Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 7057
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Ankara’da katıldığı cenaze töreninde linç girişimine uğradı. Güvenlik amacıyla Kılıçdaroğlu’nun götürüldüğü ev de taşlandı. Kılıçdaroğlu, “Bizim geldiğimizden de haberleri vardı. Olay sırasında hazırlanmış sopalar bile dağıtılıyordu” dedi.
Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre, Ankara temsilcilerine konuşan Kılıçdaroğlu o gün yaşadıklarını anlattı. Kılıçdaroğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
“Güvenlik zafiyeti vardı”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bazı gazetelerin Ankara Temsilcilerini makamında kabul etti. Saldırıyı anlatan Kılıçdaroğlu, “Korumalar sağ olsun güzel görev yaptılar. Ciddi bir güvenlik zafiyeti vardı zaten. Bilinçli olarak mı yaratıldı, onu bilemiyorum. Zaman gösterecek” dedi. Kılıçdaroğlu, güvenlik ekibinin, cenazeye katılacağını önceden bildirdiğini kaydeden, gittikleri evde Emniyet Genel Müdürü, jandarma komutan yardımcısı, Ankara Emniyet Müdürünün de bulunduğunu hatırlattı.
Kılıçdaroğlu’ndan Akar’a: Oradaki konuşmayı çok farklı düşünmek istemiyorum
Konuşurken duymadım. Hulusi Bey, atmosferin etkisi ile mi yoksa başka bir gerekçesi mi vardı bilmiyorum. Oradaki konuşmayı çok farklı düşünmek istemiyorum. Kalabalık var dağılması lazım, onların dağılmasını isteyebilir.
Şehit cenazelerine en çok katılan benim. Bir şehidimiz var. Ona katılmak aileye taziye dilemek sabır dilemek baş sağlığı dilemek hepimizin ortak görevi. Ben böyle bakıyorum. Aile ile gitmeden önce temas kuruldu. Daha sonra gittim. Gittiğimde farklı bir tablo vardı, tabloyu gördük. Birden fazla yerde görevlendirilmiş insanlar vardı. Normalde önlemlerin alınması gerekiyordu.
“O kalabalıkların linç girişiminde bulunmak istedikleri belli”
Dışarıdan çok kişinin geldiği belli. Çünkü küçük bir köy. O kalabalıkların linç girişiminde bulunmak istedikleri belli. Onları görüyordum zaten. Bunlarla ilgili olarak özel bir bilgi gelmedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun arayıp aramadığı sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hayır, sayın Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu mesajla üzüntülerini dile getirdiler. Erdoğan'ın özel kalemi, bizim özel kalemi arayarak gelişmeler hakkında bilgi almak istemişler. Özel kalem nasıl bilgi verecek? Bilgi alınacaksa İçişleri Bakanlığından alınır, bakanlardan alınır. Bilemiyorum. Özel bir şey de beklemiyorum” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Organize bir linç girişimi, terör saldırısı”
Aslında bir terör saldırısı. Sıradan rutin bir protesto alarak düşünmemek lazım. Bu bir siyasetçiye karşı organize bir linç girişimi.
“Kin, nefret tohumu eken siyasetçiler var”
Bunların kendi içinde bir tutarlılığı var. Yorumların kendi içinde bir tutarlılığı var. Türkiye'nin normalleşmesini istemeyen siyasetçiler ve başka unsurlar var. Türkiye süratle normalleşmeli. Türkiye, dış politikada üzerinde pazarlık yapılan bir ülke haline geldi. Bu kadar sıkışmış bir Türkiye'nin en azından siyaset olarak ortak tepki vermeye ihtiyacı var. Biz bunu her yerde söyledik. Bizden görüş istenirse, görüşümüzü, bilgi istenirse bilgimizi ifade edebiliriz. Huzurun egemen olmasını istiyoruz. Bunu istemeyen başka siyasetçiler olduğunu, kin, nefret tohumu eken siyasetçiler olduğunu görüyoruz. Geçmişte de Türkiye' ye zarar verdiler, bugün de zarar vermek için öyle zannediyorum kendilerine yol haritası belirlemişler.
“Türkiye’de kaos çıkarmak isteyen çok çevre var”
Ona girmek istemiyorum. Türkiye' de kaos çıkmasını isteyen çok çevre var. Türkiye'nin demokratik standartlarını yükseltmesi gerekiyor.
“Olay çıkmasın diye özen gösterdik”
81 ilde il başkanlarımız; sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ve siyasi parti temsilcileriyle açıklama yaptı. Alanda, sokakta bir eylem yapılmasının doğru olmadığını ifade ettik. Provokatörlere fırsat yaratır. İstanbul'da miting var iken onunla bile temasımız oldu, orada bir sorun olmasın diye. İmamoğlu ile toplumu yatıştırması için görüştüm. Olay çıkmasın diye özen gösterdik. Aslında devleti yönetenler de göstermeli. Ama bunun bile farkında değiller. En büyük tehlike bu.
“Ayrıştırıyorsa ona İçişleri Bakanı denmez”
Onu herkes görüyor, biliyor. Sorun şu; onu İçişleri Bakanı olarak tanımlayalım mı, tanımlamayalım mı? İçişleri Bakanı denen kişi Türkiye'nin huzuru için her türlü önlemi almalı. Bir kişi İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturup toplumu ayrıştırıyorsa ona İçişleri Bakanı denmez. Onu İçişleri Bakanı olarak görmüyoruz. Kutuplaşmadan, kandan medet uman kişiye içişleri bakanı denmez. Onun başka görevi var. Koruma sayısının artırılması yönünde talebimiz olmadı. Yeni bir talepte de bulunmayacağım.
"Zırhlı aracı iade ettik"
Zırhlı aracı iade ettik.. İhtiyaç duymadık. Şartlar ne olur kestirmek zor. Şartlar bizi bir zırhlı araca binmeye mecbur ederse alırız. Bugün düşündüğümüz bir olay değil. Gelişmelere bakmak gerekiyor. Gerekirse kendi güvenliğimizi kendimiz de sağlayabiliriz. Görevimiz neyse yapacağız.
“Gerekirse aynı köye yine giderim”
Diyaloglar iyiyidi. Aileden birisi Mansur Bey’e diğeri de AKP adayına oy verdiğini söyledi. Evlerine gelince evleri taşlanır, yakılır diye paniğe kapılmışlar. Emniyet Genel Müdürü, polisler öyle bir şey olmayacağını söyleyince rahatladılar. Ayrılırken, çocukları Muhammed elimi öptü, ben de yanaklarından öptüm. Gerekirse aynı köye yine giderim. Siyasette rakiplerimizin ayrımcı bir dil kullanmaları, bu ayrımcılık hani gittikçe derinleşen, kini ve öfkeyi besleyen dile dönmüş. Bu dil medya tarafından acımasızca kullanılıyor. Hiç düşünmediğimiz pek çok olay oralarda günlerce söyleniyor. Garip bir dünya var karşımızda. Bu dünya var diye biz düşüncelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Kendimize çeki düzen verelim diye bir durum yok. Ne söylediğimiz, ne yaptığımız belli. CHP'li PKK ile beraber gösteriyorlar.
“İşi sadece savcıya bırakmadık”
Ben iki kez güvenlik güçlerinin akrep aracına bindim. Bir PKK saldırısı bir de bu saldırı. İkisi arasında bir fark yok. Onlar da terörist bunlar da terörist. Açıkça korumalar olmasa açıkça linç olacak. Bununla ilgili olarak da özel bir araştırma kurduk. Şu anda bizim arkadaşlarımız görüntüleri izliyorlar. Tespitler yapıyorlar. Köyde vatandaşlarla temasa geçtik. İşi sadece savcıya bırakmadık. Kim nedir, ne değildir… Provokatör var, önde olanlar var, arkada olanlar var. Bizim geldiğimizden de haberleri vardı. Olay sırasında hazırlanmış sopalar bile dağıtılıyordu.
“Emniyete bir gün önceden bilgi verdik”
Kılıçdaroğlu, şehit cenazesine katılacaklarına dair bilginin ise “Cumartesi günü emniyet koruma şubesi nöbetçe amirliğine bildirildiğini” söyledi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 6006
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesindeki saldırı ile ilgili ilk açıklamasını sosyal medya hesabı üzerinden yaptı. Erdoğan açıklamasında "Ne yazık ki dün Çubuk’ta bir şehidimizin cenaze töreninde istenmeyen bir olay meydana gelmiş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik protestolar şiddet eylemine dönüşmüştür" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki hain saldırıda şehit düşen askerlerle ilgili “Dün dört şehidimizi toprağa verdik. Allah şehitlerimize gani gani rahmet eylesin. Bu vatan onların bize bıraktığı kutsal bir emanettir” ifadelerini kullanırken CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yapılan saldırı ile ilgili de ilk kez konuştu.
Erdoğan açıklamasında "Ne yazık ki dün Çubuk’ta bir şehidimizin cenaze töreninde istenmeyen bir olay meydana gelmiş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik protestolar şiddet eylemine dönüşmüştür. Olay tüm boyutlarıyla soruşturulmaktadır. Şiddeti asla tasvip edemeyiz. Şiddetin ve terörün her türüne karşıyız. Kimsenin Türkiye’nin huzur iklimine zarar vermesine müsaade etmeyiz" dedi.
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 6282
Ankara'nın Çubuk ilçesinde katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğrayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sonrasında yaptığı açıklamada kimsenin kendilerini şehit cenazelerine gitmekten alıkoyamacağını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi'nin sosyal medya hesabından paylaştığı videoda Kılıçdaroğlu şu sözleri kullandı:
"[Saldırıyı yapanları] oraya taşıyanların kim olduğunu gayet iyi biliyorum. Bunun hesabını soracağım. Şehitler bizim şehitlerimizdir. O şehitlere sahip çıkmak her vatanseverin görevidir. Kimse bizi şehit cenazelerine gitmekten alıkoyamayacak. Ankara büyükşehirden militanları toplayıp buraya taşımak her şeyden önce şehitlere ve ailelerine saygısızlıktır. Bizim onlara boyun eğeceğimizi sanıyorlar. Kim olurlarsa olsunlar, onlar ülkelerini sevmiyor. Biz seviyoruz ülkemizi. Sonuna kadar ülkemizin, şehitlerimizin ve ailelerinin haklarını savunacağız.
Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi önünde halka seslendi
Kılıçdaroğlu, Çubuk'taki şehit cenazesinde uğradığı saldırının ardından partisinin genel merkezine geldi.
Kılıçdaroğlu, Çubuk'ta bindiği zırhlı araçtan Saray mevkisindeki Kuzey Ankara Kapısı mevkisinde indi. Kendisini bekleyen partililerle bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, makam aracına binerek CHP Genel Merkezi'ne hareket etti.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu araç, Türk bayraklarıyla bekleyen partililerin sevgi gösterileri arasında genel merkeze giriş yaptı.
Kılıçdaroğlu burada halka seslendi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Onlar sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Bir milim geri adım atmayacağım. Biz bu ülkenin bütünlüğünü ve birliğini savunuyoruz. Beni asıl üzen; siz nasıl bir şehit cenazesini kıldırmıyorsunuz? Saldırıya uğradım diye üzülmedim. Bir canım var, bu ülkenin bekası, huzuru, bu ülkenin kalkınması için bir can gerekiyorsa o canı vermeye de hazırım”
“Bana yapılan saldırı Türkiye'nin birliğine ve bütünlüğüne yapılmış bir saldırıdır. Bu ülkede görüşü, kimliği, inancı ne olursa olsun 82 milyonu kucaklayan bir genel başkanım. Ben kuruluşun ve kurtuluşun partisi olan CHP'nin genel başkanıyım. Hiç kimse unutmasın. Kuvay-i Milliyecilerin partisi CHP'nin genel başkanıyım. Hiç kimse unutmasın 82 milyonu kucaklayan bir partinin genel başkanıyım."
"Şavşat'tan Ardavuç'a giderken PKK terör örgütünün saldırısına uğramıştım. Aynı saldırıya bugün de uğradım. Canımı vermeye hazırım, bir milim geri adım atmayacağım. Şehit cenazesine gitmemi niçin istemiyorlar? Sanıyorlar ki saldıracağız, Kemal Kılıçdaroğlu şehit cenazesine katılmasın. Katılacağım, o şehitler 82 milyonun şehidi."
"Şehitimizin cenazesine katıldık. Namaz kıldırmadılar namaz. Siz şehitten, namazdan ne istiyorlar? Ben bir Mehmetçik babasıyım, saldırganlara söylemek isterim. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Biz şehitlerin arasında ayrımcılık yapmadık. Ben saldırıya uğradığım için üzülmedim. Hak, hukuk diyenler saldırıya uğramıştır tarih boyunca. Feriştahı gelse hukuk diyeceğiz. Şehitimize yapılan saygısızlık için üzüldüm."
"Hakkı, hukuku savunanlar tarihin her döneminde saldırıya uğramıştır. Feriştahı da gelse hakkı hukuku ve adaleti sonuna kadar savunacağız. Beni üzen şehide yapılan saygısızlıktır. Şehidin cenaze namazı bile doğru dürüst kılınmadı. O köyde oturan hiç kimsenin suçu yok. Dışardan gelenlerin tezgahıdır bu. Bu tezgahlar bizi yıldıramaz."
"İlk kez farklı siyasi görüşü olanlar bir araya geldi. Bundan korkuyorlar. Ne yaparsanız yapın asla vazgeçmeyeceğiz."
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 11208
Genel başkanımıza yapılan bu çirkin saldırıyı şiddetle kınıyorum. Bu saldırının mihrakları halkımız tarafından yakınen bilinmektedir. Bunun hesabını halkımız sandıkta vermiştir. Bunun hesabı halkımız ve partimiz tarafından verilecektir. Kimse bizi yıldıramaz. YAŞASIN CHP.

Coşkun Karadağ
CHP Alanya İlçe Başkanı
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 16528
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Çubuk ilçesinde şehit sözleşmeli piyade er Yener Kırıkcı'nın cenaze namazının ardından bir grup tarafından protesto edilerek saldırıya uğradı. Güvenlik güçleri Kılıçdaroğlu'nu çevredeki bir eve götürdü. Kılıçdaroğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Ankara Valiliği’nden yapılan son dakika açıklamaya göre Kılıçdaroğlu'na saldırı ile ilgili “Olayın sorumluları hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır" denildi. Kılıçdaroğlu zırhlı araçla bulunduğu evden çıkarıldı. Öte yandan Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıya siyasilerden peş peşe tepki mesajları geldi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Çubuk ilçesinde şehit sözleşmeli piyade er Yener Kırıkcı'nın cenaze namazının ardından bir grup tarafından protesto edilerek saldırıya uğradı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye-Irak sınır hattında teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan askerden piyade er Yener Kırıkcı'nın cenaze törenine katılmak üzere Çubuk'a gitti.
Akkuzulu Camisi'ndeki cenaze namazının ardından top arabasına alınan şehidin naaşı, köy mezarlığına götürüldü.
Bu sırada "Şehitler ölmez vatan bölünmez, kahrolsun PKK" sloganları atan bir grup Kılıçdaroğlu'na yumruk ve tekmelerle saldırdı.
Yakın korumlarının yanı sıra özel harekat, polis ve jandarma ekiplerinin müdahalesiyle korunan Kılıçdaroğlu, alandan alınarak, çevredeki bir eve götürüldü. Evin çevresinde güvenlik çemberi oluşturuldu.
Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya ve köyün ileri gelenleri de ellerindeki megafonlarla gruptakileri sakinleştirmeye çalıştı.
Kılıçdaroğlu'nun aracı, bulunduğu evin önüne getirildi. Burada toplanan bazı vatandaşlar taşlarla saldırdıkları aracın camlarını kırdı.
Kılıçdaroğlu evden çıkarıldı
Ankara'nın Çubuk ilçesinde katıldığı şehit cenazesi sonrası bir grubun saldırısına uğrayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sığındığı evden polis zırhlı aracı ile çıkarıldı. Çok sayıda özel hareket polisi, Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu zırhlı aracı eşlik etti. Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezine gideceği öğrenildi.
Bakan Akar'dan sağduyu çağrısı
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu eve geldi. Akar, çevrede toplanan vatandaşlara sakin olmaları çağrısında bulundu.
Kılıçdaroğlu'na saldırıya tepkiler
Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırı sonrasında siyaset dünyasından art arda tepkiler geldi.
TBMM Başkanı Şentop'tan açıklama
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik Ankara'daki şehit cenazesine katılım sırasında yaşanan fiziki saldırıyı kınayarak saldırının bir provokasyon amacı taşıyabileceğini belirtti.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül:
Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik menfur saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şiddetin hiçbir türünün demokratik siyasete gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş:
Sayın Kılıçdaroğlu'na karşı gerçekleştirilen müessif saldırı son derece üzüntü verici ve asla kabul edilemez.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik:
Her türlü şiddet eylemini kınıyoruz. Hukuk dışına çıkmaya kimsenin hakkı yoktur.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın:
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan çirkin saldırıyı kınıyor, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şiddet, demokratik bir hak arama ve tepki verme yöntemi olamaz. Kimsenin hukukun dışına çıkmasına müsaade edilmeyecektir. Gerekli hukuki süreç başlatılmıştır.
Levent Gök: Kemal Bey iyi
CHP'li Levent Gök, Çubuk'ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yapılan saldırıya ilişkin, ''Yaşanan arbedede hepimiz bir yere savrulduk. Kemal bey iyi, güvenli bir yere alındı. Soğuk kanlı olmalıyız. Genel başkanımız bir açıklama yapacaktır'' dedi.
Mustafa Yeneroğlu: Şiddetle kınıyorum
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Sayın @kilicdarogluk 'na yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Üzgünüm ve kızgınım. Geçmiş olsun. Şiddet dilinin sokakta fiili şiddet üretmesine şaşıracak değilim. Başta biz siyasiler olmak üzere herkesin sorumluluğu büyük.Hep birlikte Türkiye olmanın gereklerine odaklanmalıyız."








