ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 263826
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçimlerin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzaladım.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasanın 116'ncı maddesinin verdiği yetkiyle 18 Haziran'da yapılması gereken cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs'ta yenilenmesi kararını imzaladı...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde seçimlerin yenilenmesine ilişkin kararı imzalamasının ardından açıklama yaptı.
Anayasanın 116'ncı maddesinin verdiği yetkiyle, 18 Haziran'da yapılması gereken Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs'ta yenilenmesi kararını imzaladığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Resmi Gazete'de yayımlanacak bu kararın ardından, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) iki aylık seçim takvimini başlatacaktır. Buna göre, inşallah iki ay sonraki ilk pazar günü olan 14 Mayıs'ta milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir. Seçimlerin yenilenmesi kararımızın ülkemize, milletimize, Türkiye Büyük Millet Meclisimize ve siyasi partilerimize hayırlı olmasını diliyorum."
"Alternatif olarak da 14 Mayıs tarihini teklif ettik"
Seçimlerin tarihinin 14 Mayıs olarak güncellenmesi kararını, yılbaşından hemen sonra kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Bizi, seçim tarihini yaklaşık bir ay öne çekme kararını almaya yönelten sebeplerden bazıları şunlardı, her şeyden evvel 18 Haziran, milyonlarca gencimizin geleceğini ilgilendiren üniversite sınav takvimiyle çakışan bir tarihti. Yine bu tarih, yurt içinden ve yurt dışından yüzbinlerce vatandaşımızın hac farizasını ifa etmek üzere mübarek topraklara gittiği bir döneme denk geliyordu. İlk ve orta dereceli okulların seçim tarihinden hemen önce tatile girmesi sebebiyle her yıl olduğu gibi bu sene de milyonlarca vatandaşımız, memleketine veya tatil beldelerine gitmek üzere yola çıkacaktı. Bunların başını çektiği sebeplerle, 18 Haziran'ın milletimizin iradesini sandığa yansıtmasını teminde sağlıklı bir tarih olmadığını değerlendirdik. Alternatif olarak da 14 Mayıs tarihini teklif ettik.
Demokrasi geçmişimiz bakımından anlamlı bir yıl dönümüne de tekabül eden bu tarihin milletimiz nezdinde hüsnü kabul gördüğünü biliyoruz. Ancak ülkemizin 6 Şubat'ta ardı ardına yaşadığı iki büyük deprem, seçimle ve seçim tarihiyle ilgili tartışmaları gündemimizden çıkardı. Asrın felaketi olarak nitelenen bu deprem, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kilis, Adana ve Elazığ illerimizde, yüreklerimizi yakan can ve mal kayıplarına yol açtı."

"Depremde 47 binin üzerinde insanımız vefat etti"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Depremin ilk günlerindeki ağır kış şartları, hasar gören altyapı ve 500 kilometreyi bulan yıkım alanının büyüklüğü işimizi hayli güçleştirmiş olsa da, ya bir yol bularak ya bir yol açarak insanlarımızın yardımına koştuk. Bu 11 ilimizde yaşayan 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen, geniş bir çevrede hissedilen depremde 47 binin üzerinde insanımız vefat ederken, 115 binden fazla insanımız da yaralı olarak kurtarıldı." dedi.
Depremde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve millete başsağlığı dileyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şehirlerimizi yerle yeksan eden bu afette, milyonlarca vatandaşımız evini kaybederken, milyonlarca vatandaşımız da ardı arkası kesilmeyen sarsıntılar sebebiyle evine giremez hale geldi. Felaketin ilk anından itibaren, devlet ve millet olarak, tüm gücümüz ve imkanlarımızla depremzede vatandaşlarımızın yanındayız. Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, belediyeleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, gönüllüleriyle, dost ülkelerden gelen kardeşlerimizle, felaket gününden beri sadece depremle uğraştık."
"Hedefimiz depremde zarar gören şehirlerimizi adeta sıfırdan kurmaktır"
Arama-kurtarma faaliyetlerinin tamamlandığı yerlerde hemen enkaz kaldırma ve yeni konutların inşası çalışmalarına başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Aynı şekilde, yiyecek, içecekten barınmaya kadar, bölgede yaşayan insanlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılayacak mekanizmaları kurduk, geliştirdik. Sayıları hızla artan konteyner kentlerimizle zor şartlarda hayata tutunma mücadelesi veren depremzedelerimize, nispeten daha iyi barınma imkanları sağlıyoruz. Kalıcı konutlarımızın inşasına da her gün yeni temeller atarak devam ediyoruz. Amacımız ilk etapta bir yıl içinde 244 bin konut ve 75 bin köy evinden oluşan 319 bin haneyi tamamlayarak hemen hak sahiplerine teslim etmektir. Esas hedefimiz ise toplamda 800 binden fazla konutu barındıran yıkık, yıkılacak, ağır hasarlı, orta hasarlı 270 bin binayı ortadan kaldırarak, depremde zarar gören şehirlerimizi adeta sıfırdan kurmaktır. İnşa ve ihya faaliyetlerimizi, kadim şehircilik geleneklerimizi yaşatan, tarihi ve kültürel değerlerimizi koruyan bir anlayışla yürütüyoruz. Tüm bu konutları etap etap tamamlayarak 3,5 milyon insanımıza yeni, güvenli, huzurlu hayat alanları oluşturana kadar durup dinlenmeden çalışmakta kararlıyız. Aynı şekilde, ülkemiz genelinde uyguladığımız kentsel dönüşüm projeleriyle, afete dirençli şehirlerin inşasını hızlandırıyoruz."

Tüm dikkatlerini depremin yaralarını sarmaya ve şehirleri yeniden inşa ve ihya edip, insanları bir an önce yuvalarına kavuşturmaya vermişken, seçim takviminin de işlemeyi sürdürdüğünü dile getiren Erdoğan, "Üstelik bizim bu süreçte, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yıkımın yaralarını, yine dünyada eşine rastlanmamış süratle saracak bir program uygulamamız gerekiyor. Depremin doğrudan ve dolaylı etkilerinin üstesinden bir an önce gelerek, bölgeyi ve ülkemizi en kısa sürede normalleştirmenin yolu, güçlü bir siyasi irade tarafından alınacak kararların dirayetle uygulanmasından geçiyor." diye konuştu.
Seçim sürecinin uzamasının beraberinde getireceği siyasi gerilimler ve belirsizliklerin ister istemez, deprem yaralarının sarılmasına ve ülkenin kayıplarının telafisine yönelik çalışmaların aksamasına yol açma riski taşıdığına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Sadece son bir haftanın siyasi gündemi dahi tek başına bu tehdidin ne kadar reel, büyük ve endişe verici olduğunu göstermeye yeterlidir. Ülkenin bir bölümü yaşadığı can kayıplarının ve yıkımın altında adeta feryat ederken, öteki taraftaki bir kesimin kendi siyasi hesapları uğruna sergilediği aymazlığın faturasını, milletimizin tamamının sırtına yükleyemeyiz. Kabine toplantımızın ardından yaptığımız açıklamada da belirttiğim gibi Türkiye'nin ne vakit kaybına ne dikkat dağınıklığına ne de enerjisini gereksiz yere harcamaya tahammülü vardır. Depremzedelerimizin yaralarını sarmak, felaketin tüm izlerini silmek, şehirlerimizi yeniden inşa etmek, üretimi ve istihdamı tekrar yükseltmek için ülkemizin seçim gündemini bir an önce geride bırakması şarttır. Bu anlayışla ve Anayasanın bize verdiği yetkiyle, daha önce açıkladığımız seçimleri, 14 Mayıs tarihinde yenileme kararımızı uygulamaya geçiriyoruz."
"11 ilin 11'inde de aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzaladıkları kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte Yüksek Seçim Kurulu'nun seçim takvimini hazırlayıp ilan edeceğine dikkati çekerek, "Bugün mükerrer sayıda yayınlanması da muhakkak olacaktır. Bu vesileyle olayın ne kadar hızla devam ettiğini özellikle hatırlatmak istiyorum. Seçim sürecinde bizim gündemimiz yine depremzede vatandaşlarımızın yaralarının sarılması ile bu felaketin ülkemize verdiği ekonomik ve sosyal zararların telafisi çalışmalarından oluşacaktır." dedi.
Parlamentoda ana muhalefetin bazı temsilcilerinin, "garip garip" konuşmalarını dinlediğini dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bizim bölgeye ne zaman gittiğimizden haberi olmayan bu garipler, bu zavallılar daha bizim ikinci gün... İlk gün arkadaşlarım, bakan arkadaşlarım tamamıyla deprem bölgelerindeydi. Bürokratlarımız, teknokratlarımız hepsi deprem bölgelerindeydi ve bütün bunlarla beraber belediye başkanlarımız deprem bölgelerindeydi ve ben de hemen ikinci gün deprem bölgesine ulaştım ve bir turu böyle tamamladıktan sonra ardından ikinci turda da Cumhur İttifakı olarak, Devlet Bey'le beraber buraları dolaşmaya başladık. Yine aynı şekilde Sayın Destici'yle beraber de dolaştık. Biz yaralıyız, biz dertliyiz. Hanımefendi konuşuyor, öyle senin konuştuğun gibi değil. Hatay milletvekiliymiş. Hatay milletvekili olmak seni bir yere kadar bağlar ama Hatay milletvekili olmanın ötesinde Cumhurbaşkanı olarak biz sadece Hatay değil, 11 ilin 11'inde de aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdürdük, sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz."

"Bizim derdimiz var ama bunların derdi yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah Hatay'ın Kırıkhan ilçesinden depremzede bir kadını arayarak görüştüğünü belirterek, şunları söyledi:
"O ne anlayıştır, o ne kadar güzel bir yaklaşımdır, 'Cumhurbaşkanım bizim şu anda hiçbir sıkıntımız yok, her şey geliyor. Ben çadırda kalıyorum. Çadırda kalmama rağmen halimden memnunum. Konteynerler gelirse daha iyi olur ama şikayetçi değilim.' İşte o da bu milletin bir evladı. 'Doğma, büyüme Hataylıyım.' dedi, Kırıkhan'lı.
Bir ona bakıyorum bir de milletvekili olarak parlamentoya gelmiş olan bayana bakıyorum. Dürüst olalım, dürüst. 'İskenderun'da ne var?' diyor, İskenderun'da kruvaziyer gemi var. Bunun yanında İskenderun'da çadır da var, konteyner de var. Şimdi dersin ki 'İskenderun'a geldin mi?' Evet, geldim ama senin haberin yoksa ben ne yapayım? Arkadaşlarım sürekli oraya gittiler. Ve oradaki çalışmalarda sağ olsun belediye başkanı arkadaşımız büyük bir gayretle, ailece çalışıyorlar ama belki onun, ondan da haberi yoktur. Dedim ya biz dertliyiz, bizim derdimiz var ama bunların derdi yok."
İskenderun'da, Hatay'ın diğer ilçelerinde ve özellikle Antakya'da enkazların bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Hatay'ın en büyük enkazının olduğu yer Antakya'dır. Belki bundan da haberi yok çünkü onun gittiği yerler bellidir. Ama biz her yeri dolaşıyoruz ve dolaşacağız. İnşallah şimdi tekrar üçüncü tura başlıyorum, tekrar dolaşacağım." dedi.
"AK Parti'den milletvekili adayı olmak için başvuracaklarla ilgili bir karar aldık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremlerde yaşamını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Enkaz kaldırma çalışmalarının devam ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şu anda konut yapımlarına başladık ve bu konut yapımlarını da hızla devam ettireceğiz. Bir diğer taraftan Türkiye'nin risk yapılanması üzerinde de çalışmalarımızın birinci turunu İstanbul'da yaptık, ikinci turu yapılıyor ve bunu da devam ettireceğiz.
Tüm bu çerçevede bir ilk adım olarak genel başkanı olduğum AK Parti'den milletvekili adayı olmak için başvuracaklarla ilgili bir karar aldık. O da şu, partimize adaylık başvurusu yapacak herkes önce ilgili birimimizce belirlenecek asgari rakam tutarını AFAD'ın deprem yardım hesaplarına bağış olarak yatıracaktır. Yapacakları cömert bağışlarla deprem yaralarının sarılmasına katkıda bulunacak tüm arkadaşlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Bu kararın diğer partilere de örnek olacağına inanıyorum."
"Türkiye, kayıplarını tümüyle telafi etmeden geleceğine güvenle bakamaz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, 6 Şubat depremlerinin yol açtığı yıkıntıları tamamen kaldırmadan, ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıplarını tümüyle telafi etmeden geleceğine güvenle bakamaz. Seçime katılan Cumhurbaşkanı adayları, ittifaklar ve siyasi partiler olarak, attığımız her adımda, söylediğimiz her sözde, açıkladığımız her programda bu hakikate bağlı kalmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Geçmiş seçimlerde sıkça yaşadığımız gibi 14 Mayıs süreci, kısır siyasi çekişmelerin, yalan ve iftira üzerine kurulu kampanyaların mecrası haline dönüştürülürse, bunu başaramayız. Böyle bir durumda, önce depremzede vatandaşlarımız, onlarla birlikte 85 milyon insanımız önünde vebale gireriz. Bizim böyle bir vebali göze almaya, inancımız da ahlakımız da siyaset anlayışımız da elvermez.
İşte bunun için 'Türkiye için hemen şimdi' diyerek 14 Mayıs'ı, 6 Şubat yıkımının izlerini silecek hayırlı bir yarışa dönüştürmek istiyoruz. Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olarak bizimle yarışacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmek için mücadele edecek herkesten bu samimi çağrımıza destek bekliyoruz."
"Müziksiz bir kampanya olacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin 14 Mayıs'ta yenilenmesi kararının hayırlı olmasını dileyerek, "Bu seçimde Cumhur İttifakı olarak kendimize hazırladığımız bütün müzikleri yasaklıyoruz. Müziksiz bir kampanya olacak, ruberu, ikili görüşmeler suretiyle biz bu kampanyamızı sürdüreceğiz. Ne yaptık, ne yapacağız bütün bunları vatandaşlarımıza anlatmanın gayreti içerisinde olacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimin hem ülke hem de millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, deprem bölgesinde bulunanlar dışındaki kabine üyeleri ile AK Parti'li yetkililer de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde hazır bulundu.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 304403
Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı 6'lı masada yaşanan krizin çözülmesiyle belli oldu. Liderler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu oy birliğiyle Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı ilan etti. Kılıçdaroğlu adaylığının ilan edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, Millet İttifakı'nın iktidarında diğer genel başkanların Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapacağını duyurdu...

Güçlendirilmiş Parlamenter sisteme geçiş vaat eden ve Millet İttifakı çatısı altında bir araya gelen CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayını ilan etmek üzere Saadet Partisi'nin ev sahipliğinde toplandı.
Millet İttifakı genel başkanlarının saat 14.00’de başlaması planlanan toplantısı Meral Akşener'in kararının beklenmesi nedeniyle yaklaşık 2 saat ertelendi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in geçen cuma günü yaşanan adaylık krizinin ardından masadan kalkması üzerine sorunun çözümü için yeni formül arayışına gidildi. Bu kapsamda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı yardımcısı olması teklif edildi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da teklifin kabul görmesinin ardından İYİ Parti lideri masaya döndü.
Krizin bu formülle aşılması üzerine Millet İttifakı, saat 16.00'da yeniden 6 liderle bir araya geldi. Türkiye'nin gözlerini çevirdiği toplantı yaklaşık 5 saat sürdü.
ADAY RESMEN İLÂN EDİLDİ...
Millet İttifakı Saadet Partisi'nin merkez binası önünde yaptığı açıklamayla Cumhurbaşkanı adayını duyurdu.
Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi'nden kalabalığın önüne çıktı.
KILIÇDAROĞLU CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZDIR...
İlk konuşmayı yapan Karamollaoğlu kalabalığı selamladı. SAADET Lideri, "On binlerce kardeşimiz hayata veda etti. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanı adayımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum."
Karamollaoğlu sözü Kılıçdaroğlu'na bıraktı.
KILIÇDAROĞLU'NDAN İLK AÇIKLAMA...
Saadet Partisi Genel Merkezi'nin önünden açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
* Sevgilim halkım, değerli kardeşlerim. Yunus Emre bölüşürken tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Biz Türkiye'nin bütün renklerini buluşturmak için yola çıktı. Bu sofra Halil ibrahim sofrasıdır.
* Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. Allah'ın izniyle bunu hep birlikte başaracağız. Biz Millet İttifakı oalrak Türkiye'yi istişare ve uzlaşıyla yöneteceğiz.
*Millet İttifakı'na dahil partilerin Genel Başkanları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaktır.
İMAMOĞLU VE YAVAŞ AYRINTISI...
Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının ardından "Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Sürecinin Yol Haritası" yazılı olarak paylaşıldı.


Herkesin merakla beklediği ve krizin çözülmesine neden olan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin ayrıntı 12. maddede yer aldı.
12. maddede şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Sayın Cumhurbaşkanının uygun gördüğü zamanda ve tanımlamış görevlerle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atanacaklardır."
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 102916
ALTSO Şubat ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının başında depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımız için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı ve ardından milli birlik ve beraberliğimizin simgesi İstiklal marşı okundu...

Toplantıda konuşan Başkan Eray Erdem, deprem felaketinde ALTSO’nun gerçekleştirdiği yardım çalışmaları ile ilgili olarak meclis üyelerini bilgilendirerek, tüm kurumların ve hayırseverlerin birlik ve beraberlik çerçevesinde çalıştıklarına dikkat çekti.
YAPILAN ÇALIŞMALAR ALKIŞ ALDI VE OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ...
Başkan Erdem, “Yaşadığımız büyük felakette elimizden gelen gayretle, birlik ve beraberlik içerisinden her türlü yardımı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bütün hayırseverlerimize ve fedakâr iş insanlarımıza depremzedelerimize desteklerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.
Öte yandan Başkan Erdem’in hazırlattığı sunum meclis üyelerinden beğeni ve alkış aldı.

ERDEM: “BU SORU BAŞTAN SONA AHLAKSIZCA BİR SORUDUR”...
Oda olarak sürecin başından itibaren hem deprem bölgesine sevkiyat, hem gelen depremzedelerin Alanya’da ağırlanması ve kapılarını depremzedelere açan tesislerin ihtiyaçlarının karşılanması yönünde çalışmalar yapan Erdem, şahsını hedef alan bir soruya da tepki göstererek şunları söyledi; “Bu soru baştan sona ahlaksızca bir sorudur. Ben her şeyden önce hem güzel Alanya’mızın bir ferdi hem de o bölgede dünyaya gelmiş bir kardeşinizim. Benim o bölgenin sorunlarından kaçmak gibi bir lüksüm olamaz. Ama ben şehir merkezinde iki oteli depremzedelere tahsis ettirdim. Onunla birlikte 30 u aşan sayıda daireyi depremzedelere açtım. Kendi otelim depremden 5 gün önce tadilata girdi. Aksi durumda imkan dahilinde olsa ben herkesten fazla depremzedeyi orada barındırırdım. Odayı temsil eden bu makamda olmazsak kimsenin umurunda olmayacaktı. Bu tamamen böyle bir zamanda işi bulandırmak için ortaya atılan şeylerdir. Bu sorunun sahibine sormak lazım kendileri bu zamana kadar neler yaptı? Değerli arkadaşlar dönem birlik ve beraberlik günü, el birliği ile devlet millet dayanışması günü dediğimiz bu günlerde art niyetli eleştirileri de görüyoruz. Bir kere en başından beri söylediğim gibi Alanya olarak tüm kişi, kurum ve kuruluşlar olarak ülkemize örnek olacak çalışmalara imza attık. Alanya’mız süreçte alnının akıyla büyük bir başarı hikayesi yazdı ve yazmaya devam ediyor. Ben Odamızın kurumsal kimliğine zarar vermek isteyenlere müsaade etmem. Ayıp arayanlara önerim, kimse benim yönetim kurulu üyelerimin, meclis üyelerimin ve dostlarımın emeğini hiç etmeye kalkmasın. Buna müsaade etmem. Ayıp arama değil örtme zamanıdır. Ayıp arayan, ayıp eder. Kimse mükemmel olmak zorunda değil ve mükemmellik insanın bir özelliği de değil. Bu kadar güzel bir ekiple büyük işler yapmış olmanın gururunu taşıyorum. Süreçte ayrıca başta Sayın kaymakamımız ve Belediye Başkanımız olmak üzere koordinasyonlu çalışmamız da başarıyı beraberinde getirdi” dedi.

“BU İŞİN REKLAMI OLMAZ”...
Ülkemizin büyük bir felaket ile karşı karşıya kaldığı günlerde reklam peşinde koşmamak gerektiğine de dikkat çeken Başkan Erdem; “ Bir elin verdiğini öbürü görmesin düsturu ile yetişen insanlarız. Kimsenin onurunu kırmadan hizmet ediyoruz. Yeri geldi şehirde 2 otelin açılmasına vesile oluk ve giderlerini karşıladık yeri geldi otelci arkadaşlarımız ile işbirliğine gittik, yeri geldi kiraladığımız dairelere depremzede kardeşlerimizi yerleştirdik. Biz bunların reklamını yaparak kendimizi küçültmeyiz. Birileri bizi kendilerine benzetmeye çalışıyor ve hoşgörümüzün sınırlarını zorluyor. Ancak biz kimseyi rencide etmeyi düşünmüyoruz. Bırakın deprem bölgesine yaptığımız yardımları, Alanya’mıza sığınan 3500 ü aşkın depremzede aileye gıda, giyim, ilaç ve hijyen ürünleri hediye ettik. Bunları rakamlara vurmuyoruz ama şunu söyleyeyim yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım, meclis üyelerim ve hayırsever iş insanı dostlarımızın bizlere olan güveni ve desteği ile adeta bir AVM kalitesinde hizmet vererek bırakın Alanya dünyaya örnek olduk. Felaketin ilk anlarından itibaren elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk. Ekip arkadaşlarıma bu manada sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.
ELEKTRİK KESİNTİLERİNİ DE GÜNDEME TAŞIDIK...
Başkan Erdem ayrıca, Alanya’da ağırlanan depremzedeler için ALTSO Deprem Yardım İstasyonu açtıklarını belirterek, depremzedeleri ağırlayan otellerin elektriklerinin kesilmesiyle ilgili olarak da, “Elektrik kesilme olayını öğrenir öğrenmez harekete geçtik. Çok kısa sürede Dışişleri bakanımızın öncülüğünde sorunun çözümüne vesile olduk. Bu manada Sayın bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Ne zaman arasak bizlerin taleplerini alıyor ve yakın ilgi gösteriyor” dedi.
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 192481
İYİ Parti Alanya Belediyesi Meclis üyesi Fikret Arık , Alanya'nın yarınlarında olabilecek tehlikelere ve karanlığa doğru giden; ekonomide ve turizmde yaşanacak zor günlerine dikkat çekti.
İŞTE, ALANYA'NIN RÖNTGENİNİ ÇEKEN MECLİS ÜYESİNİN MÜTHİŞ YAZISI...

Alanya yıllardır çok hızlı büyüyor.
Türkiye %08 büyüyor
Alanya ise her yıl % 5 büyüyor
Anadolu dan göç aldık.
Avrupadan göç aldık.
Gölcük, Düzce depreminden sonra göç aldık
Ukrania Rusya savaşı sonrası göç aldık
İran ve ırak dan göç aldık
Deprem sonrası göç aldık
Alanya ve Antalya belediye bütçesi belli
Merkezi hükümetten aldığı katkı belli.
Alanya Belediyesi ortalama yıllık bağımsız bölüm ruhsatı 5 bin civarı verir iken
2022 yılında 24 bine yakın bağımsız bölüm ruhsatı verdi.
1+1 daire 50 bin Euro’dan
150 bin Euro’ya çıktı
2+1 daire 70 bin Euro’dan 300 bin Euro’ya çıktı
Altyapısı olmayan Demirtaş
Altyapısı yetersiz Payallar müteahhit istilasına uğradı
Fiyatlar İspanya Yunanistan seviyesine geldi
Yerli daire alamaz hale geldi
Bu hızlı büyümeyi Alanya artık taşıyamaz.
Alt yapı sorunları ,trafik yoğunluğu , otopark ihtiyacı betonlaşma aldı başını gitti.
Okullar yabancı öğrencilerle doldu.
Hastaneler yabancılarla doldu.
Alış veriş merkezleri yabancılarla dolu.
Neresinden bakarsanız bakın sorun çok büyük.
İnşaat krizi gelebilir.
Belkide geldi.
Otellerin yıkılıp konut yapıldığı
Alanya turizmi bu hızlı büyümeden dolayı olumsuz etkilenir.
Avrupalılar şehri tamamen terk ediyor.
Tarımsal üretim düşüyor.
Alanya’nın marka değeri düşüyor.
Sorunları görmek için illaki dip yapmaya gerek yok.
Bu hızlı büyüme Alanya için hayra alamet değil.
Hadi hayırlısı…
HABER: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 148089
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya’yı her türlü afet durumuna karşı hazırlamak adına kentte faaliyet gösteren İnşaat, Mimar, Jeoloji, Makina, Elektrik, Harita, Şehir, Jeofizik ve Peyzaj Mimarları Odalarının Temsilcileri ve Antalya Büyükşehir Belediyesi adına Meclis Üyesi Erkan Demirci’nin katılımıyla Afet Koordinasyon Toplantısı düzenledi...

Alanya Belediyesi, Alanya’da yaşanabilecek olası afetlere karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Hali hazırdaki afet acil durum planları, uzmanlarla yapılan toplantılardan elde edilen öneriler ve karşılıklı fikir alışverişlerinden çıkan sonuçlar doğrultusunda güçlendiriliyor. Alanya’nın geleceğini garanti altına almaya çalıştıklarını belirten Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, bu kapsamda Alanya’da faaliyet gösteren oda ve sivil toplum kuruluşlarıyla olan görüşmelerini sürdürüyor. Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda Alanya’da temsilciliği bulunan İnşaat, Mimar, Jeofizik, Makina, Elektrik, Harita, Şehir, Jeofizik ve Peyzaj Mimarları Odalarının temsilcileri, İmar Komisyonu Üyeleri ve Antalya Büyükşehir Belediyesi adına Meclis Üyesi Erkan Demirci’nin katılımıyla Afet Koordinasyon Toplantısı düzenlendi.

BAŞKAN YÜCEL: “EK TEDBİRLER ALIYORUZ, AFET PLANINI GÜÇLENDİRİYORUZ”...
Toplantı sonrasında bilgi veren Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “11 İli etkileyen büyük bir deprem afeti yaşadık. Biz de kentimizde meydana gelebilecek her türlü afetlere karşı hazırlıklı olabilmek, riskli yapılar ve kentsel dönüşümle ilgili gerekli adımların ivedilikle atılması, alınacak tedbir ve gerekli kontrollerin sağlanması üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Hali hazırda yapılmış olan afet planlarımızın daha da üstüne eklemek için değerli meslek odalarımızın da fikirlerini alarak yeni ve daha kapsamlı bir afet planının ilk adımlarını attık. Amacımız kentimizi olası afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek” dedi.

BAŞKAN YÜCEL: “RİSKLİ BİNALAR YIKILACAK”...
Başkan Yücel, “Şu ana kadar 47 tane riskli yapı belirlendi. Bunun 9 tanesinin yıkımını planladık. Diğerlerinin de tahliye süreci devam ediyor. Evler boşaltıldıktan sonra yıkımını gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

ODA TEMSİLCİLERİNDEN BAŞKAN YÜCEL’E TEŞEKKÜR...
Toplantıya katılan Alanya İnşaat Mühendisleri Odası Alanya Temsilcisi Murat Yıldız, Mimarlar Odası Alanya Temsilcisi Gülderen Toprak, Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Erman Kaptanoğlu, Jeofizik Mühendisleri Odası Alanya Temsilcisi Mehmet Ali Sivri, Makine Mühendisleri Odası Alanya Temsilcisi Murat Tile, Elektrik Mühendisleri Odası Alanya Temsilcisi Murat Mirioğlu, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Alanya Temsilcisi ve Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Akbaş, Peyzaj Mimarları Odası Alanya Temsilcisi Kübra Tuğçe Bekrioğlu da Başkan Yücel’e böyle bir toplantıyı gerçekleştirdiği için teşekkür ettiler. Bu büyük afetten sonra Alanya’nın böyle bir toplantıya ve işbirliğine ihtiyacı olduğunu belirterek tüm oda ve kurumların kendi sektörlerinin işbirliği ve uyum içerisinde koordineli çalışması gerektiğinin altını çizdiler.
HABER: İbrahim AKDAĞ








