Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 9682
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, KHK ile ihraç edilenlerin seçme hakkına da sahip olmadıklarını ifade etti. İhsan'ın sözlerine tepki gösteren CHP Parti Meclisi üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Yavuz'un bu açıklamasıyla bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerinin ardından aldığı mazbatayı "tartışmaya açtığını" söyledi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, olağanüstü itirazda bulundukları İstanbul seçimlerine yönelik açıklamalarda bulundu. Ali İhsan Yavuz açıklamasında, “Bu işin içerisinde bir çok gayri yasal yapı ve oluşumlardan alınarak görevlendirilmiş isimler olduğuna inanıyorum. Ne demek istiyorum? Şunu diyorum: KHK ile ihraç edilmiş birisinin kamu hizmeti dahi görmesi engelli olan hatta ve hatta KHK ile ihraç edildiği için mazbatası iptal edilenler var. Ben burada bir tartışma daha başlatayım o da 298 sayılı yasanın 8. maddesi ‘kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçme hakkına da sahip değillerdir’ diyor kanun. Biz şimdilik böyle bir iddiada bulunmadık bunu da oturup düşünmekte fayda var. YSK’nın bu yönüyle de düşünmekte fayda var.” dedi
“ERDOĞAN’IN MAZBATASINI TARTIŞMAYA AÇTI”
Yavuz’un “KHK’lılar oy kullanamaz açıklamasına” CHP’den flaş tepki: CHP Parti Meclisi üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Yavuz’un bu açıklamasıyla bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerinin ardından aldığı mazbatayı “tartışmaya açtığını” söyledi.
Tezcan, KHK’lıların gerek 24 Haziran genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde, gerekse 16 Nisan 2017 referandumunda oy kullandıklarını, bunun o dönemde hiç gündeme gelmediğini kaydederek, “AKP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un açıklamasının anlamı şudur. AKP, “bizim kazanmadığımız seçimler şaibelidir. Bizim kazandığımız her seçim ise düzgündür” diyor. KHK’lıların oy kullanamayacaklarını iddia etmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Haziran sonrası aldığı mazbatayı tartışmaya açmaktır.” dedi.
“ADALET BAKANI’NI DA İSTİFAYA ÇAĞIRMIŞ OLDU”
Tezcan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un hükümlülerin oy kullanması konusundaki açıklamalarının ise, bizzat AKP’li Adalet Bakanı’nı “istifaya davet etmek anlamına geldiğini” de vurguladı. Tezcan, “Cezaevi ve hükümlü seçmen kütüklerinin hileli olduğunu iddia etmek, Adalet Bakanı istifaya davet etmektir. O kütükleri CHP hiç görmüyor. Seçim öncesinde de görmedi, seçim sonrasında da görmedi. Üstelik AKP o kütükleri kimden, nereden temin etmiş? Bunu da açıklamalılar. Bu kütükleri sadece sandık başındaki görevliler görebiliyor. AKP’nin eline nereden geçmiş?”
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 8220
Alanya Güneşi
İmamoğlu'ndan, bavul göndermesi...” çantalarla adliyeye gidenler vatanseverlere kumpas kurmuştu. Bugün de YSK'ya gidenler kumpas peşimde. Bu millet, bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek!

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alıp görevine başlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'i makamında ziyaret etti. Daha sonra halkla buluşan İmamoğlu, yerel seçimlerin yenilenmesi talebiyle, yanlarında 3 valizle YSK'ya giden AK Partililer'i eleştirdi ve uyardı: ''Ben, bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. Ben ne dedim ilk akşam. Ben, kimsenin hakkını yemedim ama 16 milyon insanın da hakkını yedirmeyeceğim. O çantalarla, ''Delil taşıdım'' diyen insanlara diyorum ki, ''Akıl tutulması var herhalde sizde''. Vazgeçin. Bu millete bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.''

ŞİŞLİ / İSTANBUL
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alıp görevine başlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'i makamında ziyaret etti ve kutladı. İkili, Şişli Belediye Başkanlığı binasında sohbet ederken, ellerinde Türk bayrakları olan on bini aşkın vatandaş da başkanları halaylar çekip, horona durarak bekledi. İzmir Marşı'yla coşan kalabalık, ''Mazbatayı ver, İmamoğlu'na mazbatayı ver'' şeklinde tezahürat yaptı. Mitinge çok sayıda CHP milletvekili de katıldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in arkadaşlarıyla birlikte seçim otobüsü üzerinden ''selfie'' yapması ilginç anların yaşanmasına neden oldu. Buluşmada ilk konuşmayı Keskin yaptı. Keskin, ''Kapılarımız, siz komşularımıza hep açık olacak. Biz, mazbatamızı aldık. Buruk mazbata aldık. Kutlama yapmadık. İmamoğlu da mazbatasını aldığında, büyük bir kutlama yapacağız. Onun başarısı bizim, bizim başarımız onun olacak'' dedi.
Keskin'in ardından mikrofonu İmamoğlu aldı. İmamoğlu'nun konuşmasının satır başları şunlar oldu:
- Hepinizi kucaklıyorum. Çok güzelsiniz. Sizlerle buluşmaktan çok büyük keyif alıyorum. Bugün Şişli'ye hayırlı olsuna geldik. Ben, başkanıma çok inanıyorum. Muammer Keskin başkanımın vicdanına, adaletine, belediyeciliğine yürekten inanıyorum. Şişli'de, bugüne kadar yapılanların çok daha iyisini yapacağını biliyorum. Hele hele büyükşehirle beraber senkronize bir çalışmayla uyumlu bir yol arkadaşlığıyla Şişli'nin ihmal edilmiş birçok konusunu el ele çözeceğiz. Elbette İstanbul'un çok daha sorunlu yerleri de var. Onları da çözeceğiz ama müsaadenizle biraz güncel konuları konuşalım.

''Hani saya saya bitiremediler ya!''
- Hani saya saya bitiremediler ya... İşin güzel tarafı ne biliyor musunuz? Birinci gün saydılar kaybettiler, ikinci gün saydılar, yine kaybettiler. Artık sayamıyorum, 3, 4, 5, 6... Bugün 16. gün. Doyamıyorlar. Dün, rakibimizi ve bazı siyasileri televizyonda konuşurken 6-7 defa saygımız gereği ''Sayın'' deyince, birisi yazmış "Başkanım, siz 'sayın' deyince, onlar saymayı anlıyorlar". Garip ama gerçek. Bu ülkenin ne yazık ki iradesine zarar veriyorlar. Milli iradesine zarar veriyorlar. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna olan bu toplumun inancına zarar veriyorlar. Hepimizi üzüyorlar. Çok yanlış. Hani Hakimiyet-i Milliye dediğimiz bu kavramın yaşama tutunduğu demokrasiye zarar veriyorlar.
''Seçimi kazandık arkadaşlar''
- Ben açık söyleyeyim, bu arkadaşlarımızı ne kadar uyarsak da yetmiyor. Bakın, Büyükçekmece'dekiler olmadı, Maltepe'dekiler olmadı. Şu anda 40 sandığa kadar indi iş. Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar. Daha güzelini söyleyeyim mi? Daha güzeli, orada bu işle ilgilenen, illa ''Kazandık'' arzusunda olan birkaç yüz kişinin dışında kim kazandı biliyor musunuz? 16 milyon İstanbullu kazandı. Kadını, erkeği, genci, çocuğu hepsi kazandı. Benim güzel kızlarım, oğullarım, kardeşlerim, arkadaşlarım kazandı.

''Bu millete, bu insanlara yazık etmeyin''
- Ben, bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. Ben ne dedim ilk akşam. Ben, kimsenin hakkını yemedim ama 16 milyon insanın da hakkını yedirmeyeceğim. O çantalarla, ''Delil taşıdım'' diyen insanlara diyorum ki, ''Akıl tutulması var herhalde sizde''. Vazgeçin. Bu millete bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.
''Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz''
- Bu yerel seçim Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi tarihinin belki de en değerli, en önemli süreçlerinden bir tanesi. Süreç, YSK'nın önündedir. Bu akşam sayım bitiyor. Kanun gereği, seçim kurulunun İstanbul İl Seçim Kurulu'nun tutanağımızı netleştirip ondan sonra 16 milyon insanın mazbatasını bizse teslim etmesi şarttır. Buradan duyuruyorum. Bunu tüm samimiyetimizle, tüm ciddiyetimizle söylüyorum. Halkın iradesi sandığa yansımıştır. Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz. Tekrar tekrar İl Seçim Kurulu'na duyuruyorum. Yetmez. Bir de YSK'ya sesleniyorum. YSK önünde itirazlar olabilir. Sürecin ilk gününden bugüne. On binlerce insan, İstanbul'da 16 milyon oya sahip çıkmıştır. Ne zaman ki süreçte arızaları çıkartmaya başladılar. Türkiye'nin her yerinden gelen milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız olağanüstü çalışmayla, titizlikle tek bir günü sıkıntılı hale getirmeden çözüm üretmişlerdir. Topyekun bunun adı demokrasi mücadelesi.

''Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin''
- YSK'ya sesleniyorum. İğne deliği kadar bir boşluğu yoktur bu sürecin. Takibi, ahlaklı bir şekilde bizim tarafımızdan yapılmıştır. Seçimden önce, ''Dünyanın en güvenilir seçim sistemi bizde'' diyenler, ''Seçmen listesinden kimsenin şüphesi olmasın'' diyenler, bugün şaibe naraları atıyor, kumpaslar uydurmaya çalışıyor. Bugün yüzyılın medya iletişim rezilliğini yaratan AA ve onun gibilerini kullanarak kendilerine delil üretmeye çalışıyorlar. Bütün bu süreçlerden sonra, YSK üyeleri, tarihi vazifenizi yerine getirin. Lütfen size olan güvenimizin karşılığı olarak gereğini yapın. Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin işimize bakalım. 16 milyon insan hizmet bekliyor.
''Hepinizle Saraçhane'de buluşmak istiyorum''
- Hepinizle Saraçhane'de buluşmak istiyorum. Kimsenin sizin canınızı sıkmaya hakkı yok. Bu millet mutlu, huzurlu olacak. Neymiş efendim, biz çalışamazmışız, meclis fazlaymış, belediye başkanı merkezi hükümetle anlaşamazmış. Ya arkadaş ne demek anlaşamaz. Ben bu şehre hizmet etmeye geldim mi? Bu ülke Ankara'daki hükümeti seçti mi? Seçti. Kimse kendi malını devretmiyor. 16 milyon İstanbullunun varlığı olan Büyükşehir Belediyesi'ni bu kardeşinize devredecek. Bu kadar net. Onun için o şaibe naralarını bizim kulaklarımız duymuyor. Kendi başarısızlıklarını şu anda başka şeylerle örtmeye çalışıyorlar. Benim Ankara'daki aklıselim devlet adamlarına önerimdir, kendi partilerini aldatan, hala başka başka işlerle arayış içinde olan o kişilerle kendi grupları içerisinde dersini versinler, cezasını kessinler. Kendileri bilir.

''Ne mutlu bize ki bu Cumhuriyet'in evlatlarıyız''
- Dünyanın en güzel şehrinde hayatımızı sürdürüyoruz. İstanbul, bana göre dünyanın en güzel şehri. Bu şehre asla ihanet etmedik, etmeyeceğiz. Bu şehrin insanını, insanca, eşit bir şekilde yaşaması için adil bir yönetim olacağız. Bu şehirde yaşayan herkesin kardeşliği için mücadele edeceğiz. Herkesin inanç özgürlüğü için mücadele vereceğiz. Bayrağımıza olan sevgimiz, kültürümüz, geleneklerimiz, eğlencelerimiz, üzüntülerimiz hepsini biz bu memleketin tüm değerlerini seviyoruz. Hep beraber büyük mücadeleler vermedik mi? Verdik. Kim ayrıştırıyorsa karşısında dikileceğiz. Ne mutlu bize ki bu Cumhuriyet'in evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanı bunu unutmasın. Hemen şu aşağıda, Kasımpaşa'da o zamanın kenar mahallesinde doğdu büyüdü, şu an bu ülke ona Cumhurbaşkanlığı makamını verdi. Ben kime minnet duyuyorum. En başta Mustafa Kemal Atatürk'e.

''Tökezler, düşersek, siz kaldıracaksınız''
- Bütün İstanbullular benim yoldaşım, yol arkadaşım olsun istiyorum. Eğitimde ve birçok yolda seferberlikler başlatacağız. Birbirimizin yanlışını büyüten değil, birbirimizin yanlışını düzeltenler olacağız. Biz görevimizi yapacağız sizler denetleyeceksiniz. Bu şekilde çalışacağız. Gün olur tökezleriz yere düşeriz, kolumuzdan tutup ayağa kaldıran benim yoldaşlarım sizler olacaksınız. Bu ülke ancak ve ancak böyle gelişir.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 9244
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı anma töreninde karşılaşan Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu tokalaştı.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal için İstanbul Topkapı'daki Anıt Mezar'da düzenlenen törene katılan AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ayrılırken CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu mezara geldi.
TOKALAŞTILAR
Bu sırada vatandaşlarla sohbet eden Yıldırım'ı gören İmamoğlu yanına gitti. İmamoğlu ile Binali Yıldırım tokalaştı.
İMAMOĞLU: ONLAR KUCAKLAMASA BEN KUCAKLARIM
Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’la karşılaşmasıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Yürüdüğünü görünce arabadan indim, merhaba demek ihtiyacı hissettim. Biraz daha duraksasa kucaklardım. Çünkü milletin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Devlet törenine davet almadım. Alsaydım, gelirdim. Nereye davet alırsam oraya da giderim. Sayın Yıldırım olacakmış, Sayın Cumhurbaşakanı olacakmış Hiç umursamam. Herkesin göreve gelişini seçilişini saygıyla karşılarım. Onlar kucaklamasa ben kucaklarım, kucaklamadan iyiyim, kimse kaçamaz kucaklaşmadan.”
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 10652
KOMİSYONLARDA ALANYA’DAN 4 İSİM Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi yeni dönemin ilk toplantısını yaptı. Komisyonlarda 4 Alanyalı isim yer aldı. Bayındırlık ve İmar Komisyonunda Erkan Demirci, Adem Er ve Mehmet Ali Kiriş yer aldı. Ulaşım Komisyonu’nda da Ali Şahin yer aldı.
Millet İttifakı Meclis üyesi Erkan Demirci, ‘’Antalya’ya bahar geldi’’ diyerek yaptığı paylaşımda şunları söyledi ‘’Antalya’ya Bahar Geldi. CHP ve Muhittin Böcek başkanla yeni dönemin İlk büyükşehir meclisi. Geçtiğimiz 4 yılda olduğu gibi bu dönemde de meclisimizin kararıyla Bayındırlık ve İmar Komisyonunda yer aldım. Bu dönem imar komisyonunda Alanya’dan Adem Er, Mehmet Ali Kiriş başkanlar ve diğer 6 arkadaşımızla birlikte çalışacağız. Antalya ve Alanya için başarılı bir çalışma dönemi geçirmeyi umuyorum. Allah yardımcımız olsun.’’

- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 13988
Polislerin Büyükçekmece'de kapı kapı gezerek vatandaşlara "Hangi partiye oy verdiniz?" diye sorduğu iddia ediliyor
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Büyükçekmece'de polisin evleri gezerek seçmenlere , "Hangi partiye oy verdiniz?" diye sorduğu iddialarıyla ilgili olarak, "Türkiye'ye taahhüdümdür. İspat etsinler, istifa etmeyen namerttir. Bu kadar açık ve net. Çok net söylüyorum, boş kağıdın altına imzamı atarım" dedi.
Soylu, Habertürk TV'deki bir programa telefonla bağlanarak soruları yanıtladı ve gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Büyükçekmece'de polisin haneleri gezerek, seçmenlere yönelttiği sorularla ilgili iddiaların hatırlatılması ve değerlendirmesinin sorulması üzerine Soylu, Türkiye'de 1946 ve 1982'de "talihsiz" seçimlerin yaşandığını, AKP hükümetleri döneminde ise birçok seçim yapıldığını, güvenlik güçlerinin seçim güvenliği için gayret gösterdiğini, Türkiye'de övünülecek en önemli kıymetlerden birinin seçim olduğunu söyledi.
Büyükçekmece'deki idari ve adli tahkikata işaret eden Soylu, "Bu olayı yapanın hiç kusuru, günahı yok mu? Kusur ve günah orada sadece bu görevi alan ve gerçekleştirmeye çalışan polis kardeşlerimizin mi? Biraz insaf ve vicdan. Eğer siyasette birisi bir hata yapıyorsa, birisi kazanmak için bütün ilçeleri alt üst etmişse bizim yapmamız gereken partisine bakmadan ona karşı topyekün cephe alabilmek. 'Bu yanlış yapılmıştır.' diyebilmek" şeklinde konuştu.
"Polisin ve jandarmanın görevi değil"
Büyükçekmece'de vatandaşlar tarafından herhangi polisin tutumuyla ilgili bir şikayet yapılmadığını vurgulayan Soylu, "Ben de iki üç gündür bu tartışmaları takip ediyorum. Böyle bir şeyin olabilmesinin bir akıl tutulması olduğunu düşünüyorum. Bir polisimiz veya jandarma görevlimiz gidip 'Hangi partiye oy veriyorsunuz?' diye sormaz. Çünkü görevi o değil. Hem yükümlülüğü yok hem de böyle bir alışkanlığı yok zaten" dedi.
Soylu, bazı ilçelerde oy sayımına devam edildiğini ve bu süreçte birçok tartışmanın yaşandığını anımsatarak, sözlerine şöyle devam etti:
"Bazen bir oy ile ilgili tartışma 45 dakika sürüyor. Sandık alanındaki sorumluluk oradaki seçim kurulu hakiminin sorumluluğunda. Buna rağmen bizim arkadaşlarımız bütün taraflara adaletli ve eşit muamele ediyorlar. Kimsenin bunlardan da bir şikayeti yok. Bırakın Büyükçekmece'yi diğer yapılan taraflardan da bir şikayet yok. Beni CHP'li arkadaşlar da aradılar. Milletvekilleri aradılar. 'Efendim böyle böyle bir durum var. Polisleriniz müdahale etse de insanlar gelmese.' dedi. 'Arkadaşlar gelmese demek ne demek? Eğer biz oraya bir kısıt koyarsak bu sefer şöyle bir tartışma doğar. 'İçişleri Bakanlığı talimatıyla birtakım insanların bu sayımı gözlemesi veya takip etmesi engelleniyor.' Tam tersi kim gelebiliyorsa gelsin biz güvenliğini sağlarız.' dedim. 'Haklısınız. Sizin böyle düşündüğünüzü düşününce biz de size hak veriyoruz.' dediler."
Maltepe'de oy sayımın yavaşlatılması için müdahale edildiği iddialarının hatırlatılması üzerine Soylu, "Seçim, seçim hakiminin teminatı altındadır. Yürütmeyi o yapar. Seçim hukuku konusunda bilgi sahibiyim. Hiç merak etmeyin en ufak tereddütte arkadaşlarımız gerekli önlemi alırlar" karşılığını verdi.








