head
2183026 810x458 75f08
Salı, 21 Mayıs 2019

Siyaset

 

YÜCEL APAYDIN İDDİA ETTİ...

İyi Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in, 31 Mart yerel seçimlerinde Millet İttifakı’na oy veren belediye personeline ve ticaret erbaplarına mobing uyguladığını iddia etti.

 

İYİ Parti İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrası basın açıklaması yapan İyi Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın, sözlerine Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Zekeriya Zencirli’nin acı haberi üzerine başsağlığı mesajıyla başladı. Apaydın “Öncelikle Hakkari’de şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca gazeteci Yavuz Selim Demirağ’a yapılan saldırıyı nefretle kınıyorum. Biz İYİ Parti olarak, ülkemizin doğru ve iyi yönetilmediğine inanıyoruz. Özellikle basına yapılan saldırıların devlet ciddiyeti içerisinde sorgulanıp, cezalandırılmasını ve devletin bu konuda caydırıcı olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.


‘BAŞKAN YÜCEL KENDİSİNE OY VERMEYENLERE MOBBİNG UYGULUYOR’
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in, kendisine oy vermeyen belediye personeli başta olmak üzere ticaret erbaplarını ötekileştirdiğini ve kendisinden olmayanlara mobbing uyguladığını iddia ederek “Belediye başkanımıza, belediye çalışanlarının, iş adamlarının ya da Alanya’da yaşayan diğer insanların hangi partiye oy verdiğini inceleyip, onları cezalandırmak yerine, yavaş yavaş şehir kimliğini kaybeden Alanya’ya yeniden kimlik kazandırmasını ve şehri disipline etmesini tavsiye ediyoruz” dedi.


‘VERİLEN VAATLER VE SÖYLENEN YALANLAR BİR BİR YUTULUYOR’
Apaydın Alanya’da kent disiplinin kaybedildiğini ifade ederek “Ülkemizin olduğu gibi, şehrimizin de yönetiminden İyi Parti olarak memnun değiliz. Çünkü Alanya Anadolu’da herhangi bir kasaba değil. Alanya’nın geçmiş yıllarını bilen birisi olarak, bu sokaklarda yaşamış ve büyümüş birisi olarak, şu anda gördüğümüz manzara şehrimizin iyi yönetilmediğini, Anadolu’da herhangi bir kasaba hüviyetine büründüğünü, hep beraber görüyoruz ve şahitlik ediyoruz. Belediye başkanımızdan bir Alanyalı olarak özellikle talebimiz belediye çalışanlarının ve iş adamlarının ya da Alanya’da yaşayan diğer insanların hangi partiye oy verdiğini inceleyip, onları cezalandırmak yerine yavaş yavaş şehir kimliğini kaybeden Alanya’ya yeniden kimlik kazandırmasını ve şehri disipline etmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü her sezonun başında verilen boş vaatler ve söylenen yalanlar sezon içerisinde bir bir yutuluyor ve esnaf yine zararla sezonu kapatıyor. Bir sonraki sezonda yeni umutlarla sezonu açıyor. Artık bu kısır döngü son bulsun. Şehri yönetenler ciddiyetle şehri yönetsin. Görevlerinin bilinciyle bu işlerini yapsınlar” ifadelerini kullandı.


‘HALKIN VERGİLERİYLE BU İŞLERİ YAPIYORLAR’
Apaydın, Başkan Yücel’e eleştirilerde bulunarak seçmenine sahip çıktığı açıklamasında “Alanya Belediyesi çalışanlarının, özellikle mevcut başkana oy vermeyen arkadaşların çeşitli yöntemlerle cezalandırılma yoluna gidildiğini biliyoruz. Kendini ifşa eden, bu konuda inisiyatif alan, sosyal medyada ya da sahada çalışırken tarafını belli eden insanlar bunlar. Nasıl ki sizin tarafınızdan olanlar, hem de belediyenin kadrolu çalışanları belediyenin araçlarıyla, belediyenin ekipmanlarıyla sizin adınıza çalışma yapıyor, broşür dağıtıyor, bayrak asıyor, sağda solda seçim çalışması yapıyor ve bu sizin tarafınızdan takdir görüyorsa, tercihen diğer adaylardan taraf olan insanların da ötelenmemesi, hakir görülmemesi ve cezalandırılmaması gerekir. Bu doğru bir yöntem değil. Doğru zihniyetlerin yapacağı bir iş de değil. Önemli olan onları kazanmak. Halkın vergileriyle bu işleri yapıyorlar, bunun bilinciyle işlerini yapsınlar diyoruz” şeklinde konuştu.


‘KİŞİYE ÖZEL UYGULAMALAR ŞEHRİN DÜZENİNİ BOZDU’
Alanya’da bir adım ileri atılamadığı gibi geriye doğru bir dönüş olduğunu ifade eden Başkan Apaydın “Alanya hassasiyeti olan, gerçekten Alanya’yı seven ve Alanya’nın geleceğini düşünen herkesin görüşü bilgileri ölçeğinde üç aşağı beş yukarı aynıdır. Herkesçe malum ki, Alanya’da şehir disiplini kaybolmuş, bunu taraflı-tarafsız herkes kabul eder. Alanya’da şehircilik anlamında bir adım ileri gidilmemiş hatta geriye gidilmiştir. Ne dükkanların düzeni, ne esnafın davranışı, ne de sokakların görünümü ve kalitesi Alanya’nın hak ettiği şekilde değil. Bundan on beş sene önce bundan çok daha güzeldi. Özellikle İstanbul ya da Ankara’ya gittiğiniz zaman Alanya’ya dönünce gerçekten tertemiz bir şehre girdiğinizi, düzgün bir memlekete geldiğinizi hissederdiniz, görürdünüz ve mutlu olurdunuz. Alanya bunu kaybetti. Kişiye özel, keyfe keder yapılan uygulamalar şehrin bütün düzenini bozdu. Bugün turizm sezonuna girildi ama takır takır inşaat yapılıyor. İnşaat yasağı başlıyor, ne yapacaklar, sezon başlayıncaya kadar bekleyecekler mi? Bu işlerin baştan ayarlanması gerekiyordu. Biz ısrarcıyız, şehir düzgün yönetilmiyor ve disiplin elden gitmiş durumda, tıpkı ülkede olduğu gibi” dedi.

ubeydullah dede 4 ikinci kullanthumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 25 1 f4ecb

 

İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını ‘‘Metrobüs Bahattin’’ olarak ünlenen Bahattin Çağış’ın Esenyurt Merter Çeşme Mahallesi’ndeki evinde açtı. İmamoğlu’nun iftar açtığı eve gelen 14 yaşındaki Berfin Güngör adlı çocuk, ‘‘Dedem çok hasta ve sizi çok seviyor. Onu görmeye gelir misiniz’’ diyerek İmamoğlu’nu evlerine davet etti. Berfin’i kırmayan İmamoğlu, 87 yaşındaki Ubeydullah Güngör’ü hasta yatağında ziyaret etti. İmamoğlu’nu karşısında gören Ubeydullah Güngör, göz yaşları içinde şu duygusal konuşmayı yaptı: ‘‘Ben, senin ayağının tozuna kurban olurum. Hoş gelmişsin. Emaneti senden alanları Allah’a havale ediyorum. Sana yapılanlar izzet-i nefsime dokundu. Bu topal ayağımla gidip sana oyumu atacağım. Senin için ağladım.’’ İmamoğlu da Güngör’e, ‘‘Ben de senin için çalışacağım. Kurban olurum sana, güzel yüreğine. Sana layık olacağım. Her şey çok güzel olacak. Bana dua et. Hakkını helal et’’ şeklinde yanıt verdi.

ubeydullah dede 2 thumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 23 5658b

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını sosyal medyada ‘‘Metrobüs Bahattin’’ lakabıyla ünlenen Bahattin Çağış’ın Esenyurt Merter Çeşme Mahallesi’ndeki evinde açtı. İmamoğlu’nun geldiğini gören mahalle sakinleri, seçilmiş İBB Başkanı’na sevgi gösterilerinde bulundu. Fulya – Bahattin Bağış çifti, kızları Sudenaz (8), Hamza (3) ve ailenin büyükleri ile birlikte iftarını açan İmamoğlu, kendisini görmeye gelen komşularla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Ailenin minik oğlu Hamza’nın, ezberlediği İzmir Marşı’nı söylemesi renkli görüntüler oluşturdu. İmamoğlu, iftar öncesinde gerçekleşen sohbet sırasında, vatandaşların cep telefonlarıyla yaptığı canlı yayınlara katıldı. İmamoğlu, Almanya’dan kendisini izleyen Mert Yürek adlı vatandaşa, ‘‘Türkiye’de her şey çok güzel olacak. Almanya’dan bile güzel olacak’’ şeklinde seslendi.

ALMANYA’YA CANLI BAĞLANTI!

İmamoğlu, başka vatandaşlarla da telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bu sırada misafirlerden birinin, ‘’Arkadaşlarla aramızda İmamoğlu sabrı diliyoruz birbirimize’’ demesi gülüşmelere yol açtı. İmamoğlu, kendisine seçimlerde başarılar dileyen misafirlere, ‘‘Milletimizle beraber güzel bir sonuç alacağız’’ yanıtını verdi. Misafirler, iftarını İmamoğlu’nun duasıyla açtı. İftarın ardından da ev, İmamoğlu’yla fotoğraf çektirmek isteyenlerle doldu taştı. Bu sırada eve gelen 14 yaşındaki Berfin Güngör, ‘‘Dedem hasta. Evde yatıyor. Sizi de çok seviyor. Yan binada oturuyoruz. Dedemi görmeye gelebilir misiniz’’ diyerek İmamoğlu’na ricada bulundu. Küçük kızın ricasını kabul eden İmamoğlu, iftar ziyaretinin ardından Çağış Ailesi’nin evinden ayrıldı.

ubeydullah dede 6 thumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 25 2 891a7

İMAMOĞLU’NDAN YILDIRIM’A ‘‘SU’’ VE ‘‘ULAŞIMDA’’ İNDİRİM YANITI

Bina girişinde İmamoğlu’nu bekleyen onlarca çocuk, seçilmiş İBB Başkanı’nı, ‘‘Başkanımla her şey güzel olacak’’ sloganıyla karşıladı. İmamoğlu’nu sevgi çemberine alan çocuklar ve vatandaşlar, fotoğraf çektirme yarışına girdi. İmamoğlu, gazetecilerin sorularını da sokakta, ‘‘Ekrem Başkan’’, ‘’Hak, hukuk, adalet’’ ve ‘’İstanbul seninle güzel olacak’’ sloganları eşliğinde yanıtladı. Gazeteciler İmamoğlu’na, rakibi Binali Yıldırım’ın sosyal medya üzerinden ulaşım ve suda yapmayı vadettiği indirimleri sordu. İmamoğlu bu soruya, ‘‘Öncelikle hayırlı olsun. Zaten görevimizin başındayken, bu konularla ilgili talimatları yazmıştım ilgili kurumlara. Bugün de CHP grubunun ısrarıyla ve diğer partilerin katılımıyla, İBB Meclisi’nden komisyona havale edildi. Sanırım sonraki oturumda hızlıca geri gelir ve kabul olur. Bizim tasarladığımız bir proje hayata geçmiş oldu. Her ne kadar İstanbulluya bir zaman kaybettirildiyse de görevimizi yerine getirmeye devam ediyoruz. O günlerde bize, ‘Parayı, kaynağı nereden bulacaksınız’ diye serzenişte bulunanlar, rakibimiz de buna dahil, bizi kutlamış oldu. Ne güzel. Yaptığımız işlemi kutlamış oldu. Ona da teşekkür ediyoruz. İstanbul halkının ihtiyaçlarının bugün yoğunlaştığını görüyoruz. İBB, sağlıklı bütçe planlamasıyla halkının sorunlarını paylaşmalı, çözüm üretmeli. Biz, onu hayata geçiriyoruz. Her ne kadar sürecin başında olamasak da sıkı takipçisiyiz. 24 Haziran’da zaman kaybetmeden yolumuza devam edeceğimizi biliyoruz’’ şeklinde yanıt verdi.

ubeydullah dede 5 PHOTO 2019 05 13 22 23 24 480fe

UBEYDULLAH DEDE’DEN DUYGUSAL KONUŞMA

İmamoğlu, daha sonra Berfin’e verdiği sözü tutarak, 87 yaşındaki dedesi Ubeydullah Güngör’ü hasta yatağında ziyaret etti. İmamoğlu’nu, Güngör’ün 72 yaşındaki eşi Perinaz Güngör karşıladı. İmamoğlu, tüm aileyle toplu fotoğraf çektirdi. Hasta yatağında İmamoğlu’nu karşısında gören Ubeydullah Güngör, göz yaşları içinde şu duygusal konuşmayı yaptı: ‘‘Ben, senin ayağının tozuna kurban olurum. Hoş gelmişsin. Emaneti senden alanları Allah’a havale ediyorum. Sana yapılanlar izzet-i nefsime dokundu. Bu sefer 5-6 fazla oy alacaksın. Allah seni bu Ramazan ayında imandan, Kuran’dan ayırmasın. Bu topal ayağımla gidip sana oyumu atacağım. Senin için ağladım.’’ İmamoğlu da Güngör’e, ‘‘Ben de senin için çalışacağım. Kurban olurum sana, güzel yüreğine. Sana layık olacağım. Her şey çok güzel olacak. Bana dua et. Hakkını helal et’’ şeklinde yanıt verdi. İmamoğlu, vatandaşların sloganları ve sevgi gösterileri altında mahalleden ayrıldı.

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisini desteklediğini sosyal medyadan duyurduktan sonra bıçaklanan ve kamuoyunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''manevi kızı'' olarak tanınan Göknur Damat'ı, Tekirdağ'daki kuaför dükkanında ziyaret etti.

 

kanserli kız ve imamoğlu 2 thumbnail 66AAF9AA 47DE 45C3 8942 5A1BD819C918 fb1cd

Burada İmamoğlu'na, rakibi Binali Yıldırım'ın, ''İBB'de küçük bir arıza çıktı, inşallah bu arızayı gidereceğiz'' sözleri soruldu. İmamoğlu, ''Türkiye'de, küçük değil, bu süreçte çok büyük bir arıza çıktı. Demokrasi arızasını çıkardılar. Bu demokrasi arızasını, Allah'ın izniyle, 23 Haziran'da halkımızla beraber tedavi edeceğiz. Geri dönüp baktığımızda, kendisine hatırlatırım, ilk gece çıkıp, 'Ben kazandım' deyip, ilk arızayı çıkaran kendisiydi. Onu da tedavi ettim. Bu sözünü de tedavi edeceğim. 23 Haziran'da inşallah demokrasiyi milletimizle beraber İstanbul'da tedavi edeceğiz'' yanıtını verdi. İmamoğlu, Yıldırım'ın, ''Çaldılar'' sözünü de eleştirerek, ''Bu ülkeye bakanlık yaptınız, başbakanlık yaptınız, meclis başkanlığı yaptınız. Ey eski meclis başkanı; 'çaldılar' kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Kim? Ben diyorum ki, ''Anamın ak sütü kadar helal'', sen diyorsun ki, ''Çaldılar''. Hadi bakalım. Ben, size laf yetiştirmeyeceğim. Ben, sizin seviyenize inmeyeceğim. Sadece oturun aynaya bakın, çocuklarınıza, torunlarınıza bakın, kendinize çeki düzen verin. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Çocukları kullanıyorlar bu kötü laflarla. 3 çocuk babasıyım. Her şeyden önce babayım. Ben, insanım. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Nedir ya? Oy meselesi. Kazanırsak her şey çok iyi, kaybedersek her şey çok kötü'' şeklinde konuştu.

kanserli kız ve imamoğlu 3 thumbnail 115A87A5 DB9A 4879 B092 5E96C67F5A45 cd207

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisini desteklediğini sosyal medyadan duyurduktan sonra bıçaklanan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''manevi kızı'' Göknur Damat'ı, Tekirdağ'daki kuaför dükkanında ziyaret etti. İmamoğlu'nun geleceğini öğrenen Tekirdağlılar, Damat'ın dükkanının önünü doldurdu. ''Ekrem Başkan'' ve ''Hak, hukuk, adalet'' sloganlarını atarak İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, Damat ile dükkanında bir süre basına kapalı olarak görüştü. İkili, daha sonra kuaför dükkanında kameraların karşısına geçti. Damat'ın anne ve babası da basın toplantısı sırasında hazır bulundu.

''TOPLUMUN AHLAKINI HATIRLAMAMIZ GEREKİYOR''

''Sürpriz bir şekilde Tekirdağ'dayız'' diyen İmamoğlu, ''Sevgili Göknur'u ziyaret geldik. Malumunuz üzücü bir olay yaşandı. Bu ve bunun gibi olaylar canımızı çok derinden sıkıyor. İnsanlığımızı, vicdanımızı ve toplumun ahlakını hatırlamamız gerekiyor. Sevgili Göknur'a, bir tercihinden dolayı saldırıda bulunmak, bir linç kültürünün toplumda yer etmesi, bunlar hepimizin sorunu. Şu anda belki simgesel olarak buradayız. Konu ne Göknur ne Ekrem İmamoğlu. Konu, toplumun ahlakı ve vicdanı. Bunu konuşmamız ve çözmemiz lazım. Hepimiz, her şeyden önce insanız. Makam, mevkii, siyaset o kadar enteresan yerlere gidiyor ki sanki hayat adına her şey orada var. Yok, hayat burada işte. Göknur'un şu dünyasına bakar mısınız? Girer girmez o kadar pozitif etkilendim ki. Arkasında müthiş bir hikaye olan bir insan. Sağlığıyla ilgili mücadele veriyor. Gayet insani bir şekilde çare arıyor, bu ülkenin Cumhurbaşkanına gidiyor. Bunların hepsi çok güzel şeyler. Gitmeli, herkes gidebilmeli'' diye konuştu.

kanserli kız ve imamoğlu 4 thumbnail DA4534C9 1C23 4A05 8777 97417FE8A692 55bae

''NE VAR BURADA?''

''Belki de gördüğüm en şık kuaförlerden bir tanesini üretmiş burada'' ifadelerini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Kendisi, mesleğinde başarılar elde etmiş. Aynı zamanda vicdanını yansıtmış. Sağlığıyla ilgili mücadelesinde, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'ndan çare aramış. Bu ne kadar güzel bir şey. O gününde bunu başka türlü yorumlayanlar da yanlış yapmıştır, bugün de aynı şey geçerli. Bugün de sevgili Göknur, hür iradesiyle, aklıyla, fikriyle bir karar vermiş. Birine destek oluyor. İstanbul'da yaşamıyor olabilir ama bir tercihte bulunuyor. Bir dekont paylaşıyor, 'Her şey çok güzel olacak' diyor. Ne var burada? Birini mi kötüledi, birine mi hakaret mi etti? Toplum vicdanı dediğimiz şey çok önemli. Neticesinde sevgili Göknur bir saldırıya uğruyor. Niye? Toplum öyle bir hale getirilmiş ki, sosyal medya üzerinden yayılan ve yaydırılan birtakım işlemler, işler, öfkeler, hakaretler… Belki bunların etkisi altında kalan birileri yaptı, bilemem. Ama hepimizi üzen ve rahatsız eden bir olayla karşı karşıyayız.''

kanserli kız ve imamoğlu 5 thumbnail AD4DDFEC 1155 44AA B03A 013E0E978442 015e2

''YAPANLAR ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA DOLAŞMASIN''

''Göknur'u Allah korumuş'' diyen İmamoğlu, ''Sağlığından dolayı çok mutluyum. Annesine, babasına ve kendisine geçmiş olsun diyorum. İnsanın böyle güzel bir dünya kurabilmesi kadar güzel bir şey yok. Herkes kendi alanında güzel dünyalar kurabilmeli ki bu ülke güzel olsun. Toplumun bu süreçlerden kurtulması lazım. Saldırıya uğrayan gazetecimiz Sayın Demirağ'ı arayıp, defalarca görüştüm. Ölümle burun buruna geliyor. Bir linç kültürü daha. Daha kötüsü, bu tür eylemleri yapan insanlar, serbest kalıyor. Olacak şey değil. Daha yakın bir zamanda, bana göre Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı olaylarından biridir 21 Nisan'da yaşanan, Sayın Genel Başkanımız'ın başına gelen. O da yaratılan linç ortamının önemli bir sorunudur. Onun da sorumluları dışarıda. Göknur'a bu hareketi yapan kişinin mutlak bulunması konusunda, emniyet birimlerimizin hızlıca ciddi bir araştırma yapması şarttır. Çok geçmiş olsun diyorum ve inşallah Göknur'la güzel günlerde buluşuruz. Çayını, kahvesini içeriz'' dedi.

DAMAT: SİYASETÇİ DEĞİLİM, MAKYÖZÜM!''

Gazeteciler, Göknur Damat'a da olayın oluş şekli soruldu. Damat, bu soruyu şöyle yanıtladı: ''Öncelikle şöyle söylemek istiyorum. Siyasete kesinlikle alet olmak istemiyorum. Ben, siyasetçi değilim. Ben, makyözüm. Kendi içimde büyük olan bir dünyam var. Kanser hastalığına yakalandım. Kanser hastalarının tüm Türkiye'de elçisi oldum. Cumhurbaşkanı'na gittim. Ondan da onur duydum. Her defasında da dile getirdim ama ben, parti tutmam. Ben, kişi tutarım. Kişinin fikri, benim fikrime yakınsa, evet o kişiyi desteklerim. Kanser hastaları, son 3-4 yıldır daha fazla konuşulur hale geldi. Ben, bir elçi oldum. Ben, barış istiyorum. Gerçekten 3 gündür sosyal medyada linç ediliyorum. Ne ilacımı içebildim ne yemek yiyebildim. Olaylara çok fazla canım sıkıldı. 'Ne yaptım ki ben' dediğim noktada, evimden dışarı çıkmaya karar verdim. Evimin bir üst sokağına gittiğimde, yanıma bir adam geldi. Bana bir şey yapabileceğini hiç düşünemedim. 'Sen misin o yürekli' dedi ve sol üst baldırıma sapladı. Damarıma çok az kalmış. Ne olduğunu anlayamadım. Karnımdan bıçaklandığımı sandım. 'Kanserden ölmüyorum ama böyle ölüyorum' diye düşündüm. Çok şükür''.

DAMAT: ''KENDİ HÜR İRADEM VAR''

''Sivil toplum örgütleri nerede'' diye soran Damat, ''3 gündür gerçekten çok büyük bir linçe uğruyorum. Kadına şiddete hayır diyorum. Kendi hür iradem var. Kadınların da biraz korkusuz olmasını istiyorum'' yanıtını verdi. Damat, ''Sizi arayan siyasiler oldu mu'' sorusunu da ''Akşam Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aradı. Siyasetten uzak biri olduğum için isimlerini hatırlamadığım milletvekilleri aradı. Başkanımız da geldi, sağ olsun. Bu olay benim başıma geldi. Geldiyse de bir barış olsun artık. Ben, kanser tedavisi gören, Tekirdağ'da normal makyözüm. Hiçbir alakam yok. Sanki Türkiye böyle bir sallandı, gitti, geldi. Bir Göknur Damat yüzünden. Bu çok acı bir şey'' şeklinde yanıtladı.

''TOPLUMSAL VİCDAN ÇALIŞMALI''

İmamoğlu ise, ''Bu tür saldırılara karşı nasıl önlem alınacağına'' yönelik soruya, ''Linç kültürü kötü. Bunun bitmesi için toplumsal vicdanı çalıştırmalıyız. Herkes yazacağına, çizeceğine, söyleyeceğine bu anlamda dikkat etmeli. En başta bu ülkeyi yönetenler, siyasiler, yani biz, herkes, hepimiz sözlerimize dikkat edeceğiz. Bu konuda eylemde bulunan insanlar, öyle elini kolunu sallaya sallaya ortalarda gezemeyecek'' yanıtını verdi.

İmamoğlu'na sorulan diğer sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Cumhurbaşkanı'nın sanatçılara yönelik ''Dalkavukluk yapmasınlar'' sözleri…Yani ne diyeyim ki. İnsanın bazen nutku tutuluyor. Sanatçı, ne diyor? Bize destek oluyor. ''Her şey çok güzel olacak'' diyor. Bunun dalkavuklukla ne alakası var Allah aşkına? Eski sayfaları mı çevirelim yani. Eski sayfaları çevirip sporcuların, sanatçıların yaptığı kampanyaya katılmalarını mı konuşalım? O bakımdan bu olmaz. Çok yazık. Siyaset adına, koca koca insanlar kötü sözler söylememeli, söylemesinler. Topluma yazık ediyorlar. Bu işi bitirmek lazım. Herkes işine baksın. Bakın, Türkiye demokrasi sorunu yaşıyor. Türkiye'de yaşanmış ve kazanılmış bir seçim başka bir boyuta taşınıyor. Bunu konuşsunlar ya da Türkiye'nin ekonomik sorunlarını konuşsunlar. Bıraksınlar bu işleri. Sanatçılar. Sanatçılar, dünden daha cesur olacak. Bizim insanımızın, iradesiyle kendi fikrini söyleyebileceğini ben biliyordum. Bunu bugün görmenin mutluluğunu yaşıyorum. Memleket adına büyük bir kazanım aslında. Kimse kimsenin sesini, korkutarak, ürküterek, işinden ederek kısamaz.

''BU MİLLET UYANACAK''

kanserli kız ve imamoğlu 6 thumbnail 5F026CC0 BBE7 45C9 A9A2 B8F93D50E785 f4584

Ben, İBB'de görev yaptım. O dönem içerisinde, hiç kimsenin mevkiine, makamına dokunmadan, herkesten faydalanmanın adımlarını attım. Türkiye'de önemli bir insan kaynakları uzmanı arkadaşımın, bana danışmanlık yaptı diye THY'de sözleşmesi iptal edildi. Ben, adamdan Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olan İBB'nin insan kaynaklarının daha iyi nasıl olması konusunda danışmanlık alıyorum. Yazık değil mi? Kimin talimatı bu? Gazeteci Ayşe Baykal, benimle ilgili bir köşe yazısı yazmış. ''Oy vermedim ama bu sefer düşünüyorum'' demiş. Bağcılar Belediyesi'nin Engelli Rehabilitasyonu'na gönüllü katkı veriyor. Kardeşi orada çalışıyor. Sözleşmesi iptal edilip, işten çıkarılıyor. Bu neyin nesi Allah aşkın ya? Nereye kadar. Bir adım ileri gidemezsiniz. Olmaz. Bu millet uyanacak. Bu Ekrem, Göknur meselesi değil, memleket meselesidir

''BEN SİZE LAF YETİŞTİRMEYECEĞİM''

- Çok üzüldüm. ''Çaldılar'' kelimesini nasıl kullanırsınız ya. Bu ülkeye bakanlık yaptınız, başbakanlık yaptınız, meclis başkanlığı yaptınız. Ey eski meclis başkanı; ''çaldılar'' kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Kim? Ben diyorum ki, ''Anamın ak sütü kadar helal'', sen diyorsun ki, ''Çaldılar''. Hadi bakalım. Ben, size laf yetiştirmeyeceğim. Ben, sizin seviyenize inmeyeceğim. Sadece oturun aynaya bakın, çocuklarınıza, torunlarınıza bakın, kendinize çeki düzen verin. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Çocukları kullanıyorlar bu kötü laflarla. 3 çocuk babasıyım. Her şeyden önce babayım. Ben, insanım. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Nedir ya? Oy meselesi. Kazanırsak her şey çok iyi, kaybedersek her şey çok kötü.

Kampanyanız süresince güvenlik önlemleri artırılacak mı? Karşı kampanyanın adı da ''Daha güzel olacak''…

- Ne güzel işte. En azından ''güzel'' kelimesini hatırlattık. Güzel kelimesini kullansınlar. Düne kadar terör örgütünün mesajıydı. Bunu 15 yaşındaki bir çocuk buluyor. ''Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi'' diyor. Bundan daha güzel, daha organik bir şey olabilir mi? Elbette güvenlik tedbirlerimiz her geçen gün artıyor. Çünkü çevremizde her geçen gün, çığ gibi insan büyüyor. Sevgi seli var. Beni koruyan milyonlarca insan olduğunu hissediyorum. Bu, Allah'ın bir lütfu bana. ''Ben, bu sorumluluğun altından nasıl kalkarım'' diye dua ediyorum. Her sabah elimi yüzümü yıkadığımda aynaya bakıp birkaç dakika düşünüyorum. Bu bir sorumluluk. İnsanlar size sevgisini veriyor, beklentilerini anlatıyor. Göknur'un bana yaşattığı bir sorumluluk. Ben, buradan çıktığımda yol boyu onu düşüneceğim. Böyle bir çevrem oluştu Allah'a şükür. Benim güvenliğim İstanbullular'a ve toplumun vicdanına emanettir. Elbette ki güvenlik görevlileri gerekeni yapıyor. Emniyetimize, polisimize teşekkür ediyorum. Onların hiçbirinin ayağına taş değmesin istiyorum. Burunları bile kanamasın. Onların yeri ayrı. Ama milletin sevgisi ve vicdanı bizi koruyacaktır.

Binali Yıldırım'ın, ''İBB'de küçük arıza çıktı, inşallah bu arızayı gidereceğiz'' sözleri…

- Türkiye'de, küçük değil, bu süreçte çok büyük bir arıza çıktı. Demokrasi arızasını çıkardılar. Bu demokrasi arızasını, Allah'ın izniyle, 23 Haziran'da halkımızla beraber tedavi edeceğiz. Tecrübe tabii ki çok önemli ama tecrübesini iyi kullanamayanlara diyorum ki, bir kendilerini silkelesinler, kendilerine gelsinler. Söyledikleri sözlere dikkat etsinler. Geri dönüp baktığımızda, kendisine hatırlatırım, ilk gece çıkıp, ''Ben kazandım'' deyip, ilk arızayı çıkaran kendisiydi. Onu da tedavi ettim. Bu sözünü de tedavi edeceğim. 23 Haziran'da inşallah demokrasiyi milletimizle beraber İstanbul'da tedavi edeceğiz.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ortak açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, YSK'nın CHP ve İYİ Parti'nin İstanbul seçiminin tümünün iptal istemini reddetmesine yanıt verdi.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i parti genel merkezinde ziyaret etti. Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Başkan Yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı ve Seyit Torun eşlik etti.

 

Görüşmenin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener kameraların karşısına geçti ve açıklamalarda bulundu.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından öne çıkanlar;

Farklı bir karar zaten beklemiyorduk. YSK önce kendisini reddeden bir kurul. Sandık aynı sandık, heyet aynı heyet, seçmenler aynı seçmenler. Kullandıkları oyları aynı zarfa koyuyorlar. YSK bunlardan sadece büyükşehir belediye başkanlığını kabul etmiyor. Bunu bırakın hukuk fakültesini bitirmiş bir yargıcı, hiç okuma yazması olmayan birine sorsanız burada bir yanlışlık var der. YSK'da 7'li bir çete var, bunlar talimatla iş yapıyorlar. Aynı talimatla karar verilmiştir. Hangi baskıyı kurarlarsa kursunlar, biz İstanbul'da seçimi alacağız. Biz 16 milyon İstanbullunun vicdanına inanıyoruz. Bu kadar haksızlık karşısında kimse susamaz.

YSK, AKP'nin itirazı üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmişti. Bunun üzerine Millet İttifakı bileşenleri CHP ve İYİ Parti de "Zarftan çıkan 4 pusuladan birisi iptal ediliyorsa hepsinin iptal edilmesi gerekiyor" diye, seçimlerin tamamen iptal edilmesini ve İstanbul'un 39 ilçesinde seçimlerin tekrarlanmasını talep etmişti. YSK bu itirazları bugün görüştü ve seçimlerin tamamının yenilenmesi talebini reddetti. Yani 23 Haziran'da AKP'nin istediği gibi İstanbullular sadece 'Büyükşehir Belediye Başkanı yeniden seçmek için' sandık başına gidecekler.

Kararı, İYİ Parti lideri Meral Akşener’i ziyaretinde değerlendiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Farklı bir karar beklemiyorduk, Kendisi reddeden bir kuruldan farklı bir karar beklemiyorduk.” dedi.

“Daha önce de söyledim yine söyleyeceğim” diyen Kılıçdaroğlu “YSK’da 7’li bir çete var ve bunlar talimatla hareket ediyorlar. Aynı talimatla karar vermişlerdir. Ancak biz ne olursa olsun İstanbul’da seçimi alacağız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diye konuştu.

MUSTAFAKEMALPAŞA İTİRAZI DA REDDEDİLDİ

YSK ayrıca İYİ Parti’nin Bursa Mustafakemalpaşa ilçesiyle ilgili itirazını da reddetti.

Gazeteler

Designed by: Masoud