head
2183026 810x458 75f08
Salı, 15 Ekim 2019

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekata yönelik sözlerinden dolayı KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya tepki gösterdi. Erdoğan, "Bunu çok açık ve net söylüyorum; tamamıyla bir hadsizliktir, haddini bilmemektir" dedi...


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- (DAEŞ'li tutukluların kaçtığı iddiası) Bu bir dezenformasyondur. Bunu yapmak suretiyle şu anda Amerika'yı, Batı'yı tahrik etmek istiyor.


- (Ekonomik yaptırım) Bu ifadeleri bu sürecin biraz nükteleri olarak görmek istiyorum.

- Suriye'nin topraklarında bizim gözümüz yok. Suriye'yi bölüp parçalamak isteyenlerin karşısında duruyoruz.

Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığına çağrıldı...

 

Dışişleri Bakanlığı, PKK’ya yönelik operasyonlarda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialara istinaden Irak Büyükelçiliği Mazlahatgüzarını bakanlığa çağırdı. Dışişleri Bakanlığına çağrılan Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarına, Türkiye'nin teröristlere yönelik (sınır ötesi) operasyonlarının kararlılıkla süreceği bildirildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı bugün Bakanlığımıza çağrıldı. Maslahatgüzara, PKK’ya yönelik operasyonlarımızda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialarına istinaden dün yaptıkları açıklamayı kabul edilemez bulduğumuz söylendi. IKBY’nin bölgesinde düzenlenen harekata ilişkin IKBY makamları PKK’yı sorumlu tutan açıklama yapmışken, Irak’ın PKK’ya atıfta dahi bulunmayan açıklamasının, ikili ilişkilerimizde son dönemde üst düzey ziyaretlerle yakalanan olumlu ivmeyle örtüşmediği vurgulandı. Irak’ın egemenliğine değer verdiğimiz, bu nedenle de topraklarında teröristleri barındırmaması gerektiği belirtildi, operasyonlarımızın kararlılıkla süreceği kaydedildi.

Pentogan'dan bir S-400 tepkisi daha: Rusya'ya asker gönderilmesi dönüm noktası oldu..

Ankara-Washington hattında devam eden S-400 krizi 'doğrudan yaptırımlar'la yeni bir süreç girerken, Pentogan'dan Türkiye'ye bir tehdit daha geldi. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Lord, Türk askerlerinin S-400 eğitimi için Rusya'ya gönderilmesinin ABD'de hayal kırıklığı yarattığını belirterek "Türkiye F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılacak" dedi.
Savunma Bakanlığı S-400 kriziyle ilgili basına brifing verdi. ABD Savunma Bakan vekili Shanahan'ın, Bakan Akar'a gönderdiği mektubun da değerlendirildİği brifingde ABD Savunma Bakan Yardımcısı Ellen Lord, Türkiye'nin; askerlerini S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya'ya gönderme kararının ABD'yi hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.

Lord, ABD'nin Türkiye'nin askerleri uzmanlarını S-400 füze savunma sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya’ya gönderme kararının ülkesi için dönüm noktası olduğunu belirterek, gelişmenin hayal kırıklığına neden olduğunu söyledi.

Washington'un Türkiye ile stratejik ortaklığa ve diyaloğa büyük değer verdiğini söyleyen Lord "Ancak ABD, Türkiye'nin S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için personel gönderdiğini öğrenince hayal kırıklığına uğradı. Bu ABD için dönüm noktası oldu. S-400’ler F-35’lerle uyumlu değil. Türkiye’nin S-400 sistemlerini teslim alması durumunda F-35’leri alamayacaklarını her düzeyde net bir şekilde ifade ettik" dedi.

"HENÜZ GERİ DÖNÜLEMEYECEK NOKTAYA GELMEDİ"

 


Bunun yanında atılan adımlardan hiçbirinin şimdiye kadar geri dönülemeyecek hale gelmediğini vurgulayan Lord "Eğer Türkiye S-400’lerin alımından vazgeçme kararı alırsa biz program kapsamındaki olağan faaliyetlerin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz " diye konuştu.

F-35 TEHDİDİ

Pentagon yetkilisi, özellikle de Türkiye’nin önümüzdeki çarşamba yapılması planlanan F-35'lerle ilgili yıllık yuvarlak masa toplantısına katılmayacağını, ayrıca programla ilgili norm güncellemelerinin de Türkiye'nin katılımı olmadan gerçekleştirileceğini ifade etti. Lord, tüm bunların 'Türkiye'nin F-35 program yönetim faaliyetlerine katılımının düzenli bir şekilde sona ermesinin kolaylaştırılması amacıyla' yapıldığına dikkat çekti.

Lord ayrıca Washington ile Ankara arasında anlaşma sağlanamaması durumunda şu anda F-35 eğitiminden geçen tüm Türk pilotların ve eğitmen pilotların 31 Temmuz'a kadar ABD'yi terk etmesi gerekeceğini de sözlerine ekledi.

 


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a gönderilen mektupta da F-35 projesinden Türkiye'nin çıkarılacağı belirtildi.

Metnin tamamı şöyle:

Sayın Bay Bakan,

Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimizin kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloguna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir.

‘S-400 EĞİTİMİNE PERSONEL GÖNDERMENİZ HAYAL KIRIKLIĞI’

Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır. Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

‘F-35 TÜRKİYE’NİN KATILIMI DIŞINDA İLERLEYECEK’

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

‘YAPTIRIMLAR DEVREYE GİRECEK’

F-35’ler dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

‘MİLLİ GELİRDE KAYIPLAR YAŞANACAK’

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.”

Azerbaycan Cumhuriyeti 100. yılını kutluyor...
 
Azerbaycan'da, 28 Mayıs 1918'de ilan edilen Cumhuriyet'in 100. yıl dönümü kutlanılıyor.
 
AZERBAYCAN GRAFİK 61734893 379743946219599 8457472766889689088 n 9edad

Bakü, Ermeni ve Bolşevik çetelerinin işgali altında olduğu için Fethali Han Hoyski başkanlığında oluşturulan geçici Azerbaycan hükümeti, faaliyetini bir süre Gence şehrinde sürdürdü.

Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan Osmanlı Devleti oldu. İki devlet arasında 4 Haziran 1918'de yapılan anlaşma çerçevesinde, giderek artan Ermeni ve Bolşevik tehditlerine karşı Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu yardıma geldi.

Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyerek, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için yaptığı savaşlarda 1130 şehit verdi.

Azerbaycan'da, kısa sürede ekonomi, eğitim, din ve vicdan özgürlüğü alanında reformlar yapılarak ülke tarihinde ilklere imza atıldı. Cumhuriyetin "İstiklal Bildirisi"nde, ırk, din, mezhep ve cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm yurttaşlara eşit haklar tanındı. Azerbaycan, Müslüman Doğu'sunda kadınlara seçme hakkı tanıyan ilk ülke oldu. Ülkenin kendi para birimi ve posta pulları tedavüle girerken Devlet Bankası ve Bakü Devlet Üniversitesi kuruldu.

Dış tehditlere karşı 26 Haziran'da Azerbaycan kendi ordusunu kurdu ve bu ordunun oluşumunda Osmanlı subayları önemli rol oynadı.

Hükümetin 27 Haziran 1918'de aldığı kararla Türk dili devlet dili olarak ilan edildi, daha önce çoğunda Rusça eğitim yapılan ortaokullarda Türkçe eğitim yapılması zorunlu kılındı.

7 Aralık 1918'de 120 sandalyelik parlamento faaliyete başladı. Ülkedeki tüm siyasi parti ve etnik grupların temsil edildiği parlamento, faaliyet gösterdiği 17 ay süresince 230 yasa tasarısı kabul etti.

Azerbaycan Cumhuriyeti, 28 Nisan 1920'de Sovyet ordusunun ülkeyi işgaliyle son buldu.

Sovyetlerin dağılmasının ardından tekrar bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, 1918-20 yıllarında faaliyet gösteren Azerbaycan Cumhuriyetinin varisi olarak kabul ediliyor.

türk azeri bayraklarıR0uBjSj6WE2Z cc600

 
İKİ DEVLET TEK MİLLET...
 
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti tarihte Tek Millet ve İki Devlet olarak anılmaktadır...

Ortadoğu’yu kan ve gözyaşıyla dizayn etme peşinde olan Trump yönetimi, yeni Körfez savaşına zemin hazırlayacak planında ikinci aşamaya geçti. Bölgeye, bin 500 askerle birlikte bir Patriot taburu ve savaş uçağı filosu gönderileceği ortaya çıktı. Pentagon’dan “Sevkiyatın devamı da olabilir” açıklaması geldi.İran’a karşı Ortadoğu’ya silah ve asker yığmaya devam eden ABD Başkanı Trump, Körföz’e konuşlandırılacak bin 500 askere de onay verdi. Trump ayrıca Yemen’i kendi silahlarıyla kan gölü haline getiren Suudi Arabistan ve BAE’nin yanı sıra Ürdün’e istediği kadar silah satmak için Kongre’yi baypas etti. Beyaz Saray ilk olarak 8.1 milyar dolarlık 22 silah anlaşmasını onayladı...

İran’a karşı Ortadoğu’ya silah ve asker yığınağına devam eden ABD Başkanı Donald Trump Yemen’i kan gölüne çeviren müttefikleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Ürdün’e silah rahatça silah satabilmek için Kongre’yi baypas etme kararı aldı. ABD’de hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Suudi Gazeteci ve Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın talimatıyla öldürülmesinden dolayı Trump yönetiminin Riyad’a silah satışını durdurmasını ve Yemen konusunda desteğini çekmesini istemişti. Trump İran’la yaşanan gerilim yüzünden ulusal acil durum olduğu gerekçesiyle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’e 22 anlaşmayı içeren 8.1 milyar dolarlık silah satışının önünü açtı. ABD hükümeti, silah satışının gecikmesi halinde müttefik Arap ülkelerinin bundan olumsuz etkilenebileceği gerekçesini öne sürerek, 22 kalemden oluşan ticari anlaşmaları Kongre’nin gerekli olan denetimini beklemeden imzaladı.Trump, yönetimi bu konudaki kararını da Kongre’ye bildirdi. Normal koşullar altında bu tür satışlarda Kongre onayı gerekiyor. Konuya ilişkin açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, silah satışı ile Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’ün, İran’ın saldırgan tavrına karşı korunduğunu dile getirdi. Pompeo satılan silahların Ortadoğu’daki istikrarı artıracağını savundu.

Bu arada bazı Kongre üyeleri ve danışmanları hafta başında, Raytheon tarafından üretilen tam isabet güdümlü mühimmatın Riyad’a satışı gibi büyük silah satışlarını Kongre’nin bloke etmesine tepki gösteren Donald Trump’ın silah denetimi yasasındaki bir boşluğu kullanıp ulusal acil durum ilan ederek söz konusu satışın önünü açmaya çalıştığını söylemişti.

Trump’ın Kongre’yi baypas ederek Suudi Arabistan’a silah gönderme kararı aldığı gün Riyad Yemen’de yine masum kanı döktü. Husiler, Yemen’in Taiz ilinde Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırısında 4’ü çocuk 13 sivil yaşamını yitirdiğini duyurdu. Hadiri daha fazla bilgi paylaşmazken Yemen hükümeti ve koalisyon güçlerinden konu ile ilgili henüz açıklama yapılmadı.

 


SURİYE VEYA IRAK’A BİN 500 ASKER:

Bu arada ABD Başkanı Trump, bölgedeki gerginliği dahada artıracak bin 500 ek asker sevkıyatına da onay verdi. Onay sonrası konuşan Trump bin 500 askerin büyük ölçüde koruyucu bir rol üstleneceğini söyledi. Trump bölgede askeri çatışma olasılığını güçlü görmediğinin mesajını verdi, “Ortadoğu’da takviye korumaya ihtiyacımız var. Çoğu koruma amaçlı az sayıda asker göndereceğiz” dedi. İran’ın ABD ile karşı karşıya gelmek istemediğini düşündüğünü belirten Trump “Ama nükleer silaha sahip olamazlar. Bunu da anlıyorlar” diye de ekledi. Gelecek haftalarda konuşlandırılmaları beklenen askerlerin görevleriyle ilgili ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan yazılı açıklama yaptı. Bin 500 askeri personel, Patriot sisteminde görevli olacak tabur, takviye istihbarat unsurları, gözlem ve keşif uçaklarının yanı sıra bölgede ABD’ye ait unsurların korunmasına yönelik önlemlerin geliştirilmesi için mühendis, caydırıcılık kapasitesini arttırmak üzere de görev gücünü kapsıyor. Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre askerler Irak ya da Suriye’ye konuşlanmayacak. Askeri sevkiyat Patriot füze bataryasında görevli olacak personeli ve mühendisleri de kapsıyor. Öte yandan bin 500 askerin ilk sevkıyat olacağı yeni askerlerinde gönderilebileceği belirtiliyor.

 

İran’la savaş Irak ve Vietnam’dan kötü olur...

Trump’ın İran politikasını sert eleştiren Demokrat Partili senatör Bernie Sanders,Vietnam ve Irak’ı hatırlatarak, İran ile savaş çıkmaması için elinden geleni yapacağını açıkladı. 2020’deki seçimler için aday adayı olan Sanders, “Vietnam konusunda haklıydım. Irak konusunda haklıydım. İran’la savaşı önlemek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Kimseden özür dilemiyorum” dedi. “Son zamanlarda savaşa karşı çıktığım için biraz eleştirildim. Ve benim inancım, uluslararası çatışmayı çözmek için savaşa girmeden mümkün olan her şeyin yapılması yönünde” diyen Sanders paylaştığı videoda şunları söyledi: “Vietnam’daki savaşa karşı oldum. Beyaz Saray’ın bir üyesiyken Irak savaşına karşı çaba gösterdim çünkü Cheeney ve Bush’un kitle imha silahları hakkında yalan söylediklerini biliyordum. Bu savaş ve bu oylama, ABD’nin modern tarihteki en kötü dış politika hatasıydı. Irak’taki savaşın bir felaket olduğunu düşünüyorsanız, sanırım İran’daki savaş bunun çok daha kötüsü olacaktır. Öyleyse birlikte çalışalım ve savaşı önleyelim”

Gazeteler

Designed by: Masoud