head

2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 20 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg

Siyaset

Askerlik süresini altı aya indiren madde kabul edildi...

 

Askerlik süresini altı aya indiren madde, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin Askeralma Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor. Temel kanun olarak ele alınan teklifin ilk bölümünde yer alan iki madde geçtiğimiz hafta benimsenmişti. Genel Kurul dün 3. maddeden başlayarak teklifi görüşmeye devam etti.

 

Teklifin askerlik süresini 6 aya indiren 5. maddesi, Cumhurbaşkanı'na askerlik süresini bir katına kadar artırma ve yarısına kadar indirme yetkisi veren fıkrası partilerin ortak önergesiyle rötuşlanarak kabul edildi.

 

Kabul edilen önerge ile maddenin "Hizmet süresi erbaş ve erler için 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için 12 aydır. Hizmet sürelerini ihtiyaca göre bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya Cumhurbaşkanınca karar verilebilir" şeklindeki fıkrasına "Bu şekilde belirlenen hizmet süresi 6 aydan az olamaz" hükmü eklendi.

Antalya’da FETÖ’nün medya yapılanmasına yönelik operasyonda kapatılan Antalya Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ali O. ile Sorumlu Yazı işleri Müdürü Hasan Y. hakim karşısına çıktı.

Antalya da Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) medya yapılanmasına karşı yürütülen soruşturmada, Antalya Gazetesi, sayfalarını FETÖ'ye para karşılığı satıp örgütün propagandasını yaptığı iddiasıyla 2016 yılından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmıştı. Antalya Gazetesi'nin o dönemde Genel Yayın Yönetmenliğini yürüten Ali O. ile Sorumlu Yazı işleri Müdürü Hasan Y. hakkında 3 yıl sonra 'terör örgütüne üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk dava görüldü.

“Ben sürekli gazetecilik ve televizyon programları yaptım”

 

Suçlamaları kabul etmeyen Ali O., “Bizi şikayet eden kişinin işyerinden ayrılarak haklarımızı talep ettik. O kişi de bizi bu nedenden dolayı şikayet etti. 2013 yılında Antalya Gazetesi’nde çalışmaya başladım. Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyordum. Nevzat A. ile ilgili başka gazetelerde çıkan iddialar vardı. Bizde iddialar hakkında röportaj yaptık. Ben sürekli gazetecilik ve televizyon programları yaptım” diye konuştu.


Sosyal medyada 17 Aralık 2013 tarihinde attığı "Ve beklenen an geldi' 25 Aralık 2013'te 'Recep'e ayrılık, Tayyib'e yolculuk, Erdoğan'a karanlık göründü" şeklinde mesajlar hakkında da savunma yapan Ali O., "Gazetecilik refleksi ile yazılan bir şeydi. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Hasan Y. ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, Antalya Gazetesi’nde yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını kaydetti. Yavaşlar, “Nevzat Ayvacı normal bir iş adamı görünümündeydi. Hakkında çıkan iddialar nedeniyle röportaj yapıldı” şeklinde konuştu. Duruşmada yerel gazete sahibi Haşmet Öyken ise tanık olarak dinlendi. Antalya Gazetesi’nin FETÖ’nün sermayesi haline dönen bir gazete olduğunu ileri süren Öyken, gazetenin kapatılmadan ve yerel seçimlerden önce Zaman Gazetesi ile işbirliği yaparak Antalya’da dağıtıldığını iddia etti. Öyken şöyle devam etti: “Antalya Gazetesi’nin sahibi o süreçte Ali O. olarak gözükmektedir. Ancak FETÖ soruşturmalarında tutuklanan Sıtkı S. ve oğlu Onur S. ile ticari ilişki bulunmaktadır. Tutuklandılar ve gazete kapandı. Bu gazete Antalya'nın en eski gazetelerinden biridir. Gazete daha önce bir kişi tarafından satın alındı. Ali O. ve Hasan Y. bu gazetede çalışmaya başladı. O zaman Fethullah Gülen cemaati olarak bilinen cemaat giydirme diye tabir edilen sayfaları yayınlamak için birçok gazete ile görüşme yaptı. Bunlarında birisi de benim gazetemdi. Kabul etmedim. Gazeteyi satın alan kişi o tarihte gazetecilikten ayrılmak istiyordu. Ali O. kendisini Sıtkı S. ile görüştürdü. Bu şekilde satış gerçekleşti. Ben Mustafa A.'nın FETÖ elebaşı Nevzat A. ile görüştüğü günde gazetemde haber yaptım. Bunun üzerine Mustafa A.nın yıpranmaması için sanıkların olduğu gazete, Nevzat A. ile röportaj yapıp bu haberimi yalanamaya ve algı oluşturmaya çalıştı. Gazete 15 Temmuz’dan sonra kapandı. Sanıkların hakkında FETÖ ile ilgili sadece duyumlarım var. Bunun dışında gördüğüm, şahit olduğum bir şey yoktur."

Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların Antalya Gazetesi’nde yayınladığı Nevzat A. röportajına ilişkin ilgili gazete nüshasının gönderilmesi için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosuna müzakere yazılmasına, Erdoğan Ç.'nin ise tanık olarak dinlenmesi için işlem yapılmasına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

İyi Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın, dün itibariyle sona eren festivale ilişkin yapmış olduğu değerlendirmede “Bülent hanımın ocak başkanıyla dalga geçmesi ve milliyetçi kesimin de buna göz yummuş olması, bir milliyetçi olarak benim kanıma dokundu” dedi.

 

İyi Parti ilçe teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Başkan Apaydın, 23 Haziran’da gerçekleşecek İstanbul seçimlerine değindi ve süreci yorumladı.


‘İMAMOĞLU’NUN ARKASINDAYIZ’


Apaydın “Artık İstanbul seçimleri için son düzlüğe girildi. Hafta sonu yapılacak seçimlerin ardından ülkemiz normalleşecek. Yıllardır içerisinden çıkamadığımız seçim atmosferinden çıkarak gerçek gündemimize döneceğimizi umuyor, dua ve temenni ediyoruz. Bu seçimlerin çok da adil olmayacağını biliyoruz. Zira bir tarafta devletin bütün kurumlarını, imkanlarını kullanan iktidar adayı, diğer tarafta da demokrasiyi tesis etmeye çalışan, var gücüyle mücadele eden ve bütün gücünü halktan, vatandaştan alan bir aday var. Bizler İyi Parti olarak liderimiz Meral Akşener başta olmak üzere Millet İttifakı’nın adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun arkasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.


‘OCAK BAŞKANIYLA DALGA GEÇİLDİ’


Dün itibariyle sona eren festivale ilişkin de yorum yapan Yücel  Apaydın, stantların düzensizliğine dair sunulan eleştirileri değerlendirdi. Başkan Apaydın “Kentte idari anlamda bir boşluk olduğunu yıllardır dile getiriyoruz. Bütün bunları hep beraber görüyoruz. Bahsettiğimiz bu düzensizlik her alanda söz konusu. Festivale de yansımış olması doğaldır. Zira idari zihniyet, çalışmalarını ekip ruhu ve ortak akılla yürütmüyor. Getirilen sanatçının hakarete varan ithamlarını da ayrıca rahatsız edici buldum. Özellikle Bülent hanımın ocak başkanıyla dalga geçmesi ve milliyetçi kesimin de buna göz yummuş olması, bir milliyetçi olarak benim kanıma dokundu. Bu ciddiyeti sağlayacak şekilde, halkın kültürüne ve yapısına uygun sanatçıların seçilmiş olması gerekirdi” ifadelerini kullandı.

 

SAPADERE KANYON İHALESİ UÇUK FİYATA GİDİNCE...

sapadere kanyon 3 5b63f1338f1ed723bcd73023 1ad50

AKLIM ALMIYOR BÖYLE İHALELERDE UÇUŞAN RAKAMLARA...

sapadere kanyon 4 24762254 70ea8

Ey gidi Dünya hey. Arkadaşlar tapusunu mu alıyoruz zannederek pey sürdüler bilemem.Bugün T.C. Alanya Belediyesi encümen salonu sayın Adem Murat Yücel başkanlığında bir ihaleye sahne oldu, oldu da amma ne ihale.Umarız ihaleyi kazananlar bedeli yatırırlar da iyi bir gelir olur idare açısından. İhale konusu yer Sapadere Kanyonu adıyla turizme çeşitlilik sunan tabiat harikası orman alanının mesire yerine döndürülmüş hali olan alan ve alandaki iki dükkan ve iki yiyecek ünitesinden oluşan ve bünyesinde WC ler bulunan alan.

Tamam anladık bu yer güzeldir, insanlar buraya dinlenmeye gelir filan. Gelirlerde böyle bir kirayı karşılayacak bedelleri burada harcarlar mı? İki milyonu geçen ve ayrıca KDV de ilave oldu mu neredeyse iki buçuk milyona dayanan bir kira. Gel de çık bu hesabın içinden.Herhalde bizim öngöremediğimiz karlar varda biz bilemiyoruz.Bu kiranın tümünün peşin olarak ödeneceğini de göz önüne alırsak durumun vehameti daha da anlaşılır olur herhalde.

 

Bu bana bir dönem T.C. Alanya Belediyesi çay bahçesinin kiralama ihalelerini hatırlattı. İhale olmadı bir ihale daha olmadı bir ihale daha. Teminatı yakan tüyüyor ama mevcut müstecir o yeri işletmeye devam ediyor ve karşılığında işgaliye ödüyor. Tamamda bu ihalede çıkılan bedelin karşısında cılız kalan bir bedel oluyor. Ancak olması gereken mantıklı bir bedel oluyor ve kiracı değişmemiş oluyor tabiatıyla.

 

Tabii bu durumun ortadan kaldırılması için başka metodlar devreye giriyor ve ondan sonra iş düzenine giriyor. Herkes ne demek istediğimizi anladı herhalde, idare böyle durumlarda bir by-pass yapar ve turizmin daha fazla zarar görmesini de önleme amaçlı böylesi alanların işletmelerini kamu yararına çalışan ALTİD , TÜRSAB, ALTSO gibi kuruluşlara devreder onlarda fayiş fiyatlar talep etmeden oraları örnek işletmeler olarak işletirler.

 

Her yere rant ve gelir kapısı olarak bakmamak, gelsin de ne olursa olsun dememek gerek kanaatimce.Bu ve bunun gibi yerler vitrin olması gereken , örnek olması gereken yerlerdir. Buralara giden insanlar yüksek kira ödeyen müstecirlerin maliyetlerinin kiradan mütevellit yüksek olmasını anlamak veya anlamaya çalışmak zorunda olmamalıdırlar.Kaldı ki bu ihalede bu yere giriş bedeli alınmayacağı da açıkca belirtilmiş, yani yanlızca hizmetler ve ürünler karşılığında bedeller alınacak. Müze gibi her giren bir bedel de ödemeyecek benim anladığım kadarıyla.

 

Bu konu gündeme gelince bu kiralamayı duyanlar eyvah benim yeri bedavaya vermişim acaba kirayı nasıl arttırırım diye düşünmeye başlıyor, tabii ki buda tüm kiracıları etkileyip zora sokuyor sanki yeteri kadar zorda değillermiş gibi.

 

Bu ve bunun gibi kiralama bedelleri adeta domino etkisi yaparak tüm çevreyi etkiler. Kiraların Euro ve Dolar cinsinden talep edilememesi ve o kanunun çıktığı dönemde tespit edilen kurla kira kontratlarının düzenlenmesi hepimizi sevindirmiş ve umutlandırmıştı.

Gel gelelim bu kiralama ihalesi her şeyi alt üst etti gibi. İdarenin kapsamlı bir araştırma sonucu tespit ettiği kiralama ihalesine esas bedel mutlaka titizlikle oluşturulmuştur, onların eksikliği değildir bu durum. Peki ya nedir ? Olsa olsa topluluk içerisinde oluşan heyecandır. Kalabalık bir toplum önünde heyecanla sürülen peyler bazen ölçünün kaçmasına sebep olabiliyor.

 

Son dönemde birçok kez değiştirilen kamu ihale kanununa o ihale konusu alanda ne yapacağı belli olan ve etraflıca tarif edilmiş iş yerleriyle ilgili yeni bir madde eklemeli ve denilmeli ki , İhale şu bedelden başlar ve maksimum şu bedelde sonlanır.

O maksimum bedeli kabul edenler içerisinde kura sonucu bir kişi yada kurum idarece kiracı olarak belirlenir ve o alan işletmeye alınır.İşte bu anlamda fizibilite raporu hazırlamak önemli hale gelir , bu işi yapan bu raporları hazırlayan kurumlar oluşur bizde de yıllar boyu ayni aile veya grup tarafından işletilen müesseseler ortaya çıkar. Aksi halde bu sene ben gelecek sene başkası oraları işletmeye çalışır ama bir türlü beceremez.

 

Her şeyin hayırlısı....

 

Haftasonu Alanya Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda (SMMMO) seçim heyecanı yaşandı.

3 aday ve listelerinin yarıştığı seçimlerde mevcut Başkan Kerim Gökçeoğlu’nın adayı olduğu İhtisas Grubu seçimi kazandı.