head

2183026 810x458 75f08
Salı, 21 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg

Siyaset

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Coşkun Karadağ ve yönetimi, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü nedeniyle dün Alanya Huzurevi’ni ziyaret etti...

Alanya Huzur evi sakinlerini ekibi ile ziyaret eden ve kendisini  tanıtan ve yaşlıların elini öpen  CHP Alanya ilçe başkanı Coşkun Karadağ, yaşlılarla sohbet edip sorunlarını dinledi.

Karadağ, “Bu imkanları sizlere bizlere sağlayan devletimizden ve milletimizden Allah razı olsun” dedi. 

Hürriyet Gazetesi’nde uzun yıllar yazarlık yapan ve Alanya Huzurevi’nde kalan Mehmet Fuat Sezer’le de sohbet eden Karadağ, yaşlılara çikolata ikram etti.

CHP Alanya İlçe Başkanlığı 102 mahallede sandık koyarak demokratik yollarla mahalle temsilcilerini belirlemişti.

CHP Alanya İlçe Kadın Kolları bu önemli siyasi adım için kolları sıvadı.

Kadın kolları Alanya’nın en büyük mahallelerinden biri olan Güllerpınarı Mahallesi için İlçe Başkanlığı’na sandık kurdu.

CHP İlçe Başkanı Çoşkun Karadağ ve Kadın Kolları Başkanı İlknur Akpınar üyelere seçim sürecinde temsilciliklerin siyasi açıdan önemini ve hedefini paylaştıktan sonra tüm mahalle üyelerinin katıldığı bir oylama gerçekleşti.

Seçim sonucunun açıklanmasının ardından CHP Alanya Güllerpınarı Mahalle Temsilcisi olarak, CHP Yönetim Kurulu Üyesi Halime Ceylan’ın seçildiği bildirildi.

Antalya Milletvekili  Feridun Bahşi 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda değişiklik yapılarak A grubu polis memurları ile B grubu polis memurları arasındaki adaletsizliğin düzeltilmesi için kanun teklifi verdi...

BAHŞİ;Kanun maddeleri ile güçlendirdiği dilekçesinde şunları söyledi...

GENEL GEREKÇE

3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nda 2015 yılında değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler ile amir ihtiyacı iki ayrı kaynaktan temin edilmesi yoluna gidilmiştir. Birinci yol sivil kaynaktan lisans mezunlarından, ikinci yol ise polis memurları arasından lisans mezunlarından alım yapılması için yasal düzenlemeler getirilmiştir.

Görüldüğü üzere 2015 yılı içerisinde yapılan değişiklikler ile kişilerin hangi kaynaktan geldiği veya alındığı değil eğitim düzeyi ve seviyesi olarak lisans mezunu olma şartı esas alınmıştır. Her iki kaynaktan alınan personel A grubu polis amiri olarak teşkilata kazandırılmış ve aralarında liyakat harici hiçbir ayırım ve kriter gözetilmemiştir. Bu hali ile terfi ve atamalar polis amirleri arasında eşit ve adil olarak tesis edilmiştir.

Anılan bu değişikliklerle, halen görevde olup lisans mezunu olan yaklaşık 800 civarında ki polis amirlerini geçici 26. Md. ile kapsam dışı bırakarak, B grubu polis amiri olarak kalmalarına neden olmuştur. Yeni kanunun lehe olan süre şartı B grubu amirlere uygulanmazken, yeni kanunla terfi etmek için getirilen ilave dört şart B grubu amirlere de uygulanmıştır. Aynı eğitim düzeyine haiz ve ETK’da aynı görev tanımı ile aynı görevi yerine getiren polis amirleri arasında terfi süreleri farklı belirlenerek B grubu polis amiri ve ailelerinin mağduriyetine sebebiyet verilmektedir.

A grubu polis amirleri, Komiser Yardımcısı ve Komiser rütbelerin de 4 er yıl beklemeleri gerekirken, B grubu polis amirlerinin bu rütbelerde bekleme süresi 6 şar yıldır. Ayrıca Başkomiserlik rütbesinden Emniyet Amirliği rütbesine A grubu terfi eden amirlerin katsayı mağduriyetine benzer şekilde yüzde 10 unu geçmeyecek şekilde B grubu amirin terfi edecek şekilde sınırlama getirilmiştir. Yapılan bu adaletsizlik teşkilat içerisinde moral ve motivasyonu olumsuz yönde etkilemektedir. Temeli hiyerarşiye dayalı emniyet teşkilatımız için iş ve işlemlerin yürütülmesinde aksaklıklara sebebiyet vermektedir.

KIDEM ve LİYAKATİN hiyerarşik yapıda son derece önemli olduğu ve bu hali ile hiyerarşik yapının zedelendiği somut olarak ortadadır. Örneğin B grubu polis amiri emrinde görev yapan A grubu polis amiri salt mevcut yasal düzenleme nedeniyle B gurubu polis amirlerinden daha önce rütbe alarak, kısa süre içerisinde amirlerini geçmektedir.

Hatta B Grubu Polis Amirinin emrinde görev yapan Polis Memuru komiser yardımcılığı sınavını kazandıktan sonra mevcut bu düzenlemedeki bekleme sürelerinden dolayı, ileriki aşamalarda amirini geçmektedir ve amirinin amiri konumuna gelmektedir. Bu durum hiyerarşik yapıya uygun düşmemektedir.

Yapılan bu düzenlemelerin FETÖ/PDY Terör Örgütü ile etkin mücadele kapsamında yapıldığı düşünülmektedir. Düzenlemenin yapıldığı tarihte hain terör örgütüne üye olanların sayısı fazla olduğundan o zamanlar geçici olarak böyle bir düzenleme yapılması doğru olarak kabul edilebilirdi. Ancak hain darbe girişiminden sonra hain terör örgütüne üyelikten gerek A grubu gerek B grubu birçok amir memurluktan ihraç edildi.

Polis Teşkilatının içerisinde bulunan A ve B grubu tüm polis amirleri gerekli soruşturmalardan geçtiği herkesçe bilinmektedir. A ve B grubu eski ve yeni alınan personel içerisinde hala hain örgüt üyesi kalmış olabileceği ihtimaline karşıda terfilerde gerekli her türlü tedbirler alınmaktadır. Bu tedbirler kişilerin hangi gruptan amir olduklarına bakılmaksızın yürütülmektedir.

Amirin A ya da B grubu amir olup olmadığına bakılmaksızın terör örgütüne üyeliği tespit edilenler ihraç edilmektedir. Dolayısıyla az sayıda kalmış B grubu amirin A grubu amir yapılması hain örgütüyle mücadele de herhangi bir olumsuzluğa sebebiyet vermeyecektir.

Emniyet Teşkilatında bu değişikliklerden sonra alınan A grubu komiser yardımcılarından FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisagı olması nedeniyle meslekten ihraç olan çok sayıda A grubu komiser yardımcıları bulunmaktadır.

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı Terör Örgütünün Devletimize karşı yapmış olduğu hain kalkışma neticesinde teşkilat içerisinde hain örgüte üyeliği yada iltisagı tespit edilen çok sayıda polis amiri memurluktan ihraç edilmiş ve haklarında adli ve idari soruşturmalar açılmıştır. Buna bağlı olarak özellikle Teşkilat bünyesinde görevli Komiser, Başkomiser ve Emniyet Amiri kadrolarında personel açığı oluşmuştur. Hatta bu kadro açığını kapatmak üzere Başpolis Memuru ve Kıdemli Başpolis Memurlarından lisans mezunları A grubu polis amiri olarak 15 günlük uzaktan eğitim ile terfi etmelerine imkan tanınmıştır.

Yapılan bu düzenleme ile daha önce emri altında görev yapmış olduğu B grubu polis amirlerini rütbelerinde bekleme sürelerinden dolayı ileri de rütbe olarak geçmiş olacaklardır. Bu personellerin teşkilata amir olarak kazandırılması son derece faydalı olacağı gibi, B grubu polis amirlerinin de A grubu polis amiri statüsüne alınması polis teşkilatı adına yüksek derecede faydalı olacaktır.

B grubu polis amirleri hakkında yapılacak yasal düzenleme ile Teşkilatın ihtiyacı olan ve son derece büyük önem arz eden anılan rütbelerde ki açığın kapanacağı somut olarak ortadır.

Bu kanun teklifiyle Kadro açığının kapatılması ve rütbeli personel arasında ast-üst ilişkilerinin sağlam zemin üzerine oturtulması amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1: (B) grubu polis amirlerinden lisans ya da en az dört yıl süreli yüksek öğretim programlarından mezun olanlarından algılama, kavrama, hemen pratiğe dönüştürme, risk alma, inisiyatif kullanma ve temsil kabiliyeti ile mesleki bilgisi daha ileri düzeyde olanları seçmek ve eksik olan alanlarda gerekli eğitimleri vermek suretiyle, teşkilatımızda daha üst rütbe ve ünvanlarda istihdam edilerek verimliliğin artırılması, özellikle Başkomiserden 3. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadar olan rütbelerdeki personel eksikliğinin giderilmesiyle birlikte; Polis Akademisi, lisans veya dört yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olan rütbeli personelin mevcut rütbe terfi sisteminde yapılacak kanuni düzenlemeyle ve intibak yoluna gidilerek hukuki durumları yönünden farklılıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 2:Yürürlülük maddesidir.

MADDE 3: Yürütme maddesidir.

3201 SAYILI EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMAINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1: 3201 sayılı emniyet teşkilatı kanunu geçici 26.maddesinin 4 üncü ve 5 inci Fıkraları aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

GEÇİCİ 26. Madde:

4. Fıkra;

(B) grubu polis amirlerinden en az dört yıllık yükseköğretim kurumunu bitirenlerin (A) grubuna geçmeleri aşağıdaki şartlara bağlıdır:

a) Komiser Yardımcılığı rütbesinde en az dört yıl bekleme süresi kadar çalışmış olmak.

b) Komiserler için en az iki yıl süre ile bu rütbede çalışmış olmak,

c) Başkomiserler için en az bir yıl süre ile bu rütbede çalışmış olmak,

d) Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak olan yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olmak, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenen yöneticilik eğitimini başarı ile tamamlamak,

e) Merkez Değerlendirme Kurulu Kararı ile bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye terfi etmiş olmak,

5 nci Fıkrası

“Ancak, (B) grubundan (A) grubuna geçiş yapan polis amirlerinden komiser yardımcılığı, komiser ve başkomiser rütbelerinde (A) grubu polis amirleri için öngörülen bekleme sürelerinden fazla geçen süreler, lisans veya en az dört yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olduğu tarih ve mezuniyet tarihindeki bulunduğu rütbe ile komiser yardımcılığı rütbesine terfi tarihi esas alınarak intibakları yapılmak suretiyle rütbe terfi ve kıdem tarihleri belirlenir.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti ile yaptıkları ittifakın bozulması yönünde hareket eden istihbarat elemanları dahi olduğunu söyleyerek, "Meral Akşener durumun farkında" dedi. 40+1 tartışmalarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Muhalefetin konumu bir kişiye koltuk bulmak değildir." diye konuştu...


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti içinden yükselen ve CHP'ye uyarı niteliğinde olan "HDP ile arasına mesafe koysun" talebiyle ilgili Habertürk'ten Muharrem Sarıkaya'ya konuştu.

Kılıçdaroğlu Hürriyet'ten de Abdulkadir Selvi'ye 40+1 teklifiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, "Muhalefetin işi vatandaşların sorunlarını çözmektir, bir kişiye koltuk bulmak değildir" dedi.

Kılıçdaroğlu yapılan açıklamaları şu sözlerle değerlendirdi:

Millet İttifakı'nı oluşturan siyasi partilerin ittifakını bozmaya yönelik bir Saray hareketi bu. Çünkü Saray ittifakın bir şekilde bozulmasını istiyor. Araya pek çok kişiyi koyuyorlar. Kişi derken, derin devletin, daha doğrusu; ne denir bilmiyorum ki, istihbarat elemanları dahil olmak üzere pek çok kişi devreye konulup, ‘Millet İttifakı'nı nasıl bozarız’ arayışı içindeler. Ben bu ittifakın bozulacağını sanmıyorum.

 "İYİ PARTİ SÖZCÜSÜ YANLIŞ BİR ŞEY SÖYLEMİYOR"

"Bu sözleriniz Ağıralioğlu’na sanki farklı bir kimlik yükleme olmuyor mu?" sorusuna CHP liderinin yanıtı şöyle oldu:

Ben Sayın Ağıralioğlu’nu konuşmuyorum. Kaldı ki Ağıralioğlu’nun söyledikleri de yanlış şeyler değil onu da söyleyeyim. Dedi ki ‘İYİ Parti CHP ayrı parti’. Doğru biz ayrı ayrı partileriz. Biz yüzde yüz örtüşmüyoruz ki. Bazı sorular soruluyor, alınan yanıtlara bakılınca hiçbirisi yanlış değil ki. Yanlış bir şey söylemiyor İYİ Parti’nin sözcüsü. Terör örgütünün kınanması, mesafe konulması, terör örgütüne karşı çıkılması gerekir. Bütün siyasi partilerin terör örgütüne karşı durması gerekir. Bu siyasi partilerin vazgeçilmez tavırlarından davranışlarından birisidir. Yoksa demokrasiyi yok etmiş olacağız. Bu konuda bütün siyasi partilerin duyarlı olması lazım.

"SARAY ÖZEL ÇALIŞMA YAPIYOR"

 "Saray Millet İttifakı'nı dağıtmak için özel bir çalışma yapıyor" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

Bu çalışmaya da ittifakın tarafları, ittifakı oluşturan siyasi partileri nasıl karşı karşıya getiririz, nasıl ayrıştırırız böleriz bunun hesabı üzerine politikalar yapıyorlar. Belli kişiler devreye sokuluyor, belli kişiler bu konuda televizyonlarda vesaire şurada burada bu ayrışmayı bir şekli ile sağlayabilecek sorularla Saray’a hizmet ediyorlar. Biz bunu görüyoruz bunun farkındayız. Meral hanım (Akşener) de bunun farkında.

40+1 YANITI: KOLTUK BULMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL

Kılıçdaroğlu, Hürriyet'ten Abdulkadir Selvi'ye de AK Parti kulislerinden gelen 40+1 tekfiyle ilgili konuştu.

İşte Selvi'nin ropörtajından ilgili bölüm:

Eski bakanlardan Faruk Çelik’in Cumhurbaşkanlığı seçiminde barajın yüzde 50 artı 1’den yüzde 40’a çekilmesi teklifi siyaseti dalgalandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis’in açılışında bu yöndeki sorulara iki kez cevap vermesi yüzde 40’ın gündem oluşturmasını sağladı.

O nedenle Kılıçdaroğlu’na “Bu yönde bir teklif getirecek misiniz?” diye sordum. Tepki gösterdi, “Muhalefetin önceliği vatandaşın içinde bulunduğu perişan durumdan vatandaşı kurtarmak, çözümler üretmek ve bu çözümleri uygulamak, değiştirmek. Muhalefetin konumu bir kişiye koltuk bulmak değildir. Böyle bir arayış demokrasilerde de olmaz, dikta yönetimlerinde olur. Bunun tartışılmasını da abes görüyorum” dedi.

CHP’nin tavrı bu. Kılıçdaroğlu o kapıyı açmadı bile. Ama İYİ Parti’yi bilmem.

İYİ Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın, elektriğe yapılan yüzde 14.9’luk zammı ve İyi Parti Antalya İl Başkanlığı'nda yaşanan görev değişim sürecini anlattı...

İYİ Parti Alanya İlçe başkanı Yücel Apaydın,haftalık olağan ilçe toplantısında,AKP Hükümetini  ve özellikle Maliye  bakanı Berat Albayrak'ı eleştirdi.

APAYDIN, "Gün geçmiyor ki bir zamla daha karşılaşmayalım. Damat Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni ekonomik programa göre yıl sonunda büyük bir ekonomik büyüme yaşayacakmışız. Bir ülkenin ekonomik büyümesi ancak yapılan zamlarına bakılarak anlaşılabilir. Açlık, yoksulluk sınırı, enflasyonun vatandaşa etkisi ve dış borçlar gibi birçok konunun hiçbir önemi yok. Ne kadar zam yaparsanız o kadar ekonominiz büyür. Elektriğe yapılan yüzde 14.9 zamla vatandaş ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Asgari ücretlinin vergi kesintilerinden dolayı maaşını eksik alacağı bu aylarda hep yeni bir zam sağanağı geliyor. İktidar nasıl bir hayal dünyasında yaşıyor kestiremiyoruz ama gerçek şu ki, halkımız zorda ve darda” dedi.


‘İKTİDAR HALKIN ARASINA İNMİYOR’
İktidarın ‘Paraya ihtiyaç var’ diyerek fabrikaları özelleştirmeyi çok iyi bildiğini söyleyen Apaydın, “Kendilerine yakın firmalara para desteği sağlamanın profesörü oldular. Aracında seyir halindeyken yan araçta gördüğü manzaradan rahatsız olan, uygulama başlatanların biraz daha halkın içine inmelerini bekliyoruz. Pazarlarda, marketlerde, okullarda, kısacası tüm kamusal alanlarda vatandaşlarımızın yanına inmeye çağırıyoruz. Zaten halka uzaktasınız, İktidarın halkla arasında uçurum var. Vatandaş geleceğini düşünemiyor, bugününü kurtarmaya bakıyor. Çocuğuna okul pantolonu alamadığı için canına kıyan İsmail babayı, karanlıkta kendilerine ait olmayan bu ayıbı kapatacağını umarak pazarlarda sebze meyve tezgahından çürük sebze toplayan teyzeleri ne çabuk unuttunuz. Artık karanlıklar yönetenlerin ayıbını kapatmıyor. İyi Parti olarak bu karanlıkları güneş gibi aydınlatarak gün yüzüne çıkarmaya talibiz. Halkımızın her zaman sesi olduk ve olmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımıza sesleniyoruz. Gelin, bu ayıba sizlerle güçlü bir şekilde dur diyelim. Ülkemizin daha aydınlık yarınlara ulaşması için İyi Parti ailesine katılın. Türkiye'nin geleceğinde sizler de olun, gelin geleceğimizi güzelleştirelim" diye konuştu.


‘KONGRELERİMİZ ŞUBAT’TA YAPILACAK’
Yeni yasama yılının hayırlı olmasını temenni eden Yücel Apaydın, "Antalya'da ilçe başkanları toplantısı yapıldı. İl başkanımız 19 ilçe başkanımızla 4,5 saat süren uzun bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda, her ilçeden talep edildiği takdirde ilçe başkanının önerdiği isimlerden ana yönetime üye alacak. İlçelerle irtibatı o yöneticiler üzerinden kuracak. Kongrelerimiz 2020’nin Şubat ayı içerisinde yapılacak” dedi.