head
2183026 810x458 75f08
Çarşamba, 26 Haziran 2019

Türkiye Haberleri

İmamoğlu: Siyasette de barışacağız…

 

İMAMOĞLU ZAFERİ 2 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 14 aeb7f

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim zaferini, yıllarca belediye başkanı olarak görev yaptığı Beylikdüzülüler ile birlikte kutladı. Konuşmasının başında alandaki herkesten, yanında bulunan kişinin elini tutmasını ve havaya kaldırmasını isteyen İmamoğlu, ‘‘Toplumu barıştırmaya, kucaklaştırmaya geliyoruz. Siyasette de barışacağız. Bu toplum özgürlüklerle buluşacak, adaletsizlikleri de tamir edecek, göreceksiniz. Ben, milletimize ve demokrasi anlayışlarına inanıyorum. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibim Sayın Binali Yıldırım’a da çok teşekkür ediyorum. Toplumu barıştıracağız, milletimizi kucaklaştıracağız’’ dedi.

İMAMOĞLU ZAFERİ 3 1561371314 PHOTO 2019 06 24 13 08 14 1 be65c

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim zaferini, yıllarca belediye başkanı olarak görev yaptığı Beylikdüzülüler ile birlikte kutladı.

İMAMOĞLU ZAFERİ 4 1561371313 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 a7a89

İmamoğlu’nu bekleyen on binlerce vatandaş, meşaleler yakıp, havai fişekler patlattı. Vatandaşlar, İmamoğlu’nu şarkılar, marşlar söyleyerek ve dans ederek bekledi. İmamoğlu’nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, konuşmanın yapılacağı Beylikdüzü Konser Alanı’na zorlukla girebildi. İmamoğlu, konuşmasının başında alandaki herkesten, yanında bulunan kişinin elini tutmasını ve havaya kaldırmasını istedi. ‘‘Tanışmaya, konuşmaya, sohbet etmeye geldik’’ diyen İmamoğly, ‘‘Birbirimizi sevmeye geldik. Sevgi kazanacak demiştim. Ne mutlu bana ki sevgi kazandı. Benim insanımı çok seviyorum. Kim olduğunun önemi yok. Etnik kökeninin önem yok. İnsan var, insan. Biz, bu şehrin çocukları için, bu şehrin enerjisi gençleri için, bu şehrin vicdanı kadınları için, bu şehrin beyefendileri için, kısacası herkes için geldik. Zihninizdeki bütün ön yargıları yıkın. Herkesi kucaklamaya geldik. (‘Hak, hukuk, adalet’ tezahüratları.)’’ şeklinde konuştu.

İMAMOĞLU ZAFERİ 5 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 2 5da9f

‘‘NE ALDANACAĞIZ NE ALDATACAĞIZ’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 6 1561371306 PHOTO 2019 06 24 13 08 12 3 71222

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Bu şehirde, inançlara saygı için, insanlara sevgiyi, bu topraklarda var olan değerleri, Mevlana’ı, Yunus’u, Hacı Bektaşı Veli’yi hatırlatmaya geldik. Yok Alevisi Sünnisi. Herkesi kucaklamaya geldik. Bu şehirde azınlık diye bir kavram yok. Rum’u, Ermeni’si, Yahudisi, Süryanisi herkesi kucaklayacağız. Bu şehirde adaleti, geleceği inşa edeceğiz. Maneviyatını bilen, milli değerlerine sahip çıkan, vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan, her yerde ‘Tam bağımsız Türkiye’ diyen, fikir hür vicdani hür nesiller yetiştireceğiz. Ne aldatacağız ne de aldanacağız.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 7 1561371304 PHOTO 2019 06 24 13 08 13 4 b7101

‘‘ATATÜRK CUMHURİYETİ’NİN PROJESİYİM’’

‘‘Bu şehrin insanlarına sesleniyorum’’ diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ‘‘Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk Cumhuriyeti’nin projesiyim. Siyaseti ahlakla yapacağım. Çocukların, gençlerin Ekrem Abisi olmaya geliyorum. Bu şehirde bugün demokrasiyi tamir ettiniz. Yaşa İstanbul. Aklı varsa o bir avuç insana en güzel cevabı verdiniz. Helal olsun size. Artık gülelim öyle değil mi? Bu akşam harika bir akşam. Size layık olmak için çok çalışacağız. Sevgili eşime, oğullarıma, kızıma, Berkay’a, ‘‘Her şey çok güzel olacak’’ diyen Berkay’a, aileme, anneme, babama, kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Benim ailem, nefes almamı sağlayacak, bana güç katacak. Onlar bana sadece destek olacak. Siyaset hizmet alanıdır. Hizmet edeceğiz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdraoğlu’na, ittifakımız İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’e, İl Başkanlarım Canan Kaftancıpoğlu ve Buğra Kavuncu’ya, İstanbul İttifakı’na teşekkür ediyorum.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 10 1561371296 PHOTO 2019 06 24 13 08 09 3 29dd1

‘‘MİLLETİMİZİN İRADESİNİ ASLA SIKINTIYA SOKMAYACAĞIZ’’

 İMAMOĞLU ZAFERİ 11 1561371296 PHOTO 2019 06 24 13 08 08 54f74

‘‘Milletimizin iradesini asla sıkıntıya sokmayacağız’’ diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ‘‘Her zaman millet üstündür. Yarından tezi yok, işimize başlayacağız. İstanbul için çok çalışacağız. (‘Ekrem Başkan’ tezahüratı.) Bu güzel akşamda bizi yalnız bırakmadınız. Bundan sonra da bırakmayın. İstanbul’da seferberlik başlatacağız. Kısa zamanda büyük işler başarmamız lazım. Yol arkadaşlığınız için çok teşekkür ediyorum. Herkese selam söyleyin. Ekrem İmamoğlu’nun size selamı var deyin. Herkesi kucaklayın. Artık partizanlık bitti. Artık, liyakat ve ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var. Siyasette de barışacağız. Bu toplum özgürlüklerle buluşacak, adaletsizlikleri de tamir edecek, göreceksiniz. Ben, milletimize ve demokrasi anlayışlarına inanıyorum. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibim Sayın Binali Yıldırım’a da çok teşekkür ediyorum. Toplumu barıştıracağız, milletimizi kucaklaştıracağız. Her şeye rağmen bunu başaracağız. Bütün dostlarımıza, komşularımıza on mesajımızı hep beraber söyleyelim: Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel İyi ki varsın İstanbul. Sağlıcakla kalın.’’

İMAMOĞLU ZAFERİ 12 1561371295 PHOTO 2019 06 24 13 08 10 e6e5e

İBB Başkanı İmamoğlu: Artık partizanlık bitecek...

Tekrarlanan İBB Başkanlık Seçimi'ni tarihi bir farkla kazanan CHP'li Ekrem İmamoğlu, Seyrantepe'deki CHP Seçim Koordinasyon Merkezi'nde yaptığı ilk açıklamanın ardından Beylikdüzü'ne geçti. İmamoğlu burada toplanan mahşeri kalabalığa hitap etti. Demokrasinin kazandığını ifade eden İmamoğlu, "Artık partizanlık bitti. Artık ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var" dedi.

i1 45f92

İstanbul’da tekrarlanan seçimi AKP’li Binali Yıldırım’a 805 bin 738 oy fark atarak yeniden kazanan CHP’li Ekrem İmamoğlu, Beylükdüzü’nde mahşeri bir kalabalık karşıladı. Burada halka hitap eden İmamoğlu, “Sizlerden bir şey istiyorum. Yanınızdakilerin ellerini tutarak yukarı kaldırın. Barışmaya, buluşmaya, uzlaşmaya geldik. sevgi kazanacak demiştim, ne mutlu bana ki sevgi kazandı. Ben yurdum insanını çok seviyorum. Etnik köken yok, insan var. Biz insana, inanca saygıyla, bu şehrin çocukları için. Biz bu şehrin enerjisi, gençleri için, kadınları, kısacası herkes için geldik” dedi.

 

“GELECEĞİ İNŞA EDECEĞİZ”

Ayrımcılığın artık sona erdiğini dile getiren İmamoğlu, “Yıkın bütün ön yargıları, Hiç kimsenin giyimi, kuşamı bizi ilgilendirmiyor. Herkesi kucaklamaya geldik. Biz bu şehirde inançlara saygı için geldik. Biz bu topraklarda var olanı hatırlatmaya geldik. Biz Yunus Emre’yi Mevlana’yı Hacı Bektaş’ı Veli’yi hatırlatmak için geldik. Şehrin gelişmesi için aklı bilimi tercih eden… Yok Alevisi Sünnisi herkesi kucaklamaya geldik. Bu şehirde azınlık diye bir şey yok. Bu şehirde Rum’u Ermeni’si Süryanisi herkesi kucaklayacağız. Biz bu şehirde demokrasi inşa edeceğiz. Biz bu şehirde adalete inşa edeceğiz. Biz bu şehirde size söz veriyorum. Geleceği inşa edeceğiz. Biz bu şehirde maneviyatını bilen. Milli değerlerine her daim sahip çıkan. Vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkan her yerde bölünmez Türkiye diyen, fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştireceğiz. Size söz veriyorum ne sizi aldatacağız ne de aldanacağız” ifadelerini kullandı.

i2 d7832

“ATATÜRK CUMHURİYETİ’NİN PROJESİYİM”

Kıymetli İstanbullular hepinizin huzurunda İstanbullu hemşehrilerime şunu söyleyeceğim güzel yurdumun insanlarına sesleniyorum. Ben bir projeyim. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk Cumhuriyeti’nin projesiyim. Siyaseti ahlakla buluşturacağız. Hepinize söz veriyorum çocukların gençlerin Ekrem abisi olmaya geliyorum. Bu şehirde biliyorum bugün demokrasiyi tamir ettiniz. Yaşa İstanbul. 6 Mayıs’a, o bir avuç insana en güzel cevabı verdiniz helal olsun size. Artık güleceğiz ya artık gülelim. Bu akşam harika bir akşam. Bu akşam muazzam bir akşam. Kıymetli hemşehrilerim size layık olmak için çok çalışacağız” dedi.

“İSTANBUL İTTİFAKINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Ailesinin sadece kendisine destek olacağını dile getiren İmamoğlu, “Bütün istanbul’un huzurunda eşime, oğullarıma, Her şey çok güzel olacak diyen Berkay’a ben bu şehrin güzel insanlarına hizmet ederken yine yanımda olacağını bildiğim anneme babama kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Benim ailem benim nefes almamı sağlayacak. Sizin huzurunuzda söz veriyorum benim ailem siyasette ben koşarken sadece bana destek olacak. Siyaset hizmet alanıdır görev alanıdır hizmet edeceğiz. Hepinizin huzurunda CHP Genel Başkanım Kılıçdaroğlu’na teşşekkür ediyorum. İttifakımız İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Akşener’e teşekkür ediyorum. İstanbul ittifakına teşekkür ediyorum. HDP’li kardeşlerim var Ak partili kardeşkerim var MHP’li kardeşlerim var Saadet Partisi, Demokrat Partili hemşehrilerim partiler hizmet için araçtır. Liderleri farklı yerlere koyarak milletimizin iradesini sıkıntıya sokmayacağız” ifadelerini kullandı.

“ARTIK PARTİZANLIK BİTTİ”

Yeni dönemde partizanlığın olmayacağını ifade eden İmamoğlu, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bunu hiç unutmayacağız. İstanbul için çok çalışacağız hepinize söz veriyorum. Bu güzel akşamda bizi yalnız bırakmadınız bundan sonra da yalnız bırakmayın. İstanbul’da seferberlik başlatacağız. İstanbul’u hep birlikte ayağa kaldıracağız. Çok çalışmamız lazım. Şimdiden yol arkadaşlığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Herkese selam söyleyin. Herkesi kucaklayın. Ekrem İmamoğlu’nun size selamı var deyin. Kimseyi dışarıda bırakmayın. Artık partizanlık bitti. Artık ahlak var. Artık hak, hukuk, adalet var” dedi.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK”

Siyasetle de barışacaklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu toplum özgürlüklerle buluşacak. Bu toplum adaletsizlikleri de halledecek göreceksiniz. Beni kutlayan Sayın Cumhurbaşkanı’na ve rakibimi de kutluyorum. Toplumu kucaklaştıracağız. Her şeye rağmen bunu başaracağız. Son mesajımızı hep beraber söyleyelim ‘Her şey çok güzel olacak.’ İyi ki varsın İstanbul” şeklinde konuştu.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yüzde 54 oy oranı ile kazanan Ekrem İmamoğlu , ilk açıklamasını yaptı.

16 milyona ve tüm partilere teşekkür eden İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenerek uyumlu çalışma çağrısında bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde sandıkların kapanmasını ardından oy sayımına geçildi. İlk sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu, yüzde 54 oy oranı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazandı.

Ekrem İmamoğlu'nun ilk sonuçları değerlendirdi...

ekremjpg 64b3b

İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Bugünkü 23 Haziran’da yaptığımız İBB seçimi ve tabi ki anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden biriside Türkiye’nin demokrasiye katkısıydı. Seçim hayırlı olsun.

İstanbul’un galibi halkımız iyi ki varlar. Net sonuçlar sandık tutunaklarıyla olur. Tüm görevli arkadaşlarımız sandık başından ayrılmasın. Biz demokrasinin tıkır tıkır ilerlemesinden yanayız. Maalesef 31 martta bu işlemedi. saatleri durdurarak zamanın akışını engelleyemezsiniz.

Saatleri durdurarak, zamanın akışını asla ve asla önleyemezsiniz. Gerçekleri üzerini örterek asla ve asla gizleyemezsiniz. Bugün sandıklardan hesap pusulasının çıktığını tüm vatandaşlarıma duyurmak isterim. Vatandaş yapılan büyük haksızlığın hesabını bir avuç insana kesmiştir. Bu İstanbul’da bir sayfa kapandı yeni bir sayfa açıldı anlamına gelmiyor. Herkesin yeni bir ortak sayfa açması anlamına geliyor. İstanbul’da artık adalet, eşitlik, hoşgörü olacak. İsraf, şatafat, kibir ve ötekileştirme bitecek.

 

TÜM PARTİLERE TEŞEKKÜR ETTİ

 Ben bütün aileme CHP teşkilatına buraya gelerek bize destek olan belediye başkanlarına, İYİ Parti örgütlerine, sayısı 100 bini aşan İstanbul gönüllülerine HDP seçmenlerine, MHP ve AK Parti ile bütün siyasi parti seçmenlerine bu güzel şehirde yaşayan tüm vatandaşlarımıza kısaca tüm vatandaşlara en yakın yol arkadaşım olan çocuklara, gençlere, annelerimize, teşekkür ediyorum.

TEK BAŞIMA YÖNETMEYECEĞİM

Bugün oluşturduğumuz İstanbul ittifakı, sevgi ve saygı ortaklığında buluştuk.

Ben bu kenti tek başıma yönetmeyeceğim, her kesimin sesine kulak vereceğim. Partiler kutsal yapı değildir. Dünyaya farklı bir pencereden baksa da hizmette araçtır. Partiler gibi liderler de kutsal değildir. Onları kutsallaştırmak asla doğru değildir. En büyük millettir, çünkü egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

ERDOĞAN'A SESLENDİ

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum; sizinle uyumlu bir şekilde çalışmaya hazırım.

İstanbul’un acil sorunlarını devlet kurumlarıyla işbirliğinde görüşmek isterim. Sizi en kısa sürede ziyaret etme talebimi size iletiyorum.

PROJELERİ ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE YAPACAĞIZ

Yarıda kalan projelerimizi ilk meclis toplantısında ele alıp tamamlamayı düşünüyoruz. Bu konuda bir engel görürsek bunu halkımızla şeffaf bir şekilde paylaşacağız.

Biz artık gece gündüz demeden tempolu bir çalışmaya başlamak için sabırsızlanıyorum. Ben gücümüz, halkımızdan en çok da çocuklar ve gençlerden alacağım.

İlk aday olduğumda beni tanıdıkça seveceksiniz demiştim. Bundan sonraki süreçte de her şey çok güzel olacak.

ARTIK HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK...

İMAMOĞLU BAŞARISI 2 ekrem imamoglu oy kullandigi sandiktan birinci 12174319 7092 amp 23c78

13 bin farktan 700 bin farka,İmamoğlu gönüllerde yüceldi.

İST SONUÇ 1 64867247 461794307945687 6891910312224620544 n 56cb8

31 Mart seçimlerindeki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışı, oyların sayımı, tekrar sayımı, tüm geçersiz oyların sayımının ardından Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu tarafından 13 bin 729 farkla kazanılmıştı. AKP, YSK’ya itiraz etti.

İST SONUÇ 2 64827074 880078465667948 4721280295192494080 n 5a453

YSK, aynı zarf içinde verilen 4 farklı oydan sadece birini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini 6 Mayıs'ta açıkladığı kararı ile iptal etti.

Yeni seçim tarihi olarak 23 Haziran'ı gösterdi. Ve 23 Haziran seçimleri sonucunda, İmamoğlu lehine 13 bin olan oy farkı, 700 bini geçti.

İST SONUÇ 3 65096048 2317867438293174 6025087995227406336 n 1eb1e

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyasının son mitingini Üsküdar'da yaptı.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 10 İKİNCİ KULLAN1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 35760

Seçim günü yapılacak olası provokasyonlara karşı vatandaşları uyaran İmamoğlu, ''Bizimle beraber bu süreci takip edin. Bu kardeşiniz yarın yine hak yedirmeyecek. Sizlerin enerjisiyle kimsenin hakkını da yemeyeceğiz, kendi hakkımızı da yedirmeyeceğiz. Bütün İstanbul sizi duysun: Her şey çok güzel olacak. Siz farkında değilsiniz ama her şey çok güzel oldu, oldu. Sizlerle beraber İstanbul'a çok güzel hizmetler yapacağız. Kendimi sizlere, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Pazartesi Saraçhane'de buluşmak üzere'' dedi.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 2 1561213494 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 1 93351

İmamoğlu, seçim otobüsünün yanına demirleyen tekneye binerek vatandaşları selamlayarak Üsküdar'dan ayrıldı. Bu sırada renkli görüntüler yaşandı.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 3 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 41 bad72

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim kampanyasının son mitingini Üsküdar'da yaptı. İstanbul Boğazı'na nazır Üsküdar Meydanı'nda toplanan binlerce vatandaş, İmamoğlu'nun gelişini, şarkılar-türküler eşliğinde eğlenerek bekledi. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, vatandaşların yoğun ilgisi altında zorlukla miting alanına girdi. İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte konuşma yapacağı platforma çıktı. İmamoğlu çifti, mitinge katılan coşkulu vatandaşları birlikte selamladı. ''Hak, hukuk, adalet'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' sloganları eşliğinde konuşmasına başlayan İmamoğlu, ''Üsküdar'ın damadı olarak geldim buraya'' dedi.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 4 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 2 bcfcd

''İSTANBUL PAZARTESİYİ İPLE ÇEKİYOR''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 5 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 3 014c4

''Görüyorum ki İstanbul, pazartesiyi iple çekiyor'' diyen İmamoğlu, ''Milyonlarca İstanbulluyla yürüyoruz. Başından beri özüm ne ise sözüm de o oldu. İstanbul'u konuştum. İftirayla onla bunla ilgilenmedim. Yok saydım. Hiçbir zaman iradem dışında bir şey söylemedim. Milletimin samimi bir yönetime ihtiyacı olduğunu biliyorum. Demokrasi mücadelesi vererek bugüne geldik. Hepinize minnet ve şükran duyuyorum'' diye konuştu. ''O kadar can sıkıcı olaylar yaşıyoruz ki, oy için yapamayacakları şey yok'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ama biz hep kalpten davrandık. Siyaseti ahlakla birleştirdik. Şehrine, şehirlisine saygı gösteren, ayrım yapmayan bir dil ürettik. Yarın bu ektiğimiz tohumlardan dolayı İstanbul'da sevgi kazanacak, sevgi. Bir İstanbul, yani hepimize ait bir şehir. Yahu nedir bu kopan fırtına. Dünyanın en büyük kentlerinde yönetim değişir. Nedir bu kopan kıyamet. İstanbul'da bilmediğimiz neler yapıyorsunuz, neler çeviriyorsunuz? Onların bir avuç insanla çekip çevirdiklerini tespit edeceğiz. Şehrin nimetlerini sizlerle paylaşmaya geliyoruz.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 6 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 1 c6b50

''ALLAH'IM BENİ BU CENNET VATANA MAHCUP ETME''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İnsanların her türlü ihtiyacını biliyorum, Bu şehrin geleceği çocukları için çalışacağım. Şehrin enerjisi, heyecanı gençleri için çalışacağım. Şehrin vicdanı kadınları için çalışacağım. Bu şehrin insanları için çalışacağım. En öncelikli konu her yönüyle adalet olacak. İstanbul'un bütün sorunlarının çözümünü biliyoruz. Kadro dedikleri şey eş, dost, akraba. Kızıydı, oğluydu, damadıydı, geliniydi. Biz, İstanbul'u milletle, 16 milyon insanla yöneteceğiz. O kadar iyi yetişmiş gençlerimiz var ki, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum. Bu şehrin çok iyi yetişmiş insanları var. Hem de partisini bile sormayacağım. İnsan diyeceğiz. Git partiye üye ol, öyle gel demeyeceğiz. Tek duam, 'Allah'ım beni bu cennet vatan Türkiye'me mahcup etme'.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 7 1561213495 PHOTO 2019 06 22 17 14 43 2 de595

''KAYBETTİĞİMİZ 3 AYI ÇALIŞARAK KAZANACAĞIZ''

''Vicdanıyla adalet duygusuyla hareket edecek AK Partili hemşehrilerim de bana oy verecek'' diyen İmamoğlu, ''Her partiye oy veren vatandaşlar bana oy verecek. Hiç endişeniz olmasın. Çok çalıştık. Herkese anlattık. 23 Haziran'da yapılan hukuksuzluğu herkese anlattık. Kaybettiğimiz 3 ayı çalışarak kazanacağız. Sorumluluğumuz büyük ama olsun, gençliğimiz var. Sıkıntılar büyük ama olsun cesaretimiz var. İnsanları birbirine selam vermiyor ama olsun adaletimiz var. Pazartesi günü hayat değişecek. Çünkü bu şehri içindeki tüm güzel duygularla barıştırmaya geliyorum'' diye konuştu.

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 8 1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 40 c04e6

''ARTIK GÖREVİNİZİ YAPIN''

İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Son 1-2 haftadır içindeki tüm zehri bu sürece akıtan insanlar var. Onlara diyorum ki, artık görev zamanı. Artık devlet adamlığı zamanı. Artık görevinizi yapın. Özellikle yarın, milyonlarca İstanbullu'nun sandığa akacağını görüyorum. Yarın yüzbinlerce insanın sandıklarda, okullarda görev alacağını biliyorum, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' demek için. İsrafın son bulması için ve tasarrufla bu şehrin zenginleşmesi için ve bu zenginliği herkese adil dağıtmak için yarın hak, hukuk, adaletten yana oylarımızı kullanmaya hazır mıyız? Provokasyonlara hazırlıklı olun, gülün geçin. Bizimle beraber bu süreci takip edin. Bu kardeşiniz yarın yine hak yedirmeyecek. Sizlerin enerjisiyle kimsenin hakkını da yemeyeceğiz, kendi hakkımızı da yedirmeyeceğiz. Bütün İstanbul sizi duysun: Her şey çok güzel olacak. Siz farkında değilsiniz ama her şey çok güzel oldu, oldu. Sizlerle beraber İstanbul'a çok güzel hizmetler yapacağız. Kendimi sizlere, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Pazartesi Saraçhane'de buluşmak üzere.''

İMAMOĞLU SON MİTİNGİ ÜSKÜDAR 9 1561213496 PHOTO 2019 06 22 17 14 42 4 fe629

İmamoğlu, seçim otobüsünün yanına demirleyen tekneye binerek vatandaşları selamlayarak Üsküdar'dan ayrıldı. Bu sırada renkli görüntüler yaşandı.

Seçmenlere 23 Haziran uyarıları: Oy verme kabininde fazla kalmayın...

İstanbul'daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen yarın yeniden sandık başına gidecek. Seçim sırasında oyların geçersiz sayılmaması, seçmenlerin demokratik haklarını kullanabilmesi için bazı kriterlere dikkat edilmesi gerekiyor. O kriterlerden bazıları kısaca şöyle: Oy verme saati bitse bile sırada bekleyin. Seçmen bilgi kağıdı olmasa bile oy kullanın. Oy pusulasını kontrol edin. Oy verme kabininde fazla kalmayın.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının ardından İstanbul'daki 31 bin 342 sandıkta, 10 milyon 560 bin 963 seçmen yarın yeniden oy verecek.

YSK'nin yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline karar vermesi nedeniyle seçmenin önüne sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait oy pusulası konulacak.

İstanbul seçmeninin dikkat etmesi gereken 10 önemli nokta şöyle:

1- Sandığa gitmeden önce nerede oy kullanacağınızı öğrenin.

seçmenler, ilk olarak nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını öğrenecek. Bu bilgileri içeren seçmen bilgi kağıdı eline ulaşmayanlar, YSK'nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından veya Seçmen Sorgulama mobil uygulamasından oy kullanacağı yer ve sandık numarasını öğrenebilecek.

2- Oy verme saatine dikkat edin

İstanbul'daki seçmenler 08.00-17.00 saatleri arasında oyunu kullanabilecek.

3- Oy verme saati bitse bile sırada bekleyin

 


Oy verme saati bittiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak.

4- Üzerinde T.C. kimlik numarası olan kimlik belgenizi unutmayın

Seçmenlerin oy verme günü, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı, geçici kimlik belgesi, nüfus cüzdanı, resmi dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, hakim ve savcılar ile yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartı, avukat, noter ve askeri kimlik kartı gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki bir belgeyi yanında bulundurması gerekecek.

5- Seçmen bilgi kağıdı olmasa bile oy kullanın

Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu değil. Seçmen bilgi kağıdı gelmeyenler, nerede, hangi sandıkta oy kullanacağını YSK'nin internet sitesinden de öğrenip oyunu kullanabilecek.

6 - Cep telefonuyla kabine girmeyin

Sandık kurulu görevlisi, seçmenin kimliğini alarak seçmen listesinde ismini bulacak ve kontrollerini yaptıktan sonra birleşik oy pusulası, zarf ve mührü seçmene vererek kabinde oyunu kullanmasını isteyecek. Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Bu tür cihazlar, oy verme işlemi bittikten sonra iade edilmek üzere sandık kuruluna bırakılacak.

7 - Oy pusulasını kontrol edin

Seçimde, seçmenin önüne sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait oy pusulası konulacak. Oy pusulasında yırtık, işaret veya yazı olmamasına dikkat edilecek. "TERCİH" veya "EVET" mührü dışında, pusulanın herhangi bir yerine imza atılması veya işaret konulması halinde oy geçersiz sayılacak. Birleşik oy pusulasından başka, zarfa hiçbir şey konulmayacak, aksi halde kullanılan oy geçersiz olacak. Yanlış oy kullandığını düşünen ve yeni pusula isteyen seçmene yenisi verilmeyecek.

9 - Oy verme kabininde fazla kalmayın

Seçmen, dışarı çıkmadıkça kapalı oy verme yerine kimse giremeyecek. Ancak oy pusulasını hazırlamak için, kapalı oy verme yerinde, normal süreden fazla kalan seçmenler, kurul başkanı tarafından makul bir süre verilerek uyarılacak. Bu uyarıya rağmen kapalı oy verme yerinden çıkmayan seçmen oradan çıkarılacak.

10 - Oy kullandıktan sonra imza atmayı unutmayın

Seçmen, zarfı sandığa attıktan sonra sandık seçmen listesinde adının bulunduğu yerin karşısını imzalayacak.

"OY PUSULASININ FOTOĞRAFINI PAYLAŞMAK KANUNLARA AYKIRI"

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay bazı vatandaşların sandık başında kullandığı oyu göstermek ve daha fazla etkileşim almak için pusulanın fotoğrafını sosyal medyada paylaştığını belirterek, bu durumun kanunlara uygun olmadığını hatırlattı.

Unay, sandık başında oy pusulasının resmini çekmenin kanunla yasaklandığını belirterek, "Kanunlara ve kurallara uyalım. Kullandığı oyu sosyal medyada paylaşan kişiye 250 lira idari para cezası kesilir. Yasanın 130'uncu maddesine göre de bu kişiler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilir. Kanun, seçmenin oy verme kabinine cep telefonu ya da herhangi bir görüntü kaydediciyle girmesini yasaklıyor." bilgisini paylaştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Eyüpsultan'daki halkla buluşmasına katıldı. Sözlerine, ''Diyorlar ki, 'Kılıçdaroğlu nerede? Kemal Kılıçdaroğlu sokaklarda. İstanbul'da sokak sokak gezerek Ekrem İmamoğlu'nu anlatıyor'' şeklinde başlayan Kılıçdaroğlu, "Ekrem Başkan, İstanbul'a yakışan bir başkan. Ekrem Başkan, başarılara imza atan bir başkan. Ekrem Başkan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen başkan. Ekrem Başkan, kul hakkı yemeyen bir başkan. Ekrem Başkan, beytülmale el uzatmayan bir başkan. Ekrem Başkan hak, hukuk ve adalet diyen bir başkan. Ekrem Başkan, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış bir İstanbul'u yönetecek başkan. Onu size emanet ediyorum'' dedi.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 9 İKİNCİ KULLAN1561141652 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 ad67a

 

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer'in ardından günün ikinci mitingi için Eyüpsultan'a geçti.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 2 1561141654 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 1 1c225

İlçe girişinde konvoya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dahil oldu. Eyüpsultan Meydanı'nı hınca hınç dolduran binlerce vatandaş, İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 10 1561141651 PHOTO 2019 06 21 21 09 48 b6388

İmamoğlu, Sarıyer'de olduğu gibi Eyüpsultan'da da 2 kız çocuğunu konuşma yapacağı seçim otobüsünün üzerine çağırdı. İmamoğlu ve çocuklar, birlikte 'Her şey çok güzel olacak' tezahüratını söyledi. Bunun üzerine İmamoğlu, ''2 asistan buldum kendime'' diyerek espri yaptı.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 3 1561141654 PHOTO 2019 06 21 21 09 49 2 bc82b

İMAMOĞLU: 2 ŞEYİN AFFI YOK; BEYTÜLMALİ
(HAZİNEYİ) İSTİSMAR VE KUL HAKKI YEMEK!

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 4 1561141655 PHOTO 2019 06 21 21 09 45 1 05c29

İmamoğlu, konuşmasına, ''Bugün o kadar güzel bir yerdeyiz ki. Eyüp Sultan'ın manevi huzurundayız. Eyüp Sultan'ın manevi huzurunda dualarımızı, bu memleketin ve şehrin güzel insanlarının insanların barışı, huzuru ve bir arada yaşamaları için yapalım. Biz, bu şehre, ülkeye, millete kötülüğü gelecek kim varsa, hangi unsur varsa bu topraklardan uzak olsun diye dua edelim'' sözleriyle başladı.''Eyüpsultan'dayız dedim'' diyerek konuşmasını devam ettiren İmamoğlu, şunları söyledi: Bir kelimeden söz edeceğim: 'Beytülmal'. Yani, 'kamu yöneticisinin idare ettiği bütçe' demek. Hazine demek. İnancımızın çok önemli bir tarifi var. 2 şeyin affı yok. Bir tanesi beytülmal. Beytülmali istismar etmenin affı yok. Diğeri de kul hakkı. İsraf, bu şehrin düşmanı. Bu şehrin kaynaklarını kötü harcadılar, bir avuç insana heba ettiler, etmeye devam ediyorlar. Biz, bu şehrin bütün nimetlerini, 16 milyon İstanbulluya dağıtmaya geliyoruz. Beytülmal, yani bir kamunun bütçesi, hazinesi israfa kurban edilemez. Çarçur edilemez. Kamuya ait, insanlara ait bütçe, fakir fukara için kıymetlidir. Biz, asla ve asla israfta, lükste ve şatafatta olmayacağız. Derin bir felsefenin, şehrin, binlerce yıllık tarihin göbeğindeyiz. Bu şehir, kolay var olmadı. Bu şehrin maneviyatı, insanları, inançları, biriktirdikleri kolay var olmadı. Bu ahlakla bu şehri yöneteceğiz. Bu şehrin mazlumlarını, gariplerini, bu şehri mahveden bir avuç insana kurban etmeyeceğiz.''

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 12 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 2 dad4d

İMAMOĞLU: ÖNEMLİ OLAN GÖNÜLLERE GİRMEK

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 11 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 4 24c8f

''Fethin müjdesini alıp, bu şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet'in çok değerli bir sözü var'' diyen İmamoğlu, ''Fatih Sultan Mehmet, 'Devlet adamının hüneri, bir şehir kurmak olabilir ama daha önemlisi o şehirdeki insanların kalbini kazanmaktır' demiştir. Bu felsefe çok önemli. Sadece bir şehri fethetmemiştir, gönülleri fethetmiştir Fatih Sultan Mehmet. Biz, bu şehirde yaşayan herkesi, her etnik kökeni, her inancı, her partiye oy vermiş vatandaşlarımızı mutlu etmeye, onların kalplerini kazanmayı isteyen bir belediye başkanı var burada, burada, burada'' şeklinde konuştu.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 5 1561141655 PHOTO 2019 06 21 21 09 46 3 fc14e

İmamoğlu, ''Şimdi çok özel bir şey söyleyeceğim. Türkiye'de büyük bir başarı elde ettik. Adana Büyükşehir Başkanımız burada. Mersin, Antalya, Ankara… Bütün belediyeleri büyük bir başarıyla kazandık. Bu sürecin felsefesini yazan. Ve belediye başkanlığı tecrübesi olanları belediye başkanlığı adaylığına taşıyan, siyasetin felsefesini değiştiren, bize sonsuz destek veren, her yönüyle yanımızda olan, her anını bizimle tecrübe olarak paylaşan, bizleri de ona fikrimizi sormada özgür bırakan, özgür ve özgün belediyecilik konusunda bize bu güzel yol haritasını çizen benim Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu davet ediyorum'' diyerek mikrofonu Kılıçdaroğlu'na bıraktı.

21 HAZİRAN İMAMOĞLU 6 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 48 2 aa62e

 

KILIÇDAROĞLU: SOKAK SOKAK EKREM BAŞKAN'I ANLATIYORUM

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 7 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 3 8db83

Sözlerine, ''Diyorlar ki, 'Kılıçdaroğlu nerede? Kemal Kılıçdaroğlu sokaklarda. İstanbul'da sokak sokak gezerek Ekrem İmamoğlu'nu anlatıyor'' şeklinde başlayan CHP lideri, "Kılıçdaroğlu, fakir fukarının yanında. Ve onlara anlatıyorum: Ekrem Başkan, fakirliği bitirecek. Yoksulluğu bitirecek. Adalet getirecek. Huzur, sevgi getirecek. Onları anlatıyorum. Sokak sokak geziyorum. Anlatıyorum. Ve anlatacağım. Güzel Türkiye ve güzel İstanbul için birlikte çalışacağız. Hakkı, hukuku ve adaleti bu ülkeye getirinceye kadar aynı zamanda her ortamda her türlü mücadeleyi yapacağız. Beraber ayın 23'ünde bir destan yazacağız. Bizim yazacağımız destan sadece İstanbul'u değil bütün dünyayı temelinden sarsacaktır. Çünkü biz demokrasi istiyoruz. Çünkü biz hak istiyoruz. Çünkü biz hukuk istiyoruz. Çünkü biz adalet istiyoruz" dedi.

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 8 1561141653 PHOTO 2019 06 21 21 09 44 a23b4

KILIÇDAROĞLU: EKREM BAŞKAN, HAK YEMEYEN BAŞKAN

 21 HAZİRAN İMAMOĞLU 11 1561141650 PHOTO 2019 06 21 21 09 47 4 f2e5f

İmamoğlu'nu ''Hak yemeyen bir başkan'' olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, "Ekrem Başkan, İstanbul'a yakışan bir başkan. Ekrem Başkan, başarılara imza atan bir başkan. Ekrem Başkan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen başkan. Ekrem Başkan, kul hakkı yemeyen bir başkan. Ekrem Başkan, beytülmale el uzatmayan bir başkan. Ekrem Başkan hak, hukuk ve adalet diyen bir başkan. Ekrem Başkan, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış bir İstanbul'u yönetecek başkan. Onu size emanet ediyorum. Geçen seçimlerde Ekrem Başkan'a oy vermeyen kişileri bulacaksınız. Diyeceksiniz ki haksızlık, hukuksuzluk, 18 gün sonra Ankara'da kumpas kuruldu. Mazbatası alındı. 'Adaleti sağlayacağız' diyeceksiniz. 'Bozulan adaleti biz düzelteceğiz' diyeceksiniz" şeklinde konuştu.

21 HAZİRAN 13 1561141649 PHOTO 2019 06 21 21 09 46 f85b7

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca'nın ardından Silivri'de de görkemli bir miting gerçekleştirdi. İmamoğlu, ''Cumhuriyet kurulurken, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir emanet bıraktı. O, hakimiyeti milliye dediğimiz duygu, asla yıkılmaz. Her yerde söyleyeceğim. Milletin iradesine karşı duracak kişi, henüz anasının karnından doğmadı, doğmayacak'' dedi ve ekledi: ''Hiç kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Gerek de yok. Millet de yutmuyor onu zaten. Millet, hizmet edene bakıyor. Bu şehrin ve bu ülkenin nimetlerini, bir avuç insana yollayanların yarattığı israf dünyasını yıkacağız. Tasarruf dünyası yaratacağız. Ve biz, paylaşacağız. Eşitlik, özgürlük getireceğiz ve bu şehre hak, hukuk, adalet getireceğiz.''

İMUT 2 1561053811 PHOTO 2019 06 20 20 57 34 2cf49

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca mitinginin ardından vatandaşların yoğun ilgisi altında Silivri'ye doğru yola çıktı. İlgi, yol boyu sürdü ve İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsünün yolu, Ortaköy ve Kavaklı'da çok sayıda vatandaş tarafından kesildi. İmamoğlu, kısa konuşmalar yaparak, vatandaşlarla selamlaştı ve fotoğraf çektirdi. İmamoğluü Silivri Atatürk Meydanı'nda da binlerce coşkulu vatandaş tarafından karşılandı. Alana sığmayan bazı vatandaşlar, mitingi, evlerin balkonlarından izledi.

''TATİLDE OLANALRI ARAYIN''

İmamoğlu, konuşmasına, ''Her yerde söylüyorum: Sevgi kazanacak, sevgi. Çocuklar, gençler ve kadınlar için çalışacağız. Bu şehrin insanlarına hizmet etmeye geliyoruz. Hazır mısınız 23'üne. Esas anket, Pazar günü, sandıkta. Rehavet yok. Çalışacağız, herkes sandığa gelecek, sandıkta görev alacağız, herkes oy kullanacak. Tatilde olanları arayın, gelsinler. Özledim onları'' sözleriyle başladı. ''Silivri'yi de Şile ve Çatalca gibi İstanbul'un göz bebeği yapacağız'' diyen İmamoğlu, ''Tarımı, turizmi destekleyeceğiz. Her yerde olduğu gibi çocukları, gençleri, kadınları destekleyeceğiz. Bu şehri adaletle yöneteceğiz. Bir avuç insana değil, 16 milyon insana hizmet edeceğiz. Silivri'nin belediye başkanıyla da dört dörtlük çalışacağız. Biz, bu şehre ve insanlarına hizmete geliyoruz'' şeklinde konuştu.

İMUT 6 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 77f10

''BIRAKIN BU İŞLERİ''

''31 Mart'ta kazandığımız seçimi, hukuksuzca elimizden aldılar, milletin iradesini gasp ettiler'' saptamasında bulunan İmamoğlu, şunları sözyledi: ''Hatırlayın, 31 Mart seçiminin öncesinde de belediye başkan adaylarımıza iftiralar attılar. Zannettiler ki iftiralarla seçimi kazanırız. Ankara'ya yaptıklarını hatırlayın. Aynı şeyi, o zaman da yapmışlardı, daha yoğun biçimde bizim için yapıyorlar. 'Pontus', 'Yunan', 'terörist' dediler, olmadı. En son, 'Sisi' diyorlar. O da olmadı. Birincisi, herkesin etnik kökeni kendi şerefi, namusu. İkincisi, benim kim olduğumu herkes biliyor. Benim bu kente ve ülkeye en iyi hizmeti yapacağımı da herkes biliyor. Ya bırakın bu işleri. Bu işlerin size faydası yok.''

İMUT 3 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 310ef

''MİLLET KONUŞACAK, BEN YAPACAĞIM''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Daha ötesini söyleyeyim. Hadi diğerleri söylüyordu. Rakibimiz söylüyordu. Hadi, Ekrem'den sorumlu devlet bakanları söylüyordu… Gülelim bunlara. Gerçekten çok komikler. Bir de mızıkçılık yapıyorlar. 'Gelin, milletin huzurunda konuşalım' dedik. Geldiler. 'Vız gelir, tırıs gider, kim çıkarsa çıksın' dediler. Her koşulu kendi belirledi. Talimat verir gibi, 'O olsun, şu olsun…' dedi. Ben hiç konuşmadım. İ'ş oldu, bitti, 'Yok efendim otelde gizli görüşme yapmışım Taksim'in göbeğinde'. Allah bunlara akıl versin. Ortak yayında dedim ki, 'Tüm özgün ve özgür irademle size teşekkür ediyorum' dedim. Birkaç dakika düşündü sonra teşekkür etti. Teşekkür etmek için bile izin almak zorunda, İstanbul'u nasıl yöneteceksin? Telefonun ucunda illa bir kişi konuşacak, onlar yapacak. Ben de diyorum ki, 'Millet konuşacak, ben yapacağım'. Bu kadar basit. Ben, her şeye rağmen centilmenlik yapıyorum. Gelin ailece fotoğraf çektirelim dedim. Güzel de olmadı mı? Oldu. Hala çay davetini bekliyorum. Kaldı şurada 3 gün. Seçim günü bile çağırabilir. Biz, millete huzur vermeye geldik. Etmez, edemeyecek, ama ben onu 23 Haziran'dan sonra Saraçhane'ye çay içmeye davet edeceğim.''

İMUT 4 1561053810 PHOTO 2019 06 20 20 57 33 f8e23

''BEN DE KARIŞTIRYORUM KİMİNLE YARIŞTIĞIMI!''

 

İMUT 7 1561053812 PHOTO 2019 06 20 20 57 35 2 f8531

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki çıkışlarını da gündemine alan İmamoğlu, şu yorumlarda bulundu: Efendim mahkeme olacakmış, İmamoğlu görevi alamayacakmış. Valiye yaptığı hakaretten dolayı bu görevi yapamazmış vs. vs. Önemsiz bunlar. Bunlar ne? Tehdit. Ne zaman yapıyorlar? Seçime 2 gün kala. Daha önce yaptılar mı? Evet, yaptılar. Ne oldu seçimden sonra? 'Kızgın demiri soğutalım' dediler. Seçime kadar bunu yapacaklar. Bakanlar yaptı, yetmedi. Rakibimiz yaptı, o da yetmedi. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı da buna eklendi. Ben de karıştırıyorum, kiminle yarışıyorum diye. Neticede bir İstanbul seçimi. İsterim ki, Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız olsun. Kendisi tercih etmedi. Yapacak bir şey yok. Cumhuriyet kurulurken, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir emanet bıraktı. O, hakimiyeti milliye dediğimiz duygu, asla yıkılmaz. Her yerde söyleyeceğim. Milletin iradesine karşı duracak kişi, henüz anasının karnından doğmadı, doğmayacak. Hiç kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Gerek de yok. Millet de yutmuyor onu zaten. Millet, hizmet edene bakıyor. Bu şehrin ve bu ülkenin nimetlerini, bir avuç insana yollayanların yarattığı israf dünyasını yıkacağız. Tasarruf dünyası yaratacağız. Ve biz, paylaşacağız. Eşitlik, özgürlük getireceğiz ve bu şehre hak, hukuk, adalet getireceğiz.''

İMUT 5 1561053810 PHOTO 2019 06 20 20 57 34 1 cb4dd

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Çatalca'ya çıkarma yaptı. ''Ne kadar gerginleştirirlerse, gerginleştirsinler o yola girmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, ''Seçimden sonra kızgın demiri soğutma vakit demişlerdi. 23 Haziran'da millet iradesini ortaya koyacak. Millet İstanbul'a bir belediye başkanı seçecek. Özellikle AK Parti'ye oy vermiş hemşehrilerime sesleniyorum. Seçime giderken yargı şöyle karar verirmiş, İmamoğlu seçilse bile başkanlığı sıkıntıya girermiş. Bu şekilde bir dili kullanan Sayın Erdoğan, milletin iradesinin ne kadar önemli olduğunu, milletin iradesiyle nerelere geldiğini, milletin, 'Muhtar bile olamaz' derken hem belediye başkanı hem de Cumhurbaşkanı olduğunu en iyi onlar bilir. Ben, bu tehditkar sözleri söyleyenleri Allah'a havale ediyorum. AK Partili hemşehrilerimin vicdanlarına emanet ediyorum'' dedi.

 

 İMC 2 1561053077 PHOTO 2019 06 20 17 36 58 4eeae

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, günün ilk mitingini Çatalca'da yaptı. İmamoğlu'na Çatalca'da eşi Dilek İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşenet, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da eşlik etti. ''İmamoğlu iş başına'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla mikrofonu alan İmamoğlu, binlerce coşkulu vatandaşa yaptığı konuşmada, ''Çatalca, İstanbul'un en değerli ilçelerinden biri olacak Çatalca. Tarım, hayvancılık ve turizm alanlarında yatırım yapılacak. Çatalca'nın köylerini bir mücevher gibi koruyacağız'' dedi.

 İMC 3 1561053079 PHOTO 2019 06 20 17 36 59 d01e6

''HİZMETE İŞTİRAK ETMEYEN BAŞKANIN FOTOĞRAFINI ÇEKECEĞİM!''

 İMC 4 1561053080 PHOTO 2019 06 20 17 37 00 2 b55f9

İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''İnsanın aklıyla dalga geçmek gibi Rusya açıklama yapıyor. Diyor ki, '10 yılda 26 milyon dolarlık tarım ihracatı yapan bir ülke olduk'. diyor. Biz de tam tersine milyarlarca liralık tarım ithalatı yapan bir ülkeye dönüştük. Neredeyse saman bile ithal ediyoruz. Biz, belediyecilikte, yerel yönetimde bu süreci destekleyen ve takip eden 16 milyonluk şehrin her refleksinin bu ülkeye iyi geleceğini bilen bir anlayış yürüteceğiz. Bu şehrin 150 köyünde tarımı en üst seviyede destekleyeceğiz. Çatalca, İstanbul'un en önemli günü birlik turizm merkezlerinden bir tanesi olacak. Her konuda yanındayız. Çatalca'da hizmet eden seçilmiş bir belediye başkanı var. Saygı duyuyoruz. İstanbul'un seçilmiş 39 belediye başkanına saygı duyuyoruz. Biz, bu şehirde seçilmiş belediye başkanıyla, ben, İBB Başkanı olarak keyifle çalışacağım. Ben, hizmet için talimat alan bir belediye başkanı değilim. Ben, milletinden talimat alan birisiyim. Ola ki başka bir partiden seçildim diye hizmete iştirak etmeyen, geride duran olur fotoğrafını çeker millete gösteririz.''

 İMC 5 1561053082 PHOTO 2019 06 20 17 37 01 1 9e435

''BİRAZCIK ŞU MIZIKÇILARDAN BAHSEDELİM''

 

''Birazcık şu mızıkçılardan bahsedelim'' diyen İmamoğlu, ''Mızıkçıları biliyorsunuz değil mi? Bol bol güleceğiz. Hani, 'Kim gelirse gelsin, vız gelir tırıs gider' diyordu ya rakibimiz. Ne oldu sonra? Sunucuyla görüşmüş mü, görüşmemiş mi? Vah vah vah! Ağlasak mı gülsek mi hallerine. İnsan üzülüyor. Mızıkçılık yapan rakibimizle, Ekrem'den sorumlu devlet bakanları şöyle düşünüyor herhalde: Ya biz yetemedik. Millet de Ekrem'le beraber koşuyor, Sayın Cumhurbaşkanı da gelsin o da bir şeyler söylesin. E söylesin. Bizim için sorun yok. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak temennim Sayın Cumhurbaşkanı'nın meydanlara çıkmaması. Cumhurbaşkanı, devlet adamıdır. İnsan ister ki bu mevzulara dahil olmasın. En azından kimle yarıştığımızı daha iyi görürüz. Ama bunu tercih etmediler. Başladılar söylemeye. Biliyorsunuz, 'Pontus' dediler, 'Yunan' dediler, şimdi de 'Sisi' dediler. Ben, dediklerinden bir şey anlamıyorum. Akşamdan sabaha bir şey uyduruyorlar'' şeklinde konuştu.

 

''KÖYÜN MIZIKÇISI!''

 

İmamoğlu, ''köyün mızıkçısı'' olarak nitelediği rakibi Yıldırım'a şu sözlerle yüklendi: ''Arkadaş, büyük bir şey bulmuş gibi, 'Sayıştay raporlarında, Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediyesi'nde 6,5 milyon TL ile yargılanıyormuş' diyor. Buradan, bu konuyu bana hatırlattığı için, sayın mızıkçıya, Sayın Binali Yıldırım'a teşekkür ediyorum. Ben, Beylikdüzü Beldiyesi'nde mevzuatın ön gördüğü tavan ücretten çalışanına daha fazla ücret verdiğim için yargılanıyorum. Vallahi ben, birileri gibi araç saltanatı kurmaktan yargılanmıyorum, birileri gibi bir avuç insana kaynak ayırarak yargılanmıyorum. Ben, Sayıştay'da, işçisine, memuruna hakkı olanı verdiğim için yargılanıyorum. Helali hoş olsun. Unutmuştuk, onun sayesinde müjdemi yenilemiş olacağım. İBB'nin 82 bin çalışan, bizin dönemimizde hem ahlaklı bir yönetim ile buluşacak hem de onlara maddi manevi destek olan bir belediye başkanıyla bir araya gelecek.''

 İMC 6 1561053083 PHOTO 2019 06 20 17 36 58 1 eedf3

''BÖYLE SİYASET OLMAZ''

 

''Makam aracı saltanatı ve birçok saltanat kuranların bu sürecini, israfı yok ederek tasarrufa yönelerek bu süreci yürüteceğiz'' diyen İmamoğlu, ''6 yıldır kendi aracıyla her yere giden bir kardeşinizim. Sayın Yıldırım, benim Sayıştay raporlarımı inceleyeceğine, İBB'nin Sayıştay raporlarını okusun. Raporu ona yolladım. Ben, ortak yayına katıldığımız o alana kendi arabamla giderken, o yıllar önce görevi bitmesine rağmen, hala başbakanlık araçlarıyla gidiyor. Arabasını değiştirsin kardeşim. Ortak yayında dedim ki, 'Tüm özgün ve özgür irademle size teşekkür ediyorum' dedim. Birkaç dakika düşündü sonra teşekkür etti. Teşekkür etmek için bile sormak zorundalar bunlar. Böyle siyaset olmaz. Beni sormadan çaya davet etti mi diye tereddüt ediyorum. Yoksa birileri ona 'Çaya davet et' diye kağıt gösterdi de mi davet ettiler? Ben davet bekliyorum. Diyorum ki, 'Bizi çaya davet et, şu milleti biraz güldürelim'. Şu millet bir rahatlasın. Gere gere milleti yazık değil mi? Ben hissediyorum. Millet beni gördüğünde sanki ferahlıyor. Biz, yine de kendilerine çay davetini hatırlatalım'' ifadelerini kullandı.

 İMC 7 1561053085 PHOTO 2019 06 20 17 36 59 2 48426

''EN İYİ SAYIN ERDOĞAN BİLİR!''

 

''Ne kadar gerginleştirirlerse, gerginleştirsinler o yola girmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Bu milleti birleştirmeye, barıştırmaya geldim. Seçimden sonra kızgın demiri soğutma vakit demişlerdi. 23 Haziran'da millet iradesini ortaya koyacak. Millet İstanbul'a bir belediye başkanı seçecek. Ondan sonra aynı cümleleri kuracaklar. Özellikle AK Parti'ye oy vermiş hemşehrilerime sesleniyorum. Seçime giderken yargı şöyle karar verirmiş, İmamoğlu seçilse bile başkanlığı sıkıntıya girermiş. Bu şekilde bir dili kullanan Sayın Erdoğan, milletin iradesinin ne kadar önemli olduğunu, milletin iradesiyle nerelere geldiğini, milletin, 'Muhtar bile olamaz' derken hem belediye başkanı hem de Cumhurbaşkanı olduğunu en iyi onlar bilir. Ben, bu tehditkar sözleri söyleyenleri Allah'a havale ediyorum. AK Partili hemşehrilerimin vicdanlarına emanet ediyorum. Milletin emanetini gasp ettiler. Canımızı sıktılar. Çocuklarımızın moralini bozdular. 18 günde ne dediysek yaptık ya. E bunu yapınca birazcık tabi şaşırdılar ve strese girdiler. Hizmette sınır yok. Biz, bu şehre hizmet etmeye geldik. Bu şehrin sıkıntılarını çözmeye geldik. Çok iş yapacağız. Onların kadrolarından başka kadro, bu ülkeyi, şehri yönetemezmiş. Kapalı kapılar arkasında kaldıkları için öyle düşünüyorlar. Çocuklara, gençlere. Birlikte üreteceğiz. Çekirdek kadromuz var. 82 bin İBB çalışanı var. Bu şehrin her kesiminden faydalanmaya geliyoruz. Bir anket furyasıdır başladı. Anketlere tereddütlü bakmakla beraber yüzüm güleç. Gerçek anket sandıkta. Sakın ha. Buradan henüz İstanbul'a gelmemiş hemşehrilerime diyorum ki sizi çok özledim gelin. Biz, Pazar günkü anketi başarıyla geçmemiz gerekiyor.''

 İMC 8 1561053085 PHOTO 2019 06 20 17 37 00 3587b

''AĞABEYLER SALDIRIYA GEÇTİ''

 

İmamoğlu, ''Ankara'dan Abim geldi'' diyerek Mansur Yavaş'ı,''Hepimiz için abla'' diyerek Meral Akşener'i ve ''Hep yanımda'' diyerek de eşi Dilek İmamoğlu'nu konuşma yaptığı seçim otobüsünün üzerine davet etti. İmamoğlu'nun ardından konuşan Akşener, İmamoğlu'nun israfın ne olduğunu gösterdiğini söyleyerek, "Ağabeyler, savunmaya geçti. 20 binin üzerinden partili martili havadan maaş alan yandaş besleme bilir. Haram zıkkım olsun. Çatalcalı'nın çocuğu işsizken, oğlunu kızını evlendirmek için kredi alırken, altı bin arabanın üstünde oturan kim olduğu ne olduğu belli olmayan o insanların kul hakkı yediği apaçıktır. 1994'te 2 milyar dolar İstanbul'un borcu vardı. 20 milyar dolar borçlandırılıp bu Çatalcalı'ya, İstanbullu'ya hizmet getirmek yerine okul arkadaşına şusuna busuna ve yandaş müteahhitlere aktarmak hizmet midir? Haram olsun. 23 Haziran'da Ekrem Başkanıma mazbatasını yeniden vererek ve o sandıkları oyla patlatarak yeniden seçmek için buradayız. Bunlar İstanbul'a hizmet ettiklerini iddia ediyorlar ama sayın Erdoğan'ın deyimiyle İstanbul'a ihanet ediyorlar" diye konuştu.

 

"KULLANDIĞIMIZ SEVİYELİ DİL BUNLARI ENGELLEDİ''

 

31 Mart'a kadar Cumhur İttifakı'nın 'İllet, zillet' dediğini kaydeden Akşener, "Kardeşliği bozmamak için bizim kullandığımız seviyeli dil, bunları engelledi. İllet dediler, olmadı. Zillet dediler, olmadı. Terörist dediler, olmadı. İstanbullu, Ekrem Başkanı, Ankaralı Mansur Başkanı seçti. Hiçbiri tutmayınca son iş kaldı, başka türlü iftira atmaya. O meşhur televizyon programında rezil oldular, rezil. Sayın Binali Yıldırım, Bakanlık yaptı yıllar boyunca. Başbakanlık yaptı, Meclis Başkanlığı yaptı hala arabasına biniyor. Alışık bunlar. Ama çok enteresan. İstanbul'un belediye başkan adayı olan, İstanbul'un 5 yıl yönetmek için yola çıktığını söyleyen Sayın Yıldırım, Sayıştay raporunu okumamış. Ekrem Başkan okumuş. Bu ne ciddiyetsizlik? Bu ciddiyetsizlik içinde mi Bakanlık yaptın? Bu ciddiyetsizlik içinde mi Başbakanlık yaptın? 'Ulaştırma Bakanlığım zamanında şunu yaptım, bunu yaptım' vatandaşlarımız vefat ettiler. Bir çıkıp özür dilemediniz." ifadeleriini kullandı.

 

"ANANI DA AL GİT DEDİĞİN ÇİFTÇİDEN ÖZÜR DİLEDİN Mİ?"

"Damat gibi söyleyim. Bakın burası çokomelli." diyen Akşener, "Şimdi, Sayın Binali Yıldırım da, Ekrem İmamoğlu da kardeşim yarışıyorlardı fakat Sayın Erdoğan sahneye indi. Diyor ki, 'Ordu Valisi'nden özür dilemezse makama gelemez' Seni seçen bu millet iradesi. Hadsizlik etme, senin haddine değil. Ama bu özür içinde duralım. Peki, Gaziantepli hemşerilerimize 'Öküz' diyen o milletvekili özür diledi mi? Özür talep ettin mi? Milletin yarısına 'Adiler' diyen Tarım Bakanı'ndan özür talep ettin mi? 'Ananı da al git' dediğin çiftçiden özür diledin mi? Sayın Bahçeli sana 'Alçak, şerefsiz' dedi. Sen ondan özür talep ettin mi? Sen Bahçeli'ye 'Irkçı, faşişt' dedin. Özür diledin mi?" diye sordu.
Ok Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım'ın sahada yetersiz kaldığını ifade eden Akşener, "Mitil serilecekti, mitili gören olmadı. Sayın Erdoğan, 31 Mart'ın en haşin en düşmanlaştırıcı en ayıştırıcı dilini kullanan sahaya indi.

Askerlik süresini altı aya indiren madde kabul edildi...

 

Askerlik süresini altı aya indiren madde, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin Askeralma Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor. Temel kanun olarak ele alınan teklifin ilk bölümünde yer alan iki madde geçtiğimiz hafta benimsenmişti. Genel Kurul dün 3. maddeden başlayarak teklifi görüşmeye devam etti.

 

Teklifin askerlik süresini 6 aya indiren 5. maddesi, Cumhurbaşkanı'na askerlik süresini bir katına kadar artırma ve yarısına kadar indirme yetkisi veren fıkrası partilerin ortak önergesiyle rötuşlanarak kabul edildi.

 

Kabul edilen önerge ile maddenin "Hizmet süresi erbaş ve erler için 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için 12 aydır. Hizmet sürelerini ihtiyaca göre bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya Cumhurbaşkanınca karar verilebilir" şeklindeki fıkrasına "Bu şekilde belirlenen hizmet süresi 6 aydan az olamaz" hükmü eklendi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi‘nin (İKBY) yeni Başkanı Neçirvan Barzani, düzenlenen yemin töreniyle görevine başladı. Törene Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı...

AA RESİM2 64421167 364976034072688 6010038786304507904 n 6718a

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi‘nin (İKBY) yeni Başkanı Neçirvan Barzani için Erbil’de düzenlenen yemin törenine katıldı. Düzenlenen törenin ardından Barzani ile ikili bir görüşme yapan Çavuşoğlu Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "İKBY Başkanı seçilen Neçirvan Barzani‘yi tebrik ediyoruz. Önümüzdeki dönemde somut projelere odaklanmalı, terör örgütü PKK ile kararlı mücadelemizi birlikte sürdürmeliyiz" dedi.

A 3 ÜÇÜNCÜC64528648 613755159110065 1549407244418809856 n 8c300

Çavuşoğlu ayrıca, İKBY’nin eski Başkanı Mesud Barzani‘nin oğlu Mesrur Barzani’yi de İKBY hükümet başkanlığına seçilmesinden dolayı tebrik ederek, özellikle ticari ilişkilerin artırılması temennisini dile getirdi. İKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin amcası ve kayınpederi olan Mesud Barzani, 2005 yılından itibaren yürüttüğü başkanlık görevini, 2017 yılındaki başarısız referandum girişiminden sonra bırakmıştı.

 

Söz konusu referandumda İKBY sınırları içinde yaşayan halkın büyük çoğunluğu bölgenin Irak merkezi yönetiminden bağımsızlığı yönünde oy kullanmış, ancak bunu kabul etmeyen Bağdat yönetimi İKBY kontrolündeki bölgelerin büyük bir kısmını kontrolüne geçirmişti. Türkiye de bu referandum sonucunu tanımadığını bildirerek, bölgede bir Kürt devleti kurulmasına izin vermeyeceğini duyurmuştu.

Neçirvan Barzani’nin yemin törenine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile birlikte Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih de katıldı.

KAYNAKLAR:  AFP,DHA / ET,JD

©Deutsche Welle Türkçe

İmamoğlu: Diyorlar ki, 'İBB Sosyal Tesisleri'ne alkol koyacak.'
Gidin bakın Beylikdüzü'nde 9 tane açtık hangisinde alkol var!

 İMAMOĞLU TEYZE 2 1560535481 PHOTO 2019 06 14 20 14 13 1 32142

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa'nın ardından Gaziosmanpaşa Meydanı'nda da görkemli bir miting yaptı. Kalabalıkta gördüğü Müzeyyen Teyze'yi yanına alarak konuşan İmamoğlu, yaşlı kadınla sarmaş dolaş olunca duygusal anlar yaşandı. İmamoğlu, duygularını ''Ya şu güzellik, şu yürekler oldukça, şu mini minnacık çocukların bakışları oldukça, şu güzel hanımefendileri, beyefendilerin duaları oldukça ya siz ne yapabilirsiniz ya. Allah aşkına. Kurban olayım anacığım, bana dua etmeye devam et. Sana kurban olurum'' sözleriyle dile getirdi. Hakkında İBB'nin başına geçmesi durumunda sosyal tesisleri alkollü hale getireceği iftirasının yayılmaya çalışıldığını belirten İmamoğlu, ''Gidin bakın Beylikdüzü'nde 9 tane açtık hangisinde alkol var. Allah size akıl versin'' dedi.

 

İMAMOĞLU TEYZE 3 1560535487 PHOTO 2019 06 14 20 14 16 d691a

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa'nın ardından günün ikinci halka buluşmasını Gaziosmanpaşa'da gerçekleştirdi. Öncesinde ilçenin cadde ve sokaklarında seçim turu atan İmamoğlu, sonra Gaziosmanpaşa Meydanı'nda tarihi ve coşkulu bir kalabalığa konuştu. İmamoğlu'na konuşması sırasında eşi Dilek İmamoğlu da destek verdi. Meydana sığmayan vatandaşlar, çevredeki evlerin ve iş yerlerinin balkonlarından, çatılarından mitingi izledi. İmamoğlu, konuşma yapacağı seçim otobüsünün üzerine, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla çıktı.

 İMAMOĞLU TEYZE 4 1560535491 PHOTO 2019 06 14 20 14 16 2 4ddcb

''KAZANACAĞIMIZI 24 MART'TA BU ALANDAKİ KALABALIKTAN ANLADIM''

 İMAMOĞLU TEYZE 9 1560535478 PHOTO 2019 06 14 20 14 13 2 0b6b0

Konuşmasına, ''31 Mart'ta seçimi kazandığımı ne zaman anladım biliyor musunuz'' sorusuyla başlayan İmamoğlu, yanıtı da kedisi verdi: ''24 Mart, Pazar günü, bu meydanda bu kalabalığı gördüğümde anladım. Bana öyle bir bir moral ve öyle güzel duygular verdiniz ki, dedim, 'Millet kararını verdi.' Mitinge yetişemeyince otobüsün yanında kilometrelerce yürüyen Müzeyyen Teyzem'i de hatırladım. Bana dualarıyla, bütün güzellikleriyle eşlik eden o güzel teyzelerime, amcalarıma selam olsun. Ellerinden öpüyorum. Burada daha inançlı, daha güçlü, milletçe, hep birlikte kazanacağımızın işaretini görüyorum. Hep birlikte kazanıp, İstanbul'u hep birlikte yöneteceğiz. O bir avuç insanın bu şehrin nimetlerini paylaşmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü çocuklarımız, kızlarımız, oğullarımız var. Zihinleri açık olsun. Kızlarımızın, oğullarımızın geleceği aydınlık olsun. Çocuklarımız ve gençlerimiz için çalışacağım. Üniversiteye hazırlanıyorlar. Yarın ve Pazar günü sınava girecekler. Bu sınav her şeyin sonu ya da başlangıcı değil. İnşallah gençlerimizin sınavlara koşturmadığı günler yaşayacağız. Onlar için çok çalışacağım.''

 İMAMOĞLU TEYZE 5 1560535497 PHOTO 2019 06 14 20 14 14 2 90965

''O KADAR MUTLUYUM Kİ''

 

İmamoğlu, vatandaşlara konuşma yaptığı sırada, sosyal medyada 4 tansiyonla 4 kilometre seçim otobüsünü takip etmesiyle gündeme gelen Müzeyyen Teyze'nin de miting alanında olduğunu gördü. Müzeyyen Teyze, koruma polislerinin yardımıyla seçim otobüsünün üzerine alındı. İmamoğlu, Müzeyyen Teyze'yi, ''Gel kurban olurum, gel. Senin güzel yüzünü öpeyim, gel'' sözleriyle karşıladı. İmamoğlu, konuşmasını bir süre Müzeyyen Teyze'ye sarılarak yaptı. Bu sırada renkli görüntüler oluştu. Bunun üzerine İmamoğlu, duygularını, ''Ya şu güzellik, şu yürekler oldukça, şu mini minnacık çocukların bakışları oldukça, şu güzel hanımefendileri, beyefendilerin duaları oldukça ya siz ne yapabilirsiniz ya. Allah aşkına. Kurban olayım anacığım, bana dua etmeye devam et. Sana kurban olurum'' sözleriyle dile getirdi. Müzeyyen Teyze, yine geldiği gibi korumalar eşliğinde otobüsten indirildi. Sözlerine devam eden İmamoğlu, ''O kadar mutlu ve gururluyum ki. Bu Allah'ın bana bir lütfu. İnsanların bu sevgisini, güvenini kazanmak dünyanın en güzel şeyi. Allah'ım beni bu güzel insanlara, bu millete mahcup etme. Ben, hep güzel konuşmak istiyorum. Ya sen git mezarlığa Allah aşkına. (Bir TV kanalının gazi dedesinin mezarında çekim yapmasına atıf yapıyor.) Allah akıl versin. 18 günde yaptıklarım akılların aldı, kimyalarını bozdu. Öyle bir çalışacağım ki, 5 yılda, 1800 günde bunları deli edeceğim, deli. Hepinizin emeğiyle hakkın, hukukun, adaletin, vicdanın yanında olacağız. Hep birlikte yanında olacağız'' dedi. ('Hak, hukuk, adalet' sloganları.)

 İMAMOĞLU TEYZE 7 1560535480 PHOTO 2019 06 14 20 14 15 2 45e78

''GİDİN BAKIN, BİRİNDE ALKOL VAR MI?''

 İMAMOĞLU TEYZE 8 1560535479 PHOTO 2019 06 14 20 14 15 f11f3

Sözlerine ''Nelerle uğraşıyorlar'' sorusuyla başlayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''İBB'nin 82 bin çalışanına buradan seslenmek istiyorum. Ben, Allah şahit, kimsenin emeğine ne dokunurum ne de dokundurturum. Hiç kimsenin ekmeğine dokunmayacağız. Bu partizan kafa, herkesin ekmeğiyle oynar ama biz oynamayız. Herkes daha mutlu olacak. Oraya buraya sürerek, baskı, mobbing yaparak, kimseyi sıkıntıya sokmayacağız. Son bir şey daha söylemek istiyorum. Neymiş? Ben, şu mübarek günde söyleyeceğim. Tutturdular, İBB'nin sosyal tesislerine komple alkol sokacakmışım. Bak sen? Allah akıl versin. Bu kardeşiniz Beylikdüzü'nde 1 tane vardı. Tam 9 sosyal tesis açtık. Gidin bakın, birinde alkol var mı? Allah akıl versin size ya. Ben, sosyal tesislerde daha ucuz çay, sizlere daha ucuz hizmet üreteceğim. Annelerin, 0-4 yaş arası çocuklarıyla sosyal tesislerden yüzde 40 ucuz faydalanmalarını sağlayacağız. Başka ne yapayım? Ben, bu şehrin insanlarını barıştırmaya geliyorum.''

İMAMOĞLU TEYZE 10 1560535472 PHOTO 2019 06 14 20 14 12 1 7af18

 

İmamoğlu Esenler'de binlerce kişiye konuştu: Millet kopyacıya bakmaz, asalete bakar, asalete!

İMAMOĞLU ON BİNLER 2 1560450911 PHOTO 2019 06 13 21 15 09 1 f55c5

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar'ın ardından Esenler'de de coşkulu kalabalıklara konuştu. Rakiplerinin kendilerinden kopya çektiğini belirten İmamoğlu, ''Kopya çekmeleri kötü bir şey değil. Çünkü daha önce vatandaşı unutmuşlardı, şimdi hatırladılar. Benim sayemde, bizim sayemizde hatırladılar. Çocuk demeyi unutmuşlardı, çocuk diyorlar. Kadınla ilgili hiçbir iş üretmiyorlardı, kadın diyorlar. Çevre diyorlar, yeşil alan diyorlar. Ama bu üzücü bir kopya değil. Beni mutlu ediyor. Kopya çeksinler ama ben iyi biliyorum, millet kopyacıya bakmaz. Asalete bakar, asalete'' dedi.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar'ın ardından Esenler'de de önce vatandaşları selamladı, ardından ilçe meydanında halkla buluştu. Vatandaşlar, yol boyu İmamoğlu'na yoğun sevgi gösterilerinde bulundu. Esenler turu sırasında, yol boyu kısa mesafelerle AK Parti stantlarının kurulması dikkat çekti. İmamoğlu, seçim otobüsüne bayrak sallayan ve siyasi anlam içeren el işareti yapan AK Partili vatandaşları selamladı. Otobüsten yapılan anonsla da AK Partili vatandaşlara gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür edildi. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu otobüs, yaşanan yoğun ilgi nedeniyle Esenler Meydanı'na gecikmeli ulaşabildi. Meydanı hınca hınç dolduran binlerce vatandaş, İmamoğlu'na, ''Hak, hukuk, adalet'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla destek verdi. İmamoğlu, coşkulu kalabalığa yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

İMAMOĞLU ON BİNLER 3 1560450911 PHOTO 2019 06 13 21 15 09 f11e4

''KOPYACILAR BENİ MUTLU EDİYOR!''

''İstanbul'un her yerini kucaklayacağım. Alıştıkları siyaseti yapmayacağız. Alıştıkları dili kullanmayacağız. Temel bir sorun var. Bu şehirde, şu anki yönetim vatandaşından koptu. Üretemiyorlar. Kopya çekiyorlar, kopya. Kopya çekmeleri kötü bir şey değil. Çünkü daha önce vatandaşı unutmuşlardı, şimdi hatırladılar. Benim sayemde, bizim sayemizde hatırladılar. Çocuk demeyi unutmuşlardı, çocuk diyorlar. Kadınla ilgili hiçbir iş üretmiyorlardı, kadın diyorlar. Çevre diyorlar, yeşil alan diyorlar. Ama bu üzücü bir kopya değil. Beni mutlu ediyor. Kopya çeksinler ama ben iyi biliyorum, millet kopyacıya bakmaz. Asalete bakar, asalete.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 4 1560450908 PHOTO 2019 06 13 21 15 08 1 b4d7b

''31 MART'TA HALK BİZİ SEVDİ''

''Hep birlikte bir yerel seçim yaşadık. 31 Mart'ta halk bizi sevdi. Söylediklerimize inandı. Ortaya koyduğumuz tüm çözümlere ikna oldu ve halk, 'Siz yoruldunuz. Yönetemiyorsunuz. Bizi hissetmiyorsunuz. Hadi size güle güle' dedi. Ve bize, 'Gel buraya kardeşim. Yönet bu şehri' dedi. Biz, 18 gün söz verdiğimiz bir kısım işleri yaptıktan sonra ne yazık ki Türkiye'nin demokrasi sürecine bir avuç insan ihanet etti. Halkın emanetine ne yazık ki kumpas kurdu. Ancak, bizim insanımız demokrasi aşığıdır. Halk, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyeli 100 yıl oldu, 100 yıl. Bu millet, partiler üstü bir demokrasi mücadelesi veriyor. Halk, demokrasiye olan inancını 23 Haziran'da ispat edecek. Size olan tüm sevgim ve inancımla diyorum ki, mutlaka 23 Haziran'da milletimiz, İstanbul halkı, gasp edilen emanetini sandıkta geri alacak.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 5 1560450910 PHOTO 2019 06 13 21 15 08 c8fb8

''BAK KUL EKREM…''

''Türkiye'nin yeni nesil, ahlaklı bir yönetim dönemine ihtiyacı var. Yeni nesil derken, genç, enerjik, dinamik, vatandaşını hisseden, kendi insanına güvenen, eş, dost, akraba demeden vatandaşıyla üreten, ahlaklı siyaset dönemine ihtiyacı var. Şehrine özen gösteren, insanına saygı duyan, aynı zamanda erdemli yöneticilere ihtiyacı var. Kul hakkı yemeyen, kimsenin vebalini almayan ahlaklı yöneticilere ihtiyacı var. 23 Haziran'da haktan, hukuktan, adaletten yana bir yönetim olacağız. Şu an bana gösterdiğiniz sevgi, alaka, çocukların karşılıksız duyguları, gençler, kadınlar, erkekler, bütün insanlar, ailelerinizin bir parçası olarak bana gösterdiğiniz duygular, benim için Allah'ın bir lütfu. Ne mutlu bana. Diyorum ki, 'Bak, kul Ekrem; sen, Türkiye'nin Karadeniz bölgesinde 40 haneli bir köyde doğmuş, bu şehir seni okutmuş, daha sonra İstanbul'a gelmiş, bu ülke seni yetiştirmiş, sana imkanlar sunmuş ve 40 haneli köyden dünyanın en güzel köyüne belediye başkanı yapmış. Bunlar hiçbir ülkede görebileceğimiz şeyler değildir. Bu nedir biliyor musunuz? Ekrem İmamoğlu, işte tam da Cumhuriyet'in, demokrasinin projesidir. Bazıları diyor ki, o avuç insan diyor ki benim için, 'Proje'. Evet, ben bu Cumhuriyet'in, bu güzel ülkenin, Atatürk'ün projesiyim. Gurur duyuyorum.''

İMAMOĞLU ON BİNLER 6 1560450912 PHOTO 2019 06 13 21 15 10 1 69814

 

 

 Ekrem İmamoğlu: İstanbul'a ihanet edenlere bu kent emanet edilemez...

İMAMOĞLU 2 BASIN İKİNCİ FOTO 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 01 b9be8

İmamoğlu: Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize!

 

 İMAMOĞLU BASIN 3 1560251825 PHOTO 2019 06 11 13 14 02 1 ce10b

 

 

İmamoğlu: 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak, hak yerini bulacak!

 İMAMOĞLU BASIN 4 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 01 1 4f70c

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ''İstanbul'da Hayatı Kolaylaştıracak Çözümler Toplantısı''nda çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubuyla bir araya geldi. ''Demokrasiyi, adaleti, haysiyeti, hakkı yok sayan bir avuç insanın çıkarı yüzünden ülkenin, şehrin, insanımızın zamanı heba ediliyor'' diyen İmamoğlu, ''16 milyonu mağdur eden bu haksızlık, 16 milyonu hizmetten mahrum bırakan bu israf düzeni inanıyorum ki, 2 hafta sonra artık son bulacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde israf düzeni son bulacak. Kayırmacılık, verimsizlik bitecek. Adil, akılcı ve hakça bir yönetim anlayışı ile İstanbul'u ayağa kaldıracak seferberlikleri başlatacağız'' şeklinde konuştu.

 

''Bizim aylar öncesinden ortaya koyduğumuz projelerimize önce 'Belediyenin işi değil' diyenler, şimdi kopya ediyorlar'' saptamasında bulunan İmamoğlu, ''Karşımızda tam bir kopyala yapıştır kampanyası var. 25 yıl sonra gelebildikleri yer, haksızlık ve kopyala yapıştırcılık. Bunları görünce, inanın seviniyorum. Kopyala yapıştır yoluyla bile olsa, halkın gerçek sorunlarını, gerçek ihtiyaçlarını o kibirli gözlere gösterebildiğim için seviniyorum. Ama seçim için yapılan tüm gayri ahlaki manevraları, İstanbul halkının gayet net olarak gördüğünü de iyi biliyorum. Bu her yeri tel tel dökülen israf düzenini yaratanlardan, gençlerimizi işsizlik sıkıntısı ile başbaşa bırakanlardan, İBB'yi borç sarmalının içerisine sokanlardan artık kimseye bir fayda yok. İstanbul'a ihanet edenlere artık bu kent emanet edilemez'' dedi.

 

31 Mart seçimi öncesinde kurulan, sonrasında bir bir kaldırılan ''tanzim satış'' uygulamasını eleştiren İmamoğlu, ''Soruyorum şimdi sizlere. Peki ne oldu da kimse tanzim satışları ağzına bile almıyor? Kışın soğuğunda, 16 milyonluk İstanbul'da 55 tane yer açıp, insanları kuyruğa dizip afişe ederek, bir de adına "varlık kuyruğu" diyip adeta milletle dalga geçtiğiniz bu seçim yatırımı, neyi çözdü de apar topar kaldırmaya başladınız? Bir de İGDAŞ indirimi diye bir şeyden bahsediyor. Sanki dertleri vatandaşın derdine çare olmakmış gibi, yazın ortasında doğal gaza indirim yapacaklarmış. İnsan buna gülmez mi Allah aşkına. Bitti mi pahalılık? Bitti mi vatandaşın tenceresini kaynatma derdi? Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize? Bu şehrin kaynakları sadece bir avuç insana peşkeş çekiliyor. İşte ben, o bu şehrin ailelerinin haklarını savunmaya geliyorum. Çocuklarımızın, gençlerimizin 'Ekrem Abisi', büyüklerimizin övünç duyacakları evladı olmaya geliyorum'' diye konuştu.

 

''31 Mart seçimleriyle birlikte çok önemli bir değişiklik yaşanıyor'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Artık yoksulluğu, işsizliği, vatandaşın mutluluğunu, çocuklarımızın geleceğini konuşuyoruz. Hiç kimse bundan kaçamıyor. Bunları konuşmaktan korkanlar, bu konulardaki başarısızlıkları görünmesin isteyenlerdir. Onlar her seçimde, dikkati başka yöne çekmek için farklı gündemler yaratmak isterler. 31 Mart öncesinde 'beka' dediler mesela. 'Seçimde işimize yarar, bize oy getirir' diye ortaya attıkları bir konuydu, işlerine yaramadığı için unuttular. Şimdi de yeni numaralar peşindeler. Onların tüm derdi, suni gündemler yaratarak düzenlerini devam ettirmek. Onların tüm çabası, israf düzenine İstanbul'un kaynaklarının akmaya devam etmesini sağlamak… Oysa 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak. 23 Haziran, İstanbulluların yeni ve sahici bir siyaset istediğinin ilanı olacak.''

 

''Daha önceden kimin parasını kime veriyorsun diyenler, görüyorum ki son dönemde yayınladığımız proje kitapçığını iyi incelemişler'' diyen İmamoğlu, ''Neredeyse cümleleri bile değiştirmeden, kendi seçim vaatleriymiş gibi sıralıyorlar. Belki biraz rakamlarla oynuyorlar. Ama biliyorsunuz ki, topluma birşeyler vaat etmek ciddiyet ister. Ben, bugüne kadar ne kimseye yalan söyledim ne de tutamayacağım sözler verdim. 31 Mart öncesinde, kamuoyu ile detaylı olarak paylaştığım gibi, yapacağımız tüm projelerin bütçelerini, maliyetlerini detaylı olarak çalıştık. Uzun dönemli tasarruf programları ile kalem kalem nasıl kaynak yaratacağımızı belirledik'' ifadelerini kullandı.

 

Kenti çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler ve tüm sakinleri için yaşanılabilir bir şehir haline getireceklerini vurgulayan İmamoğlu, sözlerini, ''Yoksulları 'Daha ne istiyorsun' diyerek aşağılayanlara, işsizleri elinin tersiyle itenlere, İstanbullular çok güzel, çok zarif, çok anlamlı bir uyarıda bulunacak. 23 Haziran'dan sonra hiç kimse, vatandaşın dertlerini görmezden gelerek, kibirle siyaset yapamayacak. Burada huzurunuzda ilan ediyorum ki 23 Haziran'da hak yerini bulacak. 16 milyon İstanbullu için, İstanbul'un güzel yürekli, alnı açık, vicdanı temiz aileleri, güzel kalpli insanları için... Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak'' şeklinde noktaladı.

 

 

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Taksim'de bir otelde basın mensuplarıyla, ''İstanbul'da Hayatı Kolaylaştıracak Çözümler Toplantısı''nda bir araya geldi. Toplantıda, işitme engelli vatandaşlar için tercüme yapıldı. İmamoğlu, yerli ve yabancı medya kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, slaytlar eşliğinde projelerini anlattı. Konuşmsaının sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, projeleriyle ilgili şunları söyledi:

 

''İstanbul'da hayatı kolaylaştıracak çözümleri konuşacağımız toplantımıza hoş geldiniz. Aslında bundan tam 3 ay önce, 11 Şubat 2019'da bu toplantının bir benzerini yine bu salonda yapmıştık. O gün de bu şehirde şahit olduğum gönülleri yakan yoksulluğu anlatmıştım. Son 25 yılda, bu güzel şehri yönetenlerin neden oldukları adaletsiz gelir dağılımının ailelerimizi nasıl perişan ettiğini anlatmıştım. İstanbul'un potansiyelinin açığa çıkarılması için, kentin yoksul kesimlerinde nelerin yapılması gerektiğini tek tek anlatmıştım. O gün söylediğim çözüm önerilerine gülüp geçenlerin, İstanbul'un işsiz, umutsuz ve çaresiz ailelerinin sorunlarına bigâne (yabancı) olanların bugün ne dediklerini size anlatacağım.''

 

İMAMOĞLU BASIN 5 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 1 fcaa2

''İSTANBUL'DA 'İSRAF DÜZENİ' VAR''

 

''Bizim şehrimizde kıt kanaat geçinen, her gün İstanbul'un devasa sorunları altında ezilen cefakar ailelerimiz var. Ekonomik koşullar günden güne ağırlaşırken, çocuklarının geleceği için sabırla tutunmaya çalışan ailelerimiz var. Tencereyi kaynatmak onlar için her geçen gün daha pahalı hale gelirken, evlatlarını hazırlayıp, geleceğe taşımaya sebat eden ailelerimiz var. Bir de hepimizin ürettiği, hepimizin dişinden tırnağından arttırdığı, vergileriyle emekleriyle büyüttüğü bu memleketin, İstanbul'un nimetlerinin üzerine konan, onu bir rant kapısı haline getiren bir avuç insan var. İstanbul'da halkın çıkarlarına değil, o bir avuç insanın çıkarlarına çalışan organize bir 'israf düzeni' var. Bu düzen, milyonlarca ailenin kaderiyle oynuyor, bunca ailenin ekmeğini sofrasından alıyor, çocuklarının geleceğini çalıyor, kızlarının mesleğini elinden alıyor. Okulu yarıda bırakmak zorunda kalıyor ailelerimizin yetenekli çocukları. İş bulamıyor ailelerimizin gençleri. Çünkü bu şehrin kaynakları sadece bir avuç insana peşkeş çekiliyor. İşte ben, o bu şehrin ailelerinin haklarını savunmaya geliyorum. Gençlerimizin 'Ekrem Abisi', büyüklerimizin övünç duyacakları evladı olmaya geliyorum.''

 

''ÜLKENİN ZAMANI HEBA EDİLİYOR''

 

''Yola çıktığım ilk günden beri, İstanbul'un o güzel ailelerine nasıl hizmet edeceğimi anlatıyorum. Anlatmaya da devam edeceğim. 'Kimin parasını, kime dağıtıyorsun' diyenler tekrar duysun ki; İstanbul'un nimetlerini 16 milyon İstanbulluya adil biçimde paylaştıracağım. Ailelerimizin dertlerine derman olacak bir İBB Başkanı olacağım. En çok da bu şehrin mazlumlarının, ezilenlerinin, yoksul ve yok sayılanlarının yanında olacağım. Bu ülkede sanki en bol olan şey zaman. Baksanıza bu şehirdeki israf düzeni, 3 ay sonra bizi aynı şeyleri yeniden konuşmak zorunda bırakıyor. Demokrasiyi, adaleti, haysiyeti, hakkı yok sayan bir avuç insanın çıkarı yüzünden ülkenin, şehrin, insanımızın zamanı heba ediliyor. 16 milyonu mağdur eden bu haksızlık, 16 milyonu hizmetten mahrum bırakan bu israf düzeni inanıyorum ki, 2 hafta sonra artık son bulacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde israf düzeni son bulacak. Kayırmacılık, verimsizlik bitecek. Adil, akılcı ve hakça bir yönetim anlayışı ile İstanbul'u ayağa kaldıracak seferberlikleri başlatacağız. İstanbul'un vicdan sahibi o güzel ailelerinin yüzü artık gülecek. Bugün burada, bir kez daha ailelerimizin İstanbul'da yaşamını kolaylaştıracak, geçim derdini hafifletecek, iş olanaklarını arttıracak çözüm önerilerimizi sunacağım.''

 İMAMOĞLU BASIN 6 1560251826 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 3 941e5

 

''KAYBETTİRDİKLERİ ZAMANI ÇOK ÇALIŞARAK TELAFİ EDECEĞİZ''

 

''Biliyorum, bizim aylar öncesinden ortaya koyduğumuz projelerimize önce 'Belediyenin işi değil' diyenler, şimdi kopya ediyorlar. Karşımızda tam bir kopyala yapıştır kampanyası var. 25 yıl sonra gelebildikleri yer, haksızlık ve kopyala yapıştırcılık. Bunları görünce, inanın seviniyorum. Kopyala yapıştır yoluyla bile olsa, halkın gerçek sorunlarını, gerçek ihtiyaçlarını o kibirli gözlere gösterebildiğim için seviniyorum. Ama seçim için yapılan tüm gayri ahlaki manevraları, İstanbul halkının gayet net olarak gördüğünü de iyi biliyorum. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve geldiğim ilk andan itibaren özellikle öğrenci ulaşımı ve su kullanımında indirime giderek ilk adımlarımızı attık. Ne yazık ki, ulaşıma yönelik olarak verdiğim diğer talimatları yerine getirmediler. İstanbul'a, İstanbullulara kaybettirdiler. Merak etmeyin, az kaldı. Biraz daha sabır. Kaybettirdikleri zamanı da telafi edecek kadar çok çalışacağız.''

 

''İBB'Yİ BORÇ SARMALINA SOKANLARDAN KİMSEYE FAYDA YOK''

 

''Neler mi yapacağız? 12 yaş altı tüm çocuklara ulaşımı ücretsiz yapacağız. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere ulaşımı ücretsiz olacak. İlk yarım saat içerisinde yapılan tüm aktarmaları ücretsiz hale getireceğiz. Deniz, metro, otobüs… Hiç fark etmez. 25 yaş altındaki, öğrenci olmayan tüm gençlerimiz de ulaşımdan yüzde 40 indirimli faydalanacak. Ulaşımdaki bu indirimlerle birlikte, birazdan daha detaylı olarak aktaracağım; gıdada, eğitimde, sağlıkta ve sosyal yaşamın tüm alanlarında yapacağımız destekler sayesinde, yıllık ortalama 2 bin 500 TL'lik masraftan İstanbullu aileleri kurtarmış olacağız. Bu her yeri tel tel dökülen israf düzenini yaratanlardan, gençlerimizi işsizlik sıkıntısı ile başbaşa bırakanlardan, İBB'yi borç sarmalının içerisine sokanlardan artık kimseye bir fayda yok. İstanbul'a ihanet edenlere artık bu kent emanet edilemez.''

 

''DEĞDİ Mİ PAZARCIYI 'TERÖRİST' İLAN ETMENİZE''

 

''Mayıs ayında enflasyon yine artış gösterdi. Yıllık artışta gıda ilk sırada. Dünya ekonomileri sürekli büyürken, Türkiye ekonomisi son 4 çeyrektir habire küçülüyor. Hayat pahalılığı son 10 yılın en yüksek seviyesinde. Yabancı dövizi tutabilene aşk olsun. Soruyorum şimdi sizlere. Peki ne oldu da kimse tanzim satışları ağzına bile almıyor? Kışın soğuğunda, 16 milyonluk İstanbul'da 55 tane yer açıp, insanları kuyruğa dizip afişe ederek, bir de adına "varlık kuyruğu" diyip adeta milletle dalga geçtiğiniz bu seçim yatırımı, neyi çözdü de apar topar kaldırmaya başladınız? Bir de İGDAŞ indirimi diye bir şeyden bahsediyor. Sanki dertleri vatandaşın derdine çare olmakmış gibi, yazın ortasında doğal gaza indirim yapacaklarmış. İnsan buna gülmez mi Allah aşkına. Bitti mi pahalılık? Bitti mi vatandaşın tenceresini kaynatma derdi? Değdi mi esnafı, pazarcıyı 'terörist' ilan etmenize?''

 

''TARIM TOPRAKLARIMIZI KORUYACAĞIZ''

 

''Milletimizin içi rahat olsun. İstanbullu ailelerin ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilmesi en öncelikli konularımızdan biri olacak. Üretimden tüketime kadar, tarladan sofraya gelinceye dek, doğru işleyen bir organizasyon kuracağız. Bu iş ciddiyet ister, öyle günlük seçim yatırımları ile çözülemez. Ve biz, bu konuya çok ciddi bir biçimde yaklaşacağız. Bugün yaşadığımız gıda krizi aslen bir üretim krizidir. İstanbul, daha da büyük bir kriz içerisindedir. İstanbul, kendi yakın çevresinden, bölgelerinden beslenemiyor. Böylelikle gıda fiyatlarını kontrol edemiyor.
Öncelikle İstanbul çevresi, Trakya ve Marmara Bölgesi için 'Bölgesel Ölçekte Tarımsal Koruma ve Üretim Planı' hazırlayarak, İstanbul ve çevresinde yapılan tarımsal üretimi verimli hale getirip artıracağız. Tarım topraklarımızı kesinlikle koruyacağız. Tüm bölgenin gelecek açısından kurtuluşuna öncülük edeceğiz. Bölgedeki üretici birliklerini ve kooperatifleri destekleyeceğiz. Böylelikle, içerisinde esnafın, pazarcının, manavın, kooperatiflerin ve belediyenin yer aldığı bir 'Üreticiden Tüketiciye Gıda Zinciri' oluşturacağız. Alıcı ile satıcı arasında belediyenin organizasyonu ile 'akıllı kontrat' sistemini getireceğiz.''

 

''ORGANİK TARIMI TEŞVİK EDECEĞİZ''

 

''İstanbul'da 150 adet kırsal nitelikli mahallemizi de analiz ettik. Buralarda organik tarımı teşvik edeceğiz. Köy pazarları ile üreticiden tüketiciye doğrudan satış sağlayacağız. Kimi mahallelerde arıcılık, kimi mahallelerde süt üretimi ve daha birçok potansiyel var. Tarımsal üretimi arttırırken, doğayı da koruyacak ve turizmin gelişmesini sağlayacağız. Bunu İstanbul'da, kentin içerisinde de yapacağız. 'Kent tarımını' destekleyecek, kentsel açık alanlarda bostan ve bahçe üretiminin teşvik edilmesini, buna halkın katılımını sağlayacağız. İstanbullu toprakla buluşacak, nefes alacak. Sağlıklı gıda meselesi çok önemli. Güncel istatistikler nedense açıklanmıyor ama biliyoruz ki İstanbul'da yaşanan ölümlerin yaklaşık dörtte birinin sebebi kanser. Ve maalesef bunda da ana etken yediklerimiz. Hızlıca 'Kent Gıda Konseyi' kurulacak ve özellikle yoksul kesimlerin sağlıklı gıdaya ulaşmasına yönelik politikalar geliştirilecek. İBB, bu gıdaların denetlemesinden sorumlu olacak. Kent Gıda Konseyi afet durumlarında da kullanılacak gıda stoklarının oluşmasını sağlayacak ve israfı engelleyecek.''

 

''ÇOCUKLAR KAZANACAK, GELECEK KAZANACAK''

 

''Organize hayvancılık bölgeleri ve tarıma dayalı sanayi desteklenecek ve 2 adet 'Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi' kurularak, İstanbulluların ucuz, sağlıklı et ve süt ürünlerine kavuşmasının önü açılacak. Bu bölgeler aynı zamanda birer istihdam merkezi olacak. 'Halk-Süt'ü kuracağız. Artık İstanbullu, sağlıklı ve ucuz sütü kolaylıkla temin edebilecek. Yoksul ve ihtiyaç sahibi kesimlere ve özellikle ilkokul çağındaki öğrencilere ücretsiz süt dağıtımı yapılacak. Çocuklar kazanacak, gelecek kazanacak. Kuracağımız 'Mahalle Mutfakları' da vatandaşın ucuz ve sağlıklı gıdaya erişiminde önemli bir rol üstlenecek. Gelir seviyesi düşük ve emek-yoğun çalışılan mahallelerde ve üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde ucuz, temiz ve nitelikli yiyecek hizmeti sağlayan Mahalle Mutfakları'nı kuracağız. Mahalle Mutfakları, bölge esnafı ile uyumlu, hatta onlarla birlikte, açıldıkları mahallelerde bir yandan yoksul, öğrenci ve emekçilerin günlük yemek ihtiyaçlarının bir bölümünü karşılayacak, diğer yandan da o bölgelerde istihdam oluşturacak.''

 

''EV KADINLARINI EKONOMİK SİSTEMİN İÇERİSİNE DAHİL EDECEĞİZ''

 

''Ev kadınlarını, evlerinde ya da mahallede oluşturulacak üretim alanlarında, ekonomik bir sistemin içerisine dahil edeceğiz. Belediyenin hizmet verdiği kreş, mahalle evi, okul kumanyası vb. alanlarda sağlıklı, kaliteli, ev yapımı ürün tedarik edeceğiz. Ev kadınlarının her türlü gıda üretimlerine satış garantisi sağlayacak, sabit ve online satış imkanları oluşturacağız. Ev kadınları saatlik, yani vardiyalı olarak Mahalle Mutfağı'nda çalışabilecek, düzenli gelire kavuşacak. Evet, en çok da bu şehrin kadınlarını destekleyerek, sözünü, sesini, ihtiyaçlarını dinleyerek, kadınlara söz ve yetki vererek, eşit, adil ve umutlu bir İstanbul'u bizzat kadınlarla birlikte kuracağız. Biz, kadınları ekonomik olarak güçlendireceğiz. İstanbul'da geçim sıkıntısı çeken pek çok yoksul ev kadını, evden üretim yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışıyor.''

 

''İLK GÜN NE SÖYLEDİYSEK, O!''

 

''Geliştireceğimiz 'Kadın Emeği Ofisi' ile kendi sınırlı imkanlarıyla çalışan, uğraşan tüm kadınlara belediye kapıları da imkanları da sonuna kadar açılacak. Öncelikle İBB, ev kadınlarının ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlarda alıcıya ulaştıracak kanalı sağlayacak. İstanbullu kadınların kendi markası olacak. İBB, İstanbullu kadınların ilk müşterisi olacak. Böylelikle hanelere aylık düzenli gelir sağlanmış olacak. Yine İBB, kadın üretim kooperatiflerini destekleyecek, mahalle düzeyinde üretimi güçlendirecek mekan, hibe ve kredi olanakları sağlayacak. Görüyorum ki, 25 yıldır bu kenti yönetenlerin akıllarına, 31 Mart seçimleri sonrasında bu vaatleri düşürmüşüz. Oysa ben, yola çıktığımda ilk gün ne söyledim ise bugün de aynı şeyi söylüyorum. İstanbul'a yönelik en büyük hedefim, şu ekonomik kriz ortamında, yoksullukla, işsizlikle mücadele etmek ve pahalı yaşamı ucuzlatmak.''

 

''BU KENTİ ÇOCUKLARA GERİ VERECEĞİZ''

 

''Buradan yeni bir müjdeyi daha sizlere vermek istiyorum. 0-4 yaş arası çocuğu olan anneler, yani ücretsiz ulaşım kartı olan kadınlar İBB'nin sosyal tesislerinden de yüzde 40 indirimli olarak faydalanabilecek. Kadınların yükünü her alanda hafifletirken, çocuklarımızı da geleceğe güvenle hazırlayacağız. İlk günden bu yana söylüyorum: 'Bu kenti çocuklara geri vereceğiz'. İnanın buna. İBB'nin bu topluma hizmet eden 1 tane bile kreşi yokken, şimdi herkes kreşlerden bahsediyorsa; ne mutlu bana. Çocukların akranları ile oyun oynayabildiği, kadınların zamanının kendilerine kaldığı bir İstanbul mümkün. Biz bunu başaracağız. Çok acilen çocuk sayısı en yüksek ve en yoksul 150 mahallede 100 çocuk kapasiteli kreşler açacağız. Böylelikle 15 bin kadın evinde, işinde rahat edecek. Açacağımız kreşlerle 3 bin kadına da doğrudan istihdam sağlayacağız. Sonrasında ise İstanbul'da kreşsiz mahalle bırakmayacağız.''

 

''ANCAK ÇOCUKLARA YATIRIM YAPARSAK MUTLU GELECEĞİ KURABİLİRİZ''

 

''Bununla birlikte, İstanbul İmar Yönetmeliği'ne getireceğimiz yeni düzenleme ile 10 bin metrekare üzerindeki parsellerde yapılacak site tipi konut projelerinde, kamu-özel ortaklığı ile 100 çocuklu kreş yapmak zorunlu hale getirilecek. Biz, ancak çocuklarımıza yatırım yaparsak, onlara eşit fırsatlar sağlayabilirsek mutlu bir geleceği kurabiliriz. Ve size söz veriyorum ki, Kadıköy ile Bağcılar'daki çocuk; Şişli ile Esenyurt'taki çocuk eşit olanaklara kavuşuncaya kadar yılmadan bu yolda çalışmaya devam edeceğim. Kreşlerin de tek başına yeterli olmayacağının farkındayım. İstanbul'da, 'Çocuk Oyun Merkezleri' açağız. Kapalı ve açık alanlar içinde doğa, bilim, sanat, eğlence merkezleri oluşturacağız. Aileler bu merkezlerde çocukları ile birlikte zaman geçirebilecekler. Çocuklar fiziksel, sosyal gelişimlerini sanatla destekleyecek, eğlence ve eğitimi bir araya getireceğiz. Çocukların her türlü kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak ve bunu çocuklara uygun bir tasarımla gerçekleştirecek, 'Çocuk Kültür-Sanat Merkezleri' oluşturacağız. Mimarisinden etkinlik programlarına kadar tüm alanlarda, İstanbul'un çocukları ezen ve tahrip eden yönlerini düzelteceğiz ve bu kent, 'çocuk ölçekli kent' kimliği kazanarak dönüşecek.''

 

''İSTANBULLU'NUN PARASI BİR AVUÇ İNSANA DEĞİL, ÇOCUKLARA HARCANACAK''

 

''Ben, çocuklarımız için daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunu biliyorum. Bu gelecek, parklar, trafiksiz sokaklar, oyun merkezleri, sağlıklı bir çevre ve gıda, eşit ve nitelikli eğitim olanakları gibi yatırımlara öncelik vermeye bağlı. İstanbul'da, çocuk yoksulluğunu ve çocuklara yönelik suçları engellemek için yerel düzeyde seferberlik başlatacağız. Yoksullukla ve yarattığı tahribat ile mücadeleyi erken yaşta başlatarak, İstanbul'un çocukları için oluşturulacak dayanışma ağı ile 'İstanbul Çocuk Fonu' kurulacak. İBB Bünyesinde 'Çocuk Politikaları Daire Başkanlığı'nı kuracağız. İstanbullunun parası, bir avuç insanın zenginleşmesi için belirli vakıf ve kuruluşlara değil, çocuklarımızın geleceği için harcanacak. Şeffaf bir şekilde, her kuruşun hesabını vererek, birlikte, büyük bir dayanışma ağı kuracağız.''

 

''EKREM ABİLERİ, ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ YALNIZ BIRAKMAYACAK''

 

''Çocuklar sokakta kalmayacak, sadece oyun oynamak için sokağa çıkacaklar. Çocukların mahalle düzeyinde eğitim, sağlık, barınma ve sosyal destek ihtiyaçlarını karşılayacağız. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları ile aktif işbirliği yapılacak. Çocukların suça sürüklenmesini engellemek için elimizden gelen tüm gayreti sarfedeceğiz. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile aktif mücadele edilecek. Bunun için girişimlerimizi göreve geldiğimizde zaten hemen başlatmıştık. İstanbul'da, 4 adet 'Bağımlılıkla Mücadele Birimi ve Rehabilitasyon Merkezi' kuracak, tedavi sonrası 'Mahalle Çözüm Merkezleri ve Psikolojik Destek Merkezleri' aracılığı ile izleme ve destek sağlayacağız. Çocuklara yönelik suçların önüne geçilecek. 'Çocuk İhmal ve İstismarı ile Mücadele Birimi' kurarak 'İl Eylem Planı' hazırlayıp takibini yapacağız. Size söz veriyorum. Ekrem Abileri İstanbul'un çocuklarını, İstanbul'un gençlerini asla yalnız bırakmayacak.''

 

''BELEDİYEYİ GENÇLERLE BİRLİKTE YÖNETiP, ONLARA GÜVENLE TESLİM EDECEĞİZ''

 

''Ailelerimizin çocukları gibi, gençlerine de sahip çıkacağız. İstanbul'da 15-25 yaş arası toplam 2 milyon 278 bin gencimiz yaşıyor. İstanbul'u gençler için yaşanması zor, pahalı bir şehir olmaktan çıkaracak, onlara her türlü eğitim, kültür-sanat ve spor imkanlarını sunacağız. İş olanağı sağlayıp, gelecek kaygısını onların kafasından sileceğiz. Ve 16 milyonun emaneti İstanbul'u, onlara güvenle teslim edeceğiz. Daha önce de söylediğim gibi, bugün İBB'nin bulunduğu yerde, Belediye Başkanlığı, Meclisi ve hizmet birimleri ile birlikte dünyanın sayılı kütüphanelerinden biri olacak 'Saraçhane Gençlik Kütüphanesi'ni hayata geçireceğiz. Belediyeyi gençlere vereceğiz, gençlerle birlikte yöneteceğiz.''

 

''GENÇLERE ÜCRETSİZ DİL EĞİTİMİ VERİLECEK''

 

''Gençlerimiz, hem onlara okul hayatında yardımcı olacak, hem onları iş hayatında destekleyecek, uygun fiyata, nitelikli bir dil eğitimi alabilmeli. Önce 10 pilot ilçede, ardından ise İstanbul'un tüm ilçelerinde 'Dünya Dilleri Merkezleri' açacağız. Gençlerimize bu merkezlerde ucuz ve hatta ücretsiz, dünyanın farklı dillerini öğrenme fırsatı sunacak, dil sınavlarını onlar için birer kâbus olmaktan çıkaracağız. Kurslara düzenli devam edenlerin gireceği ilk yabancı dil sınav ücretini de İBB olarak biz karşılayacağız. İBB online, ücretsiz yabancı dil eğitim uygulamaları ile gençlerimiz istedikleri her yerden, telefonları, tabletleri veya bilgisayarları ile sürekli olarak dil eğitimine devam edebilecekler.''

 

''75 BİN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE 400 TL KARŞILIKSIZ BURS''

 

'''Genç Kart' projemiz sayesinde, gençlerimiz mahallelerinden dışarı çıkabilecek, sosyal yaşama katılabilecek. İstanbul'da 25 yaşın altında, öğrenci olmayan her gencimizin artık bir 'Genç Kart'ı olacak. Bu kart ile toplu taşımadan yüzde 40 indirimli yararlanabilecek. İBB'nin tüm kültür-sanat etkinliklerinden, İBB'ye ait tüm spor tesislerinden ve sosyal tesislerden de yine yüzde 40 indirimli faydalanabilecekler. Farklı kampanyalarla, gençlerimize sosyal yaşamın birçok alanında özel avantajlar yaratılacak. Üniversite okuyan gençlerimizi de biraz olsun rahatlatmak, ailelerinin maddi yükünü biraz olsun hafifletmek için onlara burs ve yurt imkânı sağlayacağız. Toplamda 75 bin, üniversite okuyan ve ailesinin maddi durumu yetersiz öğrenciye kayıtlı olduğu programın eğitim süresi kadar, aylık 400 TL karşılıksız burs vereceğiz.''

 

''KURSA KATILAN ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ ULAŞIM''

 

''Sadece İstanbul'da okuyan öğrencilere değil aynı zamanda ailesi İstanbul'da yaşayıp şehir dışında okuyan gençlerimiz de burslardan faydalanacak. Toplamda 10 bin öğrencimizin faydalanabileceği, 500 kişi kapasiteli, 12 kadın ve 8 erkek öğrenci yurdunu da derhal hayata geçireceğiz. Okul sonrası, 'Mahalle Evleri' ve Kültür Merkezlerinde sömestr ve yaz dönemlerinde hizmet verecek ücretsiz etüt merkezleri oluşturulacak. Kurslara katılan öğrencilere ücretsiz ulaşım imkânı sunacağız. Ve İstanbul, gençlerin içerisinde yaşamaktan mutluluk duyacağı, spor, e-spor, kültür-sanat, eğitim olanakları ile rahatlıkla buluşabilecekleri, festivalleri, yepyeni müzeleri, ulusal-uluslarası aktiviteleri ile capcanlı bir şehir olacak''.

 

''YÜZDE 15'LERE VARAN İŞSİZLİĞİ TEK HANELERE DÜŞÜRECEĞİZ''

 

''İstanbul'un gelecek vizyonunu gençlerle birlikte büyütmek ve geliştirmek için 'İstanbul Küresel Kent Akademisi'ni kuracak, "İstanbul'un Bilgi"sini açığa çıkarıp, tüm dünya ile paylaşacağız. İstanbul'un bin yıllara dayanan tarihsel bilgisini gelecek vizyonu ile buluşturacağız. Özellikle yeni ekonomik ihtiyaçlara, yaratıcı endüstrilere yönelik İstanbul'un bilgi birikimini geliştirip, yönlendireceğiz. İstanbul'un geleceğini bugünden kurmaya başlarken, özellikle gençlerimizin başındaki bu işsizlik sorunu ile baş etmeye öncelik vereceğiz. Maalesef, bu konuda durum her geçen gün daha da vahimleşiyor. Gençlerimiz iş bulma ümitlerini kaybetme noktasına gelmiş durumda. Türkiye son 30 yılın en yüksek seviyede işsizlik oranına sahip. 15-24 yaş aralığında her 3 gencin 1'i işsiz. Açlık ve yoksulluğun kesin çözümü için işsizliği yenmek zorundayız. Hedefimiz açık ve net: Biz İstanbul'da yüzde 15'lere varan toplam işsizlik oranını tek hanelere düşüreceğiz. Önce, 'Bu iş yerel yönetimlerin işi değil' deyip de sonradan kamuoyunu afaki rakamlara boğanlar gibi yapmayacağız. Somut ve gerçekçi çözüm önerilerimizi ortaya koyacağız.''

 

''NASIL YAPACAĞIZ?''

 

''Nasıl yapacağız peki? İstanbul'da istihdamı nasıl sağlayacağız? İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tüm bu bahsettiğim projelerle genişleyen hizmet ağı sayesinde 25 bin kişiye doğrudan istihdam oluşturacağız. Bahsettiğim kreşler, sağlık merkezleri, mahalle evleri, çözüm merkezleri ve daha birçoğu. Tüm bu yeni hizmetler vatandaşın bir yandan hayatını kolaylaştırırken, diğer yandan da insanımıza iş imkânı sağlayacak. 'Bölgesel İstihdam Ofisleri'ni kuracağız. İş arayan ile yatırımcıyı, işvereni buluşturacağız. Yatırımcıyı yönlendireceğiz, iş arayanı asla yalnız bırakmayacağız. Beylikdüzü'nde bunu başardık. 4 bin kişiye iş imkânı sağladık. İstanbul'da da sağlayacağız. İşsizliği yaratan en önemli etkenlerden olan eğitim sorununa odaklanacağız. 'Yaşam Boyu Eğitim' yaklaşımı ile güncel, talebe uygun, nitelikli meslek eğitimini ücretsiz bir şekilde İstanbul'un her bölgesine yaygınlaştıracağız.''

 

''İSMEK'LER KAPATILMAYACAK, DAHA YAYGIN HALE GELECEK''

 

''Kulağımıza geliyor, İSMEK'lerin kapatılacağına dair yalan ve iftiralarla vatandaşlarımız kandırılmaya çalışılıyor. Biz, İSMEK'leri çok daha işlevli, çok daha yaygın hale getireceğiz. Aynı zamanda İSMEK'ler birer 'Kariyer Danışma Merkezi' hizmeti de verecek. Üniversiteye gidememiş veya eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış gençlerimiz için 'Hızlandırılmış Diploma Programları' açacağız. İstanbul'u yeni bir kavram ile 'Kent Enstitüleri' ile tanıştıracağız. Her ilçede yeni gelişen ekonomilere uygun teknoloji, bilişim ve inovasyon içerikli, sertifikalı eğitimler düzenleyeceğiz. Girişimciliği destekleyeceğiz. İstanbul'da ticaret ve iş hacmini büyüteceğiz. Kent Enstitüleri, aynı zamanda girişimcilere, 'start-up'lara ofis imkanı ve finansal destek sağlayan merkezler olacak. 'İstanbul Tanıtım ve Yatırım Ajansı'nı kurarak, İstanbul'u güvenli bir şekilde yatırım yapılabilir bir merkez haline getireceğiz. Yatırımlara finansman olanakları bulacağız. Çağın koşullarına uygun olarak üretim ekonomisini yeniden canlandıracağız. Tüm tarafları ile birlikte 'İstanbul Ekonomik Gelişme Planı'nı hazırlayacağımızı söylemiştim. Sanayide, turizmde, ticaret ve hizmet alanında, yani tüm sektörlerde akılcı ve doğru politikalar ile İstanbul geleceğini görecek, insanlar istikrarlı bir iş hayatına kavuşacak. Tüm bunlarla birlikte, 5 yıl içerisinde, minimum 200 bin kişiye kısa vadede iş imkanı yaratacağız.''

 

''GİDİŞAT GERÇEKTEN İYİ DEĞİL''

 

''Güncel saha araştırmaları ile, TÜİK, İŞKUR, yeni açacağımız 'İstanbul İstatistik Ofisi', SGK, sanayi ve ticaret odaları ve sendikalar ile birlikte işgücünün güncel durumunu sürekli tespit edeceğiz. İstanbul halkını geleceğin mesleklerine hazırlayıp, uluslararası iş piyasasına entegre edecek, 'Geleceğin Çalışma Ofisleri' ile danışmanlık ve ücretsiz çalışma alanı imkanı sağlayacağız. İnternet üzerinden gerçekleşen hizmet faaliyetleri istihdamı artırırken, uluslararası şirketlerden karşılanan ücretlerle ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağlanacak. Ancak, işsizlik sorununa yönelik geliştirdiğimiz bu politikaların yanı sıra bugünden acilen insanlarımıza bir destek sunmamız gerekiyor. Gidişat gerçekten iyi değil. Ben değil, Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri söylüyor bunu. Türkiye'de sanayi üretiminde 6 ayda 342 bin kişi işini kaybetti. İstanbul ve çevresi elbette ki, bu gidişattan en çok etkilenen bölge. İstanbul Sanayi Odası daha yeni açıkladı bunları. Üretimin düştüğünü, işsizliğin yaygınlaştığını, çok umut bağlanan ihracatın da ivme kaybettiğini söylüyor.''

 

''UMUDUMUZ, HEYECANIMIZ, GENÇLİĞİMİZ VAR…''

 

''Maalesef bir avuç insanın kendi ikballerini kurtarmak adına ülkeyi tekrar seçime götürmesinin acı faturası vatandaşımıza kesiliyor. Ama biz karamsarlığa kapılacak insanlar değiliz. Umudumuz var. Heyecanımız var. Gençliğimiz var. İstanbul'u birlikte ayağa kaldıracak enerjimiz var. Bu amaçla yeni açıklayacağım, henüz kopyalanmamış bir destek paketimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum. İşsiz gençlerimizin, vatandaşlarımızın diğer destek paketleri ile birlikte bir nebze olsun hayatını kolaylaştırabilecek imkanlar sunan, 'İşsizlik Destek Paketi'ni göreve geldiğimiz andan itibaren hayata geçireceğiz. Bu paket ile neyi sağlayacağız? 'Bölgesel İstihdam Ofisi'mize başvurmuş, mesleği, yeteneği, birikimi ve piyasanın talepleri doğrultusunda iş bulma programımıza aldığımız her kişi, kendisine bir iş imkânı sağlanana dek, toplu ulaşımdan ücretsiz olarak faydalanabilecek. Biliyorum ki, bu insanlarımız sağlık hizmetlerinden faydalanabilmek için sağlık katılım paylarını ödemekte ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bunun çözümü için de Türkiye İstatistik Kurumu'nun belirlediği yoksulluk sınırı altında geliri olan hanelerdeki işsizlerin Genel Sağlık Sigortası katılım payını İBB olarak biz ödeyeceğiz. İşsizlik sorunu ile baş etmek önceliğimiz olurken, bugün giderek daha fazla can yakan yoksulluğun açtığı yaraları da sarmaya çalışacağız. İstanbul'da herkes için insanca bir yaşamın koşullarını oluşturacağız.''

 

''SOSYAL YARDIMLARI 5 KAT ARTIRACAĞIZ''

 

''İstanbul'da, devletin istatistik kurumunun rakamlarına göre, 475 bin hanenin geliri yoksulluk sınırının altında. Yaklaşık 2,8 milyon kişi. O sınırı da resmi kurumlar, 2 çocuklu bir aile için asgari ücret üzerinden hesaplıyorlar. Yani işin doğrusu istatistiklere sığmayan bir geçim sıkıntısı ile karşı karşıyayız. İstanbul'un nüfusunun 4'te 1'inden bahsediyorum. Daha önce, bütçeleri ile birlikte tek tek açıklamıştım. Şimdi yine, üstüne basa basa kısaca tekrar etmek istiyorum: Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal yardımlara harcadığı parayı, yeni projeler ve yeni desteklerimiz ile artık 5 katına çıkaracağız. Bu ekonomik kriz koşullarında ailelelerimizin yanında olacağız. İstanbulluları 4 farklı destek paketinden yararlandıracağımızı söylemiştik: Sofra Destek Paketi, Geçim Destek Paketi, Eğitim Destek Paketi ve Evlilik Destek Paketi. Yeni eklediğimiz İşsizlik Destek Paketi ile bu sayı artık 5'e çıktı.''

 

''AİLE BÜTÇESİ RAHATLAYACAK''

 

"www.yoksulluklamucadele.org" adı altında bir internet sitesi hazırladık. Bu siteyi inceleyerek tüm vatandaşlarımız, hazırlamış olduğumuz bu destek paketleri ile ilgili detaylı bilgi edinebilirler. Yine de çok hayati olan destek paketlerimiz ile ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum. 'Sofra Destek Paketi' sayesinde İstanbul'da hiç kimse yatağa aç girmeyecek. Açlık sınırının altındaki aileler ekmeğe, süte ve damacana suya para ödemeyecek. Aile bütçesi rahatlayacak. Yaşama tutunmak zaten zor iken, ailelerimiz bir de bu temel gıdaları dert etmeyecek. İkinci ve en önemli desteklerden biri olan 'Geçim Destek Paketi'yle, İstanbul'da geçim sıkıntısı olan her aileye 200 liradan 2 bin 20 liraya kadar aylık maddi destek sağlayacağız. Hiç geliri olmayan, asgari ücretle geçinmeye mahkum edilen veya İstanbul koşullarında geçinemeyen yoksul her aile bu destekten faydalanacak. Gelir Desteği ile, eve giren para ve evin ihtiyacına göre 1 asgari ücrete kadar ailelere destek olacağız.''

 

''VEREL EL, ALAN ELİ BİLMEYECEK''

 

''Kayırmacılık yok. Adaletsizlik yok. Yardımlar arttırılarak, tanıdığı olana değil, ihtiyacı olana verilecek. Kimse görmeden, veren el, alan eli bilmeden bu yardımları yapacağız. Yılda 6 bin ile 13 bin TL arasında ailelere nakit destek sağlayacağız. Ve 'Aile Geçim Desteği'ni, geçim yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara ödeyeceğiz. 'Eğitim Destek Paketi'yle özellikle gelir seviyesi düşük ailelere katkı sağlayarak çocukların okurken sağlıklı ve nitelikli bir şekilde beslenmelerini ve temel ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayacağız. Önce, 10 pilot ilçede uygulama acilen başlatılacak, sonrasında tüm İstanbul'da yaygınlaştırılacak. İlköğretim ve ortaokul düzeyinde okuyan öğrencilere, kumanya desteğinde bulunulacak. İhtiyaç duyulan diğer bölgelerde Halk-Süt ücretsiz dağıtılacak. Hiçbir anne-baba çocuğunu okula gönderirken, aç mı açıkta mı kalacak, dert etmeyecek. Öğretim yılı başında ihtiyacı olan 500 bin öğrencinin kırtasiye ve üniforma ihtiyaçları İBB tarafından karşılanacak. Yine aylar öncesinden açıkladığım 'Evlilik Destek Paketi'yle yeni evlenecek, geliri yoksulluk sınırı altındaki çiftlere 2 bin TL düğün hediyesi vereceğiz. Kuracağımız 'Beyaz Eşya - Mobilya Çarşısı'ndan uygun fiyata eşya sağlayacak, taşınma masraflarını karşılayacağız. İBB sosyal tesislerinde, haftanın 1 akşamı çiftlerimizin düğününü, ücretsiz, hep birlikte yapacağız.''

 

''PROJE KİTAPÇIĞIMIZI İYİ İNCELEMİŞLER!''

 

''Daha önceden kimin parasını kime veriyorsun diyenler, görüyorum ki son dönemde yayınladığımız proje kitapçığını iyi incelemişler. Neredeyse cümleleri bile değiştirmeden, kendi seçim vaatleriymiş gibi sıralıyorlar. Belki biraz rakamlarla oynuyorlar. Ama biliyorsunuz ki, topluma birşeyler vaat etmek ciddiyet ister. Ben, bugüne kadar ne kimseye yalan söyledim ne de tutamayacağım sözler verdim. 31 Mart öncesinde, kamuoyu ile detaylı olarak paylaştığım gibi, yapacağımız tüm projelerin bütçelerini, maliyetlerini detaylı olarak çalıştık. Uzun dönemli tasarruf programları ile kalem kalem nasıl kaynak yaratacağımızı belirledik. Bu kaynak ile ailelerimizin hayati ihtiyaçlarından biri olan sağlık alanında kamusal yatırım seferberliği başlatacağız. Biliyorum artık İstanbul'da tedavi olmak, sağlık hizmetlerine erişmek giderek zor ve pahalı hale geldi. İBB yönetimine geldiğimizde, sağlık konusunda öncelikle imkânı olmayan ailelere destek olarak fırsat eşitliği sağlanacak. Sağlık tesisi açısından eksiklik bulunan ilçelerde Aile Sağlığı Merkezlerinin yer bulma sorunu İBB ve ilçe belediyeleri koordinasyonuyla hızla çözümlenecek. Evde Bakım Hizmetleri ve Gezici Toplum Sağlığı Hizmetlerini arttırarak, özellikle dar gelirlileri gözetecek biçimde kentin tümüne yaygınlaştıracağız. İBB Aile Danışma ve Eğitim Merkezleri ile Psikolojik Danışma Merkezi sayısı 2 katına çıkarılacak. Sağlık alanında yapılacak yatırımlar kapsamında: 40 adet Semt Doğumhanesi, 20 adet Kadın Sağlığı Tarama Merkezi, 10 adet Çocuk Sağlığı Merkezi, 3 adet Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ve 5 adet İşçi Sağlığı ve Mesleki Hastalıklar Merkezi açılacak.''

 

''İSTANBUL YAŞANILABİLİR BİR KENT HALİNE GELECEK''

 

''Bakıma muhtaç engellilerimizin ve ailelerinin hayat kalitelerini yükseltebilmek için İstanbul'un farklı semtlerine, tam kapasiteli 10 adet 'Gündüz Bakım Evi' inşa edeceğiz. Onların her türlü özel ihtiyaçlarını karşılayacak, rahabilitasyon ve sağlık hizmeti vereceğiz. Down sendromlu, otizmli, öğrenme güçlüğü çeken bireylere ve onların ailelerine özel, 'Yaşam Becerileri Öğrenme Köyü' kuracağız. Kanser tedavisi gören veya tedavisini tamamlamış çocukların eğitim hayatından kopmaması, onlara sağlıklı bir ortam sunulması ve ailelerinin desteklenmesi amacıyla 'Lösemili Çocuklar Okulu' projemizi hayata geçireceğiz. Sizlere söz veriyorum. Benim yönetimimde tüm bunlar olacak. Tüm bunları birlikte yapacağız, birlikte başaracağız. İşte anlattığım bu bütüncül bakış açısıyla, 16 milyonun inancı ve gayreti ile herkes için kadınlar, gençler, çocuklar, yaşlılar, engelliler için İstanbul yaşanabilir bir kent haline gelecek.''

 

''BİR BAŞKA BÜYÜK SORUN DAHA VAR: MÜLTECİLER''

 

''İstanbul'da üzerine çok ciddi bir şekilde eğilmemiz gereken bir başka büyük sorun daha var: Mülteciler. Bu sorun, bugün artık İstanbul'un en yakıcı konularından biri haline gelmiştir. Yerel, ulusal, uluslararası düzlemlerde ele alınması gereken büyük bir sorundur. Bu soruna siyasi polemiklerin ötesinde kalıcı ve bütünlüklü çözümler geliştirmeliyiz. İstanbul'da, 1 milyon civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan insan yaşıyor. Resmi rakamlara göre, kayıtlı 547 bin Suriyeli göçmen var. Yani toplam il nüfusunun yüzde 4'üne yaklaşan bir oran. Esenyurt, Sultanbeyli, Esenler, Küçükçekmece, Bağcılar gibi göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı birçok ilçede çatışmalar yaşanmaya başladı. Türkiye'nin her yerinden gelip, İstanbul'da tutunmaya çalışan vatandaşlarımızla göçmenler arasında gerginlik ve huzursuzluğun arttığını görüyoruz. Mahallelerimizin yaşam biçimlerinin, sokak dokusunun ve huzurunun korunması gerekiyor. Maalesef ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ne bir sözü ne de kalıcı bir eylemi olmuştur. Göreve gelir gelmez bu konuda İBB bünyesinde 'Mülteciler Birimi' kuracağız. Öncelikle İstanbul'da yaşayan göçmenlerin nerede, nasıl, hangi koşullarda yaşadığına ilişkin ayrıntılı bir envanter çalışması yapacağız. Sorunları net olarak tespit edeceğiz. Özellikle çocuk ve kadın mültecilere ilişkin sağlık, beslenme, istismar, gayri insani barınma koşulları gibi akut sorunları devletin ilgili birimleri, ilçe belediyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının koordinasyonu ile çözümleyecek önlemler alacağız. Ardından konuyu kesinlikle ulusal ve uluslararası düzleme taşıyacağız. İBB olarak geleceğimizi derinden etkileyecek bu soruna çare aramayı öncelikli görevlerimizden biri yapacağız. Özellikle uluslararası kamuoyunu bu acil sorunların çözümüne ortak edeceğiz. Nihai olarak göçmenlerin kendi memleketlerine dönüşlerinin sağlanması için çalışacağız.''

 

''31 MART'TA 'BEKA' DEDİLER, ŞİMDİ UNUTTULAR!''

 

''Sizlere bugün, İstanbul'un yoksulluk ve işsizlik sorunuyla nasıl mücadele edeceğimi, herkes için hayatı nasıl kolaylaştırıp güzelleştireceğimi anlattım. Maalesef biz bunları konuşmayı unuttuk. Siyasetin, somut sorunlara somut çözümler bulma işi olduğunu unuttuk. İnsanları kimlikler, inançlar, kökenler üzerinden ayrıştırmaya, böylece iktidarını korumaya dayalı bir siyaset anlayışı yüzünden oldu bu. Ama görüyorsunuz, 31 Mart seçimleriyle birlikte çok önemli bir değişiklik yaşanıyor. Artık yoksulluğu, işsizliği, vatandaşın mutluluğunu, çocuklarımızın geleceğini konuşuyoruz. Hiç kimse bundan kaçamıyor. Bunları konuşmaktan korkanlar, bu konulardaki başarısızlıkları görünmesin isteyenlerdir. Onlar her seçimde, dikkati başka yöne çekmek için farklı gündemler yaratmak isterler. 31 Mart öncesinde 'beka' dediler mesela. 'Seçimde işimize yarar, bize oy getirir' diye ortaya attıkları bir konuydu, işlerine yaramadığı için unuttular. Şimdi de yeni numaralar peşindeler. Onların tüm derdi, suni gündemler yaratarak düzenlerini devam ettirmek. Onların tüm çabası, israf düzenine İstanbul'un kaynaklarının akmaya devam etmesini sağlamak… Oysa 23 Haziran, milletin duruma el koyduğu bir tarih olacak. 23 Haziran, İstanbulluların yeni ve sahici bir siyaset istediğinin ilanı olacak.''

 

''İŞSİZLERİ ELİNİN TERSİYLE İTENLERE İSTANBULLULAR ZARİF BİR UYARIDA BULUNACAK''

 

''Yoksulları 'Daha ne istiyorsun' diyerek aşağılayanlara, işsizleri elinin tersiyle itenlere, İstanbullular çok güzel, çok zarif, çok anlamlı bir uyarıda bulunacak. 23 Haziran'dan sonra hiç kimse, vatandaşın dertlerini görmezden gelerek, kibirle siyaset yapamayacak. Burada huzurunuzda ilan ediyorum ki 23 Haziran'da hak yerini bulacak. 16 milyon İstanbullu için, İstanbul'un güzel yürekli, alnı açık, vicdanı temiz aileleri, güzel kalpli insanları için... Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.''

 İMAMOĞLU BASIN 7 1560251827 PHOTO 2019 06 11 13 14 04 2 95e81

 

SORU-CEVAP

 

İmamoğlu, proje konuşmasının ardından gazeteceilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

 

İstanbul'da en çok konuşulan dillerden biri Kürtçe. 23 Haziran'da seçildiğiniz halde Kürtçe dil kursu da açmayı dil düşünüyor musunuz?

 

- Kürtçe şarkılar, türküler Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünün bir parçası. Tabi ki Kürtçe türküler şarkılar da olacak. Bunun yanı sıra Kürtçe dil konusunda diğer diller gibi belki de onun daha da önünde talep olduğu kadar eğitim verilir.

 

''Biz söyledikten sonra kopyalıyorlar'' diyorsunuz ancak, Kasım ayında yapılan bütçe görüşmelerinde AK Parti grubu suya yüzde 15 indirim tavsiye etti. Siz de meclis üyesiyken CHP'liler bu indirimde red oyu kullandı. Ancak oy çokluğuyla bu indirim Ocak ayında uygulandı. Nasıl yorumlarsınız?

 

- Ben, o oturumda yoktum. Yapılan zamdan sonra, Ocak ayında indirimin dile getirilmesinde, bizim arkadaşlarımızın karşı çıktığı şey, yaptığınız zamdan sonra indirimin gündeme gelmesiyle ilgili bir karşı çıkıştı. Benim yorumum da şuydu. Buna karşı çıkabilirsiniz, ancak benim o gün mecliste iradem olsaydı ona rağmen indirime evet derdim. Karşı çıkması grubumuzun, 'Daha önce niye zam yaptınız şimdi niye indirim yapılıyor' şeklinde. Bu seçimle ilgili bir algı yönetimi olmasıydı. Yine de indirim reddedilmemeliydi.

 

23 Haziran'da kazanmanız durumunda Türkiye'de muhalefet açısından nasıl bir gelecek bekliyorsunuz? İstanbul Türkiye'nin en kalabalık şehri. Politik olarak yön tayin edici bir şehir. Gelecekte anlattığınız bu projeler tüm Türkiye'de uygulanabilir mi?"

 

İstanbul'un Türkiye'nin lokomotif gücü. Ortaya koyacağınız her politika, her uygulama elbette Türkiye'ye ışık tutacaktır. Kırsal gelişimin, tarımın daha verimli hale gelmesi kent tüketimiyle kırsalın bir zincire dönüşmesi aynı zamanda bir tarım politikası. Bu ve bunun gibi bir çok iş İstanbul'da başarıya ulaşacağına inanıyoruz. Ortaya koyacağımız bu başarı yarınlarda siyasal ortamı da değiştirecektir. İstabul'un yaratacağı rüzgarın farkındayız. O bilinçle, o kararlılıkta yol yürümeye dikkat ediyoruz. Türkiye'nin insanını hissetmeyi, çocukları ve gençleri anlamlı bir şekilde düşünmeyi milletimize tekrar hatırlatan politikaları aktardık. Umuyorum ki tüm Türkiye'ye yayılacak."

 

Açıklanan projelerin bütçe olarak hesaplandığında yıllık olarak nasıl bir maliyet ön görüyorsunuz?

 

- İBB'nin, toplamda verilere göre bütçenin yaklaşık yüzde bir buçuğu civarında yardım bütçesi vardı. Biz, bunu yüzde 7'lere çıkarıyoruz. Bütçe kaynağı açısından bütçeyi verimli kullandığınız da tasarruf yarattığınızda aslında çok büyük bir sayıdan bahsetmiyoruz. Kolaylıkla bunu karşılayabilecek bir düzey. Özellikle yoksullukla mücadele kavramı geçici bir kavram. Biz İstanbul'un önümüzdeki yıllarda yoksulluk yaşamasını istemiyoruz. Yukarıda yoksullukla mücadeleyi açıklarken aşağıda nasıl istihdam sağlayacağımızı nasıl kaynaklar yaratacağımızı aktardık. Bugünün yoksullukla mücadele kavramına katkı sunmayı İBB'nin bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Bütün bunlara rağmen İBB'nin bütçesinin büyük bir kısmını kapsamadığını da anlatmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalarla israf ve tasarruf kalemleri üzerinden belediyede yapılan israfların engellenmesi, yanlış maliyetlerin giderilmesi ve bir kısım tasarrufla beraber yılda yaklaşık 5 buçuk 6 milyar civarında bütçe üzerinden kaynak yaratacağız."

 

31 Mart seçimlerinden önce 3 kat demiştiniz. 18 günlük görev süresi boyunca yapılan incelemeyle kıyasladığınız için mi 5 kata çıkardınız? Bir de mazbatanız alındıktan sonra İBB'de bazı ihaleler vardı. Biri de Okçular Müzesi. 23 Haziran'dan sonra göreve gelirseniz herhangi bir müdahaleniz olacak mı?

 

- Oradan da edindiğimiz bilgi var ama bu projeleri hazırladığımız 6 ay öncesinde yaptığımız hazırlıklar ve 4 ay önce sunduğumuz durum daha kötü bir durum. Her ay yoksullaşan, işsizleşen bir İstanbul'dan bahsediyorum. Bu 5 kat dediğimiz şey güncellenmiş ihtiyaç rakamlarına göre. Keşke azalsaydı. Bugün 5 katına çıkarmak zorunda kaldık. Ayrıca tüm ihaleler tabi ki incelenecek. Özellikle davet usulüyle aynı firmanın aynı kurumlara servis edilen ihaleler vardır. Tümüyle bunlar incelenecek. Bahsettiğim 'bir avuç insan' kavramını toplum hafızasında tutmalı.

 

Bu seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı yarışıyorsunuz ve kendisi son 16 yıldır girdiği hiçbir seçimi kaybetmemiş bir insan. Başkanlık seçimlerinde kaybedeceği söylendi ama kendisi orada da kazandı. Sizi kazanacağınıza inandıran şey nedir? Erdoğan'ın hata yaptığını düşünüyor musunuz? Nerede hata yaptı?

 

- Ben, başkalarının hatalarıyla ilgilenecek kadar zaman fakiri biri değilim. Onu kendileri düşünsünler. Ben elbette ki topluma karşı yapılan, yerel yönetimle ilgili yaptıkları eksiklikleri burada anlattım. Çözümlerimi de anlatıyorum. Konumuz elbette ki Sayın Cumhurbaşkanı değil. İBB seçimi. Rakibimizin hataları ya da eksikleri neler diye bir soru beklerdim ama Türkiye'nin bu konuda aksı kaymış durumda. Çünkü bir yönde yabancı bir ülkenin basın mensubu olarak bunu sormalarını haklı buluyorum. Bazen o kadar çok konuşan var ki, rakibimizin kim olduğunu bazen biz de şaşırmıyor değiliz. Dediğim gibi, başkalarının hataları üzerinden yorum yapacak bir siyasi anlayışım ve bununla vakit harcayacak bir kişi değilim. Biz çok doğru işlere temas ediyoruz. Çok doğru, sorunları çözen politikalarımızı toplumla buluşturuyoruz. Samimiyetimizi ve politikanın, yönetmenin bir erdem işi olduğunu, vatandaşla bir arada olduğunuzda kıymetli olabileceğini, kibirli yönetimin artık hiçbir şey ifade etmediğini insanlarımıza anlatıyorum. Bence bu karşılık buluyor. Dolayısıyla kazanmamızın anahtarı başkalarının hataları değil, bizim doğrularımızdır. Doğrularımıza daha da fazla ilaveler yaptık. 31 marttaki neticeden çok farklı bir sonuç beklediğimi eklemek isterim.

 

Vaatleriniz arasında işsizlik, yolsuzluk, yoksullukla ilgili vaatler var. Bunlar belediye başkanının değil iktidarın vaatleri olması beklenir. Avrupa'daki çok kişi Binali Yıldırım'ı tanımıyor. Sizin belediye başkanlık seçiminde olduğunuzu da düşünmüyor, iktidar seçiminde olduğunu sanıyorlar. Neden?

 

- Türkiye'nin en önemli sorunu şu an yoksulluk ve ekonomi, işsizlik. Son altı aydaki rakamlar çok çarpıcı ve can yakıyor. Biz elbette biliyoruz makro ekonomi düzeninde Türkiye'nin hükümet olarak yapacağı çok şey var. Asıl sorumlu onlar. Ancak her yerel yöneticinin ekonomiye ve istikrara katacağı bir takım pratik çözümler ve katkılar vardır. Bu açıkladıklarımın tamamı İBB'nin kendi bütçesiyle ortaya koyacağı politikalar. Biz yoksulluğu, ekonomiyi 31 Mart öncesi rakibimizin dediği gibi bu belediyenin işi değil diyemeyiz. Politikalarımızı açıkladık ve karşılık bulduk. Görüyoruz ki rakibimiz de benzer politikaları İstanbul ölçeğinde açıklamaya başladı bizim politikalarımızı koplayarak. Biz doğru yoldaydık, bugün aynı şeyleri yapıyoruz. Dışarıdaki ülkelerde siyaset yorumu biraz daha üst ölçekten yapılıyor olabilir. Bu bir İstanbul seçimidir. Rakibimiz bellidir. Rakibimizin oludğu alanda çok sesli bir propaganda süreci, özellikle şahsıma dönük birtakım ithamlarla ve iftiralarla yapılmaktadır. Belki bu yaratılan atmosfer dışarıda böyle bir hava yaratmış olabilir.

 

Canan Kaftancıoğlu, geçmişte attığı twitlerden dolayı çok fazla kamuoyu önüne çıkartılmak istenmiyor mu?

 

- İBB Başkan adayı benim. Dolayısıyla gündemde olan kişi de benim, olmalıyım. Zaten etik olarak da böyledir. Başka bir anlayışı yoktur. Tıpkı dış basından bizi takip eden arkadaşlarımızın sorduğu gibi rakibiniz şu mu, bu mu diye bir kaos yaratmanın anlamı yok. İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'u seçildikten sonra yönetecek kişi de Ekrem İmamoğlu. Bunu bence karşı tarafa sormalısınız. Acaba kim yönetecek, kim seçilecek, seçildikten sonra görevden alınacak mı, böyle bir ihtimal var mı? Siyasi birtakım sorgulamaları orada yapmalısınız diye düşünüyorum.

 

Seçimdeki bir diğer aktör de İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu. İçişleri Bakanlığı'na bağlı mülkiye müfettişleri tarafından Beylikdüzü Belediyesi'ne inceleme başlatılması gündemde. Böyle bir uygulama var mı? Size dönük taramalar var mı? Yine Soylu'nun, ''Görevimiz, İBB Başkan seçimi üzerinde PKK'nın sızmasını engellemek'' şeklinde açıklamalrı var. Bunları değerledirir misiniz?

 

- Birincisi, tabii sayın Bakan ya da onun gibilerin, bizimle ilgili bu süreçte yaptıkları, hukuksuz ve anlamsız uygulamaları elbette izliyoruz, görüyoruz. Dediğiniz araştırmalar şu anda Beylikdüzü Belediyesi'nde yapılmakta. İşin başındaki müfettiş de bir önceki seçimde, AK Parti'den milletvekili adayı olmuş bir kamu görevlisi. Dolayısıyla bu kadar siyasi, bu kadar partizanlık üzerinden, seçimden önce yapılan bir iş. Kaldı ki, Beylikdüzü Belediyesi'ni inceleyecekseniz, şunu deselerdi, '2019'dan 2014'e kadar değil, 2009'a kadar, hatta daha öncesinden incelensin' deselerdi, ben derdim ki, 'Beylikdüzü Belediyesi'ni incelemeye aldılar. Belli ki Ekrem İmamoğlu'nun röntgenini çekmeye çalışıyorlar. Kaldı ki tüm bu dosyalar soruşturulmuş, ifadeler alınmış. Hiçbir soruşturma izni yok. Hakkımda tek bir dava yok. Böyle bir durumdayım. Ben, yılda 2 defa check-up yaptıran, röntgen çektiren birisiyim. Beylikdüzü Belediye Başkanı'yken de devletin kurumları neredeyse ayda 1 röntgenimi çekip, cehck-up'ımı yaptılar. Benimle ilgili kanaatler ve kararlar verilmiştir. Şu anda yapılan işlemin siyasi olduğu ortadadır. Oraya gönedilen kişi de siyasi tabanlı bir kişidir. Görevli gelmiştir. Israrla da bitirme çabası içindedir. 'Seçime kadar yetişsin' çabası içinde olduğunu duyuyorum. Öyle acele etmesin, 5 yılı inceleyecek. İnsan gibi incelesinler, baksınlar.

 

- Terör örgütlerine karşı, tutum ve tavırda, ben, kendimi herkesten daha iradeli, bu memleketin en güçiü bireylerinden biri olarak görüyorum. Başkaları da kendini öyle görebilir. Benimle ilgili, beni terör örgütleriyle ilişkilendirerek kurulan her cümle hadsizliktir, utanılacak laflardır. Kötü söz, sahibine aittir deyip geçiyorum.

 

31 Mart seçimi öncesinde 'beka' sorunu çok gündeme geldi. Cumhurbaşkanının, ''Beğenmiyorsanız Kürdistan'a gidin'' söylemlerş vardı. Rakibiniz, ''Kürdistan mebusu'' demeye başladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

- Siyasette şöyle bir yöntem uygulanmaya çalışılıyor: Kazanmak için her yol mubah. Bugün siyah, yarın beyaz. Biz ne söylüyorsak, o. Bunu adı zemine göre, zaman göre, kişiye göre değişiyor. Ben, bu şehrin insanlarını kardeş ve hemşehri kabul etmiş birisiyim. Kürt hemşehrimin çocuğu için ne düşünüyorsam, Türk hemşehrimin çocuğu ile ilgili de aynı şeyi düşünüyorum. Bu kadar basit. Siyasal anlamda içinde zikzakları olmayan net bir duruş. Ama görüyorum ki rakibimiz, dün öyleydi, bugün böyle. Kazanmak için yarın başka bir şey de diyebilirler. Bu millet yoruldu. Samimiyet, dürüstlük arıyor. Biz, neysek oyuz. Bu memleketin her insanını eşit seviyorum. Böyle severseniz, bu memlekete erdemli bir yönetici olursunuz. Ben, erdemli ve ahlaklı bir yöneticiyim.

 

Konuşmanızda, ''İstanbul, İstanbul'a ihanet edenlere bırakılamayacak bir kenttir'' dediniz. Sayın Cumhurbaşkanı, 2017 yılında Esenler'de yaptığı bir konuşmada, ''Biz, İstanbul'a ihent ettik. Ben de bundan sorumluyum'' demişti. Yanılmıyorsam ona bir göndermeydi bu. Siz, esasında yalnız Sayın Binali Yıldırm'la yarışmıyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkaı, 31 Mart'a kadar İstanbul'da ilçe ilçe gezmişti. Bu seçimde çok olmadığını gördük. Bugün de İstanbul'da miting yapmayacağı yönünde bir bilgi medyaya düştü. Sayın Cumhurbaşkanı'nın sahadan çekilmesini ve bu aşamadan soınra TV yayınının gündeme gelmesini nasıl yorumluyorsunuz?

 

- Siz ısrarla, önümdeki rakip sayısını çoğaltmak istiyorsunuz, ben de teke indirme çabasındayım. Ben, 31 Mart seçimlerinden önce herkesi görevlerini yapmaya davet etmiştim. Demiştim ki, ''Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, geçen sene Haziran ayında 5 yıl süreyle yetki almış. Bu ülkeyi yönetecek. Onlar kendi işleriyle uğraşsa.'' Sayın Cumhurbaşkanı'nı ben nasıl isterim? Şöyle isterim: Meydanlarda zaman harcayacağına işine baksa, Türkiye'nin genel sorunlarıyla ilgilense. Bu sorunlarla ilgilenecek kadar vakti yok demiştim. O zaman böyle davranmamışlardı. İlçe ilçe mitinglerini de yapmıştı. Benim sesim kulağına gitmişse Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve karşılık bulmuşsa mutlu olurum. Gerçekten bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın yoğun işleri var. Ülkenin can yakan yoğun gündemi var. Başka sebebi, stratejik bir nedeni varsa, onu bilemiyorum. TV yayını konusunda, 31 Mart öncesinde, defalarca ısrarla bu daveti yapmıştım rakibimize ama karşılık bulmamıştı. Ben, dün ne söylüyorsam, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Rakibimizin bu konuda da diğer konulrda olduğu gibi, fikri değişmiş. Bu da bir strateji mi? Hangi bakış olursa olsun, ülkeye 17 yıl sonra, ısrarlarımla, çabamla, bunu inatla dile getirerek, birkaç medya mensubunun da bunun üstüne gitmesiyle bunun bir tarihi buluşmaya dönüşmesi, beni Türkiye demokrasi süreci adına mutlu etmiştir. Her şeye rağmen güzel olacaktır.

 

Ekrem İmamoğlu: Ben, ''Hak, hukuk, adalet'' diyorum,
onlar, ''Pontus'' diyor! Allah, bir avuç insana akıl versin!

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 2 1560191317 PHOTO 2019 06 10 21 21 36 77175

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Meydanı'nı hınca hınç dolduran, balkonlara, çatılara taşan binlerce insana coşkulu bir konuşma yaptı. 'Bu şehrin çocuklarına, şu cesur gençlerine, kızlarına, erkeklerine hizmet etmeye, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum'' diyen İmamoğlu, ''Biz, bunları söylerken onlar ne diyor? Ben hak, hukuk, adalet diyorum. Onlar 'Pontus' diyor. Ben israf, tasarruf diyorum, onlar 'Yunan' diyor. Ben, huzur diyorum, onlar 'terörist' diyor. Ben birleşelim diyorum, onlar İstanbul'a 'Konstantinopol' diyor. Allah bir avuç insana akıl versin. Allah, 23 Haziran'da bu bir avuç insana akıl verecek'' şeklinde konuştu.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü'nde yaptığı basın açıklamasının ardından, Esenyurt caddelerinde ve sokaklarında halk buluşması öncesinde seçim turu attı. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim aracı, yoğun ilgi nedeniyle zorlukla yol alabildi. Vatandaşlar, yol boyu İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, halkla buluşmanın gerçekleştirileceği Esenyurt Meydanı'na, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla girebildi. Meydanı hınca hınç dolduran binlerce Esenyurtlu, İmamoğlu'na, ''Ekrem Başkan'', ''Hak, hukuk, adalet'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla destek verdi. Mitingde İmamoğlu'na, eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ve çok sayıda milletvekili de eşlik etti. Alanda kendisine yer bulamayan yüzlerce vatandaş, mitingi, evlerin, iş yerlerinin balkonlarından ve çatılarından izledi. İmamoğlu, otobüsün 4 bir tarafını çeviren coşkulu kalabalığa, özetle şu konuşmayı yaptı:

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 3 1560191319 PHOTO 2019 06 10 21 21 37 1 d8ee8

''ÇÖZÜM OLMAYA GELİYORUZ''

''Demokrasiye sıkıntı veren bir avuç insan, bizi sizden koparmak istediler. Ama çok güçlü geliyoruz. Milletçe, halkımızla beraber geliyoruz. Çocuğu, genci, kadını, erkeği, bütün partililer herkes, 16 milyon İstanbulluyla geliyoruz. Bu kadar çocuk, kadın, genç bir arada hiçbir mitingde yok. Eğer bir yerde çocuk, genç, kadın bu kadar çoksa, orada umut var, umut var, umut var. Sorunlarınızı, sıkıntılarınızı biliyorum. Çözüm olmaya geliyoruz. En önemli sorun, işsizlik. Onu da biliyoruz. Yakın çevresinde çocuğu, genci, yakını işsiz kim var desek, hepiniz el kaldırırsınız. İstanbul'da neredeyse 3 gençten biri işsiz. Açlık sınırının altında yüz binlerce insanımız var. Biz, bu şehrin ekonomisini düzeltmeye, bu şehirde işsizlere iş bulmaya geliyoruz. Biz, bu bir avuç insana yalvardık. Bir avuç insan. Bazen YSK'da, bazen siyasette bir avuç insan oluyorlar. Onlar için varsa yoksa, kendi yakın çevresi, ailesi, eşi dostu. Biz öyle bakmıyoruz. Size, bu millet 2023'e kadar yetki verdi. Gidin ekonomideki sorunları çözün, işsizliği çözün. Biz de İstanbul'daki sorunları çözelim. Anlatamadık.''

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 4 1560191316 PHOTO 2019 06 10 21 21 38 3 0fbc5

 

''BU ÜLKENİN EVLERİNDE TENCERE KAYNAMIYOR''

''Yoksullukla ilgili projelerimiz var. Hane halkının daha mutlu olabilmesi için gıda, eğitim destek paketlerimiz var. Her yurttaşına yardımcı olacak, bu şehrin nimetlerini bu şehrin insanına dağıtacağız. Onlar, inatla, ısrarla diyor ki, 'Hayır biz, bu şehrin nimetlerini bir avuç insana dağıtacağız.' Bu fırtınaları ondan koparıyorlar. Bu ülkede neredeyse 8 milyon işsiz var. Bu ülkenin evlerinde tencere kaynamıyor. Onlar gitmiyor ama bu kardeşiniz, pazar pazar dolaşıyor. Herkesle konuşuyor. Beni, pazarcı da tanır, pazarlardaki hanımefendiler de gençler de tanır. Onlar pazara gidemezler, fiyatlarla yüzleşemezler. Çocukların o sıkıntılarını göremezler. Çünkü halktan koptular. Üretemiyorlar. Bundan emin olun.''

''FERYATLARINIZI DUYMAYA GELİYORUM''

''Değerli hemşehrilerim, güzel insanlar, sizinle beraber düşünmeye, üretmeye ve sizlerin 'Tenceremiz boş' feryatlarınızı duymaya geliyorum.
Bu şehrin bütün kaynaklarında en büyük düşman, israf. Bu iki kelimeyi hiçbir zaman unutmayalım: 'İsrafa son, tasarruf var.' İsrafa asla müsaade etmeyeceğiz. Bu milletin kaynaklarını çarçur edenlere fırsat tanımayacağız. 23 Haziran'dan sonra, bu şehrin nimetlerini adam gibi kullanırsak, insanca harcarsak bu şehir herkesi mutlu edecek. İBB'de, yılda 5-6 milyar tasarrufla bütçe artısı elde edeceğimizi düşünüyoruz. Duyuyor ve görüyorsunuz, yapılan ihalelerde, harcamalarda derenin suyu ne hikmetse aynı yerlere akıyor. Hakkıyla, hukukuyla insanların kabiliyetleriyle herkes iş alsın. Bizim partiyle işimiz yok. 'Biz, partizanlığı bitirmeye geliyoruz' dedik. Partizanlık bitecek. Biliyorum, aranızda her partiden insan var. Geçmişte hangi partiye oy verirse versin bizim kardeşimiz. Ben iki partinin ittifakının, CHP'nin ve İYİ Parti'nin adayıyım. Ben, CHP'nin evladıyım. Bunu herkes biliyor. Partizanlığı bitirmeye, bu şehrin her insanını eşitlemeye, hangi belediye başkanı olursa olsun, onlar gibi 25 belediye başkanını 'ortak' kabul etmiyoruz, biz bu şehrin 39 belediye başkanını ortak kabul ediyoruz. Hepsi bizim. Bahsettikleri şey parti ülkesi. Öyle bir şey yok.''

İMAMOĞLU 10 HAZİRAN 5 1560191321 PHOTO 2019 06 10 21 21 37 e08ec

''OY VEREN, VERMEYEN HERKES BENİM KARDEŞİM''

''Ben, bu durumdan AK Partililerin de mutlu olmadığını biliyorum. Bu meydanda AK Partili, HDP'li, Saadet Partili dostlarım da var. Her partiden. Bu şehrin insanına, 16 milyon insanına, bana oy veren oy vermeyen diye bakanlar var. Bu şehrin insanlarına ben şöyle bakıyorum: Oy verenler vermeyenler değil. Oy vermeyenlere neredeyse 'terörist' demeye kalktılar. Oy veren vermeyen herkes benim kardeşim. Hangi yaşamdan, inançtan olursa olsun, Türkmüş, Kürtmüş, Lazmış, Çerkezmiş kardeşim. Onun için bu şehrin nimetlerini, ekonomisini herkesle, 16 milyon insanla paylaşacağız. Siyasi partiler araçtır, hizmet için araçtır. Biz hizmet etmeye geliyoruz. Bazıları için siyasi partiler amaç olabilir. Bizim için araç. Şu bebeğe, şu genç kızımıza, çocuklarımıza, şu şehrin milyonlarca çocuğuna hizmet etmeye geliyorum. Aynı zamanda şu cesur gençlerine, kızlarına erkeklerine hizmet etmeye, onların Ekrem Abisi olmaya geliyorum.''

''ALLAH, BİR AVUÇ İNSANA AKIL VERSİN!''

''Biz, bunları söylerken onlar ne diyor? Ben hak, hukuk, adalet diyorum. Onlar 'Pontus' diyor. Gülelim, vallahi gülelim. Ben israf, tasarruf diyorum, onlar 'Yunan' diyor. Ben huzur diyorum, onlar 'terörist' diyor. Ben birleşelim diyorum, onlar İstanbul'a 'Konstantinopol' diyor. Allah bir avuç insana akıl versin. Allah, 23 Haziran'da bu bir avuç insana akıl verecek. İçlerinde bir avuç insan çığırtkanlık yapıyor. Söylediklerimizi her gün tekrar eden insanlar. Bir bakıyorum il başkanları, milletvekilleri, bakanları konuşuyor. Rakibimiz bazen onlara eşlik ediyor, bazen de susuyor. Bu susan rakibim, sözüm ona bana devlet adamlığı tavsiyesinde bulunuyor. Allah şahit siz de şahit olun: Bu kardeşiniz hiçbir gün kötü söz söylemeyecek. Bu tavırları, kötü davranışları yapanlara sevgiyi saygıyı öğreteceğiz. Aynı zamanda erdemli olmayı, devletini, milletini sevmeyi, herkese eşit davranmayı öğreteceğiz.''

''HERKESE SAHİP ÇIKMAYA GELİYORUZ''

''Biliyorsunuz, İstanbul'da Saadet Partisi'nin adayı var. Sayın Necdet Gökçınar, Sevgiler saygılar gönderiyorum. Bir oğlunu bu süreçte işten çıkardılar. Rakibimizin bir diğer çocuğunu, İGDAŞ kurumu ile iş yapıyor, sözleşmesi var, sözleşmesini iptal ettiler. Diyorlar ki bizden olmayan iş yapamaz. Ben, 16 milyon insanı yaşatmaya geliyorum. Vicdanları yok oldu, ne yazık ki akılları da yok oldu. Ama biz 16 milyon insanı yaşatmaya geliyoruz. Soruyorum size bunun neresinde adalet var. Bunlar size ne söylerse söylesinler. Rakibimizin bir sözü var ya, İstanbul bize teslim edilemezmiş. Bu millet, İstanbul'un kime teslim edileceğine 31 Mart'ta karar verdi. 23 Haziran'da öyle bir ders verecek ki size sandıkta. Size aradaki farkı söylemiyorum bile.
17-18 gün kaldık ya görevde, bize çay getiren insanlara bile hesap sordular. Telefonu bağlayan santral memuruna bile hesap sordular. Bunlarda vicdan yok. Biz herkese sahip çıkmaya geliyoruz. Herkese sahip çıkacağız.''

''KREŞ HAMLEMİZİ ESENYURT'TAN BAŞLATACAĞIZ''

''Şu anda Esenyurt'tayız. 18 günde yaptıklarımızı biliyoruz. Öğrencilere ulaşımda indirip yaptık. Dini bayramlarda ücretsiz olan ulaşımı, milli bayramlara da taşıdık. Faturalarınızı kontrol etmişsinizdir, suya indirip yaptık. Biz, onların 17 yılda yapamadıklarını, 17 günde yaptık. Esenyurt'ta Kemal Deniz Bozkurt kardeşimle arkadaşımla çok güzel işler yapacağız. Esenyurt'un kadınlarını iş hayatına katacağız. Kreş hamlemizi buradan başlatacağız. Gençlerin işsizlik sorunlarını çözmek için istihdam ofislerimizi en yoğun şekilde burada çalıştıracağız. Esenyurt'ta en önemli sorunlardan birisi olan çevre, yeşil alan sorununu başkanımızla beraber çözeceğiz, yeni bir Esenyurt yaratacağız. Tapu sorununu biliyorsunuz. Mağdur olanlarla beraber çözeceğiz. Esenyurt'un bazı mahallelerinde uyuşturucu, bağımlılık sorunu olduğunu biliyoruz. İstanbul'un diğer yerlerinde olduğu gibi seferberlik başlatacağız.''

''ANLADINIZ SİZ ONU!''

''Onlar ne zaman görevden alınacaklarını bilemezler. Ben, bu şehrin insanlarını birleştiririm. Ben, bu şehrin insanlarıyla kol kola halay da çekeceğim, horon da oynayacağım. Bu şehrin inançlarına saygı gösteren bir insan olacağım. Tüm milli duyguları birlikte yaşayacağım. Bu şehre gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım. Ben, sizden dua istiyorum. Duanın değeri çok büyük. İçinizden gelen o güzel duaları benimle paylaşmanız çok önemli. Çok beğendiğim bir sözü paylaşmak istiyorum. Hz. Ebu Hanefi demiş ki, 'İnsanın tek bir gücü vardır. Muktedir olana duadır. Ey ümmetine muktedirlik taslayanlar, (anladınız siz onu) sizin muktedirliğiniz, benim duamın yanında zerredir. Konuşun. Ama hakaret yok. Kimseye kötü laf yok. Güzel sözlerle konuşun. Bu milletin aklıyla birleştirdiği bir duygu vardır: Tam bağımsız Türkiye ruhu. Sizleri çok seviyorum. Bu şehrin bütün mağdurlarına, bütün gariplerine, problem yaşayan bütün insanlarına sahip çıkacağım. EYT'lilere, ulaşımla uğraşan insanlarına, işsizlerine, 350 bin okutamadığımız, iş veremediğimiz gençlerine de Esenyurtlular'a da sahip çıkacağım. Bu şehirde mağdur insan olsun istemiyorum. 23 Haziran'da bir avuç insan kaybedecek, 16 milyon insan kazanacak. Hepinizi çok seviyorum. 'İsrafa hayır tasarrufa evet' diyelim.''

''GÖREVE 5 YILLIĞINA GELDİĞİMİZİ BİLİRİZ''

''İstanbul ve Esenyurt'un bir gerçeği var ki mülteci sorunu. Mülteci sorununu ne yazık ki hep arka ceplerine attılar. İlgilenmediler. Biz, insanlığı iyi biliriz. Biz insana değer veririz. O ayrı. Ama mülteci dostlarımız mülteci olduklarını bilecek. Bu konuda ulusal bir politika geliştirmekten aciz davrananlara ulusal bir politika geliştireceğiz. Bu şehirde olan mültecilerin özellikle kadınlarına çocuklarına elbette destek olacak. Günün sonunda zamanı geldiğinde memleketlerine gitmek zorunda olduklarını elbette anlatacağız. Biz mülteci hukukunun ne olduğunu bilen insanlarız. Kucaklarız, barınma konusunda destek çıkarız. Kadınların, çocukların mağdur olmaması için çabalarız. Bu konuda koltuk işgal eden bir belediye başkanı olmayacağım. Ulusal ve uluslararası platformlarda anlatacağım. Sadece plajlardan fotoğraf göstererek bu sorun anlatılmaz. Mülteci sorununu anlamak için Esenyurt'a geleceksiniz. Bu sorunu bu kardeşinizle çözeceksiniz. Bu arkadaşlar çözemez kardeşim. Göreve geldiklerinde ne zaman gideceklerini bilmedikleri için çözemezler. Biz, 5 yıllığına göreve geldiğimizi biliriz.''

Karadeniz İmamoğlu için yollara döküldü...

GİRESUN İMAMOĞLU 1 1559747969 PHOTO 2019 06 05 17 38 06 1 38640

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Trabzon'dan Giresun'a yolculuğu, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle beklenenden uzun sürdü. 3 farklı ilçede seçim otobüsünün önünü kesen vatandaşlar, İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, kendiliğinden gelişen mini mitinglerde, İstanbul'dan tatile gelen vatandaşlara, 23 Haziran'da mutlaka sandık başında olmaları çağrısında bulundu. İmamoğlu, annesinin memleketi Görele'de, ''Her zaman yüzünüzü güldüren işler yapacağım. Sizlere mahcup olmayacağım. İstanbul'a dönüyoruz değil mi? Giresun'a, ardından Ordu'ya yetişmemiz lazım. Sonra da İstanbul'a dönüp, 23 Haziran'ı Türkiye'de demokrasi bayramı yapmam lazım. Benim için dua edin'' dedi.

GİRESUN İMAMOĞLU 2 1559747969 PHOTO 2019 06 05 17 38 06 2 20071

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na gösterilen yoğun ilgi, Trabzon'dan ayrıldıktan sonra devam etti. Giresun yolunda İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsünün yolunu zaman zaman kesen vatandaşlar, seçilmiş İBB Başkanı'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, yol üzerinde, Trabzon'un Beşikdüzü ve Giresun'un Eynesil ilçelerinde yüzlerce vatandaşa kısa birer konuşma yaptı. Vatandaşlar, otobüsün etrafında ve çevredeki üst geçitlerden İmamoğlu'nu görebilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, ''Şu 23 Haziran'ı hep birlikte atlatalım. İstanbul'dan gelenler şehre dönsün. İstanbul'da yakınları olanlar, akrabalarını, dostlarını, arkadaşlarını arayarak bizi anlatsın. Giresun'a ve Ordu'ya yetişeceğiz. Beni mutlaka ve mutlaka unutmayın. Dua edin. Allah şahit ki size söz veriyorum, bu kardeşiniz sizi mahcup etmeyecek. Her şey çok güzel olacak'' dedi. Seçim otobüsü, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle zorlukla yoluna devam edebildi.

GİRESUN İMAMOĞLU 3 1559747970 PHOTO 2019 06 05 17 38 09 1 6f777

ANNESİNİN MEMLEKETİ GÖRELE'DE KONUŞTU

Seçim otobüsünün rotası daha sonra Giresun merkezden önce Görele İlçesi'ne çevrildi. İmamoğlu'nu, annesinin memleketi olan Görele'de coşkulu bir kalabalık karşıladı. İmamoğlu, Görele'de yaptığı konuşmada ise, ''Benim güzel memleketim, nasılsınız? Görele'deki değerli hemşehrilerimi ve akrabalarımı minnetle selamlıyorum. İstanbul'da çok güzel işler yapacağız. Her zaman yüzünüzü güldüren işler yapacağım. Sizlere mahcup olmayacağım. İstanbul'a dönüyoruz değil mi? Giresun'a, ardından Ordu'ya yetişmemiz lazım. Sonra da İstanbul'a dönüp, 23 Haziran'ı Türkiye'de demokrasi bayramı yapmam lazım. Benim için dua edin. Ben, bu yörenin çocuğu olarak kendimi size, sizleri Allah'a emanet ediyorum'' diye konuştu. İmamoğlu'nun seçim otobüsü, vatandaşların sevgi gösterileri nedeniyle yaşanan izdiham nedeniyle Görele'den zorlukla ayrılabildi.

GİRESUN İMAMOĞLU 4 1559747971 PHOTO 2019 06 05 17 38 07 e365b

 

 

 

Trabzon'da İmamoğlu fırtınası...

 

Önce onbinlere konuştu, sonra horona durdu.

 

İmamoğlu: Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum…

 

İmamoğlu: Bu yürekli kardeşiniz asla vazgeçmeyecek…

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, memleketi Trabzon'da kelimenin tam anlamıyla fırtına gibi esti. İmamoğlu'nu bağrına basan Trabzonlular, konuşmanın yapılacağı alanı, saatler öncesinden hınca hınç doldurdu. Coşkulu kalabalığa heyecan dolu bir konuşma yapan İmamoğlu, ''İstanbul'dan gelenler geri dönmeli. Burada olanlar İstanbul'dakileri arayıp, konuşmalı. Partiler üstü süreç olduğunu anlatmalı. Bunu hep birlikte başaracağız. Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum. Beni güçlü kılacağınızı biliyorum. Siz de bilin ki, bu yürekli kardeşiniz asla vazgeçmeyecek. İstanbul'un güzel gençleri, bana hep şunu söyledi: Ekrem Abi, bize umut ol. Sen çalış, çabala. Biz biliyoruz ki, her şey çok güzel olacak. Ben, doğduğum kentin insanlarına kalbimdeki tüm sevgiyi iletiyorum. Benim için dua edin'' dedi. Konuşmasının ortasında sıcaktan bunalıp ceketini çıkaran İmamoğlu, mitingin sonunda ise seçim otobüsünün üzerinde horona durdu.

 

 TRABZON İMAMOĞLU 1 1559736575 PHOTO 2019 06 05 14 37 29 2 1 40f99

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon Atatürk Meydanı'ndaki halkla buluşmasından önce, kentte yayın yapan yerel bir gazeteye bayram ziyaretinde bulundu. Ardından Trabzon Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu'na geçen İmamoğlu, aralarında Trabzonspor'un eski başkanlarından ve teknik direktörlerinden Özkan Sümer'in de bulunduğu çok sayıda sporseverle bayramlaştı. İmamoğlu, federasyon girişinde alkışlarla karşılandı. Yerel kıyafetli kadınlar ve vatandaşlar İmamoğlu ile ''selfie'' yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, daha sonra alana geçerek, hemşehrileriyle buluştu. İmamoğlu'na çok sayıda milletvekili de eşlik etti. Tarihi günlerinden birini yaşayan meydanı hınca hınç dolduran Trabzonlular, İmamoğlu'na, ''Her şey çok güzel olacak'', ''Trabzon seninle gurur duyuyor'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu'nun aracı, konuşma yapacağı seçim otobüsüne, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla ulaşabildi.

 TRABZON İMAMOĞLU 2 1559736577 PHOTO 2019 06 05 14 37 28 5272d

İmamoğlu, otobüsün dört bir yanını dolduran coşkulu kalabalığa özetle şu konuşmayı yaptı:

 

''BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN''

 

''Ne güzelsin benim doğduğum şehir Trabzon. Sizleri çok seviyorum. Bu güzel gönlümdeki sevgiyi, bu şehrin çocuklarına, gençlerine, kadınlara, ağabeylerime, ablalarıma anlatmaya söz yetmez. İyi ki varsınız. Bu kardeşiniz, sizinle bayramlaşmaya, bayramınızı kutlamaya geldi. Bayramınız mübarek olsun. Keşke imkan olsa, her birinizi tek tek kucaklasam. Ama şu anda bütün sevginiz ve dualarınız bana geldi, hissediyorum bunu. Hücrelerimde var. Dünyanın en mutlu, en bahtiyar insanıyım. Sizin adınızla bu şehrin bir doğmuş çocuğu, evladı olarak sizleri mahcup etmeme adına yol yürüyeceğime, ahlaklı, anlamlı ve idealist, bu güzel milletin, Türk milletinin kıymetli bir evladı olarak yol yürüyeceğime hepinizin huzurunda söz veriyorum.''

 TRABZON İMAMOĞLU 3 1559736575 PHOTO 2019 06 05 14 37 32 d35ca

''81 İLİN SELAMINI GETİRDİM''

 

''Ben, bu meydanda bu güzel coğrafyanın insanının yanı sıra Rizeliler, Artvinliler, Gümüşhaneliler de var, biliyorum. Bizi yalnız bırakmadılar, biliyorum. Bu meydana, çocukluğumda heyecanla milli bayramlarda yürüyüş yapmaya gelirdim. Bu yollarda tüm heyecanımla bir Türk çocuğu olarak yürürken, bayrağını ve milletini hisseden, Cumhuriyet'i benimsemiş, Atatürk'ün bir evladı olarak yol yürüyeceğim. Ne mutlu bana. 6-7 yaşından liseyi bitirene kadar bu güzel şehrin her anına eşlik etmiş, bütün gönlüyle burada var olmuş bir kardeşinizim. Akçaabat'ın 40 haneli Cevizli Köyü'nde doğmuş, Sera'da çocukluğu ve gençliği geçmiş, Pazarkapı Mahallesi'nde dedemle her sabah esnafına selam verip almasını öğrenen bir evlat olarak büyüdüm. Sonra burada Kanuni Süleyman İlkokulu'nda öğrenci oldum. Orada bu şehrin çocuk esirgeme kurumundaki çocuklarıyla büyümüş bir kardeşinizim. Köşk Ortaokulu'nda okudum. Sonra Allah nasip etti, bana göre dünyanın en güzel eğitim ocaklarından biri olan Trabzon Lisesi'nin evladı, öğrencisi oldum. Ben, tüm benliğini, kişiliğini burada elde etmiş bir kardeşinizim. Heyecanımla, ahlakımla, saygısı, sevgisi ve milletine olan bağlılığıyla sizi temsil ediyorum. Sizin evladınızım. Allah nasip etti İstanbul'a gittim. İstanbul'da herkesi, her semtini tanıdım. İstanbullu hemşehrilerime, 'Size Trabzon'un, Giresun'un, Ordu'nun, Artvin'in, Karadeniz'in selamı var' diyorum. Şimdi de ben size İstanbul'un, Diyarbakır'ın, Şanlıurfa'nın, İzmir'in, Tekirdağ'ın, Edirne'nin, Ankara'nın, Manisa'nın, 81 ilin insanının selamını getirdim. İstanbul'un selamını getirdim.''

 

''UŞAGUM; KÖTÜ UŞAK OLMA!''

 

''Yola çıktığımız ilk günden itibaren milletimize, insanlarımıza hep güzel şeyler söylemek istedim. Kötü dilin hiç kimseye faydası yok. Bana anacığım derdi ki, 'Uşağum, kötü uşak olma.' Ben, Trabzon'un bir uşağıyım. Trabzon'un uşağı, kötü söz söylemez, milletine örnek olur. Beni seyreden, beni gören Trabzon'un gençleri diyecek ki, 'İşte ben Ekrem Abi gibi olmak istiyorum.' Ben, bu şehrin gençlerinin Ekrem Abisi'yim. Benim sorumluluğum büyük. (Ceketini çıkardı.) Vallahi terledim. İstanbul'da seçimi kazanmış bir belediye başkanıyım. Ama bir avuç insan Türkiye'nin demokrasi sürecine sıkıntı verdi. Hep beraber bu süreci tamir edeceğiz. Bizim insanımız, demokrasiye, cumhuriyete ve özgürlüğe alışmış insanlardır. Bizim insanlarımız, yüreğinde, 'tam bağımsız Türkiye' diyen insanlardır. Biz süreci tamir ederken, birileri kötü sözler söyleyebilirler. Ben o laflara girmek bile istemiyorum. 'Çaldılar' diyebilirler, şunu diyebilirler, bunu diyebilirler. Hiçbir önemi yok. Biz, bu saatten sonra yapacağımız işe bakıyoruz.''

 TRABZON İMAMOĞLU 5 1559736576 PHOTO 2019 06 05 14 37 30 2 1 cc9fd

''BANA DUA EDİN…''

 

''Bir avuç insanın yaptığı yanlışlardan milletimizi kurtarmak istiyoruz. İlerleyen yıllardaki her seçimin tartışmalı hale geleceği bir sürecin arifesindeyiz. Kendimi bu yolda, İBB'nin yeni seçiminde yeniden seçileceğini bilen bir kardeşiniz olarak demokrasi mücadelesi vereceğim. Tüm hemşehrilerimizin desteğine ihtiyacım var. Bana dua edin. İstanbul'daki yakınlarınızla konuşun. Bu süreci hızla tamir edeceğim. İptal nedenini Ramazan ayının başında açıklayanlar, Ramazan ayının sonunda iptal nedeninin anlamsız olduğunu açıkladılar. Bu milletin ekmekten, sudan daha fazla ihtiyacı hak, hukuk ve adalet. Bu üçlü olmadı mı insanların yaşaması için bir anlam kalmıyor. Milletimizle beraber düzelteceğiz.''

 

''İNSANLARIN GÖNLÜNDE TAHT KURDUK'

 

''18 gün görevde kaldım. Bu süre içinde çok güzel mesajlar verdik. Yaptığımız hizmetlerle insanlarımızın gönlünde taht kurduk. 18 gün milletimizi mutlu ederken, birilerinin de aklını başından aldı. 18 günde çıldırdılar, ben var ya o bir avuç insanı 1800 günde deli edeceğim. O kadar güzel hizmetler yapacağım ki, şaşıracaklar. Bu süreçte, hep şunu savundum. Kardeşim hizmet yarışı yapalım. Millet 2024'e kadar İstanbul'u sen yönet dedi. Size de 2023'e kadar Cumhurbaşkanlığı yetkisi verdi. Ama bu arkadaşlar bundan anlamadılar. Ekrem aşağı, Ekrem yukarı. Milletin en büyük sorunu ekonomi değil mi? Aranızda işsizler var mı? E bunları çözelim. Birçok gencimiz işsiz. Onlar ne yapıyor, eski belediye yöneticilerine belediye, banka yönetim kurullarında makam arıyorlar.''

 

''YUNANMIŞ, PONTUSMUŞ, TERÖRİSTMİŞ… ALLAH AKIL VERSİN!''

 

''Bu anlayış, tükenmişlik anlayışı. Üretemiyorlar. İnsanların önüne akılcı çözümler koyamıyorlar. Bu anlayışla, bu bir avuç insan bu süreci yönetemez. Bir dur diyeceğiz. Çünkü kibir, halkından uzak, insanlarıyla diyalog kuramayan anlayışa hep birlikte güle güle demeliyiz. Partizanlık yok. Partiler, hizmet için birer araç. Esas olan millettir. Bu anlayışın hakim olması, makamı yükseldikçe boynu bükülen anlayışı temsil ediyoruz. Bu anlayış kazanacak, göreceksiniz. Bütün bu dediğim işleri üretemeyen insanlar… Neymiş? Ekrem, Yunanmış, Pontusmuş, teröristmiş… Allah akıl versin. Köyümü ziyaret ederken sordular, ben dedim ki ben bir tek anamın kucağını biliyorum. Anamın babamın köyünün ocağını biliyorum. Allah akıl versin.''

 

''DUALARINIZA ONLARIN DA İHTİYACI VAR!''

 

''Sizin dualarınıza onların da ihtiyacı var. Akıl uçmuş. Ekrem'in inancıyla, etnik kökeniyle uğraşıyorlar. Etnik köken üzerinden insana hakaret edilmez. Ermeni, Süryani, Rum vatandaşına saygı duyan bir anlayışa sahibim. İnancıyla ilgili de ölçmeye çalışıyorlar. Size bakıyorlar, etnik kökeninizi, inancınızı ölçüyorlar. Bu ülkede 82 milyon vatansever var. Kötü yönetici örneklerini azaltacağız. İstanbul'dan gelenler geri dönmeli. Burada olanlar İstanbul'dakileri arayıp, konuşmalı. Partiler üstü süreç olduğunu anlatmalı. Bunu hep birlikte başaracağız. Asla yalnız yürümeyeceğimi biliyorum. Beni güçlü kılacağınızı biliyorum. Siz de bilin ki, bu yürekli kardeşiniz asal vazgeçmeyecek. İstanbul'un güzel gençleri, bana hep şunu söyledi: Ekrem Abi, bize umut ol. Sen çalış, çabala. Biz biliyoruz ki, her şey çok güzel olacak. Ben, doğduğum kentin insanlarına kalbimdeki tüm sevgiyi iletiyorum. Benim için dua edin.''

 

KONUŞMA BİTTİ, İLGİ SÜRDÜ!

 

Konuşmasının ortasında sıcaktan bunalıp ceketini çıkaran İmamoğlu, mitingin sonunda ise seçim otobüsünün üzerinde horona durdu. İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla yol aldı. Trabzonlular, yol boyu İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. Seçim otobüsünün yolu, vatandaşlar tarafından sık sık kesildi. İmamoğlu, vatandaşlara otobüs içerisindeki mikrofon aracılığıyla teşekkür etti. Vatandaşlar, İmamoğlu'nun elini sıkmak ve fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı.

*********************************************************************************************************************************************************

Başkan horona durdu ,vatandaşlar ışık tuttu!

ORDU İMAMOĞLU 1 559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 24 aecff

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon'da başlatıp, Giresun'la devam ettirdiği Karadeniz turunu Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda noktaladı. Konuşmasının sonunda çalan Karadeniz ezgisine kayıtsız kalmayan İmamoğlu horona dururken, vatandaşlar da cep telefonlarının ışıklarıyla seçilmiş İBB Başkanı'na eşlik etti. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon'da başlatıp, Giresun'la devam ettirdiği Karadeniz turunu Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda noktaladı. İmamoğlu, diğer kentlerde olduğu gibi, Ordu'da da büyük ilgiyle karşılaştı. İmamoğlu'nun seçim otobüsü, konuşma yapılacak alana yaşanan izdiham nedeniyle zorlukla ulaşabildi. Binlerce coşkulu vatandaş, İmamoğlu'na ''Ekrem Başkan'', ''Ordu seninle gurur duyuyor'', ''Dik dur arkanda Ordu var'' ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratlarıyla sevgi gösterilerinde bulundu. Evlerin ve iş yerlerinin balkonlarından, çatılarından da İmamoğlu'na destek yoğun oldu. Ordulular'a, ''Siz kimi karşılıyorsunuz biliyor musunuz'' şeklinde seslenen İmamoğlu, yanıtı da kendisi verdi: ''Evladınızı, yol arkadaşınızı karşılıyorsunuz. Bu evladınız sizi hiçbir zaman mahcup etmeyecek.''

ORDU İMAMOĞLU 2 1559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 25 2 1 52614

''BUNLARI, 'AMİN' DİYE DİYE AKILLI YAPACAĞIZ''

Kendisini 31 Mart öncesinden misli misli güçlü hissettiğini belirten İmamoğlu,. ''Sizler, ben televizyonlarda konuşurken, çocuklarınızın kulaklarını kapatmasını istemeyeceksiniz. Birileri kötü sözü gelenek haline getirmiş. Birileri işi gücü bırakmış, benimle uğraşıyor. 18 günde bile İstanbul'a hizmet ürettim. Akılcı ve şeffaf bir yönetim olduğumuzu ispat ettik. Dertleri, Ekrem'in soyu sopu Neymiş? Yunanmış, Pontusmuş. Allah akıl versin bunlara ya. Ben, onların yürüdüğü akılsız yola girmeyeceğim. Sırtımı onlara, yüzümü size döneceğim. Onların hepsini Allah'a havale ediyorum. Dün birisi Trabzon'da diyor ki, 'Terörün kucağında'. Ben, bir tek anamın kucağını bilirim. Allah onu diyenlere de akıl versin. Niye diyorum biliyor musunuz? Bol bol 'Amin' deyin diye. 'Amin' diye diye bunları akıllı yapacağız. Bu kardeşiniz İstanbul'da görev yaparken en önemli görevi şu olacak: Namuslu, ahlaklı, çalışkan olmaya söz veriyorum. Sizi asla mahcup etmeyeceğim. Beni izleyenlere örnek olacağım'' dedi.

ORDU İMAMOĞLU 3 1559760946 PHOTO 2019 06 05 21 49 27 1b4c3

''ONLAR KAVGA, BEN BARIŞ İSTİYORUM''

''Karadenizli hemşehrilerimin benimle gurur duyması için örnek olmaya söz veriyorum'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''Çocuklara hizmet etmeye söz veriyorum. Bayrağıma, milletime, vatanıma bağlı kalarak namuslu olmaya söz veriyorum. Ben, 40 haneli bir köyde doğmuş Karadeniz'in bir çocuğu olarak İstanbul'da üniversitesini bitirmiş bir anne babanın evladı olarak İstanbul'a belediye başkanı oluyorsam, bunu neye borçluyum? Cumhuriyet'e, demokrasiye ve Atatürk'e borçluyum. Ben, İstanbul'a giderken sizlerin selamlarını İstanbul'a götüreceğim. Ben İstanbul'da herkesi kucaklaştıracağım barıştıracağım. Onlar kavga ettirmek istiyor, ben, barıştıracağım. Atatürk ne demiş, 'Yurtta barış cihanda barış.' Onun için İstanbul'u barıştırmak benim en önemli görevim olacak. Size söz veriyorum Her şey çok güzel olacak.''

ORDU İMAMOĞLU 4 1559760947 PHOTO 2019 06 05 21 49 31 42186

Konuşmasının sonunda çalan Karadeniz ezgisine kayıtsız kalmayan İmamoğlu horona dururken, vatandaşlar da cep telefonlarının ışıklarıyla seçilmiş İBB Başkanı'na eşlik etti. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

ORDU İMAMOĞLU 5 1559760948 PHOTO 2019 06 05 21 49 24 2 9267a

 

 

Pentogan'dan bir S-400 tepkisi daha: Rusya'ya asker gönderilmesi dönüm noktası oldu..

Ankara-Washington hattında devam eden S-400 krizi 'doğrudan yaptırımlar'la yeni bir süreç girerken, Pentogan'dan Türkiye'ye bir tehdit daha geldi. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Lord, Türk askerlerinin S-400 eğitimi için Rusya'ya gönderilmesinin ABD'de hayal kırıklığı yarattığını belirterek "Türkiye F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılacak" dedi.
Savunma Bakanlığı S-400 kriziyle ilgili basına brifing verdi. ABD Savunma Bakan vekili Shanahan'ın, Bakan Akar'a gönderdiği mektubun da değerlendirildİği brifingde ABD Savunma Bakan Yardımcısı Ellen Lord, Türkiye'nin; askerlerini S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya'ya gönderme kararının ABD'yi hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.

Lord, ABD'nin Türkiye'nin askerleri uzmanlarını S-400 füze savunma sistemleri ile ilgili eğitim için Rusya’ya gönderme kararının ülkesi için dönüm noktası olduğunu belirterek, gelişmenin hayal kırıklığına neden olduğunu söyledi.

Washington'un Türkiye ile stratejik ortaklığa ve diyaloğa büyük değer verdiğini söyleyen Lord "Ancak ABD, Türkiye'nin S-400 sistemleri ile ilgili eğitim için personel gönderdiğini öğrenince hayal kırıklığına uğradı. Bu ABD için dönüm noktası oldu. S-400’ler F-35’lerle uyumlu değil. Türkiye’nin S-400 sistemlerini teslim alması durumunda F-35’leri alamayacaklarını her düzeyde net bir şekilde ifade ettik" dedi.

"HENÜZ GERİ DÖNÜLEMEYECEK NOKTAYA GELMEDİ"

 


Bunun yanında atılan adımlardan hiçbirinin şimdiye kadar geri dönülemeyecek hale gelmediğini vurgulayan Lord "Eğer Türkiye S-400’lerin alımından vazgeçme kararı alırsa biz program kapsamındaki olağan faaliyetlerin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz " diye konuştu.

F-35 TEHDİDİ

Pentagon yetkilisi, özellikle de Türkiye’nin önümüzdeki çarşamba yapılması planlanan F-35'lerle ilgili yıllık yuvarlak masa toplantısına katılmayacağını, ayrıca programla ilgili norm güncellemelerinin de Türkiye'nin katılımı olmadan gerçekleştirileceğini ifade etti. Lord, tüm bunların 'Türkiye'nin F-35 program yönetim faaliyetlerine katılımının düzenli bir şekilde sona ermesinin kolaylaştırılması amacıyla' yapıldığına dikkat çekti.

Lord ayrıca Washington ile Ankara arasında anlaşma sağlanamaması durumunda şu anda F-35 eğitiminden geçen tüm Türk pilotların ve eğitmen pilotların 31 Temmuz'a kadar ABD'yi terk etmesi gerekeceğini de sözlerine ekledi.

 


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a gönderilen mektupta da F-35 projesinden Türkiye'nin çıkarılacağı belirtildi.

Metnin tamamı şöyle:

Sayın Bay Bakan,

Sizi Nisan’da Pentagon’da ağırlamak ve 28 Mayıs’ta beni telefonla aramış olmanız memnuniyet vericiydi. Görüşmelerimizin kıymet veriyor ve 6 Nisan 2019 tarihli mektubunuz için teşekkür ediyorum. ABD, ABD-Türkiye diyaloguna ve stratejik ortaklığına büyük değer vermektedir.

‘S-400 EĞİTİMİNE PERSONEL GÖNDERMENİZ HAYAL KIRIKLIĞI’

Ne var ki, Türkiye’nin S-400 sistemleri üzerine eğitim almak için Rusya’ya personel gönderdiğini öğrenmekle hayal kırıklığına uğradık. 28 Mayıs’taki telefon konuşmamızda da tartıştığımız üzere, eğer Türkiye S-400 tedarik ederse, ülkelerimiz Türkiye’nin F-35 programını sürdürmemesi üzerine bir plan geliştirmek zorundadır. Değerli ilişkimizi sürdürmeyi gözetmekle birlikte, Türkiye S-400 teslimatını kabul ettiği takdirde F-35 almayacaktır. S-400 tutumunuzu değiştirme seçeneğiniz halen bulunmaktadır. Haziran 2019 Brüksel toplantımız öncesinde, ABD’nin Türkiye’nin 31 Temmuz itibarıyla F-35 programına katılımını askıya almak üzere [planladığı] eylemlerinin bir özetini [mektuba] ekledim. Bu takvim, eğitim gören Türk F-35 öğrencilerinin, tamamı olmasa bile çoğunun, derslerini 31 Temmuz’da ABD’den ayrılmadan önce tamamlamalarına imkân tanıyacaktır. Milli Savunma Bakanlığını da Türk personele Birleşik Devletlerde yeni F-35 eğitim programı başlatmasını önermediğimizi, yakın gelecekte [mevcutların] geri çekilmesini beklediğimizi bildirdik.

‘F-35 TÜRKİYE’NİN KATILIMI DIŞINDA İLERLEYECEK’

Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir.

‘YAPTIRIMLAR DEVREYE GİRECEK’

F-35’ler dair bütün eylemler Türkiye’de S-400 mevcudiyetinin riskleri üzerine temellendirilmiştir ve Rusya’ya ilişkin Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşıkoyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarından ayrıdır. Kongre’de her iki parti [Cumhuriyetçi ve Demokrat] tarafından S-400 edinmesi halinde Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanması konusunda güçlü irade mevcuttur.

‘MİLLİ GELİRDE KAYIPLAR YAŞANACAK’

F-35 gibi platformların güvenliğini tehdit etmesine ek olarak, Türkiye’nin S-400 tedariki ulusunuzun Birleşik Devletlerle ve NATO bünyesinde işbirliğini geliştirme ve koruma imkânlarını aksatacak, Türkiye’nin Rusya’ya stratejik ve ekonomik aşırı-bağımlılığına yol açacak ve Türkiye’nin savunma sanayi ve iddialı ekonomik kalkınma hedeflerini baltalayacaktır. Bu yolda devam[ınız] istihdamda, milli gelirde ve uluslararası ticarette kayıplara neden olacaktır. Başkan Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararlılığı da, ABD’nin CAATSA yaptırımları ilanıyla tehlikeye düşebilecektir.

Sizi temin etmek isterim ki, bu konuyu derin güvenlik işbirliğimizin diğer boyutlarını koruyacak saygılı bir şekilde ele alıyoruz. Cevabınızı ve yol haritamızı belirledikçe görüşmelerimizin devamını beklerim.”

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) seçimlerin yenilenmesine karar verdiği 7 seçim bölgesinden Denizli'nin Honaz, Artvin'in Yusufeli ve Kırıkkale'nin Keskin ilçeleri ile Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesindeki yenileme seçimlerinde oy verme işlemi sona erdi.

Kesin olmayan sonuçlara göre Adıyaman Besni'de seçimi DSP, Kırıkale Keskin ve Artvin Yusufeli'de AKP, Denizli Honaz'da ise CHP seçimi kazandı.

YSK’nin 31 Mart’taki Mahalli İdareler Seçimleri’ni iptal ederek yenileme seçimlerinin 2 Haziran’da yapılmasına karar verdiği ilçelerden cezaevi sandıkları hariç Honaz’da 21 bin 810 seçmen 76 sandıkta, Yusufeli’nde 5 bin 219 seçmen 20 sandıkta, Keskin’de 6 bin 396 seçmen 24 sandıkta, Besni’ye bağlı Kesmetepe beldesinde ise bin 205 seçmen 7 sandıkta oy kullandı.

SONUÇLAR AÇIKLANDI

Denizli'nin Honaz ilçesinde resmi olmayan sonuçlara göre seçimi CHP Adayı Yüksel Kepenek kazandı.

Kesin olmayan sonuçlara göre Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde yenilenen seçimi 2 bin 426 oy alan AKP’nin adayı Dede Yıldırım kazandı.

Artvin’in Yusufeli ilçesinde yenilenen seçimi resmi olmayan sonuçlara göre Cumhur İttifakı’nın adayı AKP’li Eyüp Aytekin kazandı.

ADIYAMAN KESMETEPE’DE DSP KAZANDI

Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesinde belediye başkanlığı seçimini kesin olmayan sonuçlara göre Demokratik Sol Partinin (DSP) adayı Ali Yılmaz kazandı.

Beldede okullarda kurulan sandıklarda saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi saat 17.00’de sona erdi.

Bin 211 seçmenin olduğu beldede, bin 115 kişi oyunu kullandı.

Seçimde, AKP 65, CHP 325, Demokrat Parti (DP) 320, MHP 3 ve DSP ise 370 oy aldı. Seçimde, 32 oy ise geçersiz sayıldı.

Oy verme işleminin ardından seçimi kesin olmayan sonuçlara göre DSP’nin adayı Ali Yılmaz kazandı.

9 Nisan’da Besni ilçesine bağlı Kesmetepe beldesinde seçimlerin iptal olduğu bildirilmişti.

31 Mart seçim sonuçlarına göre beldede, CHP 281, DP 281, DSP 242 oy almıştı. DSP Kesmetepe beldesi belediye başkan adayı Ali Yılmaz, 1081 No’lu sandıkta mükerrer oy kullanıldığının tutanakla tespit edildiği, diğer adayların oylarının eşit olduğu gerekçesiyle İlçe Seçim Kuruluna başvurarak seçim sonuçlarına itiraz etmiş, İlçe Seçim Kurulunun ret kararının ardından Yılmaz, İl Seçim Kuruluna yaptığı itirazın da reddedilmesiyle seçimlerin iptali için YSK’ye itiraz etmişti.

YSK, İl Seçim Kurulunun kararını kaldırarak seçimin iptaline ve Kesmetepe beldesinde 2 Haziran’da seçimlerin yenilenmesine karar vermişti.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Akçaburgaz Mahallesi'nde düzenlenen sokak iftarına katıldı. Yüzlerce vatandaşla beraber orucunu açan İmamoğlu, ''Hiçbir makam, hayata dair hiçbir şey kalıcı değil, geçici. Güzel iz bırakıp, güzel mesajlar vermek, ona göre herkesin, 'Allah razı olsun' dediği bir hayat geçirmek hepimizin emeli. Bugüne baktığımızda talip olduğumuz makam ya da 31 Mart'ta seçildiğimiz makam da böyle bir şey.Allah nasip eder, 5 yıl görev yaparsınız ama biter. Bittiği zaman, gitmeyi bilmek lazım. Gitmeyi bilmeyenler, sanki kendi mülkü gibi davrananlar, aslında inancımıza dair bence eksiği olan insanlar'' dedi.

 

İMAMOĞLU ESENYURT 2 1559414033 PHOTO 2019 06 01 21 21 34 2 d1a59

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını Esenyurt Akçaburgaz Mahallesi'nde yüzlerce vatandaş ile birlikte açtı. İş adamı Seyfettin Başkan'ın düzenlediği sokak iftarında İmamoğlu'na, CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ile Beylikdüzü Belediye Başkan Mehmet Murat Çalık eşlik etti. Vatandaşlar, sokağa giren İmamoğlu'nu, alkışlar ve ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla karşıladı. Vatandaşlar, İmamoğlu ile fotoğraf çektirme yarışına girdi. İftar öncesinde ilk konuşmayı Bozkurt yaptı. Bozkurt'un ardından mikrofonu alan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

 

İMAMOĞLU ESENYURT 3 1559414034 PHOTO 2019 06 01 21 21 34 1 71da4

''GİTMEYİ BİLMEYENLER, EKSİK İNSANLAR''

 

''Ramazan ayı, gözü açıp kapattık, bitti. Aslında bu bize bir mesaj. Ramazan ayı gibi, hayat da böyle. Hayata güzel izler bırakmak gerekir. Hiçbir makam, hayata dair hiçbir şey kalıcı değil, geçici. Güzel iz bırakıp, güzel mesajlar vermek, ona göre herkesin, 'Allah razı olsun' dediği bir hayat geçirmek hepimizin emeli. Bugüne baktığımızda talip olduğumuz makam ya da 31 Mart'ta seçildiğimiz makam da böyle bir şey. Allah nasip eder, 5 yıl görev yaparsınız ama biter. Bittiği zaman, gitmeyi bilmek lazım. Gitmeyi bilmeyenler, sanki kendi mülkü gibi davrananlar, aslında inancımıza dair bence eksiği olan insanlar. Çünkü dünyaya dair her görev geçici. Hiçbir görev kalıcı değil. Duam odur ki, ne kadar görev yaparsanız yapın, ister 1 yıl, ister 5 yıl, ne kadar olursa olsun layıkıyla yapmak çok önemli.''

 

İMAMOĞLU ESENYURT 4 1559414034 PHOTO 2019 06 01 21 21 35 a6205

''18 GÜNDE İZ BIRAKTIK''

 

''Esenyurt'ta yeni bir başkanımız var; Kemal Deniz Bozkurt, Allah yolunu açık etsin. Size hizmet edecek. Bizim de amacımız o. 18 gün makamda kaldık. 18 günde bile hizmet etme çabasında olduk. 18 günde iz bıraktık. İnsanlar, 'Allah razı olsun sizden. Bize her gün zam yapan insanlara indirim yapmayı hatırlattınız' diyor. Öğrenciye indirim yaptık. Su faturalarınıza indirim yaptık. Hayatınızın her alanına dokunmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki bu şehrin insanlarının günleri iyi geçmiyor. İşsizlik artıyor, gelir düşüyor. Pazarlarda fiyatlar artıyor. Böyle bir ortamda yardımlaşmamız lazım. Yardımı önce kamu eli yapar. Ama bunu sadaka verir gibi yapmaz. Görevi gereği yapar. Size bu şehrin imkanlarını dağıtır. Mahalle mahalle çocuklarınız için çalışacağız. Kadınlara yardımcı olacağız. Yardımlaşacağız. Barışacağız. Kucaklaşacağız. Etnik kökeni, siyasi partisi, şucuymuş, bucuymuş bakmayacağız. Herkes bir arada mutlu yaşayacak. Tam da Ramazan ayının bize söylediği gibi olacağız.''

 

İMAMOĞLU ESENYURT 5 1559414035 PHOTO 2019 06 01 21 21 35 1 aa0b4

Konuşmaların bitiminden kısa bir süre sonra ezan okundu ve İmamoğlu ile vatandaşlar orucunu açtı. Vatandaşların İmamoğlu'na ilgisi, iftar sonrasında da devam etti. Vatandaşlar, ''selfie'' yaptıkları İmamoğlu'na, ''Trabzon'da doğdu / İstanbullu oldu / Ekrem İmamoğlu'' bestesiyle sevgi gösterilerinde bulundu.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü seçim turuna Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki semt pazarında başladı. Vatandaşların ve pazarcı esnafının yoğun ilgi gösterdiği İmamoğlu, cep telefonlarından canlı yayın yapan yurttaşların yakınlarıyla da konuşma fırsatı buldu. Pazar ziyaretinde her zaman olduğu gibi, İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Bu diyalogların birinde yaşlı ir vatandaş kalabalık arasındaki İmamoğlu'na, ''Alooo İmamoğlu sen misin'' diyerek seslendi. İmamoğlu, ''Ben de Rizeliyim'' diyen yaşlı kadına, ''Dua et bana'' karşılığını verdi. İmamoğlu'nun bu sözlerine yaşlı kadının yanıtı, ''Hem de nasıl dua ediyorum'' oldu. İmamoğlu, Cuma namazını pazar yakınındaki Yenibosna Merkez Camii'nde kıldı. İmamoğlu'nun camiden ayrılışı sırasında bir kişi, ''Kahrolsun PKK'' diye bağırdı. Provokatör polis tarafından gözaltına alındı. Cami önünde İmamoğlu'nu bekleyen yüzlerce vatandaş, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla seçilmiş İBB Başkanı'na destek vererek, provokatörü yuhaladı.

ALOOO 2 1559307159 PHOTO 2019 05 31 14 43 27 1 13a38

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü seçim turuna Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki semt pazarını ziyaret ederek başladı. Pazarda, üzerlerinde, ''Her şey çok güzel olacak'' ve ''İmamoğlu varsa umut var'' yazılı bez torbalar dağıtıldı. Pazar girişinde alkışlarla karşılanan İmamoğlu, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi. Bir pazarcı esnafı, İmamoğlu'nun, ''Bereketli olsun'' sözlerine, ''Sen geldin pazara bereket geldi'' şeklinde karşılık verdi. Bu sırada yaşlı bir kadın vatandaş ''Çok üzülüyorum. Sana hep dua ediyorum'' dedi ve İmamoğlu'na sarılarak ağladı. İmamoğlu, vatandaşı, ''Senin duan kabul olur'' sözleriyle teskin etti. Başka bir yaşlı kadın vatandaş da kalabalık arasındaki İmamoğlu'na, ''Alooo İmamoğlu sen misin'' diyerek seslendi. İmamoğlu, ''Ben de Rizeliyim'' diyen yaşlı kadına, ''Dua et bana'' karşılığını verdi. İmamoğlu'nun bu sözlerine yaşlı kadının yanıtı, ''Hem de nasıl dua ediyorum'' oldu.

ALOO 3 1559307159 PHOTO 2019 05 31 14 43 25 1 07e72

''BÜTÜN TÜRKİYE'Yİ GEZECEĞİM; KUCAKLAŞACAĞIZ''

Cep telefonlarıyla kayda giren birçok vatandaş, yakınlarını canlı yayınlarla İmamoğlu ile buluşturdu. İmamoğlu, bu konuşmaların birinde Muş'ta ikamet eden bir vatandaşa, ''Muş'a sevgiler. Bütün Türkiye'yi gezeceğim. Kucaklaşacağız'' şeklinde seslendi. Pazarcı babasının yanında tezgahta bulunan 8 yaşındaki Muhammet Salih Yıldırım, ''Ekrem Abi, her şey çok güzel olacak'' diyerek İmamoğlu'nun boynuna sarıldı. İmamoğlu, küçük Yıldırım'a okulunu ihmal etmemesi tavsiyesinde bulundu. Vatandaşların yoğun ilgisi altında turunu bitiren İmamoğlu, pazardan, ''Halkın umudu İmamoğlu'' sloganıyla uğurlandı. İmamoğlu, pazarın ardından aynı mahalledeki Yenibosna Merkez Camii ve Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nde vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşlarla bir süre sohbet eden İmamoğlu, Cuma namazını Yenibosna Merkez Camii'nde kıldı. İmamoğlu'nun camiden ayrılışı sırasında bir kişi, ''Kahrolsun PKK'' diye bağırdı. Provokatör polis tarafından gözaltına alındı. Cami önünde İmamoğlu'nu bekleyen yüzlerce vatandaş, ''Ekrem Başkan'' tezahüratıyla seçilmiş İBB Başkanı'na destek vererek, provokatörü yuhaladı.

ALOOO 4 1559307157 PHOTO 2019 05 31 14 43 26 2 109b7

 

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Güngören Haznedar Meydanı'nda vatandaşlarla buluştu. Buluşmada konuşan İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın, ''Türkiye'de siyasi kadro yok. Sadece bizde kadro var'' sözlerine, şu yanıtı verdi:
''Onlarda nasıl bir kadro varsa, aynı isimler dolaşıp duruyor. Bir bakıyorsunuz belediye başkanı, yetmedi orada aday. Aynı şeyi kendi de yaşıyor. Efendim, en iyi kadro onlarda varmış. Zannediyor ki, sadece kadro onların partilerinde var. Niye biliyor musunuz? Halktan uzaklaştılar. Ben de diyorum ki, onlara söylüyorum; bizim İstanbul'da tam 16 milyon kadromuz var. Bu ülkenin ve şehrin pırıl pırıl gençleri var, yetişmiş insanları, akademisyenleri var.'' İnancın Allah'la kulu arasında olduğunu kaydeden İmamoğlu, ''Kullandıkları kirli dille insanları ayrıştırıyorlar. Hiç kimse benim inancımı sorgulayamaz ve milli duygularımla yarışamaz. Çünkü ben de hiç kimsenin inancıyla, milli duygularıyla yarışamam. Onları yargılayamam. Allah'ın işine niye karışıyorsunuz? Caminin önünde bile provokasyon yapan birkaç tip çıkıyor. Önemli değil. Biz, her şeyin farkındayız. Bu ülkenin ve şehrin maneviyatını başımızın üstünde taşımaya geliyoruz'' dedi.

 

 16 6 BU İLK İKİ1559323064 PHOTO 2019 05 31 19 24 13 fb9f6

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haznedar Meydanı'nda vatandaşlarla buluştu. Binlerce coşkulu vatandaş, İmamoğlu'nu, ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' tezahüratlarıyla karşıladı. Vatandaşlar, çevredeki binaların balkonlarını doldurdu. İmamoğlu, sözlerine, ''İstanbul'u ve cennet memleketimi çok seviyorum. Her şey sevgiyle başlar'' şeklinde başladı. Aralarında kendi oğlunun da bulunduğu LGS sınavına girecek öğrencilere başarılar dileyen İmamoğlu, ''Çocuklarınızı sakın üzmeyin, sırtlarını sıvazlayın. Çocuklara, 'Ekrem Abiniz, 'Her şey çok güzel olacak' dedi, deyin.' Onlarla bu şehre değer katacağımızı biliyoruz. İlk adımlarımızı gençlerimiz için attık. Gençlerimize indirimler yaptık. Herkes kimin yaptığını biliyor. Daha sürprizlerimiz olacak. Suya indirim yaptık. Faturalarınızı kontrol edin. Büyük sıkıntı duydular. 18 günde bu kadar olur mu deyip, hafif çıldırdılar. 1800 gün görev yapacağım. 1800 günde onları deli edeceğim, deli. Hep birlikte başaracağız. Gençlerin önünü açacağız. Onların 'Ekrem Abisi' olmaya geliyorum'' dedi.

 

''YÖNETENLERİ KİBİR KAPLADI''

 

Ülkeyi ve şehri yönetenlerin halktan uzaklaştığını vurgulayan İmamoğlu, ''Yönetenleri kibir kapladı. Üretemiyorlar. Son zamanlarda, Ramazan ayında tek yaptıkları şey, yalan söylemek ve iftira atmak. Allah akıl versin. Bunun nedeni üretememek. Dar bir çevreye tıkandılar. Biz, milletimizi barıştırmaya geliyoruz. Bir-iki gün önce bir konuşma yaptı rakibimiz. Dedi ki, 'Türkiye'de siyasi kadro yok. Sadece bizde kadro var.' Onlarda nasıl bir kadro varsa, aynı isimler dolaşıp duruyor. Bir bakıyorsunuz belediye başkanı, yetmedi orada aday. Aynı şeyi kendi de yaşıyor. Efendim, en iyi kadro onlarda varmış. Zannediyor ki, sadece kadro onların partilerinde var. Niye biliyor musunuz? Halktan uzaklaştılar. Ben de diyorum ki, onlara söylüyorum; bizim İstanbul'da tam 16 milyon kadromuz var. Bu ülkenin ve şehrin pırıl pırıl gençleri var, yetişmiş insanları, akademisyenleri var. Bunların ne yapmak istediğini anlamıyorum. 'Kadro yok' diyorlar. Kendi içlerindeki yetenekli ve becerikli insanları da devre dışı bıraktılar. Onları da yok sayıyorlar. Ben, bu şehrin insanlarına her yerde, her ortamda şans vereceğim, önlerini açacağım. Gençlerle, kadınlarla, bu şehrin insanlarıyla çalışacağım. Size söz veriyorum. Benim de var ama ben çalışmayacağım. Kardeşimle, damadımla, kızımla, oğlumla çalışmayacağım. Onlar işine baksın. Ben, 16 milyon insanımla çalışacağım. Ben, sizi mahcup etmeyeceğim, siz de beni hiçbir zaman mahcup etmeyeceksiniz'' şeklinde konuştu.

 16 3 1559323064 PHOTO 2019 05 31 19 24 12 3 1 dfdc9

''HERKES BU ÜLKENİN TEMİNATI''

 

İnancın Allah'la kulu arasında olduğunu kaydeden İmamoğlu, ''Kullandıkları kirli dille insanları ayrıştırıyorlar. Hiç kimse benim inancımı sorgulayamaz ve milli duygularımla yarışamaz. Çünkü ben de hiç kimsenin inancıyla, milli duygularıyla yarışamam. Onları yargılayamam. Allah'ın işine niye karışıyorsunuz? Caminin önünde bile provokasyon yapan birkaç tip çıkıyor. Önemli değil. Biz, her şeyin farkındayız. Bu ülkenin ve şehrin maneviyatını başımızın üstünde taşımaya geliyoruz. İçinde herkes var. Camilerimiz, cemevlerimiz bizim. Bütün ibadethaneler bizim. Bu şehrin içinde olan bütün etnik kökenden insanlar bizim. Herkes, bu ülkenin ve şehrin teminatı'' diye konuştu. Şehrin nimetlerini 16 milyon insana dağıtmaya geldiklerini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ücretsiz kreşler açacağız. Kadınlar, hayata katılacaklar. Kadın üretemezse, toplum üretemez. Kadın devrimi yapacağız. Kadınlar, hayatın içinde ve morali yüksek olursa, güzel nesiller teminat altında olur. Her konuda seferberlik ilan edeceğiz. Yoksullukla mücadele edeceğiz. Bu şehrin mazlumu, fakiri olmayacak. Bu kardeşiniz, bu şehrin fakirlerine, mazlumlarına bütçeden hak ettikleri payı verecek. Biz, sizin vicdanınız olacağız. Onların unuttuklarını biz hatırlayacağız. Siyasetin ahlak dışı dilini bitireceğiz. 6 aydır İstanbul'un huzurundayım. Söz verdiğim gibi, kötü söz konuştum mu, birine hakaret ettim mi? ('Hayır' sesleri.) Etmedim. Bundan sonra da etmeyeceğim. Niye biliyor musunuz? Eve gidince o mini minnacık kızımın yüzüne bakabileyim diye. Annemin ve babamın karşısında yüzüm kızarmasın diye.''

 16 3 BU1559323061 PHOTO 2019 05 31 19 24 12 2 7156e

''MİLLETİN İŞİNİ YAPMAYAN BAKANLARI
MEYDANLARDA HALKA ŞİKAYET EDECEĞİM''

 16 4 BU1559323061 PHOTO 2019 05 31 19 24 10 9de2a

İmamoğlu, sözlerini, ''Bu kötü söz konuşan, bağırıp, çağıran siyasiler var ya; muhtemelen de dinlemiyorsunuz. Arkadaşlarımdan sosyal medyada izlenme oranlarını istedim. Bazen canlı yayın yapıyoruz. Bizleri 200 bin insan izliyor. Onları da bayağı izleyenler var, 150-200 kişi. Dinlenmiyorlar. Anne-babaları da onlara kızıyordur. Allah rahmet eylesin, anne-babaları bu dünyadan göçüp gitmiş ise, inanın onların kemiklerini sızlatıyorlardır. Güzel konuş be kardeşim'' şeklinde sürdürdü. ''Bu ülkenin atanmış bakanlarına sesleniyorum'' diyen İmamoğlu, şunları söyledi: ''İşinize bakın. Bakın bu kardeşiniz gelecek. Bakanlıklarda işimiz olacak. Beraber bu ülkenin sorunlarını çözeceğiz. İşinizi kolaylaştıracağız. Haa ama yok, 'Sen başka partilisin, ben sizin işinizi yapmam' derseniz, çıkacağım aynı böyle milletin huzurunda diyeceğim ki, 'Şu bakan, sizin işinizi yapmadı.' Bile bile işi engelleyen, işe mani olan kim olursa millete havale edeceğim. Bunu bilesiniz'' ifadelerini kullandı. İmamoğlu, konuşmasını, ''AK Partili kardeşlerimin de oyunu alacağım. Hiç kusura bakmasınlar. Beni seviyor onlar, beni seviyorlar. Benimle hiçbir sıkıntıları yok. O bir avuç insanı bir kenara koyun, hiçbir sıkıntıları yok. Bütün partilere oy verenler beni seviyorlar. Bu mesele, milli bir meseledir. Demokrasi meselesidir. İstanbul meselesidir. Siyaset üstüdür'' sözleriyle noktaladı.

16 5 BU1559323060 PHOTO 2019 05 31 19 24 10 3 2888f

 

 

 

 

 

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, hükümetin gündeminde olan ve önümüzdeki günlerde TBMM’ne getirilmesi beklenen Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan icra ilanları ile ilgili bir maddenin yazılı basını (gazeteleri) adeta tümden bitireceğini söyledi.

DİM, “Uzun süredir döviz artışı ile kağıt maliyeti başta olmak üzere sektörel olarak ciddi sıkıntılar yaşayan yaygın ve yerel gazeteler bu maddenin yasalaşması halinde tamamen kapanma noktasına gelecektir’ şeklinde konuştu.
Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, yazılı medyanın son yılların en sıkıntılı dönemini yaşadığını belirterek şunları söyledi:

icra86298635 3709 4677 9ee4 de7bf9d443c4 465c0

“Bugün TUİK verilerine göre gazeteciler arasındaki işsizlik oranı yüzde 30’un üzerine çıkmış durumda. Gazeteler ayakta durmak için maliyet azaltmak adına eleman çıkartıyorlar. Kağıt ve ithalata bağlı diğer girdi maliyetlerinin döviz fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle sürekli artmasından dolayı en çok da Anadolu basını tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Bu sıkıntılı süreç, önceki gün taslağı açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yar alan icra ilanları ile ilgili maddenin yasalaşması halinde yaygın gazeteler ile Anadolu basınını tümden bitme noktasına getirecektir. Yazılı medya 30 yılı aşan meslek hayatımda gördüğüm kadarı ile en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Son bir yılda 2 bine yakın meslektaşımız işsiz kaldı. Ciddi oranda sayfa sayılarını ve tirajlarını düşürdüler. Anadolu’da son bir yılda yüzlerce gazete kapandı. Yine bugün yayın hayatını zorlukla sürdüren gazetelerimizin ve diğer medya kuruluşlarının önemli bir bölümü de vergi ve SGK ödemeleri de dahil, adeta borç batağındadır. Devlet kayıtlarına bakılırsa bunlar rahatlıkla görülebilir. Son bir yılda kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım oranındaki düşüşe bağlı olarak, resmi ilanlarda da ciddi oranda bir azalma yaşandığı gözleniyor. Son olarak dün açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan icra ilanları ile ilgili bir madde eğer yasalaşırsa ülkemizde yayın yapan gazetelerin yarısından çoğu kesinlikle kapanır. Bugün yayınlanan resmi ilanların yüzde 50’den fazlasını icra ilanları oluşturuyor. Bu ilanların ağırlıklı bölümü yaygın medyada yayınlanıyor. Yaygın veya yerel fark etmez, eğer reform taslağında yer aldığı gibi icra ilanlarının gazetelerde değil de elektronik ortamda yayınlanması gibi bir husus TBMM’den geçerse gazetelerin birer birer kapılarına kilit vurduğunu herkes görür. Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni hazırlayan başta Adalet Bakanı Abdülhamit Gül olmak üzere TBMM gündemine gelip yasalaşmadan önce milletvekillerimizin de özellikle yazılı basının geleceği adına mutlaka bu hususu bir daha gözden geçirmelerini arzu ediyoruz. Bayramdan sonra konunun önemini, hazırlayacağımız bir dosya ile başta Sayın Bakan olmak üzere, partilerimizin grup başkanvekillerine de ileteceğiz. Özgür ve güçlü basın bir gün herkese lazım olur. Eğer bu düzenleme yasalaşırsa yazılı medyada sadece büyük holding gazetelerinin zarar etmelerine rağmen ayakta kalacaklarını ifade etmek isterim. Bu durumda tek sesli ve antidemokratik bir medya ortaya çıkar ki, medyanın toplumsal yararı ortadan kalkar. Bu hususlardaki görüşümüzü kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.”

 

İMAMOĞLU:  "İstanbul'da görev yaparken insanın
vücudunun her yerinin titremesi lazım..."

 HIRKAİ ŞERİF 2 1559121074 PHOTO 2019 05 29 12 05 43 2 eda34

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Peygamberimiz tarafından Veysel Karani hazretlerine vasiyetle emanet edilen Hırka-i Şerif'i, aynı adı taşıyan Fatih'teki camide ziyaret etti. İmamoğlu'na ziyarette, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir de eşlik etti. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İstanbul, maneviyatı yüksek bir şehir. Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' dedi. İmamoğlu, kendisine hediye edilen ''destimali'' (Hırka-i Şerif'i öperken kullanılan mendil) öpüp, alnına koyarak teslim aldı. İmamoğlu, ziyaretin ardından camide şükür namazını kıldı.

 HIRKAİ ŞERİF 3 1559121076 PHOTO 2019 05 29 12 05 43 1 b9b3b

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Veysel Karani'nin 58'nci kuşak torunu Gülden Samir ve oğlu 59'ncu kuşak torun Barış Samir ile Fatih'teki Hırka-i Şerif Camii'nde bir araya geldi. Buluşmada, Barış Samir'in eşi Melis Samir de yer aldı. Anne Samir, İmamoğlu'unu, ''Çok mutlu olduk sizi görmekle'' sözleriyle karşıladı. İmamoğlu'nun anne Samir'e yanıtı, ''Onur duydum. Çok teşekkür ederim'' oldu. Daha sonra İmamoğlu ve Samir Ailesi, Hırka-i Şerif'in bulunduğu bölüme geçti. Burada Barış Samir, İmamoğlu'na Veysel Karani'nin Peygamberimizi ziyareti etmesi ama buluşamaması üzerine kendisine Hz. Muhammed'in vasiyeti ile emanet olarak gönderilen Hırka-i Şerif ile ilgili bilgiler verdi. İmamoğlu ve Barış Samir ile Veysel Karani hazretleri ile ilgili bilgilerini ve görüşlerini paylaştı.

 

''MÜCADELEMİZ O YÖNDE''

 

Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından İmamoğlu ve Samir Ailesi, başka bir odada baş başa sohbet etti. Konu yine, Veysel Karani oldu. Anne Samir, ''Veysel Karani hayal etmiş görememiş ama biz, umuyoruz ki hayal ettiğimiz şeyi göreceğiz'' sözleriyle İmamoğlu'na desteğini iletti. İmamoğlu'nun bu sözlere yanıtı, ''İnşallah güzel bir İstanbul rüyası gerçek olur. Mücadelemiz o yönde'' oldu. Bunun üzerine anne Samir, ''Hayal değil, gerçek olacak'' karşılığını verdi. İmamoğlu da, İstanbul'un maneviyatı yüksek bir şehir olduğunu vurgulayarak, ''Burada görev yaparken, insanın vücudunun her yerinin titremesi lazım. Bütün değerleri taşıması, ruhunda hissetmesi lazım. Gerçekten, o rüyayı gerçekleştirmek, bizim için çok kıymetli bir vazife olur inşallah'' diye konuştu.

 HIRKAİ ŞERİF 4 1559121083 PHOTO 2019 05 29 12 05 46 2 3c09a

''İNŞALLAH GÜZEL RÜYALARI GERÇEK EDERİZ''

 

Gelin Samir, ''Bugün fethin yıldönümü'' hatırlatmasını yapınca, İmamoğlu, ''Evet, ziyaretimiz tam da ona denk düşüyor. Anlamlı bir günde, onun da sorumluluğunu taşımak. Ben fethi hep başka türlü yorumlarım. Burasının çok felsefi bir boyutu var. Hem müjdelenen bir şehir inancımız olması bakımından hem de burayı fetheden insan, gönül fethetmeyi daha önemseyen bir boyutla geliyor. Bu önemli bir şey. Zaten onun için kalıcı olunmuş. Yoksa olunmazdı, olunmadı da. İnşallah o güzel rüyaları gerçek ederiz. Veysel Karani hazretlerinin peygamberimize olan sevgisi gibi, görmeden sevmek, bağlanmak gibi bir duyguyu, bu şehirde herkese yaşatmak, bu şehrin geçmişine, maneviyatına bağlı olmak… Bu çok önemli'' yorumunda bulundu.

 

''DESTİMALİ EVİMİN EN GÜZEL KÖŞESİNDE SAKLAYACAĞIM''

 

Sohbetin sonunda Barış Samir, İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu'na, nasıl kullanıldığını açıklayan bilgi notu ile birlikte ''destimal'' hediye etti. Torun Samir, destimalin özelliğini şu sözlerle açıkladı: ''Ziyaret sırasında hırka, direkt olarak öpülmez. Bunu bir mendilin üstünden gerçekleştiriyoruz.'' İmamoğlu, hediye edilen destimali, öpüp alnına koyarak teslim aldı ve ''Çok kutsal bir hediye benim için. Evin en güzel yerinde saklamak isterim. Huzur versin…'' dedi. İmamoğlu, aileyle anı fotoğrafı çektirdikten sonra, ziyaret adabına uygun olarak Hırka-i Şerif Camii'nde 2 rekat şükür namazı kıldı.

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu Çarşamba pazarında vatandaşlar ve esnafla buluştu. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.

İMAMOĞLU PAZAR DA 2 1559144084 PHOTO 2019 05 29 16 57 47 1 3bd68

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hırka-i Şerif ziyaretinin ardından soluğu Zeytinburnu Çarşamba Mahallesi'ndeki semt pazarında aldı.

İMAMOĞLU PAZAR DA 3 1559144086 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 1 e6fc6

Vatandaşların alkışlarıyla karşılanan İmamoğlu, yoğun ilgi altında pazarda zorlukla ilerleyebildi. Vatandaşlar ve pazarcı esnafı, İmamoğlu ile ''selfie'' ve canlı yayın yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. İmamoğlu, bu Pazar ziyaretinde de ilginç anlar yaşadı. Ayağında eski pabuçlar gördüğü küçük bir çocuk İmamoğlu'nu duygulandırdı. Gözleri dolan İmamoğlu, bir süre zor anlar yaşadı. Bu sırada İmamoğlu'nun yanına yaklaşan 19 yaşındaki Nacican Çakır ile seçilmiş İBB Başkanı arasında ilginç bir diyalog geçti. Üniversiteye hazırlandığını belirten Çakır, ''17 gün uyuyamadım seçim sürecinde. Mazbatanız alındığı zaman çok moralim bozulmuştu ama o gece yaptığınız konuşma içimde muhteşem bir umut doğurdu'' dedi. İmamoğlu'nun Çakır'a yanıtı, ''Uyu, dersine çalış. Üniversite sınavını kazan olur mu? Hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. En çok da siz gençlere güveniyorum'' oldu. Ardından Çakır ekledi: ''Siz kollarınızı sıvadınız, biz de sıvayacağız.'' İmamoğlu, gazetecilerin sorularını Pazar çıkışında yanıtladı.

İMAMOĞLU PAZAR DA 4 1559144086 PHOTO 2019 05 29 17 13 52 f4e95

İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

İMAMOĞLU PAZAR DA 5 1559144089 PHOTO 2019 05 29 16 57 43 2 6403e

Dün genç bir esnafla yaşadığını diyalogun ardından İçişleri Bakanı Süleynan Soylu'dan bir açıklama geldi. ''Ekrem Bey son günlerde çok gergin. Az önce bir genci tokatladı'' şeklinde açıklaması oldu…

İMAMOĞLU PAZAR DA 6 1559144091 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 270be

  • Neyse. Bazı insanların görme bozukluğu olabilir. Kendisine bir hekim tavsiye ediyorum. Bizim öyle bir sıkıntımız yok. Toplumla herkesle diyalog kurma çabam var benim. Bazen insanların kalbini buz kaplar. Biz insanların kalbindeki buzu eritmeye geldik. Onları aldatan bir medyanın olduğunu biliyorum. Yanlış bilgiyi servis eden basın kuruluşlarının olduğunu biliyorum. Kesip, biçip sadece bir bölümüyle insanların iftiraya maruz kalma çabası içinde olan bilgi verme konusunda kirli bilgi aktaran kurumlar olduğunu biliyorum. Kirlenmemelerini istiyorum. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Çabam bu yönde. O genç kardeşime de onu yapmaya çalıştım ama o dinlemek istemedi. Tam da bu işte. Kapalı bir toplum oluşması. Tek yönlü bilgi edinmesi. Çünkü kirli bilgi. Bu işi bu şekilde yapan kurumları Allah'a havale ediyorum. Otursun baksınlar, ne dedi ne demedi. Bu sözler neye sebep olabilir. Bunu böyle le yalan, yanlış şekliyle aktarırsak insanlara nasıl zarar verebiliriz. Biz, insanlar birbirini sevsin istiyoruz. Her insan birbirini sever mi? Sever ya, ne olacak? Bizim kurduğumuz ilişki, vatandaş-idareci ilişkisi. Bir anne-baba ilişkisi değil. Sevsin, saysın zor mu? Ama doğru bilgilerle donatılsın. Benim yaptığım bu ilişkiyi sağlamaktı. Başarılı olmak isterdim. Keşke o kardeşim açık olsa, başarılı olmak isterdim. Umarım sağ duyulu bir şekilde kalbindeki buzları eritir. Benim çabam hep bu yönde olacak. Kimse beni bu yoldan alıkoyamaz. Ben hayatımda hiç kavga etmedim, dayak da yemedim. Birileri o işleri bilebilir ama ben yumruk falan bilmem.

 

İMAMOĞLU PAZAR DA 6 1559144103 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 1 ec78c

 

Peki efendim, gerginlik açıklaması ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Gergin misiniz?

- Gergin miyim? Gergin olduğunu insan bilemez. Gergin miyim?

Vatandaşın yüzüne yaptığınız temasın hissiyatı neydi?

İMAMOĞLU PAZAR DA 7 1559144092 PHOTO 2019 05 29 16 57 44 2 600c3Karşımda masum bir insan var. Ben, öyle görüyorum. Herhangi bir provokasyon için orada bulunmuyorsa, ben öyle görüyorum. Masum bir insan var. Kirletilmiş. Zihni köreltilmiş. Üzülüyorum yani. İster kardeş kabul etsin, ister vatandaş. Kardeşim gibi üzülüyorum. Neden kirli bilgi edinsin. Düşünsenize, ben ve terör örgütleri. Toplumun yarısı ''terörist'' oldu ya. Uyanması için yüzünü okşuyorum. Çocuklara, bu tür gençlere üzülüyorum. Aldanan insanlara üzülüyorum. Niye insanlar birbirine kinlensin. Kaldı ki, fikri beğenmeyebilir ama saygı gösterebilsin. Topluma bunlar lazım. Lafta sevgi, saygı olmuyor. Bu işe çaba gösteren, birini kirleterek merdivenleri yükseldiğini düşünen kişiler var artık toplumda. Bu üzücü. Kileterek ya da yaranarak bu ülkede para kazanan insanlar var. Artık anmak da istemiyorum, bir kuş örgütü kurup, kuşun adını anarak kuşu da lekeliyorlar. Güzel de bir kuş. Pelikan diyorlar. Ne olduğu önemli değil. Gencecik bir kız, bunu kesip, yayıyor. Ben ona dava açabilirdim. Açmayacağım. Kadın olduğu için, uyanır diye mesaj vermek için açmayacağım. O genç kızımızın ailesi onu uyarır diye dava açmayacağım. Bu yolun doğru bir yol olmadığını görsünler diye, ahlaki bir ders vermek için açmayacağım. Mübarek Ramazan ayına hiç uygun değil.

İMAMOĞLU PAZAR DA 8 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 45 2 32ac0

Rakibiniz Binali Yıldırım, katıldığı televizyon programında 'Çaldılar demek zorunda kaldım, sesimi duyurmak için' demişti.

İMAMOĞLU PAZAR DA 9 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 28afcSayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Hadi biz birkaç kanala sıkıştık, birkaç gazeteye sıkıştık da Sayın Yıldırım mı sesini duyuramıyor? Yardımcı olayım o zaman. Birlikte programa çıkalım. Sesini duyursun. O dediği konuyu orada konuşalım, İstanbul'u konuşalım. İstanbul'un sorunları var, geçmişi var. Geleceği var. İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. 'Çaldılar diyerek beni duysunlar istedim' Vah vah! Ne kadar üzücü. O kadar tecrübeli bir insanın böyle bir yola başvurrması hoş değil. Benim endişem, insanların kalbinde buz örmesi. Herkes saygınlığını devam ettirsin. Program kesinlikle İstanbul'la ilgili olmalı. İstanbul'un geçmişi ve geleceği konuşulmalı. Ama aynı zamanda İstanbul'un iptal edilmiş bir seçimi var. O anlamda da hukuken kimin elinde ne varsa bana da soruları olabilir, benim de sorularım olabilir. Ben şartsız kabul ettim. Buradan çağrı yapıyorum. Hangi kanalı tercih ederse tartışalım, konuşalım. Biz hazırız. Adressiz davetiye yollamaya gerek yok.

Pazarda gözleriniz doldu, 'Toz kaçtı' dediniz ama özel bir nedenş yoksa sebebini öğrenebilir miyiz?

İMAMOĞLU PAZAR DA 10 1559144099 PHOTO 2019 05 29 16 57 46 2 1a899

Bir evladımızın özel bir durumu. Detaya girmek istemiyorum. Ben duyguları olan bir insanım. Duygulanıp ders çıkartıyorum. Bu derslerden topluma hizmet noktasında kendi yolumu çiziyorum. Dolayısıyla bir eksikliği gördüm. O eksikliği zihnimde nasıl kapatırım diye oluşturdum. Toplumu analiz etme gücü ancak toplumla bir arada olursanız olur. Ben hiçbir zaman toplumla arama mesafe koymayacağım. Koyduğum gün zaten siyaseti bırakırım. Zaten şu an en önemli sorun ülkeyi yöneten bir kısım insanın toplumdan uzaklaşması.

İMAMOĞLU PAZAR DA 11 1559144101 PHOTO 2019 05 29 16 57 45 3 8b8e6

İmamoğlu, pazarın ardından Topkapı'daki bir otelde kanaat önderleriyle bir araya geldi.

İMAMOĞLU PAZAR DA 12 1559144101 PHOTO 2019 05 29 16 57 47 6a9ac

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu İstasyon Meydanı'nda binlerce vatandaşa hitap etti. ''Bu kardeşiniz 18 günde otobüs fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Su fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Sadece dini bayramlarda değil, milli ve resmi bayramlarda da ücretsiz ulaşımı getirdi mi? Bütün kapılarını açıp, belediyeyi şeffaf hale getirdi mi?'' diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ''Ya bunlar, bu kardeşinizin 18 günde yaptıklarını görünce, çıldırdılar. Şimdi diyorlar ki, 'Bu adam, bizi 18 günde çıldırttı, 1800 günde delirtir.'''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 2 1559145312 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 1 1 feeff

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu İstasyon Meydanı'nda halkla buluştu. Binlerce insana konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

''Kim ne kadar ayrıştırmaya çalışırsa çalışsın. Allah şahit ki, şu kalpte hepiniz birsiniz. Kimsenin ayrısı, gayrısı yok. Hiç kimsenin siyasi partisi, yaşam biçimi, etnik kökeni zerre kadar kalbimde ayrıcalığı yok. Hepsi aynı ve eşit. Bugün 29 Mayıs, İstanbul'un Fethi'nin 566'ncı yıldönümü. İstanbul'un fethi denince aklımıza elbette ki Fatih Sultan Mehmet Han geliyor. Rahmetle anıyoruz. Dünyanın en güzel kentinde yaşamamıza vesile olan, bir çağı kapatıp, başka bir çağı açan, bu şehri fethederken, en önemli özelliği gönülleri fethetmek olan Fatih Sultan Mehmet'e selam olsun.''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 3 1559145312 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 2 340de

''BU MİLLETİN VİCDANI, HER ŞEYİN TEDAVİSİ''

''Bu ülkenin, bu milletin güzel övünülecek insanları, duyguları, olayları var ki; bazen de şanssızlıklar olmuyor değil. Bazen dönem dönem bizi mahcup eden, bizi kıran-döken, bizim insanlarımıza yüzünü astıran işler yapanlar da oluyor. Kazalar olacak. Ama bu milletin vicdanı, ahlakı, güzel duyguları her şeyin tedavisi. (''Hak, hukuk, adalet'' sloganları.) Allah'ım, hiç kimseyi hiçbir ortamda hak, hukuk, adaletten ayırmasın. Bugünün siyasi ortamında her şeyi değiştiren, olanı başka türlü aktararak insanlara iftira atan, gönüllerinde kötülük feraseti doğuran kim varsa, onları Allah'a havale ediyorum. Onları Allah ıslah etsin. Asla ve asla, hiç kimsenin hakkında kötü konuşmayacağız. Kul hakkı yemeden, her birinizin hakkını savunarak, insanların yüzünü güldüren bir idareci olacağım. (''Ekrem Başkan'' ve ''İnanıyoruz, güveniyoruz, başkanımız ol istiyoruz' sloganları.)''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 4 1559145313 PHOTO 2019 05 29 18 51 34 3 0bed5

''İFTİRA ATANLARA ALLAH AKIL VERSİN''

''Hani insan, evinde annesini-babasını görür huzur duyar ya, bu şehir için de bu millet için de yöneticilerin böyle bir kimliği olmalı. Oy versin, vermesin insan gördüğünde saygı duyacak, gönlünden dua edecek. Allah yolunu açık etsin diyecek. Bunlar önemli duygular. Bunları çiğneyenler, hakkımızda iftirayla propaganda yapanlara Allah akıl versin. Akıl tutulması yaşayanlar da var ama hepsini aşacağız. Zor günler yaşıyoruz. Referandum vardı bundan 2 yıl önce. Ne dediler, ''Referandum bitecek, çağ atlayacağız, gaza basacağız, her şey düzelecek'' dediler. Sonra geçen sene genel seçim geldi. Dediiler ki, ''Şu 24 Haziran bitsin, göreceksiniz çağ atlayacağız. Ekonomi düzelecek. Enflasyon düşecek. İşsizlik sıfırlanacak'' dediler. Ne oldu Allah aşkına? Dedikleri hiçbir şeyi yapamadılar. Sözlerini tutmayanlara millet, yerel seçimde dersini verdi. İstanbul'da da verdi. ''Güle güle kardeşim'' dedi. Şunlara bir el sallayalım ya. Bunlar ne yapıyor? Gitmem de gitmem. Niye gitmiyorsun? Yok bu koltuğu, binayı çok sevdim. Yok. Öyle değil.''

ZEYTİNBURNUNDA İMAMOĞLU 5 1559145316 PHOTO 2019 05 29 18 51 36 1 1 4a46f

''BÜTÜN KAPILARI AÇIP BELEDİYEYİ ŞEFFAF HALE GETİRDİK''

''Ben size söyleyeyim mi niye gitmiyorlar? Bunların sayısı, bir avuç insan. Bu bir avuç insanın bazen 7 tanesi YSK'da oluyor. Bazen birkaç tanesi belediyede oluyor. Bu bir avuç insan, bu ülkeye, bu millete ihanet ediyor. Demokrasiye ve illetin iradesine zarar veriyor, gasp ediyor. Ekonomiyle ilgili vadettikleri insanların zihninden çıkmıyor. Zeytinburnu'ndaki pazardan geliyorum. Millet diyor ki, ''Cebim boş. Ramazan ayında evime gidiyorum ama tencerem kaynamıyor.'' Sadece 8 ayda, resmi rakamlara 1,5 milyon insan bu ülkede işsiz kaldı. Dile kolay. Bu kardeşiniz 18 günde otobüs fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Su fiyatlarını indireceğim dedi, indirdi mi? Sadece dini bayramlarda değil, milli ve resmi bayramlarda da ücretsiz ulaşımı getirdi mi? Bütün kapılarını açıp, belediyeyi şeffaf hale getirdi mi? Ya bunlar, bu kardeşinizin 18 günde yaptıklarını görünce, çıldırdılar. Şimdi diyorlar ki, ''Bu adam, bizi 18 günde çıldırttı, 1800 günde delirtir.''

''BU BİR AVUÇ İNSANI UNUTMAYIN''

''Bu bir avuç insanı unutmayın. AK Parti'ye oy veren vatandaşlarımız değil. Onlar benim kardeşim, hemşehrim. Onların da yanıltan o bir avuç insanı çıldırtacağım. Yetmedi, 1800 günde delirecekler. (''Her şey çok güzel olacak'' sloganları) Yıllardır bu şehre hizmet ediyorlar. Bu kardeşiniz, bu şehre hizmet ederken, bu bir avuç insanın derdini söyleyeceğim size. Bunların adı bazen ''pelikan'' oluyor, bazen başka bir şey. Bunların derdi, önüne taş koyanın hakkında iftira atmak. Bunların işi, yönetimi kaybetmemek için, alavere dalavere yapmak, bazen yargıya müdahale etmek, bazen de ceplerini düşünmek. Hani beni yalan, iftira dolu haberlerle ismimi manşetlere taşıyor ya, o gazetelerin acaba İBB'yle işleri, güçleri mi var? Hiç şüphe etmeyin dolu dolu var. Ama bu kardeşiniz ne diyor? Ben, 16 milyon insana hizmet etmeye geliyorum. Bu şehrin nimetlerini çocuklara, gençlere, eğitime, sağlığa, güzel çevreye, kültüre, sanata dağıtmaya geliyorum. 3-5 derneğe ve vakfa değil, memleket yararına çalışan hangi dernek, hangi vakıf varsa, onlarla çalışacağım. Öyle dayımın oğlu, teyzemin oğlu, gelinim, kızım, damadım beni ilgilendirmiyor, yok öyle şey. Benim işim bu milletle. Siyasete ahlak gelecek. Siyasetin ahlaki kuralları bu şehre hakim olacak. 23 Haziran, adaletiyle gelecek.''

İmamoğlu, Zeytinburnu'nun ardından, Gaziosmanpaşa Meydanı'nda da vatandaşlarla buluşup, seçim otobüsünün üzerinden konuşma yaptı.

Azerbaycan Cumhuriyeti 100. yılını kutluyor...
 
Azerbaycan'da, 28 Mayıs 1918'de ilan edilen Cumhuriyet'in 100. yıl dönümü kutlanılıyor.
 
AZERBAYCAN GRAFİK 61734893 379743946219599 8457472766889689088 n 9edad

Bakü, Ermeni ve Bolşevik çetelerinin işgali altında olduğu için Fethali Han Hoyski başkanlığında oluşturulan geçici Azerbaycan hükümeti, faaliyetini bir süre Gence şehrinde sürdürdü.

Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan Osmanlı Devleti oldu. İki devlet arasında 4 Haziran 1918'de yapılan anlaşma çerçevesinde, giderek artan Ermeni ve Bolşevik tehditlerine karşı Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu yardıma geldi.

Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir'i Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizleyerek, 15 Eylül 1918'de Bakü'yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü'nün kurtuluşu için yaptığı savaşlarda 1130 şehit verdi.

Azerbaycan'da, kısa sürede ekonomi, eğitim, din ve vicdan özgürlüğü alanında reformlar yapılarak ülke tarihinde ilklere imza atıldı. Cumhuriyetin "İstiklal Bildirisi"nde, ırk, din, mezhep ve cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm yurttaşlara eşit haklar tanındı. Azerbaycan, Müslüman Doğu'sunda kadınlara seçme hakkı tanıyan ilk ülke oldu. Ülkenin kendi para birimi ve posta pulları tedavüle girerken Devlet Bankası ve Bakü Devlet Üniversitesi kuruldu.

Dış tehditlere karşı 26 Haziran'da Azerbaycan kendi ordusunu kurdu ve bu ordunun oluşumunda Osmanlı subayları önemli rol oynadı.

Hükümetin 27 Haziran 1918'de aldığı kararla Türk dili devlet dili olarak ilan edildi, daha önce çoğunda Rusça eğitim yapılan ortaokullarda Türkçe eğitim yapılması zorunlu kılındı.

7 Aralık 1918'de 120 sandalyelik parlamento faaliyete başladı. Ülkedeki tüm siyasi parti ve etnik grupların temsil edildiği parlamento, faaliyet gösterdiği 17 ay süresince 230 yasa tasarısı kabul etti.

Azerbaycan Cumhuriyeti, 28 Nisan 1920'de Sovyet ordusunun ülkeyi işgaliyle son buldu.

Sovyetlerin dağılmasının ardından tekrar bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, 1918-20 yıllarında faaliyet gösteren Azerbaycan Cumhuriyetinin varisi olarak kabul ediliyor.

türk azeri bayraklarıR0uBjSj6WE2Z cc600

 
İKİ DEVLET TEK MİLLET...
 
Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti tarihte Tek Millet ve İki Devlet olarak anılmaktadır...

 

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 2 İKİNCİ KULLAN1559046459 PHOTO 2019 05 28 14 41 13 3 e4a7c

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hadımköy'de ziyaret ettiği bir fabrikada işçilerle buluştu. ''Bu memlekete iş üretmemiz lazım' diyen İmamoğlu, ''Şimdi önümüze bakıyoruz. Hem bu yapılan yanlışlığı düzelteceğiz hem de gerçekten demokrasiye darbe vuruldu. Ancak Allah'ın izniyle insanların adalet, vicdan duygusuyla bu konuda en doğru kararı verecektir'' diye konuştu.

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 9 ÜÇÜNCÜ KULLAN1559046445 PHOTO 2019 05 28 14 41 09 1 1d0d2

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçim çalışmalarına Arnavutköy'de devam ediyor.

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 3 1559046476 PHOTO 2019 05 28 14 41 09 2 8dd13

Ömerli Mahallesi'nden Hadımköy'e geçen İmamoğlu, buradaki bir fabrikada işçilerle buluştu. İmamoğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bu memlekete iş üretmemiz lazım. Şimdi önümüze bakıyoruz. Hem bu yapılan yanlışlığı düzelteceğiz hem de gerçekten demokrasiye darbe vuruldu. Ancak Allah'ın izniyle insanların adalet, vicdan duygusuyla bu konuda en doğru kararı verecektir. İstanbul koca bir kent. Türkiye'nin çok kıymetli bir markasında çalışıyorsunuz. Türkiye'de bugün 8 milyona kadar giden işsizi var. Sadece son 1 yılda 1 buçuk milyon insan işsiz kaldı. Bu rakamlar çok ürkütücü. Bu ekmek kavgası veriyor herkes. Dolayısıyla gönül isterdi ki 1 yıl önce seçilen merkezi hükümet, bakanlar memleketin bu sorularıyla ilgilensin. Ancak İstanbul aşağı, İstanbul yukarı. Biz kimsenin malını mülkünü devralmıyoruz. 16 milyon İstanbullunun sahip olduğu yönetimi seçimler gereği bir başkasına emanet ediyor. Nasıl 25 yıl aynı anlayışa millet evet demişse şimdi değiştirmek istiyor. Özellikle emekçi dostlarımızın ülkemizin bu yoğun ve sorunlu gündeminde demokrasi adına en doğru kararı vereceğinizi söylemek istiyorum. Bir başka husus, bu İstanbul'un da aslında dertlerinin hissedilmesi birbirimize daha yaklaşmasını belediyeyle insanların arasında kopukluğun tamir edilme sürecini başlatacağız. Sizlere söz veriyorum. Bu şehrin ne nimeti varsa çocuklar için, gençler için, sizlerle paylaşmak için göreve geliyorum."

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 4 1559046476 PHOTO 2019 05 28 14 41 11 1 5a393

İmamoğlu, daha sonra Arnavutköy sokaklarında seçim otobüsüyle halkı selamlamaya devam etti.

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 5 1559046474 PHOTO 2019 05 28 14 41 07 1 749bc

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 6 1559046469 PHOTO 2019 05 28 14 41 15 2 4fe77

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 7 1559046464 PHOTO 2019 05 28 14 41 14 2 e334d

İMAMOĞLU FABRİKA ZİYARETİ 8 1559046461 PHOTO 2019 05 28 14 41 14 7e68c

 

 

İmamoğlu: Uydurma gerekçelerini yutacaklar!

ÇEKMEKÖY 7 İKİNCİ KULLAN1558888082 PHOTO 2019 05 26 19 23 32 1 3a5ff

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, günün ikinci halkla buluşmasını Çekmeköy'de gerçekleştirdi. Ellerinde Türk bayrakları olan binlerce vatandaş, Madenler Meydanı'nı hınca hınç doldurdu. İmamoğlu, otobüsün dört bir tarafını dolduran yurttaşlara, ''Deyin ki bu kardeşiniz hepinizi kucaklamaya geldi. Bu delikanlının vallahi de billahi de partisi yok. Evet, bu kardeşiniz, Cumhuriyet Halk Partili, CHP'nin has evladı. Ama herkesi kucaklamaya geliyor. Sandıkta görev alacağız. Yüz binlerce gönüllü, on binlerce avukat görev alacak. Tek bir gerekçe bile üretemeyecekler. Bu uydurma gerekçelerini yutkuna yutkuna yutacaklar. Şeytanın aklına gelmeyen onların aklına gelir, biliyorum ama hepsinin önünde demokrat duruşumuzla, 16 milyon İstanbullu ile önlerinde dimdik duracağız'' sözleriyle seslendi.

ÇEKMEKÖY 9 ÜÇÜNCÜ KULLAN1558888077 PHOTO 2019 05 26 19 23 33 1 94ed1

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe'nin ardından Çekmeköy Madenler Meydanı'nda da halkla buluştu. Ellerinde Türk bayrakları bulunan binlerce vatandaş, seçim otobüsünün dört yanını hınca hınç doldurdu. Vatandaşlar, ''Hak, hukuk, adalet'', ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' sloganları eşliğinde İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, vatandaşlara yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

ÇEKMEKÖY 2 1558888087 PHOTO 2019 05 26 19 23 32 a8575

''HEM ALDATIYOR HEM ALDANIYORSUNUZ''

ÇEKMEKÖY 3 1558888087 PHOTO 2019 05 26 19 23 36 2 e38f3

Bu dil tutmaz dediler. Ama öyle bir tuttu ki. 31 Mart'ta milletimiz bizi seçti. Bütün partililer sürece sahip çıktı. Neden çıktı? Çünkü dedik ki, ''Hak yemedik, hakkımızı yedirmeyiz''. Bir an için başarılı olduklarını sanıyorlar ama bilmiyorlar ki bu millet demokrasi aşığı. O bir avuç insan içinde kim varsa, doğru cevabı hak, hukuk, adalet duygusuyla vereceğiz. (''Hak, hukuk, adalet'' sloganı.) Bu şehrin birçok konusunu çözecektik. 18 günde yaptıklarımızı biliyorsunuz. Bir de utanmadan kopya çekiyorlar. Sanki düne kadar onlar yönetmiyormuş gibi ''Biz yaptık'' diyorlar. Bunu söylüyorlar, bir de inanıyorlar. Akıl tutulması diyeceğim, başka bir şey demeyeceğim. Süreci gasp ettiler. Bu ülkenin dövizi almış başını gidiyor. Millet pazarlarda alışveriş yapamıyor. Millet bu durumdayken bu milleti seçimle meşgul ediyor, hem aldatıyor hem de aldanıyorsunuz.

ÇEKMEKÖY 4 1558888088 PHOTO 2019 05 26 19 23 35 2 06f62

''UMUT, ÇOCUKLARIMIZDA VE GENÇLERİMİZDE''

ÇEKMEKÖY 5 1558888089 PHOTO 2019 05 26 19 23 36 3 2065a

Umut, çocuklarımızda ve gençlerde. Biz, onları kavgalarıyla baş başa bırakacağız. Kendi kendilerini dövecekler. Bizim derdimiz o bir avuç insanlar. Onlar, bu şehrin nimetlerini isterler ama biz bu şehrin nimetlerini size vermeye geleceğiz. Paylaşacak, bölüşeceğiz. Partizanlığı bitireceğiz. Öyle bir kişinin dudağından çıkan lafla yönetme işi bitmiştir. Bu şehri 16 milyon İstanbullu yönetecek. Diyorlar ki, ''Çaldılar''. Anacığım dedi ya, ''Oğlumun bir damla terini bile helal etmiyorum onlara.'' Siz de helal etmeyin. Köyünüze, tatilinize gidebilirsiniz ama hafta başı herkes burada olsun.

ÇEKMEKÖY 6 1558888084 PHOTO 2019 05 26 19 23 35 1 59c5d

''BU DELİKANLI HERKESİ KUCAKLAMAYA GELİYOR''

ÇEKMEKÖY 8 1558888079 PHOTO 2019 05 26 19 23 34 cb2b2

Deyin ki bu kardeşiniz hepinizi kucaklamaya geldi. Bu delikanlının vallahi de billahi de partisi yok. Evet, bu kardeşiniz, Cumhuriyet Halk Partili, CHP'nin has evladı. Ama herkesi kucaklamaya geliyor. Sandıkta görev alacağız. Yüz binlerce gönüllü, on binlerce avukat görev alacak. Tek bir gerekçe bile üretemeyecekler. Bu uydurma gerekçelerini yutkuna yutkuna yutacaklar. Şeytanın aklına gelmeyen onların aklına gelir, biliyorum ama hepsinin önünde demokrat duruşumuzla, 16 milyon İstanbullu ile önlerinde dimdik duracağız. İstanbul, sürece sonuna kadar sahip çıkacak. O bir avuç insana hadlerini sandıkta bildireceğiz. Bu kampanyanın sloganlarını, dilini gençlerimiz yazıyor. Deyin ki, her şey çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak.

ÇEKMEKÖY 10 1558888069 PHOTO 2019 05 26 19 23 34 1 46b15

Otobüsün dört yanını dolduran binlerce yurttaş, İmamoğlu'na konuşmasının sonunda da sevgi gösterilerinde bulundu. Otobüsün camından vatandaşların ellerini sıkan İmamoğlu'na çiçek hediye edildi. Vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle, seçim uzun süre alandan ayrılamadı.

ÇEKMEKÖY 11 İLK KULLAN1558888069 PHOTO 2019 05 26 19 23 33 6e18b

 

 

 

İmamoğlu: 18 günde yaptıklarımızı kıskananları
çatlatmaya, 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik...

 

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bostancı'da İstanbul Gönüllüleri ile bir araya geldi. Binlerce gönüllüye coşkulu bir konuşma yapan İmamoğlu, ''Bize fırsat tanınmadı. 17-18 günde alelacele yetkimizi elimizden aldılar. Ama gördünüz, israfı önleyerek, tasarruf yaparak insanların cebine nasıl kazanç sağladığımızı bu kısa sürede ortaya koyduk. Herkese bunu anlatın. 18 günde öğrencilerimizin cebine 45 TL koyduk. Suyu ucuzlattık. Dini, milli ve resmi bayramlarda ücretsiz ulaşımı sağladık. 18 günde yaptıklarımızı kıskanan o bir avuç insan düşünseniz ya, 1800 günde vallahi çatlarlar. Biz, o bir avuç insanı çatlatmaya ama 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik'' dedi.

 

 

 AYAĞA KALK İSTANBUL 2 1558879981 PHOTO 2019 05 26 15 27 39 f0b66

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bostancı Gösteri Merkezi'nde İstanbul Gönüllüleri için düzenlenen ''Kampanya Koordinasyon Toplantısı''nda konuştu. 31 Mart sürecinde her şeyin önce normal başladığını belirten İmamoğlu, ''Siz değerli İstanbul Gönüllüleri'nin de katkılarıyla harika bir kampanya yönettik, gönülden, içten, sevgi, saygı dolu. Birileri kentin yaşayanlarına başka sıfatlar takarken, biz, 'Herkes bizim, İstanbul İttifakı'nın adayıyız. Benden olan-olmayan diye ayıran bir siyasi anlayışın karşısında, biz, 16 milyon insana, 16 milyon vatansever, 82 milyon vatansever'' dedik. Kimseyi dışarıda bırakmadık. Bu pozitif dil, milletin kalbinde taht kurdu. Bana bu yolda, toplumla siyaset üstü bir dil kurmama en büyük fırsatı tanıyan, siz değerli İstanbul Gönüllüleri'siniz'' dedi.

 

''BU SÜRECİN KAHRAMANLARI VAR''

 

31 Mart gecesi Anadolu Ajansı'nın veri akışını kesmesine bir kez daha tepki gösteren İmamoğlu, ''Sizlerin katkılarıyla, sandıklarda muhalefet partililerin ve tabii ki İstanbul Gönüllüleri'nin bilgi akışlarıyla inanılmaz bir çalışma ortaya koyduk ve hep beraber hakkımızı yedirtmedik. Yine, 'Atı alan Üsküdar'ı geçti'' diyeceklerdi; dedirtmedik, dedirtmedik, dedirtmedik. 31 Mart gecesi ve sonrasındaki sandık sürecinin her anında, sandığın demokrasinin teminatı olduğunu gören halkımız, sürece sahip çıkmış ve en ufak bir sıkıntı getirmemiştir. Çok ciddi sayıda kahramanları var bu sürecin. Biz, halk adına haklı ve güçlüydük. Onun için kazandık'' diye konuştu.

 AYAĞA KALK 9 2022c

''YILMAYACAĞIZ''

 

23 Haziran sürecine de değinen İmamoğlu, şunları söyledi: ''YSK denen bir avuç insan, bu sürece en büyük sıkıntıyı veren o anlayışa karşı, çok donanımlı hareket edeceğiz. Uydurma gerekçelerle, hayatta hiç kimsenin aklına gelmeyecek, şeytanın bile aklına gelmeyecek gerekçelerle, hakkımızı gasp ettiler. Demokrasiyi sıkıntıya soktular. Ama yılmayacağız. 23 Haziran'a giderken, bayrama gider gibi sandık mücadelesi vereceğiz. Coşkuyla, güler yüz ve mutlulukla. Onların istedikleri şey kavga ettirmek, kötü söz söylettirmek. Biz onlara fırsat tanımayacağız. Biz, bu bir avuç kötü dil kullanan insana, bu milletin vicdanı ve ahlakıyla ders vereceğiz. İyilik ve sevgi kazanacak. Bize yapılan haksızlığı sahada anlatacağız. Güler yüzle anlatacağız. Makamı ne olursa olsun, kim olursa olsun kötü söz sahibine aittir. Umursamayın. Biz bu bir avuç ağzı kötü insana bu milletin ahlakıyla, vicdanıyla ders vereceğiz. İyilik kazanacak. Güler yüzlü olacağız. Bu kötü boksörler kavga etmek istiyor. Onları ringde tek başına bırakacaksın. Biz, işimize bakacağız. Ondan sonra kendi ringde tek başına kaldığında kendilerini şamarlamaya başlayacaklar. Aklınıza gelip sinirlendiğiniz an, aklınıza ben geleyim. Güler yüz ve sabır gelsin aklınıza. Ama bu güler yüz ve sabrın ardında, inançlı ve güçlü bir duruş gelsin aklınıza.''

 

''HERKES BU ÜLKENİN TEMİNATI''

 

''Bu ülkede yaşayan her insanı Türkiye'nin teminatı olarak görüyorum'' diyen İmamoğlu, ''Türk'ü de teminattır, Kürt'ü de teminattır. Herkes bu ülke için teminattır. Bizi ayırmak için kullandıkları hiçbir şey bizleri bölemeyecek. Bunları anlatın. İstanbul'da ne yapmak istiyoruz biz? Adil bir şehir yaratmak istiyoruz. Yeşil bir kent istiyoruz. Aynı zamanda bu şehrin yeteneklerini ortaya çıkaracak bir yönetim istiyoruz. Bu şehrin nimetlerini, kabiliyetlerini, kazançlarını bir avuç insana değil, 16 milyon insana dağıtmaya geliyoruz deyin. Onların derdi bir avuç insan, bizim derdimiz 16 milyon insan. Bu farkı anlatacağız'' şeklinde konuştu.

 AYAĞA KALK İSTANBUL 3 1558879982 PHOTO 2019 05 26 15 27 37 3da97

''BİR AVUÇ İNSANI ÇATLATACAĞIZ''

 

''Bize fırsat tanınmadı'' diyen İmamoğlu, konuşmasını, ''17-18 günde alelacele yetkimizi elimizden aldılar. Ama gördünüz, israfı önleyerek, tasarruf yaparak insanların cebine nasıl kazanç sağladığımızı bu kısa sürede ortaya koyduk. Herkese bunu anlatın. 18 günde öğrencilerimizin cebine 45 TL koyduk. Suyu ucuzlattık. Dini, milli ve resmi bayramlarda ücretsiz ulaşımı sağladık. 18 günde yaptıklarımızı kıskanan o bir avuç insan düşünseniz ya, 1800 günde vallahi çatlarlar. Biz, o bir avuç insanı çatlatmaya ama 16 milyon insanı mutlu etmeye geldik'' şeklinde sürdürdü.

 

''RAMAZAN AYINDA HER TÜRLÜ KÖTÜ SÖZÜ SÖYLÜYORLAR''

 

Kampanya sürecinin Ramazan ayına denk geldiğini hatırlatan İmamoğlu, ''Bu arkadaşlar, Ramazan ayında her türlü kötü sözü söylüyorlar. İftiralar atıyorlar. Bazen din adamlarını yanında bile konuşuyorlar. Biz, toplum olarak din adamlarına ayrı bir değer veren bir milletiz. Buradan sesleniyorum: Ey siyasiler veya siyasi davranmayı kendilerine ilke edinmiş olan insanlar. Siyasete dini asla alet etmeyin. Bu milletin vicdanı bunu kabul etmez. Güzel şeyler söyleyin. Örneğin, güzel bir ayettir: 'Yiyiniz, içiniz ama asla israf etmeyiniz.' Bunları anlatın. Niye anlatmıyorsunuz? Ucu size dokunur diye mi? 'Haksızlıkta susan dilsiz şeytandır' deyin. Topluma ders veren, yön veren güzel sözler. Ama herkese güzel söz söylemek nasip olmuyor. Bazı insanların sözleri 100 yıl geçse de unutulmaz. Örnek mi? Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir. Bazılarının da sözleri akşamdan sabaha değişir. Bir günde hatta bir saatte bile kıymeti kalmaz. Onun için kötü söz sahibine aittir. Ramazan'a uygun disiplinle çalışacağız. 16 milyon insanın çeşitliliği içerisinde herkesin inancına saygı duyan güzel yürekli insanlar olarak çalışacağız'' şeklinde konuştu.

 AYAĞA KALK İSTANBUL FOKLOR1558879979 PHOTO 2019 05 26 15 27 36 d9c1d

''DİSİPLİNLİ ÇALIŞACAĞIZ''

 

İmamoğlu, İstanbul Gönüllüleri'ne, ''Disiplinli çalışırsak başarıyı elde ederiz. Ev ziyaretleri yapın. Sandıklarda görev almayı teşvik edin. Bu kardeşinizin selamını onlara iletin. Tartışın ama asla kavga etmeyin'' uyarılarında bulundu. ''Alın terimize zarar verenlere, alın terimizi helal etmeyeceğiz'' diyen İmamoğlu, ''Onları Allah'a havale edeceğiz. Biz, onlar gibi değiliz. Biz, demokrasiye inanmış, milli birlik ve beraberliğe inanmış insanlarız. En büyük ilacımızın umut olduğuna inanan ve topluma umut vermeye çalışan bireyler olacağız. Ben öyleyim. Kendimi umut olarak görüyorum, siz de kendinizi öyle görün. O bilinçle çalışın. Asla yılmayacağız. Çok çalışacağız. Moralimiz bozulduğunda aklımıza şu cümleyi getireceğiz: Asla vazgeçmeyeceğiz''

 AYAĞA KALK İSTANBUL 6 1558879977 PHOTO 2019 05 26 15 27 44 6c8c7

''ASLANIM BENİM, BAK ORADAYMIŞ''

 

''Çok terledim. Ceketimi çıkaracağım da yanlış anlarlar diye çıkarmak istemiyorum. Müsaade ederseniz çıkarmak istiyorum'' diyen İmamoğlu, ceketini çıkarıp, gömleğinin kollarını sıvayınca büyük alkış aldı. İmamoğlu, dün gece katıldığı Saadet Partisi iftarında yaşadığı bir olayı anlattı: ''Davet ettiler, dün Saadet Partisi'nin iftarına gittim. 13-14 yaşında bir kızımız yanıma geldi. Ağlıyor, konuşamıyor. Ağlayarak, bana 'Bu ülkeye adalet gelecek mi başkanım' diye sordu. 13-14 yaşındaki kızımız adalet istiyorsa, hep birlikte adalet getireceğiz bu ülkeye.'' İmamoğlu, yine dün gece Esenler'de yapmak istediği ancak izdiham nedeniyle kısa kesmek zorunda kaldığı mitingin ardından arabasını kilometrelerce takip eden Murat Kurtaran adlı gençle yaşadığı anıya da konuşmasında yer verdi: ''Genç kardeşim, arabanın camına şamarıyla vurdu. 'Durun' dedim. Aslanım benim, bak oradaymış. Ya bunlar da beni takip ediyor. Ben ne diyeyim ya. Aslan yürek. Bu adam bana, 'Ekrem Abi, kurtaralım bu şehri. Benim çocukluğumu, gençliğimi çaldılar' dedi. Beraber kurtaracağız. Sana helal olsun.'' İmamoğlu, konuşma yaptığı platformdan inerek Kurtaran'la dün geceden sonra ikinci kez kucaklaştı. Bu sırada ilginç görüntüler oluştu.

 AYAĞA KALK İSTANBUL 5 1558879988 PHOTO 2019 05 26 15 27 42 2fcbb

''SİZLERE SÜRPRİZLERİM OLACAK''

 

Bayramdan sonraki 2 haftanın çok önemli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ''Sizlere sürprizlerim olacak. Güzel şeyler söyleyeceğim son bir hafta kala. Sandığa hazırlık yapalım. Eğitimlere katılın. Mutlaka sandıkta görev alalım. Binlerce avukat görev alacak. Farkında mısınız? Her şey çok güzel olmaya başladı. Umut, yüzlerinizi güldürüyor. Enerjimiz çok yüksek. Bana 24 saat yetmiyor. Enerjisi yüksek bir kardeşiniz var. Ayağa kalkın İstanbul. Herkese söyleyin. Herkes konuşsun. Ve deyin ki, ' Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.''

AYAĞA KALK İSTANBUL 7 1558879974 PHOTO 2019 05 26 15 27 38 c3dc1

 

İyi Parti, 31 Mart seçimlerinin iptaline gerekçe olan hataların 23 Haziran seçimleri öncesinde de tekrarlandığı gerekçesiyle, İstanbul’un 39 ilçesinde ilçe seçim kurullarınca oluşturulan, sandık kurulu başkan ve üyelerinin tespitine itiraz etti.

 

İyi Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Osman Erusta, itiraz gerekçesiyle ilgili yaptığı açıklamada, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu iddiası ile seçim iptal ettirenlerin, itiraz ettikleri usulsüzlükleri yeniden yaptıklarını söyledi.

 

KAMU GÖREVLİSİ Mİ, DEĞİL Mİ BELLİ DEĞİL

Av. Osman Erusta, siyasi partilere dağıtılan listelerde, kamu görevlisi olduğu ifade edilen kişilerin kurumlarının adının, sözkonusu kurumlarda hangi görevde bulunduklarının ve kamu görevlisi olup olmadıkları hususunun net bir şekilde belirtilmediğine dikkati çekti.

 

YSK’nın son aldığı kararla kamu görevlisi tanımının bir nevi 657’lilerle sınırlandırıldığını vurgulayan Av. Erusta, “Bize gelen listelerde belediye görevlisi yazıyor. Belediyeler bünyesinde çalışan işçiler kamu görevlisi değildir. Belediye iştiraklerinde çalışan kişiler ise, fonksiyonları ne olursa olsun kamu görevlisi değildirler. Yine eğitim kurumlarından isimler bildirilmiş ama görevi ve kurumu tam olarak yazılmamıştır” dedi.

 

YSK’ya “Madem amacınız hukuka saygı çerçevesinde seçimin tekrarı o zaman neden yeni usulsüzlükler oluşturuyorsunuz?” diye soran Av. Erusta, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

 

TESTİ KIRILMADAN...

“YSK’nın İstanbul seçimlerinin iptaline ilişkin vermiş olduğu 4219 sayılı kararında bir kısım sandık kurullarının, ilçe seçim kurullarınca kanuna aykırı oluşturulması ve bu hususun da seçim sonucuna müessir olması nedeniyle 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaliyle yenilenmesine dair kararından sonra, oluşturulacak sandık kurulu başkan ve üyelerinin tespitinde, benzer hataların yaşanmamasını beklerken, ne yazık ki aynı hataların tekrar edildiği görülmüştür. Bu kapsamda İstanbul’un 39 ilçesinde 24.05.2019 tarihinde ilçe seçim kurullarınca oluşturulan, sandık kurulu başkan ve üyelerinin tespitine tarafımızca itiraz edilmiştir.

 

Yaptığımız itirazlarla, olası risklerin önlemini alıyoruz, süreci takip ediyoruz, ilçe seçim kurullarının hata yapmalarının önüne geçiyoruz. Bir nevi Nasrettin Hoca misali; testi kırılmadan önlem almaya çalışıyoruz.”

 

“SÜREÇ, YSK’YA GÜVENMENİN NE KADAR BEYHUDE OLDUĞUNU BİZE GÖSTERMİŞTİR”

31 Mart tarihinden sonra yaşanılan bu süreç seçim güvenliğini ve güvenilirliğini sağlamak bakımından YSK’ya güvenmenin ne kadar beyhude olduğunu bize göstermiştir. Yani biz, memleketin hangi partiden olursa olsun ahlaklı insanları, seçimin sonradan iptal edilmesine neden olabilecek her türlü ihtimali önceden öngörmek ve buna göre tedbirlerini almak zorundayız. Daha açık ifadeyle bir daha sandıkta kazanıp masada kaybetmemek için YSK’nın eline mazeret vermememiz gerekiyor.

 

Biz artık herkes gönül rahatlığıyla şaibesiz, şayiasız, şeffaf bir seçime girsin istiyoruz. Kimse seçmen listesinden de sandık kurullarındaki üyelerden de şüphe etmesin, her şey şeffaf ve adil olsun, ülkemiz huzur bulsun istiyoruz. Onun için İyi Parti haksızlıkların karşısında dimdik ayakta durmaya ve Türk halkının çıkar ve menfaatlerini gözetmeye devam edecektir.

 

İstanbul genelinde 39 ilçede yaptığımız itirazların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Asla kimsenin şahsi çıkar ve menfaatleri için, kural ihlali yapmasına müsaade etmeyeceğiz.”

PKK içerisinde kadın teröristlere tecavüz edildiğine ilişkin ifadeler, bu kez örgüt elemanlarınca infaz edilen kadın bir teröristin üzerinden çıkan not defterine yansıdı. Kadın teröristin not defterinde anlattığına göre, örgüt cinsel istismar ya da tecavüze direnen kadın teröristleri aç ve susuz bırakıyor.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, güvenlik güçlerine teslim olan "Tuncay" kod adlı terörist, örgüt mensuplarınca bıçaklanarak infaz edilen bir kadın teröristin üzerinden çıkan not defterine yansıyan ifadeleri anlattı.

"Tuncay" kod adlı terörist, kadın teröristin not defterinde, birçok defa tacize hatta tecavüze maruz kaldığı, direndiği zaman aç ve susuz bırakıldığına ilişkin ifadeler yazdığını bildirdi.

Not defterinde, uyuşturucu kullanan örgüt mensuplarınca kadın teröristin uyuşturucuya alıştırılmaya zorlandığına yönelik ifadelerin de yer aldığını belirten "Tuncay" kod adlı terörist, kadın teröristin, kendisiyle aynı durumda başka kadınların da olduğunu ve bu şekilde yaşamaya devam etmek istemediğini yazdığını ifade etti.

"Tuncay" kod adlı terörist, not defterinde, örgütte özellikle kadınların çok kötü şartlarda yaşamaya mecbur bırakıldıklarına ilişkin ifadeler olduğunu da aktardı.

 


ÖRGÜT TARAFINDAN İNFAZ EDİLDİ

Kadın teröristin, örgüt tarafından infaz edildiğini anlatan "Tuncay", örgütte bu tür olayların yaygın olduğunu, kandırılarak örgüte katılan gençlerin benzer sonlar yaşadığını söyledi.

Teslim olan terörist, örgüte katıldığı için pişman olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, esnaf ve sanatkarlarla iftar programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "UBER konusu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak bizde bitmiştir. Böyle bir şey yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Hamd olsun el birliğiyle İstanbul'u bir dünya şehri haline getirdik.

Eksiklerimiz yok mu?

Elbette var. Bunları birlikte çözeceğiz. Yeter ki gönül bağımız güçlü olsun, yeter ki kalpten kalbe giden o yol hep açık kalsın. UBER konusu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak bizde bitmiştir. Böyle bir şey yok. Ticari olarak kullanılan araçların yenilenebilmesi için ÖTV'yi sıfırlamıştık. Gerekirse önümüzdeki ay sonunda biten bu uygulamanın süresini de uzatabiliriz.

 

"SEÇİMİ KAZANMIŞSANIZ 23 HAZİRAN'DA YİNE KAZANIRSINIZ"

YSK'nin tespitlerine göre İstanbul'daki 31 bin 186 sandığın 754'ünün başkanları açıkça kanuna aykırı şekilde atanmıştır. İşte hırsızlık burada. İstanbul halkının bir yanda 212 bin diğer yanda 30 bin oyuna halel gelmesine göz mü yummalıydık? 31 Mart'ta gerçekten hakkıyla seçimi kazanmışsanız 23 Haziran'da yine kazanırsınız. Ortada yargı kararıyla da kesinleşmiş olan vahim şüpheler varken seçimin yenilenmesine böylesine şiddetli bir şekilde karşı çıkılmasını doğrusu manidar görüyoruz.

"HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?"

Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimizin hakkını, hukukunu savunmayı sürdüreceğiz. Sandıklara yeteri kadar sahip çıkamadığımız için bizim eksiğimizin, hatamızın, yanlışımızın da bir nebze payı var. Peki hırsızın hiç mi suçu yok?"

 

Konya'nın Doğanhisar Belediye Başkanı MHP'li İhsan Öztoklu, ilçeye bağlı Başköy Mahallesinde uğradığı bıçaklı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayla ilgili eski belediye başkanı A.K. ile birlikte oğlu A.K. ve kardeşi O.K. gözaltına alındı.

 

doğanhisar bld.bşk.640xauto 1 df2c1

Doğanhisar Belediye Başkanı İhsan Öztoklu

 

Konya’da uğradığı bıçaklı saldırı sonucu göğsünden yaralanan Doğanhisar Belediye Başkanı İhsan Öztoklu, kaldırıldığı Ilgın Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

''ADALET ÖNÜNDE HEPSİ HESAP VERECEK''

Öztoklu’nun hayatını kaybetmesi üzerine, MHP İl Başkanı Murat Çiçek, hastane önünde bekleyen partilileri acı haberi verdi. Çiçek,"Başımız sağ olsun. Adalet önünde hepsi hesap verecek. Onun takipçisi ben olacağım. Sakin olalım. Cenazemizi ailesine teslim edelim. Allah rahmet eylesin" dedi.

Acı haberin ardından partilerden bazılarının ağladığı görüldü.

Evli ve 2 çocuk babası olan İnşaat Mühendisi İhsan Öztoklu, 31 Mart’ta yapılan mahalli seçimlerde ’Cumhur İttifakı’ adayı olarak MHP’den yüzde 52.46 oy oranıyla belediye başkanlığını kazanmıştı.

ESKİ BELEDİYE BAŞKANININ MAHALLESİNE GİRİŞ ÇIKIŞLAR YASAKLANDI

Doğanhisar Belediye Başkanı İhsan Öztoklu'nun bıçaklanarak öldürülmesinin ardından, olayın gerçekleştiği Başköy Mahallesi, saldırıya karışan Doğanhisar eski belediye başkanı A. K.'nın da memleketi olması nedeniyle, güvenlik gerekçesiyle ablukaya alındı. Valilik kararıyla mahalleye giriş ve çıkışlar yasaklandı.

Daha önce Başköy Belde Belediye Başkanlığı yapan A.K., büyükşehir yasasının ardından 2014 yılında MHP'den Doğanhisar Belediye Başkanı seçildi. Yaklaşık 2 yıl önce partisinde istifa eden ve bağımsız olarak görevini sürdüren A.K., 2018 yılı Kasım ayında İYİ Parti'ye katıldı. A.K., 31 Mart'ta yapılan Mahalli Seçimlerde, yeniden İYİ Parti'den belediye başkanı adayı oldu. Yüzde 40.40 oy alan A.K., seçimleri kaybetti. Gözaltına alınan 3 şüphelinin sorguları sürüyor.

BUGÜN TOPRAĞA VERİLECEK

Evli ve iki çocuk babası Öztoklu'nun cenazesinin, hastanedeki işlemlerin ardından bugün toprağa verileceği bildirildi.

Cumhur İttifakı'nın MHP'li adayı İhsan Öztoklu, 31 Mart yerel seçimlerinde Doğanhisar Belediye Başkanı seçilmişti.

ALANYA GÜNEŞİ FLASH HABER LOGO 60973912 2376628479278122 8235779852288917504 n 58e03

 

YSK üyesi Kürşat Hamurcu: AKP hiçbir somut belge ve kanıt sunmadı...

YSK'nın 'seçimin iptal edilmesine gerek yoktur' diyen 4 üyesinde biri olan Kürşat Hamurcu'nun muhalefet şerhinde bulunan ifadelere göre AKP, YSK'ya kesin bir belge ve kanıt sunmadı.

YSK’nın İstanbul’daki seçimleri iptal etmesinin gerekçesini yayımlamasının ardından seçimin iptali için aleyhte oy veren YSK üyesi Kürşat Hamurcu muhalefet şerhinde, sonuçlara itiraz eden AKP’nin sandık kurul başkanlarının usülsüzlük yaptığına ilişkin kesin belge ve kanıt sunmadığını belirtti.

“SOMUT HİÇBİR KANIT VE BELGE YOK”

YSK üyesi Kürşat Hamurcu’nun muhalefet şerhinde, “Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda, oy kullanan seçmenin oyunun, hangi neden ve gerekçeyle geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin itiraz eden tarafından hiçbir somut kanıt ve belge sunulmamıştır.Seçim hukukuna egemen olan serbest, genel oy, eşit, tek dereceli, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerinin hangisinin kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı tarafından ihlal edildiği, hiçbir şekilde ortaya konulmamıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, seçimin sonucuna ne şekilde etki ettiği hususunda somut hiç bir kanıt ve belge sunulmaksızın sadece sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda kullanılan oyların tamamının geçersiz sayılarak 31 Mart 2019 Pazar günü İstanbul ilinde yapılan Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimin iptali ve yenilenmesine karar veren çoğunluk görüşüne katılmıyorum” ifadesi yer aldı.

 

sadi guven e26cb

 

YSK-YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANI SADİ GÜVEN İTİRAZINI TEK TEK SIRALADI...

YSK Başkanı Sadi Güven, İstanbul seçimlerinin neden iptal edilmemesi gerektiğini tek tek anlattı. Güven, seçim sonucuna tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığını söyledi.
YSK Başkanı Sadi Güven'in karşı oyunda İstanbul seçimlerinin iptal edilmemesi gerektiğini YSK'nin diğer itirazlara verdiği kararlardan örneklerle anlattı. Güven'in yazdıkları şöyle:

SANDIK KURULLARININ AYKIRI OLUŞTURULMASINA KATILMAK MÜMKÜN DEĞİL

Yüksek Seçim Kurulumuz Adalet ve Kalkınma Partisince kısa karara gerekçe yapılan hal dışında gösterilen olay ve halleri seçimin neticesine müessir olarak kabul etmemiş olup bu kabul Yüksek Seçim Kurulunun istikrar kazanmış içtihatlarına da uygundur.
Sandık kurullarının Kanuna aykırı oluşturulması nedeniyle seçimin iptali kararına ise katılmak mümkün olmamıştır.

İMZASIZ SANDIK DÖKÜM CETVELLERİNDE AK PARTİ TEMSİLCİLERİ VAR

Yaptırılan inceleme neticesinde; bazı sandıkların sayım döküm cetvellerinin mühürsüz, bazılarının mühürlü, bazılarının da bir sahifesinin mühürlü, bir sahifesinin mühürsüz olduğu görülmüştür. 101 sayım döküm cetvelinin dolu ancak imzasız olduğu anlaşılmıştır. 214 adet sayım döküm cetvelinin boş olduğu ileri sürülmüş ise de 22 sandığa ait sayım döküm cetvelinin boş olduğu, 4 ayrı türde oy kullanılan aynı sandıkların 19’unda ilçe belediye başkanlığı ve belediye meclisi seçimine ait sayım döküm cetvelinin bulunduğu, tamamının sandık sonuç tutanaklarının olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi Temsilcisinin bu sandıklarda görev yaptığı anlaşılmıştır.

UYUMSUZLUK GÖRÜLMEDİ

Bazı sayım döküm cetvelinde döküm neticesinin rakamla yazılmadığı, bazılarında kurul üyelerinin bazılarının imzasının eksik olduğu ve 40 sandıkta sayım döküm cetveli, sandık sonuç tutanağa aktarılırken hata yapıldığı görülmüştür. İmzasız 101 sayım döküm cetvelinin tamamında başkan ve memur üye ile birlikte Ak Parti ve üç sandık hariç CHP tüm sandıklara üye vermiş olup hatta Adalet ve Kalkınma Partisi 145, Cumhuriyet Halk Partisi 120 olmak üzere bazı sandıklarda 1’den fazla üye ile temsil edilmişlerdir.

Ayrıca imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir.

İTİRAZ YAPILMADI

Sayım döküm cetveli olmayan 22 sandıkta görev yapan sandık kurulu üyeleri aynı sandıklarda diğer seçim türüne ait 19 sandığın sayım döküm cetvellerini ve 22 sandığın sandık sonuç tutanağını doldurduğuna ve tutanak defterine bir itiraz yapılmadığına göre siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır bulunanların huzurunda oy sayım ve döküm işleminin yapılmış olması karşısında sayım ve dökümün sandık başında denetlendiğinin ve buna göre sandık sonuç tutanağının tanzim edildiğinin kabulü gerekmekle bu eksiklikler tüm Kurulca iptal nedeni olarak görülmemiştir.

GEÇERSİZ OYLAR İPTAL NEDENİ OLMAZ

Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili usulsüzlükler giderilerek, SEÇSİS’e işlendiğinden iptal nedeni kabul edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik 39 İlçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak görülmemiştir.

Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili usulsüzlükler giderilerek, SEÇSİS’e işlendiğinden iptal nedeni kabul edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik 39 İlçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak görülmemiştir.

KAMU GÖREVLİLERİNİN GÖREV YAPMAMASI SEÇİME ETKİ ETMEZ

İlçe seçim kurulu başkanı bu şekilde gelen listelerden ad çekme işlemlerini 298 sayılı Kanunun 23/8 fıkrası uyarınca ilçe seçim kurulu huzurunda yapmak zorundadır. İlçe seçim kurullarının tümünde Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin üyesi görev yapmaktadır. Yasa koyucu sandık kurulu başkanlarının usulsüz atanmalarını tam kanunsuzluk nedenine dayalı mutlak iptal sebebi saymamıştır. Yüksek Seçim Kurulu da kararlarında tam kanunsuzluk nedeniyle iptal sebebi saymamıştır. 298 sayılı Kanunun 119. maddesinde “sandık kurullarının teşkiline dair, ilçe seçim kurulu veya başkanı tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi için, bu işlemlerin neticesinden itibaren en geç iki gün içinde şikayet yoluyla düzeltilmesi istenebilir.

ŞİKAYET YAPILMADI

Şikayetin reddine dair olan kararlara karşı bildirilmesinden veya tebliğinden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna itiraz olunur. İl seçim kurulları, iki gün içinde kesin karar verirler. Bu şikayetin yapılmamış olması sandık kurulunun teşekkülüne karşı itiraza engel değildir. Ancak, bu itirazın teşekkülünden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna yapılması şarttır. İl seçim kurulunun vereceği karar kesindir.” hükmü getirilmiştir.

212 adet sandık kurulu başkanının yasaya aykırı şekilde görevlendirildiğinde şüphe yoktur. Sandık kurullarının yasada öngörülen şekilde atanmaması halinde yapılacak işlem Yüksek Seçim Kurulunun 13/12/2018 tarihli 2018/1105 sayılı kararıyla kabul edilen seçim takvimine göre 02 Mart 2019 tarihinde sandık kurullarının teşkiline dair ilçe seçim kurulu kararlarına karşı yapılan itirazın il seçim kurulunca kesin olarak karara bağlamasının son günü şeklinde düzenleme ile belirlenmiştir.

MUSTAFAKEMALPAŞA KARARINI HATIRLATTI

Yüksek Seçim Kurulu Mustafakemalpaşa İlçesinde sandık kurulu başkanının “belediyede çalışan müdür ve müdür yardımcılarından oluştuğu bu durumun tam kanunsuzluk hali olduğu ve bu sandıklarda seçim iptali söz konusu olduğu halde seçim sonuçlarının değişeceğini belirterek seçimin iptali ile yenilenmesi” iddiası üzerine sandık kurulu başkanının çalıştığı kurumun niteliği ile ilgili değerlendirmeye girmeden sandık kurullarının teşkiline ilişkin itirazın Yüksek Seçim Kurulunun 2018/1105 sayılı seçim takvimine göre 02 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar vermiştir.

TAM KANUNSUZLUK HALİ OLUŞMADI

31 Mart 2019 günü İstanbul’da yapılan seçimde; 2018 yılında değişen 298 sayılı Yasanın 22. maddesine aykırı sandık kurulu başkan ve üyesinin görevlendirildiği şüphesizdir. 2004 ve 2009 yılında Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilen kararlar emsal olmaz denilebilir ise de kararlar verildiği tarihte yürürlükte bulunan yasadaki sandık kurulu başkan ve üyelerinin belirlenme usulüne aykırılık haline ilişkin olmakla 298 sayılı Kanunun değişik 22. maddesine aykırılıktan farklı değildir. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez.

'SEÇİMİN NETİCESİNE TESİR ETMEDİĞİ İÇİN...'

298 sayılı Kanunun 21 ve 23. maddeleri gereği 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır."

 

 

 

 

 

 

 

GEREKÇELİ KARARIN ASLI 12 SAYFA...

 

YSK'nın İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine ilişkin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda 754 sandık kurulu başkanının kanuna aykırı olarak belirlenmesi nedeniyle seçimin sonucuna etki edildiği belirtildi. Gerekçeli kararda Cumhur İttifakı'nın 'oylarının çalındığı' iddiasıyla ilgili ise bir açıklama yer almadı.

YSK, 31 Mart’ta İstanbul’da iptal ettiği Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal gerekçesini açıkladı. 250 sayfalık gerekçekli karar YSK’nın internet sitesinden yayımlandı.

Gerekçeli kararın 200 sayfasında, İstanbul İlçe Seçim Kurulları’nın kısıtlı, ölü seçmen ve sandık kurullarıyla ilişkin araştırma sonuçları ve bu araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendiremeler bulunuyor. 15 sayfalık bölümünde ise kararın net gerekçesi yer alıyor. Kararın geri kalan bölümü ise muhalefet şerhlerinden oluşuyor. YSK’nın seçimi iptal etmesinde temel dayanak ‘sandık kurullarında yer alan sandık kurulu başkanlarının kamu görevli olmaması’ gösteriliyor.

 

YSK gerekçesinde 754 sandık başkanının kamu görevlisi olmadığı belirtildi.

Kararda, “Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir” ifadeleri yer aldı.

Ayrıca, “CHP adayı ve AK Parti adayı arasında oy farkının 13.729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin neticesine müessir görülmüştür” denildi.

KISA KARARDA ‘KAMU ÇALIŞANI OLMAYAN SANDIK GÖREVLİSİ’ GEREKÇE GÖSTERİLMİŞTİ

YSK, 6 Mayıs’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine karar vermiş, kısa kararında ise “Bir kısım sandık kurullarının, ilçe seçim kurullarınca kanuna aykırı oluşturulması ve bu hususun da seçim sonucuna müessir olması nedeniyle, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaliyle yenilenmesine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mazbatasının iptaline, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin 23 Haziran 2019 tarihinde yapılmasına, kanuna aykırı sandık kurulu görevlendirmelerini yapan ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri ile seçim müdürleri ve diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, oyçokluğuyla karar verilmiştir” ifadelerine yer vermişti.

 

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası’nın verdiği iftar yemeğinde taksici esnafına müjde verdi. Uygun yerlerde taksicilere özel cep yerleri yapabileceklerini belirten Başkan Yavaş, ”Size söz vermiştik. Taksimetresi ve navigasyonu olan, görüntülü reklam alabileceğiniz kameralı bir sistemi ücretsiz vereceğiz” dedi.

 

 

mansur yavaş 2 10700561 728xauto 3b2af

Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner’in ev sahipliğinde Yenimahalle Demetevler Ankara Konağı’nda düzenlenen iftar yemeğine Başkan Yavaş’ın yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ve çok sayıda davetli katıldı. Taksici esnafının yoğun ilgi gösterdiği Başkan Yavaş, babasının da esnaf olduğunu ve kendisinin de esnaflıktan geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Esnafın sorunlarını biliyorum, yabancı değilim. Bizim dönemimizde Ankara ekonomisi altın çağını yaşayacak. Ankara’nın ekonomisini ayağa kaldıracak çalışmalara başladık ve devam ediyoruz. Büyükşehir Belediyesinin ne yapması gerekiyorsa yapacağız. Taksici esnafın özel cep yerleri taleplerini biliyorum ama maalesef bunların bir kısmı sadece bizim karar vermemizle olmuyor ancak Kızılay’a yakın yerlerde veya ana caddeler üzerinde uygun yerlerde oda ile birlikte görüştüğümüz takdirde mutlaka kendimizin yetkisinde olan yerlerde en kısa zamanda birlikte yapabiliriz.”

TAKSİCİ ESNAFINA TEKNOLOJİK SİSTEM MÜJDESİ

Ramazan ayından sonra her gün bir taksi durağını ziyaret etmeyi düşündüğünü belirten Başkan Yavaş, seçim döneminde verdiği sözleri birer birer yerine getireceğinin altını çizdi. Başkan Yavaş, “Bizler sizlerin hizmetindeyiz. Aramızda mesafe yok, resmiyet yok, kapımız her zaman açık olacak” dedi. Taksici esnafına müjdeler veren Başkan Yavaş, projeleri de anlattı:
“Taksici esnafına söz verdik. Hem taksimetresi hem içerisinde görüntülü reklam alabileceği, navigasyonu ve kamerası olan teknolojik bir sistemi sizlere ücretsiz vereceğiz. Bununla ilgili Çin’den bir heyet sunum yapmak için gelecek. Aynı zamanda her takside iki tane olacak. Bu sayede yolcu gittiği güzergahı takip edebilecek, arzu ettiği takdirde orada yayınlanacak reklamı izleyebilecek. Günde yaklaşık 400 bin yolcu taşıyorsunuz. 400 bin yolcuya tekabül eden reklam bedeli neyse biz bu bedelden de hiçbir şey almayacağız. Bu gelirin tümü sizlere ait olacak. Bunu nasıl paylaşacaksınız ona siz karar vereceksiniz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Samsun mesailerinde iftar öncesinde gençlerle buluştu. Salonu hınca hınç dolduran gençler, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. Gençler, uzun zaman sonra, ''Mazbatayı ver, mazbatayı ver, İmamoğlu'na mazbatayı ver'' sloganını atarak, İmamoğlu'nun mazbatasının elinden alınmasına tepki gösterdi. Seçim sürecinde en fazla destek gördüğü kesimlerin çocuklar, anneler ve gençler olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ''Bu kadar yeni nesil yetişen bir şehirde, bir ülkede mutlak söz sahibi olmalısınız. Söz sahibi olmak, sadece siyaset yapmak anlamına gelmiyor. İyi bir öğrenci olmak, iyi bir meslek sahibi olmak, olduğunuz mesleği en iyi şekilde yapmak da bu sürecin en önemli, en değerli aşamalarıdır'' diye konuştu.

imam1558289190 PHOTO 2019 05 19 20 42 49 2 7b0f8

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında bulunduğu Samsun mesaisinde gün içinde 2 kez gittiği Atakum'a, 3'ncü defa gençler için gitti. Salonu hınca hınç dolduran gençler, CHP Genel Başkanı Kemal Kılaçdaroğlu ve İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. ''Mazbatayı ver, mazbatayı ver, İmamoğlu'na mazbatayı ver'' sloganı eşliğinde konuşmasına başlayan İmamoğlu, siyaset yapmak isteyen gençlere, ''Yarınlarda siyaset yapmak istediğiniz siyasi partilerin varlığını istiyorsanız, hangi parti olduğu önemli değil, bu demokrasi mücadelesine destek olmalısınız. Bu, bir seçimin meşruluğunu yok etme çabasına karşı verilen bir mücadele olacaktır. Aynı zamanda, siyasi partilerin varlığı ve yokluğu mücadelesidir. Türkiye'de, siyasi ortaların, hak ve özgürlüklerle aynı paralelde yürümesi adına bir yaşam hayal ediyorsak, bu seçimin sadece İBB seçimi değil, aynı zamanda demokrasi mücadelesi olduğunu unutmamalıyız. Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir ama üzerine demokrasi inşa edilmeseydi, tek başına cumhuriyetin bir anlamı olmazdı. İkisi bir arada çok güzel'' dedi.

imam 3 1558289190 PHOTO 2019 05 19 20 42 49 1 1f634

''MUTLAK SÖZ SAHİBİ OLMALISINIZ''

Türkiye'nin genç nüfusun yoğun olduğu bir ülke olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ''Bu kadar yeni nesil yetişen bir şehirde, bir ülkede mutlak söz sahibi olmalısınız. Söz sahibi olmak, sadece siyaset yapmak anlamına gelmiyor. İyi bir öğrenci olmak, iyi bir meslek sahibi olmak, olduğunuz mesleği en iyi şekilde yapmak da bu sürecin en önemli, en değerli aşamalarıdır'' diye konuştu. Seçim sürecinde en önemli desteği çocuklardan, annelerden ve gençlerden aldığını vurgulayan İmamoğlu, yaşadıklarından örnekler vererek bu kesimlerle kurduğu güçlü bağı katılımcılarla paylaştı.

imam 4 1558289189 PHOTO 2019 05 19 20 42 47 1 c789d

ÇOCUKLAR…

- İnanılmaz bir destek. Diyeceksiniz ki çocukların oy hakkı var mı? Seçim otobüsünün önünü kesen bir erkek çocuğu, babasının elinden çekerek, otobüsün kapısını açtırarak bana sarıldı. Birbirimize sarıldık. Baba, hiçbir şey diyemiyor. Çocuğu ne diyorsa onu yapıyor. Seçim oldu, bitti. Bir süre sonra, Beyoğlu'nda karşılaştık o çocuğun babasıyla. Çocuğunu hatırlayıp, hatırlamadığımı sordu. ''Hatırlıyorum'' dedim. Otobüsün önünü kesmişti ve özel bir andı. Baba, ''Ben, X partiliyim'' dedi. Çocuğu, 31 Mart günü, babasıyla oy kullanmaya gitmiş. Yasak olmasına rağmen kabine de girmiş ve babasına, ''Benim yanımda Ekrem İmamoğlu'na oy vereceksin'' demiş ve oyu verdirmiş. Çocukların yüreği inanılmaz. Sanki, geleceği hissediyor, gelecekle ilgili umut, ışık ve umut istiyor. Ben, o çocuklara moral verebilmişsem ne mutlu bana.

ANNELER…

Annelerin yüreği inanılmaz. Bu annelerin yaşı ama 20 ama 95, fark etmiyor. Belki izlemişsinizdir. Bir anne, oturmuş koltuğa TV izliyor. Muhtemelen 85-90 yaşında. Elinde TV kumandası. Kızı hem çekiyor hem de annesiyle konuşuyor. ''Anne'' diyor, ''Sen, şimdi benden anneler günü hediyesi istemiyor musun?'' Anne, ''Yok, istemiyorum'' diyor. Kızı, ''Ne yapacağım'' diyor. Anne, ''Bana alacağın hediyenin parasını, kampanyasına yolla'' diyor. Bütün annelerin ellerinden öpüyorum. Bu da annelerin geleceği hissetmesi, çocuklarının geleceğiyle ilgili duygularının, tereddütlerinin giderilmesiyle ilgili bir konu. İçgüdüsel bir şey.

imam 5 1558289189 PHOTO 2019 05 19 20 42 47 1 bde22

GENÇLER…

- İnanılmaz. Çok sahiplendiler. Siyaset üstü sahiplendiler. Gençler, Türkiye'nin her yerinden yürekten destek olmak için çaba içerisindeler. Bunu, yürekten yaşıyorum. Gençlerin bu heyecanı, bu ülkenin geleceğine dair demokrasinin ne kadar önemli olduğunun da bir işareti. Türkiye'nin geleceğinde, buradaki hiçbir genç, dönüp bir kişiden talimat almak istemez. Çünkü her gencin çok önemli fikirleri var. Gençlerin bu yüreklerini, bağımsızlıklarını, özgürlüklerini ve özgün hallerini, yaşamı, biçimi, giyimi, kuşamı ne olursa olsun, Türkiye'ye değer katacak bir şekilde sürece katılmaları gerekmektedir. Bunun zeminini hazırlamak adına gençler artık kendilerini ortaya koymuştur. Bu seçimim kahramanı gençler olacak. (Bu sırada, ''Trabzon burada, Başkanının yanında'' sloganını attı. İmamoğlu, ''Trabzon')a geleceğim, anlaşıldı'' yanıtını verdi.) Hani bir genç, birkaç kilometre koşup dedi ya; ''Her şey çok güzel olacak, her şey çok güzel olacak.'' Tam da bu. Kesinlikle her şey çok güzel olacak.

GENÇLERLE ''AİLE RESMİ''

Kılıçdaroğlu da yaptığı kısa konuşmada, demokrasiyi güçlü kılmanın gençlerin elinde olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, ''Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi sadece ve sadece bu ülkenin gençlerine emanet etmiştir. Bu ülkenin demokrat gençleri, hangi görüşten olurlarsa olsun, belli konularda ortak payda oluşturmalı. Nedir bu? Cumhuriyet'tir, demokrasiye sahip çıkmaktır, yönetici kadrosunda olan kişinin harcadığı her kuruşun hesabını milletine vermektir, kul hakkı yememektir. Bir kul hakkı yenmiştir. O kul hakkını İstanbullular, Ekrem İmamoğlu'na yeniden teslim edecektir'' dedi. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve CHP milletvekillerinden oluşan heyet, konuşmaların sonunda gençlerin arasına karışarak ''aile resmi'' çektirdi. Heyet, daha sonra Atakum Belediye'nin halk iftarına katılarak oruçlarını açtı.

imam son1558289189 PHOTO 2019 05 19 20 42 48 1524a

İktidar ile muhalefet, Samsun'daki 100. yıl kutlamalarında bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli ile selamlaştı. Erdoğan'ın konuşmasının ardından tüm liderler Tütün İskelesi'nde birlik pozu verdİ...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatmak için silah arkadaşıyla birlikte Bandırma Vapuru'yla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasının 100'üncü yıl dönümü, Samsun'da görkemli törenlerle kutlandı.

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarıyla birlikte düzenlenen etkinliklere Samsunlular yoğun ilgi gösterdi. Kutlamalarda Atatürk ve silah arkadaşlarını temsilen Tütün İskelesi'nden karaya Türk bayrağı çıkarıldı.

Gün boyu çeşitli etkinliklerle sürecek kutlama törenlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile kabine üyeleri de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tütün İskelesi'nde halka da hitap etti. Programa katılan tüm liderler tören bitiminde birlik pozu verdi.

Poz veren liderler arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu , Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal (solda), Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı İbrahim Çelebi ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek vardı.

EDOĞAN: EL ELE VEREREK TÜRKİYE'Yİ DAHA İLERİYE TAŞIYALIM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip erdoğan, liderlerle verilen pozu paylaştığı sosyal medya hesabından, ''Haydi... Milli mücadele ruhuyla, ele ele, gönül gönüle vererek Türkiye'yi daha ileri taşıyalım'' mesajını verdi.

 

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın Küçükçekmece'de düzenlediği iftar programında konuştu.

 

iyichp İLKKULLAN1558207389 PHOTO 2019 05 18 22 13 22 b4513

İmamoğlu, ''19 Mayıs'ın 100'ncü yılını, bir avuç insanın demokrasimize darbe vurarak, bu süreci elimizden almaya çalışması nedeniyle kutlayamadık. Nasip olmadı. İnşallah, 19 Mayıs'ın bu 100'ncü yılını, sizlerin gücüyle, omuz omuza bizlere verdiğiniz katkıyla Türkiye'nin Cumhuriyet bayramının 100'ncü yılında İstanbul'da hep birlikte kutlayacağız'' dedi.

iyichp 2 1558207391 PHOTO 2019 05 18 22 13 22 1 981cd

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın Küçükçekmece Belediyesi Nikah Sarayı'nda düzenlediği iftar programına katıldı. İmamoğlu, yaklaşık 800 kişinin katıldığı iftarda, alkışlarla karşılandı. Kur'an tilaveti ile başlayan iftar programı ezan okunması, iftarın açılması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Programda ilk konuşmayı İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu yaptı. Kavuncu, konuşmasını, ''Her şey çok güzel olacak. Her şey çok iyi olacak. Ne mutlu Türk'üm diyene'' sözleriyle tamamladı.

 

iyichp 3 1558207390 PHOTO 2019 05 18 22 13 20 1 3e2e2

''NASİP OLMADI!''

Kavuncu'nun ardından söz alan İmamoğlu, sözlerine, ''Öncelikle Allah kabul etsin. Ramazan ayında bir arada olmaktan keyif duydum. Allah, hiç kimseyi doğru yoldan ayırmasın. Adaletten, haktan, hukuktan yana olmak çok kıymetli'' sözleriyle başladı. ''19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çok özel bir gün'' diyen İmamoğlu, ''19 Mayıs'ın 100'ncü yılı, inşallah bizlerle beraber çok güzel kutlamalara ve anmalara vesile olacaktı. Nasip olmadı. İnşallah 101'nci yılını hep birlikte kutlayacağız. Ama, 100'ncü yılını İstanbul'da anmak, kutlamak ve bu süreci, bütün Türkiye'yle paylaşmak, bunun merkezi olmak çok önemli bir duygu'' şeklinde konuştu.

''O GÜNLERİN KIYMETİNİ BİLELİM''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayıs'ta İstanbul'dan yola çıktığında, bir gece öncesinde annesinden helallik alıp yola çıktığında, işgal kuvvetleri bu ülkeyi işgal ettiğinde, ''Geldikleri gibi giderler'' dediği o duygusunu gerçekleştirmek için, her ne kadar harap ve bitap olsa da Samsun'a gidip, milletine olan inancıyla bağımsızlık mücadelesini vermek, yeni bir Cumhuriyeti filizlendirmek ülküsüyle İstanbul'dan ayrılmıştı. 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak bastığında milletimiz onu bağrına basmış ve bağımsızlık fitili ateşlenmişti. Bunu hissetmek, bunu paylaşmak ve bunun bir parçası olmak, aynı zamanda geleceğe dair de teminat olması adına çok önemli. Onun için milli bayramlarımızda omuz omuza olmak, o günlerin kadrini kıymetini bilmek çok önemli.''

 

iyichp 6 1558207386 PHOTO 2019 05 18 22 13 20 8e9a3

''19 MAYIS'TA SAMSUN'DA OLACAĞIM''

''Bu güzel 100'ncü yılın, İstanbul'da afişleriyle, bayraklarıyla donatılmış bir şekilde kutlanılmasını çok arzu ederdim'' diyen İmamoğlu, duygularını şu sözlerle dile getirdi: 'Bunu yapmayanlar, milli bayramın kutlanma ruhunu, milli duruşu, milli birlik ve beraberliğin farkında olmayan insanların şu anda İstanbul'da yönetici olması anlamına gelir. Benim için net bu. Hiç başka bir tarifi yok. Bu değerlerimizi taşıdığımız zaman bu ülke gerçekten çok güzel bir ülke olacak.'' 19 Mayıs bayramı kutlama törenleri için Samsun'da olacağını vurgulayan İmamoğlu, ''Samsun'da hem CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile beraber kutlayacağım. İnşallah, 19 Mayıs'ın bu 100'ncü yılını, sizlerin gücüyle, omuz omuza bizlere verdiğiniz katkıyla Türkiye'nin Cumhuriyet bayramının 100'ncü yılında İstanbul'da hep birlikte kutlayacağız'' dedi.

 

iyichp1558207391 PHOTO 2019 05 18 22 13 23 facfe

''BÜYÜK BİR TEVECCÜHLE BU SEÇİMİ KAZANACAĞIZ''

31 Mart sürecindeki katkılarından dolayı ittifak ortağı İYİ Partililere teşekkür eden İmamoğlu, şunları söyledi: ''Ama ne yazık ki, mücadelenin sonunda, bir avuç insan demokrasimize darbe vurarak, bu süreci elimizden almaya çalışmıştır. Ama o bir avuç insanın vurmak istediği darbenin cevabını, 23 Haziran'da hep birlikte vereceğiz. Bütün İstanbul'u, seçilmiş belediye başkanı olarak gezeceğim. Ben, İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıyım. Bunun farkındayım ve sorumluluğunu taşıyorum. Bu kentin yönetimine muktedir olduğumuzu biliyoruz. Bu kentin israfla boğuştuğunu da biliyoruz. Bu şehrin tüm nimetini, bu kentin 16 milyon insanına dağıtmak için herkese eşit bir şekilde nimetlerini paylaştırmak için bu şehrin yönetimine geleceğimizi de biliyoruz. Bütün yol arkadaşlarımızla bu sürece hazır olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Büyük bir teveccühle bu seçimi kazanacağız. Sevgi, saygı, bu şehirde barış, mutluluk, huzur kazanacak. Her şey çok güzel olacak.''

Büyükşehir Belediyesi’ne ‘Türkiye Cumhuriyeti’ tabelası gururla takıldı...

 

Başkan Böcek TC tabelası 3 3faf2


Böcek onurlu ve gururluyum.

 

Antalya Büyükşehir  Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in talimatı ile ,Antalya Büyükşehir Belediyesi tabelasına ‘Türkiye Cumhuriyeti' ibaresi takıldı. Başkan Böcek, Türkiye Cumhuriyeti' ibaresinin büyük bir onur ve gururla takıldığını her zaman Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün izinde olacağını vurguladı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek göreve gelmesinin ardından ilk talimatını Büyükşehir Belediyesi tabelasına ‘Türkiye Cumhuriyeti' ibaresinin takılması olarak vermişti. Yapılan ölçümler ve çalışmalar sonrasında Başkan Böcek'in talimatı ile ‘Türkiye Cumhuriyeti' ibaresi Büyükşehir Belediyesi tabelasına monte edildi. Daha önce sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi yazan tabelada artık ‘Türkiye Cumhuriyeti Antalya Büyükşehir Belediyesi' yazıyor.

Başkan Böcek TC tabelası 4 0f476

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ‘Türkiye Cumhuriyeti' ibaresinin takılmasından büyük bir onur ve gurur duyduğunu belirterek, ‘ Özellikle 19 Mayıs'tan bir gün önce takılmasını istedik. Daha anlam kazandı. Çünkü yarın Kurtuluş destanımızın 100. Yılı. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önderimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün her zaman izinde olacağız. Cumhuriyetimizi Atatürk kurdu onu yaşatacak olan bizler ve gelecek nesillerimizdir. Atatürk'ün de dediği gibi ‘Hiç şüphesiz Antalya dünyanın en güzel şehri' Atatürk sevgisiyle büyümüş ve onun ilkeleri ile yaşamış biri olarak her zaman Antalyalı hemşerilerimin emrinde ve hizmetinde olacağım” dedi.

Eline megafonu aldı ve binlere seslendi:Kardeşliği, barışı ve huzuru getireceğiz…

İKİTELLİ 2 thumbnail 4D127E2C 105F 441F 97C4 3D3DAF0611EE e0f84

İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, İkitelli Cemevi önünde biriken binlerce vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Yaşanan izdiham nedeniyle cemevine zorlukla girebilen İmamoğlu, ses sistemi yetersiz kalınca konuşmasını megafonla yaptı. İmamoğlu, ‘‘Bütün canlarım, bütün hemşehrilerim, güzel insanlar, hanımefendiler, beyefendiler, güzel çocuklar sizden isteğim, bu süreçte herkese adalet için geldiğimizi, herkese sevgiyi, saygıyı, aynı zamanda hoşgörüyü, birbiriyle kucaklaşmayı ve kısacası kardeşliği, barışı ve huzuru getireceğimizi müjdeleyin’’ dedi.

İKİTELLİ 3 thumbnail 187F84F2 9AF8 462B 887B 30651212D83F b94e4

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını Küçükçekmece Söğütlüçeşme Mahallesi Akşemsettin Camii Konferans Salonu’nda açtıktan sonra Atatürk Mahallesi’ndeki İkitelli Cemevi’ne geçti. Caddeyi kapatan binlerce vatandaş, İmamoğlu’nun içinde bulunduğu aracı kuşatarak, ‘‘Ekrem Başkan’’, ‘‘Hak, hukuk, adalet’’ ve ‘‘Her şey çok güzel olacak’’ sloganlarını attı. İmamoğlu, sevgi gösterileri ve izdiham altında zorlukla cemevine girebildi. Cemevine sığmayan vatandaşlar, dışarıda ve içeride İmamoğlu’na sevgi gösterilerine devam etti. Kalabalığın çoğunluğu kadınlar, gençler ve çocuklardan oluştu. İmamoğlu, cemevindeki ses sistemi yeterli olmayınca, konuşmasını megafon yardımıyla yaptı.

İKİTELLİ 5 thumbnail CA096962 F722 4EF5 ACEF D164418732FE 4d8c6

‘‘GÜNÜN SONUNDA SEVGİ KAZANACAK’’

İKİTELLİ 6 thumbnail 19F08BFF 4F9A 440A A2B9 E9931A78B66D 491ee

İmamoğlu, yoğun coşku altında yaptığı konuşmasında şunları söyledi: ‘‘Kıymetli canlar, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Bütün canlarım, bütün hemşehrilerim, güzel insanlar, hanımefendiler, beyefendiler, güzel çocuklar sizden isteğim, bu süreçte herkese adalet için geldiğimizi, herkese sevgiyi, saygıyı, aynı zamanda hoşgörüyü, birbiriyle kucaklaşmayı ve kısacası kardeşliği, barışı ve huzuru getireceğimizi müjdeleyin. Sizden isteğimiz bu. 16 milyonun hakkı yenmiştir. Ne yazık ki, İstanbul’da yaşayan herkesin hayali gasp edilmiştir. Ama biz yine bu şehre, güneş gibi doğacağız. Herkese güler yüzümüzü, sıcaklığımızı hissettireceğiz. Bunu yaparken, siz değerli canların bize destek olmasını istiyoruz. Her anınızda komşularınızla, çevrenizdekilerle muhabbeti, ilgiyi, kucaklaşmayı esirgemeyin. Günün sonunda sevgi kazanacak, herkese müjde verin ki her şey çok güzel olacak. Hacı Bektaş-ı Veli pirimizin huzurunda bana dua etmenizi istiyorum. Yolunuz açık olsun. Sıhhatli gidip, gelin ve inşallah dualarımızın kabulüyle İstanbul’a hem baharı getirdik hem de yazı getireceğiz.’’

İKİTELLİ 7 thumbnail FCCF5B75 B541 4EFB A35E 36E8EEFB3F9C b385f

İMAMOĞLU’NA GÖKTÜRK’TE SEVGİ SELİ

 



İmamoğlu, geldiği gibi, yine izdiham altında İkitelli Cemevi’nden ayrıldı. Buradan Eyüpsultan Göktürk Mahallesi’ne geçen İmamoğlu, burada da coşkuyla ve sloganlarla karşılandı. Seçim otobüsünün önünü kesen vatandaşlar, İmamoğlu’na sevgi gösterilerinde bulundu. Vatandaşların ilgisini karşılıksız bırakmayan İmamoğlu, otobüsün camını açtırıp, yurttaşlarla fotoğraf çektirdi. Yüzlerce vatandaş, İmamoğlu’nun konuşmasını yapacağı Atatürk Anıtı önüne kadar seçim otobüsüne eşlik etti. Bu sırada renkli görüntüler oluştu. İmamoğlu, Göktürk’de de binlerce kişiye konuşma yaptı.

İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cuma namazını Ataköy’de kıldıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu, cezaevindeki bir FETÖ zanlısına kendisi aleyhine yalan ifade vermesi iddialarıyla ilgili suç duyurusunda bulunacağını belirterek, ‘‘Seçime 14 gün kala, bir terör örgütüyle beni yan yana koyma çabasını elbette esefle kınıyorum. Buna çaba gösterip, bundan medet uman iktidar mensubu birileri varsa, onları da kınıyorum. Elbet bir gün ortaya çıkacak. Acizlik diyorum, başka bir şey diyemiyorum ama hukuken hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Yani 14 gün önce, hatta 7-8 defa girişimde bulunduğunu ifade ediyor. Türkiye’de görülmemiş işler bunlar. Hepsini Allah’a havale etmiştim. Şimdi de hukuka havale ediyorum. Hukukla beraber mücadelemizi de vereceğiz’’ dedi.



İstanbul Büyükşehir Belediye’nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cuma namazını Ataköy’deki Ömer Duruk Camii’nde kıldı. İmamoğlu, Cuma namazının ardından Kale Kilit’in sahibi Sadık Özgür ile Zakir Aktun, Şükran Til ve Münevver Gürpınar adlı vatandaşların cenaze törenlerine katıldı. Cenaze namazlarında saf tutan İmamoğlu, acılı ailelere taziyelerini iletti. İmamoğlu, daha sonra basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu’na sorulan sorular ve İBB’nin seçilmiş Başkanı’nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

‘’19 MAYIS’TA SAMSUN’DA OLACAĞIM’’

Pazar günü, devletin zirvesi 19 Mayıs nedeniyle Samsun’da olacak. O gün nerede olacaksınız ve hangi kutlamalara katılacaksınız?

- Genel Başkanımız katılacağını bildirmişti, Samsun’da olacaklar. Ben de bu tarihi günün, 19 Mayıs bayramımızın 100’ncü yıl dönümünde Samsun’da olacağım. 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan kurtuluş mücadelesinin içinde bulunan cesareti ve bağımsızlık ruhunu hissetmek istiyorum. Samsunlu dostlarımla, hemşehrilerimle beraber olacağım.

‘‘KEŞKE SADECE ALKIŞLASALARDI’’

Rakibiniz Binali Yıldırım, iftardan sonra bir opera gösterimine katıldı. Salona girdiğinde orada bulunanlar kendisini sizin seçim sloganınızla karşıladı. Nasıl değerlendirirsiniz?

- Keşke sadece alkışlasalardı tabii. Bu tür kutuplaşmaları seven bir kişi değilim. Her yerde nezaketi arayan biriyim. Keşke sadece alkışlayıp, karşılasalardı. Toplumun kutuplaşması hepimizi üzüyor. Bazen çok kötü bir olay oluyor, kimse bunu sahiplenmiyor, insanlara ‘‘Geçmiş olsun’’ demekten imtina ediyor. Bazen sevinci paylaşmak, bazen hüznü paylaşmak toplumumuzun geleneğinde var. Bunları yaparsak kutuplaşmaları engelleriz.

‘‘AVUKATIM BUGÜN SUÇ DUYURUSU YAPACAK’’

Aydın’da cezaevinde sizin de adınızın geçtiği pazarlıkla ilgili suç duyurusunda bulunacağınızı açıklamıştınız. Bugün avukatınız adliyeye gidip suç duyurusunda bulunacak. Ne düşünüyorsunuz?

- Bu olay, hukuk adına gerçekten ciddi anlamda sorgulanması gereken, ülkeyi yönetenler adına sorgulanması gereken bir husus. Elbette sorularımız var. Elbette bir üçüncü şahsın, bir yerel gazetecinin bir hapishane ziyaretinin bu kadar kolay olabilmesi nasıl mümkün? Adalet Bakanı, bu konuda mutlak cevap vermeli. Onun dışında orada bir takım suçlamalar var. Bakanların ismi geçiyor. Bakanlara dönük bir suçlama var. Bunlarla tümüyle alakalı hem suç duyurumuz var, hem sorgulayacağımız hususlar var. Avukatlarımız gerekli cümlelerle dilekçelerimizi hazırladılar. Suç duyurusunu yapacaklar. Seçime 14 gün kala, bir terör örgütüyle beni yan yana koyma çabasını elbette esefle kınıyorum. Buna çaba gösterip, bundan medet uman iktidar mensubu birileri varsa, onları da kınıyorum. Elbet bir gün ortaya çıkacak. Acizlik diyorum, başka bir şey diyemiyorum ama hukuken hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Yani 14 gün önce, hatta 7-8 defa girişimde bulunduğunu ifade ediyor. Türkiye’de görülmemiş işler bunlar. Hepsini Allah’a havale etmiştim. Şimdi de hukuka havale ediyorum. Hukukla beraber mücadelemizi de vereceğiz.

‘’BAZEN KOLTUKLARI CAHİL İNSANLAR İŞGAL EDEBİLİYOR’’

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun size yönelik benzetmelerine, "Şunu da unutmasın suçlamaya çalıştığı Ekrem İmamoğlu'nun dedesi İstiklal Savaşı gazisidir. Amcaları da şehittir. Bunları görmezden gelerek bir seçim kazanmak uğruna bu karalama yaparak bir ilin tümünü kapsayan bir ifadede bulunmasına karşılık bizim söylediğimiz çok değil az bile" sözlerini sarf etti. Ne diyeceksiniz?

- Bunları konuşmak bana zül geliyor. Koray Aydın'a teşekkür ederim. Benim sülalemi ailemi, herkes tanır, bilir. İnsanların geçmişi üzerinden siyaset yapıp bundan fayda elde edecek zavallılara ben gülüyorum sadece. Onlar zavallı. Cahil insanlar ama bazen cahil insanlar koltukları işgal edebiliyorlar. ‘‘Ben, 25 senedir belediye başkanlığı yapıyorum’’ diyebilir. Ama bu onun cahil olmasın, zavallı olmasını engellemez. Benim Trabzonlu olmam üzerinden ya da ailemin soyunun üzerinden bu tarz kirletme lekeleme çabası üzerinde olanlar sadece sert bir duvara toslarlar. Ben bu memleketin her insanını sevdiğim gibi kendi geçmişimi de çok seven bir insanım.

İmamoğlu'ndan üniversite öğrencilerine Binali Yıldırım
göndermesi: Aman ha kopya çekmeyin, örnek alanlar var!

metro 2 thumbnail PHOTO 2019 05 16 18 44 55 3e284

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim çalışmasını Maslak Metrosu'na taşıdı. Ayazağa yönünden metroya inen İmamoğlu'nun çevresi, yüzlerce vatandaş tarafından kuşatıldı. Kendisiyle ''selfie'' yarışına girenlerin çoğunlukla üniversite öğrencisi olduğunu öğrenen İmamoğlu, espriyi patlattı ve kendi vaatlerini sahiplenen rakibi Binali Yıldırım'a gönderme yaptı: ''Aman ha kopya çekmeyin, kopya çekecekler var, örnek almasın.''

metro 3 PHOTO 2019 05 16 18 44 53 1 153be

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim çalışmaları kapsamında bu kez farklı bir ''lokasyonda'' çalışma yaptı. Ayazağa yönünden Maslak Metro İstasyonu'na giriş yapan İmamoğlu'nun etrafı, bir anda yüzlerce vatandaş tarafından adeta kuşatıldı. Bir anda karşılarında seçilmiş İBB Başkanı'nı gören vatandaşlar, kısa bir şaşkınlıktan sonra cep telefonlarına sarıldı. Kimi vatandaşlar İmamoğlu ile ''selfie'' yaparken kimi yurttaşlarda, cep telefonlarından canlı yayın yaparak, yakınlarını İmamoğlu ile buluşturdu. ''Ekrem Başkan'' ve ''Her şey çok güzel olacak'' sloganlarını atan vatandaşlar, İmamoğlu'ndan görüntü alabilmek için birbirleriyle yarıştı.

 

METRO 4PHOTO 2019 05 16 18 44 53 2 d423c

''BAŞKANIM GÜLÜMSEYİN!''

METRO 5 thumbnail PHOTO 2019 05 16 18 44 55 1 9803e

İmamoğlu ile fotoğraf çektirmek isteyen bir kadın vatandaşın, ''Başkanım gülümseyin'' demesi, eğlenceli anların yaşanmasına neden oldu. Kendisiyle ''selfie'' yarışına girenlerin çoğunlukla üniversite öğrencisi olduğunu öğrenen İmamoğlu, fırsatı kaçırmadı ve kendi vaatlerini sahiplenen rakibi Binali Yıldırım'a, ''Aman ha kopya çekmeyin, kopya çekecekler var, örnek almasın. Her gence söylüyorum. Sakın kopya çekmeyin'' sözleriyle gönderme yaptı. Vatandaşlar, kendilerine, ''Her şey çok güzel olacak'' şeklinde seslenen İmamoğlu'na, alkışlarla karşılık verdi.

İmamoğlu: Etrafında bol bol sanatçısı
olan bir belediye başkanı olmak istiyorum...

İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, başrolünü usta sanatçı Şener Şen'in oynadığı Vasıf Öngeren'in yazdığı ''Zengin Mutfağı'' adlı tiyatro oyununu izledi. İmamoğlu oyun öncesi, arası ve sonrasında sanat severlerden yoğun ilgi gördü. Oyun bitiminde Şen ve diğer oyuncuları kuliste tebrik eden İmamoğlu, basının sorularını da yanıtladı. İmamoğlu, ''Bir ara mola gibi oldu. Sanat herkese lazım. Keşke bu toplumun çoğu anında sanat olsa. Çok yetenekli sanatçılarımız var. Umarım sanat dolu bir İstanbul olacak'' dedi.

şener şen 2 thumbnail PHOTO 2019 05 16 00 07 25 d74c0

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim çalışmalarına kısa bir mola vererek, başrolünü usta sanatçı Şener Şen'in oynadığı Vasıf Öngeren'in yazdığı ''Zengin Mutfağı'' adlı tiyatro oyununun DİSK özel gösterimini, Ataşehir'deki Dasdas Metropol İstanbul'da izledi. İmamoğlu'na eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da eşlik etti. İmamoğlu'na, çevredeki mekanlarda oturan vatandaşlar sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, oyunun sahneleneceği salona girdiğinde de alkışlarla karşılandı. Sanat severler, oyun arası ve sonrasında da İmamoğlu'na olan ilgilerini sürdürdü ve İBB Başkanı ile bol bol fotoğraf çektirdi. Oyun bitiminde Şen ve diğer oyuncuları, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerekezoğlu ile birlikte kuliste tebrik eden İmamoğlu, basının sorularını da salon çıkışında yanıtladı.

şener şen 3 thumbnail PHOTO 2019 05 16 00 07 25 1 8c241

 

''UMARIM SANAT DOLU BİR İSTANBUL OLACAK''

''Bizim için keyifli bir sanat molası oldu'' diyen İmamoğlu, ''Tiyatroya, eşimle beraber eşlik etmenin keyfini yaşadım. Şener Şen gibi bir ustayı izlemenin keyfini yaşadım. Yanı sıra çok genç ve yetenekli oyuncular da ona eşlik etti. Zengin Mutfağı, içeriği dolu dolu olan bir oyun. Bizi davet eden DİSK Genel Başkanımız'a çok teşekkür ediyorum. Bir ara mola gibi oldu. Sanat herkese lazım. Keşke bu toplumun çoğu anında sanat olsa. Çok yetenekli sanatçılarımız var. Umarım sanat dolu bir İstanbul olacak'' dedi. İmamoğlu, ''Kuliste Şener Şen'le buluşma imkanı buldunuz? Paylaşmak ister misiniz'' şeklindeki soruya da ''Şener Şen'i, daha önce Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde misafir etmiştim. Kendisi ve Ayşen Gruda adına salon açmıştık isimlerini vererek. Çok güzel anılarını paylaşmıştık. Bu akşam, yine o sohbetimizi tazelemiş olduk. İnşallah etrafında bol bol sanatçısı olan bir belediye başkanı olurum. Gururla, bütün dünyaya ve Türkiye'nin her yerine çok değerli oyuncularıyla ileri mesajlar veririz'' yanıtını verdi. İmamoğlu, vatandaşların yoğun ilgisi altında Ataşehir'den ayrıldı.

şener şen 4 PHOTO 2019 05 16 00 07 26 def36

 

 

 

İmamoğlu'ndan Göksu'ya ''Trabzon'' yanıtı: Seviye çok düştü. 1 oy için ne yapacaklarını şaşırdılar. Zavallılık

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bodrum'dan yola çıkan ve İstanbul üzerinden Samsun'a gidecek olan Türkiye'nin ilk yelkenli okul gemisi STS Bodrum'u, demirli olduğu Kalamış Marina'da ziyaret etti. İmamoğlu'nu teknede, ünlü ve usta sanatçılar Zülfü Livaneli ile Müjdat Gezen karşıladı. İmamoğlu, konuklardan onları beklettiği için özür dileyince Livaneli, espriyi patlattı: ''Ne demek? Bir millet sizi bekliyor''. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun Trabzonlular ile ilgili sorusuna, ''Seviyeyi iyice düşürdüler. Esenler'de oturan okuyamamış bir çocuğumuzun evindeydim dün akşam. İftarımı açtım. 3 ay ilgi gösterince diplomasını aldı o gencimiz. Onlarla uğraş. Sokaklarına bak. Parklarına bak. İnsanlara insanca yaşam ortamları hazırla. Bırak Ekrem İmamoğlu'nu. Millet sevdi İmamoğlu'nu'' yanıtını verdi.

 

imamoğlu ve livanelithumbnail PHOTO 2019 05 15 20 54 40 3 eb37e

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 7 Mayıs'ta Bodrum'dan yola çıkan, 16 Mayıs'ta İstanbul'dan harekete geçerek, 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaşacak olan ''STS Bodrum'' isimli tekneyi Kalamış Marina'da ziyaret etti. Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ve Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın eşlik ettiği İmamoğlu, ''Ege'den Karadeniz'e, 100'ncü Yılında Gazi'mizin İzinde'' sloganıyla yola çıkan teknenin önünde zeybek gösterisiyle karşılandı. İmamoğlu, tekneye binmeden önce, basın mensuplarına kısa bir açıklama yapıp, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''ÖNEMLİ BİR TARİH''

''Bodrum Belediyemiz'in, Bodrum'dan başlatılan, Türkiye'nin ilk yelkenli eğitim gemisiyle beraber İstanbul'da bir durak yaptı'' diyen İmamoğlu, ''İstanbul'dan sonra Samsun'a devam ediyor. 19 Mayıs 1919'un 100'ncü yıl dönümündeyiz. 16 Mayıs, Atamız'ın İstanbul'dan yola çıkışı, 15'i gecesi annesi ile paylaştığı vatanın kurtuluşunu anlattığı gece. Hem bugün hem de bu geceyi, aynı zamanda Bakırköy'deki buluşmamızda, bu yüz yılın anlamına yakışır kutlamalarımızla anacağız. Önemli bir tarih. Umut ediyorum ki milletimize hiçbir zaman böyle bir kurtuluş mücadelesi bir daha verilmesin. Başta Atamız olmak üzere, tüm silah arkadaşlarına ve tabii ki milletimizin atasına, dedesine, ninesine, o tarihlerde mücadele veren herkese minnet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Hepsinin mekanları cennet olsun'' şeklinde konuştu.

''MİLLET SEVDİ İMAMOĞLU'NU''

İmamoğlu'na, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu'nun Trabzonlularla ilgili tepki çeken sözleri soruldu. İmamoğlu, bu soruya, ''Açıklamayı izlemedim ama arkadaşlarım anlattılar. Aslında izleme tenezzülünde bulunmadım. Gerçekten seviye çok düştü. Ne diyeceklerini şaşırdılar. Zavallılık olarak nitelendiriyorum. Üzülüyorum. Bir kurgu, bir oyun. Zihinlerinde neler dönüyormuş bu insanların aklım ermiyor. Trabzonlular'a Yunan yaklaştırmaları. Bir oy için neler yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Kime nasıl hitap edeceklerini, Ekrem İmamoğlu'nu nasıl karalayacaklarını şaşırmış durumdalar. Güneş balçıkla sıvanmaz. Sanırım Trabzonlulardan da özür dilemiş. Trabzonlu hemşehrilerimiz bu tarz davranışları insan yerine koymaz. Umursamaz bile. İnşallah bu tür seviyesiz yakıştırmalardan, davranışlardan kurtulurlar. Hele hele bir belediye başkanı işine baksın. Esenler in bir sürü sorunu var. 0.30 metrekare yeşil alanı var Esenler'in. 25 senedir orada yöneticisiniz, bunları konuşun. Bunları anlatın. Orada oturan okuyamamış bir çocuğumuzun evindeydim dün akşam. İftarımı açtım. 3 ay ilgi gösterince diplomasını aldı o gencimiz. Onlarla uğraş. Sokaklarına bak. Parklarına bak. İnsanlara insanca yaşam ortamları hazırla. Bırak Ekrem İmamoğlu'nu. Millet sevdi İmamoğlu'nu'' yanıtını verdi.

ineli 3 mamoğlu ve livPHOTO 2019 05 15 20 54 37 1 17f0c

 

''HER HANENİN CEBİNE 200 TL KOYMUŞ DURUMDAYIZ''

İmamoğlu'na sorulan diğer soru da seçim döneminde vaatleri arasında yer alan ulaşım ve sudaki indirim çalışmalarının İBB Meclisi'nde ele alınması konusunda oldu. İmamoğlu, bu soruyu da şöyle yanıtladı: ''İşimiz tam da bu. Su ve ulaşımla arkadaşlarım hesaplarını yapıyor. Her hanenin cebine 200 lira koymuş durumdayız. Bunlar önemli. Bunları yapalım. Şu an ülkenin ve şehrin çektiği ekonomik sıkıntılara çözüm bulalım. Suyu biraz ertelemişler. Beraber alacağız o kararı 24 Haziran itibariyle. Biraz uzatıyorlar ama takipçisiyiz. Milletçe ekonomik sıkıntı çekiyoruz. Konumuz bu. O yıllarını harcamış belediye başkanı tecrübeli olduğunu düşünüyor ama belli ki çok tecrübesiz. Bu konularla uğraşsın. Bizim işimiz bu. İstanbul'un ulaşım, ekonomik, çevre, yoksulluğu sorunu. Ne güzel kararlar aldık. Dini, resmi bayramlarda İETT ücretsiz olacak. Millete 19 Mayıs'ta herkes milli ruhunu yaşayacak. Bayramlara ve kutlamalara ücretsiz gidecek. Olağanüstü. Bizim işimiz bu.''

DÜMENE GEÇTİ, KAMARADA ANI DEFTERİNİ İMZALADI

İmamoğlu, tekneye binerken beklettiği konuklardan özür diledi. İmamoğlu'nu bekleyen konuklar arasında bulunan usta sanatçı Zülfü Livaneli'nin, ''Ne demek? Bir millet sizi bekliyor'' yanıtı, gülüşmelere yol açtı. Teknenin dümenine geçen İmamoğlu, burada aralarında Livaneli, Müjdat Gezen, Mustafa Alabora, Rutkay Aziz ve Nebil Özgentürk gibi ünlü isimlerin bulunduğu vatandaşlarla anı fotoğrafları çektirdi. Teknenin kamarasına inen İmamoğlu, burada anı defterine duygularını yazdı ve İBB Başkanı sıfatıyla imzaladı. İmamoğlu'nun anı defterine yazdığı son cümle, ''Her şey çok güzel olacak'' oldu. İmamoğlu, kendisine gösterilen yoğun ilgi altında tekneden ayrıldı.

ubeydullah dede 4 ikinci kullanthumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 25 1 f4ecb

 

İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını ‘‘Metrobüs Bahattin’’ olarak ünlenen Bahattin Çağış’ın Esenyurt Merter Çeşme Mahallesi’ndeki evinde açtı. İmamoğlu’nun iftar açtığı eve gelen 14 yaşındaki Berfin Güngör adlı çocuk, ‘‘Dedem çok hasta ve sizi çok seviyor. Onu görmeye gelir misiniz’’ diyerek İmamoğlu’nu evlerine davet etti. Berfin’i kırmayan İmamoğlu, 87 yaşındaki Ubeydullah Güngör’ü hasta yatağında ziyaret etti. İmamoğlu’nu karşısında gören Ubeydullah Güngör, göz yaşları içinde şu duygusal konuşmayı yaptı: ‘‘Ben, senin ayağının tozuna kurban olurum. Hoş gelmişsin. Emaneti senden alanları Allah’a havale ediyorum. Sana yapılanlar izzet-i nefsime dokundu. Bu topal ayağımla gidip sana oyumu atacağım. Senin için ağladım.’’ İmamoğlu da Güngör’e, ‘‘Ben de senin için çalışacağım. Kurban olurum sana, güzel yüreğine. Sana layık olacağım. Her şey çok güzel olacak. Bana dua et. Hakkını helal et’’ şeklinde yanıt verdi.

ubeydullah dede 2 thumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 23 5658b

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını sosyal medyada ‘‘Metrobüs Bahattin’’ lakabıyla ünlenen Bahattin Çağış’ın Esenyurt Merter Çeşme Mahallesi’ndeki evinde açtı. İmamoğlu’nun geldiğini gören mahalle sakinleri, seçilmiş İBB Başkanı’na sevgi gösterilerinde bulundu. Fulya – Bahattin Bağış çifti, kızları Sudenaz (8), Hamza (3) ve ailenin büyükleri ile birlikte iftarını açan İmamoğlu, kendisini görmeye gelen komşularla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Ailenin minik oğlu Hamza’nın, ezberlediği İzmir Marşı’nı söylemesi renkli görüntüler oluşturdu. İmamoğlu, iftar öncesinde gerçekleşen sohbet sırasında, vatandaşların cep telefonlarıyla yaptığı canlı yayınlara katıldı. İmamoğlu, Almanya’dan kendisini izleyen Mert Yürek adlı vatandaşa, ‘‘Türkiye’de her şey çok güzel olacak. Almanya’dan bile güzel olacak’’ şeklinde seslendi.

ALMANYA’YA CANLI BAĞLANTI!

İmamoğlu, başka vatandaşlarla da telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bu sırada misafirlerden birinin, ‘’Arkadaşlarla aramızda İmamoğlu sabrı diliyoruz birbirimize’’ demesi gülüşmelere yol açtı. İmamoğlu, kendisine seçimlerde başarılar dileyen misafirlere, ‘‘Milletimizle beraber güzel bir sonuç alacağız’’ yanıtını verdi. Misafirler, iftarını İmamoğlu’nun duasıyla açtı. İftarın ardından da ev, İmamoğlu’yla fotoğraf çektirmek isteyenlerle doldu taştı. Bu sırada eve gelen 14 yaşındaki Berfin Güngör, ‘‘Dedem hasta. Evde yatıyor. Sizi de çok seviyor. Yan binada oturuyoruz. Dedemi görmeye gelebilir misiniz’’ diyerek İmamoğlu’na ricada bulundu. Küçük kızın ricasını kabul eden İmamoğlu, iftar ziyaretinin ardından Çağış Ailesi’nin evinden ayrıldı.

ubeydullah dede 6 thumbnail PHOTO 2019 05 13 22 23 25 2 891a7

İMAMOĞLU’NDAN YILDIRIM’A ‘‘SU’’ VE ‘‘ULAŞIMDA’’ İNDİRİM YANITI

Bina girişinde İmamoğlu’nu bekleyen onlarca çocuk, seçilmiş İBB Başkanı’nı, ‘‘Başkanımla her şey güzel olacak’’ sloganıyla karşıladı. İmamoğlu’nu sevgi çemberine alan çocuklar ve vatandaşlar, fotoğraf çektirme yarışına girdi. İmamoğlu, gazetecilerin sorularını da sokakta, ‘‘Ekrem Başkan’’, ‘’Hak, hukuk, adalet’’ ve ‘’İstanbul seninle güzel olacak’’ sloganları eşliğinde yanıtladı. Gazeteciler İmamoğlu’na, rakibi Binali Yıldırım’ın sosyal medya üzerinden ulaşım ve suda yapmayı vadettiği indirimleri sordu. İmamoğlu bu soruya, ‘‘Öncelikle hayırlı olsun. Zaten görevimizin başındayken, bu konularla ilgili talimatları yazmıştım ilgili kurumlara. Bugün de CHP grubunun ısrarıyla ve diğer partilerin katılımıyla, İBB Meclisi’nden komisyona havale edildi. Sanırım sonraki oturumda hızlıca geri gelir ve kabul olur. Bizim tasarladığımız bir proje hayata geçmiş oldu. Her ne kadar İstanbulluya bir zaman kaybettirildiyse de görevimizi yerine getirmeye devam ediyoruz. O günlerde bize, ‘Parayı, kaynağı nereden bulacaksınız’ diye serzenişte bulunanlar, rakibimiz de buna dahil, bizi kutlamış oldu. Ne güzel. Yaptığımız işlemi kutlamış oldu. Ona da teşekkür ediyoruz. İstanbul halkının ihtiyaçlarının bugün yoğunlaştığını görüyoruz. İBB, sağlıklı bütçe planlamasıyla halkının sorunlarını paylaşmalı, çözüm üretmeli. Biz, onu hayata geçiriyoruz. Her ne kadar sürecin başında olamasak da sıkı takipçisiyiz. 24 Haziran’da zaman kaybetmeden yolumuza devam edeceğimizi biliyoruz’’ şeklinde yanıt verdi.

ubeydullah dede 5 PHOTO 2019 05 13 22 23 24 480fe

UBEYDULLAH DEDE’DEN DUYGUSAL KONUŞMA

İmamoğlu, daha sonra Berfin’e verdiği sözü tutarak, 87 yaşındaki dedesi Ubeydullah Güngör’ü hasta yatağında ziyaret etti. İmamoğlu’nu, Güngör’ün 72 yaşındaki eşi Perinaz Güngör karşıladı. İmamoğlu, tüm aileyle toplu fotoğraf çektirdi. Hasta yatağında İmamoğlu’nu karşısında gören Ubeydullah Güngör, göz yaşları içinde şu duygusal konuşmayı yaptı: ‘‘Ben, senin ayağının tozuna kurban olurum. Hoş gelmişsin. Emaneti senden alanları Allah’a havale ediyorum. Sana yapılanlar izzet-i nefsime dokundu. Bu sefer 5-6 fazla oy alacaksın. Allah seni bu Ramazan ayında imandan, Kuran’dan ayırmasın. Bu topal ayağımla gidip sana oyumu atacağım. Senin için ağladım.’’ İmamoğlu da Güngör’e, ‘‘Ben de senin için çalışacağım. Kurban olurum sana, güzel yüreğine. Sana layık olacağım. Her şey çok güzel olacak. Bana dua et. Hakkını helal et’’ şeklinde yanıt verdi. İmamoğlu, vatandaşların sloganları ve sevgi gösterileri altında mahalleden ayrıldı.

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisini desteklediğini sosyal medyadan duyurduktan sonra bıçaklanan ve kamuoyunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''manevi kızı'' olarak tanınan Göknur Damat'ı, Tekirdağ'daki kuaför dükkanında ziyaret etti.

 

kanserli kız ve imamoğlu 2 thumbnail 66AAF9AA 47DE 45C3 8942 5A1BD819C918 fb1cd

Burada İmamoğlu'na, rakibi Binali Yıldırım'ın, ''İBB'de küçük bir arıza çıktı, inşallah bu arızayı gidereceğiz'' sözleri soruldu. İmamoğlu, ''Türkiye'de, küçük değil, bu süreçte çok büyük bir arıza çıktı. Demokrasi arızasını çıkardılar. Bu demokrasi arızasını, Allah'ın izniyle, 23 Haziran'da halkımızla beraber tedavi edeceğiz. Geri dönüp baktığımızda, kendisine hatırlatırım, ilk gece çıkıp, 'Ben kazandım' deyip, ilk arızayı çıkaran kendisiydi. Onu da tedavi ettim. Bu sözünü de tedavi edeceğim. 23 Haziran'da inşallah demokrasiyi milletimizle beraber İstanbul'da tedavi edeceğiz'' yanıtını verdi. İmamoğlu, Yıldırım'ın, ''Çaldılar'' sözünü de eleştirerek, ''Bu ülkeye bakanlık yaptınız, başbakanlık yaptınız, meclis başkanlığı yaptınız. Ey eski meclis başkanı; 'çaldılar' kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Kim? Ben diyorum ki, ''Anamın ak sütü kadar helal'', sen diyorsun ki, ''Çaldılar''. Hadi bakalım. Ben, size laf yetiştirmeyeceğim. Ben, sizin seviyenize inmeyeceğim. Sadece oturun aynaya bakın, çocuklarınıza, torunlarınıza bakın, kendinize çeki düzen verin. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Çocukları kullanıyorlar bu kötü laflarla. 3 çocuk babasıyım. Her şeyden önce babayım. Ben, insanım. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Nedir ya? Oy meselesi. Kazanırsak her şey çok iyi, kaybedersek her şey çok kötü'' şeklinde konuştu.

kanserli kız ve imamoğlu 3 thumbnail 115A87A5 DB9A 4879 B092 5E96C67F5A45 cd207

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisini desteklediğini sosyal medyadan duyurduktan sonra bıçaklanan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''manevi kızı'' Göknur Damat'ı, Tekirdağ'daki kuaför dükkanında ziyaret etti. İmamoğlu'nun geleceğini öğrenen Tekirdağlılar, Damat'ın dükkanının önünü doldurdu. ''Ekrem Başkan'' ve ''Hak, hukuk, adalet'' sloganlarını atarak İmamoğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu, Damat ile dükkanında bir süre basına kapalı olarak görüştü. İkili, daha sonra kuaför dükkanında kameraların karşısına geçti. Damat'ın anne ve babası da basın toplantısı sırasında hazır bulundu.

''TOPLUMUN AHLAKINI HATIRLAMAMIZ GEREKİYOR''

''Sürpriz bir şekilde Tekirdağ'dayız'' diyen İmamoğlu, ''Sevgili Göknur'u ziyaret geldik. Malumunuz üzücü bir olay yaşandı. Bu ve bunun gibi olaylar canımızı çok derinden sıkıyor. İnsanlığımızı, vicdanımızı ve toplumun ahlakını hatırlamamız gerekiyor. Sevgili Göknur'a, bir tercihinden dolayı saldırıda bulunmak, bir linç kültürünün toplumda yer etmesi, bunlar hepimizin sorunu. Şu anda belki simgesel olarak buradayız. Konu ne Göknur ne Ekrem İmamoğlu. Konu, toplumun ahlakı ve vicdanı. Bunu konuşmamız ve çözmemiz lazım. Hepimiz, her şeyden önce insanız. Makam, mevkii, siyaset o kadar enteresan yerlere gidiyor ki sanki hayat adına her şey orada var. Yok, hayat burada işte. Göknur'un şu dünyasına bakar mısınız? Girer girmez o kadar pozitif etkilendim ki. Arkasında müthiş bir hikaye olan bir insan. Sağlığıyla ilgili mücadele veriyor. Gayet insani bir şekilde çare arıyor, bu ülkenin Cumhurbaşkanına gidiyor. Bunların hepsi çok güzel şeyler. Gitmeli, herkes gidebilmeli'' diye konuştu.

kanserli kız ve imamoğlu 4 thumbnail DA4534C9 1C23 4A05 8777 97417FE8A692 55bae

''NE VAR BURADA?''

''Belki de gördüğüm en şık kuaförlerden bir tanesini üretmiş burada'' ifadelerini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi: ''Kendisi, mesleğinde başarılar elde etmiş. Aynı zamanda vicdanını yansıtmış. Sağlığıyla ilgili mücadelesinde, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'ndan çare aramış. Bu ne kadar güzel bir şey. O gününde bunu başka türlü yorumlayanlar da yanlış yapmıştır, bugün de aynı şey geçerli. Bugün de sevgili Göknur, hür iradesiyle, aklıyla, fikriyle bir karar vermiş. Birine destek oluyor. İstanbul'da yaşamıyor olabilir ama bir tercihte bulunuyor. Bir dekont paylaşıyor, 'Her şey çok güzel olacak' diyor. Ne var burada? Birini mi kötüledi, birine mi hakaret mi etti? Toplum vicdanı dediğimiz şey çok önemli. Neticesinde sevgili Göknur bir saldırıya uğruyor. Niye? Toplum öyle bir hale getirilmiş ki, sosyal medya üzerinden yayılan ve yaydırılan birtakım işlemler, işler, öfkeler, hakaretler… Belki bunların etkisi altında kalan birileri yaptı, bilemem. Ama hepimizi üzen ve rahatsız eden bir olayla karşı karşıyayız.''

kanserli kız ve imamoğlu 5 thumbnail AD4DDFEC 1155 44AA B03A 013E0E978442 015e2

''YAPANLAR ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA DOLAŞMASIN''

''Göknur'u Allah korumuş'' diyen İmamoğlu, ''Sağlığından dolayı çok mutluyum. Annesine, babasına ve kendisine geçmiş olsun diyorum. İnsanın böyle güzel bir dünya kurabilmesi kadar güzel bir şey yok. Herkes kendi alanında güzel dünyalar kurabilmeli ki bu ülke güzel olsun. Toplumun bu süreçlerden kurtulması lazım. Saldırıya uğrayan gazetecimiz Sayın Demirağ'ı arayıp, defalarca görüştüm. Ölümle burun buruna geliyor. Bir linç kültürü daha. Daha kötüsü, bu tür eylemleri yapan insanlar, serbest kalıyor. Olacak şey değil. Daha yakın bir zamanda, bana göre Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı olaylarından biridir 21 Nisan'da yaşanan, Sayın Genel Başkanımız'ın başına gelen. O da yaratılan linç ortamının önemli bir sorunudur. Onun da sorumluları dışarıda. Göknur'a bu hareketi yapan kişinin mutlak bulunması konusunda, emniyet birimlerimizin hızlıca ciddi bir araştırma yapması şarttır. Çok geçmiş olsun diyorum ve inşallah Göknur'la güzel günlerde buluşuruz. Çayını, kahvesini içeriz'' dedi.

DAMAT: SİYASETÇİ DEĞİLİM, MAKYÖZÜM!''

Gazeteciler, Göknur Damat'a da olayın oluş şekli soruldu. Damat, bu soruyu şöyle yanıtladı: ''Öncelikle şöyle söylemek istiyorum. Siyasete kesinlikle alet olmak istemiyorum. Ben, siyasetçi değilim. Ben, makyözüm. Kendi içimde büyük olan bir dünyam var. Kanser hastalığına yakalandım. Kanser hastalarının tüm Türkiye'de elçisi oldum. Cumhurbaşkanı'na gittim. Ondan da onur duydum. Her defasında da dile getirdim ama ben, parti tutmam. Ben, kişi tutarım. Kişinin fikri, benim fikrime yakınsa, evet o kişiyi desteklerim. Kanser hastaları, son 3-4 yıldır daha fazla konuşulur hale geldi. Ben, bir elçi oldum. Ben, barış istiyorum. Gerçekten 3 gündür sosyal medyada linç ediliyorum. Ne ilacımı içebildim ne yemek yiyebildim. Olaylara çok fazla canım sıkıldı. 'Ne yaptım ki ben' dediğim noktada, evimden dışarı çıkmaya karar verdim. Evimin bir üst sokağına gittiğimde, yanıma bir adam geldi. Bana bir şey yapabileceğini hiç düşünemedim. 'Sen misin o yürekli' dedi ve sol üst baldırıma sapladı. Damarıma çok az kalmış. Ne olduğunu anlayamadım. Karnımdan bıçaklandığımı sandım. 'Kanserden ölmüyorum ama böyle ölüyorum' diye düşündüm. Çok şükür''.

DAMAT: ''KENDİ HÜR İRADEM VAR''

''Sivil toplum örgütleri nerede'' diye soran Damat, ''3 gündür gerçekten çok büyük bir linçe uğruyorum. Kadına şiddete hayır diyorum. Kendi hür iradem var. Kadınların da biraz korkusuz olmasını istiyorum'' yanıtını verdi. Damat, ''Sizi arayan siyasiler oldu mu'' sorusunu da ''Akşam Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aradı. Siyasetten uzak biri olduğum için isimlerini hatırlamadığım milletvekilleri aradı. Başkanımız da geldi, sağ olsun. Bu olay benim başıma geldi. Geldiyse de bir barış olsun artık. Ben, kanser tedavisi gören, Tekirdağ'da normal makyözüm. Hiçbir alakam yok. Sanki Türkiye böyle bir sallandı, gitti, geldi. Bir Göknur Damat yüzünden. Bu çok acı bir şey'' şeklinde yanıtladı.

''TOPLUMSAL VİCDAN ÇALIŞMALI''

İmamoğlu ise, ''Bu tür saldırılara karşı nasıl önlem alınacağına'' yönelik soruya, ''Linç kültürü kötü. Bunun bitmesi için toplumsal vicdanı çalıştırmalıyız. Herkes yazacağına, çizeceğine, söyleyeceğine bu anlamda dikkat etmeli. En başta bu ülkeyi yönetenler, siyasiler, yani biz, herkes, hepimiz sözlerimize dikkat edeceğiz. Bu konuda eylemde bulunan insanlar, öyle elini kolunu sallaya sallaya ortalarda gezemeyecek'' yanıtını verdi.

İmamoğlu'na sorulan diğer sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Cumhurbaşkanı'nın sanatçılara yönelik ''Dalkavukluk yapmasınlar'' sözleri…Yani ne diyeyim ki. İnsanın bazen nutku tutuluyor. Sanatçı, ne diyor? Bize destek oluyor. ''Her şey çok güzel olacak'' diyor. Bunun dalkavuklukla ne alakası var Allah aşkına? Eski sayfaları mı çevirelim yani. Eski sayfaları çevirip sporcuların, sanatçıların yaptığı kampanyaya katılmalarını mı konuşalım? O bakımdan bu olmaz. Çok yazık. Siyaset adına, koca koca insanlar kötü sözler söylememeli, söylemesinler. Topluma yazık ediyorlar. Bu işi bitirmek lazım. Herkes işine baksın. Bakın, Türkiye demokrasi sorunu yaşıyor. Türkiye'de yaşanmış ve kazanılmış bir seçim başka bir boyuta taşınıyor. Bunu konuşsunlar ya da Türkiye'nin ekonomik sorunlarını konuşsunlar. Bıraksınlar bu işleri. Sanatçılar. Sanatçılar, dünden daha cesur olacak. Bizim insanımızın, iradesiyle kendi fikrini söyleyebileceğini ben biliyordum. Bunu bugün görmenin mutluluğunu yaşıyorum. Memleket adına büyük bir kazanım aslında. Kimse kimsenin sesini, korkutarak, ürküterek, işinden ederek kısamaz.

''BU MİLLET UYANACAK''

kanserli kız ve imamoğlu 6 thumbnail 5F026CC0 BBE7 45C9 A9A2 B8F93D50E785 f4584

Ben, İBB'de görev yaptım. O dönem içerisinde, hiç kimsenin mevkiine, makamına dokunmadan, herkesten faydalanmanın adımlarını attım. Türkiye'de önemli bir insan kaynakları uzmanı arkadaşımın, bana danışmanlık yaptı diye THY'de sözleşmesi iptal edildi. Ben, adamdan Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olan İBB'nin insan kaynaklarının daha iyi nasıl olması konusunda danışmanlık alıyorum. Yazık değil mi? Kimin talimatı bu? Gazeteci Ayşe Baykal, benimle ilgili bir köşe yazısı yazmış. ''Oy vermedim ama bu sefer düşünüyorum'' demiş. Bağcılar Belediyesi'nin Engelli Rehabilitasyonu'na gönüllü katkı veriyor. Kardeşi orada çalışıyor. Sözleşmesi iptal edilip, işten çıkarılıyor. Bu neyin nesi Allah aşkın ya? Nereye kadar. Bir adım ileri gidemezsiniz. Olmaz. Bu millet uyanacak. Bu Ekrem, Göknur meselesi değil, memleket meselesidir

''BEN SİZE LAF YETİŞTİRMEYECEĞİM''

- Çok üzüldüm. ''Çaldılar'' kelimesini nasıl kullanırsınız ya. Bu ülkeye bakanlık yaptınız, başbakanlık yaptınız, meclis başkanlığı yaptınız. Ey eski meclis başkanı; ''çaldılar'' kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Kim? Ben diyorum ki, ''Anamın ak sütü kadar helal'', sen diyorsun ki, ''Çaldılar''. Hadi bakalım. Ben, size laf yetiştirmeyeceğim. Ben, sizin seviyenize inmeyeceğim. Sadece oturun aynaya bakın, çocuklarınıza, torunlarınıza bakın, kendinize çeki düzen verin. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Çocukları kullanıyorlar bu kötü laflarla. 3 çocuk babasıyım. Her şeyden önce babayım. Ben, insanım. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Nedir ya? Oy meselesi. Kazanırsak her şey çok iyi, kaybedersek her şey çok kötü.

Kampanyanız süresince güvenlik önlemleri artırılacak mı? Karşı kampanyanın adı da ''Daha güzel olacak''…

- Ne güzel işte. En azından ''güzel'' kelimesini hatırlattık. Güzel kelimesini kullansınlar. Düne kadar terör örgütünün mesajıydı. Bunu 15 yaşındaki bir çocuk buluyor. ''Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi'' diyor. Bundan daha güzel, daha organik bir şey olabilir mi? Elbette güvenlik tedbirlerimiz her geçen gün artıyor. Çünkü çevremizde her geçen gün, çığ gibi insan büyüyor. Sevgi seli var. Beni koruyan milyonlarca insan olduğunu hissediyorum. Bu, Allah'ın bir lütfu bana. ''Ben, bu sorumluluğun altından nasıl kalkarım'' diye dua ediyorum. Her sabah elimi yüzümü yıkadığımda aynaya bakıp birkaç dakika düşünüyorum. Bu bir sorumluluk. İnsanlar size sevgisini veriyor, beklentilerini anlatıyor. Göknur'un bana yaşattığı bir sorumluluk. Ben, buradan çıktığımda yol boyu onu düşüneceğim. Böyle bir çevrem oluştu Allah'a şükür. Benim güvenliğim İstanbullular'a ve toplumun vicdanına emanettir. Elbette ki güvenlik görevlileri gerekeni yapıyor. Emniyetimize, polisimize teşekkür ediyorum. Onların hiçbirinin ayağına taş değmesin istiyorum. Burunları bile kanamasın. Onların yeri ayrı. Ama milletin sevgisi ve vicdanı bizi koruyacaktır.

Binali Yıldırım'ın, ''İBB'de küçük arıza çıktı, inşallah bu arızayı gidereceğiz'' sözleri…

- Türkiye'de, küçük değil, bu süreçte çok büyük bir arıza çıktı. Demokrasi arızasını çıkardılar. Bu demokrasi arızasını, Allah'ın izniyle, 23 Haziran'da halkımızla beraber tedavi edeceğiz. Tecrübe tabii ki çok önemli ama tecrübesini iyi kullanamayanlara diyorum ki, bir kendilerini silkelesinler, kendilerine gelsinler. Söyledikleri sözlere dikkat etsinler. Geri dönüp baktığımızda, kendisine hatırlatırım, ilk gece çıkıp, ''Ben kazandım'' deyip, ilk arızayı çıkaran kendisiydi. Onu da tedavi ettim. Bu sözünü de tedavi edeceğim. 23 Haziran'da inşallah demokrasiyi milletimizle beraber İstanbul'da tedavi edeceğiz.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe maçında “Her şey güzel olacak” şeklindeki slogan ve pankartla ilgili “Bunlar yanlış yolda. Ama biz düzelteceğiz. Hepsi kayda giriyor" şeklinde konuştu.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Meydanı'nda düzenlenen "Geleneksel Beyoğlu İftarı" programına katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, "İstanbul'un ve 80 vilayetiyle tüm Türkiye'nin ihtiyacı darbe çığırtkanlığı yapanlar değil, 15 Temmuz'da olduğu gibi canı pahasına istiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletin bizatihi kendisidir. Kazanı kaynatıp sandıklardan oyu çalanların üste bir darbe tehdidinde bulunmalarına İstanbul halkı 23 Haziran'da gereken cevabı verecektir. Ana muhalefetin başındaki zat, nasıl tehditler sallıyor ortada. Anayasa'nın 138. maddesini ayaklar altına alıyor ama buna karşı hiçbir ses yok. İma dahi edemez, ben söylemiyorum Anayasa söylüyor. Bunlar imayı bırakın tehdit ediyor. Milli irade bizim her şeyimizdir, sonuna kadar savunacağız. Vesayet heveslilerinin kazanı kaynatarak birilerine kullanışlı ortam hazırlamasına asla müsaade etmeyeceğiz. Sandıktan korkan siyasetçilerin olduğu tek yer bizim memleketimizdir. Halbuki bir yerde seçim yapılıyorsa, gerektiğinde yenileniyorsa orada demokrasi işliyor demektir. Bu demokrasi nasipsizleri ne yaparsa yapsın umursamayacak ve sonuna kadar milli iradenin sandığın yanında yer almasını sürdüreceğiz." dedi.

Erdoğan "Sinema dünyası ile ilgili olarak bize kadar, kimse bir yasal düzenleme yapmadığı halde, bu yasal düzenlemeyi yapıp, ondan sonra bir taraftan bize teşekküre geleceksin, arkadan da bunlarla beraber şakşakçılık yapacaksınız. Bunu ne ile ifade edeceğiz, ne ile izah edeceğiz?" ifadelerini kullandı. Erdoğan, dün Fenerbahçe maçında "Her şey güzel olacak" pankart ve sloganlarına yönelik, "Ya bu statları biz yaptık, biz. Bunlar yanlış yolda. Ama biz düzelteceğiz. Hepsi kayda giriyor" diye konuştu.

21. Yüzyıl Türkiye enstitüsünün organize ettigi “N.Türk Dış Politikası Kongresi” Antalya Side de Bone Club Sunset Hotel de büyük bir katılım ve coşku ile başladı.
22. 3 Mayıs Türkçülük gününü kutladığımız Cuma günü kongrenin açılışı enstitü kurucu başkanı Prof.Dr.Ümit Özdağ tarafımdan açıldı. Açılışta ülkenin be bölgenin uluslararası sorunlarına, göç, sınırların değişmesi, uluslararası suçlar... gibi konulara değindi.

WhatsApp Image 2019 05 04 at 18.37.02 c4daf
23. Kongreye emekli büyükelçiler: Osman KoruTürk, Namıktan, Ünal Çeviköz, Abdurrahman Bilgiç, emekli generaller, Haldun SolmazTürk, Tahir Bekiroglu, Sadık Ercan, akademisyenler, Hüseyin Bağcı, Barış Dostar, Ümit Özdag, Konuraip Ercilasun ve, Hikmet Çetin gibe duayen siyasetçilerinde yer aldığı kongrede; “21. Yüzyılada var olan uluslararası sorunlar” tartışılıyor.

WhatsApp Image 2019 05 04 at 18.37.01 5005b

Değişen dünya, değişen Türk dış politikası ağırlıklı olarak ele alınıyor. S400 mü, F35 mi satın alacağız diye tartışmaların olduğu bir dönemde Türkiye - ABD, Türkiye - Rusya, Türkiye - Çin, Türkiye - İran ve, Arap dünyası ele alınacak. Dış politikaya ilgi duyanlara duyurulur.

WhatsApp Image 2019 05 04 at 18.37.021 4e7eb

AK Parti Kocaeli İl Başkanı Abdullah Eryarsoy, görevinden istifa etti.

 

AK Parti Kocaeli İl Başkanı Abdullah Eryarsoy, il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, bugün itibarıyla AK Parti İl Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı.

 Kuruluşundan itibaren millet ve hizmet yolunda gönül verdiği, teşkilatlarında görev aldığı partisinde 2003 yılında il yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını belirten Eryarsoy, 24 Temmuz 2018'de AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın atamasıyla il başkanı olarak görevlendirildiğini ifade etti.

Ankara Çubuk'taki şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırı sonrası CHP, çıkan olaylara ilişkin 6 dakikalık yeni görüntüleri savcılığa verdi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu'na düzenlenen saldırı sonrası CHP heyeti sopa, taş atanları tespit ettikleri 6 dakikalık videoyu savcılığa verdi.

Çıkan olayların ardından 9 kişi gözaltına alınmış, 3'ü adli kontrol şartıyla olmak üzere hepsi serbest bırakılmıştı.

CHP'Lİ ÖZKOÇ'TAN AÇIKLAMA

Habertürk'te yer alan habere göre, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Çubuk'ta vahim bir olay yaşadıklarına değinirken, bu olayla ilgili bir komisyon kurduklarını anımsattı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, cenazeye geleceğini haber vermediğinin söylendiğini, bunun aksini kanıtladıklarını anlatan Özkoç, "sopa, taş yoktur" söylemlerine yönelik ise sopa, taş, kaya parçası atanları tespit ettikleri 6 dakikalık video hazırladıklarını söyledi. Engin Özkoç, "Ölüm tehdidi yok" denildiğini ancak, "Öldürün, vurun, evi yakın" diyenlerin görüntülerini verdiklerini vurgulayarak, "Bir linç girişimi daha farklı nasıl olur? Birine yumruk atacaksın, tekme atacaksın, 'girdiği evi yakın' diyeceksin, emniyet tedbiri almayacaksın. Bu nasıl bir olaydır? Nasıl kendimizi güvencede hissedeceğiz? Ana muhalefet liderine bu yapılıyorsa, sıradan bir insan bu ülkede kendisini nasıl güvende hissedip, sokakta dolaşıp, fikrini nasıl açıkça söyleyecek?" diye sordu.

"Bu defteri bu süreç kapanana kadar kapatmıyoruz" diyen Özkoç, yasaların bir an önce uygulanması için ellerinden geleni yapacaklarını anlattı. Özkoç, jandarmanın görevini yapmadığını savunarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 550 güvenlik görevlisi, 20 jandarma istihbarat görevlisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

CHP Grup Başkanvekili Özkoç, "Bir şehit cenazesinde 20 jandarma istihbarat görevlisi ne yaptı? Herkesin anladığı gerginliği onlar anlamadı mı?İşler kötüye gidiyor, taşlar, sopalar var, insanlar yakmaktan, öldürmekten bahsediyor, üstlerine diyemediler mi? Eğer öyleyse vahim ama eğer söyleyip amirleri 'gereğini yapmayın' dediyse bu ondan da vahim." dedi.

Eski Refah Partisi Milletvekili ve Yeni Akit yazarı Şevki Yılmaz, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından yeni bir parti kurulacağı iddiasını köşesine taşıdı. Yılmaz, "Tabanımız başta Abdullah Gül, Ahmed Davudoğlu, Ali Babacan, Melih Gökçek, Kadir Topbaş ve diğer gönlü kırık kardeşlerimizi Tayyib Kaptanla el ele yola devamını ısrarla istemektedir" dedi. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk dava arkadaşları ile kucaklaşması gerektiğini söyledi.

Yeni Akit yazarından Erdoğan'a yeni parti çağrısı: 'Aksi halde çöküş vardır'
© T24 Yeni Akit yazarından Erdoğan'a yeni parti çağrısı: 'Aksi halde çöküş vardır'
Şevki Yılmaz'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Şeytani hareketlerdeyse Lider ebterdir. Yani kısırdır! Güdüktür!

Beraber yürüyüp, beraber ıslandığımız ve acı tatlı hatıraları beraber yaşadığımız Tayyib Kaptanımıza yakışan Liderlik makamının gereği ilk dava arkadaşlarını acilen çağırıp dertleşmesi ve kucaklamasıdır!

Arabozucular yerine arabulucu arkadaşlarını birliğin tesisi için görevlendirmesidir! Çünkü birlikte rahmet ve kuvvet vardır!

 

Aksi halde ayrılıkta azab vardır! Çöküş vardır!

Tarih ayrılığa düşen, birleşemeyen iktidarların hatta Devletlerin yıkılışına en büyük şahittir!

Uhud okçular tepesi nöbetini terk eden isyankarları affedip kucaklayan Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a) Efendimizin izinden gidenlere birbirini affetmek yakışır. Birbirine merhamet yakışır!

Aksi halde 17 Yıllık Ak İktidarının sonunun başlangıcı olmasından korkuyoruz!

‘Ya Rab! Bir hırs, bir hased bir hiç uğruna ne iktidarlar batıyor’ acı sonu birlikte yaşamamak için vakit geçmeden ’Milli Barış Seferberliğini’ ve Cumhuri İttifakı önce kendi içimizden başlatalım!

Allah’ın rızası ve sevgisi makamından başka Dünyevi hiçbir makama talip olmayan bir kardeşiniz olarak kalbimin derinliklerinden gelen bir sesle haykırıyorum;

Ayrılıklar sebebiyle Ülkemizin ve Mazlum coğrafyanın kurtlar sofrasında bir leş olmasını önlemek için Birleşiniz! Birleşiniz ve Birleşiniz!

Allah (c.c), arabozucuların şeytani tuzaklarını arabulucuların Rahmani planıyla bozarak İttihadi İslamiyyeyi lütfeylesin!

Ve nefislerimizin esiri olmaktan hepimizi kurtarsın!

Mal ve Makamlara köle olanlardan değil, Mazlumların kurtuluşu ve Ahiret mutluluğumuz için Mal ve Makamları köle alanlardan eylesin!

Salı Akşamı saat 20.30’da Akit TV ve Kanal 68 TV ile ortak Canlı yayın ‘Milli Diriliş’ Programında buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz! Fethin sembolü Ayasofya’mızın açılması, Mescid-i Aksa’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız kutlu olsun.

Uzun yıllardır Katar’da tedavi gören Cezayir İslami Selamet Cephesi (FIS) lideri 88 yaşındaki Abbas Medeni’nin Doha’da vefat ettiği haberi dünyanın fani olduğunun örneklerindendir. Merhuma Allahtan rahmet diliyorum, mekanı sevenleriyle cennet olsun."

İstanbul, Küçükçekmece’de 5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan zanlının da aralarında bulunduğu toplam 9 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgisi olmadığı tespit edilen yabancı uyruklu 6 kişi, sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi, 2'si ise işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. İstismar skandalının zanlısı Pakistan uyruklu 19 yaşındaki M.V. suçunu itiraf etti.
İstanbul Küçükçekmece'de 5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan failin de aralarında olduğu 9 kişi gözaltına alındı.

İşlemlerin ardından 6 kişi sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edilirken, 2 kişi serbest bırakıldı.

Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince, 22 Nisan'da Kanarya Mahallesi'nde 5 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğraması üzerine başlatılan çalışma kapsamında şüphelinin kimliği tespit edildi.

İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU'DAN AÇIKLAMA

Konuyla ilgili soruları yanıtlayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hem İstanbul Valiliği hem İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün faili yakalama konusunda çalışma yaptıklarını belirtti. Bakan Soylu, ''İlgili fail yakalandı. Çocuğumuzun sağlık durumumun da iyi olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

Çocuğun babasıyla telefonda görüştüğünü ve geçmiş olsun dileklerini ilettiğini ifade eden Soylu, "İlgili failin yakalandığı bilgisi bende var. Bu tip meselelere yönelik hem tavrımız hem mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Soylu, olayın medeniyete ve toplumsal ahlaka uygun olmadığını, ancak toplumun kınadığı böyle durumlarla karşı karşıya kalınabildiğini, bunlarla ilgili de gerekenin yapıldığını söyledi.

ZANLI 18 YAŞINDA VE PAKİSTAN UYRUKLU

Polis, sabah saatlerinde Pakistan uyruklu şüpheli M.V.'yi (18) düzenlediği operasyonla yakaladı.

2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI, 6'SI SINIR DIŞI EDİLİYOR

Çevredeki güvenlik kamera görüntülerini inceleyen ekipler, görüntülerden eşkalini tespit ettikleri 6'sı yabancı uyruklu 8 şüpheliyi daha gözaltına aldı.

Gözaltına alınan şüpheliler sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğüne getirildi.

Altısı Pakistan uyruklu 8 şüpheliden gerekli kan ve doku örnekleri alındı. Olayla ilgisi olmadığı tespit edilen 2 şüpheli, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Yurda kaçak yollarla geldiği tespit edilen 6 Pakistanlı ise sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Öte yandan cinsel istismara uğrayan çocuğa, ailesi ve pedagog eşliğinde şüpheli M.V.'nin teşhis ettirildiği öğrenildi.

İddiaya göre saldırgan olay anında da yalnız değildi, bir arkadaşı yanındaydı. Kız çocuğu pedagoglara, kendisine 2 kişinin saldırdığını ve bu kişilerden birinin kırmızı kapüşon taktığını söyledi.

Olayın faili olduğu iddiasıyla gözaltına alınan M.V.'nin olay günü giydiği kıyafetlerinden ve tırnak arasından alınan doku örneği ile çocuktan alınan doku örneğinin karşılaştırılması için Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği belirtildi.

İTİRAF ETTİ

Habertürk'ün haberine göre; Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’nde 5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan Pakistan uyruklu M.V. suçunu itiraf etti. Zanlı tercüman eşliğinde sorgulandı. Olayın gerçekleştiği bölgeye yakın yerde çalıştığını söyleyen zanlı “ Öğle arası oldu. Dışarı çıktım. Dışarda gezmeye dolaşmaya başladım. Mahallede küçük kıza rastladım.” dedi. Önce çevreyi kontrol ettiğini ardından küçük kıza cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. Olayın ardından kaçtığını polise anlattı.

TABURCU OLAN KÜÇÜK KIZIN YANINDA SÜREKLİ BİR PEDAGOG BULUNUYOR

Bu arada cinsel saldırıya uğrayan kız çocuğu tedavi gördüğü hastaneden taburcu olarak evine getirildi. Küçük kızın yanında 24 saat bir pedagog olacak.

1,5 YIL ÖNCE KAÇAK YOLLARLA TÜRKİYE'YE GİRMİŞ

M.V.'nin 1,5 yıl önce Türkiye'ye kaçak yollardan girdiği ve seyyar olarak çanta satışı yaptığı öğrenildi.

50 KİŞİLİK ÖZEL EKİP

İstanbul polisi, saldırıyı araştırması için 50 kişilik özel bir ekip oluşturdu.

Çevredeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları da mercek altına alındı. Emniyet güçleri toplanan görüntüleri saniye saniye inceledi.

 

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

İSTANBUL Valiliği Küçükçekmece’deki çocuk istismarına ilişkin yapılan açıklamada, "Küçükçekmece’de ilçemizde yaşanan çocuk istismarı olayının faili yakalandı" denildi.

Açıklamada, "Küçükçekmece ilçemizde 22 Nisan 2019 tarihinde meydana gelen küçük yaştaki çocuğun istismarı olayını bir kez daha nefretle kınıyor, yavrumuza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Masum yavrumuzun bu çirkin olaydan olumsuz etkilenmemesi ve normal hayatına kavuşması için doktorlarımız, çocuk psikiyatristi ve psikologlarımızca süreç yakından takip edilmiş ve mümkün olan en kısa sürede tedavisi tamamlanarak taburcu edilmiştir." ifadelerinde yer verildi.

Açıklama şöyle devam etti:

Bu olayın kısa zamanda aydınlatılması ve failin adalete teslim edilmesi için Asayiş, Çocuk Şube, Terörle Mücadele, Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik, Çevik Kuvvet ve diğer birimlerimizden sadece bu olay için özel ekipler oluşturulmuş ve titizlikle devam eden yoğun çalışmalar sonucu fail yakalanmıştır. Olayın adli soruşturması devam etmektedir. İl ve İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli bütün ekiplerimizi, bu olayın aydınlatılmasında göstermiş oldukları üstün gayretlerden dolayı canı gönülden tebrik ediyor, sağduyulu davranarak yardımcı olan vatandaşlarımıza da teşekkür ediyorum. İlimizde yaşanan vicdanları sızlatan bu insanlık dışı ve asla kabul edilemez olayların bir daha tekrarlanmaması için toplumsal birlik ve beraberliğimizden ödün vermeden var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Terör örgütü PKK yandaşı bir grup TRT World'ün Londra merkezine saldırdı

 

TRT World'ün Gray's Inn Road'daki merkezine gelen yaklaşık 50 terör örgütü yandaşı binanın lobisine girdi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın posterleri ile örgütü simgeleyen bez parçaları taşıyan grup, lobiyi yaklaşık bir saat süreyle işgal etti.

Güvenlik turnikelerini aşamayan terör örgütü yandaşları, daha sonra olay yerine gelen İngiliz polisi tarafından bina dışına çıkarıldı.

Polisin bir süre daha bina önünde güvenlik önlemi aldığı görüldü.

Olayda TRT çalışanları ve ofisi zarar görmedi.

Terör örgütü yandaşları Avrupa'da daha önce de Türk iş yerleri ile camilere saldırı düzenlemiş, bazı yabancı medya kuruluşlarını işgal etmişti.

PKK İngiltere'de terör örgütleri listesinde yer alıyor ancak İngiliz polisinin örgüt yandaşlarına tolerans gösterdiği görülüyor.

İngiltere'de terörle mücadele yasasına göre, terör listesindeki bir örgüte ait simgeleri taşımak suç teşkil ediyor.

Örgüt üyeleri de 10 yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.

Ankara Çubuk'ta şehit cenazesinde CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıda yumruk atan Osman Sarıgün, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra döndüğü köyünde kahraman gibi karşılandı. Tebrik görüntüleri sosyal medyada büyük tepki aldı.
Ankara'nın Çubuk ilçesined şehit Piyade Sözleşmeli Er Yener Kırıkcı'nın cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Osman Sarıgün köyüne döndü. Sarıgün'ü ziyaret edenler çektirdikleri fotoğrafı sosyal medya hesaplarından paylaştı. Görüntüler sosyal medyada tepki topladı.

Bazı ziyaretçiler ise Sarıgün’ün elini öperek hatıra fotoğrafı çekti.

Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Osman Sarıgün'ün gözaltı süresi uzatılmıştı. Sarıgün, jandarmadaki işlemlerinin ardından dün Çubuk Adliyesi'ne getirilmiş savcı tarafından sorgulandıktan sonra nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Mahkeme ise Sarıgün’ü, adli kontrol hükümleri uygulanarak, serbest bırakmıştı.

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart yerel seçim sonuçlarını herkesten iyi okuduğunu iddia etti. Zeyrek, "Kim ne derse desin. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin son yerel seçimlerde ne kazandığını, ne kaybettiğini, bu durumun sorumlarının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor" dedi.

"Erdoğan bu durumun sorumlularının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor"

Zeyrek'in "Mühür teslim edildi, muhasebe başladı" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

İstanbul'da 17 gün boyunca yaşananların nedeni neydi?

Lafı dolandırmadan kitabın ortasından yanıt vereyim: “Kaybedenler kulübü…”

 – Seçim İşlerinden Sorumlu yetkililer, İstanbul teşkilatı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin el değiştirmesi ile çok şey kaybedecek olan bir grup.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ellerinde çok sağlam bilgi ve belgeler olduğunu söyleyerek İstanbul'da seçimin kesinlikle iptal edileceği bilgisini verenler.

– Kampanya boyunca hak ettiği desteği vermedikleri halde Binali Yıldırım'ı 31 Mart gecesi kürsüye çıkartıp “kazandık” dedirtenler.

– İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Bolu gibi büyük kentlerin muhalefete kaptırıldığını, ülke nüfusunun yüzde 49'unun, ekonominin yüzde 60'ının bulunduğu illerin CHP'li başkanlarca yönetileceğini görmezden gelip, seçim sonuçlarını il genel meclis üzerinden değerlendirip “hala birinci partiyiz” diyenler.

Kim ne derse desin. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarını hepimizden iyi okuyor. AK Parti'nin son yerel seçimlerde ne kazandığını, ne kaybettiğini, bu durumun sorumlarının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor.

Tahminle değil ama yaptığım görüşmelerden çıkardığım bir sonuç olarak söyleyebilirim ki yakın gelecekte AK Parti yönetiminde ve kabinede değişim rüzgarı esebilir. Hatta, yaklaşık 4 buçuk yıl boyunca seçim olmayacağından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha çok devlet işleriyle uğraşıp, bir süre parti genel başkanlığını ikinci plana bırakmasına bile şaşırmayacağım.


31 Mart Mahalli İdareler seçiminde İstanbul’u kazanan CHP’li Ekrem İmamoğlu seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından mazbatasını aldı. İmamoğlu daha sonra devir teslim töreni için Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediye binasına geldi. Görevi devraldıktan sonra belediye binası önünden halka seslenen İmamoğlu, "Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok, paylaşmak var. Görevlerimizi yerine oturtalım bir kez daha Anıtkabir'e gideceğiz" dedi.

İstanbul'un yeni büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, yoğun bir izdiham içinde 17 gün sonra görev yeri olan Saraçhane'deki İBB binasına geldi.

 

Mazbatasını alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Saraçhane’de bulunan büyükşehir belediye binasında mahşeri bir kalabalık karşıladı.

İBB binası önünde toplanan yüzlerce kişi İmamoğlu'nu İzmir Marşı'nı söyleyerek ve “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganları ile bekledi.

 

Sevgi gösterileri ile karşılanan İmamoğlu'nun İBB binasına girişi sırasında izdiham yaşandı. Yoğun izdiham nedeniyle başkanlık binasına güçlükle giren İmamoğlu'na yoğunluk nedeniyle resmi bir karşılama töreni yapılamadı. Başkanlık binasındaki kokteyl salonunda kısa bir konuşma yapan İmamoğlu daha sonra devir teslim töreni için makam odasına çıktı.

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mührü Mevlüt Uysal’dan devraldı

İmamoğlu burada da makam odasına tek başına girdi kapıda bir karşılama protokolü olmadı. 18.15 gibi makam odasına giren İmamoğlu ve Uysal arasında gerçekleşen devir teslim törenine basın mensupları alınmadı. Tören CHP’li milletvekillerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Uysal içeride yaklaşık 5 dakika kaldı ve 18.20 gibi yaklaşık 1.5 yıl görev yaptığı makam odasında ayrılarak otopark çıkışından binayı terk etti.

 

HAFTA SONU SARAÇHANE'YE

Devir teslim töreni öncesinde başkanlık binasındaki kokteyl salonunda CHP'lilere hitap eden İmamoğlu, “Biz vatandaşlarımızla, halkımızla, inşallah bu hafta sonu cumartesi ya da pazar günü bütün İstanbul halkını davet ederek, süreci anlatacağımız bir buluşmayı da sizlerle paylaşacağız. Bu paylaşımımız en geç yarın olacak” dedi. İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün mazbatamızı İstanbul İl Seçim Kurulu’ndan teslim aldık. Çok onur duyuyorum, mutluyum, öncelikle şunu ifade edeyim. Ben bu mazbatayı 16 milyon insanımız adına devraldım. Hiç kimsenin birbirinden farkı olmaksızın, hiç kimsenin birbirinden üstünlüğü olmaksızın tüm hemşehrilerim adına devralmanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. Asla vazgeçmediğimiz değerlerimiz var. Asla vazgeçmedik. Haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmedik. Asla vazgeçmedik. Toplumun demokrasiye olan inancından ve buna dönük mücadelesinden asla vazgeçmedik. Çok net ifade ediyorum. Bu şehirde yaşayan insanların sevgisiyle, saygısıyla oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusundan asla vazgeçmedik.”

 

“SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ”

İmamoğlu, kimsenin hakkını yemediklerini ve asla bu şehirde yaşayan 16 milyonun da hakkını yedirtmeyeceklerini vurguladı. İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Günün sonunda İl Seçim Kurulunun birleştirme tutanağıyla beraber mazbatamızı aldık. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu kentin ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin taleplerini biliyoruz ve hizmet etmeye hemen hızlıca başlayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tüm alanları, şeffaf bir şekilde halkına, insanına bugün itibarıyla açılmıştır, açılacaktır. Bu şehrin yönetimini yürüten bu güzel kentin belediyesinin koridorları, makamları ve bu belediyede çalışan herkes bir kişiye, bir gruba ya da bir partiye ve diğerlerine hizmete değil 16 milyon insana hizmet etmeye bugün itibariyle başlamıştır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

 

 

“BİZİM KAFAMIZ NET”

“Elbette ki şehrimizde yaşayanlarımızın huzuru ve mutluluğu için bir an önce bu süreçlerle ilgili net ifadelerini ilgili kurullardan elbette ki bekliyoruz. Bizim kafamız net. Bizim zihnimiz, bizim vicdanımız çok net. 16 milyon hemşehrimizin de aynı şekilde çok net. Bunu biliyoruz. Dolayısıyla bu sürecin de netleşmesiyle 17 gündür devam eden ve bugün sona eren belirsizliğin daha sonraki günlerde tartışma noktalarının da bertaraf edilmesi adına elbette ilgili kurulları en hassas ve en hızlı bir şekilde süreci tamamlamalarını da diliyorum.”

 

“HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN”

“Şehre dünden bugüne emeği geçenlere, İstanbul’a iyi şeyler yapan ve şehri koruyan herkesi minnet ve şükran duygularıyla anıyorum. Herkesten Allah razı olsun. Sıra bundan sonra bizde. Kentin binlerce yıllık tarihine, maneviyatına, bu şehrin doğasına, insanına saygıyı bu kenti özeni ana prensip edinerek yol haritamıza tüm evrensel doğrularla devam edeceğiz.”

 

“25 YILLIK HASRET BİTİYOR, İMAMOĞLU GELİYOR”

Öte yandan içeride devir teslim töreni yapılırken dışarıdaki kalabalık da çalınan müziklerle halay çekip, horona durdu. İmamoğlu, ”25 yıllık hasret bitiyor. İmamoğlu geliyor” anonsuyla mikrofona davet edildi. İmamoğlu’nun anons edilmesiyle alandaki coşku doruğa çıktı. İzdiham nedeniyle zorlukla konuşma yapacağı platforma çıkabilen İmamoğlu, Saraçhane’deki İBB binası önünde konuşlandırılan seçim otobüsü üzerinden İstanbullular’a seslendi. İmamoğlu, ”Ekrem Başkan” ve ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratı eşliğinde konuşmasına başladı. İmamoğlu’nun tarihi konuşmasının satır başları şunlar oldu:

 

İzdiham nedeniyle belediyenin ana giriş kapısı giriş ve çıkışlara kapatıldı

”HOŞ GELDİN İSTANBUL”

– Bu güzel şehrin çocukları, gençleri, bebekleri kadınları, yaşayanları… Hangi mezhepten, ırktan, inançtan olursa olsun… (Bu sırada, ”İstanbul seninle gurur duyuyor” sloganı atıldı.) Az laf çok iş, ”Sen konuşma, biz konuşalım” diyorsunuz. İyi ki varsınız. Bu şehre, bu güzel insanlara barış, sevgi, saygıyı getiriyoruz. Bu şehrin yaşayanlarını selamlıyorum. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i selamlıyorum. Sünnilerini, Alevilerini, Hristiyanlarını, Yahudilerini selamlıyorum. Hoş geldin İstanbul. Asla vazgeçmedik haktan, hukuktan ve adaletten, asla vazgeçmedik. (”Hak, hukuk, adalet” sloganları.) Bu şehri vicdanından, ahlak duygularından, adalet duygusundan asla vazgeçmedik. Demokrasiden vazgeçmedik. Güzel hemşehrilerim, bu şehrin ve ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyet’ten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ten vazgeçmedik. (”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı.)

 

İzdiham nedeniyle başkanlık binasının kapısı hasar gördü

”ALLAH’IMA ŞÜKREDİYORUM”

– Bakın ben, Allah’ıma şükrediyorum. Bana dünyanın en güzel şehrini, insanlarıyla beraber yönetme hakkını tanıdı. Ben, kendimi bu şehrin bebeklerine, gençlerine, kadınlarına, insanlarına adayacağım. Sokaklarda, meydanlarda hep anlattık. Birbirimize gülümseyip, selam vereceğiz. Artık kıyıda köşede kalanı, kaymak tabakası, varoşu yok. Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok. Nimetleri, güzellikleri paylaşmak var. Bu şehrin mazlumu, ezilmişi olmayacak. Görevim süresince, kimsenin hakkını yemedim, kimsenin de hakkını yemeyeceğim.

 

CHP'den meclis üyesi seçilen oyuncu Levent Üzümcü de İBB’deydi.

”ESAS OLAN BU MİLLETE VE DÜNYAYA HİZMET”

– Değerlerimiz, inancımız, ahlakımız, vicdanımız var. Bunlardan hiç ayrılmayacağım. Her şeyinizi bir kenara koyun. İyi düşünce, pozitif bir anlayışla, bu şehrin insanlarını kucaklayalım… Kimsenin aç kalmasına fırsat tanımayalım. Esas olan bu millete ve dünyaya hizmet. Biz, kişilere, gruplara hizmet etmeyi reddediyoruz. Ben, herkese hizmet edeceğim. Tüm insanlara, her partiye oy verenlere hizmet edeceğim. CHP’liye, İYİ Partili’ye, AK Partili’ye, MHP’liye, HDP’liye, Saadet Partili’ye hizmet edeceğim. Bu ülke ve şehir için herkes teminat olacak. Hiçbir insanımı, hemşehrimi birbirinden ayırt etmeyeceğim. Bu şehrin çocukları, benim çocuklarım. Çocuklarımın sadece birisi burada, ikisi gelemedi. Çocuklarımın huzurunda söz veriyorum. Bu şehrin çocukları benim çocuklarım. Bu şehrin gençleri benim gençlerim, ben onların Ekrem Ağabeyi, arkadaşı olmaya geliyorum. Bu şehrin kadınlarına, hepinizin huzurunda söz veriyorum. Bu şehir, kadın dostu bir şehir olacak. Emeğiyle, hayata katılmasıyla kadın dostu bir şehir olacak. Çok çalışacağımız günler başlıyor. Ben, bu şehrin her insanın yol arkadaşlığına talibim. Benim elim, sizin elinizde olacak her zaman.

 

“DEMOKRASİ NÖBETÇİLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

– Ben, bir gün olabilir, hata yapabilirim. Eksiğim olabilir, tabiri caizse ayağım tökezleyip düşebilirim. Benim elimden tutup, beni 16 milyon insan olarak ayağa kaldırmaya var mısınız? İşte ben sizin yol arkadaşınız olmaya geldim. Bu süreçte, 17 günde, özellikle sürecin sağduyulu bir şekilde teminat altında olması için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Özellikle o çuvalların başında bekleyen demokrasi nöbetçilerine teşekkür ediyorum. Genel Başkanvekillerime, milletvekillerime teşekkür ediyorum. Beni bu şekilde sizlerle buluşturan partime, CHP’ye teşekkür ediyorum. Yanımda sımsıkı duran Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu’na da çok teşekkür ediyorum. Bizden desteğini esirgemeyen, yanımda dimdik duran İYİ Parti’ye ve çok kıymetli Genel Başkanı Meral Akşener’e çok teşekkür ediyorum. CHP ve İYİ Parti’nin İstanbul İl Başkanları Canan Hanım ve Buğra Bey’e teşekkür ediyorum. İstanbul Gönüllüleri’ne ve adını sayamadığım tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

O GENCİ YANINA ÇAĞIRDI

– Çok işimiz var. Bu şehrin akılla, bilimle, sanatla, üretimle buluşturacağız. Boş işlerle sizi uğraştırmayız. Herkesin birikimine, tecrübesine ihtiyacımız var. Size, dünyanın en demokrat belediye başkanlığını vadediyorum. Bugün görevi teslim aldık. Görev, 16 milyon insan tarafından verildi. Yine onlar tarafından alınır. Görevi layıkıyla teslim etmek isteriz layıkıyla. Benden önce, bu şehre katkı sunmuş, emek vermiş, kendini adamış kim varsa, tüm belediye başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Buradan başka vazifelerimiz için ayrılacağım. İstanbul’a yeni bir başlangıç geldi. (”İstanbul seninle gurur duyuyor” sloganı.) 14-15 yaşında bana yumruğunu sıkıp dedi ya, ”Ekrem Abi her şey çok güzel olacak”. O adam burada. Buraya gelsin o. Yardımcı olun ona. Sizlerle burada yine buluşacağız. Bu hafta sonu buluşacağız. Günü ve saatini size bildireceğim. Bütün İstanbul’a duyurun. Bu hafta sonu buluşmamıza, herkes bir komşusunu alacak. Kadın, erkek, çoluk, çocuk hep beraber şarkılar söylemeye hazır mıyız. Herkes, herkesi davet edecek. Sözümde durdum mu? Bunlar işte bizim ümitlerimiz, geleceğimiz. ”Tanıdıkça çok sevecekler” demiştim. Galiba sözümde durdum. Belediye başkanlığı yaparken, öyle bir çalışacağım ki beni daha çok seveceksiniz.

İl Seçim Kurulu'na giderek mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu, devir teslim töreni için İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasına geldi. İmamoğlu, Saraçhane'de görevi Mevlüt Uysal’dan devraldı. İmamoğlu açıklamasında "Sorumluluğumuzun bilincindeyiz, bu şehrin ihtiyaçlarını biliyorum. Hizmet etmeye hemen hızlıca başlayacağız. İBB, bir kişiye, bir gruba, bir partiye hizmete değil 16 milyon insanına hizmet etmeye bugün itibarıyla başlamıştır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İl Seçim Kurulundan mazbatasını aldığını açıkladı. İmamoğlu, İBB Başkanlığı görevini devralmak için Saraçhane'deki İBB binasına geldi.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasında görevi Mevlüt Uysal’dan devraldı.

"BİRBİRİMİZE GÜLÜMSEYECEĞİZ"

Ekrem İmamoğlu, "Barıştan, demokrasiden, bu şehrin ve bu ülkenin değerlerinden vazgeçmedik. Bu güzel şehrin ve bu güzel ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyetten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk'ten vazgeçmedik. Ben Allah'a şükrediyorum. Çünkü bana dünyanın en güzel şehrini, bu şehrin insanlarıyla yönetme şansını bana tanıdı. Bu lütuf benim boynumun borcu, sorumluluğumdur. Ben kendimi bu şehrin bebeklerine, çocuklarına, gençlerine, kadınlarına, insanlarına adayacağım. Hepinize söz veriyorum. Sokaklarda, meydanlarda hep anlattık. Birbirimize gülümseyeceğiz. Birbirimize selam vereceğiz. Artık ötekisi yok. Berikisi yok. Artık kıyıda, köşede kalanı yok. Artık kaymak tabakası, varoşu yok. Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok. Bu şehrin nimetlerini paylaşmak var. Bu şehrin güzelliklerini paylaşmak var. Bu şehrin mazlumu olmayacak. Haksızlığa, hukuksuzluğa nasıl boyun eğmediysek görevim süresince nerede, nasıl olursam olayım, kimsenin hakkını yemedim. Kimseye de hakkınızı yedirmeyeceğim." dedi.

 640xauto 1 caff4

"BEN HERKESE HİZMET EDECEĞİM"

Ekrem İmamoğlu, "Değerlerimiz, inancımız, ahlakımız, vicdanımız var. Küskünlüklerinizi, kırgınlıklarınızı bir kenara koyun. Artık iyi düşünceyle bu şehrin insanlarını kucaklayan anlayışa hep birlikte sahip olalım. Kimsenin üşümesine, aç kalmasına fırsat tanımayalım. Sokağınızda bu güne kadar sizi kutuplaştıran, ayrıştıran hangi unsurlar varsa ve ayrı düşmüşseniz, selam borcunuz olduğunu düşündüğünüz birisi varsa lütfen sizden rica ediyorum bugün buradan ayrıldıktan sonra gidin onun alini sıkın. Ona benim kucak dolusu sevgilerimi iletin. Esas olan bu şehre hizmet. Esas olan bu millete hizmet. Esas olan bu dünyaya hizmet. Biz bunun dışında kendine, kişiye, partilere, ona, buna hizmeti reddediyoruz. Biz bu ülke insanına ve bu şehrin insanına hizmet etmeye geliyoruz. Ben herkese hizmet edeceğim. CHP'lilere, İYİ Partililere, AK Partililere, MHP'lilere, HDP'lilere, Saadet Partililere hizmet edeceğim. Benim insanım bu ülke için herkes teminat olacak. Bu şehir için herkes teminat olacak." diye konuştu.

 

"BEN SİZİN YOL ARKADAŞINIZ OLMAYA GELDİM"

"Ben de sizden bir söz istiyorum." diyen İmamoğlu, "Ben bir gün hata yapabilirim. Eksiğim olabilir. Ayağım tökezleyip, yere düşebilirim. Benim elimden tutup, 16 milyon insan olarak ayağa kaldırmaya var mısınız? Ben sizin yol arkadaşınız olmaya geldim. Bu süreçte, 17 günde özellikle sürecin sağduyulu bir şekilde, teminat altında olması için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Özellikle çuvalların başında bekleyen demokrasi bekçilerine teşekkür ediyorum. Bu süreçte yanımda olan partime ve genel başkanıma teşekkür ediyorum. Yanımda her zaman dimdik duran ittifak ortağımız İYİ Parti'ye ve çok kıymetli genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Bu şehrin oy versin, vermesin bütün yaşayanlarına teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

 640xauto 2 b3e71

"SİZLERİ BOŞ İŞLERLE MEŞGUL ETMEYECEĞİZ"

Ekrem İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

Çok işimiz var. Bu şehrin akılla, bilimle, sanatla, üretimle buluşturacağız. Sizleri boş işlerle meşgul etmeyeceğiz. Bu şehrin güzel işlerle buluşması için çok çalışmamız lazım. Her birinizin emeğine, birikimine, tecrübesine mutlak ihtiyacımız var. Size katılımcılık vaat ediyorum. Size şeffaflık, dünyada en demokrat belediye başkanlığını vaat ediyorum. Bugün görevi teslim aldık. Görev 16 milyon insan tarafından verildi. Yine bu şehrin insanları tarafından alınır. Biz bugün nasıl görevi teslim almışsak, günün birinde mutlaka biz de görevi bir başkasına layıkıyla teslim etmek isteriz. İhanet etmeden bu şehri koruyarak, şehrin doğasına, havasına, suyuna, tarihine, her şeyine sahip çıkacağız. Bu şehri emanet alıp, emanet edeceğiz. Benden önce bu şehre katkı sunmuş, emek vermiş kim varsa tüm belediye başkanlarına şükranlarımı ve minnetlerimi sunuyorum. Biz bugün itibarıyla çok çalışacağımız günlere başlayacağız.

Barıştan vazgeçmedik, bu dünyada evrensel hangi değer varsa ondan vazgeçmedik. Güzel hemşehrilerim bu güzel şehrin ve ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyet'ten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk'ten vazgeçmedik.

 

"DÜNYANIN EN DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI SÖZÜNÜ VERİYORUM"

Size dünyanın en demokrat belediye başkanlığı, şeffaflık sözünü veriyorum. Bugünden sonra çok çalışacağımız günler başlayacak.

 640xauto 3 c9882

Süreç sona erince hep birlikte bir kez daha Anıtkabir'e gideceğiz.

SARAÇHANE'DE İLK AÇIKLAMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını aldıktan sonra Saraçhane'deki belediye binasına geldi. Burada açıklama yapan İmamoğlu, şunları söyled: "Bugün gönül daha ferah bir planlamayla süreci yönetmeyi isterdik. Onu belirteyim ancak. İstanbul'daki bu süreç biraz farklı, hızlı ve değişik bir biçimde işledi bugün. Şu an itibarıyla sizinle önce önümüzdeki programı paylaşmak istiyorum ki bir telaş yaşamayalım. Önce burada sizlerle birkaç cümle paylaşacağım. Daha sonra yukarıda sayın Mevlüt Uysal'dan görevi devralacağım. Ama oraya basın mensuplarının çıkmasını istemiyorum. Biz fotoğraf servis edeceğiz. Dolayısıyla buradaki süreci oraya taşımazsanız mutlu oluruz. Zaten o taşıma süreci sizi de bizi de mutsuz eder. Aynı zamanda oldukça kalabalık, her anında bize yardımcı olan birçok parti üst düzey yöneticilerimiz var. Vekillerimiz var. Yüzlerce insanımız şu dönemde bize katkı sundular. Yukarıda küçük bir makam odası ve o alanda biz devir teslimi yapıp el sıkıştıktan sonra halkımıza dışarıda otobüsün üzerinden hitap edeceğiz. Daha sonra oradan da çağrımı yapacağım. Biz vatandaşlarımızla, halkımızla inşallah bu hafta sonu cumartesi ya da Pazar günü İstanbul halkını davet ederek süreci anlatacağımız bir buluşmayı da sizlerle paylaşacağız. Bu paylaşımımız en geç yarın olacak. Diyeceğiz ki cumartesi ya da Pazar herkesi çoluk, çocuk herkesi biz Saraçhane'ye bekliyoruz diyeceğiz" dedi.

saraccc

"DEVRALMANIN ONURUNU VE GURURUNU YAŞIYORUM"

"Bugün mazbatamızı İstanbul İl Seçim Kurulu'ndan teslim aldık" diyen Ekrem İmamoğlu, "Çok onur duyuyorum. Mutluyum. Gururluyum. Öncelikle şunu ifade edeyim ben bu mazbatayı 16 milyon insanımız adına devraldım. Hiç kimsenin birbirinden farkı olmaksızın, hiç kimsenin birbirinden üstünlüğü olmaksızın tüm hemşerilerim adına devralmanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. Asla vazgeçmediğimiz değerlerimiz var. Haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmedik. Toplumun demokrasiye olan inancından ve buna dönük mücadelesinden asla vazgeçmedik. Çok net ifade ediyorum bu şehirde yaşayan insanların sevgisiyle oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusundan asla vazgeçmedik. Kimsenin hakkını yemedik. Bu şehirde yaşayan 16 milyon insanın da hakkını yedirtmeyiz dedik. Bundan da asal vazgeçmedik. Günün sonunda il seçim kurulunun birleştirme tutanağıyla beraber mazbatamızı aldık. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu kentin ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin taleplerini biliyoruz. Hizmet etmeye hemen, hızlıca başlayacağız" diye konuştu.

ımams

"İBB'NİN TÜM ALANLARI ŞEFFAF BİR BİÇİMDE HALKINA İNSANINA BUGÜN İTİBARIYLA AÇILMIŞTIR"

Ekrem İmamoğlu şöyle devam etti:

 640xauto 5 2cfc6

"İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tüm alanları şeffaf bir biçimde halkına insanına bugün itibarıyla açılmıştır. Açılacaktır. Bu şehrin yönetimini yürüten bu güzel kentin belediyesini koridorları makamları ve bu belediyede çalışan herkes bir kişiye bir gruba ya da bir partiye, diğerlerine hizmete değil 16 milyon insanına hizmet etmeye bugün itibarıyla başlamıştır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu an itibarıyla devam eden süreçler var. Bunun farkındayız. Elbette ki şehrimizin, şehrimizde yaşayanların huzuru ve mutluluğu için bir an önce bu süreçlerle ilgili net ifadelerini ilgili kurullardan elbette ki bekliyoruz. Bizim kafamız rahat. Bizim zihnimiz, vicdanımız çok net. 16 milyon hemşerimizin de aynı şekilde çok net. Bu sürecin de netleşmesiyle 17 gündür devam eden ve bugün sona eren belirsizliğin daha sonraki günlerde tartışma noktalarının da bertaraf edilmesi adına elbette ki ilgili kurulları en hassas ve en hızlı bir şekilde süreci tamamlamalarını diliyorum. Bütün bu duygularımla bu şehre, bu şehirde belediyenin kurulduğu ilk tarihten bu güne emeği geçen, katkı sunan, bu şehre iyi şeyler yapan, şehri koruyan kim varsa her birisine minnet ve şükran duygularımı buradan belirtmek istiyorum. Sıra bundan sonra bizde. Aynı titizlikle binlerce yıllık tarihine, bu şehrin doğasına insanına saygıyı, kente özeni ana prensip edinerek, yol haritamızda tüm evrensel duygularla yol yürüyeceğimizi duyuruyor, hepinizin huzurunda söz veriyorum."

 

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi'nde basın açıklaması yaptı. Yaşanan sürecin artık sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, ''sihirli formülü'' açıkladı: ''Sihirli formül 2H 1A. Yani hak, hukuk, adaletin kazandığı bir sürecin başlatıldığı bir dönem. Egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunun her zaman bilinmesi gerekiyor. Bu ülkenin kuruluşunda, Hakimiyet-i Milliye'nin çok önemli bir ayağı vardır. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar verirseniz, bu ülkeyi sakatlarsınız. O bakımdan lütfen bu ülkeyi koruyunuz. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz. Size uyarımdır, size çağrımdır. Ülkenin sorunlarına odaklarının. Ulusal ve uluslararası problemlere odaklanın. 2023'e kadar 82 milyon insan size yetki verdi. Yetkinizi bu ülkeye hizmete kullanın. İstanbul'un seçimlerini kazananın elini sıkın, tebrik edin. Beraber bu ülkeye ve bu millete hizmet edelim. Dileğim budur. Israrım ve arzum budur'' dedi.

PHOTO 2019 04 15 18 57 05 c4a07

SARIYER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın birçok TV kanalından 2 saat boyunca yayınlanan açıklamalarına, Sarıyer Huzur Mahallesi'ndeki 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi'nde yanıt verdi. Kameraların karşısına geçen İmamoğlu, şunları söyledi:

''Türkiye'ye sermaye akışı neredeyse durdu''

- Gerçekleri konuşmak lazım. İnsanların günlük hayatında neler yaşadıklarını konuşmak lazım. İnsanların günlük hayatta neler yaşadığını anlamak, bahsetmek, hissetmek tam da gerçekliktir. Bugün Esenler'de pazar ziyaretindeydim. Ve hissetmek için oradaydım. 'Acaba toplum ne yaşıyor?' Son 14 gündür toplum, işin neresinde, gündem ne? Bunu analiz etmek için oradaydım. Dolayısıyla bazı gerçekleri topluma aktarmak istiyorum. Türkiye'ye sermaye akışı neredeyse durdu. Sıfır noktasında. Hatta ülkeden tersine bir sermaye akışı başladı. Yurtdışına kaçıyor yatırımcılar. Şirketler ekonomik durgunluk ve finansal zorluklar nedeniyle özellikle mali sıkıntılar içinde konkordato ilanı, iflaslar şu an da belki de piyasanın en sıkıntılı zamanları. Bunu her gün yaşayan iş dünyası, iş insanları bize bu sıkıntıları aktarıyor.

''Ekonomik kriz, politik krizle bütünleşmiş durumda''

- Son 2 ayda dövizde yaklaşık yüzde 10'luk artış ve bunun baskısı bir çok fiyat ve zam artışını kapımıza getirdi. Sadece iki ayda bu artış ve sadece son 1 hafta da dolar karşısında Türk Lirası yüzde 3'e yakın değer kaybı. Hükümet ise ne yazık ki bu sorunlara ve bu sorunlara değil bu sorunların sonuçlarına yani semptomlara dönük öteleme peşinde. Başka bir arayış içinde. Ekonomik kriz, politik krizle bütünleşmiş durumda. Ne yazık ki sürecin çözümüne değil, kriz çıkararak krizi unutturma peşinde. Son TUİK verilerine göre, en acı noktalardan birisi. Bir yılda toplam işsiz sayısı 1 milyon 259 bin artış göstermiş. İşsiz sayısına eklenen kişi sayısı. İşsizlik oranı yüzde 3.9 artarak yüzde 14.7'ye çıktı. Son 10 yılın en büyük işsizlik oranı yaşanıyor. Daha acı bir şey genç işsizlik 6.8 puan artarak yüzde 26.7'ye yükseldi Türkiye'de. Bunun anlamı İstanbul'daki verilere göre konuşursak üç gençten biri işsiz. Toplam işsiz sayısı Türkiye'de 4 milyon 668 bin kişi. 5 milyona doğru giden bir işsiz sayısı var. Bu kadar acı bir durumda,

''Anlattıklarından siz bir şey anladınız mı?''

- Türkiye'nin bugün ekranlarını 2 saat boyunca işgal eden sözüm ona çok önemli bir hususu açıklayacağını düşündüğümüz sayın rakibimiz, iki saat boyunca somut bir delil, somut bir usulsüzlük, somut bir aykırılığı size anlattı mı? Ya da anlattıklarından siz bir şey anladınız mı? Ben anlamadım. Ama anladığım şeyler var. Özellikle sormam gereken sorular da var. Örneğin, 'Acelecilik yaptı' diyor benim için. Beni acelecilikle suçlayan rakibimiz tam bir yıldırım hızıyla saat 22.30 gibi '3 bin 870 oyla ben kazandım' dedi. Hayatımda bu kadar yıldırım hızıyla bir seçim kazananı görmedim. Hem de küçümsüyorlar ya 13-14 bin oyla sayısını, 3 bin 870 oyla kazandım dedi. 'Görmemişlik yaptı, ağırbaşlı olmadı' diyerek beni suçluyor. Seçimden 1 gün sonra hatta yarım gün sonra sabah itibariyle tüm İstanbul'a 'Gönül Belediyeciliği kazandı' diye afiş asan ben olsaydım görmemiş olurdum. Bir başka hata, iki saat içerisinde aktarılan yalan yanlış veriler, eksik veriler yanında uzman diye oturttuğu kişiler onu aldattığını söylediğim ve 'Ben olsam bir daha yüzüne bakmam' diye ifade ettiğim kişiler bugün bile itiraz günlerini dahi doğru veremediler. Aldatıldığını düşündüğüm sayın Yıldırım, aldatma konusunda iş birliği yaptığını düşünmeye başladım. Bugün anlattıklarından ve yanında oturtmasından dolayı.

''Bıkkınlığın göstergesi''

- Sayın Yıldırım'ın bıkkınlığı yüzünden her şeyi anlatıyordu bugün. Kendi iddialarını bile anlatamaması bıkkınlığının bir göstergesi. Kendi iddialarını madde madde anlatacağım. Üç başlıkta, hile ve usulsüzlük olduğunu iddia ediyorlar. Bir, sayımdan kaynaklanan usulsüzlük iddiası. İki, seçmen listelerinden kaynaklanan usulsüzlük iddiası. Üç, sandık kurullarından kaynaklanan usulsüzlük iddiası. Bir kere seçmen listeleri ve sandık kurullarıyla ilgili iddialar, seçim öncesi döneme aittir. Seçim öncesi döneme ait dememin sebebi şu: Sayın bakanlar çıktı, açıklama yaptılar, ''Türkiye, dünyanın en güvenilir seçim sistemine sahiptir'' diye. YSK, seçmen listeleri konusunda teminat verdi. ''Hiçbir şekilde taşıma ve hayali seçmen yoktur'' diye ulusa seslendiler ve teminat verdiler. Bizim, taşıma seçmen konusunda oluşan tüm kaygılarımızın birçoğunu reddettiler İstanbul'da.

''Seçimi kaybettik, ne uydurabiliriz!''

- Aynı evde, 11 kişiyi, 20 kişiyi nakleden anlayışı, biz bugünlerde anlattık belki ama, Büyükçekmece'de, Çekmeköy'de vesaire, biz aslında bu ihbarlarımızı seçim öncesinde itiraz sürecinde yaptığımızda bile birçoğu reddedildi. Usule uygun seçmen denildi, biz de kabul ettik. Bu iddialarda bulunan sayın rakibimizin, özellikle bu konuları dile getirmiş olması, seçim öncesi hiçbir işlem yapmamış olması ve seçimden sonra bunları tek tek açıklama, buradan bir şeyler elde etme çabasını anlayabilmek mümkün değildir. Bunun tek açıklaması, bu iddiaların seçimi kaybettikten sonra uydurulup, üretildiğidir. ''Seçimi kaybettik, ne uydurabiliriz, buradan tutturabilir miyiz'' demenin karşılığıdır. Böyle de olmuştur. Ama iddia üretimine maalesef Büyükçekmece'de birçok kamu kişileri de dahil edilmiştir, rencide edilmiştir. Emniyet mensuplarına ayıp edilmiştir. Suç ve suçlu yaratma çabası gösterilmiştir.

''Yok böyle bir usulsüzlük kardeşim''

- AK Parti'nin seçimden kaynaklanan usulsüzlük iddiaları. YSK, bütün oyların sayılması talebini reddetti. Demek istiyor ki, ''Yok böyle bir usulsüzlük kardeşim''. Gündemden kalktı. İkna edici gerekçe ve kanıt olmadığı için, tüm oyların yeniden tamamının sayılmasını reddettiğinden de konu kapanmıştır. YSK, ''Sayılmış oylar geçerlidir'' demesine rağmen, gerekçelerini ortaya koyarak yapılan başvurular gereği, geçersiz oylar yeniden sayılmıştır, sayılıyor. Ama yetinmediler, tekrar bir gerekçe üretmeye kalktılar, 57 sondaj sandığı sayıldı. Hatta bazı başvurulardan sonra, bazı ilçelerde oyların tamamı sayıldı. Bütün bu yapılan işlemlere rağmen, YSK'nın aldığı kararlara rağmen, Sayın Yıldırım'ın seçimi ''murdar'' ilan etmesi, çok net söylüyorum, hukuka saygısızlıktır. Kazanamadığı bir seçimi, ''murdar'' ilen etme gayretkeşliğidir. Hani hukuka saygı gerekirdi. Bana tavsiyelerde bulunuyor. Hani ağır başlı olmak gerekirdi. Hani YSK'ya saygı duymak gerekirdi. Hani devlet adamlığı bunu yapmayı gerektirirdi. Bir 2 saatlik konuşma içerisinde bile bu kadar tezatı bir arada görmedim.

PHOTO 2019 04 15 18 56 28 1 ea293

''Reklam ajansınızla konuşun''

- Binali Bey, ''Neden geçersiz oylar benim lehime artmaktadır. Yanlışlık varsa, her iki adayın da oylarının aynı oranda artması gerekir. Bu da oylarımızın sandıkta iç edildiğini gösteriyor'' diyor. Binali Bey, kendi mantığını, kendi akıl yürütmesini hukuki gerekçe, kanıt ve delil zannediyor. Vay halimize. Ama işine gelir gibi konuşuyor. Kusura bakmayın. Reklam ajansınızla konuşun. Ha bire, ''Bas mührü AK Parti logosunda ampule'' diye ilan yapmışlar. Burada bir örneği var. Sıklıkla, geçersiz oy sayılanların bir çoğunda, oylar mühür olarak logonun üzerine basılmış. Bu sayı bizde biraz az, onlarda biraz fazla. Yani buradan içgüdüsel olarak, kendi akıl yürütmesiyle bunu delil kabul ederek bir şeyler aramanın ne kadar acizlik olduğunu halkımıza duyurmak istiyorum.

''Büyük kibir!''

- Özellikle seçimi bu konuda zan altında bırakması, belgem, kanıtım yok ama aklım böyle söylüyor diye seçimde şaibe olduğunu ilan etmesi açık ve net söylüyorum büyük bir kibirdir. Hatta kaybetme hazımsızlığının da ifadesidir. Bu hazımsızlığın devlet adamlığı tecrübesi noktasında önemsediğim bir şahsiyetin hala devam ettiğini kamuoyuna göstermesini de şahsımı üzdüğünü belirtmek istiyorum. Açık söyleyeyim. Az önce söylediğim delili bugün kendi ifadelerinde de kendisi açıkladı aynı zamanda. Ne şekilde tariflediklerini, seçimde seçmenin ne şekilde oy kullandığını ve geçersiz oya dönüştüğünü. Kaldı ki geçersiz oylar sayıldı, sayıldı bitti yani.

 

''Beni gören İstanbullular gülümsüyor''
- Ben toplumu infiale sokuyormuşum. Ben topluma iyi mesajlar vermiyormuşum. Hatta İstanbul'u hareketlendiriyormuşum. Bak hareketlendirdiğim doğru. Nereye gitsem binlerce insan etrafıma toplanıyor. Hareketlendiriyorum. Beni gören İstanbullular gülümsüyor. Vallahi, billahi. Görmek istiyorsa Sayın Yıldırım'ı pazara davet ediyorum, yemeğe davet ediyorum, kahvaltıya davet ediyorum. Hatta İstanbul'un 3 güzide kulübü Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş maçına da davet ediyorum. Beraber gidelim. Hareketliliğin ne olduğunu orada görsün.

''Ben, toplumu pozitif anlamda hareketlendirecek bir karakterim''

- Yani YSK'yı ben, maça giderek nasıl baskı altında tutarım anlamış değilim. Galatasaray-Fenerbahçe maçına giderek ya da Beşiktaş-Başakşehir maçına giderek YSK nasıl baskı altında tutulur inanın futbolu takip eden biri olarak stratejik anlamda nasıl bir amacı olabilir diye bulamadım açıklama yaptığından bugüne. Ama ben kendilerine bazı ipuçları vereyim. Seçimden sonra bu ülkenin bakanlarıyla özel toplantılar yapıyorsanız işte bu YSK'ya baskı anlamına gelebilir. Böyle bir şüphe doğurabilir. Ben toplumu pozitif anlamda hareketlendirecek bir karakterim. Ama toplumun, bu güzel milletin, bu cennet vatanın içinde yaşayan 82 milyon insanın, 16 milyon İstanbullunun kol kola olabilmesi, halay çekebilmesi, horon tepebilmesi dışında hiçbir hareketlilik yapmayı bilmem açık ve net söyleyeyim. Benim bildiğim hareketlilik bu.

PHOTO 2019 04 15 18 56 28 b30e7

''Şu anda sizin yaptığınız halkın
iradesine karşı organize kötülüktür''

- Bir de tırnak içerisinde bir açıklaması daha vardı. Bu da ilgi çekiciydi. Organize kötülük. Vallahi billahi ben ruhumda hiç kötülük nedir bilmem. Kötülük bilmem, ihanet bilmem, ihtiras bilmem, kin-nefret gibi duyguları hiç bilmem. Ruhumda hiç taşımadım Allah'a şükür. Hatta beni dinleyen herkese de tavsiye ederim. Bu duyguları ruhunuzda taşımayın. Dünyanın en mutlu insanı olursunuz. Ben mutluyum. Çünkü herkesin hakkında iyi düşünen bir insanım. Ama bunu nasıl uydurdular organize kötülük. Herhalde başkalarını kendileri gibi gören bir anlayış bunu söyleyebilir. Şu anda sizin yaptığınız halkın iradesine karşı organize kötülüktür arkadaş. Bu organize kötülükten vazgeçin. İnsanların canını sıkmayın. İnsanların Türkiye'de yaşadığı ekonomik sorunlarında ya da günlük problemlerinde bu ülkeye vakit kaybettirmeyin. İnsanları yalan yanlış şeylerle aldatmayın.

''Alın yayınlayın bu belgeyi''

- Ya Maltepe seçiminin sayımıyla ilgili yaptıklarını sanki Cumhuriyet Halk Partisi yapmış gibi ifade etmelerini şaşkınlıkla takip ediyorum. Ya tutanak var burada. İki hakimin ve müdür vekilinin imzasıyla olayı çıkartanlar tek tek buraya kim oldukları, nasıl çıkarttıkları yazılmış. Resmi belge. Olay çıkartan Cumhuriyet Halk Partililer diyorlar. Ya devletin hakimleri yalan mı yazmış bunu. Alın okuyun Allah aşkına. Değerli basın mensupları. Vallahi de billahi de. Yandaşlığı anladık da bu belgenin yandaşlığı olmaz. Alın yayınlayın bu belgeyi. Üzülüyorum yani.

PHOTO 2019 04 15 18 56 59 4fafe

 

''Artık süreci uzatmayın''

- Sayımı kim engelliyor. Biz sayım yapılsın diye çırpınıyoruz. YSK'ya da son aldığı kararla ilgili teşekkür ediyorum. Artık süreci uzatmayın, insanların canını sıkmayın. Sayımı biz engellemiyoruz. Bunun da belgesi burada. Burada muhalif olanlar kim belli, hangi partiye ait belli, dolayısıyla alınan karar ve yapılmak istenen her şey yazılmış, şerhini koyanlar belli. Hakim muhalif şerhini koymuş. CHP'li üye muhalif şerhini koymuş, Saadet partili üye muhalif şerhini koymuş. Bu kadar net. Sayımı bizim engellediğimizi söylemek, o yanında oturttuğu Sayın Yıldırım'ın, herhalde yine yıldırım hızıyla karar verdi ve yanıldı. Yanıldınız Sayın Yıldırım. Sizi bu belgeler hususunda da yanılttığını belirtmek istiyorum.

''Günler su gibi akıyor''

- 31 Mart'tan sonraki süreç. Üzülerek artık 15 günü bitirdik. Günler su gibi akıyor. Türkiye tarihinde bu kadar anlamsız yere tartışmayla ülkenin meşgul edildiği başka bir seçim yoktur. Bakın buradan yine benim çok değerli, çok kıymetli, bütün yaşam biçimleriyle, ahlaklarıyla beraber kucaklamaya hazır olduğum AK Partili seçmenlere, kardeşlerime, vatandaşlara seslenmek istiyorum. 1994 yılında bu şehirde bir seçim oldu ve seçimi kazanan sayın Cumhurbaşkanına, o dönem DYP ve SHP'nin ortaklığındaki iktidar döneminde karar vericiler görevi teslim ettiler. 2002 yılında bugünün iktidarı olan AK Parti tüm Türkiye'de seçimi kazandı. Yine o günün iktidarı ve karar vericileri o süreci AK Parti'ye teslim etti. Bu bir demokrasi derinliğidir, güzelliktir. Gelen alkışlanır, gidene de emeklerinden dolayı, yaptığı doğrulardan dolayı teşekkür edilir. Eksikleri sorgulanır, yanlışları sorgulanır. Bu böyledir. Demokrasiyi sıkıntıya uğratanları benim AK Partiye gönül vermiş hemşehrilerim görsünler.
''Ben sizin adayınız olsaydım ne düşünürdünüz''

- Özellikle şunu hatırlatmak istiyorum. Bir an için düşünün. Ben sizin adayınız olsaydım ne düşünürdünüz. Bu kadar net aslında. Bunu düşünün yeter. Her birinizi kucaklıyorum. İstanbul'un çokça sorunu olduğunu biliyorum. İstanbul'un problemlerini biliyorum. Meclismiş, şuymuş, buymuş. Çok net. Bu ülkeye ve bu millete hizmet noktasında uzlaşamayan ve anlaşmama gayretini sadece kendi partizanlık duygusu içinde taşımaya çalışan her fert 16 milyon İstanbullunun önüne deşifre edilecektir ve afişe edilecektir. İstanbullunun avantajına, lehine aynı kararları alan herkes de İstanbul'un başının tacı olacaktır. Yol Cumhuriyet Halk Partisi'nin ya da Millet İttfiakı'n4n, İyi partinin yolu değildir. Bu süreçte ben Millet İttifakı'nın adayıydım ama İstanbul ittifakının belediye başkanıyım? Vakit geçiriyor. İstanbul'a vakit kaybettiriliyor.

 

PHOTO 2019 04 15 18 56 43 afc41

''Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz''

- Sihirli formül 2H 1A. Yani hak, hukuk, adaletin kazandığı bir sürecin başlatıldığı bir dönem. Egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunun her zaman bilinmesi gerekiyor. Bu ülkenin kuruluşunda, Hakimiyet-i Milliye'nin çok önemli bir ayağı vardır. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar verirseniz, bu ülkeyi sakatlarsınız. O bakımdan lütfen bu ülkeyi koruyunuz. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz. Size uyarımdır, size çağrımdır. Ülkenin sorunlarına odaklarının. Ulusal ve uluslararası problemlere odaklanın. 2023'e kadar 82 milyon insan size yetki verdi. Yetkinizi bu ülkeye hizmete kullanın. İstanbul'un seçimlerini kazananın elini sıkın, tebrik edin. Beraber bu ülkeye ve bu millete hizmet edelim. Dileğim budur. Israrım ve arzum budur.
-
SORU-CEVAP

"Seçimden sonra yurt dışından tebrik telefonu aldınız mı?" sorusu üzerine,
"Yurt dışından asla medet ummadım. Beni yurt dışından arayıp tebrik eden de olmadı. Yurt dışından bazı ülkelerin başbakanları, cumhurbaşkanları, cumhurbaşkanını arayıp tebrik ettiler. Ben İstanbul halkından medet umdum, çare umdum. Onlarla kol kola oldum. İnandığım sürecin yılmaz bekçiliğini yapıyorum. Hak, hukuk adaletin yerine gelmesi için çabalıyorum."
Yeniden sayılan sandıklarla ilgili olarak, "YSK Maltepe'de yapılan sayımları kabul etti. Bundan sonra yapılacak sayımın da en hızlı şekilde yapılması hususunda ilçe seçim kuruluna yetki verildiğini biliyorum. Biz böyle bir kararın hukuken verileceğini de arkadaşlarım bana iletmişti. Sandık sayımının hızlanması noktasında her iki hakimin de önerisi vardı. Burada bir aykırılık yok. Sandık kurulu üyeleri süreci yavaşlatma adına işbirliği yaptılar.
Biz de YSK'nın süreci netleştirmesini arzu ediyoruz. Ülke zarar görüyor, elde hiçbir veri yok. 14 bin farkla süreç tamamlanmış olacak. Bu kadar net bir süreç. İnşallah YSK en yakın zamanda kararını netleştirir, milletçe huzurlu bir şekilde önümüze bakarız."

"Yeniden seçim olur mu" sorusu üzerine şunları kaydetti: "Biz bazı şeyleri düşünmenin bile demokrasiye zarar vereceğini düşünüyoruz. Birileri kaybetti diye seçimin yenilenmesini düşünmenin bile demokrasiye zarar vereceğini düşünüyoruz. Beynimin bir köşesinde dahi bu ihtimali beslemiyorum. Bu seçime saygı duymayı başaramazsak Türkiye'nin sandık mücadelesini sıkıntıya sokmuş oluruz."

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Antalya Valiliği himayesinde, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ile düzenlenen Turizm Sezonu Açılışına katıldı.

DSC 3080 a7dc2


Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun öncülüğünde, 'Kapalı Yol' olarak bilinen Kazım Özalp Caddesi'nde açık havada esnafa yönelik kahvaltı düzenledi. Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen Turizm Sezonu Açılışına Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ile birlikte, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, ATSO Başkanı Davut Çetin, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.

DSC 3150 a8058


Etkinliğin açılışında konuşan Vali Karaloğlu, Antalya'da turizm sektörünün baş sektör olduğunu, turizmin iyi gitmesi durumunda birçok sektörün pozitif etkilendiğini söyledi. Antalya'nın dünyanın en güvenilir şehirlerinden biri olduğunu belirten Karaloğlu, bunun altında çok büyük emek olduğunu söyledi. Görevinin bu şehri güvenli tutmak olduğunu kaydeden Karaloğlu, esnafın turizmden hakkettiği payı almasını istediklerini söyledi.

DSC 3258 8668d


Turizm Haftasının öncelikle Antalya’ya ve esnafa hayırlı olmasını dileyen Başkan Semih Esen, Antalya’nın turizmden elde ettiği gelirden esnafın hakettiği payı alması gerektiğini söyledi. “Taze bir belediye başkanı olarak içinizden çıkan bir arkadaşınız olarak bu konuyla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.” diyen Semih Esen şöyle konuştu; “Turizmden şehir içindeki esnafın umulan payı alması bazı şartlara bağlıdır. Tatilini Antalya’da geçirmek isteyen turistlerin bir sebebi olması lazım. Bu sebeplerden bazıları esnaf tarafından, bazılarının biz yöneticiler, bazıların ise sanatçı ve kültür adamları tarafından oluşturulması gerekir. Bütün bunların da birlik ve bütünlük içinde yürütülmesi son derece önemlidir. Bizler bu anlamda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Yeni turizm sezonunun tüm Antalya’mıza hayırlı olmasını diliyorum”
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, vatandaşlarla birlikte animasyon gösterilerini izledi.

Adana merkezli 10 ilde FETÖ soruşturması kapsamında aralarında aktif polis ve askerlerin de olduğu 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Adana merkezli 10 ilde 2'si aktif polis, 1'i aktif astsubay olmak üzere 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Bu karar doğrultusunda Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri şafak vakti harekete geçti. 10 ilde 21 adrese baskın yapan polis, çok sayıda zanlıyı gözaltına aldı.

ÇOĞU BYLOCK KULLANICISI

Polis Adana'da da 12 adrese baskın yaptı. Zanlılardan çoğunda örgütün gizli haberleşme sistemi ByLock olduğu ileri sürüldü. Gözaltına alınan zanlılar emniyete götürülerek sorguya alındı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, KHK ile ihraç edilenlerin seçme hakkına da sahip olmadıklarını ifade etti. İhsan'ın sözlerine tepki gösteren CHP Parti Meclisi üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Yavuz'un bu açıklamasıyla bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerinin ardından aldığı mazbatayı "tartışmaya açtığını" söyledi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, olağanüstü itirazda bulundukları İstanbul seçimlerine yönelik açıklamalarda bulundu. Ali İhsan Yavuz açıklamasında, “Bu işin içerisinde bir çok gayri yasal yapı ve oluşumlardan alınarak görevlendirilmiş isimler olduğuna inanıyorum. Ne demek istiyorum? Şunu diyorum: KHK ile ihraç edilmiş birisinin kamu hizmeti dahi görmesi engelli olan hatta ve hatta KHK ile ihraç edildiği için mazbatası iptal edilenler var. Ben burada bir tartışma daha başlatayım o da 298 sayılı yasanın 8. maddesi ‘kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçme hakkına da sahip değillerdir’ diyor kanun. Biz şimdilik böyle bir iddiada bulunmadık bunu da oturup düşünmekte fayda var. YSK’nın bu yönüyle de düşünmekte fayda var.” dedi

“ERDOĞAN’IN MAZBATASINI TARTIŞMAYA AÇTI”
Yavuz’un “KHK’lılar oy kullanamaz açıklamasına” CHP’den flaş tepki: CHP Parti Meclisi üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Yavuz’un bu açıklamasıyla bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerinin ardından aldığı mazbatayı “tartışmaya açtığını” söyledi.

Tezcan, KHK’lıların gerek 24 Haziran genel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde, gerekse 16 Nisan 2017 referandumunda oy kullandıklarını, bunun o dönemde hiç gündeme gelmediğini kaydederek, “AKP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un açıklamasının anlamı şudur. AKP, “bizim kazanmadığımız seçimler şaibelidir. Bizim kazandığımız her seçim ise düzgündür” diyor. KHK’lıların oy kullanamayacaklarını iddia etmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Haziran sonrası aldığı mazbatayı tartışmaya açmaktır.” dedi.

“ADALET BAKANI’NI DA İSTİFAYA ÇAĞIRMIŞ OLDU”
Tezcan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un hükümlülerin oy kullanması konusundaki açıklamalarının ise, bizzat AKP’li Adalet Bakanı’nı “istifaya davet etmek anlamına geldiğini” de vurguladı. Tezcan, “Cezaevi ve hükümlü seçmen kütüklerinin hileli olduğunu iddia etmek, Adalet Bakanı istifaya davet etmektir. O kütükleri CHP hiç görmüyor. Seçim öncesinde de görmedi, seçim sonrasında da görmedi. Üstelik AKP o kütükleri kimden, nereden temin etmiş? Bunu da açıklamalılar. Bu kütükleri sadece sandık başındaki görevliler görebiliyor. AKP’nin eline nereden geçmiş?”

Alanya Güneşi

İmamoğlu'ndan, bavul göndermesi...” çantalarla adliyeye gidenler vatanseverlere kumpas kurmuştu. Bugün de YSK'ya gidenler kumpas peşimde. Bu millet, bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek!

PHOTO 2019 04 16 20 02 57 2 250b9

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alıp görevine başlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'i makamında ziyaret etti. Daha sonra halkla buluşan İmamoğlu, yerel seçimlerin yenilenmesi talebiyle, yanlarında 3 valizle YSK'ya giden AK Partililer'i eleştirdi ve uyardı: ''Ben, bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. Ben ne dedim ilk akşam. Ben, kimsenin hakkını yemedim ama 16 milyon insanın da hakkını yedirmeyeceğim. O çantalarla, ''Delil taşıdım'' diyen insanlara diyorum ki, ''Akıl tutulması var herhalde sizde''. Vazgeçin. Bu millete bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.''

PHOTO 2019 04 16 20 02 56 1 2d411

ŞİŞLİ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alıp görevine başlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'i makamında ziyaret etti ve kutladı. İkili, Şişli Belediye Başkanlığı binasında sohbet ederken, ellerinde Türk bayrakları olan on bini aşkın vatandaş da başkanları halaylar çekip, horona durarak bekledi. İzmir Marşı'yla coşan kalabalık, ''Mazbatayı ver, İmamoğlu'na mazbatayı ver'' şeklinde tezahürat yaptı. Mitinge çok sayıda CHP milletvekili de katıldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in arkadaşlarıyla birlikte seçim otobüsü üzerinden ''selfie'' yapması ilginç anların yaşanmasına neden oldu. Buluşmada ilk konuşmayı Keskin yaptı. Keskin, ''Kapılarımız, siz komşularımıza hep açık olacak. Biz, mazbatamızı aldık. Buruk mazbata aldık. Kutlama yapmadık. İmamoğlu da mazbatasını aldığında, büyük bir kutlama yapacağız. Onun başarısı bizim, bizim başarımız onun olacak'' dedi.

Keskin'in ardından mikrofonu İmamoğlu aldı. İmamoğlu'nun konuşmasının satır başları şunlar oldu:

- Hepinizi kucaklıyorum. Çok güzelsiniz. Sizlerle buluşmaktan çok büyük keyif alıyorum. Bugün Şişli'ye hayırlı olsuna geldik. Ben, başkanıma çok inanıyorum. Muammer Keskin başkanımın vicdanına, adaletine, belediyeciliğine yürekten inanıyorum. Şişli'de, bugüne kadar yapılanların çok daha iyisini yapacağını biliyorum. Hele hele büyükşehirle beraber senkronize bir çalışmayla uyumlu bir yol arkadaşlığıyla Şişli'nin ihmal edilmiş birçok konusunu el ele çözeceğiz. Elbette İstanbul'un çok daha sorunlu yerleri de var. Onları da çözeceğiz ama müsaadenizle biraz güncel konuları konuşalım.

PHOTO 2019 04 16 20 02 59 1 c9e0e

''Hani saya saya bitiremediler ya!''

- Hani saya saya bitiremediler ya... İşin güzel tarafı ne biliyor musunuz? Birinci gün saydılar kaybettiler, ikinci gün saydılar, yine kaybettiler. Artık sayamıyorum, 3, 4, 5, 6... Bugün 16. gün. Doyamıyorlar. Dün, rakibimizi ve bazı siyasileri televizyonda konuşurken 6-7 defa saygımız gereği ''Sayın'' deyince, birisi yazmış "Başkanım, siz 'sayın' deyince, onlar saymayı anlıyorlar". Garip ama gerçek. Bu ülkenin ne yazık ki iradesine zarar veriyorlar. Milli iradesine zarar veriyorlar. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna olan bu toplumun inancına zarar veriyorlar. Hepimizi üzüyorlar. Çok yanlış. Hani Hakimiyet-i Milliye dediğimiz bu kavramın yaşama tutunduğu demokrasiye zarar veriyorlar.
''Seçimi kazandık arkadaşlar''

- Ben açık söyleyeyim, bu arkadaşlarımızı ne kadar uyarsak da yetmiyor. Bakın, Büyükçekmece'dekiler olmadı, Maltepe'dekiler olmadı. Şu anda 40 sandığa kadar indi iş. Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar. Daha güzelini söyleyeyim mi? Daha güzeli, orada bu işle ilgilenen, illa ''Kazandık'' arzusunda olan birkaç yüz kişinin dışında kim kazandı biliyor musunuz? 16 milyon İstanbullu kazandı. Kadını, erkeği, genci, çocuğu hepsi kazandı. Benim güzel kızlarım, oğullarım, kardeşlerim, arkadaşlarım kazandı.

PHOTO 2019 04 16 20 02 59 44f90

''Bu millete, bu insanlara yazık etmeyin''

- Ben, bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. Ben ne dedim ilk akşam. Ben, kimsenin hakkını yemedim ama 16 milyon insanın da hakkını yedirmeyeceğim. O çantalarla, ''Delil taşıdım'' diyen insanlara diyorum ki, ''Akıl tutulması var herhalde sizde''. Vazgeçin. Bu millete bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.

''Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz''

- Bu yerel seçim Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi tarihinin belki de en değerli, en önemli süreçlerinden bir tanesi. Süreç, YSK'nın önündedir. Bu akşam sayım bitiyor. Kanun gereği, seçim kurulunun İstanbul İl Seçim Kurulu'nun tutanağımızı netleştirip ondan sonra 16 milyon insanın mazbatasını bizse teslim etmesi şarttır. Buradan duyuruyorum. Bunu tüm samimiyetimizle, tüm ciddiyetimizle söylüyorum. Halkın iradesi sandığa yansımıştır. Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz. Tekrar tekrar İl Seçim Kurulu'na duyuruyorum. Yetmez. Bir de YSK'ya sesleniyorum. YSK önünde itirazlar olabilir. Sürecin ilk gününden bugüne. On binlerce insan, İstanbul'da 16 milyon oya sahip çıkmıştır. Ne zaman ki süreçte arızaları çıkartmaya başladılar. Türkiye'nin her yerinden gelen milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız olağanüstü çalışmayla, titizlikle tek bir günü sıkıntılı hale getirmeden çözüm üretmişlerdir. Topyekun bunun adı demokrasi mücadelesi.

PHOTO 2019 04 16 20 02 56 46883

''Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin''

- YSK'ya sesleniyorum. İğne deliği kadar bir boşluğu yoktur bu sürecin. Takibi, ahlaklı bir şekilde bizim tarafımızdan yapılmıştır. Seçimden önce, ''Dünyanın en güvenilir seçim sistemi bizde'' diyenler, ''Seçmen listesinden kimsenin şüphesi olmasın'' diyenler, bugün şaibe naraları atıyor, kumpaslar uydurmaya çalışıyor. Bugün yüzyılın medya iletişim rezilliğini yaratan AA ve onun gibilerini kullanarak kendilerine delil üretmeye çalışıyorlar. Bütün bu süreçlerden sonra, YSK üyeleri, tarihi vazifenizi yerine getirin. Lütfen size olan güvenimizin karşılığı olarak gereğini yapın. Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin işimize bakalım. 16 milyon insan hizmet bekliyor.

''Hepinizle Saraçhane'de buluşmak istiyorum''

- Hepinizle Saraçhane'de buluşmak istiyorum. Kimsenin sizin canınızı sıkmaya hakkı yok. Bu millet mutlu, huzurlu olacak. Neymiş efendim, biz çalışamazmışız, meclis fazlaymış, belediye başkanı merkezi hükümetle anlaşamazmış. Ya arkadaş ne demek anlaşamaz. Ben bu şehre hizmet etmeye geldim mi? Bu ülke Ankara'daki hükümeti seçti mi? Seçti. Kimse kendi malını devretmiyor. 16 milyon İstanbullunun varlığı olan Büyükşehir Belediyesi'ni bu kardeşinize devredecek. Bu kadar net. Onun için o şaibe naralarını bizim kulaklarımız duymuyor. Kendi başarısızlıklarını şu anda başka şeylerle örtmeye çalışıyorlar. Benim Ankara'daki aklıselim devlet adamlarına önerimdir, kendi partilerini aldatan, hala başka başka işlerle arayış içinde olan o kişilerle kendi grupları içerisinde dersini versinler, cezasını kessinler. Kendileri bilir.

PHOTO 2019 04 16 20 02 55 2 ceaf5

''Ne mutlu bize ki bu Cumhuriyet'in evlatlarıyız''

- Dünyanın en güzel şehrinde hayatımızı sürdürüyoruz. İstanbul, bana göre dünyanın en güzel şehri. Bu şehre asla ihanet etmedik, etmeyeceğiz. Bu şehrin insanını, insanca, eşit bir şekilde yaşaması için adil bir yönetim olacağız. Bu şehirde yaşayan herkesin kardeşliği için mücadele edeceğiz. Herkesin inanç özgürlüğü için mücadele vereceğiz. Bayrağımıza olan sevgimiz, kültürümüz, geleneklerimiz, eğlencelerimiz, üzüntülerimiz hepsini biz bu memleketin tüm değerlerini seviyoruz. Hep beraber büyük mücadeleler vermedik mi? Verdik. Kim ayrıştırıyorsa karşısında dikileceğiz. Ne mutlu bize ki bu Cumhuriyet'in evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanı bunu unutmasın. Hemen şu aşağıda, Kasımpaşa'da o zamanın kenar mahallesinde doğdu büyüdü, şu an bu ülke ona Cumhurbaşkanlığı makamını verdi. Ben kime minnet duyuyorum. En başta Mustafa Kemal Atatürk'e.

PHOTO 2019 04 16 20 02 58 fadd0

''Tökezler, düşersek, siz kaldıracaksınız''

- Bütün İstanbullular benim yoldaşım, yol arkadaşım olsun istiyorum. Eğitimde ve birçok yolda seferberlikler başlatacağız. Birbirimizin yanlışını büyüten değil, birbirimizin yanlışını düzeltenler olacağız. Biz görevimizi yapacağız sizler denetleyeceksiniz. Bu şekilde çalışacağız. Gün olur tökezleriz yere düşeriz, kolumuzdan tutup ayağa kaldıran benim yoldaşlarım sizler olacaksınız. Bu ülke ancak ve ancak böyle gelişir.

Muratpaşa Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, yüzde 18.35’lik oy artışıyla yeniden belediye başkanlığına seçilen Başkan Ümit Uysal’ı makamında ziyaret etti. Kaymakam Arısoy, Başkan Uysal’ı tebrik etti.
Muratpaşa’da oyunu yüzde 18.35 arttırarak birden fazla dönem aday olan belediye başkanları arasında en başarılılar listesine en üst sıradan Başkan Uysal, tebrik ziyaretleri için makam odasının kapılarını açtı. Başkan Uysal, randevu dahi olmadan “Komşularım” diye seslendiği Muratpaşa sakinleriyle bir araya geldi.

ZİYARETLER 5 5e6c5

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve yöneticileri, mahalle sakinleri, muhtarlar Başkan Uysal’ı ziyaret edip tebriklerini dile getirdi. Muratpaşa sakinlerini yanı sıra Muratpaşa Kaymakamı Arısoy da Başkan Uysal’ı makamında ziyaret ederek, tebrik etti. Ümit Uysal, ziyareti dolayısıyla Kaymakam Arısoy’a teşekkür etti. Başkan Uysal, ayrıca Kemer eski Belediye Başkanı Mustafa Gül ve ilçenin yeni belediye meclis üyeleriyle de bir araya geldi.

ZİYARETLER 5 5e6c5

ZİYARETLER 5 5e6c5

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’e iade-i ziyarette bulunan Konyaaltı İlçe Kaymakamı Kamil Köten, daha sonra da Konyaaltı Belediyesi Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu.

DSC 1724 978a5


Konyaaltı İlçe Kaymakamı Kamil Köten, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’e iade-i ziyaratte bulundu. Kendisini büyük bir nezaketle karşılayan Başkan Semih Esen’e birde makamını ziyaret ederek hayırlı olsun demek istediğini dile getiren Kaymakam Köten, “Başkan Esen’in Konyaaltı’nda birçok başarılı işe imza atacağına inanıyorum. Bende bu anlam üzerime düşen ne varsa yapmaya hazırım. Bir kez daha Konyaaltı’na ve Antalya’mıza hayırlı olsun.” dedi.

DSC 1706 dbcbc


Konyaaltı İlçe Kaymakamı Köten’in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Semih Esen ise “31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde halkımız bizi Konyaaltı’nda çok yüksek bir oy oranıyla göreve getirdi. Bu da bizlere büyük sorumluluk yüklüyor. Konyaaltı’nda her kesimden insanımıza kucak açacağız. Onların sorunlarıyla dertlenip, birlikte çözümler arayacağız. Kaymakam Bey’in de bu anlamda destek sözü de bizler için çok kıymetli. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.”

DSC 1800 e156e


Kaymakam Kamil Köten, Başkan Semih Esen ile birlikte Konyaaltı Belediyesi Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezi’ni de ziyaret etti. Hayvan barınağı hakkında bilgi veren Semih Esen, yılda ortalama bin 500’ü öğrenci toplam 5 bin kişinin ziyaret ettiği barınakta, 800’e yakın da sahiplenme gerçekleştirildiğini bildirdi.
Barınağı gezen Kamil Köten, tesisten oldukça etkilendiğini belirterek, Türkiye’ye örnek bir barınağın Konyaaltı’nda hizmet veriyor olmasından da ayrıca gurur duyduğunu söyledi.

DSC 1817 e109a

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’li Muhittin Böcek, seçildikten sonra ilk kez Antalya protokolü ile birlikte TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu Antalya Havalimanı'nda karşıladı

 e6ec8268 2ccb 410f a268 838f10520750 772fe

ANTALYA Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’li Muhittin Böcek, seçildikten sonra ilk kez Antalya protokolü ile birlikte TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu Antalya Havalimanı'nda karşıladı. Çavuşoğlu ile el sıkışan ve ayaküstü sohbet eden Böcek, iktidar mensuplarıyla bu ilk temasını sosyal medya hesabından paylaştı.

 

Sözcü'de "Mansur Yavaş’tan büyük operasyon" başlığıyla yayımlanan Saygı Öztürk imzalı haberde bu isimlerin Refik Tuzcuoğlu ve İsmail Erdoğan olduğu belirtildi.

Haberde söz konusu isimlere dair şu iddialara yer verildi:

"AKP’li Mehmet Özhaseki, Kayseri büyükşehir belediye başkanlığı döneminde, ekmek fabrikası genel müdürlüğü ve KASKİ yönetim kurulu üyeliğine getirdiği Refik Tuzcuoğlu’nu, bakan olunca da müsteşar yardımcılığına atamıştı.

Seçim öncesi apar topar genel sekreterliğe getirilen ve Seçim organizasyonlarını yürüten Tuzcuoğlu’nun görevden alınmasıyla boşalan göreve Giresun eski MHP milletvekili Murat Özkan getiriliyor. Özkan’ın genel sekreterliğe atanmasına ilişkin yazı gerekli izin için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderildi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde yolsuzluk iddialarını ve son yıllarda gerçekleşen bazı soruşturmaları araştırmak için teftiş kurulunda da operasyon gerçekleştirildi. Teftiş Kurulu Başkanı İsmail Erdoğan görevden alındı yerine müfettiş Ata Şengül getirildi.

Belediyede kimlerin geleceği ve kim gideceği konuşulurken bazı başkanların da AKP’li ilçe belediyelerine geçiş yaptıkları öğrenildi."

İstanbul'da seçim sonuçları hala kesinleşmedi. Oyların yeniden sayımı 11 gündür devam ediyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Ekrem İmamoğlu seçimi kazandı ancak itirazlar devam ediyor. 11 Nisan Perşembe saat 12.30'a göre Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki fark 13.996. Yeniden sayımı devam eden oyların yüzde 97,3 oldu.
2019 Yerel Seçimleri her sonucu ile tarihi bir seçim oldu. Bir çok il el değiştirirken, İstanbul seçimlerin yine merkezi oldu. İstanbul'da resmi olmayan sonuçlara göre CHP adayı Ekrem İmamoğlu seçimi kazandı ancak AK Parti kanadından bir çok yerde itirazlar yapıldı ve ilçelerdeki geçersiz oylar kısmen yeniden sayıldı. Bazı ilçelerde ise tüm oylar yeniden sayıldı.

Süreç devam ederken AK Parti, tüm İstanbul'da oyların tamamının yeniden sayılmasını istedi ancak Yüksek Seçim Kurulu bu itirazı reddetti. YSK, 21 ilçede 51 sandığın yeniden sayılmasına karar verdi. Seçimlerin bir diğer kritik noktası da Büyükçekmece oldu. Seçimlerde büyük usulsüzlükler olduğunu ileri süren AK Parti, bu ilçedeki bilgilere dayanarak tüm İstanbul'da seçimlerin yenilenmesini istedi.

İstanbul'da şu anda bazı ilçelerinde tüm oylar, bazı ilçelerinde ise geçersiz oylar sayılıyor. Esenyurt ve Avcılar'daki oy sayımları bitti. Şu anda sadece tek ilçe kaldı, o da Maltepe. Maltepe'de 800'den fazla sandık sayılıyor.

Öte yandan en çok konuşulan ilçe olan Büyükçekmece'de ki yerel seçim sonuçlarına göre CHP Büyükçekmece'yi 4 bin oy farkla kazanmıştı. Ancak AK Parti Büyükçekmece'deki seçimlere "seçmen kaydırma" iddiasıyla itiraz etti ve bir taraftan polis tek tek adres tespiti yaparken diğer taraftan da oylar sayılmaya devam ediyor.

Deniz Baykal Başkan Böcek’e görevinde başarılar diledi

Böcek, “Antalya için 5 yıl boyunca gece gündüz koşacağız”

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i makamında ziyaret etti. Baykal, büyük bir seçim mücadelesinden sonra kendi memleketinde Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek’i ziyaret etmenin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyerek, başarı dileklerini iletti. Baykal, “Her seçimden alınacak dersler vardır. Bu yönüyle her seçim bir yenilenmedir” ifadelerini kullandı. Başkan Böcek ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek 5 yıl boyunca Antalya için gece gündüz demeden koşacağını söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne gelişinde Başkan Muhittin Böcek tarafından kapıda karşılanan CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, ardından makama geçti. Ziyarette CHP İl Başkanı Ahmet Kumbul, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, CHP ilçe belediye başkanları da hazır bulundu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e başarılar dileyen Baykal, Türkiye’nin önünün açıldığını belirterek, “İnşallah çok güzel günler göreceğiz” dedi.
Bu mutluluğu yakalamak istedim
Deniz Baykal, bugünün kendisi için çok değerli ve mutlu bir gün olduğunu ifade etti. Bir büyük seçim mücadelesinden sonra kendi memleketinde partisinin belediye başkanlarını ziyaret etmenin kendisini çok mutlu ettiğini belirten Baykal, “Allah'a şükürler olsun bugünleri gösterdi. Bu mutluluğu yakalamak istedim ve koştum geldim. Çiçeği burnunda yeni Büyükşehir Belediye Başkanımızı ziyaret ediyoruz. Gerçekten ne büyük nimettir. Allah'a şükrediyorum” diye konuştu.
Baykal, “Türkiye’nin önü açıldı
31 Mart yerel seçimlerinin ardından Türkiye’nin önünün açıldığını söyleyen Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizin de bizim de milletimizin de yolu açık olsun. Bu yolu açtınız. Bu yolun ucundan baktığınız zaman çok güzel bir gelecek gözüküyor. Parlak bir ufuk gözüküyor. Bunu ben görüyorum şimdi sizinle birlikte bu tünelin içinden bakınca Türkiye’nin ufkunu, önünü açtınız. Başarılar diliyorum. İnşallah çok güzel günler göreceğiz.”
“Her seçimden alınacak dersler var”
Umutsuzluğun zirve yaptığı dönemlerin ardından devreye milletin girmesiyle güneşin yeniden doğduğunu dile getiren Baykal, Türkiye’de ve Antalya’da da bunun yaşandığını söyledi. Seçimin kazanmak ya da kaybetmek için değil görevlendirme için yapıldığının altını çizen Baykal, “Her görevlendirme bir ufuk açar. Sayın Başkanımız milletimiz tarafından bir kez daha görevlendirilmiştir. Hizmet, güler yüz tatlı dil, kucaklamak, el ele vermek ayrım yapmamak, insan onuruna saygı göstermek kalıcı olan bunlar. Her seçimden alınacak dersler vardır. Bu yönüyle her seçim bir yenilenmedir” ifadelerini kullandı.
Başkan Böcek mutluluğunu dile getirdi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise “Siyasetin duayeni, devlet adamı, büyüğüm” sözleriyle hitap ettiği CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Böcek, “Benim bu mutlu huzurlu güzel bir yola çıkmama vesile olan, 6 Aralık 2002’de parti rozetimi takan, Konyaaltı’na doğup büyüdüğüm topraklara aday eden Genel Başkanımın bugünkü ziyaretinden dolayı son derece memnun olduğumu ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.
Böcek, “Antalya için 5 yıl boyunca koşacağız”
Başkan Böcek, doğup büyüdüğü topraklara, Antalya’nın 19 ilçesine hizmet etme şansını kendisine veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e de teşekkür etti. Antalyalıların tercihiyle 714 bin 264 oyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine layık görüldüğünü ifade eden Başkan Böcek, “Bize oy veren vermeyen bütün vatandaşlarımın emrinde olacağım. ‘Ben sen yok bir, varız. Biz birlikte yaparız’ diye yola çıktık ve bu anlamda mazbatamızı aldık görevimize başladık. Gece gündüz demeden 5 yıl koşacağımızı söylemiştim, gece 12’lere kadar beraberce daire başkanları ve çalışma arkadaşlarımla beraber çalışıyorum” dedi.
Hep birlikte kazandık
Bütün belediye başkanları ve meclis üyelerine başarılar dileyen Başkan Böcek, “Demokrasi kazanmıştır Antalya’mız kazanmıştır. Ben değil biz kazandık hep birlikte kazandık. Beş yıl boyunca bize destek olan olmayan herkes için kimseyi ötekileştirmeden koşacağız” ifadelerini kullandı.

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Ahmet Kumbul ile birlikte, İl Başkanlığını ziyaret eden CHP’nin bir önceki Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ı karşıladı.
Ankara’da tedavi süreci tamamlanan ve bir süre önce Antalya’ya dönen CHP’nin bir önceki Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinden başarıyla çıkan CHP Antalya İl Yönetimini ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti. İlk olarak CHP Antalya İl Başkanı Ahmet Kumbul ve yönetimini ziyaret eden Deniz Baykal, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ve beraberindeki heyetle birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti.

DSC 1561 9dcd4
TÜRKİYE’NİN UFKUNU AÇTINIZ
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile birlikte açıklamalarda bulunan Deniz Baykal, Antalya’da elde edilen bu başarıda büyük emeklerin olduğunu söyledi. Deniz Baykal şöyle konuştu, “Benim için çok değerli çok mutlu bir gün. Bir büyük seçim mücadelesinden sonra Antalya da kendi memleketimde belediye başkanlarımızı ziyaret etmek her zaman olabilecek bir şey değil. Allah’a şükürler olsun bu günleri gösterdi. Bu mutluluğu sizlerle birlikte paylaşmak için bende koştum geldim. Antalya da Büyükşehir Belediye Başkanımızı ziyaret ediyoruz. Ne büyük nimettir Allah’a şükrediyorum. Hepinizden Allah razı olsun. Emeği geçen herkesten… Sizin de bizim de milletimizin de yolu açık olsun. Bu yolu açtınız. Bu yoldan baktığımız da çok güzel görünüyor. Türkiye’nin ufkunu açtınız. Başarılar diliyorum.”
Deniz Baykal, Semih Esen ve beraberlerindeki heyeti karşılayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Deniz Baykal’a teşekkür etti.

DSC 1632 7a1bb

Alanya Güneşi

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer'in Garipçe Mahallesi'nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu, Anadolu Ajansı'nın 31 Mart günü 12 saat süreyle veri girişi yapmamasıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi: ''Bana göre, AA'nın yapmış olduğu iş ve işlem, yüzyılın en büyük medya rezaletidir. Niye yüzyılın en büyük medya rezaleti? Bir kumpas. Öncelikle AA, devletin bir kurumu. İstiklal mücadelemizle beraber, bu ulusa hizmet eden bir kurumunun bugün gelinen noktada, o gece süreci manipüle etmeye çalışması ama bizim sürece en sağlam şekliyle yönetiyor olmamız, elimizdeki verilerle vatandaşı bilgilendiriyor olmamız, onları kilitlemiştir. Bu rezaleti sona erdirmiştir ve bu kumpası engellemiştir. Bu manipülasyonun bir parçası olarak, AK Parti İl Başkanı çıkıp açıklama yapıyorsa, 3 bin 700 müydü, 3 bin 840 mıydı hatırlamıyorum sayıyı, bu sayıyla 'Kazandık' deyip o akşam AK Parti'ye gelen hemşehrilerimi, dostlarımı aldatıp onların sizi alkışlamasına vesile oluyorsa, daha kötüsü Binali Yıldırım'ı ikna edip çıkıp kazandım açıklamasını yaptırıyorsanız, işte bu 100 yıllık basın rezaletidir. O rezaletin sonucu olan bir kumpası engellediğimizin ispatıdır'' dedi.

PHOTO 2019 04 11 16 40 45 b46a0

SARIYER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi'yi tebrik ziyaretinden önce gazetecilerle, Sarıyer'in Garipçe Mahallesi'nde buluştu. Önce küçük mahalledeki esnafı ziyaret eden ve mekanlarda oturan vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, daha sonra gazetecilere kuymak servisi yaptı. İmamoğlu'na, eşi Dilek İmamoğlu ve okulu tatilde bulunan 8 yaşındaki kızı Beren de eşlik etti. Mahallenin kadın muhtarı
Elvan Aslan da İmamoğlu'na başarılar diledi. İmamoğlu, basın mensuplarının sorularını boğaz manzarası eşliğinde yanıtladı. İşte İmamoğlu'nun gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar:

Büyükçekmece'deki seçmen taşınma iddiaları…

- Genel anlamda uygulanmış net bir uygulama var. O da Seçim Kanunu'nun 130. maddesi. Daha önce Iğdır örneği var. Seçim sürecinin takvimleri var. Seçmen listelerinin asılması, itirazlar, netleşmesi ve bütün bu hususlarla ilgili süreçler çok net. Seçimden sonra geriye dönük işlem yapılmamasıyla konusunda da net bir karar var. Hiç tereddüt içermeyen net bir karar. Dolayısıyla işin hukuki tarafının böyle olduğunu bilmek lazım. İkinci kısmı, elbette ki manevi olarak insan vicdani olarak doğruluğunu sorgular. Üzülerek ve biraz utanarak şunu söylüyorum. Bir belediye başkanının yaptığı açıklamaları çok talihsizlik olarak görüyorum. Hem de bu görevi yıllardır yapan birisi. Toplumu yanıltma adına, verileri yanlış kullanarak yapmış olduğu beyanları üzülerek, utanarak görevim adına dinledim. Çünkü o kadar net veriler var ki. Haziran seçimi ile 31 Mart seçimi arasındaki seçmen farkı 2 bin 300 civarında. Açın seçmen sayısına bakın, çıkartın.

- Sonuç belli. Çok net. Efendim 11 bin küsur. İstanbul seçmen hareketliliği olan bir şehir. Ben Beylikdüzü'ndeyim. Kendi ilçesi Başakşehir'e baksın, Çekmeköy'e baksın, Sancaktepe'ye baksın. Nüfus hareketliliğinin yeni konutların yoğun olduğu bölgelerde daha yoğun olduğunu da hepimiz biliriz. Şu kadar kişi göç etmiştir, şu kadar kişi de gelmiştir. Bunun arasındaki fark oradaki nüfusun artışı ya da azalmasıdır. Büyükçekmece nüfus hareketliliği bakımından İstanbul'un makul ilçelerinden biri. Çok yoğun nüfus hareketliliği yok. Örneğin Esenyurt gibi çok nüfus hareketliliği yaşamayan ilçelerden birisidir.

- Bir, hukuken böyle bir geriye dönük hesap sorma ve böyle bir süreci yönetme hakkına sahip değil. İki, mevcutta söylediği gibi sayısal böyle bir nüfus hareketliliği yok. İnsanları aldatmayalım. Daha acı bir şey. Ne kadar yakın çevresi varsa Ocak'ın başında oraya nakletmişsin. Bunlar belli. Nakledilmiş. Kendi mi gelmiş, peşinden severek mi gelmiş bilmem ama birbirini çok seven insanlar, aynı adrese 11-12 kişi seçmen nakli yaptırıyorsa, üzücü. Ben, buradan isim isim vermeyeceğim. Belli zaten isimleri. Hatta o tarihte kaç yüz kişinin Başakşehir'den nakledildiği de belli. Belki o dönemde ilçe seçim bununla ilgili bir sıkıntı görmemiş, iptal etmemiş. Cumhuriyet Halk Partisi'nin itirazları da var, AK Parti'nin de var.

- Kaybettiğiniz bir seçim üzerinden uydurma, yanlış beyanlar üzerinden süreci manipüle etme, insanların şüphe duymalarını sağlama. Daha kötüsü ne biliyor musunuz? Şu an Büyükçekmece sokaklarında polisimizi de meşgul ederek, emniyeti de kendi sorumluluklarından geri çekerek ev ev, adres adres dolaşıp, benim akrabalarım var orada. Beni arıyorlar. Bu ne kadar ayıp bir şey ya. Hatta iş yaşamında ailecek orada yaptığımız binalar var orada. Bir, hukuken böyle bir hakları yok. İki, böyle bir nüfus hareketi yok. Altını çizerek söylüyorum yalan. İnsanları rencide edecek şekilde bir süreç yaşatıyorlar Büyükçekmece'ye. Yanlıştır, yapmayın bunu. Bunun sonucunda Büyükçekmece'nin sürecini şaibeli hale getirip buradan bir yol haritası oluşturma çabası var.

PHOTO 2019 04 11 16 40 46 1 11f06

AA'nın seçim gecesi yürüttüğü yayın politikası…

- Bana göre yüzyılın en büyük medya rezaletidir AA'nın yapmış olduğu iş ve işlem. Sorularımı sordum. Bunun Meclis'e soru önergesi verilmesini de milletvekillerimden talep ettim. Niye yüzyılın en büyük medya rezaleti? Bir kumpas. Öncelikle Anadolu Ajansı, devletin bir kurumu. İstiklal mücadelemizle beraber, bu ulusa hizmet eden bir kurumunun bugün gelinen noktada, o gece süreci manipüle etmeye çalışması ama bizim sürece en sağlam şekliyle yönetiyor olmamız, elimizdeki verilerle vatandaşı bilgilendiriyor olmamız, onları kilitlemiştir. Bu rezaleti sona erdirmiştir ve bu kumpası engellemiştir. Günün sonunda 12 saate yakın AA, veri verememiştir. Soru soruyorum. Diyorum ki, ''Ey Anadolu ajansı, YSK, 'Sen benden bilgi almıyorsun' diyerek sabah açıklama yaptı. 'Sen, benim müşterim değilsin. Benden bilgi almıyorsun' dedi.

- Sandıkta en fazla görevlisi olan partilerden birisi İstanbul'da biziz. Sadece bizim sisteme bilgi akıttı arkadaşlar. Geriye kalıyor bir tek AKP'nin sandık görevlilerinden bilgi alma ihtimali. Bu ihtimal üzerinden yol yürürsek, siz sandıklardaki veriyi AK Parti'den alıp süreci manipüle etmeye çalışmaya çalışıyorsanız. Bu manipülasyonun bir parçası olarak il başkanı çıkıp açıklama yapıyorsa, 3 bin 700 müydü, 3 bin 840 mıydı hatırlamıyorum sayıyı, bu sayıyla 'Kazandık' deyip o akşam AK Parti'ye gelen hemşehrilerimi, dostlarımı aldatıp onların sizi alkışlamasına vesile oluyorsan, daha kötüsü Binali Yıldırım'ı ikna edip çıkıp kazandım açıklamasını yaptırıyorsanız, işte bu 100 yıllık basın rezaletidir. O rezaletin sonucu olan bir kumpası engellediğimizin ispatıdır.

- Aslında planlanan şuydu. O gece, bizim elimizde veri olmasa, süreç toparlanacaktı. Sabah erken saatlerde İstanbul afişlerle donatıldı. Buna bir hazırlık. 2-3 saatte basılıp organize edilecek işler değil. Ardından kazandık açıklamasının yapılması. Dolayısıyla buradan çıkan sonuçla bir soruşturma önergesi vereceğimizi tekrar söylüyorum. Milletvekillerimizle bunları paylaştım. Vermeleri gerekiyor. Buradan çıkan sonuçla bunu engelledik. Fırsat tanımadık. İstanbul'da yaşayan 16 milyon insanın hakkını koruduğumuzu düşünüyorum. Ne mutlu bize. Aynı zamanda yine rakibimiz olan Binali Yıldırım'ı ve Sayın Cumhurbaşkanı'nı aldattıkları için, bu şahısların da bence kendi iç kurumlarında kurum içindeki süreçte hesap vermesi gerektiğini hatırlatıyorum. Rencide etmişlerdir, halkı aldatmışlardır.

''145 yıllık demokrasi mücadelesi'' ile neyi kastettiniz?

- Yaklaşık 145 yıldır dediğim şey çok net. Aslında bunu herkes biliyor. Osmanlı döneminin sandık ve seçimle tanıştığı gün, 1. Meşrutiyet'tir. Benim kastettiğim, meşrutiyetin ilanı. Demokrasi denince başka ne aklınıza gelebilir. 1. Meşrutiyet, Aralık 1876'da ilan edilmiştir ve 143 yılın biraz fazlası. Yaklaşık dememin kastı bu. Bu bir demokrasi ve sandık mücadelesidir. Abdülhamit Han, o dönemde buna fırsat tanımıştır. Bu toplumun demokrasi ile tanışmasına imkan tanımıştır. Abdülhamit Han, yine meşhur 93 Harbi'ndeki, Osmanlı-Rus Savaşı'ndaki kaostan kurtulmak adına, o dönemin kendi doğrularıyla seçilen Meclis-i Mebusan'ı feshetmiştir. Yine 1908'de, yine Abdülhamit Han 2. Meşrutiyet'i ilan ederek, yine sandık ve demokrasi sürecini devam ettirmiştir. Tarihsel tarifim net. Yaklaşık 145 yıldır demişimdir, 143'tür, 1-2 yıl sonra olsa 145 olacaktır, fark etmiyor. Ama benim anlatmak istediğim, Abdülhamit Han'ın ilan ettiği 1'nci Meşrutiyet, bizim toplumumuzu sandıkla buluşturması, seçme ve seçilme hakkının ilk verildiği andır. 1908'de de 2'nci Meşrutiyet'le yine süreci başlatan Abdülhamit Han'dır. Hala da o mücadeleyi veriyoruz.

PHOTO 2019 04 11 16 40 46 a9b72

Medyayı tehdit iddiaları…

- Benim ruhumda tehdit, öfke, kin olmaz. Hiç olmadı. Allah esirgesin. Allah, ruhunda kin ve nefret olan insanlardan da bu toplumu korusun. Çok net ifade ettim. Ailelere, ''Çok itibarlı ailelersiniz. Topluma, bazılarının 3'ncü, 4'ncü nesildir üretim yapıp, istihdam sağlayan iş insanlarısınız. Ailelerinizin itibarını zedelemeyin. Yaptığını işi düzgün yapın. Basın kurumlarının sahibisiniz. O basın kurumları da bu toplumun, 70-80 yıldır sahiplendikleri kurumlardır. Hatırlatıyorum size sadece'' dedim. Ben, ne nefretle ne kinle ne öfkeyle ne de tehditle işim olmaz. Ben, saygı duyduğum ve itibar ettiğim için, ailelerine, geçmişlerine yanlış yapmamalarını dilediğimi ifade ettim. Basının neyi gösterip, göstermediğini en iyi siz ölçüyorsunuz zaten. Rakibimiz bir açıklama yapıyor, bana cevap veriyor ama benim ne dediğimi anlatmıyorsunuz. E benim ne dediğimi de gösterin de rakibimizin de bana ne söylediği anlaşılsın. Rakibimiz derken, siyasi parti temsilcilerinden söz ediyorum, Sayın Yıldırım anlaşılmasın. Böyle bir süreç yürütürseniz, medya özgürlükçü olmaz, eşitlikçi olmaz. Bunu hatırlattım. Anlayan anlamıştır diye düşünüyorum.

PHOTO 2019 04 11 16 40 47 d5660

Iğdır örneği ile Büyükçekmece sorunu çözülebilecek mi?

- Yasa, kanun, uygulama o kadar net ki. Bahsedilen seçmen listeleriyle ilgili süreçler, itirazlar, her şey yapılmış, olmuş, bitmiş, asılmış ve netleşmiş. Burada bir başka önemli husus var bence. Bu ıskalanmamalı. YSK, çıkmış demiş ki, ''Hayli seçmen, seçmen kaydırma yoktur. Listelerimiz nettir.'' İlgili bakanlıklar çıkmış demiş ki, ''Pırıl pırıl seçim sistemimiz güvenilirdir. Listelerle ilgili hiçbir sorun yoktur. Yani tamamıyla güvenceyi veren devletin tüm unsurları şimdi neyi arıyor. Terör örgütü vesaire, işin başka boyutu. Araştırın kardeşim. Sorumlusu kimse, hesap versin. Bakanından kaymakamına, ilçe seçim müdürüne ya da ilçe nüfus müdürüne varıncaya kadar hesap versin. Ne tesadüftür ki bahsedilen ilçe seçim müdürü de Sayın Cumhurbaşkanı'na akrabalığı olan, yakınlığı olan bir ailenin ferdi. Bütün bunlar hesap versin. Orada, 25 yıllık tecrübesiyle 30'ncu yılına yürüyen bir belediye başkanının kazandığı bir seçimi kirletmenin hiçbir anlamı yok. Iğdır'da verilen karar, net ve somut bir karardır. Aynı tarzda yapılan bir itiraza verilen bir karardır.

Ankete göre İstanbulluların yüzde 67'si 'Seçimleri yenilemek doğru değil' diyor.

İstanbullu "Seçim yenilensin mi?" sorusuna ne yanıt verdi?
© T24 İstanbullu "Seçim yenilensin mi?" sorusuna ne yanıt verdi?
CHP, AKP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) Büyükçekmece’de seçmen taşındığı iddiasıyla seçimin iptal edilmesi talebi sonrası yaptığı başvuru üzerine alarma geçti. CHP Genel Merkezi’ne polisin ev ev dolaşarak seçmen kaydırıldığı iddiasına yönelik delil aradığı Büyükçekmece’deki vatandaşlardan çok sayıda şikâyet dilekçesi geldi. CHP’ye gelen ankete göre, seçmenlerin yüzde 67’si İstanbul’da seçimlerin yenilenmesinin doğru olmadığı görüşünü belirtiyor.
Cumhuriyet'ten Mahmut Lıcalı'nın haberine göre, CHP, 31 Mart seçimlerinin ardından İstanbul’daki itiraz sürecinin uzatılması nedeniyle seçimin yenileneceği senaryolarına yönelik bir kamuoyu araştırması da yaptırdı. Bu kapsamda Türkiye Etki Araştırmaları Merkezi tarafından seçmenlere, “İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi doğru olur mu?” sorusu yöneltildi.

CHP’ye gelen anket çalışmasına göre;

*Seçmenlerin yüzde 67’si İstanbul’daki seçimlerin yenilenmesini doğru bulmazken, yüzde 33’ü seçimlerin yenilenmesinin doğru olacağı görüşünü savundu.

*31 Mart’ta AKP’ye oy verdiğini belirten seçmenlerin yüzde 41.1’i de İstanbul’da seçimlerin yenilenmesinin doğru olmadığı görüşünü dile getirdi.

*CHP’ye oy verenlerin yüzde 91.9’u seçimin yenilenmesini istemezken, diğer partilere oy verenlerin yüzde 88.9’u da seçimin yenilenmesini doğru bulmuyor.

*İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na oy veren seçmenlerin yüzde 27’si ilk kez CHP’ye oy verdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde danışmanlığını da yapan Karar yazarı Akif Beki, 31 Mart seçimlerinden alınan sonuçlardan sonra "darbe" manşeti atan iktidara yakın medyayı eleştirdi. Beki, İstanbul'daki seçimde "FETÖ"cülerin müdahale ettiğini söyleyenlere, "Sulandırma, inandırıcılığını daha da aşındırma ve sırtında kambura dönüştükleri iktidarı bir tur daha yıpratma pahasına, siyasete alet ediyorlar FETÖ’yle mücadeleyi" tepkisini gösterdi. "Seçimleri iptal ettirme iddiasını kazandırsa bile seçmen nezdinde kazandırmadığı görüldü" ifadesini kullanan Beki, "Kaş yapayım derken bu göz çıkarma ısrarı niye?" diye sordu.

Beki'nin "Medyası iktidara yine ayak bağı" başlığıyla (11 Nisan 2019) yayımlanan yazısı şöyle:

Terfiye, tayine, işe iadeye, bakan ya da büyükelçi atanmaya ‘adamına göre’ mani olmayan halleri söyleyin desem...Bir çırpıda sayarsınız; FETÖ darbe ihanetinden tutuklanmış kardeş, FETÖ’cülükten ihraç eş, FETÖ soruşturması geçiren hısım akraba, FETÖ soruşturmasından takipsizlik ve FETÖ suçlamasından beraat...

Ancak dün bir manşetten, Maltepe’deki sandıkların FETÖ’ye teslim edildiğinin kanıtı olarak da sunuldu bunlar.

 

Türkiye-Rusya-ABD arasındaki S-400 krizi derinleşiyor. ABD Senatosu'nun dış ilişkiler ve savunma alanında önemli rol oynayan dört üyesi, New York Times'a ortak makale yazdı: Türkiye Rusya'dan S-400 alırsa yaptırım uygulanacak. Bu yaptırımlar ekonomiye ağır hasar verecek.
ABD Senatosu’nun dış ilişkiler ve savunma alanında önemli rol oynayan dört üyesi, New York Times’a yazdıkları ortak makalede, Türkiye’nin F-35 yeni nesil savaş uçağını düşürecek şekilde tasarlanan Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması halinde, yasal düzenlemeler çerçevesinde mümkün olan her türlü yaptırım uygulanacağını yazdı.

New York Times gazetesinde yayımlanan “Türkiye, ABD ile Rusya arasında seçim yapmak zorunda” başlıklı makaleye imza atan isimler; Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti’den Oklahoma Senatörü Jim Inhofe, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti’den Rhode Island Senatörü Jack Reed, Senato Dış İlişkileri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti’den Idaho Senatörü Jim Risch ve Senato Dış İlişkileri Komitesi Kıdemli Üyesi Demokrat Parti’den New Jersey Senatörü Bob Menendez.

‘İKİSİ BİRDEN OLAMAZ’

Makalede, Türkiye’nin yılsonuna kadar ya F-35 yeni nesil savaş uçağına ya da Rus yapımı S-400 karadan havaya füze savunma sisteminden birine sahip olmuş olacağı ancak her ikisine birden aynı anda sahip olamayacağı belirtildi.

 “Türkiye’nin S-400 alması, NATO kapsamında verdiği taahhütleri ihlal edecek ve müttefikleriyle birlikte operasyon yapma kabiliyetini azaltacak.

Radar sisteminin Rus ordusuna F-35’in nasıl çalıştığını anlama olanağı tanımasından dolayı S-400’ün satın alınması kabul edilemez bir risktir. Bu tehdit, Pentagon’u geçen hafta içerisinde Türkiye’nin F-35’leriyle ilgili bazı faaliyetlerini askıya almaya zorladı.

Türkiye’nin hava savunma konusunda meşru ihtiyaçları var. 2012 yılından bu yana ABD, S-400’e alternatif olarak Patriot hava savunma sistemlerini öneriyor ancak bu öneri Türkiye tarafından reddedildi.

 Türkiye’ye S-400’ün Temmuz ayında, F-35’lerin ise Kasım ayında teslim edilmesi planlanıyor ve bu nedenle de artık Sayın Erdoğan’ın bir tercih yapması gerekiyor. Umudumuz, S-400’den vazgeçip Türkiye’yi havadan Patriot sistemi ile koruması ve F-35 anlaşmasını kurtarması.

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tercihi bu yönde olmaz ve S-400’lerin teslimatını kabul ederse, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası kapsamında ABD hukuku çerçevesinde yaptırım uygulanacaktır.

Bu yaptırımlar Türkiye’nin ekonomisine ağır hasar vereceği gibi uluslararası piyasaları da olumsuz etkileyecek, doğrudan yabancı yatırımları kaçıracak ve Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayine zarar verecektir.”

Dahası, hiçbir F-35 uçağı Türkiye’nin topraklarına ulaşmayacaktır ve Türkiye’nin parça üretimi, tamirat ve bakım hizmeti gibi F-35 programına katılımı da durdurularak, programın üretim ve arz zincirinden Türk şirketleri çıkartılacaktır.

Bunun olması için her türlü yasal adım atmaya kararlıyız. Türkiye, F-35 programının önemli bir ortağıdır ancak yeri doldurulamaz değildir.”

‘RUSYA’YA KARŞI YARDIM ETMEYE HAZIRIZ’

Makalede, Türkiye ile ABD arasında Suriye, Karadeniz, terörle mücadele ve diğer ikili meselelerde daha fazla işbirliği yapmak istedikleri ancak F-35 programının yanı sıra Türkiye’nin de dahil olduğu NATO ittifakının yeteneklerini de korumayı amaçladıkları vurgulandı.

Makalede şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin Rusya ile Suriye, enerji, tarım, turizm ve daha birçok alanda ihtiyaçlara dayanan bir ilişkisi olduğunu anlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400’den vazgeçerse, Sayın Putin de bu alanlardan birinde karşılık verebilir.

Böylesine tatsız bir durum olması halinde bu fırtına dinene kadar Türkiye’ye yardımcı olmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya kararlıyız.

S-400 satın alarak Kremlin’e hürmet göstermek Türkiye’nin çıkarına değildir. Putin, Sovyetler Birliği ya da çarlık rejimi döneminden daha fazla Türkiye’nin müttefiki değildir. Putin, S-400’ler ile Türkiye’yi Batı’dan ayırmaya çalışıyor.

‘BATI’DAN UZAKLAŞTIKÇA, PUTİN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BASKISI ARTAR’

Eğer bunda başarılı olursa, Türkiye’nin çıkarına attığı adımlar daha da azalacaktır. Türkiye müttefiklerinden ne kadar koparsa, Putin’in de bu ilişkide sahip olduğu güç o kadar artar. Rusya ne yapabiliyorsa yapar, Türkiye’de bunun acısını çeker.

Putin, Batı’ya stratejik bir şekilde çapalanmış olan ve NATO’ya bağlı bir Türkiye’den hem korkuyor hem de buna saygı duyuyor. Sayın Erdoğan’ın ülkesi için bu geleceği Putin’in bölücü S-400 taktiğini reddederek, hava savunma ihtiyacını Patriot sistemi ile karşılayarak ve F-35 programında önemli bir ortak olmaya devam ederek seçmesini umuyoruz.” (BBC Türkçe)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısı bugün gerçekleştirildi.

Toplanti sonrası bir basın açıklaması yapan CHP İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, yeni dönemin belediye meclis toplantısına katıldıklarını ve Millet İttifakı olarak komisyonlarda etkin bir şekilde yer aldıklarını kaydetti. Karadağ, “Toplantıda seçim sonuçlarını analiz ettik. Özellikle Alanya’mıza tekrar hayırlı olsun. Dün Belediye Meclisi’nin Millet İttifakı üyeleriyle bir araya gelerek komisyonlarda görev alacak isimleri belirledik. Seçim öncesi söylediğimiz gibi ‘Sen ben yok, biz varız’ mantığı ile çalışacağız. Şimdiden bütün arkadaşlarıma başarılar diliyorum” dedi.


‘ÜLKE ADINA ENDİŞELERİMİZ VAR’
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in mazbata ve devir teslim törenlerine de katıldıklarını söyleyen Karadağ, “Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ve Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın da devir teslim ve mazbata törenlerine katıldık. Ama ülke adına kaygılarımız var. Bu seçimler bizim açımızdan Antalya ölçeğinde güzel geçti ama İstanbul’da seçim sonuçları bir an önce sonuçlanırsa çok daha mutlu olacağız. Dünyanın gözbebeği olan İstanbul’da hala seçimin sonuçlanmaması bizi kaygılandırıyor. Bu siyasi belirsizlik Alanya’da turizm esnafını da kaygılandırıyor. Sadece turizm değil, birçok dinamiği etkileyecektir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na mazbatasının verilip Türkiye’nin aydınlığa çıkmasını talep ediyoruz” diye konuştu. Karadağ, yarın da CHP’li Mehmet Ali Yılmaz’ın kazandığı Gazipaşa ile Şükrü Sözen’in yeniden kazandığı Manavgat Belediyesi’ni ziyaret edeceklerini, ayrıca seçimlerde okullarda görev alan partililere de önümüzdeki günlerde teşekkür plaketi vereceklerini kaydetti.

Geçtiğimiz günlerde benzin fiyatına 19 kuruş zam gelmişti. Dün gece ise motorinin litre fiyatına 12 kuruş, benzinin litresine ise 20 kuruş zam geldi, söz konusu artışın bir kısmı eşel mobil sisteminden karşılandı. Buna göre motorinde 6 kuruş, benzinde ise 13 kuruş zam gerçekleşmiş oldu. Böylelikle tüm Türkiye'de benzinin litre fiyatı 7 lirayı geçti.

Motorinin litre fiyatına 12 kuruş, benzinin litresine ise 20 kuruş zam geldi, söz konusu artış pompa fiyatlarına; motorinde 6 kuruş, benzinde ise 13 kuruş olarak yansıyacak. Motorinde 6 kuruş, benzinde ise 7 kuruşluk artış vergiden karşılanacak.

AA muhabirinin Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikasından (EPGİS) aldığı bilgiye göre, motorin ve benzin fiyatlarında yaşanan artışın ardından, zammın vergi ayarlamasıyla karşılandığı “eşel mobil sistemi” tekrar devreye alındı.

Buna göre, motorin fiyatlarında yaşanan 12 kuruşluk artışın 6 kuruşu pompaya yansıtılırken, kalan 6 kuruşluk artış vergiden karşılanacak.

Ankara’da ortalama 6,37 liradan satılan motorinin litre fiyatı 6,43 lira olacak. Motorinin litresi İstanbul’da 6,33 liradan 6,39 liraya, İzmir’de ise 6,37 liradan 6,43 liraya yükselecek.

Benzin fiyatlarında ise yaşanan 20 kuruşluk artışın 13 kuruşu pompaya yansıtılırken, kalan 7 kuruşluk artış vergiden karşılanacak.

Ankara’da ortalama 6,97 liradan satılan benzinin litre fiyatı 7,10 lira olacak. Benzinin litresi İstanbul’da 6,90 liradan 7,03 liraya, İzmir’de ise 6,95 liradan 7,08 liraya yükselecek.

Benzin ve motorinde eşel mobil sisteminin 6.80 TL civarında devreye alınması öngörülüyordu.

Eşel mobil sistemi ÖTV’nin azaltılması yoluyla zamları pompa fiyatlarına yansıtmadığı için bütçede ilgili gelir kaleminde düşüşe neden oluyor. Geçen yıl sistemin başladığı Mayıs ayından en yoğun etkilerin sona erdiği Kasım ayı ortasına kadar devletin feragat ettiği ÖTV tutarı 8.3 milyar lira olmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin İstanbul'daki seçim sonuçlarına itirazı hakkında konuştu. Erdoğan, "YSK sonuçları açıklasın, öper başımıza koyarız. Teşkilatımızda sandığa hakimiyette eksiklik olabilir. " dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul seçim sonuçlarıyla ilgili yaptığı ‘13-14 bin oyla seçim mi kazanılır' açıklamasıyla ilgili Rusya gezisine eşlik eden gazetecilere uçakta açıklamalarda bulundu. İstanbul'da yerel seçimde usulsüzlük iddiaları olduğunu hatırlatan ve sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyleyen Erdoğan, “Tabii bunlar, işe usulsüzlük noktasında şaibe getiriyor. Aslında samimi bir davranış olsa, bu iptale götürür” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın açıklamalarından bazı satır başları;

“YSK VERİR KARARI, İSTERSE 1 OY OLSUN”

Burada itirazlar üzerinde bir şey konuşuluyor. İstanbul gibi 11 milyona yakın seçmenin söz konusu olduğu bir şehirde, 30 binle başlayacak, süratle iş 13 bine kadar düşecek. Neyle? Yapılan itirazlarla. Ne yapalım biz bunun peşini mi bırakalım? İtirazlar devam edecek ki nihai karar mercii YSK. YSK verir kararı, isterse 1 oy olsun. Orası bu kararı verdiği zaman, ‘Eyvallah başım gözüm üstüne’ dersin. İstanbul gibi bir şehirde benim vatandaşım, ‘Benim kalbimin mutmain olması lazım, nereye itiraz yapılacaksa yapılsın’ diyor. 13-14 bin oy fark olduğu zaman seçilmez gibi bir ifade söz konusu değil. Gelin tam manasıyla itirazları ortadan kaldıralım, şaibe kalmasın, YSK da noktayı koysun, biz de öper başımıza koyarız. Ama şu anda bunlar bunu hazmedemiyor. İtirazları hazmedemiyor. ‘Neye itiraz ediyorsun?’ Niye itiraz etmeyelim ki? Sonuna kadar işin takipçisi oluruz. YSK kararını verdikten sonra da iş biter.

Son dakika: Erdoğan'ın sözlerine İmamoğlu'ndan yanıt: 3 bin oyla kazandık dediniz...
Son dakika: Erdoğan'ın sözlerine İmamoğlu'ndan yanıt: 3 bin oyla kazandık dediniz...
“BELEDİYE PERSONELİ, İŞÇİ SANDIK KURULU BAŞKANI OLMUŞ”

Teşkilatımızda sandıklara tam hâkimiyette, eksikler kusurlar olmuş olabilir. Bu konuda çok iddialı konuşamam. Ama şunu bilmemiz lazım, son bir yasal düzenlemeyle, bir defa sandık kurulları, sandık başkanları kamu görevlilerinden oluşur. Burada, öyle şeyler olur ki, İstanbul'da, bakıyorsunuz, belediyenin personeli, işçi sandık kurulu başkanı olmuş. Bazı yerlerde asker üye. TSK'da görevli, sivil personel de olsa, orada sandık kurulu başkanı olamaz. Bunları tespit etmiş durumda arkadaşlarımız. Tabii bunlar, işe usulsüzlük noktasında şaibe getiriyor. Aslında samimi bir davranış olsa, bu iptale götürür.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul açıklaması:14 bin oyla seçimi kazandım demeye hiç kimsenin hakkı yok
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul açıklaması:14 bin oyla seçimi kazandım demeye hiç kimsenin hakkı yok
“MEVLÜT BEY BANA ÖYLE ŞEYLER ANLATIYOR Kİ ŞAŞIRDIM”

Şimdi, benim şu anda Büyükçekmece'de, malum adayımız İBB başkanımız Mevlüt Bey. Mevlüt Bey hukukçu. Mevlüt Bey bana öyle şeyler söylüyor ki ben şaşırdım. Ben Mevlüt'e kendime inandığım kadar inanırım. Diyor ki mesela boş arazide, apartman var, orada seçmen başka yerden taşıma sistemiyle getirilmiş, adres orası gösteriliyor. Onu geç, iki katlı bir bina. Bina dört kat gösterilmiş, dört kat gösterilen binada seçmenler… İşte bunlar, ciddi manada, seçime ciddi manada bir şaibenin karıştığının ispatları.

“S-400'LERİN TESLİMİ ÖNE ÇEKİLEBİLİR”

Öte yandan Rusya'dan alınacak S-400 füzeleriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Erdoğan, şunları söyledi; S-400 konusu sadece Türkiye'nin gündeminde değil tüm dünyanın gündeminde olan bir konu. Nereye gidersek gidelim herkes S-400'ü soruyor; ‘Alıyor musunuz almıyor musunuz, niye almıyorsunuz, vazgeçin, bırakın' vs. Bizler de ‘Bu bizim bitmiş bir işimiz, her şeyimiz tamam' diyerek cevap veriyoruz. S-400 füze savunma sisteminin temmuzda teslimi söz konusuydu, belki öne de çekilebilir. Amerika tarafından sürekli böyle tahrik ediliyor. NATO'nun böyle bir yaklaşımı yok.

Resmi olmayan sonuçlara göre, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olan Ekrem İmamoğlu, son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, "Herkes bir gün kazanır, bir gün kaybeder. Ne olursa olsun bu süreç bitsin artık. İstanbul yoruldu" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve 55 il başkanı, 31 Mart Mart yerel seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre, resmi olmayan sonuçlara göre, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olan Ekrem İmamoğlu'na destek amacıyla bir araya geldi.

Burada basın mensuplarına bir açıklama yapan İmamoğlu, "Herkes bir gün kazanır, bir gün kaybeder.Ne olursa olsun bu süreç bitsin artık. Bu şehir yoruldu. YSK en doğru kararı verecektir. Başarısız olduğunuzu anlıyoruz, yarın birbirinizi teselli edersiniz ama İstanbul'un kaderiyle oynamayın" dedi.

İmamoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Partizanlık dönemi bitmiştir. 80 ilin başkanı huzurunda söylüyorum. Partililerimizin de böyle bir anlayışı alkışladığı dönem başlayacaktır. Bu şehirde insanlar daha çok mutlu olacak. Bir arkadaşım bana mesaj attı metrobüste insanlar birbirine yer vermeye başladı diyorlar. 16 milyon insana hizmet edeceğiz. Rakibimizin adına bu süreci yönetenlerin çırpınışlarını anlıyorum. Ülkemize de şehrimize de zarar veriyorlar. Bu şehri dünyanın her yerinden izliyorlar.

 


Başarısız oldunuz, yarın birbirinizi teselli edersiniz. Kişiler gelir geçer, kurumlar kalır. Kişişlerin şahsi bekalarının hiçbir önemi yoktur.

AK Partili hemşehrilerime de sesleniyorum, tamamiyle kucağımı açmış bir şekilde dostlarıma sarılmak istiyorum. AK Partili vatandaşlarımı tüm değerleriyle kucaklayacağımı belirtmek istiyorum. Görecekler, adamcılığın olmadığı ve hizmetin karşılığının sorulmadığı bir dönemi yaşatacağız. Onların siyasi düşüncelerine olan saygılarımızdan zerre şüphe etmesinler.

Siyasi fikirlerimiz ne olursa olsun, İstanbul'a hizmet döneminin başlamasını istiyorum ve bir an önce normalleşen ve seçim koordinasyonundan değil, hizmet ettiğimiz sokaklardan size seslenmek istiyorum.

Yüksek Seçim Kurulu'nun en hızlı bir şekilde süreci sonlandıracağını umut ediyorum."

 


İmamoğlu, basın mensupları tarafından kendisine sorulan sorulara ise şu şekilde yanıt verdi:

SEÇİM GÜVENLİĞİ

"Seçimden önce birçok şüphe ile seçime girdiğimiz doğru. Ancak topluma sıfır tereddüt, sıfır şüphe mesajını veren kurumları hatırlatayım: En başta YSK, sonra AK Parti. Ne olduysa, seçim günü bu ortamı hazırlayan ve kendilerinin emin olduğu süreçte bugün seçimi kaybettiler diye her unsurunu sorgularken, niçin aynaya bakmazlar anlamış değilim. bir suçlu varsa aynaya baksınlar, kendileri hakkında suç duyurusunda bulunsunlar. Bazı başvuruları gördükçe "Sandıkta geçmişte neler dönmüş" diye düşünmüyor değilim. Atadıkları sandık kurulu başkanları var, başkan yardımcıları var, kendi partilerinden ve ittifak partisinden üyeleri var, biz azınlığız. Tutanağı tutan onlar, kaybettik diye her şeyi didik didik eden de onlar. Vatana millete hesap veremezler. Akıl tutulması yaşamasınlar, bu memleketin bu güzel şehrini sadece İstanbullular değil, bütün dünya takip ediyor. Biz 145 yıldır demokrasi için mücadele ediyoruz. Bu süreçte elbette hatalar olacak ancak çok büyük hataları memleket kaldıramaz. Dolayısıyla ben sağduyulu insanlara kendi partileri içerisinde tavır ve davranışlarında dikkat etmeleri hususunda uyarıyorum ve göreve çağırıyorum. Seçimin sonucu belli, suyunu çıkarmayın. Çok çalış, 5 yıl sonra da sen kazan. Biz çok çalıştık, hatalarımızdan ders çıkardık. VAR sistemi kabul etti, hakem golü verdi, tribünlerde her iki takımın taraftarları da alkışlıyor, sahada ise iki oyuncu "Olmaz" diye ağlaşıyor.

SEÇİMLERİN TEKRARLANMASI

O zaman biz her iki ayda yeni seçim yapalım. 5 yaşındaki çocuk bile partilerin ismini biliyor artık, bıraksınlar da bu çocukları eğitelim. Bazı sözleri kulağım duymuyor, duymak da istemiyorum. Demokrasinin gereği, seçimi kaybedenin gelip seçimi kazananın elini sıkması ve tebrik etmesidir, bunu yerine getirsinler.

MEDYAYI TEHDİT ETMEDİM

Ben medyayı tehdit etmedim. Öfke, nefret, kin benim hayatımda hiçbir zaman olmadı. Ben bazı kurumlara ne kadar itibarlı olduklarını soy adlarıyla hatırlattım."

Millet İttifakı'nın iki ortağı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 8 Nisan'daki buluşmanın ardından 2. kez bir araya geldi. Görüşmenin ardından basın mensuplarının karşısına geçen iki liderin gündemi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul seçimlerine ilişkin itirazları ve şaibe iddialarıydı. Akşener, şaibe iddialarına 'Temel problem şu; eğer sandık güvenliğini sağlayamamışsanız, suçlusu sizsiniz. Bostan korkuluğu muydunuz' sözleriyle tepki gösterirken, Kılıçdaroğlu da "Yüksek Seçim Kurulu, alacağı bir kararla ya Türkiye'yi aydınlığa çıkaracaktır veya Türkiye'yi kaosa sürükleyecektir" diyerek kurulu göreve çağırdı.

AKŞENER’İN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE;

17 yıldır iktidarsınız. 17 yıldır seçim yapılıyor bu ülkede ve iddiasınız hep Türkiye’de sandık güvenliği muhteşem oldu. AK Parti kazandığında muhteşem karşısında bir başka siyasi partinin adayı kazandığı zaman da hile var. Temel problem eğer sandık güvenliğini sağlayamamışsanız suçlusu sizsiniz. Bostan korkuluğu muydunuz?

3 ay ikamet etme zorunluluğu olan yasadaki zorunluluğu siz kaldırdınız. İstanbul seçimlerinde Binali Yıldırım 2 oyla kazanmış olsaydı biz bunları konuşuyor olacak mıydık? Büyükçekmece’de okullara gidip 15 yaşındaki çocuklara ifade verdiren polis marifetiyle ifadeler alan seçim anlayışı olamaz. Türkiye’de böyle bir şey Evren döneminde bile görülmedi. Sandık görevlilerinin asker olduğuna dair şikayet var Sayın Erdoğan’ın ağzından. Kocaeli’de köylerde imamlar görevlendirildi. Köylerde sandık başkanı olan imamlarımız var. Bunları tayin eden sizsiniz. Bitmeyen bir FETÖ isnadı var her konuda niye mücadelenizi doğru dürüst yapmıyorsunuz? Sayın Erdoğan o gün cemaat denilen bugün FETÖ denilen o gruba karşı uzaktı. Aradan ne zaman geçti ne oldu kim ya da kimler Sayın Erdoğan o masaya o grupla masaya oturdu? Kim oturttu kardeşim seni?

’12 EYLÜL’DE BİZ BUNU YAŞAMADIK’

Türkiye’de 10 gün boyunca bir kaos yaşanmaktadır. İnsanların heyecanı huzuru ortadan kalkmıştır. Sayın Erdoğan beceriksiz yöneticilerini mutlu etmek ve ergen sinirini milletimiz üzerinden çıkarmak istiyorsa yanlıştır. Bir fatura kesilecekse o faturayı önce damadının önüne koymalıdır. İçişleri Bakanı’na o faturayı kesmelidir. Millete öküz diyen o milletvekiline faturayı kesmelidir. AK Parti’nin adayları Türkiye genelinde kazanıncaya kadar seçim yapın. Böyle bir şey olabilir mi? 12 Eylül’de biz bunu yaşamadık. Sayın Bahçeli’nin büyükşehirleri seçelim gerisini kendileri atasın teklifinin Türkiye’yi eyaletlere bölme anlamını taşıyan bir teklif olduğunu sizlerle paylaşmak isterim.

‘MECLİS BAŞKANLIĞI’NA BİNALİ YILDIRIM’I ADAY GÖSTERİN’

Kulak çekin demiştim o sandıklarda Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı için tekrar aday olduğunda kulağı kopar morartılır o kulak. Sayın Binali Yıldırım siz bu ülkede başbakanlık yaptınız meclis başkanlığı yaptınız ve aday oldunuz partinizin içindeki beceriksiz insanların ortaya koyduğu tavrın önüne geçtiniz. Söyledik istifa ettiniz. Buradan teklifte bulunmak istiyorum Sayın Yıldırım Erdoğan Mustafa Şentop’u istifa ettirin Meclis Başkanlığı’na Binali Yıldırım’ı aday gösterin.”

 

KILIÇDAROĞLU’DAN YSK’YA 7 MADDELİK ÇAĞRI

Akşener’den sonra konuşan Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: Türkiye İstanbul seçimlerine kilitlenmiş durumda. Çok acı bir olay. Seçim yapıldı itirazlar yapıldı. Şimdi biz bu seçimi nasıl iptal ettirebilirizin arayışı içindeler. Demokrasiden uzaklaşıyoruz. YSK tekrar toplanıyor 7 madde halinde YSK’yı göreve çağıracağım.

1- YSK yasalara ve daha önce benzer olaylar karşısında aldığı kararlara uymak zorundadır.

2- YSK, seçimde kaybedenlerin, devletin gücünü kullanarak ürettikleri yasa dışı gerekçeleri reddetmek zorundadır.

3- YSK, iktidar sahiplerinin YSK üzerinde kurmaya çalıştığı baskılara boyun eğmemek zorundadır.

5- YSK, “Hukukun üstünlüğü mü yoksa iktidar sahibi üstünlerin hukuku mu?” buna açık ve net cevap vermek zorundadır.

4- YSK, demokrasi değil, seçimsiz Türkiye isteyen iktidar sahiplerine dur demek zorundadır.

6- YSK’da hakimler mi var, yoksa iktidar sahiplerinin taşeronlaştırmak istediği kişiler mi var. Bunu demokrasiden yana kararlılığıyla göstermek zorundadır.

7- İktidar sahiplerinin güçlerini kullanarak demokrasiye karşı kurulan kumpası YSK bozmak zorundadır. Bu YSK’nın tarihsel görevidir. YSK alacağı kararla ya Türkiye’yi aydınlığa çıkaracaktır ya da ülkeyi kaosa sürükleyecektir. Biz aydınlıktan yanayız, demokrasiden yanayız. YSK’nın şu aşamada alacağı kararın tarihsel bir sorumluluğa vardır. Bunu hatırlatmak da bizim görevimizdir.

Semih Esen; Zaman iş zamanı
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Konyaaltı’nda yüzde 66.85 oy oranı ile seçilen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, görevi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Muhittin Böcek’ten devraldı.

DSC 9574 2

Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen tören ile Konyaaltı Belediye Başkanlığına seçilen Semih Esen, mazbatasını aldı. Daha sonra ise Konyaaltı Belediyesi’nde devir teslim töreni gerçekleştirildi. Halkın yoğun ilgi gösterdiği törende Semih Esen, Konyaaltı Belediyesi’ne yoğun sevgi gösterisinde geldi. Başkanlık makamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Muhittin Böcek, görevi Semih Esen’e devretti.

DSC 9534

Devir teslim töreninde konuşan Muhittin Böcek, 20 yıldır Konyaaltı’nda Belediye Başkanlığı yaptığını belirterek, “Sevgilimi hemşehrilerime hizmet edebilmek adına gece gündüz çalıştık. 20 yıldır Konyaaltı’na emek veren herkese teşekkür ediyorum. Alnımızın akıyla Konyaaltı Belediye Başkanlığı görevimi sevgili Semih Esen başkanıma huzur ve mutluluk içerisinde devrediyorum” dedi.

DSC 9685 2

Konyaaltı Belediye’nin yeni başkanı Semih Esen ise, “Sesimizin ulaştığı tüm yurttaşlarımız, bize Türkiye genelinde rüzgarı hukuktan, adaletten yana hissettiren ülkemizdeki herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 25 yıl boyunca Konyaaltı’na yaptığı hizmetler, Konyaaltı’nı getirdiği seviye nedeniyle Muhittin Böcek, başkanımızı tebrik ediyor ve görevi teslim alıyorum. Muhittin Başkan ile büyük bir bütünlük içerisinde 19 ilçe ile beraber hak, hukuk, adalet içerisinde son derece güzel hizmetleri beraberce yapacak olmanın heyecanı içerisindeyiz. Bizler halkın umuda olmuş insanlarız.

DSC 9579

Türkiye genelinde siyasette esen umut rüzgarıyız. Bu sorumluluğun bilincini asla unutmayacağız. Daha güzel yarınlar için, daha parlak bir Türkiye için canımızı dişimize takacağız ve elimizden geleni yapacağız. Zaman konuşma zamanı değil, zaman iş zamanıdır. Umutlarımız asla boşa çıkarmayacağız. Son nefesimize kadar amacımız sizin iyiliğiniz olacak” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’te Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’e çiçek takdim ederek, görevinde başarılar diledi.

Muratpaşa Belediyesi’nin, aynı zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca sürdürülen ‘Sıfır Atık’ çalışmasının da temelini oluşturan Çevreci Komşu Kart projesi 3’üncü yılına girdi. Çevreci Komşu Kart’la nitelikli atıkları atmayıp biriktiren Muratpaşa sakinleri, 3 milyon 140 bin 633 lira karşılığı puan kazandı.
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, nüfusu 500 bine yaklaşan ilçede uyguladığı Türkiye’nin tek ödüllü geri dönüşüm projesi Çevreci Komşu Kart, 3’üncü yılına girdi. Evlerde yani kaynağında ayrıştırılan kağıt, metal, cam ve plastik gibi nitelikli atıkların 'Çevreci Komşu Kart'ta lira karşılığı puana dönüştüğü proje sayesinde 3 yıl içinde, 10 milyon 156 bin 774 kilogram atık evlerden toplandı.
Toplanan atıklar karşılığında Çevreci Komşu Kartlara 3 milyon 140 bin 633 lira karşılığı puan yüklendi. 89 bin 721 hanenin kart sahibi olduğu ve 30 bin 379 aktif katılımcısı bulunan proje kapsamında yüklenen puanların 2 milyon 788 bin 449 bin liraya karşılık gelen kısmı anlaşmalı marketler başta olmak üzere sinema salonları ve fırınlarda kullanıldı. Kartlardaki puanların 192 bin 61 liralık bölümü ise üniversite öğrencilerine burs olarak aktarıldı.
Belediye Başkanı Ümit Uysal, ambalaj atıklarının geri dönüşüm sürecinin ‘360 derece’ olarak kurgulandığı Çevreci Komşu Kart projesinde ambalajların atık haline dönüşmeden evlerde ayrıştırıldığını söyledi. Ayrıştırılan her plastik, cam, kağıt, metalin Çevreci Komşu Kart’ta puana dönüştüğünü belirten Başkan Uysal, “Komşularımız, geri kazanılabilir atıklarını biriktirip çevre ve ekonomiye geri kazandırırken bütçelerine de katkı sağlıyor” dedi. Başkan Uysal, aile bütçesine sağlanan katkının yanı sıra Çevreci Komşu Kart’la nitelikli atıkların kaynağında ayrıştırılmasıyla 80 bin 990 ağaç kesilmekten kurtulurken 430 bin 258 metrekare orman alanı da korundu.
KISA TARİHÇE
Çevreci Komşu Kart, Nisan 2016’da Memurevleri Mahallesi’nde pilot çalışma olarak başladı. Pilot çalışmada elde edilen başarılı sonuçlarla proje, Muratpaşa’nın tüm mahallerinde uygulanmaya başladı. 11 ay gibi kısa bir sürede Muratpaşa’da neredeyse her evin kapısı tek tek çalındı ve hanede mümkünse kadının adına hazırlanan Çevreci Komşu Kartlar dağıtıldı. İlçe genelinde 11 aylık bir uygulamanın ardından 17 Mart 2017’de Başkan Uysal tarafından projenin tanıtımı gerçekleştirildi.
ALDIĞI ÖDÜLLER
Çevreci Komşu Kart daha ilk yılında birçok ödülün de sahibi oldu. 20’nci Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Çevre Hizmet Ödülü, 2’nci Uluslararası Şehir, Çevre ve Sağlık Kongresi Kongre Özel Ödülü’ne değer görülen Çevreci Komşu Kart, Kamu Teknoloji Platformu ve Harward Business Rewiew Türkiye tarafından düzenlenen 3’üncü Uluslararası Akıllı Şehirler Konferansı’nda ise ‘sıra dışı başarı hikayesi’ seçildi.
MURATPAŞA MARKASI
Ödüllerin yanı sıra Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Derya Yıldız’ın Dr. Öğretim Üyesi Hasan Hüseyin Aygül'ün danışmanlığında hazırlanan bitirme tezine de konu olan projenin Mayıs 2018’de de Türk ve Patent Marka Kurumu’nca ‘marka tescili’ gerçekleştirildi.
E-ATIKLAR ve ATIK YAĞLAR
Çevreci Komşu Kart, 2018 yılının başında içerdikleri radyoaktif maddeler, tozlar, halojenli bileşikler, ağır metaller gibi toksik maddeler nedeniyle çevre ve insan sağlığına ciddi ölçüde zarar veren elektronik atıkları, kısaca e-atıkları da kapsamına aldı. Mart 2019’da ise Muratpaşa’da atık yağlar Çevreci Komşu Kart kapsamında toplanmaya başlandı.

 

Ak Parti Antalya Milletvekili ve TBMM Akdeniz Parlementerler Asamblesi Komisyonu Başkanı Atay Uslu, Türk Polis Teşkilatı’nın 174. Kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Antalya Milletvekili Atay Uslu’nun mesajı:
“Polisimiz Toplumda huzur ve güven ortamının sağlanması, kamu düzeninin korunması, önleyici kolluk hizmetlerinin yapılması ve faillerin adalete teslim edilmesi gibi hayati öneme haiz görevlerleri başarıyla yerine getiriyor. Türk Polis Teşkilatı 174 yılın bilgi ve tecrübesiyle hizmet kalitesini her geçen gün artırmaktadır.

383e2f75 1204 4d9f 9829 2fda79f9ddcf
Büyük fedakârlık, sabır, cesaret ve kahramanlıkla, aziz milletimizin, barış ve emniyet içinde yaşaması için üstün bir vazife anlayışıyla hizmet veren Emniyet Teşkilatımız, terör ve örgütlü suçlarla mücadelede de ortaya koyduğu başarıyla hepimizi gururlandırmaktadır.

3dc9e65b 01cd 4fee b196 eb60cc13b6ea


Polisimiz, Jandarmamız, Bekçilerimiz velhasılı kelam kolluk güçlerimiz ile ülkemizin dört bir yanında emn-ü asayiş berkemal.
POLİSİMİZİN ÖZLÜK HAKLARI VE GÖSTERGESİ ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİYORUM
Yasama organın üyesi bir milletvekili olarak, polisimizin hakları konusundaki yasal çalışmalara destek veriyorum. Polisimiz özlük konundaki düzeltmeleri fazlasıyla hak ediyor. Polislerimizin gerekli özlük haklarına kavuşması, emeklilik göstergelerinin düzeltilmesi için çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah polislerimize müjdeli haberleri kısa bir süre içinde vereceğimize inanıyorum.

70ddc9d6 17af 4c73 afed b19652188c62
Türk Polis Teşkilatımızın 174. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle, vatan için canlarını feda etmiş olan bütün şehitlerimizi hürmetle, rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Gazilerimize sıhhat ve uzun ömürler diliyorum.
Türk Polis Teşkilatımızın büyük fedakârlıklarla ve millet aşkıyla çalışan bütün mensuplarına başarılar ve kazasız, belasız görevler dilerim."

 Vatan Partisi Alanya İlçe Başkanı Evren Kurtoğlu, partisinin geçen seçimlere oranla oylarını artırdığını belirtti. Seçimlerin bölgemizin hiçbir sorununa çözüm getirmeyeceğini ifade eden Kurtoğlu, ülkemizde de Milli Hükümet ihtiyacının artık daha yakıcı hale geldiğini bildirdi.

 

Yerel seçim sonuçlarına ilişkin Vatan Partisi’nden de bir değerlendirme geldi. İlçe Başkanı Evren Kurtoğlu, 2014 yerel seçimlerine kıyasla partisinin oy oranında artış olduğunu ifade etti. Kurtoğlu, şunları söyledi:

“Vatan Partisi 2014 yerel seçimlerine göre oylarını ciddi şekilde artırdı. Son genel seçime yani 24 Haziran’a göre de oylarını bir miktar yine yükseltti. Alanya’nın hemen hemen her mahallesinde Vatan Partisi’ne mutlaka oy çıktı. Toplumun iki kutba yönlendirilmesi ve medyanın da hemen her yerde iki adaylı seçim propagandası yapması ve Vatan Partisi’ne sansür uygulanması partimizin oylarını daha büyük miktarda artırmasının önünde engel oldu. Bununla birlikte Vatan Partisi devrimci bir parti, ufuklara bakan ve uzakları gören partidir. Bu seçim Alanya’mızın hiçbir sorununu çözmemiş tersine daha da içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Seçim öncesi açıkladığımız öncelikli yapılması gerekenler programımızı mevcut ilçe ve büyükşehir başkanlarının önüne koyacağız. Bu Alanuya’nın yararınadır. Ayrıca Türkiye’nin bütün milleti kucaklayan bir Milli Hükümet ihtiyacı daha yakıcı hale gelmiştir. Vatan Partisi, bu Milli Hükümetin oluşturulması için elinden geleni yapacaktır.”

 

 

Alanya Güneşi

İmamoğlu: Tüm maneviyatımla, tüm ahlakımla AK Partili dostlarımı kucaklamaya hazırım

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'i makamında ziyaret edip, kutladı. İmamoğlu, belediye binası önünde toplanan yaklaşık 15 bin vatandaşa seslenerek, ''Neymiş efendim? 15 bin oyla kazanılan seçimi, 'şaibeli' olarak tanımlamaya çalışıyorlar. '3 bin oyla kazandık' demeyi topluma açıklamaktan çekinmediniz. Şimdi 15 bin oyu küçümsüyorsunuz. Halinize gülüyorum. Size, siyasi deneyimi yüksek olan MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin bir sözünü hatırlatayım: 'Bir oyla bile seçim kazanılır.' 15 bin oyu küçümseyip, 16 milyonun iradesini küçümsüyorlar. AK Partili hemşerilerimin de oylarını küçümsüyorlar. AK Partili dostlarımın da kalplerini kırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş, bu seçimde ya da geçmiş seçimde oy vermiş kardeşlerimin başını öne eğiyorlar. Görüyorum. Sizi mahcup ediyorlar, görüyorum. Ben Ekrem İmamoğlu olarak kollarımı açtım. Tüm maneviyatımla, tüm ahlakımızla sizleri kucaklamaya hazırım'' dedi.

PHOTO 2019 04 08 14 48 33

KARTAL / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alarak göreve başlayan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'i makamında ziyaret etti ve ''Allah yolunu açık etsin'' diyerek tebriklerini iletti. Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül de toplantıda yer aldı. İmamoğlu, ''İnşallah, Kartal'da çok değerli hizmetler verecek. Zaten bir deneyimle buraya gelmiş olması, 5 yıl boyunca belediye meclisinde görev yapmış olması, süreci yönetici olarak taşıyor olması çok kıymetli. Bu bir, sağlıklı yol haritası. O deneyimlerimizi paylaşacağız, güçlendireceğiz birbirimizi'' dedi. Yüksel ile basın mensuplarına poz veren İmamoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

PHOTO 2019 04 08 14 48 34 1

''Niçin o zaman, 3 bin oyla ilk gece saat 22.00'de kutlama yaptılar''

İmamoğlu'na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Seçimin neredeyse, tamamı usulsüz. 14 bin oyla başkanlığını ilan edemez'' sözleri hatırlatıldı ve görüşleri soruldu. İmamoğlu, bu soruya, ''Ben artık bazı açıklamaları takip bile etmiyorum. Üzülerek takip etmektense, takip etmemek daha iyi. Ama madem hatırlattınız, şunu söyleyeyim. Şu anda 15 binin biraz üzerinde olan fark var. 15 bin oy, çok değerli bir oydur. Her oy değerlidir. 1 oy bile değerlidir. Sayın Bahçeli'nin, '1 oyla bile seçim kazanılır. Herkes taktir eder' sözünü hatırlatıyorum. Bence, deneyimli bir siyasetçinin güzel bir sözü. Bir başka yönü de şu. Madem, bu sayıyı bu kadar yetersiz gören cümleler kurabiliyorlar. Niçin o zaman, 3 bin oyla ilk gece saat 22.00'de kutlama yaptılar. Ve sonra yanıldıklarını anladılar. Bunu da sorgulasınlar bari. Ama 1 oyla da seçim kazanılır. Örnekleri var. Buna dönük itirazlar olmasına rağmen, itirazları kabul etmeyip, mazbatası verilen iller, ilçeler var. O bakımdan her oy değerlidir. Biz de bu seçimde, en başta verdiğimiz sözün gereği, '1 oya bile sıkıntı getirtmeyeceğiz' demiştik. Ne mutlu bize ki, İstanbullunun 1 oyuna bile sıkıntı getirtmeyecek tedbirler aldık. 12 seçim yönetmiş bir siyasi deneyimim var kendi bölgemde, kendi sahamda. Bunu İstanbul'a bütün arkadaşlarımla, bütün örgütümüzle, gönüllülerimizle, halkımızla yansıtmanın gururunu yaşıyorum. İyi ki bu deneyimle, sahip çıkma karakterimizle sürecin her anında var olmuşuz. Aksi taktirde, olacakları tahmin bile edemiyorum. Etmek istemiyorum. Zira, o gece, en başta devletin ajansı olmak üzere, nasıl bir oyun kurgulandığını bize hissettirdiler. Ama fazla buna fırsat vermedik. Belki havaları 1 saat falan sürdü. 3 bin oyla havalandıklarını gördük ama biz, 15 bin oyla havalanmıyoruz. Biz, 16 milyon oyla havalandık. 16 milyon insanın oyuyla havalanıyoruz. 16 milyon insanla kazandık, 16 milyon insanla da yöneteceğiz'' yanıtını verdi.

PHOTO 2019 04 08 14 48 35 2

''Örgütlü suç bilmem, örgütlü çalışmayı bilirim!''

İmamoğlu, ''Örgütlü bir suç değerlendirmesi var Cumhurbaşkanının'' sorusuna da şöyle yanıtladı: ''Örgütlü suç tarifini ben bilemem. Örgütlü çalışmayı bilirim ama. Biz, partimizin organlarına 'örgüt' deriz. Örgütlü çalışmayı iyi biliriz, kol kola, omuz omuza. O süreci, tümüyle hisseden bir örgüte sahip olduk. Şu anda bile binlerce insan, seçim kurullarının önünde, çuvalların başında bekliyorlar. Yine örgütlü biçimde bekliyorlar. En ufak bir sıkıntı gelmemesi için bekliyorlar. Bir oya sıkıntı çıkmaması için bekliyorlar. Hepsine minnettarım. Onlar, şu andaki demokrasi sürecinin kahramanları. Biz, bunu biliyoruz. Ama başka bir örgütlülükten bahsediyorlarsa, efendim sandık kurlu başkanları vesaireler… Bunu biz bilmeyiz. Devletin, bunu nasıl atadığı belli. Kaymakamları var, ilçe seçim kurulları var. Bunu araştırsınlar. Kaymakamı kim atamış. Kaymakam, kimi atmış. Bu, bizim işimiz değil. Biz, sandıkta oya sahip çıkacağız diye söz verdik. Ve çıktık, sandıkta sahip çıktıktan sonra süreçte çıktık. Bugün gelinen noktada, demokrasiye sahip çıkmanın sorumluluğunu üstlenmiş durumdayız, onu da sonuna kadar sağlayacağız. Bu çalışmamız, Türkiye'ye örnek olmuştur. Türkiye'yi ferahlatmıştır. 'Evet ya, sahip çıkınca oluyormuş' dedirttik.Bu kadar kaygı duydukları seçimle ilgili kaygı duydukları süreç, Yani sadece İstanbul'da mı? Kazandıkları hiçbir şehirde böyle bir kaygıları yok mu acaba diye bir de kendilerine sorsunlar.''

 PHOTO 2019 04 08 14 48 34

''Akıllarını başlarından aldık''
İmamoğlu ve Yüksel, daha sonra belediye binası önünde toplanan yaklaşık 15 bin kişilik coşkulu bir kalabalığa seslendi. Yüksel'in ardından mikrofonu alan İmamoğlu, vatandaşlara şöyle seslendi:

- Ben, Gökhan Başkan'ı tebrik etmeye geldim. Görüyorum ki siz de beni tebrik etmeye gelmişsiniz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. 'Bu kardeşiniz tek bir oya dahi zarar getirmeyecek' demiştim. Emeği geçen bütün CHP'li arkadaşlarıma, aynı zamanda İYİ Parti'ye, bu sürece katkı sunan sandıklarda görev alan bütün siyasi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İstanbul Gönüllüleri'ne de ayrıca teşekkür ediyorum. 12 seçim yönettim, tek bir oya dahi zarar gelmemesi için çalıştım. Bu kardeşiniz, yine tek bir oya dahi zarar getirmeyecek. Biz YSK'yı takip ettik. Partimizin sistemiyle süreci takip ettik. Aynı zaman da üçüncü sistem de kurarak o sistemi kontrol ettik. Akıllarını başlarından aldık. Dediler ki, 'Biz, bu süreci kontrol ederiz.' Tıkır tıkır verileri vermeye başladılar. Bu sefer AA'nın trafosuna kedi girdi. Tam 11 saat veri vermediler. Hepimizin cebindeki paralarla maaş alan Anadolu Ajansı'nda yönetici olduklarını düşünenleri şiddetle tekrar kınıyorum. Ben olsam utancımdan o görevi terk ederdim. Anadolu Ajansı'nın, kuruluş yıldönümüne gitmiş, Anıtkabir'de benim yazdığım sayfaya bakmış, ne yazmış diye. Kopya çekecek. Üzülüyorum, devletin 100 yıllık kurumunun bir siyasi partiye değil, bir bireye değil milletine hizmet etmesi gerektiğinin bilincinde olmayan zavallılara böyle koltuklar teslim edersen başına gelecek budur. Ben sadece zavallı diyorum.

PHOTO 2019 04 08 14 48 35

''Süreci çok güzel yönettik''

- Allah'a şükür süreci çok güzel yönettik. 3 bin oyla kazandık açıklaması yapmak, rakibimiz için belki de hayatının en kötü deneyimi olmuştur. Ben, bunu yaşamak istemezdim. YSK'nın sayfasında oluşturduğu sayıdan sonra 24 bin olan oy farkı, maddi hataların giderilmesi sonucunda 21 bine indi. Bize de onlara da yapılan maddi hatalar ki bunlar 4 bin oy bize, yaklaşık 11 bin oy da onlara yazıldı. ''Geçersiz oyları sayacağız'' dediler. Şu an yüzde 95 civarı bitti. 15 bin 500 civarında bir fark var. Neymiş efendim, 15 bin oyla kazanılan bu küçük fark dedikleri kazanılan seçimi şaibeli olarak tanımlamaya çalışıyorlar. ''3 bin oyla kazandık'' demeyi topluma açıklamaktan çekinmediniz. Şimdi 15 bin oyu küçümsüyorsunuz. Halinize gülüyorum. Size, siyasi deneyimi yüksek olan MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin bir sözünü hatırlatayım. ''Bir oyla bile seçim kazanılır.''

''AK Partili hemşerilerimin de oylarını küçümsüyorlar''

- 15 bin oyu küçümseyip, 16 milyonun iradesini küçümsüyorlar. AK Partili hemşerilerimin de oylarını küçümsüyorlar. AK Partili dostlarımın da kalplerini kırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş, bu seçimde ya da geçmiş seçimde oy vermiş kardeşlerimin başını öne eğiyorlar. Görüyorum. Sizi mahcup ediyorlar, görüyorum. Ben Ekrem İmamoğlu olarak kollarımı açtım. Tüm maneviyatımla, tüm ahlakımızla sizleri kucaklamaya hazırım. Ben, kendimi İstanbullu dostlarıma her zaman söylüyorum. ''Sizi mahcup etmeyeceğim'' dedim. 'Ben, herkesi kucaklamaya geliyorum' dedim. 31 Mart'ta kucaklama cümlesi yerleşmişti ama şu an var ya İstanbul'u sımsıkı kucaklamaya geliyorum. Barış, özgürlük, ahlak, vicdan ve normalleşmek için… Allah aşkına, germeyin bu toplumu.

''Ben anlamam hileden, hurdadan''

- Biz, kimlerinin aklından geçen bazı kötü düşüncelerden vallahi anlamayız. Sandıkta ne yapılırmış, ne yapılmazmış, vallahi bilmeyiz. Atılan ve sayılan oylara bakarız. Aklı başka işlerde olan insanların aklına, akıl, sır ermez. Benim aklımda hiç böyle bir şey olmadı, aklımdan geçmedi. Ben anlamam hileden, hurdadan. Kalecilik yaparken, yediğim golü vermeyen hakeme, 'Gol' diyen kaleciyim. Dürüstlük kadar güzel bir şey. Aklından hileyi, hurdayı geçiren kişiler, her türlü manevrayı bulmak için çaba gösterirler. Ama bu sefer, bu toplum bunu kabul etmeyecek. Şu anda ben, burada İstanbul İttifakı'nı görüyorum. Siyasi anlayışı ne olursa olsun, bu şehrin vicdanını, maneviyatını, tarihini, doğasını korumak isteyen, insanca yaşamak isteyen, mutlu ve huzurlu olmak isteyen insanları görüyorum.

''Beni duysunlar!''

- Burada her siyasi anlayışın olduğunu biliyoruz. Sizinle kurduğumuz bağla, çok hızlı iletişim kuracağımızı da biliyoruz. Buna kimse engel olamaz. Sesimizi kısmaya çalışanlara, buradan sesleniyorum. Biz, alan alan dolaşırız, birbirimizle buluşuruz. Yürek yüreğe kalplerimiz atar, başka mecralarla birbirimize ulaşırız. Buradan sesimi duyurmak istiyorum. Beni duysunlar. Medya, insanların bilgi alma hakkını korumak zorundadır. Bazı medya kanallarını anladık. Onları bir kenara koyuyorum. AA'yı da bunların arasına katıyorum. Ama bazı aileler, bazı iş insanları var ki, onlarca yıl ailelerinin, büyüklerinin kurduğu, asil mücadelelerle bugüne getirip, taşıdıkları soy adlarıyla bu ülkeye örnek olmuş iş insanları var. Ben, onların patronluklarını yaptığı medya kanallarında sesimin kısılmasını, onlar adına değil, geçmişleri adına, babaları, anneleri adına, bu ülkeye hizmet etmiş iş insanı olarak, bu ülkeye hizmet etmiş o insanlar adına üzüntüyle takip ediyorum.

''Böyle adalet olur mu?''

- Rakibimiz adına 10 kişi konuşuyor, her birini naklen veriyorlar. Her birinin düşüncelerini aktarıyorlar. E kardeşim benim de onlara cevabım var, beni neden göstermiyorsunuz? Gösteremiyorlar. Ben, basın açıklaması yapıyorum, rakibimiz adına konuşanların cevabını yayınlıyor ama benim konuşmamı yayınlamıyor. Allah Allah! Benim söylediğimi toplum bilmezse, insanlar duymazsa, o insanın bana verdiği cevaptan ne anlayabilir? Böyle adalet olur mu? Ailelerine olan sorumluklarından dolayı NTV'yi, Şahenk Ailesi'ni, Habertürk'ü, Ciner Ailesi'ni, CNN Türk'ü, Demirören Ailesi'ni takip ediyorum. Ailelerinden ve bugüne kadar iş dünyasına yaptıkları katkılardan dolayı, kendilerini uyarmayı kendime hak gördüğüm için uyarıyorum. Yoksa, gün gelir isimlerini anmaktan bile vazgeçerim. Saygı duyduğum için, bunu söylemek zorundayım.

''Bizi, bir seçimden dolayı, demokrasi
mücadelesinde mahcup etmeyin''

- Aklıselim insanları sürece ve göreve davet ediyorum. Bu mesele, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele, memleket meselesidir. Bizi, daha fazla dünyaya rezil etmeyin. Bizi, bir seçimden dolayı, demokrasi mücadelesinde mahcup etmeyin. 94 yılında seçildiğinizde, bu devletin SHP ve DYP hükümeti, size eliyle makamı teslim etti. Bir şey mi oldu Allah aşkın ya? Kazanırken her şey güzel, kaybederken her şey 'tu kaka'. Olmaz. Bütün sabrım, enerjim ve güler yüzümle mutluluğunuzu görüyorum. Ne mutlu bana. Çocuklarımızı konuşacağım. Türkiye'nin ekonomik sorunlarının bu şehre uğrattığı tahribatı, işsizliği takip edecek ve çözümlerime başlayacağım. Bu şehrin, özgür düşünce ve evrensel hukukla yol alacağı adil bir süreci, size yaşatacağım.

Başkan Böcek; Antalya’yı birlikte yöneteceğiz
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Muhitin Böcek, görevini Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin’den devraldı. Törenle makamına oturan Başkan Böcek, Antalya’nın ve Antalyalıların emrinde olacağına söz verdi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Muhittin Böcek için ilk olarak Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde mazbata töreni düzenlendi. Törene Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Ahmet Kumbul, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Böcek, mazbatasını İl Seçim Kurulu Başkanı Güray Berkay’dan aldı. Başkan Böcek, İl Seçim Kurulu’na teşekkür ederek, Berkay’a çiçek takdim etti. Başkan Muhittin Böcek, daha sonra Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ve Konyaaltı Belediye Meclis üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

devir teslim töreni 4


Konyaaltı’nda devir teslim
İkinci tören ise Konyaaltı Belediyesi’nde gerçekleştirildi. 20 yıldır Konyaaltı Belediye Başkanlığı yapan Muhittin Böcek, görevini yeni seçilen Semih Esen’e devretti. “İlk göz ağrım Konyaaltı” diyen Başkan Böcek, “20 yıldır doğup büyüdüğüm bu topraklara Konyaaltılı hemşehrilerime hizmet ediyorum. Konyaaltı’nı 20 yılda bir marka yaptık. Konyaaltı’nın güzelleşmesi ve değişimine katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Şimdi Gazipaşa’dan Kaş’a kadar hizmet etmek nasip oldu. Bu görevi tüm Antalyalı hemşehrilerimle birlikte yapacağız. Konyaaltı’nda görevi şimdi Semih Başkan’a devrediyoruz. Semih Başkan’a kolaylıklar diliyorum” dedi.

devir teslim töreni 5


Görevi devraldı
Başkan Muhittin Böcek, alkışlar eşliğinde 20 yıldır başkanlık yaptığı Konyaaltı Belediyesi’nden ayrıldı. Daha sonra ise Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Ardından Büyükşehir Belediyesi'ne gelen Böcek yeni görevini, Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin'den aldı. Başkan Böcek, makamdaki devir teslim töreninde yaptığı konuşmada “Kimseyi ayrıştırmadan bütün vatandaşlarımızla hep birlikte Antalya’mızı yöneteceğiz” dedi. Seçimin sonucunda kazananın Antalya olduğunu belirten Başkan Böcek, “Ben tabi ki Sayın Türel başkanımızdan devralmak isterdim. Belki il dışında veya yoğun programı olması nedeniyle gelememiştir. Kendilerine de teşekkür ediyorum” diye konuştu.

devir teslim töreni 9


Belediye önünde coşkulu kalabalık karşıladı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda düzenlenen devir teslim törenine Milletvekilleri, İttifakın İl başkanları, ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda Antalyalı katıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasına gelişinde vatandaşların coşkulu tezahüratlarıyla karşılanan Başkan Böcek devir teslim töreninin ardından belediye binası önünde kurulan tören alanında Antalyalılara seslendi. Seçim kampanyası boyunca kendisine destek veren herkese teşekkür eden Başkan Böcek, doğup büyüdüğü topraklara vefa borcunu ödemek üzere göreve geldiğini belirterek, “Ezanımıza sahip çıkan, Cumhuriyetimize sahip çıkan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk devrimlerine inanan, al bayrağımıza sahip çıkan bütün gönüldaşlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum” diye konuştu.

devir teslim töreni 13


Başkan Böcek Antalya’yı birlikte yönetme sözü verdi
99 gün boyunca gece gündüz demeden 19 ilçede 913 mahallede kimseyi ötekileştirmeden çalıştığına dikkat çeken Başkan Böcek şunları söyledi, “Allah’ımıza hamd olsun ki Antalya’mızda 714 bin 264 oyla bağrınıza bastınız. Hepinize şükranlarımı arz ediyorum. Sizlere 5 yıl durmadan koşacağımı söylemiştim. Gece gündüz demeden hiçbirinizi ayrıştırmadan, ötekileştirmeden hepinizle beraber Antalya’mızı hep birlikte yöneteceğiz. Gece gündüz demeden koşan ablalarıma kadınlarımıza gençlerimize gönüldaşlarımıza bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Oy verenlere teşekkür ediyorum. Bundan sonra oy veren, oy vermeyen bütün Antalyalının emrinde olacağım.”

devir teslim töreni 8


Antalya’ya katkı koyanlara teşekkür etti
20 yıllık tecrübesiyle Antalya’da 19 belediye başkanını ayrıştırmadan çalışacağını ifade eden Başkan Böcek, sözlerini şöyle dürdürdü, “Ben Sen Yok Biz Varız, Biz Birlikte Yaparız demiştim. Gün birlik günüdür, gün beraber olma barış ve huzur içerisinde yaşama günüdür. Türkiye Cumhuriyeti kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hiç Şüphesiz Antalya dünyanın en güzel yeri’ dediği gibi güzel Antalya’mızda hep birlikte iktidarıyla, muhalefetiyle hiçbir kimseyi ötekileştirmeden 5 yıl içerisinde sizlere hizmet vereceğime namusum üzerine bir kez daha söz veriyorum. Bugüne kadar Antalya’mız için çivi çakan bütün belediye başkanlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum. Antalya’mıza katkı koyan bütün kurum, kuruluş, hükümet, devlet, millet işbirliği içerisinde katkı koyanlara teşekkür ediyorum.”
“Gece gündüz demeden hep birlikte koşacağız”

Mazbata 4


Konuşmasında Yunus Emre’nin “Gelin Birlik Olalım. İşi kolay kılalım. Sevelim sevilelim. Dünya kimseye kalmaz” sözlerine yer veren Başkan Böcek sözlerini Atatürk’ün “Dinlememek için yola çıkanlar asla yorulmaz” sözüyle noktaladı. Başkan Böcek, “Bu sözün ışığında hedeflediğimiz Antalya’yı inşa edebilmek için gece gündüz demeden yorulmadan hep birlikte koşacağız” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Muhittin Böcek, daha sonra tebrikleri kabul etti. Tek tek vatandaşlarla tokalaşan Böcek, gösterdikleri ilgiden dolayı vatandaşlara teşekkür etti.

Alanya Güneşi

İmamoğlu'ndan Beylikdüzü'ne pazar tezgahında veda

İmamoğlu'na Beylikdüzü'nde sevgi seli

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylik Pazarı'nda Beylikdüzülü vatandaşlarla buluştu. Aracından iner inmez vatandaşlarca ''sevgi çemberi''ne alınan İmamoğlu, yaşanan izdiham nedeniyle yapmayı planladığı pazar ziyaretini gerçekleştiremedi. Yüzlerce vatandaşın arasında kalan İmamoğlu, çareyi patates-soğan tezgahına çıkmakta buldu. Kendisine gösterilen yoğun sevgi nedeniyle duygulanan ve konuşmakta zorlanan İmamoğlu, ''Ben, hepinize teşekkür ediyorum. Burası benim evim. Hakkınızı helal edin. Beni çok duygulandırdınız. Çok teşekkür ederim. Göreceksiniz ben, hizmetimin her anında size layık olacağım'' dedi. İmamoğlu, pazar yerinden zorlukla ayrılabildi.

PHOTO 2019 04 07 14 08 20

BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Pazar günü mesaisine, Beylikdüzü'ndeki Beylik Pazarı'nda başlamak istedi. İmamoğlu'nun araç,ı pazar yerine giriş yaptı anda yüzlerce vatandaş tarafından tam anlamıyla kuşatmaya alındı. ''Ekrem Başkan'' sloganıyla karşılanan İmamoğlu, vatandaşlarca ''sevgi çemberi''ne alındı. Bu sırada yaşlı bir kadın vatandaş, ''Çok yaşa oğlum, sağlıklı yaşa'' diyerek İmamoğlu'nun sırtını sıvazladı. Bazı vatandaşlar, kalabalık arasında kalan İmamoğlu'na çiçek vermeyi başardı. Yaşanan izdiham nedeniyle pazar ziyaretini gerçekleştiremeyen İmamoğlu, çareyi patates-soğan tezgahına çıkmakta buldu.

PHOTO 2019 04 07 14 08 20 1

''Sevginize layık olacağım''

''Türkiye seninle gurur duyuyor'' sloganıyla tezgaha çıkan İmamoğlu, terini, vatandaşların uzattığı kağıt mendillerle sildi. İmamoğlu, sözlerine, ''Ben, hepinize teşekkür ediyorum. Burası benim evim. Hakkınızı helal edin. Beni çok duygulandırdınız. Çok teşekkür ederim. Göreceksiniz ben, hizmetimin her anında size layık olacağım'' şeklinde başladı. Bu sırada kalabalıktan vatandaşlar, İmamoğlu'na, ''İnşallah Cumhurbaşkanı olursun. Allah yardımcınız olsun, Allah sizi korusun Başkanım'' diyerek seslerini duyurdu. Bunun üzerine İmamoağlu, ''Allah, hepimizi korusun. Beni çok duygulandırıyorsunuz, çok teşekkür ediyorum. Sevginize layık olacağım'' yanıtını verdi. Kendisine gösterilen yoğun sevgi nedeniyle duygulanan ve konuşmakta zorlanan İmamoğlu, ''Söz veriyorum. İlk Beylikdüzü ile buluşacağım, anlaşıldı. Birbirimizi çok özledik. Hakkınızı helal edin'' dedi. Pazar ziyaretini, yaşanan izdiham nedeniyle gerçekleştiremeyen İmamoğlu, alandan zorlukla ayrılabildi.

PHOTO 2019 04 07 14 08 19PHOTO 2019 04 07 14 08 19PHOTO 2019 04 07 14 08 19PHOTO 2019 04 07 14 08 19PHOTO 2019 04 07 14 08 19

Alanya Güneşi

İmamoğlu: Kaybetmek bu
kadar zor mu Allah aşkına!

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fatih'teki Kadınlar Pazarı'nda kameraların karşısına geçti ve gündemle ilgili soruları yanıtladı. ''İster sağdan sola saysınlar, ister soldan sağa saysınlar inanın bir şey değişmeyecek'' diyen İmamoğlu, ''Matematik ortada, istatistik ortada. Hiçbir şeyin değişmeyeceğinin özellikle altını çizmek istiyorum. Başka şeylere de artık girişim yapıyorlar. Kaybetmek bu kadar zor mu Allah aşkına ya. Yani 1994'te geldiniz, seçildiniz. İnsanlar size bu oyu verdi. Geldiniz, nezaketle bu süreç size teslim edildi. Teslim etmeyi bilin ya, Allah aşkına'' şeklinde konuştu.

PHOTO 2019 04 05 17 04 07

FATİH / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fatih Camii'nde Cuma namazını kıldıktan ve türbe ziyaretlerini yaptıktan sonra Kadınlar Pazarı'na geçti. Öğle yemeğini gazetecilerle birlikte yiyen İmamoğlu, daha sonra kameraları karşısına geçti. İmamoğlu'na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''İBB Başkanı olsa dahi, sırtını dayayacağı yer olmayacak mecliste'' diye bir cümle kurdu. Nasıl değerlendireceksiniz bu cümleyi'' sorusu yöneltildi. İmamoğlu'nun bu soruya yanıtı, ''Biz, yönetmeyi beceririz. Hiç kuşkuları olmasın. Belki, şöyle düşünüyor olabilirler. Başka siyasi anlayışla yönetme kabiliyeti konusunda kendi partilerinde böyle bir eksiklik olabilir ama benim ruhumda böyle bir eksiklik yok. O kadar şeffaf bir yönetimi İstanbul'la buluşturacağız ki, İstanbul'un 39 belediye başkanı da bizimle çok eşit bir biçimde İstanbullu'ya hizmet için çalışacak. Eğer İstanbul'a değil de başka bir şeylere hizmet söz konusuysa da bu açıkça vatandaşın önünde cereyan edecek.
Benim elim kolum bağlı değil. Ben, sırtımı 16 milyon insana yaslayacağım. Meclisteki herkesi, çalışmaya davet edeceğim. Onlarla beraber uyumlu bir şekilde süreci yöneteceğiz. Kendileri de şahit olacaklar. Türkiye'nin demokratikleşme anlamında, yerelden başlayacak ciddi bir yenilenmiş demokrasi hikayesinin de merkezi olacak İstanbul. Bunu başarabiliriz. Benim ruhum buna çok uygun. Sokakta kimseyi ayrıştırmıyorsak, mecliste de ayrıştırmayacağız'' oldu.

PHOTO 2019 04 05 17 04 09 1

''Yine gideriz, yine yazarız''

İmamoğlu, Erdoğan'ın, Anıtkabir ziyaretiyle ilgili olarak yönelttiği, ''Usul, erkan bilmiyor. Savunma Bakanlığı, defteri çekip aldı'' açıklamasını da yanıt verdi: ''Usulleri daha sonra konuşuruz, şu an gündemimiz değil. Anıtkabir'e ne zaman fırsat bulsam giderim. Defteri almışlarsa, bir daha gider, bir daha yazarız. Bizim için Anıtkabir'e gitmek çok önemli, değerli. Fırsat buldukça gideceğim. Moral bulmak için gideceğim. Türkiyemiz'in nasıl varlığını koruduğunu ve Cumhuriyet'in nasıl kurulduğunu anlamak için gideceğim. Yine gideriz ve yazarız. Usule bu kadar hassas bakıyorlar, İstanbul'da uygulanan usule neden hiç göz atmıyorlar ya da yorum yapmıyorlar, hayretle takip ediyorum. Onu da düzeltirlerse sevinirim. Hala, hiçbir hamleleri yok. Şu anda yaratılan ortamın en büyük sebebi, İstanbul'daki, ilk gece saat 10-10.30'da yapılan "Kazandık" açıklamasıdır. Hem de 3 bin oyla ''Kazandık'' dediler. Anıtkabir'e yeniden gideriz, yine yazarız. Anıtkabir'e gitmek benim kararımdı. ''Kazandığım zaman gideceğim'' demiştim. Seçimi kaybetsem de gidecektim aslında. Bu, benim ruhumda saklıydı.''

PHOTO 2019 04 05 17 04 10

''Hiçbir şey değişmeyecek''

İmamoğlu, gazetecilerin, ''Rakibiniz Binali Yıldırım'a sayımda son durum soruldu. Kendisi, 29 binlerden 18 bine düştüğünü söyledi, bu durumun tersine döneceğine inandığını da belirtti…'' şeklindeki hatırlatmasını ise şöyle yanıtladı: ''Ben, matematik üzerinden konuşuyorum. Ortada bir sayım var. Sayımla ilgili bir derdimiz yok. Herkesin itiraz hakkını biz biliyoruz. Bunda problem yok. Ama hala milletin gözü önünde bir çifte standart var ve biz, bunu anlatıyoruz. Bugüne kadar, usulle ilgili, soyut kavramlar üzerinden sayım yapılmadı. İstanbul, bunun ilk uygulaması. Şimdi, Ankara'da aynı şeyler konuşuluyor. Peki niye Balıkesir'de, Malazgirt'te, Yusufeli'nde yapılmadı? Hem de 3 oyla. Çifte standart olunca haktır, hukuktur diyemezsiniz. İster sağdan sola saysınlar, ister soldan sağa saysınlar inanın bir şey değişmeyecek.

Matematik ortada, istatistik ortada. Hiçbir şeyin değişmeyeceğinin özellikle altını çizmek istiyorum. Başka şeylere de artık girişim yapıyorlar. Kaybetmek bu kadar zor mu Allah aşkına ya. Yani 1994'te geldiniz, seçildiniz. İnsanlar size bu oyu verdi. Geldiniz, nezaketle bu süreç size teslim edildi. Teslim etmeyi bilin ya, Allah aşkına. Günün sonunda en fazla AK Partili vatandaşlarımızı üzüyorlar. AK Partili hemşehrilerim, Ak Parti'ye oy vermiş dostlarım, beni gördüklerinde tebrik ediyorlar. ''Hayırlı olsun'' diyorlar. Bence en çok onları üzüyorlar. Böyle bir çabayla, onlara oy verenlerin de başlarını öne eğiyorlar. Yanlış yapıyorlar. Nereye kadar? Akıllarına geldikçe bir yorumla gündeme getiriyorlar. Seçimi kaybettiler, bunu da biliyorlar. Biz de kazandığımızı biliyoruz. Bilgisi ve belgesi ile. Ama bunu anlamak istemiyorlar. Bu seçimlerde başarısızlığın nedenini anlamaya çalışsalar, ''Neyi eksik yaptık deseler'', hem kendilerini hem de memlekete fayda verirler.''
''Toplumu doğru bilgilendirme konusunda özel bir çabamız var''

İmamoğlu, son sayım sonuçlarına ilişkin soruya da ''YSK'da biz de kendi verilerimizi güncelliyoruz. Benim sosyal medya hesaplarımı takip edebilirler. Biz, orada ne olduysa, paylaşıyoruz. Bu hesap konusunda da, "Biz şuradan şuraya indik, söyle oldu böyle oldu'' bu bir yanlıştır. Algı yaratıyorlar. Hesap bellidir. Yaklaşık 800 civarında iptal oyların sayımına başlandığı anda fark, 21 binin altındaydı. Başlanılan yeri yanlış tanımlıyorlar. Zaten 27 bin civarında ilk açıklamalarımız vardı pazar gecesi. Şu anda 18 bin civarında bir oya inmiş durumda. Bu da yaklaşık 120 binin üzerinde geçersiz oyların sayılmasından sonra gelinen netice. Dolayısı ile bizim şöyle bir durumumuz söz konusu. Biz seçimlere ve sayımlara çok hassas davranıyoruz. Toplumu doğru bilgilendirme konusunda özel bir çabamız var. Burada yanlış yapmayacağız. Lütfen vatandaşlarımız bizden bilgi aslınlar Seçimi kaybettiler, kaybettiklerini biliyorlar biz de kazandığımızı biliyoruz. Bunu kavramak ve kabul etmek istemiyorlar. Bu seçimde başarısızlığın sebebini araştırsalar hem kendilerine hem de memleketlerine faydalı olurlar. YSK da biz de verileri güncelliyoruz. Sosyal medya hesaplarımı takip edebilirler, en doğru gelişmeleri orada paylaşıyoruz. Şu an bizim 18 bin civarında oya inmiş durumda. Biz seçimlere sayımlara çok hassas yaklaşıyoruz. Toplumu bilgilendirme konusunda çok özel bir çabamız var'' yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyunu Üsküdar’daki Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullandı. Daha sonra kameraların karşına geçen Erdoğan, Malatya Pütürge’de iki kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili “Malatya Pütürge’deki olay bizleri üzdü. Böyle bir olay olmaması gerekirdi. Bu durumun partiler arası sorgulamaya, partiler arası bir yargılamaya götürülmesini doğru bulmuyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan oylarını kullanmak için Üsküdar Kısıklı’daki konuttan saat 13.50’de Saffet Çebi Ortaokulu’na gitti. Okul bahçesini dolduran vatandaşların sevgi gösterilerinde bulunduğu Erdoğan’ı, okula girişinde İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ile diğer ilgililer karşıladı.

20190331 2 35744738 43161272 e1554034620700

ERDOĞAN EŞİ İLE BİRLİKTE OY KULLANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile “3300” numaralı sandığın bulunduğu sınıfa girerek, sandık görevlileriyle tek tek tokalaştı. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, gerekli kontrolün yapılması için kimliklerini sandık görevlilerine verdi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için oyunu Üsküdar Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, oy kullanma işleriminin ardından okul bahçesinde kendisini bekleyen vatandaşlarla selamlaştı. ( Ahmet Bolat – Anadolu Ajansı )

Emine Erdoğan’ın oy zarfını sandığa atmasının ardından Erdoğan, kabine geçerek oyunu kullandı ve zarfı sandığa attı.

ana manset 1554030933

ERDOĞAN’DAN PÜTÜRGE AÇIKLAMASI

Daha sonra kameraların karşına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya Pütürge’de iki kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili “Malatya Pütürge’deki olay bizleri üzdü. Böyle bir olay olmaması gerekirdi. Bu durumun partiler arası sorgulamaya, partiler arası bir yargılamaya götürülmesini doğru bulmuyorum” dedi.

Erdoğan, Türkiye genelinde kayıtlarda 56 milyon seçmenin olduğu bir seçim yaşandığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Öncelikle sabah iyi başlayan ama daha sonra Malatya Pütürge’deki olay gerçekten bizleri üzdü. Böyle bir durumunun olmaması gerekirdi. Ne yazık ki burada 2 vatandaşımızın ölümü Cumhurbaşkanı olarak beni ciddi manada üzmüştür, aynı şekilde arkadaşlarımı. Bu konuda şu anda Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, yargı süreci olarak da gerekli bütün araştırmaları, soruşturmaları yapıyorlar. Bu iki arkadaşımıza rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum.”

“PARTİLER ARASI SORGULAMAYI DOĞRU BULMUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu durumun partiler arası sorgulamaya, partiler arası bir yargılamaya götürülmesini doğru bulmuyorum.” dedi.

Bu tür durumlarda özellikle dudakların arasından çıkan sözlerin çok büyük önem taşıdığını dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu: “Temennim odur ki bunun dışında seçimler bittiği ana kadar herhangi bir durumun olmamasıdır. Arkadaşlarımdan aldığım bilgilerle de şu ana kadar iyi gidiyor. Başta 30 büyükşehrimiz olmak üzere seçimlerden başarılı bir şekilde çıkıp, demokrasinin adeta temel taşı olan yerel seçimler inanıyorum ki merkezi sisteme de 1 Nisan’dan itibaren çok daha büyük güç katacaktır. Ben tekrar tüm milletimize, tüm seçmenlerimize hayırlı olsun diyorum. Temennim odur ki yüksek bir katılımla akşam sandıkları kapatmış olalım.”

 

“ŞAHSIMA GELİP İSTEMEDİLER”

Erdoğan, seçim sonuçlarını belli bir yere kadar İstanbul’da takip edeceğini, ardından İstanbul’da bir basın toplantısı yapıp Ankara’ya hareket edeceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oy kullanma işleriminin ardından okul bahçesinde kendisini bekleyen vatandaşlarla selamlaştı.

Bir gazetecinin “Mahallede iki muhtar adayı var. İkisi de oy istedi mi sizden?” sorusu üzerine Erdoğan, “Şahsıma gelip istemediler. Değerlendirmemizi yaptık. Muhtarlarla ilgili oyumuzu da kullandık.” yanıtını verdi.

 

Alanya’da yeni nesil icra müdürlükleri tek çatı altında toplandı. Yeni binasına taşınan icra müdürlüğü düzenlenen törenle açıldı...

Alanya Adliye İcra Müdürlüğü Bürosu yenilenerek bu gün törenle hizmete açıldı. Açılışa Adalet Bakanlığı İcra İşleri Daire Başkanı Alim Polat, Başsavcı Yasin Emre, Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Serkan Akbaba, İlçe Emniyet Müdürü Alper Avcı, ALKÜ Rektör Ahmet Pınarbaşı, Alanya Baro Temsilcisi Avukat İbrahim Ertuş, hakimler, savcılar ve çalışanlar katıldı.

Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi; 'Yeni icra dairesi modelinde, birden fazla icra dairesi tek icra dairesi çatısı altında toplanarak hizmetlerin uzmanlaşmış alt birimler eliyle yürütülmesi amaçlanmaktadır. Bu itibarla yapmış olduğumuz açılış yeni bir icra dairesinin açılışı olmayıp, mevcut icra dairelerinin kapatılarak tek çatı altında toplanmasıdır. Özel hukuk alanında İcra Daireleri devletimizin Cebr-i İcra organı olup, bu organın etkinliğinin ve verimliliğin artırılması ve uzmanlaşmış bir kadronun oluşturulması amacıyla bu proje hayata geçirilmektedir. Bu proje kapsamında günümüz teknolojilerinden de yararlanarak İcra Müdürlüğündeki zaman ve maliyet avantajları ile kalite standartlarına uygun olarak hizmet verilmesi hedeflenmektedir. Alanya İcra Dairesinde toplam 1 icra müdürü, 13 icra müdür yardımcısıve 22 icra memuru görev yapmaktadır. Pilot İcra Müdürlüğümüzün vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını Cenab-ı Mevladan niyaz ederim.' dedi.

 

İCRA VE ADLİYE 2 c7042f2d 4dab 4f9e bd1a 4ddc2bfb4853 88f55
BAŞKAN POLAT :'ALANYA 54'NCÜ MAHALLEMİZ OLDU'


Adalet Bakanlığı İcra Dairesi Başkanı Alim Polat yaptığı konuşmasında; 'Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi kapsamında ortaklaşa başlattığımz bu proje 2013 yılında başlamıştır. Bu projelerin anlamı tek çatı altında toplanmasıdır. Bu projeyle uzman kadroyla kaliteli oluşu Alanya 54'ncü mahallemiz olmuştur. 53'ncü mahalle çok süratli bir şekilde Avukatların yardımıyla sonuca ulaşmıştır.Alanya bu sisteme kavuştuktan sonra çok daha hızlı hizmet verecektir. Benim Alanya'da 2012-2014 yılında çok güzel anılarım oldu. Yeni icra binamız hepimize hayırlı olsun.' dedi.

Alanya Yeni icra bürosu kurdele kesilerek hizmete girerken ,Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre Adalet Bakanlığı İcra Dairesi Başkanı Alim Polat'a çicek verdi.

İCRA VE ADLİYE 3 ff52c53a dc90 432f bc45 a959cea0cd65 57f5d

Daha sonra daire gezildi ve İcra Müdürü Sabit Gökgöl tarafından katılımcılara çeşitli bilgiler vermesiyle tören sona erdi.

Dev ikramiye! 13 Haziran Süper Loto çekilişleri sonuçlandı...

Süper Loto'nun 608'inci hafta çekilişinde 6 bilen 1 kişi, 22 milyon 527 bin 637 lira ikramiyenin sahibi oldu.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 5 bilen 84 kişi 11 bin 43'er lira, 4 bilen 5 bin kişi 200'er lira, 3 bilen 108 bin 641 kişi 15 lira 65'er kuruş ikramiye kazandı.

Çekilişte 6 bilen talihlinin kuponunu Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinden yatırdığı bildirildi.

Bu haftaki çekilişte toplam 26 milyon 159 bin 997 lira ikramiye dağıtıldı.

HİLAL-İ AHMER'DEN TÜRK KIZILAY'A 151 YILLIK MERHAMET ÇINARI...


Dünyanın sayılı,bölgesinin ise en güçlü insani yardım kuruluşu olan Türk Kızılay 151. yaşında,Yardımseverlerin her geçen gün artan güveni ve desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam ediyor.

TÜRK KIZILAYI 151.YALINDA manşet fotoebd22979c6e029a23a64a50667341f5b 08bf4

11 Haziran 1868'de bir grup idealist doktor "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti' ni kurdu.
Cemiyet 1877 yılında "Osmanlı Hilali Ahmer" adını alan kuruluşun adı,1935 yılında ise "Türkiye Kızılay Cemiyeti"oldu. Kızılay adını büyük önder Atatürk verdi.
Kızılay,Genç Türkiye Cumhuriyetinin Osmanlı'dan miras olarak aldığı pek az kurumdan biriydi.

TÜRK KIZILAY'I
--Savaşlar da Cephe gerisinde
--Doğal afetlerde
--Kan ve Organ Bağışlarında
--Sosyal Faaliyetlerde
--Yoksullara gıda yardımında
--Kök Hücre projelerinde
Ve Dünya da ki olumsuz koşullarda yaşayan insanlara yardımda hep öncülük yapmaktadır.

kızılay ziyareti 1 62497219 442789072964065 2866303981842333696 n 611e7

ALANYA KIZILAY ŞUBE YÖNETİMİNDEN GAZETEMİZE ZİYARET...
Türk Kızılayı'nın 151.kuruluş yılı nedeni ile Alanya Şube yönetiminden Başkan ve aynı zamanda ALKÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı da olan Mehmet Dikici ve Alanya Kızılay yönetim kurulu üyesi Cemal Palamutçu Gazetemize ziyarette bulundular.
Alanya Türk Kızılay Şube Başkanı Dekan Mehmet Dikici Bu Ramazan ayında yaptıkları faaliyetlere dair bilgiler aktardı ve Hayırseverler ile Kamu yetkililerine de çağrı da bulundu.

BAŞKAN DİKİCİ: " Ramazanda 80 ihtiyaç sahibi aileyi Kızılay sosyal bilgi ağı sisteminden kontrolünü yaparak belirledik, 300 ‘er TL nakdi yardım hesap numaralarına banka tarafından yatırıldı.
200 koli genel merkezden 100 koli de İlçemizdeki bağışçılardan toplam 300 adet gıda kolisini ihtiyaç sahibi ailelere teslim ettik.

Engelli okulu öğrenci ve ailelerine, Alanya Kızılay kurucular kurulu ve ailelerine, Üniversite öğrencilerine ve halka açık yaklaşık 1000 kişiye iftarlar verdik

Teravih namazı çıkışı camilerde tatlı ikramında bulunduk

Göçmen statüsünde Uygur Türkü bir aileye 4 aylık kira yardımı yaptık.."dedi.

 KIZILAY ZİYARET BAŞKAN VE BEN62446978 387181671897292 6721447548487204864 n e03de

BAŞKAN DİKİCİ DEN ÇAĞRI...

Kızılay olarak,ALKÜ Eğitim Araştırma Hastanesi 1. Katındaki irtibat ofisinde görev yaptıklarını söyleyen Dikici; "görevli elemanımız hafta içi her gün orada bulunmaktadır. Gsm : 0538 2770944 numarasından bizimle iletişime geçebilirler.."diyerek Hayırseverler ve kamu yetkililerimiz den talebimizdir; "Eğitim Sağlık ve Kültür alanında yapmayı düşündüğümüz projeler için 4-5 katlı müstakil bir bina hayalimiz var, kamu veya özel hayır sahiplerine çağrımızdır."diyerek destek talebinde bulundu ve çağrısını gazetemiz aracılığı ile yineledi.

Başkan Dikici son olarak; "Üniversiteden yaklaşık 30 kişilik kadromuz kurucular kurulunda olup, Alanya için katma değer sağlamanın planlarını yapmaktayız,herkesten duyarlılık beklemekteyiz.."diyerek dileklerini ve hizmet aşklarını dile getirdi.

Suriye'nin Azez kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının bulunduğu üs bölgesine PKK/YPG’li teröristler tarafından düzenlenen saldırıda 1 asker şehit oldu, 4 asker yaralandı.
TSK'nın Suriye’nin Halep kentinin Azez ilçesindeki üs bölgesine, PKK/YPG'li teröristler tarafından saldırı düzenlendi.

 

azezde tsk ussune saldiri 1 sehit 4 yarali 8609 dhaphoto1 36c27

1 ASKER ŞEHİT OLDU

Saldırıda, 1 asker şehit oldu, 4 asker ise yaralandı. Yaralı askerler, bölgeden tahliye edilerek Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Kilis Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı.

TSK'nın sınırda ve Suriye'de konuşlu bulunan topçu birlikleri, saldırıyı düzenleyen teröristlerin bulunduğu bölgeyi yoğun ateş altına aldı.

Kandilli verilerine göre merkez üssü Sakarya Hendek'te 4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'dan da hissedildi...

Sakarya Hendek'te saat 16.08'de deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü depremin büyüklüğünü 4,7 olarak duyurdu. Sarsıntı İstanbul'dan da hissedildi.

 

Sakarya'nın Hendek ilçesinde 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ 4,6 OLARAK AÇIKLADI

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 16.08'de Hendek'te 4,6 büyüklüğünde yer sarsıntısı kaydedildi.

Sarsıntının yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

HENDEK KAYMAKAMI BURHAN'DAN AÇIKLAMA

Hendek Kaymakamı Orhan Burhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede herhangi bir sıkıntı olmadığını belirterek, "Şu ana kadar bildirilen herhangi bir can kaybı ve hasar yok. Olayın verdiği tedirginlikle insanlar evlerinden çıktı haliyle. Şu an itibarıyla kontrollerimizi yaptık, herhangi bir olumsuz yok." diye konuştu.

Bu arada deprem anı, bir giyim mağazasının güvenlik kameralarınca kaydedildi. Görüntülerde, deprem sırasında vatandaşların dışarı kaçması yer alıyor.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde güvenlik güçleriyle PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada 2 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Valilikten yapılan açıklamada, Çukurca ilçesi Kasran Vadisi Aslan Kapanı bölgesinde, bölücü terör örgütü PKK mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çatışma çıktığı bildirildi.

Açıklamada, "Çatışmada 2 kahraman askerimiz şehit olmuş, 2 kahraman askerimiz ise yaralanmıştır. Yaralı askerlerimizin tedavisi kaldırıldığı Çukurca Devlet Hastanesinde devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

AEDAŞ, Ramazan Bayramı boyunca yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan Antalya başta olmak üzere, Isparta ve Burdur’da planlı elektrik kesintilerini iptal ederken olası arızalara karşı hızla çözüm üretebilmek için 7/24 nöbetçi personelini sahada görevlendirdi.

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya ile Burdur ve Isparta’da 2 milyondan fazla müşteriye elektrik dağıtım hizmeti veren Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) Ramazan Bayramı’nda ve yaz aylarında kesintisiz enerji için 3 il genelinde tüm tedbirlerini aldı. Sokak aydınlatmalarının rutin kontrollerini ve gerekli bakımlarını gerçekleştiren AEDAŞ, 1100 adet dağıtım trafosu ve 3 bin 500 kilometre orta ve alçak gerilim enerji nakil hattının da termal kamera ve kısmı deşarj cihazları ile rutin taramadan geçirerek gerekli bakımlarını yaptı. Elektrik şebekesinin yaklaşık yüzde 75-80’i atmosferik şartlara açık havai hatlardan oluşan AEDAŞ, olası arızaların önüne geçmek amacıyla ana fiderlerin bakımını da gerçekleştirdi.

BAYRAM TATİLCİLERİNE KESİNTİSİZ ENERJİ

Yabancı turistlerin yanı sıra özellikle uzun bayram tatillerinde yoğun bir yerli turist akınına uğrayan bölgede bu dönemlerde artan enerji talebine karşı ek önlemler alındı. Bu yıl 4-6 Haziran tarihlerinde kutlanacak Ramazan Bayramı süresince yatırım kaynaklı planlı kesintileri iptal eden şirket, olası arızalara karşı ekiplerini sahada hazır bekletecek.

TEKNOLOJİ İLE TESPİT VE MÜDAHALE HIZLANDI

Müşterilerinin bayramda enerjisiz kalmaması için tüm hazırlıklarını tamamlayan şirket, teknolojiye yaptığı yatırımlarla arıza ve kesintilere uzaktan müdahale edebilecek. Genel Müdürlük binasında bulunan SCADA (Uzaktan Kontrol ve Kumanda) Merkezi’ndeki teknoloji sayesinde şebekeyi online olarak takip ederek arıza ve kesinti yaşanan bölgelere 3 dakikadan daha az gibi bir sürede müdahale için AEDAŞ, bayram süresince 225 dağıtım merkezini de SCADA ile izleyecek.

EN YÜKSEK TÜKETİM AĞUSTOS AYINDA

Yaz döneminde elektrik tüketiminde büyük artış yaşanması nedeniyle, mevcut müşterilerinin yanı sıra yerli ve yabancı turistlere de kesintisiz enerji sağlamak hedefiyle bakım ve onarım çalışmalarının büyük bölümünü önceden tamamladıklarını ifade eden AEDEŞ Genel Müdürü Bahadır Müdüroğlu, “Turizmde bu yıl da geçen yıl olduğu gibi büyük bir canlanma gözleniyor. Geçen yılki verilere baktığımızda en yüksek tüketimin ağustos ayında yaşandığını görüyoruz. Biz de haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarına yönelik olarak elektrik tüketiminin yoğun olacağını tahmin ettiğimiz için tedbirlerimizi aldık. Sıcak havalarda klima kullanımının da etkisiyle Alanya, Manavgat, Muratpaşa ve Kepez ilçelerinde

tüketimin arttığından hareketle bu bölgelerde yatırım çalışmalarına öncelik vererek, bakım ve onarım çalışmalarını hızlandırdık. Tüm bölge genelinde Ramazan Bayramı’na ve yaz aylarına yönelik hazırlıklarımızı tamamladık, ekiplerimizi alarm durumuna geçirdik” dedi.

İftara davet edip, cinayet işlediler...

antalya da kaybolan kisi korkunc halde bulundu h368192 7e93b bbc11

Antalya'da, ormanlık alanda başına poşet geçirilmiş, el ve ayakları bağlı çıplak halde cesedi bulunan Muratpaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan Halit Yılmaz'ı öldürdüğü iddiasıyla 1'i kadın 3 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden Lütfiye Y.'nin ilişkisi olduğu Yılmaz'ı iftar bahanesiyle eve çağırdığı, eşi ve bir arkadaşıyla birlikte boğarak öldürdüğü ortaya çıktı...

Antalya Muratpaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan 3 çocuk babası Halit Yılmaz (49), 24 Mayıs Cuma günü iftardan sonra babası vefat eden bir arkadaşına taziyeye gitti. Yılmaz'ın gece eve gelmemesi ve telefonuna ulaşılamaması üzerine yakınları, Kepez Polis Merkezi'ne giderek, kayıp başvurusunda bulundu. Yakınlarının ifadesini alan polis ekipleri, Yılmaz'ı bulmak için arama çalışması başlattı.
Polis aramaları sürdürürken, jandarma ekipleri geçen pazar günü Antalya- Korkuteli Karayolu Cehennem Deresi Mevkii'nde uçuruma yuvarlanmış bir otomobil buldu. Yapılan incelemede, aracın Halit Yılmaz'a ait olduğu tespit edildi. Bölgede inceleme yapan ekipler, dün sabah da aracın bulunduğu bölgeye yaklaşık 2 kilometre mesafedeki Naldöken Mevkii'nde Halit Yılmaz'ın cüzdanını buldu. Çalışmalar bu bölgede yoğunlaştırıldı.

yasak aski sonu oldu 1 i kadin 3 gozalti h368280 0afc1 af74b

 

Saat 16.00 sıralarında ise ormanlık alanda Halit Yılmaz'ın üzeri çalılarla kapatılmış, başına poşet geçirilmiş, el ve ayakları bağlı çıplak haldeki cesedi bulundu. Yılmaz'ın cesedi, jandarma, sağlık ekipleri ve cumhuriyet savcısının incelemesinden sonra otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi.


EŞİ VE ARKADAŞIYLA EVDE BOĞDU

Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, Halit Yılmaz'ın cep telefonu kayıtlarını incelemeye aldı. İncelemede Yılmaz'ın en son Lütfiye Y.(34) ile görüştüğü tespit edildi. Polis, dün akşam Kepez ilçesi Kuzeyyaka Mahallesi'ndeki evine baskın yaparak, Lütfiye Y. ve eşi Muhammet Y.'yi (37) gözaltına aldı.

Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Lütfiye Y., ifadesinde, Halit Yılmaz ile 4 yıldır ilişkileri olduğunu, evlendikten sonra da ilişkilerinin devam ettiğini, eşinin bunu öğrendiğini , bunun üzerine 24 Mayıs Cuma günü Halit Yılmaz'ı iftar bahanesiyle evine çağırdığını anlattı. Lütfiye Y., Halit Yılmaz'ı eşi Muhammet Y. ve arkadaşı Şükrullah T. (35) ile evde boğarak öldürdüklerini itiraf etti.

 

 

'CESEDİ ORMANA ATTIK'

Lütfiye Y. ve eşi, cesedi araçlarının bagajına koyarak, Antalya- Korkuteli Karayolu Naldöken Mevkii'nde ormanlık alana attıklarını, Halit Yılmaz'ın aracını da Cehennem Deresi'nde uçuruma yuvarladıklarını söyledi. Polis, çiftin ifadeleri üzerine Şükrullah T.'yi Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi'ndeki evinde gözaltına aldı. Şüpheliler sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

Halit Yılmaz'ın cenazesi ise Antalya Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından yakınları tarafından alınarak Kepez ilçesi Varsak Mezarlığı'nda toprağa verildi.

TUTUKLANDILAR

Antalya'da Muratpaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan 3 çocuk babası Halit Yılmaz'ı iftar bahanesiyle çağırdıkları evde öldürdükten sonra cesedini ormanlık alana attıkları ortaya çıkan Lütfiye Yavuz, eşi Muhammet Yavuz ve arkadaşı Şükrullah Taş, savcılık sorgularının ardından tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 3 şüpheli, 'tasarlayarak insan öldürme' suçundan tutuklanarak, cezaevine konuldu.

 

 

 

 

 

 

Sosyal medya, mail ve mesajlardan gelen bu bilgilere dikkat: Hepsi palavra...

internetdolandiriciligi 025c9235 b598 4e55 8fe0 cfe32a8a97fe 62813

 

BKM Genel Müdürü Soner Canko, bayram tatili ve yaz tatilinde kart dolandırıcılarına karşı uyarılarda bulunarak, "Bankalara aitmiş görüntüsü verilen sitelere, banka logosu ve adı kullanılsa bile kart ve kişisel bilgilerinizi isteyen e-postalara itibar etmeyin. Sosyal paylaşım sitelerini kullanıp sizden güvenlik açısından kritik bilgileri (Kart bilgisi, şifre, telefonunuza gelen onay kodu, ürettiğiniz tek kullanımlık şifre vb.) almayı deneyen dolandırıcılara dikkat edin. Bunların hepsi palavra" dedi.

ternet9a7ac509 77c5 43e5 b58b 00339c232423 thumb e68b8

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Soner Canko, uzun bir bayram tatili ve ardından yaz tatili olduğunu belirterek, "Kart kullanıcılarının bu dönemde hem tatil öncesi hazırlıklarının hem de tatil harcamalarının olacağını düşünürsek, kartlı ödemelerin en yüksek seviyeye ulaştığı dönemlerden birinin bizleri beklediğini söylersek yanlış olmayacaktır. Bu noktada kullanıcıların, bayramın ve tatilin tadını aileleri ve sevdikleriyle çıkarırken birkaç ufak ancak deyim yerindeyse 'hayat kurtarıcı' önlemi almaları son derece önemli" ifadelerini kullandı.

'BUNLARIN HEPSİ PALAVRA'

Canko, bilgi güvenliği konusunda daha çok kart kullanıcısına ulaşma amacıyla başarılı oyuncu Demet Evgar ile dikkati çeken bir reklam filmi kampanyasını hayata geçirdiklerini anımsattı.

Dolandırıcıların kullandığı pek çok yöntemi eğlenceli bir dille anlattıkları filmde Demet Evgar'ın bu yöntemlerin hiçbirine kanmadığını dile getiren Canko, "Palavra' şarkısını bilgi güvenliğine yönelik dikkati çekici ve farkındalık artırıcı sözlerle seslendiren Evgar, tüm dolandırıcılık taktiklerine 'Bunların hepsi palavra' diyerek yanıt veriyor. Eminim ki artık dolandırıcılardan gelen gerçek dışı teklif ve isteklere daha çok 'Palavra' diyeceğiz." diye konuştu.

 

kerata5a811fec7a72dbc1e6dbd38d4ed0e347 b0db5

Canko, bu filmle hem bilinçlenmenin eğlenceli yollarını keşfettiklerini hem de bilgi güvenliğinin öneminin altını bir kez daha çizdiklerini söyledi.

'ŞİFRENİZİ NE OLURSA OLSUN PAYLAŞMAYIN'

BKM Genel Müdürü Canko, kart kullanıcılarının basit güvenlik önlemleriyle dolandırıcılığın önüne geçmelerinin mümkün olduğunu belirtti.

Bunun için şifrenin kimseyle paylaşılmaması uyarısında bulunan Canko, "Kartla ödeme yaparken, POS cihazını yanınıza isteyin. ATM'den para çekerken şifrenizi gizleyin. İnternetten yaptığınız alışverişlerde sitenin güvenli olduğundan emin olun. Kampanyalara karşı dikkatli olun." ifadelerini kullandı.

 

adım960x505 dolandiricilarin gozdesi internet ve cep telefonlari 1518349519870 7e81b

Canko, POS kullanımı, ATM ve internette gerçekleştirilen işlemleri daha güvenli kılmak için kullanıcıların almaları gereken önlemleri de anlattı.

"Kartınızı ödeme yapmak için verdiğinizde POS cihazı dışında başka bir cihazdan geçirilmediğinden, ödeme yaptıktan sonra kartı geri aldığınızdan ve kart numaranızın not edilmediğinden emin olun." diyen Canko, ATM'lerde alınması gereken önlemler hakkında şunları söyledi:

"Kredi/banka kartı ile yapılan alışverişlerde iş yerinin düzenlediği satış belgesini inceleyerek üzerinde yer alan bilgilerin doğruluğunu mutlaka kontrol edin. Kredi kartı ekstreleri ve hesap hareketlerinizi düzenli olarak kontrol edin. Kart şifrenizi en yakınlarınız ve banka personelleri de dâhil olmak üzere hiç kimseyle paylaşmayın."

'TEBRİKLER, ÖDÜL KAZANDINIZ' DİYENLERE DİKKAT

Soner Canko, internetten alışveriş yaparken bilinen ve güvenilir sitelerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

İnternet tarayıcısının adres çubuğuna sitenin adresini yazarak siteye giriş yapmaya özen gösterilmesinin önemine işaret eden Canko, internette alışveriş yaparken dikkat edilmesi gereken hususları hakkında şunları söyledi:

"İşlemlerinizi güncel anti-virüs yazılımlarıyla korunan, güvendiğiniz cihazlar (hem cep telefonu hem de kişisel bilgisayar) üzerinden gerçekleştirin. Girmek istediğiniz sitenin adresini tarayıcınıza kendiniz yazarak bu tarz bağlantıların içlerine gizlenmiş zararlı yazılımları önleyebilirsiniz. SMS, e-posta ve sosyal medya üzerinden yönlendirildiğiniz veya arama motorları vasıtasıyla giriş yaptığınız web sitelerinin adreslerinin bankanıza ait olduğundan emin olun ve sertifikalarını mutlaka kontrol edin.

Bankalara aitmiş görüntüsü verilen sitelere, banka logosu ve adı kullanılsa bile kart ve kişisel bilgilerinizi isteyen e-postalara itibar etmeyin, kart ve kişisel bilgilerinizi girmeyin. Sosyal paylaşım sitelerini kullanıp sizden güvenlik açısından kritik bilgileri (Kart bilgisi, şifre, telefonunuza gelen onay kodu, ürettiğiniz tek kullanımlık şifre vb.) almayı deneyen dolandırıcılara dikkat edin. İnternet ortamında bir kişinin kendisini tanıttığı kişi olduğundan emin olmak son derece zor olduğundan, güvenliğiniz açısından önemli bilgileri bu kişilerle kesinlikle paylaşmayın."

Canko, telefonla arayıp kendisini polis, savcı, bankacı veya sigortacı olarak tanıtan, "Tebrikler, ödül kazandınız" diyerek sizden kişisel veya bankacılık bilgilerinizi isteyen kişilere ve sosyal medyada abartılı çekiliş ve kampanyalara karşı da dikkatli olunması gerektiğini ve bilgilerin asla paylaşılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Antalya'da 2 çocuk babası, polise koştu: 160 TL için bana tecavüz ettiler...


Antalya'da çiftçilik yapan iki çocuk babası C.H. (55), 160 TL'lik borcunu ödemediği gerekçesiyle halı yıkamacısı iki kişinin tecavüzüne uğradığı iddiasıyla şikayetçi oldu. Gözaltına alınan şüpheliler F.S. ve A.A., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

OLAY, 22 Mayıs günü saat 04.00 sıralarında Döşemealtı ilçesi Kevşirler Mahallesi'nde meydana geldi. Döşemealtı İlçe Jandarma Karakolu'na giden C.H., 160 TL borçlu olduğunu belirttiği halı yıkamacı F.S. ile arkadaşı A.A.'nın tecavüzüne uğradığını öne sürerek şikayette bulundu. İfade tutanağında başına gelenleri anlatan C.H., evindeki halıları yıkattığı için borçlu olduğu yıkamacı F.S.'nin arkadaşı A.A. ve tanımadığı 3 kişiyle sabah erken saatlerde evine geldiğini belirterek, "Ben F.S. ve A.A'yı tanıdığım için kapıyı açtım. F.S. bana 'Neden borcunu ödemiyorsun?' dedi. Ben de borcumun bir kısmını ödediğimi, geri kalan kısmını ise 3-5 gün sonra ödeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine F.S., beni ittirerek kanepenin üzerine uzattı. Bana, küfretti. Ardından A.A. ve F.S. beni darbetti. Diğer 3 erkek evime girmedi ve olaya karışmadı" dedi.

Ardından A.A. ve F.S.'nin kendisini odaya zorla götürdüğünü anlatan C.H., ifadesini söyle sürdürdü:

"Önce A.A., ardından F.S. bana tecavüz etti. Daha sonra evimden ayrıldılar. Ben de utandığım için bu saatte jandarmaya başvurdum. Vücudumda yapılacak tüm muayenelere rızam vardır. Konut dokunulmazlığımı ihlal eden, beni hürriyetimden yoksun bırakan, tehdit edip, hakarette bulunan, darbeden ve vücuduma cinsel organlarını sokmak suretiyle fiili livatada bulunan A.A. ve F.S.'den şikayetçi ve davacıyım."

Şikayet üzerine F.S. ve A.A., jandarma tarafından gözaltına alındı. İki şüpheli, ifadelerinin ardından sevk edildikleri adliyede, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Antalya Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen C.H.'nin muayenesinde ise fiili livatanın gerçekleştiğine dair kesin bulgular saptandığı sonucuna varıldığı belirlendi.

C.H.'nin avukatının, Adli Tıp Kurumu'nun bu raporunun ardından, iki şüphelinin serbest bırakılması kararına itiraz edeceği öğrenildi.

 

Tatilde ve bayramda 'sahte para mağduru' olmayın...

 

Yaz sezonu ve bayramların yaklaşmasıyla kalpazanların özellikle turizm bölgeleri ve kalabalık alışveriş ortamlarında aktif olduğunu belirten tüketici örgütlerinin temsilcileri, vatandaşlara bu konuda dikkatli olması çağrısında bulunuyor.

 

Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Küçük, konuya ilişkin "Kalpazanlar, başta para değişiminin yoğun olduğu turizm bölgeleri olmak üzere kalabalık alışveriş ortamlarında sahte paraları piyasaya sürmek üzere harekete geçiyor. Vatandaşlarımız, hepsini olmasa bile özellikle 50 TL, 100 TL ve 200 TL değerindeki büyük banknotları mutlaka kontrol etmeli" dedi.

Tüketici Başvuru Merkezi Hukuk Komisyonu Başkanı Emergenise "Tüketiciler, yaz mevsiminde ve bayramlarda aceleden, tatil rehavetinden veya sıcağın yol açtığı dikkatsizlikten sahte paraları fark edemeyebiliyor. Mağdur olmamak için özellikle şüphelenilen para alınmadan önce mutlaka incelenmeli. Sahte parayı anlamanın en kolay yollarından biri banknotun kağıt kalitesidir" ifadelerini kullandı.

Dünyanın en büyük uluslararası lastik ve orijinal ekipman tedarikçilerinden Continental, kurumsal sosyal sorumluluk misyonuyla işbirliği yaptığı firma ve kurumlara lastik eğitimleri vermeye devam ediyor. Yoğun yaz sezonu başlamadan Diana Travel’ın Antalya’daki merkezinde otobüs sürücüleriyle bir araya gelen Continental Türkiye, ekibe lastiklerini nasıl daha güvenli ve verimli kullanabilecekleri konusunda kapsamlı bir eğitim verdi.

 

CONCON 2 indir c9953

Kurumsal sosyal sorumluluk misyonuyla lastik eğitimlerine aralıksız devam eden Continental Türkiye, başta Antalya olmak üzere toplam 9 şubede ülkemizi ziyaret eden turistlere en yüksek profesyonellik standartlarında servis sağlayan Diana Travel sürücüleriyle bir araya geldi. Dünyanın pek çok yerinden müşterilerine otobüs ile transfer hizmeti sağlayan Diana Travel sürücülerine lastikle ilgili bilinmesi gerekenleri aktaran Continental Türkiye ekibi, eğitimde ayrıca sürüş güvenliği konusunda da önemli bilgiler paylaştı. Continental Türkiye Bölge Müdürleri ile Diana Travel şirket yetkililerinin de katıldığı eğitimde, katılan tüm sürücülerin lastik kaynaklı arızalar ve sürüş güvenliği konusunda yüksek farkındalığa sahip olması dikkat çekti.Eğitim, sürücülerin sorularının yanıtlanmasıyla son buldu.

 

Continental’in şirkete ait tüm otobüslere lastik ölçümü yapmasıyla başlayan işbirliği, Diana Travel’ın otobüslerinde Continental lastiklerini tercih etmesiyle devam ediyor. Continental Türkiye, Diana Travel sürücülerine geçen yıl yaz sezonu öncesi de kapsamlı bir eğitim vermişti.

 

 

 

Continental hakkında:

Continental, insanların ve ürünlerinin sürdürülebilir ve bağlantılı hareketliliği için öncü teknolojiler ve hizmetler geliştiriyor. 1871'de kurulan teknoloji şirketi; araçlar, makineler, trafik ve ulaşım için güvenli, verimli, akıllı ve ekonomik çözümler sunuyor. 2018 yılında 44,4 milyar Euro'luk ciro gerçekleştiren Continental, 61 ülkede 244 binden fazla çalışanı istihdam ediyor.

Lastik bölümü hakkında:

Continental Lastik Bölümü, dünya çapında 24 üretim ve geliştirme merkezine sahiptir. Yaklaşık 54 bin çalışanıyla lider lastik üreticilerinden biri olan bu bölüm 2017 yılında 11,3 milyar Euro'luk satış gerçekleştirdi. Continental, lastik üretiminde teknoloji liderleri arasında yer alıyor ve binek otomobiller, ticari araçlar ve iki tekerlekli araçlar için geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Ar-Ge'ye yapılan sürekli yatırım sayesinde Continental; güvenli, uygun maliyetli ve ekolojik açıdan verimli bir hareketliliğe büyük katkı sağlamaktadır. Lastik bölümünün portföyü, lastik ticareti ve filo uygulamaları için servisler ile ticari araç lastikleri için dijital yönetim sistemlerini içerir.

Otomobil ve Ticari Araç Lastiği bölümü

Dünya çapında en büyük kamyon, otobüs ve endüstriyel lastik üreticilerinden biri olan Continental, sürekli gelişen ve büyüyen geniş ürün yelpazesi, hizmetleri ve çözümleri ile faaliyet göstermektedir.

Continental için Yeni Basın Portalı

Continental’in yenilenen basın portalına www.continental-press.com web adresinden ulaşabilirsiniz. Continental Media Center'da bulunan basın bültenleri, resimler, videolar ve Continental’in sosyal medya hesaplarına erişim yenilenen web sitesinden sağlanacaktır. Akıllı arama, farklı formatlarda doküman indirme ve daha sonra yapılacak dokuman indirme işlemleri için özel klasör oluşturma seçenekleri de yenilikler arasında yer alıyor. Ayrıca, yeni basın portalının mobil cihazlardaki kullanımı ise oldukça kolay. Denemek için www.continental-press.comlinkini ziyaret edebilirsiniz.

Bilgi İçin:

EXCEL İLETİŞİM ve ALGI YÖNETİMİ

Yusuf Bilgin – This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. – 0216 544 94 57

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak kurtuluş meşalesini yakmasının 100. Yıl dönümü nedeniyle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda Antalya merkezinde toplu ulaşımın ücretsiz olacağını açıkladı.

muhittin bocek 16 9 1545143031 b64af

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı ve Kurtuluş Savaşı’nın başladığı gün olan 19 Mayıs 1919'un 100. Yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutlayacak. Antalyalıların 19 Mayıs Pazar günü yapılacak kutlamalara rahat ulaşım sağlamaları ve Gençlik Bayramını büyük bir coşkuyla kutlamaları için Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşımda vatandaşları ücretsiz taşıyacak.

ant.bld.otobüsd0ef40ac 74ea 455c 8495 ba24ccc63073 f1361


PAZAR GÜNÜ ULAŞIM ÜCRETSİZ


Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya merkezindeki tüm toplu ulaşım araçları, Antray ve nostalji tramvayı 19 Mayıs Pazar günü seferlerini ücretsiz gerçekleştireceğini söyledi. Başkan Böcek ayrıca Antalyalı hemşerilerini Konyaaltı Varyantı’ndan 19 Mayıs Pazar saat 21.00’de başlayacak Fener Alayı yürüyüşüne ardından Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek Şebnem Ferah konserine de davet etti.

Gayrimenkul sektörünün en geniş portföye sahip firması Sur Yapı, hem ev almak isteyenlere hem de gayrimenkul yatırımcılarına güven ve moral veren yepyeni bir kampanya başlatıyor. İstanbul’un iki yakasındaki 12 konut projesi ve Antalya projesini kapsayan kampanya, vatandaşların tasarruflarına dokunmadan bir yıl sonra ödemeye başlayacakları cazip fırsatlar sunuyor.

Bölgesine değer katan projelere imza atan Sur Yapı, ev sahibi olmak isteyenlere uygun vade seçeneklerinin yanı sıra ödemelere tam bir yıl sonra başlama fırsatı sağlayan yeni bir kampanya başlatıyor.

 

Sur Yapı’dan ‘‘Her Yeni Ev Yeni Bir Yolculuk’’ kampanyası

 

 SUR YAPI 2 1557991283 Tempo City da3ec

Gayrimenkul sektörünün en geniş portföye sahip firması Sur Yapı, hem ev almak isteyenlere hem de gayrimenkul yatırımcılarına güven ve moral veren yepyeni bir kampanya başlatıyor. 40 bin Sur Yapılı’dan oluşan aileye yeni komşular geliyor. İstanbul’un iki yakasında, 9 ilçede birbirinden farklı konseptlerden oluşan 12 konut projesi ve Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Antalya projesini kapsayan kampanya, vatandaşların tasarruflarına dokunmadan bir yıl sonra ödemeye başlayacakları cazip fırsatlar sunuyor.

 

Antalya ve İstanbul projelerinde geçerli

 

Türkiye’nin özel sektördeki en büyük gayrimenkul portföyüne sahip firması Sur Yapı, İstanbul’un iki yakasında, 9 ilçede yer alan 12 konut projesi ve Antalya’da Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olma özelliğini taşıyan, Sur Yapı Antalya projesini kapsayan yepyeni bir kampanya başlatıyor. Sur Yapı güvencesinde finanse edilen kampanya ile ev almak isteyenlere çok cazip ödeme alternatifleri sunuluyor.

 

Evini seç tam 1 yıl sonra ödemeye başla

 

 

Kampanya kapsamında İstanbul ve Antalya’daki Sur Yapı satış ofislerine gelerek evini beğenenler, uygun vade oranıyla ve ilk sene taksit ya da peşinat ödemeden ev sahibi olabiliyor. Ödemeler tam bir yıl sonra başlıyor.

 

Uygun vade oranıyla ve ilk sene taksitsiz, peşinatsız, ara ödemesiz

 

İstanbul’un iki yakasındaki 12 konut projesinde 120 ayda 0,98; 60 ayda ise 0,59 vade oranının uygulanacağı ve ödemelerin daha sonra başlayacağı kampanya kapsamında konut alıcısı, evini alıp peşinat ve taksitleri ödemeye tam bir yıl sonra başlıyor. Gayrimenkul sektörünün yılın kampanyası olmaya aday kampanyada örnek olarak, Semt Bahçekent projesinden 1+1 67 m² liste fiyatı 320 bin TL’lik bir ev için % 50 kredi kullanımı ile aylık 2.273 TL sabit taksit ödeniyor. 120 ayda 0.98 vade oranı uygulanıyor. İlk sene ödemeler, bankaya müşteri adına Sur Yapı tarafından yapılıyor. Ev sahipleri ödemeye bir yıl sonra yüzde 20 peşinat ve aylık sabit taksitleriyle başlıyor. 24’üncü ve 36’ncı aylarda ise yüzde 15’lik iki ara ödeme yapılıyor. Böylece ilk sene peşinat ve aylık taksit ödemeden, düşük kredi oranıyla evin yüzde yüzlük ödemesi yapılmış oluyor. Tamamı peşin ödemelerde ise %25 indirim uygulanıyor.

 

Proje

Daire Tipi

Metrekare

Liste Fiyatı

Peşinat

İlk 12 Ay Taksit

12. Ay Ödeme (%20)

24. ve 36. Ay Ödeme (%15)

108 Ay 0,98 Vade İle Sabit Taksit (%50)

Semt Bahçekent

1+1

67

320.000

0

0

64.000

48.000

2.273 TL

 

Sur Yapı Antalya projesi de kampanyaya dahil

 

 

Kepez-Santral bölgesinde 8 milyar TL yatırımla hayata geçirilen, Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Antalya projesinde de ilk sene taksitsiz, peşinatsız, ara ödemesiz bir fırsat sunuluyor. Antalya projesi için uygulanacak ödeme planında konut alıcıları, daire bedelinin yüzde 70’lik kısmı için 1,45 vade oranında banka kredisi kullanacak ve ilk yıl ödeme yapmayacak. Bir yılın sonunda, 108 ay boyunca kredi taksitleri ödenecek. Daire bedelinin kalan yüzde 30’luk kısmı için ise birinci ve ikinci yıl yüzde 15’lik iki ara ödeme yapılacak.

 

Sur Yapı Antalya’da tam bir yıl sonra ödeme

 

 

Antalya’da geleceğe miras modern bir şehir inşasıyla yolan çıkan Sur Yapı, 8 milyar TL’lik yatırımla Türkiye’nin mega şehir projesini hayata geçiriyor. Türkiye’nin incisi Antalya’ya yeni bir yaşam alanı sunan Sur Yapı, kampanyada örnek olarak, 51 m² Sur Cadde etabında yer alan 190 bin TL’lik bir daire için; ilk yıl hiç taksit ödemeyecek. Birinci yılın sonunda 108 ayda 2.344 TL’lik taksitlerle banka kredisi ödeyecek. Birinci yılın sonunda 28.500 TL’lik, ikinci yılın sonunda 28.500 TL’lik olmak üzere toplam iki ara ödeme yapacak.

 

Proje

Daire Tipi

Metrekare

Daire Fiyatı

Peşinat

İlk 12 Ay Taksit Sıfır

Kredi Tutarı

Ara Ödeme (1) 1 Yıl Sonra

Ara Ödeme (2) 2 Yıl Sonra

Kredi Taksit Tutarı 1,45 Baz Oran

Antalya

1+1

51 m²

190.000

0%

0 TL

70%

15%

15%

108 Ay

 

0 TL

133.000 TL

28.500 TL

28.500 TL

2.344 TL

 

Ayrıca tamamı peşin ödemelerde yüzde 10’luk bir indirim de uygulayacak.

 

Teslimler 2019 yılı içerisinde başlayacak

 

 

23 kule vinç ve bin 500’ün üzerinde işçi ilk etapta yer alan 93 bloktan oluşan 6417 dairenin tamamlanması için 24 saat aralıksız çalışıyor. İlk etabın kaba inşaatının yüzde 95’lik kısmının tamamlandığı projede, 2019 yılı içerisinde ilk etabın teslimleri başlayacak.

 

Yerli ve yabancı çok sayıda vatandaş mega projeden alım yaptı

 

 

Rusya, İngiltere başta olmak üzere Güney Kore dahil 23 farklı yabancı ülke vatandaşına satış gerçekleşti. Türki Cumhuriyetler ve Körfez ülkelerinden de yoğun talebin olduğu projeye dünya üzerindeki Türk vatandaşları da çok sayıda alım gerçekleştirdi. İngiltere, Fransa, Avusturya, Belçika, İsviçre, İsveç, Almanya, Hollanda, Kanada, Norveç gibi 26 farklı ülkede yaşayan gurbetçi Türk vatandaşları Sur Yapı Antalya’dan ev sahibi oldu.

 

“ Vatandaşlar tasarrufuna dokunmadan ev sahibi olabilecek ”

 

 

Kampanyanın hem oturumcuya hem de yatırımcıya moral vereceğini belirten Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Z. Altan Elmas, “Yılın kampanyasını yapmaya çalıştık. İstanbul’un iki yakasındaki 12 projemizde ve Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olma özelliğini taşıyan Antalya projemizle geniş bir portföy sunuyoruz. Hemen teslim projeler de dahil. Bahar havasını sektöre yansıtmak istiyoruz. Sur Yapı güvencesiyle finanse ettiğimiz kampanya özverili yaklaşımımızın bir yansıması oldu. Kampanya bünyesinde konut alıcısı gelip istediği projeden evini seçecek. Peşinatını, taksitlerini 1 yıl sonraya erteleyecek ve 1 yıl sonra ödemeye başlayacak. Böylelikle 1 yıl boyunca hiçbir ödeme yapmamış ve tasarruflarına dokunmamış olacak.”

 

Sur Yapı’dan ‘‘ Her Yeni Ev Yeni Bir Yolculuk ” Kampanyası

 

 

Geliştirdiği tüm projelerinde insanları sadece konut sahibi yapmakla kalmadıklarını belirten Elmas, kampanyamızın adını ‘‘Her yeni ev yeni bir yolculuk’’ koyduk. Çünkü ‘‘ Ev olgusu, bizi birbirimize bağlayan en önemli unsurlardan biridir. Yaşamdan ölüme kadar geçirdiğimiz tüm süreçlerde evimiz bir anı sandığımızdır aslında; komşularımızı ağırladığımız, bayram ziyaretleri yaptığımız, sevgiyle çoğaldığımız, akşam olunca dönmek istediğimiz, çocuğumuzun doğduğu ve büyüdüğü bir yerdir. Biz, Sur Yapı olarak insanların yepyeni bir hayata adım attıkları, adına yuva dedikleri, acı tatlı her anı sığdırdıkları bu kutsal alana olan saygımız ve titizliğimizle insanlarımıza daima güvende hissedebilecekleri, sadece metrekarelerden oluşan bir alandan öte bir ‘yolculuk’ sunuyoruz. Biliyoruz ki, hiçbir yer ev kadar huzurlu ve rahat hissettiremez kimseyi” şeklinde konuştu.

 

“ 40 bin Sur Yapılı ile büyük bir aileyiz ”

 

 SUR YAPI 3 1557991281 Z. Altan Elmas 1 a71ce

Elmas, şöyle devam etti, “Bugün 40 bin Sur Yapılı ile büyük bir aileyiz. Bizler, çok büyük projelerle inşa ettiğimiz evlere sadece sağlam duvarlar örmekle kalmıyoruz, her yeni Sur Yapı’lıya yepyeni bir yolculuğun da kapılarını aralıyoruz. Bu yolculukta ise aslında inşa ettiğimiz şeyin dört duvardan öte bir ‘hayat’ olduğu bilinciyle hareket ediyor ve hayallere hizmet ettiğimizi asla unutmuyoruz.”

 

Kampanya kapsamında yer alan projeler şöyle:

İstanbul Avrupa yakasında yer alan; Topkapı’da Topkapı Evleri, Kağıthane’de Tempo City, Bahçekent’te Semt Bahçekent, Ispartakule’de Bahçeyaka,
İstanbul Anadolu yakasında yer alan Sancaktepe’de Lavender ve Muhit, Maltepe’de YeşilMavi,

 

Koşuyolu’nda Excellence Koşuyolu, Ümraniye’de Şehir Konakları ve Exen İstanbul, Sultanbeyli’de Gölbahçe Evleri ve İlkbahar,

 

Antalya’da, Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi olma özelliğini taşıyan, yatırım değeri 8 milyar TL olan ve 19 bin bağımsız bölümden oluşan Sur Yapı Antalya projesi,

SUR YAPI 4 1557991282 Suryapi Bahcekent Vaz Aci 034 Email A 1 fe316

 

*Ümraniye’de yer alan Exen İstanbul ve Sultanbeyli’de yer alan İlkbahar hemen teslim konut projeleridir.

şehidimiz260352395 10219299086696750 5109470657859551232 n e57b6

 

Şehidimiz Uzman Çavuş Zekeriya ZENCİRLİ'yi Alanya Garnizon şehitliğinde vatan toprağına emanet ederken;hainlere, kahpelere karşı Türk Milleti olarak,Vatan sevdalısı Alanya halkı olarak ;yine tek yürek olduk...

şehidimiz1060175539 10219299112257389 812880474107019264 n 5250e

şehidimiz60810116 10219299083696675 350898274032418816 n 8ab4e

 

Piyade Uzman Çavuş Zekeriya Zencirli Alanya halkının bağrına gömüldü...

şehidimizannesi60448045 10219299102457144 6981385381627297792 n 4b307

Bugün öğle namazının ardından şehit için mezarlık yanındaki alanda cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Ak Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Alanya Kaymakamı Mustafa Harputlu, Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Haşim Çakmaklı, Alanya Emniyet Müdürü Alper Avcı, Alanya Jandarma Komutanı Yarbay Serkan Akbaba, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileriyle, askeri erkan ve binlerce vatandaş katıldı.

şehidimizabisi60164060 10219299101497120 8419463977062367232 n b7fcd

Tören alanındaki şehidin naşının yanına gelen baba Hamza Zencirli, annesi Leyla Çelik ile kardeşleri Kamuran, Armağan, Yusuf ve Mustafa Zencirli ağıt yakarak gözyaşı döktü.

Anne Leyla Çelik, şehit oğlunun tabutunun başında, en son Pazar günü görüştüklerini belirterek fenalık geçirdi.

Antalya Müftüsü Osman Artan'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından tören alanına toplanan kalabalığın omuzlarında taşıdığı şehidin naaşı, aynı mezarlıkta bulunan Alanya Garnizon Şehitliği'ne gözyaşları içerisinde toprağa verildi.

Bu arada Alanya Garnizon Komutanlığı personeli, şehit Uzman Çavuş Zekeriya Zencirli için üç pare silah atışı yaptı.

Şehidin ailesi ve memleketi Kırşehir’den gelen yakınları kabri başında uzun süre gözyaşı dökerken, yetkililer, taziyelerin Mahmutlar Mahallesi’nde kabul edileceğini bildirdi.

şehidimizCHP60345057 10219299104457194 4770642689332871168 n 1146a

 

Yine tüm dünya ya BİR ÖLÜR BİN DİRİLİRİZ dedik.Kahrol PKK.Mekanın Cennet olsun Şehidim.VATAN SAĞ OLSUN.

şehidimiz 11 60277210 10219299106177237 4745835237404049408 n 62d30

Türkiye'nin bazı ilçelerinin, merkeze uzaklığı, nüfus büyüklüğü, sosyo-ekonomik yapısı ile il olmaya aday olduğu belirlendi. Yapılan araştırmaya göre, bu ilçelerin başında AlanyaTarsus, Çorlu ve Bandırma geliyor.

Türkiye genelinde yapılan bir araştırmayla bazı ilçelerin sahip olduğu nüfus, büyüklük ve yaşam koşulları incelendi. Araştırma sonuçları bazı ilçelerin kent olmaya aday büyüklükte olduğunu gözler önüne serdi. Büyüklükleri ve nüfuslarıyla ünlü Tarsus, Alanya, Çorlu, Bandırma gibi ilçeler, sakinleri tarafından halihazırda ayrı bir ilmiş gibi tanımlanıyor.

İŞTE İL OLMAYA ADAY 25 İLÇE

Türkiye'de nüfusuyla il olmaya en yakın 25 ilçe;

- Yüksekova, Hakkari, Nüfus: 112.826

 


- Kahta, Adıyaman, nüfus: 120.378

- Edremit, Balıkesir, nüfus: 121.437

- Polatlı, Ankara, nüfus: 122.424

- Ünye, Ordu, nüfus: 122,597

 


- Ergani, Diyarbakır, nüfus: 126.824

- Kozan, Adana, nüfus: 129.985

- Cizre, Şırnak, nüfus: 133.908

- Elbistan, Kahramanmaraş, nüfus: 142.783

- Ereğli, Konya, nüfus: 142.818

- Lüleburgaz, Kırklareli, nüfus: 145.263

- Bandırma, Balıkesir, nüfus: 149.469

- Fethiye, Muğla, nüfus: 151.474

- Nazilli, Aydın, nüfus: 153.879

- Akhisar, Manisa, nüfus: 166.129

- Erciş, Van, nüfus: 173.203

- Ereğli, Zonguldak, nüfus: 174.619

- Manavgat, Antalya, nüfus: 224.664

- İskenderun, Hatay, nüfus: 246.639

- Siverek, Şanlıurfa, nüfus: 250.100

- Çorlu, Tekirdağ, nüfus: 253.551

- İnegöl, Bursa, nüfus: 255.032

- Alanya, Antalya, nüfus: 312.000

- Tarsus, Mersin, nüfus: 329.494

 

Akdeniz'de, Richter ölçeğine göre 3.1 şiddetinde bir deprem meydana geldi.


İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi'nin verilerine göre, Akdeniz'de, saat 16.39'da 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Antalya'nın Kaş ilçesinin 82,65 kilometre açığındaki deprem, 33,11 kilometre derinlikte meydana geldi.

Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Mehmet Şahin’i ziyaret etti. Ziyarette ekonomik gelişmeler başta olmak üzere, ikili işbirliği konuları da görüşüldü.

İlişkilerin gelişmesinin her iki ülkenin çıkarları bakımından büyük önem taşıdığını belirten Başkan Şahin, “Alanya’mızın Gururu Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun girişimleriyle Rusya Dışişleri Bakanı Sayın Sergey Lavrov daha önce Alanya’mıza gelmiş ve bu sayede de Türkiye – Rusya ilişkileri ayrı bir önem kazanmıştı. Rus bakanın Alanya’mıza gelmesi sayesinde Rusya’da çok ciddi reklamımız oldu. Ben buradan Sayın Bakanımız Çavuşoğlu’na tekrardan çok teşekkür ederim. Biz de burada bu ilişkileri daha da geliştirmek için ALTSO olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.

WhatsApp Image 2019 04 18 at 21.45.56 273c8

ŞAHİN: “BİRLİK BERABERLİK MESAJI VERDİK”

Rusya ile Türkiye halkları arasında her dönem ilişkilerin çok iyi olduğunu belirten Başkan Şahin, “Rusya ile ilişkilerimiz halklar arasında her zaman iyi oldu. Politik olarak yaşadığımız sıkıntılı dönemde de biz hem üyelerimiz hem de Alanya’mızda yerleşik olarak yaşayan Rus vatandaşlarla toplantılar yapıp, dünyaya birlik beraberlik mesajı verdik” dedi.

Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza ile sürekli irtibat halinde olduklarını vurgulayan Başkan Şahin, “ALTSO’da bine yakın yabancı sermayeli şirketimiz var. Yerleşik yabancı vatandaşlarımıza bürokratik anlamda destek oluyoruz, yeri geldiğinde pozitif anlamda da ayrımcılık yapıp yardımcı oluyoruz. Yabancı sermayeli şirketlerimiz Alanya’mızda rahatça ticaret yapıyor. Alanya’mız güvenli ve huzurlu bir şehir. Başsavcımıza, jandarma komutanımıza ve emniyet müdürümüze buradan tekrardan çok teşekkür ederim. Alanya’mızda yaşayan yerleşik yabancılarla da birlik beraberlik içerisinde yaşıyoruz. Rusya Başkonsolosu Sayın Oleg Rogoza’nın girişimleriyle de ikili ilişkileri daha da iyi seviyeye getireceğiz” diye konuştu.

WhatsApp Image 2019 04 18 at 21.45.55 b60f3

ROGOZA’DAN ŞAHİN’E TEŞEKKÜR

Başkan Şahin’den sonra söz alan Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza ise, ALTSO Başkanı Mehmet Şahin’i ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “Son zamanlarda ikili ilişkilerde büyük mesafe kat ettik, Başkan Mehmet beyle de sürekli irtibat halindeyiz. Rusya’da gerçekleştirilen seçimler için Alanya’da yaşayan Rus vatandaşlar oyunu ALTSO’da kullandı. Başkan Mehmet bey bize yardımcı oldu, yer verdi. Bu yüzden de kendisine çok teşekkür ederim. Ayrıca ticari ilişkilerimizde yeni adımlar attık. Ulusal anlamda iyi seyreden diyaloğu bizde burada bölgesel olarak destekliyoruz. Ticari, turizm yani her alanda ilişkiler daha da gelişsin diye uğraşıyoruz. Alanya’da olmaktan çok mutluyum. Alanya’nın bizde özel bir yeri var. Rus vatandaşlar burada çok iyi destek alıyor. Bunun için Başkanımız Mehmet beye ve herkese çok teşekkür ederim” dedi.

ALTSO Başkanı Mehmet Şahin, ziyaret sonunda Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Oleg Rogoza’ya ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, muz ürünlerinden yapılmış hediye paketini takdim etti.

Büyükşehirin Borcu Açiklandi Antalya  Büyükşehir Belediyesi’nin yeni dönem ilk meclis toplantısı Belediye Başkanı Muhittin Böcek başkanlığında yapıldı. Mecliste, Büyükşehir’in 4 milyar 312 milyon lira borcu olduğu açıklandı.

Yerel seçimler sonrası Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi ilk kez toplantı. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’li Muhittin Böcek başkanlık yaptı. Siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği meclise Muhittin Böcek alkışlar eşliğinde girdi. 106 meclis üyesinin de katıldığı ilk toplantıda, seçilen belediye başkanları ve üyeler birbirini kutladı. Mecliste CHP’nin grup sözcülüğünü Deniz Filiz, AK Parti’nin sözcülüğünü Nafiz Tanır, İYİ Parti’nin sözcülüğünü Ertürk Yazar, MHP’nin sözcülüğünü Selçuk Senirli, DSP’nin sözcülüğünü Necati Topaloğlu ve tek üyesi bulunan Saadet Partisi’nden Mehmet Manavoğlu yaptı. Sözcüler, partileri adına gündem dışı konuşmalar yaptı. Oturumu, dün gözaltına alındıktan sonra adliyeden serbest bırakılan Cem Oğuz ve Cemil Böcek de izledi.

 

TOPLAM BORÇ AÇIKLANDI

Meclisin son maddesinde Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi, devam eden projelerde kullanmak üzere bankalardan 200 milyon kredi kullanmak üzere meclisten yetki istedi. Teklif maddesi, Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edildi. Teklif maddesi görüşüldüğü sırada Mali Hizmetler Dairesi Başkanı Selahattin Artun, 31 Mart 2019 yılı tarihi itibariyle belediyenin borç miktarını açıkladı. Belediyenin iç ve dış borcunun toplam 4 milyar 312 milyon lira olduğunu kaydeden Artun, emanetlerde bekleyen borç miktarının ise 796 milyon lira olduğunu aktardı. Artun, belediyenin 403 milyon lira da alacağının bulunduğunu söyledi.

Kuruluşunun 174.yılında Polis teşkilatımıza ziyaretler de devam ediyor.
Alanya Güneşi Gazetesi ve www.alanyagunesi.com İmtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni ibrahim Akdağ,Gazete çalışanları adına Polis haftası dolayısı ile bugün Alanya Emniyet Müdürü Alper Avcı'yı makamında ziyaret etti.

WhatsApp Image 2019 04 10 at 19.04.03 83e54


AKDAĞ:" Bir Devlet ve devleti oluşturan Milletin vatan toprağının güvencesi Silahlı kuvvetleri,yani ordusudur..Ama Millet'in ülke içindeki huzurunun güvencesi de yargısı ve polisidir.Ben Polisimizi; Yaşamımızı idame ettiğimiz evlerimizin duvarına ve kapı kilidine benzetiyorum.o kapılar ve duvarlar nasıl ki bize güvenlik sağlıyorsa,polisimiz de toplumsal yaşamda ki güvenliğimizdir.O yüzdendir ki,Emniyet denir.Sayın Alper Avcı Müdürümüzün şahsında Tüm Polislerimize sağlıklı ve uzun ömürler dilerim. Rab'bim Polislerimizi korusun.."diyerek Polis haftasını kutladı.

BBVJjMI e5558

Alanya İlçe Emniyet Müdürü Alper Avcı ise,ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve "Basın bizim ve halkımızın sesi ve haber alma özgürlüğünün temsilcisidir.Alanya Güneşi Ailesine ve Alanya Basınımıza ayrı ayrı teşekkür ederim."diyerek basın ile kol kola çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

 

Türk Polis Teşkilatı 174 yaşında. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü 174'ncü yıl dönümü sebebiyle bir klip hazırladı.

 WhatsApp Image 2019 04 10 at 19.04.03 83e54

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 174'üncü yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutlayan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, yıl boyunca yapılan operasyonlardan ve tatbikatlardan oluşan bir video klip hazırladı.

 

Klipte İstanbul'da yapılan operasyonlar ve tatbikatlar yer alıyor. Polis teşkilatının karada denizde hatta deniz altında yaptığı çalışmaları, parmak izi teşhisi, bomba imha ekibinin çalışmaları, polis köpekleriyle suçluların yakalanması, toplu olaylara müdahale tatbikatları, karadan araçlarla suçlu takibi ve yakalanması, helikopterli ekipler, bekçi, asayiş ve trafik ekipleriyle tüm ekipler klipte yer alıyor.

 

Klip tüm polis teşkilatının selam vermesiyle son buluyor.

Türkiye Çöpüne Sahip Çıkıyor mu?

Çöpüne Sahip Çık Vakfı, Türkiye genelinde benzeri olmayan araştırmasıyla çöp atma ve geri dönüşüm konularında
toplumun nabzını tutuyor.

MV Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı Murat Vargı liderliğinde, çöp konusunda davranış dönüşümü sağlamayı amaçlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı’nın araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırma, Türkiye’nin çöp ve geri dönüşüm konulu ilk sosyal araştırması olmasıyla dikkat çekiyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu, atık yönetimi konusunda çalışan paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sonuçlar değerlendirildi.

Türkiye’nin dört bir yanından, farklı yaş aralıklarındaki toplam 1003 kişinin katılımıyla Aralık’ta gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de toplumun çöp ve atık konusundaki algısını, çöp atma ve geri dönüşüm konularındaki alışkanlıklarıyla beraber gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalara da katkı sağlaması hedefleniyor.

Çöp sorunu tüketimden başlıyor

Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge: “Ürettiğimiz çöpü azaltmak ve çöpü doğru yere atmak tamamen bizim elimizde. Çöpü doğru yere atmanın çözümün aslında son adımı olduğuna özellikle dikkat çekmek istiyoruz. Asıl önemli olan doğru tüketim alışkanlıkları edinerek, daha satın alma aşamasındayken üreteceğimiz çöp miktarını azaltacak şekilde davranmak.” diye konuştu.

Çöp araçları problemi yok etmiyor

Emrah Bilge, konuşmasında çöpü üretenin de atanın da aynı kişiler olduğundan, çöpten arınmış bir çevre yaratmanın ise insan davranışlarıyla ilgili olduğundan bahsetti. “Belediyenin çöp kovasına attığımız çöpü toplaması sorunumuzu çözmüyor. Bu sadece problemi gözümüzün önünden kaldırıyor.” sözleriyle Bilge, asıl önemli olanın daha az çöp üretilmesi olduğunu belirtti; ortaya çıkan çöplerin ise en iyi şekilde ayrıştırılarak doğru yere atılması gerektiğinin altını çizdi.

Araştırmanın öne çıkan sonuçları

Türkiye’de daha önce yapılmamış bu kapsamlı sosyal araştırma, toplumun davranış ve ihtiyaçlarını anlayarak sorunların nedenlerini ortaya koymayı ve bireyleri bu konuda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Emrah Bilge, sonuçları paydaşlarla birlikte kapsamlı olarak incelenen araştırmanın Türkiye’ye çöp sorunu için yol gösterici olacağına inanıyor. Araştırma sonuçlarını içeren kapsamlı raporun yakında yayınlanması beklenirken, öne çıkan bazı veriler toplumdaki her kesimden insanı yakından ilgilendiriyor.

Geri dönüşüm bilincinin artması gerekiyor

Türkiye’de çöp denildiğinde insanların yalnızca yüzde 11,6’sının aklına geri dönüşüm geliyor. Geri kalanlar çöpü bir an önce uzaklaştırılması gereken bir yığın olarak görüyor. Toplumun yüzde 60’ı “Sıfır Atık” kavramından habersiz. Öte yandan araştırma, devlet tarafından gerçekleştirilen Sıfır Atık çalışmalarının farkındalığa pozitif anlamda etki ettiğini gösteriyor.

İnsanlar çöp görmekten rahatsız

Katılımcıların yüzde 47’si, kendilerine yöneltilen “Sizce yaşadığınız çevrede çöp sorunu var mı?” sorusuna “Evet” cevabını veriyor. Bu cevabı verenlerin yüzde 57’lik bir bölümü problemin kaynağının vatandaş olduğunu, yüzde 56’lık bir kesimi ise yönetimlerin yetersizliğinin sorunda payı olduğunu düşünüyor. Sonuç olarak insanların yüzde 94,8’i çevreye atılan çöplerden rahatsız olduklarını belirtiyor.

4 kişiden 3’ü etrafta geri dönüşüm kutusu bulamadığını söylüyor

Katılımcıların yüzde 76,8’i çöpleri konteynere hane halkından birisinin attığını söylüyor, yüzde 13’lük bir kesim ise işi apartman görevlisine devrediyor. Çöpleri ayrıştıranların yüzde 71,2’si plastiklerin ayrıştırılması konusunda hassasiyet gösterirken, konu giysilere gelince bu oran yüzde 15,7’ye düşüyor. Ayrıştırma yapmayanların yüzde 75,5’i etraflarında geri dönüşüm kutusu olmadığından şikâyet ederken, geriye kalanlar ise konuya kişisel sebeplerden dolayı önem göstermiyor.

Problemin çözümü için ödül ve ceza önerisi

Çöpü evden çıkarma işini kendisi üstlenen yüzde 62,8’lik kesim çöpü her zaman doğru yere attığını belirtirken, yüzde 64,5’lik bir kesim ise yakınları arasında çevreye çöp atan kişiler olduğunu belirtiyor. Çöpler konteynere yüzde 71,1’lik bir oranda çöp poşeti içerisinde atılıyor. Problemin çözümü için ise iki görüş başa baş durumda. Katılımcıların yüzde 55,2’si çöpü ayrıştırarak doğru yere atan kişilerin ödüllendirilmesinin faydalı olacağını düşünürken, yüzde 44,8’lik bir kesim ise ödül yerine cezanın etkili olacağını düşünüyor. Öte yandan araştırmaya katılanların yüzde 61,5’i çözüm için bireysel çabaların yeterli olmayacağını, devletin konuyla ilgili önlem alması gerektiğini düşünüyor.

Bir kişi tek başına yılda 421 kg çöp üretiyor

Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 32 milyon ton evsel atık üretildi. Bu sonuca göre bir kişi ortalama olarak günde 1,17 kg, yılda ise 421 kg çöp üretiyor. Belediyelerin 2016 yılında temizlik işleri için harcadığı kaynağın dokuz milyar TL’den fazla olduğu belirtiliyor. Türkiye’de durum böyleyken, dünyanın genelinde ise yılda 2,2 milyar ton çöp üretiliyor. Her yıl 1 trilyondan fazla naylon poşet çevreye atılıyor. Küresel ölçekte çevreye en çok atılan çöplerin başında ise 6 trilyonu geçen sayılarıyla sigara izmaritleri geliyor. Türkiye, çöplerin sadece yüzde 11’ini ayrıştırabiliyor. Geri dönüşüm oranının 2023 hedefleri doğrultusunda yüzde 35’e çıkması planlanıyor.

 

Çöpüne Sahip Çık Vakfı hakkında

2015 yılında Murat Vargı’nın liderliğinde “Temiz bir çevre için tüm toplumun çöpün üretimi ve doğru yere atılması konusunda hassasiyet ile davrandığı sürdürülebilir bir dünya yaratmak” vizyonuyla kurulmuş olan Çöpüne Sahip Çık Vakfı, çöpten arınmış bir çevre için toplumda davranış dönüşümü sağlamak üzere kampanyalar düzenliyor, eğitici ve teşvik edici projeler hayata geçiriyor, çevre politikalarını iyileştirmek için katkı sağlıyor ve bunların tüm Türkiye’de yaygınlaşması için çalışıyor. Vakıf, bu amaçla belediyeler, eğitim kurumları, medya, sivil toplum kuruluşları ve ilgili diğer kamu ve özel kurumlar ile işbirlikleri gerçekleştiriyor. Vakıf ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgiye www.copunesahipcik.org adresinden ve vakfın sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

İktisatçı-yazar Mustafa Sönmez, sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı. Sönmez'in İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü öğrenildi. Sönmez, nöbetçi savcılıkça ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Mustafa Sönmez'in dün oynanan Beşiktaş-Başakşehir maçında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakarat içerdiği ileri sürülen videoyu paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alındığı iddia edildi.

SÖNMEZ SERBEST BIRAKILDI

Sosyal medya hesabı üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren paylaşımlarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan iktisatçı yazar Mustafa Sönmez, adliyeye sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, gece gözaltına alınan Sönmez'in buradaki işlemleri tamamlandı. Sönmez, daha sonra adliyeye sevk edildi.

 


Sönmez, burada nöbetçi savcılıkça ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

MUSTAFA SÖNMEZ KİMDİR?

ODTÜ İdari İlimler Fakültesi 1978 mezunudur. Politik, düşünsel eylemliliği 1980 öncesi ODTÜ’de ve kısa adı TİB olan Tüm İktisatçılar Birliği’ndeki faaliyetleriyle başladı, DİSK Petkim-İş, Yeraltı Maden İş, Demokrat gazetelerinde sürdü.

1980 sonrasında araştırmacı –uzman olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra 1983 yılında Nokta dergisinde ekonomi editörü olarak medya sektöründe yer aldı. Uzun bir süre bağımsız çalıştı, kitaplar üretti.

 


2009-Mart 2013 döneminde Cumhuriyet, Nisan 2013-Şubat 2014’te Yurt , 12 mayıs-1 Eylül 2014 arasında Sözcü gazetesinde; Nisan 2015-Eylül 2015 döneminde

BirGüngazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Mayıs 2013-2016 arası Hürriyet Daily News‘de de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazdı. Merkezi Washington’da olan Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Artı TV’de her hafta Salı günleri saat 18’de yayımlanan Ekonomi Politik programı ise Ekim 2017’de başladı.

Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır.

Gazeteci-yazarlık uğraşına paralel olarak ilki 1977 yılında yayınlanmak üzere Türkiye ekonomisi üstüne 30 dolayında kitap yayımladı.

Almanya’nın Köln kentinde, terör örgütü PKK yandaşları, Batı Alman Radyo ve Televizyon Kurumu (WDR) binasını işgal girişiminde bulundu.

PKK yandaşları Almanya’da radyo ve televizyon binasına saldırdı!

Şehir merkezindeki WDR binasında, dün gece yaşanan işgal girişiminde, 10 terör örgütü yandaşıyla polis arasında çıkan arbedede, 23 ve 25 yaşlarındaki iki polisin hafif yaralandığı açıklandı.

WDR Sözcüsü Svenja Siegert, yerel basına yaptığı açıklamada, “Bir işgal girişimi olduğunu ve göstericilerin binaya girmeye çalıştığını doğrulayabiliriz” dedi.

Irak ordusuyla PKK arasında çatışmalar devam ediyor
Irak ordusuyla PKK arasında çatışmalar devam ediyor
Köln’deki Breslauer Meydanı’nda toplanan 70 kişi, terör örgütü lehine gösteri yaptı. Gösterinin ardından dağılmayan 10 kişi, ellerinde terör örgütüne ilişkin sloganlar yazan bez parçaları ve renkli paçavralarla devlet radyo ve televizyon binasına girdi.

Güvenlik görevlisinin polise haber vermesi üzerine, olay yerine gelen polisle terör örgütü yandaşları arasında arbede yaşandı. Arbede sırasında iki polis memuru hafif şekilde yaralanırken, göstericiler dışarı çıkarıldı.

2018 yılı içerisinde en fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan şehirler belli olurken, Türkiye’den İstanbul ve Antalya’nın en çok ziyaret edilen 20 şehir içerisinde yer aldığı görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, geçtiğimiz yılın en çok ziyaretçi ağırlayan şehirlerini ele alan araştırmayı inceledi.

Ajans Press’in Euromonitor verilerine dayanarak derlediği araştırmada, dünyanın en çok ziyaret edilen şehrinin Hong Kong olduğu görüldü. Hong Kong’u takip eden şehirler ise sırasıyla, Bangkok, Londra, Singapur, Makao, Paris, Dubai, New York, Kuala Lumpur, Shenzhen oldu. Türkiye’den İstanbul 11. Sıraya yerleşirken, Antalya ise Delhi ve Phuket’in ardından 14. sırada yer aldı.

PRNet ve Ajans Press’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya incelemesinde yazılı basına yansıyan haber adetleri belli oldu. 2018 yılından bu yana yapılan incelemede turizm başlığı altında 303 bin 64 haber çıkışı tespit edildi. İstanbul ve turizm ile alakalı çıkan haber sayısı ise 33 bin 270 olarak kayıtlara geçti.

Alanya’da ilk kez ALTSO öncülüğünde düzenlenen ‘Dijital Turizm Zirvesi’, 29 Nisan 2019 Pazartesi günü gerçekleştirildi. Turizm sektörünü yakından ilgilendiren toplantıya, sektörün her kesiminden çok sayıda kişi katıldı.
Turizm sektörünün dijital geleceğinin konuşulduğu ‘Dijital Turizm Zirvesi’, ALTSO Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.36 25024

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Mehmet Şahin, Dijital Turizm Zirvesi’ni teknoloji devriminin merkezinde yer alan kurumsal yazılımın lideri ‘SAP’ işbirliğinde, Netizen, Art-in System, Digital Partners, Hotel Runner, Global Dönüşüm firmalarının katılımlarıyla gerçekleştirdiklerini vurguladı.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.41 b9c8e
ŞAHİN: “ALANYA’MIZ ÜLKEMİZİN ÖNDE GELEN TURİZM MERKEZLERİNDENDİR”
1948 yılında şans eseri bulunan Damlataş Mağarası’nın Alanya turizmi için bir dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Şahin, “Özellikle 1980’li yıllarda turizm sektörüne sağlanmaya başlayan ve günümüzde de artarak devam eden teşvik tedbirlerinin de etkisi ile Alanya’mızda dünyanın en modern otelleri ve turizme bağlı kültür ve sanat yatırımları, yollar, mesire yerleri ve spor tesisleri yapılmıştır. Bu yatırımlar ve ulaşım imkânları ve diğer sektörlerde gerçekleştirilen yatırımlar ile Alanya’mız bugün ülkemizin en önemli turizm ve ticaret merkezlerinden birisi durumuna gelmiştir” dedi.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.35 11f52

ŞAHİN: “12 AY TURİZM İÇİN BÜYÜK AŞAMA KAYDETTİK”

Alanya turizminin 12 aya çıkması için AKDAĞ Kayak Merkezi’nin çok önemli olduğuna vurgu yapan Başkan Şahin, AKDAĞ Kayak Merkezi’nin Alanya turizmine kazandırılması hususunda büyük aşama kaydettiklerini söyledi. Şahin, “ Sürdürülebilir bir turizm için kalitenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Kalitenin arttırılması için de kalifiye personele olan gereksinimin de farkındayız. Bu açıdan sektöre kulak vererek kalifiye personel ihtiyacına çözüm bulmak amacıyla yok paramızla ALTSO Turizm Meslek Yüksekokulu’nu Alanya’mıza kazandırdık” diye konuştu.
Alanya’nın ana sektörleri olan Turizmin yanı sıra tarım, emlak ve inşaat sektörlerine de konuşmasında kısaca yer veren Başkan Şahin’den sonra kısa bir konuşma yapan Global Dönüşümden Başar Ceylan, son yılların dijitalleşme verileri başta olmak üzere, global firmaların değişiminden bahsetti.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.361 fe4cd

ÖNCEL, “TEKNOLOJİ FIRSATLAR AÇIYOR”

Netizen’den Ümit Öncel, ‘Nedir Bu Dijitalleşme?’ sunumuyla katılımcılara, yapay zeka, dijital veriler gibi konularda ayrıntılı bilgiler verdi. Teknolojinin açtığı fırsatlara değinen Öncel, “Seyahat eden herkes dijitalleşmeden faydalanıp, yapay zekayı kullanmak istiyor. Bu da hem müşteriye hem de sektörde yer alan firmalara büyük faydalar sağlıyor” dedi.
SAP Türkiye Çözüm Yöneticisi Barhan Çelik, SAP ile Geleceğin Seyahat Deneyimi konusunda katılımcılara bilgiler aktardı. Sektörde kullanılan uygulamaları misafir-firma ölçeğinde açıklayan Çelik, “Sektör için müşterinin deneyimi çok önemlidir. Müşterinin deneyiminin iyi olması için bütün imkanlar kullanılır. Ama müşterinin deneyimi kötüyse onu da düzeltecek önlemler almalıyız” diyerek, müşteri deneyiminin önemine değindi.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.39 41ad0
Turizmde Yapay Zeka ile Karlılığı Arttırmak sunumuyla da Art-in Systems’den Ümit Aydın, katılımcıları bilgilendirdi. Yapay zekanın özellikle son iki yıldır konuşulmaya başlandığına vurgu yapan Aydın, “Yapay zeka son iki yıldır önem kazandı. Uygulanması için çok fazla değil. Tüm dünyada ise daha yeni yeni kullanılmaya başlanıyor” dedi.
Türkiye-İspanya turizm rekabetinden de çarpıcı örnekler veren Aydın, İspanya’nın her şey dahil sisteminden vazgeçişini de anlattı. Turizmde para kazanmak için farklı olmak gerektiğine dikkat çeken Aydın, “Farklılık olursa rekabete girmeden para kazanabiliriz” dedi. Aydın ayrıca, misafir başı harcama tutarı, yapay zekanın basitleştirilmiş adımları konusunda da katılımcılar bilgilendirdi.

WhatsApp Image 2019 04 29 at 17.20.40 e6a22

Dijital Turizm Zirvesi’nin son kısmında ise Digital Partners’ten Tunç Günbey ‘Yurt Dışında Dijital Kanalları Nasıl Etkin Kullanmalıyız?’, Hotel Runner’den Kemal Gökdeniz ise ‘Online Gelirlerde Türkiye’nin Durumu ve Dijitalleşmenin Yol Haritası’ sunumlarıyla katılımcıları bilgilendirdiler.

Bursa’da kendisinden ayrılmak isteyen ve eve eşyalarını almaya gelen karısını sokak ortasında 5 yerinden bıçaklayıp kaçan koca hakkında karar verildi. Bıçaklanan kadın şikayetinden vazgeçmesine rağmen mahkeme heyeti kocaya 15 yıl hapis cezası verdi.

 

Olay Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi 19. Okul Sokak’ta meydana geldi. Boşanmak üzere olduğu eşi Ayşe T.’yi eve eşyalarını almaya geldiği sırada bıçaklayıp kaçan Muhammet T. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla yakalandı.

 

Galata Kulesi'nin seyir alanından atlayan 27 yaşındaki kadın hayatını kaybetti.
Olay, saat 17.30 sıralarında Galata Kulesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Galata Kulesi'nin seyir terasına çıkan 27 yaşındaki Yeşim K. bilinmeyen bir nedenle kendini aşağıya bıraktı. İntihar eden kadını görenler durumu sağlık ve polis ekiplerine haber verdi.

5caf5ce567b0a951789176b3 1 27903

Şoke eden olay Galata Kulesinden bir kadın atladı
Sağlık ekipleri, yaptığı ilk incelemede Yeşim K.'nın hayatını kaybettiğini tespit etti. Polis, olay yerini şerit çekerek kapattı. Olay yeri inceleme ekipleri genç kadının hayatını kaybettiği alanı kapatarak, inceleme yaptı. İncelemelerin ardından hayatını kaybeden kadının cenazesi Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Adana’da üvey oğlu ile çıkan kavganın ardından kafasında bıçakla hastaneye gelen kocanın eşi Suzan Sertkaya, "Kocam hastaneden çıktıktan sonra 30 bin liramı, 2 yüzük, 1 küpe ve 2 bileziğimi alıp kayıplara karıştı" dedi.
Olay, 10 Mart Pazar günü Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde meydana gelmişti. İddiaya göre, İsmail A. (24) üvey babası Kenan Sertkaya ile tartışmış, daha sonra da üvey baba İsmail A., kafasına bıçak saplanmış halde hastaneye gelip tedavi altına alınmış, üvey oğlu ise yakalanıp tutuklanmıştı.

'BIÇAK KOCAMIN KAFASINA SAPLANDI'

Sertkaya’nın eşi Suzan Sertkaya (45) kocası ile 4 ay önce evlendiğini, daha önceki evliliğinden 3 çocuğu olduğunu, İsmail A.’nın da bu çocuklarından biri olduğunu belirterek, "Kocam ile oğlum biz evlendikten sonra hiç anlaşamadı. Ben daha önce çalışıyordum bundan dolayı da biriktirdiğim paralarım vardı. Kocam oğluma para vermemi istemiyordu. Bu nedenle evimize de gelmesini istemiyordu. Bundan dolayı sürekli tartışıyorlardı. Olay günü de oğlum eve geldi kocam da onun evden gitmesini istedi. Bu nedenle tartışma çıktı. Kocam kendini bir odaya kilitleyip oğlumun gitmesini isteyip, onun birkaç gün önce hayatını kaybetmiş bebeğine ve eşine küfretti. Bu nedenle de oğlum kapının camını kırıp ona bıçak fırlattı. Bıçak kocamın kafasına saplandı. Olay böyle oldu kesinlikle gidip kafasına direkt saplamadı. O öldürmek amaçlı atmamıştı bıçağı ama kafasına denk geldi" dedi.

'ÖLDÜRME YA DA YARALAMA KASTI YOKTU'

 


Daha sonra kocasının hastaneye yatırıldığını, oğlunu da kendisinin polise teslim ettiğini anlatan Sertkaya, "Kocam hastaneden çıktı ama oğlum cezaevine girdi. Kocam eve gelip bir gün kaldı. Ben kocamdan şikayetinden vazgeçmesini istedim ama o benim 30 bin lira paramı, 2 yüzük, 2 bilezik ve 1 küpemi de alarak kayıplara karıştı. Ben polise de giderek kayıp başvurusunda bulundum. Ben oğlumun cezaevinden çıkmasını istiyorum. Çünkü kocamı öldürme ya da yaralama kastı yoktu" diye konuştu.

Mersin'de Türkçe öğretmeni Eda Kaymaklı’yı (38), 6 yaşındaki kızının yanında bıçaklanarak öldüren sevgilisi U.T., adliyeye sevk edildi. Katil zanlısı U.T., genç kadını kıskançlık yüzünden öldürdüğünü ileri sürdü.
Olay, dün merkez Yenişehir ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan ve özel bir okulda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Eda Kaymaklı'nın birlikte yaşadığı kızının çığlıklarını duyan komşuları, polise haber verdi. Adrese gelen polis ekipleri, çilingir yardımıyla girdiği evde, Eda Kaymaklı'nın cesediyle karşılaştı. Kaymaklı'nın bıçaklanarak öldürüldüğü belirlenirken, korkudan evin bir odasına saklanan adı açıklanmayan küçük kız ise polis ekipleri tarafından korumaya alındı.

Polis cinayetin ardından başlattığı soruşturmada, çevredeki vatandaşların ifadelerine başvurarak, bölgedeki güvenlik kameralarındaki görüntüleri inceledikten sonra kimliğini belirlediği katil zanlısı sevgilisi U.T.’yi yakalayarak gözaltına aldı.

Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusunda cinayeti kıskançlık yüzünden işlediğini ileri süren katil zanlısı ifadesinin alınmasının ardından yoğunluk güvenlik önlemi altında adliyeye götürüldü. Polis aracına giydirildiği çelik yelekle bindirilen katil zanlısı, gazetecilerin sorunlarını ise yanıtsız bıraktı.

Alanya Güneşi Gazetesi ve alanyagunesi.com haber portalı imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda yazar ve şair olan İbrahim AKDAĞ,Ülkemiz de ki yanlış hukuk kararlarına tepki ve demokrasiye destek vermek için,İstanbul seçimleri ile verilen garip seçim tekrarı kararına dikkat çekmek ve Ekrem İmamoğlu'na destek için bir şiir yazdı.

İşte gazeteci yazar ve şair İbrahim AKDAĞ'ın şiiri...

HER ŞEY GÜZEL OLACAK ŞİİRİM İÇİN BEN 2 59580689 10219228303207207 7876450570339352576 n 76bd0

HER ŞEY GÜZEL OLACAK!

Varsın yokluğun soğuğu,
Camlarımız da buğulansın küçüğüm...
Umut var yarına;
Sen varsın...
Biz varız...

Her şey güzel olacak;

Çünkü O var.

***
Varsın sevdamızın yükü,
Duvarda ki gaz lambamız da gölgelensin kadınım...
Aşkımız var...
Biz varız...

Her şey güzel olacak;
Çünkü O var.

***
Ve sen,Eeeey koca İstanbul !
Çalsalar da hakkımızı;
Halkımız var...
HAK'kımız var...

Her şey güzel olacak;
Çünkü İmamoğlu var.

(12 Mayıs 2019-Alanya)

 HER ŞEY GÜZEL OLACAK ŞİİRİM İÇİN 4 59442903 10219167594649531 8886029637386240000 n a7333

Saygılarımla

İbrahim AKDAĞ

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Facebook: TC İbrahim Akdağ

Twıtter: @akdagloveyou

İnstagram:akdag9099

TLF:0 533 6252558

OFİS:0 242 5143399

ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ

&

www.alanyagunesi.com

 İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni

İmamoğlu: 4 gün geçti, soruşturma var mı, duyan var mı?

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK'nın iptal kararına gerekçe yapılan 123 sandıkta görev yapan kişilerin kamu görevlisi olmamasıyla ilgili başlatıldığı iddia edilen soruşturmaların akıbeti sordu. İmamoğlu, ''Bir algı yarattılar. 123 sandıkta sandık kurullarında yer alan insanların kamu görevlisi olmaması ve bu yoldan da çıkarak soruşturma açacaklarını ve ilçe seçim kurullarına soruşturma açacaklarını söylediler. 4 gün geçti. Soruşturma var mı? Duyan var mı? Bir soruşturma yapılmış mı? İnsanlar ifadeye çağrılmış mı? Bu ifadelerde neler söylenmiş. Yapılmış olsaydı malum medyada bunlar çarşaf çarşaf yazılmış olurdu. Bu toplumu aldatmasınlar. O 123 sandık nerede? Gerçek mağduriyet 16 milyon insanın mağduriyeti'' dedi.

İMAMOĞLU SORMUŞTU 2 BC11E215 873E 441C 97BB 44BD4ABC44EA b44dd

 

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cuma namazını CHP milletvekili Muharrem İnce ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile birlikte Beylikdüzü'ndeki Fatih Sultan Mehmet Camii'nde kıldı. İmamoğlu ve İnce, namazın ardından kameraların karşısına geçti. İmamoğlu, sözlerine, ''Ramazan ayındayız. İlk cumadayız. Cumamız mübarek olsun. Güzel insanlarla Ramazan ayında hep beraber milletçe dualarımız kabul olsun. Bereketi bol, iyiliği bol bir ay geçsin inşallah. Temennimiz duamız budur'' şeklinde başladı.

İmamoğlu, ''Rakibiniz Binali Yıldırım, asıl mağdur olanın kendisi olduğunu savundu. Ne diyeceksiniz'' sorusuna, ''Bir daha karşılaştığınızda sorun. Kendi söylediklerine kendisi inanıyor mu? Kendinin inandığını düşünmüyorum. Neyin gaspı? Hangi gerekçe. Millet görüyor. Bence kendi de söylediklerine inanmıyor. Mağduriyet kavramı şöyle. Aday olmakla mağdur olmuş olabilir. Riyakarlık demişken söyleyelim. Ramazan ayındayız. Büyük günahlar vardır. Gıybette bulunmak gibi. Yalan söylemek gibi. Emek hırsızlığı yapmak gibi, çalmak gibi. Ve bir de bir iftira atmak gibi. Allah, iftiradan korusun. Allah, iftira edenlerden de korusun bizi. Bu kadar söyleyeceğim'' yanıtını verdi.

İmamoğlu'na sorulan sorular ve seçilmiş İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

İMAMOĞLU SORMUŞTU 3 thumbnail 1E8B7FB3 7FBD 4611 9605 3F76E581B885 66eed

T.C.'nin istismar edilmesi iddiası…

Türkiye Cumhuriyeti konusundaki hassasiyetimizi, Cumhuriyete olan bağlılığımızı ve inancımızı, her yerde bunun ifade edilmesi noktasındaki çabamızı, bu yaşımıza kadar geldiğimiz her aşamasında verdiğimiz mücadeleyi herkes biliyor. İftiradan vazgeçsinler. İftira gerçekten çok büyük bir günah. Ramazan ayında tekrar hatırlatmış olayım. Bu işlerle uğraşıp kamuyu meşgul etmesinler. 6 Mayıs'ta bir karar verdiler. Siyasi bir karardı. Kararı her ortamda kınıyorum. Ve bir algı yarattılar. 123 sandıkta sandık kurullarında yer alan insanların kamu görevlisi olmaması ve bu yoldan da çıkarak soruşturma açacaklarını ve ilçe seçim kurullarına soruşturma açacaklarını, başkanlarına, hakimlerine müdürlerine hatta sandıkta görev alanlara. 4 gün geçti. Soruşturma var mı? Duyan vsr mı? Bir soruşturma yapılmış mı? İnsanlar ifadeye çağrılmış mı? Bu ifadelerde neler söylenmiş. Yapılmış olsaydı malum medyada bunlar çarşaf çarşaf yazılmış olurdu. Bu toplumu aldatmasınlar. O 123 sandık nerede? Gerçek mağduriyet 16 milyon insanın mağduriyeti. Türkiye'de ekonomik sorunlar devam ediyor. Birçok problem var. İşsizlik artıyor. İnsanlar şu mübarek Ramazan ayında evlerine yemeklerini götüremiyorlar. Böyle bir ortamda insanları seçim ortamı ile meşgul etmek çok ayıp. Yazık. Günah. 82 milyon insana 16 milyon insana yazık. Mağduriyet edebiyatı yapanlara söyleyeyim. 16 milyon insan mağdurdur. Onların mağduriyetini inşallah en kısa zamanda telafi edeceğiz. Hiç kimse kuşku duymasın. Demokrasi adına Türkiye Cumhuriyetimizin, ülkemizin, milletimizin geleceği adına için hep birlikte omuz omuza mücadelemize devam edeceğiz.

Dini yayınlar fuarını bilerek iptal ettirdiğiniz iddiası…

Bu da iftira ne yazık ki. Büyükşehir'in bürokratlarına güvenerek ve inanarak masaya çağırdık. Şu an Vali Bey'in görev yaptığı bürokratlar. Ben hiçbirini değiştirmedim. Genel sekreter yardımcıları yaklaşık 20 kişi toplantı yaptık. Emniyet Müdürlüğü'nün verdiği bilgilere dayanarak emniyet açısından itfaiye açısından ve aynı zamanda bölgedeki esnafın ve turizm yoğunluğu açısından, Sultanahmet ve Ayasofya arasında kalan o alanda kitap fuarının kurulmasını doğru bulmuyoruz dediler. Kurmamaya karar vermiştik dediler. Maden siz öyle karar verdiniz devam edin dedik. Konu sahaya yansıtıldıktan sonra biz ilgilileri davet ettik. Pazartesi randevumuz vardı. Pazartesi randevuya gelemeyeceklerini ifade ettiler. Cuma'ya atmışlardı. Başka bir yerle telafi edelim gerekirse diye konuşmak için cumaya attılar. O arada da malum karar alındı. Bizim öyle bir derdimiz ve kaygımız olmaz. Ben Vali Beye de dün çağrı yaptım. Test etmesini dilerim. Orada emanetçi olarak duruyorlar.

İMAMOĞLU SORMUŞTU 4 thumbnail 385E1545 9A24 4965 88D7 51B6CE4448B6 6a5ea

Kandırıldığınızı düşünüyor musunuz?

- Olabilir. Zaten oradaki bürokraside, hak etmeden orada duran, benim prensibim olan 16 milyon insana hizmet etmek değil de kişiye ya da bir partiye hizmeti kendisine öncelik kılmış bazı insanların görev yaptığı doğrudur. Tespitlerimiz de vardır. Bunları takip ediyoruz. 24 Haziran'da döndüğümüzde gereğini yapacağız. Kuşkuları olmasın.

Yenilenecek seçimdeki oy hedefiniz nedir? AK Parti, 1 milyon 700 bin kişilik oy kullanmayan o kitleyi hedef olarak belirledi…

- Kim o 1 milyon 700 bin insan? Oy kullanmayan, ''Acaba Kürt vatandaşlarımız Ekrem İmamoğlu'na neden oy verdi?'' vesaire vesaire. Yani kişiye göre strateji. Benim kişiye göre stratejim yok. Yine Kürt vatandaşım, AK Partiye oy vermiş vatandaşım benim kardeşim. Benim stratejim 16 milyon insana göre. Oy vermiş oy vermemiş hiçbir önemi yok. Benim stratejim 16 milyon insana göre.

CHP'nin bağış kampanyasıı ne durumda? Bir de Saadet Partisi adayı size para yardımında bulundu. Bu konudaki görüşleriniz.

- CHP olarak partimiz böyle bir kampanyayı başlattı. Bu anşamda yasal serbestliği var. Tabii ben onu takip etmiyorum ama ilgi olduğunu görüyorum. Bir çocuğumuzun, ''Anneler gününe biriktirdim, 30 liram vardı, hesabınıza yolladım'' deyip bana mesaj atması ya da birçok insanın böyle katkılarla beni desteklemesi manevi olarak benim için çok değerli ve önemli. Çünkü verdiğimiz süreç, bir demokrasi mücadelesi, ülke adına bir mücadele. Evet, bir yerel seçim ama Türkiye'nin demokrasisinin, seçimlerin varlığı, devam edebilirliği adına bir mücadele. O bakımdan verdiğimiz iş bir seferberlik aslında. Herkesin katkı sunması, katılım göstermesi, insanların kucaklaması benim için en değerli şey. Partimiz takip ediyordur. Destek verenlere de vermeyenlere de teşekkür ediyorum.

Bundan sonra nasıl bir seçim kampanyası yürüteceksiniz?

- İşimiz kolay. Rakibimizle işimiz yok. Kampanya boyunca bizim muhatabımız 16 milyon insanımız. Mevcut durumu anlatacağız. İstanbul'a nasıl bir yönetim istediğimizi anlatacağız. Buluşup, kucaklaşacağız. Bütün ilçeleri, semt semt gezeceğiz. Ahlaklı, adil, erdemli bir yönetimin İstanbul'a layık olduğunu bütün İstanbul'a hissettireceğiz. İnsan ayırt etmeksizin, siyasi parti ayırt etmeksizin, geçmişte hangi partiye vermiş olursa olsun, herkesin oyuna talip olan anlayışımızla kampanyamızı sürdüreceğiz.

İftar sofraları devam edecek mi sıklıkla?

- 10 yıldır benim iftar sofralarım halkımızın evidir. Devam ediyoruz. Dün Eyüp'teydik. Sadece bir gezi planlamıştım. Göreve geldikten sonra bir gelenek olarak KKTC ziyareti planlamıştım. Onu yapacağım. Sayın Cumhurbaşkanı'nı ziyaret edeceğim. Rahmetli Rauf Denktaş'ın mezarını ziyaret edeceğim. Oradaki şehitlerimizi ziyaret edeceğim. Pazartesi döndükten sonra yine İstanbul'un farklı ilçelerinde komşularımın, hemşehrilerimin sofralarına misafir olamaya devam edeceğim.

Muharrem İnce'ye, ''Siz de İstanbul'a kamp kuracak mısınız'' sorusu yöneltildi. İnce bu soruya, ''Herkes İstanbul'a kamp kuruyorsa, biz de İkampımızı kuracağız tabii. 2 Mart'ta YSK, sandık kurulu görevlilerini açıkladı. Sonra, kendi açıkladığı görevlilerin yanlış olduğunu düşünerek seçimi iptal etti. Dolayısıyla YSK, seçimi iptal etmedi, kendini iptal etti. Kendi açıkladığı listeyi iptal etmek demek, kendini iptal etmek demektir. Bu yaşayacağımız seçim, yok ampulün üstüne bastı, ortasına bastı, yok sandık kurulu görevlileri devlet memuruydu, kamu görevlisiydi… Bunların hepsi, boş tartışma. Bunlara gerek yok. Seçimin galibi bellidir. Bu seçimde şaibe yoktur. Şaibe, YSK'dadır. Şaibe, yargıdadır. Neden böyle oluyor? Bir yanlışlık yoktur. Çalınan bir oy yoktur. Olan şey, rant meselesidir. Yani diyorlar ki, 'İstanbul'u biz yiyeceğiz. Kimseye vermeyiz'. Biz diyoruz ki, '16 milyonun olsun', onlar diyor ki, '16 bin kişinin olsun'. Şimdi 23 Haziran'da karar vereceğiz, 16 milyon kişinin mi olacak, 16 bin kişinin mi? 16 bin kişi kim diye sorarsanız, açın akşamları TV'leri, mevcut durumu savunanlar var ya 10-15 kişi, işte o 16 binden o 10-15 kişiyi oradan düşün. Türkiye'de bu yaşanan olay, demokrasiden öte para meselesidir. Paranın peşindeler. Bunu bilmenizi istiyorum. Ama neye güveniyorum? AK Partili kardeşlerime güveniyorum. Onların Ramazan ayında kul hakkı yemeyeceklerine inanıyorum. Ülkücülere güveniyorum. CHP'ye, şimdiye kadar uzak durmuş ama buna CHP meselesi değil, Türkiye'deki kötü gidişatın, kuşatılmış yargının, rant ekonomisinin işlememesini isteyen, dürüst, namuslu, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, doğulu-batılı, kadın-erkek, başı açık-başı kapalı 82 milyonun buna direneceğini görüyorum. İstanbullular'dan dileğim şudur: Özgür bir medya, bağımsız bir yargı, hukukun üstünlüğü, mutlu, müreffeh bir Türkiye. Hepimizin kardeşçe yaşadığı bir Türkiye'yi kurabilmek için, 23 Haziran'da, Ekrem İmamoğlu'nu açık ara farkla seçtirmemiz lazım'' yanıtını verdi.

İMAMOĞLU SORMUŞTU 5 3E4C74D0 1D89 4877 A9BB EA2377C08491 96071

imamoğlu kıbrısta 5 thumbnail PHOTO 2019 05 11 13 52 06 1 d4b1d

İmamoğlu'ndan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucularına saygı ve vefa ziyareti...

imamoğlu 3 thumbnail PHOTO 2019 05 11 13 52 05 dc760

Türkiye'nin her köşesinde ve İstanbul da her kesim tarafından sevilen Ekrem İmamoğlu Kıbrıs halkı tarafından da ilgi ve sevgi ile karşılandı.

imamoğlu 4 thumbnail PHOTO 2019 05 11 13 52 06 7b020

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kıbrıs’taki Türk mücadelesinin simge ismi Dr. Fazıl Küçük’ün ve daha sonra da KKTC kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ın kabirlerini ziyaret edip, dua etti.

 

Gazeteciler sordu: Sahalara ne zaman ineceksiniz?


İmamoğlu yanıtladı: Sahadayım. Ben çalışıyorum!

imamoğlu 2 PHOTO 2019 05 09 21 49 18 1 45e89

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını Eyüpsultan Çırçır Mahallesinde, Meltem ve Ahmet Kandil çiftinin evinde açtı. Evin içinde komşuların, bina dışında da vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan İmamoğlu, basın mensuplarının sorularını sloganlar altında yanıtladı. İmamoğlu, ''23 Haziran seçimleri için sahalara ne zaman ineceksiniz'' sorusuna, ''Sahadayım. Her gün programım var. Bir yandan basın mensuplarıyla buluşuyorum, bir yandan sokaklarda ve iftar sofralarında. İftar sonrası toplantılarım var. Ben, çalışıyorum'' yanıtını verdi.

imamoğlu 3 PHOTO 2019 05 09 21 49 19 ad310

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftarını Eyüpsultan Çırçır Mahallesi'nde Kandil Ailesi ile birlikte açtı. Meltem-Ahmet Kandil çifti, İmamoğlu'nu kızları Eda (17), Elif (12) ve oğulları Eymen (2) ile birlikte ağırladı. İftar için mahalleye gelen İmamoğlu'nu gören vatandaşlar, İBB Başkanı'nı alkışlarla karşıladı. İmamoğlu'na balkonundan el sallayan vatandaşlar, ''Her şey çok güzel olacak'' şeklinde seslendi. İmamoğlu, vatandaşlarla fotoğraf çektirdikten sonra Kandil Ailesi'nin evine çıktı. İmamoğlu'na, 31 Mart seçimlerine CHP Eyüpsultan Belediye başkan adayı olarak katılan Emel Bilenoğlu da eşlik etti. Kandil Ailesi ile keyifli bir sohbet gerçekleştiren İmamoğlu, neşeli tavırlarıyla dikkat çekti. Aile, ''Biz, baklavamızı alıp sizi ziyarete gelecektik ama siz bizim evimize geldiniz'' diyerek İmamoğlu'nun ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

imamoğlu 4 PHOTO 2019 05 09 21 49 19 1 14fcd

İFTAR DUASI İMAMOĞLU'NDAN

Aile, ezan okunmasının ardından iftar duasını İmamoğlu'nun okumasını rica etti. Aileyi kırmayan İmamoğlu'nun duasının ardından iftar açıldı. Bir süre sonra Kandil Ailesi'nin evi, binadaki komşularının akınına uğradı. Birçok kişi, İmamoğlu'nu görmek ve fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarıştı. Hasan Kaan adlı 3 yaşındaki bir çocuğun, ''Ekrem Abi, her şey çok güzel olacak'' demesi gülüşmelere yol açtı. İmamoğlu, Kandil Ailesi'yle iftarını yaparken, binanın önünde de yüzlerce vatandaş birikti. İmamoğlu'nun binadan çıktığını gören vatandaşlar, ''Ekrem Başkan'' ve ''Hak, hukuk, adalet'' sloganlarını attı. İmamoğlu, burada kendisini bekleyen basın mensuplarının sorularını, vatandaşların sloganları altında gerçekleştirdi.

imamoğlu 6 PHOTO 2019 05 09 21 49 20 1 956a3

''ALLAH LEZZETİMİZİ BOZMASIN''

İmamoğlu, sözlerine, ''Ramazan ayındayız. Eyüpsultan'da güzel bir iftar sofrasına konuk olduk. Ailemize konuk olduk. Sofrada Erzurum'dan, Kars'tan, Kırklareli'nden yemeklerimiz, tatlılarımız vardı. Allah lezzetimizi bozmasın. Ramazan ayı güzel şehrimize bereket getirsin inşallah'' sözleriyle başladı. İmamoğlu'na sorulan sorular ve İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

CHP tarafından başlatılan bağış kampanyası…Partinin kararı. İnsanlar ilgi gösteriyor. Kanuna uygun bir şekilde böyle bir süreç olabilir. Neticede böyle bir seçim takvimi yoktu. Destek olan vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz.

Bir önceki seçim sürecinden farklı bir şeyler planlıyor musunuz?

imamoğlu 7 PHOTO 2019 05 09 21 49 21 1593c

- Aynı güzellik, aynı güzel dil, aynı coşku ve bu sefer daha büyük bir sevgi. İstanbul'un her tarafını gezeceğiz. YSK'nın kararı, benim zihnimde, gönlümde yok hükmündedir. Ben, İstanbul'u, İBB Başkanı olarak dolaşıyorum.

Sahalara ne zaman ineceksiniz?

  • Sahadayım. Her gün programım var. Bir yandan basın mensuplarıyla buluşuyorum, bir yandan sokaklarda ve iftar sofralarında. İftar sonrası toplantılarım var. Ben, çalışıyorum.

 

imamoğlu 8 PHOTO 2019 05 09 21 49 21 1 27215

 

ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ OLARAK SORUYORUZ?
İstanbul seçimlerinde Sandık başkanları şaibeli ise,Muhtar-İlçe başkanları ve Meclis üyeleri seçimleri ile beraber Tüm İstanbul seçimleri neden İPTAL olmuyor?
***

SORUYORUZ?
Aynı zarfta 4 seçim yapılıyor ve sadece neden İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimleri İPTAL oluyor?
***

SORUYORUZ?
İstanbul da AK PARTİ Yandaşlarına bir süreç yaratıp, 5 yıllık İmamoğlu Başkanlığında bile nemalansınlar diye İhaleleri hızla yaptırmak ve onlara vermek için mi bu hile ve zamanı yarattınız?
***

SORUYORUZ?
İstanbul da Şaibeli dediğiniz Kamu görevlisi olmayan Sandık başkanlarının benzeri Türkiye'mizin diğer yerlerinde görev almışlar mıdır? Almışlarsa o zaman Tüm seçimleri neden iptal etmiyorsunuz?
***

SORUYORUZ?
İstanbul da Büyük ihaleler ile yandaşlarınızı besleyemeyeceğiniz için mi sadece İstanbul seçimlerini iptal etmek için Hülle yapıyorsunuz?
***

ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ OLARAK;Büyük Türk Milletimize,Basına,yazar-çizer-ve Aydınlarımıza ve Siyasi Partilerimize Çağrımızdır!

Sandık Başkanları İstanbul da şaibeli ise ve bir tanesi bile diğer seçimlerde görev almışsa,Başkanlık rejimi dahil TÜM SEÇİMLER İPTAL EDİLMELİDİR...

SON OLARAK DİYORUZ Kİ; Bu sorularla siyasi partilerimiz ,vatandaşlarımızdan da imza toplayarak bu kararı veren başta YSK üyeleri olmak üzere,tüm hülleciler hakkında Ülkemizde ve uluslararası hukuk sahalarında dava açmalıdır ve başkanlık rejimi dahil tüm seçimler iptal edilmeli ve suçlular kim olursa olsun tutuklanmalıdır!..

Saygılarımızla
İbrahim AKDAĞ
Alanya Güneşi Gazetesi
Ve
www.alanyagunesi.com İmtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni.

İçişleri Bakanlığı'nca geçtiğimiz yıl Nisan ayında başlatılan, “3’ü Bir Yerde” uygulaması kapsamında bugüne kadar 19 milyon 95 bin 662 yeni kimlik, 4 milyon 402 bin 703 sürücü belgesi, 2 milyon 251 bin 214 adet pasaport basıldı. Nüfus müdürlüklerinde artırılan kapasite ve personel sayısı randevu alma sürelerini kısalttı. Daha önce yoğunluktan dolayı 61 güne kadar uzayan randevu süreleri 1 güne düşürüldü. Yeni dönemde kimlik, ehliyet, pasaport almak için başvuranlar, başvurduğu günde randevu alabilecek.

İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yıl 2 Nisan‘da kimlik, sürücü belgesi, pasaport “3’ü Bir Yerde” uygulamasını hayata geçirmiş, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce yürütülen pasaport ve sürücü belgelerine ilişkin iş ve işlemler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne devredilmişti. Böylece kimlik, sürücü belgesi, pasaport tek bir yerden il, ilçe nüfus müdürlüklerinden verilmeye başlanmıştı. 2 Nisan’da başlayan “3’ü Bir Yerde” uygulaması kapsamında bugüne kadar 19 milyon 95 bin 662 yeni kimlik, 4 milyon 402 bin 703 sürücü belgesi, 2 milyon 251 bin 214 pasaport basıldı.

2016 yılından bu yana basılan yeni çipli kimlik kartı sayısı ise 39 milyon 343 bin 355 oldu.

Nüfus müdürlüklerinin kapasitesi ve personel sayısı artırıldı

Uygulama ilk başladığı günlerde vatandaşların yoğun talepleri, randevu sürelerinde aksamalara neden oldu. Yoğun talep yüzünden büyük şehirlerde, 61 güne kadar uzayan sürelere randevular verilebildi. İçişleri Bakanlığı randevu sürelerinin uzaması sonucunda oluşan vatandaş memnuniyetsizliğini ortadan kaldırmak için nüfus müdürlüklerinin kapasitesi ve personel sayısını artırdı.

Randevu süresi 1 güne düşürüldü

Nüfus müdürlüklerinin kapasitesinin artırılmasıyla birlikte 61 güne kadar uzayan randevu sürelerine son verildi. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirler de dahil olmak üzere randevu süresi 1 güne düşürüldü. Böylece yeni dönemde kimlik, ehliyet, pasaport almak için başvuranlar, başvurduğu günde randevu alabilecek.

Kimlik, ehliyet, pasaport almak isteyenler randevu tarihini kendileri belirleyebiliyor

Kimlik, ehliyet ve pasaport almak isteyenler yeni sistemde randevu tarihi ve saatini kendisi belirleyebiliyor. Ayrıca 65 yaş önceliği ile yaşlı vatandaşlar sıra beklemeden işlemlerini yapabiliyor.

Acil durumlar sebebiyle randevu almak isteyenlere nüfus müdürlüklerinde verilen randevusuz kota sayısı 4 kat artırıldı.

Telefon ya da internetten randevu alınabiliyor

 

Vatandaş memnuniyetini artırmak için ALO 199 Mobil uygulama, https://randevu.nvi.gov.tr adresi ve ALO 199 iletişim hattından Türkiye'nin her yerindeki il veya ilçe nüfus müdürlüklerinden randevu alınabiliyor.

Günlük ortalama 80 bin başvuru geliyor

Nüfus müdürlükleri, mevsimsel ve dönemsel farklılıklarla birlikte 3 belge tipinde günlük ortalama 80 bin başvuru alıyor. En yüksek başvuru yeni randevu sisteminin devreye girmesinden sonra yapıldı. Bu kapsamda 172 bin başvuru alındı.

2 gün içinde teslim ediliyor

 

Uygulama ilk başladığı zamanlarda belgeler başvuru sahiplerine; İstanbul, Ankara ve İzmir’de ortalama 10 günde teslim edilirken, şu anda İstanbul ve Ankara’da başvuru tarihinden itibaren ortalama 2 gün; İzmir’de ise ortalama 3 gün içerisinde ulaşıyor.

Suriye’nin Azez bölgesinde PKK/YPG'li teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada, 1 yüzbaşı şehit olurken, 1 binbaşı ise ağır yaralandı...


Halep kentine bağlı Azez ilçesi kırsalında PKK/YPG’li teröristler ile Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları arasında çatışma çıktı. Çatışmada, 1 binbaşı ile 1 yüzbaşı yaralandı. Yaralı askerler, ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Tedaviye alınan yaralılardan yüzbaşı, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamayarak şehit oldu, binbaşının ise tedavisinin sürdüğü bildirildi.

.

BÖLGE ATEŞ ALTINA ALINDI...

Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında "Zeytin Dalı Harekat Bölgesinde, 04 Mayıs 2019 tarihinde, PKK/YPG’li teröristlerin Tel Rıfat bölgesinden açtıkları atışlar sonucunda bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, bir kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır" denildi.

Teröristlerle sıcak temas sağlanan bölge, sınırdaki topçu birlikleri tarafından ateş altına alındı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Mansur Yavaş'ın kendisine Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde retina taramasıyla girilen bir oda olduğunu söylediğini aktardı. Soyer, yeni başkanı Mansur Yavaş'ın odaya henüz giremediği belirtti.

Tunç Soyer: Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde retina taramasıyla girilen bir oda olduğunu söyledi© T24 Tunç Soyer: Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde retina taramasıyla girilen bir oda olduğunu söyledi
Halk TV'de İrfan Değirmenci'nin konuğu olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, Mansur Yavaş'ın Ankara belediye binasının 12. katındaki retina taramasıyla girilebilen odaya henüz giremediğini söyledi.

Ankara’daki temasları hakkında konuşan Soyer, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın belediye binasında göz merceği taramasıyla girilen bir oda olduğunu söylediğini aktardı.

Soyer, “Mansur beyi ziyaretimizde, ’12’nci katta bir oda var, ben hâlâ oraya giremedim, göz merceği taranarak girilen bir oda’ dedi. Nasıl bir ruh haliyle yönetilmiş, nasıl bir belediye yönetimidir, anlaşılır gibi değil. Mansur beye Allah kolaylık versin, gerçekten çok zor bir iş. Bütün o 25 yılın tortusunu, o ruh haliyle yönetilmiş bir belediyeyi yeniden insanlara sevgiyle saygıyla hizmet edecek bir noktaya taşımak çok zor. Allah yardımcısı olsun” dedi.

Dünya Bankası, kentlerdeki sürdürülebilir kalkınma için Türkiye'ye 500 milyon euro kaynak verilmesini onayladı. Söz konusu kaynak; toplu ulaşım, su dağıtımı, atık yönetimi, enerji verimliliği, itfaiye hizmetleri ve sosyal hizmetler alanındaki belediye yatırımlarında kullanılacak. Dünya Bankası'ndan Auguste Kouame "Türkiye'nin büyüyen şehirleri giderek artan iklim ve afet riskleri ile karşı karşıya" dedi.
Dünya Bankası 'Sürdürülebilir Şehirler Projesi' kapsamında 2016 ve 2018'deki kredilere ek olarak Türkiye'ye 500 milyon euro daha ek finansman verilmesi kararını onayladı. Kurumun açıklamasında "Sürdürülebilir Şehirler Programı, ilgilenen belediyelerin öncelikli yatırımları için finansmana erişimlerini sağlayarak ve vatandaşlarına daha iyi hizmet sunmalarına yardımcı olarak Türkiye’nin şehirlerinin ekonomik, finansal, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliklerini arttırmayı amaçlar" deniliyor.

BÜYÜYEN ŞEHİRLER RİSKLER İLE KARŞI KARŞIYA

Dünya Bankası tarafından cuma günü yayımlanan bültene göre, finansman toplu ulaşım, su dağıtımı, atık yönetimi, enerji verimliliği, itfaiye hizmetleri ve sosyal hizmetler alanındaki belediye yatırımlarında kullanılacak.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Auguste Kouame "Türkiye'nin büyüyen şehirleri giderek artan iklim ve afet riskleri ile karşı karşıya. Bu risklere karşı gerekli hizmetleri sağlamak ve Türk vatandaşlarının yaşamlarını iyileştirmek için çok çeşitli altyapı tesislerinin sürdürülebilir ve dayanıklı bir şekilde tesis edilmesi gerekiyor. Sürdürülebilir Şehirler Projesi için sağlanan bu ek finansman yoluyla Türkiye'nin şehirlerinin sundukları hizmetleri artırmalarına ve iyileştirmelerine yardımcı olmaya devam etmekten mutluluk duyuyoruz" dedi.

ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ OLARAK KINIYORUZ...

Yeni Çağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ'a yapılan saldırıyı nefretle kınıyoruz.Gazeteciler herkesin sesidir.Bu saldırganların en ağır şekilde cezalandırılmasını hukuktan bekliyoruz..

 

GAZETECİYE 7 KİŞİ SALDIRDI...

Yeniçağ Gazetesi yazarı ve Türkiyem TV program yapımcısı Yavuz Selim Demirağ kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. Evinin önünde yaklaşık 7 kişilik grubun saldırısına uğrayan Demirağ'ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
Türkiyem TV program yapımcısı ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. GATA'daki tetkikleri devam eden Demirağ'ın bilincinin açık durumunun ise iyi olduğu öğrenildi.

Gazeteci Demirağ'ın kızından alınan bilgiye göre 7 kişi beyzbol sopalarıyla evinin önünde içeri girerken saldırdı.

 

MURAT AĞIREL DUYURDU

Yeniçağ gazetesi yazarlarından Murat Ağırel de Yavuz Selim Demirağ'a yapılan saldırıyla ilgili Twitter hesabından şu bilgileri paylaştı:

 


"Bugün Türkiyem TV’de beraber program yaptık Yavuz Selim Demirağ ile birlikte.Program çıkışı evine bıraktım.Sahte plakalı doblo markalı araç ile bizi takip etmişler .Sonrasında ben vedalaşıp ayrıldıktan 2-3 dakika sonra Yavuz ağabeye saldırmış alçaklar."

 

''Bugün Türkiyem TV’de beraber program yaptık Yavuz Selim Demirağ ile birlikte.Program çıkışı evine bıraktım.Sahte plakalı doblo markalı araç ile bizi takip etmişler .Sonrasında ben vedalaşıp ayrıldıktan 2-3 dakika sonra Yavuz ağabeye saldırmış alçaklar.''

 

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ KİMDİR, NERELİDİR?

 Gazeteci, yazar Yavuz Selim Demirağ Kuleli Askeri Lisesinden mezun olmuş ardından Kara Harp Okulu’na girmiştir. Kısa süre sonra okuldan atılmış, yaşamına gazeteci olarak sürdürmeye karar vermiştir.

Günümüzde Yeniçağ Gazetesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Demirağ, yaşantısını Ankara Yenimahalle’de sürdürmektedir. Aslen baba tarafından Kayseri Talas İlçesi nüfusundandır.

Bugüne kadar Dijital Terör, Teğmen Çelebi, Darbe ve İnfaz ile İmamların Öcü & Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Cemaat Yapılanması isimli kitaplara imzasını atmıştır.

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği geleneksel iftar programı Ramazan ayının ikinci gününde 1400 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Hizmet Binası önünde düzenlenen geleneksel iftar programı Antalya Valisi Münir Karaloğlu, 3. Piyade Eğitim ve Tugay Komutanı P. Alb. Tuncay Polat, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Vali Yardımcısı Hamdi Bolat, Aksu Kaymakamı Aydın Ergün, Konyaaltı Kaymakamı Kamil Köten, Muratpaşa Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, Kepez Kaymakamı Hamdullah Suphi Özgödek, İl Jandarma Komutanı Tuğg.

AESOB 12 4d649

Tekin Aktemur, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Albay Sezai Özkurt, Kepez Belediye Başkanı Av. Hakan Tütüncü, Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Korkuteli Belediye Başkan Vekili İlhami Yıldıran, Hava Meydan Komutanı Hv. Alb. Mustafa Tunay, Ak Parti İl Başkanı Av. İbrahim Ethem Taş, Mhp İl Başkanı Mustafa Aksoy, İyi Parti İl Başkanı Ahmet Aydın, İlçe Başkanları, Müftü Yardımcısı Mustafa Şimşek, SGK İl Müdürü Nejat Deniz, İşkur İl Müdürü Veli Tekkanat, İlbank A.Ş. Antalya Bölge Müdürü Fuat Koçal, Gençlik ve Spor İl Müdürü Burhanettin Hacıcaferoğlu, Vergi Dairesi Başkanı Metin Uzun, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mahmut Kaplan, TSE Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, Türk Telekom Antalya Bölge Müdürü İrfan Yıldız, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, SMMM Odası Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, 6. Bölge Birliği Başkanı Ahmet Tural, Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Metin Sipahi, Kahveciler Federasyonu Başkanı Murat Ağaoğlu, Halkbank Antalya Bölge Koordinatörü Mikail Özdemir, Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp, Oda ve Kooperatif Başkanları, Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri, Muhtarlar, çok sayıda esnaf ve sanatkarın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

AESOB 13 e897d
İftar programında konuşan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş olan mübarek Ramazan ayına bizleri kavuşturduğu için Allah’a şükrediyor, iftar soframızı siz kıymetli konuklarımızla, esnaf ve sanatkarlarımızla birlikte paylaşmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Ramazan, İslam’ın merhametini, hakkaniyetini ve ibadetini, bilgi ve erdemle bütünleşmiş ahlakını, tüm insanlığa anlatan kutsal bir aydır. Bu mübarek ayda Rabbimden tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri ve bizleri mübarek Ramazana eriştirdiği gibi bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir Gecesi’ne de Ramazan Bayramı’na da eriştirmesini niyaz ediyorum.” dedi.

AESOB 3 4c06f
AESOB Başkanı Adlıhan Dere, İftar davetine icabet eden tüm misafirlere teşekkür ederek, “Bizler, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğimizin siz esnaf dostlarıyla ve esnaf kardeşlerimizle bir araya gelmeyi, her zaman çok kıymetli görüyoruz. Ramazan ayı da bunun için güzel bir vesile oluyor. Antalya merkez ve ilçelerimizde düzenlediğimiz iftar sofralarında esnaflarımızla buluşup, Ramazan’ın huzurunu birlikte yaşıyoruz. Bizler, paylaşmanın bereketine inanıyoruz. Yalnızca Ramazan’da ya da belirli günlerde değil, her fırsatta birbirimize destek olmayı kendimize ödev biliyoruz. Kişisel çabalarımızın dışında da bu geleneklerimizi yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Ben bugün burada bizlerle birlikte esnaf soframızda iftarını yapan çok değerli Protokolümüze, Birlik, Oda ve Kooperatif Başkanlarımıza, Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerimize, tüm esnaf ve sanatkar kardeşlerimize ve çok kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum, hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.” dedi.

AESOB 4 97489
Mübarek Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “Ramazan ayının en güzel tarafı böylesine güzel sofraları paylaşmamız ve bir araya gelerek dayanışmamız. Bugün burada sofranıza eşlik etmekten büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ramazan ayı birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi ve helalleşmemizi geliştirmemiz gereken bir ay. Gördüğünüz gibi kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları, esnafımız, vatandaşımız her birimiz sokakta kurulmuş bir sofranın etrafında bir araya gelebiliyoruz. İşte bu bizim millet olmamızın bir göstergesi. Ben bu akşam bu güzel sofrayı kuran Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız Adlıhan Dere’ye ve yönetimine teşekkür ediyorum. Rabbim yapmış olduğunuz ibadetlerinizi kabul etsin diyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.

AESOB 5 71346
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin düzenlemiş olduğu iftar programlarına her zaman katıldıklarını belirten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Her zaman olduğu gibi böylesine güzel bir akşamda da Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız Adlıhan Dere’nin düzenlemiş olduğu iftar programında bir araya geldik. Yüce Allah’tan tüm ibadetlerimizi ve tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etmesini diliyorum. Bugün bu güzel sofranın kurulmasına emeği geçen başta Birlik Başkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.

AESOB 6 bacee
Antalya’daki birlik ve beraberliğe dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Değerli esnaf kardeşlerimin, bu güzide topluluğun bir araya gelmesinde ve bu güzel sofranın kurulmasında emeği geçen Birlik Başkanımız ve benim de yönetim kurulu üyem Adlıhan Dere’ye teşekkür ediyorum. Bu anlamlı iftar sofrasında 900 yıllık geçmişi olan Ahi Teşkilatının bir temsilcisi olarak siz değerli kardeşlerimizle bir araya gelmek bana onur verdi. Burada oluşturmuş olduğunuz birlik ve beraberlik hepimize örnek olmalı. Bu iftar daveti sizlerin bir araya gelmesi ve bu aziz günlerin birleştiriciliğinden faydalanabilmemiz için çok önemli. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor, bu güzel iftar yemeğinin hayırlara vesile olmasını diliyor, hayırlı Ramazanlar diliyorum.” dedi.

AESOB 11 74135
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği geleneksel iftar programı sonrasında Protokol ve Oda Başkanları AESOB Başkanı Adlıhan Dere’nin makamına çıkarak bir süre sohbet ettiler.

AESOB 1 d06bc

Kölelikten imparatorluğa

Dünyayı fetheden Cengiz Han Türkiye’de ilk kez VBKY’de

Akademisyen tarihçi Michal Biran’ın yazdığı “Cengiz Han”, Türkiye’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları tarafından okura sunuluyor. Kitapta kölelikten imparatorluğa yükselen Moğol hükümdarı Temuçin’in hayat öyküsü, taht mücadeleleri, savaşları, İslam ve Batı dünyasındaki büyük etkileri anlatılıyor.

1557388124 Cengiz Han Kitap Kapa 141eb

Yaşamı filmlere, kitaplara, tiyatro oyunları ve destanlara konu edilen Cengiz Han, 12. ve 13. yüzyılda Asya’yı etkisi altına alan, dünyanın şimdiye dek gördüğü en etkili hükümdarların başında geliyor. Kimine göre dâhi bir savaşçı ve yöntemleri oldukça ürkütücü olsa da kimi milletlerce üstün yetenekli bir ata olarak kabul ediliyor. İşgal ettiği toprakları yağmalayan Cengiz Han, kavimlerin üstüne kâbus gibi çöküyor, yıkıyor, yakıyor, tarihi kayıtlarda “felaketin diğer adı” diye geçiyor.

Çevirisini Ahmet Fethi Yıldırım’ın yaptığı, Türkçe’de ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) yayımladığı, akademisyen tarihçi Michal Biran’ın kapsamlı çalışması “Cengiz Han”da, Moğol Bey’i Temuçin’in sıra dışı ve çok sert yolculuğu tarihi kayıtlar eşliğinde detaylandırılıyor. “Cengiz Han” ayrıca VBKY’nin tarih serisinde yer alan ilk biyografik eser.

Dünya fatihi bir Moğol

Temuçin açlıktan ölmek üzereyken köleleştiriliyor, başkaldırıyor, gerek sıra dışı yöntemleri gerek siyasi zekâsı sayesinde taht savaşlarından galip çıkıyor. Tüm kavimleri birleştiren Temuçin’in İslam dünyasına verdiği çok büyük zararların yanında yapıcı etkileri de oluyor. Bir zaman sonra ise Asya kıtasına hükmeden acımasız imparator Cengiz Han’a dönüşüyor. Biran, şunları söylüyor: “… Cengiz Han çok sayıda mümini katletti, zenginliklerini yağmaladı ve başlarına eşi görülmemiş bir felaket getirdi; öyle ki ona İslam’ın baş düşmanı gözüyle bakıldı. Üstüne üstlük, torununun Bağdat’ı yerle bir etmesi, çoğu kez Orta Çağ İslam uygarlığının sonu olarak görülür.”

1557388116 Michal Biran d8b9e

Müslüman dünyasını derinden etkiledi

Biran, Cengiz Han’ın torunlarının 19. yüzyıla dek Müslüman dünyasının önemli parçalarını yönettiğini ve bu nedenle onun biyografisinin, Müslüman tarih yazımının ayrılmaz bir parçası olduğunu söylüyor. Biran, şöyle devam ediyor: “Cengizli, hatta Cengizli olmayan hükümdarların siyasal ve dinsel ihtiyaçları, Cengiz Han’ın farklı Müslüman çevrelerde tasvir edilme şeklini etkiledi. Dahası, Büyük Han’a atfedilen meşruiyet kurumları ve kavramları darü’l-İslam’da (İslam ülkesi) ve ötesinde, geç Orta Çağ ve erken modern dünyanın çoğunun şekillenmesinde etkili oldu. 13. yüzyıl sonrası Müslüman dünyanın entelektüel ufukları, siyasal sınırları ve etnik bileşimi, Cengizli yönetiminden çok etkilendi. Bu yüzden Cengiz Han İslam dünyasında yalnızca yıkıcı bir güç değildi; aynı zamanda yapıcı bir etki de yarattı, bu etkinin mirası özellikle Orta Asya’da ölümünden sonra uzun süre, modern zamana kadar varlığını sürdürdü.”

İmparatorun yükselişi

Biran’a göre, kanıtlanmış askeri yeteneğinin dışında birçok faktör Cengiz’in Moğolistan’da öne çıkmasına katkıda bulundu. Biran, bunlardan ilkinin siyasal beceri olduğunu açıklıyor, onun, her türlü ittifaktan en iyi şekilde yararlandığını belirtiyor. Biran, “İkinci faktör Temuçin’in ‘eşitlikçi’ politikasıydı: Askerlerine iyi davranırdı, adamlarına kendi giysilerini giydirir, onun atlarına binmelerine ve kendisiyle aynı yemeği yemelerine izin verirdi. …Dahası, ganimeti baskına katılanlara eşit bölüştürürdü. Böylece Cengiz göçebe toplumlarda çok saygı duyulan bir özellik olan cömertliğiyle meşhur oldu. Adil davranmasının karşılığında tam sadakat ve itaat istiyordu ve bunu beceremeyenleri ağır bir şekilde cezalandırıyordu. …Akrabaları tarafından sıkça hayal kırıklığına uğratıldığı ve kendi oymağı içinde görece önemsiz bir soydan geldiği için Cengiz, insanların soyuna ya da oymak hiyerarşisi içindeki konumlarına değil, daha çok bireysel yeteneklerine ve sadakatlerine önem verdi. Bu politika, mütevazı kökenli insanlara yeni oluşan ordusunda yükselmeleri için eşsiz bir fırsat sunmaktaydı ve insanlar Cengiz’in saflarına aktı” sözlerini kaydediyor.

VBKY’nin okura sunduğu “Cengiz Han”, dünya fatihi Temuçin’in hayatını, Müslüman dünyasına etkileri ile ölümü sonrası yaşanan radikal değişimleri ele alan çok kapsamlı bir eser.

Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen PKK/KCK davasının iddianamesinde, örgütün kırsal alan kadrosuna eleman kazandırmak için yapılan görüşmelerde kullanılan şifre ortaya çıktı.
Davada yargılanan Murat Bülbül'e, örgütün Suriye yapılanması PYD-YPG içerisinde olan Velat Sönmez'in kırsala götürmek istedikleri örgüt üyelerini kastederek, "Maça hazır olanlar var mı, yok mu?" diye sorduğu ortaya çıktı.

 

TOPLAM 20 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nca PKK/KCK terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada Murat Bülbül, teknik takibe alındı. Bülbül'ün Afrin'de PKK/PYD-YPG içerisinde bir süre faaliyet gösterdikten sonra Kobani bölgesine geçiş yaptığı tespit edilen Velat Sönmez ile irtibatlı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine gözaltına alınan Murat Bülbül, 8 Ekim 2018'de tutuklanarak, cezaevine konuldu. 'Terör örgütünün kırsal alan kadrosuna yeni katılım sağlamak' amacıyla faaliyetlerde bulunduğu belirlenen Murat Bülbül hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, 'silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak' suçundan da 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

"MAÇA HAZIR OLAN VAR MI"

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, Velat Sönmez ile Murat Bülbül arasında 30 kez telefon görüşmesi yapıldığı yer alarak, Bülbül ve Sönmez arasında geçen şifreli konuşmalar da deşifre edildi. Vedat Sönmez'in 'Maça hazır olanlar var mı, yok mu?' şifresiyle örgüte katılımı sorduğu kaydedilen iddianamede, kırsal alan kadrosuna katılacak olan örgüt üyelerinden 'iyi bir takım' olarak bahsedildiği görüldü.

"MAÇ KELİMESİNİ KIRSALA GİTMEK ANLAMINDA KULLANDIM"

İddianamede, Sönmez tarafından 'kırsal alan kadrosuna yeni katılım yapacak olan örgüt mensuplarının kimler olduğu, şahısların kırsal alana katılma konusunda hazır olup olmadıkları hususunda gerekli araştırmaların yapılmasının istendiği, Bülbül'ün de talimatları yerine getirdiği bildirildi. Sanık Bülbül'ün katılım yapacak örgüt mensuplarını takip ile görevli olduğu anlatılan iddianamede, kırsal alana eleman temini için irtibat kurduğu kişilerden A.S.'nin ifadesine "Murat Bülbül ile yaptığım görüşmede 'maç' kelimesini terör örgütünün kırsal alanına gitmek anlamında kullandım. Konuşmalarımızın deşifre olmaması için, şifreli bir görüşme yapmıştık" dediği kaydedildi.
İdidanamede emniyetteki ifadesine de yer verilen Murat Bülbül, PYD terör örgütüne katıldığını ancak dağ kadrosuna katılmadığını, silahlı bir eylemde bulunmadığını öne sürdü.

"DAVAYA İHANET ETTİN"

11 kişiyle birlikte örgütün kırsal alanına eleman kazandırma faaliyetlerinde bulunduğunu ifade eden Bülbül, "Velat Sönmez ile telefon ile irtibat kurdum ancak bu şahısların kırsal alana aktarımını gerçekleştiremedim. Velat Sönmez beni telefonla arayıp 'davaya ihanet ettin' şeklinde suçlayıp, tehdit etti. Bu nedenle bu şahısları örgütün kırsal kadrosuna katmak için faaliyette bulundum" dedi.
Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ise Murat Bülbül, konuşmalarda geçen 'maç' kelimesinin şifre olmadığını savundu. Bülbül, 18 Nisan günü görülen ikinci duruşmada yurt dışına çıkış yasağı konularak, tahliye edildi.

İDDİANAMEYE GİREN ŞİFRELİ KONUŞMA ŞÖYLE;

Velat Sönmez: Zaten ben Emre'ye de söyledim. 'İyi bir takım ayarlayın, biz iyi bir futbol oynayalım' dedim.
Murat Bülbül: He onun maçı iyi. 'Çok çıkarmışlar ama yalnız kalmış' de.
Velat Sönmez: Neyse, sen şimdilik elleme, senin telefonun istirahat etsin. Sen de istirahat et. Senin başın ağrımasın. Ben sana dediğim zaman ilgilen ayarla. Sen de böyle gözlem yap. Ne var, maça hazır olanlar var mı, yok mu? Gözün üzerlerinde olsun. Ben seni aradığımda da çalışma tam olsun.

Yapılan küresel araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin en az gülen ülkeler arasında dördüncü sıraya yerleştiği görülürken, araştırmaya 143 ülkenin katıldığı saptandı.
Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, küresel duygu raporunu konu alan araştırma verilerini inceledi. Ajans Press’in ABD merkezli Gallup verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin en az gülen ülkeler arasında dördüncü sıraya yerleştiği görüldü. Araştırma “Olumlu Deneyim Endeksi” verilerini ortaya koyarken, çeşitli sorular sorularak sonuca gidildiği saptandı. 143 ülkenin yer aldığı araştırmada, Türkiye’nin 50 puan alarak 139’uncu sıraya yerleştiği kaydedildi. Son basamakta yer alan ülke ise Afganistan olarak belirlenirken, Yemen’in en az gülen ülkeler sıralamasında Türkiye ile aynı sırada olduğu gözlendi. Böylelikle iki ülkenin de “Dün çok gülümsediniz mi ya da güldünüz mü?” sorusuna yüzde 57 ile hayır cevabı verdiği belirlendi.
PRNet Medya ve Ajans Press’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya incelemesinde yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya araştırmasında Türk halkının en çok nelerden şikâyetçi olduğu medyaya yansıyan başlıklardan derlendi. Hayat pahalılığı ve işsizlik konusu 81 bin 483 haberle en çok konuşulan başlıklar arasında yer aldığı kaydedildi.

Üzüm üreticisine yaş ya da kuru tercihini erken yap çağrısı

Üzüm üreticilerine ürününü yaş ya da kuru olarak değerlendirme konusunda erken tercih yapması çağrısında bulunuldu.

Türkiye’nin sofralık üzüm ve kuru üzüm üretiminde önemli merkezlerinden Alaşehir’de “Üzüm Üreticileri ve İhracatçıları İle Değerlendirme Toplantısı” düzenleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üreticilere üzüm üreticilerine üzümü kuru ya da yaş değerlendirme konusunda erken tercih yaparak ona göre üretim aşamalarını takip etmelerini önerdi.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak’ın moderatörlüğünü yaptığı; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Özgür, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Bornova Zirai Mücadele Araştırması Enstitüsü Yüksek Ziraat Mühendisi Dr. Ferhunde Özlem Altındişli, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Vekili Mustafa Gündoğar ve Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Gültekin 'in konuşmacı olarak katıldığı “Üzüm Üretici ve İhracatçıları İle Değerlendirme Toplantısı” Alaşehir Şehit Fethi Sekin Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Üzümde ihracat hedefi 1 milyar dolar

Üzüm üreticilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden çekirdeksiz sultani üzümde kuru ya da yaş olarak değerlendirilmesinin farklı üretim metotları gerektirdiğinden üreticilerimizin tercihlerini sezonbaşında yapmalarını ve ona göre üretim yapmalarını bekliyoruz. Yaş-Kuru Üzüm, asma yaprağı, üzüm suyu, pekmez gibi ürettikleri bağcılık ürünleriyle, ülkemizin yıllık 650-700 milyon dolar ihracatla döviz elde etmesini sağlayan üreticilerimize teşekkür diyorum. Amacımız bu ürünlerden elde ettiğimiz döviz rakamını 1 milyar dolara çıkarmak” diye konuştu.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde göreve geldikten sonra üretici bölgelerde üreticilerle bir araya geldiklerini hatırlatan Uçak şöyle devam etti; “Son 1 yıl içinde Alaşehir’de iki, toplamda 9 tane üreticilerle değerlendirme toplantıları yaptık. Amacımız, Siz değerli üreticilerimizin problemlerini yerinde dinlemek, İhracatçılar olarak beklentilerimizi sizlere aktarmak ve İhracata konu olan ürünlerimizin alıcıların beklentilerine nasıl daha uygun hale getiririz konusunda sizleri aydınlatmak. Üreticilerimizin sorunu, aynı zamanda bizim de sorunumuz, hepimiz aynı gemideyiz. Alaşehir, hem sofralık üzüm, hem kuru üzüm ve hem de meyve-sebze mamulleri sektörümüzün nadide ürünleri arasında yer alan Asma Yaprağının üretim merkezlerinden birisi. Ege Bölgemizdeki 970 bin dekarlık çekirdeksiz üzüm alanının yaklaşık yüzde 20’si Alaşehir’de, 380 bin tonluk tahmini sofralık üzümün 77 bin tonu burada üretiliyor. 260 bin tonluk kuru üzüm rekoltemizin 36 bin tonu da burada üretiliyor.”

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Özgür ise; kuru üzüm ihracatında ana ihraç pazarlarının Avrupa Birliği üyesi ülkeler olduğunu, son yıllarda artan hastalıklar nedeniyle AB ülkelerinin gıda ürünleri ithal ederken hassasiyetlerinin son 5-6 yılda çok arttığını, geçen sene 3 binin üzerinde pestisit analizi yapmak durumunda kaldıklarını kaydetti.

1556275954 MST 1052 56682

Kalıntı sorunu olan üzümleri alamayacağız

AB’nden gelen yasaklı madde listelerinin her geçen gün arttığına dikkati çeken Özgür, “Alıcıların taleplerine uygun ürün üretmek zorundayız, kalıntı sorunu yanında son yıllarda Okratoksin-A sorunu ortaya çıktı. AB yüzde 5 kontrol sıklığı getirdi. Türkiye’de bağlarımız küçük, izlenebilirlik zorlaşıyor. Üreticimizin üzümünü yetiştirirken yaş mı, kuru mu değerlendireceğine erken karar vermesi gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda kalıntısını kontrol edemediğimiz ürünleri değerlendiremeyeceğiz. Yasaklanma riski az olan ilaçları kullanın” uyarısında bulundu.

1556275956 MST 1077 b05cd

Kuru üzüm üretiminin yüzde 90’ı Manisa’dan

Manisa Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Mustafa Gündoğar, Manisa’nın Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yüzde 90’ını yaptığını, son dönemde Manisa’nın 10 ilçesinde yaşanan don nedeniyle oluşan zararın tespitinin yapıldığını, Bakanlar Kurulu tarafından çiftçinin mağduriyetinin giderilmesini beklediklerini dile getirdi. Gündoğar, “Üreticilerimiz liyakatla kuru üzüm üretimi yapıyor, kalıntı ile ilgili çok dikkatli hareket ediyor, ilaç kullanırken reçeteli ilaç kullanımından taviz vermemeliyiz” şeklinde konuştu.

Özbekistan ve Çin geliyor

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, “Yeşil Budama ve Yaz Budaması” konusunda üreticileri bilgilendirirken, son yıllarda Özbekistan ve Çin’in üzüm sektörüne büyük yatırımlar yaptığını dile getirdi. Altındişli, “Türkiye, dünya kuru üzüm pazarının yüzde 48’ini elinde tutuyor. Bunu devam ettirmek için kaliteli üretim ve kaliteli işleme yapmalıyız. Üzümdeki başarımızın devamı için gıda güvenliğini öne alarak, dünya taleplerine uygun üretim yapmalıyız” değerlendirmesinde bulundu. Altındişli, üreticilere asma yaprağını Haziran başından önce almamaları uyarısında da bulundu.

Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Yüksek Mühendisi Özlem Altındişli, üreticilere kuru ve yaş üzüm üretiminde zirai mücadele yöntemlerini anlatan sunum yaparken, Yüksek Ziraat Mühendisi Hüseyin Gültekin, üreticilere toprak analizi yaptırarak üretim yaptırmalarını tavsiye etti. Üreticilere yeni bilimsel metotları da uygulamaları çağrısında bulunan Gültekin, “Bağlarımızı temiz tutalım, bir çok hastalığın yuvalandığı yer atıklardır” dedi.

Alaşehir Şehit Fethi Sekin Gençlik Merkezi’ndeki “Üzüm Üretici İle İhracatçıları Değerlendirme Toplantısı”na Alaşehir Kaymakamı Abdullah Uçgun, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Soygür, Borsa Meclis Başkanı Yılmaz Yıldırım ve 300’ün üzerinde üretici katıldı.

Muratpaşa Belediyesi’nin Türkan Şoray Kültür Merkezi bahçesi artık 2017 yılında hayata veda eden ressam, heykeltıraş ve mozaik sanatçısı Mehmet Işıklı’nın Turnalar heykeline ev sahipliği yapıyor.
Muratpaşa Belediyesi, Kaleiçi konaklarında yer alan çakıl taşı mozaiklerinin daha yaygın ve tanınır hale gelmesinde önemli katkıları bulunan ancak 2017 yılında hayata veda eden ressam, heykeltıraş ve mozaik sanatçısı Mehmet Işıklı’nın Turnalar heykelini, Türkan Şoray Kültür Merkezi bahçesine yerleştirdi. Heykel, sanatçının arkadaşları, ailesi ve Muratapaşa Belediyesi Başkan Yardımcısı Ferruh Tunç’un da katıldığı törenle açıldı.


Törende konuşan sanatçının yakın dostu Mustafa Aydemir, “Mehmet Işıklı, kısa ömrüne yüzde fazla tablo ve heykel sıkıştırdı. Antalya’mıza güzellikler kattı, anlam kattı” dedi. Kızı Canay Işıklı, ise Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a teşekkürlerini dile getirirken bir hayalin gerçekleştiğini söyledi. Koruma Kurulu kurucu Başkanı Tülin Tolun da Mehmet Işıklı’yı bir kez daha anmanın onurunu yaşadıklarını belirterek “Işıklı’yı sanatçı olarak hatırlanmanın, devlet olarak hatırlamanın huzuru içindeyim. Bu şeref Muratapaşa Belediyesi tarafından bahşedildi. Bu çok büyük hizmettir” diye konuştu.


Belediye Başkan Yardımcı Ferruh Tunç, Başkan Uysal’ın çok istemesine rağmen programa katılamadığını belirterek, selamlarını iletti. Sanat eserlerinin ancak kitlelerle buluştuğunda insani, sosyal, psikolojik vakaya dönüşebildiğine dikkat çeken Tunç, “Bu buluşma, özellikle kentsel bir alanda heykel, yontu gibi çok özel bir sanat alanında ve ilaveten bu kadar zarif bir eserle olunca şimdi olduğu gibi sanatın tanımına dair bir doğrulama anını yaşıyoruz” diye konuştu.

TURNALAR HEYKELİ 94476
MEHMET IŞIKLI KİMDİR?
Türkan Şoray Kültür Merkezi bahçesinde çalışması yerleştirilen Işıklı, yaşamı boyunca 12 kişisel sergi ve çok sayıda karma sergiye katıldı. Birçok takdir ve başarı ödülünün yanı sıra Olimpos Rotary Kulübü tarafından 2004-2005 Meslek Ödülü’ne layık görülen sanatçı, 2012 yılında ANSİAD tarafından Kaleiçi evlerinde bulunan ‘Çakıl Yer Mozaiğini’, yurt içi ve yurtdışında başarıyla uyguladığı için Yılın Sanat Ödülüne layık görüldü. Antalya’da kendi atölyesinde farklı malzemelerle özgün çalışmalarına devam etmiş olan sanatçı resim ve heykel dışında doğal taşlara farklı açılımlar getirdi. Sanatçı, 2017 yılında, 63 yaşındayken hayata veda etti.

SunExpress, Dünya Pilotlar Günü’nü İstanbul’da Kutladı

Türk Hava Yolları ile Lufthansa'nın ortak kuruluşu SunExpress, bu yıl da 26 Nisan Dünya Pilotlar Günü’nü İstanbul’da düzenlenen büyük bir balo ile kutladı.

Türkiye Havayolu Pilotları Derneği'nin (TALPA) öneri ve girişimleri ile Uluslararası Pilotlar Birliği Federasyonu (IFALPA) tarafından 2013 yılında kabul edilen ve 2014 yılından itibaren her yıl 26 Nisan tarihinde kutlanan Dünya Pilotlar Günü kapsamında düzenlenen baloya SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan’ın yanı sıra, SunExpress’in Antalya, İzmir, İstanbul ve Ankara üslerinde görev yapan pilotları katıldı.

SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan Uçuş İsletme Grup Müdürü İbrahim Onay ve SunExpress kadın pilotları 48a17

Pilotlar Günü’nün kutlanmasına vesile olan ve Türkiye’nin bir numaralı brövesinin sahibi olan Mehmet Fesa Evrensel’i anarak konuşmasına başlayan Çalışkan, “Türk teyyaresi ile uçan ilk Türk savaş pilotu olma unvanına sahip ve 1 numaralı bröve sahibi Mehmet Fesa Evrensel tam 107 yıl önce, 26 Nisan 2012’de Türk semalarındaki uçan ilk Türk pilotu oldu. Bugün bu vesileyle hem Evrensel’in gerçekleştirdiği ilk uçuşun yıl dönümünü hem de Dünya Pilotlar Günü’nü birlikte kutluyoruz. Bütün pilotların Pilotlar Günü’nü kutlu olsun, Mehmet Fesa Evrensel’i de saygı ve rahmetle anıyoruz” dedi.

 

Saygılarımla

Ayşin Özen

Media Relations Director

M3 Public Relations

Tel: +90 212 213 72 04

Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), 25 ve 26. Dönem Mersin Milletvekili, tıp profesörü ve 26. Dönem TBMM Madde Bağımlılığı Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Tezcan’ı ağırladı

ALKÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Yeşilay Kulübü tarafından davet edilen Tezcan, “Madde Bağımlılığı” konusunda konferans verdi. İşletme Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen programa Alanya Müftüsü Dr. İhsan İlhan, Alanya Kızılay Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Dikici, ALKÜ Yeşilay Kulübü Danışman Hocası Dr. Öğr. Üyesi Hasan Basri Savaş, ALKÜ daire başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Yılmaz Tezcan verdiği konferansta bağımlılık ile mücadeleyi anlattı. Hem uyuşturucu madde hem de internet bağımlılığı konusunda ülkemizde yürütülen çalışmalarda mevcut aksaklıkların daha hızlı çözülmesi, toplumun ve devletin dikkati ile enerjisinin bu aksaklıklara odaklanması ve sorunlara ilişkin çok taraflı bakış açısıyla bir çözüm önerilmesi amacıyla 7 bakan ve 12 milletvekilinin katkılarıyla hazırlanan 435 sayfalık TBMM raporu ile mücadele planı hakkında bilgiler verdi. Türkiye’de ve dünyada bağımlılık ile ilgili durumu özetleyerek devletin belirlediği çözüm önerilerini anlatan Tezcan, uyuşturucu maddelerin hedef kitlesi olan gençlerin başta sosyal medya platformları olmak üzere interneti yoğun şekilde kullandıkları belirterek, “Darknet (karanlık internet), deep web (derin ağ) ve klasik internet ağı yoluyla uyuşturucu satışı yapılmasına ve uyuşturucu kullanımını tarif eden veya kullanımını özendiren paylaşımlarda bulunulmasına karşı başta siber suçlarla mücadele birimleri olmak üzere ilgili birimlerin etkin şekilde mücadele etmesi ve bu birimlerin lojistik ve personel açısından güçlendirilmesi gerekmektedir” dedi. Konuşmasında Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin yaptığı meta analizinde iki önemli noktaya dikkat çekildiğini ifade eden Tezcan, çocukların uyuşturucu bağımlılığındaki bir numaralı etkenin akranları olduğunu belirtirken ikinci önemli noktanın da uyuşturucuyla mücadelede koruyucu faktörün aile, parolanın da sevgi, eğitim ve farkındalık yaratmak olarak dile getirdi. İnternet ve teknoloji bağımlılığına da değinen Prof. Dr. Yılmaz Tezcan, internet bağımlılığını internet başında uzun süre zaman harcama, interneti kullanmayı kontrol edememe olarak ve kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluk yaşadığı bir durum olarak tanımladı. Tezcan konuşmasının devamında, “Türkiye dâhil 33 ülkede 53 binden fazla kişi üzerinde yapılan “Global Mobil Kullanıcı Araştırması'na” göre Avrupa'nın akıllı telefona en bağımlı ülkesi Türkiye. Avrupa'da günde ortalama telefona bakma sıklığı 48 iken, Türkiye'de günde ortalama 78 kez telefona bakılıyor” diye konuştu.

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, gündeme oturan cinsel istismar olaylarını Twitter'da değerlendirdi

 

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Twitter'da yaptığı değerlendirmede "Nedense cinsel istismar ve saldırılar giderek artıyor. Kadın ve çocuklar için risk arttıkça toplumun da huzuru kaçıyor. Polisiye ve adli önlemler yetersiz kalıyor. Teknolojik bazı önlemler alınamaz mı? Acil yardım butonlu saat veya telefonlar kullanılamaz mı?" dedi.

 

Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, yeni parti kuracak isimler arasında yer aldığı iddia edilen Ali Babacan hakkında bir gelişmeyi okurlarına aktardı. Takan, "Ali Babacan İngiltere'de bazı görüşmeler yapıp döndü. İstanbul'da bir grup sanayici ile de kapalı bir toplantı yaptığını işittim" dedi.

"Ali Babacan, İngiltere'de bazı görüşmeler gerçekleştirdi, İstanbul'da sanayicilerle kapalı bir toplantı yaptı"© T24 "Ali Babacan, İngiltere'de bazı görüşmeler gerçekleştirdi, İstanbul'da sanayicilerle kapalı bir toplantı yaptı"
Ahmet Takan, Yeniçağ'da "Bahçeli erken seçim çağrısı yapar mı?" başlığıyla yayımlanan yazısında yeni partiyle ilgili kulislere dayandırdığı duyumlarını aktardı.

Takan yazısının ilgili bölümünde şunları yazdı:

"AKP'nin içi cadı kazanı gibi kaynıyor. Bir yanda Türkiye'yi stratejik çukurluğa gömen Ahmet Davutoğlu diğer yanda Abdullah Gül'ün İngiltere'de özel yetiştirip ülke siyasetine monte ettiği, Kemal Derviş'e uzunca bir süre akıl danışan Ali Babacan harıl harıl çalışıyor.
R. Erdoğan'ın şu andaki muhaliflerinin partileşme gayretleri aslında 16 Nisan 2017 referandumu öncesi başlamıştı. Beklediler de beklediler... Siyasi kulislerde konuşulanlara göre. Ramazan bayramından sonra, Haziran ayı içinde daha da hareketlenecekler.

Ali Babacan İngiltere'de bazı görüşmeler yapıp döndü. İstanbul'da bir grup sanayici ile de kapalı bir toplantı yaptığını işittim. İddia o ki; 'ilk etapta, ekonomik kriz bahane edilerek AKP içinden 30'a yakın milletvekili istifa ettirilecek. Ardından Hükümetin meşruiyeti sorgulanacak. Sonra, AKP içinden kopartılacak milletvekili sayısı 50/55'e yükseltilecek.'

Bu iddialara inanır veya inanmazsınız... Ancak, matematiksel bir gerçek var; yeni kurulacak bir siyasi partinin dengeleri değiştirmesi için TBMM aritmetiğine etki etmesi gerekiyor. Yani, AKP'nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi lazım."

Bilim insanları, yaptıkları uzun çalışmalar sonucunda beyindeki düşünceleri ses çeviren bir cihaz geliştirdi.

 

California Üniversitesi'nde araştırmayı yürüten ekip teknolojinin "heyecan verici" olduğunu söyledi. Nature dergisinde yayımlanan çalışmada insanların konuşma yetilerini kaybettikleri hastalıklarda da bu cihazı kullanabilecekleri söylendi.

 2 1556199447 5a237

Nasıl çalışıyor?

Akıl okuma teknolojisi iki aşamada işliyor. İlk aşamada beyinin dudakları, dili, gırtlak ve çeneyi hareket ettiren bölümüne elektrotlar yerleştiriliyor ve beynin bu bölgesindeki elektrik sinyalleri algılanıyor.

 3 1556199453 e04af

Bilgisayarda farklı sesler için ağzın ve gırtlağın hareketleri kopyalanıyor. Sonunda "sanal ses aygıtından" sentetik bir konuşma duyuluyor.

 4 1556199459 1c3eb

Neden bu şekilde çalışıyor?

Her bir sözcüğün kodunun elektrik sinyalleri için beyni taramanın daha kolay olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu girişimler sınırlı başarıya ulaştı. Ağzın şekline ve seslerine odaklanarak bilim insanları bir ilke imza attı.

Araştırmacılardan biri Profesör Edward Chang "İlk defa olarak bu çalışma bir kişinin beyin faaliyetlerine dayanarak cümlelerle konuşmanın önünü açtı. Bu heyecan verici ilkenin kanıtı teknoloji erişilir olduğunda konuşma yetilerini kaybeden hastalar için de kullanılabileceğini gösteriyor" dedi.

5 6426c

Cihaz hangi düzeyde?

Mükemmel değil. Konuşma çok net duyulamıyor. Beş kişinin katıldığı deneylerde yüzlerce cümle arasından dinleyiciler konuşulanların yüzde 70'ini anlayabildi.

 gft 56d89

Kimlere fayda sağlayabilir?

Konuşma kaybına yol açan motor nöron hastalığı, beyin hasarları, gırtlak kanseri, felçler, Parkinson hastalığı gibi hastalıklarda işe yarayabilir. Ancak teknoloji beynin dudakları, dili, gırtlağı ve çenenin doğru biçimde hareket etme ilkesi kapsamında çalışıyor. Felçli bazı hastalar bunadan yararlanamayabilir.

 cihaz 11df6

İşte o cihaz...

 

Cumhurbaşkanına hakaret, 'terör örgütü propagandası yapmak' ve 'terör örgütüne yardım' suçlarından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sabri Uzun, adliyeye getirildi.
'Cumhurbaşkanına hakaret', 'terör örgütü propagandası yapmak' ve 'terör örgütüne yardım' suçlarından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun adliyeye sevk edildi.

Uzun, sosyal medya hesabındaki paylaşımları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında 23 Nisan Salı günü gözaltına alınmıştı.

Kaş'ta çam ormanlarında yetişen kuzugöbeği mantarı vatandaşın geçim kaynağı oldu

 

KAŞ'TA çam ormanlarında yetişen kuzugöbeği mantarı vatandaşın geçim kaynağı oldu. Kuzugöbeğinin kurutulmuşu, kilosu bin liraya kadar alıcı buluyor.

Genellikle Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetişen kuzugöbeği mantarı mayıs-haziran aylarında özellikle çam ağaçlarının altında tek tek veya küçük gruplar halinde bulunuyor. Besin değeri yüksek olan bu mantar türü fiyatıyla dikkat çekiyor. Kuzugöbeği kurutulmuşu kilosu 800 ile bin lira, yaşı ise 100 ile 200 lira arasında satılıyor. Kısa süreli de olsa kuzugöbeği, bölge insanına ekonomik katkı sağlıyor.

Yeşilköy Mahallesi'nden mantar satıcısı Salih Bozkurt kuzugöbeğine çok talep olduğunu ifade ederek, “Türkiye'nin her yerine ve yurt dışına da gönderiyoruz. Doğal olarak yetişiyor. Bulmak çok zor. Çamlık alanlarda sabahtan akşama kadar köylüler bir kilo topluyor, biz de onlardan satın alıyoruz. Kuzugöbeği her derde deva, şifa kaynağı" dedi.

Alıcı Ayşegül Zeybek ise kendisinin şeker hastası olduğunu belirterek, “Kuzugöbeğinde vitaminler fazlaca var. Kansere, şeker hastalığına çok iyi geldiği söyleniyor. Onun için tercih ediyoruz. Her yıl bu mevsimde çıkan bu mantarı toplayıp, yeriz. Pişirirken kavuruyoruz” diye konuştu.

Kuzugöbeğinin faydaları

Hastalıkların iyileştirilmesinde sık sık kullanılan kuzugöbeği, B1, B2 ve C vitaminleri ile yüksek oranda kalsiyum, sodyum ve potasyum gibi mineraller içerir. Protein değeri oldukça yüksek olan bu mantar anemi, bağırsak ve mide rahatsızlığına iyi geldiği biliniyor. Vücudun direncini artıran ve dinç kalmasını sağlayan özelliğiyle ilgi görüyor.

“ASIL HEDEF, KARDEŞ KAVGASIDIR. AMAN DİKKAT!...”

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, toplumda kin ve nefret duyguları oluşturan manşetlere imza atan ve aynı tür haberlere yer veren medya organları şiddetle kınanırken, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının da provakasyon amaçlı olduğuna vurgu yapıldı. TGF Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Yılmaz Karaca imzasıyla yapılan açıklama aynen şöyle:

“31 Mart yerel seçimleri ile birlikte örnek bir demokrasi sınavı veren ülkemiz, bilinçli bir organizasyonlar zinciri ile yeniden çirkin bir kaos ortamına sürüklenmek istenmektedir. Hainliği tescilli ve dış güçlerle desteklendiği aşikar olan lanet örgütün kahrolası teröründe yaşamını yitiren şehitlerimiz, hepimizin şehidi, yaşanan onulmaz acımız da hepimizin acısıdır. Buna rağmen manipülasyon hedefli ve misyonu belli bir kısım medyanın, algı oluşturma amaçlı attıkları manşetler ve yaptıkları haberleri ile evrensel gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmayan, toplumu kin ve düşmanlığa teşvik eden yayınları asla kabul edilemez. Cumhuriyet savcılarımızı, aslında doğrudan yayın yoluyla işlenmiş suçlar kapsamına giren bu tür neşriyatlara karşı res’en göreve çağırıyoruz. Nitekim, bu tür yayınların da etkisiyle yaşanan son derece çirkin olaylara, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı ile ne yazık ki, bir yenisi daha eklenmiştir.

TÜRKİYE GAZETECİLER FEDERSAYONU LOGO 57459328 10157163323273584 1702124951340843008 n 5a8ee

Burada saldırıya uğrayan siyasi liderin kimliği veya partisinin adı asla önemli değildir. Zira hain saldırıya uğrayan aslında kişi değil, toplumun bizzat kendisidir. Bu saldırılar bireysel olarak şahıslara değil, gerçekte zor şartlara rağmen demokrasi mücadelesi veren ve bunu da tüm seçimlerde sandık başına koşarak kanıtlayan Türk halkına karşı yapılmaktadır. Amaç toplumu bölüp parçalamak, hedef de Türkiye’yi kanlı bir kardeş kavgasına sürükleyerek darmadağın etmektir. TGF olarak devletimizin en tepesinden en alttaki görevlisine kadar herkesi kurulan bu hain tuzağa karşı uyarıyor, vatandaşlarımızı her zaman olduğu gibi yine sağduyulu davranmaya ve sükunetlerini muhafaza etmeye çağırıyoruz. Türkiye asla parçalanamayacak ve bu güzel ülkenin evlatları birbirine düşürülemeyecektir. Tamamen yok edilmeye çalışılan Türk basınının, yüreği vatan sevgisiyle aran gerçek gazetecileri de bu hain kumpasa asla izin vermeyecektir. Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

Bayramınız kutlu olsun çocuklar

Antalya Büyükşehir Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını birbirinden eğlenceli etkinliklerle kutluyor. Cam Piramit'teki şenlik alanına akın eden yüzlerce çocuk, Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan uçurmalar ve çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi.

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Audrius Bruzga, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Litvanya Fahri Konsolosu Mehmet Şahin’i, Litvanya Fahri Konsolosluğu’nda ziyaret etti. Büyükelçi Bruzga, Alanya’da yaşayan Litvan vatandaşların her türlü sorunuyla yakından ilgilenmesinden dolayı Şahin’e teşekkür etti.

WhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.162 80971

Paskalya Bayramı kutlamaları için Alanya’ya gelen Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Audrius Bruzga, Litvanya Fahri Konsolosu Mehmet Şahin’i, konsolosluk ofisinde ziyaret etti. Şahin, başta Alanyalı iş adamlarına vize kolaylığı başta olmak üzere ekonomik işbirliği konularında Büyükelçi Bruzga’dan önemli taleplerde bulundu.

Litvanya Fahri Konsolosu Mehmet Şahin’le her zaman iletişim halinde olduklarını belirten Büyükelçi Bruzga, “Alanya çok güzel, doğal ve tarihi güzellikleriyle huzur veren bir şehir. Fırsat buldukça Alanya’ya gelmeye çalışıyorum. Fahri konsolosumuz Mehmet beyle de onun Ankara ziyaretlerinde, benim Alanya ziyaretlerinde mutlaka bir araya geliyoruz. Normal zamanlarda sürekli iletişim halindeyiz. Kendisi, Alanya’da yaşayan Litvan vatandaşlarımızla yakından ilgileniyor. Kaynaşma pikniği düzenledi, Litvan ailelerle sık sık bir araya geldi. Kendisini bu çalışmalarından dolayı tebrik eder, ayrıyeten de çok teşekkür ederim” diye konuştu.

WhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.141 56b01

ŞAHİN’DEN BRUZGA’YA ALANYA ŞALVARI

Nazik ziyaretinden dolayı Büyükelçi Bruzga’ya teşekkür eden Başkan Şahin ise, Alanya’nın güvenli ve huzurlu bir şehir olduğuna dikkat çekti. Yerleşik yabancıların Alanya’da huzurlu bir yaşam sürdüğüne değinen Başkan Şahin, “Büyükelçi Bruzga’nın da bahsettiği gibi Litvanya Fahri Konsolosu olmam sebebiyle sürekli fikir alışverişinde bulunup, bir araya geliyoruz. Kendisiyle her zaman iyi diyaloglar içerisindeyiz. Sayın Bruzga, odamızdan Litvanya’ya gerçekleştirdiğimiz KOSGEB destekli iş gezilerimizde de gerekli kolaylığı sağlıyor ” dedi.

WhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.142 4a357

Ziyaretin sonunda Şahin, Bruzga’ya, Alanya şalvarı, kasket gibi Alanya’ya özgü ürünler hediye ederken, Bruzga’da Şahin’e Litvanya’yı tanıtıcı ürünler hediye etti.

WhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.15 4f2baWhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.15 4f2baWhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.15 4f2baWhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.15 4f2baWhatsApp Image 2019 04 20 at 14.40.15 4f2ba

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki merkez binada görev yapan çalışanlarla bir araya geldi. Başkanlık katındaki avluda çalışanlara seslenen İmamoğlu, ''Burada ekmeğinizi size sunan ben değilim. Ekmeğinizi size sunan, bu şehrin 16 milyon insanının vergileri. Sizin ekmeğinizi ben size sunmadığım gibi, bir başkası da size sunmuyor. Dolayısıyla kula kulluk etmenizin bir anlamı yok. Ben, belediye başkanıyım, göreve geldim, halk beni seçti, bu makamın emanet olduğunu biliyorum ve sizlerin de bu sürece en iyi şekilde layık olacağınız için de hizmet etmenizi diliyorum'' dedi.

SARAÇHANE / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki merkez binada görev yapan çalışanlarla bir araya geldi. Başkanlık katındaki avluda çalışanlara seslenen İmamoğlu, şunları söyledi:

- Çalışma arkadaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler. Güzel çalışma arkadaşlarım, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ben, bu anları yaşamış birisiyim. Bu anları yaşamış bir arkadaşınız, bir hemşehriniz olarak düşünün. İnsani konuşacağım. Benden bir belediye başkanı nutuğu beklemeyin. Tüm insani değerlerimle ve insani bakışımla konuşacağım. Bu konuda çok net ve samimiyim. Bunu herkesin bilmesini istiyorum. Bizim, belediye bünyesinde çalışan hiçbir bireyle bir sıkıntımız asla olmaz. Her çalışan arkadaşımızın alın terine ve emeğine inanılmaz saygı duyan bir vicdana ve ahlaka sahibim. Bu vicdan ve ahlakın karşılığı olarak, aynı vicdanı ve ahlakı siz çalışanlardan beklerim.

''ÇALIŞMAMIN SINIRI YOKTUR''

- Benim çalışma arkadaşlarımdan istediğim çok önemli birkaç şey var. Ben, belediye başkanıyım, göreve geldim. Allah nasip eder, bir 5 yıl burada kalırız. Sonrasını Allah bilir, ben bilemem. Bu süreç içerisindeki tek temennim, bana göre, dünyanın ve İstanbul'un en başarılı belediye başkanı olmak. Bunun için çok çalışırım. Çalışmamın sınırı yoktur. Çok alın teri dökerim. Bu sürece, her arkadaşımın katkı sunmasını dilerim. Katkı nedir? İnsan, hangi makamda, hangi ortamda, hangi birimde çalışırsa çalışsın, en iyisini yapan olmasıdır. Ben nasıl bu boyutta bir şey hedefliyorsam, her biriniz aynı boyutta titizlikle işinize sarılmalısınız.

''BURADA EKMEĞİNİZİ SİZE SUNAN BEN DEĞİLİM''

- Burada ekmeğinizi size sunan ben değilim. Ekmeğinizi size sunan, bu şehrin 16 milyon insanının vergileri. Sizin ekmeğinizi ben size sunmadığım gibi, bir başkası da size sunmuyor. Dolayısıyla kula kulluk etmenizin bir anlamı yok. Ben, belediye başkanıyım, göreve geldim, halk beni seçti, bu makamın emanet olduğunu biliyorum ve sizlerin de bu sürece en iyi şekilde layık olacağınız için de hizmet etmenizi diliyorum. İşin özeti bu kadar. Lütfen bunu yapın. Bunun takipçisi olurum, bunu bilin. Yani, işinizi yapıyor musunuz, 16 milyon insanın size sağladığı bu imkanın karşılığını veriyor musunuz? Bunun takipçisi olurum. Onun dışında, 'Ya bana çok mu hürmet ediyor, az mı hürmet ediyor…' Bu tarz duyguların içinde olan bir insan değilim. İşinizi yapmanızı diliyorum.

''KİŞİLERE, KURUMLARA, DERNEKLERE, VAKIFLARA, CEMAATLERE HİZMET YOK''

- Arkadaşlar, belli bir siyasi dönemin belli ilişkileriyle ya da kendi hakkınızla buraya işe girmiş olabilirsiniz. O bitti, gitti. İşe girdiğiniz an itibariyle, tamam, Allah razı olsun, işe girdiniz., birileri vesile oldu. Biz de insanlara vesile oluyoruz. Olacağız da. Artık buraya tabisiniz. Bazı insanlar, sözlerimi tek odaklı bir yere çekiyor. Bana, kişilere, partilere, kurumlara, derneklere, vakıflara, cemaatlere… Bunlara hizmet yok. Kendi özelinizde hizmet ediyorsanız, bu sizinle orası arasında. Beni ilgilendirmez. Ama burada çalışanların emeğiyle elde edeceğimiz bir sürecin tek amacı olacak; İstanbul şehrine hizmet etmek.

''İŞİNİZİ YAPIN, GELİP ELİNİZİ SIKAYIM''

- Benim derdim, karşımda insanlar eğiliyor, bükülüyor… Bunların hiçbir önemi yok. İşinizi yapın, gelip elinizi sıkayım. Benim bu tavrımın aynısını, benim yol arkadaşlarım, kadrom sizinle paylaşacak. Sizinle konuşuyorum. İBB'nin tüm personeliyle de konuşacağım. Aynı duygularımı böyle iletin. Karalamalar, lekelemeler olacak. Hiçbiri umurumda değil. Biz bunlara alışkınız, bünyemiz buna alışkın. Biz, yaptığımız işin doğruluğuna bakarız. Her zaman, alanlarda söylediğim şey geçerlidir: Kötü söz, sahibine aittir. Ben, işime bakarım. İnsan, kendini nasıl biliyorsa, öyle konuşur.

''MAAŞINI ALIP BURAYA HİZMET ETMEYENLER BIRAKIP GİTSİN''

- Yapının içerisinde, maaşını alıp buraya hizmet etmeyen kişiler varsa, ben söylemeden bırakıp gitsin. İstifasını versin, gitsin. Maaşını alıp, bu kuruma hizmet etmeyen, başka yerlere, başka kurumlara hizmet edenler varsa, biz onu zaten tespit ederiz ama ben olsam o kişinin yerinde, istifamı veririm. Allahaısmarladık der, giderim. Ben, belediye başkanlığım sürecinde böyle bir şeye asla müsaade etmeyeceğim. Benim dilimi lütfen anlayın. Kendinizi mesul ve sorumlu hissedin. Bahsettiğim şey, aslında tam da kul hakkıdır. Bahsettiğim şey, bu şehrin insanlarının yükünün sırtınızda olduğunun size hatırlatmasıdır. Emeğinize bakın, işinizi yapın. Çok moralli bir şekilde evinize gidin, işinize gelin. İşinizi yaptıkça göreceksiniz bizim sizinle olan diyalogumuz, muhabbetimiz, yol arkadaşlığımız daha da kuvvetlenecek.

''KALBİNİZİ KAZANMAK İSTİYORUM''

- On binlerce insanın bu kurumda, direkt ya da endirekt çalıştığını biliyorum. Benim niyetim, sadece İstanbul'da yaşayanların değil, bu çatı altında çalışan on binlerce insanın kalbini kazanıp, onlarla yol arkadaşı olmak. Ben, size patronluk yapmaya gelmedim. Ben, sizin belediye başkanınızım, sizin yol arkadaşınızım. Siz de bana yol arkadaşlığı yapacaksınız. BU kadar net. Hepinizin kandili mübarek olsun. Bütün kandiller, dualarımızın kabul olmasını dilediğimiz anlardır. İnşallah, güzel temennilerle, barışa, huzura, sevgiye… Bağırıp, çağırmaya değil, onun bunun adamı olmaya değil, birbirini kucaklayan bir anlayışa sahip olduğumuz bir şehre ve ülkeye sahip oluruz. Siyasi tavırlar olabilir. Başka tavırlar olabilir. Selam vermediğiniz, aramadığınız, aranıza mesafe koyduğunuz, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız varsa, bu akşam onları aramayı, selamlamayı, kucaklamayı ihmal etmeyin. Göreceksiniz, daha huzurlu bir uyku çekeceksiniz bu akşam. Yarın, daha güzel bir güne uyanacaksınız. Tekrar hepinize başarılar diliyorum. Güzel günlerde bir arada olmak dileğiyle selamlıyorum.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, "kimileri" dediği bir kesimin "AK Parti bundan sonra ne yaparsa yapsın artık dikiş tutturamaz" dediğini söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu için AK Parti'ye çağrı da yapan Dilipak "Onu görevden alırsanız, partisi ona sahip çıkar, saldırırlar, İmamoğlu AK Parti’nin başına bela olur ve bir takım yolsuzluk dosyaları açılır ki, ortalık çamur deryasına döner" dedi.

Dilipak: Kimilerine göre AK Parti bundan sonra ne yaparsa yapsın artık dikiş tutturamaz
© Tempo24 Basin Yayin ve Produksiyon Limited Sirketi tarafından sağlanmıştır Dilipak: Kimilerine göre AK Parti bundan sonra ne yaparsa yapsın artık dikiş tutturamaz
Dilipak, "Ve İmamoğlu" başlığıyla yayımlanan yazısında iş adamları için "Güvenmeyin. Onlar için 'gelen ağam, giden paşam.' Mühür kimdeyse onların aşkı onadır" ifadesini kullandı.

Dilipak yazısında şunları kaydetti:

Ve İmamoğlu mazbatasını aldı. Böylece seçimlerle ilgili artık sandık sayılmayacak. Ama ben bu sürecin gerçekten tamamlandığını zannetmiyorum. YSK’da karar bekleyen başvurular var. Henüz YSK son sözü söylemedi. YSK eğer seçimlerin yenilenmesine karar verecek olursa süreç yeniden başlayacak. Gerilim devam edecek. Onun da şu günlerde sonuçlanmasını bekliyorum. Bazı AK Partililer bu kararı şöyle okuma eğiliminde “Mazbatanın verilmesine, seçimlerin yenilenmesine”..

İlk açıklanan sonuçlara göre kazanan İmamoğlu idi. Buna itiraz edildi ve sonunda il seçim kurulu kararını verdi ve İmamoğlu mazbatasını aldı. Ardından İBB’de devir teslim töreni yapıldı. Bakalım bundan sonra o sandık usulsüzlükleri ile ilgililer hakkında nasıl bir işlem yapılacak. Bu rezaletin sorumlularının ortaya çıkartılıp cezalandırılması gerek ki, bundan sonra bir başkası böyle bir şeye teşebbüs etmesin.

Bazı CHP’liler şimdi “Devri Sabık” beklentisi içinde.. İmamoğlu da bu yönde mesajlar verdi.

Bana kalırsa bu işe daha Ocak başından itibaren ecinniler karışmış. Yani bu işin bu hale getirilmesinde büyük bir ihtimalle içimizdeki bir takım kriptolar aktif görev yapmışlardır. Bazıları AK Partici, bazıları CHP’ci gibi gözükmüşlerdir. Birileri günah keçisi olarak deşifre edilmiş, bazıları gizlenmiştir. Bu işin gerçeğinin ortaya çıkartılması en az seçimi kimin kazandığı kadar önemli. Bu kararın verildiği gün ilginçtir AK Parti’nin serveri hacklendi ve internette yayınlandı. Aynı gün AK Partisi seçimlere ilişkin 2 saat süre ile usulsüzlükleri sıralayan bir açıklama yaptı. MHP olağanüstü itirazda bulundu. Bakın aynı gün Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, 31 Mart seçimlerinde belediye başkanı seçilen ancak daha önce KHK ile kamudaki görevlerinden atılmış olmaları dolayısıyla mazbata verilmeyen belediye başkanlarının durumuna ilişkin YSK Başkanı Sadi Güven’e bir mektup yazarak hukukun üstünlüğü ilkesinin demokrasinin en temel şartlarından olduğuna atıf yaparak seçilen adaylara mazbatalarının verilmesi çağrısı yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İBB seçiminin “usulsüzlük” gerekçesiyle yenilenmesi gerektiğini söyleyen AKP’li yetkililere tepki gösterdi. Geçmiş seçimlerden örnekler veren Erkek, “AK Parti’nin açıklamaları böyle devam ederse Erdoğan’ın mazbatası da iptal edilebilir” dedi.

 

Kimilerine göre AK Parti bundan sonra ne yaparsa yapsın artık dikiş tutturamaz. O zaman birileri de yeni bir siyasi oluşum için düğmeye basacaktır. Yani AK Parti içinde bir çözülme için birileri yolsuzluk dosyalarını masaya yatıracaktır. Yeni bir siyasi oluşum için AK Parti’den gidecek isimler, yeni partinin adı ve kurucularının telefonla arandığı gibi haberler ortalıkta dolaşmaya başladı. Birileri sanki “yar bana bir eğlence” der gibi, adeta yangına körükle gidiyor. Bu işin bu kadar uzamasının asıl sebebi bu.

Türkiye’deki belirsizlik süreci içeriden-dışarıdan birilerini umutlandırdı. Mesela, ne alakası var diyeceksiniz ama ABD basını, Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 hava savunma sistemleriyle ilgili tehditler savurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘çok ileri gittiğini’ ileri süren Amerikan medyası “Türkiye’nin bu son hamlesi yanıtsız kalmamalıdır. Cüretkâr bir biçimde Rus hava savunma sistemi alan Erdoğan çok ileri gitti” dedi. Bloomberg ise şunları yazdı:“NATO, yalnızca bir üyesinin güvenliği yerine birliğin ortak güvenliğinin daha önemli olduğunu anlamalıdır. Türkiye F-35 programından çıkarılmalı ve onun üreteceği parçalar diğer proje ortakları tarafından üstlenilmelidir. Donald Trump yönetimi, geçen yıl Rus savaş uçağı ve füze sistemleri alan Çin’e uyguladığı yaptırımların aynılarını Türkiye’ye de uygulamalıdır.” Bloomberg’e göre “Gerekirse ABD İncirlik’ten çekilmeli ve alternatif olarak Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nü kullanmalıdır.”

Bu süreç iyi yönetilmedi. Erdoğan sessiz kalmaya çalıştı. Ama artık bu saatten sonra konuşmalı ve sürece müdahale etmeli. Öfkeye gerek yok. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Halkın nabzını iyi tutmak gerek. Bana kalırsa bu süreçte de AK Parti sözcüleri çok konuştular ama “kendilerini halka iyi anlatamadılar”. Sorun şu: Çok şey söylüyorsunuz ama insanların aklında oluşan sorulara cevap vermiyorsunuz. Yani, eski deyimle suali mukadderlere cevap vermezseniz, ağzınızla kuş tutsanız fayda vermez. Eliniz ayağınız boş kalmaz ama tuttuğunuz bir iş de olmaz.

Bir de şu herkese ağzının payını veren, tehdit eden, hakaret eden trollerinizi bir susturun. Bunların sözleri kulağınıza hoş gelse, yüreğinizi soğutsa da bir faydası yok. Bu keskin sirke politikaları küpüne zarar verir. AK Partililer için kabul edilmesi çok zor ve ağır bir sonuç bu. Sonuçta kazanan sadece CHP değil, HDP ve İyi Parti.

Ama artık bunun acısı ile öfkeli tepkiler vermek yerine, hukuk mücadelesi devam ederken, AK Parti biz nerede yanlış yaptık sorusunu sormalı. Parti, genel merkez, teşkilatlarına bakmalı. Grubuna bakmalı, bürokratına bakmalı, çevresindeki iş adamlarına bakmalı, bakanlarına bakmalı.

Bir gözlem: AK Parti konuşarak kaybetti, CHP daha az konuşarak kazandı. Öfke dozu yükselince “etraftaki insanlar dağıldı gitti.” Eğer AK Parti öfkesine yenik düşmezse, bundan sonra CHP’de deprem yaşanacak. Ama AK Partililerin öfkesi CHP’nin zamkı olabilir. Bir tesbit daha, Refah döneminde insanlar oy kullanmak için uçaklarla akın akın İstanbul’a gelirlerdi. Bu seçimde ne havaalanlarında ne de otogarlarda öyle büyük bir hareketlilik yaşanmadı. Bunun bir anlamı yok mu? AK Parti, kendine yakın vakıflara ait öğrenci yurtlarında kalanların oy kullandığı sandıklardaki oylara baksın bakalım, ne görecek. Herkes bu seçimden milletin verdiği dersi almak istiyorsa, bu sonuçlardan karşı tarafı suçlu/sorumlu göstermekten biraz soluklanıp, keşke biraz da “Biz nerede yanlış yaptık” deseler ne iyi ederler.

Bakın, İmamoğlu bir ilçenin belediye başkanı idi. Dün İBB seçimini kazanan bir belediye başkanı idi. Bugün yaşanan süreçten sonra mazbatasını alırken zafer kazanır gibi aldı. Yarın seçim yenilenir ve yine kazanırsa CHP’de liderliğe giden yol açılır. Mazbatası iptal edilir ve tekrar seçilemezse, dün yaşanan sayım tartışması tekrar yaşanır ve İmamoğlu “mağdur” olarak görülür ve yine öne çıkar. İmamoğlu seçim kazanan biri olarak, orada oturursa CHP’de yıldızı parlar. Kılıçdaroğlu’na rakip olur ve partisi yönetimin başını ağrıtır. Sonra bir açığını yakalarsanız görevden alırsınız, kimse de size ses çıkartmaz, partisi de sahip çık(a)maz. Ama onu görevden alırsanız, partisi ona sahip çıkar, saldırırlar, İmamoğlu AK Parti’nin başına bela olur ve bir takım yolsuzluk dosyaları açılır ki, ortalık çamur deryasına döner. İmamoğlu’nun ilk mesajlarının satır aralarında aba altından sopa gösterimi vardı sanki. “Deme derim ha” der gibi idi. Yani, bir “günah dengesi”nden söz eder gibi idi. İmamoğlu geçmiş dönemdeki işleri hakkında kendisinden hesap sorulmasın diye, İBB dosyalarından işine yarayacak bir şeyler bulmaya çalışacaktır. Bu iş adamlarına da güvenmeyin. Onlar için “gelen ağam, giden paşam.” Mühür kimdeyse onların aşkı onadır. Onların satmayacakları kimse yoktur.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, "Arka planda kalma gibi bir durum söz konusu olamaz. Benim yapıma uymaz zaten" dedi. Eşi İmamoğlu'nun Beylikdüzü Başkanlığı sürecinde çalışmalara birebir katkıda bulunduğunu söyleyen Dilek İmamoğlu, "Bu durum Büyükşehir Belediye Başkanı eşi olarak devam edecek. Sorumluluğum çok fazla, bunun farkındayım" diye konuştu.

 

Odatv'den Ayşe Baykal’ın sorularını yanıtlayan Dilek İmamoğlu'nun açıklamalarının bir kısmı şöyle:

Dilek İmamoğlu, nasıl bir “başkan eşi” olacak?

Arka planda kalma gibi bir durum söz konusu olamaz. Benim yapıma uymaz zaten. Ekrem Bey’in Beylikdüzü Belediye Başkanlığı sürecinde çalışmalara birebir katkılarda bulundum. Bu durum Büyükşehir Belediye Başkanı eşi olarak devam edecek. Sorumluluğum çok fazla, bunun farkındayım. İstanbul 24 saat yaşayan bir şehir. Ve bu canlı şehirde kadınların, çocukların ve engelli insanlarımızın; rahat, güvenli bir şekilde yaşaması ve hayata aktif olarak katılmaları gerekiyor. Bunun için 2015’te kadınların ve çocukların belediye hizmetlerinden eşit derecede hizmet alabilmelerini sağlamak için “Yaşamda eşitlik şartı” sözleşmesi imzalandı.

Çocuklarımızın eğitimi için özellikle kız çocuklarını maddi – manevi destekledik. Çocukların güvende olması için kreşler açtık.

Çocukların hayallerini ve isteklerini yerine getirmelerine olanak sağladık. Çocuk meclisi kurduk. Küçük çocuğu veya evdeki sorumluluğu açısından aktif çalışma hayatına katılamayan kadınlarımız için “İş’te Destek” projesini hayata geçirdik. Engelli vatandaşlarımız için Omurilik Felçliler Derneği’ndeki arkadaşların teklifi üzerine bir günümü tekerlekli sandalyede geçirdim, düşme tehlikesi de geçirdim. Tespit ettiğim tüm eksiklikleri raporlayıp Ekrem Bey’e ilettim. Engelli, kadınlar ve çocuklarla ilgili her projede elimi taşın altına koyarım.

Peki, size iletilen bir sorunu veya projeyi Ekrem Bey’e ilettiniz. O da sıcak bakmadı, ısrar eder misiniz?

Bugüne kadar kestirip attığına hiç şahit olmadım. Ekrem Bey’in şöyle bir özelliği vardır; kendisine proje sunulduğunda artıları ve eksilerini raporlar; iyi faydalı bir şeyse muhakkak destek olur.

Sorunları sizin iletmeniz, çözümlerin hızlı olmasında etkili oluyor mu?

Yok, zannetmiyorum. Ben olmasam da sorunların çözümünde Ekrem Bey aynı hassasiyeti gösterir.

Seçim süreci sizi ve çocuklarınızı nasıl etkiledi?

Yoğunluk açısından soruyorsanız eğer, alışmış bir aileyiz. Ekrem Bey; iş hayatında, ilçe başkanlığı ve belediye başkanlığı yaptığı dönemde de hep yoğunduk zaten. Güzel idare ediyoruz.

 

Çocuklar anneci mi, babacı mı?

Babaların yoğunluğundan dolayı benimle daha çok zaman geçiriyorlar. Erkekler anneci ama kız babacı. Kızımız toz kondurmaz babasına.

Kız çocukları babaya daha düşkün oluyor, sizde de öyle sanırım.

Biz on kardeşiz. Kız çocuğum olmasını çok isterdim. İki oğlumdan sonra başka çocuk düşünmüyorduk. Annem bir kızın olsun muhakkak, derdi bana. Üçüncü çocuğa öyle karar verdik. Ve Allah bize bir kız çocuğu nasip etti. Hiç unutmuyorum; kızım doğduğunda doktorumuz, Ekrem Bey’e dedi ki; “Bu kızı göğsünde büyüteceksin. Sevgiyi annesinden, güveni senden alacak.” Ekrem Bey’in gözleri dolmuştu. Çok başka bir duygu. Beren, hem beni hem babasını tamamladı. Babasının ve evimizin enerji kaynağı, Beren. Kendisi farkında olmasa da böyle bir rolü var. Çocuklarımızın sevgiyi benden, güveni babalarından aldığını söyleyebilirim.

BBW3Z0p 88f1c

Babalarının yoğun çalışma temposundan şikâyetçiler mi?

Bu hususta çok olgun davranıyorlar. “Babamız ülkemiz için güzel şeyler yapıyor, annemiz katkı sağlıyor” düşüncesiyle çok anlayışlı davranıyorlar. Haliyle benim de işimi kolaylaştırıyor bu durum.

Ekrem Bey, İstanbul gibi büyük bir şehrin belediye başkanı oldu. Bir kadın olarak bu durum sizi ürkütüyor mu?

Ekrem Bey’i tanıyorum, biliyorum. Ona olan inancım az olsaydı belki kaygılarım olurdu ama, inancım ve güvenim tam. Biz istediğimiz zaman kendimize özel zamanlar yaratacağımıza inanıyorum. Ülkemizin ve şehrimizin geleceği söz konusu. Ki bizim çocuklarımızın da geleceği bu ülkede. Şımarıklık yapma lüksümüz yok, sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz. Bir kişinin mutluluğu o kadar önemli ki; o bir kişi mutlu olursa herkes mutlu olur, herkes mutlu olursa biz de mutlu oluruz.

Beylikdüzü'nde mi oturacaksınız?

Şimdilik burada oturmayı düşünüyoruz. Burası çok huzurlu bir yer, çok da seviyoruz burada yaşamayı.

Binali Yıldırım’ın eşi Semiha Hanım’la sizi kıyafet üzerinden karşılaştıran bir paylaşım olmuştu. Siz çok yerinde bir tepki verdiniz. Öncelikle başörtülü bir kadın olarak hassasiyetinizden dolayı tebrik ederim sizi.

Paylaşımı sosyal medyada görünce çok üzüldüm. İnsanları kıyafetine göre yargılamak ne benim, ne de başka birinin hakkı. Ekrem Bey de ben de insanları dış görünüşlerine göre değerlendirmeyiz. Kimsenin kıyafeti diğerini rahatsız etmemeli.

Semiha Hanım’la tanışma fırsatınız oldu mu?

Olmadı ama, bir gün kendisiyle kahve içmek ve sohbet etmek isterim.

Alanya Güneşi

İmamoğlu'ndan Biçer'e ziyaret

Hastanede İmamoğlu izdihamı: Hoş geldiniz hayatımıza!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İl Seçim Kurlu'ndan mazbata alımı sırasında çıkan arbedede cam kesiğiyle yaralanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca hastanede ziyaret etti. İmamoğlu'nu karşılarında gören hastane personeli, hastalar ve vatandaşlar kısa süreli şaşkınlığın ardından İBB Başkanı ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı. Bu sırada bir vatandaşın, ''Hoş geldiniz hayatımıza'' demesi ilginç anların yaşanmasına neden oldu.

PHOTO 2019 04 18 11 45 56 1 be537

ŞİŞLİ / İSTANBUL

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi içerisindeki İl Seçim Kurulu'nda mazbata alımı sırasında yaşanan arbedede kırılan cam nedeniyle elinden yaralandı. Adliyeye en yakın özel hastaneye kaldırılan Biçer, ameliyata alındı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Biçer'i yattığı hastanede ziyaret etti. İmamoğlu'nu karşılarında gören hastane personeli, hastalar ve vatandaşlar kısa süreli şaşkınlığın ardından İBB Başkanı ile fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştı. Bir vatandaş İmamoğlu'na, ''Ben de oyumu verdim, bir fotoğraf hakkım'' deyince, İBB Başkanı'ndan, ''Oy vermesen de isteyebilirsin'' yanıtını aldı. Bir kadın vatandaş da kucağındaki bebeğini, ''Sizi Mustafa Kemal'le tanıştırayım'' diyerek İmamoğlu ile tanıştırdı. ''Başkan selfie'' diyerek İmamoğlu'na seslenen başka bir kadın vatandaş da amacına ulaştıktan sonra, ''Hoş geldiniz hayatımıza'' diyerek desteğini belli etti.

PHOTO 2019 04 18 11 45 57 2 1b27f

''Hepimizin yüzünü güldürdünüz''

İmamoğlu, Biçer'e ziyaretinden önce bir hastanın odasına girerek, geçmiş olsun dileklerini iletti. Kadın hasta da İmamoğlu'na teşekkür ederek, ''Hepimizin yüzünü güldürdünüz. Sizi, Cumhurbaşkanı olarak da görmek istiyoruz'' dedi. İmamoğlu, bu sözlere, ''Önce siz sağlığınıza kavuşun'' şeklinde karşılık verdi. İmamoğlu, daha sonra Biçer'i ziyaretini gerçekleştirdi. İmamoğlu'na ziyaretinden dolayı teşekkür eden Biçer, ''Bugün beni hiçbir şey üzemez'' dedi. Olayın oluş şeklini İmamoğlu ile paylaşan Biçer, ''Ben, en çok Saraçhane'ye beraber gidemememize üzüldüm'' diye konuştu. Aynı zamanda Denizli milletvekili olan Biçer, ''Honaz İlçemizde seçimi 1 oy farkla kazandık. Ancak seçim, yapılan itiraz nedeniyle tekrarlanacak. Siz gelirseniz seçimi kazanırız'' diyerek İmamoğlu'na davet yaptı. İmamoğlu, hastaneden çıkarken de yüzlerce vatandaşla fotoğraf çektirdi.

PHOTO 2019 04 18 11 45 57 1337bPHOTO 2019 04 18 11 45 57 1337bPHOTO 2019 04 18 11 45 57 1337bPHOTO 2019 04 18 11 45 57 1337bPHOTO 2019 04 18 11 45 57 1337b

Niğde’de hemzemin geçitte yük treninin vagonuna çarpan otomobilin sürücüsü Süleyman Küçük (43), hayatını kaybetti.
Kaza, sabahın ilk saatlerinde merkeze bağlı Amas mevkiinde meydana geldi. Süleyman Küçük yönetimindeki 51 HE 930 plakalı otomobil, hemzemin geçitte, yük treninin son vagonuna çarptı. Kazada, otomobilden fırlayan Küçük, yaşamını yitirdi.

kaza b3e74

Küçük’ün cansız bedeni, kaza yerine yapılan incelemenin ardından Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.

 

Antalya'da son bir haftada 69 sürücüye modifiye egzozdan 345 bin 690 lira ceza kesildi. Ayrıca alkollü araç süren bin 190 sürücüye 1 milyon 307 bin 358 lira cezai işlem uygulandı.

Antalya'da yapılan denetimlerde modifiye ve alkollü araç kullanan sürücülere ceza kesildi.
Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşın huzur ve güvenini bozacak şekilde modifiye edilmiş abartılı egzoz takılı araç kullanan sürücülere yönelik denetim yapıldı. Son bir haftada 69 araç sürücüsüne 345 bin 690 lira ceza uygulandı.
ARAÇLAR TRAFİKTEN MEN EDİLDİ
Sürücülerden 40'ının sürücü belgesi, ilgili kanun hükümlerince geri alındı. Araçlar da trafikten men edilerek, trafik otoparkına çekildi.
ALKOLDEN BİN 190 KİŞİYE İŞLEM YAPILDI
Denetimde bin 190 sürücüye, alkollü araç kullanmaktan 1 milyon 307 bin 358 liralık cezai işlem uygulandı, sürücü belgeleri ilgili kanun hükümlerince geri alınanlar araç sürmekten men edildi.

İSTANBUL seçimlerinde finale doğru yaklaşıyoruz.

Ama hangi final olduğundan emin değilim. Maltepe İlçe Seçim Kurulu’ndaki sayımın bugün bitmesi bekleniyor. AK Parti’nin daha önce sayılan 400 sandığın Seçim Kurulu’nun gözetiminde sayılmadığı gerekçesiyle yeniden sayılması yönünde başvurusunun nasıl değerlendirileceğini bilemiyoruz. Kabul edilirse 400 sandık yeniden sayılacak, edilmezse tartışması sürecek.

Maltepe’de sayımın tamamlanması üzerine tutanaklar birleştirilecek. İstanbul İl Seçim Kurulu en fazla oyu alan adaya mazbatasını verecek. Şimdiye kadarki sayımlarda Ekrem İmamoğlu önde çıktığı için mazbatasının kendisine verilmesi bekleniyor. Bu arada AK Parti “YSK’ya yapılan olağanüstü itiraz” sonuçlanıncaya kadar mazbatanın düzenlenmemesi için İl Seçim Kurulu’na başvuruda bulundu. İl Seçim Kurulu bu başvuruyu dikkate alabilir ya da kazanan adaya mazbatasını verebilir. Beklenti İmamoğlu’na mazbatanın verilmesi yönünde. Mazbatanın ucu göründü diyebiliriz. Böylece futbol karşılaşmalarından sosyal medyaya kadar uzanan bir yelpazede yaşanan “mazbata” tartışması da sonuca kavuşmuş olacak. Belirsizlik bir ölçüde giderilecek.

 

ÖNCE BAŞKAN OLACAK

Bu arada “Yenilenecek seçime usulsüz seçilen başkanla gidilemez, o nedenle Ekrem İmamoğlu’na mazbata verilmeyecek” şeklinde iddialar gündeme getiriliyor. Konuştuğum hukukçular, bunun mümkün olmadığı görüşündeler. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 44. maddesinde seçilme yeterliliğini kaybeden başkanın “Başkanlığı düşer” deniliyor. Başkanlığının düşebilmesi için, önce “başkan” olması gerekiyor. Yani Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının düzenlenip önce “başkan” olması gerekiyor. İptal kararı verildiği takdirde düşürülebilmesi için. Tabii YSK seçimleri iptal etmezse, o zaman görevine devam edecek.

YSK dün seçimlerin yenilenmesine karar verilen yerlerde mazbata alıp göreve başlayan yeni belediye başkanlarının başkanlığının düşürülmesine karar verdi. Bu karar Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde uygulandı. 2014’te seçimleri yenilenen Yalova’da da uygulanmıştı.

 

İPTAL TALEBİNİN GEREKÇELERİ

Beklendiği gibi AK Parti, dün İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için YSK’ya başvuruda bulundu. AK Parti Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, itiraz dilekçesiyle birlikte üç valiz halinde getirdiği delilleri YSK’ya sundu.

AK Parti’nin YSK’ya sunduğu belgeler arasında neler yer alıyor?

 

1- 19 bin kişinin kamu görevlisi olmadığı halde sandık kurullarında görevlendirildiği öne sürülüyor. Erdoğan’ın milletvekili olduğu Siirt seçimleri, Doğan köyündeki sandıkların yasaya uygun teşekkül etmediği gerekçeyle yenilenmişti.

2- Kısıtlıların oy kullandığı iddiası. Mahkeme kararıyla kısıtlı durumunda olan 2300 kişinin seçimlerde oy kullandığı öne sürülüyor. Bu kişilerin isim, adres seçim bölgesi ve sandık numarası verilerek incelenmesi isteniyor. Kırıkkale’nin Keskin, Artvin’in Yusufeli, Denizli’nin Honaz ilçesindeki seçimler, “kısıtlı seçmen”lerin oy kullandığının tespit edilmesi üzerine iptal edildi.

3- 10 bin 240 tutuklunun hem cezaevinde hem kendi adreslerinde seçmen yazıldığı öne sürülüyor. “Örneğin Silivri Cezaevi’ndeki tutuklu hem orada seçmen görünüyor, hem Kadıköy’deki ikametgâh adresinde seçmen olarak yer alıyor” deniliyor. Cezaevinde oy kullanan tutukluların adına ayrıca ikametgâhlarında da oy kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi isteniyor.

4- AK Parti’nin iptal gerekçelerinden birini de hükümlüler oluşturuyor. 5287 hükümlünün ikametgâhlarına göre düzenlenen seçmen pusulalarında seçmen olarak yer aldıkları belirtiliyor. Örneğin “Isparta cezaevinde yatan hükümlü, ikametgâhındaki seçmen kütüğünde ise seçmen olarak görünüyor” deniliyor. Seçmen kütüklerinde hükümlülerin isimlerinin karşısında kısıtlı şerhinin yer alması gerekirken, herhangi bir şerhe rastlanmadığı ifade ediliyor. YSK’dan hükümlülerin adına oy kullanılıp kullanılmadığının tespiti isteniyor.

İstanbul seçimlerinde kritik bir aşamaya gelindi. YSK’nın vereceği kararın sadece hukuki boyutu olmayacağı artık belli. Çünkü 31 Mart gecesinden bu yana yaşanan itiraz süreciyle, İstanbul seçimleri amacının çok ötesinde bir anlam kazandı. YSK’nın kararı siyaseti yeniden şekillendirecek.

Muratpaşa Belediyesi’nin bir yönetişim sistemi olarak hayata geçirdiği Turunç Masa’da 2019 Mart ayı vatandaş memnuniyet oranı yüzde 86 olarak gerçekleşti.
Muratpaşa Belediyesi’nin alışılagelmiş halkla ilişkiler masalarından çok daha fazlasını sunan ve Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın bir yönetişimi modeli olarak en ince ayrıntısına kadar üzerinde çalıştığı Turunç Masa’da 2019 Mart rakamları belli oldu.
Aralık 2014’te resmen hizmete giren çağrı merkezi, gezici ekipler, sosyal medya, web, basın gibi araçlar üzerinden ilçenin nabzını tutan Turunç Masa, Mart ayında 7 gün 24 saat esasına göre çalışan çağrı merkezi üzerinden 16 bin 630 çağrı aldı, belediye fuayesinde bulunan başvuru masası 30 bin 74 kişiyle iletişime geçti. Koordinasyon merkezi ise aynı sürede 20 bin 54 görüşme gerçekleştirdi.

TURUNÇ MASA 2 3dde7


Bu görüşmeler ve çağrılarla birlikte farklı iletişim kanalları üzerinden Muratpaşa Belediyesi’ne ulaşan istek, öneri ve şikayetlerin 12 bin 950’si başvuru olarak kayıt altına alındı. Kayıt altına alınan başvuruların 194’ü Büyükşehir Belediyesi, CLK Akdeniz gibi kurumlara iletildi. Geri kalan başvurular ise değerlendirilmek üzere belediyenin ilgili birimlerine gönderildi.
Mart ayında en yoğun başvuru, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne oldu. Sadece bu müdürlüğü ilgilendiren 2 bin 494 başvuru alınırken başvuruların konu başlıklarına göre dağılımında evde bakım hizmetleri ve hasta nakil talepleri ön sıralarda yer aldı. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nü 1771 başvuru ile Fen İşleri Müdürlüğü takip etti. Mart ayında nüfusa oranla en fazla başvuru Elmalı Mahallesi’nden gelirken Balbey ve Kızılsaray Mahalleleri onu takip etti. Turunç Masa’da Mart ayı memnuniyet oranı ise yüzde 86 olarak gerçekleşti.

Porland, İstanbul Culinary Cup 2019’un Porselen Ana Sponsoru oldu!
Porland, Türkiye'nin köklü derneklerinden olan Aşçılar Derneği'nin 8. kez düzenlediği Geleneksel Aşçılar
ve Tedarikçiler Buluşması / İstanbul Culinary Cup 2019’un, bu yıl da Porselen ana sponsoru olmanın
heyecanını yaşadı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da, çok fazla sayıda Executive Chef ile ulusal ve uluslararası
pek çok tedarikçi firmayı bir araya getiren etkinlik, 13-14 Nisan 2019 tarihlerinde Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın katkılarıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlendi.
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul Culinary Cup 2019’un Yarışma Mutfakları Porselen Ana
Sponsorluğunu Porland üstlendi. Organizasyonda göz alıcı stantlarıyla yer alan Porland, Gastronomi
sektörü için en yeni koleksiyonlarından Reaktif Sırlı Özel ürünlerini sergiledi.
Porland, İstanbul Culinary Cup 2019’un Porselen ana sponsoru olmasının yanı sıra, canlı yarışma
kategorileri arasında yer alan Porland Grand Prix Üniversiteler yarışmasında büyük ödül sponsorluğuyla
1, 2 ve 3. olan katılımcılara hediyeler verdi. Tüm yarışmaların ve organizasyonun sunum ürünlerini
sağlayan Porland, Aşçılar ve Tedarikçiler Buluşması’na özel olarak tasarladığı porselen plaketleri ile de
etkinliğe ayrıcalıklı bir değer kattı.
Etkinliğin “Tema Mutfağı: Sokak Lezzetleri” kapsamında ise Porland’ın Executive Chef Cavit Ünal’ın
danışmanlığında düzenlediği “Sokak Lezzetleri Yemek Sergisi” Porland koleksiyonunun en özel tasarım
ürünleriyle sunuldu. Bu özel çalışma, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.
Porland, sadece tasarlayıp üretmekle kalmıyor, dünyanın önde gelen şeflerine ilham vermeye de
devam ediyor…

43’üncü Turizm Haftası kutlama programları kapsamında ALKÜ’de “Turizmde Kat Hizmetlerinde İstihdam” konulu bir panel gerçekleştirildi

ALANYA Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) ALTSO Turizm Meslek Yüksekokulu tarafından 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası kapsamında “Turizmde Kat Hizmetlerinde İstihdam” konulu bir panel gerçekleştirildi. Düzenlenen panele, ALKÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harun Uçak, ALTSO Turizm MYO Müdürü Doç. Dr. Özgür Gölge, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Alanya Şubesi 2. Başkanı Kerim Yılmaz, Turizm Danışma Bürosu Temsilcisi İbrahim Saraç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Sirius Delux Otel Genel Müdürü İsmet Ergüleç, Hotel Kat Hizmetleri Eğitimi ve Dekorasyonu Derneği (HOTED) Kurucusu, Onursal Başkanı ve Başdanışmanı Hakan Halit Yeni ve HOTED Eğitim Sorumlusu Sema Yürütür’ün konuşmacı olarak katıldıkları programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harun Uçak, “Özel sektör temsilcileri ve özel sektörün Alanya’mızın gelişmesinde ve kalkınmasında öncü rol oynadığını düşünüyorum” sözleriyle konuşmasına başladı. Uçak konuşmasının devamında, “Tabi ki ülkelerin, milletlerin yüksek refah seviyesine ulaşmasında özel sektörün çok önemli bir rolü vardır. Bu bağlamda turizm sektörünün ülkemizin ekonomik büyümesinde ve kalkınmasında çok önemli bir payı olduğunu, ekonomiden turizmin istihdama da çok büyük katkısının olduğunu biliyoruz. Alanya’da okuyan öğrencilerimizin diğer bölgelere göre daha şanslı olduğunu düşüyoruz. Çünkü sektördeki çok önemli otellere, çok önemli işletmelere çok rahat bir şekilde ulaşabiliyor ve çok sayında kariyer imkânı yakalama fırsatı buluyor. Dolayısıyla Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin şanlı olduğuna inanıyorum, çünkü Alanya turizmin önemli merkezlerinden bir tanesidir” diye konuştu.

0677e8da 8012 4cd3 ab8a 812005273c5e d3d72


‘ALKÜ’LÜ ÖĞRENCİLER DE BİZİMLE ÇALIŞYOR’
Ardından panelde “28 yıldır sektörün içeresinde olan birisiyim” diyerek sözlerine başlayan Sirius Delux Otel Genel Müdürü İsmet Ergüleç, “Otelimizde Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nden mezun öğrenciler var. Alanya’da olmak gerçekten büyük bir şans çünkü iş imkânlarına çok yakınsınız. Türkiye güçlü bir turizm ülkesidir. Ülkemizin turizmde çok fazla potansiyeli vardır. Türkiye son yılda ziyaretçi sayısı bakımında dünyada ilk 10 arasındadır” dedi. Ergüleç devamında, “Ülkemizin 2018 yılı verilerine göre 40 milyon turistten 30 milyar dolar gelir elde etti. Bunun yakın gelecekte iki haneler olarak büyümenin devam edeceğine inanıyorum. Ülkemizin alt yapısına baktığımızda sektörün büyümesinde ve gelişmesinde hiçbir engel yok. Ancak bu süreci de doğru yönetmemiz gerekiyor. Alanya Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından birisidir. Alanya’da 150 bin yatak bulunuyor. Bu sayı Türkiye’de ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Alanya’da 300 tesis bulunuyor. Burada yaklaşık 40 bin personel istihdam ediliyor ve yılda 3 milyon ziyaretçi alıyor. Alanya’da şu anda 70’in üzerinde 5 yıldızlı otel var. Bu çok önemli bir sayıdır. Bu aynı zamanda genç iş gücü açısından çok büyük bir potansiyeldir. Antalya genelinde 400 civarında 5 yıldızlı otel bulunurken İspanya’nın tamamında bu sayı 400 değildir” diye konuştu.
Salonda bulunan öğrencilere kendi kariyer süreçlerinden yola çıkarak bilgiler veren Ergüleç, başarılı bir kariyer sürecinde kişinin sahip olması gerektiği özellikleri çalışkanlık, güler yüzlülük, sabır, yenilikçilik, özgünlük, araştırmacılık ve en az bir adet ileri düzey yabancı dil bilmek olarak sıraladı.

ebb91ea4 1d8a 45e3 b407 158b36b31fae dbf17


‘KAT HİZMETLERİ GÖREVLİSİ ÖNCELİKLE GÜVENİLİR OLMALI’
Ardından söz alan HOTED Eğitim Sorumlusu Sema Yürütür ise “Kat Hizmetleri” departmanı hakkında bilgiler vererek bir kat görevlisinin öncelikle güvenilir bir kişiliğe sahip olması gerektiğinin altını çizdi. Yürütür, “Bizler çalışanlarımız arasından terfi verirken o kişinin kim olduğu, fiziki yapısı, akrabalık dereceleri gibi özelliklere göre değil kişinin işinde ve ahlakında en iyi olanına dikkat ederek önünü açarız” diye konuştu. Yürütür, “Emeklemeden yürünmez” diyerek kariyer merdiveninin basamak basamak çıkılması gerektiğini vurguladı. Yürütür konuşmasının devamında, “Hedefiniz olmalı ama bu hedefinize ulaşmada temelinizi sağlamlaştırarak ilerlemeniz kariyer yolunda sizler için çok önemlidir” dedi.
‘HOUSEKEEPİNG YÜKSELMEK İÇİN ELVERİŞLİ BİR İŞ KOLUDUR’
Son olarak söz alan Hotel Kat Hizmetleri Eğitimi ve Dekorasyonu Derneği (HOTED) Kurucusu, Onursal Başkanı ve Başdanışmanı Hakan Halit Yeni ise derneğin faaliyetlerinden bahsederek Housekeeping departmanının açılımı ve avantajları hakkında salonda bulunanlara detaylı bilgiler verdi. Turizmde tercih edilmesi gereken ve yükselme konusunda kolaylık sağlayabilen bir bölüm olduğundan bahseden Yeni, “Housekeeping daha çok kadınların yaptığı bir meslek gibi görünse de hiçbir meslek cinsiyete endeksli değildir. Her mesleği herkes yapabilir” diye konuştu.
Panelin sonunda öğrenciler merak ettikleri soruları panelistlere yönelterek bilgiler aldı. Ardından katılımcılara plaket takdimi yapıldı.

Emirates Havayolları, Türkiye'ye kabin görevlisi alımına geliyor. 19 Nisan tarihinde Antalya'da düzenlenecek işe alım etkinliğinde başvurusu kabul edilenlerin ortalama maaşı 2 bin 660 dolar (15 bin 428 TL) olacak.

 

Bi̇rleşi̇k Arap Emirlikleri'nin havayolu şirketi olan Dubai merkezli Emirates Havayolları uçuş ekibi ihtiyacını karşılamak adına dünya genelinde işe alım etkinlikleri düzenliyor. O işe alım etkinliklerinden biri de Antalya'da kabin görevlisi alımıyla ilgili olacak. Emirates, Antalya Lara'da bir otelde 19 Nisan'da işe alım etkinliği düzenleyecek. Başvurusu kabul edilenler 7 aşamalı eğitimden geçtikten sonra Emirates filosunda yerlerini alacak. Emirates, adayların değerlendirme günü giymesi gerektiği kıyafeti de web sitesi aracılığı ile duyurdu. İşe alım süreci de CV inceleme ve değerlendirme, grup değerlendirmesi, erişim değerlendirmesi, online İngilizce değerlendirmesi ve davranış anketi, web tabanlı final görüşmesi olmak üzere 5 aşamalı olacak.

15 BİN LİRA MAAŞ İLE BAŞLAYACAKLAR, DUBAİ'DE KONAKLAMA DA ÜCRETSİZ

Emirates Havayolları başvurusu kabul edilenlere ekonomi 2 sınıfında işe başladıklarında ortalama 2 bin 660 dolar(15 bin 428 TL) maaş verecek. Çalıştığı uçak tipi büyümesi ve kabin sınıfının değişmesi halinde kabin görevlisinin alacağı maaş da katlanacak. Başvurusu kabul edilenlere Dubai de su, elektrik hizmetleri de dahil olmak üzere mobilyalı konaklama ücretsiz sağlanacak.

Emirates uçuş ekiplerini, Dubai'nin çeşitli yerlerinde yerleştireceği 50'den fazla bina yer alırken, iki / üç meslektaş iki ya da üç yatak odalı bir daireyi paylaşacak. Yılda 30 gün ücretsiz izin hakkı da olacak. Kabin görevlisine bir yıllık ücretsiz yıllık izin bileti de verilecek. Görev uçuşlarında otel konaklama ve havaalanına gidiş ve dönüş şirket tarafından sağlanacak.

Başvuru şartları şöyle:

- Katılma anında en az 21 yaşında olmak

- Ayak uçlarında dururken 212 cm'lik kol erişimi

- Minimum 160 cm yükseklik

- Lise mezunu

- İngilizcede akıcılık (yazılı ve sözlü)

- Emirates kabin görevlisi üniforması içindeyken görünür dövmeler olmayacak

- Sağlıklı bir Vücut Kitle İndeksi (BMI)

BAŞVURUSU KABUL EDİLENLER 7 AŞAMALI EĞİTİM SÜRECİNDEN GEÇECEK

1. Aşama: 8 gün sürecek alıştırma haftasında adayın Dubai'deki ve eğitimi boyunca yeni ortama geçiş sırasında yardımcı olacak ve destek olacak bilgiler sağlanacak

2. Aşama: 13 gün sürecek eğitim boyunca Güvenlik ve Acil Durum Prosedürü Eğitimi, uçak ve yolcuların her zaman güvende olmalarını sağlamak için bilgi ve becerileri sağlayacak eğitimler alacak. Eğitim, Uçak ekipmanı, yangınla mücadele, uçuş sırasında acil durumları ve tahliyeyi kapsayacak.

3. Aşama: 5 gün sürecek eğitim boyunca adaylar Grup Medikal eğitimi, gemideki herhangi bir tıbbi olayı güvenle yönetebilmesi eğitimler alacak. Kanama, yanıklar, acil doğum ve çeşitli tıbbi durumlar gibi konularla ilgili eğitim verilecek.

4. Aşama: 2 gün sürecek eğitimlerde Güvenlik Eğitimi, asılsız davranış, kaçırma ve sabotaj gibi yasa dışı müdahaleleri önlemek ve yönetmek ve ayrıca kişisel güvenlik kaygılarını ele almak için kılavuzlar, beceriler ve teknikler sağlayacak bilgiler verilecek.

5. Aşama: 1 gün süresince İmaj eğitimi verilecek. Adaylar, üniforma standartları, cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, tırnak bakımı ve sağlıklı bir yaşam tarzını kapsayacak eğitimler alacak.

6. Aşama: 1 gün süresince adayın uçmaya hazır olup olmadığı test edilecek

7. Aşama: 14 gün süresince aday hizmet eğitimi alacak.14 gün Hizmet Eğitimi, 4 aya kadar bilgi ve becerileri kazandırmak adına iş öğrenme ve geliştirme eğitimi ve 3 gün Hizmet Değerlendirmesi olacak.

Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Boğazköy Barajı'nın suları çekilince milyonlarca balık kıyıya vurdu. Vatandaşlar da kıyıya gelerek, çuval çuval balık topladı.
İnegöl’ün Boğazköy Barajı'nda suyun anieden çekilmesiyle balıklar kıyıya vurdu. Kıyıya vuran milyonlarca balık can çekişirken, vatandaşlar çuvallarla balık topladı.

Bazı sürücüler de araçlarını park ederek, balık toplayıp, bölgeden ayrıldı.

8b410b59234c49deeedc1bb734c69aa2 42db5

'MİLYONLARCA BALIK VAR'

Balık toplayan İslam Ahmet, “Sabah işe gidiyorduk. Arkadaşlar aradı 'Balıklar ölüyor' diye. Biz de ellerimizle topluyoruz. Duyanlar buraya geliyor. Bu sabah barajın suyu bir anda azalınca böyle olmuş. milyonlarca balık var” dedi.

Ziyaetttin Murat da, “Duyan geliyor. Biz de geldik, topladık. Sonuçta balıklar ölecek. Bu duruma önlem alınması gerekiyor. Birkaç güne ölürler. Geldik, balık tutuyoruz” diye konuştu.

balik 0478f

 

Artvin'de, Çoruh Nehri üzerinde yapımı süren ve tamamlandığında 270 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise 3'üncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı’nda 85 metre gövde yüksekliğine ulaşıldı.
Türkiye sınırları içerisinde 410 kilometrelik uzunluğa sahip Kuzeydoğu Anadolu’nun en büyük nehirlerinden olan Artvin’deki Çoruh Nehri üzerinde 26 Şubat 2013 tarihinde dönemin Başbakan’ı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından telekonferans bağlantısı ile temeli atılan Yusufeli Barajı ve HES Projesi inşaatı sürüyor.

270 metre gövde yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise Çin’deki 292 ve Gürcistan’daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3’üncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı’nda, 558 megawatt kurulu güce sahip santral ile 650 bin nüfuslu bir şehrin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek. Türkiye’nin kendi öz kaynakları ile tamamı Türk mühendisleri tarafından inşa edilen baraj projesinde, 85 metre gövde yüksekliğine ulaşıldı.

baraj 1555145509 e224b

100 KATLI GÖKDELENE EŞDEĞER OLACAK

Baraj inşaatında 440 metre temel kotundan başlanarak 710 metre kotuna yükselecek olan 270 metrelik gövde inşa edilecek. Gövde yüksekliği 100 katlı bir gökdelene eş değer olacak Yusufeli Barajı'nda, Artvin'den Edirne'ye 13 metre platform genişliğinde beton yol veya 120 metrekarelik 60 bin adet konutun inşa edilebileceği 4 milyon metreküp beton kullanılacak.

Günde 6 bin 500 metreküp beton dökümünün 3 hava hattı ile taşımalı olarak sürdüğü baraj projesinde gelecek yılın yarısından itibaren su tutulmaya başlanacak, 2020 yılında ise elektrik üretimine geçilecek. 2130 milyon metre küp su depolanacak ve 2.5 milyar liraya mal olması planlanan proje ile günlük 3 milyon lira elektrik enerjisi geliri elde edilecek. Baraj inşaatı nedeniyle sular altında kalacak olan ve 1950 yılında kurulan Yusufeli ilçe merkezi ile 4 köy, yeni yerleşim alanına taşınacak.

dfebff41c109627f57eb6deadefdf507 60991

Artvin’in Yusufeli ilçesinde baraj inşaatında incelemelerde bulunan Devlet Su İşleri (DSİ) Artvin 26’ıncı Bölge Müdürü Celal Tokalak, Yusufeli Barajı’nda 85 metre yüksekliğe ulaşıldığını söyleyerek, 2020 yılının sonunda barajın elektrik üretimine başlayacağını açıkladı. Tokalak, “Yusufeli Barajı’nın gövde yüksekliği 85 metreye çıktı. 2020 haziran ayında, baraj inşaatı tamamlanmış olacak. 2020’nın sonunda ise elektrik üretimine başlanacak. Şu anda baraj inşaatında, karayolları ekipleri ile birlikte 4 bin 500 kişi ve bin 500 iş makinası çalışıyor. 24 saat vardiya sistemi ile Yusufeli Barajı’nda yapım çalışmaları tüm hızıyla sürüyor” dedi.

 017071f51a6c505dbec8d37452e72378 89e02

ÇORUH HAVZASI'NA 143 PROJE PLANLANDI

Bayburt ilindeki Mescit Dağları'ndan doğan ve Gürcistan'ın Batum ilinden Karadeniz'e dökülen Çoruh Nehri, Türkiye'nin en hızlı akan nehridir. Çoruh Nehri'nin Türkiye sınırlarını terk etmeden önceki ortalama debisi saniyede 192 metre küp, yıllık ortalaması ise 6.3 milyar metreküptür. 431 kilometre uzunluğundaki Çoruh Nehri'nin 410 kilometresi Türkiye sınırlarında, 21 kilometresi ise Gürcistan sınırlarında yer almaktadır.

3b3bdaaa3a68e3a4827db12b5183fbe1 2339d

Çoruh Nehri'nin Türkiye sınırları içerisindeki menba kısmındaki Laleli Barajı ile mansap kısmındaki TBMM 85'inci Yıl Muratlı Barajı arasında kurulan santrallerde toplam 2632 megawatt kapasiteyle yılda 8.631 giga watt elektrik üretilecek. Çoruh Havzası'nın yan kolları ile birlikte toplamda 143 adet baraj ve HES projesi ile yılda 14 bin 552 giga watt elektrik üretimi gerçekleştirilmiş olacak.

 

 

31 Mart seçimlerinin ardından AK Parti İzmir İl Başkanı Şengül istifa etti. Şengül "Kimseye kırgın değilim, kimseden bir şey de beklemiyorum. Alkış da beklemiyorum, başarı varsa başarı herkesin olsun, başarısızlık benim olsun" dedi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül istifasını açıklayarak, "Kimseye kırgın değilim, kimseden birşey de beklemiyorum. Alkış da beklemiyorum." dedi.

Şengül, İzmir AK Parti İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, seçimin ardından gittiği Ankara'da görüşme ve değerlendirmeler sonucunda bir karar aldıklarını, bu kararı paylaşmak için açıklama yaptığını belirtti.

Kurulduğu günden bu yana teşkilatın her kademesinde görev aldığını 14 aydır da partisinin İzmir il başkanı görevinde bulunduğunu dile getiren Şengül, hiçbir kişisel hırs ve beklenti olmadan başarı için mücadele ettiğini vurguladı.

 

"YÜZDE 50'Yİ GEÇMEK GEREKİYOR"

 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi'ne ilişkin nasıl bir çalışma gerçekleştirdiklerini anlatan Şengül, "Daha önce 7 olan belediye sayımız 4'e düştü. Bu son seçimde yüzde 36'yla aldığımız belediyemizi yüzde 46'ya çıkmamıza rağmen kaybettik. Sistem öyle bir hale geldi ki yüzde 50'yi geçmemiz gerekiyor. O yüzden de eski neticeyi sağlayamadık. İlişkilerimizi yürütürken samimiyetle, herkesin dertleriyle dertlenirken yardımcı olmaya ulaşmaya çalıştık." değerlendirmesinde bulundu.

"Kimseye kırgın değilim, kimseden bir şey de beklemiyorum. Alkış da beklemiyorum." diyen Şengül, şöyle devam etti: