head

2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 02 Eylül 2026

 

 

Siyaset

CHP Alanya  İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, Corona virüs aşısı konusunda net bir açıklama olmamasını eleştirdi. Karadağ, Alanya’da yaşayanların aşı konusundaki programı beklediğini söyledi... 

Parti binasında açıklamalarda bulunan Coşkun Karadağ, son günlerde Corona virüs aşısının Alanya ve Türkiye gündemini meşgul ettiğini söyledi. Yetkililerden aşılama ile ilgili net bir açıklama yapılmadığını dile getiren Karadağ, “Alanya’daki halk aşı konusundaki programı bekliyor. SinoVac aşısının ülkemize geldiği söylendi. Cumhurbaşkanımız da aşılamanın başlayacağını söyledi ama net bir açıklama yok. SinoVac aşısını yapan Brezilya’da üçüncü faz denemelerinde yüzde 50 netice alınmış. Bu doğru ise yetkililerden bu konuda çok daha açıklayıcı bir izah gerekir” dedi.

 

COŞKUN KARADAĞ 13 OCAK 2021 3 47984


“YAĞIŞ GÖRÜLMEMESİNİN SEBEPLERİ ARAŞTIRILMALI”...

Alanya’da yeterince yağış görülmemesinin sebeplerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan Karadağ, “Bu bizlerin, yöneticilerin ve hükümetin görevi. CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’ın başlattığı Yeşil Mutabakat tam da bunun üzerine oturmuş. Bu konuda başarı sağlanırsa hem ülkemiz hem de dünya açısından çok önem arz edecek. Yeşil Mutabakat tüm ülkelerin yeşile, yağmur yağışı ile iklim değişikliklerine karşı ortak bir mutabakat halinde olması ve sıfır karbon salınımını kapsıyor. Ormanlarımızı kesmeyeceksek, maden arayacağız diye talan etmeyeceksek ve yer üstü kaynaklarımızı doğru depolayarak tarıma ve kullanıma doğru açıldığı zaman bu işi başarmış olacağız” diye konuştu.


TARIMSAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANI YARIN ALANYA’YA GELİYOR...
Yarın Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Seda Özel’in Alanya’ya geleceğini söyleyen Karadağ, “Özel’in geliş amacı özellikle kırsalda tarım konularında neler yapabiliriz? Nelere ihtiyaç olduğunun tespitini yaparak halka fidan, sulama, hayvancılık ve kooperatifçilik konusunda kırsaldaki insanların taleplerini dinleyerek onların bu taleplerine çözüm odaklı bir çalışma söz konusu olacak. Alanya’da doğu, batı ve merkez çalışmalarımız olacak.

 

 

Gelecek Partisi Alanya İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Can Özkan yönetim kurulu listesini açıkladı...

Listenin çok renkli olması en göze çarpan unsuru .

Gençliğin ruhunu yansıtmayı ve var olan dinamizmini hedeflemeyi istediğini belirten Özkan şöyle devam etti;
Geleceğin teminatı olan biz gençler, bugün Alanya gençliği için aldığımız sorumluluğun ve vazifenin mutluluğunu yaşayarak geliyoruz. Köklerimizi Geleceğe daha kuvvetli salmak için çınarın altında hep birlikte bulunmaya geliyoruz. Hepimiz aynı çınarın gölgesinden, aynı pınarın gözesinden güç alarak geliyoruz. Üzerimizde şanlı tarihimizin bilinci ve sorumluluğuyla, gelenek ve göreneklerimize sıkı sıkıya bağlılığımızla , Alaiye’nin göz bebeğinden geliyoruz. Doğup büyüdüğümüz şehrimize hizmet etmek için geliyoruz. Çıkmış olduğumuz bu siyasi yolculukta bilime, ilme, kültüre, sanata, teknolojiye ve çağımızın tüm gereksinimlerine duyarsız kalmayıp en iyisini en güzelini hemşehrilerimize sunmak için üretmek için coşkuyla geliyoruz. Heyecanımız yüksek, umudumuz diri olarak geliyoruz. Alanyalı tüm genç kardeşlerimin sesi olmaya geliyoruz. Gençliğin işsizlik sorununa çözüm üretmeye geliyoruz. Genç kardeşlerimin gelecek kaygısı gütmeden yaşamasını hedeflemek için geliyoruz…"

glckg 2 cb9d0

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

AK Parti’nin Antalya Büyükşehir ve Alanya Belediye Meclis Üyesi Mehmet Ali Kiriş, ilçe teşkilatının kurumsal hesabına saldırı yapılmasının ardından geçici olarak kapatıldığını açıkladı... 

 

mehmet ali kiriş c02f9

İlçe teşkilatının kurumsal Facebook hesabını paylaşan ve bu hesabın altına yorum yapılmasını isteyen Mehmet Ali Kiriş, şu ifadeleri kullandı:
“İlçe Başkanlığımızın kurumsal hesabı saldırı altında kalarak geçici olarak kapatılmış durumda. Değerli AK Parti sevdalıları , sosyal medyada AK Parti’yi susturmaya çalışanlara en güzel cevap Alanya AK Parti hesabını takip edip sürekli paylaşımların altına olumlu yorumlarınızı yazmak. Doğru bildiğimizden saptıramayacaklar. Yaptıklarımızı halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Böyle biline.” 

 

 

 

 

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti)Alanya İlçe Başkanı Mimar Mustafa Toklu yaptığı açıklamada, atıkların yarattığı çevre ve deniz kirliliğine dikkat çekti...

Başkan Toklu; ''Dünya'mızın ve ülkemizin içinde bulunduğu pandemi süreci ile yüzeylerle temastan kaçınmak için plastik eldiven ve maske kullanımı da, koronavirüs ile hayatımıza giren "yeni normaller" arasında kaçınılmaz olmuştur. Ne yazık ki uzun bir süredir kullandığımız eldiven ve maske yeni tür bir kirliliğin başlangıcıdır. Çevre ve özellikle de denizler, zaten büyük bir plastik atık sorunuyla yüz yüzeyken, tek kullanımlık koruyucu ekipmanların sorunu ağırlaştırdığını görüyoruz. Bu koruyucu malzemelerin birçoğu geri dönüştürülemeyen ve doğada çözünemeyen materyallerden yapılıyor. Koronavirüs salgınıyla hayatımıza giren maske ve eldivenler ile önce sokaklarımız şimdi de denizlerimiz kirlenmeye başlamıştır. Kullan-at kültürü ile belirli bir süre kullanıldıktan sonra maske ve eldiveni yeniliyoruz. Atıkların doğru yönetilmemesinden dolayı bulaşın yayılma riski ve çevre sağlığı ciddi bir tehdit yaratmaktadır. Akdeniz’imiz nadir deniz canlı türlerinin biyoçeşitlilik merkezidir. Bugün Akdeniz, aşırı avlanma ve kıyı gelişiminden kirliliğe, deniz trafiğinden iklim değişikliğine birçok noktada tehlike altındadır. Atık yönetimindeki önceliğimiz halk ve çevre sağlığı olmalıdır. Üretim ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilerek ihtiyaca göre üretim ve tüketim süreçlerinin başlatılması gerekmektedir. Alanya'mız ve Akdeniz'imizin eşsiz deniz yaşamını, çevremizi ve doğamızı korumalıyız. Milyonlarca turistin ağırlandığı Alanya'mızın uluslararası yüzü olan deniz, kum, güneş ve tarihimize sahip çıkmak ve gelecek nesillere emanet etmek için var gücümüzle çalışmalıyız. Duyarlı yaklaşımları için tüm halkımıza teşekkür ederim'' ifadelerine yer verdi. 

AK.P 2 c6e5c

 

 

 

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

 

 

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle bir basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir dikta yönetiminde direnen medyamız var. 12 Eylül askeri darbesinde bile bu kadarını görmemiştik" dedi... 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, “Ben Sözcü gazetesini okumuyorum. Kimse de lüzumsuz yere buna para verip almasın” sözlerini anımsatan Kılıçdaroğlu, “Ülkenin sözde cumhurbaşkanı bir gazeteyi doğrudan hedef gösterip, ‘ben o gazeteyi okumuyorum, siz de satın almayın, okumayın' diye çağrı yapıyorsa orada medya üzerindeki vesayeti ve baskıyı bir düşünün” dedi.

BASIN İNFAZ KURUMU...

– 2020 yılında 21.Yüzyılın Türkiye'sinde gazeteciler 479 kez hakim karşısına çıkarılıyorsa orada sorunumuz var demektir. Yine 2020 yılında 78 gözaltı, 25 tutuklama, 17 darp ve tehditle gazeteci karşı karşıya kalıyorsa orada sorunumuz var demektir. 2020 yılında 68 gazeteci hala Türkiye Cumhuriyeti devletinin hapishanelerinde ise orada oturup düşünmemiz lazım. Bir dönem gazeteciler açısından dünyanın en büyük hapishanesi Türkiye'deydi.

– 2020 yılında televizyonlara karartma, gazetelere ilan ambargosu, doğru habere erişim engeli getiriliyorsa yine oturup düşünmemiz gerekiyor. Yine Basın İlan Kurumu'nca 5 gazeteye ‘doğru haber yaptıkları için' 333 gün ilan kesme cezası veriliyorsa, yani Basın İlan Kurumu bir anlamda basın infaz kurumuna dönüşüyorsa oturup düşünmemiz gerekiyor. Nasıl bir demokrasi ve medya yaratmak istiyorlar?

CUMHURİYET TARİHİNDE BİR İLK...

– Yine 2020 yılında Türkiye'de bir ülkenin sözde cumhurbaşkanı bir gazeteyi doğrudan hedef gösterip, ‘ben o gazeteyi okumuyorum, siz de satın almayın, okumayın' diye çağrı yapıyorsa orada medya üzerindeki vesayeti ve baskıyı bir düşünün. Sıradan bir kişi bunu söylemiyor. Devleti yöneten, en tepede oturan zat söylüyor bunu ve bizim cumhuriyet tarihinde bir ilktir.

BAKANIN İSTİFASINI TALİMAT GELMEDİĞİ İÇİN VEREMEDİLER...

– Yine gerçekleri anlatan televizyon kanallarına 10 gün karartma 54 yaptırım cezası uygulanıyorsa oturup düşünmemiz lazım. Yine bir ülkenin hazine ve maliye bakanı görevinden istifa ettiği halde Türkiye'de yayın yapan bin 775 radyo ve televizyon kanalı 27 saat bakanın istifasını talimat alamadıkları için veremiyorlarsa orada oturup düşünmemiz lazım. Sıradan bir insan değil hem aileden hem damat hem saraya yakın hem hazineden hem maliyeden sorumlu istifa ediyor, ‘açıklamayın' diye talimat geliyor.

 

– 1775 radyo ve televizyon kanalı 27 saat bu haberi vermiyor. Hangi medya özgürlüğünden söz edeceğiz? Hangi demokrasi, insan haklarından söz edeceğiz? Halkın doğru bilgilendirilmesinden nasıl söz edeceğiz? Bunların olduğu bir ülkede medya özgürlüğü yoktur. Medya mensupları baskı altındadır. Haberi biliyorsunuz ama sizin çalıştığınız medya organlarında bu haber yer almıyor neden? İktidar istemediği için.

 

İKTİDAR BUNU YASADIŞI YOLLARLA YAPIYOR...

– İktidar bunu yapıyorsa yasa dışı yollarla bunu yapıyor. Yasalara uygun olarak değil. 3 kanaldan bunu yapıyor 3 ayrı kanaldan birinci kanal Basın İlan Kurumu, adını söyledik basın infaz kurumuna dönüştü. ‘Efendim şu gazetelere benimle ilgili haber yaptılar diye ilan kesme cezası veriyorum, para vermeyeceğiz' Basın İlan Kurumu ne zamandan beri birilerinin babasının çiftliği oldu? Ne zamandan beri hukuk dışına çıkarak kanunsuz işler yapmaya başladı?

 

– İkincisi RTÜK aracılığıyla. Talimat üzerine görev yapıyorlar, para cezaları ve karartma cezaları veriyorlar. Yaptıkları işlem de yasa dışı. Talimat üzerine değil, vicdani kanaate göre, yasalara göre medyanın evrensel kurallarına göre karar vermesi lazım.

– Üçüncüsü medya sahiplerine vergi denetimi. Gazeteye baskı yapıyorum olmuyor, RTÜK'den ceza veriyorum olmuyor, ilan cezası veriyorum olmuyor o zaman bir şey yapmak lazım nedir o? Bu medya patronunu cezalandırmak lazım. Vergi denetimi yaparak. Müfettişler görevlendireceğiz, cezalar yağdıracağız ta ki susuncaya kadar. Bunu da bize demokrasi diye yutturmaya çalışıyorlar.”

YİNE DE KALEMİNİ SATMAYAN BİR MEDYA GRUBUMUZ VAR...

– Fakat tüm baskılara karşı direnen, kalemini satmayan bir medyamız var. Dünyaya örnek olmamız gereken bir medyamız var. Bir dikta yönetiminde bir sivil darbe yönetiminde her türlü baskıya rağmen direnen kalemini satmayan bir medya grubumuz var. Bunlara yürekten teşekkür ederim.

Basında büyük bir baskı olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, “Dostlarımızla birlikte iktidara geldiğimiz zaman neler yapacağız?” diyerek 10 maddede yapacaklarını anlattı.

 

1- Herhangi bir medya sahibi, medya faaliyeti dışında başka bir ticari faaliyette bulunmamalı, aktif siyasetle uğraşmamalı, temel işi sadece medya olmalı. Çünkü böyle bir yapılanma medya sahibini siyasal baskılar karşısında daha güçlü kılar.

2- Gazetelerin dağıtımı, bütün medya sahiplerinin ortak olduğu bir şirket tarafından yapılmalı. Çünkü bir gazetenin patronajına gazetelerin dağıtımı teslim edildiğinde, dağıtım konusu rakip gazeteler için tehdit olarak kullanılabilir.

3- Medyada sendikalaşma şart olmalı. Zorunlu olmalı. Her gazeteci mutlaka bir sendikanın üyesi olmalı. Çünkü gazeteci patronuna karşı da özgür olmalı. Sendikadan güç alarak, haberinin arkasında durabilmeli.

4- RTÜK'ün yeniden yapılandırılması gerekiyor. RTÜK'ün üye yapısı meslek örgütleriyle, üniversitelerin temsilini sağlayacak doğrultuda değiştirilmeli. Siyasi partilere tanınan kontenjan düşürülmeli. RTÜK cezalandırmayı değil, evrensel yayıncılık ilkeleri çerçevesinde hareket etmeyi amaçlayan yönlendirici bir kurul olmalı.

5- Hiçbir gazeteci gazetecilik faaliyetinden kaynaklı iddialarla tutuklanmamalı. Olası yargılamaların tutuksuz olması kuralı esas olmalı.

6- Basın İlan Kurumu internet medyasını da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmalı. Meslek örgütlerinin temsil sayısı arttırılmalı. Gazete tirajları ve internet sitelerinin izlenme trafiği bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlenmeli. Basın İlan Kurumu'nun ilan kesme yetkisine son verilmeli. Kamu ilanlarının fiyat tarifesi, objektif kıstaslara bağlanarak siyasal iktidarın keyfi tutumuna bağlanarak bırakılmamalı. Basın İlan Kurumu yerel medyanın desteklenmesi konusunda pozitif ayrımcılık yapmalı.

7- Evrensel kriterlere uygun şeffaf ve denetlenebilir reyting ölçüm sistemine geçilmeli. Televizyonlarda gösterilen ve zorunlu ilan olarak sunumu yapılan tanıtım filmlerinin ücretsiz yayınlanmasından vazgeçilmeli.

8- Basın kartı meslek örgütlerinin ortak katılımıyla oluşturulacak bir kurul tarafından verilmeli. Devlet bu alandan tümüyle çekilmeli. Kimin gazeteci olup olmadığına devlet değil, gazeteciler karar vermeli.

9- Basın ve ifade özgürlüğüne sınırlama getiren, evrensel kriterler hariç sansür yasaklanmalı.

10- Sosyal medyada, alternatif medyada yayınlanan haberlerin doğruluğuyla ilgili bağımsız denetim kurulu oluşturulmalı.

GELECEK 10 OCAK’TAN İTİBAREN DAHA GÜÇLÜ BİR MEDYA...

Sıraladığı maddeler hayata geçtiğinde gazetecilerin güvencesi olacağına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bu 10 madde hayata geçirildiğinde gazetecilerin güvencesi olacak. Doğru haber yaptıkları için kimse cezalandırılmayacak. Doğru haberlere erişim engeli olmayacak. Gazeteciler siyasal baskıyla tutuklanma, gözaltına alınma gibi bir olayla karşılaşmayacak evrensel olaylara uygun olarak görevlerini yapmış olacaklar. Sözlerime son verirken tekrar bu gününüzü kutlamak isterdim ama yaşadığınız acıları, dramları ben de biliyorum sizler de biliyorsunuz. Biz umuyorum gelecek 10 Ocak’tan itibaren daha güçlü bir medya, vesayetten arınmış bir medya, patron baskısının olmadığı herkesin sosyal güvenlik haklarının olduğu, siyasi otoriteyi ve siyasetçileri özgürce denetleyebilecekleri bir düzeni birlikte getireceğiz” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi 

KAYNAK: Ajanslar