head
2183026 810x458 75f08
Salı, 16 Temmuz 2024
Pazar, 15 Aralık 2019 21:57

NEO MANDACILIK

Yazan
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)
Türk Milleti olarak zor zamanlardan geçiyoruz.Dünya da ve bulunduğumuz bölgede gittikçe yanlızlaşan ve kuşatılan bir ülkeye döndü Türkiye.Ülkemizin yöneticilerinin tutumları nedeniyle komşularımız ile ilişkilerimiz oldukça kırılgan ve sıkıntılı.Ülke yönetimi olarak ülke içindeki problemlere de çözüm üretmekten oldukça uzaktayız.Mevcut siyasi partilerle ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu zor süreçlerden çıkması mümkün gözükmemektedir.Şu anda mecliste temsil edilen ve yeni kurulan partiler de çözümü, Türk milletinin özünde değil, deniz ötesinde arıyorlar.Kıblegahlarını oraya çevirmişler.Siyasi parti liderlerinin yaptıkları açıklamalara dikkatlice incelersek gönüllü "MANDA" idaresine çoktan hazırlar.

1918 I.Dünya Savaşı sonrası Türkiye'de yaşanan gelişmeler hala belleklerde. Avrupalı büyük devletlerin Türk devletini parçalara ayırmak için aralarında yaptıkları planlar hala masada. Ülkemizi işgale gelen güçlerin asıl amacı, bu coğrafyada bulunan Türkleri yok etmekti.

Ateşkes Antlaşması sonrası Anadolu'da yaygın bir işgal yaşandı. Osmanlı Devleti saltanatını temsil edenlerin umursamazlığı nedeniyle Anadolu insanı kaderi ile başbaşa bırakıldı.Bu tablo içinde Türkiye'de yaşayan insanlar ikiye ayrıldılar:Bir bölümü kendi başımıza var olamayız, mutlaka bir güce yaslanmalıyız deyip MANDA devletleri ararken; bir bölüm insanımız da başka devletlere sığınmanın bizim gibi eski ve tarih yazan bir ulusa yakışmayacağından hareket ederek MANDA fikrine karşı çıktı.

1683'ten beri Osmanlı Devleti Avrupa'da belirleyici güç değildir.II.Viyana bozgunu sonrası biraraya gelen Avrupalılar, Atilla'dan beri yedikleri tokatların hesabını soracaklardır.O günün bilimsel ve teknolojik yeniliklerini takip etmeyen, devlet yönetimini devşirmeye bırakan Osmanlı Devleti'nin önlenemez toprak kayıpları vardır.17. yüzyıla kadar Avrupa siyasetini belirleyen Osmanlı Devleti, zaman zaman farklı siyasetler deneyip ayakta kalmaya çalıştıysa da 19. yüzyıldan itibaren artık "Hasta Adam"dır. Avrupalıların beklediği fırsat ayaklarına gelmiştir.İntikam zamanıdır.Nelerin nelerin hesabı sorulacaktır.Ekonomik açıdan yetersiz, üretmeyen tüketen, kendi buğdayını bile dışarıdan alan Osmanlının bütün ülkesi "Açık Pazar" haline gelmiştir.Siyasi açıdan Avrupalı devletlerin yardımı olmadan bir iç isyanı, Mehmet Ali Paşa, bile bastıramıyordu.Osmanlı zayıf, Osmanlı kırılgan, Osmanlı hasas, Osmanlı hasta.Hastalık bütün her yere yayılmış, metestaz yapmıştı.Osmanlı ölüme gidiyordu.

Ülkenin sonunun yaklaştığı bu dönemde girilen büyük savaş.Birinci Dünya Savaşı'nın kaybedilmesi ve başlayan işgaller.Haritalar çizilmiş, planlar hazırlanmıştı.Hasta Osmanlı ölüm döşeğinde idi.İşte böyle bir ortamda büyük bir devlete tabi olunarak kurtulacağını zanneden mandacılar. Bu fikri savunanlar özellikle ABD mandasını istiyorlardı.Çünkü savaş sonrası ülkemizi işgal etmeyen tek ülke idi, ABD.Bu kesime göre manda isteği rasyonel olabilirdi. Manda isteyenler, sıkıntı çeken Türkiye'nin bir süre sonra rahatlayacağını ve ABD'nin sonra ülkeden gideceğini öngörüyorlardı. Amerikan mandasını isteyenler ABD'nin, bu topraklarda Ermenistan adında bir devleti kurup, himaye etmek istediğini biliyorlardı. Buna rağmen ABD'ye hipnotize olmuş gibi teslim oluyorlardı.

O zamanın mandacıları, şehit kanlarıyla sulanmış vatan toprağını gözden çıkarıyorlar ve teslimiyete yöneliyorlardı.Günümüz yeni ve modern mandacıları ise siyasetiyle, ekonomisiyle, diliyle, kültürüyle, herşeyiyle Batıya yamanıyorlar.O zamanın işgalci güçleri zor kullanarak, savaşla vatan toprağına girmişlerdi. Oysa günümüzde hukuk uygulamaları, insan hakları dayatmaları, gümrük birliği, eğitim projeleriyle geliyorlar.Bu kez dayatmacı bu güçleri biz millet olarak çağırıyoruz.Eğitimi, teknolojisi, kültürüyle aramıza giren bu güçler her kesimden kabul görüyorlar.Hatta aramızda "keşke onlar bizi yönetselerdi" diyecek akıl tutulması yaşayan çok sayıda insan var. Bu düşünceyi dile getirenler arasında dindar kişiler,cemaatler, liberaller, aklı karışık demokratlar,...

Daha önceden olduğu gibi günümüzde de MANDA isteyenler ne kendilerine ne güçlerine ne de tarihlerine güvenmemektedirler.Eski bir hastalığımız olan Batıya öykünmeciliğimiz, Batıya olan teslimiyetimiz tekrar nüks etmiş.Soru şu, bu hastalık müzminleşmeden ve toplumun her kesimine sirayet etmeden bir ATATÜRK ya da ATATÜRKLER çıkacak mıdır?

ATATÜRK bu toprakların ana birleştirici unsurudur ve zaman ATATÜRK'te birleşme zamanıdır.

Op.Dr.Ali DULUM, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Baş ve Boyun Cerrahi #Opdralidulum #Alanyakbb

Kitap öneri:Hüseyin Hakkı KAHVECİ, Atatürk'ten Son Emir, 2019 #AtatürktenSonEmir

Okunma 14795 kez Son Düzenlenme Pazar, 15 Aralık 2019 22:23
Ali Dulum

DAĞARCIK

Gazeteler