head
2183026 810x458 75f08
Salı, 21 Mayıs 2019

Siyaset

Alanyalı Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, S-400'lerin teslimatının erteleneceği iddiasıyla ilgili "Bizim tarafımızdan erteleneceği yolunda bir açıklama olmadı" değerlendirmesinde bulundu.

Alanyalı Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Reform Eylem Grubu Toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

 

Çavuşoğlu, S-400'lerin getirilmesiyle ilgili süresiz erteleme olacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine, "S-400'ün Türkiye'ye getirilmesi konusunda bizim tarafımızdan erteleneceğine yönelik bir açıklama olmadı." ifadesini kullandı.

 

S-400'lerin hiç alınmaması veya ertelenmesi yönünde ABD ve diğer ülkelerden yorumlar ve taleplerin geldiğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

 

"S-400 konusunda ABD'nin bazı iddiaları oldu. Yani S-400'ün F-35'ler dahil NATO sistemine verebileceği zararlar konusunda. Biz de bu iddialara katılmamakla birlikte son sözü uzmanların söylemesi gerektiğini söyledik.Şimdi ortak bir çalışma grubu teklifinde bulunduk. Hatta bu ortak çalışma grubuna NATO'nun başkanlık etmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde söyledik. Türkiye tüm attığı adımlarda gayet şeffaf ve yine kendine güvenen bir şekilde hareket ediyor. Bu konuda da ne yaptığımızı biliyoruz ama endişeler varsa da bunun için çalışma grubu oluşturalım ve incelesinler. Düşüncelerini raporlarını bizimle paylaşsınlar."

 

ABD'nin söz konusu iddialarında eminse ve kendine güveniyorsa bu çalışma grubuna evet demesi gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, ABD ile son günlerde çalışma grubunun oluşturulması ve görevi bakımından bazı görüş alışverişlerinin olduğunu, teklifleri değerlendirmeye devam edeceklerini dile getirdi.

 

Çavuşoğlu, "ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile cumartesi günü telefon görüşmesi gerçekleştireceğiz. Arkadaşlarımız saat üzerinde şu anda görüşüyorlar." diye konuştu.

 

Bu konuda, Türkiye'nin yaklaşımının son derece yapıcı ve samimi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "İhtiyacımız olan bir sistemi müttefiklerimizden alamadığımız için acil ihtiyacımız olan bir sistemi Rusya en iyi teklifi verdiği için, bize uyduğu için aldık ama bu konuyla ilgili tereddütler varsa, biz de yapıcı önerilerde bulunduk. Buna ABD'nin de evet demesi gerekiyor. Bu şekilde bu meseleyi de iki müttefik olarak halletmiş oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Türkiye'nin önüne çıkarılan tüm engellere rağmen AB'ye üyelik hedefinden hiç şaşmadığını belirten Çavuşoğlu, katılım müzakere süreci siyasi olarak engellense de AB standartları uyum çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.

 

Çavuşoğlu, bugünkü toplantıda AB'ye katılım sürecinde atılacak adımların değerlendirildiğine işaret ederek, "Önümüzdeki süreçte Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir. Bu çerçevede, kalan kriterlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalarımızı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hızlandıracağız." diye konuştu.

 

"AB'ye aday diğer ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz"

 

Bakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanlığının üzerinde yoğun şekilde çalıştığı yargı reformu stratejisi ve insan hakları eylem planı sayesinde, yargı ve temel haklar faslının iki önemli açılış kriterinin yerine getirileceğini ve reform sürecinin hız kazanacağını söyledi.

 

Konuşmasında, başta Avrupa Parlamentosu (AP) olmak üzere AB kurumlarının da yeniden şekillenme sürecini yakından takip ettiklerini belirten Çavuşoğlu, bu şekillenmenin Türkiye'ye ve AB'ye yansımasını çok yakından takip ederek değerlendirdiklerinin altını çizdi.

 

Çavuşoğlu, "Yeni AB kurumlarının ülkemizle özellikle katılım sürecini teknik bir zeminde yürütmesini bekliyoruz. Bizim AB'den beklentimiz aslında gayet basit. Diğer aday ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz. AB ülkelerinin üyeliğimizi iç siyasete alet etmekten vazgeçmeleri lazım." ifadelerini kullandı.

 

Vize Serbestisi başta olmak üzere Türk vatandaşlarının temel hak ve hürriyetlerinin genişletilmesi çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizen Çavuşoğlu, "AB'nin de bu sıkıntılı dönemde şunu çok iyi anlaması gerekiyor; güçlü Avrupa'nın yolu Türkiye'nin AB üyeliğinden geçiyor." diye konuştu.

 

Çavuşoğlu, AB'nin sadece Türkiye değil, diğer başka ülkelere yönelik aldığı bazı kararlara uymadığı için güvenilirliğinin biraz sarsıldığını anlatarak, "Sonuçta Vize Serbestisi sadece bizim için değil, AB için de önemlidir." şeklinde konuştu.

 

Vize Serbestisi sürecinde geriye kalan 6 kriterin yerine getirilmesi konusunda her kriter için bir çalışma grubu oluşturduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, AB ile her biri üzerinde müzakere yürüttüklerini dile getirdi.

 

Bakan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

 

"Bu müzakereler sürecinde her bir kriter için yakınlaşmalar olduğunu söyleyebilirim. Kriterlerin içerisindeki birçok konu bakımından esasen yakınlaşmamız var ama bazı kriterler üzerinde halen çalışıyoruz. Müzakere etmemiz gereken alanlar var. Farklı anlamadığımız kelimeler ya da cümleler var. Bunun üzerinde de müzakereleri sürdürüyoruz. Kendi içimizde de diğer bakanlıklarla da bunları koordine ediyoruz."

 

"Sonuçta halkı cezalandırıyoruz"

 

Çavuşoğlu, İran'a yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin tutumunun sorulması üzerine, "Sadece İran'a yönelik değil, Rusya'ya ve diğer ülkelere yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin ilkesel tutumu ortada. Biz yaptırımlara karşıyız. Yaptırımlar yoluyla da herhangi bir ülkeden bir netice alınamayacağını sürekli vurguluyoruz." dedi.

 

Yaptırımların insanlara zarar verdiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Burada hedef yönetim olabilir, rejim olabilir. Kim olursa olsun sonuçta halkı cezalandırıyoruz." ifadesini kullandı.

 

"Resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi"

 

Çavuşoğlu, Türkiye'nin daha önce İran ile özellikle petrol ithalatı konusunda istisnaya tabi tutulduğunu hatırlatarak, "2 Mayıs geçti. Şu anda resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi." şeklinde konuştu.

 

Öte yandan, ABD'nin diğer ürünleri de yaptırımlara eklediğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

 

"Avrupa Birliği ülkeleri, İran ile en çok ticaret yapan ülkeler de bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kurulan INSTEX mekanizması henüz hayata geçmedi, bu çözüm arayışlarının bir sonucudur. Biz, INSTEX'e katılma ya da buna benzer bir mekanizmanın oluşturulması konusunda İran ve diğer ülkelerle de görüşüyoruz."

 

Çavuşoğlu, İran'ın Türkiye'nin sınır komşusu olduğunu ve iki ülkenin birbirine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, "Bu tür yaptırımlar sadece İran'ı etkilemez, sadece komşu ülkeleri değil, bölgeyi ve ötesini de ekonomi ve güvenlik bakımından etkiler." dedi.

 

İran'ın istikrarının herkes için önemli olduğu değerlendirmesinde bulunan Çavuşoğlu, ABD nezdinde bu konudaki telkinlerini sürdüreceklerinin altını çizdi.

CHP Alanya İlçe Başkanlığı CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için harekete geçti.

 

Tüm İmamoğlu sevenleri ve vatandaşları "Herşey Çok Güzel Olacak "sloganı eşliğinde yeni bir kampanyaya davet ettiler.

 

İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, "vatandaşlarımız seçim dönemi İstanbul'da olmasalarda yüreklerini ortaya koyarak kampanyamıza destek olup demokrasimize sahip çıkabilirler" dedi.

 

Kampanya kapsamında herkesi birlik olmaya çağıran Karadağ :"biz birlikte yaparız dedik ve Ekrem Başkanla yine birlikte başaracağız.." açıklamasında bulundu.

CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ ve ziyarete gelen İyi Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimleri için değerlendirme toplantısı yaptılar.

Apaydın," Alanya'da olduğu gibi İstanbul seçimlerinde de tekrar millet ittifakının bütünlük ve beraberliğini ortaya koyması su götürmez bir gerçektir. İtifakımız olan CHP'nin ve dünyanın en güzel şehri olan İstanbul seçimlerinde demokrasi ve hukuka yapılan bu saldırıyı elbette ki kınıyoruz." dedi.

Daha sonra Apaydın," ittifakımız CHP İlçe başkanı Coşkun Karadağ bugün İstanbul'a gidip çalışacağız derse hiç bir partilimin ve ittifak partisinin şüphesi olmasın ki sahada birlikte omuz omuza çalışacağımın bilinmesini isterim "şeklinde konuştu.

CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ ise , "Alanya seçimlerinde birlikte yürüdüğümüz yolda her zaman partisi ve şahsi kimliği ile ittifakın en güzel örneklerinden birini sergilediği için öncelikle Yücel Apaydın'a teşekkür ederim ."dedi.

COŞKUN KARADAĞ devamla;"Herkesin malumu ki, 6 Mayıs 2019 tarihinde tıpkı bundan yıllar önce üç Tam Bağımsız Türkiye ilkeli gencimizi sonsuzluğa uğurlayan adalet tekrar aynı tarihte 16 milyon İstanbul'lu için de tecelli etmiştir.

Bir kez daha görüyoruz ki adaleti rafa kaldıran bir hukuk süreci ile karşı karşıya kaldık. Elbette ki biz sükuneti sağlayacağız fakat şunu ifade edebilirim ki artık bu seçimler İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimleri olmaktan çıkmış ve demokrasi bayrağı altında yanıp tutuşan yurttaşlarımızın Türk hukukuna aldığı ciddi bir tavır olarak tarihe geçecektir.Bu hususta desteklerini esirgemeyen İyi Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın ve tüm kurmaylarına teşekkür ediyorum ."dedi.

YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal ederek 23 Haziran’da yenileme kararının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında İstanbul’da düzenlenen toplantıda, 31 Mart’taki seçimlerde görev alan ekipten farklı bir ekip kurulması ve yeni kampanya hazırlanması kararı alındı. Hedef, sandığa gitmeyen 1 milyon 700 bin seçmen. Erdoğan, “Eskort ve korumalarla, vatandaşla aranıza duvar örmeyin. 7-24 çalışacağız, gönüllere dokunacağız, birlikte hareket edin” talimatı verdi

Cumhurbaşkani Tayyip Erdoğan, önceki gün partisinin Ankara’daki grup toplantısının ardından İstanbul’a giderek AK Parti İl Başkanlığı’nda kurmaylarıyla bir araya geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul adayı Binali Yıldırım ve parti yönetiminden bazı isimlerin katıldığı toplantı 2 saat sürdü. Toplantıda 31 Mart seçimlerinden farklı olarak seçim çalışmalarını genel merkezin yürüteceği vurgulandı. Buna göre İstanbul’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin başkanı olarak görevlendirilen Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un yardımcısının İstanbul milletvekili Abdullah Güler olması kararı alındı.
Yeni ekiple yeni kampanya
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün Ankara’dan İstanbul’a dönüşte ilk durağı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı olmuştu. Erdoğan burada Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul adayı Binali Yıldırım ve parti yöneticileriyle 2 saat süren toplantıda bir araya gelmişti.
DANIŞMANLARA UYARI
Genel merkez, teşkilat ve adayın koordineli çalışmasının önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 23 Haziran’da teşkilata tam koordinasyon ve uyum uyarısında bulunduğu da belirtildi. Edinilen bilgiye göre Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği kararın vatandaşlara iyi anlatılması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, “Eskort ve korumalarla vatandaş ile aranıza duvar örmeyin. 7-24 çalışacağız, gönüllere dokunacağız, birlikte hareket edin” dedi. Erdoğan, İstanbul’a giderken Meclis’ten çıkışı sırasında da danışmanlarına, “Havalimanına giderken arkamızda sayısız araç oluyor. Danışmanların her biri ayrı ayrı araçlara binerek eskort kullanmasın. Herkes iki minibüste olsun” diyerek uyarıda bulundu.
YÜZDE 70’İ AK PARTİ SEÇMENİ
Toplantıda Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından genel merkez yönetiminin, sandığa gitmeyen ve kararsız seçmenlerle ilgili yaptığı yeni hesaplama da paylaşıldı. Buna göre yüzde 5 sandığa gitmeyen ve yüzde 8 kararsız seçmen var ve bunların yüzde 70’lik bölümünün AK Parti seçmeni olduğu belirtiliyor. Bu nedenle AK Parti öncelikle sandığa gitmeyen 1.7 milyon seçmen için özel bir çalışma hazırlayacak. Kararsız ve sandığa gitmeyen seçmeni ikna için kapı kapı dolaşılacak ve söylem dili yumuşatılacak. Seçim sonrası parti anket yaparak vatandaşa “Neden sandığa gitmediniz”, “Kime oy verdiniz” sorularını sormuştu. Bu soruların yanıtı da göz önüne alınarak yeni bir kampanya oluşturulacak.
AK Parti yeni reklam ve kampanya için hazırlığa başlayacak. Ayrıca İstanbul’da tamamlanmayan metro hattı gibi projelere öncelik verilecek ve İstanbul’un kültür şehri olduğu anlatılacak. İstanbul’da ilk kez oy kullanacak 18 yaşındaki genç seçmen için de bir çalışma yapılacak.
PROJELERE AĞIRLIK VERİLECEK
Kampanya boyunca ilçelere ve İstanbul’a dönük projelere de ağırlık verilecek. Erdoğan, önümüzdeki günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapacağı görüşmesinde ise İstanbul’daki ortak miting tarihini netleştirerek, cumhur ittifakının uyum ve koordinasyona azami dikkat gösterilecek, kampanya stratejisine son şeklini verecek.
KUCAKLAYICI VE KAPSAYICI DİL
CUMHURBAŞKANI Erdoğan, seçimlere kadar rutin programları dışında tüm mesaisini İstanbul’a ayıracak. AK Parti, seçime kadar geçecek sürede tüm kesimlere hitap edecek daha kapsayıcı ve kucaklayıcı bir dil kullanacak. Erdoğan, ramazan ayı boyunca iftar programları ve ev ziyaretleri yapacak. Ramazan Bayramı’nın ardından ise İstanbul’un 39 ilçesinde ‘genel seçim’ havasında kampanya yürütülecek. Erdoğan’ın bu kapsamda 39 ilçenin tamamında miting yapması, mesajlarının sosyal medya üzerinden genç seçmene ulaştırılması ve televizyon programlarına katılarak yeni söylemlerin halka anlatılması planlanıyor.

CHP, İstanbul'daki ilçe seçimlerinin yanı sıra 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin iptali için YSK'ya başvurdu. CHP adına başvuruyu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek yaptı.

 

CHP, İstanbul'daki ilçe seçimlerinin yanı sıra 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin iptali için YSK'ya başvurdu.

CHP adına başvuruyu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek yaptı.

Partinin YSK temsilcisi Hadimi Yakupoğlu, sandık kurullarının oluşumunun İstanbul'daki 39 ilçeyi de etkilediğini, ilçe belediye başkanı, ilçe belediye meclis üyesi, muhtar seçimlerinin de bu sandıklarda yapıldığını belirtmişti.

 


Yakupoğlu, bu nedenlerle YSK'den tam kanunsuzluk gerekçesiyle ilçe belediye başkanlıkları, belediye meclis üyelikleri ve muhtarlık seçimlerinin iptalini isteyeceklerini kaydetmişti.

Yakupoğlu, sandık kurullarının belirlenmesi yönteminin önceki seçimlerde de uygulandığını belirterek 24 Haziran seçimlerinin de iptalini talep edeceklerini açıklamıştı.

Son dakika… CHP’den YSK’ya iptal başvurusu!
CHP, İstanbul'un 39 ilçesindeki seçimlerin ve 24 Haziran 2018 genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iptali için YSK'ya başvurdu. Başvuru dilekçesinin birinci maddesinde AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un "İstanbul seçimlerinde kesinlikle bir şeyler oldu" sözlerine atıfta bulunularak "OHAL döneminde 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde de ‘bir şeyler olduğu’ açıkça ortaya çıkmıştır. Kimlerin ve nasıl gerçekleştirdiğini bilmiyoruz ama, kesinlikle bir şeyler oldu." ifadelerine yer verildi.


 CHP’den YSK’ya iptal başvurusu!

CHP İstanbul'un tamamında seçimlerim yenilenmesi talepli tam kanunsuzluk başvurusunu YSK'ya yaptı. Başvuru dilekçesinde; sandık kurullarının oluşumunda usulsüzlük tespiti nedeniyle İstanbul'un 39 ilçesinin tamamında seçimlerin iptali istendi. CHP, ayrıca 24 Haziran seçimlerinin de iptalini istedi. İptal başvurusunu, CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek yaptı.

CHP'nin verdiği dilekçede şu ifadeler yer aldı:

“1.OHAL döneminde 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde de ‘bir şeyler olduğu' açıkça ortaya çıkmıştır. ‘Kimlerin ve nasıl gerçekleştirdiğini bilmiyoruz ama, kesinlikle bir şeyler oldu.'

2. Yüksek bir Kurul olarak kendinizi ve önceki tüm kararlarınızı inkâr eden öyle bir karar verdiniz ki, 24 Haziran seçimlerinde de on binlerce kamu görevlisi olmayan kişinin İstanbul'da ve Türkiye'nin her yerinde sandık başkanı ya da üye olarak görev yaptığını tespit etmiş oldunuz. Evet, on binlerce sandık başkanı ve üye kamu görevlisi olmadığı halde 24 Haziran seçimlerinde görev yaptı. Re'sen yapacağınız bir inceleme sonucunda dahi günışığı gibi ortaya çıkacak bu gerçek karşısında artık Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel seçimleri de kesinlikle şaibelidir. Kamu görevlisi olmayan kişilerin görev yapmış olması tek başına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini şaibeli kılıyorsa, verdiğiniz kararın doğru olduğuna inanıyorsanız ve hukuka saygılı olun diyorsanız 24 Haziran'da gerçekleştirilen seçimleri de iptal etmek durumundasınız.

3. Bilgileriniz üzere, TAM KANUNSUZLUK başvurularında süre aranmaz. Ortaya bir tam kanunsuzluk çıkmışsa, bu tam kanunsuzluğun sonucu olarak 24 Haziran seçimlerinin iptali de artık hukuken bir zorunluluk arz etmektedir. İnceleyin, 31 Mart'tan sonra olduğu gibi günlerce inceleyin, 24 Haziran seçimlerinde on binlerce kamu görevlisi olmayan kişinin sandık başlarında görev yaptığını tüm Türkiye görsün.

4. Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin ve adayların iradesine bağlı olmamasına rağmen; sandık kurullarının teşkiline ilişkin konular bizzat Kurulunuzun 13/12/2018 tarih ve 2018/1105 sayılı kararıyla kabul edilen seçim takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanmasına rağmen; sandık kurullarında kamu görevlisi olmadığı halde görev yapanların seçim sonuçlarına ne şekilde etki ettiklerine dair somut tespitler bulunmamasına rağmen; önceki tüm kararlarınızda bu tip mesnetsiz, delilsiz ve soyut iddialar karşısında seçimlerin yenilenmesinin mümkün olmadığını önemle vurgulamanıza rağmen; sandık başındaki iş ve işlemlerde herhangi bir usulsüzlük ortaya konulamamasına rağmen; Anayasa'da güvence altına alınmış seçme ve seçilme hakkını zedeleyerek ve seçmen iradesini yok sayarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini ve seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasını iptal ettiyseniz 24 Haziran 2018'de seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve milletvekillerinin de mazbatalarını iptal ederek 24 Haziran seçimlerini de yenilemek zorundasınız. Çünkü, aynı şartlar 24 Haziran'da da mevcuttu.

5. 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde sandık kurullarını nasıl oluşturduysanız, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde de aynı şekilde oluşturmuştunuz. 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanunu iktidar değiştirdi ve 13 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren bu değişikliklerden sonra iki seçim gerçekleşti: 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri ile 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri. Bu iki seçimde de seçimlere ilişkin tüm iş ve işlemler iktidarın gerçekleştirdiği değişikliklere göre yüksek Kurulunuzca yapıldı. Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını şaibeyle kazandıysa, Sayın Recep Tayyip Erdoğan da Cumhurbaşkanlığı seçimini şaibeyle kazanmıştır. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçimi meşru değilse, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimi de meşru değildir. Daha bu seçim döneminde 14 Nisan 2019 Erzurum Pasinler ve 20 Nisan 2019 Bursa Mustafakemalpaşa kararları ve bugüne kadar ki yerleşmiş, kökleşmiş kararlarınızın tam aksi bir kararla seçim sonucuna doğrudan doğruya müdahale ediyorsanız, 24 Haziran seçimlerinin sonucuna da müdahale ederek meşruiyetini yitirmiş tüm seçimleri yenilemesiniz.

6. Yüksek Kurulunuz bugüne kadar diyordu ki bir usulsüzlük ya da suç söz konusu ise suç isnat edilen ya da usulsüzlük yapan kişilerin hakkında yürütülen soruşturmalar ayrı bir konudur ve seçmen iradesi esas olduğundan seçimin iptali mümkün değildir. Bugün ne değişti? Kamu görevlisi olmayan kişilerin görev yaptığı sandık kurullarında sandık başındaki iş ve işlemlerde herhangi bir usulsüzlük iddia edilmediği halde, o sandıklarda oy kullanan seçmenin iradesi sakatlanmadığı halde, madem iptal kararı verdiniz, aynı takdir ve iradeyle 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel seçimlerini de iptal etmek durumundasınız.

7. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vurguladığı gibi, kasten suçlar işlenmişse, organize işler ve usulsüzlükler gerçekleşmişse mutlaka kendi seçiminde de gerçekleşmiştir. Yüksek Seçim Kurulu bu incelemeden artık kesinlikle kaçamaz. İstanbul'un tüm ilçe belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri seçimlerinin de artık bu kararınızdan sonra iptali bir zorunluluk yaratmıştır. Yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimini değil, İstanbul'un tüm seçimlerini iptal edin.

8. Sayın Ekrem İmamoğlu'nu 39 ilçede oy kullanan İstanbullular seçtiğine göre 39 ilçede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte pusulası aynı zarftan çıkan tüm seçim türlerinin de iptal edilmesi gerekmektedir.”

İtiraz başvurusunu yaptıktan sonra gazetecilere konuşan Erkek; “Sayın İmamoğlu'nun mazbatasını iptal ettiyseniz sayın Erdoğan'ın da mazbatasını iptal etmek zorundasınız. 24 Haziran'da sandık kurullarında görev yapan tüm kişileri de incelemek zorundasınız. Aynı zarf içinden çıkan tüm oyların seçimlerin iptalini de talep ettik. Tam kanunsuzluk başvurusu yaptık. Tam kanunsuzluk başvurusunda süre kesinlikle aranmaz.” dedi.

Gazeteler

Designed by: Masoud