head

2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 20 Nisan 2026
rek_lam_11_386cd_1aab8.jpg

Siyaset

AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, Ankara'daki yerel seçim sonuçlarına ilişkin olarak, "Bir eksiklik ya da bir sıkıntı var ise en başta biz kendimizde ararız. Ankara'da bu işin sorumlusu da en başta Ankara il başkanıdır." dedi.

Ankara İl Başkanlığı'nda gazetecilerle kahvaltılı toplantıda bir araya gelerek, 31 Mart yerel seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, seçim çalışmaları kapsamında başkentin 25 ilçesinin her bir köşesine ulaşmaya çalıştıklarını belirten Özcan, Ankara'nın 24 ilçesinin 24'ünde oylarını yükselttiklerini ve Cumhur İttifakı ile 25 ilçenin 22'sinde kazandıklarını söyledi.

Özcan, seçim günü sahada görev yapan partili sayısına ilişkin detaylar vererek, "Ankara'da toplam 50 bin 817 kişi, sadece seçim günü görev yapmıştır. Seçim İşleri Başkanlığımızdaki arkadaşlarımızla yıllardır yaptığımız gibi seçim öncesi sandıkta görev yapacak arkadaşlarımızı da eğitimlere aldık." bilgisini verdi.

Seçim sonrası yapılan itiraz sürecine ve süreç içinde partililerin yaptığı çalışmalara da değinen Özcan, şunları kaydetti:

"Seçimin ertesinde iki gün boyunca birçok teşkilat mensubumuz bütün katlarda olmak kaydıyla 12 bin 180 sandığı tek tek inceledik. Bu incelemelerin sonucunda bazı kaydırmalar da tespit ettik. 12 bin 180 sandığın 3 bin küsuruna da itirazda bulunduk. Bunların nedenlerine baktığımız zaman, geçersiz oylardan ve aynı zamanda bu gibi kaymalardan dolayı sandık yönetimimizdeki arkadaşımız itiraz etmiş ama sandık başkanı tarafından kabul görmemiş. Bilhassa muhtarlık seçimi inanın sıkıntı. Muhtarlık seçimi için pusula atmamış iptal etmiş. O mahalleye yeni taşınmışsındır ve muhtar hakkında fikrin yoktur boş atmışsındır. Veya iki tane ya da üç tane pusula koymuş onu geçersiz saymış. İlçeyi, meclisi ve büyükşehiri kullanmış bu geçerli oyları iptal etme nedeni muhtarlık."

"ANKARA'NIN SORUNLARINI BİR GÜNDE KONUŞAMAZSIN"

Özcan, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının "2014 seçimlerini kazandığı ama kaybettirildiği" algısıyla çalışma yürüttüğünü ifade ederek, "Bu seçimde görüyoruz aynı durumu, itirazları neden beklemiyorlar. Bir önceki seçimi hatırlarsanız, Anayasa Mahkemesi'nden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınacaktı neredeyse." diye konuştu.

 

Cumhur İttifakı ruhuna uygun olarak MHP ile uyumlu bir seçim süreci geçirdiklerini ve bu uyumun devam edeceğini vurgulayan Özcan, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ilk belediye meclisi toplantısında yaşananlara dikkati çekti. Özcan, "İlk toplantıda hemen iş patladı. AK Parti ve MHP grubu olarak ortak iki tane öneri verildi. Mesela bir önergenin ne olduğunu kimse bilmiyor. Çünkü önergenin ne olduğu okunmadı ve oylanmadı bile. Meclis başkanı hangi partiden olursa olsun ilk oturumdaki olağan toplantıda onu okur ve oylar. 'Yasama, yargı, yürütme' diyorsun. Sen bir de orada yargılık yapıyorsun. Bu önerge hukuksuz veya usulsüz diyor. Böyle bir şey olabilir mi?" dedi.

20190418_2_36049380_43681461_Web

"BİR SIKINTI VAR İSE EN BAŞTA BİZ KENDİMİZDE ARARIZ"

Seçim sonuçlarına ilişkin olarak Ankara özelinde bir öz eleştiri yapıp yapmadıklarının sorulması üzerine Özcan, sandık müşahitleri ve yönetimleri ile mahalle ve gençlik kolları teşkilatlarının üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirdiklerini söyledi.

 640xauto 6cc20

Özcan, bazı yerlerde aksayan durumlar olduğunu ancak teşkilatlardan gerekli takviyelerin yapıldığının altını çizerek, şunları söyledi:

"Bir eksiklik ya da bir sıkıntı var ise en başta biz kendimizde ararız. Ankara'da bu işin sorumlusu da en başta Ankara il başkanıdır. Bizler uzun yıllar teşkilatlarda görev yaptık. Seçim Koordinasyon Merkezi'nde günlük değerlendirmemizi hep yaptık. Seçimden bugüne kadar da kendi içimizde öz eleştirilerimizi yaptık. Şu anda hala bunları raporlama şeklinde hazırlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza bunları detaylı bir şekilde sunacağız. Her ilin ve her ilçenin kendine özel bir durumu oluyor. Bizler kendi eksiklerimizi araştırıyoruz. Bizlerde esik vardır ama ilçe teşkilatlarında hele ki mahalle teşkilatlarında ve sandık yönetimlerimizde yoktur."

"BİZ LİDERİN ARKASINDA SAĞLAM DURAN BİR TEŞKİLATIZ"

Özcan, AK Parti adayı Mehmet Özhaseki'nin Ankaralılar tarafından benimsenip benimsenmediği konusundaki soruyu ise "Biz liderin arkasında sağlam duran bir teşkilatız. Partimiz istişare kurullarını harekete geçirmiştir ve bu istişarede çıkan kararda genel başkanımızın uygun gördüğü isime, kampanya sürecinde adayın tanınması, seçim çalışmaları, miting ve seçim günü sandığa sahip çıkma gibi faaliyetlerden mesulüz. Kendisi çok tecrübeli bir isim ve şu anda da genel başkan yardımcısı. Altındağ'da mesela ilçe meclisinde ve ilçede AK Parti'ye oy vermiş ama büyükşehirde boş atmış. Vatandaşımızın verdiği karar zaten başımızın üstünde." şeklinde cevapladı.

 

Belediye şirketleri ile ilgili yetkilerin Mansur Yavaş'tan alınarak belediye meclisine verilmesi tartışmalarıyla ilgili soru üzerine de Özcan, şunları kaydetti:

"Bu yetki 25 yıldır belediye başkanındaymış da şimdi meclis alıyormuş gibi değil bu iş. Zaten mecliste olan bir hak. Mesela 2009'da ben belediye meclis üyesiydim. İlk toplantıya oturduk ve o zaman Melih Bey, önemli 5 madde vardı meclisinde uhdesinde olan bir şeydi. Başkanlık yazısıyla getirdi ve mecliste olan yetkinin belediye başkanına verilmesi. O zaman CHP'nin Çankaya grup başkanvekili çıktı ve o zaman CHP buna itiraz etti. 'Bu hak meclisindir' dedi. Bizim sayımız çoğunluktu ve belediye başkanına verdik. Mansur Bey'in meclisten alacağı daha çok yetki var. Arsa satışı olacak yetki isteyecek, kredi çekmek durumu olacak yetki isteyecek. Bunlar daha önce de zaten meclisteydi. Dönem oluştuğu zaman yetki ya mecliste ya da belediye meclisinde kalır. CHP o zaman bunu reddetmişti şimdi kabul ediyor. Biz de şimdi mecliste kalsın diyoruz."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Asıl görevimiz bundan sonra başlıyor. Belediye başkanlarımız artık seçildikleri beldede herkesin belediye başkanlarıdır. Bir partinin değil, artık o kentin belediye başkanlarıdır" dedi.

 

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

 

Bu kentlerde yaşayanlar huzur istiyor. Birlikte yaşayacaksak bir araya gelmeliyiz. Elbette bir başarı elde ettik ama Bursa'da Zonguldak'ta başarı elde edemedik. Bursa içimde bir yaradır. Bursa'da bir eksiğimiz hatamız var. Zonguldak'ta, Giresun'da adaylarımız kazanamadı. Elbette halkı suçlamıyoruz. Bir eksiklik varsa bizimdir. Geriye dönük süreci masaya yatırmalıyız.Büyük miting yapmadık. Kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ile toplantılar yapmadık. Sorunları masaya koyduk. Hem sorunu hem çözümü anlattık. Elbette mitingler de yaptık. Sayın Akşener ile ortak mitinglerimiz de oldu. Ama ağırlığı toplantılara verdik. Kampanya boyunca olumlu bir dil kullanmaya özen gösterdik. Rakiplerimiz aklımızdan bile geçmeyen acımasız eleştriler yaptı.

 

Ne teröristliğimiz kaldı ne de bir şey... Başarısını ilçede görüğümüz adayları ilde gösterdik. Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek... Vatandaşa bu başarıyı takdir ediyor musun o zaman bu başarıyı bütün kente yaymak istiyoruz dedik. Bu politika da tuttu.

 

İYİ Parti ve Saadet Partisi genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Millet İttifakı demokrasiyi savunan bir ittifaktı. Bu ittifakın, bu başarının sağlanmasında büyük rolü olduğunu ifade etmek isterim. Seçim sürecinde bu iki partinin de katkıları olduğunu söylemeliyim.

 

"KAZANDIĞIMIZ BELEDİYELERDE ASGARİ ÜCRET 2 BİN 200 TL OLACAK"

 

Asıl görevimiz bundan sonra başlıyor. Belediye başkanlarımız artık herkesin belediye başkanlarıdır. Bizim belediye başkanlarımız harcadıkları her kuruşun hesabını millete vereceklerdir. Belediye yönetimlerinde partizanlık değil, liyakat esas alınacaktır. Asgari ücret konusunda da belediye başkanlarımız hazırlıklarına başladı. Kazandığımız belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 TL olacak.

 

"SEÇİMİ KAZANAN KHK'LILARA MAZBATALARI TESLİM ETMENİ GEREKİR"

 

Bir konuya değinmezsem demokrasi açısından ayıp etmiş olurum. KHK'dan atılanların seçim başarılarının teslim edilmemesi. İtiraz yapıldı. Buradan YSK üyelerine seslenmek isterim. Seçime gitmelerine siz izin verdiniz. Savcılıktan iyi hal kağıdı aldılar. Seçim kuruları tarafından kabul edildi ve bir kısmı seçimi kazandı. Seçimi kazananlara mazbataları teslim etmeniz gerekir. Aksi halde büyük bir demokrasi ayıbına imza atmış oluruz. Ya hiç izin ermeyecektir bu başka konudur ayrıca tartışırız. Ama izin verdiğiniz kişiye mazbatayı vermemek doğru değildir. Bu mazbatalar verilirse Türkiye bir demokrasi ayıbından kurtulmuş olacaktır.Demokrasiyi savunuyorsak sadece kendimiz için değil, bizim gibi düşünmeyenler için de hakkı hukuku savunmak durumundayız. YSK’nın kararını gözden geçirmesini istemek de bizim en doğal hakkımızdır.

 

"TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİNE DÖNMESİ GEREKİYOR"

 

Türkiye seçimlerini tamamladı ve bu ortamdan kendisini süratle kurtarması gerekiyor. Ekonomi ve dış politikada yaşanan sorunlar doğrudan vatandaşa yansıyor. Ekonomide ciddi bir kriz yaşanıyor. İşsiz sayımız geniş tanımıyla 8 milyonu aştı.

 

Genç işsizlik oranı yüksek. Enflasyon patladı ve mutfaklarda yangın var. Türkiye’nin gerçek gündemine dönmesi gerekir. Biz bu krizden nasıl çıkarı? Siyasetin düşünmesi gereken budur. Merkez Bankası’nın rezervleri konusunda uluslararası kuşkular var. Günü kurtarmak üzere inşa edilen ekonomi politikaları var. Hatta krizin farkında değiller.

 

Reel sektör artık nasıl batmaktan kurtulurumun arayışı içinde. Devlette liyakatı yok ettiler. Dünyada ekonomik gidişatı izleyen ve siyasi otoriteleri uyaran bürokrasi yok edildi. Saray bürokrasisi ile Türkiye’deki ekonomik kriz çözülmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kalkınma planı yok. Saray bunun ne kadar farkında merak ediyorum. Kalkınma plansız siz neyi yapacaksınız?

17 günlük gecikmenin ardından mazbatasını alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane mesaisine başladı. Basın mensuplarının karşısına çıkan İmamoğlu, meclis çoğunluğunun kendileri için sorun olmayacağını vurgulayarak, ''Bazılarına göre siyasi iradenin, yani meclis çoğunluğunun bizde olmamasını bir zafiyet olarak gösterseler de ben bunu, bu ülke ve bu şehir adına, demokrasi adına fırsata dönüştürmek istiyorum'' dedi.

''Eğer insanlar, tüm iyi niyetiyle bu kente hizmet edip, bir kişiden talimat almayı ve ona hizmet etmeyi kendisine felsefe edinmeyip, 16 milyon insana hizmet etmeye buraya geliyorum demişse, hiçbir engelimiz yok'' diyen İmamoğlu, ''Bu şehirde, özgürlüğü ve eşitlenmeyi hakim kılmak adına hizmete dönüştürdüğümüzde, İstanbul'un yereldeki demokrasi uygulaması, belki de dünyaya da örnek olabilir. Bu bağlamda, toplumun bu şeffaflığı hissetmesi adına son derece radikal kararlar alacağız. Demokrasinin bu kentin damarına kadar işlemesi adına. Eksiklerimizi tamamlayacağız. Günün sonunda, bu şehirde ve bu yönetimde mutlak demokrasi, şeffaflık ve katılımcılık var olacak'' diye konuştu.

 4F61791A B255 49E9 8980 6D78C9AC9966 cf7ab

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki merkez binaya, 11.43'te ulaştı. Vatandaşlar ve belediye personeli tarafından karşılanan İmamoğlu, ilk iş olarak basın mensuplarının karşısına çıktı. İmamoğlu'nun açıklamaları ve sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

- Bugün, bütün çalışma arkadaşlarımla, İBB çalışanlarımızla, kadromuzla ''Bismillah'' diyoruz. Hayırlısıyla inşallah güzel hizmetlerimize başlayacağız. Çok işimiz var. İstanbul'un birçok konusu var. Tespit ettiklerimiz var. Sahada tespit edeceklerimiz var. İstişarelerimiz, brifinglerimiz olacak. Büyükşehir'in hafızasını dinleyeceğiz. Bu kurumun uzun süreli hafızası çok önemli. Yapılmışlar ve bugüne kadar buradaki çalışma arkadaşlarımızın, teknik ve eğitimli bir şekilde bilgileri, görüşleri ve deneyimleri bizim için çok çok önemli. Çalışma arkadaşlarımızın görüşleri çok değerli, içine siyaset katmadan bu kentin insanına fayda verecek hangi bilgileri varsa, biz ona talibiz. Bu anlayışla, bu tarihi kurumun tüm insan kaynağından faydalanacağımızı herkes bilmeli. Farklı bir anlayışa başlangıç yapacağız. Bizden olanlar, bizden olmayanlar anlayışının bittiği gündür, bugün.

- Kucaklamanın tek bir felsefesi var. Biz, çalışma arkadaşlarımız da bizi aynı güzellikle ve samimiyetle kucaklasınlar istiyoruz. Bu kucaklaşmanın tek faydası var, 16 milyon insana, ülkemize, milletimize. Kişisel hiçbir beklentiyle ya da kişiye hizmet anlayışıyla, hiç kimse bizden talimat almayacak. Bizden alacakları talimat, İstanbullunun lehine ve çıkarına olacak. Bu anlayış ve felsefeyle buradayız. Yolumuz açık olsun. Çok konumuz var. Bütün çalışma arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Benimle yol yürüyecek yeni kadrolarımız olacak, onlara. Allah mahcup etmesin.

- Bu kent kutsal bir kenttir. Bu kentin maneviyatı, birikimleri, tecrübeleri vardır. Bunları kucaklamak olağanüstü bir derinlik ister. Kimse, kendisini bir kısır bakış açısına hapsetmesin. Herkes penceresini açık ve açısını geniş tutsun. Tekrar hayırlı olsun, bu şehre yapacağımız hizmetler, bu şehirde kalıcı ve güzel izler bıraksın.

995D7661 C21E 44AC 83DE 816F88A29E97 a205b

Hastane ziyareti sorusu…

- Genel Başkan Yardımcımızı, Gülizar Biçer Karaca, mazbata alımı sırasında bir talihsizlik yaşadı. Bir cam kırılması yaşandı. Keşke o kargaşa olmasaydı, o kargaşa esnasında bir yaralanmayla minik bir yaralanma oldu. Gitmişken orada tedavi gören hastaları da ziyaret ettim. Allah hastalara şifa versin, inşallah sağlıklı günler bizim olsun.

İlk gününüzü nasıl geçirdiniz?

- Elbette heyecanım var. Ama heyecanım hiçbir zaman aklımın önüne geçmez. Mesuliyetimin farkındayım. Dolayısıyla dün gece çocuklarımla eşimle annemle babamla kucaklaştım, onların duasını ve desteğini aldım. Çocuklarımın İstanbul'la ilgili yapacaklarımı sorması işimin ne kadar zor olduğunu gösterdi. Küçük oğlum, ''Saraçhane'deki binayı ne zaman kütüphane yapacaksın'' diye sordu. Büyük oğlum, öğrenci indirimini sordu. Kızım sadece beni öpmekle yetindi, onun isteği yok şimdilik.
İstanbul mitinginin yer, zaman bilgileri belli oldu mu?

- Bugün tasarlayacağız. Tüm detaylarını paylaşacağız. Bu bir miting değil. Yapacağımız bir miting değil, bugün detaylarını tasarlayacağız. Bu bir buluşma, başlangıç buluşması. Bir karnaval gibi düşünebilirsiniz, eğlenceli bir gün gibi de düşünebilirsiniz. Her şey çok güzel olacak anlayışının başlangıcı diyebilirsiniz. İstanbul'da yeni bir başlangıcın, yeni bir anlayışın, ''Her şey çok güzel olacak'' anlayışının başlangıcı diyebilirsiniz. Bu anlamla yüklü bir günü yaşamak istiyorum. Bebekleri, çocukları, sağlığı sıhhati olan herkesi, gençleri, kadınları bu şehrin insanlarını davet ediyorum. Oy veren, vermeyen herkesi davet ediyorum. Keyifli bir günün dilimini buraya ayırırlarsa, inşallah İstanbul için çok güzel bir günü, bir başlangıç gününü yaşamış oluruz diye düşünüyorum.

 

CAEA9DE4 53E1 442E BCAB 3D9616CDEB8F c6b52

Tebrik telefonları geldi mi?

- Şu anda resmi telefonlardan bir bilgi elde edemedim. Cep telefonuma bakma fırsatım olmuyor. Kimsenin hakkını yemeyeyim ama şimdilik bana ulaşan AK Parti kanadından bir tebrik yok.

FEC7DBBD 65A5 437B 903F B96E82FA1D6B 2bc9c

Erdoğan'ı karşılayacak mısınız?

- Benim sorumluluğum neyi gerektiriyorsa onu yaparım. Devlet sorumluluğum neyi gerektiriyorsa onu yaparım. Bundan yana kimsenin şüphesi olmasın. Biz normalleşmenin ve kucaklaşmanın yanındayız. El sıkmaya fırsatımız varsa elini sıkarız. Daha fazla fırsat varsa kucaklaşırız. Daha fazla fırsat varsa konuşuruz, uzlaşırız. Fırsat yaratma konusunda kabiliyetime güveniyorum. Öyle bir vazife doğarsa, oradayım. Kendisini Saraçhane'ye davet edeceğim. Bu ülkenin her makamı, her kişisi, buraya davet edilmelidir. Burada iş üretmeliyiz. Bizden hiç kimse partizan bir dil beklemesin. Tam aksine biz, bu şehri barıştırmaya geliyoruz. Bu şehirde barışı lafla yapamazsınız. Uygulamayla yaparsınız. Toplum, bu hoşgörüyü ve sevgi-saygı anlayışını istiyor, gülümsüyor. Onların yüzü mutlu. Gerginlikten usanmışlar. Bu milletin gündeminden o çatışmayı yok ettiğinizde, inanın milletçe önümüzde hiçbir engel kalmaz.

Saraçhane ne zaman kütüphane olacak?

- Arkadaşlarımla teknik süreci analiz edeceğiz. İnsanların burayı yönetim binası olarak kabul etme anlayışını koruyan elbette ki mimari tasarımlara burası muhtaç. Mutlaka hayata geçireceğiz. Dünyada da örnekleri var ama biz en iyi örneği olmayı istiyoruz. Bahsettiğimiz kütüphane süreci hemen başlayacak. Mutlaka buradaki makamların ve birimlerin mevcut yapı içerisinde korunması gerekiyor. Onların tasarımları halledilecek. Bu, bir anda olacak bir şey değil. Ama hızlıca bunu halledeceğiz. Burada eğitimin, kültürün var olduğu bir süreci yaşatarak, aynı anda bu binada, meclisin ve belediye başkanının olması, halkla iç içe olmanın fiziki imkanını sağlamış olacak. Halkla uzaklaştığım an, verimli olamayacağını düşünüyorum. Halkın da bizimle buluştuğu kadar, kente verimliliğini katabileceğini düşünüyorum. Katılımcılığı ve şeffaflığı bu fiziki alanda yansıtma mecburiyetimiz var. Arkadaşlarımla o süreci hızlıca başlatacağız.

12EF5558 07C8 4BF2 8AFD 3C83784D6C62 970a7

Şeffaflık konusu…

- Tümüyle bir hazırlık yapıyoruz. Bazılarına göre siyasi iradenin, yani meclis çoğunluğunun sizde olmamasını bir zafiyet olarak gösterseler de ben bunu, bu ülke ve bu şehir adına, demokrasi adına fırsata dönüştürmek istiyorum. Eğer insanlar tüm iyi niyetiyle bu kente hizmet edip, bir kişiden talimat almayı ve ona hizmet etmeyi kendisine felsefe edinmeyip, 16 milyon insana hizmet etmeye buraya geliyorum demişse, hiçbir engelimiz yok. Başta meclis olmak üzere, tüm şeffaflığıyla birçok görüşmemizi yapacağımız şeffaf odamızda, her şeyi konuşurken, vatandaş bilgilensin ve faydalansın istiyoruz. Bugünün teknolojisi, çağın demokrasisi için bir fırsattır. Bu kadar hızlı iletişim kurabiliyorsak, anında soru sorup cevap alabiliyorsak, milyonlarca insanla bağ kurma teknolojisi varsa, bunu niye fırsata çevirmeyelim. Aslında bizim insanımız fıtrat olarak demokrasiye çok uygun. Özgürlüğünü seven bir toplumuz aslında. Bu şehirde, özgürlüğü ve eşitlenmeyi hakim kılmak adına hizmete dönüştürdüğümüzde, İstanbul'un yereldeki demokrasi uygulaması, belki de dünyaya da örnek olabilir. Bu bağlamda, toplumun bu şeffaflığı hissetmesi adına son derece radikal kararlar alacağız. Demokrasinin bu kentin damarına kadar işlemesi adına. Eksiklerimizi tamamlayacağız. Günün sonunda, bu şehirde ve bu yönetimde mutlak demokrasi, şeffaflık ve katılımcılık var olacak.

Meclis ne zaman toplanacak?

- Pazartesi günü olarak görünüyor. Yönetmelik öyle emrediyor. O güne hazırlığımızı yapacağız.

Pankartların indirilmesi konusunda girişiminiz oldu mu?

- Pankartlarla, İstanbul halkına beni seçtikleri için yeterince teşekkür ettiler. Şimdi ismini değiştiririz.

İmamoğlu, 12.03'te makamına geçti. İmamoğlu'nu makamında ilk tebrik eden kişi, CHP'nin eski genel başkanlarından Hikmet Çetin oldu.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, 31 Mart yerel seçimlerine dair seçim öncesinde yaptığı tahlilde,“Tatlı dil ve yumuşak huyla konuşanlar, yola çıkanlar kazanacak. Sertlik, tehdit, hiddetle yola çıkanlar kaybedecek demiştim” dedi.

Hitit Üniversitesinde bir öğrenci kulübü tarafından düzenlenen söyleşiye katılan Bülent Arınç, 31 Mart yerel seçimleriyle ilgili burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:


“Seçimlerden önce Hoca Ahmet Yesevi’nin hayatını anlatan bir konferansa katılmıştım. Ahmet Yesevi hazretlerine sormuşlar. Şeriat nedir diye. Önce Allah’a güçlü bir iman demiş. Ona şirk koşmamak demiş sonra ve 10 madde sıralamış. Ama 6. maddesi önemli. 'Şeriat tatlı dilli olmak. Güzel huylu olmak' demiş. Hiç duymamıştım. Şunu duymuştum İslam’da 'İnsanları Rabbinin yoluna güzel hikmet ve nasihatle davet et' diye. 'Bir hadisi kutside Allah diyor ki Peygamber efendimize, ‘Sen sert olsaydın karşındakilerin kaba ve kırıcı sözlerle onlara hitap etseydin onlar senden kaçarlardı.’ Tatlı dil ve güzel huy çok önemli."

Seçimlerden bir gün önce kendisine, "seçim sonuçlarını nasıl görüyorsunuz?" diye sorduklarını anlatan Arınç, şöyle devam etti:

“Onlara Hoca Ahmet Yesevi’nin sözlerini hatırlattım. Tatlı dil ve yumuşak huyla konuşanlar, yola çıkanlar kazanacak. Sertlik, tehdit, hiddetle yola çıkanlar kaybedecek, dedim. Bu ne demek dediler. Arif olan anlar dedim. Bilmiyorum doğru mu söyledim. Ahmet Yesevi’nin dediği doğru da, benim yorumum doğrumu bilemiyorum."

"CHP, olumlu sonuçlar alıyor"
CHP'nin de 69 yıldır iktidar olamadığını hatırlatan Arınç, sözlerine şöyle son verdi:

“Bugün 2019 yılındayız. Cumhuriyet Halk Partisi eski Cumhuriyet Halk Fırkası. Tek parti döneminin tek partisi 1950 seçimlerini kaybetti 2019 yılındayız, 69 yıldan beri tek başına iktidara gelemiyor. Bir çabanın içerisinde görüyorum onları. Bu çabanın içerisinde de müspet sonuçlar alıyorlar. Demek ki bir ihtiyaç var. Eski Cumhuriyet Halk Partisi algısının veya halktaki o zihinlerdeki CHP düşüncesinin revize edilmesi lazım. İşte bunlar bazen Ankara’daki, bazen İstanbul’daki adaylarıyla bir çabayı gösteriyor. Bence bu olumlu gelişme. Çünkü halkın değerlerine sırt çevirmiş bir partinin 69 yıldan beri bir milimetre alamadığını görüyoruz. Uzamıyor. Kısalmıyor. Ancak biz 15 ayda iktidar olduk. Bütün bu dinamikleri göreceği."

Seçimlerden önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözlerine kahkaha ile karşılık veren, Kanal D sunucusu Buket Aydın, Ekrem İmamoğlu'nun mazbata almasını anons ederken "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı" ifadesini kullanmadı.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 31 Mart seçimleri öncesinde sürecinde Kanal D’de Buket Aydın’ın konuğu olmuştu. Programda, CHP lideri; partisinin İstanbul, Ankara, Bursa, Adana ve Mersin’i kesinlikle kazanacağını belirterek, “Bütün bunları alacağız, ben gerçeği söylüyorum size.” demişti. Sunucu Buket Aydın ise Kılıçdaroğlu'nun bu sözlerini kahkahayla karşılamıştı. Buket Aydın'ın bu tavrı, çok eleştirilmiş, birçok kesimden tepkiyle karşılanmıştı.

Çok tartışılan bu yayının ardından CHP'nin İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, bugün mazbatasını alarak resmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Sunucu Aydın, bu kez gayet ciddi bir tavırla İmamoğlu'nun mazbatasını aldığını duyurdu. Ayrıca Buket Aydın'ın haberleri sunarken İmamoğlu için, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı" dememesi dikkat çekti.

Buket Aydın'ın Kılıçdaroğlu ile diyaloğu şöyle:

 https://www.youtube.com/watch?time_continue=2&v=1nHqVcpiAIg