Siyaset
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 209470
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun istifa etmek yerine görevden alınması gerektiğini belirterek "Onun yüzünün kızarmasını, istifa etmesini bekleyemeyiz. Hala işleyen bir mekanizme varsa, bu adam muhakkak görevinden alınmalıdır ve Yüce Divan'da yargılanmalıdır" dedi. Özkoç ayrıca, "El Kaide’nin bir alt kurumunun lideri olan bir kişiyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapmış" ifadelerini kullandı...
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için “Bu İçişleri Bakanı derhal görevinden alınmalıdır. İstifa etmelidir demiyorum, çünkü onda istifa edecek yüz yok. Onun yüzünün kızarmasını, istifa etmesini bekleyemeyiz. Hala işleyen bir mekanizme varsa, bu adam muhakkak görevinden alınmalıdır ve Yüce Divan'da yargılanmalıdır” dedi.
Özkoç, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da “1 trilyon lira şu an da milletin borcu var. Senin borcun var mı? Katar’da mı paralar nerede? Senin borcun var mı gerçekten? İnsanların borcu var, birbirlerinin yüzlerine bakamıyorlar. Sen hiç borçlandın mı? Asgari ücret normal olarak kesinlikle 5 binin altına düşmemeli. Asgari ücret getirdiği zamların, kaybettikleri rakamların tamamını telafi edecek bir asgari ücret olmalı” dedi.
Engin Özkoç, TBMM’de bugün düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özkoç’un konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"UYUŞTURUCU BARONLARINI KOLLAYAN İÇİŞLERİ BAKANI’NIN ARKASINDA ERDOĞAN VAR"...
“Şu anda TBMM’de, Genel Kurul’da, Türkiye Cumhuriyeti’nde önümüzdeki yıl yapacağımız harcamaların nasıl yapılacağı konusunda bütçeyi görüşüyoruz. Hem yurttaşlarımızın hem ülkemizin yapacağı yatırımları, alacağımız tedbirleri görüşüyoruz. Dün İçişleri Bakanlığı bütçesi vardı ancak sağlıklı görüşme yapılamadı. İçişleri Bakanı bizzat Genel Kurul’u provoke etti, milletvekillerine hakaret etti. Bu İçişleri Bakanı artık suç işleyen bir kişidir. Suçluyu koruyan ve kollayan kişidir. Uyuşturucu baronlarının arkasında duran kişidir. Adı Süleyman Soylu’dur. İçişleri Bakanı, 4,9 ton Türkiye’ye getirilen kokainin bağlantısını, aradan bir buçuk yıl geçmesine rağmen tek bir işlem yapmamıştır. İçişleri Bakanı’nın elinde, bu uyuşturucu Kolombiya’da yakalanmış, teslim alacak konteynerlerle ilgili bilgi var mı? İçişleri Bakanı’nın doğruladığı rapor şu anda elimde. Bu belgede, gelen kokainin taşındığı konteynerlerin numaraları var. İçişleri Bakanlığı tarafından biliniyor. Bilinmiyorsa sebebini açıklamak zorunda. Soruyorum. Bir buçuk yıldan beri bu baronla ilgili neden hiçbir işlem yapmadın? Evlerinizde çocuklarınızla ilgili endişe ediyorsunuz ya, okullara kadar inen uyuşturucu ile ilgili uykularınız kaçıyor ya, bu uyuşturucuyu Türkiye’ye getirenin adı İçişleri Bakanı tarafından biliniyor, ancak işlem yapmıyor. Bakan doğruladı, adı da Mersin Limanı’nda var. İçişleri Bakanı’nın yapacağı tek iş var, bununla ilgili işlem yapması. Yaptı mı? Yapmadı. Dün sorduk. Ne cevap verdi. ‘Hainler, yalancılar’, hakaretler, parmak sallamalar, üzerine yürümeler. İçişleri Bakanı neyi saklıyor? Uyuşturucu baronunu koruduğunu saklıyor. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum. İçişleri Bakanı, eğer parlamenter sistem olsaydı Yüce Divan’da yargılanırdı, güven oyu istenirdi, bakanlıktan düşürülürdü. Uyuşturucu baronunu bir buçuk yıldır kollayan İçişleri Bakanı’nın arkasında kim var? Recep Tayyip Erdoğan."
"ERDOĞAN’IN BİR ŞEY SÖYLEMESİ GEREKMEZ Mİ"...
"Plan ve Bütçe Komisyonu, karşımda Süleyman Soylu var. İki kişi ABD hazinesini soymuş, zimmetlerine para geçirmiş. O adamlar yakalanmış, iftiracı olmuşlar. Amerika, Türkiye’ye bilgi vermiş. ‘140 milyon kara para Türkiye’de aklanmıştır.’ Kara para aklayan Sezgin Baran Korkmaz’ın kim olduğunu bildikleri halde, İçişleri Bakanı tarafından onun uçağı kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri, Amerika’dan gelen bilgi doğrultusunda bu kişi hakkında mal varlığına el koyma ve yurt dışına çıkma yasağı almıştır. Bir ay içinde ne değişmiştir? Birden harekete geçmişlerdir. Devletin mahkemeleri bu suçluyla ilgili mal varlıklarına el koymayı ve yurt dışı yasağını bir anda kaldırmıştır. Sezgin Baran Korkmaz denilen suçlu, İçişleri Bakanı ile İçişleri Bakanlığı’nda birebir görüşme yapmıştır. Kendisine sorduk. ‘Bunu bize açıkla’ dedik. İçişleri Bakanı cevap vermiş. Dün söylediğinin tam tersine. ‘Bir şey yaptık; biz devletin bütün kurumlarıyla beraber, Sayın Özkoç, aklınızın yetmediği şudur: Türkiye uluslararası bir operasyona gelirken devletin bütün kurumlarıyla yukarıdan aşağı öyle bir karar aldık ki…’ Devletin kurumları kim? Sulh ceza mahkemeleri, İçişleri, istihbarat… ‘Bütün bu kurumlarla öyle karar aldık ve öyle meseleye daldık ki Amerika’yı da açığa düşürdük.’ Yani ‘Sezgin Baran Korkmaz’ı devletin bütün kurumlarıyla kaçırdık’ diyor. Cumhurbaşkanlığı’nda oturan kişi, Recep Tayyip Erdoğan’ın bir şey söylemesi gerekmiyor mu? Her seferinde yalan haberlerle sayfalarını dolduran yandaş medyanın ‘Bu kadar da olmaz, itiraf etti, artık bunun üzerine gitmeliyiz’ demez mi?"
"EL KAİDE LİDERİ OLAN BİR KİŞİYİ VATANDAŞ YAPMIŞ"...
"İçişleri Bakanı, bu kadar da değil, bizzat terör örgütü lideri olan, bağlantılı olan, El Kaide’nin bir alt kurumunun lideri olan bir kişiyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapmış. Kimse bir şey demeyecek mi? 5 milyon göçmenin içinde kaç tane El Kaide, El Nusra, Afgan ajanı, kara para baronları, uyuşturucu baronları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almıştır? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, ‘yetti artık’ demeyeceğiz mi? Sen söyle olduğun için biz şehit vermeye devam ediyoruz. Bugün, Türkiye yönetilemediği için üç tane filiz gibi kardeşimizi şehit verdi. Üç tane, Türkiye Cumhuriyeti geleceğini şehit verdi. Dün ‘Terörü bitirdik’ dedi, bugün teröre üç şehit verildi. Suç işleriyle birlikte olan birileri olmazsa anneler şehit vermez. Devletimizle gurur duyarız. Ama devleti ve kurumları itibarsız hale getiren bu devlet görevlileridir."

"BU ADAM YARGILANMALIDIR"...
"Bir ulusal televizyona çıkıyor, ‘Bir siyasetçinin mafya liderinden 10 bin dolar rüşvet aldığını biliyorum’ diyor. Gariban vatandaşımız ufacık herhangi bir suçla karşı karşıya geldiği zaman aslan kesilen, milletin arkasından parmak sallayan kişi, bu mafya liderinden 10 bin dolar alan siyasetçiyi açıklamıyor. Onu koruyor. Bu İçişleri Bakanı görevini yapmaya devam ediyor. Beceriksiz bir adam olduğu için binlerce insanı Covid belasıyla yüz yüze getirdi. Bu İçişleri Bakanı suç baronlarıyla hareket etti. Bu İçişleri Bakanı derhal görevinden alınmalıdır. ‘İstifa etmelidir’ demiyorum, çünkü onda istifa edecek yüz yok. Onun yüzünün kızarmasını, istifa etmesini bekleyemeyiz. Hala işleyen bir mekanizma varsa bu adam muhakkak görevinden alınmalıdır ve Yüce Divan’da yargılanmalıdır.”
"KILIÇDAROĞLU SAĞDAN DA OY ALABİLECEK BİR LİDER"...
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki kulisler işaret edilerek, “Zaman zaman Abdullah Gül’ün adaylığı ile ilgili konular gündeme geliyor. Sağdan da oy alabilecek birinin cumhurbaşkanı adayı konuşuluyor” sorusuna Özkoç, şu yanıtı verdi:
“Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, sağdan da oy alabilecek bir lider. Mesela Kemal Kılıçdaroğlu ‘Tüm Türkiye’yle, geçmişimizle, bütün yaralarımızı saralım’ diyen bir lider. Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye’de artık kavga değil, barış içerisinde olalım’ diyen bir lider. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu, benim dostlarım diye, kendisinin dışında farklı düşünen herkesi kucaklayan bir lider. CHP’ye ‘Böyle bir insan kimdir’ diye sorarsanız CHP’liler der ki ‘Bizim Genel Başkan’ımızdır’ der. ‘Adı Kemal Kılıçdaroğlu’dur’ der. Bugüne kadar gerçekten ülkesiyle ilgili hiçbir ayrımcılığa girmeyen, ülkesinin bütün yurttaşlarını kucaklayan, onlara politikanın sevgiyle saygıyla da yapılabileceğini defalarca gösteren liderin adı Kemal Kılıçdaroğlu’dur”
“ERDOĞAN HAKÇA BİR ASGARİ ÜCRETİN ALTINA İMZA ATABİLİR Mİ”...
Asgari ücreti ile ilgili soruya Engin Özkoç, “TÜİK Başkanı, asgari ücret alacak binlerce kişiyi yanlış bilgilendirdiği için, TÜİK ile ilgili rakamları doğru yayınlamadığı için, enflasyon üzerinden asgari ücretin belirleneceğini bildiği halde binlerce vatandaşımızın hakkını hukukunu yalan beyanlarıyla engellediği için ana muhalefet partisi liderini içeri almıyor. Bu TÜİK Başkanı o görevdeyken biz asgari ücreti konuşabilir miyiz? 100 bin liranın üzerinde maaş alan Recep Tayyip Erdoğan, gerçekten hakça bir asgari ücretin altın imza atar mı” diye yanıt verdi.
“ASGARİ ÜCRET KESİNLİKLE 5 BİN LİRANIN ALTINA DÜŞMEMELİ”...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yastık altı para” çağrısı için Özkoç, “Dolar almış başını gidiyor, vatandaşın geçinecek parası yok, Cumhurbaşkanı milletle dalga geçiyor. Cumhurbaşkanı hangi fırsattan bahsediyor? Mesela beşli çetenin aldığı ihalelerden milletimizin bir payı olacak mı? Mesela esnafın faiz borcunu sıfırlayacak mısın? Milletin yastığının altında dolar var mı dolar? 1 trilyon lira şu an da milletin borcu var. Senin borcun var mı? Katar’da mı paralar, nerede? Senin borcun var mı gerçekten? İnsanların borcu var, birbirlerinin yüzlerine bakamıyorlar. Sen hiç borçlandın mı? Asgari ücret, normal olarak kesinlikle 5 binin altına düşmemeli. Asgari ücret, getirdiği zamların, kaybettikleri rakamların tamamını telafi edecek bir asgari ücret olmalı” dedi.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 90968
Başkan Böcek “Jet hızıyla yapacağız”...
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ile mahkemece iptal edilen Kırcami imar planlarının yeni planlama sürecini görüştü. “Kaybedecek bir saniyemiz yok” diyen Başkan Böcek, “Mahkemenin iptal gerekçeleriyle ilgili üzerimize düşen, yapılması gereken ne varsa jet hızıyla yapacağız. Yeni planlamayı komisyonlarda gündeme alıp, ek meclis yaparak geçireceğiz” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kırcami Bölgesi Geliştirme Güzelleştirme Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mustafa Ayanoğlu ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte iptal edilen Kırcami imar planlarıyla ilgili yol haritasını görüşmek üzere ASAT’ta bir araya geldi. Toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt da katıldı. Toplantıda, Kırcami İmar planlarının iptaline yönelik istinaf başvurusunun Konya Bölge İdare Mahkemesi'nde reddedilmesinin ardından yeni planlama sürecine ilişkin izlenecek yolla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.

100 BİNLİK PLANI BAKANLIĞA GÖNDERDİK...
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 28 yıldır Kırcami sorununa sahip çıkmaya çalıştığını dile getirerek, bir tarafta 8-10 katlı binalar diğer tarafta tarım yapanlar varken, bunun bir kader olmadığına inandıklarını söyledi. Kırcami planlamasının anayasası durumundaki kamu yararı ve Toprak Kurulu kararlarının Danıştay kararı ile lehlerine sonuçlandığını hatırlatan Başkan Böcek, “Bu sevindiricidir. Büyükşehir Belediyesi olarak Kırcami ile ilgili 1/100 binlik planı ilgili Bakanlığa gönderdik. Muratpaşa Belediyemiz de hızlı bir şekilde 25 binlik, 5 binlik, binlik planları yapacak. El birliğiyle hızla sonuca götüreceğiz” dedi.
NE GEREKİYORSA HIZLA YAPACAĞIZ...
Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine ne görev düşüyorsa, Muratpaşa Belediyesi ve Kırcami dernekleri ile işbirliğiyle yerine getireceğini kaydeden Başkan Muhittin Böcek, “Ortada bir iyi niyet vardır. Ben biliyorum ki planlama Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde bütün arkadaşlarımızın desteğiyle oy birliğiyle geçecektir. Bir kez daha vurgulamak gerekirse kamu yararı ve Toprak Kurulu Kararlarının alınmış olması çok önemlidir. Mahkemenin gerekçeleri ne gerektiriyorsa; 100 binlik plana atıfta bulunulması ve buna benzer konuları jet hızıyla tamamlayıp ilgili bakanlıktan takibini yapacağız. Yeni planı belediye meclisi komisyonlarında gündeme alıp, beklemeden ek meclise getirmek şartıyla karar altına alacağız. Bir saniye bekleyecek vaktimiz yok. Yapılması gereken ne varsa hızla yapacağız” diye konuştu.

DESTEK TEŞEKKÜRÜ...
Kırcami konusunun hem şehircilik hem de sosyolojik açıdan acil çözülmesi gereken bir sorun olduğunu söyleyen Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “İstinaf mahkemesi kararının ardından size ulaştığımda Kıbrıs’ta çalışma gezisindeydiniz. Siz hiç vakit kaybetmeden yeni biri imar planı sürecini yetkili kurullarımızdan, meclislerimizden geçirelim, hızla adım atalım diyerek destek oldunuz. Bu çerçevede odalarımızı, sivil toplum kuruluşlarını kısmen ziyaret ediyoruz. Fikirlerine açığız. Vakit kaybına yer olmadığını düşünmekteyiz. Desteğiniz için çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
HABER: Ayten YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 60957
Şehrimizde yaşanan vahşet karşısında kelimelerimiz tükeniyor.
Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Mehmet Sami Tuğrul'un canice bir cinayetle yaşamını yitirmiş olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Pırıl pırıl, geleceğe dair umutları ve hayalleri olan genç arkadaşımız ne yazık ki hastalıklı, vahşi düşüncelerle hayattan koparılmıştır.
Ailesinin özenle büyüttüğü, kendisinin dokunmaya kıyamadığı evlatlarını, geleceğini kurtarması için bin bir emek ve fedakarlıkla gönderdikleri okul hayatı insan aklı, mantığı ve onuruyla bağdaşmayacak, hiçbir izahı olmayan şekilde son verilmiştir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak öğrencilerimizin barınma ihtiyacı konusunda üzerimize düşeni yapmaya çalışsak da, öğrencilerimiz için yurtlar açsak da;
sorunun temelinin öğrencilere devlet tarafından yeterli barınma imkanı sunulmamasından ve yine devlet tarafından bu tarz yurtlara karşı yeterli ve etkili denetimin yapılmamasından kaynaklı olduğunun farkındayız.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi olarak;
Kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı gözetmeden her kesime karşı artan şiddetin farkındayız ve bu farkındalıkla şiddetin her türlüsünü sonlandırmak için yılmadan çalışacağız. Çok üzgünüz, acımız tarifsiz ancak bir daha bu vahşetler yaşanmasın diye vereceğimiz çaba bu vahşetlerden çok daha güçlü ve büyük olacak.

Merhum arkadaşımızın kederli ailesine başsağlığı diler, failin hak ettiği şekilde en ağır cezayla cezalandırılmasını temenni ederiz.
Ozan Şükrü KAYAPINAR
Antalya Büyükşehir Belediyesi
Gençlik Meclisi Başkanı
HABER: Mertcan YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 211974
Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, dün öğle saatlerinde Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin öğrenci yurdunda gerçekleşen kan dondurucu cinayetle alakalı yayın yasağı getirilmesine sert tepki gösterdi...
Başkan Cengiz getirilen yayın yasağının derneği koruma amaçlı uygulandığını belirterek, “Halkın haber alma özgürlüğüne de darbe vurmaktalar” dedi Dün Antalya İlim ve Kültür Derneği’nin öğrenci yurdunda gerçekleşen kan dondurucu cinayetle alakalı yayın yasağı getirilmesine Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz’den sert tepki geldi. AKP iktidarının cemaatlerle ilişkilerinden ötürü daha önce çok ağır bedellerin ödendiğini ifade eden Başkan Cengiz getirilen yayın yasağının derneği koruma amaçlı uygulandığını belirtti. Başkan Nuri Cengiz, “Gencecik bir delikanlı yurdun aşçısı tarafından başı kesilerek vahşice katledildi! Şuursuz katilin daha sonra kesik başı çocuğun göğsüne bırakıp "Deccali vurdum" diye bağırdığı söylenmekte. Böylesi bir vahşete yayın yasağı getirerek, halkın haber alma özgürlüğüne darbe vurmaktalar! Getirilen yayın yasağı; çocukları bu ve benzeri cemaat, dernek veya vakıf yurtlarında uygun fiyata konaklayan ailelerin endişelerine tuz biber ekmektedir! İlim irfan parolasıyla bir araya gelen topluluklarda meydana gelen bu kaçınca akıl ve izan dışı olay? Maddi çıkar, cinsel istismar ve din sömürüsünü profesyonel hale getirmiş olan cemaat, vakıf, dernek vb. kuruluşları; ‘Bir kereden bir şey olmaz’ zihniyetiyle savunanlar, Türkiye’yi yöneten zihniyetin aynasıdır!” dedi.
“KARA CEHALETE KURBAN GİTTİ”...
Birçok öğrencinin, barınacak yeri olmadığından, uygun fiyatlara bu gibi yerlerde yaşadıklarını bu öğrencilerin ebeveynlerinin tedirgin olduğunu ifade eden CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, “Parolası akıl ve bilim olmayan her anlayışın içerisinde var olabilecek bu potansiyel cehaletin sınırları öyle geniş ki; bu cehalet, sessiz sakin gencecik bir çocuğun 'deccal' diye katledilmesi kadar şuursuz sonuçlar doğurabilmektedir. Kara cehalete kurban giden talihsiz gencimiz Mehmet Sami Tuğrul'a Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Devlet yurtlarında yeterli kontenjan; vatandaşın cebinde ev kiraları ve özel yurt fiyatlarını karşılayabilecek para olmadığı için; çocuklarını ucuz diye ilim cemaat yurtlarına yerleştirmek zorunda kalan ailelere Allah sabır versin. Kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın ki; devletin bu gibi cemaatlere, vakıflara, derneklere değil sadece halka hizmet ettiği ve her türlü ihtiyacı karşılayabildiği adil ve liyakatli bir anlayış tarafından; Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı tarafından yönetilmesine çok az kaldı” dedi.
HABER: Ayten YILMAZ
- Kategori: Siyaset
- Gösterim: 191093
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gergin başlayan bütçe görüşmelerinde doz iyice arttı. CHP'li Erkan Aydın'ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik Sezgin Baran Korkmaz sözleri üzerine yumruklar havada uçuştu, oturuma 10 dakika ara verildi...

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde devam eden bütçe görüşmeleri sırasında CHP ve AK Parti grubu arasında çıkan tartışmada yumruklar havada uçuştu. Tartışmanın, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın'ın kürsüde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik sataşmasının ardından çıktığı belirtildi.
OTURUMA 10 DAKİKA ARA VERİLDİ...
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı ile ilgili kuruluşların bütçesinin tartışıldığı Meclis'te, CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın söz aldı. Aydın'ın elindeki Sezgin Baran Korkmaz fotoğrafıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya "Uçağına bindin" ifadesin kullanması, Soylu'nun da Aydın'a "Sahtekar" diye karşılık vermesinin ardından vekiller ayaklandı. İki parti vekillerinin yumruk yumruğa kavgası nedeniyle oturuma 10 dakika ara verildi.








