head
2183026 810x458 75f08
Pazar, 05 Aralık 2021

Dünya

Ukrayna Volin bölgesi Lutsk Belediye Başkanı Ihor Polişuk, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e nezaket ziyaretinde bulundu...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ukrayna’nın Volin bölgesi Lutsk Belediye Başkanı Ihor Polişuk ve Lutsk Ekonomik Politikalar Başkanı Boris Smal’ı ağırladı. Ziyarete, Kent Kart Firması Sahibi Ahmet Basmacı ile Genel Müdürü Volkan Şen de katıldı. Lutsk Belediye Başkanı Polişuk, Antalya ile kültür, sanat, turizm, ticaret ve eğitim konularında işbirliği yapmak istediklerini belirtti. Antalya’nın ulaşımda nakitsiz yolcu taşıma sistemini kendi şehrinde de uygulamaya başladıklarını belirten konuk belediye başkanı sistemin kazanç, zaman ve müşteriler açısında memnuniyetle karşılandığını söyledi.

ukryana bld bşk 2 5549c

İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Böcek, Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde 30 binin üzerinde Ukrayna vatandaşı yaşadığını söyledi. Antalya ve Lutsk arasındaki ilişkileri geliştirmek için her türlü katkıyı koymaya hazır olduklarını belirten Başkan Böcek, özellikle turizm konusunda işbirliği yapabileceklerini kaydetti. Başkan Böcek ve konuk belediye başkanı ziyaret sonunda karşılıklı hediyeler sundu.

ukryana bld bşk 3 8de52

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Döviz kurundaki ani yükselişin ardından Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu liderler turu başlattı. İlk durağı CHP Genel Merkezi olan Davutoğlu burada Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte ortak açıklama yaptı. Dolardaki sert artışın servet transferi riski doğurduğuna dikkat çeken Davutoğlu, "Erken değil hemen seçim" çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu da yaptığı açıklamada, Bahçeli'ye seslenerek "Yüreğinde bir damla devlet, millet sevgisi varsa ülkeyi erken seçime götür" dedi.

İYİ Parti lideri Meral Akşener ile yarın görüşecek olan Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, dolar ve euro'daki yüksek gerilim nedeniyle başlattığı görüşmelere CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ederek başladı.

KRİZ MASAYA YATIRILDI...

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, gün içinde 13 lirayı aşan dolar kuru nedeniyle bir araya gelerek kriz görüşmesi yaptı. Görüşme sonrası ilk sözü alan Davutoğlu, 'Bugün yaşadığımız herhangi bir kriz gibi görülemez. Bu yükü bu toplumun kaldıracak gücü kalmadı. Erken seçim değil hemen seçim diyorum. Gerçek Kurtuluş Savaşı'nı nasıl yapmışsak bugün de bu krizden çıkmak için gereken liyakatli kadrolar mevcuttur' dedi.

 

hemen seçim 4 4e8e8

Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:

''Krizin gerçek mahiyetini anlayamadılar. Yaşadıklarımız herhangi bir ekonomik kriz olarak yansıtılamaz. Herkes dışarıdan bir saldırıdan bahsediyor. Bu tablo, iktidarın yanlış politikaların ürünüdür. Dışarıdan müdahale olsaydı, Erdoğan bilir, 1 Mart tezkeresi reddedildiğini ülkede kriz beklentisi oluştu ama dolar 1.62 çıktı geri döndü.

Hükümete 6 maddelik bir çağrıda bulunmak istiyorum. Artık bu yanlış yolda devam etmeyin:

1. Türk lirasının değeri onurumuzdur. Bugün yaşanan gelişmelerle elinde fırsatçı şekilde dolar biriktiren bir kitle ile Türk lirasını cebinde taşıyan milyonlar arasında geniş bir uçurum vardır. Bir tarafta dolarla yaşayanlar, bir yandan da Türk lirası ile yaşayanlar arasında gelir adaletsizliği var.

2.Dolar karşısında her gün Türk lirasının değerini düşüreceksiniz sonrada dış mihraklara kafa tutuyoruz diye bunlar yaşanıyor diyeceksiniz.

3. Bütçe artık geçerliliğini yitirmiştir. Türkiye ödemeler düzeni sarmalına giriyor. Bunun sorumlusu bu yönetim biçimidir. Her açıklama füze gibi Türk ekonomisini vuruyor.

12 bin dolara alışmış orta sınıfın erimesinin risklerini herkesin görmesi lazım.

Erdoğan'a çağrıda bulunuyorum: Bu hataları hamasetle örtme çabanız size de ülkeye de en büyük cezayı verecektir.''

hemen seçim 3 a74c8
 

KILIÇDAROĞLU: TÜRKİYE KARANLIK KUYUDAN ÇIKMALI...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu gidişten rahatsız olan bütün partilerin çözüm üretme konusunda oturup konuşmaları gerekiyor. Memleket bizim memleketimiz, başka gidecek yerimiz de yok. Bu ülke bizim ülkemiz, bu ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla bir araya gelmeliyiz, Türkiye'yi bu karanlık kuyudan kesinlikle çıkarmalıyız." dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti.

Basına kapalı gerçekleşen ziyarette Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu bir saat 15 dakika görüştü.

Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, devleti yönetmeye talip olanların ülkenin gidişini sürekli izlemesi gerektiğini söyledi.

Bunun için de öncü göstergelerden yola çıkılacağını belirten Kılıçdaroğlu, bürokrasinin bunları hazırlayarak siyaset kurumuna sunacağını aktardı.

"3 YIL ÖNCE KRİZİ ANLATTIM BİR ŞEY YAPILMADI"...

Kendilerinin de bu verilerden yola çıkarak ülkenin nereye gittiğini göreceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ekonominin kötüye gittiğini ve ilerde ciddi bir ekonomik kriz çıkacağını ,11 Ağustos 2018'te İstanbul'da yaptığım basın toplantısında kamuoyuyla paylaştım ve 12 madde halinde bu ekonomik krizi nasıl aşabiliriz, bunu anlatmaya çalıştım, bir şey yapılmadı." dedi.

Arkasından 18 Mayıs 2020'de "Ekonomik buhrandan nasıl çıkarız" başlığı altında 16 madde daha paylaştığını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sadece eleştirmekle değil, aynı zamanda sorunu nasıl aşabiliriz, fakir fukarayı nasıl kurtarabiliriz, ekonomiyi nasıl güçlendirebiliriz, dışardan gelecek şok dalgalara karşı nasıl daha güçlü bir politikası, bir maliye politikası, bir bütçe politikası izleyebiliriz, bunun verilerini bir şekliyle açıkladım. Geldik bu tablodan sonra da 'Bir kara kış fonu kurun, milyonlarca insan yakacak parasını ödeyemeyecek, dolayısıyla önlem alın' diye çağrıda bulundum. Açık ve net, piyasalarda yangın var. Piyasalar durmuş vaziyette. En küçüğünden en büyüğüne kadar, yani esnafından sanayicisine kadar herkesin kafasında kocaman bir soru işareti var, 'nereye gidiyoruz' diye. Kimse önünün göremiyor.

Fiyat istikrarından sorumlu kurum, yani Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlayamıyor, sadece seyirci konumunda. Yazık günah değil mi? Bir Merkez Bankası düşünün, fiyat istikrarından sorumlu ama fiyat istikrarını sağlayamıyor. Yetkisi elinden alındı. Kim aldı? Erdoğan aldı bir kararnameyle. 'Fiyat İstikrarı Komitesi kuracağım' dedi. Bugüne kadar bir gün bile toplanmadı bu komite. Bugün toplanmayıp da ne zaman toplanacak? Merkez Bankasını bu duruma nasıl getirdiniz siz? Cumhuriyetin bir kültürünü, bir kurumunu nasıl bu hale getirdiniz? Akıl alacak şey değil. Ekonomik Sosyal Konsey, bir anayasal kurum. Memleket bu haldeyken, Ekonomik Sosyal Konsey toplanmaz mı? Sorunu yaşayanlar bir dinlenmez mi? En son 5 Şubat 2009'da 12 yıl önce toplandı. Memleket hangi halde, sanayici nerede, esnaf nerede, vatandaş nerede, işçi, memur, emekli nerede? Bu insanlar dertlerini anlatacak bir makam bulamıyorlar. Herkes sanki hayata küsmüş gibi. Böyle bir devlet yönetimini 27,5 yıl devlette çalışmış biri olarak ifade edeyim, böyle bir tablo hiç yaşamadım. Öyle bir noktadayız ki döviz kuru elektrik sayacından daha hızlı çalışıyor."

Herkesin elinde cep telefonuyla doların ne olduğuna baktığını anlatan Kılıçdaroğlu, iktidarın çözüm üretmek için toplandığını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Hiçbir çözüm üretemezler, istedikleri kadar toplansınlar bu mantıkla, kafayla, bu öngörüyle, bu önyargıyla bu ülkenin sorununu çözemezler. Çözme birikimleri, bilgileri, kapasiteleri yoktur, fatura vatandaşa çıkıyor. Benim canımı acıtan da budur zaten. Düşmanın yapmadığını yapıyorlar." dedi.

BAHÇELİ'YE ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI: YÜREĞİNDE BİR DAMLA VATAN MİLLET SEVGİSİ VARSA YOLU AÇ KARDEŞİM...

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bu gidişten rahatsız olan bütün partilerin çözüm üretme konusunda oturup konuşmaları gerekiyor. Memleket bizim memleketimiz, başka gidecek yerimiz de yok. Bu ülke bizim ülkemiz, bu ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla bir araya gelmeliyiz, Türkiye'yi bu karanlık kuyudan kesinlikle çıkarmalıyız. Çözüm? Çözümü var. Akıl, mantık, birikim var. Cumhuriyetin bütün deneyimleri var. Bütün bunlar örnek alınarak buradan çıkılabilir. İkincisi, seçim. Millete niye güvenmiyorsunuz? Millet bir daha sizi seçerse dönüp dersiniz ki 'Ey Kılıçdaroğlu, sen söyledin seçime gittik bir daha seçtiler.' Oturur gururlanırsın. Neden kaçıyorsun? Türkiye en temel krizlerinden birini yaşıyor ve Türkiye yöneltilmiyor, suçu dış güçlere atıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu kadar zayıf mı? En kritik dönemlerde bile Türk lirası bu kadar yerlerde sürünmedi. Milli diyorlar, yerli diyorlar. Emin olun bunlar ne millidir, ne de yerlidir. Bu iki kavramla en ufak yakınlıkları yok bunların. Zaten bir insan kendisinde olmayan şeyi dillendirir. Halktan tümüyle kopmuş olan Sayın Bahçeli'ye seslenmek isterim, içinde bir damla, yüreğinde bir damla millet sevgisi varsa, seçimin yolunu aç kardeşim. Bir daha ifade edeyim, içinde, yüreğinde bir damla millet sevgisi varsa, bu dramı sona erdirmek istiyorsan, erken seçimin kapsını aç, yazıktır, günahtır bu memlekete."

hemen seçim 3 a14c2

"ÜLKEM VE EKONOMİ İÇİN KAYGILAR DUYDUM"...

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu da ülkenin içinden geçtiği kritik süreç nedeniyle bütün siyasi parti liderlerinden görüşme talebinde bulunduğunu söyledi.

Talebi kabul ettiği için Kılıçdaroğlu'na teşekkür eden Davutoğlu, "Gün boyu yaşadıklarımız herhangi bir ekonomik kriz olarak anlatılamaz, yorumlanamaz. Aslında yüreğim yanarak ifade ediyorum. Dün Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklama yöntemini gördüğümde ciddi kaygılar duydum. Ülkem için, ekonomimiz için kaygılar duydum." dedi.

Bu kaygılarını kamuoyuyla ve siyasi partilerle paylaşmak için randevu talebinde bulunduğunu tekrarlayan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Her şeyden önce dün Sayın Cumhurbaşkanı bir ekonomik kurtuluş savaşı retoriği kullanarak, halen krizin gerçek mahiyetini anlayamadığını ortaya koymuştur. Bu krizi aşmak için her zaman olduğu gibi hamasi bir dil kullanmayı tercih ettiğini ortaya koymuştur. Ekonomi rasyonel bir bilim alanıdır, hamasetle yönetmeye kalktığınızda bumerang gibi gelir sizi, ülkenizi vurur. Ekonomik kurtuluş savaşı ibaresi kitlelere cazip gelebilir, Sayın Cumhurbaşkanı da bu yolla şu ana kadar sergilediği ve Sayın Bahçeli tarafından desteklenen ekonomik politikaları meşru kılmaya çalışabilir ancak herkes bugün ekonomimizin geldiği tabloyu görmek zorundadır. Duyduğum kaygıyı bugün Merkez Bankası Başkanının açıklaması daha da artırmıştır. Merkez Bankası Başkanı bütün bu gelişmelerin ekonomik verilerle izah edilemeyeceğini söylüyor. Yani herkes bir dış komplo ve dışardan bir saldırıdan bahsediyor. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo tamamıyla iktidarın yanlış politikalarının ürünüdür."

 

Geçmişte daha büyük dış politika krizlerinin içinden geçildiğini ancak doların bu kadar yükselmediğini aktaran Davutoğlu, 1 Mart tezkeresinde bile doların 1,62'ye çıkıp, geri döndüğünü söyledi.

Duyduğu kaygıları bazı başlıklar altında sıralayarak, iktidara çağrıda bulunan Davutoğlu, "Yönetimde bulunanlara yüreğim dağlanarak çağrıda bulunuyorum, artık bu yanlış yolda devam etmeyin. Ülkeye de ekonomiye de halkımıza da zarar verirsiniz." dedi.

Karşı karşıya kalınan tablonun düşünülenden çok daha vahim olduğunu aktaran Ahmet Davutoğlu, Türk halkının "ucuz iş gücü ülkesi haline dönüştürülme" girişimlerine karşı çıkacağını söyledi.

Rasyonel bir para politikasının uygulanması gerekliliğine değinen Davutoğlu, ekonomik canlanmayı sağlayacak demokratik hukuk devleti normlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Şeffaf bir yönetim modeli uygulanmasını isteyen Davutoğlu, Türkiye'nin asla kendi içine kapanmaması gerektiğini de vurguladı.

Davutoğlu, "Bizim sorumluluğumuz iktidarı uyarmak. Hep erken seçim diyorduk, ben erken seçim demiyorum, hemen seçim şimdi seçim diyorum." ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından Merkez Bankasının son açıklamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Merkez Bankası şunu açıklıyor, 'Benim müdahale edeceğim, kasamda bir sentim dahi yok. Tamamen teslim olmuş vaziyetteyim.' Yapılan açıklamanın özü bu." yanıtını verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 
 
 
 
 
 

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin sığınmacıları hedef alan imza kampanyası için "Suriyelilerin Suriye’ye dönmesi için topladığımız 10 milyon imzayı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne teslim edeceğiz" dedi... 

ÜMİT ÖZDAĞ 3 1b261

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, parti il binasının açılışında bulunmak ve bir dizi ziyaret için Sivas'ta konuştu. Özdağ, partisinin sığınmacıları hedef alan kampanyası için destek istedi.

ÜMİT ÖZDAĞ 2 d4c26

Sığınmacılar konusunda yaptıkları çalışmaları tüm engellemelere rağmen ısrarla sürdürdüklerini belirten Özdağ, "Suriyelilerin Suriye'ye dönmesi için topladığımız 10 milyon imzayı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne teslim edeceğiz ama aynı zamanda Suriyelilerin, Afganların ve diğerlerinin Türkiye'de kalmasın isteyen ülkelerin büyükelçilerine vereceğiz. 'Siz alın, siz besleyin' diyeceğiz. Kimse Anadolu'yu, Türk milletinin vatanını bütün dünyadan göçenlerin merkezi haline getiremez. Kimse Türk milletinin cebindeki parayla bu göçleri finanse etmesini ve Türkiye'nin bir yıkıma doğru sürüklenmesine destek olmamızı beklemesin" diye konuştu.

 zafer partisi geliyor logo 4e1f2

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

KAYNAK: Ajanslar

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile yaptığı ortak basın toplantısında, ABD'nin Dedeağaç'a askeri sevkiyatına sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Maalesef Dedeağaç ile ilgili konuda aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan'ın kendisi şu anda Amerika'nın bir üssü durumuna gelmiştir. Şu anda Yunanistan'ın içerisinde Amerikan üslerinin sayısını ben saya saya bitiremedim." dedi...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Victor Orban ile anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısına katıldı. Burada gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, Abd'nin Yunanistan'a yaptığı askeri sevkiyatla ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı.

"SAYA SAYA BİTİREMEDİM"...
Erdoğan, "Maalesef Dedeağaç ile ilgili konuda aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan'ın kendisi şu anda Amerika'nın bir üssü durumuna gelmiştir. Şu anda Yunanistan'ın içerisinde Amerikan üslerinin sayısını ben saya saya bitiremedim. O denli Yunanistan'ın içinde Amerika'nın üsleri var. Ortaya öyle bir tablo çıkıyor ki, Yunanistan'ın kendisi adeta Amerika'nın bir üssü gibidir." diye konuştu.

"TAKINDIKLARI TAVIR DOĞRU DEĞİL"...
ABD'ye tepki gösteren Erdoğan, "Dedeağaç bunların içinde sadece ufak bir bölge. Şu anda bütün bunlar neden yapılıyor? Biz bunu tabii gerek Biden'la gerek ilgililerle Savunma, Dışişleri Bakan'ım yaptıkları görüşmelerde sorduklarında kaçamak cevap veriyorlar, dürüst davranmıyorlar. Kendilerine seçtikleri komşu yanlış bir komşu. Üs olarak Ege'de Yunanistan'la takındıkları tavır doğru değil." ifadelerini kullandı.

"BİZ BÖLGENİN SİGORTASIYIZ"...
Erdoğan, "Biz, Amerika, Yunanistan NATO üyesi. Ama NATO üyeleri olarak Amerika en çok destek veren olduğuna göre biz niye birbirimize düşüyoruz. NATO içerisinde asker sayısı, mali destek itibariyle Türkiye Amerika'dan sonra ilk 7 içerisinde yer alan bir ülke. Yunanistan çok gerilerde. Biz kendimize inanıyoruz. Kendimize güveniyoruz. Bu bölgenin biz sigortasıyız. Teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önemli satır başları şöyle:

"Türk ve Macar girişimcilerin Afrika kıtasındaki yatırımlarını büyük takdirle karşılıyoruz. Ülkelerimiz arasındaki dostluk anlaşmasının yürürlüğe girişinin 100. yıldönümü münasebetiyle 2023 yılını Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olarak kutlayacağız. Konsey toplantımız 2016 yılında Macaristan'da yakalanan 101 parça tarihi eserin bugün yeniden Türkiye'ye kavuşmasına vesile oldu. Sayın Başbakanın karşısında Macar makamlarına şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

"STRATEJİK ORTAĞIMIZ MACARİSTAN"...
Yarın İstanbul'da ev sahipliği yapacağım Türk Konseyi zirvesine sayın Orban da iştirak edecek. Stratejik ortağımız Macaristan'la diğer uluslararası platformlarda yürüttüğümüz işbirliğini daha ileri taşımaya kararlıyız. Bizim için yaslı ada olan şimdi ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak ismini koyduğumuz A'dan Z'ye yenilediğimiz bu güzel adamızda yarın ilk toplantımızı yapacağız. Yarınki toplantıya çok büyük önem veriyoruz. Bunu bu konsey toplantısıyla başlatmayı iftihar vesilesi olarak görüyoruz. Türkiye-AB ilişkilerinin önemini bize her an gerekli desteği veren sayın Orban'a, Macaristan'a şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Üyelik sürecimize verdiği güçlü desteği her zaman anacağım, anmaya devam edeceğim. Sağladıkları katkıların güçlenerek sürmesini diliyorum. Konsey toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum."

Erdoğan'ın konuşması sonrasında sözü alan Macar Başbakan Orban, şu ifadeleri kullandı:

"ilk defa 2000 yılında tecrübe edebildim. Üst düzey iki ülke hükümetinin ilişkilerine dinamik kazandırmak için geldim. Sayın Demirel o zaman Cumhurbaşkanıydı. Çalışmaya başladık. Kardeş ilişki sistemi üzerine. 20 yıldır bu süreci görüyorum. 2013'te sayın Cumhurbaşkanı ilk Budapeşte ziyaretiyle şeref verdi.

"MACAR-TÜRK HACMİ ARTIYOR"...
Salgın döneminde Macar Türk hacmi gerilemedi. Belki de yüzde 30'dan daha da arttı. Bizim hesaplarımıza göre 4 milyar dolara yaklaştı. Bu da sayın Cumhurbaşkanının 2013'te kazandırdığı ivmeyle sürdürülmektedir. Bu tarihi eserleri iade ettik. Bizim de çok hoşumuza gitti ama maalesef bizim değiller. Kendimize ait olmayan şeyi iade etmek gerekirdi, biz bunu yaptık. Maske gerekli olduğunda Türk dostlarımız hiç düşünmeden Macaristan'a naklettiler. Yarın da Macaristan önemli miktarda aşıyı Afrika'ya bağışta bulunacaktır. Ekonomik kriz bağlamında Macarlar salgın nedeniyle ancak yatırımlarla bunun üstesinden gelebiliriz diye düşündük.

Bizim yönetimimizde ekonomiyi canlandırmak gerekiyor. Onun için yabancı yatırımları gerekmektedir. En büyük yatırım 70 milyar forintlik (2.17 milyar lira) yatırım bir fabrika kurularak Türk yatırımı gerçekleşti. Akdeniz Batı Balkan yönünden ve Belarus yönünde göçmen baskısı vardır. Avrupa'nın bu durumda müttefiklere ihtiyacı vardır. Savunma korunma çemberi oluşturulmazsa Avrupa zor durumda kalacaktır, dağılacaktır. Anlaşmaya vardık ki 40 sınır muhafızı polisler görev yapacaklardır. Göç konusunda Türk dostlarımıza yardımcı olmalıyız. AB olabildiğince yüksek miktarda Türkiye'ye destek vermelidir.

"TÜRK AKIMI İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ"...
Bunu parça parça değil doğrudan mali olarak destekleyelim. Güney ve doğu sınırlarının korunma hatları desteklenmelidir. Sadece bizim sınır korumamızı ve çiti finanse etmelidir. Bu AB'nin lehinedir. Enerji kriziyle ilgili olarak iki alanda işbirliği yapıyoruz. Birisi güneyden doğalgaz boru hattı Macaristan'a gaz taşımaktadır. Sayın Cumhurbaşkanına Türk Akımı'ndan gelen doğalgaz için teşekkür ediyoruz. Nükleer enerji alanındaki ortak yatırımlara devam ediyoruz.

Bu yıl yüzde 50 burs veriyoruz Türk öğrencilere. 1824 başvuru oldu. Bunu 200 daha arttırıyoruz. Bunun belli miktarını nükleer enerji eğitimine ayıracağız. Askeri işbirliği konusunda yeni perspektifler, yeni adımlar ve Bosna konusunu görüştük. Her iki taraf için anlaşılabilir sebep Bosna'da barış ve istikrar önemli."

Gazetecilerin sorusuna Orban, "Macaristan'da piyasa dostu hükümetiz. Firmaları bizim hükümetimiz kadar destekleyen bir hükümet olduğunu sanmıyorum. Durumu şubat sonunda tekrar değerlendireceğiz. Bu büyük enerji firmaları için yük getiriyor. Macar ailelerinin ekonomik güvenliği için bunu yapmak gerekiyor." cevabını verdi.

"'MÜLTECİ KRİZİ SORUMLUSU TÜRKİYE' DEMEK NANKÖRLÜK"...
Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir gazetecinin sorusuna, "Öncelikle mülteci krizinin Türkiye tarafından kaynaklandığını söylemek gerçekten nankörlüktür. Zira şu anda Türkiye'de toplam mülteciye baktığımızda yaklaşık 5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Bunun 4 milyona yakını sadece Suriyeli. Irak, Afganistan var vesaire. 5 milyona yakın mülteciyi ülkesinde ağırlayan bir ülkeye mülteci sorunu Türkiye'den kaynaklanıyor demek nankörlüktür. Eğer biz kapıları açacak olursak Yunanistan ne yapar bilemem.

MİÇOTAKİS'E TEPKİ...
Hepsinden öte Ege'de, Akdeniz'de mültecilerin botlarını şişleyerek onları ölüme mahkum eden ülke Yunanistan'dır. Elimizde bütün belgeler var. Çoluk çocuk demeden o botları şişleyerek bazen kendi kıyı emniyeti, oradan süratle geçmek suretiyle o botları devirerek batıran, o insanları ölüme mahkum eden yine Yunanistan. Neyi konuşuyor bunlar? Ne yazık Miçotakis ve avanesi yalanla gün geçiriyorlar, dürüst davranmadıkları için de bölgede güven telkin etmiyorlar. Şu an itibariyle elimizde bütün belgeler, video kayıtları var. Nasıl Ege, Akdeniz'de bu düzenli düzensiz göçmenleri, mültecileri o sulara gömdüklerinin belgeleri var elimizde. Bunu dünyaya anlatmak suretiyle dünyayı aldatabilirsiniz ama Türkiye'yi aldatamazsınız." 

 

 

 

 

 

Sri Lanka Antalya Fahri Konsolosluğu Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katılımıyla düzenlenen görkemli törenle açıldı...

sri 2 69d20

Çevreyolu Caddesi, Metro Kavşağı’nda bulunan konsolosluğun açılışına ;

--Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,

--Sri Lanka’nın Türkiye Büyükelçisi Mohamed Rizvi Hassen,

--Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer,

--Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel,

--AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu,

--MHP İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan,

--Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim ve çok sayıda davetli katıldı.

sri 3 783e3

KAMBUROĞLU: ‘GÖREVİM ANTALYA, BURDUR VE ISPARTA BÖLGELERİNİ KAPSIYOR’...

2 ülkenin milli marşlarını okunmasının ardından konuşan Sri Lanka’nın Türkiye Büyükelçisi Mohamed Rizvi teşekkür etti. Büyükelçiden mazbatasını almasının ardından konuşan Sri Lanka Fahri Konsolosu Ali Kamburoğlu, "Görevim
Antalya, Burdur, Isparta bölgesini kapsıyor. Fahri konsolosluğumuz kültürel ilişkilere katkı sağlayacak. İnşallah sektör temsilcileri ile iş birliği yapmak için planımız var. Bu onurlu görevi yerine getireceğime hiç şüpheniz olmasın" dedi.

sri 4 200eb

 

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: ‘FİZİKİ MESAFEMİZ DOSTLUĞUMUZA ENGEL DEĞİL’

Bakan Çavuşoğlu da, "Sri Lanka eğitim, kültür faaliyetlerini geliştirebileceğimiz bir ülke. Aramızda fiziki bir mesafe var. Bu dostluğumuza engel olmayacak. 2014'te tsunami felaketinin yaralarını sarmada Türkiye'nin bu ülkeye yardımı ile ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı. 2013'te Sri Lanka'da büyükelçiliğimiz faaliyete geçti. Bizim kökümüz Asya'da. İlişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Sri Lanka da bu ülkeler arasında. Sri Lanka'nın en önemli ihracatı çay. Bizde de üretim var ama açık da var. Bu açığı Sri Lanka'dan da sağlıyoruz. İnşallah bu açığı da Kamburoğlu kapatacak. Kamburoğlu Türkiye ile Sri Lanka arasında turizmin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Halklar arasındaki ilişkileri geliştirmeliyiz. Bu konuda fahri konsolosluklar önemli. Alanya'da fahri konsoluluk artıyor. Fahri konsolosluk sadece araca plaka takmak değil. Ülkeye karşı sorumlulukları var. Yurt dışında bizim de fahri konsoloslarımız var. Onlarla önümüzdeki zamanda toplantı yapacağız. Toplantıya büyükelçiyi de çağıracağız" ifadelerini kullandı.

sri 5 0c319

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek fahri konsolosluğun açılışı gerçekleştirildi.

sri 6 4eb51

Açılışa ardından karşılıklı hediyeler verildi.

sri 7 611d6
Alanya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ALSİAD) Başkanı Ali Kamburoğlu, Sri Lanka Fahri Konsolosu olmasını sağlayan resmi belgeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu imzalamasının ardından Sri Lanka’nın Türkiye Büyükelçisi Mohamed Rizvi Hassen’in elinden alarak görevine başlamıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

 

 

Gazeteler

Designed by: Masoud