head

2183026 810x458 75f08
Salı, 03 Kasım 2026

 

 

Dünya

Yatağa mahkûm eden gizli tehlike kapımıza dayandı! Dünyanın en büyük metropolleri büyük risk altında...

Dünyanın uzak köşelerinde, tropikal iklimlerde görmeye alışık olduğumuz hastalıklar artık çok daha yakınımıza geliyor. Bilim insanlarından korkutan uyarı geldi: İklim krizi yüzünden, eklemleri büküp insanı yatağa mahkûm eden tehlikeli virüs, yakında dünyanın en büyük metropollerinde görülebilir.

 

Çin’deki Zhejiang Çin Tıp Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Bilim insanları, iklim değişikliğinin yarattığı sıcaklık artışları nedeniyle Chikungunya virüsünün çok yakında Avrupa ve Kuzey Amerika’daki büyük şehirlere sıçrayabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

'EKLEMLERİ BÜKEN' HASTALIK NEDİR?

İlk kez 1952 yılında tespit edilen Chikungunya, enfekte Aedes cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan tropikal bir hastalık. Virüsün adı, Afrika'daki yerel Kimakonde dilinde ‘kıvrılmak/bükülmek’ anlamına geliyor. Bunun sebebi ise hastalığın yakalanan kişilerde yarattığı şiddetli ve sancılı eklem ağrıları yüzünden insanların iki büklüm olması.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Chikungunya; yüksek ateş, şiddetli ve bazen aylarca sürebilen engelleyici eklem ağrıları, eklem şişmesi, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve deri döküntülerine yol açıyor. Belirtileri Dang Humması ve Zika virüslerine çok benzediği için sık sık yanlış teşhis edilebiliyor. Hastalık nadiren ölümcül olsa da özellikle bebekler ve kronik rahatsızlığı olan yaşlılar için ciddi risk oluşturuyor.

Yatağa mahkûm eden gizli tehlike kapımıza dayandı Dünyanın en büyük metropolleri büyük risk altında

SUÇLU BELLİ: ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ SOĞUĞA MEYDAN OKUYOR

Araştırma ekibinden Dr. Yang Wu, iklim krizinin virüsü taşıyan sivrisineklerin yaşam alanlarını genişlettiğini belirtiyor. Çalışmaya göre, virüsün yayılmasında iki temel sivrisinek türü rol oynuyor: Sarıhumma sivrisineği (Aedes aegypti) ve Asya kaplan sivrisineği (Aedes albopictus).

Dr. Yang Wu: "Çalışmamızda Asya kaplan sivrisineğinin rolü çok büyüktü; virüsün gelecekteki yayılım tahminlerinin %70'inden fazlasını bu tür açıklıyor. Bu sivrisinek türü, sarıhumma sivrisineğine kıyasla soğuk hava koşullarına çok daha dayanıklı. Küresel ısınma, bu sivrisineklerin eskiden kendileri için 'çok soğuk' olan bölgelerde bile koloniler kurmasına izin veriyor."

RİSKLİ BÖLGELER TAMAMEN DEĞİŞİYOR

Şu anda Chikungunya vakaları çoğunlukla Orta ve Güney Amerika, Karayipler, Hint Okyanusu adaları, Güney/Güneydoğu Asya ve Afrika'da görülüyor. Ancak araştırmanın yazarlarından Dr. Ye Xu, yüzyılın sonuna kadar tablonun tamamen değişeceğini vurguluyor.

Dünya genelinde 139 ülke veya bölge (küresel kara parçasının %21,3'ü) risk altında. Bu yıl şu ana kadar yaklaşık 33 bin vaka kaydedildi.

İklim modellerine göre virüs, kuzeydeki ılıman bölgelere doğru hızla ilerleyecek. Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya virüsün yeni sıcak noktaları) haline gelecek.

Yatağa mahkûm eden gizli tehlike kapımıza dayandı Dünyanın en büyük metropolleri büyük risk altında

PEKİ ŞİMDE NE OLACAK?

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) "en çok ihmal edilen tropikal hastalıklar" listesinde yer alan Chikungunya için şu an onaylanmış iki aşı bulunuyor ancak bunlar henüz dünya genelinde yaygın olarak kullanılmıyor.

Hastalığa karşı özel bir antiviral tedavi de yok; tedavi süreçlerinde yalnızca parasetamol gibi ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar kullanılabiliyor.

Uzmanlar, halkın panik yapmaması gerektiğini ancak sağlık sistemlerinin şimdiden alarm durumuna geçmesi gerektiğini savunuyor. Sağlık Bakanlıklarının ve yerel yönetimlerin alması gereken önlemler ise şöyle sıralanıyor:

- Aedes sivrisinek popülasyonlarının sıkı takibe alınması,

- Doktorların Chikungunya belirtilerini hızla tanıyabilmesi için eğitilmesi,

- İlaçlama ve sivrisinek kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi,

- Olası salgınlar için acil eylem planlarının hazırlanması.

Yatağa mahkûm eden gizli tehlike kapımıza dayandı Dünyanın en büyük metropolleri büyük risk altında

İNGİLTERE’DE SEYAHAT KAYNAKLI VAKALAR PATLADI

Araştırma, İngiltere’yi doğrudan bir ‘gelecek sıcak noktası’ olarak göstermese de, ülkedeki veriler tehlikenin yaklaştığını kanıtlıyor. İngiltere'de 2024 yılında, yurt dışı seyahatinden dönen kişilerde 112 onaylanmış Chikungunya vakası görüldü. Bu sayı, 2023 yılına kıyasla 1,5 katlık bir artış anlamına geliyor. Vakaların çoğunun Hindistan, Pakistan ve Brezilya seyahatlerinden döndüğü belirlendi.

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), şu an için ülkede yerleşik bir istilacı sivrisinek türü bulunmadığından yerel bulaşma riski olmadığını açıklasa da, iklim değişikliğinin bu tehlikeli sivrisinek türlerinin ülkeye yerleşmesini her geçen gün kolaylaştırdığı konusunda uyarıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Rusya, Ukrayna'nın St. Petersburg kentine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları gerçekleştirdiğini açıkladı...

St. Petersburg Valisi Aleksandr Beglov, saldırıların kentin farklı bölgelerindeki altyapı tesislerini hedef aldığını belirtirken, bazı sivillerin yaralandığını ve çeşitli noktalarda hasar meydana geldiğini bildirdi.

Saldırının, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun açılış gününde gerçekleşmesi dikkat çekti.

st. petersbuga saldırı 2 06236869 2101282404154775 4397727407767763968 n 2e553

Rus yetkililer, Ukrayna’nın ülkenin kuzeybatısındaki St. Petersburg kentine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini duyurdu.

St. Petersburg Valisi Aleksandr Beglov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıların kentin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirildiğini belirterek, olayla ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaştı.

HEDEFTE ALTYAPI TESİSLERİ VARDI

Beglov’un açıklamasına göre saldırılar, St. Petersburg’a bağlı Kronştad, Kirov ve Krasnoselsk bölgelerindeki altyapı tesislerini hedef aldı.

Vali Beglov, Ukrayna’ya ait olduğu belirtilen insansız hava araçlarının söz konusu bölgelerde hasara yol açtığını ifade etti.

YARALANAN SİVİLLER OLDU

Saldırılar sonucunda bazı sivillerin yaralandığını bildiren Beglov, kentteki altyapı unsurlarında da zarar meydana geldiğini açıkladı.

Yaralıların sayısına ve hasarın boyutuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, ilgili kurumların olay yerlerinde çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

Vali Beglov, insansız hava araçlarının saldırı düzenlediği bölgelerde güvenlik ve acil durum ekiplerinin görev yaptığını belirtti.

Hasarın tespiti ve gerekli müdahalelerin yapılması amacıyla çalışmaların sürdüğünü ifade eden Beglov, gelişmelerin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini aktardı.

EKONOMİ FORUMU’NUN AÇILIŞ GÜNÜNDE GERÇEKLEŞTİ

Saldırının, Rusya’nın en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olarak gösterilen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun açılış gününde meydana gelmesi dikkat çekti.

Her yıl çok sayıda devlet yetkilisi, iş insanı ve uluslararası katılımcıyı ağırlayan forumun sürdüğü sırada yaşanan saldırıya ilişkin Rus makamlarının incelemelerinin devam ettiği bildirildi.

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

KAYNAK: sosyal medya ve ajanslar

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait Panama bayraklı bir ticari gemiyi seyir füzesiyle vurduğunu açıkladı. Saldırıda gemide oluşan hasar ve mürettebatın durumuna ilişkin henüz resmi bilgi paylaşılmazken, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bildirildi...

Hürmüz Boğazı’nda gerilim yeniden yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait Panama bayraklı MSC Sariska V konteyner gemisini seyir füzesiyle vurduğunu açıkladı.

Gemideki hasarın boyutu ve mürettebatın sağlık durumu hakkında henüz açıklama yapılmadı.

Daha önce Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Irak'ın güneyinde bir liman kenti olan Umm Qasr'ın yaklaşık 40 deniz mili güneydoğusunda bir geminin vurulduğunu bildirmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Dünya Meteoroloji Örgütü ve İngiltere Meteoroloji Ofisi’nin raporuna göre küresel sıcaklıkların önümüzdeki 5 yılda rekor seviyelere yaklaşması bekleniyor...

Raporda, bu dönemde en az bir yılın sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece eşiğini aşma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtilirken, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın küresel ortalamadan 3,5 kat hızlı ilerleyebileceği ve aşırı hava olaylarının artabileceği uyarısı yapıldı.

Rapora göre 2026-2030 yılları arasında küresel ortalama yüzey sıcaklıklarının sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının 1,3 ila 1,9 derece üzerine çıkması bekleniyor. Uzmanlar, 2024’te kırılan sıcaklık rekorunun önümüzdeki 5 yıl içinde aşılabileceğini belirtirken, Arktik bölgede ısınmanın çok daha hızlı gerçekleşeceğine ve hava sistemlerinde bozulmaların şiddetli hava olaylarını artırabileceğine dikkat çekiyor.

“1,5 DERECE SINIRI DAHA SIK AŞILABİLİR”...

Reuters'a konuşan İngiltere Meteoroloji Ofisi araştırmacısı Melissa Seabrook, iklimin ısındığına ve küresel ortalama sıcaklığın artmaya devam ettiğine dair çok açık kanıtlar bulunduğunu söyledi.

2015 Paris Anlaşması’nda hükümetler, küresel ortalama sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceyi aşmasını önlemek için çaba gösterme taahhüdünde bulunmuştu.

Bu eşik aşıldığında, şiddetli iklim olaylarının yoğunluğunun artabileceği değerlendiriliyor.

Rapora göre 2026 ile 2030 yılları arasında en az bir yıl, küresel ortalama yüzey sıcaklığının sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine geçmesi çok yüksek olasılık taşıyor.

Raporda ayrıca 2026-2030 dönemindeki bir yılın, kayıtlardaki en sıcak yıl olan 2024’ü geride bırakabileceği tahmin edildi.

2024, küresel sıcaklıkların ilk kez sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıktığı yıl olmuştu.

Seabrook, 1,5 derece eşiğinin geçici olarak aşılmasının Paris Anlaşması’nın başarısız olduğu anlamına gelmediğini belirtti.

Anlaşmadaki hedefin tek bir yıllık aşımı değil, 20 yıllık uzun vadeli ortalamayı esas aldığını vurgulayan Seabrook, ancak dünya bu eşiğe yaklaştıkça sınırın daha sık aşılmasının giderek daha olası hale geldiğini söyledi.

Seabrook, küresel ortalama sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama penceresinin hızla kapandığını ifade etti.

 

images 9 9484a

KUZEY KUTBU’NDA ISINMA HIZLANACAK...

Rapora göre Kuzey Yarımküre’deki Arktik kış sıcaklıklarının önümüzdeki 5 yılda küresel ortalamanın 3,5 katından fazla artması bekleniyor.

Kuzey Kutbu’nda sıcaklıkların 1991-2020 ortalamasının yaklaşık 2,8 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca gelecek 5 yılda mart aylarında Barents Denizi, Bering Denizi ve Ohotsk Denizi’nde deniz buzunun erimesi bekleniyor.

AŞIRI HAVA OLAYLARI VE EL NINO UYARISI

Seabrook, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın hava sistemlerini bozabileceğini ve özellikle dünyanın kuzey bölgelerinde daha şiddetli hava olaylarına yol açabileceğini söyledi.

Raporda, önümüzdeki 5 kış boyunca Kuzey Yarımküre’de daha yağışlı hava koşullarının görülebileceği belirtildi.

Mayıs-eylül döneminde Kuzey Avrupa, Alaska, Sibirya ve Sahel bölgesinde daha yağışlı dönemler beklenirken, aynı dönemde Amazon’da daha kuru hava koşulları öngörülüyor.

Raporda, bu yıl kış aylarında güçlü bir El Nino oluşmasının beklendiği de belirtildi.

Seabrook’a göre El Nino’nun 2027’ye kadar sürmesi halinde Pasifik Okyanusu’ndaki ısınma, küresel sıcaklıkları rekor kırabilecek seviyelere taşıyabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı zirvenin ardından iki ülke ilişkilerinde işbirliği ve ölçülü rekabete dayalı “yeni konumlandırmayı” memnuniyetle karşıladı. Şi, tarafların “yapıcı ve stratejik açıdan istikrarlı” bir ilişki inşa edilmesi konusunda mutabık kaldığını bildirdi...

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği zirvenin ardından Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerde işbirliği ve kontrollü rekabeti öngören “yeni konumlandırmayı” değerlendirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Şi, iki liderin gelecek üç yıl ve sonrasında ilişkilere yön verecek “yapıcı, stratejik açıdan istikrarlı bir ilişki” kurulması konusunda uzlaştığını belirtti.

Şi, söz konusu ilişki modelini, esas olarak işbirliğine dayanan ancak “farklılıkların kontrol edilebilir olduğu normal bir istikrar” ve “barışın beklenebileceği kalıcı bir istikrar” sağlayacak ölçülü rekabeti içeren bir çerçeve olarak tanımladı.

ABD Başkanı Trump’ın Pekin ziyareti, bir ABD başkanının yaklaşık 10 yıl sonra Çin’e yaptığı ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Cuma gününe kadar sürecek ziyaret, Trump’ın İran savaşı nedeniyle ara seçimler öncesinde iç kamuoyundaki destek oranlarının baskılandığı bir döneme denk geldi.

YENİ ÇERÇEVE DİPLOMASİYE ALAN AÇIYOR...

Çin'den ABD ile ilişkilerde yeni dönem mesajı - Resim : 1

Analistler, “yapıcı stratejik istikrar” ifadesinin, Çin’in ABD ile çok boyutlu ilişkileri yönetebileceği diplomatik bir çerçeve oluşturma arayışını yansıttığını değerlendirdi.

Yeni Çin yaklaşımı, 1997’de Clinton döneminde gündeme gelen “yapıcı stratejik ortaklık” formülünü hatırlattı. Bu söylem, Soğuk Savaş sonrası dönemde iki ülke ilişkileri için kullanılan en olumlu tanımlamalardan biri olarak öne çıkmıştı.

Pekin, 2000’li yıllarda ve 2010’ların başında Washington ile ilişkilerini daha çok ortaklık ve işbirliği üzerinden tanımlamıştı. Ancak Çin’in 2010’da Japonya’yı geçerek dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmesi, Şi’nin 2012’de iktidara gelmesi ve 2016’dan itibaren Trump döneminde artan dalgalanmalar, ilişkilerde “yönetilen karşılıklı bağımlılık”, “stratejik rekabet” ve “çatışmadan kaçınma” gibi kavramları öne çıkardı.

“OLUMLU BİR ETKİLEŞİM MODELİ”...

Çin'den ABD ile ilişkilerde yeni dönem mesajı - Resim : 2

Pekin’deki Renmin Üniversitesinden Prof. Wang Wen, yeni çerçevenin geçmişteki “büyük güç rekabeti” gibi olumsuz tanımlamalardan önemli bir uzaklaşmayı ifade ettiğini söyledi.

Wang, “Temel ayrım, işbirliğini ana unsur olarak gören, ölçülü rekabet, yönetilebilir farklılıklar ve barış beklentisi içeren olumlu bir etkileşim modeline yaptığı vurguda yatıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Pekin merkezli danışmanlık şirketi Trivium China’da jeopolitik analisti Joe Mazur da söz konusu dilin yeni olduğunu belirterek, bunun Çin’in ABD-Çin ilişkilerinde hem rekabet hem de işbirliği alanlarında daha kurumsal güvenlik mekanizmaları oluşturma isteğini yansıttığını ifade etti.

Şi, perşembe günü Trump onuruna düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada, Çin ve ABD’nin “rakip değil, ortak olması gerektiğini” söyledi.

TAYVAN UYARISI...

Çin'den ABD ile ilişkilerde yeni dönem mesajı - Resim : 3

Buna karşın İran savaşı ve Çinli firmalara yönelik son ABD yaptırımları gibi başlıkların, ABD-Çin ilişkilerindeki dinamikleri karmaşıklaştırmayı sürdürdüğü belirtiliyor.

Şanghay’daki Fudan Üniversitesinden uluslararası ilişkiler uzmanı Zhao Minghao, bu gerilimlerin yeni çerçevenin dayanıklılığını test edebileceğini ifade etti.

Şi, işbirliği vurgusunun yanında ABD’nin Tayvan meselesini ele alırken “azami ihtiyat” göstermesi gerektiğini belirtti. Çin, demokratik şekilde yönetilen Tayvan üzerinde egemenlik iddiasında bulunurken, Taipei bu iddiayı reddediyor.

Çin lideri, “Kötü yönetilmesi halinde iki ülke karşı karşıya gelebilir, hatta çatışmaya sürüklenebilir ve bu durum Çin-ABD ilişkilerini son derece tehlikeli bir noktaya taşıyabilir.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar