Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 24031
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, Alanya’da 69’u köyden geçme 102 mahalle olduğunu belirterek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 102 mahallenin tamamına hizmet götürmesi için çalıştıklarını söyledi...
Şehir merkezlerinde güçlü halk desteği aldıklarını ama kırsalda kendilerini yeterince ifade edemediklerini 31 Mart seçimlerinden çıkan sonuçla anladıklarını ifade eden Alanya CHP Yönetimi,bu eksiği kısa sürede telafi etmek için kırsala ağırlık vereceklerini ifade ettiler..
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 23585
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Etiler Mahallesi’nde düzenlenen iftar programında mahalle sakinlerine “Biz, sizlerin oluşturduğu kurumları, bütçeleri sevk ve idare etmekle mükellefiz. Asil olan, temel olan izlersiniz” diye seslendi.
![]()
Muratpaşa Belediyesi, Ramazan ayında ilçenin farklı noktalarında kurduğu iftar sofralarında mahalle sakinlerini buluşturmaya devam ediyor. Muratpaşa Belediyesi’nin iftar sofrası bu kez Etiler Mahallesi’nde kuruldu. İftara Etiler ve çevre mahallerden çok sayıda kişi katılırken Başkan Uysal da belediye meclis üyeleriyle birlikte iftarda yer aldı.
Başkan Uysal, iftarda, mahalleliyle birlikte sıraya girerek yemeğini aldı. Bu sırada komşularıyla sohbet eden Başkan Uysal, iftar saatinin gelmesiyle birlikte dualar eşliğinde mahalleliyle birlikte orucunu açtı.
![]()
Başkan Uysal, iftarın ardından yaptığı konuşmada, Muratpaşa’da yenilenen cadde ve sokaklardan sosyal yardım çalışmalarına yapılan her işin sahibinin ilçe sakinleri olduğunu söyledi. “Biz, sizlerin oluşturduğu kurumları, bütçeleri sevk ve idare etmekle mükellefiz. Asil olan, temel olan izlersiniz” diyen Başkan Uysal, bu anlayışla birlikte yaşamaktan mutlu olan, kıvanç duyan bir Muratpaşa’yı oluşturduklarını söyledi. Muratpaşa’da birlikte, barış ve kardeşlik içinde, varlığı ve yokluğu paylaşan, birbirini seven ve sayan, dayanışmanın hiç eksik olmadığı bir kent yaşamının var olduğunun altını çizen Başkan Uysal, “Ve Muratpaşa’da tüm kamu hizmetlerine herkese sadece bir telefondan eşit ve adaletli bir şekilde ulaşabiliyor” dedi.
![]()
Başkan Uysal, konuşmasının ardından mahalleliyle hatıra fotoğrafı da çektirirken çocuklarla özel olarak ilgilendi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 38070
İmamoğlu: Uydurma gerekçelerini yutacaklar!

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, günün ikinci halkla buluşmasını Çekmeköy'de gerçekleştirdi. Ellerinde Türk bayrakları olan binlerce vatandaş, Madenler Meydanı'nı hınca hınç doldurdu. İmamoğlu, otobüsün dört bir tarafını dolduran yurttaşlara, ''Deyin ki bu kardeşiniz hepinizi kucaklamaya geldi. Bu delikanlının vallahi de billahi de partisi yok. Evet, bu kardeşiniz, Cumhuriyet Halk Partili, CHP'nin has evladı. Ama herkesi kucaklamaya geliyor. Sandıkta görev alacağız. Yüz binlerce gönüllü, on binlerce avukat görev alacak. Tek bir gerekçe bile üretemeyecekler. Bu uydurma gerekçelerini yutkuna yutkuna yutacaklar. Şeytanın aklına gelmeyen onların aklına gelir, biliyorum ama hepsinin önünde demokrat duruşumuzla, 16 milyon İstanbullu ile önlerinde dimdik duracağız'' sözleriyle seslendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe'nin ardından Çekmeköy Madenler Meydanı'nda da halkla buluştu. Ellerinde Türk bayrakları bulunan binlerce vatandaş, seçim otobüsünün dört yanını hınca hınç doldurdu. Vatandaşlar, ''Hak, hukuk, adalet'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' sloganları eşliğinde İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, vatandaşlara yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

''HEM ALDATIYOR HEM ALDANIYORSUNUZ''

Bu dil tutmaz dediler. Ama öyle bir tuttu ki. 31 Mart'ta milletimiz bizi seçti. Bütün partililer sürece sahip çıktı. Neden çıktı? Çünkü dedik ki, ''Hak yemedik, hakkımızı yedirmeyiz''. Bir an için başarılı olduklarını sanıyorlar ama bilmiyorlar ki bu millet demokrasi aşığı. O bir avuç insan içinde kim varsa, doğru cevabı hak, hukuk, adalet duygusuyla vereceğiz. (''Hak, hukuk, adalet'' sloganı.) Bu şehrin birçok konusunu çözecektik. 18 günde yaptıklarımızı biliyorsunuz. Bir de utanmadan kopya çekiyorlar. Sanki düne kadar onlar yönetmiyormuş gibi ''Biz yaptık'' diyorlar. Bunu söylüyorlar, bir de inanıyorlar. Akıl tutulması diyeceğim, başka bir şey demeyeceğim. Süreci gasp ettiler. Bu ülkenin dövizi almış başını gidiyor. Millet pazarlarda alışveriş yapamıyor. Millet bu durumdayken bu milleti seçimle meşgul ediyor, hem aldatıyor hem de aldanıyorsunuz.

''UMUT, ÇOCUKLARIMIZDA VE GENÇLERİMİZDE''

Umut, çocuklarımızda ve gençlerde. Biz, onları kavgalarıyla baş başa bırakacağız. Kendi kendilerini dövecekler. Bizim derdimiz o bir avuç insanlar. Onlar, bu şehrin nimetlerini isterler ama biz bu şehrin nimetlerini size vermeye geleceğiz. Paylaşacak, bölüşeceğiz. Partizanlığı bitireceğiz. Öyle bir kişinin dudağından çıkan lafla yönetme işi bitmiştir. Bu şehri 16 milyon İstanbullu yönetecek. Diyorlar ki, ''Çaldılar''. Anacığım dedi ya, ''Oğlumun bir damla terini bile helal etmiyorum onlara.'' Siz de helal etmeyin. Köyünüze, tatilinize gidebilirsiniz ama hafta başı herkes burada olsun.

''BU DELİKANLI HERKESİ KUCAKLAMAYA GELİYOR''

Deyin ki bu kardeşiniz hepinizi kucaklamaya geldi. Bu delikanlının vallahi de billahi de partisi yok. Evet, bu kardeşiniz, Cumhuriyet Halk Partili, CHP'nin has evladı. Ama herkesi kucaklamaya geliyor. Sandıkta görev alacağız. Yüz binlerce gönüllü, on binlerce avukat görev alacak. Tek bir gerekçe bile üretemeyecekler. Bu uydurma gerekçelerini yutkuna yutkuna yutacaklar. Şeytanın aklına gelmeyen onların aklına gelir, biliyorum ama hepsinin önünde demokrat duruşumuzla, 16 milyon İstanbullu ile önlerinde dimdik duracağız. İstanbul, sürece sonuna kadar sahip çıkacak. O bir avuç insana hadlerini sandıkta bildireceğiz. Bu kampanyanın sloganlarını, dilini gençlerimiz yazıyor. Deyin ki, her şey çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak.

Otobüsün dört yanını dolduran binlerce yurttaş, İmamoğlu'na konuşmasının sonunda da sevgi gösterilerinde bulundu. Otobüsün camından vatandaşların ellerini sıkan İmamoğlu'na çiçek hediye edildi. Vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle, seçim uzun süre alandan ayrılamadı.

- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 321808
İmamoğlu: 18 günde yaptıklarımızı kıskananları
çatlatmaya, 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik...
İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bostancı'da İstanbul Gönüllüleri ile bir araya geldi. Binlerce gönüllüye coşkulu bir konuşma yapan İmamoğlu, ''Bize fırsat tanınmadı. 17-18 günde alelacele yetkimizi elimizden aldılar. Ama gördünüz, israfı önleyerek, tasarruf yaparak insanların cebine nasıl kazanç sağladığımızı bu kısa sürede ortaya koyduk. Herkese bunu anlatın. 18 günde öğrencilerimizin cebine 45 TL koyduk. Suyu ucuzlattık. Dini, milli ve resmi bayramlarda ücretsiz ulaşımı sağladık. 18 günde yaptıklarımızı kıskanan o bir avuç insan düşünseniz ya, 1800 günde vallahi çatlarlar. Biz, o bir avuç insanı çatlatmaya ama 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik'' dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bostancı Gösteri Merkezi'nde İstanbul Gönüllüleri için düzenlenen ''Kampanya Koordinasyon Toplantısı''nda konuştu. 31 Mart sürecinde her şeyin önce normal başladığını belirten İmamoğlu, ''Siz değerli İstanbul Gönüllüleri'nin de katkılarıyla harika bir kampanya yönettik, gönülden, içten, sevgi, saygı dolu. Birileri kentin yaşayanlarına başka sıfatlar takarken, biz, 'Herkes bizim, İstanbul İttifakı'nın adayıyız. Benden olan-olmayan diye ayıran bir siyasi anlayışın karşısında, biz, 16 milyon insana, 16 milyon vatansever, 82 milyon vatansever'' dedik. Kimseyi dışarıda bırakmadık. Bu pozitif dil, milletin kalbinde taht kurdu. Bana bu yolda, toplumla siyaset üstü bir dil kurmama en büyük fırsatı tanıyan, siz değerli İstanbul Gönüllüleri'siniz'' dedi.
''BU SÜRECİN KAHRAMANLARI VAR''
31 Mart gecesi Anadolu Ajansı'nın veri akışını kesmesine bir kez daha tepki gösteren İmamoğlu, ''Sizlerin katkılarıyla, sandıklarda muhalefet partililerin ve tabii ki İstanbul Gönüllüleri'nin bilgi akışlarıyla inanılmaz bir çalışma ortaya koyduk ve hep beraber hakkımızı yedirtmedik. Yine, 'Atı alan Üsküdar'ı geçti'' diyeceklerdi; dedirtmedik, dedirtmedik, dedirtmedik. 31 Mart gecesi ve sonrasındaki sandık sürecinin her anında, sandığın demokrasinin teminatı olduğunu gören halkımız, sürece sahip çıkmış ve en ufak bir sıkıntı getirmemiştir. Çok ciddi sayıda kahramanları var bu sürecin. Biz, halk adına haklı ve güçlüydük. Onun için kazandık'' diye konuştu.

''YILMAYACAĞIZ''
23 Haziran sürecine de değinen İmamoğlu, şunları söyledi: ''YSK denen bir avuç insan, bu sürece en büyük sıkıntıyı veren o anlayışa karşı, çok donanımlı hareket edeceğiz. Uydurma gerekçelerle, hayatta hiç kimsenin aklına gelmeyecek, şeytanın bile aklına gelmeyecek gerekçelerle, hakkımızı gasp ettiler. Demokrasiyi sıkıntıya soktular. Ama yılmayacağız. 23 Haziran'a giderken, bayrama gider gibi sandık mücadelesi vereceğiz. Coşkuyla, güler yüz ve mutlulukla. Onların istedikleri şey kavga ettirmek, kötü söz söylettirmek. Biz onlara fırsat tanımayacağız. Biz, bu bir avuç kötü dil kullanan insana, bu milletin vicdanı ve ahlakıyla ders vereceğiz. İyilik ve sevgi kazanacak. Bize yapılan haksızlığı sahada anlatacağız. Güler yüzle anlatacağız. Makamı ne olursa olsun, kim olursa olsun kötü söz sahibine aittir. Umursamayın. Biz bu bir avuç ağzı kötü insana bu milletin ahlakıyla, vicdanıyla ders vereceğiz. İyilik kazanacak. Güler yüzlü olacağız. Bu kötü boksörler kavga etmek istiyor. Onları ringde tek başına bırakacaksın. Biz, işimize bakacağız. Ondan sonra kendi ringde tek başına kaldığında kendilerini şamarlamaya başlayacaklar. Aklınıza gelip sinirlendiğiniz an, aklınıza ben geleyim. Güler yüz ve sabır gelsin aklınıza. Ama bu güler yüz ve sabrın ardında, inançlı ve güçlü bir duruş gelsin aklınıza.''
''HERKES BU ÜLKENİN TEMİNATI''
''Bu ülkede yaşayan her insanı Türkiye'nin teminatı olarak görüyorum'' diyen İmamoğlu, ''Türk'ü de teminattır, Kürt'ü de teminattır. Herkes bu ülke için teminattır. Bizi ayırmak için kullandıkları hiçbir şey bizleri bölemeyecek. Bunları anlatın. İstanbul'da ne yapmak istiyoruz biz? Adil bir şehir yaratmak istiyoruz. Yeşil bir kent istiyoruz. Aynı zamanda bu şehrin yeteneklerini ortaya çıkaracak bir yönetim istiyoruz. Bu şehrin nimetlerini, kabiliyetlerini, kazançlarını bir avuç insana değil, 16 milyon insana dağıtmaya geliyoruz deyin. Onların derdi bir avuç insan, bizim derdimiz 16 milyon insan. Bu farkı anlatacağız'' şeklinde konuştu.

''BİR AVUÇ İNSANI ÇATLATACAĞIZ''
''Bize fırsat tanınmadı'' diyen İmamoğlu, konuşmasını, ''17-18 günde alelacele yetkimizi elimizden aldılar. Ama gördünüz, israfı önleyerek, tasarruf yaparak insanların cebine nasıl kazanç sağladığımızı bu kısa sürede ortaya koyduk. Herkese bunu anlatın. 18 günde öğrencilerimizin cebine 45 TL koyduk. Suyu ucuzlattık. Dini, milli ve resmi bayramlarda ücretsiz ulaşımı sağladık. 18 günde yaptıklarımızı kıskanan o bir avuç insan düşünseniz ya, 1800 günde vallahi çatlarlar. Biz, o bir avuç insanı çatlatmaya ama 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik'' şeklinde sürdürdü.
''RAMAZAN AYINDA HER TÜRLÜ KÖTÜ SÖZÜ SÖYLÜYORLAR''
Kampanya sürecinin Ramazan ayına denk geldiğini hatırlatan İmamoğlu, ''Bu arkadaşlar, Ramazan ayında her türlü kötü sözü söylüyorlar. İftiralar atıyorlar. Bazen din adamlarını yanında bile konuşuyorlar. Biz, toplum olarak din adamlarına ayrı bir değer veren bir milletiz. Buradan sesleniyorum: Ey siyasiler veya siyasi davranmayı kendilerine ilke edinmiş olan insanlar. Siyasete dini asla alet etmeyin. Bu milletin vicdanı bunu kabul etmez. Güzel şeyler söyleyin. Örneğin, güzel bir ayettir: 'Yiyiniz, içiniz ama asla israf etmeyiniz.' Bunları anlatın. Niye anlatmıyorsunuz? Ucu size dokunur diye mi? 'Haksızlıkta susan dilsiz şeytandır' deyin. Topluma ders veren, yön veren güzel sözler. Ama herkese güzel söz söylemek nasip olmuyor. Bazı insanların sözleri 100 yıl geçse de unutulmaz. Örnek mi? Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir. Bazılarının da sözleri akşamdan sabaha değişir. Bir günde hatta bir saatte bile kıymeti kalmaz. Onun için kötü söz sahibine aittir. Ramazan'a uygun disiplinle çalışacağız. 16 milyon insanın çeşitliliği içerisinde herkesin inancına saygı duyan güzel yürekli insanlar olarak çalışacağız'' şeklinde konuştu.

''DİSİPLİNLİ ÇALIŞACAĞIZ''
İmamoğlu, İstanbul Gönüllüleri'ne, ''Disiplinli çalışırsak başarıyı elde ederiz. Ev ziyaretleri yapın. Sandıklarda görev almayı teşvik edin. Bu kardeşinizin selamını onlara iletin. Tartışın ama asla kavga etmeyin'' uyarılarında bulundu. ''Alın terimize zarar verenlere, alın terimizi helal etmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, ''Onları Allah'a havale edeceğiz. Biz, onlar gibi değiliz. Biz, demokrasiye inanmış, milli birlik ve beraberliğe inanmış insanlarız. En büyük ilacımızın umut olduğuna inanan ve topluma umut vermeye çalışan bireyler olacağız. Ben öyleyim. Kendimi umut olarak görüyorum, siz de kendinizi öyle görün. O bilinçle çalışın. Asla yılmayacağız. Çok çalışacağız. Moralimiz bozulduğunda aklımıza şu cümleyi getireceğiz: Asla vazgeçmeyeceğiz''

''ASLANIM BENİM, BAK ORADAYMIŞ''
''Çok terledim. Ceketimi çıkaracağım da yanlış anlarlar diye çıkarmak istemiyorum. Müsaade ederseniz çıkarmak istiyorum'' diyen İmamoğlu, ceketini çıkarıp, gömleğinin kollarını sıvayınca büyük alkış aldı. İmamoğlu, dün gece katıldığı Saadet Partisi iftarında yaşadığı bir olayı anlattı: ''Davet ettiler, dün Saadet Partisi'nin iftarına gittim. 13-14 yaşında bir kızımız yanıma geldi. Ağlıyor, konuşamıyor. Ağlayarak, bana 'Bu ülkeye adalet gelecek mi başkanım' diye sordu. 13-14 yaşındaki kızımız adalet istiyorsa, hep birlikte adalet getireceğiz bu ülkeye.'' İmamoğlu, yine dün gece Esenler'de yapmak istediği ancak izdiham nedeniyle kısa kesmek zorunda kaldığı mitingin ardından arabasını kilometrelerce takip eden Murat Kurtaran adlı gençle yaşadığı anıya da konuşmasında yer verdi: ''Genç kardeşim, arabanın camına şamarıyla vurdu. 'Durun' dedim. Aslanım benim, bak oradaymış. Ya bunlar da beni takip ediyor. Ben ne diyeyim ya. Aslan yürek. Bu adam bana, 'Ekrem Abi, kurtaralım bu şehri. Benim çocukluğumu, gençliğimi çaldılar' dedi. Beraber kurtaracağız. Sana helal olsun.'' İmamoğlu, konuşma yaptığı platformdan inerek Kurtaran'la dün geceden sonra ikinci kez kucaklaştı. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

''SİZLERE SÜRPRİZLERİM OLACAK''
Bayramdan sonraki 2 haftanın çok önemli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ''Sizlere sürprizlerim olacak. Güzel şeyler söyleyeceğim son bir hafta kala. Sandığa hazırlık yapalım. Eğitimlere katılın. Mutlaka sandıkta görev alalım. Binlerce avukat görev alacak. Farkında mısınız? Her şey çok güzel olmaya başladı. Umut, yüzlerinizi güldürüyor. Enerjimiz çok yüksek. Bana 24 saat yetmiyor. Enerjisi yüksek bir kardeşiniz var. Ayağa kalkın İstanbul. Herkese söyleyin. Herkes konuşsun. Ve deyin ki, ' Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.''

- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 28139
Ortadoğu’yu kan ve gözyaşıyla dizayn etme peşinde olan Trump yönetimi, yeni Körfez savaşına zemin hazırlayacak planında ikinci aşamaya geçti. Bölgeye, bin 500 askerle birlikte bir Patriot taburu ve savaş uçağı filosu gönderileceği ortaya çıktı. Pentagon’dan “Sevkiyatın devamı da olabilir” açıklaması geldi.İran’a karşı Ortadoğu’ya silah ve asker yığmaya devam eden ABD Başkanı Trump, Körföz’e konuşlandırılacak bin 500 askere de onay verdi. Trump ayrıca Yemen’i kendi silahlarıyla kan gölü haline getiren Suudi Arabistan ve BAE’nin yanı sıra Ürdün’e istediği kadar silah satmak için Kongre’yi baypas etti. Beyaz Saray ilk olarak 8.1 milyar dolarlık 22 silah anlaşmasını onayladı...
İran’a karşı Ortadoğu’ya silah ve asker yığınağına devam eden ABD Başkanı Donald Trump Yemen’i kan gölüne çeviren müttefikleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Ürdün’e silah rahatça silah satabilmek için Kongre’yi baypas etme kararı aldı. ABD’de hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Suudi Gazeteci ve Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın talimatıyla öldürülmesinden dolayı Trump yönetiminin Riyad’a silah satışını durdurmasını ve Yemen konusunda desteğini çekmesini istemişti. Trump İran’la yaşanan gerilim yüzünden ulusal acil durum olduğu gerekçesiyle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’e 22 anlaşmayı içeren 8.1 milyar dolarlık silah satışının önünü açtı. ABD hükümeti, silah satışının gecikmesi halinde müttefik Arap ülkelerinin bundan olumsuz etkilenebileceği gerekçesini öne sürerek, 22 kalemden oluşan ticari anlaşmaları Kongre’nin gerekli olan denetimini beklemeden imzaladı.Trump, yönetimi bu konudaki kararını da Kongre’ye bildirdi. Normal koşullar altında bu tür satışlarda Kongre onayı gerekiyor. Konuya ilişkin açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, silah satışı ile Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’ün, İran’ın saldırgan tavrına karşı korunduğunu dile getirdi. Pompeo satılan silahların Ortadoğu’daki istikrarı artıracağını savundu.
Bu arada bazı Kongre üyeleri ve danışmanları hafta başında, Raytheon tarafından üretilen tam isabet güdümlü mühimmatın Riyad’a satışı gibi büyük silah satışlarını Kongre’nin bloke etmesine tepki gösteren Donald Trump’ın silah denetimi yasasındaki bir boşluğu kullanıp ulusal acil durum ilan ederek söz konusu satışın önünü açmaya çalıştığını söylemişti.
Trump’ın Kongre’yi baypas ederek Suudi Arabistan’a silah gönderme kararı aldığı gün Riyad Yemen’de yine masum kanı döktü. Husiler, Yemen’in Taiz ilinde Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırısında 4’ü çocuk 13 sivil yaşamını yitirdiğini duyurdu. Hadiri daha fazla bilgi paylaşmazken Yemen hükümeti ve koalisyon güçlerinden konu ile ilgili henüz açıklama yapılmadı.
SURİYE VEYA IRAK’A BİN 500 ASKER:
Bu arada ABD Başkanı Trump, bölgedeki gerginliği dahada artıracak bin 500 ek asker sevkıyatına da onay verdi. Onay sonrası konuşan Trump bin 500 askerin büyük ölçüde koruyucu bir rol üstleneceğini söyledi. Trump bölgede askeri çatışma olasılığını güçlü görmediğinin mesajını verdi, “Ortadoğu’da takviye korumaya ihtiyacımız var. Çoğu koruma amaçlı az sayıda asker göndereceğiz” dedi. İran’ın ABD ile karşı karşıya gelmek istemediğini düşündüğünü belirten Trump “Ama nükleer silaha sahip olamazlar. Bunu da anlıyorlar” diye de ekledi. Gelecek haftalarda konuşlandırılmaları beklenen askerlerin görevleriyle ilgili ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan yazılı açıklama yaptı. Bin 500 askeri personel, Patriot sisteminde görevli olacak tabur, takviye istihbarat unsurları, gözlem ve keşif uçaklarının yanı sıra bölgede ABD’ye ait unsurların korunmasına yönelik önlemlerin geliştirilmesi için mühendis, caydırıcılık kapasitesini arttırmak üzere de görev gücünü kapsıyor. Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre askerler Irak ya da Suriye’ye konuşlanmayacak. Askeri sevkiyat Patriot füze bataryasında görevli olacak personeli ve mühendisleri de kapsıyor. Öte yandan bin 500 askerin ilk sevkıyat olacağı yeni askerlerinde gönderilebileceği belirtiliyor.
İran’la savaş Irak ve Vietnam’dan kötü olur...
Trump’ın İran politikasını sert eleştiren Demokrat Partili senatör Bernie Sanders,Vietnam ve Irak’ı hatırlatarak, İran ile savaş çıkmaması için elinden geleni yapacağını açıkladı. 2020’deki seçimler için aday adayı olan Sanders, “Vietnam konusunda haklıydım. Irak konusunda haklıydım. İran’la savaşı önlemek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Kimseden özür dilemiyorum” dedi. “Son zamanlarda savaşa karşı çıktığım için biraz eleştirildim. Ve benim inancım, uluslararası çatışmayı çözmek için savaşa girmeden mümkün olan her şeyin yapılması yönünde” diyen Sanders paylaştığı videoda şunları söyledi: “Vietnam’daki savaşa karşı oldum. Beyaz Saray’ın bir üyesiyken Irak savaşına karşı çaba gösterdim çünkü Cheeney ve Bush’un kitle imha silahları hakkında yalan söylediklerini biliyordum. Bu savaş ve bu oylama, ABD’nin modern tarihteki en kötü dış politika hatasıydı. Irak’taki savaşın bir felaket olduğunu düşünüyorsanız, sanırım İran’daki savaş bunun çok daha kötüsü olacaktır. Öyleyse birlikte çalışalım ve savaşı önleyelim”







