Dünya
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 159463
Avrupa Birliği’nin vatandaşlarına olası savaş ve siber saldırılara karşı en az 72 saatlik temel ihtiyaç stoku yapma tavsiyesinin ardından, ABD Savunma Bakanlığı çok daha kapsamlı bir hazırlık planını devreye soktu...
"FORTRESS" adı verilen yeni programla, ABD topraklarındaki tüm büyük askerî üslerin elektrik, su, yakıt ve dış tedarik desteği olmadan en az 90 gün boyunca kesintisiz faaliyet göstermesi hedefleniyor.
Avrupa Birliği'nin vatandaşlarına olası savaş, siber saldırı ve doğal afetlere karşı en az 72 saat yetecek temel ihtiyaç malzemesi bulundurmalarını tavsiye etmesinin ardından ABD'den dikkat çekici bir hazırlık kararı geldi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ülke içindeki büyük askerî üslerin elektrik, su, yakıt ve dış tedarik desteği olmadan en az 90 gün boyunca kritik faaliyetlerini sürdürebilmesini hedefleyen FORTRESS programını hayata geçiriyor. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, sivil altyapıya bağımlılığı ulusal savunma açısından kabul edilemez bir risk olarak nitelendirdi. Program, geniş çaplı bir savaşta ABD topraklarındaki enerji şebekelerinin ve tedarik zincirlerinin hedef alınması ihtimaline karşı geliştirildi.
Amerikan Fox News kanalının 25 Ekim'de yayımladığı habere göre Pentagon, ABD'nin kıta topraklarındaki bütün büyük askerî üslerin dışarıdan destek almadan en az 90 gün faaliyet gösterebilmesini öngören yeni bir dayanıklılık standardı belirledi.
FORTRESS adı verilen programın amacı, olası bir büyük savaş sırasında elektrik şebekelerinin çökmesi, su ve yakıt ikmalinin kesilmesi veya tedarik zincirlerinin zarar görmesi halinde Amerikan ordusunun operasyonlarına devam edebilmesini sağlamak.
Fox News'in incelediği Pentagon belgelerine dayanan haberde, askerî üslerin yalnızca enerji bakımından değil, su, yakıt, haberleşme ve diğer kritik ihtiyaçlarda da dış kaynaklara bağımlılığının azaltılacağı belirtildi.
PENTAGON: SİVİL ALTYAPIYA BAĞIMLILIK KABUL EDİLEMEZ BİR RİSK
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Fox News'e yaptığı açıklamada ülkenin savunma kapasitesinin belediyelere ve sivil altyapı sistemlerine bağımlı olmaması gerektiğini söyledi.
Parnell, özellikle elektrik kesintilerinin askerî haberleşme, lojistik, üretim tesisleri ve komuta sistemlerinde ciddi aksamalara yol açabileceğini vurguladı.
Pentagon'un yeni yaklaşımında, savaşın yalnızca cephedeki askerî birlikleri değil, ülke içindeki enerji santrallerini, su şebekelerini, fabrikaları ve haberleşme altyapısını da etkileyebileceği ihtimali esas alınıyor.
ABD savunma yetkilileri, geçmişte iki okyanusla çevrili olmanın ülke topraklarına yönelik saldırılara karşı önemli bir koruma sağladığını, ancak modern savaş koşullarında bu anlayışın yeterli olmadığını değerlendiriyor.
ASKERÎ ÜSLER 90 GÜN BOYUNCA KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETECEK
FORTRESS programının öncelikli hedeflerinden biri, büyük askerî üslerin sivil elektrik şebekesinden bağımsız çalışabilmesi.
Bu kapsamda üslerde küçük ölçekli taşınabilir nükleer reaktörler, büyük batarya depolama sistemleri ve bağımsız elektrik şebekeleri kurulması planlanıyor.
Mikroşebeke adı verilen bu sistemler sayesinde askerî tesisler, ülke genelinde elektrik kesintisi yaşansa bile kendi enerji kaynaklarını kullanabilecek.
Program, elektrik üretiminin yanı sıra üslerin içme ve kullanım suyu, yakıt ve iletişim ihtiyaçlarının da en az 90 gün boyunca karşılanabilecek şekilde planlanmasını öngörüyor.
Ancak söz konusu hedef bütün üslerde şimdiden hayata geçirilmiş değil. Pentagon, tesislerin ihtiyaçlarını ve yatırım maliyetlerini belirlemek üzere çalışmalar yürütüyor. Programın tüm unsurlarının uygulanmasının uzun yıllar alabileceği belirtiliyor.
SAVAŞ İÇİN MÜHİMMAT, YAKIT VE TIBBİ MALZEME STOKLANACAK
Hazırlık programı yalnızca askerî üslerin enerji ve su ihtiyacıyla sınırlı değil.
Pentagon, küresel tedarik zincirlerinin kesintiye uğraması ihtimaline karşı mühimmat, yakıt, kritik mineraller, elektronik parçalar, yedek ekipman ve tıbbi malzemelerden oluşan stratejik rezervler oluşturmayı da planlıyor.
Yeni sistem kapsamında savunma sanayisi açısından kritik ürünlerin tek bir üreticiye veya tedarik kanalına bağımlı olmaması hedefleniyor.
Önemli malzeme ve ekipmanlar için en az iki ayrı tedarik ya da üretim seçeneğinin hazır tutulması öngörülüyor.
Böylece bir fabrikanın saldırıya uğraması, siber saldırı nedeniyle üretimi durdurması veya uluslararası nakliye yollarının kapanması halinde askerî operasyonların devam ettirilmesi amaçlanıyor.
SİVİL FABRİKALAR SAVAŞ ÜRETİMİNE GEÇEBİLECEK
FORTRESS programının bir diğer ayağını, ABD'deki sivil sanayi tesislerinin olağanüstü durumlarda savunma üretimine yönlendirilmesi oluşturuyor.
Pentagon, kriz sırasında askerî malzeme üretimine geçebilecek fabrikaları önceden belirlemeyi, gerekli teknik şartları ve sözleşmeleri hazırlamayı hedefliyor.
Bu kapsamda mevcut Sivil Yedek Üretim Ağı'nın (Civil Reserve Manufacturing Network) kullanılması, fabrikaların siber güvenlik ve üretim kapasitesinin önceden değerlendirilmesi planlanıyor.
Üretim tesislerinin uzun süreli tedarik kesintilerine dayanıp dayanamayacağını belirlemek için düzenli tatbikatlar ve stres testleri de yapılacak.
Program ayrıca askerî haberleşme ve uydu sistemlerinin elektronik karıştırma, GPS kesintileri ve siber saldırılara karşı güçlendirilmesini içeriyor.
AVRUPA VATANDAŞLARINA 72 SAATLİK HAZIRLIK ÇAĞRISI YAPMIŞTI
ABD'nin 90 günlük askerî hazırlık hedefi, Avrupa Birliği'nin Mart 2025'te açıkladığı krizlere hazırlık stratejisini de yeniden gündeme getirdi.
Avrupa Komisyonu, 26 Mart 2025'te duyurduğu Hazırlık Birliği Stratejisi kapsamında, vatandaşların olası olağanüstü durumlarda en az 72 saat boyunca dış yardıma ihtiyaç duymadan temel gereksinimlerini karşılayabilecek hazırlığa sahip olmasını tavsiye etmişti.
AB'nin tavsiyesinde evlerde yeterli miktarda içme suyu, dayanıklı gıda, düzenli kullanılan ilaçlar, el feneri, taşınabilir şarj cihazı, radyo ve temel ihtiyaç malzemelerinin bulundurulması öne çıktı.
Komisyon, bu çağrının gerekçeleri arasında doğal afetleri, aşırı hava olaylarını, siber saldırıları, sabotajları, jeopolitik krizleri ve olası silahlı çatışmaları sıraladı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 164240
Rusya’nın başkenti Moskova’daki dört havalimanında, yaklaşan dronlara (İHA) yönelik hava savunma müdahaleleri nedeniyle uçuşlar tamamen durduruldu...
Kısıtlamaların ardından bazı meydanlarda hava trafiği kontrollü olarak yeniden sağlandı.
Rusya’nın başkenti Moskova bölgesinde yer alan dört havalimanında, dün öğleden sonra yaklaşan dronlara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girmesi üzerine tüm operasyonlar durduruldu.
Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya), dün Moskova saatiyle 14.05’te yaptığı açıklamada, uçuş güvenliği gerekçesiyle ;
--Sheremetyevo (SVO),
--Domodedovo (DME),
--Vnukovo (VKO),
--Zhukovsky (ZIA) havalimanlarında uçak kabul ve kalkış işlemlerinin durdurulduğunu duyurdu.
Havalimanlarındaki kısıtlamalar, Dubai’den Moskova Domodedovo Havalimanı’na sefer düzenleyen Emirates’e ait EK133 sefer sayılı 'airbus A380' uçağını da etkiledi.
Çift katlı yolcu uçağı, Moskova’ya yaklaşmak için izin beklerken Rusya’nın Penza bölgesi üzerinde tur atarak havada bekledi.
Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, yaptığı açıklamada, 9 dronun Rus hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini bildirdi.
Sürecin başında Vnukovo ile Domodedovo’da kademeli önlemler alınmış, söz konusu havalimanlarına sadece yetkili birimlerin izniyle uçuş izni verilmişti.
Günün ilerleyen saatlerinde paylaşılan güncel duyuruyla birlikte Vnukovo ve Domodedovo’da yine ‘yetkili mercilerin onayı’ koşuluyla uçuş operasyonları yeniden başlatıldı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 167289
ABD Başkanı Donald Trump, "Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in barışa ulaşmak için birçok fırsatı oldu fakat bunu yapmamayı tercih etti. Zelenskiy'e ne istersen yap ama (Rusya'nın) dizel rafinelerini vurma dedim ama yine de vurdu. Durması onun için daha iyi olur" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimler öncesindeki Cumhuriyetçi partili adayları desteklemek için çıktığı Tennessee seyahati öncesinde Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını cevapladı.
ABD ile Rusya arasındaki dizel anlaşmasının savaşın uzamasına neden olması ihtimaline ilişkin soru üzerine Trump, şunları söyledi:
- "Bu konuya farklı bakıyorum. (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) Zelenskiy’in barışa ulaşmak için birçok fırsatı oldu fakat bunu yapmamayı tercih etti. Zelenskiy, savaşı defalarca sonlandırabilirdi ama bunu yapmamayı seçti.
- Biz, Rusya’ya karşı istediğinizi yapabilirsiniz dedik. Sadece ‘Rafinerileri vurmayın, çünkü bu dünya genelinde soruna neden oluyor’ dedik. Zelenskiy, dünyaya sorun çıkarmak istiyor. Dizel yakıt üzerinden çiftçilerimize, hayvan yetiştiricilerimize sorun çıkarmak istiyor. Çünkü Rusya, dünya genelinde dizel yakıtın büyük bir kısmını tedarik ediyor."
"DURMASI ONUN İÇİN DAHA İYİ OLUR"
ABD Başkanı, "Zelenskiy'e istediğini yap ama dizel yakıtı hedef alma, çünkü bu büyük bir sorun dedik. Peki ne yaptı? Gidip dizel yakıtı hedef aldı. İstediğini yapabilir ama bunu yapamaz. Bu, dizel yakıt rafinerilerinin yetersizliği nedeniyle dünya çapında bir soruna neden oluyor. Zelenskiy’e ne istersen yap ama (Rusya’nın) dizel rafinelerini vurma dedim ama yine de vurdu. Durması onun için daha iyi olur" dedi.
Trump, Ukrayna’nın Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırılarının Amerikalı çiftçileri, hayvan yetiştiricilerini ve dünyanın geri kalanını kötü etkilemesine izin vermeyeceklerini söyledi.
"BENCE UKRAYNA’NIN YENİ BİR DEVLET BAŞKANI SEÇMESİNİN VAKTİ GELDİ"
Bir basın mensubunun "Ukrayna halkının Rusya’dan günlük bazda gerçekleştirilen roket saldırılarının hedefi olduğu" sözleri üzerine Trump, "Sana katılıyorum. Peki önerim ne biliyor musun? Anlaşma yapabilecek bir lider seçmelerini öneriyorum. Çünkü (Zelenskiy) birçok anlaşma yapabilirdi ama nedense hiçbirini yapmadı" dedi.
Trump, "Ben başkan olsaydım bu savaş hiç başlamazdı ve ülkenizin yüzde 30’unu çoktan kaybetmiş olmazdınız. 1 milyondan fazla insan öldü. Her iki tarafın toplamında 2 milyondan fazla insan öldü. Bu asla başlamaması gereken bir savaştı. Bence Ukrayna’nın yeni bir devlet başkanı seçmesinin vakti geldi" şeklinde konuştu.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 190448
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinin ardından Rusya'nın ABD ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik etmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı...
Trump, kararın ardından dizel fiyatlarının hızla düşerek rekor düşük seviyelere ineceğini öne sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesine ilişkin paylaşım yaptı.
Paylaşımda, görüşmenin "son derece başarılı" geçtiğini belirten Trump, "Rusya'nın Amerikan ve küresel pazara derhal 300 bin tonun üzerinde, kasım ayı boyunca ilave 500 bin ton ve hemen ardından da 1 milyon ton dizel yakıt tedarik etmesi konusunda mutabakata varıldı." ifadesini kullandı.
Trump, Rusya'nın buna ek olarak dizel rafinerilerinin durumuna bağlı olarak kısa süre içinde 3 milyon ton dizel yakıtın teslimatını yapacağını kaydetti.
Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrolü" olduğunu savunan Trump, Rus enerjisine yönelik bu duyurunun da etkisiyle ABD'de ve dünyada dizel fiyatlarının hızla düşerek rekor düşük seviyelere ineceğini öne sürdü.
Trump, daha düşük fiyatların özellikle Amerikalı çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar ve nakliyeciler için öncelik taşıdığını vurguladı.
Bunun önemli bir duyuru olduğunun altını çizen Trump, ayrıca İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini kaydetti.
GEÇİCİ LİSANS YAYIMLANACAK...
Öte yandan, ABD Hazine Bakanlığının X hesabından yapılan açıklamada, Rus motorininin küresel piyasaya arzına izin vermek amacıyla geçici bir genel lisansın derhal yayımlanacağı bildirildi.
Açıklamada, "Bugün, Başkan Trump'ın talimatı doğrultusunda, Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Rus motorininin küresel piyasaya arzına izin vermek amacıyla geçici bir genel lisansı derhal yayımlıyor." ifadesine yer verildi.
MOSKOVA'DAN "İŞBİRLİĞİ DEVAM EDECEK" MESAJI...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev de X hesabından Trump'ın açıklamalarını değerlendirdi.
Putin ve Trump'ın başarılı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Dmitriyev, "Rusya ile ABD arasındaki enerji ve ekonomik işbirliği devam edecek ve küresel piyasalara ve dünyaya fayda sağlayacaktır." ifadesini kullandı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 224926
Volkswagen, 2025 model Tiguan SUV araçlarında seyir esnasında motorun aniden kapanmasına yol açabilen ciddi bir yazılım hatası nedeniyle yaklaşık 50 bin aracı kapsayan geri çağırma kararı aldı...
Volkswagen, 2025 model yılına ait toplamda 49.958 adet Tiguan'ı etkileyen geniş kapsamlı bir geri çağırma kararı duyurdu. Söz konusu uygulamanın temelinde bir yazılım kusurunun yer aldığı ifade edildi.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'ne 10 Eylül 2026'da iletilen güvenlik amaçlı bu bildirim, araçların Gövde Kontrol Modülü'nde belirlenen hayati bir yazılım aksaklığından ileri geliyor.
ÜRETİM TARİHLERİ VE TEHLİKENİN BOYUTU
Resmi incelemeler ile 26V587 kayıt numaralı belgeler doğrultusunda ilgili aksaklık, 24 Mart ile 30 Ağustos 2025 tarihleri arasında üretilen Tiguan araçlarını birebir kapsıyor.
Seyir halindeyken gövde kontrol modülünün kendisini aniden sıfırlaması motorun aniden stop etmesine ve sürücünün araç üzerindeki kontrolü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabiliyor.
Güvenlik birimleri, seyir halindeki bir otomobilin motorunun beklenmedik şekilde devre dışı kalmasının kaza ihtimalini ciddi oranda yükselttiğini vurguluyor.
SADECE MOTOR DEĞİL, DİĞER SİSTEMLER DE ETKİLENİYOR
Problemin doğurabileceği riskler yalnızca motorun stop etmesiyle sınırlı değil. İlgili modülde yaşanacak bir sıfırlanma; uyarı lambalarını, dış far sistemlerini ve geri görüş kamerasını da eş zamanlı olarak devre dışı bırakabiliyor.
Yaşanan bu önemli teknik problemin çözümü adına mekanik bir bileşen değişimine gerek duyulmuyor. Volkswagen yetkili servis ağı, kapsama giren otomobillere ücretsiz gövde kontrol modülü yazılım güncellemesi uygulayarak sorunu bütünüyle giderecek.
KAYNAK: Ajanslar








