head
2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 12 Ağustos 2020

Teknoloji

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde kamuoyu gündemine gelen Riva Deresi’ndeki kirlilikle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. “2009 yılında DSİ, İSKİ ve İBB yetkilileri arasında yapılan toplantıda, Karadeniz’e dökülen diğer akarsular gibi Riva Deresi’nin ıslahının da DSİ tarafından üstlenilmesi karara bağlandı” bilgisini paylaşan İmamoğlu, şunları söyledi:
“DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur. İSKİ kimin kurumu? Milletin kurumu, halkın kurumu. İBB kimin kurumu? Yine halkımızın, ülkemizin en kadim kentinin 16 milyon insanına ait bir kurum. Çıkıyor, her konuşmalarına, talimat şeklinde tanım koyarak konuşan bir bakan diyor ki dün; ‘Burasının artık onun bunun elinde bertaraf olmasına izin vermeyeceğiz. Biz, bu süreci çözeceğiz ve Riva’yı halkımıza kazandıracağız.’ Ayağa kalkıp alkışlayası geliyor insanın! Çok acı, tam adı ‘bölücülük’; ayrımcılık hafif kalır.”
Bölgedeki kağıt fabrikasından Riva Deresi’ne akan balçık haldeki atık suları yerinde gözlemleyen İmamoğlu, tepkisini, “Biz, burada suç duyurusunda bulunma yetkimizi kullanalım. Görevini yapmayanlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. Kim o? Gerekiyorsa, Çevre Bakanlığı’nın buradaki yetkilisi. Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi...

İMAMOĞLU VE DERELER 2 1591446714 06062020 rv 3 6517b

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Riva Deresi’nde incelemelerde bulundu. Riva Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada tekneye binen İmamoğlu’na; İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, İBB Sözcüsü Murat Ongun ve Başkan Danışmanı Yiğit Duman eşlik etti. Mermutlu, yaklaşık 45 dakika süren tekne yolculuğunda İmamoğlu’na dere etrafındaki yerleşim yerleri, sanayi tesisleri ve İSKİ yatırımlarıyla ile ilgili bilgiler verdi. Tekneden indikten sonra bir süre Cam Ocağı’nda dinlenen ve vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, Öğümce Mahallesi’nde Göllü, Bozhane, Riva, İshaklı, Kılıçlı, Cumhuriyet, Ali Bahadır ve Mahmutşevketpaşa mahallelerinin muhtarlarıyla ve sakinleriyle bir araya geldi.

“TANE TANE ANLATACAĞIM”...

İmamoğlu, toplantıyı, “Bugünkü temel gezimiz, malum Riva Deresi’nin süreçleri. Süreçle ilgili İSKİ Genel Müdürümüz Raif Bey, bir sunum yapacak. Ondan sonra ben de 7’den 77’ye herkesin iyi anlayacağı şekliyle -bakarsınız birileri, anlatsak da anlamaz adı Bakan da olsa- tane tane anlatacağım. Bu süreçler neymiş ne olmuş, tane tane anlatacağım ki kamuoyu bilgilensin. Derdimiz sorun çözmek, bağcıyı dövmek değil. Birileri bağcıyı dövmek istese de dövecekleri bağcı yok artık İstanbul’da. İstanbul’da, sorun çözmek isteyen birisi var. Gitsin kendi kendileriyle dövünsünler; bizi ilgilendirmez. Biz, çözmek için buradayız; bunu bilin” sözleriyle başlattı.

İMAMOĞLU VE DERELER 4 1591446715 06062020 rv 5 5560d

MERMUTLU SUNUM YAPTI...
İmamoğlu’nun ardından İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, Paşaköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi ve gerçekleştirmeyi planladıkları diğer projelerle ilgili detaylı bir sunum yaptı. Mermutlu’nun sunumunun ardından yeniden söz alan İmamoğlu, şunları söyledi:

“TAM ADI ‘BÖLÜCÜLÜK’; AYRIMCILIK HAFİF KALIR”...
“Şimdi, bahsettiğiniz mesele İstanbul’un suyu, kanalı, kanalizasyonu; yani İSKİ. İSKİ kimin kurumu? Milletin kurumu, halkın kurumu. İBB kimin kurumu? Yine halkımızın, ülkemizin en kadim kentinin 16 milyon insanına ait bir kurum. Çok acı, tam adı ‘bölücülük’; ayrımcılık hafif kalır. Çıkıyor, her konuşmalarına, talimat şeklinde tanım koyarak konuşan bir bakan diyor ki dün; ‘Burasının artık onun bunun elinde bertaraf olmasına izin vermeyeceğiz. Biz, bu süreci çözeceğiz ve Riva’yı halkımıza kazandıracağız. Ayağa kalkıp alkışlayası geliyor insanın!”

“DSİ, İBB’YE AİT BİR KURUM DEĞİLDİR”...
“Değerli dostlar, bunları bilin; 2009 yılında İBB’nin de içinde olduğu DSİ, İSKİ VE İBB yetkilileri bir toplantı yapıyor. Diyorlar ki; ‘Bu su disiplini, İstanbul’da sıkıntılı. Bizim bunu çözmemiz lazım. Bir kargaşa ve kaos var. Bu çözümü yerine getirmezsek seller, su baskınları, kirlilikler yaşanıyor. Bunları çözmemiz için sorumlulukları paylaşmamız lazım.’ Bakın yazıyor burada; ‘Riva Deresi tümünün ıslahı, Devlet Su İşleri tarafından yapılacaktır.’ Yani buradaki derenin bütün ıslahı, o bahsettiği derenin akışkanlığını engelleyen birikmeler, çevre temizlikleri hatta mülkiyet sorunları, kamulaştırma gibi hususları DSİ üstlenecektir, diye bir süreç tanımı var burada. Sadece Riva deresi değil Ağva, Kilyos, Kabaköz dereleri de dahil. Özellikle bu tarz Karadeniz’e akan derelerin ıslah gibi süreçlerin denetimi DSİ’ye ait. Sayın Bakan’a hatırlatayım; DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur.Bakan bir şey açıklıyor; ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak biz, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, Beykoz Belediyesi ile yapacağız.’ Bölücülük oraya ait! Niye? Sorumluluk sana ait. Sorumlu DSİ ve Şehircilik Bakanlığı.”

“KAĞIT FABRİKASI, KİRLİLİĞİN EN BÜYÜK NEDENİ”...
“Burada bir kâğıt fabrikası var. En büyük kirliliğin nedeni. Başka sanayi tesisleri de var. Özellikle direkt dereye akıntı veren sanayi kuruluşlarının sorumluluğu de Çevre Bakanlığı’nda. Az önce Genel Müdürümüz, ‘Şehircilik İl Kurumu’ dedi. Bize ait bir kurum değil. Sayın Bakan, bahsettiğiniz Çevre İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait ve gereken titizliği göstermiyorsunuz. Birazdan gidip göreceğiz. Bundan sonra böyle yapıyorum; bazen yazıya döküp anlatıyorum bazen suç duyurusunda bulunuyorum. Kim olursa olsun, devletin hangi kademesinde olursa olsun, suç duyurusunda bulunuyorum. Çünkü, millet bizi vatandaşın, çevrenin tüm canlıların hak ve hukukunu korumamız için seçti.”

“ÇÖZÜM İÇİN GELDİK”...
“Lütfen anlayalım. Riva Deresi’nin sorumluluğu, 2009’da Devlet Su İşleri tarafından alınmıştır diye toplantı tutanağı var burada. Ne diyorlar: ‘Biz 11 yılda yapmadık, yapamadık. Sen, 11 ayda yap!” Hem de yetkin yok. Ona rağmen yap! Az önce dereden ayrılırken bir tesiste indik. Bir vatandaşımız, ‘Biz 99-2000’de burada neredeyse dereye giriyorduk’ dedi. Şimdi; ‘Biz 11 yılda burayı perişan ettik sen gel 11 ayda çöz!’ Biz çözüm için geldik; tabii ki çözeceğiz. Bütün yokluğa ve sıkıntıya rağmen çözeceğiz. Genel Müdürümüz anlattı; derenin üzerindeki arıtma tesisleriyle ilgili, bütün yetersizliklerle ilgili süreçlerle alakalı, biz zaten çalıştık. Kasım- Aralık’tan beri bunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde ihalesini yapmak üzere kararlılığımız var. Paşaköy’ün kapasite artırımı da buna dahil. Hem Genel Müdürümüz hem yetkili arkadaşlar, bu konu, buranın en acil konularından biri diye iki ay önce aldığım brifingde bana anlattılar. ‘Bugüne kadar ihmal edildi, hızlıca bunu yapmamız lazım’ denildi. Ben de ‘Hemen yapın, süreçlere başlayın’ dedim. Bu bahsettiğiniz konular, bizim gündemimizde, yatırım planımızda olan, şu anda yürüyen iş ve işlemler. Bunlar yürüyecek. An önce Genel Müdür’ün anlattığı 1 milyar liraya yakın yatırımı da buraya yapacağız. Bütün engellemelere rağmen, finansal anlamda bizi zora sokan girişimlere rağmen yapacağız. Kaynağımızı üretiriz. Gerekirse ekstra kaynak buluruz. Kabiliyetli insanlarız, kabiliyetli bir şehrimiz var. Buluruz ve yaparız, yapacağız da.”

İMAMOĞLU VE DERELER 3 1591446715 06062020 rv 4 4dd66

“MESLEĞİNİZİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRİN”...
“Buradan Sayın Bakan’a tavsiyede bulunuyorum. Diyorum ki: ‘Siz bu ülkenin atanmış bir bakanısınız. Konuşurken siyasi cümleler yerine mesleğinizin, görevinizin gereğini yerine getirmenizi size tavsiye ediyorum. Bu konuşmayı yine bir talimatla mı yaptılar bilmiyorum. Bunu yapmayın. Yazık bu memlekete. Bu şehre yazık. 11 yılda yapmadığınız işleri, 11 ayda suçlu arar gibi davranarak hiç kimseyi anlatamazsınız. Kendinizi aldatırsınız; bence kendinizi bile aldatamazsınız. Akşam eve gidip aynaya baktığınızda, ‘Ben bu lafı nasıl ettim’ diye yüzünüz kızarır. Yapmayın böyle.”

“ÜZERİMİZE GELENİ YAPIYORUZ”...
“Ağva ile de aynı şekilde ilgileniyorum. Daha geçen hafta Kilyos’u konuştuk. Çevresindeki birikmeleri konuştuk. Yıllardır Kilyos çevresinde arıtma yapılmamasının, Zekeriyaköy gibi birçok yerleşim alanında hala fosseptik bulunmasının bir ayıp olduğunu altını çizerek, daha geçen hafta konuştuk. Bu bir süreç. Sahil bandı, Riva Köyü, plajları, derenin süreçleri dahil olmak üzere ortaklaşacağız, bu süreçleri çözeceğiz. Biz, üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmakta da kimse bile alıkoyamaz. Siz de üzerinize düşeni yapın. Yapın ki memleket fayda görsün. Boş konuşmayla hiç kimse fayda görmez. Kimseden çevre dersi alacak değiliz. Bize çevre dersini verecek olan akademisyenler ve bilim insanları olur. Bize dersi verirler, anlatırlar, biz de onu uygularız. Akıldan ve bilimden faydalanırız.”

“POLİTİK AKIL VERMEYE ÇALIŞANLARA GÜLER, GEÇERİZ”...
“Bize, çıkıp içi politik cümleler dolu şekliyle akıl vermeye çalışan, ders vermeye çalışana, ancak ve ancak güler geçeriz. Kendilerine gelsinler. Bırakın bu bölücülüğü. Diyorsanız ki; ‘Devlet Su İşleri olarak bundan sonrasında yapamayacağız’ onu da yapmaya talibiz. Bütün zorlukları aşar, yaparız. Yazın bir yazı bize; ‘Biz yapamıyoruz, özür dileriz, siz yapın!’Hay hay; memnuniyetle. Bütün gücümüzle, İstanbul’un bu güzel köşesini yaparız. Beykoz Belediyesi benim belediyem kardeşim. İBB, Çevre Şehircilik Bakanlığı da benim. Yani ülkenin her makamı benim. Ben kimim? 83 milyon insandan birisiyim. Sayın Bakan da unutmasın; siz de 83 milyondan birisisiniz. Lütfen cümlelerinizi dikkatli konuşun, dikkatli seçin.”

“HER ORTAMDA ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DİYORUM”...
“İSKİ, İBB’nin kadim bir kurumudur. Bu kurumu lekelemeyin. Ayıptır, yazıktır. Ben, bu kuruma, bu şehre hizmet edenlere teşekkür ettim. Ediyorum da her koşulda, her ortamda. ‘Allah razı olsun’ diyorum. Size de aynı ahlaklı duruşu tavsiye ediyorum. Geçmişte bu eski kuruma hizmet etmiş, bazen çıkıp talimatlarla konuşan insanlar da var. Bakanlık yapmış, genel müdürlük yapmış. Onlara da diyorum ki; ‘Yazık etmeyin!’ Bak yıllarınız burada geçti, yazık etmeyin. Kendinizi son dönemdeki siyasi curcunaya ve siyasi kaynayan kazana heba etmeyin. Bilim adamısınız, geçmişte hizmetleriniz var, bakanlık yaptınız; çıkıp televizyonlarda 3 aylık, 5 aylık dönemi suçlayarak hiçbir şey elde edemezsiniz. Sadece kendi geçmişinizi lekelersiniz. Hizmet için geldik, çözüm için geldik.Riva, Göksu, Ağva ve Kilyos gibi birçok yeri de hassasiyetle ele alacağız ve çözüme kavuşturacağız.”

İMAMOĞLU VE DERELER 5 1591446715 06062020 rv 6 2ac67

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMA YETKİMİZİ KULLANALIM”...
İmamoğlu ve beraberindeki heyet, muhtarlar buluşmasının ardından söz konusu kağıt fabrikasının yakınlarında incelemelerde bulundu. Yetkililerden, “Metrelerce balçık burası. Bu su, olduğu gibi yıllardır Riva’ya akıyor. Bu firma, bakanlığın denetiminde” bilgisini alan İmamoğlu, tepkisini, “Biz, burada suç duyurusunda bulunma yetkimizi kullanalım. Görevini yapmayanlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. Kim o? Gerekiyorsa, Çevre Bakanlığı’nın buradaki yetkilisi. Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi. 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Alanya’da yapılacak olan Yeniköy Barajı 8 Haziran’da ihaleye çıkıyor...

 
2015 yılında yapımına başlanan Alanya Yeniköy Barajı 8 Haziran Pazartesi günü ihaleye çıkacak. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ihalenin internet ortamında yapılacağı açıklandı...

 
Projeyi en başından beri yakından takip eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Alanya İlçe Teşkilatı Başkanı Mustafa Toklu, açıklama yaparak müjdeli haberi Alanya’ya duyurdu. Başkan Toklu, açıklamasında, “2015 yılında yapımına başlanan ancak yüklenici firmalar tarafından yapılan sıkıntılar tarafından bitirilemeyen Yeniköy Barajı 8 Haziran’da ihaleye çıkıyor. Başından beri takipçisi olduğumuz bu sürecin ihale aşamasına kadar gelmesinin sevincini yaşıyoruz. Alanya için oldukça önemli olan bu projenin hızla ilerlemesi için bundan sonraki süreçte de ne gerekiyorsa yapacağız.” dedi.


Başkan Toklu, bu süreçte büyük emeği geçen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve bölge milletvekillerine de teşekkür etti. 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Belediye meclis üyeleri ; Alanya'nın Türkler Mahallesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Katı Atık Değerlendirme Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’ne giderek incelemelerde bulundular... 

ATIK 2 102916546 2629101523995277 2442910277101344732 n 86aa3

Haziran ayında hizmete girmesi planlanan tesisin, Alanya’nın çöp sorununu kökten çözeceğini ayrıca çöpünden elektrik üretileceğini söyleyen Karadağ bu tesisin Alanya için çok önemli bir proje olduğunu dile getirdi. 

ATIK 3 102865987 2623942907874715 3171290332398426554 n 7fb8e

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Muhittin Böcek’e ve bu projede emeği geçenlere teşekkür eden ekip Alanya’nın buna benzer büyük projelerle daha da gelişeceğini belirttiler. 

ATIK 4 102699217 284466979356935 7350799527152568912 n 021cf

 

 

HABER : Ayten YILMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan video konferansla yapılan kabine toplantısı sonrası 'mayıs ayı normalleşme planı'nı açıkladı...

Plana göre ;

--65 yaş üzeri ve 20 yaş altı vatandaşlar sokağa çıkma kısıtlaması olan günlerde 4 saat dışarı çıkabilecek.

--AVM'ler ve berberler ise 11 Mayıs'tan itibaren açılacak.

--Erdoğan ayrıca 7 ilde de giriş-çıkış kısıtlamalarının kaldırıldığını duyurdu...

ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 040520201947265725680 22ba8

 

Tarabya'daki Huber Köşkü'nde gerçekleştirilen kabine toplantısı, 4 saat 20 dakika sürdü. Erdoğan toplantı sonrası 'mayıs ayı normalleşme planı'nı açıkladı.

 

Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:

 

HASTA SAYIMIZ DÜŞÜYOR...

Ramazanı şerifinizi bir kez daha tebrik ediyorum. Dünyanın tamamiyle birlikte ülkemizi de etkileyen salgında önemli bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye salgınla mücadelesini 4 ana hedef etrafında yürütmüştür.

Türkiye, hamdolsun milleti ve devletiyle örnek bir mücadele ortaya koymuştur. Hastalığın tedavisi konusunda kendi uygulamalarımızı geliştirdik. Yeni hasta sayımız artık binli rakamlarla ifade edilir hale geldi. Hasta sayımız düşüyor. Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor

Salgının ülkemizde görüldüğü ilk günden itibaren tüm adımları bilinçli bir şekilde attık. Bilim Kurulu tavsiyeleriyle her türlü tedbirlerimizi aldık.

Önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz. Türkiye devleti ve milletiyle örnek bir mücadele ortaya koymuştur. Hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk hem de hastalığın yayılma hızının önünü geçtik. Yeni hasta sayımız artık binli hastalarla ifade edilir hale geldi.

Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor. Doktoruyla, hemşiresiyle, tüm sağlık çalışanlarımızın gayretleri neticesinde hastanemizde vicdanları kanatan hiçbir görüntü yaşanmadı.

 

200 MİLYARLIK DESTEK...

Tüm adımları bilinçli, kararlı ve zamanlı bir şekilde attık. Sağlık Bakanlığımız bünyesinde oluşturduğumuz bilim kurulunun tavsiyeleri ışığında her türlü tedbiri aldık. Alınan tedbirlerden etkilenenler için destek programları hazırladık. Tutarı 200 milyar lirayı aştı. Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı olanlara ilave nakdi yardımlar yaptık.

Başlattığımız Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyasına 1 milyar 910 milyon lirayı buldu. Kampanyamız devam etmektedir.

57 ÜLKEYE YARDIM ETTİK...

Kurduğumuz hava yolu köprüleriyle 65 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. 16 Nisan'dan beri vatanlarına kavuşturduğumuz kişi sayısı 29 bini buldu. Bu vatandaşlarımızı karantinada tuttuktan sonra evlerine göndererek hastalık taşınması riskinin önüne geçtik.

57 ayrı ülkeye yardım yaptık, destek verdik. Son olarak Somali'ye diğer tıbbi malzemelerin yanı sıra kendi üretimimiz olan solunum cihazlarını da hibe ettik. Bu cihazlar Somali'nin ilk solunum cihazları olarak devreye girdi. ABD başta olmak üzere, pek çok ülkeye malzemeleri gönderdik, gönderiyoruz. İlaç ve aşı geliştirme çabalarını sürdürüyoruz. Bugün koronavirüs küresel mukabele uluslararası taahhüt etkinliğine katılarak bu konudaki görüşlerimizi ve destek beyanlarımızı dünya ile paylaştık.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 2 040520202041205725185 86fe7

 

83 MİLYON VATANDAŞIMIZA ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM...

Hastalığın ağır etkilerinin görüldüğü 65 yaş üstü ile 20 yaş altına getirdiğimiz sokağa çıkma sınırlaması salgının yayılmasını ciddi oranda engelledi. Büyükşehirlerimiz ile Zonguldak ilimizde hafta sonları ve resmi tatillerde uyguladığımız sokağa çıkma sınırlandırmasının da salgınla mücadeleye büyük faydasının olduğunu biliyoruz. Hepsi de sağlık bakanlığımız bünyesindeki bilim kurulu ile aldığımız bu tedbirler sayesinde işte bugünlere geldik. 83 milyon vatandaşımızın her birine mücadeleye destek, gösterdikleri sabır için yine şahsım ve kabinem adına şükranlarımı sunuyorum.

NORMAL HAYATI DÖNMEYİ KADEME KADEME BAŞLATACAĞIZ...

İnşallah bu gayretlerimizin karşılığını önümüzdeki dönemde hep birlikte alacağız. Tedbirlerin önemli bir kısmında 1,5 ayı geride bıraktık. Okuluna gidemeyen öğrencilerimizin, esnafımızın, işçimizin, gençlerimizin ve yaşlılarımızın hayatını sınırlandırmak zorunda kalan tüm insanlarımızın eski günlerini özlediklerini biliyoruz. Elbette normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Ancak şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir. Hastalığın daha ne kadar süreci, ilaçların bireylerin ne zaman kullanılacağı belli değildir. Normale döneceğiz ama bu yeni bir normal olacaktır. Sınırlamaların bir kısmı azaltılarak da olsa sürecektir. Salgının tamamen bitmediği ülkeler sebebiyle uluslararası seyahatlerin ne zaman tam olarak açılacağı halen belirsizliktir. Küresel ekonomik sarsıntının karşımıza nasıl bir tablo ortaya çıkartacağı meçhuldur.

NORMALLEŞME PLANI HAZIRLADIK...

Önümüzdeki süreci dinamik şekilde yürüteceğiz. Cumhurbaşkanı yardımcımızın koordinasyonunda, tüm bakanlıklarımızın katılımıyla bir normalleşme planı hazırladık. Açıklayacağım plan halkımızın beklentileri ve bakanlıklarımzın çalışmalarıyla sağlık Bakanlığımız ve bilim kurulunun görüşleri çerçevesinde şekillenmiştir.

MAYIS AYI NORMALLEŞME PLANI...

Aziz milletim; sınırlandırmaların kademeli şekilde esnetilmesiyle ilgili düzenlemeleri genel olarak Mayıs Haziran Temmuz aylarına yayarak yapıyoruz. Fiziki mesafenin korunmasının, maske kullanımına devam edilmesinin bu sürecin vazgeçilmez şartları olduğunu altınıt ekrar çiziyorum. Mayıs ayı normalleşme planını paylaşmak istiyorum.

Sağlık Bakanlığımız ülkemizdeki tüm sektörlerde uygulanacak salgın tedbirlerine ilişkin dökümanlar hazırlayarak kurumlara göndermeye başladı. Tüm kurumlar ve işletmeler, faaliyetlerini bu rehbere göre yürütecek.

İlk müjdemiz; 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlarımızadır. 65 yaş üstü gruba ilk etapta sokağa çıkma sınırlandırması günlerinin birinde ve dört saat süreyle yürüme measfesiyle tahditli olarak dışarı çıkabilme imkanı getiriyoruz. İlk uygulamayı da 10 Mayıs Pazar günü saat 11,00 - 15,00 saatleri arasında gerçekleştiriyoruz. 20 yaş altı için de bu esnemeyi iki grup halinde uygulayacağız.

ŞEHİRLER ARASI SINIRLANDIRMASINI 7 İLİMİZ İÇİN BİTİRİYORUZ...

0,14 yaş grubu hafta içinde 13 Mayıs çarşamba günü, yine 11 - 15 saatleri arasında yürüme mesafesiyle dışarı çıkarılabilecek.
15 - 20 yaş ise, 15 Mayıs cuma günü yine aynı şartlar ve saatlerde dışarı çıkabilecektir. Sonraki haftalarda da aynı uygulamayı devam ettireceğiz. Dolayısıyla bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulamamızı sürdürüyoruz. halen 31 ilde uygulanan şehirler arası giriş çıkış sınırlandırmasını ilk etapta bu geceden itibaren 7 ilimiz için bitiriyoruz.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 3 Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs ayı normalleşme planını açıkladı040520202041345726465 e59b0

 

BERBERLER 11 MAYIS'TA AÇILIYOR...

Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla'dır. Her hafta illerimizle ilgili değerlendirme yapacak, gelişmelere göre karar vereceğiz. Diğer 24 ilimizdeki giriş çıkış sınırlaması 15 gün süreyle uzatılmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir'deki ticari taksiler için tek çift plaka uygulamasını 5 Mayıs itibariyle sona erdiriyoruz. Berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs'ta faaliyete geçebilecek. Alışveriş merkezleri 11 Mayıs'tan itibaren hizmet vermeye başlayabilecek.

Bugüne kadar piyasada satışına izin vermediğimiz cerrahi maske ve bez maske satışına halkımızın kolayca ulaşabileceği yerlerde izin vermeyi planlıyoruz. Bir üst fiyat belirleyeceğiz.

Askerlik terhis işlemleri 31 Mayıs'ta başlayacak. MSB'nin atama, görevlendirme ve personel temin faaliyetleri 1 Haziran'da, celp işlemleri 5 Haziran'da bedelli askerlik işlemleri ise 20 Haziran'da başlayacak. Salgın hastanelerinin sayıları 1 Haziran'dan itibaren azaltılarak bu kuruluşların hasta kabulüne ve normal işleyişe başlamaları sağlanacaktır.

SINAV TARİHLERİ BELLİ OLDU...

Yüksek Öğretim Kurumları sınavı 27 - 28 Haziran'da, Liselere Geçiş Sınavı 20 Haziran'da, Askeri Öğrenci Sınavı 14 Haziran'da yapılacaktır. Üniversiteler 15 Haziran'da akademik takvime dönebilecekler. Adliyeler ara verilen duruşma, keşif, yargı süreci, icra iflas takiplerinin durdurulması uygulamaları 15 Haziran'da sona erecek.

Sağlık Bakanlığının ve bilim kurulumuzun görüşlerine uygun şekilde hazırlamış olduğumuz normalleşme planını dinamik bir şekilde uygulayacağız. Gelişmelere göre bazı tarihlerin öne alınması, bazılarının geriye bırakılması mümkündür. Şayet Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı rehberlerdeki kurallara riayeti en üst düzeyde tutarsak bu süreç daha hızlı olacaktır. Kurallara uyulmaması ve salgının yeniden yayılması halinde çok daha sert tedbirlere başvurmak zorunda olabiliriz. Dünyada yeniden hastalığın pençesine düşen ülke örnekleri vardır. İnşallah biz böyle bir duruma düşmeyeceğiz. Biz salgınla mücadele için bilim insanlarımızın söylediği her tedbiri harfiyen yerine getirmek suretiyle Allah'ın bir kaderinden bir diğer kaderine sığınacağız.

DARBE, CUNTA ÖZLEMİYLE YANIP TUTUŞUYORLAR...

Sandığı hazmedemeyen bu faşist zihniyet hala vesayet, darbe, cunta özlemiyle yanıp tutuşuyor. CHP yöneticilerinin sadece son bir haftaki beyanlarını alt alta koyduğunuzda ortadaki tablo bize bunu söylüyor. Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine darbeyle ülkenin yönetimini gasp etme hevesiyle hareket edenler 15 Temmuz'da milletten aldığı derse rağmen aynı yolda yürümekte ısrar ediyorlar. Sürekli yalan söyleyerek siyaset yapılmaz. Sürekli yanlış söylemlerle insanlar haksız itham edilerek siyaset yapılmaz. Doğru olmadığını çok iyi bildikleri konuları pervasızca ve yol açtığı sonuçları umursamadan tartışmaya açanların yaptıkları işin adı siyaset değildir. Bunların kasetle göreve gelmiş genel başkanları da aynı yöntemi kullanıyor. Hal böyle olunca yardımcılarına, il başkanlarına diyecek söz bulamıyoruz.

TÜRK MİLLETİ SİZİ O SANDIKTAN ÇIKARTMAZ...

Biz kadınları ve gençleri, siyasi karar alma mekanizmalarında daha etkin şekilde yer almaya devam ederken bu tür kötü örneklerin gayretimizi sekte vurmasına asla müsaade edemeyiz. CHP yöneticileriyle aynı zihniyetin medyadaki mensuplarını buradan bir kez daha ikaz ediyorum. Beyhude yere uğraşmayın. Türk milleti sizi ne o sandıktan çıkartır ne de sırtınızı yaslamaya çalıştığınız darbecilere meydanı bırakır. Çünkü siz kesinlikle milli değilsiniz. Yerliliğiniz de tartışılır. Siz bu halkın inancına, tarihine, kültürüne saygılı değilsiniz.

Çünkü siz bu ülkede ne kadar bozguncu, ne kadar sapkın, ne kadar azgın varsa hep onlarla birlikte oldunuz. Asla milletin safında yer almadınız. Çünkü siz; mitolojideki sadece düşmanlıktan korkudan acıdan beslenen yaratıklar gibisiniz. Ne bu ülkeye ne bu millete dokunan en küçük faydanız olmadığı gibi verdiğiniz zararların haddi hesabı yok. Deprem olur; bina yıkıntılarının altında kalan sayısını çok göstermek için canhıraş şekilde uğraşırsınız. Ekonomimize saldırı olur; siz oradan siyasi rant peşinde koşarsınız.

Darbe girişimi olur; milletimiz tankların karşısına dikilirken siz balkonlardan alkışlar televizyon başında kahvenizi yudumlarsınız. Sınırlarımıza yapılan tacizleri önlemek için harekatlar düzenleriz; siz eli kanlı diktatörlerin savunucusu olarak karşımızda yer alırsınız. Salgın olur; siz hasta sayısının vefat sayısının gizlendiği, malzeme bulunamadığı yalanıyla ortaya gezersiniz. Buna karşılık ülkemizin ve milletimizin hayrına olan hiçbir meselede ne işin ucundan tuttuğunuz ne de tek kelime ettiğiniz duyulmuştur. Atatürk Havalimanı arazisinde 45 gün içinde kurmayı başardığımız hastaneyi dahi; 14 milyar lira uçtu diyerek karalamaya kalkan bu zihniyetin artık sonu gelmiştir. Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği İstanbul Havalimanını hala hazmedemediklerini görüyoruz. İstanbul'dan üç saatte İzmir'e ulaşırken kullandıkları otoyola attıkları çamurların izi hala kurumadı. Artık bu anlayışın miadı dolmuştur. İnsanlık nasıl kovid19 virüsünü yenecekse, inşallah Türkiye de bu bağnaz zihniyeti bir daha geri dönmemek üzere tarihe gömecektir.
Türkiye'nin yeni dönemlerindeki en büyük kazanımlarından birinin de siyasetteki bu değişim olacağını ümit ediyoruz.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 4 Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs ayı normalleşme planını açıkladı040520202042185729042 83c24

 

TERÖRİSTLERİ 365 GÜN TAKİP EDİYORUZ...

Türkiye olarak bir yandan salgınla mücadele ederken diğer yandan ülkemizin güvenliğiyle ilgili konuları da yakından takip ediyoruz. Terör örgütü, Türkiye'nin salgınla mücadeleyi yoğunlaşmasını hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız ötesinde saldırlarını artırmak için fırsata çevirmeye çalışıyor. Ülkemiz içinde sayıları çok azalmış olmakla birlikte hala varlıklarını sürdüren kılıç artığı teröristlerin eylem arayışlarına izin vermiyoruz. Güvenlik güçlerimiz günün 365 günü kesintisiz bir şekilde teröristleri takip ediyor. Bulduğunda da tepelerine biniyor. Suriye'de güvenli hale getirdiğimiz bölgelere sürekli sızmaya çalışan terör örgütü mensuplarına göz açtırmıyor, anında imha ediyoruz.

LİBYA'DAN YENİ MÜJDELER ALACAĞIZ...

Şayet, terör örgütünün ve rejimi onların hamiliğine soyunanlar kontrol edemeyeckese biz kendi gücümüzle hepsini de yola getirmesini biliriz. Gelişmelerin seyrine göre bu çerçevede yeni adımlar atabiliriz. Libya'da ise darbeci Hafter gerileme sürecine girmiştir. Attığı her adımla halkı da karşısına alan Hafteri kurtarmaya, kendisine sınırsız destek sağlayan ülkelerin çabaları da yetmeyecektir.

İnşallah yakında Libya'dan yeni müjdeler alacağız.

ÇİFTÇİLERE MÜJDE...

Sözlerime yaklaşık 20 gün sonra başlayacak hasat dönemi öncesinde çiftçilerimize vereceğimiz müjdeyle bitirmek istiyorum. Sert ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına 1350 liradan 1650 liraya yükseltiyoruz. Arpa alım fiyatını 1275 liraya çıkartıyoruz. Ayrıca çiftçilerimize hububatta ton başına 230 lira prim ve destek ödemesi yapıyoruz. Ton başına bakliyat alım fiyatlarını da kırmızı mercimekte 3500 lira, yeşil mercimekte 3200 lira olarak belirledik. Bakliyattaki prim ve destek ödemesi de ton başına 800 liradır.

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Coronavirüsle ilgili açıklamalarda bulunan CHP Genelbaşkanı  Kemal Kılıçdaroğlu "Dayanışma içinde olacağız, yardımlaşacağız ve bu salgını hep birlikte yeneceğiz" diye konuştu...

CHP lideri, koronavirüsle mücadele için 13 maddelik bir öneri paketi de açıkladı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

*Kız kardeşimin vefatı nedeniyle arayan herkese şükranlarımı sunuyorum. Taziyelerinin benim ve ailem için çok değerli olduklarını söylemek isterim.

*Ülkemiz tüm dünya gibi salgına karşı amansız bir mücadele veriyor. Sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

*Ülkemiz tüm dünya gibi salgına karşı amansız bir mücadele veriyor. Sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

*Bu salgın bize farklılıklarımızı bir kenara bırakarak birlikte hareket etmemiz gerektiğini göstermiştir.

*Bu salgın bize ancak herkesin kurallara uyması halinde sağlıklı kalınabileceğini göstermiştir. Bilimsel aklın yol göstericiliğinde tüm sorunların çözülebileceğini göstermiştir.

*Bu salgın bize hiç tanımadığımız bir kişinin de sağlığından sorumlu olduğumuzu göstermiştir. Bu salgını dayanışma içinde hep birlikte yeneceğiz.

*'Aile Yardımları' sigortası çıkarılmalı. Her yoksul aile 2 bin liralık ödenek ayrılmalı.

*Acilen Ekonomik Konsey toplanmalı. Bu konseyde TTB, TEB, Ziraat Odaları Birliği, DİSK gibi kurum ve sendikalar yer almalı. Bu salgın bize birlikte hareket etmeyi gösterdi. Dayanışma güzeldir ve güçlendirir.

Bugün siyasi polemik yapmaksızın bazı önerilerimizi sizinle paylaşacağım:

1) 5 Şubat 2019 tarihinden beri toplanmayan Ekonomik ve Sosyal Konsey toplanmalı, tüm ilgili kurumlar da davet edilmeli.

2) Sağlık kuruluşlarının tıbbi ve konaklama ihtiyaçları karşılanmalı.

3) Kamu sağlık kuruluşlarındaki eleman açığı hızla giderilmeli, KHK ile gönderilenler ise sağlık kuruluşlarına geri çağırılmalı.

4) Hem salgın hem de milli güvenlik açsından askeri hastaneler açılmalı.

5) Merkezi yönetim ve belediyelerin eş güdüm içinde çalışmalı.

6) Geçici olarak kapatılan iş yerlerinden, esnafın kira harcamamaları hazine bakanlığınca karşılanmalı, çalışanların ise asgari ücret üzerinden işsizlik sigortası fonundan karşılanmalı ve çalışanların kredileri 3 ay ertelenmeli.

7) Çiftçilerin borçları yeniden yapılandırmalı ve faizsiz olarak ertelenmeli.

8) Okulların zorunlu olarak ücretli öğrenmen ve kursiyer öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmeli.

9) Küçük ve orta boy işletmelerin kredi kullanmaları için TBMM’de yeni bir düzenlemeye gidilmeli.

10) Konaklama, ulaşım gibi faaliyetler gösteren yerlere kolaylık sağlanmalı.

11) Yoksullar sağlıkları ile uğraşırken, 2 bin liralık gelir güvencesi sağlanmalı.

12) Kendi sağlıklarını tehlikeye atan sağlık çalışanlarına her ay 2 maaş yatırılmalı.

13) Kamu ve özel işbirliği ile yaptırılan, hazine garantili ödemeler 1 yıl ertelenmeli.  

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

Gazeteler

Designed by: Masoud