head
2183026 810x458 75f08
Cumartesi, 07 Aralık 2019

Dünya

Bakan Çavuşoğlu: Eğer buralar teröristlerden temizlenmezse harekatı başlatacağız"...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı bu akşam yaptığı açıklamada "ABD ve Rusya mutabakatların gereğini yapmadı, eğer buralar teröristlerden temizlenmezse harekatı başlatacağız" ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, ayrıca ölü ele geçirilen Bağdadi ile ilgili "Ona en yakın İthavi diye bir adam var onu yakaladık Irak'a verdik. Bağdadi'nin yerini o gösterdi" açıklamasında bulundu...

BAKAN ÇAVUŞOĞLU MELİSTE VEKİLLERE AÇIKLAMALARDA BULUNDU...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2020 bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Çavuşoğlu, dünyadaki çatışmaların yüzde 60'ının Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada meydana geldiğini belirtti, Türkiye'nin bu denli zor bir coğrafyada dış politika yürüttüğünün altını çizdi.

İki ay önce 26 ilde 3 bin 500 vatandaşla yapılan ankette, ankete katılanların yüzde 70'den fazlasının Türk dış politikasını başarılı bulduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Türk dış politikasında herhangi bir eksiklik olmadığını dile getirdi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin geçtiği zorlu süreçlerin ardından Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde reformcu kimliğine geri döndüğünü ve üzerine düşen sorumlulukları yaptığını vurgulayarak, "Her şeyin sorumlusu olarak Türkiye'yi görmek, Türkiye'ye ve bize haksızlıktır." diye konuştu.

"TÜM ATAMALARIMIZI İÇERİDE VE DIŞARIDA OBJEKTİF KRİTERLER ÇERÇEVESİNDE YAPIYORUZ"...


Dışişleri Bakanlığı atamalarına ilişkin yapılan eleştiriler üzerine Çavuşoğlu, "Dışişleri Bakanı olduğum günden bu yana bakanlık içinde ekipçilik vesaire tüm anlayışları bir kenara bırakarak, tüm atamalarımızı içeride ve dışarıda objektif kriterler çerçevesinde yapıyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, dışişleri bakan yardımcıları ve personeller konusunda ilgili kişilerle atamalar konusunda istişarelerin yapıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda toplamda 249 büyükelçimiz var ve sizin tabirinizle dışarıdan 24 büyükelçimiz var. 249'a 24. Öyle bir anlatıyorsunuz ki sanki bakanlığın tamamen içeride ve dışarıda herkes dışarıdan atanmış. Bu da doğru değil. Size göre azdır, çoktur ama ihtiyaca göre karar veriyoruz. İhtiyaca göre karar verdiğimize göre ve yasal bir şey yapıyoruz. Etik olmayan bir şey yapmıyoruz."

Bakan Çavuşoğlu, siyasi partiler ne zaman isterse Türk dış politikasına ilişkin kendilerini bilgilendirebileceklerini dile getirerek, "Bizim sizi bilgilendirmeme ya da bilgilendirmek istememe gibi bir duruma düşmemiz mümkün değil." diye konuştu.

"MUTABAKATIN GEREĞİNİ TAMAMEN YAPMADILAR"...


Çavuşoğlu, Türkiye'nin, ABD ve Rusya arasında sıkışık bir ülke olmadığının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:"Bizim hazırladığımız metinler üzerinden müzakere yapılarak mutabakat sağlandı ya da ortak açıklama yapıldı. Arkadaşlarımız da gerçekten çok iyi bir şekilde çalıştılar. Sonuçta burada biz iki ülkeyle de 5 gün içinde mutabakata vardık. Burada şu anda bu mutabakatın gereğini yaptılar mı tamamen? Hayır yapmadılar, yapılması lazım. Biz mutabakat gereği üzerimize düşeni yaptık ama tacizler olduğu zaman da gereğini yaptık ama buradan bir netice alamazsak tıpkı Amerika ile denedikten sonra harekatı başlattığımız gibi yine gereğini yapacağız. Bunun başka çaresi yok. Yanı başımızdaki terör tehdidini bizim mutlaka temizlememiz lazım."

"BAĞDADİ'NİN YERİNİ BİZİM YAKALADIĞIMIZ TERÖRİST GÖSTERDİ"...


Çavuşoğlu, IŞİD teröristbaşı Ebubekir El Bağdadi'ye ilişkin, "Ona en yakın İthavi diye bir adam var onu yakaladık Irak'a verdik. Bağdadi'nin yerini o gösterdi." dedi.

 

 

 

Çavuşoğlu, "PKK devleti kurmak istiyorlardı" deyip 2 ülkenin ismini verdi...


Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Barış Pınarı Harekatı'na başladıktan sonra büyük kıyamet koptuğunu belirterek, Çünkü burada bir terör devleti kurmak istiyorlardı. Biz büyük oyunu bozduk. Burada PKK/YPG devleti kurmak istiyorlardı. Ve bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyor, çok açık konuşuyorum. Kıyametin kopmasının sebebi budur" dedi...

Alanya'lı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok edip büyük bir oyunu bozduklarını belirterek, "Burada YPG/PKK devleti kurmak istiyorlardı. Bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyordu. Çok açık konuşuyorum. Bugüne kadar hiç birisinden 'Yok hayır, böyle bir çaba içinde olmadık' diyen de olmadı." dedi.

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU 2 images 5ad79

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde 4'üncü Uluslararası Türk-Alman İlişkileri Sempozyumu ile 2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.

Törene Vali Münir Karaloğlu, AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Akademik yılın 'Sahada ve Masada Güçlü Diplomasi' konulu ilk dersini veren Bakan Çavuşoğlu konuşmasında, Türkiye ile Almanya'nın çok büyük bağlarla birbiriyle bağlı olduğunu belirterek, Her zaman zor şartlarda dahi ilişkilerini sürdürmeye çalışan iki önemli Avrupa ülkesidir. İlişkilerde bazen iniş çıkışlar olabilir. Bugün Almanya ve hepimizi etkileyen çok önemli sorunlarla ancak birlikte baş edebileceğimizi biliyoruz. Bugüne kadar AB süreci dahil, göç mutabakatı, terör sorunları gibi en önemli konularda bizim en önemli muhatabımız Almanya olmuştur. Burada özellikle sayın Merkel'in liderliğini belirtmek istiyorum. Almanya ve Avrupa ülkelerinin karşı karşıya kaldığı ırkçılık gibi sorunlarda neler yapılabileceği konusunda ve ilişkilerimizi daha ileriye götürmek için samimiyet ve kararlılık var. Ama yeni fikirlere de ihtiyacımız var" dedi.

"YURTTA SULH CİHANDA SULH' DEMEK SUYA SABUNA DOKUNMAMAK DEĞİL"
Bugün dünyadaki çatışmaların yüzde 60'ının başta Suriye olmak üzere bu coğrafyada olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, "Türk dış politikası bu değişim konusunda nasıl şekillenmeli ve Türkiye dış politikada neler yapıyor? Her şeyden önce cumhuriyet kurulurken Mustafa Kemal Atatürk 'Yurtta sulh cihanda sulh' demiş, bu temel prensibi muhafaza ediyoruz, geliştiriyoruz ve her zaman barıştan yanayız. 'Yurtta sulh cihanda sulh' demek suya sabuna dokunmamak değil. Kıbrıs'ta Türkler katledilirken susmak değildir. Veya terör bize tehdidini artırırken görmezden gelmek değil. Onun için tam da bu ilkeyi, prensibi destekleyecek şekilde öncelikle tüm bu sorunlar karşısında Türkiye öncelikle kendi milli çıkarlarını korumak zorunda. Bunun için de sahada ve masada güçlü Türkiye olmak zorundayız" diye konuştu.

"365 BİNDEN FAZLA İNSAN GÖNÜLLÜ DÖNDÜ"
Uluslararası ilişkilerde her zaman diyalogdan yana olunduğunu belirten Çavuşoğlu, diplomasinin yetersiz kaldığı durumlarda ise bazı adımları atmakta tereddüt edilmemesi gerektiğini belirterek, Suriye'de Barış Pınarı Harekatı ile ilgili detaylı süreci anlattı. Çavuşoğlu, şöyle dedi: Biz Suriye'nin öncelikle istikrarını istiyoruz. Sınır bütünlüğü konusunda herkesten daha fazla hassasız. Çünkü en çok bizi ilgilendiriyor. Şu anda yönetilemeyen bir Suriye'den en çok kim etkileniyor, biz etkileniyoruz. Aynı şekilde yanı başımızdaki Suriye'de terör örgütlerinin bulunmasını istemeyiz. Suriye'de kalıcı çözümün siyasi çözüm olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ateşkesin İdlib'de ya da muhalefetle iktidar arasındaki bu çatışmaların durması konusunda en çok çaba sarfeden ülkeyiz. Ama yanı başımızda bu kadar terör örgütü varken kendimizi güvende hissedebilir miyiz, hayır. İşte o nedenle Suriye'de biz önce Fırat Kalkanı, sonra da Zeytin Dalı harekatlarıyla 4 bin kilometrekarelik alanı terör örgütlerinden temizledik. DAEŞ, YPG ve PKK'dan. Buralara şimdi 365 binden fazla insan gönüllü döndü, onlara da yardım ediyoruz."

"BURADA PKK/YPG DEVLETİ KURMAK İSTİYORLARDI"
Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yol haritasını özetleyen Bakan Çavuşoğlu, öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'ı arayıp, 'Sizinle yaptığımız çalışmalarda biz hiçbir netice alamadık. Siz halen devam ediyorsunuz o yüzden biz kendi operasyonumuzu, harekatımızı başlatıyoruz' dediğini belirterek, şöyle devam etti: Trump dinledi, en sonunda dedi ki, 'Hapishanelerdeki DAEŞ'li teröristler ne olacak?' Cumhurbaşkanımız da, 'DAEŞ'liler herkesten önce bizim düşmanımız, ülkelerin alması için söyleriz, beraber de çalışırız, eğer almazlarsa serbest bırakmayız. Serbest bıraksak ilk önce bizi vururlar. Dolayısıyla yargıya hesap vermeleri konusunda gereğini biz yaparız' dedi. Biz harekatı başlattıktan sonra büyük bir kıyamet koptu. Nasıl kıyamet koptu, maalesef dostumuz Almanya da BM ve AB içinde bu kıyameti koparanların içindeydi Fransa ile beraber. Biz Afrin bölgesinde de YPG ile mücadele ettik. O zaman da eleştiriler vardı. Ve o günkü anlatımlarımız ve bildirimlerimizin 10 katını burada yaptık. Neden kıyamet koptu. Burada da YPG, orada da YPG var dedik. Çünkü burada bir terör devleti kurmak istiyorlardı. Biz büyük oyunu bozduk. Burada PKK/YPG devleti kurmak istiyorlardı. Ve bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyor, çok açık konuşuyorum. Bugüne kadar hiçbirisinden 'Yok hayır, böyle bir çaba içinde olmadık' diyen de olmadı. İlk defa söylemiyorum. Kıyametin kopmasının sebebi budur."

"SAHADA VE MASADA GÜÇLÜ OLURSANIZ BUNLARI YAPABİLİRSİNİZ"
ABD ile yapılan mutabakat ve verilen 120 saat sürede YPG'lilerin büyük bölümünün çekildiğini, arada tek tük olabildiğini, bunların da temizleneceğini belirten Bakan Çavuşoğlu, Tam 5 gün sonra dünyanın ikinci süper gücü Rusya ile de bir anlaşma yaptık. Gittik müzakere ettik. Rusya'yla vardığımız mutabakatın özü şudur. 30 km derinliğe kadar tüm YPG/PKK'lılar çıkarıldı. Yani biz iki mutabakatla istediğimizi aldık. Anlattıklarımın özeti, sahada ve masada güçlü olursanız bunları yapabilirsiniz. Biz her zaman diplomasi, çözümden yanayız ve biz her zaman sözümüzü tutarız ve muhataplarımızdan da verdikleri sözleri tutmasını bekliyoruz" dedi.

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekata yönelik sözlerinden dolayı KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya tepki gösterdi. Erdoğan, "Bunu çok açık ve net söylüyorum; tamamıyla bir hadsizliktir, haddini bilmemektir" dedi...


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- (DAEŞ'li tutukluların kaçtığı iddiası) Bu bir dezenformasyondur. Bunu yapmak suretiyle şu anda Amerika'yı, Batı'yı tahrik etmek istiyor.


- (Ekonomik yaptırım) Bu ifadeleri bu sürecin biraz nükteleri olarak görmek istiyorum.

- Suriye'nin topraklarında bizim gözümüz yok. Suriye'yi bölüp parçalamak isteyenlerin karşısında duruyoruz.

Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığına çağrıldı...

 

Dışişleri Bakanlığı, PKK’ya yönelik operasyonlarda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialara istinaden Irak Büyükelçiliği Mazlahatgüzarını bakanlığa çağırdı. Dışişleri Bakanlığına çağrılan Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarına, Türkiye'nin teröristlere yönelik (sınır ötesi) operasyonlarının kararlılıkla süreceği bildirildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı bugün Bakanlığımıza çağrıldı. Maslahatgüzara, PKK’ya yönelik operasyonlarımızda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialarına istinaden dün yaptıkları açıklamayı kabul edilemez bulduğumuz söylendi. IKBY’nin bölgesinde düzenlenen harekata ilişkin IKBY makamları PKK’yı sorumlu tutan açıklama yapmışken, Irak’ın PKK’ya atıfta dahi bulunmayan açıklamasının, ikili ilişkilerimizde son dönemde üst düzey ziyaretlerle yakalanan olumlu ivmeyle örtüşmediği vurgulandı. Irak’ın egemenliğine değer verdiğimiz, bu nedenle de topraklarında teröristleri barındırmaması gerektiği belirtildi, operasyonlarımızın kararlılıkla süreceği kaydedildi.

Pentogan'dan bir S-400 tepkisi daha: Rusya'ya asker gönderilmesi dönüm noktası oldu..

Ankara-Washington hattında devam eden S-400 krizi 'doğrudan yaptırımlar'la yeni bir süreç girerken, Pentogan'dan Türkiye'ye bir tehdit daha geldi. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Lord, Türk askerlerinin S-400 eğitimi için Rusya'ya gönderilmesinin ABD'de hayal kırıklığı yarattığını belirterek "Türkiye F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılacak" dedi.
Savunma Bakanlığı S-400 kriziyle ilgili basına brifing verdi. ABD Savunma Bakan vekili Shanahan'ın, Bakan Akar'a gönderdiği mektubun da değerlendirildİği brifingde ABD Savunma Bakan Yardımcısı Ellen Lord, Türkiye'nin; askerlerini S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya'ya gönderme kararının ABD'yi hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.

Lord, ABD'nin Türkiye'nin askerleri uzmanlarını S-400 füze savunma sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya’ya gönderme kararının ülkesi için dönüm noktası olduğunu belirterek, gelişmenin hayal kırıklığına neden olduğunu söyledi.

Washington'un Türkiye ile stratejik ortaklığa ve diyaloğa büyük değer verdiğini söyleyen Lord "Ancak ABD, Türkiye'nin S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için personel gönderdiğini öğrenince hayal kırıklığına uğradı. Bu ABD için dönüm noktası oldu. S-400’ler F-35’lerle uyumlu değil. Türkiye’nin S-400 sistemlerini teslim alması durumunda F-35’leri alamayacaklarını her düzeyde net bir şekilde ifade ettik" dedi.

"HENÜZ GERİ DÖNÜLEMEYECEK NOKTAYA GELMEDİ"

 


Bunun yanında atılan adımlardan hiçbirinin şimdiye kadar geri dönülemeyecek hale gelmediğini vurgulayan Lord "Eğer Türkiye S-400’lerin alımından vazgeçme kararı alırsa biz program kapsamındaki olağan faaliyetlerin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz " diye konuştu.

F-35 TEHDİDİ

Pentagon yetkilisi, özellikle de Türkiye’nin önümüzdeki çarşamba yapılması planlanan F-35'lerle ilgili yıllık yuvarlak masa toplantısına katılmayacağını, ayrıca programla ilgili norm güncellemelerinin de Türkiye'nin katılımı olmadan gerçekleştirileceğini ifade etti. Lord, tüm bunların 'Türkiye'nin F-35 program yönetim faaliyetlerine katılımının düzenli bir şekilde sona ermesinin kolaylaştırılması amacıyla' yapıldığına dikkat çekti.

Lord ayrıca Washington ile Ankara arasında anlaşma sağlanamaması durumunda şu anda F-35 eğitiminden geçen tüm Türk pilotların ve eğitmen pilotların 31 Temmuz'a kadar ABD'yi terk etmesi gerekeceğini de sözlerine ekledi.

 


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a gönderilen mektupta da F-35 projesinden Türkiye'nin çıkarılacağı belirtildi.

Metnin tamamı şöyle:

Sayın Bay Bakan,

Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimizin kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloguna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir.

‘S-400 EĞİTİMİNE PERSONEL GÖNDERMENİZ HAYAL KIRIKLIĞI’

Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır. Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

‘F-35 TÜRKİYE’NİN KATILIMI DIŞINDA İLERLEYECEK’

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

‘YAPTIRIMLAR DEVREYE GİRECEK’

F-35’ler dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

‘MİLLİ GELİRDE KAYIPLAR YAŞANACAK’

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.”

Gazeteler

Designed by: Masoud