ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 126094
Alanya Güneşi gazetesi bünyesinde dev bir medya oluştu...

- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 220347
Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkan Adayı Velittin Yenialp, yılbaşı öncesi esnafın nefes almasını sağlayacak kritik taleplerini sıraladı...
Alanya Belediyesi Meclis Üyesi ve Alanya Bakkallar odası Başkan adayı Velittin Yenialp; Bağ-Kur prim gün sayısından kira artışlarına, zincir marketlerden pos komisyonlarına kadar birçok konuda sorun ve talepleri; Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi PALANDÖKEN'e iletti. Palandöken'in bu talepleri bir dosya halinde Cumhurbaşkanına sunduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan müjde beklediklerini ifade etti.

Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkan Adayı Velittin Yenialp, 2026 yılına girmeye hazırlanırken küçük esnafın sırtındaki ekonomik yükün dayanılmaz bir noktaya ulaştığını belirtti.
Yazılı bir açıklama yapan Yenialp; vergi sisteminden sosyal güvenliğe kadar esnafın çözüm beklediği 8 temel maddeyi kamuoyuyla paylaştı.
"9 BİN GÜN YÜKÜ KALKMALI, BAĞ-KUR VE SGK EŞİTLENMELİ"...
Esnafın en büyük beklentilerinden birinin emeklilik şartlarındaki adaletsizlik olduğunu vurgulayan Yenialp, "9 bin gün olan Bağ-Kur prim şartının 7 bin 200 güne indirilerek SGK ile eşitlenmesini bekliyoruz. Özellikle EYT’ye takılan Bağ-Kur'lu esnafımız için bu düzenleme hayati önem taşıyor" dedi.

"ESNAFIN MASASINDAKİ 8 KRİTİK TALEP"...
Yenialp, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıklara seslenerek şu taleplerin hayata geçirilmesini istedi:
--Basit usulden deftere geçişin en az bir yıl ertelenmesi.
--İş yerleri için afaki kira artışlarının önlenmesi ve yasal bir üst sınır getirilmesi.
--Vergi, SGK ve kamu borçlarının esnafın ödeyebileceği şekilde uzun vadeli yapılandırılması.
--Kapalı içki satış yasağının saat 24:00’e çekilmesi.
--Mahalle aralarına kadar giren "üç harfli" zincir marketlerin haftada bir gün kapatılması.
--%4,7 gibi düşük kar marjı olan sigara satışının cirodan sayılmaması; esnafın bu yüzden üst vergi dilimine (bilanço/e-defter) girmesinin önlenmesi.
--Banka pos komisyonlarının esnafın karına ortak olmaması için düzenleme yapılması ve Halkbank aracılığıyla "Esnaf Pos" sisteminin devreye alınması.
"ESNAF, TÜCCARLA AYNİ KEFEYE KONUŞMAMALI"...
Düşük kar oranlarıyla yüksek ciro yapan ancak gerçekte para kazanamayan küçük esnafın, büyük tüccarlarla aynı vergi sistemine tabi tutulmasının haksızlık olduğunu belirten Yenialp şunları söyledi:
"Esnafımız bu mali yükleri kaldıramıyor. Biraz büyüyen esnafımız bilanço ve e-defter sistemine geçince eziliyor. Esnaf defterde kalmalı, üst vergi sistemine geçiş sınırları esnaf lehine düzenlenmelidir."
"KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"...
Açıklamasının sonunda esnaf ve vatandaşın sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşması için çözüm önerilerini dile getirmeye devam edeceklerini belirten Velittin Yenialp, "Devletin alacağını tahsil edebilmesi, esnafın da nefes alabilmesi için bu yapılandırma ve düzenlemeler kaçınılmaz hale gelmiştir" ifadelerini kullandı.
HABER: Uğur AKDAĞ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 308316
Trafikte çıkan tartışma ve kavgalara karşı hazırlanan yeni yasa yürürlüğe girdi. Başkasının aracını durduran, hareketini engelleyen ya da başka yere götüren kişiler 5 yıla kadar hapis cezası alabilecek...
Trafikte artan gerginlik, kavga ve yol kesme olaylarının önüne geçmek amacıyla hazırlanan yasal düzenleme resmen uygulamaya konuldu.

Özellikle başka sürücülerin önünü kesen, “çek sağa” diyerek saldırgan tavırlar sergileyen ve araçların seyrini engelleyen kişiler ağır yaptırımlarla karşılaşacak.
Yeni düzenlemeyle birlikte, trafik tartışmaları sırasında araçtan inip bir başka aracın hareketini engelleyen veya seyir halindeyken durduran kişilere hapis cezası verilebilecek.
Söz konusu yaptırımlar, Türk Ceza Kanunu ile bazı kanun ve kararnamelerde yapılan değişikliklerle hayata geçirildi.
Yasaya göre, “hukuka aykırı biçimde kara yolu aracının hareketini engelleyen veya aracı hareket halindeyken durduran kişiye 1 ila 3 yıl; aracı gitmekte olduğu yerden başka noktaya götüren kişiye ise 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası” uygulanacak. Düzenlemenin, trafikte güvenliği artırması ve yol verme tartışmalarının önüne geçmesi amaçlanıyor.

TRAFİKTE YOL KESME ARTIK BAĞIMSIZ SUÇ...
Yeni kanunla trafikte yol kesme eylemi ayrı bir suç olarak tanımlandı. Bu kapsamda bir aracın önünü keserek durduran ya da hareketine engel olan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Toplantı ve gösteriler sırasında geçici trafik engellemeleri ise kapsam dışında tutuldu.
Bunun yanında, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi genişletildi. İlk derece mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık tespit edilmesi durumunda, ceza daireleri tarafından bozma kararı verilebilecek.
Ayrıca, nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda, banka veya kredi kartlarının kullanıldığına ilişkin makul şüphe bulunması halinde, ilgili hesapların 48 saat süreyle askıya alınmasına imkan tanındı. Askıya alma işlemi hem savcılığa hem hesap sahibine bildirilecek; itirazlar 24 saat içinde karara bağlanacak.
SES VE GAZ FİŞEĞİNE DE CEZA...
Düzenleme, meskun mahalde ateş açma cezalarını da ağırlaştırdı. Kalabalık alanlarda silahla ateş edenlere 1 ila 5 yıl arası hapis cezası verilebilecek. “Genel güvenliği tehlikeye sokma” suçuna ses ve gaz fişeği atabilen silahlar da dahil edildi.
Bu fiilleri işleyenlere 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülürken; düğün, nişan, asker uğurlaması gibi kalabalık etkinliklerde işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılacak.
HABER: İbrahim AKDAĞ
KAYNAK: TBMM
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 517298
11. Yargı Paketi TBMM'de kabul edildi. 'Af' düzenlemesinden deprem suçlularının yararlanamayacağı paket 55 bine yakın hükümlüyü etkileyecek...
TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.
38 maddeden oluşan paket infaz sistemi, kamu düzeni ile suçla mücadele başlıklarında önemli değişiklikler içeriyor ve 55 bine yakın hükümlüyü etkileyecek. Hükümlü kişinin 31 Temmuz 2023 itibariyle cezaevinde bulunması şartı ise aranmayacak.
Teklifte ayrıca 1 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ödenmemiş GSS primleri ile gecikme zammı borcu olan 1 milyon 477 bin yurttaşın 3 milyar 258 milyon lira borcu silinecek.
ERKEN TAHLİYEDEN KİMLER YARARLANACAK?
Paketten kamuoyunda 'COVID-19 düzenlemesi' olarak bilinen 27'nci maddesi 'deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçlarından hüküm giyenler' ibaresi çıkarıldı.
27'nci maddedeki düzenlemeyle terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçlarının yanı sıra depremlerde yıkılan binalardan ve ölümlerden sorumlu olanlar 'erken tahliye' düzenlemesinden yararlanmayacak.
İCRA VE İFLAS KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLİYOR...
Yasayla, İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin, ihalenin feshini talep etmesi halinde, mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecek.
Teminatın veya yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi halde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirecek. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddedecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan düzenlemeye göre, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların iptale tabi olduğu hüküm altına alınıyor.
Alt soy ve üst soy, üçüncü derece dahil kan hısımları, son 1 yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dahil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarrufların gerçek değere uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.
Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler ile borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin, uygun bir karşılığının sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak. Kanun'un "İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi" ile "Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi" başlıklı hükümlerindeki parasal sınırların uygulanmasında, şikayet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacak.
3 MİLYAR 258 MİLYON LİRALIK GSS AFFI PAKETTE...
Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenleme ile zorunlu genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen sigortalılara yönelik kamuya olan borç yüklerinin hafifletmek amacıyla 1 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ödenmemiş GSS primleri ile gecikme zammı gibi alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilmesi öngörülmektedir. Teklifin 29’uncu maddesinde yer alan düzenleme ile 1 milyon 477 bin yurttaş GSS düzenlemesinden yararlanacak ve 3 milyar 258 milyon lira borç silinecek.
Teklifin 33, 34 ve 35’inci maddelerinde son yıllarda sahte veya açık hatların suçun işlenmesinde yoğun olarak kullanılmasında; mobil hatların yabancı uyruklu kişiler adına tesis edilmesinin, bu hatların verilmesinde biyometrik yöntemlerin kullanılmamasının ve yabancı uyruklu kişilerin sahip olduğu kimlik belgelerinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmamasının etkili olduğu durumların önüne geçilmesi için hazırlanan düzenlemeler yer alıyor.
TBMM Genel Kurulu, söz konusu teklifin kanunlaşmasının ardından alınan karar gereği çalışmalarına 6 Ocak Salı gününe kadar ara verdi.
AVUKATLARA VERİLEN DİSİPLİN CEZALARI...
Kanunla, Avukatlık Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında son soruşturma açılmasına karar verilirse, bu durum ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilecek.
Avukatlara, avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre Avukatlık Kanunu'nda yazılı disiplin cezalarından biri verilecek.
Kanunla, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda avukatlara verilecek disiplin cezaları yeniden düzenleniyor. Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları, "uyarma", "kınama", "para cezası", "işten çıkarma" ve "meslekten çıkarma" olarak belirleniyor. Hangi hallerde hangi cezaların verileceği sıralanıyor.
Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde bu fiil için öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı, ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanacak.
Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılacak.
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilecek. Bu hüküm, hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren 5 yıl geçenler bakımından da geçerli olacak.
Kanunla, avukatlara verilecek disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren eylemler ayrıntılı olarak belirlendiği için Avukatlık Kanunu'nda yer alan bazı disiplin düzenlemeleri kaldırılıyor.
Baro Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren 1 yıl geçmekle ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak.
Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması halinde zaman aşımı süresi kesilecek. Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç 2 yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilecek. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren 2 yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemeyecek.
Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar, uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilecek. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışında olacak.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza, yarısından bir katına kadar artırılacak.
Kanunla, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması amacıyla Kamu İhale Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Kamu İhale Kurumunun gelirlerine ilişkin hükümde yapılan değişikliğe göre, itirazen şikayet başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek, haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla başvuru sahibine iadesine karar verilecek. Ancak Kurumca ilgili hüküm uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda ilgili hükümler uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmeyecek.
Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilecek. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen 30 gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen 15 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemeyecek.
İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda veya Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Mücbir sebepler" başlıklı maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, "doğal afetler" hükmü uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla yükleniciye iade edilmesine karar verilecek. Bedel iadesinin yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine bildirimini izleyen 30 gün içinde iade talebiyle idareye başvurması gerekecek. Başvuruyu izleyen 15 gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve belgeler Kuruma iletilecek. Bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen 15 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde sürenin bitiminden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilecek. Bu hüküm, 26 Aralık 2025'te yürürlüğe girecek.
"DOLANDIRICILIK" SUÇUNUN YARGILAMASI ASLİYE CEZA MAHKEMELERİNDE YAPILACAK...
Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenen "dolandırıcılık" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin yargılamaların farklı mahkemelerde yürütülmesi sebebiyle oluşan görev uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Buna göre, "dolandırıcılık" suçunun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılacak.
Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu düzenlemeyi ihdas eden Kanun ile değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecek. Bu davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam edilecek.
TCK'DE YAPILAN DÜZENLEMELER...
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Akıl hastalığı" hükmünde yapılan değişiklikle hukuk sisteminde cezai sorumluluğu kabul edilen kısmi akıl hastaları hakkında hem verilen cezanın infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması amaçlanıyor. Buna göre, söz konusu kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunacak.
Akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirecekleri süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 6 aydan az olamayacak.
Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen "hakaret" suçu "ön ödeme" hükmünün kapsamına alınıyor. Böylece, suçla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla sosyal medya üzerinden kolaylıkla işlenebilen bu suç bakımından "ön ödeme" hükümlerinin uygulanması amaçlanıyor. Kamu görevlisinin yürüttüğü görevinden dolayı kendisine karşı işlenen hakaret suçu bakımından bu hükümler uygulanmayacak ve genel hükümlere göre kamu davası açılabilecek.
Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezaları artırılıyor. Buna göre, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı ise bir yıldan 2 yıla çıkarılacak. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 9 aya, üst sınırı ise 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek.
"Güveni kötüye kullanma" suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması "nitelikli hal" kabul edilerek, bu durumda verilecek ceza bir kat artırılacak.
Kamuoyunda "kurusıkı" olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahlar "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçu kapsamına alınarak bunların kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Buna göre, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yangın çıkaran, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 1 yıla, üst sınırı 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek. Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edilerek işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Bu suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.
Kanunla "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçuna yönelik hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Buna göre, Kanun'un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan 5 yıla, üst sınırı 8 yıldan 10 yıla çıkarılacak.
Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olanlara verilecek hapis cezasının üst sınırı 4 yıldan 5 yıla, örgütün silahlı olması halinde verilecek ceza "dörtte birinden yarısına kadar" yerine "yarısı oranında" yükseltilecek.
Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine ilgili hükme göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılacak.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 162388
Kleopatra Plajı açıklarında denizde genç kadının cansız bedeni bulundu.
Olayın cinayet mi intihar mı olduğu araştırılıyor...

Alanya’da sahilde hareketsiz halde bulunan genç kadının cansız bedeni ekipleri alarma geçirdi. Olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğu araştırılıyor.

SAHİLDE KORKUNÇ MANZARA...
Alanya’nın en yoğun noktalarından biri olan Kleopatra Plajı açıklarında, denizde bir kişinin hareketsiz halde olduğu fark edildi. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan çalışmalar sonucu sudan çıkarılan kişinin genç bir kadına ait olduğu, kimlik bilgilerinden Endonezyalı 31 yaşındaki Komang Dewantari olduğu anlaşıldı.

HAYATINI KAYBETTİĞİ TESPİT EDİLDİ...
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi.
Olay yerinde yapılan ilk incelemenin ardından cansız beden, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Alanya Belediye Morgu’na kaldırıldı.
PARAMOTOR PİLOTLARI FARK ETTİ
Edinilen bilgilere göre, Türk Hava Kurumu tarafından Alanya’da icra edilen motorlu yamaç paraşütü (paramotor) kursu uçuşları sırasında havadan gözlem yapan pilotlar, denizde bir ceset olduğunu fark etti. Pilotların durumu hemen yetkililere bildirmesi üzerine ekipler kısa sürede bölgeye yönlendirildi.
CİNAYET Mİ, İNTİHAR MI?
Genç kızın öldürülüp öldürülmediği ya da intihar edip etmediği henüz netlik kazanmadı. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, kesin sonucun yapılacak otopsi sonrası ortaya çıkması bekleniyor.

ARKADAŞLARI GÖZYAŞLARINI TUTAMADI...
Olay yerine gelen Endonezyalı kadının arkadaşları gözyaşlarını tutamadı. Kahrolan arkadaşları birbirilerine sarılarak ayakta kalabildi.
HABER: İbrahim AKDAĞ








