Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 134778
Türk sinemasına damgasını vurmuş isimlerden usta sanatçı Filiz Akın hayatını kaybetti. İstanbul'da tedavi gören ünlü oyuncu, 82 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Akın'ın naaşı Aşiyan'da toprağa verildi...
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden ünlü sanatçı Filiz Akın'ın, Ankara'nın Beypazarı ilçesinde doğduğu evin müze yapılmasına karar verildi. Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, "Filiz Akın'ın evinin müze olması için çalışma yapacağız burada giysileri başta olmak üzere filmlerde kullandığı kostümler de sergilenecek" dedi.
Öte yandan, Akın'ın evinin bulunduğu sokağın ismi de daha önce Filiz Akın Sokağı olarak değiştirilmişti.

Filiz Akın'ın eşi Sönmez Köksal tarafından yapılan paylaşımda usta oyuncunun 22 Mart günü Aşiyan'da toprağa verildiği öğrenildi.

Bu dünyaca beni en çok seven insan, Yumurcak filmlerindeki partnerim, her şeyim... Asaletin, zarafetin, kibarlığın, merhametin ve tabii ki olağanüstü güzelliğinle ülkemizin insanlarının kalbinde taht kurdun, kraliçe oldun.
Sana veda etmek çok zor çünkü artık yalnız kalıyorum...
Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun.
Torunun Alec'in dediği gibi; Cennetteki en uzun ağacın altında buluşuyoruz. Orada bekle bizi.

Eşi Sönmez Köksal ile birlikte Instagram hesabından paylaşım yapan usta oyuncu Filiz Akın, "Her zaman böyle olalım, sağlıkla." notunu düşmüştü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sanatçılar, Yeşilçam'ın usta oyuncularından Filiz Akın'ın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayınladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının sosyal medya hesabında, Filiz Akın'ın vefatının derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek şu açıklama yapıldı:
"Yeşilçam'ın zarafeti ve asaletini temsil eden, sanat hayatı boyunca pek çok unutulmaz yapımda rol alarak sinemamızın gelişimine büyük katkılarda bulunan Filiz Akın, sanatseverlerin gönlünde her zaman özel bir yer edindi. Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından biri olarak, sanat dünyamıza kattığı eşsiz değer ve unutulmaz eserleriyle daima hatırlanacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun."
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklama; ''Türk sinemasının nadide isimlerinden Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Sinema tarihimizde unutulmaz izler bırakan Filiz Akın’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz.'' ifadelerine yer verildi.

Yeşilçam'ın "dört yapraklı yoncası" arasında yer alan ünlü oyuncu Filiz Akın hayatını kaybetti. 82 yaşında hayata veda eden usta sanatçının ölümü sanat dünyasını yasa boğdu.

1 Eylül tarihinden bu yana zatürre ve diğer bazı enfeksiyonlar sebebiyle Bodrum’da tedavi gören Filiz Akın, acil ihtiyaç üzerine, Cumhurbaşkanlığı’nın yönlendirmesi ile Sağlık Bakanlığı’na ait bir ambulans uçakla 13 Ocak Pazartesi gecesi İstanbul’a nakledilmişti.

Oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında şımarık zengin kız rollerini oynayan Filiz Akın, sonraki filmlerinde daha çok masum, kırılgan ve fedakâr kadınları canlandırmış ve siyah saçlı aktrislerin saltanatını yıkıp Türkiye sinemasında "sarışın esas kadın" sayfası açmıştır.

Karakter derinliği taşıyan rollerde bulunduğu Gurbet Kuşları, Kader, Ankara Ekspresi, Umutsuzlar, Utanç, Acı Hayat ve Memleketim, Akın'ın en beğenilen filmleri arasındadır.
Akın, Ankara Ekspresi filminde canlandırdığı "Hilda" karakteriyle 1971'de kariyerinin tek Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazanmış, özellikle 2000 yılından sonra da pek çok onur ödülüne değer görülmüştür. Ayrıca Filiz Akın, sinemada aktif olduğu yıllarda "Türk sinemasının en iyi giyinen oyuncusu" ünvanına sahip olmuştur.

Usta oyuncu Filiz Akın, oyuncu oğlu İlker İnanoğlu ile sosyal medya hesabından sık sık paylaşım yapıyordu.

Filiz Akın, zatürre ve enfeksiyon hastalıkları nedeniyle İstanbul'da bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Filiz Akın veya doğum adıyla Suna Akın 2 Ocak 1943, Ankara doğumlu Türk sinema oyuncusu, yazar ve sunucudur. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile birlikte "Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası" olarak tasvir edilmekte ve Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş önemli kadın oyunculardan biri kabul edilmektedir.
Türk sinemasının "asil, modern, kentli ve zarif yüzü" olarak sinema tutkunlarının hayranlığını kazanan Filiz Akın, "beyaz perdenin Avrupai yüzü, kolejli kızı, sarışın yıldızı" gibi sıfatlarla da tanınmaktadır.

KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 168026
Samsun'un Terme ilçesinde Fikriye Turgut (60), kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından boğazı kesilip, bilezikleri alındıktan sonra yakılarak öldürüldü...
Samsun'da kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler, Fikriye Turgut’un evinin kapısını çaldı.
Eve girenler, Fikriye Turgut’un boğazını kesip, kolundaki bilezikleri çaldı.
Turgut’un bedenini ateşe veren şüpheli veya şüpheliler olay yerinden kaçtı.
Bu sırada camiden eve gelen Mustafa Turgut, eşinin cansız bedeniyle karşılaştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Şüpheli veya şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Soruşturma sürüyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 225468
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Antalya İYİ Parti İl Başkanlığının düzenlediği iftar programı için Antalya'ya geldi...

Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki kapalı pazar yerinde düzenlenen iftar programına katılan Musavat Dervişoğlu, iftarı 3500 kişi ile birlikte açtı.

Programa,
--Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek,
--İYİ Parti Antalya il temsilcileri, partililer ve vatandaşlar katıldı.

DERVİŞOĞLU; "UMUDUMU GÜÇLENDİRDİNİZ"...
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iftar programında yaptığı konuşmada, Antalyalılar’ın kendisini evinde hissettirdiğini belirterek, “Yaşadığımız bu olumsuzluklardan sonra umudumu güçlendirdiniz. Kim hangi tuzağı kurarsa kurar Antalya var, Antalya’nın Yörükleri var. Bugün Nevruz Bayramı ve Nevruz yeniden doğuşu simgeler, yeni bir başlangıç anlamına gelir. Bugün hayatıma beni yeniden başlattınız. Nevruz güneşi gibi üzerime doğdunuz. Sağ olun, var olun sevgili Antalyalılar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla ilgili konuşan Dervişoğlu, “Türkiye, önemli günlerden geçiyor. Bu yaşanan gelişmelerin hiçbiri bizim için sürpriz olmadı. Erdoğan’ın Türkiye'yi kaosa sürükleyebilme ihtimalinden bile bahsettim. Öyle şeyler yapar ki Türkiye sokaklara da dökülebilir diye uyardım. Bu hukuksuzluğa, gerektiğinde isyan etmek mecburiyetindeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne, yüz yılı aşmış bir siyasi partiye, Atatürk'ün kurduğu bir siyasi partiye, kayyum atamaya kalkışmak, kongresini iptale yeltenmek bir siyasi çılgınlık olarak tarif edilebilir” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, kürsülerde yaptığı konuşmaların ardından kendisine düşman olunduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
“Ben büyük Türk milleti için konuşuyorum. Buraya gelirken yolda bir açıklama okudum. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, mevcut dosyadan haberleri olmadığı için konuyla alakalı herhangi bir şey söyleyemeyeceğini ifade etmiş. Fakat gazete sayfalarını çevirdiğinizde gizlilikle sürdürülen soruşturmalarla ilgili yandaş gazetecilerin delillerini görüyorsunuz. Suç ne zaman işlenirse suçlunun yakasına yapışmak mecburiyetindesin. Delilleri birleştir. Muhalefete tuzak kurmak ve karşına çıkması muhtemel adayları tasfiye etmek için Türkiye'deki yargı kılıcını siyasetin üzerinde sallayamazsınız. Bu soruşturmaların üstüne bir de itibarsızlaştırma başlayacak. Yeni bir muhalefet anlayışının ortaya koyulması gerektiğine işaret ediyoruz. İYİ Parti, hiçbir siyasi ittifakın asla tarafı olmayacak. Ama haksızlıklara karşı hukuksuzluklara karşı, bu büyük millete yapılan yanlışlıklara karşıyız. Başka muhalefet partileriyle eylemde bir olmayacağız. Söylemde bir olmayacağız” diye konuştu.

‘ABDULLAH ÖCALAN'A SAYIN DEMEK, BEYEFENDİ DEMEK ARTIK ADETTEN OLDU’
Dervişoğlu, “Abdullah Öcalan'a af konuşuluyor. Kandil'deki eşkıyalar ‘Abdullah Öcalan serbest bırakılmadan silah bırakmayız’ diye büyük Türk milletine kafa tutuyorlar. Tek milliliğimizi tartışmaya açıyorlar. Adamın biri Kandil'den ‘Bugün eğer Abdullah Öcalan'a sayın diyorlarsa bunu silahlı mücadeleyle sağladık’ diyorlar. Abdullah Öcalan'a, sayın demek, beyefendi demek artık adetten oldu” dedi.

"ALLAH SİZİ ISLAH ETSİN"...
Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi çıkmış diyor ki, ‘PKK 4 Mayıs’ta Malazgirt’te kongre toplasın, DEM’li belediye başkanı da bunu organize etsin.’ Allah ıslah etsin. 4 Mayıs, Mustafa Kemal Atatürk'ün emri ile dersim isyanının bastırıldığı tarihtir.”

HABER ve FOTOĞRAFLAR: İbrahim AKDAĞ
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 283945
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından CHP lideri Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, Saraçhane'de kalabalığa seslendi. Özel, konuşmasında "Bana diyorlar ki sokak çağrısı mı yapıyorsun: Evet sokak çağrısı yapıyorum!" dedi...
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına tepkiler çığ gibi büyümeye devam ediyor. İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ikinci gününde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, saat 20.30'da Saraçhane'de toplanma çağrısı yapmıştı.

Özel vatandaşlara yaptığı çağrıda "Yüzbinler Saraçhane'ye aktı. Bugün yine 20.30'da Mansur Başkanımızla birlikte burada olacağız. Tüm İstanbulluları buraya bekliyoruz. Dünkü kaygılar, korkular gördünüz... Bizim demokrasi anlayışımız içinde, kimsenin burnu bile kanamadan, demokratik tepkiler gösterilerek çok önemli bir mesaj verildi. Bugün de yarın akşam da hep birlikte burada olacağız. Yarın akşam çok sayıda siyasi parti dayanışma için geliyor. Bu akşam saat 20.30'da tüm İstanbulluları Saraçhane'ye bekliyorum." dedi. Çağrıların ardından İstanbul'un dört bir yanından vatandaşlar Saraçhane'ye akın etti.

Konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Arkadaşlar. Gidip Toros Dağları’na bakınız; eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez" sözleriyle başlayan Yavaş, şöyle devam etti:
- Bu sözü bu ülkenin evlatları olarak hiçbir zaman unutmadık. Hiçbir zaman umutsuz olmadık. Çünkü o çadırlarda duman hep tüttü ve tütmeye de devam ediyor. Binlerce Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu vatandaşının; yaşlısının, gencinin, üniversite öğrencisinin, o yörük çadırına sahip çıkmasıyla tüten dumandır o. Umudumuz tam da buradadır. CHP olarak 101 yıldır tüten o dumandan aldığımız umut ve Ata'dan verdiği görevle bu ülkeyi sahipsiz bırakmadık. Asla bırakmayacağız. Bugün de CHP'yle birlikte bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, gençlerine, çocuklarına ve iradelerine sahip çıkan bütün yurttaşlarımıza buradan şükranlarımı sunuyor, onları saygıyla selamlıyorum. Buradan aldığım destekle diyorum ki hak yerini bulacak, hukuk ve demokrasi kazanacak, ülkemiz kazanacak. Bunun başka yolu yoktur. Bunu demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla, yani sizlerle beraber yapacağız.
- Biz buradayız. Dimdik ayaktayız. Buraya bugün tüm Türkiye olarak toplandık. Demokrasiye, laik ve sosyal hukuk devletine sahip çıkmak için buradayız. Anayasamıza sahip çıkmak, onun uygulanmasını sağlamak için buradayız. Anayasada bulunan seçme ve seçilme hakkını herkesin kullanabilmesi için buradayız. Milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını haykırmak için buradayız. Ekrem İmamoğlu’nun hakkını savunmak, ona oy veren milyonların oyuna, iradesine sahip çıkmak için buradayız. İsmail Saymaz gazetecilik yapsın bizi haberdar etsin diye buradayız. Gencecik 'Mustafa Kemalin Askerleriyiz' diyen Atatürkçü teğmenlerin hakkı yenmesin, kahraman Türk ordusuna komutanlık yapsınlar diye buradayız. Bu mücadelede halkımızın desteği en büyük gücümüzdür. Çünkü biz bir avuç insan değil, milyonlarız. Bugün Saraçhane’de toplanan on binler de bunun en büyük kanıtıdır. Her gün bir önceki günden daha kalabalık olacak, her gün sesimizi çok daha gür çıkaracağız.

Yavaş, adaletin olmadığı yerde hukukun olmayacağını, hukuksuzluğa sessiz kalanın ise zulme ortak olacağını ifade ederek, bugün yaşanan adaletsizliklerin yalnızca belli bir kesimi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:
- Bir kişiye yapılan haksızlık tüm ülkeye yapılmış sayılır. Bu nedenle haksızlığa susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız. Doğru duvarlar yıkılmayacak, hak yerini yeniden bulacak. Demokrasi ve hukuk insanlar için hava gibi su gibi bir ihtiyaçtır. Hukuk olmayınca insanlar yoksullaşıyor, nefessiz kalıyorlar. Devleti adil kılan hukuka bağlı kalmasıdır. Böyle olmayınca demokrasi olmuyor, özgürlükler olmuyor, ekmek olmuyor, medeniyet olmuyor. Sabahın köründe seçilmiş bir iradeyi temsil eden yerel yöneticinin, Ekrem Başkanımızın gözaltına alınması bu güven hissini yerle bir ediyor. Bakın Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ halen iddianamesi hazırlanmadan tutuklu olarak yatıyor. Buradan ona da selam olsun. Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen seçilmiş bir milletvekili olan Can Atalay halen cezaevinde yatıyor. Bu iki örnek bile hukuk devletinden uzaklaştığımızın en büyük göstergesidir.
Mansur Yavaş, yaşanan hukuksuzlukların yalnızca adaleti değil, ekonomiyi de derinden sarstığını, Türkiye'nin bir günde her şeyin yüzde 10 değer kaybettiği bir ülke haline geldiğini kaydetti.
Masumiyet karinesinin ayaklar altına alındığını söyleyen Yavaş, şöyle konuştu:
- Hukuk önünde herkesin eşit olması gereken bir ülkede, kendi bakanlığı ile ticaret yapanlar hiçbir şekilde soruşturulmazken büyük yolsuzluklara bulaştığı iddia edilenlerin büyükelçi yapıldığını görüyoruz. Hukuksuzluklara karşı tüm muhalefetin yan yana gelmesi artık bir tercih değil, zorunluluk halini almıştır. Demokrasiyi savunmak, bu ülkede yaşayan herkesin ortak sorumluluğu haline gelmiştir. Bir yıldır televizyonlarda kim cumhurbaşkanı olacak tartışması yapılıyor ve yaptırılıyor. Oysa bizler koltuk kavgası içinde değiliz; tam tersine, bu ülkeyi adalet, liyakat ve hukukun üstünlüğü ile yeniden inşa etme mücadelesi veriyoruz. Ortak hedefimiz bir tane, yeni bir iktidar, hukuka bağlı bir iktidardır.
- Bunun da yolu güçlü bir parlamenter sistemdir. Güçler ayrılığına dayalı, yargı bağımsızlığının tam anlamıyla inşa edildiği bir sistem, bu ülkenin kurtuluş reçetesidir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denendi ve olmadı. Anketlerde yüzde 60’ın üzerinde başkanlık sisteminden vazgeçilmesi ve erken seçim talebi ortaya çıkmaktadır. Biz buradayız. Genel Başkanımızla, milletvekillerimizle, Ekrem Başkanımızın ailesiyle, il başkanlarımızla, örgütümüzle ve en önemlisi demokrasiye inanan milyonlarca yurttaşımızla birlikte bu ülkeyi içinde bulunduğu bu karanlık girdaptan hep birlikte çıkaracağız.
- Umutsuz olmayacağız. Çünkü umutsuzluk kaybetmektir. Hiç merak etmeyin, Ekrem Başkan da en kısa zamanda aramıza katılacak ve bu büyük Türk milleti olarak Türkiye’yi hak ettiği yere hep birlikte taşıyacağız. Demokrasiyi ve hukuk devletini çağdaş normlarda yeniden inşa edeceğiz. Buna inanın, Türk milleti bunu daha önce de yaptı. En umutsuz anımızda küllerimizden doğan anka kuşu gibi bu ülkeyi yoktan var etti. Yüreğimizdeki ülke sevdasının hiç bitirmediği umut ile Türkiyemize sahip çıkacağız. Onu onurlu, huzurlu ve mutlu insanların ülkesi haline tekrar döndüreceğiz. Buna Ekrem Başkan da inanıyor, hepimiz inanıyoruz. 'Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim.' Her şey çok güzel olacak. Güzel günlerde buluşacağız.
ÖZEL'DEN 'SOKAK' ÇAĞRISI...
ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane'de toplanan vatandaşlara hitap etti. Kalabalık arasında birinin biber gazı kullanıldığını söylemesi üzerine, Özel, "İstanbul Valisi Davut Gül, sana sesleniyorum. Bu meydanı provoke etme. Orada bir daha biber gazı görmeyeceğim. Bir daha biber gazı görürsem, olacaklardan İstanbul Emniyet Müdürü sorumludur. İstanbul Valisi sorumludur" diye seslendi.
Özel'in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
- Burada Ekrem İmamoğlu’nun yol arkadaşları, yoldaşları var. Burada iyi insanlar, tertemiz insanlar var. Pırlanta gibi gençler var. Türkiye’nin umudu var. Sen kim oluyorsun, Türkiye’nin umuduna gaz sıkıyorsun. Biraz önce il başkanımız, İstanbul Valisi’ne ulaştı. Buradaki durumu kendisine anlattı. Kendisi de bir daha gaz sıkılmaması yönünde talimat verdiğini söyledi. Böyle devam ederse, burada barış içinde, kardeşlik içinde, demokratik bir zeminde tepkimizi, protestomuzu, beklentimizi, dayanışma duygularımızı ifade edeceğiz. Bundan sonraki süreçte kimse CHP’den salonlarda, binalarda, siyaset beklemesin. Bundan sonra sokaklarda, meydanlardayız.
"Resul Emrah Şahan, onlara eşit temsiliyet hakkı verdiyse, helal olsun"
- Bugün Şişli Belediyesi’ne gittim. Belediye başkanımız Resul Emrah Şahan’ın yol arkadaşlarıyla, emekçilerle bir araya geldim. Buradan Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan’a selamlar olsun. Resul Emrah Şahan, CHP’nin yetiştirdiği bir evlat. Çok kaliteli, çok çalışkan bir bürokratken, büyük bir oyla, büyük bir teveccüh ile seçildi. Ben Resul Başkan’a bakınca, onda sadece bir ilçe belediye başkanı değil, onda geleceğin bakanını, bu ülkeye en güzel hizmetler yapacak çok etkili bir siyasetçiyi görüyorum. Bugün Resul Emrah Şahan, bir terör suçlamasıyla ve terör örgütüne yardım etme suçlamasıyla gözaltında tutuluyor. İddia kent uzlaşısı yaparak, batıdaki Kürtleri, buradaki belediyelerde temsiliyet sağlamak. Buradan açıkça söylüyorum. Batıdaki Kürtler, buradaki Türkler, Lazlar, Çerkesler gibi, batıdaki Aleviler, Sünniler gibi tam ve eşit haklara sahiptir. Resul Emrah Şahan, onlara eşit temsiliyet hakkı verdiyse, helal olsun. Ancak dedikleri şu, ‘Siz kent uzlaşısı yaptınız. Bu isim, DEM Parti’nin kullandığı bir niteleme’ Kendilerinin seçim kazanamadıkları yerlerde, kente hizmet edeceğine inandıkları, kente katkı sağlayacağına inandıkları, temiz yöneteceğine inandıkları adaylarda birleşmek üzere aldıkları bir karar. Biz de bunu İstanbul İttifakı olarak nitelendirdik ve uyguladık. İstanbul’un sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları bütün demokratları bir araya gelecek ve İstanbul’u kazandı. İşte biz hep birlikte bunu başardık. Hepsine minnettarız. Hepsinin arkasındayız.
"Tayyip Bey, Türkiye İttifakı’nın da İstanbul İttifakı’nın da sahibi benim"
- Aramızda Adana İttifakı’nın mimarı Zeydan Karalar var. Bursa İttifakı’nın, Mersin İttifakı’nın mimari burada. Vahap Seçer var. Burada Eskişehir’i, kazanan, Tekirdağ’ı kazanan başkanımız, Aydın’ı kazanan ‘topuklu efemiz’ var. Biz tüm kentlerde kimseyi ayırmadan seçim kazanırken, listemizde geçmişte başka siyasi partilerde bulunan çok sayıda isim yer aldı. Şimdi o isimlerden dolayı, kimse belediye başkanlarını mesul tutmaya kalkmasın. Tayyip Bey, Türkiye İttifakı’nın da İstanbul İttifakı’nın da sahibi benim. Mesulü benim. Ne hesap soracaksan, benden soracaksın. Bizi Şişli’de izleyen on binlere selam yolluyoruz. Hep birlikte haykırıyoruz, Emrah Şahan yalnız değildir. Yarın sabah saat 11.00’de Beylikdüzü Belediyesi’nde olacağız. Murat Çalık başkanın yol arkadaşlarını selamlayacak, onlarla birlikte haykıracağız, Murat Çalık yalnız değildir. Buradan Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat’ı, Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer’i, Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler’i saygıyla selamlıyoruz. Onlara sesleniyoruz. Sizi seviyoruz. Sonuna kadar yanınızda, arkanızdayız.
"Ekrem Başkan, ne yolsuzluğa bulaşır ne de terörle işi olur"
- Bugün İstanbul’da, yıllar önce İstanbul’un oyunu almış, desteğini almış, bu İstanbul’a hizmet etmiş ama artık seçim kazanamayacağını görmüş bir kişinin hezeyanlarıyla ve verdiği haksız, hukuksuz talimatlarıyla karşı karşıyayız. İstanbul’da yoksulu aşevinde doyuran, düşük gelirliyi Kent Lokantaları’nda ağırlayan, yeni doğan bebeği, ‘hoş geldin bebek’ diye karşılayan, yoksul anneyi, ‘Anne Kart’ ile kucaklayan Ekrem Başkanımıza karşı hazımsızlar. Büyük bir kumpas kurdular ama buradan herkes bilsin ki Ekrem Başkan, ne yolsuzluğa bulaşır ne de terörle işi olur. Tayyip Erdoğan, sıkışınca FETÖ’cülere kendi genel kurmay başkanını, terörist ilan ettirmiş, yıllar sonra da ‘milli ordumuza kumpas kurdular’ demiş biridir. Ekrem İmamoğlu gibi vatanını, milletini seven, yoksulu kendi evladından ayrı görmeyen, şefkatli, çalışkan, namuslu bir evlattan ne hırsız çıkar, ne yolsuz çıkar ne terörist çıkar.
"Ey Tayyip Erdoğan, sen en çok sokaklardan korkarsın"
- Ey Recep Tayyip Erdoğan, sen en çok meydanlardan korkarsın. Bu akşam Saraçhane’yi görüyor musun? Ey Tayyip Erdoğan, sen en çok sokaklardan korkarsın. Artık sokaklardayız, meydanlardayız. Korkmaya devam et. Bizi korkutamazsın. Sen korkacaksın. Buradan sözümün, sesimin ulaştığı tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Demokratik biçimde, şiddete bulaşmadan ama hak aramak için söke söke almak için sokaklar bizimdir. Meydanlar bizimdir. Bundan sonra kırıp, dökmeden, yakıp, yıkmadan ama sinmeden, durmadan, sokaklar bizimdir. Meydanlar bizimdir. Bana diyorlar ki ‘Sokak çağrısı mı yapıyorsun?’ Evet. Buradan sesleniyorum. Evde aç oturmayacağız. Evde yoksul oturmayacağız. Evde işsiz, güvencesiz oturmayacağız. Sen bizim seçtiğimizi nezaretlerde tutarken, biz evde oturmayacağız. Asla. Buradakiler senin gibi ne korkaklar ne de zalimler. Kimseye kıyamazlar. Ama kendilerini de senin gibi bir zalimin vicdanına bırakmazlar. Biz, birbirimize emanetiz. Tayyip Bey, korkuyorsun ve diyorsun ki ‘sokağa mı çağırıyorsun’, diyorsun ki ‘meydanlara mı çağırıyorsun?’ Evet. Bu meydanı, bu sokakları ben doldurmadım. Sen doldurdun sen.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 256404
Antalya’da tefecilik faaliyetleri yürüten organize suç örgütüne yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yaptığı açıklamaya göre, Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda 45 şüpheli yakalanırken, 15 milyar TL değerinde taşınmaz mal varlıklarına ve araçlara el konuldu. Ayrıca 4 şirkete kayyum atandı.
GENİŞ ÇAPLI OPERASYON GERÇEKLEŞTİRİLDİ...
Manavgat, Alanya ve Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti. Toplam 650 Jandarma personelinin katıldığı operasyon, Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir, Konya, Isparta ve Mersin’de 61 farklı adrese eş zamanlı olarak düzenlendi.
Yakalanan organize suç örgütü üyelerinin, mağdurları tefe faizi ile borçlandırdıkları, ödemeleri tehdit ve şantaj yoluyla tahsil ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin, mağdurların borçlarını farklı tefecilere yönlendirerek katladıkları ve teminat olarak aldıkları çekleri faktoring şirketleri üzerinden nakde çevirip yüksek komisyonlar aldıkları belirlendi.
MAL VARLIKLARINA EL KONULDU...
Soruşturma kapsamında suç örgütüne ait olduğu tespit edilen 15 milyar TL değerindeki taşınmaz ve araçlara el konuldu. Bunlar arasında:
250 odalı beş yıldızlı bir otel,
Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrika ve 220 dönümlük arazi,
3 apartman (toplam 18 daire),
2 büyük et entegre tesisi,
29 villa,
6 iş yeri,
71 arsa ve tarla,
76 araç bulunuyor.
Bu mal varlıklarına 5549 Sayılı Kanun kapsamında, MASAK raporları doğrultusunda adli makamlarca el konulduğu açıklandı.
4 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI...
Operasyon kapsamında suç örgütüne ait olduğu tespit edilen 4 şirkete de kayyum atandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, suç örgütüne yönelik detaylı adli tahkikatın başlatıldığını belirtti.
Şüphelilerin, "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Tefecilik", "Silahla Tehdit", "Kasten Yaralama", "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" ve "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçlarından yargılanacağı açıklandı.
KAYNAK: Ajanslar







