head

2183026 810x458 75f08
Pazar, 19 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg
Salı, 30 Aralık 2025 02:03

MİLLETİN OYUYLA GELENLERİN MAL VARLIĞI SORGULANMADAN ADALETTEN SÖZ EDİLEMEZ...

Yazan
Ögeyi Oylayın
(22 oy)
Siyaset denince aklıma gelen ilk şey; masum insanların umutla meydanlara çıktığı, mitinglerde coşkuyla koşturduğu halk iradesidir.

Ancak ne yazık ki bu irade, zamanla bazıları için kamu hizmeti olmaktan çıkmış, kişisel güç ve servet aracına dönüşmüştür.

Kazandıkları makamlarla kendilerini “dokunulmaz”, hatta adeta “kral” ilan edenleri gördükçe, bu ülkede adalet duygusunun neden yara aldığını daha iyi anlıyoruz.

Milletin oylarıyla göreve gelenlerin, yine milletin kaynaklarıyla zenginleşip halka tepeden bakması kabul edilemez.

Kimse milleti saf yerine koymasın.

Paranın kaynağını millet bilmiyor sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Bu servetler babadan kalma miras değildir. Biz buna halk arasında “babadan miras” değil, milletin hakkı deriz.

Tam da bu nedenle sorulması gereken soru son derece nettir: Devlet, bu mal varlıklarının kaynağını neden sormuyor?

Hangi partiden olursa olsun; AK Parti, MHP, CHP ya da başka bir siyasi yapı fark etmeksizin, belediye başkanları, encümen üyeleri ve kamu adına yetki kullanan herkesin mal varlığı artışı şeffaf biçimde incelenmelidir.

Bu talep siyasi değildir.

Bu çağrı bir partiye değil, hukuka ve adalete yöneliktir.

Eğer adalet sadece belli kesimlere uygulanıyorsa, orada hukuk devleti yara alır. Eğer bazıları sorgulanırken bazıları dokunulmazlık zırhıyla korunuyorsa, toplumun adalete olan inancı sarsılır.

Bugün bu ülkede yaşanan en büyük kriz de tam olarak budur: Adalete olan güven kaybı.

Halk, yöneticilere verdiği yetkiyi sandıkla verir. Ancak o yetki, kazanıldığı anda sınırsız hâle gelmez. Çünkü o güç, emanettir. Halk isterse verdiği yetkiyi yine sandıkla geri almasını da bilir.

 

Emanete ihanet edenler, er ya da geç milletin vicdanında mahkûm olur.

Bu ülke başka ülkelerden medet ummak zorunda değildir. Anadolu’nun toprağı bereketlidir. Akdeniz’den İç Anadolu’ya, Karadeniz’den Güneydoğu’ya kadar bu ülke kendi kendine yetebilecek bir potansiyele sahiptir. Yeter ki yönetenler araştırmayı, planlamayı ve adil yönetmeyi bilsin.

 

Eğer bu ülke doğru yönetilse; kimse işsiz kalmaz, kimse aşsız kalmaz, kimse umutsuzluğa mahkûm edilmez. Biz kavga istemiyoruz. Biz ötekileştirme istemiyoruz. Biz ayrıcalık değil, eşit hukuk istiyoruz.

 

Bu millet barış içinde, birlik ve beraberlik içinde yaşamak istiyor.

Ancak bu ancak adaletle mümkündür. Adaletin olmadığı yerde ne birlik olur ne de huzur. Bu noktada hukuk devleti ilkesini hatırlatmak zorundayız.

Anayasa’nın 2’nci maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu açıkça hükme bağlar.

 

Hukuk devleti; yetki kullananların sorgulanabildiği, hesap verebildiği bir düzendir. Seçilmiş ya da atanmış olmak, hiç kimseye mal varlığı artışını açıklamama ayrıcalığı tanımaz.

 

Aksine, kamu gücü kullanan herkes için daha ağır bir denetim ve sorumluluk yükümlülüğü doğurur.

 

Belediye başkanlarından encümen üyelerine, merkezi idareden yerel yönetime kadar; kamu adına imza atan, karar alan ve bütçe kullanan tüm yetkililerin mal varlıkları görev öncesi ve görev sonrası karşılaştırılmalıdır.

Açıklanamayan servet artışları karşısında gecikmeksizin hukuki ve yargısal süreçler işletilmelidir.

Hukukun sustuğu yerde adalet değil, keyfiyet büyür.

 

Depremde, yangında, selde “kaynak yok” denilen bu ülkede, kamu görevleri üzerinden servet biriktirenlerin varlığı artık görmezden gelinemez. Haksız edinildiği tespit edilen her kuruş kamuya iade edilmelidir. Çünkü bu para; enkaz altında kalanların, yangında evini kaybedenlerin, selde canını kurtarmaya çalışanların hakkıdır.

Adalet; güçlüye sessiz, zayıfa sert davranmak değildir.

Adalet; kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun aynı soruyu sorabilmektir: “Bu mal varlığının kaynağı nedir?” Bu soru sorulmadıkça, bu ülkede ne hukuk devleti tam anlamıyla işler ne de milletin adalete olan inancı onarılabilir.

 

29 Aralık 2025

Saygılarımla

Ayten Yılmaz

Alanya Güneşi Medya Haber Müdiresi

Okunma 5047 kez Son Düzenlenme Pazartesi, 29 Aralık 2025 20:10