Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 167131
İMAMOĞLU: "Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum..."

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karadeniz Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali'nde kendisine verilen ''Sevgi, Barış ve Dostluk'' ödülünü, Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın elinden aldı ve şu coşkulu konuşmayı yaptı: ''Bana layık gördüğünüz ödülün karşılığını, İstanbul'da hizmet ederken vermeye söz veriyorum. Adil, bu ülkeye layık, bayrağına, milletine, maneviyatına ve milli duygularına layık bir yönetici olmaya söz veriyorum. Cumhuriyetin ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğime, insanlara eşit fırsatlar tanıyan bir yönetici olmaya söz veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir genç evladı olarak, Mustafa Kemal Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum.''

ANITÖNÜ / Karadeniz Ereğli
Karadeniz Ereğli Belediyesi tarafından 21'nci kez düzenlenen Karadeniz Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali'ne katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu yıl ilk kez verilen ''Sevgi, Barış ve Dostluk'' ödülünün sahibi oldu. İmamoğlu, ödül töreninden önce kentin şeref defterini imzaladı. Sahneye ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla çıkan İmamoğlu, ödülünü Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın elinden aldı. Ödül töreninden önce ilk konuşmayı yapan Posbıyık, İmamoğlu'na hitaben, ''Sevgi, barış ve dostluk ödülünü sizlere sunmaktan onur duyuyorum'' dedi.Kent meydanını hınca hınç dolduran vatandaşlar, ödülünü alan İBB Başkanı'na yoğun sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, ödülüyle birlikte festival için kurulan platformun her yanını dolaşarak, vatandaşlarla selamlaştı.

İmamoğlu, vatandaşların coşkusu altında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledİ:

''TOPLUMUN MORALİNİ AYAĞA KALDIRMAK KOLAY''
''Sevgi dolusunuz. Sevgi, barış, huzur, mutluluk, dostluk… Sizinle hepsini paylaşmak istiyorum. Dünyanın en kolay şeyi, iyi cümleler kurmak. Örneğin şu güzel kızlara, 'Çok güzelsiniz' demek. Yakışıklı delikanlılara, 'Çok yakışıklısınız' demek. Bir insanı görüp ona 'Merhaba' diyebilmek. Yürekten kucaklayabilmek, çok kolay. Zor olan, kötü şeyler konuşmak. Bir insanı kıran, döken cümleler konuşmak. Bir topluma hitap ederken, onların moralini ayağa kaldırmak kolay, ama bir toplumun moralini bozmak zor aslında. Uzun zamandır zor olanı yapıyoruz. Milletimizin moralini bozmak için, ne yazık ki bazı alanlarda kötü cümleler kullanmaktan geri durmuyoruz. Bundan en çok kim şikayetçi biliyor musunuz? O bana el sallayan mini minnacık çocuklarımız. Kötü cümle duymak istemiyorlar.''

''MİLLETİMİZİN DOĞRUYA
KARAR VERECEĞİNDEN BİR
GÜN BİLE ŞÜPHE ETMEDİK''
''İstanbul'a aday olduğumda, toplumun ihtiyaçlarını konuşmak konusunda kendime söz verdim. Rakibimiz veya benimle mücadele edenler kim diye hiç düşünmedim bile. İnsanımla konuşmak, onların duygularını hissetmek, sorunlarına çözüm olmak ve topluma moral vermek istedim. Tek kullandığım dil, bu oldu. Hayatım boyunca bu güzel dilden, doğrulardan, doğruları konuşmaktan vazgeçmeyeceğim. Haktan, hukuktan, adaletten asla vazgeçmeyeceğim. İstanbul'a hizmet etmenin, aynı zamanda Türkiye'ye hizmet etmek olduğunu da biliyorum. İstanbul'u ayağa kaldırmanın, Türkiye'nin de motivasyonu olduğunu biliyorum. İstanbul'un insanlarının her yönüyle mutlu olmasının Türkiye'mizi de motive etmesi anlamına geldiğiniz biliyorum. Böyle çalışacağım. Kesinlikle başaracağız. Topluma olan inancımızdan hiçbir zaman şüphe etmedik. Aynen 31 Mart'ta başardığımız gibi ve 23 Haziran'da başardığımız gibi. İnancımız, birkaç türlü çok büyüktü. Milletimizin doğruya karar vereceğinden bir gün bile şüphe etmedik.''

''İNSANLARA EŞİT FIRSATLAR
TAŞIYAN BİR YÖNETİCİ OLACAĞIM''
''Bana bu ödülü veren Ereğli halkına, festivalin jürisine ve çok kıymetli Belediye Başkanı ağabeyim Halil Bey'e çok teşekkür ediyorum. İnsanlara bu güzel alanı sunabilmek, onlarla sanatçıların duygularını paylaşabilmek… Bunlar özel şeyler. Sanırım bir süre yapılmamış. Yapılınca ne kadar güzel değil mi? Müzikle, sanatla buluşmak… Bakın burada omuz omuza, yan yanasınız. Bu aynı zamanda millet olmaktır. Festivaller, buluşmalar, konserler olacak. Dini bayramlarımızı maneviyatıyla, milli bayramlarımızı coşkuyla yaşayacağız. Batı Karadeniz'in coşkulu insanları, yürekten teşekkür ediyorum sizlere. Büyük işler başarmak zorundayız. Çünkü dünyanın en genç nüfuslarından birine sahibiz. Özellikle gençler için, bu ülkeyi, bu güzel şehirleri, başta İstanbul'u umut haline getirmek zorundayız. Hayallerini, güzel şehirlerimizde ve ülkemizde gerçekleştirmeliler. Eğitimde, iş bulmada fırsat eşitliği vermeliyiz. Liyakatle, adaletle bu şehirleri yönetmeli ve gençlerimize gelecekle ilgili kafalarında en ufak bir tereddüt bırakmamalıyız. Bu şekilde bir yönetici olmaya, tüm Ereğlililer önünde söz veriyorum. Bana layık gördüğünüz ödülün karşılığını, İstanbul'da hizmet ederken vermeye söz veriyorum. Adil, bu ülkeye layık, bayrağına, milletine, maneviyatına ve milli duygularına layık bir yönetici olmaya söz veriyorum. Cumhuriyetin ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğime, insanlara eşit fırsatlar tanıyan bir yönetici olmaya söz veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir genç evladı olarak, Mustafa Kemal Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum.''

''BİZİ TAKİP ETMEYİ İHMAL ETMEYİN''
''Bizi takip etmeyi ihmal etmeyin. Bazen, Ereğli'den bile bizi uyarmanızı isteriz. Türkiye'nin her yerinden bizi uyarmanızı isteriz. İstanbul'un 81 ilden gelen insanlarından hepinize selamlar getirdim. Doğrulardan asla vazgeçmeyin. Her zaman, akıldan ve bilimden yana olalım. Her zaman cesaretli ve yürekli olalım. Her zaman enerjinizi yüksek tutun. Gençliğimiz var demiştik. Gençliğinizi her zaman, o güzel enerjisiyle dimdik ayakta tutun. Bu ülke adına çok güzel görevler yapacağız. Farklılıklarına bakmadan, herkese sevgiyle, saygıyla, dostlukla yaklaşacağız. Son olarak, Ereğli'den bir mesajla ayrılmak istiyorum: Her şey çok güzel olacak. Kalın sağlıcakla.''

IŞIK ŞÖLENİ
İmamoğlu'nun konuşmasının ardından sahneye, seçim kampanyasının müziklerinin bir bölümünü yapan sanatçı Ali Altay davet edildi. İmamoğlu ve Altay, seçim kampanyasının en dikkat çeken şarkılarından birini birlikte söyledi. Bu sırada vatandaşlar da cep telefonlarını ışıklarıyla görsel bir şölen yaşattı. İmamoğlu, Karadeniz Ereğli'den geldiği gibi yine vatandaşların yoğun ilgisi altında ayrıldı.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 58441
Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Ahmet KUMBUL Uzun ve ülke gündemini kapsayan bir basın açıklaması yaptı.
BAŞKAN KUMBUL: "31 Mart ve 23 Haziran’da yapılan seçimlerden, Cumhuriyet Halk Partisi olarak alnımızın akıyla çıkarak, hem Antalya, hem de Türkiye genelinde büyük bir başarı elde ettik. Örgütümüzün özverili çalışmalarıyla elde edilen bu başarı, Türkiye’nin geleceğine dair daha güzel günler için atılmış sağlam bir adımdır.
Cumhuriyetten, laik eğitimden, özgürlüklerden, Mustafa Kemal’in Cumhuriyetinden, demokrasiden, insan haklarından yana olan, bu ülkede özgürce yaşamak isteyen, çocuklarına iyi bir gelecek bırakmak isteyen herkes bir araya geldi. “Ben sen yok biz varız” dedi ve biz olduk. Antalya’da seçimleri hep beraber kazandık. Sadece Antalya’da değil, Mersin’de, Adana’da, Kırşehir’de Bolu’da, Ankara’da, İzmir’de ve İstanbul’da 31 Mart seçimlerini kazandık. İstanbul’da halkın iradesini gasp ettiler, seçimleri iptal ettiler. “Her şey çok güzel olacak” dedik ve her şey çok güzel oldu. 23 Haziran’da demokrasiden yana tavır koyan herkesin emeğiyle sahaya inip çalıştık. Bir sandığımızı bile çaldırmadık İstanbul’u hep beraber kazandık.
Seçim sonrasında kamuoyuna da yansıdığı şekliyle, AKP içinde kırılmalar yaşandığı, daha önce AKP içinde etkin konumda olan insanların parti kurma hazırlıkları içinde olduklarına dair haberleri okuyoruz. Başka partilerin iç işleyişi ve ilişkileri bizim şimdiye kadar hiç gündemimizde olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bizim gündemimiz, Türkiye’nin içine sürüklendiği siyasal ve ekonomik krizden çıkmak için neler yapılması gerektiğidir.
İktidar partisine de artık seçimlerin bittiğini, ötekileştirici, kutuplaştırıcı söylemin nelere yol açtığını, bu tablodan nasıl kurtulmak gerektiğini onların da düşünmelerini tavsiye ederiz. Hal böyleyken, AKP İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, seçimlerde AKP’nin ve adaylarının yaşadıkları hüsranın nedenlerini araştırması, halkın niye bu şekilde bir tercihte bulunduğunu sorgulaması gerekirken, basının karşısına çıkıp trajikomik bir şekilde 31 Mart’ta Antalya’da elde ettikleri sonucun tarihi bir başarı olduğunu savunuyor. Sen kaybeden il başkanısın. Sen çıkıp oylarımız arttı diyemezsin. Sen Büyükşehir’i kaybetmişsin, birçok ilçeyi kaybetmişsin çıkıyorsun bizim oylarımız arttı diyorsun. Buna kargalar bile güler.
Ayrıca “Bizim yarım kalan projelerimizi Muhittin Başkan bitirsin yeter” demiş. Biz sizin yarım yaptıklarınızı tam yaptıklarınızı da gördük. Halk sandıkta bunun cevabını verdi. Millet İttifakı olarak girdiğimiz seçimlerde Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Antalya’da 11 belediye kazandık. Halk iradesini gösterdi ve AKP’ye el salladı. Önümüzdeki genel seçimde de hep beraber AKP’ye el sallayacağız. Ortada bir başarının olduğu gerçek ama bu başarı milleti kucaklayan, kimseyi ötekileştirmeyen, halkın sorunlarına eğilen Millet İttifakı’na aittir. Büyükşehir Belediyesi’ni borç bataklığına sürükleyen, çılgın projelerle Antalya’nın geleceğini tehdit etmeye kalkanlara en güzel cevabı, 31 Mart’ta Antalya halkı vermiştir.
“100’e yakın arkadaşımızı sürgüne gönderdi” diyorlar bizim dört bin küsur arkadaşımızı gelir gelmez işten çıkardılar. Bizim yüzlerce arkadaşımızı diğer ilçelere göreve gönderdiler. Ve çıkıp dediler ki, “Gündoğmuş bu ilin en güzel ilçelerinden biridir.” Bu sürgün değil bir görevlendirmedir dediler. Belediye başkanımız içeride işini yapan liyakat sahibi bütün bürokratlarla çalışmaya devam ediyor. Fakat oradaki o bankamatikçiler, hani sivrisinek sorunu var diyorlar ya, ilaçlama yapmak yerine, üç dört ay boyunca bir siyasi partinin adayına çalışıp, belediyeden maaş alanlar işte, bu kişilerin tespit edilip gerekenin yapılması kadar doğal bir şey yoktur.
Ulaşım AŞ’den beş arkadaşımız çıkarıldı diye açıklama yapıyor, beş arkadaşın basına sızan yazışmalarını herhalde herkes görmüştür. Bir kere insanda ahlak olur. Sosyal medyada küfürler havada uçuşacak, Belediye Başkanına, siyasi partinin genel başkanına, il başkanına yöneticisine, hangi siyasi parti olursa olsun hakaret edeceksin küfür edeceksin, ondan sonra oradan ekmek yiyeceksin. Belediyede ve devletin kurumlarında çalışanlar orada halka millete hizmet etmek için gelirler ve liyakate göre çalışırlar.
Kadınlar plajıyla ilgili başkanımız defalarca açıklama yaptı. Sadece şunu söyleyeyim, iki yıldır hiçbir protokol olmamasına rağmen, Büyükşehir’in işlettiği Sarısu’ya biz seçildikten sonra hemen bakanlıktan yazı geldi burayı tekrar ihale ediyoruz diye. Bugüne kadar bakanlık, AKP belediyesindeyken hiç ağzını açmazken nasıl oluyor da CHP kazanır kazanmaz yazı geliyor, hem de sezonun ortasında, bunu anlamak mümkün değil. Ek olarak; Varsak hattını daha bitmeden açıp insanların hayatını riske attılar şu anda son aşamada testlerin tamamı yapıldıktan sonra açılacaktır.
Ethem Taş bir de Kırcami ile ilgili konuşmuş. Büyükşehir ve Muratpaşa Belediyesindeki bürokratlarımız çalışıyor, önümüzdeki mecliste bu konuyu tekrar gündeme alacağız. Bilirkişi raporunda yer alan sıkıntılı yerler planlanacak. Yani bu beş yılda Antalya kazanacak.
Meslek odalarının, uzmanların görüşlerine dayanarak eleştirdiğimiz Türel’in çılgın projelerinin yol açtığı zararlar konusunda da, onun yarım bıraktığı şekilde değil, Antalyalıların hakkını koruyarak yol yürüyeceğiz.
Mesela Ethem Taş, Türel’in çılgın projeleri arasında yer alan Boğaçayı Projesi’ndeki yosunlanmayı, yeteri temizlik yapılmamasına bağlıyor. Halbuki bizim vakti zamanında yaptığımız eleştirilere biraz olsun kulak verselerdi, böyle bir sonucun olmayacağı bilimsel bir şekilde ortadadır. Biz dedik ki buranın temizlik maliyeti buranın yapım maliyeti kadar tutar, burada bu proje olmaz dedik. Sanki projeyi biz yapmış gibi bizi sorumlu tutuyorlar.
Ethem Taş, kalbini ferah tutsun, Türel döneminin aksine, Antalyalıların hakkının korunduğu yeni bir döneme girilmiştir. Ethem Taş, Antalya’nın menfaatine olan her projeye destek vereceklerini belirtmiş. Bu noktada şüphesi olmasın; bizim dönemimizde yapılan bütün projeler Antalya halkının menfaatine olacaktır. Kendilerinin de sözlerini tutarak projelerimizi destekleyeceklerini umut ediyoruz."
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 46968
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in ablası Sevim Demirkıran hayatını kaybetti...
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in ablası Sevim Demirkıran hayatını kaybetti. Sevim Demirkıran'ın cenazesi yarın öğle namazını müteakip Muratpaşa Camii'nden kaldırılarak, Kemerağzı mezarlığına defnedilecek.
Alanya Güneşi Gazetesi ailesi olarak merhumeye Allah'tan rahmet, Sayın başkan ve aile bireylerine başsağlığı dileriz.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 117847
Kılıçdaroğlu: Ekrem Başkan, İstanbul'un rantına değil, sorunlarına talip oldu...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019 yılı içerisinde ikinci kez İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu'na Saraçhane'deki merkez binada tebrik ziyaretinde bulundu.

Belediye şeref defterini imzalayan Kılıçdaroğlu, ''Uzun ve yorucu bir mücadeleden sonra keyifli bir an yaşıyoruz. Zor bir görev üstlendiniz. Ancak İstanbul'u hak ettiği yere taşıyacağınıza inanıyorum'' diyerek İmamoğlu'nu tebrik etti.

İmamoğlu da Kılıçdaroğlu'na teşekkür ederek, ''Mahcup olmayacağız size'' şeklinde karşılık verdi. İkili, daha sonra kameraları karşısına geçti. ''Ekrem Başkan'la beraber güzel bir kahve içtik, 40 yıl hatırı var'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Kendisi uzun bir çabanın sonunda İBB Başkanlığını 2. kez aldı. Gerçekten de yorucu bir çabaydı ama Ekrem Başkan kararlıydı, azimliydi, dirençliydi, güçlüydü, gençti, dinamikti, 'Alacağım' dedi ve aldı. İstanbul'un rantına değil, İstanbul'un sorunlarına talip oldu'' dedi.

SARAÇHANE / İSTANBUL
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na tebrik ziyaretinde bulundu. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nu İBB'nin Saraçhane'deki binasının önünde karşıladı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Zabıta Mangası Merasim Takımı'nı selamlayarak binaya girdi. Kısa bir süreliğine kameraların karşısına geçen üçlü, basın mensuplarına poz verdi. Kılıçdaroğlu, İBB şeref defterini imzalayarak, şu satırları yazdı: ''Sayın Ekrem İmamoğlu, kazandığı İstanbul seçimini bir hizmet yarışına dönüştürecek. İmamoğlu'na, inanıyor ve güveniyoruz. Dualarımız ve başarı dileklerimiz O'nunla. Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı.''

SAMSUNLU İLKOKUL MEZUNU
RESSAMIN TABLOSUNU HEDİYE ETTİ
Heyet, daha sonra İmamoğlu'nun makam odasına geçti. Kılıçdaroğlu, ''Uzun ve yorucu bir mücadeleden sonra keyifli bir an yaşıyoruz. Zor bir görev üstlendiniz. Ancak İstanbul'u hak ettiği yere taşıyacağınıza inanıyorum'' diyerek İmamoğlu'nu tebrik etti. İmamoğlu da Kılıçdaroğlu'na teşekkür ederek, ''Mahcup olmayacağız size'' şeklinde karşılık verdi. Daha sonra karşılıklı hediye takdimlerine geçildi.

İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'na İSMEK'li kadınların seramik üzerine işlediği İstanbul temalı bir çalışmayı hediye etti. İmamoğlu'nun Kılıçdaroğlu'na hediyesi ise ilkokul mezunu Samsunlu ressam Umut Kaya'nın eseri karakalem bir tablo oldu.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ ÇİÇEĞİ
İmamoğlu, üzerinde kendisi, Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükçehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükçehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in resmedildiği tablonun hikayesini şu sözlerle açıkladı: ''Özel bir anı aslında. Samsun'a beraber gitmiştik hatırlarsanız. Genç bir ressam, 'Ben, resim yapmak istiyorum' diyerek önümü kesti. İlkokul mezunu. Biz onu davet ettik 23 Haziran seçiminden önce. Şişli'de bir sergisini açtık. Sergi açılışında satılmayan resmi kalmadı. Muazzam yetenekli birisi. Dedi ki, 'Kağıdım bu kadardı. Yoksa herkesi çizecektim. Çizemediklerim affetsin.' Böyle bir tablo çalıştı. Bu onun kendi kalemi. Size hediye etmek istedim.'' Samsunlu ressam Kaya'nın hikayesinden etkilenen Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'na, ''Telefonunu alayım, ben de bir arayayım. Değme ressamlara taş çıkartacak türden bir çalışma'' dedi.

Kaftancıoğlu da Kılıçdaroğlu'na İstanbul'u simgeleyen bir vazo ve takdim etti. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'na ayrıca, ''yeni bir başlangıcı'' simgeleyen çiçek sundu. Toplantının geri kalan kısmı basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
İMAMOĞLU: ''GENEL BAŞKANIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM''
Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, yaklaşık 1 saat süren görüşmelerinin ardından yeniden kameraların karşısına çıktı. ''Çok değerli Genel Başkan'ımızı İBB'de, İstanbul halkı adına ağırlamanın onurunu ve gururunu yaşıyorum'' diyerek sözlerine başlayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Benim için çok önemli duygularla dolu olduğunu özellikle belirtmek isterim. Elbette bir insanın, böyle bir makama gelirken yola çıkışında önemli süreçler vardır. 10 yıllık siyasi yaşamım, 5 yıl ilçe başkanlığı, 5 sene belediye başkanlığı ve sonrasında İBB başkanlığımız gerçekleşti. Bu sürecin hemen hemen tamamını, sadece ilk 6 ayında Sayın Deniz Baykal genel başkanımızda, sonrasında tamamını çok değerli Genel Başkan'ım Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşamış birisiyim. Benim için gerçekten muazzam bir liderlik ve partimizin tarifiyle, yoldaşlık, yol arkadaşlığı kavramını en üst seviyede yaşadığımı burada belirtmek istiyorum.''
İMAMOĞLU: ''MİLLETİMİZE OLAN SORUMLULUĞUMUZ BÜYÜK''
''2019 yerel seçimini, Türkiye'miz adına çok değerli bir sürecin yaşanması diye tarifleyebilirim'' diyen İmamoğlu, ''Bu sürecin en önemli karakteri, yerel yönetimlerden gelen insanların belediye başkanlıkları adaylıklarına tercih edilmesi ve oradan İBB Başkanlığı'nı, İstanbul'un en önemli merkezlerinde seçimi kazanmaları olmuştur. Bu önemli siyaset mühendisliğinin başarılmasının ana kişisi ve bu süreci başlatan, önderliğini yapan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bu yönüyle kendilerine minnet duygularımı belirtmek istiyorum. Elbette ki milletimize olan sorumluluğumuz çok büyük. Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na da hem sözüm hem de sorumluluğum var. İBB Başkanlığı'nı yaparken bu duygularla hareket edeceğim. Bunun sözünü bir kez de İBB'de, kendi huzurunda vermek istiyorum. İnşallah İBB'nin en başarılı ve en demokrat belediye başkanı olmak istiyorum. Umarım bu hedefime ulaşırım'' şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU: ''EKREM BAŞKAN KARARLIYDI''
Kılıçdaroğlu da sözlerine ''Ekrem Başkan'la beraber güzel bir kahve içtik, 40 yıl hatırı var'' şeklinde başladı ve devam etti: ''Kendisi uzun bir çabanın sonunda İBB Başkanlığını 2. kez aldı. Uzun bir çaba diyorum. Gerçekten de yorucu bir çabaydı ama Ekrem Başkan kararlıydı, azimliydi, dirençliydi, güçlüydü, gençti, dinamikti, 'Alacağım' dedi ve aldı. İstanbul'un rantına değil, İstanbul'un sorunlarına talip oldu. Bu nedenle Ekrem Başkan'ın İBB Başkanı olmasının ayrı bir anlamı var; rantına değil, sorunlarına talip olmak. İlk seçim bir siyasal seçimdi. İlk mücadele siyasal bir mücadeleydi, onu kazandı. Şimdi bundan sonraki süreç, hizmet yarışı sürecidir. Bir hizmet yarışı içinde. İstanbul'un sorunlarını biliyor. Sorunların nasıl çözüleceği konusunda güçlü veriler de var elinde. İyi bir ekibi olacak. Liyakatli bir ekibi olacak. Bunun altını özenle çiziyorum. Partizanlık yapmamak, liyakatli bir ekiple yola çıkmak bizim açımızdan son derece önemli.''

KILIÇDAROĞLU: ''HER ŞEY ŞEFFAF OLACAK''
''Ekrem Başkan ve diğer başkanlarımızla beraber yönetimlerde Türkiye'de yeni bir süreci başlatıyoruz'' diyerek, ''Her şey şeffaf olacak. Her şey çok güzel olacaksa, her şeyin şeffaf olması lazım. Partizanlığın olmaması, herkesin çalışması, alın teri dökmesi lazım. Herkesin sorunlara kilitlenerek sorun çözmesi lazım. Ekrem Başkanımız da bu çerçeve içerisinde bir görev anlayışı üstlendi. Bunu da büyük bir başarıyla yerine getirecektir. Ben de sizler gibi başarılarının takipçisi olacağım. Bütün dualarımız Ekrem Başkan ve diğer belediye başkanlarımız ile birlikte. İnşallah hepsi çok başarılı olurlar. Yerle yönetimlerden başlayarak, vatandaşın verdiği her kuruşun hesabını vermek gibi bir güzelliği bütün Türkiye'ye yaşatacağız. Bundan yüzde yüz eminim'' şeklinde konuştu.
KILIÇDAROĞLU: ''İBB BİNASINA İKİNCİ KEZ GELİYORUM''
Kılıçdaroğlu, ''Bu binaya ilk defa mı geldiniz, neler hissettiniz'' sorusuna, ''Bu binaya ikinci kez geliyorum. İlkinde bürokrat olarak gelmiştim, rahmetli Altan Tufan Gelirler Genel Müdürü'yken. Birlikte dönemin belediye başkanını ziyarete gelmiştik. Şimdi politikacı olarak geliyorum. Bu binaya gelirken, Ekrem Başkan'ımızın İstanbul'un sorunlarına talip olduğunu belirtmiştim. İstanbul'un sorunlarının ne kadar derin olduğunu biliyorum. Sorunların çözümünde ciddi zorluklar olduğunu da biliyorum ama siz, kararlı ve dirençli olursanız sorunlara karşı zorlukları ararsınız. Ben, buraya büyük bir özgüvenle geldim. Çünkü Ekrem Başkan'a güveniyordum. Belediye başkanlığından geliyordu. Belediye başkanıyken karşılaştığı sorunları nasıl çözdüğü konusunda da düşüncelerim, fikirlerim vardı, uygulamaları vardı. Bunları gördüm ve tanığı oldum. Daha büyük bir kitleyi kucaklayacak. 3 imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehri kucaklayacak'' yanıtını verdi.
KILIÇDAROĞLU: ''ESKİ SİSTEMDEN BİZ DE ŞİKAYETÇİYDİK''
Kılıçdaroğlu, sistem tartışmaları ve yeni parti kurulmasıyla ilgili soruları ise, ''Yeni partilerin kurulması benim ilgi alanımın dışında. Sizler nasıl izliyorsanız, ben de siyasetçi kimliğimle büyük bir dikkatle izliyorum. Ama eski sisteme girilmesiyle ilgili bizim bir talebimiz olmadı. Eski sistemden zaten biz de şikayetçiydik. Darbe hukukundan arınmamış bir Anayasa ve yasalar varsa, eski sisteme dönmek doğru değildir. Örneğin yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Darbeciler getirdi. Hala savunuluyor. Eğer demokrasi ve milletin iradesine saygı duyulmasını istiyorsak yüzde 10 seçim barajının kalkması lazım. Anayasa'da köklü değişiklikler gerekiyor. Mutlaka Cumhurbaşkanı'nın tarafsız olması gerekiyor. Namusu ve şerefi üzerine yemin etti. Biz, demokratik bir yönetim istiyoruz. Eski sistem demokratik değildi ki. Biz, hiçbir zaman eski sisteme övgüler dizmedik. Tek adam rejiminin nelere mal olduğunu görüyoruz ve tanığıyız. Bütün her şey bir kişiye bağlanmış. Tek kişinin Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmesi mümkün değil. Dünya kadar sorunu olan bir Türkiye'nin güçlü bir devlet yapısıyla, liyakatli bir devlet yapısıyla, demokratik bir parlamenter sistem içerisinde, denge ve fren sistemlerinin olduğu ve herkesin de mutlu olabileceği, gidip oyunu kullandığı zaman da gidip mutlu oy kullanabildiği bir sistem tabii. Adı rejim olur sistem olur, nasıl tanımlarsanız tanımlayın. Demokrasi, hak, hukuk ve adalet. Bunlar olduğu sürece bir sorunumuz yok. Ama bugün bu alanda sorun var. Eskiye dönelim. Hiç kimse eskiyi istemiyor. Biz de eskiyi istemiyoruz'' şeklinde yanıtladı.

İMAMOĞLU: ÇATALCA BELEDİYE BAŞKANI'NIN ÇAYINI İÇECEĞİZ
İmamoğlu'na da "Bugün Çatalca programınız var. Belediye, CHP'den AKP'ye geçti. AKP'li belediye başkanını ziyaret edecek misiniz'' sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruya, "Biz, bir söz verdik. Söz verdik derken aslında doğalı bu. 39 belediye başkanı da bizim belediye başkanımızdır. Seçim bitti ve artık hepimiz millete hizmet ediyoruz. Dolayısıyla ben her gittiğim ilçeye ya da bir mahalleye gittiğimde o mahallenin muhtarına ve o ilçenin belediye başkanına haber vereceğim. Onlarla beraber saha gezisi isteyeceğim. Tabi müsait olmayabilir, denk düşmeyebilir ama o ilçenin belediye başkanının varlığını, o mahallenin mahalle muhtarının varlığını en üst seviyede saygıyla karşılayan bir Büyükşehir Belediye Başkanı olacağımı söylemiştim. Genel Başkanımızın bir kısım Çatalca köylerine sözü olduğunu biliyorum. Böyle bir programı kendileri planlamıştı. Kendilerine bu prensipte, Çatalca Belediye Başkanı'mızı ziyaret edip bir çayını içebilir miyiz dediğimde 'Kesinlikle içelim' dedi. Biz de kendilerini aradık. Randevulaştık. Çatalca ziyaretimizi Çatalca Belediye Başkanımızı ziyaret ederek başlatacağız. Köylerimizde de muhtarlarımızla birlikte gezip sorunlarını dinleyeceğiz. İstediğimiz bu zaten. Toplumda barış, iİnsanlara müjdeler. Yeni bir siyaset anlayışı. Umarım herkes bu süreci destekler. Milletimiz huzur bulur" yanıtını verdi.

KILIÇDAROĞLU: ''23 HAZİRAN KONUŞMAM ÖNEMLİ''
Son olarak Kılıçdaroğlu'na, ''Ekrem Beyin tüm siyasi partilere ziyaretleri oldu. Sistem tartışmaları da bir kulise işaret ediyor. Ankara'da makro siyaset düzeyinde sizin siyasi partilerle bu yönde görüşmeleriniz olacak mı? Makro siyasete yansıyacak mı İstanbul'da bu olanlar'' sorusu soruldu. Kılıçdaroğlu'nun bu soruya yanıtı, "Siyasi partilerle bu aşamada görüşmeyi çok doğru bulmuyorum. Ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz kendi görüşlerimizi 23 Nisan tarihli konuşmamda 6 madde halinde saydım. 23 Nisan konuşması bizim açımızdan da önemli, CHP açısından da önemli. Bize göre eğer gerçekten bu ülkeye hukuku, adaleti ve demokrasiyi getirmek isteyenler samimi iseler, bu 6 maddeye bakarlar, 6 maddenin gereğini yaparlar. Biz de her türlü desteği veririz" oldu.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 94374
Ekrem İmamoğlu'ndan öğrencilere çağrı: İstanbul'u ve Türkiye'yi dünyanın en güzel şehri ve ülkesi yapmak için birlikte yola çıkalım…

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arel Üniversite'nin Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirilen mezuniyet törenine katıldı. Sevgi gösterileriyle karşılanan İmamoğlu, konuşmasında gençlere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulunarak, ''Gençler, 'Apolitik' dediler. Gençler, 'Sorunlara ve bu anlarda olan birtakım olumsuzluklara duyarsız' dediler. Ama inanın, şu son zaman diliminde yaşadığım bütün o heyecanımı yükselten ve bizleri ayağa kaldıran muazzam bir gençlik inancını yaşadığımı belirtmek istiyorum. Lütfen bunu tazeleyin, geliştirin ve gelin az önce bahsettiğim hem bu güzel şehir İstanbul'u hem de bu güzel ülke Türkiye'mizi gerçek anlamda barış ve huzur içerisinde dünyanın en güzel ülkesi ve en güzel şehri yapmak için, hep birlikte bugün itibariyle yola çıkalım. Sanıyorum bu yolculuğa hazırsınız'' dedi. İmamoğlu, konuşmasının ardından üniversiteyi birincilikle bitiren Dihle Topaloğlu'na verdi. ''Elim boş geldim ama okul birincimizi İBB'de yemeğe ve kahve içmeye davet ediyorum'' diyen İmamoğlu, salondan ayrıldığı sırada öğrencilerin adeta hücumuna uğradı. Öğrenciler, İmamoğlu ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

SİNAN ERDEM / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arel Üniversitesi'nin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen mezuniyet törenine katıldı. İmamoğlu'na, eşi Dilek İmamoğlu da eşlik etti. İmamoğlu çifti, salona büyük sevgi gösterileri altında girdi. Bu sırada hınca hınç dolu tribünlerden, ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratı yükseldi. Öğrencilerin hazırladığı ''Ben de annemin projesiyim'' ve ''Gençliğimiz var, Atatürk'ümüz var'' dövizleri ilgi çekti. Bazı öğrenciler, tribünlerden inererek, İmamoğlu ile fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Mezuniyet töreni şehitler, Atatürk ve silah arkadaşları için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

'GENÇLİĞİMİZ VAR'' ANONSUYLA ÇAĞRILDI

Anonsu yapan sunucu, ceketini çıkarıp ''Gençliğimiz var'' diyerek İmamoğlu'nu mikrofona çağırdı. Bu sırada yine ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratı yapıldı. İmamoğlu, sözlerine, ''Açıkçası bugün gördüğüm manzara, bir kurumun ortaya koyduğu başarıyla, tam da her şeyin çok güzel olduğunu gösteren bir manzara'' şeklinde başladı. ''Ben de bu sıralardan geçmiş bir arkadaşınızım'' diyen İmamoğlu, ''Sizlerden hepimizin beklentisi yüksek. Bu ülkenin nüfusunun önemli bir kısmı genç. Gençlerimizi umutlandıracak ve geleceğe hazırlayacak olanlar da siz kıymetli mezunlarsınız. Hep birlikte başaracağız. Hep birlikte çok çalışacağız. Hep birlikte, bu ülkede olabilecek birtakım sıkıntıların önünü keseceğiz. Bunu yapmamız için, kendinize olan güveninizin tam olması lazım. Başaracağınıza olan inancınızın tam olması lazım. Asla vazgeçmemeniz lazım. Sürekli yüksek motivasyonla işinize odaklanmanız lazım. İnsanları sevmeniz lazım. Bu ülkede yaşayan herkese, her kesime, ön yargısız, sıcak ilgiyle yaklaşmanız lazım. Görevinizin ve mesleğinizin en iyisi olması noktasında kendinizi sürekli yenilemeniz, yeniliklere açık olmanız ve dünyaya olabildiğince açık bireyler olmanız gerekmektedir'' şeklinde konuştu.

''ÇOK İNANÇLIYIM''
İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ben, yeni bir belediye başkanı olarak, bana göre dünyanın merkezi İstanbul'da, geleceğe sizlerin hazırlanması adına, alt yapıyı hazırlamak, sizlere yüksek teknoloji üretebileceğiniz, eğitimlerinizi geliştirebileceğiniz, AR-GE birimlerini oluşturabileceğiniz tekno-kentleri oluşturmayı, bu anlamdaki merkezleri, yine bu güzel kentin içerisinde, sosyal yaşamdan kopmadan, kültürü, sanatı geliştiren, hayatı ve çevreyi güzelleştiren, insanları bütünleştiren, barış ve huzur içerisinde yaşamalarını sağlayan bir kent var etmek için elimden geleni yapacağıma, tüm bu güzel ve yakışıklı gençlerin önünde söz veriyorum. Çok inançlıyım. Bu son 6 ayda vermiş olduğumuz demokrasi mücadelesinde, Türkiye'mize dair, milletimize dair olumsuz görüşleri olan insanlar vardı. Ama ben, hiç umudunu yitirmemiş bir arkadaşınız olarak gururla söylüyorum ki, gençlerin içerisinde duran o inanılmaz mücevher gibi var olduğunu gördüğüm inancınızı yaşayan şahitliğinizi de her yerde yapacak bir kişiyim.''

''SİZİ RAHATSIZ EDEN DİL VE DAVRANIŞLARDAN UZAK DURUN

İmamoğlu, konuşmasında gençlere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulundu: ''Gençler, 'Apolitik' dediler. Gençler, 'Sorunlara ve bu anlarda olan birtakım olumsuzluklara duyarsız' dediler. Ama inanın, şu son zaman diliminde yaşadığım bütün o heyecanımı yükselten ve bizleri ayağa kaldıran muazzam bir gençlik inancını yaşadığımı belirtmek istiyorum. Lütfen bunu tazeleyin, geliştirin ve gelin az önce bahsettiğim hem bu güzel şehir İstanbul'u hem de bu güzel ülke Türkiye'mizi gerçek anlamda barış ve huzur içerisinde dünyanın en güzel ülkesi ve en güzel şehri yapmak için, hep birlikte bugün itibariyle yola çıkalım. Sanıyorum bu yolculuğa hazırsınız. Bu yolculuğa çıkarken, gelecekteki başarılarınızı şimdiden gören bir arkadaşınız olarak lütfen iş birliğine açık olun. Bu ülkede sizi rahatsız eden hangi dil var ise, hangi davranış biçimi var ise, onları hayatınıza dahil etmeden, gerçeklikle bu ülkenin ve dünyanın geleceğine hazırlanan bireyler olmayı kendinize hedef seçin. Bir arada, kol kola bu işi başaralım istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Heyecanımızın yüksek olduğunu görüyorum. Ben de çok heyecanlıyım. Sizlerle güzel bir kent var etme adına en hızlı şekilde koşacağımıza olan inancımla son olarak, her şey çok güzel olacak diyorum.''

ÖĞRENCİ HÜCUMU!
İmamoğlu, konuşmasının ardından üniversiteyi birincilikle bitiren Dihle Topaloğlu'na diplomasını Arel Üniversitesi Onursal Başkanı Kemal Gözükara, Mütevelli Heyeti Başkanı Özgür Gözükara ve rektör Ali Argun Karacabey ile birlikte verdi. İmamoğlu, ''Elim boş geldim ama okul birincimizi İBB'de yemeğe ve kahve içmeye davet ediyorum'' dedi. Bölüm birincilerinin belgelerini de takdim eden İmamoğlu, salondan ayrıldığı sırada öğrencilerin adeta hücumuna uğradı. Öğrenciler, İmamoğlu ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.







