Manşetler
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 147031
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 179562
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında yargılanan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in tutukluluk halinin devamına karar verildi...
Mahkeme, davayı 8 Eylül'e erteledi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025'te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile tutuksuz sanıklar eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın aralarında olduğu 41 sanık hakkında hazırlanan 702 sayfalık iddianamede; 'İcbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira' suçlamalarına yer verildi. İddianamede, bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı.
İddianamede; Muhittin Böcek'in 'İcbar suretiyle irtikap', 'Haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması', eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması ve haksız mal edinme', Mustafa Gökhan Böcek'in 'Yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' ile 'Nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme' ve 'Suçu meslek edinen kişi' suçlarından cezalandırılması talep edildi. Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu hakkında ise 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' suçundan ceza istendi.
İddianamede; şüphelilerden el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi istendi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. 702 sayfalık iddianame, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
2’si tutuklu 41 sanığın yargılamasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda devam edildi. Bu dosyadan tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek, duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmanın ilk aşamasında tanıklar dinlendi.
1 yıldır tutuklu olduğunu belirten Gökhan Böcek, “3 duruşmadır hakkımda istinat edilenler suç unsuru değildir. Soruşturma başladığında yurt dışındaydım ve kendi irademle gelerek teslim oldum. Bugün geldiğimiz noktada 1 yıldır tutukluyum. Hakkımda gerçeği yansıtmayan ifadeler veriyorlar. Bazı kişilerin 2 hafta içerisinde defalarca ifade verdiğini gördüm. Babamın nüfuzunu kullanmadım. Babamdan 5 dakika da olsa randevu talep edenlerin bugün hakkımda ifade verdiğini görüyorum. Artık tüm deliller toplanmış. Geldiğimiz noktada hakkımdaki iddialar iş, ticaret ve alışverişten ibarettir. Tutuklandığım gün oğlum 7 aylıktı, annesi de tutuklanmıştı. Baba olarak bunun manevi yükünü taşıyorum. Tutukluluğumun devamını gerektiren hiçbir unsur kalmadığını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.
Sağlık sorunları nedeniyle tahliye olmak istediğini kaydeden Muhittin Böcek, “367 gündür tutukluyum. Mahkeme heyetine yargılama için teşekkür ediyorum. Ancak ‘delilleri karartma’ gibi sözler, bizi üzüyor. Ben bu topraklarda büyüdüm ve öleceğim. Hayatımız boyunca adalete güvenerek yaşadık. Buradaki insanlara borcumuz var. Ben Türkiye’de en ağır Covid-19’u geçirmiş birisiyim. 108 gün yoğun bakımda kaldım. Mahkeme için sağlık raporu almam istendiğinde daha heyet beni çağırmadan, raporun reddedildiği yönünde iddialar ortaya atıldı. 5 Temmuz 2025’te cezaevine geldiğimde 12 ilaç kullanıyordum. Şu anda 1 günde 25 ilaç kullanıyorum. İlaçları yükselten de raporu veren de aynı doktorlar. Vicdanları rahat mı merak ediyorum. Bu durum beni üzdü ve cezaevinde gizli gizli ağladım. Akciğerlerimde mantar oluşmuş, avukatlarım raporu sunacak" dedi.
Kendi döneminde devleti kamu zararına uğratmadığını ifade eden Muhittin Böcek, “25 yıllık başarı hikayem, büyükşehir belediyesine taşındı. Hiçbir şekilde kamu zararına uğratmadım. Ben de sizler gibi devlet terbiyesi almış biriyim. Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım. Ben 12 dönüm yerimi devlete bağışladım, okul yapıldı. 1 yıldır ek ifadelerle cezaevinde kalmak istemeyenleri, dost bildiklerimin yanlış yaptığını üzülerek gördüm. Parayla, pulla hiçbir zaman işim olmadı. 3 defa anjiyo oldum. Prostat ve şeker hastalıklarım da var. Kas kaybım mevcut ve 12 kilo verdim. Doktorlarımın hepsi özel hastanelerde. Ben sadece Şehir Hastanesi’nde tedavi olabiliyorum ve yaşamak istiyorum. Hiçbir suçum yok. Heyetinizin adaletine ve merhametine ihtiyacım var. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 342030
2024’te hayata geçirilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ ile ders kitaplarında ‘Kurtuluş Savaşı’ yerine ‘Milli Mücadele’ söyleminin kullanıldığı ortaya çıktı...
Milli Eğitim Bakanlığı, 2024 yılında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla kapsamlı bir müfredat değişikliğine gitmişti. Bununla birlikte bazı derslerde kullanılan kavramlar da değiştirildi. “Orta Asya” yerine “Türkistan”, “Coğrafi Keşifler” yerine “sömürgecilik”, “Haçlı Seferleri” yerine “Haçlı saldırıları”, “Ermeni meselesi” yerine ise “asılsız Ermeni iddiası” ifadeleri kullanılmaya başlandı.
BİZANS YERİNE DOĞU ROMA...
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP milletvekilleriyle yaptığı toplantıda değişikliklere değinerek, “yanlış kavramsallaştırmaların” düzeltildiğini söyledi.
Tekin, “Artık ‘Bizans’ yerine ‘Doğu Roma’, ‘ormanlarımız’ yerine ‘Yeşil Vatan’, ‘denizlerimiz’ yerine ‘Mavi Vatan’ kavramlarını kullanıyoruz.
Bunlar yanlıştı, düzeltildi.
Mesela ‘Kurtuluş Savaşı’ yerine artık ‘Milli Mücadele’ diyoruz” dedi.
Tekin’in “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin ders kitaplarında kullanılmadığına ilişkin sözleri tepki çekti.
Ancak değişikliğin yeni olmadığı ortaya çıktı.
Bakanlık yetkilileri uygulamanın 2024-2025 eğitim öğretim yılında 1’inci, 5’inci ve 9’uncu sınıflarda başladı ve iki yıldır devam ettiğini belirtti.
Ortaokul 8’inci sınıfta okutulan T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin 2024 yılı müfredatında, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının anlatıldığı bölümde “Kurtuluş Savaşı” yerine “Milli Mücadele” kavramının kullanıldığı görüldü.
KAYNAK: Ajanslar
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 148066
CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada turizm sektöründe yaşanan daralmaya dikkat çekerek sektör için acil destek çağrısında bulundu...
Kaya, Mayıs ayında ziyaretçi sayısının geçen yıla göre yüzde 8,5 azaldığını, Haziran ayında ise bu düşüşün yüzde 9’un üzerine çıktığını belirtti.
Sektörden alınan bilgilere göre geceleme sürelerinin de kısaldığını ifade eden Kaya, birçok işletmenin doluluğunu koruyabilmek için ciddi fiyat indirimleri yapmak zorunda kaldığını söyledi.
“Doluluk var gibi görünse de kâr yok” diyen Kaya, birçok turizm işletmesinin geçen yıla göre ciddi gelir kayıpları yaşadığını vurguladı.
Türkiye’yi yıllarca rakiplerinden ayıran en önemli özelliğin, misafirin ödediği paranın karşılığını en iyi aldığı ülke olması olduğunu belirten Kaya, artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle bu avantajın ve rekabet gücünün her geçen gün kaybedildiğini ifade etti.
Kaya, bunun sonucunda hem gelen turist sayısının azaldığını hem de gelen misafirlerin otel dışında daha az harcama yaptığını belirterek, bunun turizmden geçimini sağlayan tüm kesimleri olumsuz etkilediğini söyledi.
Turizm sektörünün yeniden rekabet gücü kazanabilmesi için bu yıl KDV’nin yeniden yüzde 8’e düşürülmesi, konaklama vergisinin alınmaması, SGK prim desteği verilmesi, tur operatörleri ve hava yolu şirketlerine yakıt desteği sağlanması gerektiğini ifade eden Kaya, ayrıca turizmin ülkeye kazandırdığı döviz dikkate alınarak sektörel bazda farklı kur uygulaması yapılması ve turizm sektörüne kur teşviği verilmesi çağrısında bulundu.
Kaya, turizm işletmelerini, esnafı ve turizm çalışanlarını destekleyecek adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
HABER: Uğur AKDAĞ
- Kategori: Manşetler
- Gösterim: 115320
Adalet Bakanlığı, adli işlemleri hızlandırmayı hedefleyen yeni uygulamasını Antalya Havalimanı'nda hayata geçirdi...
Kurulan Adliye Ek Hizmet Birimi sayesinde hakkında yakalama kararı veya yurt dışına çıkış yasağı bulunan kişilerin işlemleri havalimanında tamamlanabilecek.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uygulamanın ilk olarak Antalya Havalimanı'nda başladığını duyurdu.
Yeni sistemle birlikte hem mahkemelerin iş yükünün azaltılmasının hem de vatandaşların adalet hizmetlerine daha hızlı erişmesinin amaçlandığını belirtti.
İşlemler havalimanında tamamlanacak...
Bakan Gürlek, uygulama kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan ya da yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle işlem yapılması gereken kişilerin adli süreçlerinin havalimanında vakit kaybedilmeden yürütüleceğini ifade etti.
Böylece ilgili kişilerin adliyeye sevk edilmesine gerek kalmadan, gerekli adli işlemler doğrudan havalimanındaki birimde gerçekleştirilebilecek.
7 gün 24 saat hizmet verecek...
Açıklamaya göre, yolcu yoğunluğunun yüksek olduğu havalimanlarında kurulan Adliye Ek Hizmet Birimleri, haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz hizmet sunacak.
Uygulamanın, yargı süreçlerinin daha etkin yürütülmesine ve zaman kaybının önlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
"Adalet hizmetlerini daha erişilebilir hale getiriyoruz"
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Antalya Havalimanımızda hayata geçirdiğimiz uygulamayla, mahkemelerimizin iş yükünü azaltıyor, adli süreçleri hızlandırıyor ve vatandaşlarımızın adalete erişimini daha kolay ve hızlı hâle getiriyoruz. Hakkında yakalama kararı veya yurt dışına çıkış yasağı bulunan kişilerin adli işlemlerinin havalimanlarında vakit kaybedilmeksizin tamamlanmasına imkân sağlıyoruz. Yolcu yoğunluğunun yüksek olduğu havalimanlarında Adliye Ek Hizmet Birimleri kurarak adalet hizmetlerini 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde sunuyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde adalet hizmetlerinin sunum kalitesini artırmaya, yargı süreçlerini erişilebilir, hızlı ve etkin kılmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
HABER: Uğur AKDAĞ








