Dünya
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 236379
Dünya son 24 saatte peş peşe meydana gelen depremlerle adeta beşik gibi sallandı...
Venezuela'da 39 saniye arayla yaşanan 7,5 ve 7,2 büyüklüğündeki depremlerde yıkıldı.
ABD'nin California eyaleti ve Japonya'nın kuzeydoğusunda da şiddetli sarsıntılar kaydedildi.
Venezuela önce 7.2, 39 saniye sonra da 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı.
Başkent Karakas'ta büyük hasar meydana gelirken kullanılamaz hale gelen uluslararası havaalanı uçuşlara kapatıldı.
Yollar yarıldı, binalar yıkıldı.
Çok sayıda kişi enkaz altında kaldı.
Devlet Başkanı Rodriguez olağanüstü hal ilan etti.
Aralarında Türkiye ve ABD'nin de olduğu pek çok ülke yardıma koştu.
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi, 10 binden fazla kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini açıkladı.
Bazı kaynaklar 100 bin kaybın yaşanacağını aktardı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 138313
Avrupa’da rekor kıran sıcaklıklarda 300'e yakın kişi hayatını kaybetti...
Sıcak hava dalgasının etkisi altındaki Avrupa ülkelerinde yeni sıcaklık rekorları kırılırken yaklaşık 300 kişi sıcaklığa bağlı olaylarda hayatını kaybetti.
Başta Fransa olmak üzere İspanya, İngiltere ve Belçika’da rekor seviyelere ulaşan sıcaklıklar eğitimden ulaşıma, sağlıktan altyapı hizmetlerine kadar hayatı olumsuz etkilerken çok sayıda kişi de sıcaklığa bağlı olaylarda yaşamını yitirdi.
REKOR SICAKLIKLAR...
Fransa’da 23 Haziran’da 29,9 ile 1947’den bu yana kaydedilen en sıcak gün rekoru kırıldı.
İngiltere'de 24 Haziran en sıcak haziran günü olarak kayıtlara geçti, Belçika'da dün 33 dereceyi aşan rekor sıcaklıklar kaydedildi.
İspanya’da ise bazı şehirlerde sıcaklıklar 43-44 dereceyi bulurken 1950’lerden bu yana en yüksek ortalama sıcaklıklar görüldü.
HASTANEYE YATIŞ VE ÖLÜM ORANLARINDA ARTIŞ...
Avrupa genelinde artan sıcaklıklar sağlık sistemi üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken bazı hükümetler tarafından “kriz durumu” olarak tanımlanan yüksek sıcaklıklara karşı tedbirler alınıyor.
Ancak aşırı sıcaklar hastanelerin acil servislerinde yoğunluk yaratıyor, sıcaklığa bağlı ölümlerde de artış yaşanıyor.
İspanya Sağlık Bakanlığı 21-24 Haziran tarihlerinde 212 kişinin rekor seviyelere ulaşan sıcaklıklar nedeniyle öldüğünü açıkladı. Fransa’da ise 18 Haziran’dan bu yana serinlemek için suya giren 40’ı aşkın kişi hayatını kaybederken yaklaşık 20 kişi de sıcaklıkla bağlantılı nedenlerle yaşamını yitirdi.
İngiltere’de 15, Almanya’da 6 kişi boğuldu.
YÜKSEK SICAKLIKLARA ISI KUBBESİ NEDEN OLUYOR...
Uzmanlara göre, kıtayı etkisi altına alan ısı kubbesi (heat dome) olarak adlandırılan yüksek basınç sistemi, sıcak havayı Avrupa kıtasının üzerine hapsettiği için rekor seviyede sıcaklıkların görülmesine yol açıyor.
Atmosferin üst katmanlarından oluşan büyük ve yüksek basınç alanı oluşturan ısı kubbesi, sıcaklıkların etkili olduğu alanda birikmesine neden oluyor.
Biriken ve hapsolan havanın giderek daha sıcak hale gelmesi de rekor sıcaklıklara kapı aralıyor.
Ayrıca sera gazı etkisi ve iklim değişikliğinin de bu sıcaklıkların arkasındaki temel faktör olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre sera gazı emisyonundan kaynaklanan küresel ısınma dolayısıyla ısı kubbelerinin başlangıç noktaları geçmişe kıyasla daha yüksek derecelerden oluşuyor.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 282033
Trump, kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’ndan petrol yüklü gemilerin hareket etmeye başladığını açıkladı...
Trump, gemilerin “tamamen güvenli” olduğunu söylediği güney hattı üzerinden ilerlediğini belirterek, “Dünya gemileri yola çıkıyor” mesajı verdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Kendi sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, birçok geminin petrol yüklü şekilde Hürmüz Boğazı’ndan çıkmaya başladığını duyurdu.
Trump’ın açıklaması, ABD ile İran arasında varıldığı belirtilen anlaşmanın ardından enerji piyasalarının ve deniz taşımacılığının yakından izlediği Hürmüz geçişleri açısından dikkat çekti.
“PETROL YÜKLÜ GEMİLER HAREKET ETMEYE BAŞLADI”...
Trump, paylaşımında Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin yeniden başladığını öne sürdü.
ABD Başkanı, “Birçoğu petrol yüklü gemiler Hürmüz Boğazı’ndan hareket etmeye başladı” ifadelerini kullandı.
Trump, gemilerin “güney otoyolu” olarak tanımladığı hat üzerinden ilerlediğini belirtti.
“GÜNEY HATTI TAMAMEN GÜVENLİ”...
Trump, Hürmüz Boğazı’ndan çıkan gemilerin kullandığı güney hattının güvenli olduğunu savundu.
Paylaşımında bu rotayı “tamamen güvenli, emniyetli ve tertemiz” olarak nitelendiren Trump, bölgede başka geçiş güzergâhlarının da bulunduğunu ifade etti.
Trump’ın “Southern Highway” ifadesi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş için belirlenen güney koridoruna işaret eden bir tanımlama olarak yorumlandı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticareti açısından en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Bölgedeki gerilimler nedeniyle deniz trafiğinde yaşanan aksama, son dönemde petrol fiyatları üzerinde ciddi baskı oluşturmuştu.
Trump’ın gemilerin yeniden hareket etmeye başladığını duyurması, enerji arzı ve petrol fiyatları açısından piyasaların yakından takip edeceği bir gelişme olarak öne çıktı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 136327
Eski üst düzey CIA yetkilisi David J. Rush, federal hükümete ait olduğu belirtilen 40 milyon dolardan fazla altın külçesini Virginia’daki evinde saklamakla suçlanıyor.
FBI beyanına göre evde yapılan aramada 300’den fazla altın külçesi, yaklaşık 2 milyon dolar nakit ve 35 lüks saat ele geçirildi.
Eski üst düzey CIA yetkilisi David J. Rush, federal hükümete ait olduğu belirtilen 40 milyon dolardan fazla altın külçesini Virginia’daki evinde saklamakla suçlanıyor.
Rush hakkında, 2015’te Deniz Kuvvetleri’nden onurlu şekilde terhis edilmesinin ardından askeri izin tazminatı kapsamında on binlerce doları hileli şekilde talep ettiği iddiasıyla dava açıldı.

FBI ajanının beyanına göre Rush, geçen ay evinde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. Aramada 300’den fazla altın külçesi, yaklaşık 2 milyon dolar nakit ve yaklaşık 35 lüks saat ele geçirildi.
SAHTE “ÖZEL ERİŞİM PROGRAMI” İDDİASI
Rush’ın, serveti gizlemek için sahte bir casus ağı kurguladığı öne sürüldü.
Washington Post’a konuşan soruşturmaya yakın kaynaklara göre Rush, en yüksek güvenlik yetkisine sahip ajanlardan bile korunması gereken çok gizli operasyonları kapsayan bir “özel erişim programı” oluşturdu.
Aynı kaynaklar, Rush’ın iki meslektaşını da bu plana dahil ettiğini, bu kişilerin durumdan haberdar olup olmadığının net olmadığını ve gizlilik yemini ettirildiğini söyledi.
Rush’ın, ajanlardan birini kendi uydurduğu bir kamu sözleşmesini kullanarak milyonlarca doları kendi programı için aktarmak amacıyla devreye soktuğu iddia edildi.
CIA YETKİLİLERİ İZNE ÇIKARILDI
Konuya yakın iki kişi, bazı CIA yetkililerinin soruşturma süresince izne çıkarıldığını, ABD’li bir savunma yüklenicisinde üst düzey bir çalışanın ise işten çıkarıldığını söyledi.
Rush’ın, hükümetin en hassas programları üzerinde çalıştığı belirtilirken, böyle bir programı üstlerinden onay almadan nasıl oluşturabildiği soru işaretlerine yol açtı.
Bir yetkili, Rush’ın bu pozisyona gelmeden önce kan testleri, psikolojik değerlendirmeler ve yalan makinesi testinden geçtiğini, çok sayıda form imzaladığını ve eğitim geçmişine ilişkin kontrollerden geçirildiğini belirtti.
Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Jim Himes, “Bu gerçekten şaşırtıcı. Evinizde altın külçeleri ve tomarla nakit tutmak, pek de üst düzey bir gizli operasyon yöntemi değil. Denetim açısından bakıldığında, bu nasıl oldu?” dedi.
“NÜKLEER SAVAŞ VEYA FELAKET” GEREKÇESİ
Bir kaynak, Rush’ın programı nükleer savaş ya da büyük bir felaket durumunda federal hükümetin işleyişini sürdürebilmesi için bir güvence olarak kurguladığını öne sürdü.
Programın bu tanımının, Washington bağlantılı bir savunma yüklenicisini büyük miktarda altın satın almaya ikna etmek için kullanıldığı belirtildi.
MAHKEMEDEN TUTUKLULUK KARARI
Rush, cuma günü yapılan duruşmanın ardından yargılanana kadar cezaevinde tutulmasına karar verilerek tutuklu kaldı.
Savunma avukatı duruşmada savcıları, yetkiliye yönelik “sansasyonel” ve ilgisiz iddialarla karalama yapmakla suçladı.
ABD Sulh Yargıcı William Fitzpatrick, Rush’ın kaçma imkânı ve motivasyonu bulunduğuna hükmetti. Fitzpatrick, Rush’ın mesleki deneyimine atıfta bulunarak, “Kolluk kuvvetlerinden kaçmak ve tespit edilmekten kurtulmak bakımından çoğu kişiden farklı bir konumda” dedi.
Rush’ın avukatı Jessica Carmichael ise müvekkilinin altın külçelerinin bulunmasıyla ilgili herhangi bir suçla itham edilmediğini belirtti. Carmichael, bu durumu “temelde mesele dışı” ve “sansasyonel bir ayrıntıdan ibaret” olarak nitelendirdi.
Carmichael, Rush’ın altın külçelerini usulüne uygun şekilde elde ettiğini ve bodrum katındaki kasada kilitli tuttuğunu söyledi. Avukat, “Bay Rush hiçbir zaman bunların kendisine ait olduğunu iddia etmedi” dedi.
SAVCILIK: KURALLARI AŞTI
FBI beyanına göre Rush, geçen kasım ile mart ayları arasında “işle ilgili giderler” için önemli miktarda döviz ve on milyonlarca dolarlık altın külçesi talep etti ve aldı.
Adalet Bakanlığı savcısı Gavin Tisdale, Rush’ın altın külçelerini evinde bulundurmaması gerektiğini söyledi.
Tisdale, “Mesele bu; kuralları ve düzenlemeleri aşması” dedi. Savcı, delillerin “her geçen gün güçlendiğini” belirterek, “Bay Rush’ın bu mahkemenin şartlarına uyacağına güvenilemez” ifadelerini kullandı.
EĞİTİM VE ASKERİ GEÇMİŞ İDDİALARI

FBI beyanına göre Rush, 1997’de Deniz Kuvvetleri’ne katıldı ve 2015’te ABD Deniz Kuvvetleri Yedekleri’nden teğmen rütbesiyle onurlu şekilde terhis edildi.
Yetkililer, Rush’ın iş başvurularında eğitim ve askeri geçmişi hakkında yalan beyanda bulunduğunu öne sürüyor. Rush’ın Clemson Üniversitesi’nden lisans, Rensselaer Polytechnic Institute’tan yüksek lisans derecesi aldığı ve eski bir Deniz Kuvvetleri pilotu olduğu yönünde yanlış beyanlarda bulunduğu iddia edildi.
Soruşturmacılar, Rush’ın Deniz Kuvvetleri pilotu olarak görev yapmadığını ve söz konusu okullara gitmediğini belirledi.
Şu anda Rush’ın yabancı bir ülke adına çalıştığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığı belirtildi.
FBI beyanında Rush’ın 2009’da kuruma katıldığı kaydedildi. Cuma günkü duruşmanın büyük bölümü, yüksek güvenlik yetkisi içeren dosya nedeniyle kamuoyuna kapalı yapıldı.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Dünya
- Gösterim: 327525
Yatağa mahkûm eden gizli tehlike kapımıza dayandı! Dünyanın en büyük metropolleri büyük risk altında...
Dünyanın uzak köşelerinde, tropikal iklimlerde görmeye alışık olduğumuz hastalıklar artık çok daha yakınımıza geliyor. Bilim insanlarından korkutan uyarı geldi: İklim krizi yüzünden, eklemleri büküp insanı yatağa mahkûm eden tehlikeli virüs, yakında dünyanın en büyük metropollerinde görülebilir.
Çin’deki Zhejiang Çin Tıp Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Bilim insanları, iklim değişikliğinin yarattığı sıcaklık artışları nedeniyle Chikungunya virüsünün çok yakında Avrupa ve Kuzey Amerika’daki büyük şehirlere sıçrayabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
'EKLEMLERİ BÜKEN' HASTALIK NEDİR?
İlk kez 1952 yılında tespit edilen Chikungunya, enfekte Aedes cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan tropikal bir hastalık. Virüsün adı, Afrika'daki yerel Kimakonde dilinde ‘kıvrılmak/bükülmek’ anlamına geliyor. Bunun sebebi ise hastalığın yakalanan kişilerde yarattığı şiddetli ve sancılı eklem ağrıları yüzünden insanların iki büklüm olması.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Chikungunya; yüksek ateş, şiddetli ve bazen aylarca sürebilen engelleyici eklem ağrıları, eklem şişmesi, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve deri döküntülerine yol açıyor. Belirtileri Dang Humması ve Zika virüslerine çok benzediği için sık sık yanlış teşhis edilebiliyor. Hastalık nadiren ölümcül olsa da özellikle bebekler ve kronik rahatsızlığı olan yaşlılar için ciddi risk oluşturuyor.

SUÇLU BELLİ: ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ SOĞUĞA MEYDAN OKUYOR
Araştırma ekibinden Dr. Yang Wu, iklim krizinin virüsü taşıyan sivrisineklerin yaşam alanlarını genişlettiğini belirtiyor. Çalışmaya göre, virüsün yayılmasında iki temel sivrisinek türü rol oynuyor: Sarıhumma sivrisineği (Aedes aegypti) ve Asya kaplan sivrisineği (Aedes albopictus).
Dr. Yang Wu: "Çalışmamızda Asya kaplan sivrisineğinin rolü çok büyüktü; virüsün gelecekteki yayılım tahminlerinin %70'inden fazlasını bu tür açıklıyor. Bu sivrisinek türü, sarıhumma sivrisineğine kıyasla soğuk hava koşullarına çok daha dayanıklı. Küresel ısınma, bu sivrisineklerin eskiden kendileri için 'çok soğuk' olan bölgelerde bile koloniler kurmasına izin veriyor."
RİSKLİ BÖLGELER TAMAMEN DEĞİŞİYOR
Şu anda Chikungunya vakaları çoğunlukla Orta ve Güney Amerika, Karayipler, Hint Okyanusu adaları, Güney/Güneydoğu Asya ve Afrika'da görülüyor. Ancak araştırmanın yazarlarından Dr. Ye Xu, yüzyılın sonuna kadar tablonun tamamen değişeceğini vurguluyor.
Dünya genelinde 139 ülke veya bölge (küresel kara parçasının %21,3'ü) risk altında. Bu yıl şu ana kadar yaklaşık 33 bin vaka kaydedildi.
İklim modellerine göre virüs, kuzeydeki ılıman bölgelere doğru hızla ilerleyecek. Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya virüsün yeni sıcak noktaları) haline gelecek.

PEKİ ŞİMDE NE OLACAK?
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) "en çok ihmal edilen tropikal hastalıklar" listesinde yer alan Chikungunya için şu an onaylanmış iki aşı bulunuyor ancak bunlar henüz dünya genelinde yaygın olarak kullanılmıyor.
Hastalığa karşı özel bir antiviral tedavi de yok; tedavi süreçlerinde yalnızca parasetamol gibi ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar kullanılabiliyor.
Uzmanlar, halkın panik yapmaması gerektiğini ancak sağlık sistemlerinin şimdiden alarm durumuna geçmesi gerektiğini savunuyor. Sağlık Bakanlıklarının ve yerel yönetimlerin alması gereken önlemler ise şöyle sıralanıyor:
- Aedes sivrisinek popülasyonlarının sıkı takibe alınması,
- Doktorların Chikungunya belirtilerini hızla tanıyabilmesi için eğitilmesi,
- İlaçlama ve sivrisinek kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi,
- Olası salgınlar için acil eylem planlarının hazırlanması.

İNGİLTERE’DE SEYAHAT KAYNAKLI VAKALAR PATLADI
Araştırma, İngiltere’yi doğrudan bir ‘gelecek sıcak noktası’ olarak göstermese de, ülkedeki veriler tehlikenin yaklaştığını kanıtlıyor. İngiltere'de 2024 yılında, yurt dışı seyahatinden dönen kişilerde 112 onaylanmış Chikungunya vakası görüldü. Bu sayı, 2023 yılına kıyasla 1,5 katlık bir artış anlamına geliyor. Vakaların çoğunun Hindistan, Pakistan ve Brezilya seyahatlerinden döndüğü belirlendi.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), şu an için ülkede yerleşik bir istilacı sivrisinek türü bulunmadığından yerel bulaşma riski olmadığını açıklasa da, iklim değişikliğinin bu tehlikeli sivrisinek türlerinin ülkeye yerleşmesini her geçen gün kolaylaştırdığı konusunda uyarıyor.
KAYNAK: Ajanslar








