head
2183026 810x458 75f08
Cumartesi, 11 Temmuz 2020

Türkiye Haberleri

Ak Parti'li 5 Başkan İstifa ettiğini duyurdu...

AK 5 100502 105ed

Balıkesir'in beş Ak partili ilçe başkanı istifa ettiğini açıkladı...

--Ayvalık,

--Burhaniye,

--Gömeç,

--İvrindi,

--Karesi,

İlçe Başkanları istifa etti.

Beş İlçe Başkanının İl Teşkilatı'nda yapılan istişare toplantısından sonra görevlerinden isifa ettiklerini açıklandı. 

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi 

KAYNAK: Ajanslar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararını "hayırlı olsun" mesajıyla paylaştı... 

ayasofya kararnamesiEckeaKUXoAE8B 8 bfeb4

 


Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Kararda, Ayasofya Camisi'nin müzeye çevrilmesi hakkındaki 1934 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Danıştay 10. Dairesinin kararıyla iptal edildiği anımsatıldı.

Bu kapsamda, Ayasofya Camisi'nin yönetiminin 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 35. maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verildiği belirtildi. 

 

CHP''li Büyükşehir Belediye başkanlarıyla toplantı sonrası açıklama yapan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, çoklu baro düzenlemesine ilişkin "Düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlandığı gün biz Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağız. Bu çoklu baro Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapısına ihanettir. Üniter yapının kalbine sokulan bir hançerdir. Buna izin verenler, bunu yasalaştıranlar, bunun yasalaşması için el kaldıranların tarihsel sorumluluğu vardır" dedi... 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Mogan Sosyal Tesisleri’nde, Büyükşehir Belediye Başkanları Toplantısı’na başkanlık etti. Kılıçdaroğlu, basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.

“ÖNLEM ALINMADIĞINI GÖSTERİYOR”

Kılıçdaroğlu Sakarya’da meydana gelen patlamaya ilişkin “Şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Kararı kim aldı, bunlar nasıl taşınıyor, taşımaya kim izin verdi, neden olduğu yerde imha etmediler? Bu soruların yanıtlarını herhalde bu ülkeyi yönetenler millete verecektir. Biz de bekliyoruz. Her insanın hayatı çok değerlidir. İnsanların patlayıcı madde ile bir yerden alınıp başka bir yere götürülmesi önlem alınmadığını gösteriyor” dedi.

kılıçdaroğlu açıklaması107616244 3079224795500177 1462028171111484147 o dfbdf

 

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI YÜREKTEN KUTLUYORUM”

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

* Bugün 11 büyük kentimizin belediye başkanlarıyla güzel bir toplantı gerçekleştirdik.

* Pandemi sürecinde daha önce de ifade etmiştim, gerçekten de Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları bir tarih yazdı.

* Bütün engellemelere rağmen, hiçbir ayrım yapmadan, kimliği, inancı, oturduğu mahalleye hiçbir şekilde bakmadan bulunduğu beldede, çalıştığı beldede, yönettiği beldede her vatandaşa ulaştı, her vatandaşa yardım götürdü. Dolayısıyla Türkiye’de yeni bir anlayışın yerel yönetimlerde egemen olmasını sağladı.

* Evet, bir belediye başkanı seçilir ama belediye başkanı seçilirken o beldede oturan bazı vatandaşlar oy vermezler ama belediye başkanı ayrım yapmaksızın seçildikten sonra bütün belde halkına hizmet eder. Bu anlayışı yerleştirdikleri için ahlaki anlayışı aynı zamanda yerleştirdikleri için bütün belediye başkanlarına teşekkür ederim.

* Maske konusunda, dezenfekte konusunda, ayni yardım yapma konusunda, nakdi yardım yapma konusunda, ellerinden gelen bütün katkıları verdiler.

* Belediye başkanlarımızı hem dinledim, hem kendilerini kutladım. Kamuoyu önünde de belediye başkanlarımızı yürekten kutluyorum.

ÇOKLU BARO DÜZENLEMESİ...

* Düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlandığı gün biz Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. Bu çoklu baro Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapısına ihanettir.

* Üniter yapının kalbine sokulan bir hançerdir. Buna izin verenler, bunu yasalaştıranlar, bunun yasalaşması için el kaldıranların tarihsel sorumluluğu vardır.

* Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’u işgal eden işgal güçleri de çoklu baro istemişlerdi. Lozan’da da çoklu baro istemişlerdi. Şimdi bunun aynısını yapıyorlar.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Türkiye de ki CHP'li  11 Büyükşehir Belediye Başkanı ile bir araya geldi ve ardından basına açıklamalarda bulundu... 

 

böcek kılıçdaroğlu 2 107511990 3078812558874734 7519619401226942606 o 35ff9

 

ANTALYA  BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN BÖCEK, 2 HAFTA DA İKİNCİ KEZ GENELBAŞKAN  KILIÇDAROĞLU İLE BİR ARAYA GELDİ... 

Geçen hafta da, Ankara ziyaretinde CHP Genelbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Türkiye de ki CHP 'li 11 Büyükşehir Belediye başkanı ile birlikte ; CHP Genelbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile toplantıda buluştu.

Görüşmelerin ardından  sosyal medya sayfasından açıklama yapan Başkan Muhittin Böcek; "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında, Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanları toplantımızı gerçekleştirdik.İşbirliği ve gönül birliğiyle kentlerimize ve ülkemize en iyi şekilde hizmet verebilmek için gerçekleştirdiğimiz CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısı sonrasında Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu basın açıklaması yaptı. #BizBirlikteYaparız." dedi.

 

böcek kılıçdaroğlu 3 107600178 3079224642166859 1570099344703840190 o e6b99

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

 

 

 

 

 

 

Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’ndeki esnafla bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, pandemi döneminde faaliyetleri durdurulan otogar esnafından Nisan ve Mayıs ayı kiralarının alınmayacağını müjdeledi. Başkan Böcek, konuyla ilgili teklifi Cuma günü gerçekleştirilecek Büyükşehir Meclisi’ne sunacaklarını kaydetti...

baskan bocekten otogar esnafina kira mujdesi 06072004 m2 3 2246e

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’ni ziyaret ederek, otogar esnafıyla buluştu. Esnafla bir toplantı gerçekleştiren Başkan Böcek, sorun, talep ve önerileri dinledi. Antalya Ulaşım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Filiz, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ramazan Demir’in de hazır bulunduğu toplantıda, esnafın sorunları masaya yatırıldı. Başkan Böcek toplantıda otogar esnafına kira müjdesi verdi.

baskan bocek ten otogar esnafina kira mujdesi2 22692


MECLİSE SUNACAĞIZ...
Pandemi nedeniyle zorlu bir süreç yaşandığına dikkati çeken Başkan Muhittin Böcek, “Zorlukları birlik beraberlik içinde birlikte aşacağız. Salgın kamu, özel sektör, işadamı, esnaf tanımadı. Herkes mağduriyet yaşadı. Gelirlerimiz yarı yarıya düştü. Uzun süre ulaşımda görev yapmış bir arkadaşınız olarak esnafın derdinden biz anlarız. Tedbirler çerçevesinde 28 Mart-1 Haziran arasında faaliyetleri durdurulan otogar esnafımızın bu dönemdeki kiralarının alınmaması yönünde talepleri vardı. Biz de Antalya merkezi ve ilçelerde otogar esnafımızdan Nisan ve Mayıs kiraları almama kararı aldık. Bu yöndeki yönündeki teklifimizi 10 Temmuz Cuma günü yapılacak Büyükşehir Meclisi’mize sunacağız. Takdir meclisin” diye konuştu. 

baskan bocek ten otogar esnafina kira mujdesi 01 7a103b4f1a72bdc8d556 4 e5c62

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

İstanbul Ülkü Ocakları eski başkanı, MHP MYK Üyesi Ahmet Yiğit Yıldırım, Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'na atandı... 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin takdiri ile Ahmet Yiğit Yıldırım, Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak atandı.

Ahmet Yiğit Yıldırım kimdir?

Ahmet Yiğit Yıldırım 1987 yılında İstanbul'da doğdu.

Aslen Erzincan İliç İlçesi nüfusuna kayıtlıdır. Lisans Eğitimini Beykent Üniversitesi'nde İngilizce İşletme bölümünde tamamladı. Hollanda Saxion Üniversitesi'nde İktisat eğitimi aldı. Beykent Üniversitesi Bilgiyasar Mühendisliği Bölümünde Yüksek Lisans Eğitimine devam etmektedir. Sahibi olduğu Yazılım Firması'nın projeleri Türkiye Çapında ödüller almıştır.

Ülkü Ocakları ile tanışması İlköğretim yıllarında gerçekleşti. Fatih Cerrahpaşa Ülkü Ocakları'nda Ortaöğretim Teşkilatlarında aktif görev aldı. Üniversite eğitimi sırasında Ülkü Ocakları Beykent Üniversitesi Teşkilat Başkanlığı görevini başarıyla gerçekleştirdi. Ardından İstanbul Ülkü Ocakları Sosyal Faaliyetlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2013 Mayıs ayında Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Olcay Kılavuz tarafından İstanbul Darüzziyafe'de gerçekleştirilen devir teslim töreni ile İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevine getirildi.

Eğitim'de İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanlığı'nda Diksiyon ve Hitabet Kursu, Yabancı Dil Kursu, Grafik Tasarımı Kursu açarak Üniversiteli gençlerin kendilerini geliştirmesine destek oldu. Gölge Bakanlar Kurulu Projesi ile İstanbul'daki Ülkü Ocakları'ndaki Ortaöğretim gören öğrencilere kabinedeki bakanlara benzer bakan atamaları yaparak projelerini topladı. Böylece Ortaöğretimli gençlerin vizyon sahibi bir şekilde geleceğe kararlı ve emin adımlar ile yürümelerini sağladı.

İstanbul Ülkü Ocakları 2023 Gençlik Eğitimi ile Üniversite Öğrencileri ile alanında uzmanlaşmış yetkin kişileri buluşturdu. Bu Eğitimi başarıyla tamamlayan öğrencilere çeşitli imkanlarla ödüllendirdi. Çeşitli Eğitim Kampları düzenleyerek İl Yöneticileri ve Ocak Başkanlarının katılımını sağladı.

Damarlarındaki Asil Kanı Kirletme Kampanyasıyla Uyuşturucu İle Mücadele konusunda paneller ve alanında uzman kişiler ile çalışmalar yürüttü. Yeşilay Cemiyetine Üye olarak bu konuda öncü oldu ve Yeşilay Cemiyeti ile Ülkü Ocakları arasında ortak organizasyonlar düzenleyerek gençleri her türlü kötü alışkanlıklardan koruma noktasında teşkilatları harekete geçirdi.Türk Dünyası Hizmet Ödülleri törenini gerçekleştirerek binlerce kişinin internet üzerinden katıldığı oylamalar sonucunda Sanat, Spor ve Siyaset camiasından önemli isimlere ödül verdi.

 

Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi’nin olaylı kongre sürecinde MHP Lideri Bahçeli’nin yanında durarak İstanbul’daki camia arasındaki bölünmeyi engellemiştir.

2017 Aralık ayında gerçekleştirilen devir teslim töreni ile İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığı görevini devretti. 18 Mart Olağan Kurultayı'nda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeliğine getirildi. 24 Haziran seçimlerinde İstanbul 3.Bölge 4.sıra Milletvekili Adayı olarak gösterildi. Adaylığının ardından İstanbul Esenyurt'a Seçim Koordinasyon Merkezi açarak içlerinde Sosyal Medya Uzmanı, Siyaset Bilimci, Avukat, Gazeteci bulunan profesyonel 120 kişilik ekip koordinasyonunda çalışmalar yürüttü.

BAŞKAN DEMİRAĞ’DAN AÇIKLAMA...
Alanya Ülkü Ocakları Başkanı Muhammed Mustafa Demirağ ise yaptığı açıklamada; “camiamıza ve milletimize hayırlı olsun. Türk Milleti’nin teminatı olan Ülkü Ocakları olarak liderimiz sayın Devlet Bahçeli Beyefendi Bey’in emrinde, genel başkanımız sayın Ahmet Yiğit Yıldırım Beyefendi’nin öncülüğünde çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.  

 

 

 

HABER: Uğur AKDAĞ

Geçen hafta yapılmak istenen ve yaşanan kargaşa ve usulsüzlük iddiaları sonucu iptal edilen Alanya İYİ Parti delege seçimleri sonrası,Mevcut İlçe başkanı Yücel Apaydın'ın görevden alındığı ve yerine Alper arıkan'ın atandığı bildirilmişti. 

Bugün ise; Önce İYİ Parti İl Başkanlığından ve ardından Alper Arıkan'dan peş peşe açıklamalar geldi.

İYİ Parti Antalya İl Başkanlığı ve Alper Arıkan'ın Bugün  yaptığı açıklamalarda ki ortak  cümlelerde ; "Kongreye kadar Yücel Apaydın başkanlığında yola devam edileceği,Alanya İlçe başkanlığı seçimlerine Hilmi Er'in katılmayacağı ve tek liste ile Alper Arıkan başkanlığında ilçe başkanlığı seçimine gidileceğine Genel Merkez tarafından karar verildiği.."açıklamaları vardı. 

TABAN SORUYOR,İYİ PARTİDE DEMOKRASİ ANLAYIŞI BU MU ? 

Alanya Güneşi Gazetesi olarak,bu açıklamaların ardından bir çok İyi Parti üyesi Alanyalı ile yüz yüze ve telefonla görüştük.

İYİ Parti Alanya teşkilatına ve İYİ Partiye gönül verenlerin çoğu demokrasiye vurgu yaparak şunları söylediler: " Bizler İyi Partiye niçin gönül verdik,İyi Partide demokrasi var,eşitlik var,ülke sevdası var diye gönül verdik.Bakın delege seçimlerine bile pandemi olmasına rağmen binlerce insan severek geldi.Şimdi bu karar, bizleri ve sevdamızı yok saymak değil mi? Bizim irademizi yok saymak değil mi? Ne demek tek adayla seçime gidilecek ? Böyle demokrasi mi olur? İyi Partiye yakışan özgür iradedir.Bu partiye gönül veren herkes delege adayı ve ilçe başkan adayı olmalıdır.Böyle olmasa biz bu partiye kalbimiz kırık veda ederiz.Lütfen sesimiz olarak bu söylediklerimizi yazın."

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek,Ankara çıkartması yaptı.

Ankara da Biz dizi görüşmelerde bulunan Başkan Muhittin Böcek;  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur yavaş'ı ziyaretinin ardından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu da ziyaret etti.

kılıçdaroğlu ve böcek105934739 3044212305668093 3005049619191809995 o 539e8

Ziyareti sosyal medya  sayfasından duyuran Başkan Muhittin Böcek; "Her hizmetimiz, her projemizde gücünü yanımızda hissettiğimiz Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaretimde, Antalya’mıza yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlattım.
#BizBirlikteGüçlüyüz."" sözleriyle duyurdu. 

 

BAŞKAN MUHİTTİN BÖCEK,ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MANSUR YAVAŞ İLE BİR ARAYA GELDİ...

Başkan Muhittin Böcek,Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı ziyaretini de ; "Türkiyemin güzel iki şehrinde ortak projeler yürüttüğümüz, halka hizmet aşkıyla yaptığımız birçok projede katkısı ve emeği olan Mansur Başkanımızı ziyaret ettim. Şehirlerimize hizmet maratonumuzda hep birlikte koşacağız çünkü #BizBirlikteGüçlüyüz." sözleriyle sosyal medya sayfasından paylaştı.

 

BÖCEK VE YAVAŞ106339219 3043953899027267 2633814500274828068 o e4245

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek

 

 

 

 

HABER: Emine YILMAZ

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin resmi plakalı otobüsleri ile ANTRAY, Yükseköğrenim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrenci ve velisini sokağa çıkma kısıtlaması bulunan hafta sonu ücretsiz taşıyacak...

YKS’YE GİRECEK ÖĞRENCİ İLE VELİSİNE TOPLU ULAŞIM ÜCRETSİZ... 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Başkan Muhittin Böcek’in talimatıyla hafta sonu YKS sınavına girecek öğrenci ve velisine toplu ulaşımı ücretsiz yapma kararı aldı. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Antalya merkezinde belediyeye ait resmi plakalı otobüsler ile ANTRAY, YKS’ye girecek öğrenci ve velisini 27 Haziran Cumartesi günü 07.00- 17.00, 28 Haziran Pazar günü 07.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz taşıyacak.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, YKS’ye girecek tüm öğrencilere başarılar dileyerek, “Bu zorlu süreçte azim ve sabırla hazırlandığınız sınavın heyecanını sizlerle birlikte paylaşıyorum. Çabalarınızın karşılığını alacağınıza inanıyorum. Zihin açıklığı diliyorum” dedi. 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

Dün yapılan ve sonrasında yaşanan arbede sonucu ve hile yapıldığına dair iddialar ile 3 binden fazla üyesnin tek bir yerde ve güneş altında oylamaya davet edilmesi sonucu iptal edilen; Alanya İYİ Parti ilçe teşkilatı delege seçimlerinin ardından, Alanya Güneşi gazetemize yüzlerce telefon geldi ve bazı İYİ Partili üyeler ziyaret ederek;seslerini ve isyanlarını dile getirmemizi ve Genel Merkezin;bu yaşananlardan sonra İYİ Parti Alanya İlçe başkanı Yücel Apaydın'ın genel merkez tarafından görevden alınması gerektiğini söylediler...

Gerek telefon ve gerekse gazete ofisimize gelip konuşan İYİ Parti Alanya teşkilatı üyelerinin ortak görüşü; "Alanya da delege seçimi için bu kadar büyük kalabalık ve partiye üyelerin yoğun ilgisi başka partilerde görülmemiştir.Bizler partimizi bu kadar severken bizlere yapılan bu saygısızlık,listelerde oynamaların karşılığı istifa olmalıdır ve genel merkez bu sevgimizi ve yapılanlara karşı öfkemizi duymalıdır."şeklinde oldu.

hilmi 3 manşet105278364 561727058046874 908644216151970264 n f3b53

İYİ Parti Alanya İlçe Başkan Adayı Hilmi ER

 

 

HİLE YAPTILAR VE SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR...
İyi Parti Alanya İlçe Başkan Adayı Hilmi Er, yapılamayan delege seçimlerinin ardından  bugün basına açıklama yaparak, mevcut ilçe teşkilatına yüklendi. Her mahalleden birer, ikişer delegelerinin eksik olduğunu söyleyen Er, oy kullanacak insanlara eksik liste veren yönetimin suçüstü yakalandığını söyledi. 

İyi Parti Alanya  İlçe Başkan Adayı Hilmi Er, dün gerçekleştirilemeyen delege seçimlerinin ardından konuştu. İlçe teşkilatını eleştiren Hilmi Er, “Delege seçimlerinin amacı bir parti için parti içi demokrasini yerleştirilmesi ve partinin önce kendi ilçesinde, ilinde daha hızlı ivme kazanarak parti içi demokrasiye güç katarak kongrelerin daha sağlıklı işleyişinin alt yapısını oluşturmak. Seçim takvimi ilan edildiği andan itibaren İyi Parti için seçim tekrar başlamış oldu. Alınan karar gereği 21 Haziran’da delege seçimlerinin yapılmasına karar verildi. Yaptığımız tespitlerde 600-700 civarında üyenin askıda olması gerekmesine rağmen askıda olmadığını tespit ettik. Yaptığımız girişimler neticesinde 7 Haziran’da eksik olan üyeler tamamlandı. 12 Haziran’da itirazlar neticesinde düzeltilmiş askı listesi ilan edildi. 12 Haziran’da yaptığımız tespitlerde mahalleler arasında birçok değişiklikler yapıldığını tespit ettik. Ben Küçükhasbahçe Mahallesi’nde ikamet ediyorum. Benim mahallemin üye sayısı 55 iken, bir gecede 86’ya çıkarıldı. İlçe Başkanı’nın mahallesinden örnek vermek istiyorum. 5 Haziran’da Yargıtay tarafından onanmış olan listede Aliefendi Mahallesi’nin üye sayısı 30 iken, 12 Haziran’da düzeltilmiş olan listede bu sayının 10 olduğunu görüyoruz. 30 üye 10’a düşürülmüş. Biz orada üye çalışması yapmadık. İlçe Başkanı’nın mahallesidir dedik ve etik olarak bir müdahale yapmak istemedik. Orada kendine garanti gördüğü üyeleri, fazla gördüğü üyeleri kendine göre stratejik mahallelere, 3’ünü, 4’ünü, 5’ini başka mahalleye aktararak yapılacak olan delege seçimlerinde kendine avantaj sağlama çabası içine girdiğini görüyoruz” dedi.

hilmi açıklıyor 1 104997828 1671712952996582 5735190803472973044 n e964a


“DELEGE SAYILARI İLAN EDİLMEDİ”...
Siyasi Partiler Yasası’na göre 5 Haziran’dan sonra partiye üye olanların delege adayı olabileceği ancak oy kullanamayacağını açıklayan Er, “Yaptığımız tespitlerde birçok insanın 5 Haziran’dan sonra üye yapılıp askı listelerinde olduğunu görüyoruz. Biz listeleri alamadık. Mevcut ilçe başkanına yakın kişiler üyeleri arayarak propaganda yaptılar. Biz bunları yapamadık. Farklı yollardan aldığımız bilgilerle üyelere ulaşmaya çalıştık. Her mahalle aldığı oy oranında delege sayısı çıkarma hakkına sahip. Biz bunu ilan edilmeden seçime girmek zorunda kaldık. Bunun ilçe başkanlığı tarafından makul bir süre önce ilan edilmesi gereken hususlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Israrla taleplerimize, canlı yayında kendisine sorulmasına rağmen delege sayılarının üstünü geçerek belirtmedi. Delege sayıları ilan edilmedi” diye konuştu.

hilmi açıklıyor 2 105455626 1443454692494243 628193342530227069 n b4a2a


“OYLARINI KULLANAMADAN GİTMEK ZORUNDA KALDILAR”...
İlçe teşkilatının delege seçimlerinin ilçe binasında yapılacağını ilan ettiğini hatırlatan Er, “Partimizin genelgesi var. Genelgede kapalı mekanlarda değil, pandemi süreci gereği açık havada, mümkünatı yoksa büyük kapalı spor salonları veya kongre merkezleri gibi insanların daha rahat girip çıkabileceği, pandemiden daha az etkilenebileceği bir şekilde bu seçimlerin yapılmasını ifade ediliyor. Bizim sözlü ve yazılı müracaatlarımız olmasına rağmen bu dikkate alınmadı. Bu seçimi yapma yetkisi ilçe teşkilatına ait. 70-80 yaşında ayakta durmakta zorlanan üyelerimiz saatlerce ayakta beklemek zorunda kaldı. 1-2 saatlik yoldan gelen insanlar oylarını kullanamadan gitmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.

hilmi açıklıyor 3 106129311 284161386037700 1107102367307460782 n d2544

 

“BİRÇOK ÜYE KENDİSİNİ LİSTEDE GÖREMEDİ”...
Oylama süreci devam ederken kendilerine yakın insanlara numaratajlar verilerek saatlerce bekletildiğini ifade eden Er, “Kendilerine yakın gördükleri insanlara görevli yaka kartları verilerek aradan alınarak oy kullanmaları sağlandı. Avukatlarımız bunların tutanaklarını tutarak il teşkilatına, genel merkeze bu bilgileri aktardık. Bu yoğunluktan dolayı daha geniş, şeffaf bir şekilde seçimi yapmak varken, yukarıya kendilerinden başka görevli almayarak, bunları ifade etmemize, genelgede olmasına rağmen müşahit dahi alınmayacağı bizlere söylendi. Biz yazılı müracaatımızı yaptıktan sonra müşahitlerimiz yukarı alındı. Bu arada 2 saatimiz kayboldu. Daha önceki listede olmasına rağmen oy kullanmaya giden birçok üye kendini hazirun listesinde görmedi. Birçok delege adayı başvurusunu yapmasına rağmen alındı belgesi ilçe teşkilatı tarafından imzalanıp adaya verilmesine rağmen kendilerini oy pusulasında göremediler. Oy kullanmak için gelen üyeye zımbasız şekilde eğer bize yakın görmedikleri bir üyeyse bir tek kağıt verip oy kullanabileceklerini söylediler. Bütün pusulalarda tüzüğümüzde olmasına rağmen, bütün adaylar harf sırasına göre sıralanmış olması gerekmesine rağmen kendi anahtar listelerini başa yazarak bizim birçok adayımızı aralara serpiştirerek bir avantaj sağlamaya çalıştılar. Kimi pusulalar orta yaş ve üzeri vatandaşlarımıza işaretlenmiş olarak teslim edildi. Kimine tek sayfa olarak verildi. İkinci sayfayı ancak soran, bilen, ‘Bu isimler niye yok. Bunların bu mahallede olması gerekiyor’ diyenlere ‘Özür dileriz, gözümüzden kaçmış. Vermeyi unutmuşuz’ diyerek kendilerine ikinci liste verildi. Köyden gelen vatandaşlarımıza geldikleri zaman tek bir liste üzerinden işaretleme yapmak zorunda bırakıldı. Saray Mahallesi’nde bir delege adayı arkadaşımız listede çıkmadı. Sehven yapılmıştır. Sorumluluk gereği ilçe teşkilatının böyle bir yanlış yapma lüksü yoktur ancak olabilir diye hareket ettik. Bunu tespit ettikten sonra komisyon başkanı tarafından listeye eklettirildi. Aradan bir saat geçtikten sonra bana, ‘Listenin düzelttirildiğini söylediniz ancak hala gelen üyelere eksik listeler teslim ediliyor’ dediler. Görevlilerden Saray Mahallesi’nin listesini istedim. Bir tomar listenin içerisinde o delege arkadaşımızın isminin olmadığını gördüm. Ben başka Saray Mahallesi olup olmadığını sorduğum zaman bir tomar kağıdın arasından çıkarıp bir liste daha verdiler. O listede o arkadaşımız vardı. Suçüstü yakalandılar. Orada şunu gördük. Sehven, insanlık haliyle yapılacak hata bunlar başka şeylerdir ancak yarım, 1 saat önce uyarılmasına, düzeltilmesine, bize de bunun teyidi verilmiş olmasına rağmen, biz hala eksik listelerin verildiğinin tespitini yaptık. Seçimin sağlıklı, iyi niyetli bir şekilde yürütülmediğini tespit ettik. Bu sadece Saray Mahallesi’nden ibaret değil. Bir meclis üyesi arkadaşımız bütün oylarını kullandığı mahallede hiçbir değişiklik yapmamasına rağmen geldiği zaman kendini farklı bir mahallede buldu” dedi.

hilmi2 manşet105693752 267959031122070 1900878356031128572 n f6df7


“MEVCUT YÖNETİM YÜZÜNDEN ,YAŞANANLARDAN DOLAYI PARTİM ADINA ÇOK ÜZGÜNÜM”...
Yaşanan rezaleti hoş görmenin kabul etmenin mümkün olmadığını aktaran Er, “Alanya, partim adına çok üzgünüm. Dün gelen İyi Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıtalı’ya teşekkür etmek ediyorum. Kendisi raporlarını tuttu. Genel merkezimize iletecektir. Bu seçimin iptal edilmemesi için mücadele ettik maalesef başarılı olamadık. Üyelerimiz üzgün. İlçe teşkilatı sağlıklı bir seçimi defalarca uyarılmasına rağmen bilerek ve isteyerek İyi Parti’ye gönül vermiş insanlara bu rezilliği yaşatmış oldular” diye konuştu.

hilmi açıklıyor son105568706 2325172787784394 2388889116533230677 n 11cbb


“YETKİ SAHİBİ TARAF BİZ DEĞİLİZ”...
Yücel Apaydın’ın seçimlerin bilinçli şekilde provoke edildiğine ve oy kullanırken sürenin uzatıldığına yönelik sözleri de sorulan Er, “Böyle bir şey mümkün değil. Biz seçimlerin olmasını istedik. Sağlıklı, adaletli olmasını istedik. Bunları istemeyelim mi? Her mahallede birer, ikişer delegelerimiz eksik. Bizim başvuran delege sayılarının tam olmasını istememiz yanlış mı? Ben orada saatlerce bekleyen insanlara, polislere çok üzüldüm. İş ve işlemi yapan, yetki sahibi taraf biz değiliz. Ben de bir üyeyim. Tek farkım aday olmak. Karar mercii ben değilim. Hataları, yanlışları söylemeyelim mi?” ifadelerini kullandı. 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Alanya Belediyesi MHP- Milliyetçi Hareket Partisi  Meclis Üyesi Ali Şahin Coronavirüs salgını nedeniyle örnek olacak bir davranışta bulundu... 

Geçmiş dönemde Belde belediyesi olan şimdi ki Konaklı mahallesinin belediye başkanlığını da yapmış olan,Alanya Belediyesi MHP meclis üyesi Ali Şahin;Mahallede bulunan otel ve iş yerleri turizm odaklı çalıştığı için;Coronavirüsten dolayı turist gelmeyince,kiracılarını çağırıp,geçmiş döneme ait borç senetleri yırtarak kiracılarına verdi.

Ali Şahin: "Şimdilik turizm durağan bir döneme girdi.biz sizlerle bir aileyiz.Hiç üzülmeyin.bu sıkıntılı dönemde sizlerden kira almayacağım içiniz rahat olsun."diyerek tüm kiracılarının hayır duasını aldığı gibi,Alanya halkı tarafından da takdirle karşılandı. 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

Antalya’ya atanan Vali Ersin Yazıcı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu ziyaret etti... 

Geçtiğimiz gün çıkan bir kararname ile Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Diyarbakır’a atanırken, Antalya’ya ise Ersin Yazıcı atanmıştı.

Önümüzdeki günlerde Antalya’ya gelerek görevine başlayacak olan Vali Yazıcı’nın ilk ziyareti ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na oldu.

Bakan Çavuşoğlu ziyaretle ilgili yaptığı paylaşımda, “Yeni atanan Antalya Valimiz Ersin Yazıcı’ya nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. “ dedi. 

 

 

HABER: Sariye AKDAĞ...

Alanya’da esnaf temsilcilerinin, çek ve senet ödemelerinin ötelenmesi için geçen hafta MHP Alanya İlçe Başkanlığını ziyaret etmesinin ardından; konu meclis gündemine taşındı...

MHP Alanya İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan, “Esnaf ile telefonda görüşerek bizzat talepleri dinleyen MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan sorunları aktarıp çözüm beklentilerini dile getirdi” dedi. 

 

1 VE 2 82193775 3100391653314239 8012968845361378716 n 99f48

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Alanya esnafının sorunlarını TBMM’ye taşıdı.

Geçtiğimiz günlerde MHP Alanya  İlçe Teşkilatı’nı ziyaret eden esnaf, sıkıntılarını İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan’a iletmişti.

Başkan Mustafa Türkdoğan da esnafı Milletvekili Abdurrahman Başkan ile telefonda görüştürmüştü. Esnafın sorunlarını TBMM’de dile getiren  Milletvekili Abdurrahman Başkan, “Antalya merkez, Alanya, Manavgat, Kemer ve Kaş başta olmak üzere tüm ilçelerdeki esnaf turizm sezonuna göre dükkanlarını yeniledi ve satacakları malların siparişlerini verdi. Bu ürünlerle ilgili çeklerin de temmuz, ağustos, eylül, ekim aylarına kestiler. Maalesef mallarını satamadıkları için çeklerini ödeme zorluğuna düştüler. Buna bir de kira ve personel giderleri ekleyince hepsi kara kara düşünmeye başladı. Bu sebeple kira desteği ve uzun vadeli kredi ile çeklerini ödeme imkanına kavuşmaları sağlanmalı” dedi. 

 

 

"FETÖ'yle AKP kol kola girdiyse bunu farklı darbecileri tasfiye etmek için yaptı" diyen AKP Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı istifa etti... 

 

CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın ‘Tarafsız Bölge’ programına konuk olan AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı, FETÖ’nün siyasi ayağına yönelik tartışma sırasında, “FETÖ’yle AKP kol kola girdiyse şayet, bunu da farklı darbecileri tasfiye etmek için” ifadelerini kullanmıştı.

Televizyon programındaki sözlerinin farklı noktalara çekildiğini ifade eden Ayvalı, partisinin zarar görmemesi için görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Ayvalı’nın açıklamaları şöyle:

* Dün akşam CNNTÜRK’te geçmişte siyaset üzerinde vesayet oluşturmak isteyen darbeci Kemalist anlayış ve FETÖ’nün güç mücadelesine ilişkin sözlerim farklı noktalara çekilmiş ve benim üzerimden partime zarar vermek isteyenler topluca bir dezenformasyon oluşturmuşlardır.

  • Partim ve davam benim için son derece değerlidir. Partimin zarar görmemesi adına iki yıldır onurla yürüttüğüm Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılıyorum. 
  • basliksiz 1 kopya c49fc

Gelecek yılların Antalya'sına umut olacak olan Başkan Muhittin Böcek; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçileli daha bir yılı yeni doldurdu ama,Türkiye de en başarılı ikinci Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilip,Antalya halkının takdirini ve yeniden desteğini kazandı...


Alanya Güneşi Olarak,Antalya ve ilçelerinde vatandaşa başkanın hizmetlerini sorduk..

Genel olarak vatandaşın ortak cevabı: " Bir yılda bu kadar hizmeti yapan başkanımız,önümüzde ki yıllarda Antalya ve ilçelerini hizmete boğacak,Antalyalılar olarak çok doğru seçim yaptığımız için gururluyuz.."şeklinde oldu. 

BÖCEK GAZETE104060027 275435523507096 8333377197441953985 n b3c18

 

HABER: Emine YILMAZ

İYİ Parti Alanya İlçe Başkanlığı kongresi öncesi , 21 Haziran 2020 Pazar günü delege seçimi yapılacak...

Genel merkezlerin ana masasını oluşturan il ve ilçe seçimlerinin ayakları, delege seçimleridir..

ALANYA GÜNEŞİ'NDEN İYİ PARTİYE ÇAĞRI...
Üç bin ( 3.000 ) üyenin Alanya İYİ Parti ilçe başkanlığında sıcak hava da ve tıkış tıkış OY verecek olması normal midir?
Yüzlerce üye gazetemizi arayarak ,Delege seçimlerinin Konaklı-Mahmutlar, Oba, Alanya Merkez gibi belirli yoğunluğun olduğu mahalleler de kurulacak sandıklarda verilmesi gerektiğini söylediler.

BİZLERDE ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ OLARAK ;ALANYA İYİ PARTİ İLÇE TEŞKİLATINA, ÜYELER ADINA SESLENİYORUZ!
Alanya'nın belirli mahallelerinde sandık kurarak bu delege seçimini yapmanız en demokratik tavır olur ve üyelere olan saygının gereği de bu olmalıdır.

İYİ PARTİYE ÇAĞRI103967088 2642631779283987 7605560440938819459 n 7134d

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Valiler kararnamesi ile ,Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valiliği'ne atandı. Antalya'nın yeni valisi ise Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı oldu... 

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne göre şu 17 ilin valisi Mülkiye Başmüfettişi yapıldı.

24 ilin valisi başka illerde görevlendirildi. Bazı Kaymakamlar ve yüksek düzey bürokratlar vali olarak atandı.

İşte kararname ile yapılan atamalar...

Adıyaman Valisi Aykut Pekmez Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Çankırı Valisi Hamdi Bilge Aktaş Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Denizli Valisi Hasan Karahan Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğlulları Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Konya Valisi Cüneyt Orhan Toprak Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Kütahya Valisi Ömer Toraman Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Manisa Valisi Ahmet Deniz Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Mardin Valisi Mustafa Yaman Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Samsun Valisi Osman Kaymak Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Sinop Valisi Köksal Şakalar Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Yozgat Valisi Kadir Çakır Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Aksaray Valisi Ali Mantı Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Karaman Valisi Fahri Meral Mülkiye Başmüfettişi oldu.

Adana Valisi Mahmut Demirtaş Mardin Valisi oldu.

Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz Zonguldak Valisi oldu.

Ağrı Valisi Süleyman Elban Adana Valisi oldu.

Amasya Valisi Osman Varol Ağrı Valisi oldu.

Antalya Valisi Münir Karaloğlu Diyarbakır Valisi oldu.

Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger İzmir Valisi oldu.

Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı Antalya Valisi oldu.

Burdur Valisi Hasan Şıldak Balıkesir Valisi oldu.

Çanakkale Valisi Orhan Tavlı Muğla Valisi oldu.

Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım Sakarya Valisi oldu.

Erzincan Valisi Ali Arslantaş Burdur Valisi oldu.

İzmir Valisi Erol Ayyıldız Eskişehir Valisi oldu.

Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz Manisa Valisi oldu.

Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy Aydın Valisi oldu.

Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan Konya Valisi oldu.

Nevşehir Valisi İlhami Aktaş Çanakkale Valisi oldu.

Ordu Valisi Seddar Yavuz Kocaeli Valisi oldu.

Siirt Valisi Ali Fuat Atik Denizli Valisi oldu.

Tunceli Valisi Tuncay Sonel Ordu Valisi oldu.

Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Amasya Valisi oldu.

Iğdır Valisi Enver Ünlü Giresun Valisi oldu.

Osmaniye Valisi Ömer Faruk Coşkun Kahramanmaraş Valisi oldu.

Düzce Valisi Zülkif Dağlı Samsun Valisi oldu.

Personel Genel Müdürü Gökmen Çiçek Afyonkarahisar Valisi oldu.

Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Çuhadar Adıyaman Valisi oldu.

Göç İdaresi Genel Müdürü Abdullah Ayaz Çankırı Valisi oldu.

İller İdaresi Genel Müdürü Ali Çelik Kütahya Valisi oldu.

Altındağ Kaymakamı Erol Karaömeroğlu Sinop Valisi oldu.

Mamak Kaymakamı Ziya Polat Yozgat Valisi oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu Aksaray Valisi oldu.

Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Alpaslan Işık Karaman Valisi oldu.

Melikgazi Kaymakamı Erkaya Yırık Elazığ Valisi oldu.

Zeytinburnu Kaymakamı Mehmet Makas Erzincan Valisi oldu.

Mülkiye Başmüfettişi Avni Çakır Kastamonu Valisi oldu.

Çatalca Kaymakamı İnci Sezer Becel Nevşehir Valisi oldu.

Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Osman Hacıbektaşoğlu Siirt Valisi oldu.

Tatvan Kaymakamı Mehmet Ali Özkan Tunceli Valisi oldu.

Burhaniye Kaymakamı Hüseyin Öner Ardahan Valisi oldu.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Hüseyin Engin Sarıibrahim Iğdır Valisi oldu.

Tepebaşı Kaykamı Erdinç Yılmaz Osmaniye Valisi oldu.

Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Cevdet Atay Düzce Valisi oldu.

İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Serdengeçti Personel Genel Müdürü oldu.

Strateji Geliştirme Başkanı Hüseyin Kürşat Kırbıyık İller İdaresi Genel Müdürü oldu.

Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Savaş Ünlü Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü oldu.

Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Mut Strateji Geliştirme Başkanı oldu.

Silopi Kaymakamı Sezer Işıktaş Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanı oldu.

Mülkiye Müfettişi Serdar Kartal Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı oldu.

 

YENİ ANTALYA VALİSİ 2 unnamed fcbb4

ANTALYA VALİLİĞİNE ATANAN ERSİN YAZICI KİMDİR?

1990 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. 1991 yılında kaymakam adayı olarak göreve başladı. Bolu Kaymakam adaylığı görevini tamamlayan Yazıcı sonra İngiltere’de staj yaptı.

1995 - 1997 yılları arasında Burdur Karamanlı Kaymakamlığı, 1997 - 1999 Artvin Ardanuç Kaymakamlığı, 1999 - 2001 Muş Vali Yardımcılığı, 2001 - 2003 Nevşehir Vali Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Daha sonrasında; 2003 - 2009 yılları arasında sırasıyla, İçişleri Bakanlığı Mali İşler Daire Başkan Yardımcılığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevini ve İçişleri Bakanlığı İdari Mali İşler Daire Başkanlığı görevini yürüttü. 2009 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlik görevine atandı.

23 Mayıs 2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan valiler kararnamesi ile Rize Valisi olmuştur.

Ardından 1 Haziran 2016 Tarihli ve 29729 Sayılı Resmî Gazete'de valiler kararnamesi yayımlandıktan itibaren Balıkesir Valisi olmuştur.

Evli ve 4 çocuk babasıdır ve iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 65 yaş ve üstü vatandaşların haftanın her gün saat 10.00 ile 20.00 saatleri arasında dışarı çıkabileceklerini söyledi...  

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yeni normal dediğimiz düzenin bir süre daha devam edeceği gerçeğine kendimizi alıştırmalıyız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Sözlerine vefat yıl dönümleri dolayısıyla Abdürrahim Karakoç ve Cahit Zarifoğlu'na bir kez daha Allah'tan rahmet dileyerek başlayan Erdoğan, bu şairlerin sadece kendi dönemlerini değil, nesilleri etkileyecek eserler bırakmış iki gönül insanı olduğunu dile getirdi.

 9 HAZİRAN 2020 TAYYİP 3 thumbs b2 4798ce431e21d9182af607628a025f59 5a70d

Erdoğan, Karakoç'un "Beden ölür, çürür cana bakın siz / Kim kiminle yürür ona bakın siz / Bırakın dönsün dönme dolaplar haktan hakikatten yana bakın siz" dizeleri ile Zarifoğlu'nun "Bir duruşu olmalı insanın / Bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı." dizelerini hatırlattı.

Karakoç'un hatırasını yaşatma sorumluluğunu ve Zarifoğlu'nun mücadelesini yeni nesillere emanet ettiklerini belirten Erdoğan, "Mütefekkiri, sanatçısı, yazarı, şairi azalan bir millet kalbi ve damarları kuruyan bir insan gibidir, bir süre sonra yok oluşu kaçınılmazdır. Bu bakımdan medeniyetimizin sembolleri olan değerlerimize iyi sahip çıkarken yeni değerleri yetiştirmenin de çabası içinde olmalıyız. Milletimize ve insanlığa bırakacağımız miras bu olacaktır." diye konuştu. 

"TÜRKİYE AYNI KARARLILIKLA YOLUNA DEVAM EDİYOR"...
Erdoğan, uzun bir aradan sonra yüz yüze gerçekleştirdikleri Kabine Toplantısı'nın az önce sona erdiğini anımsatarak şöyle konuştu:

"Toplantımızda normalleşme takvimi çerçevesinde attığımız adımların çok yönlü değerlendirmesini yaptık. Salgın dönemini özellikle Avrupa ile kıyaslandığında en az kısıtlama, can kaybı ve ekonomik sıkıntıyla atlattığımız bir gerçektir. Türkiye aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor. Bu musibetin kökü tamamen kazınana kadar hayatımızı maske, mesafe, temizlik ilkeleri çerçevesinde düzenlememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ülkemizin tek başına salgını yenmesi yetmiyor. Dünyanın tamamının da aynı başarıyı elde etmesi gerekiyor. Bu bakımdan yeni normal dediğimiz düzenin bir süre daha devam edeceği gerçeğine kendimizi alıştırmalıyız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastaneden ilaca, maskeden, solunum cihazına bu mücadeleyi yürütmek için ihtiyaç duyulan her türlü imkana sahip olunduğuna işaret ederek, "Sadece salgın sürecinde hizmete açtığımız hastanelerin yatak ve yoğun bakım kapasiteleri dahi pek çok ülkenin toplamıyla yarışacak düzeydedir. Şehir hastaneleri ve son 18 yılda yeniden yaptığımız veya modernize ettiğimiz hastaneler sayesinde kendimizi güvende hissediyoruz." ifadesini kullandı.

Türkiye'de yaşayan istisnasız herkesi içine alacak kapsamdaki genel sağlık sigortası sisteminin dünyaya örnek olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Doktorundan hemşiresine, teknisyeninden temizlik görevlisine kadar sayıları 1 milyon 100 bini bulan sağlık ordumuzla 83 milyon vatandaşımızın hizmetindeyiz." dedi.

Erdoğan, milletin hem salgından korunma hem de hastalandığında ne yapması gerektiği konusunda bilinçlendiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Elbette zaman zaman istemediğimiz görüntülere şahit oluyoruz. Ancak bu tür olumsuzlukların istisna, kurallara riayetin genel olduğu kanaatindeyim. Salgın sonrası yeniden şekillenecek üretim ve ticaret ilişkilerinde ülkemizin öne çıkması için hem sağlık tedbirlerini hem ekonomik tedbirleri sıkı tutmak mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin bu tarihi fırsatı kaçırmaması için gereken her şeyi yapacak her mücadeleyi yürüteceğiz. İstiklal Harbimiz sonrasında dünyadaki büyük dönüşümleri değerlendirmekte yeteri kadar başarılı olamamıştık. Bu defa inşallah her şey çok farklı gelişecektir. Milletimden hem yeni dönemin kurallarına uyarak hem işine gücüne sıkı sıkıya sarılarak bu sürece destek vermesini bekliyorum."

"Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasında adeta son dönemece giriyoruz"
Erdoğan, 2023 hedeflerine ulaşmaya en yakın olunan dönemde bulunulduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Evlatlarımıza 2053 ve 2071 vizyonlarını gerçekleştirebilmeleri için emanet edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasında adeta son dönemece giriyoruz. Gelin, tarihi tekerrür değil tekemmül ettirerek bunu hep birlikte başaralım. Gelin, Sultan Alparslan'ın kapılarını açtığı, Osman Gazi'nin temelini attığı, Fatih Sultan Mehmed'in çatısını kurduğu, Gazi Mustafa Kemal'in küllerinden yeniden ayağa kaldırdığı bu güzel ülkeyi beraberce layık olduğu yere çıkaralım. Gelin, milli iradeye sahip çıkarak, ekonomimizi büyüterek, istikrarımızı koruyarak, güvenliğimizi, sınırlarımızın ötesine taşıyarak başlattığımız bu büyük şahlanışı tek yumruk halinde zaferle neticelendirelim. Darbelerin, cuntaların, vesayetin geri kalmışlığın pençesinden kurtarıp, her alanda yerli ve milli zihniyetin hakim olması için çok çalıştığımız ülkemize borcumuzu ancak bu şekilde ödeyebiliriz. Bizlere bugüne kadar nice başarılar lütfeden Rabb'imizin önümüzdeki aydınlık günlere de kavuşturacağına inanıyorum. Hiçbir salgının, hiçbir tehdidin ülke ve millet olarak birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden, dayanışmamızdan büyük olmadığı inancıyla yolumuza devam ediyoruz."

"18 yaş altı ile ilgili kısıtlama ebeveynleri refakatinde olmaları şartıyla tümüyle kalkmıştır"
Erdoğan, halen devam eden kimi kısıtlamaları gelişmelere göre değerlendirdiklerini ve sonuçları milletle paylaştıklarını anımsatarak bu hafta toplantıda alınan kararları şöyle açıkladı:

"Lokanta, kafe, kıraathane gibi işletmelerin kapanış saati 22.00'den 00.00'a uzatılmıştır. Sinema, tiyatro, gösteri merkezi gibi işletmeler 1 Temmuz'dan itibaren belirlenen kurallara göre faaliyete geçebilecektir. 65 yaş üstü vatandaşlarımız haftanın her günü 10.00 ila 20.00 saatleri arasında dışarı çıkabilecektir. 18 yaş altı ile ilgili kısıtlama ise küçüklerin ebeveynleri refakatinde olmaları şartıyla tümüyle kalkmıştır. Milli parklar ve doğa parkları sağlık çalışanları, 18 yaş altı ve 65 yaş üstü için ücretsiz olacaktır. Nikah salonları 15 Haziran'dan itibaren, düğün salonları ise 1 Temmuz'dan itibaren belirlenen kurallara uygun şekilde hizmet vermeye başlayabilecektir. Aldığımız kararların ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Allah'tan diliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem uluslararası sağlık yardımlarıyla hem de ilaç geliştirme çalışmalarıyla ilgili önemli gelişmeler olduğunu belirtti.

Bugüne kadar sağlık yardımı veya ihracat izni talebine olumlu karşılık verdikleri ülke sayısının 125'i bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hekimlerimizin Kovid-19 tedavisinde etkin şekilde kullandığı Favipiravir isimli ilacı TÜBİTAK çatısı altında çalışan bilim insanlarımız kendi sentezimizle üretmeyi başardı. Sağlık Bakanlığımızın ruhsat sürecinin tamamlanmasının ardından ilaç kullanıma sunulacaktır." diye konuştu.

Erdoğan, koronavirüs salgınının küresel ekonomi üzerinde tarihte benzerine az rastlanan şekilde olumsuz etkiye neden olduğuna dikkati çekerek, dünya ticaret hacminin önceki krizlerden farklı olarak hem arz hem de talep yönlü daralma nedeniyle önemli ölçüde düştüğünü bildirdi.

9 HAZİRAN 2020 TAYYİP 2 LİSTE103962627 615729649040075 56187320709171 n ee442

Dünya Ticaret Örgütünün hesaplamalarına bakıldığında, daralmanın 2020'de yüzde 13 ile yüzde 32 arasında gerçekleşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"IMF ise dünya ticaret hacminin 2020'de yüzde 11 oranında azalacağını öngörüyor. Sonuç olarak 2020 yılında dünya genelinde büyük üretim kayıpları, milli gelirlerde küçülmeler, işsizlik oranlarında yükselişler bekleniyor. Hükümetler ve merkez bankaları, ekonomilerini ve finans sistemini desteklemek amacıyla maliye ve para politikalarını içeren önlem paketleri açıkladı. Özellikle Amerika'da ve Avrupa'da oldukça yüksek miktarlarda açıklanan destek paketlerine rağmen ekonomide istenen toparlanmanın yavaş ve sınırlı olduğu görülüyor. Oldukça ciddi rakamlara ulaşan kamu yardımlarının da yakın gelecekte ekonomilere ağır yük getireceği anlaşılıyor. Türkiye, tıpkı sağlık alanında olduğu gibi ekonomide de hızlıca devreye aldığı kapsamlı tedbirlerle, salgının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirmeyi başarmıştır. Dünyanın en iyi sağlık sistemlerinden birine sahip olmanın yanında sağlam ekonomik yapımız sayesinde tüm vatandaşlarına ücretsiz tedavi imkanı sunabilen nadir ülkelerden birisi olduk."

"Ülkemizi dört temel taş üzerinde yükselteceğiz dedik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yıl önce yola çıkarken, "Biz ülkemizi dört temel taş üzerinde yükselteceğiz" dediklerini, bunlardan birincisinin eğitim, ikincisinin sağlık, üçüncüsünün adalet, dördüncüsünün de emniyet olduğunu hatırlattı.

"Bu dört önemli temel taşı yerine koyduk ama bunun üzerine daha ilave ettik." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Neydi bu? Ulaşım. Neydi bu? Tarım. Neydi bu? Enerji. Neydi bu? Dış politika. Bütün bunlarla beraber Türkiye artık yerinde duramayan ve her geçen gün daha da güçlenen ve böylece ileri yürüyen bir ülke. Ekonomi alanındaki mücadelemizi, istihdam ve iş gücü piyasamızı ayakta tutma ile vatandaşlarımızın gelir kaybına uğramalarının önüne geçme üzerine kurduk bunu. Bu amaçla son 3 ayda 5,5 milyon ailemize 1000 lira karşılıksız nakdi yardımda bulunduk. Esnafımızın ve işletmelerimizin maliyetlerini, gerek Sosyal Güvenlik Kurumu gerek ödemeleri ertelemeleriyle ciddi oranda azalttık. Kamu bankalarımız aracılığıyla çok kolay şartlarda düşük maliyetli finansman desteklerini devreye alarak nakit ihtiyacını karşıladık. Çalışanlarımızı korumak için hem işten çıkarmayı yasakladık hem de kısa çalışma ödeneğiyle işletmelerin maaş yükünü hafiflettik. Mart ayından bu yana 3 milyondan fazla kişi kısa çalışma uygulamasından yararlandı. Bu kapsamda yaklaşık 5 milyar lira ödeme yaptık. Ücretsiz izne ayrılanlarla, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan çalışanlara ise aylık 1177 lira nakdi ücret desteği vermeye başladık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nakdi ücret desteğinden yararlanan çalışan sayısının da 1 milyonu bulduğunu belirterek, "Geliri 5 bin liranın altında olan 6,7 milyon vatandaşımıza 40 milyar lira finansman desteği verdik." dedi.

Halkbank aracılığıyla 1 milyon 300 bin esnafa 27 milyar lira finansman sağladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ayrıca, yüzde 97'sini KOBİ'lerin oluşturduğu 197 bin işletmeye 154 milyar lirayı aşkın finansman tahsisi yaptık. Esnafımızın, sanatkarımızın, sanayicimizin, üreticimizin, çalışanlarımızın yanında yer almaya devam edeceğiz. Ağustos 2018'de başlayan kur ataklarının ve spekülatif saldırıların etkilerini gidermek için verdiğimiz mücadeleyi, salgın döneminde de başarıyla sürdürdük. Piyasalardaki belirsizliklerin yerini güvene bıraktığı, enflasyon ve faizlerin düşüşe geçtiği, makro ekonomik göstergelerde önemli başarıların elde edildiği dengelenme sürecinin kazanımlarına sahip çıktık. Bu sayede Ekonomik İstikrar Kalkanı gibi gerçekten çok kapsamlı bir tedbir paketini hızlı bir şekilde devreye alabildik. Dışarıdan hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan, uluslararası hiçbir kurumun desteğini talep etmeden şirketlerimize, esnafımıza ve vatandaşlarımıza destek olduk. Her talebe anında dönüş yaparak ihtiyaç duyulan destek mekanizmalarını devreye aldık. Mesela konutta tarihin en düşük maliyetleri ve en kolay ödeme imkanlarını içeren bir finansman desteğini geçtiğimiz günlerde milletimizin istifadesine sunduk. Aynı şekilde otomotiv ve turizmde de piyasalara destek olacak finansman imkanları sağladık. Gerek Ekonomik İstikrar Kalkanı gerekse normalleşme dönemi destekleriyle devreye aldığımız adımlar Türkiye'nin ekonomik açıdan ne kadar sağlam durumda olduğunu gösterdi. Şimdi önümüzde bu kazanımları özellikle istihdamda gerçekleştireceğimiz sıçramayla taçlandırmak var."

Erdoğan, "Türkiye'nin İstihdam Kalkanı" adıyla çok detaylı ve kapsamlı bir reform paketi hazırladıklarını belirtti.

Türkiye'nin buradaki amacının Ocak 2019 ile Nisan 2020 arasında işsiz kalan vatandaşların yeniden istihdama katılmalarını sağlamak olduğunu ifade eden Erdoğan, kayıpların telafisinin ötesinde kur saldırısı ve salgın öncesinden daha iyi bir istihdam seviyesine ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

Erdoğan, "Ekonomik faaliyetlerin azalması nedeniyle çalışanlarını kısa çalışmaya geçiren veya ücretsiz izine ayıran işverenlerimize normalleşme desteği vereceğiz." diye konuştu.

Çalışma hayatında normalleşmeyi teşvik edecek bir mekanizma kuracaklarını anlatan Erdoğan, Kovid-19 salgınının özellikle istihdam üzerindeki etkilerini en aza indirip, salgın öncesinden daha iyi istihdam rakamlarına ulaşmak için gayret edeceklerini vurguladı.

9 HAZİRAN 2020 TAYYİP 3 thumbs b2 4798ce431e21d9182af607628a025f59 7f75b

Gençlere istihdam desteği
Bu kapsamda ilave istihdam için de teşvik sağlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sürecin en önemli göstergelerinden olan kısmi ya da esnek çalışma alanında iş gücü piyasamızı daha da verimli hale getirecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Özellikle genç istihdamı için 25 yaş altındaki gençlerin istihdamını destekleyerek beceri ve deneyim kazanmalarını temin edeceğiz. 25 yaş altı gençlerin ve 50 yaş üzerinde olanların kolay şekilde istihdam edilmelerini sağlayacağız. Bunun yanında çalışanlara tamamlayıcı emeklilik sigortası sunacak bir çalışma başlatıyoruz. Tesis edilecek karma model ile işçilerin kazanılmış hakları korunacak. Tamamlayıcı emeklilik sigortası ile aynı zamanda ilave emeklilik desteği alınabilmesini de sağlayacağız. Çalışanlarımız emeklilikte daha da rahat edecekler. Bunun için devlet elini taşın altına koyacak. Bu kapsamda oluşacak fon ile Türkiye'nin İstihdam Kalkanını sürekli hale getirmeyi hedefliyoruz."

Erdoğan, esnafa, küçük işletmelere, yatırımcılara üretim ve istihdam için uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynak sağlayacakları bir sistem kuracaklarını ifade etti.

"Türkiye'nin İstihdam Kalkanı'nı hızlıca devreye aldıktan sonra tamamlayıcı emeklilik sistemini de 2022'de yürürlüğe sokacağız." ifadesini kullanan Erdoğan, bütün bunlar devam ederken terörle mücadelenin de devam ettiğine dikkati çekti.

Terörle mücadele
Dağda, taşta her yerde, Cudi'de, Gabar'da güvenlik güçlerinin hep birlikte terörle mücadeleyi bayram, seyran demeden devam ettirdiğinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun da bir maliyeti var. Bütün bunlar devam ederken düşünün savunma sanayiinde milli ve yerli yüzde 20 gibi bir güce sahipken şu anda biz bunları yüzde 70'e çıkardık. Bütün bu yatırımlar devam ediyor. Türkiye tüm bu alanlarda güçlenen bir ülke. Bu mücadele bu şekilde devam ettiği içindir ki bugün hamdolsun Güneydoğu'da, Doğu'da o eski sıkıntılı anlar tarih oldu. Yeterli mi? Değil. Her zaman söylediğimiz nedir? Tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İstihdam Kalkanı ile ilgili çalışmaların ayrıntılarını hem Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız hem de Hazine ve Maliye Bakanlığımız kamuoyuyla etraflıca paylaşacaktır. Biz bu paketi dönem projesi olarak görmüyor, istihdamı sürekli destekleyecek kalıcı bir atılımın ateşleyicisi haline dönüştürmek istiyoruz. Ülkemizde çalışmak isteyen herkesi iş sahibi yapana kadar durup dinlenmeden mücadele etmeyi, proje üretmeyi sürdüreceğiz."

Erdoğan, yeni dönemde üretim ve ihracat odaklı büyüme politikasını güçlü şekilde uygulamakta kararlı olduklarını dile getirdi.

Bunun için reel sektöre ve sanayiciye daha çok destek vereceklerini, yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim ve istihdamı artıracaklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yatırımların yüksek ve orta yüksek teknolojili sektörlere yönelmesini sağlayacağız. Salgın döneminde ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemi daha iyi anlaşıldı. Türkiye olarak son yıllarda yerli ve milli üretimi güçlendirecek çok önemli adımlar attık. Bunlardan biri de stratejik alanlardaki firmalar için geliştirdiğimiz 20 milyar liralık yatırım teşvik kredileridir. Böylece ertelenen yatırımların daha güçlü bir şekilde devreye alınmasını temin etmeyi hedefliyoruz."

"İçeridekiler hala anlamak istemiyor
Erdoğan, önümüzdeki dönemde dünya genelinde yeni ticaret imkanlarının doğacağını düşündüklerini söyledi.

Salgın sürecinde yürüttükleri başarılı mücadeleyle dünyada bu konuda en iyiler arasında yer aldıklarını gösterdiklerini belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Üretim, ticaret ve lojistik avantajlarımızla salgın sonrasında dünya ekonomisindeki yerimizi daha da güçlendireceğiz. Birçok ekonominin ciddi daralma kaydettiği yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 ile yüksek bir büyüme performansı gösterdiğini gerek ulusal gerekse dünya artık görüyor, biliyor. İçeridekiler hala anlamak istemiyor. Ama bakıyorsunuz OECD ilk çeyrekte Türkiye'yi 4,5 ile dünyada bir numara olarak gösteriyor. Avrupa Birliği aynı şekilde, G20 aynı şekilde gösteriyor. Birinci sırada Türkiye. Belki ikinci çeyrekte olumsuz bazı gelişmeler olabilir ama 3. ve 4. çeyrekte biz bu büyümeyi yine yakalayacağız. Çünkü artık zemin sağlam. Bu şekilde de yola devam edeceğiz."

Enflasyon hedefi
Erdoğan, nisandaki kayıplara rağmen mayıs ayı öncü göstergelerin ekonominin hızlı bir toparlanma içinde olduğuna işaret ettiğini bildirdi.

Bu tabloda, salgın döneminde firmaların kısmen de olsa üretim ve ihracatlarına devam etmelerinin büyük payının olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bakın Amerika'nın şu anda 45 milyona yakın işsizi var. Türkiye bütün bu şartlara rağmen dimdik ayakta duruyor. Şu anda gerek işsize, gerekse vatandaşlarına her türlü imkanı da sağlamanın gayreti içerisinde. Yurt içi talepteki, ihracattaki ve beklentilerdeki iyileşmeye paralel olarak toparlanma yerini hızlı bir büyümeye inşallah bırakacaktır. Enflasyonun hedeflediğimiz seviyelere inmesini sağlayarak bu olumlu süreci desteklemekte kararlıyız. Mal ve hizmet pazarlarında rekabet ve verimliliği artıracak yapısal reformlar yanında gıda fiyatlarındaki şişkinliği giderecek tedbirleri de alacağız. Ayrıca mal ve hizmet fiyatlarındaki kur geçişkenliğine karşı gereken mekanizmaları oluşturacağız. Amacımız 2020'de yüzde 8,5 olarak belirlenen enflasyon kademe kademe düşürerek 2021'de yüzde 6'ya ve 2022'de inşallah yüzde 5'in altına indirmektir. Borsa İstanbul endeksinin tekrar 110 bin seviyelerine çıkması bize diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştıran bir başka faktördür. Birileri zil takıp oynuyordu. Bak, Borsa İstanbul ne hale geldi. Hadi şimdi bunu da söyle. Büyümeyi de söyle. Niye bunları söylemiyorsun. Daha çok güzel şeyler göreceksiniz ve bunları da öğreneceksiniz." 

 

 

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkililerini son günlerde çoğalan sivrisinek ve karasinekle mücadele etmeye çağıran MHP Alanya  İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan, “Aksi takdirde 15 Haziran itibariyle larvadaki sinekler bile ortaya çıkacak ve inanılmaz derece rahatsızlık verecek” dedi...  

 

MHP Alanya  İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan  ilçe teşkilat binasında basın toplantısı yaptı.

Başkan Türkdoğan sosyal mesafe ve el hijyenine dikkat edilmesini isteyerek ikinci bir dalgadan Alanya’nın ve ülkenin uzak tutulması gerektiğini söyledi. Parti binasında açıklamalarda bulunan Türkdoğan, sosyal mesafe kurallarının zaman zaman çiğnenmesini eleştirdi. Türkdoğan, “Bu sebeple vaka sayışlarında ciddi bir düşüş yaşanması gerekirken, dün itibariyle 980 civarında yeni vaka tespitinin olduğunu görüyoruz. Buradan Alanya’da yaşayan tüm vatandaşlara çağrıda bulunmak istiyorum. Corona virüsten en çok etkilenen turizm şehri olan Alanya’mız oldu. Alanya’da alınan tedbirlere uyulmasından dolayı ciddi bir vaka sayısı yaşamadık. Bundan sonraki süreçte Sağlık Bakanlığı’nın ve Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine hepimiz uyalım. Maskemizi takalım. Sosyal mesafeye ve el hijyenine dikkat etmek suretiyle ikinci bir dalgadan hem Alanya’mızı hem de ülkemizi uzak tutalım” dedi.

 

TÜREKDOĞANbaskan turkdogandan ayasofya aciklamasi h3769 196c1 720bd

 

“İSTER FETİH SURESİ İSTER EZAN OKUTUR”...

Ayasofya konusuna da değinen Türkdoğan, “Ayasofya’da geçtiğimiz günlerde Fetih Suresi okundu. Fetih Suresi okunmasından dolayı MHP mensupları olarak son derece mutluyuz. Türkiye Cumhuriyeti devleti egemenlik hakları olan bir devlettir. Egemenlik haklarının olduğu devlet sınırları içerisinde inanç hürriyeti de vardır. İstediği noktada Fetih Suresi okutur, istediği noktada da ezan okutur. Buna kimsenin diyeceği bir şey yok. Birtakım Yunan basınındaki haberlere ve Kıbrıs’ta bir camiye Bizans bayrağı asılması gibi birtakım hadiselerle karşılaştık. Bunları şiddetle kınıyoruz. Onların kilisesinde biz ne yaptığına karışmıyoruz. Bizim için Ayasofya kutsaldır. Alanya’mızda da Aspendos değil, Ayasofya değil, bilmem nereyi açsanız şöyle olur diyen arkadaşlarımızı da buradan uyarıyorum. Müslümanız ve Türk’üz. Fetih Suresi okunmasından, Ayasofya’nın ibadete açılmasından hiçbir Müslüman Türk’ün rahatsız olmaması lazım. Rahatsızlık varsa kendisini sorgulamasını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

 

“SİVRİSİNEK VE KARASİNEKLE MÜCADELE EDİN”...

Alanya’da sivrisinek ve karasineklerin yoğunlaştığını gördüklerini söyleyen Türkdoğan, “Kırsal mahallelerden şehir merkezine kadar 102 mahalleden şikayetler alıyoruz. Büyükşehirin bu birimde çalışan görevli ve yetkililerine sesleniyorum. Hassasiyetle özellikle kara sinek, sivrisinek ve haşereyle ilgili çalışmalara yoğunluk vermeleri gerekmekte. Aksi takdirde 15 Haziran itibariyle larvadaki sinekler bile ortaya çıkacak ve inanılmaz derece rahatsızlık verecek” ifadelerini kullandı.

 

 

CHP Milletvekili Gürsel Erol, Kılıçdaroğlu’na sunduğu raporu anlattı: Erol raporunda özgürlükçü bir Anayasa önerdi. “Milletvekili sayısı 600’den 500’e düşürülmeli. 100 Türkiye Milletvekili partilerin aldığı oy oranına göre Meclis’te yerini almalı. Şehir sayısı da 100’e çıkarılmalı” dedi... 


CHP Milletvekili Gürsel Erol’un CHP lideri Kılıçdaroğlu’na sunduğu öneriler şöyle: 

Toplumun tüm kesimlerinin katılacağı, söz sahibi olacağı demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir süreç sonunda eşit, Anayasal güvencesi olan yurttaşlık hakkı tanımlanmalı.

  • * Türkiye'nin etnik ve kültürel çoğulcu yapısının siyasal, toplumsal ve kültürel sisteme yansıması sağlanmalı.
    * TBMM'nin yürütme üzerindeki denetimi eksiksiz ve kusursuz olarak işletilmeli.
    * Yürütme karşısında Meclis'in yetkilerini güçlendirilerek, denge ve denetleme işlevi tam olarak yerine getirilmeli.
    * TBMM, kuvvetler ayrılığı ilkesinin özüne sahip çıkılarak güçlendirilmeli.

 alanya turizm kenti olmali h46203 d2e31 75547

 

 

TERCİHLİ OY PUSULASI...

 

* Siyasi Partiler Yasası değiştirilerek, halkın iradesinin kendi inisiyatifiyle doğrudan sandığa yansıması için 1991 yılında uygulanan ‘Tercihli Oy' sistemi geri getirilmeli.
* Seçmen hangi partiye oy verirse versin herhangi bir partinin listesindeki milletvekiline işaret yöntemiyle oy verebilmeli.
* Milletvekili sayısı 500'e düşürülmeli ve 100 milletvekili Türkiye Milletvekili olarak partilerin aldığı oy oranına göre Meclis'te temsil edilmeli.

* 100 Türkiye Milletvekili partilerin aldığı oy oranına göre dağıtılırken bu dağıtıma Türkiye barajı uygulanmamalı.
* İl sayımız 100’e çıkarılmalı, ilçe sayısı da artırılmalı. Bodrum, Manavgat, Alanya, Marmaris, Kuşadası gibi ilçeler ‘Turizm Kenti' yapılarak özel yasal düzenlemeyle teşvik paketleri hazırlanmalı.
* Kırsal yerleşme özelliğini yitirmemiş, verimli topraklara sahip örneğin Ceylanpınar, Akhisar, Polatlı gibi ilçeler ‘Tarım Kenti' ilan edilmeli ve bu illere özel yatırım teşvik programları düzenlenmeli. Lüleburgaz, Nazilli gibi ilçeler özel statülü ‘Sanayi Kenti' yapılmalı.

Köprü, otoyol ve tüneller acele kamulaştırılmalı
CHP'li Erol önerilerine şöyle devam etti:
* Şehir Hastaneleri kamulaştırılarak Sağlık Bakanlığı'na devredilmeli.
* Ülkemiz için stratejik önemi olan köprü, otoyol, tünel, özelleştirilen madenler, enerji dağıtım işletmeleri (elektrik, doğalgaz), enerji santralleri, barajlar, havaalanları kamulaştırılmalı, yüzde 51'i kamunun 49'u halkın olacak şekilde halka arz edilmeli

‘Birlikte başardık’ Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, PİAR Araştırma Şirketi’nin ‘Büyükşehir Belediyeleri Memnuniyet Araştırması’nda yüzde 64 oy oranı ile en başarılı ikinci belediye başkanı oldu. Başkan Böcek 31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 50.62 oy almıştı. Başkan Böcek, sonuçtan duyduğu mutluluğu dile getirerek destek veren herkese teşekkür etti ve “Birlikte başardık” diye seslendi.

BCK. HALK 1 baskan bocek en basarili ikinci baskan secildi h46184 19ddf 55c99

 

BİRLİKTE BAŞARDIK... 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, PİAR Araştırma Şirketi’nin ‘Büyükşehir Belediyeleri Memnuniyet Araştırması’nda yüzde 64 oy oranı ile en başarılı ikinci belediye başkanı oldu. Başkan Böcek 31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 50.62 oy almıştı. Başkan Böcek, sonuçtan duyduğu mutluluğu dile getirerek destek veren herkese teşekkür etti ve “Birlikte başardık” diye seslendi.

PİAR Araştırma Şirketi ‘En başarılı belediye başkanları’ anket sonuçlarını açıkladı. Anket sonuçlarına göre Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yüzde 73.2 ile birinci sırada yer alırken, Yavaş'ı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek takip etti. En başarılı ikinci büyükşehir belediye başkanı seçilen Başkan Böcek, anket sonucuna göre 31 Mart Yerel Seçimlerinde yüzde 50.62 olan oy oranını yüzde 64.0’e çıkardı.

BCK HALK 2 103346294 721160068648401 4000394117688461459 n 1b9f8


65 BİN KİŞİ KATILDI...
Araştırma, 30 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında, 30 büyükşehir ve bunlara bağlı metropol ilçelerde yapıldı. 18 yaş üzeri 65 bin 704 katılımcı ile SMS link yönlendirmesi yöntemiyle yapılan anket için hata payı +/- 2,19 olarak verildi. 


AVRASYA ANKETİNDE DE OY ORANI ARTTI...
Başkan Böcek, geçtiğimiz ay Avrasya Kamuoyu ve Araştırma Şirketi’nin yaptığı başka bir ankette de 31 Mart 2019 yerel seçimlerine göre oyunu en çok artıran ikinci belediye başkanı olmuştu. 

BCK HALK 3 103060172 598901170742700 8655929824516093565 n f6979


BİRLİKTE BAŞARDIK...
Başkan Muhittin Böcek, halka dönük proje ve hizmetlerinin Antalyalılar tarafından takdir görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tüm çalışmalarında planlı, kurallı, kimlikli kent için hizmet verdiklerini belirten Başkan Böcek, bir Antalya sevdalısı olarak gece gündüz çalıştıklarını, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaya çalıştıklarını söyledi. Son 3 aydır Covid-19 salgını kapsamında halk sağlığını korumak adına önlem ve tedbir aldıklarını belirten Başkan Böcek, “Kimseyi ötekileştirmeden, ihtiyacı olan vatandaşımızın yanında olmaya çalışıyoruz, Ben sen yok biz varız, biz birlikte yaparız diyerek, hep birlikte başarıyoruz. Çalışmalarımızın halkımız nezdinde değer görmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Antalyalılara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

anket böcek103071607 565842510794008 353799086047259485 n 91346

Ankette çıkan başkanların memnuniyet oranları ve yerel seçimde aldıkları oylar şöyle:
1- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yüzde 73.2 (31 Mart yüzde 50.93)
2- Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yüzde 64.0 (31 Mart yüzde 50.62)
3- Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yüzde 63.2 (31 Mart yüzde 53.94)
4- Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur Altay yüzde 58.6 (31 Mart yüzde 70.53)
5- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yüzde 57.2 (31 Mart yüzde 54.21)
6- Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar yüzde 56.9 (31 Mart yüzde 53.63)
7- Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen yüzde 56.1 (31 Mart yüzde 52.30)
8- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer yüzde 55.8 (31 Mart yüzde 58.10)
9- Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yüzde 55.6 (31 Mart yüzde 53.97)
10 -Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör yüzde 54.0 (31 Mart yüzde 67.60) 

 

 

HABER: Emine YILMAZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde kamuoyu gündemine gelen Riva Deresi’ndeki kirlilikle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. “2009 yılında DSİ, İSKİ ve İBB yetkilileri arasında yapılan toplantıda, Karadeniz’e dökülen diğer akarsular gibi Riva Deresi’nin ıslahının da DSİ tarafından üstlenilmesi karara bağlandı” bilgisini paylaşan İmamoğlu, şunları söyledi:
“DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur. İSKİ kimin kurumu? Milletin kurumu, halkın kurumu. İBB kimin kurumu? Yine halkımızın, ülkemizin en kadim kentinin 16 milyon insanına ait bir kurum. Çıkıyor, her konuşmalarına, talimat şeklinde tanım koyarak konuşan bir bakan diyor ki dün; ‘Burasının artık onun bunun elinde bertaraf olmasına izin vermeyeceğiz. Biz, bu süreci çözeceğiz ve Riva’yı halkımıza kazandıracağız.’ Ayağa kalkıp alkışlayası geliyor insanın! Çok acı, tam adı ‘bölücülük’; ayrımcılık hafif kalır.”
Bölgedeki kağıt fabrikasından Riva Deresi’ne akan balçık haldeki atık suları yerinde gözlemleyen İmamoğlu, tepkisini, “Biz, burada suç duyurusunda bulunma yetkimizi kullanalım. Görevini yapmayanlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. Kim o? Gerekiyorsa, Çevre Bakanlığı’nın buradaki yetkilisi. Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi...

İMAMOĞLU VE DERELER 2 1591446714 06062020 rv 3 6517b

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Riva Deresi’nde incelemelerde bulundu. Riva Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada tekneye binen İmamoğlu’na; İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, İBB Sözcüsü Murat Ongun ve Başkan Danışmanı Yiğit Duman eşlik etti. Mermutlu, yaklaşık 45 dakika süren tekne yolculuğunda İmamoğlu’na dere etrafındaki yerleşim yerleri, sanayi tesisleri ve İSKİ yatırımlarıyla ile ilgili bilgiler verdi. Tekneden indikten sonra bir süre Cam Ocağı’nda dinlenen ve vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, Öğümce Mahallesi’nde Göllü, Bozhane, Riva, İshaklı, Kılıçlı, Cumhuriyet, Ali Bahadır ve Mahmutşevketpaşa mahallelerinin muhtarlarıyla ve sakinleriyle bir araya geldi.

“TANE TANE ANLATACAĞIM”...

İmamoğlu, toplantıyı, “Bugünkü temel gezimiz, malum Riva Deresi’nin süreçleri. Süreçle ilgili İSKİ Genel Müdürümüz Raif Bey, bir sunum yapacak. Ondan sonra ben de 7’den 77’ye herkesin iyi anlayacağı şekliyle -bakarsınız birileri, anlatsak da anlamaz adı Bakan da olsa- tane tane anlatacağım. Bu süreçler neymiş ne olmuş, tane tane anlatacağım ki kamuoyu bilgilensin. Derdimiz sorun çözmek, bağcıyı dövmek değil. Birileri bağcıyı dövmek istese de dövecekleri bağcı yok artık İstanbul’da. İstanbul’da, sorun çözmek isteyen birisi var. Gitsin kendi kendileriyle dövünsünler; bizi ilgilendirmez. Biz, çözmek için buradayız; bunu bilin” sözleriyle başlattı.

İMAMOĞLU VE DERELER 4 1591446715 06062020 rv 5 5560d

MERMUTLU SUNUM YAPTI...
İmamoğlu’nun ardından İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, Paşaköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi ve gerçekleştirmeyi planladıkları diğer projelerle ilgili detaylı bir sunum yaptı. Mermutlu’nun sunumunun ardından yeniden söz alan İmamoğlu, şunları söyledi:

“TAM ADI ‘BÖLÜCÜLÜK’; AYRIMCILIK HAFİF KALIR”...
“Şimdi, bahsettiğiniz mesele İstanbul’un suyu, kanalı, kanalizasyonu; yani İSKİ. İSKİ kimin kurumu? Milletin kurumu, halkın kurumu. İBB kimin kurumu? Yine halkımızın, ülkemizin en kadim kentinin 16 milyon insanına ait bir kurum. Çok acı, tam adı ‘bölücülük’; ayrımcılık hafif kalır. Çıkıyor, her konuşmalarına, talimat şeklinde tanım koyarak konuşan bir bakan diyor ki dün; ‘Burasının artık onun bunun elinde bertaraf olmasına izin vermeyeceğiz. Biz, bu süreci çözeceğiz ve Riva’yı halkımıza kazandıracağız. Ayağa kalkıp alkışlayası geliyor insanın!”

“DSİ, İBB’YE AİT BİR KURUM DEĞİLDİR”...
“Değerli dostlar, bunları bilin; 2009 yılında İBB’nin de içinde olduğu DSİ, İSKİ VE İBB yetkilileri bir toplantı yapıyor. Diyorlar ki; ‘Bu su disiplini, İstanbul’da sıkıntılı. Bizim bunu çözmemiz lazım. Bir kargaşa ve kaos var. Bu çözümü yerine getirmezsek seller, su baskınları, kirlilikler yaşanıyor. Bunları çözmemiz için sorumlulukları paylaşmamız lazım.’ Bakın yazıyor burada; ‘Riva Deresi tümünün ıslahı, Devlet Su İşleri tarafından yapılacaktır.’ Yani buradaki derenin bütün ıslahı, o bahsettiği derenin akışkanlığını engelleyen birikmeler, çevre temizlikleri hatta mülkiyet sorunları, kamulaştırma gibi hususları DSİ üstlenecektir, diye bir süreç tanımı var burada. Sadece Riva deresi değil Ağva, Kilyos, Kabaköz dereleri de dahil. Özellikle bu tarz Karadeniz’e akan derelerin ıslah gibi süreçlerin denetimi DSİ’ye ait. Sayın Bakan’a hatırlatayım; DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur.Bakan bir şey açıklıyor; ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak biz, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, Beykoz Belediyesi ile yapacağız.’ Bölücülük oraya ait! Niye? Sorumluluk sana ait. Sorumlu DSİ ve Şehircilik Bakanlığı.”

“KAĞIT FABRİKASI, KİRLİLİĞİN EN BÜYÜK NEDENİ”...
“Burada bir kâğıt fabrikası var. En büyük kirliliğin nedeni. Başka sanayi tesisleri de var. Özellikle direkt dereye akıntı veren sanayi kuruluşlarının sorumluluğu de Çevre Bakanlığı’nda. Az önce Genel Müdürümüz, ‘Şehircilik İl Kurumu’ dedi. Bize ait bir kurum değil. Sayın Bakan, bahsettiğiniz Çevre İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait ve gereken titizliği göstermiyorsunuz. Birazdan gidip göreceğiz. Bundan sonra böyle yapıyorum; bazen yazıya döküp anlatıyorum bazen suç duyurusunda bulunuyorum. Kim olursa olsun, devletin hangi kademesinde olursa olsun, suç duyurusunda bulunuyorum. Çünkü, millet bizi vatandaşın, çevrenin tüm canlıların hak ve hukukunu korumamız için seçti.”

“ÇÖZÜM İÇİN GELDİK”...
“Lütfen anlayalım. Riva Deresi’nin sorumluluğu, 2009’da Devlet Su İşleri tarafından alınmıştır diye toplantı tutanağı var burada. Ne diyorlar: ‘Biz 11 yılda yapmadık, yapamadık. Sen, 11 ayda yap!” Hem de yetkin yok. Ona rağmen yap! Az önce dereden ayrılırken bir tesiste indik. Bir vatandaşımız, ‘Biz 99-2000’de burada neredeyse dereye giriyorduk’ dedi. Şimdi; ‘Biz 11 yılda burayı perişan ettik sen gel 11 ayda çöz!’ Biz çözüm için geldik; tabii ki çözeceğiz. Bütün yokluğa ve sıkıntıya rağmen çözeceğiz. Genel Müdürümüz anlattı; derenin üzerindeki arıtma tesisleriyle ilgili, bütün yetersizliklerle ilgili süreçlerle alakalı, biz zaten çalıştık. Kasım- Aralık’tan beri bunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde ihalesini yapmak üzere kararlılığımız var. Paşaköy’ün kapasite artırımı da buna dahil. Hem Genel Müdürümüz hem yetkili arkadaşlar, bu konu, buranın en acil konularından biri diye iki ay önce aldığım brifingde bana anlattılar. ‘Bugüne kadar ihmal edildi, hızlıca bunu yapmamız lazım’ denildi. Ben de ‘Hemen yapın, süreçlere başlayın’ dedim. Bu bahsettiğiniz konular, bizim gündemimizde, yatırım planımızda olan, şu anda yürüyen iş ve işlemler. Bunlar yürüyecek. An önce Genel Müdür’ün anlattığı 1 milyar liraya yakın yatırımı da buraya yapacağız. Bütün engellemelere rağmen, finansal anlamda bizi zora sokan girişimlere rağmen yapacağız. Kaynağımızı üretiriz. Gerekirse ekstra kaynak buluruz. Kabiliyetli insanlarız, kabiliyetli bir şehrimiz var. Buluruz ve yaparız, yapacağız da.”

İMAMOĞLU VE DERELER 3 1591446715 06062020 rv 4 4dd66

“MESLEĞİNİZİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRİN”...
“Buradan Sayın Bakan’a tavsiyede bulunuyorum. Diyorum ki: ‘Siz bu ülkenin atanmış bir bakanısınız. Konuşurken siyasi cümleler yerine mesleğinizin, görevinizin gereğini yerine getirmenizi size tavsiye ediyorum. Bu konuşmayı yine bir talimatla mı yaptılar bilmiyorum. Bunu yapmayın. Yazık bu memlekete. Bu şehre yazık. 11 yılda yapmadığınız işleri, 11 ayda suçlu arar gibi davranarak hiç kimseyi anlatamazsınız. Kendinizi aldatırsınız; bence kendinizi bile aldatamazsınız. Akşam eve gidip aynaya baktığınızda, ‘Ben bu lafı nasıl ettim’ diye yüzünüz kızarır. Yapmayın böyle.”

“ÜZERİMİZE GELENİ YAPIYORUZ”...
“Ağva ile de aynı şekilde ilgileniyorum. Daha geçen hafta Kilyos’u konuştuk. Çevresindeki birikmeleri konuştuk. Yıllardır Kilyos çevresinde arıtma yapılmamasının, Zekeriyaköy gibi birçok yerleşim alanında hala fosseptik bulunmasının bir ayıp olduğunu altını çizerek, daha geçen hafta konuştuk. Bu bir süreç. Sahil bandı, Riva Köyü, plajları, derenin süreçleri dahil olmak üzere ortaklaşacağız, bu süreçleri çözeceğiz. Biz, üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmakta da kimse bile alıkoyamaz. Siz de üzerinize düşeni yapın. Yapın ki memleket fayda görsün. Boş konuşmayla hiç kimse fayda görmez. Kimseden çevre dersi alacak değiliz. Bize çevre dersini verecek olan akademisyenler ve bilim insanları olur. Bize dersi verirler, anlatırlar, biz de onu uygularız. Akıldan ve bilimden faydalanırız.”

“POLİTİK AKIL VERMEYE ÇALIŞANLARA GÜLER, GEÇERİZ”...
“Bize, çıkıp içi politik cümleler dolu şekliyle akıl vermeye çalışan, ders vermeye çalışana, ancak ve ancak güler geçeriz. Kendilerine gelsinler. Bırakın bu bölücülüğü. Diyorsanız ki; ‘Devlet Su İşleri olarak bundan sonrasında yapamayacağız’ onu da yapmaya talibiz. Bütün zorlukları aşar, yaparız. Yazın bir yazı bize; ‘Biz yapamıyoruz, özür dileriz, siz yapın!’Hay hay; memnuniyetle. Bütün gücümüzle, İstanbul’un bu güzel köşesini yaparız. Beykoz Belediyesi benim belediyem kardeşim. İBB, Çevre Şehircilik Bakanlığı da benim. Yani ülkenin her makamı benim. Ben kimim? 83 milyon insandan birisiyim. Sayın Bakan da unutmasın; siz de 83 milyondan birisisiniz. Lütfen cümlelerinizi dikkatli konuşun, dikkatli seçin.”

“HER ORTAMDA ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DİYORUM”...
“İSKİ, İBB’nin kadim bir kurumudur. Bu kurumu lekelemeyin. Ayıptır, yazıktır. Ben, bu kuruma, bu şehre hizmet edenlere teşekkür ettim. Ediyorum da her koşulda, her ortamda. ‘Allah razı olsun’ diyorum. Size de aynı ahlaklı duruşu tavsiye ediyorum. Geçmişte bu eski kuruma hizmet etmiş, bazen çıkıp talimatlarla konuşan insanlar da var. Bakanlık yapmış, genel müdürlük yapmış. Onlara da diyorum ki; ‘Yazık etmeyin!’ Bak yıllarınız burada geçti, yazık etmeyin. Kendinizi son dönemdeki siyasi curcunaya ve siyasi kaynayan kazana heba etmeyin. Bilim adamısınız, geçmişte hizmetleriniz var, bakanlık yaptınız; çıkıp televizyonlarda 3 aylık, 5 aylık dönemi suçlayarak hiçbir şey elde edemezsiniz. Sadece kendi geçmişinizi lekelersiniz. Hizmet için geldik, çözüm için geldik.Riva, Göksu, Ağva ve Kilyos gibi birçok yeri de hassasiyetle ele alacağız ve çözüme kavuşturacağız.”

İMAMOĞLU VE DERELER 5 1591446715 06062020 rv 6 2ac67

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMA YETKİMİZİ KULLANALIM”...
İmamoğlu ve beraberindeki heyet, muhtarlar buluşmasının ardından söz konusu kağıt fabrikasının yakınlarında incelemelerde bulundu. Yetkililerden, “Metrelerce balçık burası. Bu su, olduğu gibi yıllardır Riva’ya akıyor. Bu firma, bakanlığın denetiminde” bilgisini alan İmamoğlu, tepkisini, “Biz, burada suç duyurusunda bulunma yetkimizi kullanalım. Görevini yapmayanlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. Kim o? Gerekiyorsa, Çevre Bakanlığı’nın buradaki yetkilisi. Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi. 

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Alanya’da yapılacak olan Yeniköy Barajı 8 Haziran’da ihaleye çıkıyor...

 
2015 yılında yapımına başlanan Alanya Yeniköy Barajı 8 Haziran Pazartesi günü ihaleye çıkacak. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ihalenin internet ortamında yapılacağı açıklandı...

 
Projeyi en başından beri yakından takip eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Alanya İlçe Teşkilatı Başkanı Mustafa Toklu, açıklama yaparak müjdeli haberi Alanya’ya duyurdu. Başkan Toklu, açıklamasında, “2015 yılında yapımına başlanan ancak yüklenici firmalar tarafından yapılan sıkıntılar tarafından bitirilemeyen Yeniköy Barajı 8 Haziran’da ihaleye çıkıyor. Başından beri takipçisi olduğumuz bu sürecin ihale aşamasına kadar gelmesinin sevincini yaşıyoruz. Alanya için oldukça önemli olan bu projenin hızla ilerlemesi için bundan sonraki süreçte de ne gerekiyorsa yapacağız.” dedi.


Başkan Toklu, bu süreçte büyük emeği geçen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve bölge milletvekillerine de teşekkür etti. 

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

DSP-Demokratik Sol Parti Antalya İl Başkanlığından istifa eden Ercan Öngün,uzun süren suskunluğunu ve istifasının gerekçelerini basına yaptığı açıklama ile duyurdu.

Vatan sevdası,Mustafa Kemal aşkı ve ilkeleri ışığında Antalya halkına ve Türkiye ye hizmet için yola çıktığını ama genel başkanın çalışmalarını doğru bulmadığını açıklayan Ercan Öngünün açıklaması şöyle:

"Değerli Arkadaşlarım;

DSP Antalya İl Başkanlığından istifa ettikten sonra, partimin zarar görmemesi için herhangi bir açıklama yapmak istememiştim. Ancak geçen süreçte gelen telefonlar ve sorular giderek artınca bir açıklama yapma zorunluluğu hâsıl oldu.

Sözlerime M.K. Atatürk’ten bir alıntı yaparak başlamak isterim…

“Bugün hepimize düşen görev, Ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyete sahip çıkmak, Kurtuluş savaşını kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliği ile aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir…”

Atatürk’ün söylediği gibi biz Demokratik Sol’culara düşen görev; Ulusal değerlere, bilince ve Atatürk’ün en büyük eserimdir dediği “Cumhuriyet’e” sahip çıkmaktır.

Değerli Arkadaşlarım 18 yılda geldiğimiz bu nokta da tam bağımsızlıktan söz etmek mümkün mü? Türk halkı 70 yıldır iç ve dış saldırılara bugüne dek direndi, direnmeyi sürdürüyor. Ancak son kırk yılda, özellikle AKP’nin tek başına iktidarda olduğu 18 yılda,uygulanan dış kaynaklı politikalarda,bağımsızlıktan yana olan ulus güçleri,gerek siyasi,gerekse ekonomik yönden ezildiler.Beslenip büyütülen iş birlikçiler,çeteleşen siyaset ve bunların doğal sonucu soygun ve talanla artık Cumhuriyetin varlığı tartışılıyor. İşte bu olumsuzluklar içinde,reçete belli iken,umutsuz Toplum kesimlerine “ umut ve güven “ vermesi gereken DSP Önder Aksakal’ın Genel Başkanlığında,özellikle son iki yıl içinde Ak parti ve Cumhur ittifakıyla yakınlaşma politikaları izler olmuştur.İzlenen bu yanlış politikalar partimizi Türk Halkının gözünden ve gönlünden düşürmüştür.Türkiye genelinde üye kaybına giden partimiz,il ve ilçe örgütlerini kurmakta zorlanır hale gelmiştir.DSP irtifa ve itibar kaybetmiştir.

DSP Genel Başkanına düşen görev ; “ Kim daha çok Milletvekili verirse onlarla ittifak yaparız ” DEĞİLDİR.

“ Ak parti ve Cumhur ittifakı Emperyalizme karşı mücadele veriyor ,bu nedenle desteklenmelidir “ diyerek yandaş Medya kanallarını dolaşarak Cumhur ittifakının ( Sarayın) gündeminin bir parçası olmak DEĞİLDİR.

DSP Genel Başkanını görevi ;

Ulusal birlik temelindeki Tam Bağımsızlık mücadelesinde, emperyalizme ve yerli uzantılarına karşı tavır almaktır. Sözde değil özde bu tavrı alan ve Cumhur ittifakına karşı mücadele eden halk kesimlerini DSP çatısı altında toplayarak partimizi iktidara getirmektir. Böylelikle AKP’den 2002’nin rövanşını almaktır. Devamında ise yapılacak şey bellidir, “1938’de kaldığımız yerden devam etmektir” değerli arkadaşlarım.

Atatürk’ün yolunda ve rahmetli Bülent Ecevit’in izinde olan biz Demokratik Sol’cular bütün bu yaşanan olumsuzlukları ve badireleri atlatacak güçte, bilinçte, birikimde ve kabiliyetteyiz.

Antalya İl Başkanlığı görevimden istifa etmemin nedeni yapılan bu yanlışları gün yüzüne çıkararak partime sahip çıkmak,dolayısıyla Ülkeme sahip çıkmaktı.Ben karanlığa bir mum yaktım.Değerli Arkadaşlarım karanlığa bir mumda sizler yakın.Sözlerimi bir başka alıntıyla bitirmek istiyorum.Hepinize Saygılarımı sunuyorum..

“ Güneş el ele verenlerin üstünde yükselir.

Öyle çıkılır karanlıktan aydınlığa “

Biliyorsunuz; Dilenenler değil,Direnenler kazanır !  "

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

CHP ve HDP’den üç ismin vekilliği düşürüldü...


TBMM Genel Kurulu'nda, cezaları onanan ancak Anayasa Mahkemesi'nde (AYM) dosyaları henüz karara bağlanmamış olan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğlulları ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in milletvekillikleri düşürüldü. Gergin geçen Genel Kurul, CHP ve HDP'nin protestolarına sahne oldu... 

Cezaları onanan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğlulları ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in TBMM Genel Kurul'da milletvekillikleri düşürüldü.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, “Terör örgütü PKK’ya üye olmak” suçundan yargılanan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkında verilen 6 yıl 3 ay, Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları hakkındaki 9 yıl hapis cezası Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nce 24 Eylül 2019’da onanmıştı. 

CHP’li Berberoğlu ise MİT TIR'ları görüntülerini gazeteci Can Dündar’a ilettiği gerekçesiyle 5 yıl 10 ay hapis cezasını almış ve bu ceza da Yargıtay tarafından onanmıştı. 

3 vekil 1edad

Milletvekilliği sona erinceye kadar Berberoğlu’nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine de karar verilmişti. Berberoğlu, Güven ve Farisoğulları hakkındaki yargı kararları TBMM bekletiliyordu.

 ŞİMDİ NE OLACAK?

CHP ve HDP’nin durumu Anayasa Mahkemesi’ne taşıması bekleniyor.

MECLİS’TE SLOGANLAR…

Meclis’te AKP’li vekilllerle beraber CHP’li ve HDP’li vekiller arasında tartışma çıktı.

CHP’li ve HDP’li vekiller karar okunurken, söz konusu kararı protesto ederek masalara vurdu.

Vekiller, Meclis’te “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları attı.   

 

 

 

Başkan Muhittin  Böcek: Çiftçilerimiz yanındayız...

Antalya Büyükşehir Belediyesi yerelden kalkınma hedefi kapsamında Fidebirlik işbirliğiyle çiftçilere fide dağıtımı yapıyor. Başkan Muhittin Böcek, ‘Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz’ sözünü hatırlatarak özellikle bu zor günlerde çiftçilere desteklerinin devam edeceğini söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yerelden kalkınma modeli kapsamında Antalyalı çiftçilerin her zaman yanında olmaya çalışıyor. Covid-19 kapsamında zor günler geçiren çiftçilere destek olmak amacıyla fide üreticileri ile işbirliği yapan Büyükşehir Belediyesi çiftçilere fide dağıtımı gerçekleştiriyor.

 

ÇİFTÇİLERİMİZİN YANINDAYIZ...
Bu kapsamda, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vural Şahin ve Fidebirlik Başkanı Rahmi Kandemir Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti. Başkan Böcek, fide dağıtımına Gündoğmuş’tan başladıklarını belirterek, Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman Antalyalı çiftçimizin yanında olacağız. İlçelerimizde muhtarlarımızın katkısıyla fide dağıtımını sürdüreceğiz” dedi.


BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ...
Başkan Böcek, yerelden kalkınma modeline dikkat çekerek, “Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz demiştik. Yerelden kalkınacağız. Biz birlikte güçlüyüz. Planlı, kurallı, kimlikli kent için geliyoruz dedik. Aynı zaman da tarımı da kurallı yapacağız. İnşallah bundan sonra köylülerimize yardımcı olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

 

HABER:Ayten YILMAZ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Avrasya Araştırma Şirketi'nin açıkladığı son anket sonuçlarına göre 31 Mart 2019 seçimlerinde aldığı yüzde 50,62’lik oy oranını yüzde 57,67’ye yükseltti. Başkan Böcek, Antalyalılara seslenerek ‘Kentin sakini değil sahibiyiz. Desteğiniz için teşekkür ediyorum’ dedi...

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 31 Mart 2019 seçimlerinin ardından planlı, kurallı ve kimlikli kent için yaptığı hizmetlerin meyvelerini alıyor. Antalyalılara söz verdiği gibi ‘Ben sen yok biz varız biz birlikte yaparız’ sloganıyla göreve gelen ve anlamlı hizmetleri ile Antalyalıların gönlüne giren Başkan Muhittin Böcek özellikle Covid-19 salgını nedeniyle halk sağlığını korumak adına yapılan hizmetleriyle de vatandaşın takdirini topladı. Bu kapsamda Avrasya Kamuoyu ve Araştırma Şirketi Başkanı Kemal Özkiraz, 'Covid-19 Pandemisinin Toplumsal/Ekonomik ve Siyasal Etkileri Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde yüzde 50,62 olan oy oranını yüzde 7,05 artırarak 57,67’ye yükseltti.

BÖCEK 4 MAYIS 2020 2 AW007734 02 7e958


KENTİN SAKİNİ DEĞİL SAHİBİYİZ...
Başkan Böcek’in oy oranını artırması Antalya ve ilçelerinde de mutluluk yaşattı. Başkan Böcek, Antalyalıların verdiği desteğe teşekkür ederek, “Antalya’ya ve Antalyalı hemşerilerime, daha iyi bir hayat, daha mutlu bir gelecek inşa etmek için çıktığım bu yolda yalnız yürümeyeceğimi bana her zaman destek vereceğinizi, fikirlerinizle, önerilerinizle, katılımınızla yanımda olacağınızı biliyordum. Hep birlikte bu kentin sakini değil sahibi olacağız. Yaralarınıza merhem olacak, sesinize ses verecek projelerimizle toplumun bütün kesimlerinin nefes almasını sağlamaya çalışıyoruz. Teşekkürler Antalya’m” dedi.

 

 

HABER:Emine YILMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan video konferansla yapılan kabine toplantısı sonrası 'mayıs ayı normalleşme planı'nı açıkladı...

Plana göre ;

--65 yaş üzeri ve 20 yaş altı vatandaşlar sokağa çıkma kısıtlaması olan günlerde 4 saat dışarı çıkabilecek.

--AVM'ler ve berberler ise 11 Mayıs'tan itibaren açılacak.

--Erdoğan ayrıca 7 ilde de giriş-çıkış kısıtlamalarının kaldırıldığını duyurdu...

ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 040520201947265725680 22ba8

 

Tarabya'daki Huber Köşkü'nde gerçekleştirilen kabine toplantısı, 4 saat 20 dakika sürdü. Erdoğan toplantı sonrası 'mayıs ayı normalleşme planı'nı açıkladı.

 

Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:

 

HASTA SAYIMIZ DÜŞÜYOR...

Ramazanı şerifinizi bir kez daha tebrik ediyorum. Dünyanın tamamiyle birlikte ülkemizi de etkileyen salgında önemli bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye salgınla mücadelesini 4 ana hedef etrafında yürütmüştür.

Türkiye, hamdolsun milleti ve devletiyle örnek bir mücadele ortaya koymuştur. Hastalığın tedavisi konusunda kendi uygulamalarımızı geliştirdik. Yeni hasta sayımız artık binli rakamlarla ifade edilir hale geldi. Hasta sayımız düşüyor. Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor

Salgının ülkemizde görüldüğü ilk günden itibaren tüm adımları bilinçli bir şekilde attık. Bilim Kurulu tavsiyeleriyle her türlü tedbirlerimizi aldık.

Önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz. Türkiye devleti ve milletiyle örnek bir mücadele ortaya koymuştur. Hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk hem de hastalığın yayılma hızının önünü geçtik. Yeni hasta sayımız artık binli hastalarla ifade edilir hale geldi.

Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor. Doktoruyla, hemşiresiyle, tüm sağlık çalışanlarımızın gayretleri neticesinde hastanemizde vicdanları kanatan hiçbir görüntü yaşanmadı.

 

200 MİLYARLIK DESTEK...

Tüm adımları bilinçli, kararlı ve zamanlı bir şekilde attık. Sağlık Bakanlığımız bünyesinde oluşturduğumuz bilim kurulunun tavsiyeleri ışığında her türlü tedbiri aldık. Alınan tedbirlerden etkilenenler için destek programları hazırladık. Tutarı 200 milyar lirayı aştı. Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı olanlara ilave nakdi yardımlar yaptık.

Başlattığımız Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyasına 1 milyar 910 milyon lirayı buldu. Kampanyamız devam etmektedir.

57 ÜLKEYE YARDIM ETTİK...

Kurduğumuz hava yolu köprüleriyle 65 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. 16 Nisan'dan beri vatanlarına kavuşturduğumuz kişi sayısı 29 bini buldu. Bu vatandaşlarımızı karantinada tuttuktan sonra evlerine göndererek hastalık taşınması riskinin önüne geçtik.

57 ayrı ülkeye yardım yaptık, destek verdik. Son olarak Somali'ye diğer tıbbi malzemelerin yanı sıra kendi üretimimiz olan solunum cihazlarını da hibe ettik. Bu cihazlar Somali'nin ilk solunum cihazları olarak devreye girdi. ABD başta olmak üzere, pek çok ülkeye malzemeleri gönderdik, gönderiyoruz. İlaç ve aşı geliştirme çabalarını sürdürüyoruz. Bugün koronavirüs küresel mukabele uluslararası taahhüt etkinliğine katılarak bu konudaki görüşlerimizi ve destek beyanlarımızı dünya ile paylaştık.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 2 040520202041205725185 86fe7

 

83 MİLYON VATANDAŞIMIZA ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM...

Hastalığın ağır etkilerinin görüldüğü 65 yaş üstü ile 20 yaş altına getirdiğimiz sokağa çıkma sınırlaması salgının yayılmasını ciddi oranda engelledi. Büyükşehirlerimiz ile Zonguldak ilimizde hafta sonları ve resmi tatillerde uyguladığımız sokağa çıkma sınırlandırmasının da salgınla mücadeleye büyük faydasının olduğunu biliyoruz. Hepsi de sağlık bakanlığımız bünyesindeki bilim kurulu ile aldığımız bu tedbirler sayesinde işte bugünlere geldik. 83 milyon vatandaşımızın her birine mücadeleye destek, gösterdikleri sabır için yine şahsım ve kabinem adına şükranlarımı sunuyorum.

NORMAL HAYATI DÖNMEYİ KADEME KADEME BAŞLATACAĞIZ...

İnşallah bu gayretlerimizin karşılığını önümüzdeki dönemde hep birlikte alacağız. Tedbirlerin önemli bir kısmında 1,5 ayı geride bıraktık. Okuluna gidemeyen öğrencilerimizin, esnafımızın, işçimizin, gençlerimizin ve yaşlılarımızın hayatını sınırlandırmak zorunda kalan tüm insanlarımızın eski günlerini özlediklerini biliyoruz. Elbette normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Ancak şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir. Hastalığın daha ne kadar süreci, ilaçların bireylerin ne zaman kullanılacağı belli değildir. Normale döneceğiz ama bu yeni bir normal olacaktır. Sınırlamaların bir kısmı azaltılarak da olsa sürecektir. Salgının tamamen bitmediği ülkeler sebebiyle uluslararası seyahatlerin ne zaman tam olarak açılacağı halen belirsizliktir. Küresel ekonomik sarsıntının karşımıza nasıl bir tablo ortaya çıkartacağı meçhuldur.

NORMALLEŞME PLANI HAZIRLADIK...

Önümüzdeki süreci dinamik şekilde yürüteceğiz. Cumhurbaşkanı yardımcımızın koordinasyonunda, tüm bakanlıklarımızın katılımıyla bir normalleşme planı hazırladık. Açıklayacağım plan halkımızın beklentileri ve bakanlıklarımzın çalışmalarıyla sağlık Bakanlığımız ve bilim kurulunun görüşleri çerçevesinde şekillenmiştir.

MAYIS AYI NORMALLEŞME PLANI...

Aziz milletim; sınırlandırmaların kademeli şekilde esnetilmesiyle ilgili düzenlemeleri genel olarak Mayıs Haziran Temmuz aylarına yayarak yapıyoruz. Fiziki mesafenin korunmasının, maske kullanımına devam edilmesinin bu sürecin vazgeçilmez şartları olduğunu altınıt ekrar çiziyorum. Mayıs ayı normalleşme planını paylaşmak istiyorum.

Sağlık Bakanlığımız ülkemizdeki tüm sektörlerde uygulanacak salgın tedbirlerine ilişkin dökümanlar hazırlayarak kurumlara göndermeye başladı. Tüm kurumlar ve işletmeler, faaliyetlerini bu rehbere göre yürütecek.

İlk müjdemiz; 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlarımızadır. 65 yaş üstü gruba ilk etapta sokağa çıkma sınırlandırması günlerinin birinde ve dört saat süreyle yürüme measfesiyle tahditli olarak dışarı çıkabilme imkanı getiriyoruz. İlk uygulamayı da 10 Mayıs Pazar günü saat 11,00 - 15,00 saatleri arasında gerçekleştiriyoruz. 20 yaş altı için de bu esnemeyi iki grup halinde uygulayacağız.

ŞEHİRLER ARASI SINIRLANDIRMASINI 7 İLİMİZ İÇİN BİTİRİYORUZ...

0,14 yaş grubu hafta içinde 13 Mayıs çarşamba günü, yine 11 - 15 saatleri arasında yürüme mesafesiyle dışarı çıkarılabilecek.
15 - 20 yaş ise, 15 Mayıs cuma günü yine aynı şartlar ve saatlerde dışarı çıkabilecektir. Sonraki haftalarda da aynı uygulamayı devam ettireceğiz. Dolayısıyla bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulamamızı sürdürüyoruz. halen 31 ilde uygulanan şehirler arası giriş çıkış sınırlandırmasını ilk etapta bu geceden itibaren 7 ilimiz için bitiriyoruz.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 3 Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs ayı normalleşme planını açıkladı040520202041345726465 e59b0

 

BERBERLER 11 MAYIS'TA AÇILIYOR...

Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla'dır. Her hafta illerimizle ilgili değerlendirme yapacak, gelişmelere göre karar vereceğiz. Diğer 24 ilimizdeki giriş çıkış sınırlaması 15 gün süreyle uzatılmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir'deki ticari taksiler için tek çift plaka uygulamasını 5 Mayıs itibariyle sona erdiriyoruz. Berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs'ta faaliyete geçebilecek. Alışveriş merkezleri 11 Mayıs'tan itibaren hizmet vermeye başlayabilecek.

Bugüne kadar piyasada satışına izin vermediğimiz cerrahi maske ve bez maske satışına halkımızın kolayca ulaşabileceği yerlerde izin vermeyi planlıyoruz. Bir üst fiyat belirleyeceğiz.

Askerlik terhis işlemleri 31 Mayıs'ta başlayacak. MSB'nin atama, görevlendirme ve personel temin faaliyetleri 1 Haziran'da, celp işlemleri 5 Haziran'da bedelli askerlik işlemleri ise 20 Haziran'da başlayacak. Salgın hastanelerinin sayıları 1 Haziran'dan itibaren azaltılarak bu kuruluşların hasta kabulüne ve normal işleyişe başlamaları sağlanacaktır.

SINAV TARİHLERİ BELLİ OLDU...

Yüksek Öğretim Kurumları sınavı 27 - 28 Haziran'da, Liselere Geçiş Sınavı 20 Haziran'da, Askeri Öğrenci Sınavı 14 Haziran'da yapılacaktır. Üniversiteler 15 Haziran'da akademik takvime dönebilecekler. Adliyeler ara verilen duruşma, keşif, yargı süreci, icra iflas takiplerinin durdurulması uygulamaları 15 Haziran'da sona erecek.

Sağlık Bakanlığının ve bilim kurulumuzun görüşlerine uygun şekilde hazırlamış olduğumuz normalleşme planını dinamik bir şekilde uygulayacağız. Gelişmelere göre bazı tarihlerin öne alınması, bazılarının geriye bırakılması mümkündür. Şayet Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı rehberlerdeki kurallara riayeti en üst düzeyde tutarsak bu süreç daha hızlı olacaktır. Kurallara uyulmaması ve salgının yeniden yayılması halinde çok daha sert tedbirlere başvurmak zorunda olabiliriz. Dünyada yeniden hastalığın pençesine düşen ülke örnekleri vardır. İnşallah biz böyle bir duruma düşmeyeceğiz. Biz salgınla mücadele için bilim insanlarımızın söylediği her tedbiri harfiyen yerine getirmek suretiyle Allah'ın bir kaderinden bir diğer kaderine sığınacağız.

DARBE, CUNTA ÖZLEMİYLE YANIP TUTUŞUYORLAR...

Sandığı hazmedemeyen bu faşist zihniyet hala vesayet, darbe, cunta özlemiyle yanıp tutuşuyor. CHP yöneticilerinin sadece son bir haftaki beyanlarını alt alta koyduğunuzda ortadaki tablo bize bunu söylüyor. Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine darbeyle ülkenin yönetimini gasp etme hevesiyle hareket edenler 15 Temmuz'da milletten aldığı derse rağmen aynı yolda yürümekte ısrar ediyorlar. Sürekli yalan söyleyerek siyaset yapılmaz. Sürekli yanlış söylemlerle insanlar haksız itham edilerek siyaset yapılmaz. Doğru olmadığını çok iyi bildikleri konuları pervasızca ve yol açtığı sonuçları umursamadan tartışmaya açanların yaptıkları işin adı siyaset değildir. Bunların kasetle göreve gelmiş genel başkanları da aynı yöntemi kullanıyor. Hal böyle olunca yardımcılarına, il başkanlarına diyecek söz bulamıyoruz.

TÜRK MİLLETİ SİZİ O SANDIKTAN ÇIKARTMAZ...

Biz kadınları ve gençleri, siyasi karar alma mekanizmalarında daha etkin şekilde yer almaya devam ederken bu tür kötü örneklerin gayretimizi sekte vurmasına asla müsaade edemeyiz. CHP yöneticileriyle aynı zihniyetin medyadaki mensuplarını buradan bir kez daha ikaz ediyorum. Beyhude yere uğraşmayın. Türk milleti sizi ne o sandıktan çıkartır ne de sırtınızı yaslamaya çalıştığınız darbecilere meydanı bırakır. Çünkü siz kesinlikle milli değilsiniz. Yerliliğiniz de tartışılır. Siz bu halkın inancına, tarihine, kültürüne saygılı değilsiniz.

Çünkü siz bu ülkede ne kadar bozguncu, ne kadar sapkın, ne kadar azgın varsa hep onlarla birlikte oldunuz. Asla milletin safında yer almadınız. Çünkü siz; mitolojideki sadece düşmanlıktan korkudan acıdan beslenen yaratıklar gibisiniz. Ne bu ülkeye ne bu millete dokunan en küçük faydanız olmadığı gibi verdiğiniz zararların haddi hesabı yok. Deprem olur; bina yıkıntılarının altında kalan sayısını çok göstermek için canhıraş şekilde uğraşırsınız. Ekonomimize saldırı olur; siz oradan siyasi rant peşinde koşarsınız.

Darbe girişimi olur; milletimiz tankların karşısına dikilirken siz balkonlardan alkışlar televizyon başında kahvenizi yudumlarsınız. Sınırlarımıza yapılan tacizleri önlemek için harekatlar düzenleriz; siz eli kanlı diktatörlerin savunucusu olarak karşımızda yer alırsınız. Salgın olur; siz hasta sayısının vefat sayısının gizlendiği, malzeme bulunamadığı yalanıyla ortaya gezersiniz. Buna karşılık ülkemizin ve milletimizin hayrına olan hiçbir meselede ne işin ucundan tuttuğunuz ne de tek kelime ettiğiniz duyulmuştur. Atatürk Havalimanı arazisinde 45 gün içinde kurmayı başardığımız hastaneyi dahi; 14 milyar lira uçtu diyerek karalamaya kalkan bu zihniyetin artık sonu gelmiştir. Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği İstanbul Havalimanını hala hazmedemediklerini görüyoruz. İstanbul'dan üç saatte İzmir'e ulaşırken kullandıkları otoyola attıkları çamurların izi hala kurumadı. Artık bu anlayışın miadı dolmuştur. İnsanlık nasıl kovid19 virüsünü yenecekse, inşallah Türkiye de bu bağnaz zihniyeti bir daha geri dönmemek üzere tarihe gömecektir.
Türkiye'nin yeni dönemlerindeki en büyük kazanımlarından birinin de siyasetteki bu değişim olacağını ümit ediyoruz.

 ERDOĞAN 4 MAYIS 2020 4 Cumhurbaşkanı Erdoğan Mayıs ayı normalleşme planını açıkladı040520202042185729042 83c24

 

TERÖRİSTLERİ 365 GÜN TAKİP EDİYORUZ...

Türkiye olarak bir yandan salgınla mücadele ederken diğer yandan ülkemizin güvenliğiyle ilgili konuları da yakından takip ediyoruz. Terör örgütü, Türkiye'nin salgınla mücadeleyi yoğunlaşmasını hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız ötesinde saldırlarını artırmak için fırsata çevirmeye çalışıyor. Ülkemiz içinde sayıları çok azalmış olmakla birlikte hala varlıklarını sürdüren kılıç artığı teröristlerin eylem arayışlarına izin vermiyoruz. Güvenlik güçlerimiz günün 365 günü kesintisiz bir şekilde teröristleri takip ediyor. Bulduğunda da tepelerine biniyor. Suriye'de güvenli hale getirdiğimiz bölgelere sürekli sızmaya çalışan terör örgütü mensuplarına göz açtırmıyor, anında imha ediyoruz.

LİBYA'DAN YENİ MÜJDELER ALACAĞIZ...

Şayet, terör örgütünün ve rejimi onların hamiliğine soyunanlar kontrol edemeyeckese biz kendi gücümüzle hepsini de yola getirmesini biliriz. Gelişmelerin seyrine göre bu çerçevede yeni adımlar atabiliriz. Libya'da ise darbeci Hafter gerileme sürecine girmiştir. Attığı her adımla halkı da karşısına alan Hafteri kurtarmaya, kendisine sınırsız destek sağlayan ülkelerin çabaları da yetmeyecektir.

İnşallah yakında Libya'dan yeni müjdeler alacağız.

ÇİFTÇİLERE MÜJDE...

Sözlerime yaklaşık 20 gün sonra başlayacak hasat dönemi öncesinde çiftçilerimize vereceğimiz müjdeyle bitirmek istiyorum. Sert ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına 1350 liradan 1650 liraya yükseltiyoruz. Arpa alım fiyatını 1275 liraya çıkartıyoruz. Ayrıca çiftçilerimize hububatta ton başına 230 lira prim ve destek ödemesi yapıyoruz. Ton başına bakliyat alım fiyatlarını da kırmızı mercimekte 3500 lira, yeşil mercimekte 3200 lira olarak belirledik. Bakliyattaki prim ve destek ödemesi de ton başına 800 liradır.

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alanya'da da birçok vatandaşı mağdur eden elektrik kesintilerine büyükelçiden sert bir tepki geldi...

Dışişleri Bakanlığı Antalya Temsilcisi ve büyükelçi Avni Aksoy sosyal medya hesabından Akdeniz CK'ya tepki gösterdi. Evden çalıştığını belirten Aksoy, kamu hizmetinin aksamasına sebep olan elektrik kesintilerinden dolay 'Vallahi yetti' diyerek isyan etti.

 

Avni Aksoy@AvniAksoy

Sevgili @AkdenizClk
vallahi yetti, billahi yetti! Bu ne kadar kesinti? Bir saat içinde iki defa elektrik kesilir mi? Yine bilgisayar arızası yaptırdınız bana. Evden çalışıyoruz, ama elektrik ikide bir kesildiği için kamu hizmetimizi aksatıyorsunuz.

 

AVNİ AKSOY KİMDİR?
Avni Aksoy, Türk büyükelçi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden 1983 yılında mezun olmuştur. 1984 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, 2001-2003 yılları arasında Milano Başkonsolosu, 2003-2005 yılları arasında Bangkok Büyükelçiliği 1. Müsteşarı, 2005-2007 yılları arasında Kişinev Büyükelçiliği, 2007-2009 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanı olmuştur. 2015 ve 2016 yıllarında toplam üç buçuk ay Duşanbe Büyükelçiliği'nde görev yaptı.

 2017 yılı itibarıyla Dışişleri Bakanlığı Antalya Temsilcisidir.

Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun “Türkiye'de ilk açabileceğimiz şehir Antalya, ilk açabileceğimiz havaalanı Antalya Havaalanı olabilir" sözleri turizmcileri umutlandırdı. Alanyalı turizmciler “GZP’yi Antalya’dan ayırmak mümkün değil, ikisini de TAV işletiyor” diyor...

Coronavirüs den en çok etkilenen sektörün turizm olduğunu ama bu krizden en hızlı çıkacak sektörün de turizm olacağını belirten Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “ Türkiye'de ilk açabileceğimiz şehir Antalya, ilk açabileceğimiz havaalanı Antalya Havaalanı olabilir" dedi. Konuya ilişkin Yeni Alanya’ya özel değerlendirmede bulunan turizm sektörü temsilcileri Vali Karaloğlu’nun söylediklerini destekledi.

"UÇAKLAR TEKRAR AİT OLDUĞU YERLERDE HAVALANACAK"...
Coronavirüsün etkilerinden kurtulduğumuz zaman uçakların tekrar ait olduğu yerlerde havalanacağını ve turizm hareketinin başlayacağını belirten Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Başkan Yardımcısı Mehmet Dahaoğlu, “Sayın valimizin böyle güzel bir noktaya değinmesi şehrimizi pazarlamamız anlamında oldukça önemlidir. Türkiye’de açılabilecek havalimanları arasında ilk şehrin Antalya ki, yanı sıra Alanya Gazipaşa Havalimanı da neden olmasın. Zira aynı güvenli bölge içerisinde yer almaktayız. Şehrimiz, ülkemizde olduğu kadar yurtdışında çok iyi bilinen ve tanınan bir tatil bölgesidir. Bu sıkıntılı süreçten kurtulduğumuzda da sağlıklı ve güvenli yer olarak insanların ilk buraları duymaları rakiplerimize göre bizleri ön plana çıkartacaktır. Misafirlerimiz ile olan bağımızı sosyal medya üzerinden devam ettirmemiz çok önemlidir. Birçok otelci arkadaşımız yıllardır bu iletişim ağını devam ettirmektedir. Sadece hepimizin beklentisi Coronavirüsünden dolayı günlük açıklanan hasta sayısının aşağı doğru yön bulmasıdır. Akabinde uçaklar tekrar ait olduğu yerlerde havalanacak ve bir turizm hareketi mutlaka başlayacaktır. Böyle olunca her kurum, her birey güvenli şehir, güvenli plaj üzerine birçok güzel paylaşımlar yaparak bizleri sevenleri, takip edenleri bilgilendireceğiz. Sponsorlu tanıtımlara kaldığımız yerden devam edeceğiz. Sertifikalı oteller konusunda hepimiz hemfikiriz ve bununla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Fakat güvenli şehre, güvenli otellere gelen insanlarında sağlıklı olması gerekmektedir. İnsanların Antalya’ya geldiği şehir güvenli olabilir fakat önemli olan oraya nereden geldikleridir ki güvenlik çemberimizin bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Havaalanı ve karayolları sınırlarımızda gerekli sağlık kontrolleri yapabiliriz. Tatile çıkacak insanlar bir sağlık kuruluşundan rapor almak zorunda kalabilirler. Sayın valimizin dediği gibi bu krizden en çok etkilenen turizm sektörü, devletimizin ve çalışanlarımızın da destekleriyle en çabuk toparlanacak olan yine turizm sektörü olacaktır” diye konuştu.

 


"ANTALYA İLE GAZİPAŞA’YI AYIRMAK MÜMKÜN DEĞİL"...
Uçak seferlerinin dünya genelinde başlamasıyla birlikte önemli turizm destinasyonu olan Antalya’nın ilk planda olacağını vurgulayan Konaklı Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Ali Orkan, “Tüm dünyada yaşanan koronavirüs krizinde Alanya mutlu bir şekilde en güvenilir bölge gibi gözüküyor. Bugüne kadar yaşanan süreçte de çok şükür ki önemli bir sıkıntı yaşanmadı. Uçak seferlerinin dünya genelinde başlamasıyla birlikte tabi ki en önemli turizm destinasyonu olan Antalya, ilk planda yer alacaktır. Bu konudaki ümidimizi hiç bir zaman kaybetmedik. Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun açıklamalarını olumlu karşılıyoruz. Karaloğlu, ilk açılacak havalimanının Antalya Havalimanı olabileceğini söyledi. Antalya ile Gazipaşa’yı ayırmak mümkün değil. Alanya, Antalya, Belek bir bütün olarak değerlendirilebilir. Böyle bir durumda Alanya Gazipaşa Havalimanı da açılacaktır” dedi.

"TURİSTLER İÇİN İLK ALTERNATİF OLMALIYIZ"...
Turizmin Alanya için çok önemli olduğunun altını çizen Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi turizmci Şükrü Cimrin, “Antalya bu süreçte gerçekten kendini çok iyi korudu. Alınan önlemler, yapılan çalışmalar rakamsal olarak da başarıyı ortaya koyuyor. Turizm sektörü birebir korona krizinden etkilendi. Nisan başı itibariyle yaz sezonu başlayacaktı. İlk yaz uçakları nisan başında uçmaya başlayacaktı. Şu anda biz çok zarar görmüş durumdayız. Hızlı bir şekilde toparlanmaya ihtiyacımız var. Antalya’nın tatil yapılacak dünyadaki en güvenli destinasyonlardan biri olduğunu tanıtmak, vurgulamak yine sektörün üzerine düşen bir sorunluluk. Tabi devletin yapacağı çalışmalarla da bunu kanıtlaması gerekiyor. Ama tabi tek başına yeterli olmayacak. Bizim turist alacağımız kaynak pazarlarımızın da yurt dışı uçuşlarının başlaması lazım. Onlar başlar başlamaz kendi hazırlıklarımızı yapabiliyor olmamız lazım. Bir yandan da bunu sürekli akılda tutup karabulutlar dağılır dağılmaz misafirimizin ilk alternatifi bizim olmamız gerekiyor. O yüzden valimizin yaptığı vurgulama çok doğru. Fakat bunu yurt dışına da en güzel şekilde sosyal medya aracılığıyla yapılacak kampanyalarla desteklememiz çok önemli. Biz turizm olarak çok dinamik bir sektörüz. Çok kriz gördük. Global bir kriz olduğu için şimdiye kadar gördüğümüz krizlerden en ağırı diyebiliriz. Sadece bizi değil, bizim misafirlerimizi de etkilediği için iki taraflı negatif bir durum. Ama biz toparlamak zorundayız. Turizm bizim için, şehrimiz için, ülkemiz için çok önemli. Herkes bu konuda hem fikir. O yüzden inşallah bu toparlanma sürecini hızlı bir şekilde ilerletebiliriz. Yapacağımız hazırlıklar için her anı değerlendirmek zorundayız. Sürekli olumlu görüntüler, olumlu haberler paylaşmalıyız ki misafirimiz için ilk alternatif olabilelim. Antalya Havalimanı ve Alanya Gazipaşa Havalimanı’nın ikisini de TAV işletiyor. Antalya’da ortaklığı var ama Alanya Havalimanı’nı tek başına işletiyor. Sonuçta alınan önlemler, standartlar, çalışmalar ortak yürütülüyor. O yüzden de Alanya Gazipaşa Havalimanı da buna kolaylıkla buna dahil edilebilir. Sonuçta biz yolcumuzun belli bir kısmını Antalya’dan, belli bir kısmını Alanya’dan alıyoruz. Gazipaşa’ya inen her yolcu zaten Alanya’ya geliyor. Şu anda Gazipaşa’da tesis sayısı çok az olduğu için onu da aynı kategoride değerlendirmek Alanya için ekstra önemli” dedi.

 

 

Muratpaşa’da dayanışma büyüyor...

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, yardımseverlerle ihtiyaç sahiplerini buluşturan Komşu Dayanışma Sistemi’ne ilk günde 90 kişinin destek kolisi ya da hediye çeki alarak katıldığını açıklarken Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası da 50 destek kolisiyle yardımlaşma ve dayanışma ağının parçası oldu.

Muratpaşa Belediyesi’nin evlerde çocuk bakıcılığı veya temizlik işleri yaparken ya da günlük yevmiyeli başka bir işte çalışırken salgın dolayısıyla işsiz kalan, evinden çıkamayan, dükkanının kepengini indirmek zorunda kalan, salgın dolayısıyla zor günler yaşayan ihtiyaç sahiplerine destek için başlattığı Komşu Dayanışma Sistemi, henüz ilk gününde yardımseverlerden yoğun bir ilgi gördü.

Türkiye’nin ilk dijital demokrasi uygulaması, komşumeclisi.com üzerinden çalışan sistem, gerçek ihtiyaç sahipleriyle yardımseverleri buluştururken Bakan Uysal’a taksi durakları dezenfeksiyonu dolayısıyla teşekkür ziyaretinde bulunan Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Niyazi Özçelik de oda adına aldığı gıda destek kolileriyle sisteme dahil oldu.

ŞOFÖRLER ODASI’NDAN 50 DESTEK KOLİSİ...

Antalya’da 283 taksi durağının 131 tanesinin Muratpaşa’da bulunduğunu dile getiren Özçelik, durakların ve taksilerin virüsle mücadele kapsamında defalarca ilaçlandığını belirtti. Özçelik, bu süreçte en büyük desteği Muratpaşa Belediyesi ve Başkan Uysal’dan aldıklarını aktardı. Hem dezenfektanların temininde hem de gerektiği anda belediye çalışanlarının Muratpaşa’nın yanlarında olduğunu dile getiren Özçelik, “Belediye Başkanımız Ümit Uysal’a teşekkür ederken kendisinin öncülüğünde başlayan Komşu Dayanışma Sistemi’ne de 50 gıda destek kolisi satın alarak bu dayanışma ve yardımlaşma ağının parçası olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

GERÇEK İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞACAK...

Başkan Uysal, Özçelik’e duyarlılığı için teşekkür ederken Komşu Dayanışma Sistemi içinden satın aldıkları 50 gıda destek kolisinin ihtiyaç sahiplerine itinayla ulaştırılacağını belirtti. “Bütün komşularımızı, ihtiyaç sahibi olanı ve yardım etmek isteyeni, komsumeclisi.com üzerinden Komşu Dayanışma Sistemi’ne dahil olmaya davet ediyoruz” diye konuşan Başkan Uysal, sisteme daha ilk gününde 90 kişinin gıda destek kolisi ya da hediye çeki alarak dahil olduğunu belirtti. Başkan Uysal, şöyle konuştu:

“Komşularımızla, bütün insanlarımızla, milletimizle gurur duyuyoruz. Komşu Dayanışma Sistemimize daha ilk gün tam 90 komşumuz gıda kolisi ve alışveriş çeki yardımı yapmış durumda. Müracaat edenleri, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’müz kamu verilerinden kontrol ediyor. İlgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yardımları alabilecek durumda olan komşularımıza bu destekler sürekli ulaştırılacak. Komşularımıza ilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.”

 

 

HABER:Uğur AKDAĞ

CHP Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, sokağa çıkma yasağının geç saatte ilan edilmesini eleştirerek, ülkede durumun daha vahim bir hal aldığını ifade etti...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Alanya İlçe Teşkilatı Başkanı Coşkun Karadağ, “Bilindiği gibi ülkemizi ve Alanya’yı tehdit eden koronavirüsü ülkemizde ikinci aşamasına geçtik sayılır. Cumartesi ve pazar günü iki günlük sokağa çıkma yasağı koyuldu. Belki bu daha önce alınması gereken bir karardı. Bunun süresinin daha da uzatılması gerektiği kanısındayım. Sokağa çıkma yasağının ilan şekli çok çok yanlış olmuştur. Gece saat 23.00-23.30 gibi bu yasağın ilan edilmesiyle birlikte tüm insanlar market ve fırınlara doluşarak çok olumsuz görüntüler vermiştir. Özellikle iki günlük bir sokağa çıkma yasağının getireceği bir fayda ne yazık ki bu sokağa çıkma yasağının gece vakti ilan edilmesiyle çok daha vahim bir hale gelmiş, insanlar korunmaz, birbiriyle kavga edecek şekilde bir yağmalama mantığıyla marketlere ve fırınlara doluşmuştur. İki günlük bir adım atalım derken belki de çok çok yanlış 10 kuruşluk bir zarara uğradık. Ülkemizde hala sokağa çıkma yasağı veya bir sıkı yönetim olunca hemen akıllara 12 Eylül gibi Türkiye’de bu zamana kadar uygulanan yöntemler gelmektedir. Evet o günler içerisinde sokağa çıkma yasanın o saatlerde ilan edilmesini bir mantığı var idi. Ancak bu virüsle savaş, bu topyekun bir savaş, bu tüm insanların alacak birlikte bir mücadele ederek alacağı bir savaş. Bunu daha önceden en azından bir gün veya iki gün öncesinden Cuma günü akşam gece saat 24:00’de sokağa çıkma yasa başlatılacak, deselerdi, bir takım tedbirler alınmasına vesile olması çok daha doğru olacaktı. ve yazık ki hükümet bu konuda da aldığı kararı da çok acemice yansıtmıştır” dedi.

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından getirilen 2 günlük sokağa çıkma yasağı hakkında sosyal medyadan açıklama yaptı...

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı tarafından getirilen 2 günlük sokağa çıkma yasağı hakkında sosyal medyadan açıklama yaptı.

İşte Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları;

"Sokağa çıkma yasağı kararı ansızın alınmamalı. İBB olarak bu kritik karardan haberdar değiliz, bilgilendirilmedik. Yarın İstanbul’da hangi hizmetleri verip vermeyeceğimizi bile bilmiyoruz. Ortak akıl ve iş birliği olmayan her karar sadece kafa karışıklığı ve panik yaratır."

 

 

HABER:Sariye  AKDAĞ...

AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu, Alanya'da ikamet sürelerinin uzatılması için goc.gov.tr üzerinden başvurunun yeterli olacağını söyledi...

Coronavirüs salgını sürecinde Alanya'da bulunan yabancıların ikametlerinin uzatılması işlemi sorun olmaktan kalktı.

Bu konu da sıkıntı yaşayan işadamları konuyu gündeme getirmiş ve bu konu artık sorun olmaktan kalkarak internet üzerinden yapılabilecek. Alanyalı birçok iş adamının talebi doğrultusunda yabancıların ve göçmenlerin ikamet sürelerinin uzatılması işlemi internet üzerinden yapılmaya başlandı.

Ak Parti Alanya İlçe Teşkilatı Başkanı Mustafa Toklu müjdeli haberi vererek bundan sonra goc.gov.tr üzerinden işlemlerin yapılabileceğini söyledi. Başkan Toklu, "Alanya'da pek çok kesimden gelen talepler doğrultusunda Sayın bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak gerekli adımları attık. Süreçte emeği geçen Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu'na çok teşekkür ediyoruz." dedi.

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Coronavirüs şüphesi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını açıkladı...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Coronavirüs nedeniyle hastaneye kaldırıldığı açıklayıp, "COVID-19 virüsü sebebiyle hastaneye yatırılıyorum. Dualarınızı esirgemeyin. Allaha emanet olun" ifadelerine yer verdi.

 

 

 

HABER:Mertcan YILMAZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Bize Yeteriz Türkiyem" diyerek başlatılan Milli Dayanışma Kampanyası için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yardım hesabı açıldığını bildirdi...

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından "Millete Sesleniş" konuşması yaptı.

Kabinenin 25. toplantısını az önce tamamladıklarını belirten Erdoğan, Kovid-19 hastalığına karşı aldıkları tedbirler sebebiyle, bu toplantıyı telekonferans yöntemiyle gerçekleştirdiklerini söyledi.

Toplantıda, bakanlarla sağlık önlemleri, gıda güvenliği, kamu güvenliği gibi hususlarını etraflıca ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, salgının ilk günlerinden itibaren, Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturdukları Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, sağlık tedbirlerini eksiksiz hayata geçirdiklerini belirtti.

"Hemen her ihtiyacımızı kendimiz karşılayabiliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sağlık altyapımız, gerek personel, gerek ilaç ve malzeme, gerekse yoğun bakım yatağı açısından, hamdolsun, diğer ülkelere göre oldukça iyi durumdadır. Maskeden tanı kitine ve bağışıklık sistemini güçlendirici kimi ilaçlara kadar hemen her ihtiyacımızı kendimiz karşılayabiliyoruz.

Şu ana kadar hastanelerimiz ile diğer sağlık birimlerimize, 24 milyon cerrahi maske, 3 milyonun üzerinde N-95 maske, bir milyonun üzerinde koruyucu tulum, 181 binin üzerinde koruyucu gözlük dağıttık. Bu malzemelerin üretimlerini daha da artırma imkanına sahibiz."

Mevcut hastaneleri güçlendirme yanında, yeni hastaneleri de süratle hizmete açtıklarını aktaran Erdoğan, "Gerçekten çok modern bir sağlık tesisi olan, Şehir Hastanelerimiz özellikle bu evsaftaki standartlarda 600 yataklı Okmeydanı Hastanemiz bugün itibariyle hizmet vermeye başladı. Burayı daha önce eğitim araştırma hastanesi olarak planlamıştık fakat öyle bir evsafa sahip oldu ki biz burayı süratle şehir hastanesine dönüştürelim. Bugün şehir hastanesi olarak açılışı yapıldı." dedi.

30 mart 2020 erdoğan 2 Mart anadoluimages 19529769 963b6

Yine Şehir Hastanesi statüsündeki 1.150 yatak kapasiteli Kartal Hastanesi’ni de bir süre önce hizmete sunduklarını hatırlatan Erdoğan, İkitelli Şehir Hastanesi’ni ise, 520’si yoğun bakım olmak üzere 2 bin 682 yatak kapasitesiyle mayıs ayında hizmete açmayı planladıklarını aktardı.

Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olacak 1.000 yataklı Göztepe Şehir Hastanesi’nin inşasında da sona yaklaştıklarını, onu da eylül ayında hizmete alacaklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böylece Türkiye, sağlık altyapısında zaten güçlü olan yerini, daha da sağlamlaştırmış olmaktadır. Kovid-19 hastalığı sürecinde tedbirlerimizi, hamdolsun, pek çok ülkeden daha erken aldık ve hayata geçirdik. Aşama aşama ilave tedbirleri de yürürlüğe sokuyoruz. Gıda konusunda da herhangi bir sıkıntımız yok. Ülkemiz, tüm temel gıda maddelerini kendisi ürettiği için, hem stoklarımız, hem de tedarik zincirlerimizin işleyişi, ihtiyacımızı karşılayacak düzeydedir.

Kamu güvenliği konusunda ise milletimizin dirayetli tutumu ve emniyet birimlerimizin gayretleri neticesinde, kayda değer bir sıkıntı yaşamıyoruz. Bu vesileyle, tüm sağlık görevlilerimize, güvenlik güçlerimize, gıda ve ihtiyaç malzemelerinin halkımıza ulaştırılmasını sağlayan esnafımıza, üretimi devam ettiren sanayicimize ve işçilerimize şükranlarımı sunuyorum."

 

"Salgın sürecinde en önemli hususlardan biri sağlık sistemini ayakta tutmak"
Türkiye'nin, Avrupa ve Amerika’ya kıyasla, bu hastalığın yayılmasının üstesinden gelmeye en yakın ülkelerden biri olduğunu belirten Erdoğan, vatandaşların, her geçen gün daha bilinçli bir şekilde tedbirlere uyduğunu gördüklerini söyledi.

Erdoğan, salgın sürecinde en önemli hususlardan birinin, sağlık sistemini ayakta tutmak olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Sağlık kuruluşlarımızın personel ve araç-gereç imkanlarını ne kadar yüksek oranda Kovid-19 hastalığı ile mücadeleye tahsis edersek, salgınla o derece etkili şekilde baş edebiliriz. Ayrıca, bu tür durumlarda sağlık kuruluşları, salgın merkezi haline dönüşebiliyor. Bunun için vatandaşlarımızın, gerçekten acil olmayan durumlar dışında hastaneye gitmemelerini hassaten rica ediyorum. Okullarda uzaktan eğitime geçerek, kamuda ve özel sektörde evden çalışma yöntemini devreye alarak, yaşlılarımıza özel ihtimam göstererek, sokaktaki hareketliliği büyük ölçüde azalttık. İnsanların toplu olarak bulunduğu tüm mekanların faaliyetlerine ara vermesi de, evde kalma çağrımızın hayata geçmesine önemli katkı sağladı."

2020 Mart yeteriz 53fa1

 

Türkiye'nin, her hal ve şart altında üretime devam etmek, çarklarının dönmesini sağlamak zorunda olan bir ülke olduğuna vurgu yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Üretimini sürdüren şirketlerin çalışanlarının sağlığını koruması için gereken tedbirleri en sıkı şekilde almalarını sağlayacağız. Kendimizle birlikte dostlarımızın da ihtiyaçlarını karşılamanın gayreti içindeyiz. Bu çerçevede, içinde bulundukları şu zor günlerde pek çok ülkeye sağlık ve temizlik malzemesi gönderdik. Son olarak, salgından en olumsuz etkilenen ülkelerden biri olan İspanya’ya bir uçak dolusu malzemeyi Çarşamba günü inşallah naklediyoruz. Aynı şekilde sıkıntılı bir dönemden geçen İtalya’ya da yine aynı şekilde bu ihtiyaçları karşılamak üzere, Kızılay aracılığıyla bir gemi dolusu yardım malzemesini de ulaştırdık, ulaştırıyoruz. Üretimini kendi yaptığımız malzemeleri gönderdiğimiz başka ülkeler de var."

"Hiçbir hastalık, önümüzdeki aydınlık yarınların önüne geçemez"
Erdoğan, Türkiye ne kadar güçlü olursa, dostlarına da o derecede fazla yardım eli uzatabileceğini dile getirerek, Türkiye'deki tüm kalkınma ajanslarının, bu hastalıkla mücadele için yapacakları yenilikçi çalışmalara destek vereceklerini söyledi.

Sağlık ve güvenlik için gereken her türlü tedbiri alarak, bu doğrultuda yola devam edeceklerini belirten Erdoğan, "Solunum cihazlarını üretme noktasında yoğun çalışmayı şu anda kurumlarımız devam ettiriyor. Aynı noktada aşıda da bu tür çalışmaları devam ettiriyoruz ve hedefimiz yıl sonuna kadar ciddi sonuçlara ulaşabilmektir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işi olmayan, zorunluluğu bulunmayan vatandaşların gönüllü karantina ile kendilerini ne kadar evde tutarlarsa, hayatın normale dönme sürecinin de o kadar kısalacağını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Temizlik ve mesafe kurallarına riayet edilmesi, hastalığın kırılma zincirine çok önemli katkı yapacaktır. Nice sıkıntıyı birlikte göğüslediğimiz, nice mücadeleyi birlikte yürüttüğümüz milletimizle ele ele vererek, Rabbimizin yardım ve inayetiyle inşallah bu musibetin de üstesinden geleceğiz. Yeter ki kurallara uyalım, tedbiri elden bırakmayalım, başaracağımıza inanalım. Panik yapmayalım ama tedbiri asla elden bırakmayalım. Hiçbir virüs, bizim birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha güçlü değildir. Hiçbir hastalık, önümüzdeki aydınlık yarınların önüne geçemez. Hiçbir tehdit, bizi hedeflerimize vazgeçiremez. Çünkü biz Türkiye’yiz. Çünkü biz Türk Milletiyiz."

3332020 Mart anadoluimages 19529771 0d214

Medeniyetimizin, kültürümüzün, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma üzerine kurulu olduğunu belirten Erdoğan, devlet olarak, açıklanan ekonomik ve sosyal destek paketleriyle, her kesimden insanın yanında olduğunu gösterdiklerini ve göstermeye de devam ettiklerini kaydetti.

İstihdamın sürmesini sağlamak amacıyla esnaf, sanatkar, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile ihracatçılara pek çok erteleme ve destek düzenlenmesini hayata geçirdiklerini vurgulayan Erdoğan, 2 milyondan fazla vergi mükellefinin 54 milyar lirayı bulan muhtasar, KDV ve prim ödemelerini 6 ay süreyle ertelediklerini dile getirdi.

Nakit akışı bozulan KOBİ'ler ve diğer firmalara, mevcut kredilerinin 6 aya kadarı ödemesiz olmak üzere, 12 aya kadar ilave süre tanınmasını da sağladıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sektör ayrımı gözetmeksizin tüm kurumsal ve ticari firmalara işletme sermayesi desteği için 6 ayı ödemesiz 36 ay vadeli ve yıllık yüzde 7,5 maliyetli kredi imkanı getirdik. Esnaflarımızın hem Nisan, Mayıs, Haziran ayı ödemelerini faizsiz öteledik, hem de yüzde 4,5 maliyetli 36 aya kadar vadeli bir kredi paketini hayata geçirdik. Personel maaşlarını kamu bankalarından ödeyen firmalara, istihdamı azaltmamaları şartıyla, önümüzdeki 3 aylık personel gideri kadar ilave likit sağladık. Kredi Garanti Fonunun limitini 50 bin liraya ve toplam kapasitesini de 850 bin kredi talebini karşılayacak şekilde 450 milyar liraya yükselttik. Reeskont kredilerinin geri ödemelerini 90 gün daha uzatarak 50 milyar liralık bir kaynağı ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. Sosyal yardım programlarımızda kayıtlı 2 milyon haneye biner lira nakit yardımı yapıyoruz. Kısa çalışma ödeneğini şartlarını kolaylaştırdık. En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükselttik. Emeklilerimizin bayram ikramiyesini öne çektik. Asgari ücret desteğini yaygınlaştırdık. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımızın ödeneklerini artırdık. Yükseköğrenim yurtlarında kalan öğrencilerden, Mart ayında yurtta kalmadıkları günlerin ücretlerini iade ediyor, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için de ücret almıyoruz."

"Öğrencilerin kredi ve burs ödemelerinde kesinti yapmıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin kredi ve burs ödemelerinde de herhangi bir kesinti yapmadıklarını ve öğrencilerin kredi geri ödemelerini, Nisan, Mayıs ve Haziran ayı için ilave bir maliyet yansıtılmadan erteleyebileceğini belirtti.

Halen 41 ildeki yükseköğrenim yurtlarıyla yurt dışından gelen 21 bin 500 vatandaşın 14 günlük karantina kuralına göre misafir edildiğini söyleyen Erdoğan, "İlk ve orta öğrenimdeki uzaktan öğrenim gören öğrencilerimize 8 Gigabyte'a kadar ücretsiz internet imkanı getirdik. Yaşadığımız dönemin kahramanları olan sağlıkçılarımıza, 6 milyar liralık ilave bir destekle performans ödemelerini en üst tavandan yapıyoruz. Yine sağlıkçılarımızın her birine, TÜRKSAT üzerinden yüzer Gigabyte ücretsiz internet kotası veriyoruz." diye konuştu.

44442020 Mart BİZBİZEYETERİZ aa7e2

Çiftçilere destek olmak üzere 2020 yılı tarımsal desteklerinin yarıya yakınını bugüne kadar ödediklerini ve hububat ve sebze başta olmak üzere hemen tüm tarım ürünlerinin üretiminde kendi kendimize yeterlilik oranının yüzde 100'ün üzerinde olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dönemde yoğun talebi olan bakliyat, makarna, temizlik malzemesi, yağ gibi ürünlerin üretimlerinde 3 katına varan artışlar sağladık. Gerekirse bu kapasiteleri çok daha fazla artırma imkanına sahibiz. Velhasıl aldığımız her tedbirle, devletimizin vatandaşının yanında olduğunu gösterdik. Sivil toplum kuruluşlarımızın da, imkanları çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine destek olmaya çalıştığını biliyoruz.

Bu konuda da devletin öncülük etmesi gerektiğini gördüğümüz için 'Milli Dayanışma Kampanyası' başlatıyoruz. 'Biz bize yeteriz Türkiyem' diyerek başlattığımız bu kampanya için, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından, şu anda bilgileri ekranda gözüken bir yardım hesabı açıldı. Ayrıca, yine ekranda gözüken kısa mesaj numaraları üzerinden de bağış yapılabilecek. Amacımız, yevmiye ile geçimini sürdüren kesimler başta olmak üzere, alınan tedbirlerden dolayı mağdur olan dar gelirli vatandaşlarımıza ilave destek sağlamaktır."

Her ilde ve ilçede bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşların belirlenerek yardımların kendilerine sunulacağını ifade eden Erdoğan, "Gerekirse muhtarlıklarımızı da devreye alarak, kampanyada toplanan paraların en doğru şekilde yerine ulaşmasını temin edeceğiz. Kampanyayı, şahsım olarak, 7 aylık maaşımı bağışlayarak açıyorum. Biraz önceki toplantımızda bakan arkadaşlarımızdan kimi üçer kimi altışar aylık maaşlarını kampanyaya bağışlama kararı aldı. Tabii bazı bakanlarımız çok daha yüksek bağış rakamları da ifade ettiler." diye konuştu.

"Toplamda bakanlarımız ve kabineye eşlik eden arkadaşlarımız 5 milyon 200 bin liralık bir bağışta bulunmuş oldular. Meclis'teki tüm milletvekillerimizi, AK Parti başta olmak üzere tüm partilerimizin teşkilatlarını, tüm belediye başkanlarımızı, bürokratlarımızı kampanyaya katılmaya davet ediyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu süreç içerisinde en büyük katkıyı da iş adamlarımızdan, hayırseverlerimizden bekliyoruz. Zekatlarını Ramazan ayında dağıtmayı düşünen vatandaşlarımız da Ramazan ayını beklemeye gerek yok, bu kampanyaya şimdiden katılarak hayır yarışında yerlerini alabilirler. Kampanyamıza yapılan yardımların şimdiden Hak katında kabul olmasını diliyorum. Bugün itibariyle bu kampanya için 11 milyon dolar hayırseverlerimizden gelen destek var. Bunu da özellikle bildiriyorum ve kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah yaşadığımız sıkıntılı günleri geride bıraktığımızda, hatırlayacağımız en güzel şeylerden biri de, işte bu birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma fotoğrafımız olacaktır. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla."

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

KAYNAK:AA

 

 

 

 

 

 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Biz Bize Yeteriz Türkiyem’"diyerek başlatılan kampanyaya Belediye meclis üyeleriyle birlikte tam destek vereceklerini açıkladı...

Twıtter hesabından iki farklı paylaşım yapan Alanya Belediye başkanı Adem Murat Yücel;

ilk paylaşımında,

Adem Murat Yücel@AdemMuratYucel

Cumhurbaşkanımız tarafından başlatılan Milli Dayanışma Kampanyasına 4 aylık maaşımı bağışlayarak ben de katılıyorum.
Allah,milletimize,devletimize zeval vermesin. #bizbizeyeteriz #BirlikteBasaracagiz .


 Ve ikinci paylaşımında ise;

Adem Murat Yücel@AdemMuratYucel
Alanya Belediyesi Meclis üyelerimizin tümü 2020 yılına ait maaşlarının tamamını Cumhurbaşkanımız tarafından başlatılan Milli Dayanışma kampanyasına bağışlayarak destekte bulunacaklardır. #bizbizeyeteriz 
açıklaması ile duyurdu.
 
başkan twıt91510386 207050837251146 2758076866181988352 n c14e9
 
 
 
 
 
HABER :İbrahim AKDAĞ
 

Alanya da Coronavirüs tedbirleri kapsamında belediye tarafından hazırlanan 13 farklı dilde #EVDE KAL  video ile vatandaşlara evde kalmaları çağrısında bulunuldu... 

Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu ile futbolcular ve yerleşik yabancıların da yer aldığı videoda 13 farklı dilde #Evde kal çağrısı yapıldı.

Alanya Belediyesi, Coronavirüse karşı evlerde kalınmasının önemine dikkat çekmek için bir video hazırladı.

--Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,

--Aytemiz Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu,

--Belediye Başkanı Adem Murat Yücel,

--Alanyasporlu futbolcular,

--ilçede hizmet veren yabancı dernek temsilcileri ile yerleşik yabancıların yer aldığı videoda 13 dilde #Evde kalın çağrısı yapıldı.

Videoda Bakan Çavuşoğlu, "Kendimizin, ailemizin ve tüm Alanyalı hemşehrilerimiz ve milletimizin sağlığı için zorunlu olmadıkça evimizden çıkmayalım. Evde hayat var, hayat eve sığar, lütfen evde kal Alanya" dedi.

Video yer alan Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Alanyasporlu futbolcu Salih Uçan, Djalma Campos Papiss Cisse, Junior Fernandes mesajları ile destek verirken, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel de ailesiyle birlikte, "Kendimiz için, ailemiz için, milletimizin sağlığı için, ülkemiz için zorunlu kalmadıkça evden dışarıya çıkmayalım. Evde hayat var, hayat eve sığar" diyerek ailesiyle birlikte “Evde kal Alanyam” dedi.

13 farkli dilde evde kal cagrisibaşkan 1412f

 

Yayınlanan videoda ayrıca;

--Finlandiya,

--Rusya,

--Danimarka,

--Norveç,

--Ukrayna,

--Polonya,

--İngiltere,

--Litvanya,

--Kazakistan,

--Hollanda,

--İran,

--Almanya,

--Letonya'dan gelerek ilçede yaşayan yabancılar da #EVDE KAL  mesajı verdi. 

 

 

 

HABER: Sariye AKDAĞ...

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan görevden alındı...

Aldığımız Son dakika haberine göre; Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan görevden alındı. Bakanlığa Adil Karaismailoğlu atandı. Atamaya ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı.

resmi gazetewhatsapp image 2020 03 28 at 02.14.00 51a65

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan görevden alındı. Resmi Gazete'de yayımlanan 'atama kararı'na göre Turhan'ın yerine Adil Karaismailoğlu atandı.

yeni ulaştırma bakanıwhatsapp image 2020 03 28 at 02.15.34 d638c

Yeni Atanan Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir musibetin bizim gücümüzden büyük olmadığı inancıyla Kovid 19 ile mücadelemizi milletimizle birlikte kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Büyükşehir’de alınan tedbirleri şöyle sıraladı;

1- Şehirlerarası seyahatler bundan böyle valilik iznine bağlanmıştır.

2- Kamuda olduğu gibi özel sektörde de minimum personelle esnek çalışama geçilecektir.

3-Toplu taşıma araçlarında seyrek oturma düzeni uygulanacaktır.

4-Piknik alanları hafta sonu kapalı olacak hafta içi de buralarda toplu olarak bulunulmayacaktır.

5-Askerlerimiz 14 gün kuralına uygun olarak celp uygulamasına tayin olacaktır.

6-Yurt dışı uçuşlar tamamen sona erdirilmiştir.

7- Tüm illerimizde valilerin başkanlığında pandemi kurulu oluşturularak gerektiğinde ilave tedbirler kararlaştrırılacaktır.                                                                                         

       

İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları...

 

Küresel düzeyde hasta sayısının 600 bine, ölü sayısının 27 bine yaklaştığı bu büyük felaket bizi de etkiledi. Ülkemizde de bugün itibariyle 5 bin 598 tespit edilmiş vaka ve 92 can kaybı vardır. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyorum.

Hiçbir musibetin bizden büyük olmadığı anlamıyla Covid-19 hastalığıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi ne kadar güçlü tutarsak, Allah’ın izniyle az hasarla çıkarız.

“REHAVETE KAPILMAYACAĞIZ”...

Ancak şu hususları da aklımızdan çıkarmamalıyız. Rehavete kapılmayacağız. Karşımızdaki tehlike çok ciddidir. Bu tehdide karşı gerçekten sağlam bir mücadele yürütüyoruz. Her bir vatandaşımızın bu hastalığın yol açacağı vahim sonuçları bildiğine inanıyorum.

Her kesimi kapsayan istihdamın korunmasını sağlayan pek çok ekonomik tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz. 100 milyon liranın üzerinde ekonomik destek programı hazırladık. Meclisimizde gerekli mevzuat değişikliğini yaptı.

"EMEKLİ MAAŞI 1500 TL’YE ÇIKTI"...

En düşük emekli maaşını 1500 liraya çıkararak, nefes aldırdık. Emekli ikramiyesinin ödeme tarihini de Nisan başına çektik.

Ülkemizde dar gelirli haneye biner lira nakit desteği veriyoruz.

Sanayicilerimizi ve ihracatçılarımızı rahatlatacak tedbirleri hayata geçirdik. Milletimizin her bir ferdinin yanında oluyoruz. Vatandaşımızın mağduriyetine, açıkta kalmasına izin vermeyiz.

Yaşlılarımız için aldığımız tedbirleri saygısızlığa dönüştürenlere de müsaade etmeyeceğiz. Hayatın tüm alanlarını kapsayan tedbirlerle hastalık zincirinin bir an önce kırılmasını amaçlıyoruz.

“SALGINA HAZIRLIKLI YAKALANDIK”...

Türkiye bu salgın illetine hazırlıklı yakalamıştır. Ekonomik alt yapısını güçlendiren Türkiye, kendi kendiye yeterli olmasının avantajlarını yaşıyor.

İlk çıktığı günden itibaren tedbirlerimizi alarak da ilave bir avantaj yaşadık. İlaç ve gıda konusunda hiçbir sıkıntımız yoktur. Üretim ve tedarik sistemimiz aksaksız çalışıyor.

Maske, eldiven ve test kiti konularını kendimiz ürettiğimiz için herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Olumsuz dedikodusunu yapanlar, stokçuluk yapanlar var, sakın bunlara aldanmayın.

Bütün güvenlik güçleriyle bunların sırtlarındayız. Bunların tedarikini sağlayan sanayicilerimize de teşekkür ediyorum.

 

“İLAÇLARIN DEVAMI GELİYOR”...

 

Gerektiğinde yurt dışından malzeme tedariki de yapıyoruz. Bu çerçevede yurt dışından getirdiğimiz hızlı tanı kitlerimizi devreye sokarak test sayısını artırdık. Hem kendi testlerimizi hem de merkezleri tüm ülkeye yaydık.

Testler kesinlikle ücretsizdir. Tedaviye yönelik ilacın ilk kısmı bize ulaştı, kullanmaya başladık. Devamı da geliyor. Tüm sağlık çalışanlarımızın da tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımız seferberlik ruhuyla çalışıyor.

Kabine toplantımızı her hafta, telekonferansla gerçekleştireceğiz. Gün itibariyle de her pazartesi toplantımızı gerçekleştireceğiz. Tüm çalışmalarımızı şeffaf bir şekilde yürütüyoruz.

“SÜRECİ ANBEAN TAKİP EDİYORUZ”...

Bilim insanlarımız, kurumlarımız ve bakanlıklarımız gelişmeleri anbean milletimizle paylaşıyor. Biz de bu süreçleri takip ediyoruz. Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri konusunda sürekli ilave tedbirler alıyoruz.

Tedbirlerin ne kadar süreceği, halkımızın tedbirleri uygulama durumu belirleyecektir. Attığımız her adımda kamu düzeninin korunması, gıda, sağlık ve temizlik zincirinin ayakta tutulması ve sosyal izolasyonun sağlanmasını gözetiyoruz. Bu güne kadar sağlıktan eğitime, ekonomiden çalışma hayatına kadar aldığımız tedbirler de bu amaç vardır.

“YENİ TEDBİRLERİ HAYATA GEÇİRDİK”...

Bugün Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda, aldığımız yeni tedbir paketini hayata geçirmeyi kararlaştırdık. Hepsi de milletimizin, sağlığı ve güvenliği için.

Bu tedbirlerin başta İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 30 büyükşehirin tamamında uygulanması kararı uygulamaya geçilmiştir.

Ev ve iş yerleri dahil, sosyal mesafeye dikkat ederek, toplu taşıma araçlarını zorunlu olmadıkça kullanmayarak, temizliğe hassasiyet göstererek, tedbirin etkinliğinin artırılması şarttır. Milletimizden dirayet ve sabır bekliyoruz. Gönüllü karantina şartlarına harfiyen uymalıyız.

Bizler Türkiye olarak şu anda bulunduğumuz konumu, şu anda olumsuz bir neticeye taşımamamız gerek. Bu süreci en az hasarla atlattığımızda önümüzde aydınlı bir gelecek bizi bekliyor.

                                                                              

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

İçişleri Bakanlığı, 81 İl Valiliğine Coronavirüs salgını ile mücadele kapsamında ek bir genelge daha gönderdi...

İçişleri Bakanlığı, 81 İl Valiliğine koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında ek bir genelge daha gönderdi.

--İçişleri Bakanlığı genelgesine göre, il ve ilçelerdeki küçük, büyük tüm marketler en fazla 09.00-21.00 saatleri arasında hizmet verebilecek.

--İl ve ilçelerdeki tüm şehir içi ve şehirler arası toplu taşıma araçları yolcu taşıma kapasitelerinin yüzde 50'si kadar yolcu taşıyacak.

--İçişleri Bakanlığı genelgesine göre market içinde belirlenen sayıda müşteri var ise, içerden müşteri çıkmadan başka müşteri içeriye alınmayacak.

--Genelgeye göre, market içindeki en fazla müşteri sayısı, müşteriye doğrudan hizmet sunulan toplam alanın onda biri kadar olacak.

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

Coronavirüsle ilgili açıklamalarda bulunan CHP Genelbaşkanı  Kemal Kılıçdaroğlu "Dayanışma içinde olacağız, yardımlaşacağız ve bu salgını hep birlikte yeneceğiz" diye konuştu...

CHP lideri, koronavirüsle mücadele için 13 maddelik bir öneri paketi de açıkladı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

*Kız kardeşimin vefatı nedeniyle arayan herkese şükranlarımı sunuyorum. Taziyelerinin benim ve ailem için çok değerli olduklarını söylemek isterim.

*Ülkemiz tüm dünya gibi salgına karşı amansız bir mücadele veriyor. Sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

*Ülkemiz tüm dünya gibi salgına karşı amansız bir mücadele veriyor. Sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

*Bu salgın bize farklılıklarımızı bir kenara bırakarak birlikte hareket etmemiz gerektiğini göstermiştir.

*Bu salgın bize ancak herkesin kurallara uyması halinde sağlıklı kalınabileceğini göstermiştir. Bilimsel aklın yol göstericiliğinde tüm sorunların çözülebileceğini göstermiştir.

*Bu salgın bize hiç tanımadığımız bir kişinin de sağlığından sorumlu olduğumuzu göstermiştir. Bu salgını dayanışma içinde hep birlikte yeneceğiz.

*'Aile Yardımları' sigortası çıkarılmalı. Her yoksul aile 2 bin liralık ödenek ayrılmalı.

*Acilen Ekonomik Konsey toplanmalı. Bu konseyde TTB, TEB, Ziraat Odaları Birliği, DİSK gibi kurum ve sendikalar yer almalı. Bu salgın bize birlikte hareket etmeyi gösterdi. Dayanışma güzeldir ve güçlendirir.

Bugün siyasi polemik yapmaksızın bazı önerilerimizi sizinle paylaşacağım:

1) 5 Şubat 2019 tarihinden beri toplanmayan Ekonomik ve Sosyal Konsey toplanmalı, tüm ilgili kurumlar da davet edilmeli.

2) Sağlık kuruluşlarının tıbbi ve konaklama ihtiyaçları karşılanmalı.

3) Kamu sağlık kuruluşlarındaki eleman açığı hızla giderilmeli, KHK ile gönderilenler ise sağlık kuruluşlarına geri çağırılmalı.

4) Hem salgın hem de milli güvenlik açsından askeri hastaneler açılmalı.

5) Merkezi yönetim ve belediyelerin eş güdüm içinde çalışmalı.

6) Geçici olarak kapatılan iş yerlerinden, esnafın kira harcamamaları hazine bakanlığınca karşılanmalı, çalışanların ise asgari ücret üzerinden işsizlik sigortası fonundan karşılanmalı ve çalışanların kredileri 3 ay ertelenmeli.

7) Çiftçilerin borçları yeniden yapılandırmalı ve faizsiz olarak ertelenmeli.

8) Okulların zorunlu olarak ücretli öğrenmen ve kursiyer öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmeli.

9) Küçük ve orta boy işletmelerin kredi kullanmaları için TBMM’de yeni bir düzenlemeye gidilmeli.

10) Konaklama, ulaşım gibi faaliyetler gösteren yerlere kolaylık sağlanmalı.

11) Yoksullar sağlıkları ile uğraşırken, 2 bin liralık gelir güvencesi sağlanmalı.

12) Kendi sağlıklarını tehlikeye atan sağlık çalışanlarına her ay 2 maaş yatırılmalı.

13) Kamu ve özel işbirliği ile yaptırılan, hazine garantili ödemeler 1 yıl ertelenmeli.  

 

 

 

 

Alanya Güneşi Haber Merkezi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, güne, Üsküdar’da başladı ve ilçe için hayati önemdeki “Çavuşdere –Bülbüldere Tünel İnşaatı”nın delme işlemi biten bölümü için düzenlenen mini törene katıldı. Tören sırasında sokakların nispeten dolu olduğunu gözlemleyen İmamoğlu, sosyal medya hesapları ve İBB TV’de canlı yayına çıkarak, hemşehrilerine yeni uyarılarda bulundu. Yaşananların, kamusal ve toplumsal anlamda bir seferberlik sürecini gerektirdiğini vurgulayan İmamoğlu, “Bu sadece bakanlığın, İBB’nin ya da diğer belediyelerin gayretiyle olmaz. Bu seferberlik sürecinin en önemli halkası sizsiniz. Bireyler olarak, bu görünmez düşmana karşı olan savaşımızda öneminiz çok fazla. Lütfen evinizden çıkmayın. Lütfen topluluklara karışmayın. Bu virüs şu ana kadar ortaya çakardı ki, yaş almış insanları öldürüyor. Siz bize lazımsınız. Çocuklarınıza torunlarınıza lazımsınız. Lütfen kendinizi izole edin” dedi...

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, öğle saatlerinde Üsküdar’da gerçekleştirdiği etkinliğin ardından, çalışmalarını sürdürmek üzere Saraçhane’deki merkez binaya geçti. İmamoğlu, kurmaylarıyla telekonferans yöntemiyle yaptığı sanal toplantıların ardından, kameraların karşısına geçti. İmamoğlu, sosyal medya hesaplarından ve İBB TV’den canlı yayınlanan konuşmasında şunları söyledi:

İMAMOĞLU 65 2 1584798969 68b31a25 d66a 46a3 90a9 eeefbd25ebb5 9aca7

“BUNLAR İSTEYEREK ALDIĞIMIZ ÖNLEMLER DEĞİL”...
“Biliyorsunuz hem devletimiz hem de İBB olarak biz, küresel salgının Türkiye’de daha fazla yayılmaması için çeşitli önlemler alıyoruz. Bunlar, hiç de isteyerek aldığımız önlemler değil. Bu önlemlerin en önemli merkez noktası İstanbul. Yıllardır, vatandaşlarımızı buluşturmak bir araya getirmek ve mutlu etmek için çabalarken şimdi sizleri toplu ortamlardan uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Bu benim içimi acıtan bir çalışma ama sağlığımızı korumak adına birinci önceliğimiz. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu süreç, bir seferberlik süreci. Bu sadece bakanlığın, İBB’nin ya da diğer belediyelerin gayretiyle olmaz. Bu seferberlik sürecinin en önemli halkası siz kıymetli vatandaşlarımız, hemşehrilerimizsiniz. Bireyler olarak, bu görünmez düşmana karşı olan savaşımızda öneminiz çok fazla. Lütfen evinizden çıkmayın. Lütfen topluluklara karışmayın. Çok hızlı yayılan bir virüsle karşı karşıyayız. Bunu çok ama çok ciddiye alın.”

BELGRAD ORMANI UYARISI...
“Bugün, İSKİ’nin Üsküdar için son derece önemli bir yatırımını yerinde görmek için, kimseye haber vermeden Üsküdar’a gittim. Sokaklar her zamankinden daha tenha olsa bile, yine de azımsanmayacak kadar insan vardı. İnanır mısınız; sokakta en fazla gördüklerim de aslında bu salgında en çok risk altında olan yaş almış insanlarımızdı. Evet, İstanbul’da harika bir hava var. Çok güzel bir güneş var. İstanbul çok güzel. Kabul ediyorum. Ama bugün, o gün değil. Evde oturmak yerine, temiz havaya çıkmak istiyor olabilirsiniz. Bugün birçok ihbar aldım. Belgrad Ormanı’na, başka noktalara insanlar akın akın hareket etmişler. Bu, tümüyle yanlış. Bunu yapmayın. Balkonunuzda oturun. Camlarınızı açın, evinizi havalandırın. Dışarıya çıkıp, özellikle toplu alanları yoğunlaştırarak, birbirimizi çok büyük bir tehdit altına sokuyoruz. Özellikle 60 yaş ve üstü kıymetli yaş almış hemşehrilerim; lütfen sözlerimize kulak verin. Bu virüs şu ana kadar ortaya çakardı ki yaş almış insanları ne yazık ki çok derin etkiliyor. Kısacası öldürüyor. Siz bize lazımsınız. Çocuklarınıza torunlarınıza lazımsınız. Lütfen kendinizi izole edin.”

 

İMAMOĞLU 65 3 1584798969 35d84085 3ba7 4dd5 b94d c24d6028d790 843fd

“BİRLİKTE BAŞARMAK İÇİN, BİRLİKTE GAYRET GÖSTERMELİYİZ”...
“Gençlere de burada düşen bir görev var. Siz de hem kendinizi izole edeceksiniz hem de anne-babanızın ya da büyüklerinizin bu kurallara uymasında onlara yardımcı olacaksınız. Hatta biraz da zorlayıcı, denetleyici olacaksınız. Sarılma, tokalaşma, öpüşme bir müddet yok. Mesafeyi koruyacağız. Bu, başka bir dönem. ‘Bana bir şey olmaz’ duygusuyla hareket etmeyeceksiniz. Mesafeyi korumanız, büyüklerinizi korumak demektir. Ayrıca sevgili çocuklar; evde sıkıldığınızı tahmin ediyorum. Oyun oynamak tabii ki hakkınız ama derslerimizi de ihmal etmeyelim. Bol bol kitap okuyalım. Bir süre anaannelerimize, dedelerimize sarılmayalım. Bu hem sizin hem onların sağlığı için çok önemli. Elbet bu günler geçecek ve tekrar onlara sarılıp oyunlar oynayacaksınız. Neşeli anlarınız olacak. İstiyoruz ki, bugün üzülmeyelim. ‘Birlikte başaracağız’ dedik. Birlikte başarmak için; birlikte çalışmalı, birlikte gayret göstermeliyiz. Evet; bir müddet yaş almış hemşehrilerim evde sıkılacaklar. Ama size söz veriyorum; şu zor günler bir geçsin, sizlere özel olarak İstanbul’da harika zamanlar yaşatacağız. Önceliğimizi sizlere vererek bu zor ve sıkıcı günlerin acısını en güzel, en mutlu şekilde çıkaracağız. İstanbul’un keyfini hep birlikte yaşayacağız. Ama ne olur şu günler bizi üzmesin, maksimum tedbir alalım. Şimdilik lütfen evde kalın. Hepinizi çok seviyorum. Allah hepimizi korusun. Ellerinizden öpüyorum büyüklerimiz. Hepinize selam ve sevgiler. Gençlere mesajlarım alındı diye düşünüyorum. Çocuklar, hepinizin gözlerinden öpüyorum. Hepinize sağlıklı günler dilerim. Birlikte başaracağız.”

 

 

HABER: Halime Yağmur  AKDAĞ

Corona virüsüyle ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bir hastanın hayatını kaybettiğini söyledi...

Hastanın 89 yaşında olduğunu ifade eden Bakan Koca, hastanın virüsü Çin temaslı bir çalışanından aldığı bilgisini paylaştı. Bakan Koca, toplam hasta sayısının da 98 olduğunu açıkladı.

 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, düzenlediği basın toplantısında Corona virüsüyle mücadele hakkında bilgi verdi.

Virüsün ilk görüldüğü günü hatırlatan Koca, “O gün aldığımız tedbirlerle 90 gün virüse dirayet gösterdik. İnsanlık bu tablonun içindeyken Türkiye’nin tümden yalıtması imkan dışıydı. 7 gün önce size ilk vakayı bildirmiştim. Virüs özellikle solunum yolu üzerinden bulaşıyor” dedi.

TÜRKİYE’DE İLK ÖLÜM GERÇEKLEŞTİ...

Türkiye’de ilk ölümün de gerçekleştiğini açıklayan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Virüsün farklı yaş grupları üstündeki etkisi. Çocuklar ve gençler çabuk atlatabiliyor. Yetişkin yaş gruplarında sonuç yaşın ilerlemesine göre değişebiliyor.

*Bu hastalıkta ölüm oranı sanılanın çok altındadır. Hastalığın en ağır hissettiği kişiler direnci düşük ve farklı hastalığı olan kişilerdir.

*Direnci düşük, kronik hastalığı olan vatandaşlarımız çok dikkatli olmalıdır. Özel bir durum nedeniyledir.

*Bu gece sizi ve tüm halkımızı gerçekten aynı üzüntüyü bildirerek vereceğim. Corona virüsüyle mücadelemizde ilk kez bir hastamı kaybettim.

ÇİN TEMASLI BİR ÇALIŞANINDAN ALDI...

*Toplumu temsilen ona en yakın kişilerden biriyim. Kendisi 89 yaşındaydı. Virüsü Çin temaslı bir çalışanından aldı. İlk kaybımız olan beyefendiye Allahtan rahmet diliyorum.

VAKA SAYISI 98’E ÇIKTI...

*Ciddi riskler içeren bu hastalığa karşı tedbir almaktır. Avrupa ülkelerine sınırlarımızı kapattık, riskleri önlüyoruz. Bulgusu olanlardan test için numene alıyoruz.

*Önceden tanı olan hastalarımızın temas çevresini incelemeden geçiriyoruz. Bugün yapılan testlerde çıkan pozitif sayı 51’dir, toplam hasta sayımız 98 olmuştur.

*Herkesi tedbirlere harfiyen uymaya davet ediyorum. Bugünler böyle sürmeyecektir, 1 buçuk 2 ay direnelim.

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, en başarılı başkanlar listesinde ilk 20'de...


SONAR Araştırma Firması’nın gerçekleştirdiği en başarılı ilçe belediye başkanları listesinde Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel 13. sırada yer aldı. 

SONAR Araştırma Firması Türkiye’deki yüksek nüfuslu 20 büyükşehrin ilçeleri arasındaki en başarılı belediye başkanlarını belirleyen bir anket düzenledi. 147 ilçe belediyesini kapsayan ankette katılımcılara, “Genel olarak düşündüğünüzde ilçe belediye başkanınız sizce başarılı mıdır? Başarısız mıdır?” diye soruldu.

İLK ÜÇ DE Kİ İSİMLER...

Araştırma sonucunda yüzde 76.5 oran yakalayan Adana Çukurova’nın CHP’li Belediye Başkanı Soenr Çetin birinci, yüzde 73.6 oran ile Konya Karatay’ın AK Partili Belediye Başkanı Hasan Kılca ikinci ve yüzde 71.2 oy olan İzmir Çiğli’nin CHP’li Belediye Başkanı Utku Gümrükçü üçüncü oldu.

İKİ ANTALYA İLÇESİ VAR...

Listeye Antalya’dan Döşemelatı Belediye Başkanı Turgay Genç 6. sıradan ve Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel 13. sıradan dahil oldu. Turgay Genç vatandaşlar tarafından yüzde 68.2 başarılı bulunurken, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’de yüzde 59.5’lik oranı ile listeye girmeye hak kazandı.

CHP ÜSTÜNLÜK SAĞLADI...

İlk 20’si yayımlanan listede CHP’den 9 isim AK Parti’den 7 isim var. MHP’den 2 İYİ Parti’den ise 1 belediye başkanı 20 kişilik listede kendilerine yer buldular.

 

İŞTE BAŞARILI BAŞKANLAR LİSTESİ...

sonar slaytSlayt5 1 eee44

 

 

 

 

 

HABER: Halime YAĞMUR AKDAĞ

KAYNAK: Sonar araştırma merkezi

 

 

Belçika'nın başkenti Brüksel'e hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Brüksel ziyareti öncesinde kendisini bekleyen heyetle tokalaşmaması da dikkat çekti. Erdoğan Coronovirüsü ile ilgili daha önce yaptığı uyarısında ‘Tokalaşmak vesaire bunları bu ara yapmayalım, erteleyelim’ demişti...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak "TC-TUR" ile saat 15.00'te Belçika'nın başkenti Brüksel'e hareket etti. Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı'ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ve diğer ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, MİT Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Brüksel'e gitti. Erdoğan, Brüksel'deki temasları kapsamında Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliğinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabul edecek.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile üçlü görüşmede AB Konseyi Binası'nda bir araya gelecek. Erdoğan ve Michel, ortak basın toplantısı düzenleyecek.

 

Cemaate 'tokalaşmayın' demişti...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan namazın ardından cemaate "Malum dünyada bir korona virüs salgını var. Bu salgın nedeniyle öpüşme tokalaşma çok önemli bir münasebettir. Bu aralar bu sarılmaları öpüşmeleri erteleyelim. Bunu da ben sizden istirham etmiş olayım. " diyerek seslenmişti.

 

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

KAYNAK: Ajanslar

CHP Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığı 14. Olağan Kongresi Atatürk Kültür Merkezi’nde Saat: 11.00’da gerçekleştirildi. CHP Antalya Kadın Kolları yeni başkanını seçti...

CHP KADIN 3 88331305 2777327228971731 6259804616469250048 o e0dfc

CHP--Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Kadın Kolları yeni başkanını seçti...

2 Aday ile gerçekleşen yarışta Nilüfer Deveci ve Suzan Şimşek yarıştı. Mavi liste ile yarışa giren Nilüfer Deveci’nin listesinde Alanya’yı Nefise Develioğlu temsil etti.

Deveci konuşma yaparken sahneye atlayan kedi ise yüzlerde tebessüme neden oldu.

Beyaz liste ile yarışan Suzan Şimşek’in listesinde ise Alanya’yı Gülnur Ağca temsil etti. Şimşek, konuşma yapmaya çocukları ile birlikte çıktı. Konuşmaların ardından oylamaya geçildi.

ANTALYA CHP 2 antalya chp de kadinlar baskanini secti h74894 e9eff c2e47

Oylama sonucu;

--Mavi Liste ile CHP Antalya İl Kadın Kolları Başkanı mevcut başkan Nilüfer Deveci 159 oy ile seçilirken,

--Beyaz liste ile yarışa giren Suzan Şimşek ise 145 delegenin oyunu aldı.

 

 

HABER: Sariye AKDAĞ...

İllerin çıkaracağı milletvekili sayısı değişti...

YSK, illerin nüfus sayısına göre seçim çevrelerini ve illerin çıkaracağı milletvekili sayısını güncelledi...

Buna göre ;

--Denizli,

--Kırşehir,

--Tunceli'nin çıkaracağı milletvekili sayısı birer kişi azaldı.

--Antalya'nın 16 olan vekil sayısı 17'ye,

--İstanbul'un 98 olan vekil sayısı ise 100'e yükseldi.

VEKİL SAYISIsecim sonuclari H22U cover 2cd6e

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nca 31 Aralık 2019 tarihli veriler esas alınarak ilan edilen nüfus bilgilerine göre, seçim çevrelerini ve illerin çıkaracağı milletvekili sayısı değişti.

 

VEKİL VEKİL 2 0303 1 868bd

Bazı illerin vekil sayısı değişti...
Buna göre, Ankara ve İstanbul 3'er, Bursa ve İzmir 2'şer seçim bölgesine ayrıldı. Denizli, Kırşehir ve Tunceli'nin çıkaracağı milletvekili sayısı 1'er düşerken, İstanbul'un çıkaracağı milletvekili sayısı 2, Antalya'nın ise 1 arttı.

İstanbul'un vekil sayısı 100 oldu...
600 Milletvekili koltuğu bulunan TBMM'de yapılan düzenlemenin ardından Antalya'nın 16 olan vekil sayısı 17'ye, İstanbul'un 98 olan vekil sayısı ise 100'e yükseldi. Vekil sayısı düşen illerde ise; Denizli'nin 7, Kırşehir'in 2, Tunceli'nin 1 oldu.

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

KAYNAK: YSK

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in görevlendirmesiyle Antalya'ya il başkanı olarak atanan Yavuz Temizer, yine genel başkanın talimatıyla görevinden ayrıldı.

Yavuzer akşam saatlerinde yaptığı yazılı açıklamada, "Siyasetin koronavirüslerine taviz vermedik" ifadesini kullandı. Temizer'in yerine İl Başkanlığı'na oy birliği ile Mehmet Başaran vekaleten seçildi...

Yavuz Temizer'in yazılı açıklaması şöyle:

"Değerli Antalyalılar,

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte iken, 26 Eylül 2019 tarihinde Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener Hanımefendi tarafından İYİ Parti Antalya İl Başkanı olarak görevlendirildim. Beş ayı geçen il başkanlığım döneminde il ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte yoğun ve tempolu bir çalışma yürüttük. Partimizin ilkelerini ve Antalya'nın öncelikıerini esas alarak yeni bir siyasi anlayış oluşturmaya çabaladık. Bir yandan teşkilatlarımızı yeniden yapılandırırken, bir yandan da Antalya'nın hukukunu savunma gayretinde olduk. Kendini partinin üstünde görerek hizipleşmeye çalışan siyasetin koronavirüslerine taviz vermedik ve halk için halkla birlikte siyaset yaptık. Hedefimiz siyaset yapmak isteyen her partilimizin önünü açmak ve üye bazlı taban siyasetini esas kılmaktı. Göreve başladığımız ilk gün dedik ki; ilçe başkanı, il başkanı, belediye başkanı ve milletvekili olmak isteyen herkes İYİ Parti'nin Antalya'da ki sahiplerine yani üyelerine gitsinler ve destek istesinler. Siyasi çalışmalarımız ve siyaset anlayışımız hakkında ki son ve kesin değerlendirmeyi elbette değerli Antalyalılar yapacaktır ancak bu kısa süre zarfında üye sayımızın 3.000'lerden 17.000'lere çıkmış olması bizim için mutluluk verici bir geri dönüştür. Bu vesile ile üye sayımızın 5 katının üzerine çıkmasında emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve il başkanlığımız süresince benimle birlikte emek veren il divanıma, il yönetimime, il disiplin kuruluma, ilçe başkanlarıma ve yönetimlerine, belediye başkanlarıma, büyükşehir ve ilçe belediye meclis üyelerime ve gençlik kolları teşkilatıma teşekkürlerimi iletiyorum.

Değerli Antalyalılar,

Bilindiği üzere İYİ Parti Antalya İl Başkanlığı olarak kongre takvimimizi açıkladık ve ilçe kongrelerimizi başlattık. Genel Merkezimizin aldığı karar doğrultusunda 17 Mayıs 2020 Pazar günü Antalya İl Başkanlığı kongremizi gerçekleştirebilmek için ilçe delege seçimlerimizi ve ilçe kongrelerimizi gerçekleştireceğiz.

Bu vesile ile duyurmak isterim ki: Yapılacak olan kongrede il başkanlığına aday olmayacağım. Sayın Genel Başkanımızın talimatı ile yürüttüğüm Antalya İl Başkanlığı görevin yine Sayın Genel Başkanımızın talimatı ile bırakıyorum. Kongremizin adil, tarafsız ve demokratik bır şekilde gerçekleşmesi için il yönetimi son dakikaya kadar kararlı bir şekilde çalışmaya devam edecek ve seçilecek arkadaşımıza ayağa kalkmış bir teşkilat emanet edecektir.

Değerli Antalyalılar, Görev sürem boyunca istemeden de olsa kırdığım, üzdüğüm bir hemşehrimiz olmuşsa huzurunuzda özür diliyorum ve helallik istiyorum. Kimsede hakkım yoktur; varsa da helal ediyorum.

Son söz olarak eklemek isterim ki: Bağlar çabuk satılır, dağlar yerinde durur. Bu bir veda değil, yeni bir başlangıçtır. Antalya İYİ Olacak! Türkiye İYİ Olacak!"

 

 

 

HABER: Ayten YILMAZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 34’ncü ilçe belediyesi ziyaretini Beyoğlu’na yaptı. Ziyaret, tüm ülkeyi yasa boğan şehit haberlerinin gölgesinde gerçekleştirildi. “Şehitlerimizin ruhu şad olsun” diyen İmamoğlu, “Olağanüstü bir durum yaşanıyor. Olağanüstü bir süreçle iç içeyiz. Umuyorum milletçe bir arada, herkesin bir araya geldiği, bir arada düşünüp, en doğru kararı verdiği şekliyle, ortak mücadeleyle başımızdaki ve etrafımızdaki bütün sıkıntıları bertaraf ederiz” dedi. Yıldız da duygularını, “Rabbim, şehitlerimizin annelerine sabırlar ihsan etsin. Ateş düştüğü yeri yakıyor ama bu ateş, bütün milletimizin kalbine, gönlüne düştü. Büyük bir acı yaşıyoruz” sözleriyle dile getirdi...

 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 34’üncü ilçe belediyesi ziyaretini Beyoğlu’na gerçekleştirdi. Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın makam odasında gerçekleşen toplantının ana konusu, Türkiye’yi yasa boğan şehitler oldu.

 

İMAMOĞLU: “HEPİMİZİN İÇİ YANIYOR”
“Hepimizin içi yanıyor” diyen İmamoğlu, “Bütün şehitlerimize hepimiz ağlıyoruz açıkçası. Olağanüstü bir durum yaşanıyor. Olağanüstü bir süreçle iç içeyiz. Umuyorum milletçe bir arada, herkesin bir araya geldiği, bir arada düşünüp, en doğru kararı verdiği şekliyle, ortak mücadeleyle başımızdaki ve etrafımızdaki bütün sıkıntıları bertaraf ederiz. Milletimizin başı sağ olsun. Şehitlerimizin ruhu şad olsun” şeklinde konuştu. İmamoğlu, ziyaret amacını da şu sözlerle dile getirdi:
“Bugün Beyoğlu Belediyesi’ndeyiz. Başkan’ımızla Beyoğlu’nu konuşacağız. İBB-Beyoğlu Belediyesi… Geçmişten bugüne neler yapıldı, beklentiler ve bundan sonraki sürecin nasıl yönetileceği konusunda ortak bir gün geçireceğiz. Bugün, 34’ncü belediyemizi ziyaret ediyoruz İstanbul’umuzda. İnşallah tamamını 1-2 hafta içinde bitireceğiz. Ortak akılla bir süreç yönetme konusunda azami çaba göstereceğiz. Uyumun hem ilçelerimizi hem de İstanbul’umuza büyük katkıları olacaktır.”

YILDIZ: “ATEŞ, BÜTÜN MİLLETİMİZİN KALBİNE DÜŞTÜ”
Yıldız da sözlerine Suriye’de yaşanan ve 33 Türk askerinin şehit olduğu olayla ilgili üzüntülerini paylaşarak başladı. Yıldız, “Biz burada günlük çalışmalarımızı yaparken, diğer tarafta ordumuz, askerimiz, polisimiz bu vatanın güveliği için tarihi bir mücadeleyi gerçekleştiriyorlar. Millet olarak acıyı yaşıyoruz. 33 şehidimiz var. Rabbim, şehitlerimizin annelerine sabırlar ihsan etsin. Ateş düştüğü yeri yakıyor ama bu ateş, bütün milletimizin kalbine, gönlüne düştü. Büyük bir acı yaşıyoruz. Başkan’ımız bugün Beyoğlu’muza hizmet, İstanbul’umuza hizmet anlamında çalışmalarına devam edecek. Bu anlamda biz de ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi. Konuşmaların ardından, İBB ve Beyoğlu Belediyesi ekipleri, İmamoğlu ve Yıldız ile birlikte ilçenin sorunlarının ele alınacağı sunum salonuna geçti.

 

 

HABER: Sariye AKDAĞ...

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, istifa etti...

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, yazılı bir açıklama yaparak istifa ettiğini duyurdu. Davutoğlu ve Babacan'ın partileriyle ilişkisinin söz konusu olmayacağını belirten Ok, bir daha milletvekili olmayacağını da ifade etti.

Ok, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Devletimize ve milletimizi zarar verecek, bölücü, yıkıcı faaliyet gösteren parti ya da sivil toplum kuruluşlarında yer alan, gücünü ve sermayesini emperyalist güçlerden alan kişi ya da kişilerin asla erişemeyeceği Atatürk’ümüzün Milliyetçilik anlayışı ile kurulmuş ve bu doğrultuda siyaset yapması arzu edilmiştir. Ancak bu iddiamız çok kısa bir zamanda yerle bir olmuş ve hayallerimiz yıkılmıştır. Şöyle ki sözde sivil toplum örgütü adındaki, emperyalist Soros Vakıfları'nda görev yapanlar, başkanlık divanında en hassas görevlere getirilmişlerdir. Daha da kötüsü Genel Başkan bu durumu bilmesine rağmen bu Soros’çuların partinin en hassas birimlerinde görevlendirilmesinde bir sakınca görmemiştir. Ve 03.09.2019 tarihinde yaptığım yazılı basın açıklaması ile özellikle Genel Merkez Yönetimini de bu konuda eleştirmişimdir. Yine ilk fırsatta Genel Başkanımız ile bire bir yaptığım görüşmede bu uygulamadan dolayı artık partimizin siyasi faaliyetlerine katılmayacağımı ama partiye de zarar vermeyeceğimi ifade ettim. Yine bu görüşmede artık milletvekili adayı da olmayacağımı ve yapılacak ilk genel seçimde aktif siyaseti bırakacağımı da kararlı ve net bir şekilde ifade ettim. Devamla Meclis Başkanlık Divanı'ndaki görevimden de ayrılabileceğimi ifade etmeme rağmen Genel Başkanımız kararlı bir şekilde devam etmemi istedi. Haliyle siyasi çalışmalarıma seçim bölgemde de son verdim. Partimizin zarar görmemesi adına bu ayrıntıları paylaşmadığım partili arkadaşlarımın yerelde hiçbir siyasi çalışma yapmadığım ve onları yalnız bıraktığım için haklı olarak bana kırıldıklarını da biliyorum.
Partimiz yetkili kurulları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olmasından benim de gurur duyduğum CHP ile seçim işbirliği kararı aldı. İptal edilen İstanbul seçimlerinden sonra üç hafta Sayın İmamoğlu’na destek vermek için İstanbul’a gittim. Sayın İmamoğlu seçimden hemen sonra sanki yapacak hiçbir işi kalmamış gibi hemen HDP’li belediyeleri ve yine ilk yurt dışı gezisinde de PKK’lı Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret etmiştir. Dahası, başkan eşleri ve ihanet sürecinin akil adamlarından Kadir İnanır ile birlikte PKK sevicisi Demirtaş’ın yazdığı kitaptan sergilenen tiyatroyu seyretmeye gitmişlerdir. Bütün bunlar artık ortağımız CHP’nin HDP ile adı konulmamış bir ortaklık yaptığının meydana dökülmesidir. Partimiz Yönetiminin milletvekilleri ile yaptığı ilk toplantıda bu durumdan rahatsız olduğumu ve bunun tarafımdan kabul edilemeyeceğini ifade ettikten sonra “Parti Yönetimin görüşünü sordum.” En yetkili ağızdan verilen cevapla aynen devam edileceğini anlaşılmış oldu.

İSMAİL OK balikesir milletvekili ismail ok iyi parti deki gorevlerinden istifa etti h57342 d9135 55376

"Babacan ve Davutoğlu'nun partileri ile ilişkim söz konusu olamaz"
Partimizde Türk Milliyetçiliği Ülküsü davasını savunan ve farklı görüşlerde çok değerli vatansever-yurtsever arkadaşlarımın varlığından çok ama çok mutluyum. Özellikle de her biri ayrı bir değer olan çok kıymetli ve kaliteli bir TBMM Grubumuz var. Böyle seçkin bir grupla çalışmak benim için ayrıcalıktı. Kurucular kurulumuz başta olmak üzere bütün Türkiye’de kurucu olarak ve üye olarak katkıda bulunan bütün arkadaşlarımızla gurur duyuyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Başta Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener hanımefendi olmak üzere başkanlık divanı üyelerim maddi manevi fedakarlık yaparak, zorluklara göğüs gererek partimizi bu noktaya taşımışlardır. Başta Genel Başkanımız olmak üzere hiçbir partilimiz ile dargınlığım, kırgınlığım veya şahsi bir problemim söz konusu olamaz. Genel Başkanımızın şahsında bütün İyi Partili ailesine başarılar diliyorum.Ve İYİ Parti'deki bütün görevlerimden istifa ettiğimi saygıyla kamuoyuna ilan ediyorum. Ayrıca kamuoyunda yanlış algıların oluşmaması için altını önemle çizerek ifade etmek isterim ki ne memleketimizin şu an yaşadığı ve yaşanmakta olduğu sıkıntı ve acıların baş müsebbiplerinden olan Sayın Davutoğlu’nun kurduğu parti ile ne de Sayın Babacan’ın kuracağı parti ile zerre ilişkim söz konusu olamaz. Şahsım Türk Milliyetçiliği Ülküsüne gönül vermiş ve bu duruşumdan da asla taviz vermeyecek bir duruşa sahibim. Bu dönem son milletvekilliğimdir. Bundan sonra asla milletvekili adayı olmayacağımı da ifade etmek istiyorum."

İSMAİL OK 3 224cec067d65f3c3256de7054ea83735 50539


İsmail Ok kimdir?
İsmail Ok, 1964 yılında Balıkesir`in Kepsut ilçesi Hotaşlar köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu köyünde tamamladı. 1979 yılında Bursa Tarım Meslek Lisesi'ne girdi. Buradan, 1982'de Ziraat Teknisyeni olarak mezun oldu.1982 yılında Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Kimya-Fizik Bölümü'nü kazandı. 1987'de mezun olduktan sonra, 1987-1989 yılları arasında Bursa-Yenişehir`de Sivil Savunma Memuru olarak görev yaptı.1989-1991 yılları arasında İstanbul-Beyoğlu Teknik Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi'nde, 1991-1994 yılları arasında Susurluk Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi` nde 1994-1999 yılları arasında, Balıkesir Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde Kimya Öğretmeni olarak görev yaptı. 1999 yılında Balıkesir Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi'ne atandı

Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi`ndeki öğretmenlik görevinden, yaşadığı şehir olan Balıkesir`e hizmet etme düşüncesi ile 01 Aralık 2008 tarihinde istifa etti. 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimi`nde Milliyetçi Hareket Partisi adayı olarak katıldığı seçimi kazanarak Balıkesir Belediye Başkanı oldu.

1994-1999 yılları arasında Balıkesir Türk Eğitim-Sen Yönetim Kurulu Üyesi, 1994-2004 yılları arasında ise, Balıkesir Türkiye Kamu-Sen Balıkesir İl Temsilciliği ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlığı görevlerinde bulunan Belediye Başkanı İsmail Ok, halen Türkiye Kamu Çalışanları Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Türk Ocakları üyesidir.

İsmail Ok, 3 Nisan 2009 tarihinde Balıkesir Belediye Başkanlığı görevini devralarak yeni görevine başlamıştır. Görev süresince herkese eşit mesafede hizmet etmeyi prensip edinen Başkan Ok, evli, iki erkek çocuk babasıdır ve İngilizce bilmektedir.

TBMM 25. ve 26. Dönem MHP ve İyi Parti Balıkesir milletvekilidir.

İsmail Ok, 2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti'nin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.

 

Akşener, “Mikrofon Delikanlılığını Artık Bırakın, Ve Gerekeni Yapın!"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Ülkemizi soktuğunuz Suriye bataklığında, Mehmedim can veriyor, siz daha neyi bekliyorsunuz? Diplomasi seçeneği elbette kıyıda durmalı; Ama Mehmedim toprağa düşerken, ve bunu bir devletin askeri yaparken, lafı uzatmanın anlamı yok. Mikrofon delikanlılığını artık bırakın, ve gerekeni yapın!" dedi...

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Ülkemizi soktuğunuz Suriye bataklığında, Mehmedim can veriyor, siz daha neyi bekliyorsunuz? Diplomasi seçeneği elbette kıyıda durmalı; Ama Mehmedim toprağa düşerken, ve bunu bir devletin askeri yaparken, lafı uzatmanın anlamı yok. Mikrofon delikanlılığını artık bırakın, ve gerekeni yapın!" dedi.

mikroon delikanlığı 2 aksener mikrofon delikanliligini artik birakin ve gerekeni yapin h57802 3273a 4b81b

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM'de partisinin grup toplantısında milletvekillerine hitap etti.

Akşener, Maalesef yeni haftaya, yeni bir acıyla girdik…İdlib’deki askerlerimize yapılan saldırıda, 5 Mehmedimizi daha şehit verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Bu olayın ardından yapılan açıklama ise, geçen haftaki açıklamanın aynısıydı.“Saldırı noktaları, ateş destek vasıtalarıyla ateş altına alınmış ve gerekli cevap verilmiş…”
Devletin sözüne inanmak durumundayız. Ancak bu inancımız, tahammül sınırlarını zorlayan bir noktaya geldiğimiz gerçeğini, ortadan kaldırmıyor. Evet, artık tahammülümüz kalmadı. Bu iş öyle açıklamayla falan olmaz. Ülkemizi soktuğunuz Suriye bataklığında, Mehmedim can veriyor, siz daha neyi bekliyorsunuz? Diplomasi seçeneği elbette kıyıda durmalı; Ama Mehmedim toprağa düşerken, ve bunu bir devletin askeri yaparken, lafı uzatmanın anlamı yok. Mikrofon delikanlılığını artık bırakın, ve gerekeni yapın!" dedi.

"Biz, ne zaman bu kadar ciddiyetsiz bir ülke haline geldik?”

Kazalar elbette hayatımızın bir gerçeği olduğunu belirten Akşener, “Ancak, işin uzmanları, her iki kaza için de, özveriyle yürütüldüğünden şüphe etmediğimiz kurtarma çalışmalarındaki, hatalara işaret ediyorlar. Gösterilmesi gereken dikkatin, gösterilmediğinden bahsediyorlar. Henüz aydınlığa kavuşmamış sorumsuzluklara dair iddialar var. Teknik bazı aksaklıklardan ve insan hatalarından söz ediliyor. Sabiha Gökçen’de yıllardır bitirilemeyen ikinci piste, ve bunun sonucunda kullanılmaya devam edilen, Sayın Bakan’ın tabiriyle, “yorgun piste” dikkat çekiliyor. Biliyorsunuz, İstanbul’da kaza yapan uçaktan hemen önce, aynı piste iniş yapmaktan vazgeçen, bir başka uçağın yolcularından biri de bendim. Aynı şartlarda, güvenlik gerekçesiyle pas geçen uçaklar varken, diğer bir uçağın inişine izin verilmesinin, ya da pilotların inme kararı verebiliyor olmasının, üzerinde düşünülmesi, ve detaylı bir inceleme yapılması gerekir. Ama yapılmıyor… Düşünsenize; Uçak pist dışına çıkıyor… Yardım için gelen özel harekat mensupları, havalimanındaki çukura düşüyor ve yaralanıyor. Ağır yaralı azazedeler, havalimanının ortasında ambulans bekliyor. Yeteri sayıda ambulans gelmiyor, yaralılar yolcu otobüslerinde taşınıyor. Tüm bunlar olurken, güvenlik elemanları, internete video yükleme peşinde… İktidara soruyorum; Allah aşkına; Biz, ne zaman bu kadar ciddiyetsiz bir ülke haline geldik?” dedi.

"Önlem dediğiniz, gelenin ateşini ölçmek midir?"

Bana ve partime yönelik tehditlerinizden, zorbalıklarınızdan, yalanlarınızdan korkmadık, ama bu ciddiyetsizlik, bu vurdumduymazlık beni korkutuyor diyen Akşener, “Hala, tedbirden önce, felaketin ardından ne yapıldığını, ya da ne yapılamadığını konuşuyoruz. Bu, “geç kalan” bir tartışmadır. Önce tedbiri konuşmalıyız ki, acılar azalsın. Buyurun size bir başka örnek: Dünya, Çin’den yayılan bir virüse karşı ayakta. Çin’de yaşananları gördükten sonra, “Acaba biz ne kadar hazırlıklıyız?” diye sormamız gerekir. Sars virüsü, domuz gribi, kuş gribi, Corona virüsü… Dünya doğal kaynaklarını tüketip, metropollere sıkıştıkça, salgın hastalıkların ardı arkası kesilmeyecek. Bugün, Corona virüsünden sakınsak, yarın başka hastalıklara karşı mücadele etmemiz gerekecek. Soruyorum: Olası bir salgında, hastanelerimiz, doktorlarımız, hemşirelerimiz, ne yapacaklarını biliyor mu? ABD aşı geliştiriyor. Rusya aşı geliştiriyor. Soruyorum: Türkiye’de herhangi bir kurum, bu senaryoya karşı herhangi bir çalışma yapıyor mu? Sorduk, “Ne önlem aldınız?” dedik.
“Uzakdoğu’dan gelen yolcuları termal cihazlarla tarıyoruz.” dediler. Ateşi çıkan yolcu varsa kontrol ediliyor, ateşi yoksa geçip gidiyor. Oysa virüsün kuluçka süresi, 15 gün. Bugün turp gibi sağlam biri, 10 gün sonra bir anda hastalanabiliyor. Soruyorum: Önlem dediğiniz, gelenin ateşini ölçmek midir? Karantina merkezimiz var mı? Maske, serum ve ilaç stoğu yapılıyor mu?"

"Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?"

İş işten geçtikten sonra ailelere başsağlığına gitmek tedbir değildir. Cenazelere katılmak, tedbir değildir. Evi yıkılanlara ev tahsis etmek, tedbir değildir. Ölümcül virüslere karşı, dut pekmezi yemek de tedbir değildir diyen Akşener, "Tedbir almak, felaket başa gelmeden çalışmak, en kötü senaryoya göre hazırlanmaktır. Tabi ağaların keyfi yerinde… “Virüs gelirse, o zaman düşünürüz.” diyorlar. “Deprem olursa, çığ düşerse, ya da uçak kazası olursa, o zaman düşünürüz.” diyorlar. Tedbirli olmak sizin için bu kadar zor mu? Anladık, nasihatten feyz almıyorsunuz. Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?" dedi.

"Kanal İstanbul’u değil, İstanbul’u depremden nasıl koruyacağımızı konuşalım"

Biz artık, “Alınan önlemler sayesinde can kaybı yaşanmadı.” gibi sözler duymak istiyoruz. Yaralıların, 5 dakika içinde hastaneye nakledildiğini duymak istiyoruz. Sorumluların ekranda ağlamasını değil, “Deprem oldu ama bir tane bile bina yıkılmadı.” demesini bekliyoruz diyen Akşener, “Bunları sadece eleştirmek için değil, bir seferberliğin başlaması için söylüyorum. Bakın; Uzmanlar, İstanbul depremi konusunda uyarıyor. İstanbul’da yaşanacak bir felaket, sadece İstanbul’u yıkıp geçmez; Türkiye’yi, Türkiye’nin ekonomisini de yıkıp geçer. Şimdiye dek atılan adımların, yetersiz olduğu aşikar… Ama geçmişi konuşarak, bu kadar önemli bir konuyu, siyasi polemik haline getirmek istemiyorum. İstanbul’un, siyasi polemiklerle kaybedecek vakti yok. Geçmişi bırakalım, bugün ne yapılması gerektiğini konuşalım. Kanal İstanbul’u değil, İstanbul’u depremden nasıl koruyacağımızı konuşalım.” dedi.

"İhtiyacımız olan, fetönün siyasi ayağını ortaya çıkarıp, siyasetimizi bu kirden, bu pastan temizlemektir"

Geçtiğimiz hafta, Sayın Erdoğan ile Sayın Başbuğ arasında yaşanan tartışmayı biliyorsunuz. Biz bu tartışmada, şahıslarla değil, kurumlarla ilgiliyiz diyen Akşener, "Biz bu tartışmada, kimin ekmeğine yağ sürüldüğüyle ilgiliyiz. Bu tartışma, fetöyle mücadele edenlere mi, yoksa bizzat fetönün kendisine mi yarıyor? Biz, işte bu sorunun cevabıyla ilgiliyiz. Meclise adım attığımız günden beri verdiğimiz önergelerle, fetönün siyasi ayağının araştırılmasını istedik. Bizzat şahit olduğunuz gibi, kendileri dışında herkesi fetöcü ilan eden Ak Parti ve küçük ortak, bu önergelerimizi her defasında reddetti. Şimdiyse, fetö tezgahlarının mağdurlarından, Genelkurmay eski Başkanı, 2009 yılında yapılan bir yasa değişikliğine, gece yarısı yapılan bir eke dikkat çekti. “Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan düzenlemeyi, bizzat fetönün istediğini” söyledi. Karşılığında aldığı cevap, Ak Parti milletvekillerine, “Gidin dava açın.” çağrısı oldu. Oysa o sözler, bir yorum değil, bir durum tespitiydi. Türk Ordusu’na kurulan tuzağın, nedenini sorgulayan sözlerdi. İşin ilginç yanı, aslında Sayın Erdoğan’ın da kabul ettiği bir sürece işaret ediyordu. Sayın Erdoğan çıkıp, ne demişti? “Kandırıldık. Önce Allah, sonra milletim bizi affetsin.” Türkiye’yi, 15 Temmuz ihanetine götüren sürecin gerçekleri ortadayken,
kurumlarımızı yıpratacak yeni hamlelere, yeni sözlere karşı dikkatli olmalısınız. Kurumlarımızın daha fazla yıpratılmasına izin veremeyiz. İhtiyacımız olan, fetöyü sevindirecek kavgalar değildir. İhtiyacımız olan, fetönün siyasi ayağını ortaya çıkarıp, siyasetimizi bu kirden, bu pastan temizlemektir. Bu, samimiyet ister. Bu, kararlılık ister. Bu, her tür hesaptan arınmış, cesur adımlar ister. Biz buna varız. Buyurun, bir kez daha çağrı yapıyorum; Madem bizim önergelerimize destek vermiyorsunuz, O zaman, siz bir önerge verin, “fetönün siyasi ayağını araştıralım.” deyin, biz, sizin önergenize destek verelim. Çünkü Türkiye’nin bu hesabı artık kapatması lazım. Kapatmadıkça, bu yara kanamaya devam edecektir." dedi.

Kıbrıs Türktür, Türk Kalacak!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki bir başka utanmaza değinmek istiyorum diyen Akşener, “Türkiye’yi işgalci gibi tarif edebilen, Hatay’la kavuşmamızda büyük emeği olan Tayfur Sökmen’e laf söyleyebilen, bir başka utanmaz: Mustafa Akıncı. Rahmetli Rauf Denktaş’a hakaret etmeye utanmayan Ak Parti politikalarının eseri: Mustafa Akıncı. Kendisine en güzel cevabı rahmetli Rauf Denktaş veriyor: “Üzerinde hür yaşayalım diye canlarını kanlarını vermiş olan insanların, bize bırakmış oldukları toprakları, mirasyedi gibi ne satabiliriz, ne de bırakıp kaçabiliriz. Sonuna kadar koruyacağız.” Ben, Kıbrıs Türklüğü’ne inanıyorum. Ben, bu sözleri şiar olarak benimseyen, Kıbrıs Türklerine güveniyorum. Ankara’daki beceriksizlere, Lefkoşa’daki utanmazlara rağmen, Kıbrıs davamızı onların ayakta tutacaklarından eminim. Neymiş? Beyefendi, Kıbrıs Türklerinin özgürlüğünü temsil eden, o kutlu sözleri beğenmiyormuş. Neymiş? 1950’lerin sloganıymış… Neymiş? Artık hükmü yokmuş, bugüne uygun değilmiş… Hayırdır Mustafa Bey? Bayrak indi de, bizim mi haberimiz mi yok? Slogan deyip geçtiğin o sözler, işkembeden atılmadı. O sözler, o bayrak oraya dikildiği gün, koca bir milletin yüreğinden kopup söylendi. İşte o nedenle, herkes sussa da biz susmayacağız, ve Mustafa Akıncı gibi rahatsız olanlara inat, diyeceğiz ki: KIBRIS TÜRKTÜR, TÜRK KALACAK! Ve her zaman, her yerde; NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!” dedi.

Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’i ziyaret etti...

Yeni yıla baba ocağı Alanya da ,Babası-kardeşleri ve tüm aile bireyleri ile giren ve kalabalık aile fotoğrafı ile mutlu görüntü veren Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ile bu akşam bir görüşme yaptı.

Görüşmede Bakan Çavuşoğlu'nun, Başkan Yücel'den Alanya'nın acil çözüm bekleyen sorunları ile ilgili bilgileri ve taleplerini aldığı öğrenildi.

 

 

 

HABER: Mertcan YILMAZ

Muratpaşa Belediyesi, 4 mahallede yeni yaptığı ve 11 bin 30 metrekare genişliğe sahip parkların açılışı ile Yenigün Mahallesi’nde yenileme çalışması gerçekleştirilen 6 bin metrekarelik parka Antalya Ticaret Sanayi Odası’nın (ATSO) eski başkanı ve eski Antalya Milletvekili merhum Osman Berberoğlu isim verme törenini 18 Aralık Çarşamba gerçekleştiriyor. Tören, 11.00’de Yenigün Mahallesi 1068-1078 sokakları kesişiminde bulunan Osman Berberoğlu Parkı’ndan yapılacak...

Türkiye’nin yerel yönetim seçimlerini yaşadığı 2019’u Muratpaşa Belediyesi, 18 Aralık Çarşamba günü gerçekleştireceği toplu açılış ve isim verme töreniyle uğurluyor. 2014 seçimlerindeki oy oranını yüzde 18.35 arttırarak yüzde 65’lik oyla Ümit Uysal’ın yeniden belediye başkanlığına seçildiği 2019’da, Muratpaşa’nın çalışmaları kesintisiz devam etti. Cadde ve sokak yenileme, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmaları seçim yılında da hız kesmeden sürdü.

ümit uysal park açılışı 2 PARKthumbnail OSMAN BERBEROĞLU PARKI 34255

Başkan Uysal, Muratpaşa’da belediye hizmetlerinin beşer yıllık seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını sürekliliğin ve sürdürülebilir olmanın önemli olduğunu söyledi. Muratpaşa’da kadın, engelli, çocuk, genç, yaşlı herkese eğitimden sağlığa, sosyal hayattan istihdama her alanda eşit şekilde sunulan hizmetlerle bir yaşam standardı oluşturmaya çalıştıklarına dikkat çeken Başkan Uysal, 2019’da da bu hedef ve iddiayı sürdürdüklerini söyledi.

Başkan Uysal, bu çerçevede cadde ve sokak yenilemeden park çalışmalarına, eğitim projelerine, festivaller, sempozyumlar, konserler ve panellerle kardeşleşme ve komşulaşma başlığında topladıkları hizmetlere aralıksız devam ettiklerini belirtti. 18 Aralık Çarşamba günü yapılacak açılış ve isim verme töreninde aynı zamanda Muratpaşa Belediyesi’nin bir yıllık çalışmalarını komşularıyla paylaşmasının vesilesi olacağını kaydeden Başkan Uysal, tüm ilçe sakinlerini saat 11.00’de Yenigün Mahallesi 1068-1078 sokakları kesişiminde bulunan Osman Berberoğlu Parkı’ndan yapılacak törene davet etti.

Muratpaşa Belediyesi, Çarşamba günü düzenlenecek törende Kızıltoprak Mahallesi’nde 3 bin, Güvenlik Mahallesi’nde 3 bin 500, Güvenlik Mahallesi’nde 1980 ve Konuksever Mahallesi’nde 2 bin 550 metrekarelik Şehit Bebek Mustafa Bedirhan parklarının açılışının gerçekleştirecek. Bununla birlikte Yenigün Mahallesi’nde kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirilen 6 bin metrekarelik parka Antalya Ticaret Sanayi Odası’nın (ATSO) eski başkanı ve eski Antalya Milletvekili merhum Osman Berberoğlu isim verme töreni de yapılacak.

 

 

 

HABER:Halime Yağmur AKDAĞ

İBB’nin düzenlediği “Roman Çalıştayı”nda konuşan İmamoğlu, “Biz, elimizden geleni yapalım. Her şeyi yapalım; ama siz sürece ortaklık etmiyorsanız, hiçbir anlamı yok yaptıklarımızın, başarıya ulaşmaz. Siz, sürece ortaklık edeceksiniz. Yani burada oturup, sadece sosyal yardımları konuşursak, günü kurtarırız. Hiçbir anlamı yok. Ben ne isterim biliyor musunuz? İstanbul’da, sosyal yardım yapmak zorunda kaldığımız tek bir vatandaşımız olmasın isterim” dedi...

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), çalıştaylar serisine, “Roman Çalıştayı” ile devam etti. Yenikapı’daki Avrasya Gösteri ve Sanat Markezi’nde gerçekleştirilen çalıştay’da ilk konuşmayı İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat yaptı. Polat’ın ardından söz alan araştırmacı Ceren Gökçe, slaytlar eşliğinde Roman vatandaşlarla ilgili rakamsal bilgiler paylaştı. Kamuoyunda Roman kimliğiyle tanınan CHP İzmir milletvekili Özcan Purçu da çalıştayda bir konuşma yaptı. Çalıştay, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı.

“BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK İÇİN BURADAYIZ”
“Burada bulunmamızın amacı, birbirimizi dinlemek, bu şehrin çok değerli insanları olarak sorunlarınızı çözmek” diyen İmamoğlu, “Sorunlara bir bütün olarak bakıyoruz. Bütünün parçası olan sizlerin, her sorunun çözümüne katkı sunacak bireyler olduğunuzu da biliyoruz. Dolayısıyla katkı vermenizi istiyoruz. Biz, insana, insan olduğu için değer veriyoruz. Bu şehirde hiç kimsenin bir başkasından farklılığı ya da üstünlüğü yoktur. Bu süreci böyle yöneteceğiz. Çok basit aslında, hiç zor veya anlaşılmaz kılmanın anlamı yok. Siz, bu sürecin bir sahibi, bir bireyi olarak kendinizi bu duyguya kaptırdığınızda, birçok sorunun çözüme kavuştuğunu birebir yaşayacaksınız. Bu topraklara, gönül bağıyla, üst seviyede bağlı olduğunu hisseden herkesin eşit bireyler olduğunu da sizlere göstereceğiz. Aslında bu atılan adımlar, bu şehirden doğan güzel hareketlerle ülkemizin kaderi değiştirmiş olacak. Olumsuz olan bütün süreçleri, olumluya çevirmiş olacağız” diye konuştu.

“HEP BİRLİKTE SORUMLULUKLARIMIZ VAR”
Eşit yurttaş, eşit vatandaş anlayışına inandıklarını ifade eden İmamoğlu, “Bir bütçe yayınladık dün. Eşitlik ilkesini mesela bütçeye yansıttığınızda, sizlerin de bu şehrin bireyleri olarak, bu şehirden eşit pay almanızı sağlamaktır gerçek eşitlik. Bunu yaptığımızda aslında çok büyük sorun olarak gördüğünüz birçok şeye gülüp geçmeye başlayacaksınız ve kendinizi çok daha güçlü hissedeceksiniz. Bu süreçler öyle bir hale gelecek ki; herkesin sokakta yürürken, işine giderken, eğitimine giderken o eşitlik ilkesini yaşadığı an, işte tam da o zaman her şey çok güzel olacak. Başka türlü olma şansı yok. Bu ülkenin ve şehrin, hep birlikte sahibiyiz. Hep birlikte sorumluluklarımız var. Özgürlüklerimiz var; bunları yaşamalıyız. Ama bazen ön yargılar, bütün bu güzel cümlelerin önüne geçebiliyor. Ayrımcılıktan doğan bazı muameleler, açıkçası hayatımıza negatif yansıyabiliyor. Bir bakıyoruz ki, belli kesimler, yaşamdan dışlanabiliyor. Bu dışlanmalar, en büyük moralsizliğimiz. Ne yazık ki, Roman vatandaşlarımız da bu mağduriyeti, en fazla yaşayan hemşehri gruplarımızdan birisi ya da vatandaşlarımızdan bir bölümü” dedi.

İMAMOĞLU ROMAN ÇALIŞTAYI 2 1576321998 14122019 rmn 2 652f0

“İSTANBUL, ROMANLAR’DAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”
“İstanbul’un tarihini Romanlar’ın tarihinden ayrı düşünemeyiz” diyen İmamoğlu, kentte resmi olmayan verilere göre yaklaşık 500 bin Roman vatandaşımızın yaşadığını belirtti. İmamoğlu, “Avrupa Konseyi’nin 2010 yılında yapılan araştırmasına göre, Türkiye’de ise nüfusunun yüzde 3.83’ü Roman.

Romanlar, ne yazık ki hem Avrupa’da hem de Türkiye’de düşük eğitim, yüksek işsizlik seviyesine sahip en yoksul topluluk. Biz, Roman vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları yakından takip ediyoruz, iyi biliyoruz. Avcılar’daki bitpazarının sorunlarını da biliyoruz, Esenyurt’ta sebze satanların sorunlarını da. Kumburgaz’da barakada yaşayan çocukları, Nişantepe Çekmeköy’de çocuğuna beslenme koyamadığı için okula gönderemeyen Yeliz anneyi de. Ataşehir’de trafikte su satan ve daha ömrünün baharında,15 yaşında araba çarpması sonucu kaybettiğimiz yavrumuz Emir’i de. Ümraniye’de, çocuklarıyla çadırda yaşayan Zehra anneyi; İstanbul’un karında kışında çiçek satan Kuştepe’li kadınları ve onların zabıtayla ilgili sorunlarını da. Bununla beraber bin yıllık Sulukulelilerin evlerini yıkan, yerlerinden yurtlarından eden zihniyeti de çok iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.

“ŞEHİR MUTLU OLSUN İSTİYORUZ”
“Bu sorunlar, bu şehirde var. Derdini, kendi derdimiz gibi görmek ve çözüm bulmak zorundayız” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bu, sadece Roman vatandaşlarımızı mutlu etmek için bir çözüm arayışımız değil. Bu şehrin mutlu olması için çözüm arayışımız. Özellikle eşitsizliği yaşayan hangi grup varsa; bu inanç grubu olabilir, bir hemşehri grubumuz olabilir ya da bir başka konu olabilir. Her konuyu bazen dar, bazen daha geniş masalarda çözüm üretmek için, öyle buluştuk, tartıştık, yemek yedik, çay içtik yok… Sonucunda, çözüm bulacağız. Biz, çözüm bulmak için göreve geldik. Bir süre sonra tekrar buluştuğumuzda, sizlerin yüzünden bana gelen soru işareti ya da ‘Ne olacak’ kaygısı değil, yüzünüzde bazı konuların çözüldüğünü görmek, umudu, gülümsemeyi görmek ve bu mutluluğu yaşamak istiyorum. Dünyayı ters yüz etsek, ‘Sizin yaşam koşullarınızı bir gecede, bir yılda düzeltiriz’ demek, hayalcilik olur. Ama çocuklarınıza yatırım yaparsak, hayat değişiyor demektir.”

İMAMOĞLU ROMAN ÇALIŞTAYI 3 1576321999 14122019 rmn 5 31730

“KİMSEYE SIRTIMIZI DÖNMEYİZ”
“Bu sorunu çözme konusunda kamuyuz biz” diyen İmamoğlu, “Diğer kamu kurumlarıyla da el ele vererek, sizin sorununuzu çözeceğiz. Bakın, kamu hizmeti yaparken; ister belediye olsun, ister valilik olsun, ister başka bir nokta olsun, bu hizmetleri koordine eden ve sizin daha iyi yaşam elde etmenizi ortaya koyma çalışması içerisinde olurken, siyaset yapmayacağız. Bunu sokmayın süreçlerin içerisine. Kimsenin de bunu yapmasına müsaade etmeyin. Amaç, hayatı güzelleştirmek. Hangi kamu kurumu olursa olsun, biz iş birliğine hazırız. Kimseye sırtımızı dönmeyiz” şeklinde konuştu. İmamoğlu, “Ülkemizin son Cumhuriyet dönemindeki, eşitlikçi tavır aşma ve herkesi sürecin içine katma çabası için herkes bir mücadele verdi. Bu mücadele içerisinde belki de en fazla ihmal edilmiş ve hala bu konuda bu ihmalin sorunlarını yaşayan Roman vatandaşlarımız olduğunu biliyoruz. Biz, elimizden geleni yapalım. Her şeyi yapalım ama siz sürece ortaklık etmiyorsanız, hiçbir anlamı yok yaptıklarımızın; başarıya ulaşmaz. Siz, sürece ortaklık edeceksiniz. Yani burada oturup, sadece sosyal yardımları konuşursak, günü kurtarırız. Hiçbir anlamı yok. Ben ne isterim biliyor musunuz? İstanbul’da, sosyal yardım yapmak zorunda kaldığımız tek bir vatandaşımız olmasın isterim” dedi.

 

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, TBMM bütçeleri görüşmelerinde Türkiye’de Adalete güvenin AK Parti iktidarıyla nasıl sıfırlandığını dile getirdi...

Uygulayıcılar Liyakatli ve Ehliyetli Olmadığı Sürece Adaleti Sağlayamazsınız.

İyi parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi Adalete güvenin olmadığını söylediği konuşmasında;

“Hep söyleyegeldik.

En iyi yasaları da yapsanız en iyi strateji belgelerini de açıklasanız uygulayıcılar liyakatli ve ehliyetli olmadığı sürece adaleti sağlayamazsınız.

Ak partiden önce de yargıya çokça eleştiri vardı.

Hâkimlik yaptığım dönemlerde en çok eleştirenlerden biri de bendim.

Tüm bu eleştirilere rağmen o zamanlar yargıya güven yine de % 70-80’lerdeydi.

Şimdi ise bu oranın % 20 lerde olduğu adalet bakanı sayın gül tarafından dile getirilmektedir.

Gelinen nokta Ak partinin iktidara geldiği ilk günden beri yargıyı ele geçirme çabasının sonucudur.

Yargı 2010 yılında terör örgütü fetöye teslim edilirken,

Kumpas savcılarına zırhlı lüks makam araçları tahsis edilip övgüler dizilirken,

Hatta kumpas davalarının savcısı olunurken

17/25 Aralıkta yargı yoluyla darbeye kalkışılması üzerine ortaklık bozuldu.

“Benim kriptolu telefonlarımı bile dinlemişler” ikrarıyla birlikte yargı eliyle kurulan kumpaslar, yapılan yolsuzluklar, haraç ve rüşvet çarkı tüm çıplaklığı ile ortaya saçıldı.

Kumpas davaları, yolsuzluk, haraç ve rüşvet olayları, telefon tapeleri ile ortaya dökülünce tüm ülke bu kadar mı diyerek tepki ve hayretle bu ahlaksızlıkları izledi.

Hatta bazı partiler 17/25i yolsuzluk haftası ilan ettiler ve saatlerinin pillerini çıkarıp zamanı 17.25te durdurdular.

İktidar ise bunları bir daha yaşamamak için yargıyı ele geçirme çabasını arttırdı.

Allah’ın bir lütfu olarak gördükleri 15 Temmuz hain darbe girişimi ile bekledikleri fırsatı yakaladılar.

Hele de atı alanın Üsküdar’ı geçtiği anayasa referandumuyla tüm yollar açılmış oldu.

Ve tüm ülke gibi yargı da tek adama teslim edildi.

Böylece adalete güven de sıfırlanmış oldu.”diyerek Ak Parti  dönemlerinde yaşanan güvensizlik ve Adalete olan inançsızlığa dikkat çekti.

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

İYİ Parti Alanya ilçe yönetimi haftalık  olağan toplantılarını gerçekleştirdi. Toplantıda İlçe başkanı Yücel Apaydın, hükümete ve Alanya Belediyesi’ne sert eleştirilerde bulundu...

BAŞKAN YÜCEL APAYDIN, AK PARTİ HÜKÜMETİNE VE ALANYA BELEDİYESİNE  SORULAR SORDU VE SERT ELEŞTİRDİ...

BAŞKAN YÜCEL APAYDIN: "

1-Doğu Türkistan Türk değil mi? Orada ki soydaşlarımıza yapılan zulüm ve işkenceye neden sessiz kalıyor bu Ak parti Hükümeti?

2.Halkın kesintisiz ve yenilenmiş vanalardan su içmesi sizi neden rahatsız ediyor ey Ak Partililer?

3.Belediyeyi borçlandırıp ucube bir yeni belediye binası yapmaya çalıştınız,bir buçuk yıldır çürüyor o bina,yazık değil mi?

4.Köpekleri bir kamyona yükleyip ormana götürüyorsunuz ve yakalanınca da özrünüz kabahatinizden büyük oluyor,Hem Alanya,Hemde Ülke gündemine bu olayla oturup,Alanyamızın imajını zedelediniz...

5.Bir su kesintisine muhalefet yapan Ak Partililer,Keşke işsizlik sorununda,Toplu intiharlar da, Tarım ve sanayinin çöküşünde,hayat pahalılığında,başarısız dış politikalar da da böyle duyarlılık gösterselerdi..." eleştirileri  ve soruları ile sert açıklamalarda bulundu.

 

 

YÜCEL APAYDIN 10 KASIM 2019 2 78689086 541775630011130 2905673584812752896 n 45eb4

"AK PARTİ EN BÜYÜK ŞANSSIZLIĞIMIZDIR"...

İYİ Parti Alanya ilçe teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrası gündemi değerlendiren İyi Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın’ın hedefinde Adalet ve Kalkınma Partisi vardı. Türkiye’nin 17 yıldır mevcut iktidar tarafından yönetildiğine dikkat çeken Başkan Apaydın yaşanan sorunların sorumlusu olarak Ak Parti’yi gösterdi.

Başkan Yücel Apaydın:  “Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak en büyük şanssızlığımızın uzun yıllar Ak Parti hükümeti tarafından idare edilmek olduğunu düşünüyorum. Ülkeyi betona ve ranta gömen Ak Parti, her gün yeni vaatlerle karşımıza çıkıyor. Ekonomiyi düzelteceğini, Türkiye’yi daha iyi günlerin beklediğini iddia ediyor. Sanki dün iktidara gelmiş gibi yeni vaatlerle halkımıza anlatıp algı yaratmaya çalışıyor. Oysaki ülkeyi 17 yıldır onlar yönetiyor. Ranta dönük ve her şeyi para olarak gören zihniyetle ülkeyi yöneten Ak Parti bundan sonra dahi iyi şeyler yapacak değil. Biz Ak Parti’nin bundan sonra ülkeyi daha kötü günlere götüreceğine inanıyoruz. Öyle düşünüyoruz. Çünkü geçmişte yaptıkları yanlışları, birlikte yaptıkları hataları uygulamaları bugün yine kendileri afişe ediyorlar. Tekel arazisinin bir üniversiteye nasıl bağışlandığını, peşkeş çekildiğini birisi anlatıyor. Detayları halkımıza gösteriyor ve ortaya koyuyor. Ne acıdır ki halkımız hala bu konulara duyarsız kalıyor. Biz aynı durumun ve aynı şartların Alanya’da da yaşanmasından endişe ediyoruz” şeklinde konuştu.

 

YÜCEL APAYDIN 10 KASIM 2019 3 80635474 542859519897540 5378946187434917888 n 12019
"SİZİN YAPMADIĞINIZ ALT YAPI ÇALIŞMALARI YAPILIYOR"...
Başkan Yücel Apaydın su kesintisine de değinerek: "Ak Partili Menderes Türel döneminde yapılmayan çalışmalar bugün sayın Muhittin Böcek başkanlığında yapılıyor.Ak Parti döneminde ki 5 yılda yapılmayan bu çalışmalara teşekkür edeceklerine basit ve ucuz politikalarla çamur atmak halkımızın yanında prim yapmaz. Ayrıca şunu belirtmek isterim, dün ASAT bir çalışma yaptı. Yıllardır alt yapıda yapılmayan iyileştirmeleri bir nebze olsun yapabilmek adına belirli bir süre su kesintisine gitti. 5 yıldır özellikle büyükşehir bünyesinde çalışanlar ve yöneten zihniyet, bunu sanki ilk defa yapılmış bir uygulamaymış gibi halka anlatmaya çalıştı. Burada yapılan uygulama, geçtiğimiz dönemde yapılmayan alt yapı ve iyileştirmelerin yapılmasıydı. 5 ayrı vanaya ayırmak suretiyle yaşanması ihtimal su arızalarında şehrin tamamında su kesintisinin önüne geçmek amaçlandı” dedi.

YÜCEL APAYDIN 10 KASIM 2019 4 78664395 562074321280411 1774184310610329600 n 477a9


"BETONDAN UCUBE BİR BUÇUK SENEDİR BEKLİYOR"...


Başkan Apaydın yerel gündemi de değerlendirdi. Alanya Belediyesi’nin sosyal belediyecilikten uzak, şeffaf olmayan bir çizgisi olduğunu vurguladı ve eleştirilerini sundu. Kentin giderek betonlaştığına dikkat çeken Başkan Apaydın belediyenin yeni hizmet binasına ilişkin “Belediye sorumsuzca davranmıştır. Bu bina kentin böğründe bir kazıktır” dedi. Başkan Apaydın, ranta teslim edilmesinden endişe duydukları DEMAŞ ve Cuma Pazarı bölgesine işaret ederek “Bugün, Alanya’yı yöneten zihniyet belediye binası adı altında yapımını başlattığı ‘Beton Ucubeyi’ hiçbir şekilde, hiçbir çalışma yapmadan bir buçuk senedir bekletiyor ve şirketin ‘İflas ediyoruz, batıyoruz, çalışamıyoruz’ diye feveran etmesine rağmen bir buçuk yıldır Alanya Belediye Başkanı ve ekibi kılını bile kıpırdatmıyor. Sağır sultan bile duydu, bu şirket artık çalışamıyor, çünkü ödeme alamıyor, bina orada öylece bekliyor. Alanya’nın böğrüne çakılmış bir kazık gibi öylece duruyor. Şimdi ki endişemiz Alanya’da nefes alınacak bir yer kalmışken, DEMAŞ ve Cuma Pazarı bölgesi. Buralarda da betona ve ranta Alanya’nın ve Alanyalıların nefes alabileceği noktaların mahkum edilmesi” ifadelerini kullandı. Öte yandan Alanya Belediyesi’nin İyi Parti’li Meclis Üyesi Hacı Mevlüt Zavlak, belediyenin CK’ya trafo alanları için kamu alanlarını bedelsiz kiraladığını açıklamış ve halktan fahiş miktarlarda tahsil edilen fatura kalemlerine dikkat çekmişti. “Adil değil” diyerek de eklemişti. Başkan Apaydın da konuya ilişkin Alanya Belediyesi’ne ve yürütülen politikalara işaret etti.

ÇİN ZULMU DOĞU TÜRKİSTANtimthumb 1 ad862


"DOĞU TÜRKİSTANLILAR DA TÜRK’TÜR"...
İyi’ler Doğu Türkistan’a da işaret ettiler. Yaşanan zulme mevcut iktidarın sessiz kaldığını ifade eden Başkan Apaydın sert çıktı. Apaydın “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Çin’in Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yaptığı zulmü dile getirmek isterim. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin dinine karışan, yaşam şekline müdahale eden, hatta ve hatta yaşamasına dahi müsaade etmeyen, işkence kamplarına esir eden Çin’in Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yaptığı zulmü sadece İYİ Parti dile getirmekte. Çin’in yaptığı zulme Türk Hükümeti kayıtsız kalmaktadır. Ülkeyi idare edenlere hatırlatmak gerekiyor. Evet, Suriyeliler mağdurdur, Mısırlılar mağdurdur ancak bilmenizi isteriz ki Doğu Türkistanlılar çok daha Mazlum ve mağdurdur. İYİ Parti var olduğu sürece Doğu Türkistan başta olmak üzere kendi kanımıza canımıza yapılan her türlü zulmün takipçisi olacağız. Türkün dostu Türk’tür. Doğu Türkistanlılar da Türk’tür. Asla ama asla bu zulme susmayacağız. Önümüzde dururken Türklüğün hali, susup da boynumuza alamayız vebali. Kürşad, Bilge Kağan, Oğuzhan Ata susarsak, hakkını helal etmesin!” dedi.

YÜCEL APAYDIN 10 ARALIK 2019 5 78998082 2579420205488158 5209666648532844544 n 2efb6


BAŞKAN APAYDIN’DAN KÖPEK KRİZİNE İRONİK MESAJ ...
Başkan Apaydın yerel gündemle birlikte Alanya’yı ülke gündemine taşıyan köpek skandalına da değindi. Kent imajının yerle bir edildiğine dikkat çeken Apaydın, belediye tarafından yapılan açıklamanın da trajikomik olduğunu kaydetti. Öte yandan “Anamur yolunun ne kadar virajlı ve meşakkatli bir yol olduğuna ilişkin türküsü bile var. Ama biz Alanya’ya daha yakın olduğunu bilmiyorduk demek ki. Bundan sonra yaylalardan dönerken bizlerde aynı yolu kullanalım” diyerek ironik bir yaklaşımda bulundu.

 

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’i eleştiren  İYİ Parti Alanya ilçe başkanı Yücel Apaydın, “Yerel seçimlerin ardından vatandaşa önceki dönemin iki katı vaatlerde bulunarak seçim çalışması yapan Alanya Belediye Başkanı, gündelik işlerin dışında hiçbir işe el atamadı.Kendisi ve yerel yönetim halktan kopuk yaşıyor” dedi.

İYİ Parti Alanya İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısı bugün gerçekleştirildi.

İyi Parti İlçe Başkanı Yücel Apaydın, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutlayarak, engelli kişilere karşı saygının insanlığa saygı olduğunu kaydetti. Apaydın, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında belirtmek isterim ki, engelli kişilere karşı saygı, insanlığa saygıdır ve engelli olmak bir kusur değildir. Biz İyi Parti ailesi olarak herhangi bir aralıkta değil, her zaman yanınızdayız. Engelli kardeşlerimiz ile ilgili toplumsal farkındalığın artmasına ve onların hayatlarını kolaylaştıracak yeni adımlar atılmasına vesile olmayı diliyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve onların fedakâr ailelerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

 

CUMA PAZARIimages 9 59e6f

Belediye düğün salonu ve iş yerlerinin olduğu bina yıklıdı ve uzun zamandır boş alan olarak şehrin ortasında atıl duruyor

 


‘ALANYA BELEDİYESİ ÇALIŞMIYOR’...
Apaydın, konuşmasının devamında Cuma Pazarı bölgesinde yapılan yıkımı eleştirerek, “Yerel seçimlerin ardından vatandaşa önceki dönemin iki katı vaatlerde bulunarak seçim çalışması yapan belediye başkanı ve ekibi, gündelik işlerin dışında hiçbir işe el atamadı. Kendisinden önceki belediye başkanından kalan sorunlar yumağı hala çözülemediği gibi daha da büyüyor. Şehir düzeni ve trafik başlıca sorunlar olmakla birlikte turizmde gelinen nokta hiç iç açıcı değil. Özellikle Alanya esnafı, her sene yeni umutlarla başladığı turizm sezonunu kan ağlayarak kapatıyor. İmar sorunu şehrimizin kanayan yaralarından biriyken, şimdi de kentsel dönüşüm adı altında altyapı anlamında hiçbir çalışma yapılmadan sadece yenilenen binaların getirdiği sorunlar da şehrimizin yüküne yük katıyor” diye konuştu.


‘MECLİS ÜYELERİMİZLE EL ELEYİZ’...
Halkın takdiri ile seçilen belediye meclis üyeleriyle beraber, vatandaşın refahına yönelik her ne varsa onları desteklemeye devam ettiklerini söyleyen Apaydın, “Vatandaşın isteklerini unutup, kendilerine rant ve menfaat yaratan kararlara hep karşı çıktık ve görevde olduğumuz süre zarfında da karşı çıkmaya devam edeceğiz. Belediye meclis üyelerimizle beraber şehrimizin daha iyi yönetilmesi için var gücümüzle çalışmaktayız. Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener'in de söylediği gibi, meclis üyelerimizle birlikte belediye başkanlarının ve onların yakınlarının haksız kazanç sağlamasını ve zenginleşmesini önlemek için Alanya halkı adına her türlü çalışmayı yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

 

YENİ BELEDİYE BİNASI İNŞAATI78393870 2642919755789574 4629907833792495616 n 73442

İnşaatı durdurulan  ve uzun zamandır çivi dahi çakılmayan yeni Alanya Belediye Binası


‘PROJELER ZAMANINDA BİTİRİLEMİYOR’...
Pazaryerleri ile ilgili zam ve indirim konusuna değinen Apaydın, “Görünen o ki belediyeyi yöneten zihniyet genel iktidar gibi, yaptığı işleri ‘ben yaptım oldu’ zihniyetiyle yapıyor. Yapılacak projelerle ilgili halkın ihtiyaçları ve öncelikleri gözetilmiyor, bu sebeple başlayan projeler tam zamanında bitirilemiyor. Belediyenin elinde başlayıp öylece bıraktığı Oba’daki belediye binası atıl beklerken, Cuma Pazarı’nda dar gelirlilerin düğününü yaptığı, toplantılarını gerçekleştirdiği salon yıkılarak, seçim öncesi göz boyayıcı tanıtımlar yapıldı. Bugün 2019 yılının son meclisi yapıldı. Bugüne kadar İyi Partili meclis üyelerimizin vermiş olduğu birçok önerge savsaklandı, sorularımıza net cevaplar verilmedi” diye konuştu.

 

SAPADERE KANYONUimages 9 f9f22

Sapadere Kanyonu

 

 

‘YENİ YILDA ATILIM BEKLİYORUZ’...

Apaydın, “Yeni yılda umarız belediye başkanı ve ekibi daha şeffaf çalışır. Yılan hikayesine dönen Sapadere Kanyonu ihalesi şeffaf bir şekilde, köy halkına da yararlı olacak şartlarda gerçekleştir. Bekleyen birçok projede halkın görüş ve önerileri alınır. Millet İttifakı'nın meclis üyeleri aracılığı ile vermiş olduğu önergelere kayıtsız kalmadan halkımız adına sorduğumuz sorulara net cevaplar verilir. Umarız Alanya yeni turizm sezonuna girerken, şehir olarak buna hazır olur. Tanıtım ve hizmet anlamında Alanya Belediyesi öncelikle, yapması gereken işleri ve görevleri yerine getirir” diye konuştu.

 

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

23-24 Kasım tarihlerinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katılımıyla Antalya’da ilk oturumu yapılan İYİ Parti Yerel Yönetimler Çalıştayı; İYİ Parti Belediye Başkanları, İl Belediye Meclis Üyeleri, İlçe Belediye Meclis Üyeleri ve İlçe Başkanları’nı bilgilendirme toplantıları, paneller ve çeşitli konularla ilgili oturum başlıklarının olduğu program tamamlandı...

İYİ PARTİ ÇALIŞTAYI 2 78676282 425539325016055 2206098380948504576 n b0020

İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın, Belediye Meclis Üyeleri Can Kanburoğlu, Fikret Arık, Didem Dim Özaltın, Halit Öztürk ve Alper Kan ve İYİ Parti Alanya Belediye Başkan Adayı Abdullah Sönmez'in katıldığı çalıştayda yerel yönetimlerde İYİ Parti’nin vizyonu, Belediye Meclis Üyelerinin Görevleri, Türkiye’de Belediyecilik ve Sorunları, Yöneticilerin Gözünden Belediyelerde Yönetim Gerçeği, Yerel Yönetimlerde Stratejik Plan, Belediye Yönetiminde Etkinlik gibi birçok konuda eğitimler ve paneller gerçekleşti.

İYİ PARTİ ÇALIŞTAYI 3 76689009 435070963870198 5958290451931856896 n 4cfea

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener “Tüm engellemelere ve tüm yok saymalara rağmen İYİ Belediyecilik anlayışımızı vatandaşlarımızla buluşturacağız.” Dedi.

 

“BİZİM ROTAMIZ HALK”...

İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın da çalıştay hakkında bilgi vererek “ Çalıştayımız vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun. Aynı amaç için, İYİ Belediyecilik misyonuyla vatandaşlarımıza hizmet ettiğimiz Belediye Başkanlarımız, Meclis Üyelerimiz ve İlçe Başkanlarımızla bir araya geldik. Yönetimde oluşturacağımız rotamız hep belli. Rotamız vatandaş. Rotamız halkımız. Halkımızın isteğine, cebine, refahına ne uygunsa bizler de onun destekçisi olmaya vatandaşımızın isteğini hizmetlerimize yansıtmaya devam edeceğiz.” Dedi.

İYİ PARTİ ÇALIŞTAYI 4 78321417 446879332664644 3322568914726027264 n 7002a

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

CHP Antalya Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Rafet Zeybek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinde yer alan Toprak Mahsulleri Ofisinin tarımsal ürünlerin ithalatında Kamu İhale Kanunu dışında tutulması teklifinin getireceği çekinceler üzerine Genel Kurul’da konuştu...

R.Z.2.277345190 1382683468565257 951722112358285312 n e0887

TMO-TOPRAK MAHSÜLLERİ OFİSİ'NE  İTHALAT İZNİ, ÇİFTÇİYİ BİTİRİR...

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek görüşülmekte olan torba yasa teklifi ile;

--Dijital hizmet Vergisi,

--Konaklama Vergisi,

--Değerli Konut Vergisi adında üç yeni vergi getirildiğini ve bu teklifin vatandaştan para toplama teklifi olduğunu belirtti.

CHP’li Zeybek teklifte yer alan ve Toprak Mahsulleri Ofisinin tarımsal ürünlerin ithalatında Kamu İhale Kanunundan muaf tutulmasını sağlayacak teklifin çiftçiye ve ülke tarımına vurulan son darbe olduğunu belirtti.

Konuşmasının devamında şu ifadelere yer veren CHP’li Zeybek “ Bu düzenleme, Türkiye'nin geleceği açısından tarıma, onarılması zor zararlar vereceği bir noktaya götürmektedir, bu kesinlikle unutulmasın. İhraç ettiğimiz tarım ürünleri ithal ettiğimizden az olunca çiftçi ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Her yıl, ekilen tarım arazisi sayısı azalmaktadır. Kendi köyüme giderek tarlasını ekmeyen çiftçilere "Neden ekmiyorsunuz?" diyorum "Zarar ediyoruz." diyorlar. Üretim yapıyor, tarım ürünü üretiyor ama "Zarar ediyoruz." diyor. "Nasıl geçineceksiniz?" diyorum "Borç alacağız." diyorlar. "Borcu nasıl ödeyeceksiniz?" diyorum "Borçla ödeyeceğiz." diyorlar. Artık bizim devlet de borcu borçla öder hâle geldi, çiftçi de aynı hâle geldi; yazıktır.”

ÇİFTÇİLER TARLALARINI BIRAKIP GÖÇ EDİYOR...

Çiftçinin mutlaka ayakta tutulması gerektiğini vurgulayan Zeybek “Bunun için hiç olmazsa Tarım Kanunu'nda belirtilen, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'i olan o miktarı çiftçilerden esirgemeyin, verin çiftçilere, çiftçilerimiz biraz ayakta kalsın. Antalya'daki, özellikle kendi bölgemdeki çiftçilere bakıyorum, herkes Antalya merkeze kaçmaya çalışıyor, oraya göç ediyor. "Niye gidiyorsunuz?" "Geçinemiyoruz ki ne yapalım? Oraya gidip günlük, yevmiyeli işlerde çalışacağız." Çiftçi bu hâle düşürülmüştür.” dedi.

AKP’NİN TARIM POLİTİKASI: TARIMI BİTİRMEK...

Çiftçinin ürününün tarlada kaldığını ve satamadığını belirten CHP’li Zeybek, konuşmasına şu şekilde devam etti; “On yıl önce domates 1 liraydı, iki hafta önceye kadar domates yine 1 lira, hatta 80 kuruşa düştüğü oldu. Ama on yıl önceye göre, tarımın girdileri olan mazotun, gübrenin, tohumun, ilacın fiyatı yüzde 400-500 artmış. Bu çiftçi ayakta kalabilir mi? Siz buna rağmen, diyorsunuz ki: "Arkadaş, eğer senin ürettiklerinin fiyatı artarsa senden almayacağım, dışarıdan ithal edeceğim, senin fiyatını düşüreceğim." Bu çiftçinin ölüm fermanıdır. AKP bu kadar borç aldık, bu kadar kamu malını sattık, para kazandık diye övünmekte. Bunun hepsini betona yatırmak yerine yüzde 10'unu, hatta yüzde 1’ini tarıma yatırsanız bu ülke aldıklarının 10 katı tarım ürünü ihraç edecek; yapmıyorsunuz. AKP'nin tarım politikası şudur: Evet, önümüzdeki on yıl, on beş yıl içerisinde ülkede tarım bitirilecek. AKP önceden diyordu ki: "Paramız var, ithal ederiz." Şimdi, ithal edecek paramız da yok, yabancılara verecek paramız kalmadı. Bu sınırsız ithalat talebi ile çiftçimizi de bitireceksiniz. Bu düzenlemeden mutlaka vazgeçilmesi lazım yoksa bu çiftçiyi ayakta tutamazsınız, bu çiftçinin vebalinden asla kurtulamazsınız.”

 

HABER: Uğur AKDAĞ

Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı AK Partili Menderes Türel, Konyaaltı Sahil Projesi ile ilgili medyada yer alan haberler üzerine sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Sahilde gezerken taraflı tarafsız herkesin teşekkürlerine mazhar olmaktan şeref duyuyorum. Peki ya siz neredesiniz ey haysiyet cellatları, göremiyorum" sözlerine yer verdi...

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Konyaaltı Sahil Projesi ile ilgili hazırlamış olduğu ön raporun medyada yer alması üzerine eski Başkan Menderes Türel, sosyal medya hesaplarından sert ifadeler içeren açıklama yaptı.

İŞTE TÜREL'İN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI...

TÜRELİN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMIa3c6380512dc2f59921bc870a31636f8 89eb4

 

TÜREL:"İddialı söylüyorum; Türkiye'nin değil dünyanın en güzel ödüllü sahil projesini, Antalya'ya kazandırmamamız için ellerinden geleni yaptılar. Önce halka Konyaaltı'nı kapatacak dediler. Hizmete girince, rezil oldular" diyen Türel'in açıklaması, şöyle devam etti:"Proje başlayınca bizi yolumuzdan döndürmek için elele tutuşup insan zincirleriyle çalışmamızı engellemeye gayret ettiler, başaramadılar. Kameralar önünde canlı yayında bütün Antalya ve Türkiye'ye avaz avaz duyurarak yaptığımız ihaleyi itibarsızlaştırmak için her yolu denediler, çaresiz kaldılar. Şimdi de tamamen bir müfettiş görüşünü içeren savunma bile alınmadan yazılmış raporu, ön inceleme yapılmadan sonuç bildirgesi gibi basına sızdırıp kafaları karıştırmaya çalışıyorlar."'Güneş balçıkla sıvanmaz' sözlerine yer veren Menderes Türel, şunları kaydetti:"Bu nafile gayretlerinizin arkasında ne amaç yattığını çok iyi biliyorum. Allah biliyor ki, abdestimizden şüphemiz yok. Ben her gün orada halkla içiçe,korumasız,elimi kolumu sallaya sallaya,dostlarımla ailemle birlikte spor yapıyorum, geziyorum kaykay yapan gençleri,basketbol tenis oynayan sporcuları,bisiklete binen yürüyüş yapan vatandaşlarımızı izlerken keyif alıyor ve mutlu oluyorum. Taraflı tarafsız herkesin teşekkürlerine mazhar olmaktan şeref duyuyorum. Peki ya siz neredesiniz ey haysiyet cellatları, göremiyorum. Ne yaptıysak Antalya için hemşerilerimiz,vatandaşlarımız için yaptık. O yüzden gururluyuz. Hayatları yalan dolan iftira ile geçmiş kabir böceklerine de son sözümüz: Ba-şa-ra-ma-ya-cak-sı-nız. Milletimizin gönlündeki yerimizi silemeyeceksiniz."

 

 HABER: Sariye AKDAĞ...

Bakan Çavuşoğlu: Eğer buralar teröristlerden temizlenmezse harekatı başlatacağız"...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı bu akşam yaptığı açıklamada "ABD ve Rusya mutabakatların gereğini yapmadı, eğer buralar teröristlerden temizlenmezse harekatı başlatacağız" ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, ayrıca ölü ele geçirilen Bağdadi ile ilgili "Ona en yakın İthavi diye bir adam var onu yakaladık Irak'a verdik. Bağdadi'nin yerini o gösterdi" açıklamasında bulundu...

BAKAN ÇAVUŞOĞLU MELİSTE VEKİLLERE AÇIKLAMALARDA BULUNDU...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2020 bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Çavuşoğlu, dünyadaki çatışmaların yüzde 60'ının Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada meydana geldiğini belirtti, Türkiye'nin bu denli zor bir coğrafyada dış politika yürüttüğünün altını çizdi.

İki ay önce 26 ilde 3 bin 500 vatandaşla yapılan ankette, ankete katılanların yüzde 70'den fazlasının Türk dış politikasını başarılı bulduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Türk dış politikasında herhangi bir eksiklik olmadığını dile getirdi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin geçtiği zorlu süreçlerin ardından Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde reformcu kimliğine geri döndüğünü ve üzerine düşen sorumlulukları yaptığını vurgulayarak, "Her şeyin sorumlusu olarak Türkiye'yi görmek, Türkiye'ye ve bize haksızlıktır." diye konuştu.

"TÜM ATAMALARIMIZI İÇERİDE VE DIŞARIDA OBJEKTİF KRİTERLER ÇERÇEVESİNDE YAPIYORUZ"...


Dışişleri Bakanlığı atamalarına ilişkin yapılan eleştiriler üzerine Çavuşoğlu, "Dışişleri Bakanı olduğum günden bu yana bakanlık içinde ekipçilik vesaire tüm anlayışları bir kenara bırakarak, tüm atamalarımızı içeride ve dışarıda objektif kriterler çerçevesinde yapıyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, dışişleri bakan yardımcıları ve personeller konusunda ilgili kişilerle atamalar konusunda istişarelerin yapıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda toplamda 249 büyükelçimiz var ve sizin tabirinizle dışarıdan 24 büyükelçimiz var. 249'a 24. Öyle bir anlatıyorsunuz ki sanki bakanlığın tamamen içeride ve dışarıda herkes dışarıdan atanmış. Bu da doğru değil. Size göre azdır, çoktur ama ihtiyaca göre karar veriyoruz. İhtiyaca göre karar verdiğimize göre ve yasal bir şey yapıyoruz. Etik olmayan bir şey yapmıyoruz."

Bakan Çavuşoğlu, siyasi partiler ne zaman isterse Türk dış politikasına ilişkin kendilerini bilgilendirebileceklerini dile getirerek, "Bizim sizi bilgilendirmeme ya da bilgilendirmek istememe gibi bir duruma düşmemiz mümkün değil." diye konuştu.

"MUTABAKATIN GEREĞİNİ TAMAMEN YAPMADILAR"...


Çavuşoğlu, Türkiye'nin, ABD ve Rusya arasında sıkışık bir ülke olmadığının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:"Bizim hazırladığımız metinler üzerinden müzakere yapılarak mutabakat sağlandı ya da ortak açıklama yapıldı. Arkadaşlarımız da gerçekten çok iyi bir şekilde çalıştılar. Sonuçta burada biz iki ülkeyle de 5 gün içinde mutabakata vardık. Burada şu anda bu mutabakatın gereğini yaptılar mı tamamen? Hayır yapmadılar, yapılması lazım. Biz mutabakat gereği üzerimize düşeni yaptık ama tacizler olduğu zaman da gereğini yaptık ama buradan bir netice alamazsak tıpkı Amerika ile denedikten sonra harekatı başlattığımız gibi yine gereğini yapacağız. Bunun başka çaresi yok. Yanı başımızdaki terör tehdidini bizim mutlaka temizlememiz lazım."

"BAĞDADİ'NİN YERİNİ BİZİM YAKALADIĞIMIZ TERÖRİST GÖSTERDİ"...


Çavuşoğlu, IŞİD teröristbaşı Ebubekir El Bağdadi'ye ilişkin, "Ona en yakın İthavi diye bir adam var onu yakaladık Irak'a verdik. Bağdadi'nin yerini o gösterdi." dedi.

 

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ülkenin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğini belirterek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir konuşma yaptı...

ÇETİN OSMAN BUDAK, konuşmasında şunları söyledi: “Son olaylar aslında buzdağının altındaki işaretleri hepimize gösteriyor. Ne yazık ki ülkemizde son günlerde o kadar ciddi toplumsal travmalar yaşanıyor. Bunun temelinde ekonomik sorunlar var. Geçtiğimiz günlerde Antalya'da yaşanan, ondan önceki hafta İstanbul'da yaşanan ve daha öncesinde kendisini yakan, çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden insanlarımız var. Şunda hepimiz hem fikir olalım ki bunlar siyasi bir konu değil. Türkiye'deki işsiz rakamına baktığınız zaman yüreğiniz cız ediyor. Şu anda geniş tanımlı işsizlik Türkiye'de 8 milyon.


‘TURİZM SEKTÖRÜNDE BİNLERCE İŞSİZ VAR’
Bakın, şöyle bir rakamlara baktığınız zaman zaten görüyorsunuz: 8 milyon işsiz. Bir eve bir maaş giriyor, o da işinden olmuş. Şimdi turizm sezonu bitiyor, tarım sezonu da bitti. Mevsimlik işsizlik, biliyorsunuz, Türkiye'de kış aylarında patlar. Bugünden sonra bu rakamların hepsinin üzerinde daha milyonlarca insan yer alacak. Onun için oturup, burada bunları değerlendirip ülkenin gerçek gündemine yani ekonomiye dönmemiz gerektiğini bir kere daha buradan ifade etmek istiyorum. Reel sektörün durumuna bakıyorsunuz ki son derece önemli; lokomotiftir, yeni yatırımlar yapılır, istihdam sağlarsınız; yeni yatırımlar yapılır, yeni iş alanları açılır, işsizlere iş bulursunuz, üniversite öğrencinize, nitelikli, yetişmiş üniversite öğrencinize iş bulursunuz ve bunların hiç olmazsa ülkeyi terk edip gitmesine engel olursunuz.


‘ÜLKEYİ BETON YIĞININA ÇEVİRDİNİZ’
Ama bugüne kadar yapılan, bugüne kadar sadece rant gözüyle baktığımız ülkeyi beton yığınına çevirdiniz. Bundan vazgeçip sanayi üretimine, imalat sektörüne destek vermeye yönelmiş olsaydınız zamanında, bugün bunların hiçbirini tartışmıyorduk. 1 Ocak-31 Ekim 2019 tarihleri arasındaki son rakamlara, istatistiklere şöyle bir baktık, 91 bin esnaf iflas etmiş. Geçen yıl döviz hareketlerinden sonra inanılmaz bir konkordato başlamıştı, şimdi tekrar başladı. Elli yıllık, altmış yıllık firmalar konkordato talep ediyorlar. İflas edenleri bilmiyoruz, iflas edip şirketini kapatanları bilmiyoruz. Konkordato aynı zamanda, ona mal üreten, tedarik sağlayan birçok alacaklıyı da yerle bir ediyor. Dolayısıyla bu işsizliği ve arkasından gelen bu felaketleri ve arkasından gelen intiharları başka yerde aramaya gerek yok, biz Mecliste bunları tartışmak durumundayız, Mecliste bu konuları gündeme getirmek durumundayız.


‘ELEKTRONİK HACİZ ESNAFI PERİŞAN ETTİ’
Bir de şu son iki aydır, artık Maliye Bakanlığı ne yapacağını bilemez durumda, elektronik haciz yoluyla insanların hesaplarına haciz gönderiyor. Bugün bir ödemesi var esnafın, bakıyor, hesabında para yok. Bu sabah yine gerçekleşti. Geçen ay 3,3 milyon kişiye, bu sabah da 1,5 milyon kişiye e-haciz uygulaması yapıldı, e-haciz yoluyla hesaplarına haciz geldi. Şimdi, saraydan bakıldığı zaman sanıyorum şöyle zannediliyor: Herkes hesabını kitabını biliyor, parası da var, bunu götürüp vergilerini ödeyebilir. Öyle bir şey yok. Şu anda gecikmelere vade farkı olarak devlet yüzde 2 faiz alıyor. Bankalarda yüzde 12-13 civarında faiz var, faizler düştü.


‘SENEYE NE OLACAĞINI KİMSE BİLMİYOR’
Herhangi bir esnaf ya da sıradan bir vatandaş yüzde 2 faize gidip de borcunu ödemezlik yapar mı? Hiç olmazsa haber verin, haber de vermiyorsunuz. Yani yasalara göre şunu yapmak zorundasınız. Tebligat yapıp tebligatın sonucunda o insanları uyarırsınız, ödemezse gereğini yaparsınız ama maalesef durum bu. Yeni vergiler, yeni zamlar, biraz önce değinildi, tekrarlamak istemiyorum. Bütçe rakamları ortada, 89 milyar hedeflenen bütçe vardı, Merkez Bankasının ihtiyat akçesini de aldınız, şu anda 125 milyara geldi, önümüzdeki sene olacağını bilmiyoruz.”

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, ALKÜ Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğ‘ne atanan Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı'ya 'hayırlı olsun' ziyaretinde bulundu...

bakan hastİKİNCİ KULLAN76651661 481941065998288 6225178272301318144 n 5ec45
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na; Alanya Kaymakamı Mustafa Harputlu, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ekrem Kalan, Alanya Emniyet Müdürü Alper Avcı, Jandarma Komutanı Yarbay Serkan Akbaba, Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu, MHP İlçe Başkanı Mustafa Türkdoğan ve yönetim ekibi eşlik etti.

bakan hast1 74614095 536661606894789 8193845750115860480 n f3f76
Başhekim Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı ziyaret sırasında göreve geldiği günden beri yapılan sağlık hizmetlere değinerek hastanenin ihtiyaçlarını belirten bir sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı verdiği brifingde; kısa, orta ve uzun vadeli planlarını katılımcılarla paylaştı.

Prof. Dr. Lakadamyalı; “Kısa vadede kalp merkezini, inme ünitesi ve üreme sağlığı merkezini ve orta vadede Kanser Merkezi ve uzun vadede uzman eğitimin verilebileceği eğitim hastanesi kimliğine bürünme ve bir gün Organ ve Doku Nakil yapılabilen bir organizasyona Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ve yerel yönetimin desteğiyle hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

bakan hast3 75271497 951074891927711 1534241251040165888 n cb4ef

Yoğun bakımda yatak sayısının arttırılması yönünde çalışmalarının olduğunu belirten Lakadamyalı, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Kalan'ın da proje ve çalışmalara destek verdiğini belirtti.

Başhekim Prof. Dr. Hüseyin Lakadamyalı son olarak eski hastanenin AMATEM (yataklı servis olarak alkol ve madde bağımlılığı merkezi) olarak hizmete açılması yönünde Bakan Mevlüt Çavuşoğlu’na öneri sundu.

bakan hast2 76249344 1179729228882590 5424507569878073344 n be597


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu göreve geldikleri günden itibaren tüm politikalarının insan odaklı olduğunu, değişen dünyada yeniliklerin takipçisi olduklarını belirterek halka en iyi sağlık hizmetini sunmak adına çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bakan Çavuşoğlu tüm eksikleri not aldıklarını, hastane yönetiminin talepleriyle yakından ilgileneceklerini de sözlerine ekledi.

bakan hast 4 75369167 581833762557830 5664472014090403840 n 8e4ac

 

HABER: Ayten YILMAZ

İYİ Parti Alanya İlçe Teşkilatı haftalık yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında açıklama yapan İlçe Başkanı Yücel Apaydın, 10 Kasım’da ruhu, vicdanı ve fikri ile Mustafa Kemal Atatürk’ü ananların Anıtkabir’e akın ettiğini belirtti... 

Alanya Güneşi Gazetemizin sorusu üzerine; "Ekonomi Bakanının akademisyenleri ve ekonomi hakkında yorum yapanları terör örgütü ile iliştirmeye kalkması Patimiz ve Milletimiz tarafından kabul edilemez,Halkmız bunun cevabını sandıkta verecektir.."diye cevaplayan Alanya İyi Parti İlçe Başkanı Yücel APAYDIN açıklamasının devamında şunları söyledi...

YÜCEL APAYDIN 12 KASIM 2019 2 74782709 547328466058404 6224504542256431104 n e67e3

APAYDIN: “ATATÜRK’ÜN EKSİKLERİ VAR DEMEK HAKSIZLIK”

“Atamızı anmak için insanlar yurdun dört bir yanından geldiler. Yüzlerinden okunan gurur, dünyanın saygı duyduğu liderin nesli olma gururu. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 81. yılında rahmet, minnet, saygı ve özlemle anıyoruz. 10 Kasım’da Atamızı layığı ile hatırlamak ve hatırlatmak, onun ilke ve prensiplerini genç nesillere en doğru biçimde anlatmak, Atatürk’ün en büyük hedefi olan ‘Her alanda tam bağımsız Türkiye’ bilincini gençlerimize ve çocuklarımıza aşılamak, ülkesinin ve milletinin muasır medeniyetler seviyesine çıkması için çalışacak nesiller yetiştirmek, en önemli görevimiz olduğu halde Atatürk’ün iyi yaptığı şeyler olduğu gibi eksik yaptığı şeyler de olduğunu söylemek, onu normalleştirmeye çalışmak ve öyle anlatmak haksızlıktır.

“ÜLKEMİZİN GÜNDEMİ YOKSULLUK, SEFALET”

10 Kasım’da Atatürk’ü anarken, Osmanlıyı öne çıkarmaya çalışan ve yapılan harf inkılabını eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkeyi gerçek gündeminden uzak tutmayı tercih etmiştir. Oysa ülkenin gerçek gündemi açlık, yoksulluk ve sefalettir. Geçim derdidir.

YÜCEL APAYDIN 12 KASIM 2019 YÖNETİM 76710837 2625325177712373 4366743067168866304 n 7a829

“UYDURUK ENFLASYON SORUNU ÇÖZMÜYOR”

Halkın gelecek kaygısı, umudunu yitirmiş gençlik, özellikle okumuş işsizler ordusu, çocuğunu ve ailesini geçindirememek kaygısıdır. Hükümetin maharetli bürokratları ile işine geldiği gibi hesaplayıp, uyduruk rakamlarla enflasyonu düşük göstermesi vatandaşın sorunlarına çare olmuyor. Sizin bu ülkenin gerçeklerini anlamanız için kaç kişi daha intihar edecek, cinnet geçirecek, yoksulluktan parçalanacak? İnsanlar çaresizlikten hayatlarına son verirken, hükümet, ‘itibarın israfı olmaz’ zihniyetiyle yoluna devam ediyor.

“ARTIK BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI DEĞİL İNTİHAR SEBEBİ”

Dünya beşten büyük ama unuttuğunuz bir şey var, dünyada sizin etrafınızda dönmüyor. Ülkede her şeyi paradan ibaret hale getirdiniz. Biz umut var, çare var dedikçe, siz görmezden geldiniz. Vatandaşın iyiliği için olan her şeyi yok saydınız. İşler kötü gidince ‘halkım’ dediniz. Başka zaman halkı yok saydınız. Eskiden borç yiğidin kamçısıydı, artık borç yiğidin intihar sebebi.”

 

HABER: Uğur AKDAĞ

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) medya yapılanmasının "darbe çağrışımı" davasında "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası alan ve adli kontrolle tahliye edilen Ahmet Altan hakkında, Başsavcılığın üst mahkemeye yaptığı itiraz üzerine yakalama kararı çıkarıldı...

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin daha önce "darbeye teşebbüs" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları hükmünü bozmasının ardından yeniden yargılama yapan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, bozma ilamı doğrultusunda bu kez "silahlı terör örgütü üyeliği ve örgüte yardım" suçundan 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırdığı ve tahliye ettiği Ahmet Altan hakkında yakalamı kararı çıkarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan'ın da aralarında bulunduğu 6 sanıkla ilgili verdiği hükümlere, Ahmet Altan yönünden itiraz etti. İtiraz, yasa gereği bir üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapıldı.

 "Adli kontrol tedbirlerinin sanığın harici davranışları dikkate alınarak amaca hizmet etmediği.."

İtirazı değerlendiren mahkeme heyeti sanık Altan hakkında, "Kaçma şüphesi, suçunun yasada belirtilen katalog suçlardan olması, konumu, sıfatı, eylemlerindeki yoğunluk, aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, eylemlerinin uzun süreye yayılmış olmasını dikkate alarak adli kontrol tedbirlerinin, harici davranışları da gözetilerek amaca hizmet etmediği" gerekçeleriyle, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 98 ve 100. maddeleri kapsamında, tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 4 Kasım'da verdiği kararla, "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılanan Ahmet Altan'a 10 yıl 6 ay ve Nazlı Ilıcak'a da 8 yıl 9 ay hapis cezası vermişti.

Tutuklu sanıklardan Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek'in 11 yıl üçer ay, Şükrü Tuğrul Özşengül'ün ise 12 yıl hapisle cezalandırılmasını kararlaştıran heyet, tutuksuz sanık Mehmet Altan'ın ise beraatine yönelik hüküm kurmuştu.

 

 

 

Çavuşoğlu Alanya'dan Cumhurbaşkanı ile canlı bağlantı yaptı: ALKÜ bahçesine fidan dikti...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen 11 milyon fidan dikimi etkinliğini Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Çakırlar mevkisinde saat 11.11'de başlattı.

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan "Geleceğe Nefes" seferberliği çerçevesinde 11 Kasım saat 11.11'de 11 milyon fidan, Türkiye'nin 2023 noktasında toprakla buluşturuldu.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "yeşil bir Türkiye için" bugün 81 ilde 11 milyon fidanın toprakla buluşturulması dolayısıyla vatandaşlardan destek beklediklerini belirtti.

Programa Alanya’dan da tam destek geldi.

çav.ağaç2.BasYlYksYz 3 2 578d3

Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi’nin akademik yılı açılışı için Alanya’ya gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, saat 11.11’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la canlı görüntü bağlantısı yaparak Alanya’nın da kampanyaya destek verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Alanya’da vatandaşların da desteğiyle 240 bin fidan toprakla buluşuyor” diyen Bakan Çavuşoğlu’na yanıt veren Erdoğan, “240 bin rakamı çok az. Antalya’dan milyonlarca fidan desteği bekliyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Çavuşoğlu, öğrencilerle birlikte bir fidanı toprakla buluşturdu.

Daha sonra ALKÜ Rektörlük Binası girişindeki meydana Bakan Çavuşoğlu için bir zeytin fidanı dikildi. Fidana ilk toprağı atan Bakan Çavuşoğlu, öğrencilere seslenerek, “Gençler. Bu ağaç benim. O yüzden iyi bakın” diyerek espri yaptı.

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

Partisinin Alanya'da yapılan Eğitim ve İstişare Toplantısı'nda konuşan BBP--Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ülkemizde yaşayan mülteci Ermenileri sınır dışı etmeliyiz." dedi...

Büyük Birlik Partisi (BBP) Eğitim ve İstişare Toplantısı Alanya'da yer alan Hedef Resort Otel'de başladı.

BBP 2 EI7ACGzXkAAmlQ3 2ee41

Partisinin Eğitim ve İstişare Toplantısı'nda konuşan Mustafa Destici, ülkemizdeki mültecilere ilişkin değerlendirmesinde, "Sığınmacı paylaşmayı bile ekonomilerinin kaldıramayacağını söyleyen ABD ve Avrupa ülkeleri mültecilerin tümüne sığınabilecekleri adres olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletimizi gösteriyor." ifadelerini kullandı. "Türkiye tek başına ABD ve Avrupa'nın ülkelerine almalarını ekonomilerinin kaldırmayacağını ifade ettikleri mültecileri misafir etmektedir." diyen Başkan Destici, şöyle konuştu:

BBP 3 bbp egitim ve istisare toplantisi alanya da basladi h388490 80236 98d02

'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın'
"Sadece Suriye'den gelenlerden de değil. Afganistan karıştı, yüzbinlerce Afgan kardeşimiz ülkemize sığındı. Irak karıştı. En azı 500 bin Kürt kökenli kardeşimiz olmak üzere bir milyona yakın misafirimiz var. Son olarak da Suriye'den gelen 4 milyona yakın kardeşimiz ülkemizde. Türkiye'de insanı yaşat ki devlet yaşasın ya da yaradılanı severiz yaradandan ötürü anlayışı ve inancıyla ister Afganlı ister Iraklı isterse Suriyeli olsun mültecilerin tamamını misafir edilmektedir. İşte Türkiye'nin büyüklüğü ve gücü de buradan gelmektedir."

Son olarak ABD Temsilciler Meclisi'nde gündeme gelen 'Ermeni Soykırımı' iddialarına ilişkin sert ifadeler kullanan Başkan Destici, "3000 yıllık Türk tarihinin bir gününde bile soykırıma rastlayamazsınız. Türk’ün tarih sahnesinde 3000 yıldır var olmasının sebebi kılıcı değil, adaletidir. Kılıçla zafer kazanabilirsiniz ama o zaferi baki kılamazsınız." dedi.

'Kaçak Ermenileri sınır dışı edelim'
Destici, kamuoyuna şu çağrıda bulundu: "Bugün ülkemizdeki Suriyelilere ilişkin eleştirilerde bulunanlardan kaçak Ermenilere ilişkin tek bir söz duyamıyoruz. Çünkü onlar ya soy bakımından ya da sop bakımından onlara bağlılar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Ermenileri tenzih ederek diyorum ki ülkemizde kaçak durumda bulunan tüm Ermenileri sınır dışı edelim."

 

HABER: Ayten YILMAZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar’da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Strasburg’da yaptığı konuşma üzerinden kendisine isim vermeden “ahmak” nitelemesinde bulunmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah’a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa’yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı’na yakışmadı” yanıtını verdi...

ÜSKÜDAR / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını, Üsküdar’daki Fethi Paşa Korusu’nda yanıtladı. İmamoğlu’na ilk olarak, “Dün akşam korumalarınızın, bir şoförü darp ettiği, görüntüleri izlediniz mi. Korumalarınız bu olaya nasıl karışmış” sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruya şu yanıtı verdi:

KORUMA YANITI
“Süreci takip ediyorum. Koruma arkadaşlarımızın, ne yazık, böyle hiç de yakışmayan ve kabul etmeyeceğim şekilde vatandaşla bir diyaloğu oluşmuş. Tarif edilenler doğru değil. Darp, tekme tokat ve bunun gibi saldırı biçimleri doğru değil. Ama her ne koşulda olursa olsun, hangi koşulda olursa olsun benimle çalışan hiç kimsenin böyle bir münasebetsiz tavrına ve sürecine asla müsaade etmem. Etmeyeceğim de. Çok görüntüler oldu böyle, tekme tokat vesaire ama burada böyle bir şey yok. Belki başka görüntülerle karıştırmış olabilirler. Ama burada takibimde. Aileden de özür dilediler. Aile bu özrü kabul etti. Yani çoluk çocuk, eşi bu ayrı olsa da yapamazlar. Hiç kimse yapamaz. Birisi polis memuru arkadaş, diğeri güvenlik arkadaşımız. Süreci takip ediyorum. Gerekli soruşturma da yapılacak. Benim yanımda olan hiç kimsenin böyle hadsizliği, tavrı davranışı olamaz. Ben de aileden özür diliyorum, aile ile irtibattayım ben de kendileriyle görüşeceğim zaten.”

İmamoğlu, korumalara yönelik bir yaptırımı olup olmayacağına yönelik soruya, “Tabii ki olur. Şu anda soruşturması devam ediyor. Aileyi dinleyeceğim, sonra onları dinleyeceğim, dinleteceğim. Arkadaşlarımız var. Burası bir kurum ama şahsi alanımda olması da gerekmiyor aslında. İstanbul’da benim çalıştığım organizasyonun içerisinde kim olursa olsun, sadece yanımda diye değil, kim olursa olsun vatandaşına güler yüzle, anlayışla ve bir seviye içerisinde davranış içerisinde bulunmak zorundadır” yanıtını verdi. İmamoğlu, “Siz görüşebilirdiniz mi korumalarınızla” sorusunu da “Yok. Şu anda görüşmedim, görüşmeye de şu an için ihtiyaç duymuyorum. Arkadaşlarım soruşturmalarını bitirsinler ondan sonra görüşeceğim” şeklinde yanıtladı. İmamoğlu, dün yaşanan ve bir özel halk otobüsü şoförünün karıştığı olayla ilgili soruya şu yanıtı verdi:

ÖZEL HALK OTOBÜSÜ YANITI
“İstanbul’daki toplu ulaşım meselesinde çok kronik sorunlar var. Özel halk otobüslerinin dizaynı konusunda da sorunlar var. Bu bizim masamızı oldukça meşgul eden bir konu. Biz, bu konu da en az yedi-sekiz kez toplantı yaptık. Aralık sonunda çalıştay koyduk. Özel halk otobüslerinin verilme biçimi var. Mesela belli kişilerin yüksek sayıda otobüsü var. Bu yanlış. Olması mümkün değil. Statüsünde doğru da değil. Bu bakımdan biz orayı daha sağlıklı, daha halkına hizmet eden, mesela dar bölgelerde görev yapıyorlar, başka bir yoğun olan bölgeye aktarım yapamıyoruz. Böyle kısıtlılık içerisinde süreç söz konusu. Bütünüyle bunu tamir edecek bir çalışma içerisindeydik. Dün yaşananlar trajik ve çok üzücü. Kaza demek mümkün değil. Adli bir durum söz konusu. Kişinin oraya dalış biçimi, ardından yaptıkları tümüyle farklı sebepler içeriyor elbette. Bu anlamda da adli soruşturmaları devam ediyor. Bizim de almış, almakta ve alacak olduğumuzu tedbirleri bütünleştirirsek bu konu bizim için çok hassas ve önemli. İstanbul’da minibüsünden taksisine, özel halk otobüsünden diğerlerine varıncaya kadar, bir düzen ve disiplin olacak. İstanbul’da taksiye, minibüse binen her insan mutlu olmalı. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla zaten bir aradayız. Aralık’ta az önce değim gibi çalıştayımız var. Sürücü belgesi verilmesi konusundaki hassasiyetimizi daha çok arttıracağımızı belirlemiştik. Daha sık denetim yapacağımızı belirlemiştik. Birçok psikoteknik analizler yapılıyor. Birçok aşaması var. Günde milyonlarca insanın hareket halinde olduğu, milyonlarca insanın misafiri olduğu bu toplu taşıma veya bireysel taşımacılık yapan araçların tamamındaki disiplin ve şoför koşunda çok kuralcı olacağımızı, çok üstüne gideceğimizi bütün odalardaki yöneticilere iletmiştim. Umuyorum ki, çok daha iyi bir 2020 yılı bizi bekliyor. Birikmiş sorunlar ve problemler var. Bunlar yeni değil. Toplumun bu kadar ilgili olması, süreci sorgulaması çok güzel. Biz de motiveyiz daha da üst seviyede motivasyonumuz artıyor.”

İmamoğlu, “Otobüs şoförü sabıkalı olduğu ortaya çıktı. Sabıkalı insan nasıl o direksiyonun başına geçiyor diye sorgulanıyor. Bir şoförde bıçağın olması sorgulanıyor” hatırlatması üzerine, “Yüzde yüz haklısınız. O gün bir iki saat öncede binmiş olabilir. Aldığı sertifikaya bakıyoruz. Sertifikasyon sürecini sorguluyoruz. Bu konuda çok kararlıyız bunun altını çizelim. Hemen her şey düzelmiyor. Gönül ister ki bir akşamda her şey düzelsin. Ama biraz zamana ihtiyacımız var. Ama gerçekten bu tür kamuya ait alanlarda hem disiplin hem vatandaşa saygı olmalıdır. Neresi olursa olsun. Otogar mantığındaki gibi kendi haline bırakılmış. Biz hiçbir yeri kendi haline bırakmayacağız. Hiçbir kişi hiçbir aracı vatandaşa ya da buraya 1,2 günlüğüne dünyanın her yerinden gelen insanlara böyle davranamaz. Davranış biçimi de dahil çok üst seviyede eğitim ve disiplin sürecini başlatacağız. Tümüyle söylediğiniz şeyler bir adli soruşturma sürecidir. Onun için sadece kaza değil dedim. Biz de süreci an be an takip ediyoruz. Olayın üzüntü verici tarafı bir vatandaşımızın hayatını kaybetmesidir. Çok üzgünüz, Allah rahmet eylesin. Yaralanan vatandaşlarımızı da her hastanede takip eden arkadaşlarımız var. Allah’tan diğer arkadaşlarımızda can kaybı tehlikesi yok. Bu da bizi teselli eden durum. Allah korumuş” yanıtını verdi.

Gazeteciler, İmamoğlu ile “Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne Özel Halk Otobüsleri Derneği Başkanı geldi. ‘Bir şoförde bıçağın ne işi var’ diye sorduk. Kendini koruma amaçlı bıçak taşıdığını, linç edildiğini söyledi” bilgisini paylaştı. İmamoğlu, bunun üzerine, “Biz, o açıklamayı yapanı bile soruşturacağız. Bu kadar derin bir iş. O açıklamayı yapanın mantığını soruşturacağız. Tam da söylemek istediğim bu. Orada var olan yapıyı tümüyle analiz edeceğiz. O cevabı veren insanın nasıl oda başkanı olduğunu dahi sorgulayacağız” açıklamasını yaptı.

İMAMOĞLU AHMAK POLEMİĞİ 2 1572872759 04112019 srcvp 1 bb950

İÇİŞLERİ BAKANI YANITI
İmamoğlu’na son olarak, “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir açıklaması oldu. Bir yandan kayyum atamaları da devam ederken, sizin Strazburg’da yaptığınız konuşmayı eleştirdi. Onun cümleleriyle söyleyeceğim; “Avrupa Parlamentosu’na gidip Türkiye’yi şikayet eden ahmağa sesleniyorum. Yazıklar olsun bu milletin sana verdiğine. Kursağından geçenlere yazıklar olsun” sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruyu da şu şekilde yanıtladı:

“Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. Bu seviye noktasından söyledikleri ve yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum. Ve bu seviye noktasında söyledikleri, yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum ama oraya bir cümle kurmak isterim. 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabi benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter! Bıktım artık! Artık davet ede ede o da bir karşılık bulmadı. Birincisi; ben, Strasburg’da Türkiye’yi nasıl anlattığımı çok iyi biliyorum. Tamamı YouTube’da var. Bir-iki kelimeyi bilgi edinip, bunu söylemek… Sadece işte böyle araştırmadan, lafını bilmeden, bugün söylediğini yarın unutan kişiler ancak bunu yapabilir. 6-7 sene önce birini övüp, ona karşı tehdit savuranlar ancak böyle hatalar yapabilir. Ben, o seviyeyi bilmiyorum. Ama ben, Strasburg’da memleketimi gayet iyi savundum. Onların söyleyemeyeceği, yapamayacağı derinlikte ve şiddetle, mülteci konusunda, sığınmacı konusunda Avrupa’nın Türkiye’yi nasıl yalnız bıraktığını anlattım. Aynı zamanda, buraya gelip raportör olarak çalışan heyete, hükümetin izin vermesi konusunun önemli olduğunu söyledim ve hükümete teşekkür ettim. Birçok içeriği var. Ben, orada geçerli şeyleri tek tek sıraladım. Bu konuda benim milliyetçiliğimi, benim milli duygularımı eleştirecek veya bunları seviyelendirecek… Makamını bir kenara koyuyorum; öyle bir Allah’ın kulu yok. Benim kimseyi sorgulamayacağım gibi, o da sorgulayamaz. Zaten Allah’a havale ediyorum onu. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah’a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa’yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı’na yakışmadı.”

 

HABER: Sariye AKDAĞ...

Çavuşoğlu, "PKK devleti kurmak istiyorlardı" deyip 2 ülkenin ismini verdi...


Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Barış Pınarı Harekatı'na başladıktan sonra büyük kıyamet koptuğunu belirterek, Çünkü burada bir terör devleti kurmak istiyorlardı. Biz büyük oyunu bozduk. Burada PKK/YPG devleti kurmak istiyorlardı. Ve bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyor, çok açık konuşuyorum. Kıyametin kopmasının sebebi budur" dedi...

Alanya'lı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok edip büyük bir oyunu bozduklarını belirterek, "Burada YPG/PKK devleti kurmak istiyorlardı. Bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyordu. Çok açık konuşuyorum. Bugüne kadar hiç birisinden 'Yok hayır, böyle bir çaba içinde olmadık' diyen de olmadı." dedi.

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU 2 images 5ad79

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hukuk Fakültesi'nde 4'üncü Uluslararası Türk-Alman İlişkileri Sempozyumu ile 2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.

Törene Vali Münir Karaloğlu, AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Akademik yılın 'Sahada ve Masada Güçlü Diplomasi' konulu ilk dersini veren Bakan Çavuşoğlu konuşmasında, Türkiye ile Almanya'nın çok büyük bağlarla birbiriyle bağlı olduğunu belirterek, Her zaman zor şartlarda dahi ilişkilerini sürdürmeye çalışan iki önemli Avrupa ülkesidir. İlişkilerde bazen iniş çıkışlar olabilir. Bugün Almanya ve hepimizi etkileyen çok önemli sorunlarla ancak birlikte baş edebileceğimizi biliyoruz. Bugüne kadar AB süreci dahil, göç mutabakatı, terör sorunları gibi en önemli konularda bizim en önemli muhatabımız Almanya olmuştur. Burada özellikle sayın Merkel'in liderliğini belirtmek istiyorum. Almanya ve Avrupa ülkelerinin karşı karşıya kaldığı ırkçılık gibi sorunlarda neler yapılabileceği konusunda ve ilişkilerimizi daha ileriye götürmek için samimiyet ve kararlılık var. Ama yeni fikirlere de ihtiyacımız var" dedi.

"YURTTA SULH CİHANDA SULH' DEMEK SUYA SABUNA DOKUNMAMAK DEĞİL"
Bugün dünyadaki çatışmaların yüzde 60'ının başta Suriye olmak üzere bu coğrafyada olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, "Türk dış politikası bu değişim konusunda nasıl şekillenmeli ve Türkiye dış politikada neler yapıyor? Her şeyden önce cumhuriyet kurulurken Mustafa Kemal Atatürk 'Yurtta sulh cihanda sulh' demiş, bu temel prensibi muhafaza ediyoruz, geliştiriyoruz ve her zaman barıştan yanayız. 'Yurtta sulh cihanda sulh' demek suya sabuna dokunmamak değil. Kıbrıs'ta Türkler katledilirken susmak değildir. Veya terör bize tehdidini artırırken görmezden gelmek değil. Onun için tam da bu ilkeyi, prensibi destekleyecek şekilde öncelikle tüm bu sorunlar karşısında Türkiye öncelikle kendi milli çıkarlarını korumak zorunda. Bunun için de sahada ve masada güçlü Türkiye olmak zorundayız" diye konuştu.

"365 BİNDEN FAZLA İNSAN GÖNÜLLÜ DÖNDÜ"
Uluslararası ilişkilerde her zaman diyalogdan yana olunduğunu belirten Çavuşoğlu, diplomasinin yetersiz kaldığı durumlarda ise bazı adımları atmakta tereddüt edilmemesi gerektiğini belirterek, Suriye'de Barış Pınarı Harekatı ile ilgili detaylı süreci anlattı. Çavuşoğlu, şöyle dedi: Biz Suriye'nin öncelikle istikrarını istiyoruz. Sınır bütünlüğü konusunda herkesten daha fazla hassasız. Çünkü en çok bizi ilgilendiriyor. Şu anda yönetilemeyen bir Suriye'den en çok kim etkileniyor, biz etkileniyoruz. Aynı şekilde yanı başımızdaki Suriye'de terör örgütlerinin bulunmasını istemeyiz. Suriye'de kalıcı çözümün siyasi çözüm olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ateşkesin İdlib'de ya da muhalefetle iktidar arasındaki bu çatışmaların durması konusunda en çok çaba sarfeden ülkeyiz. Ama yanı başımızda bu kadar terör örgütü varken kendimizi güvende hissedebilir miyiz, hayır. İşte o nedenle Suriye'de biz önce Fırat Kalkanı, sonra da Zeytin Dalı harekatlarıyla 4 bin kilometrekarelik alanı terör örgütlerinden temizledik. DAEŞ, YPG ve PKK'dan. Buralara şimdi 365 binden fazla insan gönüllü döndü, onlara da yardım ediyoruz."

"BURADA PKK/YPG DEVLETİ KURMAK İSTİYORLARDI"
Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yol haritasını özetleyen Bakan Çavuşoğlu, öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'ı arayıp, 'Sizinle yaptığımız çalışmalarda biz hiçbir netice alamadık. Siz halen devam ediyorsunuz o yüzden biz kendi operasyonumuzu, harekatımızı başlatıyoruz' dediğini belirterek, şöyle devam etti: Trump dinledi, en sonunda dedi ki, 'Hapishanelerdeki DAEŞ'li teröristler ne olacak?' Cumhurbaşkanımız da, 'DAEŞ'liler herkesten önce bizim düşmanımız, ülkelerin alması için söyleriz, beraber de çalışırız, eğer almazlarsa serbest bırakmayız. Serbest bıraksak ilk önce bizi vururlar. Dolayısıyla yargıya hesap vermeleri konusunda gereğini biz yaparız' dedi. Biz harekatı başlattıktan sonra büyük bir kıyamet koptu. Nasıl kıyamet koptu, maalesef dostumuz Almanya da BM ve AB içinde bu kıyameti koparanların içindeydi Fransa ile beraber. Biz Afrin bölgesinde de YPG ile mücadele ettik. O zaman da eleştiriler vardı. Ve o günkü anlatımlarımız ve bildirimlerimizin 10 katını burada yaptık. Neden kıyamet koptu. Burada da YPG, orada da YPG var dedik. Çünkü burada bir terör devleti kurmak istiyorlardı. Biz büyük oyunu bozduk. Burada PKK/YPG devleti kurmak istiyorlardı. Ve bunun başını da Fransa ile İsrail çekiyor, çok açık konuşuyorum. Bugüne kadar hiçbirisinden 'Yok hayır, böyle bir çaba içinde olmadık' diyen de olmadı. İlk defa söylemiyorum. Kıyametin kopmasının sebebi budur."

"SAHADA VE MASADA GÜÇLÜ OLURSANIZ BUNLARI YAPABİLİRSİNİZ"
ABD ile yapılan mutabakat ve verilen 120 saat sürede YPG'lilerin büyük bölümünün çekildiğini, arada tek tük olabildiğini, bunların da temizleneceğini belirten Bakan Çavuşoğlu, Tam 5 gün sonra dünyanın ikinci süper gücü Rusya ile de bir anlaşma yaptık. Gittik müzakere ettik. Rusya'yla vardığımız mutabakatın özü şudur. 30 km derinliğe kadar tüm YPG/PKK'lılar çıkarıldı. Yani biz iki mutabakatla istediğimizi aldık. Anlattıklarımın özeti, sahada ve masada güçlü olursanız bunları yapabilirsiniz. Biz her zaman diplomasi, çözümden yanayız ve biz her zaman sözümüzü tutarız ve muhataplarımızdan da verdikleri sözleri tutmasını bekliyoruz" dedi.

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

İYİ PARTİ ALANYA İLÇE BAŞKANI YÜCEL APAYDIN ATEŞ PÜSKÜRDÜ, "MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"...

CUMHURİYET 96 YAŞINDAimages 13715

İYİ Parti Alanya İlçe başkanı Yücel Apaydın; "Cumhuriyetimizin 96.yılını kutladığımız bu coşkulu günde,Bu özgür vatanı bizlere emanet eden kurucu irademizi ve oturdukları koltukları ve makamları bile kuran ATATÜRK'ü anmayanlar ne kadar zavallıdır..Tam bağımsızlık ve hürriyet diyerek Kurtuluş Savaşı'nı başlatan Mustafa Kemal Atatürk; tam bağımsızlığımızı Cumhuriyet'i ilan ederek tescillemiştir. Mustafa Kemal Atatürk bizim kırmızı çizgimizdir! Olmazsa olmazımızdır! Alanya Müftüsünun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için yayınladığı mesajda Atatürk'ü anmaması kabul edilemez. Ülke genelinde aynı sorumsuzluğu Diyanet İşleri Başkanlığı'da ortaya koymuştur. Bunun asıl sorumluları ülkeyi yönetenlerdir."dedi

Başkan Apaydın'ın bu demeci Alanya halkı tarafından büyük takdir ile karşılandı.

 

HABER: İbrahim AKDAĞ

Peribacaları ile ünlü Göreme vadisi,dünyaca en çok tanınan ve turist ziyareti alan bir bölgemiz.Buranın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Milli park alanı olmaktan çıkarılması büyük tepkilere ve endişelere yol açtı...

Halkın tepkisini ve endişesini dile getiren İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktayın açıklaması için ,Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına soru önergesi verdi.

İşte İyi Parti Milletvekili Feridun Bahşi'nin soru önergesinde ki sorular...

"22 Ekim 2019 tarih ve 30926 sayılı Resmi gazetede 1673 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Göreme Vadisi Milli Park olmaktan çıkarılmıştır.

UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirasları’ndan biri olarak belirlediği Göreme Vadisi, 1986 tarihinde Milli Park ilan edilmiş olup, Türkiyenin önemli Turizm merkezlerinden birisidir.

Buna göre;

1-Göreme Vadisinin Milli Park özelliğinin kaldırılmasındaki amaç nedir?

2- Bölgenin imara açılmasıyla turizmin biteceğinin farkında mısınız?

3-UNESCO Dünya Miras Listesi’nde hem kültürel, hem doğal miras olarak yer alan Göreme Milli Parkının statüsünün kaldırılmasıyla, bölgenin rant çevrelerince yağmalanmasına göz mü yumacaksınız?

4- TOKİ’nin Üç Güzeller, Uçhisar ve Cevizlibağ bölgelerinde proje geliştirmek için hazırlığı olduğuna dair iddialar doğru mudur?

5- Eğer bu iddialar doğruysa Kapadokya bölgesinin katliama uğrayacağını düşünüyor musunuz?"

 

HABER: Halime Yağmur AKDAĞ

AKP’den istifa ederek yeni parti hazırlıklarına başlayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul Bahçelievler’de kiraladığı ofis katındaki tadilat ve mimari tasarım çalışmaları, AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından izinsiz olduğu gerekçesiyle mühürlendi.
Ahmet Davutoğlu’nun kasım ayında tabelasını asmaya hazırlandığı yeni partisi için İstanbul Bahçelievler’de kiraladığı ofis katındaki tadilat ve mimari tasarım çalışmaları, AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından izinsiz olduğu gerekçesiyle mühürlendi. Davutoğlu ekibinin bu binadan vazgeçtiği İstanbul’da yeni ofis arayışına girdiği öğrenildi.

CHP’li İBB Meclis Üyesi Nadir Ataman “Burası mühürlendiyse Bahçelievler’de mühürlenmeyen bina kalmaz. Kamu gücünü kullanarak bir partinin merkezi için kiralanmış bir ofisi mühürlemek demokrasiyi engellemektir” diye tepki gösterdi.

Davutoğlu, İstanbul’daki çalışmalar için Bahçelievler’de E-5 üzerindeki Kadir Has AVM’nin bulunduğu binada bir ofis katı kiralamak üzere masaya oturdu. Yeni kurulacak partinin İstanbul il başkanlığı olması planlanan ofisin bulunduğu bina daha önce Kadir Has Üniversitesi tarafından kullanılıyordu.

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberi şöyle: 1700 metrekarelik alana sahip olan ofis, partinin önemli merkezlerinden biri olacaktı. Partinin adının belirlenmesinin ardından Kasım ayında tabela asılması planlanan binada geçtiğimiz günlerde ilginç bir olay yaşandı. Binada mal sahibi tarafından başlatılan 4 katta süren tadilat ve mimari tasarım çalışmaları izinsiz olduğu gerekçesi ile 15 Ekim tarihinde AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından durduruldu.

 davutoğlu binası 2 Untitled 1 Recovered 3 b5e42

Tadilat yapılan 4 kattan birinde de Davutoğlu’nun yeni partisinin İstanbul’daki ofisi bulunuyordu. AVM ve iş merkezi olarak faaliyette olan binanın imar barışından da yararlandığı yasal olarak hiçbir engelinin bulunmadığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre yeni partinin İstanbul İl Başkanlığı olarak kullanılmak üzere belirlenen alternatifler arasında en güçlü aday olan binadan, yaşanan bu gelişme üzerine vazgeçildi. Mal sahibine zarar vermemek için kira anlaşmasının iptal edildiği ve yeni ofis arayışına başlandığı öğrenildi.

“DEMOKRASİYE ENGEL”
CHP’li İBB Meclis Üyesi Nadir Ataman, yıllardır var olan binaya bugüne kadar hiçbir müdahale yapılmazken, bir katının Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı parti için kiralanmasının ardından AKP’li Bahçelievler Belediyesi tarafından mühürlenmesine tepki gösterdi. Ataman, “Bu bina mühürlendiyse Bahçelievler’de mühürlenmeyen bina kalmaz” dedi. Mühürlemenin tamamen kasıtlı bir işlem olduğuna dikkat çeken Ataman “Acaba kimler Bahçelievler Belediye Başkanı’na baskı kurdu? Kamu gücünü kullanarak bir partinin merkezi için kiralanmış bin binayı mühürlemek demokrasiyi engellemektir” diye tepki gösterdi.

“ENGEL OLANLAR YOL ARKADAŞLARI…”
Ataman şöyle devam etti: “Bu yöntemi daha önce CHP ve İYİ Parti’ye karşı da kullandılar. Salonları vermediler, önceden kiraladığımız yerlerin anlaşmalarını iptal ettiler. Sonra da çıkıp demokrasi havarisi kesildiler. Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu İstanbul’da partisi için kiralık yer bulamıyor. Adımını attığı yerde, engellemeyle karşılaşıyor. Engel olanlar da yol arkadaşları. Kaldı ki Sütlüce’deki AKP İstanbul İl Başkanlığı binası, ‘İstanbul’a ihanet eden adamın’ arsasına, Karaağaç Bektaşi Dergâhı’nın mezarlığının üzerine yapılmıştı. Bazı mezarlar gizlice taşınmıştı. Demokrasi adına çok kötü bir örnek. Kızdığında maliyeci gönder, olmadı belediye zabıtalarını gönder… Bu mu gelinen nokta?”

“Biz yolumuza hiç moralimizi bozmadan devam edeceğiz”
Tarafsız Haber Ajansı’na konuşan Davutoğlu’na yakın isimler şu yorumları yaptı:

“Biz bu çalışmaları yapacağız, herhangi bir problem yok. Alternatiflerden biriydi, önemli bir alternatifti, anlaşmıştık diyelim. Oradaki belediye başkanı muhtemelen aldığı bir emri uyguladı. Gayri yasal bir şey, gayri ahlaki bir şey. Biz yolumuza hiç moralimizi bozmadan devam edeceğiz ama yakışmıyor. Alternatiflerimizden biriydi, en güçlü olanlardan bir tanesiydi, diğer başka alternatifi deneyeceğiz.

Bu yaptıkları ayıp. Biz bina buluruz. Mühürlemeleri ayıp bir şey o bina orada en azından 20 seneden beri faal halde. Ne zaman ki biz tutmaya kalkınca imara aykırılık gündeme geliyor.”

“İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI OLARAK KULLANILACAKTI”
Davutoğlu’yla birlikte hareket eden AK Parti’nin eski İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ise “Bizim İstanbul’da yapacağımız faaliyetleri aksatacak bir durum değil. Çok daha güçlü bir motivasyonla yolumuza devam ediyoruz. Biz yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Edinilen bilgiye göre mühürlenen bina yeni partinin İstanbul İl Başkanlığı olarak kullanılacaktı.

 

 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'na yönelik "istihbarat parçalamaya çalışıyor" açıklamasından sonra yeni bir iddia daha ortaya attı. Kılıçdaroğlu, "Devletin bazı unsurlarının Millet İttifakı'nı bozmak üzere belli bir kişi tarafından yetkilendirildiğini ve görevlendirildiğini de biliyoruz" dedi.

Bir televizyon programına katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın Millet İttifakı'ndan rahatsızlık duyduğunu ve devlet istihbaratının, ittifakı bozmak için çalıştığını iddia ederek şöyle konuştu:

"Her devletin kendi istihbarat örgütleri vardır ve bu istihbarat örgütleri devletin, ülkenin menfaatleri için çaba harcarlar. Bunun için yemin etmişlerdir. Bunun için çaba harcarlar. Burada da devletin çıkarlarını değil de, bir siyasal partinin çıkarlarına dönük bir çaba olursa, işte orada farklı bir şey çıkar ortaya. İstihbarat bizi dinleyebilir ben ülkenin aleyhine bir şey yaparsam... Rahmetli Ecevit'in de telefonları dinlendi, benim, eşimin, çocuklarımın telefonları hala dinleniyor... Bunlar normal değil. Ben dinlendiğimi gayet iyi biliyorum efendim. Dinleniyorum. Bilgiye dayalı söylüyorum. Bunları bilmez olur muyum? Telefonlarımız dinleniyor. Şimdi o dediğim 'sadakat' devreye giriyor. Ülkenin çıkarlarına göre değil bir partinin çıkarlarına yönelik bir hareket tarzı çıkıyor ortaya. Bir partinin çıkarlarına göre. Yani ben iktidarım, iktidardan gitmemek için neleri yapabilirim, bu arayış içindeler."

 

HABER: Ayten YILMAZ

Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Suzan Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Kamile Yılmaz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a, ‘dostluk ağacı’ Ginkgo Biloba’nın Antalya’da kadına yönelik şiddete karşı bir simge olan Al Yazma Anıtı’nın hemen yanına dikilmesinde işbirliği dolayısıyla teşekkür ziyaretinde bulundu.

Muratpaşa Belediyesi 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla Antalya’nın kardeş şehri Almanya Nurnberg’ten Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’yle dostluk ağacı Ginkgo Bilabo’yu, Bayındır Park içinde bulunan Al Yazma Anıtı’nın da bulunduğu Bayındır Park’a dikerken dernek üyeleri Başkan Uysal’a teşekkür ziyaretinde bulundu.

Ziyarette Kuzey Bavyera Türk-Alman Kadınlar Kulübü Başkanı Menzel ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden Yılmaz yer aldı. Nürnberg’in çok güzel bir ortaçağ kenti olduğunu anlatan Menzel, “Ancak eski Nazi geçmişini unutup yeni ileri bir yöne doğru kendini geliştiren bir şehir. İnsan hakları ve barış alanında yaptığı güzel çalışmalarla geleceğini yönlendiren ve büyük bir çaba harcayan bir kent” diye konuştu.

Menzel, bu çerçevede İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan atom bombasının düştüğü alanda uzun yıllar hiçbir yaşam belirtisi olmazken sürgün veren Ginkgo Bilobaları 2017 yılından itibaren Nürnberg’in çeşitli yerlerine diktiklerini söyledi. Menzel, dikilen her ağacın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni oluşturan 30 maddeden birine adandığını söyledi.

Başkan Uysal, işbirlikleri ve ziyaretleri dolayısıyla Türk-Alman Kadınlar Kulübü, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’ne teşekkür etti. Başkan Uysal, Ginko Bilabo’nın sembolize ettiği değerlerin yanı sıra insanlığa “Kendini dünyanın sahibi zannetme. Kadınlara, erkeklere, çocuklara, kendine ve doğaya doğru davran. İyi davran çünkü aslında varla yok arasında çok kısa bir ömrü kat ediyorsun” diye seslendiğini inandığını dile getirdi.

 

HABER: Ayten YILMAZ

Antalya'da nişanlısından hamile kalan H.A. (17), hastanenin tuvaletinde dünyaya getirdiği kız bebeği kimse görmesin diye çöp kovasına attı. Hastane personeli tarafından bulunan bebeğin öldüğü anlaşıldı. H.A. hakkında 'canavarca hisle üst soydan akrabayı kasten öldürmek' suçlamasıyla hazırlanan iddianame, Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi...

İnsanı dehşete düşüren olay, 14 Ocak tarihinde Atatürk Devlet Hastanesi'nde meydana geldi.

H.A., 2018 yılının Temmuz ayında, nişanlısı A.K. (22) ile iki kez birliktelik yaşadı. H.A. ocak ayında karın ağrısı şikayetiyle önce sağlık ocağına gitti. Buradaki doktorların 'Kimseyle ilişkiye girdin mi?' sorusuna korkusundan 'Girmedim' yanıtını veren H.A'ya, doktorlar taş düşürüyor olabileceğini söyledi. İlaç yazılıp eve gönderilen H.A'nın karın ağrısı devam edince, bu kez ablası B.A. tarafından Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

BEBEĞİ ÇÖP KOVASINA ATTI
H.A.'ya acil serviste serum takıldı. Bir süre sonra H.A., serumu çıkartarak kadınlar tuvaletine gitti. H.A. burada kız bebek dünyaya getirdi. Bebeği çöp kovasına atıp kapağını kapatan H.A., ablasına haber verdi. Tuvalete giren B.A., H.A'yı kan içinde görünce hastane personelini çağırdı. Sedyeye alınıp müdahale edilen H.A'nın doğum yaptığını tespit eden doktorlar, bebeğin nerede olduğunu sordu. Ancak H.A., bebekle ilgili bir bilgisi olmadığını söyledi. Bunun üzerine hastane personeline tuvaletlerin ve hastane içinin kontrol edilmesi talimatı verildi. Yapılan kontroller sırasında bebek çöp kovasının içerisinde ölü bulundu.

BEBEĞİ ÇPE ATTI 2 images 2125e

 

ADLİ TIP: BEBEK CANLI DOĞDU
Gözaltına alınan H.A., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bebeğin ölü muayenesinde ise otopsi yapılmasına karar verildi. Soruşturma sırasında dosyadaki mevcut bilgi ve bulgular, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildi. Orada yapılan inceme sonucunda hazırlanan raporda, kız bebeğin rahim içi 36-37 haftalık gelişim gösterdiğine dikkat çekilerek, "Bebek canlı doğmuştur. Ölümü göbek kordonunun bağlanmaması, hipotermi ve havasız ortamda kalmaya bağlı meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır" denildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ise "Adli Tıp Kurumu'nun bu raporuna göre suça sürüklenen çocuğun canlı bebek dünyaya getirdiği, bebek canlıyken tuvalette bulunan çöp kovasına attığı, onun bu şekilde suça sürüklenen çocuk tarafından öldürüldüğü anlaşılmıştır" denildi.

‘ÖLÜ DOĞDUĞUNU DÜŞÜNDÜM’
Gelen raporun ardından H.A., 16 Eylül'de Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Hakkında, 'canavarca hisle üst soydan akrabayı kasten öldürmek' suçlamasıyla hazırlanan iddianamede suçlamaların büyük kısmını kabul eden H.A., "Ben ailemden habersiz ilişkiye girmiştim. Bu nedenle korktum. Onların haberi olmasın diye bebeği çöp kutusunun içerisine attım. Bebeği çöp kutusunun içerisine atınca ağlamıyordu. Öldüğünü zannettim. Kimse bilmesin, görmesin diye de kapaklı çöp kutusunun içine attım. Bana kimse yardım etmedi. Ben bebeğin sağ doğduğunu anlamadım. Hatta ölü doğduğunu düşündüm. Çünkü dediğim gibi ses vermiyordu. Öldürme kastım yoktu. Ben bu olayı kimse tarafından duyulmaması için bu şekilde davrandım. Pişmanım" dedi.

Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, "Bebeğin canlı olarak çöp kovasına atıldığı, bebeğin kova içerisinde öldüğü, suça sürüklenen çocuğun da bu durumu hastane personelinden gizlediği, ancak görevlilerin dikkati sayesinde öldürülen bebeğin tuvalet içerisindeki çöp kovasının içerisinde bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun yeni ve canlı doğmuş bebeğini eziyet çektirerek öldürdüğü, böylelikle üzerine atılı suçları işlediği yolunda deliller bulunduğu anlamıştır" denildi.

İddianamede, bebeğin babası olduğu iddia edilen A.K. ise şikayetçi olarak yer aldı.

 

HABER: Emine YILMAZ

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ele alınan yargı paketinin en önemli maddelerinden biri olan ve ‘Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz’ ilkesini getiren hüküm kabul edildi...

 

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre; TBMM Genel Kurulunda ele alınan yargı paketinin en önemli maddelerinden biri olan ve ”Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” ilkesini getiren hüküm, kabul edildi.

Bu değişiklik Terörle Mücadele Kanununun 7. maddesine eklendi. 7. madde terör örgütü propogandası yapanlara verilecek cezaları düzenliyor ve bu suçun basın yolu ile işlenmesi hâlinde cezanın arttırılmasını öngörüyor. Çok sayıda gazetecinin de yargılandığı bu maddeye eklenen fıkra ile, haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünceler artık suç olmayacak.

CHP ve İYİ Parti sözcüleri TBMM’de yaptıkları konuşmada bugüne kadar, muhalifleri susturma amaçlı kullanılan bu maddenin aynı anlayışla devam ettirilmemesini istediler. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise ”Bu madde özgürlüklerle alakalı… İfade özgürlüğü için önemli bir durum getiriyor” dedi.

Terörle Mücadele yasasının 7. maddesinde ‘’Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır. Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur” deniliyor. Şimdi bu maddeye ”Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” hükmü ekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekata yönelik sözlerinden dolayı KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya tepki gösterdi. Erdoğan, "Bunu çok açık ve net söylüyorum; tamamıyla bir hadsizliktir, haddini bilmemektir" dedi...


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- (DAEŞ'li tutukluların kaçtığı iddiası) Bu bir dezenformasyondur. Bunu yapmak suretiyle şu anda Amerika'yı, Batı'yı tahrik etmek istiyor.


- (Ekonomik yaptırım) Bu ifadeleri bu sürecin biraz nükteleri olarak görmek istiyorum.

- Suriye'nin topraklarında bizim gözümüz yok. Suriye'yi bölüp parçalamak isteyenlerin karşısında duruyoruz.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Hülya Atalay, uzman kadrosuna atanarak Özel Kalem Müdürlüğü emrinde görevlendirildi...

Mühendis kadrosunda olan Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığına bağlı Toplu Taşıma Şube Müdür vekili olarak görev yapan Mustafa Nurettin Tonguç’un da Atalay’dan boşalan Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığına vekaleten getirildi.

Tonguç, aynı zamanda Toplu Taşıma Şube Müdür vekilliği görevine de devam ettirecek.

'Başkan Muhittin Böcek sözünü tutacak'...


Antalya Büyükşehir Belediyesi caddelerin Alanya Belediyesine devri için düğmeye bastı. Antalya ve Alanya Belediyesi Meclis Üyesi Erkan Demirci, Antalya’nın uhtesindeki caddelerin iadesi için gerekli adımın atıldığını belirtti.

Demirci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında; Strazburg'da imzalanan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartının 4. Maddesine göre merkez dışındaki yolların talepte bulunan belediyelere iade edilebileceğini belirtti.

Demirci, Alanya ilçe sınırlarındaki büyükşehrin yol ağında kalan tüm caddelerin yeniden Alanya Belediyesi'ne iadesi konulu Fen İşleri Daire Başkanlığı'nın teklif yazısının değerlendirilmek üzere 08.10.2019 tarihli büyükşehir belediye meclisi toplantısının 53. Gündem maddesinde komisyona havale edileceğini duyurdu.

Demirci, böylece yerel seçim sürecinde büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek’in "Alanya Alanya’dan yönetilecektir’ ve "Benim yönetimimde hiç bir belediye ötekileştirilmeyecektir’ sözünü tutmuş olacak." Dedi.

Antalya Milletvekili  Feridun Bahşi 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda değişiklik yapılarak A grubu polis memurları ile B grubu polis memurları arasındaki adaletsizliğin düzeltilmesi için kanun teklifi verdi...

BAHŞİ;Kanun maddeleri ile güçlendirdiği dilekçesinde şunları söyledi...

GENEL GEREKÇE

3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nda 2015 yılında değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler ile amir ihtiyacı iki ayrı kaynaktan temin edilmesi yoluna gidilmiştir. Birinci yol sivil kaynaktan lisans mezunlarından, ikinci yol ise polis memurları arasından lisans mezunlarından alım yapılması için yasal düzenlemeler getirilmiştir.

Görüldüğü üzere 2015 yılı içerisinde yapılan değişiklikler ile kişilerin hangi kaynaktan geldiği veya alındığı değil eğitim düzeyi ve seviyesi olarak lisans mezunu olma şartı esas alınmıştır. Her iki kaynaktan alınan personel A grubu polis amiri olarak teşkilata kazandırılmış ve aralarında liyakat harici hiçbir ayırım ve kriter gözetilmemiştir. Bu hali ile terfi ve atamalar polis amirleri arasında eşit ve adil olarak tesis edilmiştir.

Anılan bu değişikliklerle, halen görevde olup lisans mezunu olan yaklaşık 800 civarında ki polis amirlerini geçici 26. Md. ile kapsam dışı bırakarak, B grubu polis amiri olarak kalmalarına neden olmuştur. Yeni kanunun lehe olan süre şartı B grubu amirlere uygulanmazken, yeni kanunla terfi etmek için getirilen ilave dört şart B grubu amirlere de uygulanmıştır. Aynı eğitim düzeyine haiz ve ETK’da aynı görev tanımı ile aynı görevi yerine getiren polis amirleri arasında terfi süreleri farklı belirlenerek B grubu polis amiri ve ailelerinin mağduriyetine sebebiyet verilmektedir.

A grubu polis amirleri, Komiser Yardımcısı ve Komiser rütbelerin de 4 er yıl beklemeleri gerekirken, B grubu polis amirlerinin bu rütbelerde bekleme süresi 6 şar yıldır. Ayrıca Başkomiserlik rütbesinden Emniyet Amirliği rütbesine A grubu terfi eden amirlerin katsayı mağduriyetine benzer şekilde yüzde 10 unu geçmeyecek şekilde B grubu amirin terfi edecek şekilde sınırlama getirilmiştir. Yapılan bu adaletsizlik teşkilat içerisinde moral ve motivasyonu olumsuz yönde etkilemektedir. Temeli hiyerarşiye dayalı emniyet teşkilatımız için iş ve işlemlerin yürütülmesinde aksaklıklara sebebiyet vermektedir.

KIDEM ve LİYAKATİN hiyerarşik yapıda son derece önemli olduğu ve bu hali ile hiyerarşik yapının zedelendiği somut olarak ortadadır. Örneğin B grubu polis amiri emrinde görev yapan A grubu polis amiri salt mevcut yasal düzenleme nedeniyle B gurubu polis amirlerinden daha önce rütbe alarak, kısa süre içerisinde amirlerini geçmektedir.

Hatta B Grubu Polis Amirinin emrinde görev yapan Polis Memuru komiser yardımcılığı sınavını kazandıktan sonra mevcut bu düzenlemedeki bekleme sürelerinden dolayı, ileriki aşamalarda amirini geçmektedir ve amirinin amiri konumuna gelmektedir. Bu durum hiyerarşik yapıya uygun düşmemektedir.

Yapılan bu düzenlemelerin FETÖ/PDY Terör Örgütü ile etkin mücadele kapsamında yapıldığı düşünülmektedir. Düzenlemenin yapıldığı tarihte hain terör örgütüne üye olanların sayısı fazla olduğundan o zamanlar geçici olarak böyle bir düzenleme yapılması doğru olarak kabul edilebilirdi. Ancak hain darbe girişiminden sonra hain terör örgütüne üyelikten gerek A grubu gerek B grubu birçok amir memurluktan ihraç edildi.

Polis Teşkilatının içerisinde bulunan A ve B grubu tüm polis amirleri gerekli soruşturmalardan geçtiği herkesçe bilinmektedir. A ve B grubu eski ve yeni alınan personel içerisinde hala hain örgüt üyesi kalmış olabileceği ihtimaline karşıda terfilerde gerekli her türlü tedbirler alınmaktadır. Bu tedbirler kişilerin hangi gruptan amir olduklarına bakılmaksızın yürütülmektedir.

Amirin A ya da B grubu amir olup olmadığına bakılmaksızın terör örgütüne üyeliği tespit edilenler ihraç edilmektedir. Dolayısıyla az sayıda kalmış B grubu amirin A grubu amir yapılması hain örgütüyle mücadele de herhangi bir olumsuzluğa sebebiyet vermeyecektir.

Emniyet Teşkilatında bu değişikliklerden sonra alınan A grubu komiser yardımcılarından FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisagı olması nedeniyle meslekten ihraç olan çok sayıda A grubu komiser yardımcıları bulunmaktadır.

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı Terör Örgütünün Devletimize karşı yapmış olduğu hain kalkışma neticesinde teşkilat içerisinde hain örgüte üyeliği yada iltisagı tespit edilen çok sayıda polis amiri memurluktan ihraç edilmiş ve haklarında adli ve idari soruşturmalar açılmıştır. Buna bağlı olarak özellikle Teşkilat bünyesinde görevli Komiser, Başkomiser ve Emniyet Amiri kadrolarında personel açığı oluşmuştur. Hatta bu kadro açığını kapatmak üzere Başpolis Memuru ve Kıdemli Başpolis Memurlarından lisans mezunları A grubu polis amiri olarak 15 günlük uzaktan eğitim ile terfi etmelerine imkan tanınmıştır.

Yapılan bu düzenleme ile daha önce emri altında görev yapmış olduğu B grubu polis amirlerini rütbelerinde bekleme sürelerinden dolayı ileri de rütbe olarak geçmiş olacaklardır. Bu personellerin teşkilata amir olarak kazandırılması son derece faydalı olacağı gibi, B grubu polis amirlerinin de A grubu polis amiri statüsüne alınması polis teşkilatı adına yüksek derecede faydalı olacaktır.

B grubu polis amirleri hakkında yapılacak yasal düzenleme ile Teşkilatın ihtiyacı olan ve son derece büyük önem arz eden anılan rütbelerde ki açığın kapanacağı somut olarak ortadır.

Bu kanun teklifiyle Kadro açığının kapatılması ve rütbeli personel arasında ast-üst ilişkilerinin sağlam zemin üzerine oturtulması amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1: (B) grubu polis amirlerinden lisans ya da en az dört yıl süreli yüksek öğretim programlarından mezun olanlarından algılama, kavrama, hemen pratiğe dönüştürme, risk alma, inisiyatif kullanma ve temsil kabiliyeti ile mesleki bilgisi daha ileri düzeyde olanları seçmek ve eksik olan alanlarda gerekli eğitimleri vermek suretiyle, teşkilatımızda daha üst rütbe ve ünvanlarda istihdam edilerek verimliliğin artırılması, özellikle Başkomiserden 3. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine kadar olan rütbelerdeki personel eksikliğinin giderilmesiyle birlikte; Polis Akademisi, lisans veya dört yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olan rütbeli personelin mevcut rütbe terfi sisteminde yapılacak kanuni düzenlemeyle ve intibak yoluna gidilerek hukuki durumları yönünden farklılıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 2:Yürürlülük maddesidir.

MADDE 3: Yürütme maddesidir.

3201 SAYILI EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMAINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1: 3201 sayılı emniyet teşkilatı kanunu geçici 26.maddesinin 4 üncü ve 5 inci Fıkraları aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

GEÇİCİ 26. Madde:

4. Fıkra;

(B) grubu polis amirlerinden en az dört yıllık yükseköğretim kurumunu bitirenlerin (A) grubuna geçmeleri aşağıdaki şartlara bağlıdır:

a) Komiser Yardımcılığı rütbesinde en az dört yıl bekleme süresi kadar çalışmış olmak.

b) Komiserler için en az iki yıl süre ile bu rütbede çalışmış olmak,

c) Başkomiserler için en az bir yıl süre ile bu rütbede çalışmış olmak,

d) Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak olan yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olmak, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenen yöneticilik eğitimini başarı ile tamamlamak,

e) Merkez Değerlendirme Kurulu Kararı ile bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye terfi etmiş olmak,

5 nci Fıkrası

“Ancak, (B) grubundan (A) grubuna geçiş yapan polis amirlerinden komiser yardımcılığı, komiser ve başkomiser rütbelerinde (A) grubu polis amirleri için öngörülen bekleme sürelerinden fazla geçen süreler, lisans veya en az dört yıl süreli yükseköğretim kurumlarından mezun olduğu tarih ve mezuniyet tarihindeki bulunduğu rütbe ile komiser yardımcılığı rütbesine terfi tarihi esas alınarak intibakları yapılmak suretiyle rütbe terfi ve kıdem tarihleri belirlenir.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti ile yaptıkları ittifakın bozulması yönünde hareket eden istihbarat elemanları dahi olduğunu söyleyerek, "Meral Akşener durumun farkında" dedi. 40+1 tartışmalarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Muhalefetin konumu bir kişiye koltuk bulmak değildir." diye konuştu...


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti içinden yükselen ve CHP'ye uyarı niteliğinde olan "HDP ile arasına mesafe koysun" talebiyle ilgili Habertürk'ten Muharrem Sarıkaya'ya konuştu.

Kılıçdaroğlu Hürriyet'ten de Abdulkadir Selvi'ye 40+1 teklifiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, "Muhalefetin işi vatandaşların sorunlarını çözmektir, bir kişiye koltuk bulmak değildir" dedi.

Kılıçdaroğlu yapılan açıklamaları şu sözlerle değerlendirdi:

Millet İttifakı'nı oluşturan siyasi partilerin ittifakını bozmaya yönelik bir Saray hareketi bu. Çünkü Saray ittifakın bir şekilde bozulmasını istiyor. Araya pek çok kişiyi koyuyorlar. Kişi derken, derin devletin, daha doğrusu; ne denir bilmiyorum ki, istihbarat elemanları dahil olmak üzere pek çok kişi devreye konulup, ‘Millet İttifakı'nı nasıl bozarız’ arayışı içindeler. Ben bu ittifakın bozulacağını sanmıyorum.

 "İYİ PARTİ SÖZCÜSÜ YANLIŞ BİR ŞEY SÖYLEMİYOR"

"Bu sözleriniz Ağıralioğlu’na sanki farklı bir kimlik yükleme olmuyor mu?" sorusuna CHP liderinin yanıtı şöyle oldu:

Ben Sayın Ağıralioğlu’nu konuşmuyorum. Kaldı ki Ağıralioğlu’nun söyledikleri de yanlış şeyler değil onu da söyleyeyim. Dedi ki ‘İYİ Parti CHP ayrı parti’. Doğru biz ayrı ayrı partileriz. Biz yüzde yüz örtüşmüyoruz ki. Bazı sorular soruluyor, alınan yanıtlara bakılınca hiçbirisi yanlış değil ki. Yanlış bir şey söylemiyor İYİ Parti’nin sözcüsü. Terör örgütünün kınanması, mesafe konulması, terör örgütüne karşı çıkılması gerekir. Bütün siyasi partilerin terör örgütüne karşı durması gerekir. Bu siyasi partilerin vazgeçilmez tavırlarından davranışlarından birisidir. Yoksa demokrasiyi yok etmiş olacağız. Bu konuda bütün siyasi partilerin duyarlı olması lazım.

"SARAY ÖZEL ÇALIŞMA YAPIYOR"

 "Saray Millet İttifakı'nı dağıtmak için özel bir çalışma yapıyor" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

Bu çalışmaya da ittifakın tarafları, ittifakı oluşturan siyasi partileri nasıl karşı karşıya getiririz, nasıl ayrıştırırız böleriz bunun hesabı üzerine politikalar yapıyorlar. Belli kişiler devreye sokuluyor, belli kişiler bu konuda televizyonlarda vesaire şurada burada bu ayrışmayı bir şekli ile sağlayabilecek sorularla Saray’a hizmet ediyorlar. Biz bunu görüyoruz bunun farkındayız. Meral hanım (Akşener) de bunun farkında.

40+1 YANITI: KOLTUK BULMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL

Kılıçdaroğlu, Hürriyet'ten Abdulkadir Selvi'ye de AK Parti kulislerinden gelen 40+1 tekfiyle ilgili konuştu.

İşte Selvi'nin ropörtajından ilgili bölüm:

Eski bakanlardan Faruk Çelik’in Cumhurbaşkanlığı seçiminde barajın yüzde 50 artı 1’den yüzde 40’a çekilmesi teklifi siyaseti dalgalandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis’in açılışında bu yöndeki sorulara iki kez cevap vermesi yüzde 40’ın gündem oluşturmasını sağladı.

O nedenle Kılıçdaroğlu’na “Bu yönde bir teklif getirecek misiniz?” diye sordum. Tepki gösterdi, “Muhalefetin önceliği vatandaşın içinde bulunduğu perişan durumdan vatandaşı kurtarmak, çözümler üretmek ve bu çözümleri uygulamak, değiştirmek. Muhalefetin konumu bir kişiye koltuk bulmak değildir. Böyle bir arayış demokrasilerde de olmaz, dikta yönetimlerinde olur. Bunun tartışılmasını da abes görüyorum” dedi.

CHP’nin tavrı bu. Kılıçdaroğlu o kapıyı açmadı bile. Ama İYİ Parti’yi bilmem.

CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısında partinin 37. Olağan Kurultay takvimi belirlendi. CHP, 2020’nin Nisan ayı ortalarında büyük kurultayı gerçekleştirecek...

CHP'de Kurultay takviminin açıklanmasının ardından gözler CHP İlçe Teşkilatı'nda yapılması beklenen genel kurul tarihine çevrildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK toplantısı yaklaşık 5 saat sürdü. Türkiye gündemi ve dış politikadaki gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda, 37'nci Olağan Kurultay'ın takvimi de netleşti.

Buna göre, 8 Kasım ile 1 Aralık 2019 arasında mahalle delegeleri seçimi,

14 Aralık 2019 ile 27 Ocak 2020 arasında ilçe kongreleri,

3 Şubat ile 2 Mart 2020 arasında da il kongreleri gerçekleştirilecek.

Parti tüzüğü, il kongrelerinin tamamlanmasının ardından 45 gün sonra büyük kurultayın gerçekleştirilmesini düzenliyor.

Bu kapsamda, CHP'nin büyük kurultayının gelecek yılın Nisan ayı ortalarında yapılması planlanıyor. CHP İlçe Teşkilatı'nda ise henüz genel kurul tarihi belirlenmedi.

Yakın zamanda açıklanması beklenen kurul tarihinin ne zaman olacağı partililer tarafından merak konusu.

CHP’nin kongresinde mevcut ilçe başkanı Coşkun Karadağ’ın yanı sıra

--Sefa Çorbacı,

--Gökhan Sipahioğlu,

--Ali Takavüt,

--Mehmet Can Karagöz’ün de başkan adayı olabileceği iddia ediliyor.

CHP Alanya İlçe Teşkilatı ve Kadın Kolları yönetimi Alanya’da öldürülen Gülseren Yılmaz ile ilgili basın açıklaması yaptı...

Cumhuriyet Halk Partisi Alanya İlçe Teşkilatı ve Kadın Kolları Yönetimi, geçtiğimiz günlerde Alanya’da boşanmak üzere olan eşi Hilmi Yılmaz tarafından canice öldürülen Gülseren Yılmaz ve Adana’da dini nikahlı eşi tarafından öldürülen Melike Demirci için bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada sistemin kadınları koruyamadığını vurgulayan CHPliler, ‘Kadının “yaşam hakkı”nı korumak devletin görevidir’ dedi.

CHP AÇIKLAMA 2 70955370 506347849931809 4935023294047846400 n 91fcf

AÇIKLAMA DA ŞÖYLE DENİLDİ...

"ARTIK YETER!

DÜN EMİNE.. BUGÜN GÜLSEREN.. VE MELİKE..

ONLARCA BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜRÜLEN İKİ KADIN DAHA…

İKİ ÇOCUK ANNESİ GÜLSEREN HENÜZ 32 YAŞINDAYKEN, BOŞNAMAK İSTEDİĞİ KOCASI TARAFINDAN KATLEDİLDİ. YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞIN DİYEN ZİHNİYET, BUGÜN GÜLSEREN’İN MEZARINA, İKİ ÇOCUĞUNUN TOPRAK ATMASINA SEBEP OLMUŞTUR.

MELİKE’NİN 3 YAŞINDA KIZ ÇOCUĞU VARDI. 19 YAŞINDA BOŞANMAK İSTEDİĞİ EŞİ TARAFINDAN KATLEDİLDİ.

EV İÇİ ŞİDDET SOKAĞA TAŞMIŞ DURUMDADIR. SOKAKTA, İNSANLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE, KADINLAR HUNHARCA, EZİYET EDİLEREK ÖLDÜRÜLMEKTEDİR.

YETKİLİLER ŞİDDETLE MÜCADELEDE YETERSİZ KALMAKTADIR. KADIN CİNAYETLERİNİ ÖNLEYEMEMEDE, BİREYDEN TÜM TOPLUMA, İKTİDARDAN MUHALEFETE, TÜM SİYASİ PARTİLER, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, DERNEKLER VE TÜM KURUMLAR PAY SAHİBİDİR.

SİSTEM KADINI KORUYAMAMAKTADIR. KADININ “YAŞAM HAKKI”NI KORUMAK DEVLETİN GÖREVİDİR. TOPLUMSAL ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜ İLE KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE KADIN CİNAYETLERİNİN ÖNLENMESİ SAĞLANMALIDIR.

KADINI ÖZGÜR BİR BİREY OLARAK DEĞERLENDİRMEYEN, ONU AİLE İÇİNDE SADECE BİR ANNE, EŞ, KARDEŞ ROLÜ OLARAK SINIRLI GÖREN YA DA GÖRMEK İSTEYEN ZİHNİYETİN SON BULMASI GEREKMEKTEDİR. MEVCUT KANUNLARIN VE ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELERİN UYGULANMAMASI, ÖNLEYİCİ VE KORUYUCU TEDBİRLERİN ETKİSİZ KALMASINA YOL AÇMAKTADIR. EĞER BUGÜN, 6284 SAYILI KANUN İLE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TAM OLARAK UYGULANSAYDI; BUGÜN NE EMİNELER ÖLÜRDÜ NE GÜLSERENLER NE DE MELİKELER..

ARTIK YETER..!

BİZ HİÇ BİR ZAMAN SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ DEMEYECEĞİZ!

BİZİM SÖZÜMÜZ BİTMEZ VE BİTMEYECEK!

SUSMAYACAĞIZ!

SUSTURULMAYACAĞIZ!

TA Kİ YER YÜZÜNDE TEK BİR KADININ ŞİDDETE UĞRAMADIĞI VE CİNAYETE KURBAN GİTMEDİĞİ O GÜNE DEK..!

CUMHURİYET HALK PARTİSİ ALANYA İLÇE TEŞKİLATI VE KADIN KOLLARI OLARAK, BU DAVANIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIMIZI KAMUOYUNA SAYGIYLA ARZ EDERİZ."

ALANYA CUMHURİYET HALK PARTİSİ İLÇE TEŞKİLATI VE KADIN KOLLARI

İYİ Parti Antalya İl Başkan Yardımcısı Rıdvan Yıldız, Antalya il yönetimine kayyım atanması için mahkemeye başvuru yapmış, İl Başkanı Ahmet Aydın, Şubat 2020'de yapılacak kongreye dikkat çekerek, "Kendi partisine kayyım atatmak acziyetin göstergesi. Kongreden kaçan bir il başkanı değilim" demişti.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, yaptığı açıklamada, Antalya İl Başkanlığında görev değişikliği yapıldığını söyledi.

İl teşkilatında bir kutuplaşma olduğunu ve sık sık genel merkeze ,gerek İl Başkanı Ahmet Aydın gerekse diğer teşkilat üyelerine ilişkin şikayetler gittiğini öne süren Bahşi, "Genel Başkanımız Meral Akşener, gruplaşmaların çözülebilmesi amacıyla Antalya dışından bir atamanın daha sağlıklı olabileceği yönünde karar verdi. Bu doğrultuda Antalya İl Başkanlığına Genel Başkan Yardımcımız Yavuz Temizer görevlendirildi." diye konuştu.

 Bahşi, Temizer'in gelecek hafta görevine başlayacağını bildirdi.

Antalya'da MHP il başkanının ardından Ülkü Ocakları Başkanı da değişti...

Antalya da  yaklaşık 1 ay önce Ülkü Ocakları Başkanı olarak atanan Avukat Yavuz Çağlar'ın yerine Dr. Ünsal Yılmaz Yeşildal getirildi.
Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Aşkım Dinçer, bu atama için ekibiyle Antalya'ya geldi.

Antalya Ülkü Ocakları tarafından yapılan açıklamada "Genel Başkanımız Sayın Sinan Ateş'in takdiriyle, Ülkü Ocakları Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Aşkın Dinçer tarafından Antalya Ülkü Ocakları Başkanlığına Dr. Ünsal Yılmaz Yeşildal atanmıştır. Görevi vekaleten yürüten Yavuz Çağlar'a emekleri için teşekkür ederiz" dendi.


Dinçer, Antalya Ülkü Ocakları'nda Çağlar ve Yeşildal ile bir araya gelerek yeni başkanı ilan etti.


Üç gün önce de aslen Gazipaşalı olan MHP Antalya İl Başkanı Mustafa Aksoy'un görevinden istifa ettiği bildirilmişti.

Aksoy'un yerine muhasebeci ve mali müşavir Hilmi Durgun atanmıştı.

 

CHP Antalya Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Rafet Zeybek 2 Eylül Adli Yıl Açılışına dair açıklamalarda bulundu. Adında “Adalet” olan bir partinin iktidarında Türkiye’de adaletin bu kadar sorgulanır olması trajikomiktir ifadelerini kullandı.

YARGIDAN ELİNİZİ ÇEKİN

15 Temmuz Darbe girişimini milat olarak alan ve öncesinde yargıyı bir cemaatin oyun alanına çeviren siyasi iktidarın “kandırıldık, aldatıldık” sözlerinden daha fazla özeleştiri yapması gerektiğini belirten Zeybek, “2010 referandumu ile demokrasi adına yargıyı FETÖ’ye teslim edenler, kumpas davalarının sözde savcıları, o günleri sizler unutsanız da tarih unutmayacaktır. Beştepe’de Adli Yıl açılışı yapan, mesleğe başlayan hakim ve savcıların kura çekimini gerçekleştiren siyasi iktidar öncelikle yargının tarafsız ve bağımsızlığına gölge düşüren bu anlayıştan vazgeçmelidir.” dedi.

İLKELİ BAROLARI SELAMLIYORUM

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek yargı bağımsızlığına gölge düşüren iktidarın uygulamalarına rağmen demokratik tepki ortaya koyarak Beştepe’deki açılışa katılmayan ve ilkeli duruş sergileyen baroları selamladığını ifade etti.

YARGI’DA REFORM MUHALEFETSİZ OLMAZ

CHP’li Zeybek açıklamalarında şu ifadeleri kullandı; “Siyasi ve bürokratik safhalarla hazırlanan yargı reformu toplumun beklentilerini karşılamaya hazır değildir. Yargı sistemimizin çözüm bekleyen sayısız sorunu için muhalefetin ve toplumun önerilerinin dikkate alınması elzemdir.”

YARGIYA GÜVEN ARTMALI

27 yıl Cumhuriyet Savcılığı yaptığını belirten Zeybek, açıklamasında “Mesleğe başladığım ilk yıllarda yargıya güvenin yüzde yetmiş olduğu ve bu oran ile adalet dağılamayacağını, vatandaşın yargıya güveninin artmasını gerektiğini düşünen yargı mensuplarıydık, ancak 17 yıllık AKP iktidarında ise yargıya güven yüzde yirmilere kadar inmiştir. Bu durumun sorumlusu yargıya siyaset karıştıran AKP iktidarıdır.” ifadesini kullandı. AKP HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE İNANMALI

Adalet yoksa barış, huzur, istikrar ve kalkınmanın da olmayacağını belirten CHP’li Zeybek, hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti. Siyasi iktidar dahil, hiç kimsenin veya zümrenin hukukun üstünlüğünden muaf olmadığını belirtti. Kuvvetler ayrılığına da değinen Zeybek, “Yasama, Yürütme ve Yargı’nın kendi görev ve sorumlulukları yasalar tarafından belirlenmiştir, hem yürütme erki, hem yasama hem de yargı erki olarak kendini dev aynasında görenler, topluma en büyük kötülüğü yapanlardır.” dedi. CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek yeni adli yılda görev alacak tüm hakim, savcı, avukat ve yargı çalışanlarına başarılar dileklerini iletti.

Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına ilişkin açıklama yapan CHP Antalya İl Başkanı Ahmet Kumbul, “Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması, halkın iradesine yapılan bir darbedir. Seçileli henüz 5 ay bile olmayan belediye başkanları eğer suçluysa seçime girmelerine nasıl izin verdiniz ve eğer suçluysa yargılanmaları gerekirdi bu demek oluyor ki bu ülkede herkes aday olabilir fakat sandıktan çıkan herkes kazanamaz” dedi.

Konuşmasına devam eden Kumbul, “

“Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Öztrak’ın da ifade ettiği gibi “bugün, Milletin iradesine ve sandığın namusuna yeni bir saray darbesi yapıldı”. Demokrasinin temelini oluşturan hukukun üstünlüğü ve seçme-seçilme hakkı bu kararla bir kez daha açıkça yok sayılmıştır. Demokrasilerde kural son derece açıktır. Seçimle gelen, seçimle gider. Bugün sandığa ve seçmen iradesine sahip çıkmak, demokrasimize sahip çıkmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi, kurumsal kimlikleri, siyasi anlayışı, dünya görüşü ne olursa olsun, partilerin ve onlara oy verenlerin hukukuna sahip çıkmayı demokrasiye sahip çıkmak olarak görür. Halkın seçtiği belediye başkanlarını, hiçbir hukuksal dayanağı olmadan, iddialarla görevden almak yanlıştır” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bir termal otelde düzenlenen CHP Belediye Başkanları Çalıştayı’nda gazetecilerin sorularını cevapladı...

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Atilla'nın tahliyesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Hakan Atilla Amerika’da boşu boşuna yattı. Yazık günahtı. Ne suçu var Hakan Atilla’nın? Reza Zerrab’ı niye istemediler?

Niye istemiyorlar Reza Zerrab’ı?

Asıl fail o, rüşveti dağıtan o, rüşveti yiyen, yolsuzluk yapan o. El üstünde tuttular. Reza Zerrab için iki kez nota verdiler Amerika’ya. ‘Ona dokunmayın’ diye. Kabak kimin başına patladı, bir devlet memurunun, bir bankacının başına patladı. Boşu boşuna hapse girdi.”

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Hakan Atilla’nın İstanbul’da havalimanında karşılanmasına" ilişkin sorusuna, “Tamamen şov. Ne yapabilirler yani? Karşılıyorlar da ne yaptılar yani hapisten mi kurtardılar? Erdoğan, Trump’a telefon açıp ‘Derhal serbest bırakın’ diyebilirdi. Bırakmadı. Ama Trump telefon etti ‘Papazı derhal serbest bırakın’, ‘Emredersiniz’ dedi. Talimatı aldı ve papazı hemen serbest bıraktı. Merkel telefon etti, hemen serbest bıraktılar. Dolayısıyla yöneticiler açısından söylüyorum, kimsenin ayaklarının yere basmadığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Ayakları yere basmıyor ve gerçekleri görmüyorlar. Hakan Atilla konusunda ne yaptılar bunlar? Trump’ın papaz için yaptığının en azından 10’da birini yapsalardı. Boşu boşuna hapse girdi o. Hiçbir günahı olmayan birisi.” yanıtını verdi.

Anayasa Mahkemesi'nin, "barış bildirisi" olarak adlandırılan metne imza atan 9 akademisyen için verdiği hak ihlali kararını değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

 "Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı doğru. Üniversitede çocuklarımıza ders veren hocalar bir görüş dile getirdiler, hapse mi atılır? Üniversitelerden mi atılır bu insanlar? Yanlıştı bu. Anayasa Mahkemesi’nin kararı bu bağlamda doğru bir karar. Beni üzen, kararın 1 oy farkla cıkmış olması. Normalde oy birliğiyle çıkması lazımdı. Eğer demokrasiyi insan haklarını, düşünce özgürlüğünü savunuyorsak, Barış Bildirisi’ne imza attı diye adam üniversiteden mi atılır? Hangi çağda yaşıyoruz? Bu, Orta Çağ kafası, emin olun. O nedenle alınan karar doğru ama bu kararın bir oy farkla alınması demokrasimiz açısından kaygı verici."

Kılıçdaroğlu, ülkede yeni siyasi parti oluşumuna ilişkin de şöyle konuştu:

"Siz gazeteciler, haberciler olarak yeni siyasal oluşumları nasıl büyük bir dikkatle izliyorsanız biz de siyasetçi olarak dikkatle izliyoruz. Elbette insanlar ayrılabilirler, yeni bir parti kurabilirler. Yeni parti kuruyorlar diye insanları suçlamanın bir mantığı yok. Elbette onlar da parti kurarsa bir program açıklayacaklardır, neyi, nasıl yapacaklarını açıklayacaklardır. Vatandaş da bakacaktır. Eğer teveccüh edecekse gidip oy verecektir, kabul etmiyorsa da zaten oy vermeyecektir. Dolayısıyla ayrılan kişileri baştan düşman gibi görüp onları ötekileştirmek, bütün dünyada demokratik geleneklere aykırıdır. Eğer demokrasiyi savunuyorsanız herkesin parti kurma hakkı vardır. Buna da sessiz kalacaksınız. Eğer parti kurulur, partinin programı bir başka parti tarafından eleştirilirse, oturulur eleştirilir. ‘Bu parti programı Türkiye’nin sorunlarını çözmez vesaire bir sürü laf söyleyebilirsiniz. Ama ortada bir şey yokken neden Erdoğan böyle bir sürecin içerisine kendisini sürükledi. Ben gayet iyi anlıyorum tabii. Çekiniyor, tahtının sallanmasından korkuyor. Tahtı sallanmaya başladı Erdoğan’ın. Onu görüyor."

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bizim dönemimizde asla ve kat'a emir alan bir hükümet olmamıştır.” ifadelerine ilişkin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Hiçbir CHP’li genel başkan veya hiçbir CHP’li Batı’nın egemen güçlerinden talimat almamıştır. Asla. Ama Erdoğan’ın talimat aldığını bütün dünya biliyor. Papazın serbest bırakılması talimatını kimden aldı? Trump’tan aldı. Bıraktı mı? Bıraktı. Talimat mıydı, talimattı. Talimatın yerine getirilmesinden sonra Trump, Erdoğan’a teşekkür etti. Dikkatinizi çekiyorum, yargıya teşekkür etmiyor, doğrudan Erdoğan’a teşekkür ediyor. Bir başka gazeteci vardı, Türkiye’de hapisteydi. Merkel’den talimat geldi. Bir gecede, hiç hazırlanmayan, aylardır hazırlanmayan iddianame bir gecede hazırlandı. Ertesi gün davası görüldü, tahliye edildi. Tahliye edilirken eline bir başka mahkemenin tutuklama kararı verildi, havaalanında uçak bekliyordu, uçağa bindi ve Almanya’ya gitti. Talimat nereden geldi? Merkel’den geldi. Ne konuşuyor Erdoğan, neyi anlatıyor yani?. Bütün bunları toplumun bilmediğini, toplumun hafızasının bu kadar kör olduğunu mu sanıyor? Her türlü talimatı alıyor. Talimatın gereğini de yerine getiriyor. Ne için? Çünkü o talimatı almazsa burada rahat oturamayacak. Onu da gayet iyi biliyor. Talimat alanlar bizi suçlayamazlar. Talimat alanlar Türkiye’nin bağımsızlığını savunamazlar."

 

Tansu Çiller'in başbakanlığında ki 52. hükümette Türkiye'nin ilk kadın Çevre Bakanı, Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında ki 53. hükümette ilk kadın Turizm Bakanı olarak görev yapan 72 yaşındaki Işılay Saygın, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti...

Akciğerlerinden kaynaklanan rahatsızlığı bulunan ve solunum yetmezliği teşhisiyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde tedaviye alınan Saygın, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel yaptığı açıklama da ,  Saygın'ın ileri derecede akciğer sertleşmesi hastalığına bağlı solunum yetmezliğinden 03.00 saatlerinde hayatını kaybettiğini söyledi.

Göksel, ailesinin isteği üzerine Saygın'ın pazartesi düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacağını dile getirdi. Saygın, 4 Temmuz'da evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı.

ÇEŞİTLİ BAKANLIK GÖREVLERİNDE BULUNDU

İzmir'de doğan Işılay Saygın, 1973-1980 yıllarında Buca Belediye Başkanlığı yaptı.

12 Eylül askeri darbesiyle görevden ayrılan Saygın, 1983, 1987, 1991, 1995 ve 1999 yıllarındaki seçimleri kazanarak beş dönem İzmir Milletvekilliği yaptı.

Saygın, Tansu Çiller'in başbakan olduğu 52. hükümette 23 Şubat - 6 Mart 1996 tarihlerinde ilk kadın Çevre Bakanı olarak görev aldı. Mesut Yılmaz'ın

başbakanlık yaptığı 53. hükümette de 6 Mart - 28 Haziran 1996 yıllarında ilk kadın Turizm Bakanı olarak görev yaptı.

Saygın, 51, 52, 54 ve 55. hükümetlerde devlet bakanı olarak görev aldı.

YORUM--HABER...

 

Alanya Güneşi Gazetesi olarak 16 Milyon İstanbullu'nun takdirine bırakıyor ve soruyoruz?

--Eeeeeyyyy Ak Parti'liler!

--Bu mudur sizin gönül belediyeciliğiniz?

--800 binden fazla bir Oy farkı alarak İBB Belediye başkanlığına İstanbul halkının Oyları ile seçilen Başkan Ekram İmamoğlu'nun hizmet imkanlarını neden engelliyorsunuz?

--Bu mudur sizin İstanbul sevdanız?

--Bu mudur sizin İstanbul halkına Hizmet aşkınız?

Eeeeyyyy Ak partililer!

--Yoksa siz İstanbul halkını cezalandırmak mı istiyorsunuz?

--Unutmayın!

Millet iradesi her şeyin üstündedir.

-- AK PARTİ İstanbul da seçimi kaybedince,Merkezi Hükümetin( Ankara) İBB Başkanlığına 1milyar tl ( 1 katirilyon) eksik hizmet parası göndermesi yetmiyor gibi;Meclis üyelerinin de sürekli İmamoğluna engeller çıkarması İstanbul halkına ve Türk halkına yaptığı yanlıştır ve bunu halkımız görmektedir ve gelecek bir seçimle halk sizi cezalandıracaktır Eeeeeeeeyyyyyy AK PARTİ.

İBB MECLİSİ 2 ibb meclisi nde ekrem imamoglu ile tevfik goksu 12235464 8088 amp 3c8fb

BAŞKANIN HİZMET İÇİN İSTEDİĞİ BÜTÇEYİ TIRPANLADILAR...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun nakit akışı için kredi alıp, eski borçların kapatılması için İBB Meclisi’nden istediği 2 milyar 225 milyon liralık borçlanma talebi kesintiye uğradı. İBB Meclisi, İmamoğlu’na 1 milyar 525 milyon liralık borç alma yetkisi verdi. İmamoğlu “İBB’nin ihtiyacı olan rakam aslında bizim talep ettiğimizin de çok üstünde. Meclisin yetkisi maksimum 2 milyar 225 milyon lira olduğu için bu talepte bulunduk. 2019’da tüm kurumlarda olduğu gibi İBB’nin de gelirleri düştü. Merkezi hükümetten gelen gelir de ilk 6 ayda düştü. Takdir meclisin” dedi.

ACİL ÖDEMELER İÇİN İSTENEN 2 MİLYAR 225 MİLYONLUK BORÇ, 1 MİLYAR 525 MİLYONA DÜŞÜRÜLDÜ...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçimlerinden sonra ilk kez 8 Temmuz günü toplanan İBB Meclisi'nde belediyenin mali tablosunu ortaya koymuş ve borçlanma talebinde bulunmuştu.

Nakit akışın düzeltilmesi için acilen kredi bulunması gerektiğini belirten İmamoğlu gelirlerde ortaya çıkan düşüş neticesinde bütçe açığının 4 milyar TL daha arttığını, bu nedenle ortaya çıkan toplam net borçlanma ihtiyacının 7,2 milyar TL'ye yükseldiğini, bu rakama kredi geri ödemeleri de eklenince gerçek borçlanma ihtiyacının 9,8 milyar TL'ye ulaştığını vurgulamıştı.

Hedeflerinin 9,8 milyar TL yerine 6, 5 Milyar TL'lik bir borçlanma ile bütçe hedeflerini tutturmak olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Bu borçlanma ihtiyacının minimum 2,2 milyar TL'si için bu meclisten onay almayı planlıyoruz. Şimdiki talebimiz, bu ihtiyacın münhasıran oylanması ve kabulüdür. Gerçekte, talep ettiğimiz şey tam olarak bir borçlanma bile değildir. Nakit akışı için kredi alıp, eski borçların kapatılmasıdır. Böylece vade uzatılacak ve piyasanın rahatlatılması sağlanacaktır. Aksi taktirde, bu şehre ve bu belediyeye gerçekten iş yapan yüzlerce yüklenici şirket batırılmış olacaktır” demişti. AKP grubu da borçlanma yetkisine onay vereceklerini açıklamıştı.

İBB MECLİSİ 3resimid 88753811 8875381 16075

 

TALEP MECLİS’E SUNULDU...

Borçlanma talebi 11 Temmuz tarihli meclis oturumunda gündeme geldi. Talebe ilişkin hazırlanan komisyon raporunda İBB'nin nakit ihtiyacının karşılanması ve projelerin finansmanında kullanılmak üzere yurt içi bankalardan kaynak teminine gidilmek üzere 2 milyar 225 milyon lira borç alma yetkisi istendiği belirtildi.

Taleple ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu ile ilgili hazırlanan raporda, 2019 yılı bütçesinde toplam 3 milyar 200 milyon lira iç ve dış borçlanma öngörüldüğü bu tutarın 1 milyar 525 milyon TL'sinin iç borçlanma olduğu belirtildi.

Bu çerçevede İBB Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Finansman Müdürlüğü'nün 2 milyar 225 milyon liralık borçlanma talebinin kamu kaynaklarının hesap verilebilirliği, mali saydamlığı ve mali bütçe disiplininin sağlanması ile harcamaların ve finansman ihtiyacının program dahilinde gerçekleştirilmesi için İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 1 milyar 525 milyon TL borçlanma yetkisini verilmesi uygun bulundu.

TARTIŞMA ÇIKTI...

Karar oybirliği ile kabul edildi ancak oylamadan önce tartışma yaşandı.

Ekrem İmamoğlu, geçen yıl bütçede bu şekilde belirlendiği için rakamın düşürülmesine tepki göstererek “Sadece merkezi hükümetten gelen rakamda bile ilk 6 ayda 1 milyar liraya yakın azalma var. Bu ekonomi ortamında borçlanma değeri çok daha yukarı çıkmıştır. Türkiye'nin her kurumunda olduğu gibi 2019'da İBB de geri düşmüştür. Talep ettiğimiz rakamın meclis tarafından idareye verilmesini dilerim. Takibi takdir meclisindir” dedi.

CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da geçtiğimiz yıllarda bütçede öngörülenin üstünde geçen borçlanma kararlarına örnekler vererek “Belediyenin bütçesindeki rakam buydu demek doğru değil. AKP şunu demek istiyor: ‘Biz bunu uygun gördük.' İBB'nin bugün 30 milyara yakın borcu var. 10 milyar cari açığı bulunuyor. Bu belediyeyi bu noktaya biz getirmedik. Her şeyi borçlanma ile yapmaya kalkmasaydınız borç limitimiz bu noktaya gelmezdi. Şimdi sizin bıraktığınız tabloda İstanbul'u ayağa kaldırmak için bir hamle yapıyoruz. CHP olarak bugüne kadar ilkesel olarak karşı olduğumuz ama bugün mecbur olduğumuz bir konuya hizmetlerin devam etmesi için ‘evet' diyoruz. Şimdi siz diyorsunuz ki ‘İstanbul'a hizmet etmeyin, yatırım yapmayın. Size verdiğimiz 1 milyar 525 milyon lira ile sizin yarattığınız borçların faizlerini ödeyin.' Biz yönetime gelirken mali tabloyu biliyorduk. İstanbul'da tek kuruş bu saatten sonra israf edilmeyecek. İsraftan kesilen paralarla oluşan kaynaklarla İstanbul'a yeni hizmetler yapılacak. Sizin tüm engellemelerinize rağmen. Bu kadar sıkıntınız varsa 1 milyar 525 milyon lirayı da vermeyin daha etik bir şey yapmış olurdunuz” diye tepki gösterdi.

AKP Grup Sözcüsü Faruk Gökkuş da ilkesel olarak söz verdikleri belediyenin ihtiyacı olan borçlanma yetkisini verdiklerini belirterek bu borçlanmanın neden istendiğinin kendilerine açıklanmadığını savundu.

CHP'li Meclis Üyesi Abdul Fettah Dindar, komisyona Finans Müdürü'nün bilgi verdiğini söyledi. İstenen borcun 883 milyon lirasının dış borç kredi ödemesi, 500 milyon lirasının iç borç kredi ödemesi için kullanılacağını açıkladı.


“O PARAYI BİZ YÖNETMELİYDİK”...

Ekrem İmamoğlu da 1.3 milyara yakın faiz borç ödemesi yapılacağını belirterek “Yaratılan en büyük handikap şu dur. Haziran ayında 1.7 milyara yakın paranın seçimi kazandığımız gün itibariyle tamamının harcanmış olması. Nerelere harcandı bakılıyor. Biz 1.7 milyar da dahil seçildiğimiz an itibari ile finansman dengesi oluşturmak adına biz yönetmeliydik. Doğalı buydu. Ama onu da biz yönetemedik ne yazık ki. Talep ettiğimiz borçlanma talebi ihtiyacımızın çok çok altında. Meclisin maksimum yetkisi bu olduğu için bu rakamı istedik” diye konuştu.

 

AKP'li İBB Meclis Üyesi Ömer Lütfi Arı ise meclis başkanının tartışmalara cevap vermesini doğru bulmadığını söyledi.

İmamoğlu ise “Yüzde 100 haklısınız. Çünkü uzun yıllardır belediye başkanlarının yönetmediği bir meclis yaşadınız. İdareyi temsil ediyorum, idarenin nereye borçlanacağına imza atacak kişiyim. Bu konularda grubu değil idariye temsil edecek cümleler kurmaya dikkat ettiğimin altını çizmek isterim” yanıtını verdi.

Daha sonra borçlanma talebine ilişkin dosya oy birliği ile kabul edildi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, meclis toplantısı bittikten sonra mesaisini tebrik ziyaretlerine ayırdı. İmamoğlu, sırasıyla Amedspor yöneticilerini, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu'nu, KKTC'nin Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü'yü ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nu kabul etti.

SARAÇHANE / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, meclis toplantısı sonrasında tebrik ziyaretlerini kabul etmeye devam etti. İmamoğlu, kendisini ziyarete gelen Amedspor yöneticileri ve toplantıda hazır bulunan Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. İmamoğlu'nu tebrik eden yöneticiler, İBB Başkanı'na Amedspor forması hediye etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, ''Yanlarında olacağıma söz vermiştim. Bir sözüm vardı yönetime. Güzel bir kampanyası var Amedspor'un. 'Amedspor sensin' diyorlar. O zaman, Amedspor benim. Maçlarda buluşmak üzere'' dedi. Amedsor'un ardından Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ve KKTC'nin Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü de İmamoğlu'na ayrı ayrı tebrik ziyaretlerinde bulundu.

imamoğluna ziyaret 1 manşet1562861143 PHOTO 2019 07 11 18 36 30 1 660d7

İMAMOĞLU: ''ALIŞTIK ARTIK, 2 AYDA BİR TEBRİK ZİYARETİNE GELİRSİNİZ!

Günün son heyeti ise DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve sendika yöneticileri oldu. İmamoğlu, heyete, ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti iletti. ''İyi gidiyor'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Bir yandan işlerimiz devam ediyor. Sizleri ağırlamak bizler için keyif, onur. İşlerimiz de önemli. Bir yandan kadrolarımızı olgunlaştırmak, politikalarımızı belirlemek… Ama şükürler olsun. Engellemelere rağmen iyi gidiyoruz. Biraz şirketler konusu var. Onları aşmaya çalışıyoruz. Yönetim kurullarını değişmesine yönelik genel kurul taleplerimiz vardı. Onlara dönük bir direnç var. Bunları aştığımız taktirde yolumuzda bir engel kalmayacak. Umarım hatadan dönerler. Dönmezlerse kendileri bilir. Bazı istifa etmeyen yönetim kurulları var vesaire… Neyse, böyle alıştık artık. 2 ayda bir tebrike gelirsiniz artık.'' DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu da ''1 Mayıs'ta da birlikteydik. Bundan sonraki süreçte de biz, her zaman demokrasiden ve emekten yana, hakkın, hukukun verilmesinden yana mücadelemizi sürdürmeye çalıştık hep birlikte. Zor bir süreç oldu ama sonuç olarak, son derece de iyi oldu'' diyerek İmamoğlu'nu seçimi kazanmasından ve ikinci kez İBB Başkanı olmasından dolayı tebrik etti.

imamoğluna ziyaret 3 1562861143 PHOTO 2019 07 11 18 36 29 ce0b6

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sabah saatlerinde Kanada Büyükelçisi Chris Cooter'ı, akşam saatlerinde ise Pakistan Büyükelçisi Muhammad Syrus Sajjad Qazı, İtalya Başkonsolosu Sayın Elena Sgarbi ve Sırbistan Konsolosu Sayın İvana Pejoviç'i, Saraçhane'deki makam odasında ayrı ayrı kabul etti...

İMAMOĞLU VE YABANCI DİPLOMATLAR 2 1562770990 PHOTO 2019 07 10 17 59 18 b4c24

İmamoğlu'nu tebrik eden yabancı diplomatlar, İBB Başkanı'na tebriklerini ve iş birliği taleplerini iletti.

İMAMOĞLU VE YABANCI DİPLOMATLAR 3 1562770990 PHOTO 2019 07 10 17 59 16 3 468da

Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, karşılıklı hediye alışverişinde bulunduğu diplomatlara, ''Yoğun bir seçim dönemi yaşadık. Pek görülür bir şey değil, 6 aya yakın bir kampanya süreci yaşadı İstanbul. Ancak sonunda demokrasi adına İstanbul çok değerli bir sınav verdi ama mutluyuz. Bizim için İstanbul adına en öncelikli konu, demokrat bir İstanbul yönetimini hızlıca inşa etmek. İlk çabamız, İstanbul'un dinamik yapısını sürecin içine katan, katılımcı bir yönetimi İstanbul'la buluşturmak olacaktır. Bunda bizi çok başarılı kılacak özelliklerimizden bir tanesi şeffaflık. Amacımız yönetimdeki şeffaflığı İstanbullulara hissettirmek. İstanbul, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük kenti. Çözmemiz gereken çok fazla sorun ve işimiz var. Bu yönüyle de en önem verdiğimiz şeylerden biri İstanbul'un tümüyle dünyaya açık bir kent olması. Elbette ki farklı ülkeler ve kentleriyle olan ilişkimizi daha üst seviyelere taşımak için de ortak bir çaba göstermeyi çok isteriz'' çağrısında bulundu.

İMAMOĞLU VE YABANCI DİPLOMATLAR 3 1562770989 PHOTO 2019 07 10 17 59 16 e297e

 

Antalya Valiliği'nin motosiklet kazalarında ölüm ve yaralanmaların önüne geçmek amacıyla sürücülerin kasksız trafiğe çıkmaması için hazırladığı 'Hayatıma Kastım Yok, Kaskım Var' kampanyasının tanıtım toplantısı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılımıyla gerçekleştirildi.

KASKindir 9 5aa6b

Rixos Downtown Hotel'deki tanıtım toplantısına, Bakan Soylu'nun yanı sıra Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, birçok kamu kurumu ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile motosiklet sürücüleri katıldı.

KÜRESEL CAN KAYBI YÜZDE 17 ARTTI

Toplantıda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kampanyaların toplumsal iletişimde çok etkin ve önemli bir dil olduğuna inandığını belirterek, Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre trafik kazalarından kaynaklanan küresel can kaybının, 2000-2016 yılları arasında yüzde 17 arttığını ve yıllık 1 milyon 350 bine ulaştığını söyledi.

TRAFİKTE HER GÜN 3 BİN 700 KİŞİ ÖLÜYOR

denizli de kaski kafasina degil motora takan surucu agir yaralandi h49937 2541a e4a7d

Dünyada her gün ortalama 3 bin 700 kişinin, trafikte hayatını kaybettiğini belirten Soylu, "Bu büyük bir rakam. Trafik kazaları, dünyada yaşanan genel ölümlerde sekizinci sırada. 5- 29 yaş aralığındaki ölüm sebepleri içinde ise birinci sırada. Şunu hepimiz biliyoruz ki, ülke olarak bu fotoğrafta uzun yıllar çok da arzu edilen bir noktada olamadık. Çok kayıplar verdik, çok acılar yaşadık. Bir trafik kazasında yakınlarının bir bölümünü farklı hastaneler, morglardan toplayan bir kardeşiniz olarak söylüyorum" diye konuştu.

'TRAFİK GÜVENLİĞİNDE OLUMLU BİR TREND YAKALADIK'

Özellikle 15 Temmuz'dan sonra, Türkiye'nin bütün iç güvenlik meselelerinin bir bütün olarak ele alındığını söyleyen Soylu, "Bilhassa sayın Cumhurbaşkanımızın konuya ilgileri ve doğrudan talimatlarıyla, trafik güvenliği meselesine de yeniden ciddi ve stratejik bir yaklaşımla eğildik. Belki son dönemde ülkemizin yoğun gündemi içerisinde pek dikkat çekmemiş olabilir ama bu çalışmalardan rakamlara yansıyan çok olumlu neticelere ulaştık ve bana göre hepsinden önemlisi trafik güvenliğinde olumlu bir trend yakaladık" dedi.

motor uuu51825d4c7128e31f036f3e531f342c4c 4c73f

100 BİN KİŞİ BAŞINA GÜNLÜK 18 ÖLÜM

2016 yılında dünyada 100 bin kişi başına trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısı ortalamasının 18, 28 AB ülkesinde ise 5 olduğuna dikkat çeken Soylu, "Ülkemizde ise 2018 verilerine göre 8,1'dir. 2017'de 7 bin 427 kişi hayatını kaybetti, 2018'de 6 bin 675'e düştü. 2018-2019 yıllarının ilk altı aylık dönemleri karşılaştırıldığında Türkiye'de trafik kazalarındaki can kayıpları yüzde 35, ölümlü kaza sayısı yüzde 31 azalmıştır. Eğer AB ülkelerinde ortalama 5 ise bizim ilk hedefimiz 4'tür. Önümüzdeki yıl AB rakamları düzeyine inmeliyiz" dedi.

BAYRAMDA GÜNLÜK ÖLÜM ORTALAMASI 10'A DÜŞTÜ

Neredeyse bir trafik güvenliği sınavı haline gelen bayram trafiğinde geçen yıllarda günlük ortalama can kaybı 20 iken bu Ramazan bayramında 10'a düştüğünü söyleyen Soylu, "Elbette ki, cümlenin bir yerinde can kaybı ifadesi varsa, o cümledeki her rakam bizim için fazladır. Ancak hepimiz biliyoruz ki olumlu değişimler, hele böyle konularda, maalesef bir anda elde edilebiliyor değil. Ancak rakamlar gösteriyor ki doğru yoldayız, doğru adımlar atıyoruz ve bu noktada kamuoyu ile tüm vatandaşlarımızla doğru bir ritim tutturmuş durumdayız. Tabi bu trend rastgele tedbirlerle elde edilmiş değildir. Meseleye özel bir önem verdik ve trafik güvenliğinin bütün bileşenlerini aynı anda ele aldık" diye konuştu.

DENETİMLER ARTIKÇA CAN KAYBI AZALIYOR

2016'da 21 bin 925 olan trafik polisi sayısını 24 bin 270'e çıkarttıklarını, yıl sonu itibarıyla da 26 bine ulaştırmayı planladıklarını anlatan Soylu, "Keza jandarmamızda da 2016'ya kıyasla trafik tim personeli sayımızı yaklaşık yüzde 81 oranında artırdık. Ayrıca 100 motosiklet alarak ilk defa jandarma motosikletli trafik timi kurduk. Bunun yanı sıra yüz yüze denetimi, algılanan yakalanma riski duygusunu artırmaya dönük faaliyetlerimizi, trafik ekiplerimizin görünürlüğünü, denetim sayılarımızı artırdık. Ocak- Haziran dönemleri karşılaştırıldığında 2018-2019 arasında trafikte kontrol ettiğimiz araç sayısı yüzde 31,5 artmıştır ve bu da yukarıda bahsettiğim can kaybı azalmalarını sağlamıştır. Çok net bir gerçek var, denetim sayısı artıkça, trafikte yaşadığımız kazalar ve can kayıpları azalıyor" dedi.

Trafikte iki ana aksın söz konusu olduğunu vurgulayan Soylu, şöyle konuştu:

 kasklı soylu 2 bakan soylu hayatima kastim yok kaskim var projesini baslatti 5637 dhaphoto6 e9d0a


"Birincisi trafik kazasının oluşumunu engelleyen tedbirler, ikincisi de oluşan trafik kazasında can kaybını önlemeye veya azaltmaya dönük tedbirler. Biraz önce bahsettiğim kısım, daha çok kazanın oluşmasını engellemeye dönük faaliyetlerimizdi. Bugün buradaki kampanyanın konusu, daha ziyade ikinci kısımla ilgilidir. Yani kaza anındaki can kayıplarıyla ilgili. Dünyada trafikte yaşanan ölümlerin yüzde 54'ünü savunmasız yol kullanıcıları olarak adlandırılan, 2 veya 3 tekerlekli motorlu araç kullanıcıları, yayalar ve bisikletliler oluşturmaktadır. Hayatını kaybeden savunmasız yol kullanıcılarının yüzde 52'sini de 2-3 tekerlekli motorlu araç kullanıcıları oluşturuyor."

MOTOSİKLET KAZALARINDA ÖLÜM ORTALAMASI 12,8

2016 yılında motosiklet gibi araçlarla yapılan trafik kazalarında, 1 milyon kişi başına ölümlerin AB üyesi ülkelerde ortalama 7 kişi, ABD'de ise 16,3 kişi olduğunu belirten Soylu, "Bu rakam 2018'de Türkiye'de 12,8 kişidir. Savunmasız yol kullanıcıları içinde yayalara dönük olarak geçtiğimiz ekim ayında devrim niteliğinde bir adım atarak Türkiye'de yaya öncelikli trafik anlayışına geçtik. Yasanın çıkış tarihi olan ekim ayı öncesi sekiz ayda toplam 2 bin 56 olan ölümlü trafik kaza sayısı, yasa sonrası sekiz ayda yüzde 42 azalışla bin 189'a düştü. Bir tanesi bile önemlidir. Doğrudan yaya ölümlerine baktığımızda 1 Ocak- 30 Haziran döneminde yayaların karıştığı trafik kazaları, geçen yıla göre yüzde 6 oranında azaldı ve bu kazalarda kaza anında hayatını kaybeden insan sayısı ise 244'ten 156'ya geriledi" diye konuştu.

MOTOSİKLET İNSAN RUH SAĞLIĞI AÇISINDAN FAYDALIDIR

Trafik güvenliğinin tüm bileşenlerini ele aldıklarına işaret eden Soylu, şöyle konuştu:

"Emniyet kemeri konusunda nasıl bir farkındalık oluşturmak için çabalıyorsak, yaya öncelikli trafik konusunda nasıl bir farkındalık oluşturmaya çalışıyorsak, alkollü araç kullanımı, direksiyon başında cep telefonu kullanımı, aşırı hız gibi ölümcül sürücü kusurları konusunda nasıl bir farkındalık oluşturmaya çalışıyorsak, kask kullanımı konusunda da böyle bir farkındalık oluşturmaya kararlıyız. Motosiklet kullanmak çok güzel bir şeydir. Faydalı da bir şeydir. Çevre, ekonomi, insanların ruh sağlığı açısından faydalıdır. Bir araştırmada motosiklet kullanımının stres hormonlarını yüzde 28 azalttığı, 20 dakikalık bir motosiklet kullanımının kalp atış hızını yüzde 11, adrenalin seviyesini yüzde 27 artırdığı ve duyusal odaklanmayı geliştirdiği anlaşılmıştır ve ülkemizde motosiklet kullanımı giderek artmaktadır."

ÖLÜMLÜ KAZALAR DAHA ÇOK ŞEHİR İÇİNDE

Kask ve diğer koruyucu ekipman kullanımının da yaygınlaştırılmasının zorunlu olduğunu belirten Soylu, “2018'de motosiklet kazalarında hayatını kaybedenlere baktığımızda yüzde 70'inin kaskının takılı olmadığını görüyoruz. Kaskı takılı olmadan hayatını kaybedenler ağırlıklı olarak şehir içinde gerçekleşen kazalara karışanlar. Kısa mesafe olduğu düşünülerek kask takılmıyor ve esasen düşük süratlerde kaza yapılmasına rağmen, kask takılı olmadığı için can kayıpları yaşanıyor. Motosiklet kazalarının daha çok çarpışma sonucu meydana geldiği ve kaza geçiren insanların vücutlarında en çok kafalarından yaralandığı biliniyor. Kask kullanmanın tüm kafa yaralanmalarını yüzde 60 ile 75 arasında, ölümcül kafa yaralanmalarını ise yüzde 29 oranında azalttığı görülmüştür" diye konuştu.

BU BİR İŞARET FİŞEĞİ

Dolayısıyla bu iki tekerlekli heyecan yaşanıyorsa, kask takılması gerektiğini ifade eden Soylu, İçişleri Bakanlığı olarak trafik güvenliği konusunda teyakkuz halinde olduklarını açıkladı. Soylu, Antalya Valiliği'nin başlattığı 'Hayatıma Kastım Yok, Kaskım Var' kampanyasının bir işaret fişeği olduğunu ve bu işaret fişeğinin Antalya'dan yakıldığını söyledi.

 

20190705 bakasklı soylu 1 kan soylu hayatima kastim yok kaskim var projesini baslatti 971562 4fa667ab77a29c40dabb 5d8dc

MOTORCULARLA KASKLI POZ VERDİ

Bakan Soylu konuşmasının ardından protokol üyeleriyle birlikte kaskla fotoğraf çektirdikten sonra, otel önündeki motorcularla birlikte şehir turu öncesinde sohbet etti. Motosiklet sürücülerinin kasklarını takıp tura başlamasının ardından tören sona erdi.

Tanıtım toplantısının ardından 8 bin polis ve 3 bin jandarmanın katılımıyla tüm il genelinde kask uygulaması başlatıldı. Kask denetimleri, kasksız motosiklet sürücüsü ve yolcusu kalmayana kadar devam edecek. Kask kullanmayan sürücü ve yolcular hakkında işlem yapılacak.

UYGULAMA KAPSAMINDA NELER YAPILACAK?

Trafikte kask denetimlerine ağırlık verilmesinin yanısıra kısa süreli eğitimler verilerek broşürler dağıtılacak. Görsel ve yazılı medyada toplumu bilinçlendirici yayınlar yapılacak. Billboard ve LED ekranlarda tanıtımlar, trafik işaret levhaları, sürücü kursları ile ilk ve orta öğretim öğrencilerine yönelik kask eğitimleri, 500 pet şişe getirene 1 kask kampanyası, tişört ve şapka gibi materyallerin dağıtımı gerçekleşecek.

Motosiklet kazalarında yaralananların ailelerine kaskın öneminin anlatılması, spor müsabakaları öncesi seremonilerde kask kullanımına ilişkin pankart açılması, motosiklet ehliyeti almak için nüfus müdürlüklerine başvuranlardan kask ibrazı istenmesi, motosiklet mağazalarında, motosiklet satışı öncesi kask satışı yapılması sağlanacak.

 


Piyasada bulunan kaskların 'ECE' ya da 'DOT' gibi uluslararası standarda uygun olmaları, firmaların kask fiyatlarında düzenli aralıklarla indirim yapmaları, motosiklet kullanıcısı adaylarının sınavlara kendi kasklarıyla girme zorunluluğu, standart dışı kaskların satışının durdurulması, kask satışına katkı sağlayan işyerleri 'Örnek Esnaf' olarak değerlendirilecek. Kentteki etkinliklere katılacak sanatçı ve devlet büyüklerine 'Fahri Proje Ortağı Belgesi' verilecek.

İMAMOĞLU: "Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum..."

İMAMOĞLUNA ÖDÜL İKİNCİ KULLAN1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 38 2 4a81e

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karadeniz Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali'nde kendisine verilen ''Sevgi, Barış ve Dostluk'' ödülünü, Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın elinden aldı ve şu coşkulu konuşmayı yaptı: ''Bana layık gördüğünüz ödülün karşılığını, İstanbul'da hizmet ederken vermeye söz veriyorum. Adil, bu ülkeye layık, bayrağına, milletine, maneviyatına ve milli duygularına layık bir yönetici olmaya söz veriyorum. Cumhuriyetin ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğime, insanlara eşit fırsatlar tanıyan bir yönetici olmaya söz veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir genç evladı olarak, Mustafa Kemal Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum.''

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 1 1562442028 PHOTO 2019 07 06 22 35 38 1 73207

ANITÖNÜ / Karadeniz Ereğli

Karadeniz Ereğli Belediyesi tarafından 21'nci kez düzenlenen Karadeniz Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali'ne katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu yıl ilk kez verilen ''Sevgi, Barış ve Dostluk'' ödülünün sahibi oldu. İmamoğlu, ödül töreninden önce kentin şeref defterini imzaladı. Sahneye ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla çıkan İmamoğlu, ödülünü Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın elinden aldı. Ödül töreninden önce ilk konuşmayı yapan Posbıyık, İmamoğlu'na hitaben, ''Sevgi, barış ve dostluk ödülünü sizlere sunmaktan onur duyuyorum'' dedi.Kent meydanını hınca hınç dolduran vatandaşlar, ödülünü alan İBB Başkanı'na yoğun sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, ödülüyle birlikte festival için kurulan platformun her yanını dolaşarak, vatandaşlarla selamlaştı.

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 3 1562442028 PHOTO 2019 07 06 22 35 36 1 57ee5

İmamoğlu, vatandaşların coşkusu altında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledİ:

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 4 1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 36 9c0e1

''TOPLUMUN MORALİNİ AYAĞA KALDIRMAK KOLAY''

''Sevgi dolusunuz. Sevgi, barış, huzur, mutluluk, dostluk… Sizinle hepsini paylaşmak istiyorum. Dünyanın en kolay şeyi, iyi cümleler kurmak. Örneğin şu güzel kızlara, 'Çok güzelsiniz' demek. Yakışıklı delikanlılara, 'Çok yakışıklısınız' demek. Bir insanı görüp ona 'Merhaba' diyebilmek. Yürekten kucaklayabilmek, çok kolay. Zor olan, kötü şeyler konuşmak. Bir insanı kıran, döken cümleler konuşmak. Bir topluma hitap ederken, onların moralini ayağa kaldırmak kolay, ama bir toplumun moralini bozmak zor aslında. Uzun zamandır zor olanı yapıyoruz. Milletimizin moralini bozmak için, ne yazık ki bazı alanlarda kötü cümleler kullanmaktan geri durmuyoruz. Bundan en çok kim şikayetçi biliyor musunuz? O bana el sallayan mini minnacık çocuklarımız. Kötü cümle duymak istemiyorlar.''

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 5 1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 37 e0846

''MİLLETİMİZİN DOĞRUYA
KARAR VERECEĞİNDEN BİR
GÜN BİLE ŞÜPHE ETMEDİK''

''İstanbul'a aday olduğumda, toplumun ihtiyaçlarını konuşmak konusunda kendime söz verdim. Rakibimiz veya benimle mücadele edenler kim diye hiç düşünmedim bile. İnsanımla konuşmak, onların duygularını hissetmek, sorunlarına çözüm olmak ve topluma moral vermek istedim. Tek kullandığım dil, bu oldu. Hayatım boyunca bu güzel dilden, doğrulardan, doğruları konuşmaktan vazgeçmeyeceğim. Haktan, hukuktan, adaletten asla vazgeçmeyeceğim. İstanbul'a hizmet etmenin, aynı zamanda Türkiye'ye hizmet etmek olduğunu da biliyorum. İstanbul'u ayağa kaldırmanın, Türkiye'nin de motivasyonu olduğunu biliyorum. İstanbul'un insanlarının her yönüyle mutlu olmasının Türkiye'mizi de motive etmesi anlamına geldiğiniz biliyorum. Böyle çalışacağım. Kesinlikle başaracağız. Topluma olan inancımızdan hiçbir zaman şüphe etmedik. Aynen 31 Mart'ta başardığımız gibi ve 23 Haziran'da başardığımız gibi. İnancımız, birkaç türlü çok büyüktü. Milletimizin doğruya karar vereceğinden bir gün bile şüphe etmedik.''

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 6 1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 38 3 5d0c6

''İNSANLARA EŞİT FIRSATLAR
TAŞIYAN BİR YÖNETİCİ OLACAĞIM''

''Bana bu ödülü veren Ereğli halkına, festivalin jürisine ve çok kıymetli Belediye Başkanı ağabeyim Halil Bey'e çok teşekkür ediyorum. İnsanlara bu güzel alanı sunabilmek, onlarla sanatçıların duygularını paylaşabilmek… Bunlar özel şeyler. Sanırım bir süre yapılmamış. Yapılınca ne kadar güzel değil mi? Müzikle, sanatla buluşmak… Bakın burada omuz omuza, yan yanasınız. Bu aynı zamanda millet olmaktır. Festivaller, buluşmalar, konserler olacak. Dini bayramlarımızı maneviyatıyla, milli bayramlarımızı coşkuyla yaşayacağız. Batı Karadeniz'in coşkulu insanları, yürekten teşekkür ediyorum sizlere. Büyük işler başarmak zorundayız. Çünkü dünyanın en genç nüfuslarından birine sahibiz. Özellikle gençler için, bu ülkeyi, bu güzel şehirleri, başta İstanbul'u umut haline getirmek zorundayız. Hayallerini, güzel şehirlerimizde ve ülkemizde gerçekleştirmeliler. Eğitimde, iş bulmada fırsat eşitliği vermeliyiz. Liyakatle, adaletle bu şehirleri yönetmeli ve gençlerimize gelecekle ilgili kafalarında en ufak bir tereddüt bırakmamalıyız. Bu şekilde bir yönetici olmaya, tüm Ereğlililer önünde söz veriyorum. Bana layık gördüğünüz ödülün karşılığını, İstanbul'da hizmet ederken vermeye söz veriyorum. Adil, bu ülkeye layık, bayrağına, milletine, maneviyatına ve milli duygularına layık bir yönetici olmaya söz veriyorum. Cumhuriyetin ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğime, insanlara eşit fırsatlar tanıyan bir yönetici olmaya söz veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir genç evladı olarak, Mustafa Kemal Atatürk'e layık bir yönetici olacağıma söz veriyorum.''

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 7 1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 39 c50bd

''BİZİ TAKİP ETMEYİ İHMAL ETMEYİN''

''Bizi takip etmeyi ihmal etmeyin. Bazen, Ereğli'den bile bizi uyarmanızı isteriz. Türkiye'nin her yerinden bizi uyarmanızı isteriz. İstanbul'un 81 ilden gelen insanlarından hepinize selamlar getirdim. Doğrulardan asla vazgeçmeyin. Her zaman, akıldan ve bilimden yana olalım. Her zaman cesaretli ve yürekli olalım. Her zaman enerjinizi yüksek tutun. Gençliğimiz var demiştik. Gençliğinizi her zaman, o güzel enerjisiyle dimdik ayakta tutun. Bu ülke adına çok güzel görevler yapacağız. Farklılıklarına bakmadan, herkese sevgiyle, saygıyla, dostlukla yaklaşacağız. Son olarak, Ereğli'den bir mesajla ayrılmak istiyorum: Her şey çok güzel olacak. Kalın sağlıcakla.''

İMAMOĞLUNA ÖDÜL 8 1562442029 PHOTO 2019 07 06 22 35 39 1 af936

IŞIK ŞÖLENİ

İmamoğlu'nun konuşmasının ardından sahneye, seçim kampanyasının müziklerinin bir bölümünü yapan sanatçı Ali Altay davet edildi. İmamoğlu ve Altay, seçim kampanyasının en dikkat çeken şarkılarından birini birlikte söyledi. Bu sırada vatandaşlar da cep telefonlarını ışıklarıyla görsel bir şölen yaşattı. İmamoğlu, Karadeniz Ereğli'den geldiği gibi yine vatandaşların yoğun ilgisi altında ayrıldı.

Kılıçdaroğlu: Ekrem Başkan, İstanbul'un rantına değil, sorunlarına talip oldu...

KILIÇDAROĞLU İBB DE 2 1562326248 PHOTO 2019 07 05 13 04 38 bd59f

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019 yılı içerisinde ikinci kez İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu'na Saraçhane'deki merkez binada tebrik ziyaretinde bulundu.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 9 1562326248 PHOTO 2019 07 05 13 04 37 1 a5f09

Belediye şeref defterini imzalayan Kılıçdaroğlu, ''Uzun ve yorucu bir mücadeleden sonra keyifli bir an yaşıyoruz. Zor bir görev üstlendiniz. Ancak İstanbul'u hak ettiği yere taşıyacağınıza inanıyorum'' diyerek İmamoğlu'nu tebrik etti.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 10 1562326248 PHOTO 2019 07 05 13 04 37 2 91345

İmamoğlu da Kılıçdaroğlu'na teşekkür ederek, ''Mahcup olmayacağız size'' şeklinde karşılık verdi. İkili, daha sonra kameraları karşısına geçti. ''Ekrem Başkan'la beraber güzel bir kahve içtik, 40 yıl hatırı var'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Kendisi uzun bir çabanın sonunda İBB Başkanlığını 2. kez aldı. Gerçekten de yorucu bir çabaydı ama Ekrem Başkan kararlıydı, azimliydi, dirençliydi, güçlüydü, gençti, dinamikti, 'Alacağım' dedi ve aldı. İstanbul'un rantına değil, İstanbul'un sorunlarına talip oldu'' dedi.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 3 1562326247 PHOTO 2019 07 05 13 04 36 3 e4bce

SARAÇHANE / İSTANBUL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na tebrik ziyaretinde bulundu. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nu İBB'nin Saraçhane'deki binasının önünde karşıladı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Zabıta Mangası Merasim Takımı'nı selamlayarak binaya girdi. Kısa bir süreliğine kameraların karşısına geçen üçlü, basın mensuplarına poz verdi. Kılıçdaroğlu, İBB şeref defterini imzalayarak, şu satırları yazdı: ''Sayın Ekrem İmamoğlu, kazandığı İstanbul seçimini bir hizmet yarışına dönüştürecek. İmamoğlu'na, inanıyor ve güveniyoruz. Dualarımız ve başarı dileklerimiz O'nunla. Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı.''

KILIÇDAROĞLU İBB DE 4 1562326247 PHOTO 2019 07 05 13 04 35 3e2d4

SAMSUNLU İLKOKUL MEZUNU
RESSAMIN TABLOSUNU HEDİYE ETTİ

Heyet, daha sonra İmamoğlu'nun makam odasına geçti. Kılıçdaroğlu, ''Uzun ve yorucu bir mücadeleden sonra keyifli bir an yaşıyoruz. Zor bir görev üstlendiniz. Ancak İstanbul'u hak ettiği yere taşıyacağınıza inanıyorum'' diyerek İmamoğlu'nu tebrik etti. İmamoğlu da Kılıçdaroğlu'na teşekkür ederek, ''Mahcup olmayacağız size'' şeklinde karşılık verdi. Daha sonra karşılıklı hediye takdimlerine geçildi.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 6 1562326246 PHOTO 2019 07 05 13 04 36 2ecef

İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'na İSMEK'li kadınların seramik üzerine işlediği İstanbul temalı bir çalışmayı hediye etti. İmamoğlu'nun Kılıçdaroğlu'na hediyesi ise ilkokul mezunu Samsunlu ressam Umut Kaya'nın eseri karakalem bir tablo oldu.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 7 1562326247 PHOTO 2019 07 05 13 04 36 1 620df

YENİ BİR BAŞLANGIÇ ÇİÇEĞİ

İmamoğlu, üzerinde kendisi, Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükçehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükçehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in resmedildiği tablonun hikayesini şu sözlerle açıkladı: ''Özel bir anı aslında. Samsun'a beraber gitmiştik hatırlarsanız. Genç bir ressam, 'Ben, resim yapmak istiyorum' diyerek önümü kesti. İlkokul mezunu. Biz onu davet ettik 23 Haziran seçiminden önce. Şişli'de bir sergisini açtık. Sergi açılışında satılmayan resmi kalmadı. Muazzam yetenekli birisi. Dedi ki, 'Kağıdım bu kadardı. Yoksa herkesi çizecektim. Çizemediklerim affetsin.' Böyle bir tablo çalıştı. Bu onun kendi kalemi. Size hediye etmek istedim.'' Samsunlu ressam Kaya'nın hikayesinden etkilenen Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'na, ''Telefonunu alayım, ben de bir arayayım. Değme ressamlara taş çıkartacak türden bir çalışma'' dedi.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 5 1562326246 PHOTO 2019 07 05 13 04 36 2 c0c04

Kaftancıoğlu da Kılıçdaroğlu'na İstanbul'u simgeleyen bir vazo ve takdim etti. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'na ayrıca, ''yeni bir başlangıcı'' simgeleyen çiçek sundu. Toplantının geri kalan kısmı basına kapalı olarak gerçekleştirildi.

İMAMOĞLU: ''GENEL BAŞKANIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM''

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, yaklaşık 1 saat süren görüşmelerinin ardından yeniden kameraların karşısına çıktı. ''Çok değerli Genel Başkan'ımızı İBB'de, İstanbul halkı adına ağırlamanın onurunu ve gururunu yaşıyorum'' diyerek sözlerine başlayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Benim için çok önemli duygularla dolu olduğunu özellikle belirtmek isterim. Elbette bir insanın, böyle bir makama gelirken yola çıkışında önemli süreçler vardır. 10 yıllık siyasi yaşamım, 5 yıl ilçe başkanlığı, 5 sene belediye başkanlığı ve sonrasında İBB başkanlığımız gerçekleşti. Bu sürecin hemen hemen tamamını, sadece ilk 6 ayında Sayın Deniz Baykal genel başkanımızda, sonrasında tamamını çok değerli Genel Başkan'ım Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşamış birisiyim. Benim için gerçekten muazzam bir liderlik ve partimizin tarifiyle, yoldaşlık, yol arkadaşlığı kavramını en üst seviyede yaşadığımı burada belirtmek istiyorum.''

İMAMOĞLU: ''MİLLETİMİZE OLAN SORUMLULUĞUMUZ BÜYÜK''

''2019 yerel seçimini, Türkiye'miz adına çok değerli bir sürecin yaşanması diye tarifleyebilirim'' diyen İmamoğlu, ''Bu sürecin en önemli karakteri, yerel yönetimlerden gelen insanların belediye başkanlıkları adaylıklarına tercih edilmesi ve oradan İBB Başkanlığı'nı, İstanbul'un en önemli merkezlerinde seçimi kazanmaları olmuştur. Bu önemli siyaset mühendisliğinin başarılmasının ana kişisi ve bu süreci başlatan, önderliğini yapan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bu yönüyle kendilerine minnet duygularımı belirtmek istiyorum. Elbette ki milletimize olan sorumluluğumuz çok büyük. Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na da hem sözüm hem de sorumluluğum var. İBB Başkanlığı'nı yaparken bu duygularla hareket edeceğim. Bunun sözünü bir kez de İBB'de, kendi huzurunda vermek istiyorum. İnşallah İBB'nin en başarılı ve en demokrat belediye başkanı olmak istiyorum. Umarım bu hedefime ulaşırım'' şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU İBB DE 8 1562326247 PHOTO 2019 07 05 13 04 38 1 b8f0f

KILIÇDAROĞLU: ''EKREM BAŞKAN KARARLIYDI''

Kılıçdaroğlu da sözlerine ''Ekrem Başkan'la beraber güzel bir kahve içtik, 40 yıl hatırı var'' şeklinde başladı ve devam etti: ''Kendisi uzun bir çabanın sonunda İBB Başkanlığını 2. kez aldı. Uzun bir çaba diyorum. Gerçekten de yorucu bir çabaydı ama Ekrem Başkan kararlıydı, azimliydi, dirençliydi, güçlüydü, gençti, dinamikti, 'Alacağım' dedi ve aldı. İstanbul'un rantına değil, İstanbul'un sorunlarına talip oldu. Bu nedenle Ekrem Başkan'ın İBB Başkanı olmasının ayrı bir anlamı var; rantına değil, sorunlarına talip olmak. İlk seçim bir siyasal seçimdi. İlk mücadele siyasal bir mücadeleydi, onu kazandı. Şimdi bundan sonraki süreç, hizmet yarışı sürecidir. Bir hizmet yarışı içinde. İstanbul'un sorunlarını biliyor. Sorunların nasıl çözüleceği konusunda güçlü veriler de var elinde. İyi bir ekibi olacak. Liyakatli bir ekibi olacak. Bunun altını özenle çiziyorum. Partizanlık yapmamak, liyakatli bir ekiple yola çıkmak bizim açımızdan son derece önemli.''

KILIÇDAROĞLU İST BLD.1562326248 PHOTO 2019 07 05 13 04 39 ab045

KILIÇDAROĞLU: ''HER ŞEY ŞEFFAF OLACAK''

''Ekrem Başkan ve diğer başkanlarımızla beraber yönetimlerde Türkiye'de yeni bir süreci başlatıyoruz'' diyerek, ''Her şey şeffaf olacak. Her şey çok güzel olacaksa, her şeyin şeffaf olması lazım. Partizanlığın olmaması, herkesin çalışması, alın teri dökmesi lazım. Herkesin sorunlara kilitlenerek sorun çözmesi lazım. Ekrem Başkanımız da bu çerçeve içerisinde bir görev anlayışı üstlendi. Bunu da büyük bir başarıyla yerine getirecektir. Ben de sizler gibi başarılarının takipçisi olacağım. Bütün dualarımız Ekrem Başkan ve diğer belediye başkanlarımız ile birlikte. İnşallah hepsi çok başarılı olurlar. Yerle yönetimlerden başlayarak, vatandaşın verdiği her kuruşun hesabını vermek gibi bir güzelliği bütün Türkiye'ye yaşatacağız. Bundan yüzde yüz eminim'' şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU: ''İBB BİNASINA İKİNCİ KEZ GELİYORUM''

Kılıçdaroğlu, ''Bu binaya ilk defa mı geldiniz, neler hissettiniz'' sorusuna, ''Bu binaya ikinci kez geliyorum. İlkinde bürokrat olarak gelmiştim, rahmetli Altan Tufan Gelirler Genel Müdürü'yken. Birlikte dönemin belediye başkanını ziyarete gelmiştik. Şimdi politikacı olarak geliyorum. Bu binaya gelirken, Ekrem Başkan'ımızın İstanbul'un sorunlarına talip olduğunu belirtmiştim. İstanbul'un sorunlarının ne kadar derin olduğunu biliyorum. Sorunların çözümünde ciddi zorluklar olduğunu da biliyorum ama siz, kararlı ve dirençli olursanız sorunlara karşı zorlukları ararsınız. Ben, buraya büyük bir özgüvenle geldim. Çünkü Ekrem Başkan'a güveniyordum. Belediye başkanlığından geliyordu. Belediye başkanıyken karşılaştığı sorunları nasıl çözdüğü konusunda da düşüncelerim, fikirlerim vardı, uygulamaları vardı. Bunları gördüm ve tanığı oldum. Daha büyük bir kitleyi kucaklayacak. 3 imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehri kucaklayacak'' yanıtını verdi.

KILIÇDAROĞLU: ''ESKİ SİSTEMDEN BİZ DE ŞİKAYETÇİYDİK''

Kılıçdaroğlu, sistem tartışmaları ve yeni parti kurulmasıyla ilgili soruları ise, ''Yeni partilerin kurulması benim ilgi alanımın dışında. Sizler nasıl izliyorsanız, ben de siyasetçi kimliğimle büyük bir dikkatle izliyorum. Ama eski sisteme girilmesiyle ilgili bizim bir talebimiz olmadı. Eski sistemden zaten biz de şikayetçiydik. Darbe hukukundan arınmamış bir Anayasa ve yasalar varsa, eski sisteme dönmek doğru değildir. Örneğin yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Darbeciler getirdi. Hala savunuluyor. Eğer demokrasi ve milletin iradesine saygı duyulmasını istiyorsak yüzde 10 seçim barajının kalkması lazım. Anayasa'da köklü değişiklikler gerekiyor. Mutlaka Cumhurbaşkanı'nın tarafsız olması gerekiyor. Namusu ve şerefi üzerine yemin etti. Biz, demokratik bir yönetim istiyoruz. Eski sistem demokratik değildi ki. Biz, hiçbir zaman eski sisteme övgüler dizmedik. Tek adam rejiminin nelere mal olduğunu görüyoruz ve tanığıyız. Bütün her şey bir kişiye bağlanmış. Tek kişinin Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmesi mümkün değil. Dünya kadar sorunu olan bir Türkiye'nin güçlü bir devlet yapısıyla, liyakatli bir devlet yapısıyla, demokratik bir parlamenter sistem içerisinde, denge ve fren sistemlerinin olduğu ve herkesin de mutlu olabileceği, gidip oyunu kullandığı zaman da gidip mutlu oy kullanabildiği bir sistem tabii. Adı rejim olur sistem olur, nasıl tanımlarsanız tanımlayın. Demokrasi, hak, hukuk ve adalet. Bunlar olduğu sürece bir sorunumuz yok. Ama bugün bu alanda sorun var. Eskiye dönelim. Hiç kimse eskiyi istemiyor. Biz de eskiyi istemiyoruz'' şeklinde yanıtladı.

 

KILIÇDAROĞLU İST BLD 2 1562326248 PHOTO 2019 07 05 13 04 38 2 b93b8

İMAMOĞLU: ÇATALCA BELEDİYE BAŞKANI'NIN ÇAYINI İÇECEĞİZ

İmamoğlu'na da "Bugün Çatalca programınız var. Belediye, CHP'den AKP'ye geçti. AKP'li belediye başkanını ziyaret edecek misiniz'' sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruya, "Biz, bir söz verdik. Söz verdik derken aslında doğalı bu. 39 belediye başkanı da bizim belediye başkanımızdır. Seçim bitti ve artık hepimiz millete hizmet ediyoruz. Dolayısıyla ben her gittiğim ilçeye ya da bir mahalleye gittiğimde o mahallenin muhtarına ve o ilçenin belediye başkanına haber vereceğim. Onlarla beraber saha gezisi isteyeceğim. Tabi müsait olmayabilir, denk düşmeyebilir ama o ilçenin belediye başkanının varlığını, o mahallenin mahalle muhtarının varlığını en üst seviyede saygıyla karşılayan bir Büyükşehir Belediye Başkanı olacağımı söylemiştim. Genel Başkanımızın bir kısım Çatalca köylerine sözü olduğunu biliyorum. Böyle bir programı kendileri planlamıştı. Kendilerine bu prensipte, Çatalca Belediye Başkanı'mızı ziyaret edip bir çayını içebilir miyiz dediğimde 'Kesinlikle içelim' dedi. Biz de kendilerini aradık. Randevulaştık. Çatalca ziyaretimizi Çatalca Belediye Başkanımızı ziyaret ederek başlatacağız. Köylerimizde de muhtarlarımızla birlikte gezip sorunlarını dinleyeceğiz. İstediğimiz bu zaten. Toplumda barış, iİnsanlara müjdeler. Yeni bir siyaset anlayışı. Umarım herkes bu süreci destekler. Milletimiz huzur bulur" yanıtını verdi.

 

KILIÇDAROĞLU İST BLD. 3 1562326249 PHOTO 2019 07 05 13 04 39 2 cad64

KILIÇDAROĞLU: ''23 HAZİRAN KONUŞMAM ÖNEMLİ''

Son olarak Kılıçdaroğlu'na, ''Ekrem Beyin tüm siyasi partilere ziyaretleri oldu. Sistem tartışmaları da bir kulise işaret ediyor. Ankara'da makro siyaset düzeyinde sizin siyasi partilerle bu yönde görüşmeleriniz olacak mı? Makro siyasete yansıyacak mı İstanbul'da bu olanlar'' sorusu soruldu. Kılıçdaroğlu'nun bu soruya yanıtı, "Siyasi partilerle bu aşamada görüşmeyi çok doğru bulmuyorum. Ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz kendi görüşlerimizi 23 Nisan tarihli konuşmamda 6 madde halinde saydım. 23 Nisan konuşması bizim açımızdan da önemli, CHP açısından da önemli. Bize göre eğer gerçekten bu ülkeye hukuku, adaleti ve demokrasiyi getirmek isteyenler samimi iseler, bu 6 maddeye bakarlar, 6 maddenin gereğini yaparlar. Biz de her türlü desteği veririz" oldu.

Ekrem İmamoğlu'ndan öğrencilere çağrı: İstanbul'u ve Türkiye'yi dünyanın en güzel şehri ve ülkesi yapmak için birlikte yola çıkalım…

İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 2 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 24 2 7c196

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arel Üniversite'nin Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirilen mezuniyet törenine katıldı. Sevgi gösterileriyle karşılanan İmamoğlu, konuşmasında gençlere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulunarak, ''Gençler, 'Apolitik' dediler. Gençler, 'Sorunlara ve bu anlarda olan birtakım olumsuzluklara duyarsız' dediler. Ama inanın, şu son zaman diliminde yaşadığım bütün o heyecanımı yükselten ve bizleri ayağa kaldıran muazzam bir gençlik inancını yaşadığımı belirtmek istiyorum. Lütfen bunu tazeleyin, geliştirin ve gelin az önce bahsettiğim hem bu güzel şehir İstanbul'u hem de bu güzel ülke Türkiye'mizi gerçek anlamda barış ve huzur içerisinde dünyanın en güzel ülkesi ve en güzel şehri yapmak için, hep birlikte bugün itibariyle yola çıkalım. Sanıyorum bu yolculuğa hazırsınız'' dedi. İmamoğlu, konuşmasının ardından üniversiteyi birincilikle bitiren Dihle Topaloğlu'na verdi. ''Elim boş geldim ama okul birincimizi İBB'de yemeğe ve kahve içmeye davet ediyorum'' diyen İmamoğlu, salondan ayrıldığı sırada öğrencilerin adeta hücumuna uğradı. Öğrenciler, İmamoğlu ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 10 3.KULLQN 1562258304 PHOTO 2019 07 04 18 39 26 9477c

SİNAN ERDEM / İSTANBUL

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 3 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 24 1 2f887

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arel Üniversitesi'nin Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen mezuniyet törenine katıldı. İmamoğlu'na, eşi Dilek İmamoğlu da eşlik etti. İmamoğlu çifti, salona büyük sevgi gösterileri altında girdi. Bu sırada hınca hınç dolu tribünlerden, ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratı yükseldi. Öğrencilerin hazırladığı ''Ben de annemin projesiyim'' ve ''Gençliğimiz var, Atatürk'ümüz var'' dövizleri ilgi çekti. Bazı öğrenciler, tribünlerden inererek, İmamoğlu ile fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Mezuniyet töreni şehitler, Atatürk ve silah arkadaşları için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 4 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 23 1 d1d54

'GENÇLİĞİMİZ VAR'' ANONSUYLA ÇAĞRILDI

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 5 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 23 190de

Anonsu yapan sunucu, ceketini çıkarıp ''Gençliğimiz var'' diyerek İmamoğlu'nu mikrofona çağırdı. Bu sırada yine ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratı yapıldı. İmamoğlu, sözlerine, ''Açıkçası bugün gördüğüm manzara, bir kurumun ortaya koyduğu başarıyla, tam da her şeyin çok güzel olduğunu gösteren bir manzara'' şeklinde başladı. ''Ben de bu sıralardan geçmiş bir arkadaşınızım'' diyen İmamoğlu, ''Sizlerden hepimizin beklentisi yüksek. Bu ülkenin nüfusunun önemli bir kısmı genç. Gençlerimizi umutlandıracak ve geleceğe hazırlayacak olanlar da siz kıymetli mezunlarsınız. Hep birlikte başaracağız. Hep birlikte çok çalışacağız. Hep birlikte, bu ülkede olabilecek birtakım sıkıntıların önünü keseceğiz. Bunu yapmamız için, kendinize olan güveninizin tam olması lazım. Başaracağınıza olan inancınızın tam olması lazım. Asla vazgeçmemeniz lazım. Sürekli yüksek motivasyonla işinize odaklanmanız lazım. İnsanları sevmeniz lazım. Bu ülkede yaşayan herkese, her kesime, ön yargısız, sıcak ilgiyle yaklaşmanız lazım. Görevinizin ve mesleğinizin en iyisi olması noktasında kendinizi sürekli yenilemeniz, yeniliklere açık olmanız ve dünyaya olabildiğince açık bireyler olmanız gerekmektedir'' şeklinde konuştu.

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 6 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 25 2 1fc42

''ÇOK İNANÇLIYIM''

 

İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ben, yeni bir belediye başkanı olarak, bana göre dünyanın merkezi İstanbul'da, geleceğe sizlerin hazırlanması adına, alt yapıyı hazırlamak, sizlere yüksek teknoloji üretebileceğiniz, eğitimlerinizi geliştirebileceğiniz, AR-GE birimlerini oluşturabileceğiniz tekno-kentleri oluşturmayı, bu anlamdaki merkezleri, yine bu güzel kentin içerisinde, sosyal yaşamdan kopmadan, kültürü, sanatı geliştiren, hayatı ve çevreyi güzelleştiren, insanları bütünleştiren, barış ve huzur içerisinde yaşamalarını sağlayan bir kent var etmek için elimden geleni yapacağıma, tüm bu güzel ve yakışıklı gençlerin önünde söz veriyorum. Çok inançlıyım. Bu son 6 ayda vermiş olduğumuz demokrasi mücadelesinde, Türkiye'mize dair, milletimize dair olumsuz görüşleri olan insanlar vardı. Ama ben, hiç umudunu yitirmemiş bir arkadaşınız olarak gururla söylüyorum ki, gençlerin içerisinde duran o inanılmaz mücevher gibi var olduğunu gördüğüm inancınızı yaşayan şahitliğinizi de her yerde yapacak bir kişiyim.''

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 7 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 25 3 35858

''SİZİ RAHATSIZ EDEN DİL VE DAVRANIŞLARDAN UZAK DURUN

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 8 1562258303 PHOTO 2019 07 04 18 39 26 1 9c425

İmamoğlu, konuşmasında gençlere yönelik çeşitli tavsiyelerde bulundu: ''Gençler, 'Apolitik' dediler. Gençler, 'Sorunlara ve bu anlarda olan birtakım olumsuzluklara duyarsız' dediler. Ama inanın, şu son zaman diliminde yaşadığım bütün o heyecanımı yükselten ve bizleri ayağa kaldıran muazzam bir gençlik inancını yaşadığımı belirtmek istiyorum. Lütfen bunu tazeleyin, geliştirin ve gelin az önce bahsettiğim hem bu güzel şehir İstanbul'u hem de bu güzel ülke Türkiye'mizi gerçek anlamda barış ve huzur içerisinde dünyanın en güzel ülkesi ve en güzel şehri yapmak için, hep birlikte bugün itibariyle yola çıkalım. Sanıyorum bu yolculuğa hazırsınız. Bu yolculuğa çıkarken, gelecekteki başarılarınızı şimdiden gören bir arkadaşınız olarak lütfen iş birliğine açık olun. Bu ülkede sizi rahatsız eden hangi dil var ise, hangi davranış biçimi var ise, onları hayatınıza dahil etmeden, gerçeklikle bu ülkenin ve dünyanın geleceğine hazırlanan bireyler olmayı kendinize hedef seçin. Bir arada, kol kola bu işi başaralım istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Heyecanımızın yüksek olduğunu görüyorum. Ben de çok heyecanlıyım. Sizlerle güzel bir kent var etme adına en hızlı şekilde koşacağımıza olan inancımla son olarak, her şey çok güzel olacak diyorum.''

 İMAMOĞLU ÜNİVERSİTEDE 9 1562258304 PHOTO 2019 07 04 18 39 24 42993

ÖĞRENCİ HÜCUMU!

 

İmamoğlu, konuşmasının ardından üniversiteyi birincilikle bitiren Dihle Topaloğlu'na diplomasını Arel Üniversitesi Onursal Başkanı Kemal Gözükara, Mütevelli Heyeti Başkanı Özgür Gözükara ve rektör Ali Argun Karacabey ile birlikte verdi. İmamoğlu, ''Elim boş geldim ama okul birincimizi İBB'de yemeğe ve kahve içmeye davet ediyorum'' dedi. Bölüm birincilerinin belgelerini de takdim eden İmamoğlu, salondan ayrıldığı sırada öğrencilerin adeta hücumuna uğradı. Öğrenciler, İmamoğlu ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün CHP İstanbul İl Başkanlığı'na yaptığı ziyaretin ardından bugün de sabah saatlerin önce Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı'na, ardından da İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı'na ziyaretlerde bulundu. ''Bir belediye başkanı seçildiği an itibariyle gerçekten siyaset üstü, partiler üstü davranmak zorundadır'' diyen İmamoğlu, ''Mutlaka bizim siyasi partiler masamız olacak. Bu daimi masamız, bizim her zaman sürecimizin içende var olan, denetleyen, önerilerde bulunan, eleştirilerde bulunan bir mekanizmayı teşkil edecek. Ben, bunu ruhumda hissediyorum. Bir partinin belediye de meclis üyesinin olması ya da olmamasına bakmaksızın siyasi partilerle bu değerli masayı kuracağız ve beraber çalışacağız. Zaman içerisinde bu ziyaretlerden sonra elbette taahhütlerimiz olacak. İnşallah siyasi partilerimizin katkısıyla bu düzeni koordine edeceğiz. Bu İstanbul'un lehine olacaktır. Hatta Türkiye'deki tüm yerel yönetimlerin lehine olacaktır. Hatta bir ileri gideyim. Türkiye'nin demokrasi sürecine büyük katkı sunacaktır'' şeklinde konuştu.

 İMAMOĞLU PARTİLER 2 1562146656 PHOTO 2019 07 03 11 04 39 1 670bf

CEVİZLİBAĞ - MERTER / İSTANBUL

 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'yle başladığı parti ziyaretlerine Saadet Partisi ve İYİ Parti ile devam etti. İlk olarak Saadet Partisi'nin Cevizlibağ'daki İstanbul İl Başkanlığı'nı ziyaret eden İmamoğlu'na, İl Başkanı Abdullah Sevim'in İstanbul dışında olması nedeniyle, İl Başkan yardımcısı Bülent Kaya ev sahipliği yaptı. Bir süre baş başa görüşen İmamoğlu ve Kaya, daha sonra kameraların karşısına geçti.

 İMAMOĞLU PARTİLER 3 1562146657 PHOTO 2019 07 03 11 04 41 31bfd

''YENİ DÖNEMİN FELSEFESİNİ ANLATACAĞIZ''

 

İlk sözü alan İmamoğlu, bütün siyasi partilerle bir araya gelmeye devam edeceklerini belirterek, ''Yeni dönemin felsefesini anlatacağız'' dedi. İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bu dönemde siyaset üstü bir belediyeciliği siyasileri işin içine katarak, toplumu kucaklama noktasındaki tavrımızı hem göstermek hem de hissettirmek adına nasıl iş birliği yapacağımızı paylaştık. Mutlaka bizim siyasi partiler masamız olacak. Bu daimi masamız, bizim her zaman sürecimizin içende var olan, denetleyen, önerilerde bulunan, eleştirilerde bulunan bir mekanizmayı teşkil edecek. Bu oluşum elbette siyasi partilerin verileriyle netleşecek. Bu demokrasinin belki de ilk noktasını oluşturan yerel yönetimlerde toplumun soluklanması toplumun sadece çıkarının sahadaki iş ve işlemlerinin takip edildiği, gerçek yaşamın destekleyen bir anlayışla hareket edilmesi dönük bir anlayışı hakim kılmak istiyoruz. Bu nokta da siyasi partilerin varlığı bizi çok rahatlatacak.

 İMAMOĞLU PARTİLER 4 1562146657 PHOTO 2019 07 03 11 04 41 2 6270f

''BU GÖRÜŞMELER İSTANBUL'UN LEHİNE OLACAKTIR''

 

''Bir belediye başkanı seçildiği an itibariyle gerçekten siyaset üstü partiler üstü davranmak zorundadır'' diyen İmamoğlu, ''Ben, bunu ruhumda hissediyorum. Elbette insanız. Zaman içerisinde bu unutulabilir. İhmal edilebilir. İhmal edilmemesi için onun sürdürülebilir bir hale gelmesi için böyle bir mekanizmanın varlığı çok değerli. Bir partinin belediye de meclis üyesinin olması ya da olmamasına bakmaksızın siyasi partilerle bu değerli masayı kuracağız ve beraber çalışacağız. Zaman içerisinde bu ziyaretlerden sonra elbette taahhütlerimiz olacak. İnşallah siyasi partilerimizin katkısıyla bu düzeni koordine edeceğiz. Bu İstanbul'un lehine olacaktır. Hatta Türkiye'deki tüm yerel yönetimlerin lehine olacaktır. Hatta bir ileri gideyim. Türkiye'nin demokrasi sürecine büyük katkı sunacaktır. Özellikle Saadet Partisi'nin demokrasiye katkı anlamındaki özgün tavırlarını gerçekten bir vatandaş olarak takdirle izlemekteyim. Bir belediye başkanı ya da bir siyasi kimlik olarak değil. Bu bağlamda Türkiye'nin demokrasi yaşamına bakışları ve ortaya koydukları refleksleri gerçekten Türkiye'nin lehine attıkları adımlardan dolayı bir siyasi parti duruşu olarak da kendilerine teşekkürü bir borç biliyorum. Hem buradaki yönetime hem de kıymetli Genel Başkan Temel Karamollaoğlu'na adına bunu burada ifade etmeyi kendime vazife edinmek istiyorum'' şeklinde konuştu.

 İMAMOĞLU PARTİLER 5 1562146659 PHOTO 2019 07 03 11 04 42 2dbd2

KAYA: ''YAPICI MUHALEFET YAPACAĞIZ''

 

Saadet Partisi İstanbul İl Başkan yardımcısı Kaya da İmamoğlu'na nazik ziyaretten dolayı teşekkür ederek, ''İBB Başkanlığı'nın kendisine ve İstanbul'umuza hayırlı olmasını ve hizmetlere vesile olmasını diliyorum. Gerçekten İstanbul kamplaşmadan, kutuplaşmadan, kavgadan yorulan bir kent. Artık huzura ihtiyacı var. İnşallah kıymetli başkanımız İstanbul'un huzura kavuşmasıyla ilgili çalışmalar yapar. Siyasi partilere göstermiş olduğu bu nezaketinden dolayı kendisine ayrıca teşekkür ediyoruz. Biz, her zaman hayırlı ilerde destekçisi, yanlış olduğunu düşündüğümüz işlerde de kendisine tavsiyelerde bulunan ve o yanlışları düzelten bir yapıcı muhalefet içerisinde olacağız. Biz, İstanbul'un partiler üstü yönetilmesine ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Kıymetli Başkanımızın şimdiye kadar göstermiş olduğu tavır ve davranışların da buna dair çok ciddi müjdeler barındırdığını düşünüyoruz. Bundan sonraki çalışmalarında kendilerine başarılar diliyoruz'' diye konuştu. Kaya, İmamoğlu'na, temsili bir İstanbul mührü hediye etti. Bunun üzerine İmamoğlu, ''Bir arkadaşım, '2 mazbata aldın 10 yıl garanti' demişti bana'' diyerek espri yaptı. İmamoğlu da İSMEK'li kadınların el emeği İstanbul betimlemesi seramiği Kaya'ya takdim etti.

 İMAMOĞLU PARTİLER 7 1562146661 PHOTO 2019 07 03 11 04 40 3 b4626

''BU YENİ ANLAYIŞ FAYDA VERECEKTİR''

 

İmamoğlu, Saadet Partisi'nin ardından Merter'deki İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına geçti. İmamoğlu'nu burada İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu karşıladı. Basın mensuplarına görüntü veren ikili, daha sonra baş başa görüşmeye geçti. İmamoğlu ve Kavuncu, görüşmelerinin ardında kameraların karşına geçti. İmamoğlu, İYİ Parti'nin ittifak sürecindeki katkılarından dolayı Kavuncu'ya teşekkürlerini iletti. İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Gerçekten olağanüstü uyumlu ve seçimde, 'Kazanmak için her şey mubahtır' demeden toplum lehine iş birliğimiz gerçekleşmiştir. Bunun oluşmasında bize yön veren ve katkı sunan çok değerli İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener'e de teşekkürümü bu vesileyle aktarıyorum. Bu tarihe geçen hem İstanbul seçimi, hem 31 Mart hem 23 Haziran süreci her iki siyasi partinin büyük bir siyasi başarısıdır. Elbette bu yeni sürecin vaat ettiğimiz gibi partiler üstü olması ve belediye başkanlığına partizanlığın sokulmaması, tümüyle halka hizmetle bütünleşmesi için tüm siyasi partilerin içinde olduğu bir masanın kurulması ve tüm siyasi partilerin eleştirileri, önerileri bizim tarafımızdan dinlenerek dikkate alınarak bir sürecin yönetilmesine yönelik bir adım olduğunu belirtmek istiyorum. Göreceksiniz ilk defa uygulanan bu yeni anlayış çok fayda verecektir. Düşünün ki İstanbul'daki her bireyin kendini bulduğu bir siyasi parti, İBB ile gündemi konuşan, sokakta gördüğü eksiklikleri ileten, takip eden, sorgulayan, öneride bulunan bir süreçle, sadece mecliste üyesi bulunan partiler değil, bütün partilerin tümüyle aktif bir süreçte olması demokrasi sürecine ciddi bir katkı sunacaktır. Bunu başlatacağız. Bu bağlamdaki fikrimi hem İyi Parti İl Başkanımıza içerde ilettim. Burada bir kez daha sizlerin huzurunda belirtmiş olayım. İnşallah böyle bir süreç İstanbul halkına hizmette eşitlikçi, katılımcılığı destekleyen, aynı zamanda şeffaflığı ispat eden bir yöntemle başlatılmış olacak. Hızlıca başlatacağız. İBB Başkanı olarak, kurumsal ve devlet geleneği adına ilk vali bey ve ordu komutanından sonra siyasi partileri gezerek, biz Türkiye'nin siyasal anlamda da nefes alacağı bir şehir var etmek istiyoruz. Bu bağlamda bizi kabul eden ve bugüne kadarki uyumlu iş birliğiyle bizimle beraber çok güzel işlere imza atan İyi Partimizin İl Başkanına ve heyetine çok teşekkür ediyorum. Umuyorum İstanbul'a hizmet etmek noktasında çok güzel ve başarılı işlere imza atmaya devam edeceğiz.''

 İMAMOĞLU PARTİLER 8 1562146662 PHOTO 2019 07 03 11 04 43 3 dbc19

KAVUNCU: ''HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ''

 

Kavuncu da görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: ''Sayın Başkan'a çok teşekkür ediyorum. Sizi burada ağırlamak bizim için çok anlamlı. Bir ittifakın sonucu olarak bugün bu başarıya hep birlikte varmış olduk. Ama sizin de ifade ettiğiniz gibi Millet İttifakı daha sonra tümüyle İstanbul İttifakına da dönüşüyor. Kampanya sürecinde teşkilatımız elinden gelen desteği nasıl verdiyse bundan sonraki süreçte de sizin de ifade ettiğiniz şekilde destek vermeye devam edeceğiz. Şahsım, İstanbul İl Teşkilatım ve partim adına, iyinin, güzelin ve doğrunun yanında olmaya devam edeceğiz. İstanbul'da yaşayan bir vatandan olarak, İBB Başkanı olarak sizden beklentimiz İstanbul'un daha yeşil, daha yaşanabilir, problemlerin daha az olduğu, kültürün, sanatın, sporun başkenti olduğu bir hale kavuşmasıdır. Bu anlamda da size her türlü desteği vermeye hazırız. Biz sadece yapılan ittifaktan ötürü değil, teşkilatımız olarak sizi çok sevdik. İttifakın bir sonucu olarak canı gönülden destek verdik, ama o sevginin vermiş olduğu çabanın daha fazla olmasına son derece katkısı oldu. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. İnşallah arzu ettiğimiz İstanbul'a da sizin başkanlığınızda en kısa sürede kavuşuruz.''

 

Konuşmaların ve hediye takdimlerinin ardından İmamoğlu, basın mensuplarının sorularını şu şekilde yanıtladı:

 

AK Parti ve MHP'den bir geri dönüş oldu mu?

 

- MHP'den henüz bir geri dönüş almadık, bekliyoruz. İl başkanının şehir dışında olduğuna dair bir bilgi paylaşıldı. AK Parti'den, akşam üstüne doğru sadece belediye başkanlarıyla ziyaretimize gelmek istedikleri noktasında bir geri dönüş geldi bize. Pazartesi için bir randevu verdik. Belediye başkanlarının bizi ziyareti, elbette bizi çok mutlu eder. Başımızın üzerinde yerleri var. Kaldı ki bir arada çalışacağız. Ama tabii bizim talebimiz başka bir talep. Onla bağlantılı olduğunu söylemiyorum, ki düşünmüyorum da ama böyle bir gelişme olduğunu sizinle paylaşmış olayım. Dilerim ve isterim ki, AK Parti, siyasi parti olarak, il merkezinde bizimle buluşmayı, aynı zamanda siyasetin dilinin, tavrının, tarzının değişmesine dair toplumun talebinin karşılığı olarak cevap vermiş olurlar. Bunu bir tek ben beklemiyorum, 16 milyon İstanbullu AK Parti'den bekliyor. Bu bir normalleşmedir, buluşmadır, uzlaşmadır, toplum lehine her zaman el sıkışabilmenin bir göstergesidir.

 

12 Temmuz'daki Anıtkabir ziyaretiniz vardı tüm belediye başkanları ve meclis üyeleri ile birlikte. Pazartesi günkü toplantıda mı dile gelecek bu konu?

 

- Bu kararımızı verdik. Anıtkabir Komutanlığı ile de paylaştık. Bir devlet töreni statüsünde, vatandaşlarımızın olmadığı bir zaman diliminde, sabah erken saatlerde, İBB'nin bir kurumsal ziyareti olarak, benimle beraber belediye meclis üyelerimiz ve İstanbul'un 39 ilçesinin belediye başkanları, ki aynı zamanda onlar da İBB Meclis üyesi, bir ziyaret ederek Anıtkabir'de, Atamız'ın huzuruna çıkacağız. Çelenk töreni olacak. Törenin takvimini ve zamanlamasını, yazılı bir şekilde siyasi partilere, meclis üyelerine ve belediye başkanlıklarına bildirdik. Geri dönüşleri alıyoruz. Bu hafta sonuna kadar geri dönülmesi noktasında da bir takvim belirledik. Aynı zamanda, Pazartesi günü mecliste de sözlü olarak dile getireceğim. Umuyorum hep birlikte, belki ilk defa, özellikle son 30 yıldır ilk defa, İBB olarak göreve başlamanın vermiş olduğu bir takvim başı itibariyle güzel bir ziyaret yaparak, milletimizin devlet geleneğinin bir parçası olan bu süreci yârine getirmiş oluruz. Atamızın huzurunda, dualarımızla, silah arkadaşlarıyla beraber minnet duygularımızı dile getirmiş oluruz. Kendilerinden cevap bekliyoruz.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya yaptığı ziyaretin ardından bugün de 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile bir araya geldi.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ2 1562064176 PHOTO 2019 07 02 13 12 49 dc6ca

SELİMİYE KIŞLASI / İSTANBUL

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ3 1562064176 PHOTO 2019 07 02 13 12 48 1 05fb6

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçimleri sonrasında ilk resmi ziyaretini, dün, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya yapmıştı. İmamoğlu, bugün de 1. Ordu Komutanı Musa Avsever’, Selimiye Kışlası’nda ziyaret etti. İmamoğlu ve Org. Avsever, basına kapalı gerçekleştirilen görüşme öncesinde kışla içerisinde anı fotoğrafı çektirdi.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ4 1562064176 PHOTO 2019 07 02 13 12 48 f6827

Org. Avsever ile İmamoğlu, bir süre araçla kışlayı dolaştı.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ5 1562064176 PHOTO 2019 07 02 13 12 49 1 9db67

Org. Avsever, kışlanın tarihi ve askeri işleviyle ilgili İmamoğlu’na teknik bilgiler verdi.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ6 1562064176 PHOTO 2019 07 02 13 12 50 2 70d8f

Daha sonra kışla içine geçen ikili, burada keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ7 1562064177 PHOTO 2019 07 02 13 12 49 3 2a4b6

Org. Avsever, İmamoğlu’na çerçeve içerisinde bir Türk Bayrağı hediye ederken,

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ8 1562064177 PHOTO 2019 07 02 13 12 50 043fd

İBB Başkanı da 1. Ordu Komutanı’na, Kız Kulesi ve Boğaz Köprüsü temalı kara kalem bir tablo takdim etti.

İMAMOĞLU 1.ORDU KOMUTANINI ZİYARET ETTİ9 1562064177 PHOTO 2019 07 02 13 12 50 3 dfef4

 

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Türkiye Muhtarlar Derneği Antalya Şubesi’nin olağan genel kurulunda, muhtarlık müessesinin demokrasiyi anlamakta kilit bir role sahip olduğunu belirterek, yeni dönemde muhtarlıkların koordinasyonunda kurulacak mahalle meclisleriyle bir kültür olarak demokrasinin gelişmesinde önemli bir eşiği atlayacaklarını söyledi.

MUHTAR MECLİSİ 2 thumbnail MPS8473 fbe12

Başkan Uysal, CHP İl Başkanı Ahmet Kumbul ve Antalya milletvekilleri Rafet Zeybek, Aydın Özer ve Çetin Osman Budak’la birlikte Kızıltoprak Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz’ın yeniden başkanlığa seçildiği Türkiye Muhtarlar Derneği Antalya Şubesi’nin olağan genel kuruluna katıldı.

Başkan Uysal, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de demokrasinin yerleşmesinde önemli kurumlardan bir tanesin de muhtarlıklar olduğunu söyledi. Başkan Uysal, “Nasıl demokrasi kültürü çok özel toplumlarda daha güzel oturuyor, bizde de demokrasi eğitimi de muhtarlık seçimleriyle tahakkuk eder. Oradan başlar orada anlaşılır. Muhtarlık müessesi, demokrasiyi anlamakta çok kilit bir role sahip” diye konuştu.

 

Muratpaşa’da muhtarlıkları belediye yönetiminin bileşeni olarak gören bir yaklaşım içinde bir 5 yılı tamamladıklarını kaydeden Başkan Uysal, yeni dönemde bu yaklaşımı derinleştireceklerini söyledi. Muratpaşa’nın Türkiye’de muhtarlar meclisine sahip ender belediyeler arasında yer aldığını kaydeden Başkan Uysal, “Bu dönemde, muhtarların koordinasyonunda mahalle meclisleri oluşturacağız. Buna ilişkin bir yönerge hazırlığı devam ediyor. Mahalle meclislerinin en önemli fonksiyonunu katılımcı bütçe uygulamasında ortaya çıkacak. Belediye bütçesini artık mahallelerde konuşup oluşturacağız” diye konuştu.

MUHTAR MECLİSİ 3 thumbnail MPS8544 db6d4

Konuşmasının ardından Dernek Başkanı Yılmaz, destekleri dolayısıyla Başkan Uysal’a plaket takdim etti.

Tramvay İBB Başkanı gördü!

İMAMOĞLU VALİYİ ZİYARET ETTİ 2 1561984680 PHOTO 2019 07 01 15 17 26 d38bd

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mesaisinin ikinci gününde önce İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'yı Cağaloğlu'ndaki makamında ziyaret etti. Sonra Gülhane İstasyonu'ndan tramvaya binen İmamoğlu, vatandaşlarla beraber ayakta yolculuk yaptı. İBB Başkanı'nı bir anda vagonda gören vatandaşlar, kısa bir şaşkınlığın ardından İmamoğlu ile sohbete koyuldu. Laleli'de tramvaydan inen İmamoğlu, buradan yürüyerek Saraçhane'deki İBB binasına ulaştı. Vatandaşlar, İmamoğlu'na, yol boyu sevgi gösterilerinde bulundu.

İMAMOĞLU VALİYİ ZİYARET ETTİ 3 1561984680 PHOTO 2019 07 01 15 17 27 1 0fb17

CAĞALOĞLU - GÜLHANE - LALELİ - SARAÇHANE / İSTANBUL

 

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 6 1561984681 PHOTO 2019 07 01 15 17 28 2 043cf

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, güne İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'yı ziyaret ederek başladı. Basına kapalı gerçekleştirilen İmamoğlu-Yerlikaya görüşmesi, 1 saat 10 dakika sürdü. Toplantı sonunda herhangi açıklama yapılmadı. Cağaloğlu'ndaki valilik binasından aracıyla ayrılan İmamoğlu, Gülhane Tramvay İstasyonu'nda otomobilinden indi. Bir anda karşılarında İmamoğlu'nu gören vatandaşlar, bir anda İBB Başkanı'nın etrafını kuşattı. Kimi vatandaşlar İmamoğlu ile ''selfie'' yaparken, bazı vatandaşlar da yakınlarını cep telefonlarından yaptıkları canlı yayınlarla İBB Başkanı ile buluşturdu.

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 13 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 30 3 5b61e

''GÖNÜLLERİMİZDESİN BAŞKAN''

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 4 1561984681 PHOTO 2019 07 01 15 17 28 e7b3a

İmamoğlu, yoğun ilgi altında Gülhane İstasyonu'ndan oldukça kalabalık olan tramvaya bindi. Bir anda İmamoğlu'nu vagonda gören yolcular, kısa bir şaşkınlıktan sonra İmamoğlu ile sohbete koyuldu. İmamoğlu, kalabalık içerisinde ayakta yaptığı yolculuk boyunca vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinledi ve onlara ulaşımla ilgili projelerinden söz etti. Bu sırada bir vatandaş, ''Öğrenciler için bir şey yapmayacak mısınız'' diye sorunca İmamoğlu, ''Yaptık. Öğrenci kartlarını 40 TL'ye indirdik'' yanıtını verdi. İmamoğlu, gazetecilerin İstanbul'un trafik sorunu ile ilgili sorularını da yine vagon içerisinde kalabalık arasında yanıtladı. Bu sırada bir vatandaş, ''Kızım sizi görmek istiyor Başkanım, arkaya gelin'' deyince İmamoğlu, bulunduğum yerden hareket edemiyorum. Artık peronda görüşürüz'' yanıtını verdi. Bu sırada bir vatandaş, ''Gönüllerimizdesin Başkan'' diyerek İmamoğlu'na sevgisini belli etti. Başka bir vatandaş da ''Allah razı olsun. Halkın içine katıldı'' diyerek İmamoğlu ile birlikte yolculuk yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 15 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 31 1 451fc

''BAŞKANIM LÜTFEN EŞİMLE TELEFONDA KONUŞUR MUSUNUZ?''

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 14 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 31 6e64c

İmamoğlu, Laleli İstasyonu'nda tramvaydan indi ve İBB'nin Saraçhane'deki merkez binasına yürümeye başladı. Vatandaşın İmamoğlu'na olan yoğun ilgisi, bu hat üzerinde de artarak devam etti. Yaya vatandaşlar kadar trafikte araç kullanan yurttaşlar da İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. Bir taksici, ''Her şeyi çok daha güzel yap Başkan'', bir halk otobüsü şoförü de ''Her şey çok güzel olacak'' şeklinde araçlarından bağırarak İmamoğlu'na destek verdi. Birçok esnaf da İmamoğlu'nu iş yerlerine çay içmeye davet etti. Belediyede randevuları olduğunu belirten İmamoğlu, esnafa, bir sonraki sefer dükkanlarına gelme sözü verdi. Bu sırada bir esnaf, İmamoğlu'na sevgisini, ''Adam geliyor, adam'' sözleriyle belli etti. Erkek bir vatandaş da koşarak İmamoğlu'nu yakaladı ve ''Başkanım canlı yayında burada olduğunuzu gördüm ve koşarak yanınıza geldim. Lütfen eşimle telefonda konuşur muzunuz'' şeklinde ricada bulundu. Vatandaşı kırmayan İmamoğlu, yurttaşın eşiyle telefonda kıs bir süre görüştü. Bir başka vatandaş da İmamoğlu'nun insanlarla kurduğu yakın temasa övgüde bulunarak, ''Böyle halkın içine gir sürekli Başkanım. Millet seni görsün'' dedi. Laleli'den Saraçhane'ye, kendisine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle zorlukla ulaşan İmamoğlu'nu, İBB önünde de kalabalık bir vatandaş topluluğu karşıladı. Yine zorlukla İBB binasına giren İmamoğlu, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı:

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 16 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 31 2 eb1f3

VALİYLE GÖRÜŞME

Vali Yerlikaya ile 1 saate yakın bir görüşmeniz oldu. Görüşmenin ayrıntılarını öğrenebilir miyiz? 50 günlük görev süreci içerisinde alınan kararları konuştunuz mu?

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 17 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 31 3 07b85Karşılıklı sohbetimizin konusu İstanbul. Önümüzdeki aylarda nasıl bir başlangıç yapmamız gerektiğini, İstanbul'un sorunlarına temel sorunlarına eğileceğimizi, ortak nasıl hamleler yapabileceğimizi konuştuk. Açıkçası 45-50 günlük süreci konuşamadık. Onunla ilgili de ek görüşmelerimiz olacak. Devlet geleneği gereği, nezaket gereği Valimizi ziyaret ederek, önümüzdeki günlerde beklentilerimizi, onların beklentilerini, daha çok İstanbulluların ne istediğini konuştuk. Verimli bir sohbet oldu. Umarım İstanbul'a güzel hizmetlerimiz olacak iş birliği ile. Çünkü her iki kurum da devlet kurumu. Valimiz ve bizler, kurumlarla hizmet seferberliği başlatacağımızı söyledik.

SOSYAL YARDIM KARTLARININ KAPATILMASI

Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'nden Sosyal Yardım Kartı kullananlara giden bir mesaj var. 30 Haziran tarihi itibariyle bu kartların kapatıldığı söyleniyor. Bu konuda bir bilgi kirliliği var…

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 19 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 32 1 cc22bArkadaşlarım bu haberi alır almaz hafta sonu görüştük. Cumartesi sabah hemen bununla ilgili bir toplantı yaptılar ve bu sorun düzeltildi. Kartların kullanıma açıldığına dair mesajlar iletildi. İletilmeye de devam ediyor. Bu konuda bir sıkıntı yaşamayacağız. Sadece teknik bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Bu talimat benim bilgim dahilinde değildi. İnceliyor arkadaşlarımız.

ÇAKARLI ARAÇ KULLANIMI

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 21 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 33 1 47106

Cumhurbaşkanlığı, çakarlı araç kullanan milletvekili ve belediye başkanlarına bir uyarı gönderdi. Acil durumlar dışında yolların kapatılmaması ile ilgili. Sizin de seçim kampanyası boyunca özellikle bu makam araçlarıyla ilgili söylemleriniz olmuştu. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu talimatı?Olumlu değerlendiririm tabii ki. Türkiye'nin normalleşmesi, uygar tavırlara davranışlara erişmesi her hususta bunlar önemli. Sayın Cumhurbaşkanı'nın buna dikkat çekmesi doğru. Ancak devletin her kademesinde fark edilir bir şekilde bunun değişmesi lazım. Hiç kimsenin "mış" gibi yapmaması lazım. Bizim zaten hazırlığımız var. Protokol ya da makam aracı diye tarif ettiğimiz araçların sayılarını tespit ettiriyoruz. Hepsini bir araya toplayacağız. Sistemli bir şekilde bunun kullanılması noktasında vatandaşı rahatsız etmeyecek şekilde bir düzen oluşturacağız. Kaldı ki fazlalıklarla da ilgili olarak tasarruf kalemi anlamında çalışmalarımız olduğunu söylemiştim. Keşke bu ve bunun gibi düzenlemeler devam etsin. Bu da normalleşmenin bir parçası.

KÖPRÜLERE ASILAN AFİŞLER

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 22 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 33 2 a2312

Köprülerde ne kadar afiş asıldı? Maliyeti nedir?

- Sanıyorum 300'ün üzerinde köprü ve bunun gibi birtakım mecralarda afiş asılması yapıldı. Tabii bu 5 yıllık bir dönemin başlangıcı. Özellikle 31 Mart sonrası bizim sorguladığımızı birinci boyutu hak olmadan haksız yere bir takım afişlemenin yapılmasıydı. Özellikle sorguladığım, seçim devam ederken son seçimden önce belediyenin yönetiminin her tarafı savunmacı afişlerle donatması ki muhatabımız o dönemin yönetimi değildi. Zira Vali Bey başkanlık yapıyordu. Böyle bir dönem değildi. Sorguladığımız tarafı bu. Şu anda vatandaşla bütünleşmenin duyurusunu çok masum bütçelerle yaptığımızı düşünüyorum. Elbette biz tasarrufu, her noktada düşüneceğiz. Bu israfı tanımlayacak bir durum değildir. Bundan sonra bu tür aşırılıklara ya da az önce anlattığım benzeri gereksiz duyurularla belediyenin bütçesini harcamayacağız. Şunu ifade edeyim belediyenin özellikle bazı kalemlerdeki harcamaları ile kültür sanat başlığı adı altında yapılan harcamaları ile İstanbul'un kültür sanat yaşamının ne kadar büyüyebileceğini görmüş durumdayım. Bunun için her kuruşunu her lirasını bu şehrin, hangi konuda olursa olsun, lehine, çıkarına ve geleceğini güzel şeyler için harcayacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Gerçekten bu manada değerli bütçeleri var. O bütçeleri en değerli şekilde kullanacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

İETT'NİN YAZ TARİFESİNE GEÇİŞİ

Buraya tramvayla geldiniz. Çok yoğundu. İETT, 24 Haziran'da yaz tarifesine geçti, sefer sayı ve sıklığı düştü. Çok yoğunluk var, ne gibi önlemler alınacak?Araçlarla ilgili ve FSM Köprüsü'nün tamiratı ile ilgili olarak yoğunlaşan hatlarımız var. Bununla ilgili arkadaşlarım bir tedbir hazırlığı yaptılar. Sanırım gün içinde bilgi aktarılacak. Bir kısım raporunu aldım, bir kısmını daha inceleme fırsatım olacak birazdan. Dolayısıyla bu tür noktaları hafifletecek yaz dönemi değil de kış dönemi gibi ulaşım akslarımızı rahatlatacak tedbirlerimizi aldık. Bunun gibi şikayet oluşturan hatlar varsa da gözleyeceğiz. Bu yaz döneminde turist sayısında yoğunlaşacağını görüyoruz. Geçmiş yıllara dönük rakamlara göre çok daha fazlasını bekliyoruz. Bu yaz ve sonbahara doğru. Yaz döneminin de turistlerin yoğunlaşacağı hatlarda sıkıntı yaşamaması adına tedbirleri arkadaşlarımla alacağız. Bugün ikinci mesai günüm. Yine de bu tür sorumluluk soruları ile karşılaşmak beni mutlu ediyor.

BÜROKRASİDEN İSTİFA EDENLER…

İMAMOĞLUNDAN VALİ ZİYARETİ 23 1561984682 PHOTO 2019 07 01 15 17 34 b523c

Bürokrasiden istifa edenlerle temasınız oldu mu?

- Temasımız oldu. Bugün davet ettim. Bir kısmının izin aldığı ve şehir dışında olması gerektiği konusunda dönüş yapmışlar. Yoksa bu saatlerde kendileriyle toplantım olacaktı. Tahmin ediyorum ki, ya tamamı ya da büyük kısmı burada yok. Biz, davetimizi yaptık. İzin alma hakları vardır. Ona bir şey diyemem. İstifa eden de var. Bundan sonra bizi işimizi bakacağız. Nezaketimizi ve diyalog kurma konusundaki çabamızı göstermiş olduk. Arkadaşlarımız zaten görüşmüşlerdi, görüşmelerini devam edecekler. Kurumun hafızası burada. Biz onu muhafaza edeceğiz. Kurum içi hafızayı en üstü seviyede değerli kılacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. İştiraklerle ilgili yönetim kurulunda olmalarına dönük. Elbette yenilikçi yönetim kadrolarımız var. Mevcut kadronun içinden değerlendireceğimiz insanlar da var. Dolayısıyla iştiraklerle ilgili de hem genel kurul çağrıları hem de oradaki yönetimlerin değiştirilmelerine dönük arkadaşlarım çalışmalarını sürdürüyorlar. Bir kısım, genelgeyle ilgili sorun çıkar çıkmaz yorumları yapılıyor. Buna dair de hukukçu arkadaşlarımız devrede. Bir sorun yaşamayacağımızı düşünmüyorum. Çünkü biz kanuna uygun davranıyoruz ve o noktada yenilikçi, uzman, liyakati olan insanlarla iştiraklerimizde dev bir atılım yapma düşüncesindeyiz. Hem şeffaflığı hem gelirlerini artırıcı hem bazı iştiraklerimizin bugüne kadar hiç kullanmadığı yeteneklerini kullanarak çok ciddi anlamda yeni gelirler yaratıcı fikirler var. Bunların tamamını hayata geçireceğiz. Türkiye'nin en büyük kazançlarını elde edebilecek iştiraklere sahip olduğumuzun farkındayız. Avantajlarımızı vatandaşımızın lehine kullanacak bir kadromuz da buna hazır şekilde var. Hızlıca göreve başlamalarını bekliyorum.

30 Haziran’da sona eren İmar barışı 31 Aralık tarihine kadar uzatıldı...



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı karar şu şekilde;

 

CUMHURBAŞKANI KARARI

 

Karar Sayısı: 1267

 

31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi almak üzere başvuruda bulunmuş olanların yapı kayıt bedeli ödeme süresinin uzatılması hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 3194 sayılı imar Kanununun geçici 16 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.

 Fuat OKTAY CUMHURBAŞKANI

 

30/6/2019 TARİHLİ VE 1267 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ

 

KARAR:Süre uzatımı

 

MADDE 1- (1) 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi almak üzere 15/6/2019 tarihine kadar başvuruda bulunmuş olanların yapı kayıt bedeli ödeme süresi; yapı kayit bedelinin en az %25'inin 31/7/2019 tarihine kadar peşin olarak, kalan kısmının ise takip eden aylarda taksitli olarak ve her ayın birinde kalan kısmın %2 oranında artırılması suretiyle hesaplanacak miktarın yatırılması şartıyla 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

 

Ekrem İmamoğlu'ndan ''makam aracı'' açıklaması:
Parça parça uğraşamam. Bir arada görmem lazım!

 Gazi koşusu 1 1561912602 PHOTO 2019 06 30 18 10 09 1 a12ff

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 93'ncü kez düzenlenen Gazi Koşusu'na katıldı. Koşu öncesi ve sonrasında Veliefendi Hipodromu'nda tam bir ''İmamoğlu izdihamı'' yaşandı. Vatandaşlar, birinci olan ''The Last Romance'' isimli kısrağın jokeyi Ahmet Çelik'e plaketini verirken de büyük alkış aldı. Çıkışta gazetecilere konuşan İmamoğlu, ''Makam araçlarını bir araya toplayıp sergileyecek misiniz'' sorusuna şu ilginç yanıtı verdi: ''Ben, bir arada görmeyi severim. Parça parça uğraşamıyorum. Bir araya toplayıp bakacağız. Çaya şeker atmayı öyle bırakmıştım. Yıllar önce günde 20 çay içiyordum. Biri, '20 tane şeker biriktiriyorsun bir tabağa. Bir tabakta görünce ne kadar kötü' demişti. O gün şekeri bırakmıştım. Araçları bir araya toplayacağız. Belki de bizim canımızı sıkacak, moralimizi bozacak. Kullananlar bile, 'Yok ben kullanmadım, evime otobüsle gidiyorum' diyecek. Dolayısıyla o görüntüyü görmem lazım''

 gazi koşusu 2 1561912602 PHOTO 2019 06 30 18 10 06 1 131ed

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk adına 93 yıldır düzenlenen Gazi Koşusu'nu izledi. İmamoğlu, 1927 yılından bu yana koşulan yarışı, 19 yıl sonra izleyen ilk İBB Başkanı oldu. İmamoğlu'ndan önce koşuyu izleyen son İBB Başkanı, Ali Müfit Gürtuna olmuştu. 2000'de düzenlenen koşuyu izleyen Gürtuna, yarışı kazanan ''Talaria'' isimli safkanın sahibi merhum Özdemir Atman'a kupasını vermişti. Sonraki dönemlerde İBB başkanlığı yapan Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal, Gazi Koşusu'nu izlemeye gelmemişti.

 gazi koşusu 11 1561912592 PHOTO 2019 06 30 18 10 05 cd7ed

BEBEĞİ SEVDİ

 gazi koşusu 4 1561912599 PHOTO 2019 06 30 18 10 04 1 e5430

Gazi Koşusu'nu yaklaşık 25 bin kişi izledi. Tarihi koşu spor, sanat, siyaset ve iş dünyasından birçok tanınmış ismi bir araya getirdi. İmamoğlu, hipodroma eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte geldi. İmamoğlu çiftini, Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Serdal Adalı karşıladı. Dilek İmamoğlu'nun yarışa, tarihi koşunun geleneklerine uygun olarak şapkayla katılması dikkat çekti. Yarış severler ve tarihi koşuya tanıklık etmek isteyen vatandaşlar, İmamoğlu'nu çiftine yoğun ilgi gösterip, sevgi gösterilerinde bulundu. Yaşanan izdiham nedeniyle İmamoğlu çiftinin, yarışı izleyecekleri şeref tribününe ulaşmaları zaman aldı. İmamoğlu'nun tribüne geldiğini gören tribünler hareketlendi. Seyirciler, hep bir ağızdan, ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarında bulundu. Tribünlerdeki coşku, İmamoğlu'nun yarış severleri selamlamasıyla doruğa ulaştı. İmamoğlu'nun, kucağına verilen bir bebeği sevmesi, renkli görüntüler oluşturdu.

 gazi koşusu 5 1561912598 PHOTO 2019 06 30 18 10 08 5ccf7

FORMAYI KORUMASININ SIRTINDA İMZALADI

 gazi koşusu 10 1561912593 PHOTO 2019 06 30 18 10 07 2 ed4c3

İmamoğlu coşkusuyla birleşen Gazi Koşusu'nu, Ahmet Çelik'in jokeyliğini yaptığı, Melis Kurtel Emin'in sahibi olduğu ''The Last Romance'' isimli kısrak kazandı. Yarış sonunda İmamoğlu, şeref tribününden ödül vereceği alana inene kadar da vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Bu sırada İmamoğlu'na tribünlerden ilginç seslenişlerde bulunuldu. Bir vatandaş, ''Ekrem Abi, adamsın, adam, çok çalıştın'' derken, bir başkası, ''Kralsın başkanım, süper oldu, süper'' dedi. Bir vatandaş da elindeki formayı göstererek İmamoğlu'ndan imzalamasını istedi. Formayı aldırtan İmamoğlu, korumasının sırtında imzaladığı formaya, ''Her şey çok güzel olacak'' yazdı. Bu sırada vatandaşlar, ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' tezahüratlarıyla İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. Gazi Koşusu'nu üst üste 5'nci kez kazanan jokey Ahmet Kılıç, ödülünü İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nıun elinden aldı. Tribünlerin yoğun ilgisi altında hipodromdan çıkmaya çalışan İmamoğlu'nu, şeref tribünü girişinde de çok sayıda vatandaş bekledi.

 gazi koşusu 6 1561912597 PHOTO 2019 06 30 18 10 06 3 572a1

''HALKIMIZLA COŞKUYU PAYLAŞMAK ÖNEMLİ''

 

İmamoğlu, gazetecilerin sorularını tribün çıkışına yakın noktada yanıtladı. İmamoğlu, ''Nasıl bir koşu oldu'' sorusuna, ''Tarihi bir koşu. TJK Başkanımız çok güzel bir organizasyon yaptı. Muazzam da bir katılım. Atamızla başlayan, belki de Türkiye'nin en kıymetli koşusu. Burada bulunmaktan büyük onur duydum. İstanbul'un tarihi anlarının yaşatıldığı bir yer Veliefendi. Biz, kulübümüzün birçok koşusuna eşlik edeceğiz. İstanbul'un hangi noktasında hangi coşku varsa, onu bütünleştirip bir arada olmak da bizim vazifemiz'' yanıtını verdi. İmamoğlu, ''19 yıl sonra İBB Başkanı olarak buradasınız. Ödül yerine plaket verdiniz ama bundan sonra da görecek miyiz sizi Gazi Koşusu'nda'' sorusunu da ''Plaket, ödül vermek işin detayı. Önemli kısmı burada halkımızla olmak, coşkuyu paylaşmak, kol kola olmak hem İstanbullu kimliğini güçlendiriyor hem de vatandaşlarımızın birbirleriyle olan bağlarını güçlendiriyor'' şeklinde yanıtladı.

 gazi koşusu 7 1561912597 PHOTO 2019 06 30 18 10 05 2 4c9d3

''İHTİYAÇ KONUSU GÖZDEN GEÇİRİLECEK''

İmamoğlu'na sorulan son soru ise, ''Seçim döneminde kullandığınız araçla buraya geldiniz. Onu kullanmaya devam ediyorsunuz. Makam araçlarıyla ilgili israf konusuna dikkat çekmiştiniz. Makam araçlarıyla ilgili nasıl bir süreç işleyecek'' oldu. İmamoğlu, bu soruya da şöyle yanıtladı: ''Arkadaşlarım bir araştırma yapıyor. Tümüyle gözden geçirilecek. İhtiyaç konusu gözden geçirilecek. Bu anlamda belediyenin lojistiği, belediyenin ulaşım stratejisi oluştuktan sonra elbette birtakım tasarruflara gideceğiz. Yaklaşık 7 yıldır bu arabama biniyorum. Gayet de memnunum. Elbette belediyenin aracı varsa da ona da bineriz ama böyle devam edeceğiz. Bir de benim alışılmış uğurum gibi. Ama müthiş bir tasarrufa ihtiyaç var. İstanbul'un, tümüyle ekonomik olarak tasarrufa ihtiyacı var. Bu, Türkiye'nin her kurumuna bence örnek olmalı. Milletimizin bu sıkıntılı günlerinde her yönüyle tasarruf yaparak ekonomiye katkı sunmalıyız. Bu da seferberliğin parçası olacak. Sizi de bilgilendireceğiz. (Araçları bir araya toplayacak mısınız?) Tabii. Ben, bir arada görmeyi severim. Parça parça uğraşamıyorum. Bir araya toplayıp bakacağız. Çaya şeker atmayı öyle bırakmıştım. Yıllar önce günde 20 çay içiyordum. Biri, '20 tane şeker biriktiriyorsun bir tabağa. Bir tabakta görünce ne kadar kötü' demişti. O gün şekeri bırakmıştım. Araçları bir araya toplayacağız. Belki de bizim canımızı sıkacak, moralimizi bozacak. Kullananlar bile, 'Yok ben kullanmadım, evime otobüsle gidiyorum' diyecek. Dolayısıyla o görüntüyü görmem lazım''

 gazi koşusu 8 1561912596 PHOTO 2019 06 30 18 10 07 0f86a

Bu sırada İmamoğlu'nu bekleyen vatandaşlar da ''Alemin kralı geliyor, geliyor'' diyerek İBB Başkanı'na sevgi gösterilerini sürdürdü ve İzmir Marşı'nı okudu. İmamoğlu, geldiği gibi giderken de yoğun ilgi altında hipodromdan ayrıldı.

gazi koşusu 9 1561912594 PHOTO 2019 06 30 18 10 04 2 7a867

Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığına çağrıldı...

 

Dışişleri Bakanlığı, PKK’ya yönelik operasyonlarda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialara istinaden Irak Büyükelçiliği Mazlahatgüzarını bakanlığa çağırdı. Dışişleri Bakanlığına çağrılan Irak'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarına, Türkiye'nin teröristlere yönelik (sınır ötesi) operasyonlarının kararlılıkla süreceği bildirildi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı bugün Bakanlığımıza çağrıldı. Maslahatgüzara, PKK’ya yönelik operasyonlarımızda sivil zaiyat olduğu yönündeki iddialarına istinaden dün yaptıkları açıklamayı kabul edilemez bulduğumuz söylendi. IKBY’nin bölgesinde düzenlenen harekata ilişkin IKBY makamları PKK’yı sorumlu tutan açıklama yapmışken, Irak’ın PKK’ya atıfta dahi bulunmayan açıklamasının, ikili ilişkilerimizde son dönemde üst düzey ziyaretlerle yakalanan olumlu ivmeyle örtüşmediği vurgulandı. Irak’ın egemenliğine değer verdiğimiz, bu nedenle de topraklarında teröristleri barındırmaması gerektiği belirtildi, operasyonlarımızın kararlılıkla süreceği kaydedildi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mesaisinin ilk gününde gazetecilerle bir araya geldi. İmamoğlu, Ticaret Bakanlığı'nın yayınladığı genelgeyle atama yetkisi belediye başkanlarından alınıp, belediye meclisine verilmesi ve mahkemenin bu kararı iptal etmesiyle ilgili soruya, ''Belediye başkanına ait bir yetkiyi, belediye meclisine sevk etmenin kanuna aykırı olduğu konusu çok net. Bütün belediyelerin dava açarak mahkeme süreçleriyle bu süreci tamir etmesi çok gereksiz. Alınan ve gönderilen genelgeyi açıkçası çok anlamlı bulmadık. Bu konuyla ilgili Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'ne başvurumuzu yapacağız. Uyarımızı yapacağız. Kanuni haklarımızı arayacağız. Umarım geri dönüş sağlanır. Çünkü hiç anlamlı olmayan bir genelge'' dedi.

İST.BŞK.2.1561707648 PHOTO 2019 06 28 10 33 33 1 c0b2d

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ikinci kez göreve gelmesinin ardından ilk mesaisine bugün başladı. Mesaisinin ilk gününde kameraların karşısına geçen İmamoğlu, şunları söyledi: "23 Haziran sonrası ilk mesai günümüz. Elbette ki yapacak çok işimiz var. Yoğun bir mesai sürecine başlayacağız. Umuyorum İstanbul'umuzun ve şehrimizin insanlarını ilgilendiren her hususta, bir araya gelip konuşacağımız konular olacak. Bu konuda basına dönük, sizlerin halkımıza eriştirmek istediğimiz tüm konulara dönük, şeffaflıkta üst seviyede olmayı hedefliyoruz. Bu tabii, aynı zamanda sizlerden olan beklentimizi artıyor. Zira, birçok konuyu bizimle beraber paylaşmayı ya da paylaşıp vatandaşa eriştirme noktasındaki köprü vazifeniz İstanbul halkı için çok önemli. Elbette ki, bizim dışımızda basın kurum ve kuruluşlarının elde edeceği bilgiler, sahada yakalayacağı bir takım eksiklikler, hususlar; öneriler, eleştiriler bizi de yönlendirecek ve hizmeti hızlandıracaktır.

''BASINLA İLİETİŞİMİ ÖNEMSİYORUM''

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak basınla iletişimi çok önemsiyorum. Çok sağlıklı büyümesini, sağlıklı gelişmesini ve sizlerin de haberciğin yanı sıra İstanbul'un öncelikleri noktasında yön verici olmanızı diliyorum. Bu benim hem şahsi noktada karakterim hem de kurumsal olarak olması gerektiği düşündüğüm bir tavır. Dolayısıyla bu iş birliğimizin bu başlangıç gününden sonra her aşamasında, çok sağlıklı gelişmesini diliyorum. Tabii ilk mesai gününde yapılacak çok şey var, Elbette ki belediyemizin ilk 100 günlük planında, planladığımız işlerin derhal devreye alınması noktasındaki konuları konuşacağız. Elbette ki kadromuzla, mevcut kadroyla eşleştireceğimiz, politikalarımız üzerinden bir eylem planımız olacak. Sabah ilk işimiz bununla ilgili ekiplerimizle oturup konuşabilmek.

''EYLEM PLANLARIMIZI BAŞLATACAĞIZ''

Bir başka konu özellikle öncelikli konularda atılması gereken adımların dile her zaman dile getirdiğimiz, hususlar vardı. Örneğin her yerde dile getirdiğimiz, mülteci konusu. Hızlıca bu konuda bir eylem planımızın kurum içindeki mevcut ekiplerle kurum dışından katacağımız diğer arkadaşlarımızla beraber çok üst seviyede politikalar üretmek ve devletimizin ilgili kurumlarıyla da iyi bir iş birliği yaparak, gerçekten hem İstanbul halkına uluslararası politikalar noktasında iş gelişmeleri başlatacağız. Bu gerçekten sokakta saha da sıklıkla dile getirilen ve bizi üzen olayları yaşatmaktadır. Halkımızın bu sesine kulak veren bir belediye olacağız. Elbette ki deprem bizim çok öncelikli konularımız. Kurumsal projelerimizin dışında bu iki konu depremle ilgili yapacağımız eylem planımızı hızlıca harekete geçirmek ve bu konuyla ilgili kısa ve orta vadeli diye tanımlayacağımız eylemlerimizi göreceksiniz adım adım harekete geçireceğiz.

İST.BŞK.2.1561707648 PHOTO 2019 06 28 10 33 34 8ed65

''VATANDAŞI BİLGİLENDİRECEĞİZ''

Elbette ki günlük yaşamımızı etkileyen ulaşımı, kaldı ki göreve geldiğimiz an itibariyle hem birinci köprüden hem ikinci köprüden yapılan tamir ve tadilat işleri dolayısıyla gerçekten trafik sorunu yaşanmakta, biz bunu nasıl takviye edebiliriz ve nasıl çözümleyebiliriz konusunda önerilerimiz, tavsiyelerimiz ve harekete geçireceğimiz, deniz ulaşımı olsun diğer birkaç hususla ilgili hamlelerimiz olacak. Bunun ilk konularından birisi bu olacak. Bu çalışmayı başlatan Kara Yolları Ulaşım Bakanlığı'nı da hem üçüncü köprü hem de diğer geçişlerle ilgili de bir kısım tavsiyelerimiz olacak. Bunları da bugün itibariyle acil İstanbul un konusu olarak gündemimize aldık. Yaptığımız tüm iş ve işlemleri vatandaşımıza bildirmek maksatlı vatandaşımızla şeffaf bir bağ kurmak maksatlı bir süreci harekete geçireceğiz. Vatandaşlarımızın bizim göremediğimiz önerilerini bize büyük katkı sunacağı geri dönüşleri elde etmiş olacağız. Bu güzel Cuma gününde güne başlamanın keyfini yaşadığım bu anı, siz değerli basın mensuplarıyla hem de sizler vasıtasıyla tüm İstanbul halkıyla paylaşmayı arzu ettim. Hepimize hayırlı uğurlu olsun, Allah mahcup etmesin. İnşallah güzel günler ve güzel hizmetler ortaya koyacağımız bir 5 yılın ilk gününü hep beraber geçirmiş olalım.''

''ÖNÜMÜZÜ TIKAYACAK HAMLELERE
KARŞI HUKUKİ GİRİŞİMLERİ YAPACAĞIZ''

İmamoğlu, daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu, ''Ticaret Bakanlığı'nın yayınladığı genelgeyle atama yetkisi belediye başkanlarından alınıp, belediye meclisine verildi. Bu konu Ankara'da mahkemelik oldu. İptal oldu. Sizin İstanbul için bir girişiminiz olacak mı'' sorusuna, ''Bu çok yeni bir konu değil. Her belediyenin artık şirketi, iştiraki var. Bütün belediyelerin iştirakleriyle ilgili gönderilmiş bir genelge. Elbette ki, İstanbul ve Ankara daha ön planda duruyor. Ankara'da, Ankara Büyükşehir Belediyesi lehine çıkmış bir karar var. Yanılmıyorsam BELKO şirketi olsa gerek. O şirketle ilgili çıkmış bir karar var. Zaten tamamen kanuna aykırı bir genelge. Kanunda çok net yetkilinin kim olduğu. Belediye başkanına ait bir yetkiyi belediye meclisine sevk etmenin kanuna aykırı olduğu konusunda çok net. Bütün belediyelerin dava açarak mahkeme süreçleriyle bu süreci tamir etmesi çok gereksiz. Alınan ve gönderilen genelgeyi açıkçası çok anlamlı bulmadık. Bu konuyla ilgili Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'ne başvurumuzu yapacağız. Uyarımızı yapacağız. Kanuni haklarımızı arayacağız. Umarım geri dönüş sağlanır. Çünkü hiç anlamlı olmayan bir genelge. Giderilmesiyle ilgili hukukun da bize yardımcı olacağının farkındayım. İnşallah bu sıkıntı giderilir zira bizim de oldukça yüksek sayıda iştiraklerimiz var. İştiraklerimiz, İstanbul'un konsolide bütçesinin neredeyse 3'te 2'sini kapsıyor. Dolayısıyla İBB diye baktığımız kurumsal yapının dışında, 3'te 2'sinin olduğu şirketler tarafı var. İBB'yi yönetebilmek, daha çok buralarda geçiyor vatandaşa dokunan iş ve hizmetlerle ilgili. Bu konuda önümüzün tıkanmasıyla ilgili bu hamlenin biran önce giderilmesiyle ilgili hem ilgili kurumlarla görüşeceğiz hem de hukuka dair girişimlerimizi yapacağız. Hızlıca tadil edilmesiyle ilgili umudumuz yüksek'' yanıtını verdi.

''ADALETİ VE LİYAKATİ SAĞLAYACAĞIZ''

İmamoğlu, "Son günlerde sosyal medyada bazı çalışanların işten çıkartıldığı konuşuluyor. Bununla ilgili bir incelemeniz var mı" sorusuna da "İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hangi konu varsa inceleyeceğiz. Tabii ki sıralaması var. Ama insan kaynağı da çok önemli noktalarından bir tanesi. Eğer haksız yere işten çıkarılma varsa, eğer haklı olmamasına rağmen şu anda Büyükşehir Belediyesinden maaş alan varsa yani her iki husus da irdelenecek, incelenecek. Kaldı ki bir buçuk iki aylık dönem içerisinde bir kısım işe alımla ilgili de bize ulaşan ihbarlar var. İştirakler üzerinden daha, bu konuyu da araştıracağız. Adil olunmuş mu? İşe alımlarla ilgili nasıl bir uygulama ortaya konulmuş, sınavları mülakatları, nasıl bir inceleme, nasıl bir sorularla insanlar elenmiş? Tümüne bakacağız. Bu konularda hassasız çünkü meydanlarda en çok verdiğimiz söz şu: Adil olmak. Liyakate göre hareket etmek. Asla torpille, bu torpil şahsi torpil olabilir, parti torpili olabilir. Benim partimmiş, başkasının partisiymiş hiç umurumuzda değil. Adalete ve liyakati bu kuruma kazandırmak adına tümüyle bu bahsettiğiniz insan kaynaklarının mevcut durumu olsun, kuruma girişleri olsun, son yakın plan içerisindeki 5-6 aylık dilimde ve bundan sonra bu konudaki hassasiyetimizi şeffaflık metoduyla göreceksiniz sizlerin önüne servis edeceğiz. Siz de aslında, analiz edebilme ve bu süreci irdeleyebilme sansına sahip olacaksınız. Gerçekten toplumda, emek konusunda, işe girme konusunda, bu adaletsiz duygusunu yenmediğimiz takdirde, bir toplumsal huzur elde etme şansımız çok zor. En başta anneler, babalar, sonra gençler, herkes, hatta çocuklar niye? Çünkü anne ve babaları işe girecek ve onların ekmekleriyle hayatlarını geçirecek. Çocuklar bile annelerine babalarına adaletsizlik yapıldığı konusunda bir inanca sahipler. Tümüyle bu adaletsizlik duygusunu ortadan kaldırmak için gerçekten bu alanda liyakati ve adaleti çok sağlayacağız. Bu konuda arkadaşlarıma sonuna kadar bu prensiplerden vazgeçilmemesi için talimatım var. Asla. Bu dediğimiz sorgulamaları da yaparak tadil edebileceğimiz birtakım iş ve işlemleri de yaparak düzelteceğiz'' şeklinde yanıtladı.

İstanbul'a ''İmamoğlu kuralları'':


--Korna çalınmayacak,

--Camdan çöp atılmayacak,

--Araçlar yayalara yol verecek,

--Yaşlılara yer verilecek…

BAŞKAN İMAMOĞLU 1 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 08 1 298c8

İBB Başkanlığı'na aynı yıl içinde ikinci kez seçilen Ekrem İmamoğlu, seçim öncesinde söz verdiği gibi İstanbullularla Saraçhane'de buluştu. Mahşeri bir kalabalığa konuşan İmamoğlu, ''Şehrin her kesimine, insanlarına saygınlık kazandıracağız'' diyerek, şunları söyledi: ''Göreceksiniz başka bir mutluluk, sevgi, saygı ve huzur ortamı inşa edeceğiz. Bütün İstanbul'a sesleniyorum, bugün itibariyle trafikte korna çalmayacağız. Yolda giderken arabadan camdan dışarıya çöp atmayacağız. Yere çöp atmayacağız, atanları uyaracağız. İstanbul'u hep birlikte temiz tutacağız. Yaya geçidinde bir yaya gördüğünüzde ona araçlar ve şoförler yol verecek. Uygar bir şehir olacağız. Otobüste, metroda yaşlı bir hemşerimizi gördüğümüzde, hamileye, engelliye yol vereceğiz, yerimizi vereceğiz. Kibar İstanbullular olacağız, uygar İstanbullular olacağız bize yakışanı yapacağız.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 13 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 04 1 05cf3

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını ve mührünü teslim aldıktan sonra, Saraçhane'de mahşeri bir kalabalığa konuştu. Seçim otobüsünün üzerinden yüzbinlerce kişiye konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:

BAŞKAN İMAMOĞLU 3 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 08 3 ace1d

''İYİ Kİ BU MİLLETİN BİRER FERDİYİZ''

''Hepinizi çok seviyorum. İyi ki varsınız. İyi ki bu milletin birer ferdiyiz. İstanbul'da yaşamanın, bu milletin bir ferdi olmanın, bu güzel bayrağın altında, bu güzel gök kubbenin altında, cumhuriyete ve demokrasiye inanmanın, geçmişten bugüne tüm değerlerine sahip çıkmanın, o onuru gururu yaşamanın büyük bir keyfi içerisindeyim. Sizlerle kol kola, omuz omuza olabilmenin büyük bir keyfini yaşıyorum. Bugün demokrasi bayramı. Bugün İstanbul'un bayramı. Hep birlikte çok güzel işler başaracağımızın müjdecisi olan bir gün bugün. İstanbul'a hayırlı olsun. 31 Mart gecesi, birileri saati durdurmak istedi ama 31 Mart gecesi durdurmak istedikleri saati, 23 Haziran'da millet çalıştırdı, millet. Saatleri durdurarak zamanın akışını önleyemezsiniz. Milletin iradesini hiçbir güç geri çeviremez. Milletin iradesini hiç kimse ama hiç kimse yok sayamaz. Milletin iradesine ve milletin emanetini iade etmeye çalışırsanız, millet de öyle bir karar alır ki, bunun önünde hiç kimse ama hiç kimse duramaz. Sizler bunu ispat ettiniz. Milletin iradesini yok sayanlara İstanbul, 'Size öyle bir ders veriyorum ki" dedi. Alın 806 bin defa millet iradesini İmamoğlu'na teslim ediyor.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 2 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 08 2 1 4bdd1

''MİLLET NE YAPTI?''

''Millet ne yaptı? Millet bir avuç insana, demokrasiye sıkıntı vermek isteyen bir avuç insana öyle bir ders verdi ki. 'Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi' dedi.
İstanbul, bu millete büyük bir özgüven kazandırdı. İstanbullu dedi ki, "benim adalet duygularımla oynayamazsınız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"
İstanbullu, 23 Haziran'da Cumhuriyet'e ve demokrasiye olan bağlılığını tescilledi. Bu tescil, dünyaya da şunu gösterdi. Türkiye, herhangi bir Orta Doğu ülkesi değildir. Türkiye, damarlarına kadar demokrasiye inanmıştır. İstanbullu, sadece bize oy verenler değil, bütün İstanbullular, tüm barışçıl duygularıyla, adalete inanan tüm duygularıyla, sandığa gitmesi en güzel günü İstanbul'a ve Türkiye'ye yaşatması, o bakımdan çok değerli, ben bu şehri 16 milyon insanına teşekkür ediyorum. Hep beraber demokrasiye verilen zararı tamir ettik. Hep beraber demokrasiyi hiçe sayanları bir kez daha milletçe yok saydık. Yok hükmündedir o bir avuç insan.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 14 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 04 dd3ae

''BİRLİKTE MUTLU OLACAĞIZ''

''Bu şehirde 16 milyon insanımıza, eşit olduğumuzu gösterdik, hep birlikte. Eşitiz biz. Zengini, fakiri eşitiz. Eşitlik duygusu çok önemli. Ayrımcılık yok. Türk, Kürt herkes eşit. Ermeni'si, Rum'u, Süryani'si, Yahudi'si Arnavut'u herkes eşit. Milletçe biriz biz, biriz. Sünni'si, Alevi'si hep bir aradayız. Hristiyan'ı Musevi'si birlikte mutlu olacağız. Birlikte mutluluk yaşatacağız bu kente. 16 milyon bütün hemşerilerimi, 16 milyon vatansever olarak bu millet ve devlet için her zaman hizmeti en önemli karakter görürüz. Bunun mücadelesini verdik. 23 Haziran bir kez daha bu şekilde büyük bir mesaj vermiştir İstanbulluya. İttifak partilerimize teşekkür ediyorum, evladı olduğum beni yetiştiren bugüne getiren Cumhuriyet Halk Partisi'ne teşekkür ediyorum. Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkür ediyorum. İttifak partimiz İYİ Parti'ye çok teşekkür ediyorum. Saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Meral Akşener'e teşekkür ediyorum. Partilerimizin tüm çalışanlarına, emekçilerine, her iki il başkanıma, onların nezdinde ilçe başkanlıklarına, kadın kollarına, gençlik kollarına, milletvekillerine, parti meclis üyelerine, genel başkan yardımcılarına çok ama çok teşekkür ediyorum. Canan Kaftancıoğlu'na teşekkür ediyorum, Buğra Kavuncu'ya teşekkür ediyorum. Tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum. Bu süreçte demokrasiye katkı sundukları için, bize destek veren vermeyen tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum. Ama ben biliyorum çok kıymetli oylarını alsak da almasak da eşit vatandaş olarak hepsine gururla hizmet sunacağım, gururla.
Özellikle siyasi partilere teşekkür ederken hem destek olan hem demokrasiye katkı sunan HDP'li hemşehrilerime teşekkür ediyorum. AK Partili hemşehrilerime, MHP'li hemşehrilerime teşekkür ediyorum. DSP'li, BBP'li, BTP'li, Vatan Partili, DP'li dostlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca demokrasiye her ortamda katkı sunarak adaylığını devam ettiren Vatan Partisi adayına da teşekkür ediyorum. Ama özellikle demokrasiye büyük katkısı olan her zaman demokrat duruşuyla sürece katkı sunan Saadet Partisi'ne ve adayına teşekkür ediyorum. Ben, İstanbul halkının bize her ortamda her aşamada sahip çıkan yanımızda olan kampanyaya katkı sunan İstanbul gönüllülerine teşekkür ediyorum.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 4 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 08 c86e3

''İSTANBULU'UN ÇOCUKLARINA TEŞEKKÜR EDİYORUM''

''İstanbul gönüllülüğü kavramı sadece seçimle kalmayacak. Bugün itibariyle bütün İstanbul'u gönüllü olmaya davet ediyorum. Haziran ayı itibariyle, bu önemli kampanyamıza destek olan kampanya çalışanlarıma, ajansa bütün danışmanlarıma, çalışma arkadaşlarıma, emekçilere herkese teşekkür ediyorum. Türkiye'nin yaratıcı insanlarına, iş insanlarına, emekçilerine, kısacası o büyük kalpleriyle İstanbul'un çocuklarına teşekkür ediyorum. Ben İstanbul'un enerjisi olan ve enerjisiyle beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan İstanbul'un gençlerine teşekkür ediyorum. İstanbul'un kadınlarına teşekkür ediyorum. Toplumun vicdanı kadınlara teşekkür ediyorum. Bu şehrin beyefendilerine, insanlarına güzel hemşerilerime teşekkür ediyorum. Ama özellikle altını çizerek, cesaretleriyle bugüne kadar yanımızda olan bundan sonra da yanımızda olacağına inandığım sanatçılara teşekkür ediyorum.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 5 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 07 1 9515c

''GECE-GÜNDÜZ ÇALIŞMAMIZ LAZIM''

''Hepinize şunu söyleyeyim. Size söz verdiğim gibi İstanbul'da israf bitecek, tasarruf başlayacak. Gelir adaleti başlayacak. Hakça hukuka uygun, eşit bir şekilde İstanbul'un nimetlerini 16 milyon insana paylaştıracağım. Kendimi bu şehrin insanlarına, bu şehrin çocuklarına, gençlerine adayacağım ve sizler için gece gündüz çalışmaya söz veriyorum. Artık zaman kaybetme vaktimiz bitti, hiçbir lüksümüz yok. Gece gündüz çalışmamız lazım. Seçim bitti. Yaptığımız İstanbul buluşmasıyla artık hepinizin bana yardımcı olmasını istiyorum. Hep birlikte çözüm üreteceğiz. İstanbul'a herkesin gönül vermesini istiyorum. Hep birlikte yardımcı olacağız birbirimize. Her yere göz kulak olmanızı istiyorum. Hep birlikte İstanbul'da benimle beraber çalışmaya hazır mıyız?''

BAŞKAN İMAMOĞLU 7 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 06 574e1

''İSTANBUL'U BİRLİKTE AYAĞA KALDIRACAĞIZ''

''Birlikte İstanbul'u ayağa kaldıracağız. İş insanlarına, mali anlamda hazır olan iş insanlarına sesleniyorum. İlk etapta özellikle başta kreş kampanyamız olmak üzere çocuklara ve sosyal anlamdaki birçok projemize eşlik etmelerini bekliyorum. İstanbul'un her kesimini bu süreçte seferberliğe davet ediyorum.
Biz bu şehrin inançlarını, kurucu değerlerini hep birlikte var edeceğiz. Şehrin her kesimini insanlarına saygınlık kazandıracağız. Göreceksiniz başka bir mutluluk, sevgi, saygı ve huzur ortamı inşa edeceğiz.

BAŞKAN İMAMOĞLU 16 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 03 2 057db

Bütün İstanbul'a sesleniyorum, bugün itibariyle trafikte korna çalmayacağız. Yolda giderken arabadan camdan dışarıya çöp atmayacağız. Yere çöp atmayacağız, atanları uyaracağız. İstanbul'u hep birlikte temiz tutacağız. Yaya geçidinde bir yaya gördüğünüzde ona araçlar ve şoförler yol verecek. Uygar bir şehir olacağız. Otobüste, metroda yaşlı bir hemşerimizi gördüğümüzde, hamileye, engelliye yol vereceğiz, yerimizi vereceğiz. Kibar İstanbullular olacağız, uygar İstanbullular olacağız bize yakışanı yapacağız. Bu şehirde her yönüyle başka bir dönem başlatıyoruz. Biz bu şehrin her anını sizinle paylaşacağız. Şeffaf, katılımcı bir İstanbul olacağız. Hiç kimseyi dışarıda bırakmayacağız. İstanbul adil bir kent olacak. Hızlıca hizmet üretecek.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 8 1561655871 PHOTO 2019 06 27 20 12 05 2 ae0b4

''EMEĞİYLE ÇALIŞAN HER İBB ÇALIŞANININ BAŞIMIN ÜZERİNDE YERİ VAR''

''Buradan duyurmak istiyorum. İşine sahip, alın teri döken ve bu şehir için çalışan kişiye partiye değil, 16 milyon İstanbullu için çalışan her İBB çalışanının yeri başımın üstü ama başka öncelikleri olan varsa, iş hukukuna, ahlakına göre davranmıyorsa, belediyede başka işler peşinde koşuyorsa benim onunla işim olmaz. Liyakatiyle çalışanları başımızın üstünde tutacağız, bu şehirde biz-onlar diye bir ayrım olmayacak. Biz bu şehrin 16 milyon insanını rengi, ahengi olarak görüyoruz. Kaynakları adil dağıtmaya geliyoruz. bu şehir bir hoşgörü şehri olacak. Herkesi içine katan. Şunu bilin, seçimin kazananı biz ya da buradakiler değil, seçimin kazananı İstanbul ve Türkiye'dir. Benden önce bu şehre iyi işler yapmış kim varsa teşekkür ediyorum. Bu şehre emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Biz, bu şehrin yaşayanlarını barıştıracağız. Siyasette kirli dili yok edeceğiz partizanlığı bu binalardan söküp atacağız. Artık liyakat var, adalet var, unutmayın.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 10 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 05 3 412a9

FENERBAHÇELİ VE TRABZONSPORLU ÇİFTE NİKAH KIYMA SÖZÜ VERDİ

''Burada bir Fenerbahçeli ile Trabzonsporlu evleniyor onların nikahını kıyacağım. Ne demiştik, yolumuz uzun. Ne demiştik, heyecanımız var. Ne demiştik, gençliğimiz var! Çalışacağız ve başaracağız. Kimsenin şüphesi olmasın. Allah şahit, çok çalışacağım. Benimle gurur duyacağınız işler yapacağız. Bize, hatamız olduğunda lütfen bizi uyarın. Bize önerilerinizi yollayın. Bizi yalnız bırakmayın. Bizi eleştirin. Arkamızdan başka işler çevirenler varsa onlardan da bizi koruyun. Var mıyız? Biz şunu söylüyoruz, bu şehrin çoğunluğu millet. Bu şehrin insanları hizmet bekliyor hizmet. Biz ne dedik? Kişilere değil, partilere değil, biz İstanbul'a hizmet etmeye geliyoruz. Onların sevgisi, onların güzel duyguları her sabah kalktığımızda bizi şarj edecek, güne enerjik başlayacağız. Bu şehrin güzel renkleriyle, çok güzel işler başaracağız. Tüm takımlarına, GS, FB, BJK'siyle çok güzel işler başaracağız. Kıymetli dostlarım bu sevgiyle aşamayacağımız hiçbir engel yok. Bu sıcakta bir arada olduk. Hayırlı olsun dedik. Yardımınıza, desteğinize elbette ihtiyacımız var. Ben kendimi burada bulunan bulunmayan 16 milyon İstanbulluya emanet ediyorum.

BAŞKAN İMAMOĞLU 15 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 03 3 b2c20

Sizlerle beraber çok büyük işler başaracağız. Sizleri de Allah'a emanet ediyorum. Bu sevgiyle aşamayacağımız hiçbir engel yok. Hepinizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak. Oldu, oldu. İyi ki varsınız.''

BAŞKAN İMAMOĞLU 12 1561655870 PHOTO 2019 06 27 20 12 05 e15d5

--YAŞASIN CUMHURİYET...

--YAŞASIN DEMOKRASİ...

--SENİ ÇOK SEVİYORUM İSTANBUL...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,İkinci kez aldığı mazbatanın ardından onbinlerce İstanbul'luya bu sözlerle hitap etti.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı. İmamoğlu, mazbata töreninin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesine giderek görevi İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan devraldı.


Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ve CHP yetkilileri ile birlikte İl Seçim Kurulunun bulunduğu İstanbul Adliyesi’ne geldi. Mesai bitiminin ardından adliyeye gelen İmamoğlu, protokol kapısından binaya giriş yaptı. Ekrem İmamoğlu, düzenlenen törenle mazbatasını İstanbul İl Seçim Kurul Başkanı Ziya Bülent Öner’den aldı. Kısa bir teşekkür konuşması yapan İmamoğlu, "Şehrimize, milletimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hem Türkiye’nin hem Avrupa’nın en büyük kenti İstanbul.

 E.İ.MAZBATAD E5Vm3XkAEFYvU 909ec

Türkiyemizin lokomotif şehri. Seçim sürecinde görev yapan 39 ilçe seçim kurulu heyetlerine, dünden bu güne bütün ilçelerde görev yapan sandık kurulu üyelerine, siyasi parti temsilcilerine, demokrasinin ana teminatı olan sandıklardan çıkan neticeyi tutanaklara dönüştürüp milletimizin iradesinin neticeye kavuşmasında katkı sunan her demokrasi neferine teşekkür ediyorum. Bugünkü mazbatamızı çoğunluğu kadın olan bir heyetin imzasıyla görevimi teslim alacağım. Bu aynı zamanda bize kamu yönetiminde cinsiyet eşitliği adına, kadınların toplumdaki yeri adına değerli bir mesajdır" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, mazbata töreninin ardından görevi devralmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesine gitti.

ALİ YERLİKAYA'DAN GÖREVİ DEVRALDI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, görevi İstanbul Valisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Ali Yerlikaya’dan devraldı. Kısa bir konuşma yapan İmamoğlu, “Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük kentine hep beraber hizmet etme karakteriyle hareket edeceğimi herkesin huzurunda elbette ki söz veriyorum” dedi.

ekrem imamoğlu mazbata 3 ekrem12 8d8d0

'KENDİSİNİ TEBRİK EDİYOR BAŞARILAR DİLİYORUM'

Görev teslimi sırasında konuşan Ali Yerlikaya, "7 Mayıstan bu yana vekaleten ifa ettiğim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bugün Sayın Ekrem İmamoğlu’na devrediyorum. Kendisini tebrik ediyor başarılar diliyorum. Bu süre içerisinde birlikte çalıştığımız Büyükşehir ailesine ve bütün İstanbullulara teşekkür ediyorum” diyerek kısa bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından Mührü Ekrem İmamoğlu’na teslim etti.

'İSTANBULLU İÇİN ÇALIŞMAYI ŞİAR EDİNMİŞ BİR ANLAYIŞLA YÜRÜYECEĞİM'

Görevi devraldıktan sonra düşüncelerini aktaran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesinin mührünü devraldım. Biraz önce de mazbatayı almıştık. Böyle bir kadim kente belediye başkanlığı yapmanın kutsallığını herkes biliyordur, ama şuanda en fazla hisseden benim diye düşünüyorum Allah mahcup etmesin. Umuyorum bu şehre maneviyatına, tarihine bütün geçmişten bugüne hizmet görmüş bütün alanlarına sahip çıkacak, doğrular yapmaya çalışacak, yanlışlardan sakınacak bir yönetim anlayışını ortaya koymayı istiyorum. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük kentine hep beraber hizmet etme karakteriyle hareket edeceğimi herkesin huzurunda elbette ki söz veriyorum. Başta Sayın Valimiz olmak üzere ülkemizin her kademesiyle uyumlu ve İstanbullu için çalışmayı şiar edinmiş bir anlayışla yürüyeceğim, herkes uyum içerisinde çalışmayı temenni ediyorum. İstanbul’umuzun çok şeye ihtiyacı var hepimize başarılar diliyorum dediğim gibi Allah mahcup etmesin” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tartışmalı geçen seçim ve ardından yaşanan yeniden seçim sürecinin ardından CNN’e açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, belediyeyle ilgili ortaya atılan yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak ‘ilk işinin’ bu iddiaları araştırmak olduğunu söyledi ve bunu ‘uluslararası deneyime sahip denetim şirketlerinin incelemesi’ ile yapılacağını söyledi.

Sputnik’in aktardığına göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CNN’den Christiane Amanpour’a konuştu.

Röportajın bir kısmını yayınlanan CNN, haberde İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'ince bir uyarıda bulunduğu' bilgisine yer verdi.

Röportajda “23 Haziran bize göstermiştir ki hiçbir kişi ya da güç demokrasiyi tehdit edemez ve halkın iradesine karşı çıkamaz. Hiçbir politikacının bu gerçeği yok sayma lüksü yoktur” ifadelerini kullanan İmamoğlu, seçimlerin Türkiye’nin demokrasi geleneğini yansıttığını söyleyerek şunları ekledi:

“Testi başarıyla geçtiğimizi düşünüyorum. İstanbul halkı seçimin meşruiyetini gösterdi ve seçim korundu. Hiç kimse bir daha seçimlere bunun gibi bir müdahalede bulunamayacak.”

“Tek amacım İstanbul’a hizmet etmek”
Erdoğan’ın “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” sözlerinin hatırlatıldığı haberde ayrıca İmamoğlu’nun “Tek amacım İstanbul’a başarılı bir şekilde hizmet etmek” ifadelerine yer verildi.

“Uluslararası şirketlerle incelenecek”
İmamoğlu, belediyeyle ilgili ortaya atılan yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak ise ‘ilk işinin’ bu iddiaları araştırmak olduğunu söyledi ve bunu ‘uluslararası deneyime sahip denetim şirketlerinin incelemesi’ ile yapılacağını söyledi.

Öte yandan, yolsuzluk iddialarının kişisel olarak Erdoğan’a dayandığını düşünmediğini söyleyen İmamoğlu, “Söz konusu iddialar partisi ve parti yönetimiyle alakalı olabilir. Sürecin nasıl ilerleyeceği yargının meselesi, benim kişisel sorumluluğum değil” dedi.

“Elinizi barış için uzatmanız ülkenin yararına olacaktır”
İmamoğlu ayrıca, “Erdoğan’ın bu kavşaktan sonra önceliği olarak siyasi kazancı sürdürmeye devam edeceğine inanmıyorum. Elinizi barış için uzatmak ülkenin yararına olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

Erdoğan, TRT'ye çıkan Osman Öcalan ile ilgili ilk kez konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT'ye çıkan Osman Öcalan ile ilgili ilk kez konuşarak "arandığını bilmiyordum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 Zirvesi için Japonya'ya hareket etmeden önce açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun parlamenter sisteme dönme çağrısına ilişkin, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendi söylüyor kendi dinliyor. Millet kararını verdi bu iş bitmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun (referandum çağrısı) bu ifadesiyle hareket edecek değiliz. Yola koyulduk, aynı kararlılıkla yola devam ediyoruz." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı, Osaka'ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamadan öne çıkan detaylar:

 


S-400 ile ilgili bugüne kadar birçok kez gerek şahsım, gerek ilgili arkadaşlarım bu konuda işin bittiğini, işin teslim süreci içinde olduğunu ifade ettik. nedense bizim söylediklerimize pek inanılmıyor, bizim dışımızda söylenenler itibar görüyor.

"ZAMANI GELİNCE ORTAYA ÇIKACAK"

Şunu unutmayın. Türkiye bir NATO ülkesidir, ABD de NATO ülkesidir. NATO ülkeleri birbirine yaptırım uygulamaya başladıysa bilemiyorum. Bu güne kadar Trump ile yaptığım görüşmelerde bu izlenimleri almadım. Alt kademelerde bunu dillendiriyorlar. Bu seyahatimizde de Trump ile görüşmemizde bu konuyu tekrar ele alma fırsatımız olacak. B planı C planı... Daha doğmamış çocuğa don biçilmesin. Bunlar saklı kalsın, zamanı gelince ortaya çıkar.

KILIÇDAROĞLU'NUN ÖNERİSİ

Kılıçdaroğlu kendi söylüyor, kendi dinliyor. Yeni yönetim sistemini biz milletimize sunmadık mı? Bundan sonraki süreçte nerede ne gibi aksamalar varsa bunlar giderilecektir. Akşam yat sabah referandum olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Başkanlık sistemini ilk biz deniyoruz. Parlementer siteminin bizi nereye getirdiğini görüyoruz. Bedeller ödedik. Kılıçdaroğlu'nun bu ifadesiyle de hareket edecek değiliz.

ÖCALAN'A YAPILAN ZİYARET

Türkiye'de hangi kurum hangi şartlar altında çalışacak bu yasalarla belirlenmiştir. Cezaevinde yatanlara hangi kurum ziyaret için müsade eder, hangi şartlar altında müsade eder bunlar bellidir. Adalet Bakanlığı'na müracat yapılmıştır ve böyle bir adım atılmıştır. Bunla ilgili olarak da bakanlığımız, hatta MİT bu çalışmalarını yaparken, kime, nasıl izin vereceğini yasalara kayıtlı olarak bu adımları atar ve değerlendirmesini de yapar. Onun için kalkıp da muhalefetten şöyle gelen sese bakmaz. Kararını vermiştir. Olay bu kadar basittir.

OSMAN ÖCALAN İLE İLGİLİ İLK KEZ KONUŞTU

Osman Öcalan'ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyorum. TRT'ye müracaat etmiş ve TRT Kürdi'de böyle bir program yapmışsa bunu da TRT'deki arkadaşlarımız bilirler. Ben o kurumdaki arkadaşlarımın da bu hassasiyet içinde adım attıklarına inanıyorum. Bu konuda da onlara güveniyorum. TRT Kürdi'yi kurarken kimse bize "Neden TRT Kürdi'yi kurdunuz?' demedi. TRT Kürdi'yi kurduğumuza göre de TRT'yi yönetenler tüm hassasiyetleri göz önünde bulundurup adımlarını atarlar ve TRT Kürdi'nin reytingini yükseltmeyi de düşünür, neyin nasıl faydalı olacağını da düşünür ve buna göre de adımlarını atarlar. Buna göre de adımlarını atmışlardır.

SURİYE'DE YAŞANAN GELİŞMELER

Suriye konusunu Sayın Trump'la da Sayın Putin'le görüşmelerimizde de gündeme getireceğiz. PYD/YPG'nin terör koridoru olarak belirledikleri yerden onları tamamen derdest ettik. Münbiç'te verilen sözleri tutmaları, işgalcilerin süratle Fırat'ın doğusuna çekilmesi gerekiyor.

DOĞU AKDENİZ'DE YAŞANANLAR

Denizlerden çıkabilecek nema neyse Kıbrıs'ta yaşayanların orada hepsinin eşit hakkı vardır.

İmamoğlu: Siyasette de barışacağız…

 

İMAMOĞLU ZAFERİ 2 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 14 aeb7f

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim zaferini, yıllarca belediye başkanı olarak görev yaptığı Beylikdüzülüler ile birlikte kutladı. Konuşmasının başında alandaki herkesten, yanında bulunan kişinin elini tutmasını ve havaya kaldırmasını isteyen İmamoğlu, ‘‘Toplumu barıştırmaya, kucaklaştırmaya geliyoruz. Siyasette de barışacağız. Bu toplum özgürlüklerle buluşacak, adaletsizlikleri de tamir edecek, göreceksiniz. Ben, milletimize ve demokrasi anlayışlarına inanıyorum. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibim Sayın Binali Yıldırım’a da çok teşekkür ediyorum. Toplumu barıştıracağız, milletimizi kucaklaştıracağız’’ dedi.

İMAMOĞLU ZAFERİ 3 1561371314 PHOTO 2019 06 24 13 08 14 1 be65c

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim zaferini, yıllarca belediye başkanı olarak görev yaptığı Beylikdüzülüler ile birlikte kutladı.

İMAMOĞLU ZAFERİ 4 1561371313 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 a7a89

İmamoğlu’nu bekleyen on binlerce vatandaş, meşaleler yakıp, havai fişekler patlattı. Vatandaşlar, İmamoğlu’nu şarkılar, marşlar söyleyerek ve dans ederek bekledi. İmamoğlu’nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, konuşmanın yapılacağı Beylikdüzü Konser Alanı’na zorlukla girebildi. İmamoğlu, konuşmasının başında alandaki herkesten, yanında bulunan kişinin elini tutmasını ve havaya kaldırmasını istedi. ‘‘Tanışmaya, konuşmaya, sohbet etmeye geldik’’ diyen İmamoğly, ‘‘Birbirimizi sevmeye geldik. Sevgi kazanacak demiştim. Ne mutlu bana ki sevgi kazandı. Benim insanımı çok seviyorum. Kim olduğunun önemi yok. Etnik kökeninin önem yok. İnsan var, insan. Biz, bu şehrin çocukları için, bu şehrin enerjisi gençleri için, bu şehrin vicdanı kadınları için, bu şehrin beyefendileri için, kısacası herkes için geldik. Zihninizdeki bütün ön yargıları yıkın. Herkesi kucaklamaya geldik. (‘Hak, hukuk, adalet’ tezahüratları.)’’ şeklinde konuştu.

İMAMOĞLU ZAFERİ 5 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 2 5da9f

‘‘NE ALDANACAĞIZ NE ALDATACAĞIZ’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 6 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 12 3 71222

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Bu şehirde, inançlara saygı için, insanlara sevgiyi, bu topraklarda var olan değerleri, Mevlana’ı, Yunus’u, Hacı Bektaşı Veli’yi hatırlatmaya geldik. Yok Alevisi Sünnisi. Herkesi kucaklamaya geldik. Bu şehirde azınlık diye bir kavram yok. Rum’u, Ermeni’si, Yahudisi, Süryanisi herkesi kucaklayacağız. Bu şehirde adaleti, geleceği inşa edeceğiz. Maneviyatını bilen, milli değerlerine sahip çıkan, vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan, her yerde ‘Tam bağımsız Türkiye’ diyen, fikir hür vicdani hür nesiller yetiştireceğiz. Ne aldatacağız ne de aldanacağız.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 7 1561371304 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 4 b7101

‘‘ATATÜRK CUMHURİYETİ’NİN PROJESİYİM’’

‘‘Bu şehrin insanlarına sesleniyorum’’ diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ‘‘Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk Cumhuriyeti’nin projesiyim. Siyaseti ahlakla yapacağım. Çocukların, gençlerin Ekrem Abisi olmaya geliyorum. Bu şehirde bugün demokrasiyi tamir ettiniz. Yaşa İstanbul. Aklı varsa o bir avuç insana en güzel cevabı verdiniz. Helal olsun size. Artık gülelim öyle değil mi? Bu akşam harika bir akşam. Size layık olmak için çok çalışacağız. Sevgili eşime, oğullarıma, kızıma, Berkay’a, ‘‘Her şey çok güzel olacak’’ diyen Berkay’a, aileme, anneme, babama, kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Benim ailem, nefes almamı sağlayacak, bana güç katacak. Onlar bana sadece destek olacak. Siyaset hizmet alanıdır. Hizmet edeceğiz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdraoğlu’na, ittifakımız İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’e, İl Başkanlarım Canan Kaftancıpoğlu ve Buğra Kavuncu’ya, İstanbul İttifakı’na teşekkür ediyorum.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 10 1561371296 PHOTO 2019 06 24 13 08 09 3 29dd1

‘‘MİLLETİMİZİN İRADESİNİ ASLA SIKINTIYA SOKMAYACAĞIZ’’

 İMAMOĞLU ZAFERİ 11 1561371296 PHOTO 2019 06 24 13 08 08 54f74

‘‘Milletimizin iradesini asla sıkıntıya sokmayacağız’’ diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ‘‘Her zaman millet üstündür. Yarından tezi yok, işimize başlayacağız. İstanbul için çok çalışacağız. (‘Ekrem Başkan’ tezahüratı.) Bu güzel akşamda bizi yalnız bırakmadınız. Bundan sonra da bırakmayın. İstanbul’da seferberlik başlatacağız. Kısa zamanda büyük işler başarmamız lazım. Yol arkadaşlığınız için çok teşekkür ediyorum. Herkese selam söyleyin. Ekrem İmamoğlu’nun size selamı var deyin. Herkesi kucaklayın. Artık partizanlık bitti. Artık, liyakat ve ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var. Siyasette de barışacağız. Bu toplum özgürlüklerle buluşacak, adaletsizlikleri de tamir edecek, göreceksiniz. Ben, milletimize ve demokrasi anlayışlarına inanıyorum. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibim Sayın Binali Yıldırım’a da çok teşekkür ediyorum. Toplumu barıştıracağız, milletimizi kucaklaştıracağız. Her şeye rağmen bunu başaracağız. Bütün dostlarımıza, komşularımıza on mesajımızı hep beraber söyleyelim: Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel İyi ki varsın İstanbul. Sağlıcakla kalın.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 12 1561371295 PHOTO 2019 06 24 13 08 10 e6e5e

İBB Başkanı İmamoğlu: Artık partizanlık bitecek...

Tekrarlanan İBB Başkanlık Seçimi'ni tarihi bir farkla kazanan CHP'li Ekrem İmamoğlu, Seyrantepe'deki CHP Seçim Koordinasyon Merkezi'nde yaptığı ilk açıklamanın ardından Beylikdüzü'ne geçti. İmamoğlu burada toplanan mahşeri kalabalığa hitap etti. Demokrasinin kazandığını ifade eden İmamoğlu, "Artık partizanlık bitti. Artık ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var" dedi.

i1 45f92

İstanbul’da tekrarlanan seçimi AKP’li Binali Yıldırım’a 805 bin 738 oy fark atarak yeniden kazanan CHP’li Ekrem İmamoğlu, Beylükdüzü’nde mahşeri bir kalabalık karşıladı. Burada halka hitap eden İmamoğlu, “Sizlerden bir şey istiyorum. Yanınızdakilerin ellerini tutarak yukarı kaldırın. Barışmaya, buluşmaya, uzlaşmaya geldik. sevgi kazanacak demiştim, ne mutlu bana ki sevgi kazandı. Ben yurdum insanını çok seviyorum. Etnik köken yok, insan var. Biz insana, inanca saygıyla, bu şehrin çocukları için. Biz bu şehrin enerjisi, gençleri için, kadınları, kısacası herkes için geldik” dedi.

 

“GELECEĞİ İNŞA EDECEĞİZ”

Ayrımcılığın artık sona erdiğini dile getiren İmamoğlu, “Yıkın bütün ön yargıları, Hiç kimsenin giyimi, kuşamı bizi ilgilendirmiyor. Herkesi kucaklamaya geldik. Biz bu şehirde inançlara saygı için geldik. Biz bu topraklarda var olanı hatırlatmaya geldik. Biz Yunus Emre’yi Mevlana’yı Hacı Bektaş’ı Veli’yi hatırlatmak için geldik. Şehrin gelişmesi için aklı bilimi tercih eden… Yok Alevisi Sünnisi herkesi kucaklamaya geldik. Bu şehirde azınlık diye bir şey yok. Bu şehirde Rum’u Ermeni’si Süryanisi herkesi kucaklayacağız. Biz bu şehirde demokrasi inşa edeceğiz. Biz bu şehirde adalete inşa edeceğiz. Biz bu şehirde size söz veriyorum. Geleceği inşa edeceğiz. Biz bu şehirde maneviyatını bilen. Milli değerlerine her daim sahip çıkan. Vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkan her yerde bölünmez Türkiye diyen, fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştireceğiz. Size söz veriyorum ne sizi aldatacağız ne de aldanacağız” ifadelerini kullandı.

i2 d7832

“ATATÜRK CUMHURİYETİ’NİN PROJESİYİM”

Kıymetli İstanbullular hepinizin huzurunda İstanbullu hemşehrilerime şunu söyleyeceğim güzel yurdumun insanlarına sesleniyorum. Ben bir projeyim. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk Cumhuriyeti’nin projesiyim. Siyaseti ahlakla buluşturacağız. Hepinize söz veriyorum çocukların gençlerin Ekrem abisi olmaya geliyorum. Bu şehirde biliyorum bugün demokrasiyi tamir ettiniz. Yaşa İstanbul. 6 Mayıs’a, o bir avuç insana en güzel cevabı verdiniz helal olsun size. Artık güleceğiz ya artık gülelim. Bu akşam harika bir akşam. Bu akşam muazzam bir akşam. Kıymetli hemşehrilerim size layık olmak için çok çalışacağız” dedi.

“İSTANBUL İTTİFAKINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Ailesinin sadece kendisine destek olacağını dile getiren İmamoğlu, “Bütün istanbul’un huzurunda eşime, oğullarıma, Her şey çok güzel olacak diyen Berkay’a ben bu şehrin güzel insanlarına hizmet ederken yine yanımda olacağını bildiğim anneme babama kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Benim ailem benim nefes almamı sağlayacak. Sizin huzurunuzda söz veriyorum benim ailem siyasette ben koşarken sadece bana destek olacak. Siyaset hizmet alanıdır görev alanıdır hizmet edeceğiz. Hepinizin huzurunda CHP Genel Başkanım Kılıçdaroğlu’na teşşekkür ediyorum. İttifakımız İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Akşener’e teşekkür ediyorum. İstanbul ittifakına teşekkür ediyorum. HDP’li kardeşlerim var Ak partili kardeşkerim var MHP’li kardeşlerim var Saadet Partisi, Demokrat Partili hemşehrilerim partiler hizmet için araçtır. Liderleri farklı yerlere koyarak milletimizin iradesini sıkıntıya sokmayacağız” ifadelerini kullandı.

“ARTIK PARTİZANLIK BİTTİ”

Yeni dönemde partizanlığın olmayacağını ifade eden İmamoğlu, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bunu hiç unutmayacağız. İstanbul için çok çalışacağız hepinize söz veriyorum. Bu güzel akşamda bizi yalnız bırakmadınız bundan sonra da yalnız bırakmayın. İstanbul’da seferberlik başlatacağız. İstanbul’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Çok çalışmamız lazım. Şimdiden yol arkadaşlığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Herkese selam söyleyin. Herkesi kucaklayın. Ekrem İmamoğlu’nun size selamı var deyin. Kimseyi dışarıda bırakmayın. Artık partizanlık bitti. Artık ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var” dedi.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK”

Siyasetle de barışacaklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu toplum özgürlüklerle buluşacak. Bu toplum adaletsizlikleri de halledecek göreceksiniz. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibimi de kutluyorum. Toplumu kucaklaştıracağız. Her şeye rağmen bunu başaracağız. Son mesajımızı hep beraber söyleyelim ‘Her şey çok güzel olacak.’ İyi ki varsın İstanbul” şeklinde konuştu.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yüzde 54 oy oranı ile kazanan Ekrem İmamoğlu , ilk açıklamasını yaptı.

16 milyona ve tüm partilere teşekkür eden İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenerek uyumlu çalışma çağrısında bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde sandıkların kapanmasını ardından oy sayımına geçildi. İlk sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu, yüzde 54 oy oranı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazandı.

Ekrem İmamoğlu'nun ilk sonuçları değerlendirdi...

ekremjpg 64b3b

İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Bugünkü 23 Haziran’da yaptığımız İBB seçimi ve tabi ki anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden biriside Türkiye’nin demokrasiye katkısıydı. Seçim hayırlı olsun.

İstanbul’un galibi halkımız iyi ki varlar. Net sonuçlar sandık tutunaklarıyla olur. Tüm görevli arkadaşlarımız sandık başından ayrılmasın. Biz demokrasinin tıkır tıkır ilerlemesinden yanayız. Maalesef 31 martta bu işlemedi. saatleri durdurarak zamanın akışını engelleyemezsiniz.

Saatleri durdurarak, zamanın akışını asla ve asla önleyemezsiniz. Gerçekleri üzerini örterek asla ve asla gizleyemezsiniz. Bugün sandıklardan hesap pusulasının çıktığını tüm vatandaşlarıma duyurmak isterim. Vatandaş yapılan büyük haksızlığın hesabını bir avuç insana kesmiştir. Bu İstanbul’da bir sayfa kapandı yeni bir sayfa açıldı anlamına gelmiyor. Herkesin yeni bir ortak sayfa açması anlamına geliyor. İstanbul’da artık adalet, eşitlik, hoşgörü olacak. İsraf, şatafat, kibir ve ötekileştirme bitecek.

 

TÜM PARTİLERE TEŞEKKÜR ETTİ

 Ben bütün aileme CHP teşkilatına buraya gelerek bize destek olan belediye başkanlarına, İYİ Parti örgütlerine, sayısı 100 bini aşan İstanbul gönüllülerine HDP seçmenlerine, MHP ve AK Parti ile bütün siyasi parti seçmenlerine bu güzel şehirde yaşayan tüm vatandaşlarımıza kısaca tüm vatandaşlara en yakın yol arkadaşım olan çocuklara, gençlere, annelerimize, teşekkür ediyorum.

TEK BAŞIMA YÖNETMEYECEĞİM

Bugün oluşturduğumuz İstanbul ittifakı, sevgi ve saygı ortaklığında buluştuk.

Ben bu kenti tek başıma yönetmeyeceğim, her kesimin sesine kulak vereceğim. Partiler kutsal yapı değildir. Dünyaya farklı bir pencereden baksa da hizmette araçtır. Partiler gibi liderler de kutsal değildir. Onları kutsallaştırmak asla doğru değildir. En büyük millettir, çünkü egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

ERDOĞAN'A SESLENDİ

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum; sizinle uyumlu bir şekilde çalışmaya hazırım.

İstanbul’un acil sorunlarını devlet kurumlarıyla işbirliğinde görüşmek isterim. Sizi en kısa sürede ziyaret etme talebimi size iletiyorum.

PROJELERİ ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE YAPACAĞIZ

Yarıda kalan projelerimizi ilk meclis toplantısında ele alıp tamamlamayı düşünüyoruz. Bu konuda bir engel görürsek bunu halkımızla şeffaf bir şekilde paylaşacağız.

Biz artık gece gündüz demeden tempolu bir çalışmaya başlamak için sabırsızlanıyorum. Ben gücümüz, halkımızdan en çok da çocuklar ve gençlerden alacağım.

İlk aday olduğumda beni tanıdıkça seveceksiniz demiştim. Bundan sonraki süreçte de her şey çok güzel olacak.

ARTIK HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK...

İMAMOĞLU BAŞARISI 2 ekrem imamoglu oy kullandigi sandiktan birinci 12174319 7092 amp 23c78

13 bin farktan 700 bin farka,İmamoğlu gönüllerde yüceldi.

İST SONUÇ 1 64867247 461794307945687 6891910312224620544 n 56cb8

31 Mart seçimlerindeki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışı, oyların sayımı, tekrar sayımı, tüm geçersiz oyların sayımının ardından Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu tarafından 13 bin 729 farkla kazanılmıştı. AKP, YSK’ya itiraz etti.

İST SONUÇ 2 64827074 880078465667948 4721280295192494080 n 5a453

YSK, aynı zarf içinde verilen 4 farklı oydan sadece birini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini 6 Mayıs'ta açıkladığı kararı ile iptal etti.

Yeni seçim tarihi olarak 23 Haziran'ı gösterdi. Ve 23 Haziran seçimleri sonucunda, İmamoğlu lehine 13 bin olan oy farkı, 700 bini geçti.

İST SONUÇ 3 65096048 2317867438293174 6025087995227406336 n 1eb1e

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyasının son mitingini Üsküdar'da yaptı.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 10 İKİNCİ KULLAN1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 35760

Seçim günü yapılacak olası provokasyonlara karşı vatandaşları uyaran İmamoğlu, ''Bizimle beraber bu süreci takip edin. Bu kardeşiniz yarın yine hak yedirmeyecek. Sizlerin enerjisiyle kimsenin hakkını da yemeyeceğiz, kendi hakkımızı da yedirmeyeceğiz. Bütün İstanbul sizi duysun: Her şey çok güzel olacak. Siz farkında değilsiniz ama her şey çok güzel oldu, oldu. Sizlerle beraber İstanbul'a çok güzel hizmetler yapacağız. Kendimi sizlere, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Pazartesi Saraçhane'de buluşmak üzere'' dedi.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 2 1561213494 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 1 93351

İmamoğlu, seçim otobüsünün yanına demirleyen tekneye binerek vatandaşları selamlayarak Üsküdar'dan ayrıldı. Bu sırada renkli görüntüler yaşandı.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 3 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 41 bad72

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyasının son mitingini Üsküdar'da yaptı. İstanbul Boğazı'na nazır Üsküdar Meydanı'nda toplanan binlerce vatandaş, İmamoğlu'nun gelişini, şarkılar-türküler eşliğinde eğlenerek bekledi. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, vatandaşların yoğun ilgisi altında zorlukla miting alanına girdi. İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte konuşma yapacağı platforma çıktı. İmamoğlu çifti, mitinge katılan coşkulu vatandaşları birlikte selamladı. ''Hak, hukuk, adalet'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' sloganları eşliğinde konuşmasına başlayan İmamoğlu, ''Üsküdar'ın damadı olarak geldim buraya'' dedi.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 4 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 2 bcfcd

''İSTANBUL PAZARTESİYİ İPLE ÇEKİYOR''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 5 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 3 014c4

''Görüyorum ki İstanbul, pazartesiyi iple çekiyor'' diyen İmamoğlu, ''Milyonlarca İstanbulluyla yürüyoruz. Başından beri özüm ne ise sözüm de o oldu. İstanbul'u konuştum. İftirayla onla bunla ilgilenmedim. Yok saydım. Hiçbir zaman iradem dışında bir şey söylemedim. Milletimin samimi bir yönetime ihtiyacı olduğunu biliyorum. Demokrasi mücadelesi vererek bugüne geldik. Hepinize minnet ve şükran duyuyorum'' diye konuştu. ''O kadar can sıkıcı olaylar yaşıyoruz ki, oy için yapamayacakları şey yok'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ama biz hep kalpten davrandık. Siyaseti ahlakla birleştirdik. Şehrine, şehirlisine saygı gösteren, ayrım yapmayan bir dil ürettik. Yarın bu ektiğimiz tohumlardan dolayı İstanbul'da sevgi kazanacak, sevgi. Bir İstanbul, yani hepimize ait bir şehir. Yahu nedir bu kopan fırtına. Dünyanın en büyük kentlerinde yönetim değişir. Nedir bu kopan kıyamet. İstanbul'da bilmediğimiz neler yapıyorsunuz, neler çeviriyorsunuz? Onların bir avuç insanla çekip çevirdiklerini tespit edeceğiz. Şehrin nimetlerini sizlerle paylaşmaya geliyoruz.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 6 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 1 c6b50

''ALLAH'IM BENİ BU CENNET VATANA MAHCUP ETME''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İnsanların her türlü ihtiyacını biliyorum, Bu şehrin geleceği çocukları için çalışacağım. Şehrin enerjisi, heyecanı gençleri için çalışacağım. Şehrin vicdanı kadınları için çalışacağım. Bu şehrin insanları için çalışacağım. En öncelikli konu her yönüyle adalet olacak. İstanbul'un bütün sorunlarının çözümünü biliyoruz. Kadro dedikleri şey eş, dost, akraba. Kızıydı, oğluydu, damadıydı, geliniydi. Biz, İstanbul'u milletle, 16 milyon insanla yöneteceğiz. O kadar iyi yetişmiş gençlerimiz var ki, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum. Bu şehrin çok iyi yetişmiş insanları var. Hem de partisini bile sormayacağım. İnsan diyeceğiz. Git partiye üye ol, öyle gel demeyeceğiz. Tek duam, 'Allah'ım beni bu cennet vatan Türkiye'me mahcup etme'.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 7 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 2 de595

''KAYBETTİĞİMİZ 3 AYI ÇALIŞARAK KAZANACAĞIZ''

''Vicdanıyla adalet duygusuyla hareket edecek AK Partili hemşehrilerim de bana oy verecek'' diyen İmamoğlu, ''Her partiye oy veren vatandaşlar bana oy verecek. Hiç endişeniz olmasın. Çok çalıştık. Herkese anlattık. 23 Haziran'da yapılan hukuksuzluğu herkese anlattık. Kaybettiğimiz 3 ayı çalışarak kazanacağız. Sorumluluğumuz büyük ama olsun, gençliğimiz var. Sıkıntılar büyük ama olsun cesaretimiz var. İnsanları birbirine selam vermiyor ama olsun adaletimiz var. Pazartesi günü hayat değişecek. Çünkü bu şehri içindeki tüm güzel duygularla barıştırmaya geliyorum'' diye konuştu.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 8 1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 40 c04e6

''ARTIK GÖREVİNİZİ YAPIN''

İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Son 1-2 haftadır içindeki tüm zehri bu sürece akıtan insanlar var. Onlara diyorum ki, artık görev zamanı. Artık devlet adamlığı zamanı. Artık görevinizi yapın. Özellikle yarın, milyonlarca İstanbullu'nun sandığa akacağını görüyorum. Yarın yüzbinlerce insanın sandıklarda, okullarda görev alacağını biliyorum, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' demek için. İsrafın son bulması için ve tasarrufla bu şehrin zenginleşmesi için ve bu zenginliği herkese adil dağıtmak için yarın hak, hukuk, adaletten yana oylarımızı kullanmaya hazır mıyız? Provokasyonlara hazırlıklı olun, gülün geçin. Bizimle beraber bu süreci takip edin. Bu kardeşiniz yarın yine hak yedirmeyecek. Sizlerin enerjisiyle kimsenin hakkını da yemeyeceğiz, kendi hakkımızı da yedirmeyeceğiz. Bütün İstanbul sizi duysun: Her şey çok güzel olacak. Siz farkında değilsiniz ama her şey çok güzel oldu, oldu. Sizlerle beraber İstanbul'a çok güzel hizmetler yapacağız. Kendimi sizlere, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Pazartesi Saraçhane'de buluşmak üzere.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 9 1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 4 fe629

İmamoğlu, seçim otobüsünün yanına demirleyen tekneye binerek vatandaşları selamlayarak Üsküdar'dan ayrıldı. Bu sırada renkli görüntüler yaşandı.

Seçmenlere 23 Haziran uyarıları: Oy verme kabininde fazla kalmayın...

İstanbul'daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen yarın yeniden sandık başına gidecek. Seçim sırasında oyların geçersiz sayılmaması, seçmenlerin demokratik haklarını kullanabilmesi için bazı kriterlere dikkat edilmesi gerekiyor. O kriterlerden bazıları kısaca şöyle: Oy verme saati bitse bile sırada bekleyin. Seçmen bilgi kağıdı olmasa bile oy kullanın. Oy pusulasını kontrol edin. Oy verme kabininde fazla kalmayın.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının ardından İstanbul'daki 31 bin 342 sandıkta, 10 milyon 560 bin 963 seçmen yarın yeniden oy verecek.

YSK'nin yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline karar vermesi nedeniyle seçmenin önüne sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait oy pusulası konulacak.

İstanbul seçmeninin dikkat etmesi gereken 10 önemli nokta şöyle:

1- Sandığa gitmeden önce nerede oy kullanacağınızı öğrenin.

seçmenler, ilk olarak nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını öğrenecek. Bu bilgileri içeren seçmen bilgi kağıdı eline ulaşmayanlar, YSK'nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından veya Seçmen Sorgulama mobil uygulamasından oy kullanacağı yer ve sandık numarasını öğrenebilecek.

2- Oy verme saatine dikkat edin

İstanbul'daki seçmenler 08.00-17.00 saatleri arasında oyunu kullanabilecek.

3- Oy verme saati bitse bile sırada bekleyin

 


Oy verme saati bittiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak.

4- Üzerinde T.C. kimlik numarası olan kimlik belgenizi unutmayın

Seçmenlerin oy verme günü, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı, geçici kimlik belgesi, nüfus cüzdanı, resmi dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, hakim ve savcılar ile yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartı, avukat, noter ve askeri kimlik kartı gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki bir belgeyi yanında bulundurması gerekecek.

5- Seçmen bilgi kağıdı olmasa bile oy kullanın

Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu değil. Seçmen bilgi kağıdı gelmeyenler, nerede, hangi sandıkta oy kullanacağını YSK'nin internet sitesinden de öğrenip oyunu kullanabilecek.

6 - Cep telefonuyla kabine girmeyin

Sandık kurulu görevlisi, seçmenin kimliğini alarak seçmen listesinde ismini bulacak ve kontrollerini yaptıktan sonra birleşik oy pusulası, zarf ve mührü seçmene vererek kabinde oyunu kullanmasını isteyecek. Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Bu tür cihazlar, oy verme işlemi bittikten sonra iade edilmek üzere sandık kuruluna bırakılacak.

7 - Oy pusulasını kontrol edin

Seçimde, seçmenin önüne sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait oy pusulası konulacak. Oy pusulasında yırtık, işaret veya yazı olmamasına dikkat edilecek. "TERCİH" veya "EVET" mührü dışında, pusulanın herhangi bir yerine imza atılması veya işaret konulması halinde oy geçersiz sayılacak. Birleşik oy pusulasından başka, zarfa hiçbir şey konulmayacak, aksi halde kullanılan oy geçersiz olacak. Yanlış oy kullandığını düşünen ve yeni pusula isteyen seçmene yenisi verilmeyecek.

9 - Oy verme kabininde fazla kalmayın

Seçmen, dışarı çıkmadıkça kapalı oy verme yerine kimse giremeyecek. Ancak oy pusulasını hazırlamak için, kapalı oy verme yerinde, normal süreden fazla kalan seçmenler, kurul başkanı tarafından makul bir süre verilerek uyarılacak. Bu uyarıya rağmen kapalı oy verme yerinden çıkmayan seçmen oradan çıkarılacak.

10 - Oy kullandıktan sonra imza atmayı unutmayın

Seçmen, zarfı sandığa attıktan sonra sandık seçmen listesinde adının bulunduğu yerin karşısını imzalayacak.

"OY PUSULASININ FOTOĞRAFINI PAYLAŞMAK KANUNLARA AYKIRI"

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay bazı vatandaşların sandık başında kullandığı oyu göstermek ve daha fazla etkileşim almak için pusulanın fotoğrafını sosyal medyada paylaştığını belirterek, bu durumun kanunlara uygun olmadığını hatırlattı.

Unay, sandık başında oy pusulasının resmini çekmenin kanunla yasaklandığını belirterek, "Kanunlara ve kurallara uyalım. Kullandığı oyu sosyal medyada paylaşan kişiye 250 lira idari para cezası kesilir. Yasanın 130'uncu maddesine göre de bu kişiler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilir. Kanun, seçmenin oy verme kabinine cep telefonu ya da herhangi bir görüntü kaydediciyle girmesini yasaklıyor." bilgisini paylaştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Eyüpsultan'daki halkla buluşmasına katıldı. Sözlerine, ''Diyorlar ki, 'Kılıçdaroğlu nerede? Kemal Kılıçdaroğlu sokaklarda. İstanbul'da sokak sokak gezerek Ekrem İmamoğlu'nu anlatıyor'' şeklinde başlayan Kılıçdaroğlu, "Ekrem Başkan, İstanbul'a yakışan bir başkan. Ekrem Başkan, başarılara imza atan bir başkan. Ekrem Başkan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen başkan. Ekrem Başkan, kul hakkı yemeyen bir başkan. Ekrem Başkan, beytülmale el uzatmayan bir başkan. Ekrem Başkan hak, hukuk ve adalet diyen bir başkan. Ekrem Başkan, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış bir İstanbul'u yönetecek başkan. Onu size emanet ediyorum'' dedi.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 9 İKİNCİ KULLAN1561141652 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 ad67a

 

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer'in ardından günün ikinci mitingi için Eyüpsultan'a geçti.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 2 1561141654 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 1 1c225

İlçe girişinde konvoya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dahil oldu. Eyüpsultan Meydanı'nı hınca hınç dolduran binlerce vatandaş, İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 10 1561141651 PHOTO 2019 06 21 21 09 48 b6388

İmamoğlu, Sarıyer'de olduğu gibi Eyüpsultan'da da 2 kız çocuğunu konuşma yapacağı seçim otobüsünün üzerine çağırdı. İmamoğlu ve çocuklar, birlikte 'Her şey çok güzel olacak' tezahüratını söyledi. Bunun üzerine İmamoğlu, ''2 asistan buldum kendime'' diyerek espri yaptı.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 3 1561141654 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 2 bc82b

İMAMOĞLU: 2 ŞEYİN AFFI YOK; BEYTÜLMALİ
(HAZİNEYİ) İSTİSMAR VE KUL HAKKI YEMEK!

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 4 1561141655 PHOTO 2019 06 21 21 09 45 1 05c29

İmamoğlu, konuşmasına, ''Bugün o kadar güzel bir yerdeyiz ki. Eyüp Sultan'ın manevi huzurundayız. Eyüp Sultan'ın manevi huzurunda dualarımızı, bu memleketin ve şehrin güzel insanlarının insanların barışı, huzuru ve bir arada yaşamaları için yapalım. Biz, bu şehre, ülkeye, millete kötülüğü gelecek kim varsa, hangi unsur varsa bu topraklardan uzak olsun diye dua edelim'' sözleriyle başladı.''Eyüpsultan'dayız dedim'' diyerek konuşmasını devam ettiren İmamoğlu, şunları söyledi: Bir kelimeden söz edeceğim: 'Beytülmal'. Yani, 'kamu yöneticisinin idare ettiği bütçe' demek. Hazine demek. İnancımızın çok önemli bir tarifi var. 2 şeyin affı yok. Bir tanesi beytülmal. Beytülmali istismar etmenin affı yok. Diğeri de kul hakkı. İsraf, bu şehrin düşmanı. Bu şehrin kaynaklarını kötü harcadılar, bir avuç insana heba ettiler, etmeye devam ediyorlar. Biz, bu şehrin bütün nimetlerini, 16 milyon İstanbulluya dağıtmaya geliyoruz. Beytülmal, yani bir kamunun bütçesi, hazinesi israfa kurban edilemez. Çarçur edilemez. Kamuya ait, insanlara ait bütçe, fakir fukara için kıymetlidir. Biz, asla ve asla israfta, lükste ve şatafatta olmayacağız. Derin bir felsefenin, şehrin, binlerce yıllık tarihin göbeğindeyiz. Bu şehir, kolay var olmadı. Bu şehrin maneviyatı, insanları, inançları, biriktirdikleri kolay var olmadı. Bu ahlakla bu şehri yöneteceğiz. Bu şehrin mazlumlarını, gariplerini, bu şehri mahveden bir avuç insana kurban etmeyeceğiz.''

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 12 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 2 dad4d

İMAMOĞLU: ÖNEMLİ OLAN GÖNÜLLERE GİRMEK

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 11 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 4 24c8f

''Fethin müjdesini alıp, bu şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet'in çok değerli bir sözü var'' diyen İmamoğlu, ''Fatih Sultan Mehmet, 'Devlet adamının hüneri, bir şehir kurmak olabilir ama daha önemlisi o şehirdeki insanların kalbini kazanmaktır' demiştir. Bu felsefe çok önemli. Sadece bir şehri fethetmemiştir, gönülleri fethetmiştir Fatih Sultan Mehmet. Biz, bu şehirde yaşayan herkesi, her etnik kökeni, her inancı, her partiye oy vermiş vatandaşlarımızı mutlu etmeye, onların kalplerini kazanmayı isteyen bir belediye başkanı var burada, burada, burada'' şeklinde konuştu.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 5 1561141655 PHOTO 2019 06 21 21 09 46 3 fc14e

İmamoğlu, ''Şimdi çok özel bir şey söyleyeceğim. Türkiye'de büyük bir başarı elde ettik. Adana Büyükşehir Başkanımız burada. Mersin, Antalya, Ankara… Bütün belediyeleri büyük bir başarıyla kazandık. Bu sürecin felsefesini yazan. Ve belediye başkanlığı tecrübesi olanları belediye başkanlığı adaylığına taşıyan, siyasetin felsefesini değiştiren, bize sonsuz destek veren, her yönüyle yanımızda olan, her anını bizimle tecrübe olarak paylaşan, bizleri de ona fikrimizi sormada özgür bırakan, özgür ve özgün belediyecilik konusunda bize bu güzel yol haritasını çizen benim Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu davet ediyorum'' diyerek mikrofonu Kılıçdaroğlu'na bıraktı.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 6 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 48 2 aa62e

 

KILIÇDAROĞLU: SOKAK SOKAK EKREM BAŞKAN'I ANLATIYORUM

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 7 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 3 8db83

Sözlerine, ''Diyorlar ki, 'Kılıçdaroğlu nerede? Kemal Kılıçdaroğlu sokaklarda. İstanbul'da sokak sokak gezerek Ekrem İmamoğlu'nu anlatıyor'' şeklinde başlayan CHP lideri, "Kılıçdaroğlu, fakir fukarının yanında. Ve onlara anlatıyorum: Ekrem Başkan, fakirliği bitirecek. Yoksulluğu bitirecek. Adalet getirecek. Huzur, sevgi getirecek. Onları anlatıyorum. Sokak sokak geziyorum. Anlatıyorum. Ve anlatacağım. Güzel Türkiye ve güzel İstanbul için birlikte çalışacağız. Hakkı, hukuku ve adaleti bu ülkeye getirinceye kadar aynı zamanda her ortamda her türlü mücadeleyi yapacağız. Beraber ayın 23'ünde bir destan yazacağız. Bizim yazacağımız destan sadece İstanbul'u değil bütün dünyayı temelinden sarsacaktır. Çünkü biz demokrasi istiyoruz. Çünkü biz hak istiyoruz. Çünkü biz hukuk istiyoruz. Çünkü biz adalet istiyoruz" dedi.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 8 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 44 a23b4

KILIÇDAROĞLU: EKREM BAŞKAN, HAK YEMEYEN BAŞKAN

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 11 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 4 f2e5f

İmamoğlu'nu ''Hak yemeyen bir başkan'' olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, "Ekrem Başkan, İstanbul'a yakışan bir başkan. Ekrem Başkan, başarılara imza atan bir başkan. Ekrem Başkan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen başkan. Ekrem Başkan, kul hakkı yemeyen bir başkan. Ekrem Başkan, beytülmale el uzatmayan bir başkan. Ekrem Başkan hak, hukuk ve adalet diyen bir başkan. Ekrem Başkan, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış bir İstanbul'u yönetecek başkan. Onu size emanet ediyorum. Geçen seçimlerde Ekrem Başkan'a oy vermeyen kişileri bulacaksınız. Diyeceksiniz ki haksızlık, hukuksuzluk, 18 gün sonra Ankara'da kumpas kuruldu. Mazbatası alındı. 'Adaleti sağlayacağız' diyeceksiniz. 'Bozulan adaleti biz düzelteceğiz' diyeceksiniz" şeklinde konuştu.

21 HAZİRAN 13 1561141649 PHOTO 2019 06 21 21 09 46 f85b7

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca'nın ardından Silivri'de de görkemli bir miting gerçekleştirdi. İmamoğlu, ''Cumhuriyet kurulurken, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir emanet bıraktı. O, hakimiyeti milliye dediğimiz duygu, asla yıkılmaz. Her yerde söyleyeceğim. Milletin iradesine karşı duracak kişi, henüz anasının karnından doğmadı, doğmayacak'' dedi ve ekledi: ''Hiç kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Gerek de yok. Millet de yutmuyor onu zaten. Millet, hizmet edene bakıyor. Bu şehrin ve bu ülkenin nimetlerini, bir avuç insana yollayanların yarattığı israf dünyasını yıkacağız. Tasarruf dünyası yaratacağız. Ve biz, paylaşacağız. Eşitlik, özgürlük getireceğiz ve bu şehre hak, hukuk, adalet getireceğiz.''

İMUT 2 1561053811 PHOTO 2019 06 20 20 57 34 2cf49

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca mitinginin ardından vatandaşların yoğun ilgisi altında Silivri'ye doğru yola çıktı. İlgi, yol boyu sürdü ve İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsünün yolu, Ortaköy ve Kavaklı'da çok sayıda vatandaş tarafından kesildi. İmamoğlu, kısa konuşmalar yaparak, vatandaşlarla selamlaştı ve fotoğraf çektirdi. İmamoğluü Silivri Atatürk Meydanı'nda da binlerce coşkulu vatandaş tarafından karşılandı. Alana sığmayan bazı vatandaşlar, mitingi, evlerin balkonlarından izledi.

''TATİLDE OLANALRI ARAYIN''

İmamoğlu, konuşmasına, ''Her yerde söylüyorum: Sevgi kazanacak, sevgi. Çocuklar, gençler ve kadınlar için çalışacağız. Bu şehrin insanlarına hizmet etmeye geliyoruz. Hazır mısınız 23'üne. Esas anket, Pazar günü, sandıkta. Rehavet yok. Çalışacağız, herkes sandığa gelecek, sandıkta görev alacağız, herkes oy kullanacak. Tatilde olanları arayın, gelsinler. Özledim onları'' sözleriyle başladı. ''Silivri'yi de Şile ve Çatalca gibi İstanbul'un göz bebeği yapacağız'' diyen İmamoğlu, ''Tarımı, turizmi destekleyeceğiz. Her yerde olduğu gibi çocukları, gençleri, kadınları destekleyeceğiz. Bu şehri adaletle yöneteceğiz. Bir avuç insana değil, 16 milyon insana hizmet edeceğiz. Silivri'nin belediye başkanıyla da dört dörtlük çalışacağız. Biz, bu şehre ve insanlarına hizmete geliyoruz'' şeklinde konuştu.

İMUT 6 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 77f10

''BIRAKIN BU İŞLERİ''

''31 Mart'ta kazandığımız seçimi, hukuksuzca elimizden aldılar, milletin iradesini gasp ettiler'' saptamasında bulunan İmamoğlu, şunları sözyledi: ''Hatırlayın, 31 Mart seçiminin öncesinde de belediye başkan adaylarımıza iftiralar attılar. Zannettiler ki iftiralarla seçimi kazanırız. Ankara'ya yaptıklarını hatırlayın. Aynı şeyi, o zaman da yapmışlardı, daha yoğun biçimde bizim için yapıyorlar. 'Pontus', 'Yunan', 'terörist' dediler, olmadı. En son, 'Sisi' diyorlar. O da olmadı. Birincisi, herkesin etnik kökeni kendi şerefi, namusu. İkincisi, benim kim olduğumu herkes biliyor. Benim bu kente ve ülkeye en iyi hizmeti yapacağımı da herkes biliyor. Ya bırakın bu işleri. Bu işlerin size faydası yok.''

İMUT 3 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 310ef

''MİLLET KONUŞACAK, BEN YAPACAĞIM''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Daha ötesini söyleyeyim. Hadi diğerleri söylüyordu. Rakibimiz söylüyordu. Hadi, Ekrem'den sorumlu devlet bakanları söylüyordu… Gülelim bunlara. Gerçekten çok komikler. Bir de mızıkçılık yapıyorlar. 'Gelin, milletin huzurunda konuşalım' dedik. Geldiler. 'Vız gelir, tırıs gider, kim çıkarsa çıksın' dediler. Her koşulu kendi belirledi. Talimat verir gibi, 'O olsun, şu olsun…' dedi. Ben hiç konuşmadım. İ'ş oldu, bitti, 'Yok efendim otelde gizli görüşme yapmışım Taksim'in göbeğinde'. Allah bunlara akıl versin. Ortak yayında dedim ki, 'Tüm özgün ve özgür irademle size teşekkür ediyorum' dedim. Birkaç dakika düşündü sonra teşekkür etti. Teşekkür etmek için bile izin almak zorunda, İstanbul'u nasıl yöneteceksin? Telefonun ucunda illa bir kişi konuşacak, onlar yapacak. Ben de diyorum ki, 'Millet konuşacak, ben yapacağım'. Bu kadar basit. Ben, her şeye rağmen centilmenlik yapıyorum. Gelin ailece fotoğraf çektirelim dedim. Güzel de olmadı mı? Oldu. Hala çay davetini bekliyorum. Kaldı şurada 3 gün. Seçim günü bile çağırabilir. Biz, millete huzur vermeye geldik. Etmez, edemeyecek, ama ben onu 23 Haziran'dan sonra Saraçhane'ye çay içmeye davet edeceğim.''

İMUT 4 1561053810 PHOTO 2019 06 20 20 57 33 f8e23

''BEN DE KARIŞTIRYORUM KİMİNLE YARIŞTIĞIMI!''

 

İMUT 7 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 2 f8531

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki çıkışlarını da gündemine alan İmamoğlu, şu yorumlarda bulundu: Efendim mahkeme olacakmış, İmamoğlu görevi alamayacakmış. Valiye yaptığı hakaretten dolayı bu görevi yapamazmış vs. vs. Önemsiz bunlar. Bunlar ne? Tehdit. Ne zaman yapıyorlar? Seçime 2 gün kala. Daha önce yaptılar mı? Evet, yaptılar. Ne oldu seçimden sonra? 'Kızgın demiri soğutalım' dediler. Seçime kadar bunu yapacaklar. Bakanlar yaptı, yetmedi. Rakibimiz yaptı, o da yetmedi. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı da buna eklendi. Ben de karıştırıyorum, kiminle yarışıyorum diye. Neticede bir İstanbul seçimi. İsterim ki, Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız olsun. Kendisi tercih etmedi. Yapacak bir şey yok. Cumhuriyet kurulurken, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir emanet bıraktı. O, hakimiyeti milliye dediğimiz duygu, asla yıkılmaz. Her yerde söyleyeceğim. Milletin iradesine karşı duracak kişi, henüz anasının karnından doğmadı, doğmayacak. Hiç kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Gerek de yok. Millet de yutmuyor onu zaten. Millet, hizmet edene bakıyor. Bu şehrin ve bu ülkenin nimetlerini, bir avuç insana yollayanların yarattığı israf dünyasını yıkacağız. Tasarruf dünyası yaratacağız. Ve biz, paylaşacağız. Eşitlik, özgürlük getireceğiz ve bu şehre hak, hukuk, adalet getireceğiz.''

İMUT 5 1561053810 PHOTO 2019 06 20 20 57 34 1 cb4dd

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Çatalca'ya çıkarma yaptı. ''Ne kadar gerginleştirirlerse, gerginleştirsinler o yola girmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, ''Seçimden sonra kızgın demiri soğutma vakit demişlerdi. 23 Haziran'da millet iradesini ortaya koyacak. Millet İstanbul'a bir belediye başkanı seçecek. Özellikle AK Parti'ye oy vermiş hemşehrilerime sesleniyorum. Seçime giderken yargı şöyle karar verirmiş, İmamoğlu seçilse bile başkanlığı sıkıntıya girermiş. Bu şekilde bir dili kullanan Sayın Erdoğan, milletin iradesinin ne kadar önemli olduğunu, milletin iradesiyle nerelere geldiğini, milletin, 'Muhtar bile olamaz' derken hem belediye başkanı hem de Cumhurbaşkanı olduğunu en iyi onlar bilir. Ben, bu tehditkar sözleri söyleyenleri Allah'a havale ediyorum. AK Partili hemşehrilerimin vicdanlarına emanet ediyorum'' dedi.

 

 İMC 2 1561053077 PHOTO 2019 06 20 17 36 58 4eeae

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, günün ilk mitingini Çatalca'da yaptı. İmamoğlu'na Çatalca'da eşi Dilek İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşenet, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da eşlik etti. ''İmamoğlu iş başına'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla mikrofonu alan İmamoğlu, binlerce coşkulu vatandaşa yaptığı konuşmada, ''Çatalca, İstanbul'un en değerli ilçelerinden biri olacak Çatalca. Tarım, hayvancılık ve turizm alanlarında yatırım yapılacak. Çatalca'nın köylerini bir mücevher gibi koruyacağız'' dedi.

 İMC 3 1561053079 PHOTO 2019 06 20 17 36 59 d01e6

''HİZMETE İŞTİRAK ETMEYEN BAŞKANIN FOTOĞRAFINI ÇEKECEĞİM!''

 İMC 4 1561053080 PHOTO 2019 06 20 17 37 00 2 b55f9

İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''İnsanın aklıyla dalga geçmek gibi Rusya açıklama yapıyor. Diyor ki, '10 yılda 26 milyon dolarlık tarım ihracatı yapan bir ülke olduk'. diyor. Biz de tam tersine milyarlarca liralık tarım ithalatı yapan bir ülkeye dönüştük. Neredeyse saman bile ithal ediyoruz. Biz, belediyecilikte, yerel yönetimde bu süreci destekleyen ve takip eden 16 milyonluk şehrin her refleksinin bu ülkeye iyi geleceğini bilen bir anlayış yürüteceğiz. Bu şehrin 150 köyünde tarımı en üst seviyede destekleyeceğiz. Çatalca, İstanbul'un en önemli günü birlik turizm merkezlerinden bir tanesi olacak. Her konuda yanındayız. Çatalca'da hizmet eden seçilmiş bir belediye başkanı var. Saygı duyuyoruz. İstanbul'un seçilmiş 39 belediye başkanına saygı duyuyoruz. Biz, bu şehirde seçilmiş belediye başkanıyla, ben, İBB Başkanı olarak keyifle çalışacağım. Ben, hizmet için talimat alan bir belediye başkanı değilim. Ben, milletinden talimat alan birisiyim. Ola ki başka bir partiden seçildim diye hizmete iştirak etmeyen, geride duran olur fotoğrafını çeker millete gösteririz.''

 İMC 5 1561053082 PHOTO 2019 06 20 17 37 01 1 9e435

''BİRAZCIK ŞU MIZIKÇILARDAN BAHSEDELİM''

 

''Birazcık şu mızıkçılardan bahsedelim'' diyen İmamoğlu, ''Mızıkçıları biliyorsunuz değil mi? Bol bol güleceğiz. Hani, 'Kim gelirse gelsin, vız gelir tırıs gider' diyordu ya rakibimiz. Ne oldu sonra? Sunucuyla görüşmüş mü, görüşmemiş mi? Vah vah vah! Ağlasak mı gülsek mi hallerine. İnsan üzülüyor. Mızıkçılık yapan rakibimizle, Ekrem'den sorumlu devlet bakanları şöyle düşünüyor herhalde: Ya biz yetemedik. Millet de Ekrem'le beraber koşuyor, Sayın Cumhurbaşkanı da gelsin o da bir şeyler söylesin. E söylesin. Bizim için sorun yok. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak temennim Sayın Cumhurbaşkanı'nın meydanlara çıkmaması. Cumhurbaşkanı, devlet adamıdır. İnsan ister ki bu mevzulara dahil olmasın. En azından kimle yarıştığımızı daha iyi görürüz. Ama bunu tercih etmediler. Başladılar söylemeye. Biliyorsunuz, 'Pontus' dediler, 'Yunan' dediler, şimdi de 'Sisi' dediler. Ben, dediklerinden bir şey anlamıyorum. Akşamdan sabaha bir şey uyduruyorlar'' şeklinde konuştu.

 

''KÖYÜN MIZIKÇISI!''

 

İmamoğlu, ''köyün mızıkçısı'' olarak nitelediği rakibi Yıldırım'a şu sözlerle yüklendi: ''Arkadaş, büyük bir şey bulmuş gibi, 'Sayıştay raporlarında, Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediyesi'nde 6,5 milyon TL ile yargılanıyormuş' diyor. Buradan, bu konuyu bana hatırlattığı için, sayın mızıkçıya, Sayın Binali Yıldırım'a teşekkür ediyorum. Ben, Beylikdüzü Beldiyesi'nde mevzuatın ön gördüğü tavan ücretten çalışanına daha fazla ücret verdiğim için yargılanıyorum. Vallahi ben, birileri gibi araç saltanatı kurmaktan yargılanmıyorum, birileri gibi bir avuç insana kaynak ayırarak yargılanmıyorum. Ben, Sayıştay'da, işçisine, memuruna hakkı olanı verdiğim için yargılanıyorum. Helali hoş olsun. Unutmuştuk, onun sayesinde müjdemi yenilemiş olacağım. İBB'nin 82 bin çalışan, bizin dönemimizde hem ahlaklı bir yönetim ile buluşacak hem de onlara maddi manevi destek olan bir belediye başkanıyla bir araya gelecek.''

 İMC 6 1561053083 PHOTO 2019 06 20 17 36 58 1 eedf3

''BÖYLE SİYASET OLMAZ''

 

''Makam aracı saltanatı ve birçok saltanat kuranların bu sürecini, israfı yok ederek tasarrufa yönelerek bu süreci yürüteceğiz'' diyen İmamoğlu, ''6 yıldır kendi aracıyla her yere giden bir kardeşinizim. Sayın Yıldırım, benim Sayıştay raporlarımı inceleyeceğine, İBB'nin Sayıştay raporlarını okusun. Raporu ona yolladım. Ben, ortak yayına katıldığımız o alana kendi arabamla giderken, o yıllar önce görevi bitmesine rağmen, hala başbakanlık araçlarıyla gidiyor. Arabasını değiştirsin kardeşim. Ortak yayında dedim ki, 'Tüm özgün ve özgür irademle size teşekkür ediyorum' dedim. Birkaç dakika düşündü sonra teşekkür etti. Teşekkür etmek için bile sormak zorundalar bunlar. Böyle siyaset olmaz. Beni sormadan çaya davet etti mi diye tereddüt ediyorum. Yoksa birileri ona 'Çaya davet et' diye kağıt gösterdi de mi davet ettiler? Ben davet bekliyorum. Diyorum ki, 'Bizi çaya davet et, şu milleti biraz güldürelim'. Şu millet bir rahatlasın. Gere gere milleti yazık değil mi? Ben hissediyorum. Millet beni gördüğünde sanki ferahlıyor. Biz, yine de kendilerine çay davetini hatırlatalım'' ifadelerini kullandı.

 İMC 7 1561053085 PHOTO 2019 06 20 17 36 59 2 48426

''EN İYİ SAYIN ERDOĞAN BİLİR!''

 

''Ne kadar gerginleştirirlerse, gerginleştirsinler o yola girmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Bu milleti birleştirmeye, barıştırmaya geldim. Seçimden sonra kızgın demiri soğutma vakit demişlerdi. 23 Haziran'da millet iradesini ortaya koyacak. Millet İstanbul'a bir belediye başkanı seçecek. Ondan sonra aynı cümleleri kuracaklar. Özellikle AK Parti'ye oy vermiş hemşehrilerime sesleniyorum. Seçime giderken yargı şöyle karar verirmiş, İmamoğlu seçilse bile başkanlığı sıkıntıya girermiş. Bu şekilde bir dili kullanan Sayın Erdoğan, milletin iradesinin ne kadar önemli olduğunu, milletin iradesiyle nerelere geldiğini, milletin, 'Muhtar bile olamaz' derken hem belediye başkanı hem de Cumhurbaşkanı olduğunu en iyi onlar bilir. Ben, bu tehditkar sözleri söyleyenleri Allah'a havale ediyorum. AK Partili hemşehrilerimin vicdanlarına emanet ediyorum. Milletin emanetini gasp ettiler. Canımızı sıktılar. Çocuklarımızın moralini bozdular. 18 günde ne dediysek yaptık ya. E bunu yapınca birazcık tabi şaşırdılar ve strese girdiler. Hizmette sınır yok. Biz, bu şehre hizmet etmeye geldik. Bu şehrin sıkıntılarını çözmeye geldik. Çok iş yapacağız. Onların kadrolarından başka kadro, bu ülkeyi, şehri yönetemezmiş. Kapalı kapılar arkasında kaldıkları için öyle düşünüyorlar. Çocuklara, gençlere. Birlikte üreteceğiz. Çekirdek kadromuz var. 82 bin İBB çalışanı var. Bu şehrin her kesiminden faydalanmaya geliyoruz. Bir anket furyasıdır başladı. Anketlere tereddütlü bakmakla beraber yüzüm güleç. Gerçek anket sandıkta. Sakın ha. Buradan henüz İstanbul'a gelmemiş hemşehrilerime diyorum ki sizi çok özledim gelin. Biz, Pazar günkü anketi başarıyla geçmemiz gerekiyor.''

 İMC 8 1561053085 PHOTO 2019 06 20 17 37 00 3587b

''AĞABEYLER SALDIRIYA GEÇTİ''

 

İmamoğlu, ''Ankara'dan Abim geldi'' diyerek Mansur Yavaş'ı,''Hepimiz için abla'' diyerek Meral Akşener'i ve ''Hep yanımda'' diyerek de eşi Dilek İmamoğlu'nu konuşma yaptığı seçim otobüsünün üzerine davet etti. İmamoğlu'nun ardından konuşan Akşener, İmamoğlu'nun israfın ne olduğunu gösterdiğini söyleyerek, "Ağabeyler, savunmaya geçti. 20 binin üzerinden partili martili havadan maaş alan yandaş besleme bilir. Haram zıkkım olsun. Çatalcalı'nın çocuğu işsizken, oğlunu kızını evlendirmek için kredi alırken, altı bin arabanın üstünde oturan kim olduğu ne olduğu belli olmayan o insanların kul hakkı yediği apaçıktır. 1994'te 2 milyar dolar İstanbul'un borcu vardı. 20 milyar dolar borçlandırılıp bu Çatalcalı'ya, İstanbullu'ya hizmet getirmek yerine okul arkadaşına şusuna busuna ve yandaş müteahhitlere aktarmak hizmet midir? Haram olsun. 23 Haziran'da Ekrem Başkanıma mazbatasını yeniden vererek ve o sandıkları oyla patlatarak yeniden seçmek için buradayız. Bunlar İstanbul'a hizmet ettiklerini iddia ediyorlar ama sayın Erdoğan'ın deyimiyle İstanbul'a ihanet ediyorlar" diye konuştu.

 

"KULLANDIĞIMIZ SEVİYELİ DİL BUNLARI ENGELLEDİ''

 

31 Mart'a kadar Cumhur İttifakı'nın 'İllet, zillet' dediğini kaydeden Akşener, "Kardeşliği bozmamak için bizim kullandığımız seviyeli dil, bunları engelledi. İllet dediler, olmadı. Zillet dediler, olmadı. Terörist dediler, olmadı. İstanbullu, Ekrem Başkanı, Ankaralı Mansur Başkanı seçti. Hiçbiri tutmayınca son iş kaldı, başka türlü iftira atmaya. O meşhur televizyon programında rezil oldular, rezil. Sayın Binali Yıldırım, Bakanlık yaptı yıllar boyunca. Başbakanlık yaptı, Meclis Başkanlığı yaptı hala arabasına biniyor. Alışık bunlar. Ama çok enteresan. İstanbul'un belediye başkan adayı olan, İstanbul'un 5 yıl yönetmek için yola çıktığını söyleyen Sayın Yıldırım, Sayıştay raporunu okumamış. Ekrem Başkan okumuş. Bu ne ciddiyetsizlik? Bu ciddiyetsizlik içinde mi Bakanlık yaptın? Bu ciddiyetsizlik içinde mi Başbakanlık yaptın? 'Ulaştırma Bakanlığım zamanında şunu yaptım, bunu yaptım' vatandaşlarımız vefat ettiler. Bir çıkıp özür dilemediniz." ifadeleriini kullandı.

 

"ANANI DA AL GİT DEDİĞİN ÇİFTÇİDEN ÖZÜR DİLEDİN Mİ?"

"Damat gibi söyleyim. Bakın burası çokomelli." diyen Akşener, "Şimdi, Sayın Binali Yıldırım da, Ekrem İmamoğlu da kardeşim yarışıyorlardı fakat Sayın Erdoğan sahneye indi. Diyor ki, 'Ordu Valisi'nden özür dilemezse makama gelemez' Seni seçen bu millet iradesi. Hadsizlik etme, senin haddine değil. Ama bu özür içinde duralım. Peki, Gaziantepli hemşerilerimize 'Öküz' diyen o milletvekili özür diledi mi? Özür talep ettin mi? Milletin yarısına 'Adiler' diyen Tarım Bakanı'ndan özür talep ettin mi? 'Ananı da al git' dediğin çiftçiden özür diledin mi? Sayın Bahçeli sana 'Alçak, şerefsiz' dedi. Sen ondan özür talep ettin mi? Sen Bahçeli'ye 'Irkçı, faşişt' dedin. Özür diledin mi?" diye sordu.
Ok Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım'ın sahada yetersiz kaldığını ifade eden Akşener, "Mitil serilecekti, mitili gören olmadı. Sayın Erdoğan, 31 Mart'ın en haşin en düşmanlaştırıcı en ayıştırıcı dilini kullanan sahaya indi.

Askerlik süresini altı aya indiren madde kabul edildi...

 

Askerlik süresini altı aya indiren madde, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin Askeralma Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor. Temel kanun olarak ele alınan teklifin ilk bölümünde yer alan iki madde geçtiğimiz hafta benimsenmişti. Genel Kurul dün 3. maddeden başlayarak teklifi görüşmeye devam etti.

 

Teklifin askerlik süresini 6 aya indiren 5. maddesi, Cumhurbaşkanı'na askerlik süresini bir katına kadar artırma ve yarısına kadar indirme yetkisi veren fıkrası partilerin ortak önergesiyle rötuşlanarak kabul edildi.

 

Kabul edilen önerge ile maddenin "Hizmet süresi erbaş ve erler için 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için 12 aydır. Hizmet sürelerini ihtiyaca göre bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya Cumhurbaşkanınca karar verilebilir" şeklindeki fıkrasına "Bu şekilde belirlenen hizmet süresi 6 aydan az olamaz" hükmü eklendi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi‘nin (İKBY) yeni Başkanı Neçirvan Barzani, düzenlenen yemin töreniyle görevine başladı. Törene Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı...

AA RESİM2 64421167 364976034072688 6010038786304507904 n 6718a

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi‘nin (İKBY) yeni Başkanı Neçirvan Barzani için Erbil’de düzenlenen yemin törenine katıldı. Düzenlenen törenin ardından Barzani ile ikili bir görüşme yapan Çavuşoğlu Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "İKBY Başkanı seçilen Neçirvan Barzani‘yi tebrik ediyoruz. Önümüzdeki dönemde somut projelere odaklanmalı, terör örgütü PKK ile kararlı mücadelemizi birlikte sürdürmeliyiz" dedi.

A 3 ÜÇÜNCÜC64528648 613755159110065 1549407244418809856 n 8c300

Çavuşoğlu ayrıca, İKBY’nin eski Başkanı Mesud Barzani‘nin oğlu Mesrur Barzani’yi de İKBY hükümet başkanlığına seçilmesinden dolayı tebrik ederek, özellikle ticari ilişkilerin artırılması temennisini dile getirdi. İKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin amcası ve kayınpederi olan Mesud Barzani, 2005 yılından itibaren yürüttüğü başkanlık görevini, 2017 yılındaki başarısız referandum girişiminden sonra bırakmıştı.

 

Söz konusu referandumda İKBY sınırları içinde yaşayan halkın büyük çoğunluğu bölgenin Irak merkezi yönetiminden bağımsızlığı yönünde oy kullanmış, ancak bunu kabul etmeyen Bağdat yönetimi İKBY kontrolündeki bölgelerin büyük bir kısmını kontrolüne geçirmişti. Türkiye de bu referandum sonucunu tanımadığını bildirerek, bölgede bir Kürt devleti kurulmasına izin vermeyeceğini duyurmuştu.

Neçirvan Barzani’nin yemin törenine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile birlikte Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih de katıldı.

KAYNAKLAR:  AFP,DHA / ET,JD

©Deutsche Welle Türkçe

İmamoğlu: Diyorlar ki, 'İBB Sosyal Tesisleri'ne alkol koyacak.'
Gidin bakın Beylikdüzü'nde 9 tane açtık hangisinde alkol var!

 İMAMOĞLU TEYZE 2 1560535481 PHOTO 2019 06 14 20 14 13 1 32142

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa'nın ardından Gaziosmanpaşa Meydanı'nda da görkemli bir miting yaptı. Kalabalıkta gördüğü Müzeyyen Teyze'yi yanına alarak konuşan İmamoğlu, yaşlı kadınla sarmaş dolaş olunca duygusal anlar yaşandı. İmamoğlu, duygularını ''Ya şu güzellik, şu yürekler oldukça, şu mini minnacık çocukların bakışları oldukça, şu güzel hanımefendileri, beyefendilerin duaları oldukça ya siz ne yapabilirsiniz ya. Allah aşkına. Kurban olayım anacığım, bana dua etmeye devam et. Sana kurban olurum'' sözleriyle dile getirdi. Hakkında İBB'nin başına geçmesi durumunda sosyal tesisleri alkollü hale getireceği iftirasının yayılmaya çalışıldığını belirten İmamoğlu, ''Gidin bakın Beylikdüzü'nde 9 tane açtık hangisinde alkol var. Allah size akıl versin'' dedi.

 

İMAMOĞLU TEYZE 3 1560535487 PHOTO 2019 06 14 20 14 16 d691a

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa'nın ardından günün ikinci halka buluşmasını Gaziosmanpaşa'da gerçekleştirdi. Öncesinde ilçenin cadde ve sokaklarında seçim turu atan İmamoğlu, sonra Gaziosmanpaşa Meydanı'nda tarihi ve coşkulu bir kalabalığa konuştu. İmamoğlu'na konuşması sırasında eşi Dilek İmamoğlu da destek verdi. Meydana sığmayan vatandaşlar, çevredeki evlerin ve iş yerlerinin balkonlarından, çatılarından mitingi izledi. İmamoğlu, konuşma yapacağı seçim otobüsünün üzerine, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla çıktı.

 İMAMOĞLU TEYZE 4 1560535491 PHOTO 2019 06 14 20 14 16 2 4ddcb

''KAZANACAĞIMIZI 24 MART'TA BU ALANDAKİ KALABALIKTAN ANLADIM''

 İMAMOĞLU TEYZE 9 1560535478 PHOTO 2019 06 14 20 14 13 2 0b6b0

Konuşmasına, ''31 Mart'ta seçimi kazandığımı ne zaman anladım biliyor musunuz'' sorusuyla başlayan İmamoğlu, yanıtı da kedisi verdi: ''24 Mart, Pazar günü, bu meydanda bu kalabalığı gördüğümde anladım. Bana öyle bir bir moral ve öyle güzel duygular verdiniz ki, dedim, 'Millet kararını verdi.' Mitinge yetişemeyince otobüsün yanında kilometrelerce yürüyen Müzeyyen Teyzem'i de hatırladım. Bana dualarıyla, bütün güzellikleriyle eşlik eden o güzel teyzelerime, amcalarıma selam olsun. Ellerinden öpüyorum. Burada daha inançlı, daha güçlü, milletçe, hep birlikte kazanacağımızın işaretini görüyorum. Hep birlikte kazanıp, İstanbul'u hep birlikte yöneteceğiz. O bir avuç insanın bu şehrin nimetlerini paylaşmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü çocuklarımız, kızlarımız, oğullarımız var. Zihinleri açık olsun. Kızlarımızın, oğullarımızın geleceği aydınlık olsun. Çocuklarımız ve gençlerimiz için çalışacağım. Üniversiteye hazırlanıyorlar. Yarın ve Pazar günü sınava girecekler. Bu sınav her şeyin sonu ya da başlangıcı değil. İnşallah gençlerimizin sınavlara koşturmadığı günler yaşayacağız. Onlar için çok çalışacağım.''

 İMAMOĞLU TEYZE 5 1560535497 PHOTO 2019 06 14 20 14 14 2 90965

''O KADAR MUTLUYUM Kİ''

 

İmamoğlu, vatandaşlara konuşma yaptığı sırada, sosyal medyada 4 tansiyonla 4 kilometre seçim otobüsünü takip etmesiyle gündeme gelen Müzeyyen Teyze'nin de miting alanında olduğunu gördü. Müzeyyen Teyze, koruma polislerinin yardımıyla seçim otobüsünün üzerine alındı. İmamoğlu, Müzeyyen Teyze'yi, ''Gel kurban olurum, gel. Senin güzel yüzünü öpeyim, gel'' sözleriyle karşıladı. İmamoğlu, konuşmasını bir süre Müzeyyen Teyze'ye sarılarak yaptı. Bu sırada renkli görüntüler oluştu. Bunun üzerine İmamoğlu, duygularını, ''Ya şu güzellik, şu yürekler oldukça, şu mini minnacık çocukların bakışları oldukça, şu güzel hanımefendileri, beyefendilerin duaları oldukça ya siz ne yapabilirsiniz ya. Allah aşkına. Kurban olayım anacığım, bana dua etmeye devam et. Sana kurban olurum'' sözleriyle dile getirdi. Müzeyyen Teyze, yine geldiği gibi korumalar eşliğinde otobüsten indirildi. Sözlerine devam eden İmamoğlu, ''O kadar mutlu ve gururluyum ki. Bu Allah'ın bana bir lütfu. İnsanların bu sevgisini, güvenini kazanmak dünyanın en güzel şeyi. Allah'ım beni bu güzel insanlara, bu millete mahcup etme. Ben, hep güzel konuşmak istiyorum. Ya sen git mezarlığa Allah aşkına. (Bir TV kanalının gazi dedesinin mezarında çekim yapmasına atıf yapıyor.) Allah akıl versin. 18 günde yaptıklarım akılların aldı, kimyalarını bozdu. Öyle bir çalışacağım ki, 5 yılda, 1800 günde bunları deli edeceğim, deli. Hepinizin emeğiyle hakkın, hukukun, adaletin, vicdanın yanında olacağız. Hep birlikte yanında olacağız'' dedi. ('Hak, hukuk, adalet' sloganları.)

 İMAMOĞLU TEYZE 7 1560535480 PHOTO 2019 06 14 20 14 15 2 45e78

''GİDİN BAKIN, BİRİNDE ALKOL VAR MI?''

 İMAMOĞLU TEYZE 8 1560535479 PHOTO 2019 06 14 20 14 15 f11f3

Sözlerine ''Nelerle uğraşıyorlar'' sorusuyla başlayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''İBB'nin 82 bin çalışanına buradan seslenmek istiyorum. Ben, Allah şahit, kimsenin emeğine ne dokunurum ne de dokundurturum. Hiç kimsenin ekmeğine dokunmayacağız. Bu partizan kafa, herkesin ekmeğiyle oynar ama biz oynamayız. Herkes daha mutlu olacak. Oraya buraya sürerek, baskı, mobbing yaparak, kimseyi sıkıntıya sokmayacağız. Son bir şey daha söylemek istiyorum. Neymiş? Ben, şu mübarek günde söyleyeceğim. Tutturdular, İBB'nin sosyal tesislerine komple alkol sokacakmışım. Bak sen? Allah akıl versin. Bu kardeşiniz Beylikdüzü'nde 1 tane vardı. Tam 9 sosyal tesis açtık. Gidin bakın, birinde alkol var mı? Allah akıl versin size ya. Ben, sosyal tesislerde daha ucuz çay, sizlere daha ucuz hizmet üreteceğim. Annelerin, 0-4 yaş arası çocuklarıyla sosyal tesislerden yüzde 40 ucuz faydalanmalarını sağlayacağız. Başka ne yapayım? Ben, bu şehrin insanlarını barıştırmaya geliyorum.''

İMAMOĞLU TEYZE 10 1560535472 PHOTO 2019 06 14 20 14 12 1 7af18

 

İmamoğlu Esenler'de binlerce kişiye konuştu: Millet kopyacıya bakmaz, asalete bakar, asalete!

İMAMOĞLU ON BİNLER 2 1560450911 PHOTO 2019 06 13 21 15 09 1 f55c5

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar'ın ardından Esenler'de de coşkulu kalabalıklara konuştu. Rakiplerinin kendilerinden kopya çektiğini belirten İmamoğlu, ''Kopya çekmeleri kötü bir şey değil. Çünkü daha önce vatandaşı unutmuşlardı, şimdi hatırladılar. Benim sayemde, bizim sayemizde hatırladılar. Çocuk demeyi unutmuşlardı, çocuk diyorlar. Kadınla ilgili hiçbir iş üretmiyorlardı, kadın diyorlar. Çevre diyorlar, yeşil alan diyorlar. Ama bu üzücü bir kopya değil. Beni mutlu ediyor. Kopya çeksinler ama ben iyi biliyorum, millet kopyacıya bakmaz. Asalete bakar, asalete'' dedi.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar'ın ardından Esenler'de de önce vatandaşları selamladı, ardından ilçe meydanında halkla buluştu. Vatandaşlar, yol boyu İmamoğlu'na yoğun sevgi gösterilerinde bulundu. Esenler turu sırasında, yol boyu kısa mesafelerle AK Parti stantlarının kurulması dikkat çekti. İmamoğlu, seçim otobüsüne bayrak sallayan ve siyasi anlam içeren el işareti yapan AK Partili vatandaşları selamladı. Otobüsten yapılan anonsla da AK Partili vatandaşlara gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür edildi. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu otobüs, yaşanan yoğun ilgi nedeniyle Esenler Meydanı'na gecikmeli ulaşabildi. Meydanı hınca hınç dolduran binlerce vatandaş, İmamoğlu'na, ''Hak, hukuk, adalet'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla destek verdi. İmamoğlu, coşkulu kalabalığa yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

İMAMOĞLU ON BİNLER 3 1560450911 PHOTO 2019 06 13 21 15 09 f11e4

''KOPYACILAR BENİ MUTLU EDİYOR!''

''İstanbul'un her yerini kucaklayacağım. Alıştıkları siyaseti yapmayacağız. Alıştıkları dili kullanmayacağız. Temel bir sorun var. Bu şehirde, şu anki yönetim vatandaşından koptu. Üretemiyorlar. Kopya çekiyorlar, kopya. Kopya çekmeleri kötü bir şey değil. Çünkü daha önce vatandaşı unutmuşlardı, şimdi hatırladılar. Benim sayemde, bizim sayemizde hatırladılar. Çocuk demeyi unutmuşlardı, çocuk diyorlar. Kadınla ilgili hiçbir iş üretmiyorlardı, kadın diyorlar. Çevre diyorlar, yeşil alan diyorlar. Ama bu üzücü bir kopya değil. Beni mutlu ediyor. Kopya çeksinler ama ben iyi biliyorum, millet kopyacıya bakmaz. Asalete bakar, asalete.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 4 1560450908 PHOTO 2019 06 13 21 15 08 1 b4d7b

''31 MART'TA HALK BİZİ SEVDİ''

''Hep birlikte bir yerel seçim yaşadık. 31 Mart'ta halk bizi sevdi. Söylediklerimize inandı. Ortaya koyduğumuz tüm çözümlere ikna oldu ve halk, 'Siz yoruldunuz. Yönetemiyorsunuz. Bizi hissetmiyorsunuz. Hadi size güle güle' dedi. Ve bize, 'Gel buraya kardeşim. Yönet bu şehri' dedi. Biz, 18 gün söz verdiğimiz bir kısım işleri yaptıktan sonra ne yazık ki Türkiye'nin demokrasi sürecine bir avuç insan ihanet etti. Halkın emanetine ne yazık ki kumpas kurdu. Ancak, bizim insanımız demokrasi aşığıdır. Halk, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyeli 100 yıl oldu, 100 yıl. Bu millet, partiler üstü bir demokrasi mücadelesi veriyor. Halk, demokrasiye olan inancını 23 Haziran'da ispat edecek. Size olan tüm sevgim ve inancımla diyorum ki, mutlaka 23 Haziran'da milletimiz, İstanbul halkı, gasp edilen emanetini sandıkta geri alacak.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 5 1560450910 PHOTO 2019 06 13 21 15 08 c8fb8

''BAK KUL EKREM…''

''Türkiye'nin yeni nesil, ahlaklı bir yönetim dönemine ihtiyacı var. Yeni nesil derken, genç, enerjik, dinamik, vatandaşını hisseden, kendi insanına güvenen, eş, dost, akraba demeden vatandaşıyla üreten, ahlaklı siyaset dönemine ihtiyacı var. Şehrine özen gösteren, insanına saygı duyan, aynı zamanda erdemli yöneticilere ihtiyacı var. Kul hakkı yemeyen, kimsenin vebalini almayan ahlaklı yöneticilere ihtiyacı var. 23 Haziran'da haktan, hukuktan, adaletten yana bir yönetim olacağız. Şu an bana gösterdiğiniz sevgi, alaka, çocukların karşılıksız duyguları, gençler, kadınlar, erkekler, bütün insanlar, ailelerinizin bir parçası olarak bana gösterdiğiniz duygular, benim için Allah'ın bir lütfu. Ne mutlu bana. Diyorum ki, 'Bak, kul Ekrem; sen, Türkiye'nin Karadeniz bölgesinde 40 haneli bir köyde doğmuş, bu şehir seni okutmuş, daha sonra İstanbul'a gelmiş, bu ülke seni yetiştirmiş, sana imkanlar sunmuş ve 40 haneli köyden dünyanın en güzel köyüne belediye başkanı yapmış. Bunlar hiçbir ülkede görebileceğimiz şeyler değildir. Bu nedir biliyor musunuz? Ekrem İmamoğlu, işte tam da Cumhuriyet'in, demokrasinin projesidir. Bazıları diyor ki, o avuç insan diyor ki benim için, 'Proje'. Evet, ben bu Cumhuriyet'in, bu güzel ülkenin, Atatürk'ün projesiyim. Gurur duyuyorum.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 6 1560450912 PHOTO 2019 06 13 21 15 10 1 69814

 

 

 Ekrem İmamoğlu: İstanbul'a ihanet edenlere bu kent emanet edilemez...

İMAMOĞLU 2 BASIN İKİNCİ FOTO 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 01 b9be8

İmamoğlu: Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize!

 

 İMAMOĞLU BASIN 3 1560251825 PHOTO 2019 06 11 13 14 02 1 ce10b

 

 

İmamoğlu: 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak, hak yerini bulacak!

 İMAMOĞLU BASIN 4 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 01 1 4f70c

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ''İstanbul'da Hayatı Kolaylaştıracak Çözümler Toplantısı''nda çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubuyla bir araya geldi. ''Demokrasiyi, adaleti, haysiyeti, hakkı yok sayan bir avuç insanın çıkarı yüzünden ülkenin, şehrin, insanımızın zamanı heba ediliyor'' diyen İmamoğlu, ''16 milyonu mağdur eden bu haksızlık, 16 milyonu hizmetten mahrum bırakan bu israf düzeni inanıyorum ki, 2 hafta sonra artık son bulacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde israf düzeni son bulacak. Kayırmacılık, verimsizlik bitecek. Adil, akılcı ve hakça bir yönetim anlayışı ile İstanbul'u ayağa kaldıracak seferberlikleri başlatacağız'' şeklinde konuştu.

 

''Bizim aylar öncesinden ortaya koyduğumuz projelerimize önce 'Belediyenin işi değil' diyenler, şimdi kopya ediyorlar'' saptamasında bulunan İmamoğlu, ''Karşımızda tam bir kopyala yapıştır kampanyası var. 25 yıl sonra gelebildikleri yer, haksızlık ve kopyala yapıştırcılık. Bunları görünce, inanın seviniyorum. Kopyala yapıştır yoluyla bile olsa, halkın gerçek sorunlarını, gerçek ihtiyaçlarını o kibirli gözlere gösterebildiğim için seviniyorum. Ama seçim için yapılan tüm gayri ahlaki manevraları, İstanbul halkının gayet net olarak gördüğünü de iyi biliyorum. Bu her yeri tel tel dökülen israf düzenini yaratanlardan, gençlerimizi işsizlik sıkıntısı ile başbaşa bırakanlardan, İBB'yi borç sarmalının içerisine sokanlardan artık kimseye bir fayda yok. İstanbul'a ihanet edenlere artık bu kent emanet edilemez'' dedi.

 

31 Mart seçimi öncesinde kurulan, sonrasında bir bir kaldırılan ''tanzim satış'' uygulamasını eleştiren İmamoğlu, ''Soruyorum şimdi sizlere. Peki ne oldu da kimse tanzim satışları ağzına bile almıyor? Kışın soğuğunda, 16 milyonluk İstanbul'da 55 tane yer açıp, insanları kuyruğa dizip afişe ederek, bir de adına "varlık kuyruğu" diyip adeta milletle dalga geçtiğiniz bu seçim yatırımı, neyi çözdü de apar topar kaldırmaya başladınız? Bir de İGDAŞ indirimi diye bir şeyden bahsediyor. Sanki dertleri vatandaşın derdine çare olmakmış gibi, yazın ortasında doğal gaza indirim yapacaklarmış. İnsan buna gülmez mi Allah aşkına. Bitti mi pahalılık? Bitti mi vatandaşın tenceresini kaynatma derdi? Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize? Bu şehrin kaynakları sadece bir avuç insana peşkeş çekiliyor. İşte ben, o bu şehrin ailelerinin haklarını savunmaya geliyorum. Çocuklarımızın, gençlerimizin 'Ekrem Abisi', büyüklerimizin övünç duyacakları evladı olmaya geliyorum'' diye konuştu.

 

''31 Mart seçimleriyle birlikte çok önemli bir değişiklik yaşanıyor'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Artık yoksulluğu, işsizliği, vatandaşın mutluluğunu, çocuklarımızın geleceğini konuşuyoruz. Hiç kimse bundan kaçamıyor. Bunları konuşmaktan korkanlar, bu konulardaki başarısızlıkları görünmesin isteyenlerdir. Onlar her seçimde, dikkati başka yöne çekmek için farklı gündemler yaratmak isterler. 31 Mart öncesinde 'beka' dediler mesela. 'Seçimde işimize yarar, bize oy getirir' diye ortaya attıkları bir konuydu, işlerine yaramadığı için unuttular. Şimdi de yeni numaralar peşindeler. Onların tüm derdi, suni gündemler yaratarak düzenlerini devam ettirmek. Onların tüm çabası, israf düzenine İstanbul'un kaynaklarının akmaya devam etmesini sağlamak… Oysa 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak. 23 Haziran, İstanbulluların yeni ve sahici bir siyaset istediğinin ilanı olacak.''

 

''Daha önceden kimin parasını kime veriyorsun diyenler, görüyorum ki son dönemde yayınladığımız proje kitapçığını iyi incelemişler'' diyen İmamoğlu, ''Neredeyse cümleleri bile değiştirmeden, kendi seçim vaatleriymiş gibi sıralıyorlar. Belki biraz rakamlarla oynuyorlar. Ama biliyorsunuz ki, topluma birşeyler vaat etmek ciddiyet ister. Ben, bugüne kadar ne kimseye yalan söyledim ne de tutamayacağım sözler verdim. 31 Mart öncesinde, kamuoyu ile detaylı olarak paylaştığım gibi, yapacağımız tüm projelerin bütçelerini, maliyetlerini detaylı olarak çalıştık. Uzun dönemli tasarruf programları ile kalem kalem nasıl kaynak yaratacağımızı belirledik'' ifadelerini kullandı.

 

Kenti çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler ve tüm sakinleri için yaşanılabilir bir şehir haline getireceklerini vurgulayan İmamoğlu, sözlerini, ''Yoksulları 'Daha ne istiyorsun' diyerek aşağılayanlara, işsizleri elinin tersiyle itenlere, İstanbullular çok güzel, çok zarif, çok anlamlı bir uyarıda bulunacak. 23 Haziran'dan sonra hiç kimse, vatandaşın dertlerini görmezden gelerek, kibirle siyaset yapamayacak. Burada huzurunuzda ilan ediyorum ki 23 Haziran'da hak yerini bulacak. 16 milyon İstanbullu için, İstanbul'un güzel yürekli, alnı açık, vicdanı temiz aileleri, güzel kalpli insanları için... Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak'' şeklinde noktaladı.

 

 

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Taksim'de bir otelde basın mensuplarıyla, ''İstanbul'da Hayatı Kolaylaştıracak Çözümler Toplantısı''nda bir araya geldi. Toplantıda, işitme engelli vatandaşlar için tercüme yapıldı. İmamoğlu, yerli ve yabancı medya kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, slaytlar eşliğinde projelerini anlattı. Konuşmsaının sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, projeleriyle ilgili şunları söyledi:

 

''İstanbul'da hayatı kolaylaştıracak çözümleri konuşacağımız toplantımıza hoş geldiniz. Aslında bundan tam 3 ay önce, 11 Şubat 2019'da bu toplantının bir benzerini yine bu salonda yapmıştık. O gün de bu şehirde şahit olduğum gönülleri yakan yoksulluğu anlatmıştım. Son 25 yılda, bu güzel şehri yönetenlerin neden oldukları adaletsiz gelir dağılımının ailelerimizi nasıl perişan ettiğini anlatmıştım. İstanbul'un potansiyelinin açığa çıkarılması için, kentin yoksul kesimlerinde nelerin yapılması gerektiğini tek tek anlatmıştım. O gün söylediğim çözüm önerilerine gülüp geçenlerin, İstanbul'un işsiz, umutsuz ve çaresiz ailelerinin sorunlarına bigâne (yabancı) olanların bugün ne dediklerini size anlatacağım.''

 

İMAMOĞLU BASIN 5 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 1 fcaa2

''İSTANBUL'DA 'İSRAF DÜZENİ' VAR''

 

''Bizim şehrimizde kıt kanaat geçinen, her gün İstanbul'un devasa sorunları altında ezilen cefakar ailelerimiz var. Ekonomik koşullar günden güne ağırlaşırken, çocuklarının geleceği için sabırla tutunmaya çalışan ailelerimiz var. Tencereyi kaynatmak onlar için her geçen gün daha pahalı hale gelirken, evlatlarını hazırlayıp, geleceğe taşımaya sebat eden ailelerimiz var. Bir de hepimizin ürettiği, hepimizin dişinden tırnağından arttırdığı, vergileriyle emekleriyle büyüttüğü bu memleketin, İstanbul'un nimetlerinin üzerine konan, onu bir rant kapısı haline getiren bir avuç insan var. İstanbul'da halkın çıkarlarına değil, o bir avuç insanın çıkarlarına çalışan organize bir 'israf düzeni' var. Bu düzen, milyonlarca ailenin kaderiyle oynuyor, bunca ailenin ekmeğini sofrasından alıyor, çocuklarının geleceğini çalıyor, kızlarının mesleğini elinden alıyor. Okulu yarıda bırakmak zorunda kalıyor ailelerimizin yetenekli çocukları. İş bulamıyor ailelerimizin gençleri. Çünkü bu şehrin kaynakları sadece bir avuç insana peşkeş çekiliyor. İşte ben, o bu şehrin ailelerinin haklarını savunmaya geliyorum. Gençlerimizin 'Ekrem Abisi', büyüklerimizin övünç duyacakları evladı olmaya geliyorum.''

 

''ÜLKENİN ZAMANI HEBA EDİLİYOR''

 

''Yola çıktığım ilk günden beri, İstanbul'un o güzel ailelerine nasıl hizmet edeceğimi anlatıyorum. Anlatmaya da devam edeceğim. 'Kimin parasını, kime dağıtıyorsun' diyenler tekrar duysun ki; İstanbul'un nimetlerini 16 milyon İstanbulluya adil biçimde paylaştıracağım. Ailelerimizin dertlerine derman olacak bir İBB Başkanı olacağım. En çok da bu şehrin mazlumlarının, ezilenlerinin, yoksul ve yok sayılanlarının yanında olacağım. Bu ülkede sanki en bol olan şey zaman. Baksanıza bu şehirdeki israf düzeni, 3 ay sonra bizi aynı şeyleri yeniden konuşmak zorunda bırakıyor. Demokrasiyi, adaleti, haysiyeti, hakkı yok sayan bir avuç insanın çıkarı yüzünden ülkenin, şehrin, insanımızın zamanı heba ediliyor. 16 milyonu mağdur eden bu haksızlık, 16 milyonu hizmetten mahrum bırakan bu israf düzeni inanıyorum ki, 2 hafta sonra artık son bulacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde israf düzeni son bulacak. Kayırmacılık, verimsizlik bitecek. Adil, akılcı ve hakça bir yönetim anlayışı ile İstanbul'u ayağa kaldıracak seferberlikleri başlatacağız. İstanbul'un vicdan sahibi o güzel ailelerinin yüzü artık gülecek. Bugün burada, bir kez daha ailelerimizin İstanbul'da yaşamını kolaylaştıracak, geçim derdini hafifletecek, iş olanaklarını arttıracak çözüm önerilerimizi sunacağım.''

 İMAMOĞLU BASIN 6 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 3 941e5

 

''KAYBETTİRDİKLERİ ZAMANI ÇOK ÇALIŞARAK TELAFİ EDECEĞİZ''

 

''Biliyorum, bizim aylar öncesinden ortaya koyduğumuz projelerimize önce 'Belediyenin işi değil' diyenler, şimdi kopya ediyorlar. Karşımızda tam bir kopyala yapıştır kampanyası var. 25 yıl sonra gelebildikleri yer, haksızlık ve kopyala yapıştırcılık. Bunları görünce, inanın seviniyorum. Kopyala yapıştır yoluyla bile olsa, halkın gerçek sorunlarını, gerçek ihtiyaçlarını o kibirli gözlere gösterebildiğim için seviniyorum. Ama seçim için yapılan tüm gayri ahlaki manevraları, İstanbul halkının gayet net olarak gördüğünü de iyi biliyorum. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve geldiğim ilk andan itibaren özellikle öğrenci ulaşımı ve su kullanımında indirime giderek ilk adımlarımızı attık. Ne yazık ki, ulaşıma yönelik olarak verdiğim diğer talimatları yerine getirmediler. İstanbul'a, İstanbullulara kaybettirdiler. Merak etmeyin, az kaldı. Biraz daha sabır. Kaybettirdikleri zamanı da telafi edecek kadar çok çalışacağız.''

 

''İBB'Yİ BORÇ SARMALINA SOKANLARDAN KİMSEYE FAYDA YOK''

 

''Neler mi yapacağız? 12 yaş altı tüm çocuklara ulaşımı ücretsiz yapacağız. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere ulaşımı ücretsiz olacak. İlk yarım saat içerisinde yapılan tüm aktarmaları ücretsiz hale getireceğiz. Deniz, metro, otobüs… Hiç fark etmez. 25 yaş altındaki, öğrenci olmayan tüm gençlerimiz de ulaşımdan yüzde 40 indirimli faydalanacak. Ulaşımdaki bu indirimlerle birlikte, birazdan daha detaylı olarak aktaracağım; gıdada, eğitimde, sağlıkta ve sosyal yaşamın tüm alanlarında yapacağımız destekler sayesinde, yıllık ortalama 2 bin 500 TL'lik masraftan İstanbullu aileleri kurtarmış olacağız. Bu her yeri tel tel dökülen israf düzenini yaratanlardan, gençlerimizi işsizlik sıkıntısı ile başbaşa bırakanlardan, İBB'yi borç sarmalının içerisine sokanlardan artık kimseye bir fayda yok. İstanbul'a ihanet edenlere artık bu kent emanet edilemez.''

 

''DEĞDİ Mİ PAZARCIYI 'TERÖRİST' İLAN ETMENİZE''

 

''Mayıs ayında enflasyon yine artış gösterdi. Yıllık artışta gıda ilk sırada. Dünya ekonomileri sürekli büyürken, Türkiye ekonomisi son 4 çeyrektir habire küçülüyor. Hayat pahalılığı son 10 yılın en yüksek seviyesinde. Yabancı dövizi tutabilene aşk olsun. Soruyorum şimdi sizlere. Peki ne oldu da kimse tanzim satışları ağzına bile almıyor? Kışın soğuğunda, 16 milyonluk İstanbul'da 55 tane yer açıp, insanları kuyruğa dizip afişe ederek, bir de adına "varlık kuyruğu" diyip adeta milletle dalga geçtiğiniz bu seçim yatırımı, neyi çözdü de apar topar kaldırmaya başladınız? Bir de İGDAŞ indirimi diye bir şeyden bahsediyor. Sanki dertleri vatandaşın derdine çare olmakmış gibi, yazın ortasında doğal gaza indirim yapacaklarmış. İnsan buna gülmez mi Allah aşkına. Bitti mi pahalılık? Bitti mi vatandaşın tenceresini kaynatma derdi? Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize?''

 

''TARIM TOPRAKLARIMIZI KORUYACAĞIZ''

 

''Milletimizin içi rahat olsun. İstanbullu ailelerin ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilmesi en öncelikli konularımızdan biri olacak. Üretimden tüketime kadar, tarladan sofraya gelinceye dek, doğru işleyen bir organizasyon kuracağız. Bu iş ciddiyet ister, öyle günlük seçim yatırımları ile çözülemez. Ve biz, bu konuya çok ciddi bir biçimde yaklaşacağız. Bugün yaşadığımız gıda krizi aslen bir üretim krizidir. İstanbul, daha da büyük bir kriz içerisindedir. İstanbul, kendi yakın çevresinden, bölgelerinden beslenemiyor. Böylelikle gıda fiyatlarını kontrol edemiyor.
Öncelikle İstanbul çevresi, Trakya ve Marmara Bölgesi için 'Bölgesel Ölçekte Tarımsal Koruma ve Üretim Planı' hazırlayarak, İstanbul ve çevresinde yapılan tarımsal üretimi verimli hale getirip artıracağız. Tarım topraklarımızı kesinlikle koruyacağız. Tüm bölgenin gelecek açısından kurtuluşuna öncülük edeceğiz. Bölgedeki üretici birliklerini ve kooperatifleri destekleyeceğiz. Böylelikle, içerisinde esnafın, pazarcının, manavın, kooperatiflerin ve belediyenin yer aldığı bir 'Üreticiden Tüketiciye Gıda Zinciri' oluşturacağız. Alıcı ile satıcı arasında belediyenin organizasyonu ile 'akıllı kontrat' sistemini getireceğiz.''

 

''ORGANİK TARIMI TEŞVİK EDECEĞİZ''

 

''İstanbul'da 150 adet kırsal nitelikli mahallemizi de analiz ettik. Buralarda organik tarımı teşvik edeceğiz. Köy pazarları ile üreticiden tüketiciye doğrudan satış sağlayacağız. Kimi mahallelerde arıcılık, kimi mahallelerde süt üretimi ve daha birçok potansiyel var. Tarımsal üretimi arttırırken, doğayı da koruyacak ve turizmin gelişmesini sağlayacağız. Bunu İstanbul'da, kentin içerisinde de yapacağız. 'Kent tarımını' destekleyecek, kentsel açık alanlarda bostan ve bahçe üretiminin teşvik edilmesini, buna halkın katılımını sağlayacağız. İstanbullu toprakla buluşacak, nefes alacak. Sağlıklı gıda meselesi çok önemli. Güncel istatistikler nedense açıklanmıyor ama biliyoruz ki İstanbul'da yaşanan ölümlerin yaklaşık dörtte birinin sebebi kanser. Ve maalesef bunda da ana etken yediklerimiz. Hızlıca 'Kent Gıda Konseyi' kurulacak ve özellikle yoksul kesimlerin sağlıklı gıdaya ulaşmasına yönelik politikalar geliştirilecek. İBB, bu gıdaların denetlemesinden sorumlu olacak. Kent Gıda Konseyi afet durumlarında da kullanılacak gıda stoklarının oluşmasını sağlayacak ve israfı engelleyecek.''

 

''ÇOCUKLAR KAZANACAK, GELECEK KAZANACAK''

 

''Organize hayvancılık bölgeleri ve tarıma dayalı sanayi desteklenecek ve 2 adet 'Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi' kurularak, İstanbulluların ucuz, sağlıklı et ve süt ürünlerine kavuşmasının önü açılacak. Bu bölgeler aynı zamanda birer istihdam merkezi olacak. 'Halk-Süt'ü kuracağız. Artık İstanbullu, sağlıklı ve ucuz sütü kolaylıkla temin edebilecek. Yoksul ve ihtiyaç sahibi kesimlere ve özellikle ilkokul çağındaki öğrencilere ücretsiz süt dağıtımı yapılacak. Çocuklar kazanacak, gelecek kazanacak. Kuracağımız 'Mahalle Mutfakları' da vatandaşın ucuz ve sağlıklı gıdaya erişiminde önemli bir rol üstlenecek. Gelir seviyesi düşük ve emek-yoğun çalışılan mahallelerde ve üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde ucuz, temiz ve nitelikli yiyecek hizmeti sağlayan Mahalle Mutfakları'nı kuracağız. Mahalle Mutfakları, bölge esnafı ile uyumlu, hatta onlarla birlikte, açıldıkları mahallelerde bir yandan yoksul, öğrenci ve emekçilerin günlük yemek ihtiyaçlarının bir bölümünü karşılayacak, diğer yandan da o bölgelerde istihdam oluşturacak.''

 

''EV KADINLARINI EKONOMİK SİSTEMİN İÇERİSİNE DAHİL EDECEĞİZ''

 

''Ev kadınlarını, evlerinde ya da mahallede oluşturulacak üretim alanlarında, ekonomik bir sistemin içerisine dahil edeceğiz. Belediyenin hizmet verdiği kreş, mahalle evi, okul kumanyası vb. alanlarda sağlıklı, kaliteli, ev yapımı ürün tedarik edeceğiz. Ev kadınlarının her türlü gıda üretimlerine satış garantisi sağlayacak, sabit ve online satış imkanları oluşturacağız. Ev kadınları saatlik, yani vardiyalı olarak Mahalle Mutfağı'nda çalışabilecek, düzenli gelire kavuşacak. Evet, en çok da bu şehrin kadınlarını destekleyerek, sözünü, sesini, ihtiyaçlarını dinleyerek, kadınlara söz ve yetki vererek, eşit, adil ve umutlu bir İstanbul'u bizzat kadınlarla birlikte kuracağız. Biz, kadınları ekonomik olarak güçlendireceğiz. İstanbul'da geçim sıkıntısı çeken pek çok yoksul ev kadını, evden üretim yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışıyor.''

 

''İLK GÜN NE SÖYLEDİYSEK, O!''

 

''Geliştireceğimiz 'Kadın Emeği Ofisi' ile kendi sınırlı imkanlarıyla çalışan, uğraşan tüm kadınlara belediye kapıları da imkanları da sonuna kadar açılacak. Öncelikle İBB, ev kadınlarının ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlarda alıcıya ulaştıracak kanalı sağlayacak. İstanbullu kadınların kendi markası olacak. İBB, İstanbullu kadınların ilk müşterisi olacak. Böylelikle hanelere aylık düzenli gelir sağlanmış olacak. Yine İBB, kadın üretim kooperatiflerini destekleyecek, mahalle düzeyinde üretimi güçlendirecek mekan, hibe ve kredi olanakları sağlayacak. Görüyorum ki, 25 yıldır bu kenti yönetenlerin akıllarına, 31 Mart seçimleri sonrasında bu vaatleri düşürmüşüz. Oysa ben, yola çıktığımda ilk gün ne söyledim ise bugün de aynı şeyi söylüyorum. İstanbul'a yönelik en büyük hedefim, şu ekonomik kriz ortamında, yoksullukla, işsizlikle mücadele etmek ve pahalı yaşamı ucuzlatmak.''

 

''BU KENTİ ÇOCUKLARA GERİ VERECEĞİZ''

 

''Buradan yeni bir müjdeyi daha sizlere vermek istiyorum. 0-4 yaş arası çocuğu olan anneler, yani ücretsiz ulaşım kartı olan kadınlar İBB'nin sosyal tesislerinden de yüzde 40 indirimli olarak faydalanabilecek. Kadınların yükünü her alanda hafifletirken, çocuklarımızı da geleceğe güvenle hazırlayacağız. İlk günden bu yana söylüyorum: 'Bu kenti çocuklara geri vereceğiz'. İnanın buna. İBB'nin bu topluma hizmet eden 1 tane bile kreşi yokken, şimdi herkes kreşlerden bahsediyorsa; ne mutlu bana. Çocukların akranları ile oyun oynayabildiği, kadınların zamanının kendilerine kaldığı bir İstanbul mümkün. Biz bunu başaracağız. Çok acilen çocuk sayısı en yüksek ve en yoksul 150 mahallede 100 çocuk kapasiteli kreşler açacağız. Böylelikle 15 bin kadın evinde, işinde rahat edecek. Açacağımız kreşlerle 3 bin kadına da doğrudan istihdam sağlayacağız. Sonrasında ise İstanbul'da kreşsiz mahalle bırakmayacağız.''

 

''ANCAK ÇOCUKLARA YATIRIM YAPARSAK MUTLU GELECEĞİ KURABİLİRİZ''

 

''Bununla birlikte, İstanbul İmar Yönetmeliği'ne getireceğimiz yeni düzenleme ile 10 bin metrekare üzerindeki parsellerde yapılacak site tipi konut projelerinde, kamu-özel ortaklığı ile 100 çocuklu kreş yapmak zorunlu hale getirilecek. Biz, ancak çocuklarımıza yatırım yaparsak, onlara eşit fırsatlar sağlayabilirsek mutlu bir geleceği kurabiliriz. Ve size söz veriyorum ki, Kadıköy ile Bağcılar'daki çocuk; Şişli ile Esenyurt'taki çocuk eşit olanaklara kavuşuncaya kadar yılmadan bu yolda çalışmaya devam edeceğim. Kreşlerin de tek başına yeterli olmayacağının farkındayım. İstanbul'da, 'Çocuk Oyun Merkezleri' açağız. Kapalı ve açık alanlar içinde doğa, bilim, sanat, eğlence merkezleri oluşturacağız. Aileler bu merkezlerde çocukları ile birlikte zaman geçirebilecekler. Çocuklar fiziksel, sosyal gelişimlerini sanatla destekleyecek, eğlence ve eğitimi bir araya getireceğiz. Çocukların her türlü kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak ve bunu çocuklara uygun bir tasarımla gerçekleştirecek, 'Çocuk Kültür-Sanat Merkezleri' oluşturacağız. Mimarisinden etkinlik programlarına kadar tüm alanlarda, İstanbul'un çocukları ezen ve tahrip eden yönlerini düzelteceğiz ve bu kent, 'çocuk ölçekli kent' kimliği kazanarak dönüşecek.''

 

''İSTANBULLU'NUN PARASI BİR AVUÇ İNSANA DEĞİL, ÇOCUKLARA HARCANACAK''

 

''Ben, çocuklarımız için daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunu biliyorum. Bu gelecek, parklar, trafiksiz sokaklar, oyun merkezleri, sağlıklı bir çevre ve gıda, eşit ve nitelikli eğitim olanakları gibi yatırımlara öncelik vermeye bağlı. İstanbul'da, çocuk yoksulluğunu ve çocuklara yönelik suçları engellemek için yerel düzeyde seferberlik başlatacağız. Yoksullukla ve yarattığı tahribat ile mücadeleyi erken yaşta başlatarak, İstanbul'un çocukları için oluşturulacak dayanışma ağı ile 'İstanbul Çocuk Fonu' kurulacak. İBB Bünyesinde 'Çocuk Politikaları Daire Başkanlığı'nı kuracağız. İstanbullunun parası, bir avuç insanın zenginleşmesi için belirli vakıf ve kuruluşlara değil, çocuklarımızın geleceği için harcanacak. Şeffaf bir şekilde, her kuruşun hesabını vererek, birlikte, büyük bir dayanışma ağı kuracağız.''

 

''EKREM ABİLERİ, ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ YALNIZ BIRAKMAYACAK''

 

''Çocuklar sokakta kalmayacak, sadece oyun oynamak için sokağa çıkacaklar. Çocukların mahalle düzeyinde eğitim, sağlık, barınma ve sosyal destek ihtiyaçlarını karşılayacağız. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları ile aktif işbirliği yapılacak. Çocukların suça sürüklenmesini engellemek için elimizden gelen tüm gayreti sarfedeceğiz. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile aktif mücadele edilecek. Bunun için girişimlerimizi göreve geldiğimizde zaten hemen başlatmıştık. İstanbul'da, 4 adet 'Bağımlılıkla Mücadele Birimi ve Rehabilitasyon Merkezi' kuracak, tedavi sonrası 'Mahalle Çözüm Merkezleri ve Psikolojik Destek Merkezleri' aracılığı ile izleme ve destek sağlayacağız. Çocuklara yönelik suçların önüne geçilecek. 'Çocuk İhmal ve İstismarı ile Mücadele Birimi' kurarak 'İl Eylem Planı' hazırlayıp takibini yapacağız. Size söz veriyorum. Ekrem Abileri İstanbul'un çocuklarını, İstanbul'un gençlerini asla yalnız bırakmayacak.''

 

''BELEDİYEYİ GENÇLERLE BİRLİKTE YÖNETiP, ONLARA GÜVENLE TESLİM EDECEĞİZ''

 

''Ailelerimizin çocukları gibi, gençlerine de sahip çıkacağız. İstanbul'da 15-25 yaş arası toplam 2 milyon 278 bin gencimiz yaşıyor. İstanbul'u gençler için yaşanması zor, pahalı bir şehir olmaktan çıkaracak, onlara her türlü eğitim, kültür-sanat ve spor imkanlarını sunacağız. İş olanağı sağlayıp, gelecek kaygısını onların kafasından sileceğiz. Ve 16 milyonun emaneti İstanbul'u, onlara güvenle teslim edeceğiz. Daha önce de söylediğim gibi, bugün İBB'nin bulunduğu yerde, Belediye Başkanlığı, Meclisi ve hizmet birimleri ile birlikte dünyanın sayılı kütüphanelerinden biri olacak 'Saraçhane Gençlik Kütüphanesi'ni hayata geçireceğiz. Belediyeyi gençlere vereceğiz, gençlerle birlikte yöneteceğiz.''

 

''GENÇLERE ÜCRETSİZ DİL EĞİTİMİ VERİLECEK''

 

''Gençlerimiz, hem onlara okul hayatında yardımcı olacak, hem onları iş hayatında destekleyecek, uygun fiyata, nitelikli bir dil eğitimi alabilmeli. Önce 10 pilot ilçede, ardından ise İstanbul'un tüm ilçelerinde 'Dünya Dilleri Merkezleri' açacağız. Gençlerimize bu merkezlerde ucuz ve hatta ücretsiz, dünyanın farklı dillerini öğrenme fırsatı sunacak, dil sınavlarını onlar için birer kâbus olmaktan çıkaracağız. Kurslara düzenli devam edenlerin gireceği ilk yabancı dil sınav ücretini de İBB olarak biz karşılayacağız. İBB online, ücretsiz yabancı dil eğitim uygulamaları ile gençlerimiz istedikleri her yerden, telefonları, tabletleri veya bilgisayarları ile sürekli olarak dil eğitimine devam edebilecekler.''

 

''75 BİN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE 400 TL KARŞILIKSIZ BURS''

 

'''Genç Kart' projemiz sayesinde, gençlerimiz mahallelerinden dışarı çıkabilecek, sosyal yaşama katılabilecek. İstanbul'da 25 yaşın altında, öğrenci olmayan her gencimizin artık bir 'Genç Kart'ı olacak. Bu kart ile toplu taşımadan yüzde 40 indirimli yararlanabilecek. İBB'nin tüm kültür-sanat etkinliklerinden, İBB'ye ait tüm spor tesislerinden ve sosyal tesislerden de yine yüzde 40 indirimli faydalanabilecekler. Farklı kampanyalarla, gençlerimize sosyal yaşamın birçok alanında özel avantajlar yaratılacak. Üniversite okuyan gençlerimizi de biraz olsun rahatlatmak, ailelerinin maddi yükünü biraz olsun hafifletmek için onlara burs ve yurt imkânı sağlayacağız. Toplamda 75 bin, üniversite okuyan ve ailesinin maddi durumu yetersiz öğrenciye kayıtlı olduğu programın eğitim süresi kadar, aylık 400 TL karşılıksız burs vereceğiz.''

 

''KURSA KATILAN ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ ULAŞIM''

 

''Sadece İstanbul'da okuyan öğrencilere değil aynı zamanda ailesi İstanbul'da yaşayıp şehir dışında okuyan gençlerimiz de burslardan faydalanacak. Toplamda 10 bin öğrencimizin faydalanabileceği, 500 kişi kapasiteli, 12 kadın ve 8 erkek öğrenci yurdunu da derhal hayata geçireceğiz. Okul sonrası, 'Mahalle Evleri' ve Kültür Merkezlerinde sömestr ve yaz dönemlerinde hizmet verecek ücretsiz etüt merkezleri oluşturulacak. Kurslara katılan öğrencilere ücretsiz ulaşım imkânı sunacağız. Ve İstanbul, gençlerin içerisinde yaşamaktan mutluluk duyacağı, spor, e-spor, kültür-sanat, eğitim olanakları ile rahatlıkla buluşabilecekleri, festivalleri, yepyeni müzeleri, ulusal-uluslarası aktiviteleri ile capcanlı bir şehir olacak''.

 

''YÜZDE 15'LERE VARAN İŞSİZLİĞİ TEK HANELERE DÜŞÜRECEĞİZ''

 

''İstanbul'un gelecek vizyonunu gençlerle birlikte büyütmek ve geliştirmek için 'İstanbul Küresel Kent Akademisi'ni kuracak, "İstanbul'un Bilgi"sini açığa çıkarıp, tüm dünya ile paylaşacağız. İstanbul'un bin yıllara dayanan tarihsel bilgisini gelecek vizyonu ile buluşturacağız. Özellikle yeni ekonomik ihtiyaçlara, yaratıcı endüstrilere yönelik İstanbul'un bilgi birikimini geliştirip, yönlendireceğiz. İstanbul'un geleceğini bugünden kurmaya başlarken, özellikle gençlerimizin başındaki bu işsizlik sorunu ile baş etmeye öncelik vereceğiz. Maalesef, bu konuda durum her geçen gün daha da vahimleşiyor. Gençlerimiz iş bulma ümitlerini kaybetme noktasına gelmiş durumda. Türkiye son 30 yılın en yüksek seviyede işsizlik oranına sahip. 15-24 yaş aralığında her 3 gencin 1'i işsiz. Açlık ve yoksulluğun kesin çözümü için işsizliği yenmek zorundayız. Hedefimiz açık ve net: Biz İstanbul'da yüzde 15'lere varan toplam işsizlik oranını tek hanelere düşüreceğiz. Önce, 'Bu iş yerel yönetimlerin işi değil' deyip de sonradan kamuoyunu afaki rakamlara boğanlar gibi yapmayacağız. Somut ve gerçekçi çözüm önerilerimizi ortaya koyacağız.''

 

''NASIL YAPACAĞIZ?''

 

''Nasıl yapacağız peki? İstanbul'da istihdamı nasıl sağlayacağız? İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tüm bu bahsettiğim projelerle genişleyen hizmet ağı sayesinde 25 bin kişiye doğrudan istihdam oluşturacağız. Bahsettiğim kreşler, sağlık merkezleri, mahalle evleri, çözüm merkezleri ve daha birçoğu. Tüm bu yeni hizmetler vatandaşın bir yandan hayatını kolaylaştırırken, diğer yandan da insanımıza iş imkânı sağlayacak. 'Bölgesel İstihdam Ofisleri'ni kuracağız. İş arayan ile yatırımcıyı, işvereni buluşturacağız. Yatırımcıyı yönlendireceğiz, iş arayanı asla yalnız bırakmayacağız. Beylikdüzü'nde bunu başardık. 4 bin kişiye iş imkânı sağladık. İstanbul'da da sağlayacağız. İşsizliği yaratan en önemli etkenlerden olan eğitim sorununa odaklanacağız. 'Yaşam Boyu Eğitim' yaklaşımı ile güncel, talebe uygun, nitelikli meslek eğitimini ücretsiz bir şekilde İstanbul'un her bölgesine yaygınlaştıracağız.''

 

''İSMEK'LER KAPATILMAYACAK, DAHA YAYGIN HALE GELECEK''

 

''Kulağımıza geliyor, İSMEK'lerin kapatılacağına dair yalan ve iftiralarla vatandaşlarımız kandırılmaya çalışılıyor. Biz, İSMEK'leri çok daha işlevli, çok daha yaygın hale getireceğiz. Aynı zamanda İSMEK'ler birer 'Kariyer Danışma Merkezi' hizmeti de verecek. Üniversiteye gidememiş veya eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış gençlerimiz için 'Hızlandırılmış Diploma Programları' açacağız. İstanbul'u yeni bir kavram ile 'Kent Enstitüleri' ile tanıştıracağız. Her ilçede yeni gelişen ekonomilere uygun teknoloji, bilişim ve inovasyon içerikli, sertifikalı eğitimler düzenleyeceğiz. Girişimciliği destekleyeceğiz. İstanbul'da ticaret ve iş hacmini büyüteceğiz. Kent Enstitüleri, aynı zamanda girişimcilere, 'start-up'lara ofis imkanı ve finansal destek sağlayan merkezler olacak. 'İstanbul Tanıtım ve Yatırım Ajansı'nı kurarak, İstanbul'u güvenli bir şekilde yatırım yapılabilir bir merkez haline getireceğiz. Yatırımlara finansman olanakları bulacağız. Çağın koşullarına uygun olarak üretim ekonomisini yeniden canlandıracağız. Tüm tarafları ile birlikte 'İstanbul Ekonomik Gelişme Planı'nı hazırlayacağımızı söylemiştim. Sanayide, turizmde, ticaret ve hizmet alanında, yani tüm sektörlerde akılcı ve doğru politikalar ile İstanbul geleceğini görecek, insanlar istikrarlı bir iş hayatına kavuşacak. Tüm bunlarla birlikte, 5 yıl içerisinde, minimum 200 bin kişiye kısa vadede iş imkanı yaratacağız.''

 

''GİDİŞAT GERÇEKTEN İYİ DEĞİL''

 

''Güncel saha araştırmaları ile, TÜİK, İŞKUR, yeni açacağımız 'İstanbul İstatistik Ofisi', SGK, sanayi ve ticaret odaları ve sendikalar ile birlikte işgücünün güncel durumunu sürekli tespit edeceğiz. İstanbul halkını geleceğin mesleklerine hazırlayıp, uluslararası iş piyasasına entegre edecek, 'Geleceğin Çalışma Ofisleri' ile danışmanlık ve ücretsiz çalışma alanı imkanı sağlayacağız. İnternet üzerinden gerçekleşen hizmet faaliyetleri istihdamı artırırken, uluslararası şirketlerden karşılanan ücretlerle ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağlanacak. Ancak, işsizlik sorununa yönelik geliştirdiğimiz bu politikaların yanı sıra bugünden acilen insanlarımıza bir destek sunmamız gerekiyor. Gidişat gerçekten iyi değil. Ben değil, Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri söylüyor bunu. Türkiye'de sanayi üretiminde 6 ayda 342 bin kişi işini kaybetti. İstanbul ve çevresi elbette ki, bu gidişattan en çok etkilenen bölge. İstanbul Sanayi Odası daha yeni açıkladı bunları. Üretimin düştüğünü, işsizliğin yaygınlaştığını, çok umut bağlanan ihracatın da ivme kaybettiğini söylüyor.''

 

''UMUDUMUZ, HEYECANIMIZ, GENÇLİĞİMİZ VAR…''

 

''Maalesef bir avuç insanın kendi ikballerini kurtarmak adına ülkeyi tekrar seçime götürmesinin acı faturası vatandaşımıza kesiliyor. Ama biz karamsarlığa kapılacak insanlar değiliz. Umudumuz var. Heyecanımız var. Gençliğimiz var. İstanbul'u birlikte ayağa kaldıracak enerjimiz var. Bu amaçla yeni açıklayacağım, henüz kopyalanmamış bir destek paketimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum. İşsiz gençlerimizin, vatandaşlarımızın diğer destek paketleri ile birlikte bir nebze olsun hayatını kolaylaştırabilecek imkanlar sunan, 'İşsizlik Destek Paketi'ni göreve geldiğimiz andan itibaren hayata geçireceğiz. Bu paket ile neyi sağlayacağız? 'Bölgesel İstihdam Ofisi'mize başvurmuş, mesleği, yeteneği, birikimi ve piyasanın talepleri doğrultusunda iş bulma programımıza aldığımız her kişi, kendisine bir iş imkânı sağlanana dek, toplu ulaşımdan ücretsiz olarak faydalanabilecek. Biliyorum ki, bu insanlarımız sağlık hizmetlerinden faydalanabilmek için sağlık katılım paylarını ödemekte ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bunun çözümü için de Türkiye İstatistik Kurumu'nun belirlediği yoksulluk sınırı altında geliri olan hanelerdeki işsizlerin Genel Sağlık Sigortası katılım payını İBB olarak biz ödeyeceğiz. İşsizlik sorunu ile baş etmek önceliğimiz olurken, bugün giderek daha fazla can yakan yoksulluğun açtığı yaraları da sarmaya çalışacağız. İstanbul'da herkes için insanca bir yaşamın koşullarını oluşturacağız.''

 

''SOSYAL YARDIMLARI 5 KAT ARTIRACAĞIZ''

 

''İstanbul'da, devletin istatistik kurumunun rakamlarına göre, 475 bin hanenin geliri yoksulluk sınırının altında. Yaklaşık 2,8 milyon kişi. O sınırı da resmi kurumlar, 2 çocuklu bir aile için asgari ücret üzerinden hesaplıyorlar. Yani işin doğrusu istatistiklere sığmayan bir geçim sıkıntısı ile karşı karşıyayız. İstanbul'un nüfusunun 4'te 1'inden bahsediyorum. Daha önce, bütçeleri ile birlikte tek tek açıklamıştım. Şimdi yine, üstüne basa basa kısaca tekrar etmek istiyorum: Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal yardımlara harcadığı parayı, yeni projeler ve yeni desteklerimiz ile artık 5 katına çıkaracağız. Bu ekonomik kriz koşullarında ailelelerimizin yanında olacağız. İstanbulluları 4 farklı destek paketinden yararlandıracağımızı söylemiştik: Sofra Destek Paketi, Geçim Destek Paketi, Eğitim Destek Paketi ve Evlilik Destek Paketi. Yeni eklediğimiz İşsizlik Destek Paketi ile bu sayı artık 5'e çıktı.''

 

''AİLE BÜTÇESİ RAHATLAYACAK''

 

"www.yoksulluklamucadele.org" adı altında bir internet sitesi hazırladık. Bu siteyi inceleyerek tüm vatandaşlarımız, hazırlamış olduğumuz bu destek paketleri ile ilgili detaylı bilgi edinebilirler. Yine de çok hayati olan destek paketlerimiz ile ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum. 'Sofra Destek Paketi' sayesinde İstanbul'da hiç kimse yatağa aç girmeyecek. Açlık sınırının altındaki aileler ekmeğe, süte ve damacana suya para ödemeyecek. Aile bütçesi rahatlayacak. Yaşama tutunmak zaten zor iken, ailelerimiz bir de bu temel gıdaları dert etmeyecek. İkinci ve en önemli desteklerden biri olan 'Geçim Destek Paketi'yle, İstanbul'da geçim sıkıntısı olan her aileye 200 liradan 2 bin 20 liraya kadar aylık maddi destek sağlayacağız. Hiç geliri olmayan, asgari ücretle geçinmeye mahkum edilen veya İstanbul koşullarında geçinemeyen yoksul her aile bu destekten faydalanacak. Gelir Desteği ile, eve giren para ve evin ihtiyacına göre 1 asgari ücrete kadar ailelere destek olacağız.''

 

''VEREL EL, ALAN ELİ BİLMEYECEK''

 

''Kayırmacılık yok. Adaletsizlik yok. Yardımlar arttırılarak, tanıdığı olana değil, ihtiyacı olana verilecek. Kimse görmeden, veren el, alan eli bilmeden bu yardımları yapacağız. Yılda 6 bin ile 13 bin TL arasında ailelere nakit destek sağlayacağız. Ve 'Aile Geçim Desteği'ni, geçim yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara ödeyeceğiz. 'Eğitim Destek Paketi'yle özellikle gelir seviyesi düşük ailelere katkı sağlayarak çocukların okurken sağlıklı ve nitelikli bir şekilde beslenmelerini ve temel ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayacağız. Önce, 10 pilot ilçede uygulama acilen başlatılacak, sonrasında tüm İstanbul'da yaygınlaştırılacak. İlköğretim ve ortaokul düzeyinde okuyan öğrencilere, kumanya desteğinde bulunulacak. İhtiyaç duyulan diğer bölgelerde Halk-Süt ücretsiz dağıtılacak. Hiçbir anne-baba çocuğunu okula gönderirken, aç mı açıkta mı kalacak, dert etmeyecek. Öğretim yılı başında ihtiyacı olan 500 bin öğrencinin kırtasiye ve üniforma ihtiyaçları İBB tarafından karşılanacak. Yine aylar öncesinden açıkladığım 'Evlilik Destek Paketi'yle yeni evlenecek, geliri yoksulluk sınırı altındaki çiftlere 2 bin TL düğün hediyesi vereceğiz. Kuracağımız 'Beyaz Eşya - Mobilya Çarşısı'ndan uygun fiyata eşya sağlayacak, taşınma masraflarını karşılayacağız. İBB sosyal tesislerinde, haftanın 1 akşamı çiftlerimizin düğününü, ücretsiz, hep birlikte yapacağız.''

 

''PROJE KİTAPÇIĞIMIZI İYİ İNCELEMİŞLER!''

 

''Daha önceden kimin parasını kime veriyorsun diyenler, görüyorum ki son dönemde yayınladığımız proje kitapçığını iyi incelemişler. Neredeyse cümleleri bile değiştirmeden, kendi seçim vaatleriymiş gibi sıralıyorlar. Belki biraz rakamlarla oynuyorlar. Ama biliyorsunuz ki, topluma birşeyler vaat etmek ciddiyet ister. Ben, bugüne kadar ne kimseye yalan söyledim ne de tutamayacağım sözler verdim. 31 Mart öncesinde, kamuoyu ile detaylı olarak paylaştığım gibi, yapacağımız tüm projelerin bütçelerini, maliyetlerini detaylı olarak çalıştık. Uzun dönemli tasarruf programları ile kalem kalem nasıl kaynak yaratacağımızı belirledik. Bu kaynak ile ailelerimizin hayati ihtiyaçlarından biri olan sağlık alanında kamusal yatırım seferberliği başlatacağız. Biliyorum artık İstanbul'da tedavi olmak, sağlık hizmetlerine erişmek giderek zor ve pahalı hale geldi. İBB yönetimine geldiğimizde, sağlık konusunda öncelikle imkânı olmayan ailelere destek olarak fırsat eşitliği sağlanacak. Sağlık tesisi açısından eksiklik bulunan ilçelerde Aile Sağlığı Merkezlerinin yer bulma sorunu İBB ve ilçe belediyeleri koordinasyonuyla hızla çözümlenecek. Evde Bakım Hizmetleri ve Gezici Toplum Sağlığı Hizmetlerini arttırarak, özellikle dar gelirlileri gözetecek biçimde kentin tümüne yaygınlaştıracağız. İBB Aile Danışma ve Eğitim Merkezleri ile Psikolojik Danışma Merkezi sayısı 2 katına çıkarılacak. Sağlık alanında yapılacak yatırımlar kapsamında: 40 adet Semt Doğumhanesi, 20 adet Kadın Sağlığı Tarama Merkezi, 10 adet Çocuk Sağlığı Merkezi, 3 adet Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ve 5 adet İşçi Sağlığı ve Mesleki Hastalıklar Merkezi açılacak.''

 

''İSTANBUL YAŞANILABİLİR BİR KENT HALİNE GELECEK''

 

''Bakıma muhtaç engellilerimizin ve ailelerinin hayat kalitelerini yükseltebilmek için İstanbul'un farklı semtlerine, tam kapasiteli 10 adet 'Gündüz Bakım Evi' inşa edeceğiz. Onların her türlü özel ihtiyaçlarını karşılayacak, rahabilitasyon ve sağlık hizmeti vereceğiz. Down sendromlu, otizmli, öğrenme güçlüğü çeken bireylere ve onların ailelerine özel, 'Yaşam Becerileri Öğrenme Köyü' kuracağız. Kanser tedavisi gören veya tedavisini tamamlamış çocukların eğitim hayatından kopmaması, onlara sağlıklı bir ortam sunulması ve ailelerinin desteklenmesi amacıyla 'Lösemili Çocuklar Okulu' projemizi hayata geçireceğiz. Sizlere söz veriyorum. Benim yönetimimde tüm bunlar olacak. Tüm bunları birlikte yapacağız, birlikte başaracağız. İşte anlattığım bu bütüncül bakış açısıyla, 16 milyonun inancı ve gayreti ile herkes için kadınlar, gençler, çocuklar, yaşlılar, engelliler için İstanbul yaşanabilir bir kent haline gelecek.''

 

''BİR BAŞKA BÜYÜK SORUN DAHA VAR: MÜLTECİLER''

 

''İstanbul'da üzerine çok ciddi bir şekilde eğilmemiz gereken bir başka büyük sorun daha var: Mülteciler. Bu sorun, bugün artık İstanbul'un en yakıcı konularından biri haline gelmiştir. Yerel, ulusal, uluslararası düzlemlerde ele alınması gereken büyük bir sorundur. Bu soruna siyasi polemiklerin ötesinde kalıcı ve bütünlüklü çözümler geliştirmeliyiz. İstanbul'da, 1 milyon civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan insan yaşıyor. Resmi rakamlara göre, kayıtlı 547 bin Suriyeli göçmen var. Yani toplam il nüfusunun yüzde 4'üne yaklaşan bir oran. Esenyurt, Sultanbeyli, Esenler, Küçükçekmece, Bağcılar gibi göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı birçok ilçede çatışmalar yaşanmaya başladı. Türkiye'nin her yerinden gelip, İstanbul'da tutunmaya çalışan vatandaşlarımızla göçmenler arasında gerginlik ve huzursuzluğun arttığını görüyoruz. Mahallelerimizin yaşam biçimlerinin, sokak dokusunun ve huzurunun korunması gerekiyor. Maalesef ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ne bir sözü ne de kalıcı bir eylemi olmuştur. Göreve gelir gelmez bu konuda İBB bünyesinde 'Mülteciler Birimi' kuracağız. Öncelikle İstanbul'da yaşayan göçmenlerin nerede, nasıl, hangi koşullarda yaşadığına ilişkin ayrıntılı bir envanter çalışması yapacağız. Sorunları net olarak tespit edeceğiz. Özellikle çocuk ve kadın mültecilere ilişkin sağlık, beslenme, istismar, gayri insani barınma koşulları gibi akut sorunları devletin ilgili birimleri, ilçe belediyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının koordinasyonu ile çözümleyecek önlemler alacağız. Ardından konuyu kesinlikle ulusal ve uluslararası düzleme taşıyacağız. İBB olarak geleceğimizi derinden etkileyecek bu soruna çare aramayı öncelikli görevlerimizden biri yapacağız. Özellikle uluslararası kamuoyunu bu acil sorunların çözümüne ortak edeceğiz. Nihai olarak göçmenlerin kendi memleketlerine dönüşlerinin sağlanması için çalışacağız.''

 

''31 MART'TA 'BEKA' DEDİLER, ŞİMDİ UNUTTULAR!''

 

''Sizlere bugün, İstanbul'un yoksulluk ve işsizlik sorunuyla nasıl mücadele edeceğimi, herkes için hayatı nasıl kolaylaştırıp güzelleştireceğimi anlattım. Maalesef biz bunları konuşmayı unuttuk. Siyasetin, somut sorunlara somut çözümler bulma işi olduğunu unuttuk. İnsanları kimlikler, inançlar, kökenler üzerinden ayrıştırmaya, böylece iktidarını korumaya dayalı bir siyaset anlayışı yüzünden oldu bu. Ama görüyorsunuz, 31 Mart seçimleriyle birlikte çok önemli bir değişiklik yaşanıyor. Artık yoksulluğu, işsizliği, vatandaşın mutluluğunu, çocuklarımızın geleceğini konuşuyoruz. Hiç kimse bundan kaçamıyor. Bunları konuşmaktan korkanlar, bu konulardaki başarısızlıkları görünmesin isteyenlerdir. Onlar her seçimde, dikkati başka yöne çekmek için farklı gündemler yaratmak isterler. 31 Mart öncesinde 'beka' dediler mesela. 'Seçimde işimize yarar, bize oy getirir' diye ortaya attıkları bir konuydu, işlerine yaramadığı için unuttular. Şimdi de yeni numaralar peşindeler. Onların tüm derdi, suni gündemler yaratarak düzenlerini devam ettirmek. Onların tüm çabası, israf düzenine İstanbul'un kaynaklarının akmaya devam etmesini sağlamak… Oysa 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak. 23 Haziran, İstanbulluların yeni ve sahici bir siyaset istediğinin ilanı olacak.''

 

''İŞSİZLERİ ELİNİN TERSİYLE İTENLERE İSTANBULLULAR ZARİF BİR UYARIDA BULUNACAK''

 

''Yoksulları 'Daha ne istiyorsun' diyerek aşağılayanlara, işsizleri elinin tersiyle itenlere, İstanbullular çok güzel, çok zarif, çok anlamlı bir uyarıda bulunacak. 23 Haziran'dan sonra hiç kimse, vatandaşın dertlerini görmezden gelerek, kibirle siyaset yapamayacak. Burada huzurunuzda ilan ediyorum ki 23 Haziran'da hak yerini bulacak. 16 milyon İstanbullu için, İstanbul'un güzel yürekli, alnı açık, vicdanı temiz aileleri, güzel kalpli insanları için... Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.''

 İMAMOĞLU BASIN 7 1560251827 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 2 95e81

 

SORU-CEVAP

 

İmamoğlu, proje konuşmasının ardından gazeteceilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

 

İstanbul'da en çok konuşulan dillerden biri Kürtçe. 23 Haziran'da seçildiğiniz halde Kürtçe dil kursu da açmayı dil düşünüyor musunuz?

 

- Kürtçe şarkılar, türküler Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünün bir parçası. Tabi ki Kürtçe türküler şarkılar da olacak. Bunun yanı sıra Kürtçe dil konusunda diğer diller gibi belki de onun daha da önünde talep olduğu kadar eğitim verilir.

 

''Biz söyledikten sonra kopyalıyorlar'' diyorsunuz ancak, Kasım ayında yapılan bütçe görüşmelerinde AK Parti grubu suya yüzde 15 indirim tavsiye etti. Siz de meclis üyesiyken CHP'liler bu indirimde red oyu kullandı. Ancak oy çokluğuyla bu indirim Ocak ayında uygulandı. Nasıl yorumlarsınız?

 

- Ben, o oturumda yoktum. Yapılan zamdan sonra, Ocak ayında indirimin dile getirilmesinde, bizim arkadaşlarımızın karşı çıktığı şey, yaptığınız zamdan sonra indirimin gündeme gelmesiyle ilgili bir karşı çıkıştı. Benim yorumum da şuydu. Buna karşı çıkabilirsiniz, ancak benim o gün mecliste iradem olsaydı ona rağmen indirime evet derdim. Karşı çıkması grubumuzun, 'Daha önce niye zam yaptınız şimdi niye indirim yapılıyor' şeklinde. Bu seçimle ilgili bir algı yönetimi olmasıydı. Yine de indirim reddedilmemeliydi.

 

23 Haziran'da kazanmanız durumunda Türkiye'de muhalefet açısından nasıl bir gelecek bekliyorsunuz? İstanbul Türkiye'nin en kalabalık şehri. Politik olarak yön tayin edici bir şehir. Gelecekte anlattığınız bu projeler tüm Türkiye'de uygulanabilir mi?"

 

İstanbul'un Türkiye'nin lokomotif gücü. Ortaya koyacağınız her politika, her uygulama elbette Türkiye'ye ışık tutacaktır. Kırsal gelişimin, tarımın daha verimli hale gelmesi kent tüketimiyle kırsalın bir zincire dönüşmesi aynı zamanda bir tarım politikası. Bu ve bunun gibi bir çok iş İstanbul'da başarıya ulaşacağına inanıyoruz. Ortaya koyacağımız bu başarı yarınlarda siyasal ortamı da değiştirecektir. İstabul'un yaratacağı rüzgarın farkındayız. O bilinçle, o kararlılıkta yol yürümeye dikkat ediyoruz. Türkiye'nin insanını hissetmeyi, çocukları ve gençleri anlamlı bir şekilde düşünmeyi milletimize tekrar hatırlatan politikaları aktardık. Umuyorum ki tüm Türkiye'ye yayılacak."

 

Açıklanan projelerin bütçe olarak hesaplandığında yıllık olarak nasıl bir maliyet ön görüyorsunuz?

 

- İBB'nin, toplamda verilere göre bütçenin yaklaşık yüzde bir buçuğu civarında yardım bütçesi vardı. Biz, bunu yüzde 7'lere çıkarıyoruz. Bütçe kaynağı açısından bütçeyi verimli kullandığınız da tasarruf yarattığınızda aslında çok büyük bir sayıdan bahsetmiyoruz. Kolaylıkla bunu karşılayabilecek bir düzey. Özellikle yoksullukla mücadele kavramı geçici bir kavram. Biz İstanbul'un önümüzdeki yıllarda yoksulluk yaşamasını istemiyoruz. Yukarıda yoksullukla mücadeleyi açıklarken aşağıda nasıl istihdam sağlayacağımızı nasıl kaynaklar yaratacağımızı aktardık. Bugünün yoksullukla mücadele kavramına katkı sunmayı İBB'nin bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Bütün bunlara rağmen İBB'nin bütçesinin büyük bir kısmını kapsamadığını da anlatmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalarla israf ve tasarruf kalemleri üzerinden belediyede yapılan israfların engellenmesi, yanlış maliyetlerin giderilmesi ve bir kısım tasarrufla beraber yılda yaklaşık 5 buçuk 6 milyar civarında bütçe üzerinden kaynak yaratacağız."

 

31 Mart seçimlerinden önce 3 kat demiştiniz. 18 günlük görev süresi boyunca yapılan incelemeyle kıyasladığınız için mi 5 kata çıkardınız? Bir de mazbatanız alındıktan sonra İBB'de bazı ihaleler vardı. Biri de Okçular Müzesi. 23 Haziran'dan sonra göreve gelirseniz herhangi bir müdahaleniz olacak mı?

 

- Oradan da edindiğimiz bilgi var ama bu projeleri hazırladığımız 6 ay öncesinde yaptığımız hazırlıklar ve 4 ay önce sunduğumuz durum daha kötü bir durum. Her ay yoksullaşan, işsizleşen bir İstanbul'dan bahsediyorum. Bu 5 kat dediğimiz şey güncellenmiş ihtiyaç rakamlarına göre. Keşke azalsaydı. Bugün 5 katına çıkarmak zorunda kaldık. Ayrıca tüm ihaleler tabi ki incelenecek. Özellikle davet usulüyle aynı firmanın aynı kurumlara servis edilen ihaleler vardır. Tümüyle bunlar incelenecek. Bahsettiğim 'bir avuç insan' kavramını toplum hafızasında tutmalı.

 

Bu seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı yarışıyorsunuz ve kendisi son 16 yıldır girdiği hiçbir seçimi kaybetmemiş bir insan. Başkanlık seçimlerinde kaybedeceği söylendi ama kendisi orada da kazandı. Sizi kazanacağınıza inandıran şey nedir? Erdoğan'ın hata yaptığını düşünüyor musunuz? Nerede hata yaptı?

 

- Ben, başkalarının hatalarıyla ilgilenecek kadar zaman fakiri biri değilim. Onu kendileri düşünsünler. Ben elbette ki topluma karşı yapılan, yerel yönetimle ilgili yaptıkları eksiklikleri burada anlattım. Çözümlerimi de anlatıyorum. Konumuz elbette ki Sayın Cumhurbaşkanı değil. İBB seçimi. Rakibimizin hataları ya da eksikleri neler diye bir soru beklerdim ama Türkiye'nin bu konuda aksı kaymış durumda. Çünkü bir yönde yabancı bir ülkenin basın mensubu olarak bunu sormalarını haklı buluyorum. Bazen o kadar çok konuşan var ki, rakibimizin kim olduğunu bazen biz de şaşırmıyor değiliz. Dediğim gibi, başkalarının hataları üzerinden yorum yapacak bir siyasi anlayışım ve bununla vakit harcayacak bir kişi değilim. Biz çok doğru işlere temas ediyoruz. Çok doğru, sorunları çözen politikalarımızı toplumla buluşturuyoruz. Samimiyetimizi ve politikanın, yönetmenin bir erdem işi olduğunu, vatandaşla bir arada olduğunuzda kıymetli olabileceğini, kibirli yönetimin artık hiçbir şey ifade etmediğini insanlarımıza anlatıyorum. Bence bu karşılık buluyor. Dolayısıyla kazanmamızın anahtarı başkalarının hataları değil, bizim doğrularımızdır. Doğrularımıza daha da fazla ilaveler yaptık. 31 marttaki neticeden çok farklı bir sonuç beklediğimi eklemek isterim.

 

Vaatleriniz arasında işsizlik, yolsuzluk, yoksullukla ilgili vaatler var. Bunlar belediye başkanının değil iktidarın vaatleri olması beklenir. Avrupa'daki çok kişi Binali Yıldırım'ı tanımıyor. Sizin belediye başkanlık seçiminde olduğunuzu da düşünmüyor, iktidar seçiminde olduğunu sanıyorlar. Neden?

 

- Türkiye'nin en önemli sorunu şu an yoksulluk ve ekonomi, işsizlik. Son altı aydaki rakamlar çok çarpıcı ve can yakıyor. Biz elbette biliyoruz makro ekonomi düzeninde Türkiye'nin hükümet olarak yapacağı çok şey var. Asıl sorumlu onlar. Ancak her yerel yöneticinin ekonomiye ve istikrara katacağı bir takım pratik çözümler ve katkılar vardır. Bu açıkladıklarımın tamamı İBB'nin kendi bütçesiyle ortaya koyacağı politikalar. Biz yoksulluğu, ekonomiyi 31 Mart öncesi rakibimizin dediği gibi bu belediyenin işi değil diyemeyiz. Politikalarımızı açıkladık ve karşılık bulduk. Görüyoruz ki rakibimiz de benzer politikaları İstanbul ölçeğinde açıklamaya başladı bizim politikalarımızı koplayarak. Biz doğru yoldaydık, bugün aynı şeyleri yapıyoruz. Dışarıdaki ülkelerde siyaset yorumu biraz daha üst ölçekten yapılıyor olabilir. Bu bir İstanbul seçimidir. Rakibimiz bellidir. Rakibimizin oludğu alanda çok sesli bir propaganda süreci, özellikle şahsıma dönük birtakım ithamlarla ve iftiralarla yapılmaktadır. Belki bu yaratılan atmosfer dışarıda böyle bir hava yaratmış olabilir.

 

Canan Kaftancıoğlu, geçmişte attığı twitlerden dolayı çok fazla kamuoyu önüne çıkartılmak istenmiyor mu?

 

- İBB Başkan adayı benim. Dolayısıyla gündemde olan kişi de benim, olmalıyım. Zaten etik olarak da böyledir. Başka bir anlayışı yoktur. Tıpkı dış basından bizi takip eden arkadaşlarımızın sorduğu gibi rakibiniz şu mu, bu mu diye bir kaos yaratmanın anlamı yok. İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'u seçildikten sonra yönetecek kişi de Ekrem İmamoğlu. Bunu bence karşı tarafa sormalısınız. Acaba kim yönetecek, kim seçilecek, seçildikten sonra görevden alınacak mı, böyle bir ihtimal var mı? Siyasi birtakım sorgulamaları orada yapmalısınız diye düşünüyorum.

 

Seçimdeki bir diğer aktör de İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu. İçişleri Bakanlığı'na bağlı mülkiye müfettişleri tarafından Beylikdüzü Belediyesi'ne inceleme başlatılması gündemde. Böyle bir uygulama var mı? Size dönük taramalar var mı? Yine Soylu'nun, ''Görevimiz, İBB Başkan seçimi üzerinde PKK'nın sızmasını engellemek'' şeklinde açıklamalrı var. Bunları değerledirir misiniz?

 

- Birincisi, tabii sayın Bakan ya da onun gibilerin, bizimle ilgili bu süreçte yaptıkları, hukuksuz ve anlamsız uygulamaları elbette izliyoruz, görüyoruz. Dediğiniz araştırmalar şu anda Beylikdüzü Belediyesi'nde yapılmakta. İşin başındaki müfettiş de bir önceki seçimde, AK Parti'den milletvekili adayı olmuş bir kamu görevlisi. Dolayısıyla bu kadar siyasi, bu kadar partizanlık üzerinden, seçimden önce yapılan bir iş. Kaldı ki, Beylikdüzü Belediyesi'ni inceleyecekseniz, şunu deselerdi, '2019'dan 2014'e kadar değil, 2009'a kadar, hatta daha öncesinden incelensin' deselerdi, ben derdim ki, 'Beylikdüzü Belediyesi'ni incelemeye aldılar. Belli ki Ekrem İmamoğlu'nun röntgenini çekmeye çalışıyorlar. Kaldı ki tüm bu dosyalar soruşturulmuş, ifadeler alınmış. Hiçbir soruşturma izni yok. Hakkımda tek bir dava yok. Böyle bir durumdayım. Ben, yılda 2 defa check-up yaptıran, röntgen çektiren birisiyim. Beylikdüzü Belediye Başkanı'yken de devletin kurumları neredeyse ayda 1 röntgenimi çekip, cehck-up'ımı yaptılar. Benimle ilgili kanaatler ve kararlar verilmiştir. Şu anda yapılan işlemin siyasi olduğu ortadadır. Oraya gönedilen kişi de siyasi tabanlı bir kişidir. Görevli gelmiştir. Israrla da bitirme çabası içindedir. 'Seçime kadar yetişsin' çabası içinde olduğunu duyuyorum. Öyle acele etmesin, 5 yılı inceleyecek. İnsan gibi incelesinler, baksınlar.

 

- Terör örgütlerine karşı, tutum ve tavırda, ben, kendimi herkesten daha iradeli, bu memleketin en güçiü bireylerinden biri olarak görüyorum. Başkaları da kendini öyle görebilir. Benimle ilgili, beni terör örgütleriyle ilişkilendirerek kurulan her cümle hadsizliktir, utanılacak laflardır. Kötü söz, sahibine aittir deyip geçiyorum.

 

31 Mart seçimi öncesinde 'beka' sorunu çok gündeme geldi. Cumhurbaşkanının, ''Beğenmiyorsanız Kürdistan'a gidin'' söylemlerş vardı. Rakibiniz, ''Kürdistan mebusu'' demeye başladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

- Siyasette şöyle bir yöntem uygulanmaya çalışılıyor: Kazanmak için her yol mubah. Bugün siyah, yarın beyaz. Biz ne söylüyorsak, o. Bunu adı zemine göre, zaman göre, kişiye göre değişiyor. Ben, bu şehrin insanlarını kardeş ve hemşehri kabul etmiş birisiyim. Kürt hemşehrimin çocuğu için ne düşünüyorsam, Türk hemşehrimin çocuğu ile ilgili de aynı şeyi düşünüyorum. Bu kadar basit. Siyasal anlamda içinde zikzakları olmayan net bir duruş. Ama görüyorum ki rakibimiz, dün öyleydi, bugün böyle. Kazanmak için yarın başka bir şey de diyebilirler. Bu millet yoruldu. Samimiyet, dürüstlük arıyor. Biz, neysek oyuz. Bu memleketin her insanını eşit seviyorum. Böyle severseniz, bu memlekete erdemli bir yönetici olursunuz. Ben, erdemli ve ahlaklı bir yöneticiyim.

 

Konuşmanızda, ''İstanbul, İstanbul'a ihanet edenlere bırakılamayacak bir kenttir'' dediniz. Sayın Cumhurbaşkanı, 2017 yılında Esenler'de yaptığı bir konuşmada, ''Biz, İstanbul'a ihent ettik. Ben de bundan sorumluyum'' demişti. Yanılmıyorsam ona bir göndermeydi bu. Siz, esasında yalnız Sayın Binali Yıldırm'la yarışmıyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkaı, 31 Mart'a kadar İstanbul'da ilçe ilçe gezmişti. Bu seçimde çok olmadığını gördük. Bugün de İstanbul'da miting yapmayacağı yönünde bir bilgi medyaya düştü. Sayın Cumhurbaşkanı'nın sahadan çekilmesini ve bu aşamadan soınra TV yayınının gündeme gelmesini nasıl yorumluyorsunuz?

 

- Siz ısrarla, önümdeki rakip sayısını çoğaltmak istiyorsunuz, ben de teke indirme çabasındayım. Ben, 31 Mart seçimlerinden önce herkesi görevlerini yapmaya davet etmiştim. Demiştim ki, ''Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, geçen sene Haziran ayında 5 yıl süreyle yetki almış. Bu ülkeyi yönetecek. Onlar kendi işleriyle uğraşsa.'' Sayın Cumhurbaşkanı'nı ben nasıl isterim? Şöyle isterim: Meydanlarda zaman harcayacağına işine baksa, Türkiye'nin genel sorunlarıyla ilgilense. Bu sorunlarla ilgilenecek kadar vakti yok demiştim. O zaman böyle davranmamışlardı. İlçe ilçe mitinglerini de yapmıştı. Benim sesim kulağına gitmişse Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve karşılık bulmuşsa mutlu olurum. Gerçekten bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın yoğun işleri var. Ülkenin can yakan yoğun gündemi var. Başka sebebi, stratejik bir nedeni varsa, onu bilemiyorum. TV yayını konusunda, 31 Mart öncesinde, defalarca ısrarla bu daveti yapmıştım rakibimize ama karşılık bulmamıştı. Ben, dün ne söylüyorsam, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Rakibimizin bu konuda da diğer konulrda olduğu gibi, fikri değişmiş. Bu da bir strateji mi? Hangi bakış olursa olsun, ülkeye 17 yıl sonra, ısrarlarımla, çabamla, bunu inatla dile getirerek, birkaç medya mensubunun da bunun üstüne gitmesiyle bunun bir tarihi buluşmaya dönüşmesi, beni Türkiye demokrasi süreci adına mutlu etmiştir. Her şeye rağmen güzel olacaktır.

 

Ekrem İmamoğlu: Ben, ''Hak, hukuk, adalet'' diyorum,
onlar, ''Pontus'' diyor! Allah, bir avuç insana akıl versin!

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 2 1560191317 PHOTO 2019 06 10 21 21 36 77175

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Meydanı'nı hınca hınç dolduran, balkonlara, çatılara taşan binlerce insana coşkulu bir konuşma yaptı. 'Bu şehrin çocuklarına, şu cesur gençlerine, kızlarına, erkeklerine hizmet etmeye, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum'' diyen İmamoğlu, ''Biz, bunları söylerken onlar ne diyor? Ben hak, hukuk, adalet diyorum. Onlar 'Pontus' diyor. Ben israf, tasarruf diyorum, onlar 'Yunan' diyor. Ben, huzur diyorum, onlar 'terörist' diyor. Ben birleşelim diyorum, onlar İstanbul'a 'Konstantinopol' diyor. Allah bir avuç insana akıl versin. Allah, 23 Haziran'da bu bir avuç insana akıl verecek'' şeklinde konuştu.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü'nde yaptığı basın açıklamasının ardından, Esenyurt caddelerinde ve sokaklarında halk buluşması öncesinde seçim turu attı. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim aracı, yoğun ilgi nedeniyle zorlukla yol alabildi. Vatandaşlar, yol boyu İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, halkla buluşmanın gerçekleştirileceği Esenyurt Meydanı'na, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla girebildi. Meydanı hınca hınç dolduran binlerce Esenyurtlu, İmamoğlu'na, ''Ekrem Başkan'', ''Hak, hukuk, adalet'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla destek verdi. Mitingde İmamoğlu'na, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ve çok sayıda milletvekili de eşlik etti. Alanda kendisine yer bulamayan yüzlerce vatandaş, mitingi, evlerin, iş yerlerinin balkonlarından ve çatılarından izledi. İmamoğlu, otobüsün 4 bir tarafını çeviren coşkulu kalabalığa, özetle şu konuşmayı yaptı:

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 3 1560191319 PHOTO 2019 06 10 21 21 37 1 d8ee8

''ÇÖZÜM OLMAYA GELİYORUZ''

''Demokrasiye sıkıntı veren bir avuç insan, bizi sizden koparmak istediler. Ama çok güçlü geliyoruz. Milletçe, halkımızla beraber geliyoruz. Çocuğu, genci, kadını, erkeği, bütün partililer herkes, 16 milyon İstanbulluyla geliyoruz. Bu kadar çocuk, kadın, genç bir arada hiçbir mitingde yok. Eğer bir yerde çocuk, genç, kadın bu kadar çoksa, orada umut var, umut var, umut var. Sorunlarınızı, sıkıntılarınızı biliyorum. Çözüm olmaya geliyoruz. En önemli sorun, işsizlik. Onu da biliyoruz. Yakın çevresinde çocuğu, genci, yakını işsiz kim var desek, hepiniz el kaldırırsınız. İstanbul'da neredeyse 3 gençten biri işsiz. Açlık sınırının altında yüz binlerce insanımız var. Biz, bu şehrin ekonomisini düzeltmeye, bu şehirde işsizlere iş bulmaya geliyoruz. Biz, bu bir avuç insana yalvardık. Bir avuç insan. Bazen YSK'da, bazen siyasette bir avuç insan oluyorlar. Onlar için varsa yoksa, kendi yakın çevresi, ailesi, eşi dostu. Biz öyle bakmıyoruz. Size, bu millet 2023'e kadar yetki verdi. Gidin ekonomideki sorunları çözün, işsizliği çözün. Biz de İstanbul'daki sorunları çözelim. Anlatamadık.''

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 4 1560191316 PHOTO 2019 06 10 21 21 38 3 0fbc5

 

''BU ÜLKENİN EVLERİNDE TENCERE KAYNAMIYOR''

''Yoksullukla ilgili projelerimiz var. Hane halkının daha mutlu olabilmesi için gıda, eğitim destek paketlerimiz var. Her yurttaşına yardımcı olacak, bu şehrin nimetlerini bu şehrin insanına dağıtacağız. Onlar, inatla, ısrarla diyor ki, 'Hayır biz, bu şehrin nimetlerini bir avuç insana dağıtacağız.' Bu fırtınaları ondan koparıyorlar. Bu ülkede neredeyse 8 milyon işsiz var. Bu ülkenin evlerinde tencere kaynamıyor. Onlar gitmiyor ama bu kardeşiniz, pazar pazar dolaşıyor. Herkesle konuşuyor. Beni, pazarcı da tanır, pazarlardaki hanımefendiler de gençler de tanır. Onlar pazara gidemezler, fiyatlarla yüzleşemezler. Çocukların o sıkıntılarını göremezler. Çünkü halktan koptular. Üretemiyorlar. Bundan emin olun.''

''FERYATLARINIZI DUYMAYA GELİYORUM''

''Değerli hemşehrilerim, güzel insanlar, sizinle beraber düşünmeye, üretmeye ve sizlerin 'Tenceremiz boş' feryatlarınızı duymaya geliyorum.
Bu şehrin bütün kaynaklarında en büyük düşman, israf. Bu iki kelimeyi hiçbir zaman unutmayalım: 'İsrafa son, tasarruf var.' İsrafa asla müsaade etmeyeceğiz. Bu milletin kaynaklarını çarçur edenlere fırsat tanımayacağız. 23 Haziran'dan sonra, bu şehrin nimetlerini adam gibi kullanırsak, insanca harcarsak bu şehir herkesi mutlu edecek. İBB'de, yılda 5-6 milyar tasarrufla bütçe artısı elde edeceğimizi düşünüyoruz. Duyuyor ve görüyorsunuz, yapılan ihalelerde, harcamalarda derenin suyu ne hikmetse aynı yerlere akıyor. Hakkıyla, hukukuyla insanların kabiliyetleriyle herkes iş alsın. Bizim partiyle işimiz yok. 'Biz, partizanlığı bitirmeye geliyoruz' dedik. Partizanlık bitecek. Biliyorum, aranızda her partiden insan var. Geçmişte hangi partiye oy verirse versin bizim kardeşimiz. Ben iki partinin ittifakının, CHP'nin ve İYİ Parti'nin adayıyım. Ben, CHP'nin evladıyım. Bunu herkes biliyor. Partizanlığı bitirmeye, bu şehrin her insanını eşitlemeye, hangi belediye başkanı olursa olsun, onlar gibi 25 belediye başkanını 'ortak' kabul etmiyoruz, biz bu şehrin 39 belediye başkanını ortak kabul ediyoruz. Hepsi bizim. Bahsettikleri şey parti ülkesi. Öyle bir şey yok.''

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 5 1560191321 PHOTO 2019 06 10 21 21 37 e08ec

''OY VEREN, VERMEYEN HERKES BENİM KARDEŞİM''

''Ben, bu durumdan AK Partililerin de mutlu olmadığını biliyorum. Bu meydanda AK Partili, HDP'li, Saadet Partili dostlarım da var. Her partiden. Bu şehrin insanına, 16 milyon insanına, bana oy veren oy vermeyen diye bakanlar var. Bu şehrin insanlarına ben şöyle bakıyorum: Oy verenler vermeyenler değil. Oy vermeyenlere neredeyse 'terörist' demeye kalktılar. Oy veren vermeyen herkes benim kardeşim. Hangi yaşamdan, inançtan olursa olsun, Türkmüş, Kürtmüş, Lazmış, Çerkezmiş kardeşim. Onun için bu şehrin nimetlerini, ekonomisini herkesle, 16 milyon insanla paylaşacağız. Siyasi partiler araçtır, hizmet için araçtır. Biz hizmet etmeye geliyoruz. Bazıları için siyasi partiler amaç olabilir. Bizim için araç. Şu bebeğe, şu genç kızımıza, çocuklarımıza, şu şehrin milyonlarca çocuğuna hizmet etmeye geliyorum. Aynı zamanda şu cesur gençlerine, kızlarına erkeklerine hizmet etmeye, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum.''

''ALLAH, BİR AVUÇ İNSANA AKIL VERSİN!''

''Biz, bunları söylerken onlar ne diyor? Ben hak, hukuk, adalet diyorum. Onlar 'Pontus' diyor. Gülelim, vallahi gülelim. Ben israf, tasarruf diyorum, onlar 'Yunan' diyor. Ben huzur diyorum, onlar 'terörist' diyor. Ben birleşelim diyorum, onlar İstanbul'a 'Konstantinopol' diyor. Allah bir avuç insana akıl versin. Allah, 23 Haziran'da bu bir avuç insana akıl verecek. İçlerinde bir avuç insan çığırtkanlık yapıyor. Söylediklerimizi her gün tekrar eden insanlar. Bir bakıyorum il başkanları, milletvekilleri, bakanları konuşuyor. Rakibimiz bazen onlara eşlik ediyor, bazen de susuyor. Bu susan rakibim, sözüm ona bana devlet adamlığı tavsiyesinde bulunuyor. Allah şahit siz de şahit olun: Bu kardeşiniz hiçbir gün kötü söz söylemeyecek. Bu tavırları, kötü davranışları yapanlara sevgiyi saygıyı öğreteceğiz. Aynı zamanda erdemli olmayı, devletini, milletini sevmeyi, herkese eşit davranmayı öğreteceğiz.''

''HERKESE SAHİP ÇIKMAYA GELİYORUZ''

''Biliyorsunuz, İstanbul'da Saadet Partisi'nin adayı var. Sayın Necdet Gökçınar, Sevgiler saygılar gönderiyorum. Bir oğlunu bu süreçte işten çıkardılar. Rakibimizin bir diğer çocuğunu, İGDAŞ kurumu ile iş yapıyor, sözleşmesi var, sözleşmesini iptal ettiler. Diyorlar ki bizden olmayan iş yapamaz. Ben, 16 milyon insanı yaşatmaya geliyorum. Vicdanları yok oldu, ne yazık ki akılları da yok oldu. Ama biz 16 milyon insanı yaşatmaya geliyoruz. Soruyorum size bunun neresinde adalet var. Bunlar size ne söylerse söylesinler. Rakibimizin bir sözü var ya, İstanbul bize teslim edilemezmiş. Bu millet, İstanbul'un kime teslim edileceğine 31 Mart'ta karar verdi. 23 Haziran'da öyle bir ders verecek ki size sandıkta. Size aradaki farkı söylemiyorum bile.
17-18 gün kaldık ya görevde, bize çay getiren insanlara bile hesap sordular. Telefonu bağlayan santral memuruna bile hesap sordular. Bunlarda vicdan yok. Biz herkese sahip çıkmaya geliyoruz. Herkese sahip çıkacağız.''

''KREŞ HAMLEMİZİ ESENYURT'TAN BAŞLATACAĞIZ''

''Şu anda Esenyurt'tayız. 18 günde yaptıklarımızı biliyoruz. Öğrencilere ulaşımda indirip yaptık. Dini bayramlarda ücretsiz olan ulaşımı, milli bayramlara da taşıdık. Faturalarınızı kontrol etmişsinizdir, suya indirip yaptık. Biz, onların 17 yılda yapamadıklarını, 17 günde yaptık. Esenyurt'ta Kemal Deniz Bozkurt kardeşimle arkadaşımla çok güzel işler yapacağız. Esenyurt'un kadınlarını iş hayatına katacağız. Kreş hamlemizi buradan başlatacağız. Gençlerin işsizlik sorunlarını çözmek için istihdam ofislerimizi en yoğun şekilde burada çalıştıracağız. Esenyurt'ta en önemli sorunlardan birisi olan çevre, yeşil alan sorununu başkanımızla beraber çözeceğiz, yeni bir Esenyurt yaratacağız. Tapu sorununu biliyorsunuz. Mağdur olanlarla beraber çözeceğiz. Esenyurt'un bazı mahallelerinde uyuşturucu, bağımlılık sorunu olduğunu biliyoruz. İstanbul'un diğer yerlerinde olduğu gibi seferberlik başlatacağız.''

''ANLADINIZ SİZ ONU!''

''Onlar ne zaman görevden alınacaklarını bilemezler. Ben, bu şehrin insanlarını birleştiririm. Ben, bu şehrin insanlarıyla kol kola halay da çekeceğim, horon da oynayacağım. Bu şehrin inançlarına saygı gösteren bir insan olacağım. Tüm milli duyguları birlikte yaşayacağım. Bu şehre gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım. Ben, sizden dua istiyorum. Duanın değeri çok büyük. İçinizden gelen o güzel duaları benimle paylaşmanız çok önemli. Çok beğendiğim bir sözü paylaşmak istiyorum. Hz. Ebu Hanefi demiş ki, 'İnsanın tek bir gücü vardır. Muktedir olana duadır. Ey ümmetine muktedirlik taslayanlar, (anladınız siz onu) sizin muktedirliğiniz, benim duamın yanında zerredir. Konuşun. Ama hakaret yok. Kimseye kötü laf yok. Güzel sözlerle konuşun. Bu milletin aklıyla birleştirdiği bir duygu vardır: Tam bağımsız Türkiye ruhu. Sizleri çok seviyorum. Bu şehrin bütün mağdurlarına, bütün gariplerine, problem yaşayan bütün insanlarına sahip çıkacağım. EYT'lilere, ulaşımla uğraşan insanlarına, işsizlerine, 350 bin okutamadığımız, iş veremediğimiz gençlerine de Esenyurtlular'a da sahip çıkacağım. Bu şehirde mağdur insan olsun istemiyorum. 23 Haziran'da bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon insan kazanacak. Hepinizi çok seviyorum. 'İsrafa hayır tasarrufa evet' diyelim.''

''GÖREVE 5 YILLIĞINA GELDİĞİMİZİ BİLİRİZ''

''İstanbul ve Esenyurt'un bir gerçeği var ki mülteci sorunu. Mülteci sorununu ne yazık ki hep arka ceplerine attılar. İlgilenmediler. Biz, insanlığı iyi biliriz. Biz insana değer veririz. O ayrı. Ama mülteci dostlarımız mülteci olduklarını bilecek. Bu konuda ulusal bir politika geliştirmekten aciz davrananlara ulusal bir politika geliştireceğiz. Bu şehirde olan mültecilerin özellikle kadınlarına çocuklarına elbette destek olacak. Günün sonunda zamanı geldiğinde memleketlerine gitmek zorunda olduklarını elbette anlatacağız. Biz mülteci hukukunun ne olduğunu bilen insanlarız. Kucaklarız, barınma konusunda destek çıkarız. Kadınların, çocukların mağdur olmaması için çabalarız. Bu konuda koltuk işgal eden bir belediye başkanı olmayacağım. Ulusal ve uluslararası platformlarda anlatacağım. Sadece plajlardan fotoğraf göstererek bu sorun anlatılmaz. Mülteci sorununu anlamak için Esenyurt'a geleceksiniz. Bu sorunu bu kardeşinizle çözeceksiniz. Bu arkadaşlar çözemez kardeşim. Göreve geldiklerinde ne zaman gideceklerini bilmedikleri için çözemezler. Biz, 5 yıllığına göreve geldiğimizi biliriz.''

Karadeniz İmamoğlu için yollara döküldü...

GİRESUN İMAMOĞLU 1 1559747969 PHOTO 2019 06 05 17 38 06 1 38640

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Trabzon'dan Giresun'a yolculuğu, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle beklenenden uzun sürdü. 3 farklı ilçede seçim otobüsünün önünü kesen vatandaşlar, İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, kendiliğinden gelişen mini mitinglerde, İstanbul'dan tatile gelen vatandaşlara, 23 Haziran'da mutlaka sandık başında olmaları çağrısında bulundu. İmamoğlu, annesinin memleketi Görele'de, ''Her zaman yüzünüzü güldüren işler yapacağım. Sizlere mahcup olmayacağım. İstanbul'a dönüyoruz değil mi? Giresun'a, ardından Ordu'ya yetişmemiz lazım. Sonra da İstanbul'a dönüp, 23 Haziran'ı Türkiye'de demokrasi bayramı yapmam lazım. Benim için dua edin'' dedi.

GİRESUN İMAMOĞLU 2 1559747969 PHOTO 2019 06 05 17 38 06 2 20071

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na gösterilen yoğun ilgi, Trabzon'dan ayrıldıktan sonra devam etti. Giresun yolunda İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsünün yolunu zaman zaman kesen vatandaşlar, seçilmiş İBB Başkanı'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, yol üzerinde, Trabzon'un Beşikdüzü ve Giresun'un Eynesil ilçelerinde yüzlerce vatandaşa kısa birer konuşma yaptı. Vatandaşlar, otobüsün etrafında ve çevredeki üst geçitlerden İmamoğlu'nu görebilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, ''Şu 23 Haziran'ı hep birlikte atlatalım. İstanbul'dan gelenler şehre dönsün. İstanbul'da yakınları olanlar, akrabalarını, dostlarını, arkadaşlarını arayarak bizi anlatsın. Giresun'a ve Ordu'ya yetişeceğiz. Beni mutlaka ve mutlaka unutmayın. Dua edin. Allah şahit ki size söz veriyorum, bu kardeşiniz sizi mahcup etmeyecek. Her şey çok güzel olacak'' dedi. Seçim otobüsü, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle zorlukla yoluna devam edebildi.

GİRESUN İMAMOĞLU 3 1559747970 PHOTO 2019 06 05 17 38 09 1 6f777

ANNESİNİN MEMLEKETİ GÖRELE'DE KONUŞTU

Seçim otobüsünün rotası daha sonra Giresun merkezden önce Görele İlçesi'ne çevrildi. İmamoğlu'nu, annesinin memleketi olan Görele'de coşkulu bir kalabalık karşıladı. İmamoğlu, Görele'de yaptığı konuşmada ise, ''Benim güzel memleketim, nasılsınız? Görele'deki değerli hemşehrilerimi ve akrabalarımı minnetle selamlıyorum. İstanbul'da çok güzel işler yapacağız. Her zaman yüzünüzü güldüren işler yapacağım. Sizlere mahcup olmayacağım. İstanbul'a dönüyoruz değil mi? Giresun'a, ardından Ordu'ya yetişmemiz lazım. Sonra da İstanbul'a dönüp, 23 Haziran'ı Türkiye'de demokrasi bayramı yapmam lazım. Benim için dua edin. Ben, bu yörenin çocuğu olarak kendimi size, sizleri Allah'a emanet ediyorum'' diye konuştu. İmamoğlu'nun seçim otobüsü, vatandaşların sevgi gösterileri nedeniyle yaşanan izdiham nedeniyle Görele'den zorlukla ayrılabildi.

GİRESUN İMAMOĞLU 4 1559747971 PHOTO 2019 06 05 17 38 07 e365b

 

 

 

Trabzon'da İmamoğlu fırtınası...

 

Önce onbinlere konuştu, sonra horona durdu.

 

İmamoğlu: Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum…

 

İmamoğlu: Bu yürekli kardeşiniz asla vazgeçmeyecek…

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, memleketi Trabzon'da kelimenin tam anlamıyla fırtına gibi esti. İmamoğlu'nu bağrına basan Trabzonlular, konuşmanın yapılacağı alanı, saatler öncesinden hınca hınç doldurdu. Coşkulu kalabalığa heyecan dolu bir konuşma yapan İmamoğlu, ''İstanbul'dan gelenler geri dönmeli. Burada olanlar İstanbul'dakileri arayıp, konuşmalı. Partiler üstü süreç olduğunu anlatmalı. Bunu hep birlikte başaracağız. Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum. Beni güçlü kılacağınızı biliyorum. Siz de bilin ki, bu yürekli kardeşiniz asla vazgeçmeyecek. İstanbul'un güzel gençleri, bana hep şunu söyledi: Ekrem Abi, bize umut ol. Sen çalış, çabala. Biz biliyoruz ki, her şey çok güzel olacak. Ben, doğduğum kentin insanlarına kalbimdeki tüm sevgiyi iletiyorum. Benim için dua edin'' dedi. Konuşmasının ortasında sıcaktan bunalıp ceketini çıkaran İmamoğlu, mitingin sonunda ise seçim otobüsünün üzerinde horona durdu.

 

 TRABZON İMAMOĞLU 1 1559736575 PHOTO 2019 06 05 14 37 29 2 1 40f99

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon Atatürk Meydanı'ndaki halkla buluşmasından önce, kentte yayın yapan yerel bir gazeteye bayram ziyaretinde bulundu. Ardından Trabzon Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu'na geçen İmamoğlu, aralarında Trabzonspor'un eski başkanlarından ve teknik direktörlerinden Özkan Sümer'in de bulunduğu çok sayıda sporseverle bayramlaştı. İmamoğlu, federasyon girişinde alkışlarla karşılandı. Yerel kıyafetli kadınlar ve vatandaşlar İmamoğlu ile ''selfie'' yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, daha sonra alana geçerek, hemşehrileriyle buluştu. İmamoğlu'na çok sayıda milletvekili de eşlik etti. Tarihi günlerinden birini yaşayan meydanı hınca hınç dolduran Trabzonlular, İmamoğlu'na, ''Her şey çok güzel olacak'', ''Trabzon seninle gurur duyuyor'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu'nun aracı, konuşma yapacağı seçim otobüsüne, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla ulaşabildi.

 TRABZON İMAMOĞLU 2 1559736577 PHOTO 2019 06 05 14 37 28 5272d

İmamoğlu, otobüsün dört bir yanını dolduran coşkulu kalabalığa özetle şu konuşmayı yaptı:

 

''BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN''

 

''Ne güzelsin benim doğduğum şehir Trabzon. Sizleri çok seviyorum. Bu güzel gönlümdeki sevgiyi, bu şehrin çocuklarına, gençlerine, kadınlara, ağabeylerime, ablalarıma anlatmaya söz yetmez. İyi ki varsınız. Bu kardeşiniz, sizinle bayramlaşmaya, bayramınızı kutlamaya geldi. Bayramınız mübarek olsun. Keşke imkan olsa, her birinizi tek tek kucaklasam. Ama şu anda bütün sevginiz ve dualarınız bana geldi, hissediyorum bunu. Hücrelerimde var. Dünyanın en mutlu, en bahtiyar insanıyım. Sizin adınızla bu şehrin bir doğmuş çocuğu, evladı olarak sizleri mahcup etmeme adına yol yürüyeceğime, ahlaklı, anlamlı ve idealist, bu güzel milletin, Türk milletinin kıymetli bir evladı olarak yol yürüyeceğime hepinizin huzurunda söz veriyorum.''

 TRABZON İMAMOĞLU 3 1559736575 PHOTO 2019 06 05 14 37 32 d35ca

''81 İLİN SELAMINI GETİRDİM''

 

''Ben, bu meydanda bu güzel coğrafyanın insanının yanı sıra Rizeliler, Artvinliler, Gümüşhaneliler de var, biliyorum. Bizi yalnız bırakmadılar, biliyorum. Bu meydana, çocukluğumda heyecanla milli bayramlarda yürüyüş yapmaya gelirdim. Bu yollarda tüm heyecanımla bir Türk çocuğu olarak yürürken, bayrağını ve milletini hisseden, Cumhuriyet'i benimsemiş, Atatürk'ün bir evladı olarak yol yürüyeceğim. Ne mutlu bana. 6-7 yaşından liseyi bitirene kadar bu güzel şehrin her anına eşlik etmiş, bütün gönlüyle burada var olmuş bir kardeşinizim. Akçaabat'ın 40 haneli Cevizli Köyü'nde doğmuş, Sera'da çocukluğu ve gençliği geçmiş, Pazarkapı Mahallesi'nde dedemle her sabah esnafına selam verip almasını öğrenen bir evlat olarak büyüdüm. Sonra burada Kanuni Süleyman İlkokulu'nda öğrenci oldum. Orada bu şehrin çocuk esirgeme kurumundaki çocuklarıyla büyümüş bir kardeşinizim. Köşk Ortaokulu'nda okudum. Sonra Allah nasip etti, bana göre dünyanın en güzel eğitim ocaklarından biri olan Trabzon Lisesi'nin evladı, öğrencisi oldum. Ben, tüm benliğini, kişiliğini burada elde etmiş bir kardeşinizim. Heyecanımla, ahlakımla, saygısı, sevgisi ve milletine olan bağlılığıyla sizi temsil ediyorum. Sizin evladınızım. Allah nasip etti İstanbul'a gittim. İstanbul'da herkesi, her semtini tanıdım. İstanbullu hemşehrilerime, 'Size Trabzon'un, Giresun'un, Ordu'nun, Artvin'in, Karadeniz'in selamı var' diyorum. Şimdi de ben size İstanbul'un, Diyarbakır'ın, Şanlıurfa'nın, İzmir'in, Tekirdağ'ın, Edirne'nin, Ankara'nın, Manisa'nın, 81 ilin insanının selamını getirdim. İstanbul'un selamını getirdim.''

 

''UŞAGUM; KÖTÜ UŞAK OLMA!''

 

''Yola çıktığımız ilk günden itibaren milletimize, insanlarımıza hep güzel şeyler söylemek istedim. Kötü dilin hiç kimseye faydası yok. Bana anacığım derdi ki, 'Uşağum, kötü uşak olma.' Ben, Trabzon'un bir uşağıyım. Trabzon'un uşağı, kötü söz söylemez, milletine örnek olur. Beni seyreden, beni gören Trabzon'un gençleri diyecek ki, 'İşte ben Ekrem Abi gibi olmak istiyorum.' Ben, bu şehrin gençlerinin Ekrem Abisi'yim. Benim sorumluluğum büyük. (Ceketini çıkardı.) Vallahi terledim. İstanbul'da seçimi kazanmış bir belediye başkanıyım. Ama bir avuç insan Türkiye'nin demokrasi sürecine sıkıntı verdi. Hep beraber bu süreci tamir edeceğiz. Bizim insanımız, demokrasiye, cumhuriyete ve özgürlüğe alışmış insanlardır. Bizim insanlarımız, yüreğinde, 'tam bağımsız Türkiye' diyen insanlardır. Biz süreci tamir ederken, birileri kötü sözler söyleyebilirler. Ben o laflara girmek bile istemiyorum. 'Çaldılar' diyebilirler, şunu diyebilirler, bunu diyebilirler. Hiçbir önemi yok. Biz, bu saatten sonra yapacağımız işe bakıyoruz.''

 TRABZON İMAMOĞLU 5 1559736576 PHOTO 2019 06 05 14 37 30 2 1 cc9fd

''BANA DUA EDİN…''

 

''Bir avuç insanın yaptığı yanlışlardan milletimizi kurtarmak istiyoruz. İlerleyen yıllardaki her seçimin tartışmalı hale geleceği bir sürecin arifesindeyiz. Kendimi bu yolda, İBB'nin yeni seçiminde yeniden seçileceğini bilen bir kardeşiniz olarak demokrasi mücadelesi vereceğim. Tüm hemşehrilerimizin desteğine ihtiyacım var. Bana dua edin. İstanbul'daki yakınlarınızla konuşun. Bu süreci hızla tamir edeceğim. İptal nedenini Ramazan ayının başında açıklayanlar, Ramazan ayının sonunda iptal nedeninin anlamsız olduğunu açıkladılar. Bu milletin ekmekten, sudan daha fazla ihtiyacı hak, hukuk ve adalet. Bu üçlü olmadı mı insanların yaşaması için bir anlam kalmıyor. Milletimizle beraber düzelteceğiz.''

 

''İNSANLARIN GÖNLÜNDE TAHT KURDUK'

 

''18 gün görevde kaldım. Bu süre içinde çok güzel mesajlar verdik. Yaptığımız hizmetlerle insanlarımızın gönlünde taht kurduk. 18 gün milletimizi mutlu ederken, birilerinin de aklını başından aldı. 18 günde çıldırdılar, ben var ya o bir avuç insanı 1800 günde deli edeceğim. O kadar güzel hizmetler yapacağım ki, şaşıracaklar. Bu süreçte, hep şunu savundum. Kardeşim hizmet yarışı yapalım. Millet 2024'e kadar İstanbul'u sen yönet dedi. Size de 2023'e kadar Cumhurbaşkanlığı yetkisi verdi. Ama bu arkadaşlar bundan anlamadılar. Ekrem aşağı, Ekrem yukarı. Milletin en büyük sorunu ekonomi değil mi? Aranızda işsizler var mı? E bunları çözelim. Birçok gencimiz işsiz. Onlar ne yapıyor, eski belediye yöneticilerine belediye, banka yönetim kurullarında makam arıyorlar.''

 

''YUNANMIŞ, PONTUSMUŞ, TERÖRİSTMİŞ… ALLAH AKIL VERSİN!''

 

''Bu anlayış, tükenmişlik anlayışı. Üretemiyorlar. İnsanların önüne akılcı çözümler koyamıyorlar. Bu anlayışla, bu bir avuç insan bu süreci yönetemez. Bir dur diyeceğiz. Çünkü kibir, halkından uzak, insanlarıyla diyalog kuramayan anlayışa hep birlikte güle güle demeliyiz. Partizanlık yok. Partiler, hizmet için birer araç. Esas olan millettir. Bu anlayışın hakim olması, makamı yükseldikçe boynu bükülen anlayışı temsil ediyoruz. Bu anlayış kazanacak, göreceksiniz. Bütün bu dediğim işleri üretemeyen insanlar… Neymiş? Ekrem, Yunanmış, Pontusmuş, teröristmiş… Allah akıl versin. Köyümü ziyaret ederken sordular, ben dedim ki ben bir tek anamın kucağını biliyorum. Anamın babamın köyünün ocağını biliyorum. Allah akıl versin.''

 

''DUALARINIZA ONLARIN DA İHTİYACI VAR!''

 

''Sizin dualarınıza onların da ihtiyacı var. Akıl uçmuş. Ekrem'in inancıyla, etnik kökeniyle uğraşıyorlar. Etnik köken üzerinden insana hakaret edilmez. Ermeni, Süryani, Rum vatandaşına saygı duyan bir anlayışa sahibim. İnancıyla ilgili de ölçmeye çalışıyorlar. Size bakıyorlar, etnik kökeninizi, inancınızı ölçüyorlar. Bu ülkede 82 milyon vatansever var. Kötü yönetici örneklerini azaltacağız. İstanbul'dan gelenler geri dönmeli. Burada olanlar İstanbul'dakileri arayıp, konuşmalı. Partiler üstü süreç olduğunu anlatmalı. Bunu hep birlikte başaracağız. Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum. Beni güçlü kılacağınızı biliyorum. Siz de bilin ki, bu yürekli kardeşiniz asal vazgeçmeyecek. İstanbul'un güzel gençleri, bana hep şunu söyledi: Ekrem Abi, bize umut ol. Sen çalış, çabala. Biz biliyoruz ki, her şey çok güzel olacak. Ben, doğduğum kentin insanlarına kalbimdeki tüm sevgiyi iletiyorum. Benim için dua edin.''

 

KONUŞMA BİTTİ, İLGİ SÜRDÜ!

 

Konuşmasının ortasında sıcaktan bunalıp ceketini çıkaran İmamoğlu, mitingin sonunda ise seçim otobüsünün üzerinde horona durdu. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla yol aldı. Trabzonlular, yol boyu İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. Seçim otobüsünün yolu, vatandaşlar tarafından sık sık kesildi. İmamoğlu, vatandaşlara otobüs içerisindeki mikrofon aracılığıyla teşekkür etti. Vatandaşlar, İmamoğlu'nun elini sıkmak ve fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

*********************************************************************************************************************************************************

Başkan horona durdu ,vatandaşlar ışık tuttu!

ORDU İMAMOĞLU 1 559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 24 aecff

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon'da başlatıp, Giresun'la devam ettirdiği Karadeniz turunu Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda noktaladı. Konuşmasının sonunda çalan Karadeniz ezgisine kayıtsız kalmayan İmamoğlu horona dururken, vatandaşlar da cep telefonlarının ışıklarıyla seçilmiş İBB Başkanı'na eşlik etti. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon'da başlatıp, Giresun'la devam ettirdiği Karadeniz turunu Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda noktaladı. İmamoğlu, diğer kentlerde olduğu gibi, Ordu'da da büyük ilgiyle karşılaştı. İmamoğlu'nun seçim otobüsü, konuşma yapılacak alana yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla ulaşabildi. Binlerce coşkulu vatandaş, İmamoğlu'na ''Ekrem Başkan'', ''Ordu seninle gurur duyuyor'', ''Dik dur arkanda Ordu var'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla sevgi gösterilerinde bulundu. Evlerin ve iş yerlerinin balkonlarından, çatılarından da İmamoğlu'na destek yoğun oldu. Ordulular'a, ''Siz kimi karşılıyorsunuz biliyor musunuz'' şeklinde seslenen İmamoğlu, yanıtı da kendisi verdi: ''Evladınızı, yol arkadaşınızı karşılıyorsunuz. Bu evladınız sizi hiçbir zaman mahcup etmeyecek.''

ORDU İMAMOĞLU 2 1559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 25 2 1 52614

''BUNLARI, 'AMİN' DİYE DİYE AKILLI YAPACAĞIZ''

Kendisini 31 Mart öncesinden misli misli güçlü hissettiğini belirten İmamoğlu,. ''Sizler, ben televizyonlarda konuşurken, çocuklarınızın kulaklarını kapatmasını istemeyeceksiniz. Birileri kötü sözü gelenek haline getirmiş. Birileri işi gücü bırakmış, benimle uğraşıyor. 18 günde bile İstanbul'a hizmet ürettim. Akılcı ve şeffaf bir yönetim olduğumuzu ispat ettik. Dertleri, Ekrem'in soyu sopu Neymiş? Yunanmış, Pontusmuş. Allah akıl versin bunlara ya. Ben, onların yürüdüğü akılsız yola girmeyeceğim. Sırtımı onlara, yüzümü size döneceğim. Onların hepsini Allah'a havale ediyorum. Dün birisi Trabzon'da diyor ki, 'Terörün kucağında'. Ben, bir tek anamın kucağını bilirim. Allah onu diyenlere de akıl versin. Niye diyorum biliyor musunuz? Bol bol 'Amin' deyin diye. 'Amin' diye diye bunları akıllı yapacağız. Bu kardeşiniz İstanbul'da görev yaparken en önemli görevi şu olacak: Namuslu, ahlaklı, çalışkan olmaya söz veriyorum. Sizi asla mahcup etmeyeceğim. Beni izleyenlere örnek olacağım'' dedi.

ORDU İMAMOĞLU 3 1559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 27 1b4c3

''ONLAR KAVGA, BEN BARIŞ İSTİYORUM''

''Karadenizli hemşehrilerimin benimle gurur duyması için örnek olmaya söz veriyorum'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Çocuklara hizmet etmeye söz veriyorum. Bayrağıma, milletime, vatanıma bağlı kalarak namuslu olmaya söz veriyorum. Ben, 40 haneli bir köyde doğmuş Karadeniz'in bir çocuğu olarak İstanbul'da üniversitesini bitirmiş bir anne babanın evladı olarak İstanbul'a belediye başkanı oluyorsam, bunu neye borçluyum? Cumhuriyet'e, demokrasiye ve Atatürk'e borçluyum. Ben, İstanbul'a giderken sizlerin selamlarını İstanbul'a götüreceğim. Ben İstanbul'da herkesi kucaklaştıracağım barıştıracağım. Onlar kavga ettirmek istiyor, ben, barıştıracağım. Atatürk ne demiş, 'Yurtta barış cihanda barış.' Onun için İstanbul'u barıştırmak benim en önemli görevim olacak. Size söz veriyorum Her şey çok güzel olacak.''

ORDU İMAMOĞLU 4 1559760947 PHOTO 2019 06 05 21 49 31 42186

Konuşmasının sonunda çalan Karadeniz ezgisine kayıtsız kalmayan İmamoğlu horona dururken, vatandaşlar da cep telefonlarının ışıklarıyla seçilmiş İBB Başkanı'na eşlik etti. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

ORDU İMAMOĞLU 5 1559760948 PHOTO 2019 06 05 21 49 24 2 9267a

 

 

Pentogan'dan bir S-400 tepkisi daha: Rusya'ya asker gönderilmesi dönüm noktası oldu..

Ankara-Washington hattında devam eden S-400 krizi 'doğrudan yaptırımlar'la yeni bir süreç girerken, Pentogan'dan Türkiye'ye bir tehdit daha geldi. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Lord, Türk askerlerinin S-400 eğitimi için Rusya'ya gönderilmesinin ABD'de hayal kırıklığı yarattığını belirterek "Türkiye F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılacak" dedi.
Savunma Bakanlığı S-400 kriziyle ilgili basına brifing verdi. ABD Savunma Bakan vekili Shanahan'ın, Bakan Akar'a gönderdiği mektubun da değerlendirildİği brifingde ABD Savunma Bakan Yardımcısı Ellen Lord, Türkiye'nin; askerlerini S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya'ya gönderme kararının ABD'yi hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.

Lord, ABD'nin Türkiye'nin askerleri uzmanlarını S-400 füze savunma sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya’ya gönderme kararının ülkesi için dönüm noktası olduğunu belirterek, gelişmenin hayal kırıklığına neden olduğunu söyledi.

Washington'un Türkiye ile stratejik ortaklığa ve diyaloğa büyük değer verdiğini söyleyen Lord "Ancak ABD, Türkiye'nin S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için personel gönderdiğini öğrenince hayal kırıklığına uğradı. Bu ABD için dönüm noktası oldu. S-400’ler F-35’lerle uyumlu değil. Türkiye’nin S-400 sistemlerini teslim alması durumunda F-35’leri alamayacaklarını her düzeyde net bir şekilde ifade ettik" dedi.

"HENÜZ GERİ DÖNÜLEMEYECEK NOKTAYA GELMEDİ"

 


Bunun yanında atılan adımlardan hiçbirinin şimdiye kadar geri dönülemeyecek hale gelmediğini vurgulayan Lord "Eğer Türkiye S-400’lerin alımından vazgeçme kararı alırsa biz program kapsamındaki olağan faaliyetlerin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz " diye konuştu.

F-35 TEHDİDİ

Pentagon yetkilisi, özellikle de Türkiye’nin önümüzdeki çarşamba yapılması planlanan F-35'lerle ilgili yıllık yuvarlak masa toplantısına katılmayacağını, ayrıca programla ilgili norm güncellemelerinin de Türkiye'nin katılımı olmadan gerçekleştirileceğini ifade etti. Lord, tüm bunların 'Türkiye'nin F-35 program yönetim faaliyetlerine katılımının düzenli bir şekilde sona ermesinin kolaylaştırılması amacıyla' yapıldığına dikkat çekti.

Lord ayrıca Washington ile Ankara arasında anlaşma sağlanamaması durumunda şu anda F-35 eğitiminden geçen tüm Türk pilotların ve eğitmen pilotların 31 Temmuz'a kadar ABD'yi terk etmesi gerekeceğini de sözlerine ekledi.

 


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a gönderilen mektupta da F-35 projesinden Türkiye'nin çıkarılacağı belirtildi.

Metnin tamamı şöyle:

Sayın Bay Bakan,

Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimizin kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloguna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir.

‘S-400 EĞİTİMİNE PERSONEL GÖNDERMENİZ HAYAL KIRIKLIĞI’

Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır. Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

‘F-35 TÜRKİYE’NİN KATILIMI DIŞINDA İLERLEYECEK’

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

‘YAPTIRIMLAR DEVREYE GİRECEK’

F-35’ler dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

‘MİLLİ GELİRDE KAYIPLAR YAŞANACAK’

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.”

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) seçimlerin yenilenmesine karar verdiği 7 seçim bölgesinden Denizli'nin Honaz, Artvin'in Yusufeli ve Kırıkkale'nin Keskin ilçeleri ile Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesindeki yenileme seçimlerinde oy verme işlemi sona erdi.

Kesin olmayan sonuçlara göre Adıyaman Besni'de seçimi DSP, Kırıkale Keskin ve Artvin Yusufeli'de AKP, Denizli Honaz'da ise CHP seçimi kazandı.

YSK’nin 31 Mart’taki Mahalli İdareler Seçimleri’ni iptal ederek yenileme seçimlerinin 2 Haziran’da yapılmasına karar verdiği ilçelerden cezaevi sandıkları hariç Honaz’da 21 bin 810 seçmen 76 sandıkta, Yusufeli’nde 5 bin 219 seçmen 20 sandıkta, Keskin’de 6 bin 396 seçmen 24 sandıkta, Besni’ye bağlı Kesmetepe beldesinde ise bin 205 seçmen 7 sandıkta oy kullandı.

SONUÇLAR AÇIKLANDI

Denizli'nin Honaz ilçesinde resmi olmayan sonuçlara göre seçimi CHP Adayı Yüksel Kepenek kazandı.

Kesin olmayan sonuçlara göre Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde yenilenen seçimi 2 bin 426 oy alan AKP’nin adayı Dede Yıldırım kazandı.

Artvin’in Yusufeli ilçesinde yenilenen seçimi resmi olmayan sonuçlara göre Cumhur İttifakı’nın adayı AKP’li Eyüp Aytekin kazandı.

ADIYAMAN KESMETEPE’DE DSP KAZANDI

Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesinde belediye başkanlığı seçimini kesin olmayan sonuçlara göre Demokratik Sol Partinin (DSP) adayı Ali Yılmaz kazandı.

Beldede okullarda kurulan sandıklarda saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi saat 17.00’de sona erdi.

Bin 211 seçmenin olduğu beldede, bin 115 kişi oyunu kullandı.

Seçimde, AKP 65, CHP 325, Demokrat Parti (DP) 320, MHP 3 ve DSP ise 370 oy aldı. Seçimde, 32 oy ise geçersiz sayıldı.

Oy verme işleminin ardından seçimi kesin olmayan sonuçlara göre DSP’nin adayı Ali Yılmaz kazandı.

9 Nisan’da Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesinde seçimlerin iptal olduğu bildirilmişti.

31 Mart seçim sonuçlarına göre beldede, CHP 281, DP 281, DSP 242 oy almıştı. DSP Kesmetepe beldesi belediye başkan adayı Ali Yılmaz, 1081 No’lu sandıkta mükerrer oy kullanıldığının tutanakla tespit edildiği, diğer adayların oylarının eşit olduğu gerekçesiyle İlçe Seçim Kuruluna başvurarak seçim sonuçlarına itiraz etmiş, İlçe Seçim Kurulunun ret kararının ardından Yılmaz, İl Seçim Kuruluna yaptığı itirazın da reddedilmesiyle seçimlerin iptali için YSK’ye itiraz etmişti.

YSK, İl Seçim Kurulunun kararını kaldırarak seçimin iptaline ve Kesmetepe beldesinde 2 Haziran’da seçimlerin yenilenmesine karar vermişti.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Akçaburgaz Mahallesi'nde düzenlenen sokak iftarına katıldı. Yüzlerce vatandaşla beraber orucunu açan İmamoğlu, ''Hiçbir makam, hayata dair hiçbir şey kalıcı değil, geçici. Güzel iz bırakıp, güzel mesajlar vermek, ona göre herkesin, 'Allah razı olsun' dediği bir hayat geçirmek hepimizin emeli. Bugüne baktığımızda talip olduğumuz makam ya da 31 Mart'ta seçildiğimiz makam da böyle bir şey.Allah nasip eder, 5 yıl görev yaparsınız ama biter. Bittiği zaman, gitmeyi bilmek lazım. Gitmeyi bilmeyenler, sanki kendi mülkü gibi davrananlar, aslında inancımıza dair bence eksiği olan insanlar'' dedi.

 

İMAMOĞLU ESENYURT 2 1559414033 PHOTO 2019 06 01 21 21 34 2 d1a59

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını Esenyurt Akçaburgaz Mahallesi'nde yüzlerce vatandaş ile birlikte açtı. İş adamı Seyfettin Başkan'ın düzenlediği sokak iftarında İmamoğlu'na, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ile Beylikdüzü Belediye Başkan Mehmet Murat Çalık eşlik etti. Vatandaşlar, sokağa giren İmamoğlu'nu, alkışlar ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla karşıladı. Vatandaşlar, İmamoğlu ile fotoğraf çektirme yarışına girdi. İftar öncesinde ilk konuşmayı Bozkurt yaptı. Bozkurt'un ardından mikrofonu alan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

 

İMAMOĞLU ESENYURT 3 1559414034 PHOTO 2019 06 01 21 21 34 1 71da4

''GİTMEYİ BİLMEYENLER, EKSİK İNSANLAR''

 

''Ramazan ayı, gözü açıp kapattık, bitti. Aslında bu bize bir mesaj. Ramazan ayı gibi, hayat da böyle. Hayata güzel izler bırakmak gerekir. Hiçbir makam, hayata dair hiçbir şey kalıcı değil, geçici. Güzel iz bırakıp, güzel mesajlar vermek, ona göre herkesin, 'Allah razı olsun' dediği bir hayat geçirmek hepimizin emeli. Bugüne baktığımızda talip olduğumuz makam ya da 31 Mart'ta seçildiğimiz makam da böyle bir şey. Allah nasip eder, 5 yıl görev yaparsınız ama biter. Bittiği zaman, gitmeyi bilmek lazım. Gitmeyi bilmeyenler, sanki kendi mülkü gibi davrananlar, aslında inancımıza dair bence eksiği olan insanlar. Çünkü dünyaya dair her görev geçici. Hiçbir görev kalıcı değil. Duam odur ki, ne kadar görev yaparsanız yapın, ister 1 yıl, ister 5 yıl, ne kadar olursa olsun layıkıyla yapmak çok önemli.''

 

İMAMOĞLU ESENYURT 4 1559414034 PHOTO 2019 06 01 21 21 35 a6205

''18 GÜNDE İZ BIRAKTIK''

 

''Esenyurt'ta yeni bir başkanımız var; Kemal Deniz Bozkurt, Allah yolunu açık etsin. Size hizmet edecek. Bizim de amacımız o. 18 gün makamda kaldık. 18 günde bile hizmet etme çabasında olduk. 18 günde iz bıraktık. İnsanlar, 'Allah razı olsun sizden. Bize her gün zam yapan insanlara indirim yapmayı hatırlattınız' diyor. Öğrenciye indirim yaptık. Su faturalarınıza indirim yaptık. Hayatınızın her alanına dokunmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki bu şehrin insanlarının günleri iyi geçmiyor. İşsizlik artıyor, gelir düşüyor. Pazarlarda fiyatlar artıyor. Böyle bir ortamda yardımlaşmamız lazım. Yardımı önce kamu eli yapar. Ama bunu sadaka verir gibi yapmaz. Görevi gereği yapar. Size bu şehrin imkanlarını dağıtır. Mahalle mahalle çocuklarınız için çalışacağız. Kadınlara yardımcı olacağız. Yardımlaşacağız. Barışacağız. Kucaklaşacağız. Etnik kökeni, siyasi partisi, şucuymuş, bucuymuş bakmayacağız. Herkes bir arada mutlu yaşayacak. Tam da Ramazan ayının bize söylediği gibi olacağız.''

 

İMAMOĞLU ESENYURT 5 1559414035 PHOTO 2019 06 01 21 21 35 1 aa0b4

Konuşmaların bitiminden kısa bir süre sonra ezan okundu ve İmamoğlu ile vatandaşlar orucunu açtı. Vatandaşların İmamoğlu'na ilgisi, iftar sonrasında da devam etti. Vatandaşlar, ''selfie'' yaptıkları İmamoğlu'na, ''Trabzon'da doğdu / İstanbullu oldu / Ekrem İmamoğlu'' bestesiyle sevgi gösterilerinde bulundu.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü seçim turuna Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki semt pazarında başladı. Vatandaşların ve pazarcı esnafının yoğun ilgi gösterdiği İmamoğlu, cep telefonlarından canlı yayın yapan yurttaşların yakınlarıyla da konuşma fırsatı buldu. Pazar ziyaretinde her zaman olduğu gibi, İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Bu diyalogların birinde yaşlı ir vatandaş kalabalık arasındaki İmamoğlu'na, ''Alooo İmamoğlu sen misin'' diyerek seslendi. İmamoğlu, ''Ben de Rizeliyim'' diyen yaşlı kadına, ''Dua et bana'' karşılığını verdi. İmamoğlu'nun bu sözlerine yaşlı kadının yanıtı, ''Hem de nasıl dua ediyorum'' oldu. İmamoğlu, Cuma namazını pazar yakınındaki Yenibosna Merkez Camii'nde kıldı. İmamoğlu'nun camiden ayrılışı sırasında bir kişi, ''Kahrolsun PKK'' diye bağırdı. Provokatör polis tarafından gözaltına alındı. Cami önünde İmamoğlu'nu bekleyen yüzlerce vatandaş, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla seçilmiş İBB Başkanı'na destek vererek, provokatörü yuhaladı.

ALOOO 2 1559307159 PHOTO 2019 05 31 14 43 27 1 13a38

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü seçim turuna Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki semt pazarını ziyaret ederek başladı. Pazarda, üzerlerinde, ''Her şey çok güzel olacak'' ve ''İmamoğlu varsa umut var'' yazılı bez torbalar dağıtıldı. Pazar girişinde alkışlarla karşılanan İmamoğlu, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi. Bir pazarcı esnafı, İmamoğlu'nun, ''Bereketli olsun'' sözlerine, ''Sen geldin pazara bereket geldi'' şeklinde karşılık verdi. Bu sırada yaşlı bir kadın vatandaş ''Çok üzülüyorum. Sana hep dua ediyorum'' dedi ve İmamoğlu'na sarılarak ağladı. İmamoğlu, vatandaşı, ''Senin duan kabul olur'' sözleriyle teskin etti. Başka bir yaşlı kadın vatandaş da kalabalık arasındaki İmamoğlu'na, ''Alooo İmamoğlu sen misin'' diyerek seslendi. İmamoğlu, ''Ben de Rizeliyim'' diyen yaşlı kadına, ''Dua et bana'' karşılığını verdi. İmamoğlu'nun bu sözlerine yaşlı kadının yanıtı, ''Hem de nasıl dua ediyorum'' oldu.

ALOO 3 1559307159 PHOTO 2019 05 31 14 43 25 1 07e72

''BÜTÜN TÜRKİYE'Yİ GEZECEĞİM; KUCAKLAŞACAĞIZ''

Cep telefonlarıyla kayda giren birçok vatandaş, yakınlarını canlı yayınlarla İmamoğlu ile buluşturdu. İmamoğlu, bu konuşmaların birinde Muş'ta ikamet eden bir vatandaşa, ''Muş'a sevgiler. Bütün Türkiye'yi gezeceğim. Kucaklaşacağız'' şeklinde seslendi. Pazarcı babasının yanında tezgahta bulunan 8 yaşındaki Muhammet Salih Yıldırım, ''Ekrem Abi, her şey çok güzel olacak'' diyerek İmamoğlu'nun boynuna sarıldı. İmamoğlu, küçük Yıldırım'a okulunu ihmal etmemesi tavsiyesinde bulundu. Vatandaşların yoğun ilgisi altında turunu bitiren İmamoğlu, pazardan, ''Halkın umudu İmamoğlu'' sloganıyla uğurlandı. İmamoğlu, pazarın ardından aynı mahalledeki Yenibosna Merkez Camii ve Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nde vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşlarla bir süre sohbet eden İmamoğlu, Cuma namazını Yenibosna Merkez Camii'nde kıldı. İmamoğlu'nun camiden ayrılışı sırasında bir kişi, ''Kahrolsun PKK'' diye bağırdı. Provokatör polis tarafından gözaltına alındı. Cami önünde İmamoğlu'nu bekleyen yüzlerce vatandaş, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla seçilmiş İBB Başkanı'na destek vererek, provokatörü yuhaladı.

ALOOO 4 1559307157 PHOTO 2019 05 31 14 43 26 2 109b7

 

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Güngören Haznedar Meydanı'nda vatandaşlarla buluştu. Buluşmada konuşan İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın, ''Türkiye'de siyasi kadro yok. Sadece bizde kadro var'' sözlerine, şu yanıtı verdi:
''Onlarda nasıl bir kadro varsa, aynı isimler dolaşıp duruyor. Bir bakıyorsunuz belediye başkanı, yetmedi orada aday. Aynı şeyi kendi de yaşıyor. Efendim, en iyi kadro onlarda varmış. Zannediyor ki, sadece kadro onların partilerinde var. Niye biliyor musunuz? Halktan uzaklaştılar. Ben de diyorum ki, onlara söylüyorum; bizim İstanbul'da tam 16 milyon kadromuz var. Bu ülkenin ve şehrin pırıl pırıl gençleri var, yetişmiş insanları, akademisyenleri var.'' İnancın Allah'la kulu arasında olduğunu kaydeden İmamoğlu, ''Kullandıkları kirli dille insanları ayrıştırıyorlar. Hiç kimse benim inancımı sorgulayamaz ve milli duygularımla yarışamaz. Çünkü ben de hiç kimsenin inancıyla, milli duygularıyla yarışamam. Onları yargılayamam. Allah'ın işine niye karışıyorsunuz? Caminin önünde bile provokasyon yapan birkaç tip çıkıyor. Önemli değil. Biz, her şeyin farkındayız. Bu ülkenin ve şehrin maneviyatını başımızın üstünde taşımaya geliyoruz'' dedi.

 

 16 6 BU İLK İKİ1559323064 PHOTO 2019 05 31 19 24 13 fb9f6

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haznedar Meydanı'nda vatandaşlarla buluştu. Binlerce coşkulu vatandaş, İmamoğlu'nu, ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla karşıladı. Vatandaşlar, çevredeki binaların balkonlarını doldurdu. İmamoğlu, sözlerine, ''İstanbul'u ve cennet memleketimi çok seviyorum. Her şey sevgiyle başlar'' şeklinde başladı. Aralarında kendi oğlunun da bulunduğu LGS sınavına girecek öğrencilere başarılar dileyen İmamoğlu, ''Çocuklarınızı sakın üzmeyin, sırtlarını sıvazlayın. Çocuklara, 'Ekrem Abiniz, 'Her şey çok güzel olacak' dedi, deyin.' Onlarla bu şehre değer katacağımızı biliyoruz. İlk adımlarımızı gençlerimiz için attık. Gençlerimize indirimler yaptık. Herkes kimin yaptığını biliyor. Daha sürprizlerimiz olacak. Suya indirim yaptık. Faturalarınızı kontrol edin. Büyük sıkıntı duydular. 18 günde bu kadar olur mu deyip, hafif çıldırdılar. 1800 gün görev yapacağım. 1800 günde onları deli edeceğim, deli. Hep birlikte başaracağız. Gençlerin önünü açacağız. Onların 'Ekrem Abisi' olmaya geliyorum'' dedi.

 

''YÖNETENLERİ KİBİR KAPLADI''

 

Ülkeyi ve şehri yönetenlerin halktan uzaklaştığını vurgulayan İmamoğlu, ''Yönetenleri kibir kapladı. Üretemiyorlar. Son zamanlarda, Ramazan ayında tek yaptıkları şey, yalan söylemek ve iftira atmak. Allah akıl versin. Bunun nedeni üretememek. Dar bir çevreye tıkandılar. Biz, milletimizi barıştırmaya geliyoruz. Bir-iki gün önce bir konuşma yaptı rakibimiz. Dedi ki, 'Türkiye'de siyasi kadro yok. Sadece bizde kadro var.' Onlarda nasıl bir kadro varsa, aynı isimler dolaşıp duruyor. Bir bakıyorsunuz belediye başkanı, yetmedi orada aday. Aynı şeyi kendi de yaşıyor. Efendim, en iyi kadro onlarda varmış. Zannediyor ki, sadece kadro onların partilerinde var. Niye biliyor musunuz? Halktan uzaklaştılar. Ben de diyorum ki, onlara söylüyorum; bizim İstanbul'da tam 16 milyon kadromuz var. Bu ülkenin ve şehrin pırıl pırıl gençleri var, yetişmiş insanları, akademisyenleri var. Bunların ne yapmak istediğini anlamıyorum. 'Kadro yok' diyorlar. Kendi içlerindeki yetenekli ve becerikli insanları da devre dışı bıraktılar. Onları da yok sayıyorlar. Ben, bu şehrin insanlarına her yerde, her ortamda şans vereceğim, önlerini açacağım. Gençlerle, kadınlarla, bu şehrin insanlarıyla çalışacağım. Size söz veriyorum. Benim de var ama ben çalışmayacağım. Kardeşimle, damadımla, kızımla, oğlumla çalışmayacağım. Onlar işine baksın. Ben, 16 milyon insanımla çalışacağım. Ben, sizi mahcup etmeyeceğim, siz de beni hiçbir zaman mahcup etmeyeceksiniz'' şeklinde konuştu.

 16 3 1559323064 PHOTO 2019 05 31 19 24 12 3 1 dfdc9

''HERKES BU ÜLKENİN TEMİNATI''

 

İnancın Allah'la kulu arasında olduğunu kaydeden İmamoğlu, ''Kullandıkları kirli dille insanları ayrıştırıyorlar. Hiç kimse benim inancımı sorgulayamaz ve milli duygularımla yarışamaz. Çünkü ben de hiç kimsenin inancıyla, milli duygularıyla yarışamam. Onları yargılayamam. Allah'ın işine niye karışıyorsunuz? Caminin önünde bile provokasyon yapan birkaç tip çıkıyor. Önemli değil. Biz, her şeyin farkındayız. Bu ülkenin ve şehrin maneviyatını başımızın üstünde taşımaya geliyoruz. İçinde herkes var. Camilerimiz, cemevlerimiz bizim. Bütün ibadethaneler bizim. Bu şehrin içinde olan bütün etnik kökenden insanlar bizim. Herkes, bu ülkenin ve şehrin teminatı'' diye konuştu. Şehrin nimetlerini 16 milyon insana dağıtmaya geldiklerini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ücretsiz kreşler açacağız. Kadınlar, hayata katılacaklar. Kadın üretemezse, toplum üretemez. Kadın devrimi yapacağız. Kadınlar, hayatın içinde ve morali yüksek olursa, güzel nesiller teminat altında olur. Her konuda seferberlik ilan edeceğiz. Yoksullukla mücadele edeceğiz. Bu şehrin mazlumu, fakiri olmayacak. Bu kardeşiniz, bu şehrin fakirlerine, mazlumlarına bütçeden hak ettikleri payı verecek. Biz, sizin vicdanınız olacağız. Onların unuttuklarını biz hatırlayacağız. Siyasetin ahlak dışı dilini bitireceğiz. 6 aydır İstanbul'un huzurundayım. Söz verdiğim gibi, kötü söz konuştum mu, birine hakaret ettim mi? ('Hayır' sesleri.) Etmedim. Bundan sonra da etmeyeceğim. Niye biliyor musunuz? Eve gidince o mini minnacık kızımın yüzüne bakabileyim diye. Annemin ve babamın karşısında yüzüm kızarmasın diye.''

 16 3 BU1559323061 PHOTO 2019 05 31 19 24 12 2 7156e

''MİLLETİN İŞİNİ YAPMAYAN BAKANLARI
MEYDANLARDA HALKA ŞİKAYET EDECEĞİM''

 16 4 BU1559323061 PHOTO 2019 05 31 19 24 10 9de2a

İmamoğlu, sözlerini, ''Bu kötü söz konuşan, bağırıp, çağıran siyasiler var ya; muhtemelen de dinlemiyorsunuz. Arkadaşlarımdan sosyal medyada izlenme oranlarını istedim. Bazen canlı yayın yapıyoruz. Bizleri 200 bin insan izliyor. Onları da bayağı izleyenler var, 150-200 kişi. Dinlenmiyorlar. Anne-babaları da onlara kızıyordur. Allah rahmet eylesin, anne-babaları bu dünyadan göçüp gitmiş ise, inanın onların kemiklerini sızlatıyorlardır. Güzel konuş be kardeşim'' şeklinde sürdürdü. ''Bu ülkenin atanmış bakanlarına sesleniyorum'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''İşinize bakın. Bakın bu kardeşiniz gelecek. Bakanlıklarda işimiz olacak. Beraber bu ülkenin sorunlarını çözeceğiz. İşinizi kolaylaştıracağız. Haa ama yok, 'Sen başka partilisin, ben sizin işinizi yapmam' derseniz, çıkacağım aynı böyle milletin huzurunda diyeceğim ki, 'Şu bakan, sizin işinizi yapmadı.' Bile bile işi engelleyen, işe mani olan kim olursa millete havale edeceğim. Bunu bilesiniz'' ifadelerini kullandı. İmamoğlu, konuşmasını, ''AK Partili kardeşlerimin de oyunu alacağım. Hiç kusura bakmasınlar. Beni seviyor onlar, beni seviyorlar. Benimle hiçbir sıkıntıları yok. O bir avuç insanı bir kenara koyun, hiçbir sıkıntıları yok. Bütün partilere oy verenler beni seviyorlar. Bu mesele, milli bir meseledir. Demokrasi meselesidir. İstanbul meselesidir. Siyaset üstüdür'' sözleriyle noktaladı.

16 5 BU1559323060 PHOTO 2019 05 31 19 24 10 3 2888f

 

 

 

 

 

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, hükümetin gündeminde olan ve önümüzdeki günlerde TBMM’ne getirilmesi beklenen Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan icra ilanları ile ilgili bir maddenin yazılı basını (gazeteleri) adeta tümden bitireceğini söyledi.

DİM, “Uzun süredir döviz artışı ile kağıt maliyeti başta olmak üzere sektörel olarak ciddi sıkıntılar yaşayan yaygın ve yerel gazeteler bu maddenin yasalaşması halinde tamamen kapanma noktasına gelecektir’ şeklinde konuştu.
Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, yazılı medyanın son yılların en sıkıntılı dönemini yaşadığını belirterek şunları söyledi:

icra86298635 3709 4677 9ee4 de7bf9d443c4 465c0

“Bugün TUİK verilerine göre gazeteciler arasındaki işsizlik oranı yüzde 30’un üzerine çıkmış durumda. Gazeteler ayakta durmak için maliyet azaltmak adına eleman çıkartıyorlar. Kağıt ve ithalata bağlı diğer girdi maliyetlerinin döviz fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle sürekli artmasından dolayı en çok da Anadolu basını tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Bu sıkıntılı süreç, önceki gün taslağı açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yar alan icra ilanları ile ilgili maddenin yasalaşması halinde yaygın gazeteler ile Anadolu basınını tümden bitme noktasına getirecektir. Yazılı medya 30 yılı aşan meslek hayatımda gördüğüm kadarı ile en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Son bir yılda 2 bine yakın meslektaşımız işsiz kaldı. Ciddi oranda sayfa sayılarını ve tirajlarını düşürdüler. Anadolu’da son bir yılda yüzlerce gazete kapandı. Yine bugün yayın hayatını zorlukla sürdüren gazetelerimizin ve diğer medya kuruluşlarının önemli bir bölümü de vergi ve SGK ödemeleri de dahil, adeta borç batağındadır. Devlet kayıtlarına bakılırsa bunlar rahatlıkla görülebilir. Son bir yılda kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım oranındaki düşüşe bağlı olarak, resmi ilanlarda da ciddi oranda bir azalma yaşandığı gözleniyor. Son olarak dün açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan icra ilanları ile ilgili bir madde eğer yasalaşırsa ülkemizde yayın yapan gazetelerin yarısından çoğu kesinlikle kapanır. Bugün yayınlanan resmi ilanların yüzde 50’den fazlasını icra ilanları oluşturuyor. Bu ilanların ağırlıklı bölümü yaygın medyada yayınlanıyor. Yaygın veya yerel fark etmez, eğer reform taslağında yer aldığı gibi icra ilanlarının gazetelerde değil de elektronik ortamda yayınlanması gibi bir husus TBMM’den geçerse gazetelerin birer birer kapılarına kilit vurduğunu herkes görür. Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni hazırlayan başta Adalet Bakanı Abdülhamit Gül olmak üzere TBMM gündemine gelip yasalaşmadan önce milletvekillerimizin de özellikle yazılı basının geleceği adına mutlaka bu hususu bir daha gözden geçirmelerini arzu ediyoruz. Bayramdan sonra konunun önemini, hazırlayacağımız bir dosya ile başta Sayın Bakan olmak üzere, partilerimizin grup başkanvekillerine de ileteceğiz. Özgür ve güçlü basın bir gün herkese lazım olur. Eğer bu düzenleme yasalaşırsa yazılı medyada sadece büyük holding gazetelerinin zarar etmelerine rağmen ayakta kalacaklarını ifade etmek isterim. Bu durumda tek sesli ve antidemokratik bir medya ortaya çıkar ki, medyanın toplumsal yararı ortadan kalkar. Bu hususlardaki görüşümüzü kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.”

 

İMAMOĞLU:  "İstanbul'da görev yaparken insanın
vücudunun her yerinin titremesi lazım..."

 HIRKAİ ŞERİF 2 1559121074 PHOTO 2019 05 29 12 05 43 2 eda34

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Peygamberimiz tarafından Veysel Karani hazretlerine vasiyetle emanet edilen Hırka-i Şerif'i, aynı adı taşıyan Fatih'teki camide ziyaret etti. İmamoğlu'na ziyarette, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir de eşlik etti. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İstanbul, maneviyatı yüksek bir şehir. Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' dedi. İmamoğlu, kendisine hediye edilen ''destimali'' (Hırka-i Şerif'i öperken kullanılan mendil) öpüp, alnına koyarak teslim aldı. İmamoğlu, ziyaretin ardından camide şükür namazını kıldı.

 HIRKAİ ŞERİF 3 1559121076 PHOTO 2019 05 29 12 05 43 1 b9b3b

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir ile Fatih'teki Hırka-i Şerif Camii'nde bir araya geldi. Buluşmada, Barış Samir'in eşi Melis Samir de yer aldı. Anne Samir, İmamoğlu'unu, ''Çok mutlu olduk sizi görmekle'' sözleriyle karşıladı. İmamoğlu'nun anne Samir'e yanıtı, ''Onur duydum. Çok teşekkür ederim'' oldu. Daha sonra İmamoğlu ve Samir Ailesi, Hırka-i Şerif'in bulunduğu bölüme geçti. Burada Barış Samir, İmamoğlu'na Veysel Karani'nin Peygamberimizi ziyareti etmesi ama buluşamaması üzerine kendisine Hz. Muhammed'in vasiyeti ile emanet olarak gönderilen Hırka-i Şerif ile ilgili bilgiler verdi. İmamoğlu ve Barış Samir ile Veysel Karani hazretleri ile ilgili bilgilerini ve görüşlerini paylaştı.

 

''MÜCADELEMİZ O YÖNDE''

 

Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından İmamoğlu ve Samir Ailesi, başka bir odada baş başa sohbet etti. Konu yine, Veysel Karani oldu. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İnşallah güzel bir İstanbul rüyası gerçek olur. Mücadelemiz o yönde'' oldu. Bunun üzerine anne Samir, ''Hayal değil, gerçek olacak'' karşılığını verdi. İmamoğlu da, İstanbul'un maneviyatı yüksek bir şehir olduğunu vurgulayarak, ''Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' diye konuştu.

 HIRKAİ ŞERİF 4 1559121083 PHOTO 2019 05 29 12 05 46 2 3c09a

''İNŞALLAH GÜZEL RÜYALARI GERÇEK EDERİZ''

 

Gelin Samir, ''Bugün fethin yıldönümü'' hatırlatmasını yapınca, İmamoğlu, ''Evet, ziyaretimiz tam da ona denk düşüyor. Anlamlı bir günde, onun da sorumluluğunu taşımak. Ben fethi hep başka türlü yorumlarım. Burasının çok felsefi bir boyutu var. Hem müjdelenen bir şehir inancımız olması bakımından hem de burayı fetheden insan, gönül fethetmeyi daha önemseyen bir boyutla geliyor. Bu önemli bir şey. Zaten onun için kalıcı olunmuş. Yoksa olunmazdı, olunmadı da. İnşallah o güzel rüyaları gerçek ederiz. Veysel Karani hazretlerinin peygamberimize olan sevgisi gibi, görmeden sevmek, bağlanmak gibi bir duyguyu, bu şehirde herkese yaşatmak, bu şehrin geçmişine, maneviyatına bağlı olmak… Bu çok önemli'' yorumunda bulundu.

 

''DESTİMALİ EVİMİN EN GÜZEL KÖŞESİNDE SAKLAYACAĞIM''

 

Sohbetin sonunda Barış Samir, İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu'na, nasıl kullanıldığını açıklayan bilgi notu ile birlikte ''destimal'' hediye etti. Torun Samir, destimalin özelliğini şu sözlerle açıkladı: ''Ziyaret sırasında hırka, direkt olarak öpülmez. Bunu bir mendilin üstünden gerçekleştiriyoruz.'' İmamoğlu, hediye edilen destimali, öpüp alnına koyarak teslim aldı ve ''Çok kutsal bir hediye benim için. Evin en güzel yerinde saklamak isterim. Huzur versin…'' dedi. İmamoğlu, aileyle anı fotoğrafı çektirdikten sonra, ziyaret adabına uygun olarak Hırka-i Şerif Camii'nde 2 rekat şükür namazı kıldı.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu Çarşamba pazarında vatandaşlar ve esnafla buluştu. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.

İMAMOĞLU PAZAR DA 2 1559144084 PHOTO 2019 05 29 16 57 47 1 3bd68

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından soluğu Zeytinburnu Çarşamba Mahallesi'ndeki semt pazarında aldı.

İMAMOĞLU PAZAR DA 3 1559144086 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 1 e6fc6

Vatandaşların alkışlarıyla karşılanan İmamoğlu, yoğun ilgi altında pazarda zorlukla ilerleyebildi. Vatandaşlar ve pazarcı esnafı, İmamoğlu ile ''selfie'' ve canlı yayın yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, bu Pazar ziyaretinde de ilginç anlar yaşadı. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Uyu, dersine çalış. Üniversite sınavını kazan olur mu? Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, gazetecilerin sorularını Pazar çıkışında yanıtladı.

İMAMOĞLU PAZAR DA 4 1559144086 PHOTO 2019 05 29 17 13 52 f4e95

İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

İMAMOĞLU PAZAR DA 5 1559144089 PHOTO 2019 05 29 16 57 43 2 6403e

Dün genç bir esnafla yaşadığını diyalogun ardından İçişleri Bakanı Süleynan Soylu'dan bir açıklama geldi. ''Ekrem Bey son günlerde çok gergin. Az önce bir genci tokatladı'' şeklinde açıklaması oldu…

İMAMOĞLU PAZAR DA 6 1559144091 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 270be

  • Neyse. Bazı insanların görme bozukluğu olabilir. Kendisine bir hekim tavsiye ediyorum. Bizim öyle bir sıkıntımız yok. Toplumla herkesle diyalog kurma çabam var benim. Bazen insanların kalbini buz kaplar. Biz insanların kalbindeki buzu eritmeye geldik. Onları aldatan bir medyanın olduğunu biliyorum. Yanlış bilgiyi servis eden basın kuruluşlarının olduğunu biliyorum. Kesip, biçip sadece bir bölümüyle insanların iftiraya maruz kalma çabası içinde olan bilgi verme konusunda kirli bilgi aktaran kurumlar olduğunu biliyorum. Kirlenmemelerini istiyorum. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Çabam bu yönde. O genç kardeşime de onu yapmaya çalıştım ama o dinlemek istemedi. Tam da bu işte. Kapalı bir toplum oluşması. Tek yönlü bilgi edinmesi. Çünkü kirli bilgi. Bu işi bu şekilde yapan kurumları Allah'a havale ediyorum. Otursun baksınlar, ne dedi ne demedi. Bu sözler neye sebep olabilir. Bunu böyle le yalan, yanlış şekliyle aktarırsak insanlara nasıl zarar verebiliriz. Biz, insanlar birbirini sevsin istiyoruz. Her insan birbirini sever mi? Sever ya, ne olacak? Bizim kurduğumuz ilişki, vatandaş-idareci ilişkisi. Bir anne-baba ilişkisi değil. Sevsin, saysın zor mu? Ama doğru bilgilerle donatılsın. Benim yaptığım bu ilişkiyi sağlamaktı. Başarılı olmak isterdim. Keşke o kardeşim açık olsa, başarılı olmak isterdim. Umarım sağ duyulu bir şekilde kalbindeki buzları eritir. Benim çabam hep bu yönde olacak. Kimse beni bu yoldan alıkoyamaz. Ben hayatımda hiç kavga etmedim, dayak da yemedim. Birileri o işleri bilebilir ama ben yumruk falan bilmem.

 

İMAMOĞLU PAZAR DA 6 1559144103 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 1 ec78c

 

Peki efendim, gerginlik açıklaması ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Gergin misiniz?

- Gergin miyim? Gergin olduğunu insan bilemez. Gergin miyim?

Vatandaşın yüzüne yaptığınız temasın hissiyatı neydi?

İMAMOĞLU PAZAR DA 7 1559144092 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 2 600c3Karşımda masum bir insan var. Ben, öyle görüyorum. Herhangi bir provokasyon için orada bulunmuyorsa, ben öyle görüyorum. Masum bir insan var. Kirletilmiş. Zihni köreltilmiş. Üzülüyorum yani. İster kardeş kabul etsin, ister vatandaş. Kardeşim gibi üzülüyorum. Neden kirli bilgi edinsin. Düşünsenize, ben ve terör örgütleri. Toplumun yarısı ''terörist'' oldu ya. Uyanması için yüzünü okşuyorum. Çocuklara, bu tür gençlere üzülüyorum. Aldanan insanlara üzülüyorum. Niye insanlar birbirine kinlensin. Kaldı ki, fikri beğenmeyebilir ama saygı gösterebilsin. Topluma bunlar lazım. Lafta sevgi, saygı olmuyor. Bu işe çaba gösteren, birini kirleterek merdivenleri yükseldiğini düşünen kişiler var artık toplumda. Bu üzücü. Kileterek ya da yaranarak bu ülkede para kazanan insanlar var. Artık anmak da istemiyorum, bir kuş örgütü kurup, kuşun adını anarak kuşu da lekeliyorlar. Güzel de bir kuş. Pelikan diyorlar. Ne olduğu önemli değil. Gencecik bir kız, bunu kesip, yayıyor. Ben ona dava açabilirdim. Açmayacağım. Kadın olduğu için, uyanır diye mesaj vermek için açmayacağım. O genç kızımızın ailesi onu uyarır diye dava açmayacağım. Bu yolun doğru bir yol olmadığını görsünler diye, ahlaki bir ders vermek için açmayacağım. Mübarek Ramazan ayına hiç uygun değil.

İMAMOĞLU PAZAR DA 8 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 45 2 32ac0

Rakibiniz Binali Yıldırım, katıldığı televizyon programında 'Çaldılar demek zorunda kaldım, sesimi duyurmak için' demişti.

İMAMOĞLU PAZAR DA 9 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 28afcSayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Hadi biz birkaç kanala sıkıştık, birkaç gazeteye sıkıştık da Sayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Yardımcı olayım o zaman. Birlikte programa çıkalım. Sesini duyursun. O dediği konuyu orada konuşalım, İstanbul'u konuşalım. İstanbul'un sorunları var, geçmişi var. Geleceği var. İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. 'Çaldılar diyerek beni duysunlar istedim' Vah vah! Ne kadar üzücü. O kadar tecrübeli bir insanın böyle bir yola başvurrması hoş değil. Benim endişem, insanların kalbinde buz örmesi. Herkes saygınlığını devam ettirsin. Program kesinlikle İstanbul'la ilgili olmalı. İstanbul'un geçmişi ve geleceği konuşulmalı. Ama aynı zamanda İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. O anlamda da hukuken kimin elinde ne varsa bana da soruları olabilir, benim de sorularım olabilir. Ben şartsız kabul ettim. Buradan çağrı yapıyorum. Hangi kanalı tercih ederse tartışalım, konuşalım. Biz hazırız. Adressiz davetiye yollamaya gerek yok.

Pazarda gözleriniz doldu, 'Toz kaçtı' dediniz ama özel bir nedenş yoksa sebebini öğrenebilir miyiz?

İMAMOĞLU PAZAR DA 10 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 2 1a899

Bir evladımızın özel bir durumu. Detaya girmek istemiyorum. Ben duyguları olan bir insanım. Duygulanıp ders çıkartıyorum. Bu derslerden topluma hizmet noktasında kendi yolumu çiziyorum. Dolayısıyla bir eksikliği gördüm. O eksikliği zihnimde nasıl kapatırım diye oluşturdum. Toplumu analiz etme gücü ancak toplumla bir arada olursanız olur. Ben hiçbir zaman toplumla arama mesafe koymayacağım. Koyduğum gün zaten siyaseti bırakırım. Zaten şu an en önemli sorun ülkeyi yöneten bir kısım insanın toplumdan uzaklaşması.

İMAMOĞLU PAZAR DA 11 1559144101 PHOTO 2019 05 29 16 57 45 3 8b8e6

İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.

İMAMOĞLU PAZAR DA 12 1559144101 PHOTO 2019 05 29 16 57 47 6a9ac

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu İstasyon Meydanı'nda binlerce vatandaşa hitap etti. ''Bu kardeşiniz 18 günde otobüs fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Su fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Sadece dini bayramlarda değil, milli ve resmi bayramlarda da ücretsiz ulaşımı getirdi mi? Bütün kapılarını açıp, belediyeyi şeffaf hale getirdi mi?'' diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Ya bunlar, bu kardeşinizin 18 günde yaptıklarını görünce, çıldırdılar. Şimdi diyorlar ki, 'Bu adam, bizi 18 günde çıldırttı, 1800 günde delirtir.'''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 2 1559145312 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 1 1 feeff

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu İstasyon Meydanı'nda halkla buluştu. Binlerce insana konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

''Kim ne kadar ayrıştırmaya çalışırsa çalışsın. Allah şahit ki, şu kalpte hepiniz birsiniz. Kimsenin ayrısı, gayrısı yok. Hiç kimsenin siyasi partisi, yaşam biçimi, etnik kökeni zerre kadar kalbimde ayrıcalığı yok. Hepsi aynı ve eşit. Bugün 29 Mayıs, İstanbul'un Fethi'nin 566'ncı yıldönümü. İstanbul'un fethi denince aklımıza elbette ki Fatih Sultan Mehmet Han geliyor. Rahmetle anıyoruz. Dünyanın en güzel kentinde yaşamamıza vesile olan, bir çağı kapatıp, başka bir çağı açan, bu şehri fethederken, en önemli özelliği gönülleri fethetmek olan Fatih Sultan Mehmet'e selam olsun.''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 3 1559145312 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 2 340de

''BU MİLLETİN VİCDANI, HER ŞEYİN TEDAVİSİ''

''Bu ülkenin, bu milletin güzel övünülecek insanları, duyguları, olayları var ki; bazen de şanssızlıklar olmuyor değil. Bazen dönem dönem bizi mahcup eden, bizi kıran-döken, bizim insanlarımıza yüzünü astıran işler yapanlar da oluyor. Kazalar olacak. Ama bu milletin vicdanı, ahlakı, güzel duyguları her şeyin tedavisi. (''Hak, hukuk, adalet'' sloganları.) Allah'ım, hiç kimseyi hiçbir ortamda hak, hukuk, adaletten ayırmasın. Bugünün siyasi ortamında her şeyi değiştiren, olanı başka türlü aktararak insanlara iftira atan, gönüllerinde kötülük feraseti doğuran kim varsa, onları Allah'a havale ediyorum. Onları Allah ıslah etsin. Asla ve asla, hiç kimsenin hakkında kötü konuşmayacağız. Kul hakkı yemeden, her birinizin hakkını savunarak, insanların yüzünü güldüren bir idareci olacağım. (''Ekrem Başkan'' ve ''İnanıyoruz, güveniyoruz, başkanımız ol istiyoruz' sloganları.)''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 4 1559145313 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 3 0bed5

''İFTİRA ATANLARA ALLAH AKIL VERSİN''

''Hani insan, evinde annesini-babasını görür huzur duyar ya, bu şehir için de bu millet için de yöneticilerin böyle bir kimliği olmalı. Oy versin, vermesin insan gördüğünde saygı duyacak, gönlünden dua edecek. Allah yolunu açık etsin diyecek. Bunlar önemli duygular. Bunları çiğneyenler, hakkımızda iftirayla propaganda yapanlara Allah akıl versin. Akıl tutulması yaşayanlar da var ama hepsini aşacağız. Zor günler yaşıyoruz. Referandum vardı bundan 2 yıl önce. Ne dediler, ''Referandum bitecek, çağ atlayacağız, gaza basacağız, her şey düzelecek'' dediler. Sonra geçen sene genel seçim geldi. Dediiler ki, ''Şu 24 Haziran bitsin, göreceksiniz çağ atlayacağız. Ekonomi düzelecek. Enflasyon düşecek. İşsizlik sıfırlanacak'' dediler. Ne oldu Allah aşkına? Dedikleri hiçbir şeyi yapamadılar. Sözlerini tutmayanlara millet, yerel seçimde dersini verdi. İstanbul'da da verdi. ''Güle güle kardeşim'' dedi. Şunlara bir el sallayalım ya. Bunlar ne yapıyor? Gitmem de gitmem. Niye gitmiyorsun? Yok bu koltuğu, binayı çok sevdim. Yok. Öyle değil.''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 5 1559145316 PHOTO 2019 05 29 18 51 36 1 1 4a46f

''BÜTÜN KAPILARI AÇIP BELEDİYEYİ ŞEFFAF HALE GETİRDİK''

''Ben size söyleyeyim mi niye gitmiyorlar? Bunların sayısı, bir avuç insan. Bu bir avuç insanın bazen 7 tanesi YSK'da oluyor. Bazen birkaç tanesi belediyede oluyor. Bu bir avuç insan, bu ülkeye, bu millete ihanet ediyor. Demokrasiye ve illetin iradesine zarar veriyor, gasp ediyor. Ekonomiyle ilgili vadettikleri insanların zihninden çıkmıyor. Zeytinburnu'ndaki pazardan geliyorum. Millet diyor ki, ''Cebim boş. Ramazan ayında evime gidiyorum ama tencerem kaynamıyor.'' Sadece 8 ayda, resmi rakamlara 1,5 milyon insan bu ülkede işsiz kaldı. Dile kolay. Bu kardeşiniz 18 günde otobüs fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Su fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Sadece dini bayramlarda değil, milli ve resmi bayramlarda da ücretsiz ulaşımı getirdi mi? Bütün kapılarını açıp, belediyeyi şeffaf hale getirdi mi? Ya bunlar, bu kardeşinizin 18 günde yaptıklarını görünce, çıldırdılar. Şimdi diyorlar ki, ''Bu adam, bizi 18 günde çıldırttı, 1800 günde delirtir.''

''BU BİR AVUÇ İNSANI UNUTMAYIN''

''Bu bir avuç insanı unutmayın. AK Parti'ye oy veren vatandaşlarımız değil. Onlar benim kardeşim, hemşehrim. Onların da yanıltan o bir avuç insanı çıldırtacağım. Yetmedi, 1800 günde delirecekler. (''Her şey çok güzel olacak'' sloganları) Yıllardır bu şehre hizmet ediyorlar. Bu kardeşiniz, bu şehre hizmet ederken, bu bir avuç insanın derdini söyleyeceğim size. Bunların adı bazen ''pelikan'' oluyor, bazen başka bir şey. Bunların derdi, önüne taş koyanın hakkında iftira atmak. Bunların işi, yönetimi kaybetmemek için, alavere dalavere yapmak, bazen yargıya müdahale etmek, bazen de ceplerini düşünmek. Hani beni yalan, iftira dolu haberlerle ismimi manşetlere taşıyor ya, o gazetelerin acaba İBB'yle işleri, güçleri mi var? Hiç şüphe etmeyin dolu dolu var. Ama bu kardeşiniz ne diyor? Ben, 16 milyon insana hizmet etmeye geliyorum. Bu şehrin nimetlerini çocuklara, gençlere, eğitime, sağlığa, güzel çevreye, kültüre, sanata dağıtmaya geliyorum. 3-5 derneğe ve vakfa değil, memleket yararına çalışan hangi dernek, hangi vakıf varsa, onlarla çalışacağım. Öyle dayımın oğlu, teyzemin oğlu, gelinim, kızım, damadım beni ilgilendirmiyor, yok öyle şey. Benim işim bu milletle. Siyasete ahlak gelecek. Siyasetin ahlaki kuralları bu şehre hakim olacak. 23 Haziran, adaletiyle gelecek.''

İmamoğlu, Zeytinburnu'nun ardından, Gaziosmanpaşa Meydanı'nda da vatandaşlarla buluşup, seçim otobüsünün üzerinden konuşma yaptı.

Azerbaycan Cumhuriyeti 100. yılını kutluyor...
 
Azerbaycan'da, 28 Mayıs 1918'de ilan edilen Cumhuriyet'in 100. yıl dönümü kutlanılıyor.
 
AZERBAYCAN GRAFİK 61734893 379743946219599 8457472766889689088 n 9edad

Bakü, Ermeni ve Bolşevik çetelerinin işgali altında olduğu için Fethali Han Hoyski başkanlığında oluşturulan geçici Azerbaycan hükümeti, faaliyetini bir süre Gence şehrinde sürdürdü.

Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan Osmanlı Devleti oldu. İki devlet arasında 4 Haziran 1918'de yapılan anlaşma çerçevesinde, giderek artan Ermeni ve Bolşevik tehditlerine karşı Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu yardıma geldi.

Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyerek, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için yaptığı savaşlarda 1130 şehit verdi.

Azerbaycan'da, kısa sürede ekonomi, eğitim, din ve vicdan özgürlüğü alanında reformlar yapılarak ülke tarihinde ilklere imza atıldı. Cumhuriyetin "İstiklal Bildirisi"nde, ırk, din, mezhep ve cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm yurttaşlara eşit haklar tanındı. Azerbaycan, Müslüman Doğu'sunda kadınlara seçme hakkı tanıyan ilk ülke oldu. Ülkenin kendi para birimi ve posta pulları tedavüle girerken Devlet Bankası ve Bakü Devlet Üniversitesi kuruldu.

Dış tehditlere karşı 26 Haziran'da Azerbaycan kendi ordusunu kurdu ve bu ordunun oluşumunda Osmanlı subayları önemli rol oynadı.

Hükümetin 27 Haziran 1918'de aldığı kararla Türk dili devlet dili olarak ilan edildi, daha önce çoğunda Rusça eğitim yapılan ortaokullarda Türkçe eğitim yapılması zorunlu kılındı.

7 Aralık 1918'de 120 sandalyelik parlamento faaliyete başladı. Ülkedeki tüm siyasi parti ve etnik grupların temsil edildiği parlamento, faaliyet gösterdiği 17 ay süresince 230 yasa tasarısı kabul etti.

Azerbaycan Cumhuriyeti, 28 Nisan 1920'de Sovyet ordusunun ülkeyi işgaliyle son buldu.

Sovyetlerin dağılmasının ardından tekrar bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, 1918-20 yıllarında faaliyet gösteren Azerbaycan Cumhuriyetinin varisi olarak kabul ediliyor.

türk azeri bayraklarıR0uBjSj6WE2Z cc600

 
İKİ DEVLET TEK MİLLET...
 
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti tarihte Tek Millet