head
2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 23 Mayıs 2022

Türkiye Haberleri

 

 

Kılıçdaroğlu Milletin Sesi mitinginde 500.000 bin kişiye hitap etti: “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor”...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun üç davadan aldığı cezaların Yargıtay tarafından onanmasının ardından parti yönetiminin Bursa’dan İstanbul’a taşıma kararı aldığı “Milletin Sesi” mitingi Maltepe Etkinlik Alanı’nda yüz binlerce kişinin katılımıyla düzenlendi. Mitingte konuşan Kılıçdaroğlu, “Kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor. Beş yıl önce ilk adımını attığımız yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı” dedi.

CHP MİTİNGİ 1 7b07a

Kılıçdaroğlu: Bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi...
CHP'nin İstanbul Maltepe'de düzenlediği 'Milletin Sesi' mitingine vatandaşlar akın etti. CHP lideri Kılıçdaroğlu, mitingte yaptığı konuşmada "İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç" dedi.

21 Mayıs’ta Bursa'da yapılması planlanan ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezası ile siyasi yasak kararının ardından İstanbul'a alınan ‘Milletin Sesi' mitingi vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti.

KAFTANCIOĞLU ALKIŞLARLA KÜRSÜYE ÇIKTI...

Mitingte Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Tunç Soyer'in de aralarında bulunduğu CHP'li büyükşehir belediye başkanları, İstanbul ilçe belediye başkanları, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları alkışlarla karşılandı. Ardından da Canan Kaftancıoğlu alkışlarla kürsüye davet edildi.

CHP MİTİNGİ 2 b0ba6

“AZ KALDI, FİNALE YAKLAŞIYORUZ”...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, sahneye eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte çıktı. Kılıçdaroğlu'nun sahneye çıkmasıyla kalabalıktan “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

 

* “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Haramilerin saltanatı yıkılıyor. Yaklaşık 5 yıl önce bu meydandaydım. Ankara'dan İstanbul'a milyonlarla birlikte yürümüş, 9 Temmuz'da bu meydanda milyonlarla buluşmuştum. Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş ilk adımımdır demiştim. 5 yıl önce ilk adımını attığımız yürüyüşün finaline yaklaşıyoruz. Az kaldı, bu kentin, bu meydanlarında, sokaklarında, tarlalarında, fabrikalarında, üniversitelerinde, özgürce kucaklaşacağız. Meraklanmayın. Az kaldı.

 CHP MİTİNGİ ALT 3 44298

“BİRİLERİ TÜRKİYE'Yİ ZİFİRİ KARANLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTİYOR”...

* Benden önce halkınızın çığlığını dinlediniz. Birileri Türkiye'yi zifiri karanlığa sürüklemek istiyor. İnsanlığı korkuyla sindirmek istiyor. Yaratılmak istenen bu korku ikliminin aparatlarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Siyasallaşmış yargı, mafya, uyuşturucu, kaçakçıları, paramiliter yapılar, beşli çeteler, yandaş medya ve beslemeleri, trol ağaları, insan kaçakçıları, silah kaçakçıları, hepsi ama hepsi birlikte çalışıyor.

“TEK AMAÇLARI KORKU İKLİMİ YARATMAK”...

* Bunların tek bir amacı var. Korku iklimini yaratmak ve bu iklimden nemalanmak. Bunu hem siyasi, hem finansal açıdan nemalanmak için yapıyorlar. Bu milleti korkutarak bu sistemi ayakta tutmak istiyor. O ve sarayı giderse ‘Kaos olur' algısını oluşturma peşindeler. Bu algıyı pekiştirmek için sudan sebeplerle evleri basıyorlar.

* İnsanları gece yarısı gözaltına aldırıyorlar. Tutukluyorlar. Okulları basıyorlar. Tweet attılar diye liseli çocukları okullarından alıyorlar. Yeşili savunan, doğayı savunan aktivistlere ağır hapis cezası verdiriyorlar. Bebekleri babalarından, annelerinden koparıyorlar. Hapse atılan gazeteciler, siyasetçiler, siyasilere getirilen siyaset yasakları. Şimdi bir adım daha atıp partileri kapatmaya hazırlanıyorlar.

* Konserleri yasaklıyorlar. Kürtçe müziğe dahi tahammül edemiyorlar. Bu ülkenin ulu çınarı olan sanatçıları mahkeme koridorlarında süründürüyorlar. Saray ve şürekasının dilinden düşmeyen bir kelime var. ‘O yasak, şu yasak'. Tahammül edilemeyen K-Pop, tahammül edilmeyen gençler, tahammül edilmeyen eğlence, tahammül edilmeyen mizah, tahammül edilmeyen yaşam tarzı, tahammül edilmeyen özgürlük…

  • Biz ise CHP olarak gençlerden Atatürk'ün dediği gibi, ‘Fikri hür, vicdanı hür’ bir nesil bekliyoruz. Gençlerimizin her birisinin fikri hür ve vicdanı hürdür.

CHP MİTİNGİ 3 6072c

“BİZİ ÖZGÜRCE ELEŞTİRECEKSİNİZ”...

* Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür ne demek? İktidar değişsin, ülkeye bolluk bereket geldi, ülkeye huzur geldi, ülkeye hak hukuk adalet geldi diye yetinmeyeceksiniz. Nerede bir hata görürseniz, nerede bir yanlış görürseniz, bizi özgürce eleştireceksiniz. Bu pencereyi açıyorum size. Eleştirmekten korkmayacaksınız, çekinmeyeceksiniz. Saray rejiminde gençlere eğlence yok. Saray rejiminde bolca uyuşturucu var. Saray rejiminde gençlere bahis, kumar var. uyuşturucu baronlarıyla kol kola olanlar var. Memleketi bir uyuşturucu bataklığına çevirdiler. Bugün Türkiye'de her gelir grubuna göre pazarlanan uyuşturucu var.

“BİZ KAZANACAĞIZ”...

* Kadın cinayetleri, işçi cinayetleri, siyasilere suikast hazırlıkları. Biz kullanışlı aparatlarla kavga edeceğiz. Sonuna kadar edeceğiz, ben kazanacağım. Bu haklı davamızın önünü kesmek için sürekli bir güvensizlik ortamı yaratmak istiyorlar. Başaramayacaklar. Söz veriyorum biz kazanacağız.

  • Sarayın üstünü örtmek istediği ekonomik krizin acı gerçeklerini halkımızdan az önce dinlediniz. Ülkemiz, ağır bir ekonomik buhranın içindedir. Bu, hakka, hukuka ve adalete sırt çevirmenin sonucudur. Bu ekonomi, adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyor. Gençleri umutsuzluğa mahkum etmek istiyorlar. Enflasyon yüzde 150'lere dayanmış Onlar, emeklinin bayram ikramiyesine tek kuruş zammı dahi çok görüyorlar.
  • CHP MİTİNGİ 4 42d06

“BUNLARIN TAMAMI YALAN, YALAN, YALAN!”...

* En değerlimizi, gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70'i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Bu saray ve şürekasının tek yapabildiği harami, hamasi söylemler. Onların hamasi söylemlerinde yalanlardan da hepimiz bıktık. Hep aynı muhabbetleri yapıyorlar dikkat buyurunuz. Ağızlarını açtıklarında yok efendim ‘2023', yok efendim ‘Japonya-Almanya bizi kıskanıyor', yok efendim ‘Anlaşmalarda gizli maddeler var'. Bunların tamamı yalan, yalan ve yalan! Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı. Ama az kaldı. Uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır.

* Bizler bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Yolsuzluk yapanların, kul hakkı yiyenlerin kim olduklarına bakmadan hepsinin kafalarına inmek zorundayız.

“YETKİYİ ELLERİNDEN ALDIĞIMIZ AN BEŞLİ ÇETENİN TAMAMININ DEFTERİNİ DÜRMEK ZORUNDAYIZ”...

* Sarayın ve o fotoğrafçı suç işleri bakanlığının elinden yetkiyi aldığımız an, hepsinin, bu beşli çetelerin tamamının defterini dürmek zorundayız. Biz bu beşli çetelerin kurduğu düzeni bozacağız. Bunların düzenine çorap sokacağız. Kan emicileri sırtımızdan söküp atacağız. Buraya bir parantez açıyorum.

* Beşli çetelere, mafyalara, baronlara seslerini çıkarmayanlar, iyilikte yarışan belediyelerimize baskı kuruyorlar. Onların halka hizmetini engellemek istiyorlar. Ama belediye başkanlarımız, siyasi talimatla kurulan bütün baskıları, kumpasları aşarak, entrikaları boşa çıkararak, halka hizmetlerini sürdürüyorlar ve sürdürecekler. Sevgili dostlarım, bu düzen haramilerin düzenidir.

* Milyonların sesi olmak için bir hafta süreyle karanlıkta kaldım. Ben neoliberalizme karşıyım. Bırakın halkı sömüren sömürsün, piyasa kendi dengesini bulur söylemine karşıyım. Türkiye'de toplumun belleğine yerleştirilen bu anlayış, iktidar destekli sömürme ve köleleştirmeye dönüştü. Bu yüzden, insanların geçim kaynaklarını korumak ve yeni fırsatlar yaratmak için devletin müdahil olması gerektiğine inanıyorum.

  • Evet, vergide indirim istiyorum. Ancak bunu yapabilmek için kamu maliyelerimizin sürdürülebilir bir temele oturtulması gerektiğine inanıyorum.

CHP MİTİNGİ 5 021de

“OLUR DA BU GAZETECİLERİN TIRNAĞINA ZARAR GELİRSE…”...

* 2 kadın gazeteci, sadece işlerini yaptıkları için tehdit ediliyor. Lafı dolandırmadan açıkça ifade ediyorum. Paramiliterlere, mafyalara, uyuşturucu baronlara, kendini derin devlet olarak ilan eden müptezellere, SADAT'a, Asrika meczuplarına, olur da bu onurlu gazetecilerin tırnağına gelirse, siz kendinizi unutun. Bir daha açık söylüyorum; unutun kendinizi!

“SINIR NAMUSTUR”...

* Ben suçla mücadeleye inanıyorum. Organize olan suçluların hepsini bu toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Türkiye'ye gelen kaçakların, özellikle Afganların ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğine inanıyorum. Benim vatan sevgimde ‘Sınır namustur' anlayışı var. Yol geçen hanına dönen bu sınırları koruyamayanlar, devleti yönetemezler. 8 milyon kişi plansız, programsız, başımıza bindirdiler. Ülkemiz artık bu yükü taşıyamıyor. Bu nedenle gitmek zorundalar. Gidecekler. Davulla, zurnayla, kardeşçe göndereceğiz kendi ülkelerine. Hiç kimse unutmasın, biz ırkçı değiliz! Asla ve asla bu temiz milletin alnına kara leke sürülmesine izin vermeyeceğiz.

“ÜLKE ELDEN GİDİYOR, BİRLİKTE OLMAK ZORUNDAYIZ”...

* Ülke elden gidiyor. Birlikte olmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız .Vatan bizim vatanımız. Bayrak bizim vatanımız. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kazandığımız Kurtuluş Savaşı gibi. Neye inandığımız, geçmişte hangi partiyi desteklediğimiz önemli değil. Eski tartışmaları bir tarafa bırakıp gerçek değişimi sağlamak için birlikte çalışmak zorundayız. Demokrasi ve adalet mücadelesini, kimseyi ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi dışlamadan hep birlikte bu mücadeleyi vermeliyiz.

“BU SENİN DE SORUNUN”...

* Genç muhafazakarlara da seslenmek istiyorum. Bu sorunlar, bir kısım insanın sorunu değil. Bu sorunlar hepimizin sorunu. Ey muhafazakar genç kadın! Bu aynı zamanda senin de sorunun. İl başkanımıza siyaseti yasaklayan zihniyet, senin İstanbul Sözleşmeni de, nafakanı da kesmek istiyor. Canan başkanın başına gelene sen ses çıkaracaksın, sesini yükselteceksin. Genç muhafazakar kadın, sen! Çünkü aynısı sana da yapılacak. Çünkü SADAT'ların Asrika toplantılarında sen yoksun.

* Seni dinlemezler. O toplantılarda vatana ihanet suçu işlenirken, erkekler oturdu yeni anayasa yazdı. Sen orada yoksun ve olmayacaksın, kayıtsız kalamazsın ey genç muhafazakar kardeşim! Bu seçimde kararsızım diyemezsin! Kayıtsızlık bir cevap değildir. Kayıtsızlık bir başlangıç değil bir sondur. Bu nedenle kayıtsızlık, her zaman saldırganın yararınadır. Saldırgana karşı dik durmalısın, onurlu durmalısın.

“İKTİDAR OLDUĞUMUZDA DEĞİŞMEYECEĞİM, NEYSEM OYUM!”...

* Bugüne kadar değinmediğim 2 konuya daha değineceğim. Samimi olacağım. Düşündüklerimi amasız, fakatsız sizlerle konuşuyorum;

* Bazıları hala öğretilmiş çaresizlikle, bir partinin ve bir parti liderinin halkını dinlemesini bir zayıflıkmış gibi algılıyor. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar. İyi kalpli olmak, iyi olmak, devlet adamı olmak zayıflık gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz. Biz birlikte iktidar oluyoruz. Ben, iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum! Nerede durduğumu biliyorsunuz ve bunu değiştirmek niyetinde değilim. Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı, dezavantajlı olanların derdine koşmayı değiştiremem. Değiştirmeyeceğim. Tam aksine, inadına koşacağım.

“KENDİ CELLADINIZI SEÇMEYİN”...

* İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar, bugün milletin celladı haline geldi. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç! Kendi celladınızı seçmeyin. Bu şov dünyası değil, bu bir demokrasi arayışı. Ciddi olmak zorundayız, vicdanımızın sesini dinlemek zorundayız, ahlaklı olmak zorundayız, ahlaki değerlerimizi yüceltmek zorundayız.

“HATALARINDAN DERS ÇIKARMASINI BİLEN BİR PARTİYİZ”...

* Diyorlar ki ‘Ama CHP de geçmişte böyle yaptı…' Evet hatalar oldu. Evet, biz bugün çok mükemmel bir parti olduğumuz iddiasında değiliz. Ama biz, hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de, Allah da şahidimdir ki; kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten ve şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. İşte biz şu an bu ortamdayız.

* Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi yeniden inşa etmek. Bu söylediklerime inanıyorsanız, bize katılın. Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız bize katılın. Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın. Barış akademisyenleri görevlerine dönsün, harp okulu öğrencileri serbest kalsın diyorsanız bize katılın.

* Çevreyi, kurdu, kuşu, ormanı önemsiyorsanız bize katılın. Eğitim ve sağlık için daha fazla sağlık istiyorsanız biz katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız bize katılın. 128 milyar doların kimlere satıldığını öğrenmek istiyorsanız bize katılın. Ödediğiniz vergilerin nerelere harcandığını öğrenmek istiyorsanız bize katılın. İsraf haramdır, yolsuzluk haramdır, yandaş kayırmak haramdır diyorsanız bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkum olmasın diyorsanız bize katılın…

* Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, yepyeni ve tertemiz bir sayfa açmak için, ülkemize çöken zifiri karanlığı parlak bir aydınlığa kavuşturmak için, görüşü, inancı, kimliği, partisi fark etmeksizin, bu ülkenin bütün onurlu insanlarının hakkını ne pahasına olursa olsun, sonuna kadar savunacağım. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma buradan bir kez daha söz veriyorum. Söz veriyorum! Söz veriyorum!

 

“EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ” TÜRKÜSÜNÜ OKUYUP GÜL DAĞITTILAR...

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının sonunda ‘Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz' türküsü okundu. Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP'li belediye başkanları, yöneticiler, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu sahneye çıkarak, vatandaşlara gül fırlattı. Ardından ‘Güzel Günler Göreceğiz’ şarkısı çaldı. Vatandaşlar ve sahnedekiler hep beraber şarkıları söyledi.

Bazı vatandaşlar sahneye çıkarak CHP lideri Kılıçdaroğlu ile fotoğraf çektirdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu, kalabalığı arkasına alarak özçekim yaptı. Canan Kaftancıoğlu da sahneye çıkarak halkı selamladı.

 

GEZİ’DE HAYATINI KAYBEDEN VE TUTUKLANANLARIN AİLELERİ SAHNEDE YER ALDI...

Mitingte Gezi’de hayatını kaybedenlerin ve Gezi davasında tutuklananların aileleri de kürsüye çağrıldı. Gezi ailelerini temsilen Meriç Kahraman şöyle konuştu:

* “Bugün burada bulunan yüz binlerin çok daha ötesinde, milyonlarca insanımızın hayat verdiği büyük Gezi ailesinin değerli üyeleri; baskıya, zulme, yağmaya, talana, memleketin bir istibdat düzeniyle yönetilmesine karşı bugün burada toplanan bu güzel kalabalığı, Gezi Direnişi’nde aramızdan aldıkları canlarımızın aileleri ve şu anda koğuşlarında büyük bir heyecanla izlediklerinden emin olduğumuz Gezi Davası tutuklularının aileleri olarak selamlıyoruz.

“DEMOKRASİYE GÜÇ VEREN HERKESE MERHABA”...

* Gücünü özgürlük ve eşitlikten alan, dayanışmayı büyüttüğümüz ama en çok da umudumuzu geleceğe taşımamıza vesile olan Gezi Direnişi’nin adalet talebini bugün bir kez daha bu meydana taşıyarak demokrasiye güç veren herkese merhaba.

“BU DAHA BAŞLANGIÇ”...

* Bu adalet talebi; kentlerimizin yağmalanmadığı, kamu kaynaklarımızın yok edilmediği geleceğimiz içindir. Bu adalet talebi, yargının bağımsız olduğu, yaşama sahip çıkan seslerin duyulduğu, mesleklerinin gereklerini yapan hak savunucularının tutsak edilmediği bir ülke içindir. Gezi; eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için, bu ülkenin sönmeyecek umududur. Buradan Bakırköy’e ve Silivri’ye selamlar. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.”

Mitingte “Her yer Taksim her yer direniş”, “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları atıldı.

 

“ARTIK ‘DUR’ DEMENİN ZAMANI GELDİ...

Toplumun farklı kesimlerinden yurttaşlar mitingte sırayla kürsüye gelerek yaşadıkları zorlukları anlattı. Kağıt toplayıcılığı yaparak geçimini sağlayan 49 yaşındaki Nusret Güllü, dertlerini şu sözlerle anlattı:

* “Daha evvel davul, zurna çalıyorduk; bitti. Şimdi çekçek çekiyoruz, çekçeğimizi de elimizden aldılar. Ekmek bırakmadılar. Pazarlarda artıkları toplayarak geçiniyorduk, şimdi domates oldu 25 lira, o ezik domatesi de atmıyorlar artık… Onu da toplayamıyoruz.

* (Ayağındaki terliği eline alıp göstererek) Bunu çöpün dibinden buldum, bununla geziyorum. Bizim yapacağımız hiçbir şey kalmadı. Artık ‘dur’ demenin zamanı geldi. Gözümüz açıldı.”

 

“BİZ OY ATMAYA KOŞUYORSAK, ONLARIN DA BİZE KOŞMASI LAZIM”...

65 yaşında çalışmak zorunda kalan ve bulaşıkçılık yapan Nazife Canoğlu ise şöyle konuştu:

* “Şu anda herkes denizde yüzüyor, benim gibiler karaya vurdu. Neden? 2 senedir, bana gelen yardımlarla ayakta duruyorum. Eşim emekli, 3 bin lira maaşı var. 1600 lirası kira. 1000 lirası faturalar. Geri kalanını siz hesap edin. Nasıl geçineceğimi bana sorun…

* Benim her iki kalçamda platin var. Beni idama da götürseler, aynı lafları söyleyeceğim… Önce Türk vatandaşının halini hatırını soracak bir devlet istiyoruz biz. İstediğimiz bu. Biz garibanların kapısının çalınmasını istiyoruz. Biz nasıl oy atmaya koşuyorsak, başımıza gelenlerin de bize koşmasını bekliyoruz.

“EKMEK, UN, MAKARNA ALAMIYORUZ”...

* Bir ekmek 5 lira, biz bunu alamıyoruz. Bir kilo unu alamıyoruz. Akşamdan sabaha zam olur mu? Ben bütün hükümetleri gördüm; ama ne böyle bir zam gördüm, ne pahalılık gördüm… Makarnaya hasretsem, Türkiye’de yaşamamam gerekiyor. Ben yaşamak istemiyorum. Yeter. Hep yabancılar, yabancılar, yabancılar…”

 “20 YILDAKİ EN KÖTÜ ZAMANI GEÇİRİYORUM”...

Kasap Fatih Uludağ da sorunlarını şu şekilde anlattı:

* “Ben yaklaşık 20 yıldır kasaplık yapıyorum, ama 20 yıldaki en kötü zamanımı geçiriyorum. Benim çıraklık zamanımda, ihtiyacı olan insanlar dükkanımıza geldiğinde onları geri çevirmezdik. Ama şu zamanda ihtiyaç sahibine bir parça et veremiyoruz. Çünkü tezgahımıza koyduğumuz etten kar edeceğiz derken, bir sonraki eti zamlı alıp zarar ediyoruz.

“15 LİRALIK KIYMA ALAN VAR”...

* 2 gün önce dükkanıma bir vatandaş geldi, ‘yemek yapacağım, 15 liralık kıyma istiyorum’ dedi. 15 liralık kıyma 100 gram yapıyor. 100 gram kıymayla 4 kişilik aileye yemek yapacak… Bir dolma biberi doldurmayacak kıymayla 4 kişi yemek yiyecek…

“REYONDA ET OLMASI GEREKİRKEN KEMİK VAR”

* Kasap reyonunda normalde et dolu olması gerekirken şu anda bizim çöpe attığımız, sıyırıp kullanmak istemediğimiz kemikli etler, çorbalık kemikler reyonlarda yerini aldı. Uygun fiyatlı olduğu için. Et tüketemeyen insanlar diyor ki, ‘en azından yemeğe tadı geçsin…'”

 

“ÇOCUKLARIMIZI NASIL DOYURACAĞIZ DİYE DÜŞÜNÜYORUZ”...

Evlere temizliğe giden Muazzez Süngür de şöyle konuştu:

* “Eşim apartman görevlisi, 15 ve 8 yaşlarında 2 çocuğumuz var. Eve katkım olsun istediğim için yarım zamanlı ev işçiliği yapıyorum. Aynı zamanda ben bir anneyim. Çocuklarımın okumasını ve bizden daha iyi yaşamasını istiyorum. Her geçen gün bu umudum azalıyor. 1-2 sene öncesine kadar ‘çocuklarımızı nasıl okutacağız? İyi bir eğitim verebilecek miyiz?’ diye düşünürken; şimdi ‘acaba çocuklarımızın karnını nasıl doyuracağız diye düşünüyoruz.

“ÇOCUĞUMLA MARKETE GİDEMİYORUM”...

* Hayat şartları zor ve git gide daha da zorlaşıyor. Ben 8 yaşındaki çocuğumla markete gidemiyorum. Çocuğum bir şey görür, isterse alamam diye… O üzülürse ben de üzülürüm diye… Beni bütün annelerin anlayacağını düşünüyorum. Anneleri bu hale getiren sistem utansın. Bana bu mikrofonu uzattığınız, derdimle dertlendiğiniz için çok teşekkür ederim.”

“KENDİ ÜLKEMİZDE YABANCI OLDUK”...

Torna ustası Abdullah Korkunç ise yaşadığı zorlukları şöyle ifade etti:

* “Yaklaşık 3 aydır işsizim. Düne kadar aileme, çocuklarıma iyi bir gelecek kurmanın hayali içerisindeydim. Ama düşünün, çocuğum benden karpuz istedi, yarım karpuz aldım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşadım. Bu bir baba için çok ağır bir şey.

* Bizleri bu hayata mahkum eden insanlara lanet olsun. İşsizim, gittiğim bütün firmalar yabancı uyruklu insanları çalıştırıyor. Ben 20 yıllık ustayım, asgari ücreti layık görüyorlar. Emeğimizi değersizleştiriyorlar. Kendi ülkemizde yabancı olduk.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

AK Parti Alanya'dan Arıkan'a yanıt... 

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu, İYİ Parti İlçe Başkanı Alper Arıkan'ın açıklamalarına yanıt verdi... 

BAŞKAN Toklu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:


"Muhalefet partisi ortağı sayın Alper Arıkan bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma alışkanlığını sürdürüyor. Mülteci, göçmen, geçici koruma kavramlarını dahi çok iyi bilip anlamadan, politik istismar sığlığında açıklamaların yapılması ülkemizin dirliğine ve kamu düzenine hizmet etmez.

Asayiş nedeniyle sınır dışı edilenlerin sayısı 20.000'e yaklaşmışken, kendi rızalarıyla dönenlerin sayısı 500.000'e yaklaşmıştır. Sınırlarımızdaki bölücü örgüt tehlikesi ile mücadele son hızıyla sürerken, biriket evler projeleri sürdürülürken kimler bizim samimiyetimizi sorgulamaya kalkışmaktadır hayretle izliyoruz.

Uluslararası ilişkiler, ittifaklar yeni bir denge üzerinde yeniden kurulurken, Türkiye dünyada önemli bir ağırlık merkezi olmayı sürdürmektedir. Bu durum Rusya-Ukrayna savaşında net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Türk Dünyası Devletler Topluluğu kritik eşikleri geçmiş, Pakistan, Katar, Somali, Libya gibi islam ülkeleri ile çok önemli stratejik anlaşmalar imzalanmıştır. Gerginlik yaşanan Arap ülkeleri ile ilişkiler normalleşme sürecine girmiştir. Doğal kaynakların uluslararası ilişkileri yönlendirdiği bu günlerde Türkiye'nin enerji konusunda başta Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de attığı adımlar, diğer ülkelerle yaptığı gaz ve petrol nakil anlaşmalar yapması ise dış politikamızı bambaşka bir noktaya taşımaktadır.

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, emekli Emniyet Müdürü Mevlüt Demir'i Antalya İl Başkanı olarak atadı...

mevlet demir atandı 2 88854

Atama ile  ilgili yapılan açıklamada, "Konya ve Denizli eski Emniyet Müdürü, Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi sayın Mevlüt Demir, bugün parti genel merkezinde gerçekleştirilen toplantı sonrasında Genel Başkan sayın Ahmet Davutoğlu tarafından Gelecek Partisi Antalya İl Başkanı olarak görevlendirilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi 

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Sırbistan’ın devlet havayolu firması AirSerbia’nın 19 Haziran itibariyle Belgrad ve Niş kentlerinden Alanya’ya haftada en az 3 direkt uçuş gerçekleşeceğinin müjdesini verdi...


Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya turizmi için müjde niteliğinde bir gelişmeyi duyurdu. “Turizmimize güç katacak bir gelişmeyi daha sizlere duyurmanın sevinci içerisindeyim” diyen Başkan Yücel, Alanya Belediyesi ve Alanya Turizm Tanıtma Vakfı’nın (ALTAV) yürüttüğü ortak çalışmalar neticesinde Sırbistan’dan direkt uçuşların başlayacağını söyledi.

SEFERLER HAZİRANDA BAŞLAYIP EKİM AYINA KADAR SÜRECEK...

19 Haziran itibariyle Sırbistan'ın devlet havayolu AirSerbia’nın haftanın en az 3 günü Belgrad ve Niş’ten Gazipaşa-Alanya Havalimanı'na sefer düzenleyeceğini söyleyen Başkan Yücel, Alanya’nın direkt uçuşlarla Sırbistan'a bağlanacağını söyledi. Başkan Yücel, “Ekim ayı sonuna kadar sürecek seferler, Boeing 737-700 tipi uçaklarla gerçekleşecek. Bu güzel gelişmenin kentimize ve turizm sektörüne hayırlı olmasını diliyorum. Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun himayelerinde Sırbistan Büyükelçimiz Hami Aksoy’un iş birliğinde Novi Sad şehri ile irtibatlarımızı arttırmak ve kardeş şehir ilişkilerimizi başlatmak için temaslarımız sürüyor. Sayın Bakanımıza ve Sayın Büyükelçimize destekleri için Alanya’mız adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

 

Dünya, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği için attığı adımlara kilitlenirken, iki kritik isim bugün kameraların karşısına geçti...

İsveç Başbakanı Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö, NATO üyelik başvurularını 18 Mayıs Çarşamba günü yapacaklarını ifade ederken, "NATO üyeliklerine 'evet' demeyiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan da sorunların çözümü için randevu talep ettiklerini ve görüşmenin gerçekleşmesi durumunda terör konusu dahil her şeyi tartışmaya açık olduklarını ifade etti.İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, düzenledikleri basın toplantısında NATO üyeliğine dair yeni açıklamalarda bulundu. Andersson yaptığı açıklamada, "NATO'ya katılma başvurumuzu, 18 Mayıs Çarşamba günü Finlandiya ile birlikte yapacağız" dedi.

DİKKAT ÇEKEN "NATO ÜYESİ"...

İFADESİTürkiye ile çalışmayı sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Andersson; "NATO üyesi olarak Türkiye ile iş birliği içinde olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Terörün her türlüsüyle mücadeleyi destekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"TÜRKİYE İLE GÖRÜŞMEYE VE SORUNLARI ÇÖZMEYE HAZIRIZ"...

İsveç Başbakanı ayrıca; "Türkiye ile her türlü sorunu görüşmeye ve çözüm aramaya hazırız" diye konuştu.

"ERDOĞAN'DAN GÖRÜŞME TALEP ETTİK"...

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö da "Türkiye, daha önce Finlandiya'nın üyeliğine karşı olumlu bir tutum sergilemişti ancak yeni tutumuna şaşırdık. Finlandiya, Türkiye ile hemen hemen her şeyi tartışmaya hazır. Türkiye ile daha çok konuşmamız gerekiyor. Her ikimiz de (İsveç Başbakanı'nı kastederek) Erdoğan'dan görüşme talep ettik" dedi. Bunun üzerine Andersson, "Türkiye'yi ziyaret etmeye hazırız. NATO üyeliği ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendirecektir" ifadesini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: EVET DEMEYİZ...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile yaptığı basın toplantısında; Finlandiya ve İsveç'in NATO adımına ilişkin olarak, "Teröristleri teslim etmeyeceklerine dair mesajları var. Bu iki ülkenin NATO'ya girmelerine 'Evet' demeyiz" demişti.

"YAPICI MÜZAKERELERLE DURUMU ÇÖZEBİLİRİZ"...

Erdoğan'ın açıklaması sonrası bugün İsveç parlamentosunda konuşan Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, "Türkiye ile NATO'ya başvuru konusundaki durumu, yapacağımız yapıcı müzakerelerle çözeceğimizden eminim" ifadelerini kullanmıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bodrum, Çeşme, Alanya, Kuşadası, Doğu Beyazıt, Cizre, Yüksekova ve Hopa olmak üzere toplam 8 ilçede kaçakçılık, organize, siber ve uyuşturucu konusunda güçlendirme kararı aldık" dedi.

soylu 2 89714

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen "Kaçakçılık İstihbarat Koordinasyon Kurulu Toplantısı"na katıldı. Burada konuşma gerçekleştiren Bakan Soylu, terör eylemlerinden kaçak göçe, uyuşturucudan kaçakçılığa kadar her türlü suçun dünyanın pek çok bölgesine yansıyabildiğini belirtti.
Buna karşı kurumlar arası iş birliğini artırdıklarına işaret eden Bakan Soylu, göçü yönetirken insanların ten rengi, inanç ve etnik kökenlerinde ayrım yapmadıklarını söyledi. Soylu, bütün güvenlik başlıklarında zamanın, Türkiye'yi haklı çıkardığını ifade etti.


'MAKARON YAKALAMASI ARTTI'...
Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde yapılan çalışmalar, kaçak göçmen, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve diğer olaylara ilişkin verileri paylaşan İçişleri Bakanı Soylu, şunları söyledi:
"2020-2021 arasında yakalanan kaçak sigara yüzde 47 azalmış. 19,3 milyon paketten 10,3 milyon pakete düşmüştür ama makaron yakalaması toplam 4,7 kat artmıştır. 481 milyondan 2,3 milyara yükselmiştir. Bunlara nefes aldırmıyoruz doğru. Bunların üretimlerini kaçak yaptıkları fabrikaları basıyor, gereğini yerine getiriyoruz ama böyle bir tehditle karşı karşıya kaldığımızı, bu yolla kaçak tütünü Türkiye'ye sokmak marifetiyle başka bir kaçakçılık alanı oluşturmak istediklerini paylaşmak durumundayım."
Bakan Soylu, para dolaşım araçlarının farklılaşması nedeniyle 2021'de mali suçların terör suçları kadar önemli bir noktaya ulaştığını anlatarak bu konuda alarm halinde olduklarını ancak dünyanın meseleye bigane kalmasının Türkiye'yi ve dünyayı büyük maliyetlerle karşı karşıya bırakacağını savundu.


'ÇALIŞMALARIMIZI BİR SEVİYE DAHA YÜKSELTİYORUZ'...
Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadeleye yönelik aldıkları yeni bir kararı paylaşan İçişleri Bakanı Soylu, "Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde özellikle kaçakçılık ve organize suçlarla ilgili Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığımızı, geldiği kapasite çerçevesinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı olması hususunda çalışmalarımızı başlattık. Yani bir seviye daha yükseltiyoruz" bilgisini verdi.


İLK ETAPTA 8 İLÇE...
Bakan Soylu, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede önceden tedbir almak zorunda oldukları ilçelerin bulunduğuna değinerek şunları kaydetti:
"Suç şöyle bir şeydir, nereye basarsanız bir tarafa kaçmaya çalışır. Hangi alanı kapatırsanız kendisine başka bir alan bulmaya çalışır. Onun için Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve tüm birimlerimizle yaptığımız değerlendirmelerde, şu ilçeleri il seviyesinde kaçakçılık, organize, siber ve uyuşturucu konusunda güçlendirme kararı aldık. Bunlar da Bodrum, Çeşme, Alanya, Kuşadası, Doğu Beyazıt, Cizre, Yüksekova ve Hopa. Yani ilk etapta bu 8 ilçede güçlendirme kararı aldık. Bu birimlerimiz aynen nasıl bir il merkezinde çalışma ortaya koyuyorlarsa aynı koordinasyonları bu ilçelerde aynı şekilde yapabilmek kabiliyetini değerlendirecekler."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Alanya MHP-Milliyetçi Hareket Partisi  ilçe başkanı Mustafa Türkdoğan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Millet ittifakı ( CHP ve İYİ PARTİ ) Meclis üyelerine ateş püskürdü...

apartlar 6629b

BAŞKAN TÜRKDOĞAN; "TURİZMİN TARİHİNİ KARARTANLAR DA, SEÇİM SANDIĞININ KARANLIĞINA GÖMÜLECEK"...

"Alanya'nın ve Alanya  turizminin hikayesinin başlangıcı olan Apart otel , Otel ve Pansiyonları yok eden zihniyet; turizm emekçisinin ve şehrin turizmininde katilleri olacaktır"diyen Başkan Türkdoğan yaptığı açıklamada şunları söyledi.

alanya turizminde ilk yıllar f243a

"Alanya Belediye Meclisimiz 01.03.2022 tarihinde, Alanyamızda bulunan turizm tesislerinin yıkılarak yerlerine konut yapılmasını önleyecek bir karar almıştı. Bugün gerçekleştirilen Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Alanya Belediye meclisinin almış olduğu bahse konu karar CHP ve İp’li Büyükşehir meclis üyeleri tarafından reddedilmiştir. Alanya ekonomisin can damarı turizmdir. Alanya’mızda apart otellerin, otellerin ve pansiyonların yıkılıp yerlerine konut inşa edilmesi de turizme ve ekonomimize vurulan en büyük darbedir. Başta esnaflarımız olmak üzere, turizm çalışanlarını derinden etkileyecek bu girişimin önüne geçilmesi gerekmektedir. Alanya Belediyemizin, Alanya turizminin kan kaybetmemesi ve şehrin demografik yapısının daha fazla bozulmaması adına aldığı bu kararın, Antalya Büyükşehir Belediye meclisinde CHP ve İp’li meclis üyeleri tarafından reddedilmesi tamamen siyasidir. Alanyamızın geleceğini karartacak bir adımdır. Son birkaç yıldır özellikle Güllerpınarı, Kızlarpınarı ve Mahmutlar Mahalleleri başta olmak üzere şehrimizin bir çok noktasında apart oteller, oteller ve pansiyonlar yıkılarak konuta çevrildi. Bizim bildiğimiz 80’in üzerinde turistik tesis yıkılarak konuta dönüştürüldü. Şehrimizin ekonomisinin can damarı ve Alanya’yı cazibe merkezi haline getiren, dünyaya tanıtan turzimdir. Bu şehrin hikayesinin başlangıcı olan turizmi yok etmek üzere otelleri yıkıp konuta çevirmek Alanyamıza yapılacak en büyük ihanettir. Alanya Belediyemizin almış olduğu bu kararla Alanyamızın ekonomik, demografik, sosyal ve kültürel olarak geleceği teminat altına alınmak istenmişti. Şehrin geleceğini kurtaracak olan bu önemli kararın siyasi gerekçelerle reddedilmesini kınıyoruz. Şehrimizin geleceğini yılın sadece 10-15 günü ışıkları yanan, 1+1 konutlara sıkıştıran zihniyeti, esnaflarımızın, turizm çalışanlarımızın ve Alanya kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Tarih bunu ve Alanya’mıza yapılan her türlü ihaneti yazacaktır!" 

alanya turizminde ilk yıllar.jpeg 2 16fa2

apartlar 2 36347

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

NATO Dışişleri Bakanları gayri resmi toplantısı için Berlin'de bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Finlandiya'nın NATO üyeliğiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu... 

çavuşoğlundan 3 şart 2 1392d

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Finlandiya ile İsveç’in PKK ve YPG terör örgütleriyle ve mensuplarıyla yaptıkları görüşmeler ve özellikle İsveç’in silah yardımı yapmasıyla birlikte tüm rahatsız olduğumuz konuları açık şekilde sergiledik. Bunları fotoğraflar ve belgelerle müttefiklerimize de anlattık” dedi.

Çavuşoğlu, “Teröre destek veren ülkelerin NATO müttefiki olmaması gerektiğine inandığımız için bu tutumu sergiledik” ifadelerinde bulundu.

çavuşoğlundan 3 şart 3 31d69

‘TERÖRÜ DESTEKLEMEYİ DURDURMALILAR’...

Çavuşoğlu, “İsveç ve Finlandiya terörü desteklemeyi durdurmalı. Güvenlik garantisi vermeli, ve Türkiye’ye yönelik ihracat yasaklarını kaldırmalı” ifadelerinde bulundu. Dışişleri Bakanı, “Finlandiya Dışişleri Bakanı tutumuza ılımlı yaklaşırken İsveç'te bunu görmüyoruz” dedi.

NATO dışişleri bakanlarının Berlin’deki toplantısının ardından Türk gazetecilere konuşan Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin kimseyi tehdit etmediğini veya koz aramadığını, bilhassa İsveç’in PKK Kürt militan grubuna verdiği desteği dile getirdiğini söyledi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşa da değinen Çavuşoğlu, “Savaşın sonlandırılması için çaba sarf edilmesi gerekiyor” dedi.

Dün de Cumhurbaşkanı Erdoğan Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine dair, “veto ederiz” sinyali vermiş, “Şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içinde değiliz” ifadesini kullanmıştı.

Öte yandan, Almanya’da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Danimarka Dışişleri Bakanı Jeppe Kofod ile görüştüklerini açıkladı.

 

Görüşmeye dair sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Bakan Çavuşoğlu, NATO Dışişleri Bakanları Gayrıresmi Toplantısı marjında Danimarka Dışişleri Bakanı Jeppe Kofodla görüştük ifadelerini kullandı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Belediyesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Kutlamalar kapsamında Fener Alayı ile pop müziğin sevilen ismi Burcu Güneş ve Emircan İğrek Cumhuriyet Meydanı’nda, Halk müziği sanatçısı Serpil Efe Serik Çınaraltı Meydanı’nda konser verecek...

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan program kapsamında coşkuyla kutlanacak. 19 Mayıs Perşembe günü saat 20.00'de Konyaaltı Varyant’tan Cumhuriyet Meydanı’na kadar meşaleler eşliğinde fener alayı düzenlenecek.

Fener Alayı Ve Konser...

Fener alayının ardından Cumhuriyet Meydanı'nda konserler düzenlenecek. 19 Mayıs kutlamaları Fener Alayı’nın ardından Cumhuriyet Meydanı’nda Burcu Güneş ve Emircan İğrek konser verecek. Pop müziğinin sevilen ismi Burcu Güneş sevilen şarkılarını Antalyalılar için seslendirecek. Emircan İğrek de gençler tarafından beğeniyle dinlenen şarkılarını söyleyecek. 19 Mayıs coşkusu Serik İlçesi’nde de yaşanacak. Serik Çınaraltı Meydanı’nda halk müziğini sevilen ismi Serpil Efe türküleriyle Serik’i coşturacak. 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

 

Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin’de toplandı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de katıldı. Başkan Böcek, son derece verimli geçen başkanlar buluşmasının birlik beraberlik içerisinde devam edeceğini söyledi. Ev sahibi Başkan Vahap Seçer ise Başkan Böcek’in marka olmuş bir belediye başkanı olduğunu söyledi...

 

Geleneksel hale gelen Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanları Buluşması'nın 9'uncusu Mersin'de yapıldı. Buluşmaya CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun da katıldı. Toplantıda belediyecilik odaklı çalışmalar konusunda iş birliği kararlılığı vurgulanırken, mevcut ekonomik tablo, enerji dönüşümü ve dijital dünyadaki gelişmelerde yerel yönetimlerin rolü hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

Ev Sahibi Başkan Seçer...

Başkan Vahap Seçer'in ev sahipliğindeki toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak katıldı.

Birlik Beraberlik İçinde Devam Edeceğiz...

Ortak akıl oluşturmak adına son derece önem taşıyan toplantıda Türkiye’nin gündemine ilişkin değerlendirmeler ile ekonomik ve siyasi gelişmeler ele alındı. Toplantı sonrası açıklamada bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ev sahipliği için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve ekibine teşekkür etti. Başkan Böcek, “Genel Başkan Yardımcımız ve belediye başkanı arkadaşlarımızla birlikte 9. toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantımızda her zamanki gibi ülkemizdeki güncel sorunlar, belediyelerimizin sıkıntıları, belediye başkanları olarak taleplerimizi ve aynı zamanda İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu ve Ekrem Bey’e yönelik linç girişimini değerlendirdik. Birçok projeler konusunda fikir alış verişinde bulunduk. Birlik beraberlik içerisinde bu toplantılarımıza devam edeceğiz. Bundan sonra 10. Toplantımızı Eskişehir’de gerçekleştireceğiz” dedi.

Başkan Seçer’den Değerlendirme...

Ev sahibi Başkan Vahap Seçer de toplantının son derece keyifli ve verimli geçtiğini belirterek, “Bir arada olmak sorunları, dertleri paylaşmak, mutlulukları paylaşmak bunlar insani olarak da çok güzel hareketler. Türkiye’nin gündeminin yanı sıra belediyelerin kronikleşen bazı sorunlarını ele aldık” dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyen Başkan Seçer, Başkan Muhittin Böcek’in marka olmuş bir belediye başkanı olduğunu belirterek, “Uzun yıllardır görev yapan Muhittin Başkan, her aşamasında mücadele olan, çok önemli deneyimler elde etmiş, insan ilişkileri çok kuvvetli, halkla iç içe olan bir karakter. O yüzden kendisi bence çok önemli, çok değerli ve örnek bir belediye başkanı figürüdür” diye konuştu.

Toplantı sonunda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından okunan deklarasyonda ise şu ifadelere yer verildi:

“Büyükşehir Belediye Başkanları olarak düzenli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz toplantılarımız için bu kez “Akdeniz’in İncisi” Mersin’de bir araya geldik.

Toplantımızda belediyecilik odaklı çalışmalarımız konusunda iş birliği kararlılığımızı bir kez daha vurgularken; mevcut ekonomik tablo, enerji dönüşümü ve dijital dünyadaki gelişmelerde yerel yönetimlerin rolü hakkında fikir alışverişinde bulunduk.

Buluşmada, ülkemizdeki ekonomik zorlukların yanı sıra siyaset ve hukuk alanında yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdik.Bu çerçevede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan soruşturma, talep edilen siyaset yasağı ve yürütülen davadaki cezalandırma istemini hukuki açıdan endişe verici buluyoruz.

Aynı şekilde CHP İstanbul İl Başkanımız Sayın Canan Kaftancıoğlu’na yönelik siyaset yasağını da içeren Yargıtay kararını kabul edilemez görüyoruz. Tüm bu açılan soruşturmalar, davalar ve verilen kararların hukuki değil, yıldırma amacı taşıyan siyasi kararlar olduğu son derece açıktır.

Aradan geçen üç yıla rağmen yerel seçim sonuçlarını hala kabullenmediği açık olan bu antidemokratik anlayışın ve çifte standartlı sistematik uygulamalarının farkındayız, bunu kararlılıkla reddediyoruz.

Hukuk dışı kararlar, siyasi saldırılar ve linç kampanyaları demokrasiye ve adalete olan inancımızdan bizleri asla vazgeçiremeyeceği gibi vatandaşımıza olan hizmet azmimiz ile birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmektedir.

Bizler, seçimlerden itibaren her daim birbirine destek olan 11 Büyükşehir Belediye Başkanları olarak; demokrasiye, evrensel hukuka ve adalete aykırı olan bu siyasi sürecin sıkı takipçisi olacağımızı ve kararlılıkla mücadele edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bu gelişmelerle birlikte üç yılı aşan görev süremiz boyunca ülkemiz ekonomisindeki ağır tablonun vatandaşlarımıza yansımaları ve belediyelerimize olan maliyetleri her geçen gün artmaktadır.

İmkansızlıklara ve ekonomik zorluklara rağmen Büyükşehir Belediyelerimiz, sosyal belediyecilikten, yatırım ve hizmetlerinden taviz vermeden hemşehrilerimizin yanında olmaya devam etmektedir.

Mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yapılan ve yapılabilecek tarife değişikliklerinin sorumlusu yerel yönetimler değil, merkezi yönetimdir.

Hükümet yetkililerinin, Belediyelerin kur kaynaklı zararlarına ve artan gider kalemlerine karşı, gelirlerinin de aynı ölçüde artırılacağı çalışmalar yapması gerekmektedir.

Hükümetin, Suriye krizinin başladığı 2011 yılından bu yana uyguladığı politikalar sonucunda sığınmacılar meselesinin geldiği boyutu endişe ile izliyoruz.

Ülkemizde bulunan sığınmacıların çok büyük bir kısmı 11 Büyükşehir Belediyemizin sınırları içerisinde yaşamaktadır.

Taşıdığımız bu ağır yük ile merkezi yönetim bütçesinden aldığımız pay son derece orantısızdır.

Bu sorun, belediyelerimizin yapacağı tüm hizmet ve yatırımları olumsuz etkilemekte, kentlerimize yoksullaşma olarak dönmekte, yatırım ve hizmetlerimizi sekteye uğratmaktadır.

Bu konu, kentlerimizdeki demografiyi bozacak seviyeye ulaşmıştır.

Sığınmacılar ülkelerine dönene kadar tüm vatandaşlarımızın yıllardır sürdürdükleri sağduyuyu devam ettirmelerini ve en kısa zamanda ülkelerine dönmeleri için konunun asıl muhatabı olan iktidarın somut adımlar atmasını bekliyoruz.

Kurtuluş kahramanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde; kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bağımsızlık mücadelesinin başladığı gün olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da bugünden kutluyoruz.

Bu bilinç ve sorumlulukla, 3 yılı aşkın görev dönemimizde olduğu gibi, hiç kimseyi ayırt etmeden tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Hz Ali Camisi’nde cuma namazının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılma kararına ilişkin "Olumlu bir düşünce içerisinde değiliz. İskandinav ülkeleri terör örgütü misafirhanesi gibi" dedi...

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Hz Ali Camisi’nde cuma namazının ardından açıklamalarda bulundu.

İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılma kararını değerlendiren Erdoğan, "Gelişmeleri takip ediyoruz, olumlu görüşte değiliz" dedi. Erdoğan, İskandinav ülkelerinin terör örgütlerinin misafirhanesi olduğunu söyledi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

''(BAE Devlet Başkanı'nın vefatı) Uzun süredir rahatsızlığı vardı, bugün de rahmeti rahmana kavuştu. Allah rahmet eylesin. Bİz de taziye için 3 gün sürecek falan bir ziyarete gideceğim.

FİNLANDİYA'NIN NATO KARARI...
Biz şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu düşünce içinde değiliz. Daha önce Yunanistan'la ilgili NATO konusunda yanlış yaptılar önceki yönetimler, Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı takındığı tavrı biliyorsunuz. İkinci, yanlışı işlemek istemiyoruz. İskandinav ülkeleri terör örgütleri için misafirhane gibi. Oraların hatta daha da ileri gidiyorum parlamentolarında da yer alıyorlar.

ABD'NİN YPG'YE YAPTIRIM MUAFİYETİ...
Dereyi görmeden paçaları sıvamanın anlamı yok. Biden ne gibi açıklamalar yapacak bilmiyorum. Her şeyi görüp, Biden'ın açıklamalarını da gördükten sonra tavrımızı ortaya koyuyoruz.

Her şeyden önce YPG bir terör örgütüdür PKK neyse YPG de odur. Amerika'nın bu yanlışını kabullenmemiz mümkün değil. Amerika son dönemlerde gelen yönetimlerin hepsi PKK terör örgütüne karşı, Suriye'nin kuzeyindeki tüm yapılanmalara karşı her türlü maddi destekleri vermiştir. TIR'larla araç gereç mühimmatı sevk etmiştir. Şimdi de bu tür şeyleri duyuyoruz. Burada PKK'si YPG'si kim olursa olsun Irak'ın kuzeyinde de ne yaptıysak Suriye'nin kuzeyinde yapmaya devam edeceğiz. Pençe Kilit'te dün itibarıyla 82 terörist etkisiz hale gelmiştir. Havaların olumlu seyri halinde bu rakam daha ilerilere devam edecektir. Teröristlere göz açtırma lüksümüz yok. Bunu dost görünen ülkelere de söylüyoruz. Yanlış yapıyorsunuz adımlarınızı düzgün atın.

Savaşların tasvibi söz konusu olmaz. Bunca insanlar ölüyor. Bundan sonra yapacağımız görüşmelerde de bunları kendilerine telkin edeceğiz.''

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Başkan Yücel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi yapılması planlanan toplu temel atma ve açılış programına davet etti...


Alanya Belediyesi’nin tamamlanan ve devam eden yatırımları ile temeli atılacak projelerle ilgili Devlet Bahçeli’ye bilgi veren Yücel, MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye Selçuklu yıldızı üzerine hat sanatıyla Devlet Bahçeli’nin ismini yazılı olduğu tablo hediye etti.

yücel bahçeliyi zayret etti 2 961b0

Çeşitli ziyaretler ve görüşmeler yapmak için Ankara’ya giden Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ziyaretinin ilk gününde MHP Genel Merkezini ziyaret etti. Genel Merkezde ilk olarak MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi de makamında ziyaret eden Başkan Yücel, Alanya Belediyesi’nin devam eden ve projelendirdiği yatırımlarına ilişkin bilgi verdi. Başkan Yücel, Alanya’ya kazandırdığı eserlerin yapılacak toplu açılış ve temel atma törenine MHP Lideri Bahçeli’yi davet etti.

yücel bahçeliyi zayret etti 3 bdac4

Genel merkezde daha sonra Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz ile görüşen Yücel, Alanya Belediyesi’nin Üretken Belediyecilik, Bütüncül Yaklaşım ve Birlikte Yönetim anlayışı ile hazırladığı projeleri sundu.

yücel bahçeliyi zayret etti 4 63847

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Ankara ziyaretinde MHP Genel Merkezi’nin ardından Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Alanyalı Akademisyen Selim Han Yeniacun da yer aldı. Yücel, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın Permakültür eğitim ve uygulama projelerine ilişkin Ülkü Ocakları Genel Merkezinin bünyesinde hayata geçirilen Permakültür Tarım Bahçesini inceledi. Yücel ve Yıldırım, Ülkü Ocakları bünyesinde 81 ile yayılması planlanan tarım projeleri için Alanya’nın tarım tecrübesi hakkında da istişarelerde bulundu.

YÜCEL; “GENEL BAŞKANIMIZ ALANYA HALKINA SELAMLARINI İLETTİ”...

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Genel Merkez Yönetimi’nin her zaman Alanya’nın yatırım ve projelerinin en önemli destekçisi olduğunu hatırlatan Yücel, “Genel Başkanımıza devam eden yatırımlarımız ve inşasına başlayacağımız projelerle ilgili bilgi verdik, destek ve dualarını aldık. Genel Başkanımızın Alanya halkına selamları var. Alanya’mıza her zaman öncelik veren Genel Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Yargıtay, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 3 davadan aldığı cezaları onadı. Karara tepki gösteren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan sen ikiyüzlüsün, zorba, manipülatörsün" dedi. Kılıçdaroğlu, 21 Mayıs'ta Bursa'da yapılacak mitingin İstanbul'da olacağını da söyledi...

kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 1 8ea8b

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na hapis cezasının onanması ve siyasi yasak getirilmesi kararının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’a geldi.

Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte il binası önünde kurulan kürsüye çıktı. CHP lideri Kılıçdaroğlu burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 2 9b49e

“Bu ülkeye edilen zulme son vereceğiz hep birlikte. Doğusu batısı, kuzeyi güneyi, vicdanı olan her vatandaşla beraber yol yürüyeceğiz. Türkiye'yi zulümden ve zalimden kurtaracağız.

kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 3 0b8b7 

Kılıçdaroğlu, açıklama öncesinde CHP il binasında toplantıya katıldı.

ERDOĞAN’A SESLENDİ: İKİYÜZLÜSÜN...

Yönetenlere, yönetene, Erdoğan'a sesleniyorum; Erdoğan sen ikiyüzlüsün. Sen fırsatçısın. Sen bir zorba ve manipülatörsün. Ama zulmün, küstahlığın artık son buluyor.

“YAKLAŞAN GÖK GÜRÜLTÜSÜNÜ DUYUYOR MUSUN?”...

 

Erdoğan, yaklaşan gök gürültüsünü duyuyor musun? Bu gürültü, mahallelerini sığınmacılara sattığın insanlarımızın gök gürültüsüdür. Bu gürültü, aç bıraktığın emeklilerimizin gürültüsüdür. Bu gürültü, elektriğini kestiğin 4 milyon insanın karanlıktaki sesidir. Milyonların insanının sesidir. Geleceğini çaldığın bu kızgın insanların sesini duyuyor musun? Özgürlüğün şarkısını söyleyenlerin sesini duyuyor musun?

 kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 4 0f860

“EN KARANLIK AN, ŞAFAĞA EN YAKIN ZAMANDIR”...

Yeni bir hayat başlamak üzere bu ülkenin insanları için. Her bir vatandaşın onuruyla ve özgürce yaşayabileceği bir ülke yaratacağız. En karanlık anın şafağa en yakın zaman olduğunu biliyoruz.

Erdoğan, biz göğe baktığımızda sana rağmen her şeyin daha iyiye gideceğini, bu zulmün de son bulacağını, bir kez daha huzur ve sükunetin bu ülkeye geri geleceğini hepimiz biliyoruz.

“BÜTÜN ACIMASIZLIKLAR SENİN ZAYIFLIĞINDAN DOĞUYOR”...

Bütün o acımasızlıklar senin zayıflıklarında doğuyor. Sen zayıfsın, biz güçlüyüz. Sen sırça köşküne yaşayacaksın. Biz omuz omuza gelen bir halkız.

 kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 6 041d7

“CANAN’IN ARKASINDA KOCA BİR HALK VAR”...

Cezalandırmaya çalıştığın Canan'ın arkasında koca bir halk var. Bunu bir an bile aklından çıkarma. Unutma Erdoğan. Bugün Canan nezdinde bulan halkın sesi, halkın iradesi senden büyüktür. Canan yüreklidir, Canan cesurdur, Canan bizimdir. Herkes duysun.

MİTİNGİ İSTANBUL'A ALDI...

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Bursa’da düzenlenmesi planlanan CHP mitingiyle ilgili önemli bir duyuruda bulunarak “21 Mayıs günü Bursa'da miting yapacaktık. Buradan duyuruyorum Artık mitingin adresi Bursa değil İstanbul'dur” dedi.

 kılıçdaroğlundan canan kaptancı tepkisi 5 3970a

KAFTANCIOĞLU’NA SARILDI...

Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu, Canan Kaftancıoğlu'na sarıldı. Kalabalıktan ‘Direne direne kazanacağız', ‘Hak, hukuk, adalet' sloganları yükseldi.

Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, “Hiç endişe etmeyin, zalimin zulmü karşısında asla geri adım atmayacağız. Yüreğimizle, aklımızla, mantığımızla ve halka duyduğumuz sevgiyle mücadeleye devam edeceğiz. Adalet bu ülkeye ya gelecek, ya gelecek” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Yargıtay, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 3 davadan aldığı cezaları onadı, 2 davayı ise düşürdü. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca sosyal medya hesabı Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Siyasi yasak getirildi ancak AYM başvuru hakkı var" dedi. Kaftancıoğlu yaptığı ilk açıklamada, "Biz iktidardaki kötülüğü gönderinceye kadar bu ülkede sadece Canan Kaftancıoğlu için değil, 84 milyon için hukuku ve hukukun üstünlüğünü sağlayıncaya kadar her şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Asla ve asla umudunuzu kaybetmeyin" dedi...

canan kaftancıoğluna yasak 2 ca706

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na, sosyal medya paylaşımları nedeniyle "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret", "Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezası Yargıtay tarafından onandı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kaftancıoğlu'nun İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 6 Eylül 2019'da mahkumiyetine karar verilen davanın temyiz incelemesini tamamladı.

Daire, Kaftancıoğlu'na "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret"ten verilen 1 yıl 6 ay 20 gün ile "Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak"tan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezalarını kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu gerekçesiyle onadı. Kaftancıoğlu'na, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezası ise 1 yıl 9 ay olarak düzeltilerek onandı.

Kaftancıoğlu'na, "PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen 1 yıl 6 ay hapis ile "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçundan verilen 2 yıl 8 hapis cezaları ise daire tarafından bozuldu.

SİYASİ YASAK KARARI!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca Twitter'dan yaptığı açıklamada, "İstanbul'u kaybetmeyi hazmedemeyenlerin hukuksuz kararı. İstanbul İl Başkanımızın yanında olacağız. Siyasi yasak getirildi ancak AYM başvuru hakkı var. Tutukluluk kararını hesaplıyoruz. Yatma durumu olmayabilir, gir çık olabilir" dedi.

ATILI SUÇUN UNSURLARININ OLUŞMADIĞI BELİRTİLDİ...


Kaftancıoğlu'nun, sosyal medya paylaşımı ve bir televizyon kanalındaki konuşmaları nedeniyle "PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan cezalandırıldığı anımsatılan kararda, bu eylemlerin söz konusu suçun unsurlarını oluşturmadığı ifade edildi.

Kararda, "Terör örgütü propagandası yapma suçunun oluşması için terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir." denildi.

"Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçu bakımından ise kararda, muhalif kişiliği ile bilinen Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki paylaşımlarının bütününün incelendiğinde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı belirtildi.

"İKTİDARDAKİ KÖTÜLÜĞÜ GÖNDERİNCEYE KADAR"...

Kaftancıoğlu ise sosyal medya hesabı Twitter'dan Yargıtay'ın kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kaftancıoğlu, şunları kaydetti:

"Yargıtay'dan kararın çıktığı bilgisi ulaştı. Burada mesele Canan Kaftancıoğlu'na ne ceza verildi, nasıl meselesinin ötesinde bu ülkede hukukun geldiği nokta ve hukuksuzluğun hepimize yaşattığı mağduriyet. Bundan dolayı merak eden arayan dostlarıma şunu söylemek isterim; Biz iktidardaki kötülüğü gönderinceye kadar bu ülkede sadece Canan Kaftancıoğlu için değil, 84 milyon için hukuku ve hukukun üstünlüğünü sağlayıncaya kadar her şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Asla ve asla umudunuzu kaybetmeyin."

"HEP BİRLİKTE NEFES ALACAĞIZ"...

Kaftancıoğlu videolu paylaşımına, "Memleketime bahar gelmiş. Asla durmak, yılmak, yorulmak yok! Nerede olursak olalım çalışacak, çalışacak umudu örgütleyerek iktidardaki kötülüğü hep birlikte gönderecek, hukukun üstünlüğünü tesis ettiğimizde hep birlikte nefes alacağız" notunu düştü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

MHP--Milliyetçi  Hareket Partisi  Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan, parti binasında gündeme dair açıklamalar yaptı...

Adım Adım 2023 İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantısı’nı Alanya’da da düzenleyeceklerini ifade eden Türkdoğan, "Tarımdan turizme Alanya’nın bütün sorunlarını kapsayıcı bir toplantı gerçekleştireceğiz. Alanya’da turizm, tarım, ticaretle uğraşan bütün paydaşları bu toplantımıza davet ediyorum” dedi.

 

“ESNAF BULUŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”...

Geçtiğimiz 2 yılda tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgınının hafiflediğini ve tedbirlerin azaldığını söyleyen Türkdoğan, Alanya’nın güzel bir turizm sezonu geçireceğine inandığını ifade etti. Türkdoğan, “Turizm esnafını ziyaret etmeye, talep ve beklentilerini, önerilerini almaya başladık. Bundan sonra da esnaf buluşmalarımız devam edecek” diye konuştu.

 

“ALANYA BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR EDİYORUM”...

10-16 Mayıs tarihleri arasındaki ‘Engelliler Haftası’na da değinen Türkdoğan, “Engelliler Haftası bir farkındalık haftası, kutlamıyorum. Engelli vatandaşlarımızın yaşadığı zorlukların farkındayız. Alanya engelsiz kent projeleriyle Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacak bir şehir. Bu vesileyle Alanya Belediyesi’ne engellilere verdiği destekten dolayı rehabilitasyon merkezleri ile şehirde yaptığı düzenlemelerle ortaya koyduğu hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

 

“HERKES BU SABRIN MÜKAFATINI ALACAK”...

Alanya Kapalı Otopark, Pazar Alanı, Sinema ve Dijital Kütüphane Projesi konusundaki soruyu da cevaplayan Türkdoğan, “Alanya’nın en büyük sorunlarından birisi otopark. Kapalı otopark, kapalı pazarı ve rekreasyon alanıyla dijital kütüphanesi ve kültür merkezi şeklinde düzenlenmiş salonlarıyla önemli ve ciddi bir hizmet verecek. Altında dükkanlarla bir alışveriş yapılabilecek nokta oluşturacak ve bu cuma pazarını da cazibe ve merkezi haline getirecek. Alanya’da sert geçen bir kışla karşılaştık. Sürekli yağan yağışlar ve bunun yanında bölgedeki hafriyat çalışmaları sırasında yer altı su kaynaklarının ciddi anlamda olduğunu müşahade ettik.
Hafriyat çalışmalarına hem yağışların çok olması hem altından çıkan su kaynağı bir nebze geciktirdi ama bunlar aşıldı. Dertleri, sorunları biliyoruz. Buradaki süreçleri Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’e ve belediyede ilgililerine aktardık. En kısa süreçte inşallah tamamlanacak. Burası tamamlandığında bir cazibe merkezi haline gelecek. Herkes bu sabrın mükafatını alacak” diye konuştu.

 

“ALANYAMIZ EN KISA SÜREÇTE İL OLACAKTIR”...

Alanya'nın il olması konusuna da değinen Türkdoğan, “Genel Başkanımız Devlet Bahçeli 100 il ve 100 milyonluk nüfusuyla büyük, güçlü Türkiye hedefini bir kez daha ifade etti. Türkiye’de bir yer ilçe il yapılacaksa ilk sıralarda Alanya’mızın olduğunu biliyoruz. Sayın genel başkanımız 2017’de Alanya’mıza gerçekleştirdiği ziyarette ‘İl olmak Alanya’mızın hakkıdır’ demişti. Alanya’mız en kısa süreçte il olacaktır. Biz bu anlamda umutlu olduğumuzu ifade etmek isteriz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

HABER: Sariye KAYATURAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alanya Belediyesi’nin 2015 yılında “Muzdan Sanata Hayalden Tasarıma” sloganıyla başlattığı tescilli projesi “Muz Lifi”, bugün açılan 13. Gazipaşa Tarım Fuarında tanıtılıyor...

alanya fuarda 1 9a611

Belediyelerin, tarımla ilgili kurum ve kuruluşların, STK’ların, üretici firmaların ve vatandaşların katıldığı 13. Gazipaşa Tarım Fuarı 11 Mayıs’ta açıldı. 14 Mayıs tarihine kadar açık kalacak fuarda, Muz Lifi Projesini tanıtmak amacıyla Alanya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü de bir stant açtı. Açılan stantta, mu lifinden yapılan muz lifi-ipek iplik ve muz lifi-pamuk ipliği kullanılarak geleneksel yöntemlerle dokunan kumaşlar, ayakkabılar, şallar, muz yapraklarından elde edilen tablolar, hediyelik eşyalar, muz atıklarında yapılan Alaiye markalı organik katı ve sıvı gübrelerin tanıtımına başlandı.

alanya fuarda 2 f048a

“PROJEMİZ TPMK TARAFINDAN BELEDİYEMİZ ADINA TESCİLLENDİ”...

Gazipaşa Tarım Fuarı’na katılan Alanya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nimet Hacıkura, fuarla ilgili bir değerlendirme yaparak şunları kaydetti:

“Alanya’ya ait kültürel değerlerin tescillenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Alanya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün, 2015 yılında “Muzdan Sanata Hayalden Tasarıma” sloganıyla başlattığı “Muz Lifi Projesi”, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) tarafından Alanya Belediyesi adına tescil edilerek koruma altına alınmıştı.

alanya fuarda 3 5c062

Biz Belediye olarak bu projemizi fuarlarda, etkinliklerde sık sık tanıtarak daha geniş kitlelere duyurmayı amaçlıyoruz. Bugün açılan Gazipaşa Tarım Fuarı’nda proje kapsamında muz ve muz lifinden elde ettiğimiz tüm ürünlerimizi tanıtmaya başladık. Özellikle muz lifi ve pamuk karışımı ile dokunan kumaşları, bu kumaşlardan yapılan çanta, ayakkabı, terlik, omuz atkısı, şal, kilim, sehpa örtüsü ve muz yapraklarından elde edilen tabloları, hediyelik eşyaları ziyaretçilerin beğenisine sunduk. Standımıza ve projemize olan yoğun ilgi bizi son derece memnun etti.”

alanya fuarda 4 8eeae

ALAİYE MARKA ORGANİK GÜBRELERE ÇİFTÇİLERDEN BÜYÜK İLGİ...

Fuarın en ilginç diğer bir ürünü ise park ve bahçe atıklarından üretilen Alaiye marka organik gübre oldu. İki çeşidi bulunan organik gübre, çiftçilerden büyük ilgi gördü. Sebzeler, narenciye, meyve ağaçları, tarla bitkileri, bağ ve bostan tarlalarında kullanılan gübrelerin içeriğinde yoğun organik madde bulunduğu için bitkinin etkin beslenmesine yardımcı oluyor. Bir taraftan toprağın doğal yapısını koruyan bu gübreler bir taraftan da yüksek verim elde edilmesini sağlıyor. Bu haliyle aynı zamanda da sentetik gübrelerin doğaya verdiği zararı önlüyor.

alanya fuarda 5 eded6

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 6-8 Mayıs tarihleri arasında Aksu Solak Köyü At-Çayırı Mevkiinde bu yıl ilkini düzenlediğimiz Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali, binlerce vatandaşımızın katılımıyla şölen havasında gerçekleşmiştir...

Bu kültürü yaşatmak için anlamak, anlamak için bilmek zorunda olduğumuzun bilinciyle uluslararası alanda düzenlediğimiz bu festival ile ilgili son günlerde bazı basın yayın organlarındagerçeği yansıtmayan haberlerçıkmıştır.

Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’ne 29 ülke, 11 Büyükşehir Belediyesi, 28 il/ilçe belediyesi, 128 dernek ile 68 kadın kooperatifi katılmıştır.

Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan,Yörük Göçü Yürüyüşü ile devam eden festival kapsamında atlı cirit, savaş oyunları, okçuluk gösterileri, farklı kültürlere özgü halk oyunları, konserlerve dans gösterileri sergilenmiştir.Festivalde ‘Yörük Kültürü’ temasıyla açılan 12 sergide farklı ülkelere ait yüzlerce fotoğraf karesi ilgiyle izlenmiştir.

Yörük kültürünün bilimsel yönleriyle ele alındığı festival kapsamında düzenlenen 3 bilimsel puanlı sempozyum ve 2 çalıştaya, Antalya başta olmak üzere 14’ü yabancı 32 üniversiteden 99 bilim ve sanat insanı katılmıştır. Festival alanında çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan 1200 gönüllü görev almıştır.

Bazı basın yayın organlarının iddia ettiği gibi hiç bir üniversite festivalimize sponsor olmamış ve bağış yapmamıştır. Akademik düzeyde ve gönüllü öğrenciler konusunda katılım sağlanmıştır. Ayrıca kamuoyunda yer aldığı gibi söz konusu üniversitenin mütevelli heyetinin festivalimize sponsorluk ve bağış anlamında herhangi bir katkısı olmamıştır. Bu çirkin iddialara cevap vermek bile bizleri üzmektedir.

3 gün boyunca devam eden, yurtiçi ve yurtdışından on binlerce insanı buluşturan festivalin bütçesi yine iddia edildiği gibi 20 milyon değil, 6 milyon 700 bin TL’dir. Birçok etkinlikte olduğu gibi bağış yapmak isteyen iş insanları

5018 sayılı yasaya uygun olarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’na sadece ‘Yörük Türkmen Festivali’nin giderlerinde kullanılmak üzere şartlı bağışta bulunmuşlardır. Yapılan bağışlar sadece Yörük Türkmen Festivalimizde kullanılmıştır. Festival bütçemizin yarısından fazlasını karşılayan, Yörük ve Türkmen kültürünü yaşatmaya özen gösteren tüm sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz.

Festival süresince kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algıyla bir kez daha gördük ki hastalığım sürecinde yaşam mücadelesi verirken, bana karşı oynanan kirli oyunların bir devamı niteliğinde, yeni bir algı süreci yaratılmaya çalışılmıştır. İlk günden itibaren her türlü bilgi paylaşımına açık olduğumuz bilinmektedir. Festivalin basın toplantısında da gazetecilerin sorularına açık ve net bir şekilde yanıt verilmiştir. Bir kez daha ifade etmek isteriz ki, Büyükşehir Belediyesi şeffaf ve hesap verebilir bir hizmet anlayışına sahiptir.

 

Edirne'den Ardahan’a, Kastamonu’dan Antalya’ya ülkenin dört bir yanına tespih taneleri gibi dağılan, bu güzel toprakları 'yurt' yapan, 'vatan' kılan Yörüklerin tarihleri, kültürleri ve üretim biçimlerine daha yakından bakmak için Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yola çıktık. Ve bu yoldan dönmeyeceğiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Arkadaşlar! Gidip Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez” demiştir.

Ne mutlu bize ki Toroslar’da tüten bu dumanı şimdi Antalya’dan dünyaya yayıyoruz.

Son olarak Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu çirkin, mesnetsiz iddiaların, kumpasın içine çekmeye çalışan bazı çevrelere şunu söyleyebilirim ki, ‘Hayal kurmayın başaramayacaksınız. Gerçek, sizin yalanlarınızdan, hain planlarınızdan, kumpaslarınızdan daha büyük ve daha güçlü. Biz Türkiye iktidarına hazırız. Ülkemizin ikinci yüzyılını ve iktidarını inşa edeceğiz ve siz bunu kabul edeceksiniz. Çünkü biz kararlı ve inançlıyız. Torosların evladı deyip beni bağırlarına basan tüm hemşerilerimizle daha özgür, daha aydınlık, daha demokratik güzel günlere yine birlikte yürüyeceğiz. Kimse bunu engellemeyecek.

Festivalimize katılarak coşkumuza ortak olan, bizleri onurlandıran ülkelere, Türk Dünyası Liderlerine, Antalya Valisi Ersin Yazıcı’ya, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’a, CHP TBMM Gurup Başkan Vekili Özgür Özel’e, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Metin Ergun’a, CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz’e, İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Başaran’a, CHP Antalya Milletvekilleri Çetin Osman Budak’a, Rafet Zeybek’e, Cavit Arı’ya, Aydın Özer’e ve İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi’yetüm kurumlara, vatandaşlarımızaşükranlarımızı sunar, alanda gecesini gündüzüne katarak görev yapan herkese teşekkürü bir borç biliriz.

Kamuoyuna saygılarımla.

 

Muhittin BÖCEK

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Resmi Gazete’de yayımlanan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, seçimlere girebilme koşullarını taşıyan siyasi parti sayısı 24’ten 27’ye çıktı...

Resmi Gazete'de yayınlanan YSK kararına göre seçimlere girebilme koşullarını taşıyan siyasi parti sayısı 27 oldu.

seçimlere 3 a3349

Yeni karara göre; Adalet Partisi, Memleket Partisi ve Türkiye Değişim Partisi'nin de seçimlere girme koşullarını taşıdığı belirlendi.

YSK son olarak 12 Ocak’ta aldığı kararda, 24 siyasi partinin seçimlere girebilme koşullarını taşıdığına karar vermişti.

 

 

 

 

HABER: Emine YILMAZ

 

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü’nün 36 milyon 715 bin TL’lik yatırımla bünyesine 20 yeni araç daha katarak, Antalya’nın 19 ilçe ve 913 mahallesinde hizmet verecek araç filosunu güçlendirdiğini söyledi...

asat filosu 2 2a7be

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Antalya’nın 19 ilçesi, 913 mahallesinde vatandaşlara 7/24 sağlıklı su ile buluşturabilmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. ASAT, hizmetlerinde verimliliği arttırmak amacıyla araç filosunu damperli kamyon, paletli mini ekskavatör, vidanjör, panelvan, kanal görüntüleme aracı, fiziki kaçak arama aracı ve asfalt yama silindiri olmak üzere 20 yeni araç kattı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de yeni alınan araçları inceledi. Başkan Muhittin Böcek, ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt’tan yeni alınan araçlar hakkında bilgi aldı.

asat filosu 3 34a87

996 Araç İle Hizmet...

Başkan Muhittin Böcek, ASAT’ın gece gündüz demeden Antalya’nın tüm ilçe ve mahallelerinde hizmet verdiğine dikkat çekti. Başkan Böcek, “Tüm çalışma arkadaşlarımız, bütün vatandaşlarımıza sağlıklı su ulaştırabilmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda araç filomuza yeni 20 araç kattık. Şu anda Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğümüz bünyesinde 440 aracımız vardı. 36 milyon 715 bin TL’lik bir yatırımla 20 yeni araç daha aldık. Bunun yanında kiralık 558 araç olmak üzere toplamda Antalyalı hemşerilerimize 996 aracımızla hizmet vermekteyiz” dedi.

asat filosu 3 34a87

Deneme Sürüşü Yaptı...

ASAT bünyesinde sahada çalışan personele teşekkür eden Başkan Muhittin Böcek, “Antalya’mızın içme suyu altyapısının yenilenmesi noktası başta olmak üzere, vatandaşlarımızın sağlıklı su tüketebilmesi amacıyla Antalyalı hemşerilerimizin emrinde olmaya da devam edeceğiz. Tüm çalışma arkadaşlarımıza ve şoför kardeşlerimize yeni alının araçlarımız hayırlı olsun. Allan kaza bela vermeden vatandaşlarımıza hizmet etmelerini diliyorum” diye konuştu. Başkan Muhittin Böcek, daha sonra yeni alınan araçları binerek, deneme sürüşü yaptı.

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, göçmenleri geri göndereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bu konunun suçluları Recep Tayyip Erdoğan ve Avrupa ülkeleridir" dedi... 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, son dönemde siyasetin ana gündemi haline gelen sığınmacılara yönelik paylaşımda bulundu.

kılıçdaroğlugidecekler 2 5d18c

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

  • Kaçaklar ve sığınmacılar konusunda netim. Gidecekler. Bu konunun suçluları Recep Tayyip Erdoğan ve Avrupa Ülkeleridir. Onların alavere dalavereleridir. Biz, muhalefete muhalefet olmayız. Bizim mücadelemizin muhatapları çok nettir.

ERDOĞAN, KILIÇDAROĞLU’NUN “HEPSİNİ TEKRAR SURİYE’YE GÖNDERECEĞİZ” İFADELERİNE CEVAP VERMİŞTİ...

Dün Kabine Toplantısı’ndan sonra açıklamalar yapan AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde tartışma konusu olan sığınmacılarla ilgili konuşmuştu.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun “Hepsini tekrar Suriye’ye göndereceğiz” ifadelerine cevap olarak “Bunları yapamayacaksın, bunları yapmaya da hiçbirinizin gücü yetmez. Zira biz Ensar kültürü ile yetişmişiz. Muhacir kültürünün ne olduğunu iyi biliriz. Biz sizler gibi bu toprakları hüdainabit bulmadık” demişti.

Erdoğan açıklamasının devamında, “Dün onların dedelerini nasıl bağrımıza basmışsak, bugün bize sığınanlara aynı şekilde davranıyoruz. Mazlumları katillere teslim etmedik, etmeyeceğiz. Suriyelilere ya da diğer ülkelerden gelen vatandaşlara hiçbir kaynak tahsis edilmemektedir. Gönüllü dönüşler için gereken imkanları sağladıkça, ülkemizdeki Suriyeli sayısının makul sayılara gerileyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın” ifadesini kullanmıştı.

 

 

 

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Soylu, DYP ilçe başkanı olarak Çiller'in etrafında 'anneciğim' diye dolaşıyordu...


Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasındaki tartışma devam ediyor. Özdağ, kendisine “Hayvandan aşağı biridir. Soros çocuğudur” diyen Soylu'ya yüklendi. Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na çağrıda bulundu.

.özdağdan davutoğluna çağrı 2 d9e8b

Özdağ'ın açıklaması şu şekilde:

“Zafer Partisi’nin politikasından rahatsızlık duyanların başında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gelmektedir. Çünkü Soylu, Suriyelilerin sözde entegrasyon politikasını yürütürken Türk halkını yanlış yönlendirmekte ve yanlış bilgi vermekte, Türk halkına yalan söylemekte ve aldatmaktadır.

Zafer Partisi ise Türk milletine Soylu ve küçük ekibi tarafından söylenen yalanları ifşa etmektedir. Süleyman Soylu benimle kamuoyu önünde girmiş olduğu, “Türkiye’de doğan Suriyeli bebeklere vatandaşlık verelim” tartışmasını fena halde kaybetmiş ve utanç içinde geri çekilmişti. Daha sonra bir silah ruhsatı meselesinde kamuoyu önünde benimle tartışmaya girmiş ve kendisine bağlı emniyet müdürünün yalanlamasıyla bu tartışmayı da kaybetmişti.

Soylu’nun TGRT’deki hezeyanları ancak mağlubiyetlerin kızgınlığı ve Türk milletine karşı kurulmak istenen komplo çerçevesinde anlaşılabilir.

TGRT’de benimle ilgili olarak Soylu, “Soros çocuğu” ifadesini kullanmıştır. Soros ve desteklediği vakıflar sığınmacıların Türkiye’de kalması için başından beri çalışmaktadır. Zafer Partisi de sığınmacıların vatanlarına dönmesi için çalışmaktadır. Soylu ise sığınmacıların Türkiye’de kalması için mücadele etmekte ve Soros’la aynı çizgiyi temsil etmektedir. Süleyman Soylu bana operasyon çocuğu demiş.

 

Benim Türkiye Cumhuriyeti devletinin değişik kurumları için yurt içinde ve yurt dışında Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kanunlar çerçevesinde ve yazılı görevlendirmeyle bazı operasyonlar yaptım doğrudur, bazı operasyonlar yönettiğim doğrudur.

Ben bu ülke için alışırken Soylu, DYP ilçe başkanı olarak Tansu Çiller'in etrafında "anneciğim" diye dolaşıtığını da sonrasında bir genel başkanın çantacılığını yaptığını da biliyoruz.

Soylu’nun yer aldığı operasyonlarla benim gerçekleştirdiğim operasyonlar arasında gerçekten çok fazla fark var. Onun hangi operasyonları yaptığını Youtube’da birazcık dolaşınca bütün Türkiye hatta bütün dünya izledi.

Soylu’ya moralini bozacak ama bir şey daha söyleyeyim, kendi bakanlığı döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan ama yaptırılan bazı bilimsel çalışma merkezli operasyonlarda benim yetiştirdiğim kadrolar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Soylu ve ekibi Türk devletinin son 20 yılda ne kadar yıpratılmış olursa olsun, hâlâ varlığını sürdürdüğünü unutmasınlar. Soylu ayrıca bana istihbarat elemanı olarak saldırmış, istihbaratçılık önemli ve saygın bir meslektir. Keşke kendisi de istihbaratçı olabilseydi. Ancak ben istihbaratçı değilim. İstihbarat ve milli güvenlik birimleri konusunda çalışan bir akademisyen ve siyasetçiyim. 15 Temmuz sonrasında Soylu’nun bakanlığının yaptığı İçişleri Bakanlığı’na bağlı istihbarat kuruluşlarında benim istihbarat teorisi kitabım ana okuma kitabı olmuştur. O kitabı okuyup geçemeyen istihbaratçı olamamıştır.

Eğer ben istihbaratçıysam Süleyman Soylu bunu açıklamaktan dolayı hapse girer. Açıklanması yasaktır.

Süleyman Soylu her zaman yaptığı bir şeyi yapıyor, yalan söylüyor. Soylu programa çıkmadan önce ne içtiyse, Türk kadınlarının, kızlarının videolarını çeken sapıkları savunuyor ama korumakla görevli olduğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını savunmuyor.

Soylu hezeyan içinde “Sessiz İstila” filminin finansmanıyla ilgili beni yabancı fonlardan para almakla suçluyor. “Sessiz İstila” filmi yasalar önünde suç değil. Soylu benim banka hesaplarımı kontrol ediyorsunuz, kredi kartı ödemelerimi kontrol ediyorsunuz, borçla çalıştığımı biliyorsunuz. Sana söz veriyorum, yeni borç alacağım, yeni videoları çektireceğim.

Soylu ve ekibi çok tehlikeli bir oyun oynuyor Haziran 2015 - Kasım 2015 arasındaki sürece benzer bir şiddet dalgasının bu sefer sığınmacılar üzerinden planlandığı anlaşılıyor.

Bu noktada Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na sesleniyorum. Sayın Davutoğlu korkmayın, tehdit edildiğinizi kamuoyunda gördük, çıkın, Haziran - Kasım 2015 arasında ne olduğunu anlatın. Çünkü benzer bir çalışma tekrar başlamış görünüyor.

 

Seçimlere giderken seçmeni terörize etmek, Zafer Partisi’ne karşı bir şiddet dalgası başlatarak provokatörler aracılığıyla eylemleri Zafer Partisi’ne mal etmek istiyorlar. Atamanlar diye bir grup sığınmacı ve kaçaklara karşı sosyal medya üzerinden şiddet propagandası yapmaktadır. Ne İçişleri Bakanlığı, ne Adalet Bakanlığı bu konuda soruşturma başlatmadı.

Biz suç duyurusunda bulunduktan sonra grup kendisini feshettiğini açıkladı. Kendisini feshettiğini açıklayan grup ben Süleyman Soylu’yu bulmak için İçişleri Bakanlığı’na gideceğimi açıklayınca Facebook üzerinden açıklama yaptı. “Ümit Özdağ’ı desteklemek için İçişleri Bakanlığı’na geliyoruz” dedi, bir provokasyon girişiminde bulundu. Ben, “Siz provokatörsünüz, ne yanımda ne sağımda solumda sizi istemiyorum” dedim. Şimdi bütün sosyal medya hesaplarında bana ve Zafer Partisi’ne hakaret ediyorlar.

Grup, karanlık odaklarla ilişkili bir grup şimdi benzer grupların oluşturulmaya başladığını görüyoruz. Bakın Ümit Özdağ bir tahmin yürütüyor demeyin, Ümit Özdağ ve genel merkez yöneticilerimiz olarak bilerek konuşuyoruz." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da gerçekleştirilen ödül töreninde açıklamalarda bulundu. Gündemdeki sığınmacı tartışmalarına bir kez daha değinen Erdoğan, "Suriye'den savaştan çıkıp ülkemize sığınan kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız" dedi...

"SIĞINMACILARA SAHİP ÇIKACAĞIZ"...


Suriye'den savaştan çıkıp ülkemize sığınan bu kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız Bay Kemal. Siz ne derseniz deyin. Birileri çıkmış durmadan laf salatası yapıyor. Biz muhacir ve ensar olma kabiliyetinin ne olduğunu en iyi bilen bir kültürün mensuplarıyız. Bizim kapımız açık onlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Onları katillerin kucağına atmayacağız.

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Zafer Partisi Antalya İl  teşkilatı Yörük Türkmen Festivali ne katılarak tüm çadırları ziyaret etti...

zafer antalya yörük çadırında 2 0a2cb

Zafer Partisi Antalya İl Başkanı Galip İlya yaptığı açıklamada; "Türk dünyasının mihenk taşı, Türk Milleti'nin gönül rüzgarı olan Türkmenler diyarı Torosların eteğinden, Antalya'mızdan Türk dünyasını selamlıyorum. Antalya Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde kurulan ve yeni neslimize özümüzü anlatan Yörük Tükmen Festivali çok doğru bir karar ve çalışma. Emeği geçen herkese partimiz adına teşekkür ederim. Bizlere eşlik eden Avrupa Turan Birliği başkanı M.Emin Kaya ve Aylin Çimen hanımefendiye  teşekkür ederim. İran Kaşkay Türkleri  temsilcileri ile yaptığımız hoş sobet ve değerlendirmeler TURAN hedefimizin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bildiğiniz gibi İran'da 2 milyon Kaşkay Türk'ü hala göçebe hayatı yaşayarak Yörük kültürünü yaşatmaktadır. Bizler de Zafer Partisi Antalya İl Teşkilatı olarak  Yörük Türkmen Festivalinde ki kültürümüzü ve özümüzü anlatan her standı keyifle gezdik,ziyaretlerimizde bir kere daha asla unutmadığımız geçmişimizi gördük ve Türklüğümüz ile gurur duyduk." dedi.

zafer antalya yörük çadırında 4 4d107

zafer antalya yörük çadırında 3 3d0f3

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

Zafer Partisi Arnavutköy İlçe Başkanı Adem Şeker'in gözaltına alındığı belirtildi. Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, gözaltı kararının bir afişte yer alan ifadelere ilişkin olduğunu söyledi... 

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya, partisinin Arnavutköy İlçe Başkanı Adem Şeker'in gece saatlerinde gözaltına alındığını duyurdu.

zafer pankartı 2 6130f

Sosyal medya hesabı Twitter'dan paylaşımda bulunan Taşkaya, gözaltı kararının bir afişte yer alan ifadelere ilişkin olduğunu belirtti. Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı tarafından paylaşılan afişte, “Zafer Partisi Gelecek Sığınmacı Kaçaklar Gidecek” yazdığı görüldü.

Taşkaya'nın paylaşımı şu şekilde:

 “Zafer Partisi Arnavutköy İlçe Başkanımız Adem Şeker, aşağıdaki pankart ve yazılar sebebiyle gözaltına alınmıştır. İstanbul İl Başkanımız Hakan Akşit ve beraberindeki heyet, ilçe başkanımıza destek olmak için Arnavutköy Karakolu'na gitmek için yola çıkmışlardır.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivaline katılmak üzere Antalya'ya geldi...

Antalya Havalimanında Alanya İlçe Başkanı Av.Mevlüt Çakan, İl yöneticileri, Genel Merkez Yöneticileri ve çok sayıda partili ve vatandaş tarafından karşılanan Davutoğlu İl teşkilat binasında partililer ile bayramlaştı.

davutoğlu yörük çadırında 2 a90b1

Bayramlaşma sonrasında Antalya Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden Davutoğlu cemiyet başkanı İdris taş ve ziyarete eşlik eden gazetecilerin sorularını cevapladı.

davutoğlu yörük çadırında 3 a156b

Ziyaret sonrasında kapalıyol çarşısında esnafı ziyaret eden Davutoğlu Aksu'da bulunan festival alanına giriş yaptı.

davutoğlu yörük çadırında 6 767f3

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tarafından karşılanan Davutoğlu , Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile birlikte festival alanında bulunan Yörük-Türkmen çadırlarını ziyaret etti.

davutoğlu yörük çadırında 4 790ef

Festival açılışında konuşan Ahmet Davutoğlu Yörüklüğün özelliklerinden bahsederek,“ Soframız bereketli, obamız şen, toyumuz kutlu olsun. Bir kültür şölenindeyiz, tarihi, mekanı, şahsiyeti ve misyonu yeniden yorumlama makamındayız. Yörük yürüyerek tarih yazandır. Asya derinliklerinden gerilen bir yayın Avrupa’ya Batı’ya doğru hızla yükselen, hızla giden, ufka doğru yürüyen okudur Yörük. Bizler o Asya derinliğindeki yayın Anadolu’ya gelen okuyuz. Yörük aynen bir arı gibi her gittiği diyardan bir kültür alır ve taşır. Yörük bir inanç neferidir. Yörük güçlü bir şahsiyetin adıdır. Yörük Türkmen bir yürüyen misyonun şahsiyetidir. Başı öne eğik dolaşan hiçbir Yörük görmedim. Yörük’ün başı dik alnı açık zihni berrak ve ufku vakardır. Bu ülkenin vatandaşlarına taahhütümüz şudur; asla umutsuzluğa kapılmayın Gelecekte bu ülkenin onurlu vatandaşları namerde değil merde dahi muhtaç olmayacaklar.” Dedi.

davutoğlu yörük çadırında 5 4dc98

Festival programından sonra Antalya Akra Otelde düzenlenen bir toplantıya katılan Davutoğlu çok sayıda kanaat önderi, iş insanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile bir araya geldi.

 

 

 

 

HABER: Sariye KAYATURAN

 

İçişleri Bakanlığı'na giden Ümit Özdağ'ın yürüyüşüne polis müdahale etti. Özdağ, 'Bu iş ikimizden biri ölene kadar devam edecek. Süleyman Soylu, sen bu bakanlık görevin bitince tutuklanacaksın' dedi... 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Ümit Özdağ'a "Ben bu adamı adam yerine ve insan yerine koymam. Bu hayvandan aşağı bir adamdır" sözleri sonrası Özdağ açıklama yapmıştı. Özdağ, Süleyman Soylu'ya "Yarın saat 11.00’de tek başıma ve silahsız İçişleri Bakanlığı önünde olacağım. Erkeksen orada bekle"' diyerek bakanlık önüne gideceğini duyurmuştu.

özdağ içişleri bakanlığı önünde 2 d800f

Özdağ, partisinin genel merkez binası önünden aracı ve koruma polisiyle bakanlık önüne gitti ancak içeri alınmadı. Polis Özdağ'ın girişini engellerken, bakanlık binasına yaklaşık 100 metre mesafede arbede yaşandı.

TBMM önünden bakanlık binasına yürüyüşü engellenen Özdağ burada yaptığı açıklamada, "Ben geliyorum hadi Süleyman kapının önüne çık korkak herif" dedi.

 

özdağ içişleri bakanlığı önünde 3 1176c

Özdağ'ın açıklamaları şöyle:

"Burası dünyanın lunaparkı değil. Her ipini koparan Türkiye'ye gelemez. Zafer Partisi'ne karşı bir komploya imza atıyorsun. 6-7 ilde nasıl olay çıkartacağını biliyorum senin. Polis arkadaşlarının arkasına saklanma, bunlar Türk milletinin çocukları. Bunların çoğu benim öğrencim. Sen don lastiği satarken ben akademide ders veriyordum.


Ya sen özür dilersin milletin önünde, ya da bu kavga sonuna kadar devam eder. Soylu'nun liderliğinde Zafer Partisi'ne karşı komplo kuruldu. Genel merkezimize ziyarete gelen bir polis memuru bana bilgi verdi. Komploda kimlerin görev alacağını öğrendim ve teyit ettim. Zafer Partisi gibi görünen hesaplar üzerinden farklı illerde karışıklık düzenleyip bizi psikolojik baskı altına almak istiyorlar, tuzağa düşmeyiz.


Ben TBMM üyesiyim, bir partinin milletvekiliyim. İçişleri Bakanlığı buradan 100 metre ileride. İçişleri Bakanlığı önüne gidemeyeceğimi söylüyorsunuz. Soylu sen Karadeniz uşağısın, Oflu'yum diyorsun. Sen korktun kardeşim, sen Oflu değil koflusun. 6-7 ilde nasıl olay çıkartacağını biliyorum senin. Bu iş ikimizden biri ölene kadar devam edecek. Süleyman Soylu, sen bu bakanlık görevin bitince tutuklanacaksın. Bunu en iyi sen biliyorsun." 

 

 

 

Eski MHP Milletvekili Sinan Oğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 'Soros çocuğu' sözlerine yanıt verdi. Oğan, "Ümit Özdağ yarın saat 11.00 ’da bakanlık önünde olacağını açıkladı. Aynı saatte ben de orada olacağım. Soylu ve Çataklı gelsinler yüzümüze söylesinler!" dedi...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Bu hayvandan aşağı bir adamdır" ve 'Soros çocuğu' sözlerine Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sert yanıt verdi.

Özdağ yaptığı açıklamada, "Ben yarın, Zafer Partisi Genel Başkanı olmamın yanı sıra, Ümit Özdağ olarak tek başıma İçişleri Bakanlığı'nın önüne gideceğim. Tek başıma ve silahsız. Süleyman, zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle!" ifadelerini kullandı.

Eski MHP Milletvekili Sinan Oğan da, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Soylu ve yardımcısı Çataklı'nın aynı programda kendilerini de hedef aldığını ifade etti.

SOROS VE TAYYİP 117e0

SİNAN OĞAN: BEN DE GELİYORUM...
Özdağ'ın İçişleri Bakanlığı'na gideceğini hatırlatan Oğan, kendisinin de Özdağ ile birlike bakanlık önünde olacağını söyledi.

Oğan, Soylu ve İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı da etiketleyerek "Ümit Özdağ yarın saat 11.00 ’da bakanlık önünde olacağını açıkladı. Aynı saatte ben de orada olacağım. Soylu ve Çataklı gelsinler yüzümüze söylesinler!" ifadelerine yer verdi.

Twitter hesabından açıklama yapan Oğan, "Ey Süleyman Soylu bak biz Soros’un dünya genelindeki operasyonlarını deşifre eden kitap yazıp, tehditler aldığımızda, hatta bu sebeple işimizden ayrılmak zorunda kaldığımızda sen başka mecralarda kendine ikbal arayordun. Dikkat et o sarfettiğim cümleler başka adrese gidebilir…" dedi.

 

OĞANDAN SOYLUYA TEPKİ 8e2f2

Eski MHP Milletvekili Sinan Oğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun sözlerine yanıt verdi...

Eski MHP'li Sinan Oğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kendisine yönelik 'Soros çocuğu' sözlerine yanıt verdi. 

Twitter hesabından açıklama yapan Oğan, "Ey Süleyman Soylu bak biz Soros’un dünya genelindeki operasyonlarını deşifre eden kitap yazıp, tehditler aldığımızda, hatta bu sebeple işimizden ayrılmak zorunda kaldığımızda sen başka mecralarda kendine ikbal arayordun. Dikkat et o sarfettiğim cümleler başka adrese gidebilir…" dedi. 

"İÇİŞLERİ BAKANININ AĞZINI TOPLA"...

Oğan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenerek "İçişleri Bakanının ağzını topla! Süleyman Soylu’ya anlatır gibi tekrar söyleyeyim. Senin de okuduğun gibi TOPLAM 10 milyon sığınmacı var, 6 milyonu Suriyeli. Onun bunun çocuğu kim biliyor musunuz? Sümüklü FETO’ya methiye düzenler. Şükür biz onlardan olmadık hiç!" dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özdağ'dan Soylu'ya cevap: Zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle! Seni yarın İçişleri Bakanlığı’nın önünde bulacağım
"Ümit Özdağ olarak tek başıma İçişleri Bakanlığı’nın önüne gideceğim; tek başıma ve silahsız"... 

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi Genel Merkezi’nde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya cevap verdi. Özdağ, Soylu'ya; "Tek başıma İçişleri Bakanlığı’nın önüne gideceğim, zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle! Seni yarın içişleri Bakanlığı’nın önünde bulacağım oğlum" dedi.

Süleyman Soylu’nun canlı yayında söylemiş olduğu "Ben bu adamı adam yerine ve insan yerine koymam. İtibarımızı onun itibarıyla bir araya getirir miyiz? Haysiyetsiz adam. Bu adam hayvandan aşağı bir adamdır. Adam yerine koymam. Kendisi adam yerine girmeye çalışıyor. Soros çocuğudur ve operasyon çocuğudur. Bu kadar açık. İstihbarat elemanı olduğu apaçık bellidir.” Şeklindeki sözlerine Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan sert bir yanıt geldi.

ÖZDAĞ MEYDAN OKUDU2jpg 863d7

 

"Göreceğiz kim operasyon çocuğu, kim Soros’un çocuğu"...
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ şöyle dedi: “Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanlığı makamında böyle bir seviyenin oturmasını gerçekten ister mi bilmiyorum? Ben siyasi hayatım boyunca en sert eleştirileri yapmış olmama rağmen, hakkımda hakaret davası açılmış bir siyasetçi değilim.

Bundan sonra da hakaretle cevap vermeyeceğim. Ben yarın, Zafer Partisi Genel Başkanı olmamın yanı yansıra, Ümit Özdağ olarak tek başıma İçişleri Bakanlığı’nın önüne gideceğim. Tek başıma ve silahsız.

Süleyman, zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle! Seni yarın içişleri Bakanlığı’nın önünde bulacağım oğlum! O zaman göreceğiz kim operasyon çocuğu, kim Soros’un çocuğu. Saat 11:00’de. Erkeksen orada bekle.” dedi.

 umit ozdag dan suleyman soylu ya fotografli yanit 14919965 2994 m 3c082

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zafer Partisi lideri Özdağ, tarihteki büyük göçlerin jeopolitik sonuçlar doğurduğuna işaret ederek “Ülkelerin parçalanmasına yol açtı” dedi...

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye'nin sığınmacı sorununu ve “Sessiz İstila” filminin ardından kopan tartışmaları SÖZCÜ'ye değerlendirdi. Özdağ'ın çarpıcı tespitleri şöyle:

■ Ülkemizde son 10  yılda dünyanın en büyük göçü yaşandı. 5 milyon 300 bin sığınmacı Suriye'den, 1 milyon 500 bin civarında sığınmacı da Afganistan, Irak, İran ve Pakistan'dan geldi. Afrika ülkelerinden gelenlerle sığınmacı sayısı 8 milyonu aşıyor. Ayrıca, Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde de 3 milyondan fazla insanı besliyor. Bunun Türkiye'ye maliyeti, bir ay öncesinin rakamıyla 100 milyar doları geçti.

■ Türkiye'deki sığınmacıların çok büyük bir bölümü İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Adana, Mersin, Hatay, Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa'da yerleşmiş durumda. Adeta Türkiye'yi ikiye ayıran bir hat üzerine yerleşmişler. Kilis'te sayısal üstünlük Suriyelilerde. Kısa süre sonra Hatay ve Kilis'in kaderini paylaşacaklar.

DAYANILMAZ HALE GELECEK...

■ Suriyelilerin doğum oranı Türk vatandaşlarının üç katı. Önümüzdeki yıllarda daha da artacağı anlaşılan küresel ısınma kaynaklı göçlerle yükümüz daha da ağırlaşacak ve hiç dayanılmaz hale gelecek.

■ Dünya tarihi boyunca bütün büyük göçler, jeopolitik sonuçlar doğurdu. Ülkelerin parçalanmasıyla sonuçlandı. Bugün Türkiye, hızla bu hatta kayıyor. Biz de Zafer Partisi olarak ülkemizin geleceğinin Suriye'ye, Afganistan'a, Irak'a benzememesi için Anadolu Kalesi adını verdiğimiz projemizle modern tarihin en büyük geriye göç çalışmasını organize etmiş durumdayız.

■ 2023 seçimleri bir referandum olacak ve ana konu ‘sığınmacılar kalacak mı, gidecek mi?' olacak. ‘Gönüllü gidecekler' diye Türk halkını kandıran partiler, ‘Gerekirse zorla hepsi gidecek' diyen Zafer Partisi. Türk halkı bu iki seçenek arasında seçimini yapacak.

EN KÖTÜ SENARYO DEĞİL...

■ Türkiye'nin geleceğinin nasıl şekilleneceğini gösterme açısından, ‘en kötüsü' olmayan bir seçenek Hande Karacasu tarafından filmleştirilmişti. Daha kötü senaryoları yaşayabiliriz.

■ Emniyet Genel Müdürlüğü ‘siber tarama' yaparken bu filmi gördüğünü ve Hande Karacasu'yu gözaltına aldığını açıkladı. Siber taramanın Anayasa'ya aykırı olduğuna ilişkin, Anayasa Mahkemesi'nin kararı var.

■ İçişleri Bakanlığı Yardımcısı İsmail Çataklı yaptığı açıklama ile halkı yanlış yönlendirdi. Sığınmacı sayısını açıklamak suç değildir. Ben sığınmacı sayılarını toplam rakam olarak açıklıyorum. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da 9 milyon Suriyeli beslediğimizi söylüyorlar. Bu arkadaş onlar hakkında da suç duyurusunda bulunsun o zaman.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                          KAYNAK: Sözcü

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek Yörük Türkmen Festivali, 6 Mayıs Cuma günü yörük göçü ile başlıyor. 3 gün sürecek festivalde yörük kültürü tüm yönleriyle yaşatılacak. Dans toplulukları ve yerel sanatçıların yanı sıra Musa Eroğlu, Kubat ve Zara’nın da konser vereceği festivale katılmak isteyenler için toplu taşıma araçları şehrin farklı noktalarından iki saatte bir festival alanına ücretsiz ulaşım sağlayacak...

BÖCEKTEN YÖRÜK FESTİVALİNE DAVET.2 4748f

Antalya Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nde Türk dünyasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6-7-8 Mayıs tarihleri arasında Antalya, Türkiye ve yurt dışından binlerce Yörük’ü buluşturacak festival için son hazırlıklar sürerken, Başkan Muhittin Böcek, uluslararası boyutta geniş bir katılımla düzenlenecek festivale tüm Antalyalıları davet etti.

Renkli Etkinlikler...

Aksu İlçesi Solaklı Mahallesi At Çayırı Mevkii’nde yaklaşık 400 dönüm alan üzerine kurulan festival alanında 3 gün boyunca bir kültür şöleni yaşatacak olan Yörük Türkmen Festivali, 6 Mayıs Cuma günü 10.30’da Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması ile başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Karaalioğlu Parkı’na kadar Yörük Göçü Yürüyüşü yapılacak. Aynı gün saat 14.00’te ise festival alanında etkinlikler başlayacak. Festivalde 3 gün boyunca atlı cirit gösterisi, at üstünde güreş, savaş oyunları, okçuluk gösterileri ve halk oyunları yer alacak.

Festival Alanına Ücretsiz Ulaşım...

29 ülke, il ve ilçe belediyeleri, dernekler ve kooperatiflerin katılımıyla zenginleşecek festivalde bin yıldır Anadolu’yu yurt edinmiş, köklü bir geçmişe sahip olan Yörük kültürü tüm yönleriyle yaşatılacak. Festivale katılmak isteyenler için sabah 09.00’dan itibaren her iki saatte bir Uncalı-Expo, Liman-Expo, Döşemealtı-Expo ve Büyükşehir Belediyesi-Expo hatlarında ücretsiz ulaşım sağlanacak. Festival alanından da saat 13.00’ten itibaren her iki saatte bir dönüş için araç kalkacak. Son dönüş aracı, festival alanında gerçekleşecek son ekinliğin ardından hareket edecek.

Festival ile ilgili tüm detaylı bilgilere yorukturkmenfestivali.com adresinden ulaşılabilir.

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, sığınmacı ve göçmenlerle ilgili açıklamaları nedeniyle Göç İdaresi'nin Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, eski MHP'li Sinan Oğan ve Prof. Dr. Bengi Başer hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı... 

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski MHP milletvekili Sinan Oğan, Prof. Dr. Bengi Başer'in mültecilerle ilgili açıklamalarına tepki gösterip harekete geçileceğini duyurdu.

"YABANCI DÜŞMANLIĞI YAPIYORLAR"
İsmail Çataklı, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eki MHP milletvekili Sinan Oğan, Prof. Dr. Bengi Başer gibi sözüm ona akademik unvan taşıyan bazıları Türkiye'de 8 milyon, 10 milyon Suriyeli olduğu yalanını yayıyor, yabancı düşmanlığı yapıyorlar." dedi.

icisleri bakanligi umit ozdag sinan ogan ve 14916656 6429 m da33b

"SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK"
Bakan Yardımcısı Çataklı, sözlerinin devamında, "Yazık, insanlık adına bunlardan utanıyorum. Haklarında Göç İdaremiz suç duyurusunda bulunacaktır." ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Göçmen sorununa değinen 'Sessiz İstila' videosu nedeniyle tepkilerin odağında olan gazeteci Hande Karacasu, yayınladığı video nedeniyle gözaltına alındı...

 

 

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, "2023 Çanakkale'ye dünyanın en büyük köprüsünü yapanlar ile köprüyü sadece polemik konusu yapıp oradan bizi denize dökeceğini düşünen dangalakların seçimi olacak" dedi...

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, AKP Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığınca Kordon Boyu'ndaki öğretmen evinde düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı.

Turan, şöyle konuştu:

"Kadın kolları, gençlik, ana kademe bizde. Bu 13 milyon insanın bir zincirin en zayıf halkası kadar sağlamdır anlayışıyla hepsinin önemi eşittir. Biz diyoruz ki yeni dönemde sosyolojiyi iyi okuyarak adımlar atalım. Yıl 2002... AK Parti kurulduğunda, iktidara geldiğinde Türkiye'nin yüzde 65'i kentlerde yüzde 35'i köylerde yaşıyordu. Şimdi yüzde 93'ü kentlerde, yüzde 7'si köylerde yaşıyor. Bu bile dönüşümün, kentleşmenin önemli bir göstergesidir. O yüzden yeni söylemlere, yeni iddialara, yeni hikayeler yazmaya ihtiyacımız var. Sosyolojiyi iyi okuyacağız. Her sene 1 milyon genç yeni seçmen oluyor. Gençlik kollarımıza onlara ulaşmayı bir görev bileceğiz. 2023 bir parti seçimi değil, 2023 bir kader seçimi. Çok önemli bir seçim. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olsun' diyenler ile her alanda büyükelçilerden izin alanların seçimi olacak."

"DANGALAKLARIN SEÇİMİ..."

2023 seçiminin "Demirtaş ile Kavala özgürlük adamı, bırakın bunları" diyenler ile "sen değil buna mahkeme karar verecek" diyenlerin seçimi olacağını öne süren Turan, "Şunu yapabiliriz. İktidar partisiyiz, kurumlar çalışıyor. Eksik, fazla işlerimiz oluyor. Biz de gelmeyiz, az geliriz, olmayız buralarda diyebiliriz. Ama biz Tayyip Erdoğan'dan teşkilatçılığı böyle görmedik. 2023 bir parti seçimi değil, 2023 bir kader seçimi. Çok önemli bir seçim. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olsun diyenler ile her alanında büyükelçilerden izin alanların seçimi olacak. 2023, 'Demirtaş ile Kavala özgürlük adamı, bırakın bunları' diyenlerle, 'sen değil buna mahkeme karar verecek' diyenlerin seçimi olacak" ifadelerini kullandı.

Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü'ne yönelik eleştirileri hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Çanakkale'de herkesin evinin, arsasının değeri artmadı mı? Kat kat arttı. Otelcinin, OSB'cinin, esnafın hepsinin kıymeti artmadı mı? İstanbul'a yaklaşmadık mı? Bir tane grup yazmasını bilmeyen dangalak 'gurp' yazmış. Cahil, acemi bir siyasetçi, Facebook hesabına 'Jülide İskenderoğlu ile Bülent Turan vapurla geçti' diye haber yapmış. Ama daha kötüsü onların zekası bu, onların beynini kuşa taksan kuş uçmayı unutur. Onu Fox TV gibi, Halk TV gibi sözüm ona tarafsız siteler 'Bülent Turan köprüden değil de vapurla geçti' demiş. Zavallılar. Biz konvoy halinde giderken köprüden geçtik Gelibolu'ya. Orada iftar yaptık, program yaptık. En son programımız da vapurun oradaki iskelede iftar programıydı. İskelede iftarı bitirdik keyifle vapura bindik. Çay içerek geldik"

"Eğer ev vapura yakınsa yine vapurla geçeceğim." diyen Turan "Vapur da bizim, köprü de bizim. Bu ne saçma bir şey. Adam CHP'nin finosu olmuş, CHP vekillerine haber taşıyan bir saf. Sen düne kadar bizimle o köprüyü övmüyor muydun? Fotoğrafları gösterdiler temeli atılırken onlar orada ama o temel atılırken sözleşme vardı zaten, 15 avro artı KDV. Bugün eleştirdiğin her şeye o gün utanmadan alkış tutmuşlar. Şimdi diyorsun ki o köprü pahalı, o köprü yanlış. Arkadaşlar bunlar sadece bizden bekledikleri koltukları alamadıkları için giden ucuz FETÖ atıkları. Başka bir şey değil. Bu adamlarla iyi ki yollarımızı ayırmışız." ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Alanya’da bayramda artacak araç trafiği nedeni ile kentin bazı bölge ve caddeleri, günün belirli saatlerinde araç trafiğine kapatılacak... 

Alanya Belediyesi’nden yapılan duyuruda, “ Alanya Kaymakamlığı ve Belediyemizin aldığı kararla, Ramazan Bayramı boyunca oluşabilecek olan araç trafiği yoğunluğunu azaltmak amacıyla şehrimizin belli noktalarında yollar 20.00 ile 02.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatılacaktır. Kamuoyuna duyurulur” denildi.

Buna göre Alanya’da 1-5 Mayıs 2022 tarihleri arasında saat 20.00 ile 02.00 arasında;

--Kuyularönü Camii iskele giriş,

--Damlataş Turizm Ofisi önü,

--Bostancıpınarı Caddesi giriş,

--PTT yanı Kültür Caddesi giriş ,

--Yengeli Camii Kuyular önüne iniş,

--Leylakya Kafe’den Tophaneye iniş güzergahları araç trafiğine kapalı olacak.

Tur otobüsleri, ticari taksiler ve güzergah yolunda oturanlar izinli sayılacak.

 

 

 

 

HABER: Sariye KAYATURAN

İstanbul'da katıldığı iftar yemeğinde konuşma yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Bütün mesele ortak idareyi egemen kılmaktır. Biz bu ortak iradeyi egemen kılmak zorundayız. Bu güzel ülkede hepimiz kucaklaşalım ve barış içinde yaşayalım. En büyük arzum. Benim bu coğrafyada yaşayan herkese bir sözüm var. Ben bu kucaklaşmayı sağlayacağım" dedi...

arzular 3 cf7a9

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Küçükçekmece’de düzenlenen iftar yemeğine katıldı.Konuşmasında Ramazan ayının önemine dikkat çeken CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Ramazan ayı, duygularımızın yoğunlaştığı bir aydır. Bu ayda her birimiz, birbirimizin derdiyle meşgul oluruz. Sorunlar varsa çözmeye çalışırız. Dolayısıyla Ramazan ayında dostluk, kardeşlik, kucaklaşma çok önemlidir. Buna büyük bir ihtiyacımız var. Kucaklaşmaya, dertleşmeye, helalleşmeye ihtiyacımız var. Biz bunları yaparsak, bu ülkedeki bütün sorunları çözeriz. Niye çözmeyelim? Elin oğlu kendi sorunlarını çözüyor da biz niçin çözmeyelim?” diye konuştu.

arzular 4 054e3

“İSLAM DÜNYASININ DA SORUNLARINI ÇÖZMEK ZORUNDAYIZ”...

“Sadece kendi sorunlarımızı değil, İslam dünyasının da sorunlarını çözmek zorundayız” diye devam eden Kılıçdaroğlu;

 

*Bugün İslam dünyasında kan akıyor, insanlar birbirlerini öldürüyorlar. Neden acaba? Hangi gerekçeyle yapılıyor bunlar? Ramazan ayı, bütün İslam dünyasını, bir araya gelip, kendi duygularını paylaştıkları, dostluğun, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünyayı inşa etme ayı olmalıdır.

*Biz Ramazan ayını bu duygularla kutlamalıyız. Bu duygularla anmalıyız. Bu duygularla bir araya gelmeliyiz. Bunu getirmek zorundayız.

*Hepimizin görevi, en yaşlımızdan en gencimize kadar, kadından erkeğe kadar hepimiz aynı duygularla büyütmek zorundayız bu kardeşliği.

“HERKESE SÖZÜM VAR”...

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

*Çatışmalardan uzak, kavgalardan uzak, bir arada yaşayarak, bir arada kucaklaşarak ve bir arada sevgiyi büyüterek yaşamalıyız. Bunu yapabilir miyiz? Evet yapabiliriz. Bunu sağlayabilir miyiz? Evet sağlayabiliriz. Bütün mesele ortak idareyi egemen kılmaktır. Biz bu ortak iradeyi egemen kılmak zorundayız.

*Bu güzel ülkede hepimiz kucaklaşalım ve barış içinde yaşayalım. En büyük arzum bu. Benim bu coğrafyada yaşayan herkese bir sözüm var. Ben bu kucaklaşmayı sağlayacağım. Ben bu barışı sağlayacağım.

*Ben bu ülkede her çocuğun evde, huzur içinde anneleri tarafından yatağa yatırılmasını sağlayacağım. Ben bu ülkede, bu coğrafyada hiçbir ailenin karanlıkta kalmaması için mücadele edeceğim.

*Bu mücadele benim bireysel mücadelem değil. Bu mücadelem hepimizin mücadelesidir. Böyle bilmenizi isterim.                                                                                  arzular 2 0cb30                                                                                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Encümen Toplantısı sonrası bir açıklama yaptı. Vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Başkan Yücel, Alanya Belediyesi’nin tüm birimlerinin Ramazan Bayramı boyunca görev başında olacağını söyledi...


Alanya Belediye Encümen Toplantısı Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in başkanlığında bugün gerçekleştirildi. Encümen Toplantısı sonrası basın açıklaması yapan Başkan Yücel, Mübarek Ramazan Ayı’nın sonuna geldiklerini vurgulayarak, “Allah tuttuğumuz oruçları ve ibadetlerimizi kabul etsin ve tekrarına yetiştirsin. 2 Mayıs Pazartesi günü İslam Alemi olarak Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz. Alanya halkımızın, aziz milletimizin ve tüm İslam Alemi’nin Ramazan Bayramı’nı kutluyor, tüm vatandaşlarımıza sağlık, huzur ve esenlik içinde bir bayram geçirmelerini diliyorum.” dedi.

RESMİ BAYRAMLAŞMA BAYRAMIN 1. GÜNÜ...

Resmi Bayramlaşma Töreni ile ilgili basın mensuplarını bilgilendiren Başkan Yücel, “Protokol ve vatandaşlarımızın katılımıyla 2 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00’de Kültür Merkezi’nde resmi bayramlaşma törenimizi gerçekleştireceğiz. Tüm vatandaşlarımızı resmi bayramlaşma törenimize davet ediyorum.” dedi.

ÇÖZÜM MASAMIZ VE TÜM BİRİMLERİMİZ 7/24 HİZMET VERECEK...

Alanya Belediyesi’nin tüm birimleri ile bayram sürecinde görev başında olacağının altını çizen Başkan Yücel, “Bugün Kaymakamlığımızın nezdinde asayiş toplantımız var. Vatandaşlarımızın bayramını daha huzurlu, daha sağlıklı, daha mutlu ve refah içinde geçirmesi için tüm kolluk kuvvetleri, sağlık çalışanları ve tüm kurumlarla birlikte görev başında olacağız. Biz de tüm birimlerimizle vatandaşlarımızın huzurlu ve güvenli bir bayram geçirmeleri için görev başında olacağız. Alanya’mıza gelen misafirleri en iyi şekilde ağırlayabilmek için çalışmalarımız sürüyor. Vatandaşlarımız 7/24 Çözüm Masası ekiplerini arayarak istek ve taleplerini iletebilirler. Bütün sorunları çözecek kapasitedeyiz, her yönüyle. Tüm vatandaşlarımızın bayramını kutluyor, hayırlı bayramlar diliyorum.” şeklinde konuştu.

BAŞKAN YÜCEL, “TÜM ÖNLEMLERİMİZİ ALDIK”...

Tüm birimleriyle Alanya Belediyesi olarak gereken önlem ve tedbirlerin alındığını belirten Belediye Başkanı Yücel, “Bölgemiz sürekli göç aldığı için bayramlarda neredeyse lokal halkın 3 katına kadar nüfusun çıktığı oluyor. Ben bu Ramazan Bayramı’nda geçen yıl ki kadar olacağını düşünmüyorum ama tabi ki biz her türlü tedbiri alarak ve bölgede en iyi şekilde hizmet etmeye çalışacağız. Geçen yıl böyle bir sorun yaşamıştık çünkü pandemi sonrası bir buçuk yıllık aranın ardından insanlar seyahat özgürlüğüne kavuşunca o dönemi değerlendirmek istemişlerdi. Sadece Alanya değil, tatil bölgelerinin hepsinde hemen hemen aynı sorunlar yaşandı. Bu sorunların tekrar yaşanmaması için tüm kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetim olarak, altından kalkacak güçteyiz. Bu bayramda daha kontrollü ve sağlıklı bir şekilde ilerliyoruz. Önlemlerimizi aldık.” dedi. 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Kumluca’da vatandaşlarda bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kısa zaman içinde çevre dostu çiftçi kart projesini hayata geçirecekleri müjdesini verdi...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kumlucalı hemşerileri ile buluştu. 

Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Köleoğlu’nun Karatepe Stadyumu’nda düzenlediği Büyük Aile İftar buluşmasına katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, siyasi partilerin ilçe başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve çok sayıda Kumlucalı vatandaşla iftar yaptı. Başkan Böcek, 11 ayın sultanı Ramazan ayında Kumlucalı hemşerileri ile bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Mustafa Köleoğlu Başkanıma daveti için teşekkür ediyorum.  Kumlucalı vatandaşlarım seni bekler deyince koşarak geldim. Allah’ım tuttuğunuz, tuttuğumuz oruçları kabul etsin” dedi.

çiftçi kart 2 79143

7/24 Çalışıyoruz...

Ramazan ayının birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşma ayı olduğuna dikkat çeken Başkan Böcek, “Kumluca da benim yıllardır traktörle çift sürdüğüm, patosçuluk yaptığım günlerden de çok dostlarım var. Bir köylü çocuğu, cam serası olan bir kardeşiniz olarak bizi bağrınıza bastınız. Benim Antalya’ya, Kumluca’ya hizmet etmek, 7/24 çalışmak boynumun borcudur. Elimizden ne gelirse burada bulunan vatandaşlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle, belediyemizle, belediyelerimizle hep birlikte yapacağız” dedi.  

25 Binlik Plan Mayıs Meclisine Gelecek...

Planlı, kurallı, kimlikli bir Antalya için hizmetlerini sürdürdüklerini belirten Başkan Böcek, Antalya’nın 100 binlik planını onaylattıklarını hatırlatarak, “Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 19 ilçemizde eksikliğini gördüğümüz Kumluca’da dahil olmak üzere 100 binlik planı hazırlattık ve Bakan Bey’e 3 defa giderek onaylattım. Şimdi 25 binliğini hazırladık, nasip olursa Mayıs ayı meclisinde inşallah geçireceğiz. Siyasette 2 dönem iktidar olanlar bile ‘Antalya’da planlı, kurallı, kimlikli kent için geliyoruz’ dediğimiz zaman 100 binlik planı onaylatamamışlardı. Herkesin bir yoğurt yiyişi vardır. Bize nasip oldu” diye konuştu.

Çiftçi Kartı Vereceğiz...

Tarım alanında çok önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini de anlatan Başkan Böcek, Kumlucalı çiftçiler için yeni bir çalışma başlatacaklarını söyledi. Kumlucalı çiftçilere çevre dostu çiftçi kartı projesini hayata geçireceklerini ve 15 bin çiftçiye kart vereceklerini belirten Başkan Böcek, projeye Kumluca’dan başlayacaklarını, Finike ve Demre ilçeleriyle devam edeceklerini kaydetti.

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Parti kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun ‘çıktığı yolu’ değerlendirdi: Kılıçdaroğlu artık aday...


CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yeni bir yolda yürümeye başlayacağını açıkladı. Kılıçdaroğlu, “İçimde bu halk için biriktirdiğim büyük bir kavgam var. Ülkeyi kaçak sığınmacılarla dolduranlarla, milyonların elektriğini kesen çetelerle, bu kiralarla, bu enflasyonla, özetle, vatanı satanlarla kavga edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı “çıkışı” parti kurmayları değerlendirdi. Kurmaylar, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı da dahil çıktığı yolu ilan etti” yorumunu yaptı.

Gezi Davası'nda alınan hapis kararlarının “bardağı taşıran son damla” olduğunu söyleyen kurmaylar, “İktidar herkese sopa gösterdi. Hiçbir suçu olmayan, daha önce serbest bırakılmış insanlar mahkûm edildi, hukuka aykırı kararlar verildi. Genel Başkanımız da konuşmasında, ‘Gösterdiğiniz sopadan başını eğecek kimse yok, biz dimdik başımızla yolumuza devam edeceğiz, bununla ilgili bugünden itibaren kendi yol yürüyüşümü herkese duyuruyorum’ diye bir mesaj verdi” yorumunu yaptı.

‘TARAFINIZI BELLİ EDİN’...


Kılıçdaroğlu’nun bu mesajının sadece iktidara değil, sivil toplum kuruluşları ve siyasilere de olduğunu söyleyen CHP kurmayları, “Toplumun farklı kesimlerine ‘Zulmedenler kadar zulme sessiz kalanlar da pay sahibidir, sessiz kalmayın’ mesajıyla Cumhurbaşkanlığı yarışında çıktığı yolu daha belirginleştirdi” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun hem “adaylık sinyali” hem de “düzeni değiştirmeye yönelik bir mesaj da verdiğini” belirten parti kurmayları şunları kaydetti:

“Genel başkan, ‘Ben bir yola çıktım. Artık bütün dava arkadaşlarım bir karar vermeli, ya çıktığım yolda benle yürürler ya da nerede yürümek isterlerse orada yürüsünler’ dedi. Bu sadece adaylığa yönelik değil, bir sistemi değiştirmekle ilgili bir meseleydi. Adaylık da dahil çıktığı yolu ilan etti ve ‘İnsanlar taraflarını belli etsin’ dedi. Bunu tüm halka, sivil toplum kuruluşlarına, siyasilere söyledi.”

‘İTTİFAKTA KARARLIYIZ’...
Kılıçdaroğlu’nun 6’lı masadaki diğer liderlere bir göndermede bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlayan kurmaylar, “Sayın Kılıçdaroğlu, 6’lı masadaki toplantıdan kısa süre sonra böyle bir konuşma yaptı. Önceki gün yapılan MYK toplantısında da ‘ittifakın tam bir kararlılıkla yoluna devam etmesinin kararlaştırıldığını’ anlatmıştı” bilgisini paylaştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

Altı muhalefet partisi genel başkanı, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal'ın ev sahipliğinde üçüncü kez bir araya geldi. Saat 01.20 sularında biten görüşmenin ardından ortak açıklama yapıldı... 

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” mutabakat metnine imza atan altı siyasi partinin liderleri üçüncü buluşmayı bugün Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğindeki iftar yemeğinde yaptı.

Demokrat Parti Genel Merkezi’ne ilk olarak saat 19.18’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi. Kılıçdaroğlu’nun ardından saat 19.22’de DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve hemen ardından da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener parti genel merkezine ulaştı. Akşener yanında getirdiği baklavayı Uysal’a verdi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, saat 19.30’da ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da saat 19.33’te Demokrat Parti Genel Merkezi’ne geldi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal bütün liderleri kapıda karşıladı.

Görüşme Özal'ın odasında yapıldı...


DP Genel Merkezi’nde düzenlenen iftarın 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın makam odasında yapıldı. DP’nin Genel Merkez Binası, 1983 yılında kurulan Anavatan Partisi’ne (ANAP) aitti. ANAP Genel Başkanı Turgut Özal, 1989’da Cumhurbaşkanı olana dek bu binayı kullandı.

Ortak açıklama yapıldı...


Altı siyasi partinin görüşmesi; saat 01.20 civarında sona erdi. Görüşmenin ardından yazılı bir ortak açıklama yapıldı. Açıklamada, “Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda liderler olarak birçok kez vurguladığımız gibi uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz” ifadelerine vurgu yapıldı.

4 madde öne çıktı...


Yapılan görüşmede 4 madde öne çıktı. Bu maddelerde; siyasi ahlak yasası, ekonomik ve sosyal konseye işlerlik kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının teminat altına alınması ile uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması vurguları yapıldı. Öte yandan Biden'ın Ermeni soykırımı hakkındaki açıklamaları ve iktidarın getirdiği yeni seçim yasasına değinildi.

Yaklaşık altı saat süren toplantının ardından, 6 liderin imzasıyla yapılan ortak yazılı açıklama şöyle:

 6 liderin üçüncü buluşma açıklaması 3 d929a

“Milli Egemenliğimizin kaynağı Gazi Meclisimizin, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan 1920’de açılışının 102. yıldönümünden bir gün sonra bir araya gelen altı siyasi partinin liderler olarak, TBMM’ye yeniden itibar kazandıracak ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.

Bu bağlamda, iktidarın yeni seçim yasası ile yapmak istediği siyaset mühendisliğine karşı iş birliğimizi derinleştirerek sürdürme yönündeki çalışmalarımızı gözden geçirdik. Yoksullaşmayı derinleştiren hayat pahalılığı ve yaşanan ekonomik yıkım sürecinden çıkış yolları konusunda da görüş alışverişinde bulunduk.

 

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinin anayasal ve yasal çerçevesi, seçim güvenliği ve işbirliğimizin temel ilke ve hedefleri konularında oluşturmaya karar verdiğimiz çalışma gruplarının görev alanları ve çalışma yöntemlerini ele aldık.

Bu çerçevede anayasal ve yasal mevzuatla ilgili çalışma grubu;

Siyasi ahlak yasası,
Ekonomik ve Sosyal Konseye işlerlik kazandırılması ile ilgili düzenlemeler,
Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması,
Uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması, konularında yasal hazırlık yapılması için görevlendirilmiştir.
Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda liderler olarak birçok kez vurguladığımız gibi uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz.

Ayrıca, bugün ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihi gerçekleri siyasi istismar aracı yapan açıklamasını kınıyor, geçen sene ‘soykırım’ ifadesinin ABD Başkanı tarafından ilk kez kullanılmasına güncel kaygılarla sessiz kalan iktidarın bu ağır vebalin ortak sorumluluğunu taşıdığını vurguluyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

ABD Başkanı Joe Biden, 1915 olaylarını bir kez daha ‘Ermeni soykırımı’ olarak andı. Biden açıklamasında, “24 Nisan 1915’te Osmanlı otoriteleri Ermeni entelektüelleri ve cemaat liderlerini tutukladı. Böylece 20’inci yüzyıldaki en kötü vahşetlerden biri olan Ermeni soykırımı başladı” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Joe Biden 2021’de yaptığı 24 Nisan açıklamasında da “soykırım” demişti...

 

APTAL BİDEN...

aptal biden 2 bb406

ABD Başkanı Joe Biden, 24 Nisan 1915 olaylarının 107’inci yılına ilişkin yaptığı açıklamada bir kez daha 'soykırım' ifadesini kullandı.

Biden, Beyaz Saray'ın paylaştığı açıklamaya, “24 Nisan 1915’te Osmanlı otoriteleri Ermeni entelektüelleri ve cemaat liderlerini tutuklandı. Böylece 20’inci yüzyıldaki en kötü vahşetlerden biri olan Ermeni soykırımı başladı” sözleriyle başladı.

Biden'ın açıklaması şöyle:

"Bugün, tecrit edilen, katledilen ve imha kampanyası içinde ölümlerine yürüyen bir buçuk milyon Ermeni’yi anıyor ve çok sayıda yaşamın trajik kaybınının yasını tutuyoruz.

Ermeni soykırımını hatırlarken, nefretin her şeklindeki çürütücü etkisine karşı tetikte olma sözümüzü yeniliyoruz. Kendimizi dünyada yara izleri bırakan vahşetlere karşı ses çıkarmak ve durdurmaya yeniden adıyoruz. ‘Büyük felakette’ (Meds Yeghern)kaybedilenlerin yasını tutarken iyileşme ve daha iyisini inşa etme, çocuklarımız için daha barışçıl bir dünya çabalarımızı ikiye katlayalım. İnsan haklarının saygı gördüğü, hoşgörüsüzlük ve bağnazlık kötülüklerinin günlük hayatımızda iz bırakmadığı, her yerde insanların onurları ve güvenlikleri yolunu izlemekte özgür olduğu bir dünya.

Bu, aynı zamanda Ermeni halkının gücü ve direncinin düşünülmesi gereken bir zaman. Bir soykırımın ardından Ermeni halkı, çoğunlukla ABD’nin de dahil olduğu yeni yuvalar ve topraklarda topluluklarını ve kültürlerini yeniden inşa etmeye kararlılardı. Amerikalı Ermeniler, ABD kumaşının vazgeçilmez bir parçasıdır. Atalarının yaşadığının trajedisini taşımaya devam ederken ulusumuzu daha güçlü ve daha dinamik bir hale getiriyorlar. Acılarını anlıyor ve hikâyelerini onurlandırıyoruz.

Bugün, yani 107 yıl sonra, Amerikan halkı soykırımda hayatını kaybeden tüm Ermenileri onurlandırmaya devam ediyor."

aptal biden 3 b6d89

 

ABD Başkanı Joe Biden 2021’de yaptığı 24 Nisan açıklamasında da “soykırım” ifadesini kullanmıştı. Türkiye’de iktidar ve muhalefetten Biden’ın soykırım açıklamasına tepkiler yöneltmişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Hiç kimse milletimize soykırım iftirası atamaz. Yüce Meclis'in çatısı altında birinin bunu yapması ise siyasi ahlaksızlıktır. Bu ahlaksızlığın ve iftiranın kimlerin güdümünde gerçekleştiğini biliyoruz. Türkiye düşmanlarının soykırım yalanını mahkum etmeye devam edeceğiz...

Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın sözde Ermeni soykırımının tanınması için verdiği kanun teklifine tepki gösterdi.

Ömer Çelik, "TBMM çatısı altında görev yapan ve milletvekili sıfatı taşıyan bir kimsenin, 1915 yılında Osmanlı Devleti'nde yaşanan olaylar hakkında tarihi ve hukuki dayanaklardan yoksun ve asılsız iddiaları esas alan teklifini reddediyoruz ve şiddetle kınıyoruz. Bu, ahlaksız bir tekliftir."değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Sözcüsü Çelik, şunları kaydetti:

"Hiç kimse milletimize soykırım iftirası atamaz. Yüce Meclisin çatısı altında birinin bunu yapması ise siyasi ahlaksızlıktır. Bu ahlaksızlığın ve iftiranın kimlerin güdümünde gerçekleştiğini biliyoruz. Türkiye düşmanlarının soykırım yalanını mahkum etmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız bu konuda arşivlerin açılmasını ve kararı tarihçilerin vermesi gerektiğini söyleyen büyük bir özgüven politikasına imza atmıştır. Soykırım iftirasını sektör haline getirenler ise bu yüzleşmeden kaçmıştır. Bu teklif, Azerbaycan'ın desteklediği Türkiye ile Ermenistan arasında başlayan normalleşme sürecine dönük de bir sabotaj girişimidir. Sabotaj şebekesi ve sözde soykırım lobisi aynı çatı altında barınmaktadır. İlgili şahıs derhal Yüce Türk Milletinden özür dilemelidir. Bu konuda gereken hukuki takibatı yapacağız. Sözde soykırım lobisini ve arkasındaki sabotaj şebekesini lanetliyoruz. Milletimize iftira atan bu ahlaksız teklif yok hükmündedir."

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM Başkanlığına sözde Ermeni soykırımının tanınmasına ilişkin kanun teklifi sunmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

MECLİS 102 YAŞINDA MANŞET.jpg 2 1d196

Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 102. yıl dönümü kutlanıyor. Dünyada çocuklara milli bir bayramın armağan edildiği tek ülke Türkiye.

MECLİS 102 YAŞINDA MANŞET.jpg 3 4ada8

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

 

 

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanyaspor ve amatör spor kulüplerine destek sağlamak amacıyla merkez dışındaki ve otel bölgelerinde yer almayan sahil büfelerinin işletme hakkını Alanyaspor’a devretti. Başkan Yücel; “Alanyaspor, her zaman olduğu gibi bizim ortak bir değerimizdir. Sahil büfelerindeki gelirlerden Alanyaspor’umuza ve şehrimizde faaliyet gösteren bütün spor kulüplerimize destek sağlayacağız.” dedi...


Alanya merkezinin dışındaki otel bölgelerinde yer almayan sahil büfelerinin işletme hakkının Aytemiz Alanyaspor’a devri için ‘sponsorluk ve iş birliği anlaşması imza töreni’ düzenlendi. Alanyaspor Kulüp Binası’nda gerçekleştirilen imza törenine Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili katıldı.

SİLİ: “ALANYA’NIN KANAYAN YARASIYDI”...

Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili imza töreninde yaptığı açıklamada; “Sahil büfeleri konusu Alanya’nın kanayan bir yarasıydı. Başta Sayın Belediye Başkanımız olmak üzere konuya el atıldı ve sahillerin rant kapısı olmaktan çıkarılması amacıyla ciddi bir çalışma yapıldı. Büfeler, Demirtaş’tan Alara çayına kadar belirli bir düzen ve disiplin içerisinde işlemesinin sağlanması amacıyla Alanya Belediyesi’ne alındı. Bu gerçekleştikten sonra bir süreç yaşandı. Öncelikle otellerimiz olmak üzere tüm tesislerimize sahillerde hizmet verebilecekleri noktaları anlaşarak başlattırdık. Arkada otel olmayan alanlarda kalan büfelerimizin işletmesini de bugün itibariyle Alanyaspor’umuza devrettik.” dedi.

ALANYASPORA SAHİL BÜFE DESTEĞİ 2 eb9f5

“SAHİLE DÜZEN GETİRİYORUZ”...

Sahil büfelerinin sorumluluğunun tamamen Alanya Belediyesi ve ALTİD’de olduğunu belirten Başkan Sili; “Büfelerde ne satılacak, hangi saatte açılacak ve kapanacak büfenin genel dizaynının ne olacağı tamamen belirlendi. Kurallarımızı belirledik ve ilgililere deklare ettik. Bundan sonra inanıyorum ki Alanya’nın en azından bu sorunu bir daha gündeme gelmeyecek. Buraya gelen misafirlerimiz ve burada yaşayan vatandaşlarımız sahillerimizden rahat ve düzgün bir şekilde, belirli standartlar çerçevesinde yararlanabilecek. Alanya turizmine artı bir katı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

ÇAVUŞOĞLU: “ADEM BAŞKANIMIZ ELİNDEN GELEN DESTEĞİ VERİYOR”...

Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel gerek Alanyaspor ile gerekse diğer spor kulüpleri ve branşlarıyla alakalı her zaman elinden gelen desteği vermektedir. Alanyaspor’umuza sabit gelirler konusunda da beraber hareket ediyoruz. Alanya’mızın her türlü hizmetinde birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzu zaten herkes biliyor. Bundan sonraki süreçte de bu böyle olacak. Ben Belediye Başkanımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. İnşallah Alanyaspor’umuz ve bölgemiz için hayırlı olur.”

ALANYASPORA SAHİL BÜFE DESTEĞİ 3 bd5d8

YÜCEL: “SAHİLLER BİZİM HER ŞEYİMİZ”...

Sahil büfelerinden sorumlu kurum olan ALTİD’in kamu yararına çalışan bir dernek olduğunu belirten Başkan Yücel; “Bizim yıllardan beri arzu ettiğimiz şey doğu-batı sahil düzenlemesinde büfelerimizi tek tipe dönüştürmekti. Pandemi araya girince bu çalışmalarımızı bir süre askıya almıştık. Bu senenin başında tahsislerimizden sonra ALTİD ile iş birliği yaparak bütün ekiplerimizle eski tip sahil büfelerini ortadan kaldırdık. Sahiller her şeyimiz!” dedi.

“SADECE ALANYASPOR’A DEĞİL BÜTÜN KULÜPLERİMİZE DESTEK SAĞLAYACAK”...

Sahil büfelerinin dağıtımında eşit ve adaletli bir dağıtım sağladıklarını vurgulayan Başkan Yücel; “Tabii bunu düzenlerken de eşit ve adaletli dağıtımını sağlamak için uğraş verdik. Herkes de bu konuda yardımcı oldu. Alanyaspor, her zaman olduğu gibi bizim ortak bir değerimizdir. Kimsenin herhangi bir şüphesi olmadan Alanyaspor’umuza belirli büfeleri verdik. Burada sadece Alanyaspor’umuza değil kentimizde faaliyet gösteren bütün spor kulüplerimize ve spor branşlarımıza destek sağlamak amacıyla böyle bir yol izledik.” dedi.

YÜCEL: “ALANYASPORUMUZA VE DİĞER SPOR KLÜPLERİNE HAYIRLI OLSUN”...

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı; “Her şeyin ne kadar çok güzelleştiğini, sahillerin bakımlarından güvenliğine, herkesin kullanımına açık olarak kullanılacağını zamanla göreceksiniz. Ben yaptığımız bu işin doğru olduğuna inanıyorum. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Hem Alanyaspor Başkanımıza hem de ALTİD Başkanımıza bu iş birliği için teşekkür ediyor, protokolümüzün hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

 

 

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

Alanya'da yaşayan yerleşik yabancılar Alanya Belediyesi’nin kurduğu iftar sofrasında bir araya geldi. Alanya Belediyesi, Alanya Kaymakamlığı ve Alanya Müftülüğü iş birliği ile her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar sofrası 130 milletten insanı bir araya getirdi. Başkan Yücel “Alanya kültür zenginliği ile dünyanın en huzurlu ve en güvenli şehridir.” dedi...

 

yabancılar iftarı 2 474f2

Alanya'da yaşayan 130 milletten yerleşik yabancı, Alanya Belediyesi’nin Alanya Kaymakamlığı ve Alanya Müftülüğünün iştirakiyle geleneksel olarak gerçekleştirdiği iftar sofrasında buluştu. Bu yıl Giritlioğlu Camii avlusunda gerçekleşen etkinliğe Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Müftüsü İhsan İlhan, Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisi üyeleri ve Alanya’daki yabancı derneklerin temsilcileri katıldı.

yabancılar iftarı 3 f035c

“BİNLERCE YABANCI BİZİMLE İÇ İÇE HUZURLA YAŞIYOR”...

Alanya’nın binlerce yerleşik yabancıya huzur içerisinde bir yaşam imkânı sunduğunu belirten Kaymakam Ürkmezer, “Alanya’mızda uzun yıllardır ikamet eden, Yeni Alanyalılar dediğimiz dünyanın çeşitli yerlerinden yaşamak için Alanya’yı seçen hemşerilerimiz ile iftarda bir araya geldik. Alanya’da 130’un üzerinde farklı milletten insan huzurlu bir şekilde yaşıyor. Bu insanlarımız Alanya’ya alışmış bir şekilde yaşıyorlar. Alanya’da, herkes birbirine karşı saygı içerisinde olduğu müddetçe Alanya’nın ve ülkenin daha iyiye gideceğine inanıyoruz. İnşallah bundan sonra da nice iftarları birlikte ifa etmek nasip olur” dedi.

yabancılar iftarı 4 başkan yücel 2c924

“ALANYA’NIN GÜZELLİĞİNİ VE RENKLİLİĞİNİ YANSITAN SOFRA”...

Geleneksel iftar yemeğinin Alanya’nın güzelliklerinden biri olduğunu belirten Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ise, “Her zaman göğsümüzü kabartarak söylüyoruz, Alanya dünyanın en güvenli, en huzurlu ve en mutlu kenti. Alanya’nın en güzel yer olmasının ana nedeni çeşitli dinlerin, dillerin ve renkliliklerinin bir arada bu denli huzurla yaşaması ve bu mozaiği oluşturması. Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisimiz ve Alanya’da yaşayan yerleşik yabancılarla her yıl periyodik olarak iftar yemeğinde bir araya geliyorduk. Geleneksel hale getirdiğimiz programı 2 yıldır pandemi nedeniyle gerçekleştiremiyorduk. Alanya Kaymakamlığı, Alanya Müftülüğü, Yabancılar Meclisi üyelerimizle Alanya’da yasayan yerleşik yabancılarla iftar yemeğinde buluştuk. Bu da Alanya’mızın güzelliklerinden, renkliliğinden biri” ifadelerini kullandı. 

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

Evinin elektriği kesilen Kılıçdaroğlu karanlıkta açıklama yaptı: Eşimle birlikte 1 hafta karanlıkta kalacağız...


Zamlara tepki olarak elektrik faturasını ödemeyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun evinin elektriği kesildi. Evinde karanlıkta açıklama yapan Kılıçdaroğlu, "Büyük bir toplumsal sarsıntının ortasındayız. Fırtınanın tam gözündeyiz" dedi. "Eşimle birlikte 1 hafta karanlıkta kalacağız" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da 3 maddelik çağrıda bulundu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada evinin elektriğinin kesildiğini belirterek saat 21.00 sıralarında açıklama yapacağını duyurmuştu. Kılıçdaroğlu, merakla beklenen açıklamayı lüks lambası ışığıyla aydınlatılan evinde gerçekleştirdi.

“AÇ GÖZLÜ ÇETELERE KARŞI İNSANLAR ÇOK ÖFKELİ”...

Eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile kamera karşısına geçen Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

* Merhaba, evimize hoş geldiniz. Eşimle birlikte sizleri selamlıyoruz. Büyük bir toplumsal sarsıntının ortasındayız. Yani fırtınanın tam gözündeyiz. Saraylı eşkıya holdinglerin cepleri dolacak diye, halkın elektrik gibi, gıda gibi temel hakları gasp edildi bu ülkede.

* Elektrik dağıtım şirketlerinin büyük bir bölümünü 5’li çeteye verdiler. Mesela, Cengiz Holding 8 yılda kamudan tam 2 milyar 295 milyon 311 bin lira değerinde 37 ayrı elektrik enerjisi ihalesi almış. Adrese teslim 37 ihale sonucu, kazandığı milyarlarla halkın mutfağına göz koymuş.

* Sevgili halkım, Cengiz gibiler paralarına para katarken, milyonlar faturalarını ödeyemeyecek hale getirildi bu ülkede. Aç gözlü çetelere karşı insanlar çok öfkeli. Girdiğimiz bu çağın ismi zaten öfke çağı.

* Dünya da aynı girdabın içinde. Tüm dünyada zengin azınlıklar, halkların sosyal, siyasi ve çevresel refahını baltalıyor. Temel insan hakları gasp ediliyor. Vatandaştan alıyorlar, alıyorlar, servetine servet katıyorlar.

 KILIÇDAROĞLU KAZRANLIKTA 3 5df19

“HALKIN TEMEL HAKLARI, AÇ GÖZLÜ ÇETELERE, HOLDİNGLERE BIRAKILAMAZ”...

“Dünyanın en zengin 26 insanının serveti, dünya nüfusunun yarısının gelirine eşit” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

 

* Zaten zenginler daha zengin, yoksullar da daha yoksul hale getirildi. Bakınız bu zenginler servetlerinin yüzde 1’ini bağışlasalar, dünyada okula gidemeyen tüm çocukların eğitim masrafları, hem de sağlık hizmetlerinin tümü karşılanır. Benim kavgam işte bu adaletsiz düzenle.

* Dünyadaki bütün demokratların, adalet peşinde koşanların, demokrasiyi savunanların da bu kavgada omuz omuza vermesi gerekiyor. Zengini daha zengin, fakiri daha da fakirleştiren bu sistem artık miadını doldurdu. Neoliberalizm artık can çekişiyor.

* Hiç kimse, hiç kimse olarak görünenlerin, sıradan insanların öfkesine yenilmek üzere bu neoliberalizm. Onun için, imkansız olarak görünen düşüncelerin, fikirlerin zamanı gelmiştir. Günümüzde devletler, fakirleşen vatandaşın temel ihtiyaçlarını koruma altına almakla yükümlüdür. Bu millete yatırımdır.

* 21. yüzyılda temel ihtiyaç harcamalarına masraf gözüyle bakamazsınız. Halkın temel hakları da aç gözlü çetelere, holdinglere bırakılamaz.

“BU AÇ GÖZLÜ POLİTİKACILARIN YARATTIĞI ADALETSİZLİĞE KARŞI KARANLIKTAYIM”...

Kılıçdaroğlu, “Faturalarını ödeyemeyecek kadar yoksullaşmış, işe, aşa, eğitime dahi adil bir şekilde ulaşamayan bir toplumdan refah çıkmaz. Dünyada da huzuru olmaz. Temel ihtiyaçlar karşılanırsa adalet, adalettir o zaman. Ancak o zaman ülkeler kalkınır, refah üretir. Devleti yönetenler, ülke zenginliğini hakkaniyetli dağıtmak zorundadırlar. İşte ben bu aç gözlü politikacıların yarattığı adaletsizliğe karşı karanlıktayım” diye konuştu.

 

“EŞİMLE BİRLİKTE 1 HAFTA BOYUNCA KARANLIKTA KALACAĞIZ”...

Türkiye’de 4 milyona yakın abonenin elektriğinin kesildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

* Onların sesi duyulsun diye bu yola girdim. Bu eylemim, bir sivil itaatsizlik çağrısı da değildir. Bu bir direniştir. Bu sizin hakkınızı arama mücadelesidir. Mücadelem, ülkenin karanlıkta kalan ailelerine, çocuklarına ses olmak içindir. Ama aynı zamanda, dünyanın tüm demokratlarına da bir çağrıdır.

* Eşimle birlikte 1 hafta boyunca karanlıkta kalacağız. Adalet için bu ülkede kilometrelerce yol yürüdüm. Halkımın acısını yaşamak için şimdi karanlıkta oturacağım. Tereddüt ediyor muyum? Asla. Ben ne ağzımda gümüş kaşıkla doğdum, ne de sonradan saraylara yerleşip sefa içinde yaşadım.

 KILIÇDAROĞLU KAZRANLIKTA 2 77548

ERDOĞAN’A SESLENDİ: ENERJİ KALEMLERİNE YAPTIĞIN ZAMLARI GERİ ÇEK...

Kılıçdaroğlu açıklamasını şöyle sonlandırdı:

* Bu dünyadaki tüm demokratlara sesleniyorum. Onlar da samimiyse, onlar da adalete inanıyorlarsa eğer, halkları için gerektiğinde acı çekmeyi, eyleme geçmeyi bilsinler. Adaletsizliğe baş kaldırmayı bilsinler.

* Son olarak Erdoğan’a buradan sesleniyorum. Elektriğe ve diğer enerji kalemlerine yaptığın zamları derhal geri çek. Enerjide KDV’yi sıfırla. Toplam geliri, asgari ücretten düşük olan abonelerin elektrik tüketimini, enerji çekleriyle karşıla. Sevgili halkım, hiç kimse merak etmesin. Karanlıkları mutlaka aydınlığa çıkaracağız. Azim ve kararlılıkla.

CHP’nin resmi sosyal medya hesabından, Kılıçdaroğlu çiftinin evinde karanlıkta çekilen fotoğraflar “Karanlığın en koyu yeri, şafağın sökmesine en yakın olduğumuz andır” notuyla paylaşıldı.

 

KILIÇDAROĞLU’NUN GAZ LAMBASIYLA FOTOĞRAFINI AYDINLIK ŞİİRİNİN DİZELERİYLE PAYLAŞTI...

Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Ömer Topsakal, Kılıçdaroğlu’nun elektriği kesilen evinde elinde gaz lambasıyla gezdiği bir fotoğrafı, Sürrealizm (Gerçeküstücülük) akımının kurucularından ünlü Fransız şair Paul Eluard’ın ‘Aydınlık’ şiirinden dizelerle paylaştı.

Ömer Topsakal, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“… Kulak ver dinle

Her acının sonunda

Açık bir pencere vardır

Aydınlık bir pencere

Hayal edilecek bir şey vardır

Yerine getirilecek istek

Doyurulacak açlık

Cömert bir yürek

Uzanmış açık bir el

Canlı canlı bakan gözler vardır

Bir yaşam vardır yaşam

Bölüşülmeye hazır.”                                                                                                                                                                                                                                                                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Norveç, Finlandiya, Danimarka ve İsveç Büyükelçilerini, Antalya Fahri Konsolosları ile birlikte kabul etti. Başkan Muhittin Böcek de özellikle çevre, kadın, gençlik ve eğitim gibi konular başta olmak üzere sosyal ve kültürel anlamda işbirliği projelerine hazır olduklarını ifade etti...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İskandinav Ülkeleri Konsoloslarının bir araya geleceği seminer için Antalya’da bulunan Norveç, Finlandiya, Danimarka ve İsveç Büyükelçilerini makamında kabul etti. Ziyarete, Norveç Büyükelçisi Erling Skjonsberg, Norveç Antalya Fahri Konsolosu Burak Tonbul, Finlandiya Büyükelçisi Ari Maki, Finlandiya Antalya Fahri Konsolosu Koray Turan, Danimarka Büyükelçisi Danny Annan, Danimarka Antalya Fahri Konsolosu Ozan Ünal ile İsveç Büyükelçisi Staffan Herrström ve İsveç Antalya Fahri Konsolosu Hilmi Tokuş katıldı. Ziyarette, Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Cem Oğuz, Lokman Atasoy ve Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz’de hazır bulundu.

İşbirliğine Hazırız Mesajı...

Büyükelçileri ve fahri konsolosların ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Muhittin Böcek, misafirlerine Antalya hakkında bilgi verdi. Antalya’nın turizmdeki yeri ve potansiyelini anlatan Başkan Böcek, “Sizlerle beraber hem uluslararası işbirliği hem de sosyal, kültürel anlamda yapacağımız birçok çalışma yapmayı arzu ederiz. Özellikle çevre, kadın, gençlik, eğitim gibi buna benzer sosyal projelere destek anlamında çalışmalarınızı biliyoruz. İşbirliği anlamında yapılabilecek sosyal projelerle ilgili Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ben ve çalışma arkadaşlarım her zaman göreve ve işbirliğine hazırız” dedi.

İşbirliğinden Çok Memnunuz...

Büyükelçiler adına konuşan Norveç Büyükelçisi Erling Skjonsberg de Antalya’da olmaktan dolayı çok mutlu olduklarını ifade etti. Antalya’da Nordic ülkelerden oldukça yoğun bir ziyaretçi ilgisi olduğunu belirten Büyükelçi Skjonsberg, “Bugün ve yarın Antalya’da büyük bir seminer organize ediliyor. Nordic ülkelerinin konsolosları ve büyükelçilikleriyle beraber 90 kişi katılım gösterecek. 30 kişi kadar da turizm acentaları olsun bizim ülkemizle işbirliği yapan ve yerel yönetimlerden de kişiler katılacak. Son 2 yıldır kovitten dolayı etkinlik yapamıyorduk. Yeniden böyle sizlerle, kendi ekibimizle acentalarla bir arada olmaktan çok mutluyuz. Bu yıl başkanlığı Norveç olarak biz yapıyoruz. Belediyemizle olan işbirliğimizden de oldukça memnun olduğumuzu belirtmek isteriz” diye konuştu.

Belediyenin Çevre Çalışmaları Anlatıldı...

Daha önce de düzenlenen seminerlere katılmak için Antalya’ya gelen Danimarka,

Finlandiya ve İsveç Büyükelçileri Başkan Muhittin Böcek’e teşekkür ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyarette hazır bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy da “Antalya’yı iklim krizine nasıl hazırlıyorsunuz” sorusu üzerine çevre ile ilgili yapılan çalışmalarla ilgili bir sunum yaptı. Atasoy, yapılan çalışmaları kısaca özetleyerek, hem denizlerin korunması, hem de çevre bilincinin arttırılması konusunda yapılan çalışmalar nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iklim dostu kuruluş belgesi almaya hak kazanan tek belediye ve tek kamu kuruluşu olduğunu söyledi.

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Alanya Kalesi’nde ki tarihi surlar restore ediliyor. Alanya Kalesi’nde yer alan tarihi surların yoğun yağışlar nedeniyle yıkılması ve çökmesi sonucunda bölgede çalışmalara başlanıldı...

AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin bölgede yapmış olduğu incelemeler neticesinde çıkan sonuç doğrultusunda tekrardan restore edilmesi ve tarihi dokusuna zarar vermeyecek şekilde yenileme çalışmaları gerçekleştirilmesi kararına varılmıştı.

Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsisli sur üzerinde bulunan Alanya Kalesi’nin en eski tarihli bölümünü içeren surların “Alanya Kalesi Surları Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon Projesi” işi kapsamında; “Alanya Sur ve Duvarlarında Yıkılan Duvarının Yeniden Yapılması için Acil Müdahale Uygulamaları İşi” planlanası yapılarak ivedi bir şekilde tekrardan onarım çalışmalarına başlandığı bilgisini veren AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu; “Pek çok medeniyete tanıklık edenler kentin kimliğine önemli katkısı bulunan Alanya Kalesi surlarının yıpranan ve bozulan kısımlarının restorasyonuna büyük önem veriyoruz. Kültürel zenginliği ile ön plana çıkan Alanya, tarihi dokusu ve eserleri ile de adından oldukça fazla söz ettirmektedir. Bu doğrultuda hem yerli hem de yabancı turistlerin oldukça ziyaret ettikleri bir nokta olmayı başarmıştır. Alanya Kalesi’nin bazı noktalarında tabiat şartları nedeni ile yıkılan ve bozulan sur kısımları bulunmaktaydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri ile alanda yapmış olduğumuz incelemeler neticesinde tarihi dokuya zarar vermeyecek şekilde restorasyon çalışmalarının gerçekleştirilmesi kararına varılmıştı. Yüklenici firma ile geçtiğimiz ay sözleşme imzalanmış ve bir hafta sonrasında ise yer teslimi yapılarak işe başlanmıştı. Bölgede ki restorasyon çalışmaları yaklaşık 2 Milyon TL’yi bulmaktadır. Alanya Kalesi’nin tarihi yapısı ve dokusunun yok olmasını önlemek ve önüne geçmek için Bakanlığımız bölgede çalışmalarını sürdürmektedir. AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı olarak bizde bu süreçte çalışmaların yakın takibini sürdürmekteyiz. Alanya Kalesi’nin yıkılan tarihi surlarında dolgu çalışmaları muhtemel dolguya oturan diğer bölümlerinin kaymaması için stabil hale getirilecektir. Tarihi taş duvar malzemeleri ayıklanacak ve numaralandırılarak istiflenecektir. Tarihi sur duvarlarının yeniden inşası ve dolgusuyla birlikte stabil hale getirilmesine yönelik statik ve mimari müdahaleler gerçekleştirilecektir.” Diyen Başkan Toklu “tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkma konusundaki kararlılığımızı sürdüreceğiz” dedi.

 

 

 

HABER: Sariye KAYATURAN

 

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, sığınmacılarla ilgili tartışmalar hakkında konuştu. Bahçeli, "Düzensiz göç adı konmamış bir istiladır, mutlak surette önüne geçilmeli, yakalananlar gönderilmelidir. Demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız, sorun soğukkanlılıkla analiz edilmeli" ifadelerini kullandı... 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Enflasyondaki yükselişe ilişkin değerlendirmede bulunan Devlet Bahçeli, küresel enflasyonun tırmanışının “Her ülkenin ortak sancısı” olduğunu söyledi.

 

Suriyeli sığınmacılara ilişkin de konuşan Bahçeli, “Misafirliğin süresi kısıtlıdır. Her insanın kendi yurdunda, emniyetli ve esenlik içinde yaşamaya hakkı vardır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların geri dönmelerine gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

 

bahçeli ve sığınmacılar 2 1f42c

Bahçeli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle:

*Güney Sudan’da 1993 yılının Mart ayında çekilen bir fotoğraf insanlık vicdanını titremiş, pek çok tartışmalara yol açmıştı.

*Açlıktan bir deri bir kemik kalmış bir kız çocuğu yere yığılıp kalmış, onu takip eden bir akbaba da hemen arkasından ölüm anını beklemeye koyulmuştu.

*Her insanın hayatında bir kere de olsa gördüğü bu fotoğraf çekilirken BM yardım heyeti 1 kilometrelik uzaklıkta bulunuyordu. Bu fotoğraf karesi insanlığın tükendiği bir sınır noktasıydı.

*Hayatı pamuk ipliğine bağlı o kızı gören bir Türk evladı olsaydı akbabanın başını ezer ya da kovar sonra da o kız çocuğunu yedirirdi.

*Dünya genelinde elde edilen servet şanslı bir hazırlığa sürekli akış halindedir. En zengin yüzde 20’nin kazancı küresel gelirin yüzde 75’ine tekabül etmektedir.

*Tüm dünyanın kaynak tüketimi ABD’nin yarısı kadar olursa birçok stratejik maddenin 40 yıl içinde tükeneceği ileri sürülmektedir.

*1972 yılında Roma kulübünün hazırladığı rapor batı için değil Türk ve İslam coğrafyalarına pranga vurulması için kaleme alınmıştı.

 

*Parisli, Berlinli, Londralı söz konusu olunca ekonomik insanın doyum noktası imal eden küresel doymaz, sırayı Türk ve Müslüman alınca azalan marjinal fayda teorisini barikat olarak karşımıza dikmişlerdi.

İSRAİL’İN MESCİD-İ AKSA’YA SALDIRISI...

*İsrail güvenlik güçlerinin orantısız saldırıları, şiddet saldırılarını kınıyorum. Kutlu ceddimiz Filistin’i tek top mermisi atmadan huzur içinde yönetmiştir.

*İsrail’i haksız ve hukuksuz saldırılarından vazgeçmeye davet ediyoruz. Ülkelerindeki savaş, açlık, hastalık ve istikrarsızlıktan dolayı yerinden yurdundan kopup Avrupa’ya geçmeye çalışan binlerce geçmen boğularak balıklara yem olmaktadır.

*Bazı düşünürlere göre yaşadığımız çağ merhamet çağı olarak tefrik edilmişse de görünen gösterilmek istenenden çok farklıdır. Evinden barkından kopup başka coğrafyalarda gelecek arayan göçmen sayısı 300 milyona yaklaşmıştır.

*Beşeriyet çok ciddi bir sorunla yüz yüze kalmıştır. bize göre Türkiye’nin bekası sınır aşan düzensiz göçlerin akıbetiyle yakından ve ters orantıyla bağlantılıdır.

*Bu sorunun el birliğiyle, hepsinden önemlisi akılcı, adilhane, insani stratejilerle köklü bir şekilde çözmek milli bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir. Bu tavır asil bir tavırdır.

*Tarihi, kültürel ve inanç temelinde sığınmacıların geçici koruma statüsüyle buyur edilip güvence altına alınması insani bir muameledir. Türk milleti her zaman mazlumların yanındadır.

*Türk demek mazluma sığınak, zalime hezimet, hakka teslimiyet, halka riayet demektir. Türk olmak haksızlığa direnen cesaret demektir. Türkiye medeniliği ile övünen tüm ülkelere ibret ve insaf dersi vermiştir.

*Ekmeğimizin azlığına çokluğuna bakılmadan soframız açılmıştır. Türk milleti medeniyetler ve millet gökyüzünde şan almıştır.

*Çekemeyen kendi işine baksın. Tarihi mirasımız hangi istikameti gösteriyorsa oraya doğru yol alırız.

SIĞINMACILARLA İLGİLİ AÇIKLAMA...

*Dün, bugün ve gelecek mizanında stratejik akılla analiz etmek, tedbir geliştirmek zorundayız. Demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız.

*Gecikemeyiz, geride kalamayız, atalete düşemeyiz, ağırdan alamayız. Bizden sonraki nesillere kuşku duyacakları, zora girecekleri, çok bilinmeyenli denklemlerle kilitlenmiş bir vatan coğrafyası asla bırakamayız.

“OYUN SİNSİDİR, TEHLİKE KOL GEZMEKTEKDİR”...

*Allah şahit ve kerimdir Türklük ne bugün ne de gelecekte öz yurdunda garip olmayacaktır. Biz bu alçakların oyununu bozacağız, alayını birden hüsrana uğratacağız.

*Biz düzensiz göç ve sığınmacı konusunu ortak bir iradeyle Türk milletinin gündeminden çıkarmakla mesulüz.

*Suriyeli sığınmacıları bahane eden bazı provokatörlerin devrede olduğu net olarak görülmektedir. En küçük bir anlaşmazlığın büyütülmesi hedeflenmektedir.

*Oyun, sinsidir, tehlike kol gezmektedir. Hepinizin bilhassa dikkatini çekiyorum; cepheleşmelerin açtığı öfke çukurları feci sonuçlara kapı aralayacaklardır.

*İstanbul Bağcılar’da bir densizin, bir serserinin sokak ortasında sandalye koyarak oturması dahi gerginliği tırmandırmış, günlerce ülke gündemini meşgul etmiştir.

*Türkiye’de geçici koruma statüsünde bulunuyorken huzuru kimler bozuyorsa derhal, gözünün yaşına bakılmadan sınır dışı edilmelidir. Türkiye onun bunun oyuncağı olamayacaktır.

*Bugüne kadar hükümet bu konuda tavizsiz bir duruş sergilemiş, tedbirleri almıştır. Yalın gerçek budur, altını çözerek söylemek isterim kim MHP göçler konusunda en hazırlıklı partidir. Bizi eleştiren kim varsa ya cahil ya da gelişmeleri takip özrü çeken zavallılardır.

“MİSAFİRLİĞİN SÜRESİ KISITLIDIR”...

*Biz hamd olsun her şeye hazırız. Bu müptezeller tükenmişlik sendromuna yakalanmışlardır. MHP’nin düzensiz göç konusunda bakışı ve politikası açıktır.

*Düzensiz göç adı konmamış bir istiladır, mutlak surette önüne geçilmeli, yakalananlar gönderilmelidir.

“BAYRAMDA ÜLKELERİNE GİDENLERİN GERİ DÖNMELERİNE GEREK YOKTUR”...

*Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılık ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkınca geldikleri gibi uğurlamak bizim asıl hedefimizdir.

*Misafirliğin süresi kısıtlıdır. Her insanın kendi yurdunda, emniyetli ve esenlik içinde yaşamaya hakkı vardır.

*Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların geri dönmelerine gerek yoktur.

“KÜSURAT PARTİLERİ NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRDI”...

*Teröre vurulan her darbe zillet ittifakını çılgına çevirmektedir. Her operasyon zillet cephesinin yüzünü düşürmektedir.

*İttifak içinde ittifak kazısı yapan, günaşırı Cumhurbaşkanı adayının kimliği üzerinden tezvirat perdesi açan çürük çarık partilerin yeni seçim yasasıyla birlikte kimyaları da bozulmuştur.
Alayı korku ve telaşa kapılmıştır. İnce hesaplar yapılmaya başlanmıştır.

*İttifak içinde yeni bir ittifak kurulmasına yönelik tercih ve telkinler polemikleri tırmandırmış, zillet partilerinin manevra alanını daraltmıştır. Bunların birbirine güvenleri yoktur.

* Bunların samimiyetleri yoktur. Bunların Türkiye'nin istikbaline, uluslararası gelişmelerin seyrine milli bir yorum getirme, yeni ve parlak bir öneri paylaşma iradeleri hiç yoktur.

*Çünkü bildikleri bir şey yoktur, araştırmaya ve öğrenmeye merakları yoktur, millete mensubiyet ve sevgileri yoktur, siyasetleri ve zihniyetleri de mefluçtur.

*Daha düne kadar bir ittifak çatısı altında seçilmeyi garantileyip milletvekili dağılımından istifadeyi planlayan küsurat partileri ne yapacaklarını şaşırmış vaziyettedir. Bunlar doluya koysalar almıyor, boşa koysalar dolmuyor, evdeki hesapları da çarşıya uymuyor.

*HDP'nin bir eşbaşkanı tarafından yapılan itiraf yedi partinin birlikte hareketini, emel ve hedef birlikteliğini netleştirmiştir. PKK zillet ittifakının demiridir.

*FETÖ zillet ittifakının çimentosudur. İç ve dış işgal cephesi zillet ittifakının kemer taşıdır.
6+1 formatında kurulan, 24 Nisan'da yeni bir toplantıya sahne olacak şaibeli masa çatlamıştır, çıkar kavgaları, koltuk ve liste savaşları şimdiden zillet partilerini rehin almıştır.

*Kılıçdaroğlu da, farklı senaryoları içeren 8 seçenekli bir ittifak çalışması yaptırdığını açıklamış.

*Değil 8 seçenek, 18'de olsa, 28'de olsa, bunlar toplanıp fal da açsalar, altın günleri de yapsalar, medyumlara müracaat edip hal çaresi de arasalar nafiledir, çuvallamaları, duvara toslayıp dağılmaları kaçınılmaz bir siyaset gerçeği olacaktır.

*İki farklı noktayı bir doğru birleştirir, zillet partilerini de menfaate dayalı çarpık beklentiler buluşturur. Zillet ittifakı köşeye sıkıştı, her birisi kendi derdine düştü.

*Aslına bakarsınız, karşımızda efradını cami ağyarını mani bir ittifak da yoktur.

*Gerçekten de yedi partinin yalnızca güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş için bir araya geldikleri, mevsimlik siyaset yaptıkları anlaşılmaktadır. Cumhur İttifakı'nın farkı da buradadır.

*Bizim ittifakımız çıkara veya pazarlığa dayalı bir ittifak değil, vatan ve millet sevgisiyle mücehhez sağlam ve sarsılmaz bir ittifak başarısıdır. Bu ittifak Türk milletinin ittifakıdır.

* Bu ittifak tarihin, kültürün, yaşanmış ve yaşanacak Türk asırlarının ittifakıdır. Biz de yalan yoktur, yanlış yoktur, riya yoktur, hesap yoktur, pusu yoktur, kuyu kazma yoktur, tuzak yoktur, dümencilik hiç yoktur. Biz göründüğümüz gibiyiz, olduğumuz gibi de görünmesini biliriz.

*Siyaseti mertçe ve adam gibi yaparız. Milletimiz ne diyorsa ona kulak veririz. Zillet değiliz, Türk milletinin ta kendisiyiz. Hedeflerimiz belli, geldiğimiz yer belli, ulaşacağımız ufuk bellidir.

*Mayamız belli, sütümüz lekesiz, hamurumuz katıksızdır. Cumhur İttifakı Türkiye'nin zırhı, demokrasinin ziynetidir. Zillet ittifakı henüz adayını bile bulamamıştır.

*Bitmiş ve unutulmuş bir savaşın sanki kayıp askerleri gibi ne yaptıkları belirsiz, ne yapacakları bilinmezdir. Zillet ittifakı bulmaca içinde bulmacadır.

*Bu ittifakın medyaya yuvalanmış ayakları da gün aşırı muhtemel adaylar hakkında spekülasyon yapmaktadır.

*Bütün televizyon ve gazetelerde toplasanız bir adam etmeyecek ne kadar yorumcu varsa aday o mu olsun, bu mu olsun tartışmalarıyla milletimizi oyalamakta, sistematik algı kampanyasını diri tutmaktadır.

*Zillet ittifakına sesleniyorum, kimin çıkarırsanız çıkarın, ister İnan Kıraç'ı, ister terörist Demirtaş'ı, isterse de Osman Kavala'yı aday olarak gösterin, mahut ve mutlak son değişmeyecek, Türkiye'nin yükseliş ümitlerini, tarihi yürüyüşünü kesemeyeceksiniz.

*Milli Mücadele 29 Ekim 1923'de nasıl taçlanmışsa, 2023'de de bir kez daha taç takıp tahta çıkacak, Anzavur beslemeleri, Kuvayı İnzibatiye yedekleri, Damat Ferit havariler, Şark Meselesi holiganları, müstevli hayranları, manda ve himaye heveslileri, Allah'ın inayeti, Türk milletinin iradesiyle kesif bir yenilgiyle tanışacaklar ve siyasi tarihin bodrum katına atılacaklardır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

MHP --Milliyetçi Hareket Partisi Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan ve ekibi, Ramazan ayının başından beri Alanya'nın mahalle ve köylerinde, yaylalarında yoksul ailelere Ramazan paketi ulaştırarak yüreklere dokunuyor...

mhp Ramazan paketi 2 5e64c

 

BAŞKAN TÜRKDOĞAN; "HALKIMIZIN YANINDA,ONLARIN EMRİNDEYİZ"...

Alanya ve köylerinde-mahallelerinde yaşayan Yoksul ve ihtiyaç sahibi halka ulaşmak için tüm ekibi ile yollarda olduğunu söyleyen Başkan Türkdoğan gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi;

mustafa türkdoğan 18 mart 2022 7ac1b

"Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Beyefendinin talimatlarıyla başlattığımız “Kardeşlik ve Dayanışma Kampanyası” kapsamında hayırseverlerimizin verdikleri desteklerle, Alanya’mızın her mahallesinde, #Ramazan Gıda Yardımı Kolisi dağıtımımız devam ediyor...HAKKIN YOLUNDA MİLLETİN YANINDAYIZ."

 mhp Ramazan paketi 3 3f0f7

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Manisa’da AKP İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftarda yaptığı konuşmada iktidara ekonomik kriz üzerinden uyarıda bulunarak "Ekonomide bozukluklar varsa, alım gücünüz azalmışsa, Türk parasının kıymeti düşmüşse, her gün ihtiyaç maddelerine zam geliyor ve enflasyon resmi rakamlarla yüzde 60’ı da bulmuşsa milleti hitabetle coşturamaz, konuşmayla aldatamazsınız" ifadelerini kullandı...

AKP Manisa İl Başkanlığı tarafından Şehzadeler ilçesindeki tarihi Kurşunlu Han’da iftar programı düzenlendi.

İftara eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, ağabeyi Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç, AKP MKYK üyesi ve Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AKP Manisa Milletvekili Semra Kaplan Kıvırcık, AKP Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, AKP'li belediye başkanları, AKP ilçe başkanları, AKP Kadın Kolları üyeleri, gençlik kolları üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.

Arınç konuşmasında, partisi AKP'nin ekonomik krizden dolayı bir takım sıkıntılar yaşadığını ve siyasetçilerin yaşanan bu sıkıntıları görmezden gelemeyeceğinin altını çizdi.

Arınç "Yıllardır siyasetin içerisinde olan bir insan olarak söylüyorum. Halkın tercihi noktasında ekonominin iyi olduğu zamanlarda daha rahat edersiniz. Ama ekonomide bozukluklar varsa, alım gücünüz azalmışsa, Türk parasının kıymeti düşmüşse, her gün ihtiyaç maddelerine zam geliyor ve enflasyon resmi rakamlarla yüzde 60’ı da bulmuşsa milleti hitabetle coşturamaz, konuşmayla aldatamazsınız" şeklinde konuştu.

ARINÇ b5c95

"TÜRK PARASININ KIYMETİ DÜŞMÜŞSE, ENFLASYON RESMİ RAKAMLARLA YÜZDE 60’I DA BULMUŞSA..."


Arınç'ın konuşmasının ilgili kısmı şu şekilde:

Sorunu göreceksin, sorunu teşhis edeceksin, bunu halkımıza anlatacaksın ve biz bunun çaresini bulacağız. Nasıl 20 senedir buluyorsak, 20 senedir seçim kaybetmiyorsak, 20 senedir millet ‘AK Parti’ diyor başka bir şey demiyorsa bütün bunların üstesinden geleceğiz. Bize güvenin. Bunu Cumhurbaşkanımız da söylüyor. Görüyorsunuz ki hala ne sıkıntı içinde olursa olsun insanlar, Cumhurbaşkanına güven noktasında hala yüksek bir çıta var ki muhalefet bunun eteğine bile yapışacak durumda değil. Bu güven gitmesin inşallah. Bu sıkıntılardan kurtulalım, kurtulmalıyız.

Çünkü yıllardır siyasetin içerisinde olan bir insan olarak söylüyorum. Halkın tercihi noktasında ekonominin iyi olduğu zamanlarda daha rahat edersiniz. Ama ekonomide bozukluklar varsa, alım gücünüz azalmışsa, Türk parasının kıymeti düşmüşse, her gün ihtiyaç maddelerine zam geliyor ve enflasyon resmi rakamlarla yüzde 60’ı da bulmuşsa milleti hitabetle coşturamaz, konuşmayla aldatamazsınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, partilerinin Malatya'nın Pütürge ilçe binasına kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı... 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Pütürge ilçe binalarına kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlı saldırıda bulunulduğunu duyurdu.

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kimliği belirsiz kişilerce Pütürge ilçe binamıza silahlı saldırıda bulunulmuştur. Değerli il ve ilçe başkanlarımıza ve tüm teşkilat mensubu arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Partimize ve demokrasimize yapılan bu saldırının takipçisi olacağız.” dedi.

 

 

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) üyeleriyle bir araya gelerek, 3 yıllık projelerini anlattı...

Başkan Muhittin Böcek, 5 yıllık görev süresinde Antalya halkının yararına olacak 142 projeyi hayata geçireceklerini belirterek, Konyaaltı’ndan Varsak’a bağlanacak 4’üncü Etap Raylı Sistem Etüt Proje ihalesinin 15 Nisan’da yapılacağını açıkladı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) üyeleriyle bir araya gelerek, 3 yılda hayata geçen projelerini paylaşarak, iş insanlarını dinledi. Toplantıda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 3 yıllık projelerini anlatan tanıtım filmini izlendi. Daha sonra ise Başkan Muhittin Böcek, projelerini anlatarak, ANSİAD üyelerinin sorularını cevapladı.

BÖCEK VE İŞ İNSANLARI 2 4f416

Ortak Akıl İle Yönetiyoruz...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 31 Mart 2019’da yapılan seçimlerden iki gün önce ANSİAD üyeleriyle bir araya geldiğini hatırlatarak, “Geçen 3 yıllık süreçte bana oy veren, vermeyen herkesin emrinde olacağımı söylemiştim. Seçim döneminde ne söylediysek, tek tek hayata geçiriyoruz. Ortak akıl ile birlikte Antalya’yı ben sen yok demeden, birlikte yönetiyoruz. Son iki yılda tüm dünya bir pandemi süreci yaşıyor. Herkes zor günler geçirdi. Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınını yaşadık. Ciğerlerimiz yandı, can kayıplarımız oldu. Bu süreci de Türk halkının destekleriyle aşmaya çalıştık” dedi.

Su Da Kdv’yi Yüzde 1’e Düşürdük...

Antalya’nın tarım, ticaret ve turizmin başkenti olduğunu aktaran Başkan Muhittin Böcek, “Son aylarda iş dünyamıza ve halkımıza yansıyan çok ciddi girdi maliyetleri var. Tüm vatandaşlarımız bu süreçten etkilendi. Özellikle enerji maliyetleri çok arttı. 2021 yılının Ocak ayında Antalya Su ve Atıksu İdaresi’ne (ASAT) gelen aylık fatura 22 milyon TL iken, Ocak 2022 de gelen elektrik faturası 61 milyon TL’ye yükseldi. Bazı kalemlerde KDV oranları düşürüldü. Bizler de hemen su satışlarımızda KDV oranını yüzde 8’den yüzde 1’e düşürdük. Mazot fiyatlarının hangi noktaya geldiğini hepimiz biliyoruz. Ulaşım sektöründe hem taşınanın hem taşıyanın memnun olmasını istiyoruz. Özel yatlara sağlanan ÖTV ve KDV indirimi ulaşım ve tarım sektörüne de uygulanmalı” diye konuştu.

BÖCEK VE İŞ İNSANLARI 3 37206

Konyaaltı-Varsak Raylı Sistem Projesi...

Gazipaşa’dan Kaş’a kadar Antalya’ya hizmet adına gece-gündüz demeden çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Muhittin Böcek, şöyle konuştu: “EXPO döneminde yapılan Hafif Raylı Sistemini Ulaştırma Bakanlığı yapıyor diye boy boy resimlerini koydular. Seçimler geçti, iki ay sonra 379 milyon TL’lik fatura Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne kesildi. Biz bir taraftan borçları öderken bir taraftan da yatırımlarımıza devam ettik. Şimdi Antalya’ya 4’üncü Etap Raylı Sistem Projesini kazandırmak adına tüm çalışmalarımızı yaptık. Sarısu, Konyaaltı, Yüzüncü Yıl istikametinden Kepez Belediyesi’nin önünden geçecek 4’üncü etabın proje etüt ihalesini 15 Nisan Cuma günü gerçekleştiriyoruz.”

142 Proje Hayata Geçireceğiz...

“Söz verdiğimiz projeleri tek tek hayata geçiriyoruz” diyen Başkan Böcek, “Antalyaspor kavşağının yer altına alınması, Boğaçayı 2’inci Etap Projesi gibi önemli projeleri yapacağız. 77 proje ile sizlerin karşısına çıktık. Kalan iki yıllık süreçte 142 proje tamamlayacağız. Bizim çılgın projemiz yok, halkın yararına projelerimiz var. Kooperatiflerimizin sayısını arttırarak, önemli bir destek veriyoruz. 51 kooperatifimizin yüzde 70 oranında elektrik desteğini Antalya Büyükşehir Belediyesi karşılıyor. Halk Et projemiz halkımızın büyük bir ilgisini gördü. Şimdi ANET’e ait mezbahamızla ilgili de bir çalışma yapacağız. Kırcami’nin 40 yıllık imar planı sorununu çözdük” dedi.

BÖCEK VE İŞ İNSANLARI 4 a788f

Antsu Projesi Hayata Geçecek...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya’nın kültür-sanat etkinlikleri kapsamında opera ve bale binası yönünden bir eksiği olduğunu kaydetti. Başkan Böcek, ilk kez ANSİD üyeleri ile paylaştığını belirterek, Antalya’ya bin 490 kişilik bir opera binası kazandırmak adına çalışma yaptıklarını açıkladı. Muhittin Böcek, Antalyalıların ucuz su tüketebilmesi amacıyla ANTSU projesini de hayata geçireceklerini, Finike’de hayata geçecek bu proje için Antalyaspor ile şirket kurduklarını kısa zamanda çalışmaya başlayacaklarını aktardı.

Ulaşım Master Planını Tamamladık...

Antalya’nın geleceğine yön verecek projeler üzerinde çalıştıklarını dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek, “72 kurumun katılımıyla Ulaşım Master Planı’nı tamamladık. Ulaşım Master Planı doğrultusunda yeni çalışmalar yapıyoruz. Kavşaklarımızı akıllı kavşak haline getiriyoruz. 52 kavşakta düzenleme yaptık. İklim değişikliği konusunda çalışma yaparak, Temiz Enerji Şube Müdürlüğü’nü kuran ilk belediyeyiz. Antalya’nın sera gazı envanterini çıkardık. İklim dostu kuruluş belgemizi almaya hak kazandık. Antalya’nın 2050’li yıllarını düşünerek vizyonel çalışmalar yapıyoruz. Su krizini öngörerek, Entegre Kentsel Su Yönetimi Planını belirledik. Çevre konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. 3 yılda 9 tane çevre ödülü alan nadir belediyelerden biriyiz” diye konuştu.

Ansiad’tan Başkan Böcek’e Teşekkür...

ANSİAD üyelerini tek tek dinleyen Başkan Muhittin Böcek, tüm soruları yanıtladı. ANSİAD Başkanı Akın Akıncı Başkan Muhittin Böcek’e teşekkür ederek, doğru projelerin her zaman yanında olduklarını ve bu anlamda katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi. 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ek istihdam taahhüt eden firmaların işe alacakları her işçinin 3 veya 6 ay boyunca tüm ücretleri ve sosyal destek primlerini Çalışma Bakanlığı karşılayacak." dedi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Ramazan ayının rahmeti, mağfireti, affı ve bereketinin Türk milleti ile birlikte tüm Müslümanların ve tüm insanlığın üzerinde olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef son yıllarda ramazan aylarını hep sıkıntılı gündemler eşliğinde buruk bir şekilde geçiriyoruz. Dünya bir süredir salgınların ve savaşların yol açtığı olağanüstü dönemler yaşıyor, herkesin hayatını etkileyen ekonomik, sosyal, siyasi krizler sebebiyle ortaya çıkan belirsizlikler giderek artıyor." ifadelerini kullandı.

erdoğan ve istihdam 1 925e5

Salgın döneminde bozulan üretim ve tedarik sisteminin hala düzeltilemediğini, tam tersine Karadeniz'in kuzeyindeki savaşla birlikte üretim ve tedarik kanallarının yeni tehditlerle karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Finanstan sağlığa, enerjiden gıdaya geniş bir alanda giderek ağırlaşan sorunlar, zengininden fakirine kadar dünyadaki tüm ülkeleri derinden sarsıyor. Merkezinde yer aldığımız coğrafya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında benzer tabloları görmek mümkündür. Her ne kadar ülkemizde kendi kısır ve küçük hesaplarının içinde kaybolup dünyada olup bitenleri takip edemeyecek kadar hayattan kopuk bir kesim varsa da biz tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Yaşadığı ülkenin ve mensubu olduğu milletin felaketini siyasi çıkara tahvil etme peşinde koşanları ihtiraslarıyla baş başa bırakıyoruz.

Türkiye'nin bu zorlu dönemi aşarak bir an önce hedeflerine ulaşması için ülkenin tüm gücünü, imkanlarını ve potansiyelini harekete geçirmenin gayreti içindeyiz. Hamdolsun salgın sürecinde bunu başardık. Şimdi de Ukrayna-Rusya Savaşı ile yeni boyutlar kazanarak devam eden küresel krizi fırsata dönüştürecek adımları da atıyoruz. Bugün Türkiye savaşın her iki tarafıyla da yakın ilişkilerini sürdürebilen, tarafları karşılıklı bir araya getirerek sorunun çözümü yolunda somut ilerlemeler sağlanmasını temin edebilen yegane ülkedir."

"Elbette küresel düzeyde yaşanan sıkıntıların bize de yansımaları oluyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi ve diplomatik alandaki kazanımları, Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirme hedeflerinin itici gücü haline dönüştürmek için çalıştıklarını vurgulayarak, "Elbette küresel düzeyde yaşanan sıkıntıların bize de yansımaları oluyor. Önce ekonomimizi çökertmek için döviz kuru ve faiz tartışmaları üzerinden başlatılan saldırıların ardından da salgın döneminin yol açtığı küresel krizin ülkemize etkileri hala sürüyor." dedi.

Enerji ve gıda fiyatları başta olmak üzere küresel ekonomik dengeleri bir kez daha kökünden sarsan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonuçlarının da derinden hissedildiğini bildiren Erdoğan, "Tabii burada şu gerçeğin unutulmaması gerekiyor, petrol, doğal gaz ve kimi madenler gibi ülkemizin küresel piyasalardan tedarik ettiği ürünlerin fiyatlarının döviz cinsinden katlanarak artmasını bizim tek başımıza önleyebilmemiz mümkün değildir. Aynı şekilde gıda sektörünün kullandığı ham maddelerin fiyatlarındaki artışlar da ithalatımıza ve ihracatımıza olan etkileri sebebiyle bizi yakından ilgilendiriyor." ifadelerini kullandı.

Mevsim şartlarının, sebze ve meyve fiyatlarının yükselmesi üzerindeki etkisinin de göz ardı edilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Esasen Türkiye'nin sorunu, kendi vatandaşlarının ihtiyacı olan buğdayı, unu, yağı, eti, sütü, sebzeyi, meyveyi üretmek değildir. Allah'a şükür kendi insanımızı asla temel gıda maddelerinden mahrum bırakmayacak üretim kapasitesine ve gerçekleşmesine sahibiz ama küresel sisteme entegre açık bir ekonomide sadece sizin kendi kendinize yeterli olmanızla iş bitmiyor. Çünkü siz elinizdeki ürünlerin bir kısmını dışarıya satarken tüketim veya ihracat amacıyla da dışarıdan ürün alıyorsunuz.

Küresel düzeyde ürün arzındaki denge bozulduğunda, fiyatlar her yerde fahiş bir şekilde yükseliyor. İşte bugün Amerika'da açıklanan son 40 yılın en yüksek enflasyon rakamları sorunun ulaştığı sınır tanımaz boyutları göstermektedir. Teknolojik ürünler ve enerji yanında insanlarımızın günlük hayatını yakından ilgilendiren yağdan şekere, undan ete pek çok konuda böyle bir durum ortaya çıkmıştır. Bizim bu süreçteki önceliğimiz, en pahalı malın olmayan mal olduğu gerçeğinden hareketle vatandaşlarımızın temel ihtiyaç maddelerine kesintisiz ve en uygun şartlarda erişimini sağlamaktır."

"Ancak sorun çoğu defa hukuki değil, ahlaki..."
Tamahkarlık yaparak, insanların temel maddelerinin fiyatlarını yükselten açgözlü bir kesimin de olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Kimi zaman yalan haberlerle panik oluşturarak, kimin zaman ellerindeki ürünleri piyasaya vermeyip stoklayarak, hatta imha ederek, kimi zaman aralarında anlaşıp fiyatları artırarak haksız kazanç peşinde koşanları takibe aldık. Kamunun denetim ve yaptırım yetkilerini kullanarak serbest piyasa sistemi içinde bu tamahkarlarla mücadele ediyoruz. Ancak sorun çoğu defa hukuki değil, ahlaki olduğu için maalesef arzu ettiğimiz neticeleri almakta güçlük çekiyoruz." diye konuştu.

Karşılarında zorlu bir tablo olduğu gerçeğinin farkında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Meseleye üreticilerden tüketicilere, çalışanlardan işverenlere, her kesimi gözeten, kazanımlarını korumaya, kayıplarını telafi etmeye yönelik bir anlayışla yaklaşıyoruz. Belirsizliğin yol açtığı tereddütler ortadan kalktıkça hem içeride hem de dışarıda ürün arzının yeniden dengeye oturacağını, tedarik kanallarının işlemeye başlayacağını, fiyatlardaki balonun söneceğini ümit ediyoruz. Bu düzelme yaşanana kadar vatandaşlarımıza her türlü desteği sağlamayı sürdüreceğiz. Gelir artışına yönelik tedbirler yanında gereksiz paniklerin önüne geçecek, piyasayı sakinleştirecek, tamahkarları dizginleyecek düzenlemelere hız vereceğiz. Sabırla, dirayetle daha çok çalışarak, daha sıkı mücadele ederek, bu dönemi de inşallah geride bırakacak, ülkemizin mutlaka 2023 hedeflerine ulaşmasını sağlayacağız."

"Türkiye geniş bir coğrafyanın lojistik süper gücü haline gelme yolunda ilerlemekte"
Erdoğan, 2053 ve 2071 vizyonlarını kendilerinden sonraki nesillere emanet edeceklerini söylediklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'ün eşiğinde olduklarını, dolayısıyla bir sonraki vizyon eşikleri olan 2053'e yönelik hazırlıklarını hızlandırdıklarını belirterek, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na sundukları katkı beyanıyla 2053 vizyonunun ilk somut hedefini ilan ettiklerini bildirdi.

Bugün de İstanbul'un fethinin 600'üncü yıl dönümüne atfettikleri vizyonlarının önemli unsurlarından biri olacağına inandıkları 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nı paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, "Ülkemizin merkezinde bulunduğu yükselen Avrupa-Asya-Afrika ticaret üçgeni bizim için özellikle ulaştırma alanında büyük fırsatlar barındırıyor. Bugün 12 milyar ton olarak gerçekleşen dünya ticaret hacminin 2030 yılında 25 milyar tona, 2050 yılında 95 milyar tona ulaşması bekleniyor. Birleşmiş Milletler halen yüzde 50'si kentte yaşayan dünya nüfusu için bu oranın 2050 yılında yüzde 70'e çıkacağına işaret ediyor." diye konuştu.

Dünyada ulaşıma yönelik talebin 2050 yılında iki katına çıkacağının anlaşıldığını söyleyen Erdoğan, "Küresel ticaretteki bu gelişmelere bakan vicdan sahibi herkes ülkemizin ulaştırma alanında son 20 yılda attığı adımların ne kadar önemli ve isabetli olduğunu kabul edecektir. Türkiye, Londra'dan Pekin'e, Sibirya'dan Güney Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyanın lojistik süper gücü haline gelme yolunda ilerlemektedir. Nitekim diğer ülkeler de ortaya çıkacak potansiyelden mümkün olan en yüksek payı almak için yatırımlarına hız vermeye başlamıştır." dedi.

ABD'nin 2 trilyon dolarlık, Çin'in ise 559 milyar dolarlık altyapı yatırımları planladıklarının bilindiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin ise 2003 yılından 2021 yılı sonuna kadar 5 ana sektörde yaptığı 172 milyar dolarlık yatırımla bu konuda şimdiden oldukça mesafe katetmiş bir ülke olduğuna işaret etti.

Temel önceliklerinin hep ekonominin üretim gücünü desteklemek olduğunu, yaptıkları yatırımlar sayesinde Türkiye'nin üretimini 1 trilyon doların üzerinde arttırmayı başardığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yatırımlarla yarısı da yeni olmak üzere 18 milyona yakın insanımızın istihdamını sağlayan ekonomik sonuçlar ürettik. Yine bu yatırımlarla milli gelirimize 520 milyar dolardan fazla katkı sunduk. Yarına hazırlanırken odak noktamıza insan, veri ve yük hareketliliğini yerleştirdik. Bu unsurları lojistik, mobilite, dijitalleşme ekseninde yeni ulaşım yaklaşım ve uygulamalarıyla birlikte ele alarak adımlarımızı atıyoruz. Akıllı otoyolların inşası bu uygulamalardan biridir." dedi.

Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nı veriye dayalı, ortak aklı önemseyen, topluma kulak veren bir anlayışla hazırladıklarını belirten Erdoğan, öncelikle güncel sosyo-demografik arazi kullanımı, ulaştırma sistemleri, altyapı ve turizm verilerine göre bir ihtiyaç analizi yaptıklarını ifade etti.

Yük ve yolcu taşımacılığında emisyon salınımını azaltma hedefli, çevreci ve akıllı ulaşım sistemlerinin öne çıktığı senaryolar geliştirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Sürdürülebilir senaryoda demir yolu yatırımlarımız artık ön plana çıkmıştır. Esasen yıllarca kaderine terk edilmiş demir yollarımızı zaten önemli ölçüde yeniden canlandırılmıştık. Mevcutların tamamını yenilediğimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 10 bin 959 kilometreden 13 bin 22 kilometreye çıkardık. Hedefimiz bu rakamı 2053'te 28 bin 590 kilometreye taşımaktır." diye konuştu.

Bunun için Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nda demir yollarına özel bir yer verdiklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Demir yollarının yolcu taşımacılığındaki payını yüzde 1'den Avrupa ortalamasının da üzeri olan yüzde 6,2'ye çıkartmakta kararlıyız. Bu da halen 19,5 milyon olan demir yolu yolcu sayımızın 2035 yılında 145 milyona, 2053'te ise 270 milyona ulaşması demektir. Yük taşımacılığımızın yüzde 4'e denk gelen 38 milyon tonu demir yoluyla gerçekleştirilmektedir. Amacımız 2053 yılında 440 milyon ton yükün demir yolu ile taşınmasını sağlayarak yaklaşık yüzde 22 seviyesine ulaşmaktır. Yurt dışı yük taşımacılığında da demir yolunun payını 10 kat artırmayı planlıyoruz. Hızlı tren hatlarını 2053 yılına kadar yaygınlaştırarak bu sistemle birbirine bağlı il sayımızı 8'den 52'ye çıkartacağız. Yolcu ve yük taşımacılığında kara yolu payının azaltılması, ulaşımdan kaynaklı karbon emisyonunun düşürülmesine de ciddi katkılar sağlayacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yatırımlarla kara yolu hizmet düzeyini de en üst seviyeye çekerek daha kesintisiz ve konforlu bir ulaşım tesis edeceklerini belirtti ve "Son 20 yılda bölünmüş yol ağımızı 6 bin 100 kilometreden 28 bin 650 kilometreye, otoyol ağımızı 1714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye zaten bildiğiniz gibi çıkarmıştık. Hedefimiz, 2053'e geldiğimizde bölünmüş yol ağımızı 38 bin kilometreye, otoyol ağımızı ise 8 bin 325 kilometreye yükseltmektir." dedi.

Limanların hem taşımacılık modlarının entegre edilmesi hem de uluslararası ulaşım koridorlarını özellikle birbirine bağlamak bakımından giderek daha da önem kazandığına dikkati çeken Erdoğan, "Önümüzdeki yıl limanlarımızdan 255 milyon tona yakın yük taşıması yapılacağı öngörülürken bu rakamın 2053 yılı için yaklaşık 421 milyon ton olması planlanmaktadır. Bu amaçla halen 217 olan liman tesisi sayımız 2053 yılında 255'e çıkartılacaktır. Kanal İstanbul Projesi ise İstanbul Boğazı'nda yaşanan gemi trafiğinin azaltılması ve ülkemizin jeopolitik konumundan kaynaklı gücünün artırılması bakımından kritik ehemmiyete sahiptir." diye konuştu.

"2053'e kadar demir, kara, deniz ve hava yolu ile haberleşme için 198 milyar dolar yeni yatırım yapacağız"
Hava ulaşımında Türkiye'nin Avrupa, Asya'nın batısı ve Afrika için yolcu ve yük trafiği açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye, hızla büyüyen ekonomisini ve turizmini destekleyen 56 havalimanına sahiptir. Önümüzdeki yıllarda bu sayı 61'e yükselecek. İnşallah hemen bayramın ertesinde Rize-Artvin Havalimanı'nın açılışını yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Böylece, Türkiye'nin, 2053'e kadar olan ihtiyacını karşılayacak seviyeye kavuşacağına işaret eden Erdoğan, halen 210 milyon olan hava yolu yolcu sayısının 2053 yılında 344 milyona çıkacağını dile getirdi.

Erdoğan, haberleşme alanında ileri teknolojiyle yola devam ederken Türkiye'nin dört bir yanını fiber ağlarla öreceklerini belirterek, hedeflerinin, 2053 yılında mobil geniş bant abone yoğunluğunu yüzde 100'e ulaştırmak, 5G teknolojisinin de nüfusun yüzde 100'ünü kapsamasını sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, genişleyen uydu filosu ve uluslararası iş birlikleri sayesinde bu alanda küresel ölçekte hizmet verebilen dünyanın lider ülkelerinden biri haline geleceğini vurgulayan Erdoğan, "Netice itibarıyla 5'er yıllık planlamalarla 2053 yılına kadar demir yolu, kara yolu, deniz yolu ve haberleşme için 198 milyar dolar yeni yatırım yapacağız. Sektörün milli gelirimize katkısı 2053 yılına kadar 1 trilyon doları geçerek yatırım bedelinin 5 katından fazlasını ülkemize kazandıracaktır." diye konuştu.

Ulaştırma ve haberleşme sektörünün 2053 yılına kadar üretime katkısının 1,94 trilyon dolarla yatırım bedelinin yaklaşık 10 katına çıkacağını, istihdama katkısının ise 27,7 milyon kişiyi bulacağını belirten Erdoğan, amaçlarının, bu sürenin sonunda Türkiye'nin, dünyanın gelişmekte olan değil, gelişmiş ülkeleri arasındaki seçkin yerini alması olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı'nın Türkiye'ye ve millete hayırlı olmasını diledi.

"Hedeflere ulaşmakta kararlıyız"
"Aziz milletim, sizlerle paylaştığımız vizyonlar, ülkemizin sadece bugünüyle değil, geleceğiyle de dertlendiğimizi, tüm aklımız ve kalbimizle bunun hazırlıklarını yaptığımızı göstermektedir." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Binlerce yıllık devlet geleneğimizin ve coğrafyamızdaki bin yıllık hakimiyetimizin yeni bir aşamasına adım atmak üzere olduğumuza inanıyoruz. İki büyük cihan savaşının ardından yeniden kurulan dünya düzeninde hak ettiği yeri almayan ülkemiz için bir dönem artık sona ermek üzeredir. Her demokrasi ve kalkınma teşebbüsü, tek parti faşizminden vesayete, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklardan darbelere kadar nice yöntemle engellenen büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına artık kimse mani olamayacaktır. Sağlıktan eğitime, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, spordan sosyal desteklere kadar her alanda Türkiye'ye çağ atlatmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi geçtiğimiz 20 yılda kurduğumuz güçlü eser ve hizmet altyapısının üzerinde hedeflerine ulaştırmakta kararlıyız. Diğer ülkelerin ve toplumların bugün başlasalar çeyrek asırda tamamlayamayacakları işleri biz hamdolsun önemli ölçüde bitirdik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan her krizin, her çalkantının, sarsıntının Türkiye'nin farkını tekrar tekrar gösterdiğini vurgulayarak, "Üretim ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar sebebiyle yaşanan küresel krizler elbette ülke içinde de kimi sıkıntılara yol açıyor. Dengesiz fiyat artışları, özellikle de dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın refah seviyelerinin geçici olarak bir parça gerilemesine sebebiyet verebilir. Ama emin olun arkasından gelecek güzel günler bu sıkıntıların hepsine değecektir." dedi.

"İşsizlik azalmaya devam ediyor"
"Bizim için asıl olan, özellikle her bir insanımızın çalışacak iş, evine götürecek ekmek, başını sokacak yuva bulabilmesidir." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun için fiyatlardaki istisnai sıçramanın yol açtığı belirsizliği bir an önce ortadan kaldırarak, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi programımıza çok daha fazlasıyla odaklanacağız. Fabrikaların tam kapasite çalıştığı, yolları mal taşıyan kamyonların, tırların doldurduğu, gümrük kapılarında sıraların oluştuğu Türkiye gerçeğini kimse gözlerden kaçıramaz.

Nitekim şubat ayı itibarıyla yıllık sanayi üretim endeksi yüzde 13,3 oranında artarak üretim temelli büyümenin sürdüğünü göstermektedir. Bu tablonun değerini sanayici bilir, nakliyeci bilir, ihracatçı bilir. İş gücü istatistikleri şubat ayında da 30 milyonun üzerinde seyreden istihdamın artmaya, işsizliğin azalmaya devam ettiğine işaret etmektedir. İstihdamı sürekli artırmamızın kıymetini de ancak yıllarca çalışacak iş bulamadığı için çoluğunun çocuğunun karşısında boynu bükük kalanlar bilir."

Şimdi istihdamla ilgili yeni bir projeyi daha hayata geçirmeye başladıklarını dile getiren Erdoğan, "İşbaşı eğitim programı kapsamında mevcut çalışanlarının üzerine ilave istihdam taahhüt eden firmaların işe alacakları her işçinin 3 veya 6 ay boyunca tüm ücretleriyle sosyal destek primlerini Çalışma Bakanlığımız karşılayacak. Böylece bu kapsamda işe giren her bireye bir veya iki yıllık istihdam garantisi oluşturmuş olacağız." dedi.

"Düzenleme çiftçilerimize hayırlı olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenleri, istihdam garantili yeni işbaşı eğitim programından istifade etmeye çağırarak şunları kaydetti:

"Diğer yandan, vatandaşlarımızla kamunun arasındaki mülkiyet çekişmelerine son vermek için başlattığımız 2B arazilerinin satışıyla ilgili başvuru ve ödeme süresini, şartları dikkate alarak 31 Aralık tarihine kadar uzatma kararı aldık. Aynı şekilde tarım amaçlı kullanılmak üzere çiftçilerimize ecrimisil bedelinin yarısına 10 yıl süreyle kiralama imkanı getirdiğimiz hazine taşınmazlarında da başvuru süresini kaldırıyoruz. 2020 yılı başından itibaren 3 yıl süreyle hazine taşınmazını kullanan çiftçilerimize başka şart aramadan bu araziyi kiralama imkanı getiriyoruz. Süresi bitenler, araziyi yeniden kiralayabilecek. 10 yıllık süreyi dolduranlar da satın alabilecektir. Hazine arazileri üzerindeki tarımsal üretimin devamlılığını sağlamayı amaçlayan bu düzenlemenin çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum."

"Felaket tellallığının çözüme faydası yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizle, kurulu enerji gücünde 100 bin megavat sınırını geçtiğimizin müjdesini de artık herhalde paylaşmak hakkımızdır diye düşünüyorum." dedi.

Türkiye'nin kurulu güç bakımından Avrupa'da 6'ıncı, dünyada da 14'üncü sıraya çıktığını belirten Erdoğan, Türkiye'yi bu seviyeye getirmek için son 20 yılda enerjiye 95 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade etti.

İktidara geldiklerinde hidroelektrik dışında neredeyse hiç olmayan yenilenebilir kaynaklar konusunda da toplam kurulu gücün yüzde 54'üne ulaşarak, adeta bir devrim gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Milletimize gururla sunduğumuz bir diğer önemli hizmetimiz de Karadeniz'de keşfettiğimiz ve inşallah önümüzdeki yıl kullanıma sunacağımız doğal gaz çalışmasıdır. Geçtiğimiz hafta Yavuz sondaj gemimizi gerekli ekipman ve sistemleri kuyulara yerleştirmek üzere Karadeniz'deki Türkali-2 kuyusuna gönderdik. İnşallah yeni aldığımız sondaj gemimizin de filomuza katılmasıyla bu çalışmaları daha da hızlandıracağız." diye konuştu.

Erdoğan, enerjiden gıdaya her alanda bugünkü sorunların çözümünün ötesinde geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak projeleri hayata geçirmek için gece gündüz mücadele ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

"Felaket tellallığının bu ülkenin hiçbir meselesinin çözümüne faydası yoktur. Bugüne kadar ülkemizin her meselesini nasıl hal yoluna koyduysak, inşallah bugünkü sıkıntıları da yine biz çözeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Terör örgütlerinin başını nasıl ezdiysek, fiyatlardaki yükselişin belini de aynı şekilde yine biz kıracağız. Demokrasimizin ve milli iradenin üstünlüğünü nasıl kökleştirdiysek, ekonomimizi de aynı şekilde biz güçlendireceğiz. Kuru nasıl kontrol altına aldıysak, inşallah enflasyonun da üstesinden yine biz geleceğiz. Milletimiz bu vatan topraklarında bin yıldır nice imtihanlardan geçti, nice mücadeleler verdi, nice badireler atlattı, nice zaferler kazandı. Allah'ın izniyle bu imtihanı başarıyla atlatacağımıza inanıyorum. Şairin dediği gibi umutsuzluk yok, gün gelir gül de açar bülbül de öter."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin görüntüler, Meclis'te gündeme geldi. AKP'li Durgut eleştirilere “Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor" cevabını verdi... 

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin görüntüler, TBMM Genel Kurulu’nda gündeme geldi. HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin “Türkiye'de aç ve açıkta hiç kimse yok" sözlerine tepki gösterdi.

AKP Ağrı Gençlik Kolları’nın sahur programına ilişkin fotoğrafı gösteren Aydemir, “İmam manda yoğurduna Medine hurması ve kestane balı tarifleri verirse cemaat bundan uzakta durmaz” dedi. AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, Aydemir’e “Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor” yanıtını verdi.

TBMM Genel Kurulu, bugün saat 15:00’te toplandı. Genel Kurul’da bu hafta Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin ele alınması bekleniyordu. Ancak gündemde değişiklik yapıldı. Uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin kanun tekliflerinin görüşülmesine başlandı.

ağrıda sahur ve gençler 2 627f7

SIDALI: TARIM POLİTİKASIYLA ÜRETİCİ FİYATLARI DİPTE

İYİ Parti Grubu’nun, tarım sektöründeki girdi maliyetlerindeki artışa ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi üzerinde görüşüldü. İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, şunları söyledi:

  • Tarımsal potansiyeli en yüksek ülkelerden biri olmamıza rağmen, yanlış politikalar, daha doğrusu politikasızlıklar neticesinde bugün tarımda varlık içinde yokluk yaşıyoruz. Doyuyoruz ama beslenemiyoruz, üretiyoruz ama kazanamıyoruz ve buna daha fazla da tahammülümüz kalmadı. Artık tarım ve gıdada yeni bir dünya düzeninin içindeyiz. Pandemi süreci, tarım ve gıdanın stratejik önemini çok net bir şekilde ortaya koydu. Bu dönemin mottosu, ‘kendine yeterlilik’ ‘korumacılık’ ve ‘gıda milliyetçiliği’. Tarımsal verimliliği yüksek, biyoçeşitliliği zengin ve üretimi teknolojiyle birleştirebilen ülkeler yeni dönemin yıldızları olacaklar yani petrol zengini ülkeler yok, gıda zengin ülkeler var. Bugün markette 1 kilo limon eşittir 1 litre mazot. Çiftçi kaça satıyor? Bedava. Erdemli'de limonlar ağaçta kaldı. Tüm garabet de işte tam burada. Yeni dönemde anahtar sözcük "üretim", sizinki "ithalat". Yıllardır ithalata dayalı tarım politikasıyla üretici fiyatları dipte. Kazanamayan çiftçi üretimden çekilince mahsul azalıyor ve fiyatlar da yükseliyor. Fiyatı artan her ürün de ithalat edilerek, sözde, bu fiyat artışı önlenmeye çalışılıyor. Bunun adı, bile isteye teslimiyet.
 

AYDEMİR: KİRİŞCİ NEYİN KAFASINI YAŞIYOR

HDP Grubu adına söz alan Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin “Türkiye'de aç açıkta kimse yok” sözlerine tepki gösterdi. Aydemir, “Kirişci acaba neyin kafasını yaşıyor? Hangi ülkede yaşıyor, nerede yaşıyor? Eğer Türkiye'de tarımsal anlamda bir sorun, sıkıntı yoksa... Buğday ithalatının yüzde 100'üne yakınını şu anda Rusya ve Ukrayna'dan, savaş hâlinde olan bu 2 ülkeden ithal etmek zorunda bırakılan bir tarım ve çiftçi gerçeğiyle karşı karşıyayız” dedi.

Aydemir, kürsüden AKP Ağrı Gençlik Kolları'nın sahur programına ait bir fotoğraf göstererek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kirişci'ye cevap olsun babında şunu söylüyorum: Ülkemizde muazzam atasözleri var, özellikle AKP'nin aç ve açlıkla ilgili yapmış olduğu siyaseti çok iyi bir şekilde ifade eden ‘Eğer imam gülerse cemaat kahkaha atarmış.’ Bunun daha değişik versiyonları da var, onu sizin takdirlerinize sunuyorum. Bakın, eğer imam saraydan ejder meyveli ‘smoothie’ tarifi, yine, eğer, imam saraydan manda yoğurduna Medine hurması ve kestane balı tarifleri verirse cemaat bundan asla ve kata uzakta durmaz. O cemaat de imamına nazire yapar şekilde, işte, Ağrı Gençlik Kollarının gece saat iki buçuk, üçte vermiş olduğu bu sahurla cevabını vermiş olur” diye konuştu.

AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ise yerinden Aydemir’e, “Ne varmış orada ne var orada. Ne var orada? Gençler toplanmış sahur yapıyor” karşılığını verdi.

Bunun üzerine Aydemir bir fotoğraf daha çıkararak, “Burada ne var? Ekonomik kriz nedeniyle Manisa Turgutlu'da evine ekmek götüremediği için kendisini yakan vatandaş var; onun çocuğunun hakkı var, hakkı… Anladınız mı? Bu vatandaşın hakkı var; beyinlerinize, bilinçaltınıza, bedeninize yazın” karşılığını verdi.

AKP’li Durgut ise “Çocukların hakkını siz çok iyi biliyorsunuz... Dağa kaçırdığınız çocukların...” dedi.

Aydemir sözlerini şöyle sürdürdü:

  • Bu halkı yanma pozisyonuna AKP Hükûmeti zorladı. Niye? Çünkü evine ekmek götüremiyor. Neden götüremiyor? Recep Tayyip Erdoğan tarımdan gerekli nemalanmayı götüremediği, ‘beşli çete’ yol açamadığı için, yol açamadığı için... Bu insanlar aç, bu insanlar ekmeğe muhtaç. Bunun hesabını bu halk mutlak suretle soracaktır.

Durgut’ta “O gençleri Kandil'de istiyorsunuz, onlar sahur sofrasında; çatlayın” diye konuştu.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ethem Sancak hakkında suç duyurusunda bulundu... 

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen AKP eski MKYK üyesi olan iş insanı Ethem Sancak, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen ‘Türkiye'nin güvenliği ve NATO’ konferansında yaptığı konuşmada “Biz Amerika'nın desteğiyle iktidara geldik. Taç giyen baş akıllanır. One minute olayında rest çektik. Batının pranga sistemine kafa tutmaya başladık. Bunu devirebilmek için en son içimize sızdırdıkları FETÖ, 15 Temmuz darbesini yaptı. Biz milletimizin desteğiyle bunları yendik” demişti. Sancak’ın açıklamasının ardından Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçti.

ERDOĞAN VE SANCAK HAKKINDA SUÇ DUYURUSU...


HKP avukatları, Recep Tayyip Erdoğan ve Ethem Sancak hakkında, "temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama" ve "suçu bildirmemek" suçlarını işlediklerini belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

 

erdoğan ve ethem sancak 2 fe8ec

 

"ERDOĞAN VE SANCAK YARGILANMALIDIR"...


Suç duyurusuna ilişkin HKP MYK Üyesi Av. Doğan Erkan açıklama yaptı. Erkan, şu ifadelere yer verdi:

“BOP; Türkiye ve Ortadoğu’daki diğer devletlerin, toplamda 22 ülkenin egemenlik haklarına müdahale eden, sınırlarını değiştirmeyi hedefleyen Emperyalist bir projedir. Dolayısıyla Türkiye’nin siyasi bağımsızlığına ve temel ulusal yararlarına karşıdır. Bu anlamıyla, BOP Eşbaşkanlığı, Anayasadaki temel milli yararlar aleyhine faaliyet suçunu oluşturur. Biz Tayyip Erdoğan’ın bu projenin eşbaşkanı olduğunu ikrar ettiği gün bu suçu da itiraf etmiş olduğunu söylemiştik. Bu kez bu suçu Ethem Sancak, BOP Eşbaşkanlığı karşılığında ABD bizi iktidara getirdi diyerek ikrar etmiş oldu. Bu nedenlerle Ethem Sancak’ın bu ikrarları nedeniyle ifadeye çağrılması, bu itiraflarının savcılık tarafından soruşturulması, sonrasında da Tayyip Erdoğan hakkında TBMM’ye fezlekesinin yazılması gerekmektedir. Bu nedenlerle Tayyip Erdoğan da, suçu bugüne kadar gizleyen Ethem Sancak da yargılanmalıdır. ABD ise tüm baskı ve sömürü aygıtlarıyla birlikte, bu topraklardan kovulmalıdır. Biz gerçek devrimciler, er geç bu ikisini de sağlayacağız.” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, "5 yıllık görev süremiz tamamlanmadan, sadece sözünü verdiğimiz 77 projeyi değil, en az 142 önemli projeyi bitirmiş olacağız. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Çünkü Antalya’ya daha da fazlası yaraşır" dedi... 

Antalya Büyükşehir Belediye Bakanı Muhitti Böcek, kent merkezindeki bir otelde görevdeki 3 yıllık faaliyetlerini anlattı. ‘Antalya’ya daha fazlası yaraşır’ sloganıyla düzenlenen toplantıya, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi partilerin ilçe başkanları ve büyükşehir belediyesinin üst düzey yöneticileri katıldı. Mazbatayı alışının 3. yılı olduğunu hatırlatan Başkan Böcek, Ramazan ayının tüm dünyada sağlık barış ve mutluluk getirmesini diledi.

böcek 3.yılında 2 f1c64

"Hayallerim sevdam bitmedi"...

Koltuk ve makamların geçici olduğunu ve kendisine verilen değeri hiçbir zaman unutmadığını dile getiren Böcek, “Göğsümde taşıdığım en onurlu rozet de memleketimin ve vatanımın hiçbir köşesinde, başımı öne eğdirecek bir yanlışa imza atmamış olmamdandır. Antalya ve Antalyalılara hizmet etmek en büyük gururum oldu. Siyasi hayatım boyunca bütün vatandaşlarıma hizmet etme hayalim vardı. 3 yıl önce bana güvenen aşık olduğum bu şehre hizmet fırsatı veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sonsuz teşekkür ediyorum. Tarih; hayal edenleri değil, hayallerini gerçekleştirenleri yazar, ne mutlu ki bana, cumhuriyetimizin 100. yılında da Antalya’ma hizmet etme onurunu yaşayacağım. Hayallerim de sevdam da bitmedi, bitmeyecek. Adaylık görevi verildiği ilk günden itibaren siz değerli yol arkadaşlarımla 99 gün, gece gündüz demeden 19 ilçe, 913 mahallemizde adım adım yürüdük, kapı kapı dolaştık. Kimseyi ötekileştirmeyeceğimizi, haksızlığa uğrayan vatandaşlarımızın hakkını teslim edeceğimizi, dertlerine derman olacağımızı söyledik. ‘Ben sen yok biz varız, biz birlikte yaparız’ diyerek kıymetli vatandaşlarımızın kutsal oylarıyla seçimi kazandık” diye konuştu.

böcek 3.yılında 3 e2796

"Antalya’yı sizlerle yönetiyoruz"...


Gece gündüz demeden “planlı, kurallı, kimlikli bir Antalya’yı inşa edebilmek için var gücüyle çalışmalara başladığını dile getiren Başkan Böcek, “Büyük bir borç yükünü devraldığımızın bilinciyle, ilk iş olarak tasarruf tedbirleri alarak israfa son verdik. Bir taraftan borçları öderken diğer taraftan halkın yararına olan projelerimize de devam ettik. Turizmle ve tarımla yüksek katma değer üreten, eğitim, spor, kültür sanat odaklı, çevre ve doğa dostu, mutlu ve kaliteli yaşamın olduğu, geleceğin Antalya’sı için çalışmalarımızı sürdürdük. Tüm bu hizmetleri hayata geçirirken enerjimizi, gücümüzü hep sizlerden aldık. Antalya’yı Antalyalılarla birlikte, ortak akılla yönettik. Bu süreçte, çok zor zamanlar geçirdik. Bütün dünyada dengeleri alt üst eden bir pandemiyle mücadele ettik” dedi.

böcek 3.yılında 4 ed9a9

"Manavgat’ta dayanışmanın en güzel örneğini sergiledik"...


Antalya’nın geçen yol cumhuriyet tarihinin en büyük oran yangınını yaşadığını hatırlatan Başkan Böcek, “Bu yangın, canlarımızla birlikte ciğerlerimizi ve anılarımızı da kül etti. Bu kadar acının yaşandığı günlerde bile acımasızca siyaset yapanları gördük, hatta bir belediye başkanının evleri yanmayan vatandaşların pişman olacağına dair akla, mantığa uymayan talihsiz açıklamalarına şahit olduk. Tüm bu yaşananlara rağmen, kimseyi ötekileştirmeden var gücümüzle çalışarak dayanışmanın en güzel örneğini sergiledik. Ülkemizin dört bir yanından yangınla mücadeleye katkı koyan tüm vatandaşlarımıza, belediye başkanlarımıza, kurum ve kuruluşlara, kısacası desteğini esirgemeyen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

"Tıkır tıkır çalışıyoruz"...


Böcek, ekonomik krizi herkesin derinden etkilemeye devam ettiğini kaydederek, tarımsal üretimde artan girdi maliyetleri, gübreye, mazota gelen zamlar, enerji fiyatlarındaki artış, çiftçinin belini büktüğünü ve üretmez hale getirdiğine değindi.

Tüm baskı ve engellemelere rağmen sorunları bıkmadan, yorulmadan aynı azim ve kararlılıkla çözmeye devam ettiklerini kaydeden Başkan Muhittin Böcek, tıkır tıkır çalıştıklarını, teker teker tamamladıklarını belirtti.

böcek 3.yılında 5 91b88

"İşbirliği içinde hizmet ediyoruz"...


“Ben sen yok biz varız” diyerek kimseyi ötekileştirmediklerine vurgu yapan Başkan Böcek, “İnancı ve siyasi görüş ayrımı yapmadan herkese eşit hizmet sunduk. Bizlere tanınan 5 yıllık yetkinin ilk 3 yılını geride bırakırken bu şehre katkı sağlayan herkesin yanında, engel çıkaranın da karşısında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Turizmden tarıma, sudan enerjiye, üretim kooperatiflerinden iklim değişikliğine kadar hemen her alana; yaşlıya, gence, engelli bireylere, kadınlara, çocuklara ve can dostlara özel olarak hazırladığımız projelerimizi teker teker hayata geçiriyoruz. Büyükşehir belediyesi olarak, çözüm üretmeye odaklı, hareket kabiliyeti yüksek, uzman bir kadro ile çalışmanın yanı sıra; gönüllü ve toplum merkezli kurumlarla iş birliği içerisinde hizmet ediyoruz” dedi.

"Kaosun parçası olmadık"...


Başkan Böcek, sadece alt yapı ve üst yapı hizmetlerinde değil; ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçların karşılanması konularında da titizlikle çalıştıklarını ve çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.

‘Biz birlikte yaparız’ sözüyle çıktığı yolda verdikleri bütün sözleri tutmak ve daha fazlasını yapmak için durmaksızın çalıştıklarını işaret eden Böcek, “Tüm vatandaşlarımıza eksiksiz ve ayrımsız bir şekilde hizmet götürebilmek için gecemizi gündüzümüze katarak aynı azim ve kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. ‘Planlı, kurallı, kimlikli bir kent’ hedefiyle bu güzel şehri ortak akılla ve birlikte yöneteceğiz dedik. Gücümüzü daima birlikten aldık ve işte bu güçle, her türlü zorluğu aştık. 7’den 77’ye herkese dokunabilmek ve fayda sağlayabilmek için seçim öncesinde geliştirdiğimiz projelerimizi teker teker hayata geçirmeye başladık. bu süreçte karşımıza geçmiş yönetimlerden kalan sorunlu projeler çıktı. Seçimi kaybedeceklerini anlayan geçmiş yöneticilerin aceleyle ve plansız bir biçimde ihaleye çıktıkları projelerden, halkımızın yararına olanları bitirme kararı aldık. Çünkü bu projeleri iptal etmek ya da çözümsüzlüğe sürüklemek belediye bütçesine ciddi zararlar verecekti. Bu noktada, kaosun bir parçası olmak yerine, çözümün bir parçası olmayı seçtik ve projelerin tamamlanması için önemli bir kaynak aktardık” dedi.

böcek 3.yılında 6 fb43e

"142 projeyi bitireceğiz"...


Verdikleri sözleri hiç unutmadıklarını, bahane üretmediklerinin altını çizen Başkan Böcek, 2Seçim döneminde ‘Muhittin Böcek sözü’ diyerek açıkladığımız projelerimizi hayata geçirmekle kalmayıp daha da fazlasını yaptık. Önümüzde daha 2 yıl var. Kalan zamanımızda tüm projelerimizi sırasıyla tamamlayacağız. Her zaman daha da fazlasını üretmek, daha da fazlasını başarmak için çalışacağız. Sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle ve tabii ki Antalyalılarla birlikte yürümeye, sosyal yardımları arttırıp kamu yararına öncelik vermeye, iş, aş üretip paylaşmaya ve bu şehri birlikte yönetmeye devam edeceğiz. 5 yıllık görev süremiz tamamlanmadan, sadece sözünü verdiğimiz 77 projeyi değil; en az 142 önemli projeyi bitirmiş olacağız. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Çünkü Antalya’ya daha da fazlası” yaraşır” açıklamalarında bulundu.

Başkan Böcek’in konuşmasının ardından, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Başdanışmanı Cem Oğuz, biten ve devam eden ve başlanacak olan projeler hakkında sunum yaptı.

3.yılda böcek 5ac2e

Başkan Böcek’in projeleri...


Başkan Böcek’in hayata geçirdiği projelerden bazıları ise şöyle oluştu:

“Halk et, halk süt, her ilçeye bir kreş, akıllı tarım uygulamaları, üreticiye alternatif ürün ve hibe desteği, çiftçi eğitimleri,bitki besleme desteği, ipkek böcekçiliği, sulama projeleri,süt tankı desteği, makine teçhizat desteği, hayvancılık destekleri, çiçek soğanı üretim ve depolama tesisi, arı kovanı desteği, tekneler ile denizler tertemiz, hobifest, yılbaşı festivali, akıllı ulaşım sistemleri projesi, kavşak düzenlemeleri, ulaşımdaki engellerin kaldırılması, otopark projeleri, akıllı kent Antalya, GES kuruyor,enerjimizi güneşten alıyoruz, kent meydanları hayat buldu, emekliler kahvesi, kent hafızasına sahip çıkyoruz, öğrencilere can suyu olunması, Antalya fikir atölyesi,e spor,istihdam ofisi, Yeşilçam doğa yürüyüşü ve bisiklet yolu projeleri, yerleşik yabancılar ve turistler için projeler, ata sporuna destek, Amatör sporlara destek, muhtarlara destek,afet sonrası destek hizmetleri”

Biten projeler...
Bitirilen bazı projeler ise şöyle: “Meltem katlı kavşağı, Büyükşehir belediyesi sağlık kompleksi, Manavgat katı atık aktarım tesisi, Karaman ve Kuruçay köprüsü, Kemer meydanı çalışmaları,Döşemaltı kanalizasyon çalışması, Deniz deşarj hatlarının yenilenmesi, içme suyu depolarının yenilenmesi, Gazipaşa su projeleri, yaya üst geçit projeleri, faytonların kaldırılması, insansız can kurtaran projesi, balıkçılık ağı atıklarının toplanması, dere atık kapanı projeleri, susuz çim projesi, bimekan, Antalya Turizm Birliği, 3. Etap raylı sistem projesi, Doğu Garajı Nekropol alanı inşaatı, Karaalioğlu Kent Yaşam parkı, anıt ağaçların tescillenmesi”

Bitirilme aşamasındaki bazı projeler...


Bitirilme aşamasında olan projelerden bazıları şunlar:


“Manavgat yangını sonrası hizmetler, Finike kanalizasyon projeleri,Kumluca içme suyu projeleri, Uncalı mezarlığı, Alanya Belediye hizmet binası, raylı sistem ve yeni vagon alımları, Güneş Mahallesi Kentsel Dönüşüm projesi, Balbey Mahallesi projesi, Gazipaşa ve Serik Kültür merkezi, Alanya Toptancı Hali, Kaş Kınık toptancı hali”

Bitirilme aşamasındaki seçim projeleri...


Bitirilme aşamasında olan seçim projeleri: “Sokak hayvanları bakım evi projesi, Manavgat toptancı hali projesi, 4. Etap raylı sistem, 100. Yıl Bulvarı yeni yaşam alanı projesi, Korkuteli Yaş sebze ve meyve kurutma tesisi, Gençlik merkezi,Kaleiçi çevre düzenleme prpojesi, Engelsiz yaşam evi projesi, Çevre eğitim ve inovasyon projesi, Sağlıklı ve ekonomk su-antsu, ulaşım ve imar planları, Halk yem, Kırcami planı ve alt yapısı, Sera atıkları projesi, Lara Kent par Sahil projesi, Atıksu arıtma master planı”

Başlanacak bazı projeler...


Yakında başlanacak projeler: “Konyaaltı iman bölgesi sahil düzenleme projesi, Boğaçayı 2. Etap rekraasyonel alan tasarımı projesi, Zeytinpark projesi, Hurma Arıtma çamuru yakma ve enerji geri kazanım tesisi, Konyaaltı yeni yol çalışmaları, Uncalı katlı kavşakları, Çalkaya bölgesel yolları, Kundu turizm yolu projesi,Asat SCADA sistemi yatırımları, Alanya içme suyu projesi, İçme suyu üretim tesislerin rehabilitasyonu, 6 ilçenin içme suyu sorunlarının çözülmesi, 3 kapılar karşısı kazı ve belediye hizmet alanı, Finike Cumhuriyet Meydanı çalışmaları, Elmalı Kadın emeği üretim atölyesi projesi, arıtma acıkışı sularının tarımsal sulamada kullanılması, Kuzey Antalya içme suyu temin projesi”

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

KAYNAK: Ajanslar,Antalya Büyükşehir Belediyesi

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne “Diyanet İşleri Başkanlığı” görevi yüklenirken, tarikat ve cemaatlerle işbirliğinin önü daha da açıldı...

“Bir Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”nde dün gerçekleştirilen değişiklik ile MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne geniş görevler tanımlandı. Değişiklik öncesi yalnızca “ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında din kültürü ve ahlak eğitim ve öğretimine ait programlar ile ders kitaplarını ve eğitim araç-gereçlerini hazırlamak” ile görevli olan genel müdürlük artık “imam hatip ortaokulu ve liselerinin alanlarıyla ilgili ders kitaplarını” da hazırlayacak.

diyanete 702e5

"ÜLKELERLE İŞBİRLİĞİ"...
Genel müdürlüğün görevleri arasına ayrıca “hafızlık” eğitimi eklenmesi de dikkat çekti. Bir süredir Diyanet İşleri Başkanlığı ile hafızlık eğitimi yürüten bakanlık, artık bu genel müdürlük üzerinden “imam hatip ortaokul ve liselerinde hafızlık eğitimine yönelik çalışmalar” yürütecek. Genel müdürlük, “görev alanına giren konularda üniversiteler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği” de yapabilecek. “Kurum ve kuruluşlar” tanımının “kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları” şeklinde ayrılmaması dikkat çekti. Böylece, tek tanım içinde vakıflar ve dernekler üzerinden cemaat ve tarikatlar ile işbirliğinin önü açıldı. Benzer alanda verilen bir diğer görev ise “ülke ve topluluklar” konusunda oldu. Genel müdürlük, “Türkiye ile dil, tarih veya kültür birliği bulunan ülke ve topluluklar ile diğer ülkelerle din eğitim ve öğretimi alanında işbirliğine yönelik çalışmalar” yapacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Et ve Süt Kurumu'na alınmayan Kılıçdaroğlu: Bayramdan sonra Milletin Sesi mitinglerine yeniden başlıyoruz...

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu duyurduğu gibi saat 10.00'da Et ve Süt Kurumu'na gitti. Özel güvenlik görevlisi tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu'na içeri giremeyeceği söylendi. Kapıda konuşan Kılıçdaroğlu, "Daha önce yaptığımız gibi bayramdan sonra milletin sesi mitinglerine yeniden başlayacağız. Millet Kürsü'ye çıkacak ve anlatacak. Saray ve yetkilileri bunu ne kadar duyarlar bilmiyorum" dedi.

kılıçdaroğlu et ve süt kurumu önünde 2 8c1a3

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün akşam, sosyal medya paylaşımında; “Çocukların beslenme hakkının korunmasını konuşmak üzere Et ve Süt Kurumu’ndan randevu istedim. Herhalde bir yerlerden izin alamadılar ki ses yok! Evlatlarımızın beslenme hakkını konuşmak için yarın saat 10.00’da devletimizin şerefli bürokratlarına gideceğim. Gerisi onlara kalmış” açıklamışını yapmıştı.

Kılıçdaroğlu; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi ve Gülizar Biçer Karaca, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP’nin kadın milletvekilleri ve CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi Koordinatörü ve Derin Yoksulluk Ağı kurucusu Hacer Foggo ile birlikte Ankara’daki, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü önüne geldi.

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü yetkilileri, Kılıçdaroğlu ve heyetine randevu vermedi. Genel Müdürlüğün kapısında açıklama yapan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Daha önce Türkiye İstatistik Kurumu’na gitmiştim. Emeklilerin asgari ücretlilerin, memurların, dul ve yetimlerin haklarını savunmak için… Çünkü, Türkiye İstatistik Kurumu enflasyonu düşük göstererek; bu insanların, milyonlarca insanın düşük zam almasının yolunu açıyordu. Buna toplumun dikkatini çekmek için, TÜİK’e gitmiştim.

Daha sonra sözlü sınavda hakları yenen gençlerin uğradıkları haksızlığı kamuoyuna duyurmak için Milli Eğitim Bakanlığı’na gitmiştim. Türkiye’de KPSS’de dereceye giren pek çok genç, üzülerek ifade edeyim, sözlü sınavda elenmişlerdi, torpilleri olmadığı için.

'Yeterli beslenme bütün çocuklar için bir haktır'

Bugün Et ve Süt Kurumu’nun önündeyim. Burada bulunmamın temel nedeni; çocukların haklarını savunmak, kadın milletvekilleriyle beraberim. Kadın milletvekilleri, bütün anneler, çocuklarının iyi beslenmesini isterler. Yeterli beslenme, bütün çocuklar için bir haktır. Bu hakkı sağlayacak olan da sosyal devlettir. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi lazım. Bütün çocukların iyi beslenmeleri, yeterli beslenmeleri gerekir. Bu, çok önemli bir konudur.

Tarım Bakanı, dün katıldığı bir televizyon programında; ‘Türkiye’de aç ve açıkta kimse yok, herkesin karnı tok’ diye bir açıklama yapıyor. Tarım Bakanı’nın dünyadan haberi yok, Türkiye gerçeklerinden bir haberi yok. İzin verirseniz, Türkiye’de yaşanan derin yoksulluğu uzun yıllardır araştıran, yoksullarla ciddi, tutarlı ilişkiler kuran; bu insanların yoksulluğunu afişe etmeden, onların yoksulluğunu giderme konusunda çaba harcayan Sayın Hacer Foggo’ya bu konuda düşüncelerini aktarmak üzere söz vereyim.”

'Her evde gelişim bozukluğu olan bir çocuk var'

Kılıçdaroğlu, konuşmasının bu bölümünde sözü CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo’ya bıraktı. Foggo, şunları söyledi:

“Türkiye’de yoksulluk ile değil artık açlıkla mücadele ediyoruz. Yetersiz beslenme ile mücadele ediyor, çocuklar. Son yapılan araştırmada, 1040 çocukla bir araştırma yapıldı ve kızların yüzde 85’in kansızlıkla, erkek çocuğun da yüzde 68 ile kansız olduğu ortaya çıktı. Geçen hafta yapılan bir araştırma. Bu; yetersiz beslenme, öğrenme güçlüğü çekme demek. Yetersiz beslenme aynı zamanda öğrenme güçlüğüne neden oluyor. Yetersiz beslenme, kronik açlık demek. Bütün çocuklar bununla mücadele ediyor.

Daha dün bir aile ile görüştüm. ‘Çocuklar ile birlikte sahurda patates kızartması yedik, akşam komşuda hazır çorba yedik.’ İnsanlar bunlarla mücadele ediyor. Bir kasabın önünden geçerken, bir yaşlı amca, ‘Kızım, kasap değim sanki kuyumcu. Kuyumcudan altın almak için biz bu fiyatlara bakardık.’ En son ne zaman yediniz et, diye sordum. ‘En son geçen kurban bayramında’ dedi. Yaşlılar, çocuklar derin yoksullukla, açlıkla mücadele ediyor.

Yapılan araştırmalarda; Güneydoğu’da, Doğu Anadolu bölgesinde çocukların yüzde 5’i bodur. Bodurluğun anlamı yetersiz beslenme, kronik açlık demek. Ne okul besleneme programları yerine geliyor, ne başka bir şey. Yani Türkiye’de yoksulluk var, açlıkla mücadele ediliyor şu an.

‘Yoksulluk yok’ demek, ‘açlık yok’ demek iyi bir temenni ve ben 20 yıldır mücadele ediyorum bu alanda. Şu anda CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi’ndeyim. Ben böyle bir dönem, gerçekten görmedim. Benim her girdiğim evde beslenme yetersizliği yüzünden gelişim bozukluğu olan çocuklar var.

Geçen hafta sosyal hizmet uzmanlarıyla görüştüm. Her belediyenin görüşüyorum, şu soruyu soruyorum. Siz de sorun. Deyin ki, ‘Gittiğiniz evde yetersiz beslenme nedeniyle gelişim bozukluğu olmayan bir çocuk gördünüz mü?’ diye sordum. Görmedik, dediler. Her evde gelişim bozukluğu olan bir çocuk var. Gittiğiniz yoksul mahallelerde, sorun; 7 yaşındaki çocuk 4 yaşında gibi gözüküyor. Lütfen bunları sorun.

Bunlar aslında yoksulluğun, açlığın belirtileri. Cep telefonlarını sormayın. Çok fazla bilirkişi çıkıyor, yoksullukla ilgili diyorlar ki; balık tutmayı öğreteceğiz. Sosyal yardımlar olmasın. Balık tutmak demek, sağlıklı yeni nesillerin ortaya çıkması demek ama maalesef açlık var arkadaşlar.”

Foggo, bu sırada, bazı evlerde çekilmiş sofra fotoğrafları gösterdi. Foggo, “Sofralar böyle, bu benim çektiğim bir fotoğraf. Türkiye’nin her yanında geziyorum. Lütfen siz de bu mahallelerde olun. Ya da gelin birlikte gezelim. ‘Hiçbir çocuk yatağa aç girmesin’ diye buradayım. O son çocuğu buluncaya kadar da mücadele edeceğiz” dedi.

'Kaynakları üreticiye değil de birilerine tahsis ederseniz, çocuklar yatağa aç girer'

Foggo’nun konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Az önce Hacer hanım, açıklamalar yaptı. Bir politikacı açıklaması değil bu. Yıllardır derin yoksulluk konusunda araştırma yapan, Türkiye gerçeklerini kamuoyuyla paylaşan saygın bir isim. Kendisinin, derin yoksulluk manzarasıyla karşılaştığında yaşadığı sıkıntıları o da biliyor, ben de biliyorum.

Buradan saraya ve sarayın yetkililerine çağrı yapıyorum. Açık ve net bir çağrı yapıyorum. ‘Beşli çeteye’ verilen imkanların, ‘beşli çeteye’ sağlanan olanakların, ‘beşli çeteye’ verilen dolarların en azından binde birini bu ülkenin yoksul aileleri için harcasalar emin olun hiçbir çocuk yatağa aç girmez.

Açık ve net, sözler bana ait değil, sözler Aydın’da bir sivil toplum kuruluşunun, bir meslek odasının başkanına ait sözler, 22 saat önce söylenen sözler bunlar. ‘Damızlık hayvanlar, süt inekleri kesiliyor. Kesiler kesile nereye kadar gidecek bu? Yarın damızlık hayvanlar bittiğinde dana sıkıntısı, et sıkıntısı başlayacak. Süt ve hayvansal ürünleri, içecek ayranı bile bulamayacağız. Milletin gücü kalmadı’ diyor. Bu kadar açık, bu kadar net. Bu bir siyasetçi değil, üretici.

'Milletin sesi' mitinglerine yeniden başlayacağız'

Bu bir üretici. Bir kilo kıyma 98 lira. Hangi asgari ücretli kıyma alabilecek? Hangi asgari ücretli veya geliri olmayan bir aile çocuğuna düzenli süt alabilecek? Bu nedenle biz, daha önce yaptığımız gibi bayramdan sonra, Ramazan Bayramı’ndan sonra ‘milletin sesi’ mitinglerine yeniden başlayacağız. Millet, kürsüye çıkacak ve kendi sorunlarını anlatacak. Saray ve sarayın yetkilileri bunu ne kadar duyarlar bilmiyorum. Ama kendilerine açık ve net söylüyorum. Benim yaptığım çağrı, bu ülkenin insanlarının refahı içindir. Benim yaptığım çağrı, bu ülkede hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi içindir. Benim yaptığı çağrı, Türkiye’de siyaset kurumunun halkın gözünde saygın olmasını sağlamaktır. Beni yaptığım çağrı, eğer 21. yüzyılın Türkiye’sinde bir çocuk yatağa aç giriyorsa bu Türkiye’nin itibarına gölge vurur. Ben Türkiye’nin itibarını, saygınlığını koruyorum. Et ve Süt Kurumu, çiftçinin yanında olmalı, üreticinin yanında olmalı. Et ve Süt Kurumu’nun kaynaklarını birilerine peşkeş çekerseniz, onun kaynaklarını üreticiye değil de birilerine tahsis ederseniz, çocuklar yatağa aç girer.

Çağrımı yeniliyorum. ‘Beşli çeteye’ sağladığın imkanları, milyarlarca doları, onun binde birini üreticiye verirseniz bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmez. Bu çağrımı tekrar bütün medyanın, 84 milyonun önünde dillendiriyorum.

Burası bağımsız bir kurum. Et ve Süt Kurumu burası. Burası bir KİT. Et ve Süt Kurumu aynı zamanda KİT Komisyonu’nda milletvekillerine hesap veren bir kurumdur. Dolayısıyla buraya gelmek, et ve süt açısından da son derece değerli.”

'Çiftçinin saray hükümetinden 211 milyar türk lirası alacağı var'

Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularına şöyle cevap verdi:

“Sayın Bakan, siyasetin ne olduğunu bilmiyor. Otobüse binen kişi, siyaset karar aldığı için otobüse biner ve bedelini öder. Çiftçi, destek görmezse, sağlıklı üretim yapamaz. Desteği sağlayacak olan siyaset kurumudur. Çiftçinin saray hükümetinden 211 milyar Türk lirası alacağı var. 211 milyar lira gasp edilmiştir, 211 milyar lira ‘beşli çeteye’ tahsis edilmiştir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Haberler.com'a birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. CHP'nin cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olacağı iddiaları da sorulan Özdağ, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en iyi AK Partilidir" ifadesini kullandı.

Zafer Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu açıklayarak büyük ses getiren Genel Başkan Ümit Özdağ, "Yavaş tercihimizden dolayı çok olumlu tepkiler aldık ve almaya devam ediyoruz. Bizimki tabii bir göreve çağrı, bizim adayımız olmasının dışında. Eğer bu görevi kabul ederse Türkiye için hayırlı olacağını düşünüyoruz hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bile hayırlı olacağını düşünüyoruz" dedi.


"SİYASETTE SU AKAR YOLUNU BULUR"...

ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın olumsuz bir yanıt vermesi halinde ne düşündüğü de sorulan Özdağ, "Şu anda olumsuz bir tepki üzerinden konuşmayalım. Siyasette su akar yolunu bulur" dedi.

özdağdan kılıçdaroğlu yorumu 2 d9caf

"KILIÇDAROĞLU, ERDOĞAN'DAN SONRAKİ EN İYİ AK PARTİLİDİR"...

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nu göstereceği iddiaları için de dikkat çeken ifadeler kullanan Özdağ, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en iyi AK Partilidir" dedi.

"İMAMOĞLU HALKI KANDIRIP SEÇİMİ KAZANDI, BİR DAHA KANDIRAMAZ"...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yorumları da sorulan Zafer Partisi lideri Özdağ, "İmamoğlu nöbetçi cumhurbaşkanı adaylığı yaptı belediye başkanlığından çok. Ve Diyarbakır'a gidip HDP'lilerle fotoğraf verip onların sağladığı ortamda, İstanbul'a dönüp Göktürk Abideleri'ne atıfta bulundu. Bu klasik, oportünist, ilkesiz politikacı tavrı hiçbir kutsalı olmayan... Kutsalı olmayanların halktan destek alması mümkün değildir. Halkı bir kere kandırırsın. O kontenjanını kullandı, bir kere kandırdı ve şartlar çok uygundu, kazandı. Bir daha kandıramaz" diye konuştu.

"TÜRK HALKININ KANDIRILMASINI ENGELLEYEĞİZ"...

İmamoğlu'nun seçimi bir daha kazanıp kazanamayacağı da sorulan Özdağ, "Biz Zafer Partisi olarak Türk halkının kandırılmasını engelleyeceğiz" yanıtını verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Adana Milletvekili İsmail Koncuk, Zafer Partisi’nden istifa etti. Koncuk, "Bir kaç kişi ile çıktığımız bu yolda, bu yönetim anlayışı ile maalesef daha ileri gidebilmek mümkün görünmüyor" ifadelerini kullandı. Koncuk yaklaşık dört ay önce Zafer Partisi’ndeki Genel Sekreterlik görevinden istifa etmişti...

Liste tartışmaları sonrası İYİ Parti'den istifa eden ve bir süre sonra Zafer Partisi'ne katılan Adana Milletvekili İsmail Koncuk, partisinden istifa etti.

Sosyal medya hesabından istifasını duyuran Koncuk, "Birkaç kişi ile çıktığımız bu yolda, bu yönetim anlayışı ile maalesef daha ileri gidebilmek mümkün görünmüyor. Bu sebeplerle Zafer Partisi’nden istifa ediyorum" ifadelerini kullandı.

 KONCUK İSTİFA TWITTERI 309d2

Koncuk, sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti:

"4 ay önce Zafer Partisi Genel Sekreterliğinden istifa etmiştim. Bu süreçte, Divan üyeleri Serdar Öztürk, Neslihan Seven, Bülent Kutlu, Jülide Yılmaz ve eski Sivas Milletvekili Mehmet Ceylan istifa etti. Hiçbir tedbir alınmadığı gibi bu istifalar ve gerekçeleri görmezden gelindi. Gen. Sek. istifa gerekçelerim geçen 4 ay içinde maalesef hiç değişmedi, değiştirileceğine dair bir işaret de görmedim. Birkaç kişi ile çıktığımız bu yolda, bu yönetim anlayışı ile maalesef daha ileri gidebilmek mümkün görünmüyor. Bu sebeplerle Zafer Partisi’nden istifa ediyorum."

 

 

 

 

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Türkiye'nin en genç Belediye başkanı olarak Alanya Kestel Kasabasında 18 yıl önce seçildiğinde Ülke gündeminde ki yerini almış ve o günden bugünlere ara vermeden; sevilen ve başarılı belediye başkanı seçilmeyi başarmış ender siyasetçilerden biri...

18.YIL 2 ebf1a

VE BELEDİYE BAŞKANLIĞINDA Kİ 18.YIL...

18.YIL 3 f5805

3 dönem Alanya'nın turistik beldesi Kestel'de ve iki dönemdir 350.000 nüfuslu ve Türkiye'de ki 68 vilayetten daha büyük Alanya da belediye başkanlığı yapan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, süresiz başkanlığının 18.yılında bir açıklama yaptı.

18.YIL 4 3905c

BAŞKAN YÜCEL AÇIKLAMASINDA ŞUNLARI SÖYLEDİ...

-"Bugün Belediye Başkanlığı görevimizde 18. Yılımızı doldurduk. Bana , memleketime hizmet etmeyi nasip eden Rabbime şükürler olsun. 18 yıldır bize güvenen, bizleri destekleyen tüm gönül dostlarımızla Alanya'mıza hizmet yolunda el ele, can cana yürümeye devam edeceğiz.
Varlığınız, desteğiniz ve sonsuz sevginiz için teşekkürler Alanya."

 18.YIL 5 5b9f5

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı açıklamasının ardından gözlerin çevrildiği CHP'den ilk açıklama geldi...

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Sayın Özdağ'ın açıklamasını, toplumun kahir ekseriyeti gibi, Millet İttifakı'nın adayının 13. Cumhurbaşkanı olacağını görmesi olarak yorumluyorum. Millet İttifakı'na olan güven ve umudun bir ölçüsü olarak alıyorum" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın sabah saatlerinde partisinin Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili yaptığı açıklama, bir anda siyaset sahnesinde bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Özdağ, toplumun geniş bir kesiminde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a ilgi olduğunu ve Zafer Partisi'nin Yavaş'ı adaylık için göreve çağırdığını söyledi.

ADAY MANSUR 1 998ee

"MİLLET İTTİFAKI'NA OLAN GÜVENİN ÖLÇÜSÜ OLARAK GÖRÜYORUM"...
Özdağ'ın bu çıkışının ardından gözler Millet İttifakı partilerinin temsilcilerine çevrildi. İlk yorum CHP cephesinden TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay'dan geldi. Özdağ'ın açıklamalarıyla ilgili soruyu yanıtlayan Altay, "Cumhurbaşkanı adayına Millet İttifakı'nı oluşturan partilerin yetkili kurulları ve genel başkanları karar verecektir. Sayın Özdağ'ın açıklamasını, toplumun kahir ekseriyeti gibi, Millet İttifakı'nın adayının 13. Cumhurbaşkanı olacağını görmesi olarak yorumluyorum. Millet İttifakı'na olan güven ve umudun bir ölçüsü olarak alıyorum" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, sabah katıldığı İsmail Küçükkaya'nın Çalar Saat programında Mansur Yavaş'ı göreve çağırdıklarını belirterek şunları söyledi: "Birilerinin küçük siyasi taktiklerle, 'Ya genel başkan seçimi kaybeder, biz de onun yerine otururuz' biçimindeki hesaplarına heba edilemeyecek bir durum var. Onun için biz, Zafer Partisi olarak, bir yumuşak geçişi, Türkiye'nin gerilime girmeden parlamenter sisteme geçişi yürütebilecek ve halkın her kesiminden oy alabilecek kişinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu gördük."

Onun için de Mansur Yavaş'ı, Zafer Partisi olarak göreve çağırıyoruz. Bu bir adaylık değil, milli bir meseledir. 'Hayır o Ankara'nın belediye başkanıdır, işini yapsın', hiç kimse Türkiye'nin kaderiyle ilgili olarak böyle bir şey diyemez. Kamuoyunda Mansur Bey'in her kesimde karşılığını olduğunu gördük. Bunu bir siyasi partinin genel başkanı olarak söylüyorum."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Rusya'da, Covid-19 teşhisiyle 2 Şubat'tan bu yana Moskova'da kaldırıldığı hastanede tedavi gören Liberal Demokrat Partisi Başkanı Vladimir Jirinovski hayatını kaybetti...

Öte yandan Rus vekilin 2015 yılında Türk ordusu tarafından düşürülen Rus uçağı sonrası "İstanbul Boğazı'na atom bombası atalım" dediği ortaya çıktı.
Liberal ekonomi ve Rus milliyetçiliğinin önde gelen isimlerinden olan Rusya Liberal Demokrat Partisi'nin lideri Vladimir Jirinovski gün içerisinde hayatını kaybetti. Covid-19 sebebi ile şubat ayından beri hastanede kalan Jirinovski'nin kesin ölüm nedeni henüz açıklanmadı.

"İSTANBUL'A ATOM BOMBASI ATALIM" DEMİŞTİ...


2015 yılında Rusya ile Türkiye arasında uçak krizi yaşanmıştı. Rus ordusuna ait bir uçak Suriye'de bulunan Türkmenleri bombalamak için Türkiye'nin hava sahasını defalarca ihlal etmişti. Yapılan bu ihlaller sonrası Rus uçağı düşürülmüştü. Rus uçağının düşürülmesi dünya çapında gündem olurken Vladimir Jirinovski, "Düşürülen uçak karşılığında İstanbul Boğazı'na atom bombası atalım" ifadelerine yer vermişti.

 

VLADİMİR JİRİNOVSKİ KİMDİR?


Milliyetçi ve Batı karşıtı söylemleriyle tanınan Rusya Liberal Demokrat Parti lideri Vladimir Jirinovski, 26 Nisan 1946'da Kazakistan'ın eski başkenti Almatı'da doğdu. İngiltere'yi Rusya'nın "son birkaç yüzyılın en büyük düşmanı" olarak nitelendiren Jirinovski, popülist ve milliyetçi söylemleri ile biliniyordu. Jirinovskiy 2000 ve 2004 yıllarında Duma Başkan Yardımcısı seçildi. En son aday olduğu 2012 devlet başkanlığı seçimlerinde ise yüzde 6 oy aldı. İngilizce, Fransızca, Almanca bilen Jirinovskiy, akıcı olarak Türkçe de konuşuyordu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Kızılalan’da yapımı devam eden Macera Parkı’nda incelemelerde bulundu. Başkan Yücel, “Sezon öncesi çalışmalarımızı tamamlayarak, Macera Parkımızı Alanya halkımızın hizmetine sunacağız.” dedi...

macera parkı 2 43d6e

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, mega projelerinden birisini daha tamamlıyor. Alanya’nın dört bir köşesinde Üretken Belediyecilik anlayışı ile cazibe merkezleri ve sosyal donatı alanları oluşturan Başkan Yücel, bugün birim müdürleri ile Kızılalan Mevki’nde bulunan Macera Parkı’nda incelemelerde bulundu.

macera parkı 3 627bc

Geçtiğimiz yıl başlanan ve 100 dönümlük bir arazi üzerine kurulacak olan Macera Parkı’nın yüzde 90’lık kısmı tamamlandı ve açılış için son rötuşlar gerçekleştiriliyor. İçerisinde kır lokantası, idari bina, yöresel ürünler satış yeri, manej ve hayvan barınağı, ağaçlar arası yürüyüş parkuru, kader atlayışı, yarış parkurları, dev salıncak, ağaçlar arası raylı kayma hattı, paintball alanı, çocuk oyun alanı, trekking ve doğa yürüyüşü yapmaya uygun yürüyüş yolları gibi imkanlar bulunan mega projenin yaz sezonu öncesi hizmete açılması bekleniyor.

macera parkı 4 56731

Macera Parkı’nda geniş çaplı bir inceleme yaparak, çalışmalar hakkında son bilgileri alan Başkan Yücel, “Bugün teknik ekiplerimiz ve müdürlerimizle birlikte yaklaşık bir yıldır çalışmaları devam eden Kızılalan Macera Parkı’ndayız. Şu ana kadar ihale koşulları içerisindeki çalışmaların yüzde 90’ı bitti. En kısa süre içerisinde tamamını bitirmeyi hedeflediğimiz Macera Parkı’na yeni fonksiyonlar ilave ederek inşallah yaz sezonu başlamadan halkımızın kullanımına açacağız. Hem çocuklarımızı hem de yetişkinlerimizi düşünerek ailelerin gün boyu zaman geçirebilecekleri bir etkinlik alanı olacak.” diyerek müjdeli haberi verdi.

macera parkı 5 f103a

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

MHP--Milliyetçi Hareket Partisi Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan; Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatının 25. yıl dönümünde, hüzünlü ve bilgece konuşmalarla anarken, Vatanın kutsallığını bir kere daha dile getirdi ve Vatanı sevmenin ülkücülük olduğunu vurgulayarak, anlamayanlara ve bölücü zihniyetlere de Ülkücülük dersi verdi.

türkdoğan başbuğu andı 2 93450

BAŞKAN TÜRKDOĞAN,BAŞBUĞ TÜRKEŞ'İ ANARKEN ŞUNLARI SÖYLEDİ;

"Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i vefatının 25. yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
Türk milletine adanmış bir hayatın abideleşen şahsiyeti Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ismi; inanç, dik duruş ve cesaret ile bütünleşmiştir. Onun ismi bu hasletlerle sürmüş şerefli bir ömrün destanıdır. Alparslan Türkeş yaşadığı çağda, Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapan cesaret, gönül, fikir ve eylem adamıdır.
Milletimizin verdiği Başbuğ unvanı; kendisinin üzerinde vatan, millet ve devlet sevgisi ile özdeşleşerek adeta bayraklaşmıştır. Türk milliyetçiliği, onun fikirleri ile güçlü bir gelecek vizyonu kazanmış, yetiştirdiği nesillerle, kuşaktan kuşağa aktarılan bir değer olmuştur.

başbuğ türkeş 1 46c73
Ömrü boyunca Türk milletinden yana tavır koyan, binlerce yıllık Türk tarihinin değerlerine sahip çıkan, geçmişten, geleceğe köprü görevi görecek bir hareketi kuran Başbuğumuz Alparslan Türkeş’tir. Türkiye Cumhuriyetinin bugününe baktığımızda, Türk milletinin feryadına kulak verdiğimizde, Başbuğumuzun yıllar önce gördüğü tehlikelerin var olduğunu görüyoruz. Başbuğumuz Alparslan Türkeş gördüğü bu tehlikelerin tespiti ile yetinmemiş, çözümlerini de ifade etmiştir. Çözüm, Türk milletinin özüne dönmesi, yabancı hayranlığını bırakması, bayrağına sahip çıkması, fitneye, fesada geçit vermemesi, milli değerlerine sıkı sıkıya sarılmasıdır. Rahmetli Başbuğumuz, ömrü boyunca, hem biz Türk milliyetçilerine, hem de bütün insanlığa örnek olacak kadar büyük bir şahsiyet sergilemiş; çilenin, sabrın, azim ve kararlılığın abidesi olmuştur.

başbuğ türkeş 2 f072a


Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyin emanetini Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey 21. yüzyıla taşımış, Milliyetçi-Ülkücü hareketin muhasım tavırlar, türlü saldırılar karşısında sarsılmaz bir iradeyle dimdik durmasını sağlamıştır.
Milliyetçi Ülkücü Hareket Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in izinde, Liderimiz Devlet Bahçeli’nin emrinde davasına sadakatle bağlı, geleceğe emin adımlarla yürümekte kararlıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş'e ve bugün aramızda olmayan tüm dava arkadaşlarımıza ve aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Bizler Cennet Mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyin açtığı kutlu Ülkü Yolunda, Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyin emrinde ve Yolbaşçılığında dün olduğundan daha büyük bir inanç ve azimle yürümeye devam ederek, Başbuğumuzun Üç Hilal sancağını hep daha yukarıya çıkaracağız."

 türkdoğan başbuğu andı 1 1faf9

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, “İftarda Mahallenizdeyiz” sloganıyla Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde vatandaşlara sıcak yemek dağıtımı gerçekleştirdi...

Antalya Büyükşehir Belediyesi, paylaşma ve dayanışma ayı Ramazan’da, Mobil Aşevi ile mahalleleri dolaşarak, ihtiyaç sahibi vatandaşlara sıcak yemek dağıtımı gerçekleştiriyor. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na ait Mobil Aşevi, Ramazan’ın ilk günü Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde 1500 kişiye dört çeşit yemek dağıttı. Vatandaşlar, iftar öncesi yemeklerini alarak, evlerinde iftar saatini bekledi. Çin’den gelip 5 aydır Antalya’da yaşayan Xin Peng de Büyükşehir Belediyesi’nin ikramından faydalananlar arasındaydı.

Bu Hafta Kepez İlçesi’nde

Büyükşehir Belediyesi Mobil Aşevi, bu hafta Kepez ilçesinde yemek dağıtımına devam edecek. 3 Nisan Pazar günü Baraj Mahallesi’nde, 4 Nisan Pazartesi Habibler Mahallesi’nde, 5 Nisan Salı Hüsnü Karakaş Mahallesi’nde, 6 Nisan Çarşamba Aktoprak Mahallesi’nde, 7 Nisan Perşembe Aydoğmuş Mahallesi’nde, 8 Nisan Cuma Menderes Mahallesi’nde, 9 Nisan Cumartesi Kültür Mahallesi’nde vatandaşlara iftar öncesinde sıcak yemek ikramında bulunacak.

 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

 

Türkiye'de yapılanmasını hızla tamamlayarak ,seçimlere iddialı hazırlanan Ümit Özdağ'ın kurduğu Zafer Partisi Ülke gündeminde ki yerini aldığı gibi, İl ve ilçelerde ki kongreleri ile de yapılanmasını güçlendirerek tamamlamaya devam ediyor...

 

ZAFER PARTİSİ ALANYA İLÇE TEŞKİLATI DA KONGRESİNİ TAMAMLADI...

 

İlk olağan genel kurula tek aday olarak giren Alanya İlçe Başkanı Sibel Dulum  64 delegenin 40'ının Oyu ile seçilmiş başkanlığını tescilledi.

 zafer alanya kongresi 1 il başkanı aedca

Seçimler öncesi Antalya Zafer Partisi İl Başkanı Galip İlya yaptığı konuşmada; Ülkemizi yüz yıldır  bölmek isteyenler; sağcı-solcu,Dinci-Laik,Kürt-Türk ayrıştırmaları ile bu emellerine ulaşamayınca,şimdi de içimize 9 milyon suriyeli ve Afgan göçmen katarak iç savaş çıkarma peşindeler.Genel Başkanımız sayın Ümit Özdağı'ın dediği gibi,Atatürk'ün bizlere emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde buna müsade etmeyeceğiz ve Bu misafirleri ülkelerine dostça ve kardeşçe göndereceğiz ve Türk Devletini Türk Milleti'ne geri vereceğiz"diyerek büyük alkış aldı.

Alanya Zafer Partisi İlçe Başkanı Sibel Dulum'da yaptığı konuşmada hükümetin mülteci politikasını eleştirdi. Dulum, “Sığınmacılar sorunu hallolmadan ne ekonomi düzelebilir ne de ekonomiye bağlı diğer problemler ortadan kalkabilir” dedi.


Zafer Partisi İlçe Teşkilatı 1. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi.

Parti binasındaki genel kurula Zafer Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Kemal Karabağ, İl Başkanı Galip İlya, İlçe Başkanı Sibel Dulum, ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı.

zafer alanya kongresi ilk manşet 328b0

Divanın oluşturulması ile başlayan genel kurulda konuşan İlçe Başkanı Sibel Dulum, ülke olarak çok kötü günlerden geçildiğini söyledi. Dulum, “Karanlıktayız ve hepimiz güneşimizi arıyoruz. Sanki 1919’un koşullarındayız. Yeniden çöküşteyiz. Yeniden lider, kurtuluş arıyoruz. Farkındaysanız işgal edildik. Bu kez biz 8 milyon sığınmacıyla işgal altındayız. 2 milyondan fazla bu ülkeye gelen kaçaklarla işgal altındayız. Silahla işgal edilmiyoruz. Ekonomiyle, sosyal hayatla, demografiyle, kültürle, dille, tarımla, hayvancılıkla, KOBİ’lerle işgal ediliyoruz. Kendi halkımızın cebinden alıyoruz. Dışardan gelenlere veriyoruz. Biz dünyada en fazla borçlanan ülke değil miyiz? Dışardan borç alıyoruz, borçlanıyoruz ama kendi vatandaşımıza değil, bu ülkeye Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) monte edilen sığınmacıları beslemek için kullanıyoruz. Ülkemizi yönetenler son 5 yıl içinde dünyanın çeşitli yerlerinde insani yardım adı altında para dağıtıyor. Her sene 8 milyar dolar gönderiliyor. Şimdiye kadar 71 milyar dolar gitmiş. 9 milyar Suriyelilere, 8 milyar dolar da insani yardım adı altında gidiyorsa ortadaki hesabı düşünebiliyor musunuz? O zaman bizim enflasyonumuz da düşmez. Cari açığımız da kapanmaz. Maliyetlerimiz de azalmaz. Bu sığınmacılar sorunu hallolmadan ne ekonomi düzelebilir ne de ekonomiye bağlı diğer problemler ortadan kalkabilir” dedi. Faaliyet raporu, mali rapor ve tahmini bütçenin oy birliği ile kabul edilmesinin, Karabağ ve İlya’nın konuşmalarının ardından seçime geçildi.

zafer alanya kongresi 3 c0150

Dulum’un tek aday olduğu genel kurulda listede yer alan isimler şöyle:

 


İLÇE YÖNETİM KURULU ASİL...


Ayten Yılmaz
Ahmet Çakır
Arif Şanlı
Ali Dulum
Ender Memişoğlu
Gönül Kölüş
Hüseyin Avşar
Hüseyin Gülmez
Hasan Erdem
İsmail Yıldırım
İzzet Tunca
İlkay Aydoğdu
Kürşat Devecioğlu
Mevlüt Ezgen
Oğuz Yıldırım
Şahin Büber
Süleyman Akan
Dilek Ezgen
Yusuf Ankaralı
Keziban Avşar
Yeliz Kaygısız
Mehmet Yıldırım
Zahide Ertaş
Keziban Oymak


İL DELEGE LİSTESİ ASİL
Ayten Yılmaz
Ahmet Çakır
Arif Şanlı
Ali Dulum
Ender Memişoğlu
Gönül Kölüş
Hüseyin Avşar
Hüseyin Gülmez
Hasan Erdem
İsmail Yıldırım
İzzet Tunca
İlkay Aydoğdu
Kürşat Devecioğlu
Mevlüt Ezgen
Oğuz Yıldırım
Şahin Büber
Süleyman Akan
Dilek Ezgen
Yusuf Ankaralı
Keziban Avşar
Yeliz Kaygısız
Mehmet Yıldırım
Zahide Ertaş
Keziban Oymak
Sibel Dulum
Ümit Demir
Abdullah Çelik
Süleyman Şark Demir
Cem Çelik
Fatma Ayaz
Ümran Kölüş
Havva Çelik
Meral Kaş
Tahsin Çelik
Deniz Solakoğlu
Gönül Kölüş
Nazende Çağaloğlu
Duran Atabay
Reşide Gürsoy
Özlem Bahadır
Sibel Naryaprağı
Tülay Şarkdemir
Nimet Koyun
Cemal Çetin
Memnune Demir
Hanife Çetin
Murat Aksoy
Necla Yıldırım
Hanife Yıldırım
Kerem Ezgen

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

 

Kılıçdaroğlu “Düğmeli Ev’leri Devam Ettirmemiz Gerek” “Medeniyetler Bahçesi” temasıyla düzenlenen EXPO 2021 Hatay, törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Antalya Bahçesi’nde yer alan Düğmeli Ev, EXPO’nun en dikkat çeken yerlerinden biri oldu. Antalya Bahçesi’ni ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başkan Muhittin Böcek’ten Düğmeli Ev’lerin yok olmaması ve gelecek nesillere taşınması için çalışma yapmasını istedi...

düğmeli ev 2 7f4e9

EXPO 2021 Hatay’ın resmi açılış törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tören öncesi alanı gezdi. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO 2021 Hatay hakkında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na bilgi verdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan şehir bahçesini de gezen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Başkan Muhittin Böcek tarafından ağırlandı.

Bahçenin Konsepti İklim Değişikliği...

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan ve Park Bahçeler Dairesi Başkanı Çiğdem Hacıoğlu, bahçenin konsepti hakkında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na sunum yaptı. Bahçede iklim değişikliği temasının işlendiğini söyleyen Hacıoğlu, “Her yerin yemyeşil olduğu, suyumuzun gür gür aktığı bir alan oluşturmaya çalıştık. Ayrıca Manavgat’ta yanan ağaçları buraya getirdik. Günümüzde en büyük sorunlardan bir tanesi iklim değişikliği. Bahçemizde bu konuda bir farkındalık yaratmaya çalıştık” dedi.

Depreme Ve Yangına Dayanıklı...

İbradı-Akseki yöresine ait Düğmeli Ev hakkında da bilgi veren Hacıoğlu şunları söyledi: “Düğmeli Ev depreme ve yangına dayanıklı bir ev. Vakti zamanında Akseki Cevizli bölgesinde bir yangın oluyor ve bazı evler zarar görüyor. O dönem Atatürk, milletvekili Rasih Kaplan’a para veriyor ve oradaki bütün evleri elden geçirtiyor ve ilk şehir planlaması Cevizli bölgesinde uygulanıyor. Bu açıdan da bahçemiz anlam yüklü.”

düğmeli ev 4 7f2b8

Kılıçdaroğlu Ustasından Bilgi Aldı...

Sunumun ardından Düğmeli Ev’i gezen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Düğmeli Ev ustası Muhsin Bayındır’dan yapılışı hakkında bilgi aldı. Düğmeli Evlerin yok olmaması ve devam ettirilmesi için Başkan Böcek’ten çalışma yapmasını isteyen Kılıçdaroğlu, “Bu ustalığın geliştirilmesi gerek. Bunun için Muhittin Böcek Başkanımızdan gerekli adımların atılmasını istedim” dedi.

Antalya Bahçesi Misafirlerini Ağırlıyor...

EXPO 2021 Hatay’da Antalya’yı tanıtıyor olmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, “Antalya Bahçemizde Sayın Genel Başkanımızı, Milletvekillerimizi, Büyükşehir Belediyesi Başkanı arkadaşlarımı ve Hataylı hemşehrilerimizi ağırlıyoruz. Hatay medeniyetler şehri. Böylesi güzel bir EXPO’yu Hatay’a ve ülkemize kazandıran Lütfü Savaş Başkanımı ve tüm çalışma arkadaşlarını kutluyorum. Biz de Düğmeli Ev ile EXPO’da yerimizi aldık. Bütün belediye başkanı arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Onlar da çok emek vermiş kendi ilinin özel simgesini herşeyini burada yapmaya çalışmış. Gerçekten muhteşem bir açılış yapıldı. Herkes bu güzellikleri görmeli” diye konuştu.

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu tarafından kesin ihraç istemiyle İl Disiplin Kurulu'na sevk edilen iş insanı Ethem Sancak, kararı öğrendikten sonra partiden istifa etti... 

İş insanı Ethem Sancak, AKP İstanbul İl Yönetimi tarafından tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle il disiplin kuruluna sevk edildi. AKP il yönetiminden edindiğimiz bilgiye göre Sancak’ın ihraç talebiyle sevk edilmesinin sebebi Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlene panelde yaptığı konuşma.

İSTİFA ETTİ...

Sancak, kararın ardından AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı’na istifa dilekçesi sundu. Ethem Sancak’ın istifa dilekçesini akşam saat 18.00 sıralarında sunduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili ulaştığımız Sancak, “O konulara girmek istemiyorum. Bizim iç meselemiz o, yazmasan da olur” demekle yetindi.

AKP İstanbul il yönetiminden yetkililer de istifayı doğruladı.

NELER SÖYLEMİŞTİ?

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde düzenlenen ‘Türkiye'nin güvenliği ve NATO' konferansında yaptığı konuşmada “Biz Amerikan'ın desteğiyle iktidara geldik. Taç giyen baş akıllanır. Van minute olayında rest çektik. Batının pranga sistemine kafa tutmaya başladık. Bunu devirebilmek için en son içimize sızdırdıkları FETÖ, 15 Temmuz darbesini yaptı. Biz milletimizin desteğiyle bunları yendik” demişti.

 

‘‘BİZ ADAM KESEN BİRÇOK ÜLKE İLE KARDEŞİZ"...

“Türkiye, Rusya ve İran bir olalım; Amerika'yı Suriye'den çıkaralım” değerlendirmesini yapan Sancak Gazete Duvar’ın aktardığına göre “Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlayalım. Tayyip Erdoğan ile Esad birbirine düşman diye Suriye ile Türkiye neden birbirine düşman olsun? Esad çok adam kesti. Biz adam kesen birçok ülkeyle kardeşiz. İsrail ile barıştık. İsrail ile barışan hükümet Esad ile niye barışmasın? Birleşik Arap Emirlikleri ile biz kanlı bıçaklıydık. Şimdi bizimle beraberler” ifadelerini kullanmıştı.

"UYGURLARIN REFAH SEVİYESİ YOZGAT'IN 3 KATIDIR"...

Öğrencilerin Çin'in Doğu Türkistan'da cami kapattığı yönündeki eleştirisine ilişkin konuşan Sancak, “Öyle bir şey yok. Ben kendim gittim gördüm. Kapatılan tek bir cami yok. Uygur bölgesinde yaşayan Uygurların refah seviyesi bizim Yozgat'ta yaşayan insanlarımızın refah seviyesinden 3 kat daha yüksektir. Git gör. Bunlar Amerikan ajanlarının dezenformasyonudur. Batı medyası ve CIA'nın ajanlarıdır. Çok merak ediyorsanız sizi göndereyim. Bölge bölge, atlayın gidin. Başkalarının anlattıklarına bakmayın. Kendiniz gidin” dedi.

AKP’li kaynaklar, disiplin sürecinin hızlı bir şekilde işletileceğini söylerken kesin bir zaman veremediklerini söyledi. İhraç talebinin doğrudan genel merkezden verildiği de iddialar arasında.

ETHEM SANCAK SÖZCÜ'YE KONUŞTU: BEN DE MEDYADAN ÖĞRENDİM...

Ethem Sancak, gelişmeler üzerine SÖZCÜ'ye açıklamalarda bulundu.

Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine ilişkin Sancak, “Ben de bunu medyadan öğrendim” dedi.

Marmara Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada “Biz Amerika'nın desteğiyle iktidara geldik” sözlerini sorduğumuz Ethem Sancak, “Hayır, yalan. Ben öyle bir şey söylemem. AKP halkın oyuyla iktidara geldi, Amerika'nın desteğiyle değil” dedi.

Marmara Üniversitesi'nde yaptığı konuşmaya ilişkin Sancak, şunları söyledi.

“Yaptığım konuşmada söyleyeceğimi söyledim. ‘Amerika AKP'yi kurdu, destekledi' diye asla öyle bir şey söylemedim. Öyle düşünmüyorum. Amerika'nın, NATO'nun 1950'den beri bizlere neler yaptığını, Menderes'e arka çıkıp sonra ona idama götürdüğünü… Süleyman Demirel'i 3 kere darbeyle gönderdiler. Tayyip Erdoğan halkın oyuyla seçilince içine sızmaya çalıştılar FETÖ'cülerle şununla bununla… Tayyip Erdoğan teslim olmayınca, bunlara cephe açınca ‘van minüt' olayıyla başlayan, onu düşürebilmek için her türlü yolu denediklerini, en sonunda 15 Temmuz'da darbeyle öldürmeye kalktıklarını söyledim. Söylediklerim bunlar. Güvenlik ve NATO üzerine basına kapalı bir söyleşiydi.”

“BANA GEREKÇE SÖYLEMEDİLER”...

Basın kapalı konuşmasının sızdırıldığını belirten Sancak, Disiplin Kurulu'na sevkinin bu konuşmayla ilgili olabileceğini, parti yönetiminden kendisine gerekçe söylenmediğini aktardı.

“ERDOĞAN, DAVASINDA DİK DURDUĞU SÜRECE NEFERİYİM”...

Disiplin Kurulu'na sevkine itirazı olup olmayacağını sorduğumuz Sancak, “Bu konuda benim bir hamlem olmayacak. Canları sağ olsun. Benim partizanlık, particilik gibi bir derdim yok. Ben Tayyip Erdoğan'ın neferiyim. Davasında dik durduğu sürece ben de ona neferlik yapmaya devam edeceğim. Partiden ihraç edebilirler ama vatandaşlıktan ihraç edemezler. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Tayyip Erdoğan'ın davasına ve yücelttiği bayrağa hizmet edeceğim neferi olarak” ifadelerini kullandı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu: "3600 ek gösterge temmuz ayına kadar çıkarılacak."...

AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu, milyonlarca memurun dört gözle beklediği 3600 ek gösterge ve asgari ücrete ikinci zam konusunda değerlendirmelerde bulundu. 3600 ek göstergenin temmuz ayına kadar çıkarılacağını belirten Akbaşoğlu, asgari ücrete ikinci zammın da temmuz ayında ele alınacağını söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, "Türkiye'nin müstakbel başbakanı olarak söz veriyorum: Kahraman Türk polisinin değerini, sadece şehit olduğunda bilen bu köhnemiş zihniyeti mutlaka değiştireceğiz. Her seçimde verdikleri, 3600 ek gösterge sözünde hala bir gelişme yok. Sizler için 3600 ek göstergeyi çıkartmak da, inşallah bize nasip olacak." ifadelerini kullandı. İYİ Parti liderinin bu sözleri ayakta alkışlandı.

akşener alkış 2 0bb99
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidara sert sözlerle yüklenen Akşener, "Sayın Erdoğan senin sınırlı tarih bilginde bulunmaz ama, Türk'ün devlet anlayışında vatandaşını refah içinde yaşatmaktır. Bari tarihimize kulak ver. Senin görevin milletimize yatmadan önce yeme tavsiyesi değil, karnı tok yatağa girmesini sağlamaktır. Geleneksel AK Parti israf festivali tüm şaşasıyla sürüyor. Hala ceketimi assam seçilirim havasındalar, ülkeyi hala şahsi şirketi, vatandaşı da marabaları olarak görüyorlar." dedi.

"6 PARTİ OLARAK GÖRÜŞMEMİZ, ONLARIN RAHATINI BOZDU"...
6 muhalefet lideriyle yaptıkları görüşmelere değinen İYİ Parti lideri, "6 parti olarak kurumsal ve fikri farklılıklarımıza rağmen bu yolda çok önemli adım attık. Görüyoruz ki bu tablo Cumhur İttifakı bileşenlerinin canını çok sıkıyor. Şimdiye kadar yürüttükleri siyaset dağıldı, rahatları bozuldu. Bu rahatsızlıktan olsa gerek bir dumur hali iktidarı esir almış durumda. Aday belli olmadan yapılan toplantıların anlamsız olduğunu söylüyor. Sorun bu kafa yapısının ta kendisi. Biz yeni tek adam belirlemek için bir araya gelmedik. Bu ucube sistemden kurtulmak için bir araya geldik. Türkiye'nin kuvvetler ayrılığına dayalı hukuk sistemine ihtiyacı var. Anlamadıkları gerçek bu. Adalet, demokrasi, kalkınma, zenginleşme en başta sistem sorunudur. Türkiye bu sistemle daha fazla yönetilemez."

"MÜSTAKBEL BAŞBAKAN OLARAK SÖZ VERİYORUM"...
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya seslenen Akşener konuşmasına şöyle devam etti: "Polislerimiz kendilerini sürekli ezmeye çalışan, kirli bir düzenle karşılaşıyorlar. Bunun sonucunda da; istifalar, ve her duyduğumuzda canımızı yakan, intihar vakaları, her geçen gün daha da artıyor. Peki, bu vahim durum karşısında, Bay Kriz ve 'usta' İçişleri Bakanı ne yapıyor? Hiçbir şey… Her konuda olduğu gibi, bu konuda da, kulaklarının üzerine yatarak, hiçbir sorun yokmuş gibi davranarak, intihar eden evlatlarımızın, bir değeri yokmuş gibi, umursamaz tavırlar takınarak, kendi kurdukları kirli düzeni, sürdürmeye aynen devam ediyorlar.

Türkiye'nin müstakbel başbakanı olarak, söz veriyorum: Kahraman Türk Polisi'nin değerini, sadece şehit olduğunda bilen, bu köhnemiş zihniyeti mutlaka değiştireceğiz. Her seçimde verdikleri, 3600 ek gösterge sözünde, hala bir gelişme yok… Sizler için 3600 ek göstergeyi çıkartmak da, inşallah bize nasip olacak."

akşenere alkış 1 2a826

 

Akşener'in bu sözleri, ayağa kalkan partililer tarafından ayakta alkışlanarak karşılandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

“İklim Dostu Kuruluş” belgesi alan ilk belediye oldu...

Antalya’nın iklim dostu bir kent olmasını amaçlayan ve Antalyalılara düşük karbon yoğunluğu ile yüksek yaşam kalitesi sunmayı hedefleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi, TSE tarafından “İklim Dostu Kuruluş” belgesini alan ilk belediye oldu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, bunun ilk aşama olduğunu belirterek, “Bundan sonraki hedefimiz iklim dostu kent olmaktır” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi dünyayı tehdit eden iklim değişikliğine uyum ve iklim krizi ile mücadele konusundaki çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda gösterdiği hassasiyet Türk Standartları Enstitüsü tarafından da onaylandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 1 Ocak 2020-31 Aralık 2020 tarihleri arasını temel alarak hesaplanan Sera Gazı Beyanı ve emisyon miktarının TSE standartları kapsamında olduğu doğrulandı.

ant bşk b. 2 98ec7

ÖLÇÜMLER TSE STANDARTLARINA UYGUN...

TSE tarafından uygulamaya konulan “İklim Dostu Kuruluş” belgelendirme programı, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında kuruluşların, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yaparak raporlama ve doğrulama gerçekleştirmesini ve karbon kredisi tedariki ile yenilenebilir enerji sektörüne katkıda bulunmalarını sağlamayı amaçlıyor. Bu belgelendirme sürecinde kuruluşlar TS EN ISO 14064-1 kapsamında hazırladıkları emisyon raporlarını TSE’ye doğrulatarak "İklim Dostu Kuruluş" başvurusunda bulunuyor. Tüm bu aşamaları başarıyla geçen Antalya Büyükşehir Belediyesi TSE’den "İklim Dostu Kuruluş" belgesi alan ilk belediye oldu.

ant bşk b. 3 74726

BİR SONRAKİ HEDEF İKLİM DOSTU KENT OLMAK...

Çevre sorumluluğu bilinciyle büyük bir titizlikle çalışmaya devam ettiklerini belirten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Antalya’yı iklim dostu şehir yapma hedefiyle çıktığımız bu yolda ilk hedefimize başarıyla ulaşarak iklim dostu kuruluş belgemizi almaya hak kazandık. Ülkemizde ilk belediye hatta ilk resmî kurum olarak hak kazandığımız bu belge bizim bu konudaki çalışmalarımızı tescillemiş oldu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü’müz çalışmalarına hassasiyetle devam ediyor. Antalya’nın karbon ayak izi envanterinin hazırlanması, sürdürülebilir enerji eylem planının yürütülmesi, iklim değişikliği uyum stratejisi ve eylem planının hazırlanması yönünde çalışmalar sürüyor. Sıradaki hedefimiz düşük karbon yoğunluğu ile yüksek yaşam kalitesini hemşerilerimize sunarak iklim dostu bir kent olmak. Bunu da başaracağımıza inanıyorum” dedi. 

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Belediyesine kazandırdığı araç filosu ile maşallah dedirtip dudak uçuklattı... 

hükümet başkan yücel 2 40a91

ALANYA BELEDİYESİ ARAÇ FİLOSUNU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYOR, BAŞKAN YÜCEL: “ARAÇ FİLOMUZU 561’E ÇIKARDIK”...

Alanya Belediyesi’nin araç filosuna yeni kazandırdığı iş makineleri için dua töreni düzenlendi.

hükümet başkan yücel 3 efed0

Törende konuşan Başkan Yücel, “En hızlı, en iyi ve en kaliteli hizmeti sağlamak adına bölgemizin en güçlü araç filosunu oluşturduk” dedi. Törenin ardından Başkan Yücel, kepçenin başına geçerek kontak çevirdi.

hükümet başkan yücel 4 115c9

Alanya Belediyesi’nin Fen İşleri Müdürlüğü’nün araç filosuna kazandırdığı yeni iş makineleri düzenlenen dua töreniyle hizmete sunuldu. Fen İşleri Müdürlüğü Oba Şantiyesinde gerçekleşen dua törenine Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Belediye Meclis Üyesi Kerim Ertekin, İcracı Müdürlüklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Özgür Karamut, muhtarlar, birim sorumluları ve personeller katıldı.

hükümet başkan yücel 5 a11e9

BAŞKAN YÜCEL: “ARAÇ SAYIMIZI 561’E ÇIKARDIK BÖLGENİN EN GÜÇLÜ ARAÇ FİLOSUNA SAHİBİZ”

Alanya Belediyesi’nin araç filosunun bölgenin en güçlü filolarından birisi olduğunu belirten Başkan Yücel, “2014 yılından bugüne kadar 220 yeni aracı filomuza dahil ettik. Bugün filomuza kazandırdığımız yeni kepçe, loder yükleyici, greyder ve kamyonlar ile birlikte toplam araç sayımızı 561’e çıkardık. Vatandaşlarımıza en hızlı, en iyi ve en kaliteli hizmeti sağlamak adına bölgemizin en güçlü araç filosunu oluşturduk. Yeni araçlarımızın bölgemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

hükümet başkan yücel 6 1fc07

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8'e indirme kararı aldık. Yeme içme hizmetlerinde KDV oranını yüzde 8 olarak belirliyoruz" dedi...

Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantı sonrası yaptığı açıklamada “Temel ihtiyaç maddelerinden olan deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirme kararı aldık. Yeme içme hizmetlerinde KDV oranını yüzde 8 olarak belirliyoruz” dedi.

Toplantıda Rusya-Ukrayna savaşının yanı sıra yurt içindeki gelişmeler de ele alındı.

“TOPLANTI ÖNCESİNDE HEYETLERLE GÖRÜŞECEĞİZ”...

Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* Herkesin tahrik peşinde koştuğu günlerde taraflara her fırsatta barışın tesisini telkin ettik. Bugün de her iki tarafın, hakkaniyetine, samimiyetine, dostluğuna güvenen ülke durumundayız.

* Dışişleri Bakanları toplantısı Antalya’da yapıldı. İnşallah ateşkes ve barış müzakerelerini yürüten Rusya ve Ukrayna heyetleri yarın İstanbul’da tekrar bir araya gelecek.

* Barış yolunda en çok çaba gösteren ülkeyiz. Toplantı öncesinde heyetlerle bir araya gelerek kısa bir görüşme yapacağız. Sayın Putin ve sayın Zelenskiy ile sürdürdüğümüz telefon görüşmelerinin olumlu istikamette sürdüğünü söyleyebilirim.

* Davos’ta ‘one minute’ diyerek zulme, işgale, zorbalığa karşı tavrımızı ortaya koyarken derdimiz, barış, huzur ve insan hayatına saygıydı. Türkiye 40 yıla yaklaşan terör tarihinde ödediği önce bedele rağmen aynı çizgiden sapmamıştır. Balkanlar, Kafkasya, Suriye, Libya’da sınır ötesi siyasi, güvenlik mücadelemizi bu anlayışla yürüttük.

“PEK ÇOK BADİREYİ ATLATIRKEN ELBETTE BEDELLER ÖDEDİK”...

* Dünyanın dört bir tarafında yürüttüğümüz kalkınma ve insani yardım faaliyetlerine bu zaviyeden baktık. Siyaset yelpazesinde en büyük hasletimizin milletimizle aramızda kurduğumuz gönül köprüleri olduğunu söylüyoruz. Birileri bizim medeniyet, tarih vizyonumuzu, insan merkezli siyasetimizi kimi zaman itibarsızlaştırmaya, iftira ile sabote etmeye kalkmıştır.

* Ülkemizin en haklı olduğu konularda bile yalnız bırakılmasının hatta aleyhine kampanyalar yürütülmesinin gerisinde bu gerçekler vardır. Medeniyetimizin ve tarihimizin bize yüklediği sorumlulukların gösterdiği istikamette önümüze çıkan engelleri aşarak sürdürdük.

* Ülkemizi nice badirelerden kurtarmakla kalmadık, güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısıyla ihtiyacımız olan hazırlıkları tamamladık. Salgının tetiklediği sağlık ve ekonomik krizleri Rusya ve Ukrayna savaşı ile sürerken Türkiye taviz vermeden yolunda ilerlemektedir. Bu mücadeleyi verip pek çok badireyi atlatırken elbette bedeller ödedik.

* 15 Temmuz’da istiklalimize, sosyal medya tehditleri üzerinden ekonomimize saldırırken herkesi yıkıcı sonuçları altında bırakmayı planlanıyordu. Salgında gelişmiş ülkeler bile çaresizce sağa sola savrulurken Türkiye’nin sağlık hizmetlerini, tedarik kanallarını ayakta tutması karşısında birilerinin midelerine kramplar giriyordu.

“TAKDİR ETMENİZ SİZİ KÜÇÜLTMEZ, TAM AKSİNE BÜYÜTÜR”...

* Rusya Ukrayna krizinde savaşın tarafı yapmak için var güçleriyle çalışanların bizim kurduğumuz barış köprüsünü yürekleri daralarak izlediklerini biliyoruz. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün görkemli görüntüsü altında ezildiklerinin de farkındayız. Bizim nezdimizde ülkemizi ve milletimizi hedef alanlara mesajımızı altını çizerek tekrarlıyorum; unutmayın orta açıklıkta daha önce Japonya 1 numara iken şu anda köprümüz dünyanın 1 numarası olmuştur.

* Bundan dolayı takdirinizi beklemiyoruz, ama takdir etmeniz sizi küçültmez, tam aksine büyütür. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını önlemeyi başaramayacaksınız. Türkiye’nin barışın, huzurun, güvenin köprüsü haline dönüşmesini engelleyemeyeceksiniz. En büyük 10 ekonomi arasına girerek kendi ve dostları için yeni dünya inşası gayretlerini baltalayamayacaksınız.

* Bugüne kadar ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler elbette önemli. Ama asıl bundan sonra yapacaklarımızla Türkiye’yi dünyanın en üst ligine çıkaracağız. Darbe, cunta, vesayet oyunlarıyla geçenlere bu defa aynı keyfi yaşatmayacağız. Zorluklarımız, sıkıntılarımız, eksiklerimiz yok mu? İşimizi zorlaştıran tuzaklar yok mu? Hepsi de mebzul miktarda var. Bunların tamamının üzerinde ülkemizi güçlü, milletimizi müreffeh yapma inanç, irade, hazırlık, birikim, imkan ve kararlılığımız var.

* Herkesin bir planı, hesabı olabilir. En büyük hesap ve en büyük plan sahibi Allah’tır. Herkesin niyetleri, kalbinde yatan aslanlar olabilir. Son söz milletimizdir. Rabbimizden gelen takdire de milletimizin verdiği karara ve her karara ram olduk, teslim olduk. İnşallah 2023’e kadar gece gündüz çalışarak güçlü tarafları tahkim, zayıf tarafları telafi ederek milletimizle bağımızı güçlendireceğiz.

“MARMARAY’DA AYNI ZEHİRLİ OKLAR BU DEFA BİZE YÖNELDİ”...

* 1915 Çanakkale Köprüsü çok derin manalara sahip eserdir. Bu köprü tam 140 yıl önce benzer projeyi düşünen, hazırlığını yaptıran ama ülkenin şartları sebebiyle hayata geçiremeyen ecdada bir armağandır. 107 yıl önce Çanakkale’de iman, yüreği, canı, dişi tırnağı ile yürüttüğü büyük bir zafer kazanan tüm kahramanlarımıza şükran, minnet, teşekkür ifadesidir.

* Cumhuriyetimizin bir asra yaklaşan muasır medeniyet seviyesine çıkma mücadelesinin günümüz teknolojisiyle tecessüm etmiş halidir. Her aşamasını adım adım bizzat takip ettiğim bu eserin ülkemize ve milletimize bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum.

* Boğaza yapılan ilk köprüyü inşa ederken birileri bu eserin İstanbul’a yapılacak en büyük kötülük olduğunu söyleyebilmiştir. 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü hizmete açılmıştır. İkinci köprüde aynı hezeyanlar rahmetli Özal üzerinden tekrar sergilenmiştir. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de bitirilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımız döneminde Marmaray projesinde aynı zehirli oklar bu defa bize yöneldi.

‘BEŞLİ ÇETE’ AÇIKLAMASI...

* Bu eseri de tamamlayıp hizmete sunduk. Mahkeme mahkeme dolaşarak 4 yıl bizi geciktirdiler. Tabii şimdi rahatlıkla Marmaray’dan birlikte Asya’dan Avrupa’ya geçiyorlar. Aynı şekilde Avrasya. Avrasya’da da detaylara girmeyeceğim ama hani beşli çete diyorlar ya. Beşli çete dediklerini koy bir kenara, burada aynı siyasi görüşü paylaştıkları arkadaşlarımız Avrasya Tüneli’ni yapanların içindeydi.

* Bir mahkeme kararını yanlış anlayarak ‘üçüncü köprü artık iki beton kuleden ibaret’ manşeti atanların sefilliklerini unutmadık. Aynı güruh Çanakkale’deki köprü için demediğini bırakmadı. Bizim bu tür hezeyanlara cevabımız gündemimizdeki projeyi süratle tamamlayarak hizmete sunmak oldu. 1915 Çanakkale Köprüsü kamu özel işbirliği modeliyle yap işlet devret yöntemiyle ülkemize kazandırdığımız son büyük şaheser olmasıdır.

* Bay Kemal yap işlet devret ne demek inanın bilmez, anlamaz. Bunun için bu alanda mürekkep yalamak lazım. Öyle bir durum yok. Yıllardır birileri bu yatırım modeli üzerinden bizi yerden yere vuruyor. İGA nedir desen bilmez. Şu anda dünyadaki ilk üç havalimanından bir tanesi İstanbul Havalimanı’dır.

“GEÇMEDİĞİMİZ KÖPRÜNÜN PARASINI ÖDÜYORUZ ÇARPITMASI YAPTILAR”...

* İstanbul Havalimanı dünyada çok büyük sesler getirdi. Şimdi yüklenici firmalar işletmeci firmalar buraya ilave bazı proje tadilatıyla güzellikler yapacaktır. Geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz çarpıtması yaptılar. Bu bühtanları elbette kaale almıyoruz. Bir kulağımızdan girip öbüründen çıkıyor.

* Kısaca yap işlet devret projelerinin ne anlama geldiğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Kamu özel ortaklığı projeleri bir altyapı modelidir. Dünyada 2021 yılında bu modelle 35,6 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır. Türkiye bu modeli en verimli şekilde kullanan Avrupa’da üçüncü dünyada 13. ülke durumundadır. Almanya yeni otoyol projelerinin önemli kısmını bu modelle hayata geçirme kararı almıştır.

* Amerika 1,5 trilyon dolarlık altyapı projesinin önemli bölümünü bu modelle hayata geçirmiştir. Ülkemiz ulaştırma ve haberleşme alanında bu modelle 37,5 milyar dolarlık yatırıma kavuşmuştur. Bay Kemal bak bunları milli bütçeden yapmadık. Yapılan analizler 2024 yılında kamu özel ortaklığı projelerinin Hazine’ye olan yükünün neredeyse sıfırlanacağını, bir sonraki yıllar itibarıyla katlanarak artan bir gelire dönüşeceğini gösteriyor.

* Yatırımın devreye girdiği andan itibaren devletin vergi, zaman, akaryakıt bu noktada tabii akaryakıt tasarrufu başta olmak üzere elde ettiği gelirler kamunun kâr hanesine yazılmaya başlamaktadır. Hayata geçirilen yatırımların milli gelire 295 milyar dolar, üretime 838 milyar dolar, istihdama 1 milyon kişi katkısı zaten olmuştur. Bu katkı her geçen gün artarak sürecek, yapılan eserler devlete geçecektir.

* Bugün Antalya ile 2. 138 milyar dolar Antalya Havalimanı ile ilgili süreyi uzatma ihalesi yapıldı, ilk taksidi hesaba girdi. İş bilenin kılıç kuşananın, olay bu. Neresinden bakarsanız bakın ülkemiz için kârlı, kazançlı, hayırlı, verimli yatırım modelini uygulamış olmaktan memnunum.

“HER YATIRIM ÜLKENİN VE MİLLETİN ORTAK MALIDIR”...

* Geçmediğimiz köprünün, yolun, faydalanmadığımız hizmetin ödeme meselesine gelelim. Kamu eliyle ülkemizin her ilinde, ilçesinde, köyünde yol, köprü, hastane, okul, baraj, sulama tesisi, kamu hizmet binası yatırımı yapılmaktadır. Her yatırım onu bilfiil kullananlar yanında ülkenin ve milletin ortak malıdır.

* Buralarda verilen hizmetlerin tamamı ücretsiz olduğu için kamuya maddi geri dönüş de yoktur. Kamu özel işbirliğinde proje faaliyete geçene kadar garanti dahil kamudan kaynak tahsisi söz konusu değildir. Proje hizmete girdikten sonra garanti miktarı ile gerçekleşme arasında farkın ödemesi yapılmaktadır.

* İnşa edilen eser, işletme süresi bitiminde yatırım tamamen devlete geçmektedir. Avrasya Tüneli’nin işletme süresi bittiğinde devlet üste 140 milyon dolar para almış olacaktır. Osmangazi Köprüsü’nün işletme süresinde sadece KDV geliri 1.3 milyar Avro’dur. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün kazancı da sadece nakit, akaryakıt, karbon salınımında yıllık 470 milyon Avro olacağı hesaplanmaktadır.

ANTALYA HAVALİMANI AÇIKLAMASI...

* Antalya Havalimanı’nın kapasite arttırımı işletme ihalesiyle ilgili son gelişmenin müjdesini vermiş oldum. Antalya Havalimanı’nın Aralık ayında yapılan inşa ve işletme ihalesinin toplam bedeli 8 milyar 555 milyon Avro işletme ve 765 milyon Avro yatırım bedeli ile ihale kazanılmıştı. Bugün az önce ifade ettiğim rakamı ödediler.

* Kamu özel işbirliği projeleri bu ülkenin hiçbir vatandaşının cebinden haksız ve adaletsiz tek kuruş getirmediği gibi dolaylı etkileri, yatırım bedeli kamuya kalacak sebebiyle sayısız kazanç sağlayan eserlerdir. Kamu özel yatırımlarının önemli kısmında vatandaşlarımızın hizmetten faydalanmasını kolaylaştırma için projede öngörülen bedellerin çok altında bedel uygulanmaktadır.

“BUNLARIN DERDİ TÜRKİYE’Yİ ESKİYE DÖNDÜREREK TÖKEZLEMEK VE HATTA MÜMKÜNSE YERE SERMEKTİR”...

* Devletin imkanlarını biz milletin emrine veriyoruz. Avrupa, Amerika, Asya’nın gelişmişliğini arttırmak için kullandığı yatırım modelini Türkiye’de işlemez hale getirmeye çalışanların derdi, milletin kesesi değildir. Bunların derdi Türkiye’yi eskiye döndürerek tökezlemek ve hatta mümkünse yere sermektir.

* Ellerine tutuşturulan birileri bunu okumaya çalışsınlar, kendilerini iftira, yalan ve çarpıtmayla avunsun. Kendi hırsları, kifayetsizlikleri, karanlık ajandalarının peşinde koşsun. Ülkemize ve milletimize aşığız biz. Eser kazandırmaya, hizmet getirmeye 2023 hedeflerimizle, 2053 vizyonumuzla büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi sürdüreceğiz.

* Türkiye’ye 20 yıldır kazandırdığımız eserleri anlatırken bugün yaşadığımız sıkıntıları elbette görmezden gelmiyoruz. Hayat pahalılığı başta olmak üzere bugünkü sorunların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Her alanda insanımızın refah düzeyini, Cumhuriyet tarihini en üst seviyesine biz çıkardık.

* Karşılaştığımız engelleri milletimizin gönlünden kopup gelen ‘Allah razı olsun’ sözünden aldığımız güç ve motivasyonla bugünlere geldik. Sadece eser ortaya koymakla kalmadık. Siyasi, diplomatik, askeri, dış ticaret etki alanımızı ülkemizin kalkınma hedeflerini destekleyecek şekilde güçlendirdik.

* Türkiye’nin bölgesinin lideri dünyanın sözü dinlenen ülkeleri grubuna çıkardık. Günlük sıkıntılarımızı konuşurken, dertlenirken Türkiye’nin mevcut kazanımını hangi badirelerden geçerek elde ettiğimizi asla hatırımızdan çıkarmamalıyız. Bir dönem bu ülkede terör örgütlerinin saldırıları ile sosyal kaos denemeleri ile milletimizin huzuruna kast edilmiştir.

* Kararlı ve dirayetli mücadele ile bu tür sorunları sadece sınırlarımız içinde değil PKK başta olmak üzere milletin canına musallat olan terör örgütlerinin başını ezdik, belini kırdık. Mücadeleyi sınırlarımızın ötesine taşıyarak insanlarımızın güvenliğini güvenlik ve huzurunu garanti altına alacak iklim oluşturduk.

* Türkiye’ye vesayetle, darbelerle, terör örgütleriyle toplumsal fay hatlarını tahriple, uluslararası dayatmalarla diz çöktüremeyenler son olarak ekonomimizi hedef aldılar. 2018 Ağustos’unda yaşadığımız ekonomik tuzakları da ülkemizin potansiyelini verimli harekete geçirerek aşmanın mücadelesini yürüttük.

* Sağlık tehdidi olarak başlayan salgın krizi üretim, lojistik, tedarik, istihdam, güvenlik alanlarına yayılan küresel depreme dönüştü. Ahlaksız, vicdansız, haksız kuşatmaya rağmen ülkemizin ne derce güçlü hizmet altyapısına, üretim imkanına, yönetim kapasitesine sahip olduğunu dost düşman herkese göstermiştir.

HAYAT PAHALILIĞI MESAJI...

* İnsanımızın işini, aşını, ekmeğini garanti altına almaya çalışacak ekonomik işleyişini sürdürdük. Ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, cari fazla yaklaşımını hayata geçirdik. Vesayet, darbe, terörle mücadele gibi elbette tarihi değişimin bedeli oldu. Bu bedeli şimdi ödeyip ayağımıza gelen fırsatı değerlendiremezsek ülkemizin önündeki çeyrek ve yarım asrı kısır döngüye mahrum kalacaktır.

* Bu vazife bize ülkeyi ve milleti gerektiğinde en sert fırtınalarda sağ salim çıkarmak için tevdi edildi. Irak’ta yaşanan, Suriye’de yaşananları hatırlayın. Bir dönem bölgesinin en parlak yıldızı olan Libya’nın nasıl paramparça edildiğine bakın. Ukrayna’nın topraklarının adım adım nasıl elinden alındığına, işgal tehdidi ile karşı karşıya geldiğine bakın.

* Bu senaryoların hepsi ülkemizin üzerinde oynanmak istenmiştir. Biz yürek yüreğe, omuz omuza vererek vatanımızın bütünlüğü ve insanımızın beraberliği, devletimizin bekasına yönelik tehditleri teker teker bertaraf ettik. Aldığımız karar ve tercihlerin, yönetimin tüm riski bize kazanımları ülkemize ve milletimize aittir.

* Gezi hadiseleri, Çukur eylemi, 17-25 Aralık kumpası, 15 Temmuz darbe girişimiyle ülkemiz karanlığa sokulabilseydi Türkiye’nin bugün ne halde olacağını hayal etmek bile istemiyoruz. Vatan toprakları sırtlan, akbaba, yılanların istilasına uğramış olsaydı bugün hayat pahalılığını değil kaybettiğimiz sevdiklerimizi, yıkılan evlerimizin acılarını konuşuyor olacaktık.

* Bugün Ukrayna’da milyonların neler yaşadıklarını, nasıl bir çaresizliğe sürüklendiklerini hep beraber görüyoruz. 200’e yakın yetimi ve öğretmenlerini birlikte ülkemize aldık. Kendilerine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. Bunlar yetim yavrular. Kolay değil. Kadınlar, evlatlarıyla beraber ellerinde valizleri oralardan çıkıp ta buralara kadar geliyorlar.

* Polonya, Romanya, Macaristan’a geçiyorlar. Bunlar kolay değil. Ülkemize sağladığımız en büyük kazanım, hizmet Türkiye’yi böyle bir duruma düşmekten kurtarmış olmamızdır. Üstelik bununla da kalmadık, tüm mazlum, mağdurların sığınağı haline getirdik ülkemizi. Suriye, Irak, Afganistan’dan gelenler. Türkiye’nin birbirleriyle savaşan tarafların bile güvendiği, barış ve diyaloğun sağlandığı ülke gibi görünmesinin sebebi geride bıraktığı sürecin başarıyla geçirmiş olmasıdır.

“NE YAPTIĞIMIZI GAYET İYİ BİLİYORUZ”...

* Türkiye’yi dünyanın 10 büyük ekonomi arasına sokacak programı uyguluyoruz. Sıkıntılarımız geçici ama unutmayın, kazanımlarımız baki, umudumuz canlı, geleceğimiz aydınlıktır. Ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, nasıl başaracağımızı gayet iyi biliyoruz. Milletimizden sadece sabırlı olmasını, bize güvenmesini bekliyoruz. Ülkemiz 2023’de her alanda dünyanın en üst ligine çıkmış huzurlu, müreffeh bir ülkenin bizi beklediğine canı gönülden inanıyoruz.

TEMEL İHTİYAÇ ÜRÜNLERİNDE KDV İNDİRİMİ...

* Küresel ve bölgesel krizler karşısında, hayat pahalılığı karşısında milletimizi korumanın mücadelesini verirken idari reformları da ihmal etmiyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız, ilgili STK ve sektörlerle yakın istişare içinde KDV düzenlemesini hazırlamıştır.

* İlk etapta gıda ürünlerindeki KDV oranını üretim, toptan ve perakende aşamalarının tamamında yüzde 8’den yüzde 1’e düşürmüştük. Et, süt, yumurta, yoğurt, peynir, patates tahıl gibi pek çok üründe bilfiil uygulanmaya başlandı. Mesken ve tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirdik.

* Şimdi de deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indirme kararı aldık. Yeme içme hizmetlerinde KDV oranını yüzde 8 olarak belirliyoruz.

* Satın alınan konut nerede olursa olsun metrekaresine göre değişen aynı kademeli KDV uygulamasına tabi olacaktır. Net alanı 150 metrekareyi aşmayan konutlarda KDV yüzde 8’dir. Bu büyüklüğü aşan konutlarda ilk 150 metrekarede yüzde 8, aşan konutlarda yüzde 18 KDV uygulanacaktır.

* Afet riski alanlarında 150 metrekareye kadar yüzde 1, aşan kısmında yüzde 18 KDV tahakkuku yapılacaktır. Arsa ve arazinin KDV oranını yüzde 8’e indiriyoruz.

* İmalat aşamasında ödedikleri KDV’leri istisna kapsamına alabilen ihracatçılara, ihracat bedelinin belli oranda iade yapılması sunulacaktır. Turizm yatırımlarını da buna dahil ediyoruz. İmalatçılar yatırımlarını bitirdikten sonra KDV ödemeden aynı işlemleri yapabilecekler.

* Tıbbi cihazların KDV’sini yüzde 18’den yüzde 8’e indiriyoruz. Tarım sektöründe sertifikalı tohum, fidan teslimlerinde KDV yüzde 1, süt toplama tanklarında KDV’yi yüzde 8’e indiriyoruz.

* Ülkemize döviz kazandırılması amacıyla yabancılara satılan konut ve iş yerlerindeki istisnayı 1 yıldan 3 yıla çıkarıyoruz. Oto galericiler, yat, kotra satışlarındaki yüzde 1 KDV oranını yüzde 18’e çıkartıyoruz.

* Ülkemizi elektrik otomobil üssü haline getirecek çalışmalarla ilgili müjdeli haberimiz var. Elektrikli otomobil ve kullanımındaki gelişmeleri dikkate alarak yüksek hızlı şarj istasyonlarının yaygınlaştırılması konusunda yeni adımlar atıyoruz. 81 ilimizin tamamında yüksek hızlı şarj istasyonu kurulmasındaki çalışmalara 300 milyon liralık bir destek sağlıyoruz.

 

AK Parti Antalya İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde; Milletvekilleri ve 3 kademe İlçe Başkanlarının katılımı ile İlçe Başkanları toplantısı gerçekleşti...

AK Parti Antalya İl Başkanı Av. İbrahim Ethem Taş’ın ev sahipliğinde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde Milletvekilleri Mustafa Köse, Atay Uslu, Kemal Çelik ve 3 kademe İlçe Başkanlarının katıldığı toplantıya, AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu, İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Güvenç ve İlçe Gençlik Kolları Başkanı Cemal Yeniacun’da katıldı. AK Parti Antalya İl Başkanı Av. İbrahim Ethem Taş yaptığı açılış konuşmasının ardında ilçelerde 2023 hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi yapıldı.

3.kadem 2 7877d

Toplantıya katılan AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu, “Antalya İl Başkanımız Sayın Av. İbrahim Ethem Taş’ın ev sahipliğinde, Milletvekillerimiz, MKYK Üyemiz Sayın Mustafa Köse, Sayın Atay Uslu ve Sayın Kemal Çelik'in katılımı ile 3 kademe İlçe Başkanları Toplantımızı gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun öncülüğünde Antalya’mız da ve Alanya’mız da 2023’e emin adımlarla yürüyüşümüzü sürdürmekteyiz. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda çalınmadık kapı, girilmedik mahalle ve sokak kalmayacak şekilde ilk günkü aşkla ve heyecanla çalışmalarımıza devam edeceğiz." ifadelerine yer verdi.

3.kadem 3 fb71a

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

Partisinin 5 önemli stratejik hedefini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Tekraren paylaşmak isterim ki Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevgisiyle pekişmiş ahlaki ilkelerine bağlı ve sadık kalacaktır...

Partisinin 5 önemli stratejik hedefini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Tekraren paylaşmak isterim ki Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevgisiyle pekişmiş ahlaki ilkelerine bağlı ve sadık kalacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla işlerliği ve ilerleyip güçlenmesi için insanüstü bir çaba gösterecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, 2023 yılının Haziran ayında Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrardan ve açık ara farkla Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için olağanüstü bir mücadele azmi sergileyecektir” dedi.

bahçeli antalyada 1 63572

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 25-26-27 Mart tarihleri arasında Antalya’da yapılacak olan belediye başkanları toplantısına katıldı. Bahçeli’ye salona girişte belediye başkanları yoğun ilgi gösterdi. Toplantıda belediye başkanlarına seslenen Bahçeli, MHP teşkilatının samimi olduğunu belirterek, Hırslarına boyun eğen, ben merkezli hayat çemberine sıkışan, siyasete ve mahalli idareler yönetimine kayıp-kazanç merceğinden, ikbal-çıkar prizmasından bakan hiç kimse bizi anlayamaz. Bu tiplerle aynı yerden baksak da gördüğümüz farklıdır. Biz dünya saltanatına değil, milletimizin sevdasına talibiz. Çünkü biz, “önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” diyen fedakar vicdanlarız, aynı şekilde ilkeli ve tutarlı Türkiye sevdalılarıyız. Belediye yönetimlerinde ayrımcılık olmaz. Dar kadroculuk olmaz. Kayırmacılık, partizanlık olmaz, olmamalıdır. Bir belediye başkanı, yöresinin en mağdur insanını mutlu ve huzurlu insan yapasıya kadar rahat uyku bile uyuyamaz. Mesele sadece park, bahçe, yol yapmak değildir. Elbette bunlar da olacaktır, ancak insan merkezli bir belediyeciliğin temel ilkesi uzanacak el bekleyen kim varsa onun yanında bulunması, onun derdiyle dertlenip sevincine ortak olmasıdır. İnsandan kopmuş bir siyaset anlayışının ve belediye yönetiminin zaman içinde çatısının çökmesi kaçınılmaz bir hayat ve sosyoloji gerçeğidir” dedi.

 

bahçeli antalyada 2 3941e

“Durmayacağız, hatta öf bile demeyeceğiz”...
Belediye yönetimlerinin yorulmaya, yılgınlığa, bahaneler üretmeye hakkı olmadığını belirten Bahçeli, “Çalışacağız, çalışacağız, bir daha çalışacağız, Allah’ın izniyle hep birlikte başaracağız. Biz çalışmazsak, çamurlaşmış zihniyetler evvela bize yetişecekler, sonra önümüze geçeceklerdir, arkasından da ellerine geçirdikleri fırsatlarla Türkiye’ye kast edeceklerdir. Allah Muhafaza böyle bir vebalin hesabını ne bu dünyada, ne de Mahkem-i Kübra’da verebilmemiz mümkün değildir. Bizi anlamakta zorluk çekenler çıkabilir, vazgeçmeyeceğiz, davamızı ve yüksek amaçlarımızı devamlı anlatacağız. Durmayacağız, hatta öf bile demeyeceğiz. Bizi sabote etmek isteyenler çıkabilir, çekinmeyeceğiz, niyeti hayır olanın akıbetinin de hayır olduğunu bilip ona göre davranacağız, hep bir adım önde olmanın arayışında olacağız. Karamsarlar, kötümserler, kötüler yan yana gelip iftira mevzii kursalar da, inandıklarımızdan, irademizden, istikbale duyduğumuz bağlılıktan dünya tersine dönse bile taviz vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı.

“Bukalemun siyasetçilerden hiç olmadık”...
Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönlünü açan hiçbir insanı üzmediklerini sözlerine ekleyen Bahçeli, “Biz tarafız, hakikatin, haysiyetli yaşamın tarafındayız. Biz tarafız, milli birlik ve dayanışmanın tarafındayız. Biz tarafız, kardeşliğin, kucaklaşmanın, kader ortaklığının tarafındayız. Vicdanımız müsterih, vakarımız müftehir düzeydedir. Verilemeyecek bir hesabımız yoktur. Yüzümüzü kızartacak bir ilişki ağı içinde bulunmadığınız gayet nettir. Ne mutlu bizlere ki, inançlıyız, ilkeliyiz, iradeliyiz, istekliyiz, itibarlıyız, elbette sonuna kadar Türk milletinin emrinde ve hizmetindeyiz. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyecek cesaretteyiz. Bukalemun siyasetçilerden hiç olmadık. Geçmişini unutanlar arasında yer almadık. Menfaatperestliğe tamah edip milletimize sırt çevirmedik. Millet dedik, zilletin foyasını ortaya çıkardık. Cumhur dedik, müstesna bir ittifak ahlakıyla Türkiye’yi muhafaza ve müdafaa ettik” dedi.

bahçeli antalyada 3 e8fd8

“Sizlerin başarısı Milliyetçi Hareket Partisi’nin başarısıdır”...
Milliyetçi Hareket Partisi’nin belediye başkanlarının hem insani hem siyasi karakterin burcu olduğunu açıklayan Bahçeli, “Bu itibarla hepinize teşekkür ediyorum. Zor zamanlarda takdir ve tebrik edilecek işlere imza attınız. Yönettiğiniz şehirlerde nerede sorun varsa oraya el attınız. Hepinizin ne yaptığını biliyor, en küçük tereddüdünüz olmasın ki, takip ediyorum. İnanıyorum ki, göz kamaştıran hizmet siyasetinize devam edeceksiniz. Bunu sizlerden bilhassa bekliyorum. Sizlerin başarısı Milliyetçi Hareket Partisi’nin başarısıdır. Zira vatandaşlarımız her belediye başkanımızın yaptıklarına veya yapacaklarına göre partimizi değerlendirecektir. Bunun yanında sorumluluklarınız fazladır. Her durumda vicdan muhasebesi yapacağınızı düşünüyorum. Önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde hem mevcudumuzu koruyup hem de pek çok yeni belediye başkanlığını kazanmak stratejik hedefimizdir. Bunu birlikte yapacağız. Omuz omuza mücadele edeceğiz. Yolumuzdan şaşmayacağız. Çizgimizden sapmayacağız” ifadelerine yer verdi.

Belediye başkanlarından hazırlıklı olmasını istedi...


“Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevgisiyle pekişmiş ahlaki ilkelerine bağlı ve sadık kalacaktır.”...

Önlerinde iki demokratik sınav olduğunu belirten Bahçeli, belediye başkanlarından hazırlıklı olmalarını isteyerek, “Bunlardan birincisi, 2023 yılının Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleridir. Diğeri de 2024 yılının Mart ayında yapılacak Mahalli İdareler Seçimidir. Özellikle 2023’ü yılında, takip ve teminiyle mükellef olduğumuz beş ayaklı stratejik hedefimizi 6 Şubat 2022 tarihinde “Milletvekillerimiz, Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu”muzun değerli üyelerinin iştirakiyle yaptığımız ortak toplantıda açıklamıştım” dedi.

 

5 temel stratejik hedefi açıkladı...
Bahçeli partisinin stratejik hedeflerini ise şöyle açıkladı: “Tekraren paylaşmak isterim ki; Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevgisiyle pekişmiş ahlaki ilkelerine bağlı ve sadık kalacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla işlerliği ve ilerleyip güçlenmesi için insanüstü bir çaba gösterecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, 2023 yılının Haziran ayında TBMM’nde milletvekili sayısını azami düzeye çıkarıp Cumhur İttifakı’nın Anayasa’yı değiştirme çoğunluğuna ulaşması, Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrardan ve açık ara farkla Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için olağanüstü bir mücadele azmi sergileyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, terörün kökünü kazıma, bölücülüğün kafasını koparma seferberliğinde her fedakârlığı seve seve yapacak, desteğini önşartsız verecek, bilahare milli ve yerli bir ekonominin tesisi için üzerine düşen sorumlulukları gecikmeksizin icra edecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlu, en geniş demokratik katılımın sağlandığı, toplumun her kesiminin önerilerinin dikkate alındığı, Başkanlık Sistemi’ni kurumsallaştıran yeni bir anayasanın hazırlanması konusunda çalışacak ve bu uğurda siyasi faaliyetlerini yoğunlaştıracaktır.”

“Kılıçdaroğlu ve yönetiminin ipliği pazara çıkmıştır”...
Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti: “ 19 Şubat 2022 tarihinde başlamak suretiyle, en son seçimlerde CHP’nin sandıktan birinci çıktığı 6 il ve 125 ilçe, 131 ayrı seçim bölgesinde, bu partinin gerçek yüzünü, zillete nasıl düştüğünü, bölücülüğe nasıl teşne olduğunu, karanlık yönlerini birer birer anlattık, milletimizi aydınlattık. Bunun yanında bütün ilçelerimizde çalışmalarımız yaygınlaştıracağız. Temamızı da, “Adım Adım 2023; İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantıları” olarak belirledik. Bu zincirleme çalışmalarımızın hayırlı sonuçları alınmaya başlanmıştır. CHP’ye oy veren kardeşlerimiz oynanan oyunları görmüş, böylelikle Kılıçdaroğlu ve yönetiminin ipliği pazara çıkmıştır. Huzurlarınızda, Türkiye’nin dört bir yanına gidip duruşumuzu ve mesajlarımızı anlatan değerli arkadaşlarımıza Antalya’dan teşekkür ediyorum.”

“Ne devlet, ne millet, ne de vatan dertleri vardır”...
Türkiye tarım ürünlerinde dünyada kendi kendine yetecek nadir ülkeler arasında yer aldığını belirten Bahçeli, “Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşın dünyaya çıkardığı fatura çok ağır olmuş, ülkemiz de bundan etkilenmiştir. Türkiye, bu savaşın diyalog ve diplomasiyle çözümü için muazzam bir faaliyet yürütüyor. Ancak zillet ittifakı bunu görmüyor, göremiyor; Rusya’ya yaptırım uygulansın diye dayatıyor. Gelsinler de bunu otelcilerimize söylesinler. Gelsinler de bunu Antalya’ya anlatsınlar. Domates üreticilerimizden tutun da turizm sektöründe çalışan kardeşlerimize varıncaya kadar yaptırımların olması gerektiğini paylaşsınlar, hodri meydan. Bunları kumanda eden güçler, ne konuşacaklarını, neleri söyleyeceklerini de sipariş veriyorlar. Zillet ittifakı figürandır, üstelik emperyalizmin, Türk düşmanlarının figüranıdır. Ne devlet, ne millet, ne de vatan dertleri vardır” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi baharın gelişini Nevruz Bayramı etkinlikleri ile kutladı...


Konyaaltı Sahili Olbia Kent Meydanı’nda gerçekleşen etkinliklerde gün boyu renkli anlar yaşandı. Geleneksel nevruz ateşinin de yakıldığı etkinlikte dans gösterileri, müzik dinletileri ve yarışmalar yapıldı.

Daha önce 20 Mart’ta yapılacağı açıklanan ancak hava muhalefeti nedeniyle ertelenen Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Nevruz etkinlikleri büyük bir coşkuya sahne oldu. Havanın da baharı müjdelediği bir günde gerçekleşen Nevruz kutlamalarına çok sayıda vatandaş katıldı.


RENKLİ KORTEJ...
Konyaaltı Sahili Olbia Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinlik Nevruz yürüyüşü ile başladı. Korteje Nevruz etkinliğine katılan dernekler, dans ve gösteri grupları da katıldı. Konuk ülkelerden gelen gruplar geleneksel kıyafetleriyle korteje renk kattı. Yürüyüşün ardından Nevruz Duası yapıldı.


BARIŞ VE KARDEŞLİĞİN NİŞANESİ...
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mesut Kocagöz etkinliğin açılış konuşmasını yaptı. Nevruz’un Türk dünyası için son derece önemli bir bayram olduğunu söyleyen Kocagöz, Nevruz’un yeni umutların, yeni başlangıçların, baharın müjdecisi olduğuna değindi. Dostluğun, kardeşliğin ve barışın kenti Antalya’da Nevruz’u kutlamaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Kocagöz, “Dost ve kardeş ülkelerimizin temsilcilerini, soydaşlarımızı, yörük kültürünü, Anadolumuzun değerlerini burada ağırlamaktan büyük bir mutluluk ve gurur duymaktayız. Çok renkliliğin, çok sesliliğin,
tarihsel değerlerimizin ama en önemlisi barış ve kardeşliğin nişanesi olan Nevruz
Bayramını birlikte kutlayacağız” dedi.


NEVRUZ ATEŞİNDEN ATLADILAR...
Konuşmaların ardından geleneksel Nevruz ateşi yakıldı. Başkan Vekili Kocagöz ve diğer konuklar ateşin üstünden atladı. Sonrasında ise demir dövüldü. Çadırları ve stantları ziyaret eden Başkan Vekili Mesut Kocagöz, okçuluk ve Mas Güreşi müsabakalarını izledi.
Halat çekme, çuval yarışı gibi geleneksel oyunlar da katılımcılara eğlenceli anlar yaşattı. Yörük Dernekleri, İran, Kırgız, Ahıska Türkleri, Kazakistan, Azerbaycan, Tacikistan, Kırım, Uygur ve Özbek halk dansları ve müzikleri ile renklenen Nevruz kutlamaları Antalyalılar tarafından ilgiyle izlendi. Etkinlikte keşkek ikramı da yapıldı.

 

 

 

HABER: Ayten  YILMAZ

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Alanya Belediye Başkanı  Adem Murat Yücel uzun bir aradan sonra bir araya gelerek samimi ortamda sohbet gerçekleştirdiler...

MHP'nin 25, 26, 27 Mart 2022 Antalya ‘Geleneksel Belediye Başkanları Toplantısı’ başladı...

 yücel ve bahçeli 4 8fcbb

YÜCEL VE TÜRKDOĞAN,MHP GENEL BAŞKANI BAHÇELİ İLE...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ve MHP Alanya ilçe Başkanı Mustafa Türkdoğan; 23. Dönem MHP Antalya Milletvekili ve MHP-MKYK Üyesi Hüseyin Yıldız yan yana gelerek samimi pozlar verdiler.

yücel ve bahçeli cf8f9

 

BAŞKAN YÜCEL; "ŞEREF VERDİNİZ TÜRKMEN BEYİMİZ"...

Başkan Yücel "Partimizin Belediye Başkanları İstişare Toplantısı için Antalya’mıza teşrif eden Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi karşıladık. Antalya’mıza hoş geldiniz, şerefler verdiniz Türkmen Beyimiz" şeklinde konuşmasıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

yücel ve bahçeli.jpg 2 c6679

BAŞKAN TÜRKDOĞAN; "ALANYA EMRİNİZDE LİDERİM"...

MHP Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan ise  sosyal medya hesabından karşılamaya ait fotoğraflarla yaptığı açıklama ve paylaşımda ; "Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Beyefendi Belediye Başkanları İstişare Toplantımız münasebetiyle Antalya’mızı şereflendirdi. Alanya heyeti olarak Türkmen Beyimize tekmilimizi verdik...
Alanya emrinizde Liderim...
#MHP #ALANYA" yazdı.

yücel ve bahçeli 3 8e456

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

CHP'nin Antalya'da düzenlediği İktidara Hazırız-Büyük Örgüt Buluşması'nda konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na hitaben, "Sayın Genel Başkanım, bizim gönlümüzün adayı sizsiniz" dedi. Böcek, bu mesajın ardından partililer tarafından uzun süre alkışlandı...

alkış 2 fcdc7
Chp'nin Antalya'da düzenlediği, 'İktidara Hazırız-Büyük Örgüt Buluşması' bugün başladı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra CHP Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, il, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanlarının katıldığı toplantıda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de konuştu.

"TEK BİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK"...
Sorunları Kılıçdaroğlu'nun çözeceğine inancının tam olduğunu söyleyen Böcek, "Sayın Genel Başkanım, partimizin ve Millet İttifakı'nın iktidara hazır olduğuna, milletimizin çektiği geçim sıkıntısına son vereceğine, ülkemizin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal sorunları çözeceğine olan inancımız tamdır. Sizin de sürekli ifade ettiğiniz gibi iktidarımızda tek bir çocuk bile yatağa aç girmeyecektir." ifadelerini kullandı.

başkanlar 8217d

"GÖNLÜMÜZÜN ADAYI SİZSİNİZ"...
Cumhurbaşkanlığı adaylığı için gönlünde yatan ismi açıklayan Böcek, "Sayın Genel Başkanım, bizim gönlümüzün adayı sizsiniz. Millet İttifakı'nın ortakları ile birlikte alacağınız her kararın arkasında ve yanındayız. Milleti İttifakı'nın vereceği karar doğrultusunda canla başla gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam edeceğiz. İktidara her zamankinden daha fazla hazır olduğumuzu bir kez daha söylemek istiyorum." dedi.

Böcek'in bu sözleri ayağa kalkan partililer tarafından uzun süre alkışlandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sona erdi. Kurulun ardından yayınlanan MGK bildirisinde Ukrayna vurgusu yapılarak, "Karadeniz'de barış ve istikrar için Montrö uygulanacak" ifadelerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılacağı Brüksel'deki Olağanüstü NATO Liderler Zirvesi öncesinde gerçekleştirilmesi nedeniyle önemi daha da artan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı sona erdi. 3 saat 45 dakika süren toplantıdan önemli mesajlar çıktı.

MGK sonrası yapılan açıklama şöyle;

UKRAYNA VURGUSU...

"İki ülke sorunlarının Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü gözetilerek kalıcı şekilde çözülmesi çabalarının artırılmasına ihtiyaç duyulduğu kaydedilmiştir."

"Türkiye'nin Karadeniz'de barış ve istikrarın idamesi için Montrö'nün uygulanması yanında ara buluculuk ve kolaylaştırıcılık çabalarını sürdüreceği belirtilmiştir."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın yapacağı partisinin TBMM grup toplantısı iptal edildi. İptale ilişkin bir gerekçe açıklanmadı...

AKP TBMM Grup Başkanlığı, yarın (23 Mart) yapılacak grup toplantısının iptal edildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Dünya Su Günü dolayısıyla düzenlenen toplu açılış törenine de katılmamıştı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bugün Hollanda Başbakanı Mart Rutte’yi resmi törenle karşıladı; heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

 

Sesi kısılmıştı...


Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yapılan AKP İl Başkanları Toplantısı'nda konuşurken sesinin kısık olduğu gözlemlenmişti. Bir süre konuşmasına ara veren Erdoğan, “Kusura bakmayın. Cuma günü malum 1915 Çanakkale Köprüsü'nün açılışını yaptık. Orada da şifa bulduk” demişti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gençlerin otoriter rejime son vererek dünya siyasi tarihine geçeceklerini söyledi: Birileri sizin gücünüzden korkuyor. Gücünüzden korktuğu için "Giderlerse gitsinler" diyor. Ama hepiniz şunu söylemek zorundasınız, "Hayır biz gitmeyeceğiz. Hep beraber biz seni göndereceğiz" diyeceksin ve göndereceğiz... 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Kadıköy’de düzenlenen “Güç Sende Senin Elinde” başlıklı Gençlik Çalışması Lansmanı’nda konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

TARİHİN SİZE YÜKLEDİĞİ ÖNEMLİ BİR GÖREV VAR...

– Çok sayıda sorunumuz var. Türkiye bugün bir sorunlar yumağı ile karşı karşıya. Sorunları gençlerle beraber aşacağız. “Güç sende, senin elinde” güzel bir slogan. Çünkü ilk kez 6 milyon 300 bin genç sandığa gidecek ve oy kullanacak. Yeni bir parti, bir anlayışı görmedi gençler. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Tarihin size yüklediği önemli bir görev var.

CUMHURİYETİMİZİ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRMAK İSTİYORUZ...

– Cumhuriyetin üzerinden yüz yıl geçti. Yüz yıl içinde bu ülkede başbakanlar, bakanlar, fidan gibi gençler asıldı. Bu yüzyılda artık cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmak istiyoruz. Düşünce özgürlüğüne saygı duyuyoruz. İnançlara kimliklere saygı duyuyoruz. Bizi ayrıştıran, zenginliğimizi düşmanca kullanmak isteyenlere izin veremeden yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunu yapacak olanlar gençler.

 

DÜNYA SİYASİ TARİHİNE GEÇECEKSİNİZ...

 

– Tarih size önemli bir görev yüklemiş durumda. Değişim… Evet, sizler değiştireceksiniz. Güç, sizin elinizde. Sizler sandığa gidip oylarınızı kullandığınız zaman Türkiye’deki değişimi sadece Türkiye’ye duyurmayacaksınız, bütün dünya duymuş olacak bunu. Otoriter yönetimin otoritesine son vermek gibi olağanüstü bir görevi yerine getirmiş olacaksınız. Bunun farkında mısınız bilmiyorum, dünya siyasi tarihine geçecek gençler olarak bunun farkında olun.

BİRİLERİ SİZİN GÜCÜNÜZDEN KORKUYOR...

– Cumhuriyetin kuruluşunda gençler olağanüstü roller üstlendiler. Hatta Çanakkale’den başlayarak pek çok kişi hayatlarını kaybetti. Bu toprakların mayasında, her santiminde şehitlerimizin kanı var. Dedelerimiz, babalarımız büyük mücadeleler verdiler. O mücadeleler sonunda cumhuriyet kuruldu, demokrasi konusunda adımlar atıldı. Ama bu demokrasiyi güçlendirmemiz, bu demokrasiyi toplumun dokularına sindirmemiz gerekiyor. Bunu yapacak olanlar da sizlersiniz.

 

– Birileri sizin gücünüzden korkuyor. Gücünüzden korktuğu için şunu söylüyor, ‘Giderlerse gitsinler’ diyor. Ama hepiniz şunu söylemek zorundasınız, ‘hayır biz gitmeyeceğiz. Hep beraber biz seni göndereceğiz’ diyeceksin ve göndereceğiz. Emin olun, inanın bana hep beraber göndereceğiz onu. Demokratik yöntemlerle göndereceğiz. Kurallarına uygun olarak göndereceğiz.

SİYASİ PARTİLER YASASI...

– Şimdi siyasi partiler yasasını değiştirmek istiyorlar. ‘Acaba koltuğumuzu nasıl koruruz’ diye. Eğer bir siyasetçi koltuğuna mahkûm olmuşsa ve koltuğunu korumak için yasalar değiştiriyorsa artık bilin ki o siyasetçinin bu ülkeye hiç bir yararı olmaz.

TÜRKİYE’NİN NEREYE GİDECEĞİNİ DE ÖNCEDEN GÖRDÜK...

– Her şeyi önceden gördük. Türkiye’nin nereye gideceğini de önceden gördük. Umutsuzluğu aşılamak istiyorlar, bunu da önceden gördük. Bir gıda krizi olacağını da önceden gördük. Ekonomi yönetemeyeceklerini de önceden gördük. Sorumlu bir muhalefet olarak uyardık. Nasıl çözüleceğini de anlattık onlara. ‘Hayır siz bilmiyorsunuz’ dediler. Geldiğimiz tabloda Türkiye’nin tüm sorunlarını bildiğimizi ve çözümler ürettiğimizi de artık tüm dünya biliyor.”

– Uzun yıllar Almanya’da çalışmış, AK Parti’nin Almanya’da örgütlenmesini gerçekleştirmiş bir vatandaş anlatıyor: Oğlu Almanya’da tıp okuyor. ‘Oğlum, sen Türkiye’de olsan hangi partiye oy verirsin? diyor. Oğlu, ‘Baba, CHP’ye oy veririm’ demiş. Bir çocuk, babasını dönüştürmüş ve o baba şimdi Almanya’da CHP için çalışmalar yürütüyor.

– Şunu unutmayın, her biriniz politik arenanın içindeyseniz eleştiriden korkmayacaksınız. Bir politikacının alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı vardır. Benim görmediğimi başkası görebilir, benim duymadığımı başkası duyabilir. Eleştiri, hatayı tekrar etmeme açısından son derece önemlidir.

– Siz alanda çalışırken CHP’ye ilişkin eleştiriler de gelecektir. Hemen itiraz etmeyin. Bizim katılmayacağımız bir şey olsa da ‘haklısın’ demeniz lazım. Eksiğimiz var mı? Evet var. Vatandaş bizi eleştiriyorsa ve bizim inanmadığımız bir eleştiri geliyorsa kabahat bizde. Biz ona kendimizi anlatmadık.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'le ilgili yaptığı paylaşımda "Erdoğan’ın imzaladığı 'bölge sistemi' tam bir garabettir" ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili siyasi partilerden art arda tepki geldi... 

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

polis kanununa tepki 2 0cf06

KILIÇDAROĞLU: İKTİDARA GELİR GELMEZ KALDIRACAĞIZ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da sosyal medya hesabından yönetmeliğe tepki gösterdi.

“Erdoğan'ın imzaladığı ‘bölge sistemi’ tam bir garabettir” diyen Kılıçdaroğlu, şunları belirtti:

* Saray, hayatı zorluklarla dolu olan Polisimize “Daha çok zorluğa katlanacaksın” diyor.

* Emniyet Teşkilatımızda gece gündüz emek veren kardeşlerimiz hiç merak etmesin, bu bozuk yönetmeliği iktidara gelir gelmez kaldıracağız.

‘POLİSİN DE OYU VAR’

Yönetmelik değişikliğine tepki gösterilen ‘Polisinde Oyu Var’ etiketinde sosyal medyada 65 binden fazla paylaşım yapıldı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem de etiketi kullanarak yaptığı sosyal medya paylaşımında yönetmelik değişikliğini “AKP'nin getirdiği Bölge Sistemi asla kabul edilemez! Aşırı mesaiye karşı düşük gelir ile polislerimiz zor durumda! Üstelik maalesef dayatılan zor hayat şartları sonucunda intihar ediyorlar! Şimdi bir de tayin sayısı 3'ten 6'ya çıkmış! Derhal çözüm bulunmalı!” ifadeleriyle eleştirdi.

İNCE VE ÖZDAĞ DA TEPKİ GÖSTERDİ

 

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ise “Polisin de evi var, polisin de ailesi var, polisin de sevdikleri var, ‘Polisinde Oyu Var’. Yokluk içinde yetiştiğinizi, zorluklarla evinize ekmek götürdüğünüzü biliyorum. Memleket sevgisiyle akıttığınız her damla alın terinin karşılığını alacaksınız” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise konuyla ilgili olarak, “Saray Rejimi, polis memurları için çıkardığı “Bölge Atama Sistemi Yönetmeliği”yle Polisin 3 olan tayin sayısını 6’ya çıkararak, zaten olmayan aile düzeni tamamen bozdu. Polislerin de aileleri çocukları var. Saray Rejimi zulümdür!” dedi.

EMNİYET TEŞKİLATINDA ‘BÖLGE SİSTEMİ’

Polislerin ‘şark’ görev sürelerini düşüren ve atamalarda yeni düzenlemeleri içeren yönetmeliğe ilişkin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şunlar denildi:

1-) Yönetmelikte 2016 yılının Haziran ayında yapılan değişiklikler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki il ve ilçelerin süresi arttırılmış idi.

* Personelimizden gelen talepler ve İl Emniyet Müdürlüklerimizin de görüşleri doğrultusunda il ve ilçelerin görev süreleri yeniden düzenlenmiş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bulunan il ve ilçelerin süreleri büyük oranda düşürülmüştür.

* Nitekim halen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerimizde görev yapan yaklaşık (62.000) personelimiz yapılan değişiklikteki sürelere tabi olacak ve bu durumdan yararlanacaktır. Hizmet süresi artan yerlerde halen görev yapan personelimiz ise artıştan etkilenmeyecektir.

* Ayrıca 2. Şark görevini yapmakta olan personelimiz, görev süresi (2) yıl olan birimler haricinde, yeni düzenlenen sürelerden (1) yıl eksik görev yapması durumunda şark görevini tamamlamış sayılacaktır. Ancak Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri rütbesindeki personel, bu uygulamaya tabi tutulmayacaktır.

* Yeni düzenleme sayesinde hizmet süresi düşürülmesinden dolayı yaklaşık (7.500) personelimiz şark illerindeki görevini tamamlamış sayılacaktır.

* 2. Şark görevini bitiren personel, talep etmesi halinde daha önce çalıştığı kadroya tekrar atanması yönünde değerlendirilmeye tabi tutulacaktır.

2-) Şark görevinden muafiyet ve nüfusa kayıtlı olduğu yere atanma hakkından yararlanan şehit ve gazi yakınlarımız bu haktan yararlanmaya devam edecek olup, mevzuat sebebiyle bu haklardan yararlanamayan şehit ve gazi yakını Teşkilat mensuplarımızın da bu kapsama alınması sağlanmıştır. (Tüm şehit yakınları, tüm gaziler ve gazi yakınları, 15 Temmuz gazileri ve yakınları)

3-) Mevcut yönetmelikte personelimizin yakınlarının sağlık nedeniyle atanma mazereti sadece kendi, eş ve çocukları ile sınırlı iken, yeni düzenleme ile personelimize;

-Evin tek çocuğu olması ve mahkeme ile vasi tayin edilmesi şartıyla anne ve babasının sağlık mazereti nedeniyle,

-Tek kardeş olması ve mahkeme ile vasi tayin edilmesi şartıyla kardeşinin sağlık mazereti nedeniyle atama talebinde bulunması hususu düzenlenmiştir.

4-) Personelin eşinin çakılı kadro olarak görev yapmakta olması durumunda, çalıştığı ilin hizmet süresini tamamlaması üzerine, talep etmesi durumunda Emniyet teşkilatında Genel İdare Hizmetleri Sınıfına atanabilmesi daha kolay hale getirilmiştir.

5-) Personelimizin; ilköğretim, ortaöğretim veya üniversite son sınıfa geçecek olan çocuğu olması durumunda, ipka taleplerinin kabul edilmesi düzenlenmiştir.

6-) Personelimizin tabi olduğu (2) bölge üzerinden gerçekleştirilen atama ve yer değiştirme uygulaması, personelin atandığı birimde çok uzun süreli çalışmasına sebep olmaktadır.

* Uzun süreli çalışmanın beraberinde getirdiği olumsuzlukları bertaraf etmek, atama ve yer değiştirme sistemini daha dinamik bir yapıya kavuşturmak amacıyla mevcut uygulamadaki 1. Bölge (Batı) ve 2. Bölge (Doğu) olarak iki bölgeye ayrılan iller; kendi arasında (2) gruba ayrılmış, illerimiz toplam (4) grupta sınıflandırılmıştır.

* Yapılan düzenleme ile personelin ülke genelinde daha adaletli ve hakkaniyete uygun istihdam edilmesi, personelin istedikleri illerde görev yapmasının önünün açılması ve personel arasında huzursuzluğa yol açan uygulamaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

* Bu uygulama ile personelimizin meslek hayatı boyunca tüm bölge ve gruplarda belli bir sıra dahilinde görev yapması hedeflenmekle birlikte; teşkilatta halen görev yapan personelin mevcut yönetmelikteki (2) bölgeli sisteme tabi olması, aile düzenini ve çalışma hayatını buna göre planlamış olması nedeniyle, bahse konu uygulamaya 01.01.2024 tarihinden itibaren kademeli olarak geçiş yapılacaktır.

7-) Halen teşkilatımızda tüm rütbelerdeki personelimizden sırası gelenler için zaten 2. şark görevi uygulaması yapılmaktadır.

* Bu değişiklik ile bir personel meslek hayatı boyunca merkezden en fazla (4) atamaya tabi tutulacak olup daha sonra kendi isteği ile tercihlerine göre atama talep edebilecektir.

“POLİSİN AİLE HAYATI DA TAMAMEN BİTİRİLMİŞ OLDU”

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da yönetmelikle ilgili şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

* Bilmem farkında mısınız, gün geçmiyor bir polisin intihar haberini duymayalım! Her birinin yürek yakan bir hikayesi var. Biz ağır çalışma koşulları ile mücadele ederken, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile polisin aile hayatı da tamamen bitirilmiş oldu.

* Artık ağır çalışma sistemi, angarya, ek görevler, 12/12 çalışma düzeni, mobbing gibi intihara sebep olan sorunların yanına tüm personeli psikolojik bunalıma sokan yeni bir sorun var artık EGM Atama Yer Değiştirme Yönetmeliği…

“EN AZ 5, HATTA 7-8 KERE ZORUNLU TAYİN EDİLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI”

* Yeni yönetmeliğe göre Türkiye 2 bölge 4 gruba ayrılarak polislerin meslek hayatında en az 5 hatta 7-8 kere zorunlu tayin edilmesinin önü açılmış oldu. Bir polis çocuğu eğitim hayatını en az 5 yerde tamamlayacak hiçbir yere kök salamayacak…

* Asıl mesele başka teşkilat içinde eski memur denilen 2016 yılından önce polis olan ve bir çoğu operasyonel görevde bulunan deneyimli, liyakatli memurları gönderip, 2016'dan sonra bir çoğu parti referanslı yeni memurlara büyükşehirlerde yer açmak operasyonel görevlere getirmek…

  • 2016'dan önce FETÖ terör örgütünün baskısına, zulmüne uğramışlardı. Hain darbe girişiminden sonra boşalan kadroların yerine iki kat çalıştılar. Vatan için dediler sesleri çıkmadı canla başla çalıştılar ağır çalışma koşulları değişmedi şimdi de yeni bir zulümle karşılaştılar… 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Büyükşehir Belediyesi gençleri kampa alıyor. Bu kapsamda, gençlerin organize ettiği etkinlik ile 18-20 Mart tarihleri arasında Cam Piramit’te Genç Girişimciler Kampı düzenlenecek. Tasarımcı, yazılımcı ve iş geliştirici gençler üç gün boyunca gece gündüz hızlandırılmış eğitime tabi tutularak farklı bakış açıları kazanacak...

Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, gençlerin girişimlerini destekleyerek onları güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, gençlerin girişimleriyle başlatılan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi’nin de içinde yer aldığı bir ekip ile 18-20 Mart tarihleri arasında Cam Piramit’te Genç Girişimciler Kampı düzenleyecek.

GENÇLER İŞ BİRLİĞİ YAPIYOR...

Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi, Ocak Ayı Olağan Genel Kurulunda aldıkları karar ile tasarımcı, yazılımcı ve iş geliştiricileri bir araya getiren, tüm Türkiye’den üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen bir etkinlik olan University4Society için yerelde güzel bir iş birliği ortamı oluşturdu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi, girişimcilik, liderlik ve network konularında üniversite öğrencilerini güçlendiren bir ağ olan University4Society’nin Akdeniz Üniversitesi yapılanması ve Antalya Bilim Üniversitesi Friends2Society iş birliği ile organize edilen ve Büyükşehir Belediyesinin de gençleri desteklediği “Antalya Genç Girişimciler Kampı / Bootcamp Antalya 2022” için başvurular hala açık. Başvurmak isteyen genç girişimciler 0242 321 24 70 numaralı telefondan bilgi alabilecek.

GECE DE ÇALIŞACAKLAR...

Katılımcı takımların 48 saat içinde toplumsal sorunları teknoloji ile çözen inovatif girişimler üretebilecekleri, mentorlar ve alanında uzman eğitimciler sayesinde bu girişimleri geliştirirken farklı bakış açıları da kazanabilecekleri bir girişimcilik maratonu olan bu kamp, 18 Mart Cuma akşamı başlayacak ve 20 Mart Pazar akşamına kadar devam edecek. Genç girişimcilerin gece de çalışacağı kampa Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya Teknokent, Antalya Bilim Üniversitesi, Antalya Genç İş İnsanları Derneği ANTGİAD, Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği (AGİDER), Hadır Kurumsal Hizmetler, Piksel Akademi, Observer Teknoloji gibi birçok kurum da destek veriyor.

KULUÇKA DESTEĞİ VERİLECEK...

Belirlenen programa uygun olarak gençler hızlandırılmış bir eğitim programına tabi tutulacak ve program sonunda çeşitli ödüller almaya hak kazanacaklar. İlk üçe giren takımlara hem Büyükşehir Belediyesi hem de Antalya Teknokent tarafından, girişimcilerin iş fikirlerini geliştirmede verilen destek programı olan kuluçka desteği verilecek.

BAŞKANIN VAADİNE ADIM ADIM...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in vaatlerinden biri olan ve Antalya Fikir Atölyesi ismiyle kurulacak Girişimcilik Merkezi kapsamında Antalya'nın girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi çalışmaları da yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından, girişimcilik merkezi açılması sürecinde bu tür etkinliklere devam edilecek. 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıldönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü nedeni ile bir mesaj yayımladı.

BAŞKAN BÖCEK HİSLERİNİ ŞU CÜMLELERLE PAYLAŞTI...

""Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıldönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü bir kez daha idrak ediyor olmanın onurunu yaşıyoruz. Dünya tarihinde bir dönüm noktası olan ve Türk Ulusu'nun kaderini değiştiren bu büyük zaferin yıldönümünde; vatanımızı, her şeyimizi borçlu olduğumuz Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum.

Çanakkale Zaferi, vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık destanıdır. Yüz binlerce vatan evladı canlarını feda ederek yalnızca Türk tarihinin değil, dünya tarihinin de akışını değiştirmiştir. Çanakkale Savaşı, dünya savaş tarihi açısından da ilklerle doludur. Kara, hava ve deniz güçlerinin aynı anda birlikte katıldığı bu savaşta Gelibolu Yarımadası’nda o güne kadar tarihin yazmadığı bir yakınlıkta siper savaşları yaşanmıştır. Aradaki mesafenin 7-8 metreye kadar indiği siperlerde tam bir ölüm kalım mücadelesi verilmiştir.

14 Mayıs 1915'te 19. Tümen Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale’de siperlerin durumunu ve Türk askerinin ruh halini “Siperler Arası Mesafe 8-10 Metre, Ölüm Muhakkak" sözleriyle anlatmıştır. Bu şartlar altında yedi düvele karşı cansiperane vatan savunması yapan Seyit Onbaşı, 57. Alay ve yüz binlerce isimsiz kahraman “Çanakkale Geçilmez” diyerek Türk askerinin ruh kudretini göstermiştir.

Ömrünün neredeyse çoğu savaş cephelerinde geçen ulu önder Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ sözünü bugün bir kez daha çok iyi anlıyoruz. Çanakkale şehitlerinin torunları olarak, istiklalimizden, istikbalimizden ve özgürlüğümüzden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğimizi bir kez daha tüm dünyaya haykırıyor ve dünyanın neresinde olursa olsun “SAVAŞA HAYIR !” diyoruz.

Her zaman gönlümüzde yaşayacak aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlıklarla dolu hatıraları, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere inanarak emanet ettiği Cumhuriyetimizin yaşatılmasının en büyük teminatı olacaktır. Çanakkale Zaferimizi bir kez daha kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.""

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aydın'da esnaf ziyaretinde bulunup, "Esnaf, ekonominin bel kemiği, en çok istikrar yaratan sektördür. Sanayici ve tarım sektörünün ürettiği malı, mamulü satar. Esnaf olmazsa, herkesin ürünü elinde kalır. Esnaf, işçi çalıştıran, ciddi istihdam sağlayandır. Esnafın bir özelliği daha var; onlar için müşteri velinimettir" dedi...

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Aydın'a 3 ilçede belediye ve esnaf ziyaretlerinde bulundu.

Akşener, ilk ziyareti Nazilli ilçesine yaptı. Nazilli Belediye Meydanı'nda partililer tarafından karşılanan Akşener, daha sonra Uzun Çarşı'da esnafı ziyaret etti. Esnafla sohbet eden Akşener, işleri hakkında bilgi aldı, geleneksel hale gelen pazar duasına katıldı. Esnaf ziyaretinin ardından Nazilli Belediyesi'ni de ziyaret eden Akşener, daha sonra İncirliova ilçesine geçti.

İncirliova'da Akşener'in otobüsü develerle karşılandı. Sevgi Yolu'nda esnafı ziyaret eden Akşener, daha sonra İncirliova Belediyesi'ne geçti. İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, Akşener'e üzerinde 'Başbakan Meral Akşener' yazılı deveci poşusu ve zeytin fidanı hediye etti. Ardından Efeler ilçesine geçen Akşener, burada kendisini bekleyen vatandaşlara seslendikten sonra Yağcılariçi Çarşısı'nda esnaf ziyaretinde bulundu. Esnaf, Akşener'e girdi maliyetlerindeki artış ve yüksek elektrik faturaları nedeniyle zorda olduklarını söyledi.

 

'Esnaf aynı zamanda ekonominin belkemiği'...


Daha sonra halka seslenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aydınlılardan destek istedi. Akşener, "Esnaf, aynı zamanda ekonominin bel kemiği, en çok istikrar yaratan sektördür. Sanayici ve tarım sektörünün ürettiği malı, mamulü satar. Esnaf olmazsa, herkesin ürünü elinde kalır. Esnaf, işçi çalıştıran, ciddi istihdam sağlayandır. Esnafın bir özelliği daha var; onlar için müşteri velinimettir. Siyasilerin ders alması, örnek alması gereken esnaf dükkanlarının içidir. Orada, işsiz gençle, atanamamış öğretmenle, EYT'li kardeşlerimle karşılaşırsın. Bugün buradayım. Bütün ağalar buraya gelecekler. Karşınızda hesap verecekler. Sizin sorularınızı dinleyecekler. Siz de ondan sonra karar vereceksiniz" dedi.

Esnaf ziyaretinin ardından Akşener, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'na makamında ziyarette bulundu. Akşener, belediye girişinde tören mangasıyla karşılandı. Akşener, buradaki ziyaretin ardından basına kapalı olarak bir otelde iş insanlarıyla bir araya geldi.

Meral Akşener'e Aydın ziyareti esnasında İYİ Parti Aydın İl Başkanı Recep Taner, İlçe Belediye Başkanları ve partililer eşlik etti. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokolle  hastane yerleşkesine yapılacak olan katlı otopark inşaatının temeli düzenlenen törenle atıldı. Halkın beklentileri doğrultusunda çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Başkan Muhittin Böcek, “Başkaları gibi bizim çılgın projelerimiz yok. Bizim halka yönelik, halkımızın beklentileri doğrultusunda projelerimiz var. Seçim öncesi ne söylediysek onu gerçekleştiriyoruz” dedi...

Göreve geldiği günden bu yana Gazipaşa’dan Kaş’a hizmet seferberliği başlatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, halkın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ve önemli bir ihtiyaca cevap verecek olan 1797 araçlık Akdeniz Üniversitesi Katlı Otoparkı’nın temeli atıldı.

TÖRENE YOĞUN KATILIM...

Akdeniz Üniversitesi hastanesi yerleşkesinde gerçekleşen törene CHP Antalya Milletvekilleri Aydın Özer, Cavit Arı, CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP İl Başkanı Nuri Cengiz, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, akademisyenler, meclis üyeleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

HER AY BİR TEMEL ATIYORUZ...

20 yıllık Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde Konyaaltı sınırlarında olması nedeniyle Akdeniz Üniversitesi ile pek çok işbirliği protokolüne imza attıklarını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, “Üniversitemiz için belediye olarak yapmamız gereken ne varsa gece gündüz demeden gözü kapalı imza attık. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çalışmalarımızı azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Her hafta bir ilçedeyiz. Her ay bir yerde temel atıyoruz” dedi.

VEFA BORCU

Halkın talebi ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Başkan Böcek, “Bizim çılgın projelerimiz yok. Bizim halka yönelik, halkımızın beklentileri doğrultusunda çalışmalarımız var. Seçim öncesi ne söylediysek onu gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. Başkan Böcek, gerçekleşen temel atma töreninin bir vefa borcu olduğunu da ifade ederek, “Hastalığım süresince benimle yakından ilgilenen ve ilgisini esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyorum. Sayın rektörümüz kıymetli yönetimi, rektör yardımcısı arkadaşlarımız, Akdeniz Üniversitesi hastanesinde bir otopark sorunu var dediler. Ben de buna yakından şahit oldum. Dedim ki derhal. Biz hayatımız boyunca vefayı İstanbul’da bir semt adı olarak görmediğimizi söyledik ve bugün işte bu anlamlı ve önemli temel atma töreninde bir aradayız” diye konuştu.

REKTÖR ÖZKAN’DAN TEŞEKKÜR...

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da üniversite ve Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde hayata geçirilecek katlı otoparkın önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini vurguladı. Rektör Özkan, her yıl hasta sayısında yüzde 10’a yakın oranlarda artış yaşandığına dikkat çekti. Özkan, hasta ve hasta yakınları için otopark ihtiyacının da en önemli ihtiyaçlardan biri haline geldiğine işaret etti. Özkan, “Katlı otoparkımız bu anlamda çok önemli bir yatırım olacak. Hem gelir getirici, hem hasta memnuniyetini arttırıcı bir çalışma olacak. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Muhittin Böcek’e projeye verdiği destek için teşekkür ediyorum” dedi.

İLK HARÇ ATILDI...
Konuşmaların ardından protokol kapsamında hayata geçirilecek katlı otoparkın temeline ilk harç protokol tarafından atıldı. Başkan Muhittin Böcek ve beraberindeki heyet temel atmanın ardından, inşaat alanında çalışan işçilerin yanına giderek, çalışmalarında kolaylıklar diledi. Başkan Böcek, yüklenici firmadan otoparkın inşaat süresinden önce bitirilmesi sözünü de aldı.

Tören sonrasında Başkan Böcek ve Rektör Özkan, gençlerle birlikte hatıra fotoğraf çektirdi.

AFET TOPLANMA MERKEZİ DE OLACAK...

1797 araç kapasiteli katlı otoparkın betonarme inşaatı Büyükşehir Belediyesi tarafından, diğer mimari uygulama, mekanik ve elektrik grubu imalatları Akdeniz Üniversitesi tarafından tamamlanacak. 13 bin 200 metrekare alan üzerine toplamda 4 katta 54 bin 430 metrekare inşaat yapılacak. Katlı otopark aynı zamanda acil afet toplanma alanı olarak da kullanılarak, kentin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Beştepe'de düzenlenen Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun yarın Moskova'ya, perşembe günü ise Ukrayna'ya gideceğini açıkladı...

Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dışişleri Bakanımızı yarın Rusya'ya gönderiyorum. Perşembe günü de Ukrayna'da temaslarda bulunacak” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

* Taraflar arasında 200 civarında görüşme gerçekleştirildi. Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanlarının, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte yaptıkları toplantı hiç şüphesiz en ses getiren faaliyetti. Bu temas diplomasi ve diyalog kapıları açması bakımından çok önemliydi.

* Diplomasi ve diyalog kapılarını açması bakımından çok önemliydi. Dışişleri Bakanımızı yarın Moskova’ya gönderiyorum. Perşembe günü de Ukrayna’ya gidecek. Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu başta olmak üzere forumun düzenlemesinde emeği geçen herkese şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

* Kalbi ve duası bizimle olan dostlarımızın ve kardeşlerimizin vermiş oldukları manevi destek elbette önemlidir. Ama fiilen kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz gerektiği de bir hakikattir.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun ev sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu sona erdi. Forumda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı'nın Rusya'nın Ukrayna işgalindeki duruşunu eleştirerek, ''Kırım'ın işgaline tüm dünya ses çıkarsa bugünkü tablo ile karşı karşıya kalır mıydık? Ukrayna haklı davasında yalnız bırakıldı'' dedi...

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali 16'ıncı gününde devam ederken, Türkiye'de tüm dünyanın takip ettiği görüşmeler yaşandı. Dün savaşan ülkelerin Dışişleri Bakanları Antalya'da ilk kez yüz yüze geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ev sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu gerçekleştirildi. Forumun açılışında konuşan Bakan Çavuşoğlu, Dünyada eşitsizlik daha da derinleşiyor. Diplomaside artan paydaşlar yeni yaklaşımları elzem kılıyor. Birbirimizle konuşma ve danışma vazgeçilmez ihtiyaçtır, Antalya Diplomasi Forumu da böyle bir amaca hizmet ediyor'' ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu'nun açılış konuşmasının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı'ya Kırım üzerinden tepki gösterdi.

Erdoğan, ''Kırım'ın ilhakı başta olmak üzere Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik saldırıları ve tutumu biz reddediyoruz. Eğer 2014'te Kırım'ın işgaline tüm Batı, tüm dünya ses çıkarsa bugünkü tablo ile karşı karşıya kalır mıydık? Ama Kırım'ın işgaline sessiz kalanlar şimdi bir şeyler söylüyorlar. Ukrayna haklı davasında yalnız bırakıldı. İyi de adalet bu yarım kürenin bir yerinde geçerli diğer yarısında değil mi? Bu nasıl bir dünya.'' dedi.

 

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar:

''75 ülkeden katılımcıyı bugün bu salonda bir arada. Bugün bizimle beraber olan tüm konuklarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. 'Yurtta barış dünyada barış' ilkesi, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' öğretisi hep aklımızda.

Güç kullanmak sadece güçlünün taktiğidir. Sınırların değişmezliği ilkesi bir temeldir. Viyana Belgesi, BM şartları politik anlamda güven sağlıyordu. Ancak artık çatışmalar önlenemiyor, başlayan çatışmalara bitirilemiyor.

Teknolojik gelişme dolu dizgin ama bundan herkes faydalanamıyor. Dünyada eşitsizlik daha da derinleşiyor. Diplomaside artan paydaşlar yeni yaklaşımları elzem kılıyor. Yeni bir dil ve anlayışa ihtiyaç var, diplomasiyi barış ve kalkınmanın yani insanlığın hizmetine koşmak. Birbirimizle konuşma ve danışma vazgeçilmez ihtiyaçtır, Antalya Diplomasi Forumu da böyle bir amaca hizmet ediyor. Bu sebeple bu seneki başlığımızı "Diplomasiyi Yeniden Kurgulamak" olarak belirledik.

 ADF katılımcılarına ve ortamına baktığınızda burası sanki BM ortamı sunuyor. Antalya'da birleşmiş zihinler ortamı kuruluyor. Sorunlarımızı, farklılıklarımızı zihinde çözmeden birlikte hareket edemeyiz.''

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Antalya Diplomasi Forumu'nun ülkelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Salgın şartlarına rağmen geçen yıl ilk toplantıyı başarı ile icra ettik. Sancılı bir dönemde Antalya'dan verdiğimiz dayanışma mesajlarının foruma çok önemli bir anlam kattığına inanıyorum. Forum yakında küresel diplomasinin kalbinin attığı yere dönüşecek.

Foruma iştirak eden hükümet ve devlet başkanları, devlet temsilcileri yapacakları katkının yanı sıra, aralarındaki temasları da önemli görüyorum. Foruma yönelik yoğun ilgiyi memnuniyet ile karşılıyorum.

Bilimde, sanayide, teknolojideki onca ilerlemeye rağmen insanlık olarak temel meselelerimizi hala çözüme kavuşturamadığımızı görüyorum. Sıcak çatışma, iç savaşlar, terörizm, açlık, kıtalar arasındaki adaletsizlik ne yazık ki sürüyor.

Ekonomiler büyürken, gökdelenler yükselirken, birilerinin cüzdanları şişerken, hemen yanı başımızda çocuklar açlıktan ölmeye devam ediyor. Açlık virüsü her yıl dünyada koronavirüsten daha fazla insanın canına mal oluyor. Dünyada her gün 10 saniyede bir çocuk bir lokma ekmek ve su bulamadığı için ölüyor. İnsanlar yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor.

Hepimizi düşündürmesi gereken bazı çarpıcı rakamları sizinle paylaşmak istiyorum. Akdeniz suları 25 bine yakın umut yolcusunun mezarı oldu. Bu sayıya 2 milyondan fazla Ukraynalı mülteci eklendi.1 milyar insan günde 2 doların altında bir gelirle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu rakamlar tek başına adaletsizliği göstermeye yeterlidir.

Türkiye hem Akdeniz hem Karadeniz ülkesidir. Ukrayna ve Rusya komşumuz ve dostumuzdur. Gerilimin tırmanarak bu aşamaya ulaşması en çok bizi rahatsız eder. Komşularımız arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesinden rahatsızız. En çok bizi endişelendirdi. Saldırgan eylemleri asla maruz göremeyiz.

Kırım'ın ilhakı başta olmak üzere Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik saldırıları ve tutumu biz reddediyoruz. Bunu her zeminde açıkça dile getirdik. Gerek Rusya gerek Ukrayna ile yaptığımız görüşmelerde bunu gündemde tuttuk.

Eğer 2014'te Kırım'ın işgaline tüm Batı, tüm dünya ses çıkarsa bugünkü tablo ile karşı karşıya kalır mıydık? Ama Kırım'ın işgaline sessiz kalanlar şimdi bir şeyler söylüyorlar. Ukrayna haklı davasında yalnız bırakıldı. İyi de adalet bu yarım kürenin bir yerinde geçerli diğer yarısında değil mi? Bu nasıl bir dünya.

Yangına körükle gitmenin, ateşe benzin dökmenin kimseye bir faydası olmayacaktır. Rus kültürü ve Rus insanlarına yönelik faşizan uygulamalar da asla kabul edilemez. Almanya'da bir orkestra şefi Putin'in arkadaşı olduğu için görevden alınıyor.

Öbür tarafta bir başka Avrupa ülkesinde Dostoyevski yayınları, eserleri yasaklanıyor. Biz bunu neye benzetiyoruz biliyor musunuz? Bir zamanlar Irak'ta Hülagü'nün yakıp yıktığı kütüphanelere dönüş olarak görüyoruz.

Biz yeni Hülagüler istemiyoruz. Türkiye olarak can kayıplarının önüne geçmek, barış ve istikrarı temin etmek için çaba harcıyoruz. Silahların bir an önce susması ve itidalin sağlanması en büyük temennimizdir. Bir dostum dedi ki, bir SİHA bizim ülkemize düştü. Demek ki hiç ilgisi alakası olmayan bir ülkeyi de bu savaş vuruyor.

25-30 lider ile görüşmem oldu ve devam ediyor. Bakan arkadaşlarım görüşmelerine devam ediyor. Çözüm tekliflerimizi muhataplarımız ile paylaşacağız. Montrö sözleşmesinin ülkemize verilen yetkileri kullanmak dahil her şeyi kullanmaya devam edeceğiz.

Sorunları büyüten, bu noktaya getiren sebepleri gözümüzden kaçırmamalıyız. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan müesses nizam bunun arkasındadır. BM üyesi 193 ülkenin kaderini 5 ülkenin kaderine bırakan bu sistemin adaletsiz olduğu sizlerin de malumudur.

Ukrayna krizi ile birlikte çok daha büyük açık ve yapısal problemlerin olduğu da ortaya çıkmıştır. Çatışanlardan biri daimi üye olunca sistem iflas bayrağını çekmiştir. Alınan kararların bağlayıcı yönü olmayınca çatışmaları sonlandıracak hiçbir adım atılamamıştır.

141 üye 2 üyeye karşı oy kullanırken netice alınabildi mi? Alınamadı. Böyle bir adalet olur mu? Dünya 5'ten büyüktür diyerek günümüz şartlarına göre reform edilmelidir. Veto yetkisini elinde tutanlar gücü paylaşmaya yanaşmadığı için reform yapılamıyor.

15 tane geçici üye, 5 daimi üye. Bunlar komik geliyor. Geçici üye olabilmek için lobi yapıyorlar. Ya olsan ne yazar, hiçbir faydası var mı ? Yok. Elini kaldır indir. Asıl iş o beşten bir tanesinde o beş üyeden bir tanesi ne derse o oluyor. Statüko yerine barışı gözetecek beş ülkenin çıkarı yerine tüm insanlığın hizmet edecek yeni bir küresel güvenlik mimarisinin kurulması şarttır." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis ile Macaristan Antalya Fahri Konsolosu Kaan Karakaya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti. İki ülke arasındaki dostluğa vurgu yapılan görüşmede Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle hayata geçirilecek projeler ele alındı...

BÜYÜKELÇİ 2 c37a9

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis ile Macaristan Antalya Fahri Konsolosu Kaan Karakaya’yı makamında kabul etti. Son derece sıcak ve samimi bir havada geçen görüşmede Başkan Danışmanı Osman Ayık, Genel Sekreter Yardımcıları Mustafa Gürbüz ve Durmuş Ali Arslan da hazır bulundu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Böcek, “Sizlerle beraber işbirliği içerisinde gerek sosyal, kültürel anlamda gerek ticari anlamda birçok projede beraber olmayı, iki ülke arasındaki dostluğu artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi.

BÜYÜKELÇİ 3 b40f0

HEP YANINIZDA OLACAĞIZ...

İki ülke arasında sağlam bir dostluk bağı olduğunu söyleyen Başkan Böcek, 5-6-7-8 Mayıs tarihlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Yörük Türkmen Festivali düzenleneceğini belirterek şunları söyledi: “Macaristan’da yapılmış olan Yörük Türkmen Kurultayı’ndan esinlenerek bu festivali düzenliyoruz. Antalya’daki iş dünyamız Macaristan ile işbirliği içerisinde. Biz de Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hep yanınızda olacağız.”

BÜYÜKELÇİ 4 15e4a

TARİHİ BAĞLAR GÜÇLENDİRİLECEK...

Macaristan için Antalya’nın çok önemli olduğuna dikkat çeken Büyükelçi, Viktor Matis ise, “Geçmişten gelen tarihi bağlarımız var. Antalya ilinde bulunan Gebiz’in eski ismi Macar yani Antalya ilinde nüfus kaydında Macar doğumlu birçok kişi var. 16. yüzyılda Macaristan’dan bir köy geldi buraya. Ben kendileriyle tanıştım. Fahri konsolosumuz Kaan bey ile kendilerini ziyaret ettik. Gebiz ile ilgili tarihi bağlarımızı daha da güçlendireceğimiz birçok projemiz var. Büyükşehir Belediyesi ile yapmayı planladığımız işbirliği projelerini de görüşmek için geldim” dedi. Ziyaret sonunda konuk Büyükelçi Matis ve Başkan Böcek karşılıklı hediye takdiminde bulundu. 

 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

Büyükşehir’den ulaşım esnafına destek...

Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi, Kırcami bölgesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planını oybirliğiyle kabul etti. Mecliste ayrıca akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle, ulaşım esnafının mağduriyetinin giderilmesi için Büyükşehir Belediyesi tarafından aylık 4 bin km yapan araçlara kilometre başı 1,5 TL destek ödemesi yapılması kararı alındı.

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeleri; Mart ayı olağan toplantısında 27 gündem maddesini görüşmek üzere toplandı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek başkanlığında toplanan meclis üyeleri Kırcami için önemli bir karara oybirliğiyle imza attı. Muratpaşa ilçesinde yaklaşık 1477 hektar büyüklüğüyle, Doğuyaka, Topçular, Mehmetçik, Güzeloluk, Zümrütova, Yeşilova, Kırcami ve Tarım mahallelerinin tamamı ile Fener ve Çağlayan Mahallelerinin bir kısmını kapsayan, Kırcami Bölgesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Böcek, Kırcami ile ilgili planın Antalya ve bölge halkı için hayırlı olmasını dilerken, emeği geçen herkese teşekkür etti.

ULAŞIM ESNAFINA ÜCRET DESTEĞİ...

Gündemin bir diğer maddesi olan akaryakıt fiyatlarındaki ani artış sebebiyle kamu hizmeti yürüten toplu taşıma araçlarının sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi ve ulaşım esnafının mağduriyetinin giderilmesi için esnafa yapılacak destek konusu da oybirliğiyle meclisten geçti. Bu kapsamda günlük çalışan ulaşım esnafına Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 Ocak 2022-15 Mayıs 2022 tarihleri arasında 4 bin kilometre yapan araçlara kilometre başı 1,5 TL destek ödenmesi hususu meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.

SOKAK HAYVANLARI REHABİLİTASYON MERKEZİ...

Öte yandan Antalya’nın Serik ilçesinde 9 yaşındaki bir çocuğun köpekten kaçarken yaralanması ve yaşam mücadelesi vermesi; bununla birlikte sokak canlıları için alınan ve alınacak önlemler konusu da mecliste gündeme geldi. Bunun üzerine sokakta yaşayan canlıların barınmaları ile ilgili yapılan çalışmalar konusunda Başkan Böcek, meclisi bilgilendirdi. Başkan Böcek, Kepez ilçesi Kirişciler bölgesinde 84 dönüm arazi üzerine Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi Projesine başladıklarını belirterek, “2 bin kapasiteli sokak hayvanlarının rehabilite edilebileceği projeyi gerçekleştiriyoruz. Mayıs Ayı içerisinde açmayı ümit ediyoruz. Hızla çalışmalar devam ediyor. Yavrumuza geçmiş olsun diyoruz” dedi. 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı akaryakıt fiyatlarındaki artışa ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, "Toplu taşıma ücretlerinde yakın zamanda çok ciddi artış yaşanması kaçınılmaz hale gelmiştir" denildi...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş çevrim içi toplantı düzenledi. Toplantıda akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle ortak açıklama yapılması kararı alındı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi.

11 chp ortak açıklama 2 c557c

“Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği zor süreçte, ekonomik öngörülebilirlik yerini ne yazık ki günlük fiyat artışları ve istikrarsız süreçlere bırakmıştır. Yeni koşullar vatandaşlarımızı olduğu gibi yerel yönetimlerimizi de ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bir süre öncesine kadar dövizdeki hızlı yükseliş nedeniyle akaryakıt fiyatlarında hızlı yükselmeler olmuştur. Bu yükselişler devam etmekte olup, tarihte ilk kez ülkemizde art arda 7 gün boyunca akaryakıt fiyatları zamlanmıştır.

Öyle ki, sadece yılbaşından bu yana geçen 70 günde akaryakıt ücretleri yüzde 94'ten daha fazla artış göstermiştir. Benzer artış, enerji fiyatları için de geçerlidir. Bu sıra dışı artışlar bir süre önce toplu taşımada gerçekleşen fiyat artışlarını artık kadük hale getirmiş hatta durumu öncekinden bile zorlaştırmıştır.

Büyükşehirlerimizde sağlıklı ve sürdürülebilir toplu taşıma hizmeti belediyelerimizin en önemli vazifelerindendir. Toplu taşımada kullanılan akaryakıt ve elektrik gibi artan personel maliyetleri, yurt dışı yedek parça kaynaklı bakım onarım maliyetleri de artık belediyeler tarafından kaldırılamayacak kadar zamlanmıştır. Ne yazık ki daha önce defalarca talep ettiğimiz, toplu taşımada kullanılan akaryakıttan en azından ÖTV alınmasın önerimiz de merkezi idare tarafından duymazdan gelinmiştir.

Tüm bu süreçleri ele aldığımızda toplu taşıma ücretlerinde yakın zamanda çok ciddi artışlar olması kaçınılmaz hale gelmiştir. Üzülerek ifade ederiz ki, elimizde olmayan nedenlerle bu artışları vatandaşlarımıza yansıtmak durumunda kalacağız. Ayrıca, yasa gereği ve Meclis kararları çerçevesinde toplu taşımayı ücretsiz kullanan çok sayıda vatandaşımız vardır. Vatandaşlarımızın sağlıklı hizmet alması adına, 2016 yılında yayınlanan yönetmelikle, belediyelerin şehir içi toplu taşıma yetkisi verdiği özel şahıslara ait araçlara ödenen 1.000 TL'lik destek ise aradan geçen yıllara rağmen artırılmamıştır. Bu durum, kimi zaman taşımacılarla, toplu ulaşımı ücretsiz kullanan vatandaşlarımızı karşı karşıya getirmektedir. Hükümetin, bu destek uygulamasında da fiyat artışına giderek, toplu taşımada yaşanan tatsızlıkların önüne geçmesi çok kolaydır.

11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak açıklamamızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.”

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmek üzere İsrail Cumhurbaşkanı Herzog bugün Ankara'ya geldi. Yıllar süren aradan sonra ilk üst düzey ziyarete gelen Herzog'un uçağında yazan yazılar dikkat çekti. "Barış" ve "işbirliği" yazması insanları şaşırttı.

isral 15 yıl sonra ülkemizde 2 6f345

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi.

Cumhurbaşkanı Herzog ve beraberindeki heyeti taşıyan uçak, Esenboğa Havalimanı 'na indi. Herzog'u havalimanında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve diğer yetkililer karşıladı.

isral 15 yıl sonra ülkemizde 3 d90fe

ERDOĞAN İLE GÖRÜŞECEK

Türkiye 'de 2 gün sürecek programına Anıtkabir ziyaretiyle başlayacak Herzog, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya gelecek. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşecek heyetler arası görüşmenin ardından Erdoğan ve Herzog ortak basın toplantısı düzenleyecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Rusya ile savaşın 13. gününde Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenski, İngiltere Avam Kamarası'na video mesaj ile seslenerek "50 den fazla çocuk öldü. Bu çocuklar yaşayabilirdi ama bu insanlar onları bizden aldı. Ukrayna bu savaşı istemedi" ifadelerini kullandı...

Rus tarafının kaybını da açıklayan Zelenski, "Rus ordusunun kayıpları, 10 bini geçti. Buna bir general de dahil oldu" dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenski, İngiltere Avam Kamarası'na video mesaj ile seslenerek Rusya ile savaştaki son gelişmeleri aktardı.Zelenski, sözlerine "Herkes uyandı, çocuklar siviller, tüm Ukrayna o günden beri uyumuyor. Hepimiz ülkemiz için savaştık. Bugün 2. günde hava saldırılarıyla mücadele ettik, ordumuz mücadeleyi o günden beri sürdürüyor. Rus güçleri silahlarımızı bırakmayı teklif ettik ancak bizim savaşmaya devam etmemiz gerekiyor. Gücümüzü hissettik." ifadeleriyle başladı.

"ÜLKENİN 4 BİR YANI VURULDU AMA YILMADIK"...

Savaşın ilk günlerini Zelenski, "İşgalcilere direnen halkımızın gücünü hissettik. Bir sonraki gün obüsler bizi vurmaya başladı. Ordumuz bir kez daha gücünü gösterdi. Kim halk kim insan bunu kanıtladık. 5. gün bize yönelik terör devam etti. Çocuklar ve şehirler hedef alındı. Sürekli bombardıman yapıldı. Ülkenin 4 bir yanı vuruldu. Bu da bizi yıldırmadı. Bu bize hakikatin ne kadar büyük olduğunu gösterdi" diyerek özetledi.

"80 YIL SONRA RUSYA AYNI YERDE İNSANLARI VURDU"...

6. günde Rus füzelerinin düştüğünü aktaran Zelenski, "80 yıl sonra Ruslar aynı yerde insanları vurdu. Hatta kiliseler bile yok edildi. 8. günde Rus tanklarının bir nükleer enerji santralini vurduğunu gördük. Herkes bunun tüm dünya için bir tehdit olduğunu anladı" ifadelerini kullandı.

RUS ORDUSUNUN 10 BİNİ GEÇEN KAYIPLARINA BİR DE GENERAL EKLENDİ...

9. günde ittifakların doğru düzgün çalışmadığını gördükleri vehava sahasının kapalı kalacağını anladıklarını söyleyen Zelenski, "10. günde halk sokaklara döküldü. 11. günde çocuklar, hastaneler gece gündüz bombalandı. Ve o gün Ukraynalıların kahraman olduğunu anladık. 12. günde ise Rus ordusunun kayıpları, 10 bini geçti. Buna bir general de dahil oldu. Bu da bize umut ışığı oldu. Bir şekilde bedel ödeyeceklerini hissettik. 13. günde ise Moripol şehri Ruslar tarafından saldırılıyor ve bir kız çocuğu burada hayatını kaybetti." dedi.

"50'DEN FAZLA ÇOCUK ÖLDÜ"...

Saşta 50'den fazla çocuğun öldüğünü ifade eden Zelenski, "Hiçbir şekilde şehre gıda ve suyun girilmesine izin verilmedi. 13 günü aşkın süredir bu durum devam ediyor. 50 den fazla çocuk öldü. Bu çocuklar yaşayabilirdi ama bu insanlar onları bizden aldı. Ukrayna bu savaşı istemedi. Ukrayna büyük olmayı hedeflemiyordu ama bu savaşın günlerinde büyük oldular. Biz insanları kurtaran bir ülke olduk. En büyük ordulardan biriyle savaşmamıza rağmen, şimdi bizim için asıl sorun olmak ya da olmamak. 13 gündür bu soruyu soruyoruz. Cevap evet "olmak". Biz asla pes etmeyeceğiz, asla kaybetmeyeceğiz. Denizde havada savaşacağız. Bedeli ne olursa olsun savaşmaya devam edeceğiz. Ormanda, sokaklarda savaşacağız. Biz farklı nehirlerin farklı yataklarında savaşacağız Dnipro gibi ve medeni dünyanın desteğini yardımını bekliyoruz. Ve Boris sana minnettarım. Lütfen bu ülkeye yönelik yaptırımları artırın, bu ülkenin terör ülkesi olduğunu kabul edin. Lütfen Ukrayna hava sahasının güvende olması için çabalayın." sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

zelensky avam kamarasına konuştu 3 ed7ad

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

AKP Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu'nun son günlerde yaşanan benzin ve yağ kuyruklarına ilişkin 7 yıl önce yaptığı paylaşım sosyal medyanın gündemine oturdu... 

Son günlerde ayçiçek yağı ve benzin zamları sonrasında yurttaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. 

AKP'li Jülide İskenderoğlu'nun 7 yıl önce yaptığı paylaşım ise sosyal medyada yeniden gündem oldu. 

yağ kuyruğu twıtı 80bf1

İskenderoğlu, 19 Nisan 2015 tarihinde yaptığı sosyal medya paylaşımında "Bizi alkışlayanlara gülüyoruz. Sanki yağ, mazot kuyrukları, darbeler, ilaç kuyrukları bizim dönemimizdeydi de…" ifadelerini kullanmıştı. 

Bu paylaşımının ardından gelen zamlardan dolayı yurttaşların benzin ve ilaç kuyruklarında olması dikkat çekiyor.  

 

Finike Cumhuriyet Meydanı için imzalar atıldı...

Antalya Büyükşehir Belediyesi Finike’ye bir meydan kazandırıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı Finike Cumhuriyet Meydanı Projesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi arasında protokol imzalandı.

Planlı, kurallı ve kimlikli bir kent hedefiyle Antalya’nın19 ilçesinde çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi ilçeleri güzelleştirecek ve değer katacak projelere devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kemer’de hayata geçirdiği meydan düzenleme ve genişletme çalışmasının ardından bu kez Finike’ye bir meydan kazandırıyor.

OCAK AYINDA MÜJDEYİ VERDİ...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ocak ayında Finike Kanalizasyon Projesi Temel Atma Töreni’nde söz verdiği Finike Cumhuriyet Meydanı Projesi için ilk adımı attı. Başkan Böcek ve Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Finike Yeni Mahalle’de hayata geçirilecek Fuar, Panayır ve Festival Meydanı için işbirliği protokolü imzaladı.

MEYDAN İÇİN İMZALAR ATILDI...

Finike’ye önemli yatırımlar yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini ifade eden Başkan Muhittin Böcek, “Hemşehrilerimize ne söz verdiysek yapıyoruz. Ocak ayında Finikeli hemşehrilerime ilçeye bir Cumhuriyet Meydanı kazandıracağımızı müjdelemiştik. Bugün de bu projemiz için ilk somut adımı attık. Finike Belediye Başkanımız ile işbirliği protokolümüzü imzaladık. Şimdi en kısa sürede projeyi hazırlayarak hayata geçireceğiz. Finike’mize hayırlı olsun” diye konuştu.

TEŞEKKÜRLER BAŞKAN...

Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi de Başkan Muhittin Böcek’e teşekkür ederek, “Başkanımız kanalizasyon yatırımı ardından şimdi de ilçemize Cumhuriyet Meydanı kazandırıyor. Bu sözünü tuttuğu için Finike halkımız adına çok teşekkür ediyoruz” dedi.

BÜTÜNCÜL PROJE...

Proje kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Finike Cumhuriyet Meydanı, Atatürk Anıtı ve sahil bandı ile bütüncül olarak bir kentsel tasarım projesi hazırlandı. Projede meydan, seyir terasları, oturma alanları, satış birimleri, çocuk oyun alanları, mescit, tuvalet, yürüyüş yolu ve peyzaj düzenlemeleri yer alıyor. 

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

Alanya’nın uzun süredir beklediği Doğalgaz konusunda en büyük engel aşılmış oldu. Doğalgazı ilçemize taşıyacak boru hattının geçeceği güzergah için kamulaştırma yapılmasına dair karar Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası sonrası Resmi Gazete (Karar Sayısı 5260) de yayımlandı...

gaz onayı 2 e1423

Başkan Yücel; “Alanya’mızın bir an önce doğalgaza kavuşması için üzerimize düşen bütün çalışmaları ivedilikle yerine getireceğiz.” dedi.

 


YÜCEL “DOĞALGAZ İÇİN ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK”...

Alanya Belediyesi’nin vatandaşın ucuz ve temiz enerjiye ulaşması için üzerine düşen her görevi yerine getirdiğine dikkat çeken Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Alanya Belediye Meclisi Mart ayı toplantısında oy birliği ile aldığımız kararla güzergah boyunca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Belediyemizden talep ettiği tüm konularda sorumluluğumuzu yerine getirmeyi taahhüt etmiştik. Alanya’mızın biran önce doğalgaza kavuşması için Belediyemizce Doğalgaz hattı boyunca tadilatlar ve güzergah boyunca gerekli çalışmalar başlamış olup bu kapsamda İncekum ve Kestel Mahallelerinde imar planına rastlayan güzergahta 1/5000 ölçekli nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı yapılmaktadır. Kamulaştırma kararının alınması ve ilçemize doğalgazın gelmesi için yoğun emek harcayan Dışişleri Bakanı’mız Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya Milletvekilimiz Abdurrahman Başkan, ile bölge milletvekillerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.” dedi.

gaz onayı 3 77b71

 

 

HABER:İbrahim AKDAĞ

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin MYK toplantısı sonrası gündem hakkında basın toplantısı gerçekleştirdi. Öztrak, "İkinci Dünya Savaşı sırasındaki kuyrukları, Kıbrıs Barış Harekatı'nda, uygulanan ambargolar nedeniyle görülen kuyrukları, dillerinden düşürmeyenler, şimdi kıtlıkların hükümeti, kuyrukların efendisi oldular. Saray artık kınadıklarıyla sınanıyor" dedi...

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK gündemi hakkında basın toplantısı gerçekleştiriyor.

Faik Öztrak, AKP'nin ekonomi yönetiminin yarattığı etkileri hatırlattığı açıklamasında, "İkinci Dünya Savaşı sırasındaki kuyrukları, Kıbrıs Barış Harekatı'nda, uygulanan ambargolar nedeniyle görülen kuyrukları, dillerinden düşürmeyenler, şimdi kıtlıkların hükümeti, kuyrukların efendisi oldular. Saray artık kınadıklarıyla sınanıyor. Şimdi bunlarda yetmiyor, ayçiçek yağı almak için insanlar birbirini eziyor…" ifadelerini kullandı.

Öztrak'ın açıklamaları şu şekilde:

Bundan 32 yıl önce, hain bir suikasta kurban giden, gazeteci Çetin Emeç’i bir kere daha saygı ve rahmetle anıyorum. Yarın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Atamızın ifadesiyle, toplumun bir yarısı yere zincirle bağlıyken, kütlenin tamamı göklere yükselemez.

Kadınlara ekonomik ve sosyal hayatta, siyasette hak ettiği yeri sağlamayan milletlerin ilerlemesi, Hak ettiği refahı yakalaması mümkün değildir. Tüm kadınların bu anlamlı gününü kutluyoruz.

Rusya-Ukrayna Savaşı...

Toplantımızda, Rusya-Ukrayna savaşını, yaşanan insani krizi, savaşın dünya ve ülkemiz ekonomisine etkilerini, şahsım hükümetinin ekonomiyi yönetememesi nedeniyle, Her geçen gün milletimizi ezen hayat pahalılığını, ve ekonomide hızla yapılması gerekenleri ele aldık. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin 12. günündeyiz. Ukrayna’da dünyanın gözünün önünde, Büyük bir insanlık dramı yaşanıyor.

Çoğu yaşlı, kadın ve çocuk 1,5 milyondan fazla Ukraynalı Ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu; bugüne kadar, Avrupa’nın gördüğü en hızlı göç dalgası. Gelen görüntüler yüreklerimizi dağlıyor. Diğer taraftan, Ukrayna’da yaşayan binlerce vatandaşımız, hala savaş bölgesinde.

Ukrayna’ya gönderilen iki askeri kargo uçağımız da, savaş bölgesinde sıkıştı kaldı. Bu çerçevede, Genel Merkezimizde kurduğumuz kriz masası, vatandaşlarımızın tahliyelerini, dikkatle takip ediyor. Bu; haksız, hukuksuz ve insanlık dışı bir savaş. Sürgünde Ukrayna Hükümeti kurulması senaryoları konuşuluyor. Savaşın uzama ihtimali artıyor.

Biz bir an önce kalıcı bir ateşkesin ilanını ve savaşın bir an önce sona erdirilmesini diliyoruz. Türkiye savaşan her iki tarafla da konuşabilen bir ülke… Ama yapılan açıklamalardan, hükümetin, mazruf yerine zarfla uğraştığı anlaşılıyor. Önce, “Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanları Antalya’da görüşecek” tefrikaları… Sonra, “Erdoğan Putin’le görüştü, görüşecek” haberleri… Yandaş medyada, Kimin, kimle, nerede görüşeceği, Ne yapıldığından, ne yapılacağından daha fazla yer tutuyor. Hiç olmazsa bu defa, dış politikayı iç siyasete malzeme etmeyin.

Diplomasiyi barışa yardımcı olacak şekilde yönetmeyi becerin. Daha fazla istikrarsızlığa ve itibar kaybına neden olmayın.

Gıdaya gelen zamlar...

Rusya’ya uygulanan yaptırımların, Küresel ekonomiye de ciddi bir maliyeti olacak. Savaş; Enerji, emtia ve başta buğday olmak üzere gıda fiyatlarında önemli artışlara sebep oldu. Pandemi sonrasında dünyada yaşanan arz güvenliği sorunları, ve enflasyonist süreç savaş nedeniyle daha da ağırlaşacak.

Bu savaştan en fazla etkilenen ülkelerden biri de Türkiye. bu iktidar döneminde Rusya ile ilişkilerimizin, Türkiye aleyhine asimetrik bir biçimde gelişmesi, ve Rusya’ya artan enerji bağımlılığı bunda önemli bir etken. Diğer yandan iki ülke de, turizmde en önemli ortaklarımızdan… Tarım ürünleri ticaretimizde de önemli bir yer tutuyorlar. Sadece bu kanallardan Rusya-Ukrayna Savaşının, Türkiye’ye 35-40 milyar dolar bir fatura çıkaracağı öngörülüyor. Bunlar görünen maliyetler… Diğer taraftan, savaş nedeniyle yeniden 600 puanın üzerine çıkan risk primimizin, Borçlanma maliyetimizi artırması, bu hesapta yer almıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline Türkiye, Şahsım hükümetinin ülkeyi çok kötü yönetmesi sonucunda, Büyük bir buhranda yakalandı. 2014’te başlayan tek kişilik ucube rejime geçiş süreci, demokrasimizi, hukuk devletini, köklü kurumları tahrip etti. Devlette yönetim krizine neden oldu.

Şahsım hükümetleri ekonomide de hep işin kolayına kaçtı. Sıcak para pansumanıyla ekonomiyi şişirmeyi, sahte cennet yaratmayı seçti. 2013’te Amerikan Merkez Bankası’nın, eskisi gibi dolar basmayacağını açıklamasının ardından yanlış büyüme stratejisi de iflas etti. Türkiye dünyada en kırılgan beş ekonomi arasına girdi. 2018’in başında sarayın kibirlisi, Londra’da kerameti kendinden menkul “Faiz sebep, enflasyon sonuç” safsatasını açıkladı. Ama döviz piyasasında işler elden kaçınca ricat etti.

Sarayın kibirlisi ve damadı, ekonomiyi yönetememeleri sonucunda, hızla artan döviz ihtiyacını gizleyip, sahte istikrar havasıyla seçim kazanmak için, Merkez Bankası'nın kasasındaki milletin 128 milyar dolarını, Merkez Bankası’nın arka kapısından haraç mezat sattılar. Siyasi ikballeri uğruna, Merkez Bankası’nın döviz piyasalarını kontrol için kullanacağı döviz silahını elinden aldılar. Yine işin ucuzuna kaçtılar. Ekonominin dengelerini alt üst ettiler.

Milletimizin cebini, cüzdanını, tenceresini boşalttılar. En son geçen yıl, “Faiz sebep, enflasyon sonuç” safsatası tekrar torbadan çıktı. Sonuç; döviz kriziyle uçan kurlar, Zirve yapan hayat pahalılığı oldu. Saray yönetememesi sonucunda yarattığı döviz krizini aşmak için, bağıra çağıra yaklaşan Rusya Ukrayna savaşını, Ve FED’in kesinleşen faiz artırımını dikkate almadan, kur korumalı mevduatı getirdi. Bütçenin altına, Tahrip gücü 50-60 yıl önce uygulanan DÇM’den Çok daha yüksek bir bomba koydu. Bu ay sonunda dolar kuru 14,5 lira olursa, bütçeye 33 milyar TL ek yük gelecek.

'Eşel mobil bugün kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak?'...

Faiz sebep enflasyon sonuç diyerek, azdırdıkları enflasyonu kontrol altına alabilmek için akaryakıtta eşel mobil sistemini sıfırlayan Şahsım Hükümeti Şimdi Kur Korumalı Mevduatın yaratacağı yükü karşılamak için vatandaşın kullandığı benzine, çiftçinin, nakliyecinin kullandığı mazota zam üstüne zam yapıyor. Eşel mobil bugün kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak? Tek bildikleri, fukaranın cebinden alıp zenginin cebine koymak…

Şahsım Hükümeti şimdi, bu faturayı, kendilerinden sonra geleceklere aktarmak için, yine cin fikir peşinde… Bugün sabaha karşı yayımladıkları bir tebliğle şirketlerin en az altı ay olan kur korumalı mevduat vadesi üç aya indirildi. Yetmedi vadesi dolan mevduatların ilk yatırıldıkları gündeki döviz kuru esas alınarak yenilenmesine imkan getirildi. Belli ki burada da iyice çıkmaza girdiler. Ödemeyi ertelemek için, yeni tatlandırıcılar teklif ediyorlar.

“Adaletin olmadığı yerde rahmet, Rahmetin olmadığı yerde bereket olmaz” derler. Saray rejimi ülkenin rahmetini de bereketini de kaçırdı. Milleti hayat pahalılığı altında her gün biraz daha eziyorlar.

Amerikalı yetkili, “Rusya’ya uyguladığımız yaptırımların amacı, Rusya’daki enflasyonu yükseltmek” demişti. Buradan kendilerine sesleniyorum. Bakın, aldığınız tedbirler Rusya’yı caydırmıyor. Zelensky de bunu söylüyor. Rusya’yı enflasyonla dize mi getirmek istiyorsunuz, siz bir zahmet Türkiye’ye gelin. Bizdeki Saray’ın kibirlisinin enflasyonu nasıl azdırdığını, kendi milletini hayat pahalılığına nasıl ezdirdiğini bir inceleyin. Sonra da ambargo diye Rusya’ya bunu uygulayın. Emin olun, Sarayın bu millete çektirdiğini, hiç kimse çektirmedi.

Atalarımız ne güzel söylemiş, “Ağacın kurdu içinde olur.” Bir ülkede kibirli bir cehalet yönetimdeyse, başkaca hasıma gerek yok. Bugün gerçekten bu ülkede, vatandaşın refahına ve geleceğine kastetmiş bir Saray yönetimi var. Giderayak tencerenin dibini kazımaya uğraşan bir hükümet var. Kastetmedikleri hiçbir şey kalmadı.

Atadan kalma malları sattı, 62 milyar dolarlık özelleştirme yaptı. Yetmedi. Milletin 128 milyar dolarını buharlaştırdı. Yetmedi. Milletin geçmediği köprüyü, tüneli, otoyolu, uçmadığı havaalanını, Yatmadığı hastaneyi yapan yandaş müteahhide milletin hazinesinden milyarlarca dolar garanti verdi.

Yetmedi. Bir yönetmelikle, bu ülkenin zeytinliklerini talan edilmek üzere yandaş madencilerin insafına terk etti. İnsanlar “Zeytinime dokunma” diye bağırırken, şimdi de ülkenin tarihi, kültürü, zenginliği sit alanlarını da talana açtı. Bunların gözlerini hırs bürümüş.

Peş peşe gelen akaryakıt zamları...

Giderayak, “Kazanın dibini sıyırmanın” derdine düşmüşler. Saray sosyetesi için memleket, Yağma Hasan’ın böreği olmuş. Ama bu gözü dönmüşlüğün faturası millete çıkıyor. Arabaya benzin, mazot, gaz koymak lüks oldu. Akaryakıt fiyatları, dolar inse de çıksa da her gün artıyor. Doların rekor kırıp 18 liranın üstünü gördüğü 20 Aralık tarihinde mazotun litresi 11 lira 54 kuruştu. Şimdi dolar 14 lira 30 kuruş, Mazot 20 lira. Ama maalesef bunlar iyi günlerimiz, Bu gece ve yarın olağanüstü iki zam daha bekleniyor. Yarın gelecek zammın, son yıllarda yapılan en yüksek zam olacağı söyleniyor.

Bu artışlar sonrasında Pompadaki fiyat artışı, uluslararası petrol fiyatlarındaki artışının 24 puan üstüne çıkacak. Tekrar söylüyorum. Saray, kur korumalı mevduatın faturasını vatandaşın sırtına yıkmaktan vazgeçmelidir. Elektrik faturalarına da cumhuriyet tarihinin en ağır zammını yaptılar.

'Mesele maaşın ne kadar olduğu değil ne alınabildiği'...

Bir de “Vallahi daha azı kurtarmaz” dediler. Sonra genel başkanımız devreye girdi. Zorlaya zorlaya fatura düşmeye başladı, ama bu yetmez… Doğal gaz ve elektrikte, 31 Aralık’ta yapılan tüm zamlar geri çekilene kadar, mücadeleye devam edeceğiz.

Yüzde 52 artırdıkları asgari ücret, enflasyona iki ay dayanabildi. Açlık sınırının altına düştü. Baştan beri söylüyoruz: “Mesele maaşın, aylığın, ücretin ne kadar olduğu değil, ne alınabildiğidir.” AK Parti göreve geldiğinde 30 lirayla bir çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün ancak iyisinden bir kilo salatalık alınabiliyor. Bu yüksek enflasyon ortamında asgari ücreti 4 bin değil, isterseniz 40 bin lira yapın…

Üç gün sonra açlık sınırının altına düşecekse kıymeti yok. Çarşı-pazar yanıyor. İnsanlar meyveyi-sebzeyi taneyle alıyor. Şahsım hükümeti Çarşı pazardaki etiketlerle, Operasyon çekmekle uğraşıyor. Müfettişleri esnafın üzerine gönderiyor. Hala kavrayamadılar, Enflasyonla mücadele markette sopayla yapılmaz. Çözüm tarlada. Çözüm üretimde. Gübre, tohum, ilaç fiyatı katlanmış. Tarlayı sürmek, ilaç atmak için, Traktöre mazot lazım… Geçen sene bu zamanlar traktör deposu 820 liraya doluyordu. Bugün 2 bin 400 liraya doluyor. Geçen yılın üç katı. El insaf. Ülkenin buğday ambarı Konya’da mazotun litresi 20 lirayı geçti. Şaka gibi.

Antalya’dan domates, narenciye Saray’ın “Bir kuruş vermeden yaptırdık” dediği paralı yollardan, köprülerden geçerek İstanbul’a geliyor. Mazot, köprü, yol ücreti, derken, TIR başına nakliye maliyeti, geçen seneye göre 3 kat artmış. 20 bin lira olmuş. Taşıdığı ürün bedava bile olsa, kilo başına 1 lira ekleniyor. Millet eti, balığı unuttu. Üç yanımız deniz, dört yanımız ova… Ama Avrupa ülkeleri arasında, en az et tüketen dört ülkeden biri Türkiye. Deniz mahsulü tüketiminde ise son sıradayız.

Eurostat verilerine göre, Türkiye’de insanların neredeyse yüzde 40’ı iki günde bir, bir kap et yemeğini masasına koyamıyor. Bu oran Avrupa’daki en yüksek oran… Pek çok aile yokluktan, okula gönderdikleri çocuklarının çantasına beslenme koyamıyor.

2021 yılında, 155 bin 938 çocuğumuz yokluk nedeniyle okullarını terk etmek durumunda kalmış. Bu çocuklarımız, eğitimlerinin kesilmesi nedeniyle, ailelerinden miras kalan yoksulluğu kendi evlatlarına aktarmak durumunda kalacaklar. Ne bunları, Ne de ülkedeki kuyrukları, Pandemiyle ya da Ukrayna’da çıkan savaşla açıklamak mümkün değil.

İşte buyurun bu kuyruk 2019 yılının Şubat ayından… Ortada pandemi yok, savaş yok. İstanbul Şirinevler’de kurulmuş Tanzim Satış noktasının önündeki kuyruk… İnsanlar soğukta, Biraz daha ucuza patates-soğan almak için sırada.

Bu kuyruk da Sivas’tan, 2020’nin Aralık ayında, Sivas’ta insanlar yakacak yardımı almak için Salgın dinlemeden Sivas’ın soğuğunda kuyrukta…

 

Yıl 2022… Bu da Ankara’dan benzin ve mazot kuyruğu… Daha iş kuyrukları, pandemi döneminde test kuyrukları, gasilhane kuyrukları da var… İkinci Dünya Savaşı sırasındaki kuyrukları, Kıbrıs Barış Harekatında, uygulanan ambargolar nedeniyle görülen kuyrukları, dillerinden düşürmeyenler, şimdi kıtlıkların hükümeti, kuyrukların efendisi oldular. Saray artık kınadıklarıyla sınanıyor. Şimdi bunlarda yetmiyor, ayçiçek yağı almak için insanlar birbirini eziyor…

Bunun öyle marketler istif yapıyor diye açıklanır yanı yok. Çünkü Bakanlıkla koordineli çalışan Tarım Kredi’nin marketlerinde de, ayçiçek yağı rafları boş. Bu fotoğraf, bu sabah Ankara’da bir Tarım Kredi Kooperatifi Marketi'nde çekildi. İşgal edilen Ukrayna, yaptırım uygulanan Rusya, yokluğu, kuyruğu sıkıntıyı çeken biz!

İnternette 18 litrelik ayçiçek yağı 1.100 liraya 36 ay taksitle satılıyor. Tek taş pırlanta mı? Araba mı? Yoksa yemeğe koyacak yağ mı alıyoruz belli değil. 36 ay taksit nedir? Biz söyleyelim. Sonuçtur, sonuç. Beceriksizliğin, çakma ekonomistliğin sonucudur. Kendi çiftçisini tarlasına küstüren, ithalatla elin çiftçisinin yüzünü güldüren, 2,5 Trakya büyüklüğünde tarım alanını işlenmez hale getiren, Saray politikalarının bir sonucudur. Çiftçi alın terinin karşılığını alamadığı için tarlasını terk ederken, buna seyirci kalınmasının sonucudur.

Genel Başkanımızın defalarca, “Gıda krizi geliyor, önlem alın” diye uyarmasına rağmen, Sarayın kulağının üstüne yatmasının sonucudur. Enflasyonu tarlada destekle değil, Markette sopayla, fiyat denetimleriyle bitirmeye çalışan Zihniyetin sonucudur. Saray sebeptir, Kuyruk, açlık, yokluk ve pahalılık sonuçtur. Değerli Basın Mensupları, Saray ve şürekası alışmış, Çözüm bulmuyor, “Dışarıda şöyle oldu, Savaş çıktı da böyle oldu” diye laf çevirip duruyor. Ama her ne hikmetse, Gıda enflasyonunda, Üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Taşkilatı (OECD) Ortalamasını sekize katlamışız. Bütün dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu Beş ülkeden biriyiz. Ukrayna’da savaş Şubat sonunda başladı. Gıda enflasyonumuz Ocak ayında yüzde 57, Savaşın etkisinin ancak birkaç gün yansıdığı Şubat ayında yüzde 66. enerji enflasyonunda da, OECD ortalamasını üçe katlamışız.

Yani bu bahanelerin hiçbir geçerliliği yok. Bunlar milletten kopmuş. Ama aralarında tek tük de olsa başını kaldırıp, memlekette ne olup bittiğini görenler de var. Önceki dönemde milletvekili olan bir MKYK üyesi geçen gün, “Biz önce üzerimize düşeni yapalım, Sonra vatandaştan destek isteyelim. Bunca rezilliğe rağmen çözüm üretemiyorsak, bunun siyasi faturası ağır olur” demiş.

El-hak doğru… Hem de üç yönden doğru. Birincisi, Üzerinize düşen milleti bu pahalılıktan korumaktır, Yapamıyorsunuz. İkincisi, Bu yaşanalar kelimenin tam anlamıyla rezilliktir. Gayet net anlatmışsınız. Ve üçüncüsü, AK Parti MKYK üyesi, “Bunun siyasi faturası ağır olur” demiş…

Daha anlaşılır bir şekilde söylemek gerekirse, millet kendisine bu kadar ağır bir faturayı ödetenlere sandıkta çok ağır bir fatura ödetir. Tasdiknamenizi elinize tutuşturup gönderir. Bu da doğru…

'Vakit geçirmeden yapılması gereken doğrular var'

Milletimizi içinde bulunduğu, Bu zulüm tablosundan çıkarmak için, vakit geçirmeden yapılması gereken doğrular var. Yine dinlemezler ama biz söyleyelim. Bunlardan ilki, Saraya biat eden Merkez Bankası Başkanı’nı derhal değiştirmektir.

Yerine güven veren bir ismi atamaktır. Banka’nın para politikası araçlarını Özgürce kullanmasını sağlamaktır. Ardından gözleri çakarak göreve gelen Ama 3 ay içerisinde gözünün feri kaçan Hazine ve Maliye Bakanı’nı o makamdan uğurlamaktır. Kendisi bugün bir gazeteye röportaj vermiş…

Daha önce, “Enflasyon Nisan’da yüzde 50’nin altında pik yapacak” diyen, Sonra, Sene başında gözünü kapatıp 6 ay sonra uyanmaktan bahseden Nebati Bakan, Bugün, “Enflasyon ancak yılsonunda düşmeye başlar” demiş. Enflasyonla randevuları yine bir başka bahara kalmış. Bu iki adımı attıktan sonra yapılacak iş, Gerçekçiliğini, mevcut şartlarda geçerliliğini, Tamamen yitiren bütçeyi yeniden ele almaktır.

Hayat pahalılığının kasıp kavurduğu toplum kesimlerine öncelik veren, Zora düşen vatandaşlara destek sağlayan Yeni bir bütçe yapmaktır. Yine dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızı en çok ezen Gıda enflasyonu ile mücadele için Ve tarım politikasındaki dağınıklığı toparlamak için Acilen atılması gereken adımlar var.

Öncelikle, vakit geçirmeden ülkemizin ihtiyacı ve ihracatı çerçevesinde, Önümüzdeki dönem yapılacak tarımsal üretim Planlanmalıdır. Üretimi yetersiz olan Ve stratejik olan tarımsal ürünlerde, Alım fiyatı ve alım garantisi önceden açıklanmalıdır. Bu çerçevede, Ayçiçeğinde bu sene hızla sözleşmeli üretim Yaygınlaştırılmalıdır. Ayçiçeği eken çiftçilerimize verilen 50 kuruş destek, Sözleşme çerçevesinde 1 lira 50 kuruşa çıkarılmalı ve hemen ödenmelidir. Belli girdilerin, belirli şartlarla Kamunun kaynaklarından istifade edilerek, Çiftçiye verilmesi sağlanmalıdır. Mali ve yasal tedbirler alınarak Bahar gübreleri, üreticilere dağıtılmalıdır. Çiftçimizin kullanacağı gübrenin yüzde 50’si desteklenmelidir. Çiftçimizin kullandığı mazotun vergileri kaldırılmalı, “Yarısı bizden yarısı sizden ” sözü tutulmalı Ve hükümet çiftçinin üretimde kullandığı mazotun Yarısını karşılamalıdır. Tarımsal sulamada kullanılan elektrikte Vergi yükü kaldırılmalıdır. Elektrik borçları hasat sonrasında, faizsiz tahsil edilmelidir. Tarımsal sulamada kullanılan suda 2021 yılının fiyatları uygulanmalıdır. TİGEM, damızlık hayvan ve tohumluk üreterek, Çiftçimize ucuz tohum ve damızlık hayvan sağlamalıdır. Tarımsal destekler, kanunda yazıldığı gibi Milli Gelirin en az yüzde 1’i kadar verilmelidir. Verilen destekten hiçbir ad altında Kesinti yapılmamalıdır. Süt üreticileri için 1 kilo süt satıp 1,5 kilo yem alabileceği, Besiciler için 1 kilo et satıp 25 kilo yem alabilecekleri pariteler korunmalıdır.

Bunun için gerekirse prim desteği sağlanmalıdır. Besicinin hayvanını ucuza beslemesi için Mera alanları ıslah edilerek Çiftçimizin hizmetine verilmelidir. Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı tüm üretim alanları devlet tarafından sigortalanmalıdır.

Çiftçimiz altında ezildiği borç yükünden kurtarılmalıdır. Bankalarda ve tarım kredi kooperatifindeki kredilerinin faizi silinmeli, kalan para uzun vadelere yayılarak yapılandırılmalıdır. Ziraat Bankası yeniden çiftçinin bankası olmalıdır.

Tüm tarım araç ve gereçleri alım satım işleri 5 yıl süreyle KDV ve diğer vergilerden muaf tutulmalıdır. Peki bu hükümet bunları yapabilir mi? Hiç sanmıyoruz. İşte biz, bu ülkenin aydınlık geleceğine inanan, “Bu toprakların insanları, Birbirine sıkı sıkıya sarıldığında, Aşılamayacak hiçbir sorun yoktur” diyen, Bir avuç yandaş ve beşli çete, Çakma oligarklar için değil, Ülkesi ve milleti için çalışmaya kararlı 6 parti, Göreve hazırız. Sandıkta milletimiz kendisini hakir görenlere, Gözünün içine baka baka dalga geçenlere Dersini verecek.

Demiştik ya, “Ağacın kurdu içinde olur.” İşte ülkemizin içini kemiren o kurdu. Yüzyıllık çınarımızın, ülkemizin gövdesinden Vatandaşlarımızla birlikte söküp çıkartacağız. Bundan sonra, Pahalılığı bitirmek için, Gıda güvenliğini sağlamak için, Hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi, Hiçbir çocuğun eşit eğitim hakkından mahrum kalmaması için, Herkesin temiz havaya, Temiz suya ulaşabilmesi için, Huzur ve güven içinde yaşayabilmesi için, Tüm gücümüzle çalışmaya hazırız. Biz hazırız, Milletimiz hazır. Sandığı istiyoruz. Sandığı bekliyoruz. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in de katıldığı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Mart ayı oturumunda Alanya Belediyesi’nin Toslak Mahallesi’ne kuracağı GES Öz tüketim 1 ve GES Öz tüketim 2 için hazırladığı imar planı kabul edildi...

 

ges 2 d15d2

ALANYA BELEDİYESİ 2 YENİ GÜNEŞ EJERJİSİ (GES) TESİSİ KURUYOR...

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı oturumunda Alanya Belediyesi’nin Toslak Mahallesi Kabaklık ve Çaltıeşiği mevkilerine kuracağı GES Öz tüketim 1 ve GES Öz tüketim 2 için 94.939 m²’lik alanı kapsayan imar planı da Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülerek kabul edildi.

ges 3 ff71e

YÜCEL “YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZI ARTTIRIYORUZ”...

Büyükşehir Meclisi’nde alınan kararın Alanya için hayırlı olması dileğinde bulunan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel “Her gün gelişen ve büyüyen Alanya’mıza yeni projeler kazandırıyoruz. Toslak Mahallemizde hayata geçirdiğimiz Güneş Enerji Santralimiz geliştirme adına hazırladığımız imar planı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’mizde kabul edildi. En kısa sürede imar planı çalışmalarını tamamlayıp kurum görüşlerini alarak tesisi kurma çalışmalarına başlayacağız. Büyükşehirde alınan kararın Alanya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

ges 4 3b1f7

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Danıştay, Kanal İstanbul geçişi kapsamında Halkalı-Ispartakule arasında yapılacak demiryolu hattının pazarlık usulü yöntemiyle ihaleye verilmesini hukuka aykırı bularak ihaleyi iptal etti... 

Danıştay 13. Daire, Kanal İstanbul projesi kapsamında "Halkalı-Ispartakule Arası Demiryolu Hattı İnşaatı" ihalesini hukuka aykırı bularak iptal etti. "Pazarlık usulü" yöntemiyle yapılan ihalede gerekli açıklık ve rekabetin sağlanmadığı belirtilen kararda, ihalenin Kamu İhale Kanunu'nun 21/b fıkrasında aranan "ivedilik şartını" taşımadığı vurgulandı.

DW Türkçe'den Alican Uludağ'ın haberine göre Danıştay, kararın "kesin nitelik" taşıdığına dikkat çekerek "karar düzeltme yolu"nun da kapalı olduğuna hükmetti.

kanal istanbul iptal 2 f480f

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, "Halkalı-Kapıkule Yeni Demiryolu İnşaatı Kapsamında Halkalı-Ispartakule Arası (Kanal İstanbul Geçişi) Demiryolu Hattı İnşaatı ile Elektromekanik Sistemlerinin Temini ve Yapımı" ihalesini 28 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirmişti.

İhalede doğal afet, salgın hastalık, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden durumlarda uygulanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesi kapsamında ilansız olarak pazarlık usulü yöntemi uygulandı. İhale konusu yapım işi, "ivedi" olarak yapılması zorunlu olan işler arasında gösterildi.

Bakanlık, bu kapsamda ihaleye 9 firma davet ederken 5 firma da teklif verdi. Ekonomik açıdan en uygun teklif, 3 milyar 111 milyon 362 bin 15 TL bedelle Gülermak-Yapı ve Yapı-Taşyapı ortaklığından geldi. İhaleyi, bu ortaklık kazandı. Söz konusu hattın, Küçükçekmece Gölü ile ileride yapılacak Kanal İstanbul projesinin altından geçecek şeklinde çift tüp tünel şeklinde yapılması planlandı.

Ancak Modifalt İnşaat Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, işin açık ihale ile yapılmamasının yasaya aykırı olduğu iddiasıyla dava açtı. Ankara 18. İdare Mahkemesi, 14 Ekim 2021 tarihinde ihalenin iptali talebini reddetti. İşin yapım tekniği açısından özellik arz eden bir iş olduğunu ve ivedilik şartının gerçekleştiğini vurgulayan mahkeme, bu nedenle pazarlık usulü yapılmasında hukuka aykırılık olmadığını savundu. Ancak davacı şirket, bu karara itiraz etti.

Bakanlığın gönderdiği savunma
Danıştay'a savunma gönderen Bakanlık, ihalenin yapım tekniği açısından özellik arz ettiğini belirterek özel teknolojik/teknik ekipmanların temin süresinin uzun olduğunu iddia etti.

Halkalı-Kapıkule demiryolu hattının tüm fazlarıyla tek bir entegre demiryolu sistemi olarak açılmasının planlandığını belirten Bakanlık, aksi takdirde projenin tamamlanan kısımlarının atıl olarak bekleme riski bulunduğunu savundu. Bakanlık, tüneli barındıran bu hat kesiminin yapımının diğer işlere yetiştirilmesinin devam eden işlerin kredi sözleşmelerinde idarece taahhüt edildiğini de kaydetti.

Danıştay ihaleyi iptal etti...
İtirazı görüşen Danıştay 13. Daire, oyçokluğuyla dava konusu işlemin iptaline ve idare mahkemesinin kararının kaldırılmasına hükmetti. Danıştay, "kesin" olarak verilen karara karşı "düzeltme yolu"nun da kapalı olduğunu karara yazdı.

Kararın gerekçesinde, pazarlık usulünün uygulanabilmesi için 21. maddenin (b) bendinde sayılan şartlardan bağımsız olarak bunlarla birlikte aranması gereken şartlardan olan "ivedilikten" kastın, hem ihale sürecinin bir an önce tamamlanması hem de ihale konusu işin kamu hizmetinin kesintiye uğramaması için mümkün olan en kısa zamanda bitirilmesi anlamı taşıdığı ve yapım tekniği açısından özellik arz ettiği ileri sürülen işlerde de aynı şartın birlikte aranacağı belirtildi.

Bu bakımdan dava konusu işin bitirilme süresinin "1170" gün olarak belirlenmesinin ivedilik şartı ile bağdaşmadığı vurgulanan kararda, "Davalı idarenin pazarlık usulü ile ihale yapma gerekçelerinin işin süresinin 1170 gün olarak belirlenmesi hususu göz önüne alındığında istisnai bir yöntem olan pazarlık usulü ile ihaleye çıkılması için geçerli sebep olarak görülemeyeceği anlaşılmaktadır" denildi.

'Rekabetin sağlanmasında kamu yararı var'
Bu itibarla ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarda ve zamanında karşılanabilmesi için açıklık ve rekabetin sağlanmasının kamu yararı açısından gerekli olduğu ifade edilen kararda, "4734 sayılı Kanun'un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair hukuken geçerli bir neden gösterilmeksizin söz konusu ihalenin pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir" sonucuna varıldı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Yerel Yönetimlerin Gençlik Birimleri ve Daire Başkanları Buluşması’nda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, gençlere her alanda destek olduklarını söyledi...


5-6 Mart tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 9’u Büyükşehir Belediyesi olmak üzere toplamda 23 belediyenin katılımıyla düzenleneYerel Yönetimlerin Gençlik Birimleri ve Daire Başkanları Buluşması kapanış töreniyle sona erdi.

Kapanış toplantısına Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da katıldı.


ANTALYALILARIN ATATÜRK SEVGİSİ HİÇ DEĞİŞMEDİ...
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 6 Mart tarihinin Antalya için çok önemli bir gün olduğunu belirterek, bundan tam 92 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiğini söyledi. 92 yıl da Antalya’da çok şeyin değiştiğini vurgulayan Başkan Böcek, değişmeyen tek şeyin Antalyalıların Atatürk sevgisi olduğunu belirtti.

Spor Dairesi Başkanları Buluşması 3 d3ddd

GENÇLERE YÖNELİK PROJELER ÜRETİLİYOR...
Büyükşehir Belediyesi olarak gençlere yönelik her alanda projeler ürettiklerini belirten Başkan Muhittin Böcek, “Antalya da 170 bin yeni gencimiz ilk kez oy kullanacak. Antalya’mızda Akdeniz Üniversitemiz de 73 bin öğrencimiz eğitim görüyor. 20 yıllık Konyaaltı Belediye Başkanlığım dönemimde Akdeniz Üniversitesi’nin Konyaaltı sınırlarında olmasından dolayı öğrencilerin her türlü ihtiyacı ile yakından ilgilendik. Kayıt döneminde öğrencilerimizi otogar da karşılayarak, barınma ihtiyacına yönelik çeşitli desteklerimiz oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde de göreve gelir gelmez gençlerimize yönelik projeler geliştirdik. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi’ni kurduk. Antalya’nın 2025 yılında Avrupa Gençlik Başkenti olması için çalışmalar başlattık” dedi.


GENÇLERE DESTEK SÜRÜYOR...
Geleceğin teminatı gençlere her alanda destek olduklarını ifade eden Başkan Muhittin Böcek, “Üniversitelerin kayıt döneminde birçok öğrencimiz yurtlara yerleşemedi, dışarıda kaldı. O öğrencilerimize sahip çıkarak, geçici kalacak yer temin ettik. Kısa süre içinde yurtlarımızı açtık ve öğrencilerimiz kalıcı olarak yurtlarına yerleşti. Aynı zamanda üniversite öğrencilerimize yönelik her sabah sıcak çorba dağıtımımız sürüyor. Türkiye’nin yönetiminde yerelden kalkınma modellerini birlikte yürütüyoruz. Tüm belediye başkanlarımızla birlikte yerelden kalkınmayı genele yayacağız” diye konuştu.

Spor Dairesi Başkanları Buluşması 2 9f4a0

BİR ARAYA GELMEK ÇOK ÖNEMLİ...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise yerel yönetimlerde yöneticilerin bir araya gelerek karşılıklı fikir alışverişinde bulunması ve projeler üretmesinin çok önemli olduğunu kaydetti. Torun, gençlik birimleri ve daire başkanlarına çalışmalarında
başarılar diledi.


Toplantının sonunda ise CHP Spor Kurulu Başkan Vekili Demirhan Şerefhan, Başkan Muhittin Böcek’e Atatürk’ün spor yaparken çekilmiş bir tablosunu hediye etti. Başkan Böcek, Atatürk tablosunu CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile birlikte aldı. Yerel Yönetimlerin Gençlik Birimleri ve Daire Başkanları Buluşması hatıra fotoğrafı ile sona erdi. 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

'Af dileyeceğinden kendisinin de haberi yokmuş'...

Resmi Gazete’deki kararda ‘görevden affını istediği’ belirtilen' Bekir Pakdemirli’nin bugün için Binali Yıldırım ile program yaptığı ortaya çıktı. Programa ait tanıtım, AKP Erzincan İl Başkanlığı'nın sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla ‘görevden af talebi kabul edildiği’ açıklanan Bekir Pakdemirli’nin bugün için ‘Tarım ve Orman Bakanı’ sıfatıyla AKP ziyareti olduğu öğrenildi.

komedi 2 cee9b

AKP Erzincan İl Örgütü’nün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ile Bekir Pakdemirli’nin bu sabah saat 9.30’da Erzincan’da olacağı belirtildi. Paylaşımda, “Son Başbakanımız, Genel Başkanvekilimiz Binali Yıldırım, Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Erzincanımıza teşrif edecek” denildi. Ancak, 'af talebi'nin ardından paylaşım silindi.

'Haberi yokmuş'...
Duyuruyu sosyal medya hesabından paylaşan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Pakdemirli’nin 'görevden affını istediğinden' haberinin olmadığını söyledi. Taşçıer, “Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de görevden alındı, Saray lügatına göre "af diledi". Ama Bekir Bey'in af dileyeceğinden kendisinin de haberi yokmuş. Dün akşam AKP Erzincan İl Başkanlığı'nın paylaştığı ve sabah uyanınca sildikleri görsel durumu anlatıyor” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Şarkıcı Çelik Erişçi, Ümit Özdağ'ın kurduğu Zafer Partisi'ne katılarak siyasete girdi. Partinin Kayseri İl Teşkilatı, yaptığı paylaşımda "E tabi devir değişti, Ama Çelik değişmedi. Sanatçı Çelik artık Zafer Partisi'nde" sözlerine yer verdi.

Özellikle 90'lı yıllardaki şarkılarıyla tanınan şarkıcı Çelik Erişçi, Ümit Özdağ'ın kurduğu Zafer Partisi'ne katılarak siyasete girdi. Haberi partinin Kayseri İl Teşkilatı sosyal medya hesabından paylaştı. Açıklamada "E tabi devir değişti, Ama Çelik değişmedi. Sanatçı Çelik artık Zafer Partisi'nde" ifadeleri kullanıldı. 

çelik zaferde 2 5447a

"PARTİ İÇİ GÖREVİ ŞU AN BULUNMAMAKTA"...

Bir sonraki paylaşımda ise "Kıymetli Sanatçımız Çelik Erişçi'nin partimize resmi bir katılımı ve Parti içi bir görevi şu anda bulunmamaktadır. Kendisi destek olarak Zafer Partisi'nde bizimledir. Kendisinin bu, çok değerli desteği için, biz de kendisine çok teşekkür ediyoruz. Meşalemizin bir ateşi de, artık kendisinin eserleridir" denildi.

SIĞINMACILAR HAKKINDAKİ PAYLAŞIMI TEPKİ ÇEKMİŞTİ...

Çelik'in geçtiğimiz günlerde Ukrayna'daki savaşla alakalı yaptığı bir paylaşıma bazı kesimlerce tepki gösterilmişti. O paylaşımda Çelik, "Amerikan CIA uçağına binip kuş taklidi yaparak ölen Afganlılara karşı bu fotoğraf. Türkiye'de dehşet saçan sözde mülteci sığınmacı Afgan ve Suriyelilere yazıklar olsun" ifadelerini kullanmıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Antalya'ya gelişinin 92.yıldönümü münasebeti ile bir kutlama mesajı yayımladı.Başkan Böcek mesajında şunları dile getirdi;

""Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 92’nci yıldönümü bir kez daha büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz...

Büyük Önder Atatürk, askeri dehası ve büyük bir devlet adamı olmasının yanında milletiyle de bütünleşmiş bir liderdi. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyen Büyük Önder, Kurtuluş Savaşı ile kazanılan büyük zaferin ardından 1923'te yeni bir devlet kurmuş, daha sonra da bütün enerjisiyle yeni ve genç Türkiye Cumhuriyeti’ni her alanda geliştirmek için çalışmıştır. Savaş yıllarında en büyük desteği milletinden alan Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve gelişme sürecinde de yine milletiyle hareket etmiştir.

Atatürk, hayata geçirilen ve geçirilecek olan inkılapların amacına ulaşması için mutlaka halkla bütünleşmesi, halk tarafından kabul görmesi gerektiğine inanan bir liderdi. Bu nedenle yurt gezilerine büyük önem veren Atatürk, yurdun her köşesini karış karış dolaşarak halkın sorunlarını yerinde tespit etmiş, il ve ilçeler için kalkınma vizyonu oluşturmuş, tarihi ve doğal güzelliklere o dönemde görülmemiş bir biçimde sahip çıkmıştır.

Atatürk’ün 6 Mart 1930’da Antalya’ya yaptığı ziyaret de yurt gezilerinden biridir. Önderlik vasfını Cumhuriyet’in ilanından sonra da sürdüren Atatürk yenilikçi, teşkilâtçı ve yönlendirici liderliği ile ülkenin çağdaşlaşması ve gelişmesi için çalıştı. Atatürk, Antalya’ya yaptığı 4 ziyaretin en uzunu olan 6 Mart 1930’daki ziyaretinde Aspendos’u, Konyaaltı’nı, Tophane’yi, narenciye bahçelerini gezmiş, vatandaşlarla sohbet etmiş Antalya halkına moral ve ışık olmuştur. 92 yıl önce Antalya’da gördüğü güzellikler karşısında hayranlığını "Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir" sözüyle dile getirmiştir.

Tüm dünyanın saygı duyduğu Ata’mızın bu sözünden hareketle güzel kentimizi geliştirmek ve daha da güzelleştirmek bizler için bir görevdir. Ata’mızın Antalya’yı ziyaret edişinin ardından geçen 92 yılda pek çok alanda büyüme ve gelişme gösteren şehrimiz artık turizm ve tarım alanında kendini ispatlamış, tüm dünyanın tanıdığı bir kenttir. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Bizler de alt ve üst yapısıyla, donatı alanlarıyla, turizm ve tarıma katkı sağlayacak projelerimizle kentimizi her alanda daha da ileriye taşımak için azim ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Antalya’ya gelişinin 92’nci yıl dönümünde Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, sevgi, minnet ve özlemle bir kez daha anarken, Ata’mızın açtığı yolda, gösterdiği hedefe hiç durmadan yürüyeceğimize bir kez daha ant içeriz.""

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli istifa etti...

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden af talebinde bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin yerine Vahit Kirişçi atandı.

kirişçi ve pakdemirli 4b498

Tarımın Türkiye'de neredeyse yok olacak düzeye gelmesinin sorumlusu olarak gösterilen ve muhalefetin yanı sıra tarımla meşgul olan yurttaş, köylü, girişimcinin de tepkisini çeken Bekir Pakdemirli, bu gece sürpriz bir şekilde görevinden affını istedi. 

 

Pakdemirli'nin Bakanlık'tan affını istemesi ve af talebinin kabulü Resmi Gazete'de yayımlandı. 

2021 yılı yaz aylarında Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çıkan yangınlarda etkisiz müdahaleler sonucu çok büyük orman alanları kaybedilmiş, yangını kendi imkânlarıyla söndürmeye çalışan yurttaşlar Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye büyük tepki göstermişti. 

Ülkenin akciğerlerini yok eden yangınlar kontrol altına alınamazken “Envanterimizde yangın söndürme uçağımız ve helikopterimiz yok” açıklaması nedeniyle eleştirilen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, görev süresinde her yıl artan orman yangınlarına karşı mücadele amaçlı yatırımların azaldığı ya da sabit kaldığı da ortaya çıkmıştı.

Bekir Pakdemirli'nin yerine Vahit Kirişçi atandı. 

İLK AÇIKLAMA GELDİ...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli görevinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Görevden af talebimi kabulleri için Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" dedi.

8 BAKAN DEĞİŞTİ...

Pakdemirli'nin istifasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 10 Temmuz 2018'de belirlenen ve 16 bakandan oluşan ilk kabinesinden şimdiye kadar 8 bakan ayrılmış oldu. 

kirişçi 54a29

VAHİT KİRİŞCİ KİMDİR...

Bekir Pakdemirli'nin yerine gelen Vahit Kirişci, 4 Aralık 1960’da, Kahramanmaraş’ta doğdu. Ziraat Yüksek Mühendisi ve Öğretim Üyesi; Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni bitirdi. Yüksek lisansını Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde, doktorasını İngiltere'de Cranfield Üniversitesi’nde tamamladı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda teknik eleman olarak çalıştı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak ders verdi. 1995’te doçent, 2001’de profesör oldu. 16’sı yabancı dilde olmak üzere, toplam 55 adet makale, kitap, komisyon raporu ve bildiri türünde yayın yaptı. Birçok sivil toplum kuruluşunda yönetici olarak görev üstlendi.

22. Dönem Adana Milletvekili. 22. Dönem’de Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi oldu ve Başkanvekilliği görevinde bulundu. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttü. 23. Dönem’de aynı Komisyon’un Başkanlığına yeniden seçildi.

İngilizce bilen Kirişci, evli ve 3 çocuk babasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dün gece saatlerinde Antalya'nın Alanya, Serik, Gazipaşa ve Aksu ilçelerinde meydana gelen yoğun yağış ve hortum maddi hasara yol açtı...

AKP VE KAYMAKAM 2 c6c55

Dün Antalya'yı etkisi altına alan yoğun yağış ve sonrasında oluşan hortumdan bir çok ilçede vatandaşlar olumsuz yönde etkilendi. Alanya'yı da etkisi altına alan yoğun yağış ve hortum, zirai alanlarına, örtü altı üretim alanlarına ve birçok yerleşim yerine zarar verdi.

AKP VE KAYMAKAM 3 8bb81

--Alanya Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer,

--AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu,

--İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Burak Mindivanlı,

--İlçe Tarım Müdürü Mehmet Rüzgar,

--İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz,

--İlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Ahmet Çelik bugün Türkler, Payallar, Yeniköy ve Elikesik mahallelerinde afetten zarar gören bölgelerde incelemelerde bulundu.

AKP VE KAYMAKAM 4 13601

Devletin her zaman vatandaşının yanında olduğunu aktaran AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mustafa Toklu; "Alanya Kaymakamımız, İlçe Jandarma Komutanımız ve resmi kurum müdürlerimizle birlikte afetten zarar gören Türkler, Payallar, Yeniköy ve Elikesik Mahallelerimizde vatandaşlarımızla beraberdik. Bölgemizde hasar tespit çalışmaları başlamıştır. Halkımız emin olsun. Devletimiz güçlüdür, yaralarımızı tek tek saracağız.

AKP VE KAYMAKAM 5 65c97

Türkler Borsa İstanbul Sosyal Bilimler Lisesi'ne, bölge halkımıza ve tüm çiftçilerimize çok geçmiş olsun. Rabbim ülkemizi her türlü afetinden muhafaza eylesin." ifadelerine yer verdi.

AKP VE KAYMAKAM 6 042f9

 

HABER: Sariye KAYATURAN

Rusya'nın Ukrayna'ya işgali sonrası "S-400'leri geri verelim" diyenlere İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan sert bir açıklama geldi. Soylu, "Kusura bakmayın, geri zekalılardır. Hiç kusura bakmayın, Ukrayna'nın nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığını, uçaklara ve füzelere karşı hiçbir şey yapamadığını görüp, bir savunma sistemini hemen geri verelim diyen bir anlayışı ortaya koyabilmektir, herhalde tam bir geri zekalılıktır" dedi...

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya'daki ikinci programında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı'nın Stratejik Araştırmalar Kurulu toplantısına katıldı.

s 3 ve soylu 2 c10e3

"S-400'Ü GERİ VERELİM" DİYENLERE TEPKİ GÖSTERDİ...

Türkiye'nin terörle mücadele yürüttüğü operasyonları anlatan Bakan Soylu, "Biz hazırız ama bu hazırlığımızı hazmetmeyenler hala o küçücük, minnacık akıllarıyla Rusya'yla, Ukrayna'yla ilgili mücadele başladığında 'S-400'ü geri verelim' diye siyasi mucizevi laflar ortaya koyuyor. Kusura bakmayın, geri zekalılardır. Hiç kusura bakmayın, Ukrayna'nın nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığını, uçaklara ve füzelere karşı hiçbir şey yapamadığını görüp, bir savunma sistemini hemen geri verelim diyen bir anlayışı ortaya koyabilmektir, herhalde tam bir geri zekalılıktır" diye konuştu.


390 MAFYA TİPİ ÖRGÜTLENME ÇÖKERTİLDİ...

Türk Polis Teşkilatı'nın, dünyada en köklü polis teşkilatlarından biri olduğunu anlatan Bakan Soylu, son yıllarda Türkiye'de kümelenmek isteyen 14 uluslararası suç örgütü yöneticisinin ülkelerine iade edildiğini açıkladı. Soylu, 'İçeride de 33'ü ulusal ölçekte, 15'i bölgesel, 342'si yerel olmak üzere toplam 390 mafya tipi örgütlenme çökertilmiştir dedi.

SANAL BAHİS VE KUMAR...

Türkiye'nin en büyük tehdidi olarak sanal bahis ve sanal kumarı gösteren Bakan Soylu, Menşeyi dünyanın en büyük ülkelerinden, bir Batı ülkesinden yönetiliyor. Etrafımızdaki birçok coğrafyada serverlerr dahil Türkiye ve etrafımızdaki coğrafyaya sevk ediliyor. Bunu kesmek de boynumuzun borcu. 50 milyar TL'lik bir bütçe. Aileleri, kamuyu, insanları çıkılmaz bir sokağa sokan bir darboğaz. Bunu bitirmek tasfiye etmek bizim boynumuzun borcu. İnsanları bir umuda sevk edip sanal bahis ve sanal kumarla ocakları söndüren birtakım Batılı ülkelerin bundan nemalanmasına müsaade etmememiz lazım diye konuştu.

İNTERNET VE TELEFON DOLANDIRICILARI...

Bakan Soylu, son yıllarda dolandırıcılık suçlarında, özellikle internet ve telefon dolandırıcılığı suçlarına dikkati çekti. Akdeniz Üniversitesi'nin araştırma sonuçlarını paylaşan Soylu, 'Dolandırıcılık haberleri üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, Türkiye'de 2008 yılında dolandırıcılık aracı olarak yüz yüze iletişimin kullanılma oranı yüzde 49 iken internet siteleri ve telefonun dolandırıcılık faaliyetlerinde araç olarak kullanılma oranı yüzde 18'dir. 2019 yılına gelindiğinde yüz yüze iletişimle dolandırıcılık yüzde 27'ye düşerken telefon ve internet sitelerinin kullanımı ise yüzde 47'ye ulaşmıştır. 2019'a kadar düşüş trendinde olan genel dolandırıcılık olay sayısı, 2019'da 39 bin seviyesinden, yüzde 68 artışla 65 bin 500 seviyesine çıktı. Yani bütün suçlarda iniş söz konusu ama maalesef dolandırıcılıkta artış söz konusu. Bu olayların içinde internet dolandırıcılığı, yine aynı periyotta, yani 2019-2021 arasında yüzde 133 artışla 9 bin 142'den 21 bin 342'ye, iletişim dolandırıcılığı olayları yüzde 69 artışla 7 bin 316'dan 12 bin 368'e çıktı dedi.

"DEVLET TELEFON AÇIP SİZDEN PARA İSTEMEZ"...

Emniyet teşkilatında dolandırıcılık suçlarına ait yeni bir yapılanmaya gittiklerini de belirten Soylu, vatandaşlara şöyle seslendi:"Lütfen şunu aklınızdan çıkarmayın. Devlet, bir memuruyla telefon açıp sizden para istemez. Lütfen, telefonda tanımadığınız birinin lafına güveneceğinize, 112'ye güvenin. Hemen size gelen telefondan sonra bir karakola gidin, karşı karşıya kalacağınız mağduriyetten daha az bir maliyetle adımlarınızla hem de bize yardımcı olun. Yani bir polis size telefon açıp sizden para istemez. Sizin bir dosyanızın kapatılması için sizle temas kurmaz, bunu telefonda size söylemez. Böyle bir yöntemimiz yok. Onun için yapılması gereken böyle bir telefonla karşılaştığınızda hemen hem 112'yi arayın, en yakın karakola gidin. Geçen yıl yaşanan 65 bin dolandırıcılık olayının 40 bininin faili tespit edilmiştir. Devlet telefon açıp sizden para istemez. 'Şuraya para yatırırsanız şu dosyanızı kapatacağız' diye hakikaten saçma sapan bir işle vatandaşın karşısına çıkmaz. Telefonda kendisini polis, asker, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtıp, sizi birtakım suçlarla veya ithamlarla tehdit edip sizden para isteyen kişilere itibar etmeyin. Bazen sert şeyler söylüyorum diye bana kızıyorlar. 75-80 yaşındaki bir insanı Allah'tan korkmadan, kuldan utanmadan dolandırmaya kalkanlara ne yapmak lazım. Adalet bakanımızla da görüştük. Bütün birimlerimizle bu meselenin bu sene önemli ölçüde defterini düreceğiz." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Burdur’da çeşitli temaslarda bulundu...

Burdur Valiliği, Burdur Belediyesi, Burdur Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret eden Başkan Böcek, Burdur Belediyesi Sanat Merkezi Atölyelerini de gezdi.

 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Burdur’da bir dizi ziyarette bulundu.

Temaslarına Burdur Valisi Ali Arslantaş’ı ziyaret ederek başlayan Başkan Muhittin Böcek,

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut

İYİ Parti İl Başkanı Faruk Erkan ve Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek ile birlikte Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’na (BUTSO) ziyaret gerçekleştirdi.

böcek burdurda 2 7aa58

BUTSO’YU ZİYARET ETTİ...

BUTSO Başkanı Yusuf Keyik ve yönetimi ile görüşen Başkan Böcek, sivil toplum kuruluşlarına büyük önem verdiğini dile getirerek, “Ticaret Odaları bizim için son derece önemli. Antalya’da da Ticaret Odamızla işbirliği içindeyiz. Odalarımızla, STK’larla sık sık bir araya gelerek fikir alış verişinde bulunuyor ve çalışmalarımızı şekillendiriyoruz” dedi.  

böcek burdurda 3 c4f7c    

BAŞKAN ERCENGİZ İLE GÖRÜŞTÜ...

Başkan Böcek’in bir sonraki durağı Burdur Belediyesi oldu. Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile görüşen Başkan Böcek, “Antalya’mızın komşu ili, göller yöresi illerinden olan Burdur’dayız. Ev sahipliğiniz için teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak abi kardeş olarak yapabileceğimiz bir şey varsa her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim” diye konuştu.

ÖRNEK ALIYORUM...

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz de göller ve güller yöresi olarak bilinen Burdur da kuraklık nedeniyle yaşanan sıkıntılara değinerek şunları söyledi: “Gülü kaybettik artık lavantaya döndük. Gölü kaybettik. Çoraklaşan bir bölgedeyiz. Çok üzülüyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Ama gönüllerimizin kapısı her zaman açık. Ben Muhittin Başkanımı bir görev büyüğüm olarak her zaman örnek alıyorum. Biz abi kardeşiz. İyi günümüzde kötü günümüzde birlikte olduğumuzu biliyorum. Bu desteği de arkamızda sürekli hissediyorum.”

ÜRETEN KADINLARLA BULUŞTU...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ile birlikte Burdur Belediyesi Sanat Merkezi Atölyelerini de gezdi. Atölyede seramikten, dokumaya üretim yapan kadınlarla sohbet eden Başkan Böcek, kadınların el emeği ürünlerine hayran kaldı.

Başkan Böcek daha sonra Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi ile bir araya gelerek, kent ekonomisi hakkında bilgi aldı. 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

 

Alanya Belediye Meclisi, Mart Ayı Toplantısını saat 14:00’te yaptı. Toplantıya başkanlık eden Belediye Başkanı Adem Murat Yücel “Şehrin ticaretini ve demografik yapısını korumak için turizm tesis alanlarının konuta dönüştürülmesini önleyeceğiz.” dedi...

1 mart belediye meclisi 2 29f8e


Alanya Belediyesi’nin 2022 Yılı Mart ayı Meclis Toplantısı saat 14.00’te Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel başkanlığında gerçekleşti. Komisyon raporlarının karara bağlandığı toplantıda Alanya Belediye Meclisi, konut ve konut altı ticaret veya ticaret alanı olarak planlı 2000 m2 ve üzerinde büyüklüğe sahip parsellerde “Turizm Tesis Alanı” başlığı altında belirlenen şartlar dahilinde turizm tesisi yapılması; içerisinde turistik tesisi yapılmış parsellerde yeniden turizm tesisi yapılması durumunda m2 şartı aranmaması konusunda karar aldı. Alınan bu kararla turizm tesisi alanlarının konuta dönüştürülmesi önlenmiş olacak.

1 mart belediye meclisi 3 ce675

YÜCEL: “TİCARETİN YOK OLMASINA İZİN VEREMEYİZ”...

Son günlerde otellerin yıkılarak yerine konut yapılması sonrası Alanya Belediyesi’nin bunu önleme adına karar almak zorunda kaldığını belirten Adem Murat Yücel “ Alanya’nın nüfusu sürekli artmasından dolayı şehirde ortaya çıkan yol, su, enerji, sosyal alanlar, sağlık, eğitim alanları gibi bir çok noktada ihtiyaç ortaya çıkıyor ayrıca şehirde ticaretin sürekliliğini sağlamak için bazı kararlar alma ihtiyacı hissettik. Bu kararlardan birisi geçtiğimiz günlerde 1+1 konutlar için aldığımız m2 şartıydı. Alanya’nın turizm ve ticaretin bir arada olması nedeniyle şehirdeki demografik yapıyı korumak otellerin yerine konut yapılmasının önüne geçmek adına verdiğiniz destek için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aldığımız bu kararın uzun vade de Alanya’ya önemli katkısının olacağını düşünüyorum.” dedi.

1 mart belediye meclisi 4 f45dd

BAŞKAN YÜCEL “HEM TESİSLERİ HEMDE ESNAFI KORUMAK ZORUNDAYIZ”...

Alınan kararlara eklenen plan notlarında turistik tesisini yenileyecek işletmelere konut alanlarına nispeten Plan Hükümlerindeki Turizm Tesis Alanları Başlığı altındaki yapılaşma koşulları geçerli olacağı için yaklaşık % 20 oranında daha fazla kullanım hakkının verildiğini hatırlatan Yücel, “Alanya’nın geçmişten getirdiği kültüre bağlı olarak Saray, Kızlarpınarı Mahallelerinde birçok otel konuta dönüştü, bunun sonucu olarak o bölgelerde ticaret bitme noktasına geldi. Esnaflar o bölgelerden kaçar hale geldi. Biz aldığımız kararla hep turistik tesisleri hem de esnafı korumak istiyoruz. Burada bir sıkıntı var ve bu sıkıntıyı çözmek için neşter vurmamız gerekiyordu aldığımız kararın özü budur” açıklamasında bulundu.

1 mart belediye meclisi 5 4d7c0

FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU’NUN ANISI ALANYA’DA YAŞATILACAK...

Öte yandan Alanya Belediye Meclisi Cikcilli Mahallesi’nden Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Cikcilli yerleşkesine çıkan yola Ege Üniversitesinde PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ismini, Saray Mahallesi'nde yeni yapılan bir parka ise; ilk ülkücü Şehit Ruhi Kılıçkıran'ın adını verdi. 

 

1 mart belediye meclisi 6 08e02

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi temsilcilerinin Meclis’te yaptığı görüşmelerin ardından üzerinde uzlaşılan "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" açıkladı. 48 sayfalık metni 6 muhalefet lideri tarafından imzalandı... 

6 İMZA 2 43f61

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi genel başkanları geçtiğimiz günlerde yuvarlak masa etrafında bir araya gelerek, 28 Şubat’ta toplanmak üzere sözleşmişti…

6 siyasi partinin genel başkanları bugün Ankara Bilkent Otel'de gerçekleşen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Sunum ve Tanıtım Toplantısı’na birlikte geldi.

‘GEÇMİŞE DÖNMÜYORUZ' VURGUSU

Muhalefetin üzerinde uzlaştığı metinde “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ni sona erdirirken geçmişe dönmüyor, özgürlükçü ve çoğulcu yeni bir sisteme geçiyoruz” vurgusu yapıldı.

Metinde, “Meclis'i güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükûmeti güçlendirirken Meclis'i zayıflatmama kararlılığı içerisindeyiz” ifadelerine yer verildi.

YENİ SİSTEM MÜZAKEREYİ YÜRÜTEN İSİMLER AÇIKLADI

 6 İMZA 1 31c0b

Bilkent Otel'de düzenlenen törende, 5 Ekim 2021'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşmelere başlayan CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Demokrat Parti Ekonomik İşler Başkanı Bülent Şahinalp, Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün, İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Bahadır Erdem ve Saadet Partisi Seçim İşleri Başkanı Bülent Kaya Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in detaylarını açıkladı.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM NE GETİRİYOR?

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem yasama organının etkili ve katılımcı olduğu, yürütmede hesap verebilirlik ve istikrarın sağlandığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının tesis edildiği, temel hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistem olarak tasarlanıyor.

 

SEÇİM BARAJI YÜZDE 3’E DÜŞÜRÜLECEK

*Yeni yönetim modeliyle beraber Türkiye'nin kuvvetler ayrılığına dayalı yeni bir sisteme geçmesi amaçlanıyor. Devletin temel organları ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

 

*TBMM'nin etkili ve katılımcı bir yapıya kavuşturulacağı yeni sistemde siyasi partiler ile seçim mevzuatının demokratikleştirilmesi, seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesi ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar için yeni bir seçim bölgesi oluşturulması öngörülüyor.

*TBMM'nin iç işleyişine ilişkin yapılacak değişikliklerde katılımcılık esas alınıyor. Buna göre yeni bir İçtüzük hazırlanması planlanıyor. Ayrıca, yasama organının yürütme organını etkili şekilde denetleyebilmesi için Meclis'in denetim yetkileri genişletilip işlevselleştiriliyor.

*Bu kapsamda, TBMM'ye Başbakan ve Bakanlar Kurulu hakkında gensoru verme yetkisi tanınıyor.

*Meclis soruşturması açılması için gereken yeter sayılar bu denetimi mümkün kılacak şekilde düşürülüyor. Bütçe hakkı etkili hale getiriliyor ve bütçe hakkının devredilmezliği tesis ediliyor.

CUMHURBAŞKANI SEÇİLEN KİŞİNİN VARSA PARTİSİ İLE İLİŞİĞİ KESİLECEK

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de, Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıl olacak, tarafsızlığı sağlanacak ve varsa partisiyle ilişiği kesilecek.

*Yürütmeye dair icrai yetkiler, Meclis'e karşı siyasi sorumluluğu olan Başbakan ve Bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacak.

*Hükûmetin öngörülen sürede kurulamaması halinde hükûmeti kurma görevi, milletvekili sayısıyla doğru orantılı olarak diğer siyasi partilere sırasıyla verilecek.

*Hükûmete istikrar kazandırmak amacıyla yeni hükûmetin kurulması güvence altına alınmadan mevcut hükûmet düşürülemeyecek.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de ayrıca OHAL KHK'larına yer verilmeyecek.

AYM VE AİHM KARARLARININ UYGULANMASI GECİKTİRİLEMEYECEK

*Altı parti, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile uyumlu kararlar alınması ve bu mahkemeler tarafından verilen kararların uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılması konusunda da uzlaştı.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak ve yargıda verimliliği artırmak amacıyla uzlaşılan noktalardan bazıları şöyle:

*Hakimlik teminatını güçlendirerek, hakimlere coğrafi teminat güvencesi sağlanacak.

*Hakimler ve Savcılar Kurulu kaldırılacak, yerine Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu şeklinde iki farklı kurul oluşturulacak.

*Savunma anayasal güvenceye kavuşturulacak, çoklu baro uygulamasına son verilecek.

*Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkileri genişletilecek, etkili denetim için Mahkeme yeniden yapılandırılacak.

*Yüksek Seçim Kurulu bir yüksek mahkeme olarak açıkça düzenlenecek; Kurul idari ve yargısal görevler bakımından ayrı iki daire şeklinde çalışacak.

YENİ SİSTEMDE TEMEL HAKLAR DA ETKİLİ ŞEKİLDE GÜVENCE ALTINA ALINACAK

*Mutabakat metninde ayrıca temel hak ve özgürlüklerin; dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulacağı hususu yer aldı.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de, ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile örgütlenme özgürlükleri üzerindeki baskılara son verilecek.

*Kadın-erkek eşitliğini sağlamak ve korumak devlet politikası haline getirilecek.

*Kız çocuklarının eğitim hakkı güvence altına alınacak.

*Gazetecilere karşı ceza soruşturmasına gerekçe
yapılan mevzuat, Anayasa Mahkemesi ve
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 
içtihatları çerçevesinde yeniden düzenlenecek.

*Sosyal haklar ve devlet yardımları güçlendirilecek.

*Çevre konusunda uzmanlaşmış yargıçların görev yapacağı ‘Çevre Mahkemeleri' kurulacak.

*Mülakat sistemi ve kayyum uygulamalarına son verilecek, YÖK kaldırılacak
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de kamu görevine alımlarda objektifliği sağlamak amacıyla kapsamlı bir değişikliğe gidilecek.

YÖK KALDIRILACAK

*Mülakat uygulamalarına son verilerek her kademede liyakat esas alınacak. Kamuya alımlarda, yazılı sınav sonuçları esas alınacak.

*Yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının arttırılacağı sistemde demokrasi ile bağdaşmayan kayyum uygulamalarına son verilecek.

*Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kaldırılacak. YÖK'ün yerine üniversiteler arası bir kurul oluşturulacak.

*Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını zedeleyen düzenleme ve uygulamalara son verilecek.

SİYASİ ETİK KANUNU ÇIKATILACAK

*Altı siyasi parti, son olarak siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmaması için Siyasi Etik Kanunu hazırlanmasında da uzlaştı.

*Siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmaması için Siyasi Etik Kanunu çıkarılacak, TBMM bünyesinde Siyasi Etik Komisyonu kurulacak.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek metnin ilk bölümünü okumak için kürsüye çıktı.

“Savaşa hayır” diyerek sözlerine başlayan Erkek, şunları söyledi:

* Toplumu en geniş yelpazede temsil eden 6 siyasi parti olarak bizler tarihi bir çalışma için bir araya geldik.

“TARİHİ BİR ÇALIŞMA İÇİN BİR ARAYA GELDİK”

*Yarının Türkiye’sini inşa etmek için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’nde istişareyi ve uzlaşmayı esas alarak yoğun bir çalışma gerçekleştirdik.

*Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne 16 Nisan 2017 referandumu ile geçilmiştir.

*Türkiye siyasi tarihinin en kritik anayasa değişikliklerinden biri olmasına rağmen referandum süreci 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen olağanüstü hal şartlarında ilan edilmiştir.

*Bu dönemde demokrasinin asli gereği olan çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri yok sayılmış. Anayasa değişikliği geniş toplum kesimleriyle, siyasi partilerle, STK’larla, barolarla müzakere edilmemiştir.

*İki partinin genel başkanının belirlediği dar bir komisyon tarafından hazırlanan bu anayasa değişikliği, komisyonda 41 gün gibi kısa bir sürede kabul edilmiştir.

*Devletin bütün imkanları “evet” kampanyası için seferber edilmiş, STK’ların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları bile kısıtlanmıştır.

* Bu sistemde anayasadaki tarafsızlık yeminine rağmen parti genel başkanlığı ile devlet ve hükümet başkanlığı tek kişinin şahsında birleşmiş, partili cumhurbaşkanı ülkenin sorunlarını daha da derinleştirmiştir.

“BAĞIMSIZ YARGI YOK ETMİŞTİR”

*HSK, cumhurbaşkanına tanınan doğrudan ve dolaylı atama yetkileriyle yürütmenin vesayetine girmiş, partili cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız yargıyı yok etmiştir. Bizler geçmişin dar kalıplarını da reddediyoruz.

*Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek, geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı vesayetçi uygulamalara bir daha imkan vermeyecek yeni bir sistemi inşa etme kararlılığındayız.

*Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Bu krizin en önemli sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki keyfi ve kural tanımaz sistemsizlik ve basiretsiz yönetimdir.

Yasama bölümünü sunmak üzere kürsüye gelen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu ise şu ifadeleri kullandı:

*Masum insanların bombalanmasına hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile katılımcı, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun, kuvvetler ayrılığı ilkesi ile etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz.

*Hükümet sistemimizde temsilde adalet ile yönetimde istikrar ilkelerini eşit şekilde esas almaktayız.

*Meclisi güçlendirirken hükümeti zayıflatmama, hükümeti güçlendirirken meclisi zayıflatmama kararlılığı içindeyiz.

*Bu amaçla öncelikle etkili ve katılımcı bir yasama öngörüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in kalbi olan Meclis’in temsil yeteneği arttırılacak, kanun yapma ve yürütmeyi denetleme işlevleri etkili kılınacaktır.

*Böylece yasama organının daha demokratik ve daha etkili olması sağlanacaktır. Ayrıca Meclis iç tüzüğünde katılımcılık ön plana çıkarılacak, siyasi partiler kanununda yapılacak değişiklikle parti içi demokrasi ilkeleri tesis edilecektir.

“SEÇİM BARAJINI YÜZDE 3’E DÜŞÜRECEĞİZ”

*Temsil gücünü arttırmak, temsilde adaleti ve çoğulcu demokrasiyi sağlamak amacıyla seçim barajını yüzde 3’e düşüreceğiz.

*Yurt dışındaki 6 milyondan fazla vatandaşımızın Meclis’te temsilinin sağlanması için yurt dışı seçim çevresi oluşturacağız.

*Siyasi partiler ve seçim mevzuatını Anayasamızda yer alan siyasi partilerin faaliyetleri parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları ‘demokrasi ilkelerine uygun olur’ kuralı doğrultusunda özellikle parti içi demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla yeniden düzenleyeceğiz.

*Siyasi partilere ve adaylara yapılan belirli miktarın üzerindeki bağışların ve seçim dönemlerinde yapılan tüm harcamaların kamuoyuna açıklanmasını zorunlu tutacağız.

*Adil rekabet koşullarının sağlanması ve demokratik siyasi hayatın güçlendirilmesi amacıyla en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde en az yüzde 1 oy alan siyasi partiler Hazine yardımından faydalanmaya hak kazanacaktır.

*Bakanlar Kurulu’nun KHK çıkarma yetkisinin yetki kanununa dayanması, Meclis tarafından konusu, sınırları ve süresi açıkça belirtilmesi şekliyle kabul ediyoruz.

*Ancak temel hak ve özgürlüklerin ise kararnamelerle düzenlenmesine ise kesinlikle izin vermeyeceğiz.

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, ‘Yürütme Organı’nı anlatmak için kürsüye çıktı.

Bülent Şahinalp’in okuduğu bölüm şöyle:

*”Savaşa hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Yarının Türkiye’si için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de kuvvetler ayrılığı ilkesine ve etkin denge ve denetleme mekanizmasına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz.

*İstikrarlı ve hesap verebilir bir Yürütme Organı oluşturacağız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Yürütme Organı devletin ve milletin birliğini temsil eden tarafsız, siyasi sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanı ile yürütmenin asıl yetkili ve sorumlu kanadı olan Yasama Organı’nın içinden çıkan ve Meclis’e karşı siyasi sorumluluğu olan Bakanlar Kurulu’ndan müteşekkil olacaktır. Bu sayede cumhurbaşkanı kendisinden beklenen uzlaştırıcı hakem rolünü üstlenebilecek.

“CUMHURBAŞKANININ YALNIZCA BİR DÖNEM İÇİN SEÇİLMESİ KURALINI GETİRECEĞİZ”

*Cumhurbaşkanı, devletin ve milletin birliğini temsil etmesi amacıyla tarafsız ve partiler üstü bir yapıya kavuşacaktır.

*Cumhurbaşkanının yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralını getireceğiz. Cumhurbaşkanlığını tarafsız bir makam olarak düzenleyeceğiz.

*Yürütmeye dair icra yetkiler TBMM’ye karşı siyasi sorumluluğu olan başbakan ve bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacaktır.

*Cumhurbaşkanının istisnai nitelikte tek başına yapabileceği işlemler ise Anayasa’da ayrıntılı olarak düzenlenecektir.

*Cumhurbaşkanının hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin esaslar Anayasa’da düzenlenerek yargılama makamı ve usulü açıkça belirtilecektir.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de hükümete istikrar kazandırmak amacıyla gensoru ile yapıcı güvensizlik oyu birleştirilecektir.

* Hükümetin düşürülmesi, yeni hükümetin TBMM’de üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçilmesi şartına bağlı olacaktır.

“OHAL YETKİSİ CUMHURBAŞKANI BAŞKANLIĞINDA TOPLANAN BAKANLAR KURULU’NA AİT OLACAKTIR”

*Yürütme başlığı altında ele aldığımız bir diğer konu ise olağanüstü hal yönetimidir. Buna göre Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Cumhurbaşkanının ya da Bakanlar Kurulu’nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır.

*OHAL ilan etme yetkisi cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’na ait olacaktır.

*Bu yetki TBMM’nin onayına da tabi tutulacaktır. OHAL’in keyfi yönetime dönüşmesine engel olmak amacıyla OHAL KHK’larına hukuk sistemimizde yer verilmeyecektir.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Yargı sistemini anlatmak üzere kürsüye geldi.

Sefer Üstün’ün okuduğu bölüm şöyle:

*Savaşa karşı mazlumların yanında olduğumuzu belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in en önemli başlıklarından birisi bağımsız ve tarafsız yargıdır.

*Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlayacağız. Bu kurumlara ve organlara yürütmenin müdahalesini engelleyecek tedbirleri alacağız.

*Yargı sistemiyle hakimlik ve savcılık mesleğine yönelik olarak hakimlik teminatını güçlendirecek ve hakimlere coğrafi teminat güvencesini sağlayacağız. Hakim ve savcıların mesleğe kabul ve yükselmelerinde objektif kriterleri esas alacağız

*Sulh ceza hakimliklerinin görev ve işleyişlerini hukuk devletinin gereklerine göre yeniden düzenleyeceğiz. Tutuklamaların istisna olması ilkesinin titizlikle uygulanması için gerekli tedbirleri alacağız

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’deki temel hak ve özgürlükleri anlatmak için kürsüye çıktı.

Bahadır Erdem’in okuduğu bölüm şöyle:

* Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini bütün dünyaya bir kere daha hatırlatarak ve savaşa hayır diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

* Yarının Türkiye’si için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile, devletin temel organlarının yanında demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesini de esas alıyoruz.

*Hükümet sistemimizle uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde başta ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere, tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı bireylerin ve sivil toplumun güçlendirildiği, çevre haklarının ve sürdürülebilirliğin sağlandığı, kadın-erkek eşitliğinin tesis edildiği özgür ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etmeye kararlıyız.

* Bu amaçla temel hak ve özgürlükler dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulacak ve iç hukukumuz uluslararası standartlarla uyumlu halde kılınacaktır. Ötekileştirme hissi duyuran tüm uygulamalar ortadan kaldırılacaktır.

Kamu Yönetimi ve Siyasi Etik konusunu anlatmak üzere kürsüye Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya geldi.

Kaya’nın okuduğu bölüm şöyle:

“Sözlerime başlarken, çatışmasız ve savaşsız, çocukların sokaklarında özgürce dolaştığı barış içerisinde bir dünya diliyorum.

*Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de kamu yönetimi ve etik başlıklarını sizlere arz etmek üzere huzurlarınızdayım.

*Öncelikli olarak kamu yönetimini, eşitlik, tarafsızlık, liyakat, hukuka uygunluk ve şeffaflık ilkelerini hakim kılacağız.

*Tüm kamu kurumlarının fonksiyon ve etkinlerini gözden geçirerek ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yapılandıracağız.

*Bu bağlamda paralel bütün kamu kurum ve kurulların faaliyetlerine son vereceğiz. Kamu yönetiminde kadın yöneticilerin sayısını arttıracağız.

*İkinci hedefimiz, kamu görevine alınmada her kademede liyakat ve eşitlik ilkelerini hakim kılmak olacaktır.

*Mülakat uygulamalarına son vererek yazılı sınav sonuçlarını esas alacağız. Sözlü mülakat yapılması zorunlu halinde ise, ancak kanunla düzenlenmek kaydıyla, istisna olarak düzenlenecektir.

*Adaylara yöneltilecek sorular kurayla belirlenecek, sözlü sınavlar mutlaka kayda alınacaktır.

*Üçüncü hedefimiz yolsuzlukla etkin bir şekilde mücadele etmek olacaktır. Kamu İhale Kanunu yenileyerek ihale mevzuatımızı tek bir kanunda düzenleyeceğiz.

*Kamu alımlarında ve ihalelerde rekabeti ortadan kaldıran, ihaleyi istisna, keyfiliği kural haline getiren, yolsuzluğun kapısını açık tutan, istisna ve muafiyet hükümlerini ise kaldıracağız.

*Dördüncü olarak yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarını arttıracağız. Yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını yok sayan kayyum uygulamalarına son vereceğiz.

*Beşinci olarak mutabakat sağladığımız husus ise akademik özgürlük ve üniversitelerle ilgili düzenlemelerdir.

*Öğretim üyelerinin kendi üniversitelerindeki rektörlerini seçmesine imkan sağlayacağız. Dekan adaylarının uzmanlık alanlarının ilgili fakültenin niteliğine uygun olması esasını temin edeceğiz.

İMZALAR ATILDI

Konuşmaların tamamlanmasının ardından 6 partinin genel başkanı sahnede kurulan masaya gelerek 23 madde ve 48 sayfadan oluşan Güçlendirilmiş Parlementer Sistem Metni’ni imzaladılar. 6 lider daha sonra birlikte poz verdiler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

 

 

 

 

 

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Parti Yönetim Kurulu Üyesi,Emekli Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, Alanya Basını ile yemekli toplantıda esti gürledi...

vekil demir 5 vekil 9c3a3

 "Dünün Fetoseverleri ni bugün fetosavar olarak görünce acı acı gülüyorum. Bu ihaneti ne bizler, nede halkımız unutmaz ve  halkımız sandıkta bunlara gereken cevabı fazlası ile verecektir diyen Mevlüt Demir; Ülkede yaşanan ekonomik kriz,akaryakıt ve elektrik zamları artık halkımızı isyan noktasına getirmiş durumda" dedi.

vekil demir 1 730cd

ELVEDA BÜROKRASİ,MERHABA DEMOKRASİ... 

Alanya'lı Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Parti Yönetim Kurulu Üyesi,Emekli Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, 37 yıllık emniyet teşkilatındaki görevinin tamamlanmasının ardından ‘Elveda bürokrasi merhaba demokrasi’ diyerek başladığı siyasi çalışmalarının startını Güçlü Alanya basını ile başlattı.

vekil demir 2 f7ee4

Alanya’da medya mensupları ile biraraya gelen Demir, Ülkede ki sıcak gündeme dair,güncel ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin bir açıklamalar yaptı.

Alanya da yerel ve yaygın medyada görev yapan basın mesnupları ile  yapılan toplantıda, kendisinin 176 yıllık emniyet teşkilatı döneminde aynı İL'e iki kere  ataması yapılan ve hain darbe girişimi sonrasından Türkiye’de başındaki emniyet müdürleri arasından örgüt ile iltisakı olmayan 50 il emniyet müdürü arasında bulunduğunu ifade etti.

vekil demir 3 38885

 Mevlüt Demir, devlet terbiyesi ile yurt içi ve yurt dışında çeşitli kademlerde 37 yıl görev yapıp emekli olduktan sonra siyasete girdiğini belirterek “Elbette çok güzel işlere de imza atıldı ancak yanlışlarıda gözardı edemeyiz. Ekonomik olarak büyük bir zorluk içerisine girdi ülke. Vatandaş evine ekmek götürmekte zorlanır hale geldi. Bizler Anadolu’nun her köşesini ziyaret edip halkı dinliyoruz gözlem yapıyoruz. Sayın Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu’na olan yoğun bir halk teveccühü ile karşı karşıyayız gittiğimiz ziyaretlerde. Vatandaş artık bir değişim istiyor. Kendisi her görüşmemizde Alanyalı hemşehrilerim nasıl diye sorup selamlarını gönderiyor. Artık tencere kaynamıyor vatandaş rahata erebileceği günleri iple çekiyor” dedi.

vekil demir 4 d2ce4

Alanya Güneşi olarak, Milletvekili adayımısınız sorumuza, "Bu kadar hizmetin ardından mütevazi olmama gerek yok,elbetde kalan ömrümüzü siyasi hizmet alanı ile ifa edeceğim"diye cevaplayarak çalışmaları bu yönde sürdüreceğini de ilan etmiş oldu.

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Manavgat içme suyu hatları yaza hazır...

Antalya Büyükşehir Belediyesi, orman yangınlarının ardından Manavgat bölgesinin alt yapısını yenilemeye yönelik başlattığı çalışmalar devam ediyor. 50 milyon lira yatırım bedelli Belenobası Grup İçmesuyu İsale ve Şebeke Hatları Yapım İşi ile yangın bölgesinin içme suyu sorunu çözülüyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, orman yangınının büyük zarar verdiği Manavgat ve çevresinde pek çok mahallenin içme suyu sorununu çözmek üzere sahada çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. ASAT Genel Müdürlüğü, yangın bölgesinin içme suyu alt yapısını yenilemek üzere yaklaşık 50 milyon TL yatırım bedeli ile “Belenobası Grup İçmesuyu İsale ve Şebeke Hatları Yapım İşi” projesini yürütüyor.

İSALE VE ŞEBEKE HATLARI YAPILIYOR...

Haziran ayında bitirilmesi hedeflenen yatırım ile Güzelyalı, Karavca, Saraçlı (Hacıosmanlar, Sarıimamlı), Belenobası, Hocalı, Tepeköy, Demirciler (Külcüler), Aksaz (Pelitli, Sunturlu), Ahmetler (Erengeriş) ve Oymapınar mahallelerindeki içme suyu depolarına Oymapınar Barajı gövdesindeki kaynaktan su temin edilecek. İsale ve şebeke hatları imal edilecek proje kapsamında; Ahmetler, Çardak, Gebece, Hacıosmanlar, Güzelyalı, Değirmenli mahallelerine içme suyu depoları ile Oymapınar’a su tutucu yapı inşaat çalışmaları devam ediyor.

AHMETLER İÇME SUYU İLE BULUŞACAK...

Çalışma kapsamında Ahmetler’e (Erengeriş) ilk kez içme suyu şebekesi bağlanacak. Zamanla su kaynakları yetersiz kalan diğer mahallelerin sorunları da bu proje sayesinde yapılacak olan takviye ile çözülecek.

YANGIN HİDRANTLARI DEVREDE OLACAK...

Yangınlardan korunmak amacıyla, isale ve şebeke hatları üzerinde belirli noktalara yerleştirilecek olan yangın hidrantları herhangi bir yangın durumunda hizmet verebilecek. Yangın hidrantlarının montaj işlemleri devam ediyor. 

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Saadet Partisi, CHP, İYİ Parti, Demokrat Parti, DEVA ve Gelecek Partisi'nin 28 Şubat’ta gerçekleştireceği Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in tanıtım ve imza töreni davetiyesi dağıtılmaya başlandı... 

Saadet Partisi, CHP, İYİ Parti, Demokrat Parti, DEVA ve Gelecek Partisi'nin bir araya gelerek 28 Şubat’ta gerçekleştireceği Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'in tanıtım ve imza töreni davetiyesi çıktı.

Bilkent Otel'de saat 13.30'da gerçekleştirilecek törende ortak mutabakat metni, 6 partinin Genel Başkan Yardımcıları tarafından sırayla okunduktan sonra Genel Başkanlar tarafından imzalanacak.

Dernek, vakıf, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, gazeteci, yazar ve televizyoncuların olduğu geniş bir kitlenin davet edildiği törenin sunuculuğunu ise Tuluhan Tekelioğlu'nun yapacağı öğrenildi.

Twitter hesabından davetiyeyi paylaşan gazeteci İsmail Saymaz "Altı muhalif liderin 28 Şubat’ta yapacağı ortak açıklama için davetiye hazırlandı.
Davetiyede partiler alfabetik sıraya göre yer alıyor. Ayrıca liderlerin imzası bulunuyor.
Toplantı saat 13.30’da.
Bilkent Otel’de.
Tarihi vesika niteliğinde bir davetiye bu" dedi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: HALK TV

 

 

 

 

 

 

 

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yüksek elektrik faturalarının dünyadaki maliyet artışından çok hükümetin çıkardığı kur krizinden kaynaklı olduğunu söyledi...

Türkiye yeni yıla kademeli olarak yüzde 50 ila yüzde 125 arasında zamla girmişti.


Elektrik faturalarının ocak anketlerinde AKP’ye ciddi anlamda oy kaybettirmesi sonrası ise ilk olarak yüzde 125 zam yiyen 150 kilovatsaat üstü kullanım yapanlar için limit 210 kilovatsaate yükseltildi.

Özel bir televizyon kanalında açıklamalarda bulunan Babacan’a göre geçen yılın sonunda gerçekleşen kur krizi olmasaydı meskenler için elektrik fiyatı yüzde 103 değil yüzde 50 artacaktı.

Babacan’ın değerlendirmeleri şöyle: “Türkiye’deki enerji fiyatları, sadece dünyadaki enerji fiyatlarındaki artış kadar artmadı. Döviz kuru kadar arttı. Aradaki fark tamamen kurdan kaynaklanıyor.”

2021 yılına 7,44 seviyesinde başlayan dolar kuru, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası’nı zorladığı faiz indirimleri nedeniyle bu yıl şubat ayı itibarıyla 13,60’ın üzerinde.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP Çankırı İl Başkanı Tekin, herhangi bir açıklama yapmak istemediğini belirterek görevinden istifa etti...

CHP Çankırı İl Başkanı İlhan Tekin, il başkanlığı görevinden istifa ettiğini yazılı bir açıklama yaparak duyurdu. Tekin açıklamasında, “Bu konuyla ilgili herhangi bir basın açıklamasında bulunmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

AÇIKLAMA YAPMADAN İSTİFA ETTİ...

Tekin, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "2016 yılından bu tarafa görev yaptığım CHP İl Başkanlığından 16 Şubat 2022 tarihinden itibaren istifa etmiş bulunuyorum. Bu konuyla ilgili herhangi bir basın açıklamasında bulunmak istemiyorum. Saygılarımla" ifadelerine yer verdi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin’in Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıkladı...

Başkan Böcek, “Halkımızı ucuz ekmekle buluşturacağız” Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Döşemealtı’nda Halk Ekmek Fabrikası kurulacak alanda inceleme yaptı. Başkan Böcek, 1000 metrekare kapalı alan içerisinde son teknolojiyle donatılacak fabrikanın 120 bin ekmek kapasiteli olacağını söyledi...

Ekmek zamlarının ardından talebin artması üzerine halkın sesine kulak veren Antalya Büyükşehir Belediyesi kendi ekmek fabrikasını açmaya hazırlanıyor. Döşemealtı’nda 2200 metrekarelik arazi üzerinde 1000 metrekarelik kapalı alana sahip olan Halk Ekmek Fabrikası 20 milyon liraya mal olacak.

ant halk ekmek 2 e4ef3

20 MİLYON TL’YE MAL OLACAK...

Fabrika alanında incelemelerde bulunan Başkan Muhittin Böcek Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki EKDAĞ Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gökçe’den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Halk Ekmek’e olan talebin artması üzerine bu fabrikayı kurma kararı aldıklarını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, “Kendi öz kaynaklarımızla 20 milyon liraya mal olacak kendi Halk Ekmek fabrikamızı açacağız. Nisan ayı içerisinde üretime geçmiş olmayı hedefliyoruz. 120 bin kapasiteli böylesi bir ekmek fabrikasını tüm vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Belediye olarak sübvanse edeceğiz. Öz kaynaklarımızla destek olacağız” dedi.

HALKIMIZI DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ...

Fabrikanın hava kirliliği yapmayacak şekilde doğalgaz bağlantılı olacağını vurgulayan Başkan Böcek, ekonomik sıkıntılardan dolayı ekmek, su ve elektriğin son derece önem kazandığını belirtti. Doğan talep üzerine hızla harekete geçtiklerini ifade eden Başkan Böcek şunları söyledi, “Ekmekle siyaset yapılsın istemem ama biz halkımızı düşünmek zorundayız. Vatandaşın derdine derman olacağız diye gedik. Bunun da gereğini yapıyoruz.”

ant halk ekmek 3 5847d

NİSAN AYI İÇERİSİNDE AÇILACAK...

2006 yılında Halk Ekmek Fabrikası’nın özelleştirildiğini hatırlatan Başkan Muhittin Böcek, yapılan protokoller ile özel şirketin belediye ile bağının çok kalmadığını hatırlattı. Bunun üzerine belediyenin kendi ekmek fabrikasını kurması yönünde karar aldıklarını anlatan Başkan Böcek, “Yalnızca günü kurtarmak için değil geleceği de düşünerek 120 bin kapasiteli fabrikamızı Nisan ayı içerinde açmak için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Halkımıza ucuz ekmek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği ve Türkiye Güreş Federasyonu işbirliğinde Antalya’da düzenlenen 2022 Yağlı Güreş Forumu’na katıldı... 

gökbel güresine dair 2 56c1b

Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği ve Türkiye Güreş Federasyonu tarafından 2022 Yağlı Güreş Forumu Antalya’da gerçekleştirildi.

Foruma; Yağlı Güreş Birliği Başkanı Yücel Yılmaz, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Spor Toto Teşkilat Başkanı Bünyamin Bozgeyik, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya ile Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Üyesi Belediye Başkanları, meclis üyeleri, güreşçiler ve güreş ağaları katıldı. Forumda Alanya’yı, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ile Alanya Belediye Meclis Üyeleri Fevzi Alaattinoğlu, Mehmet Babaoğlu ve Hacı Mevlüt Zavlak temsil etti.

gökbel güresine dair 3 d5cc8

GÖKBEL GÜREŞLERİ SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİ’NDE...

Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri, 2016 yılında Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün desteği ile hazırlanan “Alanya-Gökbel Yağlı Güreş Festivali” dosyasının Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce incelenip onaylanmasının ardından UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kabul edildiğini hatırlatan Belediye Başkanı Yücel, atasporu güreşleri yaşatmak için Gökbel Yaylası Yağlı Güreşlerini devam ettireceklerini söyledi.

gökbel güresine dair 4 48271

16. GÖKBEL YAĞLI PEHLİVAN GÜREŞLERİ 16-17 TEMMUZ’DA YAPILACAK...

Ata sporu güreşlerin daha iyi şekilde yapılması için görüş alışverişinde bulunulan forum sonrası açıklamalarda bulunan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği’nin bir üyesi olarak foruma katıldık. Oldukça verimli bir forum oldu. Alanya’mızda geleneksel hale getirdiğimiz ve ülkemizin en önemli güreşlerinden birisi olan Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri’ni 16-17 Temmuz 2022 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. Pandemi nedeniyle ara verdiğimiz Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 16’ncısında tüm Alanya halkımız ile yeniden bir araya geleceğiz” dedi. 

gökbel güresine dair 5 3c3ae

 

 

 

 

HABER: Sariye KAYATURAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Erdoğan, KDV indiriminin zincir marketler tarafından uygulanmaması halinde "Üzerlerine çok farklı gideceğiz" derken CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun elektrik faturamı ödemiyorum çıkışı için, "Sen elektrik faturanı ödemediğin zaman yapılacak işlem elektriğin kesilmesidir" dedi... 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yaptığı ziyaretin ardından Türkiye’ye dönüşte gazetecilere yaptığı değerlendirmede özetle şu önemli mesajları verdi:

“Birleşik Arap Emirlikleri’ne gerçekleştirdiğimiz iki günlük resmi ziyareti hamdolsun başarıyla tamamladık. Ziyaretimizin ilk gününde değerli kardeşim Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid ile son derece verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerinin daha da geliştirilmesine yönelik atabileceğimiz ortak adımları ele aldık. İş birliğimizde, son dönemde sağlanan ivmeyi muhafaza etmek ve ileri taşımak konusundaki iradenin karşılıklı olduğunu memnuniyetle müşahede ettik.

 

'13 önemli anlaşma imzaladık'
Temaslarımızda ayrıca bölgesel ve uluslararası meseleler hakkında fikir teatisinde bulunduk. Bu noktada Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenlik ve istikrarına verdiğimiz desteğin altını çizdik. Körfez Bölgesi’nin güvenliğini, kendi güvenliğimizden ayrı görmediğimizi vurguladık.

Ziyaretimiz vesilesiyle çeşitli alanlarda toplam 13 mutabakat zaptı ve protokol imzaladık. Savunma sanayii alanında imzalanan niyet mektubuyla önümüzdeki dönemde atılacak ortak adımlara ilişkin koordinasyonu sağlamak üzere anlayış birliğine vardık. Kara ve deniz taşımacılığı alanlarında akdedilen mutabakat muhtırasıyla lojistik maliyetlerinin düşürülmesi sağlandı. Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması müzakerelerinin gecikmeksizin başlatılması hususunda mutabık kaldık.

Ayrıca sağlık ve tıp bilimleri, sanayi ve ileri teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele, tarım, kültür, gençlik, iletişim, arşiv, Meteoroloji, afet ve acil durum yönetimi alanlarında da iş birliğine yönelik önemli anlaşmalar imzaladık. Dost ve kardeş Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimizin ahdi zeminini daha da güçlendirecek tüm bu anlaşmaların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

 

Önde gelen iş adamlarıyla bir araya geldiğimiz toplantıda ise özellikle Emirliklerdeki yatırımcıların ülkemize gösterdikleri alakanın ne denli yüksek olduğunu gözlemledik. Teknoloji şirketlerimize ve Türkiye’nin hızla gelişen dinamik iş ortamına büyük ilgi duyduklarını müşahede ettik. Önümüzdeki dönemde büyük projelere, geleneksel şirketlerimize olduğu kadar start-up firmalarımıza, kuluçka merkezlerimize ve teknoparklarımıza da yatırımcı olarak katkıda bulunmak istiyorlar. Bu süreçte biz de kendilerine gereken her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ettik"

Yeni ufuklar için önemli bir aşama
"Ayrıca Dubai’de Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakan ve Dubai Emiri kıymetli kardeşim Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum ile de bir araya geldik. Kendisiyle kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Türk müteşebbislerin Dubai’nin ekonomik ve ticari gelişimine sağladıkları katkının artarak sürmesi için atılabilecek adımlar konusunda fikir alışverişinde bulunduk.

Keza EXPO 2020 Dubai sergi alanında Türkiye Milli Günü etkinliklerine iştirak ettik. Temaslarım arasında en önemlilerinden biri olan gençlerle buluşmamızda umut ve heyecan dolu, yüksek enerjili bir sohbet gerçekleştirdik. Ardından Azerbaycan reyonunu gezme ve burada Azerbaycan’ın meşhur sanatçılarını dinleme fırsatım oldu.
Ziyaretimin Birleşik Arap Emirlikleri ile iş birliğimizin güçlü bir ivmeyle yeni ufuklara taşınması bakımından önemli bir aşama teşkil ettiğine inanıyorum. Ortak çıkarlarımız ve bölgemizin istikbali için bu gayreti, karşılıklı saygı ve güven temelinde sürdürmekte kararlıyız.

Ziyaretimiz süresince Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kardeşlerimizden büyük muhabbet ve yakınlık gördüğümü özellikle dile getirmek istiyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerin gündemle ilgili sorularını yanıtladı:

Suudi Arabistan’la olumlu istikamet
- Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını anlıyoruz. Aynı çerçevede Suudi Arabistan ile de benzer bir yakınlaşma olacağı yönünde haberler çıkmıştı. Yakın zamanda bir Riyad ziyareti söz konusu mu? Oradaki görüşmeler nasıl ilerliyor? Bir de İsrail Cumhurbaşkanı da mart başında Türkiye’ye geliyor. Bu ziyaretten beklentileriniz nelerdir?

"Biz Suudi Arabistan’la da olumlu diyalogumuzu sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde somut adımlarla ilerleme arzusundayız. Suudi Arabistan ile bu süreci olumlu istikamette geliştirelim istiyoruz. İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Herzog’la da muhtelif vesilelerle olumlu telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştik. Kendisinin mart ayında ülkemize bir ziyareti öngörülüyor. Tabii bu ziyareti olumlu karşılıyoruz. İnşallah uzun bir aradan sonra böyle bir adımın atılması Türkiye-İsrail ilişkileri açısından iyi olacaktır"

'Savaş, hayra alamet değildir'
- Tırmandırılan bir Ukrayna-Rusya krizi var. Son günlerde özellikle Avrupa ve ABD’nin -hatta yön vererek- işgal noktasında sürekli tansiyonu yüksek tutmaları söz konusu. Batı’nın bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin de Sayın Zelenski ile görüşmeniz olmuştu. Sayın Putin ile görüşmeniz, değerlendirmeniz olacak mı? Olası bir işgal, Türkiye'yi nasıl etkiler?

"Sayın Zelenski, kendisiyle yaptığımız görüşmede, ‘Putin, Zelenski, Erdoğan’ olarak yapılacak üçlü bir görüşmeye olumlu yaklaştığını ifade etti. Sayın Putin’in de bu konuya olumlu yaklaşması halinde İstanbul veya Ankara’da bir araya gelmeyi inşallah gerçekleştirebiliriz. Bu arada da Sayın Putin ile telefon diplomasisi yapmak suretiyle buna nasıl baktığını kendisinden öğrenmek isteyeceğim. Buna göre de işi takip etme gayreti içerisinde olacağız. Zira bölgede gerçekten bir savaş çıkması hayra alamet değildir. Böyle bir şey bölgenin sağlığı açısından isabetli olmaz"

Sessiz kalmamız mümkün değil
- Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki adaları silahlandırması sorunu üzerinden Türkiye ve Yunanistan arasında bir gerilim var. Son olarak Türkiye’nin ‘Yunanistan bundan vazgeçmezse bu adaların egemenliği tartışılır” sözlerine Atina’dan yanıt geldi, “Bu suçlamaları reddediyoruz” deniliyor. Netleştirmek adına; bizim itirazımız ne? Silahlandırma sürerse Türkiye’nin Atina’ya karşı ne tür adımları olabilir?

"Silahsızlandırılmış statüde bulunan adalarda anlaşmalara aykırı olarak yürütülen askeri faaliyetlere sessiz kalmamız mümkün değil. Nitekim bu konuyu BM’nin gündemine taşıdık.

Önümüzdeki dönemde de gündemde tutmayı sürdüreceğiz. Bu konuda ayrıca Bakanımız bunlara bir uyarıda bulundu. Fakat Yunanistan’ın bu işi böyle devam ettirmesi halinde tabii ki gerekli olan neyse bu uyarıyı biz de en üst düzeyde yaparız. Çünkü malum, adalar konusu hep tartışmalıdır. Bizi bu tartışmalı konuları gündeme getirme mecburiyetinde bırakabilirler. Bunun için de Bakanım ‘Bizi bu konuları tartışmaya açmak zorunda bırakmasınlar’ diye onlara alt düzeyden bir uyarı yaptı. Hayırlı da oldu"

'Can alıcı hareketlilik olacak'
- Son dönemde Türkiye ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki ilişkiler ivme kazandı ama yakın zamanda Batılı bir ülkeye, özellikle Avrupa Birliği ülkelerine herhangi bir ziyaret olacak mı? Mültecilerle ilgili daha önce başlatılan bir süreç var. Bu anlamda görüşmeler devam edecek mi? Bununla ilgili Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye yardım konusunda yeni bir taahhüt söz konusu mu? Bir de yakın zamanda kıyafetlerine el konarak sınır dışı edilen ve Yunanistan sınırında donarak ölen mültecilerin sayısı arttı. Buna yönelik yorumunuz nedir?

"Özellikle Yunanistan sınırında 19 insanın donarak ölmesi yenilir yutulur bir olay değil. Tabii biz bunu Avrupalılara her halükârda duyuruyoruz. Elbette göçmenler için kendi yaptıklarımızı da duyuruyoruz. Bundan sonra da yine duyurmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan, Avrupa’da görüşme yapalım diyen devlet başkanları var. Onlarla da belki bu hafta veya önümüzdeki hafta içerisinde video konferans görüşmeleri yapmaya devam edeceğiz. Bu arada mesela Hazine ve Maliye Bakanımızın bir İngiltere seyahati oldu ve buradaki görüşmeleri çok çok verimli geçti. Tabii Ukrayna ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimizin yanı sıra yakın bir zamanda gerek İsrail’in Türkiye’ye yapacağı ziyaret gerekse bizim Senegal ve Kongo’ya yapacağımız ziyaretler de önümüzdeki dönemin en can alıcı hareketliliği olacak.

Temennimiz o ki bu ziyaretleri verimli bir şekilde sürdürmeye devam edelim. Bu konuda ilgili bakan arkadaşlarımız da yeni ziyaretlerini sürdürmeye devam edecekler. Örneğin önümüzde bir Münih Konferansı var. Münih Konferansı’na Dışişleri Bakanımız katılıyor, orada bazı görüşmeler yapacaklar. Bunun dışında, Cumhurbaşkanlığı Sözcümüz İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcımız Sedat Önal’ın bir İsrail ziyareti olacak. Sayın Herzog'un ülkemize planlanan ziyaretinin hazırlıklarını ele alacaklar. Bu trafiği biz bu şekilde devam ettiriyoruz"

'Diplomatik çözümden yanayız'
- Macron, Putin ile bir görüşme yaptı ve sonrasında dünya çalkalandı, özellikle sosyal medyada Macron’a yönelik muamele çok konuşuldu. Bu konudaki değerlendirmenizi merak ediyorum. Bu gerçekten de sizin “Avrupa’da bu krizi çözecek lider yok” ifadenizin bir anlamda teyidi mi oldu?

"Sayın Putin ve Macron’un görüşmesinde ortaya çıkan görüntünün ne anlama geldiği hususunda bizim ilave bir yorum yapmamıza esasen gerek bulunmuyor. Biz Ukrayna-Rusya arasındaki krizin diplomatik ve barışçıl yollarla çözüme kavuşması için üzerimize düşen sorumluluğu samimi bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Gerek Sayın Putin’le gerek Sayın Zelenski’yle yakın bir diyalog ve iş birliği içindeyiz. Bunun tansiyonun düşürülmesi için kullanılabilecek önemli bir imkân olduğunu düşünüyorum"

'Libya’dan geri durmayız'
- Libya’daki son gelişmeler ciddi endişe verici. Son olarak Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe’ye bir suikast girişimi oldu. Tobruk’taki Temsilciler Meclisi ile uluslararası meşruiyeti olan yönetim arasında kriz yaşanıyor. Libya’da Türkiye’nin sahada ve masada oyun değiştirici rolü sayesinde bir kazanım elde edilmişti. Bunun devam etmesi adına Türkiye yeniden ağırlığını koyacak mı? Türkiye’nin bundan sonra atacağı adımlar neler olacak? Bugün Birleşik Arap Emirlikleri’nin de Libya’da bir anlamda Türkiye’ye muhalefet eden politikalarından geri adım attığını duyduk. Daha kolaylaşacak mı bundan sonraki süreç, yoksa zorlaşacak mı?

"Şu anda Libya’da bizim geri durmamız söz konusu değil. Libya’ya başından itibaren elimizden gelen her türlü desteği nasıl verdiysek, bundan sonraki süreçte de elimizden gelen desteği vermeye gayret edeceğiz. Bütün mesele, Libya’da liderler seviyesinde bir süreci takip etmek mi; yoksa Libya halkının müreffeh, huzurlu bir geleceğini sağlayacak bir seçime yardımcı olmak mı? Biz ikinciyi tercih ediyoruz. İstiyoruz ki öyle bir seçim yapılsın ki bu seçimle beraber Libya halkı hakikaten istediği, arzu ettiği bir yönetim biçimine kavuşsun. Şu anda bunun arayışı içerisindeyiz. Tabii Sayın Dibeybe’ye karşı yapılan girişim üzücüdür. Diğer taraftan burada Fethi Başağa da adaylığını açıkladı.

Bizim Fethi Başağa ile olan münasebetlerimiz iyidir. Öbür tarafta Dibeybe ile de iyidir. Bunun yanında yine Halid el-Mişri ile de münasebetlerimiz iyidir. Bütün mesele, Libya halkının burada tercihini kimden yana yapacağı, nasıl yapacağıdır. İnşallah en kısa zamanda hayırlısıyla bir neticeye varılmasını arzu ediyoruz. Fakat burada bir geçici yönetim mantığı var. Bu geçici yönetim mantığında da işte 1,5 yıllık bir hükümet kurulsun deniliyor. Ben böyle bir yaklaşımı Libya için doğru bulmuyorum. Burada adam gibi bir seçim yapılmalı ki Libya bu noktada güçlü bir yönetim kadrosuyla uzun süreli bir adımı atmış olsun"

'Kabinede açıklayacağız'
- Kabinenin ve sizin elektrik faturalarıyla ilgili çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Herhalde Kabine toplantısında da bu konu gündeme gelecek. Sayın Bahçeli, partisinin grup toplantısında, ‘Elektrik dağıtımı devlet eliyle yapılsın, vergi yükü azaltılsın’ önerisinde bulundu. Paketin içeriği netleşti mi? Bir de Kemal Kılıçdaroğlu, ‘İndirim yapılana kadar elektrik faturamı ödemeyeceğim’ dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Bir siyasi partinin genel başkanı, ‘Ben elektrik faturasını ödemeyeceğim’ diyorsa bu ne anlama gelir? Sen elektrik faturanı ödemediğin zaman yapılacak işlem nedir? Elektriğin kesilmesidir. Diğer taraftan bu konuyla ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız hazırlıklarını yapıyor. İnşallah Kabine Toplantısı'nda etraflıca görüşeceğiz ve ondan sonra da açıklamamızı bütün detaylarıyla yapacağız"

'HDP’yi çıldırtıyorlar'
- 6 muhalefet lideri bir toplantı yaptı. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi keyfi ve kural tanımaz bir sistem’ dediler ve bunun yerine Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemini istediler. Bununla ilgili mutabakat metnini de 28 Şubat’ta yayınlayacaklarını söylediler. Bu konuda görüşleriniz nedir?

"Bir defa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini bu milletin kendisi getirmiştir. Bunu kabul etmeyenler en başta millet iradesine saygısızlık yapıyor demektir. Tabii bunların bir araya gelmeleri manidar. Niye 28 Şubat? Bu da garip. Öbür taraftan HDP’yi çıldırtıyorlar. Oldu olacak onu da alın yanınıza. Bunlar daha çok bir araya gelirler ama bunlardan bir şey çıkmaz.

Biz ise Cumhur İttifakı olarak; AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi olarak emin adımlarla kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Vatandaşlarımızın herhangi bir sıkıntı çekmesine sebebiyet verecek adımlara fırsat vermeyiz.

Zaman zaman ekonomi ile alakalı konularda yalan yanlış konuşuyorlar. Ama gerek elektrik konusunda gerek diğer konularda, bunların hiçbirine biz vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz ve vatandaşlarımızla geleceğe yönelik adımlarımızı kararlı bir şekilde atmaya devam edeceğiz"

'Haşa, tabanım müsaade etmez'
- İleride bu 6 muhalefet partisinden Cumhur İttifakı ile birlikte olmak isteyenlere kapınız açık mı?

"Haşa. Öyle bir şey olur mu? Böyle bir şeye benim kendi tabanım da müsaade etmez"

- Siyasi Partiler ve Seçim Kanununda değişiklik öngören çalışma yürütülüyor. Bu çalışmaya son şekli verildi mi? Sizin önünüze geldi mi? Ana hatlarını paylaşabilir misiniz? Meclis gündemine ne zaman gelir?

"Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızın hazırladığı taslak metni Sayın Bahçeli’ye takdim ettim. Fethi Bey ile Hayati Bey çalışmalarını sürdürüyorlar. Büyük Birlik Partisi’nin yapmış olduğu çalışma da zaten önlerine gelmişti. Çok kısa bir zaman içerisinde nihai kararı verip ona göre de adımı atabiliriz. Bu noktada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil"

'Yüzde 7 ek indirim bekliyoruz'
- Cumartesi günü enflasyonla mücadele yolunda çok önemli bir karar açıkladınız. Gıda ürünlerinde KDV yüzde 1’e düşürüldü. Ancak özellikle marketlerde gıda ürünlerinde uygulamada bir sıkıntı olduğuna dair genel bir kanaat var. Özellikle zincir marketler cephesinde ilginç şeyler oldu. Örneğin KDV indirimi öncesi 30’lu bir koli yumurta 38,90 liradan satılıyordu. Açıklama sonrası aynı gün içinde aynı yumurta 45,90 liraya çekildi. Pazartesi günü zincir marketler yaptıkları 7 lira zammı, 3’er lira geri çektiler, toplamda koli başına 4’er lira zam yaptılar. Toplamda 50 bin şubesi bulunan bu zincir marketlerin organize hareket etmesi maddi anlamda bir milli güvenlik sorunu teşkil etmiyor mu? Enflasyonla Mücadele Timi kurulacağını söylemiştiniz. Bu tim enflasyonla mücadelede başarılı olabilir mi? Esnaf çocuğu bir gazeteci olarak biraz endişeliyim.

"Bir defa hiç endişeli olmayın. Şu an itibarıyla gerek Hazine ve Maliye Bakanlığımız gerek Ticaret Bakanlığımız bunları yakın markaja almış durumda. Bazı ürünlerde KDV indirimi sonrası fiyatlar belli oranlarda geri gelmiş görünüyor. Öyle veya böyle inecek. Ben tabii Hazine ve Maliye Bakanımıza ‘Süratle bunların üzerine gitmeniz gerekiyor’ dedim. Onların patronlarıyla da bizzat Nureddin Bey görüşmek suretiyle bunların üzerine gitmeye ve bir de bunları teftişe devam edeceğiz.

Biz devlet olarak temel gıda ürünlerinde KDV’yi yüzde 8’den yüzde 1’e indirdik ama bir de dedik ki siz de indireceksiniz. ‘Biz nasıl KDV’yi 7 puan indirdiysek, buna ek olarak sizden de burada en az yüzde 7 fiyat indirimi bekliyoruz’ dedik. Ki bu toplamda 14 puan eder. Onlardan da daha sonra bu istikamette açıklamalar aldık. Şimdi bu devam etmezse biz bunların üzerine çok farklı bir şekilde gideceğiz. Bir defa vatandaşımızı bunlara ezdirmeyeceğiz. Bunların üzerine üzerine gideceğiz. Böylece meyveydi, sebzeydi, hububattı, yumurtaydı, süt ve süt mamulleriydi aklınıza ne gelirse, tüm temel gıda ürünlerinde gerekli olanı yapacağız. Şurada 1-2 ay içerisinde bu rafların nasıl düzeldiğini hep beraber göreceğiz. Hiç endişeniz olmasın"

Sosyal medya yasası çalışması: Sessiz kalmak olmaz
- 2021’in ağustos ayından beri bir Sosyal Medya Yasası çalışması yapıldığını biliyoruz. Almanya modeli konuşulmuştu. Dezenformasyon ve sahte haberlerin sonu gelmiyor. Özellikle kimliksiz hesapların oluşturduğu tahribat söz konusu. Sahte hesaplardan yalan, dezenformasyon, itibar suikastı, iftira gibi suçlar işleniyor. Kamuoyunda bir rahatsızlık söz konusu. Bu yasa çalışması ne zaman Meclis’e gelir? Bu yalan ve dezenformasyonun önüne nasıl geçilir?

"Öncelikle sosyal medya elbette ciddi bir imkân. Ama bu imkânın dezenformasyon ve yalan haberle gerek kişilik haklarını gerek toplum huzurunu gerek ülke güvenliğini tehdit eder şekilde kullanılmasına sessiz kalmak da söz konusu olamaz. Geldiğimiz nokta, dezenformasyonla daha etkin mücadele etmek adına yeni kanuni düzenlemeler yapmayı zaruri kıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız teknik çalışmalarını tamamladı. Ardından da Meclis’te AK Parti Grubumuz bu çalışmayı tekâmül ettirmek üzere çalıştı. Ortaya çıkan metin üzerinde Fuat Oktay Bey’in başkanlığında arkadaşlarımız toplantılar gerçekleştirdi. İçişleri Bakanımız, Adalet Bakanımız, İletişim Başkanımız ve ilgili kurum kuruluşlarımızın yöneticileri de çalışma toplantılarında yer aldı. Son toplantıyı da inşallah pazartesi günü gerçekleştirecekler. Çalışmalarda sona gelindi diyebiliriz. Ardından bu süreç Meclis’e geçecek ve orada tamamlanacak. Tabii bu çalışmada üç ana unsur var.

Her şeyden önce yalan haberin, dezenformasyonun yayılmasını, sistematik bir şekilde yaygınlaşmasını engelleyecek bir düzenlemeden söz ediyoruz. İkincisi, yoğunlukla sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dezenformasyon faaliyetlerine karşı sosyal ağ sağlayıcılarına, sosyal medya şirketlerine ve kullanıcılarına yönelik yeni düzenlemeler ve sorumluluklar gelmiş olacak. Üçüncüsü de internet haber sitelerine yine dezenformasyonu önleme adına bazı sorumluluklar getirilecek. Dezenformasyonla mücadele ile ilgili adımları kararlı ve süratli bir şekilde takip ediyoruz ve gerekli adımları da atacağız” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, 6 liderin buluşmasıyla alakalı "Biz tüm iftiralara rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi. Biz haksızlığın hukuksuzluğun olmadığı bir ülke istiyoruz" diye konuştu...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

--Gazetecilerin sorunları,

--Isparta'daki elektrik kesintisinin yarattığı mağduriyet,

--zamlar ve KDV indirimine yönelik açıklamalarda bulunan CHP lideri, gündemden düşmeyen 6 muhalefet liderinin buluşmasına ilişkin ise "Biz tüm iftiralara rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi. Biz haksızlığın hukuksuzluğun olmadığı bir ülke istiyoruz" ifadelerinde bulundu.

 

'GAZETECİLERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM BULUNMALI'...

vatan sevgisi ve kılıçdaroğlu 2 33354

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Medya bizim sesimizdir ama medya sesini çıkarmasın, yalnızca iktidara yaranıyorsa her türlü kaynak sağlansın durumunda. Gazetecinin temel görevi doğruları yazmaktır. Gazeteciler Konfederasyonu bize bir rapor sundular. Enflasyon ve kurla beraber kağıt, mürekkep fahiş zamlandı. 119 gazete kapandı son dönemde, yani 119 gazetenin çalışanları işsiz kaldı. Basın İlan Kurumu var, 1 yılda toplanmıyor 3 ayda bir toplanması gerekirken. Tarife çok düşük. Bunlara çare bulunmalı, destek olunmalı diyorlar.

'ONURLU GAZETECİLERE MİNNET BORCUMUZ VAR'...

Basın İlan Kurumu'na baskı kuruluyor. Yeni Asya Gazetesi'ne ilan vermiyorlar 117 gündür. Ama gazete çalışanları biz onurluyuz diyorlar. Onurlu gazetecilere bizim minnet borcumuz var. Evrensel Gazetesi de cezalandırılıyor. İlanların nereye aktığını biliyoruz.

'SİYASET, MEFYA VE DEVLET ÜÇGENİNDE ÇİRKİN İLİŞKİLER VAR'...

Gazetecilerin de bir meslek yasasının olması gerekiyor. Bunu da bize söylediler. Siyaset, mafya ve medya üçgeninde çirkin ilişkiler var. Bugün bu yasanın çıkmaması devletten kaynakla beslenip mafyayla ilişkileri olanları besliyor. Havuz medyası kendilerini gazeteci diye tanıtıyor ama değiller. Gerçek gazeteciler bunu biliyor.

'GERÇEK GAZETECİLER BASIN KARTI ALAMIYOR'...

Doğru haberlere erişim engeli geliyor. Doğru haberler okunmasın diyorlar. Basın kartı alamıyorlar gerçek gazeteciler. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi kalemini satmayan gerçek gazetecilere basın kartı vermiyor. Gazetecilik yapmak için basın kartı olma zorunluluğu yoktur. Kart sahibi olmayan da fikrini hürce ifade edebilir diyor savunmada da. Basın kartı verilmeyince ne oluyor? Birçok organizasyona giremiyorlar. Eğer gazetecilik yasası istiyorsanız ittifakı yakından izleyeceksiniz, destekleyeceksiniz demiyorum bakın, izleyeceksiniz.

 'YELİZ, SUÇU CHP'YE ATTI'...

Geçtiğimiz hafta Isparta'da vahim bir olay yaşandı. Elektrik kesintisiyle vatandaşlar mağdur oldu. Genç il başkanımız oradaydı. Vekillerimiz oradaydı. Gerçi Yeliz dediğimiz arkadaş bunun sorumlusunu buldu, CHP'dir dedi. Tek bir şey öğrenmişler, ne olursa olsun CHP'yi suçlayacaksın başka bir şey yok ellerinde. CHP'yi de eleştir, mesela CHP'li vekillerin orada ne işi var? Önce biz gitmeliydik diyebilirdi.

'ISPARTALI VATANDAŞLARIMIZIN TAZMİNAT HAKKI VAR'...

Ispartalı vatandaşlarımıza sesleniyorum: Yönetmeliğe göre 24 saatten fazla elektrik kesintisi olursa bütün vatandaşların tazminat alma hakkı var. Baroya başvurun, böyle bir hakkınız var. Aslında daha dava açılmadan size ödemeleri gerekiyor ama bunlar ödemez. Avukat tutamıyorsanız biz ödeyeceğiz, biz halkın partisiyiz. Olağanüstü bir durum deyip geçemezler. İstanbul'da da oldu ama tazminat ödendi. Ayrıca Ramazan Nazlı adlı vatandaşımız öldü. Tüm ailesine, yakınlarına baş sağlığı diyoruz. Acılı aileyi alıp kaymakamlığa götürüp kalp krizi geçirdi açıklaması yaptırdı. Sonra otopsi raporu geldi; donmaya bağlı kalp krizi. Kaymakama soruyorum; o aileyi nasıl oraya çıkardın, nasıl bunları söylettin? Yanlarında doktor var mıydı?

'ZAMLARI DEVLET DEĞİL, DEVLETİ YÖNETEN AK PARTİ YAPTI'...

Zamlar aldı başını gidiyor. Derler ya, iğneden ipliğe zam. Hakikaten öyle oldu. Kışın ortasında elektriğe yüzde 100 zam yapar mısınız? Bir video yayınladık. Bizzat Erdoğan'ın imzasıyla bu zamlar geri çekilmeden elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Bakın ödeyemem değil, ödemeyeceğim. Arkasından da Mahir Ünal diyor ki, elektrik zamlarını devlet yapmadı. Doğru, devleti yöneten AK Parti yaptı. Ama beşli çeteye karşı çıkmıyor. Onların yanında, tek kelime etmiyor. Özelleşti bunlar, siz yaptınız. Suçlanan kim? Kılıçdaroğlu.

'SİZİN FERİŞTAHINIZ GELSE BEN DONMAM'...

Özgür Özel beni aradı, bu fatura ödememe kararınızı hepimiz parti olarak mı uygulayacağız dedi. Hayır dedim. Benim ödeyemeyen ailenin acısını geniş kitlelere duyurmam lazım dedim. Çünkü elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın sesini çıkaracağı alan bırakmadınız. Bu insan gazeteye nasıl ulaşacak, gazete nasıl yayınlayacak? Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse ben donmam.

'İKTİSADA YENİ BİR TEORİ KAZANDIRDILAR'...

128 milyar doları sattılar, dolar düştü mü? Hayır, değeri düşen para TL oldu. Baktılar beceremediler, MB politika faizini indirsin, kur düşer dediler. Erdoğan bunu söyleyince herkes alkışladı herhalde çünkü iktisada yeni bir teori kazandırdılar. Ama başka hiçbir faiz düşmedi. İhraç ettikleri malların çoğu ithalat. Elektriği kestiler, üretim sorunu çıktı bir de orada. Baktılar ne yapsak olmuyor, dediler doları sabit tutalım. Kur korumalı mevduat açalım dediler, dolar düştü. Ama mazotun fiyatı düşmedi mesela. Paranızı getirin TL olarak bankaya yatırın dedi, garanti etti. vergi muafiyeti getirdi. Yani fakirden alıp zengine verdi.

'DENEMEYLE DEVLET YÖNETİLMEZ, LABORATUVAR DEĞİL BU'...

Yüzde 1 KDV indirimi yaptı. Ama esnaf yüzde 8'i cebinden ödedi. Sen onu veriyor musun? Zaten sattığını yerine koyamıyor adam. Fiyat istikrarını koruyan kurum Merkez Bankası'dır ve bu yetki ondan alınmıştır. Sonuç fiyat istikrarı sağlanamadı, enflasyon düşmedi, cari açık azalmadı, dolar düşünce benzin fiyatı düşmedi. Denemeyle devlet yönetilmez. Laboratuvar değil bu. Bu kadar Merkez Bankası, TÜİK başkanı değişiyorsa sen yönetemiyorsundur.

'6 PARTİ BU TABLOYU DÜZELTECEĞİZ'...

Altı parti buluştuk, bizi yan yana getiren neydi? Farklı partileriz, programlarımız farklı. Çünkü biz gençlerin yurt dışına kaçma isteğini, ekonomik durumu gördük. Batırdılar her şeyi bunlar, Türkiye'yi dilenci yaptılar. Biz milli mücadeleyi böyle yapmadık. Dün şerefsiz dediklerine bugün kendileri gidiyor. 6 partinin genel başkanı bu tabloyu düzeltmeye kararlıyız. Biz ülkemizde işsizlik istemiyoruz. Adalet, özgürlük, din ve vicdan özgürlüğü istiyoruz. Hızla büyüyen bir ülke olmak istiyoruz. Gazetecilerin, aydınların içeri atıldığı bir ülke değil, ifade özgürlüğü istiyoruz.

'BİZİ BİR ARAYA GETİREN VATAN SEVGİSİ'...

6 başkan bir bildiri imzaladık ve bunu kamuoyuyla paylaştık. Bütün vatandaşlara şunu söylemek istiyorum; iyi ki bu ülkede muhalefet var. İktidar her yönetimde olur ama muhalefet sadece demokratik yönetimlerde oldu. Biz tüm iftiralara rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi. Biz haksızlığın hukuksuzluğun olmadığı bir ülke istiyoruz. Parlamentonun saygınlığının olmasını istiyoruz. Eğer emekliler ikramiye oluyorsa, faturalardan TRT payı kaldırıldıysa bunlar muhalefetin gücüdür. Bizim gücümüzdür.

'İNTİKAM DUYGUSUYLA DEĞİL, DEMOKRASİYLE HESAP SORACAĞIZ'...

Panikle hareket ediyorlar ama iyilikten korkulmaz, yaptıklarından dolayı korkuyorlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını soracağız. Ama biz intikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz, demokrasiyle hesap soracağız. 28 Şubat 13.30'da 6 lider buluşacağız. Her şeyi düzelteceğiz. Ekonomiyi ayağa kaldıracağız. Ne ezen, ne ezilen, insanca hakça bir düzen inşa edeceğiz. Adaleti sağlayacağız. 6 lider olarak ahdettik. Altında imzamız olduğu o belgeyi saklayın, torunlarınıza gösterin. Ona deyin ki, şu an sen böyle düzgünce yaşıyorsan, işte bu başkanlar sayesinde diyeceksiniz." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de yaptığı bir mitingde halka seslendi. Kılıçdaroğlu, "Ankara'ya bir mesaj da ben gönderiyorum. Elektrik zamlarını geri al. Yüzde 127 zam Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmıyor. Sarayında oturacaksın, her şey bedava olacak, hiçbir şey ödemeyeceksin. Vatandaşlara gelince yüzde 127 zam" dedi...

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il binasının açılışını gerçekleştirmek ve Buca metrosunun temel atma törenine katılmak için kente geldi. Kılıçdaroğlu, ilk olarak partisinin Konak ilçesinde yeni yapılan il binasının açılışını yaptı. Açılışa, Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, CHP'li milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, ilçe başkanları ve çok sayıda partili yer aldı. Açılış kurdelesini kesen Kemal Kılıçdaroğlu, il binasını gezdi.

Kılıçdaroğlu, yapılan elektrik zamları geri alınması çağrısını yineleyen Kılıçdaroğlu, "Hedef iktidar" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından önce çıkanlar şöyle:

Ankara'ya bir mesaj da ben gönderiyorum. Elektrik zamlarını geri al. Yüzde 127 zam Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmıyor. Sarayında oturacaksın, her şey bedava olacak, hiçbir şey ödemeyeceksin. Vatandaşlara gelince yüzde 127 zam.

Barışı getireceğiz, özgürlüğü getireceğiz. Kimseyi yaşam tarzı dolayısıyla eleştirmeyeceğiz, ötekileştirmeyeceğiz.

Hiç endişe etmeyin gençler gerçekten güzel günler göreceğiz. Bu ülkenin gençleri sakın umutsuzluğa kapılmayın. Geleceğinizi sakın yurt dışında aramayın. Yaşanabilir bir Türkiye'yi Millet İttifakı ile yapacağız.

Halkına hesap vermeyen bir siyasi anlayışı reddediyoruz, reddeceğiz.

İzmir milletvekili olmaktan da gurur duyduğumu ifade edeyim. İzmirliler için çalışmak benim için ayrı bir gurur meselesi.

Türkiye'nin bütün sorunlarını biliyoruz. Buna karşın umutluyuz. Bir kez daha vurguluyorum: Karamsarlığa asla kapılmayın. İnançla kararlılıkla adımımızı atacağız ve hedefe ulaşacağız. Hedef halkın iktidarı; bir avuç tefecinin, beşli çetenin değil. Halkla yöneteceği her kuruşun hesabını vererek.

Belediye başkanlarımız bütün aksaklıklara, engellemelere rağmen hizmet yapıyorlar.

Bu yatırımı gerçekleştiren işçisinden belediye başkanına mühendisine kadar hepsine teşekkür etmek istiyorum. Temelini attığımız metronun açılışını da yapacağız inşallah.

Hiç endişe etmeyin. Sabırla bekleyin. Sandığı getirecekler, derslerini vereceğiz. Demokratik yollarla bir daha gelmemek için göndereceğiz bunları.                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

 

6 genel başkan ortak açıklama metni yayınladı...

Açıklamada "Hep birlikte inşa edeceğimiz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız" denildi.

 

6 parti sembolü cb3bf

İŞTE ORTAK AÇIKLAMA...

 

* Bugün, Türkiye için tarihi bir gündür. Birbirinden farklı altı siyasi parti olarak, bizler, Türkiye'nin yıllardır görmeyi umut ettiği tarihi bir çalışma için bir araya geldik.

 

* Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni'ni hazırlayan partiler olarak bizler, etkin ve katılımcı bir yasama, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim, tarafsız ve bağımsız bir yargı ile kuvvetler ayrılığının tesis edildiği güçlü, özgürlükçü, demokratik, adil bir sistem inşa etme kararlığı içindeyiz.

* Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarak etkisini ağır bir biçimde göstermektedir. Bu krizin en önemli sebebi kuşkusuz, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında uygulanan keyfi ve kural tanımaz yönetimdir.

“KUTUPLAŞMAYI DEĞİL, İSTİŞARE VE UZLAŞMAYI ESAS ALDIK”

* Altı siyasi parti olarak hepimizin ortak sorumluluğu, uzlaşarak ve birlik içinde bu krizi aşmak, derin sorunlarımızı demokratik siyasetin alanını genişleterek, çoğulculuk temelinde çözebilmektir.

* Tam da bu inanç ve kararlılıkla, yasama, yürütme ve yargı organlarının güçlendirilmesinin yanında, demokratik hukuk devletini güçlendirmek amacıyla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni üzerinde yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Kutuplaşmayı değil, istişare ve uzlaşmayı esas aldık.

MUTABAKAT METNİ, 28 ŞUBAT’TA KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK

* Bugün de parti genel başkanları olarak bir araya gelerek, üzerinde uzlaşıya vardığımız yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna takdimi üzerine görüştük ve 28 Şubat 2022 tarihinde milletimizle paylaşılmasında mutabık kaldık.

“GÜNCEL EKONOMİK VE SOSYAL GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRDİK”

* Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e geçmek ortak ve öncelikli hedefimizdir. Bu hedefe ulaşabilmemiz için sürecin nasıl işleyeceğinin ve bu süreçte ülkemizin nasıl yönetileceğinin yapıcı bir şekilde planlanması gerekmektedir. Bu nedenle geçiş sürecinin yol haritasının çalışılarak üzerinde mutabık kalınması ve vatandaşlarımızla paylaşılması konularında da uzlaşıya vardık.

* Ayrıca bu toplantıda güncel ekonomik ve sosyal gelişmeleri değerlendirdik ve seçimlerden sonra uygulanmaya başlanacak politikalar konusunda ortak çalışma yapılabilecek alanlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Hedefimiz milletimizin rahat bir nefes almasını sağlamak ve refah düzeyini, kapsayıcı bir anlayışla ivedilikle yükseltmektir.

“İŞ BİRLİĞİ ALANLARINI GENİŞLETEREK SÜRDÜRMEKTE KARARLIYIZ”

* Türkiye'nin istişare ve uzlaşı ile çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Önemli olan, tüm farklılıklarımızla beraber “biz” düşüncesini, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği normları çerçevesinde temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, herkesin kendini eşit ve özgür vatandaş olarak gördüğü, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, inandığı gibi yaşayabildiği demokratik bir Türkiye'yi inşa etmektir.

* Öte yandan hedefimiz; kamu yönetiminde şeffaflık, eşitlik, tarafsızlık ve liyakatin sağlanması, yolsuzlukla etkin mücadele edilmesi, Siyasi Etik Kanunu ile siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmamasının garanti altına alınmasıdır.

* Bugün burada milletimiz adına “Yarının Türkiyesi”ni inşa etmek için önemli bir adım attık. Bundan sonra da işbirliği alanlarını genişleterek sürdürmekte kararlıyız. Hep birlikte inşa edeceğimiz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'i milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

 

6 muhalefet partisinin lideri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çağrısı üzerine bir araya geldi. Buluşmanın ardından partilerden ilk açıklamalar dikkat çekti. Meral Akşener'in basın danışmanı Murat İde, "Bu akşamdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" derken CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan "Türk siyasi hayatında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Geliyor gelmekte olan" ifadelerini kullandı... 

6 lider buluştu 2 70922

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısı üzerine Millet İttifakı’nı oluşturan 6 siyasi partinin liderleri bugün bir araya geldi.

 

--CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

--Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,

--İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener,

--Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,

--DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,

--Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal,

Ankara Ahlatlıbel’deki Çankaya Belediyesi Tesisleri’nde buluştu.

Parlamenter sistem ile ilgili çalışmanın değerlendirildiği toplantı öncesi liderler birlikte poz verdi.

 6 lider buluştu 3 2ee77

Liderlerin ‘yuvarlak masa’ toplantısında ana gündem maddeleri ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ çalışması, seçimlere yönelik iş birliği olanakları, seçimin kazanılması halinde ‘parlamenter sisteme geçiş’ sürecinin planlaması oldu.

 6 lider buluştu 4 92a75

Liderlerin bu ilk buluşmasının ardından devamının da geleceği ifade ediliyor. İttifakın nasıl genişleyeceği, seçim öncesi ve sonrası sürecin planlanmasının yanı sıra en kritik konulardan olan muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunulabileceği ifade ediliyor.

 6 lider buluştu 4 92a75

“BU AKŞAMDAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK”...

Liderlerin tarihi buluşmasıyla ilgili ilk açıklamalar yapıldı.

Meral Akşener'in basın danışmanı Murat İde, “33 yıllık gazeteciliğim bana diyor ki; bu akşamdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” yorumunda bulundu.

Tarihi kareyi Ahmet Arif'in dizleriyle yorumlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ömer Topsakal, fotoğrafa “Kaç bin yıllık hasretimin koncası, gözlerinden, gözlerinden öperim, bir umudum sende, anlıyor musun?” notunu düştü.

6 lider buluştu 5 a65c0

“GELİYOR GELMEKTE OLAN”...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, tarihi buluşmadan ilk kareleri, “ Türkiye’nin demokratik hukuk devletine kavuşması ve dolayısıyla aydınlık yarınları için atılmış büyük bir adım” diye yorumladı.

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, liderlerin buluşmasından fotoğrafları paylaşarak “Türk siyasi hayatında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Geliyor gelmekte olan” ifadelerini kullandı.

6 lider buluştu 6 27ed8

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da liderlerin yuvarlak masa etrafındaki fotoğrafını “Rant ortaklığı değil, ilke ortaklığı…” notuyla paylaştı.

DEMOKRAT PARTİ: HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK...

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, tarihi görüntüyü paylaşarak “Her şey daha güzel olacak!” dedi.

GELECEK PARTİSİ: HER MASADA OLACAĞIZ...

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Gözel de “Sn. Davutoğlu nezdinde Gelecek Partisi, ülkenin içinde bulunduğu kriz ortamından kurtulabilmesi, toplumun hiçbir kesiminin kaybetmediği, kazanımların korunduğu, kimsenin kimseden rövanş almadığı âdil bir düzen kurulabilmesi gayreti ile ülke menfaatine olan her masada olacaktır” açıklamasında bulundu. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Ukrayna ve Rusya arasında tırmanan gerilime ilişkin açıklama yapan Bakan Çavuşoğlu, tansiyonu düşürücü çalışmalara odaklanılması gerektiğinin altını çizerek "Batılı ülkelerin Ukrayna'da panik havası yaratan açıklamaları dikkatli yapmaları gerekiyor" dedi. Öte yandan Çavuşoğlu, Ukrayna'daki Türk vatandaşlarıyla ilgili olarak "Yaklaşık 25 bin vatandaşımız var şu an Ukrayna'da yaşayan. Hazırlıklı olmak durumundayız ama panik havasında değiliz" ifadelerini kullandı...

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan krizle ilgili CNN Türk'te açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, tansiyonu düşürücü çalışmalara odaklanılması gerekildiğini belirterek Batılı ülkelerin Ukrayna'da panik havası yaratan açıklamalar konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

"HAZIRLIKLI OLMAK DURUMUNDAYIZ"...
Ukrayna'daki Türk vatandaşları hakkında da konuşan Çavuşoğlu, "Olası bir saldırı, savaş çerçevesinde hangi adımları atmamız lazım. Bir savaş çıkarsa örneğin vatandaşlarımızın tahliyesi Montrö anlaşmasının uygulanması bunlar önemli şeyler. Hazırlıklı olmak durumundayız ama panik havasında değiliz. İstihbaratımız ve diğer kurumlarımız ile temas halindeyiz ama eğer vatandaşlarımızın ihtiyacı olursa devlet olarak yapabileceğimiz yardımları konuşuyoruz. Bir tahliye durumu olursa bunu nasıl yapabileceğimiz konuşuyoruz." dedi.

"ÖĞRENCİLERİMİZ DAHİL 25 BİN VATANDAŞIMIZ VAR"...


Açıklamalarının devamında Çavuşoğlu, şu ifadelere yer verdi:

"Vatandaşlarımız duyurularımızı takip etsin. Hangi şehirde kaç vatandaşımız var bunlar bizde mevcut 25 bin vatandaşımız var Ukrayna'da yaşayan öğrencilerimiz de dahil. Farklı bilgiler var bu bilgilerini doğruluğunu takip ediyoruz. ABD ile üst düzeyde görüşmelerimiz oldu bilgilerin teyidi için. Bazı ülkeler biliyorsunuz duyuru yayımladılar bizde bu çalışmaları kendi aramızda yapıyoruz.

 

"BÖLGEDE SOĞUK SAVAŞ VAR"...


Bizim derdimiz burada çatışmayı önlemek çatışmanın bir tarafı değiliz, sorunun da bir tarafı değiliz bölgede bir savaş çatışma hatta soğuk savaş diyelim. Siber saldırılara kadar farklı boyutlar var. Herhangi bir gerginliğin hepimize etkisi var. Ekonomiyi etkiler enerji güvenliği bakımından önemlidir turizm bakımından önemlidir. Bu bölgede savaş olmasın diyerekten gerginliği azaltıcı çaba sarf ediyoruz .Türkiye'nin pozisyonu başından beri net. Önümüzdeki Çarşamba günü Lavrov ile görüşeceğiz." 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

"İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde devletin yaptığı fedakârlığı ve üstlendiği yükü paylaşmak herkes için milli bir görevdir"... 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, KDV sisteminde sadeleştirme programı kapsamında, temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV'nin yüzde 1'e indirildiğini duyurdu. "Gıda ürünlerinde pazartesi günüden itibaren yüzde KDV ve yüzde 7 sektör indirimi olarak toplamda yüzde 7'lik bir indirim yapılmasını milletimiz adına bekliyoruz" diyerek sektör temsilcilerine seslenen Erdoğan, "İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde devletin yaptığı fedakarlığı ve üstlendiği yükü paylaşmak herkes için milli bir görevdir. Hepimizin aynı gemide olduğunu unutmamalıyız" ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin yeni ekonomi paketinin detaylarını açıklamasının ardından, Türkiye Ekonomi Modeli ve Enflasyon Tedbirleri Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, "Mal ve hizmetlerine uygulanacak katma değer vergisi oranlarının tespitine ilişkin kararda değişiklik yapılmasına dair kararın yürürlüğe konulmasına 3065 sayılı katma değer vergisi kanunun 28. Maddesi gereğince karar verilmiştir. Ben de şu anda imzamı atıyorum" ifadelerini kullandı.

 

"Ülkemiz ekonomisini yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla büyütme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" diyen Erdoğan, "Geçtiğimiz yılın son aylarında yaşadığımız kur dalgalanmasının piyasalarda yol açtığı paniğin de ülkemiz ekonomisinin gerçekleriyle ilgisinin olmadığını akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. Açıkladığımız tedbir paketiyle bu dalgalanmanın önüne geçerek kuru yeniden istikrara kavuşturduk. Yüksek enflasyonun etkilerini de 2022 yılı içinde büyük oranda ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" sözlerini kaydetti.

"KDV sistemini sadeleştirme programımız kapsamında temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV'yi yüzde 1'e indiriyoruz" diyen Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu:

"KDV'yi yüzde 1'e inen ürünler enflasyon sepetinde, ciddi bir ağırlığa sahiptir. Bunlar pirinç makarna et balık çay kahve su süt ve süt ürünleri, yemeklik yağlar, meyveler, sebzeler, bakliyat çeşitleri gibi insanlarımızın günlük hayatlarında sık tükettikleri ürünlerdir. Üretim toptan ticaret ve perakende ticaret aşamalarının hepsini de kapsayan gıda ürünlerindeki KDV'yi yüzde 1'e indiren Cumhurbaşkanlığı düzenlemesini yarınki Resmi Gazete'de yayımlıyoruz. Az önce de huzurlarınızda imzayı attım. Düzenlemenin şimdiden sektörlerimize milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Milletimizi enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz. "

Öte yandan Erdoğn, gıda sektörüne, "Gıda ürünlerinde pazartesi günüden itibaren yüzde KDV ve yüzde 7 sektör indirimi olarak toplamda yüzde 7'lik bir indirim yapılmasını milletimiz adına bekliyoruz" çağrısında bulundu. "Her rahmetin bir zahmeti her nimetin bir külfeti olduğu gibi Türkiye'yi dünyanın en büyük ekonomisi arasına sokma hedefimizin bedeli de şimdiden yapacağımız bu fedakârlıktır" diyen Erdoğan, "İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde devletin yaptığı fedakarlığı ve üstlendiği yükü paylaşmak herkes için milli bir görevdir. Hepimizin aynı gemide olduğunu unutmamalıyız" ifadelerini kaydetti.

Ayrıca bir denetim seferberliği başlatılacağını söyleyen Erdoğan, "İlgili bakanlıklarımız oluşturacakları enflasyonla mücadele timleri vasıtasıyla gıda başta olmak üzere fiyatları makul izahı olmayan şekilde artırılmış ürünlerle ilgili sıkı denetimler yürüteceklerdir. İnşallah bu yönteme çok fazla gerek kalmadan hep birlikte enflasyonun üstesinden gelerek cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında ülkemizi tekrardan tek haneli enflasyonla tanıştıracağız" mesajını paylaştı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK:Ajanslar

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, zamlar geri alınana kadar elektrik faturası ödemeyeceğini ifade etmesi hakkında "Kanunsuzluğu teşvik etmeyi, muhalefet yapmak zannetmek bir siyasi iflastan öteye gitmez..." ifadelerini kullanmıştı. Çelik'e yanıt veren Özgür Özel, elektrik zammının enflasyona yansımaması için yılbaşı gecesi yapıldığını ifade ederek "Halka pusu atanlar. Millete kumpas kuranlar. Hesap verecek!" dedi...

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelen zamlar geri alınana kadar elektrik faturasını ödemeyeceğine ilişkin açıklamasına tepki gösterdi. AKP’li Çelik, “Sn. Kılıçdaroğlu’nun son açıklamaları siyasi muhalefet değil, kanunsuzluğu teşviktir. Bu nedenle antidemokratiktir. Bu açıklamalar sivil siyasetle ve demokrasiyle kavgalı olduklarını bir kere daha gösteriyor” dedİ.

 

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Çelik, "Demokratik düzeni işlemez hale getirmeye çalışmak, demokratik siyaseti aşağılamaktır. Bir siyasi parti kanunsuzluğu teşvik ediyorsa kendi varlık sebebini ortadan kaldırır. Kanunsuzluğu muhalefet zannetmek siyasi partinin iflasıdır" ifadelerini kullandı.

"HESAP VERECEK"...


Çelik'e yanıt CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'den geldi. Özel, Çelik'e "Elektrik faturalarına fahiş zamlar mı demokratik?" diye sordu.

Elektrik zammının enflasyona yansımaması için yılbaşı gecesi yapıldığını ifade eden Özel, "Halka pusu atanlar, millete kumpas kuranlar, HESAP VERECEK!" şeklinde konuştu.

Özel'in ifadeleri şu şekilde:

Elektrik faturalarına fahiş zamlar mı demokratik?

Dar gelirleri karanlığa borca krediye mahkum etmek mi siyaset?

Enflasyona yansımasın, maaşlar artmasın diye bekletip elektrik zammını yılbaşı gecesi yapmak mı siyaset?

Halka pusu atanlar

Millete kumpas kuranlar

HESAP VERECEK! 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, EMITT Fuarı için gittiği İstanbul’da bir dizi temaslarda bulundu. Başkan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti. Ekrem İmamoğlu, Başkan Böcek’i, şehre kazandırdığı (İPA) İstanbul Planlama Ajansı’nda ağırladı. Başkan Muhittin Böcek, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşine, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hibesiyle Döşemealtılı kadınlar tarafından yetiştirilen nergis çiçeklerinden hediye etti.

böcek ve imamoğlu 2 227c4

İPA’YI GEZDİ...

Başkan Böcek’e İPA’yı gezdiren İBB Başkanı İmamoğlu, ajans çalışmaları hakkında bilgi verdi. İmamoğlu, eskiden belediye başkanlarının konut olarak kullandığı alanı adil, yeşil, yaratıcı ve mutlu’ bir İstanbul’un bilimsel koordinasyonla planlanması amacıyla İstanbul Planlama Ajansı’na çevirdiklerini anlattı. İki başkan belediye hizmetleri ve projelerle ilgili görüş alışverişinde bulundu. Başkan Muhittin Böcek, “Önce halk” diyen Başkan Ekrem İmamoğlu’na başarılı çalışmalarının devamını diledi.

böcek ve imamoğlu 3 3a9b4

ÇALAR SAAT’E KONUK OLDU...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Fox Tv Çalar Saat programında usta gazeteci İsmail Küçükkaya’nın konuğu oldu. Başkan Böcek, proje ve hizmetlerini anlatarak, kent gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan Muhittin Böcek, geçtiğimiz ay annesini ve dünürünü kaybeden Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün'e de taziye ziyareti gerçekleştirdi.

böcek ve imamoğlu 4 2bf7e

EMİTT’TE STANTLARA ZİYARET...

Başkan Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de 12 ilçeyle birlikte kentin tanıtımını yaptığı dünyanın en büyük turizm fuarlarından 25. Doğu Akdeniz

Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı'ndaki (EMITT) stantları ziyaret etti. Başkan Böcek, katılımcılarla sohbet ederek, turizm değerlendirmesi yaptı. 

böcek ve imamoğlu 5 143fd

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

CHP Alanya ilçe yönetiminden son dönemde her kesimin tepkisini çeken faturalardaki artışa  büyük tepki geldi. CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, “Saray iktidarı zam yapmaya doymuyor” dedi... 

coşkun karadağ 3 5eb70

CHP Alanya İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını parti binasında gerçekleştirdi. Son dönemde her kesimin tepkisini çeken faturalardaki artışa bir tepki de CHP Alanya’dan geldi. CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

 

coşkun karadağ 1 25a12
Saray iktidarı zam yapmaya doymuyor. Türkiye, ekonomik buhran ile yangın yerine dönmüşken, yangının kundakçıları vatandaşlarımıza bir de enerji buhranı yaşatıyor. Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan köprü geçiş ücretlerine, harçlardan vergilere kadar her şeye durmaksızın zam yapılıyor. Hayat pahalılığı ile halk yoksullaştırılıyor. Vatandaşlarımızın pazar fileleri boş, tencereleri boş, cüzdanları boş!

coşkun karadağ 4 e5a99

KAZANAN SARAY VE YANDAŞLARI...
Enerji buhranının kahramanı Saray iktidarı, elektrik zamları ile “Kademeli Zam, Kademeli Zulüm” politikasını uygulamaya koydu. Bu zammın başrolünü AKP İlçe Başkanlığı gibi çalışan EPDK üstlendi. Elektrikte kademeli soygunun mağdurları yine işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf oldu. Saray iktidarı, elektrikte “kademeli tarife” adı altında Cumhuriyet tarihin en büyük zammını 1 Ocak günü yürürlüğe koydu. Kademeli zulme dönüşen tarifeyi hayata geçirirken ilk kademeye yüzde 52 zam, bir üst kademeye de yüzde 127 zam yapmayı ihmal etmedi. Üstüne basa basa söylüyoruz: Dar gelirlilere destek olacağını söyledikleri ilk kademeye bile yüzde 52 zam yaptılar. Şeytanın bile aklına gelmeyecek bu düzenlemeyle zamlı elektrik faturaları ile vatandaşı çarptılar. Kademeli tarife öyle bir döneme denk geldi ki Aralık ayı zamsız, Ocak ayı ise zamlı elektrik bedelleriyle hesaplandı. Bu geçiş döneminde Aralık ayı tüketiminin yaklaşık 20 günü eski zamsız tarifeden, Ocak ayı tüketiminin yaklaşık 10 günü de yeni zamlı tarifeden hesaplandı. Ocak ayının 10 günlük elektrik tüketimi fiyatı ile yazılan fahiş zamlı faturalar büyük tepki topladı. Çünkü faturalar 2 ila 3 kat arası arttı. "Kademeli Zam, Kademeli Zulüm" politikasının ikinci kısmı 1 Şubat tarihinde hayata geçirildi. Bu kez AKP Genel Başkanı zaten fahiş zam yaptığı ilk kademenin 150 kilovatsaat yerine 210 kilovatsaate çıkarılacağını duyurdu. Cumhuriyet Halk Partisi olarak üstüne basa basa “Kademeli tarife, sosyal tarife olmalıdır” diye defalarca uyardık. Defalarca “Düşük kademe, zam yapılmadan en az 230 kilovatsaat olmalıdır” diye uyardık. Saray’ın “ben yaparım olur” zihniyetiyle ısrarlı basiretsiz yönetimi vatandaşlarımızın bütçesinde yeni gedikler açtı.

 coşkun karadağ 5 ee561


DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY OLMADI...
Elektrik tarifelerinde Cumhuriyet tarihinin en büyük zamları hala yürürlükte. 4 kişilik bir ailenin 230 kilovatsaat elektrik tüketimi için Aralık faturası 210 liraydı, Ocak ayında 370 lira oldu. Şubat’ta ise 330 lira olacak. Yani zam yine zam olarak kaldı! Vatandaş fahiş zamların, hayat pahalılığının altında hala eziliyor. Saray iktidarı tarife oyunlarıyla kendi yaptığı zamların üstünü örtmeye çalışıyor. İşin aslı Şubat ayı faturaları vatandaşlarımıza gönderildiğinde bir kez daha ortaya çıkacak. Öte yandan ticarethane tarifesine de en üst kademeden tarihin en büyük zammı yapıldı.

ZAMLAR DERHAL GERİ ÇEKİLMELİ...
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz; “Elektrik insan hakkıdır, ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir bir ücreti olmalıdır!” Cumhuriyet Halk Partisi olarak vatandaşlarımızı yaşadıkları enerji buhranından çıkaracak acil uygulamaların derhal hayata geçirilmesi çağrısını yapıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nun daha önce defalarca vurguladığı gibi Kara Kış Fonu derhal kurulmalı ve dar gelirli vatandaşlarımıza fatura desteği sağlanmalıdır. Elektrik ve doğalgazda fahiş zamlar derhal geri çekilmeli, 2021 yılının tarifelerine geri dönülmelidir. KDV ve ÖTV’nin hiç değilse kış aylarında sıfırlanmalıdır. Aralık 2021 – Ocak 2022 döneminde vatandaşlarımızdan tahsil edilen yüzde 127’ye varan fahiş zamlı elektrik tüketim bedelleri iade edilmelidir. Aynı şekilde, yılbaşında sanayi elektriğine yapılan yüzde 130, ticarethane tarifesine yapılan yüzde 125 ve tarımsal sulamada yapılan yüzde 95 oranındaki zamlar derhal geri çekilmelidir. Halkımıza buradan bir kez daha söz veriyoruz. İktidarımızda ekonomik buhrana da, enerji buhranına da tümüyle son verecek tüm adımları atacağız. Bu zor günleri hep birlikte geride bırakacağız. Aydınlık günleri hep birlikte kuracağız!

coşkun karadağ 2 ba0f1

KARADAĞ’DAN DOLANDIRICILIK UYARISI...
Öte yandan Karadağ, Alanya’da vatandaşları arayarak CHP adına kitap satışı yapıldığını söyleyenlerin parti ile hiçbir bağlarının olmadığını belirterek vatandaşları dolandırıcılık konusunda uyardı. Konuya ilişkin açıklama yapan Karadağ, “Alanya’da ‘CHP adına kitap satıyorum’ diye bir dolandırıcılık başlamış. CHP’nin Alanya’da ücretli takvim veya kitap satışı yoktur. Biz teşkilatımızda Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk kitabını ücretsiz olarak veriyoruz ve herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Ben buradan emniyet görevlilerini bir kez daha göreve davet ediyorum. Bu bir dolandırıcılıktır. Vatandaşlar telefonla kendilerini arayıp CHP adına kitap sattıklarını söyleyenlere inanmasın” dedi. 

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

CHP'li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı, 27 Ocak’ta hükümete yaptığı çağrıyı ortak bir bildiriyle bir kez daha yineledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de imza attığı deklarasyonda vatandaşları yaşanan fiyat artışlarından korumak adına hükümet tarafından somut bir adım atılmadığına dikkat çekilerek “Belediyelerimiz üzerindeki yük, taşınabilir olmaktan çıkmıştır” açıklaması yapıldı...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı ile çevrimiçi bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının konusu ülke gündeminde yer alan ekonomik zorluklar, art arda gelen fiyat artışları ve bu artışların halka ve belediyelere getirdiği yük oldu. Toplantı sonunda ortak bir deklarasyona imza atan CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı hükümete seslenerek, hizmet üretmekte zorlanır hale geldiklerini vurguladı.

 

11 chp 2 33913

ORTAK DEKLARASYON...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın imzasını taşıyan deklarasyonda şu ifadelere yer verildi:

1) Büyükşehir belediyelerimizin faaliyet gösterdiği pek çok alanda, yılbaşından önce ve sonra, bugüne dek ciddi fiyat artışları olmuş, olmaya da devam etmektedir. Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarında yoğun olarak kullandığı bu hizmet kalemlerindeki ciddi artışlar, yerel yönetimleri hizmet üretmede zorlar hale gelmiş, gelecek günlerle ilgili kaygılar oluşturmuştur.

2) Ulaşım hizmetlerinde, özellikle metro-tramvay kullanımında elektrik fiyatlarına gelen artışlar, lastik taşıtlı ulaşımda motorine sık sık gelen yoğun zamlarla, toplu taşımadaki fiyat artışları şimdiden kadük hale gelmiştir. Ülkedeki ekonomik zorlukları ve azalan alım gücünü de göz önünde bulundurarak, vatandaşlarımızı korumak adına, merkezi yönetim tarafından bazı kararların alınmasını elzem olarak görüyoruz

3) Türkiye toplam nüfusunun yarısı kadar nüfusa, çeşitli hizmetler ulaştıran 11 Büyükşehir Başkanı olarak, bir önceki deklarasyonumuzda dile getirdiğimiz talepleri, bir kez daha tekrarlamak gereği hissediyoruz: Özellikle toplu taşımanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi için, belediyelerin kullandığı akaryakıta KDV ve ÖTV muafiyeti getirilmesi talebimizdir. Yine toplu taşımada yoğun tüketilen elektrik maliyetlerinde belediyeler için yeni ve avantajlı bir tarifeye geçilmesini gerektirmektedir. Burada belirtmek isteriz ki; 2019 yılından bugüne elektrik fiyatlarındaki artış, yüzde 300’e ulaşmıştır. Unutmamak gerekir ki; elektrik fiyatlarındaki artış, doğrudan su maliyetlerini artırmaktadır. Su işletmelerimizin en önemli maliyet kalemi, elektrik tüketimidir. İdarelerimizin vatandaşa su ulaştırmakta kullandığı elektrik fiyatlarında indirimli tarifeler düzenlenmelidir. Çünkü, bir önceki yıla su idarelerimizin ödediği elektrik faturası 3 kata çıkmıştır. Aynı şekilde 2019 yılından bugüne yüzde 113 oranında fiyat artışı yaşanan doğalgazda da belediyelere yönelik farklı bir tarife uygulamasını talep etmekteyiz. Keza, büyükşehir belediyelerimiz tüm imkanlarını zorlayarak, olağanüstü artan üretim maliyetlerine rağmen, Halk Ekmek’i bu zamana kadar en uygun fiyatla vatandaşlarımızın hizmetine sunmuştur. Gelinen noktada, belediyelere TMO tarafından yeteri kadar unun uygun fiyatlama ile verilmemesi durumunda, bu üretim maliyetleri de katlanabilir olmaktan çıkacaktır.

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun onur konuğu olarak katıldığı AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen 3. İstişare ve Eğitim Kampı’nın birinci günü yoğun bir katılım ile gerçekleşti... 

ak parti konyada 2 e4c40

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Alanya İlçe Teşkilatının üçüncüsünü düzenlediği İstişare ve Eğitim Kampının birinci günü tamamlandı. Onur Konuğunun Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun olduğu kamp programına, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, AK Parti Konya İl Başkanı ve Milletvekilleri katılım sağladı. AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mimar Mustafa Toklu’nun açılış konuşmasının ardından Konya büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Milletvekili Ahmet Sorgun ve Gülay Samancı ve Konya İl Başkanı Hasan Angı’nın selamlama konuşmalarının ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu AK Parti teşkilatı mensuplarına hitapta bulundu.

ak parti konyada 3 49694

Bakan Çavuşoğlu konuşmasında; ‘‘Kıymetli yol arkadaşlarım, dostlarım, kardeşlerim, uzun zamandır böyle bir araya gelememiştik. İlçe Başkanımız Mustafa kardeşime bizleri 2 yıl aradan sonra yeniden bir araya getirdiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Şükür Kavuşturana.
Cumhurbaşkanımıza Konya’da sizlerle bir araya geleceğimi söyledim. Sayın Cumhurbaşkanımızın hepinize selam ve sevgilerini getirdim. Cumhurbaşkanımız Alanya’ya çok önem veriyor. Alanya’mız da her zaman liderine yakışıyor.’’ dedi.

ak parti konyada 4 319be

BAKAN ÇAVUŞOĞLU, ‘HEP BİRLİKTE YÜRÜYECEK DAHA ÇOK YOLUMUZ VAR’...

‘‘İlçe Başkanımız Mustafa kardeşim gençlik kollarından bu yana vefa ve samimiyetle bize yol arkadaşı oldu. Şahsi hırslara hiç kapılmadan dirayetli bir dava şuuruyla hareket ediyor. Hep birlikte yürüyecek daha çok yolumuz var. Alanya’da da Hamdolsun çok güzel bir teşkilatımız, birlikteliğimiz var. İstişare mekanizmamız çok aktif. AK Lisemiz, üniakımız, gençlik kollarımız, kadın kollarımız, ana kadememiz, meclis üyelerimiz, Hep biriz! Herkes bu ailenin bir parçası olduğu bilincinde. İlçe teşkilatımızın gayretini ve hemşehrilerimizin memnuniyetini görmek bizleri de ziyadesiyle mutlu ediyor.’’ şeklinde konuştu.

ak parti konyada 5 e2144

BAKAN ÇAVUŞOĞLU, ‘SEVDAMIZ ANTALYA’YA HİZMET ETMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ’...

‘‘AK Parti, son 20 yıl da siyasete getirdiği yeni anlayışla, ülkemizi her alanda en üst lige taşımıştır. 20 yıl da ortaya koyduğumuz eserlerin yanı sıra, her türlü badire ve oyunlarla mücadele ettik, ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın teşkilatından aldığı güç ve milletimizin teveccühü ile ortaya koyduğu irade Türkiye’yi küresel bir aktör haline getirdi. Bu memlekete hizmet etme arzumuz hiç bir zaman bitmeyecek. Geçtiğimiz 20 yılda olduğu gibi insanımız yüzünü AK Parti’ye dönmüş, ümidini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bağlamıştır. Bizler de sevdamız olan Antalya’ya hakettiği hizmetleri sunmak için tüm milletvekili arkadaşlarımızla gece gündüz çalışıyoruz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi, ülkemize olan aşkımızı daim etsin.’’ şeklinde konuştu.
Açılış konuşmasında Alanya AK gönüllülerinin gayretleriyle 2023 hedeflerine adım adım yürüdüklerini ifade eden Başkan Toklu; ‘‘Sayın Bakanım, Sayın Konya Büyükşehir Belediye Başkanım, Değerli Milletvekillerimiz; Davamızın gönül erleri; kıymetli yol arkadaşlarım, kıymetli ailelerimiz, Ak Parti Alanya İlçe Teşkilatımızın Üçüncü İstişare ve Eğitim Kampı açılış programına hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Katılımlarınızdan ötürü hepinize ayrı ayrı teşekkür eder, saygılar sunarım.

2017 yılında göreve geldiğimizde başlattığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz eğitim ve istişare kampımızın 3. Sünü Yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Üç gün boyunca yapacağımız istişare ve eğitim toplantımız, 2023’e giden yolda bizlere iyi
bir motivasyon ve yeni bir çalışma azmi kazandıracaktır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun kaptanlığında, il teşkilatımız ve milletvekillerimiz ile birlikte, Alanya AK gönüllülerimizin gayretleriyle Alanya da 2023 hedeflerimize adım adım yürüyeceğiz.
Bizler çalmadık kapı, girilmedik ev Daha da önemlisi dokunmadık yürek bırakmayacağız.
Ak Parti Alanya Teşkilatı sadece seçimden seçime sahaya inen değil, her gün
saha da olan, iyi günde, kötü günde, acısında, mutluluğunda her daim
halkımızın yanında olmaya çalışan bir teşkilattır.

ak parti konyada 7 45403

Bizim davamız kuru bir siyaset değildir. ,
Gönüllere girmek, yüreklere dokunmaktır gayemiz.
Bizler Ak Parti Alanya Teşkilatı olarak siyaseti gönüllerde yapmaya çalışıyoruz, Hedefimiz gönül kazanmaktır.
Biliyoruz ki;
2023; karalama, yalan, dolan ve klavye başında algı yapanların değil, eser üretenlerin olacaktır.
Biliyoruz ki;
2023; ‘Dünya 5 den büyüktür’ diyen liderin arkasında yol yürüyen cumhurun olacaktır.

Bizler Alanya ilçe teşkilatı olarak çok şanslı bir Teşkilatız. Türkiye’deki tüm teşkilatların kendince avantaj ve dezavantajları vardır. Lakin Alanya ilçe teşkilatı her zaman avantajları yaşayan bir teşkilat olmuştur. Siyasette hep bulunduğumuz mevkileri bize verilen bir emanet mantığıyla korumaya çalıştık. Her imkanı bir imtihan, her makamı hizmete adanmış bir ömür olarak gördük.
Şanslıydık; Çünkü bizler “Yeri geldiğinde koyun da gideriz ama Avrupa’yı da yönetiriz’’ diyen yörük evladı Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ilin de onun kaptanlığında yol yürüyorduk. Hamdolsun bizlerde dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan ve ekip arkadaşlarıyla aynı yolda yürümenin mutluluğu ve onuru içinde bu yolda yürümeye devam edeceğiz.

İstişare ve Eğitim Kampımıza katılarak bizleri onurlandıran Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na, Konya büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Milletvekili Ahmet Sorgun ve Gülay Samancı ve Konya İl Başkanı Hasan Angı’ya, teşkilat mensuplarına, meclis üyelerimize, eşlerine ve çocuklarına teşekkür etmek istiyorum. Zira biz bir teşkilat olmanın ötesinde aynı zamanda büyük bir aileyiz…’’ ifadelerine  yer verdi. 

ak parti konyada 6 71fa1

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

 

 

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, katıldığı canlı yayında 3600 Ek Gösterge müjdesi verdi. Çalışanların merakla beklediği çalışmayla ilgili konuşan Oktay, "Bu yıl çözeceğiz, mayıs ya da haziranda gündeme gelecek." dedi...


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, A Haber ekranlarında Haktan Uysal, Banu El ve Mahmut Övür'ün sorularını yanıtladı. Gündem ilişkin açıklamalarda bulunan Oktay, milyonlarca çalışanın merakla beklediği 3600 Ek Gösterge'yle ilgili konuştu.

fuat oktay ee829

"BU YIL ÇÖZECEĞİZ"...
Memurların, aylık maaşlarının, emekli olduktan sonra alacakları aylıkların ve emekli ikramiyelerinin belirlenmesinde büyük rol taşıyan ek gösterge ilgili çalışanlara müjde veren Fuat Oktay, "3600 ek göstergeyi bu yıl çözeceğiz. Mayıs ya da haziranda Meclis'in gündemine gelecek." ifadelerini kullandı. 

3600 EK GÖSTERGE NEDİR?

Memurların, aylık maaşlarının, emekli olduktan sonra alacakları aylıkların ve emekli ikramiyelerinin belirlenmesinde büyük rol taşıyan ek gösterge önemli bir unsurdur. Ek göstergenin yüksek olması emekli aylığı ve emekli ikramiyesinin de yüksek olacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle memurlar bulunmuş oldukları unvanlarının 1. derece kadrolar için belirlenen ek gösterge rakamlarının yüksek olmasını istemektedirler. Bu durumdan dolayı da ek göstergesi 3600 olan bir memur ile 2500 olan bir memurun alacağı zam oranları ya da maaş miktarları aynı olmaz.

Bu sebepten dolayı da bir süredir 3600 ek gösterge için heyecanlı bekleyiş sürüyor. 3600 ek göstergenin yürürlüğe girmesinin ardından öğretmen, hemşire, din görevlisi ve polislerin maaşlarında artış olacak.

 

Memurlar bulunmuş oldukları unvanlarının 1. derece kadrolar için belirlenen ek gösterge rakamlarının yüksek olmasını talep ediyor. 3600 ek gösterge, yürürlüğe girmesinin ardından öğretmen, hemşire, din görevlisi ve polislerin maaşlarında artış olacak. Birinci derece kadroda görev yapan öğretmenlerin ek göstergesi 3600’e çıkartılıyor. Bu hüküm 15 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin 3600 ek göstergenin en geç mayıs-haziranda meclise geleceğini açıkladı...

 

3600 ek gösterge uzun yıllardır AKP hükümetinin vaadi olmasına rağmen somut adımlar atılmadı. Yaklaşan seçimin etkisi ile 3600 ek gösterge çalışmaları başlarken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Taraflarla, kurumlar arası görüşme ve teknik çalışma yapılıyor. Şubat’ta falan konuyla ilgili bir açıklama yapılabilir. 3600'ü Mayıs'ta meclise intikal ettireceğiz” diye konuştu.

3600 EK GÖSTERGE NEDİR?

Memurların, aylık maaşlarının, emekli olduktan sonra alacakları aylıkların ve emekli ikramiyelerinin belirlenmesinde büyük rol taşıyan ek gösterge önemli bir unsurdur. Ek göstergenin yüksek olması emekli aylığı ve emekli ikramiyesinin de yüksek olacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle memurlar bulunmuş oldukları unvanlarının 1. derece kadrolar için belirlenen ek gösterge rakamlarının yüksek olmasını istemektedirler. Bu durumdan dolayı da ek göstergesi 3600 olan bir memur ile 2500 olan bir memurun alacağı zam oranları ya da maaş miktarları aynı olmaz.

Bu sebepten dolayı da bir süredir 3600 ek gösterge için heyecanlı bekleyiş sürüyor. 3600 ek göstergenin yürürlüğe girmesinin ardından öğretmen, hemşire, din görevlisi ve polislerin maaşlarında artış olacak.

 

ek gösterge 07d5e

3600 GÖSTERGE NE ZAMAN VERİLECEK?

TBMM Genel Kurulu’nda öğretmenliğin kariyer mesleği olmasını öngören ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ kabul edildi.

Birinci derece kadroda görev yapan öğretmenlerin ek göstergesi 3600'e çıkartılıyor. Bu hüküm 15 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, gazetecilerin sorularını cevapladı. 3600 Ek Göstergeye ilişkin açıklamada bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Diğer bakanlıklarla ilgili çalışmalarımızı başlattık, bitireceğiz. Mayıs'ta Mecliste. Taraflarla, kurumlar arası görüşme ve teknik çalışma yapılıyor. Şubat'ta falan konuyla ilgili bir açıklama yapılabilir. 3600’ü Mayıs’ta meclise intikal ettireceğiz” diye konuştu.

“Adalet duygusunu zedelemeyen bir düzenleme yapmak istiyoruz”

Memur sendikalarının ek gösterge sisteminin düzenlenmesi talebini değerlendiren Bilgin, “Dört meslek grubunu kapsıyor ama başka statüler de var. Avukatlar var, hukukçular var kurumlarda çalışan hukukçular var, il müdürleri, diyelim ki sağlık il müdürü, şube müdürü. Bütün bu statüleri yeniden adil bir şekilde çalışıyoruz. Belirgin bir şey yok ama o düzenlemeyi yapacağız. Adalet duygusunu zedelemeyen bir düzenleme yapmak istiyoruz. Diyelim ki il müdürü 3600, ona bağlı bir memur 3600 olmaz o. Bu düzenleme yapılacak. Daha kapsamlı, adalet duygusunu zedelemeyen, statüler arasındaki farklılaşmayı koruyan. Mesela 3600 diyoruz ama onların dışında farklı başka rakamlar da ek göstergeler de koyabiliriz” diye konuştu.

 ek gösterge.jpg 3 54569

‘3600 MESELESİ ÖNCELİĞİMİZ’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, bugün öncelikli meselelerinin 3600 meselesi olduğunu belirterek, “Bakanlık içinde bir kurul oluşturduk, o kurul çalışmalarını tamamladı. Şimdi diğer bakanlıklarla olan görüşmelerimiz devam ediyor. Bunun sosyal ortağı olarak Memur-Sen’in katılımıyla ele alacağız ve bu sorunu çözeceğiz” dedi.

Bakan Bilgin, bugün öncelikli meselelerinin 3600 meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bilhassa kamu personelinin 3600 meselesi çok önemlidir. Çünkü kamuda çalışırken insanların aldıkları ücret, sahip oldukları hayat tarzını; emekli olduktan sonra kaybetmeleri çok ciddi bir sorundur. Bu, emeklilik sistemimizin ve bizim ek gösterge mekanizmasının yeniden düzenlenmesini gerektiren bir soruna işaret etmektedir. Bu bizim gündemimizdedir. Ve tabii ki bu gündemin gereğini yapacağız. Bunu bir iyi niyet ifadesi olmaktan çıkarıp, somut ve önümüzde çözülmesi gereken bir sorun haline, bir mecburiyet haline gelmiştir. Bunu da önümüzdeki günlerde; bakanlık içinde bir kurul oluşturduk o kurul çalışmalarını tamamladı. Şimdi diğer bakanlıklarla olan görüşmelerimiz devam ediyor. Bunun sosyal ortağı olarak Memur-Sen’in katılımıyla ele alacağız ve bu sorunu da çözeceğiz” diye konuştu.

KOMİSYON KURULACAK

SÖZCÜ’nün edindiği bilgilere göre, Çalışma Bakanı Bilgin’in memur toplu sözleşme görüşmelerinde sözünü verdiği 3600 ek gösterge vaadinde kritik adım atıldı. Memur-Sen Başkanı Yalçın’ın konuyu hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Bakan Bilgin’e, “3600 çalışmasını hemen başlatın, 2022 ortasına kadar da teknik çalışmayı bitirin” dediği öğrenildi. 3600 ek göstergeyle ilgili ilk teknik çalışma önümüzdeki Kasım ayındaki Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda yapılacak. Kurulun kamu tarafı 3600 için teknik bir komisyon oluşturacak. Bu komisyonda düzenlemenin mali, sosyal güvenlik, kadro ve sosyal tarafları ortaya çıkarılacak. Komisyonda ayrıca sendikaların daha geniş kitlelere yansıtılması yönündeki talepleri de değerlendirilecek.

3600 EK GÖSTERGE KİMLERE VERİLECEK

Düzenleme öğretmen, polis, hemşire, din görevlileri ile yönetici pozisyonundaki memurları kapsıyor. Halen maaş, emekli aylığı ve emekli ikramiyeleri 2200’ün altı, 2200 ve 3000 ek göstergeye göre hesaplanan memurlardan 3600’e yükselecek olanların toplam memur sayısının yüzde 90’ını oluşturduğu belirtildi.

3600 EK GÖSTERGE İLE MAAŞ, AYLIK VE İKRAMİYE ARTACAK

3600 ek gösterge memurların maaş, emekli aylığı ve emekli ikramiyesini doğrudan etkiliyor. Halen 2200 ya da 3000 ek göstergede çalışan bir öğretmen 3600’ün yasalaşmasıyla maaşı brüt 107 lira artacak. Ancak bu öğretmen emekli olduğunda ya da 3000 göstergeye göre emekli olmuş bir öğretmenin aylığı 820 lira birden artacak. Bu memur emekli olduğunda eğer 30 yıl hizmeti varsa normal alacağı ikramiyeden 24 bin 600 lira daha fazla alacak. Ek gösterge artışı yasa değiştiği için 2008 ve sonrasında memuriyete başlayanlarda çok fazla etkili olmayacak. Düzenleme nedeniyle büyük yükün SGK’ya geleceği belirtildi.

1 MİLYON MEMUR EMEKLİ OLACAK

Binlerce kamu görevlisi, emekli olmak için bu düzenlemeyi bekliyor. Memurların maaş hesabında kullanılan kriterlerden birisi olan ek göstergedeki artış, mevcut maaşları çok az artırmakla birlikte, asıl etkiyi emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşına yapacak.

Ek göstergenin 3600’e çıkartılması; 15.10.2008 tarihi öncesinde çalışmaya başlayan 1.5 milyon kamu çalışanının çalıştıkları sırada aldıkları maaştan çok, emekli ikramiyesi ve emekli maaşında çok ciddi artış yaratacak. 3600 ek gösterge uygulaması ile öğretmen, polis ve din görevlisinin emekli aylığı ve ikramiyeleri yüzde 22, hemşire ve yüksek öğretim mezunu olmayan din görevlisinin aylığı yüzde 25 oranında artacak.

2 milyonu aşkın memur emeklisinin yarısı da ek gösterge kapsamında olup, özellikle emekli aylığı artışı yönü ile 2.5 milyon kişiyi etkileyecek gibi görünüyor ve her yıl bu etki görülecek. Ek gösterge, ortalama bir kişide 800 TL emekli aylığı artışı demektir. Fakat 15.10.2008 sonrası memuriyete girenleri çok az etkileyecek. Toplam maliyet ise yıllık 20 milyarı bulmakla birlikte; tüm memurların kapsama alınması halinde bu tutar yıllık en az 35 milyar lirayı bulacaktır.

3600 EK GÖSTERGE MALİYETİ NE OLACAK?

İktidar tarafından 2022 yılının sonuna kadar 3600 ek gösterge verilmesi düşünülen kamu görevlileri ile ilgili yaklaşık maliyet tablosu yukarıdadır. Yukarıdaki hesaplamalar, 3600 ek göstergeye konu 4 çalışan grubu için genel ortalamalar üzerinden yapılmıştır. Diğer çalışan gruplarının dahil edilmesi toplam tutarı etkileyecektir. Yıllık tahmini maliyettir. Her yıl kapsam, ücret ve aylık artışına bağlı yıllık maliyet artacaktır. Esas yapılması gereken, verilerle aktüeryal hesaplamadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Yüksekte kar merkezde dolu ile mücadele...

Antalya’da bir yanda kar yağışı diğer yanda ise fırtına ve dolu etkili oldu. Büyükşehir Belediyesi yüksek kesimlerde karla mücadele ederken, merkezde ise fırtına ve aniden bastıran dolu nedeniyle yaşanan olumsuzluklara müdahale etti.

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün uyarıları doğrultusunda ekipleriyle teyakkuzda bekleyen Büyükşehir Belediyesi vatandaşların yardımına koştu. Konyaaltı ilçesinde şiddetli dolu yağışı meydana geldi. Akdamlar, Hacısekiler, Çitdibi mahallelerinde yer yer 30 santimetreye ulaşan dolu, kar manzarası oluştururken, grup yollarını da ulaşıma kapattı. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri ve Kırsal Hizmetler ekipleri, Konyaaltı ilçesinde doludan kapanan grup yollarını iş makineleri ile açarak, ulaşımı sağladı.

belediye her yerde 2 080c2

FIRTINADAN DEVRİLEN AĞAÇLARA MÜDAHALE...

Antalya genelinde etkili olan kuvvetli yağmur ve fırtınanın getirdiği olumsuzluklara da Büyükşehir Belediyesi hızla müdahale etti. Hızı saatte 75 km’ye ulaşan fırtına ve sağanak yağış nedeniyle şehir geneli ve ilçelerde bazı ağaçlar devrilirken, bazılarının da dalları kırıldı. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri zarar gören onlarca ağaca müdahale etti. Kentin önemli caddelerinden biri olan Muratpaşa İlçesi Karacaoğlan Caddesi orta refüj üzerinde devrilen ağaç Büyükşehir ekiplerince kaldırdı. ASAT ekipleri de kentin dört bir yanında atıklarla tıkanan yağmur suyu giderlerini temizleyerek, su baskını riskini önledi.

belediye her yerde 3 5bcff

KARLA MÜCADELEYE DEVAM...

Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı rakımı yüksek bölgelerde yoğun kar yağışı sonrası kapanan grup yollarını açmaya aralıksız devam ediyor. Alanya’nın Gündoğmuş sınırında bulunan Kadıyakası, Köprübaşı ve Samsa Yaylası’nın kar nedeniyle kapanan yollarının büyük bölümü açıldı. Hayvanlarına yem getirmekte zorlanan vatandaşların yolu da açılarak ulaşımları sağlandı. Diğer yandan Alanya’nın Kuşyuvası bölgesinde bulunan Karapınar Mahallesi’nin kar çilesine Büyükşehir son verdi. Mahalle yolundaki kar temizlenerek vatandaşların rahat bir şekilde ulaşımlarını gerçekleştirmesi sağlandı.

belediye her yerde 4 9f377

HEYELAN MEYDANA GELDİ...

Yoğun kar yağışı sebebiyle Gündoğmuş ilçesi Balkaya Mahallesi Kozağacı mevkiinde ulaşıma elverişsiz hale gelen yollar temizlendi. Elmalı’da da Ahatlı, İslamlar, Pirhasanlar, ve Bozhüyük, Küçüksöğle, Büyüksöğle mahallelerinde yayla yolları ulaşıma açıldı. Manavgat’ta ise Karavca Mahallesi grup yolunda şiddetli yağmur nedeniyle heyelan meydana geldi. Üç noktada meydana gelen heyelana Büyükşehir ekipleri anında müdahale etti. 

 

 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enflasyonu “kambur” olarak nitelemesini eleştirirken, “Erdoğan enflasyon için sürekli yeni tanım buluyor. ‘Köpük’ dedi, ‘müsilaj’ dedi, şimdi ‘kambur’ diyor. Milletin sırtında bir kambur var ama enflasyondan önce ve daha büyük bir kambur var; o kamburun adı Recep Tayyip Erdoğan. Kambur sensin Erdoğan, milletin sırtından in. Sen inersen enflasyon kambur olmaktan çıkar” dedi... 

engin altaydan erdoğana d6b30

 

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Altay, şunları söyledi:

 

“Zamlar kar felaketinden daha fena şekilde vuruyor. Geçen sene 359 liraya dolan otomobilin deposu, şimdi 723’e doluyor. İki kattan fazla. Eski asgari ücretle 300 kilovat/saat için asgari ücretinden ödediği para yüzde 8,5 idi. Şimdi aynı 300 kilovat/saati kullanan aile yeni asgari ücretinden bunun için yüzde 12,2'sini ödeyecek. Nasıl geçinecek? Daha önce söyledim, geçen yıl ki 2825 liralık asgari ücret, bugünkü 4250 liradan alım gücü olarak daha güçlü bir paradır. Bu yıl rakam büyük, alım gücü yok.

“ELEKTRİKTE İNDİRİM ŞART”...

Elektrikte indirimli tarife için bir 230 kilovat/saati önerdik. Beyefendi her şeyi biliyor ya bu; ‘Bir ailenin ortalama tüketimi 134 kilovat/saat' dedi. Ne oldu şimdi? Dün 210 kilovat saate çekti. Yahu bir kere de şu CHP’nin söylediğini zamanında yap. Er geç CHP’nin söylediğini yapıyorsun ama geç yapıyorsun, geç kalıyorsun ve millet bedel ödüyor. Fakat faturalar geldi, ‘yandım anam' diye bağırıyor. Yandım anam… Ben dün gaz aldım, 1400 liralık 530 metreküp. 20 gün gidecek… Böyle bir şey olabilir mi değerli arkadaşlar? Esnaf ve sanayici için bir düzenleme talep ediyoruz. Esnaf dükkanını açamıyor. Diyarbakır’da küçük bir esnaf dükkanın ortasına mangal koymuş, kömür yakıyor mangalla ısınmak için. Türkiye bu halde. Yarın Meclis Genel Kuruluna elektrik, doğalgaz ve petrol zamlarını getireceğiz. Erdoğan yarın biz bu meseleyi geniş geniş konuşmadan, sen gel bugünden bu konuda çağrımıza kulak ver. Bir, esnaf ve sanayicinin ayrı düzenleme; iki 210 kilovata kadar olan kısma derhal bir indirim, derhal bir indirim talep ediyoruz. Bu ivedidir, bu kaçınılmazdır.

 

“MİLLETİN SIRTINDAKİ KAMBUR”...

 

Bir rekor; gözünüz aydın, gözümüz aydın, Cumhuriyet tarihi rekoru: Ocak ayında dış ticaret açığı 10,4 milyar dolar. Hava atıp, caka satıyorlar. Arkadaşlar inceledi, bulamadılar böyle bir rakam; dış ticaret hacminin 1 ayda 10 milyar dolar olduğu bir rakam, bir örnek tarihimizde yok. Ve enflasyona ‘köpük' dedi, ‘müsilaj' dedi, şimdi kambur oldu enflasyon. Bir kambur var, milletin sırtında bir kambur var ama enflasyondan önce ve daha büyük bir kambur var; o kamburun adı Recep Tayyip Erdoğan. Kambur sensin Erdoğan, milletin sırtından in. Sen inersen enflasyon kambur olmaktan çıkar.

“ERDOĞAN DAMADIN YOLUNDAN GİDİYOR”...

TÜİK yarın enflasyona çıkacak, yeni başkan enflasyon açıklayacak. İstanbul Ticaret Odası yüzde 50 olarak açıkladı. Bakalım TÜİK yarın ne söyleyecek? Başkan farkını göreceğiz, herhalde göreceğiz. TÜİK yarın sarayın enflasyonunu mu açıklayacak, yoksa sokağın enflasyonunu mu? Bunu da yarın hep birlikte göreceğiz. Yalnız Erdoğan yeni bir huy edindi. Damattan alıntı yapmaya başladı. Şöyle bir laf etmiş: ‘Her yeni ay bir öncekinden iyi olacak.' Bunu damat yapardı hatırlarsanız, hatta ayları peş peşe sıraladı: ‘Mart şubattan iyi olacak, nisan marttan iyi olacak' diye birkaç ayı da peş peşe sayardı. Erdoğan; Ocak Aralıktan çok kötü. Aralık da Kasımdan kötüydü? Şubat Ocaktan çok kötü olacak, görüyoruz. Nasıl her yeni ay bir öncekinden iyi olacak, kime göre iyi olacak? Damat böyle derdi, böyle diye diye gitti; darısı Erdoğan’ın başına. Bu her yeni ay bir öncekinden iyi olacak teranesini satanlar gidiyor. Gidiyor. Dileriz darısı damadın başına gelen -siyasi olarak tabi- Erdoğan’ın başına da gelecek.

“İSTANBUL'A İHANET EDEN ERDOĞAN”...

31 Mart 2019’da İstanbullu Erdoğan’ın kulağını çekti. Erdoğan bunu ciddiye almayınca, kulağını uzatmaya devam edince, millet elini Erdoğan’ı kulağından çekti, 23 Haziran 2019’da Erdoğan’a okkalı bir şamar attı. Ve anlaşılan bu ki bu şamarın acısı hala geçmemiş ama bir şeyi bilmesi lazım. Korkunun ecele faydası yok. Millet sana İstanbul’da attığı şamarı Türkiye genelinde ilk seçimlerde atacak. Özel hayatının gizliliği devlet eliyle ihlal edilmiş ve servis edilmiş, devlet susuyor. Ekremfobik olmuş bunlar. Yani bir CHP paranoyası, bir Kılıçdaroğlu paranoyası var, bir de Ekrem paranoyaları var. Ekremfobik bunların alayı ama bu paranoyaların size hiçbir faydası olmayacak. Ya pişkin pişkin bir de demez mi? ‘İstanbul’u her şeyi ben yaptım, bizden sonra bir şey yapılmadı.' Doğru, Kahraman’da da balığı ilk 2008’de sen yedin. Ekrem’den önce Kahraman’da balığı sen yedin, bu doğru ama İstanbul’a ihanet eden de sensin, İstanbul’un kıymetini bilmeyen de sensin. Bu sözler bana ait bir söz değil. Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim 2017. Şimdi İstanbul’a ihanet edilmiyor ama şu yapılmıyor: Ak Parti Kadın Kolu başkanına, belediyenin bir idrakinde çalıştırılan kadın kolu başkanına yurtdışında yüksek lisans yapsın diye 128 bin avro, 123 bin lira ve ayrıca 9 bin dolar verilmiyor. Bu yapılmıyor, Ekrem bunu yapamıyor ama Ekrem şunu yapıyor: Aynı anda 10 ayrı metro inşaatını sürdüren dünyadaki tek şehir İstanbul’dur. Avrupa’nın en büyük katı atık yakma tesisi, Avrupa’nın en büyük tesisi bitirildi, çalışıyor. Erdoğan, sen Kadın Kolu Başkanına 128 bin avro, üstüne 123 bin TL ve üstüne 9 bin dolar verip yurtdışına gönderiyorsun; senin kafan bu kafa. İmamoğlu’nun kafası da 53000 öğrenciye nakit eğitim desteği veren bir kafa. Fark bu kadar açık.”

6 PARTİNİN İŞBİRLİĞİ ERDOĞAN'I RAHATSIZ EDİYOR...

Altay, gazetecilerin sorusu üzerine, “Erdoğan’ın bu tür saçmalıklarını artık ben hiç yadırgamıyorum. İstanbul’daki kar felaketindeki kusurlarını örtmek için belediye başkanımızın gittiği lokantayı dert edenler, şimdi muhalefet parti genel başkanlarının bir araya gelişindeki oturma düzenini merak edip, dertleniyor olabilirler. 6 siyasi partinin parlamenter demokratik sistemle ilgili iş ve güç birliği belli ki Erdoğan’ı çok rahatsız ediyor. O muhalefet liderlerinin yaş ve güç sırasına göre nereye oturup nereye oturmayacaklarını bıraksın da, kendisi önce biraz önce gösterdiğim imzanın hesabını versin. Millet İttifakı şu anda Deva Partisi ve Gelecek Partisi ittifaka dahil olmayan partiler. Parlamenter demokratik sistem konusunda bir güç ve işbirliği süreci var. Millet İttifakı ile ilgili ise en ufak bir sorun zaten yok. Millet İttifakı’nda işler tıkır tıkır yolunda yürüyor” yanıtını verdi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve Sağlık Bakanı Koca’yı ziyaret etti...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

BÖCEK ANKARALARDA 2 b4ebf

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ankara’da temaslarda bulundu.

Başkan Muhittin Böcek, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti.

BÖCEK ANKARALARDA 3 8968f

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Antalyalıların selamını ileten Başkan Böcek, “Biz birlikte yaparız” diyerek çıktığı Antalya’ya hizmet yolculuğunda, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen projeler ve çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Başkan Böcek ve Başkan Topaloğlu, Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a da nezaket ziyaretinde bulundu.

BÖCEK ANKARALARDA 4 b0771

BAKAN KOCA İLE GÖRÜŞTÜ...
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ankara’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı da ziyaret ederek, hastalığı ve tedavi sürecindeki yakın ilgisi ve destekleri için Bakan Koca’ya teşekkür etti. Başkan Böcek ve Bakan Koca ziyarette pandemi, pandeminin turizme etkileri, sağlık turizmi ve Antalya’daki son durumu değerlendirdi. 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er merkeze çekilirken, yerine vekaleten Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) ve Akdeniz Üniversitesinde (AÜ) bir dönem genel sekreterlik görevini yürüten Emre Çalışkan getirildi... 

Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er Ankara’ya görevlendirilirken yerine ise ALKÜ ve AÜ’de genel sekreterlik görevlerinde bulunan Emre Çalışkan’ın vekaleten getirildiği öğrenildi. 2014-2020 yılları arasında Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü görevini yürüten Er, 14 Eylül 2020 tarihinde Antalya İl Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmişti.

 

EMRE ÇALIŞKAN KİMDİR?

1983 yılında Antalya’da dünyaya gelen Emre Çalışkan, aslen Antalya’nın Korkuteli ilçesindendir. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği bölümünden 2005 yılında mezun oldu. Bir süre İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra Akdeniz Üniversitesinde yüksek lisansını tamamladı. Bu süreçte Antalya Valiliği Avrupa Birliği Projeleri Koordinasyon Merkezinde Erasmus+ ve Merkezi Finans ve İhale Birimi Proje Uzmanı, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında Eğitici Eğitmenliği ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi Koordinatörlüğü görevlerini de üstlendi. 2017 yılında Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan Çalışkan, aynı zamanda Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı görevini de yürüttü. 2019 yılı Kasım ayında mevcut görevdeki çalışmalarından sonra Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Genel Sekreterlik kadrosuna atandı. Çalışkan, Alanya'da görevini yürütmekte iken 16 Mart 2020 tarihinde Akdeniz Üniversitesi'nde Genel Sekreterlik görevine başladı. Emre Çalışkan, evli ve 2 çocuk babasıdır.

 

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) bünyesindeki Antalya Kadın Müzesince Jale İnan 2021 Yılın Kadını Ödülü’nü, Yardım Gönüllüleri Eğitim ve Proje Derneği Başkanı emekli hemşire Umut Araz, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in elinden aldı...

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) bünyesindeki Antalya Kadın Müzesi’nin her yıl verdiği Jale İnan Yılın Kadını Ödülü, sahibini buldu. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege, Antalya Ticaret Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, Jale İnan'ın oğlu Hüseyin İnan ve davetliler katıldı. Yardım Gönüllüleri Eğitim ve Proje Derneği (YAGEP) Başkanı emekli hemşire Umut Araz, Jale İnan 2021 Yılın Kadını Ödülü’nü Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in elinden aldı.

ödül 2 559d9

KADINLARIMIZ HER ALANDA BAŞARILI...

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) bünyesindeki Antalya Kadın Müzesi’nin çalışmalarını çok beğendiğini ifade eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Böylesi önemli bir ödül töreninde sizlerle beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yeliz Gül Ege ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Çok anlamlı bir ödül olmuş. Kıymetli Umut Aras hemşiremiz pandemi döneminde ve Manavgat yangınında çok önemli çalışmalara imza atmış bir iyilik gönüllüsü. Kadınlarımız her alanda çok başarılı işler imza atıyor. Manavgat yangınında siyaset üstü bir anlayışla herkesin desteğiyle çalıştık. Özellikle Covid-19 ile mücadele etmiş birisi olarak tüm sağlık çalışanlarına da teşekkür ediyorum” dedi.

ödül 3 c790c

YILIN KADINI BİR İYİLİK GÖNÜLLÜSÜ...

ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege, 2021 Antalya yılın kadınının iyilik gönüllüsü olduğunu belirtti. Gül Ege, şunları söyledi: “İyilik çalışmaları denilince aklımıza birçok fikir gelir, maddi manevi birçok yardım yapmaya çalışırız. 2021 Antalya yılın kadını, yetiştirme yurdunda büyüyerek aramıza katılan, kendisi için dezavantajlı görünen durumu iyilik hali olarak bize döndüren, sevgi evinde büyüyen çocuklarımıza kol kanat geren ve bu iyilik hareketleri için dernek kuran bir insan. Pandemi döneminde, kurucu olduğu dernek üyeleriyle birlikte 3D yazıcılardan gönüllü ürettiği 40 bin yüz koruyucu siperleri dezenfekte ederek, ülkedeki farklı kurum ve kuruluşlara teslim ediyor. Mesleği, bu konuda çok önemli, çünkü emekli hemşire. Manavgat yangınında, yaklaşık 200 kişilik bir ekiple alanda kalarak yardım sağlıyor. Bu yıl ödül verdiğimiz 2021 Antalya yılın kadını, adı gibi Umut, Umut Araz.”

ÖDÜLÜNÜ KADINLARA VE SAĞLIKÇILARA ADADI...

YAGEP Başkanı emekli hemşire Umut Araz, çok mutlu olduğunu kaydettiği konuşmasında, “Bu ödül için beni cesaretlendiren, Antalya Kadın Müzesi Danışma Kurulu üyelerine teşekkür ederim. Atatürk ve Cumhuriyet çocuğuyum. Yaptığım her şey de, cumhuriyetimizin ve demokrasimizin uzun yıllar yaşatılması için adım atıyorum. Bundan dolayı ödülümü kadın hakları için mücadele eden kadınlara adamak istiyorum” dedi.

 

 

 

 

HABER:Ayten YILMAZ

Kılıçdaroğlu, açıkladığı yolsuzluk dosyası sonrası kendine dava açan Cumhurbaşkanı'na sert sözlerle yanıt verdi: Ben yolsuzlukları anlatmak istemiyorum. Namuslu bürokrasinin nabzını tutmak istiyorum. Yoksa, yolsuzluk deyince senin adın baş sırada yer alıyor, ön sırada yer alıyor... 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, ihale yolsuzluğuyla suçladığı için kendisine dava açan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi:

– İsim vermeden bir dosyayı daha gündeme getirdim. Erdoğan “Altında imzam yoktur” diye konuştu. Korktular. Arkadaşın telefonla bağlanmasına izin vermediler.

SEN TALİMAT VEREN TARAFTASIN...

– 3 Nisan ‘da 3 milyarlık bir ihale yapılır ve bir firma kazanır. Sonra iptal edilir 2B devreye sokularak… 5’li çeteden birine ikram edilir. Bunlar giderler 5’li çete adına para isterler. Kredi anlaşması yapılır. Kefili hazinedir. İhalenin adı var. Erdoğan diyor ki “Benim hiçbir imzam yoktur.” Sen ihale komisyonunda değil, talimat veren taraftasın.

SENİN İMZAN ALAN BELGELERİ DE AÇIKLAYACAĞIZ...

– Ben yolsuzlukları anlatmak istemiyorum. Namuslu bürokrasinin nabzını tutmak istiyorum. Yoksa, yolsuzluk deyince senin adın baş sırada yer alıyor, ön sırada yer alıyor.

– Görmediğim belgeyi konuşmam, daha sana çok sürprizlerimiz olacak, senin imzan olan belgeleri de açıklayacağız sen hiç meraklanma.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun diğer açıklamaları şöyle:

– Zor günler yaşıyoruz, hep beraber. Ama bunları hep beraber aşacağız. Aşmanın yolu birlik olmaktır, beraber olmaktır, adalette, sevgide, kucaklaşmada buluşmaktır, kimseyi ötekileştirmemektir ve herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye’yi inşa etmektir.

 

– CHP olarak özellikle son 5-6 yılda toplumun en yoksul kesimlerinin yanında olduk. Sofraya birlikte oturduk. Milletvekillerimiz Anadolu’yu karış karış ziyaret ettiler. Her soruna çözüm üretme gayreti içindeyiz. Taşeron işçi sorunu bir ölçüde çözüldü.

baş sensin 2 80a76

EN SONUNDA İKTİDAR GERİ ADIM ATTI...

– Taşeron işçilerin sorunu bizim attığımız en önemli adımlardan birisiydi. Önce onları örgütledik, kadro haklarını gündeme getirdik. En sonunda iktidar geri adım attı. Ve işçiler haklarının bir kısmını aldılar. Az kaldı Millet İttifakı’nın iktidarında hastanelerde çalışan taşeron işçilerin haklarını iade edeceğiz.

– Öğretmenlik Meslek Kanununu getirdiler. Herkes karşı çıkıyor. Sözleşmeli, ücretli, kadrolu ayrımı kakmadı. Size sözüm söz gerçek anlamda bir Öğretmenlik Meslek Kanunu’yla birlikte çıkaracağız. Öğretmenliği en itibarlı mesleklerden biri haline getireceğiz.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞE SON VERECEĞİZ...

– Az kaldı, bütün öğretmen kardeşlerime sesleniyorum. Siz bu ülkeyi ayağa kaldıracak irfan ordususunuz. Sizin önünüzdeki en büyük engel Cumhur İttifakı’dır. Size söz, gerçek yasanızı biz çıkaracağız. Sözleşmeli, ücretli öğretmenliğe son vereceğiz.

– Terörle mücadelede çatışıp, gazi sayılmayan 21 bin kardeşimize sesleniyorum: Haklar verilirse ne ala. Verilmezse biz Millet İttifakı iktidarında hakkınızı size iade edeceğiz.

TIRNAĞI YARALANANA GAZİLİK VERİLDİ...

– Jandarma’dan 11 bin 500, Kara Kuvvetleri’nden 6 bin, Emniyet’ten 2500 kişi gazi sayılmıyor. Arkadaşlar “15 Temmuz’da tırnağı yaralanana gazilik verildi, biz -35 derece bölücü terör örgütüyle mücadele ettik. Yaralandık. Bizi niye gazi saymıyorlar” diyor.

ŞEHİT ANNESİNE 281 TL MAAŞ...

– Güneydoğu’dan bir annenin mektubu geldi. Berfin Talayhan diyor ki, “Oğlum Mardin Kızıltepe’de şehit oldu. Oğlumun 11 çocuğuna o tarihten beri ben bakıyorum. Verdikleri maaş 281 lira 3 kuruş.” Yazıktır günahtır. Bu devlet bu kadar mı fakirleşti?

– Daha önce bürokratlara seslenmiştim. Direnin demiştim. Aradan bir süre geçti, belgeler yağmaya başladı. Bir video yayınladım, AKP’nin gidişi gidiş değil, bu gidiş ülkeyi felakete götürür dedim.

BÜTÜN AİLESİNE PARTİYİ PEŞKEŞ ÇEKTİ...

– Erdoğan AKP’nin akil adamlarını kapı dışarı etti, bütün ailesine partiyi, kurumları peşkeş çekti. Sonra da devleti kendi ailesine boyun eğecek hale getirdi. Türkiye tarihinde görülmemiş bir olay.

MERKEZ BANKASI’NIN TEK İŞLEVİ PARA BASMAK...

– Yönetimde istikrar yok. Erdoğan yönetemediğini görüyor, bürokratları, bakanları görevden alıyor. Üç yılda dört tane Merkez Bankası Başkanı değişti. Merkez Bankası’nın tek işlevi kaldı; Matbaada para basmak. Saray’dan gelen talimatın gereğini yapıyorlar. 

 

 

 

 

Kabine toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası yaptığı açıklamada, "Elektrikte aylık tüketimi 150 kilovattan 210 kilovata çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine değişikliği için "Bundan sonra da elbette gerektiğinde yeni değişiklikler yapabiliriz" şeklinde konuştu... 

KABİNE FOTO 5a7cb

Kabine, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün toplandı. Toplantıya Adalet Bakanlığı'ndan istifa eden Abdulhamit Gül'ün yerine gelen Bekir Bozdağ da ilk kez katıldı.

YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAKİ GELİŞMELER ELE ALINDI

Kabinenin dış gündeminde Ankara’nın arabuluculuk teklifinde bulunduğu Rusya-Ukrayna arasındaki gerginlik, Ermenistan'la normalleşme görüşmeleri var.

2 saat 20 dakika süren toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Herzog'un Türkiye'ye yapacağı ziyaretler de detaylarıyla ele alındı.

Günlük 90 bini aşan corona virüsü vaka sayıları, aşılama oranının artırılması için atılabilecek yeni adımlar ve yurtiçindeki diğer gelişmeler kabinenin gündeminde yer aldı.

Ayrıca, toplantıda başta temel gıda maddeleri olmak üzere çeşitli kalemlerde KDV’nin indirilmesine yönelik öneriler de görüşüldü.

KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ MESAJI

Sona eren toplantının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* Kabinede revizyon normaldir. Bayrağı teslim alan arkadaşımız yeni enerji, vizyonla hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürmektedir. Yeni yönetim sisteminin ilk kabinesini kurduğumuz 2018 yılından bu yana 6 bakanımız değişti. Bundan sonra da elbette gerektiğinde yeni değişiklikler yapabiliriz. Bizim için asıl hedef ülkemizi 2023 hedefine ulaştırmak, gençlerimize büyük ve güçlü Türkiye’yi emanet etmektir.

 

* Hepimiz faniyiz, insanlar gelir geçer, önemli olan şu gökkubbede hoş bir sada bırakmaktır. Hangi görev, unvan, sorumluluk mevkiinde bulunursak bulunalım, bunu başarabilirsek ne mutlu bize. Tuğla üstüne tuğla koymadıkları halde ekmeğini yediklerini, suyunu içtiklerini, havasını soludukları vatanlarına layık olamayanlar da var.

* Bunları milletimizi o engin ferasetine havale ediyoruz. İnşallah ülkemizi bölgesinin ve dünyanın lider devleti yaparak bu kutlu mücadeleyi nihayetine ulaştıracağız. Ülkemizin son 20 yılında bize bu imkanı veren, insanımızın başını dik durmasını sağlayan Rabbime binlerce hamdolsun.

KAR YAĞIŞI AÇIKLAMASI

* Türkiye son yılların en bereketli ve elbette onunla birlikte zahmetli kışını geçiriyor. Son haftalarda yağan karla en azından bu yıl için rahat bir nefes aldık. Kar yağışının bastırdığı ilk günlerde şehirlerarası yollarda, şehir içi ulaşımında çeşitli sıkıntılar yaşandı. Karayolları ekiplerimiz şehirlerarası yolları, belediyeler kendi sorumlu alanlarındaki yolları açık tutmak için harekete geçti.

* Kar yağışıyla birlikte toprağın doymasını, barajların dolmasını olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. İnşallah Şubat, Mart, Nisan ayında yeterli yağış alır bereketli yılı hep birlikte yaşarız.

DOĞALGAZ SIKINTISI

* Tarımsal destekleme bütçesini 29 milyar liraya çıkardığımızın müjdesini çiftçilerimizle paylaşmak istiyorum. Hububat üreticilerimizin girdi desteklerini yüzde 127 oranında artırdık. İran’la aramızdaki doğalgaz hattının karşı tarafta arıza sebebiyle doğalgaz arzında azalma ortaya çıkmıştır. Arızanın giderilmesi çalışmalarını havaların ısındığı aylara bırakılması konusunda İran’la mutabık kaldık, doğalgaz akışını yeniden başlattık.

* Azerbaycan’dan aldığımız doğalgaz miktarını artırdık. Tuz Gölü ve Silivri’deki yeraltı doğalgaz depolama tesislerini devreye soktuk. Sanayi kuruluşlarına uygulanan kısmi enerji kesintisini önemli ölçüde azalttık, yakında tümüyle kaldırıyoruz.

ELEKTRİK FATURALARINA YENİ DÜZENLEME

* Salgın döneminde dünyada kömür 5, doğalgaz fiyatları 10 kat artarken biz bunu vatandaşlarımıza yansıtmamak için yoğun gayret gösterdik. Uzunca bir süre doğal gazda yüzde 75, elektrik faturalarında yüzde 50 sübvansiyon uyguladık. Enerji piyasalarında sürdürebilirliği sağlamak için tarifelerde zorunlu düzenlemeye gitmek durumunda kaldık.

* Vatandaşlarımızın elektrik faturalarının iki kat, hatta üç kat arttığı yönündeki şikayetleri üzerine ilgili kurumlarımıza elektrik tarifelerinin yeniden düzenlenmesi talimatını verdik. Bu çerçevede en düşük tarifede günlük 5 kilovat olarak hesaplanan elektrik tüketim tutarını 7 kilovata, dolayısıyla aylık tüketimi 150 kilovattan 210 kilovata çıkartıyoruz.

* Şubat ayında sarf edilecek elektriğin faturası vatandaşlarımız lehine yapılacak bu yeni düzenlemeye uygun şekilde gelecektir.

“ALARM SEVİYESİNE GEÇMEMİZİ GEREKTİREN TABLO İLE KARŞI KARŞIYA DEĞİLİZ”

* Bu dönemde dikkatle takip ettiğimiz hususlardan biri de corona virüsü salgınındaki gelişmelerdir. Artık, gücü azalan salgının inşallah yakında gündemimizden tamamen çıkartmayı ümit ediyoruz. Türkiye tedbirleri en önce alan ülkelerden biriydi. Avrupa ülkeleri henüz yeni bu aşamaya geçiyor. Bu konuda en önemli gücümüz aşılama çalışmalarında başarımızdır. 65 yaş üzeri vatandaşlarımıza kendi aşımız TURKOVAC başta olmak üzere aşılarını yaptırmalarını veya tamamlamalarını hatırlatmak istiyorum.

* Hastanelerimizde alarm seviyesine geçmemizi gerektiren bir tablo ile karşı karşıya değiliz. Türkiye sağlık hizmetlerin aksaksız yürütülmesi, ekonominin işleyişi, istihdamın artırılarak sosyal kırılmaya meydan verilmemesi, büyümenin sürdürülerek, ülke genelinde huzurun ve güvenliğin eksiksiz sağlanması ve diğer tüm bakımlardan yönetilen ülkelerin başında geliyor.

* Herkesin içine kapandığı, şalter indirdiği dönemde tarihimizin en büyük üretim, ihracat atağını gerçekleştirdik. Sosyal kaos, siyasi istikrarsızlık, ekonomik çöküntü, ülkenin parçalanması senaryolarını yırtıp attığımız gibi salgının da üstesinden geldik.

* Terörle mücadelede, sınırlarımıza yönelik tehditleri bertaraf etmekte, ön alıcı olmada gösterdiğimiz başarıyı salgın sürecinde bir üst aşamaya çıkardık. Türkiye artık etkilenen, takip eden, dahil edilen değil belirleyici ülkeler arasına girmiştir.

KREDİ GARANTİ FONU KEFALETİYLE KULLANDIRILACAK ÜÇ YENİ DESTEK

* Artık geleceğe daha bir güven, umut, azim, kararlılıkla bakıyoruz. Bugün müjdesini vereceğimiz bir başka konu kredi garanti fonu kefaletiyle kullandırılacak üç yeni destek paketidir. İşletme harcamalarında kartlı ödeme desteği KOBİ dışı tüm firmaların finansmana erişimi için hazırladık. Katma değeri yüksek ürünlerin üretimine yönelik çalışan firmalarımızı kapsamaktadır. İhracat destek paketi ise, ihracat potansiyeli taşıyan KOBİ’lerimize hitap etmektedir. Firmalarımıza 60 milyar liralık kefalet limiti açıyoruz.

* Amacımız yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazlayı destekleyecek ekonomik destek iklimi oluşturmaktır. Bankaların ve firmalarımızın gereken hassasiyeti göstereceklerine inanıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu amacı sağlamaya yönelik gereken tedbirleri alacak. Yeni kredi paketinin hayırlı olmasını diliyorum.

“ENGELLİLERE YÖNELİK ATAMALARI 8 ŞUBAT’TA YAPACAĞIZ”

* Engellilerimize yönelik bu yılın ilk memur yerleştirme atamasını 8 Şubat’ta yapacağız. Her eğitim kademesinden 2 bin 927 engelli vatandaşımızın kamuya yerleşimini sağlayacağız. Dezavantajlı ailelerimize destek paketini hayata geçiriyoruz.

* Sadece salgınla değil deprem, sel, yangın gibi tabii afetlerle mücadelede de dünyada örnek bir ülkeyiz. Elazığ ve Malatya, İzmir depremleri, Karadeniz bölgelerinde sel felaketi, Akdeniz ve Ege’deki yangınlarla bunu tekrar tekrar ispatladık.

* Avrupa’daki bazı şehirlerde yaşanan sel felaketlerinde ortaya çıkan altyapı, üstyapı kayıpları yıllardır telafi edilememişken biz birkaç haftada arama kurtarma, 1 yılda da yeni konut inşası çalışmalarını tamamlayabilen bir yönetim sergiliyoruz. Cumartesi günü Giresun’un Dereli ilçesine yaptığımız ziyarette, inşasına başlamış konut ve iş yerlerinin resmi açılış törenine katıldık.

* Dereli’deki 213 konut 82 iş yerinin resmi açılışını ve teslim törenini gerçekleştirdik. Felaketin yaşandığı ilçelerde yollar, altyapı, kamu binalarında pek çok yatırımı hayata geçirdik. Köylerimizde ahırlı evler başta olmak üzere, halen inşası süren yapıları tamamlıyoruz.

* Eser ve hizmet siyasetimizin meyvelerini toplamak olarak kabul ettiğimiz bu açılış törenleri aynı zamanda şehirlerimizin nereden nereye geldiğini görebilmemize de vesile oluyor. Bizden önceki dönemde yapılanların 5-10 katı eseri milletimizin hizmetine vermeyi müşahede etmekten gurur duyuyoruz.

* Biz asla ülkesinden bihaber, milletinden kopuk salon siyasetçilerinden olmadık, olmayacağız. Bu hafta sonu Cumartesi günü inşallah Zonguldak’ta olacağız. Oradaki tünel, kavşak düzenlemelerinin açılışını yapacak, Zonguldaklı hemşehrilerimizle bir arada olacağız.

“YANGIN SÖNDÜRME UÇAKLARIMIZIN SAYISINI 20’YE ÇIKARIYORUZ”

* Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece milletimizin ne istediğine, ne beklediğine, ne talep ettiğine bakarak yönümüzü belirledik, bundan sonra da aynı şekilde istikamet tayin edip yola devam edeceğiz. Orman yangınlarındaki altyapımızı güçlendirecek adımlarımızı artırıyoruz. Yerli ve milli İHA araçlarını 8’e, yangın söndürme uçaklarımızın sayısını 20’ye, helikopter sayımızı 55’e çıkartıyoruz. Yapay zeka uygulamalarını daha etkin şekilde kullanarak yangın riski ve seyrini yakından takip edecek bir sistemi de kuruyoruz.

* Eğitim verdiğimiz 100 bin vatandaşımızla önemli bir gönüllü gücü oluşturuyoruz. Tıpkı kar yağışının rahmeti ve zahmetinin birlikte tezahür etmesi gibi, Türkiye’nin girdiği kalkınma ve büyüme sürecinde elbette sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Yaşadığımız dönüşüm, değişimin, hedef büyütmenin neticeleridir. Ülkemize kurulan tuzakları aşarken, ayağımıza takılan çelmelerin üzerinden atlarken yaşadığımız sıkıntılar da var.

* Türkiye hem tarihi hem coğrafi böyle bir süreci asla rahat bırakılmayacak, kendi haline terk edilmeyecek, hele hele kimi toplumlar gibi desteklenmeyecek iddiaya, müktesebata sahip bir ülkedir. Geçmişte nicelerinin yaptığı gibi ülkemizin ayağına takılan pranga, sırtına yüklenen kamburlara rıza gösterip sadece günü kurtarmaya koşsaydık belki de bu kadar hücuma maruz kalmazdık. Ama milletimizin karşısına alnı ak, başı dik çıkarak hedeflerimizden söz edemezdik. Türkiye eğitim, sağlık, güvenlik, adalet, ulaştırma, enerji, tarım ve şehirciliğe her alanda dünya ile yarışacak altyapıya sahipse ısrarla kendi yolumuzda yürümeye borçluyuz.

* Bölgesinde ve dünyada yaşanan her krizde siyasi, diplomatik, askeri, istihbari olarak gözlerin döndüğü, tavrının beklendiği bir ülke ise kendi yüreğine, bileğine borçludur.

“ENFLASYONDAN KORUYACAK ADIMLARI BİRER BİRER ATIYORUZ”

* Milletimizi siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleri ile birbirine düşürmek istediler. Diplomatik hançer, gizli açık oyunlarla tökezletmeye çalıştılar. PKK, FETÖ, DEAŞ’a kadar ne kadar terör örgütü varsa üzerimize salmaya kalktılar. Bizi aşımızla, işimizle, evlatlarımızın geleceğiyle tehdit ettiler. Hamdolsun bu oyunların hepsini bozduk.

* Türkiye gemisini belki biraz sarstılar ama asıl amaçlarına ulaşamadılar. Her saldırıyı gereken tedbirleri alarak savunma mekanizmalarını kurarak, sızıntıları engelleyerek bertaraf ettik. Yaşanan kur dalgalanmasının önüne bu şekilde geçtik. Ortaya çıkan yüksek enflasyondan, hayat pahalılığından milletimize koruyacak adımları da birer birer atıyoruz.

“HAYAT PAHALILIĞINI YENME VAADİMİZİ YERİNE GETİRECEĞİZ”

* Enflasyondaki belli döneme mahsus arızi yükselişin kamburunu maalesef bir süre taşımak mecburiyetinde kalacağız. Her ayın bir aydan daha iyi olacağı döneme girdik. Devletimizin tüm imkanlarını, insanlarımızın emrine verdik, vermeyi sürdüreceğiz. 20 yıldır bu ülkenin bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek, bugünkü sıkıntıların üstesinden yine biz geleceğiz.

* Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüterek vatandaşlarımızı müreffeh, ülkemizi mamur, devletimizi güçlü hale getirme sözümüzü tutmak boynumuzun borcudur. Büyük ve güçlü Türkiye ile birlikte enflasyonu indirme, hayat pahalılığını yenme vaadimizi yerine getireceğiz.

* Bir olalım, iri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Her şeyin anahtarı işte bu ahittir. Kendimizin ve evlatlarımızın geleceği için bu hususa her şeyden fazla hassasiyet göstermemiz şarttır. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi sıkı tuttuğumuzda Allah’ın izniyle bu millete zarar veremez.

* Son dönemde kimileri siyasi ve sosyal hassasiyeti kaşıyarak, kimileri ekonomik sıkıntıların sebep ve sonuçlarını çarpıtarak, milli ve manevi değerlerimize saldırarak Türkiye’nin büyük gücüne saldırdılar. Bugüne kadar başaramadılar, inşallah bundan sonra da başaramayacaklar.

Gelecek Partisi Alanya İlçe Başkanı Av.Mevlüt Çakan son aylarda gelen yüksek elektrik faturalarını ilişkin bir açıklama yaptı...

Başkan Çakan açıklamasında ;

Son dönemde konutlara ve iş yerlerine gelen yüksek elektrik faturaları vatandaşın belini bükmüş durumda. Peki 84 milyona hizmetkar olmaya geliyoruz diyen bu iktidar aslında kimin hizmetkarı ? Kime hizmet ediyor ?

EPDK (Enerji Piyasaları Denetleme Kurulu) kararı ile Perakende dağıtım şirketlerinin yıllık kar oranı yıllık brüt % 2,38 iken , brüt kar oranı net % 2,38 olarak değiştirilmiştir. Yani önceden perakende şirketler bütün masraflar dahil bir şekilde aldığı kar oranı şimdi nete dönüşmüştür. Artık perakende şirketler her türlü vergisini , giderini, zararını faturaya yansıtıyor. Peki amaç ne ? Amaç şirketlerin finansal devamlılığını sağlamak. Vatandaşın finansal devamlılığı, vatandaşın mağduriyeti bu iktidarın umrunda değil. Bu iktidar vatandaşın hizmetkarı değil. Bu iktidar beşli çete başta olmak üzere , gözü doymaz ihalecilerin, rantiyecilerin hizmetkarı.

zamlar d6ffc

KADEMELİ ELEKTRIK TARİFESİ UYGULAMASI TAM BİR CAHİLLİKTİR...

Ocak 2022 den itibaren alt ve üst kademe elektrik fatura dönemine geçildi. Buna göre günlük 5 kWh altında tüketilen elektrik için düşük tarife , 5 kWh üstünde tüketilen elektrik için yüksek tarife geçerli. Son aylarda gelen yüksek faturaların bir bölümü bu kademe uygulamasından kaynaklı. Alanya’da yaşayan vatandaşların büyük bir kısmı ısınma ihtiyacını klima ya da elektrikli ısıtıcı ile karşılıyor. Hal böyle olunca aylık 150 kWh’nin altında tüketmek imkansız. Alanya’daki vatandaş doğalgaz kullanmak istese doğalgaz yok . Sobada odun yakayım dese odun pahalı. Peki vatandaş ne ile evini ısıtacak ? Vatandaşın bu durumu iktidarın umrunda değil. Tarifede değişikliğe gidilerek alt kademe tüketiminin en az 400 kWh’ya yükseltilmesi gerekir. Gelecek Partisi olarak bu kışta vatandaş ayazda kalmasın, elektrik ve doğal gaza yapılan zamlar geri alınsın diyoruz. Ve bu söylemimizi her türlü mecrada en yüksek sesle dile getireceğiz. 

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

TBB, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Basın ve Yayın Genelgesi'nin iptali için Danıştay'da dava açtı. TBB, genelgenin otosansüre yol açacağını, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına sebep olabileceğini belirtti... 

Türkiye Barolar Birliği (TBB), “Basın ve Yayım Faaliyetleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Dava dilekçesinde, çocuk ve ailenin Anayasal hükümlerle zaten korunduğu belirtilerek, söz konusu genelgenin otosansüre yol açacağı, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması sonucunu doğuracağı savunuldu.

DAVA AÇILDI...

Cumhurbaşkanlığı’nın 29 Ocak 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Basın ve Yayım Faaliyetleri” konulu genelgesi tepki çekmişti. TBB, “Medya aracılığıyla milli ve manevi değerlerimizi yıpratmaya, aile ve toplum yapımızı temelinden sarsmaya yönelik açık veya örtülü faaliyetlere karşı Anayasa, kanun ve ilgili diğer mevzuatla düzenlenen müeyyidelerin gereği yerine getirilecek” denilen genelgenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle bugün Danıştay’da dava açtı.

"‘SANSÜR’ÜN ÖTESİNDE ‘OTOSANSÜR’ ETKİSİ YARATILACAK"...

Söz konusu genelgenin kişi temel hak ve özgürlüklerinde ihlale yol açacağını savunulan dava dilekçesinde, genelgenin sakıncalarını şöyle açıkladı:

"İfade ve basın özgürlüğünün karşısındaki kavram olan ‘sansür’ün ötesinde ‘otosansür’ etkisi yaratılacak. Hukuki belirliliği bulunmayan, öznel ve yoruma açık ifadeler ile anayasal temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması sonucunu doğuracak dava konusu Genelge ile verilen talimat, ilgili mevzuatı uygulayan ve zaman zaman anayasal temel hak ve özgürlüklere yasa gereği dokunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının takdir yetkisini baltalayacak.

Talimat verilen kamu kurum ve kuruluşların bu zamana kadar olan yasa maddelerini yorumlama faaliyetlerini, Anayasa’nın ‘ölçülülük’ ilkesine aykırı şekilde dönüştürecek; ilgili kanunlarda mevcut sınırlamaları aşmaları sonucunu doğurarak temel hakkın özüne dokunacak ve bütünüyle anayasal hükümlere aykırılık oluşacaktır."

BELİRSİZ KAVRAM VURGUSU...

Genelgede yer alan ‘çocuk ve ailenin korunmasına’ ilişkin anayasal hükümlerin zaten var olduğun hatırlatılan dilekçede, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Belirsiz ifadelerle sınırlama getirilen temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal sınırlama ölçütleri olarak aşağıda dile getirilecek ilgili kanunlar hukuk dünyasında varlıklarını ve işlerliklerini sürdürüyor iken yürütmenin başı olarak, sonucunda sansürün de ötesinde otosansürü tüm ülkeye dalga dalga yayacak şekilde temel hak ve özgürlüklerin ne Anayasa’da ne de ilgili kanunlarda yer almayan belirsiz kavram ve tanımlamalarla kısıtlanmasına yol açacak talimat verme işleminin iptali talebidir.

“BELİRSİZ TANIMLARLA ÖZGÜRLÜĞÜN ÖZÜNE DOKUNMA TEHLİKESİ”...

Çocuk ve ailenin korunması amacı ile yayımlandığı belirtilen dava konusu genelgeye konu edilen radyo ve televizyon faaliyetlerine ilişkin hukuk dünyasında varlığını ve işlerliğini sürdüren oldukça ayrıntılı hükümler içeren yasa maddesi bulunmakta iken Genelge ile belirsiz tanımlamalar üzerinden ifade ve basın yayın özgürlüklerinin özüne dokunma tehlikesi uygulamasına yol açılması hukuk devleti ilkesi ile ters düşmekte ve temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla belirli amaçlar doğrultusunda sınırlanacağına ilişkin anayasal hükme de aykırılık teşkil etmektedir.”

Barolar Birliği dilekçesinde, genelgenin yürürlükte kaldığı sürece anayasal temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulacağı uyarısında bulunularak şunlar kaydedildi:

“Dava konusu genelge yürürlükte kaldığı sürece anayasal temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak uygulamalara sebebiyet verilecek ve genelge ile getirilen öznel, hukuki belirlilikten uzak kısıtlama kriterleri ile hakkın özüne Anayasa’da yer almayan sınırlama ölçütleri ile müdahale edilecek; düşünce, ifade ve basın özgürlüğü zedelenecek, hukuk devleti ağır bir yara alacaktır. Onarılamaz zararın engellenmesi ve telafisi olanaksız durumların önlenebilmesi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihatlarında geçen ifade özgürlüğünün kullanımına ilişkin olumsuz anlamda yaratılan caydırıcı, dondurucu etkinin de ortadan kaldırılması için yargılama sonuçlanıncaya kadar dava konusu genelgenin yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

 

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması sonrası CHP sosyal medya hesabından ve parti yöneticilerinin yaptığı paylaşımlar silindi...

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzon'daki konuşması sırasında kürsüye gelen küçük bir çocuğun 'hain' kelimesini kullanmasına ilişkin olarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Lütfen küçük çocuğumuzla ilgili haberi paylaşmayın, kötü söz söylemeyin. O daha çok küçük." uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'da toplu açılış töreninde konuştu. Recep Tayyip Erdoğan, törenin sonunda küçük bir çocuğu sahneye çağırdı ve mikrofonu çocuğa verdi. Çocuk, Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Hain' diyerek hakaret etti. Erdoğan'ın ise çocuğun bu davranışlarının ardından gülümsediği gözlendi.

 kılıçdaroğlu çocuk twıtı 5a0ef

 

 

 

 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

KAYNAK: Ajanslar& twıtter

 

 

Alanya Güneşi Gazetesi ve  haber portalı imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni ibrahim Akdağ, AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan'a yazdığı köşe yazısı ile tepki gösterdi.

İşte Gazeteci AKDAĞ'ın ses getiren köşe yazısı ve tepkisi...

ALANYA GÜNEŞİ HABER YORUM BENİM FOTO İLE OVAL b1ee7

 

ERDOĞAN DİBE VURDU...
Devletimiz bizim kutsalımız ve varlığımızın teminatıdır.
Vatanımız ,özgürlüğümüzün yaşam alanı ve vaz geçilmez değerimizdir.
Vatan kutsaldır...
Bayrak kutsaldır...
İstiklal Marşımız; Özgürlük ve bağımsızlığımızın dünyaya haykırışıdır.


ERDOĞAN ; DEVLETİMİZİN SAYGINLIĞINA VE MİLLETİMİZİN BİRLİĞİNE ZARAR VERİYOR...
Devletimiz de ki yöneticiler ise; her bireye eşit mesafede ve onların hak-hukuk ve milli birliğini temsilen oradadırlar.
Milleti bölmeye-ayrıştırmaya kalkanlar, millet ve devlet düzenini bozdukları için yargılanmalıdırlar ve yargılanırlar.
Her devletin temsilcisi, o devletin onuru ve milletin de kutsalıdır.
Yani Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin Temsilcisi olan Cumhurbaşkanımız da bizim kutsal değerimiz ve dünya ülkelerinde ,Milletimizin temsilcisidir.


AMA ERDOĞAN HARİÇ...
Recep Tayyip Erdoğan, Mecliste ettiği yemine sadık kalmamış ve aynı zamanda AK Parti genel başkanı olmuş ve tarafsızlığını, güvenilirliğini ve maalesef saygınlığında yitirmiştir.


VE ERDOĞAN DİBE VURDU...
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olan , T.C Vatandaşı kimliği taşıyıp ta başka ülkelerde yaşayan her vatandaşın Cumhurbaşkanı ve lideri olması gereken Erdoğan, bugün Trabzon'da bu erdemlerini kaybetmiş ve dibe vurmuştur.
Milyonlarca insanın temsilcisi olan CHP-Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ; bir çocuğa mikrofon vererek ve arkasındaki platforma bakanları ile gülerek hakaret ettiren , "HAİN BAY KEMAL" dedirten Recep Tayyip Erdoğan, bugün tamamen dibe vurmuştur.
--O hakaret Türk Milleti'nedir.
--Çocuklarımız yarınlarımız ve yarınlara kanat çırpan masum meleklerimizdir, onları kirletmeyin!..


ERDOĞAN YİNE SUÇ İŞLEMİŞTİR...
--Bu hakareti 10 yaşındaki çocuğa söyleterek suç işlemiştir.
--Fetullah Gülen'e şiir yazan Hilal Kaplan'ı TRT'ye atayarak suç işlemiştir.
--Pennsylvania'ya gidip Terör örgütü lideri Fetullah Gülen'i ziyaret eden ve onunla fotoğraf çektiren Nureddin Nebati'yi Ekonomi Bakanı yaparak suç işlemiştir.
--TBMM kürsüsünden , Fetullah Gülen denen terörist başına övgüler dizen ve "Değerli bir insan" diyen Bekir Bozdağ'ı tekrar adalet bakanı yaparak suç işlemiştir.
--Bu mudur FETO ile mücadele sayı Erdoğan?
--Anayasa ile Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, "Anayasa kararlarını tanımıyorum ve saygı duymuyorum "diyerek çoktaaaaannnn suç işlemiştir.
Pardon sayın Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti kanunları ile bu devletin imkanlarını kullanıp gücü elinizde tutuyorsunuz ama Anayasayı tanımıyorsunuz; siz kimsiniz?
--O zaman , "bizde sizi tanımıyoruz " dersek, devletin dirliği ve milletin bütünlüğü kalır mı?
Hakkınız yok böyle davranmaya sayın Erdoğan!
--Ya hukuk kuralları içerisinde herkesin Cumhurbaşkanı olun, ya da istifa edin. Bizi 72 düvel böle memiş, siz mi böleceksiniz?
Türk milleti ve devleti tek vücuttur ve sonsuza kadar birlik içinde yaşayacaktır.


30 Ocak 2022--Alanya


Saygılarımla
İbrahim AKDAĞ
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
Facebook: TC İbrahim Akdağ
Twıtter: @akdagloveyou
İnstagram:akdag9099
Whatsup:0 533 6252558
OFİS: 0 242 5143399
ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ
www.alanyagunesi.com Haber Portalı
Ve
Alanya Güneşi Tv
İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

 

 

 

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trabzon'daki konuşmasının ardından mikrofon verdiği çocuk Kılıçdaroğlu'na hain dedi, Erdoğan'a oy verilmesini istedi... 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Trabzon'da katıldığı açılış töreninde yaptığı konuşmanın ardından mikrofonu 10 yaşlarındaki bir çocuğa verdi. Oyuncak hediye edilen çocuk yaptığı konuşmada 'Bay Kemal' dediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için 'Hain' ifadesini kullandı ve seçimde 'Cumhurbaşkanı amcam, en iyi adam' dediği Erdoğan'a oy verilmesini istedi.

Erdoğan ve beraberindekiler çocuğun konuşmasını gülümseyerek izledi. Erdoğan daha sonra çocukla sohbet etti.

CHP'li Sezgin Tanrıkulu, yaşanan olaya şöyle tepki gösterdi: "Kindarlığı ve nefret söylemini çocuklara aşılayan, kürsüye çıkartıp ‘Bay Kemal hain, hain’ söyleten zihniyetinize de siyasetinize de lanet olsun.

 

CHP'li Ali Mahir Başarır ise "Bir çocuğa mikrofon vererek kendi kullandığı “Bay Kemal” diye başlayan nefret söylemlerini dile getirmesini gülücüklerle karşılamak en hafif tabiri ile acizliktir! Bu siyaset değil! Siyaset hiç bu kadar dip seviyede olmamıştı! Erdoğan bunu da başardı" ifadesini kullandı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da şu mesajı attı: "Siyasette etik ve ahlak ne yazık ki iyice terk edildi. Devleti yönetenler, masum bir çocuğa söyletilmiş “hain” ifadesine gülüyor. Trabzon’un iyi kalpli tüm insanları bu kötü duygulardan uzak duracaktır. Bir Trabzonlu olarak memleketimde bu şovun yapılmasını kınıyorum."

KILIÇDAROĞLU: KÖTÜ SÖZ SÖYLEMEYİN O DAHA ÇOK KÜÇÜK...
Konuyla ilgili paylaşım yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu ise, "Lütfen küçük çocuğumuzla ilgili haberi paylaşmayın, kötü söz söylemeyin. O daha çok küçük. Ayrıca tüm örgütlerimizden istirhamımdır, duygularımıza yenilmeden, çocuk pedagojisi ne diyorsa ona uyun!" dedi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül istifa etti, yerine eski bakan Bekir Bozdağ atandı. Gül'ün 'istifası' da akıllara İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile arasındaki gerilim ve MOBESE görüntülerinin yayınlanmasına üstü kapalı verdiği tepki geldi. CHP'li Gürsel Tekin de "Abdulhamit Gül MOBESE kurbanı oldu" ifadelerine yer verdi... 

Abdulhamit Gül, 10 Temmuz 2018’de başladığı Adalet Bakanlığı görevini bugün itibariyle bıraktı. Resmi Gazete’de yer alan resmi dille ‘görevden affını istedi’, yani istifa etti ve yerine eski bakan Bekir Bozdağ atandı.

 

Gül, bakanlığı boyunca kabineden bir isim ile son bir yılda üç kez karşı karşıya geldi. Siyaset gündemine ise bir dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Abdulhamit Gül arasındaki tartışma damga vurdu. Gül’ün istifasının ardından bu tartışmalar yeniden gündeme geldi.

Soylu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda annesine hakaret eden bir kişinin mahkemeye çıktığını ve adli kontrolle serbest bırakıldığını belirterek karara tepki gösterdi.

Gül’ün yanıtı ise “Klavye başına geçip sosyal medyada bana her gün tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum. Bu işleyişi beğenmeyen gider itiraz hakkını kullanır ama yargıya parmak sallayamaz” oldu. Tartışmanın ikinci gününde Adalet Bakanı Gül, Soylu’nun annesine yapılan hakareti kınadı. Gül, bir kez daha ihtiyaç duyulması halinde bu tür suçlara yönelik yaptırımların artırılabileğini ancak bunun tartışma yerinin “sosyal medya değil, parlamento olduğunu” vurguladı. Soylu ise tartışmaya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

SOYLU’YA 'HUKUK ARKADAN GELSİN' ÇIKIŞI...
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kasım 2021’de “Geçen gün vilayetlere gidiyorum; Diyarbakır, Adana ve İstanbul da dahil olmak üzere, muhtarlarımız diyor ki “Efendim şurada metruk bina var burada metruk bina var. Ama mahkeme kararı var yıkamıyoruz.” Ya arkadaş sen gece yık, mahkeme kararı bizim arkamızdan gelsin” ifadelerini kullandı.

Üç gün sonra 8 Kasım 2021’de Abdulhamit Gül, Soylu'nun bu sözlerine de yine ismini anmadan “Değerli arkadaşlar bizim rehberimiz hukuktur, bizim rotamız hukuktur, bizim kılavuzumuz hukuktur. Biz yapalım hukuk arkadan gelsin değil hukuk önden yürüsün biz ona göre kendimizi ayarlayalım anlayışıdır hukuk devleti” cevabını verdi.

AKP'de eleştirilere neden olan Gül'ü istifaya götüren sebeplerden en önemlisinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaşadığı kriz olduğu değerlendirmesi yapıldı.

GÜL'DEN BİR ÇIKIŞ DAHA: İMAMOĞLU VE MOBESE...
İstanbul'da hayatı durma noktasına getiren kar yağışının ardından İBB denetiminde olmayan, bakanlık denetiminde olan bölgeler için İBB yönetimi ve Başkan Ekrem İmamoğlu hedef gösterilmişti.

 

Öte yandan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kar fırtınası sürecinde bir balık restoranında İngiltere'nin Türkiye Büyükelçisi Dominick Chilcott ile yemekte olması, AKP ve yandaşları tarafından hedef gösterilme sebebi oldu.

İmamoğlu'nun restorana gelirken kayda alınan MOBESE görüntülerinin basına yansıması da tartışma konusu oldu. İmamoğlu'nun sürekli takip edildiği iddiası gündeme geldi.

Soylu ile arasındaki gerilim devam ederken Gül'den konu hakkında dikkat çeken bir açıklama daha geldi.

Gül şu ifadeleri kullanmıştı:

Geçmişte FETÖ'nün istihbarat ve veri madenciliğine verdiği özel önemi hepimiz biliyoruz ve bu çerçevede delil üreterek, tezgahlarla, oluşturulan kumpaslarla nasıl insanların kişisel haklarını ihlal ettikleri, nasıl mahremiyet haklarını ihlal ettiklerini hepimiz gördük, yaşadık. Usulsüz dinlemeler, kişilerin mahrem görüntüleri, özel bilgilerin ifşa edilmesi, verilerin hukuk dışı yollarla ele geçirilmesi gibi tüm hukuk dışı bu fiilleri hep beraber yaşadık.
Hukuk devletinde esas itibarıyla haysiyet cellatlığı olmaz, itibar suikastı olmaz. Hukuk buna asla izin vermez, veremez, vermemelidir. Dijital kumpaslarla insanların hayatını tarumar eden, insanlara kumpas kuran, bu FETÖ'cü zihniyetin de asla ama asla unutulmaması gereken bir mücadele alanı olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.


GÜRSEL TEKİN: ABDULHAMİT GÜL MOBESE KURBANI OLDU...
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İstanbul’da; Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği'ni ziyaret etti. Tekin, Dernek Başkanı Arzu Lastikçi ve dernek üyeleriyle bir araya geldi.

CHP'li Tekin de, Abdulhamit Gül'ün istifasının, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi ile gittiği yemekle ilgili MOBESE görüntülerinin yayınlanmasına gösterdiği tepkinin sonucu olduğunu savundu.

Tekin, "Sayın Bakan daha önce de bu reformlarla ilgili ciddi uğraşları, çabaları vardı. Büyük olasılıkla orada ciddi bir çelişki vardı. Ama kişisel olarak benim kişisel düşüncem bakan MOBESE kurbanı oldu" dedi.

"SAYIN BELEDİYE BAŞKANIMIZIN BİR BÜYÜKELÇİYLE BİR YEMEKTE, BU İFŞA EDİLDİ"...
Tekin, Bakanı Abdulhamit Gül'ün istifasıyla ilgili şunları söyledi:

Sayın Bakan daha önce de bu reformlarla ilgili ciddi uğraşları, çabaları vardı. Büyük olasılıkla orada ciddi bir çelişki yumağı vardı. Ama dün en son MOBESE sistemi bakanın istifasına sebep oldu, gibi geliyor bana. Çünkü MOBESE dediğiniz devletin mahrumiyetidir. O ancak savcıların ya da devletin kurumlarının bakabileceği bir yerdir. Ne yazık ki tıpkı geçmiş dönemdeki FETÖ terör örgütünün zaman zaman kurmuş olduğu kumpaslar gibi Sayın Belediye Başkanımızın bir büyükelçiyle bir yemekte, bu ifşa edildi. Şöyle bir tersine bakalım, empati yapalım. Yani Türk büyükelçisi Londra Belediye Başkanı'yla böyle bir muameleye tabi tutulsa acaba biz neler yapardık, onu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Kişisel olarak benim düşüncem Bakan, MOBESE kurbanı oldu. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK: Ajanslar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri de bir yerlerde kafayı bulmaya gidiyor. Öbür tarafta kar bora fırtına esiyor. Hiç umurlarında değil" diyerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu hedef aldı. Ancak, Erdoğan'ın da İmamoğlu'nu 'kafayı bulmakla' suçladığı restorana gittiği ortaya çıktı... 

oda gitmiş e70c4

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, balıkçıda yemek tartışmaları hakkındaki eletirilere "3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu" yanıtını vermişti.

İmamoğlu, daha sonra ise kar yağışı ve İBB’nin çalışmaları hakkında FOX TV’de İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtladı.

'İnsani düşündüm'

Sarıyer’deki balıkçı restoranındaki yemek hakkında konuşan İmamoğlu, “Yemeği iptal etmeyi düşündüm, ancak büyükelçinin geldiğini öğrenince gittim. Yemeği ertelemek aklımdan geçti ama çok insani düşündüm. Öyle zor durumdasınız ki, hatta biz bizden erken geldiği haberini aldık” dedi.

'25 gün öncesinden rezervasyon yapıldı'

İmamoğlu, "İngiltere büyükelçisi bizim makamımızda ziyarete geldi. Aralık başında. Orada böyle bir hafif de bir iyi ilişki teması üzerinden böyle bir görüşmeyi o gün konuştuk. Şöyle konusu geçti bir yemek yiyelim. İstanbul’da hatta balıkçıyı bile belirleyerek, bir Karadeniz vesaire üzerinden balıkçıyı bile belirleyerek böyle bir yemek konuştuk. Ve 25 gün öncesinden restoranda rezervasyon yapıldı" diye konuştu.

Erdoğan: Kafayı bulmaya gidiyor

Bugün ise Giresun'da açılış törenine katılan Erdoğan, İmamoğlu'nu hedef aldı. İmamoğlu hakkında 'kafayı bulmaya gidiyor' ifadesini kullanan Erdoğan, "Sel felaketi oldu bakan arkadaşlarım ve ben hep birlikte Doğankent'te, Dereli'deydik. Balıkçıya gitmedik. Vatandaşlarımızın yanına gittik. Onlarla beraber olduk, onlarla dertlendik. Ama birileri de bir yerlerde kafayı bulmaya gidiyor. Öbür tarafta kar bora fırtına esiyor. Hiç umurlarında değil. Bu belediye başkanlığını ben de yaptım. Hem de İstanbul'da. Kar, bora fırtına olacak; deprem olacak, sel olacak... Yok Bodrum'a git, yok şuraya buraya git, bizim kitabımızda o yok. Bizim kitabımızda halkınla beraber olacaksın" dedi.

Erdoğan'ın da gittiği bir restoran

Erdoğan Başbakan olduğu dönemde, eşi Emine Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan, gelini Reyyan Erdoğan ile birlikte Balıkçı Kahraman’da yemek yemiş. Sakin ve sessiz ortamıyla öne çıkan restoran her kesimden siyasetçinin tercih ettiği bir yer.

'Müşterilerimiz elittir, sarhoş olmaya gelmez'

2008 yılında Radkal Gazetesi'ne konuşan restoran sahibi Kahraman Altun Erdoğan'ın ziyaretle ilgili detay vermezken, "Bizim müşterimiz elittir, mekânımız da sıradan bir yer değil, nezih bir mekandır. İnsanlar buraya sarhoş olmak için gelmez, meyhane değil burası. Müşteriler burada, balığın yanında iki kadeh rakı içer o kadar. Canlı müzik yok, sakin bir yer burası" ifadesini kullanıyor.

Kalkan tava, salata ve meyve yiyen Erdoğan ve ailesi, içecek olarak su, meyve suyu ve gazoz içmiş.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK:Halk Tv

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül istifa etti. Yerine Bekir Bozdağ atandı.

Karar Resmi gazete de yayımlanarak yürülüğe girecek.

bekir bozdağ b328d

Yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ

 

 

BİR GÖREVDEN ALMA İSE TUIK'DE YAŞANDI...

TÜİK Başkanı Erdal Dinçer görevden alındı.

TUIK BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI bfe99

 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla TÜİK Başkanı Prof. Dr. Sait Erdal Dinçer görevden alındı. Yerine Erhan Çetinkaya atandı.

 

 

Millet İttifakı’na mensup 11 CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın çağrısıyla çevirmiçi toplandı. Telekonferans yöntemiyle düzenlenen toplantı; Muhittin Böcek (Antalya), Ekrem İmamoğlu (İstanbul), Mansur Yavaş (Ankara), Tunç Soyer (İzmir), Zeydan Karalar (Adana), Yılmaz Büyükerşen (Eskişehir), Özlem Çerçioğlu (Aydın), Osman Gürün (Muğla), Vahap Seçer (Mersin), Kadir Albayrak (Tekirdağ) ve Lütfi Savaş’ın (Hatay) katılımıyla gerçekleşti...

11 başkandan duyuru 2 f5149

Türkiye nüfusunun yüzde 50’ye yakınının yaşadığı kentleri yöneten 11 Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizin, yönetimsel yanlışlardan kaynaklandığı saptamasında bulundu. Yaşanan ekonomik krizin, vatandaşın cebini yaktığı kadar, yönettikleri devlet kurumlarının bütçelerine de olumsuz yönde etki ettiğini vurgulayan başkanlar, yayınladıkları ortak bildiride şu görüşleri dile getirdi:

“Türkiye nüfusunun yarıya yakınını barındıran 11 kentin yöneticileri olarak, geçtiğimiz 2021 yılının Kasım ayında, bütçelerimizi belediye meclislerinde oylamaya sunduk. Meclisten onaylanarak geçen bütçelerimiz, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmalardan kaynaklı yaşanan ekonomik belirsizlik ortamında ‘geçersiz bütçeye’ dönüşmüştür. Bu, ‘belirsizlik ve ön görülemezlik’ ortamından, Büyükşehir Belediyelerimiz kadar, bütün yerel yönetimler ve hatta kamu kurumları ciddi anlamda olumsuz etkilenmektedir. Bu kapsamda hem belediyelerimizin hem de diğer kamu kurumlarının ‘yeni bütçe’ yapmaya ihtiyaç duydukları, önümüzde duran bir gerçektir.

Belediyelerimiz, vatandaşa sundukları hizmetleri aksatmama konusunda, çok ciddi mücadeleler vermektedir. Verilen hizmetlerin, devam eden ve devreye alınması planlanan projelerin sürdürülebilir hale dönüştürülmesi hususunda, hükümet yetkililerini Türkiye'deki bu ekonomik zorluklar sırasında, yerel yönetimleri desteklemeye davet ediyoruz. Mazot, elektrik, doğalgaz, un vesaire gibi maliyetlerin etkisiyle, tüm Türkiye’deki belediyeler, hizmetleri devam ettirme noktasında oldukça zorlanmaktadır. Kentlerimiz için hayati öneme sahip hizmetlerle ilgili ihaleler dahi yapılamayacak noktaya gelmiştir. Bu durum, ihalelere katılan firmaları da zora düşürmektedir.

Bu kapsamda, merkezi hükümetten beklentimiz ve talebimiz; yerel yönetimlere yönelik bazı vergi indirimlerine gidilmesi ve hayati öneme sahip konularda sübvansiyon desteği verilmesidir. Örneğin; toplu ulaşımda, KDV ve ÖTV istisnası getirilmelidir. Artan enerji maliyetlerini, özellikle raylı sistemler, elektrik ve su gibi giderlerini düşürecek bazı vergi indirimlerine gidilmelidir. Bu ve benzeri seçeneklerin düşünülmesi, Türkiye'deki bütün yerel yönetimler için önemli olacaktır. Bu sayede, ekonomik sıkıntılar altında ezilen vatandaşlarımızın da bir nebze olsun rahatlaması sağlanacaktır. Zira, devletin her kurumunun yapacağı hizmet ya da hizmetler, vatandaşlarımız içindir. Tüm kamu kurumlarımızın varlık nedeni, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve ülkemizi ziyaret eden turistlere hizmettir.

Hiçbir belediyemiz, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, hukuki sistemde, hukuki zeminde teftişten veya denetimden çekinmemektedir. Hiçbir belediyemiz, usulüne uygun her türlü teftiş ve denetime tabi olmaktan asla rahatsızlık duymaz. Ama yapılan bir kısım manipülasyonlar veya uydurma gündemler üzerinden yaklaşımlarla, uygunsuz teftişlere de karşı olduğumuzu vurgulamak zorundayız. Belediyelerimiz ‘özelinde’ gösterilen bu ‘teftiş hassasiyetinin’, eski belediye yönetimleri hakkında yapılan şikayetlerde de gösterilmesini bekliyoruz ve bunu kamu adına talep ediyoruz. Biz, 11 büyükşehrin yöneticileri, her zaman olduğu gibi, yaşanan bütün sıkıntılara, zorluklara ve engellemelere rağmen, bu kara kışta da vatandaşlarımızın yanında olacağız. Sosyal belediyecilik yapmaya, kararlılıkla, sonuna kadar devam edeceğiz.

Saygılarımızla.” 

 

 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülke gündemindeki bir çok konu hakkında ilginç açıklamalarda bulundu... 

 

İŞTE ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI...

erdoğandan ilginç açıklamalar 2 398d7

Kar yağışını bir bereket olarak görüyorum, felaket olarak telakki etmiyorum. Zira kuraklıkların ülkemizde ciddi manada toprağımızı tehdit ettiği ve birçok yerlerde artık bitki, meyve, sebze, her şeyde sıkıntılar yaşadığımız dönemleri geride bıraktık. Tarımda yaşanan tüm sıkıntılar ortada, hep yağmur diye bekledik. Şimdi ise kar yağışı gelince farklı bir yaklaşım ortaya koymaya başladık. Kar yağışını engellemek elimizde değil ama karın sebep olduğu özellikle ulaşım sıkıntılarına karşı gerekli tedbirleri almak elimizde.

Son kar yağışının etkileri anlamında maalesef özellikle İstanbul'a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı. Tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyruklar oluşturursa bunun herhalde bir sorumlusu veya sorumluları vardır. Vatandaşlarımız saatlerce yollarda mahsur kaldı. Daha önceki yılların altında bir miktarda kar yağışı söz konusuydu üstelik. Buna rağmen bu sorun gereken yol tuzlama ve yol açma çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandığını ilçe belediyelerinden de dinledik.

'Basiretsizliktir'
Bu tam anlamıyla bir basiretsizliktir. Siz kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız, kış mevsimine girerken bütün tedbirlerinizi almalısınız. Biz İstanbul'umuzu kaderine terk edemeyiz. Çalışmaları koordine etmeleri için ben bakanlarımı o gece İstanbul'a gönderdim.

Her iki bakanım da kendi altyapıları durumunda olan, örneğin ulaştırma bakanımızın koordine ettiği hangi kurumlar var? Birinci derecede Karayolları var, Karayolları büyük bir önem arz ediyor bu durumda. Süleyman beyin altında Jandarma teşkilatı var, o da devreye girdi.

Benzini biten araca benzin ulaştırma gayretine girdiler, yiyecek noktasında sıkıntı olan yerlere yiyecek ulaştırma gayretine girdiler. Fakat bu hazırlıklar daha önceden yapılmalıydı.

Bu çalışmalar yurt genelinde 446 karla mücadele merkezinde gerçekleştiriliyor. 10 bin 916 makine ve ekipman, 12 bin 645 personel görev yapıyor. Siz kalkar da belediyenizde insanları dışarı döker, onların yerine hiç İstanbul'u tanımayan insanları belediyeye boca ederseniz böyle sıkışır kalırsınız.

Son yağışta ayrıca yolda kalan araçlara KGM, AFAD, Kızılay ve valiliklerle koordineli müdahale edilerek insani ihtiyaçların da karşılanması sağlandı.

'Gece 3'e kadar takip ettim'
Ben gece saat 3'e kadar takip ettim, arkadaşlarımla irtibat halinde oldum. Ortada doğru olmayan ifadeler var. Bir