Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 40058
Başkan Böcek şehit ve gazi yakınlarını iftarda ağırladı...
Antalya’yı buluşturan iftar...
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, şehit ve gazi aileleri, engelliler ile
Büyükşehir Belediyesi personeli ve Antalyalılar için iftar yemeği düzenledi. Yaklaşık 9
bin kişinin katıldığı iftarda birlik beraberlik mesajları verildi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, birlik, beraberlik, sevgi ve
hoşgörü ayı olan Ramazan’ın ruhuna uygun olarak şehit ve gazi aileleri, engelli
vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesi personeli ve Antalyalılar için 9 bin kişilik iftar
yemeği verdi. AKM ile Cam Piramit arasındaki Kral Yolu’nda gerçekleşen iftar
programına Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Konyaaltı Belediye Başkanı
Semih Esen, Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Tuncay Polat, Cumhuriyet Halk
Partisi İl Başkanı Ahmet Kumbul, şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları, engelli bireyler,
Büyükşehir Belediyesi, ASAT personeli ile Antalyalılar katıldı.
BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜZEL AYINDAYIZ
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, iftarda şehit, gazi yakınları ve misafirleri
ile tek tek ilgilendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların okunmasının ardından iftar açıldı.
Sema gösterisi ile devam eden iftar programında ilahiler seslendirildi. Başkan Muhittin
Böcek iftar sonrası yaptığı konuşmada, tüm şehit aileleri ve gazilere Antalyalılar adına
minnet ve şükran duygularını iletti. Böcek, “Ramazan ayı birlik, beraberlik,
dayanışmanın, yardımlaşmanın yaşandığı en hayırlı aydır. Allah’ım bu vesileyle
oruçlarımızı kabul etsin. Bugün çok değerli şehit ve gazi yakınları, gece gündüz demeden
çalışan çalışma arkadaşlarım, uzaktan yakından iftarımıza gelen kıymetli dostlarımızla
beraberiz. Ramazan Bayramınızı şimdiden kutluyorum. Ramazan Bayramının ülkemize
size sağlık, mutluluk, huzur ve barış dolu güzel günler getirmesini diliyorum” diye
konuştu.
BÜYÜKŞEHİR PERSONELİNE BAYRAM MÜJDESİ
Başkan Muhittin Böcek, Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına da bayram müjdesi verdi.
Başkan Böcek, “Buradan Gazipaşa’dan Kaş’a kadar Antalya’mızın güzelleşmesi için
çalışan bütün çalışma arkadaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Ramazan ayı
arifesinde bütün çalışma arkadaşlarım maaşlarını almış olacak ve ikramiyeleri de yatmış
olacak” dedi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 26178
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilecek Kaleiçi Oldtown Festivali’nin 10-13 Ekim tarihlerinde düzenleneceğini açıkladı. Geçmiş yıllarda Küba, İtalya ve Rusya’nın onur konuğu ülke olarak katıldığı festivale bu yıl Almanya davet edilecek.

Almanya Federal Cumhuriyeti Antalya Konsolosu Wolfgang Wessel ,Ukrayna Antalya Başkonsolosu Viacheslav Khomenko ve KKTC Antalya Başkonsolosu Mustafa Kemal Beyazbayram, Başkan Uysal’ı makamında ayrı ayrı ziyaret etti. Ziyaretlerde Başkan Uysal, Konsolos Wessel ve başkonsoloslar Khomenko ve Beyazbayram’ın yeni dönem için başarı dileklerini kabul etti.

Başkan Uysal da ziyaretler dolayısıyla duyduğu memnuniyeti dile getirirken Almanya Federal Cumhuriyeti Antalya Konsolosu Wessel’i kabulünde bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilecek Kaleiçi Old Town Festivali’nin 10-13 Ekim tarihlerinde düzenleneceğini söyledi.
Kaleiçi’nin sadece Muratpaşa ve Antalya için değil dünya için çok önemli bir miras olduğu belirten Başkan Uysal, Muratpaşa olarak Kaleiçi Old Town Festivali’yle dünyada Kaleiçi gibi eski kent merkezine sahip kentlerle entegre olmaya çalıştıklarını söyledi. Başkan Uysal, bu entegrasyonu aynı zamanda barışa, sevgiye ve saygıya doğru bir yürüyüş olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Ekim ayında gerçekleştirilecek festival için yine heyecanı yüksek, coşkunun tüm Antalya’yı saracak bir hazırlık içinde olduklarını belirten Başkan Uysal, festival geleneği olarak her yıl bir ülkeyi de onur konuğu olarak ağırladıklarını söyledi. Başkan Uysal, sırasıyla, Küba, İtalya ve Rusya’nın onur konuğu ülke olarak katıldığını festivale bu yıl Almanya’yı onur konuğu ülke olarak davet edeceklerini söyledi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 43847
İMAMOĞLU: "İstanbul'da görev yaparken insanın
vücudunun her yerinin titremesi lazım..."

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Peygamberimiz tarafından Veysel Karani hazretlerine vasiyetle emanet edilen Hırka-i Şerif'i, aynı adı taşıyan Fatih'teki camide ziyaret etti. İmamoğlu'na ziyarette, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir de eşlik etti. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İstanbul, maneviyatı yüksek bir şehir. Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' dedi. İmamoğlu, kendisine hediye edilen ''destimali'' (Hırka-i Şerif'i öperken kullanılan mendil) öpüp, alnına koyarak teslim aldı. İmamoğlu, ziyaretin ardından camide şükür namazını kıldı.

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir ile Fatih'teki Hırka-i Şerif Camii'nde bir araya geldi. Buluşmada, Barış Samir'in eşi Melis Samir de yer aldı. Anne Samir, İmamoğlu'unu, ''Çok mutlu olduk sizi görmekle'' sözleriyle karşıladı. İmamoğlu'nun anne Samir'e yanıtı, ''Onur duydum. Çok teşekkür ederim'' oldu. Daha sonra İmamoğlu ve Samir Ailesi, Hırka-i Şerif'in bulunduğu bölüme geçti. Burada Barış Samir, İmamoğlu'na Veysel Karani'nin Peygamberimizi ziyareti etmesi ama buluşamaması üzerine kendisine Hz. Muhammed'in vasiyeti ile emanet olarak gönderilen Hırka-i Şerif ile ilgili bilgiler verdi. İmamoğlu ve Barış Samir ile Veysel Karani hazretleri ile ilgili bilgilerini ve görüşlerini paylaştı.
''MÜCADELEMİZ O YÖNDE''
Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından İmamoğlu ve Samir Ailesi, başka bir odada baş başa sohbet etti. Konu yine, Veysel Karani oldu. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İnşallah güzel bir İstanbul rüyası gerçek olur. Mücadelemiz o yönde'' oldu. Bunun üzerine anne Samir, ''Hayal değil, gerçek olacak'' karşılığını verdi. İmamoğlu da, İstanbul'un maneviyatı yüksek bir şehir olduğunu vurgulayarak, ''Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' diye konuştu.

''İNŞALLAH GÜZEL RÜYALARI GERÇEK EDERİZ''
Gelin Samir, ''Bugün fethin yıldönümü'' hatırlatmasını yapınca, İmamoğlu, ''Evet, ziyaretimiz tam da ona denk düşüyor. Anlamlı bir günde, onun da sorumluluğunu taşımak. Ben fethi hep başka türlü yorumlarım. Burasının çok felsefi bir boyutu var. Hem müjdelenen bir şehir inancımız olması bakımından hem de burayı fetheden insan, gönül fethetmeyi daha önemseyen bir boyutla geliyor. Bu önemli bir şey. Zaten onun için kalıcı olunmuş. Yoksa olunmazdı, olunmadı da. İnşallah o güzel rüyaları gerçek ederiz. Veysel Karani hazretlerinin peygamberimize olan sevgisi gibi, görmeden sevmek, bağlanmak gibi bir duyguyu, bu şehirde herkese yaşatmak, bu şehrin geçmişine, maneviyatına bağlı olmak… Bu çok önemli'' yorumunda bulundu.
''DESTİMALİ EVİMİN EN GÜZEL KÖŞESİNDE SAKLAYACAĞIM''
Sohbetin sonunda Barış Samir, İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu'na, nasıl kullanıldığını açıklayan bilgi notu ile birlikte ''destimal'' hediye etti. Torun Samir, destimalin özelliğini şu sözlerle açıkladı: ''Ziyaret sırasında hırka, direkt olarak öpülmez. Bunu bir mendilin üstünden gerçekleştiriyoruz.'' İmamoğlu, hediye edilen destimali, öpüp alnına koyarak teslim aldı ve ''Çok kutsal bir hediye benim için. Evin en güzel yerinde saklamak isterim. Huzur versin…'' dedi. İmamoğlu, aileyle anı fotoğrafı çektirdikten sonra, ziyaret adabına uygun olarak Hırka-i Şerif Camii'nde 2 rekat şükür namazı kıldı.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 34477
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi...
CHP Alanya ilçe teşkilatı haftalık toplantısında vatandaşlara çağrıda bulunarak,İstanbul da OY kullanacak vatandaşlarımız partimize müracat etsinler ;Biz onları ücretsiz İstanbul'a götürüp getireceğiz çağrısında bulundu.

CHP ALANYA İLÇE BAŞKANI COŞKUN KARADAĞ İLE GÜNDEMİ YORUMLADIK...
CHP İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, önceki gün sabaha karşı yaşanan elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden eski Gençlik Kolları Başkanı Taner Karlı'yı anarak konuşmasına başladı. Karadağ, “Eski Gençlik Kolları Başkanı Taner Karlı’yı elim bir trafik kazasında kaybettik. Tüm partililerimin başı sağ olsun, Allah rahmet eylesin diyorum. Bütün partimizi yasa boğan üzücü bir haber oldu” dedi.
‘DANIŞMA KURULU BAŞARILI GEÇTİ’
Karadağ, açıklamasına şöyle devam etti: “Geçen hafta yaptığımız en iyi etkinliklerden birisi Danışma Kurulu Toplantısı. İlçe başkanlarımız, il başkanımız, il gençlik kolları ve kadın kolları başkanlarımız ile bu toplantıyı gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Teşkilatı olarak bundan sonra ne gibi çalışmalar yapmamız gerektiği hakkında arkadaşlarımızla fikir alışverişinde bulunduk. Bu toplantı bizim için bir ışık olacak ve çalışma planımızın omurgasını oluşturacak. Tekrar bütün katılımcılara teşekkür ediyorum” diye konuştu.
‘İSTANBUL YOLCUSU KALMASIN’
23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili arzu eden vatandaşları İstanbul’a götürebileceklerini belirten Coşkun Karadağ, “Antalya’dan müracaat eden ve İstanbul’da oy kullanacak olan partililerimizi İstanbul’a götürüp getirme görevini üstlendik. Şu ana kadar takriben 70’in üzerinde bir başvuru var. Bu sorumluluğu üzerimize alarak seçmenlerimizin oy kullanmak için gidiş dönüş masraflarını karşılayacağız. Başvurular CHP İlçe Teşkilatı’na yapılabilir” dedi.
‘ALANYA’DA TEK YETKİLİ BENİM’
Son zamanlarda basında yer bulan Büyükşehir’in Alanya’daki örgütlenmesi konusu hakkında da bir açıklama yapan Karadağ, “Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Muhittin Böcek’le yaptığım tüm görüşmelerde de belirttiği gibi kanun gereği bir koordinatör atanması söz konusu değil. Dolayısıyla, bu da ileride yapılacak olan bir örgütlenmenin işaretlerini verdi. Burada açıkça şu denmekte; bir örgütlenme sağlanana kadar bu koordinasyonun ilçe başkanlığı ile sağlanması, yani Büyükşehir’in buradaki çalışmalarını, özellikle muhtar ve mahalle çalışmalarını koordine etme görevi ilçe başkanına verilmiştir. Bu koordinasyon görevini şu ana kadar başarılı bir şekilde devam ettiriyoruz. Bundan sonra da devam ettireceğiz. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ileride önümüze nasıl bir örgütlenme modeli koyarsa biz de bu doğrultuda siyasi çalışmalarımızı ve başkanımıza desteğimizi devam ettireceğiz” diye konuştu.
‘CHP’DEN VATANDAŞA BELGE ÇAĞRISI’
Dün aldıkları bir kararla CHP’nin arşivini oluşturacaklarını ifade eden İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, “Basın aracılığıyla da iletmiş olalım, ellerinde Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili haber kupürü, fotoğraf, yazı gibi değerler bulunan partililerimiz bu belgeleri ilçe binamıza gelerek bizlere teslim ederlerse el birliğiyle çok güzel bir arşiv oluştururuz. Bu arşivi, bizden sonra görevi devralacak olan değerli yöneticilerimize bırakmak istiyoruz” diye konuştu. Önümüzdeki günlerde başlayacak Ramazan Bayramı ile ilgili hazırlıkları yaptıklarını dile getiren Karadağ, “Tüm partililerimize yazılı olarak bir bayram tebrik mesajı gönderdik, göndermeye de devam ediyoruz. Bayramın ilk günü ilçe binamızda, saatini ilerleyen günlerde ileteceğimiz bir vakitte bayramlaşacağız” dedi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 35967
İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu Çarşamba pazarında vatandaşlar ve esnafla buluştu. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından soluğu Zeytinburnu Çarşamba Mahallesi'ndeki semt pazarında aldı.

Vatandaşların alkışlarıyla karşılanan İmamoğlu, yoğun ilgi altında pazarda zorlukla ilerleyebildi. Vatandaşlar ve pazarcı esnafı, İmamoğlu ile ''selfie'' ve canlı yayın yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, bu Pazar ziyaretinde de ilginç anlar yaşadı. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Uyu, dersine çalış. Üniversite sınavını kazan olur mu? Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, gazetecilerin sorularını Pazar çıkışında yanıtladı.

İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Dün genç bir esnafla yaşadığını diyalogun ardından İçişleri Bakanı Süleynan Soylu'dan bir açıklama geldi. ''Ekrem Bey son günlerde çok gergin. Az önce bir genci tokatladı'' şeklinde açıklaması oldu…

- Neyse. Bazı insanların görme bozukluğu olabilir. Kendisine bir hekim tavsiye ediyorum. Bizim öyle bir sıkıntımız yok. Toplumla herkesle diyalog kurma çabam var benim. Bazen insanların kalbini buz kaplar. Biz insanların kalbindeki buzu eritmeye geldik. Onları aldatan bir medyanın olduğunu biliyorum. Yanlış bilgiyi servis eden basın kuruluşlarının olduğunu biliyorum. Kesip, biçip sadece bir bölümüyle insanların iftiraya maruz kalma çabası içinde olan bilgi verme konusunda kirli bilgi aktaran kurumlar olduğunu biliyorum. Kirlenmemelerini istiyorum. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Çabam bu yönde. O genç kardeşime de onu yapmaya çalıştım ama o dinlemek istemedi. Tam da bu işte. Kapalı bir toplum oluşması. Tek yönlü bilgi edinmesi. Çünkü kirli bilgi. Bu işi bu şekilde yapan kurumları Allah'a havale ediyorum. Otursun baksınlar, ne dedi ne demedi. Bu sözler neye sebep olabilir. Bunu böyle le yalan, yanlış şekliyle aktarırsak insanlara nasıl zarar verebiliriz. Biz, insanlar birbirini sevsin istiyoruz. Her insan birbirini sever mi? Sever ya, ne olacak? Bizim kurduğumuz ilişki, vatandaş-idareci ilişkisi. Bir anne-baba ilişkisi değil. Sevsin, saysın zor mu? Ama doğru bilgilerle donatılsın. Benim yaptığım bu ilişkiyi sağlamaktı. Başarılı olmak isterdim. Keşke o kardeşim açık olsa, başarılı olmak isterdim. Umarım sağ duyulu bir şekilde kalbindeki buzları eritir. Benim çabam hep bu yönde olacak. Kimse beni bu yoldan alıkoyamaz. Ben hayatımda hiç kavga etmedim, dayak da yemedim. Birileri o işleri bilebilir ama ben yumruk falan bilmem.

Peki efendim, gerginlik açıklaması ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Gergin misiniz?
- Gergin miyim? Gergin olduğunu insan bilemez. Gergin miyim?
Vatandaşın yüzüne yaptığınız temasın hissiyatı neydi?
Karşımda masum bir insan var. Ben, öyle görüyorum. Herhangi bir provokasyon için orada bulunmuyorsa, ben öyle görüyorum. Masum bir insan var. Kirletilmiş. Zihni köreltilmiş. Üzülüyorum yani. İster kardeş kabul etsin, ister vatandaş. Kardeşim gibi üzülüyorum. Neden kirli bilgi edinsin. Düşünsenize, ben ve terör örgütleri. Toplumun yarısı ''terörist'' oldu ya. Uyanması için yüzünü okşuyorum. Çocuklara, bu tür gençlere üzülüyorum. Aldanan insanlara üzülüyorum. Niye insanlar birbirine kinlensin. Kaldı ki, fikri beğenmeyebilir ama saygı gösterebilsin. Topluma bunlar lazım. Lafta sevgi, saygı olmuyor. Bu işe çaba gösteren, birini kirleterek merdivenleri yükseldiğini düşünen kişiler var artık toplumda. Bu üzücü. Kileterek ya da yaranarak bu ülkede para kazanan insanlar var. Artık anmak da istemiyorum, bir kuş örgütü kurup, kuşun adını anarak kuşu da lekeliyorlar. Güzel de bir kuş. Pelikan diyorlar. Ne olduğu önemli değil. Gencecik bir kız, bunu kesip, yayıyor. Ben ona dava açabilirdim. Açmayacağım. Kadın olduğu için, uyanır diye mesaj vermek için açmayacağım. O genç kızımızın ailesi onu uyarır diye dava açmayacağım. Bu yolun doğru bir yol olmadığını görsünler diye, ahlaki bir ders vermek için açmayacağım. Mübarek Ramazan ayına hiç uygun değil.

Rakibiniz Binali Yıldırım, katıldığı televizyon programında 'Çaldılar demek zorunda kaldım, sesimi duyurmak için' demişti.
Sayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Hadi biz birkaç kanala sıkıştık, birkaç gazeteye sıkıştık da Sayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Yardımcı olayım o zaman. Birlikte programa çıkalım. Sesini duyursun. O dediği konuyu orada konuşalım, İstanbul'u konuşalım. İstanbul'un sorunları var, geçmişi var. Geleceği var. İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. 'Çaldılar diyerek beni duysunlar istedim' Vah vah! Ne kadar üzücü. O kadar tecrübeli bir insanın böyle bir yola başvurrması hoş değil. Benim endişem, insanların kalbinde buz örmesi. Herkes saygınlığını devam ettirsin. Program kesinlikle İstanbul'la ilgili olmalı. İstanbul'un geçmişi ve geleceği konuşulmalı. Ama aynı zamanda İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. O anlamda da hukuken kimin elinde ne varsa bana da soruları olabilir, benim de sorularım olabilir. Ben şartsız kabul ettim. Buradan çağrı yapıyorum. Hangi kanalı tercih ederse tartışalım, konuşalım. Biz hazırız. Adressiz davetiye yollamaya gerek yok.
Pazarda gözleriniz doldu, 'Toz kaçtı' dediniz ama özel bir nedenş yoksa sebebini öğrenebilir miyiz?

Bir evladımızın özel bir durumu. Detaya girmek istemiyorum. Ben duyguları olan bir insanım. Duygulanıp ders çıkartıyorum. Bu derslerden topluma hizmet noktasında kendi yolumu çiziyorum. Dolayısıyla bir eksikliği gördüm. O eksikliği zihnimde nasıl kapatırım diye oluşturdum. Toplumu analiz etme gücü ancak toplumla bir arada olursanız olur. Ben hiçbir zaman toplumla arama mesafe koymayacağım. Koyduğum gün zaten siyaseti bırakırım. Zaten şu an en önemli sorun ülkeyi yöneten bir kısım insanın toplumdan uzaklaşması.

İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.









