head

2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 02 Eylül 2026

 

 

Manşetler

 

 

 

Alanya'nın girişinde yer alan bayraklı Bozkurt heykelinin kaldırılması, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tepkisini çekti.

Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’i hedef aldı...

Alanya’nın önceki dönem Belediye Başkanı MHP’li Adem Murat Yücel tarafından Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak yaptırılan ve Atatürk’ün 1936 yılında Kahramanmaraş Kalesi’ne yaptırdığı "Bayrak Tutan Bozkurt" heykelinin benzeri, ilçenin girişine yerleştirilmişti.

Ancak CHP’li Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in talimatıyla heykel kaldırıldı.

ÖZDAĞ’DAN TEPKİ: “ALANYA’NIN TÜRK İLÇESİ OLDUĞUNU UNUTTUN MU BAŞKAN?”...

Heykelin kaldırılması, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tabanından ve çeşitli siyasi çevrelerden tepkilere neden oldu.

Bu tepkilere Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da katıldı. Özdağ, sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“CHP’li Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Atatürk’ün 1936’da Kahramanmaraş’ta yaptırdığı bayrak tutan Bozkurt heykelinin benzerini Alanya’dan kaldırttı. Gerekçe olarak Alanya’nın çok kültürlü bir ilçe olduğunu ifade etmiş. Gelecek seçimlerde Yörükler, Alanya’nın bir Türk ilçesi olduğunu kendisine hatırlatacaktır.”

HEYKELİN KALDIRILMASINA TEPKİLER SÜRÜYOR

Bozkurt heykelinin kaldırılması, Alanya ve çevresinde geniş yankı uyandırırken, konuyla ilgili sosyal medya ve siyasi platformlarda tartışmalar ve tepkiler devam ediyor.

 

 

 

HABER: Halime Yağmur  AKDAĞ

 

Ankara Çankaya’da bir okulda yaşanan istismar olayı dehşete düşürdü... İddialara göre, 17 erkek öğrenci bir kız öğrenciye zincirleme şekilde istismarda bulundu. Mağdur, yaşadıklarını uzmanların desteğiyle paylaştı. Olayın ardından ailenin dünyası başına yıkıldı...

Bir üniversitede öğretim görevlisi olan anne ve babanın tek çocuğu olan A.B., 2023 yılında, henüz 13 yaşındayken Çankaya’daki bir ortaokulun 7’nci sınıfında okuduğu dönemde, erkek öğrencilerin taciz ve istismarına maruz kaldığını ailesine anlattı.

Kızlarının yaşadıklarını öğrenen anne P.B., büyük bir şok yaşayarak 2023 yılı Ekim ayında polis merkezine gidip, kızıyla aynı okulda okuyan 17 erkek öğrenci hakkında şikâyetçi oldu.

Aile, olayın ardından A.B.’nin kaydını hemen başka bir okula aldırdı ve kızlarının psikolojik destek alması için psikiyatrik tedavi sürecini başlattı.

Olayın yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmadığını düşünen aile, okul yönetimi ve öğretmenler hakkında da görevlerini ihmal ettikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

‘GÖRDÜLER, YARDIM ETMEDİLER’...

Başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan kız öğrenci A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde 3 kez ifade verdi. A.B. verdiği ifadelerde özetle “Buraya eski okulumda yaşadığım zorbalık nedeniyle geldim. Bu zorbalığı yapan neredeyse sınıftaki tüm erkeklerdir” dedi.

 

A.B., bahsettiği kişilerin kendisinin özel bölgelerine dokunarak zorla öptüklerini ifade etti. A.B., “Bu dokunmalar okulun her yerinde oldu. Sınıfta, koridorda, kantinde, tuvalette oldu. Bu olayları görenler bana yardım etmediler” diyerek yaşadığı tacizi görüp müdahale etmeyen arkadaşlarının isimlerini de tek tek söyledi.

 

"TÜM ERKEKLER ZORBALIK YAPTI"...

Hürriyet'ten Burcu Purtul Uçar'ın haberine göre ismini verdiği erkek öğrencilerin kendisini zorla tuvalete götürerek kendisine dokunduklarını, öptüklerini söyleyen A.B., bu dokunmaların saniyelerce sürdüğünü anlattı.

A.B., kendisine zorla dokunan bazı erkeklerin tehditlerde bulunduğunu da belirtti. A.B. ifadesinde, “Y., Y. ve K., beni kolumdan tutarak zorla okulun en üst katında bulunan kızlar tuvaletine götürüyorlardı. Bu olay ben 7’nci sınıfa giderken olmuştu. Şimdi başka bir okuldayım. Y. ve K. beni sınıftan alarak bir şey yaparak götürmüşlerdi ancak ne yaptıklarını hatırlamıyorum. Tuvalette başka öğrenciler de vardı ancak bir müddet sonra o kişiler çıktı. Beni tuvaletin içine zorla soktular. Günde en az 3 kere Y. bana bunu yaptı.

Y. ve K. bana şiddet uygulayarak tehdit ederek kıyafetlerimi çıkarmam için zorladılar” diyerek önce Y. tarafından daha sonra aynı gün K. tarafından ne şekilde cinsel istismara uğradığını anlattı. M.’nin de kendisini zorla tuvalete götürdüğünü, görenlerin buna engel olmadığını belirten A. B., ifadesinin devamında 8 öğrencinin daha kendisine aynı şeyi yaptığını söyledi.

A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği 3’üncü ifadesinde olayları daha detaylı anlatarak erkek öğrencilerden bazılarının kendisine zorla dokunarak tacizde bulunduğunu bazılarının ise istismarda bulunduğunu iddia ettiği toplam 17 erkek öğrencinin ismini verdi.

Mağdur A.B. pedagog eşliğinde verdiği ifadesinde kendisine gösterilen erkek ve kadın anatomik resim üzerinden yaşadıklarını anlattı. A.B. ifadesinin sonunda şunları söyledi: “Hepsinin zorlamasını hatırlıyorum. ‘Benimle çıkmazsan seni öldürürüz, anneni, babanı öldürürüz’ diye tehdit ediyorlardı. Kimin söylediğini net hatırlamıyorum. Matematik öğretmenim S.K. bu olayı görmüş olabilir.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, yaşları suç tarihinde 13 olan 17 çocuğun, mağdureyi okul tuvaletine götürerek istismar ettikleri ve bazılarının tehditte bulunduğu belirtildi.

Çocuklar hakkında ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan 7 yıla kadar, K.Y., Y.A., Y.B., B.K. ve K.Ç. hakkında ise ek olarak ‘tehdit’ suçundan 9 ay ila 2 yıl hapis cezası talep edildi.

DURUŞMA YARIN...

Çocuğun cinsel istismarı suçunda, yetişkinler için 28 yıla kadar hapis cezası istenirken, mağdurlar 15 yaşından küçük olduğunda bu ceza 7 yılı aşamıyor.

Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, mağdur A.B’nin belirttiği 8 kız öğrencinin adreslerinin öğrenilmesine ve duruşmanın yarın saat 10.00’da yapılmasına karar verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Rus oyuncu Kamilla Belinskaia (24), yoga yaparken dalgalar arasında kayboldu. Aktrisin kaybolmadan önce meditasyon anlarını gösteren videosunun ise internette yayıldığı belirtildi...

Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşayan manken ve oyuncu Kamilla Belinskaia, tatil için gittiği Tayland'daki Koh Samui Adası’nın kayalıklarında sabah saatlerinde yoga yapmaya başladı. Aniden gelen dev dalganın çarpması ile Belinskaia denize sürüklendi.

 

kamilla belinskaya spot 1jpg AKffGvyCfESLjp9r9XOg1A 004f8

Rus oyuncunun denize düştüğünü gören bir otel çalışanının denize atlayarak oyuncuyu kurtarmaya çalıştığı fakat Kamilla Belinskaia’yı bulamadığı bildirildi. Yetkililer, kayıp Rus oyuncunun bulunması için bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Aktrisin kaybolmadan önce meditasyon anlarını gösteren videosunun ise internette yayıldığı kaydedildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Türk siyasetinde ceket üzerinden yapılan tartışmalara bir yenisi daha eklendi. Bir sokak röportajında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile HDP eski eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında "Ceketini asamaz isterse beni tutuklasınlar" diyen kadın, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla tutuklandı...

İstanbul Esenyurt'ta bir YouTube kanalına verdiği röportajda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ağır suçlamalarda bulunan G.K. isimli kadın, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından tutuklandı.

Sosyal Medyada Hedef Gösterildi...

28 Kasım 2024 tarihinde gözaltına alınan G.K., ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Büyükçekmece Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlik, G.K.’yi “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla tutukladı. G.K., Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

 
 

Röportajdaki İfadeler Gerekçe Gösterildi...

G.K.’nin 13 Ocak’ta verdiği röportajda, “Erdoğan, Demirtaş’ın ceketini asamaz. Kürt halkı ikiye ayrılıyor, makarnacı bölüm, şerefli bölüm, makarnacılar oyunu AK Parti’ye veriyor, şerefli Kürt halkı ise Selahattin Demirtaş’ın mücadelesinin arkasında” şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Bu sözler, "kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller" olarak değerlendirildi.

Gözaltı ve Tutuklama Süreci...

G.K.'nin söz konusu ifadelerinin ardından sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından 28 Kasım’da gözaltına alındığı, yapılan incelemeler sonrasında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği öğrenildi. Bugün gerçekleştirilen duruşmada ise G.K., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

TESK Genel Başkanı Palandöken, yeni yıl öncesi artan sahte alkol vakalarıyla ilgili uyarılarda bulundu...

Palandöken, etil alkolün serbestçe satışı ve tarifelerinin internette kolayca bulunabilmesinin, insanların evde alkol üretmesine yol açtığını ve bu durumun hem insan sağlığını tehdit ettiğini hem de devlete büyük zararlar verdiğini belirtti.

 

Palandöken, "Yılda ortalama 500 kişinin bu nedenle hayatını kaybettiği bir süreç yaşanıyor." dedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sahte alkol sorununa dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Palandöken, son 10 yılda yaklaşık 15 milyon litre sahte içki ele geçirildiğini ve yılda ortalama 500 kişinin sahte alkol nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.

 

Palandöken, sahte alkolün insan sağlığına verdiği zararın yanı sıra devlete de büyük ekonomik kayıplar yaşattığını ifade etti. Yılda ortalama 10 milyar TL'lik vergi kaybı yaşandığını belirten Palandöken, bu durumun önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Palandöken, "Sahte alkolün sonucu körlük, sakatlık veya ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle devletin, sanayide kullanılan etil alkolün kimlere verildiğini bir takip sistemiyle kontrol etmesi gerekiyor. Şayet bu ürünlerin şişelenip piyasaya sürülmesi gibi durumlar engellenmediği ve suçlular ciddi şekilde cezalandırılmadığı sürece, insan ölümleri artmaya devam edecektir. Yılda ortalama 500 kişinin bu nedenle hayatını kaybettiği bir süreç yaşanıyor. Bunun dışında tedaviyle kurtulan veya hiç tespit edilemeyen vakalar da mevcut. Sahte alkolle mücadelede etil alkolün piyasadaki teminini zorlaştırmak en önemli adımdır. İkinci olarak, devletin vergi kaybını önlemek için yüksek alkollü içki vergilerinin bu durumdaki etkisinin de göz ardı edilmemesi gerekir. İnsanların alkol tüketimini tamamen engelleyemediğimizde, fiyatların yükselmesi bu ölümcül vakalara zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

“ODALAR VE MESLEK KURULUŞLARI ETKİN ROL ALMALI”...

İnsan sağlığını hiçe sayanlara en ağır cezaların verilmesi gerektiğini belirten Palandöken, “En önemli mesele, insanların sağlığıdır. Kontrollü bir şekilde bandrollü ürünlerin, belirlenmiş ve satış izni verilmiş noktalardan temin edilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca odalar ve meslek kuruluşlarının bu konuda daha etkin rol alması gerekir. İçki satışı yapılan noktalarda ciddi denetimler yapılmalı, oda kaydı ve gerekli belgeler talep edilerek bu noktalar ruhsatlandırılmalıdır. Bu önlemler, ölümlü vakaların önüne geçilmesi için en etkili yöntemlerden biridir. Bununla birlikte, insan sağlığını hiçe sayanlara çok ağır cezalar verilerek bu tür olayların kökünden kaldırılması şarttır. Ailelerin ve canların zarar görmesine, memlekette vergi kaybının sürmesine artık bir son verilmelidir” şeklinde konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar