head
2183026 810x458 75f08
Pazar, 24 Ekim 2021

Asayiş

SADAT kurucusu Tanrıverdi, dün Peker'le ilgili Twitter'dan açıklamalarda bulunmuştu... 

Reis  Sedat Peker ile SADAT kurucusu emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi arasındaki tartışmada yeni iddialar ortaya atıldı. Peker, "Ülkede korku iklimi yaratmak için silahlanın çağrısını yapmam ortak fikirdi. Oluk oluk kan dökülme çıkışını yapacağından haberdar değildik diyemezsiniz. O tarihlerin birkaç gün öncesinde yaptığım görüşmelerin HTS kayıtları da ortaya çıkacaktır." ifadelerini kullandı. 

SADAT'ın kurucusu Tanrıverdi, dün Peker'in kendileriyle olan iddialarıyla ilgili, "Külliyede görevli iken, milli ve manevi değerlerinizin yüksekliğini ileri sürerek, görüşme taleplerinde bulunmuştunuz. Taleplerinizi kabul etmememin, ne kadar isabetli olduğunu bu gün daha iyi anlıyorum. Sizin gibi bir mafya elemanı ile benim ne alakam olabilir." iddiasını ortaya atmıştı.

kankam 97e8c

Reis Sedat Peker'in paylaşımları şöyle:

"1-sadat ile ilgili yazmak zorunda kaldığım tweetlerden sonra sadat ekibi ve de sadat şirketinin başkanı adnan tanrıverdi şahsım ile ilgili bazı açıklamalar yapmışlar. Beni tanıyanlar çok iyi bilir ki bu benim en çok sevdiğim şeydir.

2- Üsküdar Üniversitesi Rektörü nevzat tarhanı melaike bir adam haline getirmişler. Bu kişi ergenekon davasında savcıların sanıklar aleyhine olan tanığıdır (yani zekeriya özün tanığıdır). O tarihlerde Ak Parti’de siyaset yapan bir iş adamı vasıtası ile kendisini tanımıştım.

3- Hastaneye gittiğimizde sohbetimiz esnasında uyku ile alakalı sorunum olduğundan bahsetmiştim. Bu şahıs savcılığa verdiği ifadede benim kendisine Köksal Karabay’dan bahsettiğimi; haricen Veli Küçük, Korkut Eken’den bahsettiğimi…

4-…onlarla ortak çalışmalar yaptığımı, ayriyeten de şiddet yapmaktan hiç üzüntü duymadığımı (adam öldürmekten) söylediğimi ifade olarak ergenekon mahkemesinde tanık olarak belirtmişti. Takdir edersiniz ki ben böyle bir şey söylememiştim. Ayrıca ben deli miyim?

5- İnsan ilk gördüğü kişiye böyle şeyler niye söylesin? Bu ifadedeki tek amaç eski dönem Özel Harp Dairesi’nin bağlı olduğu Korgeneral Köksal Karabay’ı da ergenekon davasına dahil etmekti. Bu iddialar savcılık tarafından bana soruldu.

6- Gizli tanık olmak ister misin, seni tahliye ederiz dendi. Ben tabii ki böyle bir iğrençliği kabul etmedim. Tabii FETÖcüler tasfiye edilince Nevzat Tarhan gemisini yeni limanlara kırıp bir anda SADATÇI oldu. Ben gizli tanıklığı kabul etmeyince…

7-…saçma sapan bir bahane ile Ergenekon terör örgütünden ikinci kez tutuklandım. Aynı terör örgütünden iki kere tutuklanan dünyada benden başka kimse yoktur (benim FETÖ'yle bağlantım olduğunu söyleyen bütün namussuz kahpelere duyurulur!).

8- nevzat tarhanın ergenekon davasındaki tanıklığından dolayı üzerindeki fetöcü şüphesinden kurtulmak için 15 Temmuz hain darbe kalkışmasından sonra verdiği beyanatlara bakarsanız darbe gecesi iki bin sadatçıyla beraber sokaktaydık diyor.

9- Bir taraftan kendini aklarken diğer taraftan da kendisini yamaladığı sadatın reklamını yapıyor. Bütün ülke sokaktaydı, darbeye tüm halkımız karşı geldi. Allah aşkına siz hiç duydunuz mu biz şu yapıyla beraber sokaktaydık diyen kimseyi?

"Nevzat Tarhan psikolojik harp uzmanıdır"
10- Ve tabii nevzat tarhanın bu yeni yapının içine dahil olduktan sonra var olan zenginleşmesini de gözden kaçırmamak gerekir. Tekrar söylüyorum, nevzat tarhan psikolojik harp uzmanıdır ve sadatın gayri yasal tüm işlerinin bir parçasıdır. Asla masum değildir.

11- Ayrıca hem sadat hem de adnan tanrıverdi Rus Alfa timlerinden eğitmenler gelerek bazı özel personeline kayıt dışı bir eğitim verilmediğini söylemişlerdi. Belki saf temiz bazı Müslümanları böyle kandırabilirler ancak şunu unutmasınlar…

"Bu bilgiler namuslu devlet yetkililerinin elindedir"
12-…bu bilgiler bazı namuslu devlet yetkililerinin elindedir. Dönem değiştiğinde bunların hesabını mutlaka vereceksiniz. Zaten bu pişkinlik, bu utanmazlık sizin ruhunuzda var. Kutsal ayetleri ve hadisleri istediğiniz gibi yorumlayıp her şeyi yapabilirsiniz.

13- SADAT başkanı, Mehdi Aleyhisselam’ın geleceği için hazırlıklar yapan ADNAN TANRIVERDİ; bana akıl vermiş. Türk Büyükelçiliği’ne sığın, Türkiye’ye gel, suçlarının cezasını çek demiş. Türkiye’de adalet olduğuna herhalde kendisinden başka kimse inanmıyordur. Davalar da…

14-…siparişle açılıyor, cezalar da talimatla veriliyor. Bu gerçeği bilmeyen mi var? Hem benim suçlarım sizin suçlarınızın yanında devede kulak bile değil. Ben o vakit geldiğinde varsa kendi cezalarımı ödemeye, ancak sizin aleyhinizde tanıklık yapmaya da mutlaka geleceğim.

15- Hem de mutlaka. Bulunduğum ülkenin istihbaratının ve onun müttefiki olan bazı istihbarat teşkilatlarının beni kullandıklarını, posam çıkınca da benden kurtulacaklarını söylemişler. Ajan da kahpe de sizin gibi münafık hırsızlardan çıkar. Örtülü ödenekten bile çaldınız lan siz.

16- Ben Türkiye Devleti’nin aleyhine ölürüm de ifade vermem. Ancak rüşvetçilerin, dini kendine kılıf yapıp soygun yapanların, kokain satıcılarının hepsiyle ilgili bildiklerimi tüm dünyaya anlattığım gibi, bir gün Türk Mahkemelerine de gelip anlatacağım.

Bana suç örgütü lideri diyorsunuz. Madem ben suç örgütü lideriyim, baskı yapmayı bırakın ben de rahat rahat video çekeyim. Ben suç örgütü lideriysem, neden bu kadar korkuyorsunuz? Ayrıca hiç tanışmadığımızı, konuşmadığımızı söylemişsiniz. HTS kayıtları çıkarıldığında…

18- …biz telefonla konuşmuş muyuz konuşmamış mıyız zaten bu ortaya çıkacaktır. Bunların yok edilmesi zaten mümkün değildir. Ayrıca ben zaten bir yere görüşmeye gitmem. Yapımı herkes bilir. Beni temsil yetkisi olan arkadaşların sizinle kaç kere görüştüklerinin, ayrıca sadatın…

19- …resmi programlarına kaç kere katıldıklarının hem HTS kayıtları hem videoları ortadadır. Zamanı geldiğinde bunların hepsi zaten ortaya çıkacaktır. Çocukluğumdan beri hayatım dini cemaatlerin içinde geçti. Dini cemaatlerde iki çeşit insan tanıdım.

"HTS kayıtları ortada"
20- Birincisi gerçekten saf, tertemiz Müslümanlar, ikincisi de sizin gibi her yalanına bir ayet hadis uydurmayı başaran şeytanlar. Suriye’deki Türkmenlere benim yolladığım yardım konvoylarımın içine SADAT'ın EL NUSRA'ya yollamak için silahlar koyduğunu söyledikten sonra,..

21- …SADAT yetkilisi çıkıp pişkin pişkin Suriye’ye silahlar gitti, bakın gördünüz mü Sedat Peker yollamış dedi. Edebiniz yok, hayanız yok, vallahi şerefiniz yok. Savaşta hile mübahtır hadisinin altına sığınıp tüm iğrençliklerinizi ne güzel de yapıyorsunuz.

22- Suriye’de varsınız. Şanlı askerlerimiz, polislerimiz mücadele veriyor. Onlar sadece maaş alıyor, şehit oluyorlar, siz tüm gelir kaynaklarını çalıyorsunuz. Libya’da varsınız, yine aynısı. 22 küsür ülkeye eğitim verdiğinizi söylemişsiniz. Yetkiliniz bu ülkelerin isimlerini…

23- …vermedi. Biz hepimiz biliyoruz ki sizin en büyük özelliğiniz radikal İslami terör örgütlerini eğitmeniz. Ayrıca akit yazarı Sabri Balaman sizin içinizden biri. Benim de değer verdiğim biri. Kendisiyle görüşmelerimizin HTS kayıtları da ortadadır.

24- Ülkede korku iklimi yaratmak için silahlanın çağrısını yapmam ortak fikirdi. Oluk oluk kan dökülme çıkışını yapacağından haberdar değildik diyemezsiniz. O tarihlerin birkaç gün öncesinde yaptığım görüşmelerin HTS kayıtları da ortaya çıkacaktır.

25- 15 Temmuz’daki halkın şanlı zaferini siz lekelediniz (sadistliklerinizle). Bizden korkma, sana zararımız olmaz demişsiniz. Eğitimlerinizde sızma ve boğma varmış. Siz Küçük Sedat’ı bile boğamazsınız (yanlış anlaşılmasın, akrabamız, canımız). KİMSİNİZ ULAN SİZ?"

 

 

 

 

 

 

 

İşte ABD'li isimle ilgili tüm bilinmeyenler...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin ile Soçi'deki tarihi görüşmede PKK/YPG ile mücadele konusuna değinirken ABD'li McGurk'ü hedef alan ifadeler kullanmıştı. Erdoğan'ın "Bu adam beni ciddi manada rahatsız ediyor" dediği McGurk'ün adı bir anda gündem olurken, herkes bu ismin görevini ve kim olduğunu aramaya başladı. İşte ABD Başkanı Joe Biden'ın ulusal güvenlik ekibinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü olarak görev yapan Brett McGurk ile ilgili tüm bilinmeyenler.

 

 

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi dönüşünde yaptığı açıklamayla hedef aldığı McGurk, ABD'nin Ortadoğu politikasını şekillendiren kariyerine 2004'te o dönem ABD'nin Bağdat Büyükelçisi olan John Negroponte'ye Irak Anayasası'nın yazımında danışmanlık yaparak başladı.

 

Irak'ta görev yaptığı 2004-2009 yılları arasında, bu ülkede halen devam eden kaotik durumun temel taşlarını döşedi. Eski ABD Başkanı George Bush döneminde önce Ulusal Güvenlik Konseyi'ne atanan daha sonra Irak ve Afganistan danışmanlığı görevini üstlenen McGurk, 2009'da eski Başkan Barack Obama döneminde de 'ABD Başkanı'nın üst düzey danışmanı' olarak çalıştı.

McGurk 2004-2009'daki Irak deneyimi sayesinde Eylül 2014'te Obama'nın DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi John Allen'ın yardımcısı oldu, Ekim 2015'te de Allen'dan görevi devralarak onun yerine geçti. Trump'ın Ocak 2017'de göreve gelmesine dek Irak ve Suriye'de etkin rol aldı. Trump'ın ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'i Suriye özel temsilcisi olarak atamasının ardından ise geri plana çekildi.

Görev yaptığı yıllarda Irak'ı etnik ve mezhep temelli bir kaos ülkesine dönüştürüp DEAŞ'a zemin hazırladı. Ülkedeki federal yapının da mimarı oldu. Arapça ve Farsçayı çok iyi derecede bilmesi nedeniyle Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtan İngiliz casus Lawrence'a benzetilen McGurk'ün yazımına büyük katkı sağladığı Irak Anayasası, Ekim 2004'te Sünni Arapların rahatsızlığına rağmen kabul edildi. Hürriyet'ten Uğur Ergan'ın haberine göre ülkeye federal yönetimi getiren ve Kürt nüfusun çoğunluklu olduğu üç kuzey iline özerklik veren anayasa, ciddi ihtilaflara yol açtı.

Hemen sonrasında Ocak 2005'te Erbil, resmen özerk yönetimini ilan etti. Irak'ta Sünnilerle Şiiler arasında bölünmeleri körükleyen McGurk, bu haliyle terör örgütü DEAŞ'a zemin hazırlayarak, bu örgütün Haziran 2014'te Musul'u ele geçirmesinin önünü açtı. McGurk, DEAŞ'ı bahane ederek bir diğer terör örgütü olan PKK/YPG'nin bölgede ağırlık kazanmasına tam destek verdi. PKK/YPG'nin en güçlü destekçilerinden oldu. 

Terör örgütünün silahlanmasına ve işgallerine yardımcı olmasıyla birlikte, çeşitli isimler altında siyasi bir kılıfa bürünmesi için çabaladı. Ardından da Suriye'nin kuzeyinde de DEAŞ ile mücadele bahanesiyle PKK/YPG'ye destek vererek, iç savaş sonrası parçalı bir Suriye haritası çizmek için kolları sıvadı.

 

 

 

 

 erdoğan rahatsız bu ittden 2 a0ec0

 

McGurk'ün Suriye'yi bölme projesi kapsamında Ekim 2015'te ana bileşenini PKK/YPG'nin oluşturduğu "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) kuruldu. Bu tarihten sonra başta McGurk olmak üzere Amerikalı yetkililer, DEAŞ ile mücadelede SDG'ye destek verdikleri yönünde açıklamalar yaptı. Ancak Türkiye'nin Suriye'de terör örgütlerine karşı başlattığı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtları McGurk'ün Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru kurma hayallerini boşa çıkardı.

McGurk, Suriye'nin kuzeydoğusunda PKK/YPG'nin işgal ettiği bölgeyi çok kez ziyaret etti. Ayn El Arap'ın (Kobani) DEAŞ'tan alınarak PKK/YPG'nin işgaline girmesinin yıldönümü olan 1 Şubat 2016'da McGurk'ün terör örgütünün sözcülerinden Polat Can'ın elinden plaket aldığı fotoğrafları yayımlandı. Türkiye'nin tepkisine rağmen Ağustos 2016'da McGurk, terör örgütünün kontrolündeki bölgeye gitti ve desteğini yineledi. McGurk Mayıs 2017'de Rakka'nın kuzeyindeki PKK/YPG noktalarını ziyaret ederek, aralarında Şahin Cilo, Aldar Halil, Enver Müslim'nin de olduğu terör örgütü elebaşlarıyla poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan , Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin ile Soçi'de yaptığı görüşme dönüşü uçakta yaptığı açıklamalarda PKK/YPG ile mücadele konusuna değinirken McGurk'ü hedef alarak şunları söylemişti:

"Özellikle üzerinde durduğum bir diğer konu da PKK/YPG'nin Moskova'da olmasıydı. Bunu kendilerine hatırlattım. Aynı şekilde bu örgüt ABD'de de Beyaz Saray'da ağırlandı. Malum Amerikalı McGurk denilen bir adam var. Bu adam terör örgütlerinin adeta sevk ve idaresini yapıyor. Putin'e 'Terörle mücadele konusuyla ilgili dayanışmamızı daha da arttırmamız gerekir' dedik. McGurk, teröre destek veren bir isimdir. Bu adam PKK/YPG/PYD'nin adeta yönetmeni durumundadır.

Tabii benim bu ifadem birilerini ciddi manada rahatsız edecektir. Ama terör örgütleri ile el ele, kol kola dolaşan adamdır bu. Benim teröristlerle mücadele verdiğim bir bölgede bunun onlarla kol kola dolaşması beni ciddi manada rahatsız etmektedir. Onun bu terör örgütleriyle iç içe olması, beraber olması, konumunu zaten ifade etmektedir. Er veya geç Amerika buradan çıkmalı ve burası Suriye halkına bırakılmalı."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'taki Türkevi'nde gazetecilere açıklamalarda bulundu. ABD-Türkiye ilişkileriyle ilgili Erdoğan, "Şu an gidiş pek hayra alamet değil" dedi. Erdoğan, fahiş fiyatlarla ilgili de 5 zincir marketi işaret etti... 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti sonunda New York'taki Türkevi'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 76'ncı Genel Kurulu toplantılarına katılmak geldiği New York'taki programları tamamladıklarını belirterek, şunları söyledi;

*BM Genel Kurul toplantıları bu yıl ilk kez karma bir formatta gerçekleşti. Üye ülkelerin neredeyse üçte ikisi devlet ya da hükümet başkanı veya bakan düzeyinde fiziken katılım sağladı.

*Geçtiğimiz yıllardan farklı şekilde etkinliklerin bir bölümü çevrim içi olarak icra edildi. Bu kapsamda biz de BM Gıda Sistemleri Zirvesine ve BM Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısına video konferansla katıldık.

*Amerika'daki temaslarımızda ilk olarak 19 Eylül Pazar günü Türk-Amerikan ve Amerika Müslüman toplumu temsilcileriyle bir araya geldik. Bu toplantıda hem ABD'de yaşayan vatandaşlarımızla ve Müslüman kardeşlerimizle kucaklaştık hem de daha adil bir dünya özlemimizi bir kez daha vurguladık.                                                         erdoğan 23 eylül 2021 açıklaması.2 14777

“ÜLKEMİZE HAYIRLI OLSUN”

20 Eylül'de Türkevi binasının resmi açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu güzel günümüzde bize BM Genel Sekreteri, çok sayıda devlet ve hükümet başkanı, dışişleri bakanı, üst düzey yerli ve yabancı misafirlerimiz ile dostlarımız eşlik etti. New York'un siluetine kazandırdığımız bu yeni başyapıtın Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan vatandaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” diye konuştu.

Ziyaret kapsamında pazartesi günü Dış Politika Derneği isimli düşünce kuruluşu ve SETA DC tarafından tertiplenen etkinliğe katıldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu toplantıda, dış politika alanındaki değerlendirmelerimizi Amerika Birleşik Devletleri'nde düşünce dünyasının önde gelen temsilcileriyle paylaştık. Ayrıca çeşitli Amerikan basın yayın kuruluşlarının temsilcilerine mülakat verdik” şeklinde konuştu.

“Ekonomi alanındaki temaslarımız çerçevesinde, Türk Amerikan İş Konseyi tarafından düzenlenen 11. Türkiye Yatırım Konferansı'na iştirak ettik” diyen Erdoğan, “Bu toplantıda, Amerikan iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkileri değerlendirdik” dedi.

“DAHA ADİL BİR DÜNYA…”

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu açılış oturumundaki konuşmasında, uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren meseleler hakkındaki görüşlerini açık yüreklilikle ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu, bunun için uluslararası topluma ne gibi sorumluluklar düştüğünü Genel Kurul kürsüsünden dile getirdik. İnsanlığın, salgın tehdidi ve tabii felaketler ile bunların ağır sonuçlarının cenderesi altında bunaldığı bir dönemde, iş birliği ve dayanışmanın önemini tekrar hatırlattık. Afganistan'daki son gelişmeler başta olmak üzere Suriye'den Libya'ya, Kudüs ve Filistin meselesinden Kafkasya'ya, Türkistan'dan Kıbrıs'a kadar geniş bir alanda ülkemizin yaklaşımlarını ifade ettik” dedi.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI

Birleşmiş Milletler Genel Kurul kürsüsünden, Paris İklim Anlaşması'nın onay sürecini tamamlayacakları müjdesini dünyayla ve Türk kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

*Dünyamızın bu hale gelmesinde en çok payı olanların, iklim değişikliğinin yol açtığı sorunların çözümünde de en çok katkı sağlaması gerektiği görüşümüzü açıkça muhataplarımıza söyledik.

*Orman varlığını artıran, nispeten modern teknolojik altyapısı sayesinde oldukça düşük karbon salımı değerlerine sahip bir ülke olarak bu konuda da üzerimize düşeni yapmakta kararlıyız.

*Ülkemize söz verilen desteklerin sağlanmasıyla birlikte ve ulusal katkı beyanımız çerçevesinde, Paris İklim Anlaşması'nda belirtilen hususlara uygun adımlarımızı atacağız. Karbon nötr hedefini, 2053 vizyonumuzun ilk ve en önemli hedeflerinden biri olarak milletimize armağan ediyoruz.

*Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum için gereken eylem planını da devreye almış bir ülke olarak, bu süreci başarıyla yürüteceğimize yürekten inanıyoruz.                                                                                                                                                                                                                                                                                                       erdoğan 23 eylül 2021 açıklaması.3 3327f

“BURADA BU BEDELİ ÖDEMESİ GEREKEN AMERİKA'DIR”

Türkiye’nin Afganistan’daki rolü ve stratejisinin ne olacağına ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi;

*Burada önceki gün Amerika'nın önemli bir yayın organıyla yaptığımız mülakatta da söyledim; 20 yıl önce Amerika Afganistan'a niçin girdi? Afganistan'da ne işi vardı ve şimdi Afganistan'dan niye çıkıyor?

*Herhalde bunun bir bedelinin olması lazım? Ve bunca mülteci şu anda nereye gidecek? Türkiye'nin kapıları açması ve bunları kabul etmesi düşünülemez. Burası bizim için bir açık hava koridoru değil. Böyle bir şeyi kabullenmek öyle kolay da değil.

*Bunun bir maliyeti var, bir bedeli var. Amerika burada “kapılar açılsın ve Afgan halkı Türkiye'ye girsin” diyemez. Nitekim böyle bir şeye biz açık da değiliz, müsaade de etmeyiz. Afgan halkı bizim için kardeş halktır.

*Tarihe dayalı bir geçmişimiz var fakat bu kuru kuruya bir kardeşlik olmuyor. Aynı şeyi biz Suriye'de de yaptık. Aynı durum Irak’ta oldu. Bunları böyle toparladığımız zaman, geçmişten alırsak girip çıkanla neredeyse 10 milyona varan bir sayı söz konusu.

*Şu anda bunun 5 milyonu Türkiye'de kaldı. Burada bu bedeli ödemesi gereken Amerika'dır. Amerika'nın bununla ilgili adımlar atması lazım. Fakat şu ana kadar böyle bir hava görünmüyor.

*Amerika'nın bu noktada kapıları açmak gibi bir derdi şu anda yok gibi. Fakat kapsayıcı, kuşatıcı bir yönetim Afganistan'da oluşursa, bu yönetimle bazı görüşmelerimiz olabilirse ve gerçekten sağlıklı bir iletişim kurabilirsek, bundan sonra ne olabileceğinin adımlarını bu görüşmelerden sonra atabiliriz.

*Afganistan'da şu ana kadar bizim ciddi yatırımlarımız oldu; alt yapı ve üst yapı yatırımlarımız oldu. Bu yatırımlardan da rahatsız değiliz. Bundan sonraki süreçte de bu tür adımları atabiliriz.

*Ama Taliban'ın şu andaki yaklaşım tarzına bakıldığında kucaklayıcı, kuşatıcı bir yönetim maalesef oluşmadı. Şu anda sadece bazı sinyaller geliyor; bazı değişikliklerin olabileceği, yönetimde bazı kuşatıcı, kapsayıcı bir havanın oluşacağı istikametinde.

*Bunu tabi daha henüz görmüş değiliz. Eğer böyle bir adım atılabilirse o zaman birlikte neler yapabileceğimizi kendileriyle görüşme, konuşma noktasına gidebiliriz. Kaldı ki kendi içlerinde de şu anda bazı sıkıntılar yaşanıyor.

*Bu sıkıntıları aşabilirlerse ve ondan sonra Türkiye ile bazı görüşmeler olursa, adımlar atılabilirse bunları nasıl gerçekleştiririz, nasıl bir yol haritası belirleriz, ona bakar ona göre de Afganistan'la böyle bir adımı gerçekleştirmiş oluruz.

S-400 AÇIKLAMASI

Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini nasıl gördüğünün sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi;

*Amerikan ilişkilerinde sağlıklı bir sürecin işlediğini doğrusu söyleyemem. Niye? Bakın biz F-35'leri aldık, 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve bu F-35'ler bize teslim edilmedi. Amerika önce bunu bir defa halletmeli.

*Bize S-400 konusunu bahane edip F-35'leri vermemek, her şeyden önce bir defa devletlerarası ilişkilerde ne diplomasi noktasında ne de münasebetler noktasında bir kimlik ortaya koymadır. Amerika'nın önce bunu bir defa düzeltmesi lazım.

*Tabi biz uluslararası hukuka dayalı olarak ne yapılması gerekiyorsa bunu yapacağız. Bize sürekli S-400'ü dayatmalarını bir defa bizim kabul etmemiz mümkün değil.

*Bizim için S-400 işi bitmiştir. Buradan geri adım atmamız da mümkün değil. Amerika'nın bunu uluslararası diplomaside, ilişkilerde doğru bir yere oturtması gerekir. Ama şu ana kadar bunu oturtamadılar.

*Biz Türkiye olarak dürüst davranıyoruz, duruşumuz dürüsttür ama Amerika maalesef dürüst davranmadı, davranmıyor. Bizim şu anda Amerika ile ilişkilerimizde zaten 20 milyar dolar civarında bir ticaret hacmimiz var.

*Bu ticaret hacmimizin artmasını biz arzu ediyoruz, ederiz de Savunma sanayiine yönelik de biz adımlarımızı atıyoruz ve atmaya da devam edeceğiz.

“SAYIN BİDEN İLE İYİ BAŞLADIK DİYEMEM”

“Şunu da bilmeleri gerekir ki artık eski Türkiye de yok. Bu Türkiye başka bir Türkiye” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Savunma sanayiinde de biz her geçen gün daha ileri gidiyoruz, daha ileri gideceğiz. Ama yarın “Niçin F-35'i almıyorsun?” diyemezler. Vermezsen almayız.

*O zaman biz daha başka kapılara da müracaat ederiz. Burada CBS ile yaptığım röportajda onlara da onu söyledim. “Yani başka yerlerden almayı mı düşünüyorsunuz?” diye sordu. “Gerekirse alırız” dedim.

*Sen bana şimdi Patriot vermeyeceksin, ondan sonra biz S-400'ü aldığımızda “Niye S-400’ü aldın?” diyeceksin. Türkiye kendini savunmasına yönelik ne gerekiyorsa onu alır.

*Gerekirse bunları üretmeye de başlar. Zaten şu anda başladık. Bundan sonra bunu daha da ileri safhalara taşıyacağız.

*İnşallah kendi insansız savaş uçaklarımızı da üreteceğiz. Bunu da görecekler. Bu adımları da inşallah atıyoruz. Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimizle hasmane değil, dostane davranalım.

*Ama iki NATO ülkesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil. Benim Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak yaklaşık 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile olan münasebetlerimde geldiğimiz nokta maalesef iyi bir nokta değil.

*Ben oğul Bush ile iyi çalıştım, Sayın Obama ile iyi çalıştım, Sayın Trump ile iyi çalıştım ama Sayın Biden ile iyi başladık diyemem.

MÜLTECİ SORUNU

Mülteci sorunuyla ilgili de Erdoğan şunları kaydetti:

*“Tabi kendisi “benden sonrası tufan” dediyse, aynı şeyi ona da söylerler. Amerika şu anda eğer Afganistan'da bir şekillendirme yapamadıysa burada düşünmek lazım. Şu anda Afganistan'da Amerika'nın bir yönlendirme veya bir şekillendirme durumu olmuştur diyebilir miyiz? Hayır. İşte her şeyi bıraktı, gidiyor.

*Ama şimdi bir bedel çıkacak ortaya. Bu bedel nedir? Şu anda Taliban'ın elindeki silahlara baktığınız zaman, bu silahlar Amerika'nın silahları. Dolayısıyla bu bedeli de ödemek durumunda kalacaktır. Buradan bir yere daha geliyorum.

*Sayın Trump döneminde binlerce tır silah, mühimmat terör örgütlerine verildi. Bunları ben Sayın Trump'a defalarca ifade ettim, anlattım.

*Şimdi aynı durum Biden döneminde de var. Yine Biden terör örgütlerine silah, mühimmat, araç gereç taşımaya başladı.

*Biz bunu elimizi kolumuzu sallaya sallaya seyredecek değiliz. Dikkatle takip ediyoruz. Vakti saati geldiğinde de söylenmesi gereken neyse onu da kendilerine söyleriz.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI

Paris İklim Anlaşması’nın Meclis onayına sunulacağına yönelik açıklamaları ile Türkiye’nin bu konuda çekinceleri bulunduğu hatırlatılarak, “Türkiye çekincelerinden vaz mı geçti? Yoksa karşı tarafta bir tutum değişikliği mi oldu? Yoksa bu süreci zorlayacak yeni bir sürecin başlangıcından mı bahsediyoruz?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

*Biz bu tutumdan vazgeçmiş değiliz. Böyle bir şey yok. Ancak o dönem Hollande dönemiydi. Hollande döneminde de Sayın Şansölye Merkel'le üçlü bir konferansımız olmuştu. Bu üçlü konferansta da biz dedik ki “Türkiye gelişmiş ülkeyse ayrı değerlendirmek lazım. Eğer gelişmekte olan ülkeler kategorisindeyse ayrı değerlendirmemiz lazım. Her şeyden önce bunun kararını vermeniz lazım. Bu karara göre de bize yapmanız gereken ödemeyi de yapmanız lazım.”

*Tabi o zaman bunlar bu ödemeyi yapacaklarını söylüyorlardı ama bu olmadı. Şu anda geldiğimiz noktada ise tabi bütün incelemeleri ilgili arkadaşlar yapacaklar ve Meclis'in açılmasıyla birlikte de biz bunu Meclis'e taşıyacağız.

*Meclis'e taşıyarak, bu süreci özellikle Glasgow’da gündeme getireceğiz ve Türkiye olarak iklim değişikliği noktasında düşüncemizi Glasgow'da vereceğimiz mesajlarla da ortaya koyacağız.

“SURİYE'DEKİ DURUMU MASAYA YATIRACAĞIZ”

29 Eylül'de yapılacak olan Soçi görüşmesiyle ilgili Erdoğan, şunları söyledi;

*29 Eylül'de nasip olursa Sayın Putin'le Soçi'de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin'le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib'i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye'deki durumu masaya yatıracağız.

*Suriye'de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız. Çünkü bölgede Türkiye ve Rusya önemli iki ülke.

*Önemli iki ülke derken bir şeyi daha ifade etmem lazım; biz Rusya ile ilişkilerde şu ana kadar herhangi bir yanlış görmedik. Ticaret hacmine baktığımız zaman iyi bir konumdayız ve sürekli ilerleyen bir ticaret hacmi var.

*Suriye'deki gelişmeleri daha iyi bir konuma taşıma noktasında zaman zaman bazı sıkıntılar yaşamıyor değiliz. Ama bunu da gerek şahsım, gerek Savunma Bakanım, gerek Dışişleri Bakanım attığımız adımlarla hemen telafi edebiliyoruz. Örneğin Sayın Putin Azerbaycan'da eğer devlet adamlığını tam manasıyla ortaya koymamış olsaydı, Azerbaycan'dan bu şekilde çıkılmazdı.

*Ama bunu ortaya isabetli kararlarla koyduğu için Azerbaycan'dan çok çok olumlu bir şekilde çıkma şansını yakaladık. Şu an itibarıyla da Azerbaycan'da yoğun bir çalışma devam ediyor. Örneğin Sayın İlham Aliyev istediği anda istediği gibi rahatlıkla Sayın Putin'le görüşüyor, konuşuyor.

*Ben hakeza öyle Çok kısa sürelerde irtibatlarımızı kurup görüşmelerimizi yapabiliyoruz. Tabi, çok daha önemlisi, şu anda attığımız adımlarla biz Iğdır'dan Azerbaycan'a yolu inşallah yapacağız. Buna demiryolu da dahil. Bu yolun yapımı çok çok önemli bir adım olacak. Bizim 5'li veya 6'lı platform dediğimiz olay vardı.

*Şu anda bu konuyla ilgili de Paşinyan'dan olumlu sinyaller geliyor. Şimdi bu olumlu sinyallerle beraber bu konuda da bazı adımları atacağız. Yani bölgeyi barış noktasında da iyi bir konuma taşıma fırsatını inşallah yakalamış olacağız.

*Ay sonunda Sayın Putin'le yapacağımız görüşmede bunlar da tabi konunun içinde yer alacak. Böylece Türkiye-Rusya ilişkilerinde inşallah çok daha güçlü, çok daha farklı bir döneme girmiş olacağız.

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ

Sosyal medya düzenlemesi çalışmalarının hangi aşamada olduğu ve hangi adımların atılması planlandığıyla ilgili soru üzerine Erdoğan, “Şu anda bununla ilgili arkadaşlarımız gerek İletişim Başkanım gerek Medya Tanıtım Başkanım birlikte çalışmalarını sürdürüyorlar ve Meclis'in açılmasıyla birlikte de biz hazırlıklarımızı Meclis'e sunacağız. Böylece sosyal medya konusundaki atacağımız adımların ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Çünkü sosyal medyanın maalesef tahribatı çok açık ve net ortada. Bu tahribatın artık bitmesinden yanayım. Artık bu tahribatı bitirmenin vaktinin geldiğine inanıyorum. Arkadaşlarımız da hazırlıklarını yaptılar ve Meclis'e bunu sunacaklar” dedi.

KÜRT SORUNU

Erdoğan yeniden gündeme gelen Kürt sorunu tartışmalarıyla ilgili de, şunları kaydetti:

*Hayırlı olsun. Bu konuyla eğer biz meşgul olursak yazık olur. Yani İmralı mıdır, değil midir, onların sorunu. Varsın onlar bu şekilde yola devam etsinler; yani HDP midir, şu mudur, bu mudur Biz diyoruz ki bu ülkede şu anda Cumhur İttifakı bu işin tek çözüm noktasıdır ve Cumhur İttifakı olarak da biz bu çözümün mücadelesini sürdürüyoruz.

*Çünkü bizim şu anda kitabımızda birlik var, beraberlik var, kardeşlik var ve bununla da bu yolda devam ediyoruz. “Yok Kürt sorununu çözmektir, yok şudur, yok budur” Türkiye'de böyle bir sorun yok. Biz bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik. Eğer birliğe, beraberliğe, kardeşliğe inananlar varsa buyursunlar hep beraber yola devam edelim.

ALİ ERBAŞ AÇIKLAMASI

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a yönelik eleştirilerle ilgili de Erdoğan, şunları söyledi;

*Bir defa ana muhalefetin Ali Erbaş hocamıza, Diyanet İşleri Başkanımıza bu denli hakaret etme ne hakkı ne yetkisi vardır. Bu densizliktir, terbiyesizliktir. Zaten CHP'nin cemaziyelevveli de hep bizim din adamlarımıza hakaretle geçmiştir.

*Şimdi de aynısını Diyanet İşleri Başkanımıza hakaretle yürütüyorlar. Ama şunu bilsinler ki Diyanet İşleri Başkanımız yalnız değildir. Diyanet İşleri Başkanımız CHP'nin bu kendini bilmez tiplerinin hiçbir zaman muhatabı da olmamıştır, olmayacaktır.

*Diyanet İşleri Başkanımızı bu noktada biz asla yalnız bırakmayız. O makam önemli bir makamdır. Dolayısıyla bu makama hakaret edenler, bu ülkede dinini, diyanetini bilenlere hakaret etmiş olurlar. Yeni ortaya çıkmış olan birisi daha var; o da böyle sallayıp sallayıp duruyor. Dur bakalım; daha parti olduğun bile değil. Ana muhalefet, beraber bir şeyler yapıyorlar.

FAHİŞ FİYAT AÇIKLAMASI

Fahiş fiyat konusuyla ilgili bizzat ilgileneceğini söylediği hatırlatılarak “Bu konuyla ilgili tespit ettiğiniz problem başlıkları neler? Nasıl bir yol haritası izlenecek?” sorusu üzerine Erdoğan,

“Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz. Zincir marketlerin bu uygulamalarıyla mücadelede Ticaret Bakanlığımız gerekli olan her türlü tedbiri alıyor, alacak ve bunlara da gerekli operasyonları yapacaktır” dedi.

5 ZİNCİR MARKETİ İŞARET ETTİ

“Tek problem zincir marketler mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağırlıklı olarak iş orada toplanıyor. Bütün üreticiden tüketiciye olan yerde zincir marketlerin buradaki yoğun ürünleri toparlaması Bu da 5 tane zincir market. Bunlar bütün o ürünü toparlıyor. Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir hem de üretici şu an itibarıyla kazanımını, parasını zamanında alma şansına ulaşacaktır” yanıtını verdi.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Özel: "Erdoğan'ın koruma ekibi dışındaki polislerin şarjörleri toplandı."


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Mersin İl Başkanlığı'nda bir basın açıklaması düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Mersin'de bulunduğu ifade eden Özel, "Cumhurbaşkanının koruma ekibi dışındaki polislerin silahlarındaki şarjörler toplandı. Bu kendi polisine itimat etmeyen görüntüyle Mersin'de tanışmış oldu" diye konuştu... 

olmadı usta 69dc1

 

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, bir dizi ziyaret için bulunduğu Mersin'de CHP İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Özel, "Bugün Mersin'in bizim dışımızda da siyasi konukları var. Aslında bugünkü Mersin'deki konuğun siyasi bir tarafı olmasaydı bu Mersin için son derece anlamlı bir ziyaretti. Ülkenin Cumhurbaşkanı var Mersin'de ama 83 milyonu kucaklayamıyor, bütün Mersin'i kucaklayamıyor çünkü bir partinin genel başkanı sıfatı ile geliyor. Bir partinin genel başkanı sıfatını taşıyan Erdoğan, bugün Mersin'e gelirken Mersinliler aslında uzaktan duydukları bir gerçeklikle karşılaştılar. 100'lerce araç, binlerce korumanın bir kentte neler yaşattığını Mersinliler yakından gördüler. Cumhurbaşkanının koruma ekibi dışındaki polislerin silahlarındaki şarjörler toplandı. Bu kendi polisine itimat etmeyen görüntüyle Mersin'de tanışmış oldu" diye konuştu.

Özel'in satırbaşları şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akkuyu Nükleer Santrali'ni görmeye gelmiş. Keşke 'Mersinli narenciye üreticilerinin sorunlarını yerinde görmeye geldim' diyebilseydi.

'Şehrin dışında bir konteyner limanı yapılması gerekiyor'

Tayyip bey, Mersin'de 12 yıldır yapılamayan Çukurova Havalimanı'nı görmeyecek. Mersin-Antalya otoban yolu 20 yıldır yapılamıyor, orayı da görmeyecek. Buradan bir çağrıyı çok önemsiyoruz. CHP, Mersin'in bir lojistik merkezi olmasını istiyor. Mevcut limanını bir konteyner deposuna dönüştürüp, kentin silüetini, manzarasını ve turizm değerini ortadan kaldırıyorlar. Oysa ki şehrin dışında bir konteyner limanı yapılması gerekiyor biz bunu destekliyoruz.

'Mersin'i nasıl yönetiyorsak Türkiye'yi de öyle yöneteceğiz'

Mersinliler üzerinden Türkiye'ye seslenelim. Mersinliler 31 Mart'ta bir karar verdiler. MHP'li bir belediye gitti. CHP'li belediyelerin bütün el, kol bağlamalara karşı yaptıkları burada. Mersin'den bir iyi belediyecilik örneğini Türkiye'ye ifade edebilmiş olmayı, Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecekte torunlarımız için bile tehlike olacak bir nükleer santrali görmeye gelmişken hem ekonomik hem ulaşım, sosyal adalet, kadına karşı pozitif ayrımcılık belediyecilik anlayışının Türkiye'ye iyi geleceğini biliyoruz. Mersin'i nasıl yönetiyorsak Türkiye'yi de öyle yöneteceğiz.

Enflasyon eleştirisi: Milli birlik düşmanı fasulye, vatan haini salatalık

Gıda fiyatları öyle bir noktaya geldi ki kim nereye saldırsın, kim ne yapsın bilmiyor. Her sene AKP bir düşman bulup suçu onun üstüne yıkmakta mahir. Patates, soğan depolarına baskın yapmışlardı. Üreticileri, toplantıcıları gözaltına almışlardı. Orada suçluyu öyle bulup göstermeye çalışmışlardı. Şimdi her şeyde fiyat artmış durumda. TÜİK var Tayyip'i Üzmeme İstatistik Kurumu diye. Onun verdiği rakamlar yüzde 19-20. Esnafa ve emekliye zam verirken kullanmak için uydurulmuş rakamlar. Gerçek enflasyon yüzde 40, yüzde 60 arasında ölçülüyor. Bir de mutfak enflasyonu var ki cüzdanı, mutfağı yakıyor. Buna karşı harekete geçtiler, algı operasyonuna başladılar.

'Aslında bizim suçumuz yok. Bizim bütün gayretlerimize rağmen kabak denen laf dinlemez yüzde 80 zamlanmış bütün suç onda' diyorlar. 'Biz iyi yönetmiş olmamıza rağmen yüzde 68 zamla tenceremize giren taze fasulye milli irademize ihanettir' diyorlar. 'Salatalık denen vatan haini yüzde 128 zamlanıyor bizden habersiz' diyorlar. Suçu kendinde değil, bulgurda, nohutta, kuru fasulyede, salçada bulan, vatandaşın aklı ile alay eden bir anlayış var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

İçişleri Bakanlığı’ndan kritik sığınmacı kararı...


İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi'nden yapılan açıklamada, "2 Eylül'den geçerli olmak üzere Ankara ili mülki sınırları geçici koruma kaydına kapatılmıştır" ifadeleri kullanıldı.                                                                                                                                                                                                                                            göçmenler 2 d8e71

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi, göçmenler konusunda yeni kararlar altı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Ülkemizde bulunan yabancıların ikamet izni, uluslararası koruma ve geçici koruma iş ve işlemlerini düzenleme ile yetkili ve görevli olan Bakanlığımız koordinasyonunda Ankara Valiliği, Göç İdaresi, Jandarma ve Emniyet birimlerimizin katılımlarıyla yapılan değerlendirmeler sonucunda aşağıdaki kararlar alınmıştır;

* 2 Eylül 2021 tarihinden geçerli olmak üzere Ankara ili mülki sınırları geçici koruma kaydına kapatılmıştır.

*Ülkemizin başka illerinde kayıtlı olup fiilen Ankara ilinde ikamet eden geçici koruma statü sahibi Suriyeliler tespit edilerek kayıtlı olduğu illere geri gönderilecek ve kayıtlı oldukları illerde ikamet süreçleri bildirim yükümlülüğü getirilerek takip edilecektir.

* Ankara ilindeki göç, uyuşturucu ve asayiş olaylarına kaynaklık eden metruk binalar ve bu binalarda ikamet eden yabancılar tespit edilerek yıkım ve tahliye işlemleri tamamlanacak ve söz konusu yabancılar kayıtlı oldukları illere gönderilecektir.

*Herhangi bir koruma statüsü ya da ikamet izni bulunmayan düzensiz göçmenlerin kolluk birimlerince yakalanarak geri gönderme prosedürlerinin yerine getirilmesi amacıyla Geri Gönderme Merkezlerinde idari gözetim altına alınmalarına kararlılıkla devam edilecektir.

*Yabancılara ait vergi levhası olmayan işyerleri ile ilgili olarak gerekli mevzuat çerçevesinde her türlü yaptırım ivedilikle uygulanacaktır.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                               

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER: Emine YILMAZ

KAYNAK: İçişleri Bakanlığı

 

 

 

Gazeteler

Designed by: Masoud