head

2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 02 Eylül 2026

 

 

Manşetler

Taksilerde yeni dönem için bir ay kaldı. Bir ay içinde tüm taksilerin araç içlerine kamera taktırmaları gerekiyor. Taktırmayanlar ise TÜVTÜRK muayenelerinden geçemeyecek...

TÜVTÜRK, taksi muayenelerinde önemli bir değişikliğe gidiyor.

1 Mart 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenleme kapsamında, araç içi kameraya sahip olmayan taksiler, zorunlu muayeneden geçemeyecek. Bu uygulama, yolcu ve sürücü güvenliğini artırmayı hedefleyen kapsamlı bir adım olarak öne çıkıyor.


İçişleri Bakanlığı’nın desteğiyle hayata geçirilen karar, taksi taşımacılığında güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

Yapılan düzenleme, hem yolcuların hem de sürücülerin güvenliğini sağlamak adına, araç içi kamera sistemlerini zorunlu hale getirerek sektörde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu kurala uymayan taksiler, TÜVTÜRK muayenesinden geçemeyecek ve trafiğe çıkamayacak.

 

Söz konusu karar, taksilerde yaşanan güvenlik sorunlarını minimuma indirmeyi hedeflerken, yolcuların daha güvenli bir yolculuk yapmasını sağlamayı amaçlıyor.

1 Mart’tan itibaren yürürlüğe girecek bu uygulama, taksi sahiplerini araç içi kamera sistemlerini hızla entegre etmeye yönlendirecek.

Taksi sahipleri ve sürücüleri, cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak için belirtilen tarihe kadar araç içi kameralarını taktırmak zorunda.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyen 5 teğmen Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edildi. Kararın verildiği ancak Kara Kuvvetleri Komutanı'nın onayını beklediği için bugün açıklandığı belirtiliyor. Kararın oy birliği değil oy çokluğu ile verildiği öğrenildi...

Diploma töreninden sonra kılıç çatarak "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye bağıran teğmenlerden 5'i açıklanan kararla Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ihraç edildi.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) yapılan açıklamada Yüksek Disiplin Kurulu'nun 5 teğmen ve 3 disiplin amiri için TSK'dan ihraç kararı verildiği duyuruldu. Açıklamada "disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyecek" denildi.

 

 

Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

- Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni sonrasında kamuoyuna yansıyan görüntülerin ardından başlatılan idari ve disiplin soruşturmaları kapsamında; Millî Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından sıralı 3 disiplin amirine, Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 5 teğmene Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği amir hükümleri ile diğer mezkûr mevzuat gereğince 'Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası' verilmiştir.

- Önceliği müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde; disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.

- Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

 

 

 

 

 

 

ABD'nin başkenti Washington yakınlarındaki Ronald Reagan Havalimanı civarında 60 yolcu ve 4 mürettebatı taşıyan yolcu uçağı ile 3 askeri personeli taşıyan askeri helikopter havada çarpışarak düştü. Uçağın enkazına ulaşan arama kurtarma ekipleri, 30 kişinin bedenine ulaştı. Çalışmalar devam ediyor, ancak yetkililer hayatta kalanları kurtarmaktan çok, bedenlere ulaşmak için çalışmalar yürütüyor...

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Ronald Reagan Havalimanı yakınlarında bir uçak ile askeri helikopter çarpıştı.  American Airlines'a ait ticari uçak ile askeri helikopter çarpışmanın ardından Potomac Nehri'ne düştü. ABD basını Potomac Nehri'nden en az 30 kişinin cansız bedeni çıkarıldığını duyurdu.

Uçak ile helikopterin havada çarpıştığı anlara ilişkin bazı görüntüler sosyal medyaya yansırken, havalimanındaki tüm uçuşlar acilen durduruldu ve bölgede güvenlik önlemleri alındı.

Ronald Reagan Havalimanı ve Potomac Nehri çevresine çok sayıda polis, sağlık ve diğer kurtarma görevlisinin sevk edildiği anlar ekranlara yansıdı.

Havanın ve nehrin oldukça soğuk olması nedeniyle kurtarılması muhtemel kazazedelerin nehirden çıkarılabilmesi için görevlilerin zamanla yarıştığı belirtildi.

UÇAKTA 60 YOLCU İLE 4 MÜRATTEBAT VARDI...

Diğer yandan, Amerikan medyasına açıklama yapan American Airlines yetkilileri, Kansas'tan Washington'a gelen uçakta 60 yolcu ile 4 mürettebatın bulunduğunu kaydetti.

ABD medyasına konuşan Pentagon yetkilileri ise düşen askeri helikopterde 3 askeri personelin bulunduğunu, ancak herhangi bir üst düzey yetkilinin olmadığını bildirdi.

Washington DC'nin İtfaiye ve Acil Yardım Servisi şefi John Donnelly, tüm kurtarma çabalarına rağmen, şu anda hayat kurtarmak için değil, cesetlere ulaşmak için operasyonlara geçtiklerini söyledi.

“Bu kazadan kurtulan kimse olduğuna inanmıyoruz” diyen Donnelly, Ekiplerinin uçaktan 29, helikopterden ise bir ceset çıkardığını da sözlerine ekledi.

TRUMP'TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR...

Olayla ilgili yazılı açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, kazayla ilgili gelişmeleri yakından izlediğini ve insanların kurtulması için dua ettiğini ifade etti. 

Daha sonra kendisine ait olan sosyal medya platformu Truth Social'dan konuya değinen Trump, "Uçak havaalanına mükemmel ve rutin bir iniş hattındaydı. Helikopter uzun bir süre boyunca doğrudan uçağa doğru gidiyordu. Berrak bir geceydi, uçağın ışıkları yanıyordu, helikopter neden yukarı veya aşağı gitmedi veya dönmedi? Kontrol kulesi uçağı görüp görmediklerini sormak yerine neden helikoptere ne yapması gerektiğini söylemedi? Bu, önlenmiş olması gereken bir durum gibi görünüyor. Bu iyi değil!" gönderisini paylaştı.

 
 
 

Olaya ilk müdahaleyi yapan görevlilere teşekkür eden Trump, gelişmeler oldukça bunları paylaşacaklarını kaydetti.

BUZ PATENİ ŞAMPİYONLARI UÇAKTAYDI...

Rusya ve ABD'ye ait olimpik buz patencileri ve refaketçilerinin de, Potomac Nehri’ne düşen American Airlines uçağında yer aldığı ortaya çıktı.

ABD Buz Pateni Federasyonu tarafından Washington Post ile paylaşılan açıklamada, federasyon üyelerinin Washington’a gitmek üzere düşen uçağa bindikleri doğrulandı.

Federasyon sözcüsü, kaç kişinin uçakta bulunduğuna dair net bir rakam vermekten kaçındı. Kazanın, her yıl düzenlenen ABD Buz Pateni Şampiyonası’ndan sadece üç gün sonra gerçekleştiği ve sporcuların evlerine dönerken kazaya kurban gittiği öğrenildi.

 

Kremlin, düşen uçakta Rusya’nın ünlü eski buz patencileri Evgenia Shishkova ve Vadim Naumov’un da bulunduğu bilgisini paylaştı. 

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov düzenlediği basın toplantısında, iki eski buz pateni şampiyonun ismini vermedi ancak düşen uçakta bulunduklarını doğruladı.

Peskov, ayrıca düşen uçakta başka Rus vatandaşlarının da bulunduğunu söyledi. “Orada başka vatandaşlarımız da vardı,” diyen Peskov, isim vermekten kaçındı.

KULEYLE PİLOTLARIN SON KONUŞMASI ORTAYA ÇIKTI...

Kaza öncesine ait kule kayıtları da ortaya çıktı. Kayıtlara göre askeri helikopter yolcu uçağı hakkında uyarıldı. 

NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay, kazanın meydana gelmesinden önce kulenin iki hava aracının pilotuna da ulaştığını belirterek, "Uçağı gördün mü? Helikopteri gördün mü?" diye ikazda bulunduğunu söyledi. 

Ses kaydını dinleyen Günay şu ifadeleri kullandı: 

"Uçak ve helikopter çarpışmadan önce kule, hem uçağın hem helikopterin pilotuna ulaşıyor. Ve özellikle "Uçağı gördün mü? Helikopteri gördün mü?" diye soruyor.  Ancak 10 saniye sonra özellikle helikopterin içerisinden bir çarpışma anı öncesi kargaşası sesi var ve bir şekilde helikopter pilotunun manevra yapmak istediğini anladığım sözler sarf ediyor. "Dönüyorum, kırmaya çalışıyorum" diyor. Pilot bir müdahalede bulunmaya çalışıyor. 

Şunu unutmamak gerekiyor. Yolcu uçaklarının rotası belli, burada rotaya giren helikopter. Washington'da hava sahası çok dar. Benim dinlediğim ses kaydından edinmiş olduğum izlenim bir kaza izlenimi. Ancak bunun için yetkililerin açıklanmasına ihtiyaç var.

 

Uçak ve helikopterin çarpıştığı anlar da, radarda görüntülendi. Kuzey yönünden gelen helikopter ve güney yönünden gelen uçağın birbirlerini son anda fark ettikleri, ancak ikisinin de olası bir panikle birbirlerinin üzerlerine doğru gittikleri görülebiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Halk TV gazetecilerine yönelik başlatılan 'bilirkişi' soruşturmasında gazeteci Barış Pehlivan kanalın program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Dün Pehlivan'la birlikte gözaltına alınan gazeteciler Serhan Asker ve Seda Selek ise yurt dışı yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı...

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iddialara konu olan bilirkişiyle yaptığı telefon görüşmesinin Halk TV'de yayımlanmasının ardından gazetecilere yönelik soruşturma başlatıldı.

"Bir bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin izinsiz yayınlanması ve isminin açıklanmasına" ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında gazeteci Barış Pehlivan'la birlikte gözaltına alınan Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek için karar çıktı.

 
 

İKİ GAZETECİ ADLİ KONTROLLE SERBEST...

Gazeteci Seda Selek ve Serhan Asker'in adliyedeki işlemleri tamamlanarak hakimliğe sevk edildi. Dün gözaltına alınan gazeteci Serhan Asker ve Seda Selek, yurt dışı yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı.

3 GAZETECİYE TUTUKLAMA TALEBİ...

Gazeteci Barış Pehlivan ile birlikte bugün ifadeleri alınan yöneticiler için de karar çıktı.

Barış Pehlivan, Halk TV program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, tutuklanma istemiyle mahkemeye gönderildi.

SEDA SELEK'TEN AÇIKLAMA...

Halk TV programcısı Seda Selek, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “yurt dışı çıkış yasağı” ve “haftada 1 gün imza atmak” şartıyla adli kontrolle serbest bırakıldı.

Adliye önünde sevincini sevdikleri ve meslektaşlarıyla kucaklaşarak paylaşan Seda Selek, şöyle konuştu:

'HABERCİLİK' VURGUSU...

"Tanıyan, tanımayan dostlara, izleyicilere ve tüm meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İnanın içeride onu hissediyorsunuz iliklerinize kadar. Haberleri geliyor, mesajları geliyor, destek mesajları. Öncelikle teşekkür ediyorum herkese. Zor bir 24 saat oldu. Ama şöyle biraz da açıkçası buruk bir haldeyim. Aklım, gönlüm burada içeride. Gazeteci arkadaşlarımızla ilgili süreç devam ediyor. Onlarla ilgili de süreci takip ediyoruz. Nasıl bir karar çıkacak? Onu bekliyoruz. Yaptığımız iş gazetecilikti, habercilikti. Bunun altını kalın kalın çizmek gerekiyor.

'İŞİMİZİ YAPTIĞIMZI İÇİN SUÇLANDIK'...

Sormak, sorgulamak bir yanlış varsa, bir adaletsizlik varsa orada olmak ve onun üzerine gitmek bizim işimiz. Ve biz sadece işimizi yaptığımız için suçlandık, suçlanıyoruz. Burada şunu da söylemem gerekiyor. Bu son 24 saatte yaşadıklarımdan, kendi özelimde, kendi yaşadıklarımı açıkçası konuşmak, ön plana koymak istemiyorum. Bu ülkede işini yaptığı için, gazetecilik yaptığı için suçlanan, aylarca cezaevinde kalan arkadaşlarım varken bu ülkede hak arayışı, adalet arayışı diye sokakta olan, adalet talep eden ve bunun için haksız yere içeride aylardır, yıllardır yatan birçok insan varken, bu kadar ağır bedel ödenmişken ben bu son 24 saati yine söylüyorum, kendi özelimde, kendimle ilgili kısmını konu etmek istemiyorum. Ama hep beraber artık çok çok daha güçlü bir şekilde, hep birlikte, gazetecilik suç değildir. Eleştirmek, soru sormak, sorgulamak özgür basın talep etmek hepimizin, tüm vatandaşların, tüm Türkiye'nin ortak talebidir. Ve bu ortak talepte bir ara.ya gelmek ve daha güçlü ses çıkarmak dileğiyle. Herkese bir kez daha teşekkür ediyorum"

NE OLMUŞTU?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu'nun, Pazartesi günü "Turpun Büyüğü" başlığıyla düzenlendiği basın toplantısında, hakkındaki iddiaları dile getirdiği bilirkişi ile yapılan telefon konuşmasını Halk TV’de paylaşan üç gazeteci hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında telefon kaydının yayınlandığı programın sunucusu Seda Selek, gazeteci Barış Pehlivan ile kanalın sorumlu müdürü Serhan Asker gözaltına alınmıştı.

Bugün de Halk TV program koordinatörü Kürşad Oğuz ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

SERHAN ASKER'DEN AÇIKLAMA...

Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğince ''yurt dışı çıkış yasağı ve haftada bir gün imza” adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gazeteci Serhan Asker, serbest bırakılmasının ardından Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP milletvekilleri Seyit Torun ile Mahmut Tanal, yazar İlhan Erdost’un eşi Gül Erdost ve Asker’in avukatları destek verdi.

Asker’in açıklaması şöyle:

"Özgürlük güzel. Önce annemi ve babamı aradım. Bu tür tutuklamalar, gözaltılar, bu aileleri düşünerek de yapılabilir. Kim bilir onlar 24 saat geçti neler yaşadılar bilmiyoruz. Herkesin bir annesi ve babası var. Böyle bir kararı verirken bunları düşünmeliyiz. Ben dün kanaldaydım beni davet edebilirlerdi öyle ifademi alabilirlerdi ya da bugün davet edebilirlerdi. Ama 24 saattir özgürlüğümüz kısıtlandı. Çok şükür özgürüz. Üzgünüz, doluyuz ama bizim en büyük gücümüz tebessüm olacak. Gülersek biz en büyük cevabı veririz. Bizi üzemezsiniz. Biz bugünden itibaren aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Anadolu ile kucaklaşacağız. Telefonum bana teslime dildikten sonra bana ilk ulaşanlar deprem bölgesindeki insanlardı. Tutukluyken çok öksürdüm iyiyim aslında. Pazar günü biz Hatay’daydık. Hatay’da o toz duman içerisinde kalmış vatandaşlar; biz 3 saatlik yayından sonra hala kendimize gelemedik, onlar asbestle başbaşalar.

'GÜNDEM HATAYLI, BİNGÖLLÜ...'

Görkemli Hatıralar’ın yolculuğu devam edecek. Bu hafta önce Trabzon’da sonra Rize’ye geçeceğiz. Anadolu’yu evinden göremeyen insanlara tanıtmaya devam edeceğiz. Öbür haftada 6 Şubat depremini ikinci yılı, onlara gideceğiz. Onların sesi olacağız. 220 bin insan hala Hatay’da konteynerlerde yaşamak zorunda kalıyorsa gündem Serhan Asker’in tutuklanması, gözaltına alınması değildir. Hatay’da o yorgun yüreklerdir. Gündem Bingöl’deki o Fatma teyzenin filesini dolduramamasıdır. Gündem Hataylı o yaralı, yorgun yüreklerdir. Gündem Bingöl'deki o Fatma teyzenin filesini dolduramamasıdır. Gündem memurun en düşük emekli aylığının 14 bin lira olmasıdır. Asgari ücretin 22 bin lira, kiranın 30 bin lira olmasıdır. Biz korkmayız. Hiçbir arkadaşım korkmaz. Dediğim gibi biz bir aileyiz.

Ben ve Seda, çıktık ama şimdi Suat'ın, Kürşat'ın ve Barış'ın da tahliye olması için kulağımız olacak. Dün Seda'nın kızının doğum günüymüş. Yarın da Ece’nin kızımın doğum günü. Nasıl tesadüfler. Neyse yayından sonra telefonumu aldıktan sonra hemen annemi, babamı aradım ve Ece ile konuştum. İlk arayanlar CHP Genel Başkanı Özgür Özeldi. Çok teşekkür ediyorum. Tutuklu gözaltı süresi boyunca CHP milletvekilleri burada da Seyit Torun var, Mahmut Tanal var, hepsi neredeyse bütün grup hepsi buradaydı geldiler destek oldular. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Hasta yatağında Edip Akbayram'ın eşi mesaj gönderdi. Ataol abi mesaj gönderdi. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Onlar bizimle olduğu sürece biz de bu halkımızla hele o halk TV'nin önüne gelip o destek duygusunu bizimle paylaşan dayanışma içine giren o güzel Halk TV'nin izleyicisine candan yürekten teşekkür ediyorum.

'BAHAR ÇOK YAKIN'...

Hayat devam ediyor ve biz güçlü bir şekilde burada biraz tutulabilirim duygusal birisiyim. Ama yemin ediyorum ki daima zalimin karşısında olacağız biz Halk TV olarak. Yoksulun, fakirin, dar gelirlinin sorunları olan, depremde acılar yaşayan, Kartalkaya'da, ben bugün Kartalkaya'da yaşama veda eden bir aileyi ziyarete gidecektim. Dün randevu aldık, bugün oraya gidecektim. Yarın giderim. Hep giderim. Bunu biz hiçbir zaman bırakmayacağız. Halk TV o kadar güçlü ki sevgili seyirciler sizlerle o kadar güçlü ki bu dayanışma devam ettiği sürece Ozan diyor ya kışın sonu bahardır. Bahara yaklaşıyoruz biz. Baharı hak ediyoruz biz ve o bahar da çok yakın. Dediğim gibi biz bir aileyiz. O kadar üzülüyorum ki bu insanların hiçbir suçu yok aslında.

'IŞIKLARI BİZ YAKACAĞIZ'...

Suat'ın, Kürşat'ın ve Barış'ın tahliyesiyle sadece mutlu olacağım. Biz henüz tutsağız burada. Onlar tutuklanırlarsa da tutsak olacağız. Şu anda da tutsağız. Ve bugün beni en çok duygulandıran o eşini hapishanede kaybetti. İlhan Erdost'un eşi. Onun bana saldığı ben gözaltındayken kapının açılmasıyla onu görmem Gül Erdost. Sanki İlhan Erdost'tan, Muzaffer İlhan İlhan Erdost'tan benim yüreğime karanfiller savurdu. Bizim bir gün yatmamız ne ki onun eşi onun kaynı aydınlarımız bu uğurda bedel ödedi, ödediler ve can verdiler. Bir gece Serhan Asker yatmış ne olacak ki? Biz onların yolundan gitmeye devam edeceğiz. Aydınlık Türkiye için, bilimi savunan Türkiye için, sorgulayan Türkiye için. Çocuklara şimdiye kadar 65.000 kitap dağıttık, 65 bin 000 kitap dağıtacağız. Aydınlan sınlar, soru sorsunlar, itiraz etsinler diye yolumuza biz devam edeceğiz. Fazla da uzatmak istemiyorum. Halk TV'ye gideceğiz. Vatandaşlar orada birikmişler. Hep beraber bu dayanışmayı sergileyeceğiz. Aydınlık Türkiye'nin ışıkları biz yakacağız. Karanlık Türkiye'nin düşmanları biz olacağız ve karanlık bir Türkiye asla olmayacak."

HALK TV AÇIKLAMA YAPMIŞTI...

Halk TV tarafından gözaltılara gerekçe gösterilen ses kaydına dair açıklama yapılmış, "Bu görüşmeyi kaydeden Barış Pehlivan değil. O sırada birlikte bulunduğu Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz’dur. O da bir gazetecilik refleksiyle kaynağın açıklamalarını kayıt altına almıştır. Bu, planlanarak yapılmış bir kayıt değildir. Haber kaynağı arandığında, aranan kişinin doğru isim olduğu anlaşıldığında gazetecilik refleksi gereği kayıt başlatılmıştır" denilmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Mersin'de otoyol gişelerine hızlı girdiği iddia edilen otomobil beton bariyerlere çarptı. Feci kazada iki kişi hayatını kaybederken dördü çocuk beş kişi yaralandı...


Mersin'in Tarsus ilçesinde feci bir kaza meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nda Salih G. (70) idaresindeki 33 ARM 420 plakalı otomobil, Adana batı gişelerindeki beton bariyere çarptı.

İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Otomobilin sürücüsü ile aynı araçtaki Bozan A'nın (75) yaşamını yitirdiğini belirleyen sağlık ekipleri, 4'ü çocuk 5 yaralıyı da kentteki hastanelere kaldırdı.

Yaralı çocuklardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma ekiplerinin gişeler çevresinde önlem aldığı yolda ulaşım kontrollü sağlandı.

Cenazeler olay yerindeki incelemenin ardından morga kaldırıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar