head
2183026 810x458 75f08
Pazar, 13 Haziran 2021

Sağlık

 

Vergi, vergi cezaları, gecikme faizi, idari para cezaları, sigorta primleri, KYK borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi... 

 

vergi affı 3 24d80

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 30 Nisan 2021 ve öncesinde beyana dayanan vergilerde verilmesi gereken beyannamelerin vergi, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme cezaları, 2021 yılı için 30 Nisan 2021 tarihine kadar tahakkuk eden vergi, vergi cezaları, gecikme faizi, gecikme cezaları, idari para cezaları, SGK tarafından tahakkuk ettiği halde ödenmemiş, sigorta primleri, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezaları belediyelerin amme alacakları kapsıyor.

 

Belediyelerin su, atık su ve katı atık ücretleri, aldığı bazı paylar; büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları da yapılandırılabilecek.

Motorlu taşıtlar vergisi, taşıta ilişkin idari para cezaları ile geçiş ücretinin en az yüzde 10’unun ödenmesi şartıyla taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilecek.

Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemedikleri için Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilen kişilerin ve kredi müşterilerinin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtları, yürürlüğe giren düzenlemeyle dikkate alınmayacak.

Kanuna göre, düzenlemenin uygulanmasında kullanılacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranları, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31 Aralık 2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1 Kasım 2016 tarihinden itibaren aylık yüzde 0,35 oranını ifade edecek.

vergi affı 2 d0488

 

Vergi borcu yapılandırması hangi borçları kapsıyor? Yapılandırma nasıl olacak?

Milyonlarca borçlu tarafından beklenen vergi borcu yapılandırmasına İlişkin Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na 30 Nisan 2021’e kadar olan bazı borçlar yapılandırılacak. 

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), Kredi Yurtlar Kurumu (KYK),  Vergi cezalarını, sigorta primlerini içeren ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Ancak, düzenleyici ve denetleyici kurumlarca verilen idari para cezaları, corona virüsü ile mücadele kapsamında verilen para cezaları ile tütün ve tütün mamulleri kullanımından kaynaklanan para cezaları kapsam dışında olacak.

VERGİ YAPILANDIRMASI HANGİ BORÇLARI KAPSAYACAK?

Kabul edilen yasaya göre, 30 Nisan 2021 ve öncesinde beyana dayanan vergilerde verilmesi gereken beyannamelerin vergi, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme cezaları, 2021 yılı için 30 Nisan 2021 tarihine kadar tahakkuk eden vergi, vergi cezaları, gecikme faizi, gecikme cezaları, idari para cezaları, SGK tarafından tahakkuk ettiği halde ödenmemiş, sigorta primleri, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezaları belediyelerin amme alacakları da düzenleme kapsamında yer alıyor.

Yapılacak düzenleme kapsamında, belediyelerin su, atık su ve katı atık ücretleri, aldığı bazı paylar; büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları da yapılandırılacak.

Motorlu taşıtlar vergisi, taşıta ilişkin idari para cezaları ile geçiş ücretinin en az yüzde 10'unun ödenmesi şartıyla taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilecek.

 

Karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemedikleri için Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilen kişilerin ve kredi müşterilerinin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtları, yapılan düzenlemeyle dikkate alınmayacak. 

– KYK borçları da

VERGİ BORCU YAPILANDIRMA ÖDEMESİ NASIL YAPILACAK?

Yapılandırmadan faydalanacaklar, ödemelerini 6, 9, 12 ve 18 aylık taksitler halinde ödeyebilecekler.

 

 

 

 

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ayasofya'da Atatürk'e 'kafir' ve 'zalim' ifadelerini kullanan imam hakkında 'meczup' diyerek, "Devlet ricalinden bir Allah'ın kulu 'Yanlış söylüyorsun' dedi mi? Demedi." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'de gerçekleşen grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, konuşmasına dünya birincisi olan Ayşe Begüm Onbaşı'na teşekkür ederek başladı. Anadolu Efes'e de teşekkür eden Kılıçdaroğlu, "Güzel haberler duymak hepimizi mutlu ediyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Ayasofya'daki etkinlikte Atatürk'e ilişkin 'kafir' ve 'zalim' ifadelerini kullanan imama 'meczup' diyen ve sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Ayasofya'yı Atatürk'e hakaret etmek için mi açtınız? Hayatını bu millet için vermiş. O meczup acaba İstanbul'un işgalini biliyor mu? O meczup acaba işgal altında Dolmabahçe'de Atatürk'ün 'Geldikleri gibi gidecekler' dediğini biliyor mu? Bu meczup kişi acaba Kahramanmaraş'ın kurtuluşunda ilk kurşunu atan Sütçü İmam'ı ve ne söylediğini biliyor mu acaba? Söyleyeyim, "Her kim ki Mustafa Kemal ve Kuvayi-i Milliye aleyhine fetva verip, düşmanlık yapar bilin ki onların damarlarında kafir kanı vardır" diyor." diye konuştu. 

Erken seçim çağrısını bir kez daha yineleyen Kılıçdaroğlu, "Ben seçim diyorum, Erdoğan kaçacak delik arıyor. Kimden kaçıyorsun? Milletten, halktan kaçınır mı? Vatandaş seni istiyorsa zaten bir daha geleceksin bana ders vereceksin." dedi. 

Kılıçdaroğlu'nun satırbaşları şöyle:

İkizdere'de verilen mücadele sadece bugünün değil geleceğin de mücadelesidir. Mantığı talan olan bir siyasi anlayış her türlü zorluğu çıkarıyor. Neredeyse bir ordu görevlendirecekler. Kadınlar siz yeri geldiğinde bir orduyu da dağıtırsınız ben buna da inanıyorum. İkizdereliler güçlerinin farkındalar, toplumun her kesiminden destek alıyorlar. Bütün coğrafyadan, bütün insanlardan da destek görüyorlar. Ekosistemi koruyalım, öncülüğünü İkizdereli kadınlar yapıyor. 

kılıçdaroğlu konuştu 1 haziran 2021 2 cfbba

Isparta ve Burdur ziyareti

Perşembe günü Isparta ve Burdur'daydık. Vatandaşlarla konuştuk. Sabahın 5'inde gül toplamaya gittim kadınlar ile birlikte. Sorunlarını anlattılar. Onların sorunlarını çözmek bizim boynumuzun borcudur. Aldıkları yevmiye çok düşük, sigortaları var mıdır o da tartışmalı. Isparta'nın korunması lazım. Isparta'nın aynı zamanda gül sektörünün merkezi olması dışında merkezin büyütülmesi lazım. Elde edilen ürünler yurt dışına satılıyor, altından daha kıymetli ama siyasetçi bunu kavrayamadı. Taban fiyatın bu yıl en az 7.5 lira olması lazım. Hükümet yetkililerine sesleniyor, bu rakamı pahalı buluyorsanız sen de benim gibi gidersin sevgili Erdoğan, sabahın köründe gül toplarsın az mı çok mu görürsün. 

Neden şikayet ediyorlar? İlaç, gübre, mazot sürekli artıyor. Yevmiye veriyorum ben diyor. Kar elde etmem lazım diyor. Taban fiyatın 7.5 lira olarak açıklanmasını bekliyoruz. Ciddi bir üretim planlaması yapılması lazım. Bütün bunlar elbette olur ama bunların iktidarında olmaz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında olur. Emek harcayanların iktidarında olur. 

Rahmetli Süleyman Demirel, Isparta'ya büyük hizmetler etti. Bunlar iktidar oldular 2011 yılında 'Su kanalları boşverin, durdurun. Kapalı devre sulama yapacağız' dediler. Tam 10 yıldır her seçimde giderler, vaatlerde bulunurlar, oylarını alırlar Ankara'ya dönerler, unuturlar. Biz unutmayacağız, gereğini yapacağız. Onlar size önem vermedi, biz size önem veriyoruz. Onlar size yalan söylediler, biz ise asla yalan söylemeyeceğiz. Temiz, ahlaklı, dürüst siyaseti biz getireceğiz. 20'ye yakın köy aldatılmış vaziyette. Bu köylerin tamamı, ağırlıklı olarak AK Parti'ye oy veren köyler. Sen oyunu verdin, vaatler verildi sana. Bir dahaki seçimde, yalan söyleyene oy verme kardeşim. Oy verdiğin taktirde senin hakkını elinden alırlar. Her vatandaş için bunu söylüyorum. 

'İkizdereli kadınlar, diğer kadınlara da örnek oldunuz'

Doğal kekik üretimi. Denizli Pamukkale ilçemizin Güzelpınar Mahallesi  bunu toplar yüzde 85-90'ı ihraç edilir. Kadınlar, hükümet konağını basmışlar 'Neden kekik üretimi alanını taş ocağına teslim ediyorsunuz?' diye. İkizdereli kadınlar, diğer kadınlara da örnek oldunuz. Verdiğiniz mücadele bir İkizdere mücadelesi değil bir hak, hukuk, adalet mücadelesidir. 

'Hak istemenin suç olduğu bir dönemi yaşıyoruz'

Çay ve fındık var tartışılan. Çay, Rize ve Artvin için stratejik ürün. Karadeniz için de fındık stratejik ürün. Bölge halkının gelir düzeyinin yükselmesinin en önemli gerekçesi bu ürüne verilecek olan hakkı olan taban fiyatının verilmesidir. Çay üreticileri isyan etti verilen fiyat düşüktür diye. Fiyatı yükseltin dediler. Polisler ellerinde coplarla müdahale ettiler. Diyorlar, Türkiye'de demokrasi var? Nerede demokrasi var? Hak istemenin suç olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Rizeli ve Artvinli kardeşlerim çay konusunda yıllarca isyan ediyorsunuz. Oy verdiğiniz AK Parti, yıllardır Türkiye'ye çay ithal ediyor. Biz alın terinin hakkını vereceğiz. Çay ithalatını yasaklayacağız. Kaçak çayı da meydanda yakacağız. 

Uluslararası tekellere teslim ettiler fındığı. Düzen böyle giderse önümüzdeki 10 yıl içerisinde bütün fındık üreticileri birinin tekeli olacak. Bu tablonun da değişmesi lazım. Fındık konusunda fiyatın 35 lira olması lazım. Türk lirası eridi zaten. Neredeyse 4 dolar ediyor. Bir fındık 4 dolar etmez mi? Dünyada bir numarasın. Bu fiyatı verirler mi endişem var. Vermezler. Uluslararası tekellere hizmet ediyor bunlar.

AK Parti İl Başkanı da üreticiyi tehdit ediyor. 'Ayağını denk al' diyor. Böyle diyorsa elbette sizi açlığa mahkum edecek. 

Tarıma kuraklık darbesi 

Türkiye Ziraat Odalar Birliği, 41 ilde kuraklık yaşandığını belirtti. Büyük bir kuraklık olduğunu hepimiz görüyoruz. Dünyada ısının giderek yükseleceğini herkes biliyor. Tarım için, su için önlem almak gerekiyor. Kim düşünecek bunu? İktidar sahipleri. 

Burdur'a gittiğimizde dediler ki Karacaören barajı var, Bucak ovasını sulayacaklar diye söz vermişler. Yapmamışlar. Her seferinde gidip oy verirsen niye yapsınlar? Unutmayacaksın kardeşim, sana söz verilmiş ve gereği yerine getirilmemişse oyunun rengini değiştireceksin.

Konyalı çiftçiler su gelmiyor diye yol kesmişler. E günaydın, sonunda siz de uyandınız. Sevgili, Konyalı çiftçi kardeşlerim size söz verilmişti yıllardır söyleniyordu, neden görevlerini yapmıyorlar? Yapmazlar, kafayı takmışlar Kanal İstanbul yapacağım diyor. İstanbul'u talan edeceğim diyor, rant var orada. Para kimin için harcanacak? 

'Yabancı çiftçileri zengin ediyorlar'

Mercimekten tutun nohuta kadar ithal ediyorlar. Canlı hayvan bile dışarıdan geliyor. Daha ucuza alıyoruz diyorlar. 2020 hasadı, buğdayda 1650 lira fiyat verdiler dışardan 2400 liraya getirdiler. Yüzde 46 fark var. Mısır 1325 lira verdiler, 2400 liraya dışardan getirdiler. Ayçiçeği 3300 lira fiyat verdiler, 6000 bin liraya getirdiler. Pamuk, 3850 lira verdiler dışardan 7300 liraya pamuk getirdiler. Soya 3000 bin lira verdiler, 5750 liraya aldılar. Kimi zengin ediyorlar? Yabancı çiftçileri. 

Çözüm için iktidardan bir cümle duydunuz mu? Rantiye sınıfı olsa hepsini orada görürsünüz. 

 

Açıklanan normalleşme takvimi 

Normalleşme başladı umarım kısa sürece normalleşme yüzde 100 olur. Tüm dünyada maskeler kısa sürede atılır, sağlıklı, huzurlu yaşarız. İş yerlerini açtınız, aşılamada önce bunların ve çalışanların aşı olması lazım. Bunun olması lazım, daha sağlıklı bir süreci başlatmış oluruz.

İkincisi kiralarda stopaj kalkmadı bunun kalkması lazım. Esnafın ne işi var? Gayrimenkul sahibinin yükünü neden esnafın sırtına atıyorsunuz. İcra dairelerini bir süre bırakın ya, adam bir nefes alsın. Parası yok zaten bu adamın borcunu ödeyemiyor bu adam, esnaf. Bankalardan ve esnaf kefaletten alınan kredileri var bunların faizlerini erteleyin. Kredi kartı borçlarının da faizsiz ertelenmesi lazım. 

 

kılıçdaroğlu konuştu 1 haziran 2021 3 8cf5e

Ayasofya'da Atatürk'e hakaret

Devlete büyük hizmetler vermiş kişiler hep saygı ile anılır. Çünkü bu işin partisi olmaz. Bugün aramızdan ayrılan insanlara eğer söz edeceksek, saygıdan, sevgiden söz etmeliyiz topluma. Temel kural bu olmalıdır. 

Ayasofya Camii'yi açtılar güzel. Camide görev yapan imamların, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü anlatması lazım. Dert varsa çözümler konusunda aydınlatması lazım. Biz nasıl tarihimize saygılıysak, camilerde görev yapan imamlarında saygılı olması lazım. 

Sen Yunus Emre'yi de mi bilmiyorsun? Kinden, öfkeden beslenen bir din insanı olmaz, acıtan bu zaten. 

Ayasofya'yı Atatürk'e hakaret etmek için mi açtınız? Hayatını bu millet için vermiş. O meczup acaba İstanbul'un işgalini biliyor mu? O meczup acaba işgal altında Dolmabahçe'de Atatürk'ün 'Geldikleri gibi gidecekler' dediğini biliyor mu? Bu meczup kişi acaba Kahramanmaraş'ın kurtuluşunda ilk kurşunu atan Sütçü İmam'ı ve ne söylediğini biliyor mu acaba? Söyleyeyim, "Her kim ki Mustafa Kemal ve Kuvayi-i Milliye aleyhine fetva verip, düşmanlık yapar bilin ki onların damarlarında kafir kanı vardır" diyor. 

Baskı altında yaşamayı kabullenmişler, hafızalarının bir yerinde tutuyorlar. Tarih kitabı okumuyor musunuz siz? 

Bugün sayın Bahçeli de bu konuda bir sürü laf etmiş ama asıl kızmamız gereken bu meczup mu? Bu meczup bu konuşmayı kimin önünde yapıyor? Devlet ricalinden bir Allah'ın kulu 'Yanlış söylüyorsun' dedi mi? Demedi. Bahçeli'ye soruyorum sen kime kızıyorsun? Kendi tarihine ihanet eden bir meczubu nasıl orada tutarsınız. Atatürk bizim ortak değerimizdir. Bahçeli, "Atatürk bizim kırmızı çizgimizdir" diyor. O çizgi, Saray'a yaklaşırken renk değiştiriyor.

Büyüme oranları

TÜİK, Türkiye'nin ilk çeyrekte yüzde 7 büyüdüğünü açıkladı. En büyük yalanları söyleyen kurum. Sordum çiftçiye, 'Türkiye yüzde 7 büyümüş' diye, sizin kuraklıktan haberiniz yok herhalde dedi? İşsizlere sorduk, gelirleriniz arttı herhalde sizin de diye. Hangi büyümeden bahsediyorsunuz siz diye? Bakkala sorduk, ne büyümesi, aylardır dükkan kapalıydı diyor. "Sizin çarşıdan, pazardan haberiniz var mı?" diyor emekli. "Torunumun yüzüne bakamıyorum" diyor. Evlere temizliğe giden kadınlara sordum, "Aylardır evlere temizliğe gidemiyoruz" dedi. Hangi büyümeden söz ediyorsunuz? 

Kim büyüdü? 

Büyüme kesin olmuştur. Beşli çete büyüdü. Yüzde 7 demek onlara hakarettir, yüzde 50, yüzde 60... İşleri garanti. Devlete dolarla borç verenler de köşeyi döndü. MHP şu soruyu Erdoğan'a sorma cesareti gösteriyor mu? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Türk Lirası geçerlidir? Ne zamandır dolarla borç almaya başladınız?

Saray beslemesi yüzde 50, yüzde 40 zaten büyüyorlar. 4-5 maaş alanlar büyüdü. Tefeciler. Mafyanın keklediği siyasetçiler.. Onlar da bu işten iyi para kazandılar. 83 insan bir avuç kişiye çalıştı memleketi bu hale getirdiler. 

Erdoğan'ın 27 Mayıs konuşması

Devletin akılla, istişare ile, adaletle, bilgi ile yönetilmesi lazım. Siyasetçinin vatandaşına hesap vermesi lazım. Devleti yönetenler her kuruşun hesabını millete verme onurunu yaşamaları lazım. Devleti yönetenlerin halkına yalan söylememesi lazım. Yalancı olamaz. 

Yassıada'yı TOBB'un parası ile beton adasına dönüştürdüler. Oysa o adanın, Türkiye tarihinde özel bir yeri vardı. Aynen korunması gerekiyordu. Demokrasiye ihanet ettiler. İnönü'nün bir anlatımından söz ediyor. Böyle bir şey hiç duymadık. Meclis'te konuşmuş rahmetli İnönü, tutanaklara baktık böyle bir şey yok. Dışarda konuşmuştur diye sorduk soruşturduk, böyle bir konuşma hiç olmamış. Erdoğan bu kadar yalan söylerken yüzün hiç kızarmıyor mu? Bir insan yalan söylerken yüzü kızarır ya.

128 Milyar Dolar

Finlandiya Başbakanı, 300 Avroluk sabah kahvaltısını devletin kesesinden ödedi mi ödemedi mi diye polis bunu araştırıyor. 300 Avro için devlet hazinesine el uzattıysan ben bunun hesabını sorarım diyorum. Peki biz, 128 milyar doları sorduk, tık yok. Şimdi soruyorum kim ahlaklı, kim adaletli? Kim kul hakkı yiyor, kim yemiyor? Buyrun beyler ne diyeceksiniz? Onlar 300 Avro'nun hesabını soruyorlar, biz 128 milyar dolar nerede dedik suçlu ilan edildik. Soru sormak ne zamandan beri suç oldu?  

 

10 bin dolar alan siyasetçi kim?
Bir ülkede suçu açığa çıkarmak için soru soruyoruz ve sorduğunuz soru suç kabul ediliyorsa orada demokrasi yoktur. Suçluların iktidarı vardır artık. Soru soruyoruz, suçlanıyoruz. Neden? İktidar suçlu o yüzden. Türkiye Cumhuriyeti suçlular tarafından yönetiliyor. Erdoğan dava açacak, açmazsan namertsin. Mahkemede kanıtlayacağım.

İçişleri Bakanı, TRT'de programa katılıyor. 'Bir siyasetçiyi keklemişler' diyor. Rüşvet veriyorlar, ayda 10 bin dolar. Ben söylemiyorum, mafya da söylemiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan kişi söylüyor. Suçu biliyor, suçluyu da biliyor, devletin televizyonundan açıklıyor birilerine mesaj gönderiyor. Emniyet, İstihbarat ve Jandarma İstihbarat İçişleri Bakanlığının elinde.

Savcı çağırırsa gidip açıklayacağım diyor. AK Partili ve MHP'li kardeşlerimin dinlemesini istiyorum. Yüz kızartıcı suç bir sefer bu. TCK 279. madde "Kamu adına sovuşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiği göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bilgilendirmede bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" diyor. Söyledi, 10 bin dolar. Kime, bir siyasetçiye dedi. Suçu gizlemiyor, suçluyu gizliyor. İçişleri Bakanı suçluyu neden gizliyor? Saray'a 'Bana dokunma' mı demek istiyor? Normalde suç olduğunu İçişleri Bakanı bilir.

Şentop bu konuyu açıklamak zorundadır. TBMM'ye düşen bu kara gölgeyi kaldırmak zorundadır. Şentop konuşmuyorsa acaba 10 bin dolar benzeri bir olay her ay ona da mı veriliyor? Saray'dakiler sessiz kalabilir. Onların tamamı zaten bir yerlerden besleniyorlar.

Soylu'ya bakanlığı Erdoğan verdi. Peki, 10 bin dolar rüşvet verdiğini devletin televizyonunda açıklarken Erdoğan duymadı mı? Duydu. Bunu sordu mu, sormadı. Sorabilir mi? Soramaz. Erdoğan'ın bir şey daha sorması lazım. "Çıktın, eskiden içişleri bakanlarının çocuklarının evinde para sayma makineleri vardı dedin. 17-25 ile bana bir mesaj mı vermek istiyorsun?" diye sorması lazım. Soylu, koltuğunu koruma peşinde, Erdoğan da Soylu'ya sahip çıkmak zorunda. Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Eğer siz hükümeti yer altı çetelerine teslime ederseniz, böyle bir tablo çıkar ortaya.

Mafya, yer altı çetelerini güçlerini siyasi iktidarı ele geçirerek alırlar. Zindaşti uyuşturucu kaçakçısı nasıl çıktı hapishaneden? Elde ettiler siyasetçiyi. Devleti yönetenleri kontrol ettiğiniz anda, devleti yönetmeye başlarsınız. 83 milyon insan yeraltı dünyasından bir liderin ne söylediğine bakıyor. Böyle bir tablo Türkiye'ye yakışıyor mu? Memleketi bu hale kim getirdi?

Erken seçim çağrısı
Bu iktidar Türkiye'nin gördüğü en vasat, en beceriksiz, en dar görüşlü iktidardır. Sadece ailesini ve yakın çevresini düşünen, Türkiye'yi düşünmeyen iktidardır. Bu iktidar illegal organizasyonlarla iç içe geçmiştir. Beceriksiz ve etkisiz bir iktidardır. Bu iktidar bizim omuzlarımıza ciddi yükler getiren bir iktidardır. O nedenle diyoruz bir an önce seçime gitmeliyiz. Halkın huzura, beraber yaşamaya, barışa ihtiyacı var. Her evde huzurun, bereketin olması lazım. Türkiye'nin mafyadan beslenen, para alan siyasetçilere ihtiyacı yok.

Ben seçim diyorum, Erdoğan kaçacak delik arıyor. Kimden kaçıyorsun? Milletten, halktan kaçınır mı? Vatandaş seni istiyorsa zaten bir daha geleceksin bana ders vereceksin.

Hiçbir Osmanlı Padişahına nasip olmayacak kadar sarayların var senin, çetelerin var. Binlerce trollerin var. Etrafında beslemelerin var. Türkiye Cumhuriyeti'ni çiftlik gibi yönetiyorsun. Kanun, anayasa tanımıyorsun ama gel arkadaş sandığı koyalım dediğim zaman kaçacak delik arıyorsun. Neden kaçıyorsun? Millet seni istemiyor, zorla güzellik olmaz. Memleketi mahvettin, perişan ettin. Erdoğan sen mi büyüksün, millet mi? Millet senden büyük.

"Seçim istedin mi? Gel" diyeceksin, sandığı koyacaksın. Der mi? Diyemez. Biliyor neden diyemeceğini, millet büyüktür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Başkan Böcek açılış öncesi merkezde inceleme yaptı...

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kepez ilçesinde kısa bir süre sonra hizmete açılacak olan Aile Sağlığı Merkezi’nde incelemede bulundu. Başkan Böcek, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen merkezde yetişkin ve çocuklar için diş ünitelerinin yanı sıra sünnet polikliniği, diyetisyen ve psikolog da bulunacağını belirtti.

aile sağlığı 2 c9542

Kepez İlçesi Otogar Kavşağı’nda yer alan 5 katlı binada hizmet verecek olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Aile Sağlığı Merkezi’ndeki çalışmalarda sona gelindi. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek açılış için gün sayan merkezde incelemelerde bulundu. Başkan Böcek’e, Genel Sekreter Cansel Tuncer, Genel Sekreter Yardımcıları Mustafa Gürbüz, Ramazan Demir, Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Ramazan Akalın ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Güven Ulutekin eşlik etti.

aile sağlığı 3 1eea3

YETİŞKİNLERE DE HİZMET VERECEK...

Aile Sağlığı Merkezinde yer alan yetişkin ve çocuk diş ünitelerini inceleyen ve bilgi alan Başkan Böcek, “Önce sağlık, önce insan parolasıyla Kepez'imize kazandırmış olduğumuz sağlık merkezini, halkımızın hizmetine sunmadan önce inceledik. Daha önce Sütçüler’de hizmet veren Çocuk Ağız Diş Sağlığı Merkezi’ni daha merkezi bir yer olan Otogar Kavşağı’na taşıdık. Sütçüler’deki Ağız Diş Sağlığı Merkezi’nde 5-14 yaş arası çocuklarımıza hizmet veriyorduk. Şimdi burada yetişkinlere de hizmet vereceğiz. 5’i yetişkinlere 5’i çocuklarımıza olmak üzere 10 diş hekimimiz hizmet verecek. Evde Sağlık Birimimiz de bu binamızda olacak” dedi.

aile sağlığı 4 a9278

PSİKOLOG VE DİYETİSYEN DE OLACAK...

Aile Sağlığı Merkezi’nde yer alacak diğer birimler hakkında da bilgi veren Başkan Böcek, “Çocuklarımız erkekliğe ilk adımı da burada atacak. Sünnet polikliniğimiz olacak. Belediyeler yılda bir kez toplu sünnet yapardı. Biz şimdi bu merkezde 365 gün ihtiyaç sahibi ailelerimizin çocuklarını ücretsiz sünnet edecek bir imkana kavuşacağız. Bir sağlık merkezinde olması gereken psikolog, diyetisyen gibi hizmetlerimiz de yine halkımıza ücretsiz olarak burada sunulacak” diye konuştu. Aile Sağlığı Merkezi’nin hayırlı olmasını dileyen Başkan Böcek emeği geçenlere de teşekkür etti. 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıkladı: Kırmızı kategorideki illerde kısıtlama iki güne çıkarıldı... 

Erdoğan, kırmızı kategoride yer alan illerde hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasının iki güne çıkarıldığını duyurarak, “Ramazan ayı boyunca, ülke genelinde hafta sonları sokağa çıkma sınırlaması uygulayacağız” dedi.

Bakan toplantısının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı boyunca işletmelerin tamamı paket servisi yapacak. Toplu iftar ve sahur gibi faaliyetler gerçekleştirilmeyecek. Ramazan ayı boyunca, ülke genelinde hafta sonları sokağa çıkma sınırlaması uygulayacağız" dedi.

Risk haritasına göre yeni kısıtlamaları da duyuran Erdoğan, "Kırmızı kategorideki illerde sadece pazar günü uygulanan hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması, artık cumartesi ve pazar günü olarak sürecektir" ifadelerini kullandı. 

kırmızıyız.jpg 2 60602

Erdoğan, şunları söyledi: 

KIRMIZI KATEGORİDE YER ALAN İLLERDE KISITILAMA İKİ GÜN... 

Vaka hasta ve ölüm sayılarını yakın insani ve ticari ilişkiler içinde bulunduğumuz ülkelerden daha hızlı bir şekilde düşüremezsek küresel normalleşme sürecinin gerisinde kalırız. 

Bunun ülkemize maliyeti ticaretten turizme kadar her alanda çok daha ağır olacaktır. Son bir yıldır her kabine toplantımızda olduğu gibi bugün de salgınla ilgili tüm gelişmeleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik. 

Aşılamada ileri yaşlardan başlayarak 15 milyon rakamına ulaşmamızın etkilerini sahada görmeye başladık. Bu sayede ileri yaş gruplarının vaka hasta ve yoğun bakım rakamları içindeki oranları belirgin şekilde azaldı.

Vaka ve hasta, bunun yanında vefat sayılarının artması bizim mevcut uygulamaları gözden geçirmeye mecbur bırakmaktadır.

Bilindiği gibi illerimizi vaka, hasta, vefat, hastane kapasitesi ve aşılama gibi kriterlere göre düşük riskli, orta riskli, yüksek riskli ve çok yüksek riskli olarak belirleyerek renklere ayırmıştık.

Çok yüksek riskli grubu teşkil eden kırmızı kategorideki illerimizin sayısı maalesef nüfusumuzun yüzde seksenini teşkil eden 58 şehre ulaşmıştır.

Elimizdeki veriler ve yaptığımız değerlendirmeler bütün bunlar ışığında şu hususları milletimizle bugün paylaşma kararı aldık.

Türkiye'nin tamamında sokağa çıkma sınırlaması akşam 21.00 ve sabah 5.00 olarak haftanın her günü devam edecektir

Kırmızı kategorideki illerde sadece pazar günü uygulanan hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması, artık cumartesi ve pazar günü olarak sürecektir.

Lokanta, restoran, kafe gibi işletmeler renk ayrımı olmaksızın tüm Türkiye'de %50 kapasite ve belirlenen diğer kurallara uygun şekilde çalışabilecektir.

Kapanma saati sonrası ve sokağa çıkma günlerindeki paket servis hizmeti mevcut haliyle devam edecektir.

RAMAZAN AYI İÇİN YENİ TEDBİR KARARLARI

Ramazan ayında ise hep birlikte biraz fedakarlık yapacağız. Bu mübarek ay boyunca ülke genelinde hafta sonları sokağa çıkma sınırlaması uygulayacağız.

Sadece Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde lokanta ve kafe gibi işletmeler hizmetlerini paket servisle sınırlandıracak.

Yine Ramazan ayı boyunca ülke genelinde toplu iftar ve sahur gibi etkinlikler gerçekleştirilemeyecektir. Bu uygulamadan etkilenecek lokanta ve kafe gibi işletmecilere mevcut desteklere ilave olarak bazı katkılar sağlayacağız.

Nisan ve mayıs aylarında normalleşme ve ücretsiz izin uygulaması kapsamında sigorta primi desteğinden yararlanamayan lokanta ve kafe çalışanlarımızın da prim yüklerini üstlenecek, ayrıca bunlara kişi başı 1500 TL nakdi ödeme yapacağız.

Vatandaşlarımızdan bayramla birlikte her alanda özgürlüğümüzü gönlümüzce yaşayacağımız bir Türkiye fotoğrafına kavuşmak için bu süreci dikkatle ve hassasiyetle değerlendirmeye davet ediyorum.

kızardık 3 494e4

 

KIRMIZI KATEGORİDE YER ALAN İL SAYISI 58 OLDU

Erdoğan'ın açıkladığı risk haritasına göre 17 olan kırmızı il sayısı 58’e çıktı. İstanbul, Ankara, İzmir yeni haritada kırmızıya bürünürken sadece Şırnak mavi kategoride yer aldı.

Yeni haritada 12 il ise turuncu kategoride yer alırken sarı kategoride sadece 10 il bulunuyor.

SARI KATEGORİDE OLAN İLLER

Uşak, Van, Muş, Bitlis, Batman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Hakkari, Siirt

TURUNCU KATEGORİDE OLAN İLLER

Manisa, Afyonkarahisar, Denizli, Burdur, Kahramanmaraş, Adana, Hatay, Tunceli, Bingöl, Kars, Ağrı, Kırşehir

4 KATEGORİ BELİRLENDİ

Sağlık Bakanlığı illeri risk değerlendirme kriterlerine göre 4 kategoriye ayırdı. Düşük riskli (mavi), orta riskli (sarı), yüksek riskli (turuncu) ve çok yüksek riskli (kırmızı) olarak kategoriler belirlendi. İllerde bu kategorilere göre normalleşme adımları uygulanıyor.

“İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI’NDAKİ BAŞLIKLARI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Sokağa çıkma kısıtlaması, yüz yüze eğitim, restoran, lokanta ve kafelerin çalışma koşuları gibi birçok konuda vatandaşların merakla beklediği kabine toplantısının ardından Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Türkiye'nin bugüne kadar elde ettiği kazanımların gerisinde değişime ve reformlara olan bağlılığını hep korumuş olmasıdır.

Salgın döneminde de bu çizgiden asla ayrılmadık. Milletimizle paylaştığımız reform gündemimizi belirlediğimiz takvime uygun şekilde yürüttük ve yürütüyoruz.

Geçtiğimiz yıl yargı reformu strateji belgemizi açıklamış ardından da buna uygun hukuki ve idari adımları atmaya başlamıştık.

Ekonomide cari açığın azaltılmasına üretimin ve istihdamın güçlendirilmesine yönelik çok sayıda reform mahiyetinde düzenlemeyi hayata geçirdik.

Bu ayın başında İnsan Hakları Eylem Planı’nı kamuoyunun takdirine sunduk. İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan başlıkları belirlediğimiz takvime göre ilgili kurumlarla birlikte hayata geçireceğiz.

“TÜRKİYE’YE YENİ ANAYASA KAZANDIRMAYI AMAÇLIYORUZ”

Yaklaşık üç hafta önce de ekonomi reformlarımızı kamuoyuna açıklamıştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ekonomi reformları ile ilgili eylem planını da geçtiğimiz günlerde ilan etti.

Türkiye ekonomisinin potansiyelinin ve asıl dinamiklerinin göstergesi zaman zaman ortaya çıkan temelsiz ve derinliksiz finans hareketleri değil, işte bu reformun gündemidir.

Milletimizin de akılcılıktan uzak dalgalanmalara karşı giderek daha bilinçli bir tavır ortaya koyduğunu, tercihini ve gücünü ülkesinin hedeflerinden yana kullandığını müşahede ediyoruz.

Hukuktan ekonomiye kadar uzanan ve milletimiz tarafından memnuniyetle karşılanan reform programlarımızın takvimlerini uygun şekilde yürümesini sağlayacağız.

Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak biz bu reformları elbette sahip çıkacağız. Toplumun tüm kesimlerinden de kendileriyle ilgili hususların yakın takipçisi olmalarını, herhangi bir gecikme ve eksiklik durumunda konuyu önce ilgili kurumla ardından bizimle paylaşmalarını istiyoruz.

Hiç şüphesiz en önemli reform başlığımız milletimize verdiğimiz yeni ve sivil anayasa sözümüzdür. Türkiye'ye merkezinde milletin yani insanın olduğu yeni bir anayasa kazandırmayı amaçlıyoruz.

Geçmişte darbelerin veya olağanüstü dönemlerin ürünü olarak hazırlanan anayasaların milletimizin beklentilerine ve ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veremediği kısa sürede ortaya çıkmıştır.

Anayasalar yaşayan metinler olduğu için elbette gerektiğinde değiştirilebilir ama Türkiye'deki anayasa değişikliği gayretleri asıl metin ruhuna zerk edilmiş olan darbeci vesayetçi maya sebebiyle beklenen neticelere bir türlü varamamıştır.

“YENİ ANAYASA İÇİN HER TÜRLÜ GÖRÜŞE VE TEKLİFE AÇIĞIZ”

Ülkemizin yönetim sistemini değiştirmek için en köklü değişimi gerçekleştirmiş olmamız rağmen mevcut anayasamızdaki bu arızayı gideremedik. Yeni ve sivil bir anayasa konusunu tekrar gündeme getirmemizin sebebi de işte budur.

Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkemize kazandırdığı yetenekleri salgın sürecinde çok daha iyi gördük. Sistemin özünü oluşturan hızlı karar alma ve etkin şekilde uygulama mekanizmaları ülkemizin bu dönemde pozitif yönde ayrışmasını sağlamıştır.

Bununla birlikte sistemi artık üçüncü yılına yaklaşan tecrübeler ışığında geliştirmemiz gerektiğinin de farkındayız. Yeni anayasa süreci cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin takibi açısından da bir fırsat olacaktır.

Türkiye için tarihi öneme sahip yeni anayasa hazırlama sürecinin mümkün olan en geniş uzlaşmayla yürümesi ve ortaya çıkan metin de 84 milyonu kucaklaması şarttır. Biz bu anlayışla siyasi partiler başta olmak üzere tüm kesimlerin yeni anayasanın hazırlanmasına katkıda bulunmasını bekliyoruz.

Ülkemizin 2053 vizyonunun omurgasını oluşturacağını düşündüğümüz yeni anayasa için her türlü görüşe ve teklife açığız.

“EGEMENLİK MÜHRÜMÜZÜ BİRLEŞTİREREK KORUYORUZ”

İnşallah milletimizle birlikte gelecek nesillerin bizi hayırla yâd etmesini sağlayacak yeni bir anayasayı ülkemize kazandıracağımıza inanıyorum. Aziz milletim baharın ilk ayını geride bırakıp nisanın güzelliklerine merhaba demeye hazırlandığımız şu günlerde milletçe geleceğimize umutla bakmak için pek çok sebebe sahibiz.

Hamdolsun dünyanın en güzel ve kadim coğrafyasındaki 1000 yıllık varlığımızı siyasi ve ekonomik atılımlarımız da birlikte sürekli güçlendiriyoruz.

Cumhuriyetin kuruluşuyla coğrafyamıza yeniden vurduğumuz egemenlik mührümüzü yaşadığımız kimi sıkıntılara rağmen birleştirerek koruyoruz.

Bölgemizde 1990’lardan beri yaşanan siyasi ve insani krizler milletimizin birlik ve beraberliği ile devletimizin gücünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Vatanlarına sahip çıkamayanların onurlarına ve geleceklerine de sahip çıkamadıkları gerçeğini üzüntüyle takip ediyoruz.

“ÖNÜMÜZE TARİHİ BİR FIRSAT ÇIKARMIŞTIR”

Türkiye çok partili siyasi hayata geçişle bir üst aşamaya çıkardığı istiklâlinin güvencesi olan demokrasi mücadelesini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile daha da pekiştirmiştir.

Kalkınma mücadelemiz ise uzunca bir duraklamanın ardından geçtiğimiz 19 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerle ihtiyacımız olan düzeye ulaşmıştır.

Böylesine kritik bir dönemde başlayan koronavirüs salgını ülkemiz için hayal ettiğimiz yeni başlangıç konusunda önümüze tarihi bir fırsat çıkarmıştır.

Elbette salgın uygulamaya koyduğumuz tedbirlerden etkilenen kesimler başta olmak üzere hepimizin hayatında çeşitli zorluklara yol açmıştır.

“AŞILAMA ÇALIŞMALARINDA OLDUKÇA İLERİ BİR SEVİYEDEYİZ”

Sağlık altyapımızın gücü sayesinde kimi ülkelerle hala etkisini sürdüren felaket görüntüleriyle hamdolsun karşılaşmadık

Tedbirleri kimi zaman sıkılaştırarak kimi zaman gevşeterek salgının olumsuz etkilerini en az seviyede tutmaya gayret ettik. Salgınla mücadelede en önemli araçlardan biri olan aşılama çalışmalarında da oldukça ileri bir seviyedeyiz.

Bu süreçte sağlık alanı kadar önemli bir diğer başarımızın üretim istihdam ve ihracat tarafını sıkı tutmak olduğuna inanıyoruz. Fabrikalarda çarklar hiç durmadı, üretilen ürünlerin iç ve dış pazarlara ulaştırılmasında aksaklığa meydan verilmedi.

İhracata yönelik üretim yapan fabrikaların çoğu bu yılın siparişlerini çoktan doldurdular. Kapasite genişleten fabrikalarımız bunun için gereken makineleri bulmakta zorlanıyor. Küresel lojistik ağındaki tıkanıklıklar Türkiye'nin geniş bir hafızaya kolayca mal ulaştırma avantajını giderek öne çıkartıyor.

“YATIRIMLARIN ÖNEMİ BU DÖNEMDE DAHA İYİ ANLAŞILDI”

Kara yollarımıza, demir yollarımıza, limanlarımıza, havalimanlarımızda yaptığımız yatırımların önemi tıpkı hastanelerde olduğu gibi bu dönemde daha iyi anlaşıldı.

Dün şehir hastaneleri için bize demediklerini bırakmayanlar bugün niye daha çok hastane yapmadığımızı sorguluyorlar.

Aynı şekilde yıllarca bizi ülkenin kaynaklarını taşa toprağa gömmekle suçlayanlar, şimdi lafı niye güçlü bir üretim ve ulaşım altyapısı kurmadığımıza getirmeye başladılar.

Dünyada ve ülkemizde yaşanan her gelişme Türkiye'yi 19 yılda kazandırdığımız tüm yatırımların anlamını çok daha iyi gösterecektir.

“GELİN, TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPIN”

Buradan menşeine rengine inancına bakmaksızın tüm yatırımcılara bir kez daha sesleniyorum, gelin Türkiye'ye yatırım yapın. Dün ülkemize yatırımlar yapanlar bugün büyüyen pazarları ve artan kazançları ile bunun meyvelerini topluyorlar.

Bugün yatırım yapanlar da çok kısa bir sürede aynı kazançları elde edeceklerdir. Artık ülkemizde yapılacak yatırımların ölçek olarak iç piyasayı veya bölge pazarlarını aşarak küresel düzeyde tasarlanması ve gerçekleştirilmesi gerekiyor.

VATANDAŞLARA ALTIN VE DÖVİZ ÇAĞRISI

Çünkü Türkiye, bölgesinin üretim ve ticaret merkezi olmanın ötesine geçerek küresel bir merkez haline geliyor. Bu vesileyle vatandaşlarımıza evlerinde tuttukları ve milli servetimiz olan altınları ve dövizleri finans kuruluşları vasıtasıyla ekonomimize kazandırmaları çağrımı tekrarlamak istiyorum.

Bundan rahatsız olanlar var, bunu da biliyorum ama dikkat edin. Ben özellikle bunları merkezin tümüyle ağına yüklemelerini ve buradan win-win esasına göre hem ülkeye hem kendilerine kazanmanın yolunu gösteriyorum.

Türkiye'nin yatırımcılar için cazip bir ülke haline geldi. Sözümüz afaki bir temenniden ibaret değildir, bu tespitimiz somut verilere dayanıyor.

Salgın döneminde işleri azalan esnaflarımızın rezervasyonları iptal olan turizm sektörümüzün okullardaki yüz yüze eğitimin aksamasıyla programları bozulan öğrencilerimizin durumlarını yakından takip ediyoruz.

Mesela geçtiğimiz yıl ülkemizde 103 bin yeni şirket açılırken kapanan şirket sayısı 16 bini dahi bulmadı.

Devletimizin tüm imkanlarını sıkıntıya düşen kesimleri desteklemek, üretimi ve istihdamı teşvik etmek için sonuna kadar zorluyoruz.

Şartların elverdiği her durumda normalleşme adımlarını atarak kısıtlamalardan bunalan milletimize nefes almakta sıkıntı yaşayan esnafımıza ulaşmaya çalışıyoruz.

Avrupa başta olmak üzere dünyadaki pek çok ülkeye göre tedbirleri en akılcı ve makul seviyede uygulayan ülkeler arasındayız.

Buna rağmen hasta ve ölüm sayıları arttığında milletimize karşı sorumluluklarımız gereği tedbirleri güncellemek durumda kalabiliyoruz.

Ülkemizi bir an önce salgının yol açtığı cendereden kurtara bilmenin yolu kurallara hassasiyetle riayet ederek salgını tehdit olmaktan çıkarmaktan geçiyor.

Her konuda olduğu olduğu gibi ama özellikle salgının tedbirleri hususunda herkesin polisi kendi vicdanını ve aklı olmak mecburiyetindedir.

 

 

 

 

 

Alanya Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, tüm dünyayı etkisi altına alan Korona virüs ile mücadelede süresince en ön saflarda görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür belgesi taktim etti...
 kaymakam sağlıkçılarla 5 a90c1
 
 
14 Mart Tıp Bayramı kapsamında ALKÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ziyarette bulunan Alanya Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer hastanenin konferans salonunda sağlık çalışanları ile bir araya geldi.
Kaymakam Ürkmezer’e; Başhekim Yardımcısı Dr.Öğr.Üyesi Mustafa Etli, Destek ve Kalite Hizmetleri Müdürü Kaan Sağlam, Destek ve Kalite Müdür Yardımcısı Kadir Görgülü eşlik etti.
 
kaymakam sağlıkçılarla 2 b804e
 
Ziyaret esnasında Kaymakam Dr. Fatih Ürkmezer ; Covid-19 ile mücadele eden ve hastalara hizmet veren doktorlara, sağlık çalışanlarına teşekkür belgesi taktim etti.
kaymakam sağlıkçılarla 3 79432
 
Ürkmezer , zorlu bir süreçten geçildiğinin altını çizerek, ” Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid -19 ile mücadelede her bir mülki amir koordinasyon halinde çalışarak sürekli iletişim içerisinde oldu. Vatandaşlarımızı pandemi sürecinin ciddiyetini anlamaya ve daha dikkatli olmaya davet ediyorum. En büyük görev ise siz değerli sağlık çalışanlarımıza düşmektedir. Başhekimimiz Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı ve yönetim ekibinin nezdinde siz değerli sağlık çalışanlarımıza teşekkür etmek istedik. Bu belgeleri diğer sağlık çalışanlarımız adına kabul ediniz her birinize ayrı ayrı verdiğiniz insanüstü çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz “diye konuştu. Başhekim Yardımcısı Dr.Öğr.Üyesi Mustafa Etli, bu zorlu süreçte her bir hekimin ve sağlık çalışanın emeğinin yadsınamayacak kadar çok olduğunu ifade ederek,” Herkes çok çalıştı, çok yoruldu ama mücadeleden asla vazgeçmedi. Bu yüzden hastanemiz bünyesinde hizmet veren herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. 
 
kaymakam sağlıkçılarla 4 f72cc
 
 
 
 
 
HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

Gazeteler

Designed by: Masoud