ilk5-Manşetler
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 211060
Masak raporlarıyla başlayan dev yasa dışı bahis soruşturmasında gözaltına alınan Alanyasporlu yöneticiler Hüseyin Gümrükçüler ve Hüsamettin Akyüz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı...
Türk futbolunda adeta deprem etkisi yaratan ve Alanya'da da takip edilen yasa dışı bahis soruşturmasında Şüpheliler mahkemeye çıkarıldı. İstanbul merkezli yürütülen dev operasyon kapsamında mercek altına alınan Alanyaspor yöneticileri Hüseyin Gümrükçüler ve Hüsamettin Akyüz adli kontrol ile serbest bırakıldı
SİBER ŞUBEDEN ADLİYEYE SEVK...
Yasa dışı bahis sitelerine finansal zemin hazırlamakla suçlanan şüphelilere yönelik dalgada gözaltına alınan Hüseyin Gümrükçüler ve Hüsamettin Akyüz'ün, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki sorguları tamamlandı.
Adliye koridorlarındaki gergin bekleyiş, savcılık sorgusuyla sona erdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeleri alınan Alanyasporlu yöneticiler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi.
TÜRK FUTBOLUNDA MASAK DEPREMİ
Süper Lig ve alt ligleri vuran bu büyük kriz, aslında Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı çarpıcı raporlarla patlak vermişti.
Aynı operasyon zincirinde Sivasspor, Kocaelispor, Denizlispor ve Gençlerbirliği gibi köklü kulüplerin yöneticileri ve futbolcuları da polis ekiplerinin hedefine girmişti.
Türk futbolunu derinden sarsan bu yasa dışı ağda, elde edilecek yeni delillerin ve adli sürecin spor dünyasında daha ne gibi sarsıntılar yaratacağı büyük bir merakla bekleniyor.
HABER: İbrahim AKDAĞ
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 218551
Alanya’da afetin ardından gözler uzun vadeli planlamaya çevrildi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Dim Çayı ve Dim Vadisi için bilimsel veriler ve ortak akıl çerçevesinde yeniden tasarım sürecinin başlatıldığını açıkladı...
Yaklaşık 5-6 aylık bir tasarım ve planlama sürecinin öngörüldüğünü belirten Öztürk, DSİ’nin gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı.
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, son bir haftada etkili olan yoğun yağışların ardından Alanya’da yaşanan sel ve heyelanlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
Kaymakam Öztürk, sel ve heyelan afetlerinden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, son 40 gün içerisinde 2025 yılı boyunca alınan toplam yağış miktarına yakın bir yağışın gerçekleştiğini belirtti.
Yoğun yağışların yalnızca Alanya’da değil, Antalya genelinde de etkili olduğunu vurgulayan Öztürk, Alanya’da son bir hafta içinde yaklaşık 30 farklı noktada heyelan meydana geldiğini açıkladı.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Bölge ve Şube Müdürlüklerinin gerekli tüm tedbirleri aldığını vurgulayan Öztürk, şu an için yeni bir taşkın riskinin öngörülmediğini ifade etti.

Kaymakam Öztürk, özellikle Dim Çayı ve Oba Çayı’nda su seviyelerinin anlık olarak takip edildiğini belirterek, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tüm kamu kurumlarının koordineli şekilde çalıştığını ifade etti.
Öztürk, “Bu süreçte en kritik iki su kaynağımız Dim Çayı ve Oba Çayı oldu. Su seviyelerini anlık olarak takip ettik. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tüm kamu kurumlarımızla koordineli şekilde süreci yönettik.
Özellikle Dim Barajı’ndaki su seviyesinin yükselmesiyle kritik bir süreci hep birlikte yaşadık. Riskli seviyelere ulaşılmadan önce Kaymakamlık bünyesinde oluşturduğumuz kriz masasında alınan karar doğrultusunda, Dim Çayı çevresinde bodrum, zemin ve birinci katta ikamet eden vatandaşlarımız tahliye edildi. Kolluk kuvvetlerimiz ve kamu kurumlarımızın koordinasyonuyla tahliyeler başarıyla gerçekleştirildi. En büyük tesellimiz, herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır” diye konuştu.
Kaymakam Öztürk afetten etkilenen vatandaşların kamu misafirhanelerinde ağırlanmaya devam edildiği açıkladı.
Küçükhasbahçe Mahallesi’nde meydana gelen heyelanda da 20’nin üzerinde vatandaşın etkilendiğini belirten Öztürk, bu kişilerin de misafirhanelerde konakladığını ifade etti. Öte yandan geçtiğimiz Cuma günü öğrencilerin güvenliği için okulların tedbir amaçlı tatil edildiğini kaydeden Öztürk, kararın yerinde olduğunu ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını söyledi.
‘YENİ BİR TAŞKIN RİSKİ ÖNGÖRÜLMÜYOR’
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Bölge ve Şube Müdürlüklerinin gerekli tüm tedbirleri aldığını vurgulayan Öztürk, şu an için yeni bir taşkın riskinin öngörülmediğini ifade etti.
Öztürk, “Dim Barajı’ndaki mevcut su seviyesi 167,71 metredir. Barajın maksimum kotu 170 metredir. Rezervuar alanında halen yeterli kapasite bulunmaktadır. DSİ Bölge Müdürlüğü ve Şube Müdürlüğü gerekli tüm tedbirleri almıştır. Şu an için yeni bir taşkın riski öngörülmemektedir” dedi.
DİM VADİSİ İÇİN UZUN VADELİ PLANLAMA...
Kaymakam Öztürk, Dim Vadisi ve Dim Çayı’nın hem önemli bir turizm destinasyonu hem de korunması gereken hassas bir doğal alan olduğuna dikkat çekti. Kalkınma Ajansı’na yapılan teknik destek başvurusunun kabul edildiğini belirten Öztürk, yaklaşık 5-6 aylık bir tasarım ve planlama sürecinin öngörüldüğünü açıkladı.
Kaymakam Öztürk, “Dim Çayı ve çevresiyle ilgili uzun vadeli planlamalarımız da bulunmaktadır. Bu bölge hem önemli bir turizm destinasyonu hem de doğal yapısı korunması gereken hassas bir alandır. Turizm faaliyetleri yürütülürken doğanın dengesi mutlaka gözetilmelidir. Bu nedenle bölgenin coğrafi yapısı, iklimsel ve mevsimsel koşulları, dere yatağı özellikleri ve yaban hayatı statüsü dikkate alınarak bilimsel ve ortak akılla bir planlama yapılmalıdır. Kalkınma Ajansı’na yaptığımız teknik destek başvurusu kabul edilmiştir. Yaklaşık 5-6 aylık bir tasarım ve planlama süreci öngörülmektedir. Dim Vadisi ve Dim Çayı, göreve başladığımızda öncelikli sorun alanları arasında yer alıyordu. Konuyu sayın valimiz ve ilgili kamu kurumlarıyla birlikte değerlendirdik. Kaymakamlık bünyesinde oluşturduğumuz proje ofisine verdiğimiz ilk talimatlardan biri de Dim Çayı’nın yeniden tasarlanması oldu. Hedefimiz; bölgedeki tesislerin dönüşümünü sağlamak, dere yatağındaki riskli yapılaşmaları ortadan kaldırmak ve vatandaşlarımızın ücretsiz faydalanabileceği yürüyüş yolları, seyir terasları gibi kamusal alanlar oluşturmaktır. Çünkü bu alan sadece işletmelerin değil, tüm Alanya’nın ortak değeridir. Ayrıca sel ve taşkın riskini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürüttük. Sayın valimizin başkanlığında toplantılar gerçekleştirdik. İlçemizdeki tüm dere yatakları tek tek değerlendirildi. Hacet Deresi’nde geçmişte yaşanan acı olaylar da hafızamızdadır. Benzer bir can kaybının yaşanmaması için önleyici tedbirlerin önceden alınması gerektiğinin bilincindeyiz” dedi.
Sel ve taşkın riskini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, Alanya genelindeki tüm dere yataklarının tek tek değerlendirildiğini kaydetti.
Geçmişte Hacet Deresi’nde yaşanan acı olayların hafızalarda olduğunu belirten Öztürk, benzer bir can kaybının yaşanmaması için önleyici tedbirlerin önceden alındığını söyledi.
Kaymakam Öztürk, “Ekim ve Aralık aylarında tüm kurumlara riskli bölgelerin temizlenmesi, dere yataklarının, menfezlerin ve köprülerin kontrol edilmesi yönünde talimatlar verildi. Kurumlarımız da büyük bir özveriyle çalıştı. Bu çalışmalar sayesinde afetin bilançosu çok daha ağır olmadı. Bu süreçte kamu personelimiz gece gündüz sahada görev yaptı. Mesai kavramı gözetmeden çalışan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Antalya DSİ 12. Bölge Müdürlüğü’ne ve sahada görev yapan ekiplerine ayrıca teşekkür ediyorum. DSİ Genel Müdür Yardımcımız ve Bölge Müdürümüz süreci bizzat yerinde takip etti. Devletimizin imkanları güçlüdür. Tüm kurumlarımız koordinasyon içinde çalışmaya devam etmektedir. Bir kez daha tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
ALANYA GÜNEŞİ HABER MERKEZİ
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 212541
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 212517
Ramazan boyunca tutulan oruç, yalnızca bir ibadet değil; vücuda detoks etkisi yaparak bağışıklığı güçlendiriyor, zihinsel fonksiyonları destekliyor ve sağlıklı kilo kontrolüne yardımcı oluyor...

İşte, hem beden hem de ruh sağlığına faydaları...
Ramazan’da oruç tutmak sadece fiziksel değil, ruhsal bir yenilenme süreci. Beyin fonksiyonları güçleniyor, stres azalıyor ve duygusal denge sağlanıyor.
ORUCUN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ GENİŞ ETKİLERİ...
Orucun sağlığımız üzerinde çok geniş kapsamlı olumlu etkileri olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Oruç tutmak, kan şekeri kontrolü, vücuttaki enflamasyonun ve iltihabın azaltılması gibi birçok açıdan vücuda önemli faydalar sağlar. Yağ yakımını hızlandırır, sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur, oksidatif stresi azaltır ve bağışıklığın güçlenmesine katkıda bulunur.
ORUCA UYUM SÜRECİ...
Oruç tutmaya başladıktan 3 gün sonra vücut oruca alışmaya başlar; yağlar tüketilir ve kan şekeri dengelenir. Sahur ve iftar arasında su alımı azaldığından vücutta terleme yoluyla sıvı kaybı artar.
8'inci günden sonra vücut oruca neredeyse tamamen uyum sağlar. Bu süreçte vücut önemli fonksiyonlara odaklanır ve enfeksiyonlarla mücadele, hastalıklardan iyileşme kolaylaşır.
16-30'uncu günler arasında kalın bağırsak, böbrek ve deri toksinlerinden arınırken organlar maksimum kapasitesine ulaşır. Hafıza ve konsantrasyon güçlenir, enerji seviyeleri yükselir.

BEDENSEL FAYDALAR...
Oruç, normal şartlarda tüketilen yiyecek miktarını azaltarak vücudu detoksifiye eder ve sağlıklı kilo kontrolüne yardımcı olur. Oruç tutmanın beden üzerinde sağladığı başlıca faydalar:
- Yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur
- Kan şekerini dengeler
- Kolesterol ve trigliserid seviyelerini düşürür
- Karaciğer fonksiyonunu iyileştirir
- Kalp sağlığını korur
- Vücuttaki enflamasyonu azaltır
- Bağışıklık sistemini güçlendirir
- Büyüme hormonu salgısını artırır
ZİHİNSEL VE RUHSAL FAYDALAR...
Oruç sadece fiziksel bir ibadet değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal yenilenme sürecidir. Beyin sağlığı üzerinde de önemli etkileri vardır:
- Odaklanma ve hafıza fonksiyonlarını güçlendirir
- Nörolojik koruma sağlar
- Duygusal dengeyi ve motivasyonu destekler
- Uzun vadede bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir
Oruç sırasında enerji metabolizması değişir ve vücut glikoz yerine yağ asitleri ve keton cisimciklerini kullanır. Bu süreç, beyinde “Brain-Derived Neurotrophic Factor (BDNF)” proteininin üretimini artırır. BDNF nöronların yenilenmesi ve sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendirir. Keton üretimi ayrıca oksidatif stresi azaltarak Alzheimer, Parkinson ve epilepsi gibi nörolojik hastalıklara karşı koruyucu etki sağlar.
Uzun süreli açlık dönemlerinde vücut, hasarlı veya yaşlanmış hücreleri ortadan kaldırmak için otofaji sürecini devreye sokar. Bu süreç, bağışıklık hücrelerinin daha sağlıklı ve verimli çalışmasını destekler. Oruç, vücudun yenilenmesine ve hastalıklara karşı direnç kazanmasına yardımcı olur.
KİMLER ORUÇ TUTMADAN ÖNCE UZMANA DANIŞMALI?
Oruç, sağlıklı bireyler için faydalı olsa da bazı özel durumlarda profesyonel gözetim gerektirir. Bu grupların oruç öncesi doktorlarına danışması önerilir:
Kronik hastalığı olanlar: Diyabet, hipertansiyon veya kalp yetmezliği gibi düzenli ilaç takibi gerektiren kişiler
Hamile ve emziren kadınlar: Anne ve bebeğin besin ve sıvı ihtiyacı kritik düzeydedir
Bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar: Enerji ve büyüme hormonu ihtiyacı yüksektir
Düzenli ilaç kullanımı olan bireyler: Hayati ilaçların alınması kritik öneme sahiptir.
KAYNAK: Ajanslar
Görsel Kaynak: shutterstock - istockphoto
- Kategori: ilk5-Manşetler
- Gösterim: 110902
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) ev sahipliğinde bir araya gelen oda başkanları, Ramazan ayında düzenlenen iftar organizasyonları ile ilgili olarak görüş alışverişinde bulundu...

Toplantıda, kısa süreli organizasyonlara ayrılan yüksek bütçelerin; sağlık ve eğitim başta olmak üzere kalıcı toplumsal fayda sağlayan alanlara yönlendirilmesinin daha anlamlı olacağı ifade edildi.

ERDEM: “BÜTÇEYİ SAĞLIK VE EĞİTİM ALANLARINA AKTARALIM”...
Toplantı sonrası konuyla ilgili olarak konuşan ALTSO Başkanı Eray Erdem şunları söyledi: “Oda Başkanlarımızla, mübarek Ramazan ayının ilk gününde Odamız ev sahipliğinde bir araya gelerek önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Toplantımızda, Ramazan ayında düzenlenen iftar organizasyonları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Her yıl birçok oda, kurum ve sivil toplum kuruluşu tarafından verilen bu yemeklerin, kısa süreli programlar olmasına rağmen milyonlarca liralık bütçeler gerektirdiği; oysa bu kaynakların başta sağlık ve eğitim olmak üzere toplumsal fayda sağlayacak alanlara yönlendirilmesinin daha anlamlı olacağı yönünde görüş alışverişinde bulunduk. Oda başkanlarımızın tamamı bu konuda ortak hassasiyet taşıdıklarını ifade etti. Ancak bazı odalarımız bu yıl için önceden rezervasyon ve ödeme yapmış olmaları sebebiyle planlanan programlarını gerçekleştireceklerini, bazı odalarımız ise üyeleriyle istişare ederek karar vereceklerini söylediler. Önümüzdeki yıl için ise bu konuda ortak bir yaklaşım benimsenmesi yönünde fikir birliğine vardık. Ayrıca süreç ile ilgili olarak birebir görüşmeler gerçekleştirdiğimiz siyasi partilerimizin ilçe başkanları da konuya olumlu yaklaştılar. Toplumsal faydayı önceleyen bu ortak yaklaşımın; şehrimize kalıcı değerler kazandıracak, özellikle eğitim ve sağlık alanında iz bırakacak hayırlı çalışmalara vesile olmasını temenni ediyoruz.”
HABER: Uğur AKDAĞ












