Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 366172
AKP Beylikova İlçe Başkanı Hasan Özılgın, kontrol noktasında durdurularak GBT kontrolüne tabi tutulmak istenince jandarma personeline hakaret etti...

AKP Eskişehir Beylikova İlçe Başkanı Hasan Özılgın'ın kullandığı araç, jandarma kontrol noktasında durduruldu....
Özılgın, kimlik isteyen ve GBT yapmak isteyen jandarma personeline hakaretler savurdu.
"ARTİST ARTİST BEKLEYEMEZSİN"...
AKP’li Özılgın, kendisinden kimlik isteyen jandarma personeline, “Sen burada nöbet tutuyorsan tabletini alacaksın hemen sorgulayacaksın. Öyle artist artist bekleyemezsin. Güncellemedeyse ‘güncellemede’ desin ona göre” diyerek tepki gösterdi.

"PİSLİKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLSİN"...
“Kimlikleri alalım” diyen jandarma personeline Özılgın, “Lan oğlum... Yemin ediyorum pislikten başka bir şey değilsin” sözleriyle hakaret etti. Jandarmanın “düzgün konuşun” uyarısına rağmen hakaretlerini sürdürdü.
Personelin, “İşimizi yapıyoruz, bunu kişiselleştirmeyin” demesi üzerine Özılgın bu kez, “Senin yaptığın terbiyesizlik” diyerek karşılık verdi.
"BENİ TANIMIYOR MUSUN SEN?"...
Hakaretler karşısında sakin kalmaya çalışan jandarmaya Özılgın, “Bana kibarlaşma kardeşim” dedi. “İnsanlara terörist muamelesi yapmayacaksın. Beylikova’nın içinde o kadar hapçı var, onlara göz yummayacaksın. Beni tanımıyor musun sen?” ifadelerini kullandı.
"ALKOLLÜYÜM, ÜFLET"...
Jandarma personelinin “Alkollü müsünüz?” sorusuna Özılgın, “Alkollüyüm, üflet” diyerek aracından indi. Ardından görevli personele, “Sen oyun yapıyorsun, eğlence arıyorsun” diye hakaretlerine devam etti.
Jandarmanın, “Hakaret etmeyin, şikayet edeceğim” uyarısına ise, “Ben de seni şikayet edeceğim” karşılığını verdi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 307036
İnat Box uygulamasıyla ücretsiz dizi, film ve spor müsabakası izleyen binlerce kişinin banka hesaplarından 14 milyon 714 bin 354 TL çalındı.
İstanbul merkezli 21 ilde düzenlenen operasyonda 43 şüpheli gözaltına alındı, 27’si tutuklandı...
İstanbul merkezli 21 ilde, yasa dışı yayın platformu İnat Box üzerinden milyonluk vurgun yapan dolandırıcılık şebekesine yönelik büyük bir operasyon düzenlendi.
Ücretsiz dizi, film ve spor müsabakası izletme vaadiyle popülerleşen İnat Box uygulamasını kullanan binlerce kişi, farkında olmadan büyük bir siber dolandırıcılığın mağduru oldu.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu’nun talimatıyla, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturmada, İnat Box uygulamasının zararlı yazılımlar içerdiği ve bu yazılımlarla kullanıcıların banka hesaplarına yetkisiz erişim sağlandığı ortaya çıktı.
YAKLAŞIK 15 MİLYONLUK VURGUN...
Soruşturma kapsamında, şüphelilerin özellikle gece saatlerinde, kullanıcıların bilgisi olmadan internet bankacılığı hesaplarına sızarak 46 kişinin hesabından toplam 14 milyon 714 bin 354 TL haksız kazanç elde ettiği belirlendi.
Finansal analizler, banka kamera kayıtları, HTS verileri ve baz istasyonu sinyallerinin incelenmesiyle 75 şüpheli tespit edildi.
Şüphelilerden 7’sinin halihazırda cezaevinde, 1’inin ise yurtdışında olduğu öğrenildi.

21 İLDE EŞ ZAMANLI BASKIN...
26 Ağustos 2025’te İstanbul merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 67 şüpheliden 43’ü gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 10 şüpheli serbest bırakılırken, 33 şüpheli Anadolu Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından 27 şüpheli tutuklama talebiyle, 4’ü ise adli kontrol şartıyla sulh ceza hakimliğine gönderildi. Hakimlik, 27 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.
İNAT BOX’A DİKKAT...
Son yıllarda ücretsiz dizi, film ve spor müsabakası izleme vaadiyle binlerce kişi tarafından indirilen İnat Box, korsan yayın platformları arasında öne çıkıyor.
Ancak, uygulamanın zararlı yazılımlar barındırdığı ve kullanıcıların kişisel ile finansal verilerini ele geçirdiği ortaya çıktı.
Uzmanlar, İnat Box gibi yasa dışı uygulamaların telif hakkı ihlali yanında ciddi güvenlik riskleri taşıdığı konusunda uyarılarda bulunuyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 261996
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanan Gazze özel toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a dikkat çekici eleştirilerde bulundu...

İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım politikalarının ardından resmen işgale de başlaması Türk siyasetinde geniş yer buluyor. İktidarın özellikle Trump'ın Gazze açıklamalarına sessiz kalmasını eleştiren CHP, TBMM'de Gazze konulu özel buluşma yapılmasını teklif etmişti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gazze'de yaşanan son gelişmelerle ilgili olağanüstü toplanan Meclis'te konuştu.
Özel konuşmasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a özel yer ayırdı.
Özgür Özel'in konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
"- Meclis'ten uzaklaşmak siyasetin milletle bağını koparır. Meclis'e yaklaşmak millete yakınlaşmaktır. Bu anlayışla CHP 9 siyasi partinin uygun görüşleri, ortak imzalarıyla ve tüm muhalefet partilerinin olumlu bakmasıyla İsrail'in Filistin'deki soykırıma varan katliamlarını görüşmek üzere Meclis'in toplanması için çağrıda bulunmuştur. Bugün burada milletimizin ortak iradesini ve vicdanını temsil eden kararların alınmasını temenni ediyorum.
8 Ekim 2023'ten bu yana tam 691 gün geçti. İsrail 691 gündür Filistin'de katliam yapıyor soykırım yapıyor."

''TİKTOK VİDEOLARIYLA MEŞGUL OLMAYACAK''
"- Bizim üzerine titrediğimiz bakanlıklardan bir tanesidir Dışişleri Bakanlığı ama Bakan algı ile olguyu yer değiştirmeye çalışmayacak. Dışişleri Bakanı Kurtlar Vadisi müzikleriyle kendini derin devlet adamı gibi gösteren bir takım TikTok videolarıyla meşgul olmayacak.
Amerika'ya tık yok, Türkiye'de TikTok anlayışıyla siyaset yapıyorsa hak ettiği dilden cevap alır."
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 352923
CHP tarafından düzenlenen ''Millet İradesine Sahip Çıkıyor'' mitingine İstanbul'un Beyoğlu ilçesi ev sahipliği yaptı. Mitinge katılan vatandaşlara seslenen CHP lideri Özgür Özel, İBB Başkanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, belediyenin 7 ayrı iştirakinden 24 asgari ücret maaş aldığını ileri sürdü...
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin bu haftaki adresi İstanbul'un Beyoğlu ilçesi oldu. Sıcak havaya rağmen mitinge on binlerce vatandaş katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kalabalığa seslendi.
CHP lideri Özgür Özel, İBB Başkanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında verilen bir soru önergesine ilişkin "Elimde 1995 yılına ait bir soru önergesine İBB'nin verdiği bir cevap var. Belediye Başkanının, belediye iştiraklerinden aldığı huzur hakkı hakkında. İBB Başkanı Erdoğan, İstanbul Ulaşım Sayai A.Ş'den 16 milyon lira, İGDAŞ'tan 4 asgari ücretten 4 asgari ücret, KİPTAŞ yönetim kurulu üyeliğinden 4 asgari ücret, Kültür A.Ş'den 2 asgari ücret, Erdoğan bugünkü parayla 500 bin lira ayrıca 24 asgari ücret huzur hakkı almaktadır. Sen İBB Başkanı iken 7 firmadan 24 asgari ücret 'ayrıca huzur hakkı almaktadır. Sen hem İBB Başkanı iken 24 asgari ücreti 7 firmadan alacaksın hem de İnan Güney'e Ekrem Başkan'a kara çalacaksın. Senin bunu alnına yapıştırmazsam." dedi.

CHP'li belediyelere yönelik son operasyonda gözaltına alınan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney geçen hafta tutuklanmıştı. CHP'nin 19 Mart operasyonlarından sonra Şişli'den başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 50’nci adresi tutuklama kararının ardından Beyoğlu oldu. Mitingin yapılacağı Şişhane Meydanı polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı.
Saat 20.30’da Şişhane Meydanı'nda başlayan büyük buluşmada, on binlerce vatandaşa seslenen Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
- Biz dedik ki ne olursa Saraçhane'de olacak. 23 Mart akşamı 1 milyon 200 bin kişi yasak tanımadı Saraçhane'yi doldurdu. İnan Başkan'ın ailesinin fotoğrafına tahammül edemeyenler görsün, İnan Güney suçsuzdur, ona sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Bu resme tahammül edemeyenlere, resmi kaldıranlara, Beyoğlu en güzel şekilde cevap veriyor.
- Nasıl Saraçhane'de direnmeyelim diye vapurları, trenleri bağladılarsa bugün de Beyoğlu'nda İnan Güney'e sahip çıkmamıza engel olmak için metroları durdurmuşlar. Buradaki binler şunu gösteriyor ki, biz masumuz, biz haklıyız. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Buraya bakan, burayı duymayan ama orada olmanın sorumluluk olduğunu bilenler var ya onların inancına, İnan Güney'in çocuklarının masumiyetine yenileneceksin. İçeride boşu boşuna tutulan arkadaşlarımızın gözyaşlarında boğulacaksın!
- Bu gece 50. buluşma. Aynı gün aynı yerde aynı mikrofondan seslenmek, karşısında yüz binleri milyonları bulmak, bu bir siyasetçinin başarabileceği bir şey değildir. Bu ancak sizin gibi yiğit insanların destek verdiğinde yapılacak bir iştir. Bana soruyorlar ne zaman bitecek diye. Adı üstünde eylemdir, ne zaman sonuç alırsak o zaman bitecek.

- Erdoğan'a, onun yargıdaki aparatlarına sesleniyorum, 9 dalga yaptınız, 99 dalga da yapsanız buradayız, eylemdeyiz! Bugün biraz önce sevgili İnan'ın ve ailesinin resminin asıldığı bina, Beyoğlu Belediyesi'dir. Bina modern şehirciliğin Türkiye'de atılan adımıdır.
- Bu ilçede yapılan seçimler tarihi sonuçlar doğurmuştur. Erdoğan, bu ilçeden milletvekili adayı olmuş kazanamamıştır. Beyoğlu Belediye Başkan adayı olmuştur kazanamamıştır. Ama bizim dedesi Beyoğlu Belediyesi'nde çöpçü olan, babası belediyede şoför olan kendi belediyenin garajlarında büyüyen İnan'ımız Beyoğlu'nda yüzde elli oyla belediye başkanı olmuştur. Ben, İnan kardeşimi Gezi'de Gezi Parkı'nın bulunduğu ilçenin ilçe başkanı olarak tanımıştım. O kara gözündeki inancını, vatan sevgisini görmüştüm.
- Hepimizin can dostu sokak hayvanlarına sahip çıktı. Öğrencilere ücretsiz yemeği aş evinden dağıttı. Bakımsız sokakları yeniledi. Bir gün emekli evinde beni pazar kahvaltısına çağırdı. Kahvaltı sırasında bir hanımefendi, çocukların suyu için teşekkür ederim, Allah razı olsun dedi. İnan sağ ol ablacım dedi. Ben sordum, İnan dedi ki; Başkan'ım Beyoğlu deyince herkes zengin bir ilçe zannediyor ama fakirimiz çoktur. Okul zili olunca durumu olan çocuklar şişe suyu alıyor, gariban çocuğu tuvalet musluğunu ağzına dayıyor. Biz bunu görünce okullara su sebili, arıtma koyduk, zengini de fakiri de aynı suyu içiyor.
- Duyunca dedim ki İnan, bunu bütün belediyelerimizin yapması lazım. SODEMBEK'te önerdik, tüm belediyelere yaydık. Erdoğan'a Milli Eğitim Bakanlığı'na sesleniyorum, valinin, ilçe emniyet müdürünün, okul müdürünün engel olmadığı bir yer olup da bizim su vermediğimiz bir yer varsa söyleyin İnan'ın hatrına su getirelim. Buradan Türkiye'deki bütün okul müdürlerine sesleniyorum, okulunuzda iyi su, zengin çocuğuna parayla satılıp, fakirin çocuğu çeşmeden içiyorsa size yazıklar olsun. Çağırın biz yapmazsak bize yazıklar olsun, hodri meydan!
- Açıkça söylüyorum, Beyoğlular İnan başkanlık etsin istiyor. AKP, siyasi bir kapkaççılıkla burayı kendileri almak istedi. Hesap neydi, biz belediye meclisinde 16'yız, AKP 14. Bir belediye meclis üyemiz, kendisine yapılan ahlaksız teklife göz kırparsa belediye AKP'ye geçiyordu. Sonuç 16 meclis üyemiz var, kapalı oylamada 16 oy çıktı. Buraya, Beyoğlu’nun 16 kahraman evladını davet ediyorum. Rüşvete kanmayan, baskıdan yılmayan 16 kahraman meclis üyemiz.
- Aynı numarayı bize Manavgat'ta yaptılar. Belediye meclis üyelerimizi gözaltına alıp seçim yapmaya kalktılar. O gün arkadaşlarımız, partileri için görevlerinden istifa edip, yerlerine CHP'lilere teslim edip, belediyeyi onlara teslim etmediler.
- İnan Başkanı iftiralarla tutuklayanlar, eğer gerçekten yolsuzluk arıyor olsalardı, İnan Başkan onlara hediye paketi yaptı, teslim etti. İnan Başkanı gözaltına alanlar arama yapıyorlar ya... Gelen ekibe 'Evraklar bunlar, alın tutanağa' dedi. Sağ olsunlar, tutanağa geçirmişler. Tutanağa geçirdikleri dosyadan ne çıktı? 1-İnan Başkan'dan önceki belediye cephe giydirme işinin metrekaresini 550 TL'ye yaptırmış. İnan Başkan, bir yıl sonra aynı işi 72 TL'ye yaptırmış. 2-Özel günler için yapılan pankartların tanesi AK Parti döneminde 600 TL'ye yaptırılmış. İnan Başkan, bir yıl sonra 90 TL'ye yaptırmış. 3-AK Parti döneminde 6 aylık kurumsal iletişim hizmeti için 11,5 milyon TL ödenmiş, İnan Başkan bir yıl sonra 1,5 milyon TL ödemiş.

- Sayın Akın Gürlek, belediye Sayıştay tarafından denetlenir. İçişleri Bakanlığı'nın yolladığı müfettiş denetler. Bir suç bulursa yazar, savcılığa bildirir, savcılık işlem yapar. Geçmişte denetlenmiş bütün dosyaları tekrar alan, tek tek bakan, oradan suç icat etmeye çalışan Akın Gürlek'e diyorum ki, Önceki AK Partili belediyenin yaptırdığının belgeleri poliste var, savcılıkta var. Hırsız arıyorsan, hodri meydan. Yarın Beyoğlu'nun önceki Belediyesi'nin kapısına dayan da görelim. Eğer, hukuk insanıyım diyorsan, yolsuzluğun peşindeyim diyorsan, namusum var, ben herkese eşit davranırım diyorsan, hadi bakalım Aziz İhsan Aktaş'ın çalıştığı AK Partili belediyelere git de göreyim.
"Akın Gürlek'e soruyorum"
- 19 Mart darbesinin üzerinden 161 gün geçti. O günden bugüne ortada iddianame yok, kanıt yok, iftira çok. O günden bugüne yargılanmıyoruz ama infaz ediliyoruz. Yargısız infaza muhatabız. AK Toroslar çetesi, hukuk tarihimize koca bir lekedir. Zekeriya Öz gibi şımartılan bu çete, hem adalete, hem ekonomiye, hem siyasete zarar vermektedir. Bunlar, çete üyesi olmayan şerefli yargı üyeleri için de tehdittir. Türkiye'deki yargıya güvenmek isteyen ama güveni kalmamış 80 milyon vatandaş için de tehdittir. Tuzla mitinginde bir avukatın adını da temin etmeye çalıştığı maddiyatı da ifşa etmiştim. AK Parti'nin kuruluş yıldönümünde onlara kuruluş hediyesi olarak MKYK üyeleri Mücahit Birinci'nin bir tutukluya gittiğini ifşa etmiştik. Yunanistan'a kaçan avukat için de, Mücahit Birinci için de önce Adalet Bakanlığı'na başvurdu, oradan izin aldı. Sonra bunların birisine ev hapsi, bir tanesine yurt dışı çıkış yasağıyla adli kontrol verdi. Kendi ayağıyla gelen Ekrem İmamoğlu'nun avukatına kaçma şüphesi var diyen, Yunanistan'a kaçarken yakalanana ev hapsi yeter diyen Akın Gürlek'e soruyorum. Sende şu kadar namus varsa, bunu niye yaptığını açıklarsın. Dünya kadar avukatı, evinden alıyorsun, AK Partili avukat olunca Adalet Bakanlığı'na soruyorsun. Bir avukat AK Partili olunca kanuna uymak, muhalifleri savununca kanuna uymamak hangi hukuk adamlığına yakışıyor? Senin alnını karışlayacağım, bunu bilesin Akın Gürlek.
"Tayyip Erdoğan'ı yeneceğiz"
- Adalet Bakanı'na soruyorum. Sen Adalet Bakanlığı'nı duvarda asılı bir tablo gibi mi, makam masasına konulmuş bir biblo gibi mi yapacaksın. Hala susacak mısın biblo bakan. Bu ülkede ikili hukuk vardır. Hukuk, Tayyip Erdoğan'ın muhaliflerine başka, yandaşlarına başka işlemektedir. Ekrem Başkan suçludur, eşinin yanında itiraf edeceğim. Ekrem Başkan, Tayyip Erdoğan'ı yenme suçunu işlemiştir. Ekrem Başkan bu suçu 3 kez üst üste işlemiştir. Ekrem Başkan niye tutukludur? Tutukluluk, bir tedbirdir. Erdoğan tedbir almak zorundadır. Çünkü Ekrem Başkan, bu suçu bir kez daha işlemeye yeminlidir. Bu memlekette Tayyip Erdoğan'ı yenmenin suç olduğu bu memlekette, biz hepimiz 10 milyonlar bu suçu müştereken işleyeceğiz. And olsun ki Tayyip Erdoğan'ı yeneceğiz, AK Toroslar çetesinden hesap soracağız."
Özel, "Tayyip istifa" sloganları atılması üzerine, "Hemşehriniz değil mi, komşunuz değil mi? Kasımpaşalı. Onu sevmiyor musunuz" diye sordu. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Beyoğluluları sevmediğini ifade ederek, "O fakir sevmez. Yoksulluk sınırının altında maaş alana fakir diyoruz. Şu meydanda 86 bin TL'nin üzerinde maaş alan yok, herkes fakir. Oysa bu iktidar gelmeden önce öğretmenler, polisler, memurlar, esnaf, çiftçi, emekli fakir değildi. Ama bunlar geldiler, emekliler, asgari ücretli, memurlar fakir. Yandaş firmaların, beşli çetenin, 40 haramilerin 700 milyar liralık Kurumlar Vergisi'ni silmek için bütçeye para koyuyor" ifadesini kullandı.
"AK Parti'nin bu kara düzenini yıkacağız"
- Memleket maalesef 1990'lı yıllara döndü. Eskiden beyaz toroslar vardı, şimdi AK Toroslar var. Eskiden ekonomik kriz vardı, şimdi ekonomik krizin daniskası var. Eskiden ucuz ürün kuyrukları vardı. Şimdi ucuz et, ucuz ekmek kuyrukları var. Devleti çürüten kara bir düzen var. AK Parti bir kara düzen kurmuştur. Bu kara düzende AK Parti üyesine bile artık huzur yoktur. Bir avuç insanın, bir zümrenin partisi olmuştur. Üniversite bitirene değli, sahte diplomalıya iş veren, terfi veren, çalışana, kazanana hakkını veren, torpilliye hakkını veren, emekliyi, asgari ücretliyi görmeyen, zengini seven bir iktidar vardır. Demokrasiyle gelen, demokrasiyi rafa kaldıran bir iktidar vardır. Savcıları kendisine memur etmiş bir iktidar vardır. Dünyanın en pahalı etini de, en pahalı internetini de Türkiye'ye kullandıran, gençlerin umutlarını körelten, ailelerini kahpreden bir iktidar vardır. Hep beraber AK Parti'nin bu kara düzenini yıkacağız, bu iktidarı değiştireceğiz.
"24 asgari ücret huzur hakkı alıyor"
- Elimde 1995 yılına ait, bir soru önergesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin verdiği cevap var. Belediye başkanının, belediye iştiraklerinden aldığı huzur hakları hakkında. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İBB Başkanlığı dışında İstanbul Ulaşım Sanayi Ticaret A.Ş.'den 16 milyon TL, o gün için dört asgari ücret, bugünkü parayla 88 bin TL. İGDAŞ'tan 4 asgari ücret, İstanbul Halk Ekmek'ten 4 asgari ücret, İSFALT A.Ş'den 4 asgari ücret, KİPTAŞ Yönetim Kurulu üyeliğinden 4 asgari ücret, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğinden 2 asgari ücret. İstanbul Kültür A.Ş'den 2 asgari ücret. 24 asgari ücret. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken bugünkü parayla 500 bin TL, 24 asgari ücret ayrıca huzur hakkı almaktadır. Soruyorum, Ekrem İmamoğlu kaç tane almaktadır, sıfır. İnan Güney, sıfır. Sen hem İBB Başkanıyken 24 asgari ücreti 7 firmadan ekstra alacaksın, ondan sonra da İnan Güney'e, Ekrem Başkan'a kara çalacaksın, bunu senin böyle alnına yapıştırmazsam... Gökan Zeybek, al bunu Türkiye'nin önünde Tayyip Bey'in alnına yapıştır. Sen 7 şirketten 24 asgari ücreti çekeceksin her ay, sonra Ekrem İmamoğlu İBB'yi dolandırdı. Cebine kör kuruş koyan namussuzdur. Allah bütün hırsızların belasını versin.
"Meclisi Filistin için topluyoruz"
- Dünyada haklının ezildiği, zalimin kayrıldığı bir düzen de İsrail'de var. Filistin'de büyük bir dram yaşanıyor. Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapan ama Trump'a gelince susan Erdoğan'a söylüyorum. Pozisyonumuz belli. Bütün muhalefet partileri ile görüştük, hepsinin imzasını aldık, imza veremeyen bir siyasi parti de toplantıya katılacağını söyledi. Bugün yapamazlar, toplanamazlar, lüzumu yok dedikleri Meclis toplantısının başvurusunu yaptık, Cuma günü 14'te Meclis'i Filistin için toplanıyoruz. Filistin'e dönüp bakmayanlara inat, Filistin için Meclis'i olağanüstü topluyoruz. Söz bitti, gerek yok diyenleri millet görüyor. Samimi davetimdir, MHP'nin, AK Parti'nin bütün milletvekillerini bu tarihi sorumluluk için Meclis'e gelmeye, iktidar, muhalefet ayrımı olmadan İsrail'e haddini bildirmeye, Filistin'e sahip çıkmaya davet ediyoruz. Davet sadece muhalefetin değil Türk milletinindir. Erdoğan'a pozisyonunu yeniden gözden geçirmesi için çağrıda bulunuyorum. Benim pozisyonum partinin 3'üncü genel başkanı Bülent Ecevit'in Yaser Arafat'ın arkasında duran pozisyonudur. Bizim pozisyonumuz Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının FKÖ'nün arkasında durduğu pozisyondur."
Özel, Avrupa Şehirler Birliği ve Balkan Şehircilik Ağı'ndan İstanbul'a Ekrem İmamoğlu'na ödül vermek için gelen Sofya, Madrid, Temeşvar, Barcelona, Zagreb, Atina, Budapeşte ve Utrecht Belediye Başkanlarını otobüsün üstüne davet ederek, "Onlar Ekrem Başkana sahip çıkmaya geldiler, hoş geldiler. Türkiye, demokratik Avrupa'nın bir parçasıdır. CHP iktidarında en kısa sürede AB'nin tam üyesi olacağız. Bugün Avrupa'nın bütün demokratları bizimle beraber. Türkiye'nin bütün demokratlarını Türkiye ittifakına davet ediyoruz" dedi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 120042
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde Rus uyruklu Aısylu Akhmetshina, boşanma aşamasındaki eşi Osman Karayel’i bıçakladı. Karayel, 3 gün yaralı gezdikten sonra hayatını kaybetti...
Muratpaşa'da yaşanan olayda, Rus uyruklu Aısylu Akhmetshina tarafından bıçaklanan Osman Karayel 3 gün yaralı gezdikten sonra hayatını kaybetti. Şüpheli kadın tutuklandı.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 51 yaşındaki Osman Karayel, boşanma aşamasında olduğu Rus uyruklu eşi Aısylu Akhmetshina (57) tarafından evde çıkan tartışma sırasında bıçaklandı.
Yaralı halde kimseye haber vermeyen Karayel, ağabeyi Ali Karayel’in pansiyonuna giderek orada kalmaya başladı.
CESET TUVALETTE BULUNDU...
Olaydan 3 gün sonra kardeşinin cansız bedenini tuvalette bulan Ali Karayel, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
Olay yerine gelen ekipler, Osman Karayel’in karın bölgesinde 3 santimetrelik kesi yarası olduğunu tespit etti.
Karayel’in cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
KARISININ SALDIRISI SONRASI HASTANEYE GİTMEDİ...
Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından geniş çaplı bir çalışma başlattı. Yapılan araştırmada, Karayel’in bıçaklandıktan sonra hastaneye gitmeyi reddettiği ve pansiyona karnını tutarak girdiği belirlendi.
RUS EŞ TUTUKLANDI...
Cinayet Büro ekipleri, Baraj Mahallesi’ndeki eve operasyon düzenleyerek Aısylu Akhmetshina’yı gözaltına aldı. Suç aleti bıçak olay yerinden alındı.
Akhmetshina, ifadesinde eşinin kendisini yıllardır darbettiğini ve olay günü kendini savunmak isterken bıçağın Osman Karayel’e saplandığını söyledi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli kadın tutuklandı.
KAYNAK: Ajanslar








