Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 67687
Mersin’in gözde ilçesi Erdemli, sinema dünyasına unutulmaz bir gece armağan etti. “Limon Çiçekleri / Acı Tatlı Hayatlar” filmi, 24 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştirilen görkemli lansmanla sinemaseverlere tanıtıldı...

Övgülerle Dolu Konuşmalar...
Lansmanda. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, usta gazeteci Burhan Akdağ, Cedrus Life İşletme Sahibi Efraim Coşkun kürsüye çıkarak filme dair övgü dolu düşüncelerini paylaştı.

Konuşmacılar arasında bulunan Güzeloluk Muhtarı İbrahim Doğan, “Limon Çiçekleri ekibini misafir etmekten büyük onur duyduğunu” ifade ederek halkın heyecanını dile getirdi.

Konuklar arasında Erdemli Kaymakamı Aydın Tetikoğlu, Alanya’dan Prof. Dr. Serdar Bulut gibi birçok bürokrat da yer aldı.

Kürsüye çıkan değerli oyuncular Selahattin Taşdöğen, Bekir Aslantaş ve Tevfik İnceoğlu, bu projede yer aldıkları için gurur duyduklarını belirterek Yönetmen Erdal Açık’a ve Erdemli halkına teşekkür etti.

Uzaktan Katılım Sağlayan Sanatçılar...
Fiziken lansmanda yer alamayan değerli oyuncular, geceye canlı yayın bağlantısıyla katıldı. Sanatçılar, lansmana katılamadıkları için duydukları üzüntüyü dile getirirken, çekimler başladığında ekiple bir araya geleceklerini ifade ettiler.

"Basın ve Katılımcılar"...
Lansmanda Erdemli basınının yanı sıra yaygın basın-(ulusal) basından da birçok isim hazır bulundu.

Değerli sanatçılar Mehmet Elmas, İzzet Çivril, Ayhan Işık, Belkız Akçıl, Şükran Çağman başta olmak üzere pek çok oyuncuya mikrofon uzatıldı. Tüm sanatçılar, projeye dair heyecanlarını ve mutluluklarını dile getirdi.

“Alanya’dan gelen tanınmış isimler arasında oyuncu kadrosunda yer alan Sevda Altunsoy ve Zeki Demir’in yanı sıra, filmin görüntü yönetmeni Dr. Mehmet Elçi vardı.

Sanat Dolu Gece...
Geceye renk katan bir başka unsur ise müzikti. Ses sanatçıları Sümer Özgü ve Mehmet Elçi, Tarsuslu sanatçı Berat Yeloğlu, birbirinden güzel eserlerini seslendirerek davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.

Remzi Çetinkaya’dan Anlamlı Mesaj...
Değerli oyuncu Remzi Çetinkaya, sağlık sorunları nedeniyle lansmana katılamadı. Ancak ekip, kendisini hastanede ziyaret ederek moral verdi. Yönetmen Erdal Açık ise Çetinkaya’yı bir an olsun yalnız bırakmadı. Sanatçı, çekimlere kadar tamamen sağlığına kavuşacağını ve ekibin yanında yer alacağını sevenlerine müjdeledi.

Lansman Öncesi Unutulmaz 3 Gün...
Lansman öncesi yönetmen-öykü yazarı Erdal Açık’ın eşi Esra Açık tarafından unutulmaz bir tatil organize edildi. Cedrus Life Tesislerinde, 700 yıllık sedir ağaçlarının arasında yer alan bungalov evlerde konaklayan ekip, üç gün boyunca bölgenin eşsiz güzelliklerini keşfetti.

1.Gün: Erdemli Marnel Cafe’de buluşuldu. Akşam saatlerinde ise Cedrus Life Tesisleri’nin bahçesinde, DJ Efe Cansu performansı eşliğinde samimi bir mangal partisi düzenlendi.

2.Gün: Serpme kahvaltı ile başlayan gün, Kızkalesi, Cennet-Cehennem obrukları ve tekne turu ile devam etti. Akşam yemeği ise Erdemli Tömük Mahallesi’nde Hüseyin Deniz’e ait Çağlayan Restaurant’ta yenildi. Gecenin sonunda ise Mustafa Aydoğdu’ya ait Datlım Pastanesi’nde dondurmalı baklava ikram edildi.

3.Gün: Sabah kahvaltısı Güzeloluk Yaylası’nda Mavi Ailesi’nin özel sıkma börekleriyle yapıldı. Ardından filmin çekileceği alanlar, saklı şelale ve yaylalar ziyaret edildi.
Hazırlıkların ardından tüm oyuncular, yönetmen Erdal Açık’ın özel olarak organize ettiği güzellik salonu ekibi Cedrus life tesisine gelerek Oyuncuların hazırlanmasına yardımcı oldu. Profesyonel ellerden destek alındı.
Erdemli halkı, filmin yönetmeni, oyuncuları ve konuklarını büyük bir misafirperverlikle karşıladı.
Lansman gecesinde ise konuklara özel hazırlanmış limonata ve limon şeklindeki pastalar sunuldu.
Erdemli Halk Eğitimi merkezi usta öğreticisi Nergiz Mavi Kater ve öğrencileri, Erdemli’nin sembolü olan limon ve filmin adıyla özdeşleşen limon çiçeklerini işledikleri el emeği göz nuru Plaketler ve yaka iğneleriyle oyunculara unutulmaz bir armağan sundu.

Bir Dönem, Bir İlçe, Bir Film...
1980’lerden günümüze zamanda yolculuk, dar sokaklardaki geniş yürekli insanların hayatları. “Limon Çiçeklerinin lansmanı, yalnızca sinema dünyasında değil, Erdemli halkının gönlünde de özel bir yer edindi. Bölgenin doğal güzellikleri, samimi insanları, müzikle ve sanatla bütünleşen bu film, daha Vizyona girmeden şimdiden büyük merak uyandırıyor.
“Yönetmen Erdal Açık’ın yanından ayrılmayan ve kendisine asistanlık eden Barış Uzun’un, etkinlik boyunca her konukla tek tek ilgilenmesi dikkatlerden kaçmadı.” Böylesine coşkulu bir organizasyonun ardından sinemaseverler, “Limon Çiçekleri / Acı Tatlı Hayatlar” filminin beyazperdedeki yolculuğunu heyecanla beklemeye başladı.
“Lansmanımıza verdikleri destek için Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Hakan Doğanay’a ve sahneye çıkarak sanatçımız Sümer Özgü’ye plaketi takdim eden, destekleriyle bizleri onurlandıran TRT Çukurova Bölge Müdürü Sayın Fatih Doğru’ya gönülden teşekkür ederiz.”
"Merak ettiğiniz tüm detaylar, tüm oyuncu kadrosunun isimleri çok yakında, öykü yazarı ve yönetmen Erdal Açık tarafından açıklanacaktır!"
Haber/ Sevda Altunsoy
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 365525
Milyonlarca insan tarafından kullanılan bir VPN uygulamasının cihazların parmak izini çıkardığı ve ekran görüntüsü topladığı ortaya çıktı...
Neredeyse her telefonda bulunuyordu, O uygulama başınıza dert olabilir.
Siber güvenlik firması Koi Security, Google Chrome Web Mağazası’nda 100 binden fazla kez indirilen “FreeVPN.One” adlı eklentinin kullanıcı güvenliğini ciddi biçimde ihlal ettiğini ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, doğrulanmış rozet taşıyan bu VPN eklentisi, kullanıcıların tarayıcı ekran görüntülerini habersizce alarak yurt dışındaki bir sunucuya aktarıyor.

EKRAN GÖRÜNTÜLERİ SESSİZCE ALINDI...
Koi Security araştırmacısı Lotan Sery, eklentinin kullanıcı gizliliğini ihlal ettiğini vurgulayarak, “FreeVPN.One, gizlilik söyleminin nasıl bir gözetim aracına dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği” dedi.
Eklentinin, her sayfa yüklendikten yaklaşık bir saniye sonra chrome.tabs.captureVisibleTab() komutu aracılığıyla ekran görüntüsü aldığı ve bunları kullanıcıya ait tanımlayıcılarla birlikte geliştiriciye ait “aitd[.]one” adlı sunucuya gönderdiği tespit edildi. Başlangıçta veriler şifresiz olarak aktarılırken, 25 Temmuz 2025’te yayımlanan “v3.1.4” sürümüyle birlikte bu veriler şifrelenerek gönderilmeye başlandı; böylece tespitin zorlaştırıldığı bildirildi.

PARMAK İZİ VE KONUM BİLGİLERİ DE TOPLANDI...
FreeVPN.One eklentisinin sadece ekran görüntüsü almakla kalmayıp, kullanıcıların cihaz parmak izini (device fingerprinting) çıkardığı ve konum verilerini de topladığı belirtildi. Bu tür bilgiler, kullanıcının cihazına özgü bir dijital kimlik oluşturmak amacıyla kullanılıyor ve takip için güçlü bir araç olarak biliniyor.
Eklenti geliştiricisi, iddiaları reddederek tüm işlevlerin Chrome politikalarına uygun olduğunu savundu. Şirket, ekran görüntülerinin yalnızca “şüpheli alan adları” için alındığını ve tehdit analizi amacıyla geçici olarak işlendiğini ileri sürdü. Ancak Koi Security, bankacılık siteleri ve Google Sheets gibi güvenilir platformlardan da görüntülerin toplandığını belgeleyerek bu savunmayı geçersiz kıldı.
Geliştirici ayrıca verilerin depolanmadığını iddia etse de bu beyanı destekleyecek herhangi bir teknik ya da hukuki kanıt sunamadı. Araştırma sürecinin ilerleyen aşamalarında ise geliştiriciyle tüm iletişimin kesildiği bildirildi.
Koi Security, eklentinin geliştiricisinin kayıtlı olduğu alan adının “phoenixsoftsol.com” olduğunu, ancak bunun basit bir Wix sayfası olduğunu ve herhangi bir kurumsal bilgi içermediğini de ortaya koydu.
Tüm bu bulgulara rağmen, Google Chrome Web Store üzerinden yapılan kontrollerde eklentinin hâlâ erişilebilir olduğu görüldü. Google’dan konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmedi.
NELER YAPILABİLİR?
Siber güvenlik uzmanları, bu eklentiyi yüklemiş kişilerin Chrome üzerinden erişim sağladıkları tüm hesapların şifrelerini değiştirmelerini ve eklentiyi derhal kaldırmalarını tavsiye etti. Ayrıca yalnızca bağımsız denetimlerden geçmiş, açık ve şeffaf gizlilik politikalarına sahip VPN sağlayıcılarının tercih edilmesi gerektiği uyarısında bulunuldu.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 110868
Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, olası suçların önlenmesi ve aydınlatılması amacıyla Muratpaşa ilçesinde geniş çaplı bir operasyon düzenledi...
“ŞAFAK-07 HUZUR-4” adı verilen ve 75 ekip ile 239 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyona helikopter ve drone desteği de sağlandı.
30 farklı adrese yapılan baskınlarda çok sayıda silah, mühimmat ve uyuşturucu madde ele geçirildi.
Operasyonda ele geçirilenler arasında:
6 adet ruhsatsız tabanca ve şarjörleri
1 adet kuru sıkı tabanca ve şarjörü
2 adet pompalı tüfek ve şarjörleri
1 adet kesici alet
1 adet tabanca lazeri
32 adet kartuş
154 adet tabanca fişeği
225 adet kuru sıkı tabanca fişeği
Bir miktar narkotik madde bulunuyor. Ele geçirilen tüm materyallere el konuldu.
Operasyon kapsamında yakalanan 10 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Soruşturma devam ediyor.
HABER: Uğur AKDAĞ
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 282989
CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine Sivas ev sahipliği yaptı. Mitinge katılan vatandaşlara seslenen CHP lideri Özgür Özel, dikkat çeken açıklamalarda bulundu...
CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine Sivas ev sahipliği yaptı. CHP lideri Özgür Özel, mitinge katılan vatandaşlara seslendi. Özel, "Türkiye'nin umudu kardeşlik, birlikteliktedir. CHP'nin, cumhuriyetçilerin, bütün vatanseverlerin, demokratların, sosyal demokratlar yetmez tüm demokratların, milliyetçi, Kürt, muhafazakâr demokratların bir araya gelmesindedir umut. Türkiye'nin umudu Türkiye ittifakındadır. Bunun için kimse bu iktidarın gitmesinden korkmasın. Bir avuç zengin, imtiyazlı dışında bu iktidarın gitmesi kimseye zarar vermeyecek." dedi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin bu haftaki adresi Sivas oldu. Sıcak havaya rağmen mitinge on binlerce vatandaş katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kalabalığa seslendi.
CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle her hafta Türkiye’nin başka bir ilinde düzenlediği ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitinglerinin 49'uncu adresi Sivas oldu. Mitingin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı.
Saat 18.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan büyük buluşmada, on binlerce vatandaşa seslenen Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:

- Sivas'a hemen her yıl bir kez, iki kez geliyoruz. Sivas'ta mitinglere geliyoruz. Bu meydanda tüm siyasi partilerin yaptıkları mitingleri biliyoruz ve Sivas'ta bir ölçü var, bir sınır var. Oradaki çeşmeyi görüyoruz, eğer çeşmeye kadar varırsa, meydanda kalabalık, o parti geliyor demektir. Bugün Sivas'ta çeşmeyi ikiye katladınız, tarih yazıyorsunuz. 4 Eylül 1919'da Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderinin yazıldığı yerdeyiz. Mandacıların karşısına dimdik geçenlerin ve tam bağımsız Türkiye diyenlerin, Mustafa Kemal Paşa ile birlikte esarete itiraz edenlerin, mandayı reddedenlerin, 'Boyun eğeceksin' diyenlere bir büyük mücadeleyi nasıl başlatacağını haykıranların şehrindeyiz. Yiğidoların şehrindeyiz. Hepiniz hoş geldiniz. Sivas Kongresi, Anadolu'da mücadele eden tüm yapıları Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri diye bir çatının altında topladı. Sonra bu çatı, Cumhuriyet Halk Fırkası'na dönüştü. Sivas'ın, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Millî Mücadele'nin fitilinin ateşlendiği, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı bu güzel şehir, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin de kurulduğu şehirdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'ta Sivas'ı, Sivas Kongresi'ni Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kongresi kabul etmiştir. Bunun için doğduğumuz yerdeyiz, büyüdüğümüz yerdeyiz. Sizinle birlikte tarih yazdık, tarihi tekrar yazmaya devam edeceğiz.

- Biz Sivas'ta çok partili sistemde 15 kez belediye başkanlığı seçimlerine girdik. Bu seçimlerde 6 kez Sivas'ı yönettik. Maalesef 1977 sonrası Sivas'ta parlak sonuçlar alamadık. Maalesef yüzde 4 aldığımız da oldu, yüzde 8 aldığımız da. Ama asla Sivas'a küsmedik, artık Sivas bize oy vermiyor demedik, kusuru kendimizde aradık. Bir büyük mücadeleyi hep beraber verdik. Sizi duyduk, sizi dinledik ve sizinle birlikte bugünlere geldik. Yarınların umudunu görüyorum bu meydanda. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarını görüyorum bu meydanda. Divriği ve Deli İlyas'ta verilen emanet başımızın üzeridir. Bundan sonra ilk seçimlerde Sivas'ta Cumhuriyet Halk Partisi'ni birinci parti yapmak için, Türkiye'de iktidar yapmak için, ilk yerel seçimlerde Sivas Belediyesi'ni almak için kararlıyız, azimliyiz. Sizin yanınızdayız, sizinle birlikteyiz.
- Çevre illerde 6. Bölge teşviki varken, Sivas'ta yok. Hastaneler yetersiz, millet Ankara'ya, Kayseri'ye tedavi olmaya gidiyor. Hızlı treni yıllarca söz verip yapmadılar, nihayet bitti. 1 saat 50 dakika dedikleri yolu 3,5 saatte gidiyor tren. 15 senede bitirebildikleri treni şimdi de olması gerektiği gibi işletemiyorlar. Geminbeli Tüneli 12 yıldır bekliyor, Kızıldağ Geçidi 11 yıldır bekliyor. Bugün kendim bizzat gördüm. Bir taraftan Divriği'ye gittim, bir taraftan diğer yoldan döndüm. Yüzlerce köyün arasından geçtik. Cep telefonlarının çekmediği, internetin çalışmadığı köyler var hâlâ Sivas'ta.
- Buradan Sivaslıların huzurunda şunu ifade ediyorum: 4-9 Eylül arası Cumhuriyet Halk Partisi, bütün Türkiye'den topladığı verilerle, örgütlerinin yapmış olduğu danışma kurullarının raporlarıyla, şehirlerin sanayi, ticaret odalarının, esnaf odalarının, üniversitelerin raporlarıyla, akademisyenlerin çalışmalarıyla, partinin görevlendirdiği arkadaşlarımızın il raporlarıyla bir Cumhuriyet Halk Partisi program kurultayını gerçekleştirecek. Kuruluş haftamızda, Sivas Kongresi'nin 4 Eylül'ünden alıp, İzmir'de düşmanı denize döktüğümüz 9 Eylül'e; partimizi kurduğumuz 9 Eylül'e, 2 kez Cumhuriyet Halk Partisi'ni açtığımız 9 Eylül'e atfen, 4-9 Eylül arası parti iktidara gelince sorunları nasıl görüyor, çözümlerini ne öneriyor, Sivas'ın sorunlarını nasıl çözecek, Türkiye'nin sorunlarını nasıl çözecek, yüzleri nasıl güldürecek, şehirleri nasıl kalkındıracak, bunların hepsinin çalışmalarını tamamladık.
- Artık yazma ve ilan etme aşamasına geldik. Buradan bu kente, partimizi borçlu olduğumuz bu kente, Cumhuriyeti borçlu olduğumuz bu kente söz veriyorum: Partinin Genel Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Sivas, geride bırakılmışlığını telafi edecek. Sivas kalkınacak, Sivas güçlenecek, Sivas zenginleşecek. Sivas'ı ayağa kaldıracağız, Sivas'ı hak ettiği yere geri getireceğiz.
- Hazır televizyonlar yayındayken, tüm gözler Sivas'tayken, kulaklar bu meydandayken birazcık Sivas'ın dertlerinden konuşalım. Cumhuriyet, Sivas'a büyük yatırımlar yaptı. Sivas, gelişmişlikte Türkiye'de 8. sıradaydı. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinden beri Sivas'tan oy aldı, destek aldı. Ama maalesef seçimde yüzünü döndüğü Sivas'a, seçimden sonra hep sırtını döndü. Sivas'ı çantada keklik bildiler, Sivas'tan kepçeyle aldılar, çay kaşığıyla verdiler ve en nihayetinde 8. sıradaki Sivas'ı 45. sıraya kadar gerilettiler. Bugün bu güzel kent, 23 yıl önce Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 755 bin olan nüfusu, 118 bin kayıpla 637 bine düştü. Türkiye 60 milyondan 85 milyona giderken, Türkiye 25 milyon kalabalıklaşırken, Sivas'ın 1 milyonu geçmesi beklenirken, büyükşehir olması gerekirken maalesef Sivas'ı 600 binlere doğru gerilettiler. Yurt dışında ya da başka illerde 7 milyon Sivaslı yaşıyor. Hepsi gözbebekleri memleketlerini özlüyor, sıla hasreti çekiyor, imkânı olduğunda koşup geliyor. Ancak işsizlik yüzünden, geçim sıkıntıları yüzünden, yatırım eksikliği yüzünden AK Parti'nin oy alırken yüzünü dönüp sonrasında sırtını döndüğü bir kenti küçültüyorlar, geriliyorlar.
- Sivas'ı ayağa kaldıracağız. Yabancıların 2 gün, yerlilerin bir gün kalıp terk ettiği bir şehir değil; turizmiyle, ticaretiyle, kentsel yaşamıyla hak ettiği günleri geri kazanacak bir Sivas için hep birlikte çalışacağız. Sivas'ın yüzde 30’u ekilebilir alan ama maalesef ekilemiyor. Üretim maliyetleri kat kat artarken ürünleriniz para etmiyor. Çiftçiye bu sene hem don vurdu, diğer taraftan da kuraklık vurdu. Doğal afetlerden kaynaklanan zararların karşılanmasında hâlen daha ayak sürüyorlar, oyalanıyorlar.
- Sivas’a artık çiftçilere 'Al ananı da git' diyen bir Cumhurbaşkanı değil, birincisi gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen bir Cumhurbaşkanı lazım.

- Buradan Erdoğan'a sesleniyorum, Sivas kararını vermiş. Ant olsun ki AK Parti iktidarı son bulacak. Seçim gecesi bu iktidar gidince, bu iktidarın her fırsatta karşısına polisi diktiği, gaz sıktırdığı, zulmettiği gençlerle kahraman Türk polisi omuz omuza halay çekecek o gece.
- Türkiye'nin umudu kardeşlik, birlikteliktedir. CHP'nin, cumhuriyetçilerin, bütün vatanseverlerin, demokratların, sosyal demokratlar yetmez tüm demokratların, milliyetçi, Kürt, muhafazakâr demokratların bir araya gelmesindedir umut. Türkiye'nin umudu Türkiye ittifakındadır. Bunun için kimse bu iktidarın gitmesinden korkmasın. Bir avuç zengin, imtiyazlı dışında bu iktidarın gitmesi kimseye zarar vermeyecek.
- Hiçbir AK Partili eğer çalmadıysa çırpmadıysa, yolsuzluk yapmadıysa, zulmetmediyse hiçbirisi iktidar değiştiğinde hesap vermeyecek. Biz sadece CHP’lileri değil AK Parti’nin MHP’linin, yoksulunun da cebine para koymaya, onun da ürününü para ettirmeye, onun da evladına iş bulmaya geliyoruz. Tayyip Erdoğan’a inat kutuplaşmaya değil kucaklaşmaya geliyoruz.

- Bugün Beyoğlu Belediyesi’nde başkanvekili seçimi vardı. Çünkü Sivas’ın evladı, dedesi Beyoğlu Belediyesi’nde süpürge işçisi, babası Beyoğlu Belediyesi’nde şoför, kendisi Beyoğlu Belediyesi’nin garajında büyümüş sizin evladınız. Bizim evladımız. Partinin gençlik kollarından gelen, Beyoğlu ilçe başkanlığı yapmış, Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan kardeşimizi, İnan evladımızı aldılar. Maalesef İnan’ı Beyoğlu’ndaki yaptığı bir icraatla değil, yıllar önce Beşiktaş Belediyesi’nin bir iştirakinde yönetim kurulunda diye, Aziz ihsan Aktaş denen iftiracının iftiralarıyla onu Beyoğlu’ndan kopardılar. Amaçları 16’ya 14 Beyoğlu Belediyesinde bir belediye meclis üyemizi kandırıp, Beyoğlu’nu, sandıkla alamadıkları Beyoğlu’nu oyunla, hileyle, rüşvetle almaya kalktılar. Bunun için bugün Özgür Çelik, Nuri Aslan oradaydılar, biraz önce seçim sonuçlandı. Hilebazlar avuçlarını yaladılar. Aydın’ı hileyle, desiseyle, şantajla alanlar alamadıkları yere milletin vermediği belediyeye hileyle çökmeye çalışanlar bugün Beyoğlu Belediyesi’ndeki her birisi canımızın içi, aslan gibi dürüst, namuslu belediye meclis üyelerimizin iradesine çarptılar. Beyoğlu da bizimdir, İstanbul da bizimdir. Buradan hem Avcılar Belediye Başkanımız, çok değerli kardeşim Utku Caner Çaykara’ya hem de Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney’e Sivas meydanından güçlü bir dayanışma alkışı alalım. Buradan açıkça söylüyoruz. Bugün burada 49’uncu buluşmayı yaptık. Burası malum bir miting değil. Mitinge mi geldiniz? Neye geldiniz? Eyleme geldiniz.
- Biz adalet için, eşitlik için, kardeşlik için, özgürlük için ve artık bu ülkede bir dönemin kapanıp, bir dönemin açılması için 49’uncu kez meydandayız, alandayız, Sivas'ta eylemdeyiz. Gelecek hafta çarşamba günü akşam Beyoğlu’nda İnan Güney’e özgürlük için, İmamoğlu’na özgürlük için, bütün arkadaşlarımıza özgürlük için 50’nci eylemi Beyoğlu’nda yapıyoruz. Bütün İstanbul’u, bütün Sivaslıları, bütün demokratları Beyoğlu’na davet ediyorum. İnan’a özgürlük. İnan size güveniyor. Dün yanındaydım, o kararlı duruşuyla o da hemşerileriyle gurur duyuyor. Biz de kardeşimizle, İnan Güney’le gurur duyuyoruz.
- Değerli Sivaslılar, bir yandan bizim gördüğümüz zulüm bir yanda ama bir yanda 680 gündür İsrail’de katliam var, Gazze’de katliam var. Maalesef bu katliamlara sessiz kalan, İsrail ile ticareti sürdüren, tüm uyarılara rağmen bunu yapmayan, bazen bunu yasaklayacak anlaşmaya imza atmayan, yakalanınca yalan atan, suçüstü yakalanan bir iktidar var. ‘Gazze’yi boşaltacağız’ diyorlar, tık yok. ‘Oraya otel yapacağız, kumarhane yapacağız’, tık yok. ‘Filistinlileri başka ülkelere süreceğiz’, tık yok. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, varsa yoksa TikTok. TikTok çekiyor. Diğer taraftan Erdoğan Trump’a ağzını açmıyor. Daha dün deniz ticaretiyle uğraşan firmalara sözlü konuşuyorlar. Yazı yazmaya korkuyorlar. İsrail’in eline geçer, Amerika’nın eline geçer diye. Daha yeni söyledikleri şu: ‘İsrail’e giden gemilerde patlayıcı olmayacak, silah ve mühimmat gitmeyecek.’ Demek ki düne kadar gidiyordu. Ya da silah, mühimmat yoksa halen daha gidecek. Halen daha İsrail’le ticareti kesemeyen, İsrail’e sesini yükseltemeyen bir iktidar var. Biz bugün Divriği’den tüm Türkiye’ye duyurduk. Önümüzdeki hafta Filistin’e sahip çıkmak için, İsrail’den hesap sormak için, nasıl mücadele edileceğini kararlaştırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırıyoruz. Diğer yandan Erdoğan’a sesleniyorum. Sadece Netanyahu'yla kayıkçı kavgası yapmakla olmaz. Bu planın sahibi Amerika’ya karşı durabilmek, Trump’a karşı durabilmek lazım. Kimin gibi? Partimizin üçüncü Genel Başkanı, Türkiye’nin Başbakanı, 1974’ün Kıbrıs Fatihi Karaoğlan gibi. Bülent Ecevit’in Yaser Arafat’a destek olduğu gibi Filistin’e destek olmanın zamanıdır ve Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Filistin’e sahip çıktığı gibi Filistin’e sahip çıkma zamanıdır. Biz kararlılıkla Tayyip Erdoğan gibi… Bana diyor ki ‘Efendim kimse benim Filistin hassasiyetimi sorgulayamaz.’ Sorgulamıyorum, olmayan şey sorgulanamaz. Sende Filistin hassasiyeti yok. Trump hassasiyeti var, Trump korkusu var. Allah korkusu yok, Trump korkusu var.
- Değerli Sivaslılar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak dış politikada onurlu, dirayetli, kararlı bir politikanın, iç siyasette eşitlikçi politikaların, halktan yana politikaların takipçisiyiz. Artık Türkiye’nin koşan, çalışan, enerjisi yüksek, milleti düşünen bir iktidara ihtiyacı var. Türkiye’nin demokrasiye, kardeşliğe, barışa, eşitliğe ihtiyacı var. Bu iktidar yaşlanmıştır, bu iktidar yorulmuştur. Bu iktidar artık koşmak bir yana; geri geri gitmekte, geri geri götürmektedir. Millet takdir ederse Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak, ekonomiyi de devleti de bunlardan çok daha iyi yönetecek. Siz bir iktidar değişimine hazır mısınız? Bu iktidarı değiştirmeye kararlı mısınız? Bu yolda hep birlikte çalışmaya, gençler için torpili bitirmeye, liyakati getirmeye, Türkiye’de yasakları bitirmeye, özgürlükleri getirmeye, Türkiye’yi yasaksız bir Türkiye, Avrupa’yı vizesiz bir Avrupa haline getirmeye, Türkiye’yi Avrupa’nın, çağdaş dünyanın bir parçası yapmaya hazır mısınız? Bunun için değerli Sivaslılar buradan soruyorum. Yasaksız bir Türkiye, vizesiz bir Avrupa’ya var mısınız? Herkesin hakkını aldığı bir Türkiye’ye var mısınız? Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak mı? Sivas, uzun adamdan hakkını alacak mı? Sivas halkçı, milletini düşünen bir iktidarı kuracak mı? Bunun için yürümeye hazır mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? O zaman yürüyelim arkadaşlar. Şimdi Sivas’tan Türkiye’ye sesleniyoruz. Biz Türkiye İttifakı’yız ve renklerimizi ay-yıldızlı al bayrağımızdan alıyoruz. Kırmızı, beyaz. Kırmızı, beyaz. En büyük; Türkiye. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Hep birlikte kazanacağız. Yürüyelim arkadaşlar."
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 265515
Antalya'da 'rüşvet' soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen, yurt dışından uçakla geldiği Antalya Havalimanı'nda dün gözaltına alınan Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek tutuklandı...
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü 'rüşvet' soruşturması kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve eski gelini Zeynep Kerimoğlu hakkında gözaltı kararı verildi.
5 Temmuz'da Muhittin Böcek ile Zeynep Kerimoğlu gözaltına alınırken, Mustafa Gökhan Böcek'in eşi Zuhal ve 1 yaşındaki oğlu Muhittin Aslan Böcek ile İtalya'da olduğu öğrenildi.
Aynı gün adliyeye sevk edilen Muhittin Böcek tutuklandı, Zeynep Kerimoğlu yurt dışı çıkış yasağı konularak serbest kaldı. Böcek, daha sonra geçici olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
ANTALYA'YA DÖNEN EŞİ TUTUKLANDI...
Gökhan Böcek ile 2024'te dünyaevine giren Zuhal Böcek ise 27 Temmuz sabahı Antalya'dan uçakla gittiği İstanbul Havalimanı'nda, 'Suçtan kaynaklanan mal varlığının değerinin aklanması' suçlamasıyla gözaltına alındı. Ardından Antalya'ya getirilen Zuhal Böcek, 31 Temmuz'da tutuklandı.
UÇAKTA GÖZALTINA ALINDI...
Muhittin Böcek'in yurt dışındaki oğlu Gökhan Böcek ise dün Avusturya'nın başkenti Viyana'dan uçakla geldiği Antalya'da gözaltına alındı. Havalimanı polisi tarafından gözaltı işlemi uygulanan Gökhan Böcek, ardından Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Gökhan Böcek, ifade işlemleri için emniyet müdürlüğüne götürüldü. Gökhan Böcek, emniyetteki işlemlerinin ardından akşam saatlerinde adliyeye sevk edildi ve tutuklandı.
İKİ AYRI RÜŞVET SORUŞTURMASI...
Gökhan Böcek; daha önce İstanbul'daki başka bir dosyada tutuklu yargılanırken tahliye edilen iş insanı Yusuf Yadoğlu'nun ifadeleri ve sunulan belgeler doğrultusunda, 2 ayrı rüşvet eylemiyle suçlanıyor. 2024 yerel seçimlerinden 10-15 gün önce Gökhan Böcek'in Yusuf Yadoğlu'nun ofisinde yaptığı görüşmede, seçim çalışmaları için 25 milyon TL para talep edildiği, bu meblağın karşılanamaması üzerine araç giydirme hizmeti karşılığında 8,5 milyon TL'lik fatura ödemesi üzerinde anlaşıldığı iddia edildi. İlgili firma yetkilileri, söz konusu giydirme işinin Muhittin Böcek'in seçim kampanyası kapsamında yapıldığını, ödemelerin ise Yusuf Yadoğlu'nun şirketleri aracılığıyla gerçekleştirildiğini doğruladı. MASAK raporları, banka dekontları ve HTS kayıtları da beyanlarla örtüşen şekilde dosyaya yansıdı.
30 MİLYON LİRALIK KONUT ÖDEMESİ...
İkinci eylemde de 2025 yılı şubat ayında Gökhan Böcek'in, boşanma sürecindeki eşi Zeynep Kerimoğlu adına, Özpınarlar isimli firmadan 30 milyon TL değerinde bir ev alındığını, bu bedelin iş insanı Yusuf Yadoğlu tarafından 3 parça halinde firmaya ödendiği iddia edildi. Ödeme işlemlerine ilişkin banka hareketleri, baz kayıtları ve tanık beyanlarının, ifadelerle uyumlu olduğu tespit edildi.








