head

2183026 810x458 75f08
Salı, 22 Eylül 2026

 

 

Manşetler

 

100 milyar TL’yi aşan parayı yurt dışına kaçıran, Köln’e 70 milyon Euro’luk bina diken Süleymancılar’a yönelik operasyonlarda ele geçirilen para ve mücevherler dudak uçuklattı.

Cemaatin lideri Alihan Kuriş bir evdeki gizli bölmede yakalandı...

Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş’in yönettiği öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik operasyonlarda 37’si gözaltına alındı. Firari 3 kişi ile yurt dışında olduğu tespit edilen 9 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise sürüyor.

Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş’e yönelik operasyon, vatandaşların dini duygularının sömürülmesinin boyutlarını da gözler önüne serdi. Operasyonlarda en az 161 milyon lira değerinde pırlanta, altın, kolye, tespih ve saat koleksiyonu ele geçirildi.

KAÇIŞ PLANI SUYA DÜŞTÜ

Edinilen bilgilere göre, gözaltı için önceki gün sabah saatlerinde Alihan Kuriş’in resmi ikamet adresine giden kolluk görevlileri şüpheliyi evde bulamadı. Yapılan incelemede Kuriş’in cep telefonunu bilinçli olarak evde bırakarak adresi terk ettiği tespit edildi. Kuriş’in bunu konumunun takip edilmesini engellemeye yönelik bir önlemi olarak değerlendirildi.

Ekipler, Kuriş’in geçtiği belirlenen ikinci adrese gittiğinde şüpheliyi orada da bulamadı. Ekipler tarafından yapılan detaylı incelemede evin içinde özel olarak yapılmış gizli bir bölme tespit edildi. İçeri giren ekipler Kuriş’i saklandığı yerde gözaltına aldı. Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan 49 kişiden 37’si gözaltına alındı.

DESTE DESTE DOLARLAR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma Kuriş’in servetini de ortaya çıkardı. İşte ele geçirilen paraların dökümü:

- “79 bin 555 Euro, 300 bin TL, 1 milyon 886 bin 316 dolar, 430 bin İran Riyali, 710 Sterlin, 2 bin 765 BAE Dirhemi, 30 İsviçre Frangı, 122 bin 660 Arnavut Leki, bin Azerbaycan Manatı, 146 milyon 934 bin TL değerinde altın, çok sayıda pırlanta, altın ve kolye (değer tespiti sürüyor), 14 milyon 332 bin TL değerinde tespih ve saat koleksiyonu.”

- Soruşturması kapsamında İstanbul’da da örgüte ait adreslerde arama yapıldı. Ele geçirilenler şöyle: “10 milyon 100 bin TL, 58 bin Euro, 1 milyon 776 bin doları, bin 270 Pound, 56 bin 600 Arnavut Leki, 35 bin 500 Arabistan Riyali, bin Azerbaycan Manatı, 14 adet tabanca, 700 adet fişek, 1 adet balistik yelek, 37 adet çeyrek altın, 25 adet tam altın, 17 adet yarım altın, 115 adet gram altın.”

- Örgüt lideri Alihan Kuriş’e ait 2 ikamette yapılan aramalarda ise 1 balistik yelek ve 1 çelik kasa ele geçirildi. Çelik kasa incelenmek üzere Ankara’ya gönderildi.

MİLYARLARCA LİRALIK 32 ŞİRKET

MASAK incelemelerinde, Alihan Kuriş suç örgütü yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi. Kara para aklandığı değerlendirilen 32 şirkete ve bağlantılı mal varlıklarına kayyum atandı.

Şirketler inşaattan gıdaya, sağlıktan turizme, tekstilden kuyumculuğa, otomotivden eğitime kadar çok farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor. Aralarında yıllık cirosu 2.2 milyar TL’yi aşan Ayakkabı Dünyası, Armine Giyim, Hisar Sağlık gibi firmaların bulunduğu 32 şirkete kayyum atandı.

KURİŞ’İN YARIŞ ATI BİLE VAR

Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş’in geçmişte bir yarış atına sahip olduğu ortaya çıktı. Gazeteci Toygun Atilla’nın ulaştığı bilgilere göre Türkiye Binicilik Federasyonu’nun 2014 yılı vizeli atlar listesinde, 34-2716 sicil numaralı ve 1999 doğumlu Ascot adlı atın sahibi olarak Alihan Kuriş’in adı yer alıyor. Atilla’nın aktardığı bilgilere göre Kuriş’in 11 ata sahip olduğu yönünde iddialar da bulunuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi...

Tarihî oturumdaki oylamada teklif 468 milletvekilinin “kabul” oyuyla Meclis’ten geçerken 94 milletvekili “ret” oyu kullandı.

Böylece “Terörsüz Türkiye” sürecinde kritik bir eşik aşılmış oldu.

İşte 12 maddelik kanunun tam metni...

İktidarın 'Terörsüz Türkiye' adıyla başlattığı yeni süreç kapsamında Meclis'e getirilen 'çerçeve yasa' olarak da bilinen ''Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'' bugün Meclis'te kabul edilerek yasalaştı. Söz konusu oylamaya 562 milletvekili katıldı, 468’i kabul, 88’i ret oyu verdi. 6 tane ise çekimser oy çıktı.

AKP, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklif 12 maddeden oluşuyor.

"Çerçeve Yasa" teklifinin görüşmelerinin tamamlanarak oylanmasının ardından Genel Kurul, 1 Ekim'e kadar tatile girecek.

İşte Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin kapsamı ve tüm maddeleri

“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” isimli Kanun teklifi 12 maddeden oluşmaktadır. PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin tespiti ve bu tespitin teyidine yönelik olarak hazırlanan kanun teklifi metninde;

Tespit ve Teyit Makamı:

Kontrolü altındaki tüm örgütsel yapı ve her türlü unsurlarıyla fiili varlığını sona erdirdiği ve silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülmüştür.

Kapsamı:

PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsamaktadır.

Kapsam Dışı:

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışı tutulmaktadır.

Soruşturma ve Kovuşturma:

Kanun kapsamına girenlere ilişkin değerlendirmeler halihazırda soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu merciler tarafından yapacaktır. Ancak, bu Kanundan yararlanmaya yönelik başvurunun bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yapılabileceği düzenlenmiştir.

Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi:

Üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlarda 5 yıl,

15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmalar

İki hafta içinde karara karşı başvuru ve itiraz yolu açıktır.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri koşullarının bulunması halinde kaldırılacaktır.

Kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında ise bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesi tarafından erteleme kararı verilecektir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecektir.

Cezaların Ertelenmesi:

Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası 5 yıl,

Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet 10 yıl süreyle itiraz yolu açık olmak üzere infaz hâkiminin kararıyla ertelenecektir.

Erteleme süresi suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır.

Zamanaşımı:

Erteleme sürelerinde dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecektir.

Hak Yoksunlukları:

Erteleme kararları Kurul tarafından dönemsel olarak değerlendirilecektir. Kurul gerekli görülmesi halinde soruşturma/kovuşturma/mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını sulh ceza hâkimliği/mahkeme/infaz hâkimliğinden talep edebilecektir.

5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl ve 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması aranmaktadır.

Takip, Koordinasyon ve Uygulama:

Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilâtı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul Kanunun uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesini yapacaktır.

Kurulun koordinasyonun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yapılması öngörülmüştür.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İzleme Komisyonu (17 üye) oluşturularak bu Kanun kapsamındaki faaliyetler izlenecektir.

Teslim ve Silahsızlanma:

Kayıt altına alınma işlemine yönelik genelgenin güvenlik kurumlarının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanması öngörülmüştür.

Başvuru Süresi:

Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanundan yararlanmak üzere yazılı başvuru yapılması aranmaktadır"

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.

Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen;

Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını,

Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu, ifade eder.

Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi

MADDE 3- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.

Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz

Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.

Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar

MADDE 4- (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.

(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.

Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

MADDE 5- (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

(2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.

Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi

MADDE 6- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;

Toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,

Toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle, infaz hakiminin kararıyla ertelenir. Bu fıkranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.

Birinci fıkra uyarınca infaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz

Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.

Takip, koordinasyon ve uygulama

MADDE 7- (1) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli istihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.

Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir.

1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte

Bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;

Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hakimliğinden veya mahkemesinden,

Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hakimliğinden,

Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekir.

Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.

Kurulun sekreterya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.

Silah ve malzeme teslimi

MADDE 8- (1) Bu Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.

(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.

Süre

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.

Görev ve sorumluluk

MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.

(2) Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya ceza, sorumluluğu doğmaz.

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.

MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında

bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmı Gazete'de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adli işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması nedeniyle re'sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.

Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir. 

MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adli işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

MADDE 6- Maddeyle, mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmı Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkan tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini vekoordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlı, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.

Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah,

mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmı Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukİ, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Mill'i Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.

MADDE 11- Yürürlük maddesidir.

MADDE 12- Yürütme maddesidir.

AKP 277, Yeni Parti 91, DEM Parti 56, MHP 46, CHP 45, İyi Parti 29, Yeni Yol Partisi 20, HÜDA PAR 4, Yeniden Refah Partisi 4, TİP 3, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) 2, EMEP 2, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Parti’nin de 1’er sandalyesi bulunuyor. 10 milletvekili ise bağımsız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Akdeniz'deki mikroplastik kirliliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nı harekete geçirdi...

Bölgedeki denetimlerde kurallara uymayan 23 tesise devasa para cezası kesildi.

İYİ Parti ile Saadet Partisi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan çevre kirliliği şikayetleri üzerine bakanlık ekipleri derhal harekete geçti.


​Bölgede başlatılan kapsamlı inceleme ve denetim maratonunun sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.

Bakanlıktan yapılan resmi açıklamaya göre, 1 ay gibi kısa bir süre içerisinde tam 530 denetim gerçekleştirildi.


​Yapılan denetimler neticesinde; Adana, Antalya, Hatay, Mersin ve Muğla illerinde faaliyet gösteren ve denizlerde mikroplastik kirliliğine sebep olduğu tespit edilen 23 tesise, Çevre Kanunu gereğince toplam 47 milyon 599 bin TL idari para cezası uygulandı.


​Bakanlık yetkilileri, Akdeniz'in eşsiz kıyılarını ve deniz ekosistemini korumak adına denetimlerin aralıksız ve kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partinin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını bildirdi...

“Yarının Türkiye’si İçin” başlıklı dört sayfalık bir bildiri yayımlayan Davutoğlu, kararın partinin yetkili kurulları ve dava arkadaşlarıyla yapılan istişareler sonucunda alındığını belirtti.

Davutoğlu, “Parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bunun bir “teslimiyet” ya da siyasetten vazgeçiş olmadığını savunan Davutoğlu, çalışmalarını düşünce, eğitim, bilim, kültür, diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma alanlarında sürdüreceğini kaydetti.

Gelecek Partisi feshedildi...

Gelecek Partisi’nin kuruluş sürecine de değinen Davutoğlu, partinin muhafazakar tabandan doğmasına rağmen toplumun tüm kesimlerini eşit biçimde kucaklamayı hedeflediğini belirtti.

Parti teşkilatlarının baskılar, saldırılar ve siyasi engellemelerle karşılaştığını öne süren Davutoğlu, buna rağmen kapsamlı politika ve eylem planları hazırladıklarını ifade etti.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Aralık 2019’da kurulan Gelecek Partisi, 2023 genel seçimlerinde CHP listelerinden 10 milletvekili çıkarmıştı.

İstifalar ve parti değişikliklerinin ardından partinin resmi internet sitesinde son olarak Selçuk Özdağ, Cemalettin Kani Torun, Sema Silkin Ün ve Mustafa Bilici olmak üzere dört milletvekili yer alıyordu.

Gelecek Partisi’nin ağustosun ikinci yarısında kapanış kongresini yapacağı, dört milletvekilinin o tarihe kadar partide ve Yeni Yol Grubu’nda kalacağı öğrenildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel'in konuşmasında yeni parti kuracaklarını açıkça ilan etti.

 "Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz" diyen Özel, "Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz" açıklaması yaptı.

Özel'in sözleri şöyle:

 

"Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız.  Bugün buradan tarihi bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

 

Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar; 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'le meselesi olanların bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.

 

Bunları hiç görmeyenler, duymayanlar; 'Yahu aslında bir tepki yok, üç beş güne geçer' diyenler ya da 'Efendim televizyona çıktığımda bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım, bir daha genel başkan adayı olmayacağım. Demokratik bir yarışın önünü açacağım, partide bir yenilenmenin, bir değişimin, Türkiye'nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım' demek yerine; 'Ben aday olmadım, hiç olmadım. Gösterirlerse olurum, o gün gelince düşünürüm' diyenler...

'Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım. Ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı; 'Bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz? Parti yüzde 13'lerde, 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek. Yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız' diyenler, işte o gün iki ayrı yola girdiler.

 

O gün yol ayrıldı. O gün yol ayrılırken; duygusal sebeplerle, örgütsel sebeplerle, idrak zamanından veya henüz meşelenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da, o günkü tavrın, özeleştirinin, inisiyatif alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere milletle, örgütle birlikte gelen herkesi de, o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm, kıymetli görmeye devam ediyorum.

 

Tarihin doğru yerinde durmayı, buna ilk karar veren olmak değil, gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır.

O günü hatırlayalım, o günü hatırlayalım. O gün Cumhuriyet Halk Partisi değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken bir yandan şöyle bir algı yerleşmiş, hak veriliyordu ve tartışılmıyordu: 'Bu delege yapısıyla bir değişim mümkün değil.'

'Türkiye'de değişim mi oldu? Bugüne kadar cumhuriyet tarihinde iki genel başkan adayı yarışıp da mevcut genel başkanın kaybettiği örnek mi var 100 yıldır? Mümkün değil, olmayacak' diyenlere hep şunu söyledim, hep söyledim. Dedim ki: 'Evet, zordur. Bu delegenin iradesini ben değiştiremem.' Dönüp baktılar, 'Genel başkan adayıyız, nasıl değiştiremezsin?' Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara'ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldadıklarıyla, evinin 4. katına asansörle çıkarken 3. katta oturan 16 yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle, sabahın 6'sında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak, torunu dedesine, evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiştim. Salona girdik, salonda 3 kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü bir slogan hakim oldu salona, hepiniz şahitsiniz: 'Delege sokağın sözünü dinle!' O gün, o gün o sandıklar açıldığında o delege sokağın sesini dinlediği için, seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partinin dışarıdan gelmiş birileri değil, aksine öz be öz evlatlarıydık. Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarışmalı seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan düzenin tekerine ilk çomağı orada birlikte soktuk.

 

Ama bu düzenle ilgili diyeceklerim var. Şudur: Seçim ilerlerken, seçim yaklaşırken hep sordular bize, hep sordular. 'Size gelip devletten konuşan var mı? Öyle bir yerlerden, derin yerlerden mesajlar geldi mi?' 'Bir mutabakata vardınız mı? Bir taahhütte uzlaştınız mı?' Ben hep 'yok' dedim. O zaman 'olmaz' dediler. 'Size ne partiyi ne bu düzeni vermezler' dediler. 'Buralarda bu işler böyle dönmez, pazarlığı yapacaksın, taahhütte bulunacaksın, zararsız, sistemin içinde olduğunu kanıtlayacaksın, ancak ondan sonra gelip genel başkanlık oynayacaksın' dediler.

 

Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya, karpuz gibi yarıdan ikiye; 60'a 40, 30'a 70... Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Ve değerli yol arkadaşlarım, hepiniz şahitsiniz ki kurultayımızın ardından ilk yerel seçimler için önümüzde sadece 4 ay vardı, sadece 4 ay. Zaman kısaydı, yol uzundu ve esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği, burada yapılan işin millet tarafından bir özeleştiriye sayılıp sayılmayacağı, milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. İşte o 4 ayda hepiniz şahitsiniz ki oradan buradan birçok iftira, odur budur... O 4 ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi, ölçme değerlendirmeye önem verildi. En yakınımız, en yakınımızda duran, başka adayı desteklemesine rağmen ankette çıkmayan o listeye konmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa, hatta ve hatta, hatta ve hatta her şey eşitse, değişim görüntüsünü, umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yönelindi. İzmir gibi yerde cumhuriyet tarihinde bütün partiler 6 kadın belediye başkanı seçtirmişken, 9 aday gösterilip 8'i seçtirildi. 14 genç aday gösterilip 13'ü seçtirildi. 31'de 29 İzmir gibi yerde, hem de seçimden sonra 'İzmir'i kaybedeceksiniz' denilen yerde böyle bir mucize gerçekleştirildi. Eldekiler kazanıldı, Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek hataların bedelleri ödendi; Kırklareli'nde ödendi, Hatay'da ödendi.

 

Bu arada o derin devlet dedikleri bir daha geliyor. İşte bu arada 'Bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı?' diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: 'Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in' diyor. 'Ekrem'i bırak" diyor. 'Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun' diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız. 

Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür.

 

Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti –ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette– yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. O yüzden, o yüzden... Butlan kararının üstünden 61 gün geçti. 'Bayram geçsin, tepki durur' diyenler; 'Bayramdan önce strateji yaptık, 3 gün konuşulur, 4. gün durulur, sonra geçilir partinin başına oturulur' diyenlerin bugün içinde bulundukları durum da sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğine dair umutları da tam bu noktada, bu kör düğümün olduğu yerde; ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız, memleketin önünü açacağız. O gün bugün. O günlerde çıktım. Herhalde partimin benim için olan kıymetini, altı okun kıymetini, bu partide 9 yıl grup başkanvekilliği yapmış, 3 yıldır grup başkanlığı yapan, bu partiye, geçmişine, tarihine, üyesine, neferine söz söyletmeyen, toz kondurmayan Özgür Özel'in herhalde o günden bugüne gelene kadar mücadelenin en iyisini yapmak için; hukuken, siyaseten, fiziken, salonda, mahkemelerde ve sokakta en iyisini yapmak için üzerine düşeni yapacağından hiçbirimizin şüphesi yoktu. Bu konuda kendime şu kadar güvenmem. 1333 oy aldım son seçimde. 1333 oy! Tarihin en yüksek genel başkanlık oyu. Dedim ki; 1333 oyu aldım, dedim ki üçünü kendime saymıyorum. Böyle bir oy yok, böyle bir birliktelik yok. Yeniden kurulmuş sandıklarla 2025 yılında mahalleden ilçeye, ilçeden ile, ilden genel merkeze o kurultayda gelen bu oyun bir anlamı var. Bu oy Özgür Özel'in şahsına, ekibine verilmiş oy değildir. Bu oy partinin birlik ve beraberlik ihtiyacına, bu partinin iktidar yürüyüşüne, bunun ancak güçlü bir birliktelikle, ayrışmadan, hep birlikte durarak bu inancı paylaşanların oylarını göstererek, oylarını sandığa atarak gösterdikleri dayanışmanın ürünüdür.

 

60 kişilik PM, 40'ın altına düşemez, 23'e düşüyor. 23'le toplanıyorlar. Kanun diyor ki: 'Derhal kurultay!', 'Yapmam kurultay!'. Mücadeleye devam. 1040 arkadaştan imza alırız. O 1040 arkadaşın 500 tanesi son seçimde, yani bizim yarıştığımız son seçimde Kemal Bey'e oy vermiş delegedir. 3 sene sonra diyor ki 'Yapma etme Kemal Bey, o gün sana verdik ama biz partiliyiz Kemal Bey. Bu partide kurultay yapmazsan felaket gelir Kemal Bey, gel kurultayı yapalım, kararı biz söyleyelim' diyor. Kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip o kurultayı da yapmıyor. Bunun üzerine... 2023 seçimi; yarışmışız biz kazanmışız, yok ben kazanacaktım. Peki, burada yoksun, burada yoksun, burada yoksun, 4 mazbata var. Gel şimdi soruyorum: Burada yokum, Fatma kazandı; burada yokum, Ayşe kazandı; burada yokum, Emine kazandı. Yahu senin bu kurultayından son kurultayı kazanan Emine'ne buradan, AK Parti'den karar çıkarttırıp son kurultayın sonucunu değiştiriyorsun.

Burada, burada il başkanları var. 74 il başkanı. İçlerinden, içlerinden 56 tanesi geçen dönemde de Kemal Bey'in döneminde de il başkanı olanlar. 2025 yılında bir daha aday olmuşlar, bir daha seçilmişler, bir daha seçilmişler. 2025'te kararı Trabzon vermiş, kararı Burdur vermiş, Hakkari vermiş, Edirne vermiş, Hatay vermiş, Sinop vermiş, 2025'te. 2023'ten onlara ne? Gelip 2025'in başkanlarını, bugün butlancılık yapmadıkları için, bugün "O gün sizinle beraberdik ama bugün Özgür Bey'le beraberiz" dediği için 38 tanesi, "Biz bu partinin iktidar yürüyüşüne inanıyoruz, biz ocu bucu değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz" dedi diye görevden alınıyorlar.

 

Sonra diyor ki: 'Arkadaşlar gitmeyin partiden, durun burada, oturun burada, bakın yakında eylülün sonunda kurultay başlatacağım, seneye nisana doğru sonlandıracağım'. 7 ay boyunca bizim birbirimizi yememizi, mahallelerde kavga etmemizi, bilmem neyi izlemek istiyor saray. Ben teşneyim bana verilen role, gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe, AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan'ı, baksın kendi işine. Yok öyle yağma! Yok öyle yağma! Herkes şunu bilsin ki, herkes şunu bilsin ki CHP binalarına... Örneğin, partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın; son yerel seçimde Adana'da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş, Zeydan Karalar'a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik'e il başkanı atayacaksın; Bilecik'in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak. İllere il başkanları atayacaksın; seçimde karşımızda olmuş, mücadele etmiş, başka partiye gitmiş, başka adaya destek vermiş, partiyi teslim almaya pavyon fedaileriyle gelmiş... Sonra bunlar... Mahallelerden seçim başlatacakmış. Ben bu partinin gencecik evlatlarını mahalle seçimlerinde onların belirlediği belirsiz adreslerde delege yazacakları yere 'Gidin orada delege olmaya çalışın, dövmezlerse, vurmazlarsa, kırmazlarsa mücadele edin, 7 ay boyunca uğraşalım, Türkiye'ye rezil olalım.' Buradan geçen hafta söyledim, ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum, 'partiliyim' diyene söylüyorum, 'CHP'liyim' diyebilene söylüyorum..."

 

Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz.

Bu bir ayrılık değil. Bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye'de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez.

Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun. Buradan ilan ederiz. Dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki; biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.

Korkanlar, çekinenler, 3 günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz

 

Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Teknik işlemlerin, teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün, bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka, altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce yüzde 5 parti yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarIa birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak; Atatürk'le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

 

Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken; doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlendirilmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır: Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse, belediye başkanına 'Sen niye geçmedin?', belediye meclis üyesine 'Hala niye buradasın?', filanca kişiye 'Hala niye orada değilsin?' demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere, kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: Ben yeni partide yokum. 'Özgür Özel'le, arkadaşlarıyla birlikte değilim' diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir, bizimle birliktedir. 

 

Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz... Ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı; ne Zeydan Karalar kalır Adana'da, ne Vahap Seçer Mersin'de. Selam olsun Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya'ya. Bir daha söylüyorum: "Ben onlarla değilim" diyen diyebilir, tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir iktidar yürüyüşünde. 'Sahipsiz vatanın batması haktır, sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır.' Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım, yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte meşale taşıyacağız, iktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim arkadaşlar!"

Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla. Tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinden, ailelerimizin akşam sohbetlerinden bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz.

Her şey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer', 'unutulur', yapanın yanına kar kalır', 'rüzgar alır sel alır' diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar