Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 214499
İstanbul 5.0 büyüklüğündeki depremle korkusunu bir kez daha hatırlarken Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'den korkutan bir açıklama daha geldi. Prof. Görür, " Arkadaşlar, bu fay aktif ve KAF’ın kuzey kolu. Her an büyük bir deprem olabilir. 14 milyon senedir oluyor, daha da olacak." dedi...
Marmara Denizi'nde, Tekirdağ açıklarında saat 14.55’te meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere birçok çevre ilde hissedildi. Sarsıntı Bulgaristan’a kadar ulaştı. Korkuya neden olan depremin ardından deprem uzmanlarından uyarılar art arda geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), depremin merkez üssünün Marmara Denizi, Tekirdağ açıkları olduğunu ve yerin yaklaşık 9,2 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini duyurdu.
İstanbul, Çanakkale, Bursa ve Edirne gibi birçok şehirde hissedilen sarsıntı, vatandaşlarda paniğe yol açtı. İlk belirlemelere göre can ya da mal kaybı yaşanmadı.
"BU FAY AKTİF, HAZIR OLUN"...
Depremin ardından gözlerin çevrildiği yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Marmara’da beklenen büyük depreme bir kez daha dikkat çekti. Görür, depremin gerçekleştiği fay hattının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) kuzey kolu üzerinde yer aldığını belirtti.
Görür paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
“Marmara’da 4,0 (veya 5 ,0) deprem oldu. Arkadaşlar, bu fay aktif ve KAF’ın kuzey kolu. Her an büyük bir deprem olabilir. 14 milyon senedir oluyor, daha da olacak. Beklenen Marmara depremi açısından diyorsanız, maalesef olacak. Er ya da geç hazır olun ve İstanbul’u depreme hazırlayın.”

- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 312439
Diyarbakır’da hırsızlık suçundan tutuklanan bir kadınla ilgili ifadesini değiştirmesi için Muhammet Ş. ile Ramazan D.’ye akıl almaz işkenceler uygulayan 9 sanıktan 7’si çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı...
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinin Fatih Mahallesinde bir evde zorla alıkonulan Muhammet Ş. adlı gence akıl almaz işkenceler uygulayan 9 sanığın yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.
Haklarında, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, birden fazla kişi ile gece vakti birlikte yağma, eziyet etme” suçlarından Ağır Ceza Mahkemesine 30’ar yıl hapis istenen sanıklar birbirlerini suçladı.
20 KİŞİ BANA İŞKENCE ETTİ...
İşkence mağduru Muhammet Ş. yaşadığı dehşeti şöyle anlattı:
-Cafe işleten Nezihe Şaşmaz ile Tiktok’ta tanıştık. Kısa süre kafesinde çalıştım. Sonra annesi Sibel ve kardeşi Nazar ile tanıştık. Nevcivan adlı kişi Nezihe ve arkadaşları tarafından gasp edildi. Evinden telefon ve giysi eşyaları çalındı, hesabından para aktarımı yapıldı. Nezihe bu olay sonrası tutuklandı.
-Beni de bu nedenle ifademi değiştirip suçu üstlenmem için alıkoydular. Nezihe’nin annesi Sibel, Nevcivan’a telefonda ‘Kızımın suçu yok onu uyuşturucuya düşürmüşler’ dedi ve Nevcivan’a şikâyetinden vazgeçmesi halinde 20 bin lira vereceğini söyledi.
-Telefonu kapattıktan sonra eve kadınlı erkekli 20 kişi geldi. Beni linç etmeye başladılar. Sibel Şaşmaz’ın talimatıyla önce her iki dizime çekiçle vurdular. Bıçak ile bacaklarımı kesmeye çalıştılar.
-Rakı şişesini kafama vurduktan sonra bu kez ellerindeki penselerle önce dilimi, sonra da ayak parmaklarımı çektiler. El ve ayaklarımı bağlayıp üzerime naylon damlattılar. Bu acıya dayanamadığım için bağırma sesi duyulmasın diye ağzıma çorap tıkadılar. Sibel de çekiçle dizlerime vuruyordu.
-Bu şekilde görüntülerimi çektiler. Hırsızlıktan tutuklanan Nezihe’nin kardeşi Nazar görüntülü olarak konuştuğu Şeyhmus adlı kişi de ‘Bu işkenceler sana az. Bekle ben gelince bak daha sana neler yapacağım’ dedi. Günlerce alıkonulduğum evde her türlü işkenceye maruz kaldım.
-Cüzdanımı, paramı ve kredi kartımı gasp ettiler. Sonra da içki ve uyuşturucu kullandıkları evin tüm temizliğini bana yaptırdılar.
-Ardından babamı ve halamı arayıp 15 bin lira karşılığında beni bırakacaklarını söylediler. Ailemin polise gitmesi halinde uygunsuz çekilen görüntülerimi sosyal medyada paylaşacakları tehdidinde bulundular.”
KOLLARIMI JİLETLEYİP SİGARA SÖNDÜRDÜLER...
Muhammet Ş. ile birlikte işkencelere maruz kalan arkadaşı Ramazan D. ise ifadesinde, “Beni zorla bir araca bindirip bir eve hapsettiler. Kimliğimi ve telefonumu gasp ettikten sonra 3 gün bilmediğim bu evde kaldım. Ellerimi, ayaklarımı bantladıktan sonra çekiç ile vücuduma vurmaya başladılar. Pense ile ayak parmaklarımı çektiler. Yüzümde ve vücudumda sigara söndürdüler. Kollarımı jiletle kesip sopalarla beni dövdüler. Tüm bunları telefon ile kayda aldıktan sonra arkadaşım Muhammet’e yaptıkları işkence görüntülerini bana izlettiler. Hırsızlıktan tutuklanan Nezihe’nin işlediği suçu bizim üstlenmemizi istediler” dedi.
"HAKİM DE BİZİZ DEVLET DE"...
İşkenceye maruz kalan gencin babası Hanifi Ş. ifadesinde, “Oğlum daha önce kafesinde çalışan Nezihe’nin tutuklandığını söyledi.
Sonra beni arayan kişi ‘Oğlun elimizde rehindir. Vereceğim adrese gel’ dedi. Gittiğimde bana Nezihe’nin tutuklandığını, hırsızlığa maruz kalan müşteki ile avukatın görüştükten sonra ifadesini değiştireceğini, oğlumun da hırsızlık suçunu üstlenmesini ve maddi zararı gidermemizi, aksi halde oğlumu bırakmayacaklarını söylediler. Bana ‘Devlette biziz, hakim de biziz. Oğlunun ölüsünü alırsın. Şimdi uzaklaş buradan dediklerimizi yap’ dediler. Sonra da Sibel Şaşmaz beni arayıp, ‘Kızım senin oğlun yüzünden cezaevinde. Oğlun suçu üstlenecek kızım ve arkadaşları serbest kalırsa bizde oğlunu bırakırız’ dedi. Oğlumu almak için gittiğimde Berzan adlı kişi kesici aletle iki kulağımın arkasını kesti” dedi.
Muhammet Ş.’ye işkence eden sanık Berzan Çakmak ise ona olan öfkesi ve kini nedeniyle pense, çekiç gibi aletlerle işkence ettiğini itiraf ederek şöyle dedi:
“Eve gittiğimde Muhammet’i Sibel, Nezan, Nazar, Reber, Ramazan ve Hasret adlı kişiler dövüyordu. Gözleri morarmış olarak ellerinden alıp yan odaya götürdüm. Burada önce yumrukladım. Sibel odaya elinde pense, çekiç, koli bandı ve bazı aletlerle geldi. Muhammet'in elini, ayaklarını ve ağzını bantladık. Sibel çekiç ile Muhammet'in diz kapaklarına vurdu. Bende pense ile ayaklarına ve koluna vurdum. Parmaklarını pense ile sıktım. Sibel naylon getirip üzerine damlatmamı istedi” dedi.
DİLİNİ PENSEYLE ÇEKİP VÜCUDUNA NAYLON DAMLATTILAR...
Mahkeme, bir hırsızlık olayı ile ilgili tanık olarak ifadesini değiştirmesi ve suçu üstlenmesi için çete üyeleri tarafından zorla alıkonularak bir eve hapsedilen Muhammet Ş.’nin vücudunun tepeden tırnağa bantlandıktan sonra pense ile dili, ayak parmaklarının çekildiğini belirtti.
Ardından çekiçle diz kapaklarına, rakı şişesiyle kafasına vurulduğunu, göbeğine naylon eritilerek damlatıldığını, çığlık sesi duyulmasın diye ağzına kadın çorabı sokularak hırsızlık suçunu üstlenmeye zorlandığına dikkat çekti.
7 SANIĞA VAHŞETTEN CEZA YAĞDI...
Mahkeme bu nedenle sanıklar Berzan Çakmak, Mehmet Narin, Nezan Fırat, Ramazan Güngörmez ve Sibel Şaşmaz’ı “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, eziyet etmek, silahlı konutta birden fazla kişiyle geceleyin yağma” suçundan 33 yıl 8’er ay, Nazar Şaşmaz 30 yıl 4 ay, Hasret Güngörmez 4 yıl hapisle cezalandırıldı. Sanık Reber Fidan ile Barış Akyar ise delil yetersizliğinden beraat etti.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 204054
Türkiye'nin bölgede eline güçlendirecek olan GÖKÇERİ balonu, İsrail basınında geniş yer buldu. Söz konusu haberde TÜRKPORT mühendisleri tarafından üretilen yeni mekanizmanın, küresel pazarda Türkiye'nin elini güçlendirdiği ifade edildi...
Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirdiği yerli gözetleme balonu GÖKÇERİ, İsrail medyasında geniş yankı uyandırdı.
Gazze'de binlerce insanı katleden ve bölgede büyük yıkıma neden olan İsrail, son dönemde en gergin yıllarını yaşadığı Türkiye'yi yakından takip etmeye devam ediyor.
İsrail’de yayın yapan Nziv haber sitesindeki analizde, GÖKÇERİ’nin Türkiye’ye istihbarat, sınır güvenliği ve küresel pazarda stratejik avantaj kazandırdığı vurgulandı.
18 GÜN HAVADA KALIYOR
GÖKÇERİ’nin en büyük modeli 40 metre uzunluğa sahip. Helyum gazıyla şişirilen sistem, 1.200 metre irtifaya kadar yükselip 18 gün boyunca kesintisiz görev yapabiliyor.
Optik ve termal kameralar, iletişim röleleri, elektronik harp sistemleri ve gerektiğinde entegre silahlarla donatılan GÖKÇERİ, Türkiye’nin gözetleme ve sınır güvenliği kapasitesini artırıyor.
Söz konusu haberde, GÖKÇERİ’nin alt sistemlerinin büyük bölümünün Türkiye’de üretilmesinin, ülkenin savunma alanında dışa bağımlılığı azaltan stratejik bir adım olduğu belirtildi. Bu özelliğiyle GÖKÇERİ’nin ulusal savunma teknolojilerinin entegrasyonunu simgelediği ifade edildi.

SURİYE SINIRINDA AKTİF OLARAK KULLANILIYOR...
GÖKÇERİ’nin Haziran ayından itibaren Suriye sınırında aktif olarak devreye alındığını yazdı. Sistem sayesinde Türkiye’nin, sınır hattındaki tehditleri erken aşamada tespit edebildiği, ayrıca elektronik harp kabiliyetleriyle düşman unsurlarının iletişimini bozarak sahada üstünlük sağladığı belirtildi.
ÜLKE İÇİNDE'DE GÜVELİĞİ SAĞLIYOR...
Haberde, GÖKÇERİ’nin yalnızca askeri değil, sivil uygulamalarda da kullanılmaya başlandığı belirtildi. Türkiye’nin güneyinde telekomünikasyon altyapılarının izlenmesi ve petrol sahalarının güvenliği için de sistemin devreye alındığı aktarıldı.
Ayrıca "GÖKÇERİ'nin yalnızca bir savunma ürünü değil, Türkiye’nin istihbarat ve diplomasi alanında elini güçlendiren stratejik bir koz" olduğu belirtilen haberde sistemin öneminin altı sık sık çizildi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 124828
Manisa Salihli'de otomobille kamyonetin çarpışmasında beş kişi yaşamını yitirdi, 1'i ağır altı kişi ise yaralandı...
Feci kaza Manisa’nın Salihli ilçesinde meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, bir otomobil ile kamyonun çarpışması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti.
Kaza, saat 22.30 sıralarında Salihli’nin Caferbey Mahallesi yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre, sürücüsü ve plakası henüz öğrenilemeyen otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçti. Bu sırada karşı yönden gelen kamyonet, otomobille çarpıştı. Can pazarının yaşandığı kaza sırasında otomobil ikiye bölündü, araçta bulunanlar yola savruldu.

5 ÖLÜ, 6 YARALI...
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde ilk belirlemelere göre 5 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi de yaralandı. Ölen ve yaralanan kazazedelerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 205280
Antalya’nın Aksu ilçesi Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu. Yıldırım, bundan sonra görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam edeceğini açıkladı...
Yıldırım, istifa gerekçesi olarak ilçe başkanıyla yaşadığı anlaşmazlıkları gösterdi.
Yaptığı yazılı açıklamada istifa kararının arkasındaki nedenleri detaylandıran Yıldırım, 2024 yerel seçimlerinde yüzde 55’lik oy oranıyla rekor bir başarı elde ettiklerini hatırlattı. Bu başarının sadece CHP tabanının değil, aynı zamanda Ülkücü ve muhafazakâr seçmenlerin de desteğiyle mümkün olduğunu vurguladı. Ancak, bu büyük zafere rağmen ilçe başkanıyla yaşadığı sorunların partiden ayrılmasında etkili olduğunu belirtti.

Yıldırım, açıklamasında ilçe başkanını "kişisel çıkarlarını parti başarısının ve halka hizmetin önüne koymakla" eleştirdi.
İlçe başkanının parti üye sayısını kısıtladığını ve "koltuğunu koruma" zihniyetiyle hareket ettiğini öne sürdü. Bu durumun, partinin büyümesine ve Aksu halkına hizmet etme çabalarına engel olduğunu ifade etti.
İstifa kararındaki son damlanın ise kongre sürecinde yaşananlar olduğunu belirten Yıldırım, ilçe başkanının "Hayatımda Bozkurt işareti yapmadım" şeklindeki sözlerinin, kendilerine destek veren Ülkücü ve muhafazakâr seçmenleri incittiğini ve rencide ettiğini dile getirdi. Yıldırım, bu sözlerin ardından kendisine oy veren vatandaşlardan yoğun tepki aldığını ve bu durumun halkla aralarında büyük bir kırgınlığa yol açtığını söyledi.
Aksu'ya hizmet etmenin tek gündemleri olduğunu ve bu yolda hiçbir engelin kendilerini durduramayacağını vurgulayan İsa Yıldırım, "İlçe başkanının koltuk hırsıyla, kişisel hesaplarıyla vakit kaybedecek bir dakikamız yoktur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ediyor, yoluma bağımsız belediye başkanı olarak devam ediyorum." ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.
KAYNAK: Ajanslar








