head
2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 21 Ekim 2019

Manşetler

Antalya--Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Yörük Türkmen Gençliği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin istişare toplantısında Yörük kültürüne ait çalışkanlık, istişare, çevrecilik, diplomasi gibi değer ve kavramların bugüne ve geleceğe uyarlanması gerektiğini dile getirdi, “Kaba bir nostalji düzeyinde kalırsak bir işe yaramaz, memlekete faydası da olmaz” dedi...

Başkan Uysal, Antalya Yörük Türkmen Gençliği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin birincisini gerçekleştirdiği genişletilmiş istişare toplantısına katıldı. Muratpaşa Belediyesi’nin Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezlerinde düzenlenen toplantıda derneğin yeni dönem çalışmaları ve bahar aylarında yapılması planlanan gençlik kurultayına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantının açılışında konuşan Başkan Uysal, içinde bulunan ve bir yerleşke kimliğine sahip merkezin iki bölümden oluştuğunu söyledi. Aynı zamanda Avrupa’nın en büyük dernekler yerleşkesi olan sivil toplum bölümüyle derneklerin ve kuruluşların bir arada bulunarak bir ortak akıl platformunu hayata geçirmeyi hedeflediklerini kaydeden Başkan Uysal, “Burada memleketimiz, ülkemiz, şehrimiz yararına fikir üretilmesi ve ortak gelecek düşüncesinin sürekli yaşamasını amaçladık” dedi.

Y.K.thumbnail YÖRÜK GENÇLİĞİ 1 a6fb5

FARKLILIKLAR GÜCE DÖNÜŞÜYOR

“Burası, dünyada medeniyetini yükseltmiş ülkelerin yaptığı bütün farklılıkları güce dönüştürme çabasının binası” diyen Başkan Uysal, inovasyon bölümünün ise yüksek teknolojiye kafa yoran, bunu bir ürüne dönüştürme çabası içinde olan insanların, girişimcilerin buluştuğu yer olduğunu aktardı. Burada, ayrıca, çocuk ve gençlere yönelik robotik, kodlama ve dron eğitimleri de verileceğini belirten Başkan Uysal, bu yıl ilki gerçekleştirilen Muratpaşa Teknoloji ve Dron Festivali’nin robotik ve kodlama yarışmasında birinci olan takımın Antalya Yörük Türkmen Gençliği adına yarıştığını da hatırlattı.

‘ETNİK KÖKENE DAYANMAZ’

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüz yıl öncesinden çok isabetli bir şekilde yaptığı millet tanımını bugüne miras bıraktığını belirterek konuşmasına devam eden Başkan Uysal, şunları söyledi:

“Bizim millet tanımımız etnik kökene dayanmaz. Etnik kökenden ziyade o kültüre mensup olma, tasada ve kıvançta beraber olma, çocuklarını beraber büyütme iradesi, aynı geminin güvertesinde olduğunu anlama, anlatma, hissetme ve ülkenin refahı için, mutluluğu için, gelişmesi için birlikte çalışmaya dayanır. Biz Yörükler olarak bunun çok farkındayız. Ülkenin temel, kadim yaşam şeklinin temsil eden kültür damarı olarak çok farkındayız. Kucağımız geniş açıyoruz, ufkumu uzun tutuyoruz.”

Y.K.thumbnail YÖRÜK GENÇLİĞİ 2 4632d

‘BİZİ GELECEĞE TAŞIYOR’

Bu bakış açısı içinde geleneksel öğelerden hiç vazgeçilmediğinin de altını çizen Başkan Uysal, “Zaten geleneksel öğelerimiz bizi geleceğe taşıyor” dedi. Yörük kültürüne içkin olan çalışkanlık, pratik çözümcü olmak, cinsiyetler arası dengeyi gözetme, istişare, çevrecilik, diplomasi gibi özelliklerin bugüne ve geleceğe uyarlanması gerektiğini dile getiren Başkan Uysal, “Kaba bir nostalji düzeyinde kalırsak bir işe yaramaz, memlekete faydası da olmaz. Yörüklükten elde ettiğimiz bu değerler, bugüne uyarlandığında ve doğru yorumlandığında çok bizi çok yükseltebilecek değerler” diye konuştu.

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'na yönelik "istihbarat parçalamaya çalışıyor" açıklamasından sonra yeni bir iddia daha ortaya attı. Kılıçdaroğlu, "Devletin bazı unsurlarının Millet İttifakı'nı bozmak üzere belli bir kişi tarafından yetkilendirildiğini ve görevlendirildiğini de biliyoruz" dedi.

Bir televizyon programına katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın Millet İttifakı'ndan rahatsızlık duyduğunu ve devlet istihbaratının, ittifakı bozmak için çalıştığını iddia ederek şöyle konuştu:

"Her devletin kendi istihbarat örgütleri vardır ve bu istihbarat örgütleri devletin, ülkenin menfaatleri için çaba harcarlar. Bunun için yemin etmişlerdir. Bunun için çaba harcarlar. Burada da devletin çıkarlarını değil de, bir siyasal partinin çıkarlarına dönük bir çaba olursa, işte orada farklı bir şey çıkar ortaya. İstihbarat bizi dinleyebilir ben ülkenin aleyhine bir şey yaparsam... Rahmetli Ecevit'in de telefonları dinlendi, benim, eşimin, çocuklarımın telefonları hala dinleniyor... Bunlar normal değil. Ben dinlendiğimi gayet iyi biliyorum efendim. Dinleniyorum. Bilgiye dayalı söylüyorum. Bunları bilmez olur muyum? Telefonlarımız dinleniyor. Şimdi o dediğim 'sadakat' devreye giriyor. Ülkenin çıkarlarına göre değil bir partinin çıkarlarına yönelik bir hareket tarzı çıkıyor ortaya. Bir partinin çıkarlarına göre. Yani ben iktidarım, iktidardan gitmemek için neleri yapabilirim, bu arayış içindeler."

 

HABER: Ayten YILMAZ

Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Suzan Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Kamile Yılmaz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a, ‘dostluk ağacı’ Ginkgo Biloba’nın Antalya’da kadına yönelik şiddete karşı bir simge olan Al Yazma Anıtı’nın hemen yanına dikilmesinde işbirliği dolayısıyla teşekkür ziyaretinde bulundu.

Muratpaşa Belediyesi 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla Antalya’nın kardeş şehri Almanya Nurnberg’ten Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’yle dostluk ağacı Ginkgo Bilabo’yu, Bayındır Park içinde bulunan Al Yazma Anıtı’nın da bulunduğu Bayındır Park’a dikerken dernek üyeleri Başkan Uysal’a teşekkür ziyaretinde bulundu.

Ziyarette Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Yılmaz yer aldı. Nürnberg’in çok güzel bir ortaçağ kenti olduğunu anlatan Menzel, “Ancak eski Nazi geçmişini unutup yeni ileri bir yöne doğru kendini geliştiren bir şehir. İnsan hakları ve barış alanında yaptığı güzel çalışmalarla geleceğini yönlendiren ve büyük bir çaba harcayan bir kent” diye konuştu.

Menzel, bu çerçevede İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan atom bombasının düştüğü alanda uzun yıllar hiçbir yaşam belirtisi olmazken sürgün veren Ginkgo Bilobaları 2017 yılından itibaren Nürnberg’in çeşitli yerlerine diktiklerini söyledi. Menzel, dikilen her ağacın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni oluşturan 30 maddeden birine adandığını söyledi.

Başkan Uysal, işbirlikleri ve ziyaretleri dolayısıyla Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’ne teşekkür etti. Başkan Uysal, Ginko Bilabo’nın sembolize ettiği değerlerin yanı sıra insanlığa “Kendini dünyanın sahibi zannetme. Kadınlara, erkeklere, çocuklara, kendine ve doğaya doğru davran. İyi davran çünkü aslında varla yok arasında çok kısa bir ömrü kat ediyorsun” diye seslendiğini inandığını dile getirdi.

 

HABER: Ayten YILMAZ

Antalya'da nişanlısından hamile kalan H.A. (17), hastanenin tuvaletinde dünyaya getirdiği kız bebeği kimse görmesin diye çöp kovasına attı. Hastane personeli tarafından bulunan bebeğin öldüğü anlaşıldı. H.A. hakkında 'canavarca hisle üst soydan akrabayı kasten öldürmek' suçlamasıyla hazırlanan iddianame, Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi...

İnsanı dehşete düşüren olay, 14 Ocak tarihinde Atatürk Devlet Hastanesi'nde meydana geldi.

H.A., 2018 yılının Temmuz ayında, nişanlısı A.K. (22) ile iki kez birliktelik yaşadı. H.A. ocak ayında karın ağrısı şikayetiyle önce sağlık ocağına gitti. Buradaki doktorların 'Kimseyle ilişkiye girdin mi?' sorusuna korkusundan 'Girmedim' yanıtını veren H.A'ya, doktorlar taş düşürüyor olabileceğini söyledi. İlaç yazılıp eve gönderilen H.A'nın karın ağrısı devam edince, bu kez ablası B.A. tarafından Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

BEBEĞİ ÇÖP KOVASINA ATTI
H.A.'ya acil serviste serum takıldı. Bir süre sonra H.A., serumu çıkartarak kadınlar tuvaletine gitti. H.A. burada kız bebek dünyaya getirdi. Bebeği çöp kovasına atıp kapağını kapatan H.A., ablasına haber verdi. Tuvalete giren B.A., H.A'yı kan içinde görünce hastane personelini çağırdı. Sedyeye alınıp müdahale edilen H.A'nın doğum yaptığını tespit eden doktorlar, bebeğin nerede olduğunu sordu. Ancak H.A., bebekle ilgili bir bilgisi olmadığını söyledi. Bunun üzerine hastane personeline tuvaletlerin ve hastane içinin kontrol edilmesi talimatı verildi. Yapılan kontroller sırasında bebek çöp kovasının içerisinde ölü bulundu.

BEBEĞİ ÇPE ATTI 2 images 2125e

 

ADLİ TIP: BEBEK CANLI DOĞDU
Gözaltına alınan H.A., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bebeğin ölü muayenesinde ise otopsi yapılmasına karar verildi. Soruşturma sırasında dosyadaki mevcut bilgi ve bulgular, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildi. Orada yapılan inceme sonucunda hazırlanan raporda, kız bebeğin rahim içi 36-37 haftalık gelişim gösterdiğine dikkat çekilerek, "Bebek canlı doğmuştur. Ölümü göbek kordonunun bağlanmaması, hipotermi ve havasız ortamda kalmaya bağlı meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır" denildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ise "Adli Tıp Kurumu'nun bu raporuna göre suça sürüklenen çocuğun canlı bebek dünyaya getirdiği, bebek canlıyken tuvalette bulunan çöp kovasına attığı, onun bu şekilde suça sürüklenen çocuk tarafından öldürüldüğü anlaşılmıştır" denildi.

‘ÖLÜ DOĞDUĞUNU DÜŞÜNDÜM’
Gelen raporun ardından H.A., 16 Eylül'de Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Hakkında, 'canavarca hisle üst soydan akrabayı kasten öldürmek' suçlamasıyla hazırlanan iddianamede suçlamaların büyük kısmını kabul eden H.A., "Ben ailemden habersiz ilişkiye girmiştim. Bu nedenle korktum. Onların haberi olmasın diye bebeği çöp kutusunun içerisine attım. Bebeği çöp kutusunun içerisine atınca ağlamıyordu. Öldüğünü zannettim. Kimse bilmesin, görmesin diye de kapaklı çöp kutusunun içine attım. Bana kimse yardım etmedi. Ben bebeğin sağ doğduğunu anlamadım. Hatta ölü doğduğunu düşündüm. Çünkü dediğim gibi ses vermiyordu. Öldürme kastım yoktu. Ben bu olayı kimse tarafından duyulmaması için bu şekilde davrandım. Pişmanım" dedi.

Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, "Bebeğin canlı olarak çöp kovasına atıldığı, bebeğin kova içerisinde öldüğü, suça sürüklenen çocuğun da bu durumu hastane personelinden gizlediği, ancak görevlilerin dikkati sayesinde öldürülen bebeğin tuvalet içerisindeki çöp kovasının içerisinde bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun yeni ve canlı doğmuş bebeğini eziyet çektirerek öldürdüğü, böylelikle üzerine atılı suçları işlediği yolunda deliller bulunduğu anlamıştır" denildi.

İddianamede, bebeğin babası olduğu iddia edilen A.K. ise şikayetçi olarak yer aldı.

 

HABER: Emine YILMAZ

İYİ Parti 'asker selamı' ile destek verdi...
İYİ PARTİ Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın ve yönetim kurulu üyeleri, haftalık yönetim kurulu toplantısında Barış Pınarı Harekatı'na manevi destek amacıyla asker selamı verdi.

 

Gazeteler

Designed by: Masoud