Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 335474
AKP’den istifa ederek yeni parti hazırlıklarına başlayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul Bahçelievler’de kiraladığı ofis katındaki tadilat ve mimari tasarım çalışmaları, AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından izinsiz olduğu gerekçesiyle mühürlendi.
Ahmet Davutoğlu’nun kasım ayında tabelasını asmaya hazırlandığı yeni partisi için İstanbul Bahçelievler’de kiraladığı ofis katındaki tadilat ve mimari tasarım çalışmaları, AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından izinsiz olduğu gerekçesiyle mühürlendi. Davutoğlu ekibinin bu binadan vazgeçtiği İstanbul’da yeni ofis arayışına girdiği öğrenildi.
CHP’li İBB Meclis Üyesi Nadir Ataman “Burası mühürlendiyse Bahçelievler’de mühürlenmeyen bina kalmaz. Kamu gücünü kullanarak bir partinin merkezi için kiralanmış bir ofisi mühürlemek demokrasiyi engellemektir” diye tepki gösterdi.
Davutoğlu, İstanbul’daki çalışmalar için Bahçelievler’de E-5 üzerindeki Kadir Has AVM’nin bulunduğu binada bir ofis katı kiralamak üzere masaya oturdu. Yeni kurulacak partinin İstanbul il başkanlığı olması planlanan ofisin bulunduğu bina daha önce Kadir Has Üniversitesi tarafından kullanılıyordu.
Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberi şöyle: 1700 metrekarelik alana sahip olan ofis, partinin önemli merkezlerinden biri olacaktı. Partinin adının belirlenmesinin ardından Kasım ayında tabela asılması planlanan binada geçtiğimiz günlerde ilginç bir olay yaşandı. Binada mal sahibi tarafından başlatılan 4 katta süren tadilat ve mimari tasarım çalışmaları izinsiz olduğu gerekçesi ile 15 Ekim tarihinde AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından durduruldu.

Tadilat yapılan 4 kattan birinde de Davutoğlu’nun yeni partisinin İstanbul’daki ofisi bulunuyordu. AVM ve iş merkezi olarak faaliyette olan binanın imar barışından da yararlandığı yasal olarak hiçbir engelinin bulunmadığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre yeni partinin İstanbul İl Başkanlığı olarak kullanılmak üzere belirlenen alternatifler arasında en güçlü aday olan binadan, yaşanan bu gelişme üzerine vazgeçildi. Mal sahibine zarar vermemek için kira anlaşmasının iptal edildiği ve yeni ofis arayışına başlandığı öğrenildi.
“DEMOKRASİYE ENGEL”
CHP’li İBB Meclis Üyesi Nadir Ataman, yıllardır var olan binaya bugüne kadar hiçbir müdahale yapılmazken, bir katının Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı parti için kiralanmasının ardından AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından mühürlenmesine tepki gösterdi. Ataman, “Bu bina mühürlendiyse Bahçelievler’de mühürlenmeyen bina kalmaz” dedi. Mühürlemenin tamamen kasıtlı bir işlem olduğuna dikkat çeken Ataman “Acaba kimler Bahçelievler Belediye Başkanı’na baskı kurdu? Kamu gücünü kullanarak bir partinin merkezi için kiralanmış bin binayı mühürlemek demokrasiyi engellemektir” diye tepki gösterdi.
“ENGEL OLANLAR YOL ARKADAŞLARI…”
Ataman şöyle devam etti: “Bu yöntemi daha önce CHP ve İYİ Parti’ye karşı da kullandılar. Salonları vermediler, önceden kiraladığımız yerlerin anlaşmalarını iptal ettiler. Sonra da çıkıp demokrasi havarisi kesildiler. Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu İstanbul’da partisi için kiralık yer bulamıyor. Adımını attığı yerde, engellemeyle karşılaşıyor. Engel olanlar da yol arkadaşları. Kaldı ki Sütlüce’deki AKP İstanbul İl Başkanlığı binası, ‘İstanbul’a ihanet eden adamın’ arsasına, Karaağaç Bektaşi Dergâhı’nın mezarlığının üzerine yapılmıştı. Bazı mezarlar gizlice taşınmıştı. Demokrasi adına çok kötü bir örnek. Kızdığında maliyeci gönder, olmadı belediye zabıtalarını gönder… Bu mu gelinen nokta?”
“Biz yolumuza hiç moralimizi bozmadan devam edeceğiz”
Tarafsız Haber Ajansı’na konuşan Davutoğlu’na yakın isimler şu yorumları yaptı:
“Biz bu çalışmaları yapacağız, herhangi bir problem yok. Alternatiflerden biriydi, önemli bir alternatifti, anlaşmıştık diyelim. Oradaki belediye başkanı muhtemelen aldığı bir emri uyguladı. Gayri yasal bir şey, gayri ahlaki bir şey. Biz yolumuza hiç moralimizi bozmadan devam edeceğiz ama yakışmıyor. Alternatiflerimizden biriydi, en güçlü olanlardan bir tanesiydi, diğer başka alternatifi deneyeceğiz.
Bu yaptıkları ayıp. Biz bina buluruz. Mühürlemeleri ayıp bir şey o bina orada en azından 20 seneden beri faal halde. Ne zaman ki biz tutmaya kalkınca imara aykırılık gündeme geliyor.”
“İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI OLARAK KULLANILACAKTI”
Davutoğlu’yla birlikte hareket eden AK Parti’nin eski İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ise “Bizim İstanbul’da yapacağımız faaliyetleri aksatacak bir durum değil. Çok daha güçlü bir motivasyonla yolumuza devam ediyoruz. Biz yolumuza devam ediyoruz” dedi.
Edinilen bilgiye göre mühürlenen bina yeni partinin İstanbul İl Başkanlığı olarak kullanılacaktı.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 447803
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın 'mal varlığının araştırılması' maddesini içeren ABD yaptırımları karşısındaki suskunluğunu eleştirirken, "Aslan kesilmesini beklerdim, arada yapıyor ya... 'Ey Trump, sen benim mal varlığımı mı araştıracaksın? Araştırmazsan namertsin. Verilmeyecek tek kuruş hesabım yoktur' diyecekti." şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Sözlerine ,işçilere yönelik olarak kullandığı "Nerede bir dert nerede bir sorun varsa ben ya da arkadaşlarım yanınızda olacak. Biz siyaseti halka hizmet için yapıyoruz. Birileri siyaseti köşeyi dönmek için yapıyor. Herkese hakkını teslim etmek gerekiyor" ifadesiyle başlayan Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"PARA YİYENLERİN HAKKINI MI SAVUNACAĞIZ?"
Şehitler hepimizin onurudur, şehitlere saygı duymak hepimizin görevidir, inancımız da, siyasi duruşumuz da bunu emreder. 15 Temmuz şehitleri için toplanan 309 milyon lira nereye gitti? 15 Temmuz'u bayram kabul ederler, güzel bayram derler, 15 Temmuz için para topladın? Nerede bu para? Cevap yok. Bu soruyu sorma... Niye sormayayım? Hangi gerekçeyle sormayacağım? Şehidin hakkını hukukunu savunmayacağım da, gazilerin hakkını hukukunu savunmayacağım da para yiyenlerin hakkını mı savunacağım? Nerede bu para?
Vicdan sahibi olan herkes adaleti yüreğinin bir köşesinde tutar. Adalet üzerine insanoğlu düşüncelerini ifade eder. Herkesin bir görevi, herkesin bir hakkı hukuku vardır. Geçen hafta parlamento da adalet reformunun birinci bölümü Meclis'te kabul edildi. Devletin dini adalettir. Adalet üzerine insanoğlu düşüncelerini ifade eder. Canlı olan her şeyin hakkı ve hukuku vardır. Onu koruyacak olan da bizler, insanlardır. Düzenleme geldi diye adalet geldi diye bir şey yok. Adaleti mumla arıyoruz. Adalet bu ülkeye gelene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
"BİR BABANIN TERS KELEPÇEYLE GÖTÜRÜLMESİ HANGİ VİCDANDA VARDIR?"
Hala sözde 'adalet geldi'. Hala şafak baskınları yapılıyor. Sabahın köründe insanların evi basılır mı ya? Telefon edersin gelir. Şafak baskını yapıyor, tutukluyorsunuz. Gözaltına alıyorsunuz. Bunun adı işkencedir. Açarsınız telefonu, 'Şu saatte gel kardeşim, ifadeni alacağız.' Geliyorsa gelir. Neden ailenin gözü önünde, bir babanın ters kelepçeyle götürülmesi hangi vicdanda vardır? O çocukların bunu görmesi doğru mudur acaba? Biz buna isyan ediyoruz arkadaşlar.
Bakın örnek veriyorum, Demokrasi İçin Birlik bir toplantı yapmak istiyor. 'Yasak' diyorlar. Hrant Dink Vakfı Kayseri'de yasaklıyorlar, 'Tamam Şişli'de yapalım' diyorlar. 'Yok, yapamazsınız.' Hangi adalet, hangi reformdan bahsediyorsunuz. Hakimin vicdanı olmadan o ülkeye adalet gelmez. Hakim emri saraydan alıyorsa o ülkeye adalet gelmez. Önemli olan hukukun üstünlüğüdür, insan haklarıdır.
"TARAFSIZSAN TARAFSIZ KALACAKSIN"
1 yılda 26 milyon 115 kişiye Cumhurbaşkanı'na hakaretten soruşturma başlatılmış, 4 milyon kişiye de dava açılmıştır. AK Parti Genel Başkanı'nı eleştirmeyecek mi bir insan? Eleştirirsen eleştiremezsin... Niye? Cumhurbaşkanı. 'Tarafsız davranacağım' diye yemin etti. Tarafsızsan tarafsız kalacaksın. Bizi de eleştiriyorlar. Sonuçta vatandaş düşüncesini bir şekilde açıklamak zorunda.
KHK ile 125 bin 687 kişi devletten ihraç edildi. İhraçların ardından FETÖ borsası kuruldu. Kayınpederi olanlar dışarıda, garibanlar içeride. Siyasi akrabaya göre adalet dağıtıyorlar.
Saray sosyetesinin başındaki zat diyor ki; her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok. Doğrudur, ama saray için doğrudur. Lale Devri yaşıyorlar. Onlar için iş ihaledir. Onun için gideceksin iş arayacaksın, KPSS sınavına gireceksin... Devlette mi çalışmak istiyorsunuz? Özel bir yerden alırlar, başlatırlar, bir bakarsınız bir haftada devletin en önemli görevlerine gelmişsiniz. Bu saray için geçerlidir, peki garibanlar ne yapacak? Her üniversite bitiren iş bulacak diye bir şey yok diyorsun. Senin çocukların için geçerli, partililerin için geçerli ama bu fakir fukara için geçerli değil.
"BU MİLLET ARTIK ETİ GRAMLA ALIYOR"
Bunların kanundan da haberi yok, Anayasa'dan haberi yok. Çalışma hakkı ve görevi... Bakın devlet, çalışanların hayat seiyesini yükseltmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önleyecek ortam yaratmak ve gerekli tedbirleri almak... Bu tedbirler alınıyor mu? Saraydaki kimse işsizlik çekmiyor. Hepsinin keyfi yerinde. İşsizliğin ne olduğunu biliyorlar mı? Saray sosyetesi, bir kişinin işsiz olması halinde mutfaktaki yangından haberi var mı? Bu millet artık eti gramla alıyor, acaba saray sosyetesi bunu biliyor mu?
Üretmez borçla geçinirseniz Trump'ın tweetlerine maruz kalırsınız. 82 milyonu tefeciye teslim ettiler. Bu kadar milyar dolar tefecilere faiz verilmez. O milyar dolarlarla fabrika kurulsaydı ne olurdu? On binlerce kişi iş sahibi olurdu. Hiçbir devlet başkanı da kalkıp Türkiye'yi ekonomisi üzerinden vurmayacaktı, eleştirmeyecekti. Yuları kaptırdılar. Tefecilere yuları kaptırdılar. Yuları kaptırırsan atların nereye gideceğini sen değil yuları tutan gösterir.
"MİLLET SİGARA İÇMESE SENİN BÜTÇE AÇIĞIN DAHA DA ARTACAK"
Tüm bunlar dururken bunların uğraştığı bir şey. 'Arabada sigara içmeyeceksin.' Sana ne kardeşim, araba benim. Senin başka derdin yok mu? Milletin mutfağında yangın var. Şimdi tutturdular sigara haramdır. Millet sigara içmese senin bütçe açığın daha da artacak.
Süleyman Şah türbesini kendi topraklarımızdan kaçırmak zorunda kaldık. Ar damarı olan utanır. Kendi vatanından Süleyman Şah türbesini kaçırıyorsun, bunu da büyük bir başarı olarak satıyorsun. Ya kendi toprağından kaçan adam ne zaman kahraman olmuş? 40 milyar dolar Suriyelilere para harcadılar. Yetmemiş beyefendi hala diyor ki 'Gerekirse daha da harcarız.' E buyur harca, o ödemiyor ki, saray da ödemiyor. Kim ödüyor? 82 milyon vatandaş. Vatandaşın cebiyle kahramanlık edebiyatı yapıyor. E harca bakalım, harca. Zaten saray kara delik, ha bire para yutuyor. Devletin itibarını da sıfırladılar. Kimsenin dikkate aldığı yok.
"ERDOĞAN'IN ASLAN KESİLMESİNİ BEKLERDİM"
ABD sopa gösterdi 'mal varlığını araştıracağız' diye. Erdoğan'ın aslan kesilmesini beklerdim, arada yapıyor ya... 'Ey Trump, sen benim mal varlığımı mı araştıracaksın? Araştırmazsan namertsin. Verilmeyecek tek kuruş hesabım yoktur' diyecekti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bizi bu kadar aşağılayan bir mektup gelmedi. Johnson'un mektubunu hatırlıyorsunuz değill mi? 'Yeni bir dünya kurulur, o dünyada Türkiye yerini alır' diyordu. İşte İnönü budur. Allah aşkına bu mektubu nasıl hazmettiniz? Nasıl kozlar var ABD'nin elinde ki bunu yalayıp yuttular. Mal varlığıyla ilgili mi, başka bir şey mi? 'Sorunlarını çözmek için çok uğraştım' diyor Trump. Özel sorunlar mı, ailevi sorunlar mı, finansal sorunlar mı? Hangi sorunları çözmek için uğraşır Trump. Bütün partiler tepki gösterdi, AK Parti'den tık yok. Ve 18'inde açıklama yapıyor Erdoğan, 'Elbette bunu unutmadık. Bizim karşılıklı olan sevgi saygımız da bunları sürekli olarak gündemde tutmaya müsaade etmiyor.' Adamda mide olur ya, nasıl kaldırdınız?
HABER: Mertcan YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 79011
Antalya--Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Yörük Türkmen Gençliği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin istişare toplantısında Yörük kültürüne ait çalışkanlık, istişare, çevrecilik, diplomasi gibi değer ve kavramların bugüne ve geleceğe uyarlanması gerektiğini dile getirdi, “Kaba bir nostalji düzeyinde kalırsak bir işe yaramaz, memlekete faydası da olmaz” dedi...
Başkan Uysal, Antalya Yörük Türkmen Gençliği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin birincisini gerçekleştirdiği genişletilmiş istişare toplantısına katıldı. Muratpaşa Belediyesi’nin Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezlerinde düzenlenen toplantıda derneğin yeni dönem çalışmaları ve bahar aylarında yapılması planlanan gençlik kurultayına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantının açılışında konuşan Başkan Uysal, içinde bulunan ve bir yerleşke kimliğine sahip merkezin iki bölümden oluştuğunu söyledi. Aynı zamanda Avrupa’nın en büyük dernekler yerleşkesi olan sivil toplum bölümüyle derneklerin ve kuruluşların bir arada bulunarak bir ortak akıl platformunu hayata geçirmeyi hedeflediklerini kaydeden Başkan Uysal, “Burada memleketimiz, ülkemiz, şehrimiz yararına fikir üretilmesi ve ortak gelecek düşüncesinin sürekli yaşamasını amaçladık” dedi.
![]()
FARKLILIKLAR GÜCE DÖNÜŞÜYOR
“Burası, dünyada medeniyetini yükseltmiş ülkelerin yaptığı bütün farklılıkları güce dönüştürme çabasının binası” diyen Başkan Uysal, inovasyon bölümünün ise yüksek teknolojiye kafa yoran, bunu bir ürüne dönüştürme çabası içinde olan insanların, girişimcilerin buluştuğu yer olduğunu aktardı. Burada, ayrıca, çocuk ve gençlere yönelik robotik, kodlama ve dron eğitimleri de verileceğini belirten Başkan Uysal, bu yıl ilki gerçekleştirilen Muratpaşa Teknoloji ve Dron Festivali’nin robotik ve kodlama yarışmasında birinci olan takımın Antalya Yörük Türkmen Gençliği adına yarıştığını da hatırlattı.
‘ETNİK KÖKENE DAYANMAZ’
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüz yıl öncesinden çok isabetli bir şekilde yaptığı millet tanımını bugüne miras bıraktığını belirterek konuşmasına devam eden Başkan Uysal, şunları söyledi:
“Bizim millet tanımımız etnik kökene dayanmaz. Etnik kökenden ziyade o kültüre mensup olma, tasada ve kıvançta beraber olma, çocuklarını beraber büyütme iradesi, aynı geminin güvertesinde olduğunu anlama, anlatma, hissetme ve ülkenin refahı için, mutluluğu için, gelişmesi için birlikte çalışmaya dayanır. Biz Yörükler olarak bunun çok farkındayız. Ülkenin temel, kadim yaşam şeklinin temsil eden kültür damarı olarak çok farkındayız. Kucağımız geniş açıyoruz, ufkumu uzun tutuyoruz.”
![]()
‘BİZİ GELECEĞE TAŞIYOR’
Bu bakış açısı içinde geleneksel öğelerden hiç vazgeçilmediğinin de altını çizen Başkan Uysal, “Zaten geleneksel öğelerimiz bizi geleceğe taşıyor” dedi. Yörük kültürüne içkin olan çalışkanlık, pratik çözümcü olmak, cinsiyetler arası dengeyi gözetme, istişare, çevrecilik, diplomasi gibi özelliklerin bugüne ve geleceğe uyarlanması gerektiğini dile getiren Başkan Uysal, “Kaba bir nostalji düzeyinde kalırsak bir işe yaramaz, memlekete faydası da olmaz. Yörüklükten elde ettiğimiz bu değerler, bugüne uyarlandığında ve doğru yorumlandığında çok bizi çok yükseltebilecek değerler” diye konuştu.
HABER: Halime Yağmur AKDAĞ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 492666
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'na yönelik "istihbarat parçalamaya çalışıyor" açıklamasından sonra yeni bir iddia daha ortaya attı. Kılıçdaroğlu, "Devletin bazı unsurlarının Millet İttifakı'nı bozmak üzere belli bir kişi tarafından yetkilendirildiğini ve görevlendirildiğini de biliyoruz" dedi.
Bir televizyon programına katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın Millet İttifakı'ndan rahatsızlık duyduğunu ve devlet istihbaratının, ittifakı bozmak için çalıştığını iddia ederek şöyle konuştu:
"Her devletin kendi istihbarat örgütleri vardır ve bu istihbarat örgütleri devletin, ülkenin menfaatleri için çaba harcarlar. Bunun için yemin etmişlerdir. Bunun için çaba harcarlar. Burada da devletin çıkarlarını değil de, bir siyasal partinin çıkarlarına dönük bir çaba olursa, işte orada farklı bir şey çıkar ortaya. İstihbarat bizi dinleyebilir ben ülkenin aleyhine bir şey yaparsam... Rahmetli Ecevit'in de telefonları dinlendi, benim, eşimin, çocuklarımın telefonları hala dinleniyor... Bunlar normal değil. Ben dinlendiğimi gayet iyi biliyorum efendim. Dinleniyorum. Bilgiye dayalı söylüyorum. Bunları bilmez olur muyum? Telefonlarımız dinleniyor. Şimdi o dediğim 'sadakat' devreye giriyor. Ülkenin çıkarlarına göre değil bir partinin çıkarlarına yönelik bir hareket tarzı çıkıyor ortaya. Bir partinin çıkarlarına göre. Yani ben iktidarım, iktidardan gitmemek için neleri yapabilirim, bu arayış içindeler."
HABER: Ayten YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 43188
Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Suzan Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Kamile Yılmaz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a, ‘dostluk ağacı’ Ginkgo Biloba’nın Antalya’da kadına yönelik şiddete karşı bir simge olan Al Yazma Anıtı’nın hemen yanına dikilmesinde işbirliği dolayısıyla teşekkür ziyaretinde bulundu.
Muratpaşa Belediyesi 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla Antalya’nın kardeş şehri Almanya Nurnberg’ten Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’yle dostluk ağacı Ginkgo Bilabo’yu, Bayındır Park içinde bulunan Al Yazma Anıtı’nın da bulunduğu Bayındır Park’a dikerken dernek üyeleri Başkan Uysal’a teşekkür ziyaretinde bulundu.
Ziyarette Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Yılmaz yer aldı. Nürnberg’in çok güzel bir ortaçağ kenti olduğunu anlatan Menzel, “Ancak eski Nazi geçmişini unutup yeni ileri bir yöne doğru kendini geliştiren bir şehir. İnsan hakları ve barış alanında yaptığı güzel çalışmalarla geleceğini yönlendiren ve büyük bir çaba harcayan bir kent” diye konuştu.
Menzel, bu çerçevede İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan atom bombasının düştüğü alanda uzun yıllar hiçbir yaşam belirtisi olmazken sürgün veren Ginkgo Bilobaları 2017 yılından itibaren Nürnberg’in çeşitli yerlerine diktiklerini söyledi. Menzel, dikilen her ağacın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni oluşturan 30 maddeden birine adandığını söyledi.
Başkan Uysal, işbirlikleri ve ziyaretleri dolayısıyla Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’ne teşekkür etti. Başkan Uysal, Ginko Bilabo’nın sembolize ettiği değerlerin yanı sıra insanlığa “Kendini dünyanın sahibi zannetme. Kadınlara, erkeklere, çocuklara, kendine ve doğaya doğru davran. İyi davran çünkü aslında varla yok arasında çok kısa bir ömrü kat ediyorsun” diye seslendiğini inandığını dile getirdi.
HABER: Ayten YILMAZ






