head

2183026 810x458 75f08
Salı, 22 Eylül 2026

 

 

Manşetler

İçişleri Bakanlığı, sahte ekspertiz raporları ve muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla Türk vatandaşlığı alan 6 bin 134 kişinin kararını iptal etti...

İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan ancak sahte evrak kullanan veya güvenlik riski oluşturan yabancılara yönelik yaptırımları duyurdu.
 
Bakanlık açıklamasına göre, usulsüz işlemler ve sahte ekspertiz raporları tespiti üzerine toplam 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi veya geri alındı.
 
Yürütülen denetimler sonucunda, 1.150 yatırımcının uygunluk belgesi geçersiz sayıldı.
 
Bu kişiler ve aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlığı düşürüldü.
 
Ayrıca, vatandaşlık hakkı elde ettikten sonra milli güvenlik ve kamu düzeni açısından sakıncalı bulunan 263 yatırımcı ile ailelerinden oluşan 743 kişinin statüsü geri alındı.
 
İSTANBUL MERKEZLİ OPERASYONDA NELER TESPİT EDİLDİ?
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde yürütülen soruşturmada, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüzlük yapan 1.070 kişi belirlendi.
 
Bu grupta 263 yatırımcı ve 807 aile ferdi yer alırken, 1.015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise daha sonra vatandaşlık kazandığı anlaşıldı. Süreci devam eden 11 kişiden 3'ü reddedildi, 1'i geri alındı ve 7'sinin başvuru yapmadığı saptandı.
 
Öte yandan, 11 Şubat 2026'dan bu yana yatırım belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve ailesi dahil 1.393 kişinin vatandaşlığı da sonlandırılırken, 7 kişi güvenlik gerekçesiyle statüsünü kaybetti.
 
YATIRIMLA VATANDAŞLIK SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
 
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu kapsamında yürütülen süreçte, yabancıların yatırım uygunluk belgesi alması tek başına yeterli olmuyor.
 
Belge onayının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından detaylı güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması yapılıyor.
 
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, tespit edilen belge sahteciliklerinde kurum personelinin bir ihmali bulunmadığını, adli makamlara intikal eden sürecin başvuru öncesi usulsüzlükleri kapsadığını bildirdi.
 
 
 

Müsavat Dervişoğlu, partisinin Aksaray'daki mitinginde Öcalan için İmralı'da tahsis edilen özel alan ve konut üzerinden iktidarın terörle mücadele ve ceza infaz süreçlerine sert tepki gösterdi...

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin "Bayrak Açıyorum" mitingleri kapsamında Aksaray 15 Temmuz Meydanı'nda vatandaşlara seslendi.

Konuşmasında terörle mücadele ve ceza infaz süreçlerine dair sert eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, iktidarın adımlarına tepki gösterdi.

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU'NDAN ÖCALAN TEPKİSİ...

Kamu haklarından men edilmiş bir terör hükümlüsüne ayrıcalık tanındığını söyleyen Dervişoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Kamu haklarından men edilmiş bir terör hükümlüsüne devlet katında makam arıyor ve hatta bahşediyorsunuz. Kanunun hükmüne rağmen cezanın infazına cezaevi yerine ister konut ister villa ister yerleşke adına ne derseniz deyin özel bir alan tahsis ediyorsunuz. Kanunları çiğniyor, Türkiye Cumhuriyeti devletini katilin kölesi haline getirmeye çalışıyorsunuz."

İktidarın süreçte terör örgütü PKK ile kurduğu temasları da sert eleştiren Dervişoğlu, “Katil sürüsü PKK ile kucaklaşılmış, el ele tutuşulmuştur. Şehitlerin yattığı yer incitilmiştir. Gazilerin yarasına tuz basılmıştır. Kardeşçe yaşayan Türk milletine barış ve kardeşlik adı altında en büyük kalleşlik yapılmaktadır. Yüz yıl sonra Anadolu bir kez daha devletsiz bırakılmak istenmektedir. Öfkemizi biriktirenlere, sabrımızı sınayanlara Aksaray'dan sesleniyorum; tarih şahit ki, yerde toprak, üstte mavi gök şahit ki hepsinden önemlisi zamandan ve mekandan münezzeh, yüce Allah şahit ki, Türk milletini vatansız bırakmaya kalkanı vatanın mübarek toprağında boğarız” ifadelerini kullandı.

"BUNUN HESABINI SORMAK BOYNUMUZUN BORCU"...

Yapılan uygulamaların hukuka aykırı olduğunu ifade eden İYİ Parti Lideri, "İstediğinizi hücrede, dilediğinizi de villada yatırma yetkisini siz kimden alıyorsunuz? Bu cani için özel bir kanun çıkarttınız da bizim haberimiz mi yok? Buradan söylüyorum suç işliyorsunuz beyler, suç işliyorsunuz; bunun hesabını sormak boynumuzun borcu olsun" sözleriyle tepki gösterdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Motorinin litre fiyatına 15 Eylül itibarıyla 6,62 TL zam geldi...

Artışın ardından motorin İstanbul’da 95 TL’yi aşarken, Ankara ve İzmir’de fiyatlar 96-97 TL seviyelerine yükseldi. Benzin ve LPG fiyatlarında ise yeni bir değişiklik açıklanmadı.

Brent petrol ve döviz kurundaki hareketlilik akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.

15 Eylül 2026 itibarıyla motorinin litre fiyatına 6,62 TL zam geldi. Zam sonrası motorin fiyatları İstanbul, Ankara ve İzmir’de yeniden yükseldi.

MOTORİNE 6,62 TL ZAM

Zam sonrası motorinin litre fiyatı İstanbul Avrupa Yakası’nda 95,60 TL, Anadolu Yakası’nda ise 95,46 TL seviyesine çıktı.

Ankara’da motorinin litre fiyatı 96,75 TL’ye, İzmir’de ise 97,02 TL’ye yükseldi.

İSTANBUL AKARYAKIT FİYATLARI

İstanbul Avrupa Yakası’nda benzin litre fiyatı 80,26 TL, motorin litre fiyatı 95,60 TL, LPG litre fiyatı ise 34,99 TL.

İstanbul Anadolu Yakası’nda benzinin litresi 80,12 TL, motorinin litresi 95,46 TL, LPG’nin litresi ise 34,39 TL.

İZMİR AKARYAKIT FİYATLARI

İzmir’de benzinin litre fiyatı 81,52 TL, motorinin litre fiyatı 97,02 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 34,99 TL.

ANKARA AKARYAKIT FİYATLARI

Ankara’da benzinin litre fiyatı 81,25 TL, motorinin litre fiyatı 96,75 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 35,09 TL.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Böcek kitabında kimleri ifşa edecek?

Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek cezaevinden kaleme aldığı mektuplara bir yenisini ekledi.

"Üçüncü kitabımda her şeyi yazdım, yüzleşeceğiz" diyen Böcek, ihanet edenleri, vefasızları ve fırsatçıları ifşa edeceğini duyurdu.

Tutukluluğunun 15. ayına giren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, cezaevinden gönderdiği yeni mektupla gündem yarattı.

Yaşadığı süreci ve duyduğu kırgınlıkları kaleme alan Böcek, hazırlıklarını sürdürdüğü üçüncü kitabında hiçbir şeyi saklı tutmayacağını belirtti. ​

"İLLÜZYONLARINIZI SARSACAK"...

​Cezaevi sürecinde yaşadıklarını, tanıklıklarını ve maruz kaldığı haksızlıkları sayfaya aktardığını ifade eden Muhittin Böcek, kitabının bazı kesimleri fazlasıyla rahatsız edeceğini vurguladı.

Böcek, mektubunda, yazdıklarının kimsenin rahatı için olmadığını belirterek illüzyonları sarsacağını ve herkesin yaptığıyla yüzleşeceğini dile getirdi.

​KİMLERİ İFŞA EDECEK?

​Mektubunda, zor günlerinde yanında görünmesine rağmen sırt çevirenleri ve menfaat ilişkisi içine girenleri hedef alan Böcek, kitabında kimleri kaleme aldığını net bir şekilde açıkladı.

Gözlerini açtığında etrafında pervane olup cezaevinde unutanları, ziyarete gelip yanınızdayız deyip arkasını dönerek hesap kitap yapanları ve "işi bitti" diyenleri hedef alacağını belirten Böcek; kurtla avlanıp çoban kardeşle oturanları, makam ve mevki sahibi yaptığı birkaç vefasızı da kitabına taşıdığını ifade etti.

Ayrıca yalan yanlış iftiralar atanları, asılsız söylemlere inananları ve akraba sandığı halde sırtına hançer vuranları da unutmadığını vurguladı. ​Böcek, tüm bu kırgınlıkların yanı sıra bu zor süreçte hep yanında olan can dostlarını, yol arkadaşlarını ve Antalya'nın güzel insanlarını da kitabında gururla yer vereceğini belirtti.

Halkın tertemiz sevgisi ve dualarıyla ayakta kaldığını ifade eden Muhittin Böcek, yaşanan tüm haksızlıkların ve gerçeğin dürüstçe bu kitapta bulunacağını kaydetti.

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Anthropic CEO’su Dario Amodei, yapay zeka sistemlerinin yeteneklerindeki hızlı gelişimin güvenlik çalışmalarını geride bırakabileceği uyarısında bulunarak sektörün gelişim hızını yavaşlatması gerektiğini savundu...

Amodei, yeterli önlem alınmaması halinde 6-12 ay içinde yapay zeka ajanlarından oluşan bir grubun kalıcı bir botnet aracılığıyla internet genelinde kontrol sağlayabilecek kapasiteye ulaşmasından endişe ettiğini belirtti.

ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic’in CEO’su Dario Amodei, yapay zekanın sağlayabileceği büyük faydalara rağmen teknolojinin mevcut gelişim hızının ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu savundu. Yayımladığı makalede yapay zeka modellerinin geliştirilmesinin durdurulmasını değil, güvenlik ve denetim çalışmalarının yetişebilmesi için yetenek artış hızının kontrollü biçimde azaltılmasını isteyen Amodei, bunun için şirketlerden hükümetlere uzanan üç aşamalı bir plan önerdi.

“YAPAY ZEKA İNSANLIĞI YÜCELTEN TEKNOLOJİK MUCİZELER ZİNCİRİNİN SON HALKASI OLABİLİR”

Yaklaşık 12 yıldır yapay zeka alanında çalıştığını belirten Amodei, teknolojinin doğru kullanılması halinde sağlık, ekonomi ve toplumsal yaşamda önemli kazanımlar sağlayabileceğini ifade etti.

Amodei, yapay zekanın potansiyeline ilişkin şunları söyledi:

“Yapay zekanın önümüzdeki 5-10 yıl içinde çoğu büyük hastalığı tedavi edebileceğine, ekonomik büyüme oranlarını büyük ölçüde hızlandırabileceğine, bolluk dolu bir dünya yaratabileceğine ve demokrasi ve özgürlüğün yeniden doğuşunu başlatabileceğine inanıyorum. Bu aciliyeti kişisel olarak hissediyorum. Babam, ölümünden sadece birkaç yıl sonra tedavi edilen bir hastalıktan öldü ve ben de elli yıl önce bile tedavi edilemeyecek erken evre bir kanseri atlattım. Dikkatli bir şekilde kullanıldığında, yapay zeka, insanlığı yücelten teknolojik mucizeler zincirinin son halkası olabilir.”

ÜÇ TEMEL RİSKE DİKKAT ÇEKTİ

Yapay zekanın güçlü bir teknoloji olması nedeniyle ciddi riskler de taşıdığını vurgulayan Amodei; sistemler üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, teknolojinin siber saldırılar ve biyoterörizm amacıyla kötüye kullanılması ve büyük çaplı ekonomik bozulma ihtimalini öne çıkan tehlikeler arasında sıraladı.

Şirketler arasındaki ticari rekabetin güvenlik konusunda bir “dibe doğru yarışa” dönüşmesinin bu riskleri daha da ağırlaştırabileceğini savundu.

Anthropic’in kuruluşundan bu yana fayda ve risk arasındaki dengeyi kurmaya çalıştığını belirten Amodei, yapay zekayı geliştirmemenin insanlığı sağlayabileceği faydalardan mahrum bırakabileceğini veya teknolojinin otoriter güçlerin eline geçmesine yol açabileceğini; çok hızlı ilerlemenin ise “pervasızlık” olacağını ifade etti.

“YETENEKLERİ GELİŞTİRME HIZIMIZI YAVAŞLATMALIYIZ”

Amodei, son aylardaki gelişmelerin kendisini daha fazla önlem alınması gerektiğine ikna ettiğini belirterek şöyle devam etti:

“Ancak son birkaç aydır, riskleri tam olarak ele almanın daha da fazla ihtiyat gerektirdiğine ikna oldum; sadece risk önlemeye yatırım yapmak değil, aynı zamanda risk önlemenin de yetişebilmesi için yetenek geliştirme hızını yavaşlatmak gerekiyor. Yapay zeka modellerinin yeteneklerini geliştirme hızımızı yavaşlatmalıyız. İlerleme yine de hızlı görünecek ve kazandığımız zamanı akıllıca kullanmalıyız.”

“ÖZYİNELEMELİ KENDİ KENDİNİ GELİŞTİRME” UYARISI

Anthropic CEO’su bu görüşünün arkasında iki temel gelişmenin bulunduğunu belirtti. Bunlardan ilkinin, yapay zekanın yeni nesil yapay zeka sistemlerini geliştirme kapasitesindeki artış olduğunu kaydetti.

Amodei, “özyinelemeli kendi kendini geliştirme” olarak adlandırılan bu sürecin Anthropic dahil sektör genelinde yaşandığını belirterek, kontrolsüz ilerlemesi durumunda sistemleri anlama ve kontrol etme kapasitesinin geride kalabileceği uyarısında bulundu.

OAI-HF OLAYINI ÖRNEK GÖSTERDİ

Amodei’nin ikinci endişesi ise “OpenAI-Hugging Face (OAI-HF) olayı” olarak nitelendirdiği gelişme oldu.

Amodei’nin aktardığına göre, bu olayda bir grup yapay zeka ajanı kendilerine saldırmaları talimatı verilmemesine rağmen görevle ilgisi bulunmayan hedeflere yönelik siber saldırılar gerçekleştirdi, grubun başarısı için kendilerini feda etti ve performanslarını ölçen değerlendirme sistemine sızmaya çalıştı.

Olayda kimsenin zarar görmediğini ve ekonomik hasarın sınırlı kaldığını belirten Amodei, daha gelişmiş ancak benzer ölçüde uyumsuz sistemlerin çok daha ağır sonuçlara yol açabileceğini savundu.

“6-12 AY İÇİNDE TÜM İNTERNETİ ELE GEÇİREBİLİR”

Amodei, yapay zeka sistemlerinin mevcut gelişim hızının devam etmesi durumunda ortaya çıkabilecek riski şu sözlerle anlattı:

“Yapay zeka yeteneklerinin hızla gelişmesi göz önüne alındığında, 6-12 ay içinde böyle bir sürünün kalıcı bir botnet ile tüm interneti ele geçirebileceğinden, potansiyel olarak yüz milyarlarca dolarlık hasara yol açabileceğinden ve gerekli güvenlik önlemleri olmadan yapay zeka daha güçlü hale gelirse hasarın boyutunun artmaya devam edeceğinden endişeleniyorum.”

OAI-HF olayının yalnızca tek bir şirketin başarısızlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Amodei, Anthropic dahil sektör genelinde daha düşük şiddette benzer olayların yaşandığını söyledi. Amodei’ye göre öncü yapay zeka şirketlerinin tamamı söz konusu olay kendi sistemlerinde gerçekleşmiş gibi hareket etmeli.

ÜÇ AŞAMALI PLAN ÖNERDİ

Amodei, yapay zekanın “dengeli bir hızda” geliştirilmesi için üç aşamalı bir yol haritası ortaya koydu. Bunun model eğitimlerini veya teknolojik ilerlemeyi tamamen durdurmak anlamına gelmediğinin altını çizen Amodei, amaçlarının güvenlik ve uyum çalışmalarına yeterli zaman tanımak olduğunu belirtti.

Planın ilk aşamasının Anthropic tarafından tek taraflı uygulanacağını, ikinci aşamanın sektör genelinde, üçüncü aşamanın ise küresel ölçekte koordinasyon gerektirdiğini ifade etti.

İlk aşamada öncü yapay zeka şirketlerinin, güvenlik uygulamalarına ve verilen taahhütlere uyumu denetleyebilecek METR benzeri bağımsız üçüncü taraf değerlendiricilere sürekli ve çalışanlara benzer düzeyde erişim sağlamasını önerdi. Bu denetimin yalnızca tamamlanmış modelleri değil, eğitim süreçlerini ve aşamalarını da kapsaması gerektiğini belirtti. Anthropic’in bu uygulamayı hayata geçirme taahhüdünde bulunduğunu açıkladı.

İkinci aşamada demokratik ülkelerde faaliyet gösteren yapay zeka şirketlerinin ortak güvenlik standartları oluşturmasını ve kontrolsüz gelişimin sınırlandırılması konusunda koordinasyon sağlamasını öneren Amodei, bazı düzenlemelerin hukuken bağlayıcı olabilmesi için hükümetlerin desteğine ihtiyaç duyulacağını kaydetti.

Üçüncü aşamada ise ABD ve diğer demokratik ülkelerin, denetimin doğrulanmasındaki güçlükleri göz önünde bulundurarak mümkün olduğu ölçüde otoriter yönetimlerle de koordinasyon kurmasını önerdi.

ELON MUSK: DARIO HAKLI

Amodei’nin açıklamalarına Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk’tan destek geldi. Musk, Amodei’nin paylaşımını alıntılayarak, “Dario haklı” yorumunu yaptı.

SAM ALTMAN DA DESTEK VERDİ

OpenAI CEO’su Sam Altman da yapay zeka alanındaki ilerleme hızının kontrollü biçimde ayarlanması gerektiği görüşüne katıldığını açıkladı.

Altman, “Dario’nun, sınır teknolojisi çalışmalarının hızını kontrollü bir şekilde ayarlamamız gerektiği yönündeki görüşüne katılıyorum” ifadelerini kullandı.

Konunun son haftalarda OpenAI içindeki tartışmaların önemli gündemlerinden biri olduğunu belirten Altman, bağımsız denetçiler konusunda da Amodei’ye destek verdi:

“Çalışanlarla benzer düzeyde erişim yetkisine sahip bağımsız değerlendiricilerle çalışma taahhüdünde bulunmak harika bir fikir; biz de aynı uygulamayı hayata geçireceğiz. Yakında bu konuda daha fazla bilgi paylaşacağız.”

ESKİ ARAŞTIRMACIDAN İKİ ŞİRKETE DE ELEŞTİRİ

Yapay zeka sektöründeki güvenlik tartışmaları daha önce OpenAI ve Anthropic’te son üç yıl araştırmacı olarak görev yapan Jacob Coxon’ın istifasıyla da gündeme gelmişti.

Her iki şirketin de yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranmadığını savunarak Anthropic’ten ayrılan Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemleri konusunda kontrolsüz bir yarış içinde olduğunu öne sürmüştü.

Coxon, söz konusu sistemlere ilişkin, “Bunlar yakında her şeyi hackleyebilecek, herhangi bir alanı bir gecede dönüştürebilecek, gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelecek” ifadelerini kullanmıştı.

Coxon ayrıca yapay zeka modellerini geliştiren sektördeki bazı çalışanların, bu sistemlerin 10 yıl içinde “insanlığı öldürebileceği” ihtimalini ciddi bir risk olarak gördüğünü ileri sürmüştü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar