahla vurduğu tespit edildi.
Muratbey Mahallesi'nde Hatice (54) ve Şadi (67) çifti ile oğulları Mehmet Avcı'nın (33) ölü bulunmasına ilişkin Asayiş Şube Müdürlüğü Amirliği ekiplerince çalışma yürütüldü.
Ekipler, Mehmet Avcı'nın cansız bedeninin bulunduğu odadaki bulgulardan olayın cinayet olabileceğinden şüphelendi.
Bunun üzerine Cinayet Büro ve Suç Analiz Büro amirliklerinden özel ekip oluşturuldu. Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmaya İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.
AİLENİN DİĞER ÇOCUĞU EKİPLERCE TAKİBE ALINDI
Aile bireylerinin tüm irtibatlarını inceleyerek çiftin diğer oğlu M. Avcı'nın (31) hareketlerini mercek altına alan ekiplerce, yaklaşık 60 güvenlik kamerasına ait 1200 saatten fazla görüntü izlendi.
Kayıtlardan şüphelinin, İzmir'den Torbalı'ya gelerek çeşitli iş yerlerinden pamuk, kolonya ve eldiven temin ettiği belirlendi.
Ailenin yan dairede oturan komşularının olay günü şiddetli ses duydukları, sesin saat aralığının belirlenmesiyle şüphelinin o sırada evde olduğu ve kısa süre sonra ayrıldığı ortaya çıkarıldı.
Dijital materyallerdeki incelemede zanlının cep telefonundaki internet geçmişinde tabanca sesinin desibel seviyeleri gibi aramaların bulunduğu ve cinayeti önceden planladığı belirlendi.
Şüphelinin önce annesini tabancayla öldürdüğü, ardından babasını eve çağırarak başka bir odada vurduğu,son olarak eve gelen ağabeyini de salonda öldürdüğü tespit edildi.
Zanlının tabancanın üzerindeki parmak izlerini sildiği ve ağabeyinin ölü bulunduğu odayı intihar süsü verecek şekilde düzenlediği belirlendi.
M. Avcı'nın, cinayeti maddi sıkıntılar nedeniyle mirası tek başına alabilmek amacıyla işlemiş olabileceği şüphesi üzerinde duruluyor.
Gözaltına alınan zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı.
Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde Mehmet Bertan, evde döverek ağır yaraladığı eşi Halime Bertan’ın öldüğünü düşününce olayı gizlemek için trafik kazası süsü vermeye çalıştı. Tarlaya giren araçta yaralı bulunan Halime Bertan hastaneye kaldırılırken, Mehmet Bertan gözaltına alındı...
Olay, pazar günü Akçakale’ye bağlı Arıcan Mahallesi’nde meydana geldi. Akşam saatlerinde 34 LS 4241 plakalı otomobilin tarlaya uçtuğu ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Ekipler araçta Halime Bertan’ı baygın buldu. Bertan’ın vücudunda morluklar ve kırıklar tespit edildi. Aracın sürücüsü Mehmet Bertan’ın ise olayda yara almadığı belirlendi.
Halime Bertan ambulansla Akçakale Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Tedaviye alınan Halime Bertan’ın yaralarının trafik kazasıyla uyumlu olmadığı, şiddetli darp sonucu oluştuğu belirlendi. Bunun üzerine jandarma ekipleri, olayın seyrini yeniden değerlendirdi.
ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMÜŞ...
Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı araştırmada Mehmet Bertan’ın çıkan tartışmada eşini tekme, tokat ve sopayla dövdüğü belirlendi.
Bertan’ın, eşinin öldüğünü düşündüğü, olayı gizlemek amacıyla otomobile bindirip kırsal yola götürdüğü ve aracı tarlaya sürerek kaza gibi göstermeye çalıştığı ortaya çıktı. Jandarma Mehmet Bertan’ı gözaltına aldı.
Halime Bertan’ın yoğun bakımdaki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.
Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı...
Ünlü şarkıcı Güllü'nün kızı Tuğyan Ülker Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı bulunması nedeniyle İstanbul Büyükçekmece’de gözaltına alındı.
İki isim, valizleriyle birlikte yurt dışına kaçma hazırlığı yaparken polis ekipleri tarafından takibe alındı.
Operasyonun, akşam saat 21.45 sıralarında başladığı ve dakikalar içinde tamamlandığı bildirildi. İlk işlemleri İstanbul’da yapılan şüphelilerin, soruşturmanın yürütüldüğü Yalova’ya sevk edilmeleri bekleniyor.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya ilişkin detay vermezken, kaçış planının nasıl deşifre edildiğine yönelik incelemelerin sürdüğü belirtildi.
İstanbul'da uyuşturucu operasyonunda polise ateş açıldı. Çatışmada ağır yaralanan polis şehit oldu...
İstanbul Çekmeköy'de sabah saatlerinde yapılan uyuşturucu operasyonunda şüphelilerin ateş açması sonucu bir özel harekat polisi yaralandı. Ağır yaralanan polis memuru Emre Albayrak kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Şüphelilerden R.A.(35) etkisiz hale getirilirken Ç.A. ve C.A. gözaltına alındı.
İstanbul emniyeti Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde Aydınlar Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi'nde bulunan eve uyuşturucu operasyonu gerçekleştirdi. Yapılan operasyonda evde bulunan şüpheliler polis ekiplerine ateş açtı. Çıkan çatışmada özel harekat polisi Emre Albayrak yaralandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memuru Emre Albayrak şehit oldu. Şüphelilerden R.A. (35) etkisiz hale getirildi. Diğer şüpheliler Ç.A. ve C.A. gözaltına alındı.
Şehit polis Emre Albayrak
İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA...
İstanbul Valiliği'nden "Çekmeköy İlçesinde narkotik operasyonunda ağır yaralanan polis memurumuz Emre Albayrak, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Milletimizin başı sağ olsun" açıklamasını yaptı.
SALDIRGANLARIN SUÇ DOSYASI KABARIK...
Polis memuru Emre Albayrak’ı şehit eden saldırganların suç dosyası kabarık çıktı.
Cemal A., kasten yaralama; Çetin A.,2 adet tehdit, hakaret, 2 adet genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 3 adet kasten yaralama, 2 adet TCK 191; Ramazan A., da 4 adet kasten yaralama, 2 adet tehdit, hakaret, 1 adet bilişim yolu ile hırsızlıktan suç dosyalarına sahip.
Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde yolcu otobüsünün TIR'a çarptığı kazada 7 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Kazanın ardından TIR sürücüsü H.K. gözaltına alındı...
Feci kaza, saat 05.00 sıralarında Adana- Gaziantep otoyolu Bahçe ilçesi Ayran Tüneli yakınlarında meydana geldi.
Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen SEÇ turizme ait 27 AVD 454 plakalı yolcu otobüsü, aynı güzergahta 06 CSZ 652 plakalı TIR'a çarptı. Kazada 7 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı.
İhbarla bölgeye çok sayıda kurtarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Osmaniye'deki çeşitli hastanelere kaldırıldı.
Otoyolun Gaziantep yönü kaza nedeniyle bir süre trafiğe kapatılırken, ulaşım kontrollü şekilde tek şeritten sağlandı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
VALİLİK CAN KAYBI VE YARALI SAYISINI PAYLAŞTI
Osmaniye Valiliği'nden yapılan açıklamada, kazada otobüste yolcu olarak bulunan 7 kişinin öldüğü, 11 kişinin yaralandığı bildirildi.
Hayatını kaybedenlerin kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü anlatılan açıklamada yolun trafiğe kapatıldığı kaydedildi.
Kazanın ardından TIR sürücüsü H.K. gözaltına alındı.
KİMLİKLERİ BELİRLENDİ
Osmaniye'de yolcu otobüsü ile TIR'ın çarpışması sonucunda ölenlerin Esma Atlar (37), Mehmet Kızıldoğan (42), Ahmet Keske (19), Nezihe Avcu (55), Ökkeş Acet (56), Yaşar Doğan (59) ve Eda Bayrak (36) olduğu açıklandı.
Cenazelerin otopsi işlemlerinin ardından toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildiği bildirildi.
Isparta Keçiborlu'da dağlık alanda yanmış otomobilin yanında bir kişinin başsız cesedi bulundu. Kayıp başın bulunması için geniş çaplı soruşturma başlatıldı...
Olay, gündüz saatlerinde Keçiborlu ilçesine bağlı Aydoğmuş köyündeki dağlık alanda meydana geldi.
Dağlık alanda bir otomobilin yandığını görenler 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak durumu bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen ekipler yanan otomobilin yakınında başsız erkek cesedi buldu. Araçtaki yangını söndürülmesinin ardından, cesedin kimliğinin belirlenmesi için jandarma tarafından inceleme başlatıldı.
Yapılan çalışma sonucu cesedin evli ve iki çocuk babası Ferdi Özdemir’e ait olduğu belirlendi. Özdemir'in cenazesi, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, cesedin başının bulunması için bölgede ekipler tarafından arama çalışması başlatıldı.
Öte yandan Ferdi Özdemir'in son görüntüleri ortaya çıktı. Aydoğmuş köyünün meydanında bulunan markete dün saat 19.55 sıralarında gelen Özdemir'in bir paket sigara aldıktan sonra ayrıldığı iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Jandarma, olayla ilgili soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.
Antalya'ya yurt dışından tatile gelen İbrahim Gedik (80), içinde cep telefonu, pasaport ve 4 bin avro bulunan çantasını bindiği otobüste unuttu.
Şoför Yusuf Yevlal (48) tarafından bulunan çanta, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir tarafından Gedik'e teslim edildi...
Yurt dışında yaşayan İbrahim Gedik, bugün öğle saatlerinde uçakla Antalya Havalimanı'na geldi.
Kentteki yakınlarının yanına gitmek için havalimanından Büyükşehir Belediyesi'ne ait halk otobüsüne binen Gedik, ineceği durağa geldiğinde yanındaki el çantasını oturduğu koltukta unuttu.
Çantasını unuttuğunu fark etmeyen Gedik yakınlarının yanına ulaştı. Bu sırada son durağa ulaşan otobüsün şoförü Yusuf Yevlal, koltukta unutulan çantayı fark etti.
Çantayı alan Yevlal, içinde cep telefonu, pasaport ve 4 bin avro bulunan çantayı duraktaki görevlilere teslim etti.
Görevliler cep telefonundan ulaştıkları Gedik'e, çantasını otobüste unuttuğunu söyledi.
Büyük mutluluk yaşayan Gedik, çantasını Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir'den teslim almak için belediyeye geldi.
Büyükçekmece Adliyesi'ndeki emanet bürosunda bulunan 50 kilogram gümüş ile 25 kilogram altın adliyedeki görevli memur tarafından çalındı. Hırsızlığı gerçekleştiren memur hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Soygunun ayrıntıları ortaya çıkarken, hırsızlığı gerçekleştiren memurun aylar önceden soygunu planladığı ve vize başvurusu yaptığı belirlendi...
1 Aralık sabahı Büyükçekmece Adliyesi'ndeki Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Bürosunda görevli zimmet memuru Erdal T.'nin uzun süredir işe gelmediği tespit edildi.
Bunun üzerine savcılık, şüphe üzerine anahtarları emanet memuru Kemal D.'de bulunan kasaları açtırdı.
Açılan kasaların tamamen boş olduğu belirlendi. İlk tespitlere göre yaklaşık 50 kilogram gümüş ve 25 kilogram altının kayıp olduğu ortaya çıktı.
AİLESİYLE BİRLİKTE İNGİLTERE'YE KAÇMIŞ!
Savcılık, durumun tespiti üzerine emniyet ekipleri ile irtibata geçerek Erdal T. ve Kemal D. hakkında gözaltı talimatı verdi.
Yapılan araştırmada, Erdal T'nin eşi Esma T. ve çocuklarıyla birlikte 19 Kasım 2025'te saat 08.22'de Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan İngiltere'ye uçakla kaçtığı belirlendi.
Bunun üzerine Erdal T. ve eşi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Diğer şüpheli Kemal D. ise gözaltına alındı.
Emanet büroda görev yapan yazı işleri müdürü dahil tüm personelin bilgi sahibi sıfatıyla ifadeleri alındı.
Ayrıca şüphelilerin ev adreslerinde Sulh Ceza Hakimliği'nce arama yapıldı ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı.
Öte yandan yürütülen soruşturma kapsamında kamera kayıtlarının incelemeleri devam ederken, şüphelilerin telefonlarına ait HTS kayıtları da istendi.
Gözaltındaki Kemal D. hakkında ek gözaltı süresi alındığı öğrenildi.
9 AY ÖNCEDEN VİZEYİ ÇIKARMIŞ!
ATV'den Mustafa Kadir Mercan'ın haberine göre; Emanet memuru Erdal T.'nin 4 yıldır görevde olduğu, soygunu 13 Kasım sabahı 07.40’ta gerçekleştirdiği, ziynet eşyalarını alışveriş arabasına yükleyip siyah poşetle çıkardığı, Mart ayında İngiltere vizesi aldığı, tüm mal varlıklarını satıp İngiltere’ye kaçtığı, kaçmadan önce “Ailemle sorunlarım var” diyerek izin aldığı ortaya çıktı.
Firari Erdal T.'nin, "Soygundan 6 gün sonra firar ettiği belirlenirken, arkadaşlarına da “Allah çarşınızı pazar etsin, ben altınları sattım” dediği ortaya çıktı.
Türkiye’de yasa dışı bahisle mücadele kapsamında MASAK’a olağanüstü yetkiler tanıyan düzenleme tamamlanmak üzere. Yeni dönemle birlikte banka hesapları mahkeme kararına gerek olmaksızın dondurulabilecek. 1 Ocak 2026’dan itibaren ise 200 bin TL üzeri para transferleri için zorunlu açıklama dönemi başlıyor...
Son yıllarda artan yasa dışı bahis trafiği, ekonomi yönetimini ve ilgili kurumları yeni önlemleri devreye almaya zorladı. Son kabine toplantısının ardından Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), kapsamlı bir eylem planı üzerinde çalışmasını hızlandırdı. Edinilen bilgilere göre, bankacılık sistemine erişimi doğrudan etkileyen 20 maddelik düzenlemede sona gelindi.
BANKA HESAPLARI DONDURULABİLECEK...
Hazırlanan taslağa göre MASAK, yasa dışı bahis gelirlerinin izini sürerken önemli bir yetki genişlemesine kavuşacak.
Yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde:
-MASAK, şüpheli bir banka hesabını mahkeme ya da savcılık kararı olmadan anında bloke edebilecek.
-Mal varlığına yönelik tedbirlerde kurum tek başına aksiyon alabilecek.
-Bu adımın, yasa dışı bahis gelirlerinin hızla el değiştirmesinin önüne geçmesi amaçlanıyor.
1 OCAK 2026'DA ATM'LERDE YENİ DÖNEM BAŞLAYACAK...
MASAK’ın hazırladığı değişiklikler yalnızca hesap dondurma yetkisiyle sınırlı değil.
1 Ocak 2026’dan itibaren para hareketlerinde yeni bir dönem başlayacak.
Buna göre:
-Gün içinde yapılan ve toplam tutarı 200 bin TL’yi aşan tüm para transferleri için ayrıntılı açıklama şartı getirilecek.
-Bu zorunluluk; mobil bankacılık, internet bankacılığı ve ATM’lerden yapılan transferleri de kapsayacak.
-ATM üzerinden yapılan işlemlerde limit aşılırsa, gönderici kişi en az 20 karakterden oluşan bir açıklama metni girmeden işlemi tamamlayamayacak.
Bu nedenle 1 Ocak’tan itibaren karta ATM’ye takan herkes para transferi sırasında ekranda “Açıklama girme zorunluluğu” uyarısıyla karşılaşacak.
Uzmanlar, düzenlemelerin temel hedefinin finansal sistemdeki riskli para hareketlerini azaltmak ve yasa dışı bahis ağlarının finansmanını kesmek olduğunu belirtiyor. Para transferi açıklamalarının zorunlu hale gelmesiyle hem takip kolaylaşacak hem de şüpheli işlemler kısa sürede tespit edilebilecek.
Sosyal medyada ‘doğal’ veya ‘tamamen bitkisel’ ifadeleriyle pazarlanan zayıflama ürünleri ciddi sağlık riskleri taşıyor. 32 yaşındaki bir vatandaş, ‘zayıflama kahvesi’ kullandıktan sonra kalp durması nedeniyle entübe edildi. Türk Eczacılar Birliği'nden halka uyarı geldi...
Türk Eczacılar Birliği’nden halka önemli bir uyarı geldi. Sosyal medya hesabından, "doğal ve bitkisel" adı altında satılan ürünlerine ilişkin uyarıda bulunuldu. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
CİDDİ SAĞLIK RİSKİ TAŞIYOR...
"Sağlığın kısa yolu yoktur. Sosyal medyada ‘doğal’ veya ‘tamamen bitkisel’ gibi aldatıcı ifadelerle pazarlanan ürünler, metabolizmayı hızlandırdığı iddiasıyla ciddi sağlık riskleri taşıyor.
Son örnek: 32 yaşındaki bir vatandaşımız, ‘zayıflama kahvesi’ kullanımı sonrası kalbinin durması nedeniyle entübe edildi.
VAATLER YANILTICI...
Bitkisel veya çay-kahve şeklinde tanıtılan ürünler zararsız değildir. İnternetteki ‘kolay çözüm’, ‘sihirli formül’ ve sağlık beyanı vaatleri yanıltıcıdır.
Vitamin, mineral ve bitkisel ürünler Sağlık Bakanlığı denetiminde olmalıdır. Sağlığınızı riske atmayın: Bu ürünleri sadece hekim ve eczacı danışmanlığıyla kullanın.
Şırnak Cizre’de aynı kafede pizza yedikten sonra zehirlendikleri belirlenen 4 kişi fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan Mehmet Emin İğdi hayatını kaybetti...
Zehirlenme kabusu bu sefer de Şırnak'ı vurdu. Cizre’de iddialara göre bir kafede pizza yiyen dört kişi yedikleri pizzadan zehirlenerek fenalaştı. Çevredeki vatandaşların 112 acil çağrı merkezine haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.
4 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI...
Sağlık ekiplerinin olay yerinde yapmış olduğu ilk müdahalenin ardından, zehirlenen 4 kişi ambulanslarla Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ...
Hastaneye kaldırılan 4 kişiden Mehmet Emin İğdi hayatını kaybetti. İğdi’nin cansız bedeni otopsi için hastane morguna kaldırılırken, kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsiden sonra belli olacağı öğrenildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp ile AKP Adıyaman Milletvekili AKP'li Ejder Açıkkapı arasında gergin anlar yaşandı...
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
CHP milletvekilleri toplantıya kasket takıp, buğday ve oyuncak traktörle katıldı.
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Macaristan'da et ticareti yapan bir şirketinin ortağı olduğu ortaya çıkan Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Mücahit Taylan'ın komisyon görüşmelerine katılmasına tepki gösterdi.
Alp, "Hangisinin hangi et şirketi varsa onu da söylesin. Et ticaretinden para kazanıyorsa Macaristan devletine vergi veriyorsa onu da söyleyecek. Mücahit kalk ayağa! Sen Mücahit misin, müteahhit misin söyle! Et ithalatından para kazanıyor musun kazanmıyor musun onu söyle. 'Genel Müdürüm' demekle olmaz" dedi.
Alp'in sözlerinin ardından AKP'li Ejder Açıkkapı ile CHP'li Alp arasında sözlü tartışma yaşandı. Alp, "Senin yüzünden böyle hırsızlar doldu buraya. Bürokrat falan değil, müteahhit o. Senin kafanı koparırım" diye Açıkkapı'nın üzerine yürürken, Açıkkapı da "Artistlik yapıyorsun sen, artiste bak. Otur yerine. Bu iftirayı atan şerefsizdir" diye bağırdı.
Diğer CHP milletvekilleri de "Adamda utanma olmaz mı, et ticareti yapıyor adam", "Bu adamlar bürokrat olduktan sonra bu ülkede et ithalatı bitmez" diyerek tepkilerini dile getirdi.
Komisyon Başkanı Muş'un 5 dakika ara vermesi ve diğer milletvekillerinin Alp ve Açıkkapı'yı sakinleştirmesinin ardından komisyonda tansiyon düştü.
İstanbul Bağcılar'da bulunan Plevne Çocuk Parkı'nda oynayan 5 çocuk, park içerisindeki elektrikle çalışan oyuncaklarda oluştuğu iddia edilen elektrik kaçağı nedeniyle akıma kapıldı. Olay sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi...
Bağcılar'da parkta bulunan oyuncak motosiklete binen 5 çocuk, elektrik akımına kapıldı.
Olay, saat 14.00 sıralarında Hürriyet Mahallesi'nde bulunan Plevne Parkı'nda meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre; Nevin Mehmet Bilginer İlkokulu'nda okuyan 5 öğrenci, okuldan çıktıktan sonra parkta oynamaya başladı.
JETONLU MOTOSİKLETE BİNDİLER...
Jeton ile çalışan oyuncak motosikletlere binen 5 çocuk, elektrik akımına kapıldı. Parktakilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
Sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından 5 çocuğu çevre hastanelere kaldırdı. Çocukların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, Bağcılar Belediyesi ekipleri parkı kapattı. Polis ekipleri olaya ilişkin inceleme başlattı.
Meteoroloji'nin uyarılarının ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kuvvetli yağış ve kar etkili oldu...
Van, Bitlis ve Hakkari'de yağış etkisini artırırken kar ve tipi nedeniyle Muş'ta 14, Sivas'ta da 46 köy yolu ulaşıma kapandı; Siirt'te araçlar mahsur kaldı.
.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan bilgilendirmelere göre; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde bir hava beklendiği bildirildi.
Yağışların özellikle Bitlis, Muş, Siirt, Şırnak ve Hakkari çevreleri ile Van'ın güneybatı kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin edildiği de bildirildi.
Uyarıların ardından Van, Bitlis ve Hakkari'de yağış etkisini artırırken kar ve tipi nedeniyle Muş'ta 14, Sivas'ta da 46 köy yolu ulaşıma kapandı; Siirt'te araçlar mahsur kaldı.
İşte kar yağışının olduğu iller ve son durum...
Sivas...
İl Özel İdaresinden yapılan açıklamaya göre, bölgede etkili olan kar ve tipi nedeniyle 46 köy yolu ulaşıma kapandı.
Ekipler, yolların açılması için çalışma yürütüyor. Çalışmalarda, hastalık, doğum ve vefat gibi vakaların görüldüğü yerlere öncelik veriliyor.
Öte yandan il merkezinde soğuk hava etkisini sürdürüyor.
Siirt...
İl Özel İdaresinden yapılan açıklamaya göre, yoğun kar nedeniyle ilçeye bağlı Geçittepe grup köy yolunda 4 araç yolda mahsur kaldı.
İhbar üzerine bölgeye İl Özel İdaresi ekipleri yönlendirildi. Ekiplerin çalışmaları sonucu araçlar güvenli bölgelere ulaştırıldı.
Muş...
Kentin yüksek kesimlerinde gece etkisini gösteren kar ve tipi ulaşımda aksamalara neden oldu.
Karla mücadele ekipleri, kapalı yolların açılması için çalışma başlattı. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kentte gece kar yağışının etkili olduğunu söyledi.
Kar nedeniyle 14 köy yolunun kapandığını belirten Yentür, "Ekiplerimiz kapanan yollarda çalışma başlattı. Vatandaşların mağdur olmaması için yolları en kısa sürede açacağız" dedi.
Van...
Van'da iki gündür süren soğuk hava, yüksek kesimlerde yerini kara bıraktı, Başkale ve Bahçesaray ilçeleri beyaza büründü.
Güne kar yağışıyla uyananlar, araçlarının üzerindeki birikintileri temizledi.
Van-Bahçesaray kara yolunun Karabet ve Van-Hakkari kara yolunun Güzeldere geçitlerinde kar ve sis nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük yaşadı.
Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Karabet Geçidi'nde karla mücadele çalışması yürüttü.
Belediye ekipleri de kırsal mahallelerde karla mücadele çalışması başlattı.
Bitlis
Bitlis'te dün etkili olan soğuk hava, sabah saatlerinde yerini kara bıraktı.
Kar nedeniyle araçların üzeri karla kaplandı, parklar beyaza büründü.
Acil durumlar için de bazı noktalarda karla mücadele ekipleri hazır bekletildi.
Hakkari...
Hakkari'de gece başlayan ve aralıklarla etkisini sürdüren kar nedeniyle kent merkezi beyaza büründü, araç ve ağaçlar karla kaplandı.
Vatandaşlar iş yerleri önünde ve araçların üzerinde biriken karı temizledi.
İl Özel İdaresi ve Karayolları ekipleri, yollarda kar küreme çalışması başlattı, trafik ekipleri de sürücüleri dikkatli olmaları yönünde uyardı.
Hakkari'de kar ve tipi nedeniyle mahsur kalan 2 minibüsteki 20 kişi, karla mücadele ekiplerinin çalışması sonucu kurtarıldı. Yüksekova ilçe merkezinde etkili olan kar yağışı ise sürücülere zor anlar yaşattı.
Kredi kartı ve elektronik ödeme araçlarında dolandırıcılığı önlemek için müşteri kimliklerine yüz, parmak izi, ses ve göz taraması gibi benzersiz biyometrik özellikler ekleniyor.
Ödeme Hizmetleri Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, özellikle akıllı telefon kullanmayan ve dolandırıcıların hedefindeki 65 yaş üstü vatandaşlar için ses tanıma sistemi gibi özel çözümler de devreye alınacak.
Vatandaşların banka hesaplarını hedef alan yöntemlerin önüne geçebilmek amacıyla müşteri kimlik bilgilerinin güvenlik yapısında kapsamlı bir değişikliğe gidilmesi planlanıyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, bankalar tarafından müşterilere verilen kimliklere biyometrik doğrulama unsurları eklenmesi öngörülüyor. Buna göre, elektronik ödeme araçlarının kullanımında güvenliği artırmak için yüz tanıma, göz taraması, parmak izi ve ses tanıma gibi kişinin doğuştan sahip olduğu benzersiz fiziksel ve biyolojik özellikler bankacılık sistemine entegre edilebilecek.
Yeni Şafak’ta yer alan habere göre, düzenlemenin amacı, müşteri bilgilerinin kopyalanması yoluyla banka hesaplarının boşaltılması gibi suçların önüne geçmek ve elektronik ödeme araçlarının kullanımında güvenlik seviyesini yükseltmek olarak belirtiliyor.
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Kanunu’nda yapılması beklenen değişiklik, kredi kartı dahil tüm elektronik ödeme araçlarına biyometrik güvenlik unsurlarının eklenmesini kapsıyor. Böylece ödeme esnasında kişinin benzersiz biyometrik verileri doğrulama aşamasına dâhil edilerek dolandırıcılık girişimlerine karşı ek bir koruma sağlanacak.
Düzenlemenin devreye girmesiyle birlikte, kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ya da kopyalanması yoluyla yapılan işlemlerin engellenmesi hedefleniyor. Biyometrik tanımlama sistemleri sayesinde, işlem sırasında yalnızca kart ya da kimlik bilgisi yeterli olmayacak; ek olarak kişinin biyometrik doğrulaması istenecek.
65 YAŞ ÜSTÜ KULLANICILAR İÇİN SES TANIMA SİSTEMİ
Biyometrik doğrulama yöntemleri arasında yer alacak ses tanıma sisteminin, özellikle akıllı telefon kullanmayan kesimler için önem taşıdığı ifade ediliyor. Akıllı telefon kullanımının düşük olduğu 65 yaş üstü vatandaşların sıklıkla dolandırıcıların hedefi haline geldiği belirtilirken, bu grubu korumak amacıyla ses tanıma özelliğinin devreye alınmasının planlandığı aktarıldı.
Ses tanıma sistemi sayesinde yaşlı kullanıcıların, herhangi bir ek cihaz kullanmadan, yalnızca seslerini kullanarak güvenli doğrulama yapabilmelerinin yolu açılacak.
DÜZENLEME 11. YARGI PAKETİ'NDE YER ALACAK
Elektronik ödeme güvenliğini artırmaya yönelik bu yeni uygulamanın, hazırlıkları süren 11. Yargı Paketi içerisinde bulunması bekleniyor. Paketin yasalaşmasıyla birlikte biyometrik doğrulama, ödeme hizmetleri alanında yaygın olarak kullanılacak bir güvenlik standardı haline gelecek.
Gürcistan- Azerbaycan sınırında TSK'ya ait C-130 askeri kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan 20 asker son yolculuğuna uğurlanıyor...
Türkiye, Gürcistan- Azerbaycan sınırında düşen uçaktaki 20 şehidine ağlıyor. Türkiye'nin dört bir yanında şehit askerler için tören düzenleniyor.
Adli Tıp Kurumu'nun ardından şehitler için ilk tören Mürted Hava Üssü'nde gerçekleştirildi. Şehitler askeri törenin ardından memleketlerine uğurlandı.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDA AĞITLAR YÜKSELDİ
Şehit Hava Pilot Binbaşı Nihat İlgen'in cenazesi, Kayseri'de son yolculuğuna uğurlandı.
Hava Pilot Binbaşı Nihat İlgen ve Hava Uçak Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Burak Özkan’ın cenazeleri, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Sağlık Bakan Yardımcısı Halim Özçevik, protokol üyeleri ve şehit yakınları tarafından havaalanında karşılandı. Şehit Özkan’ın cenazesi Kayseri Havalimanı’ndan memleketi Niğde’ye uğurlandı.
Şehit İlgen için ise Kayseri Kalemkırdı Camisi’nde cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı kılındı. İlgen'in cenazesi Kartal Şehitliği’nde toprağa verildi.
Cenaze törenine, İlgen'in ailesi ve yakanları, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Sağlık Bakan Yardımcısı Halim Özçevik, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, silah arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
ÜÇ ASKERİMİZ ANKARA'DA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Hava Pilot Üsteğmen Cüneyt Kandemir, Hava Uçak Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Ümit İnce ve Hava Ulaştırma Uzman Çavuş Cem Dolapci'nin cenazeleri, Ankara'da son yolculuklarına uğurlandı.
Milli Savunma Bakanlığı'na ait C-130 tipi askeri kargo uçağının Gürcistan'da düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Üsteğmen Cüneyt Kandemir, Hava Uçak Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Ümit İnce ve Hava Ulaştırma Uzman Çavuş Cem Dolapci’nin cenazeleri, Ankara'nın Kahramankazan ilçesindeki Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından helallik alınmak üzere ailelerinin evlerine götürüldü. Şehit Dolapci'nin Mamak'taki baba ocağında helallik alındı. Şehit Uzman Çavuş Cem Dolapci'nin annesi Asuman Dolapci, "Gururluyum. Oğlumla çok gururlanıyorum; ama yüreğim yanıyor. 'Anne ben de şehit olabilir miyim, Allah bana da nasip eder mi' dedi hep; 'belki eder belki etmez annem' derdim. 'Sen üstte çalışıyorsun, savaş olacak da o zaman' dedim hep. Aklımın ucuna gelmezdi benim yavrumun göreve gidince uçağının düşeceği" dedi.
DEVLET ERKANI TÖRENDE
3 şehidin cenazesi daha sonra Ahmet Hamdi Akseki Camisi'ne getirildi. Burada şehitler için tören düzenlendi. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara Valisi Vasip Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Protokol üyeleri, şehit ailelerine taziyede bulundu. Cenaze namazı öncesi aileler, şehitlerin Türk bayraklarına sarılı tabutları ve fotoğraflarını öptü. 3 şehit için ayrı ayrı cenaze namazı kılındı. Dua edilmesinin ardından şehitlerin tabutları, askerlerin omuzlarında cenaze araçlarına taşındı. Şehit Dolapci ve İnce’nin cenazeleri Cebeci Şehitliği’nde, şehit Kandemir’in cenazesi ise Gölbaşı Ballıkpınarı Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.
ŞEHİT MERCAN BİR YIL ÖNCE EVLENMİŞTİ
C130 askeri kargo uçağında şehit olan Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan'ın (27) cenazesi, memleketi Eskişehir’de toprağa verildi.
Şehit Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan'ın cenazesi, sabah saatlerinde Eskişehir 1’inci Ana Jet Üssü’ne getirildi. Şehit Mercan için Reşadiye Camii’nde cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AKP Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, CHP Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer ile Jale Nur Süllü, şehidin anne ve babası Ayşe ile İbrahim Mercan, eşi Esra Mercan, kardeşleri ve çok kişi katıldı.
EŞİ UZUN SÜRE GÖZYAŞI DÖKTÜ
Esra Mercan, 1 yıl önce dünya evine girdiği eşinin tabutuna sarılarak vedalaştı. Şehidin annesi Ayşe Mercan da uzun süre tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin eşi ile annesi, yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı.
İl Müftüsü Muharrem Gül’ün kıldırdığı cenaze namazının ardından, Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan’ın cenazesi askerlerin omzunda top aracına kadar taşındı. Şehit Mercan’ın naaşı Vişnelik Mahallesi’ndeki Eskişehir Hava Şehitliği’ne götürülerek toprağa verildi.
Hava Uçak Bakım Kıdemli Başçavuş Nuri Özcan için Zonguldak Havalimanı'nda tören düzenlendi.
Özcan'ın naaşı babaevine getirildi.
ŞEHİT EMRAH KURAN'IN OĞLU 7 AY ÖNCE DOĞMUŞTU
Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Emrah Kuran'ın cenazesi, memleketi Muğla'nın Milas ilçesinde toprağa verildi. Askeri uçakla Milas Hava Meydan ve Garnizon Komutanlığı'na getirilen şehit Kuran'ın naaşı, protokol üyelerince karşılandı.
Saygı duruşunda bulunulup şehidin öz geçmişinin okunduğu törende İl Müftüsü Rüstem Can tarafından Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve dua edildi. Şehidin naaşı, cenaze nakil aracına konularak toprağa verilmek üzere Ekinanbarı Mahallesi'ne uğurlandı.
Ekinanbarı İlkokulunun bahçesinde düzenlenen törenin ardından şehidin naaşı, tören mangası eşliğinde Ekinanbarı Mahallesi Mezarlığı'na götürüldü.
Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından şehidin naaşı toprağa verildi.
Törene şehidin babası Osman, annesi Huriye, eşi Gülşah, oğulları Aras (10), Bartu (5) ve 7 aylık Barlas Kuran ve yakınlarının yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Muğla Valisi İdris Akbıyık, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla milletvekilleri, eski milletvekili Aydın Ayaydın, Garnizon Komutanı ve Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, siyasi parti il başkanları, askeri yetkililer ile vatandaşlar katıldı.
Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan, memleketi Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Ankara'da Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından Türk Hava Kuvvetlerine ait uçakla Merzifon'a gönderilen şehit Kaplan'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, cenaze aracıyla Gümüşhacıköy Cumhuriyet Meydanı'na getirildi.
Buradaki törende şehidin ailesi ve yakınları tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Protokol üyeleri, evli ve 2 çocuk babası şehit Kaplan'ın ailesine başsağlığı diledi.
Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Kaplan'ın naaşı, Gümüşhacıköy Şehitliği'nde toprağa verildi.
Cenaze törenine şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu, Merzifon Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Halil Uğur Serin, AKP Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz ile askeri erkan ve vatandaşlar katıldı.
ŞEHİT EŞİNİN ASKERİ ÜNİFORMASINI GİYDİ
Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Akın Karakuş'un (39) cenazesi memleketi Sakarya’ya getirildi. Şehit eşinin askeri üniformasını giyen Sinem Karakuş, Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü.
Şehit askerlerden Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Akın Karakuş’un cenazesi, Ankara’da düzenlenen törenin ardından uçakla Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı’na getirildi. Şehidin cenazesi burada, askeri törenle karşılandı. Karşılama töreninin ve edilen duanın ardından Karakuş'un cenazesi, kara yoluyla memleketi Sakarya’ya getirildi. Serdivan ilçesinde, Akşemsettin Camisi’nde büyük bir kalabalık şehidi karşıladı. Şehidin babası Mürsel Karakuş ayakta durmakta zorlanırken, oğlunun tabutuna sarılıp öperek gözyaşı döktü. Şehidin askeri üniformasını giyen eşi Sinem Karakuş da gözyaşları içinde Türk bayrağına sarılı tabutuna sarıldı.
ŞEHİT AYKUT'UN EŞİ VE OĞLU DA PARKASINI GİYDİ
Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş İlker Aykut (39), memleketi Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin parkasını giyen eşi Duygu, oğlu Poyraz, Türk bayrağına sarılı tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş İlker Aykut'un cenazesi, askeri uçakla Tekirdağ Çorlu Atatürk Havalimanı'na getirildi. Şehit Aykut'un cenazesi, buradan da kara yoluyla toprağa verileceği Tekirdağ'ın Muratlı ilçesi Kırkkepenek Mahallesi'ne götürüldü. Şehit Aykut için Kırıkkepenek Mahallesi Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze namazı kılındı. Cenazeye, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, şehidin eşi Duygu, oğlu Poyraz, annesi Zülbiye, babası Ünal Aykut ile binlerce kişi katıldı. Duygu Aykut, cenazeye oğlu Poyraz ile birlikte eşinin parkasını giyerek katıldı. Anne ile oğlu, Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp, gözyaşları döktü. Tabuta sarılıp gözyaşı döken şehidin annesi Zülbiye Aykut, yakınları tarafından teselli edildi.
Tekirdağ Müftüsü Mustafa Soykök'ün kıldırdığı cenaze namazının ardından şehit İlker Aykut, Kırkkepenek Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.
2 ASKERİN CENAZESİ BURSA'YA GETİRİLDİ
Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu (39) ile Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız’ın (38) cenazeleri, Bursa’ya getirildi. Şehitlerin cenazeleri törenle karşılandı.
Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 askerden Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu ile Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız’ın cenazeleri, uçakla memleketleri Bursa’ya getirildi.
CENAZELER TAŞIYAN UÇAK YOĞUN SİSTEN İNEMEDİ
Cenazeleri taşıyan uçak, yoğun sis nedeniyle Yenişehir Havalimanı’na inemedi. 1 saat havada tur atan ve pisti pas geçen uçak, Balıkesir Havalimanı’na iniş yaptı. Burada Şehit Hava Ulaştırma Uzman Çavuş Emre Sayın’ın cenazesini bırakan uçak, daha sonra Yenişehir Hava Meydan Komutanlığı'na geldi.
Yenişehir Hava Meydan Komutanlığı'ndaki törene, şehitlerin ailelerinin yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, Eskişehir Hava Kontrol Grup Komutanı Hava Tuğgeneral Hakan Cirit, Bandırma 6’ncı Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Esat Çetin, İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce, AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AKP ve CHP milletvekilleri, AKP Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve askeri erkan katıldı.
Düzenlenen askeri törenin ardından Şehit Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu'nun cenazesi toprağa verilmek üzere Yenişehir ilçesine, Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız'ın cenazesi ise Harmancık ilçesine gönderildi.
AĞABEYİNİ ASKER SELAMIYLA KARŞILADI
Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Emre Altıok’un (32) cenazesi, memleketi Samsun’a getirildi. Şehit Altıok’un polis memuru kız kardeşi Gamze Süngerli, ağabeyinin cenazesini, onun kepini takıp, asker selamı vererek karşıladı.
Ankara’da düzenlenen törenin ardından uçakla Samsun- Çarşamba Havalimanı’na getirilen şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Emre Altıok’un cenazesini, Samsun Valisi Orhan Tavlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun milletvekilleri Çiğdem Karaaslan ve Orhan Kırcalı, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bekçepınar ve Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, askeri erkan ve yakınları karşıladı. Şehidin babası İsa (54), annesi Gülay (53) ve oğlu Emirhan Altıok (2) ile kız kardeşleri Gamze Süngerli (30) ile Sevdegül Altıok (23) Ankara’dan aynı uçakla, 9 aylık hamile eşi Seda Altıok (29) ise Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla geldi.
İKİNCİ ÇOCUĞUNU KUCAĞINA ALMAK İÇİN GÜN SAYIYORMUŞ
Ağrı’da polis memuru olarak görev yapan kız kardeşi Gamze Süngerli, şehit ağabeyinin cenazesini uçaktan indirilirken onun kepiyle asker selamı vererek karşıladı. Şehidin annesi Gülay Altıok cenazede ayakta durmakta güçlük çekti. 1 çocuk babası Emre Altıok’un eşi ile birlikte ikinci çocuklarını kucaklarına almak için gün saydığı öğrenildi.
Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Burak İbbiği (28), memleketi Çorum’da son yolculuğuna uğurlandı.
Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Burak İbbiği'nin cenazesi, uçakla Amasya Merzifon Havalimanı’na, buradan da kara yoluyla memleketi Çorum'a getirildi. Şehidin Türk bayrağına sarılı cenazesi, merkeze bağlı Yaydiğin köyündeki babaevine getirilerek helallik alındı. Ardından cenaze, Akşemsettin Camii’ne götürüldü. Burak İbbiği'nin kardeşi Bülent İbbiği cenaze törenine, şehidin askeri kıyafetlerini giyerek katıldı. Törene, Çorum Valisi Ali Çalgan, AKP Çorum Milletvekilleri Yusuf Ahlatçı ve Oğuzhan Kaya, CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, askeri yetkililer ve çok sayıda kişi katıldı.
Cenaze töreninde baba Rüştü İbbiği ve annesi Gül İbbiği güçlükle ayakta durabildi. Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Burak İbbiği, dualar eşliğinde Çorum Şehitler Kabristanı’nda toprağa verildi.
Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Berkay Karaca, Kırklareli'nde toprağa verildi.
Çorlu Atatürk Havalimanı'ndan askeri törenle alınan Karaca'nın (27) naaşı, Lüleburgaz ilçesine bağlı 8 Kasım Mahallesi'ndeki baba ocağına getirilerek burada helallik alındı.
Ardından şehit Karaca için Lüleburgaz'daki Sokullu Mehmet Paşa Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi.
Bekar olan şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, tören mangası tarafından camiye getirildi.
"GURBET KUŞUM SILADAN UÇTU GİTTİ"
Cami bahçesinde oğlunun resmine sarılan anne Karaca, "Hikayeni yazamadım annem. Yarım koydular bizi. Gurbet kuşlarımız onlar bizim. Gurbet kuşum sıladan uçtu gitti. Ben doyamadım evladıma, kara toprak nasıl doyacak? Bana, 'Anne şehit olursam senin adını yazdırırım, babam dayanamaz. Sen güçlüsün.' dedi. 'Ama çok ağır yük o, bana verme onu.' dedim. 'Hayır anne dik duracaksın, vatan sağ olsun diyeceksin.' dedi. Ama biliyor musunuz, benim yüreğim taşıyor. Yine de vatan sağ olsun. Vatan sağ olsun güzel evladım." diyerek ağladı.
Emekli uzman çavuş olan baba Nedim Karaca da gözyaşlarına hakim olamadı. Karaca, "Sen şehitlik mertebesine ulaştın oğlum, seninle gurur duyuyorum." dedi.
Şehidin ağabeyi Bünyam Karaca da kardeşinin tabutuna sarıldı. Cenazenin başında nöbet tutan bir askerin de gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Vali Turan, büyük üzüntü yaşayan şehit babası Karaca'nın elini tutarak onu teselli etmeye çalıştı.
Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım, Kırklareli Valisi Uğur Turan, Edirne Valisi Yunus Sezer, AKP Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, CHP Kırklareli Milletvekilleri Fahri Özkan ile Vecdi Gündoğdu, 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdal Köse, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yusuf Eskitürk, İl Emniyet Müdürü Sinan Çamuroğlu, Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli, ilçe ve belde belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşları ile siyasi parti temsilcileri ve diğer ilgililer katıldı.
Helallik alınmasından sonra İl Müftüsü Yusuf Eviş cenaze namazını kıldırdı. Top arabasıyla kortej eşliğinde bir süre taşınan şehidin naaşı, ilçe şehitliğine defnedildi.
Hava İkmal Astsubay Kıdemli Çavuş Ahmet Yasir Kuyucu'nun cenazesi Konya'da toprağa verildi. Ankara'daki Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından uçakla Konya'ya getirilen şehit Kuyucu'nun naaşı, helallik alınmak üzere Selçuklu ilçesindeki babaevine götürüldü.
Ardından Konya Şehitliği'ne getirilen Kuyucu'nun Türk bayrağına sarılı tabutunun başına gelen babası İbrahim ile annesi Fadimeana Kuyucu ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.
Fatmanur Kuyucu, şehit eşinin kamuflajıyla tören alanına gelerek tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Kuyucu'nun naaşı, İl Müftüsü Ali Öge'nin cuma namazını müteakip kıldırdığı cenaze namazının ardından Konya Şehitliği'nde toprağa verildi.
Şehidin cenazesinin toprağa verildiği sırada Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları'nın iki uçağı, şehitlik üzerinden uçuş gerçekleştirdi.
KARDEŞİ RÜYASINDA ŞEHİT OLDUĞUNU GÖRMÜŞ
Öte yandan şehit Kuyucu'nun kız kardeşi Fatmanur Kuyucu ile uçak düşmeden önce telefonla yaptığı yazışmalar ortaya çıktı.
Kuyucu'nun, kendisinin şehit olduğunu rüyasında gördüğünü telefonda mesajla ileten kardeşine "Hayırlara gelsin kardeşim, keşke olsa öyle bir şey ama nerede." diye karşılık verdiği görüldü.
Cenaze törenine şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Konya Valisi İbrahim Akın, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, MHP İl Başkanı Remzi Karaarslan, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Samet Bağcı, 3. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Mete Kuş, milletvekilleri ile çok sayıda kişi katıldı.
GÖZYAŞLARI SEL OLDU
Hava Ulaştırma Uzman Çavuş Emre Sayın'ın (40) cenazesi Balıkesir'de toprağa verildi.
Şehit Emre Sayın'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, cenaze töreninin yapılacağı Zağnos Paşa Camisi'ne getirildi. Burada taziyeleri kabul eden şehidin babası Adem, annesi Keziban, eşi Zeliha ve 10 yaşındaki oğlu Adem Kutay Sayın, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Helallik alınmasının ardından Balıkesir İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, cenaze namazını kıldırdı.
Daha sonra top arabasına konulan şehit Sayın'ın cenazesi, Başçeşme Mezarlığı'ndaki şehitliğe defnedildi.
Törene, şehit Sayın'ın yakınlarının yanı sıra Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, AKP Balıkesir Milletvekilleri Mustafa Canbey, İsmail Ok, Ali Taylan Öztaylan, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, MHP Balıkesir Milletvekili Ekrem Gökay, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir İl Jandarma Komutanı Albay Murat Özer, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Burak Özkan'ın cenazesi, memleketi Niğde'de defnedildi. Ankara'daki Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından Kayseri'ye, oradan da Niğde'ye getirilen şehit Özkan'ın cenazesi, helallik için Selçuk Mahallesi'ndeki baba ocağına götürüldü.
Evli ve 2 çocuk babası şehidin naaşı daha sonra cenaze töreni için Fatih Sulatan Mehmet Camisi'ne getirildi.
"SANA ŞEHİTLİK ÇOK YAKIŞTI"
Şehidin eşi Tuğba Özkan, burada tabuta sarılarak, "Çok yakıştı sana şehitlik, sen öyle bir adamdın ki çok yakıştı sana şehitlik" diyerek gözyaşı döktü.
Törene katılan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu ve Adalet Bakan Yardımcısı Mehmet Yılmaz ile protokol üyeleri, şehidin ailesine başsağlığı diledi.
İl Müftüsü Hüseyin Gün'ün ikindi vakti kıldırdığı cenaze namazının ardından şehit Özkan'ın naaşı, Niğde Şehitliği'nde toprağa verildi.
Törene, şehidin ailesi ve yakınları, Niğde Valisi Cahit Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, AKP Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, MHP Niğde Milletvekili Cumali İnce, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.
AĞABEYİNİ KAMUFLAJIYLA KARŞILADI
Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan 31 yaşındaki Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan'ın cenazesi, Bilecik'te toprağa verildi.
Ankara'daki Mürted Hava Üssü'nde gerçekleştirilen törenden sonra şehit Ongan'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, askeri uçakla Eskişehir'deki 1. Ana Jet Üs Komutanlığına getirildi.
Şehidin tabutu, buradaki karşılamanın ardından cenaze aracına yüklenip kara yoluyla Bilecik'e ulaştırıldı.Daha sonra kent merkezindeki Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan babaevinin önüne getirilen Ongan'ın cenazesi, helallik alınmasının akabinde törenin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı'na götürüldü.
Şehidi uğurlamak için alana gelen binlerce kişi, meydanda yoğunluk oluşturdu. Ongan'ın babası Ali, annesi Hatice ile ağabeyinin kamuflajını giymiş kız kardeşi Ayşe, cenaze namazı öncesi tabutun başına geldi.
Şehit Ongan'ın cenazesi, Cumhuriyet Meydanı'nın yanındaki Osmangazi Camisi'nde kılınan namazdan sonra Bilecik Şehitliği'ne defnedildi.
Törene, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Cumhuriyet Başsavcısı Burak Olgun, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım, CHP İl Başkanı Ali Özdemir ile şehidin ailesi ve yakınları katıldı.
Milli Savunma Bakanlığı, Azerbaycan’dan Türkiye'ye gelmek üzere havalanan bir C130 kargo uçağının Gürcistan'da düştüğünü duyurdu. Şehit haberini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi. MSB uçakta 20 askeri personelin olduğunu duyurdu. Henüz düşüş sebebi belli olmayan uçağın kalkış yaptıktan 27 dakika sonra radardan kaybolduğu ortaya çıktı...
Milli Savunma Bakanlığı, Azerbaycan’dan havalanan Türk Hava Kuvvetleri'ne ait kargo uçağının Gürcistan'da düştüğünü duyurdu.
Bakanlığın açıklamasında "Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan bir C130 kargo uçağımız Gürcistan’da düşmüştür. Arama kurtarma çalışmalarına Gürcistan makamları ile koordineli olarak başlanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.
Bakanlık, Erdoğan'ın açıklamasının ardından uçakta 20 personelin olduğunu, arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Düşen uçağımızda uçuş ekibi ile birlikte 20 personelimiz bulunuyordu. Arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir" ifadesi kullanıldı.
Şehit haberini ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan canlı yayında vermişti:
"Kargo uçağımızın düştüğünü derin bir üzüntüyle öğrendik. İnşallah bu kazadan en az bir badireyle çıkarız. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin."
UÇAĞIN ENKAZINA ULAŞILDI...
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, uçağın enkazına ulaşıldığını duyurdu. Yerlikaya, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada "Gürcistan İçişleri Bakanı Sayın Gela Geladze ile düzenli olarak görüşmeye devam ediyorum. Sayın Bakan C130 askeri kargo uçağımızın enkazına saat 17.00 civarında ulaşmış ve arama kurtarma çalışmalarına devam etmektedir. Şehitlerimize Allahtan rahmet, Milletimize, ailelerine başsağlığı dilerim. Makamları âli olsun" ifadelerini kullandı.
MSB'den konuya ilişkin yapılan açıklamada "Gürcistan arama kurtarma ekipleri saat 17.00'de uçağın enkazına ulaşmıştır. Enkaz, kaza kırım ekiplerimizin incelemesi maksadıyla emniyete alınmıştır. Kaza kırım ekibimiz bölgeye intikal etmektedir. Uçağın düşme sebebi, uçak enkazında kaza kırım ekibimiz tarafından yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.
KALKIŞ YAPTIKTAN 27 DAKİKA SONRA RADARDAN KAYBOLDU...
Henüz düşüş sebebi belli olmayan uçağın rotasına dair bilgiler ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, sabah saat 09.50'de Trabzon'dan havalanan kargo uçağı ilk olarak Azerbaycan'ın Gence şehrine 11.06'da iniş yaptı.
Burada bir süre bekledikten sonra 13.20'de Türkiye'ye gelmek üzere Gence'den havalanan uçak kalkış yaptıktan 27 dakika sonra radardan kayboldu.
ERDOĞAN, GÜRCİSTAN BAŞBAKANI İLE GÖRÜŞTÜ...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze ile görüştüğünü duyurdu. Başkanlıktan görüşmeyle ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi:
- "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
- Görüşmede Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağımız ile ilgili başlatılan arama kurtarma çalışmalarındaki son durum ele alındı.
- Gürcistan Başbakanı, kazada şehit düşen askerlerimiz için taziyelerini Cumhurbaşkanımıza iletti.
- Cumhurbaşkanımız görüşmede Kobakhidze'ye başsağlığı dilekleri ve destekleri için teşekkür etti."
ALİYEV'DEN TAZİYE MEKTUBU...
Kazanın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Erdoğan'a taziye mektubu göndererek "Türkiye’nin acısı bizim acımızdır” ifadesini kullandı:
"Gence'den kalkan ve Türkiye Kara Hava Kuvvetlerine ait askeri kargo uçağının Gürcistan topraklarında kaza yapması sonucu askerlerin hayatını kaybetmesi haberi bizi derinden üzdü.
Bu zor zamanlarda acınızı paylaşıyor, yaşanan trajedi nedeniyle size, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına kendi adımdan ve Azerbaycan halkı adına derin üzüntülerimi sunuyorum. Allah rahmet eylesin."
BAKAN GÜLER'DEN GÖRÜŞME TRAFİĞİ...
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, uçağın enkaz arama ve kurtarma çalışmaları hakkında Gürcistan Savunma Bakanı Irakli Chikovani, Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov ve Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev ile görüşme gerçekleştirdi.
Uçağın dört motorlu turboprop askeri nakliye uçağı Lockheed C-130 Hercules olduğu öğrenildi.
İstanbul Kadıköy’de 33 yaşındaki Gözde Yılmaz, bir eğlence mekânının önünde arkadaşlarıyla otururken, kıskançlık nedeniyle saldırıya uğradı. Yanına yaklaşan bir kadın, "Sen benim sevgilimle mi berabersin?" diye bağırdıktan sonra Yılmaz'ın başına yanıcı madde döküp ateşe verdi. Genç kadın ağır yaralanırken, olayın ardından kaçan kadın saldırgan kısa sürede yakalanarak tutuklandı...
Olay, Kadıköy Caferağa Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekânının önünde meydana geldi.
Bir çocuk annesi Gözde Yılmaz, arkadaşlarıyla birlikte dışarıda oturduğu sırada telefonla kısa bir görüşme yaptı.
Görüşmenin hemen ardından yanına gelen kadın şüpheli, elindeki yanıcı maddeyi Yılmaz’ın başına döktü.
'SEN BENİM SEVGİLİMLE Mİ BERABERSİN'...
Saldırgan, “Sen benim sevgilimle mi berabersin?” diye bağırdıktan sonra çakmağı çakarak genç kadını ateşe verdi. Olayın ardından hiçbir şey olmamış gibi bölgeden uzaklaştı.
ARKADAŞLARI SÖNDÜRMEYE ÇALIŞTI...
Alevler içinde kalan Gözde Yılmaz’a ilk müdahaleyi yanında bulunan arkadaşları yaptı. Panik içinde yangını söndürmeye çalışan grup, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Yılmaz’ın vücudunda üçüncü derece yanıklar oluştu. Genç kadının yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
SALDIRGAN TUTUKLANDI...
Saldırının ardından kaçan kadın şüpheli, polis ekiplerinin kısa sürede yaptığı çalışma sonucu yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen saldırgan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis, olayın kıskançlık nedeniyle işlendiğini değerlendirirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.
AKP'li eski Milletvekili Şamil Tayyar, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Anayasa Mahkemesi'nin 'Gezi' tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında verdiği "hak ihlali" kararına uymayarak Kahraman’ın tahliyesi ve yeniden yargılanması yönündeki talepleri reddetmesine tepki gösterdi...
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin 'Gezi' tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında verdiği "hak ihlali" kararına uymayarak Kahraman’ın tahliyesi ve yeniden yargılanması yönündeki talepleri reddetti.
AKP'li eski Milletvekili Şamil Tayyar, ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile mahkemenin kararına tepki gösterdi.
Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
- İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Anayasa Mahkemesi’ni yetki gasbında bulunmakla suçlayıp Tayfun Kahraman’la ilgili yeniden yargılama kararını yok sayması, çok açık ve net hukuk dışı karardır.
- Anayasada açıkça belirtildiği gibi AYM kararları kesindir. Eğer bir yerel mahkeme, AYM’ye meydan okuyup kararlarını yok sayarsa en büyük zararı Türkiye’ye verir. HSK, bu yerel mahkemeyi incelemeye almalıdır.
- AYM de iktidar da takipçisi olmalıdır. Bu, basit ve sıradan bir hadise değildir.
Anayasa rafa kaldırılıp her kurum kendi özel hukukunu oluşturmaya kalkarsa, gayri nizami unsurlar ülkeye hükümdar olur, kaos olur, yazık olur. Türkiye bunu hak etmiyor.
Bolu’da ‘Adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklu bulunan Hakan K., eşiyle birlikte kendisini ziyarete gelen 4 yaşındaki kızını açık görüş sırasında dövdü. Ağır yaralanan küçük kız yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı...
Olay, cuma günü Kuruçay mevkisinde bulunan Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda meydana geldi.
‘Adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklu bulunan Hakan K.’yi boşanma aşamasındaki eşi ve kızı ziyarete gitti. Açık görüş sırasında Hakan K. kızına saldırıp, duvara fırlattı.
Küçük kız ağır yaralanırken, infaz koruma memurları Hakan K.’ye müdahale etti.
Çocuk, çağırılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalenin ardından İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kız çocuğunun sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Tek kişilik hücreye konulan Hakan K. hakkında cezaevi savcısı tarafından işlem başlatıldı.
TP Petrol Dağıtım AŞ firmasının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) bildirdiği Antalya ve Hatay'daki akaryakıt miktarının, rafinerinin bildirdiği miktardan 18 bin 476 ton eksik olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 9 şüpheliden 3'ü tutuklandı...
Edinilen bilgiye göre, 22-24 Ekim'de STAR Rafineri'nin EPDK'ye bildirdiği Hatay Dörtyol ve Antalya tesislerindeki rakamlar ile rafineriye depo hizmeti veren TP Petrol Dağıtım AŞ'nin bildirdiği rakamlar arasında uyumsuzluk olduğu tespit edildi.
STAR Rafineri'nin, kendisi adına faturalı ürünlerin kendisinden habersiz satıldığı iddiasıyla Antalya ve Hatay Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayette bulunması üzerine soruşturma başlatıldı.
1 MİLYAR LİRALIK AKARYAKIT VURGUNU
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan incelemede, firmanın Antalya'daki deposunda piyasa değeri güncel fiyatlarla 232 milyon 256 bin lira olan 4 bin 9 ton, Hatay Dörtyol'daki deposunda ise piyasa değeri 820 milyon 561 bin lira olan 14 bin 467 ton akaryakıtın eksik olduğu belirlendi.
Tespit üzerine düzenlenen operasyonda TP Petrol Dağıtım AŞ'nin genel müdürü M.B, eski genel müdürü Ç.D, ikmal müdürü H.G. ve tesis müdürü O.E.C. Antalya'da gözaltına alındı.
3 YÖNETİCİ TUTUKLANDI, YÖNETİM KURULU BAŞKANI YURT DIŞINDA
İstanbul'da gözaltına alınan Ş.Z, Ş.H.Z. F.B. ve S.U. ile Muğla'nın Fethiye ilçesinde gözaltına alınan H.G.K. ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Gözaltı kararı verilen TP Petrol Dağıtım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İsfendiyar Zülfikari ve aynı şirkette üst düzey yönetici olan A.Ç.Y'nin yurt dışında oldukları belirlendi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan eski genel müdür Ç.D. savcılıktan serbest bırakılırken, genel müdür M.B, ikmal müdürü H.G. ve tesis müdürü O.E.C. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'ndan açıklama
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'ndan yapılan açıklamada sözkonusu şirketin Zülfikar Holding'e ait Türkiye Petrolleri Dağıtım A.Ş olduğu vurgulandı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları binalarına Türk Bayrağı ve Mustafa Kemal Atatürk'ün yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posteri de asıldı...
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine hazırlıklarda son aşamaya gelinirken, Milli Eğitim müdürlüklerinin milli bayram kapsamında Türk Bayrağı'nın yanına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın posterinin asılmasını istemesi tartışmalara neden olmuştu.
Söz konusu tartışmalar sürerken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) dikkat çeken bir adım geldi.
TSK TARİHİNDE İLK: ERDOĞAN POSTERLERİ ASILDI...
Gazeteci Müyesser Yıldız, 29 Ekim kutlamaları kapsamında ilk kez TSK'nın Ankara'da bulunan Genelkurmay Başkanlığı binasına ve Kuvvet Komutanlıkları binalarına Türk Bayrağı ve Atatürk'ün yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın posterlerinin de asıldığını belirtti.
Komşusunun ihbarıyla acı gerçeği öğrendi, iki çocuğunun babası kuzeni çıktı...
Antalya'da önceki yıl boşandıktan sonra komşusunun ihbarıyla DNA testi yaptıran Hüseyin A., üç çocuğundan 2'sinin babası olmadığını öğrendi. Testte iki kız çocuğunun babası ise Hüseyin A.'nın kuzeni çıktı.
Antalya'nın Kepez ilçesinde 2007'de evlendiği Ş.T. ile 2'si kız, 3 çocuğunun ardından önceki yıl boşanan Hüseyin A., hayatının şokunu bir telefonla yaşadı.
Ayrılığından birkaç gün sonra kendisini arayan komşusun, eşinin kuzeniyle ilişkisi olduğunu ve çocukları için DNA testi yaptırması gerektiğini belirtmesi üzerine harekete geçen Hüseyin A., Antalya 13'üncü Aile Mahkemesi'ne başvurarak babalık davası açtı.
Mahkeme kararıyla Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı'nda yapılan DNA testinde, Hüseyin A.'nın oğlu E.A.'nın (16) yüzde 99,99 olasılıkla biyolojik babası olduğu ancak kızları H.A. (13) ve E.A. (10) için ise biyolojik babası olmadığı raporlandı.
Raporun ardından mahkeme tarafından iki kız çocuğunun soy bağının reddine karar verildi.
BİYOLOJİK BABA KUZEN ÇIKTI...
Bu kararın ardından Hüseyin A.'nın eski eşi Ş.T. bu kez M.K. hakkında iki çocuk için babalık davası açtı.
Dava süreci devam ederken Ş.T., geçen ağustos ayında yaşamını yitirdi. Mahkeme tarafından istenen DNA testinde, M.K.'nin 2 kız çocuğunun yüzde 99,9 oranında biyolojik babası olduğu sonucuna ulaşıldı.
Ancak kuzen babanın sonuçları kabul etmediği öğrenildi.
ÇOCUKLARA KAYYUM ATANABİLİR...
Yeni DNA testi sonuçlarına ilişkin mahkeme sürecinin devam ettiğini ve 3 Aralık'ta duruşmanın görüleceğini kaydeden Hüseyin A., "Davayı açan kişi öldüğü için de mahkeme bu çocuklar için kayyım atayacaktır" dedi.
TAZMİNAT DAVASI DA AÇILDI...
Bu olayla ilgili ilk DNA testi sürecini başlattığı andan itibaren çocukların biyolojik babasının üzerindeki ev, araba gibi eşyaları eşi ve oğluna devrettiğini de anlatan Hüseyin A., "Bu şekilde mal kaçırdı, tazminat davası açacağım için. Şu an o tazminat davası sürecimizi başlattık, hukuki olarak ne gerekiyorsa onlara sonuna kadar devam edeceğiz" diye konuştu.
Toprak Razgatlıoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda (WSBK) 3. kez şampiyon oldu...
Milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda (WSBK) üst üste 2, toplamda 3. kez şampiyon oldu.
10. sıradan başladığı yarışı 3. sırada bitiren Toprak Razgatlıoğlu, genel klasmanı 616 puanla 1. sırada noktalayarak Superbike'ta kariyerinin üçüncü dünya şampiyonluğunu ilan etti.
GELECEK SEZON MOTOGP'DE...
Milli sporcumuz, gelecek sezon motosiklet yarışlarının en prestijli şampiyonası MotoGP'de yer alacak.
Toprak Razgatlıoğlu ayrıca bu seride yarışan ilk Türk sporcu olarak tarihe geçecek.
Prima Pramac Racing ile anlaşan Toprak, Yamaha’nın fabrika destekli motoruyla piste çıkacak.
7 YAŞINDAN BERİ MOTOSİKLETİN ÜSTÜNDE
Türkiye Motosiklet Federasyonu Milli Takımlar Kaptanı Kenan Sofuoğlu koordinesinde Dünya Superbike Şampiyonası kariyerini sürdüren 28 yaşındaki Toprak, 7 yaşından beri motosiklet kullanıyor.
Superbike'da ilk dünya şampiyonluğunu Pata Yamaha ile 2021 yılında kazanan Toprak, Türk motor sporları tarihinde Kenan Sofuoğlu'nun Dünya Supersport Şampiyonası'ndaki 5 şampiyonluğundan sonra Dünya Superbike Şampiyonası'nda bu başarıya ulaşan ilk Türk motosikletçi oldu ve İngiliz yarışçı Jonathan Rea'nın 6 yıllık şampiyonluk serisini sonlandırdı.
Yamaha'ya en çok yarış alan pilot ünvanını kazandıran Toprak, ikinci dünya şampiyonluğuna ise 2024'te ROKiT BMW Motorrad takımıyla ulaşırken BMW'ye de tarihindeki ilk Superbike şampiyonluğunu getirdi.
2025'te de dünya şampiyonu olan Toprak, BMW'ye de ikinci pilotlar şampiyonluğunu kazandırdı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul’un Şişli ilçesinde ambulansa yol vermeyen sürücü E.A.'nın Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandığını duyurdu...
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yerlikaya, mevcut uygulamada bu ihlalin yalnızca 993 TL idari para cezası gerektirdiğini ancak bunun yeterince caydırıcı olmadığını belirtti.
Yeni Trafik Kanunu Teklifi'nde geçiş üstünlüğüne sahip araçlara yol vermeyen sürücülere yönelik yaptırımların ağırlaştırıldığını açıklayan Yerlikaya, ambulans ve itfaiye araçlarına yol vermeyenlerin ehliyetine 30 gün süreyle el konulacağını, araçlarının da aynı süreyle trafikten men edileceğini söyledi. Teklifte ayrıca, aynı ihlali 5 yıl içinde ikinci kez işleyenlerin ehliyetlerinin tamamen iptal edilmesi de öngörülüyor.
Yerlikaya, ambulansların zamanla yarıştığını vurgulayarak, "Bugün yol vermediğimiz ambulans, yarın bizi ya da çok sevdiğimiz birini hastaneye yetiştirmeye çalışıyor olabilir" dedi.
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Yerlikaya, ambulansa yol vermeyen ya da trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesini istedi.
British American Tobacco (BAT) da sigara fiyatlarını artırdı. Yeni listeye göre BAT grubunda en ucuz sigara 90 TL’ye, en pahalısı ise 105 TL’ye yükseldi...
Philip Morris, Captain ve Japan Tobacco International gruplarının ardından British American Tobacco da (BAT) zam furyasına katıldı.
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar’ın X hesabından paylaştığı yeni listeye göre BAT grubuna ait sigaralara 5 TL’lik fiyat artışı geldi.
Böylece grubun en ucuz sigarası 90 TL, en pahalı sigarası ise 105 TL oldu.
YENİ LİSTE...
19 Ekim 2025 itibarıyla uygulanacak yeni fiyat listesi şöyle:
Manavgat Belediyesi temizlik işleri çalışanları G.M. ve N.G. sabah saatlerinde Mehmet Özkaynak'ın kullandığı çöp toplama aracıyla kırsal mahallelere doğru yola çıktı. Araç ilerlerken şoför Mehmet Özkaynak ve G.M. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle G.M., Mehmet Özkaynak'ı boynundan bıçaklayıp kaçtı. Bu sırada yol kenarındaki çöpleri araca yüklemeye çalışan N.G.'nin ihbarıyla olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Özkaynak'ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Diğer taraftan Mehmet Özkaynak ve G.M. arasında 2 gün önce tartışma yaşandığı öğrenildi.
G.M., olaydan kısa süre sonra Manavgat Hacıobası Yol Kontrol Noktasında jandarma ekiplerine teslim oldu.
Daha sonra işlemleri için İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürülen G.M., buradan da adliyeye sevk edildi.
Savcılıkta ifade veren zanlı, Özkaynak'ın tavır ve konuşmalarından rahatsız olduğunu ve aracı çok hızlı kullandığını belirterek, konuşmalarına dikkat etmesi ve kamyonu yavaş kullanması konusunda yaptığı uyarıları dinlemediğini, bunun üzerine de öldürmeyi planladığını söylediği öğrenildi. Bu sabah da planı uygulamak için harekete geçtiğini ve ormana geldiklerinde cinayeti işlediğini anlatan Mutlu, pişman olmadığını dile getirdi.
İfadesinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlı tutuklandı.
Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, ilçede yapılan park, tesis ve sosyal alanların kimliği belirsiz kişiler tarafından zarar görmesinin üzüntü verici olduğunu belirterek, vatandaşlara kamu mallarına sahip çıkma çağrısında bulundu...
KAMU MALINA ZARAR VERMEK SADECE BUGÜNÜMÜZE DEĞİL, GELECEĞİMİZE DE ZARAR VERMEKTİR...
Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, yaptığı açıklamada, “Kamu malına zarar vermek sadece bugünümüze değil, geleceğimize de zarar vermektir. Gazipaşa Belediyesi olarak bizlerin en büyük görevi, ilçemizde yaşayan her bir vatandaşımızın ihtiyaç duyduğu hizmeti vermek, vatandaşlarımızın rahatı, huzuru ve mutluluğuna katkı sağlamaktır. Bunu yaparken de tüm hizmetlerin, hepimizin katkılarıyla hayata geçtiği hassasiyetine büyük özen gösteriyoruz” dedi.
KAMU MALLARINDA TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI VAR...
Başkan Yılmaz, belediyenin titiz bir tutum içerisinde çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayarak, “İlçemize kazandırdığımız parklarımızın, tesislerimizin ve sosyal alanlarımızın kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından zarara uğratılması, kırılması, yok edilmeye çalışılması bizleri ziyadesiyle üzmektedir. Zira söz konusu alan, park ve tesislerin tamamı birer kamu malıdır, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır ve Gazipaşa’mızda yaşayan her bir bireye aittir” ifadelerini kullandı.
GAZİPAŞA HEPİMİZİN, HEP BİRLİKTE KORUYALIM...
Başkan Yılmaz, kamu mallarına zarar vermenin sadece belediyenin çalışmasına değil, tüm hemşerilerin hakkına yapılmış bir saygısızlık ve saldırı anlamına geldiğini belirterek, “Halkımızın bu konuda bizlere destek olmalarını, bu tür olaylara şahit oldukları anlarda emniyet güçlerimize veya belediye ekiplerimize ihbarda bulunmalarını rica ediyoruz. Nasıl ki insanlar evlerindeki eşyaları kırıp tahrip ederek zarar vermiyorsa, kamu mallarına da hiçbir şekilde zarar vermemelidir. Halkın malına zarar vermek, kendi malımıza, çocuklarımızın geleceğine zarar vermektir” dedi.
Başkan Yılmaz, Gazipaşa halkını yaşadıkları çevreye sahip çıkmaya ve saygı göstermeye davet ederek, “Gazipaşa hepimizin, lütfen hep birlikte koruyalım” çağrısında bulundu.
Vatandaşlar ihbarlarını 0 533 195 56 64 numaralı Gazipaşa Belediyesi WhatsApp hattı üzerinden iletebilecek.
Manavgat Sülek-Hacıisali Mahallesi yolunda sabah saatlerinde meydana gelen olayda, Manavgat Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı çalışanlar çöp toplama görevindeydi. Edinilen bilgilere göre, Mehmet Özkaynak yönetimindeki çöp kamyonunda bulunan işçiler Gökhan M. ve Nurullah Güzel, rutin temizlik çalışmasını sürdürüyordu.
BOĞUŞMANIN ARDINDAN BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜ...
Nurullah Güzel’in çöp almak için araçtan indiği sırada kamyondan gelen sesler üzerine geri döndüğü, o anda Mehmet Özkaynak ile Gökhan M. arasında boğuşma yaşandığını gördüğü öğrenildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, Özkaynak’ın boğazından bıçaklanarak hayatını kaybettiğini belirledi.
ZANLI OLAY YERİNDEN KAÇTI...
Olayın ardından Gökhan M.’nin bölgeden kaçtığı, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin zanlının yakalanması için geniş çaplı arama çalışması başlattığı bildirildi. Mehmet Özkaynak’ın cenazesi, jandarma olay yeri inceleme ekipleri ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
CİNAYETTEN KISA SÜRE ÖNCE BİRLİKTE VİDEO ÇEKMİŞLER...
Olayla ilgili ortaya çıkan yeni detaylarda, Mehmet Özkaynak ve Gökhan M.’nin cinayetten kısa bir süre önce sosyal medyada paylaştıkları bir videoda birlikte oldukları öğrenildi. İkilinin daha önce tartıştıkları ve olay günü aralarında yeniden anlaşmazlık çıktığı iddia edildi. Olayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi için son tarihin 31 Ekim 2025 olduğunu açıkladı...
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile eski tip sürücü belgelerinin yenilenmesi için son tarihin 31 Ekim 2025 olduğunu açıkladı.
Bakan Yerlikaya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
- SÜRE UZATILMAYACAK!
- Eski tip SÜRÜCÜ BELGELERİNİN yenilenmesi için SON TARİH: 31 Ekim 2025.
- Bu tarihten sonra eski tip sürücü belgeleri kullanılamayacak ve eski tip sürücü belgesini yenilemek isteyen vatandaşlarımız, indirimli “harç değerli kağıt” ve “hizmet bedelinden” YARARLANAMAYACAKTIR.
- Temmuz ayında eski sürücü belgesini değiştirmek için 1 milyon 424 bin 516 başvuru alındı. Günlük ortalama 64 bin 750 eski tip sürücü belgesi değiştirildi.
- Ancak uzatma kararının ardından talepler hızla düştü:
- Ağustos: 96 bin 134 başvuru (günlük ortalama 4 bin 577 eski tip sürücü belgesi değiştirildi.)
- Eylül: 60 bin 703 başvuru (günlük ortalama 2 bin 890 eski tip sürücü belgesi değiştirildi.)
- Halen 2 milyon 33 bin 472 vatandaşımız eski tip sürücü belgesi kullanıyor.
- Vatandaşlarımıza sesleniyorum, lütfen nüfus müdürlüklerimizden randevumuzu alalım, eski belgelerimizi yenileyelim.
CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine Afyonkarahisar ev sahipliği yaptı. Mitinge katılan vatandaşlara seslenen CHP lideri Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) yönelik operasyona tepki gösterdi ve ABB Başkanı Mansur Yavaş'a destek verdi...
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin bu haftaki adresi Afyonkarahisar oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kalabalığa seslendi. Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) yönelik operasyona tepki göstererek "Mansur başkanımıza saldırı başlattılar. Mansur Yavaş'a uzanan bu kirli elleri bu millet kırar. Ekrem Başkan da Mansur Başkan da bu milletin gönlünde yer tutmuştur, arkalarında halk vardır. Onları kimseye kurban etmeyiz. Sayıştay gelmiş denetlemiş kusur görmemiş, müfettişler gelmiş hiç kusur görmemiş. Mansur Başkan iç denetleme yapmış tek kuruş yolsuzluk çıkmamış." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İletişim Başkalığını uyaran Özel "Erdoğan'ı uyarıyorum. Buradan İletişim Başkanını uyarıyorum. Cumhurbaşkanlığının imkanlarını bir partinin lehine kullanıyorsun yetmedi. Bir partinin aleyhine kullanıyorsun yetmedi. Utanmadan namuslu insanlara kara çalmak için kullanıyorsunuz." diyerek ABB'ye yönelik operasyona tepkisini sürdürdü.
CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle her hafta Türkiye’nin başka bir ilinde düzenlediği ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinglerinin 57'ncisi adresi Afyonkarahisar oldu. Mitingin yapılacağı alan polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı.
Saat 16.00’da başlayan büyük buluşmada, on binlerce vatandaşa seslenen Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
- Mermerlerine tarihi, termal sularına şifayı, Kocatepe'ye mertliği işleyen Afyonlular hepiniz hoş geldiniz. Ulu Camii'nin 40 sütunu gibi dimdik duran, milliyetçiliği haşhaş tarlalarına kazımış olan, Büyük Taaruz'un zafer kilidini açan kahraman Afyon, canım Afyon hoş geldiniz. Biz bugün buraya Afyon'un vicdanına sığınmaya geldik. Biz bugün burada bir miting yapmaya değil, hak, hukuk, demokrasi için bir büyük eylemi yapmaya geldik.
- Miting olunca Afyon'da bu meydana tüm partiler geliyor. İktidar partisi de geliyor ve son zamanlarda arama noktasına kadar zor varıyor. O arama noktasının iki katını dolduran Afyonlulara helal olsun. Birileri meydanlardan kaçarken birileri kalabalıklardan korkarken birileri 'Aman ha aman sıcak salonlarda serin salonlarda oturayım. Buradan siyaset yapayım. Gücü, icazeti millette değil Amerika'larda arayım' derken buraya milli iradeyi milletin gücünü göstermeye 'Patron benim. Ben seçerim. Kim derse bu yönetim bunu bilen benim. Çünkü milli iradeyim' diyenler gelmiş. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
"Doğru adayı bulduk, Afyon'un önüne koyduk"
- 1950'den beri Afyon'da belediye seçimleri yapılıyor. Tam 15 kez sandık başında şehrin kime emanet edileceğine Afyonlular karar verdi. 15 kez kazanamadık biz. 15 kez kaybettik. Ama dönüp de Afyon'a küsmedik. Sen doğrusunu bilmiyorsun demedik. Sen bilmezsin bu şehri yöneteceğe millet karar vermez, biz karar veririz demedik. Sabrettik. Çalıştık. Hatayı kendimizde aradık. Doğru adayı bulduk. Afyon'un önüne koyduk. Seçimleri kazandık. İşte genel başkanı olduğumda grup başkan vekilim olan, Meclis'te dört dönem sekiz yıl aralıksız birlikte görev yaptığımız iyi günde, kötü günde yan yana durduğumuz, birbirimize sahip çıktığımız, partimize, ülkemize sahip çıktığımız, benim kardeşim sizin evladınız Burcu Köksal. Hem de öyle birkaç parti yarışırken aradan çıkarak değil. Yüzde 51 oyla iki kişiden birinin fazlasını alarak seçildi ona da helal olsun, size de helal olsun."
"Hadi bakalım Erdoğan, Afyonluların elinden kurtarsın seni Donald Trump da göreyim"
Afyonkarahisar'da belediyenin yaptığı hizmetlerini anlatan Özel, şöyle devam etti:
- Tabii biz burada muhteşem bir miting yapıyoruz da orada yan tarafta buraya sığamayanlar gelmiş onları da selamlıyorum. Tayyip Erdoğan o kalabalığı bulsa kalabalık toplandı der, miting yapar sizinle. Burcu çalışıyor ama iktidar maalesef Afyon'u unuttu. Eber Gölü kurumaya yüz tuttu. Ama önlem almıyorlar. Zafer Havalimanı her yıl zarar etmeye devam ediyor. Bu sene 220 milyon TL daha uçmayan yolcu için başta garanti verdikleri için ödeme yaptılar. O para Afyon'da Burcu'da olsa ne hizmetlere Kütahya'da Belediye Başkanımızda olsa ne hizmetlere dönüşür ama burada uçmayan yolcu için garanti ödemesi. Hastane yaparlar, gelmeyen hasta için ödeme, yol yaparlar, geçmeyen araç için ödeme, tünel yaparlar, geçmeyen araçlar için ödeme. Millet, bu kadar yokluk, bu kadar sıkıntı çekerken kendi müteahhitlerine bu paraları peşkeş çekenlere yazıklar olsun. Afyon bunu unutmaz. AK Parti'nin kalesi olan yerde meydan inliyor 'Erdoğan istifa' diye. Ne oldu? Meşruiyet uçtu bitti. Meşruiyet bu meydanda olacakken Trump da arandı. Şimdi meydan 'istifa' diyor. Hadi bakalım Erdoğan, Afyonluların elinden kurtarsın seni Donald Trump da göreyim. Ey Erdoğan altına sandalye sürmekle altından sandalye çekmekle olur olmaz övgüler dizmekle karşısına dizdiği bu memleketin bakanlarına çocuk muamelesi yapmakla çok akıllıymış bunlar demekle olmuyor. Meydanlarda oluyor bu iş.
- Niye bu kadar öfkelisiniz? Çünkü Afyon'un şeker fabrikası vardı, kapattılar. SEKA'sı vardı kapattılar. Buradan hatırlatalım. Afyon biliyor da Türkiye duysun. Türkiye'nin nüfusu 60 milyondu, AK Parti geldi. Bugün 86 milyon. O gün Afyon'un nüfusu 812 bindi. Sanırsın aynı oranda artsa bir milyon 100 bin olması lazım. Rahat rahat ilyonu geçmesi lazım. Ama 60 bin kişi kayıpla 750 bin kişi. Yani 22 yılda Türkiye 60 milyondan, 83 milyona giderken. Afyon neredeyse 850 binden 750 bine doğru gerilemiş. Bu şehri küçültüyorlar. Bu şehri yoksullaştırıyorlar. Oy alırken yüz döndükleri, yüz sürdükleri bu şehre sonra sırtlarını dönüyorlar. Önümüzdeki sandık gelince Afyon'a sırtını dönene Afyon da sırtını dönecek.
"Hesabı herkes şöyle yapsın: Tayyip Erdoğan'dan kurtulursam asgari ücret 50 bin lira olur"
- Bu cennet şehri, bu tarih şehrini, bu üretimin topraklarından bereket fışkıran insanının alın terinde bereket olan namusuyla kazanan, namusuyla harcayan bu şehri perişan edenleri ilk seçimde gönderecek Afyon. Değerli Afyonlular sizin sorunlarınızı çözmeyenler, Türkiye'de de bir kara düzen tutturdular gidiyor. AK Parti'nin kara düzeni hakim oldu memlekette. Bu düzende Erdoğan'ın çıkarları sizin çıkarınızla çatışıyor. Erdoğan kendi çıkarları için milletin huzurunu da, refahını da hiçe sayıyor. Öyle bir noktadayız ki artık bundan kötüsü olur mu dediğimiz günü ertesi gün arar hale geliyoruz. Bu milletin refahını bu milletin huzurunu feda ediyorlar. Bugün bir gram altın beş bin lirayı geçti. AK Parti geldiğinde bundan 23 yıl önce en düşük emekli maaşı sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı iki çeyrek altın alıyor. Bir yanda eğer Tayyip Erdoğan geldiğinden bugüne hiçbir şeyi iyileştirmese ama emeklilere de ilişmese olduğu gibi kalsa bugün 56 bin lira alacak emekli bugün 16 bin lira alıyor. 16 bin lira yoksulluk demek hatta açlık, sefalet demek. Asgari ücretli Tayyip Erdoğan geldiğinde yedi çeyrek alıyordu. Hesapta bir yanlışlık yok. Eskiden en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerindeydi. Hatta daha eskiden bir buçuk katıydı. Bugün en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 60-65'i. Ve asgari ücrette 22 bin lira gibi açlık sınırının altında bir seviyede, eskiden yedi çeyrek altın yani hiç gelmese, hiç ilişmese emekçiye dokunmasa yedi kere yedi 49, 50 bin lira alacakken asgari ücretli bugün 22 bin lira alıyor. Yani hesabı herkes şöyle yapsın: Tayyip Erdoğan'dan kurtulursam asgari ücret 50 bin lira olur. Tayyip Erdoğan'dan kurtulursam emekli maaşım 56 bin lira olur.
"Bu iktidar sadece ve sadece zengine iyi gelen, yandaşa iyi gelen bir iktidardır"
- Ve bunun aldığı 14,5, çeyrek altının bugün geldiği nokta tam tamına beş buçuk çeyrek altın. Memur ayda dokuz çeyrek altın kaybetmiş. Üniversiteye yolladığın öğrenci bile 1,5 çeyrek altın burs alırken bugün gram altının yarısını alıyor. Öyle ya bugün üç bin lira veriyor. Gram altının neredeyse yarısı. Oysa bunlar gelmeden önce bir öğrenci bursu bir buçuk çeyrek altındı. Şunu görelim: Erdoğan geldiğinden beri, AK Parti geldiğinden beri bu iktidar emekliye iyi gelmedi. Geldi mi? Asgari ücretliye iyi gelmedi. Geldi mi? Öğrenciye iyi geldi mi? Peki çiftçiye iyi geldi mi Bunlar bu haldeyken esnaf ne yapsın. Esnafa iyi geldi mi? Bu iktidar sadece ve sadece zengine iyi gelen, yandaşa iyi gelen, işi gücü tıkırında olanlara iyi gelen bir iktidardır. Buradan ısrarla söylüyorum: Bu memlekette zengin yüzde 20, yani en zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 90'ını alıyor. Geri kalan yüzde 80 sadece yüzde 10'unu alıyor. Bu memlekette, en zengin yüzde 1, yüz kişinin en zengini, neredeyse gelirin yarısını alıyor. Geri kalan 99 kişi kalan yarısını bölüşüyor. O yüzden biz CHP olarak adı üstünde, halkın partisi olarak, kurucusu bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in partisi olarak kimsesizlerin kimsesi olmaya geliyoruz. CHP Türkiye'nin birinci partisi.
- Siyaset öncelik belirleme işidir. Benim önceliğim, bizim önceliğimiz bu meydandır. Oradan bizleri dinleyenlerdir. Evlerinde, ekran başında bizi dinleyenlerdir. Ama Erdoğan'ın önceliği başkalarıdır. O, 19 Mart darbe sürecinde sizin, bizim rezervimizi sadece zenginlere, paralarını alıp gidenlere, borsadan çıkanlara, döviz yaptıranlara, yabancı yatırımcılara harcadı ve sen dönüp isteyince 'yok' diyor.
"Çoluğunun, çocuğunun boğazından geçecek lokması da Erdoğan tarafından haciz altındadır"
- Bakın, o gün harcadığı para 160 milyar dolar. O günden bugüne bu, çiftçiye bir yılda ödenen desteklerin tam 100 katı. Bu, emeklilere bir asgari ücret vermek için ihtiyaç olan paranın tam 150 katı. Asgari ücreti 30 bin lira yapmak için gerekli paranın tam 120 katı. Yani size 'para yok' diyenler yalan atıyorlar. Size kaynak yok diyenler yalan atıyor. Polise mesai vermeden çalıştırıp 'kaynak yok' diyenler yalan atıyor. Jandarmanın da, polisin de, infaz koruma memurunun da, öğretmenin de, çoluğunun, çocuğunun boğazından geçecek lokması da Erdoğan tarafından haciz altındadır.
"Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak"
- Mutlaka kurtaracağız bu ülkenin geleceğini. Çocuklarınızın geleceğini, bu ülkenin evlatlarının geleceğini kurtaracağız. Herkesi doyuracağız. Herkesin karnı doyacak. Herkes yarınlara umutla bakacak. Bakan çıkıyor diyor ki, 'Tasarruf yapacaksak elbette emekliden, asgari ücretliden yapacağız'. Avrupa'da son 10 yılda asgari ücretin en az arttığı ülkeyiz. AKP geldiğinde 10 emekliden üçü çalışıyordu. Şimdi altısı çalışıyor. Yine Avrupa Birliği ülkelerinde emekliler gayrisafi milli hasılanın yüzde 10'unu alıyorlar. Ama Türkiye'de sadece yüzde 3,7'sini alıyorlar. Ve bizde bakan çıkmış, hâlâ daha emekliden tasarruf etmekten bahsediyor. Burada bakana şunu söylüyorum: Sen de haklısın, doğrusunu sen de biliyorsun, bu meydan da biliyor. Sandık gelecek, oylar sandığa girecek, bir devir kapanacak. Yeni bir devir başlayacak. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.
"Amerika'ya giderken hediye paketi yaptırmış. Hediye paketinin içinde yok yok..."
- Erdoğan'ın kendine çalıştığı yetmedi, zenginlere çalıştığı yetmedi. Şimdi elde avuçta kalan da Trump'a çalışıyor. Trump'ın kapısını aşındırdı. Oralardan meşruiyet arıyor. Emekliye para yokken, asgari ücretliye para yokken, don vurmuş çiftçinin hasarı karşılanmazken, Amerika'ya giderken hediye paketi yaptırmış. Hediye paketinin içinde yok yok... 225 tane Boeing uçağı, sıvılaştırılmış gaz, bademden pirince, cevizden Amerikan otomobiline, Amerikan viskisine, makyaj malzemesine kadar tamamının gümrük vergilerini sıfırladı. Senin ürettiğinde vergi var, pahalı kalıyor. Amerika'dan gelen ucuz kalıyor, kapış kapış gidiyor. Türk çiftçisine, Türk üretimine atılan en büyük kazık. Kendi ülkesinden her şeyi verdi ama kendisi elleri boş döndü. Ne aldın? Hiçbir cevap yok.
"Hiçbir şeyi beceremiyorsan, hiçbirini alamadıysan, F-35'lerimizi isteseydin, alıp getirseydin"
- Meşruiyet almış, milletin gözünden düşmüş, meşruiyeti Amerika'da aramış, Trump'ın kendisini övmesiyle güya meşruiyet kazanmış. Hiçbir şey olmasaydı bile bu kadar tavize, bu kadar görüşmeye, bu kadar anlaşmaya bizim Amerika'da parası ödenmiş, bitmiş, üzerine Türk bayrağı yapışmış altı tane F-35 uçağımız var. Geçen dönem bunlara el koydular. Bizi F-35 programından attılar. İsrail'de F-35 var, Yunanistan'da var. Türkiye'nin parasını ödediği F-35'ler Amerika'da hangarda duruyor. Hiçbir şeyi beceremiyorsan, hiçbirini alamadıysan, F-35'lerimizi isteseydin, alıp getirseydin ama kendine meşruiyet arayan, maalesef Trump'ın altına çektiği sandalyeye güvenen Erdoğan'a söylüyorum: Sandalyeyi, makamı, mevkiyi, koltuğu millet verir, millet alır. Trump, altına sandalye çektiyse o sandalyeyi altından millet çekip alacak.
"Erdoğan'ın dostu Trump'tır, Trump'ın dostu Netanyahu'dur, Erdoğan Netanyahu'nun dostudur"
- Gazze'de çok büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. 65 bin çoğu çocuk ve kadın, öldü. 165 bin kişi sakat kaldı, savaştan etkilendi. Bu soykırıma karşı, Erdoğan Amerika'ya giderken Filistin'in bir ümidi vardı. Bizim hakkımızı savunur mu? Biz de dedik ki, 'Git, Filistin'in hakkını savun. Netanyahu'nun bir savaş suçlusu olduğunu söyle. Trump'a, 'İsrail'i desteklemekten vazgeç' de ve oradan Filistin için iyi bir sonuç al. Ben Amerika dönüşü Esenboğa Havaalanı'nda seni karşılayıp tebrik edeceğim’ dedim. 'En büyük teşekkürü ben edeceğim' dedim. Gitti Amerika'ya, görüşmeyi yaptı. Görüşmede Boeing'in B'si var, nükleer enerjinin N'si var, sıvılaştırılmış doğal gazın N'si var. Ama maalesef Gazze'nin G'si yok. Gazze'nin G'sini konuşmadı. Çünkü bana, dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Dostumun dostu dostumdur, dostumun düşmanı benim de düşmanımdır. Erdoğan'ın dostu Trump'tır. Trump'ın dostu Netanyahu'dur, Erdoğan, Netanyahu'nun dostudur.
"Trump'la öğle yemeği yiyen Erdoğan'dan Filistin'e dost olmaz"
- Filistin bizim dostumuzdur. Netanyahu Filistin’in düşmanıdır. Biz Netanyahu'ya düşmanız, Filistin'e dostuz. Biz, 3. Cumhurbaşkanımız Bülent Ecevit'in Yaser Arafat'a nasıl destek verdiyse, Mahmud Abbas'a o desteği veririz. Biz Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Filistin'e nasıl destek verdiyse, Filistin'e o desteği veririz. Ama işi gelince milli görüşçü olan, işi gelince milli görüş gömleğini çıkaran, işine gelince 'Filistin davası benim davam' diyen ama şimdi gidip Netanyahu'ya 'savaş kahramanı' diyen, Trump'la öğle yemeği yiyen Erdoğan'dan Filistin'e dost olmaz. Buradan, bütün dünyanın gözü önünde Sumud Filosu Filistin'e doğru ilerlerken, İspanya cesaret gösterip filoyu koruyor, İtalya filoyu koruyor ama esas koruması gerekenler Trump'tan korkularına susuyorlar. Sumud Filosunu, Deniz Kuvvetleri korumalıdır. Türkiye, Filistin'e sonuna kadar sahip çıkmalıdır. Her şey bittiğinde mazlum Gazzeliler bugünlere bakınca, tepelerine yanan bombaları değil belki onu unutacaklar. Ama Netanyhau'nun dostu Trump'la yemek yiyen, şakalaşan ve kendilerini unutan Erdoğan'ı asla affetmeyecekler.
"Trump, Erdoğan'ın 19 Mart darbesini görünce 'bizim çocuklar başardı' demiştir"
- 19 Mart darbesinden sonra, yani bu milletin sofrasından kalkıp Trump'ın sofrasına oturanlar, ondan icazet alanlar Cumhurbaşkanı adayımıza, siz takdir ederseniz, millet takdir ederse bir sonraki cumhurbaşkanımıza Ekrem İmamoğlu'na, geleceğin iktidar partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne darbe yapmaya kalkıştılar. Biliyorsunuz bu darbeciler hep Amerika'dan icazet alır. Kenan Evren, 1980'de Amerika'dan icazet almış, darbeyi yapmıştı. Ertesi gün Amerikalılar haberi birbirine 'bizim çocuklar başardı' diye duyurdular. 1980 darbecileri Amerika'nın bizim çocuklarıydı 31 Mart'ta seçimleri kaybedince demokrasiden ayrılanlar, 19 Mart darbesine kalkışanlar Trump'ın bizim çocuklarıdır. Trump, Erdoğan'ın 19 Mart darbesini görünce 'bizim çocuklar başardı' demiştir.
- 192 gündür Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir saldırı altında. 192 gündür direniyoruz, mücadele ediyoruz. Sizin de burada bu darbeden bir misafiriniz var; İpek Elif Atayman. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çalışanı. Görevini yapmış, geçtiğimiz yıllarda devretmiş. Birtakım iftiralarla ifadeye çağrılmış. Önüne kağıt sürmüşler, demişler ki 'Eğer bunu, bunu böyle söylersen serbest kalırsın. Evladına, ailene kavuşursun.' O demiş ki 'Doğru bildiğimi söylerim. Bilmediğimi söylemem.' 'O zaman' demişler, 'Sana iyi yolculuklar.' Onu yedi saat mesafeye, Afyon'a gönderdiler. Ailesi zorluk içinde, kendisi zorluk içinde. Ben geçen Zafer Yürüyüşü için geldiğimizde kendisini ziyaret ettim. Siz Afyonlular olarak çok misafirperversiniz ama bu zorunlu misafirliğin bir an önce bitmesini ümit ediyoruz. Buradan hem İpek Elif Atayman'a, hem de tüm siyasi tutsaklara kocaman bir alkış gönderiyoruz dayanışma için. En kısa sürede iddianameleri bekliyoruz. Niye bekliyoruz? Yargılanmak için değil, iftiracıları yargılamak için, Cumhuriyet Halk Partisi'ne atılan iftiraları yargılamak için. Ekrem Başkan'a, arkadaşlarımıza atılan iftiraları, ailelerine yapılan zulümleri yargılamak için o iddianameleri sabırsızlıkla bekliyoruz.
"Mansur Yavaş'a uzanan kirli elleri bu millet kırar"
- Şimdi bu hafta yeni bir şey yaşandı. Sizin de çok sevdiğiniz, hepimizin çok sevdiği Mansur Başkanımıza saldırı başlattılar. Buradan öncelikle şunu söyleyeyim: Ekrem Başkan da Mansur Başkan da bu milletin gönlünde yer tutmuş, bu milletin sevdiği, inandığı, güvendiği tertemiz insanlardır. İkisinin de arkasında halk vardır, millet vardır. Onları kimseye kurban etmeyiz. Buradan öncelikle şunu söyleyeyim. Güya konserde usulsüzlük var diye yalan atıyorlar. Sayıştay gelmiş denetlemiş, hiç kusur görmemiş. Müfettişler gelmiş denetlemiş, hiç kusur görmemiş. Mansur Başkan o haksız ithamlara karşı iç denetleme yapmış. Bir kuruş yolsuzluk çıkmamış. Çıka çıka bir kişide kusur çıkmış, o kişi Melih Gökçek döneminde işe alınan bir memurmuş. Hakkında işlemler yapılmış. Bunun MASAK raporu kim tarafından… Melih Gökçek'in oğlunu biliyor musunuz? 'Bozuk tohum.' Bozuk tohum tarafından MASAK raporunu almışlar. Bu kişiyi güya itirafçı, iftiracı yapmışlar. Etrafındakilere kara çalıyor ama kendi elleri kara. Çünkü onun arkasında bozuk tohumun babası var.
- İftira attığı kimsenin hesabında bir kuruş hareket yok, zenginleşme yok. Rüşvet yok, irtikap yok. Hiçbir şey yok. Sadece bu iftiracıda var. Bunun üzerinden tertemiz insanları suçluyorlar. Ayrıca hiçbir suçlamanın altı dolmadığı için, hiçbir suçlamayla tutuklama yapamadıkları için, 'Pardon, yanlış yapmışız' diyemedikleri için yazmışlar oraya son anda, son dakika. Dört gün boyunca sorarken, yok. 'Zimmet suçu şüphesi.' Kardeşim zimmet olsa, zimmete geçen para olur. Mal olur. Tertemiz insanlara bu iftirayı atıp Mansur Başkan'a uzanmaya çalışıyorlar. Mansur Yavaş'a uzanan kirli elleri bu millet kırar.
- Mansur Başkan'ı seviyor musunuz? Ona güveniyor musunuz? Onu arkasında mıyız? 'Adam' dememek lazım da bozuk tohumun babasının 97 dosyası var. 97 yolsuzluk dosyası var, kapağını açıp bakan yok. Sonra Mansur Başkan gibi namus timsaline laf atıyorlar. Bir de bir gece önceden bir tane bomba koymuş, geri sayım koymuş, birazdan milyarlık bomba patlayacak diye. Sekiz saat önceden operasyonu duymuş. Yani demek ki neymiş? Bu operasyon tamamen siyasiymiş. Şimdi de bozuk tohumun kanalından diyorlar ki 'İkinci dalga gelecek. 30 kişi içeri alınacak. Şunlar alınacak, bunlar alınacak.' Buradan Ankara Adliyesi'nin namuslu savcılarına, hakimlerine sesleniyorum. Bu bozuk tohumun adliyede ne işi var? Bu bilgilerin bozuk tohumda ne işi var? Eğer adalet bu bozuk tohuma, babasına kaldıysa, bu memleket yandı demektir.
"Biri 33 milyon, biri beş katı etkinliğe 30 milyon harcamış"
- Buradan bütün televizyonlarımız, gazetelerimiz kanalıyla bütün Türkiye'ye şikayet ediyoruz ki bakın AK Parti döneminde beş yılda 80 etkinliğe o günkü parayla 33 milyon vermişler. Mansur Yavaş döneminde beş yılda 426 etkinliğe yani tam beş katı, bugünkü parayla 30 milyon verilmiş. Biri 33 milyon harcamış, biri 30 milyon harcamış. Bozuk tohumun babası ve ondan sonra gelenler aynı paraya 80 etkinlik yapmış, bizimkiler 426 etkinlik yapmış. Burada aynı paraya beş kat iş yapana laf söyleyeceksin, hamuduyla götüreni AK Partili diye ellemeyeceksin. Yazıklar olsun böyle adalete. Ayrıca milletimize şikayet ediyoruz. Mansur Başkan'a, Ankara Büyükşehir'e bu haksız operasyon… Sayıştay bir şey bulmamış, müfettişler bulmamış, kendileri bulmamış. Bu haksız operasyon yapılırken Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dezenformasyon Mücadele Birimi, bütün gazetecilere, temsilcilere Mansur Yavaş'ı suçlayan, gerçek dışı soru - cevaplar yollayıp basında bunların yer almasını sağlıyorlar. Buradan Erdoğan'ı uyarıyorum, buradan İletişim Başkanı'nı uyarıyorum. Cumhurbaşkanlığı'nın imkanlarını bir partinin lehine kullanıyorsun, yetmedi. Bir partinin aleyhine kullanıyorsun, yetmedi. Utanmadan namuslu insanlara kara çalmak için kullanıyorsunuz. Bu millet bunu görür, bunu bilir, bunu unutmaz. Bunun hesabını er ya da geç vereceksiniz.
"İcazeti Trump'tan alan, meşruiyeti Trump'tan alan diplomayı da Trump'ta arıyor olabilir"
- Erdoğan'a televizyonu başındakiler merak ediyordur, ne diyorlar diye. Diyorlar ki 'diplomasız Erdoğan.' Ama öyle demeyin, belki de vardır. Belki son gittiğinde Amerika'dan almıştır, belki Trump'tan almıştır. İcazeti Trump'tan alan, meşruiyeti Trump'tan alan diplomayı da Trump'ta arıyor olabilir. Ama açıkça söyleyeyim: Erdoğan'ın Ekrem Başkan'ın diplomasına saldırmasının sebebi, arkadaşlar boşa değil.
- Onlar hastamıza bakarken, kovidi hatırlıyor musunuz? Ölenlere Allah rahmet eylesin. Biz ölmeyelim diye ölümü göze alanlar vardı. Sağlık emekçileri. Erdoğan dedi ki 'hakları ödenmez.' Hakikaten haklarını ödemedi. Biz bütün sağlık emekçilerine, canlarını dişlerine katan, hayatlarını hiçe sayan biz yaşayalım diye ölümü göze alanlara bir yürekten alkış hepimiz için.
"Afyon İttifakı, Türkiye İttifakı'nın bir parçasıdır"
- Değerli Afyonlular, sözü çok uzatmayayım. Bir yandan da bir dayanışma göstermemiz gerekiyor. Bugün Mersin'de Müsavat Başkanımın mitingi var. O miting mutlaka televizyonlarda dönecek, o mitingi de yayınlayacaklar. Buradan öncelikle orada miting yapan İYİ Partililere, ama diyoruz ya 'Biz hepimiz Türkiye'yiz. Hatta biz 'Türkiye İttifakı'yız' diyoruz. Bütün milliyetçi demokratları, bütün muhafazakar demokratları, bütün liberal demokratları, bütün Kürt demokratları, bütün sosyalist demokratları, sosyal demokratlar olarak saygıyla selamlıyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar. Biz burayı Afyon İttifakı ile kazandık. Afyon İttifakı, Türkiye İttifakı'nın bir parçasıdır. Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı albayraktan alır. Milli Takım kazanırken kim gurur duyuyorsa Türkiye İttifakı'ndadır. Filenin Sultanları İstiklal Marşı çaldırırken kimin gırtlağı düğümleniyorsa Türkiye İttifakı'dır. Türkiye İttifakı kırmızı beyaz renkleri ile Türkiye'nin gelecek umududur.
- İşte biz milletine güvenen, bayrağını seven, milletini seven ve kurulduğu günden beri aynı yerde duranlarız. Bir tarafta partisinin kadın kollarına, gençlik kollarına güvenmeyen, bunun için yargı kolları kuran, bunun için bu memlekette bir başsavcıyı yargı kolları başkanı ilan eden, ümidini milletten kesen, meşruiyeti halkta değil, yurt dışında Amerika'da arayanlar varken; bir taraftan bu ülkenin yarınlarını bu meydanlarda arayan sizler varsınız. Ben sadece ve sadece size güveniyorum, Ekrem Başkanı'mızı içerden çıkarmak için de aday etmek için de Cumhurbaşkanı yapmak için de ne yurt dışına güveniyoruz ne bir başkasına. Sadece ve sadece halka, millete, size güveniyoruz.
"Erken seçim istiyorum"
Buradan Silivri'ye, buradan Türkiye'nin dört bir yanındaki cezaevlerine selam yollarken bir kez daha hep beraber kararlılığımızı haykıralım. Biz bu meydandaki herkes, 'Ey Erdoğan, ben halkım, ben milletim. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Adayımı bırak, sandığı getir. Erken seçim istiyorum. Erken seçim istiyorum.' Ben de buradan Erdoğan'a sesleniyorum, ne yaparsan yap 28 buçuktan 29 Erdoğan seni orada artık oturtmam, oturtmayacağız. Ama ben seni oturduğun koltuktan kaldırmak için hakimlere, savcılara güvenmiyorum. Polise, askere güvenmiyorum. Ben sadece ve sadece millete, demokrasiye güveniyorum. Sen bizi oturduğumuz koltuktan kaldırmak için bir savcıya görev vermişsin. Bizi milletin oturttuğu koltuktan, partimizin oturduğu koltuktan sadece partimiz, sadece milletimiz kaldırabilir. Bu millet seçtiğini seçer, seçtiğine sahip çıkar. Hodri meydan. Afyon beni duyuyor mu? Afyon ayakta mı? Afyon hazır mı? Ekrem Başkanı Cumhurbaşkanı yapmaya hazır mısınız? Mansur Başkanı sahip çıkmaya hazır mısınız? İktidara yürüyor muyuz? Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? O zaman haydi bakalım yürüyelim arkadaşlar.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocuğun devlet koruması altına alındığını duyurdu. Baba ise tutuklanarak cezaevine gönderildi...
Hatay’da bir baba ile 18 yaşından küçük kız çocuğunu oynatarak sosyal medya platformu Tiktok'ta canlı yayın yaptı.
Canlı yayınlardan para kazanan babaya tepki yağdı. Baba haberlerin ardından gözaltına alındı.
BABA TUTUKLANDI...
Canlı yayında kendisine de gelen tepkilere aldırış etmeyen baba, 'normal' diyerek dans videosunu savundu.
Bakanlık tarafından koruma altına alınan kız çocuğunu dans ettiren 'baba'nın ise gözaltı işleminin ardından çocukları fuhuşa teşvik etmek suçundan tutuklandı.
BAKANLIKTAN AÇIKLAMA GELDİ...
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Bugün bazı basın yayın organlarında "Kızını Tik Tok yayınında oynatarak para kazanmaya çalışan baba tepkilere aldırış etmedi!" başlığıyla yer alan haberlere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür.
Söz konusu görüntülere ilişkin emniyet birimleri tarafından adres tespitinin yapılması ile birlikte il müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir.
Görüntülerde yer alan çocuğumuz sağlık kontrollerinin ardından devlet korumasına alınmıştır.
Uzman ekiplerimiz tarafından çocuğumuza yönelik psikososyal destek süreci başlatılmıştır.
Söz konusu şahıs emniyet birimleri tarafından gözaltına alınmıştır.
Bakanlık olarak dava sürecine müdahil olacak ve şahsın gereken cezayı alması için süreci titizlikle takip etmeye devam edeceğiz.
Emeklilik sürecinde kritik rol oynayan “7 yıl kuralı”, milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor. SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı üzerinden hangi kurumdan emekli olunacağını belirleyen bu kural, özellikle 1 Ekim 2008 öncesi sigortalılar için büyük önem taşıyor...
Türkiye’de son yıllarda milyonlarca kişi emekli olurken, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesiyle birlikte birçok vatandaş emeklilik dilekçesini verdi. Emekliliğe hazırlananların dikkat etmesi gereken önemli ayrıntılar bulunuyor. Bunların başında ise “7 yıl kuralı” geliyor.
7 YIL KURALI NEDİR?
Emeklilikte hangi kurumdan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) emekli olunacağını belirleyen temel unsur, “son 7 yıl” kuralı olarak biliniyor.
1 Ekim 2008 öncesi sigortalı olan kişiler için bu kural geçerli. Son 2.520 güne (7 yıl) bakılarak, çalışanın hangi kurumdan prim ödemesi çoğunluktaysa emeklilik de o kurum üzerinden gerçekleşiyor.
Örneğin, bir çalışan son 7 yıl içerisinde 1.261 günden fazla SSK’ya prim yatırmışsa SSK üzerinden emekli oluyor. Aynı durum Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı için de geçerli. Eğer üç kurumdan da prim ödemesi yapılmışsa, en fazla prim yatırılan kurum dikkate alınıyor.
1 Ekim 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olanlarda ise farklı bir uygulama söz konusu. Bu kişilerde sadece son 7 yıl değil, tüm çalışma hayatı boyunca hangi statüye daha fazla prim ödenmişse emeklilik o kurum üzerinden gerçekleşiyor.
Yani 2008 sonrası sigortalılar için emekliliğin yolu, primlerin ağırlıklı olarak yatırıldığı kurumdan geçiyor.
NEDEN 1 EKİM 2008 TARİHİ KRİTİK?
1 Ekim 2008 tarihi, sosyal güvenlik sisteminde köklü bir değişimin başlangıç noktasıdır. Bu tarihte yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde birleştirildi.
Bu nedenle:
2008 öncesi sigortalılar, eski sisteme göre değerlendirilirken “7 yıl kuralı” geçerli oluyor.
2008 sonrası sigortalılar ise yeni sisteme tabi olduğundan, tüm çalışma hayatı boyunca hangi kuruma prim ödedilerse emeklilikleri o kurumdan gerçekleşiyor.
Batman’ın Beşiri ilçesinde dün gece saatlerinde hafif ticari araca düzenlenen silahlı saldırıda ölen Mehmet Şanlı (65) ve eşi Takibe (43) ile çocukları Elanur (9) ve Akıncan Şanlı (6) toprağa verildi. Yürütülen soruşturmada 24 kişi gözaltına alınırken, öldürülen ailenin saldırıyı gerçekleştirdiği düşünülen aile ile arazi anlaşmazlığı ve kız kaçırma husumetlerinin olduğu ortaya çıktı...
Beşiri ilçesine bağlı Eskihamur köyü yakınlarında, Mehmet Şanlı’nın kullandığı 72 EK 339 plakalı hafif ticari araca, uzun namlulu silahla saldırı düzenlendi. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.
Sağlık görevlileri olay yerinde yapılan incelemede araçta bulunan Mehmet Şanlı ve eşi Takibe ile çocukları Elanur ve Akıncan Şanlı’nın yaşamlarını yitirdiklerini belirledi.
24 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Yaşamını yitirenlerin cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
Hastanedeki otopsi işlemlerinin ardından Mehmet Şanlı ve eşi Takibe ile çocukları Elanur ve Akıncan Şanlı’nın cansız bedenleri yakınlarına teslim edildi. Buradan alınan Takibe Şanlı’nın cenazesi Batman merkezde, Mehmet Şanlı ve çocukları ise Eskihamur köyünde, yakınlarının gözyaşlarıyla toprağa verildi.
Öte yandan, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma kapsamında 24 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltılara ilişkin Batman Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "14.09.2025 günü saat 22.55 sıralarında Beşiri ilçemiz Eskihamur köyü yolunda seyir hâlinde olan araca düzenlenen silahlı saldırı sonucunda 4 vatandaşımızın hayatını kaybettiği olayın şüphelisi 4 şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştı. Olayın aydınlatılmasına yönelik devam eden çalışmalar neticesinde, saldırı olayı ile bağlantısı olduğu değerlendirilen 20 şüpheli şahıs daha yakalanarak gözaltına alınmış olup, gözaltına alınan toplam şüpheli sayısı 24 olmuştur" ifadelerini kullanıldı.
KATLİAMIN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, saldırıya uğrayan Şanlı ailesinin, gözaltına alınan şüphelilerin bulunduğu aile ile arazi anlaşmazlığı yaşadığı ve iki aile arasında geçmişte 'kız kaçırma' nedeniyle bir husumet oluştuğu öğrenildi.
Kocaeli'de bir apartman dairesinden gelen kötü koku üzerine eve giren ekipler, anne ile 5 yaşındaki kızı ölü buldu. Anne ve kızının vücutlarında kesici alet yaraları olduğu belirlendi...
Kocaeli'’nin Gebze ilçesinde apartman dairesinden gelen kötü koku üzerine eve giren ekipler, 50 yaşındaki anne Dursune Bilgili ile 5 yaşındaki kızı Havva Nur Anzerli’yi ölü buldu.
Anne ve kızının vücutlarında kesici alet yaraları olduğu belirlendi.
Alınan bilgiye göre Beylikbağı Mahallesi 302. Sokak’taki bir apartmanda yaşayanlar, 3’üncü kattaki daireden gelen kötü koku üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye, sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi.
Kapının açılmaması üzerine itfaiye ekipleri, merdiven aracıyla pencereden daireye girdi. Ekipler, anne Dursune Bilgili ile kızı Havva Nur Anzerli’yi kanlar içinde yatarken buldu. Sağlık ekiplerince yapılan incelemede anne ve kızının hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede, anne- kızın vücutlarında kesici alet yaraları olduğu tespit edildi. Anne ve kızının cansız bedeni, otopsi için morga kaldırıldı.
Öte yandan eşinden boşandığı öğrenilen Dursune Bilgili’nin, ismi öğrenilemeyen bir erkek çocuğu olduğu ve bu çocukla da aynı evde yaşadığı, ancak çocuğun bir süredir evde bulunmadığı öğrenildi. Polis, çocuğun bulunması için çalışma başlattı.
İzmir’in Menemen ilçesinde, aile içinde yaşanan tartışma kanlı bitti. 16 yaşındaki H.U.B., babası Barış B. (47) ve annesi N.B.’yi (47) bıçakla yaraladıktan sonra intihar girişiminde bulundu...
Korkunç olay, Uğur Mumcu Mahallesi 1343 Sokak’taki bir dairede dün akşam saatlerinde meydana geldi. Tartışmanın büyümesi üzerine H.U.B., anne ve babasına saldırdıktan sonra odasına kapanarak intihar etmeye çalıştı.
BABA HAYATINI KAYBETTİ...
Çevredekilerin ihbarı üzerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, önce yaralı anne ve babayı bulurken, daha sonra balkon kapısını kırarak H.U.B.’yi de yaralı olarak çıkardı. Yaralılar, Menemen Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan baba hayatını kaybetti.
SALDIRGANIN HAYATİ TEHLİKESİ SÜRÜYOR
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen H.U.B.'nin hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi.
Anne N.B., ifadesinde oğlunun kendilerine bıçakla saldırdığını ve intihar girişiminde bulunduğunu aktardı.
Herkesin ortak derdi bulaşık makinesinden çıkan bulaşıkların temiz, çizilmemiş ve kokmuyor olmasıdır. Bunun için bulaşık deterjanının tek başına yeterli olmadığını düşünüyor ve makinenizin içine çamaşır suyu ekliyor olabilirsiniz...
Bu ilk bakışta daha temiz bulaşık anlamına gelse de çamaşır suyu sanıldığı kadar masum değil. Makineye çamaşır suyu eklemenin birden fazla tehlikesi olabilir!
Temizlikten çok zehir saçıyor! Çamaşır suyunu makinenizden uzak tutun...
Bulaşık makinesine çamaşır suyu eklemek cihazınıza zarar verebilir. Çünkü bulaşık makinelerinin iç aksamında bulunan paslanmaz çelik parçalar, hortumlar ve lastik contalar zamanla aşınabilir. Bu da makinenizin ömrünün kısalması anlamına gelir
Buna ek olarak makinede kullanılan deterjanla çamaşır suyu tepkimeye girdiğinde zararlı gazlar ortaya çıkabilir. Özellikle bulaşık makinesi deterjanlarında klor ile birleştiğinde zehirli klor gazı açığa çıkabilir ve bu da sağlık açısından oldukça zararlıdır.
Bulaşık makinesine çamaşır suyu eklemek aynı zamanda zehirlenmeye sebep olabilir. Çamaşır suyunun kalıntıları tam olarak arınmazsa, yemeklerle temas ederek zehirlenmeye yol açabilir.
Aynı zamanda bulaşık makinesi üreten firmalar, kullanım kılavuzlarında çamaşır suyu gibi kimyasalların eklenmesini kesinlikle yasaklar.
Bu akşam gerçekleşen ay tutulması, dolunayı kırmızıya bürüyerek gökyüzünü izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. “Kanlı Ay” olarak da bilinen bu doğa olayı, Türkiye'den net olarak izlendi...
Türkiye’de de tutulmanın tüm evreleri net bir şekilde gözlemlendi. Özellikle ışık kirliliğinin düşük olduğu kırsal bölgelerde, çıplak gözle kolaylıkla takip edildi.
AY NEDEN KIRMIZIYA BÜRÜNÜYOR?
Ay tutulması, Dünya’nın Güneş ile Ay arasına girmesiyle meydana geliyor. Bu durumda Dünya, Güneş’ten gelen ışığı engelliyor ve Ay yüzeyine gölgesi düşüyor.
Tam ay tutulması sırasında ise Ay, Dünya’nın gölgesiyle tamamen örtülüyor ve bu sırada çarpıcı bir kırmızı renge bürünüyor. Bu nedenle bu olay halk arasında "Kanlı Ay" olarak adlandırılıyor.
Ay tutulmaları üç ana kategoride sınıflandırılıyor:
Tam Ay Tutulması: Ay, Dünya’nın gölgesi tarafından tamamen örtülür. Bu sırada Ay genellikle çarpıcı bir kırmızı renge bürünür ve “Kanlı Ay” olarak adlandırılır.
Kısmi Ay Tutulması: Ay’ın yalnızca bir bölümü Dünya’nın gölgesine girer. Bu durum, Ay’ın yüzeyinde gözle görülür şekilde karanlık bir bölüm oluşturur.
Yarı Gölgeli Ay Tutulması: Ay, Dünya’nın gölgesinin dış kısmından geçer. Tutulma hafif bir karartmaya neden olur ve çıplak gözle fark edilmesi diğer türlere göre daha zordur.
TARİH BOYUNCA KORKULAN BİR GÖKYÜZÜ OLAYI...
İnsanlık tarihi boyunca Kanlı Ay tutulmaları, sıkça kötü alametlerle ilişkilendirildi. Ancak günümüzde bu doğa olayı, astronomi meraklıları ve gökyüzü gözlemcileri için etkileyici ve estetik bir deneyim sunuyor.
Elazığ'da görev yapan Başkomiser Metin K. evine döndüğünde içeride gördüğü jandarma personeli Orhan Ö.’yü silahıyla vurarak öldürdü.
Olay, öğle saatlerinde Elazığ'ın Çaydaçıra Mahallesi’ndeki Elisa Park Konutları’nda meydana geldi.
Evine gelen Başkomiser Metin K., içeride eşi ve jandarma personeli Orhan Ö.’yü görünce tartışma çıktı.
Tartışma sırasında Metin K., belindeki tabancayla Orhan Ö.’ye ateş etti.
Kurşunların isabet ettiği Orhan Ö. yere yığılırken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Orhan Ö.’nün hayatını kaybettiği belirlendi.
Orhan Ö.’nün cenazesi otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü.
Metin K. gözaltına alınırken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
Afyonkarahisar Valiliği tarafından gerçekleştirilen Hayvan Hakları Koruma Kurulu Toplantısında tepki çeken kararlar alındı. Toplantıda, sokaklarda, üniversite kampus alanlarında, okul bahçelerinde, parklarda ve kamu kurum, kuruluşlarının bahçelerinde sahipsiz hayvanlar için oluşturulan beslenme noktalarının kaldırılmasına ve beslenmelerinin yasaklanmasına karar verildi...
Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı başkanlığında Hayvan Hakları Koruma Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Murat Peker, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Murat Kaya, 17 ilçe Kaymakamı, Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu, İscehisar Belediye Başkanı Seyhan Kılıçaslan, Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş ve ilgili kurum müdürleri de katıldı.
Toplantıda, il genelinde yapılan çalışmalar ve sahipsiz hayvanlara yönelik yapılması planlanan çalışmalara ilişkin çok sayıda karar alındı. Toplantıda karara bağlanan 9. Madde ise tepkilere yol açtı.
HAYVANLARIN BESLENMESİ YASAKLANDI...
Söz konusu maddede sokaklarda, üniversite kampus alanlarında, okul bahçelerinde, parklarda ve kamu kurum, kuruluşlarının bahçelerinde sahipsiz hayvanlar için oluşturulan beslenme noktalarının kaldırılmasına ve beslenmelerinin yasaklanmasına karar verildi.
Valilik toplantısında alınan kararlar kamu kurum ve kuruluşlarına da iletildi. Valiliğin kararına hayvanseverler tepki gösterdi.
Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) tarafından önümüzdeki hafta New York’taki Türk Evi’nde açılacak tarihsel dokümanter serginin ilk teşhiri İstanbul’da başladı. Serginin açılış kurdelesini İstanbul Valisi Davut Gül kesti...
KGK tarafından Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosluğu’nun ev sahipliğinde 13 Eylül’de gerçekleştirilecek “Uluslararası Medya Dostluk Ödülleri Töreni” öncesinde açılacak olan Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel belleği, görsel belgeler, arşiv küpürleri ve nadir objeler aracılığıyla yansıtan “Türkiye’deki Amerika: 1910–1970” başlıklı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın özel arşivi de ilk kez İstanbul’da sergilenmeye başlandı.
Serginin küratörlüğünü İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özgenur Reyhan Güler üstlendi.
Sergi 8 Eylül’e kadar ziyaretçileriyle buluşmaya devam edecek.
İstinye Üniversitesi’nin İstanbul Vadi’deki sergi salonunda yapılan açılış törenine
--İstanbul Valisi Davut Gül,
--Sarıyer Kaymakamı Ömer Kalaylı,
--Beykoz Kaymakamı Fatih Ürkmezer,
--Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu,
--Bakırköy eski Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı,
-- KGK yönetim kurulu ve meclis üyeleri, KGK üyesi bazı gazeteciler, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve KGK il temsilcisi Meral Ay, medya, iş ve siyaset dünyasından önemli isimler ve İstinye Üniversitesi çatısı altında KGK-AB işbirliği projesi kapsamında gerçekleşecek olan MadyaLab eğitiminde bulunan öğrenciler de katıldı.
VALİ GÜL: İSTANBUL’A DEĞER KATIYOR...
Açılış töreninde İstinye Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof Dr. Peyami Çelikcan ile sergi sahibi Doç. Dr. Sefer Darıcı ve KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in konuşmalarından sonra kürsüye gelen İstanbul Valisi Davut Gül, “Bu önemli sergiye ev sahipliği yaptıkları için konseye teşekkür ederim. Bu tür organizasyonlar İstanbul’umuza değer katıyor. Emeği geçenleri kutluyorum” dedi.
Daha sonra açılış kurdelesini kesen ve sergiyi gezen Vali Gül, KGK eğitim projesi MedyaLab sınıfında iletişim öğrencileriyle de bir araya geldi.
Öğrencilere hitap eden Gül, “Mesleğinizi sevin ve bilinçli yapmak için bu tür eğitimlerden yararlanmayı bilin” dedi.
İstanbul Çekmeköy'deki bir restoranda yemek yediği sırada İstanbul Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan'ı bıçaklayarak öldüren şüpheli Mustafa Can Gül'ün emniyette ve savcılıkta verdiği ifadede suçlamaları kabul ettiği öğrenildi. İşte 19 yaşındaki katil zanlısı Mustafa Can Gül'ün ifadesinin detayları...
Çekmeköy'de bir restoranda İstanbul Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan'ı bıçaklayarak öldüren 19 yaşındaki Mustafa Can Gül'ün savcılık ifadesinin detayları ortaya çıktı. "Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Gül, ifadesinde savcıyı 10 yıldır tanıdığını belirterek, "Beni dövdü, silah çekti, 150 bin lira paramı vermedi" iddialarında bulundu.
Olay, dün akşam saat 21.00 sıralarında Çekmeköy Ömerli Mahallesi'ndeki Yeşil Oba Et-Mangal isimli restoranda meydana geldi. İstanbul Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan, yemek yediği sırada bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan 19 yaşındaki Mustafa Can Gül'ün jandarmadaki işlemleri tamamlandı.
İŞTEN KOVULMUŞ, ALACAĞI KALMIŞ...
Anadolu Adliyesi'nde savcılık ifadesi alınan Gül'ün, üzerine atılı suçlamaları kabul ettiği öğrenildi. Şüphelinin ifadesine göre, savcı Ercan Kayhan'ı yaklaşık 10 yıldır tanıdığını ve daha önce yanında çalıştığını belirtti. Gül, "İşletme içerisinde bir miktar alacağım bulunmaktaydı, bunu istediğimde aramızda tartışma çıktı, bu tartışmalardan ötürü beni işten kovmuştu" ifadelerini kullandı.
Mustafa Can Gül
SİLAH ÇEKME İDDİASI...
Şüpheli Gül, savcı Kayhan'ın kendisine yönelik fiziksel şiddet ve tehditte bulunduğunu iddia ederek, "Ercan Kayhan yanında çalıştığım dönemlerde beni defalarca kez dövmüştü, sevgilisi yanındayken bana silah çekmişliği de vardır" şeklinde konuştu.
"SADECE PARAMI ALMAK İÇİN GİTTİM"...
Olay günü restorana gidiş amacını anlatan Gül, "Dün akşam yani 03.09.2025 günü saat 21.00 gibi yine Yeşil Oba Et-Mangal isimli işletmeye kalan paramı almak için gittim. Ben sadece paramı almak için oraya gittim. Psikolojik problemim yoktur, alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında değildim" dedi.
ARBEDE NASIL BAŞLADI?
Olay anını anlatırken arbedenin nasıl başladığını aktaran Gül, "İlk olarak büfe içerisinde duran Bilal Bilgin'in yanına gittim, kalan paramı istedim, Bilal daha bir şey söyleyemeden Ercan Kayhan içeri girdi, beni iterek 'dur yapma' demeye başladı, ben o sırada kimseye bir şey yapmıyordum, o beni itince ben de onu itmeye başladım, aramızda arbede çıktı" ifadelerini kullandı.
BIÇAK ELİNE NASIL GEÇTİ?
Kargaşa sırasında yaşananları anlatan Gül, "Kargaşa sırasında ikimiz de masa üzerinde duran bıçağa uzanmaya çalıştık, bıçak benim elime geçince ben önce davranarak karnına doğru savurdum" şeklinde konuştu.
"SAVUNMA İÇGÜDÜSÜYLE, İSTEMSİZCE SAPLADIM"...
Arbedenin dışarıda da devam ettiğini belirten Gül, "Savunma içgüdüsü olarak istemsizce elimdeki bıçağı boynuna sapladım, bu sırada Ercan Kayhan yere düştü" dedi.
BOĞAZINI KESME ANINI ANLATTI...
Şüpheli Gül, savcının yere düşmesinin ardından yaşananları ise şöyle anlattı: "Yine neden yaptığımı bilmediğim bir şekilde bir anlık panikle Ercan Kayhan yerdeyken bıçakla boğazını kestim."
"KAÇMADIM, TESLİM OLDUM"...
Olay sonrasındaki davranışlarını aktaran Gül, "Ercan kanlar içinde hareketsiz yerde yatarken kaçmadım, işletmenin kapısına doğru gittim ve jandarma ekipleri gelince teslim oldum" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan
"AMACIM ÖLDÜRMEK DEĞİLDİ, PİŞMANIM"...
Şüpheli Gül, ifadesinin sonunda, "Ben olay günü Ercan Kayhan isimli şahısla yalnızca konuşmaya gittim, amacım onu öldürmek değildi, her şey bir anda panikle yaşandı. Ercan Kayhan isimli şahsı istemeden öldürdüğüm için pişmanım" diyerek pişmanlığını dile getirdi.
TUTUKLANDI...
Çekmeköy'de bir restoranda İstanbul Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan'ı bıçaklayarak öldüren 19 yaşındaki Mustafa Can Gül nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Osmaniye'de otogarda tartıştığı babası tarafından tüfekle vurulan Nilgün Kıtay, yaralandı. Olay, cep telefonuyla görüntülendi...
Olay, öğle saatlerinde Şehirlerarası Otobüs Terminali peronlarında meydana geldi.
Terminalde Nilgün Kıtay ve babası arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine babası, yanında taşıdığı kısa dipçikli tüfekle Nilgün Kıtay’a bir el ateş ederek yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
GENÇ KADIN HASTANEYE KALDIRILDI...
Nilgün Kıtay sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.
Polis ekiplerinin müdahalesiyle şüpheli gözaltına alındı. Saldırı anı, çevredeki bir kişi tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
Kızını vuran baba, çevredekiler tarafından dövüldü.
İstanbul'da yasa dışı bahse aracılık ettiği belirlenen suç örgütüne yönelik soruşturmada itirafçı olan örgüt yöneticisi, başkalarına ait banka hesaplarını komisyon karşılığında kullandırdıklarını, elde edilen paraların bir kısmını Kıbrıs'a taşıdıklarını savcılığa anlattı...
İstanbul'da Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 38 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Gökhan Reis "suç örgütü elebaşı", Ali Kerim Gürkem, Nezih Yaman ve Melih Yaman ise "örgüt yöneticisi" olarak gösterildi.
İddianamede, şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıklarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 112 Acil Çağrı Merkezi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yapılan ihbarların ardından soruşturmaya başlandığı belirtildi.
İTİRAFLARI DİKKAT ÇEKTİ...
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan şüpheli Melih Yaman, iddianamede yer verilen ifadesinde, kardeşi Nezih Yaman'ın yönlendirmesiyle bahis işinde kullanılmak üzere başkalarına ait banka kartı teminine başladığını ve bundan komisyon kazandığını ifade etti.
Yaman, kardeşinin yasa dışı bahisteki para transferlerinde kullanmak için tanıdıklarının banka hesaplarını temin ettiğini ve bu hesapları "set" diye tabir ettiğini belirtti.
Kardeşinin daha önce de kart kopyalama işi yaptığını ve cezaevine girdiğini bildiren Yaman, kurdukları sistemi şöyle anlattı:
"Hesaplarını veren şahıslar aynı zamanda kendi adlarına telefon hattı açtırıyorlardı. Bu hesaplara bu hatları tanımlatıyorlardı. Bize bu hesapları bu şekilde veriyorlardı. O dönem Ali Kerim Gürkem'in de olduğu Telegram grubunda hesaplar sıralı olarak paylaşılıyordu.
Daha sonra yasadışı bahis oyuncuları bu hesaplara para attığında Gürkem'in grubunda bulunan çalışanları hesaba para gelip gelmediğini bize soruyorlardı. Biz de hesapları mobil bankacılık üzerinden açıp para geldiğinin onayını veriyorduk.
Ben Ali Kerim Gürkem'in grubunda çalışanları hiç görmedim. Bu sistemde, hesaplarda biriken paraları zaman zaman kazanan oyuncuların hesaplarına gönderiyorduk. Kazanan olmadığı zaman biriken parayı bize söylenilen Paribu'daki Tether adreslerine atıyorduk. Bu grup ile yaklaşık 3 ay kadar çalıştık."
'KIBRIS'A TAŞIYORDUK'...
Yaman, Telegram gruplarında Kıbrıs'ta yaşadığını söyleyen bir kişinin kendisine yasa dışı bahis kapsamında banka kartı temin etmeleri için yüzde 6 komisyon teklif ettiğini, işi yapabilmesi için de kendisinden 150 bin lira teminat istediğini söyledi.
Anlaşma yapmak için Kıbrıs'a gittiğini ve bir otelde Yasin K. ile buluştuğunu anlatan Yaman, bu kişinin kendisine, Türkiye'de kumar oynamak isteyenlerin Zoom uygulaması ile uzaktan sanal kumar oynadığını, bunun için Türkiye'de banka hesaplarına ihtiyaç olduğunu söylediğini aktardı.
Türkiye'den banka hesapları temin etmek üzere bu kişilerle anlaştığını belirten Yaman, hesaplara gelen paraları kazananların hesaplarına attıklarını, kazanan olmadığı takdirde paraları nakit olarak elden Kıbrıs'a götürdüğünü ifade etti.
ERİŞİM ENGELİNİ AŞMA YÖNTEMİ...
İddianamede, yasa dışı bahis oynatılan "Jojobet", "Rexbet" ve "Matbet" isimli web sitelerine ilişkin yapılan incelemelerde ise bu sitelerin tek kaynağa bağlı olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından getirilen erişim engellemelerinin ardından isimlerinin sonundaki rakamları değiştirerek yayına devam ettikleri tespitine yer verildi.
Yasa dışı bahis faaliyetinin, genellikle yöneticileri ve kaynağı yurt dışı olan siteler üzerinden gerçekleştirilen bir organizasyon olduğu kaydedilen iddianamede, suç örgütü mensuplarının üçüncü kişileri bularak, bu kişilerden banka hesapları temin edip suçtan elde edilen gelirin naklini sağladıkları vurgulandı.
İddianamede, üçüncü kişilerin yasa dışı bahis faaliyeti için oluşturulmuş organizasyon içinde örgüt faaliyeti kapsamında hesaplarını kullandırdıkları, sanık Gökhan Reis'in elebaşılığını yaptığı örgütün de elde edilen gelirin nakline aracılık yaptığı ifade edildi.
Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden sanıkların, üzerlerine atılı suçları örgüt faaliyeti kapsamında işledikleri değerlendirmesi yapıldı.
KİME NE KADAR CEZA İSTENDİ?
İddianamede, sanıklar Gökhan Reis, Ali Kerim Gürkem, Melih Yaman ve Nezih Yaman'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçlarından 5 yıldan 11 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar da adli para cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Diğer 34 sanığın ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçlarından 3 yıldan 7 yıla kadar hapis, üç bin güne kadar adli para cezasına çarptırılması istendi.
Turizm işletmecisi iki çocuk babası 46 yaşındaki İrfan Dikmen, borç ve alacaklı listesini içerin bir mektup yazdıktan sonra hayatına son verdi...
Bodrum’da akşam saatlerinde tedirginlik yaratan bir olay yaşandı. Bir cafeden gelen silah sesi çevredeki insanları korkuttu. Daha sonra işletmeden 112 Acil Çağrı Merkezinin aranmasıyla gerçek ortaya çıktı. Kafe işletmecisi İrfan Dikmen’in borçlarını ödeyemediği için başına silah dayayarak ateşledi. İhbar üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi ve polis ekiplerinin olay yerine gelmesiyle şahsın vefat ettiği ortaya çıktı.
BORÇLU VE ALACAKLILARIN LİSTESİNİ YAZIP BIRAKTI...
Turizm işletmecisi iki çocuk babası 46 yaşındaki İrfan Dikmen, ardından bıraktığı mektupta maddi sıkıntı çektiğini , borçlu ve alacaklı olduğu kişilerin listesini yazdığı tespit edildi.
Dikmen’in cenazesi otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Ordu Ünye'de 'pat pat' olarak bilinen tarım aracı şarampole yuvarlandı. Kazada aynı aileden dört kişi hayatını kaybetti, üç kişi de yaralandı...
Feci kaza Ordu'nun Ünye ilçesinde meydana geldi.
Güzelkale Mahallesi'nde Yusuf T'nin (49) kullandığı "pat pat" olarak tabir edilen tarım aracı, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü ile ablası Ayşe T. (63), yengesi Güler T. (55) ve torunu B.A.Ç. (8) hayatını kaybetti.
Sürücünün yaralanan eşi Nurten T. ve oğlu O.T. (8) ile torunu U.A.Ç. (6) ise ilçedeki hastanelerde tedavi altına alındı.
İstanbul Çekmeköy'de bir kafede oturan Alemdağ Spor Kulübü Başkanı Tuncay Meriç, kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Başından vurulan Meriç, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Polis, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı...
Alemdağ Spor Kulübü Başkanı Tuncay Meriç, oturduğu kafede kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.
Saldırgan olay yerinden kaçarken, olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve acil sağlık ekipleri geldi.
Sağlık ekibinin kontrollerinde başından vurularak ağır yaralandığı anlaşılan Tuncay Meriç, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, kaçan saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.
Memur ve memur emeklisine 2026 yılı için yapılan zam teklifi 11+7 olarak kalırken, 2027 yılı için yapılan son zam teklifi 1 puan artırılarak 5+4 oldu. Buna ek olarak kamu görevlilerinin taban aylıklarının 2026 yılı birinci dönem için bin TL artırılması da kabul edildi. Memur Sen ve Kamu-Sen Hakem Kurulu'ndan çekildiklerini açıklarken, Hakem Kurulu zammı onayladı...
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, memur ve memur emeklilerinin 2026-2027 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere dördüncü kez toplandı.
Kamu işveren heyeti, toplantıda 2026 yılı için önceki teklifini değiştirmeyerek yüzde 11+7'de bıraktı. 2027 için ise bir puan artırıldı ve yüzde 5+4 zam teklif edildi.
HAKEM KURULU'NUN KARARLARI ŞU ŞEKİLDE:
23/08/2025 tarihinde başlayan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci aşağıdaki kararlar alınarak 26/08/2025 tarihinde sonuçlandırılmıştır.
1- 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde genele ilişkin mali ve sosyal haklara yönelik uzlaşılan 58 madde kabul edilmiştir. Bu kapsamda; kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen teknik (mühendis, mimar, tekniker teknisyen gibi), sağlık (veteriner hekim, ebe, hemşire gibi), avukatlık hizmetleri sınıflarındaki personelin yanı sıra şef, amir, müdür yardımcısı ve müdür unvanlı personel ile herhangi bir ilave ödemesi bulunmayan yardımcı hizmetler sınıfı ve genel idare hizmetleri sınıfı personelinin mali haklarında önemli iyileştirmeler yapılmıştır.
2- Kamu görevlilerinin genel zam oranı artışı;
2026 yılı birinci dönem için %11, ikinci dönemi için %7
2027 yılı birinci dönem için %5, ikinci dönemi için %4 olarak kabul edilmiştir.
3- Kamu görevlilerinin taban aylıklarının 2026 yılı birinci dönem için 1000 TL artırılması kabul edilmiştir.
Kamu tarafı 5 maddede ilave iyileştirme teklif etti. Kurulda;
- Genel İdare Hizmetleri ile Yardımcı Hizmetler Sınıfında bulunup ilave ödemeden faydalanmayanlara yönelik artışın 10 puana yükseltilmesi,
- Kamu görevlilerinin yabancı dil tazminatlarının artırılması,
- Koruma ve güvenlik personeline resmi ve dini bayramlarda fazla çalışma ücreti ödenmesi,
- Engelli çocuk aile yardımına ilişkin mevcut oranda artış yapılması,
- Kamu konutlarından yararlanmada kamu görevlisinin engelli olan eşi ve çocukları için süre uzatımı kararı alındı.
Ara vermenin ardından toplanan Hakem Kurulu son teklifi onayladı ve milyonlarca memur ve memur emeklisinin zam oranı netleşti.
MEMUR-SEN BAŞKANI: HAKEM KURULU'NDAN ÇEKİLDİK
Hakem Heyeti'nin kararının ardından Memur-Sen masadan kalktıklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: Hakem Kurulu'ndan çekildik
"Uzlaşmazlıkla sonuçlanan Toplu Sözleşmede Toplantı Tutanağı ile kayıt altına aldığımız 58 Kazanım Hakem Kurulunda oylandı
Verdiğimiz tepkiler ve Hakem Kurulu’ndaki ısrarımızla bazı olumlu adımlar atıldı ama bunlar sorunu çözmez
Hakem Kurulu’ndan çekildik"
HÜKÜMETİN TEKLİFİ NE OLMUŞTU?
2026 yılı ilk 6 ay için yüzde 11, ikinci 6 ay için yüzde 7 artış,
2027 yılı ilk 6 ay için yüzde 4, ikinci 6 ay için yüzde 4 artış öngörülmüştü.
Ayrıca 15 Ağustos 2025’te verilen 1.000 TL taban aylığı artışı teklifinin de yinelendiği açıklanmıştı.
Gerçekleşen son düzenleme ile 2027 yılı ilk 6 ay için yüzde 4 olarak öngörülen zam oranı yüzde 5 olmuş oldu.
MEMURLAR NE İSTİYOR?
Yetkili sendika Memur-Sen, 2026 yılı için 10 bin lira taban aylığa zam yapılmasını, yüzde 10 refah payı ile ilk 6 ay için yüzde 25 oransal zam verilmesini talep etmişti.
2027 yılı için ise 7 bin 500 lira taban aylığa zam yapılması ve ilk 6 ay için 20, ikinci 6 ay için yüzde 15 zam istenmişti.
Böylece 2026 için yüzde 88, 2027 için yüzde 47 oranında zam talep edilmişti.
İŞTE MEMURLARIN ZAMLI MAAŞLARI
Mevcut maaş + zam miktarı > 2026 ilk 6 ay zamlı maaş
Antrenör - 48 bin 533 TL + 3 bin 829 TL > 52 bin 362 TL
Araştırma Görevlisi - 70 bin 51 TL + 5 bin 527 > 75 bin 578 TL
Arşiv Memuru - 51 bin 630 TL + 4 bin 73 TL > 55 bin 704 TL
Aşçı - 46 bin 378 TL + 3 bin 659 TL > 50 bin 37 TL
Avukat - 66 bin 214 TL + 5 bin 224 TL > 71 bin 439 TL
Bahçıvan - 46 bin 378 TL + 3 bin 659 TL > 50 bin 37
Başkomiser - 69 bin 833 TL + 5 bin 509 TL > 75 bin 343 TL
Başmüfettiş - 78 bin 178 TL + 6 bin 168 TL > 84 bin 346 TL
Başkanlık Müşaviri - 92 bin 223 TL + 7 bin 276 TL > 99 bin 500 TL
Başmüfettiş - 78 bin 179 TL + 6 bin 168 TL > 84 bin 346 TL
Başmühendis - 70 bin 754 + 5 bin 582 TL > 76 bin 336 TL
Cezaevi Müdür - 61 bin 894 TL + 4 bin 883 TL > 66 bin 778 TL
Cumhurbaşkanlığı Birim Başkanları - 84 bin 874 TL + 6 bin 696 TL > 91 bin 571 TL
Çocuk Gelişimcisi - 49 bin 554 TL + 4 bin 228 TL > 57 bin 855 TL
Daire Başkanı - 104 bin 603 TL + 8 bin 253 TL > 112 bin 856 TL
Daire Tabibi - 74 bin 303 TL + 5 bin 863 TL > 80 165 TL
Denetçi/ Başdenetçi - 95 bin 312 TL + 7 bin 520 TL > 102 bin 833 TL
Denizcilik Sörvey Mühendisi - 80 bin 815 TL + 6 bin 376 TL > 87 bin 192 TL
Destek Hizmetleri Daire Başkanı - 104 bin 620 TL + 8 bin 254 TL > 112 bin 875 TL
Doktor Öğretim Üyesi - 75 bin 37 TL + 5 bin 920 TL > 80 bin 958 TL
Eczacı - 58 bin 41 TL + 4 bin 579 TL > 62 bin 621 TL
Eğitim Görevlisi - 61 bin 598 TL + 4 bin 860 TL > 66 bin 558 TL
Emniyet Amiri - 70 bin 805 TL + 5 bin 586 TL > 76 bin 391 bin
Emniyet Müdürü 3. Sınıf - 78 bin 101 TL 6 bin 162 TL > 84 bin 263 TL
Fakülte Sekreteri - 72 bin 906 bin + 5 bin 752 TL > 78 bin 658 TL
Genel Müdür - 133 bin 249 TL + 10 bin 513 TL > 143 bin 763 TL
Genel Müdür Yardımcısı - 114 bin 116 TL + 9 bin 3 TL > 123 bin 119 TL
Genel Sekreter (Üniversite) - 86 bin 761 TL + 6 bin 845 TL > 93 bin 607 TL
Hakim - 140 bin 930 TL + 11 bin 119 TL > 152 bin 50 TL
Hakim Adayı - 66 bin 901 TL + 5 bin 278 TL > 72 bin 169 TL
Hazine Avukatı - 65 bin 112 TL + 5 bin 137 TL > 70 bin 249 TL
Hukuk Müşaviri - 61 bin 714 TL + 4 bin 869 TL > 66 bin 583 TL
İcra Müdür - 61 bin 564 TL + 4 bin 857 TL > 66 bin 421 TL
İç Denetçi - 69 bin 55 TL + 5 bin 448 TL > 74 bin 503 TL
İl Emniyet Müdür Yardımcısı - 78 bin 172 TL + 6 bin 167 TL > 84 bin 340 TL
İl Emniyet Müdürü - 101 bin 121 TL + 7 bin 978 TL > 109 bin 99 TL
İl Müdür Yardımcısı - 74 bin 887 TL + 5 bin 908 TL > 80 bin 795 TL
İl Müdürü - 104 bin 623 TL + 8 bin 254 TL > 112 bin 877 TL
İl Nüfus Ve Vatandaşlık Müdürü - 73 bin 132 TL + 5 bin 770 TL > 80 bin 795 TL
İlçe Emniyet Müdürü - 75 bin 868 TL + 5 bin 986 TL > 81 bin 854 TL
İlçe Emniyet Müdürü Yardımcısı - 75 bin 831 TL + 5 bin 5 bin 983 TL > 81 bin 814 TL
İlçe Müdür - 71 bin 918 TL + 5 bin 674 TL > 77 bin 592 TL
İnfaz Koruma Başmemuru - 59 bin 478 TL + 4 bin 688 TL > 64 bin 117 TL
İşletme Müdür Yardımcısı - 79 bin 212 TL + 5 bin 539 > 75 bin 751 TL
İşletme Müdürü - 73 bin 606 TL + 5 bin 807 TL 79 bin 414 TL
Kaymakam - 113 bin 451 TL + 8 bin 951 TL > 122 bin 402 TL
Kaymakam Adayı - 71 bin 766 TL + 5 bin 662 TL > 77 bin 429 TL
Kit Müşaviri - 71 bin 369 TL + 5 bin 631 TL > 77 bin TL
Malı Hizmetler Uzmanı - 71 bin 263 TL + 5 bin 622 TL > 76 bin 886 TL
Matematikçi - 58 bin 382 TL + 4 bin 606 TL > 62 bin 988 TL
Memur - 48 bin 398 TL + 3 bin 818 TL > 51 bin 217 TL
Muhasebeci - 50 bin 373 TL + 3 bin 914 TL 54 bin 347 TL
Müdür - 63 bin 958 TL + 5 bin 46 TL > 69 bin 5 TL
Müdür Yardımcısı - 62 bin 821 TL + 4 bin 956 TL > 67 bin 778 TL
Müfettiş - 79 bin 517 TL + 6 bin 273 TL > 85 bin 791 TL
Mühendis - 69 bin 783 TL + 5 bin 505 TL > 75 bin 289 TL
Mülkiye Müfettişi - 99 bin 157 TL + 7 bin 823 TL > 106 bin 981 TL
Müsteşar - 126 bin 683 TL + 9 bin 995 TL > 136 bin 678 TL
Müsteşar Yardımcısı - 114 bin 970 TL + 9 bin 71 TL > 124 bin 41 TL
Müşavir - 101 bin 165 TL + 8 bin 22 TL > 109 bin 697 TL
Öğretim Görevlisi - 65 bin 216 TL + 5 bin 145 TL > 70 bin 361 TL
Özel kalem Müdürü - 77 bin 167 TL + 6 bin 88 TL > 83 bin 255 TL
Polis - 63 bin 391 TL + 5 bin 1 TL > 68 bin 392 TL
Profesör - 93 bin 463 TL + 7 bin 374 TL > 100 bin 838
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı - 115 bin 17 TL + 9 bin 74 TL > 124 bin 92 TL
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı - 137 bin 606 TL + 10 bin 857 TL > 148 bin 464 TL
SGK Müdür Yardımcısı - 69 bin 866 TL + 5 bin 512 TL > 75 bin 379 TL
Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü - 71 bin 918 TL + 5 bin 674 TL > 77 bin 592 TL
Strateji Geliştirme Başkanı - 115 bin 17 TL + 9 bin 74 TL > 124 bin 92 TL
Şehir plancısı - 69 bin 783 TL + 55 bin 5 TL > 75 bin 289 TL
Tabip (Uzman) - 75 bin 335 TL + 5 vbin 943 TL > 81 bin 279 TL
TBMM Genel Sekreteri - 145 bin 658 TL + 11 bin 492 TL > 157 bin TL 151 TL
Teknisyen - 50 bin 217 TL + 3 bin 962 TL > 54 bin 179 TL
Uzman (Kariyer) - 80 bin 892 TL + 6 bin 378 TL > 87 bin 239 TL
Üniversite Genel Sekreteri - 86 bin 761 bin TL + 6 bin 845 TL > 93 bin 607 TL
Vali - 143 bin 687 TL + 11 bin 336 TL > 155 bin 23 TL
Vali Yardımcısı - 107 bin 562 TL + 8 bin 486 TL > 116 bin 48 TL
Vergi Dairesi Müdürü - 64 bin 125 TL + 5 bin 59 TL > 69 bin 976 TL
Veteriner Hekim - 70 bin 100 TL + 5 bin 530 TL > 75 bin 631 TL
Yazı işleri Müdürü - 63 bin 375 TL + 5 bin TL > 68 bin 375 TL
Yurt Müdürü - 71 bin 955 TL + 5 bin 677 TL > 77 bin 632 TL
Yüksekokul Sekreteri - 72 bin 906 TL + 5 bin 752 TL > 78 bin 659 TL
Zabıt Katibi - 51 bin 116 TL + 4 bin 37 TL > 55 bin 203 TL
Zabıta - 49 bin 683 TL + 3 bin 920 TL > 53 bin 603 TL
Kahramanmaraş'ta 'dur' ihtarına uymayarak kontrol noktasında kaçarken polise çarpan ve attığı paketten uyuşturucu çıkan avukat, adli kontrolle serbest bırakıldı...
Olay, Kahramanmaraş-Gaziantep kara yolundaki polis kontrol noktasında meydana geldi.
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, avukat Ö.C.’nin kullandığı otomobili kontrol noktasında durdurmak istedi. Ancak Ö.C. polisin ‘Dur’ ihtarına uymayarak gaza bastı.
Kontrol noktasındaki güvenli kamerasına da yansıyan olayda Ö.C., kendisine engel olmak isteyen bir polis memuruna çarparak kaçarken, araçtan da dışarıya bir paket attı.
ADLİ KONTROLLE SERBEST...
Bunun üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Polisin takibiyle Ö.C. yakalanarak gözaltına alınırken, attığı pakette ve evinde yapılan aramada 141.68 gram uyuşturucu ile 9 sentetik hap ele geçirildi.
Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Ö.C., nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı.
Karara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz ettiği öğrenildi.
Manavgat-Alanya yolunda kırmızı ışık ihlali yapan VIP minibüs, motosiklete çarptı. Sürücü Hüseyin Evren hayatını kaybetti...
Manavgat'ta kırmızı ışık ihlali yapan VIP tur minibüsü, kavşaktan dönmeye çalışan motosiklete çarptı. Ağır yaralanan sürücü hastanede yaşamını yitirdi.
KAZA MANAVGAT-ALANYA YOLUNDA MEYDANA GELDİ...
Antalya-Alanya Karayolu Manavgat Taşağıl Kavşağı’nda dün akşam saatlerinde meydana gelen kazada, İshak D. (25) yönetimindeki 31 ASF 327 plakalı VIP tur minibüsü, kavşaktan dönmeye çalışan Hüseyin Evren'in kullandığı 07 BMA 512 plakalı motosiklete çarptı.
MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ KURTARILAMADI...
Çarpmanın etkisiyle yola savrulan Hüseyin Evren ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, sürücüyü Serik Devlet Hastanesi'ne sevk etti. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Evren, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
VIP MİNİBÜS KIRMIZI IŞIKTA GEÇMİŞ...
Taşağıl Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Görüntülerde, VIP tur minibüsünün kırmızı ışıkta geçtiği belirlendi. Minibüs şoförü İshak D. jandarma tarafından gözaltına alındı.
Balıkesir Sındırgı'da meydana gelen 6.1 büyüklüğünde ki depremin ardından Türkiye’de bulunan diri fay hatları merak konusu oldu.
Vatandaşlar;
--‘Hangi bölgelerde diri fay hattı var?
--Türkiye’nin hangi şehirleri deprem riski taşımakta?’ sorularını araştırırken gözler uyarılara çevrildi.
Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile güncellenen aktif fay haritasını paylaştı.
İŞTE RİSKLİ İLLER...
BU HARİTAYA BAKMADAN GECE UYKU UYUMAYIN...
Peki evinizin altından fay hattı geçiyor mu? Evinin altından fay hattı geçip geçmediğini merak eden vatandaşlar, https://tdth.afad.gov.tr/TDTH/main.xhtml adresini tıkladıktan ve e-Devlet girişi yaptıktan sonra Türkiye Deprem Tehlike Haritası İnteraktif Web Uygulaması'na ulaşabiliyor.
Peki Türkiye’de birinci, ikinci ve üçüncü deprem riski taşıyan bölgeler hangisi?
BİRİNCİ DERECEDE DEPREM RİSKİ OLAN DEPREMLER BÖLGELERİ...
İKİNCİ DERECEDE DEPREM RİSKİ OLAN DEPREM BÖLGELERİ...
Tekirdağ, İstanbul (1 ve 2. Bölge), Bitlis, Kahramanmaraş, Van, Adıyaman, Şırnak başta olmak üzere, Zonguldak, Tekirdağ, Afyon, Samsun, Antalya, Erzurum, Kars, Ardahan, Batman, Iğdır, Elazığ, Diyarbakır, Adana, Eskişehir, Malatya, Kütahya, Çankırı, Uşak, Ağrı ve Çorum.
ÜÇÜNCÜ DERECEDE DEPREM RİSKİ OLAN DEPREM BÖLGELERİ...
Eskişehir, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Sinop, İstanbul, Kastamonu'yu, Ordu, Samsun, Giresun, Artvin, Şanlıurfa, Mardin, Kilis, Adana, Gaziantep'in de bazı bölgeleri ve Kahramanmaraş, Sivas, Gümüşhane, Bayburt, Kayseri, Yozgat, Çorum, Ankara, Konya, Mersin ve Nevşehir.
EN AZ DEPREM RİSKİ OLAN BÖLGELER...
Türkiye Deprem Haritasına göre deprem riskinin en az olduğu dördüncü ve beşinci grupta yer alan iller ise Sinop, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Kırklareli, Ankara, Edirne, Adana, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya ve Karaman'dır.
15 Ağustos 2025 den itibaren Türkiye'deki tüm pazarcı esnafına POS cihazı bulundurma zorunluluğu getirildi, böylece vatandaşlar pazar alışverişini kredi veya banka kartıyla yapabilecek...
Bu yeni uygulama sayesinde vatandaşlar, pazar alışverişlerini artık kredi veya banka kartıyla güvenli ve kolay bir şekilde yapabilecek.
TÜKETİCİ VE ESNAF İÇİN AVANTAJLAR... Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte, nakit parası olmayan tüketiciler de alışverişlerine ara vermeden devam edebilecek.
Bu durum, hem alışverişin kesintisiz sürmesini sağlayacak hem de pazarcı esnafının satış hacmini artırmasına yardımcı olacak.
Yetkililer, bu sistemin hem tüketiciler hem de esnaflar için kazançlı bir çözüm olacağını vurguluyor.
Pazarcı esnafının komisyon oranlarıyla ilgili kaygıları üzerine bankalarla görüşmeler yapıldığı ve oranlarda indirim sağlandığı belirtildi.
Bu düzenleme, dijital ödeme yöntemlerinin yaygınlaşması ve pazarlardaki ticari faaliyetlerin modernleşmesi adına atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
PKK elebaşı , terörist Abdullah Öcalan'ın Şanlıurfa'daki köyünde yapılan 'buluşma', terör örgütü propagandasına dönüştü...
Öcalan posterlerinin açıldığı etkinlikte, PKK sloganları atıldı. Tahliye edilen bir PKK'lı da, "PKK bitmedi, bitmeyecek" diye konuştu.
Bölücülerin ve Ermenilerin oluşturduğu DEM Parti, “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları”nın 280’incisini PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan’ın doğduğu Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli köyünde yaptı.
DEM Partili vekillerin de katıldığı 'buluşma', adeta PKK propagandasına dönüştü.
PKK’nin mayıs ayındaki sözde fesih bildirisinde öldüğü açıklanan terör örgütü elebaşları Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun’un yanı sıra, Öcalan’ın posterleri köydeki evlerin duvarlarına asıldı.
"PKK BİTMEDİ BİTMEYECEK"
Öte yandan tahliye edilen PKK’lilerden Hanifi Eser, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“6 kişiyle başlayan harekette bugün sadece küçük bir toplanmayla yüzlerce kişinin geldiği bir harekete dönüştü. Bugün dünya siyasetine yön verecek bir halde Kürt hareketi. Çünkü Kürtler siyaseti ve savaşmayı iyi biliyor. PKK bitmedi bitmeyecek. O bir yaşamdır, o yaşam bitmez.”
Adana’da at ve eşek eti skandalının ardından bir başka gıda skandalı daha patlak verdi...
Kentte yapılan denetimlerde, ruhsatsız ve hijyen kurallarına aykırı şekilde faaliyet gösteren bir işletmede 5 tondan fazla paça ve bağırsak bulundu.
İnsan tüketimine sunulmak üzere hazırlanan ürünlere imha edilmek üzere el konulurken, işletmeye idari işlem başlatıldı.
Adana’da gıda güvenliğine yönelik denetimler sırasında, bağırsak ve paça üretimi yapan ruhsatsız bir işletmeye baskın düzenlendi.
Operasyonda, 5 bin 140 kilogram paça, 100 kilogram işlenmek üzere hazırlanmış bağırsak ve 50 metre kurutulmuş bağırsak ele geçirildi.
ürünlerin tamamına imha edilmek üzere el konulurken, işletme hakkında idari yaptırım uygulandı.
Yetkililer, halk sağlığını riske atan bu tür işletmelere karşı taviz verilmeyeceğini belirtti.
Adana, daha önce de et sahtekârlıklarıyla sıkça anılmıştı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar” listesinde, kentteki bazı işletmelerin dana eti adı altında at ve eşek eti sattığı ortaya çıkmıştı.
Yeni skandalla birlikte, kentteki gıda güvenliği tartışmaları yeniden alevlendi.
İstanbul'da akciğerine kedi tüyü kaçması sonucu öldüğü iddia edilen kişinin ölüm nedeni bambaşka çıktı. Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü'nü yaptığı açıklamayla, 65 yaşındaki Okan Diköz, kedi tüyünden değil Akciğer kanseri nedeniyle öldüğünü duyurdu....
İstanbul'da akciğerine kedi tüyü kaçması sonucu öldüğü iddia edilen kişinin, akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.
'KEDİ TÜYÜNDEN ÖLDÜ' DENİLMİŞTİ...
Sakarya Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 65 yaşındaki Okan Diköz için medyada yer alan, "İddiaya göre akciğerine kedi tüyü kaçması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti." şeklindeki haberin evinde hayvan besleyen birçok kişiyi tedirgin ettiği belirtildi.
Açıklamada değerlendirmesine yer verilen Diköz'ün akrabası Sakarya Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Alemdar, 25 Temmuz Cuma günü vefat eden Diköz'ün cenazesinin cumartesi günü Sapanca'da Yanık Mahallesi'nde toprağa verildiğini ifade etti.
AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ GÖRÜYORMUŞ...
Diköz'ün akciğer kanseri tedavisi gördüğünü belirten Alemdar, "Haber sitelerinde çıkan 'Kedi tüyü nedeniyle vefat etti' haberleri, muhtemelen kendisinin çok bilinen hayvanseverliği nedeniyle oluşan yanlış algıya bağlı yapılmıştır. Gerçek ölüm nedeni akciğerlerindeki kanser tutulumu olup kamuoyunun bu konuda doğru bilgilenmesini isteriz. Ölüm nedeninin kedi tüyü yutmasıyla bir ilgisi yok." bilgisini verdi.
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Aziz Öğütlü de evcil hayvanların birçok insan için sadece birer dost değil, aile bireyi olduğunu belirtti.
YİNE DE UYARDI...
Öğütlü, evcil hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve "zoonotik hastalıklar" olarak adlandırılan bazı enfeksiyonların gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti.
Özellikle kedilerden bulaşabilen "toksoplazmozis"in hamile kadınlar için risk oluşturduğunu belirten Öğütlü, kedi tırmığı hastalığı "bartonella"nın da bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi enfeksiyonlara neden olabildiğini kaydetti.
Öğütlü, köpek ve kedilerden bulaşabilen iç ve dış parazitler ile sürüngen ve kuşlardan kaynaklanabilen "salmonella" gibi bakteriyel enfeksiyonlara karşı da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Öğütlü, evcil hayvanların tüylerinin, tükürükleri ve derilerinden dökülen partiküllerin bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara yol açabildiğine işaret etti.
'TEMAS KONUSUNDA HASSAS OLUN'
Astım hastaları başta olmak üzere solunum yolu rahatsızlığı olan kişilerin hayvanlarla temas konusunda daha hassas davranmaları gerektiğini belirten Öğütlü, şunları kaydetti:
"Hayvanların yaşam alanlarının düzenli olarak temizlenmesi ve dışkı gibi biyolojik atıkların hijyenik koşullarda bertaraf edilmesi, bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde büyük rol oynar. Ayrıca hayvanlarla temas sonrası ellerin mutlaka yıkanması, olası mikropların yayılmasını önler."
Antalya'da hemşire Sevcan Demir Sakman'ın, eşi tarafından bıçak ve satırla öldürdüğü olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ve kahreden detaylar ortaya çıktı...
Antalya'da 26 yaşındaki Halit Can Sakman’ın, kendisi gibi hemşire olan 26 yaşındaki eşi Sevcan Demir Sakman'ı bıçak ve satırla öldürdüğü olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Sevcan Demir Sakman, defalarca evden çıkmaya çalışsa da Halit Can Sakman her serinde eve götürüyor ve 25 saniye içinde öldürüyor.
Olay, 9 Mart'ta saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Gazi Mahallesi'ndeki bir apartmanda meydana geldi. Özel hastanede hemşire olarak çalışan 2 aylık evli Halit Can ve Sevcan Demir Sakman çifti, öğle saatlerinde maddi sorunlar nedeniyle tartıştı. Halit Can Sakman, akşam eve geldiğinde yine tartışma çıktı. Sakman, kendisine bıçakla saldırdığını öne sürdüğü eşi Sevcan'a satırla vurdu. Komşuların ihbarı üzerine gelen polis, Sevcan Demir Sakman'ı karnında ve boğazında kesilerle yerde hareketsiz buldu. Ekiplerin yaptığı kontrolde Sevcan Demir Sakman’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Halit Can Sakman'ın eşini öldürdüğü ve satırı boğazının üzerine bıraktığı tespit edildi.
'EŞİNİ KASTEN ÖLDÜRME' SUÇUNDAN TUTUKLANDI
Boynunda ve elinde kesikler bulunan Sakman hastaneye götürüldü. Evde yapılan incelemede biri sapı kırık, 2 bıçak bulundu. Adliyeye sevk edilen Halit Can Sakman, 'Eşi kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Ayrıca, Sakman’a bir süre önce kişilik bozukluğu teşhisi konulduğu, psikolojik tedavi gördüğü ve ilaç kullandığı öğrenildi. Sevcan Demir Sakman, memleketi Hatay'da toprağa verildi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, eşi Sevcan Demir Sakman'ı bıçak ve satırla öldüren tutuklu sanık Halit Can Sakman hakkında, 'canavarca hisle eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi. Maktulün vücudundan 11 kesi ve sol kolunda kırık tespit edildiği kaydedilen iddianamedeki ifadesinde Sakman, olay günü eşiyle maddi sıkıntılar nedeniyle tartıştıklarını belirterek, “Eşimle olay günü dışarı çıkıp eve geldik, o uyumuştu. Uyandığında alkol aldığımı fark etti. Alkolden önce 4 adet antidepresan ilaç da aldım. Alkolü nasıl aldığımı sorunca onun kredi kartı ile aldığımı söyledim. Bir kez daha tartışmaya başladık. 'Benim paramı da mı bitireceksin, kendi paranı zaten bitirdin' şeklinde sözler sarf etti. Ağlamaya başladım. 'Sen nasıl erkeksin ağlayıp durma, sende aşağılık kompleksi var. Sen benim eski erkek arkadaşımı senden daha yakışıklı olduğu için kıskandın. Komplekse girmiştin, sende aşağılık kompleksi var' diye konuşunca eski erkek arkadaşına hakaret ettim" dedi.
'YERE DÜŞÜNCE BOĞAZINI SIKARAK BOĞDUM'
Konuşmalar sırasında gözyaşlarına hakim olamadığını belirten Halit Can Sakman ifadesinde, “Birden eşim boğazıma doğru bıçak savurdu. Ayağa kalktım. Bıçağı yere atarak kapıya doğru kaçmaya çalıştı. Tezgah üzerinden başka bıçak alarak, bir kez Sevcan'ı sırtından bıçakladım. Sevcan yere düşünce ellerimle boğazını sıkarak boğdum. Mutfak tezgahına dönerek kesici başka bir alet, bıçak mı, satır mı hatırlamıyorum, alarak boğazını kestim. Sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım" ifadelerini kullandı.
'CİNAYETİ 25 SANİYEDE İŞLEMİŞ'
İddianamede, apartmanın güvenlik kamerası kayıtlarının incelendiği, kayıtlarda maktulün saat 20.49'da binadan çıktığı, sanığın saat 21.51'de maktulü ikamete geri getirdiği, 25 saniye sonra daire kapısının tekrar açıldığı ve maktule ait olduğu düşünülen bir ayağın çırpındığı görüldüğü kaydedildi.
Görüntülere göre, Sevcan Demir Sakman, Halit Can Sakman'dan kurtulmak için defalarca evden çıkmaya çalışıyor. Ancak Halit Can Sakman, her seferinde onu durdurarak yeniden içeriye götürüyor. Son çıkma girişiminde ise kapıya yönelen genç kadın, eşi tarafından tekrar engelleniyor ve eve geri giriyor. Kısa bir süre sonra ise Halit Can Sakman'ın, üzeri kanlar içinde tek başına evden çıktığı kameralara yansıyor. İddianamede, olayın 25 saniye içinde yaşandığı, sanığın 'Arkadan saldırdı' ifadesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirtildi.
Sevcan Demir Sakman’ın babası Güney Demir ise, “Ben sadece adalet istiyorum. Günlerdir kızımın videolarını izliyorum. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alsın. Günyüzü görmesin o cani. Canavarın kızımın darp ediş şeklini izledim. Kızım defalarca kaçmaya çalışmış. Mahkememiz olacak. Elbet adalet yerini bulacak ve kızımın kanı yerde kalmayacak” dedi.
Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasındaki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek yerleşim alanlarına yaklaşırken, Karahıdır Mahallesi’nde tahliye işlemlerine başlandı. Yangına hem havadan hem de karadan yoğun müdahale devam ediyor. Karabük'te 18 köy 50 mahalle boşaltıldı...
Yangın, Gürsu'nun İpekyolu Mahallesi’ndeki TOKİ Konutları ile Kestel ilçesine bağlı Ağlaşan Mahallesi arasındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle başladı. Alevlerin hızla yayılması üzerine vatandaşlar tarafından yapılan ihbarlar doğrultusunda bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Yangın söndürme çalışmaları, helikopterler ve arazözlerle havadan ve karadan sürdürülürken, çevredeki vatandaşlar da çalışmalara destek veriyor. Ancak rüzgarın yön değiştirmesiyle alevlerin hızla yayılması, zaman zaman çalışmaları zorlaştırıyor. Bazı vatandaşların yangının üzerine gelmesi nedeniyle bölgeden uzaklaştırıldığı görüldü.
YURTTAŞLAR ALEVLERDEN KAÇTI
Bu sırada vatandaşlar, rüzgarın etkisiyle büyüyerek üzerlerine doğru yönelen alevlerden kaçtı.
Yangınla ilgili Kestel Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Kestel ilçesi Ağlaşan Mahallesi'nde yaşanan yangınla ilgili söndürme çalışmalarının sürdüğü belirtilerek, "Ağlaşan Mahallesi ve civarda ikamet eden vatandaşların yetkililerce yapılan uyarılara riayet etmelerini ve olası tüm duyurulara karşı gerekli tedbirleri almalarını rica ediyoruz" denildi.
Yangının Gürsu yönüne doğru ilerlemesi üzerine tedbir amacıyla Karahıdır Mahallesi’nde tahliyelere başlandığı bildirildi. Güvenlik güçleri ve belediye ekipleri, mahalle sakinlerinin güvenli şekilde bölgeden ayrılmasını sağlıyor.
Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekipler hem yangını kontrol altına almak hem de daha fazla yerleşim alanının etkilenmesini önlemek için yoğun çaba sarf ediyor.
KARABÜK'TE KIYASIYA MÜCADELE
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde çarşamba günü başlayan orman yangını 4. gününde devam ediyor. Çavuşlar köyü Mezarlık mevkisinde çıkan yangına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürerken, dumanın yoğunluğu ve bölgenin sarp yapısı çalışmaları zorlaştırıyor.
Yangın, 24 Temmuz Çarşamba günü saat 14.42’de ormanlık alanda başladı. Rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılan alevler, gün boyunca havadan helikopterlerle, gece saatlerinde ise karadan yoğun şekilde müdahale edilerek kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Yangın söndürme çalışmalarına çok sayıda kurum destek veriyor. Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, AFAD, Kızılay, jandarma, belediyeler, DSİ, il özel idareleri, Kardemir ve çeşitli sivil toplum kuruluşları bölgeye hem personel hem de ekipman desteği sağladı.
Bölgedeki söndürme faaliyetlerine 2 yangın söndürme uçağı ve 23 helikopterin katıldığı, kara ekiplerinin ise arazöz, dozer ve su tankerleriyle çalışmaları aralıksız sürdürdüğü belirtildi.
Yangının sürdüğü alan zaman zaman yeniden alevlenirken, özellikle öğle saatlerinde sıcaklık ve rüzgarın etkisiyle yoğun duman yükseliyor. Yetkililer, halkı yangın bölgesine yaklaşmamaları ve resmi kaynaklardan yapılacak uyarıları dikkate almaları konusunda uyarıyor.
18 KÖY 50 MAHALLE BOŞALTILDI
Alınan son bilgilere göre bölgede tahliyeler sonucu 18 köy 50 mahalle boşaltıldı. Ankara-Karabük yolu trafiğe kapatıldı.
Samsun'un İlkadım ilçesinde tartıştığı annesi G.M.’yi (61) bıçakla 11 yerinden yaralayan K.M. (20) isimli kadın, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı...
K.M. ile annesi G.M. arasında evde tartışma çıktı.
Tartışmanın büyümesiyle K.M., annesi G.M.’yi 11 yerinden bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı G.M., sağlık ekiplerinin müdahalesi sonrası hastaneye götürülüp, tedaviye alındı.
KIZININ, PSİKOLOJİK RAHATSIZLIĞININ OLDUĞUNU SÖYLEDİ... Olayla ilgili çalışma başlatan polis, K.M.’yi yakalayıp gözaltına aldı. K.M. ifadesinde ilk başta durumu inkar etse de daha sonra olayı kendisinin yaptığını itiraf etti. Polisin yaptığı görüşmede ise G.M.’nin, kızının psikolojik rahatsızlığının olduğu, zaman zaman sebepsiz yere kavga ettiklerini söylediği öğrenildi.
TUTUKLANDI... K.M., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Annesinin, Muti’den erkek arkadaşıyla ayrılmasını isteyince tartışmanın çıktığı belirtildi.
"Diyarbakır'da 4 çocuğa hayvan dışkısı yedirildiği" videoya ilişkin bir kişi gözaltına alındı.4 çocuk devlet korumasına alındı...
Diyarbakır'da 4 küçük üvey kardeşine hayvan dışkısı yediren ve o anları kayda alan erkek gözaltına alındı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında "Diyarbakır'da 4 çocuğa hayvan dışkısı yedirildiği" yönünde paylaşım ve haberlerin yer almasına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında, çocukların ağabeyi 25 yaşındaki H.A, "kötü muamele" suçlamasıyla gözaltına alındı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı söz konusu olaya ilişkin yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da dışkı yedirildiği iddia edilen çocukların devlet korumasına alındığını bildirmişti.
Açıklamada, "Haber ve sosyal medya paylaşımlarına konu olan çocuklar devlet korumasına alınmıştır. İlgili şahıslar hakkında bakanlığımızca suç duyurusunda bulunulmuştur. Bakanlık olarak, hukuki süreci yakından takip ederek açılacak davaya müdahil olacağız. Ayrıca bakanlık çağrı merkezimize ulaşan bu ihbara yönelik ihmali tespit edilen ilgili personel hakkında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımız tarafından soruşturma başlatılmıştır." ifadeleri yer almıştı.
Yol kenarındaki bavulda cesedi bulunan 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın katil zanlısı Cemil Koç’un ifadesi ortaya çıktı.
Katil zanlısı Koç Diyarbakır'da iki yıl önce ölen Ejegül Ovezova ile ilgili yürütülen soruşturmada da cinayet sanığı olduğu ortaya çıktı...
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'u öldürerek cesedini valize koyan sevgilisi eski polis memuru Cemil Koç'un ifadesindeki detaylar kan dondurdu.
Koç ifadesinde "Ayşe dubleks evin merdivenlerinden düştü. Öldüğünü görünce paniğe kapıldım, korktum. Ne yapacağımı bilemeyince arkadaşımı aradım. Eve geldik, cesedi tek başıma valize koydum. Arabaya bindik. Arkadaşımın ortağı olduğu benzinliğe gittik" dedi.
Cesedin kokmaması için deodorant alıp cesede sıktım. Arkadaşlarımın beni oyaladığını düşündüm. Bir mekana gidip bir şeyler içtim, düşündüm. Başka bir arkadaşımı aradım. 'Arabanın valizinde bir şey var, yok olması gerekiyor' diyerek 500 bin TL karşılığında anlaştım. 100'er lira karşılığında da başka bir araçla cesedi kaldıracak üç kişiyle anlaştım.
MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ...
İçişleri Bakanlığı, Ayşe Tokyaz cinayeti nedeniyle bir Mülkiye Müfettişi ve bir Polis Müfettişi görevlendirdi.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili bir Mülkiye Müfettişi ve bir Polis Müfettişi görevlendirilmiştir. Ayşe Tokyaz’a Allah’tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı diliyoruz. Gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.
ADI BAŞKA BİR CİNAYET DOSYASINDA DA ÇIKTI...
Cemil Koç’un Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 24 Temmuz 2023 tarihinde bir sitenin 8’inci katındaki daireden düşerek ölen Ejegül Ovezova ile ilgili yürütülen soruşturmada da cinayet sanığı olduğu ortaya çıktı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Temmuz’da hazırlanan iddianamede olayın gerçekleştiği evde inceleme yapıldığı, yerde ve eşyalarda kan benzeri lekeler bulunduğu ve bunlardan alınan örneklerin çoğunun maktule ait olduğunun tespit edildiği belirtildi.
TIRNAKLARINDA CEMİL KOÇ’UN DNASI BULUNDU...
Şüpheli Cemil Koç iddianamedeki ifadesinde, olay sırasında lavaboda olduğunu, bir ses duyup salona geçtiğinde Ovezova’yı göremediğini, aşağı inerek kadını yerde yüzüstü yatarken gördüğünü ve intihar etmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.
İddianamede Adli Tıp Kurumu’nun raporuna da yer verilerek, tırnaklar üzerinden alınan sürüntü örneğinde maktul Ejegul Ovezova ve şüpheli Cemil Koç’tan alındığı belirtilen kan örneklerinden elde edilen genotiplerin karışık olarak bulunduğu tespiti yer aldı.
Bu durumun da aralarında bir boğuşma yaşandığını gösterdiği, Koç’un kadını pencereden düşürmek suretiyle ölümüne sebep olduğu, şüphelinin üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphenin elde edildiği kaydedildi.
İddianamede, evin salonunda, çamaşır makinesi içindeki yorgan üzerinde ve yatak süngeri kenarında tespit edilen kan izlerinin maktule ait olduğunun saptandığı, ancak maktulün vücudunda yara veya kesi izine rastlanmaması nedeniyle evdeki kan lekeleriyle ölüm arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı ifade edildi.
Ancak tırnak altı DNA örneği ile birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin kadını öldürdüğüne yönelik yeterli şüphe oluştuğu ifade edilerek, Cemil Koç’un ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
Bu da ikinci 'Yeliz' vakası: AKP'li üye Cumhuriyet'i hedef aldı...
Kamuoyunda 'Yeliz' olarak bilinen Ahmet Hamdi Çamlı'nın skandal ifadelerine tepkiler sürerken Çanakkale'de Belediye Meclis üyesi de Cumhuriyet'i hedef aldı. AKP'li üye Tandoğan Tolga'nın, "50 yıllık kalleşliği bitiren! 100 yıllık kahpeliği de bitirir" sözlerine büyük tepki geldi...
TÜRKİYE CUMHURİYETİ SAVCILARI NEREDE?..
Gazetemizi arayan binlerce okuyucumuz, ""her şeye dava açan ve adında Cumhuriyet olan savcılarımız bu hainlere neden dava açmıyor? lütfen bu tepkimizi yazın"" diyerek adeta isyan edercesine tepkilerini dile getirdiler.
AKP'li eski vekil Ahmet Hamdi Çamlı'nın Cumhuriyet'e yönelik kullandığı "kanlı 1923 darbesi" ifadelerine tepkiler sürerken skandallara bir yenisi daha eklendi.
Bu defa Çanakkale'nin Çan ilçe Belediye Meclisi'nin AKP'li üyesi Tandoğan Tolga, sosyal medyada Cumhuriyet'i hedef aldı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan üye, "50 yıllık kalleşliği bitiren! 100 yıllık kahpeliği de bitirir" ifadelerini kullandı.
Meclis üyesinin Türkiye Cumhuriyet'ini hedef alan sözleri büyük tepki topladı.
SOSYAL MEDYADA TEPKİLER...
Sosyal medya üzerinden ise Tandoğan Tolga’ya sert tepkiler geldi.
Yapılan yorumlar arasından; "'Çay içer gider. bir şey olmaz', 'Sıfata bak' ve 'Yüz buluyorlar böyle'" paylaşımları dikkat çekti.
YELİZ CUMHURİYET'İ HEDEF ALMIŞTI
Kamuoyunda "Yeliz" olarak bilinen eski AKP İstanbul milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla Cumhuriyet’i hedef almıştı.
Cumhuriyet’in kuruluşunu hedef alan Çamlı “kanlı 1923 darbesi” ifadesini kullanmıştı. Aldığı tepkiler sonrası yeni bir paylaşım yapan Çamlı bu kez Türkiye için “Çamuristan” ifadesini kullanmıştı.
Çamlı TBMM’de başkanlık teklifine ilişkin görüşmeler esnasında, Genel Kurul’dan "Yeliz Adaley" isimli bir Twitter hesabından canlı yayın yaptığının ortaya çıkması üzerine geniş kesimlerce "Yeliz" olarak anılmaya başlanmıştı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bütün kredi kartı sahiplerini ilgilendiren yeni yapılandırma kararını duyurdu. Yeni düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi...
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi kartı ve ihtiyaç kredisi yapılandırmalarının kapsamını genişletti.
Kurumdan yapılan açıklamada, BDDK'nın, bireysel kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinin borç bakiyelerinin 48 ay ile yapılandırılmasını uygun bulduğu belirtilerek, vade ve başvuru süreleri kısaltıldığı ve daha az maliyetli hızlı bir sürecin öngörüldüğü aktarıldı.
Bu yapılandırma için bireysel müşterilerin 3 ay içerisinde yapılandırma başvurusunda bulunması gerektiği belirtilen açıklamada, "Yapılandırmadan dönem borcunu kısmen ya da tamamen ödeyemeyen bireysel kredi kartı müşterileri, anapara ve/veya faiz ödemeleri geciken ihtiyaç kredisi müşterileri, daha önce yeniden yapılandırılmış bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi müşterileri yararlanabilecektir" denildi.
AZAMİ FAİZ ORANI 3,11...
Açıklamada, kredi kartlarının yapılandırılmasında borcun yarısı ödeninceye kadar ilgili banka tarafından kartların limitinin artırılmayacağı, ihtiyaç kredilerinin yapılandırılmasında ise mevcut borç bakiyesini aşacak bir kredi kullandırılmayacağı vurgulandı.
Alınan karar kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) da kredi kartı yapılandırma işlemlerine uygulanacak azami faiz oranını yüzde 3,11 olarak belirlediği aktarıldı.
AZAMİ FAİZ ORANI DEĞİŞTİ...
Açıklamada, BDDK'nin yeni kararının daha öncekine göre içerdiği değişikliklere ilişkin şu bilgiler verildi:
-Kredi kartı yapılandırmasında artık sadece asgari tutarı ödenmeyen değil, dönem borcu kısmen ya da tamamı ödenmeyen bireysel kartlar da yapılandırmaya konu olabilecek.
İhtiyaç kredisi yapılandırmasında gecikme süresi artık '30 günü aşan' değil, 'her türlü gecikmiş ödeme' olarak güncellendi.
Hem kredi kartları hem ihtiyaç kredileri açısından; yapılandırma kapsamı, daha önce karar tarihindeki borç bakiyesiyken; artık yapılandırma tarihindeki borç bakiyesi esas alınacak ve gecikmesi olmasa bile karar tarihinden önce yeniden yapılandırılan krediler tekrar yapılandırılabilecektir.
KARAR RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI...
‘Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Kararının 1’inci maddesi uyarınca kredi kartı borçlarının yapılandırılması halinde uygulanacak aylık akdi faiz oranı, Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanarak ilan edilen aylık referans oranı aşamayacak. Söz konusu işlemlerde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranı ise bu Tebliğin 5’inci maddesi kapsamında belirlenen en yüksek gecikme faiz oranıyla sınırlı olacak. Bu maddede yer alan faiz oranı ve gecikme faiz oranı ibareleri, katılım bankaları için sırasıyla kâr payı oranı ve gecikme cezası oranı olarak uygulanacak.
AKP yönetimindeki Konya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı KOSKİ Genel Müdürlüğü'nde muhasebe elemanı olarak çalışan Döndü K., 5 yıl boyunca abonelerin depozito ücretlerini yakınlarının hesaplarına geçirdi. Döndü K., zimmetine geçirdiği paralarla birisi TOGG T10X marka araç olmak üzere iki araba, 2 ev ve ba
AKP yönetimindeki Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KOSKİ Genel Müdürlüğünde kadrolu işçi statüsünde muhasebe personeli olarak çalışan D. K., 2020 yılından 2024 yılına kadar abonelerin depozitolarını ailesinin IBAN numaralarına göndererek, toplamda 14 milyon Türk Lirası üzerinde bir tutarı zimmetine geçirdiği belirlendi.
Edinilen bilgilere göre Döndü K., depozito iade işlemlerinde imza aşamasında resmi üst yazılar ekinde bulunan ve ıslak imza ile imzalanan ödeme listesinde hak sahiplerinin adı ve soyadını yazıp karşılarına annesinin iban numarasını yazarak paraları annesi H.K’nın hesabına yatırdı.
TOGG BİLE ALMIŞ...
Döndü K.’nın 5 yıl boyunca zimmetine geçirdiği paralarla birisi TOGG T10X marka araç olmak üzere iki araba, 2 ev ve başka taşınmazlar aldığı belirlendi.
TÜM MAL VARLIĞINA ELKONULDU...
KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan iç denetim sonucunda, Döndü K.’nın ödeme listelerinde değişiklik yaparak zimmet suçu işlediği tespit edildi.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Konya Kapalı Cezaevi'ne konulan Döndü K.’nın tüm mal varlığına el konuldu.
TAHLİYESİNİ TALEP ETTİ...
Döndü K. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede kendisine isnat edilen suçlamaları kabul eden Döndü K., tahliyesini istedi.
Döndü K, “Çocuklarım mağdur durumdadır, bu aşamada tahliyemi talep ediyorum, borcumu da ödemek istiyorum” dedi.
21 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ...
Mahkeme heyeti Döndü K’ya “nitelikli zimme”t suçundan 21 yıl hapis cezası verdi.
Hakim karşısına çıkan Döndü K.’ya “nitelikli zimmet” suçundan 21 yıl hapis cezası verildi...
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 5-12 Temmuz arasında hava sıcaklıklarının 4 ila 6 derece artacağını açıkladı...
Türkiye genelinde alarm verildi: Sıcaklıklar 6 derece artacak.
Özellikle Aydın, Diyarbakır, Muğla ve Antalya gibi illerde sıcaklık 40 derecenin üzerine çıkacak. Bakan Murat Kurum vatandaşlara dikkatli ve duyarlı olma çağrısı yaptı.
Türkiye genelinde yaz sıcaklıkları etkisini artırmaya devam ederken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden vatandaşlara kritik bir uyarı geldi. Meteorolojik verilere göre, 5 Temmuz 2025 Cumartesi gününden itibaren hava sıcaklıklarında ciddi artış bekleniyor. Özellikle iç ve doğu bölgelerde mevsim normalleri altında seyreden sıcaklıkların, ülke genelinde 4 ila 6 derece arasında artacağı bildirildi.
BAKAN KURUM'DAN DUYARLILIK ÇAĞRISI...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son değerlendirmelere dikkat çekti. Bakan Kurum, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Az önce Meteoroloji Genel Müdürlüğü’müzden aldığımız verilere göre; önümüzdeki hafta hava sıcaklıkları ciddi derecede artış gösterecek. Bu hem sağlığımız hem de orman yangınlarının önüne geçmek açısından daha tedbirli olmamız gerektiği anlamına geliyor. Süreçte çok daha duyarlı davranmak hayati önemde.”
Bu açıklamayla birlikte hem bireysel hem de toplumsal düzeyde dikkatli olunması gerektiği bir kez daha vurgulanmış oldu.
Meteoroloji uzmanları, özellikle sıcaklıkların en yoğun hissedildiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında, başta yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, hamileler ve çocuklar olmak üzere hassas grupların dışarı çıkmaktan kaçınması gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, bu saat aralığında açık alanda kalmanın güneş çarpması, sıvı kaybı ve tansiyon düşmesi gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
BAZI İL MERKEZLERİNDE BEKLENEN EN YÜKSEK SICAKLIKLAR...
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5–12 Temmuz tarihleri arasında yayımladığı sıcaklık tahminlerine göre, Türkiye'nin pek çok bölgesinde aşırı sıcaklık değerleri görülecek.
Bazı il merkezlerinde beklenen en yüksek sıcaklıklar şu şekilde:
Ankara: 36°C
İstanbul: 34°C
İzmir: 39°C
Konya: 36°C
Edirne: 40°C
Bursa: 36°C
Aydın: 44°C
Muğla: 40°C
Antalya: 40°C
Adana: 38°C
Diyarbakır: 43°C
Bu değerler, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayanlar için kritik eşiklerin aşıldığını gösteriyor. Özellikle Aydın, Antalya , Muğla ve Diyarbakır gibi kentlerde 40 derecenin üzerinde sıcaklıklar bekleniyor.
Gaziantep Şehitkamil'de bir evde çıkan yangında dört kişi yaralandı. Olayla ilgili soruşturma sürerken yangının altından aile faciası çıktı. İddiaya göre bir baba, intihar etmek istediğini söyleyen kızının üzerine benzin döküp yaktı...
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesine bağlı Gazikent Mahallesi Eylül Apartmanı'ndaki bir dairede yangın çıktı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Yaralanan dört kişi ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırılırken dairedeki yangın itfaiye ekiplerinin başarılı müdahalesi sonucu söndürüldü.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
İNTİHARA TEŞEBBÜS AİLE FACİASINA DÖNÜŞTÜ...
Gaziantep'in yerel haber sitelerinde yer alan bilgilere göre, olayın bir intihar girişimi nedeniyle çıktığı belirtildi.
İddiaya göre baba Ç.G. (52) henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı intihar etmek istediğini söyleyerek benzin bidonu getiren kızı Y.G.'ye öfkelenerek, "İntihar öyle olmaz" diyerek benzini 20 yaşındaki kızının üstüne dökmeye başladı.
Bu sırada anne ve evli kızı H.K. araya girerek babayı engellemeye çalıştı. C.G'nin aile bireylerinin üzerine döktüğü benzin, çakmağın çakılmasıyla yanmaya başladı.
Yaralanan dört kişi ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan C. G., Y.G.. ve H.K.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Manisa Turgutlu'da tarım arazisinde çıkıp ormana sıçrayan yangını çıkardığı gerekçesiyle tutuklanan şüpheli, ifadesinde, üzerinde kene gördüğü yastığı yakıp bahçeye attığını söyledi. Yangında 120 dönümlük tarım arazisi ve orman alanı zarar gördü...
Turgutlu ilçesi kırsal Osmancık Mahallesi Cennet Deresi mevkisi yakınlarındaki bir tarım arazisinde, önceki gün saat 21.00 sıralarında yangın çıktı.
Alevler, rüzgarın da etkisiyle ormana sıçradı. Çevredekiler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbarla bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı beş arazöz, iki su ikmal aracı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Turgutlu İtfaiye Amirliği ekipleri ile Turgutlu Belediyesi iş makineleri sevk edildi.
Alevler, ekiplerin karadan yoğun müdahalesiyle iki saatte söndürüldü.
120 DÖNÜM ALAN ZARAR GÖRDÜ
Yangında ilk belirlemelere toplam 120 dönüm tarım arazisi ve orman zarar gördü. Diğer yandan jandarma, yangının çıkış nedenini tespit etmek için çalışma başlattı.
Tarım arazisinin bitişiğinde yer alan bağ evinde oturan Özcan Taşhan'ın yangına neden olduğu tespit edildi.
Gözaltına alınan Taşhan ifadesinde, üzerinde kene gördüğü yastığı yakıp, bahçeye attığını söyledi.
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Taşhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.