Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 364751
Muhalefetteki 6 siyasi partinin temsilcileri, TBMM'de devam eden 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem' toplantılarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İlk toplantılarda yüzde 100 uzlaşı sağlandığını belirten siyasi parti temsilcileri, "Tüm temel ilkelerde anlaşıyoruz" mesajı verdi...
‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ önerisi için TBMM'de toplantılar düzenleyen muhalefetteki 6 siyasi partinin genel başkan yardımcıları, ilk kez canlı yayında bir araya gelerek görüşmeleriyle ilgili detayları anlattı.

--CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek,
--İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem,
--Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün,
--DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu,
--Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya,
--Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, Halk TV’ye konuk oldu.
“ANLAŞAMADIĞIMIZ HİÇBİR TEMEL İLKE YOK”...
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun ‘Helalleşme’ açıklamaları sorulan CHP'li Erkek, “Türkiye'nin yeni bir siyaset kültürüne ihtiyacı var. 6 parti birlikte çalışmamızın da aslında anlamı bu. Anlaşamadığımız hiçbir temel ilke yok. Farklılıklarımızla bir aradayız ama merkezimizde demokrasi var. Hukukun üstünlüğü var. Siyaset yapma şeklimizi değiştirmemiz lazım. Bugüne kadar hep geçmişi deşerek siyaset yapıldı. Biz geçmişteki hataları da göz önünde bulundurarak geleceği de inşa etmek için siyaset yapmalıyız” diye konuştu.
“KOLTUK UĞRUNA SİYASET YAPMIYORUZ”...
Diğer siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarından öne çıkanlar ise şöyle:
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem:
* Çalışmalarımızın bir sırası var. Öncelikle anayasaya uygun olarak yasama yürütme ve yargı şeklimde çalışmalarımızı yürüttük. Her partinin kendi açıkladığı ilkeleri var. Bizim de iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkelerimiz var.
* Biz koltuk uğruna siyaset yapmıyoruz. Yüzde 50+1'lik sistem milleti gerçekten bölmek, parçalamak, kendi seçmeninizi konsolide etmek için karşı tarafta bir düşman kesim yaratmak bakımından son derece uygun bir anayasal düzen.
- Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi değişikliği esnasında bunun ülkenin birliğine hizmet etmeyeceğini söyledik ve nitekim etmedi. Bunun sonucunu 83 milyon yaşıyoruz.

“YÜZDE 100 UZLAŞI SAĞLADIK”...
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp:
* Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak adlandırılan sisteme geçildikten sonra uzlaşma ortadan kalktı. 6 partinin bu yaptığı çalışma bu anlamda çok değerli ve önemli. İlk 2 toplantı sonucunda gördük ki aslında birbirimize çok yakınız. Bu çok memnuniyet verici.
* Hayalimizdeki Türkiye'de aşağı yukarı paralel görüşlere sahibiz. Bu güvenle 3. toplantıdan itibaren meclis çatısı altında toplanıp yazmaya karar verdik.
* Şu ana kadar kaleme aldığımız bölümleri büyük bir engel ve sıkıntıyla karşılaşmadan tamamlama şansına sahip olduk. Kaleme aldığımız metinde yüzde 100 bir uzlaşıyı sağlamış durumdayız.
“İKTİDARI DEVİRME VEYA İTTİFAK ÇALIŞMASI DEĞİLDİR”...
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya:
* Bu çalışma bir seçim kazanmak, bir iktidarı devirmek ya da bir ittifak kurmak için yapılan bir çalışma değil. Burada iktidarın da içinde yer aldığı bir gelecek Türkiye'si tahayyül edip tasavvur edebilir miyiz çalışması.
* Bu çalışma 84 milyon için, sadece iktidara karşı yapılan bir çalışma değil. İktidar partisine oy vermiş seçmenlerin de içerisinde yer aldığı bir Türkiye hayali ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.
“ÜLKEMİZDEKİ EN ÖNEMLİ MESELE CUMHURİYETİN DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRILMASI”...
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu:
* Bugün ülkemizin önünde en önemli aşamalardan birisi, cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırılması meselesi vardır. İnşallah biz bir araya gelen 6 siyasi parti bunun önünü açabiliriz. Helalleşmek için detaya inmek, yüz yüze gelmek, karşılıklı olarak duygulanmak gerekiyor.
* Bugün Tayyip Erdoğan maalesef bu otoriter devlet anlayışını, herkesi ciddi manada tehdit eden, başta AKP'ye destek veren insanları da yarın öbürsü gün tehdit edecek adeta bir korku cumhuriyetine dönüştürdü.
* Her birimiz bu sorunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Bundan sonraki süreçte Türkiye'nin asgari mutabakatı özgürlükçü demokratik devlet olmalı.
“AKP ÜST YÖNETİMİ BİR GÜÇ YOZLAŞMASINA KAPILDI”...
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün:
* Helalleşmek birbirimizin arasında olması lazım. İkinci helalleşme değişik toplum kesimleriyle olmalı. 2001'de AKP'yi çok samimi duygularla kurduk. Maalesef daha sonra bir güç yozlaşmasına kapıldı partinin üst yönetimi.
* Biz 2015'te bunu gördük, restorasyon süreci ilan ettik ama buna karşı gelindi. Siyasetçinin ahlaklı olmasını arzu ettik ama bu engellendi. Birileri siyasetçilerin ahlaksız olmasını istedi.
* Değişik kaynaklardan gelen partilerin temsilcilerinin bir araya oturması havayı yakalamak adına yapılmış adımlardır. Vatandaş bu masanın üzerine titriyor.
- Vatandaş ‘ötekileştirmeden bıktık' diyor. İnsanlara ümit olmak için bir araya geldik. İnsanlar bizden çözüm bekliyor.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 80603
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Muhtarlar Futbol Turnuvası başladı. Turnuvada 15 ilçe muhtar takımı ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin (Bürokratlar) takımı kıran kırana mücadele ediyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de yeşil sahada ter döken muhtarları ziyaret ederek şans diledi...
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliği ile düzenlenen 1. Antalya Muhtarlar İlçe Futbol Turnuvası Lara Asat Su Arıtma Tesisleri Futbol sahasında başladı. İlçelerde görev yapan mahalle muhtarları ile iletişimi güçlendirmek ve kaynaşmayı arttırmak adına düzenlenen futbol turnuvasında 15 ilçe muhtar takımı ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin takımının (Bürokratlar) yer alıyor.

BAŞKAN BÖCEK ŞANS DİLEDİ...
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de yeşil sahada top koşturan ve kıran kıran bir mücadele sergileyen muhtarlar turnuvasını ziyaret ederek şans diledi. Elmalı-Serik muhtar takımlarının maçının vuruşunu yapan Başkan Böcek, kısa bir sürede olsa muhtarlarla maç yaptı. Yol arkadaşları muhtarlara baklava ikramında bulunan Başkan Böcek, muhtarların turnuvasını keyifle izlerken tüm takımlara başarı diledi. Sağlıklı bir şekilde turnuvanın tamamlanmasını dileyen Başkan Böcek, muhtarlara, turnuvaya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Muhtarlara mahallelerinin hizmet beklediğini söyleyen Başkan Böcek, “Bu nedenle kurallara uyalım. Sarı, kırmızı kart yemeyelim. Sağlıklı bir şekilde turnuvayı tamamlayalım. Sizler bizim için ve mahalleleriniz için önemlisiniz. Hepinize bol şans diliyorum” dedi.
İLK MAÇ KEPEZ VE BELEDİYE BÜROKRATLARI ARASINDA...
Turnuvanın ilk maçı Kepezli muhtarlarla Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin (bürokratlar) takımı arasında yapıldı. Turnuvanın başlama vuruşunu Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan yaptı.Turnuvayı onur konuğu olarak Galatasaray'ın eski futbolcusu Metin Yıldız da izledi.
ÇEKİŞMELİ MÜCADELE...
Kepez ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının ardından Muratpaşa-Kemer, Konyaaltı-Manavgat, Elmalı-Serik, Kumluca-İbradı, Kumluca-İbradı, Akseki-Alanya, Gazipaşa-Döşemealtı, Korkuteli-Finike muhtar takımları sahada ter döküyor. Her ilçeden bir takım oluşturan muhtarlar, tek maç eleme usulüne göre mücadele ediyor. Çekişmeli mücadelelerin yaşandığı turnuvanın final maçı ise 20 Kasım Cumartesi günü yapılacak.
Turnuva Maç Fikstürü
13 Kasım Cumartesi
10.00 Kepez –Antalya Büyükşehir Belediyesi
10.00 Muratpaşa -Kemer
11.30 Konyaaltı-Manavgat
11.30 Elmalı-Serik
13.00 Kumluca-İbradı
14.30 Akseki-Alanya
14.30 Gazipaşa-Döşemealtı
15.30 Korkuteli-Finike
HABER: Ayten YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 210803
Dolar/TL kurunun, 10 TL'ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini görmesi sonrası AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllar önceki paylaşımı gündem oldu...
TL'nin yaşadığı değer kaybı hız kesmeden devam ediyor. Dolar/TL, ABD'de enflasyonun 1990'dan bu yana görülen yüksek seviyeye çıkması ve Türkiye'de enflasyon ve para politikası endişeleriyle 10 TL seviyesine yükseldi.
Kurda dün 9,97’lik zirve görülmüştü. Euro/TL'de ise 11,44 seviyesi görüldü.
Doların tarihi zirveye ulaşmasının ardından sosyal medyadaki tepkiler de gecikmedi. Muhalefet kanadından bir çok siyasetçi AKP iktidarının ekonomi politikalarına ve AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepkilerini dile getirdiler.
Yine dolardaki artış sosyal medyanın gündemine otururken Erdoğan'ın 2012 yılındaki bir paylaşımı da gündem oldu. Paylaşımda, "Para, tıpkı bayrak gibi tıpkı milli marş gibi bir ülkenin gücünü itibarını bağımsızlığını simgeler. Paranın itibarı milletin itibarıdır" ifadeleri yer alıyor.
Erdoğan'ın 2012 tarihli paylaşımını alıntılayan bir çok kullanıcı ve siyasi isim, AKP'nin ekonomi politikalarına ve Erdoğan'a tepkilerini dile getirdiler.
İŞTE ,ERDOĞAN'IN 2012 YILINDA ATTIĞI TWITI...

- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 306761
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Atatürk'ün adını son zamanlarda çok sık andığını ifade ederken, "Yakında çıkıp, ‘Ben geçmişte zaten Atatürkçüydüm’, ‘Ben geçmişte zaten CHP’liydim’ derse, şaşırmayız. Zira kendisi koltuk için, milli görüş gömleğini fırlatıp atan kişidir. Kendisini uyaralım, Atatürkçülerin giydiği elbisenin kumaşında Kuvay-ı Milliye vardır. Müdafaa-i Hukuk vardır. O elbise Erdoğan’a birkaç beden bol gelir" dedi...
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı sürerken, partisinin genel merkezinde basın toplantısı yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öztrak'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“EBEDİ İKAMETGÂHI İSE ULUSUMUZUN KALBİDİR...
Bazı büyük önderler vardır ki, tarihin sinesine sığdırayım deseniz, sığdıramazsınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, böyle bir liderdir. Özgürlüğün, bağımsızlığın, vatan sevgisinin, aydınlanmanın, cumhuriyetimizin ve ulusumuzun sembolüdür. Ebedi istirahatgâhı Anıtkabir’dir. Ebedi ikametgâhı ise ulusumuzun kalbidir. Atatürk ve onun ilkeleri, ulusumuzun, cumhuriyetimizin çimentosudur. Atatürk’ün ebedi Genel Başkanı olduğu, CHP’nin mensupları olarak, bu gerçeğin her geçen gün daha iyi anlaşılmasından elbette son derece bahtiyarız.
KENDİSİNİ UYARALIM, ATATÜRKÇÜLERİN GİYDİĞİ ELBİSENİN KUMAŞINDA KUVAY-I MİLLİYE VARDIR...
‘Yunan postalını Atatürk’e tercih eden’ fesli Kadir’in vaazlarından Atatürk’ü öğrenen Erdoğan, şimdilerde Atatürk’ün adını ağzından düşürmez oldu. Yetmedi, bizle Atatürkçülük yarışına çıktı. Yakında çıkıp, ‘Ben geçmişte zaten Atatürkçüydüm’, ‘Ben geçmişte zaten CHP’liydim’ derse, şaşırmayız. Zira kendisi koltuk için, milli görüş gömleğini fırlatıp atan kişidir. Kendisi, ‘Benim emir komuta merkezim, bana ‘Papaz elbisesi giyeceksin’ diyorsa, Papaz elbisesini giyer, bu şekilde gider, görevimi yaparım’ diyen kişidir. Erdoğan’ın, girmeyeceği kılık, milliyetçilik dahil ayağının altına almayacağı değer yok. Tabi şimdiki emir komuta merkezinin kim olduğunu merak ediyoruz. Kendisini uyaralım, Atatürkçülerin giydiği elbisenin kumaşında Kuvay-ı Milliye vardır. Müdafaa-i Hukuk vardır. O elbise Erdoğan’a birkaç beden bol gelir.
DÜNYANIN EN GÜÇLÜ 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAYI MİLLETİMİZE TAAHHÜT ETTİ...
2023’te, milli gelirimizi 2 trilyon dolara, fert başına gelirimizi 25 bin dolara, ihracatımızı 500 milyar dolara yükseltmeyi, işsizliği ise yüzde 5’e indirmeyi, böylece ülkemizi dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına sokmayı milletimize taahhüt etti. Peki, 2023 hedefleri ne oldu? Millete verilen sözler ne oldu? Ben söyleyeyim, yalan oldu. Bunu ben demiyorum.
SÖZÜNÜ TUTMAYAN SİYASETÇİ DÜNYANIN HER YERİNDE MİLLETTEN ÖZÜR DİLER...
Erdoğan’ın ‘2023’te yüzde 5’e düşüreceğim’ dediği işsizlik oranı ise yüzde 11,4 olacak. Erdoğan, 19 yıldır izlediği ekonomi politikalarının resmen iflas ettiğini kendi imzasıyla cümle âleme ilan ediyor. Sonuçta bırakın dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi, Erdoğan’ın 2023’e iki yıl kala ülkemizi en güçlü 20 ekonomi liginden bile düşürdüğü ortaya çıkıyor. Netice, Erdoğan millete verdiği sözleri tutmayan bir siyasetçidir. Sözünü tutmayan siyasetçi dünyanın her yerinde milletten özür diler ve koltuğu bırakır.
İŞTE BURASI SÖZÜN BİTTİĞİ YER...
Daha dün Malatya’da çok acı bir olay yaşadık. Gencecik bir beden öğretmeni 23 yaşındaki Fedai Altun, atanamadığı için inşaat işçisi olmuş. Çalıştığı inşaatta da elektriğe kapılarak yaşamını yitirmiş. Yaşamını kaybetmeden önce sarayı ve avanesini etiketleyerek sosyal medyadan attığı şu mesaj aslında her şeyi özetliyor; ‘beden eğitimi mezunuyum. 80,55 puan aldım. Sizin yüzünüzden atanamıyorum. Aile baskısı yüzünden, ağır şartlarda çalışmak zorundayım. Bunun vebalini acaba kim ödeyecek? Ben hakkımı size helal etmiyorum.’ İşte burası sözün bittiği yer.
SARAY MAŞALLAH ‘HUZURDAN’ HAKKINI ALIYOR...
Bin bir fedakârlıkla yetişen evlatlarımızın hali bu. Peki, ya Erdoğan’ın Saray sosyetesinin çocukları? Onların yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında. Bir değil, üçer, beşer maaş alıyorlar. Günlerini gün ediyorlar. Aldıkları maaşlara da utanmadan ‘huzur hakkı’ diyorlar. Milletin gencecik evlatlarında huzur kalmamış, en ağır şartlarda çalışırken, elektriğe kapılıp, yaşamını kaybederken, saray maşallah ‘huzurdan’ hakkını alıyor. Pes doğrusu. Gençlerimiz bunlara hakkını helal etmiyorsa haksız mı? Erdoğan ve şürekâsının kendilerinin değil, milletin huzurunu düşünmesi için bu milletin daha kaç evladının yaşamı sönecek?
YOKSULLAŞTIRAN BİR BÜYÜME...
Millet karnını bile doğru dürüst doyuramıyorsa bu ülkede ayçiçek yağlarına, bebek mamalarına alarm takılıyorsa, fiyat etiketleri saat başı değişiyorsa, o büyüme iftihar edilecek bir büyüme değildir. O büyüme, yoksullaştıran bir büyümedir. Erdoğan daha önce ülkemizi, ‘İstihdamsız büyüme’ ile tanıştırmıştı. Şimdi de ‘yoksullaştıran büyüme’ ile tanıştırıyor.
ERDOĞAN VE ŞÜREKASININ EN SEVDİĞİ YEŞİL, DOLARIN YEŞİLİ...
Erdoğan paramızın itibarını, kendi ifadesiyle beş paralık etti. Bundan tam 9 yıl önce Erdoğan; ‘Para tıpkı bayrak gibi tıpkı milli marş gibi. Bir ülkenin gücünü, itibarını, bağımsızlığını simgeler. Paranın itibarı, milletin itibarıdır’ demiş. Erdoğan bu sözü ettiğinde, 100 doları 177 liraya alıyorduk. Şimdi 100 dolar almak için 992 lira veriyoruz. Erdoğan bizim paramızı itibarsızlaştırırken, doların itibarına, itibar kattı. Ne de olsa Erdoğan ve şürekâsının en sevdiği yeşil, doların yeşili. İhaleler, sözleşmeler, garantiler, kasadaki paralar hep dolar.
MİLLETİ İNANDIRACAĞINI SANIYOR...
En son beyefendi çıktı, ‘Ben ekonomistim, ne kadar kaynak oluşturursanız, devletin kasasından da bir kuruş çıkmaz’ dedi. ‘Devletin kasasından bir kuruş çıkmaz’ dediği işler için, 2016’dan bu yana devletin kasasından 9,5 milyar dolar çıktı. Erdoğan ‘Bir kuruş çıkmadı’ yalanını tekrarlarsa milleti inandıracağını sanıyor. Önümüzdeki üç yılda da ‘Tek kuruş ödemeyeceğiz’ dediği işler için milletin vergilerinden 14,6 milyar dolar ödeneceğini Meclis’te görüşülen bütçe söylüyor.
DOLAR ARTTIKÇA ERDOĞAN’IN YANDAŞLARI ABAT OLUYOR...
Bugün 1 dolar 10 lira sınırında. Dolar arttıkça Erdoğan’ın yandaşları abat oluyor ama millet de helak oluyor. Bu yılbaşında asgari ücret 385 dolardı. Şimdi 285 dolar. Erdoğan ve şürekası asgari ücreti artırmak için hala 2022’ye randevu veriyor. Geçin bunları, ilkin çalışanın cebinden bu yıl çekip aldığınız 100 doları bir telafi edin bakalım. Asgari ücrete derhal 992 lira zam yapın. 2022’nin zammını ondan sonra, oturup konuşun. Erdoğan yönetimi ülkemizdeki asgari ücreti Afrika düzeyine düşürdü. Çok değil, bundan üç yıl önce, ucube şahsım rejimi henüz iş başı yapmamışken tüm Avrupa’da en düşük asgari ücret veren 13. ülke idik. Bugün Arnavutluk’tan sonra Avrupa’da en düşük asgari ücret veren ikinci ülke Türkiye. Bunun adı fakirleşme, fukaralaşma, zulümdür.
BU VURDUMDUYMAZLIKLA, GELECEK YIL EKMEK YERİNE, HEP BERABER TAŞ YERİZ...
2020’de gübre ve mazot destekleri hiç artırılmadı. Bu nedenle 2021 gübre ve mazot desteğindeki artışları, iki yıllık diye düşünmeliyiz. Ürüne göre desteklerde, yüzde 20 ile yüzde 30 arasında bir artış var. Tek yıla bölerseniz, yılda yüzde 10-15 arası bir artış yapar. Ama sadece son bir yılda, gübre fiyatları yüzde 168 ile yüzde 234 arasında zamlandı. Şimdi, çiftçimiz bu gübre zamları ve bu yetersiz destekle, tarlasına gübreyi nasıl atacak? Tarlasını nasıl ekip, biçecek? Adana’da buğday üreticisi, ‘Şu an tarlamıza gübre atamıyoruz. Verim yarıya düşecek, ekmeğe muhtaç olacağız bu sene’ diye açıkça uyarıyor. Duyan var mı? Ne gezer. Bu vurdumduymazlıkla, gelecek yıl ekmek yerine, hep beraber taş yeriz.
KORKMAYIN, ADINA BAŞKA BİR ŞEY DEYİN AMA KARA KIŞ FONU’NU DA KURUN...
Genel Başkanımız yaşanacakları gördüğü için ısrarla ‘Kara Kış Fonu’ kurun dedi. ‘Elektrik üstündeki TRT payını kaldırın’ demişti. Onu şimdi yapıyorlar anlaşılan. Ama elektrikte asıl vatandaşımızı rahatlatacak olan kış boyunca KDV’nin kaldırılmasıdır. Bunun da vakit geçirmeden yapılmasını bekliyoruz. Korkmayın adına başka bir şey deyin ama Kara Kış Fonu’nu da kurun. Bu fonla yeter ki milletimizi rahatlatın.
GERÇEK İŞSİZ SAYIMIZ, 7 MİLYON 870 BİN KİŞİ...
Hayat pahalılığı milletimizi ezip geçerken ülkemizde korkunç trajediler yaşanırken milli paramız pul olurken Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu’nun rakamları, Alice’in harikalar diyarında dolanmaya devam ediyor. TÜİK, bu yılın Eylül’ünden geçen yılın Eylül’üne, resmi işsiz sayısı 147 bin kişi azaldı diyor, ama ne hikmetse yine aynı ayda İŞ-KUR ’a kayıtlı işsizlerin sayısı 219 bin kişi artıyor. Hangisi doğru? Bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor. Küresel salgın ülkemize geçen yılın mart ayında ulaştı. Gerçek işsiz sayımız geçen yıl Şubat’ta 7 milyon 83 bin kişiydi. Eylül’de mevsim etkilerinden arınmış gerçek işsiz sayımız, 7 milyon 870 bin kişi. Yani TÜİK’in tüm makyajlarına rağmen, İşsiz sayımız pandemi öncesine göre hala düşmemiş.
KAYNAĞI BELİRSİZ PARA GİRMİŞ...
2021’in ilk dokuz ayında Türkiye’ye, kaynağı belirli kanallardan 31 milyar dolar para girmiş. Yine ilk dokuz ayda net hata noksan kaleminden kaynağı belirsiz para girişi ise 13 milyar 516 milyon dolar. Bu, tarihimizde en yüksek ikinci kaynağı belirsiz para girişi… Birincisi 2018’deydi ama 2018’den fark şurada 2018’de seçim vardı. Haziran’daki seçimler öncesinde de Türkiye’ye normal kanallardan para girmediği gibi 2018’in ilk 9 ayında Türkiye’den 8 milyar 900 milyon dolarlık para çıkışı olmuştu.
BUGÜN KUR 10 LİRAYA DAYANDI...
Kayınpeder ve damat Merkez Bankası’nın kasasındaki 128 milyar doları ortalama 6,30 ila 6,40 liradan satarak buharlaştırdı. Bugün kur 10 liraya dayandı. İçeride lira ile ölçüldüğünde her şey ateş pahası, ama dışarıdakilere elinde doları olana her şey sudan ucuz. Borsadaki hisseler doları olana çok ucuz, fabrika, arazi, ev, araba, doları olana sudan ucuz. O gün 128 milyar doları ucuza toplayanlar bugün ülkeye getirip ucuza mal kapatıyor ve kârlarına kâr katıyorlarsa bunu bilelim.
ÇÜNKÜ HER İKİSİNE DE ARTIK GÜVEN YOK...
Ne Merkez Bankası kendi bastığı paraya güveni sağlayabiliyor ne de hükümet de milli paramızın itibarını koruyabiliyor. Çünkü her ikisine de artık güven yok. Bunun en önemli sebebi de oyun esnasında kural değiştirilmesidir. Oyunun başında kural neyse ortasında da sonunda kural o olmalıdır. ‘Enflasyon faizden yüksek olacak’ dedikten sonra, enflasyon faizi aşınca, ‘Ben manşet enflasyona değil, çekirdeğine bakacağım…’ Çekirdek olmayınca, ‘Cari açığa bakacağım’ derseniz, para politikanızın hiçbir inandırıcılığı kalmaz. Merkez Bankası’na ikide bir talimat veren bir hükümetin başına güven olmaz. Ekonomide de mahkemede de kararların tek kişinin iki dudağından çıkacak söze göre alındığı algısı pekişir.
MERKEZ BANKASI'NIN BAĞIMSIZLIĞINI KABUL ETMEYE RAZI OLUR MU?..
Şimdi şu hayati soruyu soralım. Her şeyi ben bilirim diyen saraydaki kibirli adam, millete danışarak bir program yapmaya, uygulamalarıyla ilgili millete hesap vermeye, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını kabul etmeye razı olur mu? Olsa bile böyle bir programı hazırlayıp uygulamaya takati kaldı mı? Bu nedenle biz, metal yorgunu, tükenmiş Erdoğan şahsım hükümeti, ülkemizi düze çıkaramaz diyoruz. Bu nedenle biz, hemen sandık diyoruz. Bu nedenle biz yeni kurallar, yeni kurumlar, yeni kadrolar diyoruz. Biz, Türkiye’yi düze çıkarmak için hazırız.
MİLLETTEN KORKMA, SANDIKTAN KAÇMA ERDOĞAN...
Bizim yöneteceğimiz ülkede, kurallı ekonomi olacak. Hukuk devleti olacak. Güçlü kurumlar olacak. Öngörülebilirlik olacak. Pahalılığı, işsizliği, çaresizliği bitirmeye talibiz. Bu ülkeyi küresel ligde hak ettiği yere çıkarmaya talibiz. Biz insanlarımızı ötekileştirmeye değil, birleştirmeye geliyoruz. Biz bu ülkenin tertemiz insanlarıyla beraber, kimseyi dışlamadan, yepyeni bir geleceği inşa etmek için geliyoruz. Biz hazırız, artık vakit tamam. Seçim zamanıdır bu zaman. Milletten korkma, sandıktan kaçma Erdoğan diyoruz.
BELEDİYELERİMİZ, OY VERMENİZİ KOLAYLAŞTIRACAK...
Bulgaristan vatandaşlığına da sahip yurttaşlarımıza seslenmek istiyorum. Pazar günü evinize en yakın seçim sandığında Bulgaristan seçimleri için lütfen oy kullanınız. Belediyelerimiz, oy vermenizi kolaylaştıracak tüm önlemleri almaktadır.”
“ŞEHİDE KELLE DİYENLER HAKKINDA AYNI SAVCILAR NE YAPMIŞTIR?”...
Öztrak, açıklamalarının ardından soruları da yanıtladı.
--İYİ Parti Lütfü Türkkan hakkında TBMM’ye sunulan dokunulmazlık fezlekesi ile ilgili soruya ise Öztrak, şu yanıtı verdi:
--“Siyasetçilerin, her türlü eleştiriye açık olması gerekir. Savcılığın hazırladığı fezlekeye gelince, savcıların milletvekillerinin kimliğine göre fezleke düzenlemeleri adalet duygusunu incitir. Hukuk önünde herkes eşittir, çifte standart olmaz. Siyasi partilerin de fezlekeleri, öç alma duygusuyla siyasi linçe hizmet edecek şekilde değerlendirmelerini de doğru bulmayız. Aynı savcılar, şehit yakınlarına hakaret ederek kovan AK Partili belediye başkanı ile ilgili hangi işlemi yapmaktadır, merak ediyorum. Şehide, kelle diyenler, bu ülkenin çiftçisine ‘ananı da al git’ diyenler, şehit babasına ‘karakteri bozuk’ diyenlere, kendisini eleştiren şehit anasını 4 yılla yargılatanlara… Bunlar hakkında aynı savcılar ne yapmıştır?”
--Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yabancı çiftlerden daha fazla nikah ücreti alınması yönündeki açıklamalarının anımsatılması üzerine Öztrak, “Belediye başkanının bu kendi fikridir. Partimizin gündeminde böyle bir konu yoktur” yanıtını verdi.
“SAYGIYLA KARŞILIYORUZ”...
--Öztrak, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi sonrası “Anlaşamamakta anlaştık” açıklamasının anımsatılması üzerine de “Saygıyla karşılıyoruz” dedi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 44176
Atık pillerin toplanarak çevreye zararlarının azaltılması, temiz ve yaşanabilir bir çevre oluşturulması hedefiyle başlatılan Ödüllü Atık Pil Toplama Kampanyası’nın derece yapan okulları belli oldu. Okul ve öğrenci temsilcileri ödüllerini Başkan Yücel’den aldı...

Atık pillerin düzenli şekilde toplanarak çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi, okullarda çevre bilincinin aşılanması ve ilerleyen yıllarda daha temiz ve yaşanabilir bir çevreye kavuşmak hedefiyle Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği İktisadi İşletmesi (TAP) ve Alanya Belediyesi işbirliği ile “Ödüllü Atık Pil Toplama Kampanyası” düzenlendi.

LİDERLİK 97 KİLO İLE FATMA ALEATTİNOĞLU İLKOKULU’NDA...
2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılı için düzenlenen kampanyada 578 kg atık pil toplanarak, bertaraf ve geri kazanım işlemlerinin tamamlanması için TAP Derneği’ne gönderildi. TAP Derneği tarafından yapılan değerlendirme sonucunda birincilik ödülüne 97,4 kg atık pil ile Fatma Alaettinoğlu İlkokulu, ikincilik ödülüne 55 kg atık pil ile Okurcalar Berat Hayriye Cömertoğlu İlkokulu ve üçüncülük ödülüne ise 35 kg atık pil ile Mahmutlar İlkokulu layık görüldü.
DERECE ELDE EDEN OKULLAR ÖDÜLLENDİRİLDİ...
Söz konusu kampanyanın ödülleri Fatma Alaettinoğlu İlkokulu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Törene Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ve Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz ve okul müdürleri ile öğrenciler katıldı. Projenin yaygınlaştırılmasında ve toplanan atık pil miktarının artışına katkı sağlayarak dereceye giren okullara protokol üyeleri tarafından dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve yazıcı hediye edildi. Söz konusu okullar 2021 yılı itibariye Antalya ile genelinde de kendi grubunda ilk iki derecede yerini koruyarak TAP Derneği’nden gelen spor setlerinin de sahibi oldular.

“ATIK PİLLER SAĞLIĞIMIZI VE DOĞAYI TEHDİT EDİYOR”...
Evlerde, işyerlerinde, ulaşımda ve sanayide önemli miktarda pil kullanıldığını, son yıllarda artan pil kullanımının ise insan sağlığı ve çevrenin kirlenmesi yönünde ciddi bir tehlike oluşturduğunu ifade eden Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, çöpe atılan pillerdeki ağır metallerin zamanla bozularak serbest hale geçtiğini, sızıntı suyu ile birlikte yeraltı sularının, toprağın ve yüzeysel suların kirlenmesine neden olduğunu ifade etti.

BAŞKAN YÜCEL’DEN DUYARLILIK ÇAĞRISI...
Başkan Yücel, atık pil konulu çevre eğitim etkinliklerinin amacına ulaşması için toplumun her kesiminin projeye destek vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Yücel, çocuklardan ve ailelerinden kullanılmış pillerin evsel atıklarla kesinlikle karıştırılmaması, sokaklara rastgele atılmaması, toprağa gömülmemesi, ateşe atılmaması ve konu ile ilgili atık pil toplama noktalarının kullanılması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi. Başkan Yücel, Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer’in teklifi üzerine, okullarda toplanacak pillerin sayısının 2 katına çıkması durumunda hediyelerin sayısını da ikiye katlayacaklarının sözünü verdi.

HABER: Uğur AKDAĞ








