headd a77e8
2183026 810x458 75f08
Pazartesi, 22 Nisan 2019

Türkiye Haberleri

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart yerel seçim sonuçlarını herkesten iyi okuduğunu iddia etti. Zeyrek, "Kim ne derse desin. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin son yerel seçimlerde ne kazandığını, ne kaybettiğini, bu durumun sorumlarının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor" dedi.

"Erdoğan bu durumun sorumlularının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor"

Zeyrek'in "Mühür teslim edildi, muhasebe başladı" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili bölümü şöyle:

İstanbul'da 17 gün boyunca yaşananların nedeni neydi?

Lafı dolandırmadan kitabın ortasından yanıt vereyim: “Kaybedenler kulübü…”

 – Seçim İşlerinden Sorumlu yetkililer, İstanbul teşkilatı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin el değiştirmesi ile çok şey kaybedecek olan bir grup.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ellerinde çok sağlam bilgi ve belgeler olduğunu söyleyerek İstanbul'da seçimin kesinlikle iptal edileceği bilgisini verenler.

– Kampanya boyunca hak ettiği desteği vermedikleri halde Binali Yıldırım'ı 31 Mart gecesi kürsüye çıkartıp “kazandık” dedirtenler.

– İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Bolu gibi büyük kentlerin muhalefete kaptırıldığını, ülke nüfusunun yüzde 49'unun, ekonominin yüzde 60'ının bulunduğu illerin CHP'li başkanlarca yönetileceğini görmezden gelip, seçim sonuçlarını il genel meclis üzerinden değerlendirip “hala birinci partiyiz” diyenler.

Kim ne derse desin. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarını hepimizden iyi okuyor. AK Parti'nin son yerel seçimlerde ne kazandığını, ne kaybettiğini, bu durumun sorumlarının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor.

Tahminle değil ama yaptığım görüşmelerden çıkardığım bir sonuç olarak söyleyebilirim ki yakın gelecekte AK Parti yönetiminde ve kabinede değişim rüzgarı esebilir. Hatta, yaklaşık 4 buçuk yıl boyunca seçim olmayacağından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha çok devlet işleriyle uğraşıp, bir süre parti genel başkanlığını ikinci plana bırakmasına bile şaşırmayacağım.


31 Mart Mahalli İdareler seçiminde İstanbul’u kazanan CHP’li Ekrem İmamoğlu seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından mazbatasını aldı. İmamoğlu daha sonra devir teslim töreni için Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediye binasına geldi. Görevi devraldıktan sonra belediye binası önünden halka seslenen İmamoğlu, "Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok, paylaşmak var. Görevlerimizi yerine oturtalım bir kez daha Anıtkabir'e gideceğiz" dedi.

İstanbul'un yeni büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, yoğun bir izdiham içinde 17 gün sonra görev yeri olan Saraçhane'deki İBB binasına geldi.

 

Mazbatasını alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Saraçhane’de bulunan büyükşehir belediye binasında mahşeri bir kalabalık karşıladı.

İBB binası önünde toplanan yüzlerce kişi İmamoğlu'nu İzmir Marşı'nı söyleyerek ve “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganları ile bekledi.

 

Sevgi gösterileri ile karşılanan İmamoğlu'nun İBB binasına girişi sırasında izdiham yaşandı. Yoğun izdiham nedeniyle başkanlık binasına güçlükle giren İmamoğlu'na yoğunluk nedeniyle resmi bir karşılama töreni yapılamadı. Başkanlık binasındaki kokteyl salonunda kısa bir konuşma yapan İmamoğlu daha sonra devir teslim töreni için makam odasına çıktı.

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mührü Mevlüt Uysal’dan devraldı

İmamoğlu burada da makam odasına tek başına girdi kapıda bir karşılama protokolü olmadı. 18.15 gibi makam odasına giren İmamoğlu ve Uysal arasında gerçekleşen devir teslim törenine basın mensupları alınmadı. Tören CHP’li milletvekillerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Uysal içeride yaklaşık 5 dakika kaldı ve 18.20 gibi yaklaşık 1.5 yıl görev yaptığı makam odasında ayrılarak otopark çıkışından binayı terk etti.

 

HAFTA SONU SARAÇHANE'YE

Devir teslim töreni öncesinde başkanlık binasındaki kokteyl salonunda CHP'lilere hitap eden İmamoğlu, “Biz vatandaşlarımızla, halkımızla, inşallah bu hafta sonu cumartesi ya da pazar günü bütün İstanbul halkını davet ederek, süreci anlatacağımız bir buluşmayı da sizlerle paylaşacağız. Bu paylaşımımız en geç yarın olacak” dedi. İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün mazbatamızı İstanbul İl Seçim Kurulu’ndan teslim aldık. Çok onur duyuyorum, mutluyum, öncelikle şunu ifade edeyim. Ben bu mazbatayı 16 milyon insanımız adına devraldım. Hiç kimsenin birbirinden farkı olmaksızın, hiç kimsenin birbirinden üstünlüğü olmaksızın tüm hemşehrilerim adına devralmanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. Asla vazgeçmediğimiz değerlerimiz var. Asla vazgeçmedik. Haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmedik. Asla vazgeçmedik. Toplumun demokrasiye olan inancından ve buna dönük mücadelesinden asla vazgeçmedik. Çok net ifade ediyorum. Bu şehirde yaşayan insanların sevgisiyle, saygısıyla oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusundan asla vazgeçmedik.”

 

“SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ”

İmamoğlu, kimsenin hakkını yemediklerini ve asla bu şehirde yaşayan 16 milyonun da hakkını yedirtmeyeceklerini vurguladı. İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Günün sonunda İl Seçim Kurulunun birleştirme tutanağıyla beraber mazbatamızı aldık. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu kentin ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin taleplerini biliyoruz ve hizmet etmeye hemen hızlıca başlayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tüm alanları, şeffaf bir şekilde halkına, insanına bugün itibarıyla açılmıştır, açılacaktır. Bu şehrin yönetimini yürüten bu güzel kentin belediyesinin koridorları, makamları ve bu belediyede çalışan herkes bir kişiye, bir gruba ya da bir partiye ve diğerlerine hizmete değil 16 milyon insana hizmet etmeye bugün itibariyle başlamıştır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

 

 

“BİZİM KAFAMIZ NET”

“Elbette ki şehrimizde yaşayanlarımızın huzuru ve mutluluğu için bir an önce bu süreçlerle ilgili net ifadelerini ilgili kurullardan elbette ki bekliyoruz. Bizim kafamız net. Bizim zihnimiz, bizim vicdanımız çok net. 16 milyon hemşehrimizin de aynı şekilde çok net. Bunu biliyoruz. Dolayısıyla bu sürecin de netleşmesiyle 17 gündür devam eden ve bugün sona eren belirsizliğin daha sonraki günlerde tartışma noktalarının da bertaraf edilmesi adına elbette ilgili kurulları en hassas ve en hızlı bir şekilde süreci tamamlamalarını da diliyorum.”

 

“HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN”

“Şehre dünden bugüne emeği geçenlere, İstanbul’a iyi şeyler yapan ve şehri koruyan herkesi minnet ve şükran duygularıyla anıyorum. Herkesten Allah razı olsun. Sıra bundan sonra bizde. Kentin binlerce yıllık tarihine, maneviyatına, bu şehrin doğasına, insanına saygıyı bu kenti özeni ana prensip edinerek yol haritamıza tüm evrensel doğrularla devam edeceğiz.”

 

“25 YILLIK HASRET BİTİYOR, İMAMOĞLU GELİYOR”

Öte yandan içeride devir teslim töreni yapılırken dışarıdaki kalabalık da çalınan müziklerle halay çekip, horona durdu. İmamoğlu, ”25 yıllık hasret bitiyor. İmamoğlu geliyor” anonsuyla mikrofona davet edildi. İmamoğlu’nun anons edilmesiyle alandaki coşku doruğa çıktı. İzdiham nedeniyle zorlukla konuşma yapacağı platforma çıkabilen İmamoğlu, Saraçhane’deki İBB binası önünde konuşlandırılan seçim otobüsü üzerinden İstanbullular’a seslendi. İmamoğlu, ”Ekrem Başkan” ve ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratı eşliğinde konuşmasına başladı. İmamoğlu’nun tarihi konuşmasının satır başları şunlar oldu:

 

İzdiham nedeniyle belediyenin ana giriş kapısı giriş ve çıkışlara kapatıldı

”HOŞ GELDİN İSTANBUL”

– Bu güzel şehrin çocukları, gençleri, bebekleri kadınları, yaşayanları… Hangi mezhepten, ırktan, inançtan olursa olsun… (Bu sırada, ”İstanbul seninle gurur duyuyor” sloganı atıldı.) Az laf çok iş, ”Sen konuşma, biz konuşalım” diyorsunuz. İyi ki varsınız. Bu şehre, bu güzel insanlara barış, sevgi, saygıyı getiriyoruz. Bu şehrin yaşayanlarını selamlıyorum. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i selamlıyorum. Sünnilerini, Alevilerini, Hristiyanlarını, Yahudilerini selamlıyorum. Hoş geldin İstanbul. Asla vazgeçmedik haktan, hukuktan ve adaletten, asla vazgeçmedik. (”Hak, hukuk, adalet” sloganları.) Bu şehri vicdanından, ahlak duygularından, adalet duygusundan asla vazgeçmedik. Demokrasiden vazgeçmedik. Güzel hemşehrilerim, bu şehrin ve ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyet’ten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ten vazgeçmedik. (”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı.)

 

İzdiham nedeniyle başkanlık binasının kapısı hasar gördü

”ALLAH’IMA ŞÜKREDİYORUM”

– Bakın ben, Allah’ıma şükrediyorum. Bana dünyanın en güzel şehrini, insanlarıyla beraber yönetme hakkını tanıdı. Ben, kendimi bu şehrin bebeklerine, gençlerine, kadınlarına, insanlarına adayacağım. Sokaklarda, meydanlarda hep anlattık. Birbirimize gülümseyip, selam vereceğiz. Artık kıyıda köşede kalanı, kaymak tabakası, varoşu yok. Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok. Nimetleri, güzellikleri paylaşmak var. Bu şehrin mazlumu, ezilmişi olmayacak. Görevim süresince, kimsenin hakkını yemedim, kimsenin de hakkını yemeyeceğim.

 

CHP'den meclis üyesi seçilen oyuncu Levent Üzümcü de İBB’deydi.

”ESAS OLAN BU MİLLETE VE DÜNYAYA HİZMET”

– Değerlerimiz, inancımız, ahlakımız, vicdanımız var. Bunlardan hiç ayrılmayacağım. Her şeyinizi bir kenara koyun. İyi düşünce, pozitif bir anlayışla, bu şehrin insanlarını kucaklayalım… Kimsenin aç kalmasına fırsat tanımayalım. Esas olan bu millete ve dünyaya hizmet. Biz, kişilere, gruplara hizmet etmeyi reddediyoruz. Ben, herkese hizmet edeceğim. Tüm insanlara, her partiye oy verenlere hizmet edeceğim. CHP’liye, İYİ Partili’ye, AK Partili’ye, MHP’liye, HDP’liye, Saadet Partili’ye hizmet edeceğim. Bu ülke ve şehir için herkes teminat olacak. Hiçbir insanımı, hemşehrimi birbirinden ayırt etmeyeceğim. Bu şehrin çocukları, benim çocuklarım. Çocuklarımın sadece birisi burada, ikisi gelemedi. Çocuklarımın huzurunda söz veriyorum. Bu şehrin çocukları benim çocuklarım. Bu şehrin gençleri benim gençlerim, ben onların Ekrem Ağabeyi, arkadaşı olmaya geliyorum. Bu şehrin kadınlarına, hepinizin huzurunda söz veriyorum. Bu şehir, kadın dostu bir şehir olacak. Emeğiyle, hayata katılmasıyla kadın dostu bir şehir olacak. Çok çalışacağımız günler başlıyor. Ben, bu şehrin her insanın yol arkadaşlığına talibim. Benim elim, sizin elinizde olacak her zaman.

 

“DEMOKRASİ NÖBETÇİLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

– Ben, bir gün olabilir, hata yapabilirim. Eksiğim olabilir, tabiri caizse ayağım tökezleyip düşebilirim. Benim elimden tutup, beni 16 milyon insan olarak ayağa kaldırmaya var mısınız? İşte ben sizin yol arkadaşınız olmaya geldim. Bu süreçte, 17 günde, özellikle sürecin sağduyulu bir şekilde teminat altında olması için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Özellikle o çuvalların başında bekleyen demokrasi nöbetçilerine teşekkür ediyorum. Genel Başkanvekillerime, milletvekillerime teşekkür ediyorum. Beni bu şekilde sizlerle buluşturan partime, CHP’ye teşekkür ediyorum. Yanımda sımsıkı duran Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu’na da çok teşekkür ediyorum. Bizden desteğini esirgemeyen, yanımda dimdik duran İYİ Parti’ye ve çok kıymetli Genel Başkanı Meral Akşener’e çok teşekkür ediyorum. CHP ve İYİ Parti’nin İstanbul İl Başkanları Canan Hanım ve Buğra Bey’e teşekkür ediyorum. İstanbul Gönüllüleri’ne ve adını sayamadığım tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

O GENCİ YANINA ÇAĞIRDI

– Çok işimiz var. Bu şehrin akılla, bilimle, sanatla, üretimle buluşturacağız. Boş işlerle sizi uğraştırmayız. Herkesin birikimine, tecrübesine ihtiyacımız var. Size, dünyanın en demokrat belediye başkanlığını vadediyorum. Bugün görevi teslim aldık. Görev, 16 milyon insan tarafından verildi. Yine onlar tarafından alınır. Görevi layıkıyla teslim etmek isteriz layıkıyla. Benden önce, bu şehre katkı sunmuş, emek vermiş, kendini adamış kim varsa, tüm belediye başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Buradan başka vazifelerimiz için ayrılacağım. İstanbul’a yeni bir başlangıç geldi. (”İstanbul seninle gurur duyuyor” sloganı.) 14-15 yaşında bana yumruğunu sıkıp dedi ya, ”Ekrem Abi her şey çok güzel olacak”. O adam burada. Buraya gelsin o. Yardımcı olun ona. Sizlerle burada yine buluşacağız. Bu hafta sonu buluşacağız. Günü ve saatini size bildireceğim. Bütün İstanbul’a duyurun. Bu hafta sonu buluşmamıza, herkes bir komşusunu alacak. Kadın, erkek, çoluk, çocuk hep beraber şarkılar söylemeye hazır mıyız. Herkes, herkesi davet edecek. Sözümde durdum mu? Bunlar işte bizim ümitlerimiz, geleceğimiz. ”Tanıdıkça çok sevecekler” demiştim. Galiba sözümde durdum. Belediye başkanlığı yaparken, öyle bir çalışacağım ki beni daha çok seveceksiniz.

İl Seçim Kurulu'na giderek mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu, devir teslim töreni için İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasına geldi. İmamoğlu, Saraçhane'de görevi Mevlüt Uysal’dan devraldı. İmamoğlu açıklamasında "Sorumluluğumuzun bilincindeyiz, bu şehrin ihtiyaçlarını biliyorum. Hizmet etmeye hemen hızlıca başlayacağız. İBB, bir kişiye, bir gruba, bir partiye hizmete değil 16 milyon insanına hizmet etmeye bugün itibarıyla başlamıştır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İl Seçim Kurulundan mazbatasını aldığını açıkladı. İmamoğlu, İBB Başkanlığı görevini devralmak için Saraçhane'deki İBB binasına geldi.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasında görevi Mevlüt Uysal’dan devraldı.

"BİRBİRİMİZE GÜLÜMSEYECEĞİZ"

Ekrem İmamoğlu, "Barıştan, demokrasiden, bu şehrin ve bu ülkenin değerlerinden vazgeçmedik. Bu güzel şehrin ve bu güzel ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyetten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk'ten vazgeçmedik. Ben Allah'a şükrediyorum. Çünkü bana dünyanın en güzel şehrini, bu şehrin insanlarıyla yönetme şansını bana tanıdı. Bu lütuf benim boynumun borcu, sorumluluğumdur. Ben kendimi bu şehrin bebeklerine, çocuklarına, gençlerine, kadınlarına, insanlarına adayacağım. Hepinize söz veriyorum. Sokaklarda, meydanlarda hep anlattık. Birbirimize gülümseyeceğiz. Birbirimize selam vereceğiz. Artık ötekisi yok. Berikisi yok. Artık kıyıda, köşede kalanı yok. Artık kaymak tabakası, varoşu yok. Bu şehrin nimetlerini ganimet yapmak yok. Bu şehrin nimetlerini paylaşmak var. Bu şehrin güzelliklerini paylaşmak var. Bu şehrin mazlumu olmayacak. Haksızlığa, hukuksuzluğa nasıl boyun eğmediysek görevim süresince nerede, nasıl olursam olayım, kimsenin hakkını yemedim. Kimseye de hakkınızı yedirmeyeceğim." dedi.

 640xauto 1 caff4

"BEN HERKESE HİZMET EDECEĞİM"

Ekrem İmamoğlu, "Değerlerimiz, inancımız, ahlakımız, vicdanımız var. Küskünlüklerinizi, kırgınlıklarınızı bir kenara koyun. Artık iyi düşünceyle bu şehrin insanlarını kucaklayan anlayışa hep birlikte sahip olalım. Kimsenin üşümesine, aç kalmasına fırsat tanımayalım. Sokağınızda bu güne kadar sizi kutuplaştıran, ayrıştıran hangi unsurlar varsa ve ayrı düşmüşseniz, selam borcunuz olduğunu düşündüğünüz birisi varsa lütfen sizden rica ediyorum bugün buradan ayrıldıktan sonra gidin onun alini sıkın. Ona benim kucak dolusu sevgilerimi iletin. Esas olan bu şehre hizmet. Esas olan bu millete hizmet. Esas olan bu dünyaya hizmet. Biz bunun dışında kendine, kişiye, partilere, ona, buna hizmeti reddediyoruz. Biz bu ülke insanına ve bu şehrin insanına hizmet etmeye geliyoruz. Ben herkese hizmet edeceğim. CHP'lilere, İYİ Partililere, AK Partililere, MHP'lilere, HDP'lilere, Saadet Partililere hizmet edeceğim. Benim insanım bu ülke için herkes teminat olacak. Bu şehir için herkes teminat olacak." diye konuştu.

 

"BEN SİZİN YOL ARKADAŞINIZ OLMAYA GELDİM"

"Ben de sizden bir söz istiyorum." diyen İmamoğlu, "Ben bir gün hata yapabilirim. Eksiğim olabilir. Ayağım tökezleyip, yere düşebilirim. Benim elimden tutup, 16 milyon insan olarak ayağa kaldırmaya var mısınız? Ben sizin yol arkadaşınız olmaya geldim. Bu süreçte, 17 günde özellikle sürecin sağduyulu bir şekilde, teminat altında olması için çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Özellikle çuvalların başında bekleyen demokrasi bekçilerine teşekkür ediyorum. Bu süreçte yanımda olan partime ve genel başkanıma teşekkür ediyorum. Yanımda her zaman dimdik duran ittifak ortağımız İYİ Parti'ye ve çok kıymetli genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Bu şehrin oy versin, vermesin bütün yaşayanlarına teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

 640xauto 2 b3e71

"SİZLERİ BOŞ İŞLERLE MEŞGUL ETMEYECEĞİZ"

Ekrem İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

Çok işimiz var. Bu şehrin akılla, bilimle, sanatla, üretimle buluşturacağız. Sizleri boş işlerle meşgul etmeyeceğiz. Bu şehrin güzel işlerle buluşması için çok çalışmamız lazım. Her birinizin emeğine, birikimine, tecrübesine mutlak ihtiyacımız var. Size katılımcılık vaat ediyorum. Size şeffaflık, dünyada en demokrat belediye başkanlığını vaat ediyorum. Bugün görevi teslim aldık. Görev 16 milyon insan tarafından verildi. Yine bu şehrin insanları tarafından alınır. Biz bugün nasıl görevi teslim almışsak, günün birinde mutlaka biz de görevi bir başkasına layıkıyla teslim etmek isteriz. İhanet etmeden bu şehri koruyarak, şehrin doğasına, havasına, suyuna, tarihine, her şeyine sahip çıkacağız. Bu şehri emanet alıp, emanet edeceğiz. Benden önce bu şehre katkı sunmuş, emek vermiş kim varsa tüm belediye başkanlarına şükranlarımı ve minnetlerimi sunuyorum. Biz bugün itibarıyla çok çalışacağımız günlere başlayacağız.

Barıştan vazgeçmedik, bu dünyada evrensel hangi değer varsa ondan vazgeçmedik. Güzel hemşehrilerim bu güzel şehrin ve ülkenin kurucu değerlerinden vazgeçmedik. Cumhuriyet'ten vazgeçmedik. Bu millete olan inancımızdan vazgeçmedik. Mustafa Kemal Atatürk'ten vazgeçmedik.

 

"DÜNYANIN EN DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI SÖZÜNÜ VERİYORUM"

Size dünyanın en demokrat belediye başkanlığı, şeffaflık sözünü veriyorum. Bugünden sonra çok çalışacağımız günler başlayacak.

 640xauto 3 c9882

Süreç sona erince hep birlikte bir kez daha Anıtkabir'e gideceğiz.

SARAÇHANE'DE İLK AÇIKLAMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, mazbatasını aldıktan sonra Saraçhane'deki belediye binasına geldi. Burada açıklama yapan İmamoğlu, şunları söyled: "Bugün gönül daha ferah bir planlamayla süreci yönetmeyi isterdik. Onu belirteyim ancak. İstanbul'daki bu süreç biraz farklı, hızlı ve değişik bir biçimde işledi bugün. Şu an itibarıyla sizinle önce önümüzdeki programı paylaşmak istiyorum ki bir telaş yaşamayalım. Önce burada sizlerle birkaç cümle paylaşacağım. Daha sonra yukarıda sayın Mevlüt Uysal'dan görevi devralacağım. Ama oraya basın mensuplarının çıkmasını istemiyorum. Biz fotoğraf servis edeceğiz. Dolayısıyla buradaki süreci oraya taşımazsanız mutlu oluruz. Zaten o taşıma süreci sizi de bizi de mutsuz eder. Aynı zamanda oldukça kalabalık, her anında bize yardımcı olan birçok parti üst düzey yöneticilerimiz var. Vekillerimiz var. Yüzlerce insanımız şu dönemde bize katkı sundular. Yukarıda küçük bir makam odası ve o alanda biz devir teslimi yapıp el sıkıştıktan sonra halkımıza dışarıda otobüsün üzerinden hitap edeceğiz. Daha sonra oradan da çağrımı yapacağım. Biz vatandaşlarımızla, halkımızla inşallah bu hafta sonu cumartesi ya da Pazar günü İstanbul halkını davet ederek süreci anlatacağımız bir buluşmayı da sizlerle paylaşacağız. Bu paylaşımımız en geç yarın olacak. Diyeceğiz ki cumartesi ya da Pazar herkesi çoluk, çocuk herkesi biz Saraçhane'ye bekliyoruz diyeceğiz" dedi.

saraccc

"DEVRALMANIN ONURUNU VE GURURUNU YAŞIYORUM"

"Bugün mazbatamızı İstanbul İl Seçim Kurulu'ndan teslim aldık" diyen Ekrem İmamoğlu, "Çok onur duyuyorum. Mutluyum. Gururluyum. Öncelikle şunu ifade edeyim ben bu mazbatayı 16 milyon insanımız adına devraldım. Hiç kimsenin birbirinden farkı olmaksızın, hiç kimsenin birbirinden üstünlüğü olmaksızın tüm hemşerilerim adına devralmanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. Asla vazgeçmediğimiz değerlerimiz var. Haktan, hukuktan ve adaletten asla vazgeçmedik. Toplumun demokrasiye olan inancından ve buna dönük mücadelesinden asla vazgeçmedik. Çok net ifade ediyorum bu şehirde yaşayan insanların sevgisiyle oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusundan asla vazgeçmedik. Kimsenin hakkını yemedik. Bu şehirde yaşayan 16 milyon insanın da hakkını yedirtmeyiz dedik. Bundan da asal vazgeçmedik. Günün sonunda il seçim kurulunun birleştirme tutanağıyla beraber mazbatamızı aldık. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu kentin ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin taleplerini biliyoruz. Hizmet etmeye hemen, hızlıca başlayacağız" diye konuştu.

ımams

"İBB'NİN TÜM ALANLARI ŞEFFAF BİR BİÇİMDE HALKINA İNSANINA BUGÜN İTİBARIYLA AÇILMIŞTIR"

Ekrem İmamoğlu şöyle devam etti:

 640xauto 5 2cfc6

"İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tüm alanları şeffaf bir biçimde halkına insanına bugün itibarıyla açılmıştır. Açılacaktır. Bu şehrin yönetimini yürüten bu güzel kentin belediyesini koridorları makamları ve bu belediyede çalışan herkes bir kişiye bir gruba ya da bir partiye, diğerlerine hizmete değil 16 milyon insanına hizmet etmeye bugün itibarıyla başlamıştır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu an itibarıyla devam eden süreçler var. Bunun farkındayız. Elbette ki şehrimizin, şehrimizde yaşayanların huzuru ve mutluluğu için bir an önce bu süreçlerle ilgili net ifadelerini ilgili kurullardan elbette ki bekliyoruz. Bizim kafamız rahat. Bizim zihnimiz, vicdanımız çok net. 16 milyon hemşerimizin de aynı şekilde çok net. Bu sürecin de netleşmesiyle 17 gündür devam eden ve bugün sona eren belirsizliğin daha sonraki günlerde tartışma noktalarının da bertaraf edilmesi adına elbette ki ilgili kurulları en hassas ve en hızlı bir şekilde süreci tamamlamalarını diliyorum. Bütün bu duygularımla bu şehre, bu şehirde belediyenin kurulduğu ilk tarihten bu güne emeği geçen, katkı sunan, bu şehre iyi şeyler yapan, şehri koruyan kim varsa her birisine minnet ve şükran duygularımı buradan belirtmek istiyorum. Sıra bundan sonra bizde. Aynı titizlikle binlerce yıllık tarihine, bu şehrin doğasına insanına saygıyı, kente özeni ana prensip edinerek, yol haritamızda tüm evrensel duygularla yol yürüyeceğimizi duyuruyor, hepinizin huzurunda söz veriyorum."

 

İBB'nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi'nde basın açıklaması yaptı. Yaşanan sürecin artık sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, ''sihirli formülü'' açıkladı: ''Sihirli formül 2H 1A. Yani hak, hukuk, adaletin kazandığı bir sürecin başlatıldığı bir dönem. Egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunun her zaman bilinmesi gerekiyor. Bu ülkenin kuruluşunda, Hakimiyet-i Milliye'nin çok önemli bir ayağı vardır. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar verirseniz, bu ülkeyi sakatlarsınız. O bakımdan lütfen bu ülkeyi koruyunuz. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz. Size uyarımdır, size çağrımdır. Ülkenin sorunlarına odaklarının. Ulusal ve uluslararası problemlere odaklanın. 2023'e kadar 82 milyon insan size yetki verdi. Yetkinizi bu ülkeye hizmete kullanın. İstanbul'un seçimlerini kazananın elini sıkın, tebrik edin. Beraber bu ülkeye ve bu millete hizmet edelim. Dileğim budur. Israrım ve arzum budur'' dedi.

PHOTO 2019 04 15 18 57 05 c4a07

SARIYER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın birçok TV kanalından 2 saat boyunca yayınlanan açıklamalarına, Sarıyer Huzur Mahallesi'ndeki 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi'nde yanıt verdi. Kameraların karşısına geçen İmamoğlu, şunları söyledi:

''Türkiye'ye sermaye akışı neredeyse durdu''

- Gerçekleri konuşmak lazım. İnsanların günlük hayatında neler yaşadıklarını konuşmak lazım. İnsanların günlük hayatta neler yaşadığını anlamak, bahsetmek, hissetmek tam da gerçekliktir. Bugün Esenler'de pazar ziyaretindeydim. Ve hissetmek için oradaydım. 'Acaba toplum ne yaşıyor?' Son 14 gündür toplum, işin neresinde, gündem ne? Bunu analiz etmek için oradaydım. Dolayısıyla bazı gerçekleri topluma aktarmak istiyorum. Türkiye'ye sermaye akışı neredeyse durdu. Sıfır noktasında. Hatta ülkeden tersine bir sermaye akışı başladı. Yurtdışına kaçıyor yatırımcılar. Şirketler ekonomik durgunluk ve finansal zorluklar nedeniyle özellikle mali sıkıntılar içinde konkordato ilanı, iflaslar şu an da belki de piyasanın en sıkıntılı zamanları. Bunu her gün yaşayan iş dünyası, iş insanları bize bu sıkıntıları aktarıyor.

''Ekonomik kriz, politik krizle bütünleşmiş durumda''

- Son 2 ayda dövizde yaklaşık yüzde 10'luk artış ve bunun baskısı bir çok fiyat ve zam artışını kapımıza getirdi. Sadece iki ayda bu artış ve sadece son 1 hafta da dolar karşısında Türk Lirası yüzde 3'e yakın değer kaybı. Hükümet ise ne yazık ki bu sorunlara ve bu sorunlara değil bu sorunların sonuçlarına yani semptomlara dönük öteleme peşinde. Başka bir arayış içinde. Ekonomik kriz, politik krizle bütünleşmiş durumda. Ne yazık ki sürecin çözümüne değil, kriz çıkararak krizi unutturma peşinde. Son TUİK verilerine göre, en acı noktalardan birisi. Bir yılda toplam işsiz sayısı 1 milyon 259 bin artış göstermiş. İşsiz sayısına eklenen kişi sayısı. İşsizlik oranı yüzde 3.9 artarak yüzde 14.7'ye çıktı. Son 10 yılın en büyük işsizlik oranı yaşanıyor. Daha acı bir şey genç işsizlik 6.8 puan artarak yüzde 26.7'ye yükseldi Türkiye'de. Bunun anlamı İstanbul'daki verilere göre konuşursak üç gençten biri işsiz. Toplam işsiz sayısı Türkiye'de 4 milyon 668 bin kişi. 5 milyona doğru giden bir işsiz sayısı var. Bu kadar acı bir durumda,

''Anlattıklarından siz bir şey anladınız mı?''

- Türkiye'nin bugün ekranlarını 2 saat boyunca işgal eden sözüm ona çok önemli bir hususu açıklayacağını düşündüğümüz sayın rakibimiz, iki saat boyunca somut bir delil, somut bir usulsüzlük, somut bir aykırılığı size anlattı mı? Ya da anlattıklarından siz bir şey anladınız mı? Ben anlamadım. Ama anladığım şeyler var. Özellikle sormam gereken sorular da var. Örneğin, 'Acelecilik yaptı' diyor benim için. Beni acelecilikle suçlayan rakibimiz tam bir yıldırım hızıyla saat 22.30 gibi '3 bin 870 oyla ben kazandım' dedi. Hayatımda bu kadar yıldırım hızıyla bir seçim kazananı görmedim. Hem de küçümsüyorlar ya 13-14 bin oyla sayısını, 3 bin 870 oyla kazandım dedi. 'Görmemişlik yaptı, ağırbaşlı olmadı' diyerek beni suçluyor. Seçimden 1 gün sonra hatta yarım gün sonra sabah itibariyle tüm İstanbul'a 'Gönül Belediyeciliği kazandı' diye afiş asan ben olsaydım görmemiş olurdum. Bir başka hata, iki saat içerisinde aktarılan yalan yanlış veriler, eksik veriler yanında uzman diye oturttuğu kişiler onu aldattığını söylediğim ve 'Ben olsam bir daha yüzüne bakmam' diye ifade ettiğim kişiler bugün bile itiraz günlerini dahi doğru veremediler. Aldatıldığını düşündüğüm sayın Yıldırım, aldatma konusunda iş birliği yaptığını düşünmeye başladım. Bugün anlattıklarından ve yanında oturtmasından dolayı.

''Bıkkınlığın göstergesi''

- Sayın Yıldırım'ın bıkkınlığı yüzünden her şeyi anlatıyordu bugün. Kendi iddialarını bile anlatamaması bıkkınlığının bir göstergesi. Kendi iddialarını madde madde anlatacağım. Üç başlıkta, hile ve usulsüzlük olduğunu iddia ediyorlar. Bir, sayımdan kaynaklanan usulsüzlük iddiası. İki, seçmen listelerinden kaynaklanan usulsüzlük iddiası. Üç, sandık kurullarından kaynaklanan usulsüzlük iddiası. Bir kere seçmen listeleri ve sandık kurullarıyla ilgili iddialar, seçim öncesi döneme aittir. Seçim öncesi döneme ait dememin sebebi şu: Sayın bakanlar çıktı, açıklama yaptılar, ''Türkiye, dünyanın en güvenilir seçim sistemine sahiptir'' diye. YSK, seçmen listeleri konusunda teminat verdi. ''Hiçbir şekilde taşıma ve hayali seçmen yoktur'' diye ulusa seslendiler ve teminat verdiler. Bizim, taşıma seçmen konusunda oluşan tüm kaygılarımızın birçoğunu reddettiler İstanbul'da.

''Seçimi kaybettik, ne uydurabiliriz!''

- Aynı evde, 11 kişiyi, 20 kişiyi nakleden anlayışı, biz bugünlerde anlattık belki ama, Büyükçekmece'de, Çekmeköy'de vesaire, biz aslında bu ihbarlarımızı seçim öncesinde itiraz sürecinde yaptığımızda bile birçoğu reddedildi. Usule uygun seçmen denildi, biz de kabul ettik. Bu iddialarda bulunan sayın rakibimizin, özellikle bu konuları dile getirmiş olması, seçim öncesi hiçbir işlem yapmamış olması ve seçimden sonra bunları tek tek açıklama, buradan bir şeyler elde etme çabasını anlayabilmek mümkün değildir. Bunun tek açıklaması, bu iddiaların seçimi kaybettikten sonra uydurulup, üretildiğidir. ''Seçimi kaybettik, ne uydurabiliriz, buradan tutturabilir miyiz'' demenin karşılığıdır. Böyle de olmuştur. Ama iddia üretimine maalesef Büyükçekmece'de birçok kamu kişileri de dahil edilmiştir, rencide edilmiştir. Emniyet mensuplarına ayıp edilmiştir. Suç ve suçlu yaratma çabası gösterilmiştir.

''Yok böyle bir usulsüzlük kardeşim''

- AK Parti'nin seçimden kaynaklanan usulsüzlük iddiaları. YSK, bütün oyların sayılması talebini reddetti. Demek istiyor ki, ''Yok böyle bir usulsüzlük kardeşim''. Gündemden kalktı. İkna edici gerekçe ve kanıt olmadığı için, tüm oyların yeniden tamamının sayılmasını reddettiğinden de konu kapanmıştır. YSK, ''Sayılmış oylar geçerlidir'' demesine rağmen, gerekçelerini ortaya koyarak yapılan başvurular gereği, geçersiz oylar yeniden sayılmıştır, sayılıyor. Ama yetinmediler, tekrar bir gerekçe üretmeye kalktılar, 57 sondaj sandığı sayıldı. Hatta bazı başvurulardan sonra, bazı ilçelerde oyların tamamı sayıldı. Bütün bu yapılan işlemlere rağmen, YSK'nın aldığı kararlara rağmen, Sayın Yıldırım'ın seçimi ''murdar'' ilan etmesi, çok net söylüyorum, hukuka saygısızlıktır. Kazanamadığı bir seçimi, ''murdar'' ilen etme gayretkeşliğidir. Hani hukuka saygı gerekirdi. Bana tavsiyelerde bulunuyor. Hani ağır başlı olmak gerekirdi. Hani YSK'ya saygı duymak gerekirdi. Hani devlet adamlığı bunu yapmayı gerektirirdi. Bir 2 saatlik konuşma içerisinde bile bu kadar tezatı bir arada görmedim.

PHOTO 2019 04 15 18 56 28 1 ea293

''Reklam ajansınızla konuşun''

- Binali Bey, ''Neden geçersiz oylar benim lehime artmaktadır. Yanlışlık varsa, her iki adayın da oylarının aynı oranda artması gerekir. Bu da oylarımızın sandıkta iç edildiğini gösteriyor'' diyor. Binali Bey, kendi mantığını, kendi akıl yürütmesini hukuki gerekçe, kanıt ve delil zannediyor. Vay halimize. Ama işine gelir gibi konuşuyor. Kusura bakmayın. Reklam ajansınızla konuşun. Ha bire, ''Bas mührü AK Parti logosunda ampule'' diye ilan yapmışlar. Burada bir örneği var. Sıklıkla, geçersiz oy sayılanların bir çoğunda, oylar mühür olarak logonun üzerine basılmış. Bu sayı bizde biraz az, onlarda biraz fazla. Yani buradan içgüdüsel olarak, kendi akıl yürütmesiyle bunu delil kabul ederek bir şeyler aramanın ne kadar acizlik olduğunu halkımıza duyurmak istiyorum.

''Büyük kibir!''

- Özellikle seçimi bu konuda zan altında bırakması, belgem, kanıtım yok ama aklım böyle söylüyor diye seçimde şaibe olduğunu ilan etmesi açık ve net söylüyorum büyük bir kibirdir. Hatta kaybetme hazımsızlığının da ifadesidir. Bu hazımsızlığın devlet adamlığı tecrübesi noktasında önemsediğim bir şahsiyetin hala devam ettiğini kamuoyuna göstermesini de şahsımı üzdüğünü belirtmek istiyorum. Açık söyleyeyim. Az önce söylediğim delili bugün kendi ifadelerinde de kendisi açıkladı aynı zamanda. Ne şekilde tariflediklerini, seçimde seçmenin ne şekilde oy kullandığını ve geçersiz oya dönüştüğünü. Kaldı ki geçersiz oylar sayıldı, sayıldı bitti yani.

 

''Beni gören İstanbullular gülümsüyor''
- Ben toplumu infiale sokuyormuşum. Ben topluma iyi mesajlar vermiyormuşum. Hatta İstanbul'u hareketlendiriyormuşum. Bak hareketlendirdiğim doğru. Nereye gitsem binlerce insan etrafıma toplanıyor. Hareketlendiriyorum. Beni gören İstanbullular gülümsüyor. Vallahi, billahi. Görmek istiyorsa Sayın Yıldırım'ı pazara davet ediyorum, yemeğe davet ediyorum, kahvaltıya davet ediyorum. Hatta İstanbul'un 3 güzide kulübü Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş maçına da davet ediyorum. Beraber gidelim. Hareketliliğin ne olduğunu orada görsün.

''Ben, toplumu pozitif anlamda hareketlendirecek bir karakterim''

- Yani YSK'yı ben, maça giderek nasıl baskı altında tutarım anlamış değilim. Galatasaray-Fenerbahçe maçına giderek ya da Beşiktaş-Başakşehir maçına giderek YSK nasıl baskı altında tutulur inanın futbolu takip eden biri olarak stratejik anlamda nasıl bir amacı olabilir diye bulamadım açıklama yaptığından bugüne. Ama ben kendilerine bazı ipuçları vereyim. Seçimden sonra bu ülkenin bakanlarıyla özel toplantılar yapıyorsanız işte bu YSK'ya baskı anlamına gelebilir. Böyle bir şüphe doğurabilir. Ben toplumu pozitif anlamda hareketlendirecek bir karakterim. Ama toplumun, bu güzel milletin, bu cennet vatanın içinde yaşayan 82 milyon insanın, 16 milyon İstanbullunun kol kola olabilmesi, halay çekebilmesi, horon tepebilmesi dışında hiçbir hareketlilik yapmayı bilmem açık ve net söyleyeyim. Benim bildiğim hareketlilik bu.

PHOTO 2019 04 15 18 56 28 b30e7

''Şu anda sizin yaptığınız halkın
iradesine karşı organize kötülüktür''

- Bir de tırnak içerisinde bir açıklaması daha vardı. Bu da ilgi çekiciydi. Organize kötülük. Vallahi billahi ben ruhumda hiç kötülük nedir bilmem. Kötülük bilmem, ihanet bilmem, ihtiras bilmem, kin-nefret gibi duyguları hiç bilmem. Ruhumda hiç taşımadım Allah'a şükür. Hatta beni dinleyen herkese de tavsiye ederim. Bu duyguları ruhunuzda taşımayın. Dünyanın en mutlu insanı olursunuz. Ben mutluyum. Çünkü herkesin hakkında iyi düşünen bir insanım. Ama bunu nasıl uydurdular organize kötülük. Herhalde başkalarını kendileri gibi gören bir anlayış bunu söyleyebilir. Şu anda sizin yaptığınız halkın iradesine karşı organize kötülüktür arkadaş. Bu organize kötülükten vazgeçin. İnsanların canını sıkmayın. İnsanların Türkiye'de yaşadığı ekonomik sorunlarında ya da günlük problemlerinde bu ülkeye vakit kaybettirmeyin. İnsanları yalan yanlış şeylerle aldatmayın.

''Alın yayınlayın bu belgeyi''

- Ya Maltepe seçiminin sayımıyla ilgili yaptıklarını sanki Cumhuriyet Halk Partisi yapmış gibi ifade etmelerini şaşkınlıkla takip ediyorum. Ya tutanak var burada. İki hakimin ve müdür vekilinin imzasıyla olayı çıkartanlar tek tek buraya kim oldukları, nasıl çıkarttıkları yazılmış. Resmi belge. Olay çıkartan Cumhuriyet Halk Partililer diyorlar. Ya devletin hakimleri yalan mı yazmış bunu. Alın okuyun Allah aşkına. Değerli basın mensupları. Vallahi de billahi de. Yandaşlığı anladık da bu belgenin yandaşlığı olmaz. Alın yayınlayın bu belgeyi. Üzülüyorum yani.

PHOTO 2019 04 15 18 56 59 4fafe

 

''Artık süreci uzatmayın''

- Sayımı kim engelliyor. Biz sayım yapılsın diye çırpınıyoruz. YSK'ya da son aldığı kararla ilgili teşekkür ediyorum. Artık süreci uzatmayın, insanların canını sıkmayın. Sayımı biz engellemiyoruz. Bunun da belgesi burada. Burada muhalif olanlar kim belli, hangi partiye ait belli, dolayısıyla alınan karar ve yapılmak istenen her şey yazılmış, şerhini koyanlar belli. Hakim muhalif şerhini koymuş. CHP'li üye muhalif şerhini koymuş, Saadet partili üye muhalif şerhini koymuş. Bu kadar net. Sayımı bizim engellediğimizi söylemek, o yanında oturttuğu Sayın Yıldırım'ın, herhalde yine yıldırım hızıyla karar verdi ve yanıldı. Yanıldınız Sayın Yıldırım. Sizi bu belgeler hususunda da yanılttığını belirtmek istiyorum.

''Günler su gibi akıyor''

- 31 Mart'tan sonraki süreç. Üzülerek artık 15 günü bitirdik. Günler su gibi akıyor. Türkiye tarihinde bu kadar anlamsız yere tartışmayla ülkenin meşgul edildiği başka bir seçim yoktur. Bakın buradan yine benim çok değerli, çok kıymetli, bütün yaşam biçimleriyle, ahlaklarıyla beraber kucaklamaya hazır olduğum AK Partili seçmenlere, kardeşlerime, vatandaşlara seslenmek istiyorum. 1994 yılında bu şehirde bir seçim oldu ve seçimi kazanan sayın Cumhurbaşkanına, o dönem DYP ve SHP'nin ortaklığındaki iktidar döneminde karar vericiler görevi teslim ettiler. 2002 yılında bugünün iktidarı olan AK Parti tüm Türkiye'de seçimi kazandı. Yine o günün iktidarı ve karar vericileri o süreci AK Parti'ye teslim etti. Bu bir demokrasi derinliğidir, güzelliktir. Gelen alkışlanır, gidene de emeklerinden dolayı, yaptığı doğrulardan dolayı teşekkür edilir. Eksikleri sorgulanır, yanlışları sorgulanır. Bu böyledir. Demokrasiyi sıkıntıya uğratanları benim AK Partiye gönül vermiş hemşehrilerim görsünler.
''Ben sizin adayınız olsaydım ne düşünürdünüz''

- Özellikle şunu hatırlatmak istiyorum. Bir an için düşünün. Ben sizin adayınız olsaydım ne düşünürdünüz. Bu kadar net aslında. Bunu düşünün yeter. Her birinizi kucaklıyorum. İstanbul'un çokça sorunu olduğunu biliyorum. İstanbul'un problemlerini biliyorum. Meclismiş, şuymuş, buymuş. Çok net. Bu ülkeye ve bu millete hizmet noktasında uzlaşamayan ve anlaşmama gayretini sadece kendi partizanlık duygusu içinde taşımaya çalışan her fert 16 milyon İstanbullunun önüne deşifre edilecektir ve afişe edilecektir. İstanbullunun avantajına, lehine aynı kararları alan herkes de İstanbul'un başının tacı olacaktır. Yol Cumhuriyet Halk Partisi'nin ya da Millet İttfiakı'n4n, İyi partinin yolu değildir. Bu süreçte ben Millet İttifakı'nın adayıydım ama İstanbul ittifakının belediye başkanıyım? Vakit geçiriyor. İstanbul'a vakit kaybettiriliyor.

 

PHOTO 2019 04 15 18 56 43 afc41

''Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz''

- Sihirli formül 2H 1A. Yani hak, hukuk, adaletin kazandığı bir sürecin başlatıldığı bir dönem. Egemenliğin, kayıtsız şartsız milletin olduğunun her zaman bilinmesi gerekiyor. Bu ülkenin kuruluşunda, Hakimiyet-i Milliye'nin çok önemli bir ayağı vardır. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar verirseniz, bu ülkeyi sakatlarsınız. O bakımdan lütfen bu ülkeyi koruyunuz. Hakimiyet-i Milliye'ye zarar vermeyiniz. Size uyarımdır, size çağrımdır. Ülkenin sorunlarına odaklarının. Ulusal ve uluslararası problemlere odaklanın. 2023'e kadar 82 milyon insan size yetki verdi. Yetkinizi bu ülkeye hizmete kullanın. İstanbul'un seçimlerini kazananın elini sıkın, tebrik edin. Beraber bu ülkeye ve bu millete hizmet edelim. Dileğim budur. Israrım ve arzum budur.
-
SORU-CEVAP

"Seçimden sonra yurt dışından tebrik telefonu aldınız mı?" sorusu üzerine,
"Yurt dışından asla medet ummadım. Beni yurt dışından arayıp tebrik eden de olmadı. Yurt dışından bazı ülkelerin başbakanları, cumhurbaşkanları, cumhurbaşkanını arayıp tebrik ettiler. Ben İstanbul halkından medet umdum, çare umdum. Onlarla kol kola oldum. İnandığım sürecin yılmaz bekçiliğini yapıyorum. Hak, hukuk adaletin yerine gelmesi için çabalıyorum."
Yeniden sayılan sandıklarla ilgili olarak, "YSK Maltepe'de yapılan sayımları kabul etti. Bundan sonra yapılacak sayımın da en hızlı şekilde yapılması hususunda ilçe seçim kuruluna yetki verildiğini biliyorum. Biz böyle bir kararın hukuken verileceğini de arkadaşlarım bana iletmişti. Sandık sayımının hızlanması noktasında her iki hakimin de önerisi vardı. Burada bir aykırılık yok. Sandık kurulu üyeleri süreci yavaşlatma adına işbirliği yaptılar.
Biz de YSK'nın süreci netleştirmesini arzu ediyoruz. Ülke zarar görüyor, elde hiçbir veri yok. 14 bin farkla süreç tamamlanmış olacak. Bu kadar net bir süreç. İnşallah YSK en yakın zamanda kararını netleştirir, milletçe huzurlu bir şekilde önümüze bakarız."

"Yeniden seçim olur mu" sorusu üzerine şunları kaydetti: "Biz bazı şeyleri düşünmenin bile demokrasiye zarar vereceğini düşünüyoruz. Birileri kaybetti diye seçimin yenilenmesini düşünmenin bile demokrasiye zarar vereceğini düşünüyoruz. Beynimin bir köşesinde dahi bu ihtimali beslemiyorum. Bu seçime saygı duymayı başaramazsak Türkiye'nin sandık mücadelesini sıkıntıya sokmuş oluruz."

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Antalya Valiliği himayesinde, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) ile düzenlenen Turizm Sezonu Açılışına katıldı.

DSC 3080 a7dc2


Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun öncülüğünde, 'Kapalı Yol' olarak bilinen Kazım Özalp Caddesi'nde açık havada esnafa yönelik kahvaltı düzenledi. Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen Turizm Sezonu Açılışına Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ile birlikte, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, ATSO Başkanı Davut Çetin, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.

DSC 3150 a8058


Etkinliğin açılışında konuşan Vali Karaloğlu, Antalya'da turizm sektörünün baş sektör olduğunu, turizmin iyi gitmesi durumunda birçok sektörün pozitif etkilendiğini söyledi. Antalya'nın dünyanın en güvenilir şehirlerinden biri olduğunu belirten Karaloğlu, bunun altında çok büyük emek olduğunu söyledi. Görevinin bu şehri güvenli tutmak olduğunu kaydeden Karaloğlu, esnafın turizmden hakkettiği payı almasını istediklerini söyledi.

DSC 3258 8668d


Turizm Haftasının öncelikle Antalya’ya ve esnafa hayırlı olmasını dileyen Başkan Semih Esen, Antalya’nın turizmden elde ettiği gelirden esnafın hakettiği payı alması gerektiğini söyledi. “Taze bir belediye başkanı olarak içinizden çıkan bir arkadaşınız olarak bu konuyla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.” diyen Semih Esen şöyle konuştu; “Turizmden şehir içindeki esnafın umulan payı alması bazı şartlara bağlıdır. Tatilini Antalya’da geçirmek isteyen turistlerin bir sebebi olması lazım. Bu sebeplerden bazıları esnaf tarafından, bazılarının biz yöneticiler, bazıların ise sanatçı ve kültür adamları tarafından oluşturulması gerekir. Bütün bunların da birlik ve bütünlük içinde yürütülmesi son derece önemlidir. Bizler bu anlamda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Yeni turizm sezonunun tüm Antalya’mıza hayırlı olmasını diliyorum”
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, vatandaşlarla birlikte animasyon gösterilerini izledi.

Türkiye Haberleri

Kaş'ta çam ormanlarında yetişen kuzugöbeği ...

“ASIL HEDEF, KARDEŞ KAVGASIDIR. AMAN DİKKAT!...”

...

Bayramınız kutlu olsun çocuklar

Antalya ...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem ...

Böcek: ‘Birlikte yapacağız’

Cumhuriyet Halk ...

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Audrius Bruzga, ...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki ...

 Başkan Böcek, “Kadınlarımız çalışmalarıyla ...

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, "kimileri" ...

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek Cumhurbaşkanı Tayyip ...

Gazeteler

Designed by: Masoud