head

2183026 810x458 75f08
Salı, 21 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg

Siyaset

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ek istihdam taahhüt eden firmaların işe alacakları her işçinin 3 veya 6 ay boyunca tüm ücretleri ve sosyal destek primlerini Çalışma Bakanlığı karşılayacak." dedi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Ramazan ayının rahmeti, mağfireti, affı ve bereketinin Türk milleti ile birlikte tüm Müslümanların ve tüm insanlığın üzerinde olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef son yıllarda ramazan aylarını hep sıkıntılı gündemler eşliğinde buruk bir şekilde geçiriyoruz. Dünya bir süredir salgınların ve savaşların yol açtığı olağanüstü dönemler yaşıyor, herkesin hayatını etkileyen ekonomik, sosyal, siyasi krizler sebebiyle ortaya çıkan belirsizlikler giderek artıyor." ifadelerini kullandı.

erdoğan ve istihdam 1 925e5

Salgın döneminde bozulan üretim ve tedarik sisteminin hala düzeltilemediğini, tam tersine Karadeniz'in kuzeyindeki savaşla birlikte üretim ve tedarik kanallarının yeni tehditlerle karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Finanstan sağlığa, enerjiden gıdaya geniş bir alanda giderek ağırlaşan sorunlar, zengininden fakirine kadar dünyadaki tüm ülkeleri derinden sarsıyor. Merkezinde yer aldığımız coğrafya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında benzer tabloları görmek mümkündür. Her ne kadar ülkemizde kendi kısır ve küçük hesaplarının içinde kaybolup dünyada olup bitenleri takip edemeyecek kadar hayattan kopuk bir kesim varsa da biz tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Yaşadığı ülkenin ve mensubu olduğu milletin felaketini siyasi çıkara tahvil etme peşinde koşanları ihtiraslarıyla baş başa bırakıyoruz.

Türkiye'nin bu zorlu dönemi aşarak bir an önce hedeflerine ulaşması için ülkenin tüm gücünü, imkanlarını ve potansiyelini harekete geçirmenin gayreti içindeyiz. Hamdolsun salgın sürecinde bunu başardık. Şimdi de Ukrayna-Rusya Savaşı ile yeni boyutlar kazanarak devam eden küresel krizi fırsata dönüştürecek adımları da atıyoruz. Bugün Türkiye savaşın her iki tarafıyla da yakın ilişkilerini sürdürebilen, tarafları karşılıklı bir araya getirerek sorunun çözümü yolunda somut ilerlemeler sağlanmasını temin edebilen yegane ülkedir."

"Elbette küresel düzeyde yaşanan sıkıntıların bize de yansımaları oluyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi ve diplomatik alandaki kazanımları, Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirme hedeflerinin itici gücü haline dönüştürmek için çalıştıklarını vurgulayarak, "Elbette küresel düzeyde yaşanan sıkıntıların bize de yansımaları oluyor. Önce ekonomimizi çökertmek için döviz kuru ve faiz tartışmaları üzerinden başlatılan saldırıların ardından da salgın döneminin yol açtığı küresel krizin ülkemize etkileri hala sürüyor." dedi.

Enerji ve gıda fiyatları başta olmak üzere küresel ekonomik dengeleri bir kez daha kökünden sarsan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonuçlarının da derinden hissedildiğini bildiren Erdoğan, "Tabii burada şu gerçeğin unutulmaması gerekiyor, petrol, doğal gaz ve kimi madenler gibi ülkemizin küresel piyasalardan tedarik ettiği ürünlerin fiyatlarının döviz cinsinden katlanarak artmasını bizim tek başımıza önleyebilmemiz mümkün değildir. Aynı şekilde gıda sektörünün kullandığı ham maddelerin fiyatlarındaki artışlar da ithalatımıza ve ihracatımıza olan etkileri sebebiyle bizi yakından ilgilendiriyor." ifadelerini kullandı.

Mevsim şartlarının, sebze ve meyve fiyatlarının yükselmesi üzerindeki etkisinin de göz ardı edilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Esasen Türkiye'nin sorunu, kendi vatandaşlarının ihtiyacı olan buğdayı, unu, yağı, eti, sütü, sebzeyi, meyveyi üretmek değildir. Allah'a şükür kendi insanımızı asla temel gıda maddelerinden mahrum bırakmayacak üretim kapasitesine ve gerçekleşmesine sahibiz ama küresel sisteme entegre açık bir ekonomide sadece sizin kendi kendinize yeterli olmanızla iş bitmiyor. Çünkü siz elinizdeki ürünlerin bir kısmını dışarıya satarken tüketim veya ihracat amacıyla da dışarıdan ürün alıyorsunuz.

Küresel düzeyde ürün arzındaki denge bozulduğunda, fiyatlar her yerde fahiş bir şekilde yükseliyor. İşte bugün Amerika'da açıklanan son 40 yılın en yüksek enflasyon rakamları sorunun ulaştığı sınır tanımaz boyutları göstermektedir. Teknolojik ürünler ve enerji yanında insanlarımızın günlük hayatını yakından ilgilendiren yağdan şekere, undan ete pek çok konuda böyle bir durum ortaya çıkmıştır. Bizim bu süreçteki önceliğimiz, en pahalı malın olmayan mal olduğu gerçeğinden hareketle vatandaşlarımızın temel ihtiyaç maddelerine kesintisiz ve en uygun şartlarda erişimini sağlamaktır."

"Ancak sorun çoğu defa hukuki değil, ahlaki..."
Tamahkarlık yaparak, insanların temel maddelerinin fiyatlarını yükselten açgözlü bir kesimin de olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Kimi zaman yalan haberlerle panik oluşturarak, kimin zaman ellerindeki ürünleri piyasaya vermeyip stoklayarak, hatta imha ederek, kimi zaman aralarında anlaşıp fiyatları artırarak haksız kazanç peşinde koşanları takibe aldık. Kamunun denetim ve yaptırım yetkilerini kullanarak serbest piyasa sistemi içinde bu tamahkarlarla mücadele ediyoruz. Ancak sorun çoğu defa hukuki değil, ahlaki olduğu için maalesef arzu ettiğimiz neticeleri almakta güçlük çekiyoruz." diye konuştu.

Karşılarında zorlu bir tablo olduğu gerçeğinin farkında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Meseleye üreticilerden tüketicilere, çalışanlardan işverenlere, her kesimi gözeten, kazanımlarını korumaya, kayıplarını telafi etmeye yönelik bir anlayışla yaklaşıyoruz. Belirsizliğin yol açtığı tereddütler ortadan kalktıkça hem içeride hem de dışarıda ürün arzının yeniden dengeye oturacağını, tedarik kanallarının işlemeye başlayacağını, fiyatlardaki balonun söneceğini ümit ediyoruz. Bu düzelme yaşanana kadar vatandaşlarımıza her türlü desteği sağlamayı sürdüreceğiz. Gelir artışına yönelik tedbirler yanında gereksiz paniklerin önüne geçecek, piyasayı sakinleştirecek, tamahkarları dizginleyecek düzenlemelere hız vereceğiz. Sabırla, dirayetle daha çok çalışarak, daha sıkı mücadele ederek, bu dönemi de inşallah geride bırakacak, ülkemizin mutlaka 2023 hedeflerine ulaşmasını sağlayacağız."

"Türkiye geniş bir coğrafyanın lojistik süper gücü haline gelme yolunda ilerlemekte"
Erdoğan, 2053 ve 2071 vizyonlarını kendilerinden sonraki nesillere emanet edeceklerini söylediklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'ün eşiğinde olduklarını, dolayısıyla bir sonraki vizyon eşikleri olan 2053'e yönelik hazırlıklarını hızlandırdıklarını belirterek, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na sundukları katkı beyanıyla 2053 vizyonunun ilk somut hedefini ilan ettiklerini bildirdi.

Bugün de İstanbul'un fethinin 600'üncü yıl dönümüne atfettikleri vizyonlarının önemli unsurlarından biri olacağına inandıkları 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nı paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, "Ülkemizin merkezinde bulunduğu yükselen Avrupa-Asya-Afrika ticaret üçgeni bizim için özellikle ulaştırma alanında büyük fırsatlar barındırıyor. Bugün 12 milyar ton olarak gerçekleşen dünya ticaret hacminin 2030 yılında 25 milyar tona, 2050 yılında 95 milyar tona ulaşması bekleniyor. Birleşmiş Milletler halen yüzde 50'si kentte yaşayan dünya nüfusu için bu oranın 2050 yılında yüzde 70'e çıkacağına işaret ediyor." diye konuştu.

Dünyada ulaşıma yönelik talebin 2050 yılında iki katına çıkacağının anlaşıldığını söyleyen Erdoğan, "Küresel ticaretteki bu gelişmelere bakan vicdan sahibi herkes ülkemizin ulaştırma alanında son 20 yılda attığı adımların ne kadar önemli ve isabetli olduğunu kabul edecektir. Türkiye, Londra'dan Pekin'e, Sibirya'dan Güney Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyanın lojistik süper gücü haline gelme yolunda ilerlemektedir. Nitekim diğer ülkeler de ortaya çıkacak potansiyelden mümkün olan en yüksek payı almak için yatırımlarına hız vermeye başlamıştır." dedi.

ABD'nin 2 trilyon dolarlık, Çin'in ise 559 milyar dolarlık altyapı yatırımları planladıklarının bilindiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin ise 2003 yılından 2021 yılı sonuna kadar 5 ana sektörde yaptığı 172 milyar dolarlık yatırımla bu konuda şimdiden oldukça mesafe katetmiş bir ülke olduğuna işaret etti.

Temel önceliklerinin hep ekonominin üretim gücünü desteklemek olduğunu, yaptıkları yatırımlar sayesinde Türkiye'nin üretimini 1 trilyon doların üzerinde arttırmayı başardığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yatırımlarla yarısı da yeni olmak üzere 18 milyona yakın insanımızın istihdamını sağlayan ekonomik sonuçlar ürettik. Yine bu yatırımlarla milli gelirimize 520 milyar dolardan fazla katkı sunduk. Yarına hazırlanırken odak noktamıza insan, veri ve yük hareketliliğini yerleştirdik. Bu unsurları lojistik, mobilite, dijitalleşme ekseninde yeni ulaşım yaklaşım ve uygulamalarıyla birlikte ele alarak adımlarımızı atıyoruz. Akıllı otoyolların inşası bu uygulamalardan biridir." dedi.

Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nı veriye dayalı, ortak aklı önemseyen, topluma kulak veren bir anlayışla hazırladıklarını belirten Erdoğan, öncelikle güncel sosyo-demografik arazi kullanımı, ulaştırma sistemleri, altyapı ve turizm verilerine göre bir ihtiyaç analizi yaptıklarını ifade etti.

Yük ve yolcu taşımacılığında emisyon salınımını azaltma hedefli, çevreci ve akıllı ulaşım sistemlerinin öne çıktığı senaryolar geliştirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Sürdürülebilir senaryoda demir yolu yatırımlarımız artık ön plana çıkmıştır. Esasen yıllarca kaderine terk edilmiş demir yollarımızı zaten önemli ölçüde yeniden canlandırılmıştık. Mevcutların tamamını yenilediğimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 10 bin 959 kilometreden 13 bin 22 kilometreye çıkardık. Hedefimiz bu rakamı 2053'te 28 bin 590 kilometreye taşımaktır." diye konuştu.

Bunun için Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nda demir yollarına özel bir yer verdiklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Demir yollarının yolcu taşımacılığındaki payını yüzde 1'den Avrupa ortalamasının da üzeri olan yüzde 6,2'ye çıkartmakta kararlıyız. Bu da halen 19,5 milyon olan demir yolu yolcu sayımızın 2035 yılında 145 milyona, 2053'te ise 270 milyona ulaşması demektir. Yük taşımacılığımızın yüzde 4'e denk gelen 38 milyon tonu demir yoluyla gerçekleştirilmektedir. Amacımız 2053 yılında 440 milyon ton yükün demir yolu ile taşınmasını sağlayarak yaklaşık yüzde 22 seviyesine ulaşmaktır. Yurt dışı yük taşımacılığında da demir yolunun payını 10 kat artırmayı planlıyoruz. Hızlı tren hatlarını 2053 yılına kadar yaygınlaştırarak bu sistemle birbirine bağlı il sayımızı 8'den 52'ye çıkartacağız. Yolcu ve yük taşımacılığında kara yolu payının azaltılması, ulaşımdan kaynaklı karbon emisyonunun düşürülmesine de ciddi katkılar sağlayacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yatırımlarla kara yolu hizmet düzeyini de en üst seviyeye çekerek daha kesintisiz ve konforlu bir ulaşım tesis edeceklerini belirtti ve "Son 20 yılda bölünmüş yol ağımızı 6 bin 100 kilometreden 28 bin 650 kilometreye, otoyol ağımızı 1714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye zaten bildiğiniz gibi çıkarmıştık. Hedefimiz, 2053'e geldiğimizde bölünmüş yol ağımızı 38 bin kilometreye, otoyol ağımızı ise 8 bin 325 kilometreye yükseltmektir." dedi.

Limanların hem taşımacılık modlarının entegre edilmesi hem de uluslararası ulaşım koridorlarını özellikle birbirine bağlamak bakımından giderek daha da önem kazandığına dikkati çeken Erdoğan, "Önümüzdeki yıl limanlarımızdan 255 milyon tona yakın yük taşıması yapılacağı öngörülürken bu rakamın 2053 yılı için yaklaşık 421 milyon ton olması planlanmaktadır. Bu amaçla halen 217 olan liman tesisi sayımız 2053 yılında 255'e çıkartılacaktır. Kanal İstanbul Projesi ise İstanbul Boğazı'nda yaşanan gemi trafiğinin azaltılması ve ülkemizin jeopolitik konumundan kaynaklı gücünün artırılması bakımından kritik ehemmiyete sahiptir." diye konuştu.

"2053'e kadar demir, kara, deniz ve hava yolu ile haberleşme için 198 milyar dolar yeni yatırım yapacağız"
Hava ulaşımında Türkiye'nin Avrupa, Asya'nın batısı ve Afrika için yolcu ve yük trafiği açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye, hızla büyüyen ekonomisini ve turizmini destekleyen 56 havalimanına sahiptir. Önümüzdeki yıllarda bu sayı 61'e yükselecek. İnşallah hemen bayramın ertesinde Rize-Artvin Havalimanı'nın açılışını yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Böylece, Türkiye'nin, 2053'e kadar olan ihtiyacını karşılayacak seviyeye kavuşacağına işaret eden Erdoğan, halen 210 milyon olan hava yolu yolcu sayısının 2053 yılında 344 milyona çıkacağını dile getirdi.

Erdoğan, haberleşme alanında ileri teknolojiyle yola devam ederken Türkiye'nin dört bir yanını fiber ağlarla öreceklerini belirterek, hedeflerinin, 2053 yılında mobil geniş bant abone yoğunluğunu yüzde 100'e ulaştırmak, 5G teknolojisinin de nüfusun yüzde 100'ünü kapsamasını sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, genişleyen uydu filosu ve uluslararası iş birlikleri sayesinde bu alanda küresel ölçekte hizmet verebilen dünyanın lider ülkelerinden biri haline geleceğini vurgulayan Erdoğan, "Netice itibarıyla 5'er yıllık planlamalarla 2053 yılına kadar demir yolu, kara yolu, deniz yolu ve haberleşme için 198 milyar dolar yeni yatırım yapacağız. Sektörün milli gelirimize katkısı 2053 yılına kadar 1 trilyon doları geçerek yatırım bedelinin 5 katından fazlasını ülkemize kazandıracaktır." diye konuştu.

Ulaştırma ve haberleşme sektörünün 2053 yılına kadar üretime katkısının 1,94 trilyon dolarla yatırım bedelinin yaklaşık 10 katına çıkacağını, istihdama katkısının ise 27,7 milyon kişiyi bulacağını belirten Erdoğan, amaçlarının, bu sürenin sonunda Türkiye'nin, dünyanın gelişmekte olan değil, gelişmiş ülkeleri arasındaki seçkin yerini alması olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nın Türkiye'ye ve millete hayırlı olmasını diledi.

"Hedeflere ulaşmakta kararlıyız"
"Aziz milletim, sizlerle paylaştığımız vizyonlar, ülkemizin sadece bugünüyle değil, geleceğiyle de dertlendiğimizi, tüm aklımız ve kalbimizle bunun hazırlıklarını yaptığımızı göstermektedir." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Binlerce yıllık devlet geleneğimizin ve coğrafyamızdaki bin yıllık hakimiyetimizin yeni bir aşamasına adım atmak üzere olduğumuza inanıyoruz. İki büyük cihan savaşının ardından yeniden kurulan dünya düzeninde hak ettiği yeri almayan ülkemiz için bir dönem artık sona ermek üzeredir. Her demokrasi ve kalkınma teşebbüsü, tek parti faşizminden vesayete, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklardan darbelere kadar nice yöntemle engellenen büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına artık kimse mani olamayacaktır. Sağlıktan eğitime, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, spordan sosyal desteklere kadar her alanda Türkiye'ye çağ atlatmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi geçtiğimiz 20 yılda kurduğumuz güçlü eser ve hizmet altyapısının üzerinde hedeflerine ulaştırmakta kararlıyız. Diğer ülkelerin ve toplumların bugün başlasalar çeyrek asırda tamamlayamayacakları işleri biz hamdolsun önemli ölçüde bitirdik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan her krizin, her çalkantının, sarsıntının Türkiye'nin farkını tekrar tekrar gösterdiğini vurgulayarak, "Üretim ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar sebebiyle yaşanan küresel krizler elbette ülke içinde de kimi sıkıntılara yol açıyor. Dengesiz fiyat artışları, özellikle de dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın refah seviyelerinin geçici olarak bir parça gerilemesine sebebiyet verebilir. Ama emin olun arkasından gelecek güzel günler bu sıkıntıların hepsine değecektir." dedi.

"İşsizlik azalmaya devam ediyor"
"Bizim için asıl olan, özellikle her bir insanımızın çalışacak iş, evine götürecek ekmek, başını sokacak yuva bulabilmesidir." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun için fiyatlardaki istisnai sıçramanın yol açtığı belirsizliği bir an önce ortadan kaldırarak, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi programımıza çok daha fazlasıyla odaklanacağız. Fabrikaların tam kapasite çalıştığı, yolları mal taşıyan kamyonların, tırların doldurduğu, gümrük kapılarında sıraların oluştuğu Türkiye gerçeğini kimse gözlerden kaçıramaz.

Nitekim şubat ayı itibarıyla yıllık sanayi üretim endeksi yüzde 13,3 oranında artarak üretim temelli büyümenin sürdüğünü göstermektedir. Bu tablonun değerini sanayici bilir, nakliyeci bilir, ihracatçı bilir. İş gücü istatistikleri şubat ayında da 30 milyonun üzerinde seyreden istihdamın artmaya, işsizliğin azalmaya devam ettiğine işaret etmektedir. İstihdamı sürekli artırmamızın kıymetini de ancak yıllarca çalışacak iş bulamadığı için çoluğunun çocuğunun karşısında boynu bükük kalanlar bilir."

Şimdi istihdamla ilgili yeni bir projeyi daha hayata geçirmeye başladıklarını dile getiren Erdoğan, "İşbaşı eğitim programı kapsamında mevcut çalışanlarının üzerine ilave istihdam taahhüt eden firmaların işe alacakları her işçinin 3 veya 6 ay boyunca tüm ücretleriyle sosyal destek primlerini Çalışma Bakanlığımız karşılayacak. Böylece bu kapsamda işe giren her bireye bir veya iki yıllık istihdam garantisi oluşturmuş olacağız." dedi.

"Düzenleme çiftçilerimize hayırlı olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenleri, istihdam garantili yeni işbaşı eğitim programından istifade etmeye çağırarak şunları kaydetti:

"Diğer yandan, vatandaşlarımızla kamunun arasındaki mülkiyet çekişmelerine son vermek için başlattığımız 2B arazilerinin satışıyla ilgili başvuru ve ödeme süresini, şartları dikkate alarak 31 Aralık tarihine kadar uzatma kararı aldık. Aynı şekilde tarım amaçlı kullanılmak üzere çiftçilerimize ecrimisil bedelinin yarısına 10 yıl süreyle kiralama imkanı getirdiğimiz hazine taşınmazlarında da başvuru süresini kaldırıyoruz. 2020 yılı başından itibaren 3 yıl süreyle hazine taşınmazını kullanan çiftçilerimize başka şart aramadan bu araziyi kiralama imkanı getiriyoruz. Süresi bitenler, araziyi yeniden kiralayabilecek. 10 yıllık süreyi dolduranlar da satın alabilecektir. Hazine arazileri üzerindeki tarımsal üretimin devamlılığını sağlamayı amaçlayan bu düzenlemenin çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum."

"Felaket tellallığının çözüme faydası yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizle, kurulu enerji gücünde 100 bin megavat sınırını geçtiğimizin müjdesini de artık herhalde paylaşmak hakkımızdır diye düşünüyorum." dedi.

Türkiye'nin kurulu güç bakımından Avrupa'da 6'ıncı, dünyada da 14'üncü sıraya çıktığını belirten Erdoğan, Türkiye'yi bu seviyeye getirmek için son 20 yılda enerjiye 95 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade etti.

İktidara geldiklerinde hidroelektrik dışında neredeyse hiç olmayan yenilenebilir kaynaklar konusunda da toplam kurulu gücün yüzde 54'üne ulaşarak, adeta bir devrim gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Milletimize gururla sunduğumuz bir diğer önemli hizmetimiz de Karadeniz'de keşfettiğimiz ve inşallah önümüzdeki yıl kullanıma sunacağımız doğal gaz çalışmasıdır. Geçtiğimiz hafta Yavuz sondaj gemimizi gerekli ekipman ve sistemleri kuyulara yerleştirmek üzere Karadeniz'deki Türkali-2 kuyusuna gönderdik. İnşallah yeni aldığımız sondaj gemimizin de filomuza katılmasıyla bu çalışmaları daha da hızlandıracağız." diye konuştu.

Erdoğan, enerjiden gıdaya her alanda bugünkü sorunların çözümünün ötesinde geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak projeleri hayata geçirmek için gece gündüz mücadele ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

"Felaket tellallığının bu ülkenin hiçbir meselesinin çözümüne faydası yoktur. Bugüne kadar ülkemizin her meselesini nasıl hal yoluna koyduysak, inşallah bugünkü sıkıntıları da yine biz çözeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Terör örgütlerinin başını nasıl ezdiysek, fiyatlardaki yükselişin belini de aynı şekilde yine biz kıracağız. Demokrasimizin ve milli iradenin üstünlüğünü nasıl kökleştirdiysek, ekonomimizi de aynı şekilde biz güçlendireceğiz. Kuru nasıl kontrol altına aldıysak, inşallah enflasyonun da üstesinden yine biz geleceğiz. Milletimiz bu vatan topraklarında bin yıldır nice imtihanlardan geçti, nice mücadeleler verdi, nice badireler atlattı, nice zaferler kazandı. Allah'ın izniyle bu imtihanı başarıyla atlatacağımıza inanıyorum. Şairin dediği gibi umutsuzluk yok, gün gelir gül de açar bülbül de öter."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin görüntüler, Meclis'te gündeme geldi. AKP'li Durgut eleştirilere “Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor" cevabını verdi... 

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin görüntüler, TBMM Genel Kurulu’nda gündeme geldi. HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin “Türkiye'de aç ve açıkta hiç kimse yok" sözlerine tepki gösterdi.

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin fotoğrafı gösteren Aydemir, “İmam manda yoğurduna Medine hurması ve kestane balı tarifleri verirse cemaat bundan uzakta durmaz” dedi. AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, Aydemir’e “Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor” yanıtını verdi.

TBMM Genel Kurulu, bugün saat 15:00’te toplandı. Genel Kurul’da bu hafta Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin ele alınması bekleniyordu. Ancak gündemde değişiklik yapıldı. Uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun tekliflerinin görüşülmesine başlandı.

ağrıda sahur ve gençler 2 627f7

SIDALI: TARIM POLİTİKASIYLA ÜRETİCİ FİYATLARI DİPTE

İYİ Parti Grubu’nun, tarım sektöründeki girdi maliyetlerindeki artışa ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi üzerinde görüşüldü. İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, şunları söyledi:

  • Tarımsal potansiyeli en yüksek ülkelerden biri olmamıza rağmen, yanlış politikalar, daha doğrusu politikasızlıklar neticesinde bugün tarımda varlık içinde yokluk yaşıyoruz. Doyuyoruz ama beslenemiyoruz, üretiyoruz ama kazanamıyoruz ve buna daha fazla da tahammülümüz kalmadı. Artık tarım ve gıdada yeni bir dünya düzeninin içindeyiz. Pandemi süreci, tarım ve gıdanın stratejik önemini çok net bir şekilde ortaya koydu. Bu dönemin mottosu, ‘kendine yeterlilik’ ‘korumacılık’ ve ‘gıda milliyetçiliği’. Tarımsal verimliliği yüksek, biyoçeşitliliği zengin ve üretimi teknolojiyle birleştirebilen ülkeler yeni dönemin yıldızları olacaklar yani petrol zengini ülkeler yok, gıda zengin ülkeler var. Bugün markette 1 kilo limon eşittir 1 litre mazot. Çiftçi kaça satıyor? Bedava. Erdemli'de limonlar ağaçta kaldı. Tüm garabet de işte tam burada. Yeni dönemde anahtar sözcük "üretim", sizinki "ithalat". Yıllardır ithalata dayalı tarım politikasıyla üretici fiyatları dipte. Kazanamayan çiftçi üretimden çekilince mahsul azalıyor ve fiyatlar da yükseliyor. Fiyatı artan her ürün de ithalat edilerek, sözde, bu fiyat artışı önlenmeye çalışılıyor. Bunun adı, bile isteye teslimiyet.
 

AYDEMİR: KİRİŞCİ NEYİN KAFASINI YAŞIYOR

HDP Grubu adına söz alan Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin “Türkiye'de aç açıkta kimse yok” sözlerine tepki gösterdi. Aydemir, “Kirişci acaba neyin kafasını yaşıyor? Hangi ülkede yaşıyor, nerede yaşıyor? Eğer Türkiye'de tarımsal anlamda bir sorun, sıkıntı yoksa... Buğday ithalatının yüzde 100'üne yakınını şu anda Rusya ve Ukrayna'dan, savaş hâlinde olan bu 2 ülkeden ithal etmek zorunda bırakılan bir tarım ve çiftçi gerçeğiyle karşı karşıyayız” dedi.

Aydemir, kürsüden AKP Ağrı Gençlik Kolları'nın sahur programına ait bir fotoğraf göstererek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kirişci'ye cevap olsun babında şunu söylüyorum: Ülkemizde muazzam atasözleri var, özellikle AKP'nin aç ve açlıkla ilgili yapmış olduğu siyaseti çok iyi bir şekilde ifade eden ‘Eğer imam gülerse cemaat kahkaha atarmış.’ Bunun daha değişik versiyonları da var, onu sizin takdirlerinize sunuyorum. Bakın, eğer imam saraydan ejder meyveli ‘smoothie’ tarifi, yine, eğer, imam saraydan manda yoğurduna Medine hurması ve kestane balı tarifleri verirse cemaat bundan asla ve kata uzakta durmaz. O cemaat de imamına nazire yapar şekilde, işte, Ağrı Gençlik Kollarının gece saat iki buçuk, üçte vermiş olduğu bu sahurla cevabını vermiş olur” diye konuştu.

AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ise yerinden Aydemir’e, “Ne varmış orada ne var orada. Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor” karşılığını verdi.

Bunun üzerine Aydemir bir fotoğraf daha çıkararak, “Burada ne var? Ekonomik kriz nedeniyle Manisa Turgutlu'da evine ekmek götüremediği için kendisini yakan vatandaş var; onun çocuğunun hakkı var, hakkı… Anladınız mı? Bu vatandaşın hakkı var; beyinlerinize, bilinçaltınıza, bedeninize yazın” karşılığını verdi.

AKP’li Durgut ise “Çocukların hakkını siz çok iyi biliyorsunuz... Dağa kaçırdığınız çocukların...” dedi.

Aydemir sözlerini şöyle sürdürdü:

  • Bu halkı yanma pozisyonuna AKP Hükûmeti zorladı. Niye? Çünkü evine ekmek götüremiyor. Neden götüremiyor? Recep Tayyip Erdoğan tarımdan gerekli nemalanmayı götüremediği, ‘beşli çete’ yol açamadığı için, yol açamadığı için... Bu insanlar aç, bu insanlar ekmeğe muhtaç. Bunun hesabını bu halk mutlak suretle soracaktır.

Durgut’ta “O gençleri Kandil'de istiyorsunuz, onlar sahur sofrasında; çatlayın” diye konuştu.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Alanya Belediyesi, şehirde yaşayan vatandaşların kente bakış açılarını öğrenmek için bir fikir ve proje yarışması düzenliyor. ‘Alanya İçin Bir Fikrim Var’ yarışması kapsamında en iyi projeler jüri tarafından belirlenecek ve ödüllendirilecek...

Bütüncül yaklaşım, birlikte yönetim anlayışı ile farklı fikir ve bakış açılarını önemseyen Alanya Belediyesi, Alanya’nın gelişmesi, yenilenmesi için fikir ve proje yarışması düzenliyor. ‘Alanya İçin Bir Fikrim Var’ Yarışması ile katılımcılar, fikir ve projelerini Alanya Belediyesi’ne sunacak. Seçici kurul üyeleri en iyi fikir ve projeyi seçecek ödüllendirecek.

Yarışma kapsamında birinciye 10.000 TL, ikinciye 7.500 TL, üçüncüye 5.000 TL ve Jüri Özel Ödülü ile Lansman Ödülü verilecek. Yarışma başvuruları 11 Nisan 2022 tarihinde başladı ve 9 Mayıs 2022 tarihine kadar sürecek. Yarışmanın kazananları Alanya Belediyesi web sitesi ve sosyal medya hesaplarından duyurulacak.

 

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, giysi kumbaralarına atılan kullanılabilir durumda olanların kıyafetlerin Gönül Pınarı’nda vatandaşlara ücretsiz dağıtıldığını belirtti. Şu ana kadar 18 bin 879 kişinin Gönül Pınarı Projesinden yararlandığını ve 135 bin 966 parça kıyafetin buradan ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığını açıklayan Başkan Yücel, “Kıyafetlerin hepsini toplayıp satışa çıkarıyoruz gibi iftira atıyorlar. Tek duam bu iftiraları atanların Gönül Pınarı gibi projelere bir gün kendilerinin ihtiyaç duymamasıdır."...

gönül pınarına dair 2 12fe5


Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Gönül Pınarı Projesi kapsamında kentin farklı noktalarına yerleştirilen giysi kumbaralarında bulunan kullanılamaz haldeki kıyafetlerin bir şirket tarafından alınarak geri dönüşümde kullanılması ve bu çalışmanın CHP’li Alanya Belediye Meclis Üyesi Nazmi Zavlak tarafından mesnetsiz iddialar oluşturularak siyaset malzemesi yapılması üzerine açıklamalarda bulundu

gönül pınarına dair 3 21290

“SUSTUKÇA HAKSIZIZ SANIYORLAR”...

Gönül Pınarı Mağazası’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen Başkan Yücel, “Allah’a çok şükür Alanya ve Alanya Belediyesi her zaman ilklere ev sahipliği yaptığı gibi en ufak olayda bile Türkiye gündemine oturacak önemde bir yer. Son günlerde gerek sosyal medyada gerekse bazı ideolojik basın ve yayın kuruluşlarında Belediyemiz ve şahsım adına yapılan mesnetsiz iddialar ve karalamalar hakkında açıklama yapmak istedim. Biz sustukça ve cevap vermeye gerek duymadığımız konuları kabullenmiş gibi duruyoruz. Biz de bunu kabul etmediğimiz gibi bugün bir açıklama gereği duyduk.” diye konuştu.

gönül pınarına dair 4 0a2cc

“PROJE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NIN SIFIR ATIK PROJESİ’NE UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLÜYOR”...

“Biz bu Gönül Pınarı Projesi’ne 2016 yılında 4 kumbara ile başladık, talep üzerine sayıyı 20’ye çıkarmıştık” diyen Başkan Yücel, “Akabinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 250 binden fazla nüfusu olan belediyeleri kapsayan 2019’da zorunlu hale getirdiği Sıfır Atık Projesi’ne başvurduk ve uygulamaya geçtik. Mart ayında belgemizi aldık. Bunun yasal zeminlere oturtturabilmesi için uygulamamız gereken kanunlar gereğince ihale yoluyla, toplumun her kesimine, şehir merkezine, beldelere, köylere ve yaylalara ulaşabilmek adın 276 noktaya giysi kumbara noktası koyduk.” dedi.

gönül pınarına dair 5 9e053

“KUMBARALARIN ÜZERİNDE İLK GÜNDEN BERİ İHTİYAÇ FAZLASININ GERİ DÖNÜŞTÜRÜLECEĞİ YAZIYOR”...

Tüm giysi kumbaralarının üzerinde ilk günden beri “Kullanılamaz durumdaki kıyafetler, tekstil ürünlerinin geri dönüşüm projesinde değerlendirilecektir” şeklinde ibare olduğunu söyleyen Başkan Yücel, “Öyle bir algı yapılıyor ki sanki burada toplanılan giysilerin hepsini biz satışa çıkarıyoruz ya da buradan maddi gelir elde ediyoruz. Bu şekilde iftira atılıyor.” Dedi.

“GİYSİ GERİDÖNÜŞÜMÜNDEN ELDE EDİLEN GELİR SOSYAL YARDIMLARDA KULLANILIYOR”...

Başkan Yücel, “Bize sadece ihale yönetmeliğinden dolayı bir para geliyor, o para da zaten yine sosyal yardım işlerimizde kullanılıyor. 2014’te göreve geldik, 2015’te Sosyal İşler Müdürlüğü’nü kurmuştuk ve Türkiye’de bu birimi kuran ilk 20 belediyeden birisiyiz. Bizim belediyecilik anlayışımız hissetmektir, dokunmaktır, darda kalana yardım elini uzatmaktır. Alanya Belediyemizin Sosyal İşler Müdürlüğü’nün ne kadar güzel işler yaptığını hepiniz görüyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

gönül pınarına dair 6 05ad4

“136 BİN KIYAFET İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRILDI”...

Kullanılabilir durumdaki 136 bin kıyafetin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirten Başkan Yücel, “Bu mesnetsiz iddiaların sonucunda geçen yıl bizim Çözüm Masası ile evlerden aldıklarımız, sezon sonu esnafların ve vatandaşların getirdiği çok sayıda kıyafet var. Yani sadece ikinci el değil, yeni kıyafetler de ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Bizim Sosyal İşler Müdürlüğümüzden bugüne kadar müracaat eden 22 bin 60 aile yararlanmış, bunlardan 18 bin 879 kişi de Gönül Pınarı Projemizden yararlanmış. Bugüne kadar 135 bin 966 parça kıyafeti buradan ihtiyaç sahiplerine dağıtmışız.” diye konuştu.

“BU İFTİRALARLA ÇALIŞMA ŞEVKİMİZİ KIRAMAZSINIZ”...

Projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın tekstil ürünlerinin geri dönüşüme kazandırılması yönünde başlattığı bir proje olduğunu belirten Başkan Yücel, “Bununla ilgili Bakanlığımızın bize vermiş olduğu Sıfır Atık Belgesi de mevcut. Bu mesnetsiz iftiralar birilerinin şahsi hesapları, şahsi menfaatleri yerel yönetim olarak bizi karalayamaz, çalışanlarımızın şevkini kıramaz. Buraya fitresini, öşürünü, zekâtını verenlerin kafasını karıştırmak isteyenleri Allah’a havale ediyorum. Biz yaptığımız işten eminiz. Burada amacımız herkese yardımcı olabilmek.” şeklinde konuştu.

“TEK DUAM BU İFTİRALARI ATANLAR BU PROJELERE MUHTAÇ OLMASIN”...

“Tek duam şudur ki bunları kendilerine bir menfaat ilişkisi veya siyasi malzeme yapanların inşallah Gönül Pınarı gibi projelere bir gün kendilerinin ihtiyaç duymamasıdır” diyen Başkan Yücel, “Kanun gereği Türkiye’deki belediyelerin yüzde 60’ı bu projeyi zaten uyguluyor. Türkiye’de 137 belediye, Antalya bölgemizde ise Kemer, Finike, Muratpaşa, Kepez, Döşemealtı, Manavgat, Gazipaşa, Serik, Aksu olmak üzere 10 belediye bizim çalıştığımız bu firma ile çalışıyor. Bunların içerisinde CHP’li, MHP’li AK Partili belediyeler de var. Bunlar üzücü şeyler. Siyaseti nasıl buraya getirdiler takdir kamuoyunun.” dedi.

gönül pınarına dair 7 65bd1

“ARŞİVLER ORTADA TARİH YALAN SÖYLEMEZ”...

Projeye ilişkin tüm detayları 2018 yılında ilk proje tanıtımında açıkladığını ve hepsinin arşivlerde bulunduğunu söyleyen Başkan Yücel, “Bizzat kendim 2018 yılında, ‘Alanya Belediyesi Gönül Pınarı Mağazasından yıllık yaklaşık 4 bin yardıma muhtaç vatandaşa, 30 bin parça kıyafet yardımı gerçekleştirildi. İlçe genelinde 150 ayrı noktaya kurulan giysi kumbaralarına konulan kıyafetlerin kullanılabilir olanları, gönül pınarı projesi kapsamında ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapılıyor. Kullanılmayacak durumda olan giysi ve tekstil atıkları ise sıfır atık projesi kapsamında değerlendirilerek geri dönüşümü sağlanacak’ ifadeleriyle konuyu anlatmıştım. Arşivler ortada. Dileyen herkes Alanya Belediyesi’nin web sitesinden (https://bit.ly/3v13ln2) bunlara ulaşabilir.” diye konuştu.

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek başkanlığında yapıldı. Toplantıda encümen ve komisyon üyeleri belirlendi. Toplantıda ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 Yılı Faaliyet Raporu da görüşüldü. Başkan Böcek, “2022 yılında da çalışmalarımıza aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğiz” dedi...

Antalya Büyükşehir Belediyesi Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı yapıldı. 186 gündem maddesinin görüşüldüğü Meclis Toplantısında Denetim Komisyonu üyeleri tarafından hazırlanan 2021 yılı Denetim Kurulu raporu hakkında bilgilendirme yapıldı. Başkan Böcek, Denetim Komisyonu’na teşekkür ederek; “Denetim Komisyonu raporunda hesapları yasa ve yönetmeliğe uygun bulduklarını, tasarrufla ilgili çalışmalarımız için de iyi dileklerini iletmişler. Ben tüm ekibe, komisyonda görev alan meclis üyesi arkadaşlarıma ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

Gruplar Görüşlerini Bildirdi...

Toplantıda ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 yılı çalışmalarını içeren Faaliyet Raporu da görüşüldü. 2021 yılı Faaliyet Raporu’nun görüşüldüğü sırada Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yerini Meclis 1. Başkan Vekili Abdurrahman Yılmaz’a devretti. Siyasi partilerin grup sözcüleri partileri adına Faaliyet Raporu ile ilgili görüşlerini belirtti.

Büyükşehir'in Çalışmaları Video İle Anlatıldı...

Gruplar adına yapılan konuşmaların ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üç yıllık hizmetlerinin anlatıldığı kısa film izlendi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Halk ET, Mobil Tır, Halk Süt, Çiğ Süt, Emekliler Kahvesi, Afet Toplanma Merkezi Akdeniz Üniversitesi Otoparkı, ABB Binası Depolamalı Güneş Enerji Sistemi, Kent Araştırma Merkezi, Büyükşehir Belediyesi Sağlık Kompleksi, Manavgat katı Atık Aktarım Tesisi, Karaman ve Kuruçay Köprüsü, Demre Kapalı Sistem Sulama Tesisi, Manavgat Çardak Taşağıl Kapalı Sulama Tesisi, Altın Portakal hatıra Ormanı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Öğrenci Yurdu, 3. Etap Raylı Sistem Projesi, Elmalı Otobüs Terminali, Alanya Entegre Katı Atık Değerlendirme Ve Bertaraf Tesisleri, Finike Eroglu Nuri Camii, Doğu Garajı Nekropol Müzesi Alanı, Doğu Garajı Kültür ve Ticaret Merkezi, Karaalioğlu Kent Yaşam Parkı, Üniversite 16. Cadde Yol Açılması, Güneş Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi, Balbey Kentsel Yenileme Projesi, Kepez - Santral Kentsel Dönüşüm Projesi ile ilgili çalışmalar meclis üyelerine anlatıldı.

bşb raporu kabul 2 .jpeg böcek c4f96

 

Oy Çokluğuyla Kabul Edildi...

Görüşmelerin ardından faaliyet raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Muhittin Böcek, “Desteklerini esirgemeyen tüm siyasilerimize, meclis üyesi arkadaşlarıma ve tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Bütün amacımız gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınlarımızın yüzünü güldüğü bir Antalya için, vatandaşlarımızın mutluluğu, refahı için çalışmalarımıza aynı azim ve kararlılıkla devam etmektir” dedi.

Borç Lügatı Yapmadan Çalıştık...

8 Nisan 2019’da mazbatasını almasının üzerinden 3 yıl geçtiğini söyleyen Başkan Böcek, “19 ilçemizi ötekileştirmeden bütün vatandaşlarımızın dertlerine derman olmaya devam edeceğiz. Bütün ilçelere ayırım yapmadan gidip muhtarlarımızla, STK’larımızla toplantılar yapmaya ve onların talepleri doğrultusunda gerek alt yapı, gerek su ile ilgili çalışmalarımızı yapacağız. 8 Nisan’da 3 yılı tamamladık dedik ve bugüne kadar borç lügatı yapmadan elimizden geldiğince canla başla çalıştık. Kredi desteği de aldık. Borç ödemeye ve yapılandırmaya devam ettik ve devam ediyoruz” diye konuştu.

Başkan Böcek Teşekkür Etti...

“Bizim bütün amacımız vatandaşlarımızın dertlerine derman olmak, onların talepleri doğrultusunda büyük projelerle uğraşmaktır” diyen Başkan Böcek, şöyle konuştu: “Şimdi önümüzdeki günlerde 2022 yılında tüm ilçelerimizde yapılması gereken ne varsa yapacağız. Bizim gelir bütçemizin gerçekleşme oranı yüzde 113.2’dir. Giderde yüzde 83.72 gerçekleşmiştir. Zaten Denetim Komisyonu da bu sıkı para politikaları ve borç ödemeleriyle ilgili yasa yönetmeliklere, mevzuatlara uygun çalışmalar yaptığımızı kendileri de söylemiştir”

Encümen Ve Komisyon Üyeleri Seçildi...

Meclis toplantısında encümen ve komisyon üyelerinin seçimi de gerçekleştirildi. Yapılan gizli oylama sonucunda Encümen üyeliğine Mesut Kocagöz (CHP), Büşra Özdemir (CHP), Abdurrahman Yılmaz (AK Parti), Ramazan Özen (İyi Parti), Mehmet Cengiz Büyükgebiz (İyi Parti) seçildi.

Komisyonlarda yer alan isimler ise şu şekilde oluştu:

Plan Bütçe Komisyonu: Ahmet Can (CHP), Zafer Tan (CHP), Ali Polat (CHP), Mustafa Akın (CHP), Şerafettin Özer (İyi Parti), Serhat Demir (AK Parti), Levent Konur (AK Parti), Abdurrahman Yılmaz (AK Parti), Avni Atay (MHP)

İmar ve Bayındırlık Komisyonu: Mithat Aras (CHP), Metin Altunbaş (CHP), Zekeriya Altun (CHP), Hasan Ali Acar (CHP), Hasan Can Kambuoğlu (İyi Parti), Ali Çetin (AK Parti), Hasan Cumhur Göncü (AK Parti), Mehmet Ali Kiriş (AK Parti), Selçuk Senirli (MHP).

Çevre ve Sağlık Komisyonu: Mehmet Tufan (CHP), Ünal Çetinkaya (CHP), Osman Manis (CHP), Bülent Özgüven (CHP), Gürsel Aşık (İyi Parti), Şevket Özkan (AK Parti), İsmail Demir (AK Parti), Fırat Demirci (AK Parti), Abdülkadir Çelik (MHP)

Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu: Şafak Otuzaltı (CHP), Halil Arıkan (CHP), Mustafa Bilici (CHP), Mustafa Akın (CHP), Özcan Balcı (İyi Parti), Kemal Yıldırım (AK Parti), Mehmet Ali Erdoğan (AK Parti), Mehmet Güven (AK Parti), Mehmet Durukan (MHP).

Ulaşım Komisyonu:

Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Deniz Filiz (CHP), Erşan Özden (CHP), Mustafa Bilici (CHP), Mustafa Baskak (İyi Parti), Muhammet Ural (AK Parti), Dilaver Tanık (AK Parti), Özdemir Manavoğlu (AK Parti), Abdurrahman Caran (MHP). 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ